Borsa – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:54:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Panama Dışişleri Bakanı: Panama Kanalı’nın trafiği artıyor https://www.kanal7haber.com.tr/panama-disisleri-bakani-panama-kanalinin-trafigi-artiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/panama-disisleri-bakani-panama-kanalinin-trafigi-artiyor/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:54:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10934 Panama Dışişleri Bakanı Janaina Tewaney Mencomo, Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’de ortaya çıkan sorunlardan dolayı bazı firmaların rotasını değiştirerek Panama Kanalı’nı kullandığını, bu nedenle buradaki trafiğin arttığını söyledi.

Panama Dışişleri Bakanı Mencomo, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

ADF hakkındaki izlenimlerinin çok iyi olduğunu ifade eden Mencomo, forumun, ülkelerin uluslararası toplumla iletişim kurması için mükemmel bir ortam yarattığını kaydetti.

Türkiye’nin, bulunduğu konum itibarıyla kıtalar arasında çok önemli bir görevi üstlendiğini vurgulayan Mencomo, Panama’nın da konumunun, Türkiye’ye benzer önemli bir sorumluluk yüklediğini belirtti.

Mencomo, son 4 yıldır Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Panama arasındaki işbirliğinin oldukça geliştiğini aktararak Türkiye’nin, ADF ile kıtalar arası bir köprü oluşturduğunu vurguladı.

Türkiye ve Panama’nın, bölgelerinde üstlendikleri birleştirici rolleri sebebiyle dünyaya bakış açısının daha geniş kapsamlı olduğunu ve cazibe merkezleri haline geldiğini ifade etti.

“Türkiye, kesinlikle farklı kıtaları birbirine bağlayan bir köprü rolü oynuyor.” diyen Mencomo, Panama’nın da Amerika ve Karayipler’i birbirine bağlayan köprü rolünü üstlendiğini söyledi.

Panama Kanalı’nın trafiği artıyor

Mencomo, Panama Kanalı’nın muhtemel bir kuraklık nedeniyle işlevselliğini yitireceği iddialarının doğru olmadığını belirterek, “Dışişleri Bakanı olarak özellikle bu forumda, Panama Kanalı’nın çok iyi çalıştığını söyleyebilirim.” dedi.

Dünya ticaretinin yüzde 6’sının Panama Kanalı’ndan geçtiğini kaydeden Mencomo, “Dünyanın farklı bölgelerindeki, örneğin Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’deki sorunlar doğrudan bizi etkiliyor. Çünkü bazı firmalar rotasını değiştiriyor ve Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı yerine Panama Kanalı’nı kullanıyor. Bu nedenle trafiğimiz artıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Mencomo, tüm ülkelerin birbirinden etkilendiğini vurgulayarak, “Dünya’nın bir köşesinde olan her şey başka bir köşeyi de etkiliyor, hepimizi birbirimize bağlıyız. Büyük veya küçük her ülkelerin birbirine bağlı olduğu bir dünyada yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

2023’te 500 bin düzensiz göçmen Panama’yı geçiş rotası olarak kullandı

Panama’nın da bölgesindeki ülkeler arasındaki konumu nedeniyle düzensiz göçmenler için bağlantı noktası olduğuna işaret eden Mencomo, geçen yıl ABD’ye gitmek üzere yola çıkan 500 bin düzensiz göçmenin Panama’yı geçiş rotası olarak kullandığını kaydetti.

Mencomo, “Daha geçen yıl kuzeye, ABD’ye gitmeyi planlayan 500 bin (düzensiz) göçmen (Panama’dan) transit geçti.” dedi.

Düzensiz göçmenlerin Panama’ya 7 ila 12 gün süren çok zorlu bir yolculuğun ardından geldiğini anlatan Mencomo, “Onlara yiyecek, barınak, sağlık hizmeti sağlamamız gerekiyor. Bu çok fazla çaba gerektirir. Dolayısıyla kuşkusuz buna yatırım yapıyoruz. Kaynaklarımızı sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Mencomo, düzensiz göç sorunuyla ilgili Türkiye’nin tecrübelerine başvurduklarını belirterek, “Türkiye’nin bize bu konuda yardımcı olabileceğini ve bu sorunla nasıl baş ettiğini paylaşabileceğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Panama’daki artan göç ve ticaret olanakları sebebiyle uluslararası camiayla iletişimlerinin artması gerektiğini ifade eden Mencomo, bu forumun gerekli bağlantıların kurulması için önemli bir araç olduğunu kaydetti.

Mencomo, Türk Hava Yollarının Panama’ya Türkiye’den haftada 11 sefer yaptığını belirterek, bunun artacağından emin olduğunu söyledi.

Öte yandan Panama’nın her yıl ticaret fuarı düzenlediğini kaydeden Mencomo, Türkiye’den bu fuara büyük katılım olduğunu dile getirdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/panama-disisleri-bakani-panama-kanalinin-trafigi-artiyor/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ramazan denetimlerini sıklaştırdıklarını açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-ramazan-denetimlerini-siklastirdiklarini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-ramazan-denetimlerini-siklastirdiklarini-acikladi/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:21:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10916 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ramazan ayı öncesi denetimleri sıklaştırdıklarını belirterek, “Ramazan ayına özgü olarak 7 bin 500 arkadaşımızın sahaya tekrar çıktığını ifade etmek, Konya’dan bunu duyurmak istiyorum.” dedi.

Yumaklı, AK Parti Konya İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, Konya’nın hem bitkisel üretimde hem de hayvansal üretimde Türkiye’nin gıda ihtiyacını karşılayan en önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi.

Son 21 yılda Konya’ya tarım, orman ve su konularında 189 milyar lira yatırım yapıldığına dikkati çeken Yumaklı, Konya’nın potansiyelini harekete geçirmek için Konya Büyükşehir Belediyesi ile birçok çalışma yaptıklarını, yapmaya da devam edeceklerini dile getirdi.

Yumaklı, son aylarda tarımda özellikle bazı konuları çözüme kavuşturmak ya da iyileştirmek adına devrim niteliğinde düzenlemeler gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Örneğin işlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili gerekli altyapı çalışması bitti ve bunun izleme dönemine geçtik. 2 yıl üst üste işlenmeyen tarım arazilerinin 2 yıl sonra mülkiyeti sahiplerinde kalmak üzere bakanlığımız tarafından kiraya verilerek, kira bedelinin mülkiyet sahiplerine ama bu arazinin tarıma, Türkiye ekonomisine kazandırılması işlemi olacak inşallah. Çiftçi kayıt sistemine kaydolamayan miras veya veraset konularıyla alakalı büyük bir kesim vardı. Bununla ilgili de düzenlemeleri yaptık. Şu ana kadar yaklaşık 4,6 milyon dekarlık ilave arazi için de çiftçi kayıt sistemine kaydolmak üzere başvuru geldi.”

Sözleşmeli üretimin de yeni bir konu olmadığını ama uygulamada istedikleri rakamları bulamadıklarını vurgulayan Yumaklı, farklı sektörlere ait 7 tip sözleşme yaparak bakanlığın garantörlüğünü koyduklarını, tarımsal üretim planlamasını eylülde, hayvansal üretim planlamasını da 2024 başında devreye koymayı hedeflediklerini bildirdi.

“2023 yılında 1 milyon 300 bin gıda denetimi yapıldı”

Hayvancılık yol haritasını kısa süre önce açıkladıklarını hatırlatan Yumaklı, “Bu konuda sektörden gelen destek bizi ziyadesiyle memnun etti. Ben buradan üretim yapan, üretim için gayret sarf eden ve bizlerle omuz omuza veren bütün üreticilerimize tekraren teşekkür ediyorum. Üretim planlamasından hayvan hastalıklarıyla mücadeleye, ıslah planlarından gençlerin ve kadın girişimcilerin sektörde yer almasında, aile işletmelerinin desteklenmesine kadar bütün unsurları kapsayan bir yol haritası. Bunların alt başlıklarını önümüzdeki birkaç gün içerisinde arkadaşlarımız yayınlamaya başlayacak.” ifadesini kullandı.

Yumaklı, AK Parti hükümetleri olarak kalıcı çözümler üretmeye odaklandıklarını vurguladı.

Bakanlık olarak sorumluluk alanlarından birinin vatandaşın güvenilir gıdaya ulaşımını sağlamak olduğuna değinen Yumaklı, şöyle konuştu:

“Bakanlık olarak 2023 yılında 1 milyon 300 bin gıda denetimi yapıldı. Bu denetimlerde 18 bin 948 işletmeye idari para cezası uygulandı. 2024’te de denetimlerimiz hız kesmeden devam ediyor. Ramazan ayının önemi ve farklı bir atmosferi olması sebebiyle bu denetimlerimizi daha da sıklaştıracağımızı ve ramazan ayına özgü olarak 7 bin 500 arkadaşımızın sahaya tekrar çıktığını ifade etmek, Konya’dan bunu duyurmak istiyorum. Başta ramazanda tüketimi çok fazla olan un ve unlu mamuller, pasta ve tatlılar, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri gibi hususlarda yoğun denetimlerimiz de başlamış durumda. İftar yapılan yerlerdeki, toplu tüketim yapılan alanlardaki denetimlerimizi de yoğunlaştıracağız. Burada hijyen koşulları, saklama koşulları, gıdaların son kullanım sürelerini aşıp aşmadıkları gibi içerik denetimleri, analiz denetimleri dahil olmak üzere yapılmış olacak. Ramazan kolileriyle alakalı denetimlerimiz de olacak. Burada etiket ve son tüketim tarihlerini incelemiş olacağız.”

Bakan Yumaklı, en büyük gıda denetçisinin halkın kendisinin olduğunu her zaman vurguladıklarına işaret ederek, “Buradan da bir kez daha ifade edelim, vatandaşlarımızın karşılaştıkları herhangi bir problemi, her türlü iletişim vasıtasıyla bakanlığımıza iletmeleri halinde anında bunlarla ilgili gerekli aksiyon, gerekli tedbir alınacak.” dedi.

AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı’nın seçim çalışmalarına ilişkin bilgi verdiği toplantıda, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur ibrahim Altay ve AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan da konuşma yaptı.

Toplantıya Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ve Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ile bazı milletvekilleri ve teşkilat mensupları da katıldı.

Bakan Yumaklı, toplantının ardından beraberindekilerle Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünü ziyaret etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-ramazan-denetimlerini-siklastirdiklarini-acikladi/feed/ 0
ASO Başkanı Seyit Ardıç, deprem bölgesindeki kadın girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı https://www.kanal7haber.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:15:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10915 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Depremin acılarını ve sonrasındaki sorunları en derinden yaşayan ve iş yerlerini kaybetmiş kadınlarımız için hepimizin yapacağı çok şey var, olmalı” dedi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Girişimci İş Kadınları Derneği (ANGİKAD) tarafından gerçekleştirilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen ‘Girişimcilik Yolu Dönüşüm: Kadın Girişimcilerle Yeniden Başla’ projesinin açılış lansmanına katıldı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hatay, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye’de kadın girişimciliğinin desteklenmesinin amaçlandığı ve iş birlikçi kurumların tanıtıldığı program çerçevesinde Ardıç, kadınların istihdamdaki önemine dikkati çekti.

“Sivil toplumun son yıllarda ülkemizin ekosistemine kattığı artı değerler, gurur verici”

Ardıç, burada yaptığı konuşmasında, bir ülkenin sosyoekonomik gelişmesinin en tamamlayıcı unsurlarından birinin de sivil toplum örgütleri olduğuna dikkat çekerek, “Yasama, yürütme yargı erki ve medyadan sonra beşinci güç olarak geleceğimizi şekillendiren hatta kamu ve özel sektörün yanında ‘üçüncü sektör’ olarak tarif edilen sivil toplumun son yıllarda ülkemizin ekosistemine kattığı artı değerler, gurur verici” dedi.

“Proje, deprem bölgesindeki kadınların hayata yeniden başlamalarını sağlayacağı için çok daha özel”

Sivil toplum örgütlerinin yürütmüş olduğu projelerin çok değerli olduğunu vurgulayan Ardıç, “Bugün bizleri bir araya getiren ‘Girişimcilik Yolu Dönüşüm; Kadın Girişimcilerle Yeniden Başla Projesi’, deprem bölgesindeki kadınlarımızın hayata yeniden ve çok daha güçlü başlamalarını sağlayacağı için çok daha özel, çok daha kıymetli. Artık hepimiz biliyoruz ki, Türkiye’nin deprem kuşağında olması gerçeğini hiçbirimiz değiştiremeyiz. Ancak hem önlem almak hem de yaraları sarmak konusunda yeterli çabayı gösterebiliriz. Her zaman dediğim gibi, ders ve önlem alırsak, depreme gücümüz yeter. 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz canlarımızı hiç unutmadık ve unutmayacağız” ifadelerine yer verdi.

“Depremde işlerini kaybetmiş kadınlarımız için yapacağımız çok şey var”

Deprem bölgesinde çok sayıda insanın işlerini ve iş yerlerini kaybettiğini hatırlatan Ardıç, bunların arasında çok sayıda kadın girişimcinin de bulunduğunu dile getirdi. Kadınların normal şartlarda bile hem fırsat eşitliğine hem de desteğe ihtiyaçları olduğunu aktaran Ardıç, “Bu bağlamda; depremin acılarını ve sonrasındaki sorunları en derinden yaşayan ve iş yerlerini kaybetmiş kadınlarımız için hepimizin yapacağı çok şey var, olmalı” diye konuştu.

“Yeniden Başla Projesi ile bölgedeki kadın direnci ve gücü çok daha artacak”

ASO yönetiminin ve üyelerinin bölgeye olan hassasiyetlerinin aynı duyarlılıkla devam ettiğini söyleyen Ardıç, Hatay, Osmaniye, Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’taki yatırımcıların, depremden önce hem bölge kalkınmasına hem de ülke kalkınmasına çok değerli katkılarda bulunduklarını ifade etti. Ardıç, bu katkıların devam etmesi için bu tür projelerin oluşturulmasının önemli olduğunu ifade ederek, “Bizim de Ankara Sanayi Odası olarak destek olmaktan mutluluk duyduğumuz Yeniden Başla Projesi ile bölgedeki kadın direnci ve gücü çok daha artacak. Kadınlarımız yeni iş fikirleriyle hayata tutunacak, ekonomik bağımsızlıklarını kazanarak, geleceğe daha emin adımlarla yürümek için güç toplayacaklar. Evet, bölgede yaşananlar kolay değil ama ne zaman umudumuzu kaybedersek, işte o zaman düşeriz. Bu umudu yeşertmek hepimizin görevi olmalı. Kalanların sağlıcakla kalması, dimdik durabilmesi, umutla yolunu seçmesi ve yürümesi için bu tür girişimlere ve projelere her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. O zaman dayanışma ruhunu hep diri tutarak, böyle anlamlı projelere destek vereceğiz, kendi özgün projelerimizi hayata geçireceğiz ve deprem bölgesinde hayatın yanında durmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Programa, ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Şahin, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Türköz, ANGİKAD Başkanı Gözde Diker ve sektör temsilcileri katılım sağladı. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/feed/ 0
Antalya’nın Kooperatifçileri Buluşması Panelinde Yerelden Kalkınma İçin Yapılması Gerekenler Tartışıldı https://www.kanal7haber.com.tr/antalyanin-kooperatifcileri-bulusmasi-panelinde-yerelden-kalkinma-icin-yapilmasi-gerekenler-tartisildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalyanin-kooperatifcileri-bulusmasi-panelinde-yerelden-kalkinma-icin-yapilmasi-gerekenler-tartisildi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:54:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10900 Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen, uzman isimler ve akademisyenlerin katıldığı “Antalya’nın Kooperatifçileri Buluşması” panelinde yerelden kalkınma için yapılması gerekenler mercek altına alındı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Antalya’nın Kooperatifçileri Buluşması” panelinde yerelden kalkınma için güç birliği ve kooperatifçiliğin önemi vurgulandı.

ASAT Toplantı Salonu’nda, gazeteci Meliha Okur’un moderatörlüğünü yaptığı panelin ilk oturumunda Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek, Gazeteci Ali Ekber Yıldırım ve Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, tarımsal üretimin en önemli unsurlarından olan kooperatiflerin yerelden kalkınma için itici güç olduğunun altını çizdi.

İklim krizinin başta tarım olmak üzere; tüm sektörleri olumsuz etkilediğini belirten gazeteci Meliha Okur, “Tarım ve turizm sektöründe tarımda dünyada önemli değişimler oluyor. Fransa’da başlayan çiftçi hareketi diğer Avrupa ülkelerine de yayıldı. Tarım sektöründe dünyayı etkisi altına alan bazı şirketlere karşı çiftçiler örgütlü bir şekilde hareket ediyor. Güç birliğinin önemi de burada ortaya çıkıyor. Türkiye’nin en önemli tarım havzalarının başında gelen Antalya, başarılı bir yerel kalkınma modeli uyguluyor. Çünkü çiftçi ve üreticiler kendine güvenmeli, daha cesur adımlar atmalı. Daha kurumsal olarak büyümeli. Bunları yaparken Türk tarımının ayrılmaz bir parçası olan kadınların katkısını ve önemini de bir kez daha vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

“Kooperatif ve çiftçilere destek sürecek”

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek de, tarım sektörünün içinden biri olarak göreve geldiği ilk günden beri çiftçi ve üreticilerin yanında olduklarını kaydetti.

Antalya’nın coğrafi konumu, iklimi ve köklü tarihi geçmişiyle çok önemli zenginliklere sahip olduğunu belirten Muhittin Böcek, “Antalya, turizm ve tarım konusunda ülkemizin başkenti. Çok önemli zenginliklere sahibiz. Biz büyükşehir belediyesinin ilgili tüm birimleri olarak üreticilerin sesine kulak verdik. Onlarla bir araya gelerek taleplerini dinledik. Antalya’da tarımda güç birliği için itici güç olan kooperatif sayısı da 53’e çıktı. Antalya’da üretici ve tarımsal kuruluşlarımızın el ele vermesiyle, yerelden kalkınma ve kooperatifçilik konusunda bir büyük başarı hikayesine hep birlikte imza attık. Bu model, Türkiye’de yerelden kalkınma hamlesine en iyi örneklerden birini oluşturuyor. Üretimde en büyük girdi maliyetlerinden biri olan elektrik giderinin yüzde 85’ini Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak karşılamaktayız. Bu rakamı 5 yılda yüzde 68’den yüzde 85’e yükselttik. Vahşi sulamaya karşı su israfını önlemek için adımlar attık, kapalı devre sistemi kullanmaya başladık. Arıtılmış suyu tarımda kullanarak tasarruf sağladık. Antalya olarak tarımda yerel kalkınmayı başarıyla en iyi uygulayan büyükşehir belediyesi konumuna el birliğiyle yükseldik. Önümüzde yerel seçimler var. Bundan sonra da daha iyilerini yaparak, kooperatif ve tarımsal işletmelere katkı ve desteklerimizi sürdüreceğiz” dedi.

“Tarım siyaset üstü bir konu olmalı”

Tarım sektörünün ülkenin bugünü ve yarınlarını ilgilendiren stratejik bir sektör olduğunu belirten Muhittin Böcek, tarımın siyaset üstü bir konu olduğunun altını çizdi.

Böcek sözlerine şöyle devam etti:

“Tarım sektörünün önemli paydaşları olan kooperatiflerle, ziraat odaları, mesleki birlikler, üreticilerimiz ve kadınlarla omuz omuza kentimiz ve ülkemiz için çalışıyoruz. Üstümüze düşen ne varsa da yapmayı sürdüreceğiz. Sizlerin de desteğiyle dünya tarımı başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Ülkemizin örtü altı tarım sektörünün yüzde 50’sini Antalya’da yapıyoruz. Yerel yönetimler ve merkezi yönetimler arasında sıkıntı var. Tarım ve turizmin başkenti olan kentimizde nedense sürekli siyaset yapılıyor. Tarım çok stratejik bir sektör olması nedeniyle siyaset üstü bir konudur. Örgütlenme ve kooperatiflerimiz geliştikçe ve güçlendikçe hedeflerimiz de büyüyecek. Ülkemize de her anlamda daha çok katkı sağlamak istiyoruz.”

“Su yasası çıkmalı”

Özellikle pandemi sonrasında tarım sektörünün öneminin daha çok anlaşıldığını belirten Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız ise, üretimin sürdürülebilirliği için kooperatiflerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Tarımsal üretimde çiftçilere büyük sorumluluk düştüğünün altını çizen Yıldız, “Eğer sizler üretmezseniz insanlar ne yiyip ne içecek. Bunun sorumluluğunu tüm tarım sektörü ve buna bağlı kurumlar üstlenmeli. Enflasyon arttıkça gıda fiyatları da artıyor. İklim değişikliği de önümüzdeki en önemli risklerden birisi. Aslında iklim krizi demek su krizi demektir. Eğer su olmazsa yaşam biter vehiçbir şeyin anlamı kalmaz. Çünkü yaşamın en temel kaynağı sudur. Turizm, tarım ve buna bağlı tüm sektörler su sayesinde ayakta kalabilir. Eğer iklim ve su krizine hazır değilseniz, geleceğimiz karanlık olacak demektir. Bunun için önlemler alınmalı. Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı. Su politikaları ve tasarruf bilinci geliştirilip yaygınlaştırılmalı. Bu konuda yalnızca yerel yönetimlere değil merkezi yönetime de büyük iş düşüyor. Bu konuda görevde olan herkesin üstüne düşen sorumlulukları yerine getirme zorunluluğu var. Gerektiği zaman konuyla ilgili görüşlerimizi ve uyarılarımızı da yapıyoruz yapmaya da devam edeceğiz. Su yasası 10 yıldır konuşuluyor fakat hala çıkmadı. Kurulların değil, kurumların yetkili olduğu bir sistem getirilmeli. Çünkü kurullar geçicidir, ama kurumlar kalıcıdır. Bu nedenle 20 – 30 yıl sonra bile kalıcı olacak kurumlar ve politikalar yaşama geçirilmelidir” diye konuştu.

“Çiftçi ülkemiz için çok önemli”

Gazeteci Ali Ekber Yıldırım ise panelde Mustafa Kemal Atatürk’ün de kooperatifçiliğin önemine inanan bir kişi olarak Türkiye’de tarım kredi kooperatiflerinin kurulmasını sağladığını hatırlattı.

Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

“Atatürk, tarımda kooperatiflerin birçok sorunu çözeceğine inanan bir liderdi. 70’li yıllarda ülkemizde köy kooperatifleri kuruldu. 12 Eylül darbesinde ise kapatıldı. Son yıllarda ise belediyelerin destekleriyle kooperatifler yeniden canlanmaya başladı. Tarım Bakanlığı’nın sitesine göre ülkemizde kurulu 14 bin civarında kooperatif bulunuyor. Çiftçiler olarak tarım kredi kooperatiflerinin asıl sahibi sizlersiniz. Buna sahip çıkmanız gerekiyor. Avrupa’da çiftçi birlikleri ve kooperatifleri çok güçlü. Yöneticiler sanayicilerden önce çiftçi birlikleriyle görüşerek oy talep ediyor. 2012 yılında kabul edilen büyükşehir yasasındaki değişiklikle beraber birçok köy mahalle statüsüne geçti. Ülkemizdeki köy sayısı bir gecede yüzde 22,7’den yüzde 8,7’ye düştü. Bu da tarım alanlarını ve üretimi olumsuz etkiledi. Bir gecede herkes mahalleli oldu. Halbuki köylü olmak çiftçi olmak dünyanın her yerinde değerlidir. Bizde ise sanki bunun tam tersi gibi bir algı var. Tarım ve köylünün ne kadar önemli olduğunu anlamak lazım.”

“Tarım fuarlarını takip edin”

Günümüzde tarımsal hizmetler daireleri kurularak belediyelerin tarımla daha fazla ilgilenmeye başladığını belirten Yıldırım, “Fakat bu da her belediyenin farklı uygulamalar yapmasına neden oldu. Tarımsal kalkınma için bu desteklerin planlı bir şekilde uygulanması gerekir. Tarımda siyaset olmamalı tarım her şeyin üstünde olmalı. Sürdürülebilirlik bu sektörde esastır. Ben hemen hemen her hafta Antalya’ya geliyorum. Çünkü tarım için çok önemli bir kent. İzmir’deki tarımda yerel kalkınma modelinin benzerini en iyi uygulayan kent son dönemde Antalya oldu. Antalya’da birçok tarım fuarı düzenleniyor. Bunların takipçisi olun. Fuarları bir avantaj olarak kullanın. Antalya tarım sektöründe gerilerse tüm ülke olarak aç kalırız. Tarımsal üretimi daha fazla anlatmak lazım kooperatifler ve birlikler coğrafi işaretleri kendileri başvurup almalı. Bunları daha çok belediyeler sanayi ve ticaret odaları alıyor. Halbuki bu ürünü üretenler siz çiftçilersiniz” ifadelerine yer verdi. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalyanin-kooperatifcileri-bulusmasi-panelinde-yerelden-kalkinma-icin-yapilmasi-gerekenler-tartisildi/feed/ 0
Gezegenin sırlarının peşinde bir yolculuk: “Ulusal Antarktika Bilim Seferleri” https://www.kanal7haber.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/ https://www.kanal7haber.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:51:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10897 Türkiye’nin seçkin araştırmacılarının yer aldığı 24 kişilik ekipten oluşan 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlanırken, bilim insanları kıtada gerçekleştirdiği çalışmalarla gezegenin bilinmeyenlerine ışık tutacak.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ni gerçekleştiren 24 kişilik ekip, 36 gün süren seferin ardından yurda döndü.

Çevre ve kirlilik araştırmaları, oşinografi ve hidrografi çalışmaları, atmosfer ve uzay gözlemleri, jeoloji ve jeofizik, enerji sistemleri, meteorolojik ölçümler, batimetri haritalarının geliştirilmesi gibi farklı alanlarda yaptıkları çalışmalarıyla Türkiye’ye dönen ekip, gezegenin Antarktika’da çözümlenmesini bekleyen sırlarını araştırdı.

Sefer ekibi, Türkiye’nin bilimsel araştırma kampının bulunduğu Horseshoe Adası’nda çalışmalarını tamamladıktan sonra Dismal Adası’na uğradı. Ekip daha sonra, Lemarie ve Doumer kanallarını geçerek Deception Adası’na ulaştı. Burada lojistik operasyonlarla iki İspanyol bilim insanı TAE-VIII gemisine katıldı.

Livingston Adası’na 4 saatlik seyir ile ulaşan gemiye, Bulgaristan’a ait St. Kliment Ohridski bilim üssünde çalışmalarını gerçekleştiren bir Türk bilim insanı daha katıldı.

Yine aynı ada üzerinde bulunan İspanya’ya ait Juan Carlos I bilim üssüne lojistik operasyonlar gerçekleştiren bilim ekibi, sonrasında Greenwich Adası’nda bulunan Ekvador’a ait Maldonado üssüne doğru seyir gerçekleştirdi.

Bu istasyonda çalışmalarını gerçekleştiren bir Türk bilim insanının da gemiye katılması sonrasında ekip, Punta Arenas’a uçaktan önce son durak olan King George Adası’na 6 saatlik seyir ile ulaştı.

Sefer ekibinin zorlu yolculuğu

Antarktika King George Adası’ndan planlanan ilk uçuş ile önce Şili Punta Arenas, sonrasında Santiago ve Brezilya San Paulo üzerinden Türkiye’ye dönmeyi planlayan ekip, fırtınalı bir deniz seferi sonrası King George Adası’na ulaştı.

Ekip, hava muhalefeti sebebiyle uçuşların yapılamaması sonucu bir ay boyunca onlara yaşam alanı olan Şili bayraklı Betanzos isimli gemide beklemek zorunda kaldı. Bekleme süresince projeleri üzerine çalışan sefer ekibi, kalan zamanlarını da kitap okuyarak, sohbet ederek değerlendirdi.

Antarktika King George Adası’nda Teniente Rodolfo Marsh Martin Airport isimli toprak piste sahip olan ve günlük uçuşların gerçekleştirildiği küçük havalimanında, havanın sisli olması sebebiyle günlerce uçuş yapılamadı.

Uçuşların başlamasıyla yolculuklarına devam eden sefer ekibi, Şili Punta Arenas’tan Santiago’ya, ardından Brezilya Sao Paulo’ya ulaştı. Ekip buradaki son uçuşla 14 bin kilometrelik yolculuklarını Türkiye’de sonlandırmış oldu.

Hava koşulları sefer süresini uzattı

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, sefere ilişkin AA muhabirine, Horseshoe Adası’ndan başlayan yolculuk şartlarının özellikle Deception Adası’ndan sonra kötüleşmeye başladığını, bundan dolayı da seferin uzadığını dile getirdi.

Prof. Dr. Ersan Başar, bekleme sürecinde havayı sürekli kontrol ettiklerini ve ekip olarak değerlendirmelerde bulunduklarını anlattı.

Antarktika’da en önemli ulaşım noktalarından birinin de King George Adası’nda bulunan havaalanı olduğunu belirten Başar, havaalanının çakıl bir pisti, çok küçük bir kulesi olduğunu, insanların sığınabileceği herhangi bir noktanın bulunmadığını söyledi.

Prof. Dr. Ersan Başar, Horseshoe Adası’nda 14 gün boyunca bilimsel çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, bilim insanlarınca, deniz, yer bilimleri ve ada üzerindeki yapılan çalışmaların tamamlandığını anlattı.

Ekibin, Horseshoe Adası ve çevresindeki denizel alanlarda da çalışmalar yürüttüğünü belirten Başar, şu bilgileri verdi:

“Deniz örnekleri alındı. Bu örnekler içerisinde uzun süredir devam eden projelerimiz kapsamında izleme çalışmalarımız da bulunuyor. Artık Antarktika’da ve Horseshoe Adası çevresindeki seferlerimizde birçok bilimsel veriyi elde ettik. Bu verilerin de zaman serileri anlamında bizler için gelecek açısından önemli olacağını düşünüyorum.”

“Projelerin uluslararası saygın bilimsel dergilerde yayına dönüşmesini umut ediyoruz”

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Bilimden Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Dr. Atilla Yılmaz da seferde, gemi seyrinin başladığı King George Adası’ndan başlayarak rota üzerinde de deniz bilimleri projeleriyle ilgili örnekleme ve ölçüm çalışmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Yılmaz, “8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi dahilinde toplam 22 proje yürütüldü. Proje konuları çevre ve kirlilik araştırmaları, oşinografi ve hidrografi çalışmaları, atmosfer ve uzay gözlemleri, jeoloji ve jeofizik, enerji sistemleri gibi farklı alanları içeriyor.” şeklinde konuştu.

Sefer dahilinde Harita Genel Müdürlüğü (HGM), Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türk Deniz Kuvvetleri Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı (SHODB) gibi işbirliği içinde oldukları kurumların da buradaki bilimsel altyapı ve tecrübeyi güçlendirme yönünde fayda sağladığını ifade eden Yılmaz, ayrıca sefere ikili işbirlikleri kapsamında 4 yabancı bilim insanının katıldığını kaydetti.

Yılmaz, “ABD, Bulgaristan ve İspanya’dan toplam 4 farklı araştırmacı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere seferimizde yer aldı.” diye konuştu.

Seferde yapılan çalışmaların çıktılarını görmenin birkaç yıl aldığının altını çizen Yılmaz, “Bu projelerin uluslararası saygın bilimsel dergilerde yayına dönüşmesini umut ediyoruz.” dedi.

Ayrıca çalışmaların toplum nezdinde daha iyi anlaşılması, Antarktika ve küresel iklim değişikliği hakkında farkındalık oluşturması adına da çalışmalar yapıldığına değinen Yılmaz, Anadolu Ajansı ve TÜBİTAK BİTO’dan katılımcıların seferin başından sonuna bütün süreçleri belgelediğini, araştırmacılarla birebir çalışarak haber ve sosyal medyada yayınlanmak üzere çeşitli çalışmalar hazırladığını söyledi.

Seferin lojistik operasyonları, seyir ve can emniyeti

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lojistikten Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Kpt. Doğaç Baybars Işıler de seferde, seyir sırasında çok fazla buzdağı ile karşılaştıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bu bize küresel iklim değişikliğinin sinyallerini gösterdiği gibi aynı zamanda aslında denizdeki seyir sırasındaki emniyet önlemlerine bir hayli dikkat etmemiz gerektiğini de ortaya koyuyor. Çünkü denizde bulunan buz dağlarının fazlalığı gündüz olduğu gibi aynı zamanda gece saatlerinde de bir hayli asli önem teşkil etmekte ve aslında emniyet riski oluşturmakta. Bunların da bertaraf edilebilmesi için hem özel aydınlatılmış projektörlerle birlikte gözcülerin de bulunmasıyla gece de bu şekilde seyredilebiliyor.”

Emniyet kıstaslarının Antarktika’da çok önemli olduğuna değinen Işıler, sadece gemi bazında değil, aynı zamanda sefere katılan araştırmacıların her birine sefere katılmadan önce de gemiye geldikten sonra da emniyet eğitimlerini verdiklerini söyledi.

Işıler, “Geminin kendi emniyetini sürdürebilmesi için de deniz buzu ve buz dağlarına karşı da gözlemlerin yapılabilmesi ve seyir emniyetine dikkat edilmesi hepimizin, bütün seferi sağlıklı ve emniyetli bir şekilde tamamlayabilmesi için çok önemli.” şeklinde konuştu.

Sefer ekibine sağlık desteği

Yer bilimleri, yaşam bilimleri ve fiziki bilimler alanlarında 22 ayrı proje gerçekleştiren ekibe bir tıp doktoru da eşlik etti. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Bengüsu Mirasoğlu, 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde görev alarak, bilim seferi ekibine hem sahada hem de gemide sağlık desteği verdi.

Antarktika Bilim seferlerinde doktor bulunmasının iki farklı aşamasının bulunduğuna değinen Mirasoğlu, şunları kaydetti:

“Bir tanesi sefer başlamadan önce yapılan muayeneler. Antarktika en uzak, en soğuk ve en izole yerlerden bir tanesi, o yüzden buraya gelecek olan katılımcıların sağlıklarının buraya da çalışmaya uygun olması gerekiyor. Bu nedenle sefer başlamadan önce gelecek olan bütün katılımcıları çok detaylı bir muayeneden geçiriyoruz. Oluşabilecek hastalıkları öncesinden bertaraf etmeye çalışıyoruz. Buraya geldikten sonra da oluşabilecek kazalar ya da hastalıklar, hastalıkların tedavisi için onların yanında bulunup tabii destek veriyoruz.”

Mirasoğlu, sefer sırasında ciddi bir sağlık problemi ile karşılaşmadıklarını ifade etti.

Bakan Kacır’dan bilim ekibine tebrik

Bilim Seferi heyetini tebrik eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ay yıldızlı bayrağın kutuplarda dalgalandığını belirterek, bilimsel çalışmaları himaye etmeye, kıtadaki geçici bilim üssünü kalıcı hale getirmek ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi’nde asli üyeler arasında yer almak için çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.

Öte yandan sefer sırasında görülen buzulların, buzdağlarının ve güney kutbunda yaşayan canlıların da gözlemleri gerçekleştirildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/feed/ 0
Batı Akdeniz İhracatı Şubat Ayında Geriledi https://www.kanal7haber.com.tr/bati-akdeniz-ihracati-subat-ayinda-geriledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/bati-akdeniz-ihracati-subat-ayinda-geriledi/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:09:47 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10875 Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Antalya, Burdur ve Isparta illerinden şubat ayında, geçen yılın şubat ayına kıyasla yüzde 3,91 oranında gerileme ile 204 milyon 967 bin 707 dolar ihracat gerçekleştiğini belirterek, “Batı Akdeniz’den 2 ayda gerçekleşen ihracat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1 oranında gerileme ile 422 milyon 733 bin 182 dolar oldu” dedi.

İhracat verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, şubat ayında yaş meyve sebze sektörünün ihracatında kayıp yaşanırken, diğer sektörlerin ihracatını artırma başarısını gösterdiğini kaydetti.

Özellikle iklimlendirme sektörü ihracatını 3,7 milyon dolardan 8 milyon dolara çıkartarak, yüzde yüzün üzerinde bir artış kaydettiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Ağaç mamulleri ve orman ürünleri ile kimyevi maddeler ve mamulleri yüzde 10’un üzerinde ihracat artışı gerçekleştirdi. İlk beş sektörün dışında yer alan diğer sektörlerimizin toplam ihracatı da artış gösterdi.

Şubat ayında bölgemiz açısından büyük önem taşıyan Rusya ve Almanya pazarımızda kayıplar yaşandı. Bölgemiz açısından büyük önem taşıyan bir diğer pazarımız olan Çin pazarı bu defa listeye giremedi. Şubat ayında Antalya, Burdur ve Isparta illerinden bin 111 firmamız 127 ülke ve bölgeye ürünlerimizi gönderdi” ifadelerine yer verdi.

İklimlendirme sektöründeki yükseliş

Yılın iki ayında gerçekleşen toplam ihracata bakıldığında yaş meyve sebze sektörünün gerilediğinin görüldüğüne değinen Çavuşoğlu, “Öte yandan doğal taş ağırlıklı maden ve metaller, ağaç ve orman ürünleri sektörlerimizin ihracatlarındaki artış ise yüzde 20’ye yaklaştı. Listede yer almayan iklimlendirme sektörü ihracatını yüzde 50’ye yaklaşan artışla 8,7 milyon dolardan 13 milyon dolara yükseltti. Su ürünleri sektörümüz ise 2,7 milyon dolardan 6,8 milyon dolara yükselterek, yüzde 154’lük bir artışa imza attı. Bölgemizden en fazla ihracat gerçekleştirilen ilk 5 ülke listesinde rakamlar burukluk oluştursa da listenin geri kalanındaki ülkelerde yaşanan gelişmeler gelecek adına umut verdi. Özellikle 6. sırada yer alan ABD’ye gerçekleşen ihracat yüzde 52,2 oranında artışla 13 milyon dolardan 19,9 milyon dolara yükseldi. 8. sırada bulunan Bulgaristan’da ise ihracat yüzde 31 oranında artışla 12,4 milyon dolardan 16,3 milyon dolara, 13.sırada bulunan İran’da ise ihracat yüzde 234,2 oranında artışla 2,6 milyon dolardan 8,7 milyon dolara, 10. sıradaki Türkmenistan’da ise ihracatımız yüzde yüz 192,5 oranında artışla 2,5 milyon dolardan 7,5 milyon dolara yükseldi” diye konuştu.

Uygun fiyat etkisi

İhracatın bu ay gerileme yaşadığı Almanya ve Rusya pazarına bakıldığında, yapısal sorunların karşılarına çıktığını aktaran Çavuşoğlu, ” İspanya’da üretilen ürünlerin bizden daha uygun fiyatlı olması, Fas, Mısır, Tunus gibi ülkelerinin bize karşı fiyat avantajının olması, Almanya ve Avrupa özelinde bu dönemde sorun yaşamamıza neden oldu. Rusya’da yaşanan gerilemenin ise tahsilat sorununun yanı sıra yaş sebze meyve ürünlerinde İran’ın da üretim yapması ve maliyetlerin bizden düşük olması, İran, Azerbaycan ve Özbekistan’da üretimin artması ve bu ülkelerden Rusya’ya nakliye bize göre avantajlı hale geldi. Öte yandan Bulgaristan sınır kapılarında uzun süredir yaşanan sorunlar kontrat iptallerine neden oldu ve Batı Akdeniz’in Avrupa’ya olan ihracatını olumsuz etkiledi. BAİB olarak bölge ihracatını artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve yıl sonu hedeflerimizi yakalayacağız” açıklamalarında bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bati-akdeniz-ihracati-subat-ayinda-geriledi/feed/ 0
Küresel piyasalar PMI verilerine odaklandı https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pmi-verilerine-odaklandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pmi-verilerine-odaklandi/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:18:53 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10840 Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizliklerin devam etmesiyle negatif bir seyir izlenirken, bugün gözler dünya genelinde hizmet sektörü ve bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine çevrildi.

Yarı iletken çip ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketlerindeki yükselişin devam etmesine karşın, hafta içinde açıklanacak ABD istihdam verileri öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığı görülüyor.

Analistler, ABD’de istihdama ilişkin açıklanacak verilerin, ülkenin iş gücünde yumuşamaya işaret etmesi durumunda, Fed’in faiz indirimlerine yılın ilk yarısında başlayabileceğine yönelik beklentilerin artabileceğini dile getirdi.

Fed Başkanı Jerome Powell’ın yarın Kongre’de yapacağı sunumun yatırımcıların odağında bulunduğunu anımsatan analistler, Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de takip edildiğini belirtti.

Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, politika faiz oranı indirilmeden önce enflasyonun düşüşüne dair daha fazla güven kazanması gerektiğine işaret ederek, bu yıl iki çeyrek puanlık faiz indirimi beklediğini belirtti.

Para piyasalarında, Fed’in 20 Mart’ta gerçekleştireceği toplantıda faizi sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayısta yüzde 22 ve haziranda yüzde 65 ile fiyatlanıyor.

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla günü yüzde 4,22 seviyesinden tamamlarken, şu sıralarda yüzde 4,21’de bulunuyor.

Altının ons fiyatı dün yüzde 1,6 artışla 2 bin 117 dolardan günü tamamlayarak tüm zamanların en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirirken, şu dakikalarda 2 bin 115 dolardan alıcı buluyor.

Yaklaşık son bir aydır 80-85 dolar aralığında dalgalı bir seyir izleyen Brent petrolün varil fiyatı, bugün yüzde 0,3 azalışla 82,4 dolardan işlem görüyor.

Kripto para piyasaları tarafında da Bitcoin’in fiyatı, spot Bitcoin borsa yatırım fonlarına (ETF) ilginin devam etmesiyle 68 bin doların üzerine çıkarak 8 Kasım 2021’de gördüğü 69 bin dolarlık zirvesine yaklaştı.

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB), ABD firması Apple’a müzik uygulamalarının dağıtımında hakim konumunu kötüye kullandığı gerekçesiyle 1,8 milyar avro para cezası verirken, şirketin hisse fiyatı günü yüzde 2,5 değer kaybıyla tamamladı.

Dün New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,41, S&P 500 endeksi yüzde 0,12 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,25 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da dün Fransa hariç negatif seyir hakim olurken, bugün gözler bölge genelinde açıklanacak hizmet sektörü ve bileşik PMI’ın yanı sıra Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerine çevrildi.

Analistler, bu hafta açıklanacak ABD istihdam raporu ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı ile ECB Başkanı Christine Lagarde’ın karar sonrası yapacağı konuşma öncesinde pay piyasalarında risk iştahının düşük seyrettiğini söyledi.

Enflasyon ve resesyon ikileminin en çok görüldüğü bölge olarak öne çıkan Avrupa’da, bugün açıklanacak verilerin bölge ekonomisindeki gidişata ilişkin ipuçları vermesi bekleniyor.

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri dün, gelecek kış dönemine hazırlık için doğal gaz tüketimini yüzde 15 azaltma uygulamasını 1 yıl uzatma konusunda anlaşırken, İsviçre Merkez Bankası (SNB), pozitif faiz oranlarına geçişin etkisiyle 3,2 milyar İsviçre frangı (3,62 milyar dolar) zarar açıkladı.

ECB, Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) ve Hollanda Merkez Bankası da (DNB) geçen yıl sırasıyla 1,3 milyar avro, 21,6 milyar avro ve 3,5 milyar avro zarar açıklamıştı.

Ayrıca, dün Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle Almanya Gayri Safi Yurt içi Hasılasının (GSYH) yüzde 1,2 düşebileceğini bildirdi.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,55, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,11 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,07 değer kaybederken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,28 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında karışık bir seyir öne çıkarken, Çin Kongresinden gelecek haber akışı yatırımcıların odağında bulunuyor.

Yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresi (ÇUHK) ile danışma meclisi işlevini yerine getiren Çin Halk Siyasi Danışma Konferansının (ÇHSDK) eş zamanlı genel kurul toplantıları, ülkenin yakın dönemdeki ekonomi stratejisi ve hedeflerini, iç siyaset ve dış politika önceliklerini ortaya koyması açısından kritik önem taşıyor.

Analistler, Çin hükümetinin ekonomiyi destekleyici teşvik paketleri açıklayacağına yönelik beklentilerin arttığını belirterek, söz konusu toplantılardan çıkacak kararlar öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığını dile getirdi.

Öte yandan, bugün Japonya’da açıklanan verilere göre, enflasyonun yıllık bazda yüzde 2,5 ile beklentilerin paralelinde gerçekleşmesi, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) negatif faiz politikasının sonlarına yaklaştığına ilişkin öngörüleri destekledi.

Japonya’da hizmet sektörü PMI 52,9 ile beklentileri aşarken, Çin’de Caixin hizmet sektörü PMI ise 52,5 ile tahminlerin altında kaldı.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 artarken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,6 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,2 azalış kaydetti.

Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,08 değer kaybıyla 8.907,65 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,6 üzerinde 31,5719’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,6060 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek dün katıldığı bir TV programında, “KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacak. Motorlu taşıtlar vergisine ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik.” dedi.

Piyasaları tedirgin edecek bir adım atmayacaklarını ifade eden Şimşek, “Şu an itibarıyla borsaya ya da başka bir alana yönelik piyasayı bozacak herhangi bir vergi düzenlemesi gündemimizde değil.” diye konuştu.

Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru, dünya genelinde ise hizmet sektörü ve bileşik PMI’ın yanı sıra Avro Bölgesi’nde ÜFE ve ABD’de fabrika siparişleri verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.800 ve 8.700 seviyelerinin destek, 9.000 ve 9.100 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

11.55 Almanya, şubat ayı hizmet sektörü ile bileşik PMI

12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı hizmet sektörü ile bileşik PMI

12.30 İngiltere, şubat ayı hizmet sektörü ile bileşik PMI

13.00 Avro Bölgesi, ocak ayı ÜFE

14.30 Türkiye, şubat ayı reel efektif döviz kuru

17.45 ABD, şubat ayı hizmet sektörü ile bileşik PMI

18.00 ABD, ocak ayı fabrika siparişleri

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pmi-verilerine-odaklandi/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Türkiye-Suudi Arabistan ticaret hacmi artacak https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:06:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10776 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan ticaret hacmindeki artışın süreceğini belirterek, “2024, Allah’ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

Bakan Bolat, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğince (MÜSİAD) Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu kapsamında düzenlenen Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılışında konuştu.

Bolat, kongrenin ve fuarın Türk ve Suudlu iş dünyası üyelerine ticaret ve yatırım açısından çok büyük faydalar sağlayacağına işaret ederek, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında var olan kardeş ve dostça ilişkilerin siyaset, ekonomi, ticaret, yatırım, turizm ve kültür gibi her alanda çok daha ileri seviyelere yükselmesine büyük katkılar sunacağını vurguladı.

Ticaret Bakanlığı olarak Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın gerçekleştirilmesine destek verdiklerini dile getiren Bolat, Türk firmalara yurt dışı fuarlara katılmaları için sundukları desteklerden bahsetti.

İhracatçılara hem yurt dışında hem de Türkiye’de sundukları desteklerin devam edeceğinin altını çizen Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü.

“Bugünkü Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nda yapı ve inşaat, kapı ve pencere, iklimlendirme, elektrik, aydınlatma, gıda, kozmetik, makine, ambalaj, mobilya tekstil, sağlık, mutfak ekipmanları ve hizmetler alanlarında Türk firmalar ürünleri sergiliyor. 27. IBF Türkiye-Suudi Arabistan İş Forumu ise dünyanın diğer ülkelerinden gelen Müslüman iş insanlarının Suudi Arabistanlı ve Türk meslektaşlarıyla buluşmalarına ve iş yapmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler çok iyi düzeyde ilerlemektedir.”

Bolat, iki ülke liderinin karşılıklı ziyaretlerinden bahsederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdülaziz ile Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın bu konudaki kararlı ve yüksek iradesine işaret etti.

“Orta vadede 10 milyar dolar karşılıklı ticaret için var gücümüzle çalışacağız”

Bakan Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminde yaşanan artışa değinerek, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Macid el-Kasabi ve diğer mevkidaşlarıyla yaptıkları görüşmelerde çok önemli projelerin gündeme geldiğini söyledi.

Ticaret hacmindeki artışın süreceğini dile getiren Bolat, “2024, Allah’ın izniyle, Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ekonomik ilişkilerde altın bir yıl olarak yerini alacaktır. Zaten yılın ilk 2 ayında da Türkiye olarak bizim ihracatımızda yüzde 56’lık bir artış gerçekleşmiştir. Orta vadede 10 milyar dolar, uzun vadede de 30 milyar dolarlık karşılıklı ticaretimiz için var gücümüzle çalışacağız.” diye konuştu.

Bolat, özellikle inşaat, inşaat malzemeleri ve savunma sanayisi ürünlerinde, muhtelif projelerin devreye alınmasıyla beraber, karşılıklı ticaret ve yatırımlarda çok büyük bir sıçrama yaşanacağını söyledi.

İki ülke arasında son yıllarda gerçekleşen ekonomik ziyaretlerden ve etkinliklerden bahseden Bolat, çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdiklerini, iş forumları, iş konseyi toplantıları ve alım heyeti gibi programlar düzenlendiğini anlattı.

“İslam ülkeleri ile ticaretimiz 2023’te 132 milyar dolara yükseldi”

Ticaret Bakanı Bolat, tüm dünyada olumsuzluklar ve sıkıntılar yaşanırken Türkiye’nin ihracatını artırmaya ve büyümeye devam ettiğini belirterek, Türkiye’nin gayrisafi milli hasılanın tarihte ilk defa 1 trilyon doları aşarak 1 trilyon 119 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.

İhracatta ve dış ticarette son 20 yılda yaşanan gelişmeleri ve ilerlemeleri anlatan Bolat, mal ihracatının 256 milyar dolara, hizmet ihracatının ise 100 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Bolat, “2028 için vizyonumuz mal ihracatında 375 milyar dolar, hizmetler ihracatında da 200 yüz milyar dolara ulaşmak. Tüm üreticilerimizle ve ihracatçılarımızla var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

Geleneksel pazarları arasında yer alan AB, ABD ve OECD ülkelerinin yanı sıra İslam ülkeleri ile ihracatı geliştirme ve uzak ülkeler stratejisi sayesinde bu hedefe ulaşmak için çalıştıklarını dile getiren Bolat, Türkiye’nin İslam ülkeleri ile gerçekleştirdiği ticaret konusunda verileri paylaştı.

Bolat, 2002’de 10,7 milyar dolar olan Türkiye’nin bütün İslam ülkeleri ile ticaretinin 2023’te 12 kat artışla 132 milyar dolara yükseldiğini vurguladı.

Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerde geçen yıl bir sıçrama yaşandığını ifade eden Bolat, şunları kaydetti:

“Körfez-Arap İş Birliği Konseyi’nden ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 227 milyon dolar iken, 2022’de 16,2 milyar dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ülkemize gelen yatırımlar ise 2002’de 296 milyon dolar iken, 2022’de 21,4 milyar dolara yükselmiştir. Öte yandan ülkemizden Körfez-Arap İşbirliği Konseyi’ne doğrudan yabancı yatırımlar 2002’de 22 milyon dolar iken, 2022’de 171 milyon dolara; İslam İşbirliği Teşkilatı’na yatırımlarımız 2002’de 1,4 milyar dolar iken, 2022’de 5,4 milyar dolara yükselmiştir. Bunun yanında Türkiye Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolardan fazla yatırımı çekmeyi başarmıştır. Ayrıca geçen ay İstanbul’da gerçekleşen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nda eğitimi desteklemek amacıyla Suudi Kalkınma Fonu ve Hazine ve Maliye Bakanlığımız arasında 55 milyon dolarlık kalkınma kredisi anlaşması imzalanmıştır.”

“Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetleri 2023 yılında 3 milyar dolara ulaştı”

Türkiye’deki uluslararası sermayeye sahip şirket sayısının 2002 yılında 5 bin 600 iken 2023 yılında 80 bin 500’e yükseldiğini belirten Bolat, Türkiye’ye yapılan yabancı yatırımların ise 2003-2023 yıllarında 262 milyar dolara, Türkiye’den yurt dışına yabancı yatırımların da 60 milyar dolar seviyelerine ulaştığını aktardı.

Bolat, Türkiye’nin Körfez-Arap İş Birliği Konseyi ülkelerinde 716 proje ile 74 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti verdiğini, Suudi Arabistan’daki müteahhitlik hizmetlerinin ise 2023 yılında 16 proje ile yaklaşık 3 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Türkiye’nin turizm açısından Arap bölgesi için önemli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Bolat, Suudi Arabistan’dan ülkeye gelen turist sayısının 2023 yılında 820 binin üzerine çıkarak önemli bir seviyeye geldiğini belirtti.

Açılış konuşmalarının ardından Bakan Bolat ve Suudi Arabistan Ticaret Bakanı el-Kasabi ile beraberindekiler Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından bakanlar ve beraberindeki heyet fuar alanını ziyaret etti. Türk ihracatçı ve üreticileriyle sohbet eden Bolat, iş insanlarıyla fotoğraf çektirdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-suudi-arabistan-ticaret-hacmi-artacak/feed/ 0
Reliance Şirketi Sahibinin Oğlu Lüks Bir Düğün Töreni Düzenledi https://www.kanal7haber.com.tr/reliance-sirketi-sahibinin-oglu-luks-bir-dugun-toreni-duzenledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/reliance-sirketi-sahibinin-oglu-luks-bir-dugun-toreni-duzenledi/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:03:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10764 Hint holding patronu olan ve 114 milyar dolarlık servetiyle Asya’nın en zengin insanı olarak bilinen Reliance isimli şirketin sahibi Mukesh Ambani’nin en küçük oğlu Anant Ambani ve bir süredir birlikte olduğu kız arkadaşı Radhika Merchant resmi nikahın kıyılmasına daha birkaç ay olmasına rağmen lüks bir tören düzenledi.

Cuma günü başlayan düğün törenlerine 1200 davetli katıldı.

Geleneksel düğün seremonilerinin de yapıldığı etkinlikte bölgedeki bir köyde 51 bin kişiye yemek verildiği de öğrenildi.

Dünyanın farklı bölgelerinden davetliler gelirken, Microsoft’un kurucusu Bill Gates, Facebook, Instagram, Messenger ve WhatsApp’ı çatı kuruluşu Meta’nın kurucusu Mark Zuckerberg, Hint milyarderler Gautam Adani ve Kumar Mangalam Birla gibi isimlerin katıldığı törende Bollywood yıldızları da yer aldı.

Donald Trump’ın kızı Ivanka Trump da törene ailesiyle katıldı.

Anant Ambani’nin kutlamalarına katılan konuklar yaklaşık 100 şef tarafından hazırlanan 500 yemeğin tadına baktı.

Davetlilere sağlanan ve Reuters tarafından görülen bir planlama belgesine göre, davetlilere özel sunumlar da oldu… Bunlar arasında saç şekillendirme, makyaj ve Hint kıyafetleri drapistler bulunuyor.

Davetlilerin, Reliance’ın 2.000’den fazla hayvana ev sahipliği yaptığını ve dünyanın en büyük fil hastanelerinden birine sahip olduğunu söylediği bir kurtarma merkezini ziyaret ettiği şenliklerde kıyafet kuralı “orman ateşi” olarak belirlendi ve konukların hayvan desenli kıyafetler ya da Hawaii gömlekleri giymeleri tavsiye edildi.

JET UÇUŞLARINDA UYARI VAR

Yeni Delhi ve Mumbai’den dönüş charter jet uçuşları sunuluyor, ancak konuklardan kendilerini çift başına yalnızca iki bagaj veya üç valizle sınırlama getirmeleri istendi. Belgede, daha fazla eşya getirilmesi durumunda bunun aynı uçakta ulaşmasının garantisinin olmadığı belirtildi.

Konuklardan ayrıca çamaşırhane hizmetlerine ilişkin beklentilerinde de makul olmaları isteniyor. “Ütüye verilen tüm giysiler 3 saat içinde iade edilecektir… bundan daha hızlı bir şey beklemek veya talep etmek mümkün olmayabilir” denildi.

“RIHANNA’NIN PERFORMANSI ZAYIFTI”

Jamnagar bölgesinde düzenlenen törende Barbadoslu pop yıldızı Rihanna ve ABD’li sihirbaz David Blaine sahne aldı. Rihanna’nın 90 dakikalık performans için 6 milyon dolar aldığı öğrenildi.

Öte yandan sosyal medya kullanıcıları Rihanna’nın performansının beklentileri karşılamadığını belirterek eleştiri yöneltti.

Eski adıyla Twitter olarak bilinen sosyal medya platformu X’te Rihanna’nın konseri sırasında çekilen bazı görüntüler yayınlanırken birçok kullanıcı, “Rihanna çok tembel bir performans göstermişti.

Taylor Swift bile daha çok enerji getirir sahneye” derken, bir diğer sosyal medya kullanıcısı ise, “Bu kadar çok paraya çok az iş yapmış, aileyi dolandırmış” dedi.

Bir kullanıcı ise, “Rihanna’nın hiç umrunda değil. Elinden gelenin en azını yapıyor” ifadesini kullandı.

90 dakikalık performansında Rihanna Umbrella, We Found Love, Stay, Rude Boy, Diamonds ve Work gibi şarkılarını söyledi.

Öte yandan Rihanna’nın performansından sonra düğün törenine katılmadığı ve ekibiyle birlikte Hindistan’dan ayrıldığı da ortaya çıktı.

İngiliz medyası, “Rihanna performansından sonra çok uzun bir süre orada kalmadı ve ekibiyle birlikte bölgeden ayrıldı” ifadesine yer verdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/reliance-sirketi-sahibinin-oglu-luks-bir-dugun-toreni-duzenledi/feed/ 0
BTSO, Litvanya’ya Ticaret Heyeti Programı Düzenledi https://www.kanal7haber.com.tr/btso-litvanyaya-ticaret-heyeti-programi-duzenledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/btso-litvanyaya-ticaret-heyeti-programi-duzenledi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:57:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10750 Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), makine ve otomotiv yan sanayi sektörlerine yönelik yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri kapsamında Litvanya’ya ticaret heyeti programı düzenledi.

Odadan yapılan açıklamaya göre, Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, Baltık ülkeleri arasında en büyük ekonomiye sahip Litvanya’da geniş katılımlı ikili iş görüşmesi (B2B) organizasyonuna imza attı.

Ticaret Bakanlığının destekleriyle makine ve otomotiv yan sanayi sektörlerine yönelik yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri kapsamında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen yurt dışı pazarlama faaliyetinde Bursalı firmalar, Litvanya iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi.

BTSO heyetine, ilk gün Vilnius Ticaret Müşaviri Ümit Ateşağaoğlu, Litvanya pazarı ve sunduğu avantajlara ilişkin bilgi verdi. BTSO tarafından organize edilen “Türkiye-Litvanya İş Forumu” ise Litvanya Parlamentosu Seimas’ta gerçekleştirildi.

Litvanya parlamentosunda ilk kez Türk firmalarından oluşan bir delegasyon foruma imza attı. Bu programda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Litvanya parlamento üyeleri ile iş dünyasına Bursa ve Türkiye ekonomisi hakkında bilgiler verdi.

Program kapsamında makine ve otomotiv sektörü temsilcileri, B2B organizasyonunda Litvanyalı sektör temsilcileriyle buluştu. Yoğun geçen görüşmelerde çok sayıda Litvanya iş dünyası temsilcisi Bursalı firmalarla iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Program kapsamında BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Türkiye Cumhuriyeti Vilnius Büyükelçisi Görkem Barış Tantekin de Bursalı firmalarla bir araya geldi.

“İhracatta firmaların güçlü olmasını hedefliyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Burkay, sektörlerin ihracat odaklı büyümesine yönelik projelere devam ettiklerini bildirdi.

BTSO öncülüğünde Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenen UR-GE projelerinin üye firmaların ihracatına güç kattığını kaydeden Burkay, Litvanya’daki programı başarılı bir şekilde tamamladıklarını dile getirdi.

Türkiye’den ilk defa bir heyetin Litvanya parlamentosunda iş forumu düzenlediğini kaydeden Burkay, “Litvanya iş programı Bursalı firmalara yeni fırsatlar sunacaktır. BTSO olarak ihracat odaklı büyüme yolculuğunda firmalarımıza rehber olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Litvanya fırsatlar barındırıyor”

BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener de Litvanya’nın Türkiye için gelişime açık bir pazar olduğunu belirterek, “Sektör paydaşlarımız da bunun farkında olarak Türkiye’nin en geniş katılımlı heyetini oluşturdu. BTSO liderliğinde önemli bir B2B organizasyonuna imza atıldı. Litvanyalı şirketler oldukça yoğun ilgi gösterdi. Bu coğrafyada ciddi potansiyel var. Litvanya’nın AB pazarına giriş için bir kapı olarak görülmesi gerekiyor. Bizim hedefimiz UR-GE ile üyelerimizin doğru pazarlarda ihracatçı kimliğini güçlendirmek.” açıklamasında bulundu.

Program kapsamında BTSO heyeti, Kaunas şehrinde Elinta Motors ve Elinta Robotics firmalarını ziyaret etti. Heyet ayrıca Kaunas Serbest Ekonomik Bölgesi Genel Direktörü Vytas Petruzis’ten serbest bölgede yatırım yapma koşulları ve sunulan imkanlar hakkında bilgi aldı.

BTSO heyetinde BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak, BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit, BTSO Enerji Konseyi Başkanı Erol Dağlıoğlu ile meclis ve komite üyelerinin yanı sıra Litvanya Bursa Fahri Konsolosu Berat Tunakan da yer aldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/btso-litvanyaya-ticaret-heyeti-programi-duzenledi/feed/ 0
Denizli İhracatı Şubat Ayında Yüzde 6,2 Arttı https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ihracati-subat-ayinda-yuzde-62-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ihracati-subat-ayinda-yuzde-62-artti/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:12:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10720 DENİZLİ (İHA) – Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Şubat ayında da pozitif seyrini sürdüren Denizli ihracatın geçen ay yüzde 6,2 oranında arttığını belirtti.

Şubat ayı ihracat verileri açıklandı. Ülkemiz ihracatı şubatta yüzde 13,6 artışla 21 milyar 085 milyon dolar olarak gerçekleşti. TİM tarafından açıklanan Denizli ihracatı yüzde 6,1 artışla 360 milyon dolar seviyesinde seyrederken, Denizli İhracatçılar Birliği’nce kayda alınan ihracat yüzde 1,7 artışla 268 milyon dolar oldu.

Denizli’nin ön plana çıkan sektörlerinde ihracat seyri hakkında değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Ocaktan sonra şubat ayında da ihracat artışının devam etmesinin yılın geri kalanı için umut verici olduğunu ifade edebilirim. Şubat ayında Denizli ihracatını sektörel bazda ele aldığımızda tekstil-konfeksiyon ihracatının yüzde 2,8 artışla 112 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatının yüzde 4,1 azalışla 68 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatının yüzde 0,3 azalışla 56 milyon dolar, tarım ihracatının yüzde 10,8 artışla 28 milyon dolar, madencilik ihracatının ise yüzde 18 artışla 19 milyon dolar olduğunu görüyoruz. Makine ve aksamları sektörü sürdürülebilir ihracatıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Denizli’nin makine ve aksamları sektörü, sürdürülebilir ihracatıyla ilimize katkı sağlamaya devam ediyor. Şubat ayında makine ve aksamları ihracatında yüzde 60 artış yaşandı. Diğer yandan, tarım alt sektörlerinde şubat ayında; fındık ve mamulleri ihracatı yüzde 181 ve kuru meyve ve mamulleri ihracatı yüzde 140 oranında arttı. Önceki ay da belirttiğimiz gibi 2024 yılı tarım sektörü için oldukça bereketli başladı ve şubat ayında da pozitif anlamda ayrıştı” dedi.

Şubat ayında lider ülke İngiltere

Denizli’den en fazla ihracat yapılan ülkelere de değinen Başkan Memişoğlu, “Denizli’nin şubat ayı ihracatını ülke bazında değerlendirdiğimizde zirvede bulunan İngiltere’ye ihracatımız yüzde 4 artışla 48 milyon dolar olarak kaydedildi. Ardından gelen ABD’ye ihracatımız yüzde 11,7 artışla 33 milyon dolar, Almanya’ya ihracatımız yüzde 5,2 azalışla 31 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şubat ayında Denizli’den Irak’a yapılan ihracat yüzde 79, Mısır’a yapılan ihracat yüzde 62,3, İspanya’ya yapılan ihracat yüzde 45 arttı. Yine şubat ayında ilimizden Kanada’ya yapılan ihracatta yaşanan artış oldukça dikkat çekti. Verilerin bu seyirde devam etmesi iyileşme beklentimizin karşılığını bulacağının bir işareti olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye İmalat PMI, ocak ayında 49,2 düzeyinde ölçülmüştü. Şubat ayında ise eşik değer olan 50,0’nin üzerinde 50,2’ye yükseldi. Böylelikle 8 ay sonra ilk kez eşik değerin üzerine çıktı. Bu değer bize faaliyet şartlarında iyileşme olduğunu gösteriyor. Müşteri taleplerinde ve üretimde yaşanan artışların devam etmesi halinde yılın geri kalanında da ihracatımıza olumlu yansıyacağına inanıyorum. Yeni siparişlerin de etkisiyle önümüzdeki aylarda yılın başında kazandığımız ivmeyi önümüzdeki aylarda da sürdüreceğiz. Ocak ayı verilerine göre ihracat iklim endeksi bir önceki aya göre 0,9 puan artarak 50,6’ya yükseldi. Son 6 aydır ilk kez eşik değerin üzerinde gerçekleşen ihracat iklim endeksi de talep şartlarında toparlanma olduğuna işaret ediyor. Verilerin bu seyirde devam etmesi iyileşme beklentimizin karşılığını bulacağının bir işareti olarak karşımıza çıkıyor.

Elbette makroekonomik gelişmeler ihracatımızın seyri açısından oldukça önemli. Küresel ticarette ve gelişmiş ülkelerin mali politikalarında yaşanan dalgalanmalara rağmen 2024 yılına iyi başladık. İhracatımız hem ocak hem de şubat ayında pozitif seyretti. Yılın geri kalanında da olumlu ihracat seyrimizin devam etmesi için, Denizli

İhracatçılar Birliği olarak sürdürülebilir ihracat vizyonumuzla çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğimizi belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu. – DENİZLİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ihracati-subat-ayinda-yuzde-62-artti/feed/ 0
Kayseri Ticaret Odası’nda düzenlenen AB-Kayseri İş Forumu’nda yeşil dönüşüm ve dijitalleşme vurgusu yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-duzenlenen-ab-kayseri-is-forumunda-yesil-donusum-ve-dijitallesme-vurgusu-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-duzenlenen-ab-kayseri-is-forumunda-yesil-donusum-ve-dijitallesme-vurgusu-yapildi/#respond Tue, 30 Jul 2024 09:09:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10705 Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Avrupa Birliği-Kayseri İş Forumu 2024 programında konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay, “Kayseri AB’ye uyum noktasında yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile herkesten önce uyumu sağlar” dedi.

KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti Kayseri Milletvekili ve Türkiye – AB Karma Karma Parlamento Komisyonu Üyesi Murat Cahid Cıngı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçileri, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş adamları katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programın açılış konuşmasını yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerinde özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler, mevcut jeopolitik konjonktürün ilişkilerin ilerlemesi için önemli bir fırsat penceresi sunduğunu da ifade etmek istiyorum. Avrupa Birliği firmalarımız ile şehrimizdeki firmalarımız arasında ortak yatırım ve iş birliklerimizin artırılması için Kayseri Ticaret Odası olarak her türlü desteği vermeye hazır olduğumu belirtmek istiyorum. Bu yönde 28 yıldır Avrupa Birliği Bilgi Merkezimiz ve proje ofisimiz yüzlerce panel, toplantı ve etkinliğe imza atmıştır. Bundan sonra yapılacak AB destekli projelere de talibiz. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde son yıllarda müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklığa, Kıbrıs’taki farklı pozisyonların oluşturduğu etkilere, siyasi engellere ve kültürel önyargılara rağmen önemli olmaya devam ediyor. Bu ilişkilerin devamlılığını sağlamak için ilişkilerin temelini oluşturan Gümrük Birliğinin güncellenmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Eurochambers’in yapmış olduğu çalışmalar, iş dünyasının gerek Türkiye’de, gerekse AB’de gümrük birliğinin güncellenme sürecini büyük oranda desteklediğini gösteriyor. Gümrük Birliğinin güncellenmesi, ilişkilerdeki sorunların çözülmesi, ticari, ekonomik sorunların derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi anlamına gelecektir. Türk iş dünyası açısından önemli bir sorun AB’nin imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarına (STA) Türkiye’nin dahil olması meselesidir. Gümrük Birliği sebebiyle Türkiye’nin de AB’nin STA imzaladığı ülkelerle Serbest Ticaret Anlaşması imzalaması gerekmekte. Ancak bu süreçte gecikmeler ve ticaret sapmaları yaşanmaktadır. Yani gümrük birliğine rağmen, Türkiye ve AB’nin ticaret politikaları arasında uyumsuzluk ortaya çıkıyor” dedi.

“Kayseri anlayış olarak AB bünyesine girmiş bir şehir”

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da, “Kayseri ticaret ve sanayi şehri diye anılır ama en önemlisi değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan zenginliklerini taşıyan bir şehir. Kendi kendine yetmeye çalışan, başkalarına yük olmayı hiçbir zaman düşünmeyen ve her zaman da yardımseverliği ile insanların elinden tutma anlayışıyla ülkesine layık olma anlayışıyla üretici, kreatif özelliklere sahip insanlarla bezenmiş olan bir şehir. Kayseri, aslında ülkemiz 1958 yılından beri Avrupa Birliği kapılarında tutunurken diyelim, Kayseri zaten Avrupa Birliği bünyesine girmiş olan bir şehir. İdari olarak bakmıyoruz biz olaya anlayış olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Gerçek cennet burası”

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de konuşmasında, “Başkanlarımızın ve büyükelçilerimizin hem Türkiye içerisinde birçok yere gittiklerini ve ziyaret ettiklerini birçok şehri görme fırsatları olduğunu biliyorum. Gittikleri yerlerde şehrin yöneticileri onlara şehirleri anlatıyorlar ve burası dünyanın en güzel yeri, dünyanın en güzel cenneti diyorlar. Şimdi ben de bir şey söylüyorum; gerçek cennet burası. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz” ifadelerine yer verdi.

“Vize konusunda AB’yi anlamış değilim”

Açılış konuşmalarının ardından Yeşil Dönüşüm ve Dijitalleşme İçin AB’nin Destekleri AB ve Türkiye Ekonomik İlişkilerimizin Geleceği konulu panelde konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, “Memleketim Kayseri’de sizleri ağırlamaktan onur duyuyorum. Kayseri, biraz önce sunumlarda da çok güzel ithaf edildi ama ben yine söylemek istiyorum; ticarette, sanayide, turizmde Türkiye’nin marka şehirlerinden bir tanesi Kayseri’miz. Tüm bu başarı hikayelerinde Kayseri’mizi yazarken, kendi emeği ile ortaya çıkan bir şehir. Burada devletin çok büyük bir katkısı yoktur. Kayseri’nin iş adamları hem karda yarışır hem de hayırda yarışır. Kayserili devletten almayı bırakın devlete vermeyi bilen ve bu kapsamda insanlara faydalı olan düsturu ile yapmaktadır. Tüm bu başarılarda da girişimci kardeşlerim bizleri gururlandırmaktadır. Avrupa Birliği Türkiye’nin en önemli ticaret ve yatırım ortağıdır. Türkiye pek çok Avrupa Birliği ülkenin en önemli ticari ortaklarından birisidir. Bu ortaklık iki taraf için de çok önemlidir. Türkiye ile AB arasında bir konu da vize konusu. Türkiye – AB ilişkilerinde çok ciddi bir sorun haline geldi. Burada ben Avrupa Birliği’ni de çok anlayabilmiş değilim. İş adamlarının önünü açacak vize kolaylığını niye yapmazsın? Biz mal ihracatımızın yüzde 50’den fazlasını AB’den yapıyoruz ama Türkiye aynı zamanda ithalatçı ülke. Avrupa Birliği’ne gidemeyince burada en çok kaybeden Avrupa iş dünyası. Kendine niye böyle bir engel koyar Avrupa Birliği anlamış değilim” dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da, “Benim merakım şu; 15 ülke ile bir demokratik yönetimi sağlayamayan AB, 27 ile nasıl baş ediyor? Bu 30, 31, 32 olduğu zaman karar alma aşamasının halka yansımasını nasıl kontrol edebilecek, bununla nasıl baş edebilecek bunun cevabını gerçekten ben de merak ediyorum. Çünkü benim gördüğüm kadarıyla AB henüz 27 ülkeyi de içselleştirmiş değil. Gittiğimiz zaman yani bir takım uygulamalarla AB ülkesinin uygulamaların çatıştığını görüyoruz. Çok normal çünkü çok büyüdü. Bundan sonraki genişlemeyle ne olacak neden böyle bir genişlemeye ihtiyaç duyuluyor ben de çok merak ediyorum” dedi.

“AB uyumunda Kayseri’nin bir sorunu olmaz”

Programda konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay ise, “Kayseri, dünyanın bu bölgesinde yer alan müthiş bir istikrar unsurudur. Ben Ankara’da görev yapıyorum ama Anadolu’nun göbeği Kayseri’dir. Biz Kayseri’nin kapasitesi ile AB gibi en büyük ticaret partnerimizi nasıl oluştururuz, ileriye nasıl taşırız ona bakıyoruz. İnanın yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile Kayseri herkesten önce uyumu sağlar, gerekli düzenlemeyi yapar. AB uyumunda ve AB partnerliğimiz ne kadar olacak ona birlikte irade koyarız ortaya, birlikte görürüz. Kayseri’nin bu noktada bir sorunu olmaz. Avrupa Birliği ile siyah – beyazlar değil gri alanlar var. Biz bunları beyaza boyamak istiyoruz. Bu beyazı boyarken de Kayseri’nin kapasitesini, Kayseri’nin potansiyelini kullanmak istiyoruz. Burada da büyükelçilerden ricam, ikili düzeyde biz olurundan bakmak, her konunun olurundan çözülmesini istiyoruz. Vize konusundaki isteğimiz de bu yönde. Yapılacaklara birlikte karar verelim. AB’nin açılım yolunda Kayseri önemli bir merkez olsun. Türkiye ve AB arasındaki ilişkinin aslında tabi yeşil dönüşüm, dijitalleşme diyoruz ama çok değişik bir kural temelli uluslararası düzenin aksaklıklarının yenilmesi parçasında birlikte hareket etmek istiyoruz. Çünkü burada doğanın finansallaştırılması var ve doğanın doğru finansallaştırılması lazım. Bir sürü Avrupa ülkesi ile çok büyük ticaretimiz var ve bunları ileriye taşımamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından hediye takdimi gerçekleştirildi. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-duzenlenen-ab-kayseri-is-forumunda-yesil-donusum-ve-dijitallesme-vurgusu-yapildi/feed/ 0
Özbekistan ile Türkiye Arasındaki İlişkilerde Yeni Dönem https://www.kanal7haber.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/ https://www.kanal7haber.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:54:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10693 Bağımsızlığını 31 Ağustos 1991’de ilan eden Özbekistan ile bu kararı 16 Aralık 1991’de ilk tanıyan ülke olan Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler, 4 Mart 1992’de kuruldu.

Ülkede ilk büyükelçiliği açan Türkiye’nin Taşkent Büyükelçiliği Nisan 1992’de, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği de Ocak 1993’te faaliyetlerine başladı.

Özbekistan’ın bağımsızlık ilanının ardından geçen 24 yıl boyunca Türkiye ile ilişkilerinde farklı nedenlerden dolayı inişli çıkışlı dönemler yaşandı.

Jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri, ekonomik potansiyeli, 36 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’nın tüm ülkeleriyle ortak sınırlarının bulunması nedeniyle bölgenin kilit ülkelerinden Özbekistan ile Türkiye arasında uzun yıllar durağan olan ilişkilerin seyri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kasım 2016’da Semerkant’a yaptığı ziyaretle tümden değişti.

Semerkant ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile yaptığı görüşme, Özbekistan-Türkiye ilişkilerini canlandırarak ikili ilişkilerde yeni dönem başlattı. Bunun ardından Mirziyoyev, Ekim 2017’de “Cumhurbaşkanı” sıfatıyla 21 yıl aradan sonra Türkiye’yi ziyaret eden en üst düzey Özbek yetkili oldu.

İki ülke cumhurbaşkanları arasındaki yakın dostluk ve siyasi irade neticesinde ilişkiler, 2017’de stratejik ortaklık seviyesine çıkartılırken uzun yıllardan beri yapılamayan Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyon Toplantıları düzenlendi. 2018’de iki liderin başkanlıklarında Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kuruldu, Konseyin ilk toplantısı Şubat 2020’de Ankara’da, ikinci toplantısı da Mart 2022’de Taşkent’te gerçekleştirildi.

Geçen sene Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, farklı vesilelerle iki kez Türkiye’ye ziyarette bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere bir kez Özbekistan’ı ziyaret etti.

Aralık 2023’te Ankara’da Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonunun 7. toplantısı gerçekleştirildi. Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşid Koçkarov başkanlığındaki heyetin katıldığı toplantıda iki ülke arasındaki ticari-ekonomik ilişkilerin 2024 ve 2025 yıllarında geliştirilmesini içeren eylem planı oluşturuldu.

Özbekistan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin üçüncü toplantısının 2024’te Ankara’da yapılması planlanıyor, bu vesileyle Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in bu yıl Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.

İkili ticaret hacmi 3,1 milyar dolar oldu

Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticari ilişkilerde de yeni dönem başladı. 2016’da 1 milyar 242 milyon dolar olan ikili ticaret hacmi, 2020’de 2,1 milyar dolar, 2023’te de 3,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Özbekistan’ın dış ticaretinde 2016 öncesinde ilk 5 ülke arasında yer alan Türkiye, geçen yıl yüzde 5’lik payla ülkenin 4. ticari ortağı oldu.

Türkiye’nin 2023’te Özbekistan’a ihracatı yüzde 6,4 artışla 1 milyar 851 milyon 200 dolara ulaştı, Özbekistan’dan ithalatı da yüzde 24 azalışla 1 milyar 248,5 milyon dolar olarak hesaplandı.

Türkiye, Özbekistan’a ağırlıklı olarak makine, elektronik eşya, mobilya ve aydınlatma cihazları, prefabrik yapılar, motorlu kara taşıtları, tekstil, gıda ve tüketim ürünleri satarken plastik mamuller, bakır, çinko ve pamuk ipliği ithal etti.

İki ülke arasında haftada 60 tarifeli uçak seferi yapılıyor

Mirziyoyev’in göreve gelmesinin ardından Türk iş insanları tarafından uzun yıllar defalarca dile getirilen sorunlardan vize konusunda olumlu adımlar atıldı.

Özbek hükümeti, 2017’de Türk vatandaşlarına 3 gün içinde vize verilmesini öngören kararnameyi imzaladı, Şubat 2018’de Türk vatandaşlarına 30 günlük vize muafiyeti tanıdı.

Bunun neticesinde iki ülke vatandaşları arasında karşılıklı ziyaretler artarken 2016’da 150 bin civarında olan Türkiye’ye giden Özbek sayısı, 2023’te 500 bine yaklaştı.

İki ülke arasında 2016’ya kadar haftada 5 kez yapılan tarifeli uçak seferleri de son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi. Karşılıklı ilişkilerin gelişmesiyle iki ülke hava yolu şirketlerinin uçtuğu güzergahların sayısı da çoğaldı ve İstanbul-Taşkent seferlerinin yanı sıra Türkiye’nin Ankara ve İzmir şehirleri ile Özbekistan’ın tarihi Semerkant, Buhara, Ürgenç ve Fergana şehirlerini bağlayan uçak seferleri düzenlenmeye başlandı.

Özbekistan ile Türkiye arasında haftada 60 tarifeli uçak seferi düzenleniyor, bu sayının yaz mevsiminde artması bekleniyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ozbekistan-ile-turkiye-arasindaki-iliskilerde-yeni-donem/feed/ 0
Fiyatlar artınca vatandaş Et ve Süt Kurumu önünde kuyruk oldu https://www.kanal7haber.com.tr/fiyatlar-artinca-vatandas-et-ve-sut-kurumu-onunde-kuyruk-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/fiyatlar-artinca-vatandas-et-ve-sut-kurumu-onunde-kuyruk-oldu/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:51:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10690 Ramazan yaklaşırken kırmızı et alışverişleri yoğunluk kazandı. Ancak özellikle son günlerde et fiyatlarının tekrar artışa geçmesiyle kasap ve marketlerde 500 liradan aşağı kıyma bulmak zorlaştı. Daha ekonomik fiyatlarla kıyma almak isteyen vatandaşlarsa Et ve Süt Kurumu şubeleri önünde kuyruk oluşturuyor.

ET VE SÜT KURUMU FİYATLARI MARKETİN YARISI

Ankara Ulus’taki Et ve Süt Kurumu önünde bekleyen vatandaşlar fiyatlardaki artışa tepki gösterirken ucuz et için kuyrukta beklemek zorunda kalmalarından ötürü de şikayetçi ifadeler kullandı. Ulus’ta Anafartalar Hali’nin arkasındaki iki bina arasına sıkışan satış noktasında vatandaşlar her gün uzun kuyruklar oluşturuyor. Ramazan ayı öncesinde ucuz et almak isteyen vatandaşların oluşturduğu kuyruk daha da arttı.

Bir kilo kıymanın market ve kasaptaki fiyatının 450-500, bir kilo kuşbaşının fiyatının ise 500-550 liraya dayanması nedeniyle dar gelirli vatandaşlar, Et ve Süt Kurumu’nda bir kilo et alabilmek için saatlerce kuyrukta beklemeye devam ediyor. Et ve Süt Kurumu’nda kıyma 229 TL’den, kuşbaşı ise 259 TL’den satılıyor.

“BÖYLE ÇAĞ ATLANIR MI?”

Kuyrukta bekleyen 73 yaşındaki Mehmet Şener, “50-100 TL indirimli alayım diye geceden gelip sırada bekliyorlar. ‘Memleket çağ atladı’ diyorlar. Böyle çağ atlanır mı be? Memleket ilerledi… Ne ilerlemesi geri gidiyor. Üç dönem oyumu verdim, helal etmiyorum onlara. Ben sabah 6 buçukta ailemden üç kişi birlikte geldik. Ramazan için ikişer kilo kıyma için burada sıraya girmişiz” dedi.

“SOFRADAN DOYMADAN KALKIYORUM”

“Evde torunlar var, babaları işsiz. Saat 5 buçukta yola düştüm ben buraya gelmeye. Neymiş bir kilo kıyma verilecekmiş. İnsan utanır şu görüntüye bakın” diyen Halis Yazıcı adlı vatandaş, “Eskiden kuyruk olurdu da ama şimdi millet sokağa çıkmasın diye buraya topluyorlar. Eti ucuza veriyor ki halk sokağa çıkmasın diye. Aldığım para 12 bin lira, 4 kişiyi geçindiriyorum. Ben sabah kalkarken sofradan doymadan kalkıyorum önce çocuklar yesin diye. Keyfinden gelen kimse yok. Kasapta kıymanın kilosu 500-600 lira. Çocuklar kıymayı ayda bir defa görmüyor” diye sitem etti.

“NAMAZI KILDIK ÇIKTIK”

Kuyruk nedeniyle daha önce et alamadan geri döndüğünü söyleyen 72 yaşındaki Fatma Yüzel de “Bugün yine kuyruğun sonundayım. Alamazsam yine döneceğim. Namazı kıldık çıktık. Ne yapayım önümüzde Ramazan mecbur alacağız. Eşimden kalan emekli maaşım var, 9 bin lira. Evim de kira” dedi.

“OĞLUMDAN HABERSİZ GELDİM…”

İsmini vermek istemeyen bir emekli ise “Kendileri sarayda bol bol her şeyi yiyorlar emekliye bir şey vermedi. Ben 5 bin 500 TL eşimden ölüm aylığı alıyorum. Yoksa buraya gelir miydim? Oğlumdan habersiz çıktım geldim, sırf et için. Geç geldiğimizde de kalmıyor” derken bir başka vatandaş ise “Kendileri paşa gibi yiyip içip yatıyorlar. Ondan sonra emekliye 10 binden fazla vermem diyorlar. Çetelere veriyorlar halka gelince hepsi de fakir” ifadesini kullandı.

Gece saat 3’te gelerek kuyruğa girdiğini söyleyen Bayram Deniz, “Hiç Allah razı olmasın. Partileri gezene kadar gelsin halkı bir dolaşsın, milletin halini görsün. Ben 10 bin lira maaş alıyorum. Bir kilo et için buradayım” diye konuştu.

“35 SENE ÇALIŞTIM ŞİMDİ ET KUYRUĞUNDAYIM”

Bir vatandaş da “Ben sabah 6’da geldim. Kasapta et 600 lira. Benim maaşım olmuş 12 bin 500 lira, kasapta et 600 lira. Bunun nesini yiyeyim, nesine bakayım? 35 sene çalışmışlığım var devlete, et kuyruğundayım şu anda. Ben 76 yaşındayım. Niye geleyim et kuyruğuna?” diye konuştu. 69 yaşında İsmail Işık, “11 bin lira alıyorum, geçinsem niye burada kuyrukta bekleyeyim. Ramazan için iki kilo et alıp idare edeceğiz” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/fiyatlar-artinca-vatandas-et-ve-sut-kurumu-onunde-kuyruk-oldu/feed/ 0
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı 2024 Fizibilite ve Teknik Destek Programlarını İlan Etti https://www.kanal7haber.com.tr/orta-karadeniz-kalkinma-ajansi-2024-fizibilite-ve-teknik-destek-programlarini-ilan-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/orta-karadeniz-kalkinma-ajansi-2024-fizibilite-ve-teknik-destek-programlarini-ilan-etti/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:48:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10687 Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) 2024 yılında uygulayacağı Fizibilite Desteği ve Teknik Destek Programlarını ilan etti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Orta Karadeniz Bölgesi’nin (TR83 Bölgesi) kalkınmasına yönelik faaliyetlerini sürdüren OKA, yürüttüğü sonuç odaklı programları ile uyumlu olarak geliştirdiği Fizibilite Destek Programları çerçevesinde desteklenecek projeler için toplam 7,5 milyon TL, Teknik Destek Programları kapsamında ise desteklenecek projeler için ise toplam 7 milyon TL tutarında kaynak tahsis etti.

Turizm, katma değerli üretim ve ihracat alanında yatırım projeleri İçin 7,5 milyon TL

Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerinden oluşan TR83 Bölgesi’nin kalkınmasına ve rekabet gücü açısından önemli fırsatlardan yararlanılmasına, bölge ekonomisine yönelik tehdit ve risklerin önlenmesine, bölgenin yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik yatırım projeleri havuzunun güçlendirilmesi amacıyla, bir işletme modeli içeren yatırım projesi önerilerinin fizibilite etüdü ve eklerinin hazırlandığı Fizibilite Desteği Programı; “Kültür ve Doğa Turizmi Ekseninde” ve “Katma Değerli Üretim ve İhracat Odaklı” olarak 2 ayrı alanda uygulanacak.

Diğer destek programları

Kültür ve Doğa Turizmi Ekseninde Fizibilite Desteği Programı; sürdürülebilir kültür ve doğa turizmine yönelik yatırım projeleri geliştirilmesi, turizm girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi, destinasyon odaklı yaklaşım çerçevesinde TR83 Bölgesi’nde doğa ve kültür turizmine yönelik fizibilite çalışmaların desteklenmesi öncelikleriyle uygulanacak. Programın bütçesi 5 milyon TL olarak belirlendi. Katma Değerli Üretim ve İhracat Odaklı Fizibilite Desteği Programı; imalat sanayi altyapısının geliştirilmesi, ihracat kapasitesinin artırılması, üretim faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi, değer-tedarik zincirlerinin geliştirilmesi ve istihdam kapasitesinin artırılması, işletmelerin yeşil ve çağdaş teknolojilere dönüşümlerinin hızlandırılması ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamaların geliştirilmesi, TR83 Bölgesi’nde liman, demiryolu, lojistik merkez, havayolu, konteyner toplama merkezleri gibi lojistik altyapının gelişmesi, Sosyal Olarak Kapsayıcı Yeşil Dönüşüm (Socially Inclusive Green Transition-SoGreen) Projesinin 2. Bileşeni olan Kapsayıcı ve Çevreci Topluluk Geçim Tesisleri kapsamına yönelik fizibilite çalışmalarının desteklenmesi öncelikleriyle uygulanacak. Bütçesi 2,5 milyon TL olarak belirlendi. Son başvuru tarihi 24 Aralık 2024 olan bu programlar ile en fazla yüzde 75 oranında proje desteği sağlanacak. Fizibilite Desteği Programları, Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) Bölgesel Gelişme Ana Planı’nda yer alan proje ve eylem önerilerinin hayata geçirilmesi amacıyla ve Güdümlü Proje Desteği, Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programına yönelik projeler geliştirilmesi amacıyla fizibilite çalışmalarının desteklenmesini de içeriyor.

Turizm, girişimcilik, katma değerli üretim ve ihracat alanında kapasite gelişimi için 7 milyon TL

Bölgedeki yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ulusal, bölgesel, il düzeyinde veya kurumsal düzeyde tanımlanmış stratejik planları, eylem planları veya çalışma programları gibi politika belgelerinde önceliklendirilen ve kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında bir takım sorunlarla karşılaşılan çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla yürütülen Teknik Destek Programları; “Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesine”, “Katma Değerli Üretim ve İhracatın Geliştirilmesine” ve “Turizmin Geliştirilmesine” yönelik olarak 3 ayrı alanda uygulanacak. Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi Teknik Destek Programı; teknoloji odaklı ve yenilikçi girişimcilik ekosisteminin ayrıca kadınlar öncelikli olmak üzere yeni girişimcilere yönelik finansal modellerin geliştirilmesi ve mentörlük faaliyetlerinin desteklenmesi öncelikleriyle uygulanacak. Bütçesi 2 milyon TL olarak belirlenen programın son başvuru tarihi 31 Ekim 2024. Katma Değerli Üretim ve İhracatın Geliştirilmesine Yönelik Teknik Destek Programı; bölge işletmelerinin ihracat kapasitelerinin artırılması, ihracat faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve artırılması, küresel ölçekte rekabetçilik için yüksek katma değerli üretimin geliştirilmesi, işletmelerin yeşil ve çağdaş teknolojilere dönüşümlerinin hızlandırılarak kaynak verimliliğine yönelik uygulamaların yaygınlaştırılması öncelikleriyle uygulanacak. Bu önceliklerle ilgili olmakla beraber, aynı konuda/alanlarda teknik destek almak isteyen kurumların ortaklıklar kurarak yaptıkları başvurular, küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) vasfına sahip işletmeler tarafından sunulacak başvurular, kapsamı itibariyle kadın istihdamını destekleyici nitelikte başvurular ve çatı kurum/kuruluşların üyesi niteliğindeki işletmelere danışmanlık hizmetlerini içeren başvurular öncelikli olarak desteklenecek. Bütçesi 2,5 milyon TL olarak belirlenen programın son başvuru tarihi 31 Aralık 2024. Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Teknik Destek Programı; turizm, konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri sektöründeki işletmelerin teknik ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, kültür ve doğa turizmi alanı ile ilgili kamu kurumları, kooperatifler ve sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi, kültür ve doğa turizmi alanı ile ilgili proje portföyünün geliştirilmesi öncelikleriyle uygulanacak. Bütçesi 2,5 milyon TL olarak belirlenen programın son başvuru tarihi 31 Aralık 2024.

Programlar hakkında ayrıntılı bilgiye OKA’nın kurumsal internet sitesi ‘Başvurabileceklerim’ sekmesinden ulaşılabiliyor. – SAMSUN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/orta-karadeniz-kalkinma-ajansi-2024-fizibilite-ve-teknik-destek-programlarini-ilan-etti/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi, yerelden kalkınmada model oluyor https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-yerelden-kalkinmada-model-oluyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-yerelden-kalkinmada-model-oluyor/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:27:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10678 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yerelden kalkınmada model olduğuna belirterek, “Antalya’da destek verdiğimiz kooperatif sayısını 53’e çıkarttık. Kooperatiflerimizin enerji maliyetlerini yüzde 80’ini karşılıyoruz. Kooperatiflere bu yıl 80 milyon TL bütçe ayırdık” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında tarafından düzenlenen “Antalya’nın Kooperatif Buluşması” toplantısı ASAT Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programda konuşan Başkan Muhittin Böcek, Antalya’nın tarım ve turizm sektöründe Türkiye için önemli bir şehir olduğunu, Büyükşehir Belediyesi olarak tarımda yapılması gereken çalışmaları sektörün bileşenleri ile bir araya gelerek yaptıklarını söyledi. Başkan Böcek, özellikle kooperatifçiliği geliştirmek adına önemli adımlar attıklarını belirterek, “Antalya’da destekliğimiz kooperatif sayısını 53’e çıkarttık. Kooperatiflerin enerji maliyetlerinin yüzde 80’ini ödüyoruz. Kooperatiflerimize bu yıl 80 milyon TL destek ayırdık. Tarımın önemli bir ihtiyacı olan kapalı devre sulama sistemine önem verdik ve 11 ilçemizde 20 kapalı devre sulama sistemi kurduk. 21’incisin yakın zamanda açacağız. Korkuteli’nin Beyiçsusuz Mahallesi’nde gri suyu denilen arıtma suyunu tarımda kullanacağız” diye konuştu.

“Türkiye birincisiyiz”

Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak uyguladıkları yerelden kalkınma modeli ile Türkiye’de birinci sırada yer aldıklarını söyleyen Başkan Muhittin Böcek, “Fidan, tohum, su, elektrik, fide gibi birçok alanda tarım sektörünü destekliyoruz. Konya yüzölçümü olarak Hollanda’dan büyük. Ancak tarımda Hollanda bizlerden çok önde. Hollanda devleti tarım sektörüne verdiği destekle birinci sırada yer alıyor. Çiftçimiz devletten destek görmeyince Büyükşehir Belediyesi olarak biz üstlendik. Antalyalı çiftçimizi yer alanda destekledik. Şimdi Antalya altın çağını yaşayacak diyorlar. Altın çağı mı Rantın çağı mı olacak” dedi.

“Hizmette siyasi görüşe bakmam”

Türkiye’nin örtü altı üretimin yüzde 50’sinin Antalya’da yapıldığına dikkat çeken Başkan Muhittin Böcek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Siyaset seçim zamanı yapılır. Ancak biz bu dönem tarımda bile siyaset yapıldığını gördük. Verimli topraklar üzerinde siyaset üstü davranmalıyız. Herkesin bir siyasi görüşü vardır. Hiçbir zaman halkımıza hizmet yaparken siyasi görüşüne bakmadım. Antalya’mızda Halk Ekmek özelleştirilmiş. Biz Halk Ekmek Fabrikasını yeniden kurduk ve halkımıza ekmeği 4.5 TL’den satıyoruz. Antalya’da 5 ton suyu bir ekmek parası yaptık. Ekmek şu anda 10 TL’ye buldu. 5 ton su yine aynı fiyatta hayvancılık sektörü için su önemlidir. Besicimize 50 ton suyu 50 TL yaptık”.

“Antalya model oldu”

Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, geçmiş dönemlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kooperatifçilikte model alındığını ancak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in bu dönemde İzmir’i geride bırakarak yerelden kalkınma modelinde Antalya’nın İzmir’i yerini aldığını kaydetti.

Ali Ekber Yıldırım, şöyle konuştu:

“Başkan Böcek bir sistem üzerinde tarım sektörünü destekledi. Çok önemli destekler verdi. Süt tankı, üzüm sıkma makinası, ceviz kırma makinası, enerji desteği, sulama desteği, tohum, yem, fide, gübre, Antep fıstığı gibi her ilçeye uygun desteklemeler verdiğini gördük, izledik. Bu yapılan destekler çiftçinin yararına olan şeyler. Tarım her şeyin üzerinde diyoruz Milli Savunma kadar önemli diyoruz, ancak Milli Savunmanın yüzde biri kadar desteklenmiyor”.

Kooperatifçilik

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız ise önümüzdeki sürecin en tehlikeli olayının iklim değişikliği olduğuna değinerek, “İklim krizi temelde bir su krizidir. Su krize girdiğinde her şey sekteye uğrar. Antalya gibi turizm ve tarımın en temel olmazsa olmaz kaynaklarından biri sudur. Üretmek zorundayız. Üretmek için birçok desteğe ihtiyacımız var bunlardan en önemlisi örgütlenme desteğidir. Örgütlenmenin en temel adı kooperatifçiliktir. Antalya Büyükşehir Belediyesi yerelden kalkınmayı önemsemiş ve kooperatifçilik alanında önemli destekler sağlıyor” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’ye anlatılmalı”

Ekonomist- gazeteci Meliha Okur moderatörlüğünde gerçekleşen ‘Tarımsal Örgütlenme’ konulu panelde Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, gazeteci Ali Ekber Yıldırım, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Simav konuşması olarak yer aldı. Toplantının moderatörü Meliha Okur, Antalya’nın kırsal kalkınma modelinde çok önemli bir model oluşturduğunu, bu modelin tarım sektörünün gelişmesinde, kooperatifçiliğin gelişmesinde tüm Türkiye’ye anlatılması gerektiğini vurguladı.

“Önemli destekler veriyor”

Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ise çiftçilerin en önemli isteğinin ÖTV’siz mazot olduğunu belirterek, “Ülkenin kalkınması tarımdan geçer. Üretici her alanda desteklenmelidir. Bizim gibi sahil bandında üretim yapan çiftçilerin en büyük girdi maliyeti mazot, gübre ve ithal edilen ilaçlardır. Günlük yevmiye ücretleri 750 TL’den başlıyor. Tarım sektöründe istihdam edilen elaman kalifiyeli olmalı. Tarım artık bilgi ve teknoloji ile yapılıyor. Antalya Büyükşehir Belediyemiz sağolsun, üreticimize çok önemli destekler veriyor. Özellikte kooperatiflere verilen enerji desteği ile kooperatifler ayakta kalıyor. Kooperatiflerin ayakta kalması demek üretim demek” diye konuştu.

Toplantıya Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Ekonomist-gazeteci Meliha Okur, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yılmaz, kooperatif ve sektör temsilcileri katıldı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-yerelden-kalkinmada-model-oluyor/feed/ 0
Kamu İhale Kurumu Başkanı: Geçen yıl kamu alımları 1,6 trilyon liraya ulaştı https://www.kanal7haber.com.tr/kamu-ihale-kurumu-baskani-gecen-yil-kamu-alimlari-16-trilyon-liraya-ulasti/ https://www.kanal7haber.com.tr/kamu-ihale-kurumu-baskani-gecen-yil-kamu-alimlari-16-trilyon-liraya-ulasti/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:09:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10639 Kamu İhale Kurumu (KİK) Başkanı Hamdi Güleç, geçen yıl kamu alımlarının büyüklüğün 1,6 trilyon liraya ulaştığını belirterek, “Bu alımların yüzde 88’si Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılırken, sadece yüzde 12’si istisnai usullere tabi olmaktadır. Her yıl ortalama 80 bin ihale tamamlanmakta, 120 binin üzerinde sözleşme imzalanmaktadır. Tüm satın almaların sayısı 1,3 milyona ulaşmaktadır.” dedi.

KİK tarafından organize edilen “Uluslararası İnşaat Projelerinde ve Kamu İhalelerinde Hukuki Koruma Çalıştayı”, Güneydoğu Avrupa Kamu Alımları İnceleme Kurumları Ağı’na dahil üye ülke temsilcileri ve Türkiye’nin önde gelen yatırımcı kurum ve kuruluşlarının üst düzey yetkililerinin katılımıyla, The Ankara Hotel’de gerçekleştirildi.

Güleç, açılış konuşmasında, teknolojik gelişmeler, dijitalleşme ve iklim değişikliği, salgın hastalıklar, savaşlar ve doğal afetlerin ekonomik öncelikleri ve iş yapma biçimlerini fazlasıyla değiştirdiğini söyledi.

Kamu alım süreçlerinin de bu değişimden etkilendiğine dikkati çeken Güleç, “Önceleri yalnızca kamusal ihtiyaçların karşılanması için yapılan alımlar, zamanla sosyal ve ekonomik kalkınma için bir araç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bugün ise kamu alımları, teknoloji geliştirme, sürdürülebilirlik, insan hakları, toplumsal eşitlik ve refah gibi kavramlarla birlikte anılmaktadır. Bu değişim, konunun uzmanlarını kamu alımlarına dair yeni söylemler ve çözümler üretmeye zorlamaktadır.” diye konuştu.

Güleç, 2022’de oluşturulan Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Kamu Alımları İnceleme Kurumları Ağı’nın ortak bir etkinliği olan Çalıştay’ın, güzel çıktılarla sonuçlanacağına inandığını dile getirerek, “Yaklaşık bir yıl önce üye olduğumuz ağ ile bugüne kadar Arnavutluk, Bosna Hersek, Hırvatistan, Kosova Cumhuriyeti, Karadağ, Kuzey Makedonya, Romanya ve Slovenya kamu alımları inceleme kurumları ile işbirliğimizi artırma fırsatı bulduk. Bugün de Türk müteahhitlerinin bu ülkelerdeki kamu alım sistemleri hakkındaki bilgi düzeyini artıracak ve alımlara erişimi kolaylaştıracak bir zemini oluşturmayı ümit ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Türk kamu ihale hukukunun temellerinin 1850’ye kadar uzandığına dikkati çeken Güleç, 2003’te yürürlüğe giren Kamu İhale Kanunu ile uluslararası uygulamalara uyumun arttığını söyledi.

Güleç, geçen yıl kamu alımlarının büyüklüğün 1,6 trilyon liraya ulaştığını belirterek, “Başka bir deyişle 62 milyar avroya ulaşmıştır. Bu alımların yüzde 88’si Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılırken, sadece yüzde 12’si istisnai usullere tabi olmaktadır. Her yıl ortalama 80 bin ihale tamamlanmakta, 120 binin üzerinde sözleşme imzalanmaktadır. Tüm satın almaların sayısı 1,3 milyona ulaşmaktadır.” bilgisini paylaştı.

“EKAP, kamu alımlarına katılmayı kolaylaştırdı”

KİK’in 2002’de kurulduğunu anımsatan Güleç, şu ifadeleri kullandı:

“22 yıl boyunca kamu alımları, sistemimizin merkezinde yer almıştır. Kurum, düzenleyici faaliyetleri ile uygulamayı yönlendirmekte, kamu kurumlarında verimli satın alma anlayışının hakim olması için desteklerde bulunmaktadır. Kamu ihalelerinde uyuşmazlık çözüm merci olan Kamu İhale Kurulu her yıl ortalama 2 bin uyuşmazlığı 20 gün gibi kısa bir sürede sonuçlandırmaktadır.”

Güleç, Kurum tarafından 2010’da kurulan Elektronik Kamu Alımları Platformu’na (EKAP) da değinerek, Platform’un bugün itibarıyla okullardan Bakanlıklara kadar 60 bine yakın idarenin, yerel işletmelerden kurumsal şirketlere 260 bin ihale katılımcısının ve her kesimden 1 milyon kullanıcının kayıtlı olduğu bir e-Devlet uygulamasına dönüştüğünü söyledi.

Birçok uygulama ile entegre çalışan EKAP’ın, kağıda dayalı işlemleri sonlandırdığını, bilgiye erişimi açık hale getirdiğini ve kamu alımlarına katılmayı kolaylaştırdığını dile getiren Güleç, “Kamu İhale Kanunu’na tabi 65 bin ihale her yıl EKAP üzerinden bütünüyle elektronik ortamda yapılmaktadır. Her yıl 500 bine yakın ihale dokümanı indirilmekte, 300 bin e-teklif verilmekte, 1,2 milyon tebligat elektronik ortamda yapılmaktadır. Rekabet ve saydamlığı artırmanın yanı sıra işlem maliyetlerini de düşüren EKAP, her yıl milyarlarca lira tasarruf sağlamaktadır.” dedi.

Dört oturum düzenlenecek

Çalıştay’da Kurum temsilcileri, akademisyenler ve ağ bünyesinde yer alan üye ülkelerden gelen konukların yanı sıra Dünya Bankası ve OECD SIGMA uzmanları yer alacak.

Dört oturumun gerçekleştirileceği Çalıştay’da şu konular ele alınacak:

“- Her Üye Ülkedeki En Önemli 5 Kamu İhale Sorunu ve Çözümü

İnşaat Sözleşmeleri ve Kamu İhaleleri: Hukuki Korumanın Zorlukları

İnşaat Projeleri Kamu Alımlarında İtiraz Davası Örnekleri

Kamu İhale Sisteminin Geliştirilmesine Yönelik İlk 3 Fırsat.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kamu-ihale-kurumu-baskani-gecen-yil-kamu-alimlari-16-trilyon-liraya-ulasti/feed/ 0
Akfen Yenilenebilir Enerji, 2025 yılına kadar kurulu gücünü 1200 megavata çıkarmayı hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-2025-yilina-kadar-kurulu-gucunu-1200-megavata-cikarmayi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-2025-yilina-kadar-kurulu-gucunu-1200-megavata-cikarmayi-hedefliyor/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:06:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10636 Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Mustafa Kemal Güngör, şirketin kurulu gücünü 2025 yılı sonuna kadar 1200 megavata çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Güngör, Çanakkale’deki 100 bin ağaçlık “Akfen 100’üncü Yıl Hatıra Ormanı” fidan dikim töreninde, şirketin gelecek dönem hedeflerini açıkladı.

Dünyada ve Türkiye’de yenilenebilir kaynaklardan enerji üretiminin son yıllarda zirveye çıktığına işaret eden Güngör, Akfen’in 12 hidroelektrik santrali (HES), 35 güneş enerjisi santrali (GES) ve 6 rüzgar enerjisi santrali (RES) projesiyle toplam 700 megavatlık kurulu güce ulaştığını aktardı.

Güngör, dünyada konvansiyonel yakıttan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin çok hızlı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Tahminler 2040 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarının dünyanın bir numaralı enerji kaynağı olacağına işaret ediyor. Akfen olarak Türkiye’de uzun yıllar önce bu alanda öncü olduk. Ülkemizin en iyi doğal kaynaklarına sahip bölgelerinde, tamamı sürdürülebilir olarak çoğu son 8 yılda devreye aldığımız ve kaynak bakımından çeşitlendirilmiş modern enerji santrallerimiz ile 700 megavatlık kurulu güce ulaşmayı başardık. Yolculuğumuz boyunca Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Uluslararası Finans Kuruluşu gibi iki önemli yabancı şirket ortağımız oldu. Gelecek dönemde hayata geçirdiğimiz yatırımlar ile bu alandaki liderliğimizi devam ettireceğiz.”

Akfen Yenilenebilir Enerji olarak faaliyetlerinin uluslararası alanda takdir gördüğünü ifade eden Güngör, şirketin son iki yıldır uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s’in kendisinden talepte bulunan şirketler içerisinden hazırladığı Vigeo Eiris çevresel ve sosyal yönetişim ile sürdürülebilirlik raporunda tüm sektörler bazında dünyada ilk 30 şirket arasında aldığını ifade etti.

3 yeni güneş projesi

Geçen yıl gerçekleştirilen halka arz dönemi sonrasında yeni bir yatırım atağına başladıklarına dikkati çeken Güngör, 3 yeni GES yapımına başladıklarını belirtti.

Güngör, toplam kurulu gücü 66 megavat büyüklüğünde olacak 3 hibrit güneş enerji santralinin Osmaniye ve Çanakkale’de yer alacağını belirterek, Osmaniye’deki 57 megavatlık Sarıtepe ve 23 megavatlık Demirciler RES projelerinin alanlarında hayata geçirilecek 2 hibrit GES projesinden Demirciler Hibrit GES projesi nin 13,27 megavat, Sarıtepe Hibrit GES projesi nin ise 12,98 megavat kurulu güce sahip olacağını aktardı.

Yapımına başlanılan üçüncü hibrit GES projesinin Çanakkale’deki 112,2 megavat gücündeki Üçpınar RES sahasında hayata geçirileceğini belirten Güngör, bu projede kurulu gücün 40 megavat olacağını söyledi.

Güngör, anahtar teslim mühendislik, tedarik ve inşaat işleri sözleşmesi imzalanan projelerin 2024 yılı içerisinde tamamlanarak enerji üretmeye başlayacağını kaydederek, şöyle devam etti:

“Büyüme stratejimize uygun olarak aldığımız ve alacağımız olan ön lisanslar ile 80 megavat kurulu güce sahip 2 depolamalı GES ve 205 megavat kurulu güce sahip 4 depolamalı RES olmak üzere toplam 285 megavat düzeyinde yeni yatırımları hayata geçireceğiz. Bu yeni yatırımlar tamamlanınca 2025 yılı sonunda toplam kurulu güç kapasitemizi 1200 megavat düzeyine çıkarmayı hedefliyoruz.”

Akfen 100’üncü Yıl Hatıra Ormanı’nın Çanakkale’nin Merkez Yukarıokçular ve Çanakalan mevkilerinde toplamda 100 bin karaçam ve kızılçam ağacı dikilecek. Ormanda, Akfen Holding, Akfen İnşaat, Akfen Yenilenebilir Enerji, Akfen GYO, Akfen Çevre ve Su, Akfen Hastane Hizmetleri ve Akfen Turizm şirketlerinin katkıları bulunuyor. Dikilen ağaçlar ile oluşacak ormanın her yıl 5 bin kişiye yetecek (3 bin ton) oksijen üretmesi ve heyelanları 350 kat azaltması bekleniyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/akfen-yenilenebilir-enerji-2025-yilina-kadar-kurulu-gucunu-1200-megavata-cikarmayi-hedefliyor/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten vergi ve ekonomi açıklamaları https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsekten-vergi-ve-ekonomi-aciklamalari/ https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsekten-vergi-ve-ekonomi-aciklamalari/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:45:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10621 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacağını belirterek, “Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik.” dedi.

Şimşek, BloombergHT ve Habertürk ortak yayınında, ekonomideki gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı.

Orta Vadeli Program’da (OVP) fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir cari açık hedeflerinin olduğunu dile getiren Şimşek, piyasaları bozmamak için Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) kademeli çıkış öngördüklerini söyledi.

Rezervin önemine de değinen Şimşek, “Bir yıl ve daha kısa vadeli borcumuz kadar rezerv düzeyine ulaşmak istiyoruz.” diye konuştu.

Fiyat istikrarını, mali disiplini, sürdürülebilir dış açığı kalıcı hale getirecek yapısal reformların gündemlerinde olduğunu belirten Şimşek, “Program çalışıyor. Bazı alanlarda öngördüğümüzden daha güçlü şekilde çalışıyor. Önemli olan piyasa aktörlerin programa inanmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, risk primiyle bunun özetlendiği kanısında olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin risk priminin 600-700 bandından yaklaşık 300 civarına indiğine dikkati çekti. Bunun Türkiye’nin dış kaynağa makul maliyetlerde erişmesinin önünü açtığını söyleyen Şimşek, “Türkiye’nin ağustosa kadar risk primi, gelişmekte olan ülkelerin çok üzerindeydi. Risk priminin 700’den 300’e inmiş olması bence piyasanın bu programa inandığını gösteriyor.” dedi.

Türkiye’ye finansman girişine de değinen Şimşek, “Geçen senenin ilk 5 ayında net portföy çıkışı 2,9 milyar dolar. Haziran-aralık döneminde ise 11,4 milyar dolar net portföy girişi var. O dönemde reel sektör ve altyapı için proje kredi girişi 8,8 milyar dolar. Türkiye geçen sene piyasalardan tahvil ihracıyla 10 milyar dolar yüksek faizle borçlandı ama artık faizler ciddi şekilde aşağı indi.” ifadelerini kullandı.

“Cari açık, şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına inecek”

Geçen mayıs ayında 98,5 milyar dolara inen rezervlerin şu anda 130 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayan Şimşek, döviz dönüşümlü mevduatın da dikkate alınması durumunda rezervlerdeki artışın 60 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. Kısa dönemde güçlü bir dönüşün çok nadir olduğuna işaret eden Şimşek, programın rezerv, güven ve risk primi boyutunun iyi çalıştığını belirtti.

Bankaların, reel sektörün rollover rasyolarının yükseldiğini anlatan Şimşek, “Büyümede dengelenme, büyümenin kompozisyonunda değişiklik, enflasyonu ve cari açığı kalıcı şekilde aşağı çekmemizi sağlayacak temel koşuldur.” şeklinde konuştu.

Şimşek, yurt içi talebin ve net ihracatın büyümeye etkisine de değinerek, “2023’ün 4’üncü çeyreğinde yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi eksi 0,6 puan. Bu senenin ilk çeyreğinde, elimizde iki aylık rakamlar var, net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim de zaten istediğimiz bu. Net ihracatın etkisi pozitife dönsün, iç talep ılımlı hale gelsin.” değerlendirmesinde bulundu.

Mayıs ayında 12 aylık cari açığın 60 milyar doların üzerinde olduğunu, aralıkta ise açığın 45 milyar dolara gerilediğini söyleyen Şimşek, ilk iki aylık dış ticaret açığında geçen seneye göre 13,2 milyar dolarlık iyileşme olduğuna işaret etti. Şimşek, cari açığın şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına ineceğini bildirdi.

Program çalışmasıyla cari açığın daraldığını, büyümenin kompozisyonun değiştiğini ifade eden Şimşek, “Ana hedefimiz enflasyonun düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayın enflasyon rakamıyla ilişkisi zayıftır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net bir şekilde piyasalar, ‘Biz inanıyoruz. enflasyon düşecek.’ diyor. Ona göre fiyatlama yapıyorlar.” dedi.

“Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız”

Şimşek, enflasyon eğiliminin ortaya koydukları hedef patikasıyla uyumlu gittiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“2024’ün ilk yarısı dahil yıllık enflasyon yüksek kalacak dedik. Çünkü, baz etkisi var ve para politikası gecikmeli olarak çalışır. Para politikasının enflasyonu çıpalayacak seviyeye gelmesi daha yeni. 2024’te geçici olarak 2023’ün enflasyonunu besleyen faktörler ortadan kalkacak. Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak herhangi bir değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak, vergilerin etkisi seriden çıkacak. Dolayısıyla enflasyonun ineceğini düşünüyoruz.”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekibine de destek veren Şimşek, “İlave tedbirler olacak mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız. Vatandaşımıza, piyasamıza, iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP’de maliye politikasıyla ilgili ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Programda, ‘Vergi istisnalarını gözden geçireceğiz, istisnalarda verimli etkin olmayanlarla ilgili çalışma yapacağız.’ deniliyor. KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacak. Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik.”

“Bütçe açığını program hedefinin altına çekmek için çaba içindeyiz”

Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele ve bazı istisnaların verimli olup olmadığının gözden geçirilmesi dışında özel bir çalışmaları olmadığını söyledi.

Harcamalarda rasyonelleştirmeyi başlattıklarını dile getiren Şimşek, “Harcamaları gözden geçiriyoruz. İdeal olan sıfır tabanlı bir bütçe sistemi. Vatandaş bizden tasarruf ve kamu harcamalarını kontrol altına alınmasını istiyor, haklı. Biz de vatandaşın bu beklentisiyle uyumlu hareket ediyoruz. Ankara’daki Hazine binamız, Konya’daki depremden sonra kolonları çatladı. 20 kişilik uzman ekip geldi, inceledi ve çok riskli çıktı. Bir metrekare yer kiralamadık. Yaklaşık 2 bin kişi kendi bünyemizde, Maliyenin diğer binalarına yerleştik.” ifadelerini kullandı.

Şimşek, taşıtlar konusunda tasarruf edilmesi için yaptıkları çalışmaları da anlatarak, bu konuda hassas olduklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce çıkarttığı bir tasarruf genelgesi bulunduğunu kaydetti.

Kurumlara dezenflasyon alanında destek olacaklarını belirten Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim bir bütçe hedefimiz var, geçen sene tutturduk. Geçen sene bütçe hedefi milli gelire oran olarak yüzde 6,4’lük bir açıktı. Biz yüzde 5,2 ile kapattık. Bu sene de ağırlıklı olarak deprem etkisiyle, açık öngörüsü yine milli gelire oran olarak yüzde 6,4 ama o tür bir rakamı görmek istemiyorum. Gelir İdaresiyle, diğer birimlerle çalışıyoruz. Ortaya güçlü bir performans koyacağız. Bütçe açığını öngördüğümüz program hedefinin çok altına çekmek için yoğun çaba içindeyiz. Gelecek seneden itibaren de bütçe açığını kalıcı şekilde milli gelire oran olarak yüzde 3’ün altına çekeceğiz. Böylece Türkiye’nin afetlere karşı imkanını artıracağız.”

Şimşek, yapısal, dijital, yeşil ve sanayide dönüşüm için “aktivist bir sanayi politikası”na geçiş yaptıklarını ifade ederek, bütün bunlar için kaynağa ihtiyaçları olduğunu dile getirdi. Bu kaynağı da bütçe disiplinini sağlayarak elde edeceklerini vurgulayan Şimşek, “Bu kaynakları biz bundan sonra üretken alanlara daha fazla aktaracağız. Yani sanayide dönüşme, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme… Para politikasına maliye politikası olarak en güçlü desteği geçen seneden itibaren verdik. Bütçe açığının öngörülerinin çok altında olması demek aslında dezenflasyona destek demek.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsekten-vergi-ve-ekonomi-aciklamalari/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Buca Onat Tüneli çalışmalarını inceledi https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:12:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10597 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Yüzde 65’i tamamlanan tünelin 2025’te ulaşıma açılacağını kaydeden Başkan Soyer, “Çok titiz bir çalışma yapılıyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak 2,3 milyar liralık çok önemli bir yatırım hayata geçiriliyor” dedi.

Buca’daki Homeros Bulvarı ile Bornova’daki İzmir Otogarı’nı birbirine bağlayacak İzmir’in en uzun karayolu tünelinin yapımının yüzde 65’i tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Soyer, tünelin sonuna kadar giderek kazı çalışmaları hakkında bilgi aldı. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz, Fen İşleri Dairesi Başkanı Hamdi Ziya Aydın ile yüklenici firma yetkilileri ve Büyükşehir Fen İşleri Dairesi çalışanları eşlik etti.

İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım

Tünel kazı çalışmalarında yüzde 65 ilerleme kaydedildiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Manisa çıkışından itibaren Konak’a erişim normal şartlarda 45 dakika iken bunu 10 dakikaya indirecek Buca Viyadüğü ve Tüneli İzmir trafiği için ciddi bir yatırım. İzmir’e ciddi bir nefes aldıracak büyük bir yatırımın 2025 gibi bitmesini hedefliyoruz. Yaklaşık 8,3 kilometrelik bir güzergah. Bunun viyadükler kısmı tamamlanmıştı. En zor kısmı tünel kısmı. Bunun da kazı çalışmalarının yüzde 65’i tamamlandı. Buca tarafından 1120 metre, Altındağ tarafından da 500 metre kazı tamamlandı. Çok titiz bir çalışma yapılıyor. Yüklenici firma da çalışmalarını aksatmadan sürdürüyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım” dedi.

2,3 milyar liralık yatırım

Buca ile Bornova’yı birbirine bağlayacak Onat Tüneli, Konak Tüneli kavşağından Bornova çevreyoluna kadar uzanıyor ve toplam 8,3 kilometreden oluşuyor. Projenin 1,1 km’lik Homeros Bulvarı önceki yıllarda kentlilerin kullanımına açıldı. Projenin 2,2 km’lik viyadük ayağı ise 500 milyon TL’lik bir yatırımla 2023 yılı Nisan ayında hizmete açıldı. Geri kalan kısmın 2,5 km’si tünel, 2,5 km’lik kısmı da açık saha imalatlarından oluşuyor. Tünel çift gidiş, çift geliş 2,5 km uzunluğunda 2 tüpten oluşuyor.

Tünel kazı çalışmalarında iki tüpte de 1620 metrelik kısım tamamlandı; şu an itibariyle tünel içi kazısının yüzde 65’i bitti. İş kapsamında tünelin Buca ve Bornova çıkışında 1,7 km’lik bağlantı kısımlarında da toprakarme, viyadük, menfez, köprü gibi sanat yapıları imalatları devam ediyor. 2,3 milyar liraya tamamlanması planlanan proje sayesinde Buca ve Bornova ilçeleri arasında direkt bağlantı kurularak havalimanı, Narlıdere, Balçova, Konak ve otogar istikametinde yeni bir güzergah oluşacak.

Şehir merkezine girmeden kesintisiz ulaşım

İzmir’in en uzun tünelini bünyesinde barındıran “Buca-Onat Caddesi ile Şehirlerarası Otobüs Terminali ve Çevre Yolu Arası Bağlantı Yolu Projesi”nin yapım çalışmaları 155 kişilik bir ekiple 7 gün 24 saat devam ediyor. Projenin 2025’in ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Tünel projesi sayesinde Buca-Bornova rotası başta olmak üzere Yeşildere Caddesi’ne alternatif oluşturulacak şehirdeki trafik yoğunluğu azalacak. Sürücüler, Konak Tüneli’nin ardından Homeros Bulvarı üzerinden tünellere girerek, otogar viyadükleriyle doğrudan çevreyoluna bağlanmış olacak. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/feed/ 0
Küresel piyasalar yoğun veri haftasına temkinli başladı https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-haftasina-temkinli-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-haftasina-temkinli-basladi/#respond Sun, 28 Jul 2024 09:03:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10576 Küresel piyasalar, ABD’de istihdam raporu başta olmak üzere yoğun veri takviminin takip edileceği haftaya temkinli bir seyirle başlarken, bugün yurt içinde gözler enflasyon verilerine çevrildi.

Geçen hafta, ABD’de açıklanan verilerin ardından ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine yılın ilk yarısında başlayabileceğine dair beklentiler güçlenirken, banka yetkililerinin temkinli sözle yönlendirmeleri Fed’in ne zaman faiz indirimine başlayacağına yönelik belirsizliklerin devam etmesinde etkili oluyor.

Analistler, bu hafta ABD’de açıklanacak makroekonomik verilerin, bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları verebileceğini belirterek, Fed Başkanı Jerome Powell’ın hafta içinde Kongre’de yapacağı açıklamaların da yatırımcıların odağında bulunduğunu söyledi.

Fed’in “bekle ve gör” stratejisine devam etmesinin beklendiğini kaydeden analistler, bankanın verilere göre hareket edeceğini ve yetkililerin bu haftaki sözle yönlendirmelerinin de takip edileceğini bildirdi.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda da Fed’in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayısta yüzde 29 ve haziranda yüzde 71’e yükselirken, enflasyon baskılarının nispeten yavaşladığına ve imalat sektöründeki zayıflığa işaret eden veriler sonrası düşüşe geçen ABD’nin 10 yıllık hazine tahvil faizi yüzde 4,18’e geriledi.

Bu gelişmelerin ardından altının ons fiyatı cuma günü yüzde 1,9 artışla 2 bin 83 dolardan günü tamamlayarak en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirirken, şu sıralarda 2 bin 81 dolardan alıcı buluyor.

Haftanın son işlem gününde yüzde 0,3 azalışla 103,9 seviyesinden günü tamamlayan dolar endeksi ise şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında 103,8’de bulunuyor.

Orta Doğu’daki gelişmeler de yakından takip edilirken, petrol fiyatlarında oynaklık dikkati çekiyor. Kızıldeniz’de devam eden jeopolitik riskler ve OPEC+’nın arz kesinti süresini uzatacağına yönelik haber akışı petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor.

Cuma günü Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,7 artışla 83,2 dolardan günü tamamlayarak Kasım 2023’ten bu yana en güçlü günlük kapanışını gerçekleştirirken, bugün önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 83,4 dolardan işlem görüyor.

Kripto para piyasaları tarafında da Bitcoin’in fiyatı, spot Bitcoin borsa yatırım fonlarına (ETF) ilginin devam etmesiyle 64 bin doların üzerine çıkarak Kasım 2021’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bitcoin, 8 Kasım 2021’de 69 bin dolar ile zirveye çıkmıştı.

Öte yandan, ocak ayı sonunda yayımladığı bilançosunda sürpriz zarar açıklamasından bu yana yüzde 50’nin üzerinde değer kaybeden New York Community Bank’ın hisseleri, bankanın Üst Yönetici (CEO) değişikliğine gitmesi ve iç kontrollerindeki sorunları açıklaması sonrası cuma günü yüzde 25’in üzerinde düşüş kaydetmesi dikkati çekti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, New York Community Bank’ın uzun vadeli kredi notunu “Ba2″den “B3″e düşürdü ve daha fazla not indirimi için izlemede bıraktı. Fitch Ratings de bankanın ve iştiraki Flagstar Bank’ın uzun ve kısa vadeli kredi notlarını düşürdü ve not görünümünü “negatif” olarak belirledi.

Söz konusu gelişmelerin ardından cuma günü New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 1,14 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,80 artışla tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıkarken, Dow Jones endeksi de yüzde 0,23 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da cuma günü pozitif seyir öne çıkarken, bu hafta Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı ve sonrasında ECB Başkanı Christine Lagarde’ın gerçekleştireceği konuşma yatırımcıların odağına yerleşti.

Analistler, ECB’nin bu haftaki toplantısında faizin sabit bırakılacağına kesin gözüyle bakıldığını belirterek, para piyasalarında bankanın ilk faiz indirime gitme ihtimalinin haziranda yüzde 86 ile fiyatlandığını ifade etti.

Geçen hafta bölge genelinde açıklanan verilerin karışık sinyaller verdiğini aktaran analistler, bu hafta açıklanacak verilerin yanı sıra faiz kararı sonra Lagarde’ın sözle yönlendirmelerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini söyledi.

Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,69, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,32, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,09 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,08 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında ise karışık seyir öne çıktı.

Bu hafta gözler Japonya’da açıklanacak enflasyon verilerine çevrilirken, Çin’de ise yıllık parlamento toplantısından gelecek haber akışı yatırımcıların odağına yerleşti.

Japonya’da Nikkei 225 endeksinin tarihinde ilk kez 40 bin puanı aşması dikkati çekerken, Çin tarafında da hükümetin ekonomik aktiviteyi canlandırmak adına yeni destek paketleri açıklayacağına yönelik beklentiler sıcaklığını koruyor.

Öte yandan, Fed’in yılın ilk yarısında faiz indirime başlayabileceğine yönelik beklentilerin artmasıyla cuma günü dolar/yen paritesi yüzde 0,4 azalışla 149,9 seviyesinden günü tamamlarken, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 150,2’den işlem görüyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,5 artışla zirvesini yenilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3 değer kazandı. Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 azalış kaydetti.

Yurt içinde cuma günü satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,05 değer kaybıyla 9.097,15 puandan tamamlarken, bugün gözler enflasyon verilerine çevrildi.

Dolar/TL, haftanın son işlem gününde alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,5 üzerinde 31,3774’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,4110 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hafta sonu katıldığı bir programda, “Son yıllarda dünyada da Türkiye’de de enflasyon önemli bir sorun. Ortaya koyduğumuz programla biz tekrar enflasyonu tek haneye indireceğiz.” dedi.

Analistler, bugün yurt dışında veri gündeminin sakin olduğunu, yurt içinde ise enflasyonun yanı sıra finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları ve yükümlülükleri verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 8.900 seviyelerinin destek, 9.200 ve 9.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, şubat ayı TÜFE ile ÜFE

14.30 Türkiye, aralık ayı finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları ve yükümlülükleri

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-haftasina-temkinli-basladi/feed/ 0
Hataylı Kadın, PVC Borularda Yetiştirdiği Ürünlerle Gelir Elde Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:51:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10564 HATAY (İHA) – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan Tuğba Alvanoğlu’nun Tayvanlı öğrencilerden öğrendiği topraksız tarım yöntemiyle PVC borularda yetiştirdiği ürünler gelir kapısı oldu.

Tarım arazilerinin verimliliğinin her geçen gün azaldığı Dünya’da topraksız tarım önem arz etmeye başladı. Öğrenci değişim programı kapsamında Tayvan’dan Türkiye’ye gelen 23 öğrenci, Reyhanlı ilçesinde yaşayan Tuğba Alvanoğlu’nu topraksız tarımla tanıştırdı. Alvanoğlu, PVC boru içerisinde küçük kum taneleriyle ve suyla kurduğu sistemle, topraksız tarım yapmayı başardı. İlk olarak marul yetiştirmeyi başaran kadın, PVC boru içerisinde üretim yaparak gelir elde etmeyi başardı.

İş yerine kurduğu sistemin Tayvan’dan gelen 23 öğrencinin projesi olduğunu söyleyen Alvanoğlu, “Hatay’ın toprak bakımından çok zengin. Çok ciddi anlamda Türkiye’nin belirli ürünlerini de karşılayabiliyor. Ama ona rağmen buradaki gençlere ve en önemlisi depremde zarar gören gençlere bir örnek olmak. İlerleyen dönemlerde biliyorsunuz insanlar çoğalıyor ve toprak kalmayabilir, bunun küçücük bir bilim adamı şeklinde bir projeyle geldiler. Kendileri çok ciddi bir laboratuvar çalışması ile bize bu projeyi hayata geçirdiler. Çok ciddi anlamda da kısa bir süreçte verim aldık. Yapmış oldukları çalışma 3 aylık bir süreçti. 3 aylık süreçte gençlerimiz hem projeyi hayata geçirdiler hem de neler yetiştirilebilir bir de bunun takibini yaptılar. Yani farklı bir coğrafya da farklı bir olay nasıl hayata geçirilebilir, bunun çalışmasına resmen bizde şahit olduk. Çünkü insanların, acaba ‘nasıl yapılıyor, nasıl bir sistemle çalışıyor’ diye gerçekten dikkatini çekiyor. Çocukların ve gençlerin uğrak yeri olduğu için sürekli olarak bizler takip ediyoruz. Umarız ilerleyen dönemler de bu tür projeler hem gençlerimize örnek olur hem de tarım alanın da bu tür projelerle ekonomik yönden de ciddi anlamda bir destek olur” dedi.

Küçük kum tanelerinin su ile birleşiminden oluşan projede marul yetiştirmeyi başardıklarını belirten Alvanoğlu, “Teoride değil de pratikte belirli bir şekilde sizlere sunuyoruz. Sadece sudan ve küçücük kum taneleriyle beraber yapılan bir proje, suyun devir daim yapmasıyla çalışan bir sistem. Burada toprakta olan bütün alacağı maddeler neler varsa bu maddeleri bu sefer suyla beraber kayalarla suyun içine katarak yapıyorsunuz. Toprakta hangi ürün, hangi besleyici neler varsa, onu insan yapısı olarak su ve kumla birleştirerek böyle bir projeyi hayata geçiriyorlar. Şu anda marullarımız var. Dönem dönem mevsimsel olarak ürünler var. Önce ne kadar dayanaklıdır diye çiçeklerle denedik. Şimdi marullarımız var. Çok kısa sürede cevap verdi. Nerdeyse 10 günlük bile değil. Büyüyünce artık yemeye çalışıyoruz. Bu mevsim bittikten sonra daha farklı bir ürünle hayata geçireceğiz. Bu bizim biraz da pilot çalışmamız, bir pilot çalışmasında bunlar yapıldığı zaman, ilerleyen dönemde Reyhanlı’da yetişmeyen bir çilek ya da farklı ürünler olabilir. Bunları yapabiliriz” şeklinde konuştu. – HATAY

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/feed/ 0
TÜİK Araştırmasına Göre Fertlerin Kişisel İlişkileri ve Sosyal Aktiviteleri https://www.kanal7haber.com.tr/tuik-arastirmasina-gore-fertlerin-kisisel-iliskileri-ve-sosyal-aktiviteleri/ https://www.kanal7haber.com.tr/tuik-arastirmasina-gore-fertlerin-kisisel-iliskileri-ve-sosyal-aktiviteleri/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:48:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10561 TÜİK yaptığı araştırmada, fertler en çok tanıdığı insanlarla olan kişisel ilişkilerinden memnun olduğunu, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olmayan fertlerin yüzde 50,1’i sinemaya ilgisiz olduğunu ve Arkadaş veya akrabalarla gerek yüz yüze gerekse uzaktan hiç görüşmeyenlerin ekseriyeti yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oluşturduğunu açıkladı.

Fertlerin yaşadığı hanehalkının mevcut finansal durumundan; zaman geçirdikleri aile, arkadaş, komşu, iş arkadaşı gibi tanıdığı insanlarla olan kişisel ilişkilerinden; hobileri, boş zaman uğraşları, iş dışındaki aktiviteleri gibi yapmaktan hoşlandığı faaliyetler için ayırabildiği zamandan memnuniyet yüzdesi belirlenirken hiç memnun olmayanlar için ‘0’, çok memnun olanlar için ‘100’ alınarak ortalama bir değer hesaplandı.

Fertler için hanehalkının finansal durumundan memnuniyet ortalaması yüzde 46,9 iken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerde bu değer yüzde 36,9 oldu. Kişisel ilişkilerdeki ortalama memnuniyet yüzdesi tüm fertlerde yüzde 65,2, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski olanlarda yüzde 60,2 olarak hesaplandı. Bütün fertler için boş zaman faaliyetlerine ayrılan zamandan ortalama memnuniyet yüzde 47,4, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerde ise yüzde 42,0 oldu.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olmayan fertlerin yüzde 50,1’i sinemaya ilgisiz

Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri fertlerin yüzde 85,3’ü sinemaya, yüzde 93,7’si canlı gösteriye, yüzde 92,0’ı kültürel alanlara ve yüzde 94,9’u canlı spor etkinliğine gitmedi. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olmayan fertlerin yüzde 50,1’i ilgilerinin olmamasını sinemaya gitmeme nedeni olarak seçti.

Sinemaya gitmeyen bütün fertlerin yüzde 11,0’ı, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların ise yüzde 23,5’i maddi yetersizlik nedeni ile gitmediğini belirtti. Canlı gösteriye gitmeyenlerden maddi yetersizliği seçenlerin oranı yüzde 10,4 iken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlardan maddi yetersizliği nedenli gidemeyenlerin oranı yüzde 21,9 oldu. Kültürel alanları ziyaret edemeyenlerin yüzde 10,3’ü maddi yetersizlik nedenini seçerken bu oran yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlarda yüzde 21,3 hesaplandı.

Canlı spor etkinliklerine katılmayanların yüzde 7,9’u maddi yetersizliği katılmama nedeni olarak belirtirken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların yüzde 17,0’ı için canlı spor etkinliğine katılmama nedeni maddi yetersizlik oldu. Bütün sosyal ve kültürel etkinliklere katılmama nedeni olarak gelir durumundan bağımsız olarak en çok ‘İlginin olmaması” nedeni seçildi.

Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri fertlerin yüzde 69,0’ının hiç kitap okumadığı, yüzde 31,0’ının ise en az bir kitap okuduğu görüldü. Yaş gruplarına göre kitap okuma oranlarına bakıldığında son 12 ay içerisinde okul kitapları dışında en çok kitap okuyan yaş grubu yüzde 50,9 ile 15-24 yaş aralığı oldu. En az kitap okuma oranı ise yüzde 14,1 ile 65 yaş ve üstü fertlerde hesaplandı.

Arkadaş veya akrabalarla hiç görüşmeyenlerin ekseriyeti yoksulluk riski altında

Arkadaş veya akrabalarla gerek yüz yüze gerekse uzaktan hiç görüşmeyenlerin ekseriyetini yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlar oluşturdu.

Fertlerin yakınları ile evde veya başka bir yerde arkadaşlarıyla vakit geçirme, karşılıklı konuşma veya aktivite yapma (bir araya gelme) sıklığı incelendiğinde yüzde 28,7’sinin akrabalarla, yüzde 37,3’ünün de arkadaşlarla her hafta görüştüğü belirlendi. Fertlerin akrabaları ile telefon, SMS, internet aracılığıyla (yüz yüze olmayan) görüşme sıklığı en çok olan seçenek yüzde 40,9 ile her hafta olurken arkadaşlarla ise yine her hafta yüzde 44,3 ile en yüksek görüşme sıklığı oranı oldu. – ERZİNCAN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tuik-arastirmasina-gore-fertlerin-kisisel-iliskileri-ve-sosyal-aktiviteleri/feed/ 0
Marmaris’te Yeni Turizm Sezonu Hazırlıkları Başladı https://www.kanal7haber.com.tr/marmariste-yeni-turizm-sezonu-hazirliklari-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/marmariste-yeni-turizm-sezonu-hazirliklari-basladi/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:36:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10558 Muğla’nın dünyaca ünlü turizm kenti Marmaris’te yeni sezon hazırlıkları başladı. GETOB Başkanı Mustafa Deliveli; “İlk turist kafilesi 10 Mart itibarı ile gelecek” dedi.

Türkiye’nin bacasız sanayisi olarak nitelendirilen turizmde sezon yaklaşırken, kış rehavetini üzerinden atan Marmaris’te işletmeciler tadilatlarına hız kazandırdı. Restoran ve apart yetkilisi Kadir Alkan 2 ay önce tadilatlara başladıklarını ifade ederek ilk misafirlerinin 1 Nisan’da gelecek olan İngilizlerin olacağını ve sezonu açacaklarını söyledi.

Otel işletmecisi turizmci İhsan Öztürk de yaklaşan sezon çalışmaları ile ilgili “Marmaris’e ilk misafirlerimiz 10 Mart itibariyle İngiltere’den başlayacak ama biz otelimize ilk misafirlerimizi Nisan ayında alacağız. Tadilatlar da devam ediyor. Otelimizi tamamen yeniledik ve artık Nisan’ın 15’i itibariyle misafir kabulüne başlayacağız. Sonra Nevruz var. Nevruz’da da bir yoğunluk bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“Beklentimizin üzerinde bir sezonu tamamladık”

Güney Ege Turistik Otelciler Birliği (GETOB) Başkanı Mustafa Deliveli ise “Öncelikle zor başlayan bir 2023 sezonunu geride bıraktık. Zor başlayan derken bildiğiniz üzere hepimizi çok derinden üzen deprem felaketi, seçimler, enflasyon, kur derken turizmci açısından da zorlu bir başlangıç yaptık. Fakat Marmaris ve Dalaman bölgesi olarak gerçekten beklentimizin üzerinde bir sezonda sezonu tamamladık. Kişi geceleme, sayıları büyütmeye çalıştığımız pazarlardan aldığımız pay tüm bunları üst üste koyduğumuzda 2023 sezonunun iyi bir sezon olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

“Hummalı bir tadilat dönemini tamamlıyoruz”

Geçen sezonki kazançların yine otellerin yenilenmeleri için kullanıldığını belirten Deliveli; “Malum pandemi, afetler gibi birçok sıkıntıdan ve zorluktan ötürü, son iki üç sene içerisinde tesisler renovasyon, yenilik gibi planları ertelemek durumunda kaldı. Fakat geçen sene olumlu bir sezon tamamlayınca tesisler büyük ölçüde ertelediği tadilatlarına başlamış bulunmakta. Bu kış adeta birçok tesiste nefes almadan hızlı bir tadilat dönemine girdik ve tamamlamak üzereyiz. Tüm otelciler olarak derneğimizin üyelerinden kimisi dış mekanlarında, kimisi odalarında, kimisi teknik altyapısında derken tesisler ödedikleri, iki üç senedir yapamadıkları, planladıkları tadilatları şu an yapmak ve bitirmek, tamamlamak üzereler. Bu bizi çok mutlu ediyor. Sonuçta biz bölgemiz olarak geniş ürün yelpazesiyle birçok bütçeye hitap eden ve çok kaliteli hizmet veren bir turizm destinasyonu ve bu iddiamızı, bu rekabet gücümüzü korumak için bizim tesislerimizin yeni kalması, yatırım yapabilmemiz lazım” dedi.

Başkan Deliveli tadilat giderleri ile ilgili de konuşarak “Geçen sene açıkçası kredilerde erişim konusunda sıkıntılar yaşanmaktaydı. Tabii ki dünya genelinde olan ve Türkiye’deki enflasyon sebebi ile düşük faizler olsa dahi kredilerin, vadelerin kısa olması, miktarların düşük olması, erişim sıkıntısından çok fazla krediye erişim sağlanamadı. Fakat şu an her ne kadar krediler, faizler yüksek olsa da krediye erişim biraz daha rahatladı, vadeler uzadı. Bu da tesislerin de finansal gücüne de bir katkı sağlamakta. Yüksek fonlama maliyetlerine rağmen yine de şu an tesisler bunlardan istifade edip öz kaynaklarıyla tesislerini yenilemekte. Çok yakın zamanda iki hafta içerisinde tesislerimiz birer birer hızlı, hızlı bir şekilde, özellikle öncelikle sahil bandında olanlar öncelikli olmak üzere açılmaya başlamakta. 15 Mart itibariyle ilk uçaklar Birleşik Krallık’tan bölgemizde Dalaman Havalimanı’na ulaşacak ve Marmaris’te oteller müşterilerini, misafirini ağırlamaya başlayacak. 15 Mart’tan 1 Nisan’a kadar olan zamanda da hızlıca tesisler açılacak” şeklinde konuştu.

“Erken rezervasyon fırsatlarını kaçırmayın”

GETOB Başkanı Mustafa Deliveli yaklaşan turizm sezonunda tatil planını henüz yapmayan vatandaşlara seslenerek “Türkiye içinde yerel tatil tüketicilerimiz ve Türk misafirlerimiz içinde bir çağrıda bulunmak isterim. Hala erken rezervasyon dönemleri dönemi içerisindeyiz. Cazip indirimleri, yüksek indirimleri yine devam ediyor. Bu fırsatı kesinlikle kullanmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Marmaris bölgemizde uygun fiyatlar, geniş yelpaze, birçok ürün çeşidiyle her bütçeye uygun tesislerimiz mevcut” diyerek erken rezervasyon çağrısında bulundu. – MUĞLA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/marmariste-yeni-turizm-sezonu-hazirliklari-basladi/feed/ 0
İstanbul’da et fiyatları arttı, kıyma kilosu 600 liraya yükseldi https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-et-fiyatlari-artti-kiyma-kilosu-600-liraya-yukseldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-et-fiyatlari-artti-kiyma-kilosu-600-liraya-yukseldi/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:00:54 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10329 İstanbul’da et fiyatlarına gelen son zamlardan sonra market ve kasaplardaki fiyatlar da değişti. Et ve Süt Kurumu’nun da fiyatları göz önüne alındığında kentte kırmızı etin 3 farklı tarife üzerinden fiyatlandırıldığı görüldü. Semtten semte de değişkenlik gösteren et fiyatlarıyla ilgili konuşan Türkiye Kasaplar, Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Bölge Başkanvekili Veysel Günal, “Bazı besicilerin yaptığı spekülasyonlar yüzünden fiyatlar bu kadar artıyor. En çok zamlanan et çeşidi kuzu oldu” dedi.

KIYMANIN KİLOSU KASAPLARDA 600 LİRAYA YÜKSELDİ

Et ve Süt Kurumu’nda 230 liraya satılan kıymanın kilosu bazı marketlerde 412, kasaplarda ise 600 liraya kadar yükseldi. Et çeşitlerinde fiyat tarifelerinin Et ve Süt Kurumu’nda, marketlerde ve kasaplarda değiştiği görülürken, fiyatlar semtten semte de değişti. Beylikdüzü’nde kıymanın kilosu 540 liradan satılırken, Başakşehir’de ise fiyatlar 600 liraya kadar çıktı. Kıyma, Et ve Süt Kurumu’nda ise 229 liraya satılıyor. Yine Beylikdüzü ilçesinde 570 lirayı bulan dana kuşbaşının fiyatı Başakşehir’de 620 liradan tezgahtaki yerini aldı. Kuşbaşı marketlerde de 500 lira olarak fiyatlandırıldı.

SUCUK MARKETLERDE 655 LİRAYA KADAR ÇIKIYOR

Öte yandan Et ve Süt Kurumu’nda 299 liraya satılan sucuk, marketlerde 615 ile 655 liradan, kasapta ise 555 liradan satılıyor. Pirzolanın kilosu ise Et ve Süt Kurumu’nda 380 lirayken, markette 600 ile 800 lira arasında değişiyor. Pirzola kasaplarda ise 830 ile 1100 lira arasında satışa sunuluyor.

“KASAPTAN EN FAZLA 100 GRAM KIYMA ALABİLİRİM”

Artan et fiyatlarıyla beraber vatandaşlar, fiyatları daha uygun olduğu için Et ve Süt Kurumu önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Fiyatlarla ilgili konuşan Mustafa Tuzcuoğlu, “Burası uygun ama saat 05.00’te geldim, saat 10.00 oldu. 5-6 saattir 1 kilo kıyma için bekliyorum. Kasapta 600-700 liraya satılıyor. Oradan en fazla 100 gram alabilirim. Kime yetecek 100 gram kıyma. Benim evimde nüfusum 4 kişi” dedi.

SEMTLERDE FİYAT FARKININ SEBEBİ KİRALAR VE ÇALIŞAN MALİYETLERİ

Fiyatlardaki artıştan rahatsız olduğunu dile getiren kasap Savaş Üzek, semtler arasında değişen fiyatları ise bölgedeki kira bedellerine bağladı. Savaş Üzek, “Biz bu malı tezgaha koymak zorundayız. Satarken zorlanıyoruz. Vatandaşın alım gücüyle fiyatların artış hızı aynı oranda olmadığı için vatandaş almakta zorlanıyor. Fiyatlarımız düzenli olarak değişiyor. Marketlerle kasaplar kesinlikle aynı kefeye konulmamalı. Çünkü marketlerin temin ettiği etin kalitesi ile kasapların sunduğu et aynı değil. Marketler ve büyük toptancılar maalesef vatandaşa ithal et sunuyorlar. Vatandaşın şu an için bunu seçme şansı kalmadı. Vatandaş şu anda sofraya koyabileceği ürününü, en iyi şekilde en ucuz şekilde almaya çalışıyor. İyi semtlerde kira oranları farklı, çalışan personelin maaşı farklı. Her işletme aynı kar marjıyla çalışmak istemeyebilir” ifadelerini kullandı.

“FİYATLAR ÜZERİNDEN SPEKÜLASYON YAPIYORLAR”

Et fiyatlarındaki artışla ilgili konuşan Türkiye Kasaplar, Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Bölge Başkanvekili Veysel Günal, “Son zamanlarda 1-2 ay içinde, ete ne olduysa birden zamlar art arda geldi. Karkas 260 liraya alırken 290 oldu. 310 oldu, şu anda 325 bandına geldi. En çok zam gelen ürün kuzu oldu. Aldı başını gidiyor. Kuzu oldu 450 lira. Kasaplar 550’ye satacak. Alan haklı, satan haklı. Peki vatandaş nasıl yiyecek? Yazıktır, günahtır. Bu vatandaşın üzerinden ellerini çeksinler. 3-5 tane firma spekülasyon yapıyor. Kesmeyin, dana 300 olacak, 320 olacak. Bugün et 500 liraya dayandı. Et ve kuzu şu anda yarışıyor. Çok şükür tavuk aynı fiyatta durdu. Bir de tavuk tırmanırsa vatandaşa günah. 330 liraya aldığın karkas sana 460-470 liraya mal oluyor. Peki neyi öngörüyoruz? Biz istiyoruz ki taban düşsün, vatandaşımız et yesin. Sayın Tarım Bakanımız, büyük çiftlikleri denetledi. Bizim yeteri kadar hayvanımız var” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-et-fiyatlari-artti-kiyma-kilosu-600-liraya-yukseldi/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediyesi Buca Metrosu’nda Çalışmaları İnceledi https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi-2/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:18:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10326

İzmir tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı Buca Metrosu’nun General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmalarını yerin 36 metre altında inceleyen Başkan Soyer, “Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı Buca Metrosu’nda bu ay sonuna kadar üç TBM daha devreye girecek. Bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlanacak metromuz İzmirlilere armağan olsun” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla inşa edeceği, Üçyol- Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampusu-Çamlıkule arasında 13,5 kilometrelik hatta hizmet verecek Buca Metrosu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Mehmet Ergenekon eşlik etti. Yerin 36 metre altında süren çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.

“BUCA METROSU İZMİRLİLERE ARMAĞAN OLSUN”

Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı, bu ay içinde üç TBM’nin daha devreye gireceği çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Önümüzdeki hafta bir TBM daha, 15 Mart’ta ikincisi, ay sonunda ise bir tane daha TBM devreye girecek. Yaşadığımız felaketlere, pandemiye ve ekonomik krize rağmen hiçbir zaman yılmadık. Merkezi hükümetin tek bir kuruş desteği olmadan İzmir’e kazandırdığımız bu yatırım, bir raylı sistem devrimidir. Yüksek kredi notumuz sayesinde Buca Metrosu için 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli 490 milyon Euro’luk yatırım finansmanı sağladık. Bu rakam ilk duyulduğunda devasa bir rakam gibi gelebilir. Fakat yaptığımız fizibilite çalışması şunu gösteriyor. Bu gücü durduracak hiçbir kuvvet yok. Günde 400 bin vatandaşımızın kullanacağı Buca Metrosu yılda 45 milyon Euro ciro yapacak. Metro hattımız işler vaziyete geldiğinde kredisini kendi kendine ödeyebilecek. Bu nedenle Buca Metrosu dünyada fizibilitesi en yüksek metro yatırımlarından biri. Dünya genelinde bir metronun kendi finansmanını karşılama süresi ortalama 30 yıl iken biz bunu yarı süresinde gerçekleştireceğiz. İzmir tarihinin en büyük yatırımını, bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde belki de vaktinden önce tamamlayacağımız metromuz İzmirlilere armağan olsun. İzmirliler güle oynaya bu büyük yatırımın tadını çıkarsınlar” dedi.

“ÜÇYOL-ŞİRİNYER METRO HATTI HAZİRAN 2026’DA TAMAMLANACAK”

Şirinyer’e sayaç koyduklarını, geriye sayıma başladıklarını söyleyen Başkan Soyer, “Metromuz, İzmir’de trafiğin en yoğun olduğu bölgede, en kalabalık ilçemiz Buca’da sizlere derin bir nefes aldıracak. İzmirliler konforlu, temiz ulaşıma kavuşmuş olacak. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 15 dakikaya inecek. 13,5 kilometrelik Buca Metrosu’ndan günde 400 bin hemşerimiz yararlanacak. Hedefimiz metronun ilk etabı Üçyol-Şirinyer arasını Haziran 2026’da tamamlamak” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi-2/feed/ 0
Sarsılmaz Silah Sanayi Türkiye’deki başarısını küresel pazarlara taşıyor https://www.kanal7haber.com.tr/sarsilmaz-silah-sanayi-turkiyedeki-basarisini-kuresel-pazarlara-tasiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sarsilmaz-silah-sanayi-turkiyedeki-basarisini-kuresel-pazarlara-tasiyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:12:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10320 Artan jeopolitik risklerin ardından Avrupa’da birçok ülkenin savunma yatırımlarını artırma kararını fırsat olarak değerlendiren Türkiye’nin en büyük ateşli silah üreticisi Sarsılmaz Silah Sanayi, Almanya’da katıldığı fuarlarda, saha bildirimleriyle sürekli geliştirilen milli piyade tüfek ve tabancalarını kaliteli, sürdürülebilir ve rekabetçi fiyat vizyonu kapsamında tanıttı.

Dünyanın en önemli iki savunma sanayi ve silah fuarlarından olan “Enforce Tac 2024” ile “IWA Outdoor Classics 2024″e büyük stantlar açan Sarsılmaz Silah Sanayi, yeni ürün ve projelerini uluslararası tedarikçilere ve katılımcılara tanıtma fırsatı buldu, ülkelerin güvenlik kurumları ve silahlı kuvvetler mensuplarıyla çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi.

Fuarlarda yeni trendleri yerinde görme fırsatı bulan Sarsılmaz Silah Sanayi’nin askeri araçlara entegre edilebilen ağır makineli tüfeği SAR 127 MT ve makineli tüfeği SAR 762 MT fuar katılımcılarından büyük ilgi gördü.

Sarsılmaz Silah Sanayi Genel Müdürü Alp Önder Özpamukçu, AA muhabirine, Nürnberg’deki fuarların uzun yıllara dayanan bir geçmişi olduğunu ve şirket olarak yıllardır fuarlara katıldıklarını söyledi.

Sarsılmaz’ın tabancasından piyade tüfeğine kadar bütün bir orduyu donatabilecek ürün gamıyla fuarlarda çok göz dolduran bir marka olduğuna dikkati çeken Özpamukçu, “Avrupa’nın en güçlü tesisine sahibiz. O yüzden üretim kabiliyetimiz ve kapasitemizle çok dikkat çekiyoruz.” dedi.

Özpamukçu, bu yılki fuarlarda Sarsılmaz’ın ürünlerine çok daha büyük bir ilginin olduğunu gözlemlediklerini anlatarak, şöyle devam etti:

“Bu ilginin aslında altında yatan sebep de biraz bu Rusya-Ukrayna savaşına da dokunuyor gibi görünüyor. Jeopolitik gerilimler sebebiyle de bu sene özellikle buraya ciddi bir ilgi olduğunu görüyoruz. Her iki fuarda da ürünlerimize büyük ilgi var. Avrupa’da da insanların özellikle savunma amaçlı bu sanayiye, bu yapıya ilgi duyduğunu fark ediyoruz. Sohbetlerimizde, görüşmelerimizde distribütörlerimiz, müşterilerimiz bunları çok net ifade ediyorlar. Önemli sayı artışları olduğunu duyuyoruz.”

“Üretim kapasitemizle Avrupa’nın en büyükleri arasındayız”

Alp Önder Özpamukçu, Sarsılmaz’ın yılda 440 bin tabanca ve 120 bin piyade ve makineli tüfek üretim kapasitesi olduğu bilgisini paylaşarak, bu kapasiteyle Avrupa’nın en büyükleri arasında olduklarını vurguladı.

Özpamukçu, “Biliyorsunuz NATO’nun en büyük ikinci ordusu Türkiye ve kendi ordumuzu donatma konusunda Sarsılmaz çok önde. Bu kabiliyetimiz NATO standartlarında bu ürünleri üretmeye de dayanıyor. O bakımdan hem NATO standartlarında ürünlerimizi üretip hem kendi ordumuzu donatma kabiliyetinde olmamız bize çok büyük bir kalite, güvenlik, güç veriyor. Diğer üreticiler karşısında da Sarsılmaz’ın konumunu çok yukarılara taşıyor. Avrupa’da da özellikle biz en önde gelen firmalarından biri halindeyiz.” diye konuştu.

Ürettikleri silahların saha bildirimlerine “hızlı reaksiyon” göstererek sürekli geliştirdiklerini anlatan Özpamukçu, Sarsılmazın en büyük gücünün “çevikliği” olduğunun altını çizdi.

Özpamukçu, Sarsılmazın kendi alanındaki en büyük AR-GE ve mühendisliğe sahip olduğunu vurgulayarak, “O bakımdan hem ürünleri geliştirmede hem yeni ürün geliştirmede bu gücümüzü kullanıyoruz. Sarsılmaz en son çıkan 12,7’siyle, TR Mekatronik firmamızla beraber yaptırdığımız geliştirme 20-25 milimetrelik top geliştirmeleriyle hem havada hem denizde hem karada kullanılabilir ürünler ortaya çıkarmasıyla bu kendi yaratma kabiliyetini de çok ilerletti. O yüzden AR-GE ve mühendislik bu işin can damarı. Sarsılmaz bunları da çok güçlü bir şekilde kullanıyor.” değerlendirmesini yaptı.

“Yerlilik noktasında yüzde 90’ın üzerindeyiz”

Sarsılmaz Silah Sanayi Genel Müdürü Özpamukçu, ülkelerin tedarik zincirinde yaşanan sorunların ardından savunma sanayisinde yerlilik oranına önem verdiğini hatırlatarak, Sarsılmaz’ın ürettiği silahlarda kullandıkları malzemenin yüzde 90’ının yerli üretim olduğunu vurguladı.

Özpamukçu, yerlilik oranında yüzde 100’lere çok kısa sürede ulaşılabileceklerini ve uluslararası tedarik zincirinde bir sıkıntı olsa dahi üretimlerinin aksamayacağını ve tüm tedbirleriyle üretim planlamalarını yapmış vaziyette olduklarını söyledi.

Türkiye’nin savunma sanayisinde çok doğru bir yolda ilerlediğini anlatan Özpamukçu, özellikle son 10-15 yılda yapılan geliştirmelerle ülkenin havacılıktan silahlara kadar savunma sanayinde hem iyi bir üretici hem de iyi bir ihracatçı konumuna geldiğini kaydetti.

Özpamukçu, “Savunma ihracatımız çok önemli artışlar gösterdi. Çok hızlı şekilde de artmaya devam ediyor. O bakımdan Türkiye’nin bu yatırımlar, kendisine yaptığı bu geliştirmeler, savunma sanayisi ve havacılık tarafında bizi çok farklı bir noktaya taşıdı. Bunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Bu gurur verici. Bunu (savunma sanayi) millileştiriyor olmamız, kendi ürünlerimizi kendimizin tedarik eder halde olması, hatta bunları büyük ülkelere, gelişmiş ülkelere kadar ihracat yapabiliyor noktada olmamız gurur verici. Savunma sanayisinin daha alacağı yol da var. Hızla ilerliyoruz. Bu gidişle daha da iyiye gidecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Savunmada katma değer farkı

Özpamukçu, devletler arası ilişkilerde diplomasinin gücünün önemli olduğuna değinerek, Türkiye’nin yumuşak gücünün ülke savunma sanayisi için yeni ufuklar açtığını anlattı.

Türkiye’nin savunma ihracatının artırılmasının “üstün gayretler” sayesinde geliştiğinin dile getiren Özpamukçu, “Türkiye’nin bu başarıları bizi çok daha fazla ihracat yapabilir noktaya doğru da taşıyor. Savunma sanayisi özelinde zaten bu güç ayrı bir önem taşıyor. Oradaki işbirlikleri, devletten devlete projeler, bu tür büyük proje çalışmaları da hepimizin önüne bir ufuk açıyor. Biz de gayretlerimize devam edeceğiz.” dedi.

Özpamukçu, Türkiye’nin ihracatında savunma sanayi ihracatının katma değer olarak açık ara önde olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Burada AR-GE var, burada mühendislik var, burada ürün geliştirme var. Bu çerçevede ihracat noktasında Türkiye’nin savunma sanayisinde yaptığı her bir birim çok daha kıymetli. O yüzden AR-GE ve mühendislikle beraber bu katma değerli ürünleri biz yükseltmeye devam edeceğiz. Normal sanayi ihracatımızla savunma sanayi ihracatını kilogram başında mukayese ettiğinizde o bakımdan doğru yoldayız. Böyle gelişmeye devam etmemiz lazım.” dedi.

“SARBOT’la beraber biz teknolojik kabiliyetlerimizi daha da yukarıya taşıyoruz”

Alp Önder Özpamukçu, Sarsılmaz’ın halihazırda 81 ülkeye ihracat yaptığını ve tabancasından 20-25’lik toplarına kadar bir orduyu donatacak silahları ürettiğini vurguladı.

Özpamukçu, NATO standartlarında, teknolojisinde ve kalibrasyonda, kalitesinde üretim kabiliyetine sahip olduklarını ve 1880’den beri de Türk milletinin hizmetinde bir şirket olduklarını ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bu alanda hakikaten 150 yıllık tecrübe çok kıymetli bir tecrübe. Böyle baktığımız zaman da sayılı şirket görürsünüz. Dünyada da yine alanında o yüzden Sarsılmaz’ın yeri çok ayrı. Bundan sonraki yüzlü yıllarında da inşallah aynı şekilde sarsılmayıp devam edecek. Önümüzdeki 5 yıla baktığımızda çok hızlı gelişiyor teknoloji. Biz de SARBOT robotumuzu fuarlarda tanıttık, gösterdik.

O çok önemli ilerlemeler kaydediyor. SARBOT’la beraber biz teknolojik kabiliyetlerimizi daha da yukarıya taşıyoruz. Kendi AR-GE’mizde, kendi mühendisliğimizde geliştirdiğimiz yine SARBOT’ta da şu anda millilik seviyesi çok yüksek. Yüzde 80’leri bulduk, çok rahatlıkla yüzde 90’ları geçeceğiz onda da. Orada da hedefimiz o. Böyle baktığınız zaman Sarsılmaz’ın artık bir teknoloji şirketi olmaya doğru evirildiğini çok rahatlıkla söyleyebiliriz.”

“Sarsılmaz olarak da Almanya’daki en büyük üreticiler kadar kaliteli ürünler üretiyoruz”

Sarsılmaz Silah Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Öner Özyılmaz da IWA Outdoor Classics 2024’de av ve spor tüfeklerini, aynı zamanda yarı otomatik piyade tüfeklerini ve tabancalarını sergilediklerini belirterek “Almanya çok büyük bir üretici. Aynı zamanda çok güçlü bir devlet ve üretim kabiliyeti açısından geçmiş yıllarda hep önümüzdeydi. Ama biz Türkler artık Avrupa devletlerini yakalıyoruz. Sarsılmaz olarak da Almanya’daki en büyük üreticiler kadar kaliteli ürünler üretiyoruz ve bunları da bu en büyük stantlardan birinde gerek Avrupa müşterisine gerek dünya müşterisine sunuyoruz, bununla da gurur duyuyoruz.” dedi.

Özyılmaz, Sarsılmaz’ın aslında hem ürünlerini hem de kendi ülkesini tanıttığını belirterek, ürünlerin ulaştığı kalite seviyesi, işlevselliği ve çeşitliliğinin müşteriler tarafından çok beğenildiğini dile getirdi.

Sarsılmaz’ın ürünlerini Türk ordusunun geri bildirimleriyle güncelleyerek tekrar sahaya sunduğunu aktaran Özyılmaz, “Biz köklerimizden gelen av tüfeklerini sunmakla beraber aynı zamanda piyade tüfeklerimizi ve tabancalarımızı da burada sergiliyoruz. Bunların içerisinde çelik gövdeli tabancalarımız da var. Türkiye’nin özgün yerli tabanca geliştirme projesinin kazanan tabancası SAR-9 ailesi de var ve yeni ürünlerimiz de var. Bunların versiyonları var. Dolayısıyla aynı kaliteyi, Avrupa’yla aynı kaliteyi daha uygun fiyata alabilmek, Avrupa müşterisinin ilgisini çekiyor. Dolayısıyla çok ilgi görüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Gelecek ufkumuz Türkiye’nin havacılıkta yakaladığı insansız silah sistemlerini kara platformlarında da yakalamak”

Öner Özyılmaz, konvansiyonel silah sistemlerine yatırım yaparken aynı zamanda platform yatırımları da yapmaya devam ettiklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Gelecek ufkumuz Türkiye’nin havacılıkta yakaladığı insansız silah sistemlerini kara platformlarında da yakalamak. Bunun için İDEF’te ilk lansmanını yaptığımız SARBOT’u geliştirmeye devam ediyoruz. SARBOT üzerine farklı opsiyonel takılabilecek argümanları çalışıyoruz, silah sistemlerine çalışıyoruz. Aynı zamanda SARBOT’u çalışıyoruz. Dolayısıyla Sarsılmaz bir gelecek vizyonuyla hareket ediyor. Bunların ürünlerini önümüzdeki yıllarda göreceğiz.

Biz ihracat öz güvenini aslında kendi ordumuza ürün üreterek sağladık. Bu öz güven ile 82’den fazla ülkeye ürünlerimizi ihraç ediyoruz. Bu da aynı zamanda dolar demek, dolar kazanmak demek, para kazanmak demek. Tabii bu bir katlanan eğriyle artıyor. Geçtiğimiz 2 yılda harcadığımız ihracat çabası önümüzdeki 2 yılda hepimizi, bizi farklı yerlere taşıyacak. Bunu hep beraber göreceğiz.”

Özyılmaz, Kovid-19 döneminde başta maske olmak üzere “yerel üretimin” önemli olduğunun görüldüğünü hatırlatarak, “O dönemde herkes ayakları üzerinde durmak zorunluluğunu hissetti. Bu korku Rusya-Ukrayna savaşı sonrası artıyor. Dolayısıyla irili ufaklı devletler maliyetine bakmaksızın savunma teknolojilerine sahip olmak istiyorlar. Bu da bizlere sadece ürün değil, aynı zamanda teknolojiyi satma potansiyeliyle geri dönüyor. Biz bu projeleri takip ediyoruz. Devletimiz zaten yanımızda. Hep beraber ilerliyoruz.” görüşünü kaydetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sarsilmaz-silah-sanayi-turkiyedeki-basarisini-kuresel-pazarlara-tasiyor/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:00:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10308 Antalya Diplomasi Forumu 2024’te düzenlenen “Enerji Güvenliğinde Değişen Paradigmalar” başlıklı panelde enerji jeopolitiğinde yaşanan paradigma değişiklikleri, Ukrayna’daki savaşın dünya enerji piyasaları ve enerji siyasetine etkileri, temiz enerjiye geçiş ve sıfır emisyon hedefleri ile enerji arzının kesintisiz, uygun fiyatlı ve sürdürülebilir biçimde sağlanmasında uluslararası işbirliği ve stratejik diyaloğun önemi ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Defne Sadıklar Arslan üstlendi.

Panelde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Kamal Abbasov, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Romanya Enerji Bakanı Sebastian-Ioan Burduja konuşmacı olarak yer aldı.

Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Arslan, Ukrayna’daki savaşın küresel enerji piyasasında hızlı fiyat artışlarına ve belirsizliğe yol açtığını, ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye, sıfır emisyon kapsamında sürdürülebilir, erişilebilir ve yenilebilir enerji kaynaklarına yöneldiklerini söyledi.

Arslan, Türkiye ile Türkmenistan arasında 1 Mart’ta imzalanan Mutabakat Zaptı ve Niyet Beyanı’nın enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

“Enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Demircan, son 3 yılda yaşanan küresel olayların, iklim değişikliğinin, bölgesel çatışmaların, küresel ekonomik sorunlar ile tedarik zincirindeki sorunların eş zamanlı olarak enerji sektörüne darbe vurduğunu belirtti.

Türkiye’de iklim değişikliği sorunu nedeniyle sıfır emisyon hedefine uygun yeni enerji yaklaşımının benimsendiğini ve ulusal eylem planının hazırlandığını dile getiren Demircan, bu planla Türkiye enerji sektörünün dönüşümünün hedeflendiğini, 2002’den itibaren enerji sektörünün devlet tekelinden alınarak özel sektöre devredildiğini anlattı.

Demircan, enerji üretimi, dağıtımı ve ücretlendirmeyle ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığını, Ulusal Enerji Eylem Planı’nın ikinci safhasına geçildiğini, 2035-2053 yılları için sıfır karbondioksit emisyonunun hedeflendiğini, Türkiye’deki elektrik üretim kapasitesinin 100 gigavat olduğunu, 2035’te yaklaşık 190 gigavata çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Yenilenebilir enerjinin dağıtım, depolama ve tüketici maliyetleri gibi zorlukları beraberinde getirdiğini, elektriğe erişimin insan hakkı olduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’de 2035’e kadar üretimdeki yenilenebilir enerji kapasitesini büyük ölçüde artırmayı planladıklarını söyledi.

Demircan, Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretim ve dağıtım planlarını açıkladığı konuşmasına şöyle devam etti:

“Burada bir paradigma değişikliği var, enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor çünkü yenilenebilir kaynaklar kesintiye uğrayabiliyor. Bunun için yenilenebilir enerji kapasitesinin çok iyi yönetilmesi lazım, akıllı şebeke gibi, talebin daha iyi yönetilmesi gibi, depolama kapasitesi gibi ilave ihtiyaçlar var.

Elektrik sektörünün yenilenebilir enerji dönüşümü konusunda bir başka ayağı da nükleer enerji. Türkiye’nin üç farklı nükleer enerji projesi var. Bunlardan birisinin inşası Akkuyu’da devam ediyor, diğer ikisi de farklı ülkelerle pazarlık aşamasında. Karbondioksit salınımımızı azaltmak için nükleer enerjiyi kapasitemize katmamız gerekiyor. Akkuyu, önümüzdeki sene devreye girecek, ticari üretime başlayacak ve 3 yıl içinde toplam 4,8 gigavatlık kapasiteye ulaşacak. Daha sonra da diğer projelerimiz başlayacak. 2053’e kadar yaklaşık 20 gigavatlık enerji kapasitesine ulaşmayı planlıyoruz. Aynı zamanda küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisi için farklı ülkelerle görüşüyoruz. 7,5 gigavatlık kapasiteyi portföyümüze eklemeyi planlıyoruz.”

Demircan, 2035’e kadar 6 gigavatlık doğal gaz üretimi, hidrojen depolama ve enerji verimliliği konusunda yatırım yapılacağını ifade ederek, “Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nın ilk safhası bitti ve tüm hedeflere ulaştık. İkinci safha için 10 milyar dolarlık yatırım ayırdık ve beklentimiz karbondioksit salınımını 2035’e kadar yüzde 15 azaltmak.” dedi.

Alandaki politikaların kazan-kazan prensibiyle oluşturulması gerektiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği Avrupa’ya aktarabileceği enerji kaynaklarına sahip üs olabileceğini belirtti.

Demircan, sıvılaştırılmış gaz üretim ve depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik planlamalar yapıldığını, Tuz Gölü Projesi’yle kapasitenin artacağını kaydetti.

İstanbul’da kurulacak ajans aracılığıyla doğal gaz piyasalarında borsa niteliğinde bir sistem geliştirileceğini ancak uluslararası finansman sorununun çözülmesi gerektiğini dile getiren Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin güvenli hatların tesis edilmesi halinde elektrik enerjisi iletiminde de merkez olabileceğini söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız”

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto da enerjinin ideolojiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız.” uyarısında bulunan Szijjarto, şunları ifade etti:

“Ülkemi Enerji Konseyinde temsil ettiğimde Avrupa’daki enerji tedariki tartışmalarının ideolojik çerçevede yürütüldüğünü gördüm. Eğer Avrupa’da enerji tedarikini fiziksel bir konu olarak konuşamazsak doğru ve sürdürülebilir, ülkelerimizin ve uluslarımızın faydasına olacak çözüm bulamayız.”

Bakan Szijjarto, enerji alımında kaynakların çeşitlendirilmesinin düşünülebileceğini ancak gaz veya petrol satın alabilmek için boru hatlarına muhtaç olunduğunu, hükümetlerin enerjinin satın alınacağı kaynağı ve taşıma güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunduğunu kaydetti.

Szijjarto, AB’deki karar mekanizmalarının yaptırım kararlarının, Macaristan’ın enerji güvenliğini dahil olmadığı bir savaş için feda etmeye hazır olmadığını gösterdiğini savundu.

Macaristan’ın Rusya petrolünün aktarımında istisna olduğunu, bu nedenle AB’nin gaz nakli konusunda yaptırım uygulamadığını, Rusya’dan gelen bağlantının kesilmesi halinde ülkesinin ihtiyaçlarını karşılamayacağını dile getiren Szijjarto, mevcut boru hatlarıyla Rusya’ya alternatif bulunmadığı için bu ülkeyle enerji işbirliğinden, miktar, fiyat ve temin imkanları dolayısıyla memnun olduklarını söyledi.

Bakan Szijjarto, makul maliyetle çevreci elektrik üretimi için nükleer enerji kapsamında 50 yıldır Rusya’yla çalıştıklarını, ana ortakları Rusya olmasına rağmen alt yüklenicilerin Alman, Fransız ve Amerikalı olduğunu kaydetti.

Çeşitlilik açısından Romanya, Türkiye ve Azerbaycan’la gaz iletimi konusunda sözleşme imzaladıklarını söyleyen Szijjarto, Azerbaycan’ın da Gürcistan ve Romanya üzerinden yeşil enerji sağlayacağını vurguladı.

Szijjarto, inşa halindeki iki yeni nükleer santralle 4 bin 600 megavatlık kapasiteye ulaşacaklarını ve ülkesinin karbondioksit salınımının yıllık 17 milyon ton azaltılacağını, bu kapsamda “Nükleer Koalisyon” adıyla anılan Fransa, Romanya ve Çekya’yla işbirliği yapıldığını, Macaristan’ın batarya üretiminde dünya ikincisi olmayı planladığını söyledi.

Bakan Szijjarto, Azerbaycan, Romanya ve Gürcistan’la 1100 kilometrelik dünyanın en uzun elektrik hattı olacak projenin üzerinde çalıştıklarını, Türkiye’den gaz satın almayı ve Azerbaycan gazını da Türkiye üzerinden aktarmayı planladıklarını dile getirdi.

Romanya Enerji Bakanı Burduja da ucuz enerji ve güvenlik sağlanmadan ekonomik kalkınma ve büyümenin mümkün olmayacağını belirterek, güneş, rüzgar ve diğer yeşil enerji için 15 milyar dolarlık kaynak ayırdıklarını, karbondioksit salınımını azaltma amacıyla 2026 itibarıyla yüzde 1’in altına inmeyi planladıklarını ifade etti.

Burduja, “Neptun Deep Projesi”yle Karadeniz’deki 100 milyar kübik metrenin (bcm) üzerindeki rezervden yılda 18-20 bcm üretim kapasitesine ulaşarak Karadeniz’in ikinci büyük üreticisi olacaklarını, bunun için de yatırım bankaları ve Dünya Bankası kredileriyle doğal gaz altyapısı ve boru hatlarını geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Nükleer enerji kapsamında Rusya ile işbirliği yapmadıklarını, 1970’lerden itibaren reaktörlerle enerji ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirten Rumen Bakan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adaletsiz olduğunu söyledi.

Burduja, yeşil enerji kapsamında kömürle üretim yapan tesislerini doğal gaza dönüştürdüklerini, Romanya’nın 2027’de 29 bcm’lik üretimle Avrupa’nın bir numaralı üreticisi konumuna geleceğini belirtti.

“Enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor”

Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Abbasov da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığına teşekkür ederek, Gürcistan, Macaristan, Türkiye ve Azerbaycan arasında imzalanan, Slovakya ve SOCAR’ın da dahil olduğu anlaşmaların, enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

Abbasov, Azerbaycan’ın doğal gaz rezervleriyle 2017’den itibaren gaz ihracatçısı konumunda olduğunu, yıllık 48 bcm üretimin 28 bcm’sinin ihraç edildiğini söyledi.

Azerbaycan’ın yenilenebilir enerji kaynakları konusunda da projeler yürüttüğünü ve güneş enerjisi alanında çalıştığını belirten Bakan Yardımcısı, ulaşılan yüzde 20 oranının 2030 itibarıyla yüzde 30’a çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Abbasov, Azerbaycan, Gürcistan, Macaristan ve Romanya arasında yeşil enerji odaklı anlaşma imzalandığını, Hazar Denizi çevresinde 247 gigavat kapasiteli proje yapılacağını, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan iktisat, ekonomi ve enerji bakanlarının üretilen enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz yoluyla Avrupa’ya aktarımı için çalıştıklarını dile getirdi.

Bakan Yardımcısı Abbasov, “Azerbaycan, TANAP, TAP ve Güney Gaz Koridoru üyesidir, enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor.” dedi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nın (COP29) kasımda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacağını anlatan Abbasov, ülkesinin ekolojik dengeyi bozmadan güvenli enerji üretimine dair uluslararası çabaların öncüsü olacağını vurguladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediyesi Buca Metrosu’nda Çalışmaları İnceledi https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:57:27 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10305 İzmir tarihinin en büyük raylı sistem yatırımı Buca Metrosu’nun General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmalarını yerin 36 metre altında inceleyen Başkan Soyer, “Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı Buca Metrosu’nda bu ay sonuna kadar üç TBM daha devreye girecek. Bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlanacak metromuz İzmirlilere armağan olsun” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kaynaklarıyla inşa edeceği, Üçyol-Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampusu-Çamlıkule arasında 13,5 kilometrelik hatta hizmet verecek Buca Metrosu çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer, General Asım Gündüz İstasyonu’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Mehmet Ergenekon eşlik etti. Yerin 36 metre altında süren çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.

“Buca metrosu İzmirlilere armağan olsun”

Bir tünel açma makinesinin (TBM) çalışmaya başladığı, bu ay içinde üç TBM’nin daha devreye gireceği çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Önümüzdeki hafta bir TBM daha, 15 Mart’ta ikincisi, ay sonunda ise bir tane daha TBM devreye girecek. Yaşadığımız felaketlere, pandemiye ve ekonomik krize rağmen hiçbir zaman yılmadık. Merkezi hükümetin tek bir kuruş desteği olmadan İzmir’e kazandırdığımız bu yatırım, bir raylı sistem devrimidir. Yüksek kredi notumuz sayesinde Buca Metrosu için 4 yıl geri ödemesiz, 12 yıl vadeli 490 milyon euroluk yatırım finansmanı sağladık. Bu rakam ilk duyulduğunda devasa bir rakam gibi gelebilir. Fakat yaptığımız fizibilite çalışması şunu gösteriyor. Bu gücü durduracak hiçbir kuvvet yok. Günde 400 bin vatandaşımızın kullanacağı Buca Metrosu yılda 45 milyon euro ciro yapacak. Metro hattımız işler vaziyete geldiğinde kredisini kendi kendine ödeyebilecek. Bu nedenle Buca Metrosu dünyada fizibilitesi en yüksek metro yatırımlarından biri. Dünya genelinde bir metronun kendi finansmanını karşılama süresi ortalama 30 yıl iken biz bunu yarı süresinde gerçekleştireceğiz. İzmir tarihinin en büyük yatırımını, bu büyük raylı sistem devrimini, kimsenin cebinden 1 kuruş çıkmadan gerçekleştireceğiz. Bununla da gurur duyuyorum. Vaktinde, belki de vaktinden önce tamamlayacağımız metromuz İzmirlilere armağan olsun. İzmirliler güle oynaya bu büyük yatırımın tadını çıkarsınlar” ifadelerini kullandı.

Üçyol-Şirinyer metro hattı Haziran 2026’da tamamlanacak

Şirinyer’e sayaç koyduklarını, geriye sayıma başladıklarını söyleyen Başkan Soyer, “Metromuz, İzmir’de trafiğin en yoğun olduğu bölgede, en kalabalık ilçemiz Buca’da sizlere derin bir nefes aldıracak. İzmirliler konforlu, temiz ulaşıma kavuşmuş olacak. Buca’nın en uzak mahallesi Çamlıkule ile İzmir Körfezi arasındaki ulaşım süresi 15 dakikaya inecek. 13,5 kilometrelik Buca Metrosu’ndan günde 400 bin hemşehrimiz yararlanacak. Hedefimiz metronun ilk etabı Üçyol-Şirinyer arasını Haziran 2026’da tamamlamak” diye konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-buca-metrosunda-calismalari-inceledi/feed/ 0
Enflasyon Beklentileri Bozuluyor, Döviz Talebi Artıyor https://www.kanal7haber.com.tr/enflasyon-beklentileri-bozuluyor-doviz-talebi-artiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/enflasyon-beklentileri-bozuluyor-doviz-talebi-artiyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:09:55 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10265 Erdal Sağlam

Önümüzdeki haftaya yine yüksek enflasyon rakamlarıyla başlayacağız. Dizginlenemeyen enflasyon oranlarına karşılık, seçim nedeniyle alınamayan faiz artışı gibi gerekli kararlar, ekonomide beklentilerin giderek daha da bozulmasına neden oluyor.

Ocak’tan sonra Şubat ayı enflasyonunun da yüksek çıkması bekleniyor. Türk-iş belirlemelerine göre Şubat’ta yüzde 8’lik fiyat artışı kaydedilirken, İstanbul Ticaret Odası (İTO) bu rakamı yüzde 4 olarak buldu. Piyasaların beklentisi ise ortalama yüzde 3.8 yönündeydi.

Yarın açıklanacak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Şubat ayı enflasyon rakamlarının yüzde 4’ün altında çıkması beklenmiyor. Büyümeye devam eden yıllık rakamların yüzde 66’yı aştığını göreceğiz. Rakamlar ekonomi yönetiminin hedeflediği oranların üzerinde bir gerçekleşmeyi gösteriyor. Bu yüzde yükselen enflasyon bağlı, beklentilerdeki bozulmanın devam ettiğini göreceğiz.

Merkez Bankası 2024 yıl sonu enflasyon hedefi olarak yüzde 36’yı belirlerken, tahmin aralığının üst sınırı yüzde 42 idi. Belirlenen resmi enflasyon patikasının şu anda üzerine çıkmış durumdayız. Piyasadaki son beklenti rakamı yüzde 43 olmuştu. Bu ay yapılacak anket soncunda 2024 yıl sonu enflasyon beklentisinin daha da yukarı çıkması bekleniyor.

DÖVİZE TALEP ARTTI, REZERVLER ERİYOR

Ekonomi yönetimi Mayıs seçimlerinden sonra uygulamaya başladığı sıkı para politikası çerçevesinde, yüzde 8.5 olan politika faizini yüzde 45’e kadar çıkardı. Ancak bu artışı zamanında ve önden yüklemeli yapmadığı için, faiz artışının enflasyonla mücadeleye katkısı, beklentilerin altında kaldı. Bununla birlikte Mart sonunda yapılacak yerel seçim, sıkı para politikasının son iki aydır yeniden gevşetilmesini beraberinde getirdi.

Seçimler nedeniyle Merkez Bankası faizindeki artışa paralel artması gereken TL mevduat faizleri istendiği kadar artmadı. Bu aksaklıkta Merkez Bankası’nın piyasayı başka kanallarla, politika faizi altından fonlaması, piyasadaki likiditeyi uzun süre yüksek bırakması, talebin kısılması için ek adımları atmaması etkili oldu. Ocak ayı faiz toplantısında Merkez Bankası’nın “faizde tepe noktaya geldik” demesi ve gerekirse yeni faiz artışlarına yeterince açık kapı bırakmaması da, piyasalardaki beklentileri bozan başka bir unsur oldu.

Özetle; Merkez Bankası yüksek faiz artışına rağmen piyasadaki likiditede gerekli sıkılığı sağlayamadı, bu nedenle TL’ye dönüş konusunda eksik kaldı. Bu nedenle, piyasadaki dövize olan talebin yılbaşından bu yana yeniden canlanmasına neden oldu.

Yerli ve yabancı yatırımcılarda “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevcut sıkı para politikasına seçim sonrasında da devam edeceğine” ilişkin yeterli güven sağlanamadığı için, son dönemde yabancı çıkışlarının da hızlandığını gördük.

İşte tüm bu nedenlerle bozulan enflasyon beklentilerine paralel olarak, döviz talebi de arttı, bu da yılbaşından bu yana döviz rezervlerinde yeniden erimeye neden oldu. Yılbaşından bu yana net rezervlerdeki erimenin 15 milyar dolara yaklaştığını görüyoruz. Son günlerde Merkez Bankası düzenli olarak her gün döviz eritmeye devam ediyor. Swap hariç, kamu dahil net rezervler yeniden eksi 60 milyar dolara kadar indi. Brüt rezervler bir ara 50 milyar doları aşmışken, şimdi 20 milyar doların biraz üzerinde seyrediyor.

KRİZ ÇIKMAZ AMA FATURA AĞIRLAŞIYOR

Rezervlerdeki erimenin Mayıs seçimleri öncesinde eksi 77 milyar dolara kadar indiğini görmüştük. Önümüzdeki 1 aylık süreçte döviz satışı devam ederse, seçimler öncesinde yeniden eksi 70 milyar dolarlara kadar indiğini görebiliriz.

Ekonomi yönetiminin seçimlere kadar yeni bir faiz artışına gidebileceği pek tahmin edilmiyor. Şubat ayında, yani gerektiği zamanda, yüzde 2.5’luk faiz artışı yapılabilseydi beklentiler iyileştirilebilirdi. Ancak şimdi beklentileri rayına sokabilmek için, seçimden sonra, en az 5 puanlık faiz artışının gerektiği konuşulmaya başladı.

Beklentilerde ve ekonomik verilerdeki bozulmaya rağmen, seçimler öncesinde bir döviz krizi çıkması beklenmiyor. Buna karşılık sıkı para politikasında yaşanan seçim gevşemesi ve gerekli kararların zamanında alınmaması, sıkı para politikasının maliyetini daha da artırdı. Bu nedenle de seçimden sonra alınması gereken tedbirlerin, olması gerekenden çok daha sıkı olması gerekebilir. Faiz artışlarının yüksek yapılması gereğinin yanında, bütçe açığının kapatılması için ek vergi ve zamların devreye girmesi de devreye girebilir.

Ekonomi yönetimi mali disiplini sağlamak için kamu tasarrufları konusunda Cumhurbaşkanı’na ikna edebilecek mi, bilmiyoruz. Harcamalarda kısıntı yapılmadığı takdirde toplumun ödeyeceği faturanın daha da ağır olması kaçınılmaz olacak. Ekonomi yönetimini seçimden sonra, gerçekten çok zor kararlar bekliyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enflasyon-beklentileri-bozuluyor-doviz-talebi-artiyor/feed/ 0
Gençler şehirleri tercih ediyor, tarlada yaşlılar çalışıyor https://www.kanal7haber.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/#respond Tue, 23 Jul 2024 09:12:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10250 Gençler şehirleri tercih ediyor, tarlada yaşlılar çalışıyor

Dededen babadan miras kalan tarlalarda çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaş üstündeki kadınlar oluşturuyor

Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan:

“Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor; Önerimiz, uzman eleman tedarik firmaları kurulsun”

TRABZON – Son yıllarda şehirlerde yaşamayı tercih eden yeni nesil dededen babadan kalan tarla işleri ile ilgilenmezken, tarlalarda çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaş üstündeki kadınlar oluşturuyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde havaların sıcak gitmesi ile birlikte tarlalarda mesai bu yıl erken başladı. Yöre halkı güzel havayı da fırsat bilerek köyüne bahçesine giderken, tarla ve bahçelerde ise çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaşın üstündeki kadınlar oluşturuyor.

“Bizden sonra bu bahçelere kimsenin geleceğini zannetmiyorum”

Evinin sebze, meyve, mısır ve patates ihtiyacı için tarla yaptığını belirten Trabzonlu Fatma Sofuoğlu, kendilerinden sonra gençlerin bahçe ve tarlaları sahipsiz bırakacağını ve girmeyeceğini söyledi. Sofuoğlu “Gençler okuyor, okuduktan sonra iş sahibi olunca da artık köylere gelmiyorlar. Eskiden birlik beraberlik vardı, büyüklerimiz ile 8-10 kişi tarlalarda çalışıyorduk. Şimdi ise çocuklar şehirlerden köylere gelmek istemiyorlar. Biz de atalarımızın yadigarını sürdürmek için burada çalışıyoruz. Bizden sonra bu bahçelere kimsenin geleceğini zannetmiyorum, bu topraklar öylece kalacak” ifadelerini kullandı.

Yaza hazırlık yaptıklarını belirten Emine Sofuoğlu ise “Çocuklar tarla ayakkabılarını giyip bahçeye girmeye tiksiniyorlar. Onları eve alıştırdık, şehre alıştırdık. Bu yüzden gelmiyorlar. Bir de çocuklar köy koşullarına alışkın değil” şeklinde konuştu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, yeni neslin bahçeye inmemesinin sadece Karadeniz Bölgesi’nin değil ülkemizin her yerinde önemli bir sorun oluşturduğuna dikkat çekerek “Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor” dedi.

Son yıllarda yeni neslin bahçeye inmemesine çözüm olarak uzman eleman tedarik firmaları kurulmasını öneren Pehlevan, “Bu büyük bir sorun. Sadece kendi bölgemiz için değil, Türkiye’nin diğer bölgeleri için çok büyük bir sorun. Bu soruna zaman geçirmeden çözüm bulunması gerekiyor. Bizim önerimiz, uzman eleman tedarik firmaları kurulsun. Budama, ayıklama, toplamada maliyetler çok yüksek. Alanlarımız çok küçük şehirdeki bir kişi köyüne gidip fındığını ilaçlayıp, toplayıp, geri döndüğünde maliyet yükseliyor. Tedarik firmalarıyla birlikte bu işi çözebiliriz” dedi.

“Ülkemizin 350 milyon nüfusu besleyecek kapasitesi var”

Herkesin şehirde yaşama tercini tarımsal alanları olumsuz etkilediğine dikkat çeken Pehlevan, “Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor. Hayatımızda hava gıda ve su olmazsa olmazımızdır. Bizim bunun bir şekilde çözümünü ortaya koymamız gerekiyor. Ülkemiz şu an dört mevsimi bir anda yaşayan o kadar zengin bir ülke ki, biz bir şekilde bunu harekete geçirmemiz gerekiyor. Türkiye toprakları şu anda 350 milyonu besleyecek kapasitesi var. Ama baktığınız zaman ekonomik kaygılardan kaynaklı üretim alanları terk ediliyor. ya da lüks yaşamak için ya da şehirde yaşamak için müthiş bir göç var. Bunu bir şekilde durdurmamız gerekiyor. Köyde yaşayanları devlet teşvik etmeli teşviklerini artırmalı ve teşvik yöntemimizi değiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/feed/ 0
GAGİAD’ın 16. Olağan Genel Kurulu Yoğun Katılımla Gerçekleşti https://www.kanal7haber.com.tr/gagiadin-16-olagan-genel-kurulu-yogun-katilimla-gerceklesti/ https://www.kanal7haber.com.tr/gagiadin-16-olagan-genel-kurulu-yogun-katilimla-gerceklesti/#respond Tue, 23 Jul 2024 09:00:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10245 Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği’nin (GAGİAD) 16. Olağan Genel Kurul Toplantısı üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Koçer, GAGİAD 16’ncı Olağan Genel Kurulu’nda görevi Yiğitcan Konukoğlu’na devretti. Sanko Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi olan Yiğitcan Konukoğlu, GAGİAD 15. Dönem Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu.

Gaziantep’in önde gelen sivil toplum kuruluşlarından GAGİAD’ın iki yılda bir gerçekleşen ve bu yıl 16’ncısı düzenlenen Olağan Genel Kurulu, 2 Mart Cumartesi günü dernek merkezinde gerçekleşti. GAGİAD Kurucu Başkanı ve Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, GAGİAD Geçmiş Dönem Başkanları Nejat Koçer, Erhan Özmen, Yaşar Erturhan, Taner Özdurak, Bora Tezel, Ege Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, Şırnak Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Nihat Bilişik ve dernek üyelerinin yoğun katılım sağladığı Genel Kurul; divan teşekkülü ve divana yetki verilmesinin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. GAGİAD 16. Olağan Genel Kurulu’nda; yönetim ve denetim kurulu raporları okunarak, genel kurul tarafından ibra edildi. Ardından Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu ve Haysiyet Divanı üyelerinin asil ve yedek seçimi gerçekleştirildi. Genel Kurul sonucunda GAGİAD 15. Dönem Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yiğitcan Konukoğlu, GAGİAD yeni Yönetim Kurulu Başkanı ve Deniz Yüksel Konukoğlu ise Kadınlar Kurulu Başkanı oldu.

İki dönemi boyunca GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Cihan Koçer açılış konuşmasına, bugüne kadar verdikleri emek için yönetim kurulu ve GAGİAD’lılara teşekkür ederek, “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım atmanın gururunu yaşadığımız bir dönemde, 30’uncu yılını geride bırakan GAGİAD’ın geldiği nokta herkes tarafından takdir edilmektedir. Bugün GAGİAD, iş dünyasına yön veren, yenilikçi adımlarıyla sektöre vizyon katan bir noktadadır. Bizi bugünlere getiren öncelikle kuruluşumuzdaki sağlam temellerdir. Bu sağlam temelden ilham alarak, 30 yıl boyunca durmadan, yorulmadan çalışarak bugünlere geldik. Bugüne kadar ulaştığımız başarının bilincinde olarak, elbette daha iyi, daha büyük işlere imza atmak için var gücümüzle çalıştık, çalışıyoruz. Sizlerin de yakinen bildiği gibi, pandemiden küresel ekonomideki durgunluğa, yaşadığımız elim deprem felaketinden yakın coğrafyamızdaki çatışmalara kadar pek çok zorlukta sorumluluk üstlendik. Ekonomik alanda ortaya koyduğumuzun değerin yanında üstlendiğimiz sorumlulukla sosyal hayattan eğitime, sürdürülebilirlikten kültür sanata kadar her alanda var gücümüzle çalışmaya gayret ettik” dedi.

Koçer, sosyal sorumluluk projeleri, GAGİAD Kültür Sanat Festivali, yürütülen AB projeleri ve daha pek çok çalışmayla Gazi şehri her alanda ileriye taşımaya gayret gösterdiklerini belirterek, “Düzenlediğimiz GAGİAD Kültür Sanat Festivali, Gaziantep’in ilk kültür sanat festivali olması ve kapsamlı programıyla, başlı başına büyük bir başarıydı ve ulusal anlamda büyük ilgi gördü. İnanıyorum ki GAGİAD Kültür Sanat Festivali gelenekselleşerek, her yıl heyecanla beklenen bir etkinliğe dönüşecek ve Gaziantep sıfatlarına bir de ‘Kültür-Sanat Şehri’ni ekleyecektir. Her 2 yılda bir düzenleyerek geleneksel hale getirdiğimiz GAGİAD Ödülleri 13’üncüsünü büyük bir gururla gerçekleştirdik. Birçok değerli ismi ödüllendirdik, genç yetenekleri cesaretlendirdik, başarı yolunda ön safta koşanları görünür kıldık. Gaziantep’imiz için uluslararası alanda yeni ilişkiler geliştirmek, bu toprakların girişimci ruhunu dünyayla buluşturmak için Avrupa Birliği projeleri gerçekleştirdik. Türkiye Ulusal Ajans ve Avrupa Komisyonu desteğiyle hayata geçirdiğimiz Avrupa Birliği Projemiz kapsamında webinarlar, eğitimler düzenledik. Gazi Şehrimizden yeni girişimler çıkması, yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmak amacıyla yürüttüğümüz bu projelerin meyvelerini gelecekte toplayacağımıza inanıyorum. GAGİAD 14. ve 15. dönem Yönetim Kurulu Başkanı olarak, birlikte ürettiğimiz değere, yürüttüğümüz çalışmalara öncülük etmekten, 4 yıldır sizlerle birlikte şehrimizi ve iş dünyamızı ileriye taşıyacak işlere imza atmaktan dolayı gururluyum. Birlikte yol yürüdüğümüz, bizleri gururlandıran çalışmalarda emeği geçen, çabamıza omuz veren yönetim kurulu üyelerimize, komisyon başkanlarımıza, komisyon üyelerimize ve tüm üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Yeni başkanımız ve yönetim kurulumuzun yürüttüğümüz bu çalışmaları, GAGİAD’ın başarılarını daha da ileriye taşıyacağına inancım tam. Göreve gelen yeni yönetimimize başarılar diliyor, yönetim kurulumuzun GAGİAD’a hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu büyük aile gelecekte de yeni başarılara imza atacaktır. Bizler her zaman GAGİAD’ın ve Gaziantep’in emrindeyiz” ifadelerini kullandı.

16’ncı Dönem GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve gelen Yiğitcan Konukoğlu, kurul üyelerinin teveccühüne teşekkür ettiğini belirterek, “Bugün 16’ncı dönem Yönetim Kurulu olarak öncelikle çok mutluyuz ve heyecanlıyız. 14 ve 15’inci dönemde Cihan Başkanımız ile çok güzel çalışmalar gerçekleştirdik, bunların devamlılığını sağlayacağız. Birkaç hususa dile getirmek istiyorum. Yeni dönemimizde de ana gayemiz, derneğimizin kuruluşundan itibaren hedeflediği; genç nesiller arası ortak aklın oluşturulması, şehirde yatırım ekosistemin ve şehir yaşamının geliştirilmesi ve korunması, derneğimizin devamlılığını sağlanması, üyelerimize kaliteli hizmetin sağlanmasını hedeflemek yönünde olacak. Bu dönemde gerçekleştirmeyi planladığımız ana başlıklar ise; ekonomi, kültür sanat ve üyeler arası iletişimi arttıracak aktivitelerin yapılması, derneğimizin kurumsallaşma çalışmalarının devamlılığının sağlanması, iki dönemdir uygulanan yeni komisyon yapısının devamlılığının sağlanması ve geliştirilmesi şeklinde olacak” şeklinde konuştu.

GAGİAD’a bugüne kadar hizmet verenlere teşekkür eden Konukoğlu, “İki dönemdir omuz omuza çalıştığım değerli başkanımız Cihan Başkana, Eşi İpek Hanım’a ve geçmiş dönemde emek veren Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür ediyorum. Cihan Başkan azmi ve kararlığıyla derneğinize çok emek vermiştir. Kendisiyle olan hem abi kardeş hem de arkadaşlık ilişkimiz GAGİAD ile güçlenmiştir ve bundan sonra da böyle devam edecektir. Bir parantez de Kadınlar Kurulu Başkanımız Sayın Selin Akcan için açmak istiyorum. Kendisi GAGİAD için her zaman en samimi ve temiz duygularla çalıştı kendisine ve GAGİAD için büyük emekler veren Eşi Mehmet Akcan’a derneğimize katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Genel Kurul sırasında Divan Başkanlığını Mustafa Topçuoğlu’nun, üyeliklerini Erhan Özmen ve Yaşar Erturhan’ın yapmasından ötürü kendilerine teşekkür edildi.

GAGİAD 16. Dönem Yönetim Kurulu, “Yiğitcan Konukoğlu, Yunus Kara, Onur Konukoğlu, Tuğçe Topçuoğlu, Mert Güllüoğlu, Erman Erturhan, İbrahim Teymur, Seçkin Yıldırımdemir, Burak Fadıloğlu” oldu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gagiadin-16-olagan-genel-kurulu-yogun-katilimla-gerceklesti/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Avrasya’da Yeni İşbirliği Dinamikleri Ele Alındı https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-avrasyada-yeni-isbirligi-dinamikleri-ele-alindi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-avrasyada-yeni-isbirligi-dinamikleri-ele-alindi/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:09:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10205 Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğiyle düzenlenen “Avrasya’da Yeni İşbirliği Dinamikleri” başlıklı panelde, Asya ülkeleri ve kuruluşlarının, değişen dünyanın koşullarına ayak uydurabilmesini hedefleyen işbirliği potansiyeli ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Avrupa Komşuluk Konseyi Direktörü Samuel Doveri Vesterbye’nin üstlendiği panele Tacikistan Dışişleri Bakanı Sirojiddin Muhriddin, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) Genel Sekreteri Kayrat Sarybay, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Khusrav Noziri, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Özel Görevler Temsilcisi Elçin Emirbeyov konuşmacı olarak yer aldı.

Muhriddin, “ortak evimiz” diye nitelendirdiği Avrasya’da büyük ölçekli ve karşılıklı fayda sağlayacak projeler geliştirildiğini belirterek, Orta Asya’daki liderlerin bu alandaki siyasi iradelerinin önemini vurguladı.

Bölgede büyük altyapı ve ulaşımı destekleyecek projeler tasarlandığını söyleyen Muhriddin, bu alandaki çalışmaların Avrasya’yı “transit bölgesine dönüştürmeyi” amaçladığını ve bu doğrultuda uluslararası ticaretin kesiştiği rotalar hedeflendiğini anlattı.

Muhriddin, “transit ülke potansiyeline sahip” Tacikistan’ın yüzde 93’ünün dağlarla çevrili olduğunu, ulaşımın Tacikistan için çok önemli olduğunu dile getirdi.

Hidroelektrik santrallerinin faydasına da değinen Muhriddin, “Su, devletler arası işbirliğinde önemli rol oynuyor. Yeşil enerjide benim ülkem dünya şampiyonu” diyerek, elektriğin yüzde 90’ından fazlasının üretimini hidroelektrik santrallerle gerçekleştirdiklerini kaydetti.

“Bazı konuları masada tartışmak, cephede tartışmaktan daha kolay”

CICA Genel Sekreteri Sarybay, CICA’nın kurulduğu dönemde, Asya’da “aynı örtünün altında uyuyan ancak farklı rüyalar gören ülkeler” için güven oluşturma hedefi gözettiğini bildirdi.

İlerleyen süreçte, paydaşların diyaloğa girebilmesi ve sorunların üstesinden gelebilmesi için CICA’nın bazı araçlar geliştirdiğini kaydeden Sarybay, “Bazı konuları masada tartışmak, cephede tartışmaktan daha kolay.” diye konuştu.

Üye ülkelerin CICA oluşumunu sürdürmek istediğini, ana rollerinin ise üye ülkeler arasında güvenlik alanında bir platform oluşturmak olduğunu söyleyen Sarybay, “Bazı yerlerde ‘Asya baskısını’ oluşturabiliyoruz, bazı anlaşmazlıkların olduğu yerde sağduyuya başvuruyoruz. Burada oy birliğine ulaşmak önemli. CICA’da uygulama süreci gönüllülük esasına dayanıyor.” ifadelerini kullandı.

Asya’nın farklı bölgelerinde kolluk kuvvetlerinin kullanabileceği metotları, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suç konusunda yapabileceklerini ele aldıklarını aktaran Sarybay, CICA üyesi ülkelerin 2021’de “güvenlik oluşturma kataloğunu” basabildiğini anımsattı.

“Bölgeler arası ticaret bizi memnun eden noktada değil”

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Khusrav Noziri ise “bölgenin en eskisi” şeklinde nitelediği teşkilatın, “kendi işbirliği ve ortaklık dokusunu yayarak” tüm Orta Asya ülkelerine kapılarını açtığını belirtti.

Noziri, halihazırda 10 üyeli teşkilatın, 8 milyon metrekarelik alanda, yarım milyarlık nüfusu etkilediğini ve dünya ticaretine katkısının 1 trilyon doları aştığını söyleyerek, üye ülkeler arası ekonomik işbirliği, karşılıklı menfaatlerin korunması ve ekonomik entegrasyonun teşvikini hedeflediğini ifade etti.

Bölgeler arası ticaretin kendilerini memnun eden noktada olmadığını vurgulayan Noziri, bunun artırılması ve giderek ayrışan dünya koşullarında, teşkilatın önceliklerini adapte ederek bölgesel refah ve kalkınmayı artırmak için çalıştıklarını bildirdi.

“Karadeniz Denizaltı Elektrik Kablosu” projesi

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Özel Görevler Temsilcisi Emirbeyov, bölgesel işbirliği girişimlerinin Avrasya’da etkileşimi artırmayı hedeflediğini ve yerelden bölgesele, bölgeselden küresele doğru ilerlemeye çalıştığını anlattı.

Ülkesi Azerbaycan’ın Avrasya açısından önemli bir noktada yer aldığına dikkati çeken Emirbeyov, enerji ve ulaştırma projelerinin, Avrupa ve bölgedeki ülkelerin hassasiyetleri göz önünde bulundurularak gerçekleştirildiğini belirtti.

Emirbeyov, çabaları ileri götürecek ortak hedefleri ve gündemleri olmasının önemini vurgulayarak, “Avrasya bağlamında ulaşım, bağlanabilirlik, ticaretin kolaylaştırılması, iklim değişikliği, terörizm ve siber güvenlik gibi asimetrik tehditlere karşı bir arada durmalıyız.” dedi.

Etnik kökenden bağımsız olarak esnek hareket edilmesi ve yeni jeopolitik gerçekliklere hızlı ayak uydurabilmesi ihtiyacının altını çizen Emirbeyov, Güney Kafkaslar’ın, Doğu ile Batı arasındaki ticaretin açılımında daha makul ve canlı bir seçenek olduğunun yadsınamayacağını savundu.

Emirbeyov, bu konuda örnek olarak gösterdiği “Karadeniz Denizaltı Elektrik Kablosu” projesinde Romanya, Macaristan, Gürcistan, Türkiye ve Azerbaycan’ın birlikte çalışacağını ve bu projeyle Güneydoğu Avrupa ile Güney Kafkaslar’ın birbirine bağlanacağını belirtti.

Ulaşım etkileşimi ve bağlanabilirliğin “barışı sağlama ve güven oluşturma rolü oynayabileceğini” kaydeden Emirbeyov, “Aynı zamanda bölgeleri ekonomik izolasyondan da kurtarır. Rusya, Türkiye ve İran gibi başka ülkelere açılımı da sağlar, Avrupa’ya gidiş de kolaylaşır. Azerbaycan özelinde son 30 yıldır gerçekleştirmeye çalıştığımız birtakım çalışmaların parçası.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-avrasyada-yeni-isbirligi-dinamikleri-ele-alindi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Asya-Pasifik Bölgesel Mimarilerinin İnşası Tartışıldı https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-asya-pasifik-bolgesel-mimarilerinin-insasi-tartisildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-asya-pasifik-bolgesel-mimarilerinin-insasi-tartisildi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:36:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10016 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Asya-Pasifik Bölgesel Mimarilerinin İnşası: Uyumsuz Çıkarların Yarattığı Sınama” başlıklı panelde, büyük güçler arasında rekabetin arttığı, ekonomi ve güvenlik alanında karmaşık ve çok katmanlı mimarilerinin şekillendiği bir ortamda bölgesel ve küresel aktörlerin uyumlu ve aynı zamanda çelişen çıkarlarının uzlaştırılması için etkili diplomasinin ve işbirliğinin gereğine işaret edildi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te m?oderatörlüğünü Singapur Nanyang Teknoloji Üniversitesi S. Rajaratnam Uluslararası İlişkiler Fakültesi öğretim üyesi emekli diplomat Lawrence Anderson’ın üstlendiği panele Malezya Yüksek Öğrenim Bakanı ve eski Dışişleri Bakanı Zambri Abdülkadir, Bangladeş Dışişleri Bakanı Muhammed Hasan Mahmud, Sri Lanka’nın Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Tharaka Balasuriya ve Vietnam Dışişleri Bakan Yardımcısı Nguyen Minh Hang katıldı.

Malezyalı Bakan Zambri, bölgede “Asya-Pasifik” ve “Hint-Pasifik” gibi yeni adlandırmaların nereden, hangi saftan bakıldığına bağlı olarak karmaşıklaşan çok katmanlı ilişkiler ağını ortaya çıkardığını, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkeleri olarak saflaşmadan kaygı duymakla birlikte aynı zamanda büyük güçlerin ilgisini ve hedeflerini anlamak istediklerini belirtti.

ASEAN’ın bakış açısından, barış içinde bir arada yaşama ilkesine uyumlu olduğu sürece bölgede farklı fikirlerin, ilgilerin ve çıkarların varlığını desteklediklerini ifade eden Zambri, “İster Asya-Pasifik deyin ister Hint-Pasifik, biz buranın bir barış ve refah bölge olacağından emin olmak istiyoruz.” dedi.

Zambri, Çin’in bölgedeki artan rolüne ilişkin, iyi niyetli oldukları sürece tüm taraflarla işbirliğini geliştirmek istediklerini vurgulayarak “Güneydoğu Asya’da Çin fobisi yaratmamalıyız. Soğuk Savaş’ın uzantısı olan ikili tercihlere, çevreleme mantığına hapsolmamalıyız, onu ya da bunu seçmek zorunda değiliz, kimse bize ne yapacağımızı dikte etmemeli.” diye konuştu.

Bölgenin bir ekonomik işbirliği ve kalkınma alanı olması için bölge ülkelerinin yeni teknolojileri, yeni ekonomileri ve özellikle de dijital ekonomiyi kucaklaması gerektiğini vurgulayan Zambri, Malezya’nın Türkiye ile dostane ilişkileri önemsediğini, diplomatik ilişkilerin yanı sıra ekonomik ilişkileri ve teknoloji alanında bağları genişleterek Malezya’yı Türk ekonomisinin Güneydoğu Asya’da limanı haline getirmek istediklerini vurguladı.

“Çin ve Hindistan işbirliği yaparsa küresel mimari değişir”

Sri Lankalı Bakan Tharaka Balasuriya da büyük güçlerin bölgeye ilgisinin artmasında Çin’in yükselişini durdurma niyeti ve ülkelerini piyon olarak gören yaklaşımın hissedildiğini ifade etti.

Sri Lanka’nın 1950’lerden bu yana bağlantısızlık siyaseti izlediğini, gelecekte de duruma bağlı bağımsız seçimlerini yapmak istediğini vurgulayan Balasuriya, “Biz Sri Lanka’nın Çin ve Hindistan ile ilişkilerini birbirine zıt tercihler olarak görmüyoruz. Hem Çin ile güçlü tarihsel ilişkilerimiz, Hindistan ile de uygarlık bağımız var.” dedi.

Kovid-19 salgınında Batı’dan aşı beklerken Çin’in Sri Lanka’ya yardım eli uzattığını, ekonomik kriz yaşadıklarında Hindistan’ın yardımı sayesinde hem mali durumu düzeltip hem de ülkede gıda güvenliği sağladıklarını hatırlatan Balasuriya, “Bu iki ülke de bizim için önemli.” ifadesini kullandı.

Balasuriya, Suudi Arabistan ve İran’ın diplomasi yoluyla vardığı uzlaşmayı örnek göstererek “Çin ve Hindistan işbirliği yaparsa hem küresel mimari hem de Küresel Güney’in mimarı değişir. Çin ile ABD arasındaki San Francisco Zirvesi’nin benzerine Asya’da ihtiyaç var.” değerlendirmesinde bulundu.

“ASEAN ülkeleri birlikte hareket etmeli”

Vietnam Dışişleri Bakan Yardımcısı Nguyen ise ülkesinin de major aktörlerin Asya-Pasifik’e ilgisinin artmasının ekonomik gücün bölgeye kaymasıyla bağlantılı olduğuna dikkati çekerek “Bölgedeki durumun karmaşıklığı göz önüne alındığında açık, kapsayıcı, dengeli ve kurallara dayalı bir mimari için ASEAN ülkelerinin birlikte hareket etmesi gerekiyor.” dedi.

Asya-Pasifik’in yükselişinin barış, istikrar ve işbirliği ruhunun başarısına tanıklık ettiğini vurgulayan Nguyen, bunun devam edebilmesi için ASEAN’ın merkeziliğinin korunması gerektiğini vurguladı.

Nguyen, büyük güçler arasındaki rekabetin ve işbirliğinin tarih boyunca görüldüğünü, önemli olanın bu güçlerin barış ve refahın korunması için aralarındaki rekabeti sağlıklı ve sorumlu şekilde yönetmesi ve küçük ülkeler üzerinde olumsuz etkilerini minimize etmesi gerektiğini belirtti.

ASEAN’ın bölgenin geri kalanı ile daha yapıcı tarzda ilişki kurması, büyük güçler tarafından ortaya atılan girişimleri bölgede barışa ve işbirliğine katkı sunduğu sürece desteklemesi, çok taraflılık anlayışı içinde bir ekonomik kalkınmanın motoru olmayı hedeflemesi gerektiğinin altını çizdi.

“Bangladeş’te deniz seviyesi 1 metre artarsa 35 milyon insan yerinden olacak”

Bangladeş Dışişleri Bakanı Muhammed Hasan Mahmud, küresel iklim değişikliğinin etkilerine işaret ettiği konuşmasında, bölge ülkelerinin iklim kaynaklı sorunların “masum kurbanları” olduğu, sera etkisi yaratan gazların oluşumundaki sorumlulukları sınırlı olmasına karşın coğrafi nedenlere, yıkıcı etkilerine en açık konumda olduklarına dikkati çekti.

Bundan 20 yıl önce Sibirya’da kuraklık, Pakistan’da sel olabileceğini hiç kimsenin öngöremeyeceğine dikkati çeken Mahmud, “Eğer Bangladeş’te deniz seviyesi 1 metre artarsa ülkenin kıyı bölgelerinde yaşayan 35 milyon insan yerinden olacak. Daha şimdiden dünyada binlerce insan iklim nedeniyle yurtlarını kaybetti; ya evleri sular altında kaldı ya da geçim kaynakları yok oldu. Acı gerçek bu, küresel toplum bu soruna çözüm aramalı.” ifadelerini kullandı.

Mahmud, Bangladeş’in halihazırda iklim kaynaklı göçlerin etkilerini yaşadığını, uluslararası göç hukukunda bu doğrultuda değişiklikler yapılması ve “iklim mültecisi” kavramının tanımlanması gerektiğinin altını çizdi.

Ülkelerin Paris İklim Anlaşması’nda sera etkisi yaratan gazların salınımını azaltmaya yönelik taahhütlerini yerine getirmesinin önemine işaret eden Mahmud, “Tüm taahhütler yerine getirilse bile küresel ortalama sıcaklık 3,2 ila 4 santigrat derece artacak. Şu anda 1 derecelik sıcaklık artışında bile aşırı yağmur, aşırı kar gibi mevsim değişikliklerin yıkıcı etkilerini yaşıyoruz. Sıcaklık artışı daha fazla artarsa olacakları hayal etmek dahi güç.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-asya-pasifik-bolgesel-mimarilerinin-insasi-tartisildi/feed/ 0
Güneydoğu Anadolu Bölgesi Şubat Ayı İhracat Rakamları Açıklandı https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesi-subat-ayi-ihracat-rakamlari-aciklandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesi-subat-ayi-ihracat-rakamlari-aciklandi/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:09:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9975 Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla Adıyaman’da açıklandı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinden yapılan yazılı açıklamada bölgenin Şubat ayı ihracatı 985,1 milyon dolar oldu.

Şubat ayı ihracat rakamları Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla Adıyaman’da açıklandı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinden yapılan yazılı açıklamada bölgenin Şubat ayı ihracatı 985,1 milyon dolar olurken, Gaziantep’in ihracatı ise 863,6 milyon dolar oldu. Bölgedeki diğer illerin Şubat ayı ihracat performansı ise şöyle, Kahramanmaraş 101,5 milyon dolar, Mardin 88,0 milyon dolar, Malatya 35,2 milyon dolar, Şanlıurfa 24,1 milyon dolar, Diyarbakır 15,5 milyon dolar, Adıyaman 10,0 milyon dolar Kilis 7,5 milyon dolar.

İlk iki ayda toplam 183 ülkeye ihracat yapan bölgenin ülkelere göre ihracat tablosu incelendiğinde ise Irak, ABD, Suriye, Suudi Arabistan, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Libya, İsrail, İran ilk sıralarda yer alıyor. Bölgeden en fazla Makine Halısı, Pastacılık Ürünleri, Plastikler ve Mamulleri, Kumaşlar, İplikler, Değirmencilik Ürünleri, Bitkisel Yağlar, Diğer Gıda Müstahzarları, Ağaç ve Orman Ürünleri ve Demir Çelik Mamulleri ihraç edilmiş durumda.

İhracat rakamlarını değerlendiren GAİB Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, “6 Şubat depremlerinden bir yıl sonra 2024 Şubat ayı ihracat rakamlarını karmaşık duygular içerisinde açıklıyoruz. Tüm bölgemizde maddi manevi ağır hasarlara sebep olmuş tarihimizdeki en yıkıcı depremlerin ardından bölgemiz dayanışma azmiyle depremden henüz birkaç ay sonra yeniden ihracatta ve üretimde iddialı hedefler koymaya başlamıştı. Açıklanan bu rakamlar bölge ihracatçımızın çalışkanlığını gözler önüne seriyor. Bugün ihracat rakamlarının Adıyaman’da açıklanması ve bu etkinliğe Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’ın da katılması anlamlıdır. Bu zorlu süreçte devletimizin desteğini hissederek ilerledik, bundan sonra da bu desteği hissedeceğimizi biliyoruz. Adıyaman felaketten en fazla etkilenen şehirlerimizin başında gelmektedir. Yaşadığı bu büyük felakete rağmen üretim çarkları bugün hala aynı hızla çalışmaya devam etmektedir. Adıyaman’daki tüm firmalarımıza ulaşmak ve ihracat potansiyellerini açığa çıkarmak istiyoruz” dedi.

Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinin Şubat ayı faaliyetlerinden de bahseden Kileci, “Şubat ayında faaliyetlerimize çok yönlü şekilde devam ettik. Finansal Okuryazarlık Eğitimi’ni hizmet binamızda yüz yüze olarak düzenleyerek üyelerimizin genel ekonomi, kredi, bütçe planlama, yatırım ve finansman gibi alanlarda karşılaşabilecekleri sorunları en aza indirmeyi hedefledik. Paris’te düzenlenen Tekstil, Moda ve Aksesuar Fuarı Premiere Vision Paris’e Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (GATHİB) olarak katıldık. Doku Kumaş Tasarım Yarışması kapsamında verilen Yurtdışı Tekstil ve Moda Fuarı Ziyaret Ödülü ile sektörün yenilikçi ve özgün karakterinin güçlenmesine katkı sağlayacak finalistlerimizin Premiere Vision Paris Fuarı’nı ziyaret etmesi sağladık. Başta kadın ve genç girişimcileri bir araya getiren ‘Export Akademi’ programını Birliklerimiz, Ticaret Bakanlığımız ve UPS Türkiye iş birliği ile hizmet binamızda gerçekleştirdik. Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz ve Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz Dubai’de düzenlenen dünyanın en büyük gıda fuarlarından Gulfood 2024’e katılım sağladı. Celal ve Mehmet Başkanlarımıza destek olmak içim benim de bulunduğum fuarda Başkanlarımızla beraber katılımcı üyelerimize başarılar diledik. Halı İhracatçıları Birliğimiz Hindistan’a yönelik düzenlediği Sektörel Ticaret Heyeti ile yeni pazar imkanları elde etme noktasında önemli bir adım attı. Görüleceği üzere tüm Birliklerimiz faaliyetlerine hız kesmeden sürdürmektedir. Önümüzdeki aylarda çalışmalarımız daha da yoğunlaşacak” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesi-subat-ayi-ihracat-rakamlari-aciklandi/feed/ 0
Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:36:32 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9949 Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV), Milli Eğitim Bakanlığı ve Metro Türkiye işbirliğiyle “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması” düzenlendi.

Birlikten yapılan açıklamaya göre, gastronomi turizminin gelişmesine katkı vermenin yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olan öğrencilere iş imkanı sağlamak amacıyla hayata geçirilen “Sektör Yetenek Avında” projesi yeniden başlatıldı.

Proje kapsamında düzenlenen “Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması”nın dördüncüsü, verilen 3 yıl aranın ardından Gastronometro’da gerçekleştirildi. Yarışma, 2021 ve 2022’de Kovid-19 salgını nedeniyle 2023’te de 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle yapılamamıştı.

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, törende yaptığı konuşmada, son yıllarda Türkiye’nin gastronomi turizmi için tercih edilen öncelikli bir ülke haline geldiğini belirtti.

Eresin, “Dünya ülkelerinde turizm gelirinin önemli bir kısmını oluşturan gastronomi turizmi Türkiye’de de hala gelişime açık bir alandır. Gastronomi de fazlasıyla nitelikli iş gücüne ve deneyime dayanıyor. Dolayısıyla gençler bu konuda en önemli avantajımız ve güvencemiz. Hedefimiz bu yarışmayı büyütmek, Türkiye geneline farklı kategorilerle genişletmek. Bu amaca yönelik adımlarımızı hızlıca atmak üzere TUGEV ile işbirliğimizi de başlattık.” ifadesini kullandı.

Gastronomi açısından birçok ülkeden daha yüksek potansiyele sahip olan Türkiye bu özelliğini turizme yansıtmayı tamamen başardığında turizm gelirinde önemli artış olacağını belirten Eresin, bu yolda Turizm Meslek Liseleri Arası Aşçılık Yarışması’nın sektör-okul işbirliğinin en güzel ve en anlamlı örneklerinden biri olduğunu vurguladı.

Eresin, sadece dereceye girenlere değil, yarışmaya katılanların tamamına staj ve istihdam imkanı sunulduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Türkiye’de orta ve uzun vadede gastronomi turizminin gelişmesine katkı sağlamasının yanı sıra turizm meslek liselerinden mezun olanlara istihdamın yolunu açan projeyle, turizm otelcilik sektörünün nitelikli çalışan ihtiyacının karşılanması ve meslek lisesi mezunlarının eğitim aldıkları alanda istihdam edilme imkanlarının artırılmasını ana hedef olarak belirlemiştik. Öğrencilerimizin eğitimlerinin bir parçası olarak motivasyonlarını artırmak ve sektörümüzün de okullara dikkatlerini çekmek üzere düzenlediğimiz bu yarışmada aslında kazanan tüm okullar. Hepsini yürekten tebrik ediyorum.”

Eresin, sektörün önde gelen şeflerinden oluşturdukları jürinin, genç şeflerin hazırladığı birbirinden başarılı tabaklar arasından seçim yapmakta ilk defa çok zorlandığını ifade etti.

“Mutfağımızın geleceğine bugünün genç şefleri yön verecek”

Metro Türkiye’nin Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran da yaklaşık 35 yıldır Türk mutfak kültürünü ve değerlerini korumak, gelecek nesillere aktarmak ve şefleriyle birlikte bu mutfağın dünyada hak ettiği yere gelmesini sağlamak için çalıştıklarını vurguladı.

Duran, “Metro Türkiye olarak, mutfağımızın geleceğine bugünün genç şeflerinin yön vereceğine olan inancımızla onların eğitimleri ve gelişimleri için pek çok proje geliştiriyor, işbirlikleri yapıyoruz. Türk mutfağının sürdürülebilirliği için yaptığımız her çalışmada ülkemizin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro, hem bir eğitim ve AR-GE merkezi hem de gastronomi dünyasını bir araya getiren bir buluşma noktası olarak önemli bir rol üstleniyor. Yeme içme sektörünün en büyük iş ortağı olarak genç şeflerimize tavsiyemiz, Türk mutfağının tekniklerini, geleneklerini en iyi şekilde öğrenmeleri, yerel ürünlere ve coğrafi işaretli ürünlerimize sahip çıkarak değer kazanmasına destek vermeleri. Metro Türkiye olarak biz, tüm bu konularda onların yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

İstanbul’dan 12 meslek lisesinin öğrencilerinin kıyasıya yarıştığı, jüri başkanlığını şef Vedat Başaran’ın yaptığı yarışmanın ödül törenine, İstanbul Valisi Davut Gül ile eğitim, turizm, gastronomi ve medya alanından temsilciler katıldı.

Yarışmanın birincisi, Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. İkincilik ödülü Selimpaşa Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ve üçüncülük ödülü TÜROB 50. Yıl Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine verildi.

ECOLAB Hijyen Ödülü de Kumburgaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin oldu. Katılımcı tüm okullara Gastronometro tarafından hediyeler takdim edildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turizm-meslek-liseleri-arasi-ascilik-yarismasi-duzenlendi/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Jeopolitik Sorunların Çözümü Ticarete ve Ekonomiye Yansır https://www.kanal7haber.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/ https://www.kanal7haber.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:33:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9946 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ukrayna ve Rusya çatışması için barışçıl bir çözüm bulunabilirse Gazze’deki felakete bir çözüm bulunabilirse Afrika’da istikrar sağlanabilirse bu tarz çeşitli bölgelerdeki bu jeopolitik sorunlar çözülebilirse bunun ticarete ve ekonomiye yansımalarının da olacağı aşikar.” dedi.

Cevdet Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nda “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” başlıklı yuvarlak masa toplantısına katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, küresel ticaretin yavaşladığını belirterek, pandemi ve jeopolitik gerilimlerin bunda rol aldığını, dünya genelinde ise refahın olumsuz etkilendiğini söyledi.

İkinci dünya savaşından sonra dünyada yeni gelişmelerin ortaya çıktığını, küresel yapıların değiştiğini, üretimin batıdan doğuya kaymaya başladığını ifade eden Yılmaz, uluslararası kurumların yeni gerçeklere göre kendini güncelleyemediğini, dünyanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi beş üyesinden, ekonomik olarak da ise yediden büyük olduğunu kaydetti.

Yılmaz, bu sorunların ikili ve bölgesel işbirlikleriyle ele alınabileceğini dile getirerek, “İnsanlık olarak her zaman elimize fırsatlar geçiyor, bu sorunları çözme anlamında. O yüzden de olumsuz bakmamak, kötümser olmamak gerekiyor. Geleceğe bakmamız ve bu sorunları ele almaya yönelik yenilikçi yöntemlerin peşinden koşmamız gerekiyor. Bu yüzden de ikili ve bölgesel ilişkilerin bu anlamda önemli bir gündem maddesi olacağını düşünüyorum. Türkiye olarak da bizler komşuluk ilişkilerimizi geliştirmeyi bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu bağlantısallığı artırmak adına fiziksel altyapının güçlendirilmesinin yanı sıra aynı zamanda düzenlemelerin de basitleştirilmesi, kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Yasamaya yönelik düzenlemelerin de daha basit hale getirilmesi gerekiyor ki böylelikle ikili ve bölgesel işbirliği potansiyelini değerlendirebiliriz. Bu ikili ve bölgesel işbirliklerinin, yeni bir küresel ortamın peşinde koşmamızı da engellememesi gerekiyor. Dünyanın bağlantısallığının arttığı bir dönemdeyiz. O yüzden de bu ikili ve bölgesel işbirlikleri devam ederken yeni bir küresel ortamın, yeni bir küresel çerçevenin oluşturulması için de çalışmaya devam etmek durumundayız. Burada daha dengeli, daha adil bir ortam yaratılması için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Çünkü küresel sorunların içerisinde iklim değişikliğinin de bulunduğu pek çok sorunla karşı karşıyayız.”

“Diplomasi ekonomi için de çok önemli”

Yılmaz, ülke içinde politik istikrar ve inanılırlık olmadan ulusal, bölgesel ve küresel anlamda başarılı olunamayacağını vurgulayarak, Türkiye son 20 yılda ortalama yüzde 5,4 büyürken, dünya ekonomisinin yüzde 3,6 büyüdüğünü, bunun siyasi istikrar, öngörülebilir politikalar, yurt içindeki güvenlik ve emniyet sayesinde başarıldığını kaydetti.

Enflasyonla mücadele politikalarının, sadece ekonomik öngörülebilirlik anlamında değil kalıcı ve sürdürülebilir bir sosyal refah için de önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, uygun politikalarla hem enflasyonla mücadele edilip hem de kalıcı büyümenin sağlanabileceğini ifade etti.

Yılmaz, bunun için politik ekonomi görüşünün olmasını gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çünkü politika ekonomi ve ticareti etkiliyor. Ticaret ve ekonomi de siyaseti etkiliyor. Dolayısıyla bu ikisi arasında sürekli bir etkileşim var. Ukrayna ve Rusya çatışması için barışçıl bir çözüm bulunabilirse Gazze’deki felakete bir çözüm bulunabilirse Afrika’da istikrar sağlanabilirse bu tarz çeşitli bölgelerdeki bu jeopolitik sorunlar çözülebilirse bunun ticarete ve ekonomiye yansımalarının da olacağı aşikar. Tabii bu arada diplomasiye ihtiyacımız var, savaşa değil. Çünkü savaş hiç kimseye bir şey kazandırmaz ama barış herkese kazandırır. O yüzden biz bunu Kafkasya’da da görmek istiyoruz. Afrika’da da Orta Doğu’da da dünyanın her yerinde görmek istiyoruz. Hem insani nedenlerden ötürü hem de ekonomik büyüme ve bütün dünyanın refahı için. Dolayısıyla diplomasi sadece siyaset için değil aynı zamanda ekonomi için de çok önemli. Bu çünkü ikili bir etkileşim.”

Türkiye ile ABD ve Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde fırsatlar bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’nin Gümrük Birliği üyesi olduğunu, ama çok ciddi vize problemleri yaşadığını vurgulayarak, “Eğer ticareti ve ekonomiyi desteklemek istiyorsak insanların hayatını kolaylaştırmamız gerekiyor. Özellikle iş insanlarının, öğrencilerin, kültür sanat sektörlerindeki kişilerin.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, Gümrük Birliği anlaşmasının da yenilenmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun yenilenmesi durumda AB’nin geleceğine ve Türkiye-AB ilişkilerine fayda sağlayacağını dile getirdi.

Dünyadaki teknolojik gelişmelerin çok hızlı yaşandığını aktaran Yılmaz, artık sadece ürünlerin değil, hizmetlerin ve soyut varlıkların ticaretinin de söz konusu olduğunu, birbirlerinden çok uzakta olan ülkelerin, dijital altyapılarla aralarındaki ticareti geliştirebildiğini, bunu destekleyecek bir takım akıllı kanunların yapılması gerektiğini kaydetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Şubat Ayında Tarihi İhracat Rekoru Kırıldı https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-subat-ayinda-tarihi-ihracat-rekoru-kirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-subat-ayinda-tarihi-ihracat-rekoru-kirildi/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:03:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9920 Adıyaman’da ihracat rakamlarını açıklayan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Geçen yılın Şubat ayına göre yüzde 13,6 artışla 21 milyar 86 milyon dolarlık ihracat ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek Şubat ayı ihracat değerine ulaştık” dedi.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Şubat ayı dış ticaret rakamlarını Adıyaman’da açıkladı. Adıyaman Valiliğini ziyaret eden ve burada şeref defterini imzalayan Bakan Ömer Bolat, dış ticaret rakamlarını açıkladı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “2024 Şubat ayı dış ticaret rakamlarına gelince, ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,6 oranında artarak 21 milyar 86 milyon dolar gerçekleşmiştir. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek Şubat ayı ihracat değerine ulaştık. Şubat ayı itibarıyla son 12 aylık ihracat ise yüzde 1,6 oranında artışla 258,7 milyar dolar olarak gerçekleşerek 2023 yıl sonundaki tarihi rekor düzey bir kez daha aşılmıştır. İthalatımız ise Şubat ayında yüzde 8,5 oranında azalarak 28 milyar 87 milyon dolar gerçekleşmiştir. Dış ticaret açığının Şubat’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42,3 azalarak, 7 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da 14,6 puan artışla yüzde 75,1’e yükseldi. Şubat sonunda yıllık olarak ihracatımızda 258,7 milyar dolara ulaştık. Aralık sonunda 255,8 milyar dolardı. İhracatçılarımız ilk 2 ayda ekstradan 3 milyar dolar ihracat başarısı gösterdi. Yıllıklandırılmış ithalatımız 351,8 milyar dolara geriledi” dedi.

Bakan Bolat, konuşmasının devamında, “Küresel ticaretteki bu durgun seyre ve deprem felaketine rağmen 2023 yılında Türkiye ekonomisinde yatırım, üretim, istihdam ve ihracat devam etmiştir. 2023 yılının dördüncü çeyreğinde yüzde 4,0 oranında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) artışı ile Türkiye ekonomisi, yüksek oranlı büyüme performansını kesintisiz 14 çeyrektir sürdürmüştür. 2023 yılında ise ekonomik büyümemiz yüzde 4,5 oranında gerçekleşerek yüzde 4,4 olan OVP hedefini aşmıştır. Bu büyüme performansı ile ülkemiz verisi açıklanan Avrupa Birliği (AB) ülkeleri içinde 1. sırada, OECD ülkeleri içinde 2., G-20 ülkeleri içinde ise 4. sıradadır. Böylelikle 2023 yılında nominal GSYH 1,1 trilyon dolara ulaşarak ilk defa 1 trilyon dolar seviyesini aşmıştır. Bu performans ile Suudi Arabistan ve Hollanda’yı geride bırakarak dünyanın en büyük 17. ekonomisi olması tahmin edilmektedir. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre ülke bazında nominal GSYH büyüklüğüne (dolar) göre Türkiye 2022 yılında 906 milyar dolar ile 19. sırada yer almaktadır. IMF beklentilerine göre bu sıralamanın 2023 yılında 1 trilyon 155 milyar dolar ile 17’ye yükseleceği tahmin edilmektedir. Ayrıca, 2023 yılında kişi başına düşen gelir yüzde 23 oranında artarak 13 bin 110 dolar seviyesine yükselmiştir. Sahip olduğumuz bu olumlu seyrin bir göstergesini de küresel ihracattan aldığımız payda görüyoruz. Nitekim 2021 yılında ilk defa yüzde 1 seviyesini aşan küresel ihracattan aldığımız pay, 2022 yılında yüzde 1,02’ye ve 2023 yılı ilk üç çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,06’ya yükselmiştir. Öte yandan, depremin 2023 yılında Şubat-Aralık döneminde ihracatımız üzerindeki negatif etkisini 6 milyar doların üzerinde hesaplıyoruz. Bu kapsamda, 2023 yılı ihracatımızın deprem yaşanmamış olsaydı yüzde 3,1 oranında artarak 262,2 milyar dolar olabileceği öngörülmektedir” ifadelerini kullandı. – ADIYAMAN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-subat-ayinda-tarihi-ihracat-rekoru-kirildi/feed/ 0
Türkiye’de Yabancılara Konut Satışında Düşüş, Yurtdışı Alımlarında Artış https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-yabancilara-konut-satisinda-dusus-yurtdisi-alimlarinda-artis/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-yabancilara-konut-satisinda-dusus-yurtdisi-alimlarinda-artis/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:45:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9891 Türkiye’de 2023 yılında yabancılara yapılan konut satışında yüzde 50 düşüş olduğunu ifade eden Emlak uzmanı Özkan Aydemir, yurtdışı alımlarının ise yüzde 163,7 artmasına dikkat çekti.

Türkiye’de yatırım için artık kimsenin gayrimenkul almaya yanaşmadığını farklı yatırımlara yöneldiğini belirten Elfi Gayrimenkul Kurucusu ve Brokerı Özkan Aydemir, “2022’de 67 bin konut satışı, 2023’e girdiğimizde 35 bine düştüğünü görmekteyiz. 2022 yılında 6,2 milyar dolarlık bir satışa karşılık 2023’te de 3,5 milyar dolara yakın yabancı satışlarda azalma olduğu görmekteyiz. En çok Rus, İran ve Ukrayna vatandaşları Türkiye’den gayrimenkul aldılar. Genelde de İstanbul, Antalya ve Mersin en çok tercih edilen illerimizden oldu. Merkez bankası verilerine göre Türklerin yurt dışında yapmış olduğu gayrimenkul yatırımlarında aynı dönemde yüzde 163,7 arttığını görmekteyiz. Bu da vatandaşlarımızın yurt dışında 2 milyar dolarlık bir yatırım yaptıklarını gösteriyor. En çok artışın olduğu ülke de Amerika, Amerika’da yüzde 115’lik bir artış görmekteyiz. İngiltere, Dubai, Arnavutluk, Karadağ ve Kuzey Kıbrıs diye devam ediyor. Burada 120 binden fazla vatandaşımızın yurt dışından mülk aldığını ve 25 milyar dolara yakın da bir yatırım yaptıklarını görmekteyiz. Ülkemizde yabancı yatırımcıların mülk aldığını görürken, bizim vatandaşlarımız da yurt dışında gayrimenkul aldığını görmekteyiz” dedi.

“Yurt dışına yatırımın önüne basit önlemlerle geçebiliriz”

Türkiye’nin yabancı yatırımcıya gayrimenkul satışı yaparken, bir taraftan da Türk vatandaşlarının yurt dışına yöneldiğini ifade eden Aydemir, “Döviz girdisi oluyor, buna karşılıkta tekrar bir döviz çıktısını görmekteyiz. Bunların en büyük nedenlerinden birisi de büyük şehirlerde bulunan konut fiyatlarındaki artış hızı. Büyük şehirlerdeki gayrimenkul fiyatlarımız, dünyadaki birçok ülke ile yarışabilecek duruma geldi. Bunların başında yüzde 25 kira sınırlaması, amortisman sürelerini yukarı çıkardı. Bir çok vatandaşımız da amortisman sürelerinde kira gelirleri elde edemediği için, daha yüksek kazançlara yönelmek zorunda kaldılar. En büyük söylentilerden birisi olan, 2 ve üstü gayrimenkulü olanlara ek verginin geleceği söylentileri. Bu da vatandaşlarımıza tabii ki korku psikolojisini getirip, elindeki gayrimenkulleri satıp yurt dışından gayrimenkul almasına teşvik etti. 2 yıllık süren yüzde 25 kira sınırlamasının aslında, tüfeye göre bırakılması gerekmektedir. Çünkü işyerlerinde nasıl tüfe olarak yapılıyorsa, konutta da yüzde 25 sınırının kalkıp tüfeye göre yapılması gerekiyor. Normalde, konut yatırımcılarının yüzde 80’i vatandaşlarımız ticari bir mülk almaktansa konut yatırımı yapıp, o konutun geliri ile geçinen vatandaşlarımız da mevcut” diye konuştu.

“İmarlı bölgelerin çoğalması gerekiyor”

Yurt dışına gayrimenkul yatırımcılarının azaltmamız için, büyükşehirlerimizdeki imar bölgelerinin çoğaltılması gerektiğini belirten Aydemir, “Rakamların bir basamak aşağı gelmesi gerekiyor. Eğer gayrimenkul fiyatlarının aşağı gelmemesi ve yukarı çıkması, yatırımcıyı yurt dışına yönlendiriyor. Örneklerden birisi de sosyal medyada çok kez önümüze çıkıyor. Amerika’da bir sanatçının 117 milyon liraya malikhanesini satıp, o parayla, İstanbul’un göbeğinde 125 milyon liralık bir ilanı alamıyor. Büyükşehirlerdeki rakamlar çok yukarı çıktı. O yüzden de bizim vatandaşlarımız da yurt dışına yöneliyor. Büyükşehirlerdeki imarlı bölgelerin çoğaltılması gerekiyor” dedi.

“Vize alamayan ev alıyor”

Vatandaşımız son 2 yıl içerisinde vize ile ilgili çok büyük sorunlar yaşadığını belirten Aydemir, “Ticari vize almakta bile zorluk çekiyor. O yüzden de vatandaşlarımız bu vize olayını çözebilmek için Avrupa ülkelerinden gayrimenkul yatırımlara yönelmiş durumda. Hükümetimizin mutlaka Avrupa’daki vize sorununu çözmesi gerekiyor. Yurtdışına gezmek için gitmeyi bırakın, ticari işleriniz için bile gitmeye kalksanız vize sorunuyla karşılaşıyorsunuz. Vize alamayan gayrimenkul alıyor” diye konuştu. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-yabancilara-konut-satisinda-dusus-yurtdisi-alimlarinda-artis/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Küresel ticaret sistemi dünyadaki barış ortamını güçlendirir https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/ https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:33:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9879 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, öngörülebilir ve kurallara dayalı bir küresel ticaret sisteminin, istikrar ve refahın yayılması yoluyla dünyadaki barış ortamını güçlendireceğini düşündüklerini söyledi.

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024 kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” paneli yapıldı.

Hisarcıklıoğlu, buradaki konuşmasında, Antalya’nın dünyada en çok ziyaretçi çeken ilk 5 şehir içinde yer aldığını ve geçen yıl 16 milyon yabancı turist ağırladığını belirterek, sanayi ve tarımda da adını duyuran şehrin, şimdi diplomasinin öne çıkmasını sağlayarak küresel barışa katkı verdiğini dile getirdi.

Ticaretin sadece iktisaden değil siyaseten de önemli hale geldiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Küresel değer zincirlerinin parçası olan ülkeler, daha kolay ve daha hızlı büyüyor. Bu yüzyılın başında Türkiye bunun somut bir örneğini sergiledi. AB’nin dönüştürücü etkisiyle Türkiye, bu bölgenin sanayi devi ve en çok sanayi ürünü üreten ülkesi haline geldi. Otomotiv, beyaz eşya, konfeksiyon başta olmak üzere Avrupa’nın ana tedarikçisi oldu. AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülke Türkiye’dir. 1996’da Gümrük Birliği’ne geçiş Türkiye’yi pozitif etkiledi. Ticaret zenginleştirir, korumacılık fakirleştirir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin istikrarı ve refahı için ticaretin daha serbest olması şart. Dünyaya entegre olmuş, iş yapma ortamını iyileştirmiş ülkeler hem daha zengin hem de daha huzurlu olacaktır.” dedi.

“Ülkeler arasındaki ticari engelleri kaldırmalı”

Hisarcıklıoğlu, Avrupa’nın kurduğu birlik sayesinde tarihte ilk defa Batı Avrupa’nın 80 yıldır savaş görmediğine dikkati çekerek, ticaretin en büyük barış kaynağı olduğunu söyledi.

Ticaretin gelişmekte olan ekonomilerde verimliliği ve istihdamı artırırken enflasyonun kontrol altına alınması yoluyla yaşam standartlarını yükselttiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

“Ülkeler arasındaki ticari engelleri kaldırmalı, birbirimizle ticareti artırmalıyız. Kurallara dayalı bir küresel ticaret rejimi kurmanın tüm ulusların yararına olduğunu görmeliyiz. DTÖ, küresel ticarete belli bir düzen gelmesini ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağladı. İş dünyası olarak, küresel ticaret sisteminin güncellenmeye ve reforma ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Serbest ticarete karşı kamuoylarındaki tepkinin altında yatan nedenlere yanıt veren, kapsayıcılık ve kalkınma ilkelerine dayalı bir DTÖ reformunu destekliyoruz. DTÖ’nün küresel ticaret konularında başat müzakere ortamı haline getirilmesini arzu ediyoruz. Öngörülebilir ve kurallara dayalı bir küresel ticaret sisteminin, istikrar ve refahın yayılması yoluyla dünyadaki barış ortamını güçlendireceğini düşünüyoruz.”

Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak Türkiye’nin kara gümrük kapılarını yap-işlet-devret modeliyle modernize ettiklerini, sınır geçişlerini kolaylaştırdıklarını dile getirdi.

Bunun bir kazan-kazan projesi olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, “İhracat yapan firmalarımız daha hızlı gümrük geçişi yapmaları sayesinde lojistik maliyetlerini azalttılar. Devletimizse hem bütçesine ilave yük getirmedi hem de artan işlem hacmiyle daha fazla vergi geliri elde etti. BM tarafından da en iyi kamu-özel sektör ortak projesi olarak seçildik ve dünyaya örnek gösterildik. Şimdi bu modelimizi çevre coğrafyamıza yaymak için harekete geçtik.” diye konuştu.

Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan da teknolojinin pek çok küresel problemi çözebileceğini belirtti. Ancak burada Çin ve ABD blokuna dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, ülkelerin teknolojide sürdürülebilirliği yakalayabilmeleri için birliktelik kurmasının önemine işaret etti. Doğan, bunun da ülkelerin kendi strateji ve inovasyonunu geliştirmesiyle mümkün olabileceğini vurgulayarak, Türkiye’nin bu konuyu oldukça ciddiye alarak regülasyonlar gerçekleştirdiğini kaydetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kuresel-ticaret-sistemi-dunyadaki-baris-ortamini-guclendirir/feed/ 0
Uşak Belediyesi, 3. Sanayi Sitesi için kamulaştırma sürecini tamamladı https://www.kanal7haber.com.tr/usak-belediyesi-3-sanayi-sitesi-icin-kamulastirma-surecini-tamamladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/usak-belediyesi-3-sanayi-sitesi-icin-kamulastirma-surecini-tamamladi/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:24:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9870 Uşak’a değer katacak ve yeni girişimcilerin yer sorununu önemli ölçüde çözecek 3. Sanayi Sitesi için Uşak Belediyesi tarafından uzun yıllardırdevam edenkamulaştırma sürecinde sona gelindi.

Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın bugün düzenlenen programla S.S. Uşak Bireylül Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetimi’ne tapu devrini gerçekleştirdi. Programda konuşan Başkan Çakın, 3. Sanayi Sitesi tamamlandığında kentin ticari hacminin büyük oranda artacağını söyledi.

Kamulaştırmalarda Sona Gelindi

S.S. Uşak BireylülKarma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi ile daha önce bir protokol imzalayan Uşak Belediyesi, kamu yararı kararı alarak kamulaştırma işlemlerini başlatmıştı. Başkan Çakın’ın itinalı çalışmaları sonucu alanın yüzde 95’inin kamulaştırılmasıyla bir adım daha atan belediye, kamulaştırılan alanların imar uygulamasını gerçekleştirerek süreci hızlandırmış oldu. Bir yandan kamulaştırma işlemlerine devam ederken bir yandan da imar planında gerekli revizeleri yapan Uşak Belediyesi; meslek lisesi, açık spor tesisleri, market ve ticari alanlar, cami ve kreş gibi sosyal donatıları da alanın içerisine ekleyerek bölgeye değer kattı. Bu sayede projeyle istihdama katkı sağlamayı planlayan Uşak Belediyesi, ekonomik kazanımların yanı sıra bölgenin sosyal anlamda da gelişmesini hedefledi.

Başkan Çakın Zorlu Süreci Başarıyla Atlattı

Zemin etüdü ve projelendirme aşamalarının ardından yolların da açılmasıyla inşaatların başlamasına imkan sağlanan çalışmalar kapsamında şimdi de yapılaşmaya uygun parsellerin devri gerçekleştirildi.

Tapu devirprogramında konuşan Başkan Çakın, “Bundan 5 sene önce göreve başladığımızda neredeyse durma noktasına gelmiş olan 3. Sanayi Sitemizi, şu anda inşaata başlama noktasına getirmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Öncelikle bu süre içerisinde buradaki parsellerin kamulaştırılmasında bizlere destek olan mülk sahiplerine teşekkür ediyorum. Sanayi sitemiz sayesinde, Uşak’ımıza kazandıracağımız katma değer konusunda mülk sahiplerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler nihayetinde alanın %100’e yakın bir bölümünü belediye mülkiyetine almış olduk. Ardından da çeşitli kurumlarla olan görüşmelerimizi yapmak adına zaman zaman İzmir’e zaman zaman da Ankara’ya gittik. Sonuç olarak yaşadığımız problemlerin tamamını yaptığımız görüşmeler ile çözüme kavuşturduk. Bir taraftan da bölgenin sanayi sitesi olarak imar planlarına işlenmesi için gerekli çalışmaları gerçekleştirdik ve bunların yanı sıra Fen İşleri Müdürlüğü’müz aracılığıyla bölgedeki yolların açılması ve altyapılarının hazırlanması konusunda da çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Geçtiğimiz ay ise belediye meclisimiz ile belediyemiz üzerinde bulunan bu mülklerin kooperatife devri konusunda karar aldık ve geçen hafta içerisinde gerekli işlemleri tamamladık. Sonrasındaysa tapularımızı S.S. Uşak Bireylül Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Yönetimi’ne devrettik. Böylelikle hak sahibi olan kooperatif üyeleri, burada tapusunu aldığı alanın ortağı oldu. Bunun yanı sıra, kooperatif yönetiminin yapacağı çalışmalar doğrultusunda başlayacak olan inşaatlar için belediyemizce imar durum belgesinin verilmesinin önündeki engelleri de kaldırmış olduk. İnşallah çok kısa süre içerisinde buradaki inşaatların başladığını ve yüzlerce kooperatif üyemizin dükkan sahibi olduğunu ve binlerce insanımıza istihdam sağlandığını göreceğiz. Geçirdiğimiz zorlu beş senelik sürecin bu noktaya gelerek böyle güzel sonuçlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, kooperatif üyelerimize ve şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.

Tüm işlemler tamamlandığında 3. Sanayi Sitesi’nde mobilya, tekstil, otomotiv, pvc- demir doğrama, gıda, geri dönüşüm gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösterecek toplam 849 adet dükkan bulunacak. – UŞAK

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/usak-belediyesi-3-sanayi-sitesi-icin-kamulastirma-surecini-tamamladi/feed/ 0
TİM Başkanı: Şubat Ayı İhracatı Tarihin En Yükseği https://www.kanal7haber.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:21:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9867 Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, geçen ay 21,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirterek, “2023’e göre yüzde 13,6 artıdayız. Elbette geçen yıl deprem nedeniyle ihracatta ciddi daralma yaşamıştık ama 2022’ye göre de yüzde 6 artıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu rakam tarihimizin en yüksek şubat ayı ihracatı.” dedi.

Şubat ayı dış ticaret rakamları, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile TİM Başkanı Gültepe’nin katıldığı programla Adıyaman’da açıklandı.

Gültepe, programdaki konuşmasında, Adıyaman’ın da aralarında bulunduğu 11 ilin iki büyük depremle sarsıldığını anımsatarak, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Depremlerin hemen ardından devletin, milletin, ihracatçılarla tek yürek olduğunu hatırlatan Gültepe, “Birliklerimizle afetin ilk gününden bu yana var gücümüzle çalıştık ve çalışıyoruz. Bir yılda normalleşme yolunda önemli adımlar atıldı. Normalleşmenin yolu çarkların dönmesinden geçiyor.” diye konuştu.

Deprem bölgesindeki ihracat ilk iki ayda yükseldi

Gültepe, deprem bölgesinde üretim ve ihracatın çok kritik rolü bulunduğunu ve 9 bine yakın ihracatçı firmanın yer aldığını dile getirdi.

Büyük yıkıma rağmen 11 ilde 19 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildiğini anımsatan Gültepe, şöyle devam etti:

“Bu yılın ilk iki ayında ise afet bölgesindeki illerimizin toplam ihracatta artıya geçtiğini görüyoruz. İnşallah bu başarıyı yılın geneline de yayacağız. Sayın Bakanımız genel hatlarıyla şubat ayı ihracat verilerini açıkladı. Geçen ay 21,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik, 2023’e göre yüzde 13,6 artıdayız. Elbette geçen yıl deprem nedeniyle ihracatta ciddi daralma yaşamıştık ama 2022’ye göre de yüzde 6 artıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu rakam tarihimizin en yüksek şubat ayı ihracatı.”

Gültepe, şubat ihracatında ilk sırada 3 milyar 130 milyon dolarla yine otomotivin yer aldığını, bu sektörü 2,6 milyar dolarla kimya, 1,5 milyar dolarla hazır giyim, 1,4 milyar dolarla çelik ve 1,3 milyar dolarla elektrik-elektronik sektörünün takip ettiğini aktardı.

“Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı”

Şubat ayında 20 sektörün ihracatını artırdığını belirten Gültepe, şöyle devam etti:

“Geçen ay 64 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz, İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara olarak sıralandı. Şubatta 1388 firmamız ilk kez ihracat yaptı, ihracatımıza 94 milyon dolara yakın katkı sundu. Birim ihracat değerimiz ise 1,43 dolar oldu. Avro/dolar paritesinin ihracatımıza pozitif etkisi 2024 yılında da devam ediyor. Geçen ay parite farkı ihracatımıza 63,5 milyon dolar katkı verdi. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, ABD, İtalya, Irak ve Birleşik Krallık şeklinde sıralandı. Özellikle ABD ve Latin Amerika’ya ihracatta dikkat çekici artış söz konusu. Genel tabloda ise 146 ülkeye ihracatımız arttı. 2023 küresel ekonominin yavaşladığı bir yıl oldu, zor bir yılda ekonomimiz önemli büyüme başarısı gösterdi. Türkiye ekonomisi 2023’te uluslararası kuruluşların beklentilerinin ötesinde, yüzde 4,5 büyüdü. Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon doların üzerine çıktı. Artık küresel ekonomide yeni bir seviyedeyiz. Bu seviyenin ihtiyaçları farklı, ihracatçılardan beklentiler de farklı. Değişimin farkındayız.”

Gültepe, TİM olarak gelecek adına çalışmalarını sürdürdüklerini ve sektörlerle istişare içerisinde olduklarını anlattı.

TİM-İhracat Pazar Monitörü başlatılacak

Sektörlerle istişarelerden sonra iletişim, rekabetçilik ve planlamanın ön plana çıktığını anlatan Gültepe, şunları kaydetti:

“Bu üç başlığın bizim için önemi aynı, hepsi birbirinden hayati ve gerekli. İhracatın geçen yıl ekonomik büyümeye katkısı sınırlı kaldı. Bu sonuçta bazı sektörlerimizin rekabetçiliğini kaybetmesinin ve dış talepte daralmanın etkili olduğunu biliyoruz. Makine ve teçhizat yatırımları ise 2023’te büyümeye önemli bir katkı verdi. Hız kesmeyen yatırımları, daha çok üretim ve ihracatın müjdecisi olarak değerlendiriyorum. Burada yeni bir çalışmamızı da sizinle paylaşmak istiyorum. İhracatçılar olarak pazarlardaki talep hareketlerini ve riskleri hesaba katmak durumundayız. Biz bu gelişmeleri artık, pazartesi günü ilk sayısını yayımlayacağımız TİM-İhracat Pazar Monitörü’nden takip edeceğiz. Türkiye’de de bir ilk olan İhracat Pazar Monitörü sayesinde firmalarımız pazarlardaki tüm gelişmeleri en hızlı ve en gerçekçi veriler üzerinden takip edebilecekler.”

Programa Vali Osman Varol, ihracatçı birliklerinin yöneticileri ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tim-baskani-subat-ayi-ihracati-tarihin-en-yuksegi/feed/ 0
Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıktı ‘Dumansız fabrika’ Kozak Yaylası’nda yüzler gülüyor https://www.kanal7haber.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/#respond Wed, 17 Jul 2024 09:03:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9843 Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıktı

‘Dumansız fabrika’ Kozak Yaylası’nda yüzler gülüyor

Türkiye’nin çam fıstığı deposu Kozak Yaylası’nda çalışmaları meyvelerini veriyor

İZMİR – İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin çam fıstığı deposu olarak bilinen Kozak Yaylası’nda verim artırmaya yönelik projeler meyvesini veriyor. Kozalak verimi yüzde 20’den yüzde 60’a çıkarken, yöre halkı önümüzdeki yıllarda verimliliğin artacağından umutlu.

Türkiye çam fıstığı üretiminin yüzde 80’ini karşılayan İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan Kozak Yaylası’nda, son yıllarda görülen verim düşüklüğünü gidermek üzere Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Başkanlığında yürütülen, verim arttırmaya yönelik projeler meyvesini vermeye başladı. Hasada başlayan yöre halkı önceki yıllarda yüzde 20 olan kozalak veriminin, artık yüzde 60’ı bulduğunu ve geleceğe dair umutlarının arttığını söylüyor. Bölgede incelemelerde bulunmak üzere Kozak Karaveliler Mahallesi’ndeki fıstıkçamı ormanlarına gelen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince, burada Bergama Orman İşletme Müdürü Şahin Dönertaş ve Mahalle Muhtarı Feridun Kaya’dan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

“Eş zamanlı olarak 11 adet proje yürüttük”

Yöre halkının adına ‘dumansız fabrika’ dedikleri Bergama Kozak bölgesinin en önemli geçim kaynaklarından olan fıstıkçamı ağaçlarında, son 10 yıldır yaşanan verim düşüklüğünün sona ermesi için her geçen gün çözüme daha da yaklaştıklarını söyleyen İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Derince, “Neredeyse ülkenin bu alanda faaliyet gösteren tüm üniversitelerini ve bilim insanlarını mücadeleye dahil ederek eş zamanlı olarak 11 adet proje yürüttük. Özellikle azalan tozlaşmayı arttırmak üzere proje kapsamında, elektrostatik basınç sistemi ile tozlaşmanın daha hızlı ve daha kalıcı olmasını sağlamaya çalıştık. Sağlıklı polenleri kullanarak doğal döllenmedeki başarı oranını arttırdık ve fıstıkçamı ağaçlarının bağışıklık sistemlerini güçlendirmeye çalıştık. Yine aynı zamanda tohumlara zarar veren Leptoglossus occidentalis isimli böceğin de olumsuz etkisini azaltmaya çalıştık ve ülker dökümlerinin de önüne geçmeye çalıştık. Bölgede sürekli yaptığımız gözlemler ve yöre halkından yaptığımız geri dönüşler gösteriyor ki kozalaklarda yüzde 20’lere kadar düşen verim son yıllarda yüzde 60’lara kadar çıkmış durumda. Bu da bizim umutlarımızı ve motivasyonumuzu arttırmaktadır” dedi.

“Tarım ve Orman Bakanlığı’na destekleri için teşekkür ediyoruz”

Fıstıkçamı ağaçlarında görülen ve verim düşüklüğüne yol açan hastalıktan önce 4-5 ton hane başına çam fıstığı topladıklarını söyleyen Karaveliler Köyü sakinlerinden Tahsin Koruculu, geçen yıl uzun bir aradan sonra 3 tona kadar ürün alabildiklerini bu yıl da 4 ton ürün beklediklerini söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’na desteklerinden dolayı teşekkür ettiklerini söyleyen Korucu, “30 yıldır bu bölgede çam fıstığı üretimi ile uğraşıyoruz. En önemli geçim kaynağımız. 10 yaşından beri bu işlerin içindeyim ama maalesef 2009 yılından itibaren ağaçlarımızda verim düşüklüğü başladı. Yapılan bilimsel araştırmalar buna, bir sinek benzeri böceğin ve küresel ısınma iklim değişikliği gibi nedenlerin yol açtığı söylendi. Yüzde 20’lere düşen verimin, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen çalışmalar ile artık yüzde 60’lara çıktığını görüyoruz ve yeniden eski bol kazançlı, verimli günlere dönmenin umudunu sevincini yaşıyoruz. Emeği geçen tüm devlet büyüklerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Sofraların ve yemek endüstrisinin vazgeçilmez unsuru olan çam fıstığının kilosu kabuklu olarak 600 TL’ye, soyulmuşu ise bin 200 TL’den piyasada alıcı buluyor. Kozak Yaylasında fıstıkçamı ormanlarından yöre halkı hane başına 500 bin ile 800 bin arasında hane başına yıllık gelir elde ediyorlar.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kozalak-verimi-yuzde-20den-yuzde-60a-cikti-dumansiz-fabrika-kozak-yaylasinda-yuzler-guluyor/feed/ 0
Şanlıurfa’da Hayalet Ağlar Temizleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:57:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9837 Şanlıurfa’da geçmişte balıkçıların suda bıraktığı veya unutulan ağlar, baraj gölünden çıkarılıyor. Bu çalışmayla göldeki canlılar için tehlike arz eden hayalet ağların temizlenmesi ve istilacı balık türlerinden arındırılması amaçlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün 2014 yılında hayata geçirdiği “Hayalet Av Araçları ve İstilacı Türler Farkındalık Projesi” ile Şanlıurfa’da geçmişte balıkçıların suda bıraktığı veya unutulan ağlar, baraj gölünden çıkarılıyor. Balıkçılığın her geçen gün geliştiği Şanlıurfa’da deniz canlılarının yaşam alanlarının iyileştirilmesi için çalışmalar sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığının destekleri ile Tarım İl Müdürlüğüne bağlı ekipler, proje çerçevesinde çalışma başlattı. Çalışmada, teknelerle baraj gölüne açılan ekipler, yüzlerce metre uzunluğundaki balık ağlarını tek tek gölden çekerek kıyı dışına çıkardı. Ekiplerin çalışması bölge balıkçılarının takdirini kazandı.

Projeyle ilgili konuşan Şanlıurfa İl Tarım Müdürü Mehmet Aksoy, “2014 yılından beri Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü üzerinden uyguladığı proje ile iç sularımızda ve denizlerimizdeki hayalet ağların, denizde unutulmuş ağların çevresel ekosisteme, denizdeki ekosisteme zarar vermemesi için biz bu ağları topluyoruz. Halkımızın bu istilacı türleri ve çevreye zarar veren, çevrenin ekosistemini bozan hem ağlar hem de çöplerle ilgili denizlerimizi, göllerimizi, sularımızı kirletmemeleri için farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımızın ayırdığı bir bütçe var. Biz bu bütçeyi de hem halkımızın hem de balıkçılarımızın hizmetine sunuyoruz. Böylelikle hem iç sularımızdaki balıkçılığın sağlıklı ve güvenilir bir şekilde sürdürülebilir bir dönemde devam etmesini sağlıyoruz hem de balıkçılarımızın ekonomik olarak zarar görmemesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ben huzurlarınızda bu ekibe, bu çalışan balıkçı arkadaşlarımıza, iç sularda emekleriyle, alın terleriyle para kazanan balıkçı arkadaşlarımıza verdikleri bu gayret için teşekkür ediyorum. İnşallah bereketli ürünleri olur, bereketli avları olur, bereketli sezonları olur. Biz ne kadar çevremizi korursak, koruma kullanma dengesini sağlarsak, bu denizlerde, bu barajlarda ki balıkların bizim gelecek nesillerimize ulaşmasını, onların da sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamış olacağız” diye konuştu.

Tarım İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Hakan Akgün ise “Tabii 90 yılından bugüne kadar yani 30-35 yıllık bir süreç içerisinde elbette avcılık esnasında baraj gölü içerisinde unutulan veyahut ihmal edilen, sehven bırakılan veyahut akıntının veya dalganın götürmüş olduğu bazı ağlar var. Haliyle bunlar balıkçı tarafından yeri tespit edilemiyor. Bunlar su içerisinde kalıyorlar, baraj gölü içerisinde kalıyorlar. Sentetik madde olması hasebiyle bunların su içerisinde çözünmeleri 500 yıllık bir süreci buluyor. Bundan dolayı bunların su içerisinde bulunmaları balıkların göç yollarını olumsuz etkilerinden dolayı göç esnasında balık ağa takılmakta ve orada telef olmaktadır. Bundan dolayı bu sahipsiz ağların veya unutulmuş olan ağların mutlaka yerinin teslim edip alınması gerekiyor. Bugün Tarım İl Müdürümüz Mehmet Aksoy’un da katılmış olduğu program çerçevesinde suda önceden tespit edilmiş bir balık ağını sudan çıkarmış olduk. Bu manada sürdürülebilir balıkçılığa da aynı zamanda katkı sunulmuş olundu” ifadelerini kullandı.

Proje çerçevesinde çalışmada yer alan balıkçılar, gölün temizliğinde emeği geçenlere teşekkür etti. – ŞANLIURFA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/feed/ 0
Küresel piyasalar, ECB’nin faiz kararına ve ABD’nin istihdam raporuna odaklandı https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-ecbnin-faiz-kararina-ve-abdnin-istihdam-raporuna-odaklandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-ecbnin-faiz-kararina-ve-abdnin-istihdam-raporuna-odaklandi/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:54:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9834 Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) ne zaman faiz indirimine başlayacağı konusunda belirsizliğin devam etmesiyle bu hafta karışık bir seyir izlenirken, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) açıklayacağı faiz kararı ve ABD’nin istihdam raporunda yer alacak tarım dışı istihdam verisi piyasanın odağında bulunuyor.

Küresel piyasalarda, ABD’de açıklanan verilerden alınan karışık sinyaller ve Fed üyelerinin açıklamaları paralelinde Bankanın ne zaman faiz indirimine başlayacağına yönelik belirsizliğin sürmesiyle bu hafta karışık bir seyir izlendi.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, bu hafta yaptığı açıklamada, enflasyonun düşürülmesinde kaydedilen ilerlemeyi durdurabilecek ve fiyat baskılarının yeniden artmasına neden olabilecek yukarı yönlü riskler göz önüne alındığında faiz oranlarını düşürmek için aceleleri olmadığını ifade etti.

New York Fed Başkanı John Williams da bankanın muhtemelen bu yılın sonlarında faiz indirimine gideceğini belirterek, 2024’te 3 faiz indirimi yapılmasını “makul bir başlangıç” olarak değerlendirdi. Williams, Fed’in yüzde 2’lik sürdürülebilir enflasyon yolculuğunda hala katedecek yolu olduğunu bildirdi.

Boston Fed Başkanı Susan Collins, Fed’in bu yılın sonlarında politikayı gevşetmeye başlamasının muhtemelen uygun olacağına inandığını belirtirken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic para politikasına sabırlı bir yaklaşımdan yana olduğunu vurguladı.

Bostic, son birkaç enflasyon verisinin yüzde 2 hedefine giden yolun inişli çıkışlı olacağını gösterdiğini, politika faizini yaz döneminde düşürmenin muhtemelen uygun olacağını dile getirdi.

Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee de geçen yıl mal ve iş gücü arzındaki iyileşmelerin bu sene ABD enflasyonunda daha fazla düşüşe zemin hazırladığını söyledi. Goolsbee, ocak ayı kişisel tüketim harcamaları verileri bir toparlanmayı gösterse bile bundan anlam çıkarmak için dikkatli olunması gerektiğini savundu.

San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, para politikasının iyi durumda olduğunu ve gerekirse faiz indirebileceklerini belirterek, enflasyon baskısının süreceğini dile getirdi.

Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester ise Bankanın enflasyon konusunda yapması gereken biraz daha iş olduğunu, enflasyonda geçen yılki düşüş hızının bu sene de devam edeceğinden emin olamayacaklarını söyledi.

Öte yandan, Fed tarafından ABD Kongresi için yılda iki kez hazırlanan yarı yıllık Para Politikası Raporu’nun mart sayısı yayınlandı. Banka, raporda, ABD’de enflasyonun geçen yıl önemli ölçüde yavaşladığını ancak yüksek kalmaya devam ettiğini bildirdi.

Fed’in ilk faiz indirimi ihtimali mayısta yüzde 18 ve haziranda yüzde 63 seviyesinde bulunuyor.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, geçen yıl küresel ekonomik büyümenin dirençli ve tahmin edilenden daha güçlü olduğunu, enflasyonun ise düştüğünü ve ekonomilerin yaklaşık yüzde 80’inde bu yıl da düşmeye devam etmesinin beklendiğini belirtti.

Uluslararası Para Fonu (IMF), orta vadeli büyüme beklentilerinin zayıf kalmaya devam ettiğini, ticaretin yeniden canlandırılması, yapay zekanın potansiyelinin en üst düzeye çıkarılması, borç darboğazlarının önlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele için işbirliğine ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s (S&P), ABD ekonomisinin emsallerinden daha iyi performans göstermeye devam ettiğini, politika faizlerindeki keskin artışa rağmen ülkenin 2023’te büyümenin arttığı tek büyük gelişmiş ekonomi olduğunu ifade etti.

Moody’s ise geçen yıl yüzde 2,9 olan G20 ekonomik büyümesinin 2024’te yüzde 2,4’e düşmesini beklediğini açıkladı. Moody’s ayrıca New York Community Bank’ın uzun vadeli kredi notunu “Ba2″den “B3″e düşürdü, daha fazla not indirimi için izlemede bıraktı.

Küresel piyasalarda Orta Doğu’daki gelişmeler de yakından takip edilirken, petrol fiyatlarında oynaklık dikkati çekiyor. Kızıldeniz’de devam eden jeopolitik riskler ve OPEC+’nın arz kesintisi süresini uzatacağına yönelik haber akışı petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor.

Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftayı yüzde 2,8 artışla 83,2 dolardan tamamladı. Altının onsu da bu hafta yüzde 2,3 artışla 2 bin 84 dolara çıktı.

Enflasyon baskılarının nispeten yavaşladığına işaret eden makroekonomik veriler sonrası ABD’nin 10 yıllık hazine tahvil faizi de haftayı 73 baz puan azalışla 4,1860’tan tamamladı.

Kripto para piyasası tarafında ise Bitcoin, 64 bin doları test ederek Kasım 2021’den sonraki en yüksek seviyesine çıktı. Bu yükselişte MicroStrategy’nin 155 milyon dolarlık Bitcoin aldığına yönelik haber akışı etkili oldu.

New York borsası karışık seyretti

Bu hafta ABD’de açıklanan verilerden çıkarılan karışık sinyallerle New York borsasında karışık bir seyir izlendi. ABD’de beklentilerin altında gelen büyüme verilerine rağmen bireysel tüketim harcamalarının güçlü olduğuna ilişkin sinyaller, New York borsasının yönü üzerinde etkili oldu.

ABD’de yeni konut satışları, ocakta aylık bazda yüzde 1,5 artışla 661 bine çıktı ancak bu artış piyasa beklentilerinin gerisinde kaldı. Dün ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 2 baz puanlık artışla yüzde 4,28’e yükseldi, bugün ise önceki kapanışının hemen altında seyrediyor.

Ülkede, dayanıklı mal siparişleri ocakta aylık bazda yüzde 6,1 ile beklentilerin üzerinde azaldı ve Nisan 2020’den sonraki en büyük düşüşünü kaydetti.

Conference Board (CB) Tüketici Güven Endeksi de şubatta aylık 4,2 puan azalışla 106,7’ye gerileyerek 4 aydan sonra ilk kez düşüş gösterdi. S&P Case-Shiller Ulusal Konut Fiyat Endeksi ise geçen yıl aralıkta bir önceki aya göre yüzde 0,2 arttı.

ABD ekonomisi 2023’ün dördüncü çeyreğinde yüzde 3,2 ile beklentilerin altında büyüme gösterdi. Ülkenin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verisine ilişkin ocak ayında yayımlanan öncü verilerde, ekonominin geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 3,3 büyüdüğü kaydedilmişti.

Analistler, ABD ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinde güçlü tüketim harcamalarının etkisiyle sağlam bir büyüme kaydettiğini, ancak büyümenin az da olsa hız kaybetmiş gibi göründüğünü belirtti.

Fed’in enflasyona ilişkin olarak yakından takip ettiği verilerin başında gelen çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, ocakta beklentiler dahilinde aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 2,8 arttı. Endeksteki değişim, yıllık bazda Mart 2021’den bu zamana kadarki en düşük artış olarak kayıtlara geçti.

Analistler, yavaşlamaya devam eden ve beklentiler doğrultusunda gelen enflasyon göstergesinin Fed’in yılın ilk yarısında faiz indirimine gidebileceğine ilişkin beklentileri desteklediğini çıkardığını ifade etti.

Haftalık işsizlik maaşı başvurularının da 215 binle tahminleri aştığına dikkati çeken analistler, bu durumun iş gücü piyasasında yumuşamaya işaret ettiğini söyledi.

Ülkede Michigan Üniversitesince ölçülen tüketici güven endeksi, şubatta aşağı yönlü revize edilerek 76,9 puan oldu.

Tedarik Yönetim Enstitüsünün (ISM) imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) şubatta 47,8 ile piyasa beklentilerinin gerisinde kaldı. Ülkede, şubat ayı imalat sektörü PMI verisi ise 1,5 puan artarak 52,2 puanla beklentilerin üzerinde gerçekleşti ve ABD imalat sektöründe Temmuz 2022’den sonraki en hızlı iyileşmeye işaret etti.

Diğer yandan, ABD’li teknoloji devlerinden Microsoft, OpenAI’nin Fransız rakibi Mistral AI ile yeni ortaklık kurduğunu açıkladı. ABD Federal Ticaret Komisyonu, süpermarket zinciri Kroger’in rakibi Albertsons’ı 24,6 milyar dolara satın almak için yaptığı anlaşmayı market fiyatlarını artıracağı gerekçesiyle engellemek için dava açtı. Sony Interactive Entertainment, küresel iş gücünün yüzde 8’ine karşılık gelen 900 çalışanını işten çıkarma planını duyurdu.

Söz konusu gelişmelerle New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 1,77, S&P 500 endeksi yüzde 0,93 değer kazancıyla, Dow Jones endeksi ise yüzde 0,14 kayıpla haftayı tamamladı.

5 Mart Salı günü ABD’de fabrika siparişleri ile dayanıklı mal siparişleri, çarşamba günü ADP istihdam raporu, toptan stoklar, Fed Bej Kitap raporu, perşembe günü dış ticaret dengesi, haftalık işsizlik başvuruları ve cuma günü tarım dışı istihdam takip edilecek.

Avrupa borsaları

Avrupa borsalarında da ECB ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faizleri ne zaman indirmeye başlayacağına ilişkin belirsizliğin devam etmesiyle karışık bir seyir izlendi.

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumunda ECB Yıllık Raporu’na ilişkin değerlendirmede bulunan ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonda düşüş sürecinin devam etmesini beklediklerini söyledi.

Lagarde, Avro Bölgesi’nde ekonomik faaliyetin 2023’te zayıf seyrettiğini ve büyümenin son çeyrekte durgunlaştığını belirterek, “Ücret artışlarının önümüzdeki çeyreklerde enflasyon dinamikleri üzerinde giderek daha önemli bir etken haline gelmesi bekleniyor.” dedi.

ECB Başkan Yardımcısı Luis de Guindos, dünkü açıklamasında, kararların tarihlere değil verilere bağlı olduğuna işaret ederek, Bankanın, enflasyonun hedefine doğru gideceğine ikna olduğunda faizleri düşüreceğini dile getirdi.

Analistler, ECB ve BoE’nin faiz indirimlerine haziranda başlayacağına ilişkin beklentilerin sürdüğünü belirtti.

Öte yandan, Avrupa’da 30’dan fazla medya kuruluşu, reklam teknolojisinde hakim konumu kötüye kullandığı iddiasıyla Google aleyhine dava açarak, şirketten 2,1 milyar avro tazminat talep etti.

Avro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), şubat ayında yıllık bazda yüzde 2,6 olarak açıklandı. Piyasa beklentileri, şubatta Avro Bölgesi’nde yıllık enflasyonun yüzde 2,5 olacağı yönündeydi.

Almanya’da ocakta perakende satışlar aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 1,4 azaldı. Ülkede öncü enflasyon verileri de şubatta aylık yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 2,5 ile beklentilerin altında gerçekleşti.

Bu gelişmelerle, Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,81, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,71 değer kazanırken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,31, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,41 değer kaybetti.

Gelecek hafta salı günü Avro Bölgesi’nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), perşembe günü ECB’nin faiz kararı, cuma günü Avro Bölgesi’nde büyüme verileri takip edilecek. Analistler, ECB’nin gelecek haftaki toplantısında faizlerde değişikliğe gitmesinin beklenmediğini belirtti.

Asya piyasaları

Bu hafta Asya piyasalarında da karışık bir seyir hakim oldu.

Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, “Henüz sürdürülebilir ve istikrarlı bir enflasyon hedefine ulaşılacağını öngörecek konumda değiliz.” dedi.

Japonya’da enflasyon beklentileri aşmasına rağmen Ueda’nın açıklamalarının ardından piyasalarda BoJ’un yakın zamanda negatif faiz politikasına son verebileceğine yönelik beklentiler ötelendi.

Japonya’da TÜFE ocakta yıllık yüzde 2,2 arttı, çekirdek TÜFE de yüzde 2 artış gösterdi.

Ülkede öncü sanayi üretimi ocakta yüzde 7,5 geriledi. Söz konusu verinin yüzde 6,7 azalış olarak gerçekleşmesi bekleniyordu. Japonya’da imalat sanayi PMI şubatta 47,2 ile beklentilere paralel gerçekleşti, işsizlik oranı değişmedi ve yüzde 2,4 olarak hesaplandı.

Çin tarafında ise hükümetin ekonomik aktiviteyi canlandırmaya yönelik adımlar atmaya devam etmesi beklenirken, konuya ilişkin haber akışı bölge gündeminde ağırlığını korumaya devam ediyor.

Çin’de şubatta imalat sanayi ve bileşik PMI sırasıyla 49,1 ve 50,9 ile tahminler doğrultusunda gelirken, hizmet sektörü PMI 51,4 ile beklentileri aştı. Caixin imalat sanayi PMI ise 50,9 ile öngörüleri geride bıraktı.

Yeni Zelanda Merkez Bankası, faiz oranını son 15 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 5,50’de sabit tuttu.

Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,74, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,08 değer kazanırken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,82, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,94 değer kaybetti.

Gelecek hafta salı günü Japonya’da Tokyo TÜFE, cuma günü de dış ticaret dengesi ve cari denge verileri takip edilecek.

Yurt içinde gözler enflasyon verilerinde

Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 2,96 azalışla 9.097,15 puandan tamamladı. Dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 1,1 üstünde 31,3774’ten tamamladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı G20 Bakanlar ve Merkez Bankası Başkanları toplantısına ilişkin, “Gerçekleştirdiğim ikili görüşmelerde Türkiye ekonomisine ilişkin gelişmeleri değerlendirirken, çok taraflı kalkınma bankaları ve ülkelerle ilişkilerimizi ve işbirliğimizi güçlendirecek hususlarda görüş alışverişinde bulunduk.” ifadesini kullandı.

HSBC, para politikasının önemli derecede geleneksel tarafa yaklaşmasıyla “carry trade” dinamiklerinin Türk lirası (TL) için destekleyici hale geldiğini belirtti.

Bankanın “Gelişmekte Olan Piyasalar FX Yol Haritası” başlıklı raporunda, TL’deki değer kaybının, hem hız hem de ölçek olarak sınırlı kalacağı öngörüsünde bulunuldu.

Ülkede gelecek hafta pazartesi günü enflasyon, salı günü reel efektif döviz kuru, perşembe günü hazine nakit dengesi, cuma günü uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in Türkiye değerlendirmesi takip edilecek.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.060 seviyesinin destek, 9.300 ve 9.400 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-ecbnin-faiz-kararina-ve-abdnin-istihdam-raporuna-odaklandi/feed/ 0
Aydın Büyükşehir Belediyesi Emekli Vatandaşlara Et İndirimi Sağlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-emekli-vatandaslara-et-indirimi-sagliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-emekli-vatandaslara-et-indirimi-sagliyor/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:30:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9810 Geçim sıkıntısı yaşayan ve evlerine et alamayan emekli vatandaşların imdadına, Aydın Büyükşehir Belediyesi yetişti. Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Ege Et marketlerinde başlattığı uygulamayla ‘Emekli Kart’larını kullanan vatandaşlar, yüzde 20 indirimle et alabiliyor.

Aydın’da emekli vatandaşların yüzü, Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı yeni uygulama ile güldü.

Uygulama ile ‘Emekli Kart’ sahibi vatandaşlar, Halk Ege Et marketlerinde yüzde 20 indirimle et alışverişi yapabiliyor.

Giderek zorlaşan ekonomik şartlar nedeniyle evlerine et alamayan emekli vatandaşlar, uygulamadan yararlanarak yaklaşan Ramazan ayı öncesinde indirimli et alma imkanı yakaladı.

Aydınlı emekliler, uygulamadan memnuniyetlerini şu cümlelerle paylaştı:

-Erdal Gülle:  “2 saat içerisinde kartımı aldım, bugün de geldim 500 liralık et aldım, yüzde 20 indirimle 400 lira para ödedim. Allah razı olsun belediyeden. Çok güzel, mükemmel bir hizmet. Zaten üç seçimdir kazanıyor Özlem Hanım, nereye giderseniz gidin herkes Özlem Çerçioğlu diyor. Bu hizmet emekliler için çok güzel bir uygulama. Ben iki senedir ilk defa bir kasaba et almaya giriyorum.”

-Nevzat Uyar:  “Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun çalışmalarını takdirle karşılıyorum, teşekkür ederiz. Ayda bir alacağımıza şimdi 15 günde bir kıyma alma şansımız olacak. Emeklilerimiz mağdur durumda, eziliyor. Bu hizmetten çok memnun kaldım.”

-Salih Yıldız: “Aydın’da böyle fedakar bir başkanımız yetişmiş, ondan çok memnunum. 200 lira ucuza almak ne demek? Bu az bir şey değil. ve ramazan ayı geliyor, bu eti tüketeceğiz. Bu uygulama her yere nasip olan bir şey değil. Televizyonlarda görüyoruz; et satılan bazı kurumlarda çok erken saatlerde 200-300 kişi sıraya girip et almaya çalışıyor. Ben beş dakika içerisinde geldim, aldım ve gidiyorum. Hayatımda Aydın’da 10 tane belediye başkanı gördüm, ama böyle bir belediye başkanı görmedim, görmem de…”

-Tahsin Pehlivanoğlu:  “Bu hizmetten çok memnun kaldım. Ramazan ayında ihtiyacım olan eti aldım. Etsiz ramazan olmaz, bugün geldim ve buradan dolu dolu aldım. Bu hizmet emekliler için süper bir hizmet. Emeklilerin durumu çok kötü, et yiyemez duruma düştüler. Tüketenler tüketti, fakat biz eti tüketemedik. Teşekkür ederim, Özlem bacımız sayesinde bu etleri aldık. Bu aldığım eti dışarıda 1500 liraya zor alırdım, şu an 1200 lira. En az 1 kilo et avantajım oldu.”

-Ercan Güngör:  “Bu imkanı bize sağlayanlardan Allah razı olsun. Ama bundan 10 yıl önce emekli olan arkadaşlarımın emekli maaşları asgari ücretin üç-dört katıyken şu anda maaşları asgari ücretin çok altında kaldı. Ben yeni emekliyim. Ama aynı zamanda da çalışıyorum. Evim kira olmamasına rağmen emekli maaşımın bana yetmesi mümkün değil. 10 bin lira ile geçinebilecek birisi varsa gelsin alnından öpeyim. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz.”

-Hatice Dirik:  “Emeklinin hali ortada, çok memnun kaldım. Çoğu insanın evine et çok zor giriyor. Belediyeler sosyal belediyecilik yapmak zorunda. Bu tür projeler çok önemli. Ben avukatlıktan emekliyim. İnsanlar gelip bir dava açacak ücreti bulamıyor, harçlar çok yüksek olduğu için dava açmaktan vazgeçiyorlar. Yaşamak mümkün değil. İnsanlar pazaryerlerinden akşam kalan sebzeleri seçiyor. Ben Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden memnunum. Aydın sosyal belediyecilik anlamında başarılı bir şehir.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-emekli-vatandaslara-et-indirimi-sagliyor/feed/ 0
TGDF Ocak ayı dış ticaret verilerini açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/tgdf-ocak-ayi-dis-ticaret-verilerini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tgdf-ocak-ayi-dis-ticaret-verilerini-acikladi/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:12:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9792 Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü bu yıl ocak ayında 2,42 milyar dolar ihracat, 1,6 milyar dolar ithalat yaptı. Dış Ticaret Dengesi, ocak ayında 830 milyon dolar fazla verdi. Ocak ayında buğday ithalatı yüzde 46,3 oranında gerilerken, sığır ithalatı yüzde oranında 65 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Dijital Veri Paneli’ne göre, bu yılın ilk ayında tarım, gıda ve içecek sektörü geçen yıl aynı döneme göre yüzde 11,63 artışla 2,17 milyar dolar ihracat ve yüzde 16,77 düşüşle 1,6 milyar dolar ithalat yaptı. Ocak ayında Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi.

Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayınlanan Dış Ticaret Verileri’ne göre, ocak ayında ihracat geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 11,63 artarken, ithalat ise yüzde 16,77 geriledi.

Ocak ayında buğday ithalatı azaldı sığır ithalatı arttı

Ocak ayında buğday ithalatı gerilerken, sığır ithalatındaki artış yılın ilk ayında devam etti. Bu ayda sırasıyla en fazla buğday, soya fasulyesi ve sığır ithal edildi. Ocak ayında buğday ithalatı geçen yıl aynı döneme göre yüzde 46,3 oranında azalarak 186,9 milyon dolar olurken, sığır ithalatı ise geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 65 artarak 87,1 milyon dolar oldu. Geçen yıl buğday ithalatı 3 milyar 402,4 milyon dolar, soya fasulyesi ithalatı 1 milyar 679,3 milyon dolar ve sığır ithalatı 1 milyar 163 milyon dolar olmuştu.

Ocak ayında Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi

Yılın ilk ayında Dış Ticaret Dengesi geçen yıl olduğu gibi fazla vermeyi sürdürdü. Ocak 2024’te Dış Ticaret Dengesi 830 milyon dolar fazla verdi.

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe Dış Ticaret Dengesi 2023 yılında 5,36 milyar dolar fazla vermişti.

Ocak ayında birim ihracat değeri geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 10,8 düşüşle 1.152 dolar/ton oldu. İthalat birim değeri ise geçen yıl aynı döneme kıyasla yüzde 4,98 artarak 682 dolar/ton oldu.

Dış ticarette öne çıkan ürünler

Bu yılın ilk ayında ihracatta öne çıkan ürünlerde ilk sırayı 137 milyon dolar ile un aldı. Bu ürünü 131,7 milyon dolar ile fındık içi ve 91,7 milyon dolar ile mandalina izledi. Bu ürünler, ocak ayında toplam ihracatın yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Aynı dönemde ithalatta ise en fazla ithal edilen ürün 186,9 milyon dolar ile buğday oldu. Buğdayı 170,4 milyon dolar ile soya fasulyesi ve 87,1 milyon dolar ile sığır takip etti. Bu 3 ürün, ocak ayı itibarıyla toplam ithalatın yüzde 28,2’sini oluşturdu.

Buğday ithalatında Rusya ve Ukrayna ilk sırada yer almaya devam etti

Bu yılın ilk ayında yapılan ithalatta ilk sırayı 186,9 milyon dolar ile buğday aldı. Geçen yıl buğday ithalatında ilk iki sırada yer alan Rusya ve Ukrayna, ocak ayında da buğdayın en fazla ithal edildiği ülkeler oldu. Bu dönemde, Rusya’dan 145,5 milyon dolar, Ukrayna’dan 28,6 milyon dolar ve Moldova’dan 5 milyon dolar tutarında buğday ithalatı yapıldı. Rusya ve Ukrayna’nın toplam buğday ithalatındaki payı yaklaşık yüzde 93,1 oldu.

Ocak ayında buğdaydan sonra 170,4 milyon dolar tutarında soya fasulyesi ve 87,1 milyon dolar tutarında sığır ithal edildi. Soya fasulyesi ithalinde ilk sırayı 69,8 milyon dolar ile Ukrayna alırken, bu ülkeyi Brezilya (56,8 milyon dolar) ve ABD (24,4 milyon dolar) takip etti. Sığır ithalatında ise sıralama 51,9 milyon dolar ile Uruguay, 16,3 milyon dolar Brezilya ve 6,5 milyon dolar ile Almanya oldu.

En fazla ihracat ve ithalat yapan sektörler

Bu yılın ilk ayında dış ticaret verileri sektörlere göre incelendiğinde; en fazla ihracatın 262 milyon dolar ile şeker ve şekerli mamuller sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü sırasıyla yaş meyve sektörü (248 milyon dolar), sert kabuklu meyveler sektörü (230 milyon dolar), balıkçılık ve su ürünleri sektörü (169 milyon dolar) ve un sektörü (138 milyon dolar) takip etti.

Şeker ve şekerli mamuller sektörünün toplam ihracat içindeki payı yüzde 12,46, yaş meyve sektörünün yüzde 11,79, sert kabuklu meyveler sektörünün yüzde 10,95, balıkçılık ve su ürünleri sektörünün yüzde 8,04 ve un sektörünün yüzde 6,54 oldu.

Yine aynı dönemde en fazla ithalat 439 milyon dolar ile hayvan yemi sektöründe yapıldı. Bu sektörün ardından en fazla ithalat yapan sektörler; bitkisel yağ (220 milyon dolar), un (215 milyon dolar), kakao ve çikolata (96 milyon dolar) ve canlı hayvan ticareti (89 milyon dolar) sektörleri olarak sıralandı.

Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki payı yüzde 33,75, bitkisel yağ sektörünün yüzde 16,88, un sektörünün yüzde 16,52, kakao ve çikolata sektörünün yüzde 7,39 ve canlı hayvan ticareti sektörünün yüzde 6,83 oldu.

İhracatın arttığı ve azaldığı sektörler

Bu yılın ilk ayında geçen yıl aynı döneme kıyasla ihracatı değer olarak en fazla artan sektörlerin başında 73 milyon dolar ile (yüzde 46,29 artış) sert kabuklu meyveler sektörü geldi. Bu sektörü 58 milyon dolar ile (yüzde 92,23) ile hayvan yemi sektörü, 36 milyon dolar ile (yüzde 16,14 artış) şeker ve şekerli mamuller sektörü, 33 milyon dolar ile (yüzde 15,25) yaş meyve sektörü ve 31 milyon dolar ile (yüzde 19,18) salça ve konserve sektörü izledi.

Söz konusu dönemde ihracatı değer olarak en fazla düşen sektör 122 milyon dolar ile (yüzde 49,09 düşüş) bitkisel yağ Sektörü oldu. Ayrıca bakliyat sektörü 15 milyon dolar (yüzde 24,33 düşüş) ve Tohumculuk Sektörü 11 milyon dolar (yüzde 17,08) geriledi.

Bu yılın ocak ayında geçen yıl aynı döneme göre, ithalatı değer olarak en fazla artan sektör 38 milyon dolar ile (yüzde 64,4 artış) kakao ve çikolata sektörü oldu. Bu sektörün ardından canlı hayvan ticareti sektörü 34 milyon dolar (yüzde 63,5 artış), tohumculuk sektörü 13 milyon dolar (yüzde 53,7 artış), sert kabuklu meyveler sektörü 12 milyon dolar (yüzde 29,3 artış) ve alkollü içecekler Sektörü 12 milyon dolar (yüzde 49,6 artış) ile ithalatı değer olarak en fazla artan sektörler olarak sıralandı.

Bu dönemde ithalatı en çok düşen sektörler ise 173 milyon dolar ile (yüzde 44 düşüş) Bitkisel Yağ sektörü oldu. Bu sektörü 154 milyon dolar ile (yüzde 41,8 düşüş) un sektörü, 30 milyon dolar ile (yüzde 6,4 düşüş) hayvan yemi sektörü, 27 milyon dolar ile (yüzde 83,1 düşüş) pirinç değirmenciliği sektörü ve 21 milyon dolar ile (yüzde 30,4 düşüş) şeker ve şekerli mamuller sektörü takip etti.

Dış ticarette öne çıkan ülkeler

Bu yılın ilk ayında dış ticaret verileri ülke bazında değerlendirildiğinde; en fazla ihracat yapılan ülke 305 milyon dolar ile Irak oldu. Irak’tan sonra en fazla ihracat, 171 milyon dolar ile Almanya’ya, 136 milyon dolar ile Rusya’ya, 123 milyon dolar ile ABD’ye ve 96 milyon dolar ile İtalya’ya yapıldı. Yılın ilk ayında, bu 5 ülkeye yapılan ihracat toplam ihracatın yüzde 34’3’ünü oluşturdu.

Aynı dönemde ülke bazında ithalat en fazla 318 milyon dolar ile Rusya’dan yapıldı. Bu ülkeyi, 149 milyon dolar ile Ukrayna, 104 milyon dolar ile Brezilya, 102 milyon dolar ile ABD ve 67 milyon dolar ile Malezya izledi. Bu 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 46,25’ini oluşturdu.

Türkiye, en fazla ithalatı Rusya ve Ukrayna’dan yapmaya devam etti. Bu iki ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 29,1’ine denk düştü.

Türkiye, ocak ayında en fazla ihracat yaptığı ülkelerden Irak’a un, dondurulmuş tavuk eti, mandalina; Almanya’ya fındık içi, ambalajlı fındık, domates; Rusya’ya ise mandalina, alabalık ve limon ihraç etti.

Türkiye aynı dönemde en fazla ithalat yaptığı Rusya’dan buğday, ham ayçiçeği yağı, ayçiçeği küspesi; Ukrayna’dan soya fasulyesi, buğday, ham ayçiçeği yağı ve Brezilya’dan ise soya fasulyesi, kahve ve sığır ithal etti.

TÜİK’in açıkladığı Dış Ticaret Verileri temel alınarak hazırlanan TGDF Dijital Veri Paneli’ndeki hesaplamalara 01 ve 24 fasılları arasındaki tüm Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTIP) kalemleri ile 29’uncu fasıl ve 35’inci fasıldan seçili ürünlerin dahil edildiği belirtildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tgdf-ocak-ayi-dis-ticaret-verilerini-acikladi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Anadolu, Yabani Bitki Türlerine Ev Sahipliği Yapıyor https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-anadolu-yabani-bitki-turlerine-ev-sahipligi-yapiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-anadolu-yabani-bitki-turlerine-ev-sahipligi-yapiyor/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:03:11 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9783 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünyadaki 8 ana gen merkezinden biri olan Anadolu topraklarının çok sayıda yabani bitki türüne ev sahipliği yaptığını belirterek, “Biz de bu zenginliğimizi ve yaban hayatımızı korumak için canla başla çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

Yumaklı, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.

Bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından yürütülen yaban hayatı geliştirme faaliyetleri hakkında bilgi veren Yumaklı, tür koruma eylem planlarının yanı sıra yaban hayvanı üretim, doğaya yerleştirme ve izleme çalışmaları konularına da değindi.

Türkiye’nin Avrupa’dan orman, Asya’dan step ve Afrika’dan çöl türlerini bir arada barındırdığına dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:

“Dünyadaki 8 ana gen merkezinden biri olan Anadolu toprakları çok sayıda yabani bitki türüne de ev sahipliği yapıyor. Önemli coğrafi konumu dolayısıyla ülkemiz kuş göç yolları konusunda da kilit pozisyona sahip. Bu da ülkemizin biyolojik çeşitlilik açısından önemini bir kat daha artırıyor. Biz de bu zenginliğimizi ve yaban hayatımızı korumak için canla başla çalışıyoruz. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüz gerekli çalışmaları aralıksız yürütüyor.”

Yaban hayatı geliştirme sahalarının DKMP Genel Müdürlüğünün en önemli faaliyet alanlarından biri olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Ülkemizde 154 memeli, 490 kuş, 140 sürüngen türünün yaşadığını biliyoruz. Ayrıca 19 bine yakın omurgasız hayvan ile 11 bine yakın bitki türünün de yaşadığını tespit ettik. Yaban hayatı geliştirme sahaları ile bu türlerin korunup geliştirilmesini sağlıyoruz. Bu bağlamda, ülkemizde 1 milyon 165 bin 447 hektar alana sahip 85 yaban hayatı geliştirme sahası bulunuyor. Farklı türler için ilan edilen bu sahalarda yaban keçisi, Anadolu yaban koyunu, geyik, karaca, alageyik, kelaynak, kara akbaba ve ceylan gibi türlerimiz koruma altına alınmış durumda.” ifadelerini kullandı.

Nesli tehlike altındaki türlerin korunup geleceğe taşınması için tür koruma eylem planlarının hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini bildiren Yumaklı, yaban hayvanlarını desteklemek amacıyla bazı türler için yaban hayvanı üretme istasyonları kurduklarını kaydetti.

Yumaklı, bu alanlarda kızıl geyik, alageyik, ceylan, Anadolu yaban koyunu, Hatay dağ ceylanı, kelaynak gibi türlerin üretimini yaptıklarının bilgisini vererek, halihazırda toplam 12 memeli yaban hayvanı, 9 kanatlı yaban hayvanı, 3 alabalık üretme istasyonunda bu çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

42 milyon alabalık, 1,4 milyon keklik ve sülün doğaya bırakıldı

Bakan Yumaklı, 2023 sonu itibarıyla bakanlığın üretme istasyonlarında 185 alageyik, 690 yaban koyunu, 142 kızıl geyik, 298 ceylan ve 301 de kelaynak bulunduğunu belirtti. Bu istasyonlarda üretilip doğaya salınan yaban hayvanları ile ilgili de bilgi veren Yumaklı, 2002-2023 yıllarında 4 bin 477 memeli yaban hayvanı üretildiğini, bunların 2 bin 41’inin doğaya bırakıldığını ifade etti.

Yumaklı, aynı çalışmalar kapsamında, 2002- 2023 yıllarında 42 milyon alabalık ile 1,4 milyon keklik ve sülünün doğal ortamlarına salındığını belirterek, “Yaban hayvanlarını izleme çalışmaları çerçevesinde yaban hayvanı türlerinin ve popülasyon büyüklüklerinin tespit edilmesi amacıyla 54 yaban hayatı geliştirme sahasında her yılın eylül-şubat ayları arasında envanter çalışmaları yürütüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Sulak alanların korunmasına yönelik de kış ortası su kuşu sayımları yaptıklarını anımsatan Yumaklı, 2023’te 145 alanda, 110 kuş türünden 2 milyon 66 bin 758 su kuşu sayıldığını aktardı.

3 binden fazla fotokapan ile izleniyor

Yumaklı, doğadaki büyük memeli hayvanların takibinin ise fotokapanlar ile yapıldığına işaret ederek DKMP Genel Müdürlüğünce ülke genelinde 3 binden fazla fotokapanla izleme yapıldığını bildirdi.

Çeşitli nedenlerle yaralanan yaban hayvanlarının DKMP Genel Müdürlüğüne ait Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezlerinde tedavi ve rehabilite edilerek tekrar doğal yaşam alanlarına bırakıldığını hatırlatan Yumaklı, şöyle devam etti:

“2023’te çeşitli nedenlerle yaralanan 11 bin 284 yaban hayvanını tedavi edip tekrar doğal yaşam alanlarına bıraktık. İlki 2010 yılında tesis edilen Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi sayımızın artırılması için var gücümüzle çalışıyoruz. Unutmayalım ki güzel ülkemizin yaban hayatının ve zengin biyoçeşitliliğinin korunması; havamızın, suyumuzun, toprağımızın korunması ve tarımsal üretimimizin devamı için büyük önem taşıyor. Tüm vatandaşlarımızdan biyoçeşitliliğimizin korunması ve geliştirilmesi yönünde gece gündüz demeden çalışan tüm görevlilerimize destek olmalarını rica ediyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-anadolu-yabani-bitki-turlerine-ev-sahipligi-yapiyor/feed/ 0
Süper Lig’in yayın ihalesinde mutlu son! Gelir iki katına çıktı https://www.kanal7haber.com.tr/super-ligin-yayin-ihalesinde-mutlu-son-gelir-iki-katina-cikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/super-ligin-yayin-ihalesinde-mutlu-son-gelir-iki-katina-cikti/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:00:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9780 2024-2025, 2025-2026 ve 2026-2027 futbol sezonlarına ilişkin Süper Lig ve TFF 1. Lig müsabakalarını kapsayan yayın ihalesinde mutlu sona ulaşıldı. Beinsports adına TFF ihale komisyonuna yeni bir teklif götüren Digiturk, miktarı 160 milyon dolara çıkardı. Bu teklif aynı zamanda en yüksek ve mevcut durumda tek teklif olduğu için komisyon tarafından kabul edildi. 160 milyon dolarlık miktar bugünkü mevcut kurla kabaca 5 milyar TL’ye denk geliyor.

İHALEYE İKİ FİRMA KATILDI

Türkiye Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği temsilcilerinin yer aldığı Yayın İhale Komisyonu 29 Şubat’ta toplanmıştı. 2024-2025, 2025-2026 ve 2026-2027 futbol sezonlarına ilişkin TFF Süper Lig ve TFF 1. Lig Müsabakaları Yayın Haklarının Devri hakkında düzenlenen ihalede Saran Medya ile beIN Sports yer almıştı.

BEKLENEN TEKLİF GELMEDİ, İHALE İPTAL EDİLDİ

Mevcut yayıncı kuruluş beIN ise 120 Milyon Euro’da kaldı. Edinilen bilgiye göre; TFF, beIN’den yıllık 185 milyon Euro’ya çıkmalarını istedi, dolar bazında bunun adı 200 milyon Dolar olarak konuldu. Bu teklif beİN tarafından kabul görmedi. TFF, Saran grubundan ise yıllık 150 milyon euroyu peşin istedi. Bu da kabul görmeyince ihale iptal oldu.

TFF, İPTALLE İLGİLİ AÇIKLAMA YAPTI

Türkiye Futbol Federasyonu’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada “İhale için verilen teklif bedellerinin yetersiz bulunması dolayısıyla Yayın İhale Komisyonu’nca ihalenin iptali yönünde tavsiye kararı alınmıştır. Yayın İhale Komisyonu’nun gelen teklifleri yetersiz bulduğu gerekçesiyle aldığı ihalenin iptaline yönelik tavsiye kararı, TFF Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilmiş ve bu doğrultuda Yayın İhalesi iptal edilmiştir. TFF Yönetim Kurulu tarafından alınan karar gereği Yayın İhale Komisyonu’nun önerileri doğrultusunda belirlenen yayın ihalesi muhammen bedeli ve diğer kriterlerin sağlanması şartıyla, Süper Lig ve 1. Lig yayın haklarının devrine ilişkin olarak tüm ilgililere 2 Mart 2024 Cumartesi günü saat 13.00’e kadar tekliflerini iletmeleri için süre verilmiştir. Süper Lig ve 1. Lig yayın haklarının kapsamı ve sağlanması gereken asgari şartlar hakkında bilgi almak isteyenlerin en geç 01.03.2024 saat 17.00’ye kadar Türkiye Futbol Federasyonu ile iletişime geçmeleri kamuoyunun bilgilerine duyurulur” ifadelerine yer verilmişti.

YENİ TEKLİF 160 MİLYON DOLAR

Fanatik’te yer alan habere göre; İhalenin iptal edilmesinin ardından mevcut yayıncı beinsports, dün resmi bir girişimde daha bulundu. Beinsports adına TFF ihale komisyonuna yeni bir teklif götüren Digiturk, miktarı 160 milyon dolara çıkardı. Bu teklif aynı zamanda en yüksek ve mevcut durumda tek teklif olduğu için komisyon tarafından kabul edildi. Bugün 14.00’e kadar resmi olarak sonlandırılması gereken ihale süreci böylece gayriresmi olarak son bulmuş oldu. TFF’nin yapacağı açıklama ile 3 yıllık yeni dönemin resmen başlaması bekleniyor.

5 MİLYAR TÜRK LİRASI

160 milyon dolarlık miktar bugünkü mevcut kurla kabaca 5 milyar TL’ye geliyor. Bilindiği üzere beinsports devam eden 2023-2024 sezonunda Süper Lig naklen yayınları için 2 milyar 635 milyon 490 bin lira ödüyor. Bu bakımdan bakıldığında yayın ihalesi gelirinin iki katına çıktığı görülüyor. Özellikle yıllık bütçelerinin yüzde 70-80’lik kısmını yayın gelirleri oluşturan Anadolu kulüplerinin ciddi kazanım sağlaması muhtemel.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/super-ligin-yayin-ihalesinde-mutlu-son-gelir-iki-katina-cikti/feed/ 0
Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, üyeleriyle sektörel gelişimleri değerlendirdi https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ticaret-odasi-baskani-ugur-erdogan-uyeleriyle-sektorel-gelisimleri-degerlendirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ticaret-odasi-baskani-ugur-erdogan-uyeleriyle-sektorel-gelisimleri-degerlendirdi/#respond Tue, 16 Jul 2024 09:09:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9777 Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, üyeleriyle bir araya gelerek sektörel gelişimlerle ilgili istişarelerde bulunuyor. Benzer sektörlerdeki komitelerin ortak değerlendirme toplantıları büyük ilgi görüyor.

DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, DTO’nun 8, 13, 14, 21 ve 23’üncü meslek komitelerinin üyeleriyle bir araya geldi. Komitelerin yoğun ilgi gösterdiği sektörel değerlendirme toplantısında DTO’nun demir, metal, filmaşin, bakır, enerji kabloları, makine üretimi ile montajı ve ticareti, atık toplama, depolama ve bertaraf etme faaliyetleri ile konut ve iş yeri yapı kooperatifleri, tuğla, kiremit, demir, tel, çivi, boya, vernik, sıhhi tesisat malzemeleri vb. her türlü inşaat malzemeleri üretimi ve satışı, cam, ayna ve benzeri imalatı ile satışı, hazır beton üretimi ve satışı, madencilik, mermercilik ve taş ocakçılığı faaliyetleri, mobilya, kereste ve orman ürünleri imalatı ile satışı ve dekorasyon işleriyle iştigal eden üyelerinin yer aldığı sektörlerin son durumu, Denizli Ticaret Odası’nın projeleri, faaliyetleri ve hizmetleri ile ticari hayattaki güncel gelişmeler ele alındı.

“Ramazan ayından önce, tüm meslek komitelerimizle bir araya geleceğiz”

Başkan Erdoğan, toplantının başında bir hoş geldiniz konuşması yaparak üyelerine seslendi. Erdoğan, toplantıya katılanlara yoğun ilgilerinden dolayı teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Öncelikle her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum… Sabah günün ilk işi olarak işinizi gücünüzü bırakarak toplantımıza geldiniz. Özellikle ramazan ayının öncesinde komitelerimizin tamamıyla bir araya gelerek sektörlerimizi istişare edelim istedik. Komite ve sektörlerimizin önerileri, fikirleri ve varsa eleştirilerini masaya yatıralım ve ayrıntılı konuşalım aynı zamanda da benzer komiteler arasında hem kaynaşmayı sağlayalım hem de istişarede bulunalım diye düşündük. Bundan büyük toplantılarla organizasyonlarda, herkesle birebir iletişime geçmek ve kaynaşmak ne yazık ki pek mümkün olmuyor. Ramazan ayının ilk günü de her yıl olduğu gibi bu yıl da Ulu Cami’nin yanındaki iftar çadırında Denizli Ticaret Odası olarak iftar yemeğimizi vereceğiz. Ardından Meclisimiz, Yönetim Kurulumuz, Meslek Komitelerimiz, Yüksek İstişare Kurulumuz, Kadın Girişimciler ve Genç Girişimcilerimizle de iftar yapmayı planlıyoruz” dedi.

Komitelere, projelerinin ayrıntılarını anlattı

Üyelerinin daha fazla fuara katılmaları ve fuarların sayısını artırmayı, ayrıca farklı sektörlerde yeni sanayi siteleri kurma çalışmalarıyla yeni hizmet binalarını bir an önce yapmayı öncelikli gündemleri olarak belirlediklerini de söyleyen Başkan Erdoğan, “Bugün sizlere odamız ve üyelerimiz için neler yaptığımızı da kısaca anlatmak isterim. Öncelik verdiğimiz ve en önemli gördüğümüz konuların başında, üyelerimizin yurt içi ve yurt dışındaki fuarlara daha fazla katılmasını sağlamak geliyor. Biz bu sene fuar sayısını ve sektörlerini yüzde 100 artırdık. Bu yıl için 25 farklı fuar organizasyonu yaptık. Bunların ayrıntılarını internetteki sayfamızda görebilirsiniz. Bu sayı, belki ilerleyen süreçte talepler doğrultusunda artabilir. Bazı mesleklerle ilgili bir fuar yoksa eğer üyelerimizi mevcut fuarlardan katılmak istediklerine götürüyoruz. Bu arada, Denizli Ticaret Odamızın binası ile ilgili proje çalışmalarımızı da sonlandırdık. Birkaç ay içinde, yeni binamızın temelini atmak istiyoruz. En kısa zamanda, bir buçuk yıllık bir süreçte de yeni binaya taşınmayı planlıyoruz. Hep söylediğimiz bir şey vardı. Özellikle bazı sektörlerimizin ihtisas organize sanayi siteleri gibi yoğun bir talebi vardı. Bunlardan iki tanesini şu an için planlamaya aldık. Biri gıda sanayi sitesi, bir diğeri de geri dönüşümcüler ile ilgili sanayi sitesi. Bin iki yüz dönümlük bir yerin tahsisi için müracaatımızı yaptık ve onayını aldık. Onu da en kısa sürede üyelerimizin hizmetine sunacağız. Pandemi döneminden bugüne kadar iki bin altı yüz esnafımızı ziyaret ettik. Her ay da üyelerimizle anketler yapıyoruz. Bize göre doğru olup ama onlara göre eksik kalan, yanlış olan konuları görüp daha iyisini ve doğrusunu yapmanın gayreti ile çabası içerisindeyiz. Üyelerimize yönelik ücretsiz mesleki ve kişisel gelişim eğitimlerimiz de devam ediyor. Avrupa Birliği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın destekleri ile, bugüne kadar on milyon euroya yakın bir finansmanı Denizli’mize getirdik. Bir iki büyük odanın dışında şehirlerine böyle bir kaynak aktaran ikinci veya üçüncü bir oda yok. Bizim yapmış olduğumuz bir yatırım dahi altı milyon euro civarında, Denizli Teknik Tekstil Merkezimizi bu sayede kurduk. Odamızda her gün yüze yakın insanımıza farklı eğitimler veriyoruz; bunların arasında üniversite mezunu olup da iş bulamayanlar da var. Aynı zamanda işi olup da teknik destek almak isteyen gençlerimiz, kardeşlerimiz de var. Bunun yanında iş Almancası ve İngilizcesi eğitimlerimiz var ve yoğun katılım oluyor. Odamıza günlük beş yüz kişi giriş çıkış yapıyor” diye konuştu.

“İyi bir takım, çalışkan bir ekibiz”

Başkan Erdoğan son olarak toplantıya katılan meslek komiteleri ile üyelerine, kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Erdoğan, “Toplantılarımıza büyük bir ilgiyle katılmanızdan dolayı şahsım ve ekibim adına bir kez daha sizlere teşekkür ediyorum. Sizlerle bir arada olmak güzel; Denizli’mize, sektörlerimize ve Ticaret Odası ailesine güç verdiğinizin farkındayız. Bu anlamda da sizlerle gurur duyuyoruz. Birlikte olursak güçlü oluruz. Takım halinde olmadığınız zaman güçlü olma şansınız da olmaz. Biz, şükürler olsun ki iyi bir takım, çalışkan bir ekibiz. İyi ki varsınız” dedi.

Başkan Erdoğan, katılımcıların da görüşlerini aldı

Başkan Erdoğan, konuşmasının ardından aynı masa etrafında topladığı DTO meslek komitelerinin üyelerinin de tek tek görüşlerini alarak toplantıyı sonlandırdı. – DENİZLİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ticaret-odasi-baskani-ugur-erdogan-uyeleriyle-sektorel-gelisimleri-degerlendirdi/feed/ 0
DAİMFED ve ATÜ iş birliğiyle ‘İlk Baretim-İlk Yeleğim’ projesi hayata geçirildi https://www.kanal7haber.com.tr/daimfed-ve-atu-is-birligiyle-ilk-baretim-ilk-yelegim-projesi-hayata-gecirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/daimfed-ve-atu-is-birligiyle-ilk-baretim-ilk-yelegim-projesi-hayata-gecirildi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:51:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9759 Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) iş birliğiyle ‘İlk Baretim-İlk Yeleğim’ projesinin yelek ve baretleri öğrencilere teslim edildi.

Adana’da 14’üncüsü düzenlenen, İnşaat, Yapı Malzemeleri, İnşaat Teknolojileri, İş ve İnşaat Makineleri ve IHS Fuarı’nda gerçekleşen törende, proje çerçevesinde DAİMFED tarafından ATÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Makine Mühendisliği Bölümleri ile Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencilerine 250 yelek ve baret teslim edildi.

DAİMFED Genel Başkan Yardımcısı Sayım Azmaz, kaliteli müteahhit ordusu yetiştirmek istediklerini ve ilk baretim ilk yeleğim projesiyle öğrencileri motive etmeyi amaçladıklarını belirterek, “Mimarlık ve mühendislik fakültesinde okuyan gençlerimiz ilk yeleğini giyecek, ilk baretini takacak. Meslekle ilgili inşallah motive olacaklar. Gelecekte de arkalarında böyle bir derneğin olduğunu hissederek güçlü ve gelecekten emin bir çalışma yürütecektir diye düşünüyoruz. DAİMFED iş birliğiyle üniversitelerimizle iş birliği yaparak sadece ilk baretim ilk yeleğim değil farklı projeleri de inşallah gerçekleştireceğiz. Burada iyi eğitimli mühendislerimizin işlerin başına geçerek ve müteahhitlik sektöründe kaliteli hizmet üretmesi, iyi yapılar yapması, vizyonuyla, misyonuyla, her yönüyle sosyal içerikleriyle kaliteli bir müteahhit ordusu yetiştirmek istiyoruz. Bu gençlerimizi şimdiden böyle heveslendirerek bunlara pozitif enerji vererek birlikte çalışmanın güç birliği oluşturmanın hayalini güdüyoruz. İnşallah iyi sonuç alacağız” dedi.

Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü Dekanı Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu’da genç nesile de yatırım yapmak gerektiğini söyleyerek, “Fuarda bu işin sektör bileşenlerini paydaşlarını buluşturuyoruz. Tanışacaklar, iş birliği yapacaklar, alışveriş yapacaklar, kendilerini tanıtacaklar. Ama dedik biz bir de bu işin genç nesline de yatırım yapalım. Üniversitedeki mimarlık, inşaat mühendisi öğrencileri pırıl pırıl çocuklarımızı buraya getirelim. Onların meslek hayatındaki kullanacakları ilk bareti, ilk yeleği biz verelim. Çünkü baret ve yelek biraz da sembolik bir kavram. Meslek hayatı boyunca kullanacakları bir şey. Dedik ki bu çocuklarımıza biz burada verirsek hem sektörü tanırlar, malzemeleri görürler sektördeki duayen insanlarla bir araya gelirler. Hem de bugün hayatlarında anlamlı bir hatıra olarak kalır dedik ve böyle bir etkinlik yaptık. Çok da keyifli oldu. Umarım bu bir geleneğe dönüşür ve sürekli devam eder” diye konuştu.

Güvenli bir inşaat firması kurmak istediğini söyleyen Mühendislik Fakültesi öğrencisi Uğur Geylani Oğuz ise “Çok mutluyum. Hele de TÜYAP gibi bin bir çeşit fuarın, bin bir çeşit kutlamaların yapıldığı bir yerde böyle bir şeyin olması beni çok mutlu etti. Hele de mezun olarak çok mutlu etti. Meslek arkadaşlarıma da çok çok başarılar diliyorum. Çünkü zor bir meslek yapacağız, detaylı bir meslek yapacağız. Yaptığımız işleri o kadar titiz ve düzenli bir şekilde yapmamız gerekiyor ki gördüğünüz gibi geçmişte bir deprem meydana geldi, bu tarz can kayıplarına sebep olmak istemiyoruz. İşimizi düzgün yapmak istiyoruz. Elimizden geldiğince inşaat mesleğini ileriye doğru götürmek istiyoruz. Türkiye’de bilinen tanınan en önemlisi güvenilir bir inşaat firması kurmak istiyorum. Güzel şeylere imza atmak istiyorum” dedi. – ADANA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/daimfed-ve-atu-is-birligiyle-ilk-baretim-ilk-yelegim-projesi-hayata-gecirildi/feed/ 0
Türkiye, Mavi Ekonomi ile Karadeniz’de lider ülke olmayı hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-mavi-ekonomi-ile-karadenizde-lider-ulke-olmayi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-mavi-ekonomi-ile-karadenizde-lider-ulke-olmayi-hedefliyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:39:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9747 Türkiye Avrupa Birliği projesi olan 4BIZ Projesi çerçevesinde kıyı turizmi, gemi inşa, limanlar ve su ürünleri sektörü gibi önemli sektörleri içinde barındıran ‘Mavi Ekonomi’ ile Karadeniz’de lider ülke olmayı hedefliyor.

Mavi Ekonomi kavramının ortaya çıkışı 2008 yılına dayanıyor

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ‘Mavi Ekonomi’ ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporda, Mavi Ekonomi kavramının ortaya çıkışının 2008 Küresel Krizi’ne dayandığı ve bu terimin ilk kez Gunter Pauli’nin 2010 yılında yayınlanan “The Blue Economy: 10 Years, 100 Innovations, 100 Million Jobs” adlı kitabı ile kullanılmaya başlandığına yer verildi. Dünya nüfusunun yüzde 40’ı kıyı alanlarda yaşarken, 3 milyar insanın geçim kaynağını okyanus ve denizler oluşturuyor. Dünya ticaretinin yüzde 80’i denizler üzerinden gerçekleşirken, Avrupa Birliği 2022 Mavi Ekonomi Raporu’na göre, Mavi Ekonomi kıtada 4.5 milyon insan için istihdam, 667,2 milyon Avroluk iş hacmi ve 183,9 milyon Avroluk katma değer barındırıyor.

DOKA tarafından hazırlanan raporda, Avrupa Birliği’nin 4BIZ Projesi’ne vurgu yapılırken, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Gürcistan ve Türkiye olmak üzere 6 ülkenin yer aldığı, 9 ortaklı proje ile ‘Mavi Ekonomi’ konusunda Karadeniz’e sınırı olan altı ülkenin paydaşlarını bir araya getirerek balıkçılık, su ürünleri, kıyı turizmi, deniz ulaştırma sektörlerindeki yerel kapasitelerinin geliştirilmesi, bu sektörlerdeki inovasyon yeteneklerinin arttırılması, dijitalleşme ve yatırım ortamının tanıtılması ve iyileştirilmesi alanlarında bir iş birliği platformu kurulması hedefleniyor.

Mavi Ekonomi’nin Karadeniz’e yansıması

4BIZ Projesi çerçevesince ‘Mavi Ekonomi’ sektörlerinin içinde lokomotif sektör olan su ürünleri sektörünün gelişimi için Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (SUMAE), Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ile iş birliği içinde faaliyetler yürütmesinin yanı sıra bu iş birliği çerçevesinde SUMAE uzmanları ve üniversitelerin akademisyenleri tarafından geçtiğimiz Şubat ayında içinde Trabzon’da faaliyet gösteren su ürünleri yetiştiricilik ve işleme firmalarına inovasyon, ARGE, verimlilik, sürdürülebilir çevre, temiz enerji, deniz ekosisteminin korunması, ürün çeşitlendirme, balık hastalıkları teşhis ve tedavi yöntemleri, balık atıklarının değerlendirilmesi, kalite güvence sistemleri ve yetiştiricilik teknikleri konularında eğitimler verildi.

4BIZ projesi süresince sektör paydaşları ile yapılan toplantılarda incelenen veriler ve yapılan analizler neticesinde ‘Mavi Ekonomi’yi önümüzdeki dönem çalışma alanı olarak nitendirilirken, hazırlanan DOKA raporunda şu konulara dikkat çekildi:

“Kıyı turizmi, su ürünleri ve gemi inşa gibi Mavi Ekonomi bileşenlerinde yeşil ve dijital dönüşüm uygulamaları ile yatırım, üretim, ihracat, istihdam eksenlerinde sektörün rekabet edilebilirliğini artırırken, çevresel sürdürülebilirliğe destek sağlanacaktır. Özellikle su ürünleri sektörü başta olmak üzere Mavi Ekonomi sektörlerinde temiz enerji kullanımının artırılması, verimliliği artıracak yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması, atıkların katma değerli ürünlere dönüştürülmesi desteklenerek sektörel karbon ve su ayak izi azaltılacak ve böylece sektörün AB Yeşil Mutabakatı’na uyumu hızlandırılacaktır. Bu kapsamda, sektörlerin ihracatına katkı sağlayacak kalite güvence sistemleri ve ürün kalite belgelerinin alınmasına yönelik akreditasyon uygulamalarının yaygınlaştırılması, markalaşma ve tanıtımına destek olunması, beşeri kaynak kapasitelerinin artırılması, yatırım ve girişim ekosisteminin geliştirilmesi, ihracatta ürün ve pazar çeşitlendirmesine gidilmesi, ileri teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması yoluyla katma değerli ürün ve hizmetlerin üretiminin artırılması konularına odaklanılacaktır. Ek olarak, kara kökenli oluşan ve denize taşınan çöpler ile beraber balıkçı barınakları, açık deniz kafes balıkçılığı, liman ve tersanecilik faaliyetlerinden kaynaklanan kirlilikle etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi amacıyla, deniz çöpleri oluşumunun öncelikle kaynağında önlenmesine yönelik çalışmalar desteklenecektir. Yerel yönetimlerce biyolojik arıtma tesisleri kurulması, Deniz Çöpleri İl Eylem Planları (DÇEP) ve Sıfır Atık Mavi Hareketi’nin hayata geçirilip yaygınlaştırılmasına destek verilecektir.”

Trabzon bölgede su ürünleri yetiştiriciliğinde lider

Doğu Karadeniz (TR90) Bölgesi için Mavi Ekonomi’nin bahsedilen bileşenleri içerisinde özellikle su ürünleri alanının önemli bir rekabet ve büyüme potansiyeli taşıdığının düşünüldüğü raporda, “Su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün de içinde yer aldığı tarım sektörü, istihdam ve dış ticaret göstergeleri itibarıyla TR90 Bölgesi’nin sosyo-ekonomik yapısını belirleyen önemli unsurlardan biridir. Bölge ihracatında bitkisel ve hayvansal üretimin aldığı pay tü yüzde 49, gıda ürünleri ve içecek imalatı sektörünün aldığı pay ise yüzde 28’dir. Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Endeksine (RCA) göre bölgede tarım sektörü ihracatta rekabetçi özellik taşıyan tek sektördür. Su ürünleri alanında üretim artışına paralel bir şekilde çevremizde yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı gibi jeopolitik konjonktürel gelişmelerin de etkisi ile ciddi bir ihracat ivmesi yakalanmıştır. Bu çerçevede son 5 yılda (2018-2022) su ürünleri sektörü ihracat ve üretim artışı ile bölgede en hızlı büyüyen sektör olmuştur. Bölgede bu dönemde su ürünleri ihracatı 47 milyon dolardan 183 milyon dolara yükselmiş, su ürünleri yetiştiricilik miktarı ise yüzde 115’lik artış ile 32 bin 328 tona ulaşmıştır. Bu yetiştiricilik miktarının 10 bin 746 tonu iç sularda, 21 bin 582 tonu ise denizde gerçekleştirilmiştir. En çok yetiştirilen türler sırasıyla gökkuşağı alabalığı, Karadeniz alabalığı ve levrektir. Bölgede en fazla yetiştiricilik Trabzon’da olup 2022 yılı Trabzon’un su ürünleri yetiştiricilik miktarı 13 bin 256 ton olarak gerçekleşmiştir. Trabzon’u sırasıyla 7 bin 57 tonla Artvin; 6 bin 154 tonla Ordu; 3 bin 73 tonla Rize; 2 bin 658 tonla Gümüşhane ve 170 tonla Giresun illeri izlemektedir. Türkiye bazında sektörel verileri incelediğimizde ülkemizde yaklaşık 850 bin tonluk su ürünleri üretiminin olduğunu ve bunun yaklaşık yüzde 60’ını 514 bin ton ile yetiştiricilikten elde edilen ürünlerin oluşturduğunu görüyoruz. Yetiştirilen en önemli balık türü iç sularda 145 bin 649 tonla alabalık, denizlerde ise 156 bin 602 tonla levrek ve 152 bin 469 tonla çipura olmuştur. Bu noktada bölgemizin en önemli üretimi de alabalık üzerine olup, ülkemizdeki toplam üretimin yaklaşık yüzde 15’ini bölgemiz üreticileri gerçekleştirmektedir” bilgilerine yer verildi.

Demiryolu bağlantı talebi

Mavi Ekonomi içerisinde bölgedeki Rize, Hopa, Trabzon, Giresun, Ünye ve Fatsa limanlarında mevcut yaklaşık 20 milyon tonluk toplam kapasitenin artırılması dışında 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nda belirtildiği üzere iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi amacıyla karbon emisyonunun azaltılması, yeşil liman uygulaması için teşviklerin sağlanması ve çevreye zararlı makine ve ekipmanların kullanımının kısıtlanması önem arz etmekte denilen DOKA raporunda, “Limanların kapasitelerini ve kullanım oranlarını artırabilmek adına diğer ulaşım modlarıyla entegrasyonlarının dolayısıyla kombine taşımacılığın (kara, deniz, demir, havayolu) artırılması, dijital ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bölgede demiryolu bağlantısının halen olmaması ise gerek sanayi gerek ticaret anlamında potansiyeli kısıtlayan ciddi bir engeldir. Bu noktada tüm bölge illerinde şehir gündemlerinde bu noktanın ön plana çıkarılması ve tüm bölgenin bir talebi olarak daha yoğun bir şekilde talep edilmesi gerekmektedir” ifadeleri yer aldı. – TRABZON

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-mavi-ekonomi-ile-karadenizde-lider-ulke-olmayi-hedefliyor/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Latin Amerika ve Karayipler paneli düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-latin-amerika-ve-karayipler-paneli-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-latin-amerika-ve-karayipler-paneli-duzenlendi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:00:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9711 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Değişim Sürecinde Latin Amerika ve Karayipler” başlıklı panelde, ekonomik entegrasyon, göçle mücadelede işbirliği ve Latin Amerika’nın birliğinin önemine vurgu yapıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu ve Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü Meksika Dış ilişkiler Konseyi Başkanı (COMEXI) Sergio Alcocer’in yaptığı “Değişim Sürecinde Latin Amerika ve Karayipler” başlıklı panele Panama Dışişleri Bakanı Janaina Tewaney Mencomo, Kolombiya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Francisco Jose Coy Granados ve Guatemala Dışişleri Bakanı Yardımcısı Monica Renata Bolanos katıldı.

Panelin açılışında konuşan COMEXI Başkanı Alcocer, Antalya Diplomasi Forumu’nun çok doğru bir zamanda yapıldığını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği üzere diplomasinin kendini uyarlaması gerekiyor. Bu anlamda diplomasinin kriz dönemlerindeki rolüne özellikle vurgu yapmıştı.” ifadesini kullandı.

Latin Amerika’nın entegrasyon konusunda “başarısız” olduğunu dile getiren Alcocer, göç sorununun sadece Latin Amerika’nın değil dünyanın önemli bir sorunu olduğunu vurguladı.

Alcocer, Türkiye’nin göç hakkında “çok güzel” uygulamaları olduğunu ve Latin Amerika’nın Türkiye’den öğreneceği çok şeyi olduğunu söyledi.

Panama Dışişleri Bakanı Mencomo, çok taraflı işbirliği ve ekonomik entegrasyonun önemine işaret ederek, “Ortak değerlere ve hedeflere ihtiyacımız var. Adil ve eşit bir gelecek için aynı hırs ve motivasyonla hareket etmeliyiz. Enerjimizi, birlik ve beraberliğe harcamalıyız.” dedi.

Göç konusunda ülkesinin yaşadığı zorluklara değinen Mencomo, şunları kaydetti:

“Panama, göçmenler için geçiş ülkesine dönüştü. Darien Ormanı’nı aşmak isteyen göçmenler, Orta Amerika üzerinden ABD’ye ulaşmaya çalışıyor. Göçmenlere sığınacak yer ve yemek veriyoruz ancak bunun üstesinden tek başımıza gelmemiz mümkün değil. Göçün gerçek nedenlerine inmeliyiz ve göçe yol açan temel sebepleri ele almalıyız. Göç artık bölgesel olmaktan çıkıp uluslararası bir soruna dönüştü. Kötü niyetli örgütler, göçmenleri istismar ediyor.”

Kolombiya Dışişleri Bakan Yardımcısı Granados da 3 yıldır bu foruma katılmak istediklerini ve nihayetinde burada olmaktan ötürü mutlu olduklarını kaydetti.

“Latin Amerika’nın bu yeni düzene uyum sağlaması lazım”

Dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkati çeken Granados, “Yeni bir dünya düzeniyle yüzleşiyoruz, bugün büyük savaşlarla karşı karşıyayız. Bizler, daha barışçıl bir dünyanın tesis edilmesi için neler yapabiliriz, işte diplomasi bu anlamda bu tür zorlukların üstesinden gelinebilmesi için önemli bir araçtır. Latin Amerika’nın bu yeni düzene uyum sağlaması lazım.” diye konuştu.

Granados, Latin Amerika’nın eşitsizlik, yolsuzluk, organize suç örgütlerinin varlığı ve göç sorunlarıyla mücadele ettiğine dikkati çekerek, bölgesel işbirliği ve ekonomik entegrasyonun önemine vurgu yaptı.

“İklim değişikliği ve göç, hepimizin ortak sorunudur”

Guatemala Dışişleri Bakan Yardımcısı Perez ise oldukça zorlu bir süreçten geçtiklerini anlatarak, “Çok sayıda zorlukla mücadele ediyoruz. İşsizlik, ekonomi, yoksulluk ve doğal afetlerin etkisiyle mücadele ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Latin Amerika ile Karayipler arasındaki entegrasyonun daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Perez, “İklim değişikliği ve göç, hepimizin ortak sorunudur. Yalnız kalarak her şeyin üstesinden gelemeyiz, entegrasyon bütün kıtaya olumlu yansıyacaktır. Bölgesel konularda diyalog gereksinimini önemsiyoruz ve bu forumun bizlere diyalog imkanı vermesinden ötürü oldukça mutluyuz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-latin-amerika-ve-karayipler-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Aydın Büyükşehir Belediyesi Emekli Vatandaşlara Uygun Fiyatlı Et İmkanı Sağlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-emekli-vatandaslara-uygun-fiyatli-et-imkani-sagliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-emekli-vatandaslara-uygun-fiyatli-et-imkani-sagliyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 09:03:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9708 Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Ege Et marketlerinde başlattığı uygulamayla yüzde 20 daha uygun fiyata evlerine et alabilen emekli vatandaşlar, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Vatandaşlar, Büyükşehir Belediyesi’nin “Emekli Kart”ı ile yaptıkları alışverişten çok memnun olduklarını belirtti.

Bugün başlayan uygulamayla ilk et alışverişini yapan 65 yaşındaki Erdal Gülle, “2 saat içerisinde kartımı aldım; bugün de geldim 500 liralık et aldım, yüzde 20 indirimle 400 lira para ödedim. Allah razı olsun belediyeden. Çok güzel, mükemmel bir hizmet. Zaten üç seçimdir kazanıyor Özlem Hanım, nereye giderseniz gidin herkes Özlem Çerçioğlu diyor. Bu hizmet emekliler için çok güzel bir uygulama. Ben iki senedir ilk defa bir kasaba et almaya giriyorum” ifadelerini kullandı.

‘Ayda bir kez alacağımıza iki kez alacağız’

38 yıl önce emekli olduğunu belirten Nevzat Uyar, “Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun çalışmalarını takdirle karşılıyorum, teşekkür ederiz. Ayda bir alacağımıza şimdi 15 günde bir kıyma alma şansımız olacak. Emeklilerimiz mağdur durumda, eziliyor. Bu hizmetten çok memnun kaldım” şeklinde konuştu.

Yaptığı alışverişte 200 lira daha az ödeme yaptığını hatırlatan Salih Yıldız ise duygularını “Aydın’da böyle fedakar bir başkanımız yetişmiş, ondan çok memnunum. 200 lira ucuza almak ne demek? Bu az bir şey değil. ve Ramazan ayı geliyor, bu eti tüketeceğiz. Bu uygulama her yere nasip olan bir şey değil. Televizyonlarda görüyoruz; et satılan bazı kurumlarda çok erken saatlerde 200-300 kişi sıraya girip et almaya çalışıyor. Ben beş dakika içerisinde geldim, aldım ve gidiyorum. Hayatımda Aydın’da 10 tane belediye başkanı gördüm, ama böyle bir belediye başkanı görmedim, görmem de” sözleriyle ifade etti.

‘Ramazan ayında et tüketebileceğiz’

Uygulama sayesinde ramazan ayında et tüketebileceklerini ifade eden Tahsin Pehlivanoğlu, “Bu hizmetten çok memnun kaldım. Ramazan ayında ihtiyacım olan eti aldım. Etsiz ramazan olmaz, bugün geldim ve buradan dolu dolu aldım. Bu hizmet emekliler için süper bir hizmet. Emeklilerin durumu çok kötü, et yiyemez duruma düştüler. Tüketenler tüketti, fakat biz eti tüketemedik. Teşekkür ederim, Özlem bacımız sayesinde bu etleri aldık. Bu aldığım eti dışarıda 1500 liraya zor alırdım, şu an 1200 lira. En az 1 kilo et avantajım oldu” dedi.

‘Emeklinin durumu her geçen gün kötüleşiyor’

Emekli vatandaşların durumlarının her geçen gün kötüleştiğinin altını çizen Ercan Güngör, “Bu imkanı bize sağlayanlardan Allah razı olsun. Ama bundan 10 yıl önce emekli olan arkadaşlarımın emekli maaşları asgari ücretin üç-dört katıyken şu anda maaşları asgari ücretin çok altında kaldı. Ben yeni emekliyim. Ama aynı zamanda da çalışıyorum. Evim kira olmamasına rağmen emekli maaşımın bana yetmesi mümkün değil. 10 bin lira ile geçinebilecek birisi varsa gelsin alnından öpeyim. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi.

‘Aydın sosyal belediyecilikte başarılı bir şehir’

Yapılan uygulama için Çerçioğlu’nu tebrik eden avukat emeklisi Hatice Dirik, “Emeklinin hali ortada, çok memnun kaldım. Çoğu insanın evine et çok zor giriyor. Belediyeler sosyal belediyecilik yapmak zorunda. Bu tür projeler çok önemli. Ben avukatlıktan emekliyim. İnsanlar gelip bir dava açacak ücreti bulamıyor, harçlar çok yüksek olduğu için dava açmaktan vazgeçiyorlar. Yaşamak mümkün değil. İnsanlar pazaryerlerinden akşam kalan sebzeleri seçiyor. Ben Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden memnunum. Aydın sosyal belediyecilik anlamında başarılı bir şehir” şeklinde konuştu. – AYDIN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-emekli-vatandaslara-uygun-fiyatli-et-imkani-sagliyor/feed/ 0
Ticaret Bakanı Bolat: Yenilenebilir Enerji Üretim Kooperatiflerini Destekliyoruz https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-bolat-yenilenebilir-enerji-uretim-kooperatiflerini-destekliyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-bolat-yenilenebilir-enerji-uretim-kooperatiflerini-destekliyoruz/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:03:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9577 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği ve ABD’ye yönelik ihracatta çevre dostu üretimin çok büyük önem taşıdığını belirterek, “Hükümet olarak yenilenebilir enerji üretim kooperatiflerinin kurulmasını destekliyoruz.” dedi.

Bolat, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (İOSB) Kooperatif Başkanları ve İş Adamları Buluşması’nda yaptığı konuşmada, iş dünyası temsilcileriyle istişareye önem verdiklerini ifade ederek, bakanlık görevine getirilmesinden bu yana sektörel meslek kuruluşları, odalar, esnaf kooperatifleri ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere yaklaşık 9 ayda bine yakın istişare toplantısı yaptıklarını söyledi.

Organize sanayi bölgelerinin düzenli bir sanayinin oluşturulması, şehirlerin bir plan dahilinde geliştirilmesine destek olunması, üretimde verimlilik ve kar artışı sağlanması, az gelişmiş bölgelerde üretimin yaygınlaştırılması, nitelikli bir altyapı oluşturularak çevre kirliliğinin önüne geçilmesi gibi konularda büyük katkılar sağladığını belirten Bolat, Türkiye’de de organize sanayi bölgelerinin bu maksatların hasıl olmasında son derece önemli rol oynadığını vurguladı.

Bolat, organize sanayi bölgeleri arasında en önemlilerinden olan İOSB’nin 24 bin 864 aktif firmasıyla yıllık ortalama 5-6 milyar dolarlık bir katma değer ürettiğini belirterek, bu yönüyle, Türkiye’nin her şehrine ve dünya çapında neredeyse her ülkeye üretim gücü ile ulaşan önemli bir ekonomik güç merkezi olduğunu ifade etti.

İOSB’nin 32 bin aktif işletmenin faaliyetlerine ev sahipliği yaptığını, 380 bin kişiye istihdam sağladığını aktaran Bolat, İOSB ve içinde faaliyet gösteren 37 kooperatifle Türkiye’nin en büyük organize bölgesi olduğunu belirtti.

“İOSB’nin yenilenebilir enerji alanını dikkate almalarını tavsiye ediyoruz”

Ömer Bolat, son 21 yılda organize sanayi bölge sayısının 190’dan 355’e çıktığını, teknopark sayısının da 5’ten 96’yı aştığını ve hiç olmayan AR-GE ve teknoloji merkezlerinde de 1600’e ulaşıldığını kaydetti.

Ticaret Bakanlığı olarak Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) ile kooperatiflerin yanında olduklarını ifade eden Bolat, esnaf ve şirketlere özel destekleme programının da olduğunu söyledi.

Bolat, iki gün önce, esnaf ve sanatkarların Bakanlığa bağlı kredi ve kefalet kooperatifleri aracılığıyla Halkbank’tan kullandığı genel işletme kredilerinde şahıs üst limitinin 650 bin liradan 750 bin liraya yükseltildiğini hatırlatarak, makul maliyetlerle gerçekleşecek bu destek paketinin dünden itibaren kullanıma açıldığını kaydetti.

Esnaf ve kooperatiflere son 21 yılda yaptıkları destekleri anlatan Bolat, Türk Eximbank ile ihracatçıları desteklediklerini ve geçen yıldan bu yana Türk Eximbank’ın sermayesini 3 kez artırdıklarını belirtti.

Bir yandan üretip, bir yandan tüketirken, ortaya çıkan en önemli hususlardan birisinin de çevrenin korunması ve yeşil dönüşüm olduğuna dikkati çeken Bolat, şöyle devam etti:

“Bu anlamda, Avrupa Birliği ve ABD’ye yönelik ihracatta çevre dostu üretim çok büyük önem taşıyor. Hükümet olarak yenilenebilir enerji üretim kooperatiflerinin kurulmasını da destekliyoruz. Mesela, Kayseri’de Cumhurbaşkanımızın açtığı böyle bir kooperatif vardı. İOSB ve ona bağlı 37 kooperatifin de bu alanı ciddiyetle dikkate almalarını tavsiye ediyoruz. Yenilenebilir enerji kooperatifleri hem üyelerine enerji maliyetlerini düşürme noktasında hem de gelir elde etme noktasında çok ciddi bir başarı sağlayacaktır. Ayrıca, karbon salınımını da engelleyecektir.”

“İthalatımızda aldığımız tedbirlerle ciddi bir azalış trendi var”

Ticaret Bakanı Bolat, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI’nın şubatta 50,2’ye yükseldiğini hatırlatarak, “Türkiye İmalat PMI 8 ay boyunca 50’nin altındaydı. Bunun anlamı pozitiftir arkadaşlar. 50 üstü olumluya geçti demektir. Firmalar üretim noktasında demek ki siparişler alıyor. PMI endeksinin yükselmesi sevindirici.” dedi.

Dün açıklanan büyüme performansıyla Türkiye’nin 37 üyeli OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldığına dikkati çeken Bolat, geçen yıl Türkiye ekonomisinde ilk defa 1 trilyon dolar eşiğinin aşıldığını, gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) tarihte ilk kez 1,1 trilyon dolar seviyesine ulaştığını aktardı.

Böylece kişi başına milli gelirin yüzde 23 artışla 13 bin 110 dolara yükseldiğini vurgulayan Bolat, şunları kaydetti:

“Büyümede imalatın, sanayinin ve yatırımların payı önemli. Sevindirici olan bir husus da bu büyümede imalatın, üretimin, yatırımların ve ihracatın payının yüksek olmasıdır. İhracatta da Allah’a şükür iyi gidiyoruz. Geçen yıl dünya ticareti gerileme kaydetti. Dünya ekonomik büyümesi durgunluk gösterdi ama Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüdü. Türkiye’nin ihracatı geçen yıl artış gösterdi ve 255,8 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin mal ihracat rekorunu kırdık, 100 milyar dolarla da Cumhuriyet tarihimizin hizmetler ihracat rekorunu kırdık. Bu yıl hedefimiz sizlerle beraber 265 milyar dolar mal ihracatı ve 100 milyar dolar hizmet ihracatı rekorunu kırmak.

Güzel bir gelişme de ithalatımızda aldığımız tedbirlerle ciddi bir azalış trendi var. Yarın sabah erkenden Adıyaman’a gidiyoruz. Adıyaman’da şubat ayının ihracat, ithalat, dış ticaret açığı ve ihracatı ithalatı karşılama oranları gibi önemli göstergeleri orada halkımızla, kamuoyuyla ve Adıyamanlılarla paylaşacağız. Oradan da size inşallah müjdeli haberler açıklayacağız. İnşallah bu olumlu gelişmeler ve iyimser beklentileri koruduğumuz takdirde, 2024 yılında da ekonomimizde halkımız için olumlu bilgiler vereceğiz.”

Bütün bu olumlu tablonun istihdam verilerine de yansıdığı belirten Bolat, ekonomi yönetimi olarak iş dünyasının yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-bolat-yenilenebilir-enerji-uretim-kooperatiflerini-destekliyoruz/feed/ 0
Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Batı Antalya ekonomisinin gelişmesi için iş birliği çağrısı yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/finike-belediye-baskani-mustafa-geyikci-bati-antalya-ekonomisinin-gelismesi-icin-is-birligi-cagrisi-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/finike-belediye-baskani-mustafa-geyikci-bati-antalya-ekonomisinin-gelismesi-icin-is-birligi-cagrisi-yapti/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:30:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9536 Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, “Batı Antalya ekonomisinin gelişmesi, tarımının gelişmesi demek Finike’nin ekonomik anlamda güçlenmesi ve kalkınması demektir” dedi.

Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Özen, Kumluca Ticaret Borsası (Kumluca TB) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Durdaş ve Kumluca Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Selçuk Çınar’ı ziyaret etti. İlk olarak KUTSO Başkanı Fahri Özen’i ziyaret eden Başkan Mustafa Geyikçi, Batı Antalya ekonomisini iş birliği içerisinde geliştireceklerini ifade etti. Özellikle tarımda Türkiye’nin yaş sebze meyve deposu olan bölgenin turizm ve sanayi ile de kalkınması gerektiğini ifade eden Başkan Mustafa Geyikçi, “Bölge ekonomimizin gelişmesi için KUTSO ile 5 yıldır her zaman iş birliği içerisinde çalışmalarımızı sürdürdük. Önceliğimiz bölge ticaretimizin gelişmesi, esnafımızın kazanması, işletmelerimizin yüksek katma değerli ürünler ortaya çıkarması. Bizler her zaman elimizi taşın altına koymaya üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.

“Dünyaca ünlü Finike portakalı dalında kaldı”

KUTSO’nun ardından Kumluca TB Başkanı Fatih Durdaş’ı ziyaret eden Başkan Geyikçi, tarım sektörünün yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini konuştu. Batı Antalya ekonomisinin lokomotifinin tarım sektörü olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Geyikçi, tarımsal üretimde katma değer oluşturacak çalışmalar yapılması gerektiğini dile getirdi. Özellikle bu yıl Finike’nin dünya markası ürünü Finike Portakalı’nın dalında kaldığını ve üreticilerin zor durumda olduğunu dile getiren Başkan Geyikçi, “Batı Antalya’nın her köşesinde sadece Antalya’nın ve ülkemizin değil dünyanın en kaliteli tarım ürünlerinin üretimlerini gerçekleştiriyoruz. Ancak ürünlerimiz hak ettiği karşılığı bulamıyor. Bunun için yeni ürün, katma değerli üretim ve ürün işleme konusunda iş birliği içerisinde adımlar atmalıyız. Ar-Ge çalışması gerekiyorsa yapmalı, yeni üretim modelleri denemek gerekiyorsa bu yapılmalı. Bizler her zaman bu konuda iş birliğine açığız. Batı Antalya ekonomisinin gelişmesi, tarımının gelişmesi demek Finike’nin ekonomik anlamda güçlenmesi ve kalkınması demektir” şeklinde konuştu.

“Bölge ekonomimizi birlikte kalkındırmalıyız”

Kumluca Esnaf ve Sanatlar Odası Selçuk Çınar ile de bir araya gelen Başkan Mustafa Geyikçi, Kunluca ve Finike’nin ortak ticaretlerini artıracak çalışmalar yapmak gerektiğini dile getirdi. İki ilçe vatandaşlarının alışveriş ve sosyalleşme için diğer ilçeyi sık sık ziyaret ettiğini dile getiren Başkan Mustafa Geyikçi, “Burada esnaflık yaparak ilçemizde ikamet eden vatandaşlarımız da var, burada çalışıp Finike’de yaşayan da var. Kumluca’dan bizlere Pazar ziyaretine gelen vatandaşlarımız da oluyor, sosyal tesislerimizde zaman geçirmeye gelen vatandaşlarımız da oluyor. İki ilçe olarak birbirimizi ayrı düşünmek mümkün değil. Finike’nin kalkınıp güçlenmesi Kumluca’ya Kumluca’nın kalkınıp güçlenmesi Finike’ye destek olur. Bizler ticaretimizi artıracak çalışmalar ile bölge ekonomimizi kalkındıracak adımlar atmalıyız” diye konuştu.

Son olarak Kumluca’da bulunan Finikeli esnafı da ziyaret eden Başkan Mustafa Geyikçi, esnafın çalışmalarını ve taleplerini dinledi. Finike’yi ekonomik anlamda birlikte güçlendireceklerini ifade eden Geyikçi, belediye olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/finike-belediye-baskani-mustafa-geyikci-bati-antalya-ekonomisinin-gelismesi-icin-is-birligi-cagrisi-yapti/feed/ 0
Başkan Bahar: “Girişimcilerimiz ve yatırımcılarımız bu etkinlikte bir araya geldi” https://www.kanal7haber.com.tr/baskan-bahar-girisimcilerimiz-ve-yatirimcilarimiz-bu-etkinlikte-bir-araya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/baskan-bahar-girisimcilerimiz-ve-yatirimcilarimiz-bu-etkinlikte-bir-araya-geldi/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:27:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9533 ATSO tarafından gerçekleştirilen ve ulusal çapta olmasıyla bir ilk olan proje pazarı etkinliğinde yatırımcılar ve girişimciler bir araya geldi. Girişimcilik ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirdikleri büyük bir etkinliğe imza attıklarını kaydeden Başkan Bahar, “Girişimcilerimizi, yatırımcılarımızı, üyelerimizin ticaret geliştirme faaliyetlerini hızlandırıcı hibe ve desteklerini doğrudan sunan kurumlarımızı ve en önemlisi iş dünyamızı bir araya getirerek dev bir çalışmaya imza attık” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından, kamu kurum ve kuruluşları destekleri hakkında bilgilendirme yapmak amacıyla bu yıl yedincisini düzenlenen “Antalya Devlet Destekleri Zirvesi” yoğun bir katılımla tamamlandı. Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak “Sınai Mülkiyet Hakları Etkinliği” ve ATSO- AOSB iş birliğinde “Proje Pazarı” etkinliklerinin gerçekleştiği zirvede, TÜBİTAK TEYDEB Başkan Yardımcısı Hasan Selçuk Selek, Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Mehmet Yazıcı, ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Boğaçhan Göksu, Yönetim Kurulu Üyeleri Hatice Öz, Mustafa Yayla ve Hüseyin Sarı, Genel Sekreter Av. Aslı Şahin Tekin, Antalya OSB Bölge Müdürü İlhan Metin, kamu kurum kuruluşları ile STK temsilcileri katıldı. Birlikte çalışma kültürünü vurgulayarak çift kanatlı melek vurgusu yapan ATSO Başkanı Ali Bahar, “Antalya OSB’de proje pazarı etkinliğimizi daha önce düzenlemeye başlamıştık, en son 183 proje yarıştı. Çok güzel projeler yarışıyordu fakat bunu tanıtmakta ve iş insanlarını oraya getirmekte zorlanıyorduk. Ben her bir katılımcımızı elçi olarak düşünmek istiyorum ve ilgili kişileri buraya getirmenizi istiyorum. Çünkü bu birliktelik kültürünü buraya yerleştirmemiz demek sadece işletmelerimizin meselesi değil, ülkemizin meselesi, bunun bilincindeyiz. Antalya OSB’den sonra ATSO’ya da geleceğiz dedik, neden diyorlardı. Çift kanatlı olacağız diyorduk. Çift kanatlı olmamızın getirdiği artılardan bir tanesini bugün burada ATSO ve OSB olarak yaptığımız programda görebiliyoruz” dedi.

Girişimcilik alanında faaliyet gösteren tüm paydaşları bir araya getirdikleri büyük bir etkinliğe imza attıklarını kaydeden Başkan Bahar, “Girişimcilerimizi, yatırımcılarımızı, üyelerimizin ticaret geliştirme faaliyetlerini hızlandırıcı hibe ve destekleri doğrudan sunan kurumlarımızı ve en önemlisi iş dünyamızı bir araya getirerek dev bir zirve organize ettik. Asıl amacımız ilimizde üyelerimizin büyümeleri için her türlü desteği ve uygulamayı ayrıca teknolojik çözümleri de sağlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

“ATSO’ya destek bürosu”

TÜBİTAK TEYDEB ile görüşmeleri neticesinde Antalya’da iş dünyasına hizmet verecek bir destek ofisi açmaya yönelik girişimlere başladıklarını belirten Başkan Ali Bahar, “ATSO binamızda yer alan bir yeri destek ofisi olarak kullanmaya karar verdik. Belirli bir rekoltedeki insana ulaşmak suretiyle şehrimize hizmet verecek, iş insanlarımıza destekleri anlatacak bir ofis kurmak üzere aksiyon alıyoruz. İş dünyamızın faydasına olacak bu gelişme hepimize hayırlı olsun” dedi. Birlikte çalışma kültürüne vurgu yapan Bahar, “Atletik ve hızlı olmak bizim için çok önemli, çünkü zaman en büyük problemimiz. Kurumlarımızı birlik ve beraberlik içerisinde çalıştırmak çok önemli. Bunları sözlü olarak ifade ediyoruz ama bu iradeyi koymak gerçekten çok güç. İstişare kültürüne inanıyor olmanız lazım” diye konuştu.

“Yatırımcı ile iş birliği”

Üyelere doğrudan ihtiyaç duydukları teknolojileri ve uygulamaları sunmak, uluslararası pazarda da rekabet avantajını kaybetmemek için inovasyon ve girişimcilik alanında geliştirilen çalışmaları üyeleri ile buluşturduklarını kaydeden Başkan Bahar, “Üyelerimizin üretim ve ticaret faaliyetleri sırasında yaşadığı teknik problemlerin doğrudan çözümünü sağlayan projelerin özellikle seçildiği etkinliğimizde iklim krizine karşı mücadelede yenilikçi uygulama ve teknolojiler de damgasını vurdu diyebiliriz. Avrupa Yeşil Mutabakatı Planı kapsamında ülkemizin hızla adapte olması ve geliştirmesi gereken teknolojilerin proje sergi alanında bulunması üyelerimiz tarafından yoğun ilgi ile karşılandı” diye konuştu. Yatırıma dönük çalışmaların iş insanları tarafından büyük ilgi gördüğünü kaydeden Başkan Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü; “Yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri ve yapay zeka alanında akıllı şarj uygulaması ile ilgili çalışma yapan 4 girişimcimiz yerel firmalarımızdan ANKUTSAN ile yatırım ve iş birliği geliştirilmesi için çalışmalara başladı. İleri teknoloji ürünü olan taşınabilir enerji istasyonu projesi ilimizde faaliyet yürüten tarım firmalarının yoğun ilgisi ile karşılandı ve toplam 16 adet ürünün de satışı üyelerimize yapıldı. Rüzgar Türbini projesi, Bursa ilinde faaliyet yürüten enerji firmasının ihtiyaç duyduğu çözümü sağladığı için TÜBİTAK TEYDEB Başkan Yardımcısı Hasan Selçuk Selek tarafından yatırım alması için ilgili bir firma ile ön görüşme aşamasına geldi. Firmaların mentör ve jüri olarak bulunduğu proje pazarı etkinliğimizde sanayi üretiminde kullanabilecek projeleri, Antalya OSB firmalarımız ile de bir araya getirmek üzere bir takvim belirledik.”

Devlet destekleri anlatıldı

Tarım, orman, kültür ve turizm, teknoloji geliştirme bölgeleri, ticaret bakanlığı hizmet ihracatçıları, istihdam, KOSGEB, ARGE ve inovasyon, banka destekleri, Antalya markaları gibi birçok panelin gerçekleştirildiği 7. Antalya Devlet Destekleri Zirvesi’nde, eş zamanlı olarak mini fuar düzenlendi. Fuarda, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Hizmet İhracatçıları Birliği, KOSGEB, BAKA, TÜBİTAK, İŞKUR, SGK Antalya İl Müdürlüğü, TPE, KGF, Ziraat Bankası, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım, Halkbank’ın yanısıra Antalya Teknokent, Antalya OSB Teknopark, Bilim Üniversitesi TTO, Teknopark İstanbul, Fonbulucu, katılımcılarla birebir görüşerek çalışmaları ve destekler hakkında görüşme fırsatı buldu. Katılımcılar, ilgilendikleri destek paketleri konusunda, uzmanlardan detaylı bilgi aldı.

“Bu yıl ilki gerçekleştirilen proje pazarında ödüller sahiplerini buldu”

ATSO ve Antalya OSB iş birliğinde, Fraport TAV Antalya, TÜBİTAK ve Antalya Belek Üniversitesi’nin katkıları ile gerçekleştirdiğimiz ATSO – Antalya OSB Proje Pazarı’nda ödüller sahihlerini buldu. Ülkenin her yerinde üretilen teknolojiler ve inovasyona dönük her türlü uygulamanın ilimizde ilk kez sergilendiği ATSO-AOSB Proje Pazarı etkinliğinde, İstanbul, Ankara, Samsun, Niğde, İzmit, Isparta başta olmak üzere 100’e yakın proje başvurusu alınarak, 30 girişimcinin seçildiği etkinlikte, ticarileşme potansiyeli yüksek, üyelerin doğrudan ihtiyacı olan teknolojik uygulamalar prototipleriyle birlikte melek yatırımcılar ve ATSO üyesi iş insanlarıyla buluştu. “Fikrini ATSO’ya Taşı, Dünya’ya Açıl” temasıyla ulusal çapta iklim krizine karşı geliştirilmesi gereken teknolojilerin doğrudan çağrı kapsamında olduğu ve bu özelliğiyle ilk kez düzenlenen ATSO – Antalya OSB Proje Pazarı ödül töreninde, girişimcilere ödülleri verildi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar’ın kapanış konuşmasını gerçekleştirdiği törende, girişimcilere başarılar dileyen Başkan Bahar, “Teknoloji alanında yüksek katma değerli çalışmaların ve uygulamaların geliştirilmesi büyük bir önem arz ediyor. ATSO olarak ilkimizde yüksek katma değerli ürün, uygulama ve teknolojilerin geliştirilmesi için Türkiye’nin her bölgesinden girişimcileri odamızda ağırlamaktan mutlu olduk. Ulusal çapta gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizde, sürdürülebilir üretim ve ihracat vizyonu ile hareket ediyoruz” dedi.

Katkı ve destek verenlere teşekkür

Başkan Bahar, ATSO-AOSB Proje Pazarı’na verdikleri katkı ve destekleri için, TÜBİTAK TEYDEB Başkan Yardımcısı Hasan Selçuk Selek, Antalya Belek Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, Antalya OSB Bölge Müdürü İlhan Metin, Fraport TAV Antalya Terminal A.Ş. Genel Müdürleri Gudrun Teloeken ve Deniz Varol’a teşekkür plaketlerini takdim etti. Proje Pazarı Jürileri, Mentörler ve Ön Değerlendirme Kurulu Üyelerine plaketlerini ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Boğaçhan Göksu, Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz, Genel Sekreter Av. Aslı Şahin Tekin tarafından takdim etti.

Proje pazarında toplam 300 bin TL ödül

Törende, “Sürdürülebilir Akıllı Şehirler ve İklim Değişikliğine Dirençli Kentler”, “Havacılık ve Yer Hizmetleri Teknolojileri”, “Bilişim ve Yazılım Teknolojileri” kategorilerinde dereceye giren girişimcilere ödülleri verildi. “Sürdürülebilir Akıllı Şehirler ve İklim Değişikliğine Dirençli Kentler” kategorisinde, Çevreci ve Uzun Ömürlü Lityum İyon Pil Üretim Projesi ile Tayfun Koçak, Zor Hava Şartlarına Dayanıklı 500 Watt İnovatif Rüzgar Türbini Projesi ile Hüseyin Bakışlı ve Powea Akıllı Şarj Çözümleri Projesi ile Ali Kaya’ya ödülleri ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Boğaçhan Göksu tarafından takdim edildi. Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz ve Fraport TAV Antalya Terminal A.Ş. Genel Müdürü Deniz Varol, “Havacılık ve Yer Hizmetleri Teknolojileri” kategorisinde Apron Vision Projesinde Bora Özdemir’e, Oriana Loglama Yazılımı projesine Özen Özer ve Havalimanı Terminallerinin İç Mekan Hava Kalitesi Ölçüm ve Kontrol Otomasyonu Projesi ile Ahmet Gürol Kalaycı’ya ödüllerini takdim ettiler. “Bilişim ve Yazılım Teknolojileri” kategorisinde ödüle layık görülen Akustik Dedektör Projesi Burak Şükrü Çetinkaya, Crocode Oyun Temelli Elektronik Deney Seti Projesi Çağdaş Taşpınar ve Dijital Kartvizit Projesi Botan Emre Ünlü’ye ödülleri Başkan yardımcısı Göksu ve Yönetim Kurulu Üyesi öz tarafından verildi. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/baskan-bahar-girisimcilerimiz-ve-yatirimcilarimiz-bu-etkinlikte-bir-araya-geldi/feed/ 0
Gaziantep’te Ramazan Ayında İhtiyaç Sahibi Vatandaşlara Destek Projesi https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-ramazan-ayinda-ihtiyac-sahibi-vatandaslara-destek-projesi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-ramazan-ayinda-ihtiyac-sahibi-vatandaslara-destek-projesi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:54:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9490 Gaziantep’te Ramazan ayında ihtiyaç sahibi vatandaşları ve mahalle bakkallarını desteklemek adına hayata geçirilecek olan “Bakkalkart Alışveriş Çeki” projesinin protokolü imzalandı.

Gaziantep’te toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın örnek olarak yaşatıldığı Ramazan ayında Gaziantep Valiliği, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Gaziantep Bakkallar Odası tarafından örnek bir protokol imzalandı. Hayata geçirilecek proje ile İl Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile hayırsever birçok vatandaşın maddi destekleriyle, Şahinbey ve Şehitkamil ilçesinde yaşayan 50 bin ihtiyaç sahibi vatandaşa içerisinde 500 TL’lik bakiye bulunan bakkalkart alışveriş çekleri verilecek. Bu kartlarla vatandaşlar mahallelerinde bulunan bakkallardan temel ihtiyaç alışverişi yapabilecek ve var olma mücadelesi veren mahalle bakkalları da desteklenmiş olacak.

“İhtiyaç sahibi 50 bin vatandaşa 500 TL’lik bakkalkart verilecek”

Düzenlenen projenin amacına değinen ve ihtiyaç sahibi 50 bin vatandaşa bakkalkart vereceklerini belirten Gaziantep Valisi Kemal Çeber, “Gaziantep hayırsever insanların bolca bulunduğu bir kent ve biz devlet olarak, hayırsever vatandaşlarla birlikte güzel bir proje yapmaya devam ediyoruz. ‘Bakkalkart Alışveriş Çeki Projesi’ de bunlardan birisi. Gaziantep Valiliği olarak bize çok cazip gelen bir proje oldu. Oda başkanlarımızla bu konuyu değerlendirerek ve daha da geliştirerek devam ettirme kararı aldık. Bu sene bunu uygulayacağız. Ramazan ayının özelliklerine uygun duyguları, ihtiyaç sahibi insanlara ulaşmak istiyoruz. Mahalle ve aile kültürümüzü yansıtan köklü meslek grubumuz olan bakkallarımıza yardımcı olmak istiyoruz. İlimizde yaşanan depremden ve değişik ekonomik sorunlardan etkilendikleri için bakkallarımızın yanında olacağız. Hayata geçireceğimiz proje ile yanlarında olacağız. Şahinbey ve Şehitkamil ilçesinde yaşayan 50 bin ihtiyaç sahibi vatandaşa içerisinde 500 TL bakiye bulunan kartlar dağıtılacak. Vakıflarımız tespit ettikleri ailelere bu kartlardan verecek. Bazı durumu daha kötü olan vatandaşlara bu karttan birkaç adet olacak şekilde verilecek ve odalarımız ve Gaziantep Valiliği tarafından kriteri belirlenen, bu çalışmada yer almak isteyen bakkallar da düzenlediğimiz afişler asılarak bu kartlar kullanılacak” dedi.

“Kartların sahtesi üretilemeyecek şekilde kurgulandı”

Kartların özel tasarlandığını ve sahtesinin üretilemeyeceğini aktaran Vali Çeber, “Özel olarak hologramlı hazırlanan kartların, esnaf odası ve bakkallar odası tarafından kontrolü sağlanabilecek. Sahtesi üretilemeyecek şekilde kurgulanmıştır. Ramazan’ın iklimi gereği başta organize eden bizler, bakkallarımız ve esnaf kardeşlerimizin yanı sıra ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız da aldıkları ürünlerin içerisinde hayır parası olduğu bilinci içerisinde hareket edeceklerine eminiz” şeklinde konuştu.

“Alışveriş kartını hem alan seviniyor hem veren seviniyor”

Gaziantep Bakkallar Odası Başkanı Vakkas Katırlı ise projeye katkılarından dolayı Gaziantep Valiliği’ne teşekkür ederek, “Bakkalkart alışveriş çeki çok güzel bir proje. Hem alan seviniyor hem veren seviniyor. Birebir verdikleri bu paralar yerini buluyor. Maddi durumu olmayan alıyor, bakkalda harcıyor. Her iki taraf içinde güzel bir proje. Destek verdikleri için Gaziantep Valiliği’ne teşekkür ediyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-ramazan-ayinda-ihtiyac-sahibi-vatandaslara-destek-projesi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda EAGÜ’lerin sorunları ele alındı https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-eagulerin-sorunlari-ele-alindi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-eagulerin-sorunlari-ele-alindi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:42:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9478 Antalya Diplomasi Forumu 2024’te düzenlenen “En Az Gelişmiş Ülkeleri (EAGÜ) Desteklemek İçin Yeni Yaklaşımlar” başlıklı panelde, EAGÜ’lerin karşılaştığı ciddi yapısal sorunlar ve bunların üstesinden gelmeye yönelik uluslararası taahhütlerin nasıl yerine getirilebileceği ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü, Birleşmiş Milletler (BM) Teknoloji Bankası üyelerinden Taffere Tesfachew üstlendi.

Panelde Afrika’ya ilişkin konuşan Gine Bissau Dışişleri Bakanı Carlos Pinto Pereira, dünyadaki 46 en az gelişmiş ülkeden 33’ünün Afrika’da olduğunu belirtti.

BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2030 gündeminin hayata geçirilmesinin bu ülkeler için mümkün olamayabileceğini ifade eden Pereira, “(Söz konusu ülkeler) Korkarım ki 2030 hedeflerine ulaşamayacak.” dedi.

“Motivasyon eksikliği ve yanlış politikalara” dikkati çeken Pereira, bu durumun nedeninin yalnızca Kovid-19 salgını ya da Rusya-Ukrayna Savaşı olmadığını, problemlerin bunun öncesinde de bulunduğunu söyledi.

Eğitim konusundaki sorunlardan da bahseden Pereira, şunları kaydetti:

“Okuma yazma bilmeyenlerin oranı maalesef hala yüksek ve eğitim seviyesi de oldukça düşük. İş hayatına gelince, maalesef tablo yine aynı, mesleki yeterlilikte hala çok fazla eksiklik ve boşluk var. İnsanlar üniversite diplomasına sahip olsalar bile, bilgiler sadece teorik oluyor. Laboratuvarlarımız yok, mühendislik yeteneklerimiz yok. Gerekli altyapıdan yoksunuz.”

Afrika ülkelerine yol gösterilmediğini savunan Pereira, “Enerji, ulaşım ve iletişim alanlarında altyapıya ihtiyacımız var. Bunlar da önemli yatırımlar gerektiriyor ve henüz görünür değiller.” ifadelerini kullandı.

Üretim ve işleme konusundaki sorunları da gündeme getiren Pereira, “Örneğin 250 bin ton kaju üretiyoruz. İlk olarak Hindistan ya da diğer komşu ülkelere ihraç ediliyor. Kaju orada işleniyor ve nihai ürün o ülkelerde satılıyor. Yani kendi zenginliğimizden faydalanamıyoruz ve bu kabul edilemez.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yüzleştiğimiz en önemli şeylerden biri yaptırımlar”

Güney Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı James Pitia Morgan da EAGÜ’lerin önündeki en önemli problemin dış etkenler olduğuna dikkati çekerek, “En az gelişmiş ülkeler olarak karşı karşıya olduğumuz en önemli şeylerden biri yaptırımlardır.” dedi.

Az gelişmiş ülkelerin yalnızca Kovid-19 ya da iklim değişimi gibi doğal nedenlerden etkilenmediğini dile getiren Morgan, “Yaptırımlar, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve dünyanın güçlü ülkeleri tarafından en az gelişmiş ülkeleri baskı altında tutmaya devam etmek için kullanılıyor.” diye konuştu.

Yaptırımların EAGÜ’lere yardım etmek için kullanılamayacağını belirten Morgan, “Pek çok konuda acı çekiyoruz. Bu nedenle, kalkınma şansı elde edebilmemiz için en azından yaptırım denilen şeylerin kaldırılması gerektiği çağrısında bulunuyoruz.” açıklamasını yaptı.

Üretim için gereken toprak ve insan gücüne sahip olduklarını ancak sermaye konusunda sıkıntı çektiklerini bildiren Morgan, “Bunlardan sahip olmadığımız tek şey sermaye, çünkü sermaye yaklaşamadığımız bazı güçler tarafından kontrol ediliyor.” ifadesini kullandı.

“Madenlere sahip bir ülkenin yoksulluk yaşaması ikilemdir”

Ülkesinde yaşanan yoksulluğa ilişkin konuşan Orta Afrika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sylvie Baipo-Temon ise BM’nin 2030 hedeflerini gerçekleştirmenin zorluğuna ve bunun için yeterince fon olmadığına işaret etti.

Baipo-Temon, ülkesinin kendi hedeflerini koyması gerektiğini dile getirerek, “Uzun süre sömürge bir ülke olarak yaşadık ve bugün hala modern bir sömürgeyle karşı karşıyayız. Bu da kendi ekonomik hedeflerimizi belirlememizi engelliyor.” dedi.

Ülkesinin madeni açıdan zenginliğine dikkati çeken Baipo-Temon, “Yerin altında 622 kilometrekarelik alana yayılan altın, lityum, kobalt gibi zenginliklerimiz var ve bu kadar büyük bir yer altı zenginliğine sahip ülkede yaşayan insanların büyük bir yoksullukla savaşması ikilemdir.” diye konuştu.

Teknolojinin önemine de işaret edildi

İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi (IICPSD) Türkiye Direktörü Sahba Sobhani, EAGÜ’lerin kalkınması için teknoloji konusuna önem verilmesi gerektiğini söyledi.

Sobhani, Türkiye’nin desteğiyle, BM Teknoloji Bankası ile birlikte, az gelişmiş ülkelerden gelen öğrencilerin teknolojik anlamda gelişerek veri bilimi üzerine çalışması için proje başlattıklarını kaydetti.

“Uzmanlık ve beceri aktarımı önemli”

2030 hedeflerini ele alan, BM Teknoloji Bankası üyelerinden Federica Irene Falomi de bilim, teknoloji ve inovasyonun yapısal dönüşümdeki rolüne dikkati çekti.

BM Teknoloji Bankasının bu amaçla kurulduğuna değinen Falomi, “Teknoloji Bankası, teknoloji ihtiyaç değerlendirmesi dediğimiz çalışmayı birlikte geliştirmek üzere EAGÜ’lerdeki hükümetlerle çok yakın çalışmaktadır. Bunlar, ülkelerin yatırım yapması ve teknolojik çözümlere erişmesi gereken ekonomi alanlarını ve sektörlerini belirlemeyi amaçlayan araçlar olan yol haritalarıdır.” diye konuştu.

Falomi, bu yardımın finansal olarak yapılmasının yanı sıra uzmanlık ve beceri aktarımının çok önemli olduğunu ifade etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-eagulerin-sorunlari-ele-alindi/feed/ 0
Samsun’da Kadın Girişimciler Buluştu https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-kadin-girisimciler-bulustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-kadin-girisimciler-bulustu/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:27:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9463 SAMSUN (İHA) – Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) koordinatörlüğünde faaliyet gösteren TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen ‘Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Samsun Buluşması’nda kadınlara girişimciliğin püf noktaları anlatıldı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Samsun Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Samsun Buluşması TSO Toplantı Salonu’nda girişimci kadınların katılımı ile gerçekleştirildi. Açılış konuşmaları ile başlayan etkinlikte kadınlara girişimciliğin püf noktaları uzmanlar tarafından aktarıldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erol Beytekin, “Bizim medeniyetimiz kadın ve erkeğin birlikte mücadele edebilmesiyle inşa edilmiştir. Şüphesiz medeniyetin, insanlığın, gelişimin, kalkınmanın daha refah bir geleceğin vazgeçilmez iki eş aktörüdür; kadın ve erkek. Bu nedenle Türkiye’nin kalkınma hedeflerine, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakma hedefine ancak ve ancak omuz omuza ulaşabiliriz. Halbuki pek çok araştırma bir girişimcide olması gereken özellikleri şöyle sıralıyor; başarısızlığa rağmen vazgeçmemek, güven, kararlılık, risk yönetimi, değişimi fırsat olarak görmek, belirsizliğe karşı toleranslı olmak, detaylara önem verme ve mükemmeliyetçilik. Biz Türk kadınının ne kadar güçlü, ne kadar azimli ve kararlı olduğunu biliyoruz. Biz bu gücü Nene Hatun’da da gördük, Sabiha Gökçen’de de ve şükranla andığımız daha nicelerinde. Bugün de bu güce inanmış ve fark oluşturan kadınların başarı hikayelerini dinleyeceğiz” dedi.

Samsun Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı Mihriban Akyüz ise “Girişimcilik çok yönlü, geleceği şekillendirmeye muktedir anahtar bir kavram. Bugün burada bir araya gelerek birikimimizi, gelecek kurgularımızı paylaşmak için önemli bir fırsat bulduk. Girişimcilik sadece bir iş kurma süreci değil, aynı zamanda bir tutku, bir vizyon ve kararlılık gerektiren bir yolculuktur. Kadınların bu yolculukta toplumsal rolünün yüklediği tüm güvensizlikten sıyrılması, iş hayatındaki ataerkil düşüncenin bahşettiği ürkeklikten uzaklaşması ve kendi sezgilerine güvenmesi gerekmektedir. Kadınların bir araya gelerek deneyimlerini paylaşması, birbirine destek olması ve birlikte büyümesi, kadın girişimcilik ekosisteminin daha güçlü hale gelmesine yardımcı olur. Birbirimize ilham vermek, bilgi ve deneyim paylaşımı yapmak, zorluklarla başa çıkmak için birlikte çalışmak, hepimizin daha güçlü kılar. Kadınlar bir birlerine tutunarak yol alırlarsa, iş dünyasında sadece yer edinmekle kalmazlar, aynı zamanda oyunun kurallarını değiştirirler. Birlikte hareket ederek, daha güçlü ve etkili bir girişimcilik ekosistemi oluşturabiliriz. Kadınların iş dünyasındaki varlığı ve oluşturacakları yeni ekosistem yalnızca kendi başarıları için değil, aynı zamanda gelecek nesillere ilham kaynağı olacağı için kritik öneme haizdir. Gelin, el ele verelim, inanalım, birbirimize destek olalım. Geleceğe örnek olacak kadın girişimcilik ekosistemi bölgemizde oluşturalım. Mutlulukla ve sevgiyle kazanalım ve ülkemize kazandıralım” diye konuştu.

Program, açılış konuşmalarının ardından başarılı girişimciler Duygu Yıldırım, Ferzan Çakar, Melike Yüksel Sevindik ve Banu Koç Çakan’ın sunumları ile sona erdi. Etkinliğe ayrıca Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, KOSGEB İl Müdürü Nebahat Livaoğlu, SAMSİAD Başkanı Süleyman Ferşat Eldemir, SAMİKAD Başkanı Şehnaz Dereli, Batı Karadeniz TOBB Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanları katıldı. – SAMSUN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-kadin-girisimciler-bulustu/feed/ 0
Yozgat’ta Yağış Eksikliği Tarım Sektörünü Endişelendiriyor https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-yagis-eksikligi-tarim-sektorunu-endiselendiriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-yagis-eksikligi-tarim-sektorunu-endiselendiriyor/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:24:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9460

SEYFİ ÇELİKKAYA

Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta Mart ayına gelinmesine karşın yağışların istenilen düzeyde düşmemesi tarım sektörünü endişelendirmeye başladı. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, yağış olmaması halinde hem hububatta hem de baklagillerde yüzde 50, yüzde 60 kaybın olacağını söyledi. Yozgatlı çiftçilerden Mikail Avcı da, yağışların Mart ve Nisan aylarında da düşmemesi halinde çok zor durumda kalacaklarımı belirterek, “Mazot olmuş 45 lira, gübre olmuş 15-16 lira. Resmen batış” dedi.

Yozgat’ta kış aylarındaki hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, tarım sektöründe faaliyet gösterenleri endişelendiriyor. Hava sıcaklığını mevsim normallerinin üzerinde olması tarım alanlarında fare ve böcek popülasyonunu artırdı. Bölge çiftçisi bir taraftan tarımsal zararlılarla mücadele ederken diğer taraftan da beklediği yağışların düşmemesi halinde yaşayacağı sorunların üstesinden nasıl gelebileceğinin hesabını yapıyor.

“BU AYDA BU TARLAYA GİRMEK ESKİDEN MÜMKÜN DEĞİLDİ”

Yozgat Merkez Divanlı Mahallesinden çiftçi Mikail Avcı, şunları söyledi:

“Bir sefer sürmüştüm ama hoşuma gitmedi, tekrar bir daha sürüyorum. Kuraklık had safhada, korkuyoruz ne kadar olsa da, kuraklık herhalde bizi perişan edecek. eçtiğimiz 5-6 yılda olduğu gibi, inşallah olmaz. Şubat ayı da yağsız geçti. Bu ayda bu tarlaya girmek eskiden mümkün değildi ama şimdi havalar çok sıcak geçti. Çok kuraklık geçiyor. Allah hayırlısını versin. Nisan ayında zaten yağış olmazsa bizim halimiz harap. Ne olacağı belli, mazot olmuş 45 lira, gübre olmuş 15-16 lira. Resmen batış. Verim olmadıktan sonra mecbur batacağız. Habire küçülmeye devam. Korkuyoruz da endişe ediyoruz. Sonuç vahim, Allah hayırlısını versin, İnşallah olmaz ama çiftçi çok perişan bir duruma düşer. Allah yardım etsin. Şu kuru toprağa bu kadar parayı saçıp da geride üç beş kuruş ekmeğini, kazanabilen, kazanmayı bekleyen tek çalışan çiftçidir. Başka çalışan kesime bak, aylığını, aylığı gelir, maaşını alır ama çiftçi öyle değil. Çiftçi atar, saçıyor, saçıyor, Allah ne verirse alıyor, cebine koyuyor veya aldığını ödeyemiyor. Mesela geçtiğimiz yıllarda aldığım ürünü ödeyemediğim için ben çok küçüldüm. Hem traktörlerimi sattım hem araziyi küçülttüm. 2 bin dönümden 500 dönüme yakın araziye düştüm. 2 bin dönüm arazi işliyordum ama 500 dönüme, 400-500 dönüme geriledi. Allah hayırlısını versin. İnşallah geçtiğimiz 5-6 yıl gibi olmaz. Geçen yıl iyiydi ama tabii 5-6 yılın acısını da bir geçen sene çıkartmadı. Allah hayırlısını versin. Allah’a sığınıyoruz, sürüyoruz, ekeceğiz bakalım.”

“BAKLAGİLLERDE, BUĞDAYDA SIKINTI YAŞARIZ”

Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz de açıklamasında, şu görüşlere yer verdi:

“2023-2024 yılı güzün 11’inci ayda, 10’uncu ayda yağmurlarımız güzeldi. Özellikle hububatta, buğdayda, köklenmede hiçbir sıkıntımız yok ama bahar itibariyle yani Ocak- Şubat’ta kar yağmadı. Kar yağmadığından dolayı arazide bir su eksikliği var. Ekinde köklenmede bir sıkıntı yok. Mart ayı içerisinde, Nisan’da yağış devam ederse kuraklık olacağını düşünmüyorum. Ekimlerde sıkıntı olmaz, köklenmesi güzel ama Mart’ta, Nisan’da da yağış yağmazsa ister istemez ekinlerde, baklagillerde buğdayda bir sıkıntı yaşarız. Baklagilleri de yeni başladık ekmeye, işte mercimeklere girdi, nohutlar ekilmeye başlıyor. Memleketimiz tarım memleketi. Kuru tarımla iştigal eden bir memleket. Ondan dolayı da kar, yağmur olması gerekiyor ama 2024 yılında daha kar görmedik. Kış bitti, kar görmedik. İnşallah yağışlarla bunu kapatacağız. Pazar günü bir yağış gözüküyor. Pazar günkü yağıştan da gübre atan arkadaşlar inşallah yararlanır. Tabanda nem var, nohut köklenir, mercimek köklenir. Köklendikten sonra yapraklanma döneminde iyi bir yağmur yağarsa orada da sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Yağmazsa hem buğdayda hem baklagillerde yüzde 50- 60 kaybımız olacağını düşünüyorum. İnşallah bu korkulan olmaz, biz de bu riskten kurtuluruz.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-yagis-eksikligi-tarim-sektorunu-endiselendiriyor/feed/ 0 Ticaret Bakanlığı, ramazan ayı öncesi yurt genelinde market denetimlerini sıklaştırdı https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakanligi-ramazan-ayi-oncesi-yurt-genelinde-market-denetimlerini-siklastirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakanligi-ramazan-ayi-oncesi-yurt-genelinde-market-denetimlerini-siklastirdi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:06:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9443 Ticaret Bakanlığı ekipleri, yaklaşan ramazan ayı öncesinde yurt genelindeki marketlerde temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine yönelik fahiş fiyat ve etiket denetimlerini yoğunlaştırdı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık, düzenli olarak yaptığı market denetimlerini ramazan ayının yaklaşması nedeniyle sıklaştırdı. Bu kapsamda Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Tekirdağ, Sakarya, Samsun, Manisa, Aydın ve Van’daki marketlerde eş zamanlı fahiş fiyat ve etiket denetimi yapıldı.

Ekipler, özellikle temel gıda ve temel ihtiyaç ürünlerine yönelik etiketleri inceledi. Denetimlerde, ürünlerin fiyatlarının fahiş olup olmadığına, ürünün etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunup bulunmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ile önceki fiyatına bakıldı.

Meyve, sebze reyonlarında da ürünlerin menşei ve geliş fiyat bilgisi Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden kontrol edildi.

İstanbul

İstanbul’da Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe ve beraberindeki ekip, Ataşehir ve Ümraniye’deki bazı marketlerde inceleme yaptı.

Menteşe, 12 ay boyunca denetimlere devam ettiklerini belirterek, “Bugün yine onlardan birisindeyiz. Yaklaşmakta olan ramazan ayı öncesi fiyatlarda bir yükselme olup olmadığını kontrol etmek için geldik. Bugün de perakende de bir işletmemizdeyiz. Arkadaşlarımızla onları denetliyoruz.” dedi.

Temel gıda maddeleri başta olmak üzere yaklaşık 50 ürünü incelediklerini dile getiren Menteşe, “Ürünün etiketinin olup olmadığına bakıyoruz, etiketi varsa usule uygun olup olmadığını, ayırt edici özelliğinin olup olmadığını, fiyat değişim tarihinin olup olmadığını, satış fiyatıyla ilgili para birimimizin ambleminin olup olmadığını kontrol ediyoruz. Raftaki fiyat ile kasa fiyatını karşılaştırıyoruz. Bunlarda bir yanlışlık varsa tutanakla idari yaptırma uyguluyoruz.” diye konuştu.

Menteşe, raf ve kasa fiyatı uyuşmazlıklarında her bir ürün için 2 bin 172 lira idari yaptırım uyguladıklarına dikkati çekerek şunları ifade etti:

“Dolayısıyla belediye zabıtalarımız da denetimlerine devam ediyorlar. Burada, özellikle sebze, meyve reyonunda ürünün kimlik bilgisi dediğimiz künyesinin olup olmadığını kontrol ediyoruz. Künye bilgisi dediğimiz, Bakanlığımızın ücretsiz uygulaması olan HKS var. Vatandaşlarımız cep telefonlarına indirip barkodları okuturlarsa ürünün ilk üreticisinden son tüketiciye kadarki genel aşamalarını görebiliyorlar.”

Ankara

Ankara Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan, ramazan ayı öncesi fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı denetimlerinin devam ettiğini söyledi. Ramazan ayı boyunca da denetimleri yoğun şekilde sürdüreceklerini belirten Tan, başkentin her yerinde denetimlerin devam ettiğini bildirdi.

Günde 12 bölgede denetim yapıldığını söyleyen Tan, daha çok zincir marketlerin denetlendiğini dile getirdi.

İzmir

İzmir’de İl Ticaret Müdürlüğü ekipleri, Konak ilçesindeki marketlerde yaptıkları denetimlerde ürünlerin etiket ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, evrak kontrolü yaptı.

Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağrı Ergünen, denetim ekibi sayısının artırıldığını, ramazan ayı öncesi il genelindeki denetim yoğunluğunu artırdıklarını ifade etti.

Balıkesir

Balıkesir Ticaret İl Müdürü İlhan Pehlivan ve beraberindeki ekip, Kuvayi Milliye Mahallesi’ndeki bazı marketlerde denetim yaptı.

Pehlivan, Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi.

Denetimleri tüketici mağduriyetlerini önlemek için yaptıklarını belirten Pehlivan, şöyle dedi:

“Denetimlerimizi kanunumuza göre yapıyoruz. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için denetimlerimizi sürekli gerçekleştiriyoruz. Vatandaşlarımız mağduriyet yaşadıkları zaman bunu bize bildiriyorlar. Bizler de şikayetler neticesinde yaptığımız denetimleri onlara geri dönüş yaparak bildiriyoruz. Ekiplerimiz her şekilde sahada, Balıkesir’de gidilmedik yer bırakmadık. Vatandaşlarımızdan denetimlerimize ilişkin olumlu geri dönüş alıyoruz. Denetlediğimiz de bizim esnafımız, biz burada orta yolu bularak adaleti sağlıyoruz. Esnafımızın yönetmelik ve mevzuata uygun hareket etmesini sağlıyoruz, bir taraftan da vatandaşımızın güven duygusunu artırıyoruz.”

Tekirdağ

Tekirdağ Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri de zincir marketlerde fahiş fiyat ve etiket denetimlerini sürdürdü.

Denetimlere katılan Tekirdağ Ticaret İl Müdürü Mehmet Furtına, “Ticaretin Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda çalıştıklarını söyledi.

Furtına, fahiş fiyat artışı yaptıkları tespit edilen üretici, tedarikçi veya perakende işletmelere idari para cezası uygulandığını dile getirdi.

Sakarya

Sakarya’da da ramazan ayı öncesi yerel ve zincir marketler mercek altına alındı.

Ticaret İl Müdürü Emre Atmaca, fiyat etiketi, haksız fiyat artışı, kasa ve raf fiyatı arasındaki farkların denetlenmesine yönelik çalışmaların aralıksız süreceğini belirtti.

Denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilmesi durumunda işletmelere idari para cezası uygulanacağına işaret eden Atmaca, fiyat etiketi, kasa ve raf fiyatı arasındaki farkların denetlenmesinde Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediye zabıta birimlerinin kendilerine destek olduklarını söyledi.

Atmaca, gıda toptancıları ve marketlere yönelik denetimlerin yoğun şekilde devam edeceğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Yaklaşık bir aydır ilimizdeki gıda toptancılarını denetliyoruz. Temel gıda maddeleri başta olmak üzere ramazan ayında yoğun tüketilecek ürünlerin denetimine özellikle ağırlık veriliyor. Denetimlerimiz sadece tüketicimizin korunmasına yönelik değil, dürüst, basiretli tacirlerimizin de haklarını korumaya yöneliktir. Bu anlamda haksız fiyat artışlarına ya da fahiş fiyata yeltenecek tacirimize ve esnafımıza asla geçit verilmeyecektir.”

Samsun

Samsun’da da Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, denetimlerde etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını incelediklerini dile getirdi.

Turpçu, şöyle konuştu:

“Denetimlerimizde bir taraftan 6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında haksız fiyat artışları olup olmadığını, diğer taraftan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Fiyat Etiket Yönetmeliği kapsamında ürünlerin üzerinde mevzuata uygun bir şekilde fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığını, etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını kontrol ederek, göstermelik, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeye çalışıyoruz.”

Manisa

Manisa’da başta zincir marketler olmak üzere temel gıda ürünlerinin satışının yapıldığı iş yerlerinde denetim yapan ekipler, indirim etiketli ürünlerden alışveriş sepeti oluşturdu, sepetteki ürünlerin etiket ve kasa fiyatını karşılaştırdı.

İl Ticaret Müdürü Serkan Karabacak, ramazan ayı öncesi vatandaşları fahiş fiyat artışından korumak, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu mağduriyetlerin önüne geçmek için denetimleri sürdürdüklerini söyledi.

Karabacak, “Şubat ayı içinde Bakanlığımızca atanan 14 yeni personel ve tahsis edilen yeni bir araçla haksız fiyat artışı ve fiyat etiketi denetimlerimizin artarak devam edeceğini kamuoyunun bilgisine sunmak istiyorum.” dedi.

Aydın

Aydın Ticaret İl Müdürü Arif Aksu da fiyat etiketleri ve haksız fiyat artışlarına yönelik denetimlerin sürdüğünü belirterek, “Fiyat etiketlerindeki uygunsuzlukları tutanakla İl Müdürlüğümüz yapacak. Haksız fiyat artışıyla ilgili tespitleri de Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna iletilmek üzere Bakanlığımıza göndereceğiz.” diye konuştu.

Van

Van’da da Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Tuşba’daki marketlerde fiyat ve etiket denetimi yaptı.

Ticaret İl Müdür Vekili Derya Ayaydın, kentte düzenli olarak denetim yapıldığını belirterek şunları söyledi:

“Özellikle temel gıda ve temel ihtiyaç ürünlerine yönelik yapılan denetimlerde, ürünlerin üretim yeri, ayırıcı özelliği, tüm vergiler dahil satış fiyatı, birim fiyatı, satış fiyatı ve birim fiyatının uygulanmaya başlandığı tarih, üretim yeri Türkiye olan mallar için Bakanlıkça tespit ve ilan edilen şekil, logo veya işaret, ambalajlı malın satış fiyatından ayrı olarak ambalajın teslimine ve iadesine ilişkin depozito bedeli var ise söz konusu bedelin tutarı kontrol edilmektedir. Ayrıca, malın satış fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığına bakılarak, aykırılık tespit edilen durumlar tutanak altına alınarak idari yaptırım uygulanmaktadır.”

Ayaydın, indirimli satışa konu mal veya hizmetin indirimli satış fiyatı, indirimden önceki fiyatı, tarife ve fiyat listelerinin de incelendiğini ve aykırılıklarda gerekli işlemlerin yapıldığını dile getirdi.

Haksız fiyat artışıyla ilgili denetimlerin de yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü ifade eden Ayaydın, büyük gıda toptancılarına yönelik denetimler de yapıldığını bildirdi.

Düzenli olarak yapılan denetimlerin ramazan ayının yaklaşmasıyla sıklaştırıldığını belirten Ayaydın, şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın gösterdiği Türkiye Yüzyılı hedefinin temel taşlarından olan ‘Ticaretin Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda Ticaret Bakanlığı olarak bir taraftan fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden vatandaşlarımızı korumak için haksız fiyat artışları, diğer taraftan da fiyat etiketlerinde yer verilen göstermelik aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin sebep olduğu tüketici mağduriyetleri ile hem masada hem de sahada ramazan ayı öncesi gerçekleştirdiğimiz yaygın ve yoğun denetimlerimizle, etkin mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakanligi-ramazan-ayi-oncesi-yurt-genelinde-market-denetimlerini-siklastirdi/feed/ 0
10 soru, 10 cevap! İşte kira beyannamesi hakkında tüm merak edilenler https://www.kanal7haber.com.tr/10-soru-10-cevap-iste-kira-beyannamesi-hakkinda-tum-merak-edilenler/ https://www.kanal7haber.com.tr/10-soru-10-cevap-iste-kira-beyannamesi-hakkinda-tum-merak-edilenler/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:27:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9400 Gayrimenkul sahiplerini oldukça yakından ilgilendiren kira beyanname verme süreci bugün itibarıyla başladı. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) bu sene kiracıları da sürece dahil etti. Bu sayede vergi kaybı ve kaçağının önlenmesi hedefleniyor. Kira geliri elde eden mülk sahipleri 1 Mart-1 Nisan (31 Mart’ın hafta sonuna rastlaması nedeniyle) tarihleri arasında beyannamelerini verilebilecekler.

AA muhabirinin Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) bilgilerinden yaptığı derlemeye göre, milyonlarca gayrimenkul sahibini yakından ilgilendiren kira beyanname verme süreci bugün başladı. Bu yıl GİB, “kira bildirim formu” ile kiracıları da sürece dahil etti. Kiracılar, eğer Dijital Vergi Dairesi’ne abonelerse kullanıcı bilgileri ve şifreleriyle sisteme giriş yaparak forma ulaşabiliyorlar, e-Devlet şifresi ile de gerekli bilgilere erişim sağlayabiliyorlar. Bu yöntemle mülk sahiplerinin beyan ettiği kira gelirleriyle kiracıların beyanlarını karşılaştırılması amaçlanıyor.

UYGULAMA NE İŞE YARAYACAK?

Uygulamayla düşük kira bedeli gösterenler, yanlış beyanda bulunanlar veya hiç beyanda bulunmayanlar ortaya çıkarılıyor. Ayrıca vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi planlanıyor

Kira beyannamesine ilişkin merak edilen 10 soruya 10 cevap şöyle:

Soru 1 : Kimlerin beyanname doldurma zorunluluğu bulunuyor?

2023’te konuttan yıllık 21 bin lira, iş yerinden 150 bin liranın üzerinde kira geliri elde eden gayrimenkul sahipleri gelir vergisi ödeyecek.

Soru 2 : Kira geliri elde eden mülk sahipleri ne zaman beyanname verebilecekler?

Beyannameler, 1 Mart-1 Nisan (31 Mart’ın hafta sonuna rastlaması nedeniyle) tarihleri arasında verilebilecek.

Soru 3 : Kira beyannamesi nasıl doldurulacak?

Mülk sahipleri, Gelir İdaresi Başkanlığının “gib.gov.tr” internet adresi üzerinden “hazır beyanname sistemini” doldurabilecekler, Dijital Vergi Dairesi’nden hazır beyana ulaşılabilecekler.

Soru 4 : Konut kira gelirlerinde istisna bedeli ne kadar oldu?

2023 yılı içerisinde yıllık 21 bin lira ve altında mesken kira geliri elde edenler gelir vergisi ödemeyecek. 2024 yılı için ise gelir vergisi istisnası 33 bin lira olarak açıkladı.

Soru 5 : İstisnadan kimler yararlanamayacak?

Ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar, yıllık 21 bin liranın üzerinde konut kira geliri elde edenler, ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 2023 için belirlenen 550 bin lirayı aşanlar, kira gelirini süresinde beyan etmeyen veya eksik beyan edenler istisnadan yararlanamayacaklar.

Soru 6 : Gurbetçilerin, Türkiye’de kiraya verdiği mülkler için beyanname vermeleri zorunlu mu?

Yurt dışında yaşayan vatandaşlar Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından dar mükellef kapsamında vergilendiriliyor.

Soru 7 : Birden fazla kişinin meskene ortak olması durumunda beyanname nasıl verilecek?

Şahıslardan her birinin kendi hissesine karşılık gelen kira gelirini beyan etmesi gerekiyor.

Soru 8 : Beyanname verilmez ya da eksik beyan edilirse cezai işlem uygulanacak mı?

Elektronik ortamda verilmesi zorunlu olan beyannamelerin süresinde verilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilecek. Ayrıca verginin süresinde tahakkuk edilmemesi durumunda verginin bir katı vergi ziyaı cezası uygulanacak.

Soru 9 : Kira beyanıyla tahakkuk edilecek gelir vergisi nasıl ödenecek?

Dijital Vergi Dairesi’nden (dijital.gib.gov.tr) veya mobil uygulamadan 02.00-23.45 saatlerinde anlaşmalı bankaların banka kartı/kredi kartı, banka hesabından havale yoluyla, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankalara ait kartlar ile vergi tahsiline yetkili bankalar ile vergi dairesi vezneleri aracılığıyla ve PTT şubelerinden ödenebiliyor.

Soru 10 : Ödemeler taksitlendirilebilecek mi?

Tahakkuk eden vergilerin birinci taksiti damga vergisiyle 1 Nisan’a, ikinci taksiti ise 31 Temmuz’a kadar ödenebilecek.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/10-soru-10-cevap-iste-kira-beyannamesi-hakkinda-tum-merak-edilenler/feed/ 0
Karacabey Belediyesi Tarım Fuarı’nda İhracat Odaklı Çalışmalarıyla Karacabey’i İhya Edecek https://www.kanal7haber.com.tr/karacabey-belediyesi-tarim-fuarinda-ihracat-odakli-calismalariyla-karacabeyi-ihya-edecek/ https://www.kanal7haber.com.tr/karacabey-belediyesi-tarim-fuarinda-ihracat-odakli-calismalariyla-karacabeyi-ihya-edecek/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:15:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9388 Karacabey Belediyesi tarafından bu sene 12’ncisi düzenlenen ‘Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Önümüzdeki dönem ihracat endeksli çalışmalarla Karacabey’i ihya edeceğiz” dedi.

Tarıma dayalı sanayisiyle köklü bir geçmişi bulunan ve yaygın tarımsal faaliyetler ile bereketli topraklara ev sahipliği yapan Karacabey, ’12. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na ev sahipliği yaptı. Karacabey Belediyesi tarafından Ömer Matlı Kapalı Pazar ve Fuar Alanı’nda düzenlenen fuarın açılış törenine, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

“Karacabey’i tanımıyorlar”

Fuarın açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Karacabey Belediyesi tarafından bu sene 12’si yapılan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın hayırlı olmasını diledi. Bazı belediye başkan adaylarının ilçeye gelerek ‘Karacabey’e tarım fuarı yapacağız’ dediğini hatırlatan Başkan Aktaş, “Bu adamlar şehirden bu kadar habersizler. Karacabey’i bu kadar tanımıyorlar. İlçede fuar meşalesini Karacabey Belediyesi eski Başkanı Ergün Koç’a yaktı, Ali Özkan da kendi boyu gibi deyim yerindeyse bu işi uzattı götürüyor. ‘İnşallah beraber fuar alanı yapalım’ dedi. Niçin olmasın. Ben bu hikayeyi ilçe belediye başkanlığı sürecinde yaşamış birisiyim. Sanayi, turizm bir toplumun gelişimi için çok önemli. Ama tarım en az bunlar kadar önemlidir. Karacabey’in çok mümbit toprakları var. Karacabey, Türkiye sathında birçok enlere sahip. Alın terini, emeğini, gayretini, sermayesini ortaya koyan Karacabeyliler, tarım da bugün ilçenin geldiği noktanın gerçek sahipleridir” diye konuştu.

Çiftçiye sonsuz destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tarım konusunda büyük çaba içerisinde olduğunu anlatan Başkan Aktaş, HAGEL’in, Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı’nın ve Tarım AŞ’nin bu işin emrinde olduğunu hatırlattı. Gölet yapımları, sulama havuzlarıyla Bursa’da tarımın gelişimi için ne gerekiyorsa yaptıklarını söyleyen Başkan Aktaş, 2017’de tarım ihracatı 184 milyon dolar tarım ihracatının 2022’de 569 milyon dolara ulaştığını, 2023’te ise bu rakamın 650-700 milyon dolara çıkacağını belirtti. Erken uyarı meteoroloji istasyonları kurduklarını, fide fidan destekleri verdiklerini dile getiren Başkan Aktaş, “Özellikle üzümsü meyvelerde gelirlerimiz arttı. 6 yıllık süreçte BESAŞ kanalıyla üreticilerimizden 25 milyon litreye yakın süt, 100 bin kilonun üzerinde siyez buğdayı aldık. Bu sayede çiftçilerimizi destekledik. 2023’te kadın kooperatiflerimizden 97 bin adet el emeği ürünler aldık. 2018-2023 arasında süt soğutma tankından salça makinesine, ceviz soyma makinesinden tohum selektör makinesine varana kadar 650 tane tarım aletini dağıttık. Pek çok noktada desteklerimiz aynen devam edecek. Tüm Karacabey’in altyapısını yaptık. 50-60 yıllık yatırım yaptık. 80 milyonluk bir proje olan arıtma tesisinde çalışmalar sene sonunda bitecek. Kültür merkezimiz bitmek üzere. İtfaiye binasını teslim ettik. Cenaze hizmetleri, aşevi ve köy yolları da yapılıyor” dedi.

“Karacabey’i ihya edeceğiz”

Karacabey halkının hem Ali Özkan’a hem de Cumhur İttifakı’na bugüne kadar güzel destekler verdiğini söyleyen Başkan Aktaş, “Bizler acı günde, tatlı günde, zor zamanda da her zaman yanınızda olduk. Bu şehrin değerleri, bizim de değerlerimizdir. Karacabey’i daha ileri götürebilmek için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem ihracat endeksli çalışmalarla Karacabey’i ihya edeceğiz. Fuarımızın bereketli, verimli ve hayırlı olmasını diliyorum. Birileri ‘göreve gelirsem tarım fuarı yapacağım’ dese de 12 senedir bunu kararlı bir şekilde devam ettiren Ergün Koç ve Ali Özkan başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Başkan Aktaş ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimiyle fuar ziyarete açıldı. Başkan Aktaş ve beraberindekiler daha sonra fuar alanını gezerek son teknolojiyle donatılmış tarım ekipmanlarını yakından inceleyerek, vatandaşlarla sohbet etti. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/karacabey-belediyesi-tarim-fuarinda-ihracat-odakli-calismalariyla-karacabeyi-ihya-edecek/feed/ 0
TGDF Başkanı: Tarım ve gıda sektöründe üretim maliyetlerine destek mekanizması gerekiyor https://www.kanal7haber.com.tr/tgdf-baskani-tarim-ve-gida-sektorunde-uretim-maliyetlerine-destek-mekanizmasi-gerekiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/tgdf-baskani-tarim-ve-gida-sektorunde-uretim-maliyetlerine-destek-mekanizmasi-gerekiyor/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:00:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9376 Tarım ve gıda sektöründe artan üretim maliyetlerine dikkat çeken TGDF Yönetim Kurulu Başkanı Demir Şarman, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) gibi bir mekanizmanın efektif şekilde uygulanmasının yararlı olacağını vurguladı.

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Yönetim Kurulu Başkanı Demir Şarman, tarım ve gıda sektörünün önündeki en temel sorunun girdi maliyetleri, işçilik ücretleri ve navlun bedelleri olduğunu söyledi. Şarman, bu sorunların önüne geçerek üreticilerin küresel piyasalarda rekabet edebilirliğini artırmak ve iç piyasadaki fiyat artışlarını dengelemek için etkili bir ihracat destek mekanizmasının gerekli olduğunu vurguladı. Şarman, bu kapsamda ‘Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’ (DFİF) gibi bir mekanizmanın efektif şekilde uygulanmasının yararlı olacağını düşündüklerini kaydetti.

Şarman, küresel jeopolitiğin, tedarik zincirlerinin, enerji yollarının ve güç dengelerinin değiştiğini, Türkiye’nin yaşadığı birçok sorunun dünyanın sorunlarıyla ortak olduğunu belirterek, “Güvenilir gıdaya ulaşmak, gıda arz ve güvenliğinin sağlanması da en stratejik konulardan biri. Çünkü dünyada tarımsal üretimi etkileyen koşullar hızla değişiyor. Toprak ve su kaynaklarının azalması ve kirlenmesi, küresel gıda arz güvenliği, gıda milliyetçiliği, gıda ticaretindeki korumacı eğilimler ve tarımsal girdi fiyatlarındaki istikrarsızlık, küresel ısınma gibi etkenler, bu sektörde gelecek planlamamızı daha gerçekçi, verimli ve sürdürülebilir temeller üzerine oturtmamızı zorunlu hale getiriyor” diye konuştu.

“Tarım ve gıda sektörü artan üretim maliyetleri yüzünden güç kaybediyor”

Türkiye’nin tarım hasılasında Avrupa’da birinci ve dünyada ilk onda yer aldığının altını çizen Şarman, şöyle devam etti: “Ancak gerek ülke ekonomisine katkısı gerekse istihdama katkısı nedeniyle tartışmasız olarak stratejik bir sektör olan tarım ve gıda sektörü artan üretim maliyetleri yüzünden güç kaybediyor. Sektörün önündeki en önemli sorun; artan girdi maliyetleri, işçilik ücretleri ve navlun bedelleri gibi unsurların üretim maliyetlerini ciddi oranda artırması olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2023 yılı aralık ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) tarımda girdi maliyetlerinin bir yılda yüzde 41 arttığını gösteriyor.”

İşçiliğin çok yoğun olarak kullanıldığı tarım ve gıda sektöründe, aralık ayında açıklanan zam oranıyla birlikte Asgari Ücret’in yıllık bazda yüzde 99,9 oranında arttığını kaydeden Şarman, “Bir diğer temel girdimiz mazot ise yıllık bazda yüzde 68 yükseldi. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış sadece üreticiye değil, aynı zamanda tüketiciye de olumsuz yansıyor. Ayrıca bu durum üreticilerimizin küresel piyasalarda rekabet gücünü zayıflatmanın yanı sıra ihracat potansiyelini de olumsuz yönde etkiliyor” ifadelerini kullandı.

“Efektif bir DFİF uygulaması gerekiyor”

Sektördeki üreticilerin küresel piyasalarda rekabet edebilirliğini artırmak ve iç piyasadaki fiyat artışlarını dengelemek amacıyla etkili bir ihracat destek mekanizmasının gerekli olduğunu düşündüklerini vurgulayan Şarman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmiş dönemlerde olduğu gibi DFİF mekanizmasıyla seçili sektör ve ürünlerde ihracatçıların desteklenmesi, tarım ve gıda sektöründeki bazı sıkıntıların çözümünde önemli bir adım olabilir. Yani efektif bir DFİF uygulaması gerekiyor. Bu yöntemle, enflasyon ve devalüasyon ile mücadele edilirken, ihracatçıların döviz kuru dalgalanmalarından olumsuz etkilenmesinin önüne geçilebileceği gibi, uluslararası piyasalarda rekabet gücünün artırılması, iç piyasada fiyat istikrarı ve tüketici refahının korunması gibi başlıklarda da katkı sağlanabilir.”

Şarman, “Enflasyon ve devalüasyon ile eşzamanlı mücadelede gıda sektörü ihracat desteği bekliyor. Sonuç olarak, mevcut ekonomik koşullar altında tarım ve gıda sektöründe girdi maliyetlerindeki artışla etkili şekilde mücadele etmek için ihracat yapan üreticilerimizin desteklenmesinin kritik öneme sahip olduğuna inanıyoruz. DFİF benzeri mekanizmaların devreye sokulması, tarım ve gıda sektörünün uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü artırabilir ve ekonomik istikrarın sağlanmasına katkı sunabilir” ifadelerini kullandı.

“Sanayi ve tarımda yüksek katma değerli üretimi artırmalıyız”

Çok zorlu, belirsizlik ve dönüşümlerin giderek daha yoğunlaştığı bir dönemde, ekonomide bazı adımlarının vakit kaybetmeden atılması gerektiğine dikkati çeken Şarman, “Ekonomide rasyonel politikalarla yürürken, enflasyonla mücadelede para politikasının sosyal politikalar, maliye politikası ve yapısal tedbirlerle de desteklenmesinin bu dönemdeki önemli adımlardan biri olması gerektiğine inanıyoruz. Üretim yapımızı daha planlı, verimli ve teknolojik gelişmelere uygun hale getirmeliyiz. Sanayi ve tarımda yüksek katma değerli üretimi artırmalıyız. Ekonomimizin rekabetçiliğini artırmak için, kayıt dışı ile mücadeleyi daha da güçlendirmeliyiz” dedi.

Şarman, sözlerini “TGDF üyeleri olarak, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında müreffeh, adil, çevreci ve saygın bir Türkiye hedefi için ortak akılla, yan yana, birbirimizden güç alarak üretmeye, yatırım yapmaya, istihdama katkı vermeye, ülkemiz ekonomisine katkıda bulunmaya devam edeceğiz” diyerek tamamladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tgdf-baskani-tarim-ve-gida-sektorunde-uretim-maliyetlerine-destek-mekanizmasi-gerekiyor/feed/ 0
“Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yatırımdır” https://www.kanal7haber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/#respond Wed, 10 Jul 2024 09:00:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9367 Turkcell, global telekomünikasyon sektörünün en önemli buluşması Mobil Dünya Kongresi’nden (MWC24) yeni nesil teknolojiler konusunda küresel markalarla yapılan iş birliği anlaşmaları ve ödüllerle döndü. Mobil Dünya Kongresi’nde düzenlenen iki panelde şirketin sürdürülebilirlik ve yapay zeka alanındaki projelerini anlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC kapsamında Turkcell’in dijital gelecek vizyonunu değerlendirdi.

Bu yıl 26 – 29 Şubat tarihlerinde dünya çapında binden fazla mobil operatör, dijital servis sağlayıcı ve ekosistemin ilgili endüstrilerinden yüzlerce katılımcıyla, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi sona erdi. Teknoloji ve dijitalleşmenin öncüsü Turkcell, uluslararası alandaki en önemli mobil iletişim etkinliği Mobil Dünya Kongresi’ni; yaptığı yerli ve global iş birlikleri, katıldığı paneller ve aldığı ödüllerle tamamlayarak, ülkemizi teknoloji alanında başarıyla temsil etti.

Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te yineleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının önde gelen markalarıyla stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı sıra kongre kapsamında düzenlenen iki önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç, “Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve katıldığımız toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak küresel alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

“Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz”

Dr. Koç, MWC24’te verdiği demeçte; şirketin Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine ve gelecek hedeflerine değindi. Dr. Koç, “Şirket olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz. Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yapılan bir yatırımdır. 30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz” dedi.

“Gündemimizde enerji verimliliği, veri merkezleri ve siber güvenlik başlıkları var”

Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan, ‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına geçildiğini, insanların daha büyük işler başarmak için akıllı makinelerle birlikte çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti. “Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi sonuna kadar kullanacağız” diyen Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu yılında öncelikli olacak gündemlerine dair şu açıklamalarda bulundu:

“Enerji verimliliği için 240 milyon dolar yatırım”

“Şirket olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir hale getirmekle kalmıyor, ekonomiye katma değer katacak ürün, hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz. Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz. Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor. 2024’te şebekelerimizi yüzde 5 oranında daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak. Şirket olarak iklim krizinin etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 346 şirket arasında Türkiye’den ‘A’ listesine giren tek telekomünikasyon şirketiyiz.”

“Veri merkezi şirketi kuruyoruz”

Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Şirket olarak bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek potansiyelde büyük bir şirket olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”

“Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni”

Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin küresel güvenlik gündeminin başında geldiğini belirten Dr. Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şirket olarak, siber suçluların gelişen teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline karşı, yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi araçları kullanarak savunma mekanizmalarımızı, siber güvenlik araçlarımızı daha da güçlendireceğiz. Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir kontroller gibi alanlarda yapay zeka teknolojilerini etkili bir şekilde kullanarak, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni.”

“İşimizin her alanında yapay zeka kullanıyoruz”

Dr. Koç, yapay zeka konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zeka teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zeka destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zeka ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

“Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini belirleyen ilk şirket olduk”

Yapay zekanın en önemli sorununun ‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken önemli şeylerden birinin, algoritmaları yazarken kullanılan verinin kalitesine, doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak olduğunu söyleyen Dr. Koç, verilerin her şeyden önce hatasız ve önyargılarından arındırılmış olmasının gerektiğini vurguladı. Şirket olarak, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda insani değerlerle, güven ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını ifade eden Dr. Koç, “Yapay zeka algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı – başarısızlığı, iyiyi – kötüyü insanlar tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda 2020 yılında Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket olduk. Turkcell Yapay Zeka İlkeleri ile yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda bilgi güvenliğini en ön sırada tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.

MWC24’te sürdürülebilirlik ve yapay zeka vizyonunu anlattı

Dr. Ali Taha Koç, Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki ayrı panelde de konuşmacı olarak yer aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde, “AI Önyargısı, İnsan Önyargısından Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna yanıt aranırken, diğer panelde ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm” başlıkları ele alındı.

Yeni nesil teknolojiler için global iş birlikleri

Şirket, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu global şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında; Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay zeka bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak. Ericsson ile siber güvenlik, yapay zeka (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek. Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek.

Uydudan haberleşme için Turkcell’den önemli adım

Şirket, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te en çok ses getiren adımlardan birini attı. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.

Yerli teknolojilere tam destek

Şirketin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli teknoloji şirketlerine süren destekleri de Mobil Dünya Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi. Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki birçok kurum ve firmayla Ar-Ge, yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki alanlarında iş birlikleri yürüten Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının artmasına ve milli ekonomiye katkılar sunuyor. Şirket, Türkiye’nin öncü şebeke otomasyon şirketlerinden TechNarts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.

Turkcell MWC24’ten 2 ödülle döndü

Şirket, Mobil Dünya Kongresi’nden iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin kullanım alanlarına elektrik dağıtım şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te “Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun yanı sıra şirket, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark oluşturan projesiyle IDATE tarafından ‘Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri’ ödülüne de layık görüldü. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/feed/ 0
ASKİ Genel Müdürlüğü, Ankara’nın gelecek 30 yılını planlayan Master Planı’nı tamamlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/aski-genel-mudurlugu-ankaranin-gelecek-30-yilini-planlayan-master-planini-tamamliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/aski-genel-mudurlugu-ankaranin-gelecek-30-yilini-planlayan-master-planini-tamamliyor/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:51:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9356 ASKİ Genel Müdürlüğü, çalışmaları 2020 yılında başlatılan ve Başkentin gelecek 30 yılını içme suyu, atıksu ve yağmur suyu yönetimi açısından planlayan “Master Planı”nda sona yaklaştı. Her geçen gün artan Ankara nüfusunun gelecekteki ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen plan kapsamında hazırlanan “Stratejik Çevresel Değerlendirme Taslak Raporu”, ilgili kamu kurumu temsilcileri ile paylaşıldı. Rapor, toplantıda dile getirilen hususlar doğrultusunda revize edilerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunulacak.

Başkente kesintisiz, kaliteli ve içilebilir su temin eden, kanalizasyon ve yağmur suyu altyapısı ihtiyacını karşılayan ASKİ Genel Müdürlüğü, kentin 2024-2054 yıllarını kapsayacak “Master Planı” çalışmalarını sürdürüyor. Kente yeni bir kimlik kazandıracak plan, ASKİ’nin kısa, orta ve uzun dönem altyapı yatırım ve işletme politikalarını belirleyecek. Enerji, etkin ve akıllı şehir konseptine uygun geliştirilen plan, su kayıp ve kaçak yönetiminde etkin bir altyapı sistemi oluşturmayı hedefliyor.

“Ankara İli İçme Suyu, Atık Su ve Yağmur Suyu Yönetimi Master Planı” çalışmaları kapsamında ASKİ Genel Müdürlüğü toplantı salonunda, “Stratejik Çevresel Değerlendirme İstişare Toplantısı” yapıldı. Toplantıda, ASKİ Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Ercan, hazırlanan “Stratejik Çevresel Değerlendirme Taslak Raporu”nu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı temsilcilerine sundu.

2054 PLANLAMASI TAMAM

Toplantıda konuşan ASKİ Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Ercan, içme suyu, atıksu ve yağmur suyu sistemleri, içme suyu ve atık su arıtma ihtiyaçları, taşkın koruma ve dere ıslah çalışmalarının tümü için Ankara’nın 2054 yılı ihtiyaçlarını karşılayacak planlamaların tamamlanma noktasına geldiğini bildirdi.

Ankara’da altyapı planlama çalışmalarının 1930’larda başlatıldığını, 1986 yılı itibarıyla bu görevin su ve kanalizasyon idarelerine verildiğini belirten Ercan, şunları kaydetti.

“Özellikle şehir büyüyünce kapsamlı plan çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor. Geçmişten bugüne Master Plan çalışmaları hep var. Bu çalışmalar mevcut durumun fotoğrafını çekiyor ve uzun vadeli gereksinimleri ölçüyor. Tabii şehir büyüdükçe planlar belli periyotlarla gözden geçiriliyor. Şu an hazırladığımız plan, 2054 projeksiyonlu. Yani şehrimizin nüfusu 30 yıl sonra ne olacak, bu nüfusun içme suyu ihtiyacı, altyapı arıtma ihtiyacı ne olacak tüm bunları hesaplıyoruz. Gereksinimleri hangi yatırımlarla karşılayacağız bunu araştırıyoruz.  Bu Master Plan’ın önceki planlardan farkı; içme suyu, atık su, yağmur suyu altyapısı ve arıtma sistemlerinin hepsinin aynı anda yürütülüyor olması. O yüzden de yoğun bir çalışma içeriyor.”

“VİZYONUMUZ ULUSAL VE ULUSLARARASI ARENADA LİDER OLMAK”

Ercan, 5 ana başlıkta hazırlanan Master Plan’ın, “Gelecekteki içme ve kullanma suyu talebi, su kaynaklarının yönetimi, alternatif su kaynakları ve bunların işletme açısından değerlendirilmesi, içme suyu, atık su ve yağmur suyu sistemi, kanalizasyon altyapısında ana taşıyıcıların durumu, gelecekte üretilecek atık su miktarı, abone hizmetlerinin yürütülmesi, yatırım programı ve finansal analiz” gibi bir dizi konu yanında birçok özel raporu da içerdiğini aktardı. Ercan, “ASKİ olarak vizyonumuz sürdürülebilir ve sorgulanabilir bir hizmet anlayışıyla su yönetiminde ulusal ve uluslararası arenada lider olmak. Çevreye duyarlı, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı ve verimli şekilde hizmetlerimizi yürütmeyi hedefliyoruz” dedi.

BAKANLIK ONAYI BEKLENİYOR

Toplantıda ilgili kamu kurumu temsilcileri ile paylaşılan rapor, görüş ve değerlendirmeler çerçevesinde revize edilerek tekrar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunulacak. Bakanlık onayı doğrultusunda değerlendirme süreci tamamlanacak. Master Plan’a ilişkin çalışmalar ASKİ bünyesinde sonuçlandırılacak.

YOL HARİTASI İÇİN HAZIRLIKLAR 2019’DA BAŞLADI

Ankara’nın gelecek 30 yıldaki su temini ve atık su yönetiminin yol haritasını çıkarma çalışmaları için hazırlıklar 2019’da başladı. 7 Nisan 2020’de ise Master Plan için yüklenici firma ile sözleşme imzalanarak çalışmalara başlandı. Öncelikle “Ankara Master Plan Kapsam Belirleme Raporu” hazırlanarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve ilgili kurum ve kuruluşlara görüş almak için gönderildi. Bu doğrultuda 27 Haziran 2022’de Kapsam Belirleme Toplantısı gerçekleştirildi. Ardından da sıra “Stratejik Çevresel Değerlendirme Raporu”na geldi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aski-genel-mudurlugu-ankaranin-gelecek-30-yilini-planlayan-master-planini-tamamliyor/feed/ 0
BIST 100 endeksi yılın ilk iki ayında dünya endekslerini geride bıraktı https://www.kanal7haber.com.tr/bist-100-endeksi-yilin-ilk-iki-ayinda-dunya-endekslerini-geride-birakti/ https://www.kanal7haber.com.tr/bist-100-endeksi-yilin-ilk-iki-ayinda-dunya-endekslerini-geride-birakti/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:15:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9323 Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, şubatta yüzde 8,20 artışla ayı 9.193,69 puandan tamamlayarak, tüm zamanların en yüksek aylık kapanışını gerçekleştirirken, endeks yıl başından bu yana da yüzde 23,07 değer kazancıyla küresel pay piyasalarını geride bıraktı.

Dünya genelinde önemli merkez bankalarının politika faizini ne zaman indirmeye başlayacaklarına yönelik belirsizliklerin devam etmesine karşın özellikle yarı iletken çip ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin beklentileri aşan finansal sonuçlarının ardından dünya borsalarında zirveler yenilendi.

Kaliforniya merkezli çip üreticisi Nvidia’nın son çeyrekte beklentilerin üzerinde kar açıklaması sonrası ABD, Avrupa ve Japonya pay piyasalarında yeni zirveler görülürken, yurt içinde BIST 100 endeksi de küresel ralliye eşlik ederek rekorunu tazeledi.

BIST 100 endeksi, yıl başından bu yana gösterdiği performans ile dünya çapında önemli endeksleri geride bıraktı

Yıl başından bu yana önemli merkez bankalarının faiz indirimlerine başlama zamanına ilişkin belirsizliklerin günden güne artmasına karşın özellikle büyük teknoloji şirketlerinin beklentilerin üzerinde gelen karları küresel pay piyasalarında risk iştahını artırdı.

Söz konusu şirketler öncülüğünde New York borsasında başlayan ralli, Avrupa’ya oradan da Japonya pay piyasalarına taşınırken, endekslerin tarihi yüksek seviyeleri de yenilendi.

Yılın ilk iki aylık performansına bakıldığında, ABD’de New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 7,20, S&P 500 endeksi yüzde 6,84 ve Dow Jones yüzde 3,47 değer kazanırken, Avrupa tarafında Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 5,53, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 5,09 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 7,34 artış kaydetti. Avrupa bölgesinde tek gerileyen ise yüzde 1,33 ile İngiltere’de FTSE 100 endeksi oldu.

Asya’da ise Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 17,04, Hindistan’da Sensex endeksi yüzde 0,36 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,35 artarken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,48 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 3,14 değer kaybetti.

Aynı dönemde, BIST 100 endeksi yüzde 23,07 yükselerek söz konusu önemli endeksleri geride bırakırken, dolar bazlı bu süreçte yüzde 16,1 artış kaydetti.

Yıl başından bu yana tüm sektör endeksleri yükselirken, en çok kazandıran yüzde 103,07 ile Bilişim oldu. Ana endekslere bakıldığında ise yüzde 67,66 artışla Teknoloji endeksi dikkati çekiyor.

Bu süreçte, BIST 100 endeksine dahil hisselerden 98’i yükselirken, 2’si değer kaybetti. En çok işlem gören hisse senetleri Türk Hava Yolları, Ereğli Demir Çelik, Türkiye İş Bankası (C), Yapı Kredi ve Akbank oldu.

Söz konusu dönemde en fazla yükseliş kaydeden hisseler arasında Mia Teknoloji yüzde 116,90, Kocaer Çelik yüzde 97,82 ve Akfen Yenilenebilir Enerji yüzde 90,10 artışla ilk üç sırayı paylaşırken, Qua Granite yüzde 24,74 ve Hektaş yüzde 4,98 gerileyerek yatırımcısını üzen hisseler oldu.

BIST 100 endeksi, şubatta aylık bazda da dünya endeksleri arasında zirvede

BIST 100 endeksi şubatta yüzde 8,20 yükselerek ayı 9.193,69 puandan tamamlarken, gördüğü en yüksek seviye rekorunu da 9.450,48 puana taşıdı. Endeks, aynı dönemde dolar bazlı incelendiğinde yüzde 5,13 değer kazanarak 294,41 puan oldu.

Dünya endekslerinin şubat performansı incelendiğinde BIST 100 endeksinin söz konusu endeksleri aylık bazda da geride bırakarak zirvede yer aldığı görülüyor.

BIST 100’ün ardından Asya pay piyasalarının şubat performansı dikkati çekiyor. Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 8,13 artışla ikinci sırada, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 7,94 yükseliş kaydederek üçüncü sırada yer alıyor.

Aynı dönemde New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 6,12, S&P 500 endeksi yüzde 5,17, Dow Jones endeksi yüzde 2,22 artış kaydederken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 4,58, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 3,54 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 3,48 değer kazandı. İngiltere’de FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,01 geriledi.

Borsa İstanbul’da yılın ikinci ayında, bankacılık endeksi yüzde 5,12 ve holding endeksi yüzde 11,70 artış kaydetti. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 53,97 ile bilişim olurken, tek kaybettiren yüzde 2,26 ile iletişim oldu.

Şubatta, BIST 100 endeksine dahil hisselerden 85’i yükselirken, 15’i değer kaybetti. Bu dönemde en çok işlem gören hisse senetleri Türk Hava Yolları, Ereğli Demir Çelik, Türkiye İş Bankası (C), Tüpraş ve Sasa Polyester oldu.

Aynı dönemde, en fazla yükseliş kaydeden hisseler arasında Mia Teknoloji yüzde 78,77, Borusan Yatırım yüzde 65,61 ve Ege Endüstri yüzde 58,58 artışla yatırımcılarını sevindirirken, en fazla gerileyen hisseler arasında ise Akcansa Çimento yüzde 8,19, İzdemir Enerji yüzde 7,40 ve CW Enerji yüzde 6,85 azalışla dikkati çekti.

Türkiye’nin 5 yıllık CDS’si şubatta tekrar 300 baz puanın altına indi

Yabancı yatırım kuruluşlarının Türkiye’ye ilişkin yayınladıkları olumlu raporlar silsilesinde Türk varlıklarına olan ilginin de arttığı görülürken, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primindeki (CDS) düşüş eğilimi de devam ediyor.

Geçen yılın mayıs ayında 700 baz puanda bulunan Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i, genel seçimlerin ardından yeni ekonomi yönetiminin iş başı yapması ve enflasyonla mücadele kapsamında sıkılaştırıcı para politikası adımlarının atılmasıyla birlikte şubatta 284 baz puana kadar geriledi.

Aralık 2023’te Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 282,5 baz puana kadar inerek 19 Şubat 2020’den bu yana en düşük seviyesine gerilemesinin ardından yeni yılın ilk ayında 331 baz puana çıkmıştı.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri verilerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler, yıl başından 23 Şubat haftasına kadar toplamda 115,4 milyon dolarlık net hisse senedi alımı gerçekleştirdi.

Öte yandan, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından risk iştahını ölçmek için oluşturulan Risk Eğilim Endeksi (REKS) verilerine göre 23 Şubat itibarıyla yabancı yatırımcıların risk iştahı 63,2 ve yerli yatırımcıların risk iştahı 65 seviyesinde bulunurken, tüm yatırımcıların risk iştahı 56,4 oldu.

REKS’in 50 seviyesinin üzerinde olması risk iştahının fazla olduğuna işaret ederken, bu seviyenin altı risk iştahının düşük seyrettiği şeklinde yorumlanıyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bist-100-endeksi-yilin-ilk-iki-ayinda-dunya-endekslerini-geride-birakti/feed/ 0
TSKB, Türk bankacılık sektörünün ikinci iklim raporunu yayımladı https://www.kanal7haber.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:12:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9320 Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2021’de İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) tavsiyelerini dikkate alarak hazırladığı Türk bankacılık sektörünün ilk “İklim Riskleri Raporu” sonrasında ikinci iklim raporunu yayımladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin kapsayıcı ve nitelikli kalkınması için kalıcı değer yaratma misyonuyla çalışan TSKB, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye ve bu alanda yenilikçi adımlar atmaya devam ediyor.

Türk bankacılık sektöründe ilk olan ve 2021’de yayımlanan “İklim Riskleri Raporu” ile iklim değişikliğinin etkilerini Task Force on Climate-related Financial Disclosures (TCFD) perspektifinde değerlendiren TSKB, ikinci raporunu “2023 TSKB İklim Raporu” adıyla yayımladı.

Banka, bu kapsamda hazırlanan raporda iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik kararlılığını, güncel çalışmalarını ve gelişim alanlarını ortaya koyarken gelecek perspektifini de paylaşıyor.

“Yeşil dönüşüm alanında ölçeklenebilir çözümlere ihtiyaç var”

Açıklamada görüşlerine yer verilen, TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç, Bankanın iklim değişikliğini ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarının ötesinde temel stratejisi ve başarı kriteri olarak ele aldığını, Türkiye’nin düşük karbon ekonomisine dayalı bir sanayiye geçişine katkıda bulunmayı önceliklendirdiklerini belirtti.

Ortak gelecek için yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve iklim finansmanı, emisyon ölçümü ve azaltımı, adaptasyon ve döngüsel ekonomi yatırımları gibi konuları barındıran yeşil dönüşüm alanında ölçeklenebilir çözümlere ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Bilgiç, şu ifadeleri kullandı:

“TSKB olarak iklim risklerini ölçerek kredilendirme süreçlerimize entegre ediyoruz. İklim risklerinin azaltımına yönelik dönüşüm yatırımları, gezegenimizin geleceğinde oldukça önemli bir yer tutuyor. Türkiye’de iklim konusunu gündemine alan ilk kurumlardan biri olarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ve ülkemizin kalkınma hedefine doğrudan katkı sağlayan yatırım temalarını önceliklendiriyoruz.”

Kömür finansmanından çıkma hedefi

Murat bilgiç, SKA bağlantılı kredilerinin oranının yüzde 90 olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“Sadece iklim ve çevre ile ilgili SKA bağlantılı kredi oranı hedefimiz ve 2023 yıl sonu gerçekleşmesi de yüzde 62 seviyesinde. Sürdürülebilir bankacılık anlayışımızın yanı sıra uzun yıllara dayanan danışmanlık tecrübemizden kazandığımız deneyimi, 2011’de kurduğumuz sürdürülebilirlik danışmanlığı alanındaki iştirakimiz Escarus aracılığıyla farklı sektörlerle paylaşarak bu alandaki etkimizi büyütüyoruz. Sunduğumuz akıllı finansman olanakları, çok yönlü danışmanlık kapasitemiz ve iş ortaklarımızla sinerji içinde somut başarılara imza atıyoruz.”

Bilgiç, kömür yakıtlı termik santral ve elektrik üretim amaçlı kömür madenciliği yatırımlarını finanse etmeme taahhütlerinin arkasında durduklarını anımsatarak, bu hedeflerini kapasite artış yatırımlarını da kapsayacak şekilde ve 2035’in sonuna kadar kömür finansmanından tamamen çıkmak üzere güncellediklerini anlattı.

Murat Bilgiç, “2023 TSKB İklim Raporumuz ile iklim değişikliği konusunda bankacılık faaliyetlerimize entegre olarak gerçekleştirdiğimiz çalışmaları sunarken, paydaşlarımıza örnek oluşturmasını amaçladığımız kıymetli bir ekip çalışması gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde de iklim risklerinin en aza indirilmesi ve bu mücadelede başarı kazanılması yönünde nitelikli uzman kadrolarımız ve iş ortaklarımızla hep birlikte kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“2030 sonuna kadar 4 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlamayı planlıyoruz”

TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan da, TSKB kredi portföyünün ağırlıklı olarak SKA bağlantılı kredilerden oluştuğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“2021-2030 yılları arasında 10 milyar ABD doları tutarında SKA bağlantılı finansman sağlamayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra 2030 sonuna kadar 4 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlamayı planlıyoruz. Hedeflerimize emin adımlarla ilerlerken eş zamanlı pek çok çalışmaya imza atıyoruz. 2022 yılının ekim ayında, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) tarafından kurulan Net-Sıfır Bankacılık Birliği’nin imzacısı olduk. Bu imzayla kredi portföyümüzü 2050 yılına kadar Paris İklim Anlaşması doğrultusunda net sıfır emisyon hedefleriyle uyumlu hale getirmeyi taahhüt ediyoruz. 2023 yılında 2027 ve 2035 yıllarına yönelik yakın dönem bilim temelli hedeflerimizi onaylatarak kamuoyuna duyurduk.”

“Bankamızın emisyon azaltım hedefleri, SBTi tarafından onaylandı”

Meral Murathan, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda önemli yönlendirmeleri bulunan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın iklim değişikliği ile mücadele ve adaptasyon kapsamında öne çıkan amaçlarını yakından takip etmeye devam edeceklerini belirtti.

Bankanın Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi: Science Based Targets initiatives) kılavuzlarına uyumlu olarak hesapladığı emisyon azaltım hedeflerinin SBTi tarafından onaylandığını anımsatan Murathan, “Bütün bu çalışmalarımızın yanında yeni bir yapılanmaya giderek, Banka içinde farklı çalışma grupları altında uzun yıllardır devam eden sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi daha da derinleştirmek için kapasite geliştirmemize de fayda sağlayacak şekilde TSKB İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Yönetimi Müdürlüğü’nü kurduk.” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/feed/ 0
Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, Yeni Küçük Sanayi Merkezi Projesini Anlattı https://www.kanal7haber.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-yeni-kucuk-sanayi-merkezi-projesini-anlatti/ https://www.kanal7haber.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-yeni-kucuk-sanayi-merkezi-projesini-anlatti/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:33:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9285 Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, düzenlediği bir toplantı ile yeni dönemde Bozüyük’e kazandırmak istediği önemli projelerinden birisi olan yeni Küçük Sanayi Merkezi projesi ile ilgili düşüncelerini paylaştı.

Bozüyük Belediyesi Düğün Salonu’nda yapılan toplantıya Başkan Bakkalcıoğlu’nun yanı sıra BOZSAN Bozüyük Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Burak Demir ve kooperatifin yönetim kurulu üyeleri, Yeni Sanayi Sitesi Yönetimi Başkanı Salih Karabektaş, belediye meclis adayları yeni ve eski sanayi esnafları katıldı. Başkan Bakkalcıoğlu toplantıda yaptığı konuşmada “Küçük esnaf, küçük sanayi, esnafların tümü Bozüyük’ün bel kemiği. Bozüyük bir esnaf kenti olarak doğmuştu, sonra Sanayi kenti oldu. Sanayi kenti olduktan sonra da esnafımız Bozüyük’teki tüm varlığını gücünü daima korudu” diyerek mevcut küçük sanayinin Bozüyük’ün içerisinde nasıl bir yerde olduğunu video eşliğinde anlattı. Küçük ve orta sanayinin Bozüyük’ün içerisinde bir şerit halinde kaldığını belirten Başkan Bakkalcıoğlu Ben hep şunu düşündüm; dedim ki ‘bu küçük sanayiyi nasıl yaparız da kaldırırız ya da nasıl durduracağız’ bunu bu mevcut yapılaşmanın yıkımıyla çözmek mümkün değil. Ama eski küçük sanayimiz başta olmak üzere o bölümü kaldıralım istiyorum. Eski Küçük sanayiyi kaldırırken Bozüyük’te öyle bir şey yapalım ki Bozüyük’ün dışında bir bölgede yepyeni bir sanayi Merkezi yapalım, Küçük Sanayi Merkezi yapalım. Arkadaşlar bunun tüm araştırmalarını yaptık. Tabii yer bulmak kolay değil. Şimdi benim düşüncem bu yönde iken, Küçük Sanayi kooperatifi kuran birkaç arkadaşımız beni ziyaret etti. Bu çok önemliydi, demek ki esnafımızda da bir istek var 2 kere buluştuk. Düşüncelerimiz çakışıyordu. Bana 400’e kadar ulaşan bir başvuru olduğunu söylediler, bu talebin büyük olduğunu gösteriyor arkadaşlar. Ben mesleki olarak yaptığım araştırmalarda Bozüyük içerisinde üç yerde kurulabilecek yeni bir sanayi sitesinin olabilirliğini görüyorum. Ama bu yerlerin nereleri olduğunu sizlere de söyleyemeyeceğim arkadaşlar. Sebebi şu; daha önceki dönemde bir yer belirlenmiş, Sanayiyi taşıyalım diye, bunu da duyurmuşlar o alandaki arazileri tarlaları rant hesabı yapan birileri kapatmış” dedi.

Daha sonra kanunlar ve mevzuatları da inceleyerek bir yol haritası yaptığını belirten Başkan Bakkalcıoğlu “Hazır kurulmuş kooperatifimiz var. Allah nasip ederse göreve gelirsek buradaki yerlerden sanayiyi kuracağımız yeri seçeceğiz. Belediyenin kamulaştırma yetkisini kullanarak orayı kamulaştıracağız, planlayacağız ve kooperatifle belediye birlikte bu dükkanları yapacağız. Ben büyük projeleri yapmayı hedef edinmiş bir insanım. Ben kentime bir park yapmak, bir küçük yol açmak veyahut da bir altyapı yapmayı proje olarak görmüyorum, onlar görevimiz ama proje işte böyle bir şeydir. Kentin dışında bir sanayi, Küçük Sanayi kenti oluşturabilirsek proje budur” diye konuştu Yeni dönem için 3 dev projesi olduğunu belirten Başkan Bakkalcıoğlu, benim 3 tane dev projem var, bir tanesi bu yeni küçük sanayi merkezi yapmak, bir tanesi demiryoluna üst geçit yapmak, bir tanesi de yapımı engellenen BOZPARK var diyerek bu iki projesi hakkında da bilgi verdi. Toplantının sonunda Başkan Bakkalcıoğlu sanayi esnafının sorularını yanıtladı. – BİLECİK

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-yeni-kucuk-sanayi-merkezi-projesini-anlatti/feed/ 0
Beşiktaş, Borsada Yatırımcısına En Fazla Kazandıran Spor Şirketi Oldu https://www.kanal7haber.com.tr/besiktas-borsada-yatirimcisina-en-fazla-kazandiran-spor-sirketi-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/besiktas-borsada-yatirimcisina-en-fazla-kazandiran-spor-sirketi-oldu/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:24:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9276 Borsa İstanbul’da işlem gören spor şirketleri arasında geçen ayı yüzde 24 yükselişle tamamlayan Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ, yatırımcısına en fazla kazandıran spor şirketi oldu.

AA muhabirinin derlediği verilere göre, spor endeksi geçen ay yüzde 9,5 değer kazandı.

Şubatta yatırımcısını Beşiktaş ve Trabzonspor sevindirirken, Fenerbahçe ve Galatasaray üzdü. Analistler, 4 büyüklerin finansal performans bakımından Avrupa’nın en kötü 10 takımı arasında yer aldığını belirterek, mali ve finansal açıdan yaşanan sıkıntıların spor şirketlerinin hisse performanslarını olumsuz etkilediğini bildirdi.

Geçen ay Jonas Svensson, Joe Worrall, Ernest Muçi ve Ali Muhammed Al-Musrati’yi transfer eden Beşiktaş’ın hisseleri yüzde 24 yükseldi. Kulüp ayrıca 3 yıllığına Beko ile forma göğüs sponsorluğu imzaladıklarını, Arçelik ile de forma sponsorluğu için anlaşmaya varıldığını açıkladı.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında İstanbulspor’u 2-0 mağlup eden Beşiktaş, ligdeki yenilmezlik serisini 4 maça yükseltti. Bu sezon ilk kez 4 maçlık yenilmezlik serisi yakalayan siyah-beyazlı takım, son 4 maçında 3. galibiyetini elde etti. Beşiktaş ayrıca TÜMOSAN Konyaspor’u 2-0 mağlup ederek Ziraat Türkiye Kupası’nda yarı finale yükseldi.

Beşiktaş’ı Trabzonspor takip etti

Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliğinin hisseleri de şubat ayında yüzde 10,9 değer kazandı.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Yukatel Adana Demirspor’u 1-0 yenen Trabzonspor, bu sezon ilk kez art arda 3 maç kazanmış oldu. Karadeniz ekibi, teknik direktör Abdullah Avcı’nın yönetiminde Lig’de iddiasını sürdürüyor.

Lig’in ilk iki sırasındaki takımlar yatırımcısını üzdü

Yatırımcısına, Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar yüzde 2,4, Fenerbahçe Futbol AŞ ise yüzde 6 kaybettirdi.

Galatasaray, Süper Lig’de zirvede bulunmasına karşın borsada yatırımcısını memnun edemedi. Kulüp, UEFA Avrupa Ligi play-off turunda 3-2 kazandığı maçın rövanşında Çekya’nın Sparta Prag ekibine 4-1 yenilerek Avrupa kupalarına veda etmişti.

Ziraat Türkiye Kupası’nın son şampiyonu Fenerbahçe, bu sezon kupaya çeyrek finalde MKE Ankaragücü’ne 3-0 yenilerek elendi.

Yıl başından bu yana en fazla Beşiktaş kazandırdı

Spor şirketleri yıl başından bu yana sergiledikleri hisse performansında yatırımcısına kazandırdı. Yapılan transferler, transferlerden elde edilen gelirler ve sponsorluk anlaşmalarıyla birlikte spor şirketlerinin hisseleri yılbaşına göre yükseldi.

Bu dönemde Beşiktaş’ın hisseleri yüzde 57,7, Fenerbahçe’nin yüzde 13,9, Galatasaray’ın yüzde 11,4, Trabzonspor’un hisseleri ise yüzde 7,4 arttı.

En fazla piyasa değerine sahip takım Beşiktaş oldu

Halka açık 4 spor şirketi arasında en fazla piyasa değerine sahip kulüp olan Beşiktaş, şubat ayını 16 milyar 233 milyon 999 bin 999 lira piyasa değeriyle tamamladı.

Beşiktaş’ı 10 milyar 313 milyon 716 bin lira piyasa değeriyle Fenerbahçe, 7 milyar 581 milyon 600 bin lirayla Galatasaray, 4 milyar 325 milyon lirayla Trabzonspor izledi.

Borsada işlem gören 4 spor şirketinin Aralık 2023, Ocak 2024, Şubat 2024, kapanış fiyatı, değişimi, 2023 sonuna göre farkı ve piyasa değeri şöyle:

Şirket 2023 Aralık kapanış fiyatı 2024 Ocak kapanış fiyatı 2024 Şubat kapanış fiyatı 2024 Şubat aylık değişim (yüzde) 2023 sonuna göre fark (yüzde) Piyasa değeri
Beşiktaş 42,86 54,50 67,60 +24 +57,7 16.233.999.999
Trabzonspor 1,61 1,56 1,73 +10,9 +7,4 4.325.000.000
Galatasaray 6,30 7,19 7,02 -2,4 +11,4 7.581.600.000
Fenerbahçe 91,45 110,80 104,20 -6 +13,9 10.313.716.000
]]> https://www.kanal7haber.com.tr/besiktas-borsada-yatirimcisina-en-fazla-kazandiran-spor-sirketi-oldu/feed/ 0 İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI Şubatta Yükseldi https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-turkiye-imalat-pmi-subatta-yukseldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-turkiye-imalat-pmi-subatta-yukseldi/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:15:32 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9267 İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI, şubatta 50,2’ye yükseldi.

İSO Türkiye İmalat PMI anketinin şubat ayı sonuçları açıklandı.

Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, ocak ayında 49,2 olarak gerçekleşen manşet PMI, şubatta 50,2’ye yükselerek yeniden 50,0 eşik değerinin üzerine çıktı. Son veri, faaliyet koşullarının ılımlı düzeyde de olsa 8 aydır ilk kez iyileştiğine işaret etti.

Şubat ayında genel faaliyet koşullarının güçlenmesinde imalat sanayisi üretiminin yeniden büyümeye geçmesi belirleyici oldu. Üretim geçen yılın haziran ayından bu yana ilk kez artış kaydetti ve güçlü şekilde toparlandı.

Üretimde artış bildiren anket katılımcıları, müşteri talebinin iyileşme sinyalleri verdiğine dikkati çekti. Yeni siparişler azalmaya devam etse de şubattaki düşüş, 8 aydır süren yavaşlama döneminin en hafif düzeyinde gerçekleşti. Benzer şekilde, yeni ihracat siparişlerindeki gerileme hız kesti.

Yeni siparişlerin iyileştiği yönündeki kısmi sinyaller ve artan üretim gereksinimleri, firmaların satın alma faaliyetlerini son 8 ayda ilk kez genişletmelerini sağladı. Buna rağmen girdi stokları azalmaya devam etti. Söz konusu azalışta, Süveyş Kanalı’nın kullanımına ilişkin sorunlar nedeniyle tedarikçilerin girdi teslimlerinde yaşanan gecikmeler etkili oldu.

Satın alma faaliyetlerindeki toparlanmaya karşın gönüllü istifalar ve yeni personel bulmakta yaşanan zorluklara bağlı olarak istihdam düşüş kaydetti. Yine de imalatçıların birikmiş işlerindeki azalma eğilimi sürdü.

Ham madde ve nakliye fiyatlarındaki yükseliş, Türk lirasındaki değer kayıpları ve asgari ücrete yapılan zamma bağlı olarak girdi maliyetleri keskin şekilde artmaya devam etti. Öte yandan söz konusu artış önceki aya göre hafif hız kesti. Buna rağmen, nihai ürün fiyatlarında son 6 ayın en hızlı artışı gerçekleşti.

4 sektörde üretim arttı

İSO Türkiye Sektörel PMI raporu, şubatta, genel olarak durağan talep koşullarına ve halen yüksek seyreden enflasyonist baskılara rağmen bazı sektörlerin üretiminde kısmi iyileşme sinyalleri verdi.

Takip edilen 10 sektörden 4’ü şubat ayında üretimini artırdı. Bu sayı, geçen yılın ağustos ayından bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti.

Gıda üretimindeki keskin artış büyümede belirleyici olurken sektördeki genişleme, anket geçmişinin ikinci en yüksek hızında kaydedildi. Elektrikli ve elektronik ürünler ile kimyasal, plastik ve kauçuk sektörlerinde güçlü iyileşmeler görüldü. Kara ve deniz taşıtlarında ise büyüme sınırlı kaldı. Buna karşılık, üretimdeki en belirgin yavaşlama metalik olmayan mineral ürünler sektöründe kaydedildi.

Talep cephesinde ise üretimdeki kadar belirgin bir iyileşme gözlenmedi. Toplam yeni siparişler, gıda ürünlerindeki keskin artış haricinde tüm sektörlerde düşüş kaydetti. Yeni siparişlerdeki en sert gerileme ağaç ve kağıt ürünlerinde kaydedildi. Benzer bir görünüm, yeni ihracat siparişleri için de söz konusu oldu.

Anket kapsamında takip edilen sektörlerin yarısı şubat ayında personel sayılarını artırdı. İstihdam hacminde en güçlü artışlar “gıda ürünleri” ile “kimyasal, plastik ve kauçuk” sektörlerinde gözlendi. İstihdamdaki en belirgin azalışlar giyim ve deri ürünleri ile tekstilde gerçekleşti. Satın alma faaliyetlerinde ise büyümenin yaygınlığı daha sınırlı kaldı ve sadece 3 sektör girdi alımlarını artırdı.

Kızıldeniz’deki aksamalar nedeniyle tedarikçilerin teslimat süreleri baskı altında kalmaya devam etti. Sürelerde en belirgin uzama kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe yaşanırken sadece 3 sektörde tedarikçi performansı iyileşti.

Şubatta girdi maliyetleri enflasyonu yüksek seviyelerini korudu ancak çoğu sektörde ocak ayına göre düşüş gösterdi. Girdi fiyatlarındaki en hızlı yükseliş kara ve deniz taşıtlarında görülürken, en ılımlı artış ise metalik olmayan mineral ürünlerde kaydedildi.

Metalik olmayan mineral ürünler, aynı zamanda nihai ürün fiyatları enflasyonunun en düşük seviyede gerçekleştiği sektör oldu. Buna karşılık, gıda imalatçılarının satış fiyatları geçen yılın temmuz ayından bu yana en yüksek hızda arttı.

“Üretimdeki toparlanma, sektörlere ivme kazandırdı”

Açıklamada verilere ilişkin görüşleri yer alan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şubatta üretimin yeniden artışa geçmesinin Türk imalat sektörüne ivme kazandırdığını ve bu durumun gelecek aylarda resmi verilerde de güçlü gerçekleşmeler yaşanabileceğine işaret ettiğini bildirdi.

Harker, “Yeni siparişlerin azalmaya devam etmesine rağmen talepteki düşüşün neredeyse durma noktasına gelmesi umut verici bir gelişme oldu. Önümüzdeki süreçte firmalar, yeni siparişlerin de üretimdeki olumlu trende eşlik edebileceği beklentisinde olacak.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-sanayi-odasi-turkiye-imalat-pmi-subatta-yukseldi/feed/ 0
TZOB Genel Başkanı: Üreticide 2 lira 50 kuruş olan limon 18 lira 36 kuruşa markette satıldı https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-ureticide-2-lira-50-kurus-olan-limon-18-lira-36-kurusa-markette-satildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-ureticide-2-lira-50-kurus-olan-limon-18-lira-36-kurusa-markette-satildi/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:48:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9237 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Üreticide 2 lira 50 kuruş olan limon 18 lira 36 kuruşa, 3 lira 50 kuruş olan portakal 23 lira 53 kuruşa, 115 lira olan kuru incir 506 lira 20 kuruşa, 13 lira 33 kuruş olan kabak 47 lira 90 kuruşa markette satıldı” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, şubat ayı üretici ile market arasındaki fiyat değişimlerini, bu değişimlerin nedenlerini, narenciye üreticilerinin sorunlarını, aylık ve yıllık girdi fiyatlarındaki değişimleri, mazot fiyatındaki artışlar ve yüksek vergi oranları ile aynı marka gübrelerin bayilerdeki fiyat değişimlerini yaptığı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkına dikkat çeken Bayraktar, “Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 634,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 572,2 ile portakal, yüzde 340,1 ile kuru incir, yüzde 259,3 ile kabak takip etti. Limon 7,3 kat, portakal 6,7 kat, kuru incir 4,4 kat, kabak 3,6 kat fazlaya satıldı. Üreticide 2 lira 50 kuruş olan limon 18 lira 36 kuruşa, 3 lira 50 kuruş olan portakal 23 lira 53 kuruşa, 115 lira olan kuru incir 506 lira 20 kuruşa, 13 lira 33 kuruş olan kabak 47 lira 90 kuruşa markette satıldı” diye konuştu.

“Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 61,1 ile kuru incir oldu”

Şubat ayında markette 40 ürünün 29’unda fiyat artışı ve 11’inde de fiyat azalışı görüldüğünü belirten Bayraktar, “Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 61,1 ile kuru incir oldu. Kuru incirdeki fiyat artışını yüzde 42,2 ile kuru kayısı, yüzde 31,8 ile fındık içi, yüzde 29 ile kuzu eti, yüzde 20,7 ile kuru üzüm takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 32,5 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 16,6 ile kuru soğan, yüzde 11,3 ile salatalık, yüzde 9,7 ile patates izledi” ifadelerini kullandı.

“Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 41,4 ile kabakta görüldü”

Şubat ayında üreticide 32 ürününün 17’sinde fiyat artışı olduğunu ve 8’inde de fiyat düşüşü görüldüğünü dile getiren Bayraktar, “7 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üretici fiyatlarında kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm, kuru incirde fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 41,4 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat düşüşünü yüzde 34,7 ile limon, yüzde 18,4 ile yumurta, yüzde 18,1 ile havuç, yüzde 17,2 ile salatalık izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 67,3 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivri biber, yüzde 29,7 ile kuzu eti, yüzde 21,9 ile yeşil soğan, yüzde 20,6 ile patlıcan takip etti” açıklamalarında bulundu.

“Havuçta talep azalmasıyla üretici fiyatları geriledi”

Kuru soğanda İç Anadolu Bölgesi’nde sezonun sona ermesiyle fiyat artışı yaşandığını anlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kuru soğanda İç Anadolu Bölgesi’nde sezonun sona ermesi nedeniyle fiyatlarda artış yaşandı. Kuzu etindeki fiyat artışı arz ve talep değişiminden kaynaklandı. Sivri biber, yeşil soğan, patlıcan, ıspanak ve marulda dönemsel arzda yaşanan azalma fiyatların yükselmesine neden oldu. Kabak ve salatalıkta havaların sıcak gitmesi nedeniyle arzda yaşanan artış fiyatlarda düşüşe neden oldu. Havuçta talep azalmasıyla üretici fiyatları geriledi. Yumurtadaki fiyat düşüşünün sebebi arz ve talepteki değişimden kaynaklandı.”

“Narenciye üreticilerimize kullandırılacak faizsiz kredilerde limitler artırılmalı”

Zarar eden narenciye üreticilerinin bahçelerini satmak istediğini belirten Bayraktar, şöyle konuştu:

“Ürün fiyatının işçilik ücretini dahi karşılamadığı bahçelerde ürününü dalında bırakan üreticilerimiz oldu. Bir üretim sezonu emek verdiği ürünlerden yeterli gelir elde edemeyen üreticilerimizin kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Narenciye üreticilerimize kullandırılacak faizsiz kredilerde limitler artırılmalı, kredi masrafları alınmamalıdır. Bilindiği üzere narenciye bahçelerinin çoğunluğu sahile yakın değerli arazilerde bulunuyor. Arka arkaya ürettiği ürününden zarar eden bazı üreticilerimiz, arazilerini satmak istiyor. Bu durum ülkemizin en değerli arazilerinin imara açılma tehlikesini beraberinde getiriyor. Üreticilerimize sahip çıkmazsak narenciye bahçeleri yazlık evlere dönüşebilir. Üretmekten vazgeçen üreticilerimizi tekrar tarıma döndürmek çok zordur. Ülkemizin uzun vadede gıdada bağımsızlığının korunması için bir karış toprağın dahi kaybedilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu nedenle üreticilerimiz ürettiğine pişman olmamalıdır. Üreticilerimiz geçimini sağlayacak geliri ürününden kazanabilmelidir. Üreticilerimizin kazanmadığı narenciyede üretici market arası fiyat farkı yüzde 634,4’ü buluyor. Üreticiye pazar garantisi verilmeli, arz fazlası sorunu yaşanan yıllarda devlet adına alımlar yapılarak, marketlere tavan fiyat sözü alınarak satılmalıdır. Bu şekilde üreticilerimizin ürünü elinde kalmayacak ve tüketici markette ürünü daha uygun fiyata satın alabilecektir.”

“İlaç fiyatları aylık yüzde 3,9 arttı”

Şubat ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimlere değinen Bayraktar, “Şubat ayında ocak ayına göre üre gübresi yüzde 7,6, amonyum sülfat gübresi yüzde 3,1, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 2, amonyum nitrat gübresi yüzde 0,7, DAP gübresi yüzde 0,3 oranında arttı. Geçen yılın şubat ayına göre son bir yılda üre gübresi yüzde 40,6, DAP gübresi yüzde 28,5, amonyum sülfat gübresi yüzde 28,4, amonyum nitrat gübresi yüzde 27,8, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 23,6 oranında arttı. Şubat ayında ocak ayına göre süt yemi yüzde 2,4, besi yemi yüzde 2, son bir yılda süt yemi yüzde 42,8, besi yemi ise yüzde 42,6 oranında arttı. Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 2,11 oranında arttı. İlaç fiyatları aylık yüzde 3,9, yıllık yüzde 38 oranında arttı” ifadelerine yer verdi.

“Mazot fiyatı son bir yılda yüzde 103,7 oranında arttı”

Girdi fiyatlarının gıdada tüketici fiyatlarının oluşmasında en önemli etken olduğunu söyleyen Bayraktar, şunları kaydetti:

“Toprağın hazırlanmasından ekimine, ekiminden hasadına kadar tüm tarımsal işlemlerde mazot kullanılıyor. Şubat ayında girdilerde yıllık değişimde en fazla fiyat artışı mazotta görüldü. Mazot fiyatı son bir yılda yüzde 103,7 oranında arttı. Çiftçilerimiz bu aylarda yazlık ekilişleri için toprak hazırlığına başlıyor, kışlık ekilişlerde gübreleme ve diğer kültürel işlemlere devam ediyor. Son 15 günde mazotta fiyat iki kez değişti. 13 Şubat 2024 tarihinde mazotun litre fiyatına gelen 2 lira 56 kuruşluk zamla birlikte mazotun litresi 45 lira 6 kuruşa kadar yükseldi. Şubat ayının sonuna doğru yapılan indirim neticesinde mazotun litresi 42 lira 77 kuruş oldu” – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-ureticide-2-lira-50-kurus-olan-limon-18-lira-36-kurusa-markette-satildi/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesinde Fındık Üretiminde Verim Endişesi https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/ https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:39:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9228 Doğu Karadeniz Bölgesinde son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi fındıkta verim endişesine neden oldu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisler Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini ve bunun da yeni sezonda fındıkta verim düşüklüğüne neden olacağını söyledi. Pehlevan, fındığın soğuklanmaya (üşümeye) ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek “Bu ihtiyacı 7 santigrat derecenin altında sıfır derecede olduğu zaman mümkün olacaktır. Fındıktaki soğuklanma ihtiyacı bitki çeşidine göre 400 saatten bin 300 saate kadar değişmektedir. Yeterli soğuklanma ihtiyacını karşılayan fındığın verimi yüksek, karşılamayanın düşük olacaktır. Son zamanlarda hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi verimde düşüşler olması kaçınılmaz olacaktır. Sıcaklardan kaynaklı erken açma olabilir. Bu erken açma ilkbahar geç donları, tomurcukların kabardığı dönemde eksi 2 dereceden itibaren zarar vermektedir. Hasar oranı donun şiddeti ve süresine bağlı olarak değişiklik gösterir. Dişi ve erkek çiçeklerin açma zamanı çok önemli. Birlikte açıp birlikte birbirini tozlaşması gerekiyor” dedi.

Fındık üreticisine düşen görev

Fındık üreticisine konuyla ilgili uyarılarda bulunan Pehlevan, “Öncelikle fındık üreticisi sonbaharda fındığının bakımını iyi yaparak güçlü kışa karşı hazırlaması gerekiyordu. Gübreleme yapılacak olan toprak ve yaprak analizleri neticesine göre uygun biçimde verilmelidir. Bu sıcalıkların arkasından geceleri yaşanabilecek bir dona karşı da üreticilerimiz dikkatli olmalıdır. Don zararını tamamen koruyan ve Tarım Orman Bakanlığınca ruhsat verilen her hangi bir ürün bulunmamaktadır. Sadece bitkinin geç uyanmasını sağlayan düzenleyiciler kullanılabilir. Fakat bilinmesi gereken bu düzenleyiciler donun etkisini yok etmez. Sadece şiddetini bir miktar azaltabilir. Çiftçilerimizin don zararından zarar görmemeleri için Meteorolojiyi takip ederek don olacak akşamalarda bahçenin değişik yerlerinde bol duman veren sap, saman, fındık zurufu gibi maddeler yakmalıdırlar. Yağmurlama sistemi sistemi ile sulama yapılabilir, toprağın üzeri hasır, plastik örtü malzemeleri ile örtülebilir, havaya su buharı püskürtülerek nem oranı artırılabilir ve bahçenin uygun noktalarına vantilatör koyularak hava sirkülasyonu yapılabilir gibi uygulamalar ile don zararını en aza indirebiliriz” diye konuştu.

Önümüzdeki yıllarda rekolte olumsuz etkilenebilir

İklimden kaynaklı olumsuzlukların sürmesi durumunda ileriki yıllarda fındıkta rekoltenin düşeceğine de dikkat çeken Pehlevan, “Fındığın çok çeşitli sorunları var. Bunları çözmemiz gerekiyor. İklimden kaynaklı sorunlar bu hızla devam ederse önümüzdeki yıllarda fındık rekoltesini olumsuz etkileyecektir. Dolayısıyla iklimsel sorunlardan dolayı sulama ihtiyacı hasıl olacaktır. Sulama için suya ihtiyacımız olacağından ek maliyetler gerekecektir. Bu tür uygulamalar ise maliyetlerin artmasına sebep olacaktır. Fındıkla ilgili sorunları ve riskleri iyi analiz ederek planlarımızı şimdiden ona göre yapmamız lazım. Tarım ve Orman Bakanlığı son dönemlerde damla sulama sistemi konusunda destek vermeye başladı. Suyun önemine binaen de Tarım ve Orman Bakanlığı su verimliği seferberliği projesini başlattı. Seferberliğin bir parçası da tarımsal suluma yöntemlerinde ekonomik su kullanımı. Suyu ne kadar az kullanırsak geleceğimize o kadar umutla bakacağımız” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-findik-uretiminde-verim-endisesi/feed/ 0
Fed’in enflasyon göstergesi yavaşladı, risk iştahı arttı https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-enflasyon-gostergesi-yavasladi-risk-istahi-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-enflasyon-gostergesi-yavasladi-risk-istahi-artti/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:36:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9225 Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki yavaşlamanın devam ettiğine işaret eden verilerin ardından risk iştahı artarken, bugün gözler yoğun veri gündemine çevrildi.

Dün ABD’de açıklanan ve Fed’in enflasyona ilişkin yakından takip ettiği verilerin başında gelen çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, ocakta beklentiler dahilinde aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 2,8 arttı. Endeksteki değişim yıllık bazda Mart 2021’den bu yana en düşük artış olarak kayıtlara geçti.

Analistler, yavaşlamaya devam eden ve beklentiler doğrultusunda gelen enflasyon göstergesinin Fed’in yılın ilk yarısında faiz indirimine gidebileceğine ilişkin beklentileri artırdığını ifade etti.

Ayrıca, dün haftalık işsizlik maaşı başvurularının 215 binle tahminleri aştığını anımsatan analistler, bu durumun iş gücü piyasasında yumuşamaya işaret ettiğini söyledi.

Söz konusu verilerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayısta yüzde 25 ve haziranda yüzde 70’e yükseldi.

Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, son birkaç enflasyon verisinin yüzde 2 hedefine giden yolun inişli çıkışlı olacağını gösterdiğini belirterek, politika faizini yaz döneminde düşürmenin muhtemelen uygun olacağını dile getirdi.

Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, geçen yıl mal ve iş gücü arzındaki iyileşmelerin bu sene ABD enflasyonunda daha fazla düşüşe zemin hazırladığını söyledi. Goolsbee, ocak ayı kişisel tüketim harcamaları verilerinin bir toparlanmayı gösterse bile bundan anlam çıkarmak için dikkatli olunması gerektiğini savundu.

San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, para politikasının iyi konumda olduğunu ve gerekirse faiz indirebileceklerini belirterek, enflasyonun sıkışabileceğini anlattı.

Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester de Bankanın enflasyon konusunda yapması gereken biraz daha iş olduğuna dikkati çekerek, enflasyondaki geçen yılki düşüş hızının bu sene de devam edeceğine güvenemeyeceklerini söyledi.

Öte yandan, Brezilya’nın Sao Paulo kentinde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’ndan gelecek haber akışı da yatırımcıların odağında bulunuyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, geçen yıl yüzde 2,9 olan G20 ekonomik büyümesinin 2024’te yüzde 2,4’e düşmesini beklediğini bildirdi. Ayrıca, ABD’de federal hükümetin kapanmasını önleyecek geçici bütçe tasarısı da Temsilciler Meclisi ile Senatodan geçerken, yasalaşması için ABD Başkanı Joe Biden’ın imzasına sunulacak.

Enflasyon baskılarının nispeten yavaşladığına işaret eden veriler sonrası, ABD’nin 10 yıllık hazine tahvil faizi dün yaklaşık 10 baz puan düşüşle yüzde 4,23 seviyelerine kadar inerken, günü yüzde 4,25 ile tamamladı. Şu sıralarda ise yatay seyrediyor.

Dolar endeksi dün yüzde 0,2 artışla günü 104,2 seviyesinden kapatmasının ardından, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 104,1’de bulunuyor.

Yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, şu sıralarda yüzde 0,1 yükselişle 2 bin 46 dolardan alıcı buluyor.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 81,8 dolardan günü tamamlarken, bugün önceki kapanışına göre yüzde 0,4 artışla 82 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,90, S&P 500 endeksi yüzde 0,52 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,12 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında ise karışık seyir hakim olurken, bugün gözler Avro Bölgesi’nde öncü enflasyon ve bölge genelinde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine çevrildi.

Bölge merkez bankalarının faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına yönelik belirsizlik devam ederken, açıklanan veriler ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya işaret etti.

Dün Almanya’da ocak perakende satışlar aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 1,4 azalış kaydetti. Ülkede öncü enflasyon verileri de şubatta aylık yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 2,5 ile beklentilerin altında gerçekleşti.

Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin gelişmeler ve karşılıklı açıklamalar da gündemin odağındaki yerini koruyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,07, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,44 değer kazanırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,34 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,11 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında pozitif seyir öne çıkarken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, “Henüz sürdürülebilir ve istikrarlı bir enflasyon hedefine ulaşılacağını öngörecek konumda değiliz.” dedi.

Ueda’nın açıklamalarının ardından piyasalarda BoJ’un yakın zamanda negatif faiz politikasına son verebileceğine yönelik beklentiler ötelenirken, dolar/yen paritesi de yüzde 0,4 artışla 150,4 seviyesine çıktı.

Öte yandan, bölge genelinde açıklanan verilere göre, Japonya’da imalat sanayi PMI şubatta 47,2 ile beklentilere paralelinde gerçekleşirken, işsizlik oranı da yüzde 2,4 ile değişim göstermedi.

Çin’de şubatta imalat sanayi ve bileşik PMI sırasıyla 49,1 ve 50,9 ile tahminler doğrultusunda gelirken, hizmet sektörü PMI 51,4 ile beklentileri aştı. Caixin imalat sanayi PMI ise 50,9 ile öngörüleri geride bıraktı.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2 artışla zirvesini yenilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 değer kazandı. Güney Kore’de ise tatil nedeniyle piyasalarda işlem gerçekleşmedi.

Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,45 değer kazancıyla 9.193,69 puandan tamamladı.

Dolar/TL, alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 31,2333’ten tamamlamasının ardından, bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,3100 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, bugün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın, G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nda gerçekleştirecekleri görüşmelere ilişkin haber akışı da yatırımcıların odağında bulunuyor.

Analistler, bugün yurt içi ve dünya genelinde imalat PMI verilerinin yanı sıra Avro Bölgesi’nde öncü enflasyon ve ABD’de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.250 ve 9.300 seviyelerinin direnç, 9.100 ve 9.000 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, şubat ayı imalat sanayi PMI

12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı imalat sanayi PMI

12.30 İngiltere, şubat ayı imalat sanayi PMI

13.00 Avro Bölgesi, şubat ayı TÜFE

13.00 Avro Bölgesi, ocak ayı işsizlik oranı

17.45 ABD, şubat ayı imalat sanayi PMI

18.00 ABD, şubat ayı Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-enflasyon-gostergesi-yavasladi-risk-istahi-artti/feed/ 0
İmamoğlu: Mültecilere 40 Milyar Dolar Harcadım Dedi mi Peki O Yük Olmadı… Ülkenin Kötü Yönetimini Suratlarına Vurmaya Devam Edeceğim https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-multecilere-40-milyar-dolar-harcadim-dedi-mi-peki-o-yuk-olmadi-ulkenin-kotu-yonetimini-suratlarina-vurmaya-devam-edecegim/ https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-multecilere-40-milyar-dolar-harcadim-dedi-mi-peki-o-yuk-olmadi-ulkenin-kotu-yonetimini-suratlarina-vurmaya-devam-edecegim/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:57:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9180 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: HAKAN KAYA

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu Gaziosmanpaşa Halk Buluşmasında vatandaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, “Eğer emekliye 7 bin lira verirsem, 1,4 trilyon; 10 bin lira verirsem, 1,9 trilyon yük gelir” sözlerine tepki gösteren İmamoğlu “Ben size bütçeye gelen yükle ilgili bir hatırlatma yapayım. Kaç yıl önce hatırlayın. Mültecilere 40 milyar dolar harcadım dedi mi? Peki o yük olmadı. O günden bugüne de dört yıl geçti. Dört yılda daha ne kadar harcadı onu da bilmiyoruz. Bütçeye o kadar yük olan şey var ki. Saraylı mı söylesem başka şeyleri mi söylesem onlara girmeyeceğim. Onun için onlar. işin, bu kötü sayfasını, siyasetin kirli sayfalarını açmaya çalıştıkça ben bu kötü yönettikleri ülkenin ekonomisini, ülkenin eğitimini, ülkenin mülteci sorununu suratlarına vurmaya devam edeceğim kardeşim” dedi.

İmamoğlu, CHP Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen’le esnaf; CHP Gaziosmanpaşa Belediye Başkan adayı Hakan Bahçetepe ile de semt pazarı ziyaretleri yaptı. Her iki ziyarette de İmamoğlu ve vatandaşlar arasında ilginç diyaloglar yaşandı.  Eyüpsultan Çarşısı’nda vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan İmamoğlu ve Özmen, yurttaşlardan gelen destek, eleştiri, talep, temenni ve sorunları dinledi. İmamoğlu’yla anı fotoğrafları çektiren bazı vatandaşlar, cep telefonu üzerinden yaptıkları canlı yayınlarla yakınlarını İBB Başkanı’yla buluşturdu.

VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “YALANDAN, RİYADAN BIKTIK, USANDIK. 100 KERE TEKRARLASINLAR; YİNE EKREM İMAMOĞLU”

İmamoğlu, kendisine, “Başörtülülere önyargılı yaklaşmadığınız için çok mutluyuz ve sizi destekliyoruz. Birleştirici olmanız büyük kazanım” diyen vatandaşa, “Estağfurullah. Kime önyargılı yaklaşabiliriz ki. Allah korusun. Hiçbir farkımız yok birbirimizden. Başka bir duam yok yani. Siyasette bin kez kaybedelim, ama bir kez ayrıştırmayalım. Bizim insanımız yani. Kime baksam, benim yuvamda bir karşılığı var. Şu an memleketin en büyük tehdidi ayrıştırmak. Bir başka tehdit de önyargı yani. Allah korusun. İyi ki varsınız” yanıtını verdi. Yaş almış bir kadın vatandaş, İmamoğlu’na, “Başkanım, yolun açık olsun. Her zaman arkanızdayız. Yalandan, riyadan bıktık, usandık. 100 kere tekrarlasınlar; yine Ekrem İmamoğlu” sözleriyle seslendi. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Sağ ol anneciğim” oldu.

MİLLİYETÇİ VATANDAŞ’TAN İMAMOĞLU’NA: CHP’YE ŞİMDİYE KADAR HİÇ OY VERMEDİM. AK PARTİ’YE DE VERMEDİM AMA SANA VERECEĞİM”

Adının Türkan olduğunu söyleyen bir vatandaş da ağlayarak İmamoğlu’na sarıldı ve “Eşim seni çok seviyordu. 20 gün önce vefat etti. ‘Nur yüzlüm benim’ diyordu, ‘Nur yüzlüm’. Bütün millet ile kavga ediyordu bu parti yüzünden. Hep kötü oluyordu. İkametimi buraya alacağım, ona oy atacağım diyordu” dedi. Türkan Hanım’ı teskin etmeye çalışan İmamoğlu, yurttaşa, “Başın sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Doğrudan yana olmak bazen zordur” diyerek nereden geldiğini sordu. Samsun Çarşamba’dan geldiğini söyleyen Türkan Hanım, “Burada vefat etti. Götürdük Samsun’a. Burada oğlum, gelinim, kızlarım var” deyince, İmamoğlu tekrar yurttaşa sarılarak, “Güzel hemşehrim, güzel anneciğim, Allah rahmet eylesin. Kurban olurum sana” sözleriyle onun acısına ortak oldu.  İmamoğlu, bir vatandaşın, “Ben milliyetçiyim. CHP’ye şimdiye kadar hiç oy vermedim. AK Parti’ye de vermedim ama sana vereceğim. Allah yolunuzu açık etsin” sözlerine, “Ne mutlu, ben de sana layık olacağım. Hiç endişeniz olmasın” yanıtını verdi.

KADIN VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “SAYENİZDE İSPARK’A GİRİŞ YAPTIM”

İmamoğlu, Gaziomanpaşa Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’ndeki semt pazarında da yoğun ilgiyle karşılandı. Esnafa hayırlı işler temennisinden bulunan İmamoğlu, vatandaşlarla da sohbet etti. İmamoğlu, “Sizin sayenizde İBB’de, İSPARK’a giriş yaptım” diyen bir kadın vatandaşı, “Ne güzel, iyi işlerin olsun. Ailene sevgilerimi ilet” şeklinde yanıtladı. İmamoğlu ve Bahçetepe’nin Gaziosmanpaşa’daki son durağı, Karadeniz Mahallesi’nde gerçekleştirilen halk buluşması oldu. Coşkulu bir kalabalığa konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“HİÇBİR ZAMAN BİZE OY VERMEZSENİZ GÜNÜNÜZÜ GÖRÜRSÜNÜZ KİMSEYE DEMEDİK: Beş yıla yaklaşan bu zaman dilimi içerisinde İstanbul olarak en fazla gurur duyduğum şey açık söyleyeyim İstanbul’un 39 ilçesine de eşit hizmet götürmek. Az önce bir arkadaşım sordu. Özellikle annelerin, hanımefendilerin yoğun teveccünü görüyorsunuz dediler. Dedim ki ben bir şehre bakışım şöyle. Aileme nasıl bakıyorsam ailemle ilgili yuvamla ilgili eşim, çocuklarım annem, babam, aileme nasıl bakıyorsam Allah sizi inandırsın tüm kalbimle söylüyorum, bu şehrin çocuklarına, bu şehrin kadınlarına, bu şehrin yuvalarına da öyle bakıyorum. Hiçbiri birbirinden ayırt etmiyorum. Tabii aynı zamanda şunu söyleyeyim. Hiçbir zaman bize oy vermezseniz gününüzü görürsünüz kimseye demedik. Allah’a şükürler olsun. Biz meseleyi sadece oy veren, vermeyen meselesini asla indirgemedik bunu da yapmayacağız. Zaten açık söyleyeyim ben Ekrem olarak böyle bir ayrımcılığı yapamam ki. Ben öyle bir ailede büyüdüm ki biraz bahsedeyim. Benim rahmetli dedem Adalet Partiliydi. Bir kardeşim Milli Selamet Partiliydi. Sonra amcam Milliyetçi Hareket Partiliydi. Babam Anavatan Partisi’nin kurucularından siyaset yaptı. Aynı zamanda benim anneanne tarafım, dedem tarafı, bütün dayılarım Cumhuriyet Halk Partiliydi. Ben böyle bir ailede büyüdüm. Vallahi benim ailemde kimse. Birbirine vatan haini demedi. Birbirine kötü demedi, birbirine kavga etmedi. Dostluk, barış ve huzur içerisinde insanlar geçindi gitti.

ENİNDE SONUNDA BU MİLLET SANA GÜNÜNÜ GÖSTERİR KARDEŞİM: Vallahi gül gibi geçindiğimiz o dönemden o günlerden bugünlere geldik. Siyaset şuna evrildi. Bugünün iktidarı şuna evrildi. Senden, benden olanlar, bendensen varsın. Başka taraftansan bertarafsın yani tarafını seç diyor. Bugünün iktidarı böyle bir dünyayı bu ülkenin güzelim insanlar. reva görmeye çalışıyor bu millet bunu yemez kardeşim. Bak bu millete sıkıntı çektirirsin, bu milletin kalbini burkarsın, bu milleti üzersin, bu millete zaman kaybettirirsin. Ama eninde sonunda bu millet sana gününü gösterir kardeşim. O kadar net. Sevgili Gaziosmanpaşalılar esas meseleleri ıskalıyoruz. Bugün baktığımızda da açıkçası bugün en fazla aklıma gelen şey emeklilerle ilgili sıkıntılar. Emekli kim? Emekli benim babam, amcam, teyzem buradaki sevgili büyüklerimiz, teyzelerimiz, amcalarımız, ablalarımız, abilerimiz, emekli kim onlar? Peki onlar ne yaptı? Farklı alanlarda ülkesine, milletine hizmet etti. Farklı alanlarda helalinden ekmeğini evine getirip çoluğunu çocuğunu yetiştirdi. Peki bugün, bugün yaş almış abilerim, ablalarım iki, üç lira ucuz diye Halk Ekmek’te kuyruğa giriyor mu? Peki benim emekli abilerim, ablalarım artık benden her gittiğim yerde istiyorlar haklılar ve yapacağım da. Kent lokantalarının önünde kuyruğa giriyorlar mı? Eskiden paranın değeri vardı diyorlar.

NE YAZIK Kİ BU HÜKÜMET 16 MİLYON EMEKLİMİZE CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK ZULMÜNÜ ÇEKTİRİYOR: Emekli primi ile ev aldıkları hikayelerini anlatıyorlar. Araba alırlardı onları anlatıyorlar doğru mu? Bugün düştükleri duruma isyan ediyorlar. Ne yazık ki bu hükümet 16  milyon emeklimize Cumhuriyet tarihinin en büyük zulmünü çektiriyor bu kadar net. Türkiye’de yaşam bu güzel memlekette yaşam ne yazık ki emeklilerimize cehennem oldu. Oysa emeklilerimizde hep umut vardı. Onlar şöyle düşünüyorlardı seçim yakın bu hükümet bir şeyi düşünür. Emeklimize bir şeyler verir derdi. Öyle düşünmüş olabilir emeklilerimiz. Ama umut dün yandı bitti kül oldu. Dün dün ne dedi Sayın Cumhurbaşkanı? Birileri emekli maaşına yedi bin lira on bin lira seyyanen zam isteyerek emeklilerimizi tahrik ediyor dedi. 10 bin lira maaşla emekli, bu ülkede yaşayabilir mi? Emekli, herhangi bir şehrinde bu ülkenin yaşayabilir mi? Yahu emekli perişanız bize yardımcı ol diyor. ve bu insanlar senden medet umuyor. Siz ise emekliye sırtınızı dönüyorsunuz. Bundan niye bahsediyorum biliyor musunuz? Emekli meselesi, ekonomi meselesi, sözüm ona bunlar unutturacaklar, enflasyonu unutturacaklar, üç haneli enflasyonu unutturacaklar, geçinemeyen,insanlarımızın ekonomik sıkıntılarını unutturacaklar, eğitimle ilgili problemleri unutturacaklar sözüm ona ondan sonra da dönecekler benden değilsen bir tarafsın. Benden değilsen teröristsin osun busun diyecekler. Bu millet de yiyecek yemez kardeşim yemez.

BU ZİHNİYETİN, BU AKLIN SEÇİMDE OY ALMAK İÇİN HER ŞEY MÜBAHTIR DİYEN AKLIN BU TOPRAKLARDAN SÖKÜLÜP ATILMASI LAZIM: Diyor ki eğer emekliye yedi bin lira verirsem bir nokta dört trilyon, on bin lira verirsem bir nokta dokuz trilyon yük gelir diyor bütçeye yük gelir diyor. Doğru. Ben size bütçeye gelen yükle ilgili bir hatırlatma yapayım. Kaç yıl önce hatırlayın. Mültecilere 40 milyar dolar harcadım dedi mi? Peki o yük olmadı. O günden bugüne de dört yıl geçti. Dört yılda daha ne kadar harcadı onu da bilmiyoruz. Bütçeye o kadar yük olan şey var ki. Saraylı mı söylesem başka şeyleri mi söylesem onlara girmeyeceğim. Onun için onlar. işin, bu kötü sayfasını, siyasetin kirli sayfalarını açmaya çalıştıkça ben bu kötü yönettikleri ülkenin ekonomisini, ülkenin eğitimini, ülkenin mülteci sorununu suratlarına vurmaya devam edeceğim kardeşim.  Bütçeye yük olurmuş. Bütçe kimin? Bütçe kimin biliyor musunuz? Bu ülkenin emeklisinin, işçisinin, emekçisinin, çocuğunun, kadınının, gencinin, annesinin bu ülkenin bütçesi, bu milletin bütçesi. Eğer sen milletine sırtını dönersen, milletinin ne hissettiğini anlayamazsın bile. O bakımdan o kadar maliyetler, kötü ekonomi yönetiminin o kadar kötü yönetilen örneğin kur korumalı mevduatla milyarlarca dolarlık kasasından kasasından, bütçesinden çıkan paraları anlatırım burada saatleri alır. Ama buraya girmeyeceğim. O bakımdan bu zihniyetin, bu aklın seçimde oy almak için her şey mübahtır diyen aklın bu topraklardan sökülüp atılması lazım. Bu hükümetin ettiği tarihi laflardan birisini her meydanda hatırlatacağım. Ben hatırlayın sıfır dört yaş arası çocuklarımıza annelere beraber gezerken çocuğu olan güzel annelerimize, anne kart vereceğim dedim, hatırlıyorsunuz değil mi? ve 650 bin civarında annemiz şu anda o kartı cebinde taşıyor. Doğru mu? Aradaki zihniyet farkı için bunu söylüyorum. Peki ben bunu 2019’da vaat ettiğimde ben milletime bunu anlattığımda ne dedi meydanlarda? Kimin parasını kime veriyorsun dedi. İşte zihniyeti biz değiştiriyoruz. Bunu her meydanda söyleyeceğim. Söyleyeceğim ve ezberleyecekler. Milletin parasını, millete veriyoruz kardeşim.

ZİHNİYETİ ÖYLE BİR YERE EVRİLDİ Kİ İSTANBUL ONUN ZANNEDİYOR. BU MEMLEKET ONUN ZANNEDİYOR. BÜTÇEDEKİ PARALARI BİLE ONUN ZANNEDİYOR ALLAHIM NE DİYEYİM: Bu zihniyeti niye anlatıyorum biliyor musunuz? Zihniyeti öyle bir yere evrildi ki İstanbul onun zannediyor. Bu memleket onun zannediyor. Bütçedeki paralar bile onun zannediyor. Allah’ım ne diyeyim? Bakın o bakımdan milletin parasını millete ben veriyorum o gün dedim. Verdim mi hemşehrilerim? Verdin mi millete milletin parasını? Anneye ücretsiz kartı verdin mi? Evet veriniz kardeşim vermeye de devam ederiz. Yeter ki aklın milletinde olsun. Yeter ki kalbin, milletinin refahı için çarpsın. Millete vereceğin her kuruşun onun hakkı olduğuna inan verirsin. Ama milletine vereceğin her kuruşu yük olarak gören bir anlayışa Allah akıl versin. Allah onu ıslah etsin, başka bir şey demiyorum. Benden değil, önce sizden korkuyor, sizden. Milletten korkuyor. Bak niye biliyor musunuz? Meydanlarda sıklıkla vatandaşına diyor ya belediyeyi bana vermezsen, millete bunu söylüyor. Belediyeyi bana vermezsen hizmet gelmez diyor.  Hatay’da dedi Ordu’da dedi. Şimdi İstanbul’da diyecek demeye başladı. Ama sizi tehdit ediyor ya. O tehdit neden biliyor musunuz? Sizden korkuyor. Milletinden korkuyor. O bakımdan çok mutluyum. 39 ilçesine Allah şahit her belediye başkanı da bunu biliyor. Birazcık vicdanı olan bunu da söyler. Ben her gittiğim ilçede hizmeti oradan esirgemedim kardeşim. ve her gittiğim ilçede ilçe belediye başkanlarıyla birlikte çalıştım. Niye biliyor musunuz. Ben demokrasiye inancı tam bir Türkiye ondan. Demokrasi sandık, demokrasi sandık kardeşim.

ONLARIN İŞİ GÜCÜ AKLI ÇOCUKLARIMIZDA ANNELERİMİZDE DEĞİL: Mecidiyeköy Mahmutbey metro hattını açtık. Karadeniz istasyonu, Yenimahalle istasyonu, Kazım Karabekir İstasyonu, Gaziosmanpaşa’ya ulaşımda kolaylık sağladı. Gaziosmanpaşa’da ben Hakan Bahçete’ye hepinizin desteğini istiyorum. Onlar şehrine duyarlı gencecik insanlar. Sizinle sahada sokak sokak gezecek sizin de düşünecek genç kardeşlerim onlar az önce de söyledi İstanbul’da onların aklına hiç kreş gelmedi ama bu kardeşiniz iki taneyi açtı üçüncüsü de yolda. Daha fazlasını açacağız ama çok daha fazla olsun istiyorsanız biz İstanbul’da 100 tane kreş açtık 200 yapacağız sayısını. Ama Gaziosmanpaşa’nın birçok mahallesi var. Her mahallede kreş istiyorsanız Hakan Bahçetepe’ye oy  vereceksin o yapacak. Onların, onların işi gücü aklı çocuklarımızda annelerimizle değil. Bizim aklımız fikrimiz sizin evlatlarınızda gencecik pırlanta gibi evlatlarınızda. İçinde Yuvamız İstanbul, Bölgesel İstihdam Ofisi, Enstitü İstanbul bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Kültür Merkezi’mizi açtık. Bünyesinde Yuvamız İstanbul pazar alanı ve 800 araçlık zemin altı otoparkı olan Halit Kıvanç Şehir Stadını açtık. Gaziosmanpaşa’da öğrenci yurtlarımızdan birisini açtık. Erkek öğrenci yurdu açtık burada. Sevgili hemşerilerim sıfırdı, sıfır. Size bir hatırlatma yapayım. Seçimden önce 2019’dan önce İstanbul’da yurt sayısı ne kadardı? Peki kreş sayısı? ya bunların notu sıfır zaten. Onun için işte beş bin 200 öğrencimiz yurtlarımızda kalıyor birini Gaziosmanpaşa’da açtık. Mart’ta Merkez Mahallesi’nde Gaziosmanpaşa’ya çok değerli bir yaşam merkezide kazandırıyoruz. Orada muhteşem bir jimnastik salonumuz var muhteşem bir yüzme havuzumuz var. Yine orada belki de İstanbul’un en güzel kreşlerinden birini açıyor olacağız. İnanın çok keyif alacağınız çok büyük bir kütüphanemizi açacağız. Fazla değil iki hafta sonra yani aylar sonradan bahsetmiyorum. Çevresiyle, meydanıyla spor sahalarıyla Gaziosmanpaşa’nın kalbi olacak çok güzel bir merkezi hep birlikte Gaziosmanpaşa halkıyla iki hafta sonra buluşturuyoruz. Açılışta beraber olacağız.

BEN YILMAM YILDIRIRIM ONU SÖYLEYEYİM: Yine yine bir buçuk milyar liranın üzerinde İSKİ yatırımları yaptık Gaziosmanpaşa’ya. Bunun dışında altyapı, üstyapı, iyileştirmeler çalışmalar devam ettiğimiz birçok projemiz var. Bir kısım çalışmalarımızdan yine size bahsetmek istiyorum. Tüm İstanbul’da bunları özellikle kentsel dönüşümü çok derinden yaşayan Gaziosmanpaşa’ya duyurmak isterim. 2019 seçimlerinde özellikle bugüne kadar yaptığımız kentsel dönüşüm çalışmalarının yine çok güzel bir örneğini bugün Eyüpsultan’da başlattık. Yetkimiz olan her yerde verdiğimiz sözü yapmak üzerine süreçler başlatıyoruz. Tek emekli maaşıyla geçinen hanelere 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Tek emekli maaşı giren evlere her gün halk ekmekten bir ekmek bedava vereceğiz. Dar gelirliye, yüzde 60 emeklilere yüzde 65 gibi yüksek oranda kentsel dönüşümlerindeki masrafları karşılamayı taahhüt ediyoruz. Yine emeklilere kira desteğini dokuz bin lira yapıyoruz. Kentsel dönüşüme giren emeklilere eğer emekli değilse de bakanlıktan kira yardımı da alsa diğer hanelere de yedi bin lira kira desteği vereceğiz. Bugüne kadar çok değerli işler yaptık. Bu Mart ayında iki tane daha metro açıyoruz. Ataköy, İkitelli metrosu ve Çekmeköy Sancaktepe, Samandıra metrosu bu iki metroyla beraber tam 65 kilometre uzunluğa ulaşacağız. O bakımdan yeni dönemde, yeni işlerle beraber yolculuğumuza devam ediyoruz. Bakın 2019′ da iş bulmak belediyenin işi değil demişlerdi. Iş ve istihdam ofisleri açtık. İki yüz bine yakın hemşehrimizi oralarda iş bulduk. İnşallah yeni dönemde bu sayıyı 2024-2029 döneminde beş yüz bin insana kadar çıkartacağız. Dünyanın en önemli kariyer merkezi, kariyer birimlerinden birini biz kurmuş olacağız. Yapamaz dediler, yaptık ve gerçekten insanlarımıza hizmet ettik. Engelleriz dediler daha birkaç gün önce Sayın Cumhurbaşkanı engellediklerini dile getirdiler. Hiç umursamadık işimize baktık. Bu senin işin değil dediler, işimiz kabul ettik, yaptık. Yine kimin parasını kime veriyorsun dediler. Milletin parasını, millete dedik verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bakın bizi belki yıldırmaya çalıştılar, ama yıldıramazlar. Bu kardeşiniz yılmaz bu kardeşiniz, bu hemşeriniz kararlı, kararlı akılcı ve kararlı sizi mahcup etmeyecek. ve şunu söyleyeyim şairin var ya güzel sözü, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Ben yılmam yılmam yıldırırım,. Onu söyleyeyim

İSTANBUL’A ASLA VE ASLA İHANET ETMEYECEĞİZ: İstanbul’da göreve geldik. Beş yılda rakibimin dediği gibi yüzde 87’sinin taahhütlerimin yerine getirdim. Sizlerden destek istiyoruz. Sizlerden yeni nesil siyasete ahlaklı, erdemli, hesap veren, milletin parasını millete veren çok güzel bir belediyecilik döneminde her ilçede destek istiyoruz. Gaziosmanpaşa’da Hakan Bahçetepe’ye destek istiyoruz. Biz bunu başardığımız takdirde Türkiye’nin geleceği de çok emin ellerde olacak. Gaziosmanpaşa’da o oy pusulasında mührü Hakan Bahçetepe’nin ismini gördüğünüz yere basacaksınız desteğinizi istiyoruz. Biz insanımızı birbirinden ayırmıyoruz. Insanımız kimmiş nereliymiş hiç bakmayız. O bakımdan evet bizim partimizle koşan hemşerilerim var. Ama illa parti değil biz İstanbul ittifakının oyuna talibiz. Bu milletin kurduğu, bu milletin kurduğu vicdan ittifakının oylarına talibiz. Onun için her birinizin oyunu isterken her birinizden bize destek olmanızı, çalışmanızı istiyoruz. Lütfen bu kardeşinizi, komşularınızı anlatınız. Gelin İstanbul gönüllülerine üye olunuz, onlarla birlikte çalışmaya devam ediniz oy vermeye ikna ediniz. İsrafı bitirdik. Bundan sonra tarihe gömeceğiz. Hizmeti getirdik. İcraatte Türkiye’de rekorlar kıracağız. Metroları yapacağız, yeşil alanları yapacağız. Ama daha önemlisi ne yapacağız biliyor musunuz? İstanbul’a asla ve asla ihanet etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Onların hayali olan, Kanal İstanbul’u onlara yaptırmayacağız. Onlara bakmayın şimdi sustuklarına ağızlarına bile almıyorlar. Ama onların niyetini biz biliyoruz. Onun için onlara Kanal İstanbul’u da yaptırmayacağız. Bu memleketin, bu memleketin hiçbir insanını, hiçbir evladını çocuğunu gencini, yaş almışını da geride bırakmayacağız. Hep önde tutup onlara hizmet vermeye devam edeceğiz”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/imamoglu-multecilere-40-milyar-dolar-harcadim-dedi-mi-peki-o-yuk-olmadi-ulkenin-kotu-yonetimini-suratlarina-vurmaya-devam-edecegim/feed/ 0
Savunma ve Havacılıkta İşbirliği Günleri Etkinliği Nisan Ayında Düzenlenecek https://www.kanal7haber.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/ https://www.kanal7haber.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:12:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9069 Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı İhsan Kaya, nisanda 6’ıncısı yapılacak “Savunma ve Havacılıkta İşbirliği Günleri” (ICDDA) etkinliğinin çok kıymetli olduğunu belirterek “Nisan ayında olacak programla beraber şimdiye kadar ortaya çıkan istatistiklerin çok daha etkili bir şekilde geride bırakılacağını hem Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) hem de Türk sanayisi açısından çok faydalı çıktılar ortaya konulacağını düşünüyorum.” dedi.

OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) ev sahipliğinde 17-19 Nisan tarihlerinde 6’ncısı düzenlenecek ICDDA etkinliğine ilişkin OSTİM Konferans Salonu’nda tanıtım toplantısı düzenlendi.

Burada konuşan OSSA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yarsan, etkinliği, daha önce yaptıkları etkinliklerden daha bir üst sınıfa taşıyarak devam etmeyi planladıklarını ifade ederek SSB’nin etkinliğe verdiği desteğin değerli olduğunu söyledi.

Etkinliği Ankara Congresium’da yapılacağını anımsatan Yarsan, “ICCDA her ne kadar askeri görülse de havacılıkla ve diğer alanlarda da fazlasıyla değerli. Havacılık tarafımız giderek büyümekte. OSSA olarak burada KOBİ’lerimizin bu dünya düzeni içerisinde güçlü bir şekilde yer alması için efor sarf etmekteyiz.” diye konuştu.

Yarsan, etkinliğe gelen yabancı firmalarla KOBİ’lerin bir araya geldiklerini belirterek Türkiye’nin mevcut konumu ve artan değeriyle daha da güçlü hale geleceklerine inandıklarının altını çizdi.

Kümenin kurulduğu günden bugüne kadar firmalarının kazandığı değerlerin, bu etkinliklerle fazlasıyla artmasını temenni ettiklerini dile getiren Yarsan, etkinliğin herkes için hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da 10 yıl önce SSB’nin talimatıyla Meksika ziyareti yaptıklarını, oradaki işbirliği programının kendilerini çok etkilediğini belirterek “Biz dedik ki, bunu Türkiye’de yapmalıyız. Bu etkinliği OSTİM’de yapacağız dedik ve etkinliği yapmaya başladık.” ifadelerini kullandı.

Organizasyonun yapılmasında SSB’nin önderliğinin ve desteğinin kendileri için önemli olduğunun altını çizen Aydın, “Onların desteği ile buralara geldik. Aynı zamanda Ticaret Bakanlığımızın da ismini zikretmemiz lazım. Uluslararası rekabeti geliştirme projesi kapsamında, bu etkinliğe onların da çok ciddi katkıları oldu.” dedi.

“Farklı katılımcıları bir araya getirip neler yapabildiğini görebilmek çok kıymetli”

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Kaya da bu tür organizasyonlarla SSB’nin yüklenmiş olduğu misyona yardım etmeye gayret gösteren herkese teşekkür etti.

Etkinliğin kendileri için çok kıymetli olduğunun altını çizen Kaya, “Temel durumda sayılara bakmıştım. Savunma ve havacılıkta endüstriyel işbirliği odaklı olarak 2016 için söyleyeyim, 33 ülkeden katılımcının, 200’ün üzerinde firmanın olması ve yaklaşık 5 bin 400 bire bir görüşmenin yapılması inanılmaz kıymetli bir şey.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaya, temel amaçlarının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını giderme, modernizasyon faaliyetleri ve teknolojik olarak güçlü bir yapının ortaya konulmasına imkan sağlamak olduğuna dikkati çekerek “Bunu gerçekleştirirken AR-GE’de olabildiğince çığır açan, farklılık yaratan, daha ucuz ve kaliteli ortaya koyabilmeniz lazım. Farklılık yaratacak bir ürün ortaya koymanız lazım.” diye konuştu.

Kaya, şunları kaydetti:

“2002’de yaklaşık yüzde 20’lerde olan yerlilik oranımız, bugün yüzde 80’ler civarında. Gelecek 5 yıl içerisinde bunu yüzde 85’in üzerine çıkarmak gibi bir niyetimiz var. Bu tarz kümelenmelerle bizim ihtiyacımız olan ürünlerin mümkün olduğunca milli ve yerli olması yönünde bir gayretimiz oluyor. Bu açıdan bu organizasyon çok kritik. Farklı ülkelerden, kendi ülkemizden, bu kadar farklı katılımcıyı bir araya getirip neler yapabildiğini görebilmek çok kıymetli. Yakın dönemde yayınlayacağız, 2024-2028 Stratejik Planı’nı hazırladık. Planı hazırlarken temel durumda 7 temamız vardı. Bunlardan en önemli farklılığın ihracat ve sürdürülebilir bir ihracat politikası olduğunu değerlendiriyoruz. Nisan ayında olacak programla beraber şimdiye kadar ortaya çıkan istatistiklerin çok daha etkili bir şekilde geride bırakılacağını hem SSB hem de Türk sanayisi açısından çok faydalı çıktılar ortaya konulacağını düşünüyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/savunma-ve-havacilikta-isbirligi-gunleri-etkinligi-nisan-ayinda-duzenlenecek/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: KOBİ’lere destek verilmeli, finansman imkanları sağlanmalı https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/ https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:24:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9021 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, reel sektör firmalarının krediye erişimde büyük bir zorluk yaşadıklarını belirterek, “Büyümenin bereketi, her kesime yansısın istiyorsak, KOBİ’lerimize destek vermeli, uygun finansman imkanlarına ulaşmalarını sağlamalıyız.” dedi.

Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası, TOBB İkiz Kuleler’de, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ilgili bakanlık temsilcileri ile sektör meclisi başkanlarının katılımıyla düzenlendi.

Hisarcıklıoğlu açılış konuşmasında Şura’nın kamu ile özel sektörü bir araya getiren, sıkıntıların ve önerilerin doğrudan icra makamına iletebildiği çok önemli bir platform olduğunu söyledi.

Önceki şuralarda dile getirdikleri pek çok meselenin, geçmişte çözüme kavuşmuş olmasının çok değerli, çok önemli ve memnuniyet verici olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, “Şimdi gündeme getireceğimiz konulara da, geçmişte olduğu gibi, çözüm getireceğinize (katılımcılara) inanıyoruz. Zaten bizler için en önemlisi, bugünkü gibi, devletimizi yanımızda görmek. Ekonomide elbette bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Ama enseyi karartmıyor, mücadeleden vazgeçmiyoruz.” diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, ekonomi yönetiminde tecrübeli isimlerin iş başında olmasının kendilerine moral verdiğini, hep birlikte ekonomiyi daha sağlam temellere kavuşturacaklarına inandıklarını ifade etti.

Bugün açıklanan büyüme verisinin de geleceğe dönük umutları artırdığını dile getiren Hisarcıkıoğlu, “Küresel ekonomilerdeki durgunluğa ve asrın deprem felaketine rağmen, Türkiye ekonomisi güçlü seyreden iç tüketimi sayesinde yılın son çeyreğinde de büyümesini sürdürmüş ve 2023 yılını yüzde 4,5 büyüme ile tamamlamıştır.” ifadesini kullandı.

“Vergi sistemini yeni baştan tasarlamalıyız”

Hisarcıklıoğlu, sektör meclisleri başkanlarının en çok talep edilen konuları topladıklarını ve çözüm önerileri hazırladıklarını belirterek, söz konusu önerileri şöyle sıraladı:

“Reel sektör firmalarımız krediye erişimde büyük bir zorluk yaşıyor. Büyümenin bereketi, her kesime yansısın istiyorsak, Kobilerimize destek vermeli, uygun finansman imkanlarına ulaşmalarını sağlamalıyız. İkincisi, her geçen sene daha da karmaşık hale gelen, yatırım ve üretim yapmayı zorlaştıran vergi sistemini yeni baştan tasarlamalıyız. Üçüncüsü, OECD endeksinde, İskandinav ülkeleri dahil en katı işgücü piyasası bizde. Bundan da herkes mustarip. İşverenlerimiz daha fazla istihdam sağlayabilecek. Mevzuatımız adeta bunu caydırır bir halde. Vatandaşlarımızın da daha fazla iş imkanına ulaşmalarına, daha çok kazanmalarına engel çıkarıyor. İstihdamı cezalandıran değil, ödüllendiren bir yaklaşımla çalışma hayatına bakılmalı. Dördüncü olarak, yatırım izin süreçleri çok karmaşık. Üstelik yatırım sürecinde başına ne gelecek, hangi mevzuat değişiklikleriyle, hangi farklı bürokratik yaklaşımlarla karşılaşacak, yatırımcılarımız bunları bilmiyor, öngöremiyor. Bu da yatımların istediğimiz hızda artmasını engelliyor. Bu nedenle, yatırım izinleri ve devlet teşviklerinin tek noktadan takibi ve koordinasyonunu sağlanmalı. Beşincisi de yatırımların önünü açabilmek üzere yatırım yeri sorununu çözmeliyiz.”

“İç Anadolu- Doğu Akdeniz kuşağında yeni bir sanayi havzası planlanmalı”

Sanayi yatırımlarının ülkenin yüzölçümü içindeki paylarına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

” Almanya’da yüzde 4, İtalya’da yüzde 2,8, OECD ortalaması bile yüzde 2,4. Bizde ise sadece binde 3. Sanayimiz, küresel rekabette ayakta kalabilmek için, dünyadaki rakiplerinin onda biri kadar bir alanda faaliyet gösteriyor. Sanayi arazilerinin artırılasına ilişkin bir master plan hazırlanmalı ve arsa alımıyla bina inşaatına ilişkin finansman çözümleri geliştirilmeli. Böylece sanayicimiz kısıtlı sermayesini daha verimli alanlarda yatırım yaparak değerlendirmeli. Yine bu kapsamda İç Anadolu-Doğu Akdeniz kuşağında yeni bir sanayi havzası planlanmalı.”

“Bakanlarımızın icracı ve reformcu iş yapma tarzına güveniyoruz”

Hisarcıklıoğlu, geçen yıl “asrın felaketi” olarak kabul edilen çok büyük bir deprem yaşandığını anımsatarak, “Yeni sanayi havzasıyla, bir taraftan Marmara’daki riski azaltabilir, aynı zamanda da yüksek teknolojili ve daha büyük katma değerli yatırımlar için Marmara’da alan açabiliriz.” diye konuştu.

İş dünyası olarak her şeyden önce öngörülebilirlik istediklerinin, geleceğe dair yol haritası beklediklerinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“İş planları yapmak ve güven içinde ilerlemek üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcı’mız Sayın Cevdet Yılmaz’ın liderliğinde hazırlanan Orta Vadeli Program’ın da gayet önemli olduğunu düşünüyoruz. Sağ olsun kendisi de istişareye ve ortak akla her zaman önem veren biri olarak, bu konu da dahil, her zaman bizlerle bir araya geldi, görüş ve önerilerimizi aldı.

Biz; koşmaya, çalışmaya, üretmeye hazırız. Allah’ın izniyle tüm sıkıntıları aşacak, yola devam edeceğiz. Ülkemizi daha güçlü, daha zengin, daha müreffeh yapmak için üretmeyi, emek vermeyi sürdüreceğiz.”

Şura, açılış konuşmalarından sonra basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-kobilere-destek-verilmeli-finansman-imkanlari-saglanmali/feed/ 0
BES Trabzon Şubesi, vergi adaletsizliği ve taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:33:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8957

ESRA NUR PERVAN

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Trabzon Şubesi, Hızırbey Vergi Dairesi önünde vergi adaletsizliği ve taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı. Şube adına konuşan Ayhan Kanber, “Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir” dedi.

Büro Emekçileri Sendikası üyeleri Trabzon Hızırbey Vergi Dairesi önünde toplanarak vergi eşitsizliği hakkında basın açıklaması yaptı. Topluluk adına konuşan BES Trabzon Şube Başkanı Ayhan Kanber, “Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sizden sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir” diye konuştu.

“İKTİDAR YARATTIĞI EKONOMİK KRİZLE MAĞDUR ETMİŞTİR”

Ayhan Kanber şunları söyledi:

“Her bütçe döneminde olduğu gibi, 2024 bütçesinin tartışıldığı dönemde de, bütçe hakkının kullanılması ve ön görülen bütçe kaynaklarının toplumun refahını artıracak üretim alanlarına yatırımların yapılması ve yoksulluk sınırının altında, ağırlıkla asgari ücrete yakın, komşu haline getirilen ücret politikasından vazgeçilerek, başta kamu emekçileri ve emeklileri olmak üzere, ekonomik krizin mağduru haline getirilen yoksul kesimlere daha fazla kaynak ayrılması için eylem ve etkinlikler yaptık. Ancak iktidar önceki yıllarda olduğu gibi 2024 bütçesinin tartışıldığı süreçte taleplerimizi yine görmezden gelerek, biz kamu emekçilerini ve emeklilerini bilerek isteyerek yaratmış olduğu ekonomik krizle mağdur ettiği toplum kesimlerini yok saymıştır. Diğer taraftan harcamalar üzerinden alınan, yoksulu zenginle eşitleyen ve vergi adaletsizliğini katmerli hale getiren KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerin toplanması, öngörülen vergilerin en büyük dilimini oluşturmaktadır. Her tartışmada örnek gösterilen OECD ülkelerinin ortalaması yüzde 34-35 iken, bizim ülkede yüzde 70’den fazladır. Uzun yıllarıdır dolaylı vergi gelirlerinin bizim ülkede bu kadar yüksek olması biz emekçileri ve toplunun dar gelir gruplarını daha da yoksullaştırmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde her yıl şubat ayının son haftasında ‘vergi geleceğimizdir, vergi önemlidir’ vb. başlıklarla kutlanan vergi haftasında; üretimden uzak, emekçileri, emeklileri ve toplumun geniş yoksul kesimlerini mağdur eden, daha çok vergi gelirlerini faize, ranta, kamu, özel işliğiyle yapılan adrese teslim projelere, savaşa politikalarına yönelik harcanması tartışılmamaktadır.

“VERGİ AFLARININ YARATTIĞI HAKSIZLIKLAR TARTIŞILMAMAKTADIR”

Artık rutin hale gelen vergi aflarının yarattığı haksızlıklar tartışılmamaktadır. Ücretler üzerinden alınan gelir vergisinin düşürülmesi tartışılmamaktadır. OECD ülke ortalamalarının çok üzerinde alınan dolaylı vergilerin yarattığı haksızlık tartışılmamaktadır. Büyük iddialar eşliğinde yapılan yasal değişiklikle Maliye Bakanlığına bağlı özerk kuruluş haline getirilen Gelir İdaresi Başkanlığı merkez birimleri ile başkanlık bünyesinde oluşturulan vergi dairesi başkanlıklarında kariyer/liyakat ilişkisi alt üst olmuş, kurum tarafından yapılan görevde yükselme ve unvan sınavlarında uygulanan mülakat haksızlığının yarattığı sorunlar kurumda kariyer/liyakat ilişkisine tamiri zor tahribatlar yaratmıştır. Diğer taraftan özellikle servis yönetimlerinin neredeyse tamamına yakınının görevlendirmelerle yürütülmesi başta olmak üzere orta kademe yönetimlerde görevlendirmelerin yoğun bir şekilde yapılması, kurum çalışanları arasındaki iş barışını bozmakta ve çalışanların kuruma aidiyet bağını zayıflatmaktadır. Diğer taraftan görevlendirmeleri bu kadar yoğun yapılması, yandaş sendikaların çalışanlar üzerinde yoğun bir mobbing uygulamasına dönüşmüş durumdadır.

“MALİYE EMEKÇİLERİ ARTIK SORUNLARA KALICI ÇÖZÜM BEKLEMEKTEDİR”

Büro Emekçileri Sendikası olarak diyoruz ki; Maliye Bakanlığı bir bütün olarak yeniden yapılandırılmalı; bakanlık, maliye emekçilerini Mali Hizmetler sınıfı olarak ayrı bir iş kolu olarak tanımlamalıdır. Maliye emekçileri artık sizden sorunlarına kalıcı çözümler beklemektedir. Bunun için, yoksulluk sınırındaki her türlü kazanç vergilerden arındırılmalı ve gelir vergisi ücret gelirlerinde yüzde 10’a sabitlenmelidir. Hane halkının kullandığı temel tüketimi olan mal ve hizmetlerde dolaylı vergi oranı sıfıra indirilmelidir. Kamu emekçilerinin almış oldukları bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılmalıdır. 3600 ek gösterge ayrımsız bütün kamu emekçilerine verilmelidir. Kurumada ilk işe başlamalar dahil olmak üzere yapılacak bütün unvan değişikliği ve görevde yükselme sınavlarında mülakat haksızlığına son verilmelidir. Daha fazla vakit kaybetmeden Hazine ve Maliye Bakanlığı çalışanlarının sorunları birlikte ele alınmalı, gelir/gider, merkez/taşra ayrımına son verilmeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı emekçileri Mali Hizmetler Sınıfı altında ayrı bir iş kolu olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Başta servis yönetimleri olmak üzere, orta kademe yöneticiliğinde uygulanan ve artık açık bir kayırmaya dönüşen görevlendirmeler son bulmalı, kurumda kariyer/liyakat esasını temel allan bir yönetim ilişkisine kavuşturulmalıdır. Kurumda yaşanan personel eksikliği hızla tamamlanmalıdır. Emekçilere nitelikli ücretsiz öğlen yemeği, işe geliş gidişlerde servis hizmeti verilmeli, servis imkanının olmadığı yerlerde yol ücreti verilmelidir.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/bes-trabzon-subesi-vergi-adaletsizligi-ve-taleplerine-iliskin-basin-aciklamasi-yapti/feed/ 0 Manisalıların beklediği dev konut projesi başladı https://www.kanal7haber.com.tr/manisalilarin-bekledigi-dev-konut-projesi-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/manisalilarin-bekledigi-dev-konut-projesi-basladi/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:15:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8942 Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Şehzadeler ilçesi Turgut Özal Mahallesi’nde 177 hektar alan üzerinde yapılacak olan Spilkent Toplu Konut Projesinin tanıtımını gerçekleştirdi. Toplu konut projesinin 1442 konutu kapsayan ilk bölümünün yapım ihalesinin gerçekleştirildiğini belirten Başkan Ergün, talep toplamanın 1 Mart’ta başlayacağı projenin ilk etabının temelinin de 14 Mart tarihinde atılacağının müjdesini verdi.

Manisa Büyükşehir Belediyesinin Spilkent Toplu Konut Projesi’nin tanıtımı, Kültür Merkezi Lale Salonu’nda yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, projenin tanıtımını içeren video gösterimi yapıldı.

“Manisa hızla büyüyor”

Video gösteriminin ardından kürsüye davet edilen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Yaptığımız imar planları, yeni konut alanlarının açılmasına, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlanmasına, alt ve üstyapı projelerinin hayata geçmesine imkan sağladı. Şehrimizin konut ihtiyacına çözüm olması amacıyla Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal konut üretimi yapıp, bu alanda da öncülük etmeyi amaçladık. İşte bu düşünceyle Manisa’mızda toplu konut hamlemizi Spilkent projemizle hayırlısıyla başlatıyoruz. 177 Hektarlık bir alanda planladığımız Şehzadeler ilçemiz sınırları içindeki Spilkent projemizle Manisa’mızda 15 bin konutluk yaşam alanı oluşturacağız. İlk etap olarak Turgut Özal Mahallemizde vatandaşlarımızla anlaşma yaptığımız alanda kentsel dönüşüm projemizin ilerlemesi adına Büyükşehir olarak elimizi taşın altına koyduk. Proje alanında DSİ ve Şehzadeler Belediyesine ait yerler vardı. Bunların da gerek alımlarını gerek kamulaştırmalarını yaparak, alanı büyüttük ve projemizi cazibeli hale getirerek, yapım ihalesini gerçekleştirdik” dedi.

Yeni ve modern

Turgut Özal Mahallesi’nde, Oduncular, Kömürcüler, Galericiler, İnşaatçılar, Tüpçüler ve Mermerciler kooperatiflerinin olduğu bölgede süreci hızlandırdıklarını ve bölgenin tamamının kentsel dönüşüm alanı ilan edildiğini ifade eden Başkan Ergün, “İşte bu bölgeye yepyeni bir yaşam alanı inşa ediyoruz. Başta da belirttiğim gibi, biz belediye olarak bu dönüşüme öncülük etmek amacıyla çalışmayı hayata geçirdik. Gördüğünüz gibi bu bölgede konut alanlarının yanı sıra okullar, ibadethaneler, spor alanları, çocuk oyun parkları, fitness alanları, kültür ve gençlik merkezleri, alışveriş caddeleri, bisiklet yolları, açık ve kapalı pazaryerleri, yeşil alanlar ve sosyal donatı alanları olacak. Bu projemizle altyapısı çözülmüş, yeni ve modern bir yaşam alanını şehrimize kazandırıyoruz” diye konuştu.

“Öncü ve garantör, Manisa Büyükşehir Belediyesi”

Projenin ne şekilde yürütüleceği konusunda da bilgiler veren Başkan Ergün, “Spilkent Toplu Konut Projemizin sosyal alanları ve altyapıları belediyemiz tarafından yapılacak olup, konut ve ticaret alanlarının yapımı Manisa Büyükşehir Belediyemiz öncülüğünde ve garantörlüğünde Belediye ve özel sektörle yürütülecek bir iş birliği modelidir. Büyükşehir Belediyesi olarak sermayesinin tamamı belediyemize ait Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş. firmamızı toplu konut ve sosyal konut üretmek için kurduk ve faaliyete geçirdik. Spilkent toplu konut alanında yapılacak olan projelerin bir kısmını Belediye şirketimiz sürdürecektir. Bir kısım projelerde de toprak sahiplerimizin talep etmesi durumunda özel sektör ve Belediye şirketimiz ortaklığındaki bir modelle toplu konutlarımızı üreteceğiz. Spilkent toplu konut alanında sürdürülecek olan bütün projelerde, Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş. firmamız konut edinecek hemşerilerimize karşı sorumlu olacaktır” diye konuştu.

Çevreci ve depreme dayanıklı konutlar

Spilkent Toplu Konut alanının 1442 konutu kapsayan ilk bölümünün proje ve yapım ihalesinin İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı tarafından tamamlandığını belirten Başkan Ergün, “Defne, Ardıç ve Ladin adını verdiğimiz etaplar hakkında sizlere bilgiler vermek istiyorum. Defne Konutları 412 daireden, Ardıç Konutları 412 daireden ve Ladin Konutları 618 daireden oluşacaktır. İsmini Spil Dağında yetişen ağaçlardan alan projemizin ilk bölümü 14 blok halinde inşa edilecektir. 55 bin metrekare alanda yapılacak bu çalışmamızın içerisinde yüzme havuzları, tenis, basketbol, voleybol sahaları, çocuk oyun parkları, yürüyüş yolları, parklar ve sosyal tesisler gibi tüm detayların planlaması yapılmıştır. Konutlarımızı depreme dayanıklı şekilde inşa edeceğiz. Ayrıca güneş enerjisi panelleri ve yağmur suyu depolama alanlarımızda biriken suların geri dönüşümünü de sağlayacak çevreci özelliklere sahip olarak projemizi tamamladık” dedi.

En az 1 yıl ikamet eden ve hiç evi olmayanlar öncelikli

Defne ve Ardıç etaplarının talep toplamasına 1 Mart itibariyle başlanacağını duyuran Başkan Ergün, “Bu etaplarımız sosyal konut hamlemizin ilk ürünüdür. Bu nedenle projemizden öncelikle hiç evi olmayan hemşerilerimiz faydalanacaktır. Projemize 31.12.2022 tarihinden önce şehrimizde ikamet eden hemşerilerimiz başvurabilecektir. Dolayısıyla ön şartımız Manisa’da en az bir yıldır ikamet ediyor olmaktır. Yarından itibaren müracaatları başlatacağımızı ifade etmiştim. 1 Mart Cuma günü sabah 09.30 itibariyle Şehzadeler ilçemiz Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Fatih Sergi Salonu’nda başvuru ofisimizi açıyoruz. Hemşerilerimiz buradan hem bilgi alabilecek hem de başvurularını yapabileceklerdir. Ayrıca Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş.’nin internet sayfası üzerinden de projeler görülebilir ve müracaat edilebilir. Müracaatlar 22 Mart mesai bitimine kadar yapılacaktır. Başvurular tamamlandıktan sonra bütün müracaatlar değerlendirilip 22-28 Nisan tarihleri arasında noter huzurunda kura çekimi yapılacak ve hak sahipleri belirlenecektir” diye konuştu.

14 Mart’ta temeli atılacak

Defne ve Ardıç etaplarını, 36 ay sonunda hak sahiplerine teslim etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Ergün, “Allah’ın izniyle 37. ayda hemşerilerimiz konutlarına yerleşmiş olacaklardır. Defne ve Ardıç etaplarımızın temel atma tarihini de buradan ilan ediyorum ve 14 Mart’ta hepinizi temel atma törenimize bekliyorum. Şimdi önemli kısma geliyorum. Konutlarımızı nasıl bir fiyatlandırma sistemiyle hemşerilerimizle buluşturacağız? 1+1, 2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan projemizde 60 ay vadeli olacak şekilde uygun ödeme planları oluşturduk. Dairelerimizi 36 ayda bitireceğimizi ve hak sahibi olan vatandaşlarımızın 37’nci ay itibariyle evlerine kavuşmuş olacağını ifade etmiştim. Yani hemşerilerimiz evlerine 3 yıl sonunda kavuşmuş olacak ve son 2 yıl taksitlerini evlerinde otururken ödemeye devam edeceklerdir” dedi.

Vade ve ödeme seçeneklerini anlattı

Spilkent Toplu Konut Projesinin vade ve ödeme seçeneklerini de ayrıntılarıyla aktaran Başkan Ergün, şunları söyledi: “Dairelerimizin taksitlerine gelince; projemizde iki tip (1+1), üç tip (2+1) ve bir tip (3+1) daire seçenekleri bulunmaktadır. (1+1) dairelerimizin; Genel brütü 85,60 metrekare, daire brütü 61 metrekare olan tipini 350 bin TL peşinat, ilk sene aylık 20 bin TL taksitle; genel brütü 97,84 metrekare, daire brütü 69 metrekare olan tipini 400 bin TL peşinat ilk sene 20 bin TL taksitle sunuyoruz. (2+1) dairelerimizin; Genel brütü 124,84 metrekare, daire brütü 90 metrekare olan tipini 600 bin TL peşinat, ilk sene aylık 25 bin TL taksitle; genel brütü 140,10 metrekare, daire brütü 101 metrekare olan tipini 700 bin TL peşinat, ilk sene aylık 30 bin TL taksitle; genel brütü 150,48 metrekare, daire brütü 109 metrekare olan tiplerini de 750 bin TL peşinat ilk sene 32 bin 500 TL taksitle sunuyoruz. (3+1) dairemizin; Genel brütü 168,70 metrekare, daire brütü ise 119 metrekare olup 850 bin TL peşinat, ilk sene aylık 35 bin TL taksitle sunuyoruz. Birinci yılın sonundan itibaren geriye kalan 4 yıllık taksitler ile yıl sonunda ödenecek olan ara ödemeler Türkiye İstatistik Kurumunun her yıl açıklayacağı enflasyon oranında artış gösterecektir. Sosyal konut projemiz tüm hemşerilerimize hayırlı olsun.”

Kooperatiflerin yeni alanlara taşınmasına büyükşehir öncülük edecek

Spilkent Toplu Konut alanı olarak planlanan dönüşüm bölgesinde faaliyet gösteren kooperatiflerin de yeni alanlarına taşınması ve üretimlerine uygun yeni sitelerin yapılmasının da Büyükşehir öncülüğünde gerçekleştirileceğini ifade eden Başkan Ergün, “Spilkent toplu konut alanımıza komşu olan Turgut Özal Mahallemizin yerleşik alanının dönüşüm içeren yeni imar planlarını ilçe belediyemizden ve Büyükşehir Belediyemizden onayladık. Bu kapsamda; muhtarımıza ve mahalle sakinlerimize teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde yeni, güvenli ve konforlu yapılarının yapılması sürecini de mahalle sakinlerimizin talepleri doğrultusunda, iş birliği içerisinde gerçekleştireceğiz. Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerimizde geçmişte ıslah planlarıyla gelişen tüm mahallelerimizin yeni imar planlarını da tamamladık, büyük bölümünün onay süreçleri de tamamlandı. Belediye Meclisimizde onay aşamasında olan mahallerimizin de imar planlarının onaylarını Allah nasip ederse seçimden sonra hızlıca tamamlayacağız” dedi.

Başkan Ergün’ün konuşmasının ardından protokol üyelerinin katılımı ile günün anısına toplu fotoğraf çekimi yapıldı. Proje tanıtımına katılan vatandaşlar, Spilkent Projesi için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e teşekkür etti. – MANİSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/manisalilarin-bekledigi-dev-konut-projesi-basladi/feed/ 0
Fadıloğlu GTO Meclisinde https://www.kanal7haber.com.tr/fadiloglu-gto-meclisinde/ https://www.kanal7haber.com.tr/fadiloglu-gto-meclisinde/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:12:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8939 Ticaret Odasının (GTO) şubat ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur başkanlığında, Yönetim Kurulu, Meclis ve Disiplin Kurulu üyelerinin katılımıyla olarak gerçekleştirildi.

Toplantının ilerleyen bölümünde Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu’nun da teşrif ettiği mecliste söz alan GTO meclis üyeleri; ticari hayatı etkileyen sorunları, GTO üyelerinin ortak taleplerini ve ekonomik aktiviteyi canlandıracak çözüm önerilerini dile getirdi.

Toplantının açılışında yaptığı konuşmada 7.’si düzenlenen Geleneksel Kan Bağışı Kampanyası’na değinen GTO Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, “Her yıl 8 Şubat’ta şehrimize Gazi unvanı verilişinin yıl dönümünde anlamlı bir işe imza atarak kan bağışı kampanyası gerçekleştiriyoruz. Geleneksel hale getirerek bu yıl 7.’sini düzenlediğimiz bu kampanyaya gelerek kan bağışında bulunan tüm üyelerimize ve vatandaşlarımıza can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Bu vesileyle de hatırlatmak isterim ki kan bağışına her gün her an ihtiyaç var. Bizim en önemli amacımız da buna vurgu yapmak. Sağlığımız müsaade ettiği sürece düzenli olarak kan bağışı yapmalı, insanlarımızın hayatına dokunmalıyız” dedi.

“İhracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği artırılmalı”

Meclis toplantısında yaptığı konuşmada GTO’nun Şubat ayında yürüttüğü faaliyetler hakkında Meclis üyelerini bilgilendiren GTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Taner Özdurak, enflasyon sorununa dikkat çekerek, “Dövizin yükselmesi enflasyonu olumsuz etkiliyor. Ancak Türkiye’nin döviz gelirine ihtiyacı var Bunun en yetkili yöntemi de ihracat İşte bu nedenle ihracatçı desteklenmeli. Madem dövizin yükselmesi enflasyonu tetikliyor o zaman merkez Bankası döviz dönüşüm desteğini artırmalı Biliyorsunuz Merkez Bankası, Firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin TCMB’ye satışı sırasında, firmalar verecekleri taahhüt karşılığında, Türk lirasına çevrilen tutarın yüzde 2’si kadar döviz dönüşüm desteği alabiliyor. Bu desteğin yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum. İhracatçıya verilecek bir diğer destek de daha önce Tuncay Başkanımızın da dile getirdiği gibi navlun desteğidir. İhracatçıya direkt destek niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

Enflasyonla mücadele açısından risk primindeki düşüş kalıcı olmalı

Merkez Bankası Başkanı değişikliğinin doğru yönetildiğini ve beklenildiği gibi faizin sabit tutulduğunu söyleyen Özdurak, enflasyonla mücadele açısından risk primindeki düşüş eğiliminin kalıcı olması ve Türk lirasının sınırlı reel değerleme eğiliminin bir süre daha devam etmesi gerektiğini vurguladı.

Özdurak, “Bunun için, bütçe açığını azaltıcı önlemlerin ve para politikasındaki sıkılaşmanın önümüzdeki dönemde de sürdürülmesi zorunludur. Özetle, Ekonomide Rasyonele Dönüş Programı’ kararlılıkla uygulanmalı ve bu programdan geri dönüş olmayacağına dair algı güçlendirilerek yaygınlaştırılmalıdır. Bununla birlikte program yeni adımlarla da desteklenmelidir. Makroekonomik istikrarı sağlayıcı politikaların yanı sıra, verimliliği artıracak, yeşil dönüşüm sürecini hızlandıracak, eğitimin niteliğini yükseltecek, adil ve hızlı çalışan bir hukuk sistemini oluşturacak yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi önem taşımaktadır” diye konuştu.

“Gaziantep’in ülke ekonomisinde ilk dört ilden birisi olmaya öncülük edeceğiz”

GTO’nun stratejik planı hakkında da konuşan Başkan Yardımcısı Özdurak, “Bilindiği üzere çalışmalarımızı 4 yıllık stratejik planlama üzerinden yapıyoruz ve her yıl da gözden geçiriyoruz. Bu gözden geçirmeyi de yerel, ulusal, küresel sosyo-ekonomik mevcut durum ışığında yapıyoruz. Bu mevcut duruma göre faaliyet planlarımızda, hedeflerimizde gereken güncellemeleri yapıyoruz. Biliyorsunuz Odamızın vizyonu Gaziantep’in ülke ekonomisinde ilk dört ilden birisi olmasına öncülük etmek. Hedeflerimiz, stratejilerimiz, iş planlarımız hep bu vizyona erişebilmek için. Bu vizyona erişebilmek için 2026’ya kadar Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’dan aldığımız payı yüzde 5’e, ihracattan aldığımız payı yüzde 7’ye çıkarmayı, EFQM sisteminde Türkiye Büyük Ödülünü almayı ve 2025 yılına kadar TOBB Akreditasyon sisteminde 7 Yıldızlı Oda olmayı hedefliyoruz. Vizyonumuzu gerçekleştirebilmek için de 2024 stratejilerimizi, iş planlarımızı belirledik” şeklinde konuştu.

Meclis toplantısının ilerleyen bölümünde toplantıya katılarak GTO Meclisine hitap eden ve sunum gerçekleştiren Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, bugüne kadar yürüttükleri çalışmalar ve projeler hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi. Sunum ardından yapılan soru-cevap bölümünde ise söz alan GTO Meclis üyeleri ticari hayatı etkileyen sorunları, GTO üyelerinin ortak taleplerini ve ekonomik aktiviteyi canlandıracak çözüm önerilerini dile getirdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/fadiloglu-gto-meclisinde/feed/ 0
DSİ kamulaştırdığı tarlaların parasını 47 sene sonra köylüye ödedi https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-kamulastirdigi-tarlalarin-parasini-47-sene-sonra-koyluye-odedi/ https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-kamulastirdigi-tarlalarin-parasini-47-sene-sonra-koyluye-odedi/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:09:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8936 DSİ kamulaştırdığı tarlaların parasını 47 sene sonra köylüye ödedi

Değirmenci Göleti’nde yarım asırlık kamulaştırma zaferi

Kamulaştırma bedellerini almak torunlarına nasip oldu

EDİRNE – Edirne’de yarım asır önce DSİ tarafından köylünün tarım arazisi üzerine yapılan “Değirmenci Göleti” davasında dedelerinden kalan kamulaştırma bedelleri torunlara nasip oldu.

Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Yeniköy, Hamitli ve Değirmenci köyleri sınırları içinde yer alan “Değirmenci Göleti ve Sulaması” projesi çerçevesinde yapılan barajla birçok köylünün arazisi 1977 yılında sular altında kaldı.

Proje alanında bulunan tarlaların sular altında kalması birçok köylüyü geçim kaynaklarından etti. Ancak köylülerin mağduriyetleri bununla sınırlı kalmadı. Kamulaştırma bedelleri de Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından köylülere ödenmedi. Köylülerin yıllarca idareye yaptığı yasal başvurular ise sonuçsuz kaldı.

Üzerinden geçen yıllar, torunları hak arayışından vazgeçirmedi. Hak sahiplerinden Turna ailesi, DSİ 11. Bölge Müdürlüğüne yazılı olarak başvurdu ve kamulaştırma bedellerini talep etti. Dedeleri gibi olumsuz cevap alan aile soluğu mahkemede aldı. Aynı mağduriyeti tarlalarından yüksek gerilim hattı geçmesi nedeniyle de yaşayan köylüler dava açtılar.

Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalarda kamulaştırma bedellerinin hak sahiplerinin mirasçılarına ödenmesine karar verildi. Emsal karar bütün köylülere umut oldu.

İstanbul Barosuna kayıtlı avukat İbrahim Çınar, yaptığı açıklamada, adaletin geç de olsa tecelli ettiğini vurguladı.

Yarım asırlık mücadele

Avukat İbrahim Çınar, “Değirmenci Göleti ve sulama projesi çerçevesinde birçok köylünün arazisi sular altında kalmıştır. O tarihte kamulaştırma kararı alınmış olmasına rağmen kamulaştırma işlemleri günümüze kadar tamamlanmamıştır. Yaklaşık yarım asır sonra müvekkillerim mirasçılar olarak hak arayışını sürdürmüşlerdir. Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından açtığımız kamulaştırmasız el atma kaynaklı tazminat davasının kabulüne, kamulaştırma bedelinin müvekkililer miras payı oranında ödenmesine karar verilmiştir” dedi.

“Adalet er geç yerini buluyor”

Müvekkillerinin mağduriyetlerini dile getiren Çınar, “Öncelikle hak sahibi olan ve davalarını kazanan müvekkillerimizi pes etmeyerek haklarını aradıkları için tebrik ediyorum. Bizlere güvendiler ve haklarını alacaklarına her zaman inandılar. Müvekkillerimizin hakları olan kamulaştırma bedellerini idareden tahsil ettik. Gönül isterdi ki 50 yıl önce dedeleri haklarını alsın ancak, kamulaştırma bedelleri bugünkü kuşağa nasip oldu. Adalet er geç yerini buluyor” ifadelerini kullandı.

“Mülkiyet hakkı anayasal bir haktır”

Müvekkillerinin başına gelen bu durumun münferit bir olay olmadığını da vurgulayan Avukat Çınar, “İlkemizde kamulaştırma kararı alınmasına rağmen kamulaştırma bedelleri ödenmeyen ya da kamulaştırma kararı olmaksızın idareler tarafından fiili ve hukuki el atılan birçok taşınmaz bulunmaktadır. Bu durum mülkiyet hakkının ihlalidir. Mülkiyet hakkı anayasal bir haktır. Mülkiyet hakkına ilişkin olan kamulaştırma davaları zamanaşımına tabi değildir. Sahipleri kamulaştırma bedelinin tahsili için her zaman dava açabilirler” diye konuştu.

“Vatandaşlarımız büyük bir mağduriyet yaşamıştır”

Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Yeniköy Mahalle Muhtarı Onur Erkan, “Gölet yapıldıktan sonra DSİ’den parasını alamayan bir çok vatandaşımız olmuştur. Bu nedenle vatandaşlarımız büyük bir mağduriyet yaşamıştır. Şimdi istimlak parasını alan arkadaşlarımız oldu. Daha önce başvuranlara ret geliyordu ama şimdi toplu olarak hak talebi için başvurulduğunda birkaç kişi parasını almış. Su altında kalan tarlalar dedelerinden şimdiki torunlarına geçtiğinden dolayı bu torunlar haklarını aramak için hak talebi için mahkemeye başvuruyor” dedi.

“Hak sahibi hakkından vazgeçmez”

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde Yeniköy köyünde çiftçilik ile uğraştığını ifade eden vatandaşlardan Erdoğan Bayraktar, “Yaklaşık 50 yol önce burada baraj yapımına başlandı. Bu alan tamamen ağaçlıktı. Buradaki ağaçlar kesilerek baraj yapıldı. Tabii o zamanlar ilkokul çağlarındaydık. Bu tarlaların bir kısmı hiç bedeli ödenmeden imza atıldığı söylendi. Devlet Su İşleri bu işe pek sıcak bakmadı. İnsanlar burada parasını alsın diye olumlu yaklaşmadı. Yeni nesil kişiler, bu işlere biraz daha vakıf olduğundan dolayı biz ila paramızı alacağız deyip avukatlar aracılığıyla istimlak bedellerini aldılar. Hak sahibi hakkından vazgeçmez” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-kamulastirdigi-tarlalarin-parasini-47-sene-sonra-koyluye-odedi/feed/ 0
Mardin’de 20 Milyon Dolarlık İhracat Odaklı Fabrika Kurulacak https://www.kanal7haber.com.tr/mardinde-20-milyon-dolarlik-ihracat-odakli-fabrika-kurulacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/mardinde-20-milyon-dolarlik-ihracat-odakli-fabrika-kurulacak/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:06:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8933 Mardin’de yurtdışına ihracat odaklı 20 milyon dolarlık bir fabrika kurulacak. Türkiye’nin farklı illerinde yatırımlarına devam eden Azim Group Holding, bir yandan yatırımlarını devam ettirirken diğer yandan ise halka arz olma sürecinde Mardin’de bir ilke imza atmanın heyecanını yaşıyor. Yönetim Kurulu Başkan Vekilliğini üç farklı bakanlık bünyesinde bakan yardımcılığı görevlerini yapan Av. Fatih Metin, Azim Group olarak Mardin’deki yatırımlarına devam ettiklerini söyledi.

Mardin OSB’de hizmet veren Azim Un Fabrikasını ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceleyen Av. Metin, 2023 yılı itibariyle halka arz sürecini başlattıklarını dikkat çekerek Azim Group Holding olarak Mardin’de katma değer sağlayan yeni istihdam yatırımlarını sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi.

BİR İLKE İMZA ATACAK

2024 yılının Haziran ayında halka arzı yetiştirmeye çalıştıklarını dikkat çeken Metin, Mardin’in halka arz olan ilk şirketi olacaklarını ifade ederek, “İnşallah bu gururu hep birlikte yaşayacağız. Bununla beraber biz halktan aldığımızı halka verecek bir sloganla yola çıktık. Yani halktan aldığımızı halka vereceğiz. Bu nasıl olacak halka arzla beraber temin ettiğimiz sermayeyi yine Mardin’de yatırıma dönüştüreceğiz.” dedi.

Daha önceden yeni yatırımların müjdelerini verdiklerini hatırlatan Metin, “Hamdolsun o yatırımlarımızı biz halka arz olmadan başladık. Bunların birincisi Eylül ayında burada sizlerle sizin vasıtanızla müjdeyi vermiştik. Aralık ayında da verdiğimiz müjdenin temelini atmıştık.” diye konuştu.

2 ayda çok büyük bir mesafe kat ettiklerini vurgulayan Metin, Bu yatırım bu bölgedeki mahsulün daha değerli bir katma değerli şekilde devam etmesini sağlayacak Lisanslı depoyu da yeni hasat yılına yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

20 MİLYON DOLARLIK BİR YATIRIM DAHA YOLDA

Halka arz sürecinden sonra 20 milyon dolarlık bir yatırım planlarının daha olduğunu belirten Metin, yeni dönemde un sektörüyle beraber Makarna sektörünün de de azim grup holding olarak yatırımlarını yapacaklarını ifade etti.

Fizibilite çalışmalarının son aşamaya geldiğinin müjdesini veren Metin, halka arzla beraber bu önemli yatırımı da Mardin’imize kazandıracaklarını anlattı.

İHRACAT ODAKLI YATIRIM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin her geçen gün hızla geliştiğine de değinen Metin, “Ülkemiz gelişiyor, değişiyor, büyüyor ve gelişen değişen dünya içerisinde de ülkemiz bu değişime ayak uyduruyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümetimizin başarıları her alandaki adımlarıyla beraber ülkemiz hızla bölgesinde en güçlü ülke olma durumunda ve Avrupa Birliği sürecinde de Avrupa Birliği ile olan ilişkilerde de çok önemli adımlar atıyoruz. Onun dışında bölgenin güvencesiyiz, huzuruyuz ve dolayısıyla biz barışın huzurun olduğu yerde de ticaretin sanayinin üretimin yatırımın odak noktasıyız.

Zaten Türkiye olarak transit ülkesiyiz. Asya ile Avrupa’yı Rusya ile bütün dünyayı birbirine bağlayan bir transit odağındayız. Birçok firmanın dünyaca ünlü firmanın orta Doğu’da orta Asya operasyonlarını yönettikleri bir merkez konumundayız. Dolayısıyla ülkemiz daha hızlı büyümeye gelişmeye devam ediyor. Bizde azim grup holding olarak hem Mardin’deki yatırımlarımızı hem Adana’daki yatırımlarımızla büyümeye devam edeceğiz. Özellikle ihracat odaklı bir yatırım planı ön görüyoruz. Dediğim gibi halktan aldığımızı halka arz ederek büyümeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mardinde-20-milyon-dolarlik-ihracat-odakli-fabrika-kurulacak/feed/ 0
Kırgızistan-Türkiye İş Forumu Bişkek’te Yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/kirgizistan-turkiye-is-forumu-biskekte-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kirgizistan-turkiye-is-forumu-biskekte-yapildi/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:09:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8876 Kırgızistan-Türkiye İş Forumu, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un himayesinde başkent Bişkek’te yapıldı. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov, “Türkiye ile ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini Kırgızistan’ın stratejik avantajı olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Bişkek’te düzenlenen Kırgızistan-Türkiye İş Forumu’nun açılışında konuşan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, hükümet olarak iki ülkenin ilişkilerini geliştirecek yeni fikirlere ve yeni projelere açık ve hazır olduklarını vurguladı. Türk iş adamlarını Kırgızistan’a yatırım yapmaya çağıran Caparov, “Türkiye ile ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini Kırgızistan’ın stratejik avantajı olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.

Caparov, Bişkek’te faaliyet gösteren Kırgız-Türk Dostluk Devlet Hastanesi’nin iki ülke ilişkilerinin başarılı gelişiminde örnek teşkil ettiğinin altını çizdi. 2023 yılının ikili ilişkilerde çok faydalı bir yıl olduğunu belirten Caparov, ikili ticaretin istikrarı için Ankara’da Kırgızistan Ticaret Temsilciliğinin açıldığını hatırlattı. Caparov, iki ülke arasındaki ortak ticaret hacminde artış olduğuna dikkati çekerek, Kırgızistan’dan Türkiye’ye ihraç edilen ürünleri sıraladı.

“Türkiye, Kırgızistan’ın ana ticaret ortaklarından biridir”

Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanı Daniyar Amangeldiyev de, Kırgızistan’daki yatırım imkanlarını ve potansiyelini içeren bir sunum yaparak, “Türkiye, Kırgızistan’ın ana ticaret ortaklarından biridir” dedi. Amangeldiyev, ülkede büyük projelerin hayata geçirilmesine ilgi gösterdiklerini vurgulayarak, vergi kanununda yapılan düzenlemeleri ve ülkenin vergi muafiyet imkanlarını paylaştı. Kırgızistan’da gelecek vadeden alanların arasında enerji, sanayi, ticaret, turizm ve finansal işbirliği olduğunu belirten Amangeldiyev, Türk iş adamlarından bu sektörleri değerlendirmesini istedi. Amangeldiyev, Türk tarafının “Büyük İpek Yolu” markasının potansiyelini kullanması ve ülkeler arası turistik güzergahları geliştirmesi tavsiyesinde bulundu. Bankacılık sektöründeki hizmetlere değinen Amangeldiyev, “Transfer ve döviz işlemlerinin hızlandırılması amacıyla Türk ticari bankalarının Kırgızistan’da temsilciliklerinin (şubelerinin) açılmasını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

“Kırgızistan su, enerji, elektrik bakımından yatırım için çok uygun bir ülke”

Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Ahmet Sadık Doğan, 2024 yılının Türkiye ile Kırgızistan arasındaki yatırım ve ticaret ilişkilerinde önemli aşama kaydedilen bir yıl olmasını istediklerini ve Türkiye olarak bu hedefe ulaşmak için gayret gösterdiklerini belirtti. Doğan, “Kırgızistan bizim dost ve kardeş ülkemizdir” dedi.

Kırgızistan yönetiminin yatırımcının yanında olduğunu vurgulayan Doğan, “Lütfen bu fırsatı kullanınız. Kırgızistan su, enerji, elektrik bakımından yatırım için çok uygun bir ülke. Yatırımcıların bunu değerlendirmelerini rica ediyorum. Kırgızistan’a sizleri davet ediyorum” diye konuştu.

Doğan, “Ben Kırgızistan’da yaklaşık üç senedir görev yapıyorum. Kırgızistan hükümeti de yaklaşık üç yıldır görev yapıyor. Bu dönemde iş dünyasının çözülmeyen sorununu görmedim. Kırgızistan hükümetinin yardımcı olmadığı bir konu görmedim. Bunları iş dünyamızın dikkatine sunmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kırgızistan’ın Bolu Fahri Konsolosu Atillahan Kurt, Kırgızistan-Türkiye iş birliğine değinerek, Türk Devletler Teşkilatı’nda Kubanychbek Omuralıyev genel sekreterliğinde yapılan çalışmalara dikkat çekti. Kurt, Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın ekonomik birliğinin önemini vurguladı.

Basına açık toplantıda Kırgızistan Ticaret ve Ekonomi Bakanı Daniyar, Türkiye’den gelen heyete ekonomik iş birliği açısından değerlendirilecek yatırım fırsatlarını tanıttı.

Öte yandan Türkiye’den iş adamları heyeti, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov adına düzenlenen yemekte buluştu. Yemeğe temsilen Kırgizistan Başbakanının birinci yardımcısı katıldı. Programın ikinci günü Kırgızistan Başbakanı Muhammedkalıy Abılgaziyev, Ticaret ve Ekonomi Bakanı Daniyar Amangeldiev, Sağlık Bakanı, Türkiye’nin Kırgızistan Büyükelçisi Ahmet Sadık Doğan, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçilisi Ruslan Kazakbaev’i temsilen elçilik çalışanları ve bazı akademisyenlerin katılımı ile Kırgız Milli Şenlikleri düzenlendi. – BİŞKEK

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kirgizistan-turkiye-is-forumu-biskekte-yapildi/feed/ 0
Adana İnşaat, Yapı Malzemeleri, İnşaat Teknolojileri, İş ve İnşaat Makineleri ve IHS Fuarı Açıldı https://www.kanal7haber.com.tr/adana-insaat-yapi-malzemeleri-insaat-teknolojileri-is-ve-insaat-makineleri-ve-ihs-fuari-acildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/adana-insaat-yapi-malzemeleri-insaat-teknolojileri-is-ve-insaat-makineleri-ve-ihs-fuari-acildi/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:42:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8852 Adana İnşaat, Yapı Malzemeleri, İnşaat Teknolojileri, İş ve İnşaat Makineleri ve IHS Fuarı, Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle açıldı.

Adana ve Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhitleri Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) işbirliği ile düzenlenen Adana İnşaat, Yapı Malzemeleri, İnşaat Teknolojileri, İş ve İnşaat Makineleri Fuarı ve Adana IHS Isıtma, Soğutma, Havalandırma, Klima ve Güneş Eenerji Sistemleri Fuarı, eş zamanlı olarak Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle açıldı. Törende konuşan DAİMFED Başkanı Mustafa Karslıoğlu, deprem sonrasında evler hakkında vatandaşların daha çok merak içerisine girdiğini belirterek, “Deprem sonrası evler hakkında vatandaşlar daha çok araştırma içerisine girdi. Haklı olarak gerek teknik olarak gerek güven açısından, gerekse inşaat teknolojilerinin gelişmesiyle ilgili konularda da araştırmalara girdi. Biz müteahhitler olarak kendi içimizdeki çürük elmaları ayıklaya ayıklaya DAİMFED çatısı altında güvenilir ve şeffaf firmalara kavuşturduk. Artık elini kolunu sallayanın bu sektöre girmesine imkan kalmayacak yasal düzenlemeyi federasyonumuzun bulunduğu sektör temsilcileriyle Çevre, Şehircilik ve İklimlendirme Bakanlığımızla kontrol altına alınmıştır. Örneğin Adana’mızda üç bin müteahhit firması varken, şu anda sayımız 141’dir. Devletimizin öncülüğünde 11 ilimizdeki TOKİ konutlarında sektör temsilcilerimiz geceli gündüzlü çalışarak konutlar ürettik. ve yine de geceli gündüzlü çalışmaya devam ediyoruz. Deprem vesilesiyle kentsel dönüşümün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Yine Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ile yerinde dönüşüm projelerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın çok güzel hibe ve kredi destekleri mevcuttur. Müteahhitlerimizi yerinde dönüşüm projelerine ve yatay mimariye yönlendirmeye gayret ediyoruz. TÜYAP ve federasyonumuzun işbirliğinde düzenlenen bu fuar hem pandemi hem de deprem sonrası çok meşakkatli bir çalışmanın eseridir” dedi.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise, Adana’daki müteahhitlerin belediyenin ihalelerine girmelerini önemsediğini söyleyerek, “İnşaat sektörünün önemini vurgulamaya gerek yok. Gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde inşaat, ekonominin dinamiği ve motive gücüdür. Tabii ki bütün ekonomiyi inşaata bağlamak da yanlış. İnşaatın durması durumunda ekonominin de duracağını kabul etmek mümkün.Dolayısıyla inşaat çok önemli bir sektördür. Konuyla ilgili fuar yapılması da katkı koyacaktır. Şimdi ben belediye açısından bir şey söyleyeyim. Özellikle sizlere, müteahhitlere ve inşaat yapımcılarına belediyenin ihalelerine girmelerini öneriyorum. Belediye, giderek ekonomisi düzelen ve ödeme dengesi sağlanan bir ekonomik yapıya sahip. Dolayısıyla ben özellikle Adana’daki inşaatçıların bizim ihalelere girmesini önemsiyorum. Çünkü ne kadar çok yapı müteahhidi girerse o oranda rekabet artar. Biz de rekabetten daha uygun ve daha kaliteli iş almış oluruz” diye konuştu.

Adana Valisi Yavuz Selim Köşger inşaat sektörünün modasının hiç geçmediğini belirterek, “Deprem sonrası 14. kez düzenlenen ısıtma, havalandırma ve inşaat fuarına katılmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek isterim. Bu fuar, inşaat sektörünün önemini ve gücünü gösteren memnuniyet verici bir etkinliktir. İnşaat, tüm zamanların modası geçmeyen ve vazgeçilmez bir sektörüdür. Her ne kadar değişik mühendislik dalları ve eğitimleri ortaya çıksa da inşaat mühendisliği ve sektörü her zaman değerini korumuştur. İnsan ihtiyaçlarının piramidinde güvenlikle beraber barınma, en temel gereksinimlerden biridir. İnsan hayatının ve toplumların devamı için inşaat kaçınılmaz bir alandır. İnşaat sektörü, 150’den fazla alt sektörü sürükleyen bir lokomotiftir. Başkanlarımızın dediği gibi, belki de 250’ye yakın sektör inşaat sayesinde hareket kazanır. Bir inşaat yaptığınızda perdeden beyaz eşyaya, halıdan mobilyaya, demirden çimentoya birçok sektörü etkilersiniz. Bu anlamda inşaat her zaman modası geçmeyen ve var olmaya devam edecek bir sektördür. Ben, Türk müteahhitlik ve inşaat sektörünün hem ülke içinde hem de ülke dışında yakaladığı başarıyı da memnuniyetle izliyorum. Türk müteahhitleri, dünya çapında işler yapıyor ve Çin gibi ülkelerle yarışıyor. İnşaat sektörümüz, yer yer önemli ve büyük işlere de imza atıyor. Biz, gelişen ve nüfusu artan bir ülkeyiz. Dolayısıyla nüfus arttıkça inşaat ihtiyacı da artacaktır. Bu bağlamda bu fuarların da sadece yerele değil, uluslararası kitleye de hitap etmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Adana’daki bu fuarların uluslararası müşterileri de davet edecek şekilde güçlendirilmesi lazım. Bu konuda TÜYAP’ın gerekli hamleleri yapacağına ve fuarı zenginleştireceğine inanıyorum. Bu fuarın Adana’mıza, ülkemize ve sektörümüze hayırlar, uğurlar ve bereketler getirmesini diliyorum. Sektöre hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından fuarın açılışı yapıldı. Fuar 3 Mart’a kadar açık kalacak. – ADANA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adana-insaat-yapi-malzemeleri-insaat-teknolojileri-is-ve-insaat-makineleri-ve-ihs-fuari-acildi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: 786 milyon avroluk IPARD finansmanını çiftçilerle buluşturacağız https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-786-milyon-avroluk-ipard-finansmanini-ciftcilerle-bulusturacagiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-786-milyon-avroluk-ipard-finansmanini-ciftcilerle-bulusturacagiz/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:27:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8837 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yaklaşık 786 milyon avroluk üçüncü IPARD için finansmanı toparladık. Bunun tamamını Türkiye’deki üretim yapan çiftçilerimizle buluşturmaya kararlıyız.” dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere kente gelen Bakan Yumaklı, Kırşehir Valisi Hüdayar Mete Buhara’yı ziyaret etti.

Buradan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen TAKE Projesi Tohum Dağıtım Programı’na katılan Yumaklı, yaptığı konuşmada, Türkiye Yüzyılı’nı üretimin ve üreticinin yüzyılı yapma parolasıyla yola çıktıklarını, bu yoldaki en büyük destekçilerinin de çiftçiler olduğunu söyledi.

Yumaklı, çiftçilerin kullandığı tohumun sertifikalı olma zorunluluğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siz bir dönümlük yere ektiğiniz tohumdan 300 kilogram yerine 400 kilogram alabilecek potansiyele sahipseniz ve bunun da başlangıç noktası tohumsa bunun da temel şartı o tohumun sertifikalı olmasıdır. Milli ve yerli sertifikalı tohumlarımızı üretmek için tohum firmalarımız, bakanlık teşkilatımız çok yoğun çaba içerisinde. Neden? Çünkü iklim değişikliği dediğimiz mevzu var. Bugün 29 Şubat, normalde bu mevsimde kar yağması gerekiyordu ama yok. Günlük, güneşlik bir ortam. Elbette şu an için bu bağlamda bizi etkileyecek bir şey yok bugün itibarıyla ancak bu gelişmeleri çok sıkı takip etmemiz gerekiyor. Çünkü iklim değişikliğine uyumlu ektiğiniz zaman sizin beklediğiniz hatta üzerinde verim verecek tohumları yetiştirmeniz gerekir. İşte bugün burada dağıtımını yapacağımız tohumlar da bu mesafede olan tohumlar.”

Türkiye’de 100 kilogram tohum kullanıyorlarsa 97 kilogramının bu memleketin topraklarında üretildiğini anlatan Yumaklı, patates gibi tohumlarla ilgili de çok yoğun çalışmalarının olduğunu belirtti.

Bakan Yumaklı, son 22 yılda tarımsal üretim anlamında Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin çok ciddi bir muhasebesini yapmak gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Güçlü altyapı, son 22 yılda yapılan politikalarla ve desteklerle sağlandı. Kırşehir, gıda arz güvenliği açısından önemli bir şehir. Bütün yatırımları bugünün parasıyla hesap ettiğimizde yaklaşık 18,2 milyar liralık yatırım yapılmış Kırşehir’e. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın başta Kırşehir olmak üzere, üretim yapan bütün illere karşı gösterdiği ilgi ve teveccühün çok önemli bir göstergesi bu. 44 tane tesis var mesela. Yaklaşık 5 milyar hatta bunun da üzerinde bir rakamla yine kırsal kalkınma destekleri var. Bugün valilikte konuştuk, TKDK ile alakalı bunu 81 ile yaygınlaştırdık. Buradan da bunun duyurusunu yapmış olayım. Kırşehir’e de TKDK ofisi açıldı. Ben bütün üreticilerimizin projeleriyle buradan sağlamış olduğumuz hibe desteklerini mutlaka arkadaşlarımızla konuşmalarını istiyorum. Yaklaşık 786 milyon Avroluk üçüncü IPARD için finansmanı toparladık. Bunun tamamını Türkiye’de üretim yapan çiftçilerimizle buluşturmaya kararlıyız. Bu manada da bugün Kırşehir’deyiz. Kırşehir’deki bütün üreticilerimizi bu desteklerden yararlanmaya davet ediyorum.”

“Geçtiğimiz yıl bu rakam 31 milyar dolar oldu”

Kırşehir’de tarla bitkileri üretimindeki artışın yaklaşık yüzde 55, büyükbaş hayvan varlığındaki artışın 5 kat, küçükbaş hayvan varlığındaki artışın da 4 kat olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, bu sayede son 20 yılda Kırşehir’in tarımsal hasılasının yaklaşık 18 kat arttığına işaret etti.

Tarımsal üretimin yararlı ve kaliteli yapılmasının önemine değinen Yumaklı, TAKE projesi hakkında da bilgiler verdi.

Yumaklı, bu projenin yaklaşık 3 yıl önce başladığını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Son 2 yılda büyük bir ivme kazandı. 3 yılda 1241 projeye ayırmış olduğumuz kaynak tutarı yaklaşık 1 milyar lira. 2024 yılında, son 3 yılda harcamış olduğumuz bu rakamın yarısı kadar, yani 520 milyon liralık bir kaynağı bu projeye ayırmış durumdayız. Anlatmaya çalıştığımız, sizlerle paylaşmaya çalıştığımız şey şu; Türkiye’nin kendi vatandaşına gıda arz güvenliği açısından herhangi bir sorun yaşatmayacak potansiyele sahip olduğunu biliyoruz hatta daha fazlasını da yapabilir. Ülkeye gelen turistlerin, misafirlerin ihtiyacını karşılayabilir. Bunların da ötesinde ihracat yaparak ülkeye döviz kazandırmak mümkün. Geçtiğimiz yıl bu rakam 31 milyar dolar oldu. Bunlar hep sizin sayenizde, sizin ürettiğiniz ürünlerden oldu. Biz istiyoruz ki daha fazlası olsun. Elde edilen bu refahtan herkes eşit bir şekilde faydalanmış olsun inşallah.”

Bugün 500 çiftçiye yüzde 60 hibeli sertifikalı yağlık ayçiçeği tohumunu, 575 çiftçiye yüzde 50 hibeli yerli ve milli nohut tohumunu dağıtacaklarını ifade eden Yumaklı, bu kadim toprakların boş kalmaması için çiftçilerin kararlılığının önemine dikkati çekti.

Bakan Yumaklı ve il protokolü, konuşmaların ardından çiftçilere tohum dağıttı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-786-milyon-avroluk-ipard-finansmanini-ciftcilerle-bulusturacagiz/feed/ 0
İş Dünyası, Türkiye’nin 2023 GSYH Sonuçlarını Memnuniyetle Karşıladı https://www.kanal7haber.com.tr/is-dunyasi-turkiyenin-2023-gsyh-sonuclarini-memnuniyetle-karsiladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/is-dunyasi-turkiyenin-2023-gsyh-sonuclarini-memnuniyetle-karsiladi/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:24:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8834 İş dünyası temsilcileri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023 yılına ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını memnuniyetle karşıladı.

Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 4,5, 2023’ün son çeyreğinde de yüzde 4 büyüme kaydetti. Türkiye, 2023’ün son çeyreğinde, yıllık bazda, ekonomik büyüme verisi açıklanan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne (OECD) üye ülkeler arasında ikinci, G20 ülkeleri arasında üçüncü ülke oldu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, GSYH sonuçlarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, “İş dünyası olarak, yılın son çeyreğinde büyümenin yüzde 4,0 gerçekleşerek, yılın tamamında Orta Vadeli Program’da öngörülen yüzde 4,4’ün üzerinde, yüzde 4,5 olarak gerçekleşmesini memnuniyetle karşılıyoruz.” dedi.

Olpak, 2023 yılının pek çok açıdan zorlu bir yıl olduğunu ifade ederek, jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisi ve küresel ticaret üzerindeki olumsuz etkileri ile düşük küresel büyüme oranlarının gerçekleştiğini belirtti.

Türkiye’nin 2023 yılı büyüme performansı açısından hedef büyüme oranının aşılması ve büyüme istikrarının korunmasının değerli bir kazanım olduğunu vurgulayan Olpak, “Sektörel olarak değerlendirdiğimizde ise tarım sektöründeki ufak daralma dışında her sektörün büyümeye pozitif katkı verdiğini görüyoruz. Sanayideki büyümenin yüzde 0,8 artmasını da dikkatli okumalıyız. Çünkü sanayimizdeki ivme, ihracatımızın artışıyla da doğrudan etkilidir.” değerlendirmelerinde bulundu.

Olpak, şunları kaydetti:

“Sonuçları yıllık olarak değerlendirdiğimizde, ihracatımızın özellikle 2023’ün ilk yarısında küresel ekonomideki gelişmelere bağlı olarak negatif katkı vermesiyle, yılın ikinci yarısındaki toparlanmaya rağmen yılın tamamında büyümeye negatif katkı veren tek kalem olduğunu görüyoruz. 2024 yılına da yine küresel zorluklarla mücadele ederek başladık. Elbette yurt içinde finansal istikrarı sağlayarak, yatırım, üretim ve ihracatı artırma odaklı politikaların uygulanmasına devam etmek önemli. Özellikle küresel büyümenin yavaş seyrettiği bir ortamda ihracatımızın büyümeye daha fazla katkı sağlaması açısından, sanayi sektöründeki büyümenin bu dönemde daha fazla ön plana çıkması gerektiğini düşünüyoruz.”

“Türkiye üretim ve ihracata dönüşecek yatırımlarla büyüdü”

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de büyümede yaşanan bu istikrarın son derece değerli olduğunu belirtti.

Gültepe, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak gibi büyük bir hedef olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak en büyük hedefimiz, ülkemizin küresel ihracat liginde de ilk 10 ülke arasında yer alması. 2023 yılında büyüme rakamlarının detaylarını iyi okumamız gerekiyor. Büyümenin çok önemli bir bölümü makine ve teçhizat yatırımlarından geldi. Bu yatırımları, yakın gelecekte daha çok üretimin ve daha çok ihracatın müjdecisi olarak değerlendiriyoruz. Diğer yandan ihracatın büyümeye katkısında bir miktar gerileme var. Bu durum da dış talepte daralma ve rekabetçilik kaybına işaret ediyor.

Bu iki rakamı birlikte okuduğumuzda, sanayicinin yatırım iştahının yüksek olduğunu ancak rekabetçilik noktasında yaşanan gerilemenin ihracatı olumsuz etkilediğini görüyoruz. Bu yatırımların artmasında, önceki yıllarda rekabetçilikte kazandığımız güçlü rüzgarın bir etkisi var. 2024 yılında küresel talep noktasında önemli artışlar bekleniyor. İhracat ailesi olarak ülkemizde üretim, yatırım ve istihdamın dinamosu olmaya devam edeceğiz.”

“Büyüme oranları 2024 yılı için çok büyük bir motivasyon kaynağı olacak”

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı da milli ekonominin pozitif büyüme eğilimini üst üste 14’üncü çeyreğe taşıyarak “Türkiye Yüzyılı” iddiasına yaraşır bir başlangıç yaptığını söyledi.

Asrın felaketi olarak nitelenen 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yanı sıra mayıs ayında yapılan iki büyük seçim sürecinin getirdiği belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisinin göstermiş olduğu bu performansın takdire şayan bir gelişme olduğunu dile getiren Asmalı, şöyle devam etti:

“MÜSİAD olarak, söz konusu büyüme oranlarının 2024 yılı için de çok büyük bir motivasyon kaynağı olacağına inanıyor, ülke ekonomimizin üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme sürecinin devam edeceğine olan inancımızı yineliyoruz. Makro-finansal dengelenme bağlamında Türkiye ekonomisi için oldukça önemli ve başarılı bir dönem olarak geride kalan 2023’ün ardından Türkiye ekonomisi; enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürme, kurda istikrarı sağlama, kamu mali dengeleri ve dış ticarette sürdürülebilirliğe ulaşma hedeflerine adım adım yaklaşmayı sürdürecektir.”

“OVP hedefinin aşılması pozitif bir gelişme”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de büyümenin 14 çeyrektir sürmesi ve 2023’te yüzde 4,5 ile OVP hedefinin aşılmasının pozitif bir gelişme olduğunu ifade ederek, “2023’te tüketimin katkısı öne çıkarken, iş dünyası olarak 2024’ün katma değerli dış taleple fark oluşturacak bir yıl olması için çalışacağız. Öte yandan, yatırımların artması ve tarımsal üretime yeni bir soluk getirmek için de daha çok gayret etmeliyiz.” dedi.

“Ülkemiz hak ettiği not artırımlarına kavuşacaktır”

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın da Türkiye’nin kesintisiz bir şekilde 14 çeyrektir ekonomisini büyütmesinin büyük bir başarı olduğunu ifade ederek, kamu maliyesindeki tasarrufun etkilerinin son çeyrekte görülmesinin gayet memnuniyet verici olduğunu kaydetti.

Gelişmiş ülkelerde teknik resesyonun konuşulduğunu aktaran Aydın, “Rotamız, OVP hedeflerinden sapmadan üretimle büyüyen kalıcı sürdürebilir bir ekonomik büyümedir. Özellikle son çeyrekte kamu maliyesinde görülen harcamalarda tasarruf tedbirlerine uyulduğunu görmek OVP hedeflerine de uygun gösterilmektedir. Bu aynı zamanda kredi derecelendirme kuruluşlarının da dikkatlerinden kaçmayacak ve ülkemiz hak ettiği not artırımlarına kavuşacaktır.” diye konuştu.

“Gelecek için umut verici”

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da küresel ekonomilerde yön arayışının sürdüğü ve zayıflama beklentisinin olduğu bir süreçte, Türkiye ekonomisinin 2023 yılının tamamında gösterdiği yüzde 4,5’lik büyüme performansının gelecek için umut verici olduğunu ve önemli bir başarıya imza atıldığını söyledi.

Küresel ticarette yaşanan olumsuzluklardan, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan, ABD, Çin ve AB ekonomilerindeki zayıflıklardan bahseden Kopuz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tüm olumsuzluklara rağmen 2024 için Türkiye olarak OVP hedefimiz olan yüzde 4 büyüme hedefimizde bir bozulma olmayacağını düşünüyoruz. 2023 yılında elde edilen bu güçlü büyüme oranı, küresel piyasalarda faizlerin düşeceği ve yatırım iştahının artacağını umduğumuz bir sürece daha güçlü girmemizi sağlayacaktır. Bu noktada fiyat istikrarına karşı uygulanan sıkılaştırıcı politika adımlarını ekonomik aktiviteye ve istihdama halel gelmeyecek şekilde sürdürülmesi önem arz ediyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/is-dunyasi-turkiyenin-2023-gsyh-sonuclarini-memnuniyetle-karsiladi/feed/ 0
BSH Ev Aletleri Grubu Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde Güçlü Bir Yılı Geride Bıraktı https://www.kanal7haber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/ https://www.kanal7haber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/#respond Wed, 26 Jun 2024 21:21:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8831 BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın, “Dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile BSH’nin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz.” dedi.

Bölgenin 2023 yılındaki performansını değerlendirmek ve gelecek hedeflerini paylaşmak üzere BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM) Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman sözcülüğünde bir basın toplantısı yapıldı.

Toplantıda konuşan Sığın, dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile BSH’nin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bıraktıklarını belirtti.

Sığın, “130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında karlı büyümemizi sürdürme hedefiyle yol alıyoruz. Büyük çeşitliliklere ve farklı dinamiklere ev sahipliği yapan bu bölge büyüme potansiyeliyle bizim için her zaman önemli fırsatlar sunuyor. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2023 yılını güçlü bir performansla tamamladık” diye konuştu.

“Bu başarının taşıyıcı gücü Türkiye oldu”

Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2027 yılına kadar her yıl çift haneli büyüme hedeflerini koruduklarını vurgulayan Sığın,”2020 yılında yakaladığımız büyüme ivmesi devam ediyor. REM pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 51 milyar avroya ulaşmasını bekliyoruz. Bu başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu.” dedi.

Sığın, BSH Ev Aletleri Grubu’nun dünyadaki en büyük tesislerinden BSH Çerkezköy fabrikalarındaki üretimin yüzde 56’sının ihraç edildiğine dikkati çekerek, “Başta Avrupa olmak üzere 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sadece kendi bölgemizdeki 44 ülkeye Türkiye’den ürün gönderiyoruz. Çerkezköy’de üretilen ürünlerimiz Çin’e kadar ulaşıyor. Bu aynı zamanda Çin’e trenle yapılan ilk sevkiyat özelliği taşıyor. Global pazardaki konumumuzu daha da güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tüketicilerin birbirinden farklı ihtiyaç ve beklentilerine odaklanarak sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Sığın, aynı zamanda bölgede istihdama da katkı sunduklarını ifade etti.

Sığın, bölgede 10 binden fazla kişiye istihdam sağlayan BSH’nin Mısır’daki yeni fabrikayla beraber doğrudan ve dolaylı 1000 kişiye iş fırsatı yaratacaklarını belirterek, son teknoloji ürünü fabrikanın sürdürülebilirlik yaklaşımıyla tasarlandığını ve HF filtresi gibi bazı teknolojilerin Mısır’da ilk kez uygulandığını söyledi.

Şirketin, Vietnam’da kurulan yeni iştirakı ve Türkiye’deki lojistik hizmet merkezi gibi gerçekleştirdikleri yatırımlara dikkati çeken Sığın, ‘Yerel pazarlara olan yakınlık hedefimiz ve küresel stratejilerimiz doğrultusunda büyümeye devam ediyoruz.’ açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin üretim, AR-GE, insan kaynaklarının yanı sıra iş modellerinde de bölgeye rol modeli olma özelliği taşıdığına ve yeni nesil deneyim mağazacılığının tüm dünyada öne çıktığına değinen Sığın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“BSH’nin Türkiye’de Bosch, Siemens, Profilo marka konseptli 3 binden fazla lokasyonda mağazası yer alıyor. BSH, 2024 yılında 18 lokasyona ulaşmayı planladığı Mısır’da 9 mağaza ile hizmet veriyor. Geniş mutfakları, rahat ve mekana yayılmış ürün sergileme alanları ile dikkati çeken Güney Afrika’daki premium showroomlarında da kısa süre önce satışa başlandı. BSH diğer ülkelerde de örnek aldığı bu showroom alanlarını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Singapur, Tayland, Malezya’daki deneyim mağazalarımızın yanında Endonezya ve Vietnam’daki bayi yatırımları ile de REM bölgesindeki lokasyon sayısını da artırıyoruz.” dedi.

Sığın, çevresel sorumluluklarını bir adım öteye taşıyarak sürdürülebilir ve verimli ürünler sergilemek üzere yeni bir mağaza konsepti geliştirdiklerini belirtti.

Türkiye’nin pek çok ilinde yaptıkları “Deneyim Mağazacılığı” yatırımları ile geniş alanlarda pişirici ürün grubu, elektrikli süpürge ve premium kahve makineleri gibi pek çok ürünü müşterilerinin mağazalarda deneyimleyip keyifli vakit geçirebildiklerini vurgulayan Sığın, “Bunun yanında güneş enerjisi kullanan ilk sürdürülebilir mağaza konseptimizi de 2023’te Türkiye’de hayata geçirdik.” dedi.

“Sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz”

Sürdürülebilirlik konusunda değerlendirmelerde bulunan Sığın, 2030 yılına kadar kullanılan elektriğin yüzde 100’ünün yeşil enerji kaynaklarından elde etmek için çalışmalarını sürdürdüklerini, ayrıca değer zincirlerinde meydana gelen dolaylı emisyonları, 2030’a kadar 2018’e kıyasla yüzde 15 azalmayı hedeflediklerini aktardı.

Ergene bölgesinde yer alan BSH Türkiye’nin, 2017-2023 yıllarını kapsayan dönemde toplam yaklaşık 523 bin m3 su tasarrufunda bulunduğu açıklandı.

2030’a kadar ürünlerinin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeyi ve ürünlerdeki yeniden kullanılabilir malzeme oranını en az yüzde 95’e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Sığın, “Bu çabalarımızla, sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman, bu yıl itibarıyla gelecek dönem için yatırım planlarını iki katına çıkardıklarını belirterek, özellikle teknoloji alanında yatırımlarıyla gezegene ve müşterilerine olan sorumluluklarının bilincinde, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini aktardı.

İmza attıkları inovasyonlarla müşterilerinin evdeki yaşam kalitesini artırmak için çalıştıklarını söyleyen Ataman, “Yeni fabrika ve iştiraklerimiz, kapasite artırımlarımız, AR-GE yatırımlarımız, büyüyen mağaza ve bayii ağımız ile de bölgede çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye oldu. Türkiye’de faaliyete başladığımızdan bu yana 1.3 milyar avro tutarında yatırım ile ülkenin üretimine, ihracatına, istihdamına katkı sağladık. Bu yıl da yatırımlarımızı hem Türkiye hem de bölgede sürdürerek karlı büyümemizi koruyacağız.” yorumunu yaptı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubu-gelisen-pazarlar-bolgesinde-guclu-bir-yili-geride-birakti/feed/ 0
BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi Türkiye’den yönetiliyor https://www.kanal7haber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:24:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8775 BSH Ev Aletleri Grubu’nun 2020 yılından bu yana Türkiye’den yönetilen ve 130 ülkede 4,6 milyar nüfusu kapsayan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik yatırım hamleleriyle şirketin en hızlı büyüme potansiyelini barındıran bölgesi olarak öne çıkıyor.

Avrupa’nın önde gelen ev aletleri üreticilerinden BSH’nin dört ana yönetim bölgesinden biri olan Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM), stratejik önemi ve operasyonlardaki başarısı ile öncü konumunu koruyor. Nisan 2020’den bu yana Türkiye’den yönetilen bölge 2023 yılında da yatırımların çekim merkezi oldu. Bölgenin 2023 yılındaki performansını değerlendirmek ve gelecek hedeflerini paylaşmak üzere BSH Ev Aletleri Grubu’nun Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın ile BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman sözcülüğünde bir basın toplantısı düzenlendi.

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su olarak görevi Mayıs 2023’te devralan Gökhan Sığın, yaptığı değerlendirmede, “Dünya çapında 39 fabrikası ve 60 bini aşkın çalışanı ile şirketimizin dokunduğu en büyük coğrafya olan Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde güçlü bir yılı geride bırakıyoruz. 130 ülke ile çok geniş bir coğrafyada 4,6 milyarlık büyük bir nüfusu barındıran bölgemizde, 2024 yılında karlı büyümemizi sürdürme hedefiyle yol alıyoruz. Büyük çeşitliliklere ve farklı dinamiklere ev sahipliği yapan bu bölge büyüme potansiyeliyle bizim için her zaman önemli fırsatlar sunuyor. 13 iştirak, 9 fabrika, güçlü global marka portföyü, yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz ile Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2023 yılını güçlü bir performansla tamamladık” dedi.

İhracat ve Yatırım Merkezi: Türkiye

Sığın ayrıca, Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde 2027 yılına kadar her yıl çift haneli büyüme hedefini koruduklarını belirterek bu büyümenin itici gücünün Türkiye olduğuna da vurgu yaptı. Sığın, sözlerine şöyle devam etti: “2020 yılında yakaladığımız büyüme ivmesi devam ediyor. REM pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 51 milyar euroya ulaşmasını bekliyoruz. Bu başarının taşıyıcı gücü ise gururla ifade etmeliyiz ki Türkiye oldu.”

BSH Ev Aletleri Grubu’nun dünyadaki en büyük tesislerinden BSH Çerkezköy fabrikalarındaki üretimin yüzde 56’sının ihraç edildiğine dikkat çeken Sığın “Başta Avrupa olmak üzere 150 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sadece kendi bölgemizdeki 44 ülkeye Türkiye’den ürün gönderiyoruz. Çerkezköy’de üretilen ürünlerimiz Çin’e kadar ulaşıyor. Bu aynı zamanda Çin’e trenle yapılan ilk sevkiyat özelliği taşıyor. Global pazardaki konumumuzu daha da güçlendiriyoruz” şeklinde konuştu.

Sığın sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye aynı zamanda know-how ihracatıyla öne çıkıyor. Buradaki deneyim ve birikimiyle rol model olan örnek çalışmalara imza atan Türkiye’de bu yıldan itibaren yatırımlarımızı iki kat artırmayı planlıyoruz.”

Mısır’da yeni fabrika yatırımı

Tüketicilerin birbirinden farklı ihtiyaç ve beklentilerine odaklanarak sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Sığın, aynı zamanda bölgede istihdama da katkı sunduklarına işaret etti. Sığın bölgede 10 binden fazla kişiye istihdam sağlayan şirketin Mısır’daki yeni fabrikayla beraber doğrudan ve dolaylı 1000 kişiye iş fırsatı oluşturacaklarını belirtti. Gökhan Sığın, son teknoloji ürünü fabrikanın sürdürülebilirlik yaklaşımıyla tasarlandığını vurgularken HF filtresi gibi bazı teknolojilerin Mısır’da ilk kez uygulandığını paylaştı. Geçen yıl temeli atılan fabrikada 2025 yılında 80 bin adet fırın üretilmesi planlanıyor. Geçen yıl yapılan yatırımlara Vietnam’daki yeni iştirak ve Türkiye’deki lojistik hizmet merkezini örnek veren Sığın, “Yerel pazarlara yakınlık hedefimiz ve global stratejilerimiz doğrultusunda büyümeye devam ediyoruz” diye konuştu.

Sürdürülebilirlik odaklı deneyim mağazaları

Türkiye üretim, Ar-Ge, insan kaynaklarının yanı sıra iş modellerinde de bölgeye rol modeli olma özelliği taşıyor. Yeni nesil deneyim mağazacılığının tüm dünyada öne çıktığına değinen Gökhan Sığın, “BSH’nin Türkiye’de Bosch, Siemens, Profilo marka konseptli 3 binden fazla lokasyonda mağazası yer alıyor. Şirketimiz, 2024 yılında 18 lokasyona ulaşmayı planladığı Mısır’da 9 mağaza ile hizmet veriyor. Geniş mutfakları, rahat ve mekana yayılmış ürün sergileme alanları ile dikkat çeken Güney Afrika’daki premium showroom’larında da kısa süre önce satışa başlandı. Şirketimiz diğer ülkelerde de örnek aldığı bu showroom alanlarını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Singapur, Tayland, Malezya’daki deneyim mağazalarımızın yanında Endonezya ve Vietnam’daki bayi yatırımları ile de REM bölgesindeki lokasyon sayısını da artırıyoruz” dedi.

“Şirket olarak en son teknolojiye sahip enerji verimli ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin hayatını kolaylaştırırken gezegenimizin ve yeni nesillerin geleceği için sürdürülebilirliği tüm süreçlerimizin ana odağında tutuyoruz” diyen Sığın, çevresel sorumluluklarını bir adım öteye taşıyarak sürdürülebilir ve verimli ürünler sergilemek üzere yeni bir mağaza konsepti geliştirdiklerini belirtti.

Sığın, “Türkiye’nin pek çok ilinde yaptığımız ‘Deneyim Mağazacılığı’ yatırımları ile geniş alanlarda pişirici ürün grubu, elektrikli süpürge ve Premium kahve makinelerimiz gibi pek çok ürünümüzü müşterilerimiz mağazamızda deneyimleyip keyifli vakit geçirebiliyor. Bunun yanında güneş enerjisi kullanan ilk sürdürülebilir mağaza konseptimizi de 2023’te Türkiye’de hayata geçirdik” dedi.

Hedef: 2030’a kadar ürünlerin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretme

Yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilirliği bütünsel bir bakış açısıyla ele alan şirket, enerji verimliliğini artıran projeleri ve yeşil enerji kullanımına gösterdiği hassasiyet ile 2020 yılından bu yana Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını tüm lokasyonlarında karbon-nötr olarak gerçekleştiriyor. Önlenemeyen emisyonlar için de karbon dengeleme projelerine destek veriyor. Son beş yılda yaklaşık 26.810 MWh enerji tasarrufunda bulunarak 10 bin 723 ton karbondioksit (CO2) emisyonundan kaçınan BSH Türkiye’nin bu tasarrufu yaklaşık olarak 4 kişilik 116 bin 568 ailenin enerji tüketimine tekabül ediyor. 2030 yılına kadar kullanılan elektriğin yüzde 100’ünü yeşil enerji kaynaklarından elde etmek için çalışmalarını sürdüren BSH Türkiye ayrıca, Kapsam 3 emisyonları olarak da bilinen, değer zincirlerinde meydana gelen dolaylı emisyonları, 2030’a kadar 2018’e kıyasla yüzde 15 azalmayı hedefliyor. Şirket 2030 yılına kadar 54 GWh’lik enerji tasarrufu sağlama hedefinin yüzde 55’ini 2019-2023 yılları arasında gerçekleştirmiş bulunuyor. Yakın bir zamanda su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya olan Ergene bölgesinde yer alan BSH Türkiye, 2017-2023 yıllarını kapsayan dönemde toplam yaklaşık 523 bin metreküp (yüzde 30) su tasarrufunda bulundu. Bu oran, 209 olimpik havuzuna tekabül ediyor.

2030’a kadar ürünlerinin yüzde 50’sini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmeyi ve ürünlerdeki yeniden kullanılabilir malzeme oranını en az yüzde 95’e çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Sığın, “Bu çabalarımızla, sürdürülebilir bir gelecek için taahhütlerimizi ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Gelişen pazarlar bölgesinin lokomotifi Türkiye oldu

BSH Gelişen Pazarlar Bölgesi CFO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sedef Ataman, bu yıl itibarıyla önümüzdeki dönem için yatırım planlarını iki katına çıkardıklarını belirterek, özellikle teknolojiye yatırımlarıyla gezegene ve müşterilerine olan sorumluluklarının bilincinde, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini aktardı. İmza attıkları inovasyonlarla müşterilerinin evdeki yaşam kalitesini artırmak için çalıştıklarını söyleyen Sedef Ataman, “Yeni fabrika ve iştiraklerimiz, kapasite artırımlarımız, Ar- Ge yatırımlarımız, büyüyen mağaza ve bayii ağımız ile de bölgede çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl Gelişen Pazarlar Bölgesi’nin lokomotifi Türkiye oldu. Türkiye’de faaliyete başladığımızdan bu yana 1,3 milyar euro tutarında yatırım ile ülkenin üretimine, ihracatına, istihdamına katkı sağladık. Bu yıl da yatırımlarımızı hem Türkiye hem de bölgede sürdürerek karlı büyümemizi koruyacağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bsh-ev-aletleri-grubunun-gelisen-pazarlar-bolgesi-turkiyeden-yonetiliyor/feed/ 0
Türkiye’de Yapılan En Uzun Tüneller https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-yapilan-en-uzun-tuneller/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-yapilan-en-uzun-tuneller/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:21:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8772 Toplam 753 kilometre uzunluğunda 495 tünelin hizmet verdiği Türkiye’de, 2003-2023 yıllarında 703 kilometre uzunluğunda 412 tünel yapıldı. Sadece geçtiğimiz yıl 42 bin 500 metre tünel yapıldı. İşte Türkiye’nin en uzun tünelleri.

Karayolları Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgilere göre, Türkiye’de tünel yapım çalışmaları kapsamında 2003-2023 yılları arasında 703 kilometre uzunluğunda 412 adet tünel yapılarak yol ağımızdaki tünellerin sayısı 495’e, toplam uzunlukları 753 kilometreye ulaştı. 2023 yılında 42,5 kilometre uzunluğunda tünelin yapımı tamamlandı.

İşte Türkiye’nin en uzun karayolu tünelleri ve özellikleri

1 – Zigana Tüneli

Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan ve yüksek yoğunlukta trafik yükü taşıyan güzergahta inşa edilen Yeni Zigana Tüneli, 3 Mayıs 2023 tarihinde ulaşıma açıldı. 14,5 kilometre uzunluğunda çift tüpten oluşan Yeni Zigana Tüneli projesinin toplam uzunluğu bağlantı yolları ile birlikte 15,1 kilometreye ulaşıyor. Seyahat süresi otomobiller için 30 dakika, ağır tonajlı araçlar için 60 dakika kısaldı. Tünelin açılması ile kış şartlarında kesintiye uğrayan trafiğin kesintisiz ve konforlu akışı tesis edildi. Zigana Tüneli ve bağlantı yolarının yapımı, tasarımı ve kontrolünde yüzde yüz yerli ve milli kaynaklar kullanıldı ve proje Türk mühendisleri ve işçileri tarafından inşa edildi. Zigana Tüneli, sadece ülkemizin değil Avrupa’nın da en uzun tünelidir. Tünel ayrıca dünyanın 3’üncü en uzun çift tüp karayolu tünelidir. Tünel ile ayrıca mevcut yol 8 kilometre kısalmıştır.

2 – Ovit Tüneli

Ovit Tüneli, Rize’yi Erzurum’a bağlayan İkizdere-İspir Yolu’nun en önemli bölümünü oluşturan 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı geçişinde inşa edilerek 13 Haziran 2018 tarihinde hizmete girdi. Çift tüplü inşa edilen Ovit Tüneli 14 kilometrelik uzunluğu ile dünyada çift tüp olarak inşa edilen en uzun 3’üncü karayolu tünelidir. Ovit Tüneli, Rize – Erzurum arasındaki karayolunun İkizdere – İspir mevkinde bulunan Ovit Dağı Geçidi’nin tünel konforunda geçilmesini, kış mevsimi boyunca yoğun kar yağışı ve çığ düşmeleri nedeniyle 5 ay trafiğe kapalı olan Rize – İspir – Erzurum Yolu’nun yıl boyunca trafiğe açık kalmasını sağlandı. Tünel ile ayrıca mevcut yol 4 kilometre kısalmıştır.

3 – Levazım- Akatlar Tüneli

7 bin 720 metre uzunluğunda olacak tünel haya yapım aşamasında. Bittiğinde İstanbul trafiğini rahatlatacak.

4 – Vauk Tüneli

7 bin 480 metre uzunluğunda olacak olan Vaik Tüneli’nin yapımı hala devam ediyor. Tünel, Gümüşhane’yi Bayburt’a bağlayacak.

5 – Alacabel Tüneli

Konya-Antalya kara yolu üzerindeki, kış aylarında yaşanan olumsuzlukları bertaraf edecek Alacabel Tüneli’nin uzunluğu 7 bin 360 metre uzunluğunda olacak. Alacabel Tüneli’nde kazı ve destek imalatı tamamlandı, her iki tüpte de ışık göründü. Tünelin yakın zamanda bitirilmesi hedefleniyor.

6 – Kırık Tüneli

Kırık Tüneli, İspir-Erzurum kara yolunda yapımı devam eden Kırık Tüneli 7 bin 200 metre uzunluğunda olacak. Tünel tamamlandığında mevcut güzergahtaki yol 33 kilometre kısalacak. Hizmete alındığında Doğu Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayacak ve transit taşımacılıkta önemli bir konuma sahip olacak tünel sayesinde, Gürbulak Sınır Kapısı’na kesintisiz ulaşım sağlanacak.

7 – Kop Dağı Tüneli

Erzurum’un Aşkale ilçesi ile Trabzon arasında bulunan akstaki mevcut yolu 32 kilometre kısaltacak yapımı hala devam eden Kop Dağı Tüneli’nin uzunluğu 6 bin 500 metre olacak.

8 – Eğribel Tüneli

Giresun’un iç kısımdaki Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçeleri ile Sivas arasındaki güzergahta bulunan Eğribel Tüneli’nin uzunluğu 5 bin 905 metre. Tünel çift tüp olarak yapıldı. Tünelle yol 6,5 kilometre kısaldı. Güzergahta ayrıca 20 dakikalık zaman tasarrufu sağlandı.

9 – Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli

26 Aralık 2016 tarihinde hizmete sunulan Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, 5 bin 488 ve 5 bin 480 metrelik çift tüpten oluşuyor. Ülke çapında hayata geçirilen en önemli tünel projelerinden Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile yol kotu 1850 metre rakımdan 1390 metreye indirilmiş. Tünelle kış aylarında sürücülerin korkulu rüyası olan Ilgaz Dağı geçişinde 12 ay boyunca yüksek standartlı ve güvenli bir ulaşımla seyahat imkanı sağlandı. Daha önce 34 dakika süren 17 kilometrelik Ilgaz Dağı Geçişi 5,6 kilometre kısalarak artık 8 dakikada geçiliyor. 2,5 saat süren Kastamonu-Çankırı arası 1,5 saatte kat edilebiliyor.

10 – Avrasya Tüneli

Avrasya Tüneli Asya ve Avrupa yakalarını, deniz tabanının altından geçen bir karayolu tüneli ile birbirine bağlıyor. Toplam tünel uzunluğu 5 bin 400 metre olan Avrasya’nın, Boğazın altında kalan kısmı 3 bin 340 metre. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-yapilan-en-uzun-tuneller/feed/ 0
Coğrafi işaretle tescillenen kavılca buğdayının üretiminin artması bekleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/cografi-isaretle-tescillenen-kavilca-bugdayinin-uretiminin-artmasi-bekleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/cografi-isaretle-tescillenen-kavilca-bugdayinin-uretiminin-artmasi-bekleniyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:00:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8751 Ardahan’da korunarak geleceğe aktarılması için coğrafi işaret tescili alınan kavılca buğdayının üretiminin artması bekleniyor.

Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının (ATSO) girişimleri sonucu Türk Patent ve Marka Kurumundan “Ardahan Kavılca Buğdayı” adıyla alınan coğrafi işaret belgesi, hem ilgili kurumları hem de üreticileri sevindirdi.

Yörede yüzyıllardır ekilen ancak unutulmaya yüz tutan, “Anadolu buğdayının anası” olarak da bilinen kavılca buğdayının üretimi Ardahan’da, özellikle devletin tohum desteğiyle yaygınlaşıyor.

İl genelinde 200 çiftçi tarafından 4 bin dekar alanda ekimi yapılan kavılca buğdayından bin tona yakın ürün elde ediliyor.

Kuraklık ve soğuk iklime de dayanıklı bir ürün olarak bilinen kavılcanın, işlenerek farklı ürünlere dönüştürülüp farklı pazarlara açılması hedefleniyor.

Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Demirci, AA muhabirine, kavılcanın bölge tarımı ve ekonomisi için önemli bir kazanç olduğunu, bundan dolayı coğrafi işaret aldıklarını söyledi.

Yöresel ürünlerin coğrafi işaret alması için yıllardır çalışma içinde olduklarını, sadece kavılca için 4 yıllık uğraş verildiğini anlatan Demirci, bu gelişmeler ışığında amaçlarının hem il hem de bölge ekonomisine katkı sunmak olduğunu belirtti.

Tarım ve Orman Bakanlığında yapılan genetik tahlillerde bu buğdayın 13 bin yıllık geçmişinin ortaya çıktığını işaret eden Demirci, “Bu aynı zamanda sadece ilimizin değil, Anadolu’nun da en eski tohumu. Gelinen noktada insan sağlığı açısından da çok önemli olduğunu biliyoruz. Son 2 yıl içinde ekilen tarım arazilerinde artış var. Bu ürün aynı zamanda kuraklık ve soğuk iklime de dayanıklı bir ürün.” dedi.

Demirci, glüten oranı düşük olan kavılcanın tercih edildiğini vurguladı.

“Organik ve doğal tarımın yapılacağı bir yerdeyiz”

Toprak Mahsulleri Ofisi’nden (TMO) alım garantisini beklediklerini belirten Demirci, şunları kaydetti:

“Kavılcanın sürdürülebilir bir hale gelmesini istiyoruz. Katma değerli hale getirebilirsek daha fazla ekiminin sağlanacağını düşünüyorum. Bu nedenle alım garantisi bizim için çok önemli. Bu Ardahan için önemli bir çıkış olacak. Doğamız bakir, ürünlerimiz doğal ve temiz kalmıştır. Organik ve doğal tarımın yapılacağı bir yerdeyiz. Bu yönüyle Ardahan biçilmiş bir kaftan. Ardahan bu açıdan desteklenmeli ve tanıtılmalı. Ardahan’ın gastronomisi bilinmeli.”

Bin tona yakın üretim yakalandı

Tarım ve Orman İl Müdürü Muhammet Fatih Cineviz de son yıllarda yapılan çalışmalarda kavılca üretimini belirli bir noktaya taşımanın sevincini yaşadıklarını anlattı.

Kavılca buğdayında bin tona yakın üretim yakaladıklarını dile getiren Cineviz, “Unutulmaya yüz tutmuş, üretimden uzak tutulmuş bu ürünü tekrar toprakla buluşturarak arazilerimizi şenlendirme anlamında yaptığımız çalışmaların bir neticeye varmış olması bizi sevindirdi. Gelinen aşamada üreticilerimizin katma değer kazanması noktasında çok ciddi bir ivme oluşturacağının farkındayız.” diye konuştu.

Bu çalışmalara bütünsel olarak baktıklarını ifade eden Cineviz, şöyle devam etti:

“Bu ürünlerimizi paketleyip makarna, un, bulgur ve erişte benzeri ürünlere dönüştürerek Ardahan’ın kendi markasıyla pazarda yer bulmasını sağlamak adına bir çalışma içindeyiz. Bu çalışmalarımızı destekler mahiyette tescil belgesi çok önemli bir argüman olmuştur. Pazarda karşılığını bulabileceğini sağlayacağımız anlamında bize güç verecektir.”

Üreticilerde sevinç ve umut bir arada

Kavılcayı üretip tesisinde işleyen Nejdet Kanbir ise “Organik tarım hız kazanacak. Bizler daha cesaretli olacağız. Örneğin işleme tesisimi büyütmeyi planlıyorum. Coğrafi işaret belgesi ufkumuzu açtı, cesaretimizi arttırdı. ” dedi.

İşletmeci Levent Bilgili de coğrafi işaret için çalışma yapan ATSO başta olmak üzere emeği geçenleri kutladığını belirterek, “Sonuçta bu bir belge. Ürün tescilli. Dolayısıyla bundan sonra kavılcanın ununu, buğdayını ve bulgurunu daha rahat satmış olacağız. Ardahan için güzel bir gelişme. İnşallah buğdayımız hak ettiği yerde olacak. Bu tür değerlerimizi bilmek bizim için önemli.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cografi-isaretle-tescillenen-kavilca-bugdayinin-uretiminin-artmasi-bekleniyor/feed/ 0
Antalya’da ‘Sanayide Kadın Eli’ Projesi İle İşsizlik Azalıyor https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 09:03:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8746 Antalya’da birçok iş kolunda ara eleman sorununa çözüm için geliştirilen ‘Sanayide Kadın Eli’ projesi sonuç vermeye başladı. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde 5 ülkeye ihracat yapan bir fabrika, ev hanımları ve genç kızlara yönelerek eğitim almalarını sağladı, ardından fabrikada kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalıştırmaya başladı. Firmanın yönetim kurulu başkanı, “Önce paketleme bölümünde denedik, daha sonra kadınlarımızın çalışmalarındaki performans bizi son derece mutlu etti. Arkasından diğer birimlerde kadınlarımızı çalıştırmaya başladık. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, artık kadının olduğu her ortamda hem disiplin hem nezaket hem saygı hem de verimliliğin arttığını gördük” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nin (AOSB) ortaklaşa yürüttüğü ‘Sanayide Kadın Eli Projesi’ meyvelerini vermeye başladı. Ev kadını onlarca kadın, farklı alanlardaki fabrikalarda kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalışmaya başladı.

“Eleman alırken ilk tercihi kadın olarak seçiyoruz”

AOSB’de faaliyet gösteren ve 5 ülkeye ihracat yapan bir firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erdem, “Fabrikada şu an itibarıyla 300-320 civarında çalışanımız var. Antalya turizm bölgesi, özellikle Nisan ve Mayıs aylarıyla birlikte turizme kayabiliyor. Böyle olunca yetiştirdiğiniz insanları bu sefer kaybediyorsunuz. Çok yoğun bir çalışan firma olmamız nedeniyle insan bulmakta zorluk çekiyoruz. Bir deneme yapalım istedik ve tüm çevre köylerden çalışma niyeti olan genç kızlarımızı ve kadınlarımızı davet ettik. Önce paketleme bölümünde denedik, daha sonra kadınlarımızın çalışmalarındaki performans bizi son derece mutlu etti. Arkasından diğer birimlerde kadınlarımızı çalıştırmaya başladık. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, artık kadının olduğu her ortamda hem disiplin hem nezaket hem saygı hem de verimliliğin arttığını gördük. Kadınlarımız erkeklerden çok daha gayretli, istekli ve verimli çalışmaya başladı. Kadın sayımızı peyderpey artırmaya başladık. Artık şimdi eleman alırken ilk tercihi kadın olarak seçiyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Her işi başarabileceğimizi düşündüğüm için çok korkmadım”

Bakım evinde çalışırken sanayide çalışma kararı aldığını belirten pres operatörü Enise Örün, “Kadın olarak her işi başarabileceğimizi düşündüğüm için çok korkmadım. Preste çalışıyorum. Zor tarafı var ama insan isteyince her işi yapabiliyor” dedi.

Paketleme personeli olarak işe başlayıp ardından yönetici konumuna yükselen Leyla Özgü Doğruparmak da, “Arkadaşım burada çalışıyordu, o önerdi. İlk başlarda çevremden gelen tepkiler nedeniyle çekinmiştim. Ancak şu an kadının elinin değdiği her şey güzelleşiyor” diye konuştu.

“Kadının yapamayacağı iş yok”

Ev hanımlığından sıkılıp iş hayatına atılan ve şu anda kaynakçılık yapan Belkıs Korkmaz, “Evde boş durmaktan canım sıkıldı. Preste çalışıyordum, şimdi kaynakçıyım. Hiç zorlanmıyorum. Kadının yapamayacağı iş yok” diye konuştu.

Firmada boyacılık yapan Gülten Aslantaş ise, “2 senedir burada çalışıyorum. Her konuda güveniyorum kendime ve işimi severek yapıyorum. Emekli olana kadar çalışacağım” ifadelerini kullandı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/feed/ 0
JOJO Caravanport Antalya ve ANFAŞ Outdoor Expo Açıldı https://www.kanal7haber.com.tr/jojo-caravanport-antalya-ve-anfas-outdoor-expo-acildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/jojo-caravanport-antalya-ve-anfas-outdoor-expo-acildi/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:27:47 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8716 Karavan, tiny house kamp ve outdoor sektörünü bir araya getiren JOJO Caravanport Antalya ve ANFAŞ Outdoor Expo” ANFAŞ Fuar Merkezi’nde açıldı. Fuarın en pahalı ve ucuz fiyatlı iki karavanı yoğun ilgi gördü.

Antalya’da ilk kez düzenlenen fuara, 100’den fazla firma 150’den fazla markayla Antalya’da ilk kez sektör liderleri ve doğaseverleri bir araya getiriliyor. 3 Mart 2024 tarihine kadar, 10.30 ile 19.30 arası ziyaret edilebilecek fuarda; karavan çeşitleri, karavan yan sanayi, tiny house; outdoor ürünleri, doğa ve su sporları, motosiklet çeşitleri ve kamp donanımlarından arazi araçlarına, kadar sektöre dair tüm yenilikler bulunabilecek. Antalyalıların büyük ilgi gösterdiği fuarda özellikle en uygun ve en yüksek fiyatlı karavanlar ziyaretçilerin beğenisini topladı. Her karavanı içine girip inceleyen ziyaretçiler yetkililerden bilgiler aldı.

“Antalya’da ilk kez düzenliyoruz”

JOJO Fuarcılık Genel Müdürü Hakan Görkem Işım, fuarı ‘Turizmin başkenti, doğanın kalbindeyiz’ temasıyla Antalya’da düzenlediklerini ifade ederek, “JOJO Caravanport Antalya fuarının birincisini düzenliyoruz. Şu anda 20 ilden, 100’ün üzerinde katılımcı, 150’den farklı marka var. Yurt dışından katılımcılarımız da fuardaki yerini aldı” dedi.

“Karavan turizmi bir numara”

Türkiye’de pandemi ve depremden sonra karavana bir yöneliş ve deneyimlemenin arttığına dikkati çeken Işım, “Aslında deneyimleyen insanlar ve buna merakı olan insanların sayısı da artıyor. Bu sayılar arttıkça hem turizm olaraktan yüksek meblağlara çıkacağız. Türkiye, Avrupa’ya göre karavancılıkta 20-30 sene geride bulunuyor. Ama burada hem çok büyük kaynak var hem de çok güzel üreticilerimiz var. Hepsini desteklemek gerekiyor diye düşünüyorum. Alternatif açısından şu an karavan turizmi bir numara. Otel fiyatlarının tabii ki birazcık daha yüksekliğinden de kaynaklı iç piyasa için söylüyorum. İnsanlar direkt doğa ve toprak üzerine kurulmuş karavan ya da tiny house sektörüne yöneliyor” diye konuştu.

“Devamlılığı olsun”

Işım, fuarda yapım şekline göre 110 bin TL’den 10 milyona kadar uzanan karavan fiyatlarının olduğunu kaydetti.

Fuar hedeflerini açıklayan Işım, “En büyük hedefimiz Antalya’ya bu sektördeki fuarı kazandırmak ve devamlılığını sağlamak. Buradaki hem tüketicide hem kullanıcı buranın deneyimi olarak daha fazla, tecrübesi daha fazla. İlgi çok yoğun hafta sonu daha fazla ziyaretçimiz olacaktır” dedi.

“175 bin TL’ye karavan”

İzmit’ten gelen Dream House Karavan Yetkilisi Yusuf Turan, fuara en uygun fiyatlı karavanı getirdiklerini belirterek, “175 bin TL’ye mal edilen karavanımız, fuarın en iddialı karavanlarından. Bu karavanımız 2,5 metre, 2 kişilik, mobilya grubu, banyo, mutfak, buzdolabımız var. ATV ile bu karavanımızı istediğiniz yere götürebilirsiniz. Gösterilen ilgiden çok memnunuz” dedi.

“En geniş karavan”

Fuarın en büyük karavanına sahip olan 5K Karavan Dış Ticaret Sorumlusu Ömer Faruk Avcı, satışlarının yüzde 97’sinin ihracat ağırlıklı olduğunu kaydetti.

Pandemi ve depremin ardından karavan sektörümün ülke genelinde yayılma gösterdiğini dile getiren Avcı, “Bolu’da 4 bin metre kare alanda üretim yapıyoruz. 12 ülkeye ihracat yapıyoruz. Halkın ilgisi oldukça yüksek. Fuarın en büyük en geniş ve en ferah aracıdır. Aracımızda yarım ton temiz su tankı ve 6 kişi konaklayabilir. 6 güneş paneli, 6 akü, 3 KW invertör, kombi, poliüretan köpükle yalıtım, dış ve iç mutfak tuvalet banyo ayrı ayrı eksiksiz bir karavan. Sıfır aracıyla birlikte maddi, değer, 4,5 milyon. Ev konforunda karavan” dedi.

“Doğaseverler bir arada”

ANFAŞ Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı ise Antalya’nın iklim ve ulaşım açısından fuarcılık sektörünün cazibe merkezi olduğunu belirterek, “Fuar doğaseverler ve üreticileri bir araya getirdi. Doğal yaşamın içerisinde bir sporcu olarak bu önemli fuara ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu fuar herkese uygun, doğaseverleri bir araya getiriyoruz. Gelecek yıl fuarımızı daha da geniş kapsamlı yapacağız. Antalya’da ilk kez yapıyoruz ama inşallah devamı gelecek” açıklamasını yaptı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/jojo-caravanport-antalya-ve-anfas-outdoor-expo-acildi/feed/ 0
BTSO’nun nitelikli istihdama dönük projeleri Bakan Işıkhan’dan tam not aldı https://www.kanal7haber.com.tr/btsonun-nitelikli-istihdama-donuk-projeleri-bakan-isikhandan-tam-not-aldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/btsonun-nitelikli-istihdama-donuk-projeleri-bakan-isikhandan-tam-not-aldi/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:24:55 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8714 Bursa iş dünyasını küresel ekonomideki dönüşüme hazırlayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın nitelikli istihdama dönük projeleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’dan tam not aldı. Ziyaret ettiği BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’ne hayranlığını dile getiren Bakan Işıkhan, “Bursa, mesleki eğitimde öncü durumda. Burada gençlerimize inanılmaz bir eğitim veriliyor” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Vali Mahmut Demirtaş, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve beraberindeki heyetle birlikte BTSO’nun DOSAB’da bulunan BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nü ziyaret etti. Vedat Işıkhan, BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO Yönetim Kurulu üyeleri Muhsin Koçaslan, Abidin Şakir Özen ve Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt’un ev sahipliği yaptığı ziyarette, BUTEKOM, BUTGEM, BTSO MESYEB, Mutfak Akademi, Enerji Verimliliği Merkezi, Bursa Model Fabrika ve Yeni Nesil Araç Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Bakan Işıkhan, ilk defa böylesine geniş bir merkezi inceleme fırsatı bulduğunu söyledi. Tüm Türkiye için örnek alınabilecek bir kampüsle karşılaştıklarını ifade eden Işıkhan, “Gençlerimizin meslek edindirme sürecine böyle bir ortam hazırladıkları için başta BTSO yönetimi olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Bundan daha güzel bir işbirliği olamaz”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, BTSO’nun sanayiden hizmet sektörüne kadar tüm işletmelerin ihtiyaçları doğrultusunda nitelikli bir platform oluşturduğunu belirterek, “Bursa, mesleki eğitim konusunda öncü durumda. Günümüzün en son uygulaması olan elektrikli mekanik araçların üretimi dahil gençlerimize inanılmaz bir eğitim veriliyor. Bursa’yı bu noktada çok başarılı buluyoruz. Gençlerimizi istihdama kazandırma noktasında her zaman destekçileri olacağız. Farklı şehirlerimizin ticaret ve sanayi odalarına bu tür merkezler kurmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü özel ihtiyaç duyduğu nitelikli personeli kendisi eğitiyor, yönetiyor ve istihdama kazandırıyor. Bundan daha güzel bir iş birliği olamaz. Biz de bakanlık olarak hem İŞKUR hem de SGK aracılığıyla işverenlerimizi ve ticaret ve sanayi odalarımızı desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine tam not

İş sağlığı ve güvenliği konusunun kendileri için çok önemli olduğunun altını çizen Vedat Işıkhan, “Üzerinde hassasiyetle durduğumuz konuda BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü bünyesinde faaliyet gösteren merkezlerimizin de kurallara fazlasıyla uyduğunu gördük. Gençlerimiz, çocuklarımız bizim her şeyimiz. Kullanılan giyim malzemeleri, alınan tedbirler, araç ve gereçler kontrolü sağlamak için gayet yeterli. Merkezlerimizin aldığı bu tedbirleri görmek bizleri çok mutlu etti. Bu şekilde çalışmaya devam ettiğimiz zaman Türkiye Yüzyılı’nın en iyi noktasına ulaşacağımızı ümit ediyorum” dedi.

“İnsana yatırım önceliğimiz olmaya devam edecek”

BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü bünyesindeki projelere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan ve beraberindeki heyete bilgi verdi. Küresel ticarette önemli bir değişim ve dönüşüm yaşandığını belirten İsmail Kuş, “Beşeri sermaye, en önemli gücümüz. İnsan kaynağımızın niteliklerini yeni ekonomiye göre geliştirmek zorundayız. BTSO olarak gerçekleştirdiğimiz tüm projelerde üyelerimizi ve çalışanlarımızı yeni rekabet şartlarına hazırlamak istiyoruz. Bu kapsamda son 11 yılda çok önemli projeleri hayata geçirdik. Gerek sanayicimizin gerekse de hizmet sektörümüzün talepleri doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz istihdam projelerinin Sayın Bakanımız tarafından da takdir görmesinden mutluyuz. Bakanlığımızın öncülüğünde nitelikli istihdam ve katma değerli üretime güç katan vizyon projelerimize bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hız kesmeden devam edeceğiz” diye konuştu. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/btsonun-nitelikli-istihdama-donuk-projeleri-bakan-isikhandan-tam-not-aldi/feed/ 0
Van, Hakkari ve Muş’ta Barajlardaki Su Seviyesi Arttı https://www.kanal7haber.com.tr/van-hakkari-ve-musta-barajlardaki-su-seviyesi-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/van-hakkari-ve-musta-barajlardaki-su-seviyesi-artti/#respond Mon, 24 Jun 2024 09:00:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8688 Van, Hakkari ve Muş’ta etkili olan yağışlarla, enerji üretimi, içme ve tarımsal sulamada kullanılan 9 barajın su seviyesinin, geçen yılın aynı dönemine göre arttığı belirlendi.

Devlet Su İşleri (DSİ) 17. Bölge Müdürlüğünün verilerine göre, geçen yıl aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle su seviyesinin iyice düştüğü Koçköprü, Morgedik, Zernek, Sarımehmet, Alparslan1, Alparslan2, Dilimli, Aslandağ ve Beyyurdu barajlarında yağışlar nedeniyle doluluk arttı.

“Kısıntılı sulama hadisesini bu yıl yaşamayacağız”

DSİ 17. Bölge Müdürü Ayhan Şahna, AA muhabirine, Van, Muş, Bitlis ve Hakkari’de 3 yıldır yaşanan kuraklık nedeniyle barajlarda istenen su seviyesine ulaşılmadığını söyledi.

Bu yıl kar yağışında geçmiş yıllara göre artış olduğunu anlatan Şahna, “Havzada şu an 1,5 metre civarında kar bulunuyor. Bu kar barajlardaki doluluk oranına ciddi düzeyde etki edecek. Geçmiş yıllardaki kısıntılı sulama hadisesini bu sene inşallah yaşamayacağız. Bu yıl bölgede bol yağış oldu. Kar şeklinde gerçekleşti. Yani ilkbahar döneminde çiftçimizin yüzünün güleceğinin emarelerini şimdiden görüyoruz.” dedi.

Şahna, üç ildeki barajların doluluk oranlarıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bölgemizde 9 barajımız var. Bunların hepsi işletmede. Van’ın Erciş ilçesindeki Koçköprü Barajı 64 milyon metreküp depolamaya sahip. Şu anda 17 milyon metreküp suyunu almış durumda. Geçen yıl 20 Şubat’ta barajın su seviyesi yüzde 4 iken bu sene yüzde 26 konumuna geldi. Morgedik Barajı’nda toplam depolama hacmimiz 90 milyon metreküp, şu an 15 milyon metreküp suyumuz var. Geçen yıl su seviyesi yüzde 11 iken bu yıl yüzde 15 seviyelerinde. Zernek Barajı’nın depolama miktarı 86 milyon metreküp, şu an 33 milyon metreküp suyumuz var. Geçen yıl şubatta su seviyesi yüzde 4 iken bu sene yüzde 38 seviyelerinde. Uzun yıllardır doldurulmasında sıkıntı yaşadığımız Sarımehmet Barajı’nda ise toplam depolama hacmimiz 178 milyon metreküp. Geçen yıl su seviyesi yüzde 7 iken şu an yüzde 10 seviyelerinde. Sarımehmet Barajı’nda da bu sene olumlu şeylerin olacağı net olarak görülüyor.”

Hakkari’deki 2 barajda doluluk yüzde 100

Muş’taki barajlarda da seviyenin arttığını belirten Şahna, “Alpaslan1 Barajı’nın toplam depolama hacmi 1 milyar 743 milyon metreküp. Barajımızda 400 milyon metreküp suyumuz var. Geçen yıl şubat ayındaki doluluk oranı yüzde 15 iken bu sene yüzde 23 seviyelerindeyiz. Alpaslan2 Barajı’nda ise depolama hacmimiz 1 milyar 99 milyon metreküp olup barajımızın şu an fili doluluk miktarı 713 milyon metreküp. Geçen yıl yüzde 56 olan doluluk oranımız yüzde 65 düzeyinde.” diye konuştu.

Hakkari’deki Aslandağ ve Beyyurdu barajlarında doluluk oranının yüzde 100 olduğunu vurgulayan Şahna, şu bilgileri verdi:

“Yüksekova sınırlarındaki Dilimli Barajı’nın depolama hacmi 64 milyon metreküp. Geçen yıl yüzde 60 olan doluluk bu sene yüzde 69’a ulaştı. Depolamamız fiili olarak şu an 44 milyon metreküp. Aynı durum Aslandağ ve Beyyurdu barajlarımızda da var. Bunlarda da toplam 11 milyon metreküp suyumuz var. Bu iki barajımızdaki doluluk oranımız da yüzde 100 seviyelerinde. Geçen yıl da aynı düzeydeydi. Sulama sezonuna kadar yağışların devam etmesini temenni ediyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/van-hakkari-ve-musta-barajlardaki-su-seviyesi-artti/feed/ 0
Türkiye Ekonomisi 2023’te Yüzde 4.5 Büyüdü https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023te-yuzde-4-5-buyudu/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023te-yuzde-4-5-buyudu/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:37:04 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8673 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim-Aralık 2023 dönemini kapsayan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi 2023’te yüzde 4.5 büyüdü.

TÜİK, 2023 yılı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisinde geçen yıl yüzde 4,5, 2023’ün son çeyreğinde de ise yüzde 4 büyüme kaydedildi. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 75 artarak 26 trilyon 276 milyar 307 milyon lira oldu. Kişi başına GSYH 2023 yılında cari fiyatlarla 307 bin 952 TL, ABD doları cinsinden 13 bin 110 olarak hesaplandı.

Üretim yöntemine göre dört dönem toplamıyla elde edilen yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 arttı. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 75,0 artarak 26 trilyon 276 milyar 307 milyon TL oldu.

KİŞİ BAŞINA GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILA 2023 YILINDA 307 BİN 952 TL OLDU

Kişi başına GSYH 2023 yılında cari fiyatlarla 307 bin 952 TL, ABD doları cinsinden 13 bin 110 olarak hesaplandı. Finans ve sigorta faaliyetleri 2023 yılında yüzde 9,0 arttı. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2023 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 9,0, inşaat yüzde 7,8, hizmetler yüzde 6,4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 1,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,2 ve sanayi yüzde 0,8 arttı, tarım sektörü ise yüzde 0,2 azaldı.

GSYH 2023 YILI DÖRDÜNCÜ ÇEYREĞİNDE YÜZDE 4,0 ARTTI

GSYH 2023 yılının dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,0 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,0 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,0 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,0 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 75,9 artarak 8 trilyon 431 milyar 375 milyon TL oldu. GSYH’nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 304 milyar 402 milyon olarak gerçekleşti. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2023 yılında yüzde 12,8 arttı. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2023 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 12,8 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 59,1 oldu.

HANEHALKI NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 9,3 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,7, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise  yüzde10,7 arttı. Mal ve hizmet ihracatı 2023 yılında yüzde 2,7 azalırken ithalatı yüzde 11,7 arttı. Bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre 2023 yılında mal ve hizmet ihracatı yüzde 2,7 azalırken ithalatı yüzde 11,7 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,2, ithalatı ise yüzde 2,7 arttı.

İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ 2023 YILINDA YÜZDE 116,0 ARTTI

İşgücü ödemeleri 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 116,0, net işletme artığı/karma gelir yüzde 49,2 arttı. 2023 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 107,6 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 55,0 artış gösterdi..

İŞGÜCÜ ÖDEMELERİNİN PAYI 32,8 OLDU

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı 2022’de yüzde 26,3 iken bu oran 2023 yılında yüzde 32,8 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 53,7 iken yüzde 46,3 oldu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023te-yuzde-4-5-buyudu/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı: 2053’e kadar lojistik merkez sayısını 26’ya çıkarmayı hedefliyoruz https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-2053e-kadar-lojistik-merkez-sayisini-26ya-cikarmayi-hedefliyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-2053e-kadar-lojistik-merkez-sayisini-26ya-cikarmayi-hedefliyoruz/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:33:56 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8670 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2053 yılına kadar lojistik merkez sayısını 13’ten 26’ya çıkarmayı, demir yollarının taşımacılıktaki payını ise yüzde 22’ye yükseltmeyi hedeflediklerini bildirdi.

İzmir programı kapsamında Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nde incelemelerde bulunan Uraloğlu, yaptığı açıklamada, konumu nedeniyle Türkiye’den 4 saatlik uçuş süresiyle yaklaşık 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8 trilyon 600 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkeye ulaşılabildiğini söyledi.

Demir yollarının gelişmesine ve lojistik merkezlerin yapımına ayrı bir önem verdiklerini belirten Uraloğlu, “2053 yılı hedeflerimiz doğrultusunda kara yollarındaki yüzde 72’lik yük taşımacılığı payını yüzde 57’ye düşürmeyi, demir yollarının yüzde 5 olan taşımacılık payını ise yüzde 22’ye yükseltmeyi planlıyoruz.” dedi.

Bakan Uraloğlu, 2002’den bu yana 13 lojistik merkezini işletmeye açtıklarını, Sivas, Kayseri Boğazköprü ve Rize İyidere lojistik merkezlerinin yapımına devam ettiklerini ifade ederek “Bilecik-Bozüyük, Mardin, Ovaköy, İstanbul Avrupa Yakası, Çerkezköy, Çandarlı İzmir ve Filyos olmak üzere 7 lojistik merkezin etüt proje ve planlama çalışmalarını sürdürüyoruz. 2053 yılına kadar ülkemizdeki lojistik merkez sayısını 13’ten 26’ya çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Yıl sonuna kadar faaliyete geçmesi planlanıyor

Uraloğlu, Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin genişleme alanları ile yaklaşık 3 kilometrekarelik alana sahip olduğunu ve ilk etapta 1,3 kilometrekarelik kısmın altyapı çalışmalarını tamamladıklarını bildirdi.

Merkezin önemine işaret eden Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece İzmir çevresine değil Alsancak, Aliağa liman bağlantıları ve gelecekte Çandarlı Liman bağlantıları ile Batı Anadolu ve tüm Türkiye’ye hizmet verecek nitelikte olması, kombine taşımacılığı teşvik etmesi, konteyner yükleme ve boşaltma faaliyetlerini iyileştirmesi, Alsancak Liman sahasının konteyner stok sahası olarak kullanımının önüne geçmesi, kent içinde tehlike arz eden konteyner park sahalarını bölgeye taşıması, TIR ve kamyon sirkülasyonunu azaltması, demir yolu taşımacılığını artırması, gümrük ve lojistik hizmetlerinde operasyon hızını ve verimliliğini artırması, işletme maliyetlerinin düşürülmesi gibi nedenlerle Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin İzmir’imize çok büyük bir değer katacağına inanıyoruz.”

Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ndeki lokal konteyner talebinin ortalama tahminle 2025 yılında 2,3 milyon TEU, 2040’lı yıllardan sonra ise 5 milyon TEU düzeyini aşacağını kaydeden Bakan Uraloğlu, çevresinde 15’ten fazla sanayi bölgesinin yanı sıra İzmir’deki limanların yer almasının merkezin yer seçiminin tutarlığını gösterdiğini söyledi.

Uraloğlu, merkezin tüm devlet yollarının yanı sıra Ankara, İstanbul, Çanakkale, Antalya otoyolları ile bağlantısının bulunduğunu ifade ederek, “Ankara-İzmir Hızlı Tren Hattı tamamlandığında Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ndeki bir ürünün Ankara’ya ve İzmir’e daha hızlı ulaşımı sağlanmış olacaktır.” diye konuştu.

Projenin ete, kemiğe bürünmüş duruma geldiğini vurgulayan Uraloğlu, “Biraz önce yaptığımız değerlendirmede 8 ay sonra, hadi en geç bu yılın sonuna kadar inşallah burada lojistik faaliyetlerin yürüdüğünü hep beraber göreceğiz.” dedi.

İzmir’in liman kenti kimliği

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Hamza Dağ da İzmir’in jeopolitik konumunu ekonomik güce dönüştürmenin yolunun taşımacılık sektöründe atılacak adımlara bağlı olduğunu söyledi.

Hazırladıkları projelerde İzmir’in problemlerini çözerken buldukları çözümlerin başka hangi problemlere ilaç olabileceğini de düşündüklerini aktaran Dağ, Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin İzmir’in liman kenti kimliğini ve ticari mirasını çok daha ileriye taşıyacağını kaydetti.

Dağ, “Allah nasip ederse 1 Nisan’da göreve başladığımızda da bakanlığımız ile birlikte bu ticari mirasa katkıda bulunmak için ne gerekiyorsa onu yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Programa Vali Süleyman Elban, AK Parti İzmir milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya ile Yaşar Kırkpınar, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-2053e-kadar-lojistik-merkez-sayisini-26ya-cikarmayi-hedefliyoruz/feed/ 0
Jeotermal Enerji Santralleri Yatırımları 5 Yılda 15 Milyar Dolara Ulaşacak https://www.kanal7haber.com.tr/jeotermal-enerji-santralleri-yatirimlari-5-yilda-15-milyar-dolara-ulasacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/jeotermal-enerji-santralleri-yatirimlari-5-yilda-15-milyar-dolara-ulasacak/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:31:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8667 Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ufuk Şentürk, jeotermal enerji santrallerinin (JES) inşası için bugüne kadar yapılan yatırımların 7 milyar dolara ulaştığını belirterek, planlanan yatırımlarla bu tutarın 5 yılda 15 milyar dolara ulaşacağını bildirdi.

Türkiye’de jeotermal enerji sektörü, yenilikçi teknoloji uygulamaları ile dünyadaki örnekler arasında öne çıkarken, yabancı yatırımcıların alana ilgisi dikkati çekiyor. Jeotermal enerji üretimi için kullanılan sondaj teknikleri, jeotermal enerjinin elektrik üretimi yanında ısıtma ve soğutma gibi alanlarda kullanılmasını sağlayan entegre sistemler ve yenilikçi depolama teknolojileri sektörde öne çıkan yenilikçi teknolojiler arasında yer alıyor.

JESDER Başkanı Ufuk Şentürk, AA muhabirine, Türkiye’de JES yatırımlarında dünyanın en yeni ve modern teknolojilerinin kullanıldığını söyledi.

Türkiye’nin JES yatırımlarında son 15 yılda edinilen tecrübenin yatırımcılar için önemli örnek teşkil ettiğini vurgulayan Şentürk, yabancı yatırımcıların sektöre ilgisinin artması ve maliyetlerin düşmesiyle Türkiye’de jeotermal santral yatırımlarının 4 bin megavat elektrik (MWe) seviyesine ulaşacağını ifade etti.

Şentürk, “Jeotermal teknolojisinin gelecekte gelişip daha da ucuzlayacağı göz önüne alındığında, bu yatırım miktarı daha da artacak. Jeotermal enerji sektöründe yerli üretime ağırlık verilmesi ve yerli teknolojinin geliştirilmesi yatırımcılar için büyük bir maliyet kaleminin çözüme kavuşturulması anlamına geliyor.” dedi.

JES’lerin atıksız elektrik üretimi konusunda “en temiz” santraller olarak öne çıktığına dikkati çeken Şentürk, “Bu santrallerin sondaj süreçleri boyunca da çevreye zararlı ve alıcı ortama bırakılan hiçbir atığı bulunmamaktadır. Tüm sondajlarımız dünya standartlarında teknolojilerle ve çevre mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilmektedir. Sondajlarımız 2 bin 500 ila 5 bin metre derinlik arasında açılmakta ve ortalama maliyetleri de 3 ila 6 milyon dolar arasında gerçekleşmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye, lityum rezervleri açısından 25’inci sırada yer alıyor”

Şentürk, jeotermal kaynaklı enerji üretim tesislerinden elde edilen lityuma ilişkin, “Sahanın jeokimyasal yapısına bağlı olarak akışkandan lityum eldesi değişmektedir. Bu sebeple sağlıklı veri elde edilebilmesi için bölgesel bazda çalışmaların yürütülmesi, elde edilebilecek rezervin sahaya göre hesaplarının detaylı olarak yapılması gerekmektedir. Fakat bu oranlar değişse de hali hazırda keşfi yapılmış jeotermal santrallerimizden sağlanacak lityum eldesi ile bu değerli mineralin çıkarılmasında büyük katkımızın olacağı inancındayız.” diye konuştu.

Türkiye’nin lityum rezervleri açısından 25’inci sırada yer aldığına ve yüksek teknolojili ürünlerin kullanımıyla lityum talebinin de artacağına işaret eden Şentürk, şöyle devam etti:

“Bu durumun lityumun yerini alabilecek yeni malzemelerin daha ekonomik olarak elde edilebileceği zamana kadar devam etmesi kaçınılmaz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde kıymetli maden ve minerallerin araştırıldığı enstitü çalışmaları arasında değerli mineral eldesine yönelik çalışmalar mevcut. Bizler bu projeler akabinde potansiyeli belirleyip endüstriyel anlamda kullanılabilir hale getirebilirsek hem enerji depolama anlamında hem de ihraç edilebilir ürünler anlamında avantajlı konuma geçeceğiz. Elektrik üretiminden kıymetli maden ve mineral eldesine kadar onlarca sektörde kullanılabilen jeotermal kaynaklar, Ar-Ge ve finansal destekle Türkiye’nin geleceğinde önemli rol oynayacak.”

Şentürk, mevcut durumda 65 lisanslı JES’in 1691 megavat seviyesinde elektrik kurulu güçle hizmet verdiğini bildirdi.

Santrallerin inşası için bugüne kadar yapılan yatırım tutarının 7 milyar dolara ulaştığı bilgisini veren Şentürk, gelecek 5 yıl içinde planlanan yatırımlarla bu tutarın 15 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi.

Şentürk, mevcut sahaların MTA tarafından yapılan ihaleleri sonucunda, jeotermal kaynak işletme ruhsatlarının devri için yatırımcılar tarafından devlete ödenen tutarın yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bu sahalarda kurulan santraller ise devlete katma değer vergisi, kurumlar vergisi, stopaj vergisi, sosyal güvenlik kurumu primleri, devlet payı ve TEİAŞ’a yapılan iletim bedeli ödemeleri de dahil olmak üzere yılda yaklaşık 600 milyon dolar tutarında bir ödeme yapıyor. Diğer taraftan santrallerimizin inşası aşamasında yüzde 70 yerli makine ve aksam kullanılıyor. Yerli üretime ağırlık verilmesi ve yerli teknolojinin geliştirilmesi biz yatırımcılar için büyük bir maliyet kaleminin çözüme kavuşturulması anlamına geliyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/jeotermal-enerji-santralleri-yatirimlari-5-yilda-15-milyar-dolara-ulasacak/feed/ 0
Türkiye ekonomisi 2023 yılında yüzde 4,5 büyüdü https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023-yilinda-yuzde-45-buyudu/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023-yilinda-yuzde-45-buyudu/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:33:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8636 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılı son çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı. Üretim yöntemine göre dört dönem toplamıyla elde edilen yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), zincirlenmiş hacim endeksi olarak, 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 arttı.

TARIMDA KÜÇÜLME

Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2023 yılında bir önceki yıla göre %75,0 artarak 26 trilyon 276 milyar 307 milyon TL oldu. Kişi başına GSYH 2023 yılında cari fiyatlarla 307 bin 952 TL, ABD doları cinsinden 13 bin 110 olarak hesaplandı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2023 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri toplam katma değeri %9,0, inşaat %7,8, hizmetler %6,4, diğer hizmet faaliyetleri %4,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %3,8, gayrimenkul faaliyetleri %2,7, bilgi ve iletişim faaliyetleri %1,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %1,2 ve sanayi %0,8 arttı. Tarım sektörü ise %0,2 azaldı.

ÇEYREKLİK BÜYÜME YÜZDE 1

GSYH 2023 yılının dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,0 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %1,0 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,0 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %75,9 artarak 8 trilyon 431 milyar 375 milyon TL oldu. GSYH’nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 304 milyar 402 milyon olarak gerçekleşti.

TÜKETİMDE YÜZDE 12,8’LİK ARTIŞ

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2023 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre %12,8 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı %59,1 oldu.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %9,3 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %1,7, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise%10,7 arttı.

Bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre 2023 yılında mal ve hizmet ihracatı %2,7 azalırken ithalatı %11,7 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2023 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %0,2, ithalatı ise %2,7 arttı.

İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 116 ARTTI

İşgücü ödemeleri 2023 yılında bir önceki yıla göre %116,0 artarken, net işletme artığı/karma gelir %49,2 arttı. 2023 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %107,6 artarken, net işletme artığı/karma gelir %55,0 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yıl %26,3 iken bu oran 2023 yılında %32,8 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise %53,7 iken %46,3 oldu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ekonomisi-2023-yilinda-yuzde-45-buyudu/feed/ 0
ABD’de Büyüme Verileri Beklentilerin Altında Kalırken Tüketim Harcamaları Güçlü https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-buyume-verileri-beklentilerin-altinda-kalirken-tuketim-harcamalari-guclu/ https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-buyume-verileri-beklentilerin-altinda-kalirken-tuketim-harcamalari-guclu/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:00:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8613 Küresel pay piyasalarında, ABD’de beklentilerin altında gelen büyüme verilerine karşın bireysel tüketim harcamalarının güçlü olduğuna ilişkin sinyaller alınmasıyla karışık bir seyir izleniyor.

Fed’in ne zaman faiz indirimlerine başlayacağına ilişkin belirsizlik devam ederken, makroekonomik verilerden alınacak sinyallerin bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara yönelik ipuçları vermesi bekleniyor.

Dün açıklanan verilere göre, ABD ekonomisi 2023’ün dördüncü çeyreğinde yüzde 3,2 büyüyerek beklentilerin alında kaldı. Ülkenin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verisine ilişkin ocak ayında yayımlanan öncü verilerde, ekonominin geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 3,3 büyüdüğü kaydedilmişti.

Analistler, ABD ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinde güçlü tüketim harcamalarının etkisiyle sağlam bir büyüme kaydettiğini, ancak büyümenin az da olsa hız kaybetmiş gibi göründüğünü belirtti.

Ayrıca, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s (S&P), ABD ekonomisinin emsallerinden daha iyi performans göstermeye devam ettiğini, politika faizlerindeki keskin artışa rağmen 2023’te büyümenin arttığı tek büyük gelişmiş ekonomi olduğunu bildirdi.

Fed’in enflasyon göstergesi olarak takip ettiği ve bugün açıklanacak çekirdek kişisel tüketim harcamaları verisinin yatırımcıların odağında olduğuna işaret eden analistler, Fed’in faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin beklentileri büyük ölçüde etkileyebilecek verinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini aktardı.

Fed yetkililerin sözle yönlendirmeleri de verilerin önemine işaret etmeye devam ediyor. New York Fed Başkanı John Williams bankanın muhtemelen bu yılın sonlarında faiz indirimine gideceğini kaydederek, 2024’te üç faiz indirimi yapılmasını “makul bir başlangıç” olarak değerlendirdi. Williams, Fed’in yüzde 2’lik sürdürülebilir enflasyon yolculuğunda hala kat edecek yolu olduğunu aktardı.

Boston Fed Başkanı Susan Collins de Fed’in bu yılın sonlarında politikayı gevşetmeye başlamasının muhtemelen uygun olacağına inandığını belirtirken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic ise para politikasına sabırlı bir yaklaşımdan yana olduğunu bildirdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarında, Fed’in martta politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın ilk faiz indirimine gitme ihtimali ise mayısta yüzde 20 ve haziranda yüzde 64 ile fiyatlanıyor.

Öte yandan, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de dün 4 baz puan düşüşle yüzde 4,26’ya gerilemesinin ardından bugün yüzde 4,28 seviyesinde dengelendi.

Dün yüzde 0,1 artışla 104 seviyesinden günü tamamlayan dolar endeksi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 103,9’da bulunuyor.

Ons altın fiyatı yüzde 0,1 yükselişle 2 bin 35 dolardan alıcı bulurken, Brent petrolün varil fiyatı yatay bir seyirle 82 dolardan işlem görüyor.

Kripto para piyasası tarafında ise Bitcoin, 64 bin doları test ederek, Kasım 2021’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Bitcoin, şu sıralarda 62 bin 500 dolarda dengelendi.

Analiz şirketi Coinmarketcap’in verilerine göre, Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri son 24 saatte yüzde 3,3 artarak 2 trilyon 230 milyar doları aştı.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,55, S&P 500 endeksi yüzde 0,17 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,06 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında ise dün karışık seyir hakim olurken, bugün gözler Almanya’da öncü enflasyon verilerine çevrildi.

Geçen hafta küresel pay piyasalarında yaşanan ralli ile Almanya ve Fransa borsaları da zirvelerini yenilerken, bu hafta Almanya’da DAX 40 endeksinin yeni zirveler görmeye devam etmesi dikkati çekiyor.

Analistler, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faizleri ne zaman indirmeye başlayacağına ilişkin belirsizliğin devam ettiğini belirterek, bölge genelinde açıklanacak makroekonomik verilerin söz konusu belirsizliği azaltabileceğini dile getirdi.

ECB üyelerinin sözle yönlendirmeleri de takip edilirken, Başkan Yardımcısı Luis de Guindos dün, kararların tarihlere değil verilere bağlı olduğunu kaydederek, bankanın enflasyonun hedefine doğru gideceğine ikna olduğunda faizleri düşüreceğini yineledi.

Öte yandan, Avrupa’da 30’dan fazla medya kuruluşu, reklam teknolojisinde hakim konumunu kötüye kullandığı iddiasıyla Google aleyhine dava açarak, şirketten 2,1 milyar avro tutarında tazminat talebinde bulundu.

Düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında 1,0830’da bulunuyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,76 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,27 azalırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,08 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,25 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında da karışık seyir öne çıktı.

Çin hükümetinin ekonomiyi destekleyici yeni paketler duyuracağına yönelik beklentiler güçlü kalmaya devam ederken, bugün Japonya’da açıklanan sanayi üretimi verilerinin beklentilerin altında kalması dikkati çekti.

Japonya’da öncü sanayi üretimi ocakta yüzde 7,5 geriledi. Söz konusu verinin yüzde 6,7 düşmesi bekleniyordu.

Öte yandan, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Yönetim Kurulu Üyesi Hajime Takata’nın, bankanın negatif faiz oranı politikasından vazgeçme konusunun ivme kazandığına ilişkin sinyal vermesinin ardından Japon yeni dolar karşısında değer kazandı.

Dün yüzde 0,1 artışla günü 150,7 seviyesinden tamamlayan dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,4 altında 150 seviyesinde bulunuyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4 gerilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 değer kazandı.

Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,28 değer kaybıyla 9.062,36 puandan tamamlarken, bugün gözler GSYH başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, Gayri Safi Yurt içi Hasılanın (GSYH) geçen yılın 4. çeyreğinde yüzde 3,97 arttığını tahmin etti.

Ekonomistlerin 2023 yılının tamamına ilişkin büyüme beklentilerinin ortalaması yüzde 4,40, 2024 sonuna ilişkin büyüme tahminlerinin ortalaması ise yüzde 3,44 oldu.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 31,2015’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,2190 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, Brezilya’da G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’na katılan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın, gerçekleştirecekleri görüşmelere ilişkin haber akışı da yatırımcıların odağında bulunuyor.

Analistler, bugün yurt içinde büyüme ve TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) özeti başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, yurt dışında ise Almanya’da işsizlik oranı ve öncü enflasyon ile ABD’de kişisel tüketim harcamalarının yanı sıra haftalık işsizlik maaşı başvurularının yatırımcıların odağına yerleştiğini söyledi.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 8.900 seviyelerinin destek konumunda olduğunu bildiren analistler, 9.100 ve 9.200 puanın ise direnç olarak öne çıktığını kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, 4.çeyrek GSYH

10.00 Türkiye, ocak ayı hizmet ÜFE

11.55, Almanya, şubat ayı işsizlik oranı

14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

16.00 Almanya, şubat ayı TÜFE

16.30 ABD, ocak ayı kişisel gelirler ve harcamalar

16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-buyume-verileri-beklentilerin-altinda-kalirken-tuketim-harcamalari-guclu/feed/ 0
Yeterli metal para bulamayan fırıncılar, dilencilerden bozukluk istemeye başladı https://www.kanal7haber.com.tr/yeterli-metal-para-bulamayan-firincilar-dilencilerden-bozukluk-istemeye-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/yeterli-metal-para-bulamayan-firincilar-dilencilerden-bozukluk-istemeye-basladi/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:45:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8596 Eskişehir’de son birkaç aydır bozuk para bulmak konusunda sıkıntı yaşayan fırıncılar, dilencilerden para istemeye başladıklarını söyledi.

Fırıncılar, yaklaşık 6 aydır bozuk para bulmak konusunda sıkıntı yaşıyor. Son dönemlerde vatandaşların kullanımını azaltması nedeniyle bozuk para bulamayan işletmeler, diğer işletmelerden de aynı sorun sebebiyle bozuk para tedarik edemiyor. Merkez Bankasından yeterli tedarik yapamadıklarını ifade eden işletme sahipleri, ihtiyaçlarını spor salonu kantini, kahvehane ve dolmuşçu gibi küçük esnaftan yardım alarak karşılamaya çalışıyor. Bazen dilencilerden bile bozuk para istediğini aktaran esnaf, müşteriye para üstünü vermek konusunda sıkıntı yaşadığı zamanlarda zararına satışlar da gerçekleştiriyor. Fırıncılar, konuyla ilgili hem vatandaşlardan hem de yetkililerden yardım istiyor.

“BAZEN SOKAKLARDAKİ DİLENCİLERE ‘BOZUK PARANIZ VAR MI?’ DİYE SORUYORUM”

Eskişehir’de fırın işletmesi olan Oğuzkan Akbal, bozuk para sıkıntısının yerelle sınırlı kalmadığını belirtti. 1 liranın ve 50 kuruşun eskisi kadar değerli olmaması nedeniyle vatandaşların kullanımını azalttığını ve geri dolaşıma katmadığını dile getiren Akbal, “Dolaşımdaki bozuk parada sürekli bir düşüş oluyor. Merkez Bankası da bu sıralar sanırım daha az para basıyor ya da esnaftan ve ticaret yapanlardan talep geldiği için bozuk parayı kotalı veriyor. Dolayısıyla biraz elimiz kolumuz sıkışıyor. Bizim ekmeğimiz de şu an 7 lira. Vatandaşa 3 lira para üstü verirken bir bozuk para sıkıntısı yaşıyoruz. Müşterilerimizden o konuda destek istiyoruz. Sağ olsunlar onlar da bize evlerinde biriktirdikleri bozuk paraları getirip, bütünletiyorlar. Diğer türlü zaten şu an bozuk para bulmakta çok zorlanıyoruz. Ben bazen sokaklardaki dilencilere soruyorum, ‘Bozuk paranız varsa bütünleyelim’ diyorum. Ama onlarda da artık pek bozuk para bulunmuyor, kağıt paraya geçmişler. Biz bir ürüne 7-8 lira dediğimiz zaman o para üstünü vermekle yükümlüyüz, vermeme şansımız yok. Bozuk para bulamadığımız zaman bir yerden sonra 25 kuruşlara dönüyoruz. O da bitiyor, sonrasında ister istemez geriliyoruz. Çünkü bir insana ‘Para üstü yok, veremem. Bozuğum bulunmuyor’ diyemezsin. İster istemez ‘Nereden buluruz? Nasıl buluruz? Birisi getirir mi?’ diye içten içe telaş yapıyoruz.” dedi.

“BÜTÜN İMKANLARI ZORLUYORUZ AMA BOZUK PARA SIKINTISINI ÇÖZEMİYORUZ”

Kadın girişimci Hatice Hancı ise bankalardan bile bozuk para tedarik edemediklerini aktararak, “Spor salonu kantini ve kahvehaneler gibi küçük esnaftan para topluyoruz, rica ediyoruz. Dolmuşçulardan bozuk para istiyoruz. Müşteriye bazen paramız çıkmayabiliyor. Ne yapıyoruz? ‘Sonra getir’ diyoruz. Müşteriye karşı ne yapabiliriz? Yani onların da yapacağı bir şey yok. Bozuk parada 6-7 aydır sıkıntı var. Eskiden öyle bir sıkıntı yoktu. Küsuratlar vardı ama para da çoktu piyasada. Vatandaşta da vardı. Şu anda vatandaşta da yok. Metal para yok, küçük paralar yok. Bizim de bazen kaybımız büyük oluyor. Müşteride olmayınca ne yapacağım? Bizde de yok. Para üstü olarak poğaça da vermiyoruz. ‘Sonra getir’ diyoruz. Mesela diyelim ki müşterinin masrafı 52 lira tuttu, ‘3 lirayı sonra getirin, getiremezseniz de canınız sağ olsun’ diyoruz. Bizim orada bir kaybımız oluyor mu? Oluyor ama yapacak bir şey yok. Ne yapalım, bulamıyoruz. Bütün imkanları zorluyoruz ama bozuk para sıkıntısını çözemiyoruz.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yeterli-metal-para-bulamayan-firincilar-dilencilerden-bozukluk-istemeye-basladi/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Esnaf Başına Limit 750 Bin Liraya Çıkarıldı https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:24:29 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8581 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) finansman destek kredisinin yarın sabah itibarıyla hazır olduğunu belirterek, “Esnaf başına limit daha önce 500 bin liraydı, birkaç ay önce 650 bin liraya çıkarılmıştı, bugün söylüyorum 750 bin liraya çıkarıldı.” dedi.

Bakan Bolat, Cumhur İttifakı ABB Başkan adayı Turgut Altınok’un, Yenimahalle ve Altındağ’da faaliyet gösteren iş insanlarıyla, Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleştirdiği esnaf buluşması programına katıldı.

Rahmetli babası Şevki Bolat’ın demirci dükkanında, ilkokul yıllarında tatillerde demircilik yaptığını, pazarda tabak sattığını anlatan Bolat, lise ve üniversite yıllarını da çalışarak geçirdiğini söyledi. Yaklaşık 42 yıllık okul ve iş hayatının, çıraklıktan Ticaret Bakanlığı’na kadar iş dünyasının içinde geçtiğini bildiren Bolat, bakanlığın faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

“Yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli geliri açıklanacak”

Bolat, yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli gelirinin açıklanacağını duyurarak, “Türkiye’nin 2002 yılı sonundaki milli geliri 238 milyar dolardı. Yarın 1 trilyon doların üzerinde bir milli gelir rakamı göreceğiz. Çünkü, 3. çeyrek sonunda milli gelirimiz 1 trilyon 70 milyar dolardı zaten yıllıklandırılmış olarak inşallah bunun da üzerinde bir rakam göreceğiz. Kişi başına milli gelir 2002 yılında 3 bin 608 dolardı, yarın inşallah 13 bin dolara yakın kişi başına milli geliri göreceğiz. Çünkü, 9. ay sonunda açıklanan 12 aylık milli gelir, 12 bin 670 dolardı inşallah 13 bin doları da geçecek. Orta Vadeli Program sonunda bu rakamları 14 bin dolar-15 bin dolar seviyelerinde görmek mümkün olacak.” diye konuştu.

Türkiye’de 1980’de 1000 adet ihracatçı, 25 bin şirket ve esnaf sayısının da 1 milyonun altında olduğunu anımsatan Bolat, o dönemde 5 tarım ürününe dayanan ihracatın da 2 milyar 900 milyon dolar olduğunu hatırlattı. 2002 yılı sonunda ise 35 bin ihracatçı ile 36 milyar dolarlık ihracat yapıldığını kaydeden Bolat, 2022 yılında ise 140 bin ihracatçıyla 256 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini belirtti. Şu anda ilk 2 ayın sonunda bu rakamın 258 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Bolat, yıl sonunda ise 267 milyar doların yakalanmasının hedeflendiğini vurguladı.

Bolat, 2002 yılında Türkiye’de istihdam rakamının 19 milyon olduğuna değinerek, 2023 yılı Aralık ayı istihdam rakamının 32 milyon istihdam olarak açıklandığını ve 21 senede 13 milyonluk net istihdam artışının sağlandığına dikkati çekti.

“Adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor”

Her darbenin, Türkiye ekonomisine sekte vurduğunun altını çizen Bolat, 2008-2009’da dünyanın büyük bir ekonomik kriz yaşadığını söyledi. 2018’de Rahip Brunson kriziyle, Türkiye’ye döviz kurunda büyük bir saldırı yapıldığını vurgulayan Bolat, “2020’de 100 yılda bir olan pandemi krizini yaşadık, 100 bin insanımız öldü. Dünya Sağlık Örgütü’nün gayri resmi açıklamalarına göre, 20 milyon kişi öldü. Dünya ekonomisi, bir sene büyük bir gerileme kaydetti. Biz adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor.” şeklinde konuştu.

Bolat, Gezi olaylarıyla da Türkiye ekonomisine büyük bir darbe vurulduğunun altını çizerek, “17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişimi, 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi yapıldı. Ama bu aziz millet bütün bu girişimleri, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde başarıyla püskürttü. Cumhur İttifakı büyük bir dayanışma gösterdi. AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi ve diğer partilerle bir dayanışma gösterildi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ankara, 5 yılda bir şey görmedi”

Bir ülkede huzur, güven ve siyasi istikrarla ekonomik gelişimin olacağına işaret eden Bolat, şöyle devam etti:

“25 yılda Ankara, dünya başkenti bir şehir haline geldi. Ama son 5 yılda ne oldu? Ankara, 5 yılda bir şey görmedi, 5 yıl kaybetmedi yapılmayan işlerden dolayı 10 yıl kaybetti. Hem iş yapılmadı, hem yapılanlar geriye gitti. Şimdi önümüzde 31 Mart’ta çok önemli bir fırsat var. 5 yıl, Ankara tekrar gelişecek, parlayacak, bir yıldız şehir halinde yükselecek mi mahalli iradeler bu konuda çok önemli. Merkezi hükümetle beraber bunu başarabilir. ‘Engelleniyoruz’ külliyen yalan. Bütçeden aldıkları paralar, bütçenin artmasıyla beraber, çok daha fazla hale geldi. Ama bol reklam, konser, kişisel reklam için yapılan sosyal medya harcamalarıyla paralar gitti.”

Bolat, son 5 yılda Türkiye’nin bütün hastanelerinin, okullarının yenilendiğini, 76 üniversiteden 210 üniversiteye çıkıldığını bildirerek, “Onun için değerli Ankaralılar, oyunuzu kullanırken bu gerçekleri asla unutmamak lazım. Kendinizin, ailenizin, çocuklarınızın, torunlarınızın, çevrenizin, komşularınızın, işinizin geleceğine oy vereceksiniz.” dedi.

“Herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak”

Turgut Altınok’un yılların belediyecisi, şehir plancısı ve şehircilik uzmanı olarak, Keçiören’deki çok başarılı belediyecilik faaliyetinin ortada olduğuna işaret eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlara bakın, oy verirken hem kalbinizi, hem vicdanınızı, aklınızı dinleyin ki, ‘ben Ankara’nın geleceği, işimin geleceği için ailemin geleceği için Turgut Altınok’u seçeceğim’ demenizi bekliyoruz. Size güveniyor ve inanıyoruz. Bu anlamda, fuarcılıkta, savunma sanayisinde, tarımda, sanayide Ankara’mız yeniden bir yıldız gibi parlayacak. Merkezi hükümetimizin yaptıklarıyla Ankara bir ihracat şehri oldu. 11 milyar dolar 2023 ihracatı var Ankara’nın, mal ihracatında. Savunma sanayisinin merkezi oldu. Türkiye dünyada savunma sanayisinde ilk 6 ülkenin arasına giriyor artık. 100’e yakın yabancı bakanla görüştüm şu 9 ayda. Her birinden sitayişle sözler işitiyorum. ‘Türkiye çok başarılı, ekonomide güçlendi. Savunma sanayisinde çok başarılı.’ Bu büyük bir prestij. Ankara da bu işin merkezi oldu. Hizmetlerde, sağlık turizminde Ankara merkez oldu.”

Bolat, Ankara’nın ve Türkiye’nin, geleceği için oy kullanırken iyi düşünmesi gerektiğinin altını çizerek, yapılanların ve yapılmayanların, kimin güven verip, kimin vermediğinin mukayese edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’deki bütün vatandaşların kararlarına saygılı olduklarını dile getiren Bolat, “Sonuçta, herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak. Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı biz de Ankara’da olarak Sayın Turgut Altınok’un Ankara Büyükşehir başkanı olacağına, Altındağ’da ve diğer ilçelerde Cumhur İttifakı üyelerinin adaylarının sizlerin oylarıyla kazanacağına yürekten inanıyoruz.” diye konuştu.

“Esnaf başına limit 750 bin liraya çıkarıldı”

AK Parti iktidarı döneminde esnafın iş imkanlarının büyüdüğünü, esnafa verilen desteklerin arttığını, 21 yılda 450 milyar lira sübvansiyonlu destek verildiğini anımsatan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün için de şu müjdeyi vermek istiyorum. Esnaf başına limit daha önce 500 bin liraydı, birkaç ay önce 650 bin liraya çıkarılmıştı, bugün söylüyorum 750 bin liraya çıkarıldı. Yüzde 25,5 maliyetle piyasa rayiçlerinden çok çok aşağıda maliyetle, 5 yıl vadeli 300 milyon liralık TESKOMB üzerinden esnafa finansman destek kredisi yarın sabah itibarıyla hazırdır, kullanabilirsiniz hayırlı olsun.”

“Ankara’mız yeni bir döneme giriyor”

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da konuşmasında, kişi başına milli gelirde Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 9 payının Ankara’da olduğunu belirterek, “Kişi başına milli gelirde 2022 rakamlarını veriyorum, 11 bin 600 dolar Türkiye geneli milli gelirimiz, Ankara’nın yaklaşık 14 bin, 13 bin 900 dolar civarlarında.” dedi.

Savunma sanayisinin katkısıyla kişi başı milli gelirde çok farklı bir Ankara’nın olduğunu dile getiren Baran, şunları kaydetti:

“Şimdi Ankara’mız yeni bir döneme giriyor. Bundan sonraki süreçte, Ankara’nın evladı bir kardeşimiz bu yarışın içerisinde. Bizlere düşen de bu kardeşimize elimizden geldiği kadar destek vermek. Hep beraber başkanımızın yanındayız. ATO yönetimi olarak da bundan sonraki süreçte bir derdimiz, sıkıntımız, problemimiz olduğunda başkanımızın yanında olacağından hiç şüphemiz yok. İnşallah hayırlı bir sonuç bekliyoruz hep beraber. Çıkacak sonuç şehrimiz için de, ülkemiz için de hayırlara vesile olur diyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-esnaf-basina-limit-750-bin-liraya-cikarildi/feed/ 0
Ekol Ofset’te işten çıkarılan işçiler için eylem yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/ekol-ofsette-isten-cikarilan-isciler-icin-eylem-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ekol-ofsette-isten-cikarilan-isciler-icin-eylem-yapildi/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:21:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8578 Belçikalı Van de Velde Ambalajlama Grubu’nun Türkiye ortağı Ekol Ofset’te sendikal faaliyetler sonucu işten çıkarılan işçiler için İstanbul Silivri’deki firmanın önünde eylem yapıldı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, “Bu işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeye karşı atılmış düşmanca bir adım olduğu ortadadır. Tüm bu hukuksuzlukların ardından buradan Ekol Ofset patronlarına seslenmek istiyoruz. İşçilerin anayasal hakları olan sendikada örgütlenme hakkına saygı duyun ve işten çıkarılan işçileri geri alın” dedi.

Ekol Ofset’te sendikal faaliyetler sonucu işten çıkarılan işçiler için İstanbul Silivri’deki firmanın önünde eylem yapıldı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, “Bu işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeye karşı atılmış düşmanca bir adım olduğu ortadadır. Tüm bu hukuksuzlukların ardından buradan Ekol Ofset patronlarına seslenmek istiyoruz. İşçilerin anayasal hakları olan sendikada örgütlenme hakkına saygı duyun ve işten çıkarılan işçileri geri alın” dedi.

Belçikalı Van de Velde Ambalajlama Grubu’nun Türkiye ortağı olan Ekol Ofset’teki sendikal faaliyetler sonucu 3 işçi işten çıkarıldı. İşten çıkarmalara tepki olarak şirketin, İstanbul’un Silivri ilçesinde bulunan önünde çok sayıda siyasi parti temsilcisinin, kurumun, basın meslek örgütünün katılımıyla eylem yapıldı. “Sendika anayasal haktır. Atılan işçiler geri alınsın” yazılı pankartın açıldığı eylemde açılış konuşmasını DİSK Basın-İş Yönetim Kurulu üyesi İzel Sezer yaptı.

“SEFALETİN TARTIŞILMASININ ÖNÜNE GEÇİLMEK İSTENİYOR”

Hazırlanan ortak metni okuyan DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, derinleşen ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle emekçilerin alım gücünün her geçen gün düştüğüne, işçilerin sembolik zamlarla sefalet ücretine mahkum edildiğine vurgu yaptı. Dedeoğlu, şunları söyledi:

“Ülkemizde en zengin yüzde 20’nin toplam gelirden aldığı pay, en yoksul yüzde 20’nin aldığı payın 8 katı oranındayken yaratılan suni gündemlerle açlığın ve sefaletin tartışılmasının önüne geçilmek isteniyor. İşçiler bir yandan da iş yerlerinde kötü çalışma koşullarına, mobbinge, anayasal hakları çiğnenerek sendikal örgütlenme haklarının gasp edilmesine maruz bırakılıyor ancak tüm bu olumsuz koşullara rağmen işçiler, zorlukları aşmayı ve birlikte hareket etmeyi mücadele azmi ile başarıyor. İşte bugün önünde bulunduğumuz Ekol Ofset’te yaşananlar da bunun bir örneği. Ekol Ofset işçilerinin örgütlü mücadeledeki ısrarı sonucu ücretler güncel asgari ücret miktarının üzerinde kalsa da ülkemizdeki yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı sonucu işçilerin aldığı zamlar eridi, işçiler yeniden sefalet koşullarında yaşamaya mahkum bırakıldı. Hem düşük ücret hem işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin yetersizliği hem de sürekli tutanak tehdidi ile baskıya ve mobbinge maruz bırakılan işçiler, hukuksuzluklara tepkisini DİSK Basın-İş’te örgütlenerek gösterdi.

“KÜÇÜLME GEREKÇESİYLE İŞTEN ÇIKARILDILAR”

Bundan yaklaşık iki hafta önce patron tarafından verilmeye çalışılan gözdağı karşısında geri adım atmayan sendikamızın iş yeri temsilcisi İsmail Türe ve üyelerimiz Hatıra Erdoğan ile Cihat Baldan’ın işine ‘küçülme’ gerekçe gösterilerek son verildi. Patronlar, sendikamızla yaptığı görüşmede ‘performans düşüklüğü’, ‘işçiler arasındaki uyumsuzluk’ gibi bahaneleri işten çıkarmaya gerekçe gösterse de örgütlenme faaliyetlerimiz devam ederken yıllardır Ekol Ofset’te çalışan 3 sendika üyemizin aniden işten çıkarılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Öte yandan bu işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeye karşı atılmış düşmanca bir adım olduğu ortadadır. Tüm bu hukuksuzlukların ardından buradan Ekol Ofset patronlarına seslenmek istiyoruz. İşçilerin anayasal hakları olan sendikada örgütlenme hakkına saygı duyun ve işten çıkarılan işçileri geri alın. DİSK Basın-İş olarak çeşitli bahanelerle işten çıkarılan üyelerimiz bu fabrikadan içeri girene kadar mücadelemize kararlılıkla devam edeceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz. Ekonomik krizin ve sefalet ücretinin altında ezilerek kötü koşullarda yaşamaya ve çalışmaya mecbur bırakılan tüm işçilerin sesi olacağımızı bir kez de buradan ifade ediyoruz.”

Daha sonra işçiler ve kurum temsilcileri de sırayla söz aldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ekol-ofsette-isten-cikarilan-isciler-icin-eylem-yapildi/feed/ 0
iPhone 15 Serisinin Üretim Maliyeti Ortaya Çıktı https://www.kanal7haber.com.tr/iphone-15-serisinin-uretim-maliyeti-ortaya-cikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/iphone-15-serisinin-uretim-maliyeti-ortaya-cikti/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:18:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8575 Her geçen yıl servetine servet katmayan devam eden Apple, son olarak iPhone 15 serisi ile karşımıza çıktı. Özellikle fiyatıyla gündem olmaya devam eden iPhone 15’lerin geçtiğimiz günlerde ortaya atılan sızıntılarla birlikte üretim maliyeti yeniden konuşulmaya başladı. İşte tüm detaylar…

iPhone 15 serisinin üretim maliyeti ne kadar?

Akıllı telefon pazarında birbiriyle rekabet eden birçok marka mevcut. Android platformunu kullanan şirketler çok daha fazla satış yapsa da Apple, iPhone satışlarından elde ettiği yüksek kar oranıyla her zaman öne çıkmayı başarıyor. Böylece devasa bir kazanç sağlayan firmanın son oyuncağı iPhone 15, bu kez de maliyetiyle gündem oldu.

Apple, son serisindeki iPhone 15 ve 15 Plus modellerinin fiyatını sırasıyla 799 dolar ve 899 dolar olarak belirlemişti. Daha yüksek özellikler ve daha iyi performans sunan üst modeller iPhone 15 Pro ve 15 Pro Max ise sırasıyla 999 dolar ve 1.199 dolar fiyatla satışa sunulmuştu.

iOS 18 alacak iPhone modelleri ortaya çıktı!

Telefonların Türkiye fiyatları ise tahmin edebileceğiniz üzere çoğu kişi tarafından oldukça yüksek bulunuyor. Güncel resmi fiyatlara göre, iPhone 15 modeli 53 bin 999 TL, iPhone 15 Plus 61 bin 999 TL, iPhone 15 Pro ve Pro Max ise 69 bin 999 TL ve 82 bin 999 TL fiyatlarından satılıyor. Tabii fiyatlar pahalı bulununca, cihazların maliyetleri de merak konusu oluyor.

Kısa süre önce ortaya çıkan bilgiler, iPhone 15 serisinin maliyetini gözler önüne serdi. Bu bilgilere göre, standart model iPhone 15’in maliyeti 423 dolar. Eğer bu doğruysa, telefonun maliyetinin selefine göre yüzde 16 daha pahalı olduğunu söyleyebiliriz.

Vergi ve diğer giderleri düşmeden, Apple’ın tek bir iPhone 15’i maliyetinden tam 376 dolar daha fazlasına sattığını görüyoruz. Ürünün tüm dünyada milyonlarca adet satış yaptığını düşünürsek, elde ettikleri karın dudak uçuklatıcı olduğunu öne sürebiliriz.

Aktarılanlara göre iPhone 15 Pro Max’in ekranı, iPhone 14 Pro Max’teki ekrana göre yüzde 10 daha pahalı. Titanyum çerçeve maliyetleri yüzde 43 oranında artırırken, A17 Pro işlemcinin maliyeti ise A16 Bionic’e göre yüzde 27 daha fazla. Telefoto kamera ve tetraprizma sisteminin de selefine göre 3,8 kat daha maliyetli olduğu konuşuluyor.

Apple geçtiğimiz yıllarda iPhone’lardan ne kadar kar elde etti?

Akıllı TelefonÜretim maliyetiLansman fiyatıFiyat etiketinin

ne kadarı kar?

iPhone 14 Pro Max$501$1099yüzde 54.4iPhone 13 Pro 128GB$570$999yüzde 42.9Apple iPhone 12 Pro 128GB$406$999yüzde 59.36Apple iPhone 12 64GB$373$829yüzde 55.01Apple iPhone XS Max 256GB$443$1,249yüzde 64.53Apple iPhone X 64GB$389.50$999yüzde 61.01Apple iPhone 8 Plus 64GB$295.44$799yüzde 63.02Apple iPhone 8 64GB$254.87$699yüzde 63.54Apple iPhone 7 32GB$224.80$649yüzde 65.4Apple iPhone 6S Plus 16GB$236$749yüzde 68.5Apple iPhone 6S 16GB$211.50$649yüzde 67.4Apple iPhone 6 16GB$200.10$649yüzde 70.9Apple iPhone 5S 16GB$199$649yüzde 69

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Apple’ın satış stratejisi doğru mu? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/iphone-15-serisinin-uretim-maliyeti-ortaya-cikti/feed/ 0
İSO Başkanı: Sermaye akımlarında toparlanma eğilimi var https://www.kanal7haber.com.tr/iso-baskani-sermaye-akimlarinda-toparlanma-egilimi-var/ https://www.kanal7haber.com.tr/iso-baskani-sermaye-akimlarinda-toparlanma-egilimi-var/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:33:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8519 İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Sermaye akımlarında son aylarda belirli bir toparlanma eğilimi görülüyor olsa da henüz arzu edilen seviyelere gelinmedi. Yerel seçimlerle birlikte siyasi belirsizliğin azalması, CDS primlerinin daha da düşmesi, enflasyonun ana eğiliminde gerileme ve rasyonel ekonomi politikalarında kararlı duruş çok kritik olacak.” dedi.

AK Parti Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin konuk olarak katıldığı İSO Meclisi’nin 2024 yılı şubat ayı olağan toplantısının ana gündemi, “Küresel Gelişmeler Işığında Türkiye Ekonomisini Değerlendirirken; Sanayicilerimizin Vizyoner Bir Bakışla Bugün ve Geleceğe Dair, Ekonomi, Üretim, Çalışma Hayatına Yönelik Düzenleme Talepleri ve Çözüm Önerileri” olarak belirlendi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, 2024’ün ekonomik açıdan zorluklarla geçeceğine işaret ederek, bu süreçte toplumun diğer kesimleri gibi sanayicilerin de gidişatı anlamaya, geleceği kestirmeye çalıştığını söyledi.

Önlerinde sabır ve fedakarlık gerektiren bir süreç olduğunu kaydeden Bahçıvan, “Ancak fedakarlık sadece biz sanayicilerden, ihracatçılardan beklenirse bu hem haksızlık olur hem de üretim hayatında çok daha fazla sıkıntılara neden olur. Bu nedenle içinde bulunduğumuz süreçte tasarruf, herkesin görev ve sorumluluğu olmalı.” dedi.

-“Rezerv gelişmeler, en önemli barometrelerden biri olacak”

Son dönemlerde yaşanan ekonomik gelişmeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdal Bahçıvan, şöyle devam etti:

“Sermaye akımlarında son aylarda belirli bir toparlanma eğilimi görülüyor olsa da henüz arzu edilen seviyelere gelinmedi. Yerel seçimlerle birlikte siyasi belirsizliğin azalması, CDS primlerinin daha da düşmesi, enflasyonun ana eğiliminde gerileme ve rasyonel ekonomi politikalarında kararlı duruş çok kritik olacak. Bu bakımdan, rezerv gelişmelerinin en önemli barometrelerden biri olacağını da belirtmemiz gerekiyor.”

Geçiş döneminde herkesin gözünün enflasyonda olacağına dikkati çeken Bahçıvan, “Bu noktada, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede kararlılık mesajını güçlendirmiş olması önemli. Zira sürecin tüm zorluklarına karşın fiyat istikrarının ve öngörülebilirliğin ne kadar değerli olduğunu da fazlasıyla tecrübe etmiş durumdayız. Ekonomide sert bir durgunluk ve ani işsizlik artışına yol açmaksızın iç talebin dengelenmesini ve beklentilerin iyileşmesini sağlamak elbette zorlu bir süreç.” diye konuştu.

-“Finansman koşullarının sıkı kalacağının farkındayız”

Ekonomi yönetiminin son dönemlerde dezenflasyon sürecinin temel unsurlarından biri olarak Türk lirasında “reel değerlenme” vurgusunu öne çıkardığını aktaran Bahçıvan, şunları kaydetti:

“Yaşadığımız enflasyonist sürecin başlıca kaynağı olan döviz kurlarında istikrar sağlanırken bunun dış dengeleri ve rekabet gücünü gözetecek makul bir patikada olması gerektiğine inanıyoruz. Bu vesileyle finansman meselesine de kısaca değinmek istiyorum. Hiç kuşkusuz, üretim hayatının sağlıklı işleyişi için uygun finansman koşullarının yaratılması çok önemli. Merkez Bankamız bu ay itibarıyla faiz artışlarını durdurmuş olsa da yaşadığımız geçiş sürecinde finansman koşullarının bir süre daha sıkı kalacağının ve bunun reel sektör açısından oluşturacağı zorlukların farkındayız. Öte yandan, finansman koşullarında sağlıklı bir rahatlama sağlanabilmesi için asli koşul, dezenflasyonun kalıcı bir şekilde sağlanması ve bu yolla faizler üzerindeki baskının ortadan kalkmasıdır. İçinden geçtiğimiz bu geçiş sürecinde ekonomi yönetimimizden başlıca beklentimiz budur.”

Konuşmasında nüfus ile ilgili açıklanan son TÜİK verilerine de değinen Bahçıvan, özellikle İstanbul’da yaşanan tersine göç rakamlarına dikkati çekerek, bunun gelecek yıllarda ciddi bir nitelikli istihdam sıkıntısının göstergeleri olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Teknoloji ve yüksek katma değerli üretimde bilgi ve becerilerini üretime yansıtabilen nitelikli insanın en temel faktör olduğunu belirten Erdal Bahçıvan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Günümüz dünyasında bu hedeflere ulaşmak ancak ve ancak nitelikli insana yatırım yapmakla mümkün. Bu doğrultuda, üniversite ve meslek lisesi eğitiminin nitelikli işgücü ihtiyacına cevap verebilmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin orta vadeli, tutarlı ve sürdürülebilir bir istihdam politikasına ihtiyacı var. İkiz dönüşüm olarak adlandırılan süreçte sanayinin dijital ve yeşil dönüşümü için önümüzdeki dönemde teşvik-destek mekanizmalarının, insan kaynakları ve eğitim politikalarını da içerecek şekilde kurgulanması önemlidir. Bu ihtiyaç, insan kaynağımızın etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi için YÖK’ün de dahil olacağı bir eğitim planlamasıyla geleceğimiz adına eğitimin her kademesinde mutlaka giderilmelidir.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/iso-baskani-sermaye-akimlarinda-toparlanma-egilimi-var/feed/ 0
Erdoğan: Türkiye’yi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:27:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8513 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’nde konuştu. Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikalarının ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkanına kavuştuğuna dikkati çekerek, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da taktirle karşıladığını kaydetti. Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, “Sadece kağıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı haline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.” dedi.

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım.” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

“MİLLETİMİZE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ TÜRKİYE YÜZYILI BAYRAĞINI ZİRVEYE ÇIKARMAKTIR”

Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkar edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

TÖRENDEN NOTLAR

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Törende daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-turkiyeyi-dunyanin-onde-gelen-tedarikcileri-arasina-cikartacagiz/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Son 22 yılda 856 yatırım teşvik belgesi düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:27:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8449 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı.

Kacır, buradaki konuşmasında, tesisin, yenilenebilir enerji ve dijital altyapısı, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sektörün yeni nesil sanayi tesislerinden olduğuna dikkati çekti.

Son 22 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ülke tarihine istikrar kazandırıldığını dile getiren Kacır, dünyanın kriz üstüne kriz yaşadığı bir dönemde, yarım asır sonrasına ışık tutan vizyon projelerin hayata geçirildiğini söyledi.

Bakan Kacır, ulaştırmadan eğitime, sağlıktan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda bu vatanın her karış toprağı yatırımlarla ilmek ilmek dokunarak Türkiye’ye çağ atlatıldığını ifade etti.

Siyasi istikrarla tahkim edilen ekonomik istikrar iklimiyle sanayide ve teknolojide muazzam bir atılım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Kacır, şöyle devam etti:

“Zat-ı alinizin güçlü liderliğinde son 22 yılda askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, çimento üretiminde Avrupa’da birinci Türkiye’yi inşa ettik. Savunma sanayisinde ülkemizi liderliğe taşıyan yeni nesil endüstri politikasını sivil alana taşıyarak yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobilimiz Togg’u başarıyla yollara çıkardık. Şimdi Türkiye Yüzyılı’nda, Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirerek ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızı tahkim etmek üzere sanayide ve teknolojide yeni atılımlar gerçekleştiriyoruz. 81 şehrimizi de yeni eserlerle, hizmetlerle buluşturuyoruz.”

“Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı”

Kacır, “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” şiarıyla yatırım teşvikleri, sanayi alanları, KOBİ’lere sağladıkları imkanlar ve bölgesel kalkınma projeleriyle Kütahya’yı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyledi.

Kütahya sanayisinin gelişiminde şehrin ihracatının yüzde 60’ını, imalat sanayi istihdamının yüzde 40’ını gerçekleştiren seramik sektörünün öneminin büyük olduğunu belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Son 22 yılda 91 milyar lira tutarında sabit yatırım için 856 yatırım teşvik belgesi düzenledik. 31 bin 300’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. KOSGEB destek programlarımızla KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl önce Kütahya’da KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ’lerin sayısı iki elin parmağını geçmiyorken AK Parti döneminde bu sayıyı 895 milyon lira destekle 8 bin 500’e çıkardık. Zafer Kalkınma Ajansı’mız ile şehrimizde 398 projeye 841 milyon lira destek verdik. Şehrimize, katma değer ve teknoloji odaklı kalkınmayı hızlandırmak için 1 teknopark, 9 AR-GE ve 2 tasarım merkezi kazandırdık. Kütahya’mıza son 22 yılda 3 yeni OSB kazandırdık. OSB’lerimizdeki istihdamı 1200’den 25 binin üzerine taşıdık.”

“Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’da üçüncü”

Kacır, sektörün yerli girdi oranı en yüksek sektörlerinden biri olması ve net ihracatçı konumunda bulunması sebebiyle aynı zamanda Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Yalıtım malzemeleri, havacılık ve uzay gibi birçok yüksek teknoloji sahasında seramiğin yenilikçi kullanımının geleceğin teknolojilerine kapı araladığını vurgulayan Kacır, şöyle dedi:

“Toplam yatırım tutarı 85,6 milyar lirayı aşan 493 yatırımı desteklediğimiz seramik sektörümüz dünyada söz sahibi bir konuma erişti. Bugün Türkiye, seramik karo ihracatında Avrupa’nın üçüncü, dünyanın beşinci ülkesidir, seramik sağlık gereçleri ihracatında Avrupa’nın birincisidir. Sektörümüz giderek artan üretim kapasitesi, modern teknoloji ve çevre yatırımları, tasarım ve kalite odaklı yaklaşımıyla önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda kendine yer bulacak. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni fabrikamız da inşallah sektörümüzün, Kütahya’mızın yatırım ve istihdam odaklı büyüme yolculuğuna katkı sağlayacak.”

28 Şubat mesajı

Bakan Kacır, bu günün, bu ülkenin evlatlarının eğitim ve ilim öğrenme haklarından, devletlerine hizmet etme imkanından mahrum bırakıldığı, yatırımlarla ülkelerini büyütmek için çabalayan iş insanlarının önlerinin kesildiği, sermayenin renklerle tarif edilerek ayrıştırıldığı ve 1000 yıl sürecek zannedilen “postmodern darbenin” yıl dönümü olduğuna işaret etti.

“Ev sahibinin üzerine kapıyı kapadığını zanneden kendisi dışarda kalırmış” diyen Kacır, şunları kaydetti:

“Hamdolsun liderliğinizde (Cumhurbaşkanı Erdoğan) o günler geride kaldı. Bugün bu ülkede herkes birinci sınıf vatandaş. Bizler gösterdiğiniz hedef doğrultusunda hiçbir ayrım yapmadan taş üstüne taş koyan herkesin yanında olmaya, yatırımcıların önünü açmaya devam ediyoruz. Türkiye’mizin kalkınması için alın ve akıl terini esirgemeyen herkesin destekçisi olacağız.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-son-22-yilda-856-yatirim-tesvik-belgesi-duzenlendi/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Bursa Ticaret Borsası’nı ziyaret etti https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-bursa-ticaret-borsasini-ziyaret-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-bursa-ticaret-borsasini-ziyaret-etti/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:03:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8436 Bursa Ticaret Borsası’nı ziyaret ederek, meclis üyeleri ile bir araya gelen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa TB’nin hayata geçirdiği çalışmalarla gıda, tarım ve hayvancılık sektörleri başta olmak üzere Türkiye’nin ticaretinde önemli bir aktör olduğunu söyledi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa Ticaret Borsası’nı (Bursa TB) ziyaret etti. Bursa TB Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerinin yanı sıra TOBB Yönetim Kurulu Üyelerinin de yer aldığı ziyarette konuşan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve TOBB Yönetim Kurulu Üyelerine Borsa’nın faaliyetlerive projelerine ilişkin bilgiler verdi.

Uluslararası standartlarda hizmet kalitesi

Üye odaklı hizmet anlayışından taviz vermeden, üyelerin talep ve ihtiyaçlarına uygun projeleri gerçekleştirmeye gayret ettiklerini dile getiren Başkan Matlı, 5 yıldızlı akredite Borsa olarak uluslararası standartlarda hizmet sunduklarını vurguladı. Göreve geldikleri 2013 yılında 980 milyon lira olan tescil işlem hacmini 2023 yılı itibarıyla 32 milyar liranın üzerine çıkardıklarını vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Kuruluşumuzun 100. yılını kutlayacağımız 2024 yılında, üyelerimize ve kentimize güç katacak projelere öncelik veriyor, tüm çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz” diye konuştu.

“Bursa’ya Gıda OSB kazandırmak istiyoruz”

Bursa Ticaret Borsası olarak dijitalleşme ve uluslararası ticaret konularında aktif bir şekilde çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Özer Matlı, Bursa TB Akademi projesi ile ticaretin dijitalleşme sürecine liderlik etmeye gayret ettiklerini vurguladı. Gelecek dönem hedeflerinden de bahseden Başkan Matlı, Bursa’nın sahip olduğu tarımsal üretim çeşitliliği ve dünyaca ünlü gıda markalarıyla aynı zamanda önemli bir tarım kenti olduğunu vurgulayarak, Bursa’ya gıda alanında ihtisas organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalarını yürüttüklerini söyledi.

“Bursa TB, Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlıyor”

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Meclis Başkanı Mehmet Aydın ve Meclis Üyelerini çalışmalarından dolayı kutlayan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa Ticaret Borsası’nın, bugün Türkiye’nin ticaret, tarım ve hayvancılık alanlarında önemli bir aktör olduğunu vurguladı. Bursa TB öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmaların Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağladığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Bursa’da borsa 1924 yılından bu yana vardı ancak 2013 yılındaki seçimlerde Özer kardeşimin başkanlığa gelmesiyle birlikte yürütülen çalışmalarla, Bursa’da Borsa gerçekten varmış dedirtti. Bu noktada başta Özer Matlı başkanım olmak üzere tüm yönetim kurulu ve meclis üyelerini tebrik ediyorum” dedi.

“Mesleki eğitime yönelik çabalarınızı takdir ediyorum”

Bursa’nın sanayi ve tarım potansiyeline dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, Borsa’nın bu alandaki çalışmalarını desteklediklerini belirtti. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ayrıca, Bursa Ticaret Borsası’nın mesleki eğitime verdiği önemi ve tarım meslek liselerine sahip çıkma çabalarını da takdirle karşıladıklarını ifade etti. Bu yöndeki çalışmaların Türkiye’nin geleceği için kritik olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin ilk tarım meslek lisesi olan Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne MEB, TOBB ve TOBB ETÜ arasında imzalanan Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü kapsamında hamilik yapan, örnek çalışmalara imza atan Bursa Ticaret Borsası’nı ayrıca tebrik ediyorum. Bu yıl 100. yıl dönümünü kutlayacak olan Borsa’nın kurucularını ve emeği geçenleri saygı ve minnetle yad ediyorum” diye konuştu.

Ali Cihan’dan Başkan Matlı’ya teşekkür

Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ali Cihan ise, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Yönetim Kurulu Üyelerine okulda hayata geçirilen faaliyetlere ilişkin sunum yaptı. Bursa Ticaret Borsası’nın himayelerinde yürütülen çalışmalar ile Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin bugün sektörle iş birliği yapan ve ihtiyaç duyulan alanlarda sektöre istihdam sağlayan bir okul haline geldiğini belirten Ali Cihan, “Milli Eğitim Bakanlığımız ve TOBB başta olmak üzere desteklerini hiçbir zaman bizden esirgemeyen Bursa Ticaret Borsası Başkanımız Özer Matlı’ya öğrencilerim adına şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-bursa-ticaret-borsasini-ziyaret-etti/feed/ 0
Kırgızistan-Türkiye İş Forumu Bişkek’te düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/kirgizistan-turkiye-is-forumu-biskekte-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kirgizistan-turkiye-is-forumu-biskekte-duzenlendi/#respond Wed, 19 Jun 2024 09:06:29 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8419 Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un himayesinde başkent Bişkek’te, Kırgızistan-Türkiye İş Forumu düzenlendi.

Forum, Kırgızistan Bakanlar Kurulu Başkanı Akılbek Caparov, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Daniyar Amangeldiyev, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Ahmet Sadık Doğan, Bişkek Belediye Başkanı Aybek Cunuşaliyev ve Türkiye’den gelen 60 kişilik iş insanı heyetinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Caparov, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, hükümet olarak iki ülkenin ilişkilerini geliştirecek yeni fikirlere ve yeni projelere açık ve hazır olduklarını vurguladı.

Türk iş insanlarını Kırgızistan’a yatırım yapmaya çağıran Caparov, “Türkiye ile ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini Kırgızistan’ın stratejik avantajı olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

Caparov, Bişkek’te faaliyet gösteren Kırgız-Türk Dostluk Devlet Hastanesi’nin iki ülke ilişkilerin başarılı gelişiminde örnek teşkil ettiğinin altını çizdi.

2023 yılının ikili ilişkilerde çok faydalı bir yıl olduğunu belirten Caparov, ikili ticaretin istikrarı için Ankara’da Kırgızistan’ın Ticaret Temsilciliğinin açıldığını anımsattı.

Caparov, iki ülke arasındaki ortak ticaret hacminde artış olduğuna dikkati çekerek, Kırgızistan’dan Türkiye’ye ihraç edilen ürünleri sıraladı.

“Türkiye, Kırgızistan’ın ana ticaret ortaklarından biridir”

Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanı Amangeldiyev de Kırgızistan’daki yatırım olanaklarını ve potansiyelini içeren bir sunum yaparak, “Türkiye, Kırgızistan’ın ana ticaret ortaklarından biridir.” dedi.

Amangeldiyev, ülkede büyük projelerin hayata geçirilmesine ilgi gösterdiklerini vurgulayarak, vergi kanununda yapılan düzenlemeleri ve ülkenin vergi muafiyet imkanlarını paylaştı.

Kırgızistan’da gelecek vadeden alanların arasında enerji, sanayi, ticaret, turizm ve finansal işbirliği olduğunu belirten Amangeldiyev, Türk iş insanlarından bu sektörleri değerlendirmesini istedi.

Amangeldiyev, Türk tarafının “Büyük İpek Yolu” markasının potansiyelini kullanması ve ülkeler arası turistik güzergahları geliştirmesi tavsiyesinde bulundu.

Bankacılık sektöründeki hizmetlere değinen Amangeldiyev, “Transfer ve döviz işlemlerinin hızlandırılması amacıyla Türk ticari bankalarının Kırgızistan’da temsilciliklerinin (şubelerinin) açılmasını tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.

2024 yılı, Türkiye ile Kırgızistan için önemli bir yıl

Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Doğan, 2024 yılının Türkiye ile Kırgızistan arasındaki yatırım ve ticaret ilişkilerinde önemli aşama kaydedilen bir yıl olmasını istediklerini ve Türkiye olarak bu hedefe ulaşmak için gayret gösterdiklerini belirtti.

Doğan, “Kırgızistan bizim dost ve kardeş ülkemizdir.” dedi.

Kırgızistan yönetiminin yatırımcının yanında olduğunu vurgulayan Doğan, “Lütfen bu fırsatı kullanınız. Kırgızistan su, enerji, elektrik bakımından yatırım için çok uygun bir ülke. Yatırımcıların bunu değerlendirmelerini rica ediyorum. Kırgızistan’a sizleri davet ediyorum.” diye konuştu.

Doğan, “Ben Kırgızistan’da yaklaşık üç senedir görev yapıyorum. Kırgızistan hükümeti de yaklaşık üç yıldır görev yapıyor. Bu dönemde iş dünyasının çözülmeyen sorununu görmedim. Kırgızistan hükümetinin yardımcı olmadığı bir konu görmedim. Bunları iş dünyamızın dikkatine sunmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Türk iş insanı heyetinin temsilcisi Yavuz Altun, Kırgızistan’ı daha önce bir kez ziyaret ettiğini ve kendilerini “evlerinde gibi” hissettiklerini söyledi.

Altun, Kırgızistan’ın 200 milyonluk bir coğrafyaya hizmet etmek isteyen bütün üretici ve sanayiciler için muhteşem fırsatların bulunduğu bir ülke olduğunu vurguladı.

Forum kapsamında, ikili iş görüşmeler yapıldı ve yerel firmalar gıda alanındaki ürünlerini sergiledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kirgizistan-turkiye-is-forumu-biskekte-duzenlendi/feed/ 0
Enerji İş Sendikası, İBB’nin yüzde 10’luk zam teklifine tepki gösterdi https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-is-sendikasi-ibbnin-yuzde-10luk-zam-teklifine-tepki-gosterdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-is-sendikasi-ibbnin-yuzde-10luk-zam-teklifine-tepki-gosterdi/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:48:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8401 Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonuna (HAK-İŞ) bağlı Enerji İşçileri Sendikası (ENERJİ İŞ) üyeleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) ek protokolle yaptığı yüzde 10’luk zam oranına tepki gösterdi.

Enerji İş üyeleri, Saraçhane’deki İBB binasının önünde bir araya geldi.

Burada düdük çalıp ve slogan atarak zam oranını protesto eden üyeler, “İmamoğlu söz verdi, her şey çok güzel olmadı”, “Hani her şey çok güzel olacaktı? Sadaka değil, zam istiyoruz” ve “Mücadelemiz emek için sistem palavralarından vazgeçin” pankartları taşıdı.

Grup adına basın açıklamasını okuyan Enerji İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mubin Tekin, İBB’ye bağlı İstanbul Enerji A.Ş.’de 15 yıldır çalışan bir kişinin, yol ve yemek dahil aldığı ücretin 20 bin 33 lira olduğunu söyledi.

Maaş bordrosunu gösteren Tekin, şöyle konuştu:

“İşte bu belediyenin, bu kardeşime reva gördüğü ücret bu…Biz buna itiraz ediyoruz. Bugün buradan sesimizi bu yüzden yükseltiyoruz. İnanın bu sadece bu şirket için verdiğimiz veri, daha niceleri var. Bu çağrımız sadece İstanbul Enerji A.Ş’de çalışan kardeşim için değil, İSKİ’de çalışan kardeşim senin için, İGDAŞ’da çalışan kardeşim senin için, İSFALT’ta çalışan, diğer iştiraklerde çalışan ve İBB bünyesinde çalışan kardeşlerim sizler için bu sesimizin yükselişi”

“Biz bu teklifi asla ve asla kabul etmiyoruz”

Sendika olarak 2022 ve 2023 yılları boyunca ara zam yönünde teklifleri sunmalarına rağmen cevaplar verilmediğini ve yapılan her görüşmede İBB’nin seslerini duymazlıktan geldiğini aktaran Tekin, bazılarının kaygıya düşmesiyle sendikaya ek protokol yapılması yönünde teklifler gelmeye başladığını anlattı.

Tekin, şu değerlendirmede bulundu:

“Sadece adı ek protokol…İçeriğine bakıyorsunuz; sözde halkın içinden ayrılmayan, sürekli halkla iç içe görüntüler verenlerin sunmuş olduğu zam teklifi yüzde 10…İnanın şaka yapmıyorum veya yanlış telaffuz etmiyorum, yüzde 10. Gerçek enflasyon yansımasını geçtik artık açıklanan enflasyon oranlarından bile bihaber olan İBB yönetimi, bu sadaka niteliğindeki sözde zam teklifini ne yazık ki sunmak gibi bir acziyete düşmüş durumda. Biz bu teklifi asla ve asla kabul etmiyoruz.”

Sendikanın bu tekliflere karşı gerçeği yansıtan tekliflerine ise cevap dahi verilmeye tenezzül edilmediğini anlatan Tekin, “Her türlü faaliyete ucu açık çek verircesine destek sunan, yapılmış olan faaliyetlere ayrılan bütçeden daha fazlasını bunların reklam kampanyalarında kullanan, sürekli olarak emekçiye değer verdiklerini, emeğin en üstün değer olarak görülmesi gerektiğini söyleyen ama hamaset ve söylemden öteye geçemeyen, sonu zam görüşmelerine geldiğinde yüzde 170’lik bir teklife karşı hiç çekinmeden adeta sadaka verirmişçesine yüzde 10’luk sözde teklif sunan belediyecilik anlayışını esefle kınıyoruz.” diye konuştu.

İstanbul’da faaliyet gösteren diğer özel şirketlerin bir çoğunun, belediye iştiraklerinin hemen hemen 2 katı ücret verdiğini belirten Tekin, “Burada çalışan arkadaşlarımız dışarıda çok rahat bir şekilde daha fazla ücretlere iş bulabiliyor, ‘Neden gitmiyor, neden orada çalışmıyor?’ sorularına gelecek olursak; yıllarını, emeğini, gençliğini ve hayatını vermiş olduğu bu şirketten tazminatını alamadığı için gidemiyor. Tazminatı adeta bağlayıcı unsur gibi kullanıp üyelerimizi, emekçilerimizi bu ücretlere mahkum ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-is-sendikasi-ibbnin-yuzde-10luk-zam-teklifine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Türkiye’nin Deri ve Deri Mamulleri Sektörü İhracatta Önemli Rol Oynuyor https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:24:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8377 Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, “Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden bir tanesi olan deri ve deri mamulleri sektörü, istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip.” dedi.

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde 70’incisi düzenlenen AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuz İnner’in katılımıyla açıldı.

Gürcan, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin bu yılın ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6’lık artışla 20 milyar dolarlık ihracat yaptığını belirterek, “Bu başarıda emeği geçen sanayicilerimize, iş insanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şubat ayında da rakamlar çok iyi gelmekte ve şubat ayında da yeni bir rekoru, belki bugüne kadarki en yüksek şubat ayı rakamını da inşallah yakalayacağımızı umut ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Gürcan, Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden biri olan deri ve deri mamulleri sektörünün istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Deri ve deri mamulleri sektörünün ocak ayı ihracatının 162,9 milyon dolar olduğunu söyleyen Gürcan, “Ayakkabı ihracatımız 2022 yılında bir önceki yıla nazaran yüzde 21 artarak 1,31 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2023 yılında ise küçük bir daralma yaşanarak 1,26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi.” diye konuştu.

Gürcan, “Pandemi sürecinde lojistik zincirinin kırılması ve Çin’in kapanması dolayısıyla Türkiye burada çok büyük bir avantaj yakalamıştı. Bu avantajı sürekli hale getirmekte bizim ve iş insanlarının üzerine büyük bir görev düşüyor. Bu fırsatı sürekli hale getirmemizde fayda var.” dedi.

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca da ayakkabının sadece temel bir ihtiyaç ürünü olmadığını, aynı zamanda küresel etkiye sahip bir moda ürünü olduğunu ifade etti.

Eyyüpkoca, “AYMOD, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmaktadır. Yılda iki defa böylesi güzel bir platformun kuruluyor olması sektörün sahip olduğu gücü gösterme açısından oldukça kıymetlidir.” diye konuştu.

Eyyüpkoca, fuarın 500’e yakın firmayı 30 binden fazla ziyaretçiyle buluşturacağını söyledi.

TASD Başkanı Berke İçten de Türkiye’nin yıllık 580 milyon çiftle dünyanın 6’ncı, Avrupa’nın en büyük ayakkabı üretim kapasitesine sahip ülkesi olduğunu ifade etti. Sektörün fiyat tutturamadığı için 2023’te pazar kayıpları yaşadığını dile getiren İçten, ihracattaki gerilemenin ocak ayında da devam ettiğini belirtti.

Ocak ayını geçen yılın aynı ayına göre miktar bazında yüzde 25, değer bazında yüzde 33 ekside tamamladıklarını söyleyen İçten, şöyle devam etti:

“AYMOD’u ayakkabı endüstrimizin ihracatında artış trendini yeniden yakalamak için bir fırsata dönüştürmek istiyoruz. Fuarımıza 400’ü aşkın seçkin firma katılıyor. Katılımcılar arasında İtalya, Yunanistan ve Çin’in de aralarında bulunduğu ülkelerden 50 civarında firma yer alıyor. Yabancı ziyaretçilerin AYMOD’a ilgisi artarak devam ediyor. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri başta olmak üzere 100’ü aşkın ülkeden 7 bin alıcı AYMOD için İstanbul’a geldi. Ziyaretçiler arasında 49 ülkeden alım heyetleri bulunuyor. İnanıyorum ki firmalarımızla ziyaretçiler arasında bir yandan mevcut ilişkiler derinleştirilirken diğer taraftan da yeni işbirliklerinin temelleri atılacak.”

“Çakma üretim ülke ekonomimize zarar veriyor”

İçten, kamuoyunda “çakma” olarak adlandırılan taklit üretim nedeniyle kurallara uygun çalışan firmaların ve genel olarak sektörün büyük mağduriyet yaşadığına işaret etti.

Türkiye’de yıllık 150 milyon çiftin üzerinde çakma ayakkabı üretildiğini belirten İçten, “İşin bir de ithalat boyutu var. Yurt dışından ülkemize her yıl milyonlarca çift çakma ayakkabı getiriliyor. Çakma üretim sadece sektöre değil ülke ekonomimize de büyük zarar veriyor. Vergi ve SGK primi ödemeyen bu firmalar, çalışanlarına sigorta yaptırmadıkları ve sosyal haklarını vermedikleri için iş gücünü daha ucuza mal ediyorlar. Bu durum vergisini ödeyen, SGK primini yatıran, yani kurallara uygun çalışan firmalar için haksız rekabete yol açıyor.” dedi.

“Vergi ve istihdam kayıplarını hesapladığımızda çakma ayakkabının Türkiye’ye yıllık maliyeti en az 30 milyar lirayı, başka bir ifadeyle 1 milyar doları buluyor.” diyen İçten, “Bütün bunlara ilave olarak çakma üretim, ülkemizin ve ayakkabı endüstrimizin yurt dışındaki imajını olumsuz etkiliyor. Markalaşmak isteyen yerli firmalarımızın önünde de büyük bir engel oluşturan bu sorun, 9-10 Şubat tarihlerinde Afyonkarahisar’da Ticaret Bakanlığı’mız ile düzenlediğimiz çalıştayın iki ana gündem maddesinden biriydi.” ifadesini kullandı.

İçten, ilgili bakanlıkların yanı sıra yargı ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı çalıştayda konunun tüm boyutlarıyla ele alındığını dile getirerek şunları kaydetti:

“Ticaret Bakanlığı’mızın ‘soruna sıfır tolerans ilkesiyle yaklaşılacak’ mesajı vermesi bizi son derece memnun etti. Biz olaya her zaman pozitif tarafından bakmaya çalışıyoruz. Öncelikle çakma üretim yapan firmaların mevzuata uygun çalışmaya teşvik edilmelerinin doğru olacağını düşünüyoruz. Kayıt altına alınamayanlara karşı ise ağır yaptırımlar getirilmeli. Perakendeden başlayarak geriye doğru bir denetim zinciri oluşturulmalı. Söz konusu ürünlerin sosyal medya kanallarından satışı ve reklamlarının yapılması yasaklanmalı. Online pazar yerleri bu ürünlerin satışına veya reklamının yapılmasına aracı olmamalı. Kargo firmalarının tıpkı uyuşturucu ve silah gibi çakma ürün taşımalarını önleyecek bir düzenleme yapılmalı.”

İçten, gerekli düzenlemelerin mümkün olan en kısa zamanda yapılacağına inandığını ifade etti.

İDMİB Başkan Yardımcısı Oğuz İnner de “Avrupa ve Amerika’da ciddi resesyon konuşuluyor. Bu da tüketimdeki azalmayla beraber üretimlerimizi etkileyen azalma sürecine bizi itti.” dedi.

Sektör açısından dünyada sadece Amerika’nın resesyondan çıkmayı başarabildiğini, Avrupa ülkeleri ve Uzak Doğu pazarlarının hala resesyonun etkisinde olduğunu söyleyen İnner, “Dünya ayakkabı pazarından aldığımız payın yüzde 0,7 olduğunu düşünürsek aslında bu daralmanın bizi etkilemesini minimum seviyeye çekecek önlemlerle artışa bile geçebileceğimizi değerlendirmemiz lazım.” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-deri-ve-deri-mamulleri-sektoru-ihracatta-onemli-rol-oynuyor/feed/ 0
Robotik Protez Cerrahisi ile Daha Uzun Protez Ömrü Sağlanabiliyor https://www.kanal7haber.com.tr/robotik-protez-cerrahisi-ile-daha-uzun-protez-omru-saglanabiliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/robotik-protez-cerrahisi-ile-daha-uzun-protez-omru-saglanabiliyor/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:18:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8371 Bayındır Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Okan Karaeminoğulları, robotik protez cerrahisine ilişkin bilgi verdi.

Bayındır Sağlık Grubu’ndan yapılan açıklamaya göre, dünyada gün geçtikçe yaygın şekilde kullanılmaya başlanan robot teknolojilerine, sağlık alanında oldukça sık başvuruluyor.

Bu gelişmelere paralel olarak robot teknolojisi, ortopedi alanında başvurulan diz ile kalça protezi ameliyatlarında kullanılıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bayındır Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Okan Karaeminoğulları, robotik ve klasik protez cerrahisinde temel olarak yapılan işin aynı olduğunu ve her iki cerrahide de hastanın hasarlanmış diz ya da kalça ekleminin protez ile değiştirildiğini ifade etti.

Karaeminoğulları, robotik protez cerrahisinde yer alan aşamaların klasik cerrahi ile aralarında büyük fark taşıdığını belirterek, şunları kaydetti:

“Ameliyatın planlanması, hastaya ait verilerin değerlendirilmesi ve ameliyatın 1 derece ve 1 milimetre hassasiyetle gerçekleştirilmesi ortopedi uzmanı tarafından robotik sistemler yardımıyla yapılıyor. Ameliyatta yapılacak kemik kesileri ameliyattan önce bilgisayar ortamında tasarlanıyor. Bu sayede komponent pozisyonlar ideal şekilde ayarlanabiliyor ve kemik kesileri robotik kol yardımıyla yapılıyor. Robotik diz ya da kalça cerrahisi planlanan hastalarda, ameliyattan önce hastanın her iki ekleminin tomografisi çekiliyor ve özel yazılım sayesinde eklemin üç boyutlu bir modeli oluşturuluyor. Bu model üzerinden kemik kesileri, protez boyutu ve yerleşimi ile ilgili bir plan oluşturuluyor. Ortopedi uzmanının son gözden geçirmesi sonrasında plan robota yükleniyor.”

“Daha uzun protez ömrü sağlanabiliyor”

Robotik protez cerrahisi ile protezin ideal pozisyonda yerleştirilebildiğini ve böylece protez aşınmalarının ve gevşemelerinin daha geç ortaya çıktığını aktaran Karaeminoğulları, “Robotik protez cerrahisi hasta açısından birçok avantaj sağlıyor. Hastalar ameliyat sonrasında daha az ağrı hissediyor ve hızlı iyileşiyorlar. Ama belki de en önemlisi, robotik sistem yardımı ile yapılan cerrahide, protez aşınmaları ve gevşemeleri daha geç ortaya çıktığından daha uzun protez ömrü sağlanabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Karaeminoğulları, eklem protezi planlaması yapılan her hastanın, eğer genel durumu uygunsa robotik cerrahi için de uygun olduğunu kaydetti.

Ayrıca, yüksekte doğuştan kalça çıkığı olan hastalarda da uygun planlamayla robotik cerrahi gerçekleştirilebildiğine işaret eden Karaeminoğulları, “İleri kemik kaybının eşlik ettiği diz sorunları olan hastalar ise robotik protez cerrahisi için uygun olmayabiliyor. Son olarak robotik cerrahi, henüz diz ve kalça protezi revizyon ameliyatlarında kullanılamıyor.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Karaeminoğulları, robotik protez cerrahisi sonrasında dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin şu bilgileri verdi:

“Ameliyat sonrasında yaklaşık 3 gün hastanede kalınıyor. Taburculuk sonrası reçete edilen ağrı kesici, mide koruyucu ve kan sulandırıcı ilaçların kullanılması gerekiyor. Diz protezi ve kalça protezi için ise yaklaşık 30 gün kan sulandırıcı iğne ya da hap kullanılarak, ameliyat sonrası toplardamarda pıhtılaşma oluşma riski en aza indiriliyor. Yara yerini su geçirmeyen pansumanlar ile takip etmek ve protez dikişleri 15 gün civarı aldırmak gerekiyor. Protez cerrahileri sonrası kas kontrolü ve kişinin kendine olan güveni yerine gelene kadar bir yürüteç yardımı almak gerekiyor. Ayrıca ameliyat sonrası verilen egzersizleri evde de devam ettirmek büyük önem taşıyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/robotik-protez-cerrahisi-ile-daha-uzun-protez-omru-saglanabiliyor/feed/ 0
Türkiye’nin en başarılı kadın girişimcileri belli oldu https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-en-basarili-kadin-girisimcileri-belli-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-en-basarili-kadin-girisimcileri-belli-oldu/#respond Mon, 17 Jun 2024 09:15:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8300 Türkiye’nin en başarılı kadın girişimcileri belli oldu

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

İSTANBUL – Kadın girişimcilere destek olmak amacıyla Garanti BBVA, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’ sonuçlandı.

Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği iş birliğiyle bu yıl 17’ncisini gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması sonuçlandı. İstanbul’da gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri açıklandı. Yarışmada, DG Geri Kazanım’ın kurucusu Nagihan Yılmaz, “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” seçildi. Bilge Can, Anatolian Craft girişimiyle “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi”, Seyyare Sungur, Fındık Ocağı girişimiyle “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Oluşturan Kadın Girişimcisi” oldu. Şevin Ballıktaş, Usersdot girişimiyle “Türkiye’nin Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” seçilirken, bu yıl ödül kategorisine eklenen “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” ödülünü ise Hatay Altınözü Zeytin Emeği Kadın Girişimi Kooperatifi adına Leyla Ayvazoğlu aldı.

Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, “Kadın ve erkeğin tamamen eşit olduğu, kadınların da iş hayatının parçası olduğu bir dünyada sürdürülebilir kalkınmadan bahsedebiliriz. Özellikle son yıllarda kadınların girişimci olmasını teşvik eden ve kadın girişimciliğini destekleyen çok değerli çalışmalar yapılıyor. Garanti BBVA olarak 2006 yılından bu yana kadın girişimcilere verdiğimiz aralıksız desteğimiz, bugün hem bankacılık hem farklı sektörlerde örnek alınarak yeni programların oluşturulmasına vesile oldu. Kadın girişimcilere yönelik çalışmalarımızı sürdürülebilirlik stratejimizin odaklarından olan “kapsayıcı büyüme” başlığında değerlendiriyoruz. 17 yıldır kesintisiz devam eden bu program kapsamında, sadece son 5 yılda sağladığımız finansman desteği 200 milyar TL’yi aştı. 20 yıla yakın zamanda bütünsel olarak verdiğimiz desteklerimizle ekosistemde etkin bir fayda sağladık” dedi.

Recep Baştuğ konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ise, kadın girişimcilerin başarılarının farkına varabilmeleri ve cesaretlendirilebilmeleri açısından büyük önem taşıyor. Sadece 100’lerle başladığımız bu organizasyonda bugüne kadar gelen toplam başvuru sayısı 45 bini aştı. Bugün Türkiye’de kadın girişimci denilince birçok kişinin ilk aklına gelen başarılarıyla rol model olan pek çok kadın girişimcinin yolu yarışmamızla kesişti. Yaptıkları iş ve süreçlerle; teknoloji, geri dönüşüm, enerji, sağlık gibi alanlarda bugüne kadar Türkiye’de birçok kişinin yapamadığı işleri geliştiren kadın girişimcilerle bir araya geldik. Bu yıl yarışmamıza ilk defa “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” kategorisini ekledik. Bu kategoriyle Anadolu’da kısıtlı imkanlarla iş yapmaya çalışan kadınları desteklemeyi ve kadın kooperatiflerini yarışmaya dahil ederek görünür olmalarını amaçladık. Türkiye’de yaklaşık 900’ü aşkın kadın girişimci kooperatifi ve bu kooperatiflere bağlı binlerce kadın üye var. Bu kooperatiflerin pozitif olarak desteklenmesiyle etki alanlarının artacağına inanıyoruz. Başta finalistlerimiz olmak üzere hayallerinin peşinden koşan, risk alan, cesaret ve azimle yola çıkan tüm kadın girişimcileri gönülden tebrik ediyorum. Bu vesileyle şimdiden tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü de kutluyorum.”

KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın 103 başvuru ile başladığı ilk senesinden, bugün binlerce başvuruya ulaşmasının mutluluğunu yaşadıklarını ve böylesi bir oluşumun paydaşı olmaktan onur duyduklarını söyledi. Her kadına girişimcilik cesareti veren yönüyle yarışmanın önemine vurgu yapan Esra Bezircioğlu, “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışmasının, esas kıymeti, başvuran, yarışan ve finale kalan kadın girişimcilerden çok, öyküsü karanlıkta kalan kadın girişimcilere tutacağı ışıkla anlam kazanacaktır. Hiç şüphesiz bu yarışma, kadın girişimcilerin cesaretlerini ve becerilerini öne çıkararak, gelecek nesil kadın girişimciler için rol model olmakta ve Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkılarda bulunmaktadır. Fark oluşturan, gelişime ve yeniliğe açık kadınların başarı hikayesi, toplumda önemli bir sosyal ve ekonomik etki oluşturuyor. Kadınlar toplumda ve iş hayatında eşit fırsatlara sahip olduğunda, ekonomik hayatta da daha fazla söz sahibi oluyor. Öte yandan kadın girişimciler, kadın istihdam oranlarında da önemli bir etki oluşturuyor” dedi.

KAGİDER olarak kadınların güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını hedefleyerek her mecrada kadın girişimciliğini desteklemek için hem ekonomik hem de sosyal alanda kadınların güç kazanmasına yönelik ulusal ve uluslararası projeler ve çalışmalar yürüttüklerinden söz eden Bezircioğlu, “Bugüne kadar binlerce kadın girişimciye destek olmakla kalmadık, aynı zamanda onların başarı hikayelerini topluma duyurarak, diğer kadınlara ilham kaynağı olmalarını sağladık. Girişimcilik yolunda kadınlara yol arkadaşlığı yaptık, gelişmelerine tanık olduk, hep birlikte sevindik ve başarılarıyla gurur duyduk; duymaya da devam ediyoruz. Ortak hedefimiz, Cumhuriyet’in 2’inci yüzyılında daha çok kadının sesini dünyaya duyurabilmek ve öykünülecek öyküler oluşturma yolculuğunda, girişimci kadınlara daha çok cesaret vermek olacaktır” ifadelerini kullandı.

Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz ise şunları söyledi: “Ekonomist Dergisi olarak yaptığımız her işin sürdürülebilir olması bilinciyle hareket ediyoruz. 17’nci yılına girdiğimiz Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu işlerimizin en önemlileri arasında. Garanti BBVA ve KAGİDER ile birlikte 17 yıl önce bir yola çıktık. Türkiye ekosisteminde kadının gücünü artırma adına 17 yıl önce başlattığımız yarışmamızda bugüne kadar 45 bin kadın girişimcimiz yarışmamıza katıldı. Türkiye’de kadın girişimci oranı yüzde 3’lerden yüzde 13-14’lere geldi. 17 yıl önce yola çıktığımızda tek kategoride ödül verirken, gelişen kadın girişimci ekosisteminin, kadın girişimcilerin güçlü adımları ile birlikte bugün gelinen noktada kategori sayısını beşe çıkardık. Çalışmanın jüri toplantısında inanılmaz güzel kadın girişimci öyküleri dinledik. Yaşadıkları zorluklara rağmen, yılmadan mücadelesine devam eden, yaktığı meşaleyi Türkiye’nin geleceğine taşıma azminde olan kadın liderlere, girişimcilere teşekkürü bir borç biliyorum. İş ortaklarımız Garanti BBVA’ya genel müdür Recep Baştuğ’a, Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya’ya yine KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu başta olmak üzere KAGİDER’e ayrıca teşekkür ediyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-en-basarili-kadin-girisimcileri-belli-oldu/feed/ 0
Alaşehir’de Yaban Mersini Üretiminde Artış Bekleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/alasehirde-yaban-mersini-uretiminde-artis-bekleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/alasehirde-yaban-mersini-uretiminde-artis-bekleniyor/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:51:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8277 Manisa’nın Alaşehir ilçesinde ilk kez geçen yıl 55 ton ürün elde edilen ve yarısından fazlasının ihraç edildiği yaban mersini üretiminde bu yıl yaklaşık 3 kat artış bekleniyor. Özellikle kadınlara istihdam sağlayan ve saksı içinde yetiştirilen yaban mersinlerinde budama işlemlerini de kadınlar gerçekleştiriyor.

ODTÜ Makine Mühendisliği bölümü mezunu olan ve kurumsal bir firmada çalışan başarılı iş kadını Pınar Ünsal Atıcı, yurt dışında tanıştığı yaban mersini sayesinde kurumsal hayatı bir tarafa bırakarak, çiftçiliğe başlaması sonucu 66 dönüm arazide 28 bin saksı içinde yetiştirdiği yaban mersini, Alaşehir’de başta kadınlar olmak üzere yeni bir iş sahası oluşturdu. Geçen yıl üretilen 55 ton yaban mersininin yarısı ihracat, yarısı yurt içinde zincir marketlere pazarlanırken, bu yıl ki hedefin ise 150 ton ve daha fazla ihracat olduğu öğrenildi. Geçen yıl ilk hasat olarak 55 ton yaban mersini elde edilirken, bunun için geçen yıl 2 bin 500 yevmiye çalıştığını anlatan girişimci iş kadını Atıcı, bu yıl 150 ton hasat yapılacağını ve 5 bin civarında bir yevmiye sağlanacağını belirtti. Girişimci kadın tarafından Alaşehir’de ilk kez yetiştirilen yaban mersini meyvelerinin budamaları da başladı. Yaban mersininin ilçede yeni bir ürün olması nedeniyle önce budama ve toplama eğitimi verildiği ve ardından da eğitim alan kadınların uygulamaya geçtikleri bildirildi.

Kadın girişimci Pınar Ünsal Atıcı, “Alaşehir bölgesi üzümüyle meşhur bir ilçemiz. Yaygın olarak burada üzüm yetiştiriciliği, biraz da zeytin yetiştiriliyor. Ancak yaban mersini hiç yoktu. Burada bu meyvenin yetiştirilmesi ile büyük bir istihdam sağladığımızı düşünüyoruz. Bu bahçe 60 dönüm bir alana yapıldı. Topraksız tarım ve saksıda yetiştiriyoruz. Geçen sene 55 ton hasadı 2 bin 500 yevmiye harcayarak yetiştirebilmiştik. Bu sene fidanlar büyüdüğü için, iki katı bir yevmiye yani 5 bin yevmiye harcayacağımızı düşünüyoruz. Alaşehir’in kadın işçileri bu işi çok beğendi. Kadın da bir dayı başımız var. İlk başlarda biraz çekinmişlerdi, bilmedikleri bir işti bu. Budama işinin erkek işi olduğuna dair yaygın bir anlayış vardı ama kadın işçilerimiz çok da güzel budama yapabiliyorlar. Bilmedikleri bir bitki olduğu için sabah ilk olarak budama eğitimi veriyoruz. Budama işinde kuru dalları çıkarma, meyve gözlerini bırakma olarak anlatıyoruz. Dolu hasarına karşı korunmak için bahçe üzerinde dolu tülü örttük. Tam otomatik bir sulama sistemimiz var. Her saksıya tek tek gübre ve su karışımı gidiyor. Yaban mersini ülkemiz için yeni bir meyve. Ben bunu ilk defa yıllar önce Amerika’da tatmıştım. Ülkemizde yetiştiriciliği çok az fakat yetiştirildiği zaman topluma çok faydalı bir meyve. Hem antioksidan hem bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kalp damar hastalıklarına karşı koruma özelliği var. Şeker hastalığına iyi geliyor. Çocuklarımızın mutlaka tüketmesi gereken bir meyve. Umarım yetiştirenler çoğaldıkça satış fiyatları daha da aşağıya inecek ve toplumun tüketimi yaygınlaşarak artacaktır. Burada 28 bin adet saksımız ve fidanımız var. Geçen sene 55 ton hasat aldık. Bu sene hedefimiz 150 ton ton hasat elde etmek. Tek tek elle toplandığı için çok fazla bir işçilik gerektiriyor” dedi.

Kadınlara yeni bir sahası açıldı

Alaşehir’de çok yaygın olan üzüm bağlarında budama işini erkekler yaparken, yaban mersini budamasını ise aldıkları eğitim sonrası kadınlar yapmaya başladı. Kadınlar budak yaparken, erkekler de yere dökülen yaprak ve dalları süpürüp topluyor. Kadın Dayıbaşı olan Özgül Tağ, “Alaşehir’de yeni yetiştirilen yaban mersini budaması ve toplamasında ilk işçi olduk. Budama ve toplama eğitimi alarak, bu işe başladık. Erkeklerin budama işinde olmayışının tek sebebi, bayanlara iş imkanı sağlanması ve bayanların da bu işi yapabileceğini göstermek. Bizim için de güzel bir sektör açıldı. Geçtiğimiz yıl 2 bin 500 işçi kapasitesi, bu yıl iki katı olabilir” diye konuştu.

İşçiler budama işini sevdiklerini, kadınlar için yeni bir sektör ve iş sahası olduğunu belirterek, mutlu olduklarını dile getirdi.

Pınar Ünsal Atıcı ayrıca, geçen yıl ürettikleri 55 ton yaban mersini meyvesinin yarısını Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerine ihraç ettiklerini, yarısını da yurt içinde zincir marketlere pazarladıklarını belirterek, bu yıl daha fazla ihracatı hedeflediklerini sözlerine ekledi. – MANİSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/alasehirde-yaban-mersini-uretiminde-artis-bekleniyor/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: İstihdam ve iş gücünde tarihi zirveleri yakaladık https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-istihdam-ve-is-gucunde-tarihi-zirveleri-yakaladik/ https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-istihdam-ve-is-gucunde-tarihi-zirveleri-yakaladik/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:36:32 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8262 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Önümüzdeki ay açıklanacak verilerde inşallah çok güzel neticeleri hep birlikte göreceğiz. Bunu bir müjde olarak söylüyorum. İstihdam ve iş gücünde en iyi verileri elde ettiğimiz, tarihi zirveleri yakaladığımız bir sürecin içindeyiz.” dedi.

Işıkhan, Bursa’da Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları ile Buluşma” programında yaptığı konuşmada, bakanlık olarak ülkenin dört bir yanında sivil toplum kuruluşları, esnaf ve iş insanlarıyla bir araya geldiklerini, toplantılarda toplumsal ve çalışma hayatına dair konularda önemli fikir alışverişlerinde bulunduklarını söyledi.

Tüm paydaşların fikirlerine önem verdiklerini vurgulayan Işıkhan, “Milletimizin bizleri vazifeye layık gördüğü ilk günden bu yana, Cumhurbaşkanı’mız, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, ‘yaptık, oldu’ anlayışıyla değil, ‘Daha iyisini nasıl yapabiliriz?’ yaklaşımıyla çalışıyor ve milletimize hizmet ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Esnaf, çiftçi, memur, girişimci fark etmeksizin her ölçekte “Üretime, istihdama ve kalkınma sürecine benim de bir katkım olsun” diyen herkese samimiyetle destek verdiklerini anlatan Işıkhan, şöyle devam etti:

“Attığımız adımların neticelerini günbegün çalışma hayatında ve istatistiklerde görüyoruz. İstihdam ve iş gücü verilerimiz ülkemizin ekonomik bakımdan sağlamlığını yansıtan önemli göstergelerdir. Önümüzdeki ay açıklanacak verilerde inşallah çok güzel neticeleri hep birlikte göreceğiz. Bunu bir müjde olarak söylüyorum. İstihdam ve iş gücünde en iyi verileri elde ettiğimiz, tarihi zirveleri yakaladığımız bir sürecin içindeyiz. 2023 yılı istihdam ve iş gücü verileri martta açıklanacak. Öncü göstergeler mart ayında hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranları ve istihdam oranlarının ortaya çıkacağına işaret ediyor. Yine aynı şekilde son 22 yılın en düşük işsizlik oranına ulaşacağımızı öngörüyoruz.”

“Karşılaştığımız her türlü olumsuz badireyi alnımızın akıyla atlatmayı başardık”

Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 9 Şubat’ta hayata geçirilen “İş Pozitif-Kadın İstihdam Projesi” ile 2 haftada 15 binden fazla kadının İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirildiğini bildirdi.

Kadın istihdamına önem verdiklerini anımsatan Işıkhan, “Çalışma hayatına katılımın ve istihdamın artması, iş imkanlarının genişlemesi ve ülkemizin istikrarlı büyümesinin bir yansımasıdır. Bundan sonra da aynı şekilde çalışma hayatında daha fazla fırsat ve katılım için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Her kesimden vatandaşlarımızın iş gücüne katılımına destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz. İlkeli, tarafsız ve adil bir anlayışla yürüttüğünüz başarılı çalışmalar; şehir ve bölge insanımız için kazanç kapısı olduğu gibi ülke ekonomimize de çok değerli katkılar sunmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Şehirlerin kaynaklarını güçlü ve verimli şekilde kullanarak potansiyelini harekete geçirmek zorunda olduklarını belirten Işıkhan, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanı’mız, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde ortaya koyduğumuz ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak sivil toplumla ve iş dünyasıyla yakaladığımız ahengi sürdüreceğiz. Şüphesiz ki geçmişten bugüne sergilediğimiz bu işbirliği sayesinde, karşılaştığımız her türlü olumsuz badireyi alnımızın akıyla atlatmayı başardık. Son dönemde yaşadığımız olumsuzluklara rağmen birlikte hareket ettiğimizde ve dayanışmayı güçlendirdiğimizde millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü net şekilde gördük.”

Yerel seçimlerin önemine değinen Işıkhan, “AK Parti, belediyecilikte rüştünü ispatlayarak milletin teveccühünü kazanmış bir liderin öncülüğünde, 2004’ten beri ülkemizde belediyecilik destanı yazmaktadır. Ülkemizde, temel belediyecilik hizmetlerinden dahi mahrum kalmış şehirlerimizin bu boşluğu, tevazu, samimiyet ve gayretle çalışan AK Parti’li belediye başkanları tarafından doldurulmuştur.” ifadelerine yer verdi.

“İnşallah çiftlilerimizin mağduriyetlerini çözmüş olacağız”

Işıkhan, Cumhur İttifakı kadrolarının ülkenin her noktasında gerçek belediyeciliği yaşatmak için hazır ve kararlı olduğunu dile getirerek, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın 31 Mart’ta da yine ipi göğüsleyeceğini vurguladı.

Bursa’nın belediyecilikte Türkiye’ye örnek olduğunu belirten Işıkhan, “Bursa’mızın ihtiyaç duyduğu vizyon, Alinur Aktaş başkanımızda vardır. Bursa, yerli ve milli aracımız Togg’un milletimizle buluştuğu şehir olarak adını kalkınma tarihimize altın harflerle yazdırmıştır. Bursa’nın tarihine, doğasına, kültürel değerlerine, sanayisine, iş dünyasına ve insanına sahip çıkacak, Bursa’yı her alanda ileriye taşıyacak olan irade, yine liderimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradedir.” diye konuştu.

Işıkhan, Bursa’nın Yenişehir ilçesinde çiftçilerin ziraat odası kayıtlarıyla ilgili sorun yaşaması üzerine konunun çözümü için çalışma başlattıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle Yenişehir Ziraat Odasına bağlı yaklaşık 5 bin çiftçimizin, 2015 sonrası sigortalılık hizmetlerinin iptal edildiğini ve bazı çiftçilerimizin emeklilik koşullarını kaybettiklerini öğrendik. Meseleyi öğrenir öğrenmez çözüm için derhal Sosyal Güvenlik Kurumuna konu hakkında çalışma yapmaları talimatı vermiştim. Buradan da Bursalı çiftçi kardeşlerime müjdeyi vermek istiyorum. Konunun, çiftçilerimizin mağduriyetine sebebiyet vermemesi için 2015 tarihine kadar, Tarım Bağ-Kur kapsamında hizmeti olanların, sigortalılıklarının bu tarihten sonra devam ettirilmesinde, Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüğü kayıtları da esas alınacaktır. Ziraat Odası kaydı iptal edilen çiftçilerimizin, kayıtlarını Tarım ve Orman Müdürlüklerine getirmeleri halinde sigortalılıklarının devamını sağlayacağız. Bu yolla inşallah çiftlilerimizin mağduriyetlerini çözmüş olacağız.”

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da sivil toplum kuruluşlarının ülkeye değer kattığını anlatarak, “Cumhurbaşkanı’mızın öncülüğünde elde ettiğimiz tüm başarılara akılcı politikalar sayesinde kalkınma hedeflerimize sağladığımız desteklerle ulaştık. Ülkemizin istikrarı ve gelişimi için yılmadan, yorulmadan mücadele eden Türkiye’yi daha da ileriye götürmek adına emek veren tüm sivil toplum kuruluşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.” dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise Bursa’nın dinamik bir şehir olduğunu belirterek, 3 milyonun üzerinde nüfusa ev sahipliği yaptığını kaydetti.

Aktaş, Bursa’nın Güney Marmara’nın üretim üssü olduğuna dikkati çekerek, “Bursa bir sanayi şehri. Bursa kadim medeniyetimize ev sahipliği yapması hasebiyle de önemli bir turizm destinasyonu. 125 kilometre deniz sahili, 162 kilometre göl sahiliyle önemli bir nirengi noktası.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından toplantı, basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-istihdam-ve-is-gucunde-tarihi-zirveleri-yakaladik/feed/ 0
Kayseri Ticaret Odası, Sınır Ötesi E-Ticaret Eğitim Konferansı Düzenledi https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-ticaret-odasi-sinir-otesi-e-ticaret-egitim-konferansi-duzenledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-ticaret-odasi-sinir-otesi-e-ticaret-egitim-konferansi-duzenledi/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:09:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8240 Kayseri Ticaret Odası (KTO) organizasyonuyla iş dünyası Sınır Ötesi E-Ticaret Eğitim Konferansı için bir araya geldi.

Uluslararası e-ticaret ve e-ihracat platformu WORLDEF ile AKBANK ana iş ortaklığı ve Kayseri Ticaret Odası’nın organizasyon partnerliği ile düzenlenen Sınır Ötesi E-Ticaret Konferansı, kamu ve özel kuruluşların temsilcilerini e-ticaret ve e-ihracat farkındalığı için buluşturdu. Konferansta; e-ticaret ve e-ihracat sektörüne önemli bir katkılar sağlayan profesyoneller, girişimciler ve firmalar bir araya geldi. Kayseri Ticaret Odası Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen ücretsiz konferansa; Kayseri Ticaret Odası Başkan Ömer Gülsoy, WORLDEF Genel Sekreteri Sedat Ateş, AKBANK Kobi Bankacılığı Satış Yönetimi Bölüm Başkanı Alper Bektaş’da katıldı. Konferansa, Kayseri iş çevrelerinden ve girişimcilerden de çok sayıda katılım oldu.

“Ticaretin kuralları değişiyor”

Konferansın açılış konuşmalarında ilk olarak Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy söz aldı. Çok hızlı değişen ve dönüşen dünyada yaşandığını belirten Gülsoy, “Bugün baktığımızda iklim krizi, ekonomik krizler, savaşlar, salgınlar, gelir eşitsizliğinin hat safhada yaşandığı acımasız bir rekabet dünyasında yaşıyoruz. Bu zaman içerisinde de ticaretin kuralları değişiyor. Radikal kararlar almak durumunda bırakıyor. Eski ticaretler yok. Müşteri beklediğimiz, kapı kapı gezerek mal sattığımız zamanda değişti. Şimdi dijital bir dünya da yaşıyoruz. Pay alabilmemiz için dijitalin nimetlerinden de faydalanmamız lazım. Bizler göreve geldiğimiz 2018’den bu yana 4’üncü eğitim konferansını veriyoruz. Biz salgın başlamadan önce mutlaka kurumsallaşma, markalaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık diye odak noktamıza bir kural koymuştuk. Ne alıp satıyorsanız, ne üretiyorsanız, ne imal ediyorsanız mutlaka dijital platformlarda olmanız lazım. ya kendi markanızı oluşturarak ya da bir markanın altında bundan faydalanmalısınız. Artık sınırların olmadığı elinizdeki cep telefonu ile bütün dünyaya açılabiliyorsunuz. Yeni pazarlar, yeni müşteriler artık elinizdeki cep telefonunun ekranında. Bizim amacımız e-ticaret, e-ihracat yapmayan hiçbir üyemiz kalmasın” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de elektronik ticaret yapan işletme sayısının milyon seviyesine ulaştı”

Daha sonra kürsüye gelen WORLDEF Genel Sekreteri Sedat Ateş ise şunları söyledi:

“Ticaretin yapılış şekli değişti. Ticaretin bir metodu itibariyle E şekli hayatımızda artık tabana kadar indi. Artık bir üniversite öğrencisinin bile kendi imkanlarıyla bir e-ticaret ya da sınır ötesi ticaret faaliyetinde bulunduğunu gözlemliyoruz. Yeni nesil bir ticaret yapma şekline evrimleşirken, biz de kendi metotlarımızı değiştirdik. Türkiye’de elektronik ticaret yapan işletme sayısının milyon seviyesine ulaştığını söylemekten çekinmiyorum. Ana kaynak bilgi Ticaret Bakanlığımızın Elektronik Daire Başkanlığı. Bu sayıyı Sayın Bakanımızın bir lasman ile açıklamasını bekliyoruz. Covid’ten sonra neler oldu. Türkiye’deki elektronik ticaretin perakende ticaret içerisindeki payının arttığını söyleyebilirim. Biz G20 ülkesiyiz. Gelişmekte olan ülkeler sınıfında hala sürecimiz devam ederken dünya elektronik ticaret Pazarı 2026-2028 yılları arasında 8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin aldığı pay 0,45, 0,49 bu yıl itibariyle. G20 ülkeleri arasında en düşük paya sahip ülke konumundayız. Şu an 5,5 trilyonda G20 ülkelerinde yüzde 1,5’a getirmemiz demek Türkiye’nin kasasına 100 milyar dolardan fazla para girmesi demek. Bunu raporlayarak Merkez Bankası Başkanımıza ilettim.”

“Dijitalleşme, e-ticaret uzun bir yolculuk”

AKBANK Kobi Bankacılığı Satış Yönetimi Bölüm Başkanı Alper Bektaş da, “Doğru bir ildeyiz. Tarihi misyonuna baktığımızda Ticaret deyince Türkiye’de akla gelen ilk şehirdeyiz. Yüzyıllardır uluslararası ticaretin merkezi olmuş bir şehirdeyiz. Dünya çok hızlı değişiyor. Dijitalleşme, e-ticaret artık mesafeleri kısaltıyor. Dijitalleşme deyince farklı bir dünyadan bahsediyor gibiyiz aslında çok da birlikte yaşıyoruz. İlk AKBANK Şubesi 1998 yılında kurulmuş. Baktığınızda 26 yılı aşan bir geçmişi var dijitalleşmenin bankacılık sektöründe. Bugün herkesin ceplerinde kullandığı mobil bankacılık 2007 yılında çıktı ama o bile sanki yeni gibi duruyor. 17 yıllık bir geçmişi var. Bankacılık sektörü olarak dijitalleşme bizim çok uzun zamandır üstünde çalıştığımız, kafa yorduğumuz bir alan. Aslında hiç bitmeyecek. Müşterilerimiz yaptığımız gelişmelerde hiç bitmeyecek. Pandemiden sonra çok hızlanan bir dijitalleşme süreci yaşadık. Son 4 yıla baktığımızda e ticaret hacmi 6 kat arttı. Türkiye’deki e-ticaret hacmi yaklaşık 800 milyar TL. Müşteri sayısı ise 8 kat arttı. Çok hızlı geometrik bir artış var. Siz de şubelere gelmektense elinizdeki cep telefonundan işlerinizi çözmeyi tercih ediyorsunuz. Tabletinden, cep telefonundan, laptobundan dijitali kullanan müşteri sayımız yüzde 83. Yüzde 17’si dijitali kullanmaz halde. Dijitalleşmede çok önemli bir dünya var. Biz de çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bu yolda hep birlikte yürüyoruz. Teknoloji çok çabuk değişiyor. Yapay zekalar gündeme girdi. Yapay zeka ile bazı iç görüler sunuyoruz. Sürdürülebilirlik anlamında verimliliğiniz artması, nakit akışlarınızın artması için belli krediler sunuyoruz. Süreç hızlı gelişiyor. E-ticaret platformları hızlı büyüyor. Pazar yerleri çok hızlı büyüyor. Artık mesafeler kalmadı. E-Pazar yerlerinde de olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Dijitalleşme, e-ticaret uzun bir yolculuk” ifadelerini kullandı.

E-ticaret konferansı kapsamında protokol konuşmalarının ardından 2 gün boyunca alanında uzman eğitmenlerle oturumlar, Sınır Ötesi E-Ticaret Niş Konuları, Trendleri ve Stratejileri Üzerine Odaklanma, Yapay Zeka ve E-Ticaret, E-Ticarette Dijital Pazarlamanın Önemi, E-Ticaretten Marka Oluşturma, E-İhracat Entegrasyon Sistemleri, E-Ticaret Lojistiği, E-Ticaret İşveren Sendikası interaktif atölye çalışmaları ve uygulamalı eğitimler verildi. Katılımcılar profesyonellerle ağ kurma fırsatları buldu. Kayseri iş çevrelerine, ekosistemdeki önemli markaların temsilcileri ve e-ticaret profesyonelleri ile networking imkanı sağladı. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-ticaret-odasi-sinir-otesi-e-ticaret-egitim-konferansi-duzenledi/feed/ 0
Ankara Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:06:32 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8237 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, şubat ayı Meclis Toplantısı’nda, “Sanayimiz Eskişehir ve İstanbul yolu akışında batıya doğru gelişiyor. Ne var ki çalışanlarımızı her gün şehrimizin doğusundan batısına taşımak zorunda kalıyoruz” dedi.

Ankara Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda sanayicinin sorunları, Ar-Ge çalışmalarına verilen destekler, dijitalleşme, döviz kuru, kredi kartı limitleri, işgücü sıkıntısı ve Merkez Bankası’nın faiz politikası konuları masaya yatırıldı. ASO Başkanı Ardıç, gündemlerinde Merkez Bankası Başkanı değişikliği sonrası sıkılaştırma politikalarının devam edip etmeyeceği ve yerel seçimler olduğunu söyledi. Kızıldeniz’de yaşanan gerginlikler dolayısıyla tedarik zincirinin kırıldığını belirten Ardıç, gelişmiş ekonomilerde enflasyonun beklentilerin üzerinde kalmasının risk ve belirsizlik algısını yüksek tuttuğunu ifade etti.

“Dünyada makroekonomik değişkenlikler büyümeyi zayıflatmaktadır”

Küresel ekonomide sıkılaştırıcı politikaların da etkisiyle her geçen gün ekonomik yavaşlama sinyalleri ve uluslararası ticarette zayıflamalar olduğuna işaret eden Ardıç, “Dünyada ve ülkemizde makroekonomik değişkenleri olumsuz yönde etkileyerek büyümeyi zayıflatmaktadır. Son gelen büyüme verileri Japonya ve İngiltere’nin teknik olarak resesyona girdiğini gösterirken, Japonya’nın resesyona girmesiyle dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını Almanya aldı” diye konuştu.

Merkez Bankasının geçen hafta faiz artışı döngüsünü sonlandırarak, yüzde 45 seviyesinde bıraktığına dikkati çeken Ardıç, gelecek dönemde de enflasyondaki gelişimin çok yakından takip edilerek, uygun politika seçeneklerinin kararlılıkla uygulanmasını beklediklerini bildirdi.

“Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu”

Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla devam ettirilmesi gerektiğini dile getiren Ardıç, şunları kaydetti:

“Aksi halde bu zamana kadar katlandığımız maliyetlerin boşa gitme ihtimali bulunmaktadır. Acı tecrübelerimiz göstermiştir ki enflasyonu kontrol altına almadan attığımız adımlar maalesef makroekonomide dengelenmeyi sağlayamıyor. Mevcut durumda parasal aktarım mekanizması iç tüketimi kıramıyor. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları faiz politikası ile bunu rahatça kırıp enflasyonu aşağıya çekebilirken, biz çekemiyoruz. Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu.”

“Maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz”

İç tüketimin söz konusu faiz seviyesine göre görece yüksek seyrettiğini belirten Ardıç, “Hem arz, hem talep kaynaklı enflasyonist etkiler var olmaya devam ediyor. Sıkı para politikasıyla enflasyonun talep tarafıyla mücadele edilmeye çalışılırken, sıkı maliye politikasının da bu sürece eşlik etmesi gerekmektedir. Fakat maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz. Diğer taraftan para politikasında ne kadar sıkılaştığımız da tartışmalı” ifadelerini kullandı.

“Verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir”

Türkiye’nin para arzının yıllık yaklaşık yüzde 65’in üzerinde artışa devam ettiğini söyleyen Ardıç, “Gelir artırıcı vergisel tedbirler yürürlüğe konulurken, harcama azaltıcı tedbirleri maalesef göremediğimizi belirtmek isterim. Kamu harcamalarının rasyonel gerekçelere dayanan, etkinlik ve verimlilik çerçevesinde gözden geçirilmesi ve bir plan dahilinde verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir” ifadesini kullandı.

Enflasyonla mücadelede refah artışı ve sürdürülebilir bir büyüme için tek başına para politikasının yeterli olmadığını belirten Ardıç, bütünsel bir politika tercihinin ortaya konması gerektiğini dile getirdi.

“Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor”

Sanayicilerin mevcut ortamda orta ve uzun vadeli plan yapmakta zorlandığını anlatan Ardıç, yüksek enflasyon ve kredi maliyetlerinin yatırım iştahını azalttığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“İş dünyasının uzun ve orta vadeli, dengeli bir strateji belirleyebilmesi için makroekonomik istikrarın ve güvenin sağlanması şarttır. Sıkı para politikasının getirdiği yüksek faiz maliyetleri nedeniyle yatırımlarda problem yaşıyoruz. Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor. Rekabet ettiğimiz ülkelerle karşılaştırdığımız zaman işçilik maliyetlerimiz yukarıda kalıyor. Asgari ücretin işverene maliyeti bin dolar seviyesine geldi. Bu durum yeni ihracat pazarlarına girişimizi zorlaştırıyor. Sanayimiz ağırlıklı olarak ithalata dayalı ihracat yaptığı için önümüzdeki dönemde bilançolarda gerekli döviz pozisyonuna ulaşamayacağız.”

“Kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması zorlamaktadır”

Sanayicilerin karşılaştığı sorunları dile getiren Ardıç, vergi ödeme sistemine dikkati çekerek, “Devletimizin toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toplayacağı vergileri ödemek, biz mükelleflerin temel yükümlülüğüdür. Bu görev ve sorumluluktan kaçmıyoruz. Kredi kartının çok yaygın olarak kullanıldığı bu dönemde vergilerimizi kredi kartıyla ödememizden doğal bir durum yoktur. Ancak kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması yüksek enflasyon ortamında biz mükellefleri zorlamaktadır” ifadelerine yer verdi.

“EYT düzenlemesiyle ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor”

Hazine ve Maliye Bakanlığından taleplerinin söz konusu kredi sınırının kaldırılması olduğunu belirten Ardıç, şöyle konuştu:

“Bu yapılamıyorsa da rakamın enflasyona göre güncellenmesi ve banka kartı ile ödemenin de sadece kamu bankaları üzerinden değil tüm bankalara yaygınlaştırılmasıdır. Değinmek istediğim bir başka konu da çalışma saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılacağı yönünde kamuoyuna yansıyan haberler. Sanayide hem beceri uyuşmazlığı nedeniyle hem de EYT düzenlemesiyle zaten ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor. Mesai saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılması durumunda işçisizlik sorunu yaşarken bir de ilave işgücü ihtiyacı ortaya çıkacak. Alınacak kararda bu durumun dikkate alınacağını düşünüyorum.”

“İhracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız”

İhracatta rekabet üstünlüğünü sağlayan tek faktörün kur artışları olmadığına işaret eden Ardıç, “Biz ihracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız. Şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz. Kur ile bir yere kadar avantaj sağlanırken, rekabetçi bir ihracat yapısına kavuşmak için faktör verimliliği, üretim faktörlerinin kalitesi, doğru ve uygun sanayi politikası, yerli ara ve sermaye malı kullanımı, öngörülebilirlik ve ölçek gibi unsurlarla gerçek anlamda rekabetçi bir yapıya ulaşılır” açıklamalarında bulundu.

Ar-Ge çalışmaları istenilen seviyede değil

Ar-Ge, dijitalleşme, inovasyon ve patent gibi konulara dikkati çeken Ardıç, “Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları açısından uluslararası arenada rekabet edebilir bir konumda olması, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik öneme sahiptir. Ancak, mevcut veriler Türkiye’nin bu alanda henüz istenilen seviyede olmadığını göstermektedir” diye konuştu.

“Patent ve bilimsel makale sayıları sırlamasında OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız”

Gayrisafi yurt içi hasıla içerisinde Ar-Ge harcaması oranının 2021 yılında yüzde 1.40, 2022 yılında ise yüzde 2.32 seviyesine gerilediğini anlatan Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’nin Ar-Ge’ye ayırdığı pay ise Avrupa Birliği ortalamasının altında kalıyor. Diğer taraftan kişi başına patent ve bilimsel makale sayıları sıralamasında yine OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız. Avrupa Patent Ofisi 2022 raporuna göre 1 milyon kişi başına düşen patent başvurusunda dünyada ilk sırayı bin 31 ile İsviçre alırken, ülkemiz 6,4 ile 42. sırada. Ülke olarak almamız gereken çok yol var.”

“Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz 39’uncu sıraya düştü”

Dijitalleşmede daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Ardıç, “Ülkemiz Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 64 ülke arasında 2020 yılında 44. sıradayken, geçen yıl 53. sıraya geriledi. İnovasyon, yeni fikirlerin, teknolojilerin ve süreçlerin geliştirilmesini sağlarken, sanayi bu fikirleri hayata geçirerek ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı destekler. Lakin Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz, bir önceki yıla göre 2 basamak gerileyerek 132 ülke içinde 39’uncu sıraya düştü.”

“Çalışanlarımızı her gün şehrin doğusundan batısına taşıyoruz”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile sanayicinin sorunlarını her zaman konuştuklarını dile getiren Ardıç, problemlerini şöyle anlattı:

“Yağmur sularının Ankara Çayı’na deplasesi konusunda destek olacağınızı biliyor ve sizden bugün sözünü almak istiyoruz. Sanayi bölgelerinin oluşmasında yerel idarenin rolü her geçen gün daha büyük önem kazanmaktadır. Özellikle kuruluş, yer seçimi, planlama, kentsel hizmetlere ilişkin önemli süreçlerde belirleyicidir. Yerel yönetimlerin desteği, yeni sanayi bölgelerinin kurulmasına, sanayinin disipline edilmesine ve az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Sanayimiz Eskişehir ve İstanbul yolu akışında batıya doğru gelişiyor. Ne var ki çalışanlarımızı her gün şehrimizin doğusundan batısına taşımak zorunda kalıyoruz.”

“Yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise yaptığı konuşmada, tüm organize sanayi bölgelerinin asfaltlarını tamamladıklarını kaydetti. Atatürk Orman Çiftliği’nden akan suyun tüm kapasitesiyle aktığına dikkati çeken Yavaş, “Ankara’nın içerisinden gelen İncesu dereleri karışamadı ve geri tepmeye başladı. Geri tepince Sıhhiye’den su çıkmaya başladı. Bizim Ankara Çayı haricinde yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek” diye konuştu.

“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş”

Çayyolu bölgesinin yüksek binalar ile beton tarlası olduğunu savunan Yavaş, şöyle konuştu:

“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş. İmarını alan dağın tepesine binasını yapıyor ve kendisine alt yapı istiyor. İstediği yere alt yapıyı götürmek binadan daha pahalıya mal oluyor. Bu tür binalar yerleştiği zaman bunların atıkları nereye gidecek? Bu iklim değişikliği nedeniyle büyük tedbirler almamız gerekiyor.”

Yavaş, konuşmasının ardından ASO Meclis Üyelerinin sorularını yanıtladı. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Türkiye’deki Ortaokul ve Lise Öğrencileri Dijital Oyun Oynama Alışkanlıkları Araştırması https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyedeki-ortaokul-ve-lise-ogrencileri-dijital-oyun-oynama-aliskanliklari-arastirmasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyedeki-ortaokul-ve-lise-ogrencileri-dijital-oyun-oynama-aliskanliklari-arastirmasi/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:03:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8234 Türkiye’deki ortaokul ve lise öğrencileri arasında yapılan bir araştırmaya göre öğrenciler, hafta içi her gün yaklaşık 3 saatlerini dijital oyun oynayarak geçiriyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Güvenli İnternet Merkezi yürütücülüğünde, Muş Alparslan Üniversitesi işbirliğiyle yapılan araştırma sonucunda uzman akademik ekip tarafından “Türkiye’deki Ortaokul ve Lise Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Alışkanlıkları Raporu” hazırlandı.

AA muhabirinin rapordan derlediği bilgiye göre, ülkedeki ortaokul ve lise öğrencilerinin dijital oyun oynama alışkanlıklarının belirlenmesine yönelik araştırmaya 11 bin 891’i ortaokul, 8 bin 493’ü lise düzeyinde olmak üzere 20 bin 384 öğrenci katıldı.

Araştırma kapsamında öğrencilerin “dijital oyun”, “internet”, “sosyal medya” bağımlılıkları ile “mutluluk”, “siber zorbalık”, “sıkıntı-stres” ve “yalnızlık” durumları incelendi, elde edilen veriler 3 ana başlık altında toplandı.

Birinci bölümde, demografik bulguların yanı sıra öğrencilerin ebeveynlerinin eğitim durumları, teknolojik araç sahiplikleri, hafta sonu ve hafta içi dijital oyun oynama durumları ile oynadıkları oyunların türlerine yer verildi.

İkinci bölümde, veri toplama sürecinde kullanılan ölçeklerden elde edilen sonuçlar özetlendi.

Üçüncü bölümde de dijital oyun bağımlılığı, öğrencilerin dijital oyun bağımlılıklarını etkileyen sosyal medya bağımlılığı, internet bağımlılığı, yalnızlık, mutluluk, siber zorbalık, sıkıntı değişkenleri ekseninde sunuldu.

Çok yönlü çalışma

Araştırmacılarca oluşturulan 11 soruluk veri setiyle “dijital oyun bağımlılığı”, “ergenler için internet bağımlılığı”, “ergen sosyal medya bağımlılığı”, “ergen mutluluk”, “siber zorbalık”, “ergenlerde sıkıntı-stres” ve “yalnızlık” ölçekleri kullanıldı.

Öğrencilerin ebeveynlerinin eğitim durumu ortaokul ve lise ağırlıklı olarak belirlenirken, öğrenciler arasında mobil telefon sahipliği yüzde 95,49 olarak hesaplandı.

Katılımcı öğrencilerin, evde kaldıkları süre dikkate alındığında, hafta içi günlük yaklaşık 3 saat dijital oyun oynadıkları dikkati çekti. Dijital oyun bağımlılığı “çok riskli” ve “orta derece riskli” düzeyinde olanların oranı yaklaşık yüzde 35 oldu. Bu sonuç, hem lise hem de ortaokul öğrencileri arasında oyun bağımlılığı riskinin varlığını ortaya koydu.

Lise düzeyindeki kız öğrencilerde internet bağımlılığı erkeklerden fazla

Öğrencilerin internet bağımlılığı durumlarına bakıldığında, “çok riskli” ve “orta derece riskli” düzeydekilerin oranı, lise öğrencileri arasında yüzde 31, ortaokul öğrencileri arasında yüzde 20 olarak tespit edildi.

Ortaokul düzeyinde kız ve erkek öğrenciler arasında internet bağımlılık riski benzerlik gösterirken, lise düzeyinde kız öğrencilerin internet bağımlılığı riskinin erkeklere göre daha yüksek olduğu belirlendi.

Sosyal medya bağımlılığı durumları incelendiğinde ise “çok” ve “orta derece” bağımlılık riski oranı, liseli gençlerde yüzde 50, ortaokul öğrencilerinde ise yüzde 35 olarak tespit edildi.

Öğrencilerin yüzde 10’u siber zorbalığa maruz kalıyor

Araştırma, öğrencilerin yüzde 10’unun orta derecede de olsa siber zorbalığa maruz kaldıklarını ortaya koydu. Bu sonuç, siber zorbalığın düşük dereceli olgularının daha yaygın olduğunu göstermesi açısından önem taşıyor.

Araştırmada, lise öğrencilerinin ortaokul öğrencilerine göre daha yüksek sıkıntı düzeyine sahip oldukları, hem lise hem de ortaokul düzeyindeki öğrencilerin azımsanmayacak oranda yalnızlık duygusu yaşadıkları belirlendi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyedeki-ortaokul-ve-lise-ogrencileri-dijital-oyun-oynama-aliskanliklari-arastirmasi/feed/ 0
İlaç Fiyat Kararnamesi Nedeniyle İlaç Yokluğu Devam Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/#respond Sun, 16 Jun 2024 21:00:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8232

ZEHRA DEĞİRMENCİ/SİBEL KAHRAMAN

İlaç Fiyat Kararnamesi ile ilaç fiyatlarında Euro kurunun 17.55 TL’ye sabitlenmesi nedeniyle ilaç yokluğu sorunu devam ediyor. ronik hastalıkların ilaçlarının bulunamadığını, tüp bebek tedavisi için kullanılan ilaçlarda ise alternatif reçete dönemine geçildiğini söyleyen Bursa Eczacı Odası Başkanı Adnan Erakın, “Bizim zaten yakın zamandan beri dile getirdiğimiz konulardan bir tanesi, İlaç Fiyat Kararnamesi’nde köklü çözümlerin getirilmesi. Bu konunun ivedilikle çözülesi taraftarıyız. Bu konuyla ilgili daha önce müjdeli bir haber almıştık. İlaç Fiyat Kararnamesi’nde kalıcı olarak köklü çözümler getirileceğine dair duyumlar almıştık. Bu duyumların kısa bir zaman içerisinde gerçek olmasını bekliyoruz” dedi.

Euro kurundaki dalgalanma nedeniyle eczanelerdeki ilaç yokluğu sorunu 2024 yılında da devam ediyor. Reel Euro kurunun 34 TL’ye kadar ulaşmasına karşın, ilaç fiyatlarında euro kurunun 17.55 euroya sabitlenmesi nedeniyle özellikle çokuluslu şirketler Türkiye’ye ilaç göndermekten geri duruyor.

Türkiye’de ilaç fiyatlarının İlaç Fiyat Kararnamesi ile belirlendiğini hatırlatan Adnan Erakın, şu ifadeleri kullandı:

“Bu, 2024 yılında başlamış bir uygulama. Tüketici endekslerine göre başlamıştı. 2009 yılından itibaren bu uygulama Euro kuru üzerinden güncellenmekte. Şu an halihazırda en son 2023 Aralık ayında Resmi Gazete’de yayınlanan İlaç Fiyat Kararnamesi ise Euro kuru 17.55 liraya sabitlenmiş durumda. Şu an ilaç fiyatları 1 Euro 17.55 TL kabul edilerek ödemeler yapılmakta. Yine 22 Şubat’ta yayınlanan yeni bir kararnameyle, bu fiyatların 2024 yılı içerisinde aynı şekilde uygulanacağı bilgisini aldık. İlaç Fiyat Kararnamesi’ndeki baz fiyatlarıyla ödemeler yapıldığı için özellikle çokuluslu ilaç firmaları bu konuda bazen gönderdikleri ilaçların maliyetleri çok arttığı için üretiminde ve Türkiye’ye ilaçları getirmekte imtina edebiliyorlar. Yakın zamanda bunun örneğini gördük. Bir ilaç firması bazı ilaçlarını Türkiye’ye getirmeyeceğini deklare etti. Bizim kaygımız, Euro kuru üzerinden fiyatlandırmanın yetersiz kaldığı noktada. İlaç fiyatları düşük olduğu için firmaların ilaçlarını Türkiye’ye getirmelerinden, satma koşullarından vazgeçmelerinden imtina etmelerinden çekince duyuyoruz. Bizim kaygımız bu noktada.

“KRONİK HASTALIKLARIN İLAÇLARI DA YOK

Aralık ayı içerisinde ilaç yoklarımız yüzde 22 civarındaydı. Burada İlaç Fiyat Kararnamesi’nin uygulamaya geçiş tarihi ile yayınlanma tarihi arasındaki 9 günlük boşluk boyunca ciddi bir ilaç krizi yaşandı. Bu dönemde hepimiz bu ilaç krizine çözme yönünde katkı sağladık. Depolarımız ve özellikle Bursa Ecza Kooperatifi ellerinden geldiği kadarıyla elindeki stokları eczanelerimize paylaştırarak bu krizi çözme yönünde katkılarımız oldu. Daha sonra 2024 Ocak ayına baktığımızda bu yokların yüzde 17’lere gerilediğini gördük. 2024 Şubat ayı içerisine baktığımızda bu yokların yüzde 9.2’lere kadar gerilediğini gördük. Şu an 10 ilaçtan 1 tanesi yok ama bu normal bir tablodur. Kronik yoklara baktığımızda yani olması gereken ilaçların olmamasını düşünürsek, ilaç yokları hala devam etmekte.

Şu an eşleri olmayan ilaçlarda KOAH, astım, Alzheimer, beyin hastalıklarında ve parkinsonda kullanılan, göz hastalıklarında kullanılan, hipertansiyon ve diyabette kullanılan ilaçlar var. Bunların bazılarının maalesef eş değerleri yok. Kanser ilaçlarında aynı sıkıntıları yaşıyoruz. Tüp bebek ilaçlarında şu an ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Tüp bebek ilaçlarında hekimlerimiz alternatif reçete dediğimiz, yani bu ilaç olması başka ilaç verelim dediğimiz reçeteler kullanmaya başladılar. Halkımızın ilaca ulaşması noktasında biz her zaman görev alıyoruz. Bizim en çekinceli olduğumuz nokta burası. Halkımız ilacına ulaşabilsin, ilaç firmalarımız ilacının arkasında durabilsin, ilaçlarımız piyasa bulunsun. Biz bu noktada zaten görev alıyoruz. Bu ilaçların yok olmasını istemiyoruz.

“İLAÇ FİYAT KARARNAMESİ’NDE KÖKLÜ ÇÖZÜMLER İSTİYORUZ”

Bir eczacı için en sıkıntılı durum gelen reçeteye yok demek. Biz bunları yaşamak istemiyoruz. Normal veya nöbet mesaimizde bir kişinin annesinin, babasının reçetesini getirdiği zaman yok denmesi bizim için sıkıntılı bir durum. Bizim zaten yakın zamandan beri dile getirdiğimiz konulardan bir tanesi, İlaç Fiyat Kararnamesi’nde köklü çözümlerin getirilmesi. Bu konunun ivedilikle çözülesi taraftarıyız. Bu konuyla ilgili daha önce müjdeli bir haber almıştık. İlaç Fiyat Kararnamesi’nde kalıcı olarak köklü çözümler getirileceğine dair duyumlar almıştık. Bu duyumların kısa bir zaman içerisinde gerçek olmasını bekliyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/feed/ 0
ATO Başkanı: Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticaret hacmi 1 milyar doları aştı https://www.kanal7haber.com.tr/ato-baskani-turkiye-ile-banglades-arasindaki-ticaret-hacmi-1-milyar-dolari-asti/ https://www.kanal7haber.com.tr/ato-baskani-turkiye-ile-banglades-arasindaki-ticaret-hacmi-1-milyar-dolari-asti/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:33:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8198 Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Bangladeş arasındaki dış ticaret hacminin 1 milyar dolar eşiğini aştığını belirterek, “Bangladeş ile ülkemizin ticaretini Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği 3 milyar dolar seviyesine yükseltmek için Ankara Ticaret Odası olarak çalışmaya hazırız” dedi.

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi M. Amanul Haq’ı makamında konuk etti. Baran, Büyükelçi Haq’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Bangladeş ile ilişkilerin ortak tarih, kültür ve değerler ekseninde sağlam temellere dayandığını belirtti. Baran, “Bangladeşli kardeşlerimizin Osmanlı-Rus savaşında Kalküta’nın camilerinde ordumuz için dualar ettiklerini, Milli Mücadele sırasında da maddi ve manevi destek verdiklerini unutmadık ve her zaman minnetle andık” diye konuştu.

İki ülkenin ihtiyaç duyulan her zaman birbirlerine karşılıklı yardım ve destekte bulunduğunu kaydeden Baran, Bangladeş’in asrın felaketi 6 Şubat depreminin ardından destek veren ülkeler arasında yer aldığını belirterek, teşekkür etti. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yılı olduğunu hatırlatan Baran, Türkiye’nin Bangladeş’ten jüt ipliği, hazır giyim, triko ve seramik gibi ürünler ithal ettiğini, bunun karşılığında da pamuk, tekstil makineleri, demir-çelik, inşaat malzemeleri ve elektronik cihazlar ihraç ettiğini kaydetti. Türkiye’nin Bangladeş’e ihracat kalemlerinden birinin de Türk dizileri olduğunu belirten Baran, ülkeler arasındaki ilişkilerin ilerlemesinde Türkiye’de eğitim gören Bangladeşli gençlerin rolünün büyük olduğunu söyledi. Baran, Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticari ilişkilerin savunma sanayii ürünleri alanında da geliştiğini söyledi.

“İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil”

Bangladeş’in Türkiye’nin Güney Asya’da Hindistan’dan sonraki en büyük ticari partneri olduğunu, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 1 milyar dolar eşiğini geçtiğinin altını çizen Baran, şunları söyledi:

“Bangladeş bizim için önemli bir ülke. Geleceğine güveniyoruz. Ticaret Bakanlığımızın hedef ülkeler stratejisi çerçevesinde yayınladığı ülke listesinde Bangladeş’in de adı var. İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil. Bu rakamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği 3 milyar dolar seviyesine yükseltmek için Ankara Ticaret Odası olarak çalışmaya, dış ticaretimizi her iki ülkenin de lehine olacak şekilde geliştirmeye hazırız.”

“Hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım”

Büyükelçi M. Amanul Haq da, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirme konusunda görüş alışverişinde bulunmak üzere Ankara Ticaret Odası’nı ziyaret ettiklerini belirterek, “Güven mektubu sunduğumda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bana, iki ülke arasındaki ticaret hacmi için 3 milyar dolar hedefini göstermişti. Bu hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım” dedi.

Büyükelçi Haq, ticari ilişkileri geliştirmek için Bangladeş Ticaret Odası’nın Türkiye’yi ziyaret edebileceğini belirtti. Haq, Bangladeş’in Türkiye’de yaşanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından milli bayramı ve yeni yılı kutlamak yerine bu organizasyonlar için ayrılan kaynağı Türkiye’ye deprem yardımı olarak gönderdiğini kaydetti. Büyükelçi, 15 Temmuz darbe girişimine karşı ilk tepki gösterenler arasında Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın da yer aldığını hatırlattı. Ankara’yı turistik bir destinasyon olarak da gördüklerini anlatan Büyükelçi Haq, Bangladeş’ten gelen misafirlerini Ankara ve çevre illerde gezdirdiğini ve onlar için de anlam ifade eden Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Türbesi’ni ziyaret ettiklerini kaydetti.

Görüşmede ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay da yer aldı. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ato-baskani-turkiye-ile-banglades-arasindaki-ticaret-hacmi-1-milyar-dolari-asti/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta deprem sonrası zarar gören altın ustaları Diyarbakır’da üretime devam ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-zarar-goren-altin-ustalari-diyarbakirda-uretime-devam-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-zarar-goren-altin-ustalari-diyarbakirda-uretime-devam-ediyor/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:06:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8181 OSMAN BİLGİN -“Asrın felaketi”nde, Kahramanmaraş’ta iş yerleri yıkılan veya zarar gören 10 altın ustası, Diyarbakır’daki atölyelerde üretim gerçekleştiriyor.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde kentteki iş yerleri yıkılan veya zarar gören 10 altın ustası, Diyarbakır’da yeni bir yaşama başladı.

Ustalar, Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası’nın çatısı altında, kentteki çeşitli atölyelerde yeniden altın takı üretimine başladı.

Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Mehmet Yüksel, AA muhabirine, Kahramanmaraş’ın kuyumculuk sektörü açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yaşanan depremle birlikte Kahramanmaraş’ta sektörün zarar görmesinin kendileri için üzücü olduğunu söyledi.

Bölgede üretimin büyük kısmının Kahramanmaraş’tan yapıldığını, depremin ardından bu sektörün sekteye uğradığını kaydeden Yüksel, depremden etkilenen üreticilerin olduğunu belirtti.

Kahramanmaraş’tan 10 altın ustasının Diyarbakır’a geldiğini, bu ustaların çeşitli atölyelerde çalışmaya başladığını bildiren Yüksel, ustaların kentte üretim yaptığını söyledi.

Ustalara her konuda yardımcı olduklarını ifade eden Yüksel, “Bizler onlara el, ayak olduk. ‘Yeter ki üretim yapın, biz de size yardımcı olalım.’ dedik. Onlara her türlü desteği veriyoruz. Kentte toplam 60 atölye var. Ustalarımız, 10 ayrı atölyede çalışıyor.” dedi.

“Depremde, çok kaybımız vardı ama mücadeleyi de bırakmamak lazım”

Usta Ali Çiftaslan, depremde iş yerlerini kaybettikten sonra bir süre devletin olanaklarından faydalandıklarını ve daha sonra da Diyarbakır’a ailesiyle birlikte yerleştiğini söyledi.

Diyarbakırlı dostlarıyla görüşmeleri sonucu Diyarbakır’a taşınmaya karar verdiklerini bildiren Çiftaslan, şöyle konuştu:

“Daha önce Diyarbakır’daki esnafla ticari ilişkilerimiz vardı. Bu ilişkiler sonra dostluğa dönüştü. Ayrıca, Diyarbakır ve Kahramanmaraş’ın takı tasarımları da benzer. Bunlardan dolayı Diyarbakır’a yerleştik. Burada işimize başladık. Kahramanmaraş’ta sürdürdüğümüz işi burada da devam ettiriyoruz. Diyarbakırlı hemşerilerimizin, dostlarımızın, esnafımızın misafirperverlikleri, bizi kabullenmeleri, kendilerinden ayırt etmemeleri, yaşadığımız olaydan sonra daha bir sarılmaları, samimi olmaları bizi sevindirdi. Depremden dolayı maddi ve manevi kayıplarımız oldu. Hayat devam ediyor. Depremde, çok kaybımız vardı ama mücadeleyi de bırakmamak lazım. Bir şekilde devam etmek gerekiyor.”

Eşiyle birlikte atölyede çalıştığını kaydeden Çiftaslan, Diyarbakır’da da ekmeklerini kazanmaya, hayatlarını idame ettirmeye çalıştıklarını aktardı.

Kahramanmaraş’tan gelen ustaların Diyarbakır’a renk kattığını aktaran Çiftaslan, “Sanatımızı yapıyoruz, kalfalarımızı yetiştirmeye çalışıyoruz. Bizden sonra da kısmet olursa onlar devam ettirecek. Kahramanmaraşlı bir sanatkar olarak Diyarbakır’da üretimimize devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Kahramanmaraş’ta düzenimiz dağıldı”

Usta Sıddık Denizdurduran da Kahramanmaraş’taki Kuyumcukent’te bulunan dükkanının depremde yıkıldığını söyledi.

“Asrın felaketini yaşadıktan sonra Kahramanmaraş’ta düzenimiz dağıldı. Biz de Diyarbakır’a geldik.” diyen Denizdurduran, Diyarbakır’da yeniden imalat gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Denizdurduran, “Orası da burası da evimiz. Diyarbakır’da yabancılık çekmiyorum. Burada bir şeyler üretebilirsek memnun oluruz.” diye konuştu.

Atölye sahibi Ali Topuz da bünyelerinde çalışmaya başlayan Kahramanmaraşlı ustalarla bir aile gibi olduklarını dile getirdi.

Kahramanmaraşlı altın üreticilerinin Diyarbakır’ın kuyumculuk sektörüne farklı bir bakış açısı getirdiğini anlatan Topuz, “Depremden etkilenen vatandaşlarımız yanımızda çalışıyor. Diyarbakır’ın üretimine de katkı sağlıyorlar.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kahramanmarasta-deprem-sonrasi-zarar-goren-altin-ustalari-diyarbakirda-uretime-devam-ediyor/feed/ 0
Japonya Büyükelçisi: Türkiye ile üçüncü ülkelerle işbirliği yapmanın zamanı geldi https://www.kanal7haber.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/#respond Sat, 15 Jun 2024 09:03:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8167 Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Katsumata Takahiko, Türk ve Japon hükümetlerinin “Ekonomik Ortaklık Anlaşması” görüşmelerini sürdürdüğünü belirterek, “Sadece ikili ekonomik ilişkilerde kalmak değil, artık üçüncü ülkelerle daha geniş kapsamlı işbirliği yapmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.” dedi.

Katsumata, Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yılı vesilesiyle AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye-Japonya ilişkilerinin bir asırdan daha uzun süren, karşılıklı güvene dayanan, dünya savaşı ve iki ülkedeki doğal afetler gibi birçok zorluğun üstesinden gelen çok uzun bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Katsumata, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerinin 1924 yılına dayandığını söyledi.

Katsumata, Japonya’nın 1925’te Orta Doğu’daki ilk büyükelçiliğini Türkiye’de açtığını anımsatarak, “Bu, Japonya hükümetinin ilişkilerimize çok önem verdiği anlamına geliyor.” dedi.

Türk hükümetinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Japonya’nın Birleşmiş Milletlere (BM) üye olmasını desteklemek için girişimde bulunduğunu hatırlatarak Katsumata, bunun için teşekkür etti.

İki ülke ilişkilerinin güvene dayalı olduğunu ve birçok doğal afet ve depremle de güçlendiğini kaydeden Katsumata, “Bu zor zamanları aşmamızla gerçek dostu bulabildik. Türkçe atasözünde olduğu gibi, ‘Dost kara günde belli olur.'” ifadesini kullandı.

Katsumata, Japon ve Türk halklarının gelecek nesillerinin birbirine bağlanmasında köprü görevi görmeyi sürdürmek için çabaladığını belirtti.

“Kahramanmaraş’ta genç ve çocuklara judo kıyafeti bağışlayacağız”

Bu yılın “çok önemli” olduğunu vurgulayan Katsumata, iki ülke diplomatik ilişkilerinin 100. yılını tüm sene boyunca kutlamak istediklerine işaret etti.

İki ülke arasındaki ortak etkinliklere değinen Katsumata, bu konuda Türkiye’deki çalışmaları ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak “kardeş şehirler” olarak yürüttüklerini söyledi.

Katsumata, “Sadece Ankara veya İstanbul gibi büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp, etkinliklerimizi bölgesel olarak da genişletmeye çalışıyoruz.” dedi.

Bu bağlamda 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerdeki depremzedeleri desteklemek istediklerini vurgulayan Katsumata, ilk etkinlik olarak Büyük Doğu Japonya depreminin arka planını içeren animasyon filmini gösterdiklerini anlattı.

Katsumata, depremzede çocukları destekleyeceklerinin altını çizerek, “Türkiye genelinde çok sayıda judo topluluğu bulunuyor. Judo yapan öğrencileri, çocukları teşvik ediyoruz. Önümüzdeki ay Kahramanmaraş’ta genç ve çocuklara judo kıyafeti bağışlayacağız.” diye konuştu.

Türk Japon Vakfı aracılığıyla Japonya’nın deprem mağduru Hyogo vilayeti ile işbirliğinde depremle ilgili birçok etkinlik düzenleneceğini kaydeden Büyükelçi, depremden etkilenen bölgelerde yaşayanları destekleyen etkinliklere de ev sahipliği yapacaklarını belirtti.

Katsumata, “Böylece dostluğumuzu pekiştirmek, sürdürmek ve güçlendirmek için böyle güzel bir fırsat yaratmak istiyoruz.” dedi.

“Denizcilik veya uzay işbirliğinin bizim için gündem olabileceğini düşünüyorum”

İki ülke arasında gelecekteki işbirliği alanlarına da değinen Katsumata, daha fazla potansiyelin ve çalışma alanının olduğunu vurguladı.

Katsumata, “Öncelikle, Japonya ve Türkiye, deprem ülkeleri olduğundan gelecek nesillerin afet zararlarından daha az etkilenmesi için çaba harcamamız gerekiyor.” dedi. Bu konuda Japonya’nın çok deneyimli olduğuna dikkati çeken Katsumata, bu deneyim sayesinde teknolojiyi ve depreme dayanıklı koruma mimarisini geliştirebildiklerini söyledi.

Katsumata, “Dolayısıyla ülkenize ve deprem bölgesindeki insanlara acil yardım veya tıbbi destek gibi ilk desteklerimizin yanı sıra şimdi geleceğe yönelik işbirliği için daha fazla enerji üretmenin zamanı geldi.” ifadesini kullandı.

Bölgede özel sektörle de işbirliği yaparak birçok projeye başladıklarını aktaran Katsumata, “Geleceğe yönelik ilişkilerimizi sabırsızlıkla bekliyoruz. Denizcilik veya uzay işbirliğinin bizim için gündem olabileceğini düşünüyorum.” dedi.

Katsumata, Türkiye’nin ilk astronotunun başarıyla görevini tamamladığını belirterek, Japonya’nın da Ay’a iniş konusunda çok fazla deneyime sahip olduğunu dile getirdi.

Büyükelçi Katsumata, “Bilimsel teknoloji, birlikte çalışmak için çok büyük bir alandır, gelecekteki işbirliği alanımızdır.” dedi.

İstanbul’da “Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin açılması için” birlikte çalışıldığını anlatan Katsumata, bilimsel teknolojide işbirliğinin önemini vurguladı.

Katsumata, Türkiye ile işbirliği alanlarının sağlık hizmetleri, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme gibi alanlara da genişlediğini belirterek, bu alanlardaki aktörlerin genç nesiller olacağını söyledi.

“Japonya-Türkiye, dünyanın en önemli ortaklığıdır”

İki ülke arasındaki mevcut ekonomik ilişkiler ve geleceğe yönelik hedeflerle ilgili Büyükelçi, “Ekonomik açıdan bakıldığında, Japonya-Türkiye, dünyanın en önemli ortaklığıdır. Türkiye, artık G20 ülkeleri gibi, dünyanın 20 ülkesi arasında yer alıyor ama bölgesinde de çok büyük bir ekonomiye sahip.” değerlendirmesini yaptı.

Katsumata, Japonya’nın da Asya Pasifik’teki ekonominin ve para sisteminin merkezinde yer aldığını belirterek, iki ülke arasındaki 10 bin kilometrelik mesafeye rağmen iyi dostluk ve iddialı ekonomik yaklaşımla ilişkileri geliştirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin jeopolitik önemine dikkati çeken Katsumata, Türkiye’nin birçok ülkeye ulaşılabilir olduğunu dile getirdi.

Katsumata, Türkiye’nin nüfus yapısı gibi birçok avantajının da bulunduğunu, genç nüfusa ve yetenekli insan kaynağına sahip olduğunu söyledi.

Büyükelçi Katsumata, “Türkiye’nin bu avantajını, Japonya’nın da böyle bir teknoloji avantajını kullanarak ekonomi iş ağlarımızı küresel çapta yayarak artık daha iyi ortaklıklar kurmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

“Hükümetlerimiz Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerini sürdürüyor”

İki ülke arasındaki Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerine değinen Katsumata, şu ifadeleri kullandı:

“Ortaya çıkan bu işbirliklerini desteklemek amacıyla hükümetlerimiz şu anda Ekonomik Ortaklık Anlaşması görüşmelerini sürdürüyor. Bu ticaretimizi, yatırımımızı, iş kurallarımızı ve adil rekabeti kapsamlı şekilde içeriyor. Gelecekte işbirliğimizi, ekonomiyi ve yatırımları artıracak en önemli itici gücün bu olabileceğini düşünüyorum.”

Söz konusu Ekonomik Ortaklık Anlaşması için çok çalıştıklarını belirten Katsumata, “Bu, üçüncü ülkelerdeki yeni ikili ticaret ve yatırım ilişkimiz için çok güçlü bir motor olabilir.” dedi.

Katsumata, Japon firmalarının “Türkiye’deki kaliteli insan kaynağını kullanarak burada iyi ürünler yapmak ve Türkiye’den AB gibi diğer ülkelere ihracat yapma konusunda” oldukça istekli olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bunun, ülkelerimiz arasında ‘kazan-kazan’ ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Bu, şu anda yaptığımız önemli şeylerden biri. Sadece ikili ekonomik ilişkilerde kalmak değil, artık üçüncü ülkelerle daha geniş kapsamlı işbirliği yapmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum.”

Katsumata, Türk ve Japon şirketlerinin Orta Asya’da ve bazı Afrika ülkelerinde ortak projeler yürüttüğünü aktardı.

“Aynı zamanda Ukrayna’nın yeniden inşası için de işbirliği yapmamız gerekiyor.” diyen Katsumata, Türk ve Japon şirketlerinin çok fazla deneyime, beceriye ve erişilebilirliğe sahip olduğunu vurguladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/japonya-buyukelcisi-turkiye-ile-ucuncu-ulkelerle-isbirligi-yapmanin-zamani-geldi/feed/ 0
Kayseri’nin 2024 Yılı İhracatı 4 Milyar Doların Üstüne Çıkacak https://www.kanal7haber.com.tr/kayserinin-2024-yili-ihracati-4-milyar-dolarin-ustune-cikacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayserinin-2024-yili-ihracati-4-milyar-dolarin-ustune-cikacak/#respond Sat, 15 Jun 2024 09:00:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8164 Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2024 yılı Ocak ayı ihracat-ithalat rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Başkan Yalçın, “Kayseri’nin 2024 yılı ihracatını 4 milyar doların üstüne çıkaracak gücü, heyecanı ve alt yapısı var” dedi.

Başkan Yalçın, “Türkiye’nin ihracatı 2024 yılı Ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 artarak 19 milyar 991 milyon dolar, ithalatı ise yüzde 22,0 azalarak 26 milyar 218 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Dış ticaret açığı, ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 56,4 azalarak 6 milyar 227 milyon dolara düşmüştür. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise Ocak 2023’te yüzde 57,5 iken Ocak 2024’te yüzde 76,2’ye yükselmiştir. Ocak ayında en fazla ihracat yaptığımız ülkeler, Almanya, ABD ve Irak olmuştur. Ocak ayında en fazla ithalat yaptığımız ülkeler ise Rusya Federasyonu, Çin ve Almanya’dır” diye konuştu.

Kayseri’nin Ocak ayı ihracat-ithalat rakamlarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Başkan Mehmet Yalçın, “Kayseri’nin 2024 yılı Ocak ayında yapmış olduğu ihracat 287 milyon 566 bin dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakam 2023 yılı Ocak ayında 279 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. İhracatımızda yüzde 3’e yakın bir artış yaşandığı görülmektedir. İthalat rakamımız ise Ocak 2024’te 87 milyon 978 bin dolar olmuştur. Ocak ayı ithalatımızı bir önceki yılın aynı ayına oranla yaklaşık yüzde 20 düşüş göstermiştir. Ocak ayı verilerine baktığımızda Kayseri’nin ihracatının ithalatını karşılama oranı 3,2 kata ulaşmıştır” ifadelerini kullandı.

Sektörler bazında ihracat ve ithalat oranlarına da değinen Başkan Yalçın, “Ocak ayında sektörlere göre ihracatın payı; İmalat Sanayi sektörü yüzde 93,0, Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık sektörü yüzde 5,0, Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörü yüzde 1,5 olarak gerçekleşmiştir. Ocak ayında sektörlere göre ithalatın payı sıralaması ise İmalat Sanayi sektörü yüzde 75,6, Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörü yüzde 17,1, Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık sektörü yüzde 3,9 düzeylerinde gerçekleşmiştir” şeklinde konuştu.

Başkan Mehmet Yalçın, “Küresel ekonomide yaşanan gelişmeler ve bölgesel istikrarsızlıklar ekonomimizi etkilemektedir. Türkiye’nin küresel üretim ve ticaretteki payını daha da yükseklere çıkarmak için çalışmaların devam etmesi gerekmektedir. Ülkemizin dış ticaret açığındaki gerileme, ekonomik istikrar ve sürdürülebilir büyüme için olumlu bir işaret olarak algılanmaktadır. Sanayiciler olarak, yüksek enflasyon ortamından bir an önce çıkılması ve mali dengelerin sağlanmasını beklemekteyiz. Kısacası önümüzü görebilmek ve geleceğe ilişkin projeksiyonlarımızı sağlıklı yapmak arzusundayız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek yönetimindeki ekonomi bürokrasisinin sanayicilerin ve ihracatçıların taleplerinin karşılanması noktasında yardımlarını esirgemeyeceklerini biliyoruz. Sağlanacak destekler ve güvenin etkisiyle Kayseri’nin 2024 yılı ihracatını 4 milyar doların üstüne çıkaracak gücü, heyecanı ve alt yapısı bulunmaktadır. Kayseri olarak hedefimiz, ihracatımızın birkaç yıl içinde 5 milyar dolara çıkarmaktır” dedi.

Başkan Yalçın, değerlendirmesinin sonunda, Türkiye’nin üretim ve ihracat hedeflerine ulaşması için gayretle çalışan tüm sanayicileri ve ihracatçıları kutladı. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayserinin-2024-yili-ihracati-4-milyar-dolarin-ustune-cikacak/feed/ 0
Kocaeli’de Kozmetik Ürün Dolandırıcılığı Mağduru https://www.kanal7haber.com.tr/kocaelide-kozmetik-urun-dolandiriciligi-magduru/ https://www.kanal7haber.com.tr/kocaelide-kozmetik-urun-dolandiriciligi-magduru/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:24:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8147 Kocaeli’de ortağıyla birlikte internet üzerinden kozmetik ürün satışı yapan Emin Kırdudu, iletişime geçtiği firmadan 120 bin TL değerinde 800 maskara sipariş etti. Hem ürünleri hem de parasını geri alamayan genç, “Geceleri zor uyuyorum. Çok kısa sürede saçlarıma aklar düştü. Bu insanlar yüzünden, yaşadığım stres yüzünden hayattan soğudum” dedi.

Yaklaşık 2 senedir internet üzerinden ortağı Mehmet Keskin ile kozmetik ürün satan Emin Kırdudu, geçtiğimiz günlerde Mondy Shop isimli firma ile iletişime geçti. Kırdudu, firmanın müdürü olduğunu öne süren şüpheliden ünlü bir markaya ait 800 maskara almak için anlaştı. İddiaya göre, şüpheli Gebze’de antrepo olduğunu, Kırdudu’nun 120 bin TL’yi belirtilen banka hesabına gönderdikten sonra buradan ürünleri teslim alabileceğini söyledi. Parayı gönderen Emin Kırdudu’ya firma tarafından fatura da gönderildi. Ürünleri teslim almak için Gebze’deki antrepoya giden Kırdudu, burada 4 saat bekledikten sonra adına ürün siparişi olmadığını öğrendi. 120 bin TL’den olan ortaklar, iddialara konu olan firma hakkında şikayetçi oldu.

“Dolandırıcılık işini profesyonel şekilde yapıyorlar”

İnternet ortamında sık sık piyasa araştırması yaptığını söyleyen Emin Kırdudu, “Bir gün internette kozmetik ürünleri satan firma bulduk ve siteye ulaştık. İstediğimiz ürünü de bulduk ve toplu sipariş için anlaşmak istedik. Kendisini müdür diye tanıtan biriyle telefonla görüştüm. Kendileri dolandırıcılık işini profesyonel şekilde yapıyorlar. Müdür olduğunu söyleyen kişiyle görüştüm. Ürünleri söyledim. Bu şekilde 800 maskara sipariş ettim. Onlar da Gebze’de antrepo olduğunu, parayı yatırdığım an oraya gidip ürünleri alabileceğimi söylediler. Bende parayı ortağıma gönderdim çünkü şirketimiz Mehmet Keskin’e ait. Bu yüzden yasal şekilde ilerlemek istedik” dedi.

“Beni oyaladılar”

Emin Kırdudu, Gebze’deki antrepoya gittiğinde burada 4 saat beklediğini ifade ederek, “Beni sürekli ‘Şu an yoğunluk var’ diyerek ertelediler. Kendini bana müdür olarak tanıtan kişi tarafından oyalandım. 4 saatin ardından depodaki arkadaş bana herhangi bir sipariş oluşturulmadığını söyledi. Onlara ait bir depo değil. Büyük firmaların ortak çalıştığı bir depo. Ben orada dolandırıldığımı anladım” diye konuştu.

“300’e yakın insanı bu şekilde dolandırmışlar”

Firmanın çok sayıda kişiyi mağdur ettiğini de söyleyen Kırdudu, “Biz kişiye ‘Nasıl güvenimizi kazanacaksınız?’ diye sorduğumuzda ‘Fatura kesiyoruz’ dediler. Parayı gönderdikten sonra da fatura kesip, tarafımıza gönderdiler. 300’e yakın insanı bu şekilde dolandırmışlar. Ben diğer mağdurlara da ulaştım” şeklinde konuştu.

“Ben dolandırıcıların 3 kişi olduğunu tespit ettim”

Kırdudu, olaydan sonra kendisini müdür olarak tanıtan kişiye mesaj attığını ancak yanıt alamadığını, telefon çağrılarına da cevap verilmediğini dile getirdi. Emin Kırdudu, “İnternette yaptığım araştırmada, kendini müdür olarak tanıtan kişinin daha önce kuaförlük yaptığını, böyle şirketler ve e-ticaret siteleri açıp insanları mağdur ettiğini öğrendim. Bu şirketin sahibi olan kişinin eşi de bu işin içinde. Eşi kendisini müşteri temsilcisi olarak tanıttı. Ben dolandırıcıların 3 kişi olduğunu tespit ettim” ifadelerini kullandı.

“Yaşadığım stres yüzünden hayattan soğudum”

Zor durumda olduğuna dikkat çeken Emin Kırdudu, “Ticaretim tamamen durmuş durumda. Ailemi de geçindiremiyorum, sıkıntılar yaşıyorum. O ürünleri alsaydım güzel bir kar oranı vardı. Ticaretimizi daha da büyütmek istiyoruz. Az bir meblağ da değil. Ben bu parayı kolay şekilde kazanmıyorum. Bu insanlar hem hayallerimizi elimizden alıyorlar hem de zor durumda bırakıyorlar. Geceleri zor uyuyorum. Çok kısa sürede saçlarıma aklar düştü. Bu insanlar yüzünden, yaşadığım stres yüzünden hayattan soğudum. Adalet sistemi bu kadar olmamalı. Bu insanların daha fazla insanları dolandırmaması gerekiyor” dedi. – KOCAELİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kocaelide-kozmetik-urun-dolandiriciligi-magduru/feed/ 0
Eskişehir’de Fırıncılar Bozuk Para Bulmakta Zorlanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirde-firincilar-bozuk-para-bulmakta-zorlaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirde-firincilar-bozuk-para-bulmakta-zorlaniyor/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:21:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8145 Eskişehir’de son birkaç aydır bozuk para bulmak konusunda sıkıntı yaşayan fırıncılar, dilencilerden para istemeye başladıklarını söyledi.

Fırıncılar, yaklaşık 6 aydır bozuk para bulmak konusunda sıkıntı yaşıyor. Son dönemlerde vatandaşların kullanımını azaltması nedeniyle bozuk para bulamayan işletmeler, diğer işletmelerden de aynı sorun sebebiyle bozuk para tedarik edemiyor. Merkez Bankasından yeterli tedarik yapamadıklarını ifade eden işletme sahipleri, ihtiyaçlarını spor salonu kantini, kahvehane ve dolmuşçu gibi küçük esnaftan yardım alarak karşılamaya çalışıyor. Bazen dilencilerden bile bozuk para istediğini aktaran esnaf, müşteriye para üstünü vermek konusunda sıkıntı yaşadığı zamanlarda zararına satışlar da gerçekleştiriyor. Fırıncılar, konuyla ilgili hem vatandaşlardan hem de yetkililerden yardım istiyor.

“Ben bazen sokaklardaki dilencilere ‘Bozuk paranız var mı’ diye soruyorum”

Eskişehir’de fırın işletmesi olan Oğuzkan Akbal, bozuk para sıkıntısının yerelle sınırlı kalmadığını belirtti. 1 liranın ve 50 kuruşun eskisi kadar değerli olmaması nedeniyle vatandaşların kullanımını azalttığını ve geri dolaşıma katmadığını dile getiren Akbal, “Dolaşımdaki bozuk parada sürekli bir düşüş oluyor. Merkez Bankası da bu sıralar sanırım daha az para basıyor ya da esnaftan ve ticaret yapanlardan talep geldiği için bozuk parayı kotalı veriyor. Dolayısıyla biraz elimiz kolumuz sıkışıyor. Bizim ekmeğimiz de şu an 7 lira. Vatandaşa 3 lira para üstü verirken bir bozuk para sıkıntısı yaşıyoruz. Müşterilerimizden o konuda destek istiyoruz. Sağ olsunlar onlar da bize evlerinde biriktirdikleri bozuk paraları getirip, bütünletiyorlar. Diğer türlü zaten şu an bozuk para bulmakta çok zorlanıyoruz. Ben bazen sokaklardaki dilencilere soruyorum, ‘Bozuk paranız varsa bütünleyelim’ diyorum. Ama onlarda da artık pek bozuk para bulunmuyor, kağıt paraya geçmişler. Biz bir ürüne 7-8 lira dediğimiz zaman o para üstünü vermekle yükümlüyüz, vermeme şansımız yok. Bozuk para bulamadığımız zaman bir yerden sonra 25 kuruşlara dönüyoruz. O da bitiyor, sonrasında ister istemez geriliyoruz. Çünkü bir insana ‘Para üstü yok, veremem. Bozuğum bulunmuyor’ diyemezsin. İster istemez ‘Nereden buluruz? Nasıl buluruz? Birisi getirir mi? diye içten içe telaş yapıyoruz” dedi.

“Bütün imkanları zorluyoruz ama bozuk para sıkıntısını çözemiyoruz”

Kadın girişimci Hatice Hancı ise bankalardan bile bozuk para tedarik edemediklerini aktararak, “Spor salonu kantini ve kahvehaneler gibi küçük esnaftan para topluyoruz, rica ediyoruz. Dolmuşçulardan bozuk para istiyoruz. Müşteriye bazen paramız çıkmayabiliyor. Ne yapıyoruz? ‘Sonra getir’ diyoruz. Müşteriye karşı ne yapabiliriz? Yani onların da yapacağı bir şey yok. Bozuk parada 6-7 aydır sıkıntı var. Eskiden öyle bir sıkıntı yoktu. Küsuratlar vardı ama para da çoktu piyasada. Vatandaşta da vardı. Şu anda vatandaşta da yok. Metal para yok, küçük paralar yok. Bizim de bazen kaybımız büyük oluyor. Müşteride olmayınca ne yapacağım? Bizde de yok. Para üstü olarak poğaça da vermiyoruz. ‘Sonra getir’ diyoruz. Mesela diyelim ki müşterinin masrafı 52 lira tuttu, ‘3 lirayı sonra getirin, getiremezseniz de canınız sağ olsun’ diyoruz. Bizim orada bir kaybımız oluyor mu? Oluyor ama yapacak bir şey yok. Ne yapalım, bulamıyoruz. Bütün imkanları zorluyoruz ama bozuk para sıkıntısını çözemiyoruz” şeklinde konuştu. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirde-firincilar-bozuk-para-bulmakta-zorlaniyor/feed/ 0
Gaziantep’te Kuyumcu Kardeşler 150 Milyon TL Dolandırıcılıkla Yakalandı https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:15:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8139 Gaziantep’te kuyumculuk yapan iki kardeş, 30’dan fazla vatandaşı ve yakın arkadaşlarını yaklaşık 150 milyon TL dolandırarak kaçmak isterken yakalandı. Kardeşler tutuklanırken iş yeri önünde toplanan mağdurlar ise kayıp paralarının bulunmasını istedi.

Olay, geçtiğimiz ay Şehitkamil ilçesi Karşıyaka Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, mahallede 19 yıldır kuyumculuk yapan Mustafa Taner Ş. ve Halil İbrahim Ş. isimli iki kardeş, 2024 Ocak ayının başında iş yaptıkları 30 kişiyi arayarak ellerindeki altınları yatırım için getirmelerini ve bunun karşılığında da kısa sürede karla fazla altın vereceklerini söyledi. Vatandaşların altınları getirmesinin ardından kuyumcu kardeşler ortadan kayboldu.

Kaçmak üzereyken yakalandılar

Kardeşlere uzun süre ulaşamayan vatandaşlar dolandırıldıklarını fark ederek şikayetçi oldu. Olayla ilgili çalışma yapan polis ekipleri, dolandırıcılık olayıyla ilgili 2 kardeşi yurt dışına kaçmak üzereyken yakalayarak gözaltına aldı. Tamamlanan yasal işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen 2 kardeş tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Mağdurlar kayıp para ve altınlarının bulunmasını istiyor

Kuyumculuk yapan iki kardeşe kendilerinden çok güvendiklerini söyleyen mağdur vatandaşlar ise dolandırıldıkları için üzgün ve şokta olduklarını ifade ederek paralarının geri almak için yardım istedi. Kuyumcu kardeşlerin iş yeri önünde toplanan mağdurlar, kayıp para ve altınlarının bulunmasını istiyor.

“Bu kuyumcular benim 15 yıldır arkadaşım”

30’dan fazla mağdurdan biri olduğunu söyleyen Mehmet Alkan, “Bu kuyumcular benim 15 yıldır arkadaşım. Devamlı alışveriş yaptığımız bir yer. Güvendiğimiz bir insandı. 1 yıldır onunla iş yapıyorum. Son olarak Ocak 2024’te benden para istedi. ‘Nakit paranı getir bende sana daha fazla para kazandırayım’ dedi. Ben de getirip 50 tam altın parası verdim. 16 Ocak’ta benim paramı tekrar yatırdı. 2 gün sonra tekrar aradı ve dedi ki, ‘para hala duruyorsa getir sana 26 Ocak’ta 3 tane fazla altın vereyim’. Ben de tekrar verdim. Yaklaşık 3 haftadır iş yeri kapalı. Aradığımızda bize babasının rahatsız olduğunu ve İstanbul’da olduğunu söyledi. Fakat öyle bir şey yokmuş bizi dolandırıp kaçmış. 30 kişiden fazla vatandaş toplam 150 milyon TL dolandırıldı. Benim kaybım 750 bin TL. Ben polise şikayette bulundum” dedi.

“Bana baba derlerdi, 2 kilograma yakın altınımı dolandırdılar”

20 yıldan fazladır tanıdığı kuyumcuları oğlu gibi sevdiğini belirten bir diğer mağdur Mehmet Kaplan ise “Ben 20 yıldır bu insanlarla tanışıyorum. 4 yıldır beraber iş yapıyoruz. Evladım gibilerdi. Her zaman verdikleri sözde dururlardı. Bana kredi çek dediler. Bende kredi kartlarımı verdim onları kullandılar. En son bir şeylerin ters gittiğini anladığımda onlara benim kredi borçlarımı ödeyin ben hükümetle uğraştırmayın dedim. Ama hiçbir şeyi ödemeden kaçıp gittiler. Benim 2 kilograma yakın altınımı dolandırdılar. Yetkililerden hakkımızın onlardan alınıp bize tekrar verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu para onun için harçlık olabilir ama fakirin serveti”

Dolandırıcı kuyumcunun ailesine seslenen mağdur Gülseren Kaplıca, “Oğlumun sadece 35 tane altını vardı. Kardeşimin de 14 altını vardı. Bu kuyumcu dedi ki, ‘o altınları bana verin, biz size daha fazla para kazandıralım, 1 ay içerisinde size tüm paranızı veririm’ diye söyledi. Ama paralarımızı aldı ve kayıplara karıştı. Çevreden duyduğumuza göre bu sadece bizi değil 30’dan fazla kişiyi dolandırmış. Bu para onun için harçlık olabilir ama fakirin serveti. Bunu ailesi duysun ve vicdanlarının sesini dinleyip parayı geri getirsin” şeklinde konuştu.

“Kendimden şüphe ederdim o insandan şüphe etmezdim”

Kendinden şüphe edeceğini fakat dolandırıcı kuyumculardan şüphe etmeyeceğini söyleyen mağdur Vakkas Aksoy, “Bu kuyumcu kardeşimizi ben 15 yıldır tanıyorum. Uzun zamandır alışveriş yaptığım bir yer. Neden buraya getirip mallarımızı verdik. Piyasadan daha uygun sayıyordu. Buranın en az 19 yıllık esnafı. Kardeşiyle beraber yapıyorlar bu işi. Biz de inandık güvendik. Çok efendi, çok dürüst bir tavırları vardı. Kendimden şüphe ederdim o insandan şüphe etmezdim. Çıksın ve bizim mağduriyetimizi karşılasın. Onun içeride tutuklu kalması bizim hiçbir işimize yaramaz. Biz sadece kayıplarımızı geri istiyoruz. Benim mağduriyetim toplam 670 gram altın” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/feed/ 0
ABD’de büyüme verisi öncesi piyasalarda temkinli seyir https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-buyume-verisi-oncesi-piyasalarda-temkinli-seyir/ https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-buyume-verisi-oncesi-piyasalarda-temkinli-seyir/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:42:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8116 Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimine ne zaman başlayacağına yönelik belirsizlik devam ederken, bugün ABD’de açıklanacak büyüme verisi öncesi temkinli bir seyir izleniyor.

Geçen hafta gündemin odağında bulunan ABD’li büyük teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları yerini ülkedeki makroekonomik verilere bırakırken, ABD’de bugün açıklanacak Gayri Safi Yurt içi Hasılanın (GSYH) yanı sıra yarınki enflasyon ve tüketici harcamaları verilerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceği düşünülüyor.

Analistler, söz konusu makroekonomik verilerin Fed’in gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları verebileceğini belirterek, banka yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağında yer aldığını bildirdi.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, dün yaptığı açıklamada, enflasyonun düşürülmesinde kaydedilen ilerlemeyi durdurabilecek ve fiyat baskılarının yeniden artmasına neden olabilecek yukarı yönlü riskler göz önüne alındığında faiz oranlarını düşürmek için aceleleri olmadığını ifade etti.

Para piyasalarında büyüme verisi öncesi, Fed’in martta politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın ilk faiz indirimine gitme ihtimali ise mayısta yüzde 19 ve haziranda yüzde 61 ile fiyatlanıyor.

Öte yandan, Brezilya’nın Sao Paulo kentinde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısından gelecek haber akışı da yatırımcıların odağına yerleşti.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, toplantı öncesi yaptığı açıklamada, geçen yıl küresel ekonomik büyümenin dirençli ve tahmin edilenden daha güçlü olduğunu belirterek, enflasyonun ise düştüğünü ve ekonomilerin yaklaşık yüzde 80’inde bu yıl da düşmeye devam etmesinin beklendiğini söyledi.

ABD’de dün açıklanan makroekonomik verilere göre ise dayanıklı mal siparişleri, ocakta aylık bazda yüzde 6,1 ile beklentilerin üzerinde azaldı ve Nisan 2020’den bu yana en büyük düşüşünü kaydetti.

Conference Board (CB) Tüketici Güven Endeksi de şubatta aylık 4,2 puan azalışla 106,7’ye gerileyerek 4 aydan sonra ilk kez düşüş gösterdi.

ABD’de S&P Case-Shiller Ulusal Konut Fiyat Endeksi ise geçen yıl aralıkta bir önceki aya göre yüzde 0,2 arttı.

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,30’da bulunurken, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 103,9 seviyesinde seyrediyor.

Düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında 2 bin 30 dolardan alıcı buluyor.

Kızıldeniz’de devam eden jeopolitik riskler ve OPEC+’nın arz kesintilerini uzatacağına yönelik haber akışı petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklemesine karşın ABD petrol stoklarındaki artışın, fiyatları az da olsa baskıladığı görülüyor.

Dün yüzde 0,9 artışla 82,4 dolardan günü tamamlayan Brent petrolün varil fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 82,3 dolardan işlem görüyor.

Kripto para piyasaları tarafında ise Bitcoin, 57 bin 250 dolarla Aralık 2021’den bu yana en yüksek seviyesinde bulunuyor.

Öte yandan, dün video oyunu şirketi Sony Interactive Entertainment, küresel iş gücünün yüzde 8’ine karşılık gelen 900 çalışanını işten çıkarma planını duyurdu.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,37 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,17 artarken, Dow Jones endeksi yüzde 0,25 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün İngiltere hariç pozitif bir seyir hakim olurken, bugün gözler Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi verilerine çevrildi.

Analistler, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faiz indirimlerine haziranda başlayacağına ilişkin beklentilerin devam ettiğini anımsatarak, cuma günü bölgede açıklanacak enflasyon verilerinin özellikle ECB’nin atacağı adımlara dair sinyaller verebileceğini dile getirdi.

Öte yandan, avro/dolar paritesi şu sıralarda yüzde 0,1 azalışla 1,0830 seviyesinde bulunuyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,02 azalırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,23, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,46 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,76 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında karışık seyir öne çıktı.

ABD pay piyasalarındaki temkinli seyir Asya’ya da taşınırken, Yeni Zelanda Merkez Bankası faiz oranını yüzde 5,50’de sabit tutarak15 yılın en yüksek seviyesinde bıraktı.

Çin tarafında ise hükümetin ekonomik aktiviteyi canlandırmaya yönelik adımlar atmaya devam etmesi beklenirken, konuya ilişkin haber akışı bölge gündeminde yerini korumaya devam ediyor.

Öte yandan dün yüzde 0,1 azalışla günü 105,5 seviyesinden tamamlayan dolar/yen paritesi, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 150,6 seviyesinde bulunuyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,8 artarken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 değer kaydetti.

Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,66 değer kaybıyla 9.179,48 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 31,1426’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,1630 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, bugün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın, G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’nda gerçekleştirecekleri görüşmelere ilişkin haber akışı da yatırımcıların odağında bulunuyor.

Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi ve dış ticaret istatistikleri, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi ile ABD’de büyüme verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.200 ve 9.300 seviyelerinin direnç, 9.100 ve 9.000 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, şubat ayı ekonomik güven endeksi

10.00 Türkiye, ocak ayı dış ticaret istatistikleri

13.00 Avro Bölgesi, şubat ayı tüketici güven endeksi

16.30 ABD, 4.çeyrek GSYH

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-buyume-verisi-oncesi-piyasalarda-temkinli-seyir/feed/ 0
Kastamonu’da Orman Ürünleri Sektöründe Tabut Talebi Artıyor https://www.kanal7haber.com.tr/kastamonuda-orman-urunleri-sektorunde-tabut-talebi-artiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kastamonuda-orman-urunleri-sektorunde-tabut-talebi-artiyor/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:51:47 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8082 Kastamonu’da orman ürünleri sektörlerinin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla düzenlenen panelde, yurtdışından çok fazla tabut talebi olduğu belirtildi. Orman ürünleri alanında faaliyet gösteren firmanın temsilcisi Ali Şahin, “Tabut talebinin olduğu insana komik gibi geliyor ama tabut yapımıyla ilgili yurtdışından müthiş bir talep bulunuyor” dedi.

Kastamonu Üniversitesi’nin öncülüğünde düzenlenen panelde ormancılık sektörü ele alındı. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Cemil Meriç Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen “Kastamonu Orman Ürünleri Endüstrisinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” paneline Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Kasım Yenigün ile birlikte akademisyenler, öğrenciler ve kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

“Hammadde ihtiyacının karşılanması için daha geniş alanlarda sektör ihtiyacını karşılayabilecek keresteye uygun orman yetiştirilmesi gerekiyor”

Panelin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, “Büyük oranda hammadde oduna dayalı üretim yapan orman endüstri kuruluşları için il genelinde bulunan zengin orman varlığımız şüphesiz büyük avantajlar sağlamakta. Özellikle zengin orman varlığı, küçük ve orta ölçekli orman endüstri işletmelerinin yanı sıra alanında uzman büyük tesisleri de bünyesinde barındırması, sektörü tanıyan ve deneyim geçmişi olan işgücü varlığı, geniş arazi imkanları ve yeni kurulan sanayi bölgeleri, dış pazarlara açılmayı sağlayabilen İnebolu Limanı, çevresindeki şehirler ve Ankara gibi büyük bir pazara yakın olması gibi özellikleri nedeniyle Kastamonu sektörde yeni yatırımlara oldukça açık bir konumda. İlimizdeki orman ürünleri sektörü açısından baktığımızda da mevcut yapılanmanın temel olarak levha üretimi, mobilya üretimi ve kapı üretimi başta olmak üzere 3 grupta toplandığı görülüyor. Bu çerçevede orman varlığına dayalı yatırımların başında yonga levha, yongaları, MDF, parke ve kontrplak gibi yarı mamul ürünlerin üretimi geliyor. Nitekim ülkemizin en önemli ekonomik ve katma değer oluşturan sektörlerinden biri olan orman ürünleri sektörünün dünyaca ünlü bazı temsilcileri ilimizde faaliyet göstermektedir. Özellikle levha üretimi alanında faaliyet gösteren bu entegre tesisler Türkiye’yi MDF ve yonga levha üretim ve ihracatında Avrupa ve Dünya genelinde ilk sıralara taşımıştır. Sektörel devlerin yanı sıra, ilimizde genellikle KOBİ statüsünde olan çeşitli büyüklükte yaklaşık 350 işletme faaliyet göstermektedir. Sektörün yaşadığı sıkıntılar bulunmakta olup bu sıkıntıların giderilmesi gerekiyor. Türkiye İhracat Meclisi’nin 2023 İhracat Strateji Raporu’na göre, Orman ürünlerinin katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülerek gerek iç piyasaya gerekse dış piyasaya arz edilmesi sürecinde orman sanayiinin en önemli sorunu olarak hammadde tedariki ve kalifiye işgücü ihtiyacı ön plana çıkmaktadır” dedi.

“Pandemi ve depremden sonra ahşap evlere talep arttı”

Yurtdışından çok fazla tabut talebinin olduğunu söyleyen Kronospan Orman Ürünleri A.Ş. Hammadde Tedarik Müdürü Ali Şahin ise, ” Orman Genel Müdürlüğü, üniversitelerle çalışarak ortak bir proje hazırladı. Ahşap yapıların binalarda kullanılmasıyla ilgili çalışmalar tamamlandı ve bu sonuç raporu TBMM’ye gönderildi. İnşallah yakın zamanda bu yasa haline gelecek. İnşallah yakın zamanda ülkemizde ahşap ev yapımıyla ilgili bir kanunda olacak. Ahşap ev ve ahşap evin projelendirilmesiyle ilgili genç mühendislerin kendilerini yetiştirmeleri halinde iş bulabilecekler. Bir diğer konuda Avrupa’da yaygın olup ülkemize de yeni yeni girmeye başlayan bir sektör. Özellikle yonga-levha sektöründeki odun alma sıkıntısından dolayı ahşap malzemenin geri dönüştürülmesiyle ilgili yeni tesisler kurulmaya başlandı. Evimizde kullanmadığımız masa, kırık paletler, kürsü gibi ahşap malzemeler toplumumuzda ya kırılıp yakılıyor ya da atılıyordu. Şimdi Avrupa’da bunlar toplanıyor, tekrar tesislerde işlenip sektöre kazandırılıyor. Türkiye’de de bu konuda çalışmalar var, ülkemizde de kurulan birkaç yerde fabrikalar bulunuyor. Bu yüzden bu konuda da yeni bir sektör oluşuyor ve yeni iş alanları açılacak. Genç kardeşlerimizde buralarda iş bulabilecekler. Palet sektörü de ülkemizde çok canlı ve hareketli bir sektördür. Bu sektörde de genç mühendislerimiz kendilerini yetiştirirlerse kolayca iş bulabilirler. Hatta belki de TBMM’de ahşap yapılarla ilgili kanun çıktıktan sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızda da iş bulunabilir. Çünkü Orman Genel Müdürlüğümüz Kahramanmaraş’ta idare binasını şu anda ahşaptan yapıyor. Dolayısıyla ahşap binalara karşı sektör oluşacak. Bir tabut talebinin olduğu insana komik gibi geliyor ama tabut yapımıyla ilgili yurtdışından müthiş bir talep bulunuyor. Bunların nasıl yapıldığını muhakkak bilmeniz ve bunu da değerlendirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

“Kesim yapacak insan bulmakta zorlanıyoruz”

Ormanda kesim yapacak insanı bulamadıklarını belirten Kastamonu Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu da, “Kastamonu’da son 50 yılda takriben 210 bin hektar yeni orman kuruldu. Toplam alanımızın 876 bin hektar olduğunu dikkate aldığımızda Kastamonu’da sahip olduğumuz ormanlarımızın yüzde 25’i ağaçlandırma yoluyla oluşturulan ormanlardan oluşmaktadır. 2018’den 2021 sonuna kadar takriben 2 milyon 700 bin metreküp olan üretimi 3 milyon 800 bin metreküpe çıkarttık. Takriben 1 milyon 100 bin metreküp üretim artışı sağladık. Bu artışa rağmen yöremizdeki orman endüstrisi daha fazla hammadde talep etmektedir. Ormanlarımız çok güçlü ormanlar, Türkiye’de alansal olarak ikinci olmamıza rağmen, ormanlarımızın kalitesi ve zenginliği açısından uzak ara şampiyonuz. Kastamonu’da ve tüm Türkiye’de tek orman sektöründe çalışma hakkına sahip kişiler köylülerdir. Şehir nüfusuna kayıtlı bir kişinin ormanda kesim, taşıma işlemlerinde çalışması hukuken mümkün değildir. Köylerimizin büyük bir bölümünde sınır anlaşmazlıkları var. Bu sorunun çözümü noktasında elimizden gelen gayreti göstermemize rağmen sınır tespiti gibi bir yetkimiz var. Dolayısıyla bu yaptığımız işleri kısıtlıyor. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü olarak 170 bin hektar genç ormanlarımız var. Yani son 25-30 yıl içerisinde gerek ağaçlandırma yoluyla, gerek tabii gençleştirme yoluyla elde ettiğimiz bu ormanların bakımı ormanlık açısından vazgeçilmez ihtiyaç. Bu konuda en büyük sorun iş gücü sorunu. Bundan 20-25 yıl önce her gün kapımıza onlarca insan ormanda kesim yapmak isteğiyle gelirken, artık bu talepler tamamen minimize oldu ve kesim yapacak insan bulmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu.

Kastamonu Ağaç İşleri İmal ve Satıcılar Odası Başkanı Hakan Küçükoğlu da istek ve taleplerini panelde dile getirdi.

Daha sonra konuşan Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Akkuzu da, “Yaklaşık yüzde 66’sı ormanlarla kaplı olan Kastamonu ili, ülkemiz orman servetinin de yüzde 8’ine sahiptir. Zengin orman varlığına paralel olarak gelişim gösteren orman endüstrisi, genel endüstri içinde yüzde 40’a varan sektörel yoğunluğu ve yaklaşık yüzde 35’e varan sektörel cirosu ile şehir ekonomisinin lokomotif sektörü haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından panel, soru-cevap kısmıyla devam etti. Panel, toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu. – KASTAMONU

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kastamonuda-orman-urunleri-sektorunde-tabut-talebi-artiyor/feed/ 0
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Türkiye dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/ https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:36:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8078 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, “Hedefimiz ne? Birinci hedefimiz, Türk özel sektörü olarak müthiş başarı hikayesi yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke biziz. Küçümsemeyin. Amerika var, Çin var, şu var, bu var aklınıza kim gelirse gelsin. Demek ki kaliteli üretiyoruz, fiyat rekabetinde dünyayla rekabet edebilir hale gelmişiz.” dedi.

Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO) Müşterek Komiteler ve Şubat Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, çeşitli illerin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları eşliğinde gerçekleştirildi.

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, yerel seçimler bittikten sonra TOBB ve iş dünyasının gündeminde, ekonomi odaklı bir süreç olduğunu aktardı.

Türk iş dünyasının önünde 4 sene seçimsiz bir dönem olduğunu hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “Yapısal reformların yapıldığı dönemler de seçimlerin olmadığı dönemler. Çünkü yapısal reformlar yapıldığı zaman ilk başta kimi ilgilendiriyorsa biraz canımızı acıtır ama daha sonrasında aydınlık.” diye konuştu.

TOBB olarak el ele verip Türkiye’yi hak ettiği yerlere getirmeyi hedeflediklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Hedefimiz ne? Birinci hedefimiz, Türk özel sektörü olarak müthiş başarı hikayesi yazdık ve yazmaya da devam ediyoruz. Dünyada en çok ülkeye ihracat yapan ülke biziz. Küçümsemeyin. Amerika var, Çin var, şu var, bu var aklınıza kim gelirse gelsin. Demek ki kaliteli üretiyoruz, fiyat rekabetinde dünyayla rekabet edebilir hale gelmişiz. Burada inşallah hedefimiz, ülkemizi dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında görmek.”

Hisarcıklıoğlu, TOBB’un en büyük görevinin Türkiye’deki illerin ticaret ve sanayi odalarının sıkıntılarını siyasi iradeye aktarmak ve çözüm yollarını göstermek olduğunu vurgulayarak, çözüp çözmemek ve nasıl icraat yapılacağını da belirlemenin ise siyasi iktidarın işi olduğunu kaydetti.

Bursa’nın, otomotivde Türkiye’nin lider şehri haline geldiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Bütün kümelenme kendiliğinden burada olur. Neredeyse yan sanayiniz, ana üreticinin üstüne çıktı ihracatta rakam itibariyle. Dünya otomobillerine bütün parçalar Bursa’dan gidiyor neredeyse. Gurur duyacağız. Eskiden bunları hayal bile edemezdik ama bugün dünyada dolaşan arabalarda bizim Bursa’nın izi var. Makinede, tekstilde, Türkiye’nin üretim merkezi olan Bursa’mız, yüksek teknoloji sektörlerinin üretim merkezi olması yolunda da hızla ilerlemektedir. Bu vizyoner anlayışlarından dolayı başkanımıza, yönetimine, meclisine, genel sekreterimiz ve tüm kadrosuna huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.”

BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşlar, küresel ticaretin önündeki engeller ve test edilen yüksek enflasyon ortamının, reel sektörün omuzlarındaki yükü her geçen gün arttırdığını dile getirdi.

Üretimde yüksek maliyetler, ihracat pazarlarında ise yaşanan durgunluk ve değişen rekabet koşullarının, firmaların hareket kabiliyetini her geçen gün gittikçe zorlaştırdığını anlatan Burkay, “Buna karşın ekonomi politikaları, geçen yılın ikinci yarısından itibaren rasyonel bir zemine taşınmıştır. Devletimiz, iş dünyamızla birlikte çok daha güçlü ve sağlıklı bir iletişim kurmaya başlamıştır. Bulunmuş olduğumuz noktada, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi, fiyat istikrarının ve finansal istikrarın tesisi, makro ekonomik öngörülebilirliğin sağlanması bu dönemde öncelikli beklentilerimiz arasında bulunmaktadır.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-hisarciklioglu-turkiye-dunyada-en-cok-ulkeye-ihracat-yapan-ulke/feed/ 0
Rusya, petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacak https://www.kanal7haber.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:30:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8077 Rusya, tüketicilerin ve çiftçilerin artan talebi ve rafinerilerinde planladığı bakım çalışmaları öncesinde iç talebi karşılamaya yetecek yakıtı garanti altına almak için 1 Mart’tan itibaren petrol ihracatını altı ay süreyle askıya alacağını açıkladı.

Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak’ın duyurduğu karar, 2023 yılında Rusya’nın en büyük ihracatçıları arasında olan Türkiye’yi de etkileyecek.

Rus medya kuruluşu RBC’nin aktardığına göre Avrasya Ekonomik Birliği üyesi ülkelerin yanı sıra Moğolistan, Özbekistan ve Gürcistan’ın Rusya destekli iki ayrılıkçı bölgesi olan Güney Osetya ve Abhazya’ya yapılan ihracatlar karardan muaf tutulacak.

Interfax haber ajansına göre Başbakan Yardımcısı Novak, hükümetin yükselen petrol fiyatlarını telafi etmek için piyasadaki motorin arzını yüzde 16 oranında arttırmayı planladığını söyledi.

Kremlin’in 15-17 Mart arasında yapılacak devlet başkanlığı seçimleri öncesinde akaryakıt fiyatlarını dizginlemek istediği öne sürülüyor.

Rusya geçen yıl iç piyasasındaki fiyat yükselişlerini durdurmak için 21 Eylül-17 Kasım tarihleri arasında petrol ihracatını yasaklamıştı.

Rus ekonomi gazetesi Kommersant’ın haberine göre hükümet daha sonra 6 Ekim’de yasağı gevşeterek boru hattıyla motorin ihracatını yeniden başlattı.

Petrol satış yasağı 17 Kasım’da, yazlık dizel satış yasağı ise 22 Kasım’da tamamen kaldırıldı.

Uluslararası piyasalar nasıl etkilenebilir?

Şubat 2023’te Avrupa Birliği’nin (AB) uyguladığı yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından Rusya, petrol ihracatını Avrupa’dan Afrika ülkelerine yönlendirdi.

2023 yılında Rusya toplam 43,9 milyon ton benzin üretti ve bunun yaklaşık yüzde 13’ünü, yani 5,76 milyon ton petrol ihraç etti.

Bugün açıklanan ihracat yasağının sonucu olarak Rus tedarikinin uluslararası piyasalardan kaldırılması, Avrupa yakıt tedarikinin yeniden başlaması ve Çin ihracatının artmasına yol açabilir.

Türkiye en büyük ithalatçılar arasında

Rusya’nın kararının Türkiye’yi de etkilemesi bekleniyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Avrupa ülkelerinin Rus petrol ve doğalgaz ithalatının büyük bölümünü durdurmasının ardından Türkiye, Batı’da Rus enerjisinin en büyük ithalatçılarından oldu.

Çin ve Hindistan, Türkiye’den daha büyük miktarda ithalat yapsa da Ankara’nın Rus limanlarına yakınlığı, Türkiye’nin diğer alıcılardan daha fazla tasarruf ettiği anlamına geliyor.

Reuters’ın Aralık ayında LSEG verilerine ve şirketlerin tahminlerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre Türkiye ve Türk şirketleri, indirimli Rus petrolü ve rafine ürün ithalatını artırarak, 2023 enerji faturalarında yaklaşık 2 milyar dolar tasarruf sağladı.

Buna göre Rusya’nın Türkiye’ye ham petrol sevkiyatı Kasım 2023’te rekor seviyeye ulaşarak günlük 400 bin varile (bpd) yükseldi ve Rusya’nın geçen ay deniz yoluyla yaptığı toplam petrol ihracatının yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturdu.

Reuters’a göre Ankara, son dönemde Batı’nın yaptırımlarına rağmen Rusya’dan daha fazla alım yapmak için girişimlerini de artırdı.

Reuters’ın görüştüğü ticaret alanındaki kaynaklar, Rus petrol üreticisi Lukoil’in Azeri petrol şirketi SOCAR ile yaptığı anlaşma kapsamında SOCAR’ın Türkiye’deki STAR rafinerisinde günde 200 bin varile kadar petrol rafine etmeyi öngördüğünü ve böylece Türkiye’ye yapılan tedarikin artmasının beklendiğini aktarmıştı.

Moskova ve Ankara aynı zamanda Türkiye’de Rus gazı için bir merkez kurulmasını tartışıyor.

Bu plan Ankara’nın Avrupa’nın güneyinde önemli bir enerji dağıtım merkezi olma hedefi için önemli bir adımdı.

Reuters’a göre Rusya bu merkezi, Avrupa’dan gaz ihracatını yeniden yönlendirmenin ya da dolaylı olarak AB’ye gaz satmanın bir yolu olarak görüyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/rusya-petrol-ihracatini-alti-ay-sureyle-askiya-alacak/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı: Konyaray Projesi trafik yoğunluğunu azaltacak https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/#respond Tue, 11 Jun 2024 09:00:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8036 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konyaray Projesi’nin sanayi bölgesine de hizmet edeceğini, böylelikle mesai giriş ve çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunun azalacağını söyledi.

Uraloğlu, Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen Konya Raylı Sistem Projeleri Tanıtım Programı ve Sedirler Köprülü Kavşağı Açılış Töreni’nde, bugün Beyşehir- Seydişehir kara yolunun açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesinin Konya’nın ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine işaret eden Uraloğlu, “Sedirler Köprülü Kavşağı da Konya’da trafik akışını düzenleyerek hem şehrimizin çehresini değiştirecek hem de konforlu bir ulaşım sunacak. Mühendislik eseri, Konya’mıza hayırlı olsun.” diye konuştu.

Uraloğlu, Konya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için 128,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, kentte bölünmüş yol uzunluğunu 167 kilometreden 1282 kilometreye çıkardıklarını, 614 kilometre tek yol iyileştirmesi yaptıklarını vurguladı.

Eğiste Hadimi Viyadüğü ile ülkenin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsünü Konya’da inşa ettiklerini hatırlatan Uraloğlu, bu projeyle Akdeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayarak, Toroslar’a mühür vurduklarını dile getirdi.

Uraloğlu, Konya Çevre Yolu, Alacabel Tüneli, Konya-Ereğli-Ulukışla Yolu, Akşehir- Yunak yolu gibi 8 ayrı projede çalışmaların sürdüğüne dikkati çekerek, projelerin bedelinin yaklaşık 26,5 milyar liraya ulaştığını aktardı.

Konya’nın demir yolu ağının güçlenmesi için de çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Konyaray, yeni inşa edilmekte olan istasyonları, modern, hızlı ve konforlu işletim sistemi ile yüzey metro özelliğiyle Konyalıların hizmetinde olacak. 13 istasyonun bulunduğu bu sistem sanayi bölgesine de hizmet edecek. Böylece mesai giriş-çıkış saatlerinde yaşanılan trafik yoğunluğunu azaltacağız. Havaalanından şehir merkezine ve yüksek hızlı tren garına bağlantı sağlayacağız. Ayrıca zamanla sanayi bölgelerine kılçık hatlar planlayarak sanayi yüklerini lojistik merkezine daha rahat taşıyabileceğiz.”???????

Uraloğlu, Konya’nın kent içi raylı sistemlere yönelik yeni projeler geliştirdiklerinin altını çizerek, “Selçuk Üniversitesi-Alaaddin hattı ile yüksek yoğunluğa sahip koridorda, hız ve konforu arttıracak metro hattımızla hizmet vereceğiz. Proje çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak yürütüyoruz. Şehir merkezini ring şeklinde saran Fetih Caddesi tramvay hattı ile mevcut ve planlanan tüm raylı sistem hatlarıyla entegrasyon sağlayarak Konya raylı sistem ağının en efektif biçimde hizmet vermesini sağlayacağız.” diye konuştu.

Uraloğlu, Konya’nın gelişimi, toplumun kalkınması ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmada gerekli her türlü gayreti göstereceklerini vurguladı.

Konyalıların her zaman hakkı savunduğunu ve haklının yanında olduğunu belirten Uraloğlu, “İnanıyorum ki; 31 Mart yerel seçimlerinde de Konya Büyükşehir Belediyesiyle bütün ilçe belediye başkanlıklarını Cumhur İttifakı olarak kazanacağız. AK Parti’nin yeniden aday gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hayata geçireceğiz.” dedi.

Konuşmaların ardından Sedirler Köprülü Kavşağı’nın açılışı gerçekleştirildi.

Programa, Vali Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaaslan, merkez ilçe belediye başkanları ve davetliler katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-konyaray-projesi-trafik-yogunlugunu-azaltacak/feed/ 0
DTSO, 2020-2023 Şirket Verilerini Açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/dtso-2020-2023-sirket-verilerini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/dtso-2020-2023-sirket-verilerini-acikladi/#respond Mon, 10 Jun 2024 09:00:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8006 Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, 2020-2023 yıllarına ait şirket verilerini açıkladı.

DTSO’dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Kaya, odalarının üye sayısının 31 Aralık 2023 tarihi itibariyle 22 bin 798 olduğunu bildirdi.

Meslek komiteleri ele alındığında Enerji, Altyapı ve İnşaat Taahhüt Meslek Komitesi’nin 3 bin 49 üye ve yüzde 13,37 oran ile ilk sırada yer aldığını belirten Kaya, şunları kaydetti:

“İmalat Meslek Komitesi 2 bin 309 üye ve yüzde 10,13 oran ile ikinci, Sağlık, İdari ve Destek Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi 2 bin 031 üye ve yüzde 8,91 oran ile üçüncü, Bilgi, İletişim, Turizm Otelcilik ve Diğer Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi 1994 üye ve yüzde 8,75 oran ile dördüncü ve Özel Amaçlı İnşaat, Yapı ve Projeler Meslek Komitesi 1959 üye ve yüzde 8,59 oran ile beşinci sırada yer almaktadır. özel amaçlı inşaat, enerji, altyapı ve inşaat taahhüt, inşaat malzemeleri satıcıları ve taş, toprak ve madene dayalı imalat sektörlerinin sayısına bakıldığında, üye toplam sayısının yüzde 34,40’lık kısmını oluşturmaktadır. Bu veriye baktığımız ilimizde inşaat sektörünün gelişerek büyüdüğünü göstermektedir.”

Kaya, 2020-2023 yılları arasında kayıt yapan üye sayısının odalarının toplam üye sayısının yüzde 39,86 olarak gerçekleştiğini aktararak, “Meslek komite üye sayısı baz alındığında oransal olarak en fazla kayıt gerçekleştiren meslek komiteleri, yüzde 57,38 ile otomotiv, motosiklet ve yedek parça satıcıları ilk sırada yer alıyor. Yüzde 51,85 ile gıda maddeleri satıcıları ikinci, yüzde 48,91 ile tarımsal ürünler ve ormancılık üçüncü, yüzde 47,25 ile imalat dördüncü ve yüzde 43,13 ile Bilgi, İletişim, Turizm Otelcilik ve Diğer Hizmet Faaliyetleri Meslek Komitesi beşinci sırada yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

Üye sayıları incelendiğinde bir önceki yıla oranla geçen yıl Tekstil, Konfeksiyon ve Deri Ürünleri Satıcıları Meslek Komitesinin yüzde 43,18 artış sağladığını dile getiren Kaya, Enerji, Altyapı ve İnşaat Taahhüt Meslek Komitesi yüzde 22,70, Özel Amaçlı İnşaat, Yapı ve Projeler Meslek Komitesi 18,63, İmalat Meslek Komitesi yüzde 15,63 ile Otomotiv, Motosiklet ve Yedek Parça Satıcıları Meslek Komitesi 4,69 artış sağlayan sektörler olarak öne çıktığını bildirdi.

Son 4 yıldaki şirket açılış oranları kent özel sektör dinamiğinin önemli bir göstergesi olmakla birlikte imalat sektöründeki sayının ilin sanayi gelişimi açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Kaya, 2023’te tekstil satıcılarının en çok açılan şirket olması özellikle Tekstil OSB’nin yarattığı üretim ve bayilik bağlantısıyla doğru bir gelişmenin önemi olduğunu değerlendirdi.

Geçen yıl ve son 10 yılda kurulan ve kapanan şirket sayıları hakkında bilgi veren Kaya, şunları kaydetti:

“2023’te kurulan şirket sayısı 2 bin 137 olurken, 472 şirket kapanmıştır. 2014 itibari ile son 10 yıl verileri incelendiğinde Diyarbakır’da kurulan toplam şirket sayısı 13 bin 914 olurken, kapanan şirket sayısı 2 bin 322 ile açılan şirket sayısının yüzde 16,68’ine denk gelmektedir. Geçen yıl kapanan şirketin açılan şirkete oranı yüzde 22 olup son 10 yılın en yüksek seviyesine varmıştır. 2014 yılı itibari ile son 10 yıl verileri incelendiğinde Diyarbakır’da kurulan gerçek kişi işletme sayısı 2 bin 943 olurken kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı 2 bin 582 ile son 10 yıl içinde kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin yüzde 87,73’üne denk gelmektedir. Geçen yıl kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı 183 olurken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı 475 olarak gerçekleşmiştir.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dtso-2020-2023-sirket-verilerini-acikladi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Türk Havacılığı Altın Çağını Yaşıyor https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turk-havaciligi-altin-cagini-yasiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turk-havaciligi-altin-cagini-yasiyor/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:51:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8000 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, havacılık sektörünün; ana ve alt yüklenicileri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, üniversiteleri, geliştirdiği özgün ürünleri ve ihracat potansiyeliyle ülkenin en önemli ve gelişim gösteren sektörlerinden biri haline geldiğini belirterek, “Bayraktar TB2, ANKA, AKINCI, AKSUNGUR, Bayraktar TB3, ANKA 2, ANKA 3, KIZILELMA, ATAK, GÖKBEY, HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN ile Türk havacılığının altın çağını yaşıyoruz.” dedi.

Kacır, Eskişehir Teknik Üniversitesindeki (ESTÜ) İleri Prototip İstasyonu Projesi açılış töreni öncesi üniversitenin öğrenci kulüplerinin stantlarını ziyaret etti.

ESTÜ Konferans Salonu’ndaki törende konuşan Kacır, Eskişehir’in, geçmişte Yunus Emre ve Nasreddin Hoca gibi önemli şahsiyetlerle Anadolu irfanına değer kattığı gibi şimdi de üreticisiyle, akademisyeniyle, çalışkan genç nüfusuyla ülkeye değer kattığını söyledi.

Kacır, Eskişehir Teknik Üniversitesi bünyesinde Avrupa Birliği eş finansmanıyla hayata geçirilen “İleri Prototip İstasyonu” ile inşa edilen ekosisteme bir altyapı daha eklemenin gururu içinde olduklarını anlatarak, şöyle konuştu:

“21. yüzyılda katma değerli üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyeti, ülkelerin kalkınma yolculuğunda yönünü ve hızını tayin ediyor. İnovasyon ve AR-GE çalışmalarına yapılan yatırımlar, sürdürülebilir büyümenin ve uluslararası rekabet gücünün anahtarını oluşturuyor. Gelişmiş teknolojilerin ve yenilikçi çözümlerin benimsenmesi, toplumların refah seviyesini artırıyor ve geleceğe yönelik güçlü bir vizyon sunuyor. Bu yaklaşımla, Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde son 22 yılda, kapsamlı bir AR-GE, yenilikçilik ve girişimcilik ekosistemi inşa ettik. Sanayimizin ihtiyaç duyduğu, planlı ve entegre sanayi altyapılarını hayata geçirdik. Özel sektörün yatırım iştahını ortaya çıkaracak, cazip teşvik sistemleri uygulayarak Türkiye’yi küresel bir üretim üssü haline getirdik.”

“Yüksek teknolojide ilk akla gelen sektörlerden biri havacılık ve uzay sanayisi”

Son 22 yılda AR-GE harcamalarını 1,2 milyar dolardan 12 milyar dolara, AR-GE personeli sayısını 29 binden 272 bine çıkardıklarını vurgulayan Kacır, “Havacılıkta teknolojide paradigma değişimlerinin öncüsü olduk. 60 yıllık hayalimiz yerli ve milli aracımızı Türkiye’nin yollarıyla buluşturduk. Şimdi yeni nesil uydulardan endüstriyel robotlara, biyoteknolojiden bataryaya 5G’den uçan hızlı trenlere birçok alanda büyük atılımlar gerçekleştirmenin arifesindeyiz. Yüksek teknolojide üretim altyapımızı güçlendireceğiz. Tabii yüksek teknolojide ilk akla gelen sektörlerden biri havacılık ve uzay sanayisi.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinin, AR-GE’de, inovasyonda ve üretimde uzun vadeli bakış açısı, paradigma değişimlerine odaklanan yaklaşımıyla havacılıkta üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini üst düzeye taşıdığını dile getiren Kacır, “Havacılık sektörümüz ana ve alt yüklenicileri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, üniversiteleri, geliştirdiği özgün ürünleri ve ihracat potansiyeli ile Türkiye’nin en önemli ve gelişim gösteren sektörlerinden biri haline geldi. Bayraktar TB2, ANKA, AKINCI, AKSUNGUR, Bayraktar TB3, ANKA 2, ANKA 3, KIZILELMA, ATAK, GÖKBEY, HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN ile Türk havacılığının altın çağını yaşıyoruz. 100 yılı bulan havacılık tarihi ve sanayisi ile Eskişehir kuşkusuz bu başarının önemli merkezlerinden.” diye konuştu.

Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, yatırım teşvikleriyle, sanayi sektörüne, KOBİ’lere sağladıkları imkanlarla Eskişehirli girişimcilerin ve sanayicilerin teknoloji odaklı üretim yolculuğunda yanında yer aldıklarını belirtti.

“Şehrimizin araştırma ve girişimcilik kültürüne çarpan etkisi oluşturacak”

Bakan Kacır, Eskişehir ekonomisinin lokomotifi KOBİ’leri de asla yalnız bırakmadıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“KOSGEB destek programlarımızla KOBİ’lerimize can suyu olduk. 22 yıl önce 100’den az KOBİ’miz bu desteklerden faydalanırken biz bu sayıyı 2 milyar liranın üzerinde bir destekle 15 bin 500’e çıkardık. Bakanlık olarak sağladığımız 176 milyon lira finansmanla bugüne gelen organize sanayi bölgelerimizde 23 binin üzerinde yeni istihdam oluşturduk. Eskişehir’imize 2 teknopark, 20 AR-GE merkezi ve 4 tasarım merkezi kazandırarak şehrimizin katma değerli üretim odaklı kalkınmasının yolunu açtık. Son 22 yılda, TÜBİTAK bilim insanı, AR-GE ve özel sektör destek programlarıyla 974 proje ve 2 bin 201 bilim insanımıza 4,1 milyar lira destek sağladık.”

İleri Prototip İstasyonu ile Eskişehir’in katma değerli üretim yolculuğuna yeni bir soluk getireceklerini bildiren Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:

“4,4 milyon avro kaynak ile hayata geçirdiğimiz üretim ve ileri malzemeler, bilgi ve iletişim teknolojileri ve animasyon gibi geleceğin katma değerli sektörlerine hizmet edecek bu tesis ile girişimcilerimizin prototiplerini nihai ürünlere dönüştürmelerini sağlıyoruz. Aynı zamanda, mentorluk, teknoloji değerlendirme, kaynak yaratma, hukuk, fikri haklar gibi alanlarda sunduğumuz danışmanlık hizmetleriyle girişimcilerimizin fikirden ürüne giden yolda yanlarında yer alıyoruz. Bu proje ülkemizin stratejik endüstrilerinde faaliyet gösteren girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin ulusal ve uluslararası pazarlara erişimini sağlayacak. KOBİ’lerin talaşlı imalat, tersine mühendislik ve eklemeli imalat alanlarında ihtiyaçlarına cevap verecek bu merkez ile Eskişehir sanayisinin özellikle havacılık ve raylı sistemler sektöründe sahip olduğu yetkinlikleri de güçlendireceğiz. KOBİ’lerimizin, uluslararası rekabet gücü yüksek daha yenilikçi ve verimli üretim yöntemlerini benimsemelerine ve bu teknolojileri geliştirmelerine olanak tanıyacağız. İnanıyorum ki bu merkez, şehrimizin nitelikli üretim altyapısı, AR-GE kabiliyetleri, araştırma ve girişimcilik kültürüne çarpan etkisi oluşturacak.”

Törende, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan da katılımcılara hitap etti.

Bakan Kacır, törenin ardından AK Parti Eskişehir İl Başkanlığını ziyaret etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-turk-havaciligi-altin-cagini-yasiyor/feed/ 0
Türk ve Afrikalı iş insanları WCI Forumu’nda küresel işbirliği fırsatı için bir araya geldi https://www.kanal7haber.com.tr/turk-ve-afrikali-is-insanlari-wci-forumunda-kuresel-isbirligi-firsati-icin-bir-araya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turk-ve-afrikali-is-insanlari-wci-forumunda-kuresel-isbirligi-firsati-icin-bir-araya-geldi/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:33:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7993 Türk ve Afrikalı iş insanları WCI Forumu’nda küresel işbirliği fırsatı için bir araya geldi

İSTANBUL – İstanbul 10’uncu Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu’na (WCI Forum) ev sahipliği yapıyor. Afrika’nın 50 farklı ülkesinden gelen 1500’e yakın iş insanı ile Türkiye’den 400’ü aşkın üretici İstanbul’da buluştu.

İstanbul 10’uncu Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu’na (WCI Forum) ev sahipliği yapıyor. Açılış töreninde siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Afrika’nın 50 farklı ülkesinden gelen 1500’e yakın iş insanı ile Türkiye’den 400’ü aşkın üretici ve ihracatçı, 2 gün boyunca ikili iş görüşmelerine katılacaklar.

İWCI Forum bu yıl “Gelecek Afrika’da; geleceği yakala” sloganıyla düzenlenirken uluslararası işbirliği, inovasyon ve Afrika kıtasında sürdürülebilir ticaretin merkezi olmayı hedefliyor. Katılımcılar arasında bulunan iş insanları, ticari heyetler ve üreticiler, etkinlik boyunca çeşitli sektörlerde işbirliği fırsatlarını değerlendirecekler.

“Hizmet ihracatını 2024 yılında 110 milyar dolara çıkartmak istiyoruz”

Bu forumun ülkemiz ve Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve yatırım fırsatları için bir araya geldiklerini belirten Ticaret Bakanı Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, “Afrika son zamanlarda sosyal, ekonomik ve siyasal alanda kaydettiği ilerleme ile dünyanın ilgi odağı halindedir. Türkiye ve Afrika kıtası Ortadoğu ve İslam dünyasında ortak kültürel mirasa sahip olmak ile birlikte başlıca ticaret ortaklarımız arasında yer almaktadır. Kıta ile son 5 yılda karşılıklı ticaretimiz yaklaşık 5 kat artış ile 2023 yılında yaklaşık 32 milyar dolara ulaşırken, 2024 yılına ise güzel başladık. Ocak ayında, ikili ticaretimiz yüzde 26 artış ile 3 milyar dolara yükseldiğini gördük. Afrika kıtasına ihracatımız ise 2002 yılına göre 12 kat artarak 2023 yılında 21,3 milyar dolara yükseldi. Kıtada bulunana 54 ülkeye ihracatımız, toplam ihracatımızın yüzde 8,3’ünü oluşturuyor. Hizmet ise ihracatı Afrika ile büyük bir potansiyele ulaştı. Türkiye hizmet ihracatını son 20 yılda 7 kat arttırarak 100 milyar dolara ulaştırdı. 2024 yılında bunu 110 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Kobilerimizi motive edersek, 250 bin firmamızı her yıl düzenli bir ihracat yapan bir rotaya otururuz”

Forumun bu yıl 10’uncusunu düzenlediklerini ifade eden WCI Forum Başkanı Utku Bengisu, “Bu yıl amacımız, Türk Kobileri ile Afrika traderlerini buluşturmak. Türkiye’den 500 tane kobimiz var ve 68 farklı şehirden insan var. Afrika’dan 53 farklı ülkeden 1600’ın üzerinde iş insanı var. Biz bu sene sonuç odaklı bir strateji yaptık. Bu organizasyon sayesinde bugün burada 2,5 milyon dolar ihracata ulaşmış bir Kayserili bir üreticiyi, 40 bin dolarla başlattığı ticareti yıllık 1 milyon dolar ihracata taşımış Ordulu bir üreticiyi, Batmandan ise bir üreticimizin 120 bin dolara 3 ayda gördüğü hikayeleri paylaştık. Amacımız burada, Türkiye gelişmek isteyen bir ülke olmak istiyorsa, 244 milyar dolar ihracatımızı, 500 milyar dolara, yüzde 1,06 olan dünya ticaretinden aldığımız payı yüzde 1,30’a çıkartmış oluruz. Kobilerimizi motive edersek, 250 bin firmamızı her yıl düzenli bir ihracat yapan bir rotaya otururuz” ifadelerini kullandı.

“Afrika’nın, yeni yatırımlara ihtiyacı var”

Afrika’nın, yeni yatırımlara ihtiyacı olduğunu belirten Bengisu, “Afrika’nın artık teknolojik yatırımlar, sanayi ile ilgili iletişim kurmak, ulaşım, telekomünikasyon, iletişim gibi alanlara ihtiyaçlar var. O yüzden bu alanlar için Türkiye Afrika için önemli bir fırsat. Afrika’nın tabiki tekstile, inşaat gibi birçok alana ihtiyacı var. Ama artık öncelikler değişti. Odağımızı artık açtık. Bugüne kadar uzanmadığımız ülkelere uzanıyoruz. Yeşil burun, Angola, Mozambik gibi ülkelere uzandık. Burada bugün 50 tane Portekizce konuşan müşterilerimiz var.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turk-ve-afrikali-is-insanlari-wci-forumunda-kuresel-isbirligi-firsati-icin-bir-araya-geldi/feed/ 0
İstanbul’da düzenlenen WCI Forum, Türkiye ve Afrika arasındaki ticaret ve yatırım fırsatlarını değerlendiriyor https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-duzenlenen-wci-forum-turkiye-ve-afrika-arasindaki-ticaret-ve-yatirim-firsatlarini-degerlendiriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-duzenlenen-wci-forum-turkiye-ve-afrika-arasindaki-ticaret-ve-yatirim-firsatlarini-degerlendiriyor/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:24:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7961 İstanbul 10’uncu Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu’na (WCI Forum) ev sahipliği yapıyor. Afrika’nın 50 farklı ülkesinden gelen 1500’e yakın iş insanı ile Türkiye’den 400’ü aşkın üretici İstanbul’da buluştu.

İstanbul 10’uncu Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu’na (WCI Forum) ev sahipliği yapıyor. Açılış töreninde siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Afrika’nın 50 farklı ülkesinden gelen 1500’e yakın iş insanı ile Türkiye’den 400’ü aşkın üretici ve ihracatçı, 2 gün boyunca ikili iş görüşmelerine katılacaklar.

İWCI Forum bu yıl “Gelecek Afrika’da; geleceği yakala” sloganıyla düzenlenirken uluslararası işbirliği, inovasyon ve Afrika kıtasında sürdürülebilir ticaretin merkezi olmayı hedefliyor. Katılımcılar arasında bulunan iş insanları, ticari heyetler ve üreticiler, etkinlik boyunca çeşitli sektörlerde işbirliği fırsatlarını değerlendirecekler.

“Hizmet ihracatını 2024 yılında 110 milyar dolara çıkartmak istiyoruz”

Bu forumun ülkemiz ve Afrika ülkeleri arasındaki ticaret ve yatırım fırsatları için bir araya geldiklerini belirten Ticaret Bakanı Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, “Afrika son zamanlarda sosyal, ekonomik ve siyasal alanda kaydettiği ilerleme ile dünyanın ilgi odağı halindedir. Türkiye ve Afrika kıtası Ortadoğu ve İslam dünyasında ortak kültürel mirasa sahip olmak ile birlikte başlıca ticaret ortaklarımız arasında yer almaktadır. Kıta ile son 5 yılda karşılıklı ticaretimiz yaklaşık 5 kat artış ile 2023 yılında yaklaşık 32 milyar dolara ulaşırken, 2024 yılına ise güzel başladık. Ocak ayında, ikili ticaretimiz yüzde 26 artış ile 3 milyar dolara yükseldiğini gördük. Afrika kıtasına ihracatımız ise 2002 yılına göre 12 kat artarak 2023 yılında 21,3 milyar dolara yükseldi. Kıtada bulunana 54 ülkeye ihracatımız, toplam ihracatımızın yüzde 8,3’ünü oluşturuyor. Hizmet ise ihracatı Afrika ile büyük bir potansiyele ulaştı. Türkiye hizmet ihracatını son 20 yılda 7 kat arttırarak 100 milyar dolara ulaştırdı. 2024 yılında bunu 110 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Kobilerimizi motive edersek, 250 bin firmamızı her yıl düzenli bir ihracat yapan bir rotaya otururuz”

Forumun bu yıl 10’uncusunu düzenlediklerini ifade eden WCI Forum Başkanı Utku Bengisu, “Bu yıl amacımız, Türk Kobileri ile Afrika traderlerini buluşturmak. Türkiye’den 500 tane kobimiz var ve 68 farklı şehirden insan var. Afrika’dan 53 farklı ülkeden 1600’ın üzerinde iş insanı var. Biz bu sene sonuç odaklı bir strateji yaptık. Bu organizasyon sayesinde bugün burada 2,5 milyon dolar ihracata ulaşmış bir Kayserili bir üreticiyi, 40 bin dolarla başlattığı ticareti yıllık 1 milyon dolar ihracata taşımış Ordulu bir üreticiyi, Batmandan ise bir üreticimizin 120 bin dolara 3 ayda gördüğü hikayeleri paylaştık. Amacımız burada, Türkiye gelişmek isteyen bir ülke olmak istiyorsa, 244 milyar dolar ihracatımızı, 500 milyar dolara, yüzde 1,06 olan dünya ticaretinden aldığımız payı yüzde 1,30’a çıkartmış oluruz. Kobilerimizi motive edersek, 250 bin firmamızı her yıl düzenli bir ihracat yapan bir rotaya otururuz” ifadelerini kullandı.

“Afrika’nın, yeni yatırımlara ihtiyacı var”

Afrika’nın, yeni yatırımlara ihtiyacı olduğunu belirten Bengisu, “Afrika’nın artık teknolojik yatırımlar, sanayi ile ilgili iletişim kurmak, ulaşım, telekomünikasyon, iletişim gibi alanlara ihtiyaçlar var. O yüzden bu alanlar için Türkiye Afrika için önemli bir fırsat. Afrika’nın tabiki tekstile, inşaat gibi birçok alana ihtiyacı var. Ama artık öncelikler değişti. Odağımızı artık açtık. Bugüne kadar uzanmadığımız ülkelere uzanıyoruz. Yeşil burun, Angola, Mozambik gibi ülkelere uzandık. Burada bugün 50 tane Portekizce konuşan müşterilerimiz var. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-duzenlenen-wci-forum-turkiye-ve-afrika-arasindaki-ticaret-ve-yatirim-firsatlarini-degerlendiriyor/feed/ 0
Antalya, 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında 4. sırada https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-2023te-dunyanin-en-fazla-yabanci-ziyaretci-ceken-sehirleri-arasinda-4-sirada/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-2023te-dunyanin-en-fazla-yabanci-ziyaretci-ceken-sehirleri-arasinda-4-sirada/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:03:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7950 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında 4’üncü sırada olan Antalya’nın küresel standartların üzerinde bir destinasyon olduğunu kaydetti.

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Euromonitor araştırmasına göre 2023’te dünyanın en fazla yabancı ziyaretçi çeken şehirleri arasında İstanbul’un ilk sırada yer aldığını, Londra ve Dubai’den sonra Antalya’nın 4’üncü sırada geldiğini belirtti. 2023 yılında Antalya turizminin 16 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını hatırlatan Başkan Bahar, “Tesislerimiz, doğal güzelliklerimiz, ören yerlerimiz ile küresel standartların üzerinde bir destinasyon olmamızın yanında, sürekli gelişim gösteren insan kaynağımız ile bu gücümüzü destekliyoruz” dedi.

“Nitelik önemli”

Euromonitor International Araştırma Şirketi’nin dünyada, sektörler, ülkeler ve tüketiciler ile ilgili global stratejik istihbarat sağlayan, önde gelen bağımsız kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, “Euromonitor’ün son olarak yaptığı araştırmada Antalya’nın, İstanbul, Londra ve Dubai’den sonra yabancılar tarafından ilgi gören şehir olduğu ortaya çıktı. Antalya sadece Türkiye’nin değil, dünyanın gözbebeği. Turizm, Antalya ekonomisinin omurgasını oluşturuyor. Son yıllarda resort turizmi yanında spor ve sağlık turizmi alanında atılım içindeyiz. 2023 yılı turizm verilerine baktığımızda, nicelik kadar niteliğin de önemli olduğunu görüyoruz. 2024 hedeflerimizi belirlerken, sadece turist sayısı değil, gelen turistlerin kişi başı gecelik harcamasını artırmamız gerekiyor. Spor turizmi ve sağlık turizmi de bu hedefe ulaşmada bize katkı sağlayacak alanlardır” diye konuştu.

Spor ve sanatın önemi

Antalya’da gerçekleştirilen spor organizasyonları başta olmak üzere kültür ve sanat etkinliklerinin kentin dışa açılan penceresi olduğunu hatırlatan ATSO Başkanı Ali Bahar, “Son bir ay içinde üç büyük uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yaptık. Odamız tarafından desteklenen, Tour of Antalya uluslararası bisiklet yarışı, bu ayın başında 16 ülkeden 25 takım ve 175 sporcunun katılımıyla beşinci kez Antalya’da gerçekleştirildi. Aynı şekilde Dünyanın en büyük bisiklet yarış serisi Cycling Races In Türkiye 2024 Winter Series Antalya’da düzenlendi ve başarıyla tamamlandı. Mart başında bu defa Türkiye’nin en büyük özel girişimli spor organizasyonu olan Uluslararası Runtalya Maratonu koşulacak. Antalya’mızın kültürel ve sportif alanda güçlenmesi iş dünyası olarak bizleri oldukça memnun ediyor” dedi.

Sağlık turizmi

Antalya’ya olan yabancı ilgisinin önemli nedenlerinden birinin de sağlık turizmi olduğunu belirten Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sağlık turizmi için ‘marka olma’ yolunda adımlar attık. Antalya’nın dünya ölçeğinde tanınan prestijli sağlık turizmi destinasyonlarından biri olmasına yönelik olarak yürüttüğümüz ‘Vizyon-Strateji-Eylem’ projesi çalışmaları kapsamında geçtiğimi günlerde yurt dışından aracılar getirerek üyelerimizle buluşturduk. Bu alanda gidecek daha çok fazla yolumuz olduğuna inanıyorum. Sağlık turizmi bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Antalya iş dünyası olarak katma değeri yüksek alanlarda genişlemeyi sürdürüyoruz ve şu ana kadar bu alanda iyi bir yol kat ettik.”

“Türkiye’nin en hızlı büyüyen ili”

Antalya’nın 2021 ve 2022’de Türkiye’nin en hızlı büyüme gösteren ili olduğunu sözlerine ekleyen Bahar, “2024 turizm açısından daha iyi bir yıl olacak. Yabancı ziyaretçi sayısının 2 milyona yakın artışla 18 milyon kişiye ulaşmasını bekliyoruz. 2023’te dünyada en çok ziyaret edilen dördüncü şehir olduk ama mevcut büyümemizi sürdürebilirsek önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda yer alacağız” diye konuştu.

“Katma değere dönüştürülmeli”

“Turizmdeki gelişimimizi ülkemiz adına daha fazla katma değere dönüştürmek için Antalya’nın birtakım alanlarda desteklenmesi gerekiyor” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Bahar, “Ancak giderek artan yerleşik nüfus, çevre kirliliği, artan trafik sıkıntısı, yolların ve toplu taşımanın yetersizliği gibi sorunları beraberinde getiriyor. Antalyalılar olarak kendi çalışmalarımızı yapıyoruz. Merkezi yönetime yönelik öneri ve beklentilerimizi ilgili Bakanlarımıza iletiyoruz. Antalya’nın gelişimi ve sorunları sadece Antalya’yı değil, bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor” şeklinde konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-2023te-dunyanin-en-fazla-yabanci-ziyaretci-ceken-sehirleri-arasinda-4-sirada/feed/ 0
Türk Telekom CEO’su Önal, Mobil Dünya Kongresi’nde basın mensupları ile buluştu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/turk-telekom-ceosu-onal-mobil-dunya-kongresinde-basin-mensuplari-ile-bulustu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turk-telekom-ceosu-onal-mobil-dunya-kongresinde-basin-mensuplari-ile-bulustu-aciklamasi/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:45:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7930 Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal, Türkiye’nin 5G’ye geçiş takvimine ilişkin, “Bireysel değil, daha endüstriyel bir 5G kullanımının daha çok işte göze çarptığı bir dünyada, yerlilik oranının daha yüksek olduğu bir zamana doğru bunu kaydırmanın Türkiye açısından daha iyi olacağını düşünüyoruz.” dedi.

İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen ve kapılarını dün açan GSMA Mobil Dünya Kongresi kapsamında Türk gazetecilerle bir araya gelen Önal, fuar kapsamında gerçekleştirdikleri işbirlikleri, Türkiye’nin 5G yolculuğu, girişimlere verdikleri destekler başta olmak üzere şirket bünyesinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

GSMA çerçevesinde yer alan Türk şirketlerin yaptıkları çalışmaların önemine dikkati çeken Önal, teknoloji ve telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren firmaların ve girişimcilerin, öncü çalışmalara imza attıklarını ve bunların uluslararası arenada dikkati çektiğini söyledi.

Önal, gerek yerli firmalarla gerekse alanında öncü uluslararası şirketlerle teknoloji alanındaki tüm ekosistemi sahiplenen anlayışla, bir telekomünikasyon şirketi olmanın ötesinde çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

“GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde, önemli proje ve işbirliklerimizle her yıl yerimizi alıyoruz. Bu yıl da güncel teknoloji alanındaki yenilikleri yerinde deneyimlemek, global teknoloji şirketleriyle işbirliklerimize imza atmak, yerli teknolojilerimizi dünyaya tanıtarak küresel arenada kullanımını sağlamak amacıyla, değerli işbirliklerine imza atmak üzere buradayız. Türk Telekom olarak, liderlik ettiğimiz sektörde sahiplendiğimiz ve önemli çalışmalara imza attığımız başlıklarımız var. Birincisi yerli ve global işbirlikleri ile bulunduğumuz bölgenin teknoloji sağlayıcısı olmak, ikincisi, teknolojimizle Türk mühendislerimizin çalışmalarını, yenilikçi fikirleri ve girişimleri destekleyerek, küresel sınırları kaldırıp dünyaya açılmak, üçüncüsü, yerli ekosistemi her zaman odağımızda tutmak, teknoloji üretmek ve ihraç etmek. Az önce saydıklarımda bir başarı varsa, Türkiye’de bu başlıklarda öncü bir çalışma varsa, tüm bunlara liderlik eden marka Türk Telekom’dur.”

“2024 için de yatırım iştahımız aynı, Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeye devam ediyoruz”

Ümit Önal, Cumhuriyetin 100. yılının kutlandığı 2023’te, Türkiye için de yeni bir yüzyılın kapılarının aralandığına işaret ederek, ülke için yeni fırsatları beraberinde getiren Türkiye Yüzyılı’nda da Türk Telekom olarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük etmeye devam edeceklerini dile getirdi.

Türkiye’de en yüksek yatırımları gerçekleştiren teknoloji şirketlerinden biri olarak, yerli teknolojileriyle dışa bağımsız bir Türkiye için durmaksızın çalıştıklarına dikkati çeken Önal, şu bilgileri verdi:

“Tarih bize bir yatırım misyonu yüklüyor. Bu misyonla ülkemizin dijitalleşmesi için 2005’ten bu yana 20 milyar dolarlık yatırım yaptık. Türkiye’yi geleceğe taşımak için 2023’te de yatırımlarımıza ara vermeden devam ettik. 2023 yılının ilk 9 ayını öngörülerimiz paralelinde tamamladık. 2022’den 2023’e yatırımlarımız yüzde 79 arttı. Geçtiğimiz yılın ilk 9 ayında 12,6 milyar TL’lik yatırım yaptık. Yatırım trendimiz 2024 yılında da devam edecek. 2024 için de yatırım iştahımız aynı. Ülkemizin gelişimi için kilit nokta olan fibere yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. 2023 yılının sonunda 32,2 milyon haneyi kapsayan fiber altyapımızın uzunluğunu 437 bin kilometreye, kapsama oranını ise yüzde 94’lerin üzerine çıkardık. Bir yandan da savunmadan sanayiye, finanstan enerjiye, eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma farklı sektörlerde dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını oluşturmaya devam ediyoruz. Ülkemizi teknoloji ve iletişim alanında söz sahibi yapmak adına, bu yılda güçlü yönlerimiz, bilgi birikimimiz ve etkili insan kaynağımızla karşımıza çıkan fırsatlara odaklanmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı, kalkınmanın, teknolojinin ve dijitalleşmenin daha da yoğun yaşanacağı bir yüzyıl olacak.”

“Şu an baz istasyonlarımızın yüzde 55’i fibere bağlı”

Türk Telekom CEO’su Önal, fiber altyapı konusunda yapılan çalışmalar ve gelinen noktada Türk Telekom’un sahip olduğu rakamlara ilişkin bilgi verdi. 5G ve dijitalleşme için fiber altyapının önemine dikkati çeken Önal, “Dijitalleşmenin ön koşullarından biri altyapı. Bizim de en önemli görev kalemlerimiz arasında. Herkes için erişilebilir ve yüksek hızda iletişim sunmak amacıyla fiber ağ çalışmalarımızı gece gündüz demeden sürdürüyoruz.” dedi.

Önal, fiberde alınması gereken yolun çok büyük kısmını katettiklerini dile getirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye’nin BTK Raporu 3. çeyrek verilerine göre 549 bin kilometrelik toplam fiber ağ uzunluğunun 427 bin kilometresini Türk Telekom tek başına tesis etmiş durumda. 2023 yılı sonu itibarıyla fiber ağ uzunluğumuzu 437 bin kilometreye çıkardık. 2023 Nisan ayında yayımlanan FTTH Council raporu da fiber konusunda geldiğimiz noktayı açıkça gösteriyor. Raporda Türkiye olarak, 15,7 milyon FTTH/B hane erişimi ile Fransa ve İspanya’nın ardından Avrupa’da 3. sırada yer alıyoruz. Uluslararası raporlardan da görüldüğü üzere, Türkiye’de 5G ve yeni nesil teknolojilerin verimli çalışmasına olanak sağlayacak fiber altyapı sürecini başarılı bir strateji ile emin adımlarla yürütüyoruz. Bir kez daha önemini belirtmek isterim ki fiber altyapı, 5G ve yarının teknolojileri için vazgeçilmez derecede önemli. 5G demek, fiber demek. Biz de tüm çalışmalarımızı, yatırımlarımızı bu bilinçle ve Türkiye için yapıyoruz. Şu an baz istasyonlarımızın yüzde 55’i fibere bağlı.”

“5G için gerekli olan teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak her çalışmayı milli görev olarak görüyoruz”

GSMA’de en önemli başlıklardan birinin de Türkiye’nin de odak noktasındaki 5G konusu olduğunu anımsatan Önal, bu konudaki çalışmalar ve gerçekleştirdikleri ilklerle dünyada ve Türkiye’de 5G’nin yol haritasının çizilmesinde aktif rol üstlendiklerini aktardı.

Önal, “Spor, sağlık, tarım gibi birçok farklı sektörde uyguladığımız 5G denemelerimiz ile ülkemizi geleceğe taşıyan pek çok proje ve çalışmanın öncüsüyüz. Bizim 5G konusundaki fikrimiz çok net, hedefimiz 5G’ye olabildiğince yerli unsurlara geçerek ülkemizin bu teknolojiyi sadece kullanan değil, etrafına da kullandıran bir güç olmasını sağlamak. Bu konuda birçok yerli firma ile işbirliklerimiz var. 5G için gerekli olan teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak her tür çalışmayı milli görev olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ümit Önal, konuşmasında, mobil alanda yaşanan gelişmeler, küresel işbirlikleri konusunda aldıkları yolu ve bundan sonra hayata geçirecekleri çalışmaları da anlattı.

2022’de hayata geçirdikleri Türk Telekom Ventures Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile bugün hem girişimler hem de yatırımcılar için uzun vadeli değer yaratma imkanına sahip olduklarına dikkati çeken Önal, “PİLOT ile bugüne kadar 111 girişime toplamda yaklaşık 32 milyon TL nakit desteği sağladık. Bunlardan 52’si yurt içi ve yurt dışından toplam tutarı 35 milyon doları aşan yatırım alarak proje ve fikirlerini geliştirme fırsatı yakaladı. Türk Telekom Ventures ile halihazırda yatırım yaptığımız 16 girişimin 11’i PİLOT mezunlarımızdan oluşuyor.” bilgisini verdi.

“Verimli bir GSMA süreci geçiriyoruz”

Verimli bir GSMA süreci geçirdiklerini belirterek Önal, burada pek çok işbirliğine imza attıklarını, bu görüşmelerin ve yeni iş ortaklıklarının devam edeceğini söyledi.

Önal, “Bizim, ülkemizi teknoloji üreten ve ihraç eden bir konuma getirme hedefimiz var. Bu hedefle Türkiye’nin dışa bağımlılığını her geçen gün azaltan ve dünya için teknoloji üreten bir ülke olması için var gücümüzle çalışacağız. Potansiyeli yüksek yeni girişimler keşfetmeye, ekosistemimizi genişletmeye ve bu topraklar için değer yaratmaya devam edeceğiz. Bugün ve yarın sizlerle birlikte GSMA’de programlarımız devam edecek. Yine 5G ve ötesi alanlarda bizleri gururlandıran küresel işbirliklerimizi ve SEBA gibi dünyaya açılan ürünlerimizi deneyimleme fırsatımız olacak.” diye konuştu.

“5G yerliliğimizin ön plana çıktığı bir süreç olmalı, yerlilik oranı yüksek bir 5G’ye geçmek daha anlamlı”

Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Önal, 5G’nin yol haritasına ilişkin soru üzerine, düzenleyici kuruluşun tüm operatörlerden, 5G’ye dair perspektifi, projeleri, yorumları içeren bir doküman istediğini, kendilerinin de bu paylaşımı gerçekleştirdiklerini söyledi.

Önal, “2024 yılı için bir ihale takvimi henüz açıklanmadı fakat zaman zaman 2024 yılında 5G ile ilgili çalışmalar yapılacağına dair birtakım söylemler içerisinde oldu Bakanlık. Bizim buradaki beklentimiz hem ihale modeline ilişkin. Birçok model var dünyada, Türkiye’de hangi modelin daha iyi olduğuna dair biz görüşlerimizi paylaştık düzenleyici kuruluşla. Teknolojide dışa bağımlılık konusunda bağımlılığımızı biraz daha hafiflettiğimiz, yerliliğimizin ön plana çıktığı bir süreç olmalı. Bireysel değil, daha endüstriyel bir 5G kullanımının daha çok işte göze çarptığı bir dünyada, yerlilik oranının daha yüksek olduğu bir zamana doğru bunu kaydırmanın Türkiye açısından daha iyi olacağını düşünüyoruz. Yerlilik oranı yüksek bir 5G’ye geçmek daha anlamlı.” değerlendirmesinde bulundu.

Önal, “Toplam 406 megawattlık kapasiteye sahip olacak, Türkiye’de 3 farklı noktada güneş enerjisi santrali kurmak için en kısa zamanda ihaleleri gerçekleştireceğiz.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turk-telekom-ceosu-onal-mobil-dunya-kongresinde-basin-mensuplari-ile-bulustu-aciklamasi/feed/ 0
Samsun’da En Fazla İş İlanı Terzilik İçin https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-en-fazla-is-ilani-terzilik-icin/ https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-en-fazla-is-ilani-terzilik-icin/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:42:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7928 Türkiye İş Kurumu, ‘Samsun işgücü piyasası araştırması’nda il genelinde açık işlerin en fazla olduğu meslek grubunu ‘erkek ve kadın terzisi’ olarak belirledi.

Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, ‘Samsun işgücü piyasası araştırması’nı tamamladı. İstihdamın artırılması ve işsizliğin azaltılmasının; eğitimin işgücü talebine duyarlılığının artırılmasına, işgücü arz ve talebinin doğru olarak tespit edilmesine ve buna uygun politikaların geliştirilmesine bağlı olduğu ifade edildi. Bu hedef doğrultusunda kurum tarafından Samsun’da işgücü piyasası talep boyutunu tespit edebilmek amacı ile 2023 yılında işgücü piyasası araştırması gerçekleştirildi.

En çok erkek ve kadın terzisi aranıyor

Konu hakkında yapılan yazılı açıklamada, “Saha çalışmasından elde edilen veriler doğrultusunda Samsun genelinde açık iş oranı yüzde 1,9 olarak hesaplanmıştır. Sektörler itibari ile bakıldığında en yüksek açık iş oranının yüzde 4,5 ile imalat sektöründe olduğu görülmektedir. Diğer hizmet faaliyetleri sektörünün yüzde 2,8’lik açık iş oranını, yüzde 2,4 ile gayrimenkul faaliyetleri sektörü ve yüzde 2,2’lik açık iş oranı ile finans ve sigorta faaliyetleri sektörü izlemektedir. Ancak bu oranlar değerlendirilirken ilgili sektörlerdeki işyeri ve çalışan sayılarının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. İl genelinde açık işlerin en fazla olduğu ilk beş meslek şu şekilde sıralanmaktadır: Diğer erkek terzileri kadın terzileri ve giyecek dikicileri, dokuma konfeksiyon makineci, konfeksiyon işçisi, makineci (dikiş), garson (servis elemanı)” ifadeleri kullanıldı.

Net istihdam artışı beklentisi yüzde 2,8 olarak tahmin ediliyor

Açıklamada, Samsun işgücü piyasası araştırması sonuçlarına göre 14 Temmuz 2024 itibari ile net istihdam artışı beklentisi yüzde 2,8 olarak tahmin edildiği belirtilirken, “14 Temmuz 2024 itibari ile istihdam artışının; yüzde 54,1’inin imalat, yüzde 9,3’ünün toptan ve perakende ticaret, yüzde 7,6’sının da su temini; kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri sektörlerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Söz konusu istihdam artışının yüzde 71’inin bir önceki cümlede sıralanan üç sektörde gerçekleşmesi beklenmektedir. Diğer taraftan, sektörler içerisinde istihdam değişimine oransal olarak bakıldığında; sektör içerisinde oransal olarak en yüksek istihdam artışı beklenen üç sektörün; yüzde 27 ile gayrimenkul faaliyetleri, yüzde 14,2 ile su temini; kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri ve yüzde 4,8 ile imalat sektörü olduğu görülmektedir” denildi.

İstihdam artışı en çok konfeksiyon işçilerinde artacak, inşaat işçilerinde azalacak

Araştırmada en çok istihdam artışının beklendiği meslek kollarına da değinilirken, “Konfeksiyon işçisi, dokuma konfeksiyon makineci, elektronik cihazlar montörleri, beden işçisi (inşaat), makineci (dikiş) meslekleri 14 Temmuz 2024 itibarıyla en fazla net istihdam artış beklentisinin olduğu ilk beş meslektir. Buna karşılık; inşaat işçisi, alüminotermit kaynakçısı, ısıtma ve doğal gaz iç tesisatçısı, fındık işleme işçisi, açık deniz balıkçısı meslekleri ise 14 Temmuz 2024 itibari ile en fazla net istihdam azalış beklentisinin olduğu ilk beş meslektir. Araştırma kapsamında işyeri ziyaretleri sırasında görüşülen işverenlere hangi mesleklerde eleman temininde güçlük çektikleri ve hangi nedenlerden dolayı eleman temininde güçlük çektikleri sorulmuştur. Eleman temininde en fazla güçlük çekilen ilk beş meslek; dokuma konfeksiyon makineci, makineci (dikiş), düz dikiş makineci, garson (servis elemanı) ve mekanik bakım onarımcısıdır. Diğer taraftan, bu kapsamda görüşülen işverenlerin; yüzde 94,4’ü ilgili meslekte yeterli beceriye/niteliğe sahip eleman olmamasından, yüzde 84,2’si ilgili meslekte işe yeterli başvuru yapılmamasından, yüzde 78,9’u ilgili meslekte iş tecrübesine sahip eleman olmamasından, yüzde 22,9’u çalışma ortam ve şartlarının beğenilmemesinden ve yüzde 22,6’sı da önerilen ücretin az bulunmasından dolayı eleman temininde güçlük çektiklerini belirtmişlerdir” açıklamasında bulunuldu.

Araştırmanın detayları

Bu araştırma Samsun’da il genelinde, Haziran-Temmuz 2023 döneminde, toplam bin 451 işyerinde işverenler/işveren temsilcileri ile yüz yüze gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda derlenen verilere dayanılarak hazırlandı. Bu verilerin daha kapsamlı ve ayrıntılı sonuçlarının da kapsandığı “Samsun İşgücü Piyasası Analizi Raporu” ilerleyen günlerde yayınlanacak. Bu rapor kapsamında ilin işgücü arzı ve talebine ilişkin temel veriler derlenecek. – SAMSUN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-en-fazla-is-ilani-terzilik-icin/feed/ 0
BIST 100 ve teknoloji endeksi tarihi zirveleri gördü https://www.kanal7haber.com.tr/bist-100-ve-teknoloji-endeksi-tarihi-zirveleri-gordu/ https://www.kanal7haber.com.tr/bist-100-ve-teknoloji-endeksi-tarihi-zirveleri-gordu/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:06:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7912 Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, rekor tazelemeye devam ederken, teknoloji endeksi de BIST 100 endeksi eşliğinde tarihi zirveyi gördü.

Dünya genelinde merkez bankalarının ne zaman faiz indirimine başlayacağına yönelik belirsizliğin devam etmesine karşın borsalarda tarihi zirveler test ediliyor. Özellikle New York Borsası’nda endekslerde teknoloji hisselerinin performansı dikkati çekerken, geçen hafta Kaliforniya merkezli çip üreticisi Nvidia’nın son çeyrekte beklentilerin üzerinde kar açıklaması da dünya genelinde pay piyasalarında risk iştahını artırdı.

Analistler, yarı iletken çip ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin, Nvidia öncülüğünde gelecek dönemlerde de piyasaların yönü üzerinde etkili olmasının beklendiğini söyledi.

Söz konusu gelişmelerle 9.450,48 puanla tarihi zirveyi gören Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yılbaşından bu yana yüzde 23’ün üzerinde getiriyle dünyanın önemli endekslerini geride bıraktı.

Yılbaşından bu yana yüzde 75’in üzerinde değer kazanan teknoloji endeksi de 17.031,65 puanla tarihi zirveyi gördü. Analistler, küresel piyasalarda TL varlıklara olan ilginin gittikçe arttığını ve bu durumun varlıkların performansı üzerinde etkili olduğunu belirtti.

TL varlıklara ilgi artıyor

Yabancı yatırım kuruluşlarının Türk varlıklarına yönelik olumlu raporlarının da devam ettiğini vurgulayan analistler, geçen yılki seçimlerin ardından başlayan normalleşme sürecinde ekonomi yönetiminin attığı adımların Türk lirası varlıklara olan risk iştahını beslediğini aktardı.

Son dönemde Türkiye’nin yurt dışı borçlanma ihalelerine yönelik artan ilgi de borçlanma faizlerinin düşmesi ve vadelerinin uzamasını sağlayarak uygulanan ekonomi programına güveni artırdı ve yatırımcı ilgisinin oluşmasına katkı sağladı.

Hazine, Eximbank ve Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) borçlanma ihalelerine gelen talep de yabancı yatırımcının Türkiye’ye ilişkin olumlu algısı hakkında önemli bir sinyal verdi.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen hafta yaptığı açıklamada Türkiye’nin, Mali Eylem Görev Gücünün (FATF) gri listesinden çıkışı sürecinde son aşamaya gelindiğini belirterek, “FATF ekibi tarafından Türkiye’ye yapılacak ziyaret akabinde hazırlanacak değerlendirme raporu haziran ayındaki Genel Kurul toplantısında ele alınacak ve bu toplantıda ülkemize yönelik gri liste kararının kaldırılması bekleniyor.” dedi.

Analistler, Türkiye’nin, FATF’ın gri listesinden çıkması için son aşamaya gelmesinin de Türkiye ekonomisine artan güveni ortaya koyduğunu vurguladı.

BIST teknoloji şirketleri getiri olarak New York borsasındaki teknoloji şirketlerini geride bıraktı

Yılbaşına göre performanslara bakıldığında BIST Teknoloji şirketleri, getiri olarak New York borsasındaki önde gelen teknoloji şirketlerini geride bıraktı. Teknoloji endeksindeki şirketler arasında yılbaşından bu yana yatırımcısını en fazla Fonet Bilgi Teknolojileri, Kafein Yazılım ve Reeder sevindirdi.

Bu dönemde, Fonet Bilgi Teknolojilerinin hisseleri yüzde 366, Kafein Yazılımın hisseleri yüzde 238, Reeder’ın hissseleri ise yüzde 217 civarında artış kaydetti.

New York borsasındaki teknoloji şirketlerinin yılbaşından bu yana performanslarına bakıldığında ise yatırımcısına Nvidia yüzde 59,7, Amazon yüzde 15, Meta yüzde 36, Broadcom yüzde 17,3 kazandırırken, Tesla yüzde 19,8, Alphabet yüzde 1,5 kaybettirdi.

BIST Teknoloji endeksine dahil 34 şirketin toplam piyasa değeri de 629 milyar lirayı aştı. En fazla piyasa değerine sahip teknoloji şirketleri 296,6 milyar lirayla ASELSAN, 65,4 milyar lirayla Reeder, 40,2 milyar lirayla Mia Teknoloji oldu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bist-100-ve-teknoloji-endeksi-tarihi-zirveleri-gordu/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Eskişehir’de fabrika açılışında konuştu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:39:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7895 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, temelleri 1950’lerin sonlarında atılan ve uzun süre montaj sanayi olarak serüvenine devam eden Türk beyaz eşya sektörünün son 22 yılda ihtisas edilen yatırım iklimini, AR-GE teşviklerini, nitelikli insan kaynağı ve güçlü lojistik bağlantılarını fırsata dönüştürdüğünü söyledi.

Kacır, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren beyaz eşya firması Haier’in pişirici ürünleri fabrikasının açılış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in ikinci asrında ihracatta önemli paya sahip olan beyaz eşya sektörünün hız kesmeden yüksek teknolojili ve inovatif yatırımlarına devam ettiğini anlattı.

Haier Europa’un vizyoner projeleri ve yeni yatırımlarıyla Türkiye’nin küresel pazarlarda beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri endüstrisinde söz sahibi olmasında önemli yere sahip olduğunu belirten Kacır, kurulduğu günden bu yana Türkiye’de gerçekleştirdiği yatırımları 200 milyon avroyu bulan ve üretiminin yüzde 95’ini ihraç eden firmanın bugün de bu güzel topraklara duyduğu güvenle yatırımlarına bir yenisini daha eklediğini kaydetti.

Kacır, Haier Europe’un sanayileşme kültürü, kaliteli sanayi altyapısı, ulaşım ağlarının ortasında yer alan konumu ve nitelikli iş gücü ile yatırımlar için biçilmiş kaftan olan Eskişehir’e pişirici ürünler fabrikası kazandırdığını dile getirerek, “23 Ekim 2021’de Sayın Cumhurbaşkanı’mız tarafından açılışı gerçekleştirilen yatırımlarına yenisini ekleyen Haier’in bu tesisi aslında Türkiye’ye yatırımcılarımızın duyduğu inancının da göstergesidir. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken ülkemizin potansiyeline ve parlak geleceğine inanan Haier’in 70 milyon dolarlık bu yatırımının ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Avrupa’da lider, dünyada ikinci büyük üretici konumuna yükseldik”

Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yılda oluşturulan siyasi istikrar iklimi, araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’yi katma değerli ve nitelikli üretimin küresel merkezi haline getirdiklerini vurguladı.

Organize sanayi bölgesi sayısını 22 yıl içinde 192’den 361’e çıkardıklarını aktaran Kacır, şöyle devam etti:

“Çelik ihracatını 4 kat artırarak 15 milyar dolara yükselttik. Makine ihracatını 12 kat artırarak 25,2 milyar dolara, kimya ihracatını 10 kat artırarak 30 milyar dolara, otomotiv ihracatını 15 kat artırarak 35,7 milyar dolara, Türkiye’nin toplam ihracatını, 36 milyar dolarlık ihracatını 255,8 milyar dolarlık rekor seviyeye hep birlikte yükselttik. Dünya ile rekabet edebilir konuma taşıdığımız Türk sanayisi bugün yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında ülkemizin büyümesine öncülük ediyor. Katma değer ve üretim odaklı kalkınma yolculuğumuzda beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri sektörü de öncü sektörlerimiz arasında. Temelleri 1950’lerin sonlarında atılan ve uzun bir süre montaj sanayi olarak serüvenine devam eden Türk beyaz eşya sanayisi, son 22 yılda ihtisas edilen yatırım iklimini, AR-GE teşviklerimizi, nitelikli insan kaynağımızı ve güçlü lojistik bağlantılarımızı fırsata dönüştürdü. Rekabetçiliği günbegün yükselterek Avrupa’da lider, dünyada ikinci büyük üretici konumuna yükseldik. Sektörümüz, bugün ülkemizde en fazla yerli patent geliştiren sektörler arasında başı çekiyor.”

Kacır, 5,5 milyar dolar ihracatla net ihracatçı konumunda olan beyaz eşya sektörünün doğrudan 60 bin, dolaylı 600 bin istihdamla ekonomiye güç kattığına işaret ederek, “Türkiye’de üretilen beyaz eşya ürünleri, ülkemiz sanayisinin yenilikçi ruhunu, AR-GE ve kalite odaklı üretim yaklaşımını dünyanın dört bir yanındaki evlere taşıyor. Türkiye’nin adını tüm dünyada gururla temsil ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Güçlü sanayi, güçlü Türkiye” anlayışıyla sektördeki yeni yatırımları desteklediklerini vurgulayan Kacır, “Beyaz eşya sanayimizin sürdürülebilirliğini ve rekabetçiliğini odağımıza alıyoruz. Bu düşünceden hareketle beyaz eşya sanayimizi, katma değerli üretime yönlendirecek ve uluslararası rekabetçiliğini güçlendirecek destek programlarını hayata geçirdik. Bugüne kadar sektörde 464 yatırım teşvik belgesi düzenledik ve 76 milyar liralık sabit yatırımı teşvik ederek 16 bin 200 nitelikli istihdamın önünü açtık.” dedi.

Akıllı ev aletlerinde siber güvenlik standartları belirlenecek

Kacır, ev aletleri ve ev gereçlerinde AR-GE ve yenilik kapasitesinin gelişiminde kilit rol üstlenen 41 teknopark firmasına ve biri de Haier Europe’a ait olmak üzere 20 AR-GE merkezine 15 milyar liralık vergi avantajı sağladıklarını belirtti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörün geleceğine yön veren iki önemli gündem maddesine, ikiz dönüşüm ve nesnelerin internetine odaklandıklarını ifade eden Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ev aletlerimizin veri toplama, analiz etme kabiliyetleri ve bu veriler ışığında kararlar alması, artık ev aletlerimizin gündelik hayatımızdaki rolünün yeniden tanımlanmasına neden oluyor. Bugün evlerimizde kullandığımız beyaz eşyaları sadece günlük işlerimizi kolaylaştıran araçlar olmanın ötesinde akıllı cihazlar olarak ifade etmemiz mümkün. Önümüzdeki dönemde, sektörümüzle işbirliği içerisinde akıllı ev aletlerinde siber güvenlik standartlarının belirlenmesi ve uygulanması için birlikte çalışacağız. Diğer yandan yeşil dönüşüm odaklı çalışmalarımızla sektörümüzün karbon ayak izini azaltıyor, beyaz eşya sanayimizin Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesinden en az düzeyde etkilenmesini sağlıyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının da desteğiyle hazırladığımız karbonsuzlaşma yol haritalarıyla, sektörümüzün önemli girdileri arasında yer alan çelik ve alüminyum sektörlerinde net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda ihtiyaç duyulan alternatif teknolojileri, gerçekleşecek emisyon azaltımlarını, gerekli yatırım ihtiyaçlarını belirledik.”

“Türkiye, Çinli yatırımcıların adresi olmaya devam edecek”

Bakan Kacır, “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi” ile Türk sanayisini yeşil dönüşümde örnek ve öncü hale getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Avrupa’nın sınırda karbon düzenlemesiyle uyumlu ulusal emisyon ticaret sistemi kurmak üzere paydaş bakanlıklarla çalışmalarının sürdüğüne değinen Kacır, “Önümüzdeki dönemde de beyaz eşya sektörümüzün gücüne güç katacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye, rekabetçi iş ortamı, cazip teşvik paketleri, istikrarlı finansal altyapısı ve makroekonomik dengesi ile yatırımcılar için karlı ve güvenilir bir adresidir. Yatırım yaparak Türkiye’nin parlak geleceğine inanan her girişimci, her işletme bu kararının meyvelerini toplamaya devam edecektir. Bizler her zaman bu ülkeye yatırım yapanın, bu ülkenin potansiyeline, insan kaynağına güvenenin yanında olmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Çin’in Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin’e Türkiye’deki yatırım fırsatlarını dile getirdiği için teşekkür eden Kacır, “Önümüzdeki dönemde ülkemiz nitelikli ve genç insan kaynağı, üretim ve AR-GE ekosistemi, Gümrük Birliği ve 30’a yakın ülkeyle imzaladığımız serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyardan fazla nüfusa doğrudan erişim fırsatlarıyla Çinli yatırımcıların adresi olmaya devam edecek. Biz de dünyanın tüm ülkelerinden gelen ve Türkiye’ye değer katan yatırımcıların yanında olmaya, onları desteklemeye, teşvik etmeye devam ediyor olacağız.” diye konuştu.

Kacır, Eskişehir’in potansiyelinin daha fazla olduğuna dikkati çekerek, “Eskişehir’i Milli Teknoloji Hamlesi’nin merkez üssü yapabiliriz. Eskişehir buna hazır. Şimdi Eskişehir’i yönetmeye talip olan, Büyükşehir Belediye Başkan adayımız ki kendisi de bir sanayici, sanayinin, yatırımın, üretimin, istihdamın, ihracatın ne olduğunu, nasıl yapıldığını ve bütün bu süreçlerin Eskişehir’e ne kadar değer katacağını en iyi bilen insanlardan biri. İnşallah biz kendisiyle el ele vermek, omuz omuza Eskişehir’e hep birlikte hizmet etmek istiyoruz.” dedi.

Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy da fabrikayı Eskişehir’e kazandıran yatırımcılara teşekkür ederek, tekstilden gıdaya, otomotivden havacılık sektörüne kadar birçok alandaki ürünlerin Eskişehir’den dünyaya ihraç edildiğini anlattı.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, sanayide yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine işaret ederek, “Eskişehir’de yaklaşık 1000 fabrika ile yaklaşık 100 bin çalışanımız var. Bu tür yatırımların Eskişehir’e gelmesinde lojistik imkanların gelişmiş olması, enerjiye erişim ve insan kaynağı önemli rol oynuyor.” ifadelerini kullandı.

Programda, Büyükelçi Liu, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli ve Haier Europe Üst Yöneticisi Yannick Fierling de katılımcılara hitap etti.

Konuşmaların ardından Bakan Kacır, kurdeleyi işçilerle kestikten sonra pişirici ürünleri fabrikasını gezdi.

Açılışa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ile diğer davetliler katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-eskisehirde-fabrika-acilisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Vakıf Katılım, aktif büyüklüğünü 2024’te 506 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/vakif-katilim-aktif-buyuklugunu-2024te-506-milyar-tlye-cikarmayi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/vakif-katilim-aktif-buyuklugunu-2024te-506-milyar-tlye-cikarmayi-hedefliyor/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:09:48 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7885 Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, üretim, istihdam ve ihracat temelli yatırımlara ve projelere kanalize olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu yıl, aktif büyüklüğümüzü 506 milyar TL’ye, nakdi ve gayri nakdi finansman toplamını 400 milyar TL’ye, toplanan fonlarımızı da yaklaşık 392 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz.” dedi.

Vakıf Katılım’ın 2023 yılı finansal sonuçları ve 2024 hedefleri ile katılım bankacılığı sektörünün ele alındığı toplantı Mehmet Ali Akben’in ev sahipliğinde Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi.

Akben, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’de katılım finans pazar payının her geçen yıl arttığını ve sektörün coğrafi olarak yayılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Sektörün geçmişte olduğu gibi geçen yıl da kaynaklarını reel sektörün kullanımına sunduğunu kaydeden Akben, sektörün katma değerli üretim ve ekonomik dinamizmi merkeze alarak Türkiye Ekonomi Modeli’ni desteklemeye devam ettiğini söyledi.

Akben, Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin Aralık 2023 verilerine göre, bugün 9 katılım bankasının toplam 1455 şube ve yaklaşık 20 bin personelle hizmet sunduğunu anımsatarak, “Bankacılık sektörünün 2023 Aralık itibarıyla toplam nakdi finansman hacmi yüzde 54,7 düzeyinde büyürken, katılım bankalarında bu oran yüzde 63,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yine toplanan fonlarda aralık ayı itibarıyla bankacılık sektörü yüzde 69 düzeyinde büyürken, katılım bankaları yılbaşına kıyasla yüzde 71,5’lik büyüme kaydetmiştir.” ifadelerini kullandı.

Vakıf Katılım’ın Aralık 2023 itibarıyla katılım bankacılığı sektörü içindeki nakdi finansman pazar payının yüzde 17,51, öz kaynak pazar payının ise yüzde 20,29 şeklinde gerçekleştiğinin altını çizen Akben, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Toplam aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla kıyasla yüzde 67,62 artırarak 315,3 milyar TL’ye ulaştırdık. Bu dönemde, toplanan fon hacmini de yüzde 83,41 artışla 254,2 milyar TL’ye yükselttik. Yine geçtiğimiz yıl, güçlü fonlama?kaynaklarımız?ve öz kaynaklarımızla?reel sektöre desteğimizi artırarak nakdi ve gayri nakdi toplamda?260,4 milyar TL fon kullandırdık. Takipteki alacak oranımız yüzde 1’in altında. Sektör ortalamasının altında kalan bu oran başarılı olduğumuz alanlardan biri.” diye konuştu.

Akben, bütün kaynaklarını reel sektörün gelişimi ve büyümesi için yönlendirdiklerini belirterek, “Kullandırdığımız krediler içinde KOBİ kredilerinin payı 2023 sonu itibarıyla yüzde 42,7 seviyesine yükseldi. Sunduğumuz nakdi ve gayri nakdi desteği de 2023’de bir önceki yıla oranla yüzde 72,1 artırarak 100 milyar TL’ye ulaştırdık.” şeklinde konuştu.

Katılım bankalarında kredi hacminin bankalara oranla 9 puan daha fazla büyüdüğüne dikkati çeken Akben, “Katılım bankaları konvansiyonel bankalara kıyasla bir miktar fazla büyüyor. Toplanan fonlardaki düşük büyümenin sebebi faiz artışı ya da indirimlerine çabuk intibak edemiyor.” yorumunda bulundu.

Akben, Vakıf Katılım’da enflasyonun üzerinde büyüme olduğuna dikkati çekerek, toplanan fonlarda görülen büyümenin bu şartlara rağmen önemi bir başarı olduğunu söyledi.

“Toplamda 5,2 milyar TL tutarında finansman desteği sunduk”

Yenilenebilir ve sürdürülebilir finansmanlar konusunda da önemli çalışmalara imza attıklarını ifade eden Mehmet Ali Akben, bu kapsamda yaklaşık 2 milyar TL’si geçen yıl olmak üzere toplamda 5,2 milyar TL tutarında finansman desteği sunduklarını dile getirdi.

Akben, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında hayallerini gerçekleştirmek isteyen kadın girişimciler ve hakim ortağı kadın olan işletmelere desteklerini sürdürerek 4,1 milyar TL’si nakdi, 1,5 milyar TL’si gayri nakdi olmak üzere yaklaşık 5,6 milyar TL finansman sağladıklarını aktardı.

Büyüme stratejisinin temelini dijital kanalların güçlendirilmesi üzerine inşa eden bir kurum olduklarının altını çizen Akben, “Müşterilerimizin ihtiyaçlarını şubelerimizin yanı sıra dijital kanallarımız aracılığıyla da karşılamalarını oldukça önemsiyoruz.” diye konuştu.

Akben, tüzel kişiler için uzaktan müşteri edinimi sürecini başlatan ilk finans kurum olduklarını ifade ederek, “2023 yılında dijital kanallardan kazandığımız müşteri sayımızın bir önceki yıla göre 5 kat artış gösterdiğini özellikle belirtmek isterim. Bugün geldiğimiz noktada ise işlemlerin yaklaşık yüzde 94’ü dijital kanallar aracılığıyla yapılıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“TROY logolu kartlar İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonrası daha fazla talep gördü”

TROY logolu kartların İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonrası daha fazla talep gördüğüne dikkati çeken Akben, “Debit’le birlikte ülkede 350 milyona yakın kart var. TROY kart, BDDK Başkanı olduğum dönemde hassasiyet gösterdiğim bir konu oldu. Türkiye’de yüzde 100’den fazla artışlar var. Bizde de talep artıyor. Talebe göre şekillenecek.” ifadelerini kullandı.

Akben, Türkiye’de kredi kartlarının vadeli çek gibi bir ödeme aracı olduğunu belirterek, “Nasıl ki bankalar bireysel ya da tüzel kredi notundan sonra kredi veriyor. Taksiti bir şirket yapıyor, ilave banka yapıyor. Vatandaşlar mobilya, elektronik eşya gibi yüksek tutarlı ürünlerde kredi kartının taksiti sayesinde sahip olabiliyor. Bizim çalıştığımız dönemde ithal ürünlerde, yüksek tutar içeren taksit sınırlaması getirdik. Az taksit uygulanmıştı. Amaç ithal yerine yerli ürünlerin tercih edilmesi idi.” diye konuştu.

Kredi kartlarında faizlerin düşük kaldığını ifade eden Akben, “Kredi kartının gelirle ilişkilendirilmesi gerekiyor. Bizim dönemimizde dar gelirli için bant aralığı getirmiştik. Çok etkilenmesinler diye kademeli geçişler yapmıştık. Benzeri uygulamalar yapılabilir. Dar gelirlileri düşünerek dikkatli hareket etmek gerekir.” ifadesinde bulundu.

“Aktif büyüklüğümüzü 506 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz”

Kaynakları reel sektörün finansmana erişmesi için kullanmayı sürdüreceklerini ifade eden Akben, “Üretim, istihdam ve ihracat temelli yatırımlara ve projelere kanalize olmaya devam edeceğiz. Bu yıl, aktif büyüklüğümüzü 506 milyar TL’ye, nakdi ve gayri nakdi finansman toplamını 400 milyar TL’ye, toplanan fonlarımızı da yaklaşık 392 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Akben, Vakıf Katılım’ın tüzel müşteri hedef kitlesinin ana odakları arasında yer alan KOBİ’ler için çalışmalarına büyük bir hızla devam edeceklerini belirterek, “Hem mevcut KOBİ müşterilerimizle olan hacmi büyütecek hem de yenilikçi ürünlerle KOBİ müşterileri sayımızı artıracağız. Bu yıl KOBİ’lerimize nakdi ve gayri nakdi toplam 177 milyar TL destek sunmayı hedefliyoruz.” dedi.

2024 yılında da veriyi merkeze alan dijital odaklı iş yapış kültürünü daha da artırarak, yapay zeka ve robotik süreç uygulamalarına ağırlık vereceklerini ifade eden Akben, “Dijital Olgunluk” seviyelerini 2024 yılında daha da yükselteceklerini ve gelişen teknolojiye uygun bir şekilde müşterilerin beklentilerine en etkili ve hızlı şekilde yanıt vermeyi sürdüreceklerini aktardı.

Akben, “Ürün geliştirmelerimizin yanı sıra, web kanallarımıza entegre edilen yeni destek noktalarıyla müşteri temas noktalarını artırarak, müşteri memnuniyetini maksimum düzeyde tutma çalışmalarımızı da devam ettireceğiz.” diye konuştu.

Şubeleşmeye ve coğrafi kapsama alanlarını genişletmeyi sürdürerek mevcuttaki 196 şube sayılarını da yılsonuna kadar 210’a çıkarmayı planladıklarını kaydeden Akben, “Her zaman olduğu gibi önümüzdeki dönemde de hedeflediğimiz tüm kalemlerde başarılı sonuçlar alacağımıza, hem sektörümüzün hem de ülke ekonomimizin gelişimi için önemli faaliyetler ortaya koyacağımıza yürekten inanıyorum.” açıklamasını yaptı.

“Toplumun sadece ekonomik anlamda değil kültürel anlamda da kalkınmasına büyük önem veriyoruz”

Kuruldukları günden bu yana toplumun sadece ekonomik anlamda değil kültürel anlamda da kalkınmasına büyük önem verdiklerini belirten Vakıf Katılım Genel Müdürü Akben, kurumsal vatandaş kimlikleri doğrultusunda Vakıf Eserleri Envanter Projesi adlı çok özel bir projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti.

Akben, 2022 yılında başladıkları projenin ilk durağının Hatay olduğuna dikkati çekerek, “Şehirdeki 117 vakıf eserini 3 ay süren bir çalışmayla 2600 karede fotoğrafladık ve bunu çok kıymetli bir referans kitap haline getirdik. Hatay’ı fotoğraf karelerine taşıdığımız o günlerin ardından ne yazık ki hepimizi büyük acılara sevk eden bir deprem felaketi yaşadık. Deprem, sizlerin de bildiği gibi fotoğrafladığımız eserlerin çoğunu ya yıktı ya da büyük hasara uğrattı.

Dolayısıyla bu kitap çalışması bizler için artık vakıf eserlerinin tespit edilmesi amacının ötesinde, geçmişle aramızda bağ kuran çok kıymetli bir köprü niteliğinde. Bu anlamda çalışmamızın, eserlerin restorasyon çalışmasında kurum ve kuruluşlara kılavuzluk edecek nitelikte olduğunu düşünüyorum. Projemize şimdi de Konya ile devam ediyoruz. Yakında bu çalışmamızı da nihai haline getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/vakif-katilim-aktif-buyuklugunu-2024te-506-milyar-tlye-cikarmayi-hedefliyor/feed/ 0
Polen Kıtlığı ve Hastalıklar Nedeniyle Arı Kovanlarında Kayıplar Yaşanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/polen-kitligi-ve-hastaliklar-nedeniyle-ari-kovanlarinda-kayiplar-yasaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/polen-kitligi-ve-hastaliklar-nedeniyle-ari-kovanlarinda-kayiplar-yasaniyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:03:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7861 Polen kıtlığı nedeniyle yavru yapamayarak kışa yorgun giren ve parazitsel hastalıkla mücadelede yaşanan sorunlar nedeniyle arı kovanlarında ciddi kayıplar yaşandığı belirtildi.

Kayseri’de 35 yıldır arıcılık yapan İsmail Genç, AA muhabirine, Esenyurt Mahallesi’ndeki alana 3 yıl önce 200 kovan yerleştirdiğini, çeşitli nedenlerle yaşanan arı ölümlerinden dolayı bu yıl elinde 10 kovan kaldığını belirtti.

Arı kayıplarının zamanla arttığına ve bu durumun endişe verici olduğuna dikkati çeken Genç, “Bu yılki arı ölüm oranı yüzde 90 civarında. Sonbaharda yağışların olmaması ve polen eksikliğinden dolayı bu arılar güz yavrusunu atamadı. Havalar soğuk gitseydi ve arılar uyuşmuş olsaydı yani salkım yapmış olsaydı o zaman bu arı ölmezdi. Hava bu şekilde gittiği, üretim yani yavru olmadığı için ölüyorlar.” diye konuştu.

Metin Kirazgiller de 29 yıldır arıcılık yaptığını, geçen yıl arı zararlısı varroa (parazit) ile mücadele ettiklerini ve kovanlarda önemli kayıplar yaşadıklarını söyledi.

Bu sezon da arı ölümleri yaşadıklarına değinen Kirazgiller, “Havalar iyi gidiyor, ağaçlar uyanıyor. Arılar kış uykusuna tam geçemedi, bu da üremeyi olumsuz etkiledi.” ifadelerini kullandı.

Süleyman Sanoğlu da Kocasinan ilçesi Mollahacı Mahallesi’nde 14 yıldır arıcılık yaptığını dile getirdi.

Arıların havanın güneşli olmasına aldandığına işaret eden Sanoğlu, dışarı çıkan arıların geri gelmediğini ve öldüklerini bildirdi.

Sanoğlu, 2023 yılının arıcılar için sıkıntılı geçtiğini anımsatarak, “Bizim de hatalarımız var, varroa ile mücadeleyi fazla yapamadık, geç kaldık, balı erken alamadık.” dedi.

Arıcıların eğitilmesi ve desteklenmesi önerisi

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necati Muz ise arıcıların 2023 yılını ciddi kuraklık neticesinde polen kıtlığı yaşayarak geçirdiklerini hatırlattı.

Bu durumdaki arı kolonilerinin sonbaharda kendilerini yeterince toparlayamadıklarını ve yavru yapamayarak kışa yorgun, yaşlı arı nüfusuyla girmek zorunda kaldıklarını belirten Muz, “Arıcılar varroa mücadelesini de ihmal edebiliyorlar. Bal hasadından sonra etkili varroa tedavisi yapılamayan ve sonbaharda yeterince polen bulamayan kolonilerde viral hastalık rastlanma oranı ciddi şekilde artıyor. Bu da arı kayıplarına yol açıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Muz, Türkiye’de 12 farklı bal arısı virüsü tespit edildiğini belirterek, erken ilkbaharla özellikle şeftali, kayısı gibi meyve ağaçlarına kullanılan zirai ilaçların arıların kimyasal kalıntı içeren polenleri kovana getirmesine sebep olduğunu, bu ilaçların kovanın sıcak ortamında buharlaşarak arıların tamamını etki altına aldığını ve küresel ölçekte ciddi kayıplar yaşadığını vurguladı.

Prof. Dr. Muz, arıların milyonlarca yıldır her türlü iklim değişikliğine karşı dayanabilen, buz devrini bile atlatan ve günümüze kadar ulaşabilen canlılar olduğunun altını çizerek, “Türkiye’deki meteorolojik verilere göre arıların ölümüne sebep olacak çok ciddi ortalama ısı farkları resmi kayıtlarda yer almamaktadır. Ölümlerin kontrol altına alınabilmesi için arıcıların, yetiştiricilerin, üreticilerin farklı şekillerde desteklenmesi ve eğitilmesine önem verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde insanların ihtiyaç duyacağı kalıntıdan ari gıda güvenliği yüksek bal, polen, arı sütü, propolis gibi ürünler yerli kaynaklardan yeterince temin edilemeyecektir.” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/polen-kitligi-ve-hastaliklar-nedeniyle-ari-kovanlarinda-kayiplar-yasaniyor/feed/ 0
İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen’de Yük Taşımacılığında Artış https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-havalimani-ve-sabiha-gokcende-yuk-tasimaciliginda-artis/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-havalimani-ve-sabiha-gokcende-yuk-tasimaciliginda-artis/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:57:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7857 İstanbul’da hizmet veren iki havalimanından ocak ayında düzenlenen seferlerle taşınan bagaj, kargo ve posta yükü geçen yıla kıyasla yüzde 17 artış gösterdi.

Dünya genelinde Kovid-19 salgınının etkisiyle dünyanın çeşitli noktalarına mal ve ürünlerin taşınmasında, kara ve deniz nakliyeciliğinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle hava yolu daha çok tercih edildi.

Salgın önlemlerinin azaltılmasıyla yoğunlaşan hava trafiğinin de etkisiyle 2023 yılında dünyanın önemli havacılık merkezlerinden İstanbul’da taşınan bagaj, kargo ve posta yükü ile ticari seferlerde artışlar istatistiklere yansıdı.

Yemen’deki Husilerin İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023’te Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başlamasıyla çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı aldı.

Bunun etkisiyle deniz taşımacılığında rota uzarken hava kargo yeniden ön plana çıktı.

AA muhabirinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün internet sitesinden derlediği bilgilere göre, İstanbul Havalimanı merkezli seferlerle bu yılın ilk ayında iç hatta 13 bin 931, dış hatta 235 bin 626 ton olmak üzere toplam 249 bin 557 ton bagaj, kargo ve postadan oluşan yük nakledildi.

Bu havalimanında geçen yıl ocak ayında toplam 209 bin 465 bagaj, kargo ve posta yükü taşınmıştı. İstanbul Havalimanı’nda ocakta yük taşımacılığında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artış kaydedildi.

Bu yılın ocak ayında, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı merkezli geliş ve gidiş seferleriyle 9 bin 802 tonu iç, 21 bin 961 tonu dış olmak üzere toplam 31 bin 763 ton yük taşındı. Geçen yılın aynı döneminde 30 bin 838 ton bagaj, kargo ve posta nakledilen hava limanında ocak ayında taşınan yük miktarı yüzde 3 arttı.

İstanbul’da iki havalimanından 2024 yılının ilk ayında düzenlenen seferlerle iç hatta 23 bin 733, dış hatta 257 bin 587 olmak üzere 281 bin 320 ton oldu.

Geçen yılın aynı döneminde 240 bin 303 ton yük taşınan İstanbul merkezli uçuşlarda bu yıl nakledilen yük miktarı yüzde 17 (41 bin 17 ton) artış gösterdi.

Ticari uçuşlarda yüzde 7 artış

Geçen yıl başlayan ve bu sene de devam eden havacılık sektörünün tüm kollarındaki artışlar ticari uçuşlarda da etkisini gösterdi.

İstanbul Havalimanı’ndan 2024’ün ilk ayında 8 bin 697’si iç, 31 bin 423’ü dış hatlarda toplam 40 bin 120 ticari uçuş icra edildi.

Geçen yılın aynı döneminde toplam 37 bin 992 seferin düzenlendiği havalimanında ticari uçuşlar yüzde 6 artış gösterdi.

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’ndan bu yılın ilk ayında iç hatlarda 8 bin 422, dış hatlar 10 bin 379 toplamda 18 bin 801 ticari uçuş yapıldı. Bu havalimanından geçen yılın aynı döneminde toplam 17 bin 215 uçuş icra edilmişti.

Ocak ayında geçen yıla kıyasla yüzde 9’luk artış yaşandı.

Bu ocakta, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile İstanbul Havalimanı’ndan toplam 58 bin 921 ticari sefer düzenlendi. İstanbul’daki havalimanlarından geçen yılın aynı döneminde ise 55 bin 207 ticari sefer icra edilmişti. Ticari uçuşların geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7 arttığı hesaplandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-havalimani-ve-sabiha-gokcende-yuk-tasimaciliginda-artis/feed/ 0
Adana’da Narenciye Üreticileri Karantina Önlemlerinin Artmasını Talep Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-narenciye-ureticileri-karantina-onlemlerinin-artmasini-talep-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-narenciye-ureticileri-karantina-onlemlerinin-artmasini-talep-ediyor/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:18:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7839 Dünyada 33 ülkede görülen narenciyede yeşillenme hastalığı için 3 milyon 200 bin ton narenciyenin üretildiği Adana’da çiftçiler çağrıda bulunup, karantina önlemlerinin artmasını, Kıbrıs’tan ülkemize narenciye ürünlerinin gelmemesini, transit geçişlerin yapılmamasını talep etti.

Dünyada turunçgillerin en önemli hastalıklarından biri olarak kabul edilen turunçgil yeşillenme hastalığı, bir tür böcek olan Asya turunçgil psillidi, (diaphorina citri) aracılığıyla geniş alanlara yayılabiliyor. Halihazırda dünyada 33 ülkede görülen ve en yakın Kuzey Kıbrıs’ta tespit edilen hastalık için karantina tedbirleri alınıyor.

Ülkemizde de karantina tedbirlerinin uygulandığı hastalık ile ilgili 3 milyon 200 bin ton narenciyenin üretildiği Adana’da çiftçiler çağrıda bulundu.

Turunçgil yeşillenme hastalığının bulaşması durumunda, Türkiye’nin ekolojik şartları göz önüne alındığında zararlının yüksek popülasyon düzeyine çıkarak yıkıcı etkileri olabileceği, ağaç ölümleri ile beraber büyük miktarda ürün ve ihracat pazarı kaybına neden olacağı belirtildi.

“Akdeniz meyve sineğinden daha tehlikeli”

Konuyla ilgili Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Doğan, hastalığı yayan zararlının, fidan ve aşı gözü gibi bitki üretim materyallerinin yanı sıra turunçgil bitkilerinin yeşil bölümleri ile odun ve budama artıkları ve en önemlisi de işlenmemiş meyve ticaretiyle yayıldığını söyleyerek, “Ülkemizde bu hastalık görülmedi ancak dünyada 33 ülkede görüldü. Turunçgil yeşillenmesi hastalığı vektör böcekler aracılığıyla taşınıyor bu böcekler aslında bakteri taşıyorlar. Taşınan bu bakteriler böylelikle taşınan yerde yeşillenme hastalığına sebep oluyor. Hastalık çok çabuk yayılıyor. Turunçgil yeşillenmesi hastalığı Akdeniz meyve sineğinden daha kötü, en azından Akdeniz meyve sineğini kimyasallar ile önleyebiliyoruz. Yeşillenme hastalığının bir ilacı yok önleme şansımız yok, 33 ülkede karantinaya alındı, ülkemizde de karantina tedbirleri var” ifadelerini kullandı.

“Kuzey Kıbrıs’tan ürün gelmemeli”

Kuzey Kıbrıs’tan Türkiye’ye narenciye ürünlerinin gelmemesi ve transit geçitlerin yapılmaması gerektiğini aktaran Doğan, şunları söyledi:

“İki firma şu an Kıbrıs’tan Türkiye’ye narenciye getirmekte. Tarım Bakanlığı tarafından Kıbrıs’ta da kontroller yapılıyor, oradaki ürünler kapalı ortamda fümigasyon yapılıyor ve aletler dezenfekte ediliyor. Önlem alınıyor fakat ne kadar önlem alırsak alalım tır ve kamyonlar bahçe içerisine girdiklerinde tırın etrafına böcekler yerleşebiliyor. Onlar aracıyla böcekler ülkemize girerse bizim burada narenciyeyi kurtarma şansımız olmaz.”

“Böcekler ülkeye girerse bahçeleri kaybederiz”

Adana’nın önemli bir narenciye üretim merkezi olduğunu, hastalığın Adana’da görülmesinin ekonomiye ciddi zarar vereceğini vurgulayan Doğan, “Sadece Adana ilimizde 850 bin dönüm alanda narenciye ekimi var. Bu seneki rekolte 3 milyon 200 bin tondu, beklediğimizden fazla rekolte oldu. Biz Türkiye narenciye üretiminin yaklaşık yüzde 50’sini üretiyoruz. Bu böcekler ülkeye girerse bakteriler meyvelere bulaşırsa 5-8 yıl içerisinde bahçemizin hepsini kaybederiz. Milyonlarca insan buradan ekmek yiyor, para kazanıyor ve biz bu ürünleri yurt dışına gönderdiğimizde de ülkemize milyarlarca dolarlık döviz girmekte. Bu yüzden Tarım Bakanlığının çok sıkı tedbirler alması gerekiyor” diye konuştu. – ADANA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-narenciye-ureticileri-karantina-onlemlerinin-artmasini-talep-ediyor/feed/ 0
Ticaret Bakanlığı, Ramazan öncesi marketlerde fahiş fiyat ve etiket denetimi gerçekleştirdi https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakanligi-ramazan-oncesi-marketlerde-fahis-fiyat-ve-etiket-denetimi-gerceklestirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakanligi-ramazan-oncesi-marketlerde-fahis-fiyat-ve-etiket-denetimi-gerceklestirdi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:12:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7838 Ticaret Bakanlığı ekipleri, yaklaşan ramazan ayı öncesince aralarında Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’nın da bulunduğu 10 ildeki marketlerde temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine yönelik fahiş fiyat ile etiket denetimi gerçekleştirdi.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, düzenli olarak market denetimlerini sürdüren Bakanlık, yaklaşan ramazan ayı dolayısıyla bu denetimlerini sıklaştırdı.

Bu kapsamda Bakanlık ekiplerince Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Bursa, Antalya, Konya, İzmir, Kocaeli ve Kayseri’deki marketlerde eş zamanlı fahiş fiyat ve etiket denetimi yapıldı.

Ekipler, özellikle temel gıda ve temel ihtiyaç ürünlerine yönelik etiketleri inceledi. Denetimlerde, ürünlerde fahiş fiyat olup olmadığına, ürünün etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunup bulunmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ile önceki fiyatı gibi bilgilere bakıldı.

Meyve ve sebze reyonunda da ürünlerin menşei ve geliş fiyat bilgisi Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden kontrol edildi.

Ankara Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan, Ankara’da bir markette gerçekleştirilen denetimin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında fiyat etiketi ve haksız fiyat artışlarıyla ilgili denetim yaptıklarını söyledi.

Marketlerde özellikle fiyat etiketlerini incelediklerini aktaran Tan, “Etiketlerde, malın birim fiyatı, satış fiyatı ve üretildiği yer gibi unsurların olup olmadığına, ayrıca ürünün raf ve kasa fiyatının uyumuna bakıyoruz. Ayrıca fahiş fiyat artışları ile ilgili denetimlerimiz de var.” dedi.

Tan, resen ve şikayet üzerine denetim yaptıklarını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımızın gösterdiği ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefinin temel taşlarından ‘Ticaret Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda Ticaret Bakanlığı olarak ramazan ayı öncesinde fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden tüketicileri korumak ve fiyat etiketlerinde yer verilen yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetinin önüne geçebilmek için yaygın ve yoğun denetimlere devam ediyoruz.”

Büyük gıda toptancıları da denetlendi

İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe ve beraberindeki ekip de Kağıthane’de bulunan bazı marketlerde denetim gerçekleştirdi.

Ramazan ayı öncesinde ürün fiyatlarını kontrol ettiklerini ifade eden Menteşe, “Yaklaşık üç haftadır İstanbul’daki büyük gıda toptancılarını denetliyoruz. Oradaki ürünleri inceledik. Perakendede de temel gıda maddeleri başta olmak üzere ramazan ayında yoğun tüketilecek ürünlere yönelik hem etiket hem fahiş fiyat denetimi yapıyoruz.” dedi.

Menteşe, kontroller esnasında ürünün fiyat değişim tarihi ile şu an ki satış fiyatına da dikkat ettiklerine işaret ederek, “Son 2-3 ay içerisindeki fiyat hareketleri ve bugünkü fiyat hareketlerini karşılaştırıp, burada bir anormallik gördüğümüzde Bakanlığımızdaki Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna gönderiyoruz. Orada da bu firmaya farklı tutarlarda idari para cezaları uygulanıyor. Şu anda 150 yeni denetmen arkadaşımız İstanbul’a geldi. Ramazana kadar eğitimleri devam edecek. Ramazan ayı öncesinde başlattığımız bu denetimlere, ramazan ayı boyunca da yoğun şekilde devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşların alışveriş yaparken etiket üzerindeki fiyat değişim tarihine bakmasını tavsiye eden Menteşe, herhangi bir olumsuz durumla karşılaşanların e-Devlet ve “Alo 175 Tüketici Danışma Hattı” üzerinden kendilerine şikayette bulunabileceklerini bildirdi.

Denetimler aralıksız sürüyor

Mersin Ticaret İl Müdürü Ferhat Sümer de kent genelinde market denetimlerinin aralıksız sürdüğünü söyledi. Tespit ve inceleme sonuçlarının tutanakla kayıt altına alındığını aktaran Sümer, “Fiyat etiketlerinde yer verilen göstermelik, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetiyle mücadelemize devam ediyoruz. Hem masada hem de sahada, yaklaşan ramazan ayı öncesi gerçekleştirdiğimiz yoğun denetimlerimiz sürüyor.” ifadelerini kullandı.

Adana Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek de denetimlerin ardından yaptığı açıklamada, “Bakanlığımızın 81 ilde eş zamanlı başlatmış olduğu haksız fiyat artışı ve fiyat etiketi denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu amaçla raflarda fiyat etiketi bulunup bulunmadığı, ürünün raftaki ve kasadaki fiyatında herhangi bir uyumsuzluk olup olmadığı konusunda incelemelerde bulunuyoruz.” dedi.

Kayseri Ticaret İl Müdür Vekili Gazi Dinçaslan, gerçekleştirdikleri denetime ilişkin değerlendirmede bulunarak, “Bir taraftan haksız fiyat artışları diğer taraftan da fiyat etiketlerinde yer verilen yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetleriyle etkin mücadelemize devam ediyoruz.” diye konuştu.

Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, ramazan ayı öncesi denetimlerin sıklaştırıldığını belirterek, “Cumhurbaşkanımızın gösterdiği ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefinin temel taşlarından ‘Ticaretin Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden vatandaşlarımızı korunmak için etkin mücadelemizi sürdürüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan ve il müdürlüğü ekipleri de Konya’nın Selçuklu ilçesindeki marketlerde denetimde bulundu. Çağlayan, yaklaşan ramazan ayı öncesinde denetimleri yoğunlaştırdıklarını, tüm kentte denetim çalışmaları yaptıklarını söyledi.

Antalya Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan da fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden vatandaşları korumak için çaba gösterdiklerini dile getirerek, marketlerdeki reyonları tek tek gezerek fiyatları incelediklerini aktardı. Özşahan, denetimlerde bir usulsüzlük tespit edilmesi halinde ceza uyguladıklarını kaydetti.

“Asla geçit verilmeyecek”

Kocaeli Ticaret İl Müdürü Veysi Uzunkaya, tüketicilerin, tacirin ve esnafın korunması maksadıyla ülke genelinde Ticaret Bakanı Ömer Bolat, il genelinde de Vali Seddar Yavuz’un talimatları doğrultusunda fiyat etiketi, haksız fiyat artışı, kasa ve raf fiyatı arasındaki farkların denetlenmesine yönelik çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Denetimlerin devam edeceğini ifade eden Uzunkaya, “Özellikle yaklaşan ramazan ayında hem gıda toptancıları hem marketler üzerinde yoğun denetimimiz devam edecektir. Bu denetimlerimiz sadece tüketicimizin korunmasına yönelik değil, dürüst, basiretli tacirlerimizin de haklarını korumaya yönelik olacaktır. Denetimler kimseye zarar vermek için değil, tam tersine tacirimiz, esnafımız ve tüketicimizin haklarını belli ölçülerde korumaya yöneliktir. Bu anlamda haksız fiyat artışlarına ya da fahiş fiyata yeltenecek tacirimize ve esnafımıza asla geçit verilmeyeceğini buradan ilan etmek istiyoruz.” diye konuştu.

İzmir’de de Alsancak semtindeki bir zincir marketin şubesini denetleyen ekipler, fahiş fiyat, satıştan kaçınma, etiket ve kasa arasında fiyat farkı olup olmadığına yönelik incelemelerde bulundu. İzmir Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri, günde en az 5 ekiple kent genelinde 50-60 işletmede denetim yaptıklarına işaret etti. Denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilmesi durumunda işletmelere idari para cezası uygulandığı bildirildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakanligi-ramazan-oncesi-marketlerde-fahis-fiyat-ve-etiket-denetimi-gerceklestirdi/feed/ 0
Küresel Piyasalar Fed’in Faiz İndirimi Belirsizliğiyle Temkinli Seyrediyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-indirimi-belirsizligiyle-temkinli-seyrediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-indirimi-belirsizligiyle-temkinli-seyrediyor/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:51:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7827 Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) ne zaman faiz indirimine başlayacağına yönelik belirsizliğin devam etmesiyle temkinli bir seyir izleniyor.

Geçen hafta teknoloji şirketleri öncülüğünde yaşanan rallinin ardından yatırımcıların daha temkinli davrandığı görülürken, hafta boyunca ABD’de açıklanacak makroekonomik verilerin Fed’in gelecek dönemlerde atacağı adımlara ilişkin sinyaller verebileceği düşünülüyor.

Analistler, yarın ABD’de açıklanacak büyüme verileri öncesinde küresel pay piyasalarında risk iştahının düşük seyrettiğini belirterek, Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağında bulunduğunu kaydetti.

Para piyasalarında, Fed’in martta politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakıldığını anımsatan analistler, bankanın ilk faiz indirimine gitme ihtimalinin ise mayısta yüzde 16 ve haziranda yüzde 60 ile fiyatlandığını aktardı.

Öte yandan, ABD’de çip üretiminin ve bu konudaki bilimsel araştırmaların artırılmasına yönelik düzenlenen CHIPS ve Bilim Yasası kapsamındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo, ileri teknoloji mantık çipi üretimine yapılan yatırımların ülkeyi 10 yılın sonunda dünyadaki gelişmiş mantık çiplerinin yaklaşık yüzde 20’sini üretme yoluna sokacağını düşündüklerini belirtti.

Yasa, yarı iletken üretimi için 52,7 milyar dolarlık desteğin yanı sıra yarı iletken fabrikalarının kurulumunu teşvik etmek için 4 yıllığına yüzde 25’lik vergi indirimini içeriyor.

Ayrıca, dün Uluslararası Para Fonu (IMF), orta vadeli büyüme beklentilerinin zayıf kalmaya devam ettiğini belirterek, ticaretin yeniden canlandırılması, yapay zekanın potansiyelinin en üst düzeye çıkarılması, borç darboğazlarının önlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele için işbirliğinin gerekli olduğunu bildirdi.

Dün ABD’de açıklanan verilere göre, yeni konut satışları, ocakta aylık bazda yüzde 1,5 artışla 661 bine çıkmasına rağmen piyasa beklentilerini karşılayamadı.

Söz konusu gelişmelerin ardından dün ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 2 baz puanlık artışla yüzde 4,28’e çıkarken, bugün önceki kapanışının hemen altında seyrediyor.

Dün yüzde 0,2 azalışla günü 2 bin 32 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, şu sıralarda yüzde 0,1 artışla 2 bin 34 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’daki gelişmeler de yakından takip edilirken, petrol fiyatlarında yaşanan oynaklık dikkati çekiyor. Dün yüzde 1 artışla günü 81,7 dolardan kapatan Brent petrolün varil fiyatı, bugün önceki kapanışın yüzde 0,1 altında 81,6 dolardan işlem görüyor.

Kripto para piyasaları tarafında ise Bitcoin 57 bin doların üzerini test ederek Aralık 2021’den bu yana en yüksek seviyesine çıkarken, söz konusu yükselişte MicroStrategy’nin 155 milyon dolarlık Bitcoin aldığına yönelik haber akışı etkili oldu. Bitcoin şu sıralarda 56 bin doların üzerinde dengelendi.

Diğer yandan, ABD’li teknoloji devlerinden Microsoft, OpenAI’nin Fransız rakibi Mistral AI ile yeni ortaklık kurduğunu duyururken, ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), süpermarket zinciri Kroger’in rakibi Albertsons’ı 24,6 milyar dolara satın almak için yaptığı anlaşmayı market fiyatlarını artıracağı gerekçesiyle engellemek için dava açtı.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,13, S&P 500 endeksi yüzde 0,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,16 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da dün Almanya hariç negatif seyir hakim oldu.

Dün Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumunda Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yıllık Raporuna ilişkin açıklamalarda bulunan ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonda düşüş sürecinin devam etmesini beklediklerini söyledi.

Avro Bölgesi’nde ekonomik faaliyetin 2023’te zayıf seyrettiğini ve büyümenin son çeyrekte durgunlaştığını anımsatan Lagarde, “Ücret artışlarının önümüzdeki çeyreklerde enflasyon dinamikleri üzerinde giderek daha önemli bir etken haline gelmesi bekleniyor.” dedi.

Öte yandan, yükseliş eğilimini üst üste 10’uncu işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen üzerinde 1,0860 seviyesinde bulunuyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,29, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,46 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,44 değer kaybederken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,02 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında karışık seyir öne çıktı.

Japonya’da bugün açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) gelecek aylarda negatif faiz politikasına son verebileceğine yönelik beklentileri artırdı.

Japonya’da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocakta yıllık yüzde 2,2 artarken, çekirdek TÜFE yüzde 2 artış gösterdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından dolar/yen paritesi yüzde 0,2 düşüşle 150,4 seviyesine kadar geriledi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 azalırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 değer kazandı.

Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,43 değer kaybıyla 9.334,13 puandan tamamlarken, gördüğü en yüksek seviye rekorunu da 9.450,48 puana taşıdı.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 31,1056’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,1400 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, bugün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’na katılmak üzere Brezilya’ya gitmesi bekleniyor.

Brezilya’nın Sao Paulo kentinde gerçekleştirilecek toplantıda, cuma gününe kadar Şimşek’in çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirmesi beklenirken, konuya ilişkin haber akışı da yatırımcıların odağında olacak.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya’da Gfk tüketici güven endeksi ile ABD’de dayanıklı mal siparişleri ve konut fiyat endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.400 ve 9.500 seviyelerinin direnç, 9.300 ve 9.200 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Almanya, mart ayı GfK tüketici güven endeksi

16.30 ABD, ocak ayı dayanıklı mal siparişleri

16.55 ABD, aralık ayı konut fiyat endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-indirimi-belirsizligiyle-temkinli-seyrediyor/feed/ 0
Sigorta sektörünün 2024’te enflasyonun üzerinde büyümesi bekleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/sigorta-sektorunun-2024te-enflasyonun-uzerinde-buyumesi-bekleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sigorta-sektorunun-2024te-enflasyonun-uzerinde-buyumesi-bekleniyor/#respond Fri, 31 May 2024 21:24:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7711 Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, “Sigorta sektöründe son 3 yılın en öngörülebilir dönemindeyiz, bu sebeple gelecek konusunda iyimseriz. Sigorta sektörünün 2024 yılında enflasyonun üzerinde büyümesini bekliyoruz.” dedi.

Türkiye Sigorta Birliği tarafından sigorta sektörü açısından 2023 yılının değerlendirildiği ve 2024 öngörülerinin paylaşıldığı basın toplantısı TSB Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Uğur Gülen, toplantıda yaptığı konuşmada, TSB’nin Türkiye’de sigortacılığın gelişmesi üzerine gelecekteki trendleri, gelecekteki riskleri okuyan, bu risklere ve trendlere uygun ürün, hizmet, öneri, politika, strateji geliştiren bir kurum olarak kendini konumlandırdığını dile getirdi.

Geçen yılı “kusursuz fırtına” olarak değerlendiren ve sigorta sektörünün son birkaç ayda daha da fazla gündeme geldiğine işaret eden Gülen, “Bu kusursuz fırtına 2021 yılının başında başladı ve 2021 yılının kasım ayındaki yeni ekonomi programının açıklanmasıyla muazzam ilerleyen bir sektör olduk.” ifadelerini kullandı.

Gülen, sigorta sektörünün maliyetini bilmeden bir ürün satma işini yaptığını belirterek, “2021 Kasım ayından sonraki şu günlere gelinceye kadar dönemde öngörülebilir bir gelecek içinden geçmedik. Gelecekte ne olduğunu, ne olacağını, enflasyonun ne kadar yükseleceğini, kurun ne olacağı konusunda en ufak bir bilginiz olmadan hareket ettik.” dedi.

Şu anda 70 aktif şirket olduğunu belirten Gülen, aktif toplamın 2022 yılında 781 milyar TL iken geçen yıl 1,4 trilyon TL’ye ulaştığını dile getirdi.

Gülen, prim üretiminin geçen yıl yüzde 7 ile enflasyonun üzerinde bir büyüme göstererek 486 milyar TL’ye ulaştığına dikkati çekerek, “Sigorta sektöründe son 3 yılın en öngörülebilir dönemindeyiz, bu sebeple gelecek konusunda iyimseriz. Sigorta sektörünün 2024 yılında enflasyonun üzerinde büyümesini bekliyoruz. Yüzde 52’lik bir büyüme beklentisi ile 740 milyar TL’ye ulaşan bir prim üretimi bekliyoruz.” diye konuştu.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS) son 20 yıllık bir başarı hikayesinin olduğunu belirten Gülen, geçen yıl BES ve OKS’de 16 milyon katılımcıya ve fon büyüklüğünde ise 756 milyar TL’ye ulaşıldığını ifade etti.

Gülen, BES ve OKS’de bu yıl sonunda katılımcı sayısının 17,6 ya da 18 milyonlara ulaşmasının beklendiğini vurgulayarak, “Fon büyüklüğünde ise 1,3 trilyona ulaşılması bekleniyor. Sigorta endüstrisi, toplam gayrisafi yurt içi hasılanın 30 katına yaklaşan yani trilyonlarla ifade edilirse 491 trilyon TL’lik teminat sağlayan aslında devasa bir endüstri.” açıklamasını yaptı.

“2024 yılı sigorta sektörü için çok daha iyi olacak diye düşünüyoruz”

Uğur Gülen, toplam prim üretiminde oto dışı ve sağlığın payların arttığını belirterek, kasko ve trafiğin toplam prim üretimdeki payının azaldığını ve kaskoda son çeyrek büyüme hızının yüzde 62 seviyelerine düştüğünü ifade etti.

Gülen, 2024 yılının sigorta sektörü için çok daha iyi olacağını kaydederek, oto dışındaki branşta son çeyrek büyümesinin yüzde 101’e sağlıkta ise yüzde 118’e yükseldiğini dile getirdi. Gülen, “Bu iki ürün grubu da gerçekten primlerin diğerlerinden çok arttığı ürün grupları. Oto dışı ve sağlıkta, neredeyse trafik kaskonun iki katı kadar bir büyüme var. Bunun da altında yatan çok temel neden maliyetlerindeki artış.” yorumunu yaptı.

Gülen, riskin dağıtılmasında çok büyük rollerinin olduğunu vurgulayarak, “Kahramanmaraş merkezli depremlerde bunu gördük. Yani 105 milyar dolarlık ekonomik hasarın 5 milyar dolarını ancak sigorta sektörü ödeyebildi. Bu yüzde 30’lara kadar çıkabilirdi. 30 milyar dolara kadarını bu sigorta sektörü çok rahat ödeyebilirdi.” dedi.

Devlete 2 milyar dolarlık bir dolaylı ve kurumlar vergisi yarattıklarını kaydeden Gülen, “Acentelere 2 milyar dolarlık bir komisyon geliri yaratıyoruz. Eksperlere 130 milyon dolarlık kaynak aktarımı yapmış sektörüz. Sektörümüzün istihdamı da 200 bin kişiye ulaşmış durumda ve bunu sadece 20 milyarlık TL’lik ödenmiş sermaye ve 125 milyarlık TL’lik öz kaynak toplamıyla yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Sanayi şirketlerinin sigorta maliyetlerindeki yükselişte varlık artışları etkili oldu”

TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar da sanayi şirketlerinin sigorta maliyetlerindeki artışında, varlık fiyatlarındaki artışların etkili olduğunu belirtti.

Yaşar, “Sanayicinin fabrika binalarının değeri arttı. İçindeki malın değerinde de artış oldu. Makinenin değerinde dövize ve enflasyona bağlı olarak artış var. Dolayısıyla varlık değerlerindeki artışı biz fiyatı yani çarpanı değiştirmediğimiz halde çarpılanı inanılmaz şekilde artırdığı için primler yükseliyor.” dedi.

Depremlerin yarattığı çok önemli bir farkındalık olduğuna işaret eden Yaşar, şunlara dikkati çekti:

“Sigorta bedellerindeki eksiklikler ortaya çıktı. Dolayısıyla, sigortalılar ve sigorta aracıları tarafından bu sigorta bedelleri yeniden düzenlendi. Buradan kaynaklanan önemli bir artış var. Bunun dışında teminatların bir kısmının eksik alındığı ortaya çıktı. Poliçeye ilave teminatlar eklendi. Buradan gelen prim artışları var. Sigortacının maliyetleri arttığı için biz de çarpanı biraz artırdık. Dolayısıyla çarpanla çarpılanın aynı anda artıyor olması fiyatların ve primlerin artmasına neden oldu. Sanayicide ise sigorta yapmaktan kaçınmak için primleri yükseltiyoruz gibi bir algı oldu. Bu ikisi arasındaki farkı iyi anlatmamız lazım.”

“TES, 2025 yılında uygulanmaya başlayacaktır”

TSB Başkan Yardımcısı Taylan Türkölmez de tamamlayıcı emeklilik sisteminin henüz adının konulmadığını ve üzerinde çalışıldığını söyledi. Türkölmez sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir uzlaşı olması gerekiyor çünkü emeklilik sistemi çok büyük bir ekosistem. Paydaşları arasında işveren ve çalışanlar olacağı için bir araya gelinip, el sıkışıp kamu ile bir yolculuğa çıkmamız gerekiyor deniyor. Çünkü bu çok kısa vadede ne sonuçları alınacak ne de kısa vadede sürecek bir yolculuk. Türkiye’nin ikinci yüzyılının geleceği için gerekli olan bir yolculuk. Tamamlayıcı emeklilik sistemi kıdem tazminatı ile ilişkili değil. Bugün tartışılan model o değil. Toplum geçmişte yaşadıklarını zihinde tuttuğu için ‘biz tamamlayıcı emeklilik sistemi için ne konuşmuştuk’ deyip sosyal medyada TES ile kıdem tazminatı gündeme geliyor. Şu anki tasarıda TSB’nin önerisi olmaması gerektiği yönünde. Orta Vadeli Program’a göre sistem yılın son çeyreğinde yürürlüğe girecektir. Uygulaması ise 2025 yılında başlayacaktır.”

“Trafik branşında önce yarı esnek tarifeye geçilmeli”

TSB Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Ölken ise trafik fiyatlamasını etkileyen birçok başlığın olduğunu ve araç bedelleri, yedek parça maliyetleri, işçilik maliyetlerinin bu başlıkların başında yer aldığını dile getirdi.

Ölken, “Asgari ücrete gelen her zam geriye dönük maliyet oluşturuyor. Sektör kar etmek peşinde değil, önceliğimiz sürdürülebilir fiyatlama.” diye konuştu.

Sigorta aracıları teknik platformuna entegre olmak için şirketlerin teknik olarak çalıştığını söyleyen Ölken, “Bizim yolumuz önce yarı esnek sonra serbest tarifedir. 17 bin acentenin farklı yerlerde farklı şeyler denemesi, sigortacılığı yeniden tanımlayamayız. Biz platforma alışamadık. Çok alışacak gibi bir ihtimalimiz yok. Zaten yürürlükte arzı kontrol eden bir kaçınma genelgesi var.” yorumunu yaptı.

Ölken sözlerini şöyle tamamladı:

“Platformun amacına ulaşmadığı kanaatindeyim. Rakamlar da onu gösteriyor. Sabah üretimdeki orana baktığımızda binde 4 gibi bir pay var. Konvansiyonel yollarla aslında poliçeleşme devam ediyor. Dolayısıyla platform burada duracaktır ama yolumuzun serbest tarife olması gerekmektedir.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sigorta-sektorunun-2024te-enflasyonun-uzerinde-buyumesi-bekleniyor/feed/ 0
BTSO Akademi, Vergi Usul Kanununa Göre Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Eğitimi Düzenledi https://www.kanal7haber.com.tr/btso-akademi-vergi-usul-kanununa-gore-enflasyon-muhasebesi-uygulamasi-egitimi-duzenledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/btso-akademi-vergi-usul-kanununa-gore-enflasyon-muhasebesi-uygulamasi-egitimi-duzenledi/#respond Wed, 29 May 2024 21:27:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7652 Bursa iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu BTSO Akademi projesi çerçevesinde, Bursa Yeminli Mali Müşavirler (YMM) Odası iş birliğinde ‘Vergi Usul Kanununa Göre Enflasyon Muhasebesi Uygulaması’ eğitimi düzenlendi. Yeminli Mali Müşavir Abdullah Kiraz’ın sunumuyla gerçekleştirilen eğitime iş dünyası temsilcileri büyük ilgi gösterdi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), iş dünyasına dönük eğitim programlarına ara vermeden devam ediyor. Enflasyon düzeltmesine ilişkin mefhuma dair çerçeve ve uygulama prensiplerine yönelik farkındalık oluşturmayı hedefleyen ‘Vergi Usul Kanununa Göre Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Eğitimi’, BTSO Hizmet Binası’nda düzenlendi. BTSO Akademi ve Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası iş birliğinde gerçekleştirilen programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Bursa Vergi Dairesi Başkanı Hüseyin Erol, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı İhsan Akar ile çok sayıda iş dünyası temsilcisi katıldı.

BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye ekonomisinin ve üretim şartlarının tüm dünya ile birlikte çetin sınavlardan geçtiği bir dönemde olduklarını kaydetti. Mevcut durumda iş dünyası için en önemli stres kaynağının enflasyon olduğuna dikkati çeken Batmaz, “Ülke olarak enflasyonla mücadeleyi mutlaka kazanmamız gerekiyor. Ekonomi yönetimimiz yüksek enflasyonla mücadeleyi önceleyen bir politika belirlemiş durumda. Enflasyonu kalıcı olarak tek haneye çekme hedefine ilerlerken, ekonomik aktivitenin de devam etmesi büyük önem taşıyor” dedi.

“BTSO Akademi eğitimleri farkındalığı artırıyor”

Enflasyonun finansal verilerde de bozulmalara yol açtığını kaydeden Batmaz, bunun giderilmesi hedefiyle enflasyon düzeltmesi uygulamasının yeniden gündeme geldiğini ifade etti. İş dünyasının beklentileri doğrultusunda enflasyon muhasebesine geçiş için hazırlıkların sürdüğünü kaydeden Batmaz, “Uygulamaya yönelik gerek iş dünyamızın gerekse de meslek mensuplarımızın merak ettiği birçok husus var. BTSO Akademi projesi kapsamında, TÜRMOB Genel Başkan Danışmanı Yeminli Mali Müşavir Abdullah Kiraz’ın katılımıyla düzenlediğimiz eğitimin bu anlamda bilgilerimizin tazelenmesi açısından faydalı olacağına inanıyorum” diye konuştu.

“Finansal tablolar faaliyet sonuçlarını gerçeğe uygun yansıtmıyor”

Bursa YMM Odası Başkanı İhsan Akar, yüksek enflasyonlu ekonomilerde tarihi maliyet esasına dayalı muhasebe sistemlerinden elde edilen finansal tablolardaki bilgilerin işletmelerin finansal durumunu ve faaliyet sonuçlarını doğru ve gerçeğe uygun olarak yansıtmadığını ifade etti. Akar, “Enflasyon dönemlerinde, alınan vergiler gerçek kar veya kazanç yerine sermaye üzerinden alınan vergiye dönüşerek işletmelerin öz sermayelerinin azalmasına neden olmaktadır. Bu durumu önlemek için Vergi Usul Kanununun 298. maddesinde finansal tabloların fiyat hareketlerine göre enflasyon düzeltmesine yönelik bir düzenleme yapıldı. Bu seminerde meslek mensupları ve uygulayıcılara enflasyon düzeltmesinin detayları hakkında bilgi vermeyi amaçladık” dedi.

Uygulamaya ilişkin merak edilenler yanıtlandı

TÜRMOB Genel Başkan danışmanı YMM Abdullah Kiraz ise eğitimde Vergi Usul Kanunu uyarınca enflasyon muhasebesine hangi mükelleflerin dahil olduğu, enflasyon muhasebesinin işletmelerin bilançoları üzerine etkileri, enflasyon düzeltmesinin bilanço kalemlerine nasıl uygulanması gerektiği, 2024 yılında kurumlar vergisi matrahına etkisi, uygulamada tereddüt edilen konulara ilişkin bilgilendirmede bulundu. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/btso-akademi-vergi-usul-kanununa-gore-enflasyon-muhasebesi-uygulamasi-egitimi-duzenledi/feed/ 0
Açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı! Sirkeci-Kazlıçeşme hattı 15 gün ücretsiz olacak https://www.kanal7haber.com.tr/acilisini-cumhurbaskani-erdogan-yapti-sirkeci-kazlicesme-hatti-15-gun-ucretsiz-olacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/acilisini-cumhurbaskani-erdogan-yapti-sirkeci-kazlicesme-hatti-15-gun-ucretsiz-olacak/#respond Wed, 29 May 2024 21:21:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7651 Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem hattı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla açıldı. Erdoğan açılış töreninde hattın 15 gün boyunca ücretsiz kullanılacağını duyurdu. Hizmete giren 8 istasyonlu raylı sistemle Sirkeci ile Kazlıçeşme arası 20 dakikada seyahat edilebilecek.

“İSTANBUL ÇÖP ÇUKUR ÇAMURDAN KURTULMAK İÇİN BİZİ SEÇTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistemin açılışında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini hatırlatarak “1994’te göreve geldiğimizde İstanbul neydi? Çöp, çukur, çamur. Öyle mi? Kim vardı iktidarda? CHP yani şu andakinin büyükleri. Peki İstanbul bize niye devredildi? Bütün bu pisliklerden kurtulmak için.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın açılış töreninde yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle:

“Bugün amacımızı gerçekleştirmenin sevincini yaşıyoruz. Projemiz kapsamında 7,3 kilometre yaya yolu, 7,3 kilometre bisiklet yolu, 122 bin 550 metre kare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan ile 14 adet yaya geçidi ve 13 adet kara yolu geçidi yer alıyor. Projemizle sadece demir yolu inşası yapmayıp ayrıca çevrede yaşayan insanların konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz. Ecdat yadigarı tescilli durakları, sanat tarihçileri, mimarlar, arkeologlar bütün bunların nezaretinde ve kurul kararları doğrultusunda restore ettik.

Cerrahpaşa ve Samatya hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durağı da mevcut hatta ilave ettik. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattının önümüzdeki 30 yıllık süreçte ekonomiye toplam katkısının 785 milyon avro olacağını hesaplıyoruz. Yeni nesil ulaşım projelerimizin en güzel örneklerinden birini teşkil eden Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattının ülkemize, şehrimize, ilçemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

“CHP ZİHNİYETİNİN HAKARET ETTİĞİ ECDAT”

Bugün yeni tasarımıyla, yeni çehresiyle hizmete sunduğumuz bu hattın çok ibretlik bir hikayesi vardır. Hattın ilk bölümü 1871 yılında Yedikule Küçükçekmece arasında resmen hizmete girer. Ancak Yedikule’deki başlangıç istasyonu şehrin iş merkezi olan Eminönü bölgesinden çok uzakta kalır. Bunun üzerine hattın iş merkezi olan Sirkeci’ye kadar uzatılması istenin. Ancak hattın Topkapı Sarayı’nın sahil kesiminden geçecek olması ve güzergah üzerindeki sahil köşkleri sebebiyle bir tereddüt yaşanıyor. Durum Sultan Abdülaziz’e anlatıldığında, Sultan tarihe geçecek şu sözleri ifade eder; Memleketime tren yolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin razıyım der. Ecdat söz konusu vatana, millete, devlete hizmet olunca meseleye daima bu zaviyeden bakmıştır. CHP zihniyetinin hakaret ettiği, husumet beslediği, fırsatını buldukça düşmanlık sergilemekten çekinmediği ecdadın tavrı işte budur. Yeter ki, bu yapılsın sırtımdan geçsin.

Bakınız biz yaklaşık yarım asırdır siyaset yoluyla ülkemize hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz. Bugüne kadar aziz milletimizin takdiriyle pek çok göreve geldik. Bundan 30 sene önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak devraldığımız sorumluluğu daha sonra başbakan ve cumhurbaşkanı sıfatıyla taşımayı sürdürdük. Gençler bilmeyebilir ama anne babalar bilir. Şöyle bir hafıza kaydımızı tazeleyelim. Hatırlayın, 1994’te göreve geldiğimizde İstanbul neydi? Çöp, çukur, çamur. Öyle mi? Kim vardı iktidarda? CHP yani şu andakinin büyükleri. Peki İstanbul bize niye devredildi? Bütün bu pisliklerden kurtulmak için.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/acilisini-cumhurbaskani-erdogan-yapti-sirkeci-kazlicesme-hatti-15-gun-ucretsiz-olacak/feed/ 0
Ramazan pidesi fiyatları açıklandı: İstanbul, Ankara ve Antalya’da 250 gram pide 15 liradan satılacak https://www.kanal7haber.com.tr/ramazan-pidesi-fiyatlari-aciklandi-istanbul-ankara-ve-antalyada-250-gram-pide-15-liradan-satilacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/ramazan-pidesi-fiyatlari-aciklandi-istanbul-ankara-ve-antalyada-250-gram-pide-15-liradan-satilacak/#respond Wed, 29 May 2024 21:15:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7647 Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, ” İstanbul, Ankara ve Antalya’da 250 gram Ramazan pidesi 15 liradan satılacak” dedi.

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, Ramazan ayı boyunca satılacak ramazan pidesi fiyatlarını açıkladı. Balcı, Federasyonun Genel Merkezinde yaptığı konuşmada Türkiye genelinde iller bazında uygulanması düşünülen Ramazan pidesi ve ekmek fiyatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Balcı ülke genelinde pidenin kilogram fiyatının 60 lira geçemeyeceğini dile getirirken geçen yıl Türkiye’de pidenin kilogram fiyatının azami 33 buçuk lira olduğunu ifade etti.

“Türkiye’nin hiçbir yerinde pidenin kilogram fiyatı 60 liranın üzerinde olmayacak”

Balcı geçen yıl un fiyatının 360 lira seviyesinde olduğunu bu yıl ise 800 lira bandında çıktığını hatırlatarak, “Undaki artışın yüzde 110 olduğunu görüyoruz. Geçen sene tüm Türkiye’de uygulanan tek pide fiyatı ise 33 buçuk lira. Bu sene odalarımızla yapmış olduğumuz genelge ve görüşmeler neticesinde azami kilogram fiyatı 60 lira olacak. Dolayısıyla geçen sene 33 buçuk lira olan pide fiyatı bu sene 60 lira olarak uyguladığımızda yüzde 80 artış olduğunu görüyoruz. Giderlerimize baktığımızda yüzde 100’ün üzerinde bir artış varken yüzde 80 artışın vatandaşlarımızın da makul karşılayacağını ümit ediyorum. Ankara ilinde 250 gram Ramazan pidesi 15 liradan satılacak. Yine Antalya’da 250 gram pide 15 lira. İstanbul’da da 250 gram pide 15 lira. Fakat her ilçede ve her ilde odalarımız kendi maliyet hesabını yaparak ilgili olan esnaf odaları birliğinden fiyat alacak. Dolayısıyla o coğrafi yapıya göre vatandaşımızın arzusuna göre değişik gram ve fiyatlarla pide üretilecektir. Ama Türkiye’de hiçbir yerinde kilogramı 60 liranın üzerinde olmayacak. İstanbul’da bir yerde veya herhangi bir işletmede 250 gram 15 liraya satılırken aynı şekilde iki 330 gram pide 20 liradan satılabilecek. Geçen senenin oranlarına baktığımızda aradaki farkın yüzde 80 olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

2002 yılında asgari ücret alan biri 920 adet ekmek alınırken 2024 yılında bu sayı 2 bin 125

Ekmek fiyatlarını da değerlendiren Balcı, “2023 yılında asgari ücret 8 bin 506 lira 6 kuruş iken 2024 yılında asgari ücret 17 bin 2 lira olmasıyla birlikte asgari ücrette yüzde 100 artış olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde un fiyatı 380 liradan 700 lira bandına geldiğinde yüzde 84 bir artış var un fiyatında. İşletme giderlerimiz 4 bin 500 lirayken 7 bin lira bandına geldiğinde yüzde 55 bir artış söz konusu. 2023 yılında ekmeğin kilogram fiyatı 35 buçuk lirayken 2024 yılında ekmeğin ocak ayında kilogram fiyatı 40 lira. Ekmekteki artışında yüzde 14 ile sınırlı kaldığını görüyoruz. Bütün bunları değerlendirdiğimizde bakacak olursak 2002 yılında asgari ücret 184 lirayken bir kilogram ekmek 1 liraymış. Yani 184 kilo ekmek alıyorsunuz. Bu da 200 gram üzerinden 920 adet ekmek yapıyor. 2002 yılında asgari ücret alan vatandaşımız aldığı asgari ücretle 920 adet ekmek alıyor. 2024 yılında asgari ücretin 17 bin 2 lira olduğunu düşünecek olursak, ekmeğin kilogramı 40 lira olduğunda 425 kilogram ekmek alınıyor. 200 gram üzerinden baktığımızda 2 bin 125 adet ekmek almış oluyoruz. Yani 2002 yılında 920 adet ekmek alınırken asgari ücretle, bugünkü asgari ücretle 2 bin 125 adet ekmek almış oluyoruz. Aradaki ekmek farkı da bin 205. Dolayısıyla burada ekmek fiyatının çok makul olduğunu görmek mümkün” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ramazan-pidesi-fiyatlari-aciklandi-istanbul-ankara-ve-antalyada-250-gram-pide-15-liradan-satilacak/feed/ 0
Manisa Büyükşehir Belediyesi, Gördes’teki Çiftçilere Gübre Desteği Sağladı https://www.kanal7haber.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-gordesteki-ciftcilere-gubre-destegi-sagladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-gordesteki-ciftcilere-gubre-destegi-sagladi/#respond Tue, 28 May 2024 21:51:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7639 Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Gördes’te çiftçilerle buluştu. Manisa Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı gübre desteği kapsamında 1004 üreticiye 230 ton gübrenin törenle teslim edildiği buluşmada Başkan Ergün, desteklerinin devam edeceğini söyledi.

Manisa Büyükşehir Belediyesinin üreticilere yönelik gübre desteği programı, Gördes ilçesiyle devam etti. Düzenlenen törenle Gördesli 1004 üreticiye toplam 230 ton gübre teslim edildi.

Toplamda 3150 ton gübre desteği

Üreticilere yönelik desteklerinin devam ettiğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Bizler, çiftçimizi her zaman başımızın tacı bildik. Üretken belediyecilik anlayışımızla Manisa’mızın büyükşehir olmasından bu yana tarımsal ve kırsal kalkınmaya çok büyük ve önemli desteklerimiz oldu. Yalnızca geçtiğimiz yıl, çiftçimize bütçemizden 150 milyon lira gibi bedel ayırdık. 2024 yılı desteklemelerimiz kapsamında Manisa genelinde başlattığımız 1.850 ton gübre dağıtım törenlerine bugün Gördes ilçemizde devam ediyoruz. Gübre desteğimiz, 2022 ve 2023 yıllarında toplam 1.300 tondu. Bu yılki 1.850 ton desteğimizi dahil ettiğimizde toplamda 3.150 ton gübre dağıtımı gerçekleştirmiş olacağız. Rabbim, bereketli ürünler versin inşallah” dedi.

Gördesli üreticilere 9 milyon 435 bin TL’lik destek

Gördes’te tarımsal ve kısal kalkınmaya yönelik destekleri anlatan Başkan Ergün, “Gübre desteğimizin yanı sıra Gördes ilçemize; 57 adet Sera, 62 Ton Hububat ve Yem Bitkisi Tohumu, 88 Bin 630 adet Meyve Fidanı, 13 Bin 550 Adet Plastik Kasa, 9 Bin 100 Adet Plastik Sepet, 1.780 adet Zeytin Toplama Örtüsü ve Üzüm Sergi Bezi, 71 adet Damızlık Koç ve Teke, 20 Adet Tarım Makinesi, 2 Adet Taral Doldurma Tesisi, 32 Adet Hayvan İçme Suyu Göleti Yapımı, 72 Adet Hayvan İçme Suyu Göleti Temizliği, Sulama kooperatiflerine 3 Bin 604 metre PVC boru desteği gibi çok sayıda hizmeti çiftçimize sunduk. Tüm bu saydıklarımla birlikte Gördesli çiftçilerimize bugüne kadar Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak 9 milyon 435 bin lirayı bulan desteğimiz oldu” dedi.

10 milyon TL’lik tarım makinesi geliyor

Çiftçiye desteklerinin hiç bitmeyeceğini ifade eden Başkan Ergün, “Biraz sonra 24 milyon 50 bin liralık bir bütçe ayırdığımız, toplamda 1.004 üreticimizin yararlanacağı 230 ton gübrenin teslimini yapacağız. Yüzde 50 Büyükşehir Belediyemiz hibe desteğiyle sağlayacağımız bu katkının çiftçimize önemli bir can suyu olacağına inanıyorum. Desteğimiz bununla sınırlı kalmayacak. Büyükşehir, her zaman çiftçisinin yanında olacak. Bundan emin olunuz. Tarım Makineleri Parkı Projemiz kapsamında yeni makine ve ekipman alım sürecini başlattık. Ayrıca mahallelerimiz ve kadın kooperatiflerimiz için yaklaşık 10 milyon liralık bir destekleme yapacağız” diye konuştu.

Koç desteği, sağım hijyen seti ve arıcılık destekleri

Yeni dönem desteklerinin devam ettiğini belirten Başkan Ergün, “İl Tarım Müdürlüğümüz işbirliğiyle yaptığımız projelerden olan Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinde Sürü İyileştirme Projemiz kapsamında, hayvan yetiştiricilerimize bu yıl 250 koç desteği sağlayacağız. Bununla ilgili başvuruları da almaya başladık. Bunun yanı sıra arı üreticilerimize desteklerimiz de devam ediyor. Bu kapsamda ‘Arıcılarımıza Kovan Desteği’ başvurularını da almaya başlamıştık. 2 bin kovan desteği yapacağımızı duyurmamızın ardından gelen yoğun talep üzerine bu desteğimizi de 5 bin kovana çıkardık. Büyükbaş hayvan yetiştiricilerimize yönelik 3 bin adet sağım hijyen setlerinin dağıtımına da başladık” dedi.

“Ürününüz bol, kazancınız bereketli olsun”

Destekleme projelerine katkı verenlere teşekkür eden Başkan Ergün, konuşmasını şöyle tamamladı: “Köylü Milletin Efendisidir” ilkesiyle ve üretken belediyecilik anlayışımızla üreticilerimizin gelirlerini arttırmaya yönelik hizmetlerimiz devam edecek. Tüm üreticilerimize bol kazançlı ve bereketli sezonlar diliyorum. Tarımsal ve kırsal kalkınmaya yönelik projelerimizde her zaman bizlerle işbirliği içinde olan İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüze de huzurlarınızda şahsım ve hemşerilerim adına teşekkür ediyorum. Bu duygularla bir kez daha hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyor, gübre desteğimizin tüm çiftçi kardeşlerimize faydalı olmasını temenni ediyorum. Ürününüz bol, kazancınız bereketli olsun.”

Başkan Akyol ve çiftçilerden Başkan Ergün’e teşekkür

Başkan Ergün’ün konuşmasının ardından Gördes Belediye Başkanı Muhammet Akyol da, üreticiye yapılan destekler nedeniyle Başkan Ergün’e teşekkür etti. Konuşmaların ardından üreticilere gübreleri teslim edildi. Gübrelerini Başkan Ergün’ün elinden teslim alan Gördesli üreticiler, teşekkür etti. – MANİSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/manisa-buyuksehir-belediyesi-gordesteki-ciftcilere-gubre-destegi-sagladi/feed/ 0
Enflasyon Mücadelesinde Maliye Politikasının Eksikliği https://www.kanal7haber.com.tr/enflasyon-mucadelesinde-maliye-politikasinin-eksikligi/ https://www.kanal7haber.com.tr/enflasyon-mucadelesinde-maliye-politikasinin-eksikligi/#respond Tue, 28 May 2024 21:39:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7631 Faiz oranın sabit tutulması ile 31 Mart seçimleri sonrası ekonomik beklentiler merak konusu oldu. Ekonomist Doç. Dr. Atilla Çifter, yaptığı değerlendirmede mevcut tabloda yüzde 50’nin altında bir yılsonu enflasyonun gözükmediğine değindi. Bunun en önemli nedenini enflasyon mücadelesinin sadece para politikasına yüklenmesine bağladı.

Maliye politikası tarafında bir enflasyon mücadelesi olmadığını belirten Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ekonomist Doç. Dr. Atilla Çifter, “Mehmet Şimşek atandığı zaman lüks ve gereksiz harcamaların kısılması gerektiğini söyledi. Ama bu gerçekleşmedi. Ocak ayında da bütçe dengesi eksi 150 milyar lira bir açık verdi. Dolayısıyla piyasa yüzde 42’ler seviyesinde bir enflasyon beklemesine rağmen Merkez Bankası beklentiyi yüzde 36’da tutuyor” dedi.

“Eksik makroekonomi politikasıyla enflasyon hedefinin sağlanması zor görünüyor”

Enflasyonun öncelikli kaynağının maliyet tarafında olduğuna işaret eden Doç. Dr. Atilla Çifter, “Şu anda baz etkisine güveniliyor. Mayıs’ta zirve yapıp ardından aşağı doğru gelmesinden bahsediyoruz. Yılın ortasından sonra kısa bir süre baz etkisiyle enflasyon düşecek. Ancak eksik makroekonomi politikasıyla enflasyon hedefinin sağlanması zor görünüyor. Yüzde 50’nin altında bir oranın TÜİK’in açıkladığı TÜFE’de pek mümkün gözükmüyor” değerlendirmesini yaptı.

“Piyasa, makro modelle karar almıyor”

Doç. Dr. Atilla Çifter, enflasyon beklentilerindeki bu ciddi sapmaların piyasanın tam olarak bir makro modelle karar almamasına bağlıyor. Çifter, “Piyasa ne beklenmesi istiyorsa onun kararını alıyor. Örneğin tüketiciye; ‘hissettiğiniz enflasyon nedir, beklediğiniz enflasyon nedir’ diye sorduğunuzda, tüketicinin beklediği enflasyonun gerçek enflasyona yakın bir oran çıkıyor. Bu piyasanın öngörüyse hiç tutmuyor” dedi. Dünyada ise makro modellerle öngörüler yapıldığını ve buna göre olması gerekenin ne olduğunu söylediğini kaydetti.

1 Nisan itibariyle ne olacak

Seçimlerin ardından 1 Nisan itibariyle ertelenen kemer sıkma politikasının devreye alınacağına ilişkin bir beklenti olduğunu dile getiren Çifter, bunun Mehmet Şimşek’in açıklamaları üzerinde oluştuğunu ifade etti. Çifter, “Ekonomi yönetimi bütçe tutturmak yerine vergilendirme, kredi kartı ve diğer harcamalar üzerinden talebi kısmaya yönelik bir adım atabilir. Bu da enflasyonu baskılayan bir etki ortaya çıkarır” açıklaması yaptı.

Ancak bu yöntemin yükü halka yüklediği izlenimi verdiğini söyleyerek “Haziran ayında Hafize Gaye Erkan’ın atanması ile yaklaşık olarak 7-8 aylık sürede yapılan faiz artışının dışında döviz kurunun tekrar sıkılmaya devam etmesi de bir nevi kontrollü kur görüntü veriyor” şeklinde konuştu.

“Çözüm, doğru makro politikalara dönmek”

Türkiye’de 2002′ den itibaren döviz kurunun serbest piyasada belirlendiğini hatırlatan Çifter, 2018’den itibaren ise döviz kurunu tutarak enflasyonla mücadele etme anlayışı olduğunu söyledi. Bu dönemde uygulanan makro politikaların hatalı olduğuna dikkat çeken Çifter, “Makro denge ve döviz kurunun daha yüksek olması gerekiyor. Yani Türk lirasının normalde makro denge seviyesi şu anda 31’in çok çok üzerinde” dedi.

Çözümün ise doğru makro politikalara dönmek olduğunun söyleyen Çifter, önerilerini şöyle dile getirdi:

“Hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü ve demokrasi anlayışının Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecindeki gibi işletilmesi. Yani dış kaynak çekecek adımların bir an önce atılması. Buna rağmen enflasyon mücadelesine, maliye politikası olmadan sadece döviz kurunu belli bir bantta tutarak devam edilirse gerilme ve kurda şok artış yaşanabilir.” – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enflasyon-mucadelesinde-maliye-politikasinin-eksikligi/feed/ 0
Kahverengi Kokarcalara Karşı Doğru Mücadele Şart https://www.kanal7haber.com.tr/kahverengi-kokarcalara-karsi-dogru-mucadele-sart/ https://www.kanal7haber.com.tr/kahverengi-kokarcalara-karsi-dogru-mucadele-sart/#respond Tue, 28 May 2024 21:18:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7623 Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık ve diğer tarım ürünlerine ciddi zarar veren kahverengi kokarcalar ile doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerektiğini belirterek, “Şu anda kahverengi kokarcanın istediği bir kış mevsiminde yaşıyoruz. Bu günlerde havalar ısındıkça az da olsa meydana çıkmaya başladı. Bizim sezondaki ürünlerimizi kurtarmamız için muhakkak zamanlamayı, ilaç dozlarını ve ne zaman ne kadar atılacağı konusunda ciddi bir mücadele yapmamız lazım” dedi.

Fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren, insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmayan kahverengi kokarca, kış mevsiminin sıcak geçmesinden dolayı yeniden görülmeye başladı. Ordu’da özellikle Fatsa ve Perşembe ilçelerinin yanı sıra Altınordu, Ünye ve Gülyalı ilçesinde görülen kokarcalar ile mücadele devam ederken, görüldüğü yerde imha edilmesi gerektiği belirtiliyor. Bir yıl ömrü olan ve çok hızlı bir şekilde çoğalan kokarca ile etkili bir mücadele yapılması gerektiği belirtiliyor.

“Kokarcanın istediği bir kış mevsimini yaşıyoruz”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, özellikle sahil kesimlerinde sonbahar mevsiminde kahverengi kokarcada büyük bir görülme olduğunu söyledi. O süreçten sonra kışlıklarını geçirmek için evlerin çatıları, ahırlar, samanlıklar ve bahçelerin belirli bölgelerinde kahverengi kokarca görüldüğünü ifade eden Soydan, “Bu süreçte kış mevsimi de olmadı, şuanda kahverengi kokarcanın istediği bir kış mevsiminde yaşıyoruz. Bu günlerde havalar ısındıkça az da olsa meydana çıkmaya başladı. Şuanda özellikle nisan aylarında hava sıcaklıkları 20 dereceleri bulduğu zaman kokarcalar bahçelere dönecektir. Bahçelere döndüğü zaman ise fındık başta olmak üzere meyve ve sebzelere zarar verecektir” diye konuştu.

“Doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerekiyor”

Soydan, kahverengi kokarca ile ilgili doğru zamanda ve doğru mücadelenin önemli olduğunu ifade ederek, “Bununla ilgili vatandaşlar tarafından evlerde kısmi bir ilaçla yapıldı ancak bunlar yeterli olmadı. Bizim sezondaki ürünlerimizi kurtarmamız için muhakkak zamanlamayı, ilaç dozlarını ve ne zaman ne kadar atılacağı konusunda ciddi bir mücadele yapmamız lazım. Bununla ilgili ziraat odalarımız ve tarım müdürlüklerimiz ilaç atma süreleri ile ilgili çiftçilere bilgiler verecek. Tabi genel olarak bakanlığın bir çalışmasının olup-olmayacağı şu anda net değil. Bununla ilgili muhakkak herkesin bahçesinde toplu mücadele yapması gerekiyor. Bunları yaparken de çiftçilerimiz bilgiler alarak mücadele yürütürse daha isabetli olacak. Süreçte ziraat odalarımız, tarım müdürlüklerimiz ve çiftçilerimiz bu işe dört elle sarılmak zorundayız, fındığımızı kahverengi kokarcaya yedirmememiz gerekir” ifadelerine yer verdi.

“Çok hızlı bir çoğalma süreci var”

Kahverengi kokarcaların hava sıcaklıklarının artması ile daha çok görüleceğini belirten Soydan, kokarcaların 300 kata kadar çoğaldıklarını belirterek, “Çok hızlı bir çoğalma süreci var. Onun için çok mücadele gerekiyor. Bir de bu aylarda uzun süre beslenme ile ilgili problemleri de yok, onun için evlerin çatılarında hiç beslenmeden kışlıklarını geçiriyorlar. Bir yumurtadan 250-300 tane kokarca çıkabiliyor, görüldüğü yerde kesinlikle yok edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. – ORDU

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kahverengi-kokarcalara-karsi-dogru-mucadele-sart/feed/ 0
Elazığ’da taksiciler akaryakıt fiyatlarından şikayetçi https://www.kanal7haber.com.tr/elazigda-taksiciler-akaryakit-fiyatlarindan-sikayetci/ https://www.kanal7haber.com.tr/elazigda-taksiciler-akaryakit-fiyatlarindan-sikayetci/#respond Tue, 28 May 2024 21:06:47 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7621

Elazığ’da taksici esnafı, akaryakıt fiyatlarına tepki gösterdi. Nihat Özdemir, “Mazot fiyatları belimizi büküyor. Ülkenin bel direği mazot. Mazottan dolayı bazı arkadaşlarımız işi bırakıyor. İşleri iyi olmayan kenar köşe duraklarda çalışan arkadaşlarımız var. Öyle arkadaşlarımız var ki siftah yapmadan evlerine gidiyorlar mazot pahalı olduğu için” dedi. Emekli maaşı yetmediği için 4 ay önce taksicilik yapmaya başlayan Sedat Kafdağlı ise “İşlerimiz devamlı düşüyor. Ben 4 ay önce günde 5-6 işe giderken şimdi ancak 2 işe gidebiliyorum. Müşteri yok. Gelen müşteri de pazarlık yapıyor” diye konuştu.

Elazığ’da taksici esnafı artan akaryakıt fiyatlarından dolayı iş yapamaz hale geldiklerini söyledi. Sürekli artan fiyatlar karşısında gelir gider dengesi sağlayamadıklarını belirten taksiciler, mazot fiyatlarının sabit kalması gerektiğini ifade ettiler.

“MAZOT FİYATLARI BELİMİZİ BÜKTÜ”

Nihat Özdemir, şunları söyledi:

“Mazot bizi çok etkilemiş. 20 yıllık şoförüm, mazottan dolayı çok sıkıntı çekiyoruz. Müşterimiz azaldı. Ne yapacağız bilmiyoruz. Mazot fiyatlarının düşmesini istiyoruz. Sadece taksici için değil, köylü için de geçerli, otobüs için de geçerli, minibüs için de geçerli. Mazot fiyatları belimizi büküyor. Ülkenin bel direği mazot. Mazottan dolayı bazı arkadaşlarımız işi bırakıyor. İşleri iyi olmayan kenar köşe duraklarda çalışan arkadaşlarımız var. Öyle arkadaşlarımız var ki siftah yapmadan evlerine gidiyorlar mazot pahalı olduğu için. Taksi fiyatları indi bindi ücretleri İstanbul ile aynı. İndi bindi 90 lira, açılış 30 lira, kilometrede 26 lira atıyor ama bunu mecburiyetten yapıyoruz.

“10 BİN LİRA MAAŞ ALAN BİRİSİ NASIL TAKSİYE BİNSİN?”

Mazot pahalı olduğu için vatandaşa da hak veriyoruz. Biz de haklıyız vatanda da haklı. Öyle insan var ki 10 bin lira emekli maaşı alıyor. 10 bin lira alan insan nasıl taksiye binsin? Mazot sabit kalsa biz de fiyatı sabit bırakacağız. Bu hükümet başa geleli beri insanlar perperişan. İlk bir dönem çok iyiydi. Ben kötü bir şey söylemiyorum. Ben geldim burada çalışayım ki evime ekmek götüreyim. Doğruları konuşuyorum. Adam zammı vermiş mazota. Neden; insanlar mecburen alacak. Mazota zam, sigaraya zam, içkiye zam, gıdaya zam. Her şeye zam. İnsanlar aç kalacak yoksa. Mecburen alıyorlar çünkü günümüzde her şey mazotla dönüyor. İnsanlara yazık günah. İnsanları kandırıyorlar, seçimden seçime geliyorlar; ‘bize oy verin düzelecek’ diyorlar. İnsanlar da veriyor oylarını. Seçim bitiyor. İnsan sonra başlıyorlar zamlara.”

“GELİR GİDER DENGEMİZ ALT ÜST DURUMDA”

Feramuz Çiftçi ise şunları söyledi:

“Akaryakıta gelen zamlar bizi bayağı etkiledi. Bütün taksicileri etkiledi. İşlerimiz düştü. İş yok güç yok. Arabaların parçaları pahalı. Sanayiye gidiyoruz. Giderlerin altından çıkamıyoruz. Geçim sıkıntısı bayağı zorlaştı. Hayat şartları zorlaştı. Nasıl anlatayım, geçim zorlaştı bir ekmek 8 lira oldu. Bu devirde kıt kanaat geçiniyoruz. Gelir gider dengemiz alt üst durumda. Araç muayeneleri yine öyle. Kazancımız alacağımızı karşılamıyor bu durumda. Alacağımız araba parçalarını karşılamıyor.”

“EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNEMEDİĞİM İÇİN TAKSİCİLİĞE BAŞLADIM”

Sedat Kafdağlı da şöyle konuştu:

“Ben 4 aydır çalışıyorum. İşlerimiz devamlı düşüyor. Ben 4 ay önce günde 5-6 işe giderken şimdi ancak 2 işe gidebiliyorum. Müşteri yok. Gelen müşteri de pazarlık yapıyor. Müşteri sıkıntımız var. Zaten müşteri de yok. Mazot fiyatları en büyük sıkıntımız. Günden güne artıyor. Bir aldığımız yakıtı ikinci gün alamıyoruz. Depoyu dolduramıyoruz. Bayağı etkileniyoruz. Derdimiz sadece yakıt da değil her şeye zam geldi. Çok sıkışık durumdayız. Yapacak bir şeyimiz yok. Emekliyim, emekli maaşıyla geçinemediğim için taksicilik yapıyorum.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/elazigda-taksiciler-akaryakit-fiyatlarindan-sikayetci/feed/ 0 Şanlıurfa’dan ülke ekonomisine 100 milyon dolar destek https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfadan-ulke-ekonomisine-100-milyon-dolar-destek/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfadan-ulke-ekonomisine-100-milyon-dolar-destek/#respond Tue, 28 May 2024 21:03:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7619 Şanlıurfa’dan ülke ekonomisine 100 milyon dolar destek

Şanlıurfa’da yılda 20 bin ton balık üretiliyor

Şanlıurfa’dan dünyaya balık ihracatı

ŞANLIURFA – Şanlıurfa’nın Birecik, Bozova, Hilvan ve Siverek ilçesinde bulunan tesislerde üretilen 20 bin ton balık, dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor. Üretilen balıklarla, ülke ekonomisine yılda 100 milyon dolar destek sağlanıyor.

Atatürk Barajının Şanlıurfa’nın Birecik ilçesi kıyısı ile Bozova, Hilvan ve Siverek ilçelerinde yaklaşık 40 tesiste üretilen 20 bin ton sazan, şabut ve somon balığı, başta Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor ayrıca dünyanın birçok ülkesine de ihraç ediliyor.

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak adlandırılan Şanlıurfa’da, balık üretimi de gün geçtikçe artıyor. Atatürk Baraj Gölünün Şanlıurfa’nın Bozova ve Hilvan ilçeleri ile Fırat Nehri kenarındaki Birecik ilçesinde yaklaşık 40 tesiste alabalık üretiliyor. Havzada üretilen yaklaşık 20 bin ton balık, başta Karadeniz bölgesi olmak üzere Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor. Üretilen balıklar, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın da birçok ülkesine ihraç ediliyor. Üretilen balıklarla, ülke ekonomisine yılda 100 milyon dolar destek sağlanıyor.

Birecik Balık Üretme Tesisinde incelemelerde bulunan Şanlıurfa İl Tarım Müdürü Mehmet Aksoy, tatlı su balık üretiminde, Şanlıurfa’nın Türkiye’de birinci, dünyada ise ikinci sırada olduğunu söyledi. Aksoy, açıklamasının devamında, “Birecik havzamızda, Bozova ve Siverek’te dahil toplam yaklaşık 20 bin ton balık üretiyoruz. Ürettiğimiz bu balıkların yaklaşık olarak bize ihracatta katkısı 100 milyon dolar civarındadır. Türkiye’nin bu yıl ihracat rakamı 1 milyon 800 bin dolar civarındadır. Özellikle Cumhurbaşkanımızın tarımı stratejik alan ilan etmesinden bu tarafa, tarımın bütün sektörleri balıkçılık da buna dahil üretim noktasında çok müthiş bir ivme kazandı. Biz üretimin her kademesine destek veriyoruz. Özellikle balıkçılık ve su ürünleri genel müdürlüğümüz ve tarım bakanımızın büyük gayretiyle inşallah gelecek yıl bu rakamı biz 3 milyon doların üzerine çıkartmayı hedefliyoruz. İç sulardaki Türk somunu dünya ile rekabet edebilecek şekilde burada üretiliyor. Sağlıklı ve doğru bir şekilde de soğuk zincirle ihraç ediliyor. Bunun için devletimizin teşvikleri devrede bütün üretim tesislerine bizim hem kısal kalkınma hem TKDK hem de Ziraat Bankası üzerinden yüzde 75’e yakın hibe destekleri var. Özellikle yavru üretimine büyük destek veriyoruz. Sadece Şanlıurfa’da biz geçen sene 33 milyon adet yavru balık ürettik ve bunları iç sulardaki GAP bölgesindeki 9 tane ilimize verdik. Bunda 33 milyon balığın yaklaşık 22 milyonu sazan balığı geriye kalan da şabut balığıydı. Şabut balığı da biliyorsunuz Fırat’ın korunan ve özel türlerinden bir tanesidir. Üretim merkezi Bozova ilçemizdedir. Türkiye’nin en büyük üretim istasyonu dünyada da ikinci sıradadır. İnşallah biz bunu da ari yumurta üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunacağız çünkü biz balık yumurtasını yurt dışından ithal ediyoruz. Büyük bir ithal kalemi, tarım bakanımızın bize bu konuda desteği var, sözü var. İnşallah bu işletmemizi de balık üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunarsak üretim noktasında da Türkiye herhalde Norveç’ten sonra dünyadaki en önemli ülke olacaktır. Türk somonu noktasında bir yere gelmiş olacağız” dedi.

“20 yılda 80 kat büyüdük”

Aksoy, “Balıkçılık sektörü olarak son 20 yılda 80 kat büyüdük. Tabii devletimizin verdiği büyük teşviklerle oldu. Sadece iç sularda düşünmeyelim. Bunu kıyı balıkçılığı yapan denizlerde de balıkçılık yapan bütün balıkçılarımıza, teknelerin boylarını büyütme, ekipmanlarını yenileme, ağlarını yenileme ile ilgili devletimiz kredi verdi ve o balıkçılarımız da bu kredidedn çok faydalandılar. Türkiye balıkçılığı şu anda dünya ile rekabet edebilecek bir noktadadır. Şanlıurfa özeline gelecek olursak işte siz de işletmeleri görüyorsunuz. Şu anda çok yüksek bir noktadayız buradaki işletmelerimizin tamamı devlet desteğini bir şekilde almış ve devlet desteği ile devam eden işletmelerimizdir. Devlet sadece para vermiyor, bilgi veriyor, yer veriyor, alan veriyor. Son 20 yılda yaklaşık bin 38 tane büyük baraj yaptık. Hem sulamada bunları kullanıyoruz, hem içme suyunda kullanıyoruz hem de kullandığımız bu yeni barajları balık üretim istasyonları ve balık üretim merkezleri olarak kullanıyoruz. Özellikle gıdanın stratejik olarak bu kadar kıymetli olduğu bir zamanda yani şu stratejik dönemde balığı da biz milletimizin beslenmesi için bir stok olarak görüyoruz. İhracat noktasında da şu anda 33 ülkeye ihracat yapıyoruz ama şu anda Türk somununu, Rusya birinci alıcısı diğer ülkelere de satıyoruz” şeklinde konuştu.

Birecik-Fırat Balık üretme tesisi yöneticisi Su ürünleri mühendisi Hayri Aksoy, “Son 10 yılda sektörün gelişmesi ile havzamızın devlet desteği ve projeleri ile yetiştirici sayısı arttı ve kapasitemiz de artırıldı. Havzada Türk somunu üretimi yapılmakta bu da yaklaşık olarak 20 bin ton civarına çıktı. Türk somunu iç piyasaya çok düşük miktarda gidiyor. Dünya üzerinde balık tüketiminde çok geride bir ülkeyiz onun için ürettiğimiz balığı daha çok yurt dışına ihraç ediyoruz. Türk somunun birinci kalem Rusya ve Avrupa ülkeleri var” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfadan-ulke-ekonomisine-100-milyon-dolar-destek/feed/ 0
MWC Barcelona Fuarı’nda Mobil Teknoloji Şirketleri Buluştu https://www.kanal7haber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/#respond Mon, 27 May 2024 21:54:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7613 Mobil teknoloji şirketleri, dünyanın en büyük mobil teknoloji etkinliği olarak bilinen MWC Barcelona Fuarı’nda buluştu. Türkiye’den 32 şirketin katıldığı teknoloji etkinliğin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansıdı. Bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor, 5 bin 388 Euro’ya kadar çıkıyor. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını yine İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize etti. Fuara kayan ekranlı telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler damgasını vurdu.

Dünyanın en büyük mobil teknoloji fuarı olan Mobil Dünya Kongresi (Mobile World Congress-MWC 2024), bugün İspanya’nın Barselona kentinde kapılarını açtı.

Fira Gran Via Fuar Merkezi’nde 95 bin kişinin ziyaretçinin beklendiği dev etkinlikte Türkiye’den 32 şirket stant açtı. Fuarda Türkiye’nin milli katılımını İstanbul Ticaret Odası (İTO) organize ediyor.

MWC Barcelona, 200 ülkeden cihaz imalatçıları, teknoloji sağlayıcıları, mobil operatörler, içerik sahipleri ve teknolojinin geleceğiyle ilgilenen profesyoneller için 2024’ün en merakla beklenen teknoloji, iletişim ve ticaret etkinlikleri arasında yer alıyor.

MWC Barcelona bu yıl da mobil teknolojilerinin fenomen yükselişine sahne oluyor. Fuarda 5G, bulut ağı (cloudnet), ileri yapay zeka (AI), her şeyin interneti (IoE), teknolojinin ufku (Tech Horizon) ve finans teknolojileri (Fintech) bölümleri bulunuyor.

Fuara kayan ekranlı konsept telefonlar, mixed reality (karma gerçeklik) gözlükleri, elektrikli uçan otomobiller, NFC teknolojili akıllı yüzükler gibi geleceğin ürünleri damgasını vurdu.

Fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro’dan başlıyor

MWC Barcelona’da öne çıkan global trendler ise şunlar oldu:

5G, 2030 yılına kadar tüm mobil bağlantıların yarısını oluşturacak. 5G teknolojisini ‘paraya’ çevirmek gelişen bir iş kategorisi. 5G’den sonra 6G için de hazırlıklar yapılıyor.

5G’nin çığır açan özelliklerinden biri olan Kablosuz Sabit Erişim (FWA) ile ev ve işyerlerine kablosuz ağ üzerinden bağlantı imkanı geliyor.

Öte yandan MWC’nin popülaritesi bilet fiyatlarına da yansımış durumda. Teknoloji tutkunu ziyaretçiler için bu yıl fuara giriş bileti fiyatı 966 Euro. VIP biletlerin satış fiyatı ise 5 bin 388 Euro olarak dikkat çekiyor.

“Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok”

Fuarın Türkiye Milli Katılımını gerçekleştiren İstanbul Ticaret Odası’nın Başkanı Şekib Avdagiç, MWC 2024’e ilişkin yaptığı açıklamada, “MWC Barcelona, Türk şirketlerinin, girişimcilerin ve startupların önemli bir inovasyon gösteri alanı” ifadesini kullandı.

Dünyanın marka değeri en yüksek 5 şirketinin tamamının teknoloji şirketi olduğuna işaret eden Şekib Avdagiç, “Dünyada ilk 10 şirketin 8’i doğrudan teknoloji firması. İlk sıradaki şirketin sadece marka değeri 517 milyar dolar. İlk 5’in marka değeri toplamı 1,5 trilyon dolar. İlk 100’e giren firmaların tamamı ya doğrudan ya da ikincil süreçte yüksek teknolojiye dayalı üretim yapan şirketlerden oluşuyor” bilgisini verdi.

Türkiye’nin dünyadaki rekabet yarışında bir yandan teknoloji üretmeye, bir yandan da ihraç etmeye ihtiyacı olduğunu kaydeden Avdagiç, “Hem üretim hem ihracatta teknolojiyi hakim kılmaktan öte bir seçeneğimiz yok. Bu nedenle de tüm yatırım kaynaklarımızı teknoloji odaklı şekilde kurgulamak ve kullanmak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay zeka, küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek”

Yapay zeka uygulamalarının hayatımızın her alanına girmeye başladığını hatırlatan Şekib Avdagiç, “Bu teknolojinin adı yapay, ama çıktısı gerçek. Bu gerçeklik, kısa süre içinde tüm üretim süreçlerini yeniden şekillendirecek ve küresel ticaretin dengelerini yeniden dizayn edecek” ifadelerini kullandı.

Şekib Avdagiç, Türkiye’de orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam imalat sanayi ürünleri içindeki payının yüzde 40,3’e çıkmasının ve bu kategorideki ihracatın 100 milyar dolara yaklaşmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Avdagiç, “Kalkınmanın artık yegane yolunun yapay zeka çağında öncü ülkelerden biri olmaktan geçtiğini unutmamalıyız” dedi.

Başarı için kamu-özel ortaklığı vurgusu

Coğrafi konumunun küresel rekabette pek çok ülkeye kıyasla Türkiye’ye büyük avantajlar sağladığını belirten Avdagiç, şöyle devam etti: “Yolun henüz başındayız. Ancak teknoloji treni yolcularını almaya başladı bile. Ne pahasına olursa olsun, yatırım iklimini her bakımdan cazip hale getirerek, bu trene binmek zorundayız. Türk özel sektörünün dinamizminin, bu yolculukta ön sıralarda yer alabilecek güçte ve yapıda olduğuna inancımız tamdır. Kamu ve özel kesimin işbirliği ile orta ve uzun vadeli etkili, gerçekçi ve kararlı bir politikayla bunu başaracağımıza inanıyoruz.”

Avdagiç, İTO olarak SoftITO Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’ni başlattıklarını belirterek, bu merkezde Türkiye’nin yazılım ihracatı stratejisine destek olmak amacıyla kritik kurumlar için nitelikli ve güvenilir profesyoneller yetiştirdiklerini hatırlattı.

Şekib Avdagiç, İTO’nun girişimciliğin desteklenmesi amacıyla kurduğu Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile İTO’nun kurucularından olduğu Teknopark İstanbul’daki endüstri uzmanlarının da küresel rekabette güçlü şekilde yer aldıklarını kaydetti.

MWC Barcelona Fuarı, 29 Şubat Perşembe gününe kadar açık kalacak. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mwc-barcelona-fuarinda-mobil-teknoloji-sirketleri-bulustu/feed/ 0
Şanlıurfa’da Üretilen 20 Bin Ton Balık Dünya Ülkelerine İhraç Ediliyor https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfada-uretilen-20-bin-ton-balik-dunya-ulkelerine-ihrac-ediliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfada-uretilen-20-bin-ton-balik-dunya-ulkelerine-ihrac-ediliyor/#respond Mon, 27 May 2024 21:36:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7601 Şanlıurfa’nın Birecik, Bozova, Hilvan ve Siverek ilçesinde bulunan tesislerde üretilen 20 bin ton balık, dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor. Üretilen balıklarla, ülke ekonomisine yılda 100 milyon dolar destek sağlanıyor.

Atatürk Barajının Şanlıurfa’nın Birecik ilçesi kıyısı ile Bozova, Hilvan ve Siverek ilçelerinde yaklaşık 40 tesiste üretilen 20 bin ton sazan, şabut ve somon balığı, başta Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor ayrıca dünyanın birçok ülkesine de ihraç ediliyor.

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak adlandırılan Şanlıurfa’da, balık üretimi de gün geçtikçe artıyor. Atatürk Baraj Gölünün Şanlıurfa’nın Bozova ve Hilvan ilçeleri ile Fırat Nehri kenarındaki Birecik ilçesinde yaklaşık 40 tesiste alabalık üretiliyor. Havzada üretilen yaklaşık 20 bin ton balık, başta Karadeniz bölgesi olmak üzere Türkiye’nin birçok iline gönderiliyor. Üretilen balıklar, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın da birçok ülkesine ihraç ediliyor. Üretilen balıklarla, ülke ekonomisine yılda 100 milyon dolar destek sağlanıyor.

Birecik Balık Üretme Tesisinde incelemelerde bulunan Şanlıurfa İl Tarım Müdürü Mehmet Aksoy, tatlı su balık üretiminde, Şanlıurfa’nın Türkiye’de birinci, dünyada ise ikinci sırada olduğunu söyledi. Aksoy, açıklamasının devamında, “Birecik havzamızda, Bozova ve Siverek’te dahil toplam yaklaşık 20 bin ton balık üretiyoruz. Ürettiğimiz bu balıkların yaklaşık olarak bize ihracatta katkısı 100 milyon dolar civarındadır. Türkiye’nin bu yıl ihracat rakamı 1 milyon 800 bin dolar civarındadır. Özellikle Cumhurbaşkanımızın tarımı stratejik alan ilan etmesinden bu tarafa, tarımın bütün sektörleri balıkçılık da buna dahil üretim noktasında çok müthiş bir ivme kazandı. Biz üretimin her kademesine destek veriyoruz. Özellikle balıkçılık ve su ürünleri genel müdürlüğümüz ve tarım bakanımızın büyük gayretiyle inşallah gelecek yıl bu rakamı biz 3 milyon doların üzerine çıkartmayı hedefliyoruz. İç sulardaki Türk somunu dünya ile rekabet edebilecek şekilde burada üretiliyor. Sağlıklı ve doğru bir şekilde de soğuk zincirle ihraç ediliyor. Bunun için devletimizin teşvikleri devrede bütün üretim tesislerine bizim hem kısal kalkınma hem TKDK hem de Ziraat Bankası üzerinden yüzde 75’e yakın hibe destekleri var. Özellikle yavru üretimine büyük destek veriyoruz. Sadece Şanlıurfa’da biz geçen sene 33 milyon adet yavru balık ürettik ve bunları iç sulardaki GAP bölgesindeki 9 tane ilimize verdik. Bunda 33 milyon balığın yaklaşık 22 milyonu sazan balığı geriye kalan da şabut balığıydı. Şabut balığı da biliyorsunuz Fırat’ın korunan ve özel türlerinden bir tanesidir. Üretim merkezi Bozova ilçemizdedir. Türkiye’nin en büyük üretim istasyonu dünyada da ikinci sıradadır. İnşallah biz bunu da ari yumurta üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunacağız çünkü biz balık yumurtasını yurt dışından ithal ediyoruz. Büyük bir ithal kalemi, tarım bakanımızın bize bu konuda desteği var, sözü var. İnşallah bu işletmemizi de balık üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunarsak üretim noktasında da Türkiye herhalde Norveç’ten sonra dünyadaki en önemli ülke olacaktır. Türk somonu noktasında bir yere gelmiş olacağız” dedi.

“20 yılda 80 kat büyüdük”

Aksoy, “Balıkçılık sektörü olarak son 20 yılda 80 kat büyüdük. Tabii devletimizin verdiği büyük teşviklerle oldu. Sadece iç sularda düşünmeyelim. Bunu kıyı balıkçılığı yapan denizlerde de balıkçılık yapan bütün balıkçılarımıza, teknelerin boylarını büyütme, ekipmanlarını yenileme, ağlarını yenileme ile ilgili devletimiz kredi verdi ve o balıkçılarımız da bu kredidedn çok faydalandılar. Türkiye balıkçılığı şu anda dünya ile rekabet edebilecek bir noktadadır. Şanlıurfa özeline gelecek olursak işte siz de işletmeleri görüyorsunuz. Şu anda çok yüksek bir noktadayız buradaki işletmelerimizin tamamı devlet desteğini bir şekilde almış ve devlet desteği ile devam eden işletmelerimizdir. Devlet sadece para vermiyor, bilgi veriyor, yer veriyor, alan veriyor. Son 20 yılda yaklaşık bin 38 tane büyük baraj yaptık. Hem sulamada bunları kullanıyoruz, hem içme suyunda kullanıyoruz hem de kullandığımız bu yeni barajları balık üretim istasyonları ve balık üretim merkezleri olarak kullanıyoruz. Özellikle gıdanın stratejik olarak bu kadar kıymetli olduğu bir zamanda yani şu stratejik dönemde balığı da biz milletimizin beslenmesi için bir stok olarak görüyoruz. İhracat noktasında da şu anda 33 ülkeye ihracat yapıyoruz ama şu anda Türk somununu, Rusya birinci alıcısı diğer ülkelere de satıyoruz” şeklinde konuştu.

Birecik-Fırat Balık üretme tesisi yöneticisi Su Ürünleri Mühendisi Hayri Aksoy, “Son 10 yılda sektörün gelişmesi ile havzamızın devlet desteği ve projeleri ile yetiştirici sayısı arttı ve kapasitemiz de artırıldı. Havzada Türk somunu üretimi yapılmakta bu da yaklaşık olarak 20 bin ton civarına çıktı. Türk somunu iç piyasaya çok düşük miktarda gidiyor. Dünya üzerinde balık tüketiminde çok geride bir ülkeyiz onun için ürettiğimiz balığı daha çok yurt dışına ihraç ediyoruz. Türk somunun birinci kalem Rusya ve Avrupa ülkeleri var” ifadelerini kullandı. – ŞANLIURFA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfada-uretilen-20-bin-ton-balik-dunya-ulkelerine-ihrac-ediliyor/feed/ 0
Kayseri, Türkiye’de Tarımsal Üretimde Yükselişini Sürdürüyor https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-turkiyede-tarimsal-uretimde-yukselisini-surduruyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-turkiyede-tarimsal-uretimde-yukselisini-surduruyor/#respond Thu, 23 May 2024 21:09:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7469 Kayseri’deki tarıma yönelik proje, yatırım ve çalışmaları ile Kayseri çiftçisinin her zaman yanında yer alan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın destek ve gayretleri neticesinde Kayseri, Türkiye’de en çok üretimi yapılan tarımsal ürünlerin yetiştirilmesinde 10 ürün ile söz sahibi olurken, yükselişini sürdürdü, bu miktarı 14 ürüne çıkardı.

Kayseri Büyükşehir Belediye’sinin desteklerini alan ve üretimini arttıran Kayseri çiftçisi sayesinde şehrin, 30 büyükşehir arasında işlenen tarım alanları miktarında 4’üncü sırada yer almasına aracı olan Başkan Büyükkılıç, bu kez de İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiği tarımsal üretime yönelik destek projeleri ile Kayseri’deki tarımsal üretimde, Türkiye çapında ilk ondaki aralarında son dönemde ilgi gören aspirin de yer aldığı en çok üretimi gerçekleştirilen zirai ürün sayısını 14’e çıkardı. Kadim kent Kayseri’yi turizm, spor, müzeler, eğitim, kütüphaneler ve tarım kenti yapma hedeflerine yönelik projeler üreterek, yatırım ve çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu istikamette İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği ve ziraat odaları ile çiftçi vatandaşların dayanışması sayesinde Kayseri’yi tarım kenti haline getirdi. Kayseri’nin 30 büyükşehir arasında işlenen tarım alanları miktarında 4’üncü sırada yer almasını sağlayan Büyükkılıç, bu kez de Kayseri’nin tarımsal üretimde, Türkiye çapında üretimi yapılan ilk ondaki zirai ürün sayısını 14’e çıkarmaya imkan tanırken, tarım ve hayvancılık için yüz milyonlarca liralık yatırımlarının da meyvesini alarak Kayseri’yi tarım şehri yapma hedefini tutturuyor.

Büyükşehir 1 Yılda 412 ton tohum dağıttı

Kentte Valilik ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği halinde hayata geçirdiği projelerle üreticinin daima yanında yer alan Büyükşehir Belediyesi, Başkan Büyükkılıç’ın talimatları doğrultusunda ‘üretim sizden, destek bizden’ projesi kapsamında tarımsal üretime etkin ve güçlü şekilde destek verdi. Bu kapsamda, Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında 16 ilçede üreticilere 412 ton tohum ve 5 bin adet fidan dağıtımı gerçekleştirerek 11 milyon 600 bin TL’lik tohum desteklemeleri yatırımına imza attı. Bu anlamda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre Kayseri, Türkiye’deki tarımsal ürün yetiştirilmesi noktasındaki 14 ürün içerisinde bulunan aspir üretiminde, Türkiye 1’incisi oldu. Aspir üretiminde 8 bin 234 ton ile Türkiye’de 1’inci sırada yer alan Kayseri, çavdar üretiminde 33 bin 437 ton ile Türkiye’de 2’nci sırada yer aldı. Kayseri, çerezlik kabak üretiminde 16 bin 511 ton ile Türkiye 2’ncisi olurken, çerezlik ayçiçeği üretiminde 31 bin 901 ton ile Türkiye’de 3’üncü oldu. Şeker pancarı üretiminde 1 milyon 66 bin 371 ton ile Türkiye’de 3’üncü sırada yer alan Kayseri, kimyon üretiminde 248 ton ile Türkiye’de 4’üncü sırada yer buldu. Patates üretiminde 490 bin 72 ton ile Türkiye’de 4’üncü sırada olan Kayseri, kuru fasulye üretiminde 8 bin 410 ton ile Türkiye’de 6’ncı sırada yer aldı. Kayseri, elma üretiminde 236 bin 324 ton ile Türkiye’de 7’nci sırada yer alırken, arpa üretiminde 240 bin 804 ton ile Türkiye 9’uncusu oldu. Nohut üretiminde 16 bin 210 ton ile Türkiye’de 9’uncu sırada olan Kayseri, yonca üretiminde 489 bin 635 ton ile 9’uncu sırada yer buldu. Kayısı üretiminde 15 bin 764 ton ile Türkiye’de 9’uncu sırada yer alan Kayseri, çemen otu üretiminde 3 ton ile Türkiye’de 10’uncu sırada yer aldı. Kayseri’de göreve geldiği günden bu zamana kadar yaklaşık 5 yıllık süreçte, çiftçi ve besicilerin her zaman yanlarında olmaya gayret gösteren Başkan Büyükkılıç, ürettiği projeler, yaptığı yatırımlar ile zirai üreticinin en büyük destekçisi oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yaklaşık 5 yıllık sürede kentteki tarım ve hayvancılığa, yaklaşık 500 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildi.

Türkiye’de ilk ortaklaşa uygulanan proje olan, Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleşen Mera Islah Projesi sayesinde tohumları Büyükşehir Belediyesi tarafından temin edilen toplam 600 dekar araziye tekrar mera vasfı kazandırıldı. Tohumların ekimi, Ziraat Odası Başkanlığı tarafından, daha önce Büyükşehir Belediyesi’nin hibe ettiği traktörler ile çiftçiler tarafından gerçekleştirilen proje ile tarımsal üretime büyük bir katkı sağlanmış oldu. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-turkiyede-tarimsal-uretimde-yukselisini-surduruyor/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı: Kalkınma Yolu Koridoru ile Yük Taşıma Süresi 21 Güne İnecek https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-kalkinma-yolu-koridoru-ile-yuk-tasima-suresi-21-gune-inecek/ https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-kalkinma-yolu-koridoru-ile-yuk-tasima-suresi-21-gune-inecek/#respond Tue, 21 May 2024 21:45:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7421 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Süveyş Kanalı’ndaki malum sıkıntılardan dolayı geçişler engellendi. Süveyş Kanalında 35 günde giden yükler, doğu batı istikametinde 45 günde gitmeye başladı. Halbuki bir ‘Kalkınma Yolu Koridorumuz’ var. Bu koridoru bitirdiğimizde sadece 21 günde bu yükleri taşıma imkanına sahip olacağız” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından 8’incisi düzenlenen Büyük Türkiye Buluşması’nın ikinci gününde gerçekleştirilen Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfının Sorunları Çalıştayı’na katıldı. Burada konuşan Uraloğlu, bakanlık olarak gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirecekleri hedefler hakkında bir sunum yaptı. Sunumu sırasında bakanlık olarak yük, yolcu, data ve veri taşıdıklarını dile getiren Uraloğlu, “AK Parti hükümetleri döneminde yaklaşık 273 milyar dolarlık ulaşıma yatırım yaptık. Bundan sonra da 2053’e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık yatırım yapacağız. Karayollarında 2028’e kadar otoyol 2 bin kilometreye yakın otoyol yapacağız. Demiryollarındaki 14 bin kilometre olan uzunluğumuzu yaklaşık 18 bin kilometreye çıkaracağız. 57 havalimanımızı 61’e çıkaracağız. Deniz ticaretini geliştirerek Mavi Vatan’daki etkinliğimizi artıracağız ve haberleşme de birinci etapta 5G’ye geçmek, ikinci etapta da 6G’ye geçmeyi hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

“Amaçlarımızı gerçekleştirirken can ve mal güvenliğine dikkat etmek istiyoruz”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının amaçlarını sıralayan Bakan Uraloğlu, “Hakların savunulması noktasında ulaştırma alanında gerekli mevzuat düzenlemelerini ulaştırma alanında yapmak istiyoruz. Verimliliği, güveni artırmak ve toplumun refahını yükseltmek istiyoruz. Ulaşım alanında dünya sıralamasındaki yerimizi yükseltmek istiyoruz. Çok modlu taşımacılık bizim için kıymetli, onu ne kadar sağlayabilirsek o kadar verimli işler yaparız diye düşünüyorum. Çevreci enerjiye yatırım yapıp onu desteklemek istiyoruz ve en kıymetlisi de bunları yaparken can ve mal güvenliğine dikkat etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, bir yolcunun Türkiye’den 4 saatlik uçuşla tam 67 ülkeye gidebildiğini ifade belirtti.

“Kalkınma Yolu Koridoru sayesinde 21 günde yük taşıma imkanına sahip olacağız”

Doğu ve batı olarak Türkiye’nin orta koridor üzerinde yer aldığını ifade eden Uraloğlu, “Süveyş Kanalı’ndaki malum sıkıntılardan dolayı geçişler engellendi. Süveyş Kanalında 35 günde giden yükler, doğu batı istikametinde, 45 günde gitmeye başladı. Halbuki bir ‘Kalkınma Yolu Koridorumuz’ var. Bu koridoru bitirdiğimizde sadece 21 günde bu yükleri taşıma imkanına sahip olacağız. Irak ile birinci derecede bu projeyi yürütüyoruz. Ciddi bir aşama kaydettik” diye konuştu.

Zengezur Koridoru’nun doğrudan Bakü’ye ulaşacak olan bir hat olduğunun altını çizen Uraloğlu, Ermenistan ya da İran tarafında geçecek olan proje sayesinde Türk dünyasındaki kapasitenin ciddi miktarda artacağını işaret etti.

Marmara Bölgesinde otoyol ringi tamamladıklarının müjdesini veren Uraloğlu, yaşanabilecek bir deprem ihtimalinde bu ringin ana arter olarak görev yapabileceğini sözlerine ekledi. Bakan Uraloğlu, Ankara-İzmir arasında hayata geçecek olan Yüksek Hızlı Tren Projesi’ne ilişkin, “2026-2027 inşallah bitirip burayı hizmete açacağız” dedi. Bakan Uraloğlu, Ankara Esenboğa Havalimanı Raylı Bağlantı Sistemi’ni yakında hayata geçirmeyi planladıklarını ifade etti. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-kalkinma-yolu-koridoru-ile-yuk-tasima-suresi-21-gune-inecek/feed/ 0
Akademisyenler, finansal okuryazarlığı artırmak için teknolojik gelişmelerden yararlanılması gerektiğini belirtti https://www.kanal7haber.com.tr/akademisyenler-finansal-okuryazarligi-artirmak-icin-teknolojik-gelismelerden-yararlanilmasi-gerektigini-belirtti/ https://www.kanal7haber.com.tr/akademisyenler-finansal-okuryazarligi-artirmak-icin-teknolojik-gelismelerden-yararlanilmasi-gerektigini-belirtti/#respond Mon, 20 May 2024 21:51:50 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7395 Akademisyenler, sermaye piyasalarında riskli enstrümanlara da erişimi kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden, finansal okuryazarlığı artırmak için yararlanılabileceğini belirterek, küçük yatırımcılara finansal okuryazarlıklarını artırmaları önerisinde bulundu.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, sermaye piyasalarında farklı yatırım araçlarına yönelim giderek artarken finansal okuryazarlığa yönelik çalışmalar da hızlandı. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının yanında, finansal okuryazarlık 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen şubat ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında konu ele alınırken, sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığı vurgulandı.

Öğrencilere finansal okuryazarlık dersleri

Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, finansal okuryazar olabilmek için ileri düzeyde finansal bilgiye sahip olma zorunluluğunun olmadığını söyledi.

Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve sermaye piyasalarına sunulan enstrümanların çeşitlenmesinin finansal farkındalığın oluşmasını sağladığını belirten Ekşi, son yıllarda özellikle bireysel yatırımcıların varlıklarını, borsada ve kripto paralarda değerlendirdiğini ifade etti.

Ekşi, bu durumun finansal okuryazar olmayı gerekli kıldığına dikkati çekerek “Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, ekonomik değişimler ve nüfusun artması yatırımcı sayısının yükselmesine sebep olmuştur ancak sadece yatırımcı sayısının çoğalması değil aynı zamanda nitelikli ve bilgili yatırımcının artması gereklidir.” dedi.

Araştırmaların, Z kuşağı olarak tanımlanan 18-25 yaş arası gençlerin dörtte birinin borsaya yöneldiğini gösterdiğini ifade eden Ekşi, bu gençlerin sadece üçte birinin finansal bilgiye sahip olduğunu aktardı. Ekşi, son yıllarda sosyal medyanın gençlerin kararları üzerinde etkili olabildiğini ve bunun riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti:

“Gençlerin yatırım kararı alırken sosyal medyanın etkisi altında kaldığı, kişi veya kişilerin tutumlarına göre karar verdiği açıktır ancak sırf moda veya bir trend olarak finansal okuryazarlığa sahip olmayan kişilerin yatırım kararı almaları, alınan kararların riskli olabileceğini göstermektedir. Sadece sosyal medyaya bakarak yatırım kararı almak veya finansal bilgi öğrenmeye çalışmak doğru değildir.”

Türkiye için de finansal okuryazarlığın gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ekşi, gelişmiş bir finansal okuryazarlığın o ülkenin ekonomik politikalarının istikrarlı ve başarılı şekilde uygulanmasına olumlu yansıdığının altını çizdi. Ekşi, bu anlamda finans dersleri, üniversitede çeşitli konferans ve etkinliklerle gençlerin finansal okuryazarlığını artırmaya çalıştıklarını belirtti.

Bazı sosyal medya platformları finansal okuryazarlığı destekliyor

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nigar Taşpınar ise sermaye piyasalarına artan ilgiye paralel bir şekilde finansal okuryazarlığın artmadığını ifade etti.

Taşpınar, bireylerin geleceğe dair güvensizlik, belirsizlik ve kaygı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmelerinin, finansal okuryazarlık seviyesinin katılımcı sayısıyla aynı doğrultuda artış göstermemesinin temel sebepleri olduğunu söyledi.

Sosyal medyanın, finansal okuryazarlık üzerindeki etkilerinin çok yönlü olduğunu belirten Taşpınar, bu alandaki platformların, çevrim içi eğitim imkanlarına erişim sağlamasıyla finansal okuryazarlığı desteklediğine dikkati çekti.

Taşpınar, sosyal medyanın olumsuz etkilerine yönelik ise “Sosyal medya platformları, yatırımcıları spekülatif davranışlara itebilir. Popüler trendlere katılma arzusu, bilinçli yatırım kararlarının yerine spekülatif eğilimlere yol açabilir. Bu tavsiyelerin güvenilirliği konusunda dikkatli olunmalı. Herkesin finansal uzman olmadığı unutulmamalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Teknolojinin ilerlemesiyle finansal okuryazarlığı artırmak için birçok dijital platform ve mobil uygulamanın hayata geçtiğini ifade eden Taşpınar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği, birçok banka ve sivil toplum kuruluşunun bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı.

Taşpınar, üniversitelerdeki bu alana yönelik çalışmalara dair şunları kaydetti:

“Akademik çalışmaların, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çabalar, bireylerin finansal konularda daha bilinçli olmalarını sağlayarak ekonomik refahlarını artırmayı hedefler ve toplum genelinde finansal okuryazarlık seviyelerini iyileştirmeyi amaçlar.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/akademisyenler-finansal-okuryazarligi-artirmak-icin-teknolojik-gelismelerden-yararlanilmasi-gerektigini-belirtti/feed/ 0
37. Uluslararası Tüketici Kalite Zirvesi İstanbul’da gerçekleşti https://www.kanal7haber.com.tr/37-uluslararasi-tuketici-kalite-zirvesi-istanbulda-gerceklesti/ https://www.kanal7haber.com.tr/37-uluslararasi-tuketici-kalite-zirvesi-istanbulda-gerceklesti/#respond Sun, 19 May 2024 21:27:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7350 Lob’in International tarafından düzenlenen ve Uluslararası Diplomatlar Birliği tarafından desteklenen 37. Uluslararası Tüketici Kalite Zirvesi, evrensel tüketici haklarını gündeme taşımak için İstanbul’da gerçekleşti.

23 Şubat’ta Shangri-La Bosphorus’ta gerçekleşen ve bir çok ülkenin bakan düzeyinde temsilci gönderdiği zirve, tüketici haklarının yanı sıra insan hakları ve ülkelerin güvenlik sorunlarını dile getirdi.

37. Uluslararası Tüketici Kalite Zirvesi ‘nin açılış konuşmasını yapan Lob’in International Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Ustaoğlu, 37 yıldır tüketicinin korunması ve bilinçlenmesi için uluslararası alanda çalışmalar yaptıklarını anlatarak marka ve kalite konusuna vurgu yaptı ve dünyanın birçok ülkesinden zirveye katılan kurum ve kurum temsilcilerine teşekkür etti.Konuşmasında ayrıca “İnsan tüketerek mutlu olan varlıktır. tüketmek üretmenin birinci şartıdır.” diyen Fahri Ustaoğlu tüketicinin ekonomik özgürlüğünü de ele alarak; “Tüketicinin tercih etme hakkının güvenceye alınması gelişmenin ve medeniyetin göstergesidir” dedi.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü Hakan Öztatar 37. Uluslararası Tüketici Kalite Zirvesi’nde yaptığı konuşmada tüketici hakkının kul hakkı olduğunu söyleyerek, Türk toplumunun Ahi teşkilatıyla 1500 yıldır tüketici haklarının korunmasında gerekli tedbirleri almış bir toplum olduğunu belirtti.

Tüketici Kalite Zirvesi’ne katılan İstanbul Vali Yardımcısı Dr. Mehmet Hüseyin Nail Anlar ticarette ilerlemenin kaliteden geçtiğini, kalitenin ise tüketicinin vazgeçilmez hakkı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Ve Dış Politikalar Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aygün Attaroğlu zirvede yaptığı konuşmada tüketici haklarından ve kaliteden bahsedebilmek için öncelikli olarak barıştan bahsetmek lazımdır dedi ve güvenliğin ulusların ayakta kalabilmesi için vazgeçilmez bir unsur olduğunu anlattı.

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından kurulan European Business Club Associtions Başkanı Zbigniew Roch ise Türkiye ile savunma sanayii başta olmak üzere bir çok konuda işbirliği yapmak istediklerini anlattığı konuşmasında, Polonya’nın sınırında olan Ukrayna savaşının sona erdirilmesinin lüzumunu belirtti.

K.K.T.C. Bayındırlık Ve Ulaştırma Bakanı Prof. Dr. Erhan Arıklı Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne her konuda minnettar olduğunu söyleyerek Dünyanın En Büyük 4. Havalimanı olan Ercan Havalimanı’nı Kıbrıs’a kazandırdıklarını belirtti.

Ayrıca zirvede konuşmacı olarak yer alan Kuzey Makedonya Topluluklararası Bakan Vekili Cabir Doko Türkiye’nin önderliği Balkan ülkelerin güçlü kılmaktadır dedi. Örnek aldığımız Türkiye Makedonya’nın gelişmesinde ve ekonomik stratejilerin belirlenmesinde önemli bir yol haritası çizmemizde yardımcı olmaktadır diye de belirtti.

Mersin International Port Genel Müdürü Ajay Kumar Sing yaptığı konuşmada Mersin Limanından Türkiye’nin ihracatına yapmış olduğumuz katkılardan dolayı çok mutluyuz, Türk Ekonomisine daha çok katkıda bulunmak için var gücümüzle çalışıyoruz dedi.

37. Uluslararası Tüketici Kalite Zirvesi’ne İsviçre’den katılan Halil sert konuşmasında Tüketici Zirvesine destek olmaktan mutluluk duyuyorum, Türkiye lehine diplomatik faaliyetlerde bulunmak bizleri çok mutlu ediyor dedi.

Ayrıca zirvede bulunanTüketici Ve Rekabetin Korunması Derneği Başkanı Prof. Dr Uğur Özgöker Tüketici Hakları Yasası’nın tüketici beklentilerine cevap veren evrensel bir yasa olduğunu anlattı.

Zirve iki bölüm halinde devam etti. Evrensel Tüketici Hakları konulu ilk oturumun moderatörlüğünü Alfa Invesment UK Partner Dr. Necip Uludağ üstlendi.

İlk sempozyumun konuşmacıları:

  • Kemal Geçer – Starlink Grup CEO
  • Mehmet Demir – Sinbo Yönetim Kurulu Başkanı
  • Alp Önder Pamukçu – Gıda Perakendecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
  • Prof. Dr. Emre Alkin – Topkapı Üniversitesi Rektörü
  • Mimar Turgay Kolcuoğlu – Nova Arsa Yönetim Kurulu Başkanı

Zirvenin ikinci oturumunun moderatörü ise İstanbul Arel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı ve Tüketici Ve Rekabetin Korunması Derneği Genel Başkanı olan Prof. Dr. Uğur Özgöker oldu.

İkinci sempozyumun konuşmacıları:

  • Turgay Ömür – Bentaş Bentoit CEO
  • Talha Temur Han – Mobilium Avm Yönetim Kurulu Başkanı
  • Av. Bedia Teymur – Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni
  • Hanzade Topaloğlu – Tophills Yönetim Kurulu Başkanı
  • Hakan Dallı – Helix İşitme Cihazları Genel Müdürü

Fahri Ustaoğlu önderliğinde 37 yıldır tüketicinin bilinçlenmesi ve üreticinin bu bilince ortak olması yönünde çalışmalar yapan Lob’in International tarafından düzenlenen 37. Uluslararası Tüketici Kalite Zirvesi plaket ve serifika takdim töreniyle sona erdi.

Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av.Bedia Teymur zirvenin 2. oturumunda haberciliğin etik değerini ve kalitesini anlattı.
]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/37-uluslararasi-tuketici-kalite-zirvesi-istanbulda-gerceklesti/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Dijitalpark Teknokent’in açılışında konuştu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-dijitalpark-teknokentin-acilisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-dijitalpark-teknokentin-acilisinda-konustu-aciklamasi/#respond Sat, 18 May 2024 21:09:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7313 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turcorn adayı firmaların küresel pazarlara açılmasını sağlamak üzere hayata geçirilen Turcorn100 Programı’na ilişkin, “Yeni altyapılarla, finansman mekanizmalarıyla, girişim dostu mevzuat düzenlemeleriyle hedef, 2030’da Türkiye’den 100 teknoloji girişiminin milyar dolar değeri aşması, 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi.” dedi.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Türk-Alman Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Dijitalpark Teknokent) Ataşehir Yerleşkesi Açılış Töreni’nde konuşan Kacır, bu açılışla İstanbul’un küresel finans teknolojileri sahnesinde parlayan bir merkez olma yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına imza attıklarını söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile Türk-Alman Üniversitesi işbirliğinde teknoloji ve inovasyon ekosistemlerine değer katan altyapıyı İstanbul’a ve Türkiye’ye kazandırdıklarına dikkati çeken Bakan Kacır, fikirlerin girişimciliğin toprağa ekilen tohumları gibi olduğunu, bu tohumların doğru teknoloji ve inovasyon ikliminde elverişli girişimcilik ekosistemiyle buluştuğunda, can suyu yatırımlarla sulandığında, ekonomik büyümenin ve toplumsal refahın bereketli bahçesine dönüştüğünü anlattı.

Kacır, “İşte bu anlayışla daha güçlü, daha büyük, daha müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye’yi inşa ederken kurduğumuz teknoparklar, kuluçka merkezleri, TEKMER gibi yapılarla yenilikçi iş fikirlerinin ticarileşmesini mümkün kılacak teknoloji ve inovasyon altyapımızı büyütüyor ve güçlendiriyoruz.” diye konuştu.

“22 yılda teknoparkların sayısını 2’den 101’e çıkardık”

Kacır, girişimcileri, üniversiteleri ve yatırımcıları buluşturarak işbirliği imkanları oluşturduklarını vurgulayarak, kurdukları altyapıların bünyesinde teknoloji geliştirme yolculuğuna devam eden firmalara sundukları desteklerle, hızlandırma programlarıyla, girişimcilerin ölçeklenmesinde öncü rol üstlendiklerine işaret etti.

22 yılda gerçekleştirdikleri yatırımlarla girişimciler için girişimcilik ekosisteminin can damarı teknoparkların sayısını 2’den 101’e çıkardıklarını anlatan Kacır, şöyle devam etti:

“Teknoparklarımızı 90 binin üzerinde AR-GE personelinin çalıştığı ve 10 binden fazla teknoloji girişimine ev sahipliği yapan, yapay zekadan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden yeşil teknolojilere pek çok alanda ‘Milli Teknoloji Hamlesi’nin vizyon projelerinin yürütüldüğü mekanlara dönüştürdük. Sayıları 1600’ü aşan AR-GE ve tasarım merkezleriyle de firmalarımızın AR-GE ve inovasyonu içselleştirerek katma değer odaklı ürün ve hizmetler sunmalarını destekliyoruz. Bu altyapılar kadar girişimcilik ekosisteminin önemli gündem maddelerinden biri de girişimlerin can suyu finansmana erişimi.

Hayata geçirdiğimiz Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tech-InvesTR Programı gibi fonlar ve fonların fonu mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının teknoloji girişimciliği için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz. Bu fonların yanı sıra TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci (BİGG) Programı aracılığıyla, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, yüksek katma değer ve nitelikli istihdam potansiyeline sahip girişimlere dönüştürme sürecinin destekçisi oluyoruz.”

“Milyar dolar değerlemeyi aşan 7 Turcorn’a ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz”

Bakan Kacır, geçen yıl ilkini düzenledikleri TEKNOFEST Girişim yarışmalarıyla da dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalinde takımların ortaya çıkardığı iş fikri ve ürünlerin girişime dönüşmelerini gururla ve heyecanla izlediklerini dile getirdi.

Kacır, tüm bu çalışmalarla 2002’de yalnızca 29 bin olan AR-GE personeli sayısını 272 binin üzerine çıkardıklarının altını çizerek, “Aynı dönemde AR-GE harcamalarımız, özel sektörün öncülüğünde 1,2 milyar dolardan yıllık 12 milyar dolara ulaştı yani 10 katına çıktı. 22 yıl önce ülkemizde bir yılda yapılan patent başvuru sayısı ancak 404 iken, bu koca memlekette günde ancak bir patent başvurusu yapılıyorken, bu sayı 8 bin 663’e yükseldi.” şeklinde konuştu.

Teknoloji girişimciliğinde başarı hikayeleri oluşturmanın uzun soluklu çaba sonucunda ortaya çıktığını söyleyen Kacır, son 22 yılda inşa ettikleri altyapının, oluşturdukları yatırım ikliminin ve girişimcilere sundukları finansman kaynaklarının meyvelerini almaya son dönemde başladıklarını ifade etti.

Kacır, “Milyar dolar değerlemeyi aşan 7 teknoloji girişimine, bizim tarifimizle Turcorn’a ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 7 Turcorn’umuzun 6’sının Bakanlığımız destekleriyle bu başarıyı yakalamış olması, oluşturduğumuz hedef odaklı destek mekanizmalarının başarısını, girişimcilik politikalarımızın istikametinin doğru yönde olduğunu teyit ediyor.” diye konuştu.

“Hedef 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi”

Kacır, başarılı girişimcilik politikasının bir ayağını da girişimci dostu mevzuat düzenlemelerinin oluşturduğuna dikkati çekerek, ekosistemle işbirliği ve iletişim içinde, girişimcilerin ihtiyaçlarını göz önüne alarak hayata geçirdikleri mevzuat düzenlemeleriyle girişimcilerin, çalışanların yanında olmaya devam ettiklerini vurguladı.

Kovid-19’un ilk günlerinde teknoparklarda uzaktan çalışmaya imkan tanıyarak salgının girişimcilere etkisini en aza indirdiklerini dile getiren Kacır, şu ifadeleri kullandı:

“Çalışanlarımıza önemli bir esneklik sağladık. Salgın sonrasında teknoloji dünyasının yerleşik pratiği haline gelen zaman ve mekan kısıtı olmadan nitelikli insan kaynağıyla buluşmasına imkan tanıyan esnek ve uzaktan çalışma modelini mevzuatımıza kalıcı olarak yerleştirdik. Uydu kuluçka merkezleriyle girişimcilerimizin pazara, mentörlük ve yatırım ağlarına erişimini kolaylaştırdık. Terzi usulü desteklerle Turcorn adayı firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlamak üzere hayata geçirdiğimiz Turcorn100 Programı’yla, yeni altyapılarla, finansman mekanizmalarıyla, girişim dostu mevzuat düzenlemeleriyle hedef, 2030 yılında Türkiye’den 100 teknoloji girişiminin milyar dolar değeri aşması yani 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi.”

“İnanıyorum ki bu merkez, Turcorn yolculuklarında yeni bir sıçrama tahtası olacak”

Bakan Kacır, bugüne kadar Bakanlık tarafından 216 milyon lira destek sağlanan İstanbul-Çekmeköy Yerleşkesi Projesi’nin kısa sürede sunduğu altyapı ve hizmetlerle girişimciler için çekim merkezine dönüştüğünü söyledi.

Kacır, “24 bin metrekare kiralanabilir alana sahip bu merkezimizle de girişimlerimize finans sektörüyle yakın işbirliği içerisinde inovatif ürün ve çözümler geliştirme olanağı sağlıyor olacağız. İnanıyorum ki bu merkez, girişimlerimizin doğru ürünü doğru pazarla buluşturma arayışlarına ivme katacak, Turcorn yolculuklarında yeni bir sıçrama tahtası olacak. 2030 yılında 100 Turcorn ve 100 bin teknoloji girişimi hedefimize daha güçlü, daha kararlı yürüyeceğiz.” şeklinde konuştu.

“Üniversitelerin yaptığı her katkı bu şehre değer katıyor”

İstanbul Valisi Davut Gül, bu merkezle Rize ile İstanbul’daki üniversiteler arasındaki mesafenin avantaja çevrildiğini dile getirerek, üniversitelerin yaptığı her katkının bu şehre değer kattığını vurguladı.

Dijitalpark Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Bayraktar da süreçte emeği geçen herkese teşekkür ederek, ilk kez Türkiye’de İstanbul’da bulunan bir üniversiteyle Anadolu’daki bir üniversitenin işbirliğiyle Dijitalpark Teknokent kurulduğuna dikkati çekti.

Bayraktar, “Anadolu’da bir üniversitenin kendi bölgesi dışında faaliyet sürdürmesinin zor olduğunu biliyoruz ama bizim, lokomotif sektörlerin eğitim camiası, siyaset camiası, iş dünyası İstanbul’da olduğuna göre, İstanbul’da bir mutlaka bir bağ kurmanız gerekiyordu.” diye konuştu.

Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin de 100’ü geçen teknoparkların Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkış vizesi olduğunu belirterek, “3 yıl önce İstanbul Çekmeköy’de ve Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi kampüs alanında faaliyete geçirdiğimiz Dijitalpark Teknokent, an itibarıyla yazılım ve bilişim başta olmak üzere toplam 166 teknoloji tabanlı yerli ve yabancı girişime ev sahipliği yapmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Törene Bakan Kacır’ın yanı sıra eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve milletvekilleri de katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-dijitalpark-teknokentin-acilisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
2024’te Antalya 17 Milyon Ziyaretçiyle Rekor Kırabilir https://www.kanal7haber.com.tr/2024te-antalya-17-milyon-ziyaretciyle-rekor-kirabilir/ https://www.kanal7haber.com.tr/2024te-antalya-17-milyon-ziyaretciyle-rekor-kirabilir/#respond Fri, 17 May 2024 21:54:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7301 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2024’ün Antalya’nın 17 milyondan fazla ziyaretçiyle yeni bir rekor kıracağı yıl olacağını söyledi.

Ersoy, Manavgat ilçesindeki bir otelde yapılan Turizm ve Otel İşletmecileriyle Sektör Değerlendirme Toplantısı’nda, Türkiye’nin geçen sene 56,7 milyon ziyaretçi ile rekor sayıya ulaştığını söyledi.

Antalya’nın da 16 milyon ziyaretçiyle bu sayıda en fazla paya sahip şehirlerin başında geldiğini ifade eden Ersoy, “İnşallah 2024 yılı da 17 milyondan fazla ziyaretçiyle tekrar yeni bir rekor kıracağımız yıl olacak. İlk verileri biz görebiliyoruz. Ocak verileri açıklandı zaten. Şubat verileri de oldukça iyi gidiyor. İnşallah hedefimizin daha üstünde bir sayıyla 2024’ü de gerçekleştireceğiz, kapatacağız gibi gözüküyor.” dedi.

Side ve Manavgat’ın kendisi için ayrı bir önemi olduğunu dile getiren Ersoy, turizm otel işletmeciliğine ilk başladığı yerin Sorgun bölgesi olduğu anlattı.

Bölgenin dinamiklerinin 2000’li yıllardan itibaren geliştiğini, son 20-25 yıllık gelişimini de yakinen takip ettiğini vurgulayan Ersoy, Antalya’da turizmin çok eski tarihlerden beri başladığı yerin Side olduğunu belirtti.

Ersoy, birçok otelci ve yönetici ile çok sayıda yatırımcının mesleği bu bölgede öğrendiğini, daha sonra başka bölgelere geçiş yaptığını aktararak şöyle devam etti:

“Side’yi yeni bir projeyle taçlandırmaya karar verdik. Yeni bir markalaşma, destinasyon markalaşması gerçekleştirmek istedik. Burada da birkaç tane amacımız vardı. Amacımız sadece yoğun turist almak değil, sezonu 12 aya yaymak. Eğer siz nitelikli turist istiyorsanız, nitelikli personele ihtiyacınız oluyor. Nitelikli personel için de mümkünse 12 ay turizm gerçekleştirmek gerekiyor. Bu açıdan turizmin en önemli hazinesi arkeolojik değerleri ve doğası. Arkeolojik değerlerle ilgili de Side şehir merkezi öncelikli noktalardan biri. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak 2014 yılında koruma imar planını Side bölgesinde gerçekleştirerek aslında ilk örnek projelerden biridir. Burada koruma kullanma dengesi sağlayarak bir çalışma başlattık. Bakanlık olarak, o bölgede yatırımları olan vatandaşlarımızın desteği ile hem kazı programlarımızı yürüttük hem de koruma kullanma dengesi çerçevesinde bölgenin gelişmesine çok büyük katkı sağlamış olduk. Geçen sene de bir deneme yaptık. 12 aylık kazı programını yoğun bir şekilde bu bölgede uyguladık.

‘Geleceğe Miras’ projesinin de ilk adımını attık. Neydi bu ‘Geleceğe Miras’ projesi? Geçmişle kıyaslandığında çok yoğun kazı programları oluşturuyoruz. Kazı başkanlıklarına çok geniş bütçeler, ekip ve ekipman desteği sağlıyoruz. Belli bir program dahilinde, bu tarz şehir merkezlerinde veya şehir merkezlerine çok yakın olan noktaları gece müzeciliğiyle buluşturuyoruz. Çok da başarılı geçti. Burada geçen sene 79 milyon liralık bir bütçe ile çok yoğun kazı programı gerçekleştirildi. Aynı zamanda da aydınlatma projeleri hızlandırıldı. Bu sene bütçesini çok daha fazla arttırdık. Müze programını da içine dahil ettik. ve inşallah ikisi birden gerçekleştiği zaman bu sene de yaklaşık 400 milyon liralık bir başlangıç bütçe ayırdık. İnşallah sezon sonuna kadar da müzeyi de hayata geçirerek burada gece 12.00’ye kadar aktif bir şekilde turistlerin gezeceği bir ortamı yaratmış olacağız.”

Antalya bölgesinde yaz aylarında gündüz saatlerinde hava sıcaklığının çok yüksek olduğuna dikkati çeken Ersoy, turistlerin de 40-45 derece sıcaklıkta havuz başında veya deniz kenarında olmak istediğini söyledi.

Bu projeyle güneş battıktan sonra, gece boyunca gezebilecekleri bir ortamı yaratmış olacaklarına işaret eden Ersoy, “Turistler otellerinden ayrılarak şehir merkezinde gezecek. Bunu niye yapıyoruz? Hem turistin cazibe noktalarına erişmesini ve gelecek potansiyel turistlere bu potansiyeli aktarmalarını, tanıtmalarını hem de şehirdeki diğer paydaşların, sektör paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmalarını sağlamak için. Yani esnafın, taksicinin, bu tarz kişilerin sektörden, sektörün diğer paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlamak için.” diye konuştu.

Ersoy, “Geleceğe Miras” projesinin bu başarısının ardından projeyi tüm Anadolu’ya yayma kararı aldıklarını belirterek, özellikle bu sene Olympos, Patara ve Ege Bölgesi’ndeki Efes’te hem kazı programlarının bütçelerini çok ciddi oranda arttırdıklarını hem de gece aydınlatmaları ile gün battıktan sonra gezilebilecek noktalar haline getirmeye başladıklarını kaydetti.

Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.

Toplantıya AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, AK Parti MKYK Üyesi Menderes Türel, AK Parti Manavgat Belediye Başkan adayı Süleyman Okudan ve turizm sektörü temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/2024te-antalya-17-milyon-ziyaretciyle-rekor-kirabilir/feed/ 0
Türkiye’de erken aşamadaki teknoloji şirketlerine 700 milyon dolardan fazla yatırım yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-erken-asamadaki-teknoloji-sirketlerine-700-milyon-dolardan-fazla-yatirim-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-erken-asamadaki-teknoloji-sirketlerine-700-milyon-dolardan-fazla-yatirim-yapildi/#respond Thu, 16 May 2024 21:42:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7256 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, “Geçen yıl Türkiye’de erken aşamadaki teknoloji şirketlerine 700 milyon dolardan fazla yatırım yapıldı.” dedi.

İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) önderliğinde hayata geçirilen Uluslararası Kuluçka Merkezi Açılış Töreni’ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, ICYF Başkanı Taha Ayhan ve çok sayıda davetli katıldı.

Törende konuşan Dağlıoğlu, buradaki amacın Türkiye’nin bölgesel rolünü güçlendiren bir hikayeye imza atmak olduğunu belirterek, “Çok mütevazi başladık. Burada yaklaşık 12 girişimle başlıyoruz. Ben eminim ki bunun daha fazlasını yapmak mümkün. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın himayelerinde buradaki bu kuluçka merkezini daha ileri aşamalara taşıyacağız.” diye konuştu.

Geçen yıl Türkiye’de erken aşamadaki teknoloji şirketlerine 700 milyon dolardan fazla yatırım yapıldığını belirten Dağlıoğlu, bu girişimler arasında sadece Türk girişimciler olmadığını, uluslararası girişimcilerin de bulunduğunu söyledi.

Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

“Türkiye’ye girişimlerini kurmak için gelmiş olan girişimciler var ve birçok uluslararası raporda ve endekste görüyoruz ki Türkiye kendi bölgesinde girişime başlamak için en uygun, en isabetli yer. Bunun tabii çok fazla bileşenleri var. Bileşenlerinden biri de sermayeye erişimin kolay olması, fonlamaya erişimin olması. İstanbul gibi çok sofistike bir pazarda ürün geliştirmek, hizmet geliştirmek ve bunu test etmek çok mümkün. Buradan küresel pazarlara erişmek mümkün. İşte biz bu çerçevede inşallah kurduğumuz Uluslararası Kuluçka Merkezi’nin ilk başarılarını görmeye başladık.

Bizim için önemli bir platform olan TEKNOFEST’in Take Off adında girişimcilik yarışması var. Geçtiğimiz aralık ayındaki etkinlikte bizim Uluslararası Kuluçka Merkezi olarak bir standımız vardı. Orada 6 tane girişimimiz kendini göstermiş oldu ve benim için gurur verici bir andı. Çünkü ürünlerin hazır olduğunu görmek, artık onları ticarileştiğini görmek, yatırım turu yapıyor olduklarını görmek bizim mütevazi adımımızın somut meyvelere dönüştüğünü gösteren göstergelerden biriydi.”

“Bilişim Vadisi’nin en büyük ideali Türkiye’yi dünyanın inovasyon üssüne dönüştürmek”

Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen de, “Bilişim Vadisi’nin en büyük ideali Türkiye’yi dünyanın teknoloji ve inovasyon üssüne dönüştürmek.” diye konuştu.

Girişimcilerle konuşurken, onlarla istişare ederken en çok gündeme gelen hususlardan bir tanesinin “doğuştan uluslararası” ifadesi olduğunun altını çizen Tüzgen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu girişimcilik merkezi de doğduğu günden itibaren uluslararası faaliyet göstermeye başlamış bir girişimcilik merkezi olacak. Bundan sonra biz, yurt dışından, Türkiye’de büyümek isteyen girişimcileri teknoloji vizesiyle buraya adapte olma programlarıyla desteklemeye devam ediyor olacağız. Bu işbirliklerini Medine’de, Taşkent’te, İslam dünyasının her köşesinde ve inşallah özgür Kudüs’te gerçekleştirme hayali ve duasıyla sözlerime son veriyorum.”

ICYF Başkanı Taha Ayhan ise girişimciliğin en doğru çözüm olduğunu gördüklerini belirterek, “İnsanlara ilham vermenin, insanlara fikir vermenin, insanlara bir meslek edindirmenin en doğru yaklaşım olduğunu ve bizim açımızdan en verimli yol olduğunu gördük ve bu yüzden buna odaklandık.” dedi.

Buradaki gençlerin Batı’daki emsallerinden eksileri bulunmadığını, artılarının olduğunu belirten Ayhan, “Çünkü içinde bulundukları imkansızlıklara rağmen çok daha verimli, çok daha farklı yaklaşımlar geliştirerek çok daha güzel çözümler üretebiliyorlar.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-erken-asamadaki-teknoloji-sirketlerine-700-milyon-dolardan-fazla-yatirim-yapildi/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaştırma ve haberleşme ağına yönelik yatırımları hakkında bilgi verdi https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turkiyenin-ulastirma-ve-haberlesme-agina-yonelik-yatirimlari-hakkinda-bilgi-verdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turkiyenin-ulastirma-ve-haberlesme-agina-yonelik-yatirimlari-hakkinda-bilgi-verdi/#respond Wed, 15 May 2024 21:51:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7227 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Biz tercihlerinden dolayı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. Siz hiç duydunuz mu? Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de devletin bir yatırımının durdurulduğunu gördünüz mü tercihinden dolayı? Asla görmediniz.” dedi.

Uraloğlu, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu tarafından Balçova Termal Otel’de organize edilen “Sürdürülebilirlik Odağında Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri” ana temalı Türkiye İstişare Toplantısı’nın açılış oturumuna katıldı.

Konuşmasında bakanlığın ulaştırma ve haberleşme ağına yönelik yatırımları hakkında bilgi veren Uraloğlu, 2028’e kadar 1780 kilometre daha otoyol yapmayı, yaklaşık 14 bin kilometre olan demir yolu ağını 28 bin kilometreye, 57 olan havalimanı sayısını ise 61’e çıkarmayı planladıklarını belirtti.

Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Hava yolunda ciddi gelişmelerimiz olacak ama demiryolu hem yük hem yolcuda çok büyük oranlarda gelişecek. Biz de yatırımımızı ona göre yapacağız. Her 15 saniyede bir uçak geçiyor ülkemizden. Böyle bir coğrafyadayız ve 173 ülkeyle hava yolları anlaşmamız var. Şu anda da 130 ülkede 143 noktaya doğrudan uçuş yapan bir ülkeyiz.

2023 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yaklaşık 84 bin gemi geçti. Bu her boğazdan yaklaşık 40 bine yakın gemi demektir. 4 saatlik bir uçuş mesafesinde 67 ülkeye ulaşabiliyoruz. Bu 67 ülkede de 1,4 milyar insan yaşıyor. Bunların 40 trilyon dolar gayri safi milli hasılası var. 8 trilyon dolar da ticaret potansiyeli bulunuyor. Coğrafya haritasını bilmeyen birisine gösterirseniz ‘en kritik yer, en stratejik yer neresidir’ derseniz oranın Türkiye olduğunu size gösterebilir. Böyle kıymetli bir coğrafya üzerinde bulunuyoruz.”

“Projeler bitme aşamasında”

Uraloğlu, ticaretin genel anlamda doğu-batı ekseninde geliştiğini, son zamanlarda kuzey-güney aksında da çok ciddi gelişmeler olduğuna işaret etti.

Basra Körfezi’nden Ovaköy’e 1200 kilometrelik otoyol, demir yolu, enerji nakil ve iletişim hatlarını içeren Kalkınma Yolu Koridoru’nu bu gelişmeyi önceden görerek planladıklarını aktaran Uraloğlu, “Bugün bitirmiş olsaydık Süveyş Kanalı’ndaki sıkıntılar konuşulmuyor olurdu ve sadece 21 günde bu ulaşımı biz sağlamış olurduk. Projeler bitme aşamasında. Bu sene içerisinde başlayabilir miyiz diye gayret içerisindeyiz.” diye konuştu.

Ankara-İstanbul arasındaki yeni bir otoyol yapmayı planladıklarını vurgulayan Uraloğlu, Aydın-Denizli Otoyolu’nu bitireceklerini, devamında da bu yolu Antalya’ya bağlayacaklarını anlattı.

İhalesi yapılan ve proje aşamasında olan yatırımları anlatan Uraloğlu, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin Polatlı’dan itibaren 508 kilometre olduğunu, 2026 sonu ya da 2027 başında tamamlanmasının hedeflendiğini aktardı.

İzmir için yeni çevreyolu projesi

Uraloğlu, İzmir’de geçmişte Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, kentin ihtiyaç duyduğu yatırım ve hizmetleri bildiğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Biz tercihlerinden dolayı hiçbir ilimizi cezalandırmadık. Siz hiç duydunuz mu? Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de devletin bir yatırımının durdurulduğunu gördünüz mü tercihinden dolayı? Asla görmediniz. Ama şunu atlamamamız lazım; daha iyisini yapmak için mutlaka mahalli idarelerle, özellikle büyükşehirlerle iş birliği yapmamız lazım. Ekip halinde yürümemiz lazım. O anlamda biz İzmir’e daha iyi hizmet etmeye talibiz.”

Bakan Uraloğlu, İzmir’de yeni çevre yolu projesini de bitirdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onunla ilgili ÇED süreçleri ve imar planı genel anlamda bitti diyebilirim. Yatırım programıyla, fizibiliteyle ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz. Artık özellikle Karşıyaka, Bayraklı tarafındaki günlük trafik 120 binleri geçti. Belki birazcık daha yukarı Buca’ya doğru giderken o rampaların olduğu kesimde trafik ciddi bir şekilde aksıyor. Bu sene yatırım programına aldırabilirsek bu sene, olmadı önümüzdeki sene mutlaka ona başlamalıyız. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyeyim. Yüksek hızlı tren inşallah geliyor. İzmir’deki bu anlamda kavşak projelerinden bahsediyor Hamza Bey. Onlarda nasıl işbirliği yaparız, konuşacağız. İzmir mutlaka daha iyisine layık. ‘Biz ceketimizi koysak kazanır’ diyenlere 1 Nisan’da bunun böyle olmadığını, 1 Nisan şakasıyla beraber göstermiş olacağız.”

Diğer konuşmacılar

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da İzmir’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu, ticaretin ve kültürün merkezi olarak öne çıkmış bir şehir olduğunu söyledi.

İzmir’in sahip olduğu eşsiz potansiyeli en üst düzeye çıkarmak ve şehri daha da yaşanabilir hale getirmenin en büyük arzuları olduğunu bildiren Dağ, ” İzmir’imizin tarihini, kültürünü ve doğal güzelliklerini koruyarak, modern belediyecilik anlayışıyla kalkındırmayı hedefliyoruz. İş dünyasıyla olan işbirliğimizi güçlendirerek, İzmir’i bir yatırım cennetine dönüştüreceğiz.” dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı da taşımacılık sektörünün Türkiye’de ve dünyada önemini artırdığını söyledi.

Türkiye ekonomisinin depreme rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek büyük bir direnç gösterdiğini vurgulayan Asmalı, şunları kaydetti:

“Yine geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinde ki o dönem biliyorsunuz genel seçimlerin de olduğu bir dönemdi, bu performansını sürdürerek yüzde 3,9 oranında büyüyerek küresel ekonomiler içerisinde pozitif olarak ayrışmıştır. Nihayet yılın 3. çeyreği yüzde 5,9 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi bu dönemde de G20 ülkeleri arasında en çok büyüyen ikinci ülke olmayı başarmıştır. Öncü ekonomilerle birlikte ülkemizin de enflasyon sorunuyla yüzleştiği ve parasal sıkılaşma sürecinde olduğu böyle bir dönemde Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artması takdir edilmesi gereken bir gelişmedir.” diye konuştu.

İzmir Valisi Süleyman Elban, MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Metin Korkmaz ile MÜSİAD İzmir İl Başkanı Gökhan Temur da toplantıda birer konuşma yaptı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-turkiyenin-ulastirma-ve-haberlesme-agina-yonelik-yatirimlari-hakkinda-bilgi-verdi/feed/ 0
Bakan Işıkhan: “2002 yılından bu yana en yüksek istihdam oranları bekleniyor” https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-isikhan-2002-yilindan-bu-yana-en-yuksek-istihdam-oranlari-bekleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-isikhan-2002-yilindan-bu-yana-en-yuksek-istihdam-oranlari-bekleniyor/#respond Wed, 15 May 2024 21:48:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7225 Bakan Işıkhan: “2002 yılından bu yana en yüksek istihdam oranları bekleniyor”

Bakan Işıkhan Manisa’da “İş-Pozitif” Kadın İstihdamı Projesi toplantısına katıldı

MANİSA – Manisa’da düzenlenen “İş-Pozitif” Kadın İstihdamı Projesi Bölge Toplantısına katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde, hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını işaret etmektedir” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadın istihdamının artırılması için başlatılan İş Pozitif Fuarının Manisa’daki toplantısına katıldı. Manisa’daki bir otelde düzenlenen programda kadınlar salonu doldurdu. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, belediye olarak kadın istihdamına yönelik çalışmalarını anlattı. Kadınların iş hayatında ve üretimde var olmaları için çaba harcadıklarını kaydeden Ergün, açtıkları kurslar ve destekleriyle kadınlara verdikleri değeri gösterdiklerini söyledi. Manisa Valisi Enver Ünlü de, kentte kadın kooperatif sayısının 15’e ulaştığını, kadınların üretim ve istihdamda kendilerine yer edinebilmeleri için çalıştıklarını açıkladı.

Kadınlara seslenen Bakan Işıkhan, Türkiye’nin kadınları adına önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Bugün itibariyle ülke çapında bir seferberliğe dönüşmesini arzu ettiğimiz yeni projemizi tüm bölgelerimize ve 81 ilimize duyurmak üzere Türkiye turuna çıktık. Allah nasip ederse her hafta bir bölgemizde olacak şekilde 7 bölgemizin tamamında bu toplantılarımızı gerçekleştireceğiz. Manisa, gerek sanayisiyle, gerek ticaretiyle, gerek tarımıyla Türkiye’nin en parlak şehirlerinden biri. Bunun yanında; bir şehrin kalkınmasının en önemli faktörlerinden olan gerçek belediyecilik anlayışına sahip, Manisa’ya vizyon katmış bir belediye başkanı var. Önümüzdeki süreçte, hayata geçireceğimiz yeni proje ve uygulamalarla, özellikle 31 Mart seçimleri sonrasında Cumhur İttifakından çıkan; büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle Manisa’da çok güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Kadın istihdamına büyük önem verdiklerini dile getiren Bakan Işıkhan, “Türkiye olarak bizim 21 yıldır üzerinde hassasiyetle durduğumuz, gelecek hedef ve vizyonumuzun temel argümanları arasında yer alan bir konudur. Geleceğin güçlü Türkiye’sine giden yol, kadın erkek her bir insanımızın sosyal ve ekonomik kalkınma sürecinde imkanı ölçüsünde yer aldığı ve katıldığı topyekun bir seferberlik şuurundan geçmektedir. Bu sebeple, geçmişten günümüze binlerce yıldır olduğu gibi önümüzdeki yüzyılda da kadınlarımızın gücüne, desteğine ihtiyacımız var. Biz kadını baş tacı yapan bir inancın ve kültürün mirasçılarıyız. Binlerce yıllık tarihimizde ve ülkemizin kuruluş yıllarında olduğu gibi son 21 yılda da ülkemizin gerçekleştirdiği kalkınma ve ilerleme hamlesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği yol ile birlikte kadınlarımız; emek ve çabaları ile aktif rol oynamıştır. Türkiye, kadınlarının, annelerinin büyük fedakarlıkları sayesinde bugünlere gelmiştir. Nüfusumuzun yaklaşık yarısını oluşturan kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız mümkün değildir. Bu sebeple; kadınlarımızın toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine ihtiyacımız var. Bu alanda somut, kalıcı çözüm mekanizmaları üretiyor, fırsatlardan eşit ve adil bir şekilde yararlanmalarına yönelik politikalar yürütüyoruz. Sağlıktan eğitime, sanattan spora, bürokrasiden siyasete her zaman yanlarında olduğumuz gibi; çalışmak, üretmek, ülkemize ve milletimize değer katmak isteyen bütün kadınlarımızı destekliyoruz. Bakanlık olarak istihdam, nitelikli işgücü ve sosyal güvenlik hizmetlerimizde kadınlar; her zaman, özel olarak politika geliştirdiğimiz gruplar arasında yer alıyor. Gerek projelerle gerekse mevcut programlarımızla kadın istihdamını önceliyoruz” dedi.

“4 milyondan fazla kadın işe yerleşti”

Bakan Işıkhan, son 21 yılda İş-Kur aracılığıyla işe yerleştirilen 13 milyon kişiden yüzde 32’sinin kadın olduğunu açıkladı. 4 milyondan fazla kadını iş sahibi yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden Bakan Işıkhan, “Yine son 21 yılda, kurumumuz İş-Kur’un Aktif İşgücü Programlarından yararlanan yaklaşık 5 milyon insanımızın yüzde 52,6’sını, yani 2 buçuk milyonunu kadınların oluşturduğunu görüyoruz. İş-Kur aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitimli ve nitelikli iş gücü hedefiyle, geçtiğimiz yıl içerisinde 27 binin üzerinde kadınımızı kurs ve programlardan yararlandırmış durumdayız. 2023 yılı boyunca 877 bine yakın kadına danışmanlık hizmeti vermiş durumdayız. Sadece danışmanlık hizmeti alan kadınlarımızın sayısına baktığımızda bile çalışma isteklerini ve azimlerini görebiliyoruz” diye konuştu.

İş Pozitif projesinin kadınlar için önemine dikkat çeken Bakan Işıkhan, “Proje kapsamında, 10 Bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş-Pozitif adı altında bir bilgi sistemi kurduk. İş Pozitif; istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebileceği bir iş birliği sistemidir. Çünkü biz biliyoruz ki kadına sağlanan pozitif ayrımcılık, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sağlanan pozitif ayrımcılıktır. Bu anlayışla; mesleki danışmanlıktan, sosyal güvenliğe varıncaya kadar çalışma hayatının her adımında kadınların yanındayız” diye konuştu.

“Kayıt dışı istihdam da önlenecek”

Kayıt dışı istihdamın özellikle kadınların iş yaşamını olumsuz etkilediğini ifade eden Bakan Işıkhan, kayıt dışı istihdamla mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi. Bakan Işıkhan, “Kayıt dışılık özellikle kadınların sosyal güvenliğini ve geleceğini tehdit etmekte. Bu projeyle inşallah, bu tür problemlerin de önüne geçmiş olacağız. Böylece, kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla girişimciliğin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamış olacağız. Projeden kamu kurum ve kuruluşları, 81 ilde yaşayan kadınlar, İş-Kur’da kayıtlı olan kadın işsizler, sanayi ve ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve kadın kooperatifleri yararlanabilecek. Kadınların işgücüne katılımı hem işgücü piyasasının genişlemesine ve üretkenliğin artmasına yardımcı olacak hem de sosyal güvenlik sistemimizin daha da gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kadın istihdamı aynı zamanda sürdürülebilir bir ekonominin tesis edilmesinin yanı sıra sosyal uyum ve katılımı da beraberinde getirecektir” diye konuştu.

“En yüksek istihdam oranlarını bekliyoruz”

Bakan Vedat Işıkhan konuşmasında istihdam ve işgücünde en yüksek verilere ulaştıklarını ve rekor kırdıklarını ifade etti. Bakan Işıkhan, “Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını işaret etmektedir” dedi.

“15 bin 262 kadını iş sahibi yaptık”

İş Pozitif’in başlatıldığı 2 haftalık süreçte 15 bin 262 kadını iş sahibi yaptıklarını müjdeleyen Bakan Işıkhan, “Bu rakamlar, hem İş Pozitif programımızın, hem de diğer istihdam politikalarımızın ne derece etkili olduğunu göstermektedir. Bu fuarla ve diğer illerde gerçekleştireceğimiz programlarla, İş Pozitif’i daha da tanıtacağız ve bu bilinci daha da yayacağız. Bu sayede, işe yerleştirdiğimiz kadın sayısını, her geçen gün katlanarak artıracağız. Bundan sonra da aynı şekilde çalışma hayatında daha fazla fırsat ve katılım için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Özellikle kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımına destek olacak politikaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Bakan Işıkhan konuşmaların ardından kadın istihdamına katkı sunan şirketlere plaket takdim etti. Bakan Işıkhan ve beraberindekiler daha sonra İş-Pozitif projesi kapsamında açılan fuarı gezerek ilgililerden bilgi aldı.

Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanı sıra Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, AK Parti MKYK Üyesi Ayşe Nevin Sert, MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ve çok sayıda kadın katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-isikhan-2002-yilindan-bu-yana-en-yuksek-istihdam-oranlari-bekleniyor/feed/ 0
İş-Pozitif Kadın İstihdamı Projesiyle Son 2 Haftada 15 Bin 262 Kadın İstihdam Edildi https://www.kanal7haber.com.tr/is-pozitif-kadin-istihdami-projesiyle-son-2-haftada-15-bin-262-kadin-istihdam-edildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/is-pozitif-kadin-istihdami-projesiyle-son-2-haftada-15-bin-262-kadin-istihdam-edildi/#respond Tue, 14 May 2024 21:48:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7190 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İş-Pozitif Kadın İstihdamı Projesi ile son 2 haftada 15 bin 262 kadının istihdam edildiğini belirterek, gelecek ay açıklanacak istihdam verilerinde son 22 yılın en düşük işsizlik oranının beklendiğini söyledi.

Bakan Işıkhan, Manisa’da bir otelde “Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya Türkiye Yüzyılı’nın Kadınları, Yüzyılın Kadın İstihdamı” başlığıyla düzenlenen İş-Pozitif Kadın İstihdamı Projesi Bölge Toplantısı’na katıldı.

Konuşmasında projenin ilk bölge toplantısını Manisa’da yaptıklarına dikkati çeken Işıkhan, Manisa’nın sanayisi, ticareti ve tarımıyla Türkiye’nin en parlak şehirlerinden biri olduğunu, bunların yanında “gerçek belediyecilik” anlayışına sahip, kente vizyon katmış bir belediye başkanına sahip olduğunu belirtti.

Türkiye’nin 21 yılda gerçekleştirdiği kalkınma ve ilerleme hamlesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği yol ile kadınların emek ve çabalarının aktif rol oynadığını dile getiren Işıkhan, kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmanın mümkün olmayacağını, kadınların yenilikçi bakış açılarına ve çözüm odaklı fikirlerine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.

Işıkhan, 21 yılda İŞKUR vasıtasıyla işe yerleştirilen 13 milyon kişinin yüzde 32,6’sına denk gelen 4 milyondan fazla istihdamı kadınların oluşturduğuna dikkati çekerek, “Yine son 21 yılda, kurumumuz İŞKUR’un Aktif İşgücü Programlarından yararlanan yaklaşık 5 milyon insanımızın yüzde 52,6’sını, yani 2,5 milyonunu kadınların oluşturduğunu görüyoruz. İŞKUR aracılığıyla sadece 2023 yılı içerisinde 464 bini aşkın kadının işe yerleştirilmesini sağlamış durumdayız. Eğitim, bildiğiniz gibi özellikle nitelikli iş gücünü artırma noktasında hayati bir öneme sahip. Kadınlarımızın mesleki eğitim programlarına ilgisi, bu alandaki varlığı bizleri ziyadesiyle memnun ediyor.” diye konuştu.

Geçen yıl 25 binin üzerinde kadının kurs ve programlardan yararlandığını aktaran Bakan Işıkhan, 2023 yılı boyunca 877 bine yakın kadına iş ve meslek danışmanlığı hizmeti verdiklerini dile getirdi.

Kadınların çalışma istek ve azimlerini bu rakamlarda da görebildiklerini, bu kararlılığı tüm imkanları seferber ederek ülkenin istikbali için birer katma değere dönüştürmenin gayreti içerisinde olduklarını bildiren Işıkhan, İş Pozitif Projesi’nin böyle bir anlayışın eseri olduğuna işaret etti.

“Son 22 yılın en düşük işsizlik oranı”

İş Pozitif Projesi’ne 10 bakanlığın dahil olduğunu, projenin kadınların iş gücüne katılımını arttırmanın yanında çalışma hayatındaki kayıt dışı istihdamı azaltmayı da hedeflediğini dile getiren Işıkhan, şöyle konuştu:

“Önümüzdeki ay açıklanacak 2023 yılı verilerinde hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek iş gücüne katılım oranları ve istihdam oranları beklenmektedir. Aynı şekilde tüm diğer göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağına işaret etmektedir. Diğer yandan İş Pozitif’i başlattığımız 9 Şubat’tan bu yana, yani geçtiğimiz 2 hafta içinde 15 bin 262 kadını işe yerleştirdiğimizin müjdesini vermek istiyorum. Bu rakamlar, hem İş Pozitif programımızın hem de diğer istihdam politikalarımızın ne derece etkili olduğunu göstermektedir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan projeyle daha fazla çalışıp hem toplumsal hem de iktisadi kalkınmaya katkı sağlayan emektar kadınlarla Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı yapacaklarını dile getiren Işıkhan, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın da Türkiye’nin istiklalinin ve istikbalinin teminatı olduğunu belirtti.

Işıkhan, “Yüzyılın Kadın İstihdamı” niteliğindeki projeye “Milli Müdafaadan Milli Kalkınmaya, Türkiye Yüzyılının Kadınları” ismini verdiklerini anımsatarak, projenin başta kadınlar olmak üzere çalışma hayatına, Türkiye’ye hayırlar getirmesini temenni etti.

Bakan Işıkhan, konuşmasının ardından Manisa’da en fazla kadını istihdam eden firmaların temsilcilerine plaket verdi.

Daha sonra kadın kooperatifleri, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve yüksek oranda kadın çalışan istihdam eden firmaların yer aldığı İş Pozitif Kadın İstihdam Fuarı’nın açılışını yapan Bakan Işıkhan, stantları gezerek yetkililerden bilgi aldı.

Toplantıya Manisa Valisi Enver Ünlü, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ve AK Parti MKYK Üyesi Ayşe Nevin Sert de katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/is-pozitif-kadin-istihdami-projesiyle-son-2-haftada-15-bin-262-kadin-istihdam-edildi/feed/ 0
İstanbul’da Kentsel Dönüşüm İçin ‘Yarısı Bizden’ Kampanyası Yürürlüğe Girdi https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-icin-yarisi-bizden-kampanyasi-yururluge-girdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-icin-yarisi-bizden-kampanyasi-yururluge-girdi/#respond Tue, 14 May 2024 21:21:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7183 İstanbul’da kentsel dönüşüme destek uygulamalarından ‘Yarısı Bizden’ kampanyası yürürlüğe girdi. İstanbul’da kentsel dönüşüm için hak sahiplerine bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar da kredi verilecek.

İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak için yapılacak uygulamalar kapsamında ‘Yarısı Bizden’ kampanyası yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre İstanbul’da kentsel dönüşüm için hak sahiplerine bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar da kredi verilecek.

Hibe ve kredi desteği verilecek

İstanbul’da kentsel dönüşümde gerçekleştirilecek uygulamalar hakkında Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı bilgi verdi. Özelmacıklı, “Hak sahiplerine her bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar kredi ve 100 bin TL tahliye desteği verilebilecek. Tahliye desteği maliklere, kiracılara ve sınırlı ayni hak sahiplerine bağımsız bölüm başına bir kereye mahsus ve karşılıksız olarak sağlanacak” dedi.

Kampanyaya başvuru durumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Özelmacıklı, “Kampanyaya 72 bin bağımsız bölümde yaklaşık 14 bin binada yüzde 100 mutabakat ile başvuru olmuştu. Diğer başvurular ile beraber bu rakam 1 milyon 255 bin seviyesindeydi. Şuan için yeni bir başvuru alınmıyor. Mevcutta yapılan başvurular çerçevesinde; risk düzeyine göre ve kentsel dönüşüme girme rızası gösteren binalarla beraber sürecin başlaması bekleniyor. Bu destek paketinin 2026 yılı sonuna kadar verilmesi öngörülüyor. 5 yıl içerisinde yerinde dönüşüm kapsamında 350-400 bağımsız bölümün yapılması hedefleniyor. Orta vadede bütçede 485 milyar TL’lik hazırlandığını değerlendirebiliyoruz” diye konuştu.

Kampanyanın kredili bölümünün ödeme koşulları

700 bin TL’lik kredilendirilecek desteğin ödemesiyle ilgili bilgi veren Özelmacıklı, “Destek paketinde 700 bin lira kredilendirilecek. Gerisi hibe olacak. Kredi geri ödemeleri, geri ödemesiz dönemden sonraki ilk aydan itibaren başlayacak ve ilk 12 taksit faizsiz olmak üzere en fazla 120 ayda tamamlanacak. Geri ödemesiz ve faizsiz dönem sonunda ilk taksit ödemesinden önce başlangıç güncellemesi yapılacak. Kredi borcu, her güncelleme döneminde güncelleme oranının uygulanması suretiyle güncellenecek. Güncelleme oranı ise Tüketici Fiyat Endeksinde (TÜFE) bir önceki yılın aynı ayına göre meydana gelen yıllık değişim oranının yarısını olarak baz alınacak” şeklinde konuştu.

Kampanyadan faydalanamayacak olanlar

Kampanyaya faydalanamayacaklarla ilgili de konuşan Özelmacıklı, “1 Nisan 2023 tarihinden önce inşaat ruhsatı almış dönüşüme başlamış olan yapılar bu kampanyadan faydalanamıyor. Bazı kentsel dönüşüm projelerinde daire sayısında artış imkanı oluyorsa, bu rakam bakanlık tarafından yüzde 50 ile sınırlandırılmış, bu yerler yüzde 50’den fazla artış görünüyorsa bu kampanyadan faydalanamıyor” ifadelerini kullandı.

Dönüşüm çerçevesinde kredilerin doğru ve etkili kullanılması hedefleniyor. Hibe ve krediler binanın inşaatının tamamlanma oranına göre yükleniciye teslim edilecek. Subasman seviyesi, taşıyıcı sistemin bitimi ve inşaat bitimi olmak üzere üç eşit taksitle yapıdaki hak sahipleri adına kurum tarafından ödeme yapılacak. Kredi verilirken hak sahiplerinin gelir ve kredi puanı durumlarına bakılmayacak lakin kredi tutarının iki katı kadar tutarda ipotek tesis edilecek” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-icin-yarisi-bizden-kampanyasi-yururluge-girdi/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Denizanası Artışı Balıkçılığı Olumsuz Etkiliyor https://www.kanal7haber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-artisi-balikciligi-olumsuz-etkiliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-artisi-balikciligi-olumsuz-etkiliyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:57:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7176 Marmara Denizi’nde aşırı denizanası artışının, balıkçılığı olumsuz yönde etkilediği ve balık türlerinin azalmasına neden olduğu belirlendi.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan “Marmara Denizi’nde denizanası artışları sebep ve sonuçları” başlıklı proje kapsamında, denizanalarının balıkçılık üzerinde etkileri araştırıldı.

Marmara’da balıkçılık yapan 150 kişiyle yüz yüze görüşülerek anket yapılan araştırmada, ayrıca “R/V Yunus-S” araştırma gemisiyle denizanalarının balık üzerinde olumsuz etkileri üzerine çalışıldı.

Çalışma sonucunda denizde aşırı denizanası artışının balıkçılığı olumsuz yönde etkilediği ve balık türlerinin azalmasına neden olduğu tespit edildi.

“Endüstriyel balıkçılar denizanalarıyla mücadele edebiliyor”

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak, AA muhabirine araştırmalarıyla ilgili bilgiler verdi.

Hem endüstriyel hem de küçük ölçekli balıkçılarla yüz yüze bir anket çalışması yaparak denizanalarının faaliyetler üzerindeki etkilerini belirlediklerini ve tüm balıkçıların bu türün aşırı çoğalmasından olumsuz etkilendiğini kaydeden Karakulak, ağların gözlerinin tıkanmasıyla balıkçıların hedeflediği türleri avlayamamasının büyük bir sıkıntı yarattığını dile getirdi.

Denizanası artışları nedeniyle balıkçıların artık daha çok denizde vakit geçirmeye başladığını anlatan Karakulak, “İş güçleri artıyor, attıkları ağları denizden toplamakta zorluk çekiyorlar. Denizde daha fazla kaldıkları için daha fazla mazot yakıyorlar ve ekonomik anlamda da mağdur durumda kalıyor. Endüstriyel balıkçılar ise denizanalarıyla mücadele edebiliyorlar. Sahip olduğu teknolojiyi kullanarak ağlara giren denizanalarını uzaklaştırıyorlar.” dedi.

Bazı denizanaları ile balıkların yan yana durması nedeniyle balıkların renklerinin solduğu, bu durumun da balıkçıların ürünlerini pazarlamasında sorun yarattığına işaret eden Karakulak, şöyle devam etti:

“Marmara Denizi’nde aşırı denizanası artışı, balıkçılığı olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde balıkçılık faaliyetleri durma noktasına geliyor. Balıkçı en fazla yüzde 50 oranında avcılığını yapabiliyor. Ama küçük ölçekli balıkçılar hiç faaliyet gerçekleştiremiyor. Özellikle balıkçılık sezonunun açıldığı eylül, ekim dönemlerinde, balığın göç yaptığı dönemlerde balıkçılık faaliyeti durma noktasında. Çalışma bölgemiz Doğu Marmara bölgesi olduğu için İstanbul ve Kocaeli balıkçılarıyla yüz yüze anket çalışması yaptık. Denizanasının artışı nedeniyle İzmit Körfezi balıkçısı, o bölgede balıkçılık faaliyetini yapamayıp İstanbul gibi uzak noktalara geliyor.”

Balık yumurtası bolluğunda azalma

Proje kapsamında Doğu Marmara Denizi’nin balık yumurta ve larvalarının çeşitliliğine de baktıklarını ve eskiye göre üreyen balıkların çeşitliliğinde azalma tespit ettiklerini aktaran Karakulak, denizanalarının balık yumurtalarıyla beslenmesi nedeniyle balık yumurtası bolluğunda azalma yaşandığını ve bu durumun ticari balık türlerinin azalmasına neden olduğunu ifade etti.

Karakulak, denizanalarından tüm balık türlerinin etkilendiğini de belirterek, “Marmara Denizi’nde eskiden bol olan uskumru, kılıç, orkinos gibi balıkların olmaması denizanalarının aşırı artışına yol açmakta. Çünkü bu balıklar denizanasıyla besleniyordu.” diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar ise Marmara Denizi’nde ilk defa gözlenen denizanası türleri ve yerli türlerin, hızlı ve yüksek üremesinin yanı sıra, balıkların besini olan küçük hayvansal organizmalar, balık yumurtaları ve larvalardan beslendiğine dikkati çekti.

Bu durumun balık stokları üzerinde ciddi baskılar yarattığını kaydeden Okyar, “Üstelik aşırı artan ve kitlesel ölümle parçalanan denizanaları, balıkçı ağlarının göz açıklıklarını kapatmalarından dolayı da balıkçılık uygulamalarında sorunlar yaşanmasına neden olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-artisi-balikciligi-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0
YTÜ, Antarktika’dan izole edilen yeni bakteri türleriyle enerji tasarrufu sağlayacak bir ürün geliştirmeyi hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:21:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7156 Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen, Antarktika’dan ilk kez izole edilen yeni bakteri türlerinin kullanılacağı projeyle, Türkiye ekonomisine, çevreye duyarlı ve enerji tasarrufu sağlayan yüksek katma değerli biyoteknolojik bir ürün kazandırılması amaçlanıyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Horseshoe Adası’ndan İzole Edilen Yeni Bakteri Türlerinden Soğuk-Aktif Lipaz Enzimi Üretimi, Karakterizasyonu ve Heterolog Ekspresyonu” çalışması da yer alıyor.

YTÜ yürütücülüğündeki projede Bursa Uludağ Üniversitesinden araştırmacılar da yer alıyor. Mikrobiyolojik analizler, genomik, gen klonlama, kromatografik saflaştırma konularında çok sayıda çalışmaları olan proje ekibi, disiplinler arası özellik taşıyan projede mikrobiyoloji, moleküler biyoloji ve kimya uzmanlarının işbirliğiyle genomik ve rekombinant DNA teknolojisi gibi yöntemler kullanacak.

Projede, ekip tarafından Antarktika’dan ilk kez izole edilmiş olan yeni bakteri türleri, soğuk-aktif lipaz üretimi için çalışılacak. Elde edilmesi planlanan soğuk-aktif lipazın patent ve/veya ticari bir ürüne dönüşme potansiyelinin yüksek olduğu değerlendiriliyor.

Proje sonunda elde edilecek soğuk-aktif lipazın ticari bir ürüne dönüştürülmesine yönelik sanayi işbirlikli TÜBİTAK TEYDEB projesi hazırlanması planlanıyor.

Sonuç olarak, projeyle elde edilmesi hedeflenen “soğuk-aktif lipaz” enziminin uzun vadede Türkiye ekonomisi için katma değeri yüksek biyoteknolojik bir ürüne dönüşebileceği öngörülüyor.

Enerji tasarrufu sağlayacak

YTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilal Ay, “psikrofil” ve “psikrotolerant” mikroorganizmalar tarafından üretilen soğuk-aktif enzimlerin endüstriyel ve biyoteknolojik uygulamalar için büyük önem taşıdığını söyledi.

Bu tür enzimlerin düşük sıcaklıklarda daha yüksek aktiviteye sahip olmaları nedeniyle endüstriyel süreçlerde çok iyi performans gösterdiğini belirten Ay, şöyle devam etti:

“Söz konusu enzimler deterjan, gıda, tarım, ilaç ve çevre gibi çeşitli sektörler için büyük bir ticari potansiyele sahip. Soğuk-aktif enzimlerle gıda işleme, kimyasal sentezi, biyoyakıt üretimi ve deterjan üretimine yüksek katkı sağlanabilecek. Bu sayede mesela deterjan kullanırken sıcak su elde etmeye gerek kalmayacak. Bunu Türkiye geneline vurduğumuzda ise başta hem temiz enerji olması hem de tasarruf sağlaması nedeniyle dünya, ekonomik anlamda da ülkemiz kazançlı çıkacak.”

Ay, dünya enzim piyasasının 3’te 1’ini oluşturan lipazların büyük ölçekli üretimi için kullanılabilecek en uygun kaynakların, mikroorganizmalar olduğunun altını çizdi.

Bu projede ilgili lipazı kodlayan genin heterolog, yani başka bir mikroorganizma üzerinden daha kolay elde edilmesinin amaçlandığını da dile getiren Ay, “Bu projeyle Horseshoe Adası’ndan izole ettiğimiz ve birçoğu aktinobakteri olan yeni bakterilerin biyoteknolojik bir ürün olarak soğuk-aktif lipaz üretebilmeleri araştırılacak. Projemizin genelinde öncelikle bu lipazları saflaştıracağız. Daha sonra heterolog ekspresyon dediğimiz çalışmayı gerçekleştireceğiz. Daha sonra gerekli pH ve sıcaklık koşullarında organik çözücülerin ve deterjanların, saflaştırdığımız soğuk-aktif lipazın aktivitesine etkilerini test edeceğiz.” diye konuştu.

Patenti alınabilir

Ay, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan Ulusal Kutup Bilimleri Programı’nda, Türk bilim insanlarının kutuplarla ilgili özgün bilimsel çalışmalar yaparak dünyada bu konuda öncü olan ülkeler arasında yer alması gerektiğinin vurgulandığını belirtti.

Bu bağlamda kutup bilimleriyle ilgili öncelikli tematik çalışma alanlarının belirlendiğini söyleyen Ay, şunları kaydetti:

“Canlı bilimleri alanında özellikle kutup biyoçeşitliliği, biyokimya ve biyojeokimyasal döngüler, biyoteknoloji, ekoloji ve kirlilik alanlarında çalışmalar yapılmalı. Literatürde soğuk-aktif lipaz enzimleriyle ilgili bazı çalışmalar bulunmasına rağmen bu alanda yapılan çalışmalar hala oldukça sınırlı. Ayrıca, soğuk-aktif lipaz enzimi üretimi için kullanılacak olan izolatların ilk kez ekibimiz tarafından izole edilen yeni bakteri türlerinden oluşması, bu proje sonuçlarının patent ve/veya yeni ticari ürün geliştirilmesine konu olabilecek düzeyde özgünlük taşıdığını gösteriyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ytu-antarktikadan-izole-edilen-yeni-bakteri-turleriyle-enerji-tasarrufu-saglayacak-bir-urun-gelistirmeyi-hedefliyor/feed/ 0
Karmod, Avrupa pazarındaki payını artırmayı hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/#respond Mon, 13 May 2024 21:18:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7154 Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremler sonrasında bölgeye gönderdiği binlerce prefabrik çelik bağımsız yapı ile bölgedeki yaraların sarılmasında önemli pay sahibi olan şirketlerden Karmod, yurt dışındaki çalışmalarıyla da pazar payını büyütmeyi hedefliyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya, yaşanan depremler nedeniyle geçen yıl odaklarını bölgenin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelttiklerini, bu sene ise yurt dışı çalışmalarına daha fazla hız vereceklerini vurguladı.

Özellikle Avrupa pazarındaki paylarını artırmaya yönelik çalışmaları ön planda tuttuklarını kaydeden Çankaya, “Yapı standartlarımız, Avrupa ve ABD’nin taleplerine uygun özellikte. Ancak buralarda temel sorun, bu ülkelerin yapı mevzuatlarına çok iyi hakim olabilmek. Teknik ofisimize ve dış ticaret ekibimize, bu yönde takviyeler yaptık. Gelen talepleri daha iyi analiz edebilmek adına Avrupa’nın farklı ülkelerindeki yapı statiği, yalıtım gibi öne çıkan detayları çözümleyen bir ekip oluşturduk.” ifadelerini kullandı.

“Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var”

Çankaya, yurt dışı satış hedeflerinde ağırlıklı olarak bayi ağlarını geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarının devam ettiğine işaret ederek, “Yurt dışı satış hedeflerimizde ağırlıklı olarak bayi ağımızı geliştirme ve genişletme yönünde çalışmalarımız bulunuyor. Afrika’da Nijerya, Kenya, Gana ve Cibuti, bayi ağını geliştirdiğimiz ülkeler arasında. Yine ABD’de satış ofisimiz var. Avrupa’da Almanya, Fransa ve İngiltere’de doğrudan satış ofislerimiz var. Çekya, Portekiz ve İspanya’da bayilik sistemiyle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Yurt dışı hedeflerinde Avrupa’nın ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Çankaya, “Deprem nedeniyle sektöre getirilen üç aylık yurt dışı satış yasağı, 2023 ihracat artış hızını azalma yönünde etkiledi. Avrupa pazarı yurt dışı satışlarımızın yüzde 35’ini oluşturuyor. Bu rakamı, 5 yıllık süreçte yüzde 60’a yükseltme yönünde hedefimiz var.” değerlendirmesinde bulundu.

Mehmet Çankaya, Karmod’un yurt dışı büyüme hedefine ulaşmak için birçok projeyi sürdürdüğünü bildirerek, şunları kaydetti:

“Özellikle Avrupa ülkeleri ve ABD’ye yönelik nitelikli villa çelik konut satışını artırmaya yönelik çalışmalarımız bulunuyor. Bu ülkelerde, okul ve yönetim ofisi gibi projelerimizde son yıllarda artış var. Bu artışta, Avrupa’daki satış ofislerimizin katkısı oldukça büyük. Avrupa ülkelerinin yapı mevzuatlarını araştırıyoruz ve bu mevzuatlara göre yapılar üretiyoruz. Teknik detay talepleri anlaşıldığında, bu ülkelere satış yapmak çok daha kolaylaşıyor. Afrika’daki projelerimizde sosyal konut projeleri öne çıkıyor. Yine petrol, doğalgaz ve altın madeni şantiye yapı grubu, Afrika’da gerçekleştirdiğimiz projeler arasında önemli paya sahip.”

“Ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışları var”

Son bir yılda Türkiye’deki yapı taleplerinin değişmeye başladığını dile getiren Çankaya, “Depremler sonrası, acil konaklama ihtiyacı kaynaklı 3×7 deprem konteyner talepleri geldi. Ardından 25 metrekarelik ticari dükkanlar yapıldı. Üretimini yaptığımız hafif çelik prefabrik evlere talep, son dönemde ise çok arttı. Bunun temel nedeni, vatandaşın deprem gerçeğine bağlı olarak çok katlı binalardan kaçışı ve daha güvenli konut arayışı. Bugün, sadece deprem bölgesinde değil, ülkenin her yerinde çelik evlere yönelik ciddi talep artışı var.” diye konuştu.

Çankaya, deprem bölgesinde cami ve okul talebinde artış gözlemlediklerine dikkati çekerek, “Deprem sonrası bölgedeki cami inşası tercihlerinde de bir değişim görüyoruz. Firma olarak bölgede 4 ayrı cami projesi gerçekleştirdik. Kamu yatırımlarının dışında bölgeden özel okul talepleri de geliyor. Özel okul olarak 13 derslikli bir projeyi bir ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak teslim ettik.” dedi.

Deprem bölgesinde çelik köy evleri projesinin devam ettiğini kaydeden Çankaya, “Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız köy evlerinde hafif çelik yapı sisteminin kullanılması yönünde bir adım attı. Bölgede kamu tarafından toplu konut projeleri planlanmakta ve ihaleler açılmakta. ?Bu taleplere cevap vermek üzere, iş planımızı kurgulamaktayız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/karmod-avrupa-pazarindaki-payini-artirmayi-hedefliyor/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi, İklim Değişikliği ile Mücadele Projesi için Malta Heyetini Ağırladı https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-iklim-degisikligi-ile-mucadele-projesi-icin-malta-heyetini-agirladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-iklim-degisikligi-ile-mucadele-projesi-icin-malta-heyetini-agirladi/#respond Sun, 12 May 2024 21:39:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7145 Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği destekli “İklim Değişikliği ile Mücadele için Kentsel Su Temin Sistemlerinde Verimliliğin ve Güvenilirliğin Geliştirilmesi” projesi çerçevesinde Malta’dan gelen heyeti ağırladı. Proje çerçevesinde içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için çalışmalar yapılacak.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ortağı olduğu, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından desteklenen “İklim Değişikliği ile Mücadele için Kentsel Su Temin Sistemlerinde Verimliliğin ve Güvenilirliğin Geliştirilmesi” başlıklı proje Aralık 2023 tarihinde kabul edildi. Proje bünyesinde içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için Antalya’da üç pilot sahada çalışmalar yapılacak. Projenin koordinatörlüğünü Akdeniz Üniversitesi üstlenirken, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), Malta Su ve Enerji Ajansı ve Malta Su Hizmetleri Kuruluşu projenin ortakları olarak yer alıyor. 18 ay sürecek olan proje için ASAT yetkilileri, Malta Heyeti ve Akdeniz Üniversitesi’nden gelen akademisyenler proje bünyesinde çalışmalara başladı.

“Ortak çalışma”

ASAT, proje için Malta’dan gelen heyeti ağırladı. Heyetle proje toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, Prof. Dr. Habib Muhammetoğlu, Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, ASAT Genel Müdür Yardımcısı Ümit Daban ve Malta Enerji ve Su Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Manuel Sapiano katıldı. Büyükşehir Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, “Bu proje kentimiz için çok önemli bir girişim. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak altyapımızı oluşturduk. Tüm birimlerimizle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ortak çalışmalar yapıyoruz. Bu projenin kentimize çok faydalı olacağını düşünüyorum” dedi.

“Su kayıplarının önlenmesi hedefleniyor”

ASAT SCADA Şube Müdürü Dr. Tuğba Akdeniz, projenin konusunun kuraklık ve iklim olduğunu, projenin bu konuda yapılacak mücadele için çok değerli olduğunu söyledi. Akdeniz, “Proje kapsamında içme suyu şebekelerinde oluşan su kayıplarının doğru şekilde yönlendirilmesi ve karbon emisyonun azaltılması amaçlanıyor. Antalya içme suyu şebekesinde 3 tane alt bölge oluşturuyoruz ve bu alt bölgelerde SCADA sistemine bağlı olarak veri topluyoruz. Aynı zamanda projeyi, Malta Heyeti ve Akdeniz Üniversite’ndeki ekiple birlikte yönetiyoruz” diye konuştu.

“İşbirliğinden memnun”

Malta Enerji ve Su Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Manuel Sapiano ise şunları söyledi: “Su kaynakları özellikle son 20 yıldır hızla tükeniyor. Bunun önüne geçmek istiyoruz. Projenin genel teması içme suyu sistemlerindeki kaybın azaltılması. Şebeke verimliliğinde ortaya çıkabilecek yeni yaklaşımları, metotları izleme ve değerlendirmeye alıp, performans indikatörleriyle de şebeke performansını ölçüp geliştirmek istiyoruz. Proje kapsamında teknik işbirliği ile daha iyi uygulamalar ortaya koymak ve tecrübelerimizi paylaşmak istiyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içerisinde olduğumuz için çok memnunum.”

“3 çalıştay düzenlenecek”

Proje kapsamında içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için Antalya’da üç pilot sahada çalışmalar yapılacak. Su kuruluşlarının ve belediyelerin çalışanları için eğitim ve tecrübe paylaşımı amacıyla üç çalıştay düzenlenecek. Ayrıca projeyi anlatan el kitabı ve broşür gibi materyaller hazırlanması planlanıyor. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-iklim-degisikligi-ile-mucadele-projesi-icin-malta-heyetini-agirladi/feed/ 0
Kütahya’nın ulaşım sorunu bilimsel çalışmayla çözülebilir https://www.kanal7haber.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/ https://www.kanal7haber.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/#respond Sun, 12 May 2024 09:00:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7120 Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Ulaştırma Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Delice, Kütahya’nın ulaşım problemiyle alakalı bilimsel bir çalışma yaptı.

Delice, AK Parti Kütahya Belediye Başkan Adayı Kamil Saraçoğlu’nun talebi üzerine kentin ulaşımını masaya yatırdı ve sorunun planlı bir çalışmayla çözüme kavuşabileceğini belirtti. Delice, Saraçoğlu’na yaptığı çalışmayla ilgili sunum yaptı.

Kütahya’nın ciddi bir otopark sorunu ile de karşı karşıya olduğunu ifade eden Delice, “Kütahya genelinde yapmış olduğumuz inceleme sonrasında en önemli iki caddesi olduğunu görmüş olduk. Bu caddelerden bir tanesi Adnan Menderes Caddesi bir diğeri ise Atatürk Bulvarı. Adnan Menderes Caddesi üzerinde birçok sinyalize kavşağı barındıran bir cadde ve şehrin ana atar damarı diyebileceğimiz önemli bir cadde. Şimdi genel itibarıyla şehir içi özel otomobil ulaşımı Adnan Menderes Caddesi üzerinden sağlanıyor ve bu cadde üzerindeki sinyalize kavşaklardan kaynaklanan bir trafik sıkışıklığı söz konusu. Yalnızca bunu trafik ışıklarına bağlmıyoruz. Cadde üzerindeki geometrik düzenleme çalışmaları olsun, kavşaklardaki geometrik düzenleme çalışmaları olsun, yolun yatay ve düşey işaretlemeleri olsun, birçok noktada karşılaştığımız eksikliklerden kaynaklanan bir sorun var aslında. Şimdi bu sorun sadece bununla mı kalıyor, tabii ki değil. Bununla birlikte yol üstü otoparklar, bölgedeki otopark ihtiyacı, gerçekten buradaki trafiğin sıkışmasında önemli bir etken oluşturuyor. Burada yapılacak düzenleme çalışmaları ile birlikte gerek otoparkların katlı otoparklara yönlendirmesi, yol üstü otoparkların kaldırılması, gerekse de trafik sirkülasyonu ve geometrik düzenleme çalışmaları yapılması ile burada yaşanan sıkıntılar giderilebilir. Tabii ki bunlar tamamen giderilebilir diyemeyiz. Şöyle bir durum var, Adnan Menderes Caddesi’nin genel itibarıyla bir alternatifi görünmüyor, yani Adnan Menderes Caddesi’nin paralelinde bu ölçekte bir ulaşım aksaması bulunmuyor. Dolayısıyla Adnan Menderes Caddesi’nin yükünü bir şekilde başka akslara aktarmamız çok mümkün görünmüyor. O zaman yapmamız gereken eldeki sistemi en verimli şekilde kullanmak, bunun içinde kent merkezinde geniş kapsamlı bir trafik planlama çalışması yapmak gerekiyor. Bu çalışmayla birlikte kent merkezinde yaşanan trafik sıkışıklığı nispeten azaltılabilir ancak bunun da dışında üst ölçekten eğer Kütahya merkezini incelersek, Kütahya merkezinin aslında güneyinde bulunan dağ ile Tugay arasına şehrin sıkıştığını ve aslında kuzey-güney yönlerinde şehrin büyüdüğünü görmüş oluyoruz. Dolayısıyla doğu tarafında bir Tugay, batı tarafta ise dağlık bir bölge var. Bu ikisi arasına sıkışmış bir şehir ve mecburen kuzey güney istikametinde büyüme gösteriyor ve kuzey güney istikametinde şehir büyüdükçe merkezi alanı baskılamaya devam ediyor. Bunun da giderilmesi için özellikle şehirlerarası karayolunun baypas edilerek bir çevre yolu oluşturulması, şehrin Tugay istikametinde genişlemesi ile aslında radyal bir büyüme sağlanırsa eğer buradaki merkezi alandaki yoğunluğunda nispeten dağılacağını ve şu anki eski kent merkezinde yaşanan yoğunluğunda nispeten giderileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

“Yeni bir çevre yolu şehrin 50 yılını kurtarmış olur”

Kütahya’nın yeni bir çevre yoluna da ihtiyacının olduğunu dile getiren Delice, “Çevre yolu yapıldığında bu şehrin önümüzdeki 50 yılını aslında kurtarmış olacağız diyebiliriz. Dolayısıyla merkezi alanda yaşanan yoğunluğun nispeten çevre yoluna yani doğu istikametine doğru kentin büyümesi ile birlikte nispeten Merkezi alanda yaşanan yoğunluğu bertaraf edebiliriz diye düşünüyoruz. Yani şöyle düşünebiliriz, Adnan Menderes paralelinde herhangi bir bu büyüklükte ulaşım aksaması olmadığı için mevcutta yer alan şehirlerarası karayolunun zaman içerisinde şehrin doğuya doğru büyümesi ile birlikte kent içi yol haline dönüşmesi mümkün olacaktır. Dolayısıyla bu da Adnan Menderes’in zaman içerisinde yükünü alabilecek bir alternatif olarak değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.

Delice, Kütahya’nın ulaşım sorunu ile ilgili yaptığı bilimsel çalışmasını tamamlandığını ve bir rapor halinde Saraçoğlu’na sunduğunu sözlerine ekledi. – KÜTAHYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/feed/ 0
A101’de satılan Flat Tiny House’un fiyatı ve özellikleri https://www.kanal7haber.com.tr/a101de-satilan-flat-tiny-houseun-fiyati-ve-ozellikleri/ https://www.kanal7haber.com.tr/a101de-satilan-flat-tiny-houseun-fiyati-ve-ozellikleri/#respond Fri, 10 May 2024 21:48:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7092 Türkiye’nin önde gelen zincir marketlerinden A101, son birkaç yıldır ilginç ve bir o kadar da dikkat çeken ürünler getiriyor. Son birkaç haftadır teknolojik ürünler satan A101, bir zamanlar tekne satışı da yapmıştı. Şimdi ise Flat Tiny House satıyor. İşte A101 Flat Tiny House fiyatı…

A101 Flat Tiny House fiyatı ne kadar?

A101, 29 Şubat tarihli kataloğunu paylaştı. Bu kataloğa baktığımızda ESCAMP 6500 Flat Tiny House çok dikkat çekiyor. Bildiğiniz üzere son dönemlerde ev fiyatları bir hayli arttı ve bu bağlamda satın almak güç hale geldi. Bu durumda daha düşük fiyata ev sahip olmak isteyenlerin aklına ilk karavan gelse Tiny House tercih edenler de var. Peki A101’e gelen Tiny House özellikleri neler ve fiyatı ne kadar?

A101’de satılan ESCAMP 6500 Flat Tiny House, 16 metre yaşam alanına (1+1) sahip. Dış ölçü olarak uzunluk 650 cm, yükseklik 250 cm ve derinlik ise 255 cm. 2+1 yetişkin konaklama kapasitesine imkan tanıyan Tiny House, SCHLEGL 1400 kilogram kapasiteli 2 adet torsiyon frenli dingile sahip.

Türkiye’de kapış kapış gider: Amazon, 420 bin TL’ye hazır ev satıyor!

Kriko orta borulu 60 mm’lik ön tekere sahip olan Tiny House, kompozit sandviç panel dış cepheye sahip. İç cephede AGT duvar paneli, çatıda ise CTP Kompozit panel teknolojisi bulunuyor. Zemin kaplama ise 32. sınıf laminant parke. Bu zemin, antibakteriyel kaplama, anti alerjik, yüzde 90 ahşap bazlı kompozitlerden oluşuyor.

A101’de satılan ESCAMP 6500 Flat Tiny House fiyatı ise 399 bin 900 TL. A101 için özel üretildiği söylenen bu taşınabilir evin sadece mağazalarda satıldığı belirtiliyor.

A101 ESCAMP 6500 Flat Tiny House özellikleri şu şekilde;

Dış ölçü: Uzunluk ~650 cm, Derinlik ~235 cm, Yükseklik ~250 cm

İç ölçü: Uzunluk ~636 cm, Derinlik ~235 cm, Yükseklik ~244 cm

Yapım alanı: 16 m² (±1)

Konaklama kapasitesi: 2+1 yetişkin

Dingil ve kaplin taşıma kapasitesi: SCHLEGEL 1400 kg kapasiteli (2 adet) torsiyon frenli dingiller

SCHLEGL 2700 kg kapasiteli çeki oku (V model)

Kriko orta borulu ön teker 60 mm’lik

185 R14 C tipi lastik – 5.00*14 66/112 5 bijon sac jant

Ruhsat çelikleri: O2 belgeli ve plakalı

Taşıyıcı sistem modüller: Endüstriyel boyalı, güçlendirilmiş şasi

Çatı: CTP Kompozit panel teknolojisi

Dış cephe: Kompozit sandviç panel (ısı yalıtım için üretilmiş, 60 mm’lik her iki yüzü boyalı galvaniz sac kaplı – JOTUN grenli hazır dekoratif kaplama

İç cephe: AGT Duvar Paneli; frezelemiş üstün yoğunluklu MDF ile üretilen duvar kaplama modelleri ısı, nem ve ses yalıtım özelliklerinin yanı sıra CO, EDP, FSC sertifikalarına sahiptir.

AG Polimer paneller EO düşük emisyon değerinde ve sıfır artık politikası ile üretilmektedir.

Zemin Kaplama: 32. sınıf laminant parke, antibakteriyel kaplama, anti alerjik, %90 ahşap bazlı kompozitlerden oluşmaktadır

Doğrama sistemi: PVC cephe sistemi/ Isıcam O2 belgeli

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? A101 ESCAMP 6500 Flat Tiny House fiyatını nasıl buldunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/a101de-satilan-flat-tiny-houseun-fiyati-ve-ozellikleri/feed/ 0
Bakan Ersoy: “Mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz” https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ersoy-mavi-bayragimizi-kaybedersek-turizmi-kaybederiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ersoy-mavi-bayragimizi-kaybedersek-turizmi-kaybederiz/#respond Fri, 10 May 2024 21:36:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7084 Bakan Ersoy: “Mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz”

“Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz”

“Önümüzdeki dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler”

ANTALYA – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kıyılardaki mavi bayrakların korunmasının öncelik hedefleri olduğuna vurgu yaparak, “Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın Meclis Toplantısı’na katıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya Milletvekilleri, ATSO Başkanı Ali Bahar ve oda üyelerinin katılım sağladığı toplantıda konuşan Bakan Ersoy, turizmle ilgili açıklamalarda bulundu.

Turizmde rekorlar yılının geride kaldığını hatırlatan Bakan Ersoy, 2022 yılında 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısının, 2023 yılında yüzde 10 artışla 56,7’ye yükseldiğine, turizm gelirinde de yüzde 17 artış yaşanıp 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara yükseldiğine dikkat çekti.

Turizmi geliştirmek adına dijital medyada tanıtıma ayrı önem verdiklerini kaydeden Ersoy, “GoTürkiye instagra hesabımız, 3 milyonu aşkın takipçisiyle dünyada ülke hesapları arasında ikinci sırada yer alıyor. Resmi Youtube hesabımız ise dünyada birinci sırada. Ayrıca Çin ve Rusya’nın özel sosyal medya hesaplarında da iletişimimiz devam ediyor” diye konuştu.

“Arkeolojik çalışma sayısını 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz”

Turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle güçlü bir ilişkisi olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültürel miras bakımından eşsiz bir coğrafyada yer aldığını ve bu mirası gün yüzüne çıkarıp en iyi şekilde korumak, aynı zamanda kültür turizmine kazandırmak adına bakanlık olarak çok önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı – Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, arkeolojik çalışma sayısını, 720’ye yükselttik. Bu sayıyı 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz. Arkeolojik zenginliklerimizi keşfedip korurken, onları tüm dünyanın ziyaret edebileceği bir şekilde müze haline getirmeyi amaçlıyoruz. Hedefimiz, son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamak. Hızlı kazı yapmıyoruz, yoğuz kazı yapıyoruz. Eskiden 45 ila 60 gün kazı başkanlığı kazı yapardı, şimdi sistemi değiştirdik. Artık 12 ay boyunca kazı yaptırıyoruz. Eskiden sadece bir noktada kazı yaparlardı, şimdi 10-15 noktaya kadar aynı anda kazı yapmalarını sağlıyoruz” dedi.

“Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına başladık”

Kültürel mirasla ilgili bir müjde paylaşan Bakan Ersoy, “Çokça gündeme getirilen Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yenilenmesiyle ilgili. Dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen haftadan itibaren başladık. Mimari proje ekibimiz şu anda çalışmalarını yürütüyor. İnşallah projelerin tamamlanmasıyla birlikte Antalya Arkeoloji Müzesi’ni en kısa sürede tamamlamayı arzuluyoruz. Bununla birlikte Kemer’e de bir Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracağız” diye konuştu.

“Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız, 800’ü geçmiş durumda”

Ticaret ve sanayi sektörünün çok önem verdiği sürdürülebilirlikle ilgili, kültür ve turizm sektörünün adaptasyonu açısından önemli bir çalışma yürüttüklerini kaydeden Ersoy, şunları söyledi:

“Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’yle hükümet nezdinde anlaşma imzalayan ilk ülke olarak Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı’nı hayata geçirdik. İlk etapta konaklama tesislerimize yönelik uyguladığımız program kapsamında, uluslararası akreditasyona uygun, 3 aşamadan oluşan kriterler belirledik. 2030 sonu itibarıyla tüm konaklama tesislerimiz, 3 aşamadaki kriterlerin tümünü karşılayarak sertifika almış ve programı tamamlamış olacak. Ülke genelinde şimdiden 3 aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayımız, 800’ü geçmiş durumda. Bunların 300’den fazlasını, Antalya’daki tesislerimiz oluşturuyor.”

“Mavi bayrağı kaybedersek turizmi, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz”

Bakan Ersoy, kıyılardaki mavi bayrakların korunmasının öncelik hedefleri olduğuna vurgu yaparak, “Antalya geneline baktığımız zaman ağırlıklı deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek, turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak biz üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Antalya Havalimanı 2025 yılı yaz sezonunda yolcu hizmet kapasitesi iki katına çıkacak”

Nitelikli turizmde en önemli unsurlardan birinin sorunsuz ulaşım olduğunu ve 2 yıl önce ihalesi yapılan Antalya Havalimanı’ndaki kapasite genişletme çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirten Bakan Ersoy, “Havacılık sistemlerindeki altyapıların yenilenmesini de içeren, 750 milyon avroluk, çok büyük bir yatırım. Bu yıl ilk ilave artış kapasiteleri devreye alınacak ve 2025 yaz sezonuyla birlikte yolcu hizmet kapasitesi, iki katına çıkarılmış olacak” şeklinde konuştu.

“Hollywood ve Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler”

Yeni Sinema Kanunuyla hayata geçirilen yabancı film yapım desteği ve doğru iletişim ile tanıtım stratejisinin de etkisiyle, Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğuna da işaret eden Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu yapımlardan ikisi de dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie’nin filmleriydi ve çekimlerinin büyük bölümü, Antalya’da gerçekleştirildi. Çok büyük bütçelerle çekilen, yıldız oyuncuların rol aldığı, gişesi yüksek filmler, ülkemize ekonomik getirisi ve dünya çapındaki tanıtım etkisi de büyük oluyor. Biz Bakanlık olarak bu tür büyük bütçeli yapımların destinasyonlarımızda çekilmesi için gerekli girişimlerimizi yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkemize ve Antalya’ya gelmeye devam edecekler.”

“Sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı”

Bakan Ersoy, 16 milyonun üzerinde turistin geldiği Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını, tüm desteklerine rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda, şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemediğini kaydetti. “Dile getirmekten çok mutlu olmasam da özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası bir şehir için çok zayıf kaldı” diyen Ersoy, “Bu çerçevede, şehrin ticaret erbabının, ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum. Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı yok. Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak; akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş bir yönetim anlayışına ihtiyacı var” dedi.

Bakan Ersoy, Kepez Belediye Başkanlığı döneminde Hakan Tütüncü’den örnek vererek hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çektiğini söyledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-ersoy-mavi-bayragimizi-kaybedersek-turizmi-kaybederiz/feed/ 0
Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonu gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-ilk-insanli-uzay-misyonu-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-ilk-insanli-uzay-misyonu-gerceklestirildi/#respond Thu, 09 May 2024 21:36:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7053 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu bir ilkti ama asla son olmayacak.” dedi.

Bakan Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) öğrencileriyle GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde bir araya geldiği programa katıldı.

Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonunu ilan ettiklerinde Gezeravcı’nın uzaydan dönüşünde 81 ili ziyaret edeceğinin sözünü verdiklerini dile getiren Kacır, Gezeravcı’nın Konya’dan sonra Gaziantep’te gençlerle buluştuğunu söyledi.

Gaziantep’in milli teknoloji hamlesinin öncü şehri olmasını istediklerini dile getiren Kacır, Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık mücadelesi verdiğini, havacılıkta özellikle insansız hava araçlarında bu mücadelenin hangi düzeye gelindiğinin çok iyi bilindiğini belirtti.

Bu hafta tarihe kaydedilen büyük bir başarı hikayesine Türk mühendislerin imza attığını, Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağını kendi imkanlarıyla üretebilen, gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, “Bu başarı, dünyayı yeniden adaletle, merhametle buluşturma iddiasındaki Türkiye için muazzam bir kazanç olmuştur.” dedi.

Bakan Kacır, son yıllarda insansız hava araçlarında peşi sıra başarı hikayelerine şahitlik edildiğini, daha yapılacak çok işin olduğunu aktararak, “Aslında bu 20. yüzyılın havacılık devi ülkelerinden biri olmamış olan Türkiye’nin 21. yüzyılda paradigma değişimini yakalaması sayesinde oldu. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 20 yılda silahlı kuvvetlerimiz neye ihtiyaç duyuyorsa onu yerli ve milli geliştirmek, üretmek konusunda başlattığımız programların, uzun vadeli gayretlerin, dökülen akıl, alın terinin sonucu olarak bu başarılar ortaya çıktı. Türkiye, insansız hava araçlarında dünyada bir numara.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2021’de Türkiye Uzay Ajansının hazırladığı Milli Uzay Programı’nı dünyaya ilan ettiğini, 10 alanda Türkiye’yi uzay ligine taşıyacak projeleri açıkladıklarını, bunlardan ilkinin uluslararası uzay istasyonuna bir Türk astronotun gönderilmesi olduğunu anlatan Bakan Kacır, uzay bilim misyonuyla Alper Gezeravcı’nın tarihe geçtiğini vurguladı.

Roket teknolojileri çalışmaları

Bu misyonun gerçekleştirilmesinin ardından karalama sınırına varacak eleştirilerin de yapıldığını belirten Kacır, şöyle konuştu:

“‘Uzaya gönderiyoruz ama bunu kendi roketimizle yapmıyoruz, niçin bunla gurur duyalım?’ diyenler oldu. Roket bilimi, teknolojileri konusunda Türkiye pek çok projeyi eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor. Milli markalarımız var. Milli markalarımız, uzaya bağımsız erişimi sağlayacak roket geliştirmeye devam ediyorlar. 100 kilometre kabul edilen uzay sınırına erişebilecek roketleri yerli ve milli olarak geliştirdiler fakat henüz biz kendi geliştirdiğimiz roketlerle uydularımızı uzaya gönderebilen insanlar değiliz. Roket teknolojilerinde başladığımız projeler önümüzdeki dönemde özellikle uyduları uzaya taşımamıza imkan sağlayacak. Dünyada bunu yapan, insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirecek roketleri geliştiren 3 ülke var, ABD, Rusya ve Çin. Bugüne kadar 40’dan fazla milletin mensubu uluslararası uzay istasyonuna gitmiş. Biz de bilim insanlarımızın çalışmalarını en ileri düzeye taşımak adına uluslararası uzay istasyonunun sahip olduğu altyapıyı değerlendirerek küresel literatüre katkı sunabilecek aynı zamanda Türkiye’nin de uzay bilimi yarışında ‘Ben de varım’ demesini sağlayacak ülkelerden biri olması adına bir Türk vatandaşını uzaya gönderme kararı aldık.

Türkiye için çok önemli kazanımdır. Bilim insanlarımızın hiçbir alanda, kendi alanlarında çalışan diğer ülkelerdeki bilim insanlarından geri kalmamaları adına ortaya konmuş iradedir. Cumhurbaşkanımızın iradesiyle Türk bilim insanları bu misyon kapsamında yürüttükleri projeleri dünya ligine çıkarmış oldular. Uzay bilim misyonu olsa da bu gerçekleştirilen, en önemli çıktısı işte bugün Gaziantep’te şahit olduğumuz, dün Konya’da şahit olduğumuz aslında fırlatma günü bütün Türkiye’de gece yarısı olmasına rağmen milyonlarca insanın ekran başına kilitlenerek bu heyecanı, coşkuyu paylaşmasıyla şahit olduğumuz hakikat belki de ilk kez bir bilimsel misyon kapsamında Türk milletinin ortak bir heyecanla ortak coşkuyla bu denli birlikte olmasıdır. Bu heyecanın Türk gençlerine, çocuklarına taşınmış olmasıdır. Milyonlarca genç, çocuk ülkede gözünü gökyüzünün ötesine çevirmiş oldu. Artık Türkiye’de hiç bir gencin, hiç bir çocuğun başka milletin evlatlarına ait olduğu gerekçesiyle kurmaktan vazgeçecekleri bir hayali kalmamıştır.”

TÜRKSAT 6A birkaç ay içerisinde uzaya gönderilecek

Milli Uzay Programı’ndaki tüm projeleri bir bir hayata geçireceklerinin altını çizen Bakan Kacır, Türkiye’nin kendi uydularını yerli ve milli olarak ürettiğini belirterek, “Görüntüleme uydularıyla kazandığımız tecrübeyi şimdi haberleşme uydularına taşıyoruz. TÜRKSAT 6A ilk milli haberleşme uydumuz olacak. Birkaç ay içinde TÜRKSAT 6A’yı uzaya gönderecek ve bu kabiliyete sahip 10 ülkeden biri olacağız.” ifadelerini kullandı.

Dünyanın pek çok ülkesinin uzay bilim ve teknolojileri alanında birçok projeyi hayata geçirme gayreti içinde olduğuna işaret eden Bakan Kacır, “Ama biz Türkiye olarak sahip olduğumuz kabiliyetin, yetkinliğin ve özellikle genç insan gücünün farkındayız. Belki başkalarından daha geri alanlarımız olabilir. Tıpkı havacılık gibi, uzay teknolojilerinde de paradigma değişimini hedeflersek onların önüne geçme imkanına sahip olduğumuzu biliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz, hedeflediğimiz projelerden biri ay misyonu. Ay misyonundan bahsettiğimizde bunu da alaya alanlar oluyor. ‘Siz nasıl olacak da aya erişeceksiniz, hani 2023’de aya erişecektiniz?’ diye alaya almak isteyenler oluyor. Tabii bilmiyorlar ki biz ne proje geliştiriyor olursak olalım aslında bu milletin milli kazanımlarını hedefleriz. Kendi bilim insanlarımızın, mühendislerimizin önünü açmayı hedefleriz ve bütün projelerin her birinden Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda önemli çıktılar elde etmeyi hedefleriz.” diye konuştu.

Türkiye’nin hibrit roket motorları geliştirdiğini, bunun uzayda kullanılabileceğini öngördüklerini dile getiren Kacır, Milli Uzay Programı kapsamında ilerleyen dönemde dünya yörüngesinden uluslararası işbirliğiyle Türk mühendislerinin geliştirdiği uzay aracını yerli hibrit motorla dünya yörüngesinden ateşleyeceklerini, ay çevresinde araştırma yaparak aya ineceklerini kaydetti.

Bakan Kacır, “Siz bu işleri hafife alanlara aldırmayın. Türk mühendislerinin, bilim insanlarının neler başarabileceklerini bugüne kadar havacılıkta son 10 yılda nasıl gördüysek önümüzdeki dönemde uzayda da benzer şeklide bu neticeleri elde edeceğiz. Bize düşen bu projelerde gayret gösteren bilim insanlarının, araştırmacıların yanında, arkasında durmaktır. Türkiye, insanlı ilk uzay bilim misyonunu gerçekleştirdi, bu bir ilkti ama asla son olmayacak.” dedi.

Kacır, daha sonra Şahinbey Millet Camisi ve Külliyesi ile inşaatı devam eden Şahinbey Millet Kütüphanesi’ni ziyaret etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-ilk-insanli-uzay-misyonu-gerceklestirildi/feed/ 0
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: ‘Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz’ https://www.kanal7haber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-mehmet-nuri-ersoy-eger-biz-mavi-bayragimizi-kaybedersek-turizmi-kaybederiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-mehmet-nuri-ersoy-eger-biz-mavi-bayragimizi-kaybedersek-turizmi-kaybederiz/#respond Tue, 07 May 2024 21:51:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7021 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, arıtma altyapılarına ilişkin, “Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık.” dedi.

Ersoy, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, turizmde rekorlarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını, 2022’de 51,3 milyon olan ziyaretçi sayısını 2023’te yüzde 10 artışla 56,7 milyona ulaştığını söyledi.

Turizm gelirinin yüzde 17 artışla 46,5 milyar dolardan 54,3 milyar dolara, kişi başı gecelik harcamanın ise 89 dolardan, 99 dolara yükseldiğine işaret eden Ersoy, Antalya’da transfer yolcular dahil 16 milyonu aşkın ziyaretçiyle rekor kırarak, tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştıklarını vurguladı.

Türkiye’yi turizmde dünyanın süper ligine yükselterek, oradaki yerini, daima yükselen bir grafikle kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, “Bunu başarabilmenin yolunun krizlere karşı bağışıklık kazanmış bir turizm sektör yapısına kavuşmaktan, pazar çeşitliliğini olabildiğince artırmaktan, 12 aya yayılmış nitelikli turizmden, etkili iletişim, pazarlama ve tanıtım stratejilerinden geçiyordu.” diye konuştu.

İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ve İskandinav pazar ülkelerindeki ziyaretçi sayılarında yüksek oranlarda artış kaydettiklerine değinen Ersoy, 2023’te ise asrın felaketini yaşadıklarını, seçim süreci ve Orta Doğu’da yaşananların da etkisiyle bir parça gevşeme yaşandığını ancak yıl sonunu 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyar dolar turizm geliriyle kapatmayı başardıklarını vurguladı.

200’den fazla ülkede tanıtım çalışması

BBC, Bloomberg, Euronews, CNN, Al Jazeera gibi kanallarda ve 200’den fazla ülkenin geleneksel ve dijital medyasında Türkiye turizminin tanıtım filmlerinin yayımlandığını aktaran Ersoy, “Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı-Geleceğe Miras projemiz kapsamında arkeolojik çalışma sayısını 720’ye yükselttik. Bu dünyada rekordur. Bu sayıyı 2024’te 750’ye, 2026’ya kadar da 800’e çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına geçen hafta başladıklarının müjdesini veren Ersoy, Kemer’e de Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracaklarını aktardı.

Kültür Yolu Festivalleri’nin önemine işaret eden Ersoy, Sürdürülebilir Turizm Sertifika Programı kapsamında üç aşamayı tamamlayarak sertifikayı almış tesis sayının 800’ü geçtiğini bildirdi.

Arıtma altyapıları yatırımları

Bakan Ersoy, son 20 yılda turizm amaçlı çevre düzenlemesiyle altyapının geliştirilmesi, ücretsiz halk plajı yapımı ve sürdürülebilir turizm kapsamındaki faaliyetler için yaklaşık 3,6 milyar lire kaynak kullanıldığını anlatarak, “Bu yatırımların güncel değeri 22,5 milyar liradır. Bu kaynağın yaklaşık 2 milyar lirası, 2018-2023 yılları arasındaki çalışmalarda kullanılmıştır ki bunun da güncel değeri 4,3 milyar liradır. Bu kapsamda Belek bölgesinin atık su sorununu 50-60 yıla kadar çözecek Belek-Serik 2 Atık Su Arıtma Tesisi ve bağlantılı altyapı tesislerinin yapımını 2021 sonunda tamamlayarak hizmete aldık.” dedi.

Kemer Çamyuva’daki tesisi de martta açmayı planladıklarını vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:

“Özellikle belirtmek istiyorum. Aslında arıtma altyapıları yapmak Kültür ve Turizm Bakanlığının konusu değil. Biz de zaten arıtma altyapısı yapmaya çok meraklı değiliz. Ancak mavi bayraklarımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığı zaman Bakanlık olarak bizim devreye girmemiz gerekiyordu, girdik. Yap-işlet-devret formülüyle ki her ne kadar yap-işlet-devret gözükse de yapsanız da devredene kadar bunların geri alımı imkansız. 25 yıllık bir protokolle yapıyorsunuz ancak 50 yıl da işletseniz bu yatırımı finansman dahi geri alma şansınız yok. Zaten Bakanlık olarak öyle hesabımız yok. Bizim öncelikli hedefimiz kıyılarımızın mavi bayraklarının korunması. Antalya genelinde deniz, kum ve güneş üzerinden turist alan bir şehir. Eğer biz mavi bayrağımızı kaybedersek turizmi kaybederiz, turizmi kaybedersek şehri kaybederiz. Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak üzerimize aldık ve hiç sorgulamadan yatırımlarımızı yapmaya başladık. Bundan sonra yapmaya devam edeceğiz.”

Ersoy, Manavgat, Kemer, Muratpaşa, Konyaaltı ve Serik’te hizmete açtıkları mavi bayraklı plajlara bu yıl Manavgat Ilıca ve Kemer Tekirova’da yapımını planladıkları iki halk plajını daha ekleyeceklerini bildirdi.

Yabancı yapımcılar Türkiye’ye gelecek

Türkiye’de çekilen yapımların sayısında büyük artış olduğunu vurgulayan Ersoy, gelecek dönemde hem Hollywood hem de Bollywood’dan yapımcılar yeni projeleriyle ülkeye gelmeye devam edeceğini bildirdi.

Ersoy, 2024 yılı hedefini 60 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir olarak belirlediklerini, kişi başı gecelik harcamanın ise 106 dolara çıkmasını beklediklerini ifade etti.

Antalya’nın temel altyapı problemlerini çözme konusunda yeterli olamadığını ifade eder Ersoy, şu değerlendirmede bulundu:

“Tüm desteğimize rağmen sosyal ve kültürel yatırımlar konusunda, şehrin hak ettiği projeler hayata geçirilemiyor. Özellikle sanatsal faaliyetler Antalya gibi uluslararası şehir için çok zayıf kaldı. Bu çerçevede şehrin ticaret erbabının, şehrin kaderini etkileyecek tercihinde ideolojinin yerine şehrin geleceğini ve hizmet siyasetini dikkate alacağına inanıyorum.”

Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek zamanı olmadığını vurgulayan Ersoy, “Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak, akıllı kent ve turizm uygulamalarına, doğru şehir planlamasına, kent müzelerine, kütüphanelere, uluslararası kültür ve sanat camiasıyla entegre olmuş yönetim anlayışına ihtiyacı var. Değil mi Hakan Başkan? (Cumhur İttifakı’nın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı) Hakan Başkan Kepez Belediye Başkanlığı döneminde hem ilçesinde hem de Ankara’da uyumlu çalışarak çok önemli yatırımları ilçesine çekti.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-mehmet-nuri-ersoy-eger-biz-mavi-bayragimizi-kaybedersek-turizmi-kaybederiz/feed/ 0
Bakan Kacır: Deprem Bölgesindeki Vatandaşları Yalnız Bırakmayacağız https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/#respond Mon, 06 May 2024 21:42:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6987 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, deprem bölgesindeki vatandaşları yalnız bırakmadıklarını ve bırakmayacaklarını belirterek, “Her türlü desteği sağlayarak vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Kacır, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde “İpekyolu Çarşısı” ile “Sosyal Girişimcilik Merkezi”nin açılışına katıldı.

Buradaki konuşmasında “asrın felaketi” olarak nitelendirilen ve 11 ilde ağır hasara neden olan deprem silsilesinin ardından devletin tüm imkanlarını en üst düzeyde seferber ettiğini dile getiren Kacır, Bakanlık olarak şehirlerin yeniden ayağa kalkması, ekonomik ve sosyal hayatın en kısa sürede eski günlerine dönmesi için çok boyutlu çalışmayı tüm paydaşlarla el ele yürüttüklerini belirtti.

Son 15 yılda sağladıkları teşviklerle cazibe merkezine dönüşen deprem bölgesinin kalkınma yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için tarihin en kapsamlı yatırım teşvik paketini hayata geçirdiklerini söyleyen Kacır, şöyle devam etti:

“Depremde zarar görmüş iş yerleri için ilk 12 ayı geri ödemesiz, 36 ay vadeli Acil Destek Programı’nı uygulamaya koyduk. Gaziantep’te 481 işletmemize 216 milyon liralık kredi imkanı sağladık. Uluslararası finansman kaynaklarını da harekete geçirerek işletmelerimize can suyu niteliğinde olan Türkiye Deprem Sonrası Ekonomik Canlanma Projesi’ni başlattık. Dünya Bankası ve Japon Kalkınma Ajansı işbirliğiyle 590 milyon dolarlık finansmanı KOBİ’lerimize sunduk. Nurdağı ve İslahiye ilçelerimizde 750 bin lira, Gaziantep’in diğer ilçelerinde ise 650 bin lira KOBİ’lerimize 36 ay vadeli ve faizsiz sunduk.”

Bakan Kacır, işletmelerin onarım, tamirat ve ekipman alımları için ihtiyaç duydukları finansmana erişimi tesis ederek bölge ekonomisinin toparlanmasına destek olduklarını, destek programı kapsamında bugüne kadar Gaziantep’te 2 bin 657 işletmeye 1,2 milyar lira ödeme yaptıklarını, başvurusu onaylanan KOBİ’lerin destek ödemelerini de gelecek dönemde hızla devreye alacaklarını bildirdi.

Gelecek dönemde yeni finansman kaynaklarıyla KOBİ’lerin toparlanma sürecini desteklemeye devam edeceklerini dile getiren Kacır, Gaziantep’in inşası ve ihyasında her daim vatandaşların yanında oldukları ve olmaya da devam edeceklerini söyledi.

“Yeni sanayi tesisleri inşa etme” ve “depremden etkilenen sanayi işletmelerine kalıcı çözümler sunma” sözünün de adım adım gerçekleştiğini belirten Kacır, şunları ifade etti:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle bugüne kadar şehrimize 11 yeni sanayi alanı ilan etmiştik. Gaziantep İslahiye Sanayi Alanı’nda depremden zarar görmüş işletmelerimize tahsis edilmek üzere 80 iş yerinin yapımını kısa süre içinde tamamlayacak ve bu sayıyı 160’a çıkaracağız. 11 sanayi alanımızın tamamını bacası tüten fabrikalarla donatacağız. Burada Amanos Dağları var. Türkiye’nin her yerinde nasıl dağları deldik, yolları açtık, Türkiye’yi tarihte görülmemiş bir hızla kalkındırdıysak, bu Amanos Dağları’nda da önümüzdeki dönemde tüneller açılacak ve Gaziantep bir Akdeniz şehrine dönüşecek. Gaziantep’in Akdeniz’e ve dünyaya açılan kapısı Nurdağı ve İslahiye olacak. Biz de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek üzere Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, ilan ettiği Nurdağı’nda 1 milyon metrekarelik sanayi alanını bugün az önce hep birlikte konuştuk hızla OSB olarak hayata geçireceğiz ve burada tüm parselleri büyük bir hızla yatırımcılarımıza sunacağız. Nurdağı ve Gaziantep’e hayırlı uğurlu olsun.

İslahiye’de 6 milyon 780 bin metrekarelik bir ekolojik yeşil endüstri bölgesini uluslararası pazarlara açılacak yatırımlarla buluşmak üzere Gaziantep’e kazandıracağız. OSB demek, endüstri bölgesi demek, yatırım, üretim, istihdam, ihracat kalkınma demek. Gaziantep, hem bölgemizin hem ülkemizin kalkınma yolculuğunda lokomotif şehir olmaya devam edecek.”

Gaziantep’in Türkiye Yüzyılı’nın parlak sayfalarına mührünü vuracağını söyleyen Bakan Kacır, şunları kaydetti:

“22 yıl öncesine dönüp baktığımızda, şehrimizde sadece 2 organize sanayi bölgesi yükseliyor ve planlı sanayi altyapımız ancak 53 bin vatandaşımıza ekmek kapısı oluyordu. Sanayicilerimizin talepleri doğrultusunda OSB’lerimizin sayısını 6’ya yükselttik. Sanayicilerimiz verdikleri sözleri tuttular, OSB’leri fabrikalarla donattılar ve bugün 250 binden fazla vatandaşımız istihdam ediliyor. Önümüzdeki dönemde ülkemizdeki siyasi istikrar ve bu istikrar sayesinde ortaya çıkan yatırım iştahı Gazianteplilerin girişimci ruhuyla, şehrimizin sanayileşme yolculuğunda emin adımlarla yürüyeceğimizden asırlık kazanımlar elde edeceğinden asla şüphe duymuyoruz.

Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı asla yalnız bırakmadık ve önümüzdeki süreçte de bırakmayacağız. Her türlü desteği sağlayarak vatandaşlarımızın umutlarını yeniden yeşertmeye devam edeceğiz.”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, depremin ardından devletin tüm gücüyle bölgede vatandaşının yanında olduğunu ve bir şehrin birlik ve beraberliğinin gücüyle adım adım ayağa kalktığını gördüklerini söyledi.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, yapılan konutları teslim etmeye başladıklarını belirterek, dünyada birçok afet bölgesine gittiğini, 6 Şubat’taki gibi bir felaketten bu kadar hızlı, koordineli kalkacak başka bir ülkenin olmadığını dile getirdi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de depremin ardından hemen ilçeye vardıklarını ve çalışmalara başladıklarını, yeni Nurdağı’nın da güvenli olması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

Konuşmaların ardından Nurdağı İpekyolu Çarşısı ile Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nin açılışı yapıldı.

Bakan Kacır ve protokol üyeleri, Nurdağı Sosyal Girişimcilik Merkezi’nde çocuklarla sohbet etti, çarşıda esnafın taleplerini dinledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-deprem-bolgesindeki-vatandaslari-yalniz-birakmayacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Para ve maliye politikalarımızın uyumu güçleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/#respond Mon, 06 May 2024 21:03:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6969 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Para ve maliye politikalarımızın uyumunu günden güne pekiştiriyoruz. Attığımız adımlar ve aldığımız kararların göstergelere olumlu yansıdığını da görüyoruz.” dedi.

Yunusemre Belediyesi İrfan Meclisi’nde düzenlenen “Hemşehrilerle Buluşma Programı”na katılan Yılmaz, büyük ve güçlü Türkiye yolunda gece gündüz çalışmaya devam ettiklerini, geçen yılki iki seçimin ardından pekişen güven ve istikrar zemininde “Türkiye Yüzyılı”na adım attıklarını söyledi.

Cumhur İttifakı olarak, ekonomik alanda belirsizliği azaltarak depremin etkilerini de bertaraf etmeyi odaklarına alıp gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, bu süreçte yatırım, istihdam, üretim-ihracat odaklı dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefiyle ilerlediklerini ifade etti.

Enflasyonu düşürmek, kamu maliyesini güçlendirmek, ithalata bağımlılığı azaltmak ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamak için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Yılmaz, “Para ve maliye politikalarımızın uyumunu günden güne pekiştiriyoruz. Attığımız adımlar ve aldığımız kararların göstergelere olumlu yansıdığını da görüyoruz. Bizim asıl amacımız ekonomide gerçek ve kalıcı refah artışını sürdürecek güçlü altyapımızı geliştirmektir. Hayat pahalılığı sorununu çözdüğümüzde diğer alanlarda çok daha hızlı yol alabilecek bir iklime sahibiz.” diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye’yi olumsuz etkileyen enflasyonun üstesinden geleceklerine işaret etti.

Emeklilerin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, büyüyen ve gelişen Türkiye’de bütün toplumsal kesimlerin bu refahtan daha fazla payını alacağını vurguladı.

Ekonomik istikrarı sağlama çalışmalarının yanında yerli ve milli teknoloji hamlesiyle büyük adımlar attıklarına dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

“TUSAŞ tarafından geliştirilen milli muharip uçak KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Hepimize gerçekten gurur veren bir anı daha yaşamış olduk. Tüm Türkiye’nin duasıyla ilk kez gök vatanla buluşan beşinci nesil savaş uçağımız ile yılların emeği meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki süreçte daha da gelişerek inşallah Hava Kuvvetlerimizin envanterine girdiğini de hep birlikte göreceğiz. Buna başlangıçta neler denildiğini hatırlıyorsunuz. ‘Kalorifer peteği’, ‘Demir yığını’ diyen oldu. Küçümsemeye çalışanlar oldu. Çok şükür 3 binden fazla mühendisimiz Türk halkının hayalleri için projeye yüreklerini koydular ve o sözleri söyleyenleri mahcup ettiler. Yeni projelerle mahcup etmeye de devam edecekler inşallah. Savunma sanayimizin geldiği nokta ve mühendislerimizin başarısıyla gurur duyuyoruz.”

Türkiye’nin, ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TURKSAT 6A’yı uzaya göndermeye hazırlandığını anlatan Yılmaz, haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri olacaklarını dile getirdi.

Türkiye’nin enerji yatırımlarıyla da büyük bir atılım yaptığının altını çizen Yılmaz, enerjide kurulu gücün 22 yılda 32 bin megavattan 107 bin megavata ulaştığına vurgu yaptı.

Hükümete yönelik, “Rakamlar üzerinden büyüyor, aslında bir şey değişmedi” diyen muhalif çevrelerin olduğunu aktaran Yılmaz, “İşte Halep oradaysa arşın burada. Parasal olarak bahsetmiyoruz bakın, kurulu güçten bahsediyorum. 32 binden 107 bine çıkmış. Bu ne demektir? İşte bu ülkenin gelişmişliği, kalkınmışlığının en güzel göstergelerinden bir tanesi.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde çalışmaların devam ettiğini, bulunan petrol ve doğal gaz kaynaklarının da ekonomiye kazandırıldığını belirtti.

Keşfedilen kaynaklar ve verimliliği arttırıcı yatırımlarla enerji bağımlılığını en alt düzeye çekmeye çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, bu yönde de kararlılıkla ilerlediklerini kaydetti.

“Biz topyekun bir kalkınmaya inanıyoruz”

Manisa’nın hem tarımı hem de sanayisiyle ülkenin büyümesine ve kalkınmasına önemli katkı sunduğuna değinen Yılmaz, “Her ilimiz potansiyelini harekete geçirdiği zaman Türkiye Yüzyılı’nı da inşa etmiş olacağız. Biz topyekun bir kalkınmaya inanıyoruz. Bütün bölgelerimizin, bütün yörelerimizin üstünlüklerini harekete geçirdiğimizde, üretim potansiyelini harekete geçirdiğimizde işte Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir süreci de zaten sürdürmüş oluyoruz. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde daha yüksek demokratik standartlara, daha yüksek kalkınma standartlarına doğru yürümeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Manisa’da Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarına destek isteyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gerçek belediyecilik nedir derseniz ben şöyle tarif ediyorum. Amacı doğrultusunda belediye imkanlarını, kaynaklarını kullanmak. Bunu da verimli bir şekilde kullanmak. Eğer siz belediyenin kaynaklarını şan, şöhret için kullanırsanız, ideolojik amaçlarla, başka amaçlarla kullanırsanız gerçek belediyecilik yapamazsınız. Halka hizmet edemezsiniz. Ama bu kaynakları halkın ihtiyaçları için kullanırsanız verimli bir şekilde, o zaman işte algı belediyeciliği değil gerçek belediyecilik yapmış olursunuz. Manisa bunun güzel örneklerinden, bunu daha da üst seviyelere çıkaracak inşallah.”

Programa, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, AK Parti İl Başkanı Salih Hızlı, MHP İl Başkanı Cüneyt Tosuner ve kentteki hemşehri derneklerinin temsilcileri katıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programın ardından bir kahvehanede vatandaşlarla çay içti ve sohbet etti.

Cumhur İttifakı’nın AK Partili Şehzadeler Belediye Başkan adayı Yavuz Kurt ile MHP’li Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cengiz Ergün’ün seçim standına da uğrayan Yılmaz, temaslarının son bölümünde Manisa Valisi Enver Ünlü’yü makamında ziyaret etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-para-ve-maliye-politikalarimizin-uyumu-gucleniyor/feed/ 0
Akıllı KOBİ Gaziantep Dijital Dönüşüm Konferansı Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/akilli-kobi-gaziantep-dijital-donusum-konferansi-yogun-katilimla-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/akilli-kobi-gaziantep-dijital-donusum-konferansi-yogun-katilimla-gerceklestirildi/#respond Sun, 05 May 2024 21:57:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6965 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği himayesinde, Gaziantep Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen ‘Akıllı KOBİ Gaziantep Dijital Dönüşüm’ konferansı 21 Şubat tarihinde yoğun katılım ile gerçekleştirildi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği himayesinde ve Gaziantep Ticaret Odası ev sahipliğinde “Akıllı KOBİ Gaziantep Dijital Dönüşüm Konferansı” gerçekleştirildi. Bu yılın ilki ve serinin dördüncü etkinliğine katılımın yoğun olduğu konferansta KOBİ’lerin dijital dönüşüm yolculuğu, dijital iş servisleri, e-ticaret ve e-ihracatta başarının sırrı, iş süreçlerinde dijitalleşme ve ikiz dönüşüm konuları masaya yatırıldı.

Turkcell’in ana, PayTR ve Digital Exchange’in platin, Logo Yazılım ve BIS Çözüm’ün altın sponsorluğunda gerçekleştirilen Akıllı KOBİ Dijital Dönüşüm Konferansının Gaziantep’teki paydaşları arasında Gaziantep Sanayi Odası, Gaziantep Ticaret Borsası, Nizip Ticaret Odası, Nizip Ticaret Borsası ve İslahiye Ticaret Odası yer aldı.

İş dünyasının önemli isimlerinin yer aldığı panellerde KOBİ’lerin dijital dönüşümü ve sektörler özelinde faydalı bilgiler paylaşıldı. Turkcell Kurumsal Satış Direktörü Mehmet İlker Oruç ise ‘Teknolojinin Rotasında Dönüşümün Anahtarı: Dijital İş Servisleri’ başlıklı bir sunum yaptı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Tuncay Yıldırım ise KOBİ’lerin yenilikçi bir vizyon benimseyerek dijital dönüşüm yolculuğuna çıkmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Dijital dönüşümün global çapta bir kalkınma hareketi haline geldiği çağımızda, işletmesini geleceğe taşımak isteyen KOBİ’ler de artık bu dönüşüme katılmak zorunda. Bu yolculuğun kolay olmadığının farkındayım. Üstelik varış noktası olan bir yolculuk da değil, sürekli güncellenen bir süreç bu. İşte Akıllı KOBİ de bu yolculukta KOBİ’lerimize yol arkadaşlığı yapıyor. Bu platform, dijitalleşme yolculuğuna çıkan KOBİ’lerin karşılaştıkları zorlukları aşmalarına yardımcı olacak bir kılavuz ve destek mekanizmasıdır. Türkiye’nin dijital dönüşümünde önemli bir rol oynayacağına inandığım Akıllı KOBİ’nin hayata geçirilmesinde ve bu konferansın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Etkinliğin bir diğer açılış konuşmacısı Akıllı KOBİ İcra Kurulu Üyesi Başar Ceylan, “Geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz Akıllı KOBİ Dijital Dönüşüm Konferansları serisinin 2024 yılındaki ilk durağı Gaziantep oldu. 2023 yılında sırasıyla Kocaeli, Konya ve İzmir’de üç etkinlik gerçekleştirdik. 2 bine yakın KOBİ ile birbirinden değerli konuşmacıları buluşturduk. Çevrimiçi ise 100 binin üzerinde KOBİ’ye ulaştık. Toplamda 30 KOBİ’ye 300 bin TL üzerinde dijitalleşme çözüm paketi sağladık. Bu rakamı bu yıl daha da artırma hedefindeyiz. Dijital dönüşüm konusunda KOBİ’lere destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Dijital dönüşüm ekseninde farkındalığı artırmayı amaçlıyoruz”

Akıllı KOBİ Dijital Dönüşüm Konferanslarıyla dijital dönüşüm ekseninde farklı konu alanlarında farkındalık ve bilgi seviyelerini artırmayı amaçladıklarını dile getiren Akıllı KOBİ İcra Kurulu Üyesi Ümit Öncel, “Türkiye’nin önde gelen markaları ve dijital liderleri ile Anadolu’daki KOBİ’leri buluşturmayı hedefliyoruz. Bunları yaparken de sponsorların destekleri ölçüsünde olabildiğince sahada ücretsiz dijitalleşme paketleri sunmak ve somut fayda sağlamak amacındayız. Her bölgeye özel eklenen içerikler ve yerel tecrübe panelleriyle yerele özgü çalışmalar yapıyoruz. Etkinliğimize olan ilgiden ve desteklerden ötürü çok mutluyuz” dedi.

“KOBİ’lerin dijital dönüşüme atacakları adımlara ışık tutabilmek çok kıymetli”

Akıllı KOBİ Dijital Dönüşüm Konferansları’nın bu yıl da ana sponsorluğunu üstelenen Turkcell’in Dijital İş Servisleri Genel Müdürü Gürkan Arpacı, “Akıllı KOBİ platformunun bir parçası olmak, bölgenin sanayide lokomotif şehri Gaziantep’te KOBİ’lerimizle bir araya gelerek onların dijital dönüşüme atacakları adımlara ışık tutabilmek bizler için çok kıymetliydi. Bölgedeki KOBİ’ler istihdam oluşturmalarının yanı sıra yerel ekonomilere sağladıkları katkıyla önemli bir güç oluşturuyor. Sektörel uzmanlığımız ve güçlü altyapımız sayesinde KOBİ’lerimizin iş sürekliliğinin sağlanması, verimliliklerinin artması ve rekabet edebilmeleri için dijitalleşme süreçlerinde yanlarındayız. Bu ekosistemde birleştirici rol üstlenen Akıllı KOBİ Platformu ile gelecek etkinlerde de nice KOBİ ile bir araya gelerek, birlikte başarılı projelere imza atılacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“E-ticaret ve E-ihracatta Başarının Sırrı” başlıklı panel oturumuyla devam eden etkinlikte panelist PayTR Ceo’su Merve Tezel, “Sektör ne olursa olsun, tüm işletmelerin iş modelini dijital ile büyütebilmesi için birçok fırsat bulunuyor. Biz PayTR olarak dijitalleşen işletmelere hızlı entegre olabilecekleri çok kanallı bir ödeme yaklaşımı sunarken, bilinen Sanal POS ve Fiziki POS ürünlerimiz dışında, NeoPOS, Linkle Ödeme gibi kullanıcı ihtiyaçlarına göre tasarlanan yeni nesil ödeme çözümlerimizle üye işyerlerimizin rekabette güçlenmelerine ve erişim alanlarını genişletmelerine destek oluyoruz. Başvurduktan iki saat sonra sanal POS’larını kullanmaya başlayan, tek POS’la tüm bankalardan ödeme alabilen, cep telefonlarını ihtiyaç duyduklarında POS olarak kullanabilen ve en önemlisi bize güvenen 110 binden fazla üye işyerimizle bu yıl da birlikte büyümeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Aynı panelde konuşmacı olarak yer alan Digital Exchange Kurucu Ortağı ve CEO’su Emrah Pamuk, “Akıllı KOBİ’nin her seferinde daha fazla kitleye ulaşan etkinliklerinde bulunmak bizim için çok keyifli ve faydalı. KOBİ’lere e-ticareti anlatma ve dijital dönüşüm yolculuğunda yanlarında olduğumuzu hatırlatma fırsatını bize sunan önemli bir oluşum. Digital Exchange olarak böyle bir etkinlikte sponsor olarak yer almak bizim için büyük bir ayrıcalık” dedi.

“İş Süreçlerinde Dijitalleşme Trendleri” panelinde KOBİ’lerin ülke ekonomisi için önemini vurgulayan Logo Yazılım Türkiye Genel Müdürü Akın Sertcan, “Rekabet avantajı kazanarak büyümeyi temel hedef alan KOBİ’lerin dijital dönüşümü, değişimlere adaptasyon yeteneği kazanmak ve verimlilik açısından önem taşıyor. Türkiye’nin en büyük yerli iş yazılımı şirketi olarak, dijital dönüşümü bir vizyon olarak değerlendiriyoruz. Bu kapsamda KOBİ’lere uçtan uca geniş bir çözüm kümesi sunarken, danışmanlık hizmetlerimizle de süreç boyunca yol gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

Dijitalleşmenin KOBİ’ler için önemine değinen BIS Çözüm Kurumsal ve Ticari Ürünler Genel Müdür Yardımcısı Gizem Güneşdoğdu, “Her sene artan bir ivme ile gerçekleşen teknolojik gelişmeler ve bir yandan da zorlayıcı rekabet ve piyasa şartların dolayısıyla dijitalleşme, KOBİ’lerin gelecekleri için yapabilecekleri en güçlü yatırımlardan birisi haline geldi. Akıllı KOBİ Gaziantep Dijital Dönüşüm Konferansı, KOBİ’lere dijital dönüşüm yolculuklarında yol haritalarını hazırlamaları ve dijital dönüşüm senaryolarını uygulamaları konusunda çok büyük destek sağlayan, etkili bir organizasyon oldu.Bu konferansta yer alarak, KOBİ’lerin dijital dönüşümü nasıl avantaja çevirebileceklerini paylaşıyor olmaktan ve büyümelerine destek olmaktan mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Networking ve bilgi yarışmaları ile çeşitli dijital dönüşüm paketlerinin ücretsiz olarak dağıtıldığı konferansta konuşulan diğer panel başlıkları arasında Bosch Türkiye ve Orta Doğu Dijital Dönüşüm Yöneticisi Elif Funda Çalışkan, EBRD Türkiye KOBİ Finansman ve Kalkınma Dijital Projeler Uzmanı Suat Eroğlu ve UNDP Türkiye Gaziantep Bölge Koordinatörü Hamit Doğan’ın katılımında “İkiz Dönüşüm ve KOBİ’ler” paneli gerçekleşti.

Son olarak Gaziantep Genç Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkan Yardımcısı ve RAD Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Özmen ve Rotatelab Kurucu Ortağı ve CEO’su Abdurrahman Koçak’ın katılımıyla “Yerel Tecrübe Paylaşımı” paneli ile etkinlik sona erdi.

2024 yılında 6 şehirde düzenlenecek

2023 yılında fizikselde bin 262, online’da ise 100 binin üzerinde KOBİ’ye erişen, toplamda 30 KOBİ’ye 300 bin TL üzeri değerde ücretsiz dijitalleşme çözüm paketlerinin sağlandığı Akıllı KOBİ Dijital Dönüşüm Konferansları 2024 yılında da Gaziantep’in ardından Türkiye’nin 6 ilinde KOBİ’lerin dijital dönüşümünü desteklemeye ve hızlandırmaya devam edecek. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/akilli-kobi-gaziantep-dijital-donusum-konferansi-yogun-katilimla-gerceklestirildi/feed/ 0
Aile Sağlığı Merkezlerinde Çalışan Emekçilerin Ödediği Vergiler Artıyor https://www.kanal7haber.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/#respond Sun, 05 May 2024 21:48:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6959

MELTEM KARAKAŞ

Aile Sağlığı Merkezlerinin ödediği vergilere dikkati çeken SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Birtürk Özkavak, “Mart- Nisan ayından itibaren çalışanlar yüzde 35’in üzerinde vergi vermeye başlıyorlar. Zaten çok düşük olan ücretlerinin üzerinde aldıkları gelirlerin yüzde 35’ini vergi olarak ödemek durumunda kalıyorlar. Yani devlet, yani yöneticiler bir taraftan çok yakından da gördüğümüz gibi siyanürle halkı zehirleyen altın madencilerinin vergilerini affederken emekçilerden kat ve kat vergi almaya devam ediyor. Onların vergilerini affederken, patronların vergilerini silerken emekçilerin vergilerini habire artırıyor” dedi.

Sağlık ve Sosyal hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eskişehir Şubesi tarafından geçtiğimiz yıllarda depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan ve hala inşaatına başlanmayan Aile Sağlığı Merkezi önünde basın açıklaması yapıldı. SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve aile sağlığı merkezinde görev yapan doktor Birtürk Özkavak, nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmeti vurgusu yaptı.

Özkavak, şöyle konuştu:

“Son yıllarda görülmemiş ölçüde ekonomik sorunlar yaşıyoruz. Emekçiler yoksullaşıyor, hayat pahalılaşıyor ve iğneden ipliğe bütün emekçiler daha çok çalışmak, daha çok emek harcamak zorunda kalıyorlar ailelerini geçindirmek için. Bunlardan birisi de aile sağlığı merkezinde çalışanlar yani orada çalışan hekimler, hemşireler, tıbbi sekreterler, laborantlar ve orada çalışan hizmetli arkadaşlarımız. Bütün emekçilerin çok büyük sorunları var ama bugün özellikle konumuz aile sağlığı merkezinde çalışan emekçilerin ödediği ek vergiler çünkü bununla ilgili Türkiye’de bütün aile sağlığı merkezlerinde çalışan emekçiler olarak eylemlilik başlattık. Bundan böyle her çarşamba günü bir aile sağlığı merkezinde özellikle vergi dilimleriyle ilgili olan sorunlarımızı dile getireceğiz.

“EMEKÇİLERİN VERGİLERİNİ HABİRE ARTIRIYOR”

Mart- Nisan ayından itibaren çalışanlar yüzde 35’in üzerinde vergi vermeye başlıyorlar. Zaten çok düşük olan ücretlerinin üzerinde aldıkları gelirlerin yüzde 35’ini vergi olarak ödemek durumunda kalıyorlar. Yani devlet, yani yöneticiler bir taraftan çok yakından da gördüğümüz gibi siyanürle halkı zehirleyen altın madencilerinin vergilerini affederken emekçilerden kat ve kat vergi almaya devam ediyor. Onların vergilerini affederken, patronların vergilerini silerken emekçilerin vergilerini habire artırıyor. Aile hekimliğiyle ilgili, aile hekimleri birinci basamak çalışanlarıyla ilgili yaptığımız açıklamaları özellikle bu meydanda seçiyoruz çünkü arkamızdaki alan Eskişehir’in tarihi binalarından biriydi ve depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkıldı. Tam da yerel seçimler arifesinde biz Eskişehir’in sağlık emekçileri olarak bu alana da dikkat çekmek istiyoruz. Yıllardır boş kalan bu alanı yerel seçimler arifesinde bir kez daha hatırlatıyoruz ve buranın halkın sağlık ihtiyaçlarını gözetmek üzere değerlendirilmesi gerektiğini ifade diyoruz.

“EKONOMİK SORUNLAR DERİNLEŞTİKÇE İLAÇ FİYATLARI ARTMAYA BAŞLAYACAK”

Bu ekonomik sorunlar derinleştikçe yoksulluk artacak, yoksulluk derinleşecek, ilaç fiyatları olağanüstü artmaya başlayacak ve birçok ilaç eksilecek. Yurttaşlarımız hastanelerde istedikleri sağlık hizmetlerine zaten ulaşamıyorlar. Giderek daha fazla ulaşamayacakları günler gelecek. Biz istiyoruz ki bu sorunlar giderilsin, biz istiyoruz ki bu ülkenin onurlu emekçileri olarak insanca yaşayalım. Bütün halkımız insanca yaşasın, derdimiz tasamız budur. SES olarak bundan böyle her Çarşamba farklı bir aile sağlığı merkezinde sorunları dile getirmeye devam edeceğiz. Yurttaşlarımızın desteğini bekliyoruz çünkü derdimiz iyi bir sağlık hizmeti, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti. Kolaylıkla, daha düşük ücretlerle, hatta ücretsiz ilaçlara ulaşmak, nitelikli sağlık hizmeti alması için yurttaşlarımızın çaba harcıyoruz. Bütün yurttaşlarımızdan destek bekliyoruz.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/feed/ 0 MİA Teknoloji, sağlık alanındaki yazılımların lisans haklarını devretti https://www.kanal7haber.com.tr/mia-teknoloji-saglik-alanindaki-yazilimlarin-lisans-haklarini-devretti/ https://www.kanal7haber.com.tr/mia-teknoloji-saglik-alanindaki-yazilimlarin-lisans-haklarini-devretti/#respond Sat, 04 May 2024 21:51:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6919 MİA Teknoloji, sağlık alanındaki yazılımlara ilişkin lisans haklarının New York merkezli MIA Tech Corporation unvanlı iştirakine devredilmesi ve iştirak şirketinin yüzde 51 hissesinin ABD merkezli yatırımcı firmaya satılmasına ilişkin imzaladığı sözleşme ile Türkiye’yi küresel sağlık teknolojileri pazarında önde gelen merkezlerden biri haline getirmeyi hedefliyor.

AR-GE, inovasyon, yazılım geliştirme, entegrasyon ve çözüm sağlama alanlarında Türkiye dışında Katar, Amerika Birleşik Devletleri ve Fas’ta faaliyetlerini sürdüren MİA Teknoloji, Türkiye’de var olan güçlü işbirliklerini tüm dünya ülkelerine taşımaya devam ediyor.

Şirketin sağlık alanında sahip olduğu yazılımlara ilişkin lisans hakları ile ilgili olarak sağlık yazılımında önde gelen Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir firma ile yaptıkları yatırım bazlı görüşmeler sonuçlandı.

Görüşme sonrasında şirketin sağlık alanında sahip olduğu yazılımlara ilişkin lisans haklarının, Amerika’da kurulan New York merkezli MIA Tech Corporation unvanlı iştirak şirketine devredilmesi ve yine bu iştirakin yüzde 51 hissesinin ABD merkezli yatırımcı firmaya satılmasına ilişkin sözleşme imzalandı.

MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Ünal, MİA Teknoloji’nin iştiraki MIA Tech Corporation’ın ABD merkezli bir şirketten aldığı yatırıma ilişkin düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, MİA Teknoloji olarak sağlık bilişimi alanında hizmet ve tedarik zinciri işlevlerini kolaylaştıran, ülke sağlık sisteminin yazılımsal ihtiyaçlarını karşılayan faaliyetlerine hız kesmeden devam ettiklerini belirtti.

Sektörde var olan 17 yıllık deneyimlerine güvenerek piyasadaki değişen ve gelişen taleplere teknolojik çözümler ile dönüş yaptıklarını ifade eden Ünal, “Sağlık sektörünün ihtiyaçlarını kapsayarak hastanelerin günümüz rekabetçi ortamına ve teknolojik gelişmelerine ayak uydurmasını sağlayacak birçok yazılım projesini hayata geçiriyor ve güçlü iş birlikleri ile bunu tüm dünya ülkelerine taşıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ünal, “ABD merkezli yatırımcı bir firma ile yaptığımız anlaşma doğrultusunda sağlık teknolojileri yazılımlarımızın satın alınması ile başlayan müzakere sürecimiz New York merkezli iştirakimiz MIA Tech Corporation’a ürünlerin satış ve pazarlaması ile ilgili olarak lisans verilmesi, yüzde 51 payının ABD merkezli bir yatırımcıya satılması ve şirketimizin sağlık alanında geliştirdiği yazılımların yurt dışı satış ve pazarlama faaliyetlerinin MIA Tech Corporation üzerinden gerçekleştirilmesi noktasında nihayete erdi. Gerçekleştirdiğimiz bu sözleşme ile küresel sağlık teknolojileri pazarında önde gelen merkezlerden biri olmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin sağlık sektörü yazılımları açısından dünyada lider bir ülke olduğunu belirten Ünal, “Amerika’da ve Avrupa’da bu görülebiliyor. Belki öyle bir kıvılcım gerekiyordu. Bundan sonra inşallah farklı yerel firmalar da bu yolu takip ederek devam eder.” dedi.

Dijital sağlık sektörünün 2030 yılında 18 milyar dolar büyüklüğe ulaşması hedefleniyor

Yatırım alan yerli ve milli yazılımın, bir ülkenin tüm sağlık faaliyetlerini merkezi bir platform üzerinden entegre bir şekilde yönetilmesini sağladığına değinen Ünal, geliştirdikleri yerli ve milli yazılımın sağlık sistemlerinde kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacak ölçekte bir sistem sunduğunu dile getirdi.

Orta Doğu ve Kuzey Amerika bölgesinde uzun vadeli yatırımlar ve işbirlikleri gerçekleştirmeyi planladıklarını ifade eden Ünal, “Orta Doğu ve Kuzey Amerika bölgesi başta olmak üzere dijital sağlık sektörünün 2030 yılında 18 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Biz de buradaki potansiyeli görüyor ve projelerimizi bu bölgelerde yoğunlaştırıyoruz.

İştirak şirketimiz MIA Tech Corporation uluslararası sağlık bilişim piyasasında iş geliştirme faaliyetlerine başladı. Aynı zamanda şirketimiz bu bölgelerdeki iş geliştirme operasyonları, pazar payı büyümesi ve AR-Ge faaliyetlerini de destekleyerek uzun vadeli iş birlikleri ile çeşitli yatırımlar gerçekleştirmeyi planlıyor.” dedi.

Ünal, “Kuzey Amerika ve MENA bölgesi dediğimiz Orta Doğu Bölgesi başta olmak üzere bütün dünyaya burada yazılımlarımızı açmak istiyoruz zaten. Burada, Amerika’nın özellikle MENA bölgesinde çerçeve anlaşmaları var. Çok büyük avantajları var bu bölgede. Hazır limitleri, parası olan işler var. Bunların içerisinde hemen katılmak istiyoruz.” diye konuştu.

Uzaktan sağlık hizmeti yazılımlarını milyonlarca üyeye ulaştırmayı hedefliyor

Ünal, dijital sağlık alanındaki yatırım ve hedeflerine değinerek, yeni yatırımları ile birlikte bulundukları bölgelerdeki sağlık merkezlerinin altyapısı güçlendirilerek, tıbbi ekipman ve çözüm odaklı teknolojilerin temin edilmesini sağlayarak, dijital sağlık platformları aracılığıyla hastaların takibi ve yönetiminin kolaylaştırılmasında destek sağlayacaklarını aktardı.

Kuzey Afrika’daki sağlık hizmetlerine erişimi artırmak için yerel sağlık kuruluşlarıyla işbirliği yapılması yönündeki faaliyetlere ağırlık vereceklerine işaret eden Ünal, “Bölgelerin ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştireceğiz. Orta Doğu’da kronik hastalıkların yönetimi için yenilikçi çözümler sağlarken, Kuzey Amerika’da ise yaşlanan nüfusa yönelik sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi noktasında aktif rol alacağız.” diye konuştu.

Ünal, en büyük hedeflerinin uzaktan sağlık hizmeti yazılımları globalde bu sisteme entegre olan ve kullanan milyonlarca üyeye ulaşacak bir sistemi geliştirmek ve tüm bu süreçleri karma gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik teknolojileri ile yönetilmesini sağlamak olduğunu dile getirdi.

“Türkiye genelinde Elektrikli Araç Şarj Ağ Operatörleri arasında ilk 5’e girmeyi hedefliyoruz”

Ünal, 2024 yılı için teknoloji ve inovasyon başta olmak üzere ajandalarında çeşitli stratejik gündem konularına yer ayırdıklarını belirterek, gündem konuları arasında işlerinin gelecekteki büyümesini ve sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla, yapay zeka ve makine öğrenimi, dijital dönüşüm, IoT ve akıllı cihazlar, siber güvenlik ve veri koruma, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik, veri analitiği ve tahmin modelleri, eğitim ve yetenek geliştirmenin yer aldığını kaydetti.

Bu yıl yüzde 90 oranında DC istasyon ağına sahip olmayı ve Türkiye genelinde Elektrikli Araç Şarj Ağ Operatörleri arasında ilk 5’e girmeyi hedeflediklerini aktaran Ünal, “Bu hedefe ulaşmak için gerekli altyapı çalışmalarımızı sürdürerek, daha fazla şarj istasyonunu faaliyete geçirmeyi planlıyoruz.” dedi.

Ünal, 2024 yılında paylaşımlı araçlarını da şarj ağı sistemlerine entegre ederek sıfır karbon salınımı ile kesintisiz sürdürülebilir bir ulaşım ağı sağlamayı amaçladıklarına dikkati çekerek, “Bu şekilde, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ulaşım sağlayarak insanlar için güvenli ve konforlu bir seyahat imkanı yaratacağız. Bu amaca yönelik ise kısa vadeli planlarımız arasında 2024 yılının son çeyreğine doğru, şarj istasyonlarının elektriğini karşılamak adına güneş enerji santrali kurma projemiz yer alıyor.” yorumunu yaptı.

“Enerji tarafında da yatırımlarımız olacak”

Enerji tarafında da yatırımlarının olacağına dikkati çeken Ünal, Çin’in en büyük beşinci firmasıyla şu anda masada olduklarını ve yatırım yapmak istediklerini belirterek, “Şimdi böyle firmaların radarına girebilmek bizim için çok büyük bir gurur. Bunlar çok büyük firmalar. Yatırım yapmak istiyorlar ve bizi yatırım yapılabilir görüyorlar. Bu bizim için çok önemli.” ifadelerini kullandı.Ünal, “Yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Enerjey firmamız ile başta Türkiye’de GES (Güneş enerji santrali) ve enerji depolama alanında yaptığımız başvuru süreçleri ile de bu alanda büyük yatırımlar hayata geçirerek sürdürülebilir ekosisteme katkı sunmayı hedefliyoruz” yorumunu yaptı.

Dul ve çocuklu kadınlar ve çocuklarının sosyal hayat içerisinde yer edinmeleri, çocuklarının eğitimlerinin ve temel ihtiyaçlarının sağlanması ile bu kadınlara karşı toplumsal baskıların ortadan kaldırılmasına destek olmak amacı ile MİA Yardım Kültür ve Eğitim Vakfı kurduklarını söyleyen Ünal sözlerini şöyle tamamladı:

“Vakfımızı yardıma ihtiyacı olan ve doğal felaketlerden etkilenen kişilere yardımda bulunmak, bu yardımların kurumsal hale gelmesini sağlamak ve bununla birlikte hem bakımevi, huzurevi ve rehabilitasyon merkezi kurmak hem de halihazırda kurulu olanları desteklemek amacıyla kurduk. Hedefimiz; eğitim, adalet, sağlık, verimlilik, inovasyon, teknoloji, sanatsal faaliyetler, denizcilik ve su spor faaliyetleri ile tüm spor dallarında ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınmasına faydalı olacak konularda destekleyici faaliyetlerde bulunmak ve sokak hayvanlarının barınma, sağlık ve yiyecek ihtiyaçlarının karşılanması ile hayvan hakları bilincinin yerleşmesini sağlamak.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mia-teknoloji-saglik-alanindaki-yazilimlarin-lisans-haklarini-devretti/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri pastırmasının Avrupa Birliği’nde tescil başvurusu olduğunu açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-kayseri-pastirmasinin-avrupa-birliginde-tescil-basvurusu-oldugunu-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-kayseri-pastirmasinin-avrupa-birliginde-tescil-basvurusu-oldugunu-acikladi/#respond Sat, 04 May 2024 21:33:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6909 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Kayseri pastırmamızla alakalı Avrupa Birliği’nde tescil başvurusu var. Bu süreçleri titizlikle takip ediyoruz. İnşallah çok kısa zamanda Kayseri pastırmasına Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili kazandırmış oluruz.” dedi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda sektör temsilcileriyle bir araya gelen Yumaklı, salgın hastalıklar, doğal afetler, ülkeler arasındaki savaşlar, iklim değişikliği gibi hususların gıdanın neden stratejik bir sektör olduğunu öğrettiğini söyledi.

Ülkeler için gıda arz güvenliğinin milli güvenlik meselesi olduğunu dile getiren Yumaklı, bir yandan üretmeye devam ederken bir yandan da bütün dünyayı baskısı altına alan enflasyonla, üretimi baskılayan girdi maliyetleri gibi süreçlerle karşı karşıya kaldıklarını, bu baskıyı azaltacak tedbirleri almak için de gece gündüz çalıştıklarını belirtti.

Bakan Yumaklı, son 21 yılda Bakanlığın Kayseri’ye yaptığı bütün yatırımların, desteklerin toplam tutarının yaklaşık 60 milyar lira olduğu bilgisini vererek şöyle devam etti:

“Kayseri’de 110 milyon tohum ve fidan toprakla buluşturuldu. Kayseri’de 28 ürün var, markalaşmış ve coğrafi işaret alınmış. Kayseri pastırmamızla alakalı Avrupa Birliği’nde tescil başvurusu var. Bu süreçleri titizlikle takip ediyoruz. İnşallah çok kısa zamanda Kayseri pastırmasına Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili kazandırmış oluruz. Burada bir itiraz süreci var, çok da önemli olduğunu düşünmüyoruz açıkçası. O sürecin tamamlanmasını da yakından takip ediyoruz. Her ne kadar Memduh (Büyükkılıç) başkanımla Kastamonu pastırması mı Kayseri pastırması mı tartışması yapıyor olsak da… Biz her halükarda bu tatlı tartışmayı başkanımızla devam ettireceğiz. Ama şuna karar verdik, her ikisi de ayrı kategoriler, birbirleriyle yarıştırmayalım. Her ikisini de ayrı kulvarlarda takip etmiş olalım.”

“Sözleşmeli üretimi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz”

İşlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler yaptıklarını anımsatan Yumaklı, “Son dönemde yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindeki düzenlemelerdir. Tarımsal üretim alanlarının tamamının kayıt altına alınmasıyla alakalı düzenlemeler yaptık. Suya göre tarım yapılması olgusunu getirdik, suya göre tarım yapmamız gerekir çünkü su kaynaklarımız sonsuz ve sınırsız değil. Sözleşmeli üretim konusunu özellikle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Yumaklı, sözleşmeli tarım konusunda bazı sektörlerin, sözleşmenin koruyucu ya da süreklilik unsurunu bir kenara bırakarak bunu bir bağlayıcılık olarak gördüklerini dile getirdi.

Planlı üretime geçişle alakalı çalışmaların hızla devam ettiğini vurgulayan Yumaklı, “Ülkemizde hangi üründen ne kadar üreteceğiz, ne kadar fazlamız var, ne kadar eksiğimiz var, hangi ili nereye yönlendireceğiz konusunu da çalışmak istiyoruz. Bu basit bir yasal düzenleme değildir, sizlerle beraber bizim Bakanlığımızın, tüm arkadaşlarımızın el ele, omuz omuza vererek ortaya koyması gereken bir husustur. Başladığı andan itibaren 3 yıllık bir planlamayı gerektirecek, yani sadece 1 yıla ait bir şey değil. Dolayısıyla üretim yapacak olanlar da önündeki 3 yılı görmüş olacaklar.” ifadesini kullandı.

Planlı ve suya göre tarıma örnek veren Yumaklı, Kayseri’de sulama amaçlı kullanılan Sarıoğlan Barajı’nın yağışların yetersiz olmasından dolayı yeterli doluluk oranına ulaşamadığını, bölgede şeker pancarı üreten üreticilerin endişelendiklerini, il müdürlüğü ve büyükşehir belediyesinin bir proje başlattığını ve üreticiye yüzde 100 hibe nohut tohumu dağıtılarak 10 bin dekarda ekim yapılmasının sağlandığını anlattı.

Bakan Yumaklı, tarımsal arazilerin boş kalmamasıyla ilgili TAKE projesi olduğunu dile getirerek, “Bununla ilgili de çiftçilerimize yine yüzde 50 hibeli, suyu az tüketen nohut, aspir ve yeşil mercimek tohumlarını Bakanlık olarak dağıtacağız.” dedi.

TAKE projesine ilişkin bilgi veren Yumaklı, şunları kaydetti:

“Resmi Gazete’de dün gece yayımlanan hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. TAKE projesiyle 3 yılda yaklaşık 950 milyon lira tutarında 1241 projeye destek sağlamıştık. Bu yıl için de Türkiye’ye 520 milyon liralık bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz TAKE projelerimiz yaklaşık 1,7 milyon dekarlık arazide uygulanacak. Bir diğer gelişme de hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz bilir. Onlar, uygulanan aşı ve küpe bedellerini elden, tasvip edilmeyen bir uygulamayla yapıyorlardı. Bunlarla alakalı artık böyle para alışverişi olmayacak. Kendilerine olan desteklerimiz içinden bunlar tahsil edilmiş olacak.”

Toplantı, sektör temsilcilerinin sorularının cevaplanmasıyla basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-kayseri-pastirmasinin-avrupa-birliginde-tescil-basvurusu-oldugunu-acikladi/feed/ 0
Akbank ve TurkishWIN İş Birliğiyle BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı Başladı https://www.kanal7haber.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/#respond Sat, 04 May 2024 09:00:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6898 Akbank ve TurkishWIN iş birliğiyle gerçekleşen BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı, düzenlenen açılış buluşması ile ilk dönemine başladı. Program kapsamında 100 girişimci kadın, işlerini geleceğe taşımalarına yardımcı olacak bilgi, deneyim ve uzman ağından faydalanacak.

Akbank’ın destekleriyle gerçekleşen, TurkishWIN’in öncülüğünde yürütülen BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı’nın ilk dönemi İstanbul’da düzenlenen açılış etkinliği ile başladı. Buluşmada girişimci kadınlar ve mentorler, ekosistem paydaşlarıyla bir araya geldiler, deneyim ve bilgi paylaşımında bulundular.

Türkiye’nin öncü kuruluşları arasında yer alan, 15 TurkishWIN paydaşı tarafından desteklenen program kapsamında, 100 girişimci kadın, 100 mentor ile bire bir mentorluk desteği alarak girişimlerine güç katacak. 6 aylık program süresince, girişimci kadınlar alanında uzman gönüllü mentorlerden destek alacak ve deneyimlerini paylaşacaklar. Bu sayede her bir girişimci, işi, sektörü ve bireysel ihtiyaçları doğrultusunda rehberlik alacak ve dahil oldukları güçlü ağ ile yeni iş birlikleri olasılıklarından da yararlanacaklar.

“Türkiye’de sürdürülebilir gelişim için birlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz”

Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, “Banka olarak insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımımızla hayatın her alanında değer oluşturmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda önceliklendirdiğimiz kapsayıcı ve eşit fırsatlar için uzun yıllardır yenilikçi çalışmalara imza atıyoruz. Bunun bir yansıması olarak, kadın KOBİ’ler ve işletme sahiplerine yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğinde kapsayıcı finansal çözümleri hayata geçirdik. Girişimci kadınların hem teminat sorununa çözüm getiriyor hem de mentorluk, danışmanlık ve eğitimlerle yanlarında yer alıyoruz. 2023 yılında hızlandırdığımız bu çalışmalarla destek sunduğumuz işletme sahibi kadınların sayısını bir önceki yıla göre yüzde 50 artırdık. Önümüzdeki dönemde ise bu etkiyi genişletme hedefiyle ilerliyoruz.

Bu doğrultuda, ülkemizde fırsat eşitliğine ve sürdürülebilir kalkınmaya destek sunma hedefiyle hayat bulan BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızı, güçlü iş ortaklarımızla birlikte hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Böylece her yıl 100 girişimci kadının işlerini ileri taşımalarında rol alacağız. Türkiye’de sürdürülebilir gelişim için birlik içerisinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak ise, “Türkiye’nin değerlendirmediği en büyük doğal kaynak kadınlarımız ve gençlerimiz. Kadınların istihdama katılımda eşit fırsatlar sunmadıkça ve kadınlarımızı ekonomiye dahil etmedikçe ülke ekonomimizin potansiyelinde büyümesi ve sürdürülebilir bir kalkınma modeline geçmemiz mümkün değil. 2010 yılından bugüne, kadınların sevdikleri meslekleri keşfetmelerine destek olma hedefiyle paydaşlarımızla birlikte yüzbinleri harekete geçirdiğimiz mentorluk programlarımızın arasında BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızın yeri çok özel. İstihdamda olan her kadın bir kaplan gücünde üretiyorsa, girişimci kadınlarımızın oluşturdukları istihdam, hayata geçirdikleri yenilikler ve kırdıkları cam tavanlarla ülke ekonomisine bin kaplan gücünde katkı sağlıyorlar. Paydaşlarımız ve 100 gönüllü mentorumuzla birlikte BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programımızda yer alıp, hayal ve hedeflerini bizimle paylaşan girişimci kadınlara, 100 binlerce kaplanımıza teşekkür ediyoruz. Kadın network dayanışmasını artırmak için hazır ve heyecanlıyız.

Banka ise mentorluk programımızın hayal ortağı ve yoldaşı. Kadın girişimcilere sunduğu destekler sayesinde edindiği iç görülerle, programımızı daha da güçlendiren bankanın liderleri ve çalışanlarına, özellikle de şube müdürlerine, verdikleri destek için içten teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

Yapılan açıklamaya göre, BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı; Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, TÜBİTAK, TÜSİAD, TÜRKONFED, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği, Arya Women Investment Platform, Endeavor Türkiye, EBRD, DEİK, Kadir Has Üniversitesi Silivri Teknopark, GYİAD Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Ankara TEKMER, Van Teknokent, Viveka’nın katkılarıyla gerçekleşiyor.

BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı hakkında detaylı bilginin binyaprak.com/kadin-girisimci-mentorluk-programi adresinde yer aldığı açıklandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/akbank-ve-turkishwin-is-birligiyle-binyaprak-kadin-girisimci-mentorluk-programi-basladi/feed/ 0
Tekirdağ’da 2023 Yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri Açıklandı https://www.kanal7haber.com.tr/tekirdagda-2023-yili-evlenme-ve-bosanma-istatistikleri-aciklandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tekirdagda-2023-yili-evlenme-ve-bosanma-istatistikleri-aciklandi/#respond Thu, 02 May 2024 21:42:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6864 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 Yılı Evlenme ve Boşanma İstatistiklerine göre Tekirdağ’da 7 bin 735 çift evlendi, 2 bin 905 çift ise boşandığı açıklandı.

TÜİK Verilerine göre Türkiye genelinde evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılında 575 bin 891 iken 2023 yılında 565 bin 435 oldu. Tekirdağ’da bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 4 artarak 7 bin 735 oldu. Evlenme sayılarında İstanbul 106 bin 588 evlilik ile ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 37 bin 269 evlilik ile Ankara ve 30 bin 397 evlilik ile İzmir izledi. En az evlilik ise 419 evlilik ile Tunceli’de gerçekleşti. Evlilik sayısının düşük olduğu diğer iller sırasıyla 435 evlilik ile Bayburt, 467 evlilik ile Ardahan oldu. Tekirdağ’da 7 bin 735 evlilik ile sıralamada 19. sırada yer almıştır.

Tekirdağ’da kaba evlenme hızı binde 6,70 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde kaba evlenme hızı binde 6,63 olurken Tekirdağ’da kaba evlenme hızı binde 6,70 oldu. Kaba evlenme hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu. Bu ili binde 7,81 ile Aksaray, binde 7,57 ile Gaziantep izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,52 ile Gümüşhane oldu. Bu ili binde 4,82 ile Tunceli, binde 4,98 ile Malatya izledi.

Yaş farkı 2,7 yaş oldu

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da ise ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 28,1, kadınlar için 25,4 ve ilk evlenme yaş farkı 2,7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkının en yüksek olduğu il 4,1 yaş ile Muş oldu. Bu ili 3,9 yaş ile Ağrı ve Kars, 3,8 yaş ile Ardahan ili izledi. Ortalama ilk evlenme yaş farkının en düşük olduğu iller ise 2 yaş ile Elazığ oldu. Bu ili 2,1 yaş ile Malatya, Ankara, Karabük ve Bolu izledi.

Tekirdağ’da 2023 yılında akraba evliliği sayısı 159

Türkiye genelinde 565 bin 435 olan evliliğin 18 bin 026 tanesi akraba evliliği oldu. Tekirdağ’da ise 7 bin 735 evliliğin 159’u (yüzde 2,1) akraba evliliği olduğu görüldü. Akraba evliliği sayısı 2 bin 679 ile en yüksek il Şanlıurfa oldu. Bu ili sırasıyla 2 bin 225 ile İstanbul, bin 239 ile Gaziantep illeri izledi. Akraba evliliğinin en düşük illere bakıldığında ise 7 ile Bartın oldu. Bu ili sırasıyla 9 ile Ardahan ve Tunceli, 11 ile Karabük illeri izledi. Tekirdağ ise en düşük akraba evliliği sayısında sıralamada 55. sırada yer aldı.

Tekirdağ’da 2023 yılında 2 bin 905 boşanma gerçekleşti.

Türkiye genelinde boşanan çiftlerin sayısı 2022 yılında 182 bin 437 iken 2023 yılında 171 bin 881 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2023 yılında binde 2,01 olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 1,5 azalarak 2 bin 905 oldu. Boşanma sayılarında İstanbul 33 bin 297 boşanma ile ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 14 bin 345 boşanma ile Ankara ve 13 bin 639 boşanma ile İzmir izledi. En az boşanma ise 77 boşanma ile Bayburt’ta gerçekleşti. Boşanma sayısının düşük olduğu diğer iller sırasıyla 102 boşanma ile Hakkari ve 106 boşanma ile Ardahan oldu. Tekirdağ 2 bin 905 boşanma ile bu sıralamada 16. sırada yer almıştır.

Tekirdağ’da kaba boşanma hızı binde 2,52 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde kaba boşanma hızı binde 2,01 olurken Tekirdağ’da kaba boşanma hızı binde 2,52 oldu. Kaba boşanma hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,94 ile Antalya, binde 2,80 ile Karaman izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,36 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,44 ile Şırnak, binde 0,55 ile Muş izledi.

Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 171 bin 213 çocuk etkilendi

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2023 yılında 171 bin 881 çift boşanırken 171 bin 213 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2023 yılında yüzde 74,9’u anneye, yüzde 25,1’i babaya verildi. – TEKİRDAĞ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tekirdagda-2023-yili-evlenme-ve-bosanma-istatistikleri-aciklandi/feed/ 0
Samsun TSO, Gürcistan ile iş birliğini artırmak için Batum’a çalışma gezisi düzenledi https://www.kanal7haber.com.tr/samsun-tso-gurcistan-ile-is-birligini-artirmak-icin-batuma-calisma-gezisi-duzenledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/samsun-tso-gurcistan-ile-is-birligini-artirmak-icin-batuma-calisma-gezisi-duzenledi/#respond Thu, 02 May 2024 21:39:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6862 Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Gürcistan ile karşılıklı iş birliği ve ticareti artırmak amacıyla Batum’a çalışma gezisi gerçekleştirdi.

Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu başkanlığında, Meclis Başkanı Haluk Akyüz ve Yönetim Kurulu’ndan oluşan heyet, Gürcistan ile karşılıklı iş birliği ve ticareti artırmak amacıyla Gürcistan Batum’a çalışma gezisi düzenledi.

İlk olarak Başkonsolos ziyaret edildi

Heyet ilk olarak Türkiye Cumhuriyeti Batum Başkonsolosu Rıza Kağan Yılmaz’ı ziyaret etti. Batum Ticaret Müşaviri Canberk Güzel’in de eşlik ettiği ziyarette Başkan Murzioğlu, Samsun’un ekonomi, sanayi ve ihracat potansiyelinin yanı sıra öne çıkan sektörlerine ilişkin bilgiler verdi. Başkonsolos Yılmaz da Samsun TSO heyetine Türk firmalar için başta Batum olmak üzere Gürcistan pazarındaki fırsatlar hakkında bilgilendirmede bulundu. Ziyarette ayrıca, Samsun’un sağlık turizmi potansiyeli gündeme gelirken, Gürcistan’la bu konuda yapılacak iş birliği imkanları görüşüldü. Ziyaretin bir başka ana başlığı da Samsun’la Gürcistan arasındaki dış ticaret potansiyeli ve e-ihracat konusunda oluşabilecek fırsatlar oldu. Oldukça samimi bir ortamda geçen ziyarette konuşmaların ardından Başkan Murzioğlu, Yılmaz ve Güzel’e anı takdiminde bulundu. Başkan Murzioğlu ayrıca, Başkonsolos Rıza Kağan Yılmaz’a Samsunspor atkısı hediye etti.

İş fırsatları görüşüldü

Samsun heyeti ardından ise, MÜSİAD Gürcistan Temsilcisi Hamza Köse’ye bir ziyarette bulundu. Karşılıklı görüşmenin ve anı takdiminin ardından Samsun heyeti, Gürcistan Acara Özerk Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Giorgi Romanadze’yi ziyaret etti. Burada yapılan ziyarette, iki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve ticari ilişkiler ele alınarak, görüş alışverişinde bulunuldu. Samsun heyetini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Romanadze, “Sizlere yaklaşık üç ay önce yaptığımız ziyaretin ardından burada sizleri ağırlamak onur verici. Her zaman ifade ettiğimiz gibi Türkiye ile Gürcistan arasında geçmişten gelen çok güzel ilişkiler var. Ticaret ve Sanayi Odaları olarak bu güzel ilişkilere daha da fazla katkı sağlamalıyız. İadeyi ziyaretiniz bizleri çok memnun etti. Bizim amacımız, iki ülke arasındaki iş insanlarını bir araya getirmek ve işlerini kolaylaştırmak. Serbest ticaret anlaşmalarımız sayesinde Avrupa Birliği ülkelerine ve daha birçok ülkeye vergiden muaf bir şekilde ürün ihraç edebiliyoruz. Ham mamul ya da yarı mamulü Türkiye’den getirerek, Gürcistan’da işleyebilir, oradan birçok ülkeye gümrük vergisi ödemeden ihracat yapabilirsiniz. Bu avantajdan daha çok Türk sanayicisinin faydalanmasını istiyoruz. Çünkü biz sizleri yabancı olarak kabul etmiyoruz. Biz sizleri dost olarak kabul ediyoruz. Biz iki ülkenin karşılıklı ticaretinin artması için her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

Murzioğlu, Samsun’u anlattı

Gürcistan basınının da ilgi gösterdiği çalışma ziyaretinde konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise misafirperverliklerinden dolayı Gürcistan Acara Özerk Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Giorgi Romanadze’ye teşekkür ederek, Samsun’un ekonomi, sanayi ve ihracat potansiyelinin yanı sıra öne çıkan sektörlerine ilişkin bilgiler verdi. Samsun’u Karadeniz’in en büyük ili ve parlayan yıldızı olarak tanıtan Başkan Murzioğlu, “Samsun, gerek bulunduğu stratejik konumu, gerekse sahip olduğu mal ve hizmetler üretimi altyapısıyla ekonomik faaliyetleri oldukça geniş bir yelpazeye yayılmış yükselen bir şehirdir. İlimizde üretim yelpazesi oldukça geniştir. Bu toplantının iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi açısından çok büyük fayda sağlayacağına inanıyorum. İki ülke arasında gönül köprüsü var. Adeta etle tırnak gibiyiz. Yapacağımız bu görüşmeler neticesinde ticaret hacmimizin daha üst seviyelere çıkacağına inanıyoruz. Oda olarak ticari işbirliğimizi geliştirmek için de elimizden gelen çabayı göstermeye hazırız” diye konuştu.

Ziyaret, anı takdiminin ardından sona erdi. Samsun TSO heyeti son olarak, Türkiye-Gürcistan İş Konseyi ve Gürcistan Uluslararası Yatırımları Derneği Başkanı Osman Çalışkan’ı ziyaret etti. – SAMSUN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/samsun-tso-gurcistan-ile-is-birligini-artirmak-icin-batuma-calisma-gezisi-duzenledi/feed/ 0
Araç alırken bunlara dikkat edin! Uzmanı uyardı: Sıfırda bile var https://www.kanal7haber.com.tr/arac-alirken-bunlara-dikkat-edin-uzmani-uyardi-sifirda-bile-var/ https://www.kanal7haber.com.tr/arac-alirken-bunlara-dikkat-edin-uzmani-uyardi-sifirda-bile-var/#respond Wed, 01 May 2024 21:57:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6843 İkinci el araç alacak olanlar belirledikleri araçları ekspertiz öncesinde kendileri kontrol ediyor. Araç için yapılacak ilk kontrollerde fiziki kondisyonu, motor sesinin kontrolü, egzoz dumanının rengi ve kilometre hasar durumu öne çıkarken arabam.com Oto Ekspertiz Direktörü Ufuk Bekdemir konuyla ilgili bilgi verdi. Bekdemir, aracın görünümü, egzoz duman rengi, hava yastığı ve kilometre unsurları gibi 4 duruma işaret ederek araç alırken ilk kontrollerin ardından ekspertiz desteği almanın önemine işaret etti.

“ARACIN ÖNCE FİZİKİ GÖRSELLİĞİ İNCELENMELİ”

Satın alınacak aracın önce fiziki görselliğinin incelemesinde fayda olduğunu belirten Bekdemir, “Düz bir zeminde araca baktığımızda ‘far, sinyal, stop aynı simetride mi, lastikleri iyi mi, sinyalizasyon grubunda özellikle, farlarında, sinyallerinde, herhangi bir yerinde kırığı var mı?’ diye kontrol etmeliyiz. Bir de kaporta aksamında, boyanın parlaklığı veya matlığında ton farkı olup olmadığına bakmalıyız. İlk etapta son kullanıcının arabaya bu gözle bakmalarını tavsiye ediyoruz. Zaten arabadaki kusurları bu aşamadan sonra bizim gibi profesyonel ekspertiz firmalarının görmesi gerekiyor.” dedi.

“EGZOZDA GÖRMEK İSTEMEDİĞİMİZ 2 DUMAN VAR”

Vatandaşlara ön fiziki değerlendirmeyi yaptıktan sonra mekanik kısmında da en azından araçların yağ, su ve antifriz gibi hayati sıvılarını kontrol etme tavsiyesinde bulunan Bekdemir, şöyle devam etti:

“Aracı çalıştırıp motorda rutinin dışında anormal bir ses olup olmadığını kontrol edebiliriz. Sonra egzoz dumanına bakılır. Egzozda görmek istemediğimiz iki renkte duman var. Araca gaz verdiğimizde mavi duman atıyorsa ve bu duman araçtan uzaklaşarak devam ediyorsa bu içinde farklı kimyasalların, yağın olduğunu gösterir. Diğer görmek istemediğimiz bir duman ise simsiyah bir dumandır. Bu da o aracın yakıt sistemiyle alakalıdır. Alıcıya enjektör ya da yakıt sistemiyle ilgili masraf açabilir.”

HAVA YASTIĞI VE TORPİDO KONTROLÜ

Aracın iç kısmında ise özellikle aracın direksiyon göbeğindeki sürücü hava yastığının olduğu bölümde bir yırtık, kırık, tamir veya torpido kısmında bir kaplama, kabarma gibi durumların olup olmadığının kontrol edilebileceğini kaydeden Bekdemir, bu kontrollerden sonra aracın diğer teknik ve detaylı kontrolünün de uzman ekspertiz firmaları tarafından yapılması gerektiğini söyledi.

KİLOMETRE DÜŞÜRME EN ÇOK HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA

Ufuk Bekdemir, son dönemlerde ikinci el araç alımlarında sıkça karşılaşılan “kilometre düşürülmesi” konusuna da değindi. Bazı kişilerin yüksek kilometreli araçlarını daha yüksek bir fiyata değerlemek için kilometrelerini geri çektiklerini belirten Bekdemir, “Bu noktada, bu aracın belli kurumlarda ve servislerde kilometre bilgisi varsa oradan iz sürülebilir. ya da bazı markaların servis kayıtlarını gösteren mobil uygulamalara da bakılabilir. Bunlar bir kontrol mekanizmasıdır. SMS sorgusuyla TÜVTÜRK kayıtlarına da ulaşıyoruz. Buradan da o kayıtları alıp birbiriyle mukayese edebilirsiniz. Bu bir iz sürme sistemidir.” diye konuştu.

Ancak kötü niyetli kişilerce bu işin çok profesyonel şekilde manipüle edilebildiğine dikkati çeken Bekdemir, “Biz tabii ki bu tip kayıtları sorguladıktan sonra bir de günümüz araçlarının birçoğunda bulunan, halk arasında ‘beyin’ denilen, bizimse ‘kontrol üniteleri’ dediğimiz bu veri birimlerine ulaşıyoruz. Burada araçlar çeşitli dönemlerde yaşadıkları arızaları kilometreyle hafızaya alırlar. Biz bunlara ulaşıp bu dataları çekiyoruz ama art niyetli kişiler bunu manipüle etmek amacıyla aracın sistemini, biliyorsa data sistemini biliyorsa tek tek buralardan da silebiliyor. Benim tavsiyem burada fiziki kondisyon inceleme çok önemli. Yani aynı markanın aynı modelinde ve benzer kilometrelerde iki araç karşılaştırıp iç deformeleri kontrol edebilirler. Direkt bir aracı görüp fiyatını uygun bulup da hemen onu almaya gitmelerini pek tavsiye etmem son kullanıcılara.” ifadelerini kullandı.

Kilometre manipülasyonunun daha çok hafif ticari araçlarda yapıldığını dile getiren Bekdemir, “Bu araçlar çok yol yaptığı, ticari faaliyetlerde kullanıldığı ve çok fazla da teknik donanıma sahip olmadığı için manipülasyonu çok daha kolay. Bir de 10 yaşını aşmış olan özellikle binek otomobiller ve halk arasında da satışı hızlı markaların modelleri de bu anlamda başı çekiyor.” dedi.

“SIFIR ARAÇLARA DA EKSPERTİZ YAPTIRILMALI”

Ufuk Bekdemir, ikinci el araçların yanı sıra sıfır araç alımında da ekspertiz yapılmasını tavsiye ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Araçlarını bayiden teslim almadan önce ekspertiz talebinde bulunan müşterilerimiz oldu. Zaman zaman sıfır araçlar üzerinde de birtakım üretim hatalarına rastladık. Çünkü günümüz çağında üretim süreçleri bundan 15 yıl önceki gibi değil. Araçlar çok seri şekilde imal ediliyorlar. Ufak tefek üretim hataları da oluyor. Özellikle seri imalatı ve satışı hızlı olan araçlarda ekspertiz öneriyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/arac-alirken-bunlara-dikkat-edin-uzmani-uyardi-sifirda-bile-var/feed/ 0
Erzincan’da 2023 Yılında 1.383 Çift Evlenirken, 394 Kişi Boşandı https://www.kanal7haber.com.tr/erzincanda-2023-yilinda-1-383-cift-evlenirken-394-kisi-bosandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/erzincanda-2023-yilinda-1-383-cift-evlenirken-394-kisi-bosandi/#respond Wed, 01 May 2024 21:36:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6834 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılına ilişkin açıkladığı evlenme ve boşanma istatistiklerine göre; Erzincan’da 2023 yılında bin 383 çift evlenirken, 394 kişi de boşandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılında 575 bin 891 iken 2023 yılında 565 bin 435 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2023 yılında binde 6,63 olarak gerçekleşti.

Boşanan çiftlerin sayısı 2023 yılında 171 bin 881 oldu

Boşanan çiftlerin sayısı 2022 yılında 182 bin 437 iken 2023 yılında 171 bin 881 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2023 yılında binde 2,01 olarak gerçekleşti.

Ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olarak gerçekleşti.

Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu

Kaba evlenme hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu. Bu ili binde 7,81 ile Aksaray, binde 7,57 ile Gaziantep izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,52 ile Gümüşhane oldu. Bu ili binde 4,82 ile Tunceli, binde 4,98 ile Malatya izledi.

Yabancı damatların sayısı 6 bin 345 iken yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 oldu

Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde, yabancı damatların sayısı 2023 yılında 6 bin 345 olup toplam damatların yüzde 1,1’ini oluştururken yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 olup toplam gelinlerin yüzde 5,5’ini oluşturdu.

Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı damatlar içinde yüzde 21,9 ile Alman damatlar birinci sırada yer aldı. Alman damatları yüzde 19,2 ile Suriyeli damatlar ve yüzde 5,1 ile Avusturyalı damatlar izledi.

Yabancı gelinler uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı gelinler içinde yüzde 12,0 ile Özbek gelinler birinci sırada yer aldı. Özbek gelinleri yüzde 11,3 ile Suriyeli gelinler ve yüzde 9,1 ile Azerbaycanlı gelinler izledi.

Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu

Kaba boşanma hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,94 ile Antalya, binde 2,80 ile Karaman izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,36 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,44 ile Şırnak, binde 0,55 ile Muş izledi.

Boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşti

Evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2023 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,7’si ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 171 bin 213 çocuk etkilendi

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2023 yılında 171 bin 881 çift boşanırken 171 bin 213 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin genellikle anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2023 yılında yüzde 74,9’u anneye, yüzde 25,1’i babaya verildi. – ERZİNCAN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erzincanda-2023-yilinda-1-383-cift-evlenirken-394-kisi-bosandi/feed/ 0
Türkiye-ABD Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da bir araya geldi https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/#respond Wed, 01 May 2024 21:33:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6832 Türkiye-ABD Yeşil Teknoloji heyetleri TOBB’da bir araya geldi

ANKARA – Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ev sahipliği yaptığı Greentech Tech Heyeti Çalışma Yemeği etkinliğiyle bir araya geldi. Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ele alındığı toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında rekor kırarak 33 milyar Dolara ulaştığı belirtildi. Yükselişin devam ettiği kaydedilirken, ikili ticaret hedefinin gelecek yıllarda 100 milyar Dolar seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Öte yandan Yeşil Teknoloji misyonunun bu hedefe ulaşmada önemli bir katkı sunacağı toplantıda vurgulandı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu dile getirerek, yeşil teknoloji odaklı bir misyonun ilişkilerin ilerletilmesi için bir dönüm noktası olacağını dikkati çekti. Tuzcu, “Biz ABD ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek, ilerletmek istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz” açıklamasında bulundu.

“ABD şirketlerinin ekonomiye katkısı 60 milyar dolardan fazla”

İki ülke arasında rakamların yeteri kadar iyi olmadığını da söyleyen Tuzcu, “ABD dünyadaki en büyük ithalatçılardan, mal ve hizmet ihracatında da en büyüklerden birisi. Bizim karşılıklı ticaretimiz düşük. Bir ilerleme kaydettik fakat, aramızdaki ilişkinin potansiyelini yansıtacak kadar bir ilerleme kaydedemedik. Bu ilişkileri daha da artırmalıyız. Hem ülkelerimize hem de 3’üncü ülkelere de yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de 2 bini aşkın ABD şirket mevcut. Son 20 yılda 14 milyar dolarlık yatırıma tekabül ediyor. Ekonomiye olan katkıları ise 60 milyar dolardan fazla. 100 binden fazla kişiyi Türkiye’de istihdam ediyorlar. Türkiye’den ABD’ye yatırım yapmış şirketler de var. Onlarda ABD’deki yatırımlarını bilhassa yeşil teknoloji alanındaki yatırımlarını artırıyorlar. ABD’deki yeni yönetmelik ışığında o pazara yatırım yapmay çok daha istekliler. Çünkü o piyasada büyük bir potansiyel görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

Tuzcu, ABD’de Türkiye’den gelen çeliğe karşı uygulanan vergilerin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, çelik konusunda Türkiye’nin ABD’nin sorununun bir parçası olmak istemediğini aktardı.

“İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz”

TOBB Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu ise, ABD Ticaret Odası ve Yeşil Teknoloji heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyleyerek, TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın uzun bir süredir iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin gelişimini desteklediğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, “Üyelerimizin karşılıklı yararı için ortaklığımızı genişletmeyi ve derinleştirmeyi başardık. Türk iş dünyasının çatı kuruluşu olarak Türkiye – ABD ilişkilerine her zaman öncelik veriyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin üç boyutu olduğunu düşünüyoruz: Askeri-politik ve ekonomik. İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz. Ekonomik ilişkiler, Türk-ABD askeri ve siyasi ortaklığına da ciddi destek verecektir. Ticari ilişkilerimizi arttırmaya ve daha iyi bir yatırım ve iş ortamı sağlamaya odaklandık. Yatırımlar hali hazırda ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutu haline gelmiştir” dedi.

“Türk şirketleri ABD’de 9.7 milyar Dolar yatırım yapmıştır”

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Hali hazırda Türkiye’de faaliyet gösteren 2000 civarında Amerikan şirketi bulunmaktadır. ABD şirketlerinin toplam yatırımı 15 milyar dolara yakındır. Öte yandan ABD, yurt dışındaki Türk yatırımları için bir numaralı destinasyondur. Türk şirketleri ABD’de 9.7 milyar Dolar yatırım yapmıştır. Dolayısıyla burada bir kez daha karşılıklı yatırım potansiyelinin altını çizmek istiyorum. TOBB olarak Chicago’da ikili yatırım ve ticarete yardımcı olacak bir Ticaret Merkezi açtık. Sizleri de bu Ticaret Merkezi’nin hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyorum. İkili ticaret hacmi 2023 yılında 33 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türk ekonomisinin üretim kapasitesi ve Türkiye’nin yatırım ortamı bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Ticaret ve yatırım açısından birçok fırsatımız var. Türkiye olarak İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz”

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD’nin ticaret ortaklığına yeni ürünler ve sektörler ekleyebileceklerini kaydetti. Yeşil teknoloji misyonunun da bu yönde önemli bir katkı vereceğini, yeşil ve dijital dönüşümün, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin motoru olacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Turizmde dünyada en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasının 42’si Türk firması. Bu açıdan da Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tarımsal gıda endüstrileri alanında da Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devam edeceğini umuyoruz ve iki müttefikin olması gereken yere geri döneceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin daha liberal olması gerektiğine inanıyoruz. Serbest ticaret anlaşması ya da tercihli ticaret anlaşması karşılıklı ticaretin önünü açacaktır. Türkiye farklı nedenlerle ABD’nin GSP sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’yi sisteme yeniden entegre etmenin yollarını aramalıyız” diye konuştu.

“Sektöre özel misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum”

Bu tedbirler nedeniyle 2017-2022 yılları arasında Türkiye’nin ABD çelik ithalatındaki payının önemli ölçüde düştüğü bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, “ABD yönetimini Türkiye’yi Bölüm 232 tedbirlerinin dışında tutmaya ikna etmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bir diğer konu da Türkiye’nin ürünlerine yönelik ‘yaptırımlar’. Bu sorunların üstesinden gelmeli ve daha fazla ticaret ve yatırıma odaklanmalıyız. Yeşil Teknoloji misyonu, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük birliğini modernleştirme sürecine de yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sektöre özel bu misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıya Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkanlık İklim Özel Temsilciliği Kıdemli Danışmanı Büyükelçi David Thorne ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Marty Durbin de katılım sağladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobbda-bir-araya-geldi/feed/ 0
Enerjisa Dağıtım Şirketleri, Dijitalleşme ve Yatırımlarla Müşteri Odaklı Çalışmalarını Sürdürdü https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalarini-surdurdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalarini-surdurdu/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:24:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6813 Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ, elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştirerek geçen yıl Kırıkkale, Bartın ve Kilis’te müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla çalışmalar gerçekleştirdi.

Enerjisa’dan yapılan açıklamaya göre, sektörde öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden söz konusu dağıtım şirketleri sorumlu oldukları illerde bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini sürdürdü.

Başkent EDAŞ, Kırıkkale’de hizmet verdiği 1767 trafo ve 8 bin 374 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Kırıkkale için Merkez, Bahşili, Balışeyh, Çelebi, Karakeçili, Yahşihan Delice, Keskin ve Sulakyurt’ta 1274 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 22 pano ile 16 trafo ve 32 adet dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Başkent EDAŞ, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Kırıkkale’de hizmet verdiği 182 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 102 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 3 bin 155 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 85 adet pano ile 31 trafo ve 3 dağıtım merkezi montajını da tamamladı.

Ayrıca şirket, Bartın’da hizmet verdiği 1506 trafo ve 7 bin 396 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Bartın için Merkez, Amasra, Kurucaşile ve Ulus’ta 2 bin 257 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 10 pano ile 77 trafo ve 27 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Başkent EDAŞ, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Bartın’da hizmet verdiği 149 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 128 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 2 bin 125 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 247 elektrik panosu ile 46 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Toroslar EDAŞ da, Kilis’te hizmet verdiği 1287 trafo ve 3 bin 756 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Kilis için Merkez, Musabeyli, Polateli ve Elbeyli ilçelerinde 1154 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Toroslar EDAŞ ekipleri, bölgede 34 trafo ve 10 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Toroslar EDAŞ, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Kilis’te hizmet verdiği 82 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 585 kilometrelik yeni yer altı hattı tesis eden Toroslar EDAŞ ekipleri, kentte 1185 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 51 elektrik panosu ve 23 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Ayrıca Toroslar EDAŞ, 2016-2020 yıllarını kapsayan son tarife döneminde Türkiye’deki 21 dağıtım şirketi arasında en çok yatırım yapan şirket oldu.

Açıklamada, şirketlerin hizmet verdiği bölgelerde bakım ve yatırım çalışmalarının hız kesmeden süreceği kaydedildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalarini-surdurdu/feed/ 0
Türkiye, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Danışman Ülke Olmak İçin Hukuki Altyapı Oluşturacak https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:21:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6811 Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen projeyle, Türkiye’nin Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde “danışman ülke” olması için gereken hukuki altyapının oluşturulmasına katkı sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin Danışman Ülke Olması İçin Uluslararası Kutup Mevzuatı Çerçevesinde Gereken Hukuki Altyapının Araştırılması” adlı çalışma da yer alıyor.

DEHUKAM tarafından hazırlanan projeyle Türkiye’nin Antarktika’da “danışman ülke” statüsünü elde etmesi için adım atılacak. Proje kapsamında ulusal ve uluslararası kutup mevzuatının incelenerek uygun hukuki hazırlığın yapılması planlanıyor. Ayrıca, Türk bilim insanlarının kutup araştırmalarına yönlendirilmesi, lisansüstü programların yaygınlaştırılması ve uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

“Danışman devletler bilimsel çalışmalarda söz sahibi oluyor”

DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, AA muhabirine çalışma hakkında bilgi verdi.

Demir, DEHUKAM’ın amacının, Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının güçlendirilmesi için deniz hukukçularına ihtiyacı bulunuyor. Bu çerçevede merkez, deniz hukukuna ilişkin çok sayıda bilimsel faaliyete imza attı ve birçok proje gerçekleştirdi.” dedi.

“KUTUP-1001” çağrısı kapsamında desteklenen söz konusu projenin de bunlardan biri olduğunu söyleyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Projemizin amacı, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin ‘danışman ülke’ sıfatına sahip olması. Danışman devletler, Antarktika’nın geleceği üzerinde, yürütülecek bilimsel çalışmalarda ve bilgi paylaşımında söz sahibi oluyor. Türkiye, danışman devlet statüsüne sahip olduğunda sadece Antarktika değil, kutuplar üzerinde de çalışmalarını yoğunlaştıracaktır. Antarktika Antlaşmalar Sistemi, Antarktika’nın korunmasını, bilimsel faaliyetlerinin yürütülmesini, Antarktika’nın insanlığın ortak değeri olarak kullanılmasını öngörüyor. Türkiye, aktif şekilde bu çalışmalara katılma arzusunda ve kararındadır. Bu çerçevede hukuku altyapı araştırılacak, özellikle mevzuat bağlamında yapılması gereken düzenlemelerin oluşturulması sağlanacak.”

Eğitim ve çalıştaylar düzenlenecek

DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara da söz konusu projenin, yaklaşık 1 yıllık çalışmayla oluşturulduğunu ve 24 aylık uygulama periyoduna başladıklarını bildirdi.

Başkara, çalışmanın ilgili çağrı kapsamında, Ankara’dan kabul edilen tek sosyal bilimler projesi olduğunu da aktararak, “Daha nitelikli insan kaynağı kapasitemizle bu alanda çalışmalarımızı güçlendirebileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Proje yürütücüsünün Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nil Kula olduğunu dile getiren Başkara, çalışmanın uygulanma aşamasına ilişkin ise şu bilgileri verdi:

“Dünyadaki uygulama örnekleri, halihazırda danışman ülke statüsünü kazanmış ülkelerin mevzuatlarının araştırılması, ülke mevzuatımızı bu çerçevede şekillendirilmesi ve daha nitelikli hale getirilmesi noktasında araştırmalar yapılacak. Öte yandan ülkemizde kutup çalışmaları ve hukuki altyapının oluşturulmasına yönelik ilgili kurum, kuruluş ve özel sektör temsilcilerinin katılacağı meslek içi eğitim programı düzenlenecek. İlgili kurum ve kuruluşların hukuki altyapılarını kutup mevzuatı ile uyumlaştırılmasının tartışılabileceği bir çalıştay programı da gerçekleştirilecek.”

Başkara, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı himayelerinde farklı bilim programları ile yeni alanlara yelken açtığına işaret ederek, “Bunlardan birine, haklı gururunu yaşadığımız Milli Uzay Programı ile şahitlik ettik. Kutuplarla ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ‘Ulusal Kutup Bilim Programı’ yürütülüyor. Programın bir parçası olarak, her yıl Antarktika Bilim Seferleri organize ediliyor. Programın bileşeni olarak Antarktika’nın korunmasında Türkiye’nin etkin rol alması ve aktif söz sahibi olması hedeflendi. Bu anlamda söz konusu projeyle ülkemiz, altyapısı ve bileşenlerini tamamlayarak Antarktika’da daha çok söz sahibi olacak.” dedi.

İzlenecek yöntemlerle yol haritası hazırlanacak

Proje Araştırmacısı Hasan Burak Yıldız da danışman ülke statüsüne geçebilmek için gerekli olan şartlara dikkat çekerek, “Danışman ülke olmak isteyen taraf ülkenin, bölgede bilimsel araştırmalar yapması, bilimsel ilgisini kanıtlaması, danışman ülkeler toplantısında alınan kararların tamamını onaylayacağına dair bir niyet beyanında bulunması ve tüm faaliyetlerde uluslararası kutup mevzuatına uygun şekilde hareket edeceğini beyan etmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Projede izlenecek yöntem hakkında da bilgi veren Yıldız, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bilimsel seferleri doğrultusunda, ulusal mevzuatını ve yurt içindeki akademik kaynakları araştırıp mevcut pozisyonunu değerlendireceğiz. Sonrasında ülke mevzuatlarını ve 1961 yılından günümüze kadar yapılan danışman ülkeler toplantısında alınan kararları inceleyeceğiz. Bu verilerle Türkiye’nin mevzuatında neler yapılması gerektiğine dair yol haritası hazırlayacağız.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/feed/ 0
ÇOMÜ’de Yapay Zeka Destekli Damla Sulama Otomasyon Sistemi Geliştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:18:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6809 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde (ÇOMÜ) yapay zeka teknolojisi destekli proje çalışmalarını sürdüren uzmanlar, çeltik tarlalarında israfı önleyip yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan damla sulama otomasyon sistemi geliştirdi.

ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünal Kızıl başkanlığındaki araştırma ekibi, Dijital Tarım Laboratuvarında tarım alanında yapay zeka destekli projeler üzerine çalışmalarına devam ediyor.

Prof. Dr. Kızıl ile Prof. Dr. Gökhan Çamoğlu, Dr. Öğretim Üyesi Sefa Aksu, ziraat yüksek mühendisleri Hakkı Fırat Altınbilek ve Hakan Nar’dan oluşan ekip, çeltik tarlalarında su israfını önlemek ve suyun doğru kullanılmasını sağlamak amacıyla 2022 yılında “Çeltikte Damla Sulamada FAO Penman-Monteith Modeline Dayalı Sulama Otomasyon Sisteminin Geliştirilmesi” başlıklı projeyi hazırladı.

TÜBİTAK desteğiyle yürütülen proje kapsamında geliştirilerek testleri başarıyla tamamlanan otomasyon sistemi, tarlaya kurulan sensörler ve devreler yardımıyla android cihazlarla bilgi alışverişi yapabiliyor, hava durumu, yağış miktarı, nem faktörü gibi çok sayıda veriyi anında işleyip buna göre sulama yapılmasını sağlıyor.

Oluşturulan ara yüzden yaptığı yönlendirmelerle çeltik üretiminde suyun fazla kullanımını önleyen, yüzde 70’e varan su tasarrufu sağlayan ve geliştirilmesi için çalışmalara devam edilen otomasyon sistemi için bu sene patent başvurusunda bulunulması planlanıyor.

Prof. Dr. Kızıl, AA muhabirine, yapay zekanın öneminin iyice arttığı bu dönemde tarım alanında projeler geliştirerek, düşük maliyetli sistemlerle Türk çiftçisine akıllı ve pratik çözümler sunmaya çalıştıklarını söyledi.

Kullanılabilir tatlı su kaynaklarının yüzde 75’inden tarımda yararlanıldığını belirten Kızıl, ziraat alanında suyun büyük bölümünün çeltik üretiminde tüketildiğini dile getirdi.

Bölüm Başkanlığı bünyesinde damla sulamanın çeltikte uygulanmasıyla ilgili yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yapay zeka boyutuyla ele aldıklarını aktaran Kızıl, bu konuda ucuz ve ekonomik olan sensör teknolojilerini kullanmaya başladıklarını ifade etti.

Otomasyonun maliyeti 50 bin liranın altında

Kızıl, çeltikte sulama için ürettikleri sensörleri çok ucuza mal edip yapay zeka ile birleştirerek önemli çalışmalara ulaştıklarını vurguladı.

Bu adaptasyonla Türkçe uygulamalar da yapıp cep telefonlarına entegrasyonu sağladıklarını anlatan Kızıl, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu uygulamaları sadece cep telefonu değil, tablet ve bilgisayarlar için de geliştirdik. Önümüzdeki süreçte bunların daha kullanışlı şekilde entegre olmalarını sağlarsak hem daha ucuz hem de daha ekonomik olarak neredeyse her üreticinin ulaşabileceği boyutta ve maliyette sistemler geliştirebiliriz. Çeltik alanları için TÜBİTAK destekli sulama otomasyonu projesini geliştirdik. Tamamen sensörlerle cihazın bluetooth üzerinden haberleşmesine olanak sağlayan, verilerin internet bağlantısı üzerinden Google Drive’a gitmesini, orada toplanmasını, işlenmesini, ertesi gün tekrar o verinin sulamada kullanılmasını sağladık. Bunun için yine bluetooth ile komutların sulama sistemine gönderilmesi işlemlerini tamamladık. Bu işlemlerin hepsini otomatik hale getiren, planladığınız saatte suyu açıp planladığınız saatte hesaplanan miktar kadar suyu verdikten sonra kapatan otomatik bir sistem.”

Kızıl, sistem sayesinde çeltik tarlalarında su israfının önüne geçileceğini, suyun doğru kullanılmasının sağlanacağını anlattı.

Sisteme istenilen uzaklıktan müdahale edilebildiğini kaydeden Kızıl, kullanıcının her an yaşanabilecek durumlarda SMS ile bilgilendirilebileceği bir sistemin oluşturulduğunu belirtti.

Prof. Dr. Kızıl, Trakya’da deneyip başarılı sonuçlar aldıkları otomasyonun maliyetinin 50 bin liranın altında olduğu bilgisini verdi.

Çiftçinin bütçesine, kullanım amaçlarına uygun, 5-10 bin liralık maliyetleri olan sistemler geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Kızıl, “Tabii çeltik daha endüstriyel bir yetiştiricilik olduğu için biraz daha tolere edilebiliyor ama onun haricinde diğer uygulamalarımız da var. Birkaç bin liralık cihazlarla üreticinin kullanabileceği basitlikle cep telefonu uygulamalarıyla üreticinin problemlerine çözüm bulmayı amaçlayan bir laboratuvarız. Bu anlamda bu çeltik otomasyon sistemini geliştirdik.” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/comude-yapay-zeka-destekli-damla-sulama-otomasyon-sistemi-gelistirildi/feed/ 0
Türkiye ve ABD Yeşil Teknoloji Heyetleri TOBB Etkinliğinde Buluştu https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:57:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6799 Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Yeşil Teknoloji heyetleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ev sahipliği yaptığı Greentech Tech Heyeti Çalışma Yemeği etkinliğiyle bir araya geldi. Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin ele alındığı toplantıda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 yılında rekor kırarak 33 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Yükselişin devam ettiği kaydedilirken, ikili ticaret hedefinin gelecek yıllarda 100 milyar Dolar seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Öte yandan Yeşil Teknoloji misyonunun bu hedefe ulaşmada önemli bir katkı sunacağı toplantıda vurgulandı.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkiler içerisinde olduğunu dile getirerek, yeşil teknoloji odaklı bir misyonun ilişkilerin ilerletilmesi için bir dönüm noktası olacağını dikkati çekti. Tuzcu, “Biz ABD ile ekonomik ilişkileri daha fazla geliştirmek, ilerletmek istiyoruz. Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz” açıklamasında bulundu.

“ABD şirketlerinin ekonomiye katkısı 60 milyar dolardan fazla”

İki ülke arasında rakamların yeteri kadar iyi olmadığını da söyleyen Tuzcu, “ABD dünyadaki en büyük ithalatçılardan, mal ve hizmet ihracatında da en büyüklerden birisi. Bizim karşılıklı ticaretimiz düşük. Bir ilerleme kaydettik fakat, aramızdaki ilişkinin potansiyelini yansıtacak kadar bir ilerleme kaydedemedik. Bu ilişkileri daha da artırmalıyız. Hem ülkelerimize hem de 3’üncü ülkelere de yatırım yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de 2 bini aşkın ABD şirket mevcut. Son 20 yılda 14 milyar dolarlık yatırıma tekabül ediyor. Ekonomiye olan katkıları ise 60 milyar dolardan fazla. 100 binden fazla kişiyi Türkiye’de istihdam ediyorlar. Türkiye’den ABD’ye yatırım yapmış şirketler de var. Onlarda ABD’deki yatırımlarını bilhassa yeşil teknoloji alanındaki yatırımlarını artırıyorlar. ABD’deki yeni yönetmelik ışığında o pazara yatırım yapmaya çok daha istekliler. Çünkü o piyasada büyük bir potansiyel görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

Tuzcu, ABD’de Türkiye’den gelen çeliğe karşı uygulanan vergilerin kaldırılması gerektiğinin altını çizerek, çelik konusunda Türkiye’nin ABD’nin sorununun bir parçası olmak istemediğini aktardı.

“İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz”

TOBB Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu ise, ABD Ticaret Odası ve Yeşil Teknoloji heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyleyerek, TOBB ve ABD Ticaret Odası’nın uzun bir süredir iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin gelişimini desteklediğini dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, “Üyelerimizin karşılıklı yararı için ortaklığımızı genişletmeyi ve derinleştirmeyi başardık. Türk iş dünyasının çatı kuruluşu olarak Türkiye-ABD ilişkilerine her zaman öncelik veriyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin üç boyutu olduğunu düşünüyoruz: Askeri-politik ve ekonomik. İlişkilerimizin ekonomik ayağının giderek güçlenmesinden mutluluk duyuyoruz. Ekonomik ilişkiler, Türk-ABD askeri ve siyasi ortaklığına da ciddi destek verecektir. Ticari ilişkilerimizi arttırmaya ve daha iyi bir yatırım ve iş ortamı sağlamaya odaklandık. Yatırımlar hali hazırda ekonomik ilişkilerimizin önemli bir boyutu haline gelmiştir” dedi.

“Türk şirketleri ABD’de 9,7 milyar dolar yatırım yapmıştır”

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmasını beklediklerini dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Halihazırda Türkiye’de faaliyet gösteren 2 bin civarında Amerikan şirketi bulunmaktadır. ABD şirketlerinin toplam yatırımı 15 milyar dolara yakındır. Öte yandan ABD, yurt dışındaki Türk yatırımları için bir numaralı destinasyondur. Türk şirketleri ABD’de 9,7 milyar dolar yatırım yapmıştır. Dolayısıyla burada bir kez daha karşılıklı yatırım potansiyelinin altını çizmek istiyorum. TOBB olarak Chicago’da ikili yatırım ve ticarete yardımcı olacak bir Ticaret Merkezi açtık. Sizleri de bu Ticaret Merkezi’nin hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyorum. İkili ticaret hacmi 2023 yılında 33 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Türk ekonomisinin üretim kapasitesi ve Türkiye’nin yatırım ortamı bu hedefe ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Ticaret ve yatırım açısından birçok fırsatımız var. Türkiye olarak İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz”

Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve ABD’nin ticaret ortaklığına yeni ürünler ve sektörler ekleyebileceklerini kaydetti. Yeşil teknoloji misyonunun da bu yönde önemli bir katkı vereceğini, yeşil ve dijital dönüşümün, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin motoru olacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “AB’nin kendi dışında en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Turizmde dünyada en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasının 42’si Türk firması. Bu açıdan da Çin’in ardından dünyada ikinci sırada yer alıyoruz. Tarımsal gıda endüstrileri alanında da Avrupa’nın en büyük üreticisiyiz. Ayrıca son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin devam edeceğini umuyoruz ve iki müttefikin olması gereken yere geri döneceğiz. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin daha liberal olması gerektiğine inanıyoruz. Serbest ticaret anlaşması ya da tercihli ticaret anlaşması karşılıklı ticaretin önünü açacaktır. Türkiye farklı nedenlerle ABD’nin GSP sisteminin dışında bırakıldı. Türkiye’yi sisteme yeniden entegre etmenin yollarını aramalıyız” diye konuştu.

“Sektöre özel misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum”

Bu tedbirler nedeniyle 2017-2022 yılları arasında Türkiye’nin ABD çelik ithalatındaki payının önemli ölçüde düştüğü bilgisini veren Hisarcıklıoğlu, “ABD yönetimini Türkiye’yi Bölüm 232 tedbirlerinin dışında tutmaya ikna etmek için desteğinize ihtiyacımız var. Bir diğer konu da Türkiye’nin ürünlerine yönelik ‘yaptırımlar’. Bu sorunların üstesinden gelmeli ve daha fazla ticaret ve yatırıma odaklanmalıyız. Yeşil Teknoloji misyonu, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük birliğini modernleştirme sürecine de yardımcı olacaktır. Dolayısıyla sektöre özel bu misyonun daha ileri işbirliği alanlarının önünü açacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıya; Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkanlık İklim Özel Temsilciliği Kıdemli Danışmanı Büyükelçi David Thorne ve ABD Ticaret Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Marty Durbin de katılım sağladı. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ve-abd-yesil-teknoloji-heyetleri-tobb-etkinliginde-bulustu/feed/ 0
Çanakkale’de Kadın Çiftçiler Süs Bitkileri Üretimine Başlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/canakkalede-kadin-ciftciler-sus-bitkileri-uretimine-basliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/canakkalede-kadin-ciftciler-sus-bitkileri-uretimine-basliyor/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:45:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6795 Türkiye’de süs bitkileri sektöründe yeni alternatifler oluşturulması için Çanakkale’de kadın çiftçilerin bu yaz üretime başlaması planlanan çalışma kapsamında protokol imzalanarak yol haritası belirlendi.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Çanakkale Ziraat Odası ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi ile Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamuller İhracatçılar Birliği arasında protokol imzalandı.

Çanakkale Ziraat Odası aracılığıyla yapılan çağrı üzerine bir araya gelen 21 kadın çiftçi, “süs bitkilerinin üretim potansiyelinin belirlenmesi” konusunda yürütülecek projenin detaylarına ilişkin bilgilendirildi.

Protokole göre, hazırlanacak proje kapsamında Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üreticilere başlangıç materyali sağlayacak, hasat edilen ürünlerin satış ve pazarlamasına destek olacak.

Ziraat Odası, çiftçilerin organizasyonuna, ÇOMÜ eğitim ve desteklenmesine, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekonomik ve sosyal yönden gelişimlerine, Ziraat Mühendisleri Odası ise birimlerin koordinasyon ve mühendislik desteklerine katkı verecek.

Özellikle kadın üreticilerin, kooperatif ve dernek benzeri oluşumlarla bir arada bulunabilecekleri bir organizasyon oluşturulmasının hedeflendiği çalışmanın ilk aşamasında, İstanbul’da mezat ziyareti yapılacak. Ayrıca, satış ve pazarlama üzerine görsel hafızalarını geliştirmek üzere toplantılar düzenlenecek, üretim seraları gezilecek, ÇOMÜ Sürekli Eğitim Merkezi’nde eğitim verilecek, ihracata yönelik üretim desteklenecek.

Koordinasyon sağlandıktan sonra altyapıları, üretim alanları, iş gücü ve üretim kapasiteleri değerlendirilerek, süs bitkisi üretimine temmuz ayında geçilecek. Her çiftçiye ortalama 600 metrekare alanda üretim materyali sağlanarak, kalite ve standardına bağlı olarak ürün ihracatı desteklenecek.

“Termalin olduğu ilçelerin salon bitkisi üretimine uygun olduğunu düşünüyoruz”

Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, AA muhabirine, Çanakkale’nin hem iç hem de dış pazara yakınlığı nedeniyle süs bitkileri yetiştiriciliği konusunda avantajlı bir konumda yer aldığını söyledi.

Çanakkale’nin iklimsel olarak kışın birkaç ayın dışında süs bitkileri için uygun olduğunu ifade eden Yılmaz, “Burada üretim olursa yeni bir üretim alanı açmış oluruz. Şu anda süs bitkilerinde kesme çiçekte Antalya ağırlıkta bir ihracatımız söz konusu. Antalya’da yaz sıcağından dolayı iklimsel dezavantajlarımız var. Karanfilin dışında başka çeşitleri pazara sunamıyoruz. Daha fazla çeşitliliğin sağlanacağını düşündüğümüz bir bölge olduğu için Çanakkale’de birtakım çalışmalar yapılması adına iyi niyet protokolü imzaladık.” diye konuştu.

Yılmaz, Çanakkale’de kısa sürede süs bitkisi denemelerinin yapılacağını, birçok çeşidin uyumlu olacağını düşündüklerini aktardı.

Süs bitkisi üretiminin Çanakkale ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağına inandığını ifade eden Yılmaz, “Bundan 10 yıl önce Sakarya’da süs bitkileri sektörü yokken şu an ciddi bir sektör oluştu. Tokat’ta böyle bir sektör yokken yeni yeni oluşmaya başlıyor.” dedi.

“Çanakkale’de de neden olmasın?” düşüncesiyle hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, bu işi layıkıyla yapabilecek üreticilerle başlanıp projenin kendiliğinden büyüyeceğini öngördüklerini anlattı.

Yılmaz, Çanakkale’de üretilecek süs bitkilerin yerel esnafın ihtiyacını karşılayacak düzeyde olacağını, daha sonra büyük hedeflerin ortaya konulacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Bir adım sonra kentin etrafındaki büyükşehirler, sektör daha da büyüdüğünde ihracat boyutuna taşınması gerekiyor. Bunu Isparta’da da yaşadık. Isparta’da 15 yıl önce sektör yokken şu an 1500-2 bin dönüm kapalı alanda yazlık karanfil üretimi yapılıyor. Bu ürünlerin tamamının Hollanda ve İngiltere’de satışı yapılıyor. Burada hem serada kesme çiçekler hem de dış mekanda üretimler gerçekleştiriliyor. Çanakkale’de termalin olduğu ilçelerin salon bitkisi üretimine uygun olduğunu düşünüyoruz. Süs bitkileri üretiminin neredeyse tamamı burada yapılabilecek potansiyele sahip.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/canakkalede-kadin-ciftciler-sus-bitkileri-uretimine-basliyor/feed/ 0
Karaman’ın İhracatı Kızıldeniz Saldırılarıyla Yüzde 60 Düştü https://www.kanal7haber.com.tr/karamanin-ihracati-kizildeniz-saldirilariyla-yuzde-60-dustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/karamanin-ihracati-kizildeniz-saldirilariyla-yuzde-60-dustu/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:30:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6790 Karaman Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kemal Boynukalın, Kızıldeniz’de yük gemilerine düzenlenen saldırıların Karaman’ın ihracatını yüzde 60 düşürdüğünü söyledi.

Karaman OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kemal Boynukalın, İsrail’in Gazze’de sivil vatandaşları yönelik düzenlediği saldırılar nedeniyle Yemen’deki Husilerin de Kızıldeniz’de uluslararası yük gemilerine saldırmasının Karaman’ın da ihracatına büyük darbe vurduğunu söyledi. Boynukalın, “Savaşın devam etmesi nedeniyle bugün bin 200 dolar olan nakliye ücreti, bir anda 4 bin ila 4 bin 200 dolar arasında bir fiyata çıktı. Maliyetlerin artması üzerine de müşteriler mal almaktan beklemeye başladılar. Bu bekleme ne kadar sürer bunu bilemiyoruz. Ama bunun ortaya çıkmasıyla birlikte Karaman Organze Sanayi Bölgesi’nden yapılan ihracatlar da yüzde 60 varan düşüşler yaşadı” dedi.

“Dünya ticaretinin yüzde 15′ buradan yapılıyor”

Bu sorunun nasıl aşılacağını bilmediklerini ifade eden Boynukalın, “Bu uluslararası bir savaş ve dünyayı ilgilendiren bir savaştır. Kızıldeniz üzerinden dünya ticaretinin ve ithalatının yüzde 10 ila 15’i buradan yapılmaktadır. Tahmin ediyoruz ki Türkiye’de ham madde konusunda problemler olacak, gecikecek veya zamanında gelmeyerek sıkıntılar yaşayacağız. Karaman Organize Sanayisine bugün baktığımız da 90 ila 105 ülkeye ihracat yapıyor. Dünyanın birçok ülkesine şehrimizden makine, bisküvi, bulgur ve elma ihracatı yapılıyor. Elmanın en büyük alıcısı ise şuan Hindistan’dır. Kızıldeniz’deki saldırılar nedeniyle Hindistan’a buradan elmaların varış süreci 4 ayı geçince ihracat neredeyse tamamen durma noktasına geldi” diye konuştu.

“Karaman’ın ihracatı 350 milyon dolar”

Karaman’ın yıllık yurt dışı ihracatının 350 milyon dolar olduğunu belirten Boynukalın, “Ancak bugünlerde ihracat bedelleri çok düşük kalıyor. İhracatı arttırmak için her şey yapılıyor, ama bir türlü dünyadaki bu sıkıntılardan dolayı ihracatımızda maalesef yavaşlama devam ediyor. Şuan Karaman OSB’sinden 12-13 bin kişi ekmek yiyor. Bunun içine nakliyeciler ile firmaları da katarsak bu rakam daha da yükseliyor. Tabi böyle şeyler düşünmek bile istemiyoruz, ancak bu durumun uzun süre devam etmesi Karaman için bir felaket olur” şeklinde konuştu.

“Elma ihracatı durma noktasına geldi”

OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Elma Tüccarı Ahmet Kapar da, Kızıldeniz’de yük gemilerine düzenlenen saldırılar nedeniyle Karaman’dan yapılan elma ihracatının durma noktasına geldiğini söyledi. Elma ihracatında ciddi sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Kapar, daha önce Süveyş kanalından elmalarımızı gönderiyorduk. Süveyş kanalında olan sıkıntılardan dolayı 15-20 günde giden elmalarımız şimdi 55 günde gitmeye başladı. Bunun yanında ücretleri de yükseldi. Savaş öncesi 3 bin 500 dolara giden konteynerler şu anda 6 bin ila 6 bin 500 dolar arasında gitmeye başladı” dedi.

“Elmanın dayanma gücü ihracatta sıkıntı oluşturuyor”

Kapar, yaz mevsimine doğru elmanın dayanım gücü azalacağı için ihracatta ciddi sıkıntılar çekeceklerini ifade ederek, “İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırıları biran evvel durdurması gerekiyor. Kanalın güvenli geçişlere biran önce açılıp ticaretimizin hızlanmasını istiyoruz. Yaz mevsimine yaklaştığımız için elmanın 55 gün dayanması biraz sıkıntılı. Türkiye’den en çok elma ihracatını Hindistan’a yapıyoruz. Türkiye’den aşağı yukarı tahminen 50 bin ton elma gidiyordur” diye konuştu. – KARAMAN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/karamanin-ihracati-kizildeniz-saldirilariyla-yuzde-60-dustu/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: TAKE Projesi ile 1,73 milyon dekar arazide bitkisel üretim hedefleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-take-projesi-ile-173-milyon-dekar-arazide-bitkisel-uretim-hedefleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-take-projesi-ile-173-milyon-dekar-arazide-bitkisel-uretim-hedefleniyor/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:27:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6788 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi’ne bu yıl 520 milyon lira ödenek tahsis edildiğini belirterek, “Cumhurbaşkanı kararında belirtilen başlıklardaki TAKE Projeleri ile ülkemiz genelinde 1,73 milyon dekar arazide bitkisel üretim yapılmasını hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesinin Desteklenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Karar 1 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Yumaklı, karar kapsamında 81 ilde tarım arazilerinin etkin kullanımı amacıyla bitkisel üretimin geliştirilmesine yönelik proje uygulanacağını bildirdi.

2021’den bu yana 81 ilde öncelikle işlenmeyen ve nadasa bırakılan araziler ile işlemeli tarıma uygun olmayan alanlardaki bitkisel üretimin artırılması amacıyla TAKE Projesi’ni yürüttüklerini ve bu kapsamda üreticilere azami yüzde 75 hibeli olmak üzere tohum, fide ve fidan temin ettiklerini vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:

“TAKE Projesi ile öncelikle işlenmeyen, nadasa bırakılan veya işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin, uygun münavebe planı ve ekim yöntemleri uygulayarak stratejik ürünlerin üretiminde kullanılmasını, iklim değişikliğini dikkate alarak uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesini sağlıyoruz. Bunun yanında, çeltik üretiminin yoğun olarak yapıldığı Edirne, Balıkesir, Çanakkale, Karabük ve Samsun illerimizde iklim değişikliğini dikkate alarak su tüketiminin azaltılmasına yönelik de 2 bin 513 dekar alanda çeltik üretiminde damla sulama sistemlerini devreye aldık. Ayrıca Kastamonu, Diyarbakır, Çankırı, Kırıkkale ve Düzce illerinde de 18 bin 500 dekar alanda çeltik üretimine yönelik projelere kaynak tahsis ettik.”

Yumaklı, TAKE Projesi ile doğal ekolojilerde bulunan bitki türleri üzerinde aşılama ve çeşit değişimi gibi teknik uygulamalar gerçekleştirerek birim alandan elde edilen verimin artırılmasını sağladıklarını belirtti.

2023’te 4 bin 500 dekar alanda menengiç (Antep fıstığı), delice (zeytin) ve ahlat (armut) aşılaması yaptıklarını aktaran Yumaklı, doğal ekolojideki yabani ağaçları aşılayarak tarımsal üretime kazandırdıklarını ifade etti.

2023’te 390 projeye destek verildi

Yumaklı, bakanlığa bağlı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yürütülen proje ile ayrıca, tarla bitkileri ekim alanlarında artış olduğunu, nadas alanlarının azaldığını ve işlenmeyen alanların etkin kullanıldığını vurgulayarak şöyle devam etti:

“TAKE Projesi ile 2021-2022 yıllarında 500 milyon lira bütçe ile yaklaşık 3,4 milyon dekar alanda ekim, dikim ve aşılama çalışmaları gerçekleştirip beklenen hedefimize ulaştık. 2023’te ise Bakanlığımızın 450 milyon lira katkısı ile toplam 390 projeye destek verdik. Bu projelerden 110 bin çiftçimiz faydalandı. 2 milyon dekar alanda tarla bitkileri, 12 bin dekar alanda meyve ve 29 bin dekar alanda da sebze ekim ve dikimi yapıldı. Başta 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerimiz olmak üzere, yaklaşık 23 bin ton sertifikalı tohum ile 42 milyon adet fideyi üreticilerimize temin ettik. Proje kapsamında ayrılan kaynağımızın 127 milyon lirasını deprem, 323 milyon lirasını da diğer illerimize tahsis ettik.”

Yumaklı, TAKE projeleri ile Kent Tarımı’nı da desteklediklerinin belirterek, “2023 yılında destek verdiğimiz 390 projenin 76’sını Kent Tarımı projeleri oluşturuyor. Bakanlığımız bu projeler kapsamında, 20 bin 875 çiftçimize toplam 58 milyon 298 bin 353 lira tutarında ayni destek sağladı. Böylece 29 bin 488 dekar alanda toprakla buluşturulan 42 milyon 785 bin fide ve 30 ton tohum, bitkisel üretimimize güç kattı.” ifadesini kullandı.

Ödeneğin 200 milyon lirası depremden etkilenen illere

Çalışmalar neticesinde TAKE projeleri kapsamında, 3 yılda 1241 projeye toplam 950 milyon lira tutarında ayni destek sağlandığını bildiren Yumaklı, “Ekim yapılmayan araziler, nadas alanları ve işlemeli tarıma uygun olmayan alanlar önceliklendirildi ve böylelikle 5,4 milyon dekar alanda bitkisel üretim gerçekleştirildi.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Yumaklı, bu yılda TAKE projelerini desteklemeyi sürdüreceklerini vurgulayarak, “2024 yılı için 520 milyon lira ödenek tahsis edilen, Cumhurbaşkanı kararında belirtilen başlıklardaki TAKE projeleri ile ülkemiz genelinde 1,73 milyon dekar arazide bitkisel üretim yapılmasını hedefliyoruz. Aynı zamanda 2024 yılı için il müdürlüklerimizden gelen 456 proje değerlendirmeye alınmış olup 120 bine yakın çiftçimizin yararlanmasını öngörüyoruz. Bu yılki ödeneğimizin 200 milyon lirası 6 Şubat depreminden etkilenen illerimize, 320 milyon lirası da diğer illerimize ayrıldı. Çiftçilerimize sağladığımız hibe ve desteklerimizi artırmaya, bitkisel üretimimize güç katmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-take-projesi-ile-173-milyon-dekar-arazide-bitkisel-uretim-hedefleniyor/feed/ 0
Nvidia’nın Finansal Sonuçları Piyasalarda Yeni Zirvelere Yol Açtı https://www.kanal7haber.com.tr/nvidianin-finansal-sonuclari-piyasalarda-yeni-zirvelere-yol-acti/ https://www.kanal7haber.com.tr/nvidianin-finansal-sonuclari-piyasalarda-yeni-zirvelere-yol-acti/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:25:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6786 Nvidia’nın beklentilerin üzerinde gelen finansal sonuçlarının ardından ABD, Avrupa ve Japonya pay piyasalarında yeni zirveler görülürken, bugün gözler Almanya’da büyüme verilerine çevrildi.

Özellikle yarı iletken çipler ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketleri, Nvidia önderliğinde piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

Kaliforniya merkezli çip üreticisi Nvidia’nın son çeyrekte beklentilerin üzerinde kar açıklamasının ardından şirketin hisse fiyatı dün yüzde 16 artışla günü tamamladı. Böylece, şirketin piyasa değeri, bir günde yaklaşık 277 milyar dolarlık artış kaydederek, bu alanda Meta’nın günlük 197 milyar dolarlık değer kazanç rekorunu da ele geçirdi.

Öte yandan, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlik devam ederken, Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de takip ediliyor.

Dün, Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, bankanın güçlü eylemlerinin politika faizini oldukça kısıtlayıcı bölgeye taşıdığına işaret ederek, para politikasındaki sıkı duruşun ekonomik faaliyet ve enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu anlattı.

Ekonominin genel olarak beklendiği gibi gelişirse yılın sonlarında politika faizini düşürmeye başlamanın muhtemelen uygun olacağını ifade eden Jefferson, ancak riskler nedeniyle zaman çizelgesi veremeyeceğini söyledi.

Philadelphia Fed Başkanı Patrick Harker da Fed’in faiz oranlarını çok erken düşürmesinin risk oluşturduğunu anlattı.

Fed’in enflasyonda yüzde 2 hedefine doğru ilerlemenin son adımında olduğunu ifade eden Harker, son verilerin enflasyonun yavaşlatılmasında dengesiz bir ilerleme olduğunu gösterdiğini söyledi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack da enflasyonun yavaşlamasına rağmen henüz hedefe yeterince yakın olmadığını belirterek, merkez bankalarını para politikasında erken gevşemeye karşı tedbirli olmaya çağırdı.

Makroekonomik veri tarafında ise ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 17 Şubat ile biten haftada 12 bin kişi azalışla 201 bine inerken, 5 haftanın en düşük seviyesini kaydetti.

Ülkede imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), şubatta aylık 0,8 puan artarak 51,5 ile 17 ayın en yüksek seviyesine çıkarken, hizmet sektörü PMI ise şubatta 1,2 puan azalarak 51,3 ile 3 ayın en düşük seviyesine geriledi.

ABD’de ikinci el konut satışları, ocakta yüzde 3,1 artarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.

Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarında, Fed’in martta faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın mayısta faiz indirimine başlama ihtimali yüzde 23, haziranda başlama ihtimali de 60 ile fiyatlanıyor.

Bununla birlikte ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,33’te bulunurken, düşüş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan dolar endeksi, şu sıralarda yüzde 0,1 azalışla 103,9’da seyrediyor.

Yükseliş eğilimini üst üste 7’inci işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı ise önceki kapanışına göre 0,1 yükselişle 2 bin 26 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin yakından takip edilirken, dün Brent petrolün varil fiyatının günü yüzde 0,4 artışla 82,7 dolardan tamamlamasının ardından şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,3 altında 82,4 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 2,11 değer kazanarak 5.087,03 puanla, Dow Jones endeksi de yüzde 1,18 artarak 39.069,11 puanla kapanış rekoru kırdı. Nasdaq endeksi ise yüzde 2,96 primle 16.041,62 puanla 19 Kasım 2021’den bu yana en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirdi. ABD’de endeks vadeli kontratların yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da dün yeni zirveler görülürken, bugün gözler Almanya’da Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH) verileri yatırımcıların odağına yerleşti.

Avrupa’da Stoxx Europe 600 endeksi yüzde 0,82 artarak 495,1 puan, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,47 primle 17.370,45 puan ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,27 yükselerek 7.911,60 puan ile kapanış rekoru kırdı. İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi de yüzde 1,06 artarak 32.356,26 puan ile Mayıs 2008’den bu yanan en yüksek günlük kapanışını kaydetti.

Öte yandan, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) ocak ayı para politikası toplantı tutanakları, ECB Yönetim Konseyi üyelerinin faiz indirimlerini tartışmak için henüz erken olduğu konusunda hemfikir olduklarını ortaya koydu.

ECB, geçen yıl enflasyonla mücadele kapsamında gittiği faiz artışları nedeniyle 2004’ten beri ilk kez zarar etti. Dün açıklanan verilere göre, Avro Bölgesi’nde ocakta Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,4 azalırken, yıllık bazda ise yüzde 2,8 artışla beklentiler paralelinde gerçekleşti.

Ayrıca, yükseliş eğilimini üst üste sekizinci işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen üzerinde 1,0830 seviyesinde bulunuyor.

Asya pay piyasalarında da Hong Kong hariç pozitif seyir hakim olurken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi, 1989’daki zirvesini dün 39.098,68 puanlık kapanış ile yenilerken bugün ise tatil nedeniyle işleme kapalı olacak.

Çin tarafında ise bugün açıklanan verilere göre, konut fiyatlarının yüzde 0,7 düşüş kaydetmesiyle ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın etkilerinin devam ettiği görüldü.

Analistler, Çin hükümetinin ekonomiyi destekleyici adımlarına devam etmesinin beklendiğini belirterek, özellikle emlak sektöründe yaşanan endişelerin de yakından takip edildiğini dile getirdi.

Kapanışa yakın Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 artış kaydederken,, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 değer kaybetti.

Yurt içinde dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,38 değer kazancıyla 9.347,17 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Endeks gördüğü en yüksek seviye rekorunu da 9.406,27 puana taşıdı.

Dün, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını değiştirmeyerek yüzde 45’te sabit tuttu.

TCMB’den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, “Kurul, politika faizinin mevcut seviyesinin aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sürdürüleceğini değerlendirmiştir.” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan, düşüş eğilimini sürdüren Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 289 baz puana kadar geriledi.

Dolar/TL, dün satıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 30,9882’den tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,0810 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi, yurt dışında ise Almanya’da büyüme ve Ifo iş dünyası güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.400 ve 9.500 seviyelerinin direnç, 9.300 ve 9.200 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, şubat ayı kapasite kullanım oranı ile reel kesim güven endeksi

10.00 Almanya, 4. çeyrek büyüme

12.00 Almanya, şubat ayı Ifo iş dünyası güven endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/nvidianin-finansal-sonuclari-piyasalarda-yeni-zirvelere-yol-acti/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı: Hızlı treni Cumhurbaşkanımız buluşturdu https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-hizli-treni-cumhurbaskanimiz-bulusturdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-hizli-treni-cumhurbaskanimiz-bulusturdu/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:57:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6760 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Biz hızlı treni sadece filmlerde ve fotoğraflarda görüyorduk. Hızlı trenle bizi kim buluşturdu? Cumhurbaşkanımız buluşturdu.” dedi.

Bakan Uraloğlu, kentteki temasları kapsamında Haliliye Belediyesi Konferans Salonu’nda partisince düzenlenen mahalle toplantısına katıldı.

AK Parti hükümetleriyle ve AK Partili belediyelerle Allah rızası için yılmadan, bıkmadan hizmet etmeye çalıştıklarını, Şanlıurfa’nın da her zaman kendilerinin yanında durduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sonuna kadar destek verdiğini aktaran Uraloğlu, kente birçok hizmeti hayata geçirdiklerini belirtti.

Kentten İzmir’e uçak seferlerinin mart ayının ilk yarısında başlayacağını, kente 1700 kişilik hastane yaptıklarını dile getiren Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Ama bir taraftan da artık bize daha modern ulaşım sistemleri lazım. Böyle çevreci ulaşım sistemleri lazım. Nedir onlar? Raylı sistemlerdir. Büyükşehir Belediyemiz Urfa Ray’ın ön projesini bitirdi, kesin projesi devam ediyor. İnşallah önümüzdeki sene kesin projeyi bitirecek. Biz de Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iş birliği ile Cumhurbaşkanımızın onayı, takdiri ile inşallah o projeyi hayata geçirmeyle ilgili programımızı yaptık, hayırlı uğurlu olsun. Biz hızlı treni sadece filmlerde ve fotoğraflarda görüyorduk. Hızlı trenle bizi kim buluşturdu? Cumhurbaşkanımız buluşturdu. Hiç yoktan 2 bin 200 kilometre hızlı tren ağı yaptık Türkiye’de. Sivas’tan tutun Konya’dan, Karaman’dan tutun İstanbul’a, Eskişehir’e kadar. Bakın İzmir’e yüksek hızlı trenini yapıyoruz. Yine biz İstanbul’dan Kapıkule’ye hızlı treni yapıyoruz. Bunlara devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız talimat verdi, biz de gereğini yapıyoruz. Kim taş üstüne taş koymuşsa Allah razı olsun. Urfa’nın hızlı treni nerede? Urfa’nın hızlı treni Mersin’den yola çıktı. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep burada başladık, devam ediyoruz. Gaziantep’ten Şanlıurfa’ya kadar olan bölümünde projesini bitirdik. Şimdi ne yapacağız? Biz buranın projesini alacağız, bakanımla belediye başkanımızla, Sayın Cumhurbaşkanımıza getireceğiz. İnşallah yatırım programına aldırarak buranın ihalesini de yapacağız. Hızlı trenimiz şimdiden hayırlı uğurlu olsun.”

“Gece gündüz çalışarak Şanlıurfa’ya borçlarımızı ödeyeceğiz”

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ da Bakan Uraloğlu’na Şanlıurfa’ya yaptığı ziyaretten dolayı teşekkür ederek, bu ziyarette kentte yapılan çalışmaların ele alındığını ve bazı projelerin yerinde görülerek çözüm üretildiğini söyledi.

Bozdağ, Şanlıurfa’nın yolunu ve istikametini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kabine üyeleri, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerle açacaklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Şanlıurfa için yürüyecek daha çok yolumuz var. Bu yolu da yürüyerek bitiremeyiz. Onun için bütün başkanlarımızla konuşuyor ve diyoruz ki koşa koşa bu mesafeleri kat edeceğiz. Geceyi gündüze kata kata bu mesafeleri kat edeceğiz ve Şanlıurfa’nın gücüne güç katacağız. İşte Galatasaray, Fenerbahçe Türkiye’nin ve dünyanın saygın iki takımı, güzide takımlarımız kupa maçını Şanlıurfa’mızda oynayacak. Onun için de buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza da Futbol Federasyonu başkanımıza da emek ve karar veren herkese de şükranlarımı sunuyorum. Urfa’nın sesi her yerden geliyor, her yerden Allah’ın izniyle gelmeye devam edecektir. Durmak yok diyoruz. Gece gündüz çalışmaya, kapı kapı dolaşmaya, gönüllere girmeye, milletin emrinde koşmaya devam edeceğiz. Şanlıurfa’da patron millettir. Şanlıurfalı hemşehrilerimizdir. Bizim belediye başkan adaylarımız da onların hizmetkarlarıdır, bu anlayışla çalışacaklar. Biz de hepinizin hizmetkarı anlayışıyla vekiller olarak gayret edeceğiz. Gece gündüz Şanlıurfa için çalışmak, bizim Şanlıurfa’ya olan borçlarımızı ödemenin bir yolu, çalışarak borçlarımızı ödeyeceğiz. Çalışarak aldığımız oyların hakkını helal ettireceğiz. Çalışarak bir bir projeleri hayata geçirerek Şanlıurfa’yı bulunduğu noktadan daha ileri bir noktaya taşıyacağız.”

Toplantıya, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, AK Parti İl Başkanı Ali İhsan Delioğlu ile ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-hizli-treni-cumhurbaskanimiz-bulusturdu/feed/ 0
TUSAŞ ve KMTSO arasında Ortak Girişim Sözleşmesi imzalandı https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-ve-kmtso-arasinda-ortak-girisim-sozlesmesi-imzalandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-ve-kmtso-arasinda-ortak-girisim-sozlesmesi-imzalandi/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:00:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6736 Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile Kahramanmaraş Ticaret Sanayi Odası (KMTSO) arasında “Ortak Girişim Sözleşmesi” imzalandı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ticaret Borsası hizmet binası fuaye alanında gerçekleştirilen imza töreninde yaptığı konuşmada, deprem günlerinde Savunma Sanayii Başkanlığı’nda faaliyet gösteren firmaların ayrı ayrı sorumluluk aldıklarını ve ortak ihtiyaçları üretmek üzere üretim tesisleri kurguladıklarını söyledi.

Görgün, bugün de Kahramanmaraş’ta bunun ilkinin açılışını yaptıklarını hatırlatarak, söz konusu çalışmanın ikinci safhası için sözleşme akdinin daha büyük bir yatırımı içerdiğini ve yalnızca günümüz gençleri için değil gelecek nesiller içinde önemli olduğunu vurguladı.

Savunma sanayinin özellikle son 20 yılda müthiş başarılara imza attığını anlatan Görgün, şunları kaydetti.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere verdiği destek, motivasyon ve sunduğu imkanlar, bu sektörde faaliyet gösteren tüm şirketlerimizin azim ve gayretli çalışmalarıyla hamdolsun biz yerlilik oranında yüzde 80’leri yakaladık. Savunma sanayii, hemen hemen her ortam için platform üreten özgün milli tasarımları kendi içindeki komponentleriyle faydalı yükleriyle mühimmatlarıyla ihtiyaç duyduğu tüm alt sistemleriyle yerli ve milli üreten bir sektör haline geldi. Bu haliyle dünyanın her yerinden gıptayla ve merakla takip edilen sektör haline geldi. 2023 yılını bir önceki yılın rakamlarına göre yüzde 27’lik bir artışla 5.5 milyar dolarlık ihracat rakamıyla kapattı. Özellikle kilogram başına ihracat değeri ortalamada 65 doları yakaladı. Bir önceki yıla göre yüzde 14’lük bir artıştı bu. Ancak bizim öyle ürünlerimiz var ki kilogram ihracat değeri 10 bin doları da geçiyor. Nitelikli, yüksek teknolojili ürünleri geliştiriliyor. Biz ürettiğimiz ürünlerle kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz, bununla birlikte dost ve müttefik ülkelerimizle de uzun süreli sürdürülebilir ilişkiler kurmak üzere birlikte çalışma fırsatlarını da kovalıyoruz. İşte bu gayretimiz, kalite ve maliyet etkin çözümlerimizle birlikte tercih edilen bir ülke ve sektör olmamızdan dolayı uluslararası işlerimizin, işbirliklerimizin, ihracatımızın artması anlamına geliyor. Kahramanmaraş Türkoğlu’ndan üretilen ürünlerin bir kısmı ihracat yapılacak, yurt dışına satılacak. Hali hazırda siparişleri alınmış üretilmeye başlanmış sistemler.”

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci ise atılan adımların daha büyük yatırımların kapısını aralayacağını vurguladı.

Gençlik yıllarında kentte üniversite olmadığı için 18 yaşındayken başka bir şehre gitmek zorunda kaldığını hatırlatan Kirişçi, “Bugünkü gençlerimizin ne kadar şanslı ve bu konularda daha bereketli olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. İki üniversitemiz var, bu üniversitelerimizin yetiştireceği evlatlar bu memleketin evlatları başta olmak üzere pırıl pırıl gençlerimiz olacak. Bu katma değerli sektörde istihdam ediliyor olacaklar. Bundan dolayı bende çok mutlu ve heyecanlıyım.” diye konuştu.

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, Kahramanmaraş’ın daha büyük yatırımlarla çok daha büyük bir sanayi kenti olmaya hazır bir şehir olduğunu belirtti.

Yatırımların kenti çok daha büyük bir teknolojik dönüşüme hazır hale getireceğine inandığını aktaran Buluntu, “Bunun sinyalleri alınmaya başladı. Şu anda 100’ün üzerinde Savunma Sanayii şirketine aynı zamanda yan tedarikçi olmak isteyen firmalarımız hazır. Bu şirketimizle birlikte Kahramanmaraş belki 100 yılın felaketini yaşadı ama şu an 100 yılın dönüşümünü birlikte yaşayacağız.” ifadelerini kullandı.

İmza töreninin ardından Görgün ve beraberindekiler, Onikişubat ilçesindeki EXPO alanına kurulan savunma sanayi konteyner kenti ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-ve-kmtso-arasinda-ortak-girisim-sozlesmesi-imzalandi/feed/ 0
Kayseri 19. Tarım Fuarı Kapılarını Ziyaretçilere Açtı https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-19-tarim-fuari-kapilarini-ziyaretcilere-acti/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-19-tarim-fuari-kapilarini-ziyaretcilere-acti/#respond Sat, 27 Apr 2024 09:00:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6734 Kayseri 19. Tarım Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı

KAYSERİ – Atlas Fuarcılık tarafından bu yıl 19.’su düzenlenen Kayseri Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı ile Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları Tarım Fuarı ziyaretçilerine kapılarını açtı.

Bu yıl 19.’su düzenlenen ve 22-25 Şubat tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak olan Kayseri Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı ile Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları Tarım Fuarı düzenlenen program ile ziyaretçilerine kapılarını açtı. Programa Vali Yardımcısı Abdullah Kalkan, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, Kayseri Tarım ve Orman İl Müdürü Bülent Saklav, Kayseri Ziraat Odaları Koordinatörü Abdulkadir Güneş ve protokol üyeleri katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Atlas Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Atasagun, “Fuarımızda şu anda 500 firma bin 900 marka var. Artık çok katılmak isteyen firmalar var ama biz çoğuna fuarda yer veremedik. Biz bu fuarı yaparken de Kayseri’yi merkez olarak aldık. Kayseri ve çevre illerden yaklaşık 300 binin üzerinde fuarımıza ziyaretçi geliyor. Fuarımızın bu şekilde büyümesine, gelişmesine en büyük destek de Kayserimizin ve çiftçilerimizin sahip çıkmasından dolayı fuarımız bu şekilde büyüdü. Türkiye’nin önde gelen fuarlarından biri haline geldi. İnşallah biz bu fuarı daha da büyüteceğiz. Geliştirerek bu devam edecek. Fuarımızın gelişmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz. Fuarımız 22-25 Şubat tarihleri arasında saat 10.00 ile akşam 20.00’a kadar açıktır. Fuarımıza Organize Sanayi Bölgesi tramvay durağından 15 dakikada bir servis koyduk. Vatandaşlarımız da bu şekilde fuarımıza ulaşabilirler” dedi.

Kayseri Ziraat Odaları Koordinatörü Abdulkadir Güneş de, “Biz burayı açarken 50-60 firma ile başlamıştık. Çok şükür şimdi 500 firmaya ulaştık. Dışarıda Kayseri sanayi şehri, ticaret şehri olarak anılır ama Kayseri tarım ve hayvancılıkta hatırı sayılır bir seviyeye geldi. Kayseri’de bize destek veren öncelikle Büyükşehir Belediye Başkanıma, ilçe belediye başkanlarımıza ve milletvekillerimize her konuda üretime destek verdikleri için teşekkür ederim. Bizler üretmeye devam ediyoruz. Ben üretim esnasında bize destek veren herkese teşekkür ediyorum. Tarım fuarımızın açılışı hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın ise, “Fuarlar firmaların kendilerini ispat ettikleri ve birbirleriyle yarıştıkları bir ortam sunmaktadır. Bu tür fuarlar sayesinde tarım sektörünün gelişimi gözler önüne serilmektedir. Yeni geliştirilen teknolojilerin fuarlar aracılığıyla tanıtımı yapılarak çiftçinin ufkunun açılması sağlanmaktadır. Bugün açılışını yaptığımız Kayseri tarım Fuarı, çiftçiler ile tarım sektörünün paydaşları açısından büyük faydalar sağlamaktadır. Kayseri OSB yönetimi olarak bu tür fuarlara destek veriyoruz. İnşallah bu sene 2 fuarımız var, önümüzdeki fuar sayımız 10’a ulaşacak. Hep söylediğimiz bir slogan var; inşallah Kayseri’yi fuarlar şehri haline getireceğiz” dedi.

Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy da, “Bizim için fuarlar gerçekten önemli. Şehrimiz için çok önemli. Hem tanıtımını, hem reklamını yapıyor hem de ticarete büyük katkı veriyor. Fakat bu fuarın önemi başka. Bugün dünyaya baktığımız zaman iklim krizi, küresel ısınmadan bahsediyoruz ve gıdanın da ne kadar önemli olduğunu da görüyoruz. Biz diyoruz ki gelecek dünyada, önümüzdeki yaşamda 3 sektör söz sahibi olacak. Savunma sanayi ki çok şükür bugün ülkemizin savunma sanayide geldiği noktaya baktığımız zaman yüzde 80’e yakın bir yerli ve millilik oranı var. İkinci sırada insanoğlu doğduğundan bugüne kadar baktığımızda toprakla uğraşıyor, tarımla uğraşıyor. Dolayısıyla tarım ve hayvancılık bizim için çok önemli. Bunda da kendi kendimize yeten bir ülke olmalıyız. Üçüncüsü de sağlık diyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçte kendimize yeten bir ülke olarak dünyada söz sahibi olacağız” ifadelerine yer verdi.

Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış ise, “Ticaret ve sanayi şehri olan Kayseri’de bölgenin en büyük tarım fuarına ev sahipliği yapmanın mutluluğunu duyuyorum. Birçok üründe üretim miktarı olarak Kayseri Türkiye’de söz sahibi durumda. Başta kabak ve ay çekirdeği olmak üzere şeker pancarı, aspir, yumurta ve balıkçılık konusunda Kayseri’nin üretim olarak önemli bir yeri var. Tarım Fuarı’nın tarımdaki modern tekniklerin gelişmesi adına, verimliliğinin artması adına, gerek cihazların gerekse ürünlerin tanıtılması adına ilimize katkı sağlayacağına inanıyorum. Fuarlar bir ülkenin ve ilin tanıtımı adına katkı sağlarken, yöresel ürün verdiği yerlerin de daha geniş pazarlara ulaşmasında köprü görevi görmektedir. Bu önemli organizasyonda tarım ve hayvancılığın daha iyi yerlere gelmesi, çiftçilerimizin makine teçhizatlarını yakından takip etmeleri noktasında tanıtımlara ve bilgilendirmelere de fuarımızda yer verilecektir” dedi.

Kayseri Tarım ve Orman İl Müdürü Bülent Saklav da, “Bilindiği üzere Kayserimiz ticarette ve sanayide olağanüstü başarılarının yanında tarım ve hayvancılıkta da Türkiye’de önemli bir konumda bulunmaktadır. Kayserimiz ekili tarım alanında yaklaşık 600 bin hektar tarım arazisinin tamamı ekili olarak Türkiye’de 10. sırada şu anda. Bitkisel üretimde Türkiye’de 14 tane ürünle ilk 10’da olan ilimiz. Bu fuardaki amacımız çiftçilerimizin yeniliklerden faydalanması ve teknolojiyi benimsemeleri en büyük amacımız. Ben bu vesile ile bu fuarın gerçekleşmesine destek veren herkese teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise, “Kayserimiz ticaret ve sanayinin yanında tarım ve hayvancılıkta da ön plana çıkan bir şehir olmaya devam ediyor. Burada birbirimizi övme modunda değiliz, gerçekleri paylaşma modundayız. Biz tarım ve hayvancılığı olmazsa olmaz olarak görüyoruz. kendi kendine yeten şehir ve ülke olmak mecburiyetindeyiz. Tarım ve hayvancılık önemli, savunma sanayi önemli, gıda önemli, sağlık önemli. Teknolojide artık her zamankinden çok daha önemli olmaya başladı. Teknolojiyi en iyi kullanacak, dijitalize bir şekilde başka ülkelerin yaptığı gibi bu alanlarda bilimi ön plana çıkaracak ve bu bilim ışığında da maliyetlerin düşmesini sağlayacak, üretimin artmasını sağlayacak ve verimliliği sağlayacak. Ben hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum” dedi.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kesilen kurdele ile fuarın açılışı yapıldı. Açılıştan sonra protokol üyeleri fuarda bulunan stantları gezdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-19-tarim-fuari-kapilarini-ziyaretcilere-acti/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Tarım makineleri sektörü ekonomik kalkınmamızda öncü rol üstleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-tarim-makineleri-sektoru-ekonomik-kalkinmamizda-oncu-rol-ustleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-tarim-makineleri-sektoru-ekonomik-kalkinmamizda-oncu-rol-ustleniyor/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:27:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6716 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yıllık 2,8 milyar dolar üretim kapasitesine ulaşan tarım makineleri sektörünün bugün 25 binden fazla vatandaşa istihdam imkanı sunduğunu belirterek, “Sektörümüz, güçlü ihracat performansıyla yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme rotasında ekonomik kalkınmamızda öncü rol üstleniyor.” dedi.

Kacır, Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Akıllı Teknolojiler Tasarım, Geliştirme ve Prototipleme Merkezi’nin (AKİTEK) açılışında, sanayi ve teknolojiye bütüncül bir bakış açısı getiren Milli Teknoloji Hamlesiyle, kritik teknolojileri milli olarak geliştiren, yüksek teknoloji alanlarında rekabetçi ürün ve hizmetler sunan politikaları hayata geçirdiklerini söyledi.

Yeni nesil elektrikli ve akıllı milli otomobil Togg’la 60 yıl öncesinin devrim otomobili hayalini devrin otomobilini üreterek gerçeğe dönüştürdüklerini vurgulayan Kacır, “Önümüzdeki dönemde kamu öncülüğünde yürüteceğimiz etkin sanayi politikalarıyla ülkemiz için stratejik önemi haiz sektörlerde büyük atılımlar gerçekleştireceğiz.

Yatırım ve Ar-Ge teşviklerinde daha yönlendirici davranarak katma değerli üretim altyapımızı güçlendireceğiz.” diye konuştu.

Uydu destekli kontrol sistemleri, görüntü işleme teknolojileri, dijital sensörlerle donatılmış tarım makinelerinin artık tarımsal üretimin her aşamasında daha fazla hassasiyet ve sürdürülebilirlik sağladığını aktaran Kacır, böylece su ve enerji tüketiminin en aza indirildiğini dile getirdi.

“Destek programları uygulamaya devam ediyoruz”

Kacır, son 22 yılda üretim ve teknoloji geliştirme altyapısıyla makine sektörünün, birçok kolunda olduğu gibi tarım makineleri alanında kabiliyetlerini ve yetkinliklerini küresel standartların da üzerine çıkardığını belirterek, şöyle konuştu:

“Yıllık 2,8 milyar dolar üretim kapasitesine ulaşan tarım makineleri sektörümüz bugün 25 binden fazla vatandaşımıza istihdam imkanı sunuyor. Sektörümüz, güçlü ihracat performansıyla yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme rotasında ekonomik kalkınmamızda öncü rol üstleniyor. Ülkemizin tarımsal modernizasyonda ihtiyaç duyduğu ürün ve teknolojileri yerli imkanlarla karşılamamızı destekliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörümüzü katma değerli üretime yönlendirecek ve uluslararası rekabetçiliğini güçlendirecek destek programları uygulamaya devam ediyoruz. Bu alanda teknoparklarımızda faaliyet gösteren 60’tan fazla teknoloji girişimi, 30 Ar-Ge ve tasarım merkezine sunduğumuz vergisel avantajlarla yenilikçi tarım uygulamalarının geliştirilmesi ve ticarileştirilmesini destekledik.”

Bugüne kadar KOSGEB aracılığıyla da 600’den fazla KOBİ’ye 244 milyon lira destek sağladıklarını aktaran Kacır, “TÜBİTAK’la tarım makineleri alanında 198 projeye 645 milyon liranın üzerinde bir kaynak ayırdık. Kalkınma ajanslarımızla tarımda endüstriyel uygulamalar, tarım makineleri mükemmeliyet, prototipleme, laboratuvar merkezleri gibi altyapılarımız için 152 projeye 1,46 milyar lira destek verdik. Tarım makineleri imalatının yaygınlaşması için düzenlediğimiz 577 teşvik belgesiyle 34 milyar liralık yatırımın ve 10 binden fazla istihdamın önünü açtık.” ifadesini kullandı.

Konyalı tarım makineleri üreticilerinin Türkiye genelinde hasat, gübre dağıtma, ekim ve seyyar süt sağım makineleri imalatında birinci, traktör, pulluk ve su pompası üretiminde ise ikinci konumda olduğuna değinen Kacır, traktörlerde kullanılan parçaların yüzde 80, tarım makinelerinde kullanılan parçaların ise yüzde 90’dan fazlasını üretebilme kabiliyetine sahip olduklarına dikkati çekti.

“Büyük ve güçlü Türkiye hedefinin köşe taşı, yapay zekadır, teknolojidir”

Kacır, Konya’da kurulan AKİTEK ile KOBİ’lere kendi imkanlarıyla erişemeyeceği bütüncül bir altyapı sunulduğunu dile getirdi.

Üniversite-sanayi işbirliğinin örnek bir projesi olan bu merkez ile 21. yüzyılın en stratejik sektörlerinden biri olan gıda sektöründe verimliliği artırmaya yönelik tarım makinelerinin teknolojik modernizasyonunun gerçekleştirileceğini anlatan Kacır, şöyle devam etti:

“Tarım makinelerinin yanı sıra ülkemizin kritik ve güçlü sanayileri olan havacılık ve otomotiv sektörlerinde kullanılan stratejik parçalar için prototipleme çalışmaları yürüteceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye hedefinin köşe taşı, yapay zekadır, teknolojidir. Eğer ekonomimizi büyütmek, vatandaşımızın refahını artırmak istiyorsak, bunun yolunu teknolojide aramalıyız. Tam bağımsız Türkiye yolunda ilerliyorsak, milli teknoloji bilincine sahip olmaktan başka çaremizin olmadığını net bir şekilde kavramalıyız. Bunu her alanda teknolojiyi uçtan uca yerlileştirerek, zamanın ruhuna uygun şekilde başarmalıyız. AKİTEK’in bu yolda önemli kazanımlarımızdan biri olacağından hiç şüphem yok. Bu merkezin, başta tarım teknolojileri olmak üzere, daha birçok alanda, hem bölgesine hem de ülkemize sağladığı katma değeri, önümüzdeki günlerde görmeye başlayacağız.”

AKİTEK’i gezen Kacır ve beraberindekiler, daha sonra Konya Büyükşehir Belediyesi Kapsül Teknoloji Platformu’nu ziyaret etti, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-tarim-makineleri-sektoru-ekonomik-kalkinmamizda-oncu-rol-ustleniyor/feed/ 0
Muğla’da 100.Yıl Gıda Analiz Laboratuvarı Açıldı https://www.kanal7haber.com.tr/muglada-100-yil-gida-analiz-laboratuvari-acildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/muglada-100-yil-gida-analiz-laboratuvari-acildi/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:12:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6708 Muğla’da 100.Yıl Gıda Analiz Laboratuvarı açıldı

MUĞLA – Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Ticaret Borsası işbirliği ile Muğla’ya kazandırılan 100. Yıl Gıda Analiz Laboratuvarı açıldı.

Muğla’da tohum, toprak, bitki, sulama suyu ve tarımsal üretim alanında bilimsel çalışmalara büyük önem veren Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, Gıda Analizi için Muğla Ticaret Borsası ile hayata geçirdiği laboratuvar açıldı. 100. Yıl Gıda Analiz Laboratuvarı adıyla açılan laboratuvar yaklaşık 50 Milyon TL’ye mal olurken üretilen tüm mamul, yarı mamul, hammadde gıda ürünlerinin kalite kriterlerinin belirlenmesi, yenilikçi ürün geliştirmek için Ar-Ge çalışmalarının gerçekleştirilmesi, kalitesi belirlenmiş ürünlerin pazar imkanlarının arttırılmasında önemli rol oynayacak.

Muğla Ticaret Borsası kurucu ve onursal Başkanı Hayati Nizamoğlu, “2003 yılında Ticaret Borsa’mızı kurduk. Biraz sıkıntılı dönemlerden geçtik. Bu muhteşem binanın olduğu yeri aldık. Gıda Analiz laboratuvarı kurmak hayalimizdi. Bugün açılışını yapacağımız laboratuvar bir kamu birlikteliği ile oldu. Katkılarından dolayı Osman başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, “Muğla’mız baktığımız zaman tabi ki bir turizm kenti, tarih ve kültür kenti ama en önemlisi ‘de tarım kenti. Son yıllarda özellikle Ticaret Odalarımızın yaptığı başarılı çalışmalar ile tarımsal ürünlerimizin çok ön plana çıktığını hepimiz görmekteyiz. Muğla’ya ait çok güzel ürünlerimiz coğrafi işareti alarak artık sadece Türkiye değil Dünyaya ‘da ihracat ederek elde ettiğimiz ürünlerin hangi noktalarında geldiğini görmek bizleri çok mutlu ediyor. Bugünde 100. Yıl gıda laboratuvarının açılışında sizlerle beraberiz. Daha önce çalışma esnasında Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Ticaret Borsası Başkanımız ile birlikte ben gezme imkanı buldum arkada ‘da görüyoruz Muğla’mızın iki önemli ürünü bal ve zeytin yağı bu laboratuvarlar sayesinde Muğla’mızın balı, Muğla’mızın zeytin yağı Türkiye’de değil Dünya’da en önemli iki tarımsal ürün. Bunların güvenli hale gelmesi hem satışın daha fazla olması hem ‘de fiyatı daha yüksek satılması demektir ve’de özellikle üreticilerimizin ‘de evlere daha büyük ekonomi katkı sağlaması anlamına geliyor. O yüzden bu iş birliği Muğla Büyükşehir Belediyemizle ve Ticaret Borsamızla iş birliği üreticimiz için köylümüz için ülkemizin geleceği için çok önemli” dedi.

Cumhuriyetin 100. Yıl temasına çok uygun bir hizmetin açılışını yaptıklarını vurgulayan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, “Biz burada zeytinyağı tadımcılarını yetiştirdik. Laboratuvar kurduk tadımcı yetiştirdik böyle bir Laboratuvarda Borsa ve Büyükşehir Belediyesi olarak. Sonra hayal edeceksiniz sonra gerçekleştireceksiniz. Sonra dedik ‘ki biz bir Laboratuvar kuralım ve bu Laboratuvarın sonuçları akredite olsun ve bütün dünyada kabul edilen bir değer olsun. Bunun çalışmasına başladık ve beraberce bunun kuruluşuna katkı yaptık. Aşağı yukarı 50 milyon liradan fazla bir yatırım burası ama bu Büyükşehir Belediyesi olarak ve ilçe Belediyesi olarak tarıma verdiğimiz önem ve vizyon ile ilgili 2014’te Büyükşehir olduk ve göreve geldik 2015’te Üniversitede yaprak, toprak ve su Laboratuvarını kurduk ve orada bütün Muğla’nın dört bir yanından toprak tahlilleri ve sonuçlarını aldık dijital olarak toprak haritasını çıkardık” dedi.

100.Yıl Gıda Analiz Laboratuvarı açılışına Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Vali Yardımcısı Ali Yılmaz, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Menteşe Belediye Başkan Adayı Gonca Köksal, Muğla Ticaret Borsası Başkanı Hurşit Öztürk, Muğla, Fethiye, Bodrum, Milas, Marmaris Ticaret Odası Başkanları, Muğla Ticaret Borsası Onursal Başkanı Hayati Nizamoğlu, meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/muglada-100-yil-gida-analiz-laboratuvari-acildi/feed/ 0
IMATECH-Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı İzmir’de Kapılarını Açtı https://www.kanal7haber.com.tr/imatech-endustriyel-uretim-teknolojileri-fuari-izmirde-kapilarini-acti/ https://www.kanal7haber.com.tr/imatech-endustriyel-uretim-teknolojileri-fuari-izmirde-kapilarini-acti/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:57:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6678 Makine ve üretim sektörlerini bir araya getiren IMATECH-Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Makine endüstrisinin en büyük buluşmalarından IMATECH, sektörün yoğun ilgisiyle yüzde 100’ün üzerinde büyüyerek iki holde toplam 50 bin metrekare alanda düzenleniyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ destekleriyle düzenlenen IMATECH-Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de törenle kapılarını açtı.

Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, İzmir’in fuarlar şehri olmasının tesadüf olmadığını belirtti. Aydın, “İzmir, her zaman hem coğrafi konumu hem de tarihsel kökeni itibari ile sanayi ve ticaretin merkezi olan ve bu anlamda da fuarlar yoluyla dünyaya açılan bir kapı olmuştur. Arkasına aldığı Ege Bölgesinin zenginliklerini dünyaya açmaya, satmaya ve dağıtmaya çalışan bir bölgenin en büyük şehridir İzmir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in söylediği gibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğunun en batıdaki ve batının en doğusundaki liman şehri İzmir’in dünya ile entegrasyonunu daha da artırmak için fuarcılık faaliyetlerini yürekten desteklemeye devam edecek” dedi.

Özellikle teknoloji fuarlarının; başka pencereler açması, başka fikirleri göz önüne getirmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Aydın, “Bizi başka insanlarla, başka üreticilerle bir araya getiren bu fuarlar, başka kapıların olduğunu, birilerinin özgür düşünce ile bir şeyler üretme çabası içinde olduğunu göstermesi bakımından önemli ve değerlidir. Hepinize, İZFAŞ’a ve iş birliği içinde olan diğer fuarcılık kuruluşlarına bu fuara katkı ve değer verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Umarım daha iyi işler üretmeye vesile olup bir adım daha ilerlememizi sağlar ve her yaptığımız çalışma, bizi bir adım daha ileri götürür” şeklinde konuştu.

“İzmir’de yapılması önemli”

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace de, “55 bin çalışanımız ve firmalarımızla, bu fuarı destekliyoruz, bu fuarın olmasını önemsiyoruz. Fuarlar için sürekli İstanbul’a taşınmaktan ziyade burada firmalarla iletişim içinde olmak çok daha önemli. Fuarın önümüzdeki yıllarda daha da gelişeceğini düşünüyorum. Bugün stantlarda göreceğimiz endüstriyel teknoloji sistemlerini sizler gibi ben de merakla bekliyor, fuarın sanayimiz ve üreticilerimiz için verimli geçmesini diliyorum” dedi.

“Bosna Hersek ekonomisi için de fırsat”

Bosna Hersek Federasyonu Ticaret Odası Başkanı Mirsad Jasarspahic ise “Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizdeki şirketlere ortak bulmak için kullanılabilecek olağanüstü fırsatlara ve lojistik altyapıya sahip, bölgesel bir ticaret koridorunun kalbinde, stratejik bir konuma sahip. Görevimiz tüm şirketler için iyi bağlantılar sağlamak. Uzun yıllardır ihtisas fuarlarının organizasyonunda mükemmel bir iş birliği içinde olduğumuz İZFAŞ ile iş birliğimizi de vurgulamak isterim. Bugün ben ve 15 kişilik heyet var bu fuarda. Bizim için mükemmel fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin, ekonomisini, yerel akılla güçlü bir şekilde geliştirdiğine ve daha da gelişmesini ve parlak bir geleceğe sahip olmasını sağlayacak yeni teknolojilerin geliştirilmesine yatırım yaptığına şahitlik ediyoruz. Bunun en güzel örneği bugünkü fuardır. Tüm bunları tek bir yerde görme fırsatına sahip olacağımız yer bu fuar. Dolayısıyla bu fuarın Bosna Hersek ekonomisi için mükemmel bir fırsat olduğunu bir kez daha belirtmek gerekiyor” diye konuştu.

130 firma yer alıyor

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Belçika, Çin, Kanada, Polonya ve Tayvan’dan firmalar ile Türkiye’deki temsilciliklerinin de katıldığı fuarda, 130’un üzerinde yerli ve yabancı katılımcı ve bu firmaların 250’den fazla markası, profesyonel ziyaretçilerle buluşuyor. Fuar kapsamında düzenlenen Hosted Buyer programına da Hollanda’dan Mısır’a, İrlanda’dan Bosna Hersek’e, Fransa’dan Rusya’ya birçok ülkeden 100’ün üzerinde profesyonel alıcılar katılıyor. İkili görüşmeleri, Hosted Buyer programı, ortaya çıkaracağı potansiyel ile ticari anlaşmalara imza atılacak fuarda, çok sayıda makinenin satışının da gerçekleştirilmesi, ihracata katkı sunulması bekleniyor. Fuarda, ziyaretçiler; makineler ve sistemlerle ilgili bilgi edinme, yeni ürün, hizmet ve teknolojileri keşfetme, ürün ve hizmetlerin kalitesini karşılaştırma fırsatını bulacak. Fuarda yer alan ürün ve hizmetler, ziyaretçilerin işletmelerinin verimliliğini ve rekabet gücünü artırmasına da yardımcı olacak. Fuardaki potansiyel ile sektörün büyümesi, uzun vadede kent ekonomisine katkı sunması ve yeni yatırım imkanlarının ortaya çıkarılması hedefleniyor.

Açılışa ayrıca; Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İZFAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yücel Kar, odaların ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, sanayiciler ile sektör temsilcileri katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/imatech-endustriyel-uretim-teknolojileri-fuari-izmirde-kapilarini-acti/feed/ 0
TUSAŞ Havacılık Yapısalları Üretim Tesisi Kahramanmaraş’ta Hizmete Açıldı https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/#respond Tue, 23 Apr 2024 21:36:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6623 Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yapımı tamamlanan TUSAŞ Havacılık Yapısalları Üretim Tesisi törenle hizmete açıldı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, açılışta, bir ülkenin ilerleyişindeki en büyük göstergenin sanayi ve teknoloji olduğunu söyledi.

Bugün dünyanın ekonomik olarak önde gelen ülkelerine bakıldığında sanayi ve teknoloji alanında da ileride olduklarının gözlemlendiğini belirten Görgün, şunları kaydetti:

“Savunma sanayi, ileri teknolojinin ve sanayinin lokomotifi konumundadır. Bu alanda yapacağımız her çalışma ve ekosistemimizde elde edeceğimiz derinlik, bizi daha da ileriye taşıyacaktır. Türk savunma sanayisinin dışa bağımlılığını bitirme hedefi iyi bir noktaya gelmiş olup, ülkemiz artık teknoloji ithal eden değil, teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna doğru emin adımlarla yürümeye devam etmektedir. İleri teknolojiye sahip savunma sanayi ürünlerinin, inovasyon odaklı diğer sektörlere öncülük etmesine katkıda bulunması inancıyla kamu, üniversite ve özel sektör olarak hep birlikte gerçekleştireceğimiz çalışmalar sayesinde daha ileri seviyelere ulaşmak mümkün olacaktır.”

Uçak, İHA ve helikopter parçaları üretilecek

Türk savunma sanayi ekosisteminin asrın felaketinin ilk anından itibaren gerek gönüllü insan gücü, gerek teknik donanım, gerekse de yatırımlarıyla milletin hizmetinde olduğunu hatırlatan Görgün, şöyle devam etti:

“6 Şubat’ta yaşanan iki büyük yıkıcı depremin ardından, Türk savunma sanayimiz tarafından geliştirilen insansız hava araçları, uydu sistemleri, farklı tip ve özelliklerde kameralar, radar sistemleri, jeneratörler ve haberleşme sistemleri gibi pek çok yerli ve milli teknolojik ürün ve sistem, afetin başarıyla yönetilmesinde büyük rol oynamıştır. Yapılan arama ve kurtarma faaliyetleri, savunma sanayimizin imkan ve kabiliyetlerinin topyekün olarak milli kapasiteye katmış olduğu değeri bizlere bir kez daha ispatlamıştır. Başkanlığımız tarafından, Türkiye Tek Yürek Kampanyası çerçevesinde taahhüt edilen yardımların kapsamı, AFAD ile imzalanan ‘Deprem Bölgesine Yapılacak Yardımlar Hakkında İşbirliği Protokolü’ ile belirlenmiş olup, savunma sanayi firmalarımız tarafından bölgeye yardım amacıyla geçici ve kalıcı yerleşim bölgeleri inşa edilmesi için 600 milyon lira, iskan ve istihdam faaliyetleri için de 3 milyon lira tutarında kaynak tefrik edilmiştir.”

Görgün, açılışı gerçekleştirilen tesiste, uçak, İHA ve helikopter parçaları üretileceğini belirterek, buradaki tesise ilaveten ikinci ve üçüncü aşamada, havaalanı bitişiğinde daha büyük bir üretim tesisi kurmayı ve bu tesisi ise 4 yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay da 6 Şubat 2023’te tüm Türkiye’nin yüreğinin yandığını, büyük acılar ve hüzünler yaşandığını hatırlattı.

Depremler sonrasında yaraların sarılması için harekete geçildiğini belirten Alpay, şöyle konuştu:

“Şüphesiz, depremle çok canımız yandı, çok canlar kaybettik. Çok sayıda bina, iş yeri ve tesislerimizi kaybettik. Ama Allah’ın yardımıyla bu aziz millet, devletin bütün kurumlarıyla el ele vererek acıların üstesinden gelmeyi başardı. TSK, emniyet, jandarma, güvenlik kuvvetlerinin tüm unsurları ilk andan itibaren tam bir seferberlik anlayışıyla deprem mahallindeki hadiselere müdahil olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız büyük acılardan sonra büyük müjdelerle yolumuza devam etmek zorundayız. Dün bütün dünyanın yakından takip ettiği gibi 5’inci nesil milli muharip uçağımız Kaan, gök yüzündeydi. Dün Türkiye için de bize umut bağlayan mazlum coğrafyada yaşayanlar için de çok önemli bir gündü. Dünden bugüne acılar yaşadık ama hiçbir tereddüttünüz olmasın. Bu acıları, bu hüzünleri sevinçlere, müjdelere taşımak suretiyle sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle Savunma Sanayi Başkanlığımızın koordinasyonu ve öncülüğünde bütün savunma sanayi şirketlerimizin yöneticileri ve çalışanlarının çok üstün gayretiyle sizlerle birlikte gereken hizmeti sunacağız.”

Diğer konuşmacılar

TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Bozdoğan da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, kentin mevcut sanayi altyapısı dikkate alınarak TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’a yönlendirildiğini anımsatarak, “Kahramanmaraş’ta uçak ve havacılık yapısalları parçalarını üretmeye başlayacağız. TUSAŞ olarak depremin ardından kurmuş olduğumuz bu tesisin, bölgemiz adına bir başlangıç olacağını ve ilerleyen günlerde daha da büyüyeceğini kendi ekosistemini yetiştireceğini değerlendirmekteyiz.” diye konuştu.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer de depremi yaşamış bir şehrin yeniden ayağa kalkmasının şehirdeki üretim ve istihdam faaliyetleri ile doğru orantılı olduğuna işaret etti.

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci de açılışı gerçekleştirilen tesisin inanılmaz bir başarı olduğunu söyledi.

Açılışa, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Tuba Köksal, Mehmet Şahin, Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Emin Terzioğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-havacilik-yapisallari-uretim-tesisi-kahramanmarasta-hizmete-acildi/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometrelik yeni bir otoyol inşa edecek https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-sanliurfa-ovakoy-arasina-320-kilometrelik-yeni-bir-otoyol-insa-edecek/ https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-sanliurfa-ovakoy-arasina-320-kilometrelik-yeni-bir-otoyol-insa-edecek/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:57:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6600 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında, Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini belirterek, “Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz.” dedi.

Bakan Uraloğlu, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak’ı ziyaret etti, Şeref Defteri’ni imzaladı.

Daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ü ziyaret eden Bakan Uraloğlu, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, “peygamberler şehri” Şanlıurfa’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hayatında kaybedenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı dileyen Bakan Uraloğlu, kentteki temasları kapsamında Bakanlığına bağlı kavşak ve yol yapım yatırımlarını yerinde inceleyeceklerini söyledi.

Bakan Uraloğlu, Şanlıurfa’nın geçmişte olduğu gibi bugün de çok önemli bir konuma sahip olduğunu ifade ederek, kentin, dünyanın ve Türkiye’nin en önemli bölgesel kalkınma projesi olan GAP’ın merkezi olduğunu belirtti.

GAP ile Türkiye’nin en verimli ovalarından biri haline gelen Harran Ovası’nın Türkiye’nin ve hatta dünyanın da gözbebeği haline geldiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, “İşte böylesine tarihi, stratejik ve jeopolitik öneme sahip olan Şanlıurfa’nın, tarımının, turizminin, ticaretinin gelişmesi için ne gerekiyor? Elbette, ulaşım ağının güçlü olması gerekiyor. 2002 yılından bu yana Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 28 kilometreden 619 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Adıyaman-Kahta-Siverek Yolu’nda Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Diyarbakır Yolu, Şanlıurfa Doğu ve Güneybatı Çevre Yolları, Şanlıurfa-Viranşehir Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Diyarbakır Devlet Yolu, Kuzeybatı Çevre Yolu ve Doğu Çevre yollarının kesiştiği noktada bulunan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağı’nı açarak Şanlıurfa’nın şehir içi trafiğine nefes aldırdık. Günlük yaklaşık 25 bin aracın geçtiği bu noktada dur-kalk beklemelerinin ortadan kalkmasıyla kavşaktaki geçiş süresini 5 kat azalttık. Şanlıurfa’yı Mardin’e, Gaziantep’e ve Diyarbakır’a bölünmüş yollar ile bağladık. Şu anda da 13 milyar 876 milyon lira proje bedeliyle 13 kara yolu projesine devam ediyoruz.” dedi.

Hızlı tren projesi

Bakan Uraloğulu, Şanlıurfa’nın demir yolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, Karkamış-Nusaybin hattı ile Karkamış-Zenginova arasındaki 120 kilometre demir yolu hattını yenilediklerini söyledi.

Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında hızlı teren projesinden bahsederek, şunları kaydetti:

“Şanlıurfa’yı hızlı trenle tanıştıracak Gaziantep-Şanlıurfa ve Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hatları projelerini de hayata geçireceğiz. Gaziantep-Şanlıurfa hattının etüt projelerini tamamladık. Yatırım programına alır almaz ihale çalışmalarına da başlayacağız. Şanlıurfa-Mardin hattının proje çalışmalarını da bu yıl içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Tabi önemli bir ulaşım projesi olan Urfa raydan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Burada Urfa Ray’la ilgili Büyükşehir Belediyemiz gerekli ön proje çalışmalarını yaptı ve Bakanlığımız tarafından da bu proje onaylandı ve şimdi Büyükşehir Belediyemiz burada kesin proje çalışmalarını yürütüyor. Hedefimiz 2025’in başında bu projeyi Büyükşehirimizin bitirmesi, Bakanlığımızın onayına sunması ve bu onaydan sonra da muhtemelen Büyükşehir Belediyesiyle Bakanlığımızın işbirliğinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla bu projeyi de inşallah belediyemizle 2028 süreci içerisinde hayata geçirmeyi planlıyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun demek istiyorum. Şanlıurfalı kardeşlerimizi göklere de taşıdık. Sadece kara yoluyla taşımıyoruz. 2 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanını 2007 yılında hizmete açtık. 2002 yılında 23 bin olan yolcu trafiği, 2023 yılında 883 bine yükseldi. Buradan bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayın Bakanımızın, belediye başkanımızın ve milletvekillerimizin, hasılı Şanlıurfalıların İzmir uçuş talebi vardı. Onu da bugün konuştuk. İnşallah mart ayının ilk yarısında İzmir uçuşları da başlamış olacak, bu da hayırlı uğurlu olsun. Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik. Fiber optik kablo uzunluğunu 854 kilometreden 6 bin 722 kilometreye çıkardık. Daha önce ilde hızlı internet abonesi yok iken, bugün 1 milyon 682 binin üstünde abone, hızlı internet kullanmaya başladı.”

320 kilometrelik yeni bir otoyol inşa edilecek

Şanlıurfa’ya sevda ile hizmet ettiklerini, bunu sürdüreceklerini aktaran Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:

“Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceğiz. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa ederek, Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu, Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden de bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacak bu sayede. Bugün, Ümit Burnu’ndan 45 gün ve Kızıldeniz’den 35 günde yapılan nakliyenin, Kalkınma Yolu Projesi’ni bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir süre içerisinde yapılabileceğini biz hesapladık ve çalışmalarımızı buna göre yürütüyoruz. Çok önemli bir proje ve hayata geçmesi için işleri çok sıkı bir şekilde sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla takip ediyoruz. Bu yeni otoyolumuz ve Kalkınma Yolu Projesi faaliyete geçtiğinde, bölgedeki tarım, sanayi ve ticaret faaliyetlerini arttırarak, Şanlıurfa ekonomisinin büyümesine ve istihdamın artmasına önemli bir katkı sağlayacak, vatandaşımıza iş ve AŞ imkanı olacaktır inşallah.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ideoloji siyaseti değil, hizmet siyaseti yaptıklarını, “İnsani yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket ettiklerini dile getiren Uraloğlu, yeniden aday gösterdikleri Zeynel Abidin Beyazgül ile kentin her alanda değişim, dönüşüm yaşadığını kaydetti.

Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Sizler muhalefet partilerindeki belediyelerin, vatandaşına, halkına yaptığı bir hizmetle gündeme geldiğini hatırlıyor musunuz. Sonuçta bu hizmeti yapanlar da bütçelerini devletten alıyorlar. Devletimiz bunlara da bütçeler aktarıyor. Ama maalesef üzülerek görüyoruz ve izliyoruz, muhalefet belediyelerinde hizmet yok. Laf çok ama bir arpa boyu iş yapılmıyor. Unutmayın ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da belediyecilikten gelen, bu işi çok iyi bilen ve belediyeciliğe çok önem veren dünya lideri. AK Parti’nin hizmet siyaseti anlayışıyla hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yüzde 62 oy oranı ile Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dedi, Şanlıurfalılar. İnşallah şimdi de Şanlıurfa’da büyükşehir belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını da kazanacağız. Zeynel Abidin Başkanımızla planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz. İlmek ilmek işlediğimiz projelerimizle Şanlıurfa’yı geliştirmeye, güçlendirmeye, refah seviyesini arttırmaya devam edeceğiz.”

Bakan Uraloğlu, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın milletvekilliği ve bakanlığı döneminde Türkiye’ye önemli hizmetleri bulunduğunun altını çizerek, kendisinin de bunlara yakından şahitlik ettiğini söyledi.

Daha sonra Şanlıurfa Şehir Hastanesi Kavşak Projelendirme Alanı’yla, Ballıkaya Kavşağı Proje Alanı’nda incelemede bulunan Bakan Uraloğlu’na TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz ve diğer ilgililer eşlik etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-uraloglu-sanliurfa-ovakoy-arasina-320-kilometrelik-yeni-bir-otoyol-insa-edecek/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, işverenlere yeni teşvik modelleri üzerinde çalıştıklarını açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:27:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6587 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, “Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Özçelik, Öz Orman-İş Sendikasının Kızılcahamam’da bir oteldeki 55. Temsilciler Eğitim Toplantısı’nda, Öz Orman-İş’in kurulduğu 2008’den beri duruşundan ve mücadelesinde taviz vermediğini belirterek, sendikanın 27 bin üyesiyle çalışma hayatının önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Bakanlık olarak çalışma hayatının tüm paydaşlarıyla sosyal diyaloğu esas alıp, hareket ettiklerini vurgulayan Özçelik, “Sosyal devleti bir bütün olarak işçi, işveren ve devlet üçlüsünün mutabakatı olarak görüyoruz. Ülkenin refahının ve topyekun yükselişi, bu mutabakatın sağlıklı bir zeminde kurulmasına bağlı. Bu çerçevede sendikalarımız, Bakanlığımızın en fazla önem verdiği paydaşlardır.” ifadelerini kullandı.

Sendikal örgütlenmenin önünde hiçbir engelin bulunmadığını dile getiren Özçelik, sendikalı işçi sayısının yaklaşık 2,5 milyona, sendikalaşma oranın ise yüzde 15 düzeyine yükseldiğini bildirdi.

“İstihdam tüm zamların en yüksek seviyesine ulaştı”

Bazı işverenlerin, sendikaların örgütlenmesine yönelik olumsuz bakış açısını ortadan kaldırmak istediklerini ifade eden Özçelik, şöyle konuştu:

“Büyüyen, kalkınan Türkiye’nin son 20 yılında, istihdamın artırılması en temel ilkemiz, en önemli politika eksenimiz oldu. İş gücümüz bugün 35 milyonu aştı. İstihdam edilenlerin sayısı 2002 yılında bu yana yüzde 50’den fazla artarak tüm zamların en yüksek seviyesi olan 32,5 milyona ulaştı. Dezavantajlı gruplara yönelik uyguladığımız destek, teşvik ve düzenlemelerle kadın, genç ve engellilerin istihdamını önemli ölçüde artırdık. Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.”

Özçelik, enflasyonun tahribatını emekçilere hissettirmemek için gayretle çalıştıklarını belirterek, Bakanlık olarak, çalışma hayatının tüm taraflarıyla dayanışma içerisinde, üzerlerine düşen tüm görevleri yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.

Özçelik, “Bu kapsamda Sayın Settar Başkan’ın, işçilerimizin hem kamu çerçeve protokolüyle getirilen şartları hem ücretlerdeki basamak sistemiyle ilgili taleplerine, inşallah önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz danışma kurulları toplantılarımızda dile getirip, hep birlikte çözüm arayacağız.” dedi.

“İşçiler arasındaki ücret merdiveni yeniden kurulmalı”

Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan da üyelerinin kadro hakkına kavuşması ve özlük haklarının iyileştirmesi için büyük bir mücadele yürüttüklerini belirterek, son olarak 14 bin geçici orman işçisinin çalışma sürelerini 10 aydan 12 aya yükseltilmesi kazanımını elde ettiklerini söyledi.

Kamu işçinin 2023-2024 dönemindeki mali ve sosyal haklarının belirlendiği Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’nü geçen yıl mayıs ayında imzaladıklarını anımsatan Aslan, bu sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltildiğini, ardından 2023 yılının ilk altı ayında refah payı dahil ücretlere yüzde 45’lik artış yapıldığını vurguladı.

Bu sözleşmenin kazanımlarının enflasyon karşısında zamanla erimesi üzerine TÜHİS ile 29 Ocak’ta ek protokol imzalandığını hatırlatan Aslan, şöyle konuştu:

“Ek protokolle sözleşme başlangıç tarihi 1 Ocak olanların aldığı yüzde 32,57 oranındaki zam, sözleşme başlangıcı 1 Mart ve sonraki aylarda olanlara da uygulandı. Bunda emeği olanlara teşekkür ediyorum. Fakat arkadaşlarımızın hala 49,25 zamda yeknesaklığın sağlanması konusunda beklentileri var. Bu beklentiye yetkililerin duyarlılık göstereceğine inanıyorum. Hükümetimizden, memurlarımıza ve emeklilerimize verilen yüzde 49,25’lik zam oranın kamu işçisine de verilmesini istemiştik, bunu yine talep ediyoruz.”

Aslan, geçen yıl imzalanan sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltilmesi ve ardından yapılan yüzde 45’lik artışla kıdemli işçi ile yeni işçi arasındaki ücret makasının daraldığına dikkati çekerek, “Bu durum işyerlerinde rahatsızlığa neden oldu. Bu sorunu TÜHİS ile aşamadık. Önümüzdeki sözleşme döneminde eski işçi ile yeni işçi arasındaki ücret merdiveni sisteminin yeniden kurulmasını istiyoruz.” dedi.

Toplantıya, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer ve sendikanın temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/feed/ 0
Yozgat’ta tarihi un öğütme tesisi özel sektör tarafından işletiliyor https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-tarihi-un-ogutme-tesisi-ozel-sektor-tarafindan-isletiliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-tarihi-un-ogutme-tesisi-ozel-sektor-tarafindan-isletiliyor/#respond Mon, 22 Apr 2024 09:00:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6567

SEYFİ ÇELİKKAYA

Anadolu’da Atatürk’ün talimatı ile hububat üretiminin artmasıyla birlikte ortaya çıkan depolama ihtiyacını karşılamak amacıyla Devlet Demir Yolları’nın geçtiği bölgelerde kurulan buğday silolarından birisi de 1937 yılında Yozgat’ın Yerköy ilçesinde tesis edildi. Buğdayın işlenip, un haline getirilmesi amacıyla siloların bulunduğu Bağlarbaşı Mahallesi’nde 1941 yılında hububat öğütme tesisi kuruldu. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), hububat depolamasını özel sektöre devretmesi sonucunda tarihi hububat siloları atıl kalırken, tarihi un öğütme tesisi özel sektör tarafından işletiliyor, bölgenin kaliteli un ihtiyacını karşılamaya devam ediyor.

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde, 1935-1937 yılları arasında Fransız Müteahhit Froment-Clavier firması tarafından yaptırılan, 24 Haziran 1938 tarihinde ise TMO’ya devri yapılan Buğday Silosu yakınında, 1941 yılında buğday işleme tesisi kurulup, un fabrikası olarak üretime açıldı. Tasfiye edilme kararı nedeniyle atıl durumda kalan TMO’ya ait siloların hemen yanı başında, bin 850 metrekare alan üzerinde 5 katlı olarak buğday öğütme tesisi inşa edildi. 25 metre yüksekliğindeki bacasının tepesinde yaz aylarında leylekleri konuk eden tesis, 1991 yılında el değiştirdi, tesisi alanlar tarafından yapımındaki teknoloji güncelleştirildi, buğdayı un haline dönüştürme işlevini halen sürdürüyor.

GÖVDESİ TAŞ, İÇ DÖŞEMESİ AHŞAP FABRİKA

Hacı Ali Aksoy isimli işadamı tarafından 1991 yılına kadar, kurulduğunda monte edilen teknoloji ile çalıştırılan buğday işleme tesisi, bu tarihten sonra teknolojisini yenileyip, un fabrikası olarak hizmete başladı. Fabrikayı satın alarak yenileyen Hacı Murat Savaş’ın oğlu Uğur Savaş, fabrika hakkında bilgi verdi, tesisin daha önce 8 saatte ancak 130 torba un işleyebildiği, makinaların önemli bölümünün yenilenerek, 8 saatte 480 torba un üretilmeye başlanıldığını aktardı. Tesisteki eski makinalar da söküp atmayıp, koruyan, bazılarını da kullanan tesisin yeni sahipleri, 400 kilowatt gücünde yeni bir trafo ile fabrikanın elektrik tesisatını yeniletip, otomatik kumanda sistemi ile modern hale getirdikleri fabrikada yerel buğday işlenip, un haline getiriyor. Uğur Savaş, her buğdayı işlemediklerini, buğday alımında seçici davrandıklarını belirterek, “Babam ve amcamın daha önce değirmenleri vardı, burayı almadan önce. Burayı satın aldılar, yerli buğdayı işliyoruz, katkı maddesi yok. Ekmeklik, baklavalık, böreklik, mantılık, makarnalık velhasıl her türlü unlu mamuller için un üretiliyor. Yerköy bölgesindeki ekmek fabrikalarına ve vatandaşlara satışını yapıyoruz” dedi.

Fabrikada buğday yıkama, temizleme, eleme makineleri ile birlikte 5 tanesi Rus, biri Alman, diğeri İtalyan olmak üzere toplam 7 buğday kırma makinesi ile elektrik üretiminde kullanılan İngiliz yapımı buhar makinesinin de çalışır durumda olduğu kaydedildi.

“BAKLAVA, TATLI GİBİ ŞEYLER ÇOK GÜZEL OLUYOR, İYİ BİR FABRİKA”

Fabrika ve TMO silolarının bulunduğu Bağlarbaşı Mahallesinde doğup, büyüyen 63 yaşındaki Mehmet Yavuz, fabrikada çok kaliteli un öğütüldüğünü vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Doğma büyüme buralıyım. Çocukluğum buralarda geçti. Fabrikanın tarihi 1941’de yapıldığını söylüyorlar. Ben şimdi 30 torba un alacağım, buraya un almaya geldim. Çok güzel ekmeği oluyor, baklavalık falan çok güzel. Baklava, tatlı falan bu gibi şeyler çok güzel oluyor, iyi bir fabrika, unu çok güzel, tarihi bir fabrika, güzel fabrika. Bir zamanlar bu fabrika ofisle yarış ederdi, çok alım yapardı. Şu gördüğün meydanlar, şuralar, arkalar ve depoları, içerisi hep buğday alımı yapardı ve burada da kamyonu vardı. Kamyon ile tren istasyonuna gönderilirdi. Oradan vagonlara yükler. Başka illere un gönderilirdi. Tabii ki o zamanlar nakliyecilik az olduğu için trenle gönderirlerdi.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-tarihi-un-ogutme-tesisi-ozel-sektor-tarafindan-isletiliyor/feed/ 0
Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı: Marketlerde Satılan Bal Ürünleri Sahte ve Zararlı https://www.kanal7haber.com.tr/ordu-ari-yetistiricileri-birligi-baskani-marketlerde-satilan-bal-urunleri-sahte-ve-zararli/ https://www.kanal7haber.com.tr/ordu-ari-yetistiricileri-birligi-baskani-marketlerde-satilan-bal-urunleri-sahte-ve-zararli/#respond Sun, 21 Apr 2024 21:12:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6536 Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, 1 kilogram bal maliyetinin bu sezon 126 TL olduğunu belirterek, “Marketlerde 60 liraya ‘bal’ adı altında ürünler satılıyor. Bunlar enzimler ile yapılıyor, faydası yok çok zararı var. İnsanlar ne yediğini bilsin” dedi.

Dünyada bal üretiminde 95 bin arıcısı ile önemli bir sırada yer alan Türkiye’de en çok bal üretimi Ordu’da yapılıyor. 3 bin 500 kayıtlı arıcının bulunduğu Ordu’da yaklaşık 100 bin kişi geçimini bu sektörden sağlıyor. 550 bin koloninin olduğu kentte sektör, merdiven altında üretilen sahte ballar ile tehlikeye uğruyor.

“Bir kilo balın maliyeti 126 TL”

Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, marketlerde bal adı altında ucuza satılan ürünlerin insan sağlığını tehlikeye düşürdüğünü, arıcılık sektörünü de olumsuz etkilediğini söyledi. Çiftçi, “Arıcı birlikleri olarak her yıl olduğu gibi bu yılda bal maliyetleri üzerinde çalışmalar yapmaktayız. Buradaki en temel amacımız Türkiye’de bal üretimi yapan arıcılık işletmelerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, bal kalitesi ve kovan başına verimin artırılıp dünya ortalaması seviyesine çıkmaktır. Biz bir kilo balın 126 TL maliyeti olduğunu yaptığımız çalışmalarda belirlemiştik. Ancak bugün market raflarında 50-60 liraya satılan bal adı altında ürünler var. Bu ürünler olduğu müddetçe de arıcılarımızın ürettiği ürünler hak ettiği değere ulaşmıyor. Merdiven altı üretimin önüne geçilmeli ve üreticilerimiz tarafından üretilen ballar maliyetlerinin üzerinde satılmalı. Üreticinin de refah seviyesi mutlaka yükseltilmeli” diye konuştu.

“Sahte ballar ihracatta da sorunlara neden oluyor”

Çiftçi, arıcılığın sürdürülebilir hale gelmesi için denetimlerin artması gerektiğini belirterek, “Doğadaki polinasyonun yüzde 40’ı arılar tarafından sağlanıyor. Merdiven altı yani tağşişli, arı görmeden bal adı altında satılan ürünlerin ayırt edilmesi için bakanlığımız bütçe ayırarak, tanesi 3 milyon olan NMR cihazı alınmıştı. Şuanda arıcılarımız maliyetin altında bal satıyor. Arıcılarımız ürettiği ballar elinde ve bu şekilde devam ederse arıcılık bitme noktasına gelir. Sonuçta Ordu’da 3 bin 500, Türkiye’de 95 bin arıcı bu meslekten ekmek yiyor. Bu maliyetler karşısında biz bal üretemez hale geldiğimizde merdiven altı ballar böyle giderse daha da artacak. Bu merdiven altı ballar ile ilgili ihracat yönünden de sıkıntılar var. Dünyanın farklı ülkelerinden ve ihraç ettiğimiz ballar ile ilgili sıkıntılar çıkıyor. Bakanlığımız üreticisini ve doğadaki polinasyonu düşünmeli, arıcılık sürdürülebilir hale gelmeli. Bu konuda destek sağlanırsa da hem arıcılarımız kazançlı çıkar, tüketici de düzgün bal yemiş olur” ifadelerine yer verdi.

“Enzimler ile yapılan ‘sahte bal’ insan sağlığını olumsuz etkiliyor”

“Marketlerde 50-60 liraya satılan ürünlere bal dememek lazım” diyen Çiftçi, şunları söyledi:

“Bir balın sadece dolum maliyeti kavanozu ve kapağı ile birlikte 30 TL. Ancak şuan market raflarında 60 liraya ballar var. Bunların içerisinde birileri ne olduğunu anlatsın, insanlar ne yediğini bilsin. Sonuçta bunlar enzimler ile yapılıyor, enzimler ile yapılan bir ürünün insan sağlığına zararının ne olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu nedenle merdiven altı üretimlerin mutlaka önüne geçilmeli.” – ORDU

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ordu-ari-yetistiricileri-birligi-baskani-marketlerde-satilan-bal-urunleri-sahte-ve-zararli/feed/ 0
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, AA Teknoloji Masası’na konuk oldu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:33:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6516 Anadolu Ajansı Teknoloji Masası’nın ilk toplantısı, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç’un katılımıyla gerçekleştirildi.

Ali Taha Koç, nesnelerin interneti ve siber güvenlik teknolojilerini odağa aldıklarını, Turkcell ürünlerinin tamamında güvenli ve üretken yapay zeka olacağını ifade etti.

Yeni dönem çalışmaları hakkında bilgi veren Koç, Türkiye’nin teknoloji devi Turkcell’in, Cumhuriyet’in ilk 100 yılında teknoloji alanında lokomotif görevi aldığını söyledi. Koç, “Türkiye’nin Turkcell’i” vizyonu ile çalıştıklarını, kullanıcıların dijital yolculuğunda her zaman yanlarında olacaklarını kaydetti.

Koç, üretken yapay zekanın kendileri için “olmazsa olmaz” olduğunu, Turkcell ürünlerinin tamamında hem nesnelerin interneti hem de üretken yapay zekanın olacağını belirterek, “Nasıl ki Türkiye savunma sanayinde bir çığır atladıysa, biz de Turkcell olarak yapay zeka alanında yapacağımız çalışmalarla vatandaşlarımızın ve kurumların hem dijitalleşme sürecindeki işlerini kolaylaştıracağız hem de ürünlerimizle onlara destek olacağız.” dedi.

Turkcell’in gelişmiş teknolojik yetenekleri ve inovasyon gücü sayesinde pazardaki konumlarını daha da güçlendireceklerini ifade eden Koç, Türkiye için daha güvenli bir dijital gelecek ortaya koymayı hedeflediklerini kaydetti.

Koç, “Artık herkes bir şekilde yapay zeka ile iletişim kurabiliyor. Araştırmalar, 2026 yılında şirketlerin ve bireylerin yüzde 80’inin herhangi bir yapay zeka modülü kullanmaya başlayacağını öngörüyor. Tabii bu da toplumsal manipülasyonlara, dezenformasyona ve provokasyona açıklık riski anlamına geliyor.” diye konuştu.

“Yapay zekanın sorumlu kullanımı ve siber güvenlik üzerinde aktif olarak çalışıyoruz”

Teknolojinin insan için bir araç olması gerekliliğini vurgulayan Koç, şunları kaydetti:

“İnsan ön yargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Kötü niyetli denemelere karşın doğru ve tutarlı çıktılar üretebilecek, güvenlik açığı oluşturmayan, sonuçlarda ayrımcılık yapmayan ve kapsayıcı yapay zeka modelleri üretmek için tüm paydaşların bir araya gelerek ortak ilkeler belirlemesi, hatta kullanıma dair uluslararası yasal uygulamaların ortaya konulması gerekiyor. Bu bakımdan Turkcell olarak, yapay zekanın sorumlu kullanımı ve siber güvenlik üzerinde aktif olarak çalışıyoruz. Yapay zekayı, insanın potansiyelini engelleyen ya da körelten bir faktör değil, doğru kullanıldığında onu destekleyen ve zenginleştiren bir araç olarak görüyorum.”

Yapay zekanın can suyunun “veri” olduğuna işaret eden Koç, yapay zekanın eğitilerek geliştirilen bir ürün olduğunu, veri ile eğitilmesi gereken bir süreçten geçildiğini söyledi. Avrupa Birliği’nin (AB) Yapay Zeka Kanunu’nu onayladığını da bildiren Koç, Turkcell olarak yapay zeka teknolojisinin yeni bir çağ başlatacağını çok önceden gördüklerini ifade etti.

Etik değerlere uygun bir yapay zeka algoritmasının olması gerekliliğine işaret eden Koç, şöyle devam etti:

“Turkcell olarak, 2020 yılında Yapay Zeka Kullanım İlkeleri’ni oluşturup açıklayan ilk marka olduk. Çünkü veriyi nasıl kanalize ederseniz ona uygun olarak yapay zeka algoritmaları çıkabilir. Teknolojinin insan odaklı, sorumlu ve adil bir şekilde kullanılmasına yönelik taahhütlerimizi yansıtan bu ilkeler; çevre ve insan odaklılık, profesyonel sorumluluk, veri gizliliği, şeffaflık, güvenlik, adil davranış ve işbirliği gibi temel prensipleri içeriyor. Verinin objektif olduğunu ve herkese eşit davrandığını kanıtlayabilmek gerekiyor.”

“Savunma sanayindeki firmalarımızla, özellikle siber güvenlik alanındaki ürünlerimizle yoğun bir şekilde çalışıyoruz”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in savunma sanayi çalışmaları ve projelerindeki yeri hakkında da bilgi verdi.

Koç, şunları kaydetti:

“Savunma sanayindeki firmalarımızla, özellikle siber güvenlik alanındaki ürünlerimizle yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Savunma sanayimizin verilerinin korunması çok büyük bir öneme sahip. Şirketlerimiz dünya sıralamasında çok yukarı çıktılar. Birçok şirketimizin hem telekomünikasyon hem de internet altyapısına destek oluyoruz. Bununla beraber güvenlik ürünlerimizle hizmet veriyoruz. Verilerinin, ürünlerinin, tasarımlarının ve bilgi birikimlerinin korunması gerekiyor. Nasıl ürünlerimizi koruyorsak onları tasarlayan, üreten gençlerimizi, mühendislerimizi ve onların ürettiği verileri de korumamız gerekiyor. Bu bağlamda Turkcell olarak savunma sanayindeki bütün firmalarımıza siber güvenlik alanında destek oluyoruz. Bununla beraber birçok kurumumuza da veri merkezimizde yer sağlıyoruz. Türkiye’nin en büyük veri merkezi sağlayıcısı olarak onların da verilerinin Türkiye’de kalmasını ve Türkiye’de işlenmesini çok önemsiyoruz.”

Koç, “Müşteri bazımızı, bireyselin yanı sıra makineler arası iletişimde de artırmayı hedefliyoruz.” dedi.

“İnsan hayatı için kolaylıklar geliştirmek, yaşam kalitesi ve toplumsal faydayı artırmak en büyük önceliğimiz”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell olarak bu süreçte önemli bir misyonları olduğunu belirterek, “Yeni teknolojileri kendi iş süreçlerimize dahil etmenin yanı sıra hem şirketlerin hem de bireysel kullanıcılarımızın dijitalleşme yolculuklarına eşlik ediyoruz. Teknolojinin sağladığı imkanlarla insan hayatı için kolaylıklar geliştirmek, yaşam kalitesi ve toplumsal faydayı artırmak en büyük önceliğimiz. Bu bağlamda yapay zeka teknolojileri ve siber güvenlik, önümüzdeki dönem daha fazla yoğunlaşacağımız iki önemli odak noktamız olacak.” diye konuştu.

“Türkiye’nin Turkcell’i olarak karlı olsa da olmasa da kullanılsa da kullanılmasa da mutlaka yabancı menşeli ürünlere yerli bir alternatif üretmeye çalışıyoruz.” diyen Koç, yabancı uygulamalarla ilgili bir bağlantı sorunu yaşandığı zaman dönüp gelecekleri yerin, yerli ve milli uygulamalar olduğunu söyledi.

Koç, “Nasıl ki savunma sanayinde bize herhangi bir ürün vermedikleri zaman kendimiz ürettiysek, dijital dünyada da aynı felsefeyle yaklaşıp aynı vizyonla hareket etmemiz gerekiyor.” dedi.

“4G teknolojisi insanlar için yapılmış son teknolojiydi, 5G teknolojisi nesneler için yapıldı”

Türkiye’nin 5G süreci hakkında da değerlendirmelerde bulunan Koç, 1990’larda gelen 2G teknolojisinden bu yana yaşanan gelişmelere değindi.

Koç, şu bilgileri verdi:

“Her 10 senede bir yeni teknoloji geliyor. 2020 yılında 5G’nin ilk fazları ortaya çıktı. İnşallah yakın bir gelecekte, Türkiye’de, ‘5G’nin bir sonrası’, ‘5,5G’, ‘5G Advantages’ veya başka bir tabirle olacak ama sonunda 5G gelecek. Şunu unutmamamız gerekiyor; 4G teknolojisi insanlar için yapılmış son teknolojiydi. 5G teknolojisi nesneler için yapıldı. 5G teknolojisinin var oluş sebebi, akıllı sanayileşme ve alan bazlı yeni teknolojiler. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız henüz takvim konusunda net bir zaman vermedi ama biz Turkcell olarak 5G teknolojisine hazırız. Geldiği zaman da Türkiye’de en iyi 5G teknolojisiyle hizmet verecek kurum biziz. Ama 5G’nin artık nesnelere dönük bir teknoloji olduğunu ve internet hızlarında belli bir artış olsa bile 3G’den 4G’ye geçtiğimizdeki o büyük hız artışını ve memnuniyeti yaşamayacağımızı bilmemiz gerek.”

“2050 yılında sıfır karbon emisyonu sağlayan bir teknoloji firması olmak istiyoruz”

Turkcell Genel Müdürü Dr. Koç, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında da bilgi verdi.

Halihazırda rüzgar enerji santrali dışında 300 megavatlık güneş enerjisi santrali planlarının olduğunu bildiren Koç, “Bu projeyi tamamladığımızda enerjimizin yüzde 65’ini yenilenebilir enerjiden karşılayacağız. 2050 yılında sıfır karbon emisyonu sağlayan bir teknoloji firması olmak istiyoruz.” dedi.

Koç, sahip oldukları 35 bin baz istasyonundan dolayı Türkiye’nin enerji üretiminin büyük bir oranını kullandıklarını, bundan dolayı yenilenebilir enerji çalışmalarının çok önemli olduğunu vurguladı.

“İnsanlar arasındaki dijital paylaşıma aracılık ediyoruz.”

Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in 2024 yılında 30. yaşını kutlayacağını hatırlatarak, “Turkcell” denilince akla telekomünikasyon ve teknoloji alanında ilklerin geldiğini söyledi.

Türkiye’ye mobilden ilk “Alo” dedirten şirketin Turkcell olduğunu belirten Koç, aynı zamanda Turkcell’in Türkiye’nin ilk New York borsasına kote olan, ilk mobil ödemeyi yapan, Türkiye’nin ilk anlık mesajlaşma uygulamasını kuran şirket olduğunu ifade etti.

Koç, şirketin fizy, ???????TV+, Paycell gibi ürünlerine işaret ederek, Turkcell’in sadece bir operatör olmadığını, insanlar arasındaki dijital paylaşıma aracılık eden bir operatör olduğunu söyledi. Koç, “‘İnsana ve ülkemize fayda’ mottosuyla yola çıktık. Öncelikle teknolojinin insanımıza fayda sağlaması gerekiyor.” dedi.

“Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı yapacağız”

Gençlere ve kadınlara verdikleri destek ve bu alanda hayata geçirdikleri projelere değinen Koç, şunları kaydetti:

“7’den 70’e herkesin dijital okuryazarlığını artırmak istiyoruz. Teknoloji okuryazarlığını da artırmak istiyoruz. Yapay zekayı bilmeyen bir avukat, bir sosyolog, bir psikolog artık olmayacak. Herhangi bir yabancı dil öğrenmek ne kadar elzemse herkesin yapay zekayı kullanabilir olmayı bilmesi gerekiyor. Ben yapay zekanın yıkıcı olacağını düşünmüyorum ama yapay zekayı kullananların yapay zekayı kullanmayanlara karşı çok büyük bir üstünlüğü olacağını düşünüyorum. İnşallah gençlerimizle beraber Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı yapacağız.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkcell-genel-muduru-dr-ali-taha-koc-aa-teknoloji-masasina-konuk-oldu-aciklamasi/feed/ 0
2023 Yılında Evlenme ve Boşanma İstatistikleri Açıklandı https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-evlenme-ve-bosanma-istatistikleri-aciklandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-evlenme-ve-bosanma-istatistikleri-aciklandi/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:15:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6505

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bugün 2023 yılı evlenme ve boşanma istatistiklerini açıkladı. Verilere göre; evlenen ve boşanan çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre azaldı. 2023 yılında 565 bin 435 çift evlenirken, 171 bin 882 çift boşandı. Ortalama evlenme yaşı erkeklerde 28 kadınlarda ise 25 olarak gerçekleşti. Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu şehir Kilis, kaba boşanma hızının en yüksek olduğu şehir ise İzmir oldu. 2023 yılında boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,7’si ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

TÜİK, 2023 yılı “Evlenme ve Boşanma İstatistikleri”ni bugün açıkladı.

EVLENEN ÇİFTLERİN SAYISI 2023 YILINDA 565 BİN 435 OLDU

TÜİK’in verilerine göre; evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılında 575 bin 891 iken 2023 yılında 565 bin 435 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2023 yılında binde 6,63 olarak gerçekleşti.

BOŞANAN ÇİFTLERİN SAYISI 2023 YILINDA 171 BİN 881 OLDU

Boşanan çiftlerin sayısı 2022 yılında 182 bin 437 iken 2023 yılında 171 bin 881 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2023 yılında binde 2,01 olarak gerçekleşti.

ORTALAMA İLK EVLENME YAŞI YÜKSELDİ

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olarak gerçekleşti.

KABA EVLENME HIZININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL, BİNDE 8,09 İLE KİLİS OLDU

Kaba evlenme hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu. Bu ili binde 7,81 ile Aksaray, binde 7,57 ile Gaziantep izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,52 ile Gümüşhane oldu. Bu ili binde 4,82 ile Tunceli, binde 4,98 ile Malatya izledi.

YABANCI DAMATLARIN SAYISI 6 BİN 345 İKEN YABANCI GELİNLERİN SAYISI 31 BİN 29 OLDU

Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde, yabancı damatların sayısı 2023 yılında 6 bin 345 ile toplam damatların yüzde 1,1’ini; yabancı gelinlerin sayısı ise 31 bin 29 ile toplam gelinlerin yüzde 5,5’ini oluşturdu. Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yüzde 21,9 ile Alman damatlar birinci sırada yer aldı. Alman damatları yüzde 19,2 ile Suriyeli damatlar ve yüzde 5,1 ile Avusturyalı damatlar izledi. Yabancı gelinler uyruklarına göre incelendiğinde, yüzde 12,0 ile Özbek gelinler birinci sırada yer aldı. Özbek gelinleri yüzde 11,3 ile Suriyeli gelinler ve yüzde 9,1 ile Azerbaycanlı gelinler izledi.

KABA BOŞANMA HIZININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL, BİNDE 3,05 İLE İZMİR OLDU

Kaba boşanma hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,94 ile Antalya, binde 2,80 ile Karaman izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,36 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,44 ile Şırnak, binde 0,55 ile Muş izledi.

BOŞANMALARIN YÜZDE 33,4’Ü EVLİLİĞİN İLK BEŞ YILI İÇİNDE GERÇEKLEŞTİ

Evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2023 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,7’si ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

SON BİR YIL İÇİNDEKİ BOŞANMA OLAYLARINDAN 171 BİN 213 ÇOCUK ETKİLENDİ

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2023 yılında 171 bin 881 çift boşanırken, 171 bin 213 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2023 yılında yüzde 74,9’u anneye, yüzde 25,1’i babaya verildi.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-evlenme-ve-bosanma-istatistikleri-aciklandi/feed/ 0 Merkez Bankası Kripto Para Piyasalarıyla İlgili Regülasyon Çalışmalarını Sürdürüyor https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:36:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6492 Merkez Bankasının hazırlık çalışmalarını sürdürdüğü kripto para piyasalarıyla ilgili regülasyon (düzenleme) yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Yatırımcıların dört gözle beklediği düzenlemeyle ilgili konuşan Bahçeşehir Üniversitesi BlockchainIST Center Direktörü Dr. Öğr. Üyesi Bora Erdamar’a göre bu düzenlemeyle Thodex benzeri dolandırıcılıkların önüne geçilecek, piyasaya güven ve yatırımcı gelecek.

Finansal teknoloji sektörünün enstrümanlarından kripto paralar, ülkemizde de milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Kripto para piyasaları her geçen gün daha fazla büyürken, Merkez Bankası ve SPK başta olmak üzere düzenleyici kurumlar bu konuyla ilgili uzun süredir regülasyon çalışması yapıyor. Kripto para piyasalarının aktörleri ve yatırımcıların bir süredir beklediği düzenlemelerin ne getireceği merak konusu olurken Bahçeşehir Üniversitesi BlockchainIST Center Direktörü Öğr. Üyesi Dr. Bora Erdamar, beklenen düzenleme ve ülkemizdeki kripto para piyasalarının geleceğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye pazarına girmek için fırsat kolluyorlar

Erdamar, ülkemizde şu ana kadar yaklaşık 25 milyon kişinin kripto para piyasalarında işlem yaptığını belirterek şu ifadelere yer verdi: “Bu veriye baktığımızda gelişmiş ülke ortalamalarının çok üzerinde bir ilgi görüyoruz. Genç nüfusumuzun yüksek olmasının ve Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olarak yeni teknolojilere çok açık olmasının bu duruma büyük etkisi var. Bu nedenle dünyadaki kripto para projelerinin, alım satım platformlarının ve yatırımcıların Türkiye pazarına giriş yapmak için fırsat kolladığını, bunun yollarını aradığını ve bir yol haritasına ihtiyaç duyduklarını biliyoruz. Türkiye genel olarak bu alandaki ilk 7 ülkeden birisi durumundadır.”

‘Regülasyon, Thodex ile gündeme geldi’

Ülkemizde kripto paraya olan ilginin, bazen ne yazık ki bilinçsiz yatırım ve dolandırıcılıklara sebep olduğunu vurgulayan Erdamar, düzenleme kararının özellikle binlerce kişinin mağdur olduğu Thodex olayından sonra gündeme geldiğini söyledi. “Tekrar böyle bir vakanın yaşanmaması için nasıl düzenlemeler yapmalıyız?” sorusunun konunun özü olduğunu vurgulayan Erdamar, Thodex olayı sürecinin aslında tehlike çanlarıyla birlikte geldiğini ifade etti. “Yakından incelendiğinde fark edildi ki işin başında profesyonel bir ekip yok, alım satım platformu olarak işleyen doğru düzgün bir yazılım bile yok. Pek çok iş sadece göstermelik yapılmış. Çok ciddi reklam bütçeleri varken, arka plandaki çok amatör ve belli ki nihayetinde art niyetle işleyen prosedür gizlenmiş. Ne yazık ki ve en acısı yatırımcılar bu reklamlara ve vaatlere kanmışlar.”

Fısıltı gazetesi ve suistimal şartları

Ülkemizde, insanların kripto para piyasalarında yatırım yaparken, çoğunlukla çevreden duyduklarıyla hareket ettiklerini, bunun da beraberinde kandırılma ve dolandırılma riskini artırdığını belirten Erdamar, “Türkiye özelinde bu durumun çoğunlukla, ‘benim komşum şu kadar yatırdı, şu kadar kısa zamanda parasını beşe, ona katladı, bak sen de kaçırma sakın’ gibi bizim ‘fısıltı gazetesi’ diye tabir ettiğimiz şekilde yaşandığını gördük. Bu da ne yazık ki bir suistimal ortamı oluşturdu. Bir yanda bu yeni teknolojileri ve kripto para piyasalarını hızlıca çözen, yazılım ve finans bilgisi gayet yüksek bir kesim var. Öte yanda da finansal teknoloji araçlarını hiç anlamadan ve öğrenmek için hiç emek vermeden, sadece kısa yoldan zengin olmayı hedefleyenler var. Bu işleri çözmüş ama bilmeyenleri kandırmak isteyenlerle, açgözlülük içerisinde çok kısa zamanda çok yüksek karlar peşinde koşanların bir araya gelmesi ne yazık ki hazin sonuçlara yol açıyor.”

Düzenlemelerle yatırımcılar güvende hissedecek

Bu suistimal ortamının sadece kripto paraların yer aldığı blok zinciri (Blockchain) teknolojisinde oluşmadığını, yapay zeka gibi yeni popülerleşen tüm teknolojilerde benzer durumların yaşandığını belirten Bora Erdamar, Merkez Bankasının hazırladığı düzenlemelerin bir numaralı hedefinin dolandırıcılığa sebep olan bu zemini ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı. Düzenlemelerin hem kullanıcıların hem yatırımcıların güvende hissedeceği bir ortam sağlayacağını belirten Erdamar, süreçle ilgili şunları söyledi: “Kripto para piyasaları alanında ekosisteme fayda sağlamak amacıyla faaliyet gösteren, işini profesyonelce yapan finans ve siber güvenlik firmalarıyla birlikte çalışan firmaların ve projelerin önünü açacak, lisanslama kriterleriyle standart sağlayarak yol haritası çizecek bir regülasyon planlanıyor. Bu sayede tüm kripto varlık ve finansal teknoloji sektörünün daha güvenli hale getirilmesi ve sağlam temeller üzerinde yükselmesi amaçlanıyor.”

İlk kapsam siber güvenlik

Kripto varlık düzenlemelerin kapsayıcılığı hakkında da bilgi veren Erdamar, ilk hedefin alım satım platformlarının düzenlenmesi olduğunu belirtirken şu ifadeleri kullandı: “Şu anda alım satım platformlarının üzerinde kripto varlıkların saklanması ve cüzdan yönetiminden, kullanıcıların fonlarının takibine, finansal risk yönetiminden siber güvenlik önlemlerine kadar uzanan çok fazla iş yükü var. Düzenlemelerin ilk kapsamı, alım satım platformlarının bu iş yükünü bölüştürerek riski daha iyi yönetme esaslarını içeriyor. Dolayısıyla ilk etapta lisanslama süreçlerinin başlamasına yönelik çerçeveyi çizen bir yasa beklentisindeyiz. Finansal açıdan yeterli sermaye şartları, siber güvenlik açısından uyulması gereken kriterler gibi lisans şartlarının zaman içerinde netleşeceği bir süreç başlatılmış olacak.”

Vergi sonraki düzenlemeye kalacak

Düzenlemelerle ilgili en çok merak edilen konulardan birisinin vergilendirme olduğunu belirten Erdamar, “Vergi konusunda çalışmalar büyük gizlilikle devam ediyor. Ancak vergilendirmenin ilk çıkacak çerçeve niteliğindeki yasada değil, detaylı açıklamaların yer aldığı devam niteliğindeki düzenlemelerde netlik kazanacağını düşünüyoruz” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/feed/ 0
Oba Makarnacılık halka arzında talep toplama başladı https://www.kanal7haber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:33:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6490 Oba Makarnacılık Sanayi ve Ticaret AŞ’nin halka arzında talep toplama başladı.

Oba Makarnacılık’ın halka arzı OBAMS kodu ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, Ünlü Menkul Değerler, Ziraat Yatırım Menkul Değerler ve QNB Finans Yatırım Menkul Değerler liderliklerinde oluşturulan konsorsiyum tarafından gerçekleştirilecek.

Halka arz fiyatı pay başına 39,24 lira olarak belirlenen şirketin 72 milyon 252 bin 259 lira sermaye artırımı, 24 milyon 84 bin 86 lira ortak satışı olmak üzere nominal değeri 96 milyon 336 bin 345 lira olan payları satışa çıkacak. Böylece şirketin yüzde 20,1’i halka açılmış olacak. Şirket, 22-23 Şubat’ta talep toplayacak.

Halka arz edilecek hisselerin yüzde 49’u yurt içi bireysel yatırımcıya, yüzde 45’i yurt içi kurumsal yatırımcıya, yüzde 5’i yurt dışı kurumsal yatırımcıya ve yüzde 1’i de Oba Makarnacılık çalışanlarına ayrıldı.

“Günlük 3 bin ton buğday kırma, 2 bin ton makarna üretimi gerçekleştiriyoruz”

Oba Makarnacılık Yönetim Kurulu Üyesi İpek Cıncıkcı, AA muhabirine, 2005’te tesisi aldıklarında 80 ton kapasiteli bir üretim tesisi olduğunu ve 2010’da yaptıkları yeni yatırımlarla Türkiye’nin en büyük makarna üretim tesisini hayata geçirdiklerini söyledi.

Cıncıkcı, “2010’da Gaziantep 4. organize sanayi bölgesinde yeni fabrikamızın inşaatına başladık ve o zamanın en yüksek üretim kapasitelerinden birine ulaştık. Ardından 2017’de stratejik bir kararla Sakarya Hendek’te üretim tesisi aldık. Bu tesisi satın aldığımızda üç hat vardı ve yeni yaptığımız yatırımlarla birlikte Hendek fabrikamızın kapasitesini neredeyse Gaziantep fabrikamıza ulaştırdık. İki fabrika toplamında günlük 3 bin ton buğday kırma, 2 bin ton makarna üretimi gerçekleşmekte.” şeklinde konuştu.

Cıncıkcı, 2019’da Sakarya fabrikasında tek hatla üretime başladıkları noodle ürününde 2020 sonunda kapasitenin yeterli gelmemeye başladığını ve yeni bir yatırım ihtiyacı doğduğunu belirterek, bu yatırımla noodle hattı sayısını 1’den 4’e çıkarttıklarını ve 90 milyon porsiyondan 985 milyon porsiyon kapasiteye ulaştırdıklarını ifade etti.

“Türkiye küresel makarna pazarında kritik bir oyuncu”

Küresel makarna pazarının yaklaşık 66 milyar dolar tutarında olduğunu bildiren Cıncıkcı, “Türkiye küresel makarna pazarında kritik bir oyuncu, hem üretim anlamında hem ihracat anlamında. Üretimde Türkiye, Amerika ve İtalya’dan sonra üçüncü. Türkiye’de yapılan makarna üretiminin yüzde 25’i Oba Makarnacılık tesislerinde gerçekleşiyor. Türkiye ihracatta da oldukça kilit bir aktör. İtalya’nın ardından 2. sırada yer almakta. Biz de Türkiye’nin ihracatından yaklaşık yüzde 30 pay almaktayız.” bilgisini paylaştı.

Cıncıkcı, halka arzdaki en büyük motivasyonlarının şirketlerinin, global ölçekte gıda liderleri arasındaki sıralamasını sağlamlaştırmak ve uzun vadede bu sıralamayı daha üst sıralara taşımak olduğunu söyledi.

Halka arzın şirkete kurumsallaşma anlamında önemli katkılar sağladığını belirten Cıncıkcı, “İkinci nesil kuşak olarak bizden sonraki nesillere de şirketimizi daha sürdürülebilir kılmak amacıyla bu yola baş koyduk. İnanıyorum ki Oba Makarnacılık, yatırımcı ve şirket ilişkisini en güzel şekilde yönetecektir. Halka arz öncesi de büyük yatırımlar yaptık. Halka arz gelirlerimizin yaklaşık yüzde 50’sini ürün çeşitlendirme, kapasite yatırımları ve enerji yatırımlarında değerlendiriyor olacağız.” diye konuştu.

Cıncıkcı, yabancı para pozisyonunda net artıda olduklarının bilgisini vererek, “30 Eylül 2023 itibarıyla ciromuz 12 milyar lira oldu. Ciromuzun yüzde 70’i ihracattan geliyor. Yeni dönemde de nakit akışımızı artırırken düşük borç düzeyi ile kendimizi karşımıza çıkabilecek fırsatlara karşı daima hazır hissetmek istiyoruz. Aynı zamanda risklere karşı da korunaklı bir hale geleceğiz.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/oba-makarnacilik-halka-arzinda-talep-toplama-basladi/feed/ 0
Enerjisa Dağıtım Şirketleri, dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlarla müşteri odaklı çalışmalar gerçekleştirdi https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-odakli-projeler-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalar-gerceklestirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-odakli-projeler-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalar-gerceklestirdi/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:06:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6476 Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin elektrik dağıtımındaki 3 şirketi olan AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ, elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştirerek geçen yıl Anadolu Yakası, Karabük ve Osmaniye’de müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla çalışmalar gerçekleştirdi.

Enerjisa’dan yapılan açıklamaya göre, sektörde öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden söz konusu dağıtım şirketleri sorumlu oldukları illerde bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini sürdürdü.

AYEDAŞ, Anadolu Yakası’nda hizmet verdiği 8 bin 211 trafo ve 35 bin 125 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarına devam etti.

Daha aydınlık bir kent için Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar’da 41 bin 772 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren AYEDAŞ ekipleri, yine adı geçen ilçelerde 2 bin 148 pano ile 134 trafo ve 2 bin 615 dağıtım merkezinin bakımını tamamladı.

Şirket, 3 milyondan fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 893 kilometrelik yeni kablo döşeyen AYEDAŞ ekipleri 2 bin 505 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 1064 elektrik panosu ile 139 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Başkent EDAŞ da Karabük’te 1762 trafo ve 7823 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Karabük için Merkez, Safranbolu, Eflani, Ovacık ve Yenice ilçelerinde 3 bin 7 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri bölgede 204 pano ile 168 trafo ve 134 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Şirket, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Karabük’te hizmet verdiği 178 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 212 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 1510 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 137 elektrik panosu ile 44 trafo ve 5 dağıtım merkezi montajı da tamamlandı.

Öte yandan, Toroslar EDAŞ, Osmaniye’de hizmet verdiği 2 bin 977 trafo ve 12 bin 860 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Osmaniye için Kadirli, Merkez, Düziçi, Bahçe, Toprakkale, Hasanbeyli ve Sumbas ilçelerinde 1804 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Toroslar EDAŞ ekipleri, bölgede 4 trafo ve 41 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Şirket, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Osmaniye’de hizmet verdiği 263 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 2 bin 305 kilometrelik yeni yer altı hattı tesis eden Toroslar EDAŞ ekipleri, kentte 2 bin 490 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 134 elektrik panosu ve 60 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Ayrıca Toroslar EDAŞ, 2016-2020 yıllarını kapsayan son tarife döneminde Türkiye’deki 21 dağıtım şirketi arasında en çok yatırım yapan şirket oldu.

Açıklamada, şirketlerin hizmet verdiği bölgelerde bakım ve yatırım çalışmalarının hız kesmeden süreceği kaydedildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-dagitim-sirketleri-dijitallesme-odakli-projeler-ve-yatirimlarla-musteri-odakli-calismalar-gerceklestirdi/feed/ 0
Tarım Girdi Fiyat Endeksi Aralık Ayında Yüksek Seviyede https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-girdi-fiyat-endeksi-aralik-ayinda-yuksek-seviyede/ https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-girdi-fiyat-endeksi-aralik-ayinda-yuksek-seviyede/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:03:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6474 Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023 yılı Aralık ayı Tarım Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi.

Tarım-GFE’nin Aralık ayında aylık yüzde 2.62 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başladığı 2015 yılından itibaren yüzde 2,06 olan Aralık ayları ortalamasının yüzde 27 üzerinde olmuştur” dedi. Tarım-GFE’nin Aralık’ta yıllık yüzde 41,43 ilan edildiğini kaydeden Çandır, “Bu yıllık rakam, yüzde 32,40 olan son 9 yılın Aralık ayları ortalamasının yüzde 28 üzerinde olmuştur. Aralık ayı tarımsal girdi fiyat enflasyonu, aylık ve yıllıkta ortalamaların üzerinde ilan edildi” dedi.

Aralık ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerini de değerlendiren Başkan Çandır, “Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylıkta yüzde 2,82 ve yıllıkta ise yüzde 37,64’lük artış ilan edildi. Aralık ayları itibariyle aylıkta 2021 yılından, yıllıkta ise 2021 ve 2022 yıllarından sonraki en yüksek değer kaydedildi” dedi. Aralık’ta aylık, tohumda yüzde 2,24, enerjide yüzde eksi 2,26, gübrede yüzde eksi 0,74, ilaçta yüzde 1,91, veteriner hizmetlerinde yüzde 1,26, yemde yüzde 5,21 ve diğer kalemlerde ise yüzde 6,37 olarak aylık değişimler ilan edildiğini belirten Çandır, Aralık ayındaki yıllık değişimlerin ise tohumda yüzde 44,15, enerjide yüzde 47,45, gübrede yüzde 9,69, ilaçta yüzde 24,75, veteriner hizmetlerinde yüzde 151,60, yemde yüzde 27,21 ve diğer kalemlerde ise yüzde 89,31 artış kaydedildiğini belirtti. Çandır, veterinerlik hizmetlerinin son 4 aydır ciddi artış gösterdiğini, Aralık ayında da bu artışın devam ettiğini söylerken, “Öyle ki yıllık yüzde 151,60’lık artış, tüm zamanların rekoru olmuştur. Diğer bir dikkat çekici olan gübrede ise aylık azalış ve yıllık tek haneli yükseliş, son 3 yılın en dikkat çekici düşüşü olmuştur” dedi.

TÜİK tarafından Aralık ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 6,81, yıllık ise yüzde 60,62 olarak ilan edildiğini kaydeden Ali Çandır, tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilimin, genel olarak üretici aleyhine seyrederken Mayıs ve Haziran aylarında aylık ve yıllık düzeyde Tarım-GFE, Tarım-ÜFE’nin altında kalarak üretici lehine döndüğünü bildirdi. Başkan Çandır, “Aralık ayında bu durum yeniden aylıkta ve yıllıkta üretici lehine ilan edilmiştir. 2024 yılında aylık ve yıllık eğilimin böyle devam etmesi, üretici kesimin birikmiş zararlarının azalmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonlarının tarımı dolaylı olarak etkilediğini belirten Başkan Ali Çandır, yurt dışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Aralık’ta aylık yüzde 2,28, yıllıkta yüzde 58,40 arttığına dikkat çekti. Çandır, yurt içi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylıkta yüzde 1,14, yıllıkta yüzde 44,22 arttığını belirtirken, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 2,58 ve yıllık ise yüzde 63,75 artmıştı. Bu durum Aralık ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir” dedi.

Aralık ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 2,93, yıllık yüzde 64,77 arttığını belirten Ali Çandır, “Tüketici taraftaki gıda enflasyonu ise Aralık ayında aylık yüzde 4,81 ve yıllık yüzde 72,01 olarak ilan edilmişti. İşlenmemiş gıda enflasyonu Aralık’ta aylık yüzde 7,24, yıllık yüzde 91,23 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu Aralık’ta aylık yüzde 11,39 ve yıllık 81,29 artış olarak ilan edilmişti. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı enflasyonun üzerinde bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermeye devam etmektedir” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-girdi-fiyat-endeksi-aralik-ayinda-yuksek-seviyede/feed/ 0
2023 Yılında İzmir Kaba Boşanma Hızında En Yüksek İl Oldu https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-izmir-kaba-bosanma-hizinda-en-yuksek-il-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-izmir-kaba-bosanma-hizinda-en-yuksek-il-oldu/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:57:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6465 TÜİK’in 2023 evlenme ve boşanma istatistiklerine göre, kaba boşanma hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu. İzmir’i binde 2,94 ile Antalya takip etti.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2023 yılına ait evlenme ve boşanma istatistiklerini paylaştı. Verilere göre, evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılında 575 bin 891 iken 2023 yılında 565 bin 435 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2023 yılında binde 6,63 olarak gerçekleşti.

Boşanan çiftlerin sayısı 2023 yılında 171 bin 881 oldu

Boşanan çiftlerin sayısı 2022 yılında 182 bin 437 iken 2023 yılında 171 bin 881 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2023 yılında binde 2,01 olarak gerçekleşti.

Ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olarak gerçekleşti.

Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu

Kaba evlenme hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu. Bu ili binde 7,81 ile Aksaray, binde 7,57 ile Gaziantep izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,52 ile Gümüşhane oldu. Bu ili binde 4,82 ile Tunceli, binde 4,98 ile Malatya izledi.

Antalya’da 2023 yılında 20 bin evlenen çift oldu

Antalya’da evlenen çiftlerin sayısı 2023 yılında 20 bin 4 olurken, Isparta’da 2 bin 698, Burdur’da ise bu rakam bin 682 oldu.

Yabancı damatların sayısı 6 bin 345 iken yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 oldu

Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde, yabancı damatların sayısı 2023 yılında 6 bin 345 olup toplam damatların yüzde 1,1’ini oluştururken yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 olup toplam gelinlerin yüzde 5,5’ini oluşturdu.

Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı damatlar içinde yüzde 21,9 ile Alman damatlar birinci sırada yer aldı. Alman damatları yüzde 19,2 ile Suriyeli damatlar ve yüzde 5,1 ile Avusturyalı damatlar izledi.

Yabancı gelinler uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı gelinler içinde yüzde 12 ile Özbek gelinler birinci sırada yer aldı. Özbek gelinleri yüzde 11,3 ile Suriyeli gelinler ve yüzde 9,1 ile Azerbaycanlı gelinler izledi.

Kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu

Kaba boşanma hızının 2023 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,05 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,94 ile Antalya, binde 2,80 ile Karaman izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,36 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,44 ile Şırnak, binde 0,55 ile Muş izledi.

Boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşti

Evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2023 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,7’si ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 171 bin 213 çocuk etkilendi

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2023 yılında 171 bin 881 çift boşanırken 171 bin 213 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2023 yılında yüzde 74,9’u anneye, yüzde 25,1’i babaya verildi. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-izmir-kaba-bosanma-hizinda-en-yuksek-il-oldu/feed/ 0
Okulu bırakan çocuklar altın işleyerek sanatı öğreniyor https://www.kanal7haber.com.tr/okulu-birakan-cocuklar-altin-isleyerek-sanati-ogreniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/okulu-birakan-cocuklar-altin-isleyerek-sanati-ogreniyor/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:51:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6462 Okulu bırakan çocuklar altın işleyerek sanatı öğreniyor

Diyarbakır’da çocukların işledikleri altın, birçok ülkeye ihraç ediliyor

Diyarbakır’dan Avrupa, Asya ve Ortadoğu’ya uzanan ticaret yolu

DİYARBAKIR – Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir kuyumcunun atölyesinde eğitim gören 14-21 yaş arasındaki çocuklar, yaptıkları altın ürünleri Avrupa, Asya ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor. Çocuklar, bir yandan ustalığı öğrenirken diğer yandan ise ailelerine maddi olarak da katkıda bulunuyor.

Merkez Kayapınar ilçesinde kuyum sektöründe faaliyet gösteren HMT Kuyumculuk, okulu bırakan çocuklar için açtığı altın üretim atölyesinde usta yetiştiriyor. Yaşları 14-21 aralığında olan çocuklar, ürettikleri altınlar ile hem sanat öğreniyor hem ailelerine maddi yönden katkı sağlıyor.

HMT Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Kamuran Kaya, 2017 yılından bu yana okulu terk eden çocukları yanında yetiştirip usta öğretici olarak piyasaya sürdüğünü söyledi.

Çocukların atölyede ustalığı öğrenirken diğer yandan da meslek lisesinde eğitim gördüğünü ifade eden Kaya, “2017 yılından bu yana Mesleki Eğitim Programı çerçevesinde çocuk usta yetiştiriyorum. Eğitim alan çocukların çoğu zaten meslek lisesinde kuyumculuk bölümü öğrencileridir. Eğitim gören elemanlarımdan en küçüğü 14 en büyüğü 21 yaşında. Bu çocuklar, Diyarbakır’da kaybolmuş zanaatı yeşertmeye çalışıyor. İnşallah çocuklarımızın her biri ileride ayrı usta olacak, onlar da farklı öğrenci yetiştirecektir” dedi.

“Amacımız; eğitim hayatında pek başarılı olamayan çocukları meslek lisesine yazdırıp, mesleki eğitim programından kendi bünyemize çekip en azından zanaatkar yetiştirmektir” diye konuşmasına devam eden Kaya, “Bu yüzden çocuklarımızı topluma kazandırmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın bir çoğu mevcut sistem içerisinde altını işlemeyi öğrenmiş oluyor. Bu öğrenciler meslek lisesinden mezun olduktan sonra üniversitelerde takı tasarım bölümlerinde eğitim görebilir, sertifikaları olduğu takdirde meslek liselerinde usta öğretici olarak eğitim de verebilirler” ifadelerinde bulundu.

“Öğrenci bulmakta zorlanıyoruz”

Günde 7 öğrencinin 1,5 kilogram altın işlediğini dile getiren Kaya, “Kapasitemiz yüksek olmasına rağmen öğrenci bulmakta zorlanıyoruz. Meslek liseleriyle bu konu hakkında irtibattayız. Önümüzdeki sene daha fazla öğrenci edeceğiz ki sektör hiçbir zaman geri kalmasın. Tarihin en iyi altın işçiliğinin olduğu Diyarbakır’da o ruhu sürdürmeye çalışıyoruz. Üretim yerimizde çalışan çocukların birçoğu yakın çevremizde çalışan kişilerin çocuğu ve yakınıdır. Ekibimiz, günlük 1,5 kilograma yakın altın üretimi yapabiliyor. Bu altınlar da Halep kordonu, paralı bileklikler, paralı kolyeler gibi birçok ürüne çevriliyor” ifadelerine yer verdi.

Son olarak öğrencilerin ürettikleri altınları dünyanın birçok ülkesine ihraç ettiklerini söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

“Çocuk ustalarımızın ürettikleri takıları dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. Bunlardan bazıları Dubai, Hindistan, Irak gibi birçok Avrupa, Asya ve Ortadoğu ülkelerindeki pazara gönderiliyor. Hedefimiz kapasiteyi üç katına çıkarıp daha fazla emektar ve sanatkar çocuk yetiştirmektir.”

5 yıl önce çırak olarak başladığı atölyede şu an ustabaşılık yapan 21 yaşındaki Ömer Kaya, lisede 2. sınıf öğrencisiyken okulu bırakıp kuyum sektörüne başladığını belirtti.

Kaya, “5 yıl önce kuyumcu sektöründe eğitim görmeye başladım. İlk yıl devamlı ustamı izleyerek bu işi tanımaya çalıştım. Ustalarımız bize verdiği bu fırsatı değerlendirip, şu an ustabaşı olarak faaliyet gösteriyorum. Benimle beraber 7 kişi atölyede çalışıyor. Ustabaşı olarak arkadaşlara şu an işi ben öğretiyorum. Onlar da gösterdiğim şekilde altınları işleyerek hazır satılır hale getiriyor. Ben de showroomumuzda sergilenmek üzere arkadaşlara teslim ediyorum. Lise 2’nin ortasında okulu bırakıp tercihimi kuyumcu sektöründen yana kullandım. 5 yıldır sektörün içindeyim ve devam ediyorum” diye konuştu.

Atölyede en küçük yaştaki öğrenci Harun Ölmezoğul ise, 8’inci sınıfı bitirdikten sonra eğitim hayatını bırakıp kuyumcu sektöründe başladığını ifade etti.

Hedefinin iyi bir altın ustası olduğunu söyleyen Ölmezoğul, “8’inci sınıfı bitirdikten sonra okulu bıraktım. Şu an mesleki okula gidiyorum. 10 aydır burada hem altın işlemeyi öğreniyorum hem çalışıyorum. Bundan sonraki hedefim iyi bir altın ustası olmaktır. Burada ilkin Halep zincirini örmeye başladım. Daha sonra diğer takıları yapmaya başladım. Ustam sağ olsun bana çok yardımcı oluyor” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/okulu-birakan-cocuklar-altin-isleyerek-sanati-ogreniyor/feed/ 0
Diyarbakır’da Kuyum Atölyesinde Eğitim Gören Çocuklar Altın Ürünlerini İhraç Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/diyarbakirda-kuyum-atolyesinde-egitim-goren-cocuklar-altin-urunlerini-ihrac-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/diyarbakirda-kuyum-atolyesinde-egitim-goren-cocuklar-altin-urunlerini-ihrac-ediyor/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:27:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6450 Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir kuyumcunun atölyesinde eğitim gören 14-21 yaş arasındaki çocuklar, yaptıkları altın ürünleri Avrupa, Asya ve Orta Doğu ülkelerine ihraç ediliyor. Çocuklar bir yandan ustalığı öğrenirken, diğer yandan ise ailelerine maddi katkıda bulunuyor.

Merkez Kayapınar ilçesinde kuyum sektöründe faaliyet gösteren HMT Kuyumculuk, okulu bırakan çocuklar için açtığı altın üretim atölyesinde usta yetiştiriyor. Yaşları 14-21 aralığında olan çocuklar, ürettikleri altınlar ile hem sanat öğreniyor hem ailelerine maddi yönden katkı sağlıyor.

HMT Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Kamuran Kaya, 2017 yılından bu yana okulu terk eden çocukları yanında yetiştirip usta öğretici olarak piyasaya sürdüğünü söyledi.

Çocukların atölyede ustalığı öğrenirken diğer yandan da meslek lisesinde eğitim gördüğünü ifade eden Kaya, “2017 yılından bu yana Mesleki Eğitim Programı çerçevesinde çocuk usta yetiştiriyorum. Eğitim alan çocukların çoğu zaten meslek lisesinde kuyumculuk bölümü öğrencileridir. Eğitim gören elemanlarımdan en küçüğü 14 en büyüğü 21 yaşında. Bu çocuklar, Diyarbakır’da kaybolmuş zanaatı yeşertmeye çalışıyor. İnşallah çocuklarımızın her biri ileride ayrı usta olacak, onlar da farklı öğrenci yetiştirecektir” dedi.

“Amacımız; eğitim hayatında pek başarılı olamayan çocukları meslek lisesine yazdırıp, mesleki eğitim programından kendi bünyemize çekip en azından zanaatkar yetiştirmektir” diye konuşmasına devam eden Kaya, “Bu yüzden çocuklarımızı topluma kazandırmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın bir çoğu mevcut sistem içerisinde altını işlemeyi öğrenmiş oluyor. Bu öğrenciler meslek lisesinden mezun olduktan sonra üniversitelerde takı tasarım bölümlerinde eğitim görebilir, sertifikaları olduğu takdirde meslek liselerinde usta öğretici olarak eğitim de verebilirler” ifadelerinde bulundu.

“Öğrenci bulmakta zorlanıyoruz”

Günde 7 öğrencinin 1,5 kilogram altın işlediğini dile getiren Kaya, “Kapasitemiz yüksek olmasına rağmen öğrenci bulmakta zorlanıyoruz. Meslek liseleriyle bu konu hakkında irtibattayız. Önümüzdeki sene daha fazla öğrenci edeceğiz ki sektör hiçbir zaman geri kalmasın. Tarihin en iyi altın işçiliğinin olduğu Diyarbakır’da o ruhu sürdürmeye çalışıyoruz. Üretim yerimizde çalışan çocukların birçoğu yakın çevremizde çalışan kişilerin çocuğu ve yakınıdır. Ekibimiz, günlük 1,5 kilograma yakın altın üretimi yapabiliyor. Bu altınlar da Halep kordonu, paralı bileklikler, paralı kolyeler gibi birçok ürüne çevriliyor” ifadelerine yer verdi.

Son olarak öğrencilerin ürettikleri altınları dünyanın birçok ülkesine ihraç ettiklerini söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

“Çocuk ustalarımızın ürettikleri takıları dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. Bunlardan bazıları Dubai, Hindistan, Irak gibi birçok Avrupa, Asya ve Ortadoğu ülkelerindeki pazara gönderiliyor. Hedefimiz kapasiteyi üç katına çıkarıp daha fazla emektar ve sanatkar çocuk yetiştirmektir.”

5 yıl önce çırak olarak başladığı atölyede şu an ustabaşılık yapan 21 yaşındaki Ömer Kaya, lisede 2. sınıf öğrencisiyken okulu bırakıp kuyum sektörüne başladığını belirtti.

Kaya, “5 yıl önce kuyum sektöründe eğitim görmeye başladım. İlk yıl devamlı ustamı izleyerek bu işi tanımaya çalıştım. Ustalarımız bize verdiği bu fırsatı değerlendirip, şu an ustabaşı olarak faaliyet gösteriyorum. Benimle beraber 7 kişi atölyede çalışıyor. Ustabaşı olarak arkadaşlara şu an işi ben öğretiyorum. Onlar da gösterdiğim şekilde altınları işleyerek hazır satılır hale getiriyor. Ben de showroomumuzda sergilenmek üzere arkadaşlara teslim ediyorum. Lise 2’nin ortasında okulu bırakıp tercihimi kuyumcu sektöründen yana kullandım. 5 yıldır sektörün içindeyim ve devam ediyorum” diye konuştu.

Atölyede en küçük yaştaki öğrenci Harun Ölmezoğul (14) ise, 8’inci sınıfı bitirdikten sonra eğitim hayatını bırakıp kuyumcu sektöründe başladığını ifade etti.

Hedefinin iyi bir altın ustası olduğunu söyleyen Ölmezoğul, “8’inci sınıfı bitirdikten sonra okulu bıraktım. Şu an mesleki okula gidiyorum. 10 aydır burada hem altın işlemeyi öğreniyorum hem çalışıyorum. Bundan sonraki hedefim iyi bir altın ustası olmaktır. Burada ilkin Halep zincirini örmeye başladım. Daha sonra diğer takıları yapmaya başladım. Ustam sağ olsun bana çok yardımcı oluyor” dedi. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/diyarbakirda-kuyum-atolyesinde-egitim-goren-cocuklar-altin-urunlerini-ihrac-ediyor/feed/ 0
Nvidia’nın kar açıklaması risk iştahını artırırken, TCMB’nin kararları yatırımcıların odağına yerleşti https://www.kanal7haber.com.tr/nvidianin-kar-aciklamasi-risk-istahini-artirirken-tcmbnin-kararlari-yatirimcilarin-odagina-yerlesti/ https://www.kanal7haber.com.tr/nvidianin-kar-aciklamasi-risk-istahini-artirirken-tcmbnin-kararlari-yatirimcilarin-odagina-yerlesti/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:18:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6443 Küresel piyasalarda, Kaliforniya merkezli çip üreticisi Nvidia’nın son çeyrekte beklentilerin üzerinde kar açıklaması risk iştahını artırırken, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti.

Geçen yıl boyunca Nvidia önderliğinde dikkati çeken teknoloji sektörünün, şirketin son çeyrekte yıllık yüzde 769 artışla 12,29 milyar dolar net kar elde ederek tahminleri aşması ve içinde bulunulan çeyreğe ilişkin gelir beklentisini 24 milyar dolar olarak açıklamasının ardından gelecek dönemlerde de adından söz ettirmeye devam etmesi bekleniyor.

Öte yandan, dün ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlik sürerken, dün yayımlanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları da yetkililerin para politikasını hızlı gevşetme konusunda endişeleri olduğunu gösterdi.

Tutanaklarda, Fed yetkililerinin, enflasyonun düşürülmesinde daha fazla ilerleme kaydedilmesinin beklenenden daha uzun sürebileceği ihtimaline ağırlık verdiği bildirildi.

Fed yetkililerinin, kısıtlayıcı para politikası duruşuna ne kadar süre devam edilmesi gerektiğine ilişkin belirsizliğin altını çizdiği aktarılan tutanaklarda, “Çoğu yetkili, politika duruşunu gevşetmek için çok hızlı hareket etmenin risklerine dikkati çekti ve enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2’ye düşüp düşmediğine karar verirken gelen verileri dikkatle değerlendirmenin önemini vurguladı. Ancak birkaç yetkili, aşırı kısıtlayıcı duruşun çok uzun süre sürdürülmesinin ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklere işaret ettiğini belirtti.” ifadeleri kullanıldı.

Tutanaklar sonrası, para piyasalarında Fed’in martta faizi sabit bırakacağına dair beklentide değişiklik olmazken, bankanın mayısta faiz indirimine başlama ihtimali yüzde 29’a, haziranda başlama ihtimali de 70’e geriledi.

Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Richmond Fed başkanı Thomas Barkin, manşet enflasyonun düşmesine rağmen konut gibi sektörlerde fiyat baskılarının devam ettiğini vurgularken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, yakın gelecekte faiz indirimi ihtimaline karşı olduğunu dile getirdi.

Ayrıca, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), ABD’nin para politikasına ilişkin 2024 görünümünü değiştirmediğini, Fed’in haziran toplantısında politika faizini 25 baz puan, yıl sonuna kadar ise 75 baz puan düşüreceğini öngördüğünü bildirdi.

Makroekonomik veri tarafında ABD’de 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı yüzde 7,06 ile yeniden yüzde 7 seviyesini geçerken, geçen yıl aralıktan bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Dün piyasalar kapandıktan sonra bilançosunu açıklayan Palo Alto Networks’ün bu yıla ilişkin büyüme tahminleri de beklentilerin altında kaldı. Şirketin hisseleri bugün yüzde 28’den fazla düşüş gösterdi.

ABD’de 737 MAX 9 tipi yolcu uçağının, 5 Ocak akşamı havadayken gövdesinden bir parça kopması sonrasında hisseleri yüzde 20’den fazla düşüş kaydeden Boeing, 737 MAX programında yönetici değişikliğine gidildiğini duyurdu. Boeing hisseleri dün yaklaşık yüzde 1 düşüşle günü tamamladı.

Söz konusu gelişmeler sonrası dün ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 5 baz puan artışla yüzde 4,33’e çıkarken, şu sıralarda yüzde 4,31 seviyesinde bulunuyor.

Yükseliş eğilimini üst üste altıncı işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, bugün yüzde 0,2 yükselişle 2 bin 29 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler yatırımcıların odağında bulunmaya devam ederken, dün Brent petrolün varil fiyatı günü yüzde 0,6 artışla 82,3 dolardan tamamlamasının ardından şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 82,4 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,32 değer kaybederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,13 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,13 artış kaydetti. Dün piyasalar kapandıktan sonra açıklanan Nvidia bilançosunun etkileri, ABD’de endeks vadeli kontratların yeni güne pozitif bir seyirle başlamasına neden oldu.

Avrupa borsalarında dün İngiltere hariç pozitif bir seyir öne çıkarken, bugün gözler Avro Bölgesi’nde enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi.

Analistler, Avro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,4 azalmasının beklendiğini belirterek, yıllık bazda yüzde 2,8 artış öngörüldüğünü hatırlattı.

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya Ukrayna Savaşı nedeniyle uyguladığı yaptırımlar kapsamında ilk kez Çinli şirketleri, Rusya’ya savaşta askeri destek sağlayabilecek ticari ilişkileri nedeniyle yaptırım listesine dahil etti.

Dün, İngiltere’nin en büyük bankalarından HSBC’nin hisse fiyatının, son çeyrekte vergi öncesi karındaki gerileme ve iştiraki olan Çin finans kuruluşundaki değer kaybı nedeniyle yüzde 8’den fazla gerilemesi dikkati çekti.

Almanya tarafında ise hükümet, bu yıl için daha önce yüzde 1,3 olarak açıklanan büyüme beklentisini zayıf küresel talep, jeopolitik belirsizlikler ve yüksek seyreden enflasyonun etkisiyle yüzde 0,2’ye düşürdüğünü bildirdi.

Öte yandan, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerinde Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH) geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0,4 büyüme kaydetti.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,73 azalırken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,29, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,22 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.

Nvidia finansal sonuçlarının ardından vadeli piyasalarda artan risk iştahı Asya pay piyasalarına da taşınırken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi 1989’daki zirvesini tazeledi.

Japonya’da Nikkei 225 endeksi, 39.029,00 puana ulaşarak Aralık 1989’da görülen tüm zamanların en yüksek gün içi seviyesi olan 38.957,44’ü geride bıraktı.

Güney Kore Merkez Bankası ise politika faizini dokuzuncu toplantısında da yüzde 3,50’de sabit bıraktı.

Öte yandan, Japonya’da imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 47,2 ile Ağustos 2020’den bu yana en düşük seviyeye gerilerken, hizmet sektörü PMI 52,5’e indi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 artış kaydetti.

Yurt içinde dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,35 değer kaybıyla 9.312,12 puandan tamamlarken, bugün gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tümü, merkez bankasının politika faizini sabit bırakmasını beklerken, ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 36,25 oldu.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 31,0043’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,0240 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde TCMB’nin faiz kararının yanı sıra yoğun veri gündemi, dünya genelinde ise öncü imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuru verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.400 ve 9.530 seviyelerinin direnç, 9.300 ve 9.200 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, şubat ayı finansal hizmetler güven endeksi

11.30 Almanya, şubat ayı imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik PMI

12.00 Avro Bölgesi, şubat ayı imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik PMI

12.30 İngiltere, şubat ayı imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik PMI

13.00 Avro Bölgesi, ocak ayı TÜFE

14.00 Türkiye, TCMB’nin faiz kararı

14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

17.45 ABD, şubat ayı imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik PMI

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/nvidianin-kar-aciklamasi-risk-istahini-artirirken-tcmbnin-kararlari-yatirimcilarin-odagina-yerlesti/feed/ 0
Topraksız Tarım ile Mahsul Verimi Artıyor https://www.kanal7haber.com.tr/topraksiz-tarim-ile-mahsul-verimi-artiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/topraksiz-tarim-ile-mahsul-verimi-artiyor/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:51:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6358 3 kez mahsul alınırken, topraksız tarım ile bu sayı 6’ya kadar çıkabiliyor.

İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, Terme ilçesi Akçay Mahallesinde bulunan topraksız tarım yapan modern sera işletmesini ziyaret etti. Müdür Sağlam, burada yaptığı incelemelerin ardından topraksız tarımın özellikleri ve sağladığı faydalar hakkında bilgilendirmede bulundu.

Topraksız tarımın her türlü tarımsal üretimin durgun veya akan besin eriyiklerinde veya besin eriyiklerince zenginleştirilmiş katı yetiştirme ortamlarında gerçekleştirilmesine verilen ad olduğunu ifade eden Müdür İbrahim Sağlam, ” Türkiye’de topraksız tarım yapan modern sera işletmelerinde ağırlıklı olarak sebze (domates ve biber) yetiştiriciliği yapılmakla beraber, son yıllarda su kültüründe marul ve katı ortam kültüründe topraksız çilek üretimine yönelim artmaktadır” dedi.

“Toprakta dekar 5 bin bitki dikilirken, topraksız olarak ise 25 bin bitki dikiliyor”

Topraksız tarımın, topraklı tarıma oranla avantajlarından bahseden Müdür Sağlam, “Topraksız tarımın seralarda yaygınlaşmasında monokültür sera toprağının yağmurdan ve normal hava hareketlerinden yoksun oluşu, gübre kullanımı, sera bitkilerinin ömrünün uzun olması, serada bitki artığının kalmaması, seradaki aşırı yaz sıcakları etkili olmaktadır. Topraksız kültürde kök ortamının ph, tuzluluk, besin madde dengesi ve hava su oranı daha sağlıklı bir şekilde ayarlanabilir. Toprak kaynaklı hastalık ve zararlılar ile yabancı otlar sorunu yoktur. Bundan dolayı kullanılan tarımsal ilaç miktarı da düşer. Topraksız tarım, ekim nöbeti zorunluluğunu ortadan kaldırır. Birim alandaki bitki sayısı artırılabilir. (Topraklı çilek yetiştiriciliğinde dekara 5 bin bitki dikilirken topraksız çilek yetiştiriciliğinde bu sayı 25 bine çıkmaktadır. Buda dekara verimi 2,5-3 tonlardan 12-13 tona çıkarmaktadır. Topraksız marul yetiştiriciliğinde üretim periyodu kısaldığından yılda 6 kez ürün alınmaktadır. (Bu üretim topraklı yapılsa 2 veya 3 dönem olacaktır). Topraksız kültürde her zaman temiz ürün alındığından insan sağlığı için önem taşımaktadır. Erkencilik, topraklı tarıma kıyasla daha belirgindir. Verim daha yüksektir” diye konuştu.

İlde topraksız tarım yapan tek yer hakkında da bilgi veren Sağlam, şunları söyledi:

“İlimizde su kültüründe marul üretimi ile başlayan topraksız tarıma yönelim çilek yetiştiriciliği ile artmaya başlamıştır. Hali hazırda ilimizde 2 dekar su kültüründe marul üretiminin yanında yeni yapılan 20 dekar domates ve 13 dekar çilek olmak üzere toplam 35 dekara ulaşmıştır. Tesisimiz Terme ilçemiz Akçay mahallesinde 2 dekar alan üzerine kurulmuş olup 2017 yılında üretime başlamıştır. Tesisin sera ve diğer eklentileri ile birlikte kurulum maliyeti bu günkü kur üzerinden yaklaşık 2,5 milyon TL olarak hesaplanmıştır. Tesisimizde yıllık 75 bin adet marul üretimi yapılmaktadır. Yeni uygulamaya başladığımız 2. kat üretim ilavesi ile bu üretimin 100 bin adetin üzerine çıkarılması hedeflenmektedir. Tesisimizin yıllık elektrik, tohum, gübre, kaya yünü, su, ilaç ve işçilik gideri 467 bin TL’dir. 75 bin üretim kapasitesine göre; 1 adet marulun maliyeti 6,23 TL olup üretim kapasitesi 100 bin adete çıkarıldığında 1 adet marulun maliyeti 5 TL ye düşecektir. Üreticimizin 2 kat haline dönüştürülecek modelde kazancı yıllık net işçilik de dahil 1 milyon TL’yi geçecektir. Bu yöntem ilimizde ilk defa uygulanmaktadır. Tesisimizin teknik iş ve işlemleri, tüm teknik programları il müdürlüğümüz teknik elemanları tarafından yürütülmektedir. Bu konuda yatırımcılarımızı il/ilçe müdürlüğümüze davet ediyoruz.” – SAMSUN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/topraksiz-tarim-ile-mahsul-verimi-artiyor/feed/ 0
27. Avrasya Ekonomi Zirvesi https://www.kanal7haber.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/ https://www.kanal7haber.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:39:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6351 Marmara Grubu Vakfı (MGV) tarafından İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (İHKİB) desteğiyle düzenlenen 27. Avrasya Ekonomi Zirvesi, “Krizlerden İstikrara, Kapsayıcı Bir Dünya İnşa Etmek” ana temasıyla başladı.

Zirveye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi (PA) Türk Delegasyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Genel Sekreter Yardımcısı ve Büyükelçi Merve Safa Kavakcı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev, eski bakanlardan Ali Talip Özdemir ile çok sayıda yerli ve yabancı davetli katıldı.

Etkinlikte konuşan MGV Genel Başkanı Akkan Suver, dünyada küresel krizlerden geçildiğini, itilaflar ve savaşlar yaşandığını söyledi.

İklim krizi, su kıtlığı, atık yönetimi ile boğuşulduğunu belirten Suver, şunları kaydetti:

“Gezegenimizde çatışmanın nedenini oluşturan itilaflar, savaşlar ve küresel iklim değişikliği ile ekonomide durgunluktan dolayı korkunç bir fırtına yaşıyoruz. Daha insancıl bir dünya için uluslararası işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen diplomatik dil ve diplomasi kayboldu. Devletlerarası farklı ilişkilerin geliştiği yeni bir dönemin başlangıcındayız. Arkalarında popülizm ve demagojinin bulunduğu bu ilişkiyi son derece tehlikeli bulduğumuzu belirtmek isterim.

Gene bu düzende tabandan yukarıya doğru işleyen toplumlar oluşturuyoruz. Tepeden aşağıya değil. Karşı karşıya olduğumuz yeni dünya düzeninde geleneksel kuruluşlar, siyasi partiler, gücü paylaşan kurumlar önemini günden güne kaybediyor. Sosyal ağlarla, sosyal medya ile bireysel fikir ve güçlü mesajlarla yönetilen sanal bir düzene gidiyoruz. Savaşlar sürse de krizler devam etse de ben inanıyorum ki yarın bir şekilde bir araya geleceğiz. Gelmemiz de gerekir, yarınları barış, karşılıklı saygı içinde yaşayabilmemiz için sürdürülebilir, eşitlikçi, geleceği inşa etmek zorundayız. Bunun içinde güveni tekrar inşa etmeliyiz.”

“Marmara ana yol ticari hatlarının kesiştiği bir nokta”

KEİPA Genel Sekreteri Asaf Hajiyev de Marmara’nın Asya ve Avrasya arasında köprü olduğunun altını çizdi.

Bölgenin aynı zamanda ana yol ticari hatlarının kesiştiği bir nokta olduğunu dile getiren Hajiyev, “Marmara doğudan batıya ve kuzeyden güneye bir kesişme noktasıdır. Aynı anda bölge enerji kaynakları açısından da zengindir. Avrupa ve dünya piyasalarına bir çok enerji hattı buradan geçmektedir ama bölgenin en büyük zenginliği coğrafik konumu değildir. Enerji kaynaklarından zenginliği de değildir. Bölgenin asıl zenginliği, temel zenginliği halkıdır.” diye konuştu.

Hajiyev, Marmara Bölgesi’nde değişik ülkelerden insanların, geleneklerin, kültürlerin ve dinlerin bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Yaradan bütün yaşayan şeyleri yaratmıştır. Aynı anda yaradan insanı da yaratmıştır. İnsanın temel görevi doğayı, hayvanları, ağaçları ve çiçekleri korumaktır ama günümüz dünyasında yok edenleri daha çok görüyoruz. Sadece doğayı değil, halkları da o yüzden bunu ciddi olarak ele almalıyız.”

KEİ Genel Sekreter Yardımcısı ve Büyükelçi Merve Safa Kavakcı da “Burada amaç üye devletlerimizle işbirliği ve birlikteliği sağlamak, bu sayede barışı sağlamak ve bölgemize refah sunmak.” dedi.

Kavakcı, devletlerarası bir organizasyon olarak bölgenin ihtiyaçlarına uyum sağlayarak bölgesel bağlamda çözüm sunmaya çalıştıklarını belirtti.

Zirvede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de mesajları okundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/27-avrasya-ekonomi-zirvesi/feed/ 0
Kuşadası Belediyesi Ekonomik Krizde İhtiyaç Sahiplerine Yardım Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/kusadasi-belediyesi-ekonomik-krizde-ihtiyac-sahiplerine-yardim-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kusadasi-belediyesi-ekonomik-krizde-ihtiyac-sahiplerine-yardim-ediyor/#respond Mon, 15 Apr 2024 09:03:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6335 Kuşadası Belediyesi, Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz nedeniyle alım gücü giderek düşen kent sakinleri için geliştirdiği sosyal yardım projelerine hız verdi.

Ayni ve nakdi sosyal yardımlarını Güvercin Masa ile Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne yapılan başvurular ve muhtarlıklardan elde edilen bilgiler doğrultusunda yapan Kuşadası Belediyesi, kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve engelliler başta olmak üzere ihtiyaç sahibi hiç bir hemşehrisini yalnız bırakmıyor. Bu kapsamda son 5 yılda 4685 kişiye 4 milyon 528 bin TL nakdi yardımda bulunan Kuşadası Belediyesi, gıda, yakacak, soba yardımı gibi çeşitli başlıklar altında ayni yardımlarını da sürdürüyor.

YAKACAK VE GIDA DESTEĞİ

Son 5 yıl boyunca her kış ortalama 2500 aileye yakacak desteğinde bulunan Kuşadası Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, 5 yıl boyunca toplam 9765 kişiye 2 bin tonun üzerinde kömür desteğinde bulundu. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ise kent genelinde budanan ağaçlardan elde edilen atık dalları kışlık odun haline getirerek kömür yardımıyla koordineli olarak vatandaşlara ulaştırdı. Öte yandan, 5 yılda 20259 gıda kolisini ihtiyaç sahibi ailelere ulaştıran Kuşadası Belediyesi, ihtiyaç sahibi ailelerin elektrik ve su faturalarını ödemeleri için de destek sağlıyor.

ÇOCUK VE GENÇLERE BASLENME DESTEĞİ

Kuşadası Belediyesi tarafından ihtiyaç sahibi ailelerin 2-5 yaş aralığındaki çocukları için başlatılan süt desteği projesi kapsamında 11 ayda 85 bin litre süt evlere ulaştırıldı. Süt desteğinin yanı sıra Kuşadası Belediyesi tarafından geçen yıl başlatılan ve her ay 3082 öğrencinin yararlandığı beslenme çantası desteği projesi kapsamında da toplam 193 bin 500 beslenme paketi ailelere teslim edildi. Kuşadası Belediyesi’ne ait Arya A.Ş’ye bağlı Gazibeğendi Tesislerinde üniversite öğrencileri için sürdürülen ücretsiz akşam yemek uygulaması ise 3 yıldır sürüyor. Ücretsiz akşam yemeği uygulamasından günde ortalama 300 üniversite öğrencisi faydalanıyor.

EĞİTİME KATKI

Kuşadası Belediyesi tarafından kentte öğrenim gören ilk, orta, lise ve üniversite öğrencileri için verilen destek kapsamında 5 yılda ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen 3265 öğrenciye toplam 2 trilyon 343 bin TL nakdi eğitim desteği sunuldu. Öte yandan 5 yılda 1707 öğrenciye 749 bin 91 TL tutarında kırtasiye yardımı yapıldı.

EVDE BAKIM BİRİMİ

Kuşadası Belediyesi tarafından yaşlı, engelli veya hasta olmaları nedeniyle ev işlerini ve kişisel bakımlarını yapmakta güçlük çeken kent sakinleri için sunulan evde bakım hizmeti sürüyor. 5 yılda 3267 kişiye düzenli olarak evde bakım hizmeti sunan Kuşadası Belediyesi Evde Bakım Birimi, 16180’i kadın, 7606’sı erkek olmak üzere 23 bin 786 kişiye banyo, 429 kişiye ise kuaförlük ve berberlik hizmeti verdi.

KADIN DANIŞMA MERKEZİ

Kuşadası Belediyesi Kadın Danışma Merkezi aracılığıyla başta aile içi şiddet olmak üzere kadın, çocuk ve gençlerin yaşadığı sorunlar ile ilgili  psikolojik ve sosyal danışmanlık hizmeti sunuluyor. Merkez bünyesinde istihdam edilen uzman psikologlar ve psikolojik danışmanlar aracılığıyla yaşama geçirilen çalışma kapsamında 5 yılda 4946 kişiye ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmeti verildi. Aile danışmanlığı hizmeti de sunan Kuşadası Belediyesi Kadın Danışma Merkezi, kısa süre içerisinde Türkmen Mahallesi’nde yapımı sürmekte olan yeni binasında hizmet vermeye başlayacak.

HOŞ GELDİN BEBEK

Kuşadası Belediyesi tarafından yeni çocuk sahibi olan ailelerin sevincine ortak olmak amacıyla yaşama geçirilen Hoş Geldin Bebek ziyaretleri, yıl boyunca kesintisiz sürüyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan ziyaretlerde, çiçeği burnunda ebeveynlere yenidoğan bebek çantaları hediye ediliyor. 5 yılda 1264 bebeğe ‘hoş geldin’ diyen Kuşadası Belediyesi, ziyaretlerini yıl boyunca sürdürüyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kusadasi-belediyesi-ekonomik-krizde-ihtiyac-sahiplerine-yardim-ediyor/feed/ 0
Kayseri Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera OSB, Bölgenin Üretim Üssü Olacak https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-kocasinan-jeotermal-kaynakli-sera-osb-bolgenin-uretim-ussu-olacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-kocasinan-jeotermal-kaynakli-sera-osb-bolgenin-uretim-ussu-olacak/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:39:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6288 Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile ilgili düzenlenen basın toplantısında, “Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera OSB bölgenin üretim üssü olacaktır” dedi.

Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış, Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB ile ilgili düzenlenen basın toplantısında Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri arasında ilk ve tek acele kamulaştırma kararı alınan OSB olma özelliğini taşıyan Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB’nin 1 Milyon 277 metrekare alanda MTA tarafından etüt çalışmalarına başlandığını söyledi. Başkan Recep Bağlamış, “OSB’nin genel yerleşim planı, üst yapı modülleri, imar planları, parselasyon planlarının hazırlanması amacıyla da yapılan ihale sonuçlandı. Acele kamulaştırma hükümleri kapsamında da kamulaştırma işlemleri mahkemelerce yürütülüyor. Kayseri Kocasinan Tarıma Dayalı İhtisas OSB olarak diğer OSB’lere kıyasla çok kısa sürede birçok aşamayı geçerek, ön tahsis için hazırlıklarına başlıyoruz. Kayseri Tarımının Sanayi ile entegrasyonu açısından çok önemli olan projede çalışmalar titizlikle ve hızla devam ediyor. Yöre için mega bir proje olması hedeflenen OSB de 11 ay boyunca üretim yapılması, öncelik kadınlarda olmak üzere en az 2 bin kişiye istihdam sağlanması hedeflenmektedir. Bu sayede ilimiz ekonomisine yılda 3 milyar TL katkı sağlanacağına inanıyoruz. Kuruluşunu gerçekleştirdiğimiz, OSB’de, sera işletmeleri ile birlikte üretilen ürünlerin işlenmesine yönelik sanayi tesisleri de yer alacaktır. Kayseri iline 58, Nevşehir iline 65 Yozgat iline 116 Aksaray iline 147 Sivas iline 198 ve Ankara iline ise 288 kilometre mesafede bulunan Kayseri Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera OSB lojistik maliyetlerinin düşürülmesi, nakliyeden kaynaklanan kayıpların azaltılması açısından da ön plana çıkmaktadır. Ayrıca projeyle; Kayseri ilinde tarımda ihtisaslaşmanın sağlanması, üretim döneminde iç ve dış pazarın ihtiyaçları dikkate alınmak suretiyle yetiştiriciliği yapılacak ürünlere yönelik üretim planlaması yapılması, Kayseri ilinin sebze tüketiminin yüzde 30’unun buradan karşılanması ve Kayseri sebze ve meyve ihracatının yüzde 25 oranında artırılması da projenin hedefleri arasında yer almaktadır” şeklinde konuştu.

Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera OSB’nin kullanılacak yenilebilir enerji kaynakları ve kullanılan teknolojiyle bölgeye büyük katma değer kazandıracağını ifade eden Bağlamış, “Yaklaşık 2 yıl içinde bacasız fabrikaların hizmete alınması ve yıllık 40 bin ton ürün yetiştirilmesi hedeflenen OSB’de, Özellikle vurgulamak istiyorum, Hollanda’ya da Rusya’ya da Arap ülkelerine de sebze meyvelerimiz ihraç edilecektir. Buradaki asıl hedef, şehrin etrafındaki üretim alanlarının, kendi ihtiyaçlarını karşılamasının önemini vurgulamaktadır. Aslında sebzelerdeki fiyat dalgalanmalarındaki en önemli unsurlardan biri nakliyedir. Antalya’da ürettiğimizi Kayseri’ye taşıyoruz. Belki de ürünün kendi bedelinden daha fazla kilogram başına maliyet bindiriyoruz. İnşallah her şehir kendi etrafında, kendisine yetebilecek kadar alanda üretim yapabilirse tüketicilerimizin eline de çok daha uygun fiyata ürünler ulaşmış olacaktır. Kışın sebze meyvenin Antalya’dan gelmesini beklemeyeceğiz. Kayseri’mizde üretilen sebze meyve yaklaşık 60 kilometre öteden buraya gelecek. Bu da maliyeti düşürecek unsurlardan birisi olacaktır. Kayseri Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera OSB; topraksız, tam otomasyonlu, ısıtma için jeotermal, RES, GES ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan modern ve tam otomasyonlu teknolojik seralardaki yüksek verim sayesinde ilimizin ve bölgemizin ekonomisine büyük katma değer sağlayacaktır. Teknolojik, çevreye uyumlu, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı, güçlü altyapısı olan, atık yönetimi süreçleri verimli ve sürdürülebilir şekilde tasarlanmış, sıfır atık ilkesiyle faaliyet gösterecek olan Kayseri Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Sera OSB bölgenin üretim üssü olacaktır” diye konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-kocasinan-jeotermal-kaynakli-sera-osb-bolgenin-uretim-ussu-olacak/feed/ 0
Aksaray Yeni Sanayi Sitesi Esnafı Sorunlarını Anlattı https://www.kanal7haber.com.tr/aksaray-yeni-sanayi-sitesi-esnafi-sorunlarini-anlatti/ https://www.kanal7haber.com.tr/aksaray-yeni-sanayi-sitesi-esnafi-sorunlarini-anlatti/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:03:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6279

KEMAL ONUR ATALAY

Aksaray’da Yeni Sanay, Sitesinde esnaflık yapan vatandaş, “Dükkan kiraları almış başını gitmiş. Eski sanayiden niye kaçıp geldik buraya? Herkes dükkan sahibi olsun geleceğimiz ona göre şekillensin diye. Ben bir eleman yetiştirsem onu avutamam. Dükkan açmak için 300 bin lira para lazım bu adam zaten 1-0 yenik başlıyor bir anlamı yok” dedi. Bir başka esnaf ise, “Normalde lastik değişimi 650 lira ama biz o fiyatlara yapamıyoruz, 400 liraya yapıyoruz. Vatandaşı çok fazla zorlamak istemiyoruz. Daha siftahım yok öğlen olmuş. Sıkıntı çok bunun önüne kimse geçemiyor. Nasıl olacak bu sene bilmiyorum” diye konuştu.

CHP Aksaray Belediye Başkan Adayı Pelinsu Yıldırım Demir, Aksaray Yeni Sanayi Sitesi esnafını ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Demir’in konuştuğu bir esnaf, “Değişim zamanı geldi, burası kira, kiralar 150 bini geçti. İşçilik kötü baca da çekmiyor, boya yaptık tutmadı, çatılarda akıntı var, kenarlardan su akıyor, bunlara yapılacak bir şey yok. Tamamen kümes şeklinde verdiler. Yöneticilerimizin her kesimi böyle bütün yöneticiler Aksaray’da halkla ilgilenmiyor, Bursa’dan geldim iki sene önce Aksaray’ı savunan kimse yok oturmuşlar koltuklarına” ifadelerini kullandı.

“ALTYAPIMIZ YOK, KİRA FİYATLARI YÜKSEK”

Sanayi esnafı vatandaş, şunları söyledi:

“İlk defa belediye seçiminde piyasanın durgun olduğunu görüyorum. Diğer seçimlerde anlarız ama burada da eksiklerimiz var, çevre düzenlemesi yok, sağlık ocağımız yok. Yapılan büyük bir camimiz var ama çırak eğitim merkezimiz yok. Eski sanayide kaldı, sanayi yapıldı. O kadar boş alan var ki bizim kültürel alanımız yok şu an, bir kültür merkezi yok. Dernek başkanı toplantı yapsa toplanacak bir yerimiz yok. Bir esnaf arkadaşımızın düğünü olsa bir şey yok, bir otel tarzı bir şey olsa buraya başka şehirden de müşteri geliyor, mesela arabayı bırakmak ister gezmek ister. Biz tebaayız şu anda. Halk olarak eskiden bir insan geldiği zaman yandaş değil de yapacaklarını sorardık tebaanın elinden tutacak. Tramvay eksiğimiz var, mesela gidiyoruz geliyoruz, yakıt konusu olsun bunlar maliyet. Dükkan kiraları almış başını gitmiş. Eski sanayiden niye kaçıp geldik buraya? Herkes dükkan sahibi olsun geleceğimiz ona göre şekillensin diye. Ben bir eleman yetiştirsem onu avutamam. Dükkan açmak için 300 bin lira para lazım bu adam zaten 1-0 yenik başlıyor bir anlamı yok. Hak etmeyen insanların dükkanı var ben iş yeri sahibiyim ama kira fiyatları yüksek. Altyapımız da yok şu an.”

“AKSARAY’I SAVUNAN KİMSE YOK, OTURMUŞLAR KOLTUKLARINA”

Başka bir sanayici esnaf ise, “Değişim zamanı geldi, burası kira, kiralar 150 bini geçti. İşçilik kötü baca da çekmiyor, boya yaptık tutmadı, çatılarda akıntı var, kenarlardan su akıyor, bunlara yapılacak bir şey yok. Tamamen kümes şeklinde verdiler. Yöneticilerimizin her kesimi böyle bütün yöneticiler Aksaray’da halkla ilgilenmiyor, Bursa’dan geldim iki sene önce Aksaray’ı savunan kimse yok oturmuşlar koltuklarına” ifadelerini kullandı.

“ÖĞLEN OLMUŞ DAHA SİFTAHIM YOK”

Bir başka esnaf ise şöyle konuştu:

“Bu sene kar bize yağdı. Kar yağmadığı için kimse kışlık lastik taktırmadı. Kira burası söylemeyeyim fiyatını, başım belaya girer. Ben burayı tuttuğumda yüksek tuttum. Herkes ‘yüksek tutmuşsun’ dedi. ‘Ucuza verin ucuza kiralayalım’ dedim. Mal sahipleri satarken 100 metrekareye 4 milyon istiyorlar. 200 bine mal ettiler. Bakımların çoğunu kendim yaptım kiracı olmama rağmen. Mal sahiplerine söyledim kimse umursamıyor. Gücümüzün yettiği kadar yapmaya çalışıyoruz. Normalde lastik değişimi 650 lira ama biz o fiyatlara yapamıyoruz, 400 liraya yapıyoruz. Vatandaşı çok fazla zorlamak istemiyoruz. Daha siftahım yok öğlen olmuş. Sıkıntı çok bunun önüne kimse geçemiyor. Nasıl olacak bu sene bilmiyorum. Ben de değişme tarafındayım artık bir şekilden sonra insanlara gına geldi. Normalde hava basmaya para almıyoruz ama bir tanesi gelse hava bassam 3-5 lira bir şey at diyeceğim siftah için. Halkın durumunu ben burada görüyorum. Adamlar sıfır lastik alamıyor, ikinci el satıyorum ben. Adamın elinde kışlık var getirip taktırmaya tenezzül etmedi bu sene.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/aksaray-yeni-sanayi-sitesi-esnafi-sorunlarini-anlatti/feed/ 0 DOKA, Avrupa Birliği’nden 35 Milyon TL Fon Sağladı https://www.kanal7haber.com.tr/doka-avrupa-birliginden-35-milyon-tl-fon-sagladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/doka-avrupa-birliginden-35-milyon-tl-fon-sagladi/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:51:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6268 Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA), mavi ekonomi, biyoçeşitliliğin korunması ve hava kalitesinin artırılması alanlarında Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kullanılmak üzere Avrupa Birliği’nden 35 milyon TL fon sağladı.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin potansiyelini harekete geçirerek bölge iktisadi coğrafyasının sunduğu kabiliyetleri ekonomik değere dönüşmek için çalıştıklarını ifade eden DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar, “Sektörel ve tematik alanlarda Sonuç Odaklı Programlar vasıtasıyla belli bir odaklanma üzerinden faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu programların hayata geçirilmesi noktasında Ajansın kaynaklarıyla olduğu kadar hususiyetle uluslararası fon ve kaynakların belirlediğimiz temalar üzerinden bölgemize kazandırılmasına yoğun gayret gösteriyoruz” dedi.

Özellikle sürdürülebilir kalkınma prensiplerine uygun olarak paydaşlarla birlikte geliştirdikleri projelerin AB Interreg NEXT programı kapsamında desteklenmeye hak kazanmasından son derece memnun olduğunu dile getiren Akpınar, “Önümüzdeki süreçte de bölgesel kalkınmaya ivme kazandıracak projelere yönelik AB fonları başta olmak üzere diğer uluslararası fon ve kaynakları bölgemize kazandırmak önemli gündem maddelerimizden birisi olacaktır. Projelerimizin bölgemizin kalkınmasına azami katkı sağlaması temennisi ve arzusuyla hayırlı olmasını diliyorum. Orta vadeli ve çok yıllık kalkınma planlamaları kapsamında önemli büyüme potansiyeli arz eden alanlarda Sonuç Odaklı Programlama çalışmaları yürüten DOKA, 2024-2027 dönemi için “Sürdürülebilir Turizm”, “Mavi Ekonomi” ve “Katma Değerli Üretim ve Ticarileşme” Sonuç Odaklı Programlarını hazırladı. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın belirlenen bu alanlarda ulusal ve yerel kaynaklara ek olarak başta Avrupa Birliği fonları olmak üzere uluslararası fon ve kredi kaynaklarının da bölgemize kazandırılması konusunda yürüttüğü çalışmalar sonuçlarını vermeye başladı. Bu çerçevede 2024-2028 Doğu Karadeniz Bölge Planı ve Sonuç Odaklı Programlarını desteklemek üzere DOKA tarafından AB Interreg NEXT programı öncelikleriyle örtüşen alanlarda hazırlanan ‘Biyoçeşitlilik İçin Tohum Koruyucuları’, ‘Blue Gates’ ve ‘Soluduğun Havayı Tanı’ projeleri Avrupa Birliği tarafından desteklenmeye hak kazandı. INTERREG NEXT Black Sea Basın programı kapsamında imza süreçleri başlayan Blue Gates, Biyoçeşitlilik için Tohum Koruyucuları (Seed Guard) ve Soluduğun Havayı Tanı (AIRQUEST) projeleri kapsamında yaklaşık 35 Milyon TL’lik AB fonu Doğu Karadeniz Bölgesi için kullanılacak. Interreg NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında finanse edilecek bu projelerde TR90 Doğu Karadeniz Bölgesi paydaşları, Romanya, Bulgaristan, Gürcistan ve Ukrayna’dan ilgili alanlarda proje ortakları ile çeşitli proje aktivitelerinde çalışma fırsatı bulacak. Otuz ay sürmesi öngörülen Mavi Kapılar (Blue Gates) projesinde mavi ekonomi sektörlerinde yüksek ve yeni teknolojiler ile yenilikçi yöntemler, uluslararası eğilim ve standartlar ile ortak araştırma imkanlarına odaklanılacak, su ürünleri, kıyı turizmi ve denizcilik alanlarında havza bazlı işbirlikleri ile kümelenme çalışmaları yürütülecek. Seed Guard Projesi ile kentsel alanlar dahil olmak üzere doğanın ve biyoçeşitliliğin korunması, ata tohumu kullanımı ve gelecek nesillere aktarımı ile yerelde bitkisel üretim üzerine Bulgar, Gürcü ve Romen proje ortakları ile çalışmalar yapılacak. Proje süresi 24 ay olarak belirlenen AIRQUEST Projesi ile Karadeniz Havzası için hava kirliliği verilerini içeren çevrimiçi bir hava kalitesi izleme sistemi oluşturulması ve bölgedeki farklı toplulukların hava kalitesi konusundaki farkındalığının artırılması projenin odak noktasını oluşturacak” diye konuştu. – TRABZON

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/doka-avrupa-birliginden-35-milyon-tl-fon-sagladi/feed/ 0
Türk Eximbank’ın yeni genel müdürlük binasının açılışı yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/turk-eximbankin-yeni-genel-mudurluk-binasinin-acilisi-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turk-eximbankin-yeni-genel-mudurluk-binasinin-acilisi-yapildi/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:42:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6260 Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Ticaret Bakanlığıyla yürüttükleri çalışmalar kapsamında Türk Eximbank’ın sermaye yapısını güçlendirdiklerini belirterek, “7 ayda 3 defa sermaye artırımı gerçekleştirdik. Böylece bankamızın sermayesini 13,8 milyar liradan, ödenmiş sermayesini şubat ayı itibarıyla 35,7 milyara çıkarmış durumdayız.” dedi.

Türk Eximbank’ın Ümraniye’deki yeni genel müdürlük binasının açılışı gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katıldığı açılış programında konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Türkiye’nin son 20 yılda güçlü büyüme performansı gösterdiğini vurguladı.

Çelik, geçmiş dönemin kazanımlarını her alanda daha da ileriye taşıyacakları “Türkiye Yüzyılı”nda da katma değerli üretim ve ihracat olarak büyümeyle vatandaşların refah seviyesini artırmak ve küresel değer zincirinde de daha da yükseltmek için durmaksızın çalışacaklarını ifade etti.

“7 ayda 3 defa sermaye artırımı gerçekleştirerek, sermayeyi 35,7 milyara çıkardık”

Osman Çelik, Orta Vadeli Program’daki (OVP) hedefler doğrultusunda Türk Eximbank’ın yüksek teknoloji ve katma değerli ihracatın finansmanına yönlendirecek mekanizmalar kurarak önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.

Çelik, Ticaret Bakanlığıyla birlikte yürüttükleri çalışmalar kapsamında Türk Eximbank’ın sermaye yapısını güçlendirdiklerini kaydederek, “7 ayda 3 defa sermaye artırımı gerçekleştirdik. Böylece Sayın Genel Müdürümüzün de ifade ettiği gibi bankamızın sermayesini 13,8 milyar liradan, ödenmiş sermayesini şubat ayı itibarıyla 35,7 milyara çıkarmış durumdayız. 6 ayda 3 kat bir nakdi sermaye artışı. Bu bakanlık olarak, hükümet olarak Eximbank’a verdiğimiz değerin de bir göstergesidir.” diye konuştu.

Bankanın ihracatçılara teminat kolaylığı sağlayarak kredi maliyetlerini azaltacak çalışmaları da sürdürdüğüne dikkati çeken Çelik, “Bu stratejik dönüşümün en önemli yönlerinden bir tanesi, ihracatçıların maliyetlerini azaltacak, teminat ihtiyaçlarını azaltacak şekilde bir çalışma içine girme noktasındaki gayretlerdir. Bu sermaye artışının ana sebeplerinden biri de sermaye ihtiyacı duymadan, sermaye yeterlilik sorununda sıkıntı yaşamadan tedbirli bir şekilde kredibilitesi yüksek firmalarımızdan başlamak üzere teminat ihtiyacını azaltmak dolayısıyla hem krediye ulaşımı kolaylaştırmak hem de kredi maliyetlerini azaltmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“TCMB ile çalışmalar neticesinde reeskont kredi limitini 10 katına çıkardık”

Osman Çelik, ihracatçıların finansmana erişimini artırmak amacıyla da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile birlikte çalışmalar yürüttüklerini anımsatarak, “Çalışmalar neticesinde geçtiğimiz temmuz ayında 300 milyon lira olan günlük reeskont kredi limitini önce 1,5 milyar liraya daha sonra da 3 milyar liraya yükselttik ve böylece günlük limitleri 10 katına çıkarmış durumdayız. Önümüzdeki günlerde de yine bu noktada yapılabilecek iyileştirmeler konusunda ilgili kurumumuzla görüşmelerimiz devam ediyor.” dedi.

Çelik, Türk Eximbank’ın güçlenen sermaye yapısıyla ihracat ekosistemine sağladığı destekleri, katma değerli ihracata dönüştürmeyi hedeflediklerini aktardı.

Hükümetin ihracat odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda, ihracatçılara olan desteklerini artırarak sürdürmeye devam edeceklerini vurgulayan Çelik, “Bu kapsamda 7456 sayılı kanunla ihracat gelirlerine uygulanan kurumlar vergisi avantajında değişikliğe gidilmiş olup, kurumlar vergisi mükellefleri için uygulanacak yüzde 25’lik kurumlar vergisi oranı, ihracat gelirleri özelinde 5 puanlık indirimle yüzde 20 olarak uygulanmaya başlanmıştır. Diğer bir deyişle ihracatçılarımızın münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançtan bir puan olarak uygulanan kurumlar vergisi indirim oranı 5 puana yükseltilmiştir.” diye konuştu.

“Yeni genel müdürlük binası, başlattığımız stratejik dönüşümün bir vitrini”

Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney de faaliyete başladıkları 1987’den beri mal ve hizmet ihracatı yapan firmaların en büyük destekçisi olduklarını ve bankanın tarihi bir dönemine hep birlikte şahitlik edildiğini söyledi.

Güney, yeni genel müdürlük binasının, bankada başlattıkları stratejik dönüşüm ve yeniden yapılandırma çalışmalarının bir vitrini olduğunu vurgulayarak, Eximbak’ın nakdi kredi desteklerine erişimi kolaylaştırmak adına teminat mektubunun yanı sıra Türk bankacılık sektöründe kabul görmüş olan diğer kredi teminatlarıyla da çalışmaya başladıklarını belirtti.

Bunu sağlamak üzere bankada kredi izleme ve erken uyarı sistemlerini hayata geçirdiklerini kaydeden Güney, “Yine kredi tahsis süreçlerini hızlandırmak adına otomatik kredi karar destek sistemlerin uygulamaya aldık. Yine finansal kapsayıcılığımızı artırmak adına özellikle faiz hassasiyeti olan ihracatçılarımızın Eximbank desteklerine erişimini sağlamak üzere bankamız içerisinde faizsiz bankacılık pencere sistemini kurduk. Faizsiz bankacılık danışma komitemizin uygunluğu ile hem sigorta tarafında, alacak sigortası tarafında hem de kredi tarafında faizsiz bankacılık ilke ve standartlara uygun birçok ürünü ihracatçılarımızın kullanımına sunmuş bulunmaktayız.” dedi.

“İhracatçılarımızın yeşil dönüşüm projelerini desteklemek üzere 3,7 milyar dolar kaynak temin ettik”

Ali Güney, sınırda karbon vergisi düzenlemesine de değinerek, bu kapsamda Eximbank’ta sürdürülebilirlik süreçlerini oluşturduklarını ve kredi tahsis politikalarının ana unsuru haline getirdiklerine dikkati çekti.

Güney, “İhracatçılarımızın yeşil dönüşümle ilgili yapmış olduğu projeleri desteklemek üzere yurt dışı sermaye piyasalarından ve uluslararası finansal kuruluşlardan 3,7 milyar dolar kaynak temin ettik ve bu kaynağı da ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. Bu sene içerisinde çok ciddi anlamda yeni kaynaklar, sürdürülebilir temalı yeni kaynakların arayışı içerisindeyiz. Buradaki çalışmalarımız son aşamaya geldi. Önemli bir miktarda kaynak girişi sağlamayı hedefliyoruz. Yine ihracatçımızın yeşil ve dijital dönüşümle ilgili projelerini desteklemek üzere Ticaret Bakanlığımızla beraber uygun maliyetli, uzun vadeli kredi paketleri konusundaki çalışmalarımızla son aşamaya geldik.” şeklinde konuştu.

Gelecek dönemde bu paketlerle ilgili de açıklamalar yapacaklarını dile getiren Güney, Eximbank’ın desteklerinin tabana yaygınlaştırılmasında özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimini önceliklendirdiklerinin altını çizdi.

“2023’te ihracatımıza sağlamış olduğumuz destek 42 milyar dolar olarak gerçekleşti”

Türk Eximbank Genel Müdürü Güney, KOBİ’lerin finansman erişimindeki en büyük sorunu olan teminat sorununa kalıcı bir çözüm oluşturmak adına İhracatı Geliştirme AŞ’nin kuruluşuna katkıda bulunduklarını ve yüzde 5 hissedarı oldukları bilgisini paylaştı.

Güney, “İhracatı Geliştirme AŞ, faaliyetine başladığı süreden bu yana yaklaşık yüzde 93’ü KOBİ olan 6 bin ihracatçıya 40 milyar lira kredi kullandırdık. Türk Eximbank desteklerinden faydalanan ihracatçılar içerisinde KOBİ’lerin payı 2019’da yüzde 70’lerdeydi. Bugün bu oran yüzde 85’lere ulaşmış durumda. Yine KOBİ’lerin kredi desteklerinden almış olduğu pay aynı dönemde yüzde 12’lerdeydi. Geçen yıl sonu itibariyle bu oran yüzde 28’e ulaşmış durumda.” ifadelerini kullandı.

Eximbank olarak 2023’te ihracatçılara 19,6 milyar dolar kredi desteği sağladıklarını dile getiren Güney, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Yine Türkiye’nin en büyük alacak sigortası kuruluş yolu olarak sigortalamış olduğumuz vadeli ihracat alacakları 22,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece 2023’te ihracatımıza sağlamış olduğumuz destek 42 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bakanlığımızın yapmış olduğu nakdi sermaye girişleriyle, ödenmiş sermayemiz 35,7 milyar seviyesine öz kaynaklarımızla 60 milyar lira seviyesine ulaşmıştır. Güçlü öz kaynak ve sermaye yapımızla önümüzdeki dönemde bunun kaldıraç etkisiyle ihracatçımıza 2024’te 24 milyar dolar nakdi kredi desteği ve 26 milyar dolar da alacak sigortası desteği olmak üzere 50 milyar dolarlık bir destek sağlamayı hedefliyoruz.”

Programa, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı ve bazı bankaların genel müdürleri katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turk-eximbankin-yeni-genel-mudurluk-binasinin-acilisi-yapildi/feed/ 0
Kadınlar ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/kadinlar-urettikleri-urunleri-ihrac-etmeye-basliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kadinlar-urettikleri-urunleri-ihrac-etmeye-basliyor/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:30:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6253 Kadınlar ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor

NEVŞEHİR – Nevşehir’de bir araya gelerek kooperatif kuran kadınlar, ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor.

Hacıbektaş ilçesinde 4 kadının bir araya gelerek kurduğu ‘Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ üyeleri 2020 yılında 700 lira ile başladıkları sermayesini 1 milyon liraya çıkarttı. Şu an 10 üyesi ve 4 çalışanı olan Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ürettikleri ürünleri yurt dışına ihraç etmeye hazırlanıyor.

‘Hazine arazilerini kiraladılar’

Erişte yaparak işe başlayan kooperatif üyeleri, ürün çeşitliliğini artırarak hem ev ekonomilerine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Haftanın belirli günlerinde bir araya gelen kooperatif üyeleri çalışanları ile birlikte, hamur yoğuruyor, mantı doldurup, yaprak ve dolma yapıyor. Yaptıkları ürünleri satarak gelir elde eden kadınlar, hazine arazilerini kiralayarak nohut ekimi de yapıyor.

“Kadınlar üretime katkı sağlamalı”

Kooperatif ortaklarından Sabriye Polat, “Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ortaklarındanım. Burada çalışmaktan mutlu ve huzurluyum. Arkadaş ortamımız çok güzel. Evde yalnız yaşıyorum. Kooperatif sayesinde kendime güvenim arttı” dedi. Tüm kadınların üretime katkı sağlaması ve çalışması gerektiğini söyleyen Polat, “Tüm kadınlarınız sosyal olmalı ve çalışmalılar. Kadın her zaman üretir ve isterse daha da başarılı olur. Üretmeyen kadınlara da tavsiye ederim” şeklinde konuştu. Ev hanımı iken Hacıbektaş Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin kurucu ortağı olan Hatice Yiğit’ de açıklamasında, “Ev hanımı olarak çiftçi olan eşime yardım ediyordum. İlçemizde açılan kursa katıldıktan sonra kooperatif kurduk. Kooperatif çalışmalarına başlayınca, çalışma azmimiz de arttı. Daha önceden de üretime katkı sağlıyorduk. Buraya gelince daha geniş üretim yapmaya başladık” dedi. Kadınların çalışması gerektiğini de söyleyen Yiğit, “Kadınlar sosyal olarak da, ekonomik olarak da kendi özgürlüklerini ellerinde bulundurmalı ve eşlerine muhtaç olmamalılar” şeklinde konuştu.

‘Fildişi Sahili’ne tarhana, Almanya’ya tablo ihraç edecekler’

İki yıl önce 700 lira sermaye ile kurdukları kooperatiflerini, şu an ürettikleri ürünleri ithal eder duruma getirdiklerini söyleyen Hacıbektaş Kadıncık Ana Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı İnci Mine Özkan; “Bu başarı ne kişisel ne de kurumsal. Bu başarıda farklı bir güç oluştu. Kamusal güç, akademik güç ve kadınların emek gücü bir araya geldi. Sonuç olarak bu gün itibariyle ihracatta yer almaya başlayan bir rol oynuyoruz” dedi. Kooperatif üyelerinin ürettiği tarhanayı Fildişi Sahili’ne satmaya hazırlandıklarını söyleyen Özkan; “Kooperatif üyelerimizin ürettikleri ürünleri burada satarak, üyelerimizin ayağa kalmasını gücünü fark etmesini sağlıyoruz. Sıfırdan başlayarak buralara kadar gelmemiz bizi ayrı ayrı besliyor. Ben yerine biz olma duygusunu hep birlikte yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışmalarına erişte üreterek başladıklarını söyleyen Kooperatif Başkanı Özkan; “Çalışmalarımıza erişte ile başladık. Erişte çok hızlı bir şekilde sermayeye dönüşen bir ürün. Biz erişteyi ana ürün değil de, araç ürün alarak kabul ettik. Erişteden kazandığımız parayla hazine arazilerini kiraladık. Kiraladığımız tarlalara nohut ekmeye başladık. Sonrasında da türev ürünler üretmeye başladık. Özellikle glütensiz ürünler ürettik. Fonksiyonel gıdalar ürettik. Yine erişteden kazandığımız paralar ile tablolar ürettik. Önümüzdeki günlerde tablolarımızı da Almanya’ya ihraç etmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Her gün ‘daha fazla ne yapabiliriz’ diye düşündüklerini söyleyen Özkan; “Bugün kooperatifimizde 10 ortak ve 4 çalışanımız var. Elimizden geldiği kadar ulusal ve uluslararası piyasada yerimizi almaya çalışıyoruz” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kadinlar-urettikleri-urunleri-ihrac-etmeye-basliyor/feed/ 0
Nevşehir’de Kadınlar Tarım Kooperatifi Kurarak Ürünlerini İhraç Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:06:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6248 Nevşehir’de bir araya gelerek kooperatif kuran kadınlar, ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor.

Hacıbektaş ilçesinde 4 kadının bir araya gelerek kurduğu ‘Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ üyeleri 2020 yılında 700 lira ile başladıkları sermayesini 1 milyon liraya çıkarttı. Şu an 10 üyesi ve 4 çalışanı olan Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ürettikleri ürünleri yurt dışına ihraç etmeye hazırlanıyor.

‘Hazine arazilerini kiraladılar’

Erişte yaparak işe başlayan kooperatif üyeleri, ürün çeşitliliğini artırarak hem ev ekonomilerine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Haftanın belirli günlerinde bir araya gelen kooperatif üyeleri çalışanları ile birlikte, hamur yoğuruyor, mantı doldurup, yaprak ve dolma yapıyor. Yaptıkları ürünleri satarak gelir elde eden kadınlar, hazine arazilerini kiralayarak nohut ekimi de yapıyor.

“Kadınlar üretime katkı sağlamalı”

Kooperatif ortaklarından Sabriye Polat, “Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ortaklarındanım. Burada çalışmaktan mutlu ve huzurluyum. Arkadaş ortamımız çok güzel. Evde yalnız yaşıyorum. Kooperatif sayesinde kendime güvenim arttı” dedi. Tüm kadınların üretime katkı sağlaması ve çalışması gerektiğini söyleyen Polat, “Tüm kadınlarınız sosyal olmalı ve çalışmalılar. Kadın her zaman üretir ve isterse daha da başarılı olur. Üretmeyen kadınlara da tavsiye ederim” şeklinde konuştu. Ev hanımı iken Hacıbektaş Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin kurucu ortağı olan Hatice Yiğit’ de açıklamasında, “Ev hanımı olarak çiftçi olan eşime yardım ediyordum. İlçemizde açılan kursa katıldıktan sonra kooperatif kurduk. Kooperatif çalışmalarına başlayınca, çalışma azmimiz de arttı. Daha önceden de üretime katkı sağlıyorduk. Buraya gelince daha geniş üretim yapmaya başladık” dedi. Kadınların çalışması gerektiğini de söyleyen Yiğit, “Kadınlar sosyal olarak da, ekonomik olarak da kendi özgürlüklerini ellerinde bulundurmalı ve eşlerine muhtaç olmamalılar” şeklinde konuştu.

‘Fildişi Sahili’ne tarhana, Almanya’ya tablo ihraç edecekler’

İki yıl önce 700 lira sermaye ile kurdukları kooperatiflerini, şu an ürettikleri ürünleri ithal eder duruma getirdiklerini söyleyen Hacıbektaş Kadıncık Ana Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı İnci Mine Özkan; “Bu başarı ne kişisel ne de kurumsal. Bu başarıda farklı bir güç oluştu. Kamusal güç, akademik güç ve kadınların emek gücü bir araya geldi. Sonuç olarak bu gün itibariyle ihracatta yer almaya başlayan bir rol oynuyoruz” dedi. Kooperatif üyelerinin ürettiği tarhanayı Fildişi Sahili’ne satmaya hazırlandıklarını söyleyen Özkan; “Kooperatif üyelerimizin ürettikleri ürünleri burada satarak, üyelerimizin ayağa kalmasını gücünü fark etmesini sağlıyoruz. Sıfırdan başlayarak buralara kadar gelmemiz bizi ayrı ayrı besliyor. Ben yerine biz olma duygusunu hep birlikte yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışmalarına erişte üreterek başladıklarını söyleyen Kooperatif Başkanı Özkan; “Çalışmalarımıza erişte ile başladık. Erişte çok hızlı bir şekilde sermayeye dönüşen bir ürün. Biz erişteyi ana ürün değil de, araç ürün alarak kabul ettik. Erişteden kazandığımız parayla hazine arazilerini kiraladık. Kiraladığımız tarlalara nohut ekmeye başladık. Sonrasında da türev ürünler üretmeye başladık. Özellikle glütensiz ürünler ürettik. Fonksiyonel gıdalar ürettik. Yine erişteden kazandığımız paralar ile tablolar ürettik. Önümüzdeki günlerde tablolarımızı da Almanya’ya ihraç etmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Her gün ‘daha fazla ne yapabiliriz’ diye düşündüklerini söyleyen Özkan; “Bugün kooperatifimizde 10 ortak ve 4 çalışanımız var. Elimizden geldiği kadar ulusal ve uluslararası piyasada yerimizi almaya çalışıyoruz” dedi. – NEVŞEHİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/feed/ 0
Antalya’da Kurulan Şirket Sayısı Azalırken Kapanan Şirket Sayısı Arttı https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-kurulan-sirket-sayisi-azalirken-kapanan-sirket-sayisi-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-kurulan-sirket-sayisi-azalirken-kapanan-sirket-sayisi-artti/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:03:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6245 2023 yılında kurulan şirket sayısının Antalya’da ülke geneline göre daha fazla azaldığını, kapanan şirket sayısının daha fazla arttığına dikkat çeken ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, “2023 yılı toplamında kurulan şirket sayısı ülkede yüzde 8 azalırken, kentimizde bunun iki katı azaldı. Kapanan şirket ise ülkemizdeki yüzde 12’lik artışa karşılık bizde yüzde 27 arttı” dedi.

Antalya Ticaret Borsası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Meclis Salonu’nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve kente ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen hafta Antalya’da yaşanan sel felaketinde bir kişinin yaşamını yitirdiğini, felakette hem şehrin hem tarım alanlarının büyük zarar gördüğünü belirten Çandır, “Hepimizin bildiği bir gerçek de bu tür iklim olaylarının giderek artan şiddette devam edeceğidir. O halde şimdiye kadar geç kalmış olsak da bugünden yapmamız gereken, gelecek aşırı yağışlar ve iklim değişikliği için etkili tedbirler almaktır” dedi.

Ekonomik değerlendirme

Başkan Çandır konuşmasında ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Yaşanan ekonomik zorluklara dikkat çeken Başkan Çandır, “Sadece ücret ve maaşla geçinenler değil üretim ve ticaret yapanlar da bu zorlukları iliklerine kadar yaşamaktadırlar. Aslında bu iki olay sadece bir yıldır değil, uzun yıllardır başımıza gelmektedir. Hayati derecede öneme sahip bu sorunlar gündemimizin ilk sıralarında yer almalıdır” diye konuştu. 2023 için yüzde 4 civarında milli gelir büyümesi ve yüzde sıfır civarında tarımsal mili gelir büyümesi tahmin edildiğini belirten Başkan Çandır, “Yani son 10 yıllık ortalama büyüme rakamlarının altında kaldığımız bir yılı geride bıraktık diye değerlendirmekteyiz. Kentimiz için durum ise ülkemiz ortalamasının üzerinde bir performans gösterdiğimiz yönündedir. Çünkü yıllık ihracatta, tarımda, ticarette ve diğer hizmetlerde ülkemiz ortalamasından daha iyi bir performans gösterdik. Buna rağmen potansiyelimizin altında bir büyüme gösterdiğimizin de farkındayız” dedi.

Antalya’da kurulan şirket azaldı, kapanan şirket arttı

2023 yılında kurulan şirket sayısının Antalya’da ülke geneline göre daha fazla azaldığını, kapanan şirket sayısının daha fazla arttığına dikkat çeken Başkan Ali Çandır, “2023 yılı toplamında kurulan şirket sayısı ülkede yüzde 8 azalırken, kentimizde bunun iki katı azalmıştır. Kapanan şirket ise ülkemizdeki yüzde 12’lik artışa karşılık bizde yüzde 27 artmıştır” dedi.

Karşılıksız çekte artış

Çekle işlem hacminde, ülke genelindeki yüzde 71’lik artışa karşılık Antalya’da yüzde 84’lük artış olduğunu belirten Çandır, “Karşılıksız çek tutarında nadir bir olay gerçekleşmiş ve ülkemizdeki yüzde 177’lik artışa karşılık kentimizde yüzde 281’lik artış yaşandı. Protestolu senet tutarlarında ise ülkemizdeki yüzde 59’luk artışa karşılık kentimizde yüzde 4 azalma oldu” dedi.

Tarım kentinde Antalya’da tarımsal kredi azaldı

2023 yılında toplam kredi büyümesi ülkede yüzde 57 olurken, Antalya’da yüzde 53 civarında kaldığını söyleyen Çandır, şunları söyledi:

“Bu büyümeler cari olduğu için yıllık resmi yüzde 65’lik enflasyonu dikkate alırsak aslında reel olarak kredi büyümesi negatif olmuştur. Sektörel kredi büyümesinde ise durum genel olarak sektörümüz aleyhine gerçekleşti. Örneğin ticari krediler ülkemizde yüzde 43 artmışken, Antalya’da yüzde 52 artmış, inşaat kredisi ülke genelinde yüzde 40 artmışken, Antalya’da yüzde 49 artmış ve turizmde ülke genelindeki yüzde 48’lik artışa yakın artış yaşandı. Tarım kredilerinde ise ülkemiz genelinde 2023 yılında yüzde 80’lik artış yaşanmışken kentimiz tarım kredilerinde yüzde 58’lik artış yaşanabildi. Yani reel olarak tarım kredileri ülke genelinde artmışken kentimizde yarı yarıya azalmıştır diyebiliriz.”

2024’e iyi başlamadık

2024 yılı Ocak ayı ekonomik rakamları da değerlendiren Çandır, “2024 Ocak ayında bazı öncü göstergeler Antalya’nın iyi bir başlangıç yapamadığını göstermektedir. Çekle işlem hacmi Ocak ayında ülkemiz ortalamasında artmışken karşılıksız çek tutarında ülkemiz genelindeki yüzde 257’lik artışa karşılık kentimizde yüzde 537’lik artış oldu. Yaş meyve sebze ihracatı ülkemizde yüzde 13’ten fazla artmışken kentimizde yüzde 11’den az artabildi. Benzer durum diğer tarım ürünleri ihracatında da yaşandı. Ancak toplam ihracatımız Ocak ayında yüzde 16’dan fazla artarak yüzde 2’lik ülke ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşti” diye konuştu.

Hale giren ürün miktarı azaldı

Antalya hallerindeki aylık işlem miktarı ve fiyatı olmak üzere meyve, sebze ve domates endekslerini Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokol kapsamında her ay düzenli olarak ilan ettiklerini belirten Çandır, paylaştıkları verilerin Antalya’daki meyve, sebze ve domates üretimi olmadığını, hallere getirilen miktarlar ve oluşan fiyatlarla ilgili olduğunu vurguladı. 2010 yılı öncesinde tüm meyve sebzelerin toptan ticaretinin hal sisteminden geçmek zorunda olduğunu, 2010 yılında çıkarılan 5957 Sayılı Hal Yasası gereğince hal içinde ve dışında yaş meyve sebze toptan ticaretinin mümkün hale getirildiğini anlatan Başkan Çandır, şunları söyledi:

“2015 yılından itibaren Antalya hallerindeki işlem miktarları her yıl giderek düşmüştür. Örneğin, yıllık işlem miktarı sebzede 2016 yılında 1.6 milyon tondan 2023 yılında 873 bin tona ve meyvede ise 320 bin tondan 210 bin tona geriledi. Yani sebzede yüzde 50’ye yakın meyvede ise yüzde 40’a yakın işlem miktarı azalması oldu. Buna karşılık aynı dönemde Antalya’mızın sebze üretimi yüzde 30’dan fazla ve meyve üretimi ise yüzde 60’dan fazla artmıştır. Yani hal sistemi dışında işlem görme miktarı çok ciddi arttı. Ancak bunların tamamının kayıt dışı olduğunu düşünmek doğru değil. Hal dışında işlem görme durumu da 5957 sayılı kanunla yasaldır. Mevzuata saygılı tüccarlarımız ve ihracatçılarımız kayıtlı ticaret yapmakta.”

Adaylara aynı yakınlıktayız

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerin barış ve kardeşlik içerisinde geçmesini dileyen Başkan Çandır, “Seçimler demokrasinin son kalesidir ve nihai tercih anlarıdır. Milletimiz ve devletimiz için en hayırlı tercihlerin yapılacağına olan inancım tam. Bizler tabii ki farklı oy tercihlerinde bulunmaktayız. Ama amaçlarımız ortak. Esas olan da bu ortak amaçlarımız. Dolayısıyla temsil ettiğimiz üyelerimize ve kurumlarımıza olan sorumluluklarımız, bireysel tercihlerimizden her zaman daha önemli ve öncelikli oldu. Bu anlayışımız gereği her seçimde olduğu gibi bu seçimde de tüm adaylara aynı yakınlıktayız” diye konuştu.

Antalya Tarım Konseyi’nin tarım sektörünün muhtarlıklar, ilçe ve büyükşehir belediye başkanlıkları ile belediye meclis üyelerinden tarım sektörünün ve kent için beklentilerinin belirlemek üzere yaptığı toplantıyı hatırlatan Başkan Çandır, “Bu toplantıdan çıkan sonuçları 2 ana başlık ve 32 alt başlıkta derledik ve toplantıya katılanlarla paylaştık. Böylece hem seçim döneminde iletişimde bulunduğumuz adaylara deklarasyonumuzu iletmeyi hem de seçimden sonra seçilenlerin icraatlarını somut göstergelerle değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Yerel seçimlerin milletimiz ve devletimiz için hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyorum” dedi.

Meclis üyelerimiz bilgilendirildi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve iştiraklerinin kurumsal yapılarını ve hizmetlerini tanımak, Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak, meclis üyelerine çeşitli yönetim becerileri kazandırmak amacıyla düzenlenen meclis üyeleri bilgilendirme seminerine katıldıklarını hatırlatan Çandır. “Seminerde, TOBB’un ticareti kolaylaştırmaktan eğitime yaptığı yatırımlara, lisanslı depoculuğun geliştirilmesinden yeşil dönüşüme hazırlığa ve uluslararası arenada iş dünyamızın temsilinden kurumsal kapasitesine kadar birçok faaliyeti hakkında bilgi aldık ve mensubu olmaktan gurur duyduk. Seminer kapsamında TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldik. Başkanımıza üyelerimizin bilgilendirilmesi ve tavsiyeleri için teşekkür ediyorum” dedi.

Mecliste, üyeler sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-kurulan-sirket-sayisi-azalirken-kapanan-sirket-sayisi-artti/feed/ 0
Bankacılık sektöründeki en yüksek aktif büyüklüğe sahip 10 banka geçen yıl rekor kırdı https://www.kanal7haber.com.tr/bankacilik-sektorundeki-en-yuksek-aktif-buyukluge-sahip-10-banka-gecen-yil-rekor-kirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/bankacilik-sektorundeki-en-yuksek-aktif-buyukluge-sahip-10-banka-gecen-yil-rekor-kirdi/#respond Thu, 11 Apr 2024 09:03:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6215 Bankacılık sektöründeki en yüksek aktif büyüklüğe sahip 10 banka geçen yıl 506,8 milyar liralık kar elde ederek rekor kırarken, ekonomiye de yaklaşık 10 trilyon liralık destek sağladı.

AA muhabirinin bankaların konsolide olmayan finansal tablolarından derlediği bilgiye göre, Türkiye’nin en büyük 10 bankasının geçen yıl sonu itibarıyla aktif büyüklüğü 19,4 trilyon liraya ulaştı. Böylece, 2022 sonuna kıyasla bu bankaların aktif büyüklüğü yüzde 65,8 artış gösterdi. 2022’de en büyük 10 bankanın aktif toplamı 11,7 trilyon lira düzeyindeydi.

Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB), “???????Rakamlarla Bankacılık Sektörü 2023” raporunda açıkladığı verilere göre ise 2023’te Türkiye’deki 63 bankanın toplam aktif büyüklüğü 23,5 trilyon lira oldu.

Ziraat Bankası, 3,8 trilyon lira ile sektörün en büyük aktifine sahip bankası unvanını korurken, bankanın aktif büyüklüğü, 2022’ye göre yüzde 64,4 artış kaydetti.

2023’te sektörün en yüksek ikinci aktifine sahip banka VakıfBank olurken, bankanın aktif büyüklüğü önceki yıla göre yüzde 64,8 yükselerek 2,8 trilyon liraya çıktı.

Aktif büyüklük sıralamasında, 3’üncü sırayı 2,5 trilyon lira ile Türkiye İş Bankası alırken, aynı zamanda da özel bankalar arasında en yüksek aktif büyüklüğe sahip banka olma unvanını da korumuş oldu.

Halkbank ise 2,2 trilyon liralık aktif büyüklükle 4’üncü sırada yer aldı. Böylece, aktif büyüklüğü 2 trilyon lirayı aşan banka sayısı 4’e yükseldi.

Halkbank’ı sırasıyla, 1,9 trilyon lira ile Garanti BBVA, 1,8 trilyon lirayla Akbank, 1,7 trilyon lirayla Yapı Kredi, 1 trilyon lirayla DenizBank, 995,9 milyar lirayla QNB Finansbank ve 674,4 milyar lirayla Kuveyt Türk izledi.

Kuveyt Türk’ün, aktif büyüklük bazında ilk 10’a giren tek katılım bankası olması dikkati çekerken, 2023’te bir önceki yıla göre aktif büyüklüğü en fazla artan banka ise yüzde 90,2 ile DenizBank oldu.

10 bankanın toplam karı 500 milyar lirayı aştı

Kahramanmaraş merkezli depremler ve seçim belirsizliklerinin yaşanmasının ardından değişen ekonomi yönetimi ve para politikası ile zorlu bir yılı geride bırakan bankalar, her şeye rağmen rekor kar elde etti.

2023’te en yüksek karı 89,9 milyar lira ile Ziraat Bankası elde ederek, önceki yıla göre karını yüzde 118,7 artırmış oldu.

Garanti BBVA, 87,3 milyar lira ile ikinci, Türkiye İş Bankası 72,3 milyar lira ile üçüncü, Yapı Kredi 68 milyar lira ile dördüncü ve Akbank 66,5 milyar lira beşinci sırada yer aldı.

Önceki yıla göre 2023’te Garanti BBVA karını yüzde 49,3, Türkiye İş Bankası yüzde 17,4, Yapı Kredi yüzde 28,9 ve Akbank yüzde 10,8 artırdı.

Karlılık bazında bu bankaları sırasıyla, 33,2 milyar lira ile QNB Finansbank, 27,9 milyar lira ile DenizBank, 26,6 milyar lira ile Kuveyt Türk, 25 milyar lira ile VakıfBank ve 10,1 milyar lira ile Halkbank izledi.

Böylece Türkiye’nin en büyük 10 bankası, 2023’te 506,8 milyar lira net dönem karı elde etti ve ilgili bankaların toplam karı önceki yıla kıyasla yüzde 40,4 artış göstermiş oldu.

Mevduat/katılım fonu toplamı 13 trilyon liraya ulaştı

Bankaların, en büyük fon kaynağı durumundaki mevduatlar da geçen yıl 13 trilyon liraya çıktı. Sektörün 10 büyük bankasının mevduat/katılım fonu toplamı ise 2022 yıl sonuna göre yüzde 69 arttı.

Ziraat Bankası, 2,9 trilyon liralık mevduatla ilk sıradaki yerini korurken, onu 1,9 trilyon lira ile VakıfBank, 1,6 trilyon lira ile Halkbank, 1,5 trilyon lira ile Türkiye İş Bankası, 1,3 trilyon lira ile Garanti BBVA, 1,1 trilyon lira ile Akbank, 983,5 milyar lira ile Yapı Kredi, 593,5 milyar lira ile QNB Finansbank, 577,8 milyar lira ile DenizBank izledi. Bu dönemde, Kuveyt Türk’ün de 500 milyar liralık katılım fonu toplaması dikkati çekti.

2023’te bir önceki yıla göre, mevduat hacmi en fazla artış gösteren bankalar ise yüzde 79,2 ile VakıfBank, yüzde 77,9 ile Halkbank, yüzde 75,6 ile QNB Finansbank, yüzde 74,4 ile Akbank ve yüzde 69,7 ile Garanti BBVA oldu.

Kredi/finansman desteği 10 trilyon liraya yaklaştı

İlgili 10 bankanın toplam nakdi kredi desteği geçen yıl 9,7 trilyon liraya çıkarken, kredi desteği en yüksek banka 1,9 trilyon lirayla Ziraat Bankası oldu. Bankanın, kredi stokundaki yıllık artış da yüzde 58 olarak kayıtlara geçti.

Ziraat Bankasının ardından nakdi kredi stoku en yüksek bankalar 1,5 trilyon lirayla VakıfBank, 1,2 trilyon lirayla Halkbank, 1,1 trilyon lirayla Türkiye İş Bankası ve 1 trilyon lirayla Garanti BBVA oldu.

Söz konusu dönemde finansman desteği en çok artanlar bankalar arasında yüzde 72 ile Kuveyt Türk öne çıkarken, kredi stokundaki artış bazında incelendiğinde de yüzde 67,6 ile DenizBank ve yüzde 60,1 ile VakıfBank şeklinde sıralandı.

Buna göre, kamu bankalarının geçen yıl sonu itibarıyla kredi stoku 4,6 trilyon liraya, özel bankaların ise 5,1 trilyon liraya ulaştı. Böylece 10 büyük bankanın toplam kredi stokunun yüzde 47,4’üne kamu bankaları, yüzde 52,6’sına özel bankalar sahip oldu.

En büyük 10 bankanın öz kaynağı 1,8 trilyon liraya ulaştı

2022’de yaklaşık 1,2 trilyon lira olan söz konusu bankaların öz kaynaklar toplamı, geçen yıl yüzde 50 artış kaydederek 1,8 trilyon liraya yükseldi.

TBB’nin açıkladığı verilere göre de 2023’te Türkiye’deki 63 bankanın toplam öz kaynakları 2,2 trilyon lira olurken, sermaye yeterliliği standart rasyosu da yüzde 19 civarında gerçekleşti.

Öz kaynak büyüklüklerine göre ise Ziraat Bankası 331,2 milyar lira ile birinci sırada yer alırken onu, 267,8 milyar lira ile Türkiye İş Bankası, 244,8 milyar lira ile Garanti BBVA, 211,2 milyar lira ile Akbank, 178,9 ile Yapı Kredi, 171,4 milyar lira ile VakıfBank, 128,4 milyar lira ile Halkbank, 89,8 milyar lira ile Denizbank, 81,6 milyar lira ile QNB Finansbank ve 48 milyar lira ile Kuveyt Türk izledi.

Bu dönemde, öz kaynaklarını en fazla artıran bankalar sırasıyla, yüzde 84,4 ile QNB Finansbank, yüzde 67,1 ile Kuveyt Türk, yüzde 64,8 ile Denizbank, yüzde 63,6 ile Ziraat Bankası ve yüzde 60,3 ile Garanti BBVA oldu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bankacilik-sektorundeki-en-yuksek-aktif-buyukluge-sahip-10-banka-gecen-yil-rekor-kirdi/feed/ 0
Azerbaycan, Avrupa’ya doğal gaz ihracatını genişletiyor https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:51:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6207 Petrol ve doğal gaz ülkesi Azerbaycan, son yıllarda doğal gaz ihracatını Avrupa’ya doğru genişleterek hem “Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sunan” hem de “Avrasya’nın enerji haritasını yeniden şekillendiren” ülke olarak ön plana çıktı.

AA’nın, “Türk devletlerinin enerjisi ve Avrupa’nın ilgisi” başlıklı dosya haberinin birinci bölümünde, AA muhabiri Azerbaycan’ın Avrupa ile enerji alanındaki işbirliklerini derledi.

Ukrayna’daki savaş nedeniyle doğal gaz krizi yaşayan Avrupa, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için yeni arayışlara girdi. Bu arayışlar, Bakü’den Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan 3 bin 500 kilometrelik Güney Gaz Koridoru’nun paydaşları arasındaki Azerbaycan’a ilgiyi artırırken bu ülkeyle enerji alanındaki ilişkileri derinleştirdi.

Avrupa Birliği (AB) ile Azerbaycan arasında 18 Temmuz 2022’de “Enerji Alanında Stratejik Ortaklığa İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. İlk dönemde sadece Gürcistan ve Türkiye’ye doğal gaz sevk eden Azerbaycan, 5 Avrupa ülkesinin eklenmesiyle 7 ülkeye doğal gaz ihraç eden ülke haline geldi. Bugün Azerbaycan’ın doğal gaz ihracatının yüzde 50’si Avrupa ülkelerine yapılıyor. AB liderleri Azerbaycan’ı “güvenilir ortak” ve “Pan Avrupa gaz tedarikçisi” şeklinde nitelendiriyor.

Azerbaycan, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan’a doğal gaz ihraç ediyor. Sırbistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan, Slovakya, Kuzey Makedonya gibi ülkelerin de ilerleyen dönemde Azerbaycan’dan doğal gaz alacağı öngörülüyor.

Avrupa’ya 2021’de 8 milyar metreküpten fazla doğal gaz ihraç eden Azerbaycan, 2023’te bu rakamı 11,8 milyar metreküpe çıkardı. AB ile imzalanan mutabakat zaptı gereği 2027’ye kadar Azerbaycan’dan Avrupa’ya gönderilen doğal gaz hacminin 20 milyar metreküpe çıkarılması bekleniyor.

Azerbaycan, 2021’de 19 milyar metreküp, 2022’de 22,6 milyar metreküp, 2023’te ise 23,8 milyar metreküp doğal gaz ihracatı gerçekleştirdi.

Boru hatlarının kapasitesinin artırılması gerekiyor

Azerbaycan’ın kanıtlanmış 2,6 trilyon metreküp doğal gaz rezervi bulunuyor ve Abşeron, Ümid, Babek ve Karabağ yataklarında yapılan keşif işlemlerinin ardından rezervin artması bekleniyor.

Azerbaycan’dan Avrupa’ya gönderilen gazın artırılması için ek yatırımlara ihtiyaç duyuluyor.

Güney Gaz Koridoru’nun Avrupa ayağı olan TAP’ın yıllık kapasitesi 10 milyar metreküp olarak hesaplanıyor. Bu boru hattının kapasitesinin iki kat artırılması planlanıyor.

Koridorun Türkiye ayağı TANAP’ın kapasitesinin de 16 milyar metreküpten önce 24 milyar metreküpe, daha sonra 31 milyar metreküpe çıkartılması, yatırımlarla gerçekleştirilebilecek hedef olarak değerlendiriliyor.

Rusya’dan yılda yaklaşık 155 milyar metreküp doğal gaz satın alan Avrupa’nın Azerbaycan’dan daha fazla doğal gaz satın alması durumunda yapılacak yatırımların daha da artması bekleniyor.

“Azerbaycan’ın kendisine ve ortaklarına en az 100 yıl yetecek doğal gazı var”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bir konuşmasında, Avrupa’ya doğal gaz sevkini, “Avrasya’nın enerji haritasını yeniden şekillendirdikleri” ve “Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sundukları” şeklinde değerlendirerek, “Bize ve ortaklarımıza en az 100 yıl yetecek kadar doğal gaz rezervimiz var.” bilgisini paylaşmıştı.

Azerbaycan’la “Enerji Alanında Stratejik Ortaklığa İlişkin Mutabakat Zaptı”na imza atan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise “AB, güvenilir enerji tedarikçilerine yöneliyor. Azerbaycan da bunlardan biri.” şeklinde açıklamada bulunmuştu.

“Azerbaycan, istikrarlı ve güvenilir doğal gaz sağlayıcısı”

Caspian Barrel Petrol Araştırmaları Merkezi Başkanı İlham Şaban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ın 31 Aralık 2020’den beri Avrupa’ya doğal gaz ihraç ettiğini bildirdi.

Şaban, “Azerbaycan, geçen 3 yılda istikrarlı ve güvenilir doğal gaz sağlayıcısı olduğunu Avrupa pazarında kanıtladı. Bu sayede Avrupa’da Azerbaycan’a olan güven giderek artıyor.” dedi.

Azerbaycan’ın Abşeron yatağını da işletmeye başladığını, Ümid yatağında üretimi artırdığını bildiren Şaban, Babek ve Karabağ yataklarının da işletilmeye başlanılmasıyla ülkenin doğal gaz ihracatının artacağını belirtti.

Şaban, “Azerbaycan’ın yeteri kadar doğal gaz rezervi var. Üretimde ve ihracatta petrolden doğal gaza geçiş yapıyoruz. 21. yüzyıl Azerbaycan için doğal gaz yüzyılı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’ın zamanında yatırımlar yaparak petrol ve doğal gaz hatları inşa ettiğini hatırlatan Şaban, şu değerlendirmede bulundu:

“Bunun sonucu olarak Hazar’ın diğer ülkelerinin petrol ve doğal gazı Azerbaycan üzerinden transit olarak taşınıyor. Petrol üretimindeki azalmayı transit gelirleriyle kapatıyoruz. Kazakistan ve Türkmenistan petrolü Azerbaycan üzerinden taşınıyor. Türkmenistan’ın zengin doğal gaz kaynakları var. Buralardan çıkarılacak doğal gaz gelecekte Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilecek. Sadece bunun için biraz zaman lazım.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/feed/ 0
İstanbul’daki barajlardaki doluluk oranı yüzde 118 arttı https://www.kanal7haber.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-118-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-118-artti/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:21:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6200 İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 118 artış göstererek, yüzde 76,25 seviyesine yükseldi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 34,92 olan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 76,25 olarak ölçüldü.

Buna göre, barajlardaki doluluk geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 118 arttı.

Su miktarı Istrancalar’da yüzde 76,68, Terkos’ta yüzde 71,57, Sazlıdere’de yüzde 55,29, Alibey’de yüzde 75,32, Büyükçekmece’de yüzde 73,08, Ömerli’de yüzde 88,59, Darlık’ta yüzde 90,23, Elmalı’da yüzde 89,21, Pabuçdere’de yüzde 56,8 ve Kazandere’de yüzde 60,68 olarak ölçüldü.

Kente su sağlayan ve azami 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahip baraj ve göletlerdeki su miktarı ise 662 milyon 4 bin metreküp seviyesinde bulunuyor.

Son 9 yılın doluluk oranları

İSKİ istatistiklerine göre, 21 Şubat tarihli baraj doluluk oranları 2016’da yüzde 86,79, 2017’de yüzde 86,81, 2018’de yüzde 79,91, 2019’da yüzde 91,46, 2020’de yüzde 62,18, 2021’de yüzde 50,56, 2022’de yüzde 80,37, 2023’te yüzde 34,92 iken, bugünkü oran yüzde 76,25 olarak kayıtlara geçti.

Alibey Barajı’ndaki doluluk geçen yıla göre yüzde 544 arttı

Alibey Barajı’nda geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 11,69 olan doluluk oranı, bugün 75,32’ye yükseldi. Artış, yüzde 544 olarak gerçekleşti.

Büyükçekmece Barajı’nda geçen yıl yüzde 32,79 olarak ölçülen doluluk oranı, bu yıl yüzde 123 yükselişle yüzde 73,08 olarak kayıtlara geçti.

Darlık Barajı’nda geçen yıl aynı tarihte 38,56 olarak ölçülen doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 90,23 oldu. Darlık’ta doluluk, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 134 arttı.

Elmalı Barajı’nda geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 36,58 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 144 yükselişle yüzde 89,21 olarak kaydedildi.

Istrancalar’da geçen yıl yüzde 42,81 olan doluluk oranı, bugün yüzde 76,68 olarak kaydedildi. Barajdaki doluluk geçen yıla göre yüzde 79’a yükseldi.

En çok artış Kazandere Barajı’nda

Kazandere Barajı’nda 21 Şubat 2023’te yüzde 3,62 olarak ölçülen doluluk oranı, bu yıl yüzde 1576 artışla 60,68 olarak kayıtlara geçti.

Ömerli Barajı’nda su doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 88,59 olurken, geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 48,79 olarak kayıtlara geçmişti. Geçen yıla göre artış yüzde 82 oldu.

Pabuçdere Barajı’nda su doluluk oranı geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 6,77 iken, bugün yüzde 739 artışla yüzde 56,8’e yükseldi.

Sazlıdere Barajı’nda geçen yıl aynı tarihte yüzde 33,93 olan doluluk, bugün yüzde 55,29 olarak ölçüldü. Geçen yılın aynı dönemine göre barajdaki artış yüzde 63 oldu.

Terkos Barajı’nda su doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 71,57 oldu. Geçen yılın aynı dönemindeki oran yüzde 32,87 olurken, artış yüzde 118 olarak gerçekleşti.

“Daha çok tasarruf yapılması gerekiyor”

İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi, meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl büyük kuraklık yaşandığını, bu durumun bir dönem İstanbul’daki barajları kuruma noktasına getirdiğini söyledi.

Eylülden itibaren yağışların artmasıyla barajların yeniden dolmaya başladığını belirten Özdemir, kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranındaki artışın İstanbul halkı için sevindirici bir gelişme olduğunu kaydetti.

Özdemir, barajlarda su doluluk oranı artsa da bunun yeterli olmadığını vurgulayarak, “İstanbul’un nüfusu yüksek. Barajlar tam dolu olsa bile yetme ihtimali yok. Onun için vatandaşlarımızın dikkat etmesi, daha çok tasarruf yapılması gerekiyor. Suyu daha fazla biriktirmemiz, gökyüzünden düşen her damlayı tekrar kazanmamız lazım.” diye konuştu.

İstanbul’a su sağlayan barajların her birinin doluluk seviyesinin yüzde 50’nin üzerinde olduğunu aktaran Özdemir, mayısa kadar yaşanacak yağışlarla barajlardaki su seviyesinin daha da yükseleceğini sözlerine ekledi.

“Su kaynağımızı verimli kullanmak zorundayız”

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros ise barajlarda doluluk oranının artmasının önemli olduğunu belirtti.

Barajlardaki doluluğun yüzde 77 seviyesine yaklaştığını vurgulayan Toros, “Her ne kadar barajların doluluk oranı sevindirici olsa bile su kaynağımızı verimli kullanmak zorundayız. Başta yağmur hasadı olmak üzere su kaynaklarımızı daha verimli kullanma konusunda farkındalık, duyarlılık çalışmaları yanında yeni ürünler geliştirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-118-artti/feed/ 0
Susurluk Şeker Fabrikası 68. Kampanya Döneminde Üretim Rekoruna İlerliyor https://www.kanal7haber.com.tr/susurluk-seker-fabrikasi-68-kampanya-doneminde-uretim-rekoruna-ilerliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/susurluk-seker-fabrikasi-68-kampanya-doneminde-uretim-rekoruna-ilerliyor/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:18:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6198 Balıkesir’in Susurluk ilçesinde 1955 yılından bu yana faaliyet gösteren şeker fabrikası, 68. kampanya döneminde üretim rekoruna ilerliyor.

Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (Türkşeker) bünyesindeki Susurluk Şeker Fabrikası, Balıkesir- Bursa kara yolunda 21 bin 322 metrekare alanda yaklaşık 700 kişiden oluşan çalışanlarıyla faaliyet gösteriyor.

Susurluk Şeker Fabrikası, 69 yıllık tarihinde en fazla üretim miktarına 1998 yılında ulaştı. O dönem 1 milyon ton pancar işleyip 105 bin ton şeker imal ederek rekor kıran fabrika, 2000’li yıllardaki en yüksek üretimini ise 83 bin 410 ton şekerle 2020-2021 sezonunda yaptı.

Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Manisa ve İzmir’de üretimin artırılmasına yönelik çalışmalarla son yıllarda üretimde artış ivmesi yakalanan tesiste, geçen sezon 521 ton pancar işlenerek 60 bin ton şeker üretildi.

Fabrikada 68. kampanya dönemi ise 21 Ekim 2023’te başladı. Şu ana kadar 900 bin pancar işleyerek 100 bin ton şeker, 350 bin ton küspe ve 50 bin ton melas üreten Susurluk Şeker Fabrikası, kampanyanın sona ereceği mart ayının ilk haftasına kadar 1998’deki rakamları geçerse tarihinin rekorunu kıracak.

“Şeker stratejik bir üründür”

Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (Şeker-İş) Susurluk Şube Başkanı Yavuz Gürsoy, AA muhabirine, kuruluşundan bu yana Susurluk Şeker Fabrikası’nın, bölgenin ekonomisine ve istihdamına, çiftçinin kalkınmasına önemli katkılarının bulunduğunu söyledi.

Kampanya döneminin çok iyi geçtiğini belirten Gürsoy, “Genel Müdürlüğümüz fabrikamıza desteğini çok fazla artırdı. Fabrikamızın geçen yıl kullanım kapasitesinde birinci olması, bu yıl da 1 milyon ton pancar işlenebilecek seviyeye gelmesi önemli. Bundan sonra bunun sürdürülebilir olmasını istiyoruz. Seneye de muhtemelen 800-900 bin ton pancar işleyerek sürdürülebilirliği devam ettireceğiz.” dedi.

Gürsoy, bu başarıdaki en önemli etkenlerden birinin fabrika müdürü, teknik birimler, yeni yetişen personel ile emekliye ayrılan 100 çalışanın yerlerine alınan işçilerin de şevk, heyecan ve özveriyle işlerini yapmaları olduğunu vurguladı.

Fabrikanın başarıyla yönetildiğini dile getiren Gürsoy, şöyle konuştu:

“İnanıyorum ki bundan sonra Susurluk Şeker Fabrikası ilelebet üretime devam edecektir. Şeker üretmek meşakkatli bir iştir, emek ister. Bizim emeğimiz tarlada çiftçiyle başlar. Nakliye yapan kişilerin ve fabrika çalışanlarının büyük emeği vardır. Son 2 yılda Fabrika Müdürümüz Kürşad Erdoğan’ın çabalarının yanı sıra yatırım taleplerini kabul eden ve tüm yatırımları gönderen Genel Müdürümüz Muhiddin Şahin’in emekleri çok büyüktür. Şeker-İş Genel Başkanımız İsa Gök ve yönetiminin katkısı çok büyüktür. Şeker stratejik bir üründür. Fabrikamıza değer katan herkese teşekkür ediyoruz.”

Susurluk Belediye Başkanı Nurettin Güney de fabrikanın birçok iş kolundaki esnafa katkı sağladığını aktardı.

Belediyenin arazilerine şeker pancarı ekerek çalışmalara destek olduklarını bildiren Güney, “Üreticileri teşvik eden bir çalışma oldu. Bu sene 67 dönüm arazimize şeker pancarı ektik. Bölgemizde 350 bin ton pancar üretimi yapıldı. Bazı yıllarda 40 gün süren kampanya bu sene 6 aya çıktı; bundan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/susurluk-seker-fabrikasi-68-kampanya-doneminde-uretim-rekoruna-ilerliyor/feed/ 0
Bölgesel kalkınma projeleriyle şehirlerin cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/bolgesel-kalkinma-projeleriyle-sehirlerin-cazibe-merkezi-haline-gelmesi-hedefleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/bolgesel-kalkinma-projeleriyle-sehirlerin-cazibe-merkezi-haline-gelmesi-hedefleniyor/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:57:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6175 Bölgesel kalkınma projeleri kapsamında üreten şehirlerin oluşturulması, insanların sosyal yaşamının geliştirilmesi ve şehirlerin cazibe merkezi haline gelmesi amacıyla çok sayıda proje desteklenecek.

AA muhabirinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2024 yılı performans programından derlediği bilgilere göre, bölgesel gelişme çalışmalarına yeni ve bütüncül bir perspektif kazandırılacak, ulusal ve yerel düzeyde bölgesel kalkınma uygulamalarının etkinliği artırılacak. Bu amaçla 2024-2028 dönemi merkezi düzeyde Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, yerel düzeyde ise bölge planları uygulanacak.

Bakanlık bütçesinden ve yerel paydaşlar tarafından kalkınma ajanslarına aktarılan kaynakların ajanslar tarafından kullanılması suretiyle yürütülen mali ve yenilikçi destek programları, güdümlü projeler ve bölge planlarında belirlenen öncelikler hayata geçirilecek.

Bu kapsamda yürütülecek 7 programla şehirlerin üretmesi, cazibe merkezlerinin oluşturulması, bölgesel kalkınma amaçlı fonların güçlendirilmesi ve sosyal gelişmenin hızlandırılmasına ağırlık verilecek. Burada en büyük pay kalkınma ajanslarına ayrılırken, sosyal içerikli projeler ve cazibe merkezlerine destekler geçen yıla kıyasla katlandı.

“Bölgesel Kalkınmanın Koordinasyonu ve Desteklenmesi Alt Programı” hedeflerine ulaşılması amacıyla bütçeden 2024 için toplamda 2 milyar 980 milyon liralık yatırım yapılacak. 2025’te bu miktar 3 milyar 654 milyon liraya ve 2026’da 4 milyar 135 milyon liraya ulaşacak.

Kalkınma ajanslarına 84 bin 625 proje başvurdu

Kalkınma ajanslarına bu zamana kadar 84 bin 625 proje başvurusunda bulunulurken 25 bin 789 projeyle destek sözleşmesi imzalandı. Bunlara ajanslar 75,5 milyar lira mali destek sağladı, yararlanıcıların eş finansmanı dahil toplam 126,6 milyar liralık kaynak verildi.

Merkezi bütçeden kalkınma ajanslarına 2023 sonuna kadar 6,65 milyar lira kaynak aktarıldı. 2024 için tahsis edilen merkezi bütçe payı ise 1,8 milyar lira oldu. Böylece bütçeden ayrılan pay geçen yıla göre 2 kat arttı. Buraya 2025’te 2,2 milyar lira ve 2026’da 2,5 milyar lira ayrılacak.

İl özel İdareleri, belediyeler ile sanayi ve ticaret odaları ise yerel katkı payı olarak 2023 sonu itibarıyla kalkınma ajanslarına yaklaşık 5,1 milyar lira kaynak aktardı.

Üreten şehirlere 55 milyon lira destek

Cazibe Merkezleri Destekleme Programı kapsamında 2010’dan itibaren 107 proje tamamlanırken 4 projenin uygulama süreci devam ediyor. Bu kapsamda projelere 2024 için 450 milyon lira, 2025 için 553,5 milyon lira ve 2026 için 620 milyon lira ayrıldı.

Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı çerçevesinde ise 2019-2023 döneminde 686 projenin desteklenmesi uygun bulundu. Projelere 2024’te 513 milyon lira, 2025’te 631,5 milyon lira ve 2026’da 716 milyon lira harcanacak.

Üreten Şehirler Programı ile sanayinin ülke genelinde dengeli gelişiminin sağlanması ve metropoller dışındaki önemli sanayi, hizmet ve turizm merkezi niteliğindeki Adana, Antalya, Balıkesir, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Manisa, Mersin, Sakarya ve Tekirdağ’ın uluslararası alanda rekabetçi bir üretim yapısına kavuşması amaçlandı.

Bunun için işletmelerin küresel üretim sistemlerine entegrasyonunun güçlendirilmesi, şehirlerin uluslararası erişilebilirliğinin ve kentsel yaşam kalitesinin yükseltilmesi, sanayi, teknoloji ve yenilik altyapıları ile beşeri sermaye ve kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında projelere bu yıl 55 milyon lira, gelecek yıl 67,7 milyon lira ve 2026’da 75,8 milyon liraya destek verilecek.

Kalkınma idarelerinin kapasiteleri artırılacak

Kurumsal Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Programı kapsamında 2021’den bu yana 10 projeye 134,8 milyon lira destek verildi.

Bölgesel Kalkınma Fonu ile ülke cari açığının azaltılması için katma değeri yüksek mal ve hizmetleri üreten işletmelerden finansman ihtiyacı olan ve büyüme potansiyeli taşıyan girişimlerin rekabet güçlerinin artırılması amaçlandı. Bugüne kadar 250’nin üzerinde şirketle görüşüldü ve 1 şirkete yatırım yapıldı.

Bölge Kalkınma İdareleri Yatırım İzleme Sistemi Kurulumu Projesi çalışmaları kapsamda sistemin yazılım sürecinde nihai aşamaya gelindi.

Son olarak bölge kalkınma idarelerinin kurumsal kapasitelerinin artırılmasına dönük çalışmalar da 2024’te yürütülecek. Bu kapsamda ana odak izleme süreçlerindeki yetkinliğin artırılması ve ortak izleme altyapısının geliştirilmesi olacak.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bolgesel-kalkinma-projeleriyle-sehirlerin-cazibe-merkezi-haline-gelmesi-hedefleniyor/feed/ 0
İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanları Yolcu Sayısını Artırdı https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ve-sabiha-gokcen-havalimanlari-yolcu-sayisini-artirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ve-sabiha-gokcen-havalimanlari-yolcu-sayisini-artirdi/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:54:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6173 Bu yılın ocak ayında 9 milyon 156 bin 672 kişinin geliş-gidiş yaptığı İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanları 2023’ün aynı dönemine göre yolcu sayısını yüzde 8 artırdı.

AA muhabirinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgiye göre, Kovid-19 salgının ardından 2022 ile 2023’te dünya genelinde ve Türkiye’de hızla toparlanma sürecine giren hava yolu trafiğindeki artış bu yılın ilk ayına da yansıdı.

İstanbul Havalimanı’nda bu yılın ocak ayında 1 milyon 234 bin 576 yolcu iç, 4 milyon 767 bin 43 yolcu ise dış hatlardan seyahat etti. 6 milyon bin 619 yolcu İstanbul Havalimanı’nda ağırlandı.

Geçen yılın aynı döneminde bu havalimanında iç hatlarda 1 milyon 218 bin 237, dış hatlarda ise 4 milyon 435 bin 402 olmak üzere 5 milyon 653 bin 639 yolcu misafir edildi.

İstanbul Havalimanı, 2024 yılının ilk ayında yolcu sayısını yüzde 6 ve 347 bin 980 kişi artırdı.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 1 ayda 3 milyondan fazla yolcu ağırlandı

Bu yılın ocak ayında, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan icra edilen geliş ve gidiş seferleriyle iç hatlarda 1 milyon 446 bin 739, dış hatlarda 1 milyon 708 bin 314 olmak üzere 3 milyon 155 bin 53 yolcu uçtu.

Geçen yılın ilk ayında 2 milyon 794 bin 730 yolcunun ağırlandığı havalimanında yüzde 13’lük ve 360 bin 323 yolculuk artış olduğu hesaplandı.

İstanbul’daki 2 havalimanından, bu yılın ilk ayında iç hatlarda 2 milyon 681 bin 315, dış hatlarda ise 6 milyon 475 bin 357 olmak üzere 9 milyon 156 bin 672 yolcu geçiş yaptı.

Geçen yılın aynı döneminde ise seyahat eden yolcu sayısı 8 milyon 448 bin 369 olarak hesaplandı.

Böylece İstanbul havalimanlarının geçen yılın dönemine göre yolcu sayısını 708 bin 303 kişi ve yüzde 8 artırdığı belirlendi.

2024’ün ilk ayında İstanbul havalimanları uçuş sayılarını da artırdı

İstanbul’daki havalimanlarında bu yılın ilk ayında yolcu sayılarına paralel olarak düzenlenen seferlerde de artış kaydedildi.

İstanbul Havalimanı’nda, 2024’ün ilk ayında 8 bin 910’u iç, 31 bin 938’i dış hatlar olmak üzere toplam 40 bin 848 sefer düzenlendi.

Geçen yılın ilk ayında toplam 38 bin 888 seferin yapıldığı havalimanında bu ocakta 1960 uçuşluk artış meydana geldi.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda, 2024’ün Ocak ayında 8 bin 616’sı iç, 10 bin 561’i dış hat olmak üzere toplam 19 bin 177 uçuş icra edildi.

Bu havalimanında 2023’ün aynı döneminde toplam 17 bin 601 uçuş yapıldığı kayıtlara yansırken geçen yıla kıyasla 1576 sefer artışı hesaplandı.

Atatürk Havalimanı’nda, ocak ayında iç ve dış hatlarda toplam 2 bin 71 uçuş düzenlendi.

Geçen yılın ilk ayında 1888 seferin icra edildiği havalimanında sefer artışı 183 olarak hesaplandı.

İstanbul’daki tüm havalimanlarından bu yılın ocak ayında toplam 62 bin 96, geçen yıl aynı döneminde ise 58 bin 377 sefer düzenlendiği belirlendi.

Böylece ocak ayında havalimanlarından icra edilen iç ve dış hat seferleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 ve 3 bin 719 arttığı hesaplandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ve-sabiha-gokcen-havalimanlari-yolcu-sayisini-artirdi/feed/ 0
İstanbul’da Pazarda Zam Şikayetleri https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-pazarda-zam-sikayetleri/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-pazarda-zam-sikayetleri/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:15:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6157 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul’un Kağıthane ilçesinde kurulan pazarda yurttaşlar, zamlardan dert yandı. Bir emekli, “Aşağı yukarı 2-3 senedir böyle. Bu sene tamamıyla patladı yani. Emekliyim. Zamlarla birlikte 9 bin 900 liraya oldu benim maaşım, 10 bini aşmadı. Bununla geçinirsen geçin. Allah’tan iyi ki oturacak bir evimiz var. Yoksa mahvolmuştuk. Sabır sabır ama nereye kadar sabır? İnsanlarda sabır taşı patladı diye bir nokta var” dedi.

İktidarın ekonomi politikalarının sonucunda yükselen enflasyon, yurttaşların yaşamını olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Alım gücünün en çok hissedildiği semt pazarlarında da fiyatlar her hafta zamlanmaya devam ediyor. İstanbul’un Kağıthane ilçesinde kurulan semt pazarına alışverişe gelen yurttaşlar ve pazar esnafı, sorunlarını ANKA Haber Ajansı’na anlattı.

“BİR PATATES 5 LİRA”

Patates satan tezgahtar, kilosunun halde 22-23 lira olduğunu, kendisinin 15-20 liraya sattığını belirterek kar etmediğini söyledi. Esnaf, “Soğan halde de 13-14 lira, burada 15 lira. 4-5 kişi çıkıyor öyle, taneyle satıyoruz. Kilosu kaç para bunun? Diyelim 25 lira. Tartıyla kaç para geliyor bir patates? Vurduğu zaman bir patates 5 lira. Bir kilo 20-25-30 lira. Böyle bir şey yoktu eskiden, 4-5 kilo patates alınırdı” dedi.

“GEÇEN HAFTA 20 LİRA OLAN BU HAFTA 35 OLMUŞ”

Alışverişe gelen bir emekli de “Hiç memnun değiliz. Çok pahalı. Geçen hafta 20 liraya aldığım bu hafta 35 olmuş. Daha yeni geldim ama fiyatlara bakıyorum. Çok pahalı. Eksik her şey var ama çok pahalı, alamıyoruz. Emekliyim ama yorumsuzum” dedi.

“FİYATLAR SÜREKLİ DEĞİŞİYOR, YETİŞEMİYORUZ”

Bütçe olarak pazara 300 lira ayırdığını belirten bir yurttaş ise “Çok bir şey alamayacağım zaten. Kiracıyım. O kadar zor yani. Her şeyden kısıtlıyorsun. Gezme tozma yok. Önceden tek kişi çalışıyordu, 10 kişiye bakıyordu; şimdi 10 kişi çalışıyor, bir kişiye bakamıyor. Kiram şu anki şartlara göre uygun, 6 bin lira. Daha ne alacağım? Zorluyoruz bütçeyi. Alacağım bir iki bir şeyler daha. Değişiyor sürekli fiyatlar, hiç aynı değil. Yetişemiyoruz yani, mümkün değil. Zaten sabretmesek bilmiyorum, daha neler olur yani? Allah korusun, şükrediyoruz her halimize ama zamlar çok yüksek gerçekten” diye konuştu.

“MEYVE ALAMADIK”

İki çocuğuyla birlikte gelen bir baba, “Çok pahalı. Yemeklik kalmaya geldik ama alamadık, bak. Her şey 70-80 liradan başlıyor. Hesapta uygun hiçbir şey yok. Uygun yok ki. Her şey pahalı. Meyve alamadım. Nasıl yapacağız? Sadece sebze aldık. Her şeyi de 15-20 liralık aldık. Başka yok. 4 tane aldım işte. Çalışıyoruz asgari ücretle. Ev kira. Geçinemiyoruz. Ek iş yapıyoruz” dedi.

“BİR BALIK 150-200 LİRA”

Emekli bir çift de balık fiyatlarından şöyle dert yandı:

“Şuradan bir balık alalım diyoruz. Balık almaya gücümüz yetmiyor. Şurada çupraya baktım. Tanesi 120, 150, 200 lira. Aşağı yukarı 2-3 senedir böyle. Bu sene tamamıyla patladı yani. Emekliyim. Zamlarla birlikte 9 bin 900 liraya oldu benim maaşım, 10 bini aşmadı. Bununla geçinirsen geçin. Allah’tan iyi ki oturacak bir evimiz var. Yoksa mahvolmuştuk. Sabır sabır ama nereye kadar sabır? İnsanlarda sabır taşı patladı diye bir nokta var, değil mi? 3 bin lirayla (bayramda verilecek emekli ikramiyesi) bir pazar görürsün, rahat güzel bir pazarlık alayım dersen. Anca bir pazar parası. Başka bir şey yok. Ne yapabiliriz? En azından çalışıyordum. Emekli maaşına kalmamıştık. Şimdi emekli maaşına kalınca her şey otomatikman durdu. Allah yardımcımız olsun diyorum, başka bir şey demiyorum.”

“DEVLETE ALLAH AKIL FİKİR VERSİN”

Başka bir yurttaş da “Fiyat aynı, değiştiği yok. 20, 30, 35… Yemesek nasıl alacağız? Yiyoruz ki alacağız. Yapacak bir şey yok. İdare ediyoruz. Artık devlete Allah akıl fikir versin. Bir şey diyemeyiz. Allah herkese akıl versin, devlete de akıl versin. Yapacak bir şeyimiz yok. Benim eşim var, bir de bekar oğlum var. Evlenmiyor işte bu hayatın zorluğundan. Evlen diyoruz da diyor ki, ev kirası mı vereceğim, evlenip çoluk çocuğa mı bakacağım diyor. Onun için de evlenmiyor işte. Eşim ek işte çalışıyor” dedi.

“NE ARABA NE EV ALABİLİRİM, GEÇTİ”

Bir pazarcı esnafı da 25 yıldır bu mesleği yaptığını belirterek “Eskiden çok güzeldi. Ne araba ne ev alabilirim, bu eskidendi. Şimdi geçti. Ancak ekmek bulacağım, başka bir şey yok. Eskiden çok şey alıyordum ben. 3 sene oldu, her şey pahalı oldu. Üç sene. Sigorta yatır, onu bunu yatır, az bir şey kalıyor. O mazot keşke biraz ucuz olsaydı herkes memnun olurdu. Mazot biraz pahalı. Eskiden pazar çok güzeldi. Artık marketler, herkes bu işi yapıyor. Biraz zayıfladı. Millet bazen köye kaçabiliyor. İş yok İstanbul’da” diye dert yandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-pazarda-zam-sikayetleri/feed/ 0
ABD Enflasyonu ve Fed Tutanakları Piyasaları Etkiliyor https://www.kanal7haber.com.tr/abd-enflasyonu-ve-fed-tutanaklari-piyasalari-etkiliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/abd-enflasyonu-ve-fed-tutanaklari-piyasalari-etkiliyor/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:03:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6153 Küresel piyasalarda, ABD enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine geç başlayacağına ilişkin beklentiler güçlü duruşunu korurken, bugün açıklanacak Fed toplantı tutanakları ve Nvidia’nın finansal sonuçları öncesinde karışık bir seyir izleniyor.

Fed’in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına yönelik belirsizlik devam ederken, ABD’de devam eden bilanço sezonunda özellikle yapay zeka alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketleri gündemin odağındaki yerini koruyor.

Analistler, bugün yayımlanacak Fed Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son toplantısına ilişkin tutanakların, bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara dair ipuçları verebileceğini belirterek, pay piyasaları tarafında yıl başından bu yana yüzde 40’a yakın artış gösteren Nvidia’nın piyasalar kapandıktan sonra açıklanacak bilançosunun piyasaların yönü üzerinde etkili olabileceğini söyledi.

Tutanaklar öncesinde, para piyasalarında Fed’in martta politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğine kesin gözüyle bakılırken, bankanın faiz indirimine başlama ihtimali mayısta yüzde 37 ve haziranda yüzde 78 ile fiyatlanıyor.

Öte yandan, ülkede şirketler finansal sonuçlarını açıklamaya da devam ediyor. Geçen yıl dördüncü çeyrekte beklentilerin üzerinde kar ve gelir bildiren Walmart’ın hisseleri, dün yüzde 3’ün üzerinde değer kazanırken, şirket ayrıca akıllı televizyon üreticisi Vizio’yu nakit olarak 2,3 milyar dolar veya hisse başına 11,50 dolar karşılığında satın alacağını da duyurdu.

ABD’nin büyük perakende zincirlerinden Home Depot’un geçen yılın son üç ayında kar ve geliri, satışlarındaki azalışa rağmen tahminleri aştı. Ancak şirketin 2024 mali yılında öngördüğü toplam satış büyümesi beklentilerin altında kaldı. Güne düşüşle başlayan Home Depot’un hisseleri gün sonunda hafif yükseldi.

ABD’li banka Capital One, finansal hizmetler şirketi Discover’ı 35,3 milyar dolar değerinde tamamı hisse senedi işlemine dayalı bir anlaşmayla satın alacağını açıklamasının ardından Discover’ın hisseleri günü yüzde 13’e yakın artışla tamamladı.

Bu gelişmelerle birlikte, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,27’de bulunurken, dolar endeksi de yüzde 0,1 azalışla 104 seviyesinde seyrediyor.

Yükseliş eğilimini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,4 üzerinde 2 bin 31 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’da yaşanan gerilim yakından takip edilirken, dün Brent petrolün varil fiyatı günü yüzde 1 azalışla 81,8 dolardan tamamlamasının ardından bugün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 81,9 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,92, S&P 500 endeksi yüzde 0,60 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,17 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün karışık seyir hakim olurken, bugün gözler Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksine çevrildi.

Analistler, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) haziranda faiz indirimine başlayacağına yönelik beklentilerin devam ettiğini anımsatarak, bölge genelinde açıklanacak makroekonomik verilerin söz konusu beklentiler üzerinde etkisinin olabileceğini dile getirdi.

Dün, BoE Başkanı Andrew Bailey, piyasaların bu yıl BoE’den faiz indirimleri beklemesinin mantıksız olmadığını belirtti.

Öte yandan, Avro Bölgesi’nde inşaat üretimi, aralıkta kasım ayına kıyasla yüzde 0,8, önceki yılın aynı dönemine göre de yüzde 1,9 artış göstermesi dikkati çekerken, AB pazarında yeni otomobil satış sayısı da ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,1 artarak 851 bin 690’a ulaştı.

Yükseliş eğilimini üst üste altıncı işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen üzerinde 1,0810 seviyesinde bulunuyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,12 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,14 gerilerken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,34 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,08 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında da karışık seyir öne çıktı.

Dün, Çin Merkez Bankasının (PBoC) emlak piyasasını canlandırmak adına konut kredileri için gösterge faiz oranı olan 5 yıllık kredi ana faiz oranını beklentilerin de üzerinde indirmesinin ardından bugün Çin borsalarında emlak sektörü öncülüğünde yaşanan yükseliş dikkati çekiyor.

Japonya’da bugün açıklanan verilere göre, ihracatın ocakta yıllık yüzde 11,9 artış ile beklentileri aşması göze çarptı.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3 azalırken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,7 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2,2 artış kaydetti.

Yurt içinde dün alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,62 değer kazancıyla 9.344,97 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirdi.

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 30,9083’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,9290 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi ve ABD’de Fed’in toplantı tutanaklarının yanı sıra Nvidia bilançosunun da takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.400 ve 9.500 seviyelerinin direnç, 9.300 ve 9.200 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

18.00 Avro Bölgesi, şubat ayı tüketici güven endeksi

22.00 ABD, FOMC toplantı tutanakları

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/abd-enflasyonu-ve-fed-tutanaklari-piyasalari-etkiliyor/feed/ 0
KAMİAD, deprem bölgesinde çalışmalarını yerinde inceledi https://www.kanal7haber.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:30:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6093 Kamuya iş yapan firmaları ve alt yüklenicileri bir araya getirerek sorunlarının çözümü için çalışmalar yürüten Kamu Müteahhitleri Derneği (KAMİAD), 6 Şubat depreminin birinci yılında deprem bölgesinde toplandı. KAMİAD Genel Başkanı Başkan Ali Adıgüzel, yaşanan afetin yıldönümünde yapılan afet konutlarını yerinde görmek, yüklenici firmalarla buluşmak amacıyla Hatay’a geldiklerini ifade etti.

Deprem bölgesinde kamuya iş yapan yüklenici firma temsilcileri ile buluşan KAMİAD Genel Başkanı Ali Adıgüzel, yürütülen çalışmaları yerinde gördü. Bölgede bir dizi temaslarda bulunan Adıgüzel, “50 binden fazla insanımızı yitirdiğimiz, yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı, 200 binden fazla binanın ise ağır hasar aldığı 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden tam olarak 1 yıl geçti. Ülke tarihine bakıldığında yaşanmış en büyük doğal afet olan 6 Şubat depremi sonrasında binlerce vatandaşımız yaşamını yitirirken, binlerce vatandaşımız da maalesef yaralanarak, fiziksel ve zihinsel sorunlar ile psikolojik travmalara maruz kaldı. Bu nedenle yaşadığımız kayıplar, önleyici tedbirler kapsamında güvenli binalara sahip olmamızın ne denli önem arz ettiğini, önceliğimizin can ve mal güvenliği olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmıştır” dedi.

Herkesin depreme hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatan KAMİAD Başkanı Ali Adıgüzel, “Deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemizde her zaman deprem beklenir. Bu noktada önemli olan ülke olarak bizlerin depremlere ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur. Bunun için sağlam yapılaşma ve deprem bilincini zihnimize kazıma gerekliliği muhakkaktır” şeklinde konuştu.

Adıgüzel, bölgede en öncelikli konunun deprem konutlarının tamamlanması olduğunu kaydederek, “Günümüzün en önemli konusu, deprem bölgesindeki konut inşaatlarının en kısa sürede tamamlanmasıdır. Afet bölgesinin ihtiyacı olan 650 bin konut inşaatı bir an önce tamamlanarak, vatandaşlarımızın konteyner ve çadır kentlerden kurtulmasıdır. Devletimiz ilk günden beri çok doğru pozisyon alarak bu inşaatların teslimini yapmaya başlamıştır. Elbette devamında bu yapılaşma planlı olarak devam etmelidir. Bu boyuttaki bir afetin ekonomimize büyük bir yük getirdiği tüm milletimizin malumudur. Ancak bilim insanlarımızın bizleri sürekli uyardığı en önemli konulardan biri de deprem için zamanımızın çok kısa olması ve biran önce tedbir alınması gerektiği yönündedir. Bu beklentilere karşı yapılacak hazırlıklar artık zaruret halini almıştır” ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüm çağrısı

Adıgüzel, İstanbul başta olmak üzere tüm büyük şehirlerde kentsel dönüşüm çalışmalarının acilen tamamlanması gerektiğini ifade ederek, “İstanbul başta olmak üzere, büyük şehirlerimizdeki kentsel dönüşüm çalışmaları, afet odaklı bir şekilde ele alınarak acilen tamamlanmalıdır. Bu hayati sürecin, vatandaşın tercihine bırakılmadan başlatılıp, sonuçlandırılması ve güvensiz yapıların hızla tahliye edilerek kentsel dönüşümün yeniden oluşturulacak imar planlarında sosyal ve kamu kullanım alanlarını yeniden oluşturup, modern ve güvenilir yapıların özellikle devlet eliyle yapılması sağlanmalıdır. Kamu yatırımı dışında kalan projelerdeki denetim ve kontrolün kamu işlerindeki kadar yapılamadığını 6 Şubat depreminde bir kez daha görmüş olduk” dedi.

“İhalelerde en düşük teklifi verene iş verilmesi kuralı değiştirilmeli”

İşin ihalelerdeki en düşük fiyatı verene değil en avantajlı teklifi sunana verilmesi gerektiğini vurgulayan Adıgüzel, şöyle devam etti:

“Deprem döneminde milletçe müşahede ettiğimiz bir gerçek vardır ki oda kamu binalarının bu afeti çok daha az hasarlar ile atlatmış olduğu gerçeğidir. Kamuya ait binaların yapımı öncesi kamu müteahhitleri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi olarak ihalelere girmekte ve aldıkları işleri kamu denetiminde yapıp teslim etmektedirler. Temel esası ekonomik açıdan en avantajlı teklifin bulunması olan bu sistemde maalesef bazı müteahhit firmalar çok düşük tekliflerle iş almaktadırlar. Peki, riskin bu denli yüksek olduğu ve zamanın bu kadar kısa olduğu bir dönemde insan hayatını ilgilendiren bu en önemli meselede ülkemizde yürürlükte olan 4734 sayılı İhale Kanunu ve mevzuatı ile bunlar sağlanabilir mi? Elbette, hayır.”

En düşük teklifi verenin ihale aldığı bir sistemde hızlı, kaliteli ve nitelikli bir yapılaşmadan söz edebilmenin çok mümkün olmadığını söyleyen Adıgüzel, “Deprem gerçeğini konuşurken ihale kanunu gerçeğine değinmeden çözüm üretmekten bahsetmek çok doğru olmaz. İnsan hayatı için bu kadar önemli olan bir mesleğin, en ucuz teklifi verenin iş aldığı bir ihale sistemiyle düzeltilmesi beklenmemelidir. Bu konuda yetkililere çağrımızdır. Lütfen en kısa sürede bu kanunun eksikliklerini tamamlayarak, müteahhitlik mesleğini daha nitelikli yapıların oluşmasına imkan sağlayacak bir yapıya kavuşturalım. Yapı müteahhitlerinin ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliklerine göre sınıflandırılması için 2019 yılında çıkarılan ‘Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik’ uyarınca bu mesleğin denetimini taviz vermeden uygulayalım” ifadelerine yer verdi.

“Afet bölgelerinde pozitif ayrımcılık yapılmalı”

Adıgüzel, afet bölgesindeki firmaların teminat sıkıntısı yaşadığını belirterek, bölgedeki firmalara ayrıcalık tanınması gerektiğini kaydetti. Adıgüzel, “KAMİAD olarak afet bölgesinde meslektaşlarımız ile yaptığımız görüşmelerde sektörde yaşanan sıkıntıları dinleme imkanı bulduk. Deprem nedeniyle bankalara evini, iş yerini ipotek göstererek teminat mektubu limitleri açmış yüklenici firmalarımız, yıkılmış binalar ve kaybettikleri gayrimenkulleri nedeniyle mesleklerini devam ettirememektedir. Teminat sıkıntısı yaşayan bu taahhüt firmalarına bölgesel olarak pozitif yönde ayrımcılık yapılarak, kendi bölgesinde iş alması kolaylaştırılmalı, ihalelerin daha küçük miktarlara bölünmüş şekilde onların iş alması sağlanmalı ve de yerinde dönüşüm projelerinde bu firmalara öncelik tanınmalıdır” şeklinde konuştu.

“İmar çalışmaları şeffaf, katılımcı ve tekniğe uygun olmalıdır”

Yeni alanlar üzerinde yapılan çalışmalar, mevcut planlar üzerindeki yapılan tadilatlar gibi her türlü imar çalışmasının şeffaf, katılımcı ve tekniğine uygun olmasını isteyen Adıgüzel, “Tarımsal ve riskli alanların yapılaşmaya açılması sınırlandırılmalı, sorunlu, zayıf zeminlerde yüksek katlı konut ve benzeri yapılar için yapı izni verilmemelidir. İstisnai durumlarda kural ve kriterler titizlikle belirlenmeli ve denetlenmelidir. Özellikle çok katlı konut yapılarında yapısal düzensizliğe neden olan uygulamalara son verilmelidir. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı yapılaşma, bilimsel teknik kurallar, nitelikli eğitim, nitelikli mesleki hizmetler, nitelikli müteahhitlik ve nitelikli kamusal denetim ile mümkündür” diye konuştu. – HATAY

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kamiad-deprem-bolgesinde-calismalarini-yerinde-inceledi/feed/ 0
TMMOB Maden Mühendisleri Odası: “İliç Çöpler Altın Madeni Kapatılmalı, İşletme Ruhsatları İptal Edilmelidir. Sömürge Madenciliğine Son Verilmelidir” https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-maden-muhendisleri-odasi-ilic-copler-altin-madeni-kapatilmali-isletme-ruhsatlari-iptal-edilmelidir-somurge-madenciligine-son-verilmelidir/ https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-maden-muhendisleri-odasi-ilic-copler-altin-madeni-kapatilmali-isletme-ruhsatlari-iptal-edilmelidir-somurge-madenciligine-son-verilmelidir/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:45:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6058

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası, Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasının olduğu alanda ticari sır ve benzeri gerekçelerle inceleme yapmalarına izin verilmediğini belirterek, “Daha fazla kar hırsı ile maliyetten kaçmak için madencilik kültüründen, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinden ödün veren, insan hayatını, çevre sağlığını, toplumsal yararı hiçe sayan madencilik uygulamalarına ve diğer ekonomik faaliyetlere izin verilmemelidir. İliç Çöpler altın madeni kapatılmalı, işletme ruhsatları iptal edilmelidir. Sömürge madenciliğine son verilmelidir” açıklamasını yaptı.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasına ilişkin bugün yazılı açıklama yaptı. İliç Çöpler altın madeninin kapatılması ve işletme ruhsatları iptal edilmesi çağrısında bulunan Maden Mühendisleri Odası’nın açıklaması şöyle:

“Erzincan ili, İliç ilçesi sınırları dahilinde, Lidya madencilik ile Kanada asıllı SSR Mining firmalarının ortaklığında faaliyette bulunan Anagold Madencilik firması tarafından altın üretimi yapılan Çöpler Altın Maden İşletmesinde 13 Şubat 2024 tarihinde 14: 30 sularında, liç prosesi için oluşturulan yığının bir bölümünde kayma meydana gelmiş, bir faciaya dönüşen olayda resmi açıklamalara göre dokuz işçi kayan siyanür içerikli yığının altında kalmıştır. Bu vahim olay nedeniyle halkımıza ve madencilik camiasına geçmiş olsun diyoruz. Faciada sorumluluğu bulunanların hak ettikleri cezaları almalarını ve bu tür faciaların bir daha yaşanmamasını diliyoruz. Altın elde etmek için siyanür içerikli çözelti prosesi uygulanan yığın liç hacminin yaklaşık 10 milyon m3’lük bir kısmının 800 metre kadar kaydığı resmi makamlarca ifade edilmiştir. Facianın üzerinden 7 günlük bir süre geçmiş olmasına rağmen halen akıntı altında kalan işçilerin maalesef yerleri tespit edilememiş ve kendilerine ulaşılamamıştır.

“İLİÇ’TE DE ŞEFFAFLIK İLKESİNE AYKIRI BİR ŞEKİLDE SAHADA YÜRÜTÜLEN MADENCİLİK FAALİYETLERİNE İLİŞKİN BİLGİ VE BELGELERE ULAŞILAMAMIŞTIR”

Haber alınır alınmaz Odamızca oluşturulan heyet bölgeye ulaşmak için harekete geçmiş olup, 14 Şubat Çarşamba günü sabahı işletmeye ulaşmıştır. Erzincan Valisi tarafından verilen genel bilgilendirme brifingine katılım sağlanmış olup teknik konularla ilgili yetkili personel tarafından bir bilgilendirme sunumu yapılması talebimiz uygun bulunmamış, olay yerine girişimize ve inceleme yapmamıza izin verilmemiştir. Daha önce birçok olayda olduğu gibi İliç’te de şeffaflık ilkesine aykırı bir şekilde sahada yürütülen madencilik faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılamamıştır. Yaptığımız incelemeler ve elde ettiğimiz bilgilere göre; İliç ilçesinde işletilen altın madeninde 2010 yılında fiili altın üretim faaliyetlerine başlanmış olup, o tarihten bu yana üretim faaliyetleri sürdürülmektedir. Çöpler altın madeni Sicil: 847, Sicil: 49729 ve Sicil: 20067313 işletme ruhsat numaralı sahaların içerisinde olup, üretim faaliyetleri Sicil: 847 sayılı ruhsat sahasında gerçekleştirilmekte, diğer ruhsat alanlarında ise tesisler ve şantiye alanları bulunmaktadır. Sahada, kazı yöntemleri ile üretilen altın cevherini de içeren kayaç kırma-eleme işlemleri ile boyutlandırılarak yığın haline getirilmekte ve içerisindeki altın cevherini elde etmek amacıyla, siyanür kullanılarak yığın liçi işlemi ile altın kazanımı gerçekleştirilmektedir.

“FACİANIN MEYDANA GELDİĞİ TARİHTEN ÖNCE KAYMANIN YAŞANDIĞI ALANDA YARIK VE ÇATLAKLARIN OLUŞTUĞU RESMİ AĞIZLARCA DA DOĞRULANMIŞ OLMASINA RAĞMEN 9 İŞÇİNİN HAYATININ RİSKE EDİLDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR”

Üretime başlandıktan bugüne kadar sahada tek bir yığın liç alanı kullanılmakta olup, 2014 ve 2021 yıllarında hazırlanan ÇED Kapasite Artışı Projeleri ile yığın liç tesisi için de kapasite artışı talebinde bulunulmuş ve her iki talep de Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygun bulunarak onaylanmıştır. Projenin başlangıcında planlanan yığın liç alanı kapasitesi 34 milyon ton olup, 2014 yılındaki kapasite artışı ile 73 milyon tona, 2021 yılındaki kapasite artışı ile 85,3 milyon tona yükseltilmiştir. Söz konusu kapasite artışları sonucunda yığın liç alanı her biri 8 metre yükseklikte yaklaşık 34 basamaktan oluşan toplam yüksekliği ise 250 metreyi aşan devasa bir yüksekliğe ulaşmış durumdadır. Meydana gelen facia bu devasa büyüklüğe ulaşmış olan yığın liç alanının sadece bir bölümünün doğu-batı yönünde çift taraflı kayarak akması sonucunda oluşmuştur. Kalan yığının da kayma riski bulunmakta olup arama-kurtarma çalışmalarını da riskli hale getirmektedir. Facianın meydana geldiği tarihten önce kaymanın yaşandığı alanda yarık ve çatlakların oluştuğu, iş güvenliği uzmanı ve çalışanlar tarafından işverene bu konuda bilgi verildiği resmi ağızlarca da doğrulanmış olmasına rağmen sahanın tamamen tahliye edilmediği, liç yığını akıntısı altında kalan 9 işçinin hayatının riske edildiği anlaşılmaktadır.

“GEREKLİ ÖNLEMLERİN ALINMADIĞI SONUCU ORTAYA ÇIKMAKTADIR”

Yığın liçi uygulamalarında en önemli hususlardan biri yığının stabilitesinin ve duraylılığının sağlanmasıdır. Stabiliteyi etkileyen en önemli faktörler ise yer seçimi, yığın liç alanı tasarımı, mevsimsel koşullar ve sıvılaşmanın önlenmesidir. Çöpler altın madeninde yaşanan faciada, her iki kapasite artışı ile yığının yüksekliğinin devasa boyutlara ulaştığı, stabilitenin ve duraylılığın sağlanmasının oldukça zorlaştığı çok açıktır. Ayrıca, facianın gerçekleştiği bölümde oluşan yarık ve çatlaklardan, kayan liç yığının suya doymuş bir çamur yığını şeklinde akmasından anlaşılacağı gibi yoğun sıvılaşmanın gerçekleştiği, aşırı kar hırsı nedeniyle üretimi artırmak amacıyla liç yığınına siyanürlü çözelti uygulanmasına devam edildiği, yer yer basamak yüksekliklerinin 8 m’yi aştığı, projeye uyulmadığı, sahada yer hareketlerini izleyen radarın akmanın gerçekleştiği Sabırlı deresi bölümünü izlemediği, özetle gerekli önlemlerin alınmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.

“SİYANÜRLÜ ÇÖZELTİ İÇERİĞİNİN, SABIRLI DERESİNE ORADAN DA FIRAT NEHRİNE ULAŞMASI RİSKİ BULUNMAKTADIR”

Çöpler altın madeni sahasında bulunan yığın liç tesisi ‘Maden Atıkları Yönetmeliği’ kapsamında bulunan bir tesistir. Söz konusu yönetmelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanmış olup, 15/07/2015 tarih ve 29417 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu çerçevede; yığın liç tesisinin izin süreçleri, denetlenmesi ve izlenmesi ile ilgili yetki ve sorumluluk Çevre ve Şehircilik Bakanlığındadır. Ayrıca, altın madeni için hazırlanan bütün ÇED Kapasite Artışı talepleri ile birlikte yığın liç tesisi için kapasite artışı talepleri de Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayına sunulmakta ve bahse konu Bakanlık tarafından onaylanmaktadır. Bir başka deyişle Çöpler altın madeni sahasındaki yığın liç tesisi kapasite artış taleplerini onaylayarak uygulanmasına izin veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aynı zamanda söz konusu tesisin denetlenmesi, izlenmesi ve kontrolünden de sorumlu kurumdur. Yığın liç alanının tabanı kil tabakaları ve jeomembran serilerek geçirimsiz hale getirilmek zorundadır. Ancak, yığın liç alanından kayarak akan yaklaşık 10 milyon m3’lük siyanür içerikli yığın geçirimli doğal ortamla temas halindedir.  Söz konusu siyanürlü çözelti içeriğinin, gerek temas halinde bulunduğu doğal ortamın geçirimli yapısından kaynaklı olarak toprağa karışması gerekse de yağmur ve kar suyu ile taşınarak yeraltı sularına ulaşması, yeraltı suları ile birlikte de Sabırlı deresine oradan da Fırat nehrine ulaşması riski bulunmaktadır.

“ARAMA-KURTARMA FAALİYETLERİNİN MADENCİLİK FAALİYETLERİ KONUSUNDA HERHANGİ BİR MESLEKİ TECRÜBESİ VE UZMANLIĞI BULUNMAYAN KİŞİLERCE YÜRÜTÜLMEYE ÇALIŞMASI ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARININ SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ ENGELLEMEKTEDİR”

Yığın liç alanı üretim yapılan ocağa yakın mesafede olup, ocakta üretim dinamit ile patlatma yapılarak sürdürülmektedir. Patlatmalardan kaynaklı vibrasyon etkisinin yığın liç alanında oluşan kaymaya doğrudan etkisi olmasa da tetikleyici etkisinin olabileceği göz ardı edilmemelidir. Çöpler altın madeninde sürdürülen madencilik faaliyetlerinin yoğunlukla taşeron firmalar aracılığıyla yürütüldüğü, sahada farklı işleri yürüten 7 ayrı taşeron firmanın faaliyette bulunduğu da gelen bilgiler arasındadır. Faciadan sonra sahada yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında ön plana çıkan yine AFAD ekipleridir. İkinci bir kayma riskinin bulunması arama-kurtarma faaliyetlerinin madencilik faaliyetleri konusunda herhangi bir mesleki tecrübesi ve uzmanlığı bulunmayan kişilerce yürütülmeye çalışması arama-kurtarma çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemektedir.

“ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI FACİANIN ASLİ SORUMLULARIDIR”

Bütün bu tespitler ve veriler ışığında; facianın gerçekleşmesinin ana nedeni, iki kez kapasite artışı yapılarak liç yığını üzerindeki yükün arttırılması, yüksekliğinin yaklaşık 250 metre üzerine çıkarılması sonucunda stabilite ve duraylılığının sağlanmasının oldukça zorlaştığı, sıvılaşmayla birlikte oluşan yarık ve çatlaklara rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması ve acil eylem planının devreye sokulmamasıdır. İkinci ve üçüncü yığın liç alanı oluşturmak yerine maliyetten kaçmak ve daha fazla kar hırsı ile mevcut yığın liç alanını kullanarak iki kez kapasite artışını yapan, oluşan deformasyon üzerine işçilerin ve iş güvenliği uzmanının uyarılarına rağmen faaliyetlere devam eden işletmeci firma ile söz konusu kapasite artışı taleplerini onaylayarak uygulanmasına izin veren, denetleme sorumluluğu bulunmasına rağmen bu görevlerini yerine getirmeyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı facianın asli sorumlularıdır.

“BİR TAKIM ÇIKAR GRUPLARININ BU OLAYI TOPLUMA HEYELAN/TOPRAK KAYMASI OLARAK AKSETTİRMEYE ÇALIŞMASININ AMACI KAMUOYUNU YANILTMAKTAN BAŞKA BİR ANLAMA GELMEMEKTEDİR”

Yığın liç alanından kayarak geçirimli doğal ortam üzerine akan yaklaşık 10 milyon m3’lük siyanür ve ağır metal içeren yığının çevre ve insan sağlığına olası etkilerinin izlenmesi için bölgenin yeraltı suyu haritası çıkarılmalı, etki alanından, kontrol kuyularından, Sabırlı deresi ve Fırat nehrinden periyodik olarak numuneler alınarak ölçümlerin yapılması, sonuçların şeffaf olarak kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir. Diğer alanlarda olduğu gibi madencilik faaliyetlerinde de işlerin bölünerek taşeron firmalar aracılığıyla yapılması, iş bütünlüğünü bozmakta, koordinasyonu engellemekte, telafisi imkansız sorunlara neden olmaktadır. Maden işletmelerinde taşeronlaştırmaya izin verilmemelidir. Madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü işletmelerde gerçekleşen bu tür olaylarda arama-kurtarma faaliyetleri herhangi bir mesleki tecrübesi ve uzmanlığı bulunmayan AFAD personeli yerine, maden mühendisleri gözetiminde uzman madenci ekipleri tarafından yürütülmek zorundadır. Stratejik madenlerin tanımlaması yapılmalı, altın stratejik madenler kapsamına alınarak kamu eliyle işletilmelidir. Yıllarca ülke kamuoyuna altın madenciliğini çevreyle tamamıyla barışıkmış algısını yaratmaya çalışan çevrelerin manipülasyonları, yaşanan bu faciayla açığa çıkmıştır. Benzer şirketlerin ekonomik ve sosyal olarak gelişmiş ülkelerde yürüttükleri madencilik faaliyetini, ülkemizde aynı hassasiyetle yürütmedikleri; bu ülkeyi bizim kadar önemsemedikleri açıktır. Onların sadece ve her zaman olduğu gibi yalnızca ‘yaratılan artı değeri’ düşündükleri ortadadır. ÇED izin süreçlerinde tanınan kolaylıklar, verilen teşviklerle alınmayan vergiler kamu erkinin burada yaratılan pespaye duruma yaklaşımını gözler önüne sermektedir. Faciadan hemen sonra bir takım çıkar gruplarının bu olayı topluma heyelan/toprak kayması olarak aksettirmeye çalışmasının amacı kamuoyunu yanıltmaktan başka bir anlama gelmemektedir.

“ÇÖPLER ALTIN MADENİ KAPATILMALI, İŞLETME RUHSATLARI İPTAL EDİLMELİDİR. SÖMÜRGE MADENCİLİĞİNE SON VERİLMELİDİR”

Bir kez daha uyarıyoruz; madencilik alanında uzman bir kuruluş olan TMMOB Maden Mühendisleri Odasının, ticari sır ve benzeri gerekçelerle olay mahallinde inceleme yapmasının engellenmesi, bazı gerçeklerin kamuoyundan saklanması olasılığını düşündürmektedir. Kamuoyunu yakından ilgilendiren her durumda Odamızın teknik inceleme hak ve sorumluluğu tanınmalı, böylece kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin yolu açılmalıdır. Daha fazla kar hırsı ile maliyetten kaçmak için madencilik kültüründen, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinden ödün veren, insan hayatını, çevre sağlığını, toplumsal yararı hiçe sayan madencilik uygulamalarına ve diğer ekonomik faaliyetlere izin verilmemelidir. İliç Çöpler altın madeni kapatılmalı, işletme ruhsatları iptal edilmelidir. Sömürge madenciliğine son verilmelidir.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-maden-muhendisleri-odasi-ilic-copler-altin-madeni-kapatilmali-isletme-ruhsatlari-iptal-edilmelidir-somurge-madenciligine-son-verilmelidir/feed/ 0 KUDAKA 2024 Yılı Fizibilite Desteği Programı İlan Edildi https://www.kanal7haber.com.tr/kudaka-2024-yili-fizibilite-destegi-programi-ilan-edildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kudaka-2024-yili-fizibilite-destegi-programi-ilan-edildi/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:18:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5930 Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUDAKA) bölgedeki paydaşların, yerel ve bölgesel kalkınmaya katkıda bulunabilecek ve yerel kalkınma kapasitesini artırıcı faaliyetlerine destek sağlamak için uygulamayı planladığı 2024 Yılı Fizibilite Desteği Programı ilan edildi.

KUDAKA 2024 Yılı Fizibilite Desteği Programı’nın hedeflerini, “Bölgenin kalkınması ve rekabet gücü açısından önemli fırsatlardan yararlanılmasına, bölgenin yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesine ve yapılması muhtemel yatırımlara ilişkin ihtiyaç duyulacak fizibilite çalışmalarının ve “Sonuç Odaklı Programlar” kapsamında güdümlü proje desteği verilmesi planlanan projelere tahsis edilen kamu kaynağının etkin kullanılması için fizibilite çalışmalarının yapılması amaçlanıyor” şeklinde açıkladı.

Hangi programlara destek veriliyor?

KUDAKA 2024 yılı fizibilite desteği programının önceliklerini; turizmin geliştirilmesi, et, süt ve arıcılık sektörlerinin geliştirilmesi, tabi kaynaklar ve yapı malzemeleri sektörlerinin geliştirilmesi, afet risk yönetimi ve yerel kalkınma fırsatları olarak belirledi. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı 2024 yılı bütçesinden Fizibilite Desteği Programı için ayrılan toplam yıllık tutar 4 Milyon TL olarak açıkladı. Program çerçevesinde projelere Ajans tarafından sağlanacak asgari destek tutarı 150 Bin TL, azami destek tutarı ise 750 Bin TL şeklinde olacak. Program kapsamında azami proje süresi 12 ay şeklinde ilan edildi.

2024 Yılı Fizibilite Desteği Programı Başvuru Süreci

Söz konusu programda her bir fizibilite teklifi KUDAKA’ya ulaştığı tarihten itibaren en fazla bir ay içerisinde teknik ve mali açıdan değerlendirilecek ve başarılı bulunan başvurular destek kararı için ilk toplantısında gündeme alınarak onaylanmak üzere Yönetim Kuruluna sunulacak. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulunun vereceği destek kararları neticesinde program için ayrılmış olan destek bütçesinin başarılı bulunan tekliflere tahsis edilmesinden sonra başvuru kabulüne son veriliyor. Başvuru Formu ve başvuru için talep edilen diğer belgeler www.kudaka.ka.gov.tr ve www.kaysuygulama.sanayi.gov.tr adreslerinden ulaşılacak olan Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden elektronik ortamda doldurulacak. Destek taleplerinin KAYS üzerinden tamamlanması ve onaylanması için son tarih 22 Aralık 2024. Taahhütnameler ise e-imzalı ya da ıslak imzalı olarak 31 Aralık 2024 tarihi mesai bitimine (18.00) kadar Ajansa sunulması gerekiyor. Başvurular taahhütnamelerin teslim edilmesi ile birlikte tamamlanmış olacak.

KUDAKA’nın görevleri nelerdir?

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), 25.01.2006 tarih ve 5449 sayılı “Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun”un 3. maddesine dayanılarak Kalkınma Bakanlığı’nın koordinasyonunda, 10 Kasım 2008 tarih ve 2008/14306 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kuruldu. KUDAKA, Erzurum ili merkez olmak üzere Erzincan ve Bayburt illerini kapsayan TRA1 Düzey 2 bölgesinde faaliyet gösteriyor. Ajansın amacı bölgedeki kurumlar arası işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülmüş olan ilke ve politikalarla uyumlu biçimde bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak olarak ifade ediliyor. – ERZURUM

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kudaka-2024-yili-fizibilite-destegi-programi-ilan-edildi/feed/ 0
‘Sigortalı Sohbetler’de enerji ve sigorta konuları konuşuldu https://www.kanal7haber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:57:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5913 Sürdürülebilir dünya için alternatif enerji üretimi önemli bir yer tutuyor. Fosil yakıt karşıtı şirketlere her gün bir yenisi eklenirken yeşil ve çevre dostu şirketler alternatif enerji arayışına giriyor. Şirketlerin bu alanda aldığı küresel aksiyonlar, sigorta korumasını da beraberinde getirirken sigorta şirketleri de bu alanda sunduğu çözümleri yenilemeye ve geliştirmeye devam ediyor. Yenilebilir enerji alanında ortaya çıkan bu ihtiyacı, ilkini gerçekleştirdiği ‘Sigortalı Sohbetler’de masaya yatıran Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Corpus Sigorta iş birliğiyle düzenlediği buluşmada iki sektörün ihtiyaç haritasını da belirlemiş oldu.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda yeşil enerji ve yenilenebilir enerji kavramları sıklıkla kullanılıyor. Bu alanda çalışmalar yapan üreticiler, teknolojinin de devreye girmesiyle birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının maksimum seviyede kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Hiç kuşkusuz yenilenebilir enerji, yatırım sağlaması açısından da ekonomiye önemli katkılarda bulunuyor. Öyle ki, bu alanda yapılan yatırımların ilerleyen yıllarda daha da artması planlanıyor. Globalleşme açısından önemli bir yere sahip olan yenilenebilir enerji, dışarıya açılma yönüyle birlikte birçok yeniliğe uyum sağlanmasının önünü açıyor.

Türkiye’de İş Dünyası dergisi ve Corpus Sigorta iş birliğiyle düzenlenen ‘Sigortalı Sohbetler’ toplantısında yenilenebilir enerji ve sigorta sektörü arasındaki ilişki konuşuldu. Toplantıya Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, OR-GE Solar Enerji Genel Müdürü Tahir Özsoy, Teksan Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Ata Tuncer, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkan Yardımcısı/ Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, Corpus Sigorta Genel Müdürü Murat Şişli ve Corpus Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ozan Hantal katıldı.

“Asıl problem yeşil dönüşümün sigortalanması”

Deprem, sel gibi afetlerin yeşil dönüşümün sigortalanması noktasında birtakım sorunlara yol açtığını ifade eden Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, son dönemde sektörlerin sigortaya erişimde zorlandıklarına ilişkin bir söylem yayıldığını belirterek şu açıklamada bulundu; “Son aylarda sektörlerin sigortaya ulaşımda problem yaşadıklarına dair bir algı var. Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra dünyada zaten daralmakta olan reasürans kapasitelerinde ülkemize özel bir zorluk söz konusu oldu. Bunun dışında bir de beklenen ve yaşanması muhtemel olan Marmara depremi var. Fakat bu depremlerin ve dünya finans piyasalarının yansımalarıyla reasürans piyasasındaki daralma sigorta şirketlerinin de bu konuya odaklanmasını ve tedbirler almasını beraberinde getirirken sektörlerde sigortaya erişimde problem varmış gibi bir algı oldu. Halbuki sigorta sektörümüz hem Türkiye Sigorta Birliği vasıtasıyla hem Sigorta Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun da katkılarıyla gerçekten iyi bir reasürans anlaşmaları dönemi geçirdi ve hedeflenen kapasitelere ulaştılar. Ama bu kapasitelerine ulaşırken de kapasitelerin maliyetleri önceki yıllara oranla döviz bazında 3-4 kat arttı. Dolayısıyla bu aratan reasürans maliyetleri doğal olarak sigortalama maliyetlerine de yansır hale geldi. Ülkemizde hem enflasyonun hem de döviz kurunun etkisiyle varlık değerlerinde önemli artışlar söz konusu oldu. Dolayısıyla; iş insanlarımızın, sanayicilerimizin, endüstri tesislerinin sahiplerinin, ticari işletmelerin sahiplerinin varlıkları da arttı. Şimdi hem fabrika, bina değerleri artarken hem de stokları, emtiaları ve makine teçhizatları adetsel olarak artmasa bile varlık değeri olarak arttı.” Bunun yanında Kahramanmaraş depremlerinin ortaya çıkardığı eksik sigortalama ve eksik teminat alma sebebiyle yaşanan mağduriyetlerin artırdığı farkındalıkla poliçelerde bedel ve ek teminat olarak ciddi artışlar yaşandığını ifade eden Yaşar, sigortacıların fiyat artırımına gitmese dahi varlık değerlerinin artmasıyla sigorta primlerinde yükseliş olduğunu aktardı. Bununla birlikte artan reasürans, işgücü, döviz kuru ve enflasyon kaynaklı hasar maliyetleri, mevzuat düzenlemeleri vb sigorta şirketlerinin de maliyetlerini artırdığı için fiyata zam yapılması da zorunlu oldu.

Hem varlık değerindeki artışların primlerdeki artışı hem artan maliyetlerin fiyatlardaki artışa yansıması dolayısıyla bunların hepsinin birleşince bir çarpan etkisi oluşturduğunu söyleyen Ahmet Yaşar, “İş insanlarımız aslında sigortaya erişmekten bahsederken maliyetlerinin arttığından söz ediyorlar. Bir de bunun dışında tabi risk algısı artık arttı. Dolayısıyla risk yönetiminin önemi son derece arttı. Hiçbir sigorta şirketi ‘varlığı teminat altına almıyorum’ demiyor, ‘siz fabrikalarınızda tedbirlerinizi alın ancak ortaya çıkan risklere göre biz de bu durumu değerlendirelim’ anlayışı ortaya çıkıyor. Sektör bazlı kararlar vermiyoruz, spesifik değerlendirmeler sonucunda birtakım tavsiyeler veriyoruz, alınması gereken risk önlemlerinden bahsediyoruz. Bunları sigortalılarımıza, iş insanlarımıza iletiyoruz. Bu raporlamalar sonucunda gerekli tedbirleri alan işletmeler sigortaya erişimde en ufak bir problem yaşamıyorlar. Enerji sektörüne baktığınız zaman da aslında yenilenebilir enerji, yeşil enerji gibi durumlar dünyanın ve bizim sektörümüzün de gündeminde olan konular. Bu konularla ilgili teminat noktasında en ufak bir sıkıntı bulunmuyor. Ancak artık yeşil dönüşüm kapsamında birtakım termik santrallerde, kömürde, odunda vs. gibi sektörlerde bırakın sigortayı, bunların kredilendirilmesi noktasında da ciddi problemler yaşanmakta. İş insanlarımızın da buna göre tedbir almaları gerekiyor” dedi.

“Türkiye panel üretiminde beşinci sırada”

Türkiye’nin son yıllarda yenilenebilir enerji alanında büyük atılımlar gerçekleştirdiğini ifade eden OR-GE Yenilenebilir Enerji Başkanı Mehmet Tahir Özsoy; “Türkiye yenilenebilir enerji konusunda çok büyük bir atak yaptı. Panel üretimi noktasında, kapasite bakımından dünyada beşinci sırada yer alıyoruz. Bu aynı zamanda Avrupa’nın en büyük üretim kapasitesi. Türkiye’de güneş enerji santrali kurulumu yıllık iki gigawatt civarında. Ancak, bu çalışmaların yeterli olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de Enerji Bakanlığı’nın öngörüleri ve planlamaları doğrultusunda, 2035 yılına kadar 60 gigawatt civarında yenilenebilir enerji yatırımı yapılması öngörülüyor. Bu büyük bir kapasiteye tekabül etmesinin yanında, bazı engelleri aşmamız gerektiğini düşünüyorum. Şu an söyleyebilirim ki, finansman ya da yeşil finansmana ulaşmak en büyük engellerden biri. Bahsettiğimiz durum, ucuz ve uzun vadeli yatırım finansmanına ulaşmak. Burada atılması gereken en önemli adım, ‘teşvik kredisi’ diyebiliriz. Bir diğer konu ise trafo kapasiteleri. İki hafta kadar önce Enerji Bakanlığı tarafından 7500 megawatt yeni bir kapasite ilanı için açıklama yapıldı. Ancak, bu ilanın ne kadar sürede ve hangi bölgelerde planlandığı oldukça önemli” diyerek enerjideki üretim planlanmasına dair önemli noktalara değindi.

“Yeni alanlara girme konusunda cesuruz”

Yeni alanlara uyum sağlama konusunda girişimci bir yön sergilediklerini ifade eden Corpus Sigorta Genel Müdürü Murat Şişli; “Dünya’da her geçen gün büyüyen enerji ihtiyacının da etkisiyle yenilenebilir enerjiye karşı talep giderek arttı. Bunda hükümetlerin politikalarını sıfır karbon olarak değiştirmelerinin büyük etkisi var.

Enerji sektöründe sigortaya talebin yüksek olduğunu belirten Şişli, bunun sebebini şu şekilde açıkladı; “Enerji sektöründeki firmaların büyük bir çoğunluğu yatırımlarını korumak ve risklerini doğru yönetmek isteyen profesyonel firmalar, elbette sigorta da vazgeçilmez bir risk yönetim ve risk transfer aracı olarak talep görüyor. Güneş ve rüzgar enerjisi zaten enerjilerini doğadan alan ve doğanın enerjisini bizlerin kullanımına sokan teknolojiler, bu sebeple de doğal afetler başta olmak üzere dış risklere çok açıklar. Buraya yatırım yapan sigortalılar oldukça bilinçli yatırımcılardan oluşuyor. Dolayısıyla yatırım sermayesinin korunması için sigortayı talep ediyorlar.”

Son dönemde sigorta sektörüne ilişkin bazı gelişmeler yaşandı. Bazı sektör temsilcileri sigorta şirketlerinin kendilerine sigorta yapmadığını kamuoyu ile paylaşarak gündeme getirdi. Bu konuya ilişkin görüşlerini paylaşan Murat Şişli; “Yüksek enflasyon, kur değişimleri, dünya ekonomisindeki gelişmeler, jeopolitik riskler ve yurt dışında faizlerin çok daha yüksek olması reasürans piyasalarının yeterli sermayeyi çekememesine sebep oldu. Yeterli sermayenin olmaması sigorta şirketlerine fiyat artışı olarak yansıdı. Bunun yanında riskini iyi yöneten, yaptığı işi çok iyi bilen, yaptığı işe yatırım yapan hiçbir sigortalı açıkta kalmadı. Sigorta teminatını verirken hem yatırımcılarımıza hem de halkımıza karşı sorumluyuz. Bizim vermiş olduğumuz tazminatlar, ödemiş olduğumuz hasarlar aslında bizim devletimizin, halkımızın öz kaynaklarından karşılanan tutarlar. Yatırım yapan, riskini iyi yöneten hiçbir sigortalının da açıkta kaldığını düşünmüyorum” açıklamalarında bulundu.

“Doğal makineler enerji ithalatını düşürüyor”

Türkiye’de rüzgar, güneş gibi enerji kaynaklarının değerlendirilmesinin enerji ithalatını azalttığını ifade eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkan Yardımcısı Ali Aydın, şu ifadeleri kullandı; “Türkiye’de şu an 12 gigawatt seviyesinde rüzgar santralleri var. Bu enerjilerin kullanılmasıyla enerji ithalatını azaltmaya, cari açığı düşürmeye karşı canla başla çalışıyor. Yerli ve milli kaynaklarımızı etkin kullanmamız bu santrallere hizmet veren nitelikli insanların yetişmesini sağlayacak. Bu durum haliyle yurt dışına olan bağımlılığımızı azaltacak, ihracatı artıracak ve gelişmelerden haberdar olmamızı sağlayacak. Bu konudaki çalışmaları, insan bazlı ve teknoloji bazlı olmak üzere iki kategoriye ayırıyoruz. Çünkü bu alanda kullanılan rüzgar tribünleri devasa yapılar, boyu 120, kanatlarıysa ortalama 60-70 metreler civarında”

“Rüzgar enerjisi kullanımında sanayileştik”

Türkiye’nin rüzgar enerjisini kullanma noktasında adeta sanayileştiğini ifadelerine ekleyen Aydın, Türkiye’de rüzgar enerjisi sanayisinin çok ciddi bir konuma geldiğinin altını çizdi.

Sanayileşmede İzmir-Ege bölgesinin hat bölgeler haline geldiğine dikkat çeken Ali Aydın; “Ege bölgesindeki kanat üretim fabrikaları, kule üretim tesisleri ihracat yapabilir seviyede. Üretilen ürünlerin yüzde 80’i ihracat kalemine hizmet ediyor. Bununla birlikte, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını yerli ve milli iş gücü potansiyelini artırıyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/feed/ 0
Oba Makarna halka açılıyor https://www.kanal7haber.com.tr/oba-makarna-halka-aciliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/oba-makarna-halka-aciliyor/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:42:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5906 1966 yılından bu yana modern üretim tesisleri, teknolojik alt yapısı ve Ar-Ge’ye verdiği önemle sektörünün önde gelen kuruluşları arasında yer alan, son 10 yıllık dönemde makarna ihracat şampiyonu olan Oba Makarna pay başına 39,24 TL sabit fiyatla 22-23 Şubat tarihlerinde talep toplayacak.

Oba Makarna CEO’su Alpaslan Özgüçlü, “Köklü şirket tarihimizde önemli bir eşiği ifade eden halka arz sonrasına ilişkin planlarımız ve projelerimiz hazır. Ürün bandımızın genişletilmesi, çeşitlendirilmesi ile üretim kapasitemizi büyütüp, Oba Makarna’nın büyüme planlarına paralel olarak şirket sermayemizi güçlendireceğiz. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yeşil enerjiyi daha fazla kullanmayı planlıyoruz. Halka açık bir marka olarak, büyüme yolculuğumuza daha kurumsal ve stratejik yepyeni adımlarla devam etmek istiyoruz” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin makarna sektöründe son 10 yıllık dönemde ihracat şampiyonu olan ve İstanbul Sanayi Odası tarafından 2022 yılsonu itibarıyla açıklanan ülkemizin en büyük sanayi şirketleri arasında yer alan Oba Makarna halka arzı için 22-23 Şubat tarihlerinde talep toplanacak. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, ÜNLÜ Menkul Değerler, Ziraat Yatırım ve QNB Finansinvest liderliğinde, toplam 43 aracı kuruluştan oluşan konsorsiyum aracılığıyla gerçekleştirilecek halka arzda pay başına satış fiyatı 39,24 TL olarak belirlendi.

Altı kıtada 100’ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren Oba Makarna’nın halka arzında, çıkarılmış sermayesinin 407 milyon 169 bin 500 TL’den 479 milyon 421 bin 759 TL’ye çıkarılması nedeniyle ihraç edilecek 72 milyon 252 bin 259 TL nominal değerli paylar ile mevcut ortaklardan Alpinvest Yatırım Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ve Turkey Pasta Holding LTD’ye ait toplam 24 milyon 84 bin 86 TL nominal değerli paylar olmak üzere toplamda 96 milyon 336 bin 345 adet pay satışa sunulacak olup, halka arz büyüklüğü 3 milyar 780 milyon 238 bin 178 TL olarak hedefleniyor. Bireysel yatırımcıya eşit dağıtım yöntemi uygulanacak halka arzda halka açıklık oranının da yüzde 20,1 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.

Minimum yüzde 10 kar dağıtım taahhüdü

Oba Makarna, kar dağıtım politikası kapsamında dağıtılabilir net dönem karının asgari yüzde 10’unun dağıtılacağı taahhüdünde bulunurken, hakim ortaklar tarafından şirket paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca halka arz fiyatından bağımsız olarak Oba Makarna paylarına yönelik olarak Borsa’da veya Borsa dışında herhangi bir hisse satışı yapılmayacak. Bununla birlikte, şirket paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca, bedelli ve bedelsiz sermaye artırımları da dahil olmak üzere, şirket payları dolaşımdaki pay miktarının artmasına yol açacak şekilde satışa veya halka arza konu edilmeyecek.

Katılım Endeksine uygun ve fiyat istikrarı planlanıyor

Şirket payları Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da #OBAMS koduyla Katılım Endeksi’ne uygun olarak işlem görecek olup, payların işlem görmeye başlamasından itibaren 30 gün boyunca fiyat istikrarı işlemlerinin uygulanması planlanıyor.

“Sürdürülebilir büyüme stratejimizle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyeceğiz”

Oba Makarna’nın halka arzına ilişkin olarak açıklamalarda bulunan ve halka arz sonrası ürün çeşitliliğini ve yatırımlarını daha da artırmayı hedeflediklerinin altını çizen Oba Makarna CEO’su Alpaslan Özgüçlü, “Bin 200’ün üzerinde çalışanımızın emeği sayesinde artan üretim hacmimiz, ihracatımız ve satış gelirlerimizle daima ileriyi hedefliyoruz. 2020 yılında 3 milyar 99 milyon TL olan ciromuzu, 2021 yılında yüzde 68 artışla 5 milyar 215 milyon TL’ye, 2022 yılında ise yüzde 112 artışla 11 milyar 69 milyon TL’ye çıkardık. 2023 yılının ilk 9 ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artışla 11 milyar 997 milyon TL ciro elde ettik. Yenilikçi ve kalite odaklı yaklaşımımızdan ödün vermeden, global ölçekte pazar payımızı artırarak, hızlı, sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme stratejimizle geleceğe doğru emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Hedef ülke ekonomisine katma değer sağlamak”

Oba Makarna olarak dünya makarna ticaretinde sahip oldukları yüzde 7’lik pay ile küresel anlamda da söz sahibi bir oyuncuyu olduklarına işaret eden Özgüçlü, “Köklü şirket tarihimizde önemli bir eşiği ifade eden halka arz sonrası sürece ilişkin planlarımız ve projelerimiz hazır. Hedefimiz sektörümüzde küresel ölçekte her alanda kilit bir aktör olmak olduğu için halka arz ile birlikte yatırımlarımıza güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Oba Makarna olarak, entegre modern üretim tesislerimizde el değmeden, en gelişmiş kontrol cihazlarıyla donatılmış laboratuvar analizleri ile hizmet vermeye devam ediyoruz. Halka arzdan elde edilecek gelir ile birlikte öncelikli olarak ürün kapasitemizi ve çeşitliliğimizi büyütüp yatırımlarımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ürün bandımızın genişletilmesi, çeşitlendirilmesi ile üretim kapasitemizi büyütüp, Oba Makarna’nın büyüme planlarına paralel olarak şirket sermayemizi güçlendireceğiz. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda yeşil enerjiyi daha fazla kullanmayı planlıyoruz. Halka açık bir marka olarak, büyüme yolculuğumuza daha kurumsal ve stratejik yepyeni adımlarla devam etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Son 10 yıllık dönemde ihracat şampiyonu”

Makarna, noodle, un ve irmik alanlarında faaliyet gösteren Oba Makarna’nın Gaziantep Fabrikası günlük bin 155 ton buğday kırma, yıllık 332 bin ton makarna üretim kapasitesine sahip. Gaziantep Fabrikası’nda gelişmekte olan pazarlar için makarna üretiminin yanı sıra un ve irmik üretimi de gerçekleştiriliyor. Hendek Fabrikası ise yıllık 450 bin ton buğday kırma kapasitesi ve yıllık 174 bin ton makarna üretim kapasitesi ile faaliyetlerine devam ediyor. Şirketin Hendek Fabrikası’ndaki 2 yeni makarna hattının tamamlanması ile yıllık 174 bin ton olan makarna üretim kapasitesinin 2024 yılı başında yıllık 253 bin tona ulaşması öngörülüyor. Öte yandan, 2019 yılında noodle sektörüne yatırım yapan Oba Makarna, 2021-2022 yıllarında gerçekleştirdiği ilave yatırımlar ile Hendek Fabrikası’nda yıllık 950 milyon porsiyon noodle üretim kapasitesine ulaştı. Bu sayede hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en yüksek noodle üretim kapasitelerinden birini yakalamış oldu.

Dünya standartlarında, yüksek teknoloji ile üretim yapan Oba Makarna, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2022 yılsonuna kadar açıklanan Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı araştırma verilerine göre makarna sektöründeki şampiyonluğunu son 10 yıllık dönemde sürdürüyor. Şirket, 2022 yılında Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500) sıralamasında 118’nci, Fortune 500 Türkiye listesinde ise 117’nci sırada yer alıyor. Oba Makarna, yurt içi pazarda Oba Makarna ve Obamie Noodle markalarıyla ürün satışı gerçekleştirirken, yurt dışı pazarda Oba Makarna’nın yanı sıra, Oba Gold, Obalino, Nido, Eva, Omelia, Pasta Layla, Pasta Savana, Vera, Rosa Linda markaları ile faaliyetlerine devam ediyor.

Ar-Ge çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor

Pazardaki genel ihtiyaçların ve müşterilerin isteklerini analiz eden, değişen tüketim alışkanlıkları ve tüketici beklentilerini yakından takip eden Oba Makarna, araştırma, geliştirme ve iyileştirme çalışmalarına sürekli devam ediyor. Ar-Ge çalışmalarını daha ileri taşımak için 2022 yılında Hendek Fabrikası’nda yüzde 200 metrekare alana sahip Ar-Ge Merkezi’nin inşaatına başlayan şirket, merkezi 2024 yılının ilk çeyreğinde devreye almayı planlıyor.

Ar-Ge Merkezi’nde Mikrobiyoloji, Enstrumental, Formülasyon laboratuvarlarının yanı sıra üretimde kullanılan Noodle hattının minyatürünün ve otomatik sos karışımlarının yapılabileceği minyatür sos makinasının yer aldığı pilot tesis laboratuvarı ile çeşitli tariflerin uygulaması için endüstriyel mutfak ve ofislerin yer alması planlanıyor. Şirket ürettiği ürünlere ilişkin Ar-Ge faaliyetlerinin yanı sıra, ambalaj ve atıkların geri kazanılması konularında da Ar-Ge çalışmalarına devam ediyor.

Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yıllık 3 bin 500 ton karbon emisyonunu engellemeyi hedefliyor

Sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde karbon izini ve atıklarını azaltmaya yönelik faaliyetlerine devam eden Oba Makarna, tükettiği enerjinin bir kısmını kendi ürettiği temiz enerjiden karşılıyor. Şirket, Hendek Fabrikası’nın çatısındaki 2,4 MW kapasiteli GES ile noodle üretim hatlarının elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 50’sini yenilenebilir enerjiden karşılamayı, hem de yıllık bin 700 ton karbon emisyonunu engellemeyi hedefliyor. Gaziantep Fabrikası için de 2,1 MW kurulu güce sahip GES’i devreye alan şirket, yılda bin 800 ton karbon emisyonunu engellemeyi amaçlıyor. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/oba-makarna-halka-aciliyor/feed/ 0
Siemens Türkiye, 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı https://www.kanal7haber.com.tr/siemens-turkiye-2023-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/siemens-turkiye-2023-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:09:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5889 Siemens Türkiye, sürdürülebilirlik eylem ve hedeflerini paylaştığı 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Sürdürülebilirliği her yönüyle ele alarak bir bütün olarak değerlendiren şirket, DEGREE (Decarbonization/Karbonsuzlaşma, Ethics/Etik, Governance/Yönetişim, Resource Efficiency/Kaynak Verimliliği, Equity/Fırsat Eşitliği, Employability/İstihdam Edilebilirlik) stratejisi ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda etkin bir sürdürülebilirlik yönetimi uyguluyor.

Siemens Türkiye, 167 yıldır bu topraklarda faaliyet gösteren sorumlu bir şirket olarak attığı her adımda ülke, insan ve gelecek için değer oluşturuyor. Sürdürülebilirliği işinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren şirket, 360 derecelik bir perspektifle global DEGREE stratejisi kapsamında Karbonsuzlaşma, Etik, Yönetişim, Kaynak Verimliliği, Fırsat Eşitliliği, İstihdam Edilebilirlik başlıkları altında inovatif yaklaşımlar geliştiriyor; bu yaklaşımları hem kendi operasyonlarında da hem de müşterilerinin faaliyetlerinde hayata geçiriyor.

Siemens Türkiye, DEGREE’nin yanı sıra, İklim Koruma, Sürdürülebilir Ürün Tasarımı, İnovasyon ve İş Modelleri, Sorumlu Yönetişim, İşin Geleceği, Siber Güvenlik ve Veri Yönetimi, Çalışan Sağlığı ve Güvenliği, Uyumluluk Yönetimi gibi pek çok başlık altında yaptığı çalışmalarla Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na da paralel bir rota izliyor. Faaliyet gösterdiği pek çok farklı alan ve hizmet sunduğu çeşitli sektörlerde çalışmalarını sürdürülebilirlik zemini üzerine yerleştiriyor, yeniliklere imza atıyor. Bu çerçevede ülkemizin ve dünyanın geleceği için inovasyona, yeni teknolojilere, Ar-Ge’ye yatırım yapıyor.

“Sürdürülebilir kalkınmanın yolu büyük ölçüde teknoloji ve Ar-Ge’den geçiyor”

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Siemens Türkiye’nin 2023 Sürdürülebilirlik Raporu ile ilgili şunları söyledi: “167 yıldır hizmet ettiğimiz ülkemize bağlılığımız daha da güçlendi. Tarihimiz, elektrik ve ulaşımdan iletişim ve endüstriyel üretime birçok alanda öncü başarılarla dolu. Bugün bu mirası, sürdürülebilir kalkınmaya odaklanarak ve tutkumuzu kaybetmeden sürdürüyoruz. Şimdi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümü sonrasında, operasyonlarımızda tam bir sürdürülebilirlik ilkesiyle hareket ediyor; plastik atık ve karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerjinin teşvik edilmesi ve akıllı ulaşım altyapılarının geliştirilmesi gibi alanlara odaklanıyoruz. Sürdürülebilir kalkınmanın yolu büyük ölçüde teknoloji ve Ar-Ge’den geçiyor. Endüstriye, ulaşıma, altyapıya ve enerjiye yatırım yapmak, daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için hayati önem taşıyor. Bu yatırım sadece finansal değil, aynı zamanda yenilikçi ve Ar-Ge odaklı fikirleri de kapsıyor. Siemens Türkiye olarak sürdürülebilir bir dünyaya katkıda bulunmak için uzmanlığımızdan, deneyimimizden ve geniş ekosistemimizden yararlanıyoruz. Global büyüme stratejimiz DEGREE operasyonlarımıza netlik katıyor. Karbon salımını azaltma çabalarımız gün geçtikçe önem kazanıyor. Müşterilerimiz 2023’te şirketimizin çözümlerini kullanarak emisyonlarını 71 bin ton karbondioksite (CO2) eşdeğer miktarda azalttı. 2023’te atık yönetiminde de başarıya imza atarak, atıklarımızın yüzde 99,3’ünü geri dönüşüme kazandırdık. Ancak amacımız bu yönetimden çok daha fazlası; atıkları direkt kaynağında azaltmayı hedefliyoruz. Global mottomuz #TransformTheEveryday (Her Günü Dönüştürün) ve biz onu çalışanlarımızın ihtiyaçları, yetenekleri ve ilgi alanlarını önceliklendiren bütünsel bir stratejiyle hayata geçiriyoruz. Ayrıca, Ar-Ge alanında istihdamı artırmaya büyük önem veriyoruz. Mevcut çalışanlarımızın yüzde 26,5’i yazılımcılardan oluşuyor, bu da endüstri, altyapı ve ulaşım alanlarında dönüştürücü teknolojilere odaklanmamızı sağlıyor. Amacımız, hizmet verdiğimiz tüm sektörlerin inovasyon ihtiyaçlarını karşılayarak müşterilerimiz için değer oluşturmak. Sürdürülebilirliğin, tek bir kuruluş veya eylemin ötesinde iş birliği gerektiren bir hedef olduğunun bilincindeyiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında sürdürülebilir bir geleceğe hazırlanmak, tüm sektörlerin, kamu kurumlarının, şirketlerin ve bireylerin ortak çabasını gerektiriyor. Gelecek nesillere; insanlar, hayvanlar, bitkiler, tüm yaşam formlarının güvenli ve mutlu bir şekilde yaşayabileceği daha iyi bir dünya bırakma sorumluluğunu hepimiz paylaşıyoruz. Son olarak, bana rehberlik eden kişisel bir inancı paylaşmak istiyorum: ‘Bırakabileceğimiz en büyük miras, bizden çok sonra bile canlı ve uyum içinde yaşamaya devam edecek bir dünyadır.”

“Sürdürülebilirlik alanında Türkiye’nin geleceğine katkıda bulunmayı en temel hedefimiz olarak görüyoruz”

Siemens Türkiye CFO’su Thomas Kolbinger şöyle konuştu: “Sürdürülebilirlik ile karlılığın birbirine zıt kavramlar olduğu düşüncesi artık çok eskilerde kaldı. Bugün biliyoruz ki sürdürülebilirlik, uzun vadede karlılığın en temel koşulu, çünkü eski teknolojilere, güncelliğini yitirmiş kavramlara, sadece finans odaklı anlayışlara artık yer yok. Günümüzde şirketlerin başarısı topluma sundukları katkıya ölçülüyor; tercih edilen bir işveren olmanın yolu sosyal fayda sunmaktan geçiyor; dünya vatandaşı olmak için öncelikle gezegenin sağlığını gözetmek gerekiyor. Siemens AG dünyanın pek çok farklı noktasında bu anlayışla hareket ederken, biz de Siemens Türkiye olarak aynı rotayı benimsiyor, bu toprakların bugününü ve geleceğini güzelleştirmek için çalışıyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek üzere global DEGREE çerçevesini Türkiye’de de kararlılıkla uyguluyor; karbon-nötr olma yolundaki çalışmalarımızdan sınırlı kaynakları verimli kullanmaya yönelik teknolojilerimize ve etkin yönetişime kadar her alanda kesintisiz çaba gösteriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını coşkuyla kutladığımız ve geride bıraktığımız bu dönemde, Siemens Türkiye’nin sürdürülebilirlik raporunu gururla sunuyoruz. Sürdürülebilirlik dendiğinde akla gelen her ne varsa, şirketimizin uzmanlığı ve tecrübesiyle sunuyor, Türkiye’nin geleceğine katkıda bulunmayı en temel hedefimiz olarak görüyoruz. Örneğin Siemens Global olarak, ürünlerimizle müşterilerimizdeki sera gazı emisyonlarını 13 kat azaltıyor, 2023 mali yılının tamamında müşterilerimize teslim ettiğimiz ürün ve çözümlerle önümüzdeki dönemde yaklaşık 150 milyon ton sera gazı emisyonunu engelleyeceğimizi öngörüyoruz. Enerji verimliliği odağında kendi ürün ve çözümlerimizle enerji tasarrufunu desteklemenin ötesinde, müşterilerimize sunduğumuz ‘kullandıkça öde’ veya kiralama gibi finansman çözümleriyle de karbonsuzlaşmayı ve kaynak verimliliğini destekliyoruz. Akıllı finansman modellerimizle yenilenebilir ve temiz enerjiye, yeni nesil teknolojilere, yeni iş modellerine ve sürdürülebilir inovasyona imkan sağlıyoruz. Etik davranış ve uyumluluk konusunu şirket kültürümüzün ve davranış kurallarımızın merkezine yerleştiriyor; bu konuyu fırsat eşitliğinden kadın çalışan oranının artırılmasına, ‘sıfır kaza’ hedefinden şirket içi eğitimlerin güçlendirilmesine kadar geniş bir perspektifle ele alıyoruz. Geleceği bugünden inşa etme sorumluluğumuzun farkındayız ve bu sorumluluğumuz doğrultusundaki çalışmalarımızı sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Yapılan açıklamaya göre şirket, karbonsuzlaşma başlığında 2030 yılına kadar tüm operasyonlarında net sıfır, 2050 yılına kadar ise tedarik zincirinde net sıfır hedefi doğrultusunda çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Etik başlığında her üç yılda bir tüm çalışanlara eğitimler veriliyor.

Tedarikçi Davranış Kurallarına tam bağlılık sayesinde ESG güvenceli tedarik zinciri ve ESG kriterlerine dayalı uzun vadeli teşvik çalışmaları sürdürülüyor. Kaynak verimliliğinde ise; 2030 yılına kadar ilgili Siemens ürün ailelerinin yüzde 100’ü için bir üst seviyede sağlam eko-tasarım ve ikincil malzemelerin daha fazla satın alınması yoluyla doğal kaynakların ayrıştırılması ve atık depolama sahalarına gönderilen malzemelerin 2025 yılına kadar yüzde 50 azaltılıp 2030 itibarıyla sıfırlandığı döngüsel katkı hedefleniyor. Fırsat eşitliği kapsamında 2025 yılına kadar üst yönetimde kadın oranının yüzde 30’a çıkarılması amaçlanıyor. İstihdam edilebilirlik başlığında ise dijital eğitim saatlerini 2025 yılına kadar iki katına çıkarıp artırarak, çalışan destek programına erişimde yüksek seviyeyi korumak için çalışmalara devam ediliyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/siemens-turkiye-2023-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi/feed/ 0
Yalova’da yaşayan çiftin ürettiği fileler büyük ilgi görüyor https://www.kanal7haber.com.tr/yalovada-yasayan-ciftin-urettigi-fileler-buyuk-ilgi-goruyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/yalovada-yasayan-ciftin-urettigi-fileler-buyuk-ilgi-goruyor/#respond Tue, 02 Apr 2024 09:00:49 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5878 Yalova’da yaşayan ve evlerini atölyeye çeviren Hasan ve Zehra Tanyol çiftinin 22 yıldır ürettikleri kale, pota ve voleybol fileleri Türkiye’nin dört bir yanından büyük rağbet görüyor. Türkiye Basketbol Federasyonu’na (TBF) 2002’den bu yana file veren çift, bunun yanı sıra Fenerbahçe gibi birçok Süper Lig ekibinin de kale direği ağlarını elleriyle örüyor.

Yalova merkeze bağlı Kazımiye köyü TOKİ Konutları’nda oturan Hasan ve Zehra Tanyol çifti, evlerini file üretim atölyesine çevirdi. Evlerinde el yapımı fileler üreten çift, gelen siparişleri yetiştirmekte ise zorluk çekiyor. Emekli polis memuru Hasan Tanyol, basketbol, voleybol, tenis, top taşıma filesi, kale filesi, inşaat güvenlik ve okul merdiven boşluğu gibi birçok file çeşidini ürettiklerini kaydetti.

2000 yılında askerden geldikten sonra sosyal aktivite olarak basketbol oynamaya başladığını belirten Tanyol, “O sırada ben çocukken ortaokulda öğrendiğim bir basketbol file örme şekli vardı. Kadınların makrome ördüğü şekilde basketbol filesi yaptım. Sonra dedim ki ya bunu bir de o orijinalini alayım, orijinalini aldım, baktım inceledim. Dedim, ben bunu herhalde yaparım. Biraz uğraştık, eşimle beraber basketbol filesini çözdük” dedi.

Ürettikleri filelerle dünya ve Avrupa şampiyonaları oynandı

Tanyol, ördüğü pota filesini Abdi İpekçi Spor Salonu amirine götürdüğünü ve beğenildiğini dile getirerek, “Beğendiler, tekrar istediler, yaptım götürdüm. 2002 yılından beri yaklaşık 22 yıldan beri de Türkiye Basketbol Federasyonu’nun filelerini istiyorlar, gönderiyoruz. Yapmış olduğumuz filelerle bir dünya şampiyonası, bir Avrupa şampiyonası da oynandı” diye konuştu.

Televizyonda gördükleri altıgen kale filesini ürettiler

Basketbol filesinin yanında futbol kale direği ağları üretmeye başladıklarını anlatan Tanyol, şöyle konuştu:

“Normalde kare file de yapıyoruz. Altıgen filenin hikayesi de sene 2005 yılıydı. Urfa’da görev yaparken, Kupa Amerika’da Brezilya ile Arjantin’in final maçı vardı. Maç penaltıları kaldı. Fenerbahçe’nin kaptanı Alex de o maçta oynuyordu. Penaltılara kalınca fileleri yakından gösterdiler. Yakından gösterince baktım el örgüsü altıgen file. Dedim, bunları Brezilyalılar yapıyorsa bu işi biz Türk insanıyız, biz de zekiyiz, biz de yaparız. O gün aldığım mekiği elime ölmeye başladım ve ördükten sonra altıgen fileler çıktı. 2005 yılından beri de altıgen kale filesini elle yapabiliyoruz.”

Yaptıkları kale filesi 13 yıl kullanıldı

Tanyol, Süper Lig kulüplerinin de aralarında olduğu birçok takımın kale filelerini yaptıklarını belirterek, “Bu sene Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu’nun filelerini yaptık. Montajını da kendimiz yaptık. Pendik Stadı’nı yaptık. Konya stadına özel bir file yaptık, yeşili beyaz. Alanyaspor’a geçen sene yapmıştım, bu sene halen kullanıyorlar. Yalova stadına 2007 yılında file yapmıştım. 2020 yılında fileyi değiştirdik. Yaklaşık 13 sene kullandılar. 4 milim paraşüt ipinden yaptık. Paraşüt ipi Türkiye’nin en sağlam ipidir. Ultraviyole özelliği vardır, tüm hava şartlarına dayanıklıdır. Değiştirmemizin sebebi ise köpek yediği için. Yani köpek yemese bir 4-5 tane daha kullanabilirlerdi. Yani uzun ömürlü ultraviyole özelliği olan paraşüt ipi kullanıyoruz. Bunları kullanırsak filemiz çok daha uzun ömürlü olabiliyor. Dönem dönem hemen hemen tüm statlara yaptık. Olimpiyat stadına da yaptım. Kayseri, Sivas, Antep stadına yaptım. Ankara’daki 19 Mayıs Stadı’na yaptım. Tabii stat müdürleri değiştiği zaman bağlantımızı kesiliyor. Ondan dolayı bizden almayabiliyorlar ama bizi tanıyanlar, bilenler, bizi tercih ediyorlar, çünkü uzun ömürlü fileler üretiyoruz, ondan dolayı.”

Kendi iplerini üretmeye başladılar

Tanyol, Elmalık köyünde kurdukları atölyede kendi iplerini de üretmeye başladıklarını dile getirdi.

Tress örgü makineler aldıklarını ve ipi makinelerde işlediklerini söyleyen Tanyol, son dönemlerde file üretiminde makine örgülerinin çoğaldığını anlattı. Tanyol, el örgüsünün daha uzun ömürlü ve kaliteli olduğunu aktardı.

Başka kale filesi üreten firmalara da ürün verdiklerini kaydeden Tanyol, “Bu firmalar da yurt dışına mal veriyorlar, işte kale direğini veriyorlar, yanında file de koyuyorlar. Dolaylı olarak yurt dışına filelerimiz gidiyor. Özbekistan’a şu an 10 çift siparişimiz var. Onları da yetiştirmeye çalışıyoruz açıkçası” dedi.

Kale filesi 5 ile 20 bin lira arasında müşteri buluyor

Profesyonel altıgen kale direklerinin 5 bin lira ile 20 bin lira arasında müşteri bulduğunu kaydeden Tanyol, “20 bin lira olmasının sebebi de mesela çubuklu file yapıyorum özel. Kulübün renklerine göre kırmızı, beyaz, yeşil, beyaz. Çubuklu filemiz onun işçiliği 2-3 kat artıyor. 2 mekikle dokuyoruz ama çubuklu file yaptığımızda 22 mekikle aynı anda yürüyoruz. Dolayısıyla işçiliğimiz kat kat artıyor. Dolayısıyla o yüzden biraz fiyatlarımız çubuk filelerin yüksek oluyor” dedi.

Tanyol, 2002 yılında doğan kızı Elif ile birlikte bu işe başladıklarını belirterek, “Annemin adını koydum ismi Elif. Elif’le beraber işe başladık. Elif’i de tersten okuduğunuzda file oluyor. Öyle de bir ilginç rastlantımız var” ifadesini kullandı.

Önce kızdı, sonra file yapımını kendisi çözdü

Zehra Tanyol ise evlerini atölyeye çevirdiklerini anlattı. File yapmanın zor olduğunu ve büyük zaman gerektirdiğini kaydeden Tanyol, ilk işe başladıkları basketbol filesinin yapımını kendisini çözdüğünü dile getirerek, “Eşim bir basketbol filesi aldı. İlk önce yapamadı. 24 tane ipi kesiyordu evin etrafında ortasında. Ben hatta ona kızıyordum, ya ne yapıyorsun evi mahvediyorsun, kirletiyorsun dedim. Ondan sonra ben fileyi yaptım ama sevincini görmeniz lazım. Ondan sonra Eminönü’nde firmaya başladı. Biz genellikle basketbol filesiyle başladık bu işe. Ondan beri yapıyoruz” açıklamasında bulundu. – YALOVA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yalovada-yasayan-ciftin-urettigi-fileler-buyuk-ilgi-goruyor/feed/ 0
Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ, Müşteri ve Çözüm Odaklı Yaklaşımlarıyla Başarılı Çalışmalara İmza Attı https://www.kanal7haber.com.tr/baskent-edas-ve-toroslar-edas-musteri-ve-cozum-odakli-yaklasimlariyla-basarili-calismalara-imza-atti/ https://www.kanal7haber.com.tr/baskent-edas-ve-toroslar-edas-musteri-ve-cozum-odakli-yaklasimlariyla-basarili-calismalara-imza-atti/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:57:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5876 Elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştiren Başkent EDAŞ Ankara ve Zonguldak’ta, Toroslar EDAŞ Mersin’de müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımıyla başarılı çalışmalara imza attı.

Şirketlerden yapılan açıklamaya göre, sektöre öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden söz konusu dağıtım şirketleri geçen yıl bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini hız kesmeden sürdürdü.

Başkent EDAŞ, Ankara’da hizmet verdiği 21 bin 273 trafo ve 66 bin 644 kilometre hat uzunluğunda kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Daha aydınlık bir Ankara için Beypazarı, Nallıhan, Elmadağ, Çankaya, Altındağ, Polatlı, Gölbaşı, Şereflikoçhisar, Etimesgut, Bala, Haymana, Ayaş, Güdül, Kızılcahamam, Çamlıdere, Kazan, Sincan, Çubuk, Akyurt, Kalecik, Pursaklar’da 10 bin 765 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 821 pano ile 117 trafo ve 746 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Ankara’da hizmet verdiği 3 milyondan fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 1656 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 9 bin 979 aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 1313 elektrik panosu ile 346 trafo ve 12 dağıtım merkezi montajı da tamamlandı.

Başkent EDAŞ, Zonguldak’ta hizmet verdiği 3 bin 339 trafo ve 16 bin 516 kilometre hat uzunluğunda kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını devam ettirdi.

Zonguldak için Merkez, Kozlu, Kilimli, Devrek, Alaplı, Gökçebey, Çaycuma, Ereğli’de 2 bin 636 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 69 pano ile 83 trafo ve 78 dağıtım merkezi bakımını tamamladı.

Zonguldak’ta hizmet verdiği 417 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 382 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 4 bin 405 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 222 pano ile 90 trafo ve 9 dağıtım merkezi montajını da gerçekleştirdi.

Öte yandan, Toroslar EDAŞ Mersin’de hizmet verdiği 12 bin 96 trafo ve 43 bin 70 kilometre hat uzunluğunda sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

Mersin için Akdeniz, Erdemli, Toroslar, Mezitli, Yenişehir, Tarsus, Çamlıyayla, Gülnar, Aydıncık, Silifke, Anamur, Bozyazı ve Mut’ta 13 bin 597 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Toroslar EDAŞ ekipleri, bölgede 82 pano ile 425 trafo ve 379 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

Mersin’de 1 milyondan fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 6 bin 124 kilometrelik yeni yer altı hattı tesis eden Toroslar EDAŞ ekipleri, kentte 7 bin 397 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 555 elektrik panosu ve 242 trafo merkezi montajı da tamamlandı.

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Başkent EDAŞ ve Ayedaş ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Toroslar EDAŞ, 2016-2020 yıllarını kapsayan son tarife döneminde Türkiye’deki 21 dağıtım şirketi arasında en çok yatırımı yapan şirket oldu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/baskent-edas-ve-toroslar-edas-musteri-ve-cozum-odakli-yaklasimlariyla-basarili-calismalara-imza-atti/feed/ 0
Kebap Ustası Vatandaşın Alım Gücüne Dikkat Çekiyor https://www.kanal7haber.com.tr/kebap-ustasi-vatandasin-alim-gucune-dikkat-cekiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kebap-ustasi-vatandasin-alim-gucune-dikkat-cekiyor/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:21:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5856

SEYFİ ÇELİKKAYA

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde kebap ustası Arif Hoşgör, vatandaşın alım gücünün azalması nedeniyle 500-600 lira olan kelle ve iskele kebabını yarı fiyatına sattığını söyledi. Hoşgör, “Vatandaşımız et yesin, tavuk zaten alma gücü insanlarda kalmadı. Tavuk kemiği satılıyor bizim tavukçuda, ‘tavuk kemiği bulunur’ diye. Ben vicdanen rahatsız oluyorum. Eti alıyoruz, aldığımız fiyata da geri satıyoruz. Bizde kar amacı yok” dedi.

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde önce sokakta, şimdi ise açtığı iş yerinde kelle ve iskele kebap satan Arif Hoşgör, vatandaşın et yemesi için kar marjından fedakarlık edip piyasanın yarı fiyatına satttığını söyledi. Hoşgör, şöyle konuştu:

“PORSİYONLARI AŞIRI FAZLA TUTUYORUM”

“35 yıldır bu işin içindeyim. Sadece kelle satıyordum, dışarıda sokakta kelle satıyordum. Baba mesleği kasaplık, ben kasabım normalde. Bütün kasaplar da beni tanır. Ben kasap açmak istemedim, sermayem de yoktu. Ufak böyle beş masalı kelle yeme yeri açmıştım. Sonra bu iskele kebabını özel yapıyordum, 10 kilo istiyorlardı, tepsiyle yapıyordum, ufak bir cüzi kar alıyordum. Çoğunlukla kelle yiyen müşterilerim ‘başka bir yiyecek yok mu?’ deyince ben bunu bir deneyeyim dedim. Deneme amaçlı yapmıştım, o da tuttu, sevdiler halkımız da. Biraz da porsiyonları aşırı fazla tutuyorum, iyi tutuyorum. İkinci isteyen olmadı daha çok şükür, iki senedir. Onun için ucuz veriyorum. Halkın gücü zaten belirli, bura küçük bir ilçe.

“KONYA’DA 3 BİN LİRA. DENİZLİ’DE 2 BİN LİRA. BENİM BURADA KİLOSU HEMEN HEMEN 700 LİRAYA GELMİYOR”

Halkın alım gücü biraz daraldığı için, ister istemez et fiyatları da aşırı arttığı için bu işi nasıl yaparız? İnsanlara eti nasıl yediririz dedik. Biz dedik ki; kar beklemiyoruz bundan. Elli porsiyondan bize beş porsiyon kalıyor, ona da elhamdülillah bereket versin diyoruz, geriye çekiliyoruz. Ama halkımız da ete doyuyor bu ara. Şu anda işlerimiz çok güzel. Cumartesi pazar açmıyoruz, ama şu anda açıyoruz, halkımızın yoğun ilgisinden dolayı. Şu ikisi bende bir porsiyon, şöylece bir porsiyon, normalde yarım kiloya denk geliyor. Yani bunu bir yiyen bir insan doyuyor, kesinlikle ikinci defaya yemiyor. Piyasada bunun kilosu 3 bin liraya da var, Konya’da 3 bin lira. Denizli’de 2 bin lira. Benim burada kilosu hemen hemen 600-700-800 liraya gelmiyor. Tartmadım ben, belki üç porsiyonu bir kilo gelir, belki dört tanesi. Önemli değil benim için. Ben de porsiyon 225 lira, yanında ekmeği, salatası, her şeyi içinde. İçecekle 250 liraya falan mal oluyor. Kelle de 225 lira. Kellemiz de kendi kırılır, nar gibidir, tertemizdir, mis gibidir. Biz kelle olursa satıyoruz, kelle olmazsa satmıyoruz. Biz de dolaba koyup dondurayım, şoka sokayım diye bir olay yok. Bizde sadece bugün kesim varsa o gün kelleyi alıyoruz. Ertesi gün satıyoruz. Başka yok. Hafta sonlarında günlük 25 kelle, 25 kilo et satıyoruz. Hafta içleri de 40-45 kilo et satıyoruz. Bazen de bir kelleyi üç kişi yiyen de var. Adam üç kişiyle geliyor, bir kelle yiyor, ne yapsın yani? Gücü ona yetiyor.”

“TAVUK KEMİĞİ SATILIYOR ARTIK, VİCDANEN RAHATSIZ OLUYORUM”

Vatandaşımız et yesin, tavuk zaten alma gücü insanlarda kalmadı. Kemik satılıyor artık, tavuk kemiği satılıyor bizim tavukçularda, ‘tavuk kemiği bulunur’ diye. Ben vicdanen rahatsız oluyorum. Eti alıyoruz, aldığımız fiyata da geri satıyoruz. Bizde kar amacı yok. Bizde çok az cüzi bir kar amacı var, Allah bereket versin diyoruz. Normal bir yevmiye gibi, öyle düşünün. Bizde tartı olayı yok. Tartımı normalde 90 gram, devletin bize sunduğu 90 gram, 100 gram arası kebap verilir diyor. 100 gramı nasıl vereyim? Küçücük bir parça, şunu ben nasıl vereyim? 200-300 liraya küçücük bir şey. Ben de diyorum ki; bunun yanına mesela şöyle vereyim 200 lira olsun diyorum. Amacım bu benim, fazla olsun, insanların karnı doysun. Dava bu. Bol bol yesinler, bol bol yesinler.”

“MARKETLERDE SATILAN KOLAJEN KEMİK SUYUDUR, ESAS KOLAJEN BUDUR”

Piyasada satılan kolajenin kemik suyu olduğunu aktaran Hoşgör, “Biz bundan bir kuruş para almıyoruz. 35 yıldır daha kuruş almadım almam da. Para getirene, tavuk, cücük, yumurta getirene hiç vermem. Ben hiç karşılığımı hiçbir şey yapmadım. Bu normalde üstteki kuyruk yağı, yemeklere konur, bu da kolajen. 35-40 kilo etten bu kadar. Marketlerde satılan kolajenler kemik suyu, esas kolajen budur. 700-800 gram çıkar çıkmaz, 40-50 kilo etten. Biz bunu, babamızın, anamızın hayrına, hastalara, kemik gelişimi olmayan çocuklara, hasta, kanser olanlara şifa niyetine, biz de bunun yanına bir ikram olaraktan veriyoruz” şeklinde konuştu.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/kebap-ustasi-vatandasin-alim-gucune-dikkat-cekiyor/feed/ 0 Güneydoğu Anadolu’da Hububat ve Yağlı Tohumlar İhracatı Arttı https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadoluda-hububat-ve-yagli-tohumlar-ihracati-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadoluda-hububat-ve-yagli-tohumlar-ihracati-artti/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:12:27 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5852 Geçtiğimiz yıl hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracat lideri olan Güneydoğu Anadolu’da, sektörün Ocak ayındaki ihracatı 282 milyon dolar olarak gerçekleşti. Hububatçılar başta Gaziantep olmak üzere önemli sanayi şehirlerini kapsayan bölge genelinde en fazla ihracat gerçekleştiren sektör olmayı da başardı. İhracatını geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 1,6 artırmayı başaran bölgedeki hububatçılar, küresel gıda fiyatlarındaki değişim sebebiyle yüzde 5,7 daha az gelir elde ettiler. Güneydoğu Anadolu’nun temel gıda ihracatında ilk sırada Irak, Birleşik Devletler ve Suriye geldi. En fazla makarna, buğday unu ve bisküvi ve gofretler ihraç edildi.

“Türkiye’nin ayçiçek yağı ihracatının yarısı Güneydoğu Anadolu’dan”

Yağlık ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağı ithalatında tarife kontenjanı uygulanmasına ilişkin tebliğ ile bu ürünlerde gümrük vergisinin azaltılmasını değerlendiren Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, “Türkiye, bitkisel yağ alanındaki ileri seviyedeki özel sektör yatırımlarıyla geniş bir coğrafya için tedarik merkezi. Geçen yıl ülkemiz 963 milyon dolar ayçiçek yağı ihraç etmiş, ihracatın yarısı Güneydoğu Anadolu bölgesinden gerçekleşmişti. Şu an dünyada ayçiçeği tohumu ve yağı alanında ham madde bolluğu var. Uzmanlar geçen yıl küresel ayçiçek üretiminin 22 milyon metrik tona ulaştığı tahmin ediyor. Başta Ukrayna olmak üzere ayçiçek tohumu üreticisi ülkelerin rekolteleri bu derece artmış ve ayçiçek tohumunda küresel fiyatlar bu kadar gerilemişken, bu karar işletmelerin ham madde maliyetlerini aşağı çekecek bir adım oldu. Ticaret Bakanlığımız bu kararı alırken, yurtiçindeki hasat dönemine kadar piyasaların sağlıklı bir şekilde işlemesini gözetti. Enflasyonla mücadele için seferber olduğumuz bu dönemde, gıda alışverişlerinin zirve yapacağı Ramazan ayı öncesi alınan gümrük vergisini azaltma kararını anlamlı buluyoruz” dedi.

“Irak’taki çalışmalarımız ihracatta olumlu sonuç verdi”

Bölge ekonomisi için büyük önem taşıyan Irak’ta dış ticareti kısıtlayıcı önlemlerin sürdüğüne ve bunun bölgede ekonomisini etkilemeye devam ettiğine dikkat çeken Kadooğlu, “Irak’ta meyve suyu ve meşrubat ithalatına getirilen yasaklara, son olarak hamur işleri ve kek kısıtlamaları eklendi. Fakat biz Irak’ın bu ürün gruplarında yüksek üretim kapasitesi olmadığını biliyoruz. Irak’ta bakanlığın amacı içeride artan talebi karşılamak üzere ülkede yatırım iştahını artırmak gibi görünüyor. Bu tip uzun vadeli yatırım gerektiren kısıtlamalar hem Irak’taki arz güvenliğini etkiler hem de üretim kapasitelerimiz düşünüldüğünde bizim performansımızı… Burada bir çözüm üretmek üzere Irak yeter ki işbirliğine istekli olsun, biz her türlü desteği veririz. Niyetimizi ve isteğimizi ortaya koymak üzere, ülkedeki üst makamlara sık sık kendimizi anlatıyoruz. Son olarak Yönetim Kurulu Üyelerimizin katılımıyla TİM tarafından Erbil’de ticaret heyeti düzenlendi ve ihracatçılarımız 250 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Ocak’ta Irak’a hububat ihracatımızda geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 14,5’lik artıştan, bu çalışmalarımızın sonuç verdiğini gözlemliyoruz” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadoluda-hububat-ve-yagli-tohumlar-ihracati-artti/feed/ 0
İzmir Alsancak Sevgi Yolu’nda Kitapçılar Ekonomik Krize Direniyor https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-alsancak-sevgi-yolunda-kitapcilar-ekonomik-krize-direniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-alsancak-sevgi-yolunda-kitapcilar-ekonomik-krize-direniyor/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:09:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5849 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

İzmir Alsancak Sevgi Yolu kitapçı esnafı, ekonomik krize rağmen kepenk kapatmaya direniyor. 30 yıldır Sevgi Yolu’nda esnaflık yapan Tarık Bayram, “Devletin politikasına çok kızıyorum, her şeye zam yapıyorsun da kitaba zam yapma hiç olmazsa. Milleti aptallaştırmaya çalışıyor” dedi. Esnaf Esat Minaz da “Ekonomik krizle birlikte uçurum arttığından dolayı kitaplar çok pahalı, eskisine göre daha az kitap satıyoruz. Koronadan önceye göre değerlendirirsem yüzde 70 – 80 rahat bir düşüş vardır satışlarda” diye konuştu.

İzmir’de kitap denilince ilk akla gelen yerlerden biri olan Alsancak Sevgi Yolu’nu da ekonomik kriz vurdu. İğneden ipliğe gelen zamlarla birlikte düşen alım gücü kitap satışlarını da doğrudan etkiledi. Eskiden aradığı kitapları burada bulabileceğini düşünen İzmirliler artık Sevgi Yolu’nu bir geçiş güzergahı olarak kullanıyor. Sevgi Yolu esnafı, ekonomik krize ve düşen talebe karşı kepenk kapatmaya direniyor.

Yıllardır işlettiği dükkanlarını devretmek zorunda kalan ya da kazındığı parayla geçinemediği için ek iş yapan pek çok esnafın olduğunu belirten Alsancak Sevgi Yolu esnafı Esat Minaz, “Ekonomik krizle birlikte uçurum arttığından dolayı kitaplar çok pahalı, eskisine göre daha az kitap satıyoruz. Koronadan önceye göre değerlendirirsem yüzde 70 – 80 rahat bir düşüş vardır satışlarda. Çünkü 30 liralık kitap olmuş 200 lira. Bölüm kitapları satamıyoruz çünkü o kadar çok pahalı ki şu dükkanı 5 yıl öncesinde 100 bin liraya doldurabiliyorken 2 milyara dolduramazsın. O yüzden her ürünü alamıyoruz. Yoksul kesimden okuyan kesim sayısı da düştü çünkü bir dershane olmuş 100-150 bin lira, bir kitap 350 lira, gerek duymuyor. Zaten 30 yaşına kadar okuyup bir memur olsa alacağı 20 bin lira maaş ona da gerek duymuyorlar” dedi.

“HER ŞEYE ZAM YAPIYORSUN DA BARİ KİTABA YAPMA”

Kitaplara yapılan fahiş zamları yurttaşları eğitimden ve hayattan uzaklaştırılma politikası olarak değerlendiren 30 yıllık Sevgi Yolu esnafı Tarık Bayram, şöyle konuştu:

“Zaman içerisinde kitaplar pahalandıkça milletin alım gücü azalıyor bu iyi bir şey değil. Ders kitapları da ona göre pahalı, roman da pahalı, hikaye de… Biz bunlara üzülüyoruz, sıkılıyoruz. En zor iş, ikinci el kitap satmak zaten. İkinci el kitabın; kaliteli olacak, uygun fiyatlı olacak, kondisyonu düzgün olacak ve müşteriye uygun fiyat söylemek de önemli. Para zaten değer kaybettiği için bizim cebimizdeki para şimdi 10 liraysa yarın 9 liraya düşüyor. Dolayısıyla geçinmek için işte kitap bulmam lazım. Bulamazsan yok diyorsun, yok deyince daha beter. Var diyebilmek için de bayağı bir kitap almam lazım. İnsanlar internete veriyor kitaplarını. Emekli oldum ufak bir dayanağım bu…Devletin politikasına çok kızıyorum, her şeye zam yapıyorsun da kitaba zam yapma hiç olmazsa, milleti aptallaştırmaya çalışıyor.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-alsancak-sevgi-yolunda-kitapcilar-ekonomik-krize-direniyor/feed/ 0 THY 2024’te 5 Bin Kişi İşe Almayı Hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/thy-2024te-5-bin-kisi-ise-almayi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/thy-2024te-5-bin-kisi-ise-almayi-hedefliyor/#respond Mon, 01 Apr 2024 09:09:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5840 Türk Hava Yolları (THY) İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Abdulkerim Çay, 2024’te yaklaşık 5 bin kişiyi işe almayı hedeflediklerini duyurdu.

THY Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamada, Türkiye’de genç nüfusun en çok çalışmak istediği şirketler arasında zirvede yer alan THY’nin, yayımladığı “Take-Off 101”, “Take-Off Jr.” ve “Take-Off Cadet” iş ilanlarıyla uçuş ve yer çalışanı olarak birçok pozisyonda alım yapacağını duyurduğu, bu ilanlar kapsamında şirketin 2033 hedefleri doğrultusunda çalışan istihdamını artırmayı hedeflediği belirtildi.

Açıklamada, Abdulkerim Çay’ın, İstanbul Teknik Üniversitesinin düzenlediği “Kariyer Zirvesi” etkinliğinde, THY’nin işe alım politikaları ve süreçleri hakkında konuşma yaptığı aktarıldı.

THY’nin büyüme stratejileri doğrultusunda her yıl çalışan sayısını artırmaya gayret ettiğini kaydeden Çay, “İstihdamı artırma politikalarımızla Türkiye ekonomisine katkı sunmaya çalışıyoruz. 2023 yılında uçuş ve yer ekiplerinden oluşmak üzere toplam 5 bin 134 çalışanı bünyemize kattık. Bu yıl da yine 2023’te olduğu gibi yaklaşık 5 bin çalışanı ailemize almayı hedefliyor, iştirak şirketlerimizle birlikte takribi 84 bin olan çalışan sayımızı 10 yıl sonunda 150 bin çalışana ulaştırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Take-Off 101” ve “Take-Off Jr.” ilanlarıyla genç istihdamı teşvik ediliyor

Açıklamada, “Take-Off 101” (Part-Time Öğrenci) ve “Take-Off Jr.” (Yeni Mezun ve Lisans Son Sınıf Öğrencileri) yetenek kazanımı programları ile kariyerine başlamak isteyenlere birbirinden farklı alanlarda çalışma imkanı sunan THY’nin, genç nüfusun istihdamını bu ilanlarla desteklediği kaydedildi.

THY’nin, Part-Time Öğrenci programı ile lisans eğitimi gören 3. ve 4. sınıf öğrencilerine, öğrenimleri devam ederken çalışma hayatını deneyimleme fırsatı sunduğuna dikkatin çekildiği açıklamada, “Değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan adaylara, 2 dönem boyunca toplamda 12 ay THY bünyesinde çalışma imkanı sunuluyor. 1 Ocak 1998 ve sonrasında doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençlere hitap eden ilana, 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören öğrenciler başvurabilecek.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, “Take-Off Jr.” programı ile de lisans eğitimi alan son sınıf öğrencilerine ve yeni mezunlara kariyer fırsatı sunulduğu aktarılarak şunlar kaydedildi:

“Bayrak taşıyıcı, programın değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan yetenekli ve başarılı adaylara bünyesinde tam zamanlı çalışma fırsatı sunuyor. 1 Ocak 1997 ve sonrasında doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençlere yönelik açılan ilana, lisans son sınıf öğrencileri ve mezunları başvurabilecek. İlanlarda iyi derecede İngilizce bilen, iletişimine ve gelişimine önem veren, yeni ve uygulanabilir fikirler üretebilen ve takım çalışmasına yatkın gençler tercih edilecek. Her iki ilana da 10 Mart 2024’e kadar başvuru gerçekleştirilebilecek.”

Yetiştirilmek üzere ikinci pilot aday adayı alımı

Açıklamada, Take-Off Cadet (Yetiştirilmek Üzere İkinci Pilot Aday Adayı) programı ile bölüm fark etmeksizin tüm lisans mezunu ve 31 Aralık 2003-1 Ocak 1994 tarihleri arasında doğmuş kişilerin, THY ailesine katılmak için ilana başvuru yapabileceği belirtildi.

İşe alım sürecinde başarılı olan adayların 2 sene boyunca eğitim görecekleri anlatılan açıklamada, “Adaylar eğitim sırasında 2 brüt asgari ücret maaş, konaklama, kira yardımı, yemek kartı, sigorta ve indirimli bilet gibi haklardan faydalanabilecek. İlana 30 Nisan 2024 tarihine kadar başvuru yapılabilecek.” bilgisi verildi.

THY’nin yayında olan tüm ilanlarına “kariyer.thy.com” internet sitesinden başvurulabilir.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/thy-2024te-5-bin-kisi-ise-almayi-hedefliyor/feed/ 0
Sanayideki çırak sorununa babadan oğula çözüm https://www.kanal7haber.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/#respond Mon, 01 Apr 2024 09:03:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5837 Sanayideki çırak sorununa babadan oğula çözüm

İzmir’deki sanayilerde çırak krizi

Çırak bulamayan esnaf açığı kendi çocuğunu yetiştirerek kapatmaya çalışıyor

İZMİR – İzmir’de sanayi esnafı, mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan dert yakınıyor. Esnafın en büyük sorununun ‘çırak’ bulamamak olduğunu ifade eden ustalar, bu nedenle birçok meslek dalının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, çırak açığını kapatmak için artık kendi çocuklarını yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bornova ilçesindeki 3. Oto Sanayi Sitesinde farklı alanlarda faaliyet gösteren onlarca esnaf, bugünlerde mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Esnaf, birçok meslek dalının bu nedenle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade ederken, sorunun ‘eğitim sistemi üzerinden yapılacak teşvik’ ile kısmen çözülebileceğini aktarıyor. Tek başına mesleğini sürdürmekte zorlanan esnaf, kendi çocuklarını yanlarına alıp çırak olarak yetiştiriyor.

“Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır”

3. Oto Sanayi Sitesi Eski Başkanı Bülent Akşakar, “Şuanda çırak bulma sorunu çok büyük bir aşamada. Sanat okullarında uygulanan ‘4 + 4 + 4’ sistemi ile öğrenci, eğitiminin son 4 senesini esnafın içerisinde çalışarak, bizlerin vereceği başarı raporlarıyla dönemini bitirecekti. Bu öğrencilerin maaşlarını devlet verecek ve sigortalarını da ödeyecek; fakat biz de onlara bir bahşiş verdiğimiz takdirde bu durumun daha yaygın hale geleceğini düşünüyorum. 25-30 seneden beri bu sorun devam ediyor. Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır. Devletimizin ve sanat okullarımızın bu işi düşünüp, bir masaya yatırıp bunun için bir çalışmalar yapmalarını ve teşvikte bulunmalarını istiyoruz” dedi.

“Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek”

Yanında bir çırak çalıştığını, başka da başvuran çırakların olmadığını söyleyen oto servis esnafı İshak Güzel, “Şuanda çırak yok desek doğrudur. Meslek liseleri teşvikte bulunmaya başladı; ama ilköğretimden öğrenciler seçmeleri lazım. Liseden ve ortaokuldan sonra seçilirse olmaz. İlköğretim 4. sınıftan sonra başlanırsa çırak bulmak daha sağlıklı olur. Yanımda bir çırak çalışıyor. Onun dışında başvuran olmuyor. Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek. Elbette çocuklar okumalı; ama öğretmenler, ‘çocuklar okumak mı istiyor yoksa meslek mi seviyor?’ diye ayrım yapıp yönlendirmeleri lazım” diye konuştu.

Sorun devam ederse tek başına mesleğini sürdürmeye çalışacağını vurgulayan Güzel, sözlerine şunları da ekledi:

“Müşterilerimiz aradığında bakım zamanı bile gelse ’10-20 gün sonra randevu vermek zorunda kalacağım. Bu kadar piyasaya araba sürülürken, bunları yapacak ustaların da bulunması lazım. Bizim çalışma zamanımız dolduğu zaman, yetişen çıraklar bizim arkamızdan bu işi sürdürebilmeli.”

Oto kaportacı olarak 42 yıldır sanayide faaliyet gösteren ve çırak bulamadıkları için yakınan İbrahim Yazgan da, “Günümüzde, bizim çıraklık dönemimizdeki gibi yetişen çırak bulamıyoruz. Sanayilerde son 10 yıldır çırak sorunu çok büyük. Eskisi gibi çekiç atıp, doğrultma yapıp arabayı tekrar imal eden insanlar kalmadı. Çırak sorunu bundan sonra hep devam eder. Biz mesleğe ilk başladığımızda babalarda, ‘çocuklarımız esnaf olsun, zanaatı olsun’ düşüncesi vardı. Şimdiki çocuklarımız da okuyor, belki mühendis oluyor, belki mimar oluyor, doktor oluyor; ama olmayanlar da piyasada aç kalıyor. Artık Avrupa, sök-tak sistemine geçiyor. Sanayide de sök-tak dönemi ile birlikte çıraksızlık ortaya çıkıyor. Çok üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.

Çırak bulamayınca oğlunu yetiştirmeye başladı

3. Oto Sanayi Sitesinde oto boyacı olarak uzun yıllardır faaliyet gösteren, çırak bulamadığı için oğlunu yanına alarak yetiştirdiğini belirten Ramazan Budak, “Oğlum ortaokulu bitirdi. Çırak bulamadığım için onu yanıma aldım ve ona meslek öğretiyorum. Baba mesleğini alacak. Hem okumasına devam edecek hem meslek öğrenecek. Elinde bir mesleği olsun. Biz bu mesleği 10 sene daha yaparız. 10 sene sonra çırak bulamazsak meslek ne olacak belli değil. Çırak bulamazsak meslek dalları sıkıntıya girecek. Çocuklarımızı yönlendirmemiz lazım” cümlelerini aktardı.

Sanayide otomotiv sektöründe 3 aydır çırak olarak çalışan 16 yaşındaki Adnan Özyaşar ise “Buraya hem kendi isteğimle geldim hem de okulumun yönlendirmesi etkili oldu. Ben de burada meslek öğrenmeye çalışıyorum. Sanayide çırak sorunu var. Ben ellerimle yağlı paslı olmak istiyorum. Bunu kendim seçtim. Arkadaşlarım tercih etmiyor ama ben kaliteli bir usta olmak için geldim. Çalışıyorum, çabalıyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayideki-cirak-sorununa-babadan-ogula-cozum/feed/ 0
Adana’da Sürdürülebilirlik Fuarı ve Konferansı Gerçekleşti https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-surdurulebilirlik-fuari-ve-konferansi-gerceklesti/ https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-surdurulebilirlik-fuari-ve-konferansi-gerceklesti/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:57:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5835 Adana’nın sürdürülebilirlik alanındaki ilk fuarı olma özelliği taşıyan REWA Anatolia-Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuar ve Konferansı etkinliği çerçevesinde, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar’ın başkanlığında, “OSB’de Yeşil Dönüşüm” oturumu gerçekleşti.

Yeşil dönüşüm konusunda birçok öncü ve Türkiye genelinde ilk olma özelliği taşıyan çalışmaların hayata geçirildiği AOSB’nin Bölge Müdürü Ersin Akpınar’ın yönetimindeki oturumda, sektörün önde gelen isimleri döngüsel ekonomi, yeşil mutabakat çalışmaları ve plastik geri dönüşümü gibi kritik konuları hakkında katılımcılarla değerli bilgiler paylaştı.

Oturumun moderatörü AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, kuruluşu 50 yıl öncesine dayanan bölge hakkında genel bilgiler paylaştıktan sonra Yeşil Dönüşüm konusundaki çalışmalarından söz etti.

Akpınar, verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramının günümüzün en önemli konuları arasında yer aldığını belirterek, “Değişimi ve sürekli yenilenmeyi destekleyen, yaşanabilir bir çevre, sürdürülebilir ekonomik gelişme ve Türkiye’nin rekabetçi gücüne katkı için AR-GE ve inovasyona önem veriyor, yenilikçi hizmetler ve yeşil dönüşüm konusunda hayata geçirdiğimiz projelerle katılımcılarımıza öncülük ediyoruz” dedi.

Yeşil mutabakat

Akpınar, Türkiye’deki OSB’ler içinde Yeşil Mutabakatın ilk adımlarının Adana Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü’nce atıldığını bildirdi. Akpınar, bu çerçevede, iki çalıştay düzenlendiğini, temiz, döngüsel bir ekonomiye geçerek kaynakların verimli kullanımını artırmayı, biyolojik çeşitliliği eski haline getirmeyi ve kirliliği azaltmayı öngören Yeşil Mutabakata uyum konusunda katılımcılarına öncülük ettiklerini vurguladı.

Arıtma tesisi

Sanayi kuruluşları için arıtmanın en önemli konuların başında geldiğini belirten Akpınar, AOSB’nin dünya standartlarında artıma tesisine sahip olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

“AOSB Evsel ve Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisine bölgemizdeki katılımcıların faaliyetleri sonucu gelen evsel ve endüstriyel tüm atık sular Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Sektör Tablomuz olan Tablo 19 (Karışık Endüstriyel Atıksuların Alıcı Ortama Deşarj Standartları) limit değerlerine uygun olarak arıtılmaktadır. Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi’nde arıtma faaliyeti kaynaklı oluşan 190813 atık kodlu tüm arıtma çamurları (ayda ortalama 3000 ton) Atık Yönetimi Yönetmeliği gereği lisanslı taşıyıcılar ile lisanslı bertaraf firmalarına gönderilmektedir. Arıtma çamurunun kurumumuz içerisinde nihai bertarafının yapılabilmesi için yurtiçi ve yurtdışı kurutma, yakma, piroliz vb. tesisleri ziyaret edilerek ilgili teknolojiler yerinde görülmüştür. Mevcut arıtma tesisi ve projelendirmesi süren yeni atıksu arıtma tesisinin kapasitesi gözetilerek 180 ton/gün kapasiteli çamur bertaraf tesisi yapılması planlanmaktadır.”

Akpınar, sunumunda, bölgedeki GES yatırımları, AOSB tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk kurum bazlı “Sera Gazı Hesaplama Yazılımı”, “Avrupa Yeşil Mutabakatı Çerçevesinde AOSB’nin Eko-Endüstriyel Parka Dönüştürülmesi Amacıyla Döngüsel Ekonomi ve Endüstriyel Simbiyoz’un Geliştirilmesi” isimli TUBİTAK-1005 Projesi, üniversite ve sanayi işbirliği çalışmaları, Dünya Bankası destekli projeleri, sürdürülebilirlik ödülleri ile Sanayi Odaklı Ar-Ge ve İnovasyon Proje Yarışması konusunda da bilgiler verdi.

AOSB’nin vizyonu

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İstemi İstemi Berk, Adana OSB’nin sürdürülebilirlik alanında attığı adımlarla vizyoner olduğunu gösterdiğini belirterek, sözlerine başladı.

Berk, Paris Anlaşması, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi düzenlemelere karşı ülke genelinde farkındalık oluştuğunu belirterek, “Farkındalığın ardından davranış değişikliği noktasına geldik. Bu regülasyonlara uyum sağlamalıyız, aksi takdirde ihracatımız sekteye uğrayacak. Çünkü, ülke olarak ihracatımızın yüzde 40’ını AB ülkelerine yapıyoruz. AB cephesinden baktığımızda ise Türkiye olarak AB pazarının yüzde 3.4’ünü ifade ediyoruz. Bu AB nezdinde önemli değil ve bizi başka ülkelerle ikame edebilir. Ama biz AB pazarında bulunmak zorundayız” dedi.

Berk, ihracat yapan firmalar için bir takım yükümlükler getiren düzenlemelerin şimdilik 6 sektörü kapsadığını ancak, 2026’dan itibaren plastik mamul ve ham maddelerini de kapsayacağını kaydetti.

Oturumda, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Küçüker, “Plastik Sektöründe Döngüsel Ekonomi ve Endüstriyel Simbiyoz Uygulamaları” konulu sunumunda, döngüsel ekonominin önemine vurgu yaptı.

Küçüker, bakanlığın yakın zamanda döngüsel ekonomi eylem planı açıklayacağını belirterek, “Döngüsel ekonomi ve simbiyoz sadece atık ve hammadde değişimini değil bilgi değişimini, ekipmanların birlikte kullanımı gibi konuları da kapsadığını vurguladı. Küçüker, gelecekte yaşanması beklenen su krizlerinden de söz ederek, “2050 yılında Dicle ve Fırat Nehirleri dışındaki nehirler debilerinin yüzde 10’unu kullanabilecek” dedi. – ADANA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-surdurulebilirlik-fuari-ve-konferansi-gerceklesti/feed/ 0
Avrupa Birliği Küresel Geçit Projesi: Türkiye ve Türk Dünyası İçin Önemli Bir Fırsat https://www.kanal7haber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/ https://www.kanal7haber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:39:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5825 Marmara Üniversitesinden emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Tomar, Avrupa Birliği Küresel Geçit (EU Global Gateway) projesini ve bu projenin, Türkiye ve Türk dünyası için önemini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Avrupa Birliği’nden (AB) son dönemde gelen açıklamalar, Orta Asya ülkeleri ile Avrupa arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi için önemli yatırımların yapılacağının işaretini veriyor. Orta Asya ülkeleri Rusya, Çin ve İran gibi genelde Batılı ülkelerin sorunlu olduğu bölgenin kavşağında. Bölge, doğu-batı ticaretinin, tarihten bu yana önemli bir geçidi olarak enerji ve stratejik ham madde kaynaklarıyla büyük bir ekonomik potansiyel taşıyor. Halihazırda AB ülkelerinin Orta Asya ülkelerindeki doğrudan yatırımları yüzde 42 civarında ve AB, bölgenin 2’nci büyük ticaret ortağı. AB’nin dışında Rusya, Çin ve Türkiye, Orta Asya’nın önemli ticaret ortağı ve yatırımcılarından. Ancak Ukrayna-Rusya savaşı Orta Asya ülkelerini Türkiye ve Avrupa’ya daha da yakınlaştırıyor. Komşuları Çin’in dev nüfusu, iş gücü ile ekonomik hegemonyası da bir denge politikasını zaruri kılıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağları bulunan Türk Cumhuriyetleri ile Türk Devletleri Teşkilatı vasıtasıyla ilişkilerini geliştirirken, Avrupa da Çin’in bölge ülkelerini de kapsayan “Kuşak ve Yol” projesine Avrupa Birliği Küresel Geçit projesiyle karşılık veriyor. Bu arada bir not olarak Türk Devletleri Teşkilatı ile Türkiye’nin de Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor projesinin Zengezur’la birlikte daha da kısalacağını hatırlatalım. Zaten Bakü-Tiflis- Kars demir yolunun 2017’de açılmasıyla Orta Asya ile Avrupa arasında kesintisiz bir hat (Demir İpek Yolu) kuruldu. Kovid-19 salgınının küresel tedarik zincirine vurduğu darbeye Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve çatışmalar eklendiğinde hem karada hem de denizde koridor savaşları gündeme geldi.

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi

Tanıtımı 2021 yılının Aralık ayında Kovid-19 salgınının hemen ardından yapılan Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, AB ile işbirliği yapan üçüncü ülkelerin çıkarları ve küresel ekonominin ayağa kaldırılması doğrultusunda, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinden çevrenin korunmasına kadar pek çok alanda küresel sorunların çözümüne katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu bağlamda enerji, lojistik, teknoloji, dijital altyapı, AR-GE, eğitim ve sağlık gibi alanlarda hem kamu hem de özel altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla 300 milyar avro bütçe ayrılmış durumda ve projelerin 2027 yılının sonuna kadar bitirilmesi amaçlanıyor. Ocak ayı sonunda Brüksel’de düzenlenen Orta Asya’dan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan ile AB yetkililerinin katıldığı AB-Orta Asya Küresel Geçit Yatırım Forumu’nun açılışında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bu koridora büyük bir önem atfettiklerini açıkladı. Her iki yetkili, artan jeopolitik gerilimler ve küresel parçalanmışlıkla mücadele açısından Orta Asya’nın kendileri için hayati önemi haiz olduğunu ve bu ilişkileri somut bir biçimde geliştirmek amacıyla Orta Asya ile Avrupa bağlantısını azami 15 gün içinde katedecek rekabetçi, sürdürülebilir, akıllı ve hızlı bir koridor oluşturmaya matuf 10 milyar avroluk bir yatırım paketi hazırladıklarını açıkladı. Satır arasında Rusya’ya uygulanan yaptırımların etkili olması için de Orta Asya ile işbirliği yapmak istediklerini ifade etmeleri ABD’nin de bu projenin arkasında olduğu izlenimini veriyor. Zira ABD’nin Orta Asya ile ilişkileri Rusya ve Çin karşısında hala çok zayıf.

Projenin Türkiye ve Türk dünyası için önemi

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi otoyol, demir yolu, liman, havalimanı, lojistik ve sınır geçiş noktaları için hem altyapı hem de dijital teknoloji açısından önemli yatırımlar içeriyor. Proje, doğu-batı yönünde tedarik zincirini kesintisiz ve hızlı bir biçimde temin ederek diğer projelerle birlikte AB’nin küresel ulaşım üssü rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Çin’in “Kuşak ve Yol” projesiyle benzeşen “Küresel Geçit Projesi”, AB’yi daha etkili bir jeopolitik oyuncu haline getirebileceği gibi ABD’nin de endişe duyduğu “Kuşak ve Yol” projesine iyi bir alternatif olabilir. Böylece Orta Asya üzerindeki etkinliğini artırmak isteyen Avrupa, bir taşla birkaç kuş vurmayı planlıyor. Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, Türk Devletleri Teşkilatının “Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor” projesiyle bire bir örtüşüyor. Türkiye’nin son yıllarda AB ile siyasi ilişkileri limoni olsa da ticari ilişkileri oldukça yüksek düzeyde. Bu nedenle kazan-kazan olarak değerlendirilebilecek bu proje ile Türkiye’ye iyi şartlarda dış finansman ve yatırım imkanları sağlayabilir. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Orta Asya-Türk dünyası ile kesintisiz kara bağlantısını kuracak olan Türkiye ve Türk dünyası bu projeden istifade edebilir. Zaten halihazırda kesintisiz bir demir yolu hattı (Demir İpek Yolu) Avrupa’nın doğu-batı hattında azami 15 günlük taşıma süresini karşılıyor. Coğrafi konumu ve kültürü ile Asya-Avrupa arasında doğal bir köprü olan Türkiye, kuzey ve güney koridorlarına göre oldukça istikrarlı ve kısa olan Orta Koridor ile Türk dünyası ve Avrupa arasında bir ticaret köprüsü olabilir. Rusya’ya yaptırımlar uygulandığı bir dönemde Orta Asya devletleri istikrarlı bir hat olan Hazar Denizi, Azerbaycan ve Türkiye yoluyla rahatlıkla Avrupa’ya açılabilir. Dünya ekonomisinin Asya eksenine kaydığı ve lojistik maliyetlerinin çok arttığı bir dönemde bu proje hem Türkiye hem de Türk dünyasına avantajlı bir alternatif sunabilir. Zaten Türkiye doğu-batı yönünde petrol ve doğal gaz hatları için önemli bir üs konumuna geldi. Bu yeni hatların bir artısı da AB-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine sunacağı katkı. Bakalım yeni İpek ve Baharat yolları hangi koridordan geçecek, bekleyip göreceğiz.

[Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesinden emekli öğretim üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/feed/ 0
Başkan Büyüksimitci: “İki eni OSB üzerinde çalışıyoruz” https://www.kanal7haber.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:24:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5819 Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Kayseri’ye iki yeni OSB daha kazandırmak için çalışma yürüttüklerini açıklayarak, “Yeni OSB’lerle birlikte, biri İncesu’da olmak üzere şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İnşallah bundan sonrakileri de ilçelerimizde kurmak için gerekli çalışmaları yapmamız gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın katılımı ile KAYSO meclis salonunda yapıldı. Toplantıya AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve TOBB Kayseri Genç Girişimciler İcra Kurulu üyeleri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür etti.

Ticari kredi kartlarındaki taksit sınırlandırmasına değinen Özkaya, “Bilindiği üzere günümüzde iş hayatımızda kullandığımız çek ve senetlerin yerini ticari kredi kartları almaya başladı. Şirketlerimizin finansmanında sürdürülebilirliği sağlayan, ödeme zincirlerindeki kaliteyi artıran, ayrıca kayıt dışı ile mücadelede en etkili yol olan kredi kartlarına kısıtlama koymak ve taksit sayısını azaltmak yerine, en azından ticari kredi kartlarının limitleri ve taksit sayıları artırılmalıdır. Kredi kartları, güvenilirlikleri konusunda herhangi bir şüphe oluşturmadığı için herkes tarafından kabul edilen bir ödeme aracıdır. Bu konunun böyle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yoğun programları arasında vakit ayırıp meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Sayın Başkanımın Kayserimize sayısız hizmetleri oldu. Her daim sanayicilerimizin sorunları ile ilgilendi. Sanayi Odası olarak yürüttüğümüz projelerde destekleri bize her zaman güç verdi. Özellikle şehrimizin 4. OSB’si olan Erciyes OSB’nin kurulum aşamasında verdiği desteklerden dolayı tüm sanayicilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Kayseri’ye iki yeni OSB daha kazandırmak için çalışma yürüttüklerini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Proje aşamasında olan Uzay, Havacılık ve Savunma İhtisas OSB ve Geri Dönüşüm İhtisas OSB ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. Bu OSB’lerle beraber, biri İncesu’da olmak üzere şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İnşallah bundan sonrakileri de İlçelerimizde kurmak için gerekli çalışmaları yapmamız gerektiğini düşünüyorum. İnşallah Sayın Başkanımın da destekleri ile tüm kurumlarımızla el ele vererek, şehrimize değer katan projelerimizi bir bir hayata geçirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız” diye konuştu.

Kayseri havalimanı yeni terminal binasının şehrimize hayırlı olmasını dileyen Büyüksimitci, ayrıca Başkan Büyükkılıç’ın Lojistik Merkezi projesini desteklediklerini, projenin tamamlanması ile birlikte kentin ihracatının çok daha yukarılara taşınacağını söyledi.

Şehrimizde hava kargo gümrükleme sahasının kurulması ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Gerek e-ticarete, gerekse sanayicimizin ithalat ve ihracatına çok büyük destek olacak hava kargo gümrükleme sistemi ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. İnşallah kısa süre içerisinde hayırlı sonuçları alacağımıza inanıyorum. Bu konuda da Sayın Başkanımın destekleri bizler için çok önemli. Biz de her zaman kendisinin yanındayız ve her tülü desteği vermeye hazırız” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Son olarak kürsüye gelen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, başta Valilik olmak üzere tüm kurum, kuruluşlar ve odalarla dayanışmayı çok önemsediklerini belirterek, hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi kucaklayıcı şekilde çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Kayseri’nin önemli bir sanayi ve ticaret şehri olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, “Böylesine gayretli bir şehre yakışacak projelerimizi hayata geçirecek olmanın da heyecanını yaşıyor ve bu heyecanımızı paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Kayseri’nin belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anıldığını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Bu bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, 1,5 milyon insanı kucaklayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımlar bağlamında hiçbir zaman mazeretlere sığınmadan yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk” diye konuştu.

Büyükkılıç, “Bizim anlatacak çok hikayemiz var, anlatacak çok projemiz var. Dualarınızı bekliyoruz” diyerek, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri sanayicilerle paylaştı. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/feed/ 0
Maden Kazalarında Tazminat ve Kusurluluk Boyutu Değerlendirilmeli https://www.kanal7haber.com.tr/maden-kazalarinda-tazminat-ve-kusurluluk-boyutu-degerlendirilmeli/ https://www.kanal7haber.com.tr/maden-kazalarinda-tazminat-ve-kusurluluk-boyutu-degerlendirilmeli/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:21:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5817 Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü Başkanı Avukat Süleyman Boşça, maden sahalarında meydana gelen kazalarda gerek özel hukuk yargılamasında tazminat boyutuyla, gerekse ceza hukuku yargılamasında kusurluluk boyutuyla değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek, “Bu durumda, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 8’inci maddesi ve mülkilik (ülkesellik) ilkesi gereğince Türkiye’de işlenen suçlarda Türk kanunları uygulanır. Dolayısıyla faillerin hangi ülkenin vatandaşı olduğu somut olay bakımından farklılık arz etmemektedir.” dedi.

Boşça, Erzincan’ın İliç ilçesinde toprak kayması sonucu meydana gelen maden kazasının hukuki boyutuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Özel hukuk bakımından maden sahalarında meydana gelen kazalarda işverenin tazminat sorumluluğunun doğacağına dikkati çeken Boşça, ceza hukuku bakımından maden kazalarına ilişkin özel bir suç tipinin Türk ceza yasalarında düzenlenmediğini aktardı.

Boşça, faillerin sorumluluğu bakımından TCK’nin yaralama ve öldürme suçlarına ilişkin hükümlerine gidilmesi gerekeceğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Yapılacak kusurluluk değerlendirmesine göre taksirle veya kasten öldürme veya yaralama suçlarından sorumluluk meydana gelecektir. Fail olarak işverenin sorumlu olup olmadığı fail sıfatı aldıktan sonra sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve sorumluluğunun tespiti halinde verilecek ceza miktarının ne olacağı sorularının yanıtı, işverenin üstlendiği ödevleri gereği gibi yerine getirip getirmediğinin tespiti ile açığa kavuşacaktır. İşte bu nedenle işverenin işçiye karşı ne gibi sorumluluklar üstlendiği veya işçinin işverene karşı hangi sorumlulukları taşıdığının ortaya konulması, iş kazalarında fail ve kusurluluğun belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.”

Maden sahalarında meydana gelen kazalarda gerek özel hukuk yargılamasında tazminat boyutuyla, gerekse ceza hukuku yargılamasında kusurluluk boyutuyla değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Boşça, “TCK’nin 8’inci maddesi ve mülkilik (ülkesellik) ilkesi gereğince Türkiye’de işlenen suçlarda Türk kanunları uygulanır. Dolayısıyla faillerin hangi ülkenin vatandaşı olduğu somut olay bakımından farklılık arz etmemektedir.” ifadelerini kullandı.

Boşça, 6331 sayılı ?????? İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 25’inci maddesi kapsamında kazaların gerçekleştiği maden sahalarındaki işletmelerin durumunu değerlendirerek, “İşyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve şekillerinde veya iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde, bu tehlike giderilinceye kadar, hayati tehlikenin niteliği ve bu tehlikeden doğabilecek riskin etkileyebileceği alan ile çalışanlar dikkate alınarak, işyerinin bir bölümünde veya tamamında iş durdurulur. Ayrıca çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur.” dedi.

Maden ocağı soruşturmasında 6 zanlı tutuklanmıştı

İliç’e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat’ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı.

Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, şirketin Türkiye’deki müdürü C.D’nin de içinde olduğu 3 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/maden-kazalarinda-tazminat-ve-kusurluluk-boyutu-degerlendirilmeli/feed/ 0
Ocak Ayında Trafiğe Kayıtlı Taşıt Sayısı 28 Milyon 951 Bin 792 Oldu https://www.kanal7haber.com.tr/ocak-ayinda-trafige-kayitli-tasit-sayisi-28-milyon-951-bin-792-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/ocak-ayinda-trafige-kayitli-tasit-sayisi-28-milyon-951-bin-792-oldu/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:18:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5815 Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 28 milyon 951 bin 792 oldu. Söz konusu ayda trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 7,1 arttı. Veriler baz alınarak yapılan hesaplamaya göre, Ocak sonu itibarıyla trafikte 92 bin elektrikli otomobil bulunuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Ocak ayı motorlu kara taşıtları verilerini paylaştı. Buna göre, Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 28 milyon 951 bin 792 oldu. Yapılan hesaba göre Ocak sonu itibarıyla göre trafikte 92 bin elektrikli otomobil bulunduğu tespit edildi.

Ocak ayında 213 bin 493 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu ayda trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 53,1’ini otomobil, yüzde 28,2’sini motosiklet, yüzde 12,6’sını kamyonet, yüzde 2,4’ünü kamyon, yüzde 2,1’ini traktör, yüzde 1,0’ını minibüs, yüzde 0,4’ünü otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 7,1 arttı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 111,7, minibüste yüzde 109,9, özel amaçlı taşıtta yüzde 70,8, otobüste yüzde 47,2, kamyonette yüzde 39,9, otomobilde yüzde 25,6 artarken traktörde yüzde 50,5 ve motosiklette yüzde 21,1 azaldı.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,3 arttı. Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı minibüste yüzde 71,5, otobüste yüzde 62,1, motosiklette yüzde 48,4, özel amaçlı taşıtta yüzde 42,4, otomobilde yüzde 39,2, kamyonette yüzde 8,4 ve kamyonda yüzde 0,6 artarken traktörde yüzde 26,4 azaldı.

Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 28 milyon 951 bin 792 oldu. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 53,0’ını otomobil, yüzde 17,8’ini motosiklet, yüzde 15,6’sını kamyonet, yüzde 7,6’sını traktör, yüzde 3,3’ünü kamyon, yüzde 1,7’sini minibüs, yüzde 0,7’sini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Ocak ayında 782 bin 589 adet taşıtın devri yapıldı

Ocak ayında devri yapılan taşıtların yüzde 67,8’ini otomobil, yüzde 16,2’sini kamyonet, yüzde 7,6’sını motosiklet, yüzde 3,3’ünü traktör, yüzde 2,4’ünü kamyon, yüzde 1,9’unu minibüs, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Trafiğe kayıtlı otomobillerin yüzde 0,6’sı elektrikli

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 113 bin 269 adet otomobilin yüzde 66,5’i benzin, yüzde 13,8’i dizel, yüzde 11,4’ü hibrit, yüzde 7’si elektrikli ve yüzde 1,3’ü LPG yakıtlıdır. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 15 milyon 333 bin 952 adet otomobilin ise yüzde 35,5’i dizel, yüzde 33,3’ü LPG, yüzde 28,9’u benzin, yüzde 1,5’i hibrit ve yüzde 0,6’sı elektrikli oldu. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2 olarak gerçekleşti. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ocak-ayinda-trafige-kayitli-tasit-sayisi-28-milyon-951-bin-792-oldu/feed/ 0
İzmir’de Sanayi Esnafı Çırak Bulamamaktan Şikayetçi https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:15:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5813 İzmir’de sanayi esnafı, mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan dert yakınıyor. Esnafın en büyük sorununun ‘çırak’ bulamamak olduğunu ifade eden ustalar, bu nedenle birçok meslek dalının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, çırak açığını kapatmak için artık kendi çocuklarını yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bornova ilçesindeki 3. Oto Sanayi Sitesinde farklı alanlarda faaliyet gösteren onlarca esnaf, bugünlerde mesleklerini öğretecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Esnaf, birçok meslek dalının bu nedenle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade ederken, sorunun ‘eğitim sistemi üzerinden yapılacak teşvik’ ile kısmen çözülebileceğini aktarıyor. Tek başına mesleğini sürdürmekte zorlanan esnaf, kendi çocuklarını yanlarına alıp çırak olarak yetiştiriyor.

“Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır”

3. Oto Sanayi Sitesi Eski Başkanı Bülent Akşakar, “Şu anda çırak bulma sorunu çok büyük bir aşamada. Sanat okullarında uygulanan ‘4 + 4 + 4’ sistemi ile öğrenci, eğitiminin son 4 senesini esnafın içerisinde çalışarak, bizlerin vereceği başarı raporlarıyla dönemini bitirecekti. Bu öğrencilerin maaşlarını devlet verecek ve sigortalarını da ödeyecek; fakat biz de onlara bir bahşiş verdiğimiz takdirde bu durumun daha yaygın hale geleceğini düşünüyorum. 25-30 seneden beri bu sorun devam ediyor. Durum böyle devam ederse sanayi esnafı kapanmak durumunda kalır. Devletimizin ve sanat okullarımızın bu işi düşünüp, bir masaya yatırıp bunun için bir çalışmalar yapmalarını ve teşvikte bulunmalarını istiyoruz” dedi.

“Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek”

Yanında bir çırak çalıştığını, başka da başvuran çırakların olmadığını söyleyen oto servis esnafı İshak Güzel, “Şu anda çırak yok desek doğrudur. Meslek liseleri teşvikte bulunmaya başladı; ama ilköğretimden öğrenciler seçmeleri lazım. Liseden ve ortaokuldan sonra seçilirse olmaz. İlköğretim 4. sınıftan sonra başlanırsa çırak bulmak daha sağlıklı olur. Yanımda bir çırak çalışıyor. Onun dışında başvuran olmuyor. Çırak gelse de alsak, canla başla yetiştirsek. Elbette çocuklar okumalı; ama öğretmenler, ‘çocuklar okumak mı istiyor yoksa meslek mi seviyor?’ diye ayrım yapıp yönlendirmeleri lazım” diye konuştu.

Sorun devam ederse tek başına mesleğini sürdürmeye çalışacağını vurgulayan Güzel, sözlerine şunları da ekledi:

“Müşterilerimiz aradığında bakım zamanı bile gelse ’10-20 gün sonra randevu vermek zorunda kalacağım. Bu kadar piyasaya araba sürülürken, bunları yapacak ustaların da bulunması lazım. Bizim çalışma zamanımız dolduğu zaman, yetişen çıraklar bizim arkamızdan bu işi sürdürebilmeli.”

Oto kaportacı olarak 42 yıldır sanayide faaliyet gösteren ve çırak bulamadıkları için yakınan İbrahim Yazgan da, “Günümüzde, bizim çıraklık dönemimizdeki gibi yetişen çırak bulamıyoruz. Sanayilerde son 10 yıldır çırak sorunu çok büyük. Eskisi gibi çekiç atıp, doğrultma yapıp arabayı tekrar imal eden insanlar kalmadı. Çırak sorunu bundan sonra hep devam eder. Biz mesleğe ilk başladığımızda babalarda, ‘çocuklarımız esnaf olsun, zanaatı olsun’ düşüncesi vardı. Şimdiki çocuklarımız da okuyor, belki mühendis oluyor, belki mimar oluyor, doktor oluyor; ama olmayanlar da piyasada aç kalıyor. Artık Avrupa, sök-tak sistemine geçiyor. Sanayide de sök-tak dönemi ile birlikte çıraksızlık ortaya çıkıyor. Çok üzülüyoruz” ifadelerini kullandı.

Çırak bulamayınca oğlunu yetiştirmeye başladı

3. Oto Sanayi Sitesinde oto boyacı olarak uzun yıllardır faaliyet gösteren, çırak bulamadığı için oğlunu yanına alarak yetiştirdiğini belirten Ramazan Budak, “Oğlum ortaokulu bitirdi. Çırak bulamadığım için onu yanıma aldım ve ona meslek öğretiyorum. Baba mesleğini alacak. Hem okumasına devam edecek hem meslek öğrenecek. Elinde bir mesleği olsun. Biz bu mesleği 10 sene daha yaparız. 10 sene sonra çırak bulamazsak meslek ne olacak belli değil. Çırak bulamazsak meslek dalları sıkıntıya girecek. Çocuklarımızı yönlendirmemiz lazım” cümlelerini aktardı.

Sanayide otomotiv sektöründe 3 aydır çırak olarak çalışan 16 yaşındaki Adnan Özyaşar ise “Buraya hem kendi isteğimle geldim hem de okulumun yönlendirmesi etkili oldu. Ben de burada meslek öğrenmeye çalışıyorum. Sanayide çırak sorunu var. Ben ellerimle yağlı paslı olmak istiyorum. Bunu kendim seçtim. Arkadaşlarım tercih etmiyor ama ben kaliteli bir usta olmak için geldim. Çalışıyorum, çabalıyorum” şeklinde konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-sanayi-esnafi-cirak-bulamamaktan-sikayetci/feed/ 0
Aydın’ın Buharkent İlçesinde Doğalgaz Kullanımı İçin Onay Alındı https://www.kanal7haber.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/ https://www.kanal7haber.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/#respond Sun, 31 Mar 2024 09:09:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5805 Aydın’ın Buharkent ilçesinde son yıllarda yapılan yatırımlarla enerji, sanayi, turizm, eğitim ve sosyal alanda büyük ivme kazanan ilçede büyümeyle birlikte yatırım planlamaları da artarak devam ederken son olarak doğalgaz kullanımı için de Belediye Meclisinden onay alındı.

Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, vatandaş odaklı çalışmaları ile ilçeyi enerji, sanayi, turizm, eğitim ve sosyal alanlarda Aydın’ın önemli cazibe merkezlerinden biri yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Geçen 10 yılda ardı ardına hayata geçirdiği projelerle adeta bambaşka bir Buharkent ortaya çıkartan Başkan Mehmet Erol ve ekibi, ilçenin enerji ve ısınma sorununa da çözüm getirerek GES ve jeotermal ısıtma, termal turizm alanlarında da farkını ortaya koyuyor. Büyükşehir yasasına takılan ve onay görmeyen projelerini de tek tek hayata geçirmeyi başaran Başkan Erol, ilçe merkezi ve mahallelerinin ısınma ve enerji sorunlarına çözüm getirdi.

Doğalgaz kullanımı için Belediye Meclisi’nden onay çıktı

Aydın’ın en uzak ve en küçük ilçeleri arasında yer alan Buharkent’te doğalgaz kullanımı için meclis kararı alındı. Her geçen gün yeni projelerle ilçeye değer katmaya devam eden Belediye Başkanı Mehmet Erol, bu kez doğalgaz müjdesi ile geldi. Müjdeli haberi sosyal medya hesabından da duyuran Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Söz verdiğimiz gibi Buharkent doğalgazı 2024 yılında kullanacak. Buharkent’in doğal gaz kullanmasına yönelik talebimiz doğrultusunda doğalgaz dağıtım şirketinin yazılı başvurusu sonucu Belediye Meclisimiz tarafından Buharkent’e doğal gaz sağlanmasına yönelik istenilen meclis kararı oy birliği ile alınmıştır. Buharkent’imize hayırlı uğurlu olsun. 2024 yılında Buharkent’imizde 4 binin üzerinde konutumuz doğal gazı kullanacaktır” dedi.

“Enerji kaynakları verimli kullanılacak”

Buharkent’in jeotermal enerjiyi Aydın’da en iyi ve en verimli şekilde kullanan ilçe olma yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Biz jeotermal kaynakları bir zenginlik ve değer olarak görüyoruz. ve her alanda halkımızın faydasına sunmak istiyoruz. Türkiye, jeotermal kaynaklar bakımından Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sırada. Jeotermal kaynaklar bakımından da Türkiye birincisi olan Aydın’ın bu kaynakları yeterince kullanamadığını, sadece elektrik üretiminde kullanılarak eline geçen fırsatları değerlendiremediğini görüyoruz. Jeotermali bir zenginlik ve bir değer olarak gördüğümüz için halkımızın faydasında kullanmak istiyoruz. Jeotermal yasası gereği bu imkanlardan yararlanamamaktaydık. Jeotermal Kaynak sahiplerinin desteği ile büyükşehir yasasına rağmen biz bu imkana sahip olmak için belediye bünyemizde Buharjet A.Ş.’yi kurduk ve çalışmalara başladık. Buharkent’imizde ilk olarak Savcıllı ve Kızıldere Mahallelerimizi jeotermal enerji ile ısıtacağız. Ayrıca imar planı tamamlanan, fizibilite çalışmaları süren Savcıllı Mahallemiz yakınındaki 241 dönümlük sera bölgemizde de jeotermal enerji kullanacağız. Ayrıca Buharkent Ortakçı Mahallesi Hamamderesi mevkiinde Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu bölgede, geçmişi bin 600’lü yıllara dayanan tarihi hamamların ve şifalı kaplıca suyunun bulunduğu 250 dönümlük alanı projelendirdik. 53 derece doğal sıcak su çıkan kaplıcamız bundan böyle termal turizme kazandırılacak” dedi. – AYDIN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/feed/ 0
ABD’de Şirket Bilançoları Öncesi Piyasalarda Negatif Seyir https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-sirket-bilancolari-oncesi-piyasalarda-negatif-seyir/ https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-sirket-bilancolari-oncesi-piyasalarda-negatif-seyir/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:24:11 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5783 Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizini öngörülünden daha geç indirmeye başlayacağına yönelik artan endişeler sıcaklığını korurken, ABD’de açıklanması beklenen önemli şirketlerin bilançoları öncesinde negatif bir seyir izleniyor.

ABD’de bugün işleme açılacak piyasalarda, hafta boyunca Nvidia, Wallmart, Home Depot ve Rio Tinto gibi önemli şirketlerin finansal sonuçları takip edilecek.

Analistler, geçen hafta ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin beklentileri aşmasıyla fiyatlamaların zorlaştığını hatırlatarak, yapay zeka ile ilgili teknoloji hisselerinde yaşanan oynaklığa dikkati çekti.

Yarın yayımlanacak Fed Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son toplantısına ilişkin tutanaklarda da, bankanın gelecek dönemde izleyeceği yola dair ipuçları aranacağını belirten analistler, Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin yatırımcıların odağında bulunduğunu dile getirdi.

Para piyasalarında, tutanaklar öncesi Fed’in politika faizini martta sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın yüzde 65 ihtimalle mayısta da politika faizinde değişikliğe gitmeyeceği fiyatlanıyor. Fed’in faiz indirimlerine yüzde 75 ihtimalle haziranda başlayacağı öngörülüyor.

Öte yandan, ABD’li banka Capital One, finansal hizmetler şirketi Discover’ı 35,3 milyar dolar değerinde tamamı hisse senedi işlemine dayalı bir anlaşmayla satın alacağını duyururken, ABD hükümeti, ülkenin tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak amacıyla GlobalFoundries’e çip üretimi için 1,5 milyar dolarlık finansman sağlayacağını bildirdi.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,3’te bulunurken, dolar endeksi de yüzde 0,1 artışla 104,4 seviyesinde seyrediyor.

Yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 2 bin 19 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’da yaşanan gerilim yakından takip edilirken, Brent petrolün varil fiyatı da yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe çıkartarak şu dakikalarda yüzde 0,1 artışla 82,8 dolardan işlem görüyor.

Dün New York borsasında işlem gerçekleşmezken, endeks vadeli kontratlar, yeni güne negatif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün karışık bir seyir hakim olurken, bugün gözler Avro Bölgesi’nin ödemeler dengesi verilerine çevrildi.

Analistler, dün ABD pay piyasalarının tatil nedeniyle kapalı olduğunu ve bu yüzden Avrupa borsalarında da işlem hacimlerinin düşük seyrettiğini belirtti.

Öte yandan dün, Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), dış talebin zayıfladığını, tüketicilerin harcamalarında temkinli olduğunu ve artan finansman maliyetlerinin yatırımları sınırlamaya devam edebileceğini belirterek, Almanya ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinin ardından bu yılın ilk çeyreğinde de daralma göstererek teknik resesyona girebileceğini bildirdi.

Rusya tarafında ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, HSBC bankasının Rusya’daki iştirakinin Expobank’a satışına onay verdiğini bildirirken, Rusya’nın en büyük petrol şirketi Rosneft’in net karının 2023’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 47 artarak 1,3 trilyon rubleye (yaklaşık 14 milyar dolar) yükselmesi dikkati çekti.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,22 artarken, Fransa’da CAC 40 endeksi yatay bir seyir izledi. Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,15 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,22 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında negatif bir seyir öne çıkarken, Çin Merkez Bankası (BPoC) emlak kredileri için referans kabul edilen 5 yıl vadeli kredi faizi oranını (LPR) düşürdü.

Ülkede emlak piyasasını canlandırmak adına BPoC, aylık sabitlemede konut kredileri için gösterge faiz oranı olan 5 yıllık kredi ana faiz oranını beklentilerin de üzerinde indirdi.

BPoC, beş yıllık kredi faiz oranını 25 baz puan düşürerek, yüzde 4,20’den yüzde 3,95’e indirirken, banka, bir yıllık kredi faiz oranını ise yüzde 3,45’te sabit bırakıldı. Piyasalar, söz konusu faiz indiriminin 10 baz puan olmasını bekliyordu.

Analistler, faiz kararının ardından pay piyasalarında oynaklığın arttığı belirterek, ülkedeki çeşitli borsa yatırım fonlarının işlem hacmindeki artışın devlet destekli fonların piyasayı desteklemeye devam ettiğine dair ipucu verdiğini dile getirdi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,4, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 azalış kaydetti.

Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,58 değer kaybıyla 9.196,41 puandan tamamladı. Endeks, gördüğü en yüksek seviye rekorunu ise 9.404,11 puana taşıdı.

Dolar/TL, dün yatay bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının hemen üzerinde 30,8466’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,8790 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde tüketici güven endeksi ve uluslararası yatırım pozisyonu, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde ödemeler dengesi ve ABD’de öncü endeks verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.300 ve 9.400 seviyelerinin direnç, 9.100 ve 9.000 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, şubat ayı tüketici güven endeksi

10.00 Türkiye, aralık ayı uluslararası yatırım pozisyonu

12.00 Avro Bölgesi, aralık ayı ödemeler dengesi

18.00 ABD, ocak ayı öncü endeks

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/abdde-sirket-bilancolari-oncesi-piyasalarda-negatif-seyir/feed/ 0
Ankara’nın Merkezinde Yeni Konut Projesi: Adres Ankara Evleri https://www.kanal7haber.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/ https://www.kanal7haber.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:18:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5743 Ankara’nın en merkezi konumlarından birinde hayata geçirilen “Adres Ankara Evleri”, Etlik Şehir Hastanesi ve İvedik Metro’ya 1 dakikalık yürüme, yeni yapılacak olan Adalet Sarayı’na ise 1 kilometrelik mesafede yer alıyor. “Adres Ankara Evleri”, “yüzde 1,99 kredi oranı 72 ay vade” ile yatırımcılarına kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Daha uzun vade taleplerini de değerlendiren Bayraktar İnşaat,%2,2 Kredi Oranı ile 120 aya kadar uzayan vade seçenekleriyle de yatırımcılarına ev sahibi olmanın kapısını aralıyor.

Prestijli ve kaliteli aile konutları konseptli “Adres Ankara Evleri” toplamda 3 etapta, 3.000 konut ve Açık Çarşı konseptli AVM’den oluşmaktadır… C40-45 dayanım gücüne sahip beton yapısı ve zeminde fore kazık uygulaması ile depreme dayanıklı bir proje olan “Adres Ankara Evleri”, doğa dostu peyzaj alanları, Açık AVM, tematik oyun parkurları, hastaneye ve metroya olan yakınlığı ile başkente yepyeni bir soluk getirecek.

ANKARA’NIN EN ÖZEL PROJELERİNDEN BİRİ

Ankara’nın en değerli yerleşim bölgelerinden biri olan Yenimahalle’de 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri” 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçeneklerinden oluşuyor. Konut ve ticari alanlar arasında geçişin bulunmadığı proje, bu özelliği ile konut alanlarının güvenliğini arttırırken aynı zamanda kullanıcılarına sosyal yaşamın avantajlarını sunuyor. Geniş yol ve caddeleri, düzenli peyzaj alanları, cadde üstü mağaza ve ticari alanları ile yalnızca değerli bir konut projesi değil, aynı zamanda geleceğiniz için iyi bir yatırım imkânı sunuyor.

SAĞLIK, METRO, EĞİTİM VE ALIŞVERİŞ HEMEN YANI BAŞINIZDA

Adres Ankara Evleri; Etlik Şehir Hastanesi, Antares AVM ve İvedik Metroya 1 dakika, İlköğretim, lise ve üniversiteye ise 5 dakikalık yürüme mesafesiyle ihtiyaç duyduğunuz her şeyin yanı başında yer alıyor.

Adres Ankara Evleri, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adalet sarayına 1 kilometrelik yakınlığı ile başkentte yepyeni bir merkezle soluk getirecek.

ANKARA’NIN YENİ CAZİBE VE BULUŞMA MERKEZİ “ADRES ÇARŞI”

Proje içerisinde planlanan “Adres Çarşı” ise bölgenin yeni cazibe ve buluşma merkezi olmaya aday.Son zamanların en yeni trendlerinden olan Açık AVM konseptiyle tasarlanan ticari alanlar birçok önemli markaya hizmet verebilecek şekilde tasarlandı. Her ihtiyacınızı karşılayacak, her zevke hitap edecek olan “Adres Çarşı”, şehrin yeni cazibe merkezlerinden biri olarak Ankara’ya yepyeni bir sosyal yaşam alanı sunuyor.

ADRES ANKARA EVLERİ İLE AYIRICALIKLARI YAŞAYIN

Proje, “Adres Ankara Kulüp” ile sakinlerine ayrıcalıklı bir kulüp atmosferi yaşatmaya hazırlanıyor. Çevreye duyarlı, yeşil dostu olan ve 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri”, toplam 74 bin metrekarelik peyzaj alanı sunuyor. İçerisinde yüzme havuzu, spor salonu, kafe, sauna ve hamamın olacağı, ayrıca basketbol, voleybol, futbol ve tenis kortu olarak kullanılabilen açık sahaların yanı sıra farklı yaş gruplarına göre tasarlanmış çocuk oyun alanları, iki kilometrelik yürüyüş parkuru, aile oturma mekanları ve süs havuzları ile “Adres Ankara Evleri” sakinlerine her türlü aktiviteyi yapabilme imkânı sunuyor.

Projeyle ilgili detaylı bilgiye www.adresankara.com adresinden ulaşabilirsiniz.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/feed/ 0
Erdoğan ve Aliyev, Azerbaycan-Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının önemini vurguladı https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:06:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5736

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı ortak açıklamada, “Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasının bölgemiz ve dünyada barış, huzur ve istikrar için yeni bir umut kaynağı olacağı şüphesizdir. Bu süreçte Azerbaycan ile birlikte omuz omuza hareket ediyoruz. Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldı. Bu fırsat penceresinin kapanmaması çok önemlidir. Ermenistan’ın uzun vadeli düşünerek stratejik bir perspektif ile bu süreci değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Üçüncü tarafları da süreci zehirlemek yerine yapıcı katkıda bulunmaya davet ediyoruz” dedi. Aliyev de “Bu siyasi ve manevi destek bize yeterli oldu. Azerbaycan halkı bu kardeşlik desteğini hiç unutmayacak” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bugün Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. Aliyev, 7 Şubat’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yaptı. Görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı yaptı.

Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“İlham kardeşimin cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen ardından ilk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapmasından büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bildiğiniz üzere 7 Şubat’ta gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk defa Azerbaycan’ın egemen topraklarının tümünde düzenlenmiş olması nedeniyle tarihi bir öneme sahiptir. Seçim sonuçlarının Türkiye-Azerbaycan münasebetleri ve kardeş Azerbaycan halkı için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

“AZERBAYCAN’A DESTEĞİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Azerbaycan seçim sürecinde maalesef bazı haksız uygulamalara maruz kaldı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde Azerbaycan heyetinin bu sene düzenlenecek toplantılara katılımının engellenmesi yönünde alınan karar karşısında tepkimizi güçlü şekilde gösterdik. Bu meclisin çatışma değil, parlamenter demokrasiyi güçlendirecek bir diyalog platformu olması gerektiğini vurgulamaya devam edeceğiz. Alınan karar geçersiz kılınana kadar Azerbaycan’a desteğimizi ve bu doğrultudaki girişimlerimizi sürdüreceğiz.

“15 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİMİZE ULAŞMAK İÇİN GAYRETLERİMİZİ ARTIRACAĞIZ”

Aziz kardeşim ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ikili ilişkilerimizin tüm yönlerini gözden geçirdik, bölgesel ve uluslararası konuları değerlendirdik. Azerbaycan ile işbirliğimizin Umum Milli Lider merhum Haydar Aliyev’in işaret ettiği ‘tek millet, iki devlet’ temelinde ilerlediğini görüyoruz. Toplam ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene ilk defa 7,5 milyar dolar seviyesini yakaladı. 15 milyar dolarlık hedefimize ulaşmak için gayretlerimizi artırma kararlılığındayız.

“TANAP’IN KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI VE HAZAR DOĞAL GAZININ TÜRKİYE’YE VE AVRUPA’YA AKTARILMASI BU KULVARDAKİ ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDADIR”

Kritik meydan okumaların yaşandığı bir dönemde ülkelerimizin ulaştırma ve enerji alanlarındaki potansiyelini geliştirmek gerektiği aşikardır. Bakü-Tiflis- Kars demir yolu hattı esasen bunun en somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu hattan en yüksek verimi alabilmemiz için yenileme çalışmalarının ivedilikle tamamlanması lazım. Eylül ayında Türk kapısı Nahçıvan’ı ziyaretim sırasında Sayın Aliyev ile birlikte Kars-Nahçıvan demir yolu projesine ilişkin niyet protokolünü bu anlayışla imzaladık. TANAP’ın kapasitesinin artırılması ve Hazar doğal gazının Türkiye’ye ve Avrupa’ya aktarılması bu kulvardaki önceliklerimiz arasındadır. Nahçıvan ziyaretim sırasında temelini attığımız Iğdır-Nahçıvan doğal gaz boru hattı projesi ile enerji işbirliğimize yeni bir boyut kazandırdığımızı da hatırlatmak isterim.

“AZERBAYCAN İLE ERMENİSTAN ARASINDA KALICI BARIŞ ANLAŞMASININ İMZALANMASININ BÖLGEMİZ VE DÜNYADA BARIŞ, HUZUR VE İSTİKRAR İÇİN YENİ BİR UMUT KAYNAĞI OLACAĞI ŞÜPHESİZDİR”

Görüşmelerimiz sırasında Güney Kafkasya’nın barış ve istikrarına dair atılan adımları da ele aldık. Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasının bölgemiz ve dünyada barış, huzur ve istikrar için yeni bir umut kaynağı olacağı şüphesizdir. Bu süreçte Azerbaycan ile birlikte omuz omuza hareket ediyoruz. Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldı. Bu fırsat penceresinin kapanmaması çok önemlidir. Ermenistan’ın uzun vadeli düşünerek stratejik bir perspektif ile bu süreci değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Üçüncü tarafları da süreci zehirlemek yerine yapıcı katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde iki ülke sınırında meydana gelen eylemlerin tekrar yaşanmamasını ümit ettiğimizi de belirtmek istiyorum. Yaralanan Azerbaycan ordusu mensubu kardeşimize acil şifalar diliyorum.

“İSRAİL’İN GAZZE’DE BÜTÜN İNSANLIK DEĞERLERİNİ VE ULUSLARARASI HUKUKU AYAKLAR ALTINA ALAN KATLİAMLARINI VE BÖLGEMİZİ İLGİLENDİREN DİĞER İHTİLAFLARI DA DEĞERLENDİRDİK”

Görüşmelerimizde İsrail’in Gazze’de bütün insanlık değerlerini ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan katliamlarını ve bölgemizi ilgilendiren diğer ihtilafları da değerlendirdik. Aile meclisimiz Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki birliğimizin daha da kurumsallaşması ve güçlenmesi için çalışmaya devam ediyoruz. Teşkilatımızın olağanüstü zirvesinin Türk dünyasının kültür başkentlerinden Şuşa’da temmuz ayında düzenlenecek olmasından özellikle memnuniyet duyduğumu belirtmek istiyorum. Önümüzdeki süreçte can Azerbaycan ile kardeşlik hukukumuz ve Şuşa Beyannamesi’nde ortaya koyduğumuz ruhla yol yürümeyi sürdüreceğiz.

Aziz kardeşimin şahsında tüm Azerbaycan halkına 6 Şubat depremlerinde milletimiz ile sergiledikleri dayanışma için teşekkür ediyorum. Diğer yardımlarının yanı sıra Azerbaycan, Kahramanmaraş’ta 320 dönümlük arazide 1000 konut ve 799 iş yeri inşa etmektedir. Önceki hafta Maraş’a yaptığımız ziyarette Azerbaycan Bulvarı’nda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık.”

İlham Aliyev ise şöyle konuştu:

“Türkiye ve Azerbaycan birliği sadece bölge için değil Avrasya için önemli etkendir. Türkiye bugün dünya çapında söz sahibidir. Türkiye, bölgemizde barışın, istikrarın ve işbirliğinin garantörüdür. Türkiye’nin güçlü sanayi potansiyeli, iktisadı her bir Türk dünyasına mensup olan insanı sevindirir.

“AZERBAYCAN YALNIZ DEĞİL, TÜRKİYE AZERBAYCAN’IN YANINDADIR”

Azerbaycan yalnız değil, Türkiye Azerbaycan’ın yanındadır. Bu siyasi ve manevi destek bize yeterli oldu. Azerbaycan halkı bu kardeşlik desteğini hiç unutmayacak. 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra bize gösterilen destek, bu ilişkileri yeni, yüksek zirveye taşıdı. Türk dünyasının birleşmesi, ortak kültürlere sahip halkların bir arada olması, her bir Türk Devletleri Teşkilatı üyesinin gücüne güç katacak. Şuşa’da yapılacak zirvede KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/feed/ 0 Konya’da mesleki eğitim seferberliği ilan edildi https://www.kanal7haber.com.tr/konyada-mesleki-egitim-seferberligi-ilan-edildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/konyada-mesleki-egitim-seferberligi-ilan-edildi/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:00:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5706 Konya’da mesleki eğitim farkındalığını artırmak ve gençleri mesleki eğitime kazandırmak amacıyla ‘Mesleki Eğitim Seferberliği’ ilan edildi.

Mesleki Eğitim Seferberliği kapsamında, Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Konya Sanayi Odası (KSO) ve Konya Organize Sanayi Bölgesi arasında “Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü” imzalandı. Protokol ile Konya’daki ortaokul son sınıf öğrencilerine mesleki eğitim tanıtılacak. Bu öğrencilere, lise tercihlerini yaparken Konya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalar gezdirilecek. Böylece gençler üretimi yerinde tanımış olacak. Konya Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen protokol imza törenine, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen ve Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Memiş Kütükcü katıldı.

Vali Özkan’dan hayat boyu öğrenme vurgusu

İmza töreninde konuşan Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü’nün Konya için önemine değindi. Sanayicilerin ve Konya Sanayi Odası’nın bu protokole destek vermesinin çok önemli olduğunu ifade eden Vali Özkan, “Bu faaliyet aynı zamanda bütün insanlarımızın katkısını ve katılımını gerektiriyor. İlgili tarafların burada olması önemli. Piyasada arzu edilen nitelikli iş gücü ihtiyaçlarına duyarlı bir eğitim sisteminin inşa edilmesi ve icra edilmesi, kalkınmamız açısından çok ehemmiyet arz ediyor. Sanayicilerimiz bu konuda duyarlı. Konya Sanayi Odamız, Konya Organize Sanayi Bölgemiz, Büyükşehir Belediyemiz ve Milli Eğitim Müdürlüğümüz iş birliği yaparak çok güzel bir protokol hazırladı” diye konuştu.

Konuşmasında hayat boyu öğrenmenin de önemine değinen Vali Özkan, “Hayat boyu eğitim dediğiniz zaman tüm zamanları, mekanları kapsayan bir özele vurgu yapmak gerekiyor. Hayat boyu eğitimde her sektörde olduğu gibi, hayatın her alanına dokunan eğitim faaliyetini inşa etmek, hayatın içinde her sektörün temsilcilerinin de, her sektörün iş birliğini de gerektiriyor. Başka türlü gelişmemizi tam olarak tahakkuk ettiremeyiz. Dünyadaki rekabet gücümüzü artırmamız hem insanlarımızın ihtiyacı hem sektörlerimizin ihtiyacını giderecek eğitimin mahiyet arz etmesi önemli” dedi.

“Mesleki eğitime eski itibarını kazandırmak zorundayız”

İmza töreninde konuşan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen ise, Konya’nın Türkiye’nin güçlü sanayi şehirlerinden biri olduğunu makine, otomotiv, gıda, savunma sanayi, ayakkabı gibi pek çok sektörde öncü firmaların bulunduğunu söyledi. Konya’nın sanayileşme sürecinde mesleki eğitimin hayati öneme sahip olduğunu aktaran Büyükeğen, “Şehrimizin sanayileşme sürecinde, mesleki eğitim hayati öneme sahip, olmazsa olmazımız. Tüm zorluklara rağmen yatırım iştahını koruyan, üretimde, istihdamda ve ihracatta rekorlar kıran Konya sanayisinin bugün en büyük sorunu insan kaynağı sorunu. Bu sadece Konya’nın değil, tüm Türkiye’nin sorunu. Birçok sanayicimizin vasıflı ya da vasıfsız çalışan bulamadığı için yeni yatırımlar yapmaktan vazgeçtiğini, hatta mevcut fabrikasında bile tam kapasite ile çalışamadığını biliyoruz. Dolayısıyla devlet-millet el ele vererek, memleket meselesi haline gelen insan kaynağı problemini, mesleki eğitimin problemlerini en öncelikli gündem yapmak ve çözümler üretmek zorundayız” şeklinde konuştu.

İmzaları atılan proje ile Konya’da mesleki eğitim seferberliği ilan ettiklerini vurgulayan Başkan Büyükeğen, “Ülkenin geleceğini inşa eden gençler yetiştirmeliyiz. Bunun yolu da mesleki eğitime eski itibarını yeniden kazandırmaktan ve gençlerimizi meslek liselerine yönlendirmekten geçiyor. Bu proje ile Konya’da mesleki eğitim seferberliği ilan etmiş oluyoruz. Gençlerimizi, ailelerimizi, sanayicilerimizi, öğretmenlerimizi ve konunun tüm taraflarını bu seferberliğe destek olmaya, Türkiye’nin geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Konya OSB, mesleki eğitim kampüsü haline geldi”

Konya Organize Sanayi Bölgesi ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de, ülke genelindeki tüm sanayicilerin en öncelikli sorunlarının insan kaynağı problemi olduğunu dile getirdi. Konya Organize Sanayi Bölgesi olarak mesleki eğitime çok ciddi yatırımlar yaptıklarını, bölgeyi bir mesleki eğitim kampüsü haline getirdiklerini söyleyen Kütükcü, “Konya OSB olarak, mesleki eğitim alt yapısına son 10 yılda yaklaşık 380 milyon liralık yatırım yaptık. Bölgemizi adeta bir mesleki eğitim kampüsü haline getirdik. Bölgemizdeki Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, eğitim kalitesi ile ülkemizin gözde meslek liseleri arasında yer alıyor. Okulumuz gerek atölye binaları ve teknik ekipmanları ile, gerekse spor kompleksleri, sosyal alanları, ücretsiz yurt ve öğle yemeği gibi imkanları ile en çok tercih edilen meslek liseleri arasında. Ayrıca mesleki eğitim merkezimiz, kreşimiz, bu yıl bina inşaatına başladığımız ve önümüzdeki yıl tamamlamayı planladığımız meslek yüksek okulumuzla sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek için azami gayret gösteriyoruz. Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü de, mesleki eğitim açısından şehrimizde yeni bir başlangıç olacak. Bu projenin mesleki eğitim ile üretim hayatımız arasında sağlam bir köprü olacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Kütükcü, Konya OSB olarak kapılarının gençlere sonuna kadar açık olduğu mesajını da vererek, “Gençlerimizi mesleki eğitime özendirmek, üretime eli değen gençler yetiştirmek amacıyla başlattığımız bu proje kapsamında, ortaokul son sınıf öğrencilerimiz Konya Organize Sanayi Bölgemizdeki fabrikaları yerinde görecekler. Biz bu konuya ara elaman olarak bakmıyoruz, aranan eleman olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Konya sanayisini daha ileriye, bugünün öğrencileri taşıyacak”

Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş ise, Büyükşehir Belediyesi’nin eğitime ve mesleki eğitime verdiği destekler hakkında bilgiler verdi. İmzalanan protokol ile Konya sanayisinin daha ileriye gideceğini aktaran Uzbaş, “Konyamız, sanayi, tarım ve turizm şehri. Sanayimizin bugünlerini biz destekliyoruz ama ilerlemesini bugünün öğrencileri, geleceğin sanayicileri olan gençlerimiz sağlayacak. Vizyoner bir eğitim ile bunu sağlamaya çalışacağız. Büyükşehir Belediyesi olarak, Bilgehaneler, Bilim Merkezi, Kapsül Platformu gibi birçok birim ile destek olmaktayız. Mesleki eğitim alanında da belediye olarak mesleki eğitim programına kayıtlı 21 bin 400 civarında öğrencimize, 6 milyon 500 bin TL eğitim desteği sağladık. İnşallah bunu da devam ettireceğiz. Bundaki amacımız, sanayimizin ileride bundan daha iyi yerlere gelmesini sağlamak, öğrencilerimizi en doğru şekilde yönlendirmek. Bu protokolde de üzerimize düşeni yapacağız” diye konuştu.

Öğrenciler, sanayinin geldiği seviyeyi yakından görecekler

Son olarak konuşan Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit de, öğrencilerin protokol ile Konya sanayisindeki teknolojik gelişmeleri daha yakından göreceklerini ifade etti. Yiğit, “Yenilikçi, girişimci, üretken ve yetişmiş insan gücü ancak bugünün teknolojik imkanları ile desteklenen mesleki eğitim ile mümkündür. Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü ile orta okul son sınıf öğrencilerimizin lise tercihi yaparken, ilgi ve yeteneklerini göz önünde bulundurmaları, meslek liselerine bu noktada yaklaşmalarına katkı sunacaktır. Konya gibi büyük bir sanayi şehrindeki üretim tesislerine yapılacak ziyaretler ile öğrencilerimiz, ülkemizin ve ilimizin sanayi üretim tesislerinde geldikleri seviyeyi görecek, alanı daha yakından tanıyacaklardır. Konya eğitimin her aşamasında olduğu gibi, mesleki eğitim noktasında da ülkemizin örnek bir şehri olarak, bu iş birliğini hayata geçirmektedir” şeklinde konuştu. – KONYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/konyada-mesleki-egitim-seferberligi-ilan-edildi/feed/ 0
Erzincan’daki maden faciası köylüleri tedirgin ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/erzincandaki-maden-faciasi-koyluleri-tedirgin-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/erzincandaki-maden-faciasi-koyluleri-tedirgin-ediyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:57:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5702 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

Erzincan İliç’te Anagold Madencilik’in işlettiği maden ocağında meydana gelen facianın üzerinden 7 gün geçti. Göçük altındaki 9 işçinin çıkarılması için bekleyiş sürerken;  bölgede “siyanür sızıntısı” iddiaları madenin yakınındaki köylüleri tedirgin etmeye devam ediyor. Maden alanına 11 km uzaklıkta hayvancılıkla geçinen Bağıştaş köylüleri, “siyanür tehlikesi” nedeniyle süt ve peynirlerini satamadıklarından yakındı. Kemal Yıldırım, “Ben süt satmayla geçinen bir insanım. Bu patlamadan sonra benden süt isteyen yok. Memuru, jandarması herkes benden süt alırdı şu anda yok. Burası vatanımız, göçecek yerimiz yok. Benim de oğlum Çiftay’da (taşeron maden şirketi) çalışıyor” dedi. Kayacık köyünden Ahmet Temel ise, ” Geçen gün bizim orada binlerce balık öldü. 50 metre baraja benim evim. Doğru dürüst meyve alamıyoruz. Dağdan gelen bir su ondan bile korkuyoruz” diye konuştu.

Çalık Holding’in ortağı olduğu Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çalık Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat saat 14.28’de madende kimyasal madde karışımlı liç yığınının kaymasıyla beraber 9 işçi göçük altında kaldı. Olayın üzerinden 7 gün geçti. Ailelerin toprak altında kalan yakınlarının çıkarılması için bekleyişi sürüyor.

Maden sahasına 9 km uzaklıktaki Bağıştaş köyü de madenden olumsuz etkilendi. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler, “siyanür tehlikesi” nedeniyle süt ve peynirlerini satamadıklarından yakınıyor. “Siyanür tehlikesi” iddiasıyla içme suyunu kullanamayan Bahçecik köyü de Bağıştaş köyünün mezrası, iki köy karşı karşıya. Bahçecik ve Bağıştaş köyleri meraları ortak kullanıyor. Maden şirketinin meraları madene açmasının ardından Bağıştaş’taki hayvancılık da etkileniyor.

BU PATLAMADAN SONRA BENDEN SÜT İSTEYEN YOK”

Bir köylü, “Mera mı kaldı, her yeri çepeçevre sardılar. Dağı taşı gördün. Madenden gelirimiz, torpilimiz yok. Millet parayı düşünüyor. ‘Para gelsin ne olursa olsun’ diyor. Orada 9 kişi yatıyor ne oldu? Para… para…” diye konuşurken Bağıştaş’ın mezrası olan Bahçecik köyünde yaşayan Kemal Yıldırım (60) ise, içme sularındaki siyanür tehlikesine karşı yetkililere ulaştıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Şirketin insan kaynaklarıyla konuştum. ‘Bugün sizin depodan tahlil alınacak. Gerekirse İliç Belediyesi ile görüşülüp sizin depoya su pompalayacağız’ dediler. Suyumuzun yöreden geldiğini bize söylediler. Ben geçimimi büyükbaş hayvancılıktan sağlıyorum. Merayı gördünüz, bizim hayvanlarımız orada otluyordu. Gittik çevirdik durdurduk. Jandarma geldi muhtarla beni aldı gitti. Ben de muhtardan sonra birinci azayım burada. Bize dediler ki, ‘Bir daha engellerseniz tutuklarız’ Dava açmadık sadece gittik durdurduk ‘burada çalışma’ yapamazsınız diye. Orada tapulu arazilerimiz var. Kadastro geldikten sonra orayı Çöpler köyünün içine geçirmişler. Özel kadastro getirmişler. Ondan sonra sahayı genişlettiler yani. Ben süt satarak geçinen bir insanım. Bu patlamadan sonra benden süt isteyen yok. Memuru, jandarması herkes benden süt alırdı şu anda yok. Burası vatanımız, göçecek yerimiz yok. Benim de oğlum Çiftay’da (taşeron maden şirketi) çalışıyor.

“BÜTÜN BU ÇEVRE KÖYLER PEYNİRİNİ, HAYVANINI SATAMAYACAK”

Bağıştaşlı Soner Özmen ise, meralarının maden şirketine “peşkeş” çekildiğini belirterek ANKA’ya şunları söyledi:

“Bizim merayı peşkeş çekip Çöpler köyüne  verdiler. Biz avukat tuttuk, davacı olduk ama kaybettik. Tapulu arazilerimiz var. Kadastro getirmişler kendi kendine onaylamışlar. Maden sahası dediler, Çöplerin yeri dediler elimizden aldılar. Bütün bu çevre köyler hayvancılık yapanlar, şu anda öyle bir şey ki bundan sonraki dönemlerde kimse peynirini, koyununu satamayacak. Hep diyorlar ki, ‘Maden sahasında otluyor, zehirleneceğiz. Maden sahasında otluyor peynirini satamayacağız.’ Millete büyük bir sıkıntı var şu anda.”

“BİR BALİK TUTUP DA YİYEMİYORUZ, GEÇENLERDE BİNLERCE BALIK ÖLDÜ”

87 yaşındaki Ahmet Temel ise, Kayacık köyünde yaşıyor. Temel köylerinin Fırat’a 50 metre mesafede olduğunu belirterek, geçtiğimiz günlerde nehirde toplu balık ölümleri olduğunu söyledi. Temel, “Önceden bizde meyve de ceviz de olurdu. Bitkilerin bile menfaatini alamıyoruz. Madenden sonra biz mağdur duruma düştük. Zararı çok. Bir balık tutup da yiyemiyoruz. Neden? Tehlikeli diye. Korkuyoruz. Bu nedir nereye kadar gidecek bu iş. Tedbir de almıyorlar asla. Geçen gün bizim orada binlerce balık öldü. 50 metre baraja benim evim. Doğru dürüst meyve alamıyoruz. Doğru dürüst suyumuzu içemiyoruz. Dağdan gelen bir su ondan bile korkuyoruz. 50 sene gurbette kaldım buraya geldim huzurum kaçtı” dedi.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/erzincandaki-maden-faciasi-koyluleri-tedirgin-ediyor/feed/ 0 Edirne’de Hidroelektrik Santrali Çökmesi: Beton ve Lastik Savak Hasar Gördü https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-hidroelektrik-santrali-cokmesi-beton-ve-lastik-savak-hasar-gordu/ https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-hidroelektrik-santrali-cokmesi-beton-ve-lastik-savak-hasar-gordu/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:48:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5697 Edirne’de Meriç Nehri üzerine elektrik üretimi için kurulan “Arşimet Burgu Türbinli Hidroelektrik Santrali”nde yanlış mühendislik yapımı sonucu meydana gelen beton ayak kısmı ve table çökmesinde yaklaşık değeri 12 milyon lira olan beton ve 17 milyon lira olan lastik savak hasar görerek kullanılamaz hale geldi. Ayrıca, milyon lira değerinde olan yine inşaat zemini için yapılan demir, işçilik ve iş makinelerinin yakıt masrafları da boşa gitmiş oldu.

Edirne Meriç Nehri üzerinde yapılan “Arşimet Burgu Türbinli Hidroelektrik Santrali”nde yaşanan beton çökmeden dolayı büyük kamu zararı yaşandı. Edirne’de şehir merkezinden geçen Meriç Nehri üzerinde elektrik üretmek için yapılan santralde yaşanan çökmeden dolayı milyon liralık beton, demir, lastik savak ve aylarca yapılan işçilik masrafları da çöp oldu.

İddiaya göre, 625 beton mikserinin doldurduğu ve yaklaşık 70 bin 500 metreküp olan beton inşaat zemini çöktü. 12 milyon Türk lirası değerinde ve 625 beton mikser kamyonlarıyla taşınan lastik savak tablesinin çökmesi nedeniyle yaşanan büyük hasar onarılmaya çalışılıyor. İşlerine son verilen mühendislerin yerine Çevre Koruma Vakfı personeli ile yapılacak Meriç Nehri zeminine Fore Kazık Sistemi ile sıkılaştırma çalışmaları ile hasar onarılmaya çalışılıyor.

Lastik Savaklı Arşimet Burgulu Hidroelektrik Santrali tesisinde test için su tutulurken ve elektrik üretimi çalışmaları başlatılırken çökmenin yaşandığı öğrenildi.

Ayrıca, ilk inşaat aşamasında ihaleyi alan firmanın yaptığı projenin yarıda kalan kısmını bıraktığı ve işin devamının Edirne Valiliği bünyesinde Çevre Koruma Vakfı imkanlarıyla sürdürüldüğü biliniyor.

Yanlış proje iddiası

Konuyla ilgili açıklama yapan Devlet Su İşleri (DSİ) Emekli Bölge Müdür Yardımcısı, Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, projenin konuşlanmış yeri Meriç Nehri hidroliği yönünden ve bölgenin kendi jeolojik yapısı açısı itibariyle yanlış olduğunu belirtti.

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ ise Lastik Savaklı Arşimet Burgulu Hidroelektrik Santrali’nin akarsu üzerindeki dinamiklere uygun olmadığını dile getrdi.

“Bu Edirne için bir kabus durumunda”

27 yıl boyunca DSİ’de bölge müdür yardımcılığı yapan Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, “Bu bir yıl içinde bitirilebilecek bir projeyi. Projenin şu an konuşlanmış yeri Meriç Nehri hidroliği yönünden ve bölgenin kendi jeolojik yapısı açısı itibariyle çok büyük bir yanlışlık var. Nehir’in yasal su yönetimi, su hukuku, işletilmesi ve hükmü kanun gereği DSİ teşkilatına aittir. Su işleri teşkilatının bu konuya hiç dahil olduğunu ve herhangi bir açıklama yada tasarım kullandığını göremiyoruz. Edirne Valiliği İl Özel İdare bünyesinde Çevre Koruma Vakfı adıyla bir kurum içerisinde ihale ettirildiği ve onun ödemelerinin finans kaynağının sağladığını biliyoruz. Meriç Nehri’nin genişliği 350 metre dolayısıyla nehrin genel rutubeti ve kumu en fazla toplanması uygun olan yerde burası ve buraya bu düşünülmüş maalesef. Bunun nehrin yatağından bertaraf edilmesi lazım. Bu sistem burada birikecek kirlilikten dolayı 1-2 yıl içerisinde çalışamaz hale gelir yada verimi son derece düşer. Rastgele bir şekilde düzensiz rejimi olan Meriç Nehri gibi bir yerde böyle bir santrali yapmak pek akıl işi değil. Bu Edirne için bir kabus durumunda” dedi.

“Edirne için çok önemli bir proje konumunda şu anda”

Emekli DSİ Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Erkin, “Bu proje güme gider diye düşünüyorum. Burayı kim kontrol ediyor bilmemiz gerekiyor. Çünkü projenin detayını da henüz bilmiyoruz. Burayı hangi mühendislik firması kontrol ediyor, DSİ mi kontrol ediyor, kim kontrol ediyor bilmiyoruz. Edirne için çok önemli bir proje konumunda şu anda. Bir taraftan da üzülüyorum yani DSİ kurumumuzun bu şekilde böyle pasif şekilde görünmesi mutlaka bir sebebi vardır. Bunun DSİ veya ilgililer tarafından açıklanması lazım. En azından bizim yetkimiz yok ama biz yetkimizi valiliğe, belediyeye veya başka bir kuruma verdik diyebilirler. Bundan sonra olabilecek birtakım iyi veya kötü olaylar DSİ’ye fatura edilir. İlgili kurum tarafından bir an önce buraya çekin düzen verilip, eğer bir yanlışlık varsa bunun revize edilip ya da vazgeçilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Lisansız elektrik üretimine de aykırı şu anda gözüküyor bu proje”

Erkin, “Zararın neresinden dönersen kardır. Bunun ivedilikle DSİ tarafından yeniden düzenlenmesi varsa bir yanlışlık açıklanması gerekiyor. Mutlaka ve mutlaka bu zararın DSİ tarafından açıklanması gerek. Projenin lisanlı veya lisansız olarak mutlaka DSİ izni ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, burada üretilecek elektrik Çevre Koruma Vakfı bünyesinde mi bir yerlere verilecek yoksa valilik bünyesinde mi bir yerlere verilecek bunun da açıklanması gerekiyor. Eğer hangi kurum bünyesinde üretilecekse Valilik mi, İl Özel İdare mi, belediye mi şimdi bunları da bilmiyoruz. Belki de vardır açıklanmıyor. Lisansız elektrik üretimine de aykırı şu anda gözüküyor bu proje. Bu proje 7 buçuk milyon Euro değerinde ihale ettirilmiş. Burada biz dua ediyoruz ki herhangi bir taşkın yaşanmasın. Eğer bir taşkın yaşanırsa o zaman her şey daha güzel bir şekilde ortaya çıkacaktır” şeklinde konuştu.

“Bu Arşimet burgusu bu dinamiklere uygun değil”

Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, “Arşimet burgusu diye tanımladığımız nehir içerisinde elektrik üretimi tesisine gelmeden önce bir konuyu iyi vurgulamak lazım. Edirne ilinin Enez ilçesine olan Meriç Nehri kısmının tamamı taşkın ovasında yer alıyor. Bunun en güzel örneğini de Lastik Savaklı Arşimet Burgulu Hidroelektrik Santrali’nde daha hizmette açılmadan bir ayağının çökmesiyle gördük. Çünkü akarsu yatak içerisinde akarken yatağın içerisini temizlediğiniz zaman burgu sistemiyle dibini oyar. Oyduğu zamanda bu yapıyı kullanılamaz hale getirdi. Bir akarsu üstüne yaptığınız bir mühendislik çalışması yaptığınız yerin değil de daha yukarı havzasında veya daha aşağı havzasında farklı problemleri beraberinde getirir. Nehir üzerinde özellikle taşkın ovalarında yapılacak mühendislik çalışmaları çok hassas ve akarsuların dinamiklerine uygun şekilde planlanması gerekiyor. Bu Arşimet burgusunun bu dinamiklere uygun olduğunu açıkçası ben düşünmüyorum” ifadelerine yer verdi.

Vatandaşlardan Hüseyin Tekin, “İnşaatı görüyorum ama ne olduğunu bilmiyorum. Biz de anlamadık neden yıkıldığını” dedi. – EDİRNE

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-hidroelektrik-santrali-cokmesi-beton-ve-lastik-savak-hasar-gordu/feed/ 0
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ESKİ Genel Müdürlüğü’nde İşçilere Yüzde 65 Zam https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehir-buyuksehir-belediyesi-ve-eski-genel-mudurlugunde-iscilere-yuzde-65-zam/ https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehir-buyuksehir-belediyesi-ve-eski-genel-mudurlugunde-iscilere-yuzde-65-zam/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:03:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5668

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) ile ESKİ Genel Müdürlüğü’nde çalışan kadrolu ve şirket işçilerine ek yüzde 65 zam içeren toplu iş sözleşmesi ek protokolü, EBB Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Kemal Azak tarafından imzalandı.

EBB ve ESKİ Genel Müdürlüğü’ndeki 3 bin 168 personeli kapsayan, en düşük net maaşın 24 bin 707 TL, ortalama net maaşın 28 bin TL, fazla mesai ile net maaşın 30 bin TL’nin üzerine çıkarıldığı ek protokolün imza töreni, EBB Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Başkan Büyükerşen, Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Kemal Azak, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Recai Erdir, bürokratlar ile işçiler katıldı.

Törende personele seslenen Başkan Büyükerşen, şunları söyledi:

“TOPLAMDA YÜZDE 65 ORANINDA İYİLEŞTİRME GERÇEKLEŞTİRDİK”

“Eskişehir sizlerin emeği ile uluslararası üne kavuştu. Öncelikle sizlere tek tek teşekkür ediyorum. Aldığımız uluslararası ödüller almaya devam ediyoruz. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, ABD, Avrupa Konseyi gibi pek çok yerden ödüller alıyoruz. Eskişehir artık tüm dünyada tanınıyor. Bu ödüller bize değil, sizlere veren ödüllerdir. Eskişehir sizlerin emeği ile ortaya çıktı.Büyükşehir Belediyemiz ve ESKİ Genel Müdürlüğü’nde 3 bin 168 personelimize yani kadrolu ve şirket işçisi emekçilerimize, toplu iş sözleşmesi gereği yapmamız gereken ücret artışlarına yaşanan ekonomik krizi göz önüne alarak ilave artış yapma kararı aldık. Toplamda yüzde 65 oranında iyileştirme gerçekleştirdik. Gönül isterdi ki, daha fazlasını yapalım ama imkanlar ölçüsünde elimizden geleni yaptık. Türkiye ortalamasının üzerinde bir artış oldu. Diğer yandan pek çok kamu kurum kuruluşunda maaşların taksitle ödenme durumu var. Ancak biz her türlü zorluğa rağmen bu konuda bir aksamaya mahal vermedik. Taksitle maaş verildiğini bir düşünün, ya da maaşların verilemediğini. Allah’a şükür sizlere hiçbir zaman böyle bir şey yaşatmadık. Bu artışa tam bir mutluluk diyemiyor olsam da keşke ülkemizde bu ekonomik tablo olmasaydı diyorum. Sizlere ve bizlere düşen en büyük görev, daha çok çalışıp üretmek, daha büyük refah yaratıp onu adil şekilde paylaşmayı sağlamaktır. Hayırlı uğurlu olsun. Hepinize sağlıklı ömürler diliyorum, başarılarınız daim olsun.”

Azak ise yapılan artış dolayısıyla Başkan Büyükerşen’e teşekkür ederek, şöyle konuştu:

“Gerçek enflasyonun en ağır hissedildiği bir dönemdeyiz. Biz Hocam Yılmaz Büyükerşen’e ne zaman gelsek en iyisini vermek ve sürdürülebilir olması için gerekeni yaptı. Biz sendika olarak hiçbir partinin arka bahçesi değiliz. Belediye İş Sendikası’nın bir partisi, bir lideri var. Partisi, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti, lideri de Mustafa Kemal Atatürk’tür. Kim emekten yanaysa, kim emeğin değerini vermek için çaba sarf ediyorsa biz onu baş tacı yaparız. Bu sözleşmede emeği geçen başta Yılmaz Büyükerşen Hocamıza ve sözleşmeler sürecinin olgunlaşmasını sağlayan dönemin Genel Sekreteri Ayşe Ünlüce’ye, bürokratlarımıza ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

Konuşmaların ardından Büyükerşen ve Azak protokolü imzaladı.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehir-buyuksehir-belediyesi-ve-eski-genel-mudurlugunde-iscilere-yuzde-65-zam/feed/ 0 ve DAMAC, Türkiye’de 100 milyon dolarlık veri merkezi yatırımı yapacak https://www.kanal7haber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:51:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5655 Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, DAMAC ile ülkeye yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerini birleştirdiklerini belirterek, “Bu kapsamda İzmir’de kuracağımız ortak veri merkezi projemizin toplam yatırım tutarının 100 milyon dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Bu yatırımda ortaklığımız yüzde 50-50.” dedi.

Vodafone Türkiye’nin uluslararası dijital altyapı sağlayıcılarından Edgnex Data Centres by DAMAC ile gerçekleştirdiği işbirliğinin detayları, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda paylaşıldı.

Toplantıda verilen bilgiye göre, işbirliği kapsamında İzmir’de yeni bir veri merkezi açılacak. Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım yapılması öngörülen veri merkezinin 2025’in ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Faaliyetlerine veri taşıma ve barındırma hizmetleriyle başlayacak olan merkez, uzun vadede 6 megawatt kapasiteye kadar ulaşarak Vodafone’un Ege Bölgesi’ndeki en büyük kapasiteli veri merkezlerinden biri olacak.

Toplam 12 megawatt kapasiteye kadar büyümeye elverişli bir yapı olarak tasarlanacak yeni veri merkezi ile Vodafone’un Türkiye’nin büyükşehirlerinde bulunan veri merkezlerinin sayısı 6’ya, beyaz alan büyüklüğü ise 13 bin 500 metrekareye kadar ulaşacak. Kurulacak veri merkezinin 2025’te faaliyete geçmesi hedefleniyor.

“Vodafone olarak, ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var”

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, toplantıdaki konuşmasında, Türkiye’de yeni bir yatırım haberini paylaşmaktan duydukları memnuniyete işaret ederek, DAMAC ile İzmir’de hayata geçirecekleri yeni veri merkezi projesinin detaylarını paylaştı.

Dijital dönüşümün ülke ekonomilerinin ve toplumların dayanıklılığı için kritik öneme sahip olduğunu belirten Aksoy, Türkiye’nin “Dijital Türkiye” vizyonuna ulaşması ve dijitalleşmenin ekonomik kalkınma için bir kaldıraç haline getirilmesinde sektörün öncü rol üstlendiğini dile getirdi.

Aksoy, sektör olarak, yeni nesil teknolojilerle donatılmış genişbant altyapısının yaygınlaştırılması ve dijital araçlara erişimin sağlanması yoluyla ekonomik ve toplumsal gelişime önemli katkı sağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Elbette arzumuz, hem şirketimiz hem de sektör genelinde yatırımlarımızın ve ekonomiye katkımızın artarak devam etmesi. Yeni kuracağımız veri merkezi de bu arzumuzun önemli bir yansıması niteliğinde. Vodafone olarak, ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var. Türkiye ekonomisine katkı sağlayan oyunculardan biriyiz. Son 17 yılda yaptığımız yatırımın reel değeri 157,6 milyar TL’yi aştı. Vodafone ekosistemi olarak sadece 2022-23 mali yılında Türkiye GSYH’sine 68 milyar TL’lik katkı sağladık. Gelecek hedeflerimizden biri de veri merkezi, bulut çözümleri, siber güvenlik, özelleştirilmiş mobil ağ ve IoT alanlarında yapacağımız yatırımlarla önümüzdeki 5 yıl boyunca katlanarak artan bir hızda büyümek. Küresel bulut bilişim pazar büyüklüğünün 2026 yılına kadar 947,3 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bu yükselen ekonomide Türkiye’nin yer almaması düşünülemez. Bulut bilişim için güvenilir ve yüksek kapasiteli veri merkezlerine yatırım yapılması bir zorunluluk olmaya devam ediyor.

Bu anlayışla DAMAC ile ülkemize yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerimizi birleştirdik ve bir ortak girişim şirketi kurduk. Bu stratejik ortaklıkla amacımız, Türkiye’de ve diğer global pazarlarda veri merkezi tesisleri geliştirmek. Bu kapsamda İzmir’de kuracağımız ortak veri merkezi projemizin toplam yatırım tutarının 100 milyon dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Yeni veri merkezimiz tamamlandığında, teknoloji alanındaki yatırımlarımızın en güçlü halkalarından birini oluşturacak. Vodafone olarak, global deneyimimiz ve yerel yeteneklerimiz ile ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

“Bu yatırım bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak”

Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali de işbirliğinin kendileri için önemine dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Şirket olarak dünyada 1 milyar dolarlık bir ‘Data Center’ yatırımı planlıyoruz, 100 milyon dolarlık yatırım da bunun içinde. Bu merkez verimli modüler büyümeye izin veren bir veri merkezi olacak ve iki ülke için de katma değerli bir yatırım olacak. Bu yatırım iki ülkenin de ilişkilerinin gelişmesinde önemli rol oynayacak, Türkiye’nin büyümesine de katkıda bulunacak. Bu yatırım bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak. Türkiye’nin en geniş ve en eski şehirlerinden biri olan İzmir, konumu itibarıyla da Doğu Akdeniz Bölgesi’nin veri merkezi talebini karşılamak adına son derece elverişli. Biz yerel dijital ekonomiler üzerinde maksimum etki alanına sahip olabileceğimiz küresel stratejik ortaklıklar kurmaya önem veriyoruz. Bu nedenle Vodafone ile olan çalışmamız hızla gelişen piyasada dünya standartlarında bir tesis sunacak.”

“Ortaklık yapısı yüzde 50-50 olacak”

Toplantı sonunda iki şirketin yetkilileri basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Engin Aksoy, yatırımda ortaklığın yüzde 50-50 olacağının bilgisini vererek, yeni merkezde yeni istihdam yaratacaklarını, 2025’de hayata geçmesi planlanan merkezle ekonomiye katkı sunmaya devam edeceklerini anlattı.

Yapay zekanın sektördeki yeri ve önemine dikkati çeken Aksoy, yeni merkezde de yapay zekanın önemli bir yeri olacağını dile getirdi.

Aksoy, “Bu yatırımı başlangıç olarak görüyoruz. Burası modüler bir yapı olarak inşa ediliyor zaten kapasite ihtiyacına göre değerlendirebiliriz.” dedi.

Edgnex Data Centres by DAMAC Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Danish Nayar da veri merkezi açısından İstanbul, Ankara başta olmak üzere diğer şehirlerde de potansiyel gördüklerini, yatırım için Orta Doğu ülkelerine odaklandıklarını, Türkiye’nin de kendileri için önemli bir ülke olduğunu söyledi.

Tier 3 standartlarına göre tasarlanacak

Toplantıda paylaşılan bilgiye göre, son teknolojiye sahip olacak yeni veri merkezi, Tier 3 standartlarına göre tasarlanacak. Veri merkezi sektöründe, sıfır hataya yakın çalışma koşulları ile yüzde 99,982 kullanılabilirlik, tam yedekli, yüksek teknoloji özelliklerine sahip veri merkezleri Tier 3 seviyesine erişmiş sayılıyor.

Depreme dayanıklılık standartları esas alınarak inşa edilecek olan yeni veri merkezi, soğutma sistemi dahil yedekli altyapı kapasitesi, yedekli bilgi işlem sistemleri ve çalışır durumdayken bile bakımı yapılabilen güvenilir teknoloji merkezi ile Tier 3 seviyesi için gerekli tüm kriterleri karşılayacak. Yeni veri merkezi yeşil enerji bileşenlerine sahip olacak ve merkezde yenilenebilir enerji kullanılacak.

İzmir, Avrupa, Afrika ve Asya’ya erişim sağlayan birçok deniz altı kablo geçiş istasyonuna yakın bir konumda bulunuyor. Stratejik konumu nedeniyle bölgede devam eden deniz altı kablo geliştirme çalışmaları, internet değişim noktaları ve içerik dağıtım ağı (CDN) sağlayıcıları açısından cazip hale geliyor. Türkiye ve Yunanistan’ı birbirine bağlayacak olan deniz altı kablo sistemi, İzmir’i Atina ve Girit’e bağlayacak. Bu sayede, veri merkezi müşterilerine yedekli bağlantı güzergahları sayesinde düşük gecikme süresiyle erişim hizmeti imkanı sağlanacak.

Yeni merkez, hyperscaler segmenti için de çok önemli bir merkez olacak

Vodafone’u bölgede “tek durak noktası” haline getirecek olan merkez, özellikle bölgedeki içerik üreticileri, toptan seviyede hizmet veren firmalar ve felaket durum merkezi (DRC) hizmetlerine ihtiyaç duyan kurumsal firmalar için Avrupa yönüne hem karasal hem de deniz altı kabloları ile bağlı olacak.

Bu da merkezin müşteriler tarafından tercih edilmesinde önemli rol oynayacak. Yeni veri merkezi, “internet üzerinden medya servisi sunanlar (OTT)” ve “hiper ölçekli hizmet sağlayıcılar (hyperscaler)” segmenti için de çok önemli bir merkez olacak. Bu segmentin coğrafi olarak alternatif bir rotada veri merkezi hizmeti almasını sağlayacak.

Vodafone, tüm veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor

Vodafone, halihazırda İstanbul’da 2, İzmir, Ankara ve Adana’da birer tane olmak üzere toplam 5 veri merkeziyle hizmet veriyor. Bu merkezler üzerinden yedekli altyapıyla sağlanan hizmetler sayesinde işletmelerin kritik uygulamaları kesintisiz, güvenli ve verimli şekilde yönetiliyor.

Şirket, “Bağlantı”, “Bulut Teknolojileri”, “Nesnelerin İnterneti”, “Siber Güvenlik”, “Yönetilen Hizmetler” gibi uçtan uca çözümlerle işletmelerin kendi işlerine odaklanmalarına destek oluyor.

Yönetilen Hizmetler tarafındaki yaklaşık 250 kişilik uzman kadrosuyla şirket, sunucuların izlenmesi ve yönetimi, veritabanı yönetimi ve yedeklenmesi gibi alanlarda 7/24 hizmet sunuyor. Veri merkezi hizmetlerini özel araçlar üzerinden 180’i aşkın metrikle izleyen Vodafone, tüm veri merkezlerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ve-damac-turkiyede-100-milyon-dolarlik-veri-merkezi-yatirimi-yapacak/feed/ 0
Otomotiv Sektörü 2023 İhracat Hedefini 39 Milyar Dolar Olarak Belirledi https://www.kanal7haber.com.tr/otomotiv-sektoru-2023-ihracat-hedefini-39-milyar-dolar-olarak-belirledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/otomotiv-sektoru-2023-ihracat-hedefini-39-milyar-dolar-olarak-belirledi/#respond Tue, 26 Mar 2024 09:03:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5631 Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, 2023’te 35 milyar dolar ihracata ulaşarak rekor kıran otomotiv sektörünün bu yılki hedefini 39 milyar dolar olarak belirlediklerini bildirdi.

Aynı zamanda Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Başkanı olan Çelik, AA muhabirine, 2022’yi 30 milyar 995 milyon 808 bin dolar dış satımla tamamlayan otomotiv endüstrisinin, geçen sene yüzde 13 artışla 35 milyar 4 milyon 230 bin dolarlık ihracatla tüm zamanların rekorunu kırdığını söyledi.

Çelik, “2018 yılında yaklaşık 32 milyar dolarlık en yüksek ihracat rakamına ulaşmıştık. Pandemiyle beraber maalesef bu rakamı bir türlü geçemiyorduk. 2022’de 31 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmıştık. 2023 yılı ise rekoru tekrardan kırdığımız ve 35 milyar dolarlık önemli bir değere ulaştığımız bir yıl oldu ve Türkiye’de en çok ihracat yapan sektör olduk.” dedi.

Otomotiv sektörünün 2022 hariç son 18 yılda 17 yıl ihracat lideri olduğunu hatırlatan Çelik, 2023’te tekrardan ihracatta liderlik koltuğuna oturduklarını aktardı.

“Avrupa bölgesi, en büyük pazarımız olarak devam ediyor”

Çelik, otomotiv endüstrisinin geleneksel pazarının Avrupa Birliği pazarı olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Avrupa Birliği pazarının, İngiltere’yi dışında tuttuğumuzda yüzde 67-68 bandında bir payı var. Avrupa Birliği’nde olmayan ülkeleri de coğrafi olarak pazarın içine koyduğunuzda yüzde 80’leri bulan bir pazar büyüklüğüne ulaşıyor. Tabii bunların içinde en büyük pazar Almanya. Devamında Avrupa’nın diğer büyük ülkeleri giriyor. İhracat yaptığımız ilk 10 pazara bakarsak bunun 8’i Avrupa bölgesi. Hatta Rusya’yı da Avrupa bölgesine katarsanız 9’u Avrupa bölgesi ülkesi. Bunların dışında ayrışan bir tek Amerika Birleşik Devletleri var. O açıdan Avrupa bölgesi, coğrafi yakınlığımızın da verdiği güçle ihracatta her zaman en öncelikli ve en büyük pazarımız olarak devam ediyor.”

“Bu yılın ihracat hedefini 39 milyar dolar olarak koyduk”

Çelik, sektörün bu yıl ihracata hızlı bir başlangıç yaptığını ve ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3’lük artışla 2,8 milyar dolarlık dış satıma imza attığını belirtti.

2024 yılı için bir projeksiyon hazırladıklarına değinen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“OİB yönetim kurulu olarak bu yılın ihracat hedefini 39 milyar dolar olarak koyduk. Bu sadece tek başına bir hedef değil. Arkasında verileri olan bir rakam olarak karşımıza çıktı. Çok yüksek bir sapma, önemli bir savaş, Allah korusun pandemi, afet vesaire gibi önemli bir problem olmazsa bu yılı da Türkiye’de otomotiv endüstrisi olarak ihracatın lideri ve 39 milyar dolar civarında bir ihracatla kapatacağımızı öngörüyoruz. Ocak ayında açıklanan 2,8 milyar dolar ihracat rakamı da ihracat hedefinin ulaşılabilirliğini pekiştiriyor.”

“Kuzey Afrika bölgesinde önemli ihracat talepleri var”

Avrupa Birliği’nin sektör için en önemli ve ana pazar olduğunu aktaran Çelik, “Otomotiv endüstrisi için ilave pazarlarda, Avrupa’nın ihracat hacmine destek olacak yeni pazarlarda büyüme hedefimizi her zaman yüksek motivasyonla koruyoruz. Özellikle Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika bölgesinde önemli ihracat talepleri var ve oralara yönelik özel çalışmalar yapıyoruz.” dedi.

Çelik, 5-9 Şubat’ta 23 firmanın katılımıyla Fas’a ticaret heyeti organizasyonunun gerçekleştirildiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Kuzey Afrika bölgesi ve Körfez bölgesi, Rusya ve Amerika. Amerika iki bölgeden oluşmakta. Kuzey Amerika da önemli bir pazarımız, ilk 10’da ihracat olarak baktığımızda ama Güney Amerika’da istediğimiz verilere tam olarak ulaşamıyoruz. Ticaret Bakanlığımızla uzak coğrafyalara geçtiğimiz yıllarda çeşitli stratejiler belirledik ve bunun paralelinde yaklaşık 10’dan fazla etkinliğimizi uzak coğrafyaları kapsayacak şekilde yapıyoruz. Milli katılım fuarları, ticaret heyetleri, satın alma heyetleri düzenliyoruz. Ürün Geliştirme (Ür-Ge) faaliyetimiz var ve içinde 18 tane firmamız var. Bu firmalarla çeşitli satın alma ve ticaret heyetleri düzenliyoruz. Uzak ülkelere yönelik faaliyetlerimiz aslında o pazarlara olan odağımızı gösteriyor.”

Kovid-19 salgını sonrası yerli üreticilerin ilk kez diğer uzak bölge olan Çin’de bir fuara katıldığını hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:

“Bundan sonra da her geçen yıl oradaki düzenlediğimiz etkinliği artırmayı hedeflemekteyiz. Çin ne kadar bize önemli bir rakip ve tehdit olsa da birçok ürün grubunda, o bölgenin büyük pazar olması dolayısıyla onu potansiyel olarak da görüyoruz. O açıdan Avrupa bölgesinin yüksek oranlı ihracatını koruyarak rakamsal bazda herhangi bir kayba uğramadan üstüne ilave edeceğimiz yeni pazarlara yoğun bir şekilde odaklıyız.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/otomotiv-sektoru-2023-ihracat-hedefini-39-milyar-dolar-olarak-belirledi/feed/ 0
Sabancı Üniversitesi, BM Üst Düzey Arabuluculuk Danışma Kurulu Üyesi Jean-Marie Guehenno’yu konuk etti https://www.kanal7haber.com.tr/sabanci-universitesi-bm-ust-duzey-arabuluculuk-danisma-kurulu-uyesi-jean-marie-guehennoyu-konuk-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/sabanci-universitesi-bm-ust-duzey-arabuluculuk-danisma-kurulu-uyesi-jean-marie-guehennoyu-konuk-etti/#respond Tue, 26 Mar 2024 09:00:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5627 Sabancı Üniversitesi, Birleşmiş Milletler (BM) Üst Düzey Arabuluculuk Danışma Kurulu Üyesi ve Columbia Üniversitesi Profesörü Jean-Marie Guehenno’yu konuk etti.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 2000-2008 yılları arasında BM’ye bağlı en önemli barışı koruma operasyonunu yöneten Columbia Üniversitesi SIPA Kent Global Liderlik Programı Profesörü Jean-Marie Guehenno, Sabancı Üniversitesi Tuzla kampüsünde özel bir konuşma gerçekleştirdi.

“Çatışmaların Dönüşümü ve Barış İnşasının Geleceği” başlıklı etkinlikte Guehenno, uluslararası ilişkiler alanında 21. yüzyılda yaşanan dönüşüme ve bu dönüşümde gelişen yeni teknolojilerin etkisine ışık tuttu.

Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Prof. Guehenno, dünyada yaşanan çatışma sayısının soğuk savaştan bu yana en yüksek seviyeye ulaştığına dikkati çekerek, “Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, 2022 yılında, ortalama 8 ila 11 yıldır devam eden 55 aktif çatışma yaşandı. Bunun 10 yıl öncesinde ise ortalama süresi 7 yıl olan 33 aktif çatışma söz konusuydu. Dünyada durumun kötüleştiği ve soğuk savaşın sona ermesiyle beliren iyileşmenin ardından çatışmaların arttığı açık bir şekilde görülebilir.” ifadelerini kullandı.

Savaş ile barış arasındaki ayrımın giderek görünmez hale geldiğini ve dünyadaki denge politikasından çıkarı bulunan birçok aktör bulunduğunu kaydeden Guehenno, “Çatışmaların önlenmesi, bugünün dünyasında mutlak öncelik olmalı. Devletler ve uluslararası örgütler tek başlarına bunu başaramaz. Çatışmayı önlemenin başarılı olabilmesi için, iş dünyası ve sivil toplumun da çözümün bir parçası olması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kendine güvenin olduğu bir çağda değiliz”

Guehenno, bugünün baskın klişesinin, dünyanın yeni bir soğuk savaş döneminin başlangıcında olduğu ve dünya ekonomisinin, Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç olmadığı kadar çok kutuplu ama aynı zamanda bütünleşik hale geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Soğuk savaş büyük ölçüde ideolojik bir karşılaşmaydı. Her kamp, ideolojisinin meşruiyetine ikna olmuştu. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra, Batı ülkeleri, dünya çapında algıları şekillendirmeyi amaçlayan ‘batı evrenselciliği’ anlatısını dayatmak için büyük çaba harcadı. Bu, demokratikleşmenin, barış ve refaha öncülük eden bir anlatısıydı. Üçü de el ele gitmeliydi ve bu, geri kalan dünya için çekici bir modeldi. Bu anlatı, demokratik görünen ülkelerin demokratik olmayan bir şekilde saldırgan davranması ve demokratik olmayan Çin’in istikrarlı ekonomik ilerleme sağlamasıyla, anlamını yitirmeye başladı. Batı’nın zafer kazanan anlatısının sona ermesi, yerini alternatif bir anlatıya bırakmadı. Artık kendine güvenin olduğu bir çağda değiliz. Akışkan, çok katmanlı, kararlaştırılmış bir yapısı ve tanımlayıcı bir prensibi olmayan bir çağdayız.”

Guehenno, teknolojinin gelişimiyle yaşanan veri devriminin, önceki yüzyıllarda matbaanın keşfi ve sanayi devriminin yarattığı toplumsal dönüşümden çok daha büyük ve hızlı bir etkiye sahip olabileceğini, bireyler, bilimsel kurumlar, işletmeler, devletler gibi veri devriminden potansiyel olarak fayda sağlayan birçok farklı çıkar grubu olması nedeniyle taraflar arasında yaşanabilecek güçlenmenin risk teşkil ettiğini belirtti.

Sabancı Üniversitesi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi Muhtar Kent ise Columbia Üniversitesi SIPA Kent Global Liderlik Programı Uluslararası Çatışma Çözümü Merkezinin “Altın Üçgen” anlayışıyla hareket ettiğine işaret ederek, “Devletlerin, iş dünyasının ve sivil toplumun bir araya gelerek son 20-30 yılda yaşadığımız toplumsal sorunları çözmeye çalışmasını yansıtan ‘Altın Üçgen’ anlayışına gerçekten inanıyorum. Çünkü biliyoruz ki, bu sorunları devletler, iş dünyası ya da sivil toplum tek başına çözemez.” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sabanci-universitesi-bm-ust-duzey-arabuluculuk-danisma-kurulu-uyesi-jean-marie-guehennoyu-konuk-etti/feed/ 0
Türkiye limanlarında konteyner miktarı arttı, yük miktarı azaldı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-limanlarinda-konteyner-miktari-artti-yuk-miktari-azaldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-limanlarinda-konteyner-miktari-artti-yuk-miktari-azaldi/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:57:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5594 Türkiye limanlarında elleçlenen konteyner miktarı ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2 artışla 1 milyon 13 bin 762 TEU, yük miktarı ise yüzde 1,8 azalışla 43 milyon 119 bin 556 ton olarak kayıtlara geçti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, ocak ayı konteyner ve yük istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, söz konusu ayda limanlarda elleçlenen konteyner miktarı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2 artarak 1 milyon 13 bin 762 TEU’ya yükseldi.

Ocakta limanlarda elleçlenen dış ticarete konu konteyner miktarı, 2023’ün aynı ayına göre yüzde 2 azalarak 761 bin 944 TEU oldu. İhracat amaçlı konteyner yüklemeleri, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,4 artışla 392 bin 622 TEU’ya çıkarken ithalat amaçlı konteyner boşaltmaları yüzde 7,9 azalışla 369 bin 322 TEU olarak gerçekleşti.

Transit konteyner miktarı bu dönemde yüzde 22,7 artarak 190 bin 228 TEU oldu. Kabotajda elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,2 azalışla 61 bin 590 TEU olarak kayıtlara geçti.

En fazla konteyner elleçleme işlemi Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında gerçekleşti. Burada faaliyet gösteren liman tesislerinde 226 bin 708 TEU konteyner elleçlendi. Söz konusu bölgeyi, Kocaeli ve Tekirdağ liman başkanlıkları takip etti.

Deniz yoluyla yapılan en fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini 48 bin 539 TEU ile Mısır’a giden konteynerler oluşturdu. En fazla konteyner boşaltması ise 51 bin 686 TEU ile Yunanistan’dan gelen konteynerlerde gerçekleştirildi.

Yük miktarı azaldı

Ocakta limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 azalarak 43 milyon 119 bin 556 ton oldu.

Ocakta limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6 artarak 11 milyon 196 bin 920 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise yüzde 2,3 artışla 22 milyon 35 bin 884 ton olarak kaydedildi.

Dış ticaret taşımaları da aynı dönemde yüzde 3,6 artarak 33 milyon 232 bin 804 tona çıktı.

Transit yük taşımaları yüzde 20,1 azalışla 5 milyon 194 bin 876 ton, kabotajda taşınan yük miktarı yüzde 11,8 düşüşle 4 milyon 691 bin 876 ton olarak belirlendi.

Limanlarda en fazla petrol koku yük elleçlendi

Aliağa Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde toplam 7 milyon 1713 ton yük elleçlemesi gerçekleştirildi. Burayı, Kocaeli ve İskenderun liman başkanlıkları takip etti.

Elleçleme miktarına göre en fazla artış, ocakta petrol koku yük cinsinde oldu. Söz konusu ayda limanlarda 404 bin 487 ton petrol koku yük elleçlemesi gerçekleştirildi. Bu yük cinsini briketlenmiş taşkömürü, kok ve yarı kok kömürü izledi.

Deniz yoluyla en fazla ihraç edilen yük cinsi de portland çimento oldu.

Bu yolla ihracatta en fazla yük elleçlemesi, 1 milyon 530 bin 77 tonla İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleşti. Bu ülkeyi, ABD ve Mısır’a yapılan taşımalar izledi.

İthalatta en fazla yük elleçlemesi 7 milyon 613 bin 860 tonla Rusya’dan taşımalarda yapıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-limanlarinda-konteyner-miktari-artti-yuk-miktari-azaldi/feed/ 0
Antalya Tarım Konseyi, yerel seçim öncesinde tarım sektörünün beklentilerini belirledi https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-tarim-konseyi-yerel-secim-oncesinde-tarim-sektorunun-beklentilerini-belirledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-tarim-konseyi-yerel-secim-oncesinde-tarim-sektorunun-beklentilerini-belirledi/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:54:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5592 Antalya Tarım Konseyi (ATAK), yerel seçim öncesinde tarım sektörünün belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve muhtarlardan beklenti ve talep eğilimlerini belirlemek amacıyla toplantı düzenledi. ATAK Başkanı Ali Çandır, toplantıda dile getirilen sorun, talep ve önerilerin rapor olarak başta büyükşehir belediye başkan adayları olmak üzere yerel yönetimlere aday olanlara sunulacağını bildirdi.

ATAK’ın tarım paydaşlarını bir araya getirdiği toplantı, ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. ATAK Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Üyesi Erdoğan Ekinci, ATAK İcra Kurulu Üyeleri Ali Bahar, Ümit Mirza Çavuşoğlu, Ali Top, Nazif Alp ve danışma kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda, tarım sektörünün yerel yönetimlerden beklentileri konuşuldu.

ATAK Başkanı Ali Çandır, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve muhtarların seçileceğini belirterek, tarım sektörünün yerel yöneticilerden beklentilerini görüşmek üzere bir araya geldiklerini kaydetti. Toplantıda dile getirilen sorun, talep ve önerilerin rapor haline getirilerek seçim öncesinde, yerel yönetimlere aday olanlara ulaştırılacağını kaydeden Çandır, taleplerin takipçisi olacaklarını söyledi.

Toplantıda tek tek söz alan icra kurulu üyeleri ve danışma kurulu üyeleri, tarıma yönelik sorun, talep ve önerilerini dile getirirken, yerel yönetimlere aday olanların seçim taahhütlerinde tarıma yer vermesini beklediklerini kaydetti. Toplantıda sonunda hazırlanan ATAK raporunda, üyelerin talep ve önerileri içeren 32 madde yer aldı.

“Bütünşehir yasası maliyetleri arttırdı”

Raporda, Bütünşehir Yasası’nın kırsaldaki tarımsal faaliyetleri zorlaştırdığı vurgulanırken, maliyetleri yükselttiğine dikkat çekildi. Yerel yönetimlerle tarım sektörünün ilişkisinin büyük bölümünün harç ve vergi ödemelerinden ibaret olduğunu kaydeden ATAK üyeleri, yerel yönetimlerin ayda en az bir kere tarım sektörüyle toplantı yapmasını, sektörel plan, proje, destek ve yönlendirme faaliyetlerinin görüşülmesini talep etti. Raporda, “Kırsal alan ve tarımsal faaliyetler ile ilgili konulardaki planlamalar ve projelendirmeler yöredekilerle önceden paylaşılmalı ve görüşler dikkate alınmalıdır” ifadesi yer aldı.

“Kırsala destek önemli”

Kırsala yönelik tarımsal desteklerde amaca ulaşma ve etkili olma düzeyinin geliştirilmesi gerektiği kaydedilen raporda, “Gübre, ilaç, tohum, fide, yem gibi özellikli girdi destekleri kırsalın niteliklerine uygun, şeffaf ve yaygın şekilde verilmelidir. Enerji ve sulama gibi genel amaçlı destekler, tüm kırsalda yoğunluğa göre yaygınlaştırılarak verilmelidir. Tarımsal faaliyetlerde kullanılmak üzere yenilenebilir (güneş, rüzgar) enerji yatırımlarına kırsalın özelliklerine uygun etkili destek verilmelidir. Veteriner ve ziraat mühendisi danışmanlıkları tüm kırsala planlı ve etkili biçimde yaygınlaştırılarak sağlanmalıdır. Ürünlerin bollaştığı ve fiyatlarının maliyet altına geldiği dönemlerde doğrudan alım destekleri vermelidir. Küçükbaş hayvancılığa ve özellikle Teke yöresi değerlerine önem verilmeli ve etkili desteklenmelidir. Göçer hayvancılık artırılmalı ve desteklenmelidir. Sulak alanlar, eylek, yaylak ve meralar koruma altına alınmalı ve rehabilitasyonu yapılmalıdır. Kırsaldaki tarımsal faaliyetlerle ilgili acil konularda hızlı, etkili ve şeffaf destek vermelidir. Kırsalda damla sulamaya destek artmalıdır yerel yönetimlerin kırsaldaki sulama, enerji, atık, mera ıslah ve ulaşım gibi sektörel altyapı yatırımları geliştirilmelidir” talepleri yer aldı.

“Gençleri kırsalda tutacak proje beklentisi”

ATAK üyeleri, tarıma ve tarımsal kooperatiflere eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesini özellikle vurguladı. Tarım paydaşları, gençlerin kırsalda kalmasını sağlayacak eğitim, öğretim imkanlarının sağlaması ve gençlere yönelik tarımsal projelere özel önem vermesini istedi.

“Kırsala kreş talebi”

ATAK üyeleri, kırsalda okul öncesi çocukların eğitim alabileceği ana okulu, kreşlerin açılması, yine kırsalda okullaşmaya acilen geri dönülmesi, yerel yönetimlerin da buna destek vermesi beklentisini dile getirdi. Raporda, “Kırsalda yaşam refahını artırıcı eğitim, sağlık, kültür ve spor yatırımları yapılmalıdır” ifadesi yer aldı.

“Kırsalın altyapısı güçlendirilmeli”

Kırsaldan kente ulaşımın kolay hale getirilmesi gerektiğini dile getiren tarım sektörü paydaşları, bunun kırsaldan kente göçü önleyeceğine dikkat çekti. Raporda, yerel yönetimlerin kırsaldaki altyapı yatırımlarına önem vermesi istenirken, “Tarımsal atıkların toplanması, geri kazanılması ve dere yataklarının ıslah edilerek temizlenmesi sağlanmalıdır. Çay ve derelerin kadastro çalışmaları ile denize ulaşımı engellendiği için su basması-sel felaketleri yaşanmaktadır. Çay ve dere kenarlarına inşaat yapı izni verilmemelidir. Yağmur sularının tutulması ve yağmur hasadı projeleri geliştirilmelidir. Kırsalda yapılan evlerde elektrik, su ve diğer donatım hatlarıyla ilgili ruhsat sorunları çözülmelidir. Bu durum bile tersine göçü olumlu etkileyecektir. Belediye kırsalda iç taraflarda kalan tarlalara yol açmalıdır. Kırsal kesimdeki mera, tarım alanı ve benzeri taşınmazlarla ilgili muhtarların dava açma hakkı yeniden verilmelidir. Yerel yönetimler bu konuya destek olmalıdır” talepleri dile getirildi.

Konsey üyeleri, merkez hal’in Antalya’ya yaraşır ve cazip düzeye getirilmesini isterken, ilçe hallerinin ilçe belediyelerine devredilmesi ve ortak veri tabanı oluşturulması gerektiğini dile getirdi. Raporda, şehir merkezlerine yığılmış AVM’lere yenilerinin eklenmemesi görüşü de yer aldı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-tarim-konseyi-yerel-secim-oncesinde-tarim-sektorunun-beklentilerini-belirledi/feed/ 0
Gaziantep Gıda Kümesi, Kümelenme Konferansı’nda ödüllendirildi https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantep-gida-kumesi-kumelenme-konferansinda-odullendirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantep-gida-kumesi-kumelenme-konferansinda-odullendirildi/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:51:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5590 Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Gaziantep Gıda Kümesi, Ankara’da Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen 6. Kümelenme Konferansı’nda ödüllendirildi.

Ticaret Bakanlığına 2018-2023 yılları arasında UR-GE proje desteği kapsamında iş birliği kuruluşları tarafından yapılan başvurular neticesinde; başvurusu yapılan tüm projeler arasından Gaziantep Sanayi Odası Gaziantep Gıda Kümesi, Kanada Yurt Dışı Pazarlama Faaliyeti ile iyi uygulama örneği olarak seçildi.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirilen 6. Kümelenme Konferansı’na, GSO adına Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Özgüler ve Genel Sekreter Yardımcısı M. Sermest Çapan katıldı.

Programda, GSO Gaziantep Gıda Kümesi’nin ödülü, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat tarafından Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Özgüler’e takdim edildi.

Ödül töreninde bir konuşma gerçekleştiren Mustafa Özgüler, Ticaret Bakanlığının yürüttüğü, iş dünyasının ve ihracatın gelişmesine büyük katkılar sağlayan kümelenme projelerinin ödüllendirildiği Kümelenme Konferansı’nda Gaziantep Sanayi Odası olarak yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

Gaziantep sanayisinin geçmişine bakıldığında Kurtuluş Savaşı’ndan bugüne her zaman zorlukların üstesinden gelen bir şehir portresi görüldüğünü ifade eden Özgüler, “Tarihe geçen Antep Savunmasının zorlu şartlarında Gaziantepliler İmalat-I Harbiye Fabrikası’nı kurmuş, bomba, fişek ve kapsül imalatı ile bundan 100 yıl önce kendi cephanesini üreterek sanayimizin temellerini atmıştır. Gazi şehrimiz müteşebbis ruh ve girişimciliği ile sanayi alanında sürekli bir büyüme kaydederek bugünlere gelmiştir” dedi.

Gaziantep Sanayi Odası olarak Ticaret Bakanlığının önderliğinde yürüttükleri UR-GE projeleri ile firmaların uluslararası alanda rekabetçiliğine katkı sağlamak için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Özgüler, “Bakanlığımızın destekleri sayesinde yurt dışı pazarlama faaliyetleri, fuarlara katılım, alım heyetleri, eğitim ve danışmanlık faaliyetleri aracılığıyla firmalarımızla önemli kazanımlar elde ettik. Bugün bu organizasyonda yer almamızı sağlayan ve ödüle layık görülen Gaziantep Gıda Kümemiz, bizim için bir gurur kaynağıdır. Kümemiz, pandeminin en yoğun olduğu dönemde hayata geçirilmiş bir projedir. Buna rağmen küme üyesi firmalarımızın da desteğiyle önemli ve başarılı faaliyetler ortaya konmuştur. Projemiz kapsamında gerçekleştirilen ihtiyaç analizi çalışması ile belirlenen yol haritamız doğrultusunda firmalarımıza ticari istihbarat ve dış pazarlarda müşteri bulma konusunda eğitimler düzenlenmiştir. Bu organizasyonun gerçekleşmesine öncülük eden Ticaret Bakanlığımıza, değerli bakanımız Sayın Ömer Bolat’a, çok değerli bakanlık uzmanlarımıza, Türkiye’nin dört bir yanında UR-GE projeleri aracılığı ile nitelikli faaliyetler gerçekleştirerek bizi gururlandıran iş birliği kuruluşlarımıza, kümelerde yer alarak bu faaliyetlerin hayata geçmesini sağlayan firmalarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Ticaret Bakanlığı Ur-Ge Proje Desteği ve Kümelenme Konferansları hakkında

Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Kümelenme Konferansları ile 2014 yılından bu yana UR-GE projelerini başarı ile yürüten iş birliği kuruluşlarının tecrübelerinin paylaşılması, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması ve tüm illerin UR-GE projelerinden faydalanması amaçlanmaktadır.

5973 sayılı Karar kapsamında yer alan “Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Genelge” UR-GE Proje Desteği ile iş birliği kuruluşlarının, kümelenme anlayışı ve proje yaklaşımı çerçevesinde ihracata yönelik gerçekleştirdikleri faaliyetler desteklenmektedir.

Bu kapsamda Gaziantep Sanayi Odası, 2011 yılından bu yana 15 farklı UR-GE projesini hayata geçirdi. Tekstil, gıda, kimya plastik, makine metal, yazılım ve bilişim sektörlerine yönelik yürütülen projeler aracılığı ile 300’den fazla firmaya 50’nin üzerinde faaliyet ile katkılar sağlanmıştır.

Bu faaliyetler ile firmaların ihracat kapasitesinin artırılması ve dış pazarlardaki rekabetçiliklerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir.

Gaziantep Sanayi Odası’nın 2016 ve 2017 yıllarında da yine 2 UR-GE projesi, Kümelenme Konferanslarında iyi uygulama örneği olarak seçilmiş ve ödüllendirilmiştir. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantep-gida-kumesi-kumelenme-konferansinda-odullendirildi/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Korkuteli’nde Tarımsal Sulama Projesi Gerçekleştiriyor https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-korkutelinde-tarimsal-sulama-projesi-gerceklestiriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-korkutelinde-tarimsal-sulama-projesi-gerceklestiriyor/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:15:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5571 Antalya Büyükşehir Belediyesi, susuzluk nedeniyle sadece kuru tarım yapılan ve yoğun göç veren Korkuteli’nin Beğiş Susuzu Mahallesi’nde gerçekleştirdiği Tarımsal Sulama Projesiyle 2 bin dekar araziyi modern sulama sistemine kavuşturuyor.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tarımsal kalkınma için verdiği sözleri yerine getirerek, çiftçilerin ve üreticilerin her zaman yanında olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Toplam maliyeti 20 Milyon TL’yi bulan Beğiş Susuzu Kapalı Sistem Sulama Tesisi Projesi, bölgedeki tarımsal potansiyeli harekete geçirerek, ekonomik ve sosyal anlamda önemli katkılar sağlayacak. Yürütülen proje kapsamında, Antalya Korkuteli Atıksu Arıtma Tesisine “Çıkış Suyu Filtrasyon Dezenfeksiyon Ünitesi” yapılarak, arıtılmış atık su sulama suyu kriterlerine uygun hale getirildi. Korkuteli Atıksu Arıtma Tesisi’nde arıtılan su, depolanarak yaklaşık 16 kilometrelik boru hattıyla Beğiş Susuzu Ovası’na ulaştırıldı. Her 100 metrede bir su almacı ile dağıtımı gerçekleştirilen su, 2000 dekarlık araziyi ilk kez modern sulama sistemleriyle buluşturacak. Tarımsal Hizmetler Dairesi’nin görevli mühendisleri tarafından yapılan son kontrollerin ardından, projenin deneme aşamasına geçilerek sulama sezonunda hizmete sunulması planlanıyor.

“Son kontoller yapılıyor”

Beğiş Susuzu Sulama Suyu Projesinde son kontrollerin gerçekleştiğini ve arazide son incelemenin yapıldığını ifade eden Tarımsal Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Yüksek Mühendisi Atilla Ünal proje hakkında bilgi verdi. Ünal, “Korkuteli Beğiş Susuzu Kapalı Sistem Sulama Tesisi Projesi, 50 hane ve 250 çiftçimizin faydalanabileceği bir proje. Proje yaklaşık olarak 20 Milyon TL’ye mal olacak. Bu tesisle bu güne kadar sulanamayan yaklaşık 2000 dekar arazi modern sulama sistemine kavuşmuş olacak. ASAT’ın Korkuteli Atıksu Arıtma tesisinden tekrar arıtılarak elde ettiğimiz 85 litre/saniye su depolanarak, buradan da çelik ve polietilen borulardan oluşan bir isale hattı ile Beğiş Susuzu ovasına iletilerek, 105 adet su almacı ile arazilere verilecektir. Tesisin son aşaması olan kontrolleri gerçekleştiriyoruz. Yakında denemeleri yapılacak, sulama sezonunda da çiftçimizin kullanımına sunacağız “dedi

“Beğiş Susuzu’nu suya kavuşturdu”

Beğiş Susuzu Mahallesi Muhtarı Hüseyin Yalçın, muhtarlar toplantısında köyün su sorunlarını Başkan Muhittin Böcek’e ilettiklerini ve çözümü noktasında hemen çalışmaların başladığını söyledi. Yalçın, “Başkanımıza Beğiş Susuzunun yer üstü ve yer altı olmak üzere hiçbir su kaynağının olmadığını ifade ettim. O da sağ olsun hemen çalışmaların başlaması için talimat verdi. Yapılan projeyle Korkuteli Atıksu Arıtma Tesisinde arıtılan suyu borular vasıtasıyla arazilerimize kadar ulaştırdılar. Şu anda son kontroller yapılıyor. Muhittin Böcek başkanıma çok teşekkür ediyorum. Yılların Beğiş Susuzu’nu suya kavuşturdu” diye konuştu.

“İçme suyunu kuyulardan alırdık”

82 yaşındaki Durmuş Yıldırım, Beğiş Susuzu köyünde eskiden içme suyunu bile arazide yer alan su kuyularından temin ettiklerini ve susuzluk yüzünden başka köylere göç ettiklerini söyledi.

Burada kalan arazilerde de yıllardır kuru tarım yaptıklarını ifade eden Yıldırım, “Eskiden yağmur yağdığı zaman mahsulümüz iyi olurdu. Tabi eski yağmurlar yok. Suyu getirenlerden Allah razı olsun ” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-korkutelinde-tarimsal-sulama-projesi-gerceklestiriyor/feed/ 0
Manisa’da Tarım ve Su Yatırımları https://www.kanal7haber.com.tr/manisada-tarim-ve-su-yatirimlari/ https://www.kanal7haber.com.tr/manisada-tarim-ve-su-yatirimlari/#respond Sun, 24 Mar 2024 09:00:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5563 Manisa’nın Türk tarımının göz bebeği olduğunu belirten Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, son 21 yılda Şehzadeler kentinde 19.71 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirterek, 187 tesisi vatandaşın hizmetine sunduklarını söyledi.

Manisa’yı Türk tarım sektörünün başkenti yapabilmek için 21 yıl önce başlattıkları projelerin artık meyvelerini vermeye başladığını kaydeden DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, “Son 21 yılda kent genelinde 19,71 milyar liralık yatırım yaptık. 187 tesisi vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bunlardan 47 tanesi sulama tesisi. 239 bin 830 dekar araziye can suyu verdik. Tarlardaki verimi ve ürün çeşitliliğini artırdık. Bölge ekonomisine yıllık ortalama 1 milyar 232 bin 685 bin lira ek gelir sağladık. 9 sulama tesisimizin ise inşa çalışmaları devam ediyor” dedi.

Elverişli iklimi ve verimli toprağı ile Manisa’nın özellikle ihraç edilen tarım ürünleri konusunda Türkiye’nin lokomotif kentlerinden biri olduğuna dikkat çeken Balta, son 21 yılda şehzadeler kentinde 33 baraj, 11 gölet ve 14 yeraltı depolama tesisi inşa ettiklerini ifade ederek, bu depolama tesisleri sayesinde kent genelinde 574 milyon metreküp depolama hacmine ulaştıklarını açıkladı. Manisa’nın su kaynaklarının daha etkin değerlendirilebilmesi için çalışmalarının aralıksız devam ettiğini belirten Balta, “6 baraj ve 2 gölette ise inşaat çalışmalarımız hala devam ediyor” dedi.

Vatandaşın can ve mal güvenliğini tehdit eden taşkın ve su baskını riskine karşı ise etkin bir mücadele politikası yürüttüklerini ifade eden DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, son 21 yılda Manisa genelinde 77 “Taşkın Koruma Tesisi” inşa edildiğini, bu tesisler sayesinde 77 yerleşim yeri ile 79 bin 722 dekar arazinin taşkınlara karşı korunduğunu açıkladı.

Manisalı üreticilerin tarlarından daha çok verim alabilmesi amacıyla başlatılan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında 2 projenin tamamlandığını kaydeden Balta, 122 bin 840 dekar arazide tescil işlemlerinin tamamlandığını ve bu projelerden 3 yerleşim biriminin faydalanacağını kaydetti.

Manisa’da son 21 yılda 2 adet hidroelektrik inşa ettiklerini hatırlatan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Şehzadeler kentinin Türkiye’ye her yıl 0.02 milyar kWh enerji sağladığını söyledi. Mehmet Akif Balta, “Manisa’da kurulu 2 HES tesisimizin kurulu gücü 9.70 MW, yıllık enerji üretimimiz ise 24.44 milyon kW/s” dedi.

Çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Genel Müdür Balta, “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olarak hayata geçirdiğimiz projeler hakkında değerli Manisalılardan özellikle de tesislerimizden birebir faydalanan çiftçilerimizden almış olduğumuz olumlu geri dönüşler bizi ve ekibimizi motive ediyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de ekonomik gelirimizi artıracak, milletimizin refah düzeyini yükseltecek, özetle ‘Türkiye Yüzyılı’ idealimizi perçinleyecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.

Köklü kurumsal geçmişi 1914 yılı “Umur’u Nafıa Müdüriyet-i Umumiyesi”ne kadar uzanan DSİ Genel Müdürlüğünün Türkiye’nin su ve enerji gücü olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, “Bizler maziden atiye uzanan, tarihini ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ ilkesinin üzerine inşa eden köklü bir geleneğin mensuplarıyız. 18 Aralık 1953 yılında kurulan genel müdürlüğümüz kurulduğu tarihten bu yana ‘Su Vatandır’ anlayışıyla çalışmalarını sürdürerek işletmeye aldığı baraj ve göletler ile 183 milyar metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiştir. Tamamlanan projeler ile 71 milyon dekar arazi sulamaya açılmış, yaklaşık 2 milyon hektar alan taşkınlardan korunmuştur. Hizmete alınan içme suyu tesisleri ile yıllık 5,2 milyar metreküp memba kalitesinde içme suyu temin edilmektedir. Güç ve ilhamını aziz milletimizden alan DSİ dün olduğu gibi bundan sonrada hayata geçireceği projeler ile Türkiye Yüzyılına damga vurmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. – MANİSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/manisada-tarim-ve-su-yatirimlari/feed/ 0
Küresel piyasalar yoğun bilanço haftasına temkinli başladı https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-bilanco-haftasina-temkinli-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-bilanco-haftasina-temkinli-basladi/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:51:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5557 Küresel piyasalar, özellikle ABD’de Nvidia ve Wallmart gibi önemli şirketlerin bilançolarının açıklanacağı haftaya temkinli başlarken, yurt içinde gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararına çevrildi.

Geçen hafta ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin beklentileri aşması fiyatlamaları zorlaştırırken, hafta boyunca teknoloji şirketlerinde artan oynaklık dikkati çekti.

Analistler, ABD’de açıklanan makroekonomik verilerden alınan sinyallerin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizini öngörülünden daha geç indirmeye başlayacağına yönelik endişeleri artırdığını belirterek, buna karşın güçlü ekonomik aktivitenin şirket karlılıklarını destekleyebileceği düşüncesinin öne çıktığını söyledi.

Teknoloji hisselerindeki oynaklığın piyasaların yönü üzerinde etkili olduğunu aktaran analistler, açıklanacak şirket finansal sonuçlarıyla hisse ve sektör bazlı oynaklığın artmasının olası olduğunu ifade etti. Bu hafta Nvidia, Wallmart, Home Depot, BHP Group ve Rio Tinto’nun açıklanacak finansal sonuçları yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek.

Para piyasalarında, Fed’in politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın faiz indirimlerine yüzde 75 ihtimalle haziranda başlayacağı öngörülüyor.

Analistler, bugün ABD’de tatil nedeniyle piyasaların kapalı olacağını kaydederek, çarşamba günü yayımlanacak Fed Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son toplantısına ilişkin tutanaklardan, bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara dair ipuçları aranacağını bildirdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,29’da bulunurken, dolar endeksi önceki kapanışının hemen altında 104,2 seviyesinde seyrediyor.

Yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, yeni haftaya yüzde 0,3 artışla 2 bin 19 dolardan başladı.

Petrol fiyatlarında ise talep görünümüne ilişkin endişelerin, Orta Doğu’da devam eden gerilimlerin etkisini kısmen dengelemesiyle, Brent petrolün varil fiyatı önceki kapanışının yüzde 0,6 altında 82,3 dolardan işlem görüyor.

Geçen haftanın son işlem gününde, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,82, S&P 500 endeksi yüzde 0,48 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,37 azalış kaydetti. Bugün ABD’de spot piyasalarda tatil nedeniyle işlem gerçekleşmezken, endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında cuma günü pozitif bir seyir hakim olurken, bu hafta gözler Avro Bölgesi’nin enflasyon verilerine çevrildi.

Analistler, geçen hafta bölge genelinde açıklanan verilerin karışık sinyaller verdiğini anımsatarak, perşembe günü Avro Bölgesi’nde açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini söyledi.

Avro Bölgesi’nde ocakta TÜFE’nin aylık bazda yüzde 0,4 gerilemesi beklenirken, aynı dönemde yıllık bazda ise yüzde 2,8 artış kaydedeceği öngörülüyor.

Para piyasalarında, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz indirimlerine haziranda başlayacağına yönelik fiyatlamaların güçlü kalmaya devam ettiğini aktaran analistler, söz konusu veri sonrası fiyatlamalarda değişiklik olabileceğini de hatırlattı.

Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,50, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,42, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,32 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,12 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında karışık seyir öne çıkarken, yeni yıl tatili sonrası ilk işlem gününde Çin pay piyasalarındaki yükseliş dikkati çekiyor.

Analistler, söz konusu yükselişte Çin’in turizm sektöründe yaşanan hareketliliğin etkili olduğunu belirtti.

Öte yandan, Çin Merkez Bankası (PBoC), 500 milyar yuan (69,51 milyar dolar) değerindeki bir yıllık orta vadeli borç verme faiz oranında değişikliğe gitmeyerek yüzde 2,5’te sabit bıraktı. Ayrıca, dün Çin Başbakanı Li Çiang, ülkenin ekonomiye olan güvenini artırmak için “pragmatik ve güçlü” eylem çağrısında bulundu.

Bu arada, Japonya’da Nikkei 225 endeksinin, 38 bin 916 puan ile 1989’da test ettiği en yüksek seviyeye yakın seyretmesi dikkati çekiyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,1 düşerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,1 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 artış kaydetti.

Yurt içinde cuma günü dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,09 değer kazancıyla 9.250,36 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanışını gerçekleştirdi. Endeks, gördüğü en yüksek seviye rekorunu da 9.306,34 puana taşırken, bu hafta TCMB’nin faiz kararı yatırımcıların odağına yerleşti.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tümü, TCMB’nin perşembe günü politika faizini sabit bırakmasını bekliyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 36,25 oldu.

Dolar/TL, cuma günü alıcılı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,4 artışla 30,8425’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,8630 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt dışında veri gündeminin sakin olduğunu, yurt içinde ise kısa vadeli dış borç ve iş gücü istatistiklerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.300 ve 9.500 seviyelerinin direnç, 9.200 ve 9.100 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, aralık ayı kısa vadeli borç istatistikleri

10.00 Türkiye, 4. çeyrek işgücü istatistikleri

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-bilanco-haftasina-temkinli-basladi/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: İstanbul’un depreme hazırlanması gerekiyor https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:54:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5499 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul’un kaybedecek bir dakikasının daha kalmadığını belirterek, “İstanbul çok hızlı şekilde depreme hazırlanmak durumundadır. Bu hazırlıkları en iyi şekilde gerçekleştirmek, yüz binlerce yeni, güvenilir, sağlam konutu inşa etmek durumundayız.” dedi.

Kacır, Şebinkarahisar Yardımlaşma Derneği 50. Olağan Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci asrını “Türkiye Yüzyılı” yapabilmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gayret gösterdiklerini söyledi.

Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğuna büyük bir coşkuyla devam edildiğini dile getiren Kacır, “Türkiye bugün kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve böylelikle başta güvenlik güçleri olmak üzere devletinin ihtiyaçlarını, yerli ve milli sistemlerle karşılayabilen bir ülke olmuştur. Türkiye bugün yüksek teknoloji sistemlerini dünyaya rekabetçi şekilde ihraç edebilen bir ülke olmuştur.” şeklinde konuştu.

İnsansız hava araçlarında Türkiye’nin bugün dünyada bir numara olduğunu vurgulayan Kacır, bu ülkenin, milletin, devletin neye ihtiyacı varsa kendi evlatlarının alın, akıl teriyle, emeği, gayretiyle yerli ve milli olarak geliştirildiğini ve güvenlik güçlerine teslim edildiğini belirtti.

Kacır, Türkiye’nin, savuma sanayisinde tarih, destan yazdığını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Şimdi Türkiye’nin başarılarını bütün dünya konuşuyor. Bütün dünya yakından takip ediyor. Dostlarımız güven duyuyor, itimat duyuyor, huzur hissediyor. Hasımlarımız kıskanıyor, endişeye kapılıyor ama daha gidecek çok yolumuz var. Allah’ın izniyle hem savunma sanayisi hem sanayinin diğer alanlarında önümüzdeki dönemde daha büyük işlere hep birlikte imza atacağız. İşte bugün geldiğimiz nokta itibarıyla kendi topraklarımızdan terörü kazıdık attık, sildik attık.”

Kacır, sadece bugünü değil, yarını da düşünmek zorunda olduklarını, mücadelenin sınır ötesine taşındığını ve sınırların ötesinde kurulmaya çalışılan terörist haritalarını yırtıp attıklarını söyledi.

“İstanbul’da da tercihlerimiz çok kıymetli ve önemli”

Mehmet Fatih Kacır, teknolojik bağımsızlık olmadan ekonomik bağımsızlığın mümkün olmadığını belirterek, “Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık mümkün değil. Yüz yıl önce tam bağımsızlık iddiasıyla kurduğumuz Cumhuriyet’imizi ancak teknolojik bağımsızlıkla geleceğe taşıyabiliriz. Bunu sadece savunma sanayisinde başarmamız yetmez, teknolojinin bütün alanlarında tam bağımsızlık mücadelesini sürdürüyoruz.” dedi.

Türkiye’nin insanlı ilk uzay bilim misyonunun tamamlandığını hatırlatan Kacır, bu milletin çocuklarının, başka milletlerin çocuklarına ait olduğu gerekçesiyle vazgeçecekleri hiçbir hayalin kalmadığını dile getirdi.

Türkiye’nin bugün sadece insansız hava araçlarında bir numara olmadığını, güneş paneli, ticari araç ve beyaz eşya üretiminde Avrupa’da çok önemli konumda olduğunu anlatan Kacır, bugün 255 milyar doları aşan ihracatıyla ülkenin dünyanın önemli bir üretim üssü olmayı başardığını vurguladı.

Bakan Kacır, hiçbir başarının tesadüf olmadığına, tüm bunların 22 yıla varan gayretin, emeğin, çabanın bir sonucu olduğuna dikkati çekerek, Türkiye’yi bir üretim ülkesi haline getirdiklerini, Şebinkarahisar’ın da bu üretim kervanında daha güçlü şekilde rolünü alması gerektiğini söyledi.

Giresun’da yaptıkları yatırımları aktaran Kacır, Şebinkarahisar’ın da eğitim ve üretim hamlesini gerçekleştirmek için çalışmalara devam edeceklerini ifade etti.

Kacır, algı siyaseti yapanların değil, hizmet siyaseti, eser yapanların yanında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Taş üstüne taş koyanlara inanıyorum ki Şebinkarahisarlılar destek vermeye devam edecektir. Sadece Şebinkarahisar’da değil, tabii burada, yaşadığımız bu güzel şehirde, İstanbul’da da tercihlerimiz çok kıymetli, çok önemli. İstanbul’un kaybedecek bir dakikası daha kalmamıştır. İstanbul çok hızlı şekilde depreme hazırlanmak durumundadır. Bu hazırlıkları en iyi şekilde gerçekleştirmek, yüz binlerce yeni, güvenilir, sağlam konutu inşa etmek durumundayız. Bu şehrin trafik sorununu çözmek için yeni metrolar yapmalıyız. Bütün bunlar, açılış törenleri yapacağımız projelere imza atmakla olur, değil mi? Açılışını iptal etmek üzere bir araya geldiğimiz törenlerle olmaz. İnşallah, önümüzdeki dönemde nice projeleri, nice eserleri, bu şehre kazandıracak belediye başkanlarımızı, hem ilçelerimizde hem İstanbul’umuzda seçeceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-istanbulun-depreme-hazirlanmasi-gerekiyor/feed/ 0
TÜMKİAD, Sakarya’da 43. şubesini açtı https://www.kanal7haber.com.tr/tumkiad-sakaryada-43-subesini-acti/ https://www.kanal7haber.com.tr/tumkiad-sakaryada-43-subesini-acti/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:45:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5493 2017’de kurulan ve ilk günden bu yana üye ile destekçi sayısını hızla artıran Tüm Kalkınma ve Girişimci İş İnsanları Derneği (TÜMKİAD), 43’üncü şubesini Sakarya’da açtı. İl başkanına mazbatası Genel Başkan Nihat Tanrıkulu tarafından törenle takdim edildi.

2017’de kurulan ve ilk günden bu yana üye ile destekçi sayısını hızla artıran TÜMKİAD, 43’üncü şubesini Sakarya’da açtı. Derneğin il başkanlığı ise iş adamı Mehmet Zeki Ediz’e verildi. Sakarya ile birlikte 43 şubeye ulaşan dernekle birlikte şehrin ekonomik kazanımlarının arttırılması hedefleniyor. Bir otelde gerçekleşen törende İl Başkanı Ediz’in mazbatası ise TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu tarafında takdim edildi. Her şehrin ve coğrafyanın kendine özgü güzelliklerinin olduğunu belirten Mehmet Zeki Ediz, “Sakarya’nın da verimli toprakları, yeni ve ilerici oluşumları, sanayi ve tarımın ayrıca hayvancılığın göz ardı edilmeyecek değerde ekonomiye katkısı vardır. Genel olarak baktığınız da uygun iklim şartları, ulaşımın rahat olması, tarım, turizm ve sanayinin aynı anda gelişme potansiyelinin varlığı, mekansal gelişim potansiyeli su imakanlarının kara ve demir yolunu olması, önemli merkezlere ve pazarlara yakınlığıyla sanayi sektöründe önemli bir potansiyele sahiptir” dedi.

“Gençlerimize ve kadınlarımıza her zaman öncelik vermek istiyoruz”

Gençlere ve kadınlara çalışmalarda öncelik vereceklerinin altını çizen Ediz, “Sakarya otomotiv, vagon ve mobilya sektöründe de öne çıkmaktadır. Ülkemizde az kaynakla ne kadar büyük başarılar elde edildiğiniz hepimiz biliyoruz. Şimdi ise çok daha verimli kaynakların olduğu Sakarya için tüm paydaşlar olarak güç birliği ve iş birliği içinde olmalıyız. Sakarya TÜMİKİAD olarak ben ve yönetim kurulum her yenilikçi düşünceye farklı bir bakış açısı katarak gençlerimize ve kadınlarımıza her zaman öncelik vermek istiyoruz. Burada asıl önemli olan iş birliği ortamını oluşturup içtenlik kazandırmaktır. Bunun için yapacağımız her çalışma öncesinde onlarla birlikte Ar-Ge çalışmaları yaparak ortak karar ve fikir birliği yapmak istiyoruz. Sakarya için yapılacak yatırımların önünü açmak ve bizlerde projelerimizle birlikte desteklerimizi vermek istiyoruz” diye konuştu.

“Siyaset bize ayar vermez, biz devletimiz için çalışıyoruz”

TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu, “İş insanları olarak alın teriyle ekmeğimizi kazanıyoruz. Devletine kul olan devletinden korkmaz. Benim rengimden dolayı kimse beni öteleyemez. Hiçbir siyasi partinin ön bahçesi, arka bahçesi değiliz. Siyaset bize ayar vermez, biz devletimiz için çalışıyoruz. Bu ülke kimsenin babasının malı değil, bu ülke herkesin. İş insanlarının yeni bir dengeye ihtiyacı var. Bu toplumu bölmek isteyenlerle anlaşamayız, aynı masaya oturamayız. Herkesin bir siyasi görüşü var, bu devlet hepimizin. Benim hiçbir siyasi partiyle derdim, yok ben iş insanıyım, siyasi değil iş insanları için konuşacağım. Dün bizi eleştirenler, bugün bizi alkışlıyor. Bu millete hizmet için tabii ki para kazanacağız. Hiçbir zaman adam satmayacağım, adam satan her şeyi satar. Bu ülkenin üretmeye ihtiyacı var. Bu ülkenin yeni yüzlere ihtiyacı var. Devletin hakkını yiyenin kolu kırılsın. Ben bayrağıma, devletime aşığım. Ben bu derneğe siyaseti sokarsam yarın istifa ederim. Bu dernek devletçi bir STK kültürünü bu ülkeye kazandıracaktır” şeklinde konuştu.

İl başkanlığı açılış törenine Cumhur İttifakı Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yusuf Alemdar, TÜMKİAD Genel Başkanı Nihat Tanrıkulu, TÜMKİAD Sakarya Şubesi İl Başkanı Mehmet Zeki Ediz, MHP İl Başkanı Oğuz Alkaş, SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan, SASKİ Genel Müdürü Yiğit Turan, Baro Başkanı İlknur Ebiz Yıldız, Mali Müşavirler Odası Başkanı Erdinç Atalay, İl Gençlik ve Spor Müdürü Nevzat İnanç ve iş adamları katıldı. – SAKARYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tumkiad-sakaryada-43-subesini-acti/feed/ 0
Antalya’da Serbest Bölgeler Çalıştayı Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:33:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5444 Antalya’da Ticaret Bakanlığı ve Türkiye’deki 19 serbest bölgenin üyeliğiyle kurulan Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER) ortaklığında, “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılında Serbest Bölgeler Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Kentte bir otelde düzenlenen çalıştaya, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ve Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu, SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, bürokratlar ve 19 serbest bölgenin yöneticileri katıldı.

Tuzcu, konuşmasında, serbest bölgelerin, fikrin oluştuğu 1985 yılından bugüne değerini hep koruduğunu, Serbest Bölgeler Kanunu’nun çıkarıldığı zamanki amaçlarından çok daha güçlü bir şekilde var olduğunu söyledi.

Gerek 12. Kalkınma Planı gerekse de Orta Vadeli Program’da yer alan ülke hedeflerinin Serbest Bölgeler Kanunu’nda belirtilen hedefler gibi üretim, istihdam ve ihracat odaklı olduğunu vurgulayan Tuzcu, “Serbest bölgeler istihdamı artırmayı amaçlayan, üretimi önceliklendiren bir anlayışla büyümeye devam ediyor. Ülke olarak önemli hedeflere ilerlememizde, 2023 yılında 100 bine varan istihdam sağlayan ve 12 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirilen serbest bölgelerin büyük katkıları olacaktır.” dedi.

Serbest bölgeler 2 bin 108 firmaya ev sahipliği yapıyor

Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu ise 7,5 milyar dolarlık yatırım miktarına erişen serbest bölgelerin artan taleple, 545’i yabancı yatırımcı olmak üzere 2 bin 108 firmaya ev sahipliği yaptığını bildirdi.

Küresel ekonomik konjonktürün uluslararası yatırım ortamı açısından taşıdığı belirsizlikler göz önünde bulundurulduğunda, serbest bölgelerde firma ve yabancı firma sayısında devamlı ve anlamlı artışlar kaydedilmesinin öneminin daha iyi anlaşıldığını kaydeden Emirlioğlu, şöyle devam etti:

“Yatırımcıların artan taleplerinin karşılanması amacıyla yakın dönemde kurulan ve arazisi genişletilen birçok serbest bölgemiz var. İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan 2,3 milyon metrekare büyüklüğündeki arazi üzerine kurulan Batı Anadolu Serbest Bölgesi, 2023 yılında faaliyete geçerek yatırımcı kabulüne başladı. 2022 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde 1,5 milyon metrekare, 2023 yılında Ordu’nun Ünye ilçesinde 147 bin 442 metrekare, Samsun’un Tekkeköy’de 644 bin 125 metrekare büyüklüğünde yeni serbest bölgeler ilan edildi. Ege Serbest Bölgesi’nin 2016 ve 2023 yıllarında iki kez, Antalya ve Bursa serbest bölgelerinin 2018 yılında, Kocaeli Serbest Bölgesi’nin 2022 yılında sınırları genişletilerek yatırımcıların kullanımına yeni araziler tahsis edildi.”

13 milyar dolara yaklaşan ihracat

SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, 2023’te yaklaşık 31 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi ve 13 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile serbest bölgelerin Türkiye’nin üretim, istihdam ve katma değeri yüksek ihracat üsleri haline geldiğini ifade etti.

Bu çalıştayın amacının serbest bölgelerin tüm hizmetlerini çok daha ileri seviyelere taşıyacak stratejileri, vizyonu, projeleri ve kendilerine rehber olacak yol haritasını belirlemek olduğunu vurgulayan Kılınç, “Çalıştayda serbest bölgelerin güçlü ve iyileştirmeye açık yönleri, fırsatlar ve tehditlerin yer aldığı SWOT analiz raporunu ortaya çıkaracağız. Bu rapor oluştuktan sonra Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER arasında kurulacak çalışma grupları ile önceliklendirilmiş konular ele alınacak ve hızlı aksiyon planları oluşturulacaktır.” dedi.

Oluşturulacak ortak çalışma gruplarının serbest bölgelerdeki mevcut durumu değerlendirerek ihtiyaçları belirleyeceğini ve stratejik politika önerileri geliştireceğini aktaran Kılınç, bu grupların, serbest bölgelerin altyapısının geliştirilmesi, iş yapma ortamının iyileştirilmesi, yatırım teşviklerinin artırılması, dış ticaretin kolaylaştırılması ve insan kaynaklarının geliştirilmesi gibi konularda daha verimli politikaların geliştirilmesi için çözüm odaklı yaklaşımlar sunacağını belirtti.

Alman sanayicilerin daha uygun üretim yerleri arıyor

Avrupa Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Kemal Şahin de Alman sanayicilerin daha uygun üretim yerleri aradığını, sanayinin önemli bir kısmına yönelik Almanya dışına yatırım yapmayı düşündüklerini ve bunun Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu belirtti.

SEBKİDER Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ali Avcı, dünyada serbest bölgelerde önemli gelişmeler olduğuna, Türkiye’nin bu gelişmelerin dışında kalamayacağına, ülkenin ekonomik ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine ulaşmasında uluslararası ve ulusal ortaklarla işbirliği yaparak deneyim ve kaynak paylaşımını artırması gerektiğine işaret etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-serbest-bolgeler-calistayi-gerceklestirildi/feed/ 0
Artvin’de pazarcılar maliyetlerden şikayetçi https://www.kanal7haber.com.tr/artvinde-pazarcilar-maliyetlerden-sikayetci/ https://www.kanal7haber.com.tr/artvinde-pazarcilar-maliyetlerden-sikayetci/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:12:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5432

UĞUR İSTANBULLU

Artvin’in Ardanuç ilçesinde pazarcılık yapan esnaf da artan maliyetlerden, giderlerin yüksekliğinden şikayetçi. Emekli Taştan Altun “Köylü vatandaş olarak otun tonunu alıyoruz beş bin liraya, yağın kilosunu satıyoruz 200 liraya, alan yok, peyniri satıyoruz 150 liraya ve yine alan yok. İşte geliyoruz pazara 10 -15 kilo bir şey satabiliyoruz ve onunla da köydeki ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Biz emekliyiz alıyoruz 10 bin lira maaş onunla da hiçbir şey yapamıyoruz” dedi.

Artvin’in Ardanuç ilçesinde pazarcılık yapan esnaf da artan maliyetlerden, giderlerin yüksekliğinden şikayetçi.

“EMEKLİ MAAŞIM 10 BİN LİRA, 15 BİN LİRADA ZEYTİNDEN ALIYORUM İŞTE BİZİM HAYATIMIZ”

Emekli Taştan Altun şunları söyledi:

“Köyde yaptığımız ürünleri burada satmaya çalışıyoruz zeytin gibi ama vatandaşın alım gücü olmadığı içinde satışlarımız iyi değil. Para olanlarda var ama bizde yok. Köylü vatandaş olarak otun tonunu alıyoruz beş bin liraya, yağın kilosunu satıyoruz 200 liraya, alan yok. Peyniri satıyoruz 150 liraya ve yine alan yok. İşte geliyoruz pazara 10 -15 kilo bir şey satabiliyoruz ve onunla da köydeki ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Biz emekliyiz alıyoruz 10 bin lira maaş onunla da hiçbir şey yapamıyoruz. Zeytinimizin kilosu 150 lira ve kendi imalatımız Naldöken Köyü’nde yetişiyor. Fakat satmamıza rağmen müşteri bulamıyoruz. Zeytinimiz fazla olmayınca götürüp yağda çıkaramıyoruz. Devlet destekli yeni bahçelerde yaptık ve şu an 100 kök zeytinim var. Üretime geçti ve 100 kiloya yakın zeytin alıyorum işte onunla da 15 bin lira para geçiyor elime ve ne yapılır o parayla a bir de 10 bin lira da emekli parası işte her şey ortada.”

“VATANDAŞ PARASINI FAİZE YATIRIRSA İŞTE PAZARDA İŞLER BÖYLE OLUR”

Peynirci Şener Akyüz şunları söyledi:

“Şu an fiyatlar çok yüksek ve anlayacağınız fiyatları tutamıyorlar. Bir ay öncesindeki peynir bizde 200 liraydı şimdi ise bizde 250 lira. Asgari ücrete ve emekliye gelen zamla beraber köylüde süte zam yaptı. Biz ürünü alıp pazara getiriyoruz ve araçla geliyoruz haliyle yakıt yakıyoruz. Bundan bir ay öncesinde mazot 40 lira idi ve şimdi ise 45 lira oldu. Şu an esnaflıkta zor bankalar faizleri yükseltince vatandaş parasını bankaya yatırıyor ve doğal olarak adam ‘paramı bankaya yatırayım neden ticaret yapayım’ diyor.

“HANİ FAİZ HARAMDI, OLMAZ BÖYLE BİR ŞEY”

Biz bu işi yapmamız için bir sermayemizi yatırmışız bu işe. Mecburen getirip burada satmak zorundayız ama kurtarmıyor. Yani biz de bunları satıp paramızı bankaya mı yatıralım? Bizde paramızı bankaya yatıralım çalışmayalım o zaman ve parası olan yaşasın olmayanda sürünsün artık. Bu böyle gitmez ve bizim devletimizden isteğimiz banka faizlerini düşürmesi. İnsanlar bankadan para alacak ve iş yapacak sonuçta ticaret dönecek. Hani faiz haramdı ne oldu olmaz böyle bir şey. Şu anda piyasadan para çekilmiş ve vatandaş bankadan aldığı faizle yan gelip yatıyor. Biz de peynirimizle aracımızla düşmüşüz yollara para kazanmanın peşindeyiz. Yemek pahalı, hotel pahalı ve bir hotel olmuş bin lira yemekle beraber bin 500 lira ve araca da mazot koyunca oluyor masraflar 3-4 bin lira, bunun altından çıkmak çok zor. Tekrar etmek zorundayım biz devletten faizleri düşürmesi. Düşürsün ki piyasaya hareket gelsin zaten masraflar çok yüksek.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/artvinde-pazarcilar-maliyetlerden-sikayetci/feed/ 0
Sinop’ta balıkçılar sürdürülebilir avcılık için aynı saatte denize açılıyor https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:03:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5423

MUSTAFA USTA

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, “Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz” dedi.

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, Sinop açıklarında balık avlamak için açılan balıkçıların aynı saatte denize açılıp aynı saatte limana dönme kararıyla ilgili açıklama yaptı. Samsun, şunları söyledi:

“SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK ADINA KANUNLARIN YAPMAK İSTEDİĞİNİ BALIKÇILARIMIZ KENDİ KALPLERİNDEN BU KARARI ALMIŞLAR VE UYGULUYORLAR”

“Türk balıkçısı zor zamanların, zor mücadelelerin insanlarıdır. Hepsine birer selam göndererek bereketli bir avcılık yapmalarını dileyerek, onların bu sıkıntılı faaliyetlerini izleyenlere kısaca özetlemek isterim. Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Eskiden bunu gece de avlayabiliyorlardı. Gırgır balıkçıları istavriti kanuni olarak gece gündüz avlayabiliyorlar. Herhangi bir yasak yok. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Neden? Çünkü, buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları bu manada tebrik ediyorum.

“BİLİMSEL OLARAK BİZ BUNU DESTEKLİYORUZ”

Bilimsel olarak bakarsak geceleyin istavrit balıkları biraz daha hava soğuduğu için suyun daha alt kısımlarında bulunuyorlar. Geceleri dinleniyorlar ve sabahları da beslenme, hareket etme, iç güdüleri gereği denizin biraz daha üst kısımlarına çıkıyorlar. Bilimsel olarak da biz bunu destekliyoruz. Sonuç olarak Türkiye’nin denizlerinde avcılık yapan Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’de değişik balıkları avlayan gırgır avcıları Moritanya gibi Güney Afrika’da ki denizlerde kazan kazan misaliyle hem Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağını taşıyorlar hem orada yakaladıkları balıkları o bölgenin firmalarına işleterek hem o ülkelere, hem Türkiye’mize döviz kazandırıyorlar. Buradaki teknelerde sürdürebilir balıkçılık anlamında bu balıkçıların bu istavrit, hamsi gibi göçmen balıkların bizden sonraki nesillere devamını sağlamak için kendileri böyle bir kara almışlar. Onları bilim dünyası olarak, akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Onlara bereketli bir avcılık diliyor, insanlarımıza da bu doğal ürünü soflarında haftada en az 1-2 defa tüketmelerini tavsiye ediyoruz. Bütün insanlarımızın ekonomik şartlar içerisindeki akaryakıt fiyatlarından etkilenmesi gibi, giderinin büyük bir kısmı akaryakıt olan balıkçılık faaliyetlerinde de bu önemli bir girdi.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/feed/ 0
Doğal Gaz Zamları Odun ve Kömür Kullanımını Artırıyor https://www.kanal7haber.com.tr/dogal-gaz-zamlari-odun-ve-komur-kullanimini-artiriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/dogal-gaz-zamlari-odun-ve-komur-kullanimini-artiriyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:57:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5417

SERRA TAYLAN

Doğal gaz faturalarına yansıyan zamlar vatandaşı odun ve kömür kullanımına yöneltiyor. Elazığ Odun Ambarı esnafı Ömer Faruk Özdemir, “Doğal gazdan dolayı zaten fiyatlar arttı. Doğal gaz fiyatları arttığı için odun kömüre rağbet de arttı. Tabi odun kömür de yüksek olduğu için insanlar biraz daha tasarrufa gidiyorlar bu nedenle torba bazında satışlarımız daha çok oluyor” dedi.

Doğal gaza gelen zamların odun ve kömüre olan rağbeti arttırdığına değinen Elazığ Odun Ambarı esnafından Ömer Faruk Özdemir, şunları söyledi:

“ALIM GÜCÜ DÜŞÜK OLDUĞU İÇİN TORBA BAZINDA SATIŞ FAZLA”

“Doğal gazdan dolayı zaten fiyatlar arttı. Doğal gaz fiyatları arttığı için odun kömüre rağbet de arttı. Tabi odun kömür de yüksek olduğu için insanlar biraz daha tasarrufa gidiyorlar bu nedenle torba bazında satışlarımız daha çok oluyor. Ton bazında pahalı olduğu için milletin de alım gücü az olduğu için torba bazında alıyorlar. Günü kurtarmanın peşindeler. Depremden sonra odun kömür satışımız arttı çünkü insanlar bahçelere yöneldi. Biraz daha rağbet gördü. Yüksek katlı binalardan insanlarımız kaçıyor. Bu nedenle bahçelere dönüş oldu. Oralarda sobalı olduğu için odun kömür tüketimi oralarda daha çok oluyor. Doğal gaz tüm evde yakılıyor, ancak sobayı bir odada yakarak tasarrufa kaçıyorlar bu biraz daha insanlar için önemli oluyor daha ekonomik oluyor.”

“DOĞALGAZ PAHALI OLDUĞU İÇİN ODUN KÖMÜR ALIP BİR ODADA ISINMAYI GÖZE ALIYORLAR”

Elazığ Odun Ambarı esnaflarından Necati Özdemir, “Yaşanan son depremden sonra odun kömür talebi daha da arttı çünkü insanlar bağ evleri gibi yerlere yerleşmeye başladı. Buralarda da odun kömür kullanıyorlar. Sonrasında baktığımız zaman odun kömür işi yapanların sayısı düştü. Doğal gaza göre odun kömür daha pahalı. Odun şu an 4 bin ile 5 bin arası değişiyor. Kömür 7 bin 500 ile 10 bin arası değişiyor. Normalde doğal gaz daha pahalı olduğu için adam soba kuruyor bir odada soba kurarak en azından maliyeti biraz daha düşürürüm hesabını yapıyor. Neticede kömür daha pahalı onlar idare yolunu arıyorlar” dedi.

“ODUN KIRACAK ADAM BULAMIYORUZ”

Sözlerine devam eden Özdemir, “İşçi problemi var odun kıracak odun kesecek adam bulamıyoruz. Elazığ’ın en büyük sıkıntılarından biri de budur. Yani işçi konusunda çok sıkıntı yaşıyoruz. Yakıt zamlarından dolayı maliyetler çok yükseldi. Bu odun dağdan gelene kadar her şeyi yakıtla. Kamyonudur, hızardır, doğramasıdır her şeyi yakıt ve işçilikten dolayı maliyetlerin fiyatı arttı geçen yıla göre. Geçen yıl 2 buçuk bin lira olan odun bu yıl hemen hemen 5 bin lira” diye konuştu.

“GEÇEN SENE ODUN ALIYORDUK BU SENE KABAK”

Kömür fiyatlarını yüksek bulan Elazığlı Ali Günaydın, “Açıkçası odun kömür fiyatları biraz yüksek. Geçen sene meşe odun alıyorduk bu fiyata. Bu sene kavak alıyoruz. Doğal gaz kullananlar da aynı şekilde odun kömür kullanıyorlar doğal gaz fiyatlarını yüksek olmasından dolayı. Yaptıkları yatırım sadece bir ay gidiyor onun dışında 4-5 ay doğal gaz kullanıyor” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dogal-gaz-zamlari-odun-ve-komur-kullanimini-artiriyor/feed/ 0
Anka Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın Kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Enflasyonla Mücadeleye Seçim Molası Devam Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-secim-molasi-devam-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-secim-molasi-devam-ediyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:27:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5401

ERDAL SAĞLAM

Merkez Bankası bu hafta toplanıyor ama yeni faiz artış kararı beklenmiyor. Halbuki enflasyon beklentilerinin kötüleştiği, TL’ye dönüşün gerektiği kadar gerçekleşemediği gözleniyor. Buna rağmen faiz artışı kararının verilmemesi, “enflasyonla mücadeleye seçim molası”nın devam ettiğini gösteriyor.

Seçim ekonomisinin Ocak’tan itibaren hızlandığını söyleyebiliriz. Örneğin Ocak ayı bütçe açığı geçen yıl aynı aya kıyasla 5 kat fazla gerçekleşti. İlk ayda faiz harcamalarının devasa boyutlara ulaşmasının bu açıkta etkisi oldu. Şubat ve Mart ayı bütçe açıklarının ise yaklaşan seçimler nedeniyle daha da yüksek çıkması beklenebilir. Çünkü seçimler yaklaştığında, çeşitli kesimlere biriken borçların da ödeneceği anlaşılıyor.

Buna rağmen Mayıs seçimleriyle kıyasladığımızda, Mart seçimlerinin ekonomiye etkisinin daha az olduğunu söyleyebiliriz. Seçim öncesi emeklilere verilecek ikramiye miktarının 3 bin TL olarak belirlenmesi, bu kez siyasi otoritenin daha dikkatli davrandığı biçiminde yorumlandı. Tabii ki 3 bin TL’lik ikramiyenin, yılbaşı maaş zamlarında olduğu gibi, ödeme günü yaklaştığında seçmen memnuniyeti açısından artırılması gündeme gelebilir.

Seçim etkisinin asıl olarak para politikalarında görüldüğünü, sıkı para politikasına seçim nedeniyle ara verildiğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. Geçtiğimiz hafta açıklanan beklenti anketleri, 2024 yılsonu enflasyon beklentilerinin daha da yükseldiğini ortaya koydu. Bunda beklenenden yüksek çıkan Ocak ayı enflasyonunun etkisi, doğal olarak büyük oldu. Bu nedenle 12 ay sonrası enflasyon beklentileri de, baz etkisi düşünülerek, bir miktar aşağı indi. Ancak 2025 enflasyon hedefinin yüzde 14 olduğunu düşünürsek, yüzde 39’a inen 1 yıl sonraki enflasyon rakam hala hedefin çok üstünde kalıyor.

Bu arada çıkan beklenti anketlerindeki rakamlar da iyimser gözüküyor. Merkez Bankası’nın hedefi 2024 yıl sonu için yüzde 36 ama piyasa beklentisi anketlerde yüzde 43’e çıktı. Piyasa oyuncularıyla görüştüğümüzde ise bu rakamı yüzde 46-47’nin altında tahmin edene rastlamadık. Dolayısıyla anketlerin gösterdiğinden daha yüksek bir piyasa enflasyon beklentisi olduğunu söyleyebiliriz.

GEÇ KALINDIKÇA FATURA BÜYÜYOR

Seçimler nedeniyle Merkez Bankası’nın piyasadaki likiditeyi gerektiği ölçüde çekmediği de bir gerçek. Bu nedenle TL’ye dönüşün göstergesi olan TL mevduatlara yöneliş beklentilerin altında kalıyor. Bu durum bankaların kaynak maliyetlerinin düşmesine neden olurken, özellikle küçük tasarruf sahibi vatandaşlar mağdur ediliyor. Merkez Bankası’nın çeşitli araçlarla mevduat faiz oranlarını artırmaya çalıştığı görülse de bunun yetersiz kaldığı açık. Seçim öncesi Merkez Bankası’nın bankalara bu konuda esnek davrandığı gözleniyor.

Mevduat faizlerinin düşük tutulması bir yandan küçük tasarrufçuyu mağdur ederken, öte yandan ise yine sıkı para politikasına ters biçimde, kredilerin yeniden artmasına neden oldu. Bankalar, önümüzdeki dönemde enflasyonun ve buna bağlı olarak politika ile mevduat faizlerinin düşeceği hesabıyla, yeni bir kredi oyunu kuruyorlar. Özellikle nakit sıkışıklığı olan, KOBİ ve esnaflara uzun vadeli kredi teklif ediyorlar. Bu kredilerin 2-3 yıl vadeyle alınması halinde kredi faiz oranlarını yüzde 46-47’ye çekmiş durumdalar. Kısa vadeli, üç ayda bir faiz ödemeli krediler için de yüzde 52 faiz uyguluyorlar.

Buna karşılık mevduatta ise, küçük tasarruf sahibine ancak yüzde 35-36 TL mevduat faizi ödüyorlar. Yüksek hacimli tasarruflara yüzde 42-43 faiz veriyor, KKM’den dönen TL mevduatlara ise yüzde 62’ye kadar faiz ödüyorlar. Bu ödemeler bileşik ve ortalama hesaplandığında faiz yüksek görünüyor ama özellikle küçük tasarruf sahibi yine enflasyon altında negatif faiz alıyor.

Bu nedenle de dövize talep artmaya devam ediyor. KKM’den çözülen hesapların bir bölümü TL’ye, diğer bölümü döviz hesapların akıyor. Sıkı para politikasının amaçlandığı TL’ye dönüş bu nedenle istenilen ölçüde olmuyor. Bu yüzden de Merkez Bankası döviz rezervlerinde erime devam ediyor. Ocak başından bu yana net döviz rezervlerindeki erimenin 10 milyar doları aştığı görülüyor.

Ekonomi yönetimi mevcut rezervlerle Mart ayı sonuna kadar durumu idare etmeye çalışacak. Rezervlerdeki sıkıntı nedeniyle yılbaşından bu yana kur artışları yüksek oldu. Ancak geçen seçim öncesinde olduğu gibi, bundan sonra seçime kadar kurları neredeyse sabit bir rakamda tutmaya çalışabilirler.

Özet olarak enflasyonla mücadelede gevşek bir dönem yaşıyoruz. Enflasyon beklentileri düşmesi gerekirken artıyor, bu nedenle de politika faizinde artış ihtiyacı hissediliyor. Seçim nedeniyle bu kararın alınamayacağı anlaşılıyor. Halbuki Şubat’ta yapılacak 2,5 puanlık faiz artışının beklentileri olumluya çevirme imkanı varken, seçimden sonra faiz artış ihtiyacının en az 5 puan olacağını söyleyebiliriz.

Geçen yılın ikinci yarısında gördüğümüz gibi; alınan geç kararlar ekonominin ödeyeceği faturayı büyütüyor. Emekli ikramiyesinin 3 bin TL olarak belirlenmesini, giderek artırılan yükün yine dar ve sabit gelirliler ile yoksul kesimlerin üzerine yükleneceğinin bir işareti olarak görebiliriz.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/anka-ekonomi-koordinatoru-erdal-saglamin-kaleminden-haftalik-ekonomi-analizi-enflasyonla-mucadeleye-secim-molasi-devam-ediyor/feed/ 0 İsrail’e destek veren firmalara karşı Türkiye’de boykot çağrıları artıyor https://www.kanal7haber.com.tr/israile-destek-veren-firmalara-karsi-turkiyede-boykot-cagrilari-artiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/israile-destek-veren-firmalara-karsi-turkiyede-boykot-cagrilari-artiyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 09:03:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5384 İsrail’in Gazze’yi işgali sonrası dünyanın farklı ülkelerinde İsrail’e destek veren firmalara karşı boykot çağrıları artarken Türkiye’de de boykot, tüketicilerin satın alma tercihlerini etkilemeye devam ediyor.

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırılarına destek niteliğinde açıklamalar yapan ve İsrail’e yardım gönderen uluslararası firmalar, dünyanın farklı ülkelerinde boykot ve protesto ediliyor. Küresel çapta olduğu gibi yurt içinde de tüketiciler İsrail’e karşı pozisyon alıyor.

Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, AA muhabirine, yeme-içme sektöründe protesto ve boykot kampanyalarıyla karşı karşıya kalan gazlı içecek markalarının çok fazla tüketildiğini ancak bu durumda 7 Ekim’den bu yana ciddi bir değişiklik yaşandığını söyledi.

Birçok restoran ve lokanta sahibinin Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırıların ardından kendi isteğiyle söz konusu gazlı içecekleri satmama kararı aldığını aktaran Bingöl, “Şu anda benim gözlemim, restoran ve lokantaların yarısı boykot ürünlerinden olan gazlı içecekleri satmıyor. Bu durum işletmelerin cirosunu olumsuz etkilemedi. Gelen müşteri gazlı içecek satılmadığını öğrendiğinde, demirhindi şerbeti ve ayran gibi alternatif ürünlere yöneliyor.” ifadelerini kullandı.

Bingöl, müşterilerin çoğunluğunun işletmenin gazlı içecek satmama kararına saygı gösterdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“7 Ekim’den öncesine göre aylık bazda yeme-içme sektöründe gazlı içeceklerin satışı yüzde 20 civarı düştü. Bu oranı marketler, lokantalar ve otelleri dahil ederek söylüyorum. Restoran ve lokantalarda gazlı içecek satışları yüzde 50’den fazla azaldı. Ben boykot bilincinin canlı tutulması gerektiğini düşünüyorum. Boykotun sürekli ve geçerli olabilmesinin tek yolu var, muadilini ve daha iyisini yapacaksın. Benim restoranımda müşterilerimin yüzde 70-80’i demirhindi şerbeti içiyor. Gazlı içecek yok ama muadili var, diyorum. Boykot meselesinde özellikle gazlı içeceklere alternatif olacak, çok da lezzetli olan geleneksel içeceklerimiz var. Şerbet, ayran ve Türk kahvesi gibi lezzetlerimizi daha fazla tanıtmalı daha fazla tercih edilir yapmalıyız.”

“Cephane Bizden Değil’ boykot kampanyası kararlı bir şekilde sürüyor”

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Gazze’de bir soykırım yaşandığını ifade ederek, 18 ülkeden, 34 tüketici örgütüne milyonlarca insanın soykırıma uğramasına seyirci kalmamaları çağrısında bulunduklarını bildirdi.

Yaşanan insanlık dramına karşı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en güçlü şekilde tepki gösterildiğini vurgulayan Deniz, şunları kaydetti:

“7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, ülkemiz insanı başta İsrail olmak üzere, bu soykırımı destekleyen ülkelerin marka ve ürünlerini satın almayarak, tüketici boykotu geliştirmek istemektedirler. Tüketici Birliği Federasyonu tarafından, özellikle sosyal medyada dolaşıma sokulan birçok listedeki marka ve ürünler üzerinde yapılan araştırma ve incelemede, çoğu marka ve ürünün ABD ve İsrail ekonomilerine ait olmaları bir yana, ülkemizin ekonomisi içinde yer aldıkları, ulusal marka ve ürünler olduğu tespit edildi. Tüketicinin tüketimden gelen gücünün harekete geçirilerek yapılacak boykotta, boykot edilecek marka ve ürünün milliyetinin doğru tespit edilmesi gereklidir. Ayrıca, tüketicinin o ürün yerine, ikame edebilecek başka ürün seçeneğinin olması, boykotun etkili şekilde uygulanmaya uygun olması ve boykot kapsamındaki marka ve ürünün ülkemiz ekonomisi bakımından başta istihdam ve yerli sermayenin zarar görmemesi gibi çeşitli koşulların gözetilmesi gereklidir.”

Tüketici Birliği Federasyonu olarak başlattıkları “Cephane Bizden Değil” boykot kampanyasını kararlı şekilde sürdürdüklerini ifade eden Deniz, “Sadece Türkiye’de değil, Orta Doğu, Afrika ülkeleri ve Türk devletlerinden boykota katılımın yoğun olduğu haberlerini alıyoruz. Boykotun etkili olduğunu halka açık şirketlerin bilançolarından da anlıyoruz. Market raflarındaki boykot ürünlerinin fiyat etiketlerindeki değişimden boykotun gücü anlaşılıyor. Neredeyse zararına ürün satıyorlar ama yine de tercih edilmiyorlar.” şeklinde konuştu.

Deniz, boykot kampanyasını “başarısızlıkla” ve “sürdürülemez olmakla” ilişkilendiren yorumlara katılmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu yorumlar iki sebebe dayanıyor. Söz konusu markalar, sosyal medya üzerinden böyle bir algı oluşturmak için trolleri ile kampanya yapıyor. Gerçekte ise eşimiz, dostumuzun boykota sadık olduğunu görüyoruz. Sosyal medyada dolaşan ‘boykotun başarılı olmadığı’ şeklindeki yaklaşım tamamen firmaların kendi yalan haberleri. Diğer durum ise boykotun şiddet görüntüleriyle gösterilmesi. Sağduyu sahibi halkımız böyle kolayı dökmekle, kafeyi basmakla, oradaki insanları rahatsız etmekle boykotun olmayacağını çok iyi biliyor. Bu görüntülerdeki şahısların samimi olmadığı, provokatif amaçlarla boykotu sulandırmak için böyle şeyler yaptıklarını düşünüyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israile-destek-veren-firmalara-karsi-turkiyede-boykot-cagrilari-artiyor/feed/ 0
Kültür ve Turizm Bakanı: 2028’de turist sayısında dünyada ilk 3 sırada yer almayı hedefliyoruz https://www.kanal7haber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-2028de-turist-sayisinda-dunyada-ilk-3-sirada-yer-almayi-hedefliyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-2028de-turist-sayisinda-dunyada-ilk-3-sirada-yer-almayi-hedefliyoruz/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:12:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5314 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2028’de turist sayısında dünyada ilk 3 sırada yer alarak, 100 milyar dolar gelir hedeflediklerini söyledi.

Ersoy, Alanya Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleşen Turizm ve Otel İşletmecileriyle Sektör Değerlendirme Toplantısı’nda, geçen ay turizmde 56,7 milyon ziyaretçi ve 54,3 milyon dolarla Türkiye tarihinin en iyi rakamlarını sektör olarak elde ettiklerini açıkladı. Burada Antalya ve Alanya’nın pastadaki payının büyük olduğunu ifade eden Ersoy, Antalya’nın geçen yıl 16 milyon turisti ağırlayarak en yüksek geliri elde ettiğini belirtti.

Ersoy 2024 yılına umutla baktıklarını anlatarak, “60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar hedefimiz var. Antalya’nın da 17,5 milyon sayısına ulaşacağını bekliyoruz. El birliğiyle çalışarak sektör olarak bu hedeflere ulaşacağız.” dedi.

Bu hedeflere ulaşmak için birçok etkinliği paralel götürmek, birçok hamleyi önceden görüp atmak gerektiğinin altını çizen Ersoy, dünyada turizm sektöründe lider konumda olmak için orta ve uzun vadeli projeleri hazırlamak ve bunları harfiyen uygulamak gerektiğini belirtti.

“2022 yılında pandemiyi iyi yönettiğimiz için dünyada en çok turistle dördüncü sıraya kadar geldik”

Bakan Ersoy, 2018’de belirledikleri orta ve uzun vadeli yol haritasında belirlenen hedeflere tek tek yaklaştıklarını anlatarak, “Eksiklerimizin başındaki tanıtımdı. Bunu Turizm Geliştirme Ajansıyla 2019 yılında yoluna soktuk. Şu anda dünyada en iyi, en yoğun şekilde tanıtım yapan turizm ülkesi Türkiye. Bunun sonuçlarını da aldık. Çok hızlı bir şekilde basamaklarda yukarı çıktık. 2022 yılında pandemiyi iyi yönettiğimiz için dünyada en çok turistle dördüncü sıraya kadar geldik. Şimdi bu sene inşallah beşinci sıramızı korumuş olacağız. Hedefimiz burada kalmak değil. 2028’e kadar üçüncülüğe gelmek. Gelir hedefimiz de çok büyük. 2028’de 100 milyar dolar hedefimiz var. Bunu da aşama aşama bütün planları zamanda ve adımları yerinde atarak gerçekleştireceğiz diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Ersoy hedefleri koymanın kolay, sonuçları görmenin de güzel olduğunu ifade ederek, bunun kendi kendine olmadığını sistemli ve programlı çalışarak gerçekleştirildiğini kaydetti.

Bakanlık olarak, arıtma tesisleri ve halk plajları projelerini de hayata geçirdiklerini dile getiren Ersoy, Antalya’da son beş yıl içerisinde iki arıtma tesisi ve 15 halk plajı açtıklarını vurguladı.

Turizmde en önemli konunun gelen turistten şehrin bütün paydaşlarının yaralanması olduğunun altını çizen Ersoy, şöyle konuştu:

“Geçen dönem gelen turistin otele hapsolmaması, esnafla buluşmasını sağlamakla ilgili bir çalışma hazırladık. Arkeolojik çalışmaları 12 aya çıkardık. Eskiden 45-60 günlük kısa vadeli çalışmalar vardı ve yıllar sürüyordu. Şu anda 172 kazı noktasında ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında 12 ay kazı programı ve kazı noktalarımızı hazırlıyoruz. Bu anlamda da çok iddialı bir hedef koyduk. Son 60 yılda gerçekleştirdiğimiz kazı sayısını gelecek dört yılda gerçekleştireceğiz. Ortalama 15 kat daha yoğun çalışacağız demektir. Eskiden bir noktada kazı varken şimdi 15 noktada kazı çalışması yapıyoruz. Otomatikman 15 yılda yaptığınız işi 1 yıla sığdırabiliyorsunuz. Bu kolay olmuyor. Kazı ekibini ciddi şekilde desteklemeniz gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak inanılmaz derecede bütçeleri artırdık. Basit bir rakam verecek olursam 2019 yılında 36,7 milyon lira olan kazı bütçemizi geçen sene 1,1 milyara çıkarttık. Bu seneki rakamı da 6 milyar lira olarak belirledik.”

Ersoy, bu konuda bir adım daha atarak gece müzeciliği uygulamasına başlayacaklarını anlatarak, sahil bölgelerindeki yüksek sıcaklık nedeniyle gündüz plajları tercih eden tatilcileri akşam saatlerinde otellerinden çıkararak müzelere yönlendirmek istediklerini vurguladı.

Gece müzeciliğini şehir merkezi ve yakın bölgelerdeki müzeler başta olmak üzere yavaş yavaş yoğunluğuna göre yayacaklarını anlatan Ersoy, “Bu çalışmaları bu yıl tamamlayıp aşamalı şekilde gece müzeciliğini başlatacağız. Amaç turist dışarı çıksın, esnafla buluşsun.” dedi.

Toplantı basına kapalı gerçekleştirilen soru cevap kısmıyla sona erdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kultur-ve-turizm-bakani-2028de-turist-sayisinda-dunyada-ilk-3-sirada-yer-almayi-hedefliyoruz/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında 56 yatırım projesini destekliyor https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-teknoloji-odakli-sanayi-hamlesi-programi-kapsaminda-56-yatirim-projesini-destekliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-teknoloji-odakli-sanayi-hamlesi-programi-kapsaminda-56-yatirim-projesini-destekliyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:54:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5302 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Katma değerli üretimi teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında, biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar toplam büyüklüğü 22 milyarı geçen 56 yatırım projesini destekliyoruz.” dedi.

Mehmet Fatih Kacır, Acıbadem Üniversitesi Kerem Aydınlar Kampüsü’nde düzenlenen “İstanbul Tanısız ve Nadir Hastalıklara Çözüm Platformu Projesi Tanıtım Toplantısı ve Acıbadem Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (TEKMER) Açılış Töreni”ne katıldı.

Bakan Kacır, etkinlikte yaptığı konuşmada, bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin yeni bir çağın başlangıcının kapısını araladığını belirterek, 4. Sanayi Devrimi olarak adlandırılan bu sürecin insanlığın gelişimi ve refahını desteklemenin yanı sıra, yeni zorlukları da beraberinde getirdiğini ifade etti.

Türkiye’nin bu süreçte “Milli Teknoloji Hamlesi” ile kendi özgün yol haritasını hayata geçirdiğini aktaran Kacır, “Kritik teknolojilerde ‘Tam Bağımsız Türkiye’ anlayışıyla teknolojide öncü bir ülke olma iradesini gösteriyoruz. Bilimin, teknolojinin ve refahın sadece birkaç ülke veya şirketin elinde asimetrik şekilde toplanmasının karşısında duruyoruz.” dedi.

Kacır, insanlık yararına bilim ve teknoloji yaklaşımıyla, milli ve özgün teknolojik ürünler geliştirmeyi sadece milletin değil tüm insanlığın huzur ve refahı adına önemli bir araç olarak gördüklerini ifade ederek, “İnsan genom projesinin tamamlanması sonrasında geliştirilen yeni nesil tedavi yöntemleri ile yapay zeka, artırılmış gerçeklik, büyük veri ve analitik, robotik gibi bilgi teknolojilerinin sağlık sektöründe kullanımının yaygınlaşması; vatandaşlarımızın maliyet etkin ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişim imkanı sunuyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin sağlıktaki dönüşümü göğüslerken AR-GE, inovasyon kabiliyeti, nitelikli insan kaynağı ve güçlü sağlık altyapısı gibi önemli avantajlara sahip olduğuna dikkati çeken Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Güçlü sağlık altyapımızı, AR-GE ve inovasyon yetkinliklerimizle buluşturarak küresel ölçekte ürün, teknoloji ve hizmet geliştirmenin önünü açacak kritik politika ve proje önerileri belirledik. Klinik ve bilişim teknolojilerindeki patent sayılarını, AR-GE harcamalarını ve sağlık alanındaki girişimlerin sayılarını artırmayı kendimize hedef olarak koyduk. İlaç, tıbbi cihaz ve sağlık bilişim teknolojilerinde yerlileştirme hamlemize hız verdik.

Sadece 2023 yılında sağlık sektöründe 315 yatırıma teşvik belgesi düzenleyerek 55 milyar liranın üzerinde yatırımı harekete geçirdik ve yaklaşık 9 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. Katma değerli üretimi teşvik etmek ve cari açığı azaltmak üzere hayata geçirdiğimiz Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında, biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar toplam büyüklüğü 22 milyarı geçen 56 yatırım projesini destekliyoruz. TÜBİTAK destek programlarımızda AR-GE ve yenilik konu başlıkları altında sağlık sektöründe pek çok alanda çalışmalara öncelik veriyoruz.”

“27 teknoloji merkezimizin 15’i yenilikçi sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine öncülük ediyor”

Bakan Kacır, TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında son 22 yılda sağlık alanında 9 binden fazla projeye ve 15 binden fazla kişiye toplam 40 milyar lira destek sağladıklarını dile getirdi.

KOSGEB destekleriyle hayata geçen teknoloji merkezlerinin sağlık alanında teknoloji geliştirme kabiliyetlerine son dönemde önemli bir ivme kattığını belirten Kacır, “27 teknoloji merkezimizin 15’i sağlık girişimlerine ev sahipliği yaparak yenilikçi sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine öncülük ediyor.” dedi.

Kacır, Acıbadem Üniversitesinin sahip olduğu bilgi birikimi ve enerjisini sağlık teknolojilerinde faaliyet gösteren girişimci ve işletmelere aktarmasını sağlayacak bir projenin açılışını gerçekleştirdiklerini dile getirerek, “Girişimcilerimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak tasarlanan altyapı, şimdiden 25 teknoloji girişimimize ev sahipliği yapıyor.

TEKMER bünyesinde yer alan girişimlere sağladığımız vergisel avantajlarla girişimcilerimizin yanında yer alıyoruz. İnanıyorum ki burada kurduğumuz altyapı önümüzdeki yıllarda sağlık alanında Turcorn’larımızın adresi olacak. Yenilikçi ürün ve hizmetlerin ticarileştirmeleri için uygun platform sunarken 85 milyonumuzu daha nitelikli sağlık hizmetiyle buluşturmamızı sağlayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

“Nadir hastalıklarda yeni tanı ve tedavi yöntemlerine ışık tutacak veri tabanı oluşturuyoruz”

Bakan Kacır, önleyici sağlık hizmet kapasitesini güçlendirerek evlilik öncesi ve yeni doğan tarama programlarının kapsamını Sağlık Bakanlığı öncülüğünde genişlettiklerini aktardı.

Risk grubundaki bireylere genetik danışmanlık hizmetleri sunarak onların bilgi ve bilinç düzeyini yükselttiklerini kaydeden Kacır, “SGK tarafından geri ödeme kapsamına alınan tüp bebek tedavisiyle; hasta veya taşıyıcı çiftlerimizin sağlıklı bebeklerini kucaklarına almalarına imkan sağlıyoruz.” dedi.

Kacır, “İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle hayata geçirdiğimiz ‘İstanbul Tanısız ve Nadir Hastalıklara Çözüm Platformu-İSTisNA’ projesi bünyesinde hayata geçirdiğimiz çalışmalarla da bireylerin nadir ve tanısız hastalıklardan kaynaklanan sosyal ve fiziksel dezavantajlı durumlarının etkilerinin azaltıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Nadir hastalıklarda yeni tanı ve tedavi yöntemlerine ışık tutacak veri tabanı oluşturduklarını aktaran Kacır, “İstanbul Kalkınma Ajansımızla bugüne kadar 28,5 milyon lira destek sağladığımız İSTisNA projesi nadir hastalıklar alanında kabiliyetlerimizi güçlendirmenin yanında İstanbul’u, Orta Doğu ülkeleri, Türk Devletleri ve Balkan ülkeleri gibi yakın coğrafya için nadir hastalıklar alanında danışmanlık alınabilecek bir referans ve çekim merkezi haline getirecek.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-mehmet-fatih-kacir-teknoloji-odakli-sanayi-hamlesi-programi-kapsaminda-56-yatirim-projesini-destekliyor/feed/ 0
Erzincan’daki altın madeni sahasında toprak kayması yaşandı https://www.kanal7haber.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:24:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5228 İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü akademisyenlerince, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasındaki toprak kaymasıyla ilgili hazırlanan ön inceleme raporunda, yaklaşık 112 metrelik yığın yüksekliğine sahip alanda 20 milyon 160 bin metreküplük bir kütlenin kaydığının değerlendirildiği belirtildi.

Üniversite tarafından paylaşılan raporda, Erzincan’daki altın madeni ocağında yaşanan durum incelendiğinde, olayın yığın liçi yapılan bölgedeki şevin (eğimli yüzey) kaymasıyla gerçekleştiğinin anlaşıldığı belirtilerek, “İliç’teki yığın liçi sahası, 2021 yılı Google Earth uydu bilgilerine göre, her biri 8 metre yüksekliğe sahip 31 basamaktan oluşmakta olup, genel şev eğimi 2,5Y: 1D şeklindedir. Sahada yığın liçi için oluşturulmuş olan şevin, şev kaymasına sebep olan kısmının ise yine aynı verilere göre 8 metre yüksekliğindeki 14 basamaktan oluştuğu anlaşılmaktadır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

???????Raporda, şunlar kaydedildi:

“2021 yılı uydu görüntüleri dikkate alınarak yapılan ilk incelemelere göre, ocak içerisinde 14 adet basamaktan oluşan bir liç yığınının olduğu ve basamak yüksekliğinin 8 metre olduğu düşünüldüğünde, yaklaşık 112 metrelik bir yığın yüksekliğine ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu da akmanın gerçekleştiği alanda çıkarılan ve liç işlemine tabi tutulan malzemenin yaklaşık 177 bin metrekarelik bir alanı etkilediği ve yaklaşık 20 milyon 160 bin metreküp hacimlik bir kütlenin kayarak ve akarak yaşanan sorunun meydana geldiğini göstermektedir. Kayma ve akma yaşanan bölge, yakında bulunan Fırat Nehri ve üzerinde bulunan HES barajına yakın olup, kayma sonrası akma da bu yöne doğru gerçekleşmiştir. Sahanın bulunduğu bölgede irili ufaklı fayların olduğu da anlaşılmaktadır.”

Bir mühendislik girişimi sonucu insan eliyle oluşturulan herhangi bir pasa (madenlerin arasında çıkan taş, toprak vb. yabancı nesneler) atık sahası, döküm sahası veya yığın liçi sahalarında oluşacak şev yenilmelerinin nedensiz ve habersiz olarak gelmeyeceğinin bilindiği aktarılan raporda, üstelik bu yığma materyaller kohezyonsuz, gevşek ve suya doymuş zayıf yapıda ise bu şev kütlesinin yenilme mekanizması, zaman deformasyon ilişkisi, topoğrafik değişmeler, şev geometrisi, yağış miktarları gibi birincil faktörlerin birlikte sorgulanarak önemle ve dikkatle izlenip değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Raporda, “Olası bir sabit hızlı deformasyon başlangıcında, zaman geçirmeksizin oluşan çekme çatlaklarının kapatılarak su girişinin önlenmesi, yüzey drenajı için kanalların oluşturulması, genel şev açısına uygun basamaklar oluşturulması, yığın şevlerinin üzerinde ve etrafında tepecik ve çukurların oluşumlarının engellenmesi gibi önlemler, bu tür riskli yığın ve atık şevlerinde ivedilikle alınması gereken önlemlerdir.” ifadelerine yer verildi.

Bütün kritik güvenlik katsayısı sınırlarında çalışılan işlerde olduğu gibi madencilik çalışmalarında da sürekli gözlem ve denetim ölçümlerinin yapılmasının zorunluluk olduğu belirtilen raporda, bu büyüklükteki bir yığının stabil olarak kalabilmesi için de maden mühendisliği disiplinine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının, çevre koşullarının da dikkate alınarak konunun uzmanı kişilerce düzenli olarak takip edilmesinin önemi vurgulandı.

Raporda, bahsi geçen sahada, kazı yöntemleri ile üretilen malzemenin kırma eleme tesisinde boyutlandırılarak yığın haline getirildiği ve içerisindeki altın cevherini elde etmek amacıyla siyanür kullanılarak yığın liçi işlemi ile altın kazanımı gerçekleştirildiği aktarıldı.

Liç işleminin, “çözücü özelliği olan sıvı kimyasalların kullanılarak kıymetli metallerin kazanıldığı hidrometalurjik bir işlem” olarak tanımlandığı raporda, bu işlemin cevher hazırlama disiplininde yer alan boyut küçültme süreçleri sonrasında artırılan malzeme yüzeyinin kıymetli minerali kazanmak için bir çözücüyle muamele ettirilmesi prensibine dayandırıldığı kaydedildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/feed/ 0
BTSO 5. ve 30. Meslek Komitesi Genişletilmiş Sektörel Analiz Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/btso-5-ve-30-meslek-komitesi-genisletilmis-sektorel-analiz-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/btso-5-ve-30-meslek-komitesi-genisletilmis-sektorel-analiz-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:51:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5131 Ev tekstili sektörü temsilcilerinin yer aldığı 5. ve 30. Meslek Komitesi Genişletilmiş Sektörel Analiz Toplantısı BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TETSİAD ve BTSO’nun iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla 21-25 Mayıs 2024 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek HOMETEX Fuarı’nın Türk ev tekstili sektörünün dünyada söz sahibi olmasına ciddi katkı sağladığını söyledi.

BTSO 5. ve 30. Meslek Komitesi Genişletilmiş Sektörel Analiz Toplantısı Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlendi. Toplantıda komitelerin yaptığı çalışmaların yanı sıra KFA Fuarcılık şirketinin sektörlere dönük organizasyonları hakkında brif verildi. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, BTSO olarak her meslek grubuna yönelik genişletilmiş sektörel analiz toplantıları yaptıklarını ve bu programlarda birçok önemli projenin temellerinin atıldığını söyledi.

“Dünya örneklerinden iham alındı”

Kirazlıyayla Sanatoryumu’nu iş dünyasının aktörleri için güçlü bir dönüşüm merkezi olarak yeniden planladıklarını belirten Başkan Burkay, Harvard Business School, INSEAD, Wilton Park gibi yaşam boyu eğitim alanında dünya örneklerinden ilham aldıklarını söyledi. Merkezde gerçekleştirilen üst düzey organizasyonlar çerçevesinde Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen üniversiteleri ile eğitimde stratejik ortaklık anlaşmaları yaptıklarını ifade eden Burkay, “Şirketlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve üniversitelerimiz, Bursa Business School’un altyapısını kullanacaklar. Burada gerçekleşecek üst düzey toplantılarla iş dünyası temsilcilerimiz yeni ekonominin şifrelerine hakim olacak, güncel bilgilerle rekabete daha hazır hale gelecek. Kazandıkları vizyon ve sahip olacakları iş ağıyla yeni ticaret fırsatlarına odaklanacak” dedi.

“HOMETEX fuarı sektörü dünyaya açıyor”

Fuarların pazarlama faaliyetlerinin olmazsa olmazı olduğunu söyleyen Başkan Burkay, üretilen ürünlerin mutlaka doğru alıcılarla buluşması gerektiğini ifade etti. İbrahim Burkay konuşmasında TETSİAD ve KFA Fuarcılık işbirliğiyle 21-25 Mayıs 2024 tarihlerinde düzenlenecek HOMETEX Fuarı’nın sektörün ihracatına önemli bir katkı sunduğunu söyledi. HOMETEX Fuarı’nın Türk ev tekstili sektörünün dünyada söz sahibi olması adına ciddi bir katkı sunduğunu belirten Başkan Burkay, “Bu fuarın kalitesini artırarak devam etmek zorundayız. Bir fuarın en önemli zenginliği ziyaretçi profilidir. Bu profilin zenginleştirilmesi, fuarın başarısı adına en önemli çıktıdır. Bu noktada ihracatçı birliklerimizle birlikte herkes bu fuara odaklandı. Fuar çerçevesinde alım heyetleri düzenliyoruz, yurt dışındaki networkümüzü fuarın gelişimi için seferber ettik. Mayıs ayındaki fuar sektörümüz adına ciddi mesajlar verecek ve yol gösterecek” dedi.

“Dış ticarete odaklanmalıyız”

“İç piyasaya çalışan sektör temsilcilerinin bu dönemde dış ticarete yoğunluk vermesi lazım” mesajı veren Başkan Burkay, firmaların BTSO’nun dış ticaret hacmini artıran çalışmalarından faydalanmasını istedi. Küresel Fuar Acentesi Projesi çerçevesinde geçtiğimiz sene dünyanın farklı coğrafyalarına yurt dışı programları düzenlediklerini ifade eden Burkay, şöyle konuştu: “Her sektöre yönelik yurt dışı programları düzenliyoruz. Fakat bu iş gezileri yapıldıktan sonra istikrarlı bir şekilde o pazarlarda var olunması gerekiyor. Dış ticarete odaklanmalıyız. Bugün Türkiye ekonomisinin yüzde 24’ü dış ticaretten geliyor. En büyük önceliğimiz KOBİ’lerin dünyaya açılmasını sağlamak.”

TETSİAD olarak Bursa’ya büyük değer verdiklerini söyleyen TETSİAD Başkanı Hasan Hüseyin Bayram, TETSİAD’ın İstanbul, Bursa ve Denizli başta olmak üzere 30 ilde bin 300’den fazla üyesi bulunan büyük bir sivil toplum kuruluşu. Bir otel salonunda başlayan HOMETEX’in sektöre yön veren dünya markası bir yapıya kavuştuğunu vurgulayan Bayram, “Fuarımızı, bugün 11 holde gerçekleştiriyoruz. Fuar alanının büyümesi için gerekli çalışmaları da yapıyoruz. HOMETEX, sektörümüzün dış ticaret hacmine katkı sağlamaya devam edecek” dedi. TETSİAD olarak dijital bir platform oluşturduklarını anlatan Bayram, “Bizler TETSİAD olarak dijital bir uygulama geliştirdik. Bu uygulama ev tekstil sektörü için oldukça önemli. Ev tekstili firmalarımız mutlaka bu platformun avantajlarından faydalanmalı” dedi.

“Ev tekstili sektörü ülke ekonomisinin vazgeçilmezi”

BTSO 5. Meslek Komitesi Başkanı Davut Gürkan, Türkiye’ye ve Bursa’ya BBS gibi önemli bir merkezi kazandırdığı için BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür etti. Ev tekstili sektörünün ülke ekonomisinin vazgeçilmez bir değeri olduğunu belirten Gürkan, “Türk ev tekstili sektörümüz 200’e yakın ülkeye yıllık 3 milyar doların üzerinde ihracat yapan, kilogram başı ortalama ihracat değerini 8 doların üzerine çıkarmayı başararak, milli gelire en fazla katma değer sağlayan güçlü bir sektör kimliği kazandı. Devletimizin iş dünyamız ile istişare içinde gerçekleştirdiği proaktif politikalarla firmalarımızın ülkemizin ihracat odaklı kalkınma hedeflerine en yüksek düzeyde katkı sağlamayı sürdüreceğine inanıyorum” dedi.

“Tüm talepler ilgili kurumlara iletiliyor”

30. Meslek Komitesi Başkanı Burak Anıl, toplantıya katılan tüm komite üyelerine teşekkür etti. Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini dile getiren Anıl, tekstil sektörünün de bu süreçten etkilendiğini ifade etti. BTSO çatısı altında sektörün sorunlarının çözülmesi adına önemli adımlar atıldığını kaydeden Anıl, “Komite üyelerimizin fikirleri bizim için önemli. BTSO bu noktada çok proaktif çalışmalar yürütüyor. Tüm talepler ilgili makamlara ulaştırılıyor” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/btso-5-ve-30-meslek-komitesi-genisletilmis-sektorel-analiz-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer alabiliriz https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-su-sikintisi-yasayan-ulkeler-arasinda-yer-alabiliriz/ https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-su-sikintisi-yasayan-ulkeler-arasinda-yer-alabiliriz/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:18:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5116 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çiftçilerin sulama sularını verimli kullanmaları için bireysel basınçlı sulama sistemlerini koruma durumunda maliyetin yarısını karşıladıklarını belirterek, “Eğer bu yatırımları yapmazsak, 2030 yılına kadar su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer alma tehdidiyle karşı karşıya kalacağız.” dedi.

Dünya Su Konseyi 86. Guvernörler Toplantısı, Tarım ve Orman Bakanlığı ev sahipliğinde, Bakan İbrahim Yumaklı, Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon ve çeşitli ülkelerden temsilcilerin katılımıyla yapıldı.

Yumaklı, buradaki konuşmasında, insanlığın siyasi zorluklar ve insani krizler, iklim değişikliği, su kıtlığı, gıda krizleri, artan enerji ihtiyacı, çevre kirliliği ve salgın hastalıklar yaşadığına işaret etti.

Geçen yıl şubat ayında Türkiye’de büyük bir deprem felaketi yaşandığını anımsatan Yumaklı, “14 milyon nüfusun yaşadığı 11 şehrimiz bundan etkilendi. Bu tahribatları hızlıca onararak, halkımızın en kısa sürede temiz suya erişimini sağladık. Bu gibi doğal afetler de dahil olmak üzere ortak refahımızı tehdit eden pek çok zorlukla karşı karşıyayız. Bu tür zorluklar ve felaketler bizlere, afetleri önlemek ve acil durumlara hazırlıklı olmak için hem ulusal hem de uluslararası yüksek düzeyde koordinasyon ve işbirliği sağlanmasının önemini hatırlatıyor.” dedi.

“Su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması için önemli yatırımlar yapıyoruz”

Bakan Yumaklı, Türkiye olarak, ülkede ve dünyada herkesin temiz suya erişiminin sağlanması için her zamankinden daha kararlı yol aldıklarını ifade etti.

Suyun tüm dünyada farklı platformlarda sıklıkla ele alınan, öncelikli bir konu haline geldiğini belirten Yumaklı, Konseyin faaliyetlerini her zaman yakından takip ettiklerini ve bu faaliyetlere aktif katkı sağladıklarını söyledi.

Türkiye’de küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerinin günden güne daha çok hissedilmeye başlandığını dile getiren Yumaklı, şöyle devam etti:

“Ülkemiz, Akdeniz Havzası’nda yer alması nedeniyle küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler içinde yer alıyor. Ayrıca, kişi başına düşen 1313 metreküp kullanılabilir su miktarıyla su stresi altında bir ülkeyiz. Bu nedenle şunun bilincindeyiz; Türkiye su zengini bir ülke değildir. Su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması için önemli yatırımlar yapıyoruz.

21 yılda bugünün fiyatlarıyla 2,4 milyar lira, yani 80 milyar dolar kaynak aktararak 10 binden fazla projeye imza attık. İçme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamak için içme suyu tesisleri ve özellikle son dönemde iklim değişikliğinin diğer etkisi olan taşkınlardan korunmak için taşkın tesisleri ve atık su arıtma tesisleri kurmuş olduk. Ayrıca yer altı barajları inşa etmekle ilgili çalışmalarımız devam ediyor.”

“Su Verimliliği Seferberliği’ni başlattık”

Bakan Yumaklı, çiftçilerin sulama sularını verimli kullanmaları için bireysel basınçlı sulama sistemlerini koruma durumunda maliyetin yarısını karşıladıklarına dikkati çekerek, “Eğer bu yatırımları yapmazsak 2030 yılına kadar su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer alma tehdidiyle karşı karşıya kalacağız.” diye konuştu.

Yumaklı, bu tehditle mücadele etmek için somut adımlar atılmasının son derece önemli olduğunu, su kaynaklarını iyi yönetmenin geçmiştekinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.

Türkiye’nin, suyun hakça, makul, etkin kullanılması ve korunması konusunda üzerine düşen küresel ve bölgesel sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğini söyleyen Yumaklı, son çeyrek asırda su kaynaklarını daha iyi yönetmek için yasal reformlar ve altyapı yatırımları yaptıklarını dile getirdi.

Yumaklı, bu kapsamda Su Verimliliği Seferberliği’ni başlattıklarına dikkati çekerek şunları ifade etti:

“Bu seferberlikte 4 temel amaç belirledik. Birincisi, su kayıplarının azaltılması için yağmur suyu hasadı, gri su kullanımı, arıtılmış atık suların yeniden kullanımı gibi yöntemlerle alternatif su kaynaklarının kullanımı. İkincisi, tarımda, sanayide, bireysel su kullanımlarında verimli teknolojilerin kullanımı ve bilinçli üretimin yaygınlaştırılması. Üçüncüsü, bireysel su kullanım alışkanlıklarının iyileştirilmesi ki bunların içine toplumun her kesiminden insanların katılımını sağlamak amacıyla okullarımızı dahil ederek devam ettik. Dördüncüsü, ‘Suyumuza Sahip Çıkalım’ temasıyla her bir paydaşımızı ve bütün su kullanıcılarını, çalıştaylar, eğitimler, farkındalığı artırıcı yayınlar gibi etkinliklerle bu konunun farkında olmaya davet ediyoruz.”

“Türkiye, dünyada milli gelirine oranla en fazla insani yardım yapan ülkelerin başında”

Bakan Yumaklı, ülkedeki ölçümler veya istatistiklere göre, tarım kesiminin suyun yüzde 77’sini kullandığını belirterek, Tarım Kanunu’nda değişikliğe giderek tarımsal üretim planlamasını suyu merkeze alarak yapma konusunu milli bir pozisyon haline getirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin, suyun ülkeleri ve insanları ayırdığına değil birleştirdiğine inandığını dile getiren Yumaklı, “Bu anlayışla, su alanındaki çalışmalarımızı sınırlarımız ötesinde de sürdürüyoruz. Su sorunları ve krizler karşısında ortak bir sorumluluğu paylaştığımızın ve beraber harekete geçmemiz gerektiğinin altını bir kez daha çizmek isterim. Türkiye, dünyada milli gelirine oranla en fazla insani yardım yapan ülkelerin başında geliyor. Bu yardımlar içinde su alanında gerçekleştirilen yardım faaliyetleri de var.” dedi.

Yumaklı, küresel olarak 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşılması hedefiyle Afrika ülkeleri başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ülkeye su sektöründe eğitim, mali ve teknik yardım sağladıklarını vurguladı.

“Komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılmasına büyük önem veriyoruz”

Bakan Yumaklı, suyun sınırları aştığına işaret ederek, Türkiye’nin 5 sınır aşan nehir havzasına sahip olduğunu ve bu havzadaki su kaynaklarının ülkedeki su kaynaklarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğunu söyledi.

Yumaklı, “Hem yukarı hem de aşağı kıyıdaş ülke konumundaki bir ülke olarak komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılması esasıyla diyaloğumuzu ve işbirliğimizi sürdürmeye büyük önem veriyoruz. Sınır aşan sular alanında işbirliği, her bir nehir havzası için bilimsel gerçekler, havzanın kendine özgü özellikleri ve ihtiyaçlar dikkate alınarak kıyıdaş ülkeler arasında özel çözümler üretilmesini gerektiren karmaşık bir süreçtir.” diye konuştu.

Sınır aşan su kaynaklarının tüm havza ülkeleri tarafından adil kullanımının büyük önem taşıdığını belirten Yumaklı, sınır aşan havzalardaki su kaynaklarının korunması ve kullanılması için karşılıklı fayda esasına dayanılarak bilgi, deneyim ve teknoloji transferiyle işbirliği yapıldığını ve ortak teknik projeler geliştirildiğini kaydetti.

Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon da Türkiye’yi ve İstanbul’u çok sevdiklerini dile getirerek, burada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Konuşmaların ardından Yumaklı ile Fauchon tarafından işbirliği mutabakat zaptı imzalandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-su-sikintisi-yasayan-ulkeler-arasinda-yer-alabiliriz/feed/ 0
Küresel piyasalar yoğun veri gündemine odaklandı https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-gundemine-odaklandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-gundemine-odaklandi/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:00:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5106 Küresel pay piyasalarında, ABD’de enflasyon verilerinin beklentileri aşması fiyatlamaları zorlaştırırken, hafta boyunca teknoloji şirketlerinde artan oynaklık dikkati çekti.

ABD’de açıklanan makroekonomik verilerden alınan sinyallerin, yatırımcıları ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizini öngörülünden daha geç düşürmeye başlayacağı ancak güçlü ekonomik aktivitenin şirket karlılıklarını destekleyebileceği bir dönemle baş başa bıraktığı görülüyor.

Ülke ekonomisinin “yumuşak iniş” yapabileceği beklentilerinin güçlü kalması, para piyasalarında Fed’in ilk faiz indirimi adımı atacağı tarihin ötelenmeye devam etmesinin etkilerini törpülüyor.

Yapay zeka alanında sürdürülen yeni ürün tanıtımları ve bu alandaki çalışmaların şirket değerlemelerini zorlaştırması teknoloji şirketlerinin hisse fiyatlarında oynaklığı artırırken, piyasalardaki temkinli pozitif algı ABD ve Japonya’da endekslerin rekor seviyelere yakın seyretmesinde etkiliyor.

ABD’de, geçen hafta açıklanan makroekonomik verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocakta yıllık bazda yüzde 3,1 ve aynı dönemde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de yıllık bazda yüzde 0,9 artışla beklentileri aştı. Bu dönemde ÜFE, aylık bazda son beş ayın en yüksek artışını kaydetti.

Para piyasalarında, sene başında yüzde 85 ihtimalle Fed’in martta faiz indirimine başlayacağına yönelik fiyatlamalar geçen hafta kapanışı itibarıyla yüzde 10’a indi. Bankanın ilk faiz indirimine haziran toplantısında gitme olasılığı yüzde 75 ile fiyatlanıyor.

Analistler, ABD enflasyonunda güçlü duruşun devam etmesinin Fed’in ne zaman faiz indirimlerine başlayacağına yönelik belirsizlikleri artırdığını vurgulayarak, bankanın önümüzdeki hafta açıklanacak olan toplantı tutanaklarında, gelecek dönemde atılacak adımlara ilişkin ipuçları aranacağını söyledi.

Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de geçen hafta takip edilirken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, faiz indirimlerinin bu yaz başlamasını desteklediğini ancak daha olumlu enflasyon verilerinin daha erken bir başlangıç tarihine izin verebileceğini ifade etti.

San Francisco Fed Başkanı Mary Daly de bu yıl 3 faiz indiriminin “makul” bir beklenti olduğunu kaydetti. Daly, gerekirse sabırlı davranarak hızlı hareket etmekten kaçınacaklarını, ekonomi gelişirken de hızlı şekilde tepki vermeye hazır olacaklarını dile getirdi.

Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin ise son enflasyon verilerinin faiz oranlarını düşürmeye başlamadan önce neden daha fazla veri görmek istediklerinin önemini gösterdiğini vurguladı.

Öte yandan geçen hafta Fed, bankaların ciddi resesyonda bile hane halkları ve işletmelere borç verebilmelerini sağlamaya yardımcı olacak 2024 stres testi senaryolarını yayımladı.

Bankadan yapılan açıklamada, bu yıl 32 bankanın stres testine tabi tutulacağının bilgisi verilerek, bu bankaların ticari ve konut amaçlı gayrimenkul piyasalarının yanı sıra kurumsal borç piyasalarında artan stresle ciddi bir küresel resesyona karşı test edileceği aktarıldı.

Bu yılki senaryoda, ABD’de işsizlik oranının 6,5 puan artışla yüzde 10’luk zirveye ulaştığı belirtilen açıklamada, bu artışa ciddi piyasa oynaklığı, şirket tahvili marjlarında genişleme, konut fiyatlarında yüzde 36 ve ticari gayrimenkul fiyatlarında yüzde 40 düşüş dahil varlık fiyatlarında “çöküş”ün eşlik ettiği kaydedildi.

Dolar endeksi, son 3 yılın en yüksek seviyesini test etti

Dolar endeksinin yükseliş eğilimini üst üste yedinci haftaya taşıması dikkati çekti. Bu hafta, 105’e çıkarak yaklaşık son 3 ayın en yüksek seviyesini test eden dolar endeksi, haftayı yüzde 0,2 artışla 104,3 seviyesinden kapattı.

Enflasyon verilerinin beklentileri aşmasının ardından tahvil piyasalarında satış ağırlıklı seyir devam ederken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 12 baz puanlık artışla yüzde 4,29’dan haftayı kapattı.

Güçlü dolar endeksi ve yüksek tahvil faizlerinin altının alternatif maliyetini artırmasıyla düşüş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşıyan altının ons fiyatı ise haftayı yüzde 0,6 azalışla 2 bin 12 dolardan tamamladı.

İsrail-Filistin çatışması nedeniyle Orta Doğu’da artan gerginlik ise petrol fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı geçen hafta yüzde 1,4 değer kazancıyla 82,8 dolara çıktı.

New York borsasında endeksler rekor yürüyüşüne ara verdi

ABD’de devam eden bilanço sezonunda hafta boyunca tahminlerin üzerinde gelen şirket karlılıkları pay piyasalarında yeni zirvelerin test edilmesine yardımcı olurken, geçen hafta ülkede açıklanan enflasyon verilerinin beklentileri aşması risk iştahını törpüledi.

Dünya genelinde yapay zeka alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketlerine ilişkin haber akışı da gündemin odağındaki yerini koruyor.

Hafta boyunca piyasaların odak noktasında yer alan ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın dün Google’ın üst kuruluşu Alphabet’in piyasa değerini geride bırakırken, ABD’li bilgi teknolojileri şirketi Super Micro Computer’a ilişkin değerlemelerin revize edilmesiyle şirketin hisse fiyatındaki oynaklık dikkati çekti.

Son bir haftada yüzde 46 değer kazanan Super Micro Computer’ın hisse fiyatı, dün gelen kar satışlarıyla haftayı yüzde 8,5 artışla tamamlarken, yılbaşından bu yana da yaklaşık yüzde 175 yükseliş kaydetti.

Öte yandan, yapay zeka şirketlerinin uygulamaların yeni özelliklerini tanıtmaya devam etmesi, yatırımcıların odak noktasının teknoloji şirketleri üzerinde kalmasına yardımcı oluyor.

ABD’li teknoloji şirketi Microsoft’un gelecek iki yıl içinde Almanya’ya çoğunluğu yapay zeka alanında olmak üzere 3,2 milyar avroluk yatırım yapmayı planladığı bildirilirken, San Francisco merkezli teknoloji şirketi OpenAl da geçen hafta metin komutlarıyla gerçekçi ve yaratıcı sahneler oluşturabilen yapay zeka modeli Sora’yı tanıttı.

Makroekonomik veri tarafında ise ABD’de Michigan Üniversitesince ölçülen tüketici güven endeksi de şubatta 79,6’ya çıkmasına rağmen piyasa beklentilerinin altında kaldı.

Ülkede yapımına başlanan yeni konut sayısı ise ocakta yüzde 14,8 azalışla 1 milyon 331 bine gerileyerek Nisan 2020’den bu yana en büyük düşüşü kaydetti.

ABD’de sanayi üretimi ocakta aylık bazda öngörülerin aksine yüzde 0,1 gerilerken, Fed New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi de şubatta eksi 2,4 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine rağmen imalat sektöründe daralma yaşandığını gösterdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 1,34, S&P 500 endeksi yüzde 0,42 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,11 azalışla haftayı tamamladı.

19 Şubat ile başlayan haftada, pazartesi günü tatil nedeniyle piyasalar kapalı olacak. Çarşamba günü Fed toplantı tutanakları, perşembe günü haftalık işsiz maaşı başvuruları, mevcut konut satışları ve öncü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri takip edilecek.

Avrupa borsalarında pozitif seyir öne çıktı

Avrupa borsalarında geçen hafta pozitif seyir hakim olurken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde dün, Avro Bölgesi’nde enflasyonun hedefe doğru gerilediğini, ancak yüzde 2’lik hedefin yakalanmasından emin olmak için daha fazla veriye ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Analistler, ECB’nin faiz indirimlerine haziranda başlayabileceğine yönelik fiyatlamaların güçlü kalmaya devam ettiğini belirterek, bankanın haftaya açıklanacak olan son toplantısına ilişkin tutanaklarda, gelecek dönemde atacağı adımlara yönelik işaretlerin aranacağını dile getirdi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, satın alma gücünün zayıflaması ve yüksek faiz oranlarının kredileri azaltmasıyla Avro Bölgesi’nde bu yılki ekonomik büyüme beklentisini yüzde 1,2’den yüzde 0,8’e indirdi.

Geçen hafta bölge genelinde açıklanan veriler karışık sinyaller vermeye devam ederken, İngiliz ekonomisi geçen yıl ekim-aralık döneminde yüzde 0,3 ile beklentinin üzerinde küçüldü ve son iki çeyrektir daralarak teknik resesyona girdi.

Ülkede, TÜFE ocakta aylık bazda yüzde 0,6 ile beklenenden daha fazla azalırken, yıllık bazda ise yüzde 4 ile tahminlere paralel artış gösterdi.

Avro Bölgesi’nde sanayi üretiminin ise geçen yılın aralık ayında kasıma göre yüzde 2,6 artışla beklentileri aşması dikkati çekti.

Hafta içinde 1,0700 seviyesine kadar gerileyerek son 3 ayın en düşük seviyesini test eden avro/dolar paritesi, haftayı yüzde 0,1 azalışla 1,0780’den tamamladı.

Geçen hafta İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,84, Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,13, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,58 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,84 değer kazandı.

Gelecek hafta çarşamba günü ECB toplantı tutanakları, perşembe günü bölge genelinde öncü PMI ve Avro Bölgesi’nde enflasyon, cuma günü ise Almanya’da büyüme verileri takip edilecek.

Asya’da da pozitif seyir hakim oldu

Asya pay piyasalarında geçen hafta alış ağırlıklı seyir öne çıkarken, hafta boyunca Çin pay piyasalarında yeni yıl tatili nedeniyle işlem gerçekleşmedi.

Japonya’da Nikkei 225 endeksinin yaklaşık son 34 yılın zirvesine yakın seyretmesi dikkati çekerken, söz konusu yükselişte ülkenin en büyük şirketlerinden olan Softbank’ın hisse fiyatının yüzde 5 değer kazanması da etkili oldu.

Analistler, Softbank’taki yükselişte, şirketin çip tasarımcısı Arm Holdings’te pay sahibi olmasının önemli rol oynadığını belirterek, Japonya Merkez Bankası (BoJ) yetkililerinin de faiz artırımı için acelelerinin olmadığı yönündeki açıklamaların bölgede risk iştahını desteklediğini ifade etti.

BoJ Başkanı Kazuo Ueda hafta içi yaptığı açıklamada, iş gücü piyasasındaki sıkı duruşun devam ettiğini belirterek, şirketlerin artan maliyetlerinin fiyat artışlarına yansıyabileceğini düşündüklerini söyledi.

Öte yandan, ülkede açıklanan verilere göre, GSYH 4’üncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 gerileyerek beklentilerin altında kaldı. Öngörüler, Japonya ekonomisinin ilgili dönemde yüzde 0,2 büyüyeceği yönündeydi.

Yükseliş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşıyan dolar/yen paritesi, geçen haftayı yüzde 0,6 artışla 150,2 seviyesinden tamamlayarak, son üç ayın en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından haftalık bazda Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,31, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 3,77 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,10 değer kazandı.

19 Şubat ile başlayan haftada, pazartesi Japonya’da makina siparişleri, salı Çin Merkez Bankasının (PBoC) faiz kararı, çarşamba Japonya’da dış ticaret fazlası ve perşembe Japonya’da öncü PMI verileri yatırımcıların odağında olacak.

Borsa rekor kırmaya doymuyor

Yurt içinde, geçen hafta alış ağırlıklı seyir izleyerek, yükseliş eğilimini üst üste yedinci haftaya taşıyan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,26 artışla 9.250,36 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanışını gerçekleştirdi.

Endeks, gördüğü en yüksek seviye rekorunu da 9.306,34 puana taşırken, gelecek hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı yatırımcıların odağına yerleşti.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tümü, TCMB’nin perşembe günü politika faizini sabit bırakmasını bekliyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 36,25 oldu.

Analistler, Para Politikası Kurulu (PPK) metninde bankanın gelecek dönemde izleyeceği politikalara ilişkin ipuçları aranacağını söyledi.

Geçen hafta, düşüş eğilimini sürdüren Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 291 baz puana indi.

Ayrıca, dün açıklanan TCMB Piyasa Katılımcıları Anketine göre, TÜFE’de yıl sonu artış beklentisi yüzde 42,96’ya çıkarken, 12 ay sonrası için yüzde 39,09’dan yüzde 37,78’e geriledi.

Dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,6 üzerinde 30,8519’dan tamamladı.

Haftaya yurt içinde pazartesi günü kısa vadeli dış borç istatistikleri, salı günü uluslararası yatırım pozisyonu, çarşamba günü tüketici güven endeksi, perşembe günü TCMB’nin faiz kararının yanı sıra haftalık para ve banka istatistikleri, cuma günü ise kapasite kullanım oranı verileri takip edilecek.

Analistler, BIST 100 endeksinde teknik açıdan 9.300 ve 9.500 seviyesinin direnç, 9.200 ve 9.000 puanın destek olarak öne çıkabileceğini belirtti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-gundemine-odaklandi/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı: Savunma ve havacılık sanayii ihracatı arttı https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskanligi-savunma-sanayii-baskani-savunma-ve-havacilik-sanayii-ihracati-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskanligi-savunma-sanayii-baskani-savunma-ve-havacilik-sanayii-ihracati-artti/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:45:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5085 Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, “2022 yılında 4,364 milyar dolar olan savunma ve havacılık sanayii ihracat rakamımız 2023 yılında yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolara ulaştı. Firmalarımız 2023 yılında toplam değeri 10,240 milyar doları aşan sözleşmeler imzaladı.” dedi.

Görgün, Antalya’daki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı”nda yaptığı konuşmada, uluslararası ilişkiler siyasi, ekonomik, askeri ve teknolojik ilişkilerden oluşan dört sütunlu bir yapı olarak düşünülürse bu konuların kesişim noktasında savunma sanayiinin bulunduğunu belirtti.

Küresel gelişmelerin savunma sanayiinin faaliyet alanını gittikçe genişlettiğine dikkati çeken Görgün, uluslararası siyasetin klasik aktörü olan devletler ve uluslararası kuruluşlara, çok uluslu şirketler, lobiler, sivil toplum kuruluşları, terör ve suç şebekelerinin de eklendiğini kaydetti.

Görgün, bütün bunlara dijital dönüşüm ve yeni teknolojiler de eklendiğinde tehditlerin ve bunlarla baş etme yöntemlerinin sürekli bir yarış içerisinde olduğu bir dünyayla karşı karşıya kaldıklarını anlatarak, salgın dönemi ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın savunma sanayiinin muharebe alanıyla sınırlı kalamayacağını, gıda güvenliği, halk sağlığı gibi kavramlardan da ayrı düşünülemeyeceğini gösterdiğini vurguladı.

Son dönemde bölgedeki savaşlar, terör tehditleri, sınır güvenliği ve mülteci akımları gibi gelişmelerin savunma sanayiini kamuoyunda öne çıkan bir kavram haline taşıdığını aktaran Görgün, “Rusya-Ukrayna savaşı, NATO’nun ve Avrupa’nın adeta unutmaya başladığı konvansiyonel tehditleri yeniden gündeme getirmiştir. Dünyada Ukrayna dışında da 56 ülkede 2022 yılı itibariyle silahlı çatışma yaşandı. Bunların üçünde Ukrayna, Myanmar ve Nijerya’da 10 binin üzerinde yaşamın yitirildiğini görüyoruz.” dedi.

Görgün, Vilnus Zirvesi’nde müttefik ülkelerin Rusya-Ukrayna savaşından çıkan dersler ışığında NATO’nun savunma sanayii alanında karşılaştığı sorunlara yönelik çok önemli bir bildirge üzerinde anlaştığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu bildirgeyle savaş ekonomisi mantığına hızla geçiş yapabilmek amaçlandı. Mühimmat ve diğer kritik ürünlerin üretiminde sürat ve kapasiteyi artırma ve savunma teçhizatının birlikte çalışabilirliğini hedefleyen Savunma Üretimi Eylem Planı üzerinde mutabık kılındı. NATO müttefikleri, Ukrayna’da sahadan Rusya gibi bir konvansiyonel tehdit karşısında sıcak çatışma ortamında ihtiyaçların hızlıca üretilip teslim edileceği bir savunma sanayii kapasitesinin tesisi, savunma üretim zincirlerinin özellikle müttefikler arasında işbirliğinin geliştirilmesi suretiyle hızlandırılması, müttefiklerin NATO standartlarında ürettikleri ekipman ve mühimmatın birbiriyle çalışabilirliğinin geliştirilmesi gibi 3 önemli ders çıkarttı.”

Türk firmalara, NATO ihalelerine katılım önerisi

Savunma sanayi alt yapısının sadece Türkiye’nin değil müttefiklerinin de ihtiyaçlarına yetişecek şekilde daha da büyüme ihtiyacı ve fırsatı ile karşı karşıya olduğuna işaret eden Görgün, “NATO ülkelerinin yüzde ikilik orandaki taahhüdünün, savunma bütçelerinde çok büyük artışlara neden olacağı aşikardır. Bu da standartlarında üretim yaptığımız NATO üyeleri ve ortaklıklarıyla birlikte 50 ülkelik büyük ve küresel bir pazara dönüştürmektedir. Bizim için de özellikle teknolojisi gelişmiş Avrupa ülkeleriyle ortak üretim imkanı açısından karşılıklı faydaya dayalı önemli bir fırsat doğmuş bulunmakta olup savunma sanayii iş gücümüz hem niteliği hem de maliyeti açısından NATO için eşsiz bir fırsat sunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

NATO Savunma Yatırım Programı, Askeri Bütçe ve Sivil Bütçesi için 2024 yılında toplam 8 milyar avroluk bir kaynak ayırdığını belirten Görgün, tüm firmalara NATO ihalelerine katılım gibi kendilerine hedef koymalarını önerdi.

Haluk Görgün, NATO’nun hem uzun vadeli geliştirme programlarına hem de hazır alım ihalelerine firmaların büyük önem vermesi gerektiğini vurguladı.

Görgün, başkanlık olarak NATO ihaleleri ve iş imkanları konusunda farkındalığı arttırıcı çalışmalar, ziyaretler, eğitim faaliyetleri ve konferanslar yapmayı planladıklarını dile getirerek, “Türkiye, NATO’nun en büyük ve saygın bir üyesidir. Kurallara, şartnamelere uygun hazırlayıp teklif sunulan ihalelerde firmalarımızın şansı diğer üyelerle eşit olacaktır.” şeklinde konuştu.

SIPRI’nin yayınladığı listede, geçen yıl ASELSAN, BAYKAR, TUSAŞ ve ROKETSAN’ın ilk 100 firma içerisinde yer aldığı bilgisini veren Görgün, Türk savunma sanayiinin gelişen teknolojisi ve artan ihracat kapasitesiyle, dünya çapında pek çok ülkenin imreneceği bir seviyeye ulaştığını kaydetti.

“Savunma sanayiimiz son 10 yılda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç etti”

Savunma sanayiindeki ihracatın sürdürülebilirliğinin sektörün geleceği için önem taşıdığının altını çizen Görgün, şöyle konuştu:

“2002 yılında sadece 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız yıldan yıla kat be kat arttı. 2022 yılında 4,364 milyar dolar olan savunma ve havacılık sanayii ihracat rakamımız 2023 yılında yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolara ulaştı. Firmalarımız 2023 yılında toplam değeri 10,240 milyar doları aşan sözleşmeler imzaladı. Savunma sanayiimiz son 10 yılda 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç etti. Bu büyüme Türk savunma sanayii ürünlerinin dünya pazarında bir marka haline gelmesinin sonucudur. Türkiye’de kilogram başına ihracat tutarı ortalamada 1,57 dolar iken, savunma sanayiimiz geçtiğimiz yıla oranla kilogram başına ihracat değerini yüzde 14 arttırarak 65 doları aşmış ve ekonomimize ve dolaylı olarak toplumsal refaha yüksek bir katkı sağlamıştır.”

Görgün, bu başarıyı sürdürmek için Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapmaya, uluslararası işbirliklerini güçlendirmeye ve yeni pazarlara açılmaya devam etmeleri gerektiğini, yerli ve milli vizyon ile gelecek nesilleri teknolojiyi tüketen değil, tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir konuma taşıyacaklarına inandığını kaydetti.

“Geleceğe yönelik hedeflerimiz büyük ve vizyonumuz net”

Yapay zeka, robot ve otonom araçlar, ileri malzemeler, nanoteknoloji, biyoteknoloji ve kuantum bilgisayarlar gibi alanlarda kaydedilen gelişmelerin, hem tehditlerin hem de bunlarla savaşma vasıtalarının da durmak bilmeyen bir yarış içinde olacağına işaret ettiğini anlatan Görgün, şunları kaydetti:

“Bu ortam, dinamik stratejik planlara, hızlı karar alma mekanizmasına, kararları uygulama iradesine ve kesintisiz finansman imkanlarına olan ihtiyacı arttırmıştır. Bu noktada da ifade etmek isterim ki Savunma Sanayii Başkanlığımız da işte tam bu ihtiyaçları karşılamak için çok büyük bir öngörüyle teşkilatlandırılmış olup günümüzde de en üst seviyede desteklenmektedir. Geleceğe yönelik hedeflerimiz büyük ve vizyonumuz net. Yerli ve milli üretim vizyonuyla bizlere liderlik eden ve çalışmalarımızı her daim destekleyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bu vesile ile burada bir kez daha şükranlarımı arz ediyorum.”

“Türk savunma sanayiinin küresel pazardaki konumunu daha da güçlendireceğiz”

Görgün, savunma sanayiinde yakalanan başarının sürdürülebilirliği için önlerindeki dönem stratejilerinde verimlilik, ihracat, dijital güvenlik ve dönüşüm ile çift kullanımlık öncelikli amaçları arasında yer aldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bununla birlikte çığır açan teknolojiler, finansal kaynakların çeşitlendirerek artırılması, insan değerleri yaklaşımının geliştirilmesi, çevik yönetim, sanayimizdeki yeteneklerin KOBİ ve yeni girişimleri destekleyecek şekilde etkin kullanımı ile kaynak yönetimi ve ömür devri yönetimi konuları da odaklanacağımız diğer alanlar arasında olacak. Savunma sanayiindeki başarılar Türkiye’yi savunma ve güvenlik teknolojilerinde uluslararası bir lider ve yol gösterici yapma hedefimize doğru attığımız adımların bir yansımasıdır.

Önümüzdeki dönemde, kendi ihtiyaçlarımızı en maliyet etkin şekilde çözmeye ve dost ile müttefik ülkelerimizle de işbirliği seviyemizi azami seviyeye çıkarmaya devam edeceğiz. BAYKAR gibi öncü firmalarımızın ve sektörümüzdeki diğer tüm paydaşların katkılarıyla uluslararası başarılarımızı daha da ileriye taşıyacağımıza olan inancım tamdır. Yaptığımız her işte güçlü bir irade ve sürdürülebilir bir ihracat stratejisiyle Türk savunma sanayiinin küresel pazardaki konumunu daha da güçlendireceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskanligi-savunma-sanayii-baskani-savunma-ve-havacilik-sanayii-ihracati-artti/feed/ 0
Türkiye ile Suudi Arabistan Arasındaki Ticaret Hacmi Geçen Yıl Arttı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:42:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5082 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu.” dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun, iki ülkeden 4 bakanın katılımıyla, onların inisiyatifleriyle aslında iş dünyasına bir çağrı yapılarak hayata geçirildiğini söyledi.

Dağlıoğlu, forumun, Suudi Arabistan tarafından Yatırım Bakanı ve Turizm Bakanının, Türkiye’den ise Hazine ve Maliye Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanı ev sahipliğinde geniş kapsamlı bir toplantı olarak gerçekleştirildiğini dile getirdi.

“Bu toplantı, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması”

Burak Dağlıoğlu, toplantının icrası için de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve DEİK olarak işbirliği yaptıklarını ifade etti.

Dağlıoğlu, “Kapsamlı başlıklarda hem paneller vardı hem de atölye çalışmaları vardı. Özellikle altyapı projelerinde, inşaat sektöründe, gıda güvenliği alanında, enerji projelerinde ve yeşil dönüşümde nasıl işbirliği yapabiliriz bunları konuşmuş olduk. Teknoloji, konuşulan ayrı konulardan biriydi farklı atölye çalışmalarında. Geniş kapsamlı bir değerlendirme imkanı oldu.” diye konuştu.

Bu toplantının aslında iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu çok geniş kapsamlı bir vizyonun, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:

“Biz bu vizyona yatırımlar perspektifiyle iş dünyasındaki karşılıklı ilişkileri geliştirmek adına katkı sağlamak amacıyla buradaydık. Burada yaklaşık 24 imza atıldı. Bunların bir kısmı kamu kurumları arasında oldu ama çok daha büyük sayıda iş insanları arasındaki, şirketler arasındaki imzalar oldu. Hatırlatmak isteriz ki benzeri bir etkinliği yine 22 Aralık 2022’de yine DEİK ile beraber Türkiye tarafında da Hazine ve Maliye Bakanlığı ve yine Suudi Arabistan tarafında Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ile organize etmiştik. 13-14 ay sonrasında daha kapsamlı, daha geniş, somut adımların atıldığı bir toplantının yapıldığını görüyor olmak aslında doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

“Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdi”

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, “Ama daha önemlisi, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatının yüzde 100’ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu. Ticaret her zaman önden gidiyor. Sonrasında yatırımlar geliyor. Biz önümüzdeki çeyreklerde çok daha somut, büyük ölçekli yatırım haberlerini inşallah alıyor oluruz diyelim.” ifadesini kullandı.

Dağlıoğlu, burada iki bakanın, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanının başkanlığında, şirketlerin karşılıklı olarak kendi gündemlerini anlattıklarını ve hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini ifade ettiklerini söyledi.

“Turizm, iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan”

Forumda turizmin çok özel bir başlık olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, şöyle konuştu:

“Orada tamamen ayrı atölye çalışmaları ya da şirketler arası gündemlerle, birebir görüşmelerle devam eden bir süreç de var. Turizm iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan. İçeride konuşulanlardan böyle alıntıyla söylüyoruz. Özellikle sezonların birbiriyle çakışmaması, Türkiye’de yaz aylarında turizm faaliyeti yüksekken Türkiye’nin kış aylarına girdiği dönemde Suudi Arabistan’da turizm sezonunun açılıyor olması gibi ciddi bir avantaj var ve bu ortak promosyonu, iki ülkenin turizm tanıtımında işbirliği yapabileceğini bahsetti bakanlar.”

Dağlıoğlu, programda, iki ülkenin turizm sezonlarının çakışmıyor oluşunun avantaja çevrilerek bu alandaki iş gücünün iki ülkede karşılıklı çalıştırılabileceğinin, ortak eğitim programlarının ve diğer alanlarda işbirliği imkanlarının konuşulduğunu aktardı. Dağlıoğlu, “Yine çok sıklıkla konuşulan, Türkiye turizm konusunda çok güçlü bir ülke. Dünyada en çok turist çeken 4’üncü ülke. Tabii bunu aslında özel sektörümüze de borçluyuz büyük oranda. Bu şirketlerin know-hub’ının, tecrübesinin oraya taşınmasıyla ilgili de geniş bir başlık vardı.” dedi.

“Suudi Arabistan, mega projelerinde Türk şirketlerini görmek istiyor”

Burak Dağlıoğlu, forumun özellikle yeşil dönüşüm alanları ve enerji başta olmak üzere birçok başlığı kapsadığını söyledi.

Bunlarla ilgili özel oturumlar düzenlendiğini belirten Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

“Geniş tartışmalar oldu. Hangi alanlarda işbirliği yapılabilir? Yeşil dönüşüm adına bu önemli başlıktı. Gıda güvenliği, bir diğer önemli başlık. Gıda şirketleri arasında da bazı işbirlikleri konuşuluyor. Burada bir karşılıklı yatırımları içeriyor. Her iki ülkenin de birbirine katabileceği bazı faydalar var bu alanda. Altyapı ve inşaat projeleri en önemli başlıklardan birisi. Suudi Arabistan burada kendilerini özellikle 2030 vizyonu kapsamında bazı mega projeleri var. Buralarda Türk müteahhitlerini mutlaka görmek istediklerini, Türk mühendislik şirketlerini görmek istediklerini söylediler. Bunlar böyle kabaca öne çıkan başlıklar diye söyleyebiliriz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ile-suudi-arabistan-arasindaki-ticaret-hacmi-gecen-yil-artti/feed/ 0
CHP Milletvekili Gürer, kasaplarla bir araya geldi: Et fiyatlarındaki artış mağduriyet yaratıyor https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-gurer-kasaplarla-bir-araya-geldi-et-fiyatlarindaki-artis-magduriyet-yaratiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-gurer-kasaplarla-bir-araya-geldi-et-fiyatlarindaki-artis-magduriyet-yaratiyor/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:03:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5068 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Çiftlik ve Ulukışla ilçelerinde kasaplarla bir araya geldi. Çiftlik ilçesinde kasaplar, yetiştirme giderlerine göre kırmızı etin beyaz etten daha ucuza geldiğini belirtirken; Ulukışla’daki kasaplar, kira ve işçilik maliyetlerindeki artışlar nedeniyle yaşadıkları mağduriyete dikkat çektiler. Kasaplardan biri Gürer’e, “Ya bu deveyi güdeceğiz ya bu diyardan gideceğiz. Bize de gitmek kaldı” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Çiftlik ve Ulukışla ilçelerinde ziyaret ettiği kasaplardan et fiyatlarını öğrendi, sorunlarını dinledi. Gürer, “Yem fiyatlarındaki artış hayvancılıkta maliyeti artırırken, kasap dükkanının giderleri de rafta et fiyatlarına yansıyor” dedi.

“BEYAZ ET BUGÜN İÇİN KIRMIZI ET FİYATLARINA GÖRE DAHA PAHALI”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Çiftlik ilçesinde konuştuğu beyaz et ve kırmızı et satan kasap, “Yetiştirme maliyeti dikkate alındığında beyaz et bugün için kırmızı et fiyatlarına göre daha pahalı. Tavuk 70 günde kesime gidiyor. Büyükbaş bir hayvan doğumundan sonra en az 1,5- 2 yıl bakım gerektiriyor. Ahır gideri, yem gideri, yetişme süreci dikkate alındığında rafta beyaz et kırmızı etten daha pahalı duruma geldi” dedi.

Geçen yıl 50 lira olan yumurtanın kolisinin bu yıl yüzde 100 artarak 100 liraya çıktığını belirten esnaf, “Fiyatlar artıyor, vatandaşın alım gücü düşüyor. Satışlarımız önemli ölçüde azaldı” diye konuştu.

“ET FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN DURMASI İÇİN İTHALAT ÇÖZÜM OLMADI”

Gürer, et fiyatlarındaki artışla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“70 Günde yetişen tavuk, iki yıl beslenen dananın et fiyatında peşine düşmüş durumda. Beyaz etin için butundan kanadına farklı satış fiyatı var. Beyaz etin fiyatı 80 lira ile 140 lira arasında değişiyor. Kırmızı et fiyatları artışını sürdürüyor. Kesilen her hayvan parçası artık değerli. Öyle ki ciğer fiyatı, lop et fiyatını geçti. İşkembesinden kellesine, ayaklardan koyun kuyruğuna kadar malın her bölümü değer buluyor, hatta kemik dahi artık ücretli satılıyor. Bölgeye göre kemik 50 lira ile 80 lira aralığında fiyatlar ile satışa sunuluyor. Et fiyatlarındaki artışın durması için ithalat çözüm olmadı. Ne canlı hayvan ithalatı ne de karkas et ithalatı fiyatları durdurmadı, çünkü maliyet giderleri hayvancılık yapanlar için çok arttı. Başta yem fiyatları durmuyor. Hayvancılıkta bakım masrafının artması sürdürülebilirliği zorluyor. Bu arada kırmızı et gibi beyaz et fiyatları da durmuyor. Raf fiyatlarında beyaz et, kırmızı et alamayanlar için tercih edilse de maliyete bakınca kasapların dediği gibi beyaz et, tavuk yetişme süreci dikkate alındığında kırmızı ete oranla daha pahalı hale geldi.”

“KEMİĞİ BİLE PARAYLA SATMAYA BAŞLADIK”

Esnaf, Gürer’e dükkan giderlerindeki artışlardan da yakındı. Geçen yıl ayda 3 bin lira civarında ödedikleri elektrik faturalarının üç kat arttığını belirten esnaf, “Bir işçi için bugün 20 bin lira ödüyoruz. 3 bin lira olan işçi sigortası primi 6 bin 500- 7 bin liraya çıktı. 2 bin lira olan  dükkan  kiramız 7 bin lira oldu. Biz de kemiği bile parayla satmaya başladık. Yapacak bir şey kalmadı. ya bu deveyi güdeceğiz ya bu diyardan gideceğiz. Bu diyardan gideceğiz Allah’a şükür” dedi.

İktidarın tarım politikalarına dikkat çeken esnaf, “Yurtdışından büyükbaş hayvan ve karkas et ithal ediyorlar. 15 gün fiyatlar baskılanıyor, 4 gün sonra yine et fiyatlarına 20-25 lira zam geliyor” diye konuştu.

“VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise esnafın satış yapamamaktan vatandaşın ise fiyat artışları nedeniyle alışveriş yapamamaktan  şikayetçi olduğunu vurguladı. Gürer, “Hayvancılıkta maliyet artışları çok yüksek. Yem fiyatlarındaki artış, işçilik masrafları, veterinerlik giderleri, kira ve diğer giderler bu alandaki maliyetleri ciddi şekilde artırdı. Vatandaşın alım gücü düştüğü için giderini kısıyor. Üreten maliyetler ile işini sürdürmekten korkar halde tüketen zamlar durmadığı için farklı ürünleri alamaz halde” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-gurer-kasaplarla-bir-araya-geldi-et-fiyatlarindaki-artis-magduriyet-yaratiyor/feed/ 0
Soyer: “İzmir tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir” https://www.kanal7haber.com.tr/soyer-izmir-tarimi-hareketimiz-bir-cumhuriyet-devrimidir/ https://www.kanal7haber.com.tr/soyer-izmir-tarimi-hareketimiz-bir-cumhuriyet-devrimidir/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:57:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5060 İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsalda gelir getirici faaliyetleri artırma projesi kapsamında Menderes’te eğitim verilen 73 üreticiye 267 küçükbaş hayvan dağıttı. Dağıtım töreninde İzmirli çiftçilere 2024 yılı süt alım fiyatının yüzde 76 artırıldığının müjdesini veren Başkan Tunç Soyer, keçi sütünün 30, koyun sütünün ise 37 lira olarak belirlendiğini açıkladı. Büyükşehir’in İzmir’de üretilen sütün sadece 10’da 1’ine talip olmasına rağmen küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettiklerini ifade eden Başkan Soyer, “İzmir Tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Başka Bir Tarım Mümkün” vizyonu doğrultusunda başlatılan ve çiftçinin, köylünün doğduğu yerde doymasını sağlayan kırsal kalkınma destekleri aralıksız devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Kırsal Kesimde Gelir Getirici Faaliyetlerin Desteklenmesi” projesi kapsamında Menderes’te 11 mahalleden 21’i kadın olmak üzere 73 üreticiye 267 küçükbaş hayvanı dağıtıldı. Hayvan dağıtım törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İzmir Köy Koop Birliği Başkanı Neptün Soyer, Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan, Cumhuriyet Halk Partisi geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, muhtarlar, kooperatif başkanları, meclis üyeleri ve çok sayıda çiftçi katıldı.

“Toprağımızın bereketine sahip çıktık”

Törende konuşan Başkan Tunç Soyer, “Türkiye tarımının geldiği noktaya rağmen İzmirli çiftçiyle beraber zorlukları aştıklarını ifade etti. Başkan Tunç Soyer, “Her geçen gün maliyetler katlanarak artarken, yanlış devlet politikaları toprağımızın bereketini yok ederken, biz hiçbir zaman vazgeçmedik. Köylünün, doğduğu ata topraklarını terk etmek zorunda kaldığı, çiftçilerimizin elindeki ürünleri yollara döktüğü, kırsaldaki gençlerimizin, şehirlerde karın tokluğuna iş aradığı, kısacası milletin efendilerinin yerinden yurdundan edildiği böylesine hazin bir dönemde enseyi karartmadık. Omuz omuza verdik. İzmir’de çiftçimizle, çobanımızla bu milletin efendileriyle kocaman bir aile olduk. Toprağımızın bereketine sahip çıktık. ve dedik ki hiçbir İzmirli yatağa aç girmeyecek. Bu şehirde refahı ve adaleti büyüteceğiz. Aradan geçen 5 yılın ardından sözümüzü misliyle yerine getirdiğimizi görmekten şeref duyuyorum. Hep birlikte, az zamanda büyük işler başardık. İzmir’i Türkiye tarımını kalesi haline getirdik” şeklinde konuştu.

“İzmir tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir”

Başkan Soyer, “Milliyetçilik hamasetle olmaz. Bu vatanı sevmek demek, onun dağlarını, ağaçlarını, derelerini korumak demektir. Bu cennet yurdun, toprağını yaşatmak, dağlardaki çoban ateşini korumak demektir. Bereketi çoğaltmak, yerli ve milli olana yani bu ülkenin öz değerlerine sahip çıkmak demektir. Bizim için vatanseverlik budur. Eğer bu ülkenin topraklarına, nehirlerine siyanür zehrinin akmasına müsaade ediyorsan, küçük üreticinin hakkını, dev gıda tekellerine peşkeş çekiyorsan, İthal ve bereketsiz tohumlarla, yanlış tarım politikalarıyla bu ülkede üretimi durma noktasına getiriyorsan, tarımın doğduğu toprakları, Anadolu’yu kuraklığa ve yoksulluğa mahküm ediyorsan, kimse kusura bakmasın. Bunun adı en hafif tabirle hıyanettir. Bu hıyanete asla müsaade etmeyiz. Çünkü biz ‘Köylü milletin efendisidir’ diyen Mustafa Kemal’in evlatlarıyız. Cepheye çıplak ayaklarıyla, kağnılarla mermi taşıyan Anadolu köylüsüyüz. Hasan Tahsin’iz, Biz İzmiriz. Tarımda dışa bağımlılığımızı sonlandırmak, bu toprakların bereketini artırmak için başlattığımız İzmir Tarımı hareketimiz bir Cumhuriyet devrimidir. Egemenliğin, yeniden kayıtsız şartsız milletin olması için başlattığımız bu refah projesinin iki ana hedefi var. Kuraklık ve yoksullukla mücadele etmek” şeklinde konuştu.

“Küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettik”

Başkan Soyer, konuşmasında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2024 yılında çiğ küçükbaş hayvan sütü alım fiyatını yüzde 76 artırarak keçi sütünün litre fiyatını 30, koyun sütünü 37 lira olarak belirlendiği çiftçilere müjdeleyerek, “İzmir Tarımı programımızın en önemli ayaklarından biri Mera İzmir projemiz. Bu çalışmamız kapsamında, İzmir’in dağlarını, köylerini, meralarını bucak bucak, ağıl ağıl gezdik. 5 bin 117 çobanımızın kapısını çaldık; Çoban Haritamızı geliştirdik. Hayvanlarını merada otlatarak besleyen çobanlarımıza ve küçük üretici kooperatiflerimize alım garantisi sunduk. Süt ve et alımı yaptığımız çobanlarımızın yerli ve atalık tohumlardan üretilen yemleri kullanmasını teşvik ettik. Çobanlarımızın sütünü piyasanın iki katı bedelle satın aldık. İzmir’de üretilen sütün sadece 10’da 1’ine talip olmamıza rağmen küçükbaş sütünün fiyatını yüzde yüz regüle ettik. Topraklarımızın öz değerini yeniden ekonomiye kazandırdık. Bugünkü törenimiz vesilesiyle size müjdeli bir haber vermek istiyorum. 2024 yılında çiğ küçükbaş hayvan sütü alım fiyatımızı yüzde 76 artırarak keçi sütünün litre fiyatını 30, koyun sütünü 37 lira olarak belirledik. Hayırlı, uğurlu, bereketli olsun” diye konuştu.

“Ne sizden, ne sizin eserinizden asla vazgeçmem”

Başkan Soyer, “Tüm dünyada tarım çökerken, Avrupa’nın her yerinde çiftçiler sokağa dökülmüşken, ekonomik kriz tavan yapmışken, İzmir’de gerçekleştirdiğimiz bu göz kamaştırıcı dönüşümün tek bir sebebi var. Çiftçimiz açsa kentlimiz de aç. Bugün soframıza bir somun ekmek koyabiliyorsak, çocuklarımıza süt içirebiliyorsak sizin sayenizde. Ayağınıza taş değmesin. Sadece İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum 5 yıl boyunca değil, ömrüm boyunca son nefesime kadar sizin yanınızda olmaya devam edeceğim. Daha gideceğimiz çok yol var. Ben uzun yol koşucusuyum, maraton koşucusuyum. Son nefesime kadar ne sizden, ne sizin eserinizden asla vazgeçmem. Nerede olursam olayım, gücüm ne kadarına yeterse yetsin, sizin sorunlarınızın çözümü için Allah ne verdiyse sonuna kadar yanınızdayım. Emin olun birlikte yürüyecek çok yolumuz var. Çünkü bizim için üreticiyi korumak, kutsal vatan toprağını korumak demektir. Kimse bizi bu yoldan döndüremez. Mücadelemize geçim derdi yaşayan tek bir çoban, umut ışığının söndüğü tek bir ağıl kalmayıncaya dek devam edeceğiz. Bu toprakları rant çetelerine ve tohum tekellerine teslim etmeyeceğiz. Mutlaka ama mutlaka başaracağız” ifadelerini kullandı.

Başkan Soyer’in konuşması İzmirli çiftçiler tarafından ayakta alkışlanarak, “İzmir seninle gurur duyuyor” sloganları atıldı.

“Büyükşehir’in büyük desteğini gördük”

Menderes Belediye Başkan Vekili Erkan Özkan, “Tüm üreticilerimiz adına Tunç başkanımıza teşekkür ederim. Başka bir tarım mümkün sloganıyla başlayan ve İzmir’in kırsalında her noktaya ulaşan bu proje, üreticilerimize büyük bir katkı sağladı. Menderes Belediyesi olarak bünyemizde kurduğumuz Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’yle çiftçimizin sesi olduk. Yaptığımız çalışmalarda Büyükşehir’in büyük desteğini gördük. Ücretsiz toprak analizi kapsamında 5 bin vatandaşımıza destek sağladık. 30 dönüm arazide yerel tohum merkezini kurduk. Atalık yerel tohumları fide haline getiriyoruz. Bütün bu destekler için başkanımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Bu güç, aslında kendi içimizden, topraktan aldığımız bir güç”

İzmir Köy Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, “Biz İzmir Köy Koop Birliği olarak, İzmir’de 1971’den beri köylünün örgütlü gücüyüz. Bu güç, aslında kendi içimizden, topraktan aldığımız bir güç. Tabii ki yerelle buluştuğu zaman Türkiye’ye örnek projeler çıktı. Tunç başkanım, en son Sünger Kent projesiyle Bademli’de bize can suyu oldunuz. O zaman da aynı şeyi söyledik, şimdi de aynı şeyi söylüyoruz; teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Başka bir tarım mümkünmüş”

S.S. Kozak Çamavlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Kocataş, “4 yıl önce çıktığımız bu yolda Tunç başkanımız elimizden tuttu; biz de kooperatifçilikle tanıştık. Zorluklarla ve umutla başladığımız yolda başarılı olduk. Ben ilk günden bu yana şunu söyledim; Tarım Bakanımızın yapması gerekeni Tunç başkanımız yapıyor dedim. Başka bir tarım mümkün denildi, biz acaba mümkün mü diye düşündük. Ama gördük ki başka bir tarım mümkünmüş. Sizin hakkınız bizim üzerimizde çok başkanım” şeklinde konuştu.

“Bizi bu zor günlerde yalnız bırakmadınız”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimlerini tamamlayarak küçükbaş hayvan almaya hak kazanan üreticilerden Sevda Akıcı, “5 yıldır hayvancılıkla çiftçilikle uğraşıyorum. Tunç başkanımız biz kadın üreticilere hem destek oldu, hem iş imkanı sundu” dedi.

Üretici Merve Akçaoğlu ise, “Bu projeyi bize sundukları için Tunç başkanımıza, Neptün hanıma çok teşekkür ederim. Sayenizde güzel bir eğitim aldık, şimdi de hayvanlarımızı alıyoruz. Bizi bu zor günlerde yalnız bırakmadınız” diye konuştu.

73 üreticiye 267 küçükbaş

Törenin ardından Başkan Soyer eşliğinde kura çekimine geçildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Menderes’te düzenlediği eğitimlerde 11 mahalleden 21’i kadın olmak üzere 73 üretici küçükbaş hayvan almaya hak kazandı. 73 üreticiye 180 kıvırcık ırkı koyun, 83 kıvırcık ırkı koç, 3 maltız ırkı keçi ve 1 Maltız ırkı teke olmak üzere 267 küçükbaş hayvan dağıtıldı.

530’u kadın 3 bin 706 üreticiye destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, ekonomik olarak dezavantajlı köylerde ve dağ köylerinde hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen kırsal kalkınma projesi kapsamında, Aliağa, Bayındır, Bergama, Beydağ, Dikili, Foça, Güzelbahçe, Karaburun, Kemalpaşa, Kınık, Kiraz, Menderes, Menemen, Ödemiş, Seferihisar, Selçuk, Tire, Torbalı ve Urla ilçelerinde, 530’u kadın olmaz üzere 3 bin 706 üreticiye toplam 14 bin 431 küçükbaş hayvan dağıtımı yaptı. Menderes’te ise 16 mahalleden 65 üreticiye 260 küçükbaş hayvan dağıtılırken, küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla 17 mahallede 67 üreticiye 2 bin 523 çuval (126 ton) kuzu büyütme yemi dağıtıldı. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/soyer-izmir-tarimi-hareketimiz-bir-cumhuriyet-devrimidir/feed/ 0
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Sındırgı’da Çiftçilere Ceviz ve Badem Fidanı Dağıttı https://www.kanal7haber.com.tr/balikesir-buyuksehir-belediyesi-sindirgida-ciftcilere-ceviz-ve-badem-fidani-dagitti/ https://www.kanal7haber.com.tr/balikesir-buyuksehir-belediyesi-sindirgida-ciftcilere-ceviz-ve-badem-fidani-dagitti/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:39:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5053 Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Tarım İl Müdürlüğü ve Sındırgı Belediyesi işbirliğiyle İlçe Tarım Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen törende, sisteme kayıt yaptıran çiftçilere 16 bin ceviz ve badem fidanı dağıtıldı.

1 dönüm ile 10 dönüm arazisi olan ve ilçe tarım müdürlüğüne belgeleri ile birlikte başvuran 114 kişiye yüzde yüz hibe destekli ceviz ve badem fidanı dağıtıldı. Ceviz yetiştiriciliğinde önde gelen yerlerden biri olan Sındırgı ilçesi coğrafi şartlar olarak da ceviz yetiştiriciliğine en uygun yerlerden birisi. Kaliteli ceviz ve badem üretimini arttırmak adına gerçekleşen projeden çiftçilerde oldukça memnun.

Doğal şehir Sındırgı’da tarıma desteğin artarak devam edeceğini belirten Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş “Bugün Büyükşehir Belediye Başkanımızın Sındırgı’da tam 16 bin adet badem ve ceviz fidanı dağıttığı bir gün. Bizlerde Sındırgı’da halkımızla çiftçimizle ciddi manada onları sevindirecek bir iş yapıldı. Tam 114 tane kişi 1 ile 10 dönüm arasındaki arazilerine bugün ceviz ve badem fidanı aldılar. Tamamen hibe olarak dağıtıldı bu. Daha önceki yaptığımız projelerle tarıma desteğimiz hakikaten çok had safhada. Hem meraları ıslah ediyoruz, hem arı kovanı dağıtıyoruz. Hem de burada yem silajla alakalı destekler yani aslında çiftçiyi tarımı besleyecek ve Türkiye’yi doyuran il Balıkesir’i temsil eden işler yapıyoruz. Bizlerde göletlerle destek verip halkımız çiftçi olarak büyüsün toprakla hemhal olsun istiyoruz. Sındırgı’da 114 çiftçimize tam 16 bin meyve fidanı yani ceviz ve badem ağaçları hayırlı ve uğurlu olsun. Allah toplatmayı nasip etsin inşallah” dedi.

Çiftçi Ömür Demircan, çocuklarına bırakmak için ceviz tarlası kuracağını belirterek, “Süreç çok kolay işledi. Çabuk ve kolayca geldi çabuk dağıtıldı. O yüzden memnunuz teşekkür ederim” şeklinde konuşurken, Mehmet Dönmez ise “Allaha şükür belediye başkanımız, büyükşehir belediye başkanımız ceviz aşılarımızı dağıttı. Biz de ceviz bahçesi yapıyoruz. Yapacağız Allaha şükür. Onlar mani olacak biz de bu aşama da yapacağız yani. Tarlamız var tapulu 220 tane ceviz ağacı aldık. Yani verildi. Allah razı olsun başkanlarımızdan tarafından ilçe başkanlarımız tarafından verildi. Bizde bahçe sahibi olacağız” dedi.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak farklı projelerle tarım ve hayvancılık desteklerinin en üst düzeyde olduğunu belirten Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Serkan Akça, “Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından bugün Sındırgı’da fidan dağıtımındayız. Tabi biz bu fidanları Balıkesir genelinde kooperatiflerimizden aldık. Bu sene de ceviz ve badem fidanı dağıtalım dedik çiftçilerimize ve ilçe tarım müdürlüklerimiz vasıtası ile talepler topladık. Şu anda 1000 kişi talepte bulundu. ve bu 1000 kişiye biz 100 bin ceviz 50 bin badem fidanı dağıtacağız inşallah Balıkesir genelinde. Sındırgı’ya 16.000 fidan dağıttık. 14 bini ceviz geri kalanda bin 600 badem olmak üzere 16.000 fidan dağıttık. İnşallah bol bereketli olur. Ürünlerinden de yemek nasip olur inşallah herkese amacımız Balıkesir’deki tarım sektörünü canlandırmak. Bu da meyveciliği de hareketlendirmiş oluyoruz Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak. İnşallah çiftçilerimize bol bereketli olsun” dedi. – BALIKESİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/balikesir-buyuksehir-belediyesi-sindirgida-ciftcilere-ceviz-ve-badem-fidani-dagitti/feed/ 0
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı Yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:30:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5050

TUNCAY TÜRKGÜLÜ

Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı yapıldı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, “Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede” dedi.

Adana’da bugün Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı başladı. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olan Adana’nın atık yönetimi konusundaki çalışmalarını sergilemeyi amaçlayan etkinlikte, açılış konuşmasını Fuarda Adana Valisi Yavuz Selim Köşger gerçekleştirdi.

Fuar alanında gerçekleştirilen konferansta iş adamlarının katılımıyla geri dönüşümde yaşanan zorluklar ve Avrupa’nın istediği şartlar ele alındı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç şöyle konuştu:

“Fuarımızın açılışının ardından Tekrar Sürdürülebilir Bir Ekonomi Sıfır Karbon Ayak İzi ve Geri Dönüşüm Konulu Başlıklı Panelde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Dünya artık eskiden olduğu gibi geri dönüşüm işine çok önem veriyor, bizim artık atıklarımız yok, hepsinin bir hammadde olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede. Tekstil sektöründe geri dönüştürülmüş hammadde kullanmaz iseniz ürettiğiniz ürünü kesinlikle ve kesinlikle markalar artık almıyor. Avrupa’nın 2030 yılına kadar kararları var, ya geri dönüştürülmüş ürünü, ya da organik hammaddeden yapmanız gerekiyor. Bu bizim için olmazsa olmaz kuralı oldu. Avrupa’da karbon salımını ile ilgili gelişmeler var, önümüzde sanayiciyi çok sıkıntıya düşürecek işler var. Onun için biz bugünden sanayi devrimini atladık. Ama en azından yeşil dönüşü de atlamayalım avantajlı bir duruma geçelim istiyoruz.

“SU TASARRUFUNDA BULUNMAMIZ, SUYUMUZU İYİ KULLANMAMIZ GEREKİYOR”

İklim değişikliğinde aşırı sıcaklıklar kuraklıklar, seller, orman yangınları, gibi çok tabiat olayları gerçekleşiyor, bunların gerçekleşmemesi için bizim iklim değişiminde karbon salınımında biz mümkün olduğunca doğayı ısıtmadan, enerjiyi sarfetmeden, mamul yapmamız gerekiyor. Bunları yapmak içinde bizim öyle veya böyle enerji tasarrufunda bulunmamız, su tasarrufunda bulunmamız, suyumuzu, enerjimizi iyi kullanmamız gerekiyor, hammadde kaynaklarını iyi tüketmemiz gerekiyor, geri dönüştürülmüş hammaddeyi kullanmamız gerekiyor. Bununla ilgili tekstil sektörü 5-6 yıldır çok meidillerle karşılaşarak, tekstil sektöründeki firmalar en hazırlıklı firmalar oluyor, karbon ayak izini ölçtürmüş, karbon salınımını ölçtürmüş, su kullanımını düşürmüş, enerji tüketimini düşürmüş, bir çok yaptırımlara maruz kalmamak için elinden geldiğince bizim sanayicimiz çaba gösteriyor. Bunun aslında tüm sektörlerde olması gerekiyor. Biz diyoriz ki bu bir olmazsa olmaz. Karbon salınımını düşürecez ama aynı zamanda bu müeyyideler ticari alanda Avrupalılar ticari yaptırımlar uyguluyor. Bunların neticesinde siz yapmazsanız Avrupalılar iyi bir vergi koyuyorlar. Bu nedenle başarılı olmak için Avrupa standartlarında imalat yapmak zorundayız.”

Adana’da plastik alanında geri dönüşüm firma yöneticisi Bilal Nadir Gök ise yaptığı açıklamada, ambalaj atıklarını geri dönüştürüp dünya’da 18 ülkeye ihraç ettiklerini belirterek, “Bugün niye buradayız. Türkiye’nin geri dönüşümünün kayıt altına alınan -yüzde 70’i ama kayıt dışı- yüzde 80 olan Adana’da, bu fuarı düzenliyoruz. Biz bu işi üretiyoruz ve burada bu fuarın da Adana’da olmasını istedi. Ana katılımcılardan biriyiz, Adanamızın kalkınması ve Adana’nın dünyaya açılan gelecekte atık savaşlarının olacağı bir dönemde yani endüstrinin ana maddesi olan atıkları  ülkeler birbirine vermek istemiyor, bununla ilgili çalışmanın alt yapısını yapıyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Türkiye Savunma Sanayisinde Uluslararası Alanda Övgüyle Bahsediliyor https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-savunma-sanayisinde-uluslararasi-alanda-ovguyle-bahsediliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-savunma-sanayisinde-uluslararasi-alanda-ovguyle-bahsediliyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:21:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5016 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk savunma sanayisindeki başarısının uluslararası alanda övgüyle bahsedildiğini belirterek, “Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi. Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır” dedi.

Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezindeki bir otelde gerçekleştirildi. Konferansa katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, savunma sanayi ve teknoloji konularına değindi. Bakan Bolat, batı ülkeleri ve Rusya’nın sanayi ile teknolojideki gelişmeyi en hızlı 1 ve 2’nci dünya savaşlarında sağladığına dikkat çekerek, “Çünkü yenilmemek için, savaşı kazanmak için bütün güçleriyle savunma sanayine, teknolojiye önem verdiler. O dönemlerde olumlu yansımalarını savaşlardan sonra kullandılar. Biz savunma sanayimizde başarılı olmak için asla savaş çıkartmak istemiyoruz. Ama ülkemizi de savunmak istiyoruz. Güçlü bir savunması, ekonomisi olmayan bir ülkenin ayakta kalması çok zor. Hele ki bizim coğrafyamızda çok zor. Şöyle etrafımıza bakalım jeopolitik gerilimlere, savaşlara. Çok güçlü bir savunma sanayine sahip olursak bu vize ihracat yeteneği kazandıracak savunma gücü kazandıracak, diplomatik güç kazandıracak, diğer sanayilere olumlu etkilerle üretim ve ihracat kazandıracak. Döviz geliri kazandıracak, halkımızın refahı, ülkemizin gelişimi, zenginliği artacak” dedi.

“1973’te bir milyar dolar yıllık ihracata çok sevinmiştik”

“1973’te bir milyar dolar yıllık ihracata çok sevinmiştik, 1987’de aylık bir milyar dolara çok sevinmiştik” diyerek sözlerini sürdüren Bolat, “Bugün günlük bir milyar dolara Allah’a şükür diyoruz. Ama hedefimiz günlük bir buçuk milyar dolara ulaşmak. İnşallah önümüzdeki bu 12’nci kalkınma planı döneminde 2028’de 375 milyar dolar mal ihracatı hedefimiz var” dedi.

“Hedefimiz bu yılsonuna kadar ihracatçı sayımızı 150 bine yükseltmek”

2002’de yılında AK Parti hükümetleri olarak 36,1 milyar dolar olan mal ihracatı, 2023 sonunda 7,5 kat artışla 255,8 milyar dolara ulaştığına işaret eden Bolat, “1980’de Türkiye’de 25 bin tane şirket bin ihracat firması vardı. 2002’de 34 bin ihracatçı vardı. Bugün 140 bin ihracatçıyla bu başarı elde edildi ve hedefimiz bu yılsonuna kadar ihracatçı sayımız 150 bine yükseltmek” ifadelerine yer verdi.

“Milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor”

“Türkiye’de sanayi yok” sözlerini sert bir dille eleştiren Bolat, şunları söyledi:

“Sanayisi yok dedikleri ülkenin milli geliri 2023 yılı sonunda 4,5 katı artarak 230 milyar dolardan 1,1 trilyon dolara yükseldi. Bu milli gelirin üçte biri sanayiden geliyor. Bir nokta birin üçte birini hesaplarsak rakamı yaklaşık 350 milyar dolardan bahsediyoruz. Yine sanayi yok dedikleri ülkede 256 milyar dolar mal ihracatının yüzde 94,2’si sanayi ürünlerinden geliyor. Demek ki sanayimiz varmış ve gelişiyor, büyüyor ve ülkemize büyük katma değer getiriyor. Üretimi, milli geliri ihracatı arttırıyor. 12 bin 886 ürün ihraç ediyoruz. 240 ülke ve farklı gümrüklü bölgeye ihracat yapılıyor ve bu anlamda 70 ülkeye yaptığımız ihracatta 2023 yılında o ülkelere yaptığımız ihracatın rekorunu kırdık. 54 fasılda bir milyar doların üzerinde ihracat yaptık. 2023 sonunda 39 fasılda ihracat rekoru kırdık. 30 vilayetimiz yıllık bir milyar dolar ihracat rakamını aştılar. Şimdi faaliyet bazlı ihracat takip sistemini başlattık. Bir Ocak’ta birçok Anadolu vilayetlerimizin artışlar olacak. 2024’de 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan vilayetlerin sayısı inşallah 40’ı bulacak diye ümit ediyoruz.”

“İhracat birim değerimizi 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttik”

Bakan Bolat, “Türkiye’nin teknolojisini küçümseyenlere cevap niteliğinde söylüyorum” diyerek sürdürdüğü konuşmasında, 2002’de ihracatta orta ve yüksek teknolojili ürünlerinin toplam payı yüzde 30, 2022’de bu payın yüzde 36’ya, 2023’te ise yüzde 40,5’e yükseldiğine dikkat çekti, 2028 yılı hedefinin de yüzde 50 olduğunun altını çizdi. Bakan Bolat, “Bunun yanında kilogram ihracat birim değerimiz, 2002’de 55 sent civarındaydı, 2023’te 1 dolar 57 sente yükselttik. Savunma sanayinde bu rakam 65 dolar, kimi ürünlerde belki 10 bin doları geçmekte. Bazı konfeksiyon ürünlerinde, moda, marka ürünlerde de 70-80 doları bulan bir ihracat birim değeri olmaktadır” diye konuştu.

“Kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz”

Küresel üretimin 2023 yılında patinaj yaptığını belirten Bakan Bolat, “Özellikle Avrupa ve Amerika’da durgunluk hakimdi. Küresel ticarette bir gerileme söz konusu oldu. Küresel fiyatlardaki köpük, balon azaldı ama Türkiye’mizin mal ihracatı arttı, 256 milyar dolar hizmet ihracatı arttı. 89’dan 100 milyar dolara yükseldi. Büyümemiz de ilk 9 ayda 4,7 oldu. Şurada 14 gün kaldı. 1 Mart’ta TÜİK milli gelir rakamlarını açıkladığında inşallah 1 trilyon doların üzerinde olduğunu, kişi başına milli gelirimizin de 12 bin 500 dolarlar civarında olduğunu hep birlikte göreceğiz” dedi.

“Uluslararası alanda Türk savunma sanayisinden övgüyle bahsediliyor”

Uluslararası temaslarda her lider ve bakanın Türk savunma sanayinden övgüyle bahsettiğini aktaran Bolat, “Türk savunma sanayi araçlarını nasıl alabiliriz? İş birliği yapmak istiyoruz, birlikte üretim yapabilir miyiz?’ diye soruyorlar. Niçin biliyor musunuz? Tek taraflı olarak 1-2 tane büyük savunma sanayi ihracatçısına bağlı olmak istemiyorlar, onların ambargolarıyla, tehditleriyle, yüksek fiyatlarıyla karşı karşıya oldukları için kendilerine ambargo uygulamayan, dostça davranan, birlikte işbirliğine açık olan ve uygun fiyatlarda satış yapan alternatif bir tedarikçi buldular. Onun için bu ilgiyi ve takdiri gösteriyorlar. O yüzden savunma sanayimizin genel anlamda üretim ve ihracatta önü açık” açıklamasında bulundu.

“Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır”

Bolat, Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayinde 80 bin kişi istihdam ettiğine işaret ederek, “12 milyar dolarlık üretimimiz var. 180 ülke ve bölgeye ihracat yapıyoruz. 2022’te 4,4 2023’te yüzde 27’lik artışla 5,5 milyar dolarlık ihracatlar gerçekleştirdik. Savunma sanayinde ihracatı, Türkiye’nin toplam mal ihracatından aldığı payı yüzde 2,2’ye yükselti. Bu rakamlar çok daha yükseklere sizlerin başarısıyla, bizlerin de sizlere destek olmasıyla ulaşacaktır. Türkiye savunma sanayinde ilerledikçe Türkiye’ye ambargo uygulayanlar sıra sıra bu ambargoları kaldırdılar. Son 1 ay içinde 3-4 önemli ülke bu ambargoları kaldırdı. Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı tek bir alana da hapsolmuyor. Kara, hava, deniz, her unsur bu alanlarda yer alıyor. Bütüncül bir politika izleniyor. Hepsinin gereği olan alanlar var. Güçlü, gelişmiş, savunma sanayisi olan, güçlü ekonomisi ve ihracatı olan Türkiye’ye Allah’ın izniyle kimse yan bakamayacaktır” şeklinde konuştu.

“Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi”

NATO üyesi ülkelerin savunma sanayi harcamalarının milli gelire oranla yüzde 2 olması gerektiği yönünde kriterini de hatırlatan Bolat, “ABD ve Türkiye dışında bunu ciddi olarak uygulayan hemen hemen hiçbir ülke yoktu. Görüyoruz ki, biraz da Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği mecburiyet karşısında NATO ülkelerinin hepsi savunma sanayi harcamalarını hızla arttırdılar ve devam ediyorlar. Japonya bile aynısını yapıyor. Avrupa coğrafyası için Afrika’sı, orta doğusu, Asya’sı, ön Asya’sı, uzak doğu açısından Türkiye artık çok önemli bir üçüncü alternatif tedarik ülkesi haline geldi. Bu açıdan da sektörümüz inşallah daha da büyüyecek” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-turkiye-savunma-sanayisinde-uluslararasi-alanda-ovguyle-bahsediliyor/feed/ 0
Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nda Gıda Güvenliği İttifakları Masaya Yatırıldı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumunda-gida-guvenligi-ittifaklari-masaya-yatirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumunda-gida-guvenligi-ittifaklari-masaya-yatirildi/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:15:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4976 “Türkiye- Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu”nda, gıda güvenliğinin ittifaklar yoluyla nasıl sağlanabileceği masaya yatırıldı.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğiyle İstanbul’da bir otelde düzenlenen forumda, “İttifaklar Yoluyla Gıda Güvenliği” oturumu gerçekleştirildi.

Moderatörlüğünü Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı Tarım ve Gıda İşleme Genel Müdürü Mohammed Alohaly’nin yaptığı oturumda, Suudi Arabistan Genel Gıda Güvenliği Otoritesi Vali Yardımcısı Saleh Alamri, Suudi Arabistan Ulusal Tarımsal Kalkınma Şirketi (NADEC) Kıdemli Ticari Direktörü Faisal Alghonime ve HDF FZCO Genel Müdürü Arda Cenk Topbaş konuştu.

“Türkiye’nin tarımsal üretim konusunda büyük bir potansiyeli var”

Suudi Arabistan Genel Gıda Güvenliği Otoritesi Vali Yardımcısı Alamri, Arap topraklarının su eksikliği konusunda ciddi sıkıntıları bulunduğunu belirterek, “Gıda güvenliği stratejimizin ana hedeflerinden biri, yerelde sürdürülebilir gıda üretimini sağlamak. Su güvenliğini de göz önünde bulunduruyoruz. Bunun yanı sıra ikinci hedefimiz de çeşitliliğin sağlanması ve gıda ithal edebileceğimiz ülkelere bağımlı olmamaktır.” ifadesini kullandı.

En önemli sorunlardan birinin gıda israfı olduğuna dikkati çeken Alamri, Suudi Arabistan’ın 2030’a kadar israfı yüzde 50 oranında azaltacak bir program üzerinde çalıştığını aktardı.

Alamri, Türkiye’nin tarımsal üretim konusunda büyük bir potansiyeli bulunduğunu vurgulayarak, “Farklı ürünlerde yüksek üretim elde etme konusunda daha fazla deneyime sahipler. Onlarla işbirliği yapmayı, deneyim alışverişinde bulunmayı ve tarım ürünleri ticaretimizi artırmayı dört gözle bekliyoruz.” diye konuştu.

“Dünyanın her yerinde size ham madde sağlayabilecek ortaklarınız olabilir”

Suudi Arabistan Ulusal Tarımsal Kalkınma Şirketi (NADEC) Kıdemli Ticari Direktörü Alghonime de gıda güvenliği açısından özel sektörün katkılarının olacağı önemli konular bulunduğunu, depolama tesisleri kurarak gerekli malların yeterli miktarda bulunmasını sağlamak ve ne kadar stoka sahip olduklarını gösteren erken uyarı sistemleri kurmanın bunlardan olduğunu söyledi.

Su ve diğer bazı hususlar dolayısıyla Suudi Arabistan’da tüm tarım ürünlerinin yetişmediğini belirten Alghonime, “Ancak dünyanın her yerinde size ham madde sağlayabilecek ortaklarınız olabilir. Siz de bu ham maddeyi alıp, işinize katma değer sağlayabilir ve istediğiniz büyümeyi gerçekleştirebilirsiniz.” ifadesini kullandı.

“Gıda güvenliği işbirliğini gerektirir, rekabeti değil”

HDF FZCO Genel Müdürü Topbaş, “Maalesef bugün toplam dünya nüfusunun yüzde 10’u, yani 800 milyondan fazla insan, açlık çekiyor. Tam olarak 828 milyon insan açlık çekerken, yaklaşık 2 milyar insan da bir tür kronik hastalık olan gıda obezitesi ve aşırı kilo ile gıda israfından muzdarip, bu bir ikilem. Bugüne kadar israf edilen tüm gıdaların üçte biri 10 milyar insanı besleyebilirdi.” diye konuştu.

Dünyanın gıda güvenliği konusunda işbirliği yapmasının bir zorunluluk olduğunun altını çizen Topbaş, “Gıda güvenliği işbirliğini gerektirir, rekabeti değil.” dedi.

Topbaş, dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşanan kuraklığın gıda fiyatlarını etkilemesi nedeniyle herkes tarafından hissedilebileceğini ve bu bağlantısallığın Suudi Arabistan ve Türkiye için eşsiz bir işbirliği fırsatı sunduğunu vurguladı.

Türkiye ve Suudi Arabistan’ın önündeki bir diğer ortaklık fırsatının da üçüncü ülkelere yatırım yapmak olduğuna işaret eden Topbaş, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin tarımsal uygulamalar, ürün çeşitleri, teknolojiler ve benzeri konularda bilgi ve araştırma alışverişi için bir platform kurması teklifinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumunda-gida-guvenligi-ittifaklari-masaya-yatirildi/feed/ 0
Değerli Konut Vergisi Beyanı İçin Son Gün 20 Şubat https://www.kanal7haber.com.tr/degerli-konut-vergisi-beyani-icin-son-gun-20-subat/ https://www.kanal7haber.com.tr/degerli-konut-vergisi-beyani-icin-son-gun-20-subat/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:42:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4844 Değerli konut vergisi için hatırlatmada bulunan Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, ” 2024 yılına ilişkin değerli konut vergisinin beyanı için son gün 20 Şubat Salı günü iken, ilk taksit ödemelerinin de 29 Şubat’ta yapılması gerekiyor” dedi.

Değerli konut vergisinde son tarih yaklaşıyor. Değerli konut vergisi hakkında bilgiler veren Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri 12 milyon 880 bin Türk lirasının (2023 yılında 9 milyon 967 bin TL) üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabidir. Bu konutlar için 20 Şubat 2024 Salı günü sonuna kadar beyanda bulunulmalı ve tahakkuk eden vergi için ilk taksit 29 Şubat’a, ikinci taksit ise 2 Eylül’e kadar eşit taksitte ödenmelidir” dedi.

Değerli konut vergisi nasıl, nereye ve kim tarafından beyan edilir?

Özelmacıklı, “Mükellefler, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden alacakları bina vergi değerini gösteren belgeyi beyannamelerine eklemek suretiyle, bu ayın 20’nci günü sonuna kadar vergi dairesine beyannamelerini verebilir. Beyannamenin verileceği vergi dairesi, taşınmazın bulunduğu yerdeki vergi dairesidir. Değerli konut vergisini mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenler öder. Her bir bağımsız bölüm vergilendirme açısından ayrı ayrı değerlendirilir. Bir mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler” dedi.

Değerli konut vergisi matrahı

2023 ve 2024 yıllarında uygulanacak değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazın matrahları hakkında da bilgi veren Özelmacıklı, “Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri 9 milyon 967 bin TL ile 14 milyon 951 bin TL arasında olanlar, 9 milyon 967 bin TL’yi aşan kısmı için binde 3, 19 milyon 936 bin TL’ye kadar olanlar, 14 milyon 951 bin TL’si için 14 bin 952 TL, fazlası için binde 6 ve 19 milyon 936 bin TL’den fazla olanlar bu tutar için 44 bin 862 TL, fazlası için binde 10 oranında vergilendiriliyor. Gelecek 2024 yılı için ise bu oranlar 12 milyon 880 bin TL ile 19 milyon 321 bin TL arasında olanlarda, 12 milyon 880 bin TL’yi aşan kısmı için binde 3, 25 milyon 763 bin TL’ye kadar olanlarda, 19 milyon 321 bin TL’si için 19 bin 323 TL, fazlası için binde 6 ve 25 milyon 763 bin TL’den fazla olanlarda bu tutar için 57 bin 975 TL, fazlası için binde 10 oranında uygulanacak” şeklinde konuştu.

Muafiyet kapsamında olanlar

Vergiden muaf olanlar hakkında da bilgi veren Özelmacıklı, “Tapuda mesken olarak gözüken lakin fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazlar başta olmak üzere, esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar, Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanlar vergiden muaf. Ayrıca birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanların değerli konut vergisinin konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazı için de değerli konut vergisi muafiyeti uygulanıyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/degerli-konut-vergisi-beyani-icin-son-gun-20-subat/feed/ 0
Ziraat Katılım’ın Bilanço Büyüklüğü 2023 Sonunda 384,2 Milyar Liraya Ulaştı https://www.kanal7haber.com.tr/ziraat-katilimin-bilanco-buyuklugu-2023-sonunda-3842-milyar-liraya-ulasti/ https://www.kanal7haber.com.tr/ziraat-katilimin-bilanco-buyuklugu-2023-sonunda-3842-milyar-liraya-ulasti/#respond Mon, 04 Mar 2024 09:00:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4819 Ziraat Katılım’ın bilanço büyüklüğü 2023 sonu itibarıyla 384,2 milyar liraya ulaştı.

Bankadan 2023 yılı finansal verilere ilişkin yapılan açıklamada, Ziraat Katılım’ın sağlıklı bir mali performansla hızlı büyümesini sürdürerek 2023’ü başarıyla tamamladığı bildirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini en doğru kanaldan ve en uygun çözüm önerilerini sunarak karşıladıklarını belirterek, bölgede ve uluslararası piyasalarda da etkin bir katılım finans kurumu olma vizyonu doğrultusunda çalışmalarına devam ettiklerini vurguladı.

Ziraat Katılım’ın 2023 yıl sonu itibarıyla toplam aktiflerini önceki seneye göre yüzde 80 artırarak 384,2 milyar liralık bilanço büyüklüğüne ulaştığını kaydeden Özdemir, bankanın kullandırdığı nakdi fonların da yüzde 80 yükselişle 261,7 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Özdemir, “Gayri nakdi fonlar ise yüzde 73 büyümeyle 78,3 milyar liraya ulaşmış olup ülkemiz ekonomisine sağlanan destek 340 milyar lira seviyesinde gerçekleşti. Bu süreçte, ekonomimizin can damarı konumundaki KOBİ’ler başta olmak üzere reel sektörün finansmanına yönelik desteğimiz artarak devam etmiştir. 2023 yıl sonu itibarıyla toplanan fonlar ise önceki yıla göre yüzde 76 artarak 304,3 milyar lira büyüklüğe ulaştı.” bilgisini paylaştı.

“2023 yılında kullandırılan fonlar hızlı büyümesini sürdürdü”

Metin Özdemir, Ziraat Katılım olarak, aktif kaliteyi korumayı ve geliştirmeyi öngören bir büyüme stratejisini benimsediklerini bildirdi.

“Bankanın tahsis ve fon kullandırım süreçleri ile erken uyarı ve risk izleme alt yapısı bu doğrultuda sürekli olarak geliştirilmektedir.” ifadesini kullanan Özdemir, sürdürülebilir büyüme ve müşteri odaklı stratejileri doğrultusunda, 2023 yılında kullandırılan fonların hızlı büyümesini sürdürdüğünü anlattı.

Özdemir, “Risk yönetimi politikalarının ödünsüz icra edildiği bu dönemde, takipteki alacaklar rasyosu sektör ortalamasının oldukça altında kalarak yüzde 0,8 seviyesinde, sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 15,10 olarak gerçekleşmiştir.” ifadesini kullandı.

Ziraat Katılım’ın geçen yıl toplamda 17,1 milyar liraya ulaşan 33 adet kira sertifikası ihracını başarıyla tamamladığını kaydeden Özdemir, Bankanın kurulduğu tarihten 2023 yıl sonuna kadar değişik tutarlı tertipler halinde 70,3 milyar liralık ihraç gerçekleştirdiği bilgisini verdi.

“Finansal kiralamada sektör lideriyiz”

Ziraat Katılım Genel Müdürü Özdemir, finansal kiralama işlemlerinde katılım finans sektöründeki liderliklerini sürdürdüklerini ve finansal kiralama ürünlerinde de sektör liderliklerini korumaya devam edeceklerini bildirdi.

Afrika’da 2020 yılında faaliyete başlayan Sudan Şubesi ile Türk bankacılık tarihinde bir ilke imza atan Ziraat Katılım’ın Somali’nin başkenti Mogadişu’da yurt dışındaki ikinci şubesini açtığını anımsatan Özdemir, Cumhuriyetin 100. yıl dönümü olan 29 Ekim 2023’te tarihinde açılışını yaptıkları Someli şubesi ile iki ülke arasındaki dış ticareti gelişimine ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sunacaklarını anlattı.

Özdemir, 2023 yılı içerisinde toplamda 191 şubeye ulaştıklarını ve insan kaynaklarını yeni katılımlarla geliştirdiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Köklü kurumsal kültürümüzün yansıması olan değerlerimiz ve etik ilkelerimiz doğrultusunda, reel ekonomiye katkımızı artırmak üzere özveriyle çalışmaya devam ediyoruz. Katılım bankacılığını yaygınlaştırma misyonumuza sıkıca bağlı kalarak, projelerimize kararlılıkla devam ederken, nihai hedefimiz Türkiye ekonomisine artan oranda değer üretmek ve sürdürülebilir kalkınmayı çok yönlü desteklemektir.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ziraat-katilimin-bilanco-buyuklugu-2023-sonunda-3842-milyar-liraya-ulasti/feed/ 0
GSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in katılımıyla yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/gso-subat-ayi-meclis-toplantisi-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahinin-katilimiyla-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gso-subat-ayi-meclis-toplantisi-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahinin-katilimiyla-yapildi/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:45:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4810 GSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve GSO Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun katılımlarıyla, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında gerçekleştirildi.

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis Başkanlık Divanı, Meclis Üyeleri, Danışma Kurulu ve Yeni Nesil Sanayici Platformu üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Halil Uğur, GASKİ Genel Müdürü Hüseyin Sönmezler, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları İrem Elbeyli, Sevda Usalp ve Ulaşım Daire Başkanı Hasan Kömürcü konuk olarak katıldı.

Toplantıda Gaziantep’te çevre, şehircilik ve sanayi alanında yürütülen çalışmalar, projeler, ekonomik gelişmeler, firmaların talep ve beklentileri değerlendirildi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, toplantıda yaptığı konuşmada Gaziantepli sanayicilerin yaptığı üretimin ve özverili çalışmaların hem ülke ekonomisi hem de Gaziantep için büyük önem taşıdığını söyledi.

Sanayicilerin yanında olmak, kendilerini yalnız bırakmamak adına ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini kaydeden Şahin, “Sanayici olmak, azim ister, mücadele ister. Aynı şekilde vatan, millet aşkı ister. Yanı başımıza baktığımızda zorlu bir coğrafyada yaşamamıza rağmen birlik ve beraberliğimizle tüm güçlüklerin üstesinden gelebiliyoruz. Korona virüsün yaygın olduğu dönemde maske ve gıda gibi sektörlerde sanayicilerimizin özverili çalışmaları sayesinde birçok ülkeye kıyasla kendi ihtiyacımızı karşılarken onlara da bu üretimlerimizi gönderdik. Yine 6 şubat depreminde Gaziantep Sanayi Odamız, sanayicilerimiz ve tüm odalarımızla birlikte çalıştık” dedi.

Sanayicilere pandemi ve deprem felaketinde olduğu gibi zorlu dönemlerde sağladıkları desteklerden dolayı teşekkür eden Şahin, “Bu noktada Gaziantep modeli de çok önemli. Bu ruhla şehrimizi daha ileri taşımak, üretim ve ihracat rakamlarımızı çok daha yüksek seviyelere çıkarmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Bir şehri değiştiren ve güzelleştiren şey o şehrin beşeri sermayesidir. Bir şehri dimdik ayakta tutanlar o şehirde yaşayan insanlardır. Gaziantep Sanayi Odası Onursal Başkanı Sayın Abdulkadir Konukoğlu, Meclis Başkanı Sayın Adil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Adnan Ünverdi, Meclis Üyeleri, Yönetim Kurulu Üyeleri ve tüm GSO ailesine nazik misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle her zorluğu aştığımız gibi yaşamış olduğumuz zorlukların da üstesinden birlikte geleceğiz” diyen GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu da toplantıda yaptığı konuşmasında şunları dile getirdi, “Gaziantep olarak dün olduğu gibi bugün de iş dünyamızın ve özel sektörün dinamizmi, girişimciliği, ihracatçılarımızın çalışkanlığı ve özverisi ile ülkemiz ekonomisine en büyük katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Ülkemiz ekonomisi bugüne kadar birçok badire atlattı, çok zor dönemlerin üstesinden güç birliğiyle gelmeyi başardık. Sektörel sorunlarımız, firmalarımızın bu noktada talep ve beklentileri olduğu gibi küresel gelişmelerin de olumsuz yansımaları ile karşılaşıyoruz. Her zaman olduğu gibi bugünün zorluklarını da hep birlikte aşacağımıza inanıyorum. Çalışmaya, üretim, istihdam ve ihracat yapmaya devam edeceğiz. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Fatma Şahin ve beraberindeki heyete meclis toplantımıza katılımları için teşekkür ediyorum.”

Sanayinin daha güçlü ve rekabetçi olabilmesi için yenilikçi projelerle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de konuşmasında şu ifadelere yer verdi, “Şehrimiz ihracatının ithalatı karşılama oranı yüzde 148 oldu. Kimyevi ürünlerde hızlı bir artış var. İhracatımızda gıda sektörümüz payını artırırken tekstilde bir yavaşlama olduğunu görüyoruz. Şehrimiz ekonomisini daha ileriye taşımak ve katma değerli üretim için dijital ve yeşil dönüşüm çalışmalarına sürekli yenilerini ekliyoruz. Bu doğrultuda şehircilik ve sanayi birbirini destekleyen ve birlikte büyüyen iki önemli unsurdur. Bu dönüşümü de tüm kurumlarımız, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin çalışmalarıyla hep birlikte gerçekleştireceğimize inanıyoruz.”

Toplantıda firmalara bir arada ve daha iyi şartlarda katma değeri yüksek üretim yapılmasına imkan sağlayacak olan Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas OSB’nin kurulum çalışmalarındaki son durum hakkında bilgiler veren Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat, “OSB parselasyon işlemlerimiz tamamlanarak 128 adet müstakil sanayi parseli ve diğer alan parselleri olmak üzere toplam 164 adet parselin tapusunu aldık. 4 adet özel mülkiyet parselinin kamulaştırılması için de Bakanlığa müracaat ettik. OSB sınırlarımız içerisinde bulunan sanayi parsellerinin tamamının müteşebbis heyetimizce firmalara tahsisini yaptık. Altyapı projelerinin tamamlanmasının ardından en kısa sürede altyapı inşaat faaliyetlerine başlayacağız” ifadelerini kullandı.

GSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, meclis üyelerinin görüş ve önerilerini dile getirmelerinin ardından sona erdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gso-subat-ayi-meclis-toplantisi-buyuksehir-belediye-baskani-fatma-sahinin-katilimiyla-yapildi/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye tahkim sistemiyle yatırım girişi arttı https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:18:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4791 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Türkiye tahkim sistemine dahil olmadan önce, küresel doğrudan yatırım girişi yılda 1 milyar doları geçmezdi. Tahkimi anayasamıza dercettikten sonra kabulün etkisiyle bu rakam yılda minimum 10 milyar dolarların üzerine çıktı.” dedi.

TOBB, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Türkiye Milli Komitesi ve ICC Milletlerarası Tahkim Divanı işbirliğiyle, 18. ICC Türkiye Tahkim Günü Konferansı’na TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ICC Milletlerarası Tahkim Divanı Başkanı Claudia Salomon ve çok sayıda davetli katıldı.

Konferansta konuşan Hisarcıklıoğlu, ICC’nin dünyada ticaretin ve yatırımların artması için çalışan en büyük iş dünyası kuruluşu olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birinci Dünya Savaşı’nın, uluslararası ticarete verdiği zararları gidermek amacıyla, bir grup girişimci tarafından, barışın tüccarları sloganıyla kurulmuştur. 105 yıldır, dünya çapında barışın ve refahın geliştirilmesi için ön safta yer almıştır. 170’ten fazla ülkede, 45 milyondan fazla şirketi ve 1 milyardan fazla çalışanı temsil eder hale gelmiştir. Yani dünyadaki her 3 çalışandan 1’i, ICC üyesi firmalarda çalışmaktadır. ICC, Birleşmiş Milletlerde Gözlemci Statüsünü kazanmış, tek iş dünyası organizasyonu. ICC, kuruluşundan bu yana, küresel ticaretin gelişmesi için birçok farklı oluşuma da imza atmıştır. Milletlerarası tahkime öncülük etmiş, gümrük engellerinin azaltılması, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için referans kurum haline gelmiştir dünyada.”

“ICC’nin Türkiye Milli Komitesi, 1934 yılında kurulmuş olup, TOBB çatısı altında faaliyet göstermektedir. Türkiye Milli Komitesi, güçlü ve köklü bir Milli Komite olarak, uzun yıllardır ICC faaliyetlerini Türk İş Dünyasının hizmetine sunmaktadır.” diyen Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti:

” Milli Komitemiz, Türk iş dünyasını temsilen, ICC nezdindeki faaliyetlerini başarıyla sürdürmektedir. ICC’nin temel misyonu, dünyada kabul gören ve ticarette ülkeler arasındaki farklı uygulamaları kaldırmayı amaçlayan, iş kurullarını oluşturmaktır. ICC, anlaşmazlıkların çözümüyle, küresel ticaret ve yatırımların desteklenmesinde önemli bir rol oynamıştır. ICC Milletlerarası Tahkim Divanı, uluslararası ticari ihtilafların çözümlenmesi bakımından, dünyanın da en önde gelen merkezlerindendir. Her kıtada yer alan 90’dan fazla ülkedeki üyelerden oluşan divan, en yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olma özelliğine de sahiptir.”

Dünyanın her bir bölgesinin, tahkim divanında ve sekretaryasında temsil edilmesinin önemli olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, ICC tahkiminin esnek olmasının, kurallarının birçok dilde tercümesinin bulunmasının, kendisini sürekli yenilemesi ve çağın gelişmelerine uyum sağlamasının da, divanın başarısının altında yatan diğer önemli unsurlar olduğunu söyledi.

Hisarcıklıoğlu, ICC Tahkimi’nin uluslararası işletmeler arasında çıkan ihtilafların, adil, tarafsız ve hızlı bir şekilde çözümünde etkili bir araç olarak kabul edildiğini, hem dünyada ve hem de Türkiye’de iş insanlarının tahkime olan ilgisinin de talebi her geçen günde artırdığına dikkati çekti.

Yurt içinde ve ülkeler arasında iş bağlantıları kurarken, güvencede olmak istendiğini belirten Hisarcıklıoğlu, yatırım ortamının en önemli unsularından birisinin sözleşmelerden kaynaklı yükümlülüklerin garanti altına alınması olduğunu hatırlattı.

Özellikle uluslararası yatırımcılar için, etkin bir tahkim müessesinin varlığının olmazsa olmaz olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Türkiye tahkim sistemine dahil olmadan önce, küresel doğrudan yatırım girişi yılda 1 milyar doları geçmezdi. Tahkimi anayasamıza dercettikten sonra kabulün etkisiyle bu rakam yılda minimum 10 milyar dolarların üzerine çıktı.” dedi.

Hisarcıklıoğlu, küresel bir yatırım ve üretim üssü olma noktasında yatırımları çekmek anlamında Türkiye’nin daha cazip ve tercih edilir konuma geldiğini belirterek, “İşte bu sebeple iş dünyası olarak, tahkimi, yatırım ve ticaret için çok kıymetli bir altyapı ve güven mekanizması olarak görüyoruz. ICC’nin Milletlerarası Tahkim Sistemi, bu açıdan önemli bir güvencedir.” yorumunu yaptı.

Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ayrıca, iş dünyasının ihtiyaçlarını ve önceliklerini göz önünde bulundurarak, daha hızlı işleyen ve daha küçük ticari anlaşmazlıkların çözümü için kullanılabilecek mekanizmaları da ICC üretmektedir. ICC Seri Tahkim Mekanizması (EPP) bu amaca hizmet etmek üzere tasarlanmıştır. Daha hızlı ve ekonomik bir çözüm olarak KOBİ’ler ve start-uplar için uygun bir mekanizma oluşturmaktadır. Kuruluşundan itibaren, ICC tahkimde 28 binden fazla dava görülmüştür. 2023 yılında 890 yeni dava kaydedilmiştir. Ayrıca, ülkemiz de 10 kez tahkim yeri olarak belirlenmiştir. Bu Tahkim Konferansımız vesilesiyle, ICC’den bir beklentimizi de paylaşmak isterim; ICC tahkiminin iyi bir müşterisi olarak, ICC’nin hakem atamalarında, ülkemiz hukukçularına daha fazla yer vermesini bekliyoruz, istiyoruz. Biz de TOBB ve ICC Türkiye olarak, tahkimin bilinmesi ve yaygınlaşması için çalışmayı sürdüreceğiz.”

“Türkiye’nin uluslararası şirketleri çekme konusunda önemli rolü var”

ICC Milletlerarası Tahkim Divanı Başkanı Claudia Salomon ise dünyanın evrim geçirmeye devam ettiğini belirtti.

ICC’nin ilk kurulduğunda birçok tahkim üyesinin Avrupa’dan olduğunu belirten Salomon, “İhtilaflar da o dönemin özelliklerini yansıtıyordu. Temel emtialar aslında tahkim üyeleri avukat değillerdi iş insanlarıydı. İş insanları avukatları istemediler. İhtilafları bu şekilde çözemeyiz diye düşündüler.” dedi.

Şimdi ICC’nin küresel olduğunu ve her açıdan gerçekten global olarak işin ve şirketin ihtiyaçlarını yansıttığını belirten Salomon, Türkiye’nin küresel ekonomide uluslararası şirketlerin Türkiye’ye çekmek konusunda önemli rolü olduğunu açıkladı.

Salomon, şunları kaydetti:

“Net olarak görüyoruz ki Türkiye’nin iş dünyası küresel iş dünyasıyla etkileşim halinde. Türkiye iyi temsil ediliyor Milletlerarası Tahkim Divanı’nda. Türkiye’nin şirketleri ihtilafların çözümü konusunda ICC’ye güveniyorlar. Çünkü ICC gerçekten uluslararası tek tahkim kurumu. ICC tarafsız, bağımsız ve ayrıca hizmet kalitesi de çok iyi. Anlaşmalar ihtilafa da yol açıyor. İş dünyası hazırlıklı olmalı. Risk yönetimi stratejileri ortaya çıkabilecek ihtilaflarda dikkate almalı. Şirketler şunu anlıyor. Şirketler proaktif olursa ve ihtilaf süreçlerini baştan düşünürlerse o zaman kendilerini olabilecek en iyi şekilde konumlandırıyorlar.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-tahkim-sistemiyle-yatirim-girisi-artti/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Suudi Arabistan Türk şirketleriyle çalışmak istiyor https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-suudi-arabistan-turk-sirketleriyle-calismak-istiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-suudi-arabistan-turk-sirketleriyle-calismak-istiyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:09:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4785 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin üreticileriyle iş yapmaya yöneldiğini belirterek “Türkiye’nin müteahhitlerine, Türkiye’nin iş insanlarına doğru dönüyorlar. Onlar da Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen “Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu” İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi.

Bakan Şimşek, forum kapsamında düzenlenen “Bakanlar Paneli Oturumu”nda yaptığı konuşmada, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın birçok başarı hikayesine sahip olduğunu ve iki ülkenin de bu başarı öykülerinden ilham aldığını dile getirdi.

-“Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar”

Uzun vadede bakıldığında verimlilik ve inovasyonun, sürdürülebilir bir refahın en önemli kaynakları olduğuna dikkati çeken Şimşek, bunun için mutlaka kaliteli kurumlar ve yanında rekabetin gerektiğini ifade etti.

Bakan Şimşek, Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin üreticileriyle iş yapmaya yöneldiğini belirterek “Türkiye’nin müteahhitlerine, Türkiye’nin iş insanlarına doğru dönüyorlar. Türkiye’nin bu yolculuktan başarıyla geçtiğini biliyorlar ve onlar da aynı şekilde Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar.” dedi.

Suudi Arabistan’ın iddialı planlarını gerçekleştirmek için çok büyük kaynakları bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, bu doğrultuda kamu yatırım fonlarının son derece önemli olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan’ın vizyonunda ciddi bir değişim ve dönüşüm programı olduğuna değinen Bakan Şimşek, kamu-özel sektör işbirliği (KÖİ) bakımından Türkiye’nin güzel bir örnek teşkil ettiğini vurguladı.

İstanbul Havalimanı’nın KÖİ projeleri açısından bir başarı öyküsü olduğunu anlatan Şimşek, şunları kaydetti:

“Havalimanı inşaatı özel sektör tarafından yapıldı ve bu sayede bölgedeki ekonomik faaliyetlerin önü açıldı. Bu noktada kritik olan husus ülkelerin bir iş modeli kurması, bunu yapmayı öğrenmesidir. Suudi Arabistan’a baktığımızda, kamu kaynaklarının büyüklüğü dikkat çekiyor. Kendilerinin belki de özel sektör parasına ihtiyacı yok. Ancak, özel sektörün becerilerine, bilgisine ve etkinliğine ihtiyaçları var. Bu yönde atılacak adımlar, kurulacak ortak girişimler gelecekte öyle durumlar yaratacaktır ki, Afrika havalimanları belki bizlerin müteahhitleri tarafından inşa edilecek ve işletilecektir. Yani bizim vizyonumuz bu olmalıdır. Sizde finansman ve kaynak var. Bizde kapasiteler var, beceriler var, yetkinlikler var. Özetle Türkiye’de önemli bir know-how kapasitesi var. Tabii ki bahsettiğim bu modeli Suudi Arabistan kendisi de yapabilir. Ancak, biz bunu birlikte yaptığımızda çok daha güzel sonuçlar sağlayabiliriz. Her iki taraf da bundan fazlasıyla yararlanabilir. Bu benim önerim olacak.”

İslam dünyasının geçmişte bilimsel araştırmalarda, refahı artırmada ve bu sayede büyük medeniyetler oluşturmada kendini kanıtladığını dile getiren Şimşek, “İşte DNA’larımızda olan bu özelliklerden ötürü ben bu değişimin zor olacağını düşünmüyorum. Liderlik lazım, vizyon lazım, iyi bir program lazım ve kaynakları verimli alanlara yönlendirmek lazım. Suudi Arabistan’ın aslında şu anda yaptığı da tam olarak bu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’de biz zaten bunu başarıyla gerçekleştirdik. Karşılaştığımız zorlulara rağmen, bölgesel şoklara rağmen, çok büyük başarı öykülerine imza attık ve bu yolculuğumuz da devam edecektir.” diyerek sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-suudi-arabistan-turk-sirketleriyle-calismak-istiyor/feed/ 0
Türk Boğazlarından Geçen Gemi Sayısı Yüzde 8,2 Arttı https://www.kanal7haber.com.tr/turk-bogazlarindan-gecen-gemi-sayisi-yuzde-82-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/turk-bogazlarindan-gecen-gemi-sayisi-yuzde-82-artti/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:51:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4760 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk boğazlarından geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 8,2 artışla 83 bin 892 gemi geçtiğini belirterek, “Bu yıl uygulayacağımız ekonomi politikaları ve bölgemizdeki çatışmaların sona ermesiyle deniz ticaretinde yeni rekorlar kırmayı hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, bu yıl dünya deniz ticaretinin yüzde 2,1 büyüyerek yaklaşık 12,636 milyar tona ulaşmasını beklediklerini bildirdi.

Söz konusu büyümeden Türk boğazları ve Karadeniz trafiğinin de olumlu yönde etkilenmesini beklediklerini aktaran Uraloğlu, “2023 yılında İstanbul Boğazı’ndan 39 bin, Çanakkale Boğazı’ndan ise 44 bin 892 olmak üzere boğazlarımızdan 83 bin 892 gemi geçti. Böylece, 2022’ye göre yüzde 8,2 artış olduğunu görüyoruz. Karadeniz’de ise yaşanan savaş nedeniyle birçok limanın kapalı olduğu ve açık olanların da tam kapasiteyle çalışmadığı göz önüne alındığında, Türk boğazlarından geçen gemi sayısındaki artışın, yakın gelecekte Karadeniz’deki deniz trafiğini daha da artıracağını düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye limanlarındaki konteyner elleçlemeleri 2023’ü artışla kapattı

Uraloğlu, Türkiye limanlarındaki konteyner elleçlemelerinin de dünyadaki trendin aksine arttığına dikkati çekerek, Türkiye limanlarında elleçlenen konteyner miktarının 2023’te bir önceki yıla göre ton bazında yüzde 2,5 artarak 133 milyon 467 bin 400 ton, TEU bazında ise yüzde 1,5 artarak 12 milyon 556 bin 401 TEU olduğunu bildirdi.

Geçen yılın ikinci çeyreğinden itibaren Türkiye’nin deniz yolu konteyner ticaretindeki düşüş trendinin sona erdiğini ve aylık olarak bir önceki yıla göre yüzde 10 civarında artışlar gözlendiğini aktaran Uraloğlu, “Bu yıl dünya deniz yolu konteyner taşımacılığının yüzde 4 büyümesi beklenmektedir. Bu yıl uygulayacağımız ekonomi politikalarıyla ve bölgemizdeki çatışmaların sona ermesi ile deniz ticaretinde yeni rekorlar kırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

En fazla yük Aliağa’da elleçlendi

Uraloğlu, Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde geçen sene 81,9 milyon ton yük elleçlemesi gerçekleştiğine işaret eden ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı’nın 81,29 milyon ton elleçlemesini geçerek ilk defa ülkemizde en çok yükün elleçlendiği bölge Aliağa olmuştur. Konteynerde ise en yüksek elleçleme yaklaşık 3,17 milyon TEU ile Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı’nda gerçekleşmiştir. Bu liman bölgemizi 2,16 milyon TEU konteyner elleçleme ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı takip etmiştir.”

Deniz yolu bağlantılı yurt dışı hatlarda geçen yıl 2 milyon 764 bin 390 otomobil taşınarak 2022’ye göre yaklaşık yüzde 17 artış sağlandığını aktaran Uraloğlu, yurt dışı bağlantılı Ro-Ro hatlarında 698 bin 133 birimin taşındığını belirtti.

Uraloğlu, 2023’te limanlara uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısının bir önceki yıla göre yüzde 20 artışla 1192, limanları ziyaret eden kruvaziyer yolcu sayısının da yüzde 52,6 artışla 1 milyon 542 bin 522 olduğunu kaydederek, “2023 yılında en fazla kruvaziyer gemi uğrak sayısı 531 gemiyle Kuşadası Limanı’nda yakalanmıştır. Bu rakamlar 2015 yılından beri gerçekleşen en yüksek rakamlar olup, 2024 yılında hedefimiz 2 milyon yolcuya ulaşmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turk-bogazlarindan-gecen-gemi-sayisi-yuzde-82-artti/feed/ 0
Makine ihracatı ocakta yüzde 2.6 geriledi https://www.kanal7haber.com.tr/makine-ihracati-ocakta-yuzde-2-6-geriledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/makine-ihracati-ocakta-yuzde-2-6-geriledi/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:48:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4758 Türkiye’nin serbest bölgeler dahil toplam makine ihracatı ocakta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 2,1 milyar dolara geriledi.

Makine İhracatçıları Birliği’nden (MAİB) yapılan açıklamaya göre, geçen yılın son çeyreğini yatay bir seyirle ve toplam 7 milyar dolar ihracatla kapatan makine ihracatı, 2024’e miktar bazında 7 bin ton, değer bazında 50 milyon dolar eksilerek başladı.

Aylık bazda evsel ve endüstriyel soğutma makineleri ile takım tezgahları ihracatında düşüş gözlenirken; içten yanmalı motorlar, tekstil ve konfeksiyon makineleri ile türbin, turbo-jet ve hidrolik sistemlerde artış yaşandı.

Ocakta en büyük iki ihracat pazarı Almanya ve ABD’ye ihracat artarken, küresel bankacılık sisteminin müdahalesi neticesinde Rusya’ya dış satımda yüzde 30’a yakın düşüş yaşandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, dünyada makine üretimi ve ihracatının artmadığı 2023’ü üretimde yüzde 22,9’luk, ihracatta ise yüzde 10,6’lık yükselişle kapattıklarını anımsattı.

Türkiye’nin ana ihracat pazarı Avrupa Birliği’nde yaşanan olumsuz gelişmelere değinen Karavelioğlu, bu bölgedeki yatırımlardaki isteksizliklerden, taleplerin ertelenmesinden ve makine sektörünün üretiminin düşmesinden bahsetti.

Karavelioğlu, son yıllarda Avrupa ülkelerinin makine sektöründe Türkiye’de yetişen nitelikli işgücünü çekmeye çalıştığını kaydederek, mühendis ve yazılımcılara yönelik açık hamlelerin KOBİ’ler üzerinde yükselen sektörün geleceği açısından tehdit oluşturduğunu anlattı.

Kutlu Karavelioğlu, “Türkiye’nin makine fabrikaları önce savunma sanayimize, oradan da Avrupa’ya tasarımcı ve teknik insan yetiştirip ihraç eden bir eğitim öğretim kurumuna dönüştü; bir diploma vermediğimiz kaldı. Fikri mülkiyet meselesi bir yana, bu kayıpların işin idamesine yönelik ağır bedelleri olacağını görmek durumundayız” açıklamasında bulundu.

“YENİ SİPARİŞLERİN BİR KISMI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KOŞULLARINA BAĞLI OLACAK”

MAİB Başkanı Karavelioğlu, yaza doğru artması beklenilen siparişlerin bir kısmının sürdürülebilirliğe dair yeni koşullara bağlanacağına dikkati çekerek, işletmelerin Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumunun öneminden bahsetti.

Bu konudaki faaliyetlerine değinen Karavelioğlu, “Sürdürülebilirlik Eylem Planı Raporumuzda çizdiğimiz yol haritasını somut pratiğe dönüştürmek ve tasarlanan reçetelerin firmalar ölçeğinde hayata geçmesine öncü olabilmek amacıyla türlü yöntem ve araçlar geliştiriyoruz. İkiz Dönüşüm UR-GE Projemiz, ihtiyaç analizi ve küme yol haritası oluşturulması konusunda Ticaret Bakanlığımızın en iyi uygulama örneği ödülüne layık görüldü” dedi.

“DESTEKLER OLMAZSA, KOBİ YAPISINDAKİ SEKTÖR KENDİ YAĞIYLA KAVRULAMAZ”

Kutlu Karavelioğlu, yüksek katma değerli ihracatçı sektörlerin, gelişmiş ülkelerin tamamında ekonominin göz bebeği kabul edildiğine vurgu yaparak, desteklerin olmaması veya devam etmemesi halinde KOBİ yapısındaki sektörün dünyanın hiçbir yerinde kendi yağı ile kavrulamayacağını bildirdi.

Karavelioğlu sözlerine, “Makine sektörümüzün pandemi öncesi 2019’a göre yüzde 70 daha fazla miktarda üretim, yüzde 40 daha fazla değerde ihracat yapar hale gelmesinde, teknoloji ve ürünlerin çeşitlenip katma değerinin ve rekabetçiliğinin artmasında, çevikliğinin ve dayanıklılığının pekişmesinde devletin koruyucu ve kollayıcı mekanizmalarının büyük rolü olduğunu hep söylüyoruz. Bu durumun ileri ülkelerden başlayarak kendi teknolojilerini geliştirmek iddiasındaki bütün ülkeler için geçerli olduğunu da sık sık yinelemek lüzumu duyuyoruz” diye devam etti.

İthalatta yaşanan artışa işaret eden Karavelioğlu, “İthalat rejiminde alınan tedbirlerin başarılı olabilmesi için Yatırım Teşvik Mevzuatımızdaki açık kapıların acilen kapatılması gerektiğini düşünüyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/makine-ihracati-ocakta-yuzde-2-6-geriledi/feed/ 0
Enerji Bakanı Bayraktar: Kayıp işçilerin bulunması için çalışmalar sürüyor https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-kayip-iscilerin-bulunmasi-icin-calismalar-suruyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-kayip-iscilerin-bulunmasi-icin-calismalar-suruyor/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:45:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4756 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, maden kazasında kaybolan işçilere yönelik arama kurtarma çalışmalarına ilişkin, “9 kardeşimizi arıyoruz. Kardeşlerimizin 3’ünün bir lokasyonda 6’sının diğer bir lokasyonda olduğunu tespit ettik.” dedi

Bakan Bayraktar, maden alanında arama kurtarma çalışmalarına ilişkin basına açıklamalarda bulundu.

Kurtarma çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü belirten Bayraktar, “9 kardeşimizi arıyoruz. Bu arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin, işçilerimizin 3’ünün bir lokasyonda, 6’sının diğer bir lokasyonda olduğunu tespit ettik. Belirlediğimiz noktalara inşallah bugün daha yoğun bir şekilde gireceğiz.” şeklinde konuştu.

Bayraktar, bütün riskler alınarak kurtarma çalışmalarına daha fazla yoğunluk verileceğini dile getirerek, “İnşallah ümit ediyorum ki bunlardan da netice alırız çünkü buradaki ailelerin, buradaki işçi kardeşlerimizin yakınlarının yoğun bir şekilde beklentileri var, çok haklı olarak. Biz de bunlara cevap verebilmek için gayret ediyoruz, çalışıyoruz.” diye konuştu.

Tehlikeli sızıntı iddialarına yönelik de sahada sürekli olarak ölçümlerin yapıldığını, heyelanın oluştuğu dere yatağının ilerleyen kısımlarında hem sudan hem topraktan sürekli numune alındığını ve testlerin yapıldığını belirten Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:

“Şu ana kadar yaptığımız tespitlerle, testlerin neticesinde endişe edecek, endişeye mahal edecek bir durum söz konusu değildir. Halk sağlığını tehdit edecek veya orada çalışan şu anda personelimizi, özellikle AFAD personelini tehdit edecek herhangi bir şey söz konusu değildir. Dolayısıyla emniyetli bir şekilde bölgede çalışıyoruz.”

Toprakların boşaltılması için yol haritası çıkarılacak

Heyelanla oluşan toprak yığınını kaldırılmasına ilişkin ise Bayraktar, “Burada (İliç) bahsettiğimiz heyelanla oluşan toprak yığınını kaldırmayla alakalı planlama aşamasına geçmiş durumdayız. Elbette bu belki aylarca sürecek bir hadise ama biz bugün o toprakları alıp emniyetli bir şekilde tekrar depolayacağımızla alakalı çalışmamıza başlamış durumdayız. Muhtemelen bugün öğleden sonra yapacağımız toplantıda bunun yol haritasını da çıkarmış olacağız. ” ifadesini kullandı.

Mevcut kontamine toprak kütlesinin taşınacağı operasyona ilerleyen birkaç gün içerisinde başlamayı hedeflediklerini ve bu konuda ilgili tüm kurumlarla yoğun bir şekilde çalışmayı sürdürdüklerini kaydeden Bayraktar, “İnşallah çevreyi ve halk sağlığını etkileyecek hiç bir riski göz ardı etmeden o kütleyi ortadan kaldırmış olacağız.” diye konuştu.

8 personel adliyeye sevk edildi

Bayraktar, temel önceliklerinin kurtarma operasyonuna devam etmek olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“İnşallah bundan bir netice alırız. Bugün buradan ayrıldıktan sonra ailelerimizle birlikte olacağız. Zaten onların bir kısmı burada bu faaliyetleri yerinde takip ediyorlar. Önceliğimiz bu konudur. Bunun dışında idari ve adli anlamda soruşturma devam ediyor. Başsavcımızdan aldığımız bilgiye göre, 8 personelle alakalı içlerinde yabancı uyruklu yönetici de olmak üzere adliyeye sevk edilmiş durumdalar. Muhtemelen önümüzdeki saatlerde ve günlerde ilave soruşturma kapsamında ifade verecekler. Bunların elbette kusuru, eksiği varsa bunu yargı mutlaka tespit edecektir ve gereğini yapacaktır.”

İlgili bütün kurumlar ve bakanlıklarla teknik ve idari yönden soruşturmaya devam edildiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bu hadisenin neden kaynaklandığı kök sebepleri neydi, bu konu ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Detayları kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. Büyük bir operasyon yürütüyoruz, bir nebze sabır bekliyoruz, inşallah sahadaki çalışmalar netice verecek.”

Bayraktar, işletmenin ait olduğu şirketin üst düzey yöneticilerin hepsinin şu anda sahada olduğu bilgisini paylaşarak, “Şu anda bir tanesi hakkında soruşturma devam ediyor. Ama diğerleri de buradalar. Bizimle ortak, uyumlu şekilde çalışıyorlar. Şirket burada tümüyle bizim de belirlediğimiz esaslar çerçevesinde çalışıyor ve katkı koymaya başlamış durumdalar.” dedi.

Bu olayın üstü kapatılacak bir tarafının olmadığını aktaran Bayraktar, “Birçok farklı kurumumuz ile yoğun şekilde çalışıyoruz. Yapılan ve yapılacak konuları istişare ederek ilerliyoruz. Bu soruşturmanın neticesinde de bütün sorunlar ortaya çıkacak. Bir daha böyle bir hadiseyi, inşallah, Türkiye’de yaşamayız. Hakikaten çok üzgünüm.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-kayip-iscilerin-bulunmasi-icin-calismalar-suruyor/feed/ 0
Türkiye Cam Sektörü, Yüksek Kaliteli İhracatla Büyüyor https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-cam-sektoru-yuksek-kaliteli-ihracatla-buyuyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-cam-sektoru-yuksek-kaliteli-ihracatla-buyuyor/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:27:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4745 Dört milyon tonun üzerinde üretim ve işleme kapasitesiyle dünyanın üretim üssü haline gelen Türkiye cam sektörü, yüksek kaliteli ve katma değerli ihracatla büyüyor. Sektör, 2020 yılında 1 milyar dolar seviyesinde olan cam ihracatını 2023 yıl sonunda yüzde 52 artışla 1,6 milyar doların üzerine çıkardı.

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) çatısı altında TurkishGlass markasıyla ihracatını artırmak için faaliyetlerini sürdüren Türkiye cam sektörü, ‘Cam Sektör Çalıştayı’nda bir araya geldi. Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren birlik üyesi firmaların katılım gösterdiği çalıştayda, Türkiye cam sektörünün ihracatını artırmak amacıyla sektördeki fırsatlar, zorluklar ve çözüm önerileri değerlendirildi.

“2023’te ihracat birim fiyatında dolar bazında yüzde 8 artış yakaladık”

Tüm cam sektörünün son dört yılda yakaladığı ihracat başarısına değinen Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Tansu Kumru, “2020 yılında 1 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı 2023 yıl sonu itibarıyla yüzde 52 artışla 1,6 milyar doların üzerine çıkardık. Aynı dönemde ihracat birim fiyatında dolar bazında yüzde 30’un üzerinde artış yakaladık. Yalnızca 2023 yılını değerlendirdiğimizde ise birim fiyatında dolar bazında yakaladığımız yüzde 8’lik artış, ihracatımızda katma değerli ürünlerin payının hızla arttığını gösteriyor. Kaldı ki yüzde 79 yerli katma değer oranıyla ülkemizin cari açığının azaltılmasına çok önemli katkılar sağlayan sektörlerden biriyiz” dedi.

“Yeni hedef çözüm üretme ve Ar-Ge üssü olmak”

Türk üreticilerin camın tüm faaliyet alanlarında var olduğunu aktaran Kumru, 4 milyon tonun üzerinde üretim ve işleme kapasitesi, bununla birlikte yüksek ürün kalitesi sayesinde 175 ülkeye ihracat yaparak Türkiye’yi dünyanın cam üretim üssü haline getirdiklerini ifade etti. Kumru yeni hedeflerini ise şu sözlerle anlattı: “Başarımızı geleceğe taşımak için teknoloji ve ürün geliştirme, karbon ayak izini azaltma, dijitalleşme ve kapasite artırma odaklı yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Sadece üretim üssü olmakla yetinmiyor, müşteri odaklı anlayışla ihracat pazarlarımızın ihtiyaç duyduğu ürünlere çözüm üretme ve Ar-Ge üssü olmak için de var gücümüzle çalışıyoruz.”

“ABD, Afrika ve Orta Doğu pazarlarına odaklanmalıyız”

İhracat payını artırmak kadar önemli bir konunun da ihracat pazarlarını çeşitlendirmek olduğuna dikkat çeken Kumru, “İhracatımızın büyük çoğunluğunu yaptığımız Avrupa pazarındaki durgunluktan etkilenmemek için ABD gibi tüketimin yüksek olduğu pazarlar ile Afrika ve Orta Doğu gibi gelişmekte olan pazarlara odaklanmalıyız. Pandemi döneminde olduğu gibi günümüz itibarıyla dünya konjonktüründe yaşanan gelişmeler, ülkeler arasında rekabette değişen dengeler sektörümüz için yeni kapılar açabiliyor. Sektör olarak ihracat pazarlarındaki tüm fırsatları değerlendirebilecek kapasiteye, deneyime, ürün çeşidine ve hizmet seviyesine sahibiz” diye konuştu.

Sektör temsilcileri hep birlikte fikir geliştirdi

Konuşmaların ardından ÇCSİB Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel ‘Dünya ve Türkiye Ekonomisi 2024 Öngörüleri ile Cam Sektörüne Etkileri’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. 100’e yakın sektör temsilcisinin katıldığı çalıştayda ayrıca Eğitmen, Yazar ve Konuşmacı Fırat Çapkın’ın moderatörlüğünde fikir geliştirme çalışmaları yapıldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-cam-sektoru-yuksek-kaliteli-ihracatla-buyuyor/feed/ 0
Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi 2023: İstihdam Artıyor, Etkinlik Skoru Yükseliyor https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-yonetim-kurulu-barometresi-2023-istihdam-artiyor-etkinlik-skoru-yukseliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-yonetim-kurulu-barometresi-2023-istihdam-artiyor-etkinlik-skoru-yukseliyor/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:24:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4742 ‘Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi 2023’ araştırmasının sonuçları göre, istihdamı artırmayı planlayan şirket oranı yüzde 39 seviyesine ulaştı. Türkiye’deki Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru, 2023 senesinde yüzde 8 artışla 3,9 düzeyinde gerçekleşti.

Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) ve Bain & Company İstanbul Ofisi tarafından bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen ‘Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi 2023’ araştırmasının sonuçları, İstanbul’da düzenlenen lansman etkinliğinde duyuruldu. Çalışma kapsamında Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YÜD) ve Bain & Company İstanbul Ofisi 2023 yılının ikinci yarısında, bu sene ikincisini gerçekleştirdikleri kapsamlı anket aracılığı ile Türkiye’deki ağırlıklı olarak halka açık ve aile şirketlerinde görev yapan 135 Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO ile birlikte şirketlerin yönetim kurullarının etkinliklerini ve gündemlerini değerlendirdi.

Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği Başkanı Mehmet Sami, YÜD ve Türkiye Yönetim Kurulu Barometresi 2023 hakkında şunları söyledi: “YÜD’ü kurarken şirketlerin geleceğinin aktif, profesyonel ve sürdürülebilir yönetim kurullarının varlığına bağlı olduğuna duyduğumuz inançla yola çıktık. Geldiğimiz noktada sürdürülebilirlik gündemi ve ÇSY (çevre, sosyal, yönetişim – “ESG”) kriterleri kapsamında dünyada ve ülkemizde geliştirilen yeni standartlar, yönetim kurullarının şirketin devamlılığı ve büyümesi için doğru stratejiler geliştirmesi gerektiğini bizlere bir kez daha gösterdi. Şirketlerde hakim ortakların, bir kurumun kaderini belirleme yetkisine sahip yönetim kurullarının kompozisyonu, gündemi, komite oluşturma ve çalıştırma kabiliyeti, risk ve fırsatların değerlendirilme kapasitesi gibi konuları daha fazla sahiplenmesi gerektiğini de gözlemliyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz çalışmada yönetim kurullarının etkinliklerinin yıllar içerisindeki değişimini göreceğimiz Yönetim Kurulları Etkinlik Skoru’nda geçtiğimiz yıla kıyasla bir artış oldu. Ankette 1 yılda gelişme sağlanan ve odaklanılması gereken alanları detayları ile görürken, yıllar içerisinde etkinlik skorunun gelişimi bizlere çok daha detaylı bir analiz yapma fırsatı verecek. Her sene düzenli olarak ölçeceğimiz skor ile şirketler, yönetim kurulları ve kamu otoriteleri ile yol haritaları geliştirmeyi hedefliyoruz.”

Yönetim Kurullarının Etkinlik Skoru yükseliyor

Yapılan çalışmanın sonuçlarına göre, 2022 yılında 1-5 arası skalada 3,6 olan Türkiye’deki Yönetim Kurulu Etkinlik Skoru, 2023 senesinde yüzde 8 artarak 3,9 düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu skor, geçtiğimiz sene içerisinde yönetim kurullarının etkinliğinin arttığını ortaya koyuyor. Katılımcıların en çok bulunduğu 10 sektörü baz alarak Yönetim Kurulu Etkinlik Skorlarını karşılaştırıldığında “Finansal Hizmetler” 4,2 ile en etkin yönetim kuruluna sahip sektör olurken, “Kimya, ilaç, petrol ve plastik imalatı” 3,5 ile en düşük skoru aldı.

En çok ve en az zaman harcanan konular

Açıklanan çalışmada yönetim kurullarında en çok vakit harcanan konu olarak “şirket performansı – operasyonel ve finansal” başlığı yüzde 88 ile olarak öne çıkıyor (geçtiğimiz yıl yüzde 95 ile ilk sıradaydı). Bunu sırasıyla, yüzde 62 ile “şirket vizyon, misyon ve stratejisi” ve yüzde 61 ile “organizasyona değer oluşturacak projelerin işleyişi” başlıkları takip ediyor. Geçtiğimiz yıl bu iki başlık yüzde 48 ile üçüncü ve dördüncü sırada yer aldı.

En az vakit harcanan konular arasında ise yüzde 54 ile “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon vergisi” (geçtiğimiz yıl yüzde 71 ile yine ilk sıradaydı) ve yüzde 49 ile “yönetim kurulu çeşitliliği” (geçtiğimiz yıl yüzde 38 ile 5. sıradaydı) ilk sıralarda yer alıyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 80’i bu konulara yeterince vakit ayrılmadığı görüşünde. Önümüzdeki dönemde iş yapış şekillerini önemli ölçüde etkileyecek olan bu konuların, yönetim kurulları gündeminin giderek daha büyük bir parçası olması bekleniyor.

Yatırım iştahı azalırken İstihdam hedefleri yükseliyor

Araştırmanın sonuçlarına göre, şirketlerin yatırım iştahları bütün yatırım kategorilerinde önceki seneye göre kayda değer düzeyde düşüş gösterirken, “Teknoloji ve altyapı yatırımları” yüzde 61 ile bu düşüşten göreceli olarak daha az etkilenmiş durumda. Bunun sebebinin, yapay zeka ve ilgili teknolojilere yükselen ilgi olduğu düşünülüyor.

İstihdam planlarında ise yatırım planlarının aksine görece olumlu bir görüntü olduğu gözlemleniyor. Bir önceki yıl yüzde 26 olan istihdamı artırmayı planlayan şirket oranı; 2023’te önemli bir yükselişle yüzde 39 seviyesine ulaşmış durumda. Yapılan analizler gelecek yıl için olumlu bir iş piyasası beklentisi olduğuna işaret ederken, yıl sonu enflasyon oranı ve asgari ücret artışının bu planlar üzerindeki etkilerinin takip edilmesi gerektiğine de dikkat çekiliyor.

Şirketleri bekleyen riskler

2023 yılında Türkiye’deki şirketleri etkileyebilecek en önemli 3 risk olarak “iklim krizi ve sosyal riskler”, “finansman ve nakit yönetimi” ve “sektörel ve politik belirsizlikler” ön plana çıkıyor. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de geçtiğimiz yıl ilk 5 risk arasında yer almayan “iklim krizi ve sosyal riskler” kavramı, bu yıl en önemli risk olarak görülmesi. Çalışmada; yönetim kurulu üyelerinin belirtilen riskleri özenle değerlendirmeleri ve önceliklendirme yaparken şirketin genel hedeflerini ve piyasa koşullarını göz önünde bulundurmaları gerektiğine dikkat çekiliyor.

Sürdürülebilirlik

Dünya enerji dönüşüm sürecini teknolojik, sosyal ve jeopolitik gelişmeler ile birlikte deneyimlerken, Çevre, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kavramı da hızla önem kazanıyor. Bu dönüşüm ve değişiklikler, şirketlerin ve yönetim kurullarının bakış açılarına, gündemlerine ve iş yapış şekillerine etki ediyor. Enerji dönüşümü, ÇSY’nin çevre yönünün ayrılmaz bir parçası olmakla birlikte, söz konusu kavram çeşitlilikten etiğe, işyeri güvenliğinden paydaş haklarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu kapsamlı perspektif, şirketlerin yönetim kurulları ve liderlerine, stratejik dönüşüm planlarına bu dönüşümün etkilerini yönetebilecek doğrultuda bir bakış açısı getirmek, bu yönde detaylı yol haritaları oluşturmak ve bu haritaları uygulamaya koymak ve sürdürülebilir iş modellerine geçişe liderlik etmek gibi yeni yükümlülükler getiriyor.

Araştırmada yer alan katılımcıların yüzde 75’i, şirketlerinin sürdürülebilirlik stratejisi olarak sektöre göre önde olmayı planladıklarını, ayrıca şirketlerin yaklaşık yüzde 50’si hem nicel hem de nitel hedefler belirlediklerini belirtiyor. Ancak, şirketlerin yalnızca yüzde 37’sinin bir Net Sıfır hedefi olduğu ifade ediliyor. Bu durum hedeflerin yeterince hırslı olmadığına ve Paris Anlaşması’nın gereklerini karşılayamadığına işaret ediyor.

Yönetim kurullarının ÇSY farkındalığı açısından görece iyi bir seviyede iken, yetkinlik konusunda geride kaldıkları görülüyor. Çalışmada ortaya konan analizlere göre; önümüzdeki dönemde liderlerin dönüşüme öncülük ederek gerekli farkındalık ve yetkinliklerin oluşmasını desteklemeleri beklenmekte. Çalışmada ayrıca; bu dönüşüme liderlik edecek yönetim kurulu üyelerinin ÇSY kavramları, stratejisi ve bu stratejinin uygulanması konularında gereken eğitimleri almaları, dönüşüm sürecini daha hızlı ve verimli bir hale getireceği belirtiliyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-yonetim-kurulu-barometresi-2023-istihdam-artiyor-etkinlik-skoru-yukseliyor/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Enflasyon düşecek https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/ https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:09:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4736 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Enflasyonu düşürürken sıra dışı bir şey yapmayacağız, konvansiyonel para politikaları uygulanacak, para politikalarının sıkılaştırılması işe yarayacak. Yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak.” dedi.

Şimşek, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun açılışındaki konuşmasında, etkinliğe katılımın yüksek olduğunu, iş insanlarının bir yere durduk yere gelmeyeceğini dile getirdi. Gelen iş insanlarının Türkiye ile Suudi Arabistan’ın doğal ortaklığına inandığı için burada olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’deki yatırım ortamı ve Orta Vadeli Program’ı (OVP) içeren sunum yaptı.

Türkiye’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren ve Suudi Arabistan’a yardımcı olunabilecek alanlara değinen Şimşek, özellikle turizmin Türkiye’de çok büyük bir başarı hikayesinin bulunduğunu söyledi.

Şimşek, “Türkiye şu an gelen turist sayısı anlamında dünya dördüncüsü. Bu alanda çok büyük bilgimiz, deneyimimiz ve kaynaklarımız var. Burada Suudi Arabistan’a yardımcı olabiliriz. Bir başka alan da inşaat sektörü. İnşaat alanında Türkiye büyük küresel oyunculardan biri. Burası da ortak iş yapabileceğimiz bir alan. Suudi Arabistan’da dünyanın en büyük projelerinden bazılarının inşaatı başlamış durumda ve biz bunun bir parçası olmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sunumunda havacılık ve savunma sektörü başta olmak üzere geçen 20 yılda Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve sektörlerde sağlanan ilerlemeler hakkında bilgi veren Şimşek, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın üçüncü ülkelerde de birlikte çalışabileceğine işaret etti.

Şimşek, “Suudi Arabistan savunma sanayisini yerelleştirmeyi amaçlıyor. Biz, birlikte tasarlamak, birlikte geliştirmek, birlikte üretim ve birlikte küresel ihracat yapma projelerine açığız.” diye konuştu.

Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bölgede birlikte barış ve güvenliği tesis edebileceğine dikkati çeken Şimşek, dünyanın çalkantılı bir dönemden geçtiğini, bu süreçte caydırıcı ülkelerin varlığının çok önemli olduğunu ifade etti.

“2028 itibarıyla fiyat istikrarını sağlamış olacağız, yolculuk başlamış durumda”

Sunumunda Türkiye ekonomisi ve Orta Vadeli Program’a da değinen, Orta Vadeli Program’ın fiyat istikrarına ve tek rakamlı enflasyona ulaşmayı amaçladığının altını çizen Şimşek, şunları kaydetti:

“İnanıyoruz ki buraya ulaşmak için doğru programa sahibiz. 2028 itibarıyla fiyat istikrarını sağlamış olacağız, yolculuk başlamış durumda. Mali sağlığı düzeltiyoruz, büyük depremden kaynaklanan hasarı onarıyoruz, eksikleri azaltıyoruz, daha da önemlisi bu kazanımları sürekli kılmak için yapısal reformlar uygulayacağız. Enflasyonu düşürürken sıra dışı bir şey yapmayacağız, konvansiyonel para politikaları uygulanacak, para politikalarının sıkılaştırılması işe yarayacak. Yılın ikinci yarısında enflasyon kayda değer oranda düşmüş olacak. Enflasyon azaltılmasına giden yol; enflasyonun bu yıl yüzde 30’ların ortalarına düşmesini, gelecek yıl yüzde 14 civarına düşmesini, 2026’da tek basamaklıya düşmesini hedefliyoruz. Bu, küresel deneyimle uyumlu bir öngörü.”

Depremin geçici büyük bir açık ortaya koyduğunu anımsatan Şimşek, bunun etkisinin geçici olduğunu, cari açık ve GSMH’de ilerlemeler yaşanmaya devam edeceğini anlattı.

“Cari açık bu yılın ilk yarısında 30 milyar doların altına inecek”

Şimşek, “Türkiye’nin borçluluğu, gelişmekte olan birçok pazara göre görece düşük. Kamu-özel-şirket borçlarını bir araya alsanız bile, küresel gelişmekte olan piyasaların yarısından daha az ve dünya ortalamasının üçte birinden daha az. Cari açığın GSMH’nin yüzde 2,5’inden daha azına düşmesini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin rezervlerini artırma hedefinde olduklarını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

“Cari açık aşağı doğru düşmeye başladı bile, doğru yolda olduğumuzu düşünüyoruz. Cari açık bu yılın ilk yarısında 30 milyar doların altına inecek. Türkiye’de büyüme güçlü. Türkiye büyüme bağlamında dünyanın önde gelen büyümekte olan pazarlarından biri. Geçici olarak bir yavaşlama görüyoruz ancak bu büyümeyi yeniden inşa etmek ve orta vadede sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlamak için yapısal reformlar kilit alanlardan biri. Rekabetçi bir ekonomi inşa etmek istiyorsanız, üretken bir ekonomi ortaya koymak istiyorsanız ve uzun vade büyüme potansiyelini geliştirmek istiyorsanız bunun tek yolu yapısal dönüşüm. OVP programımızın işe yaradığına dair güçlü kanıtlar var. Bu program nasıl çalışacağını bilmemiz gerek; mantıklı politikalar ve yapısal dönüşümlerin bir araya gelmesi, iyi bir anlatı… Bu anlatı, yatırımcı güvenini tekrar inşa etmeye yardımcı olacak, içeri akışı artıracak, paranın değerinin artmasını sağlayacak. Enflasyonun azalması hızlanacak ve ekonomideki dengesizlikler bu şekilde dengelenmiş olacak. Programın planlanan çalışma şekli bu ve bu program çalışmaya, işe yaramaya başladı bile.”

“Piyasa enflasyonun önümüzdeki 12 ayda yüzde 40’ın altına düşeceğini öngörüyor”

Türkiye’nin risk priminde yaşanan düşüşe dikkati çeken Şimşek, portföy girişi, döviz gibi konularda yaşanan gelişmeler hakkında bilgi verdi. Şimşek, “Enflasyon beklentileri düzeldiği için, piyasa enflasyonun önümüzdeki 12 ayda yüzde 40’ın altına düşeceğini öngörüyor ve piyasa şu an hedeflediğimiz rakamlara çok yakın, bu da bize cesaret veriyor.” diye konuştu.

Türkiye’de yaşanan tüm ilerlemelerin puanlama ajansları tarafından da görüldüğünü, bunu da puanlamalarına yansıttıklarına işaret eden Şimşek, “Türkiye’nin risk algısı şu andaki puanlardan çok daha iyi durumda. Makas açıklığına bakacak olursak, aslında şu andaki puanlama kurumlarının Türkiye’ye verdiği puanın 2 basamak yukarısında. Şimdiden piyasalar, Türkiye’de daha az risk olduğunu düşünüyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Şimşek, sunumunda katılımcı iş insanlarına Türkiye’nin yatırım yapma konusunda barındırdığı diğer avantajlar hakkında da bilgi verdi. Türkiye’nin yeşil alanlarda, yeşil ürünlerde dev bir potansiyeli bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, bu alanda da Suudi Arabistan ile ortak çalışılabileceğini kaydetti.

Şimşek sunumunda, altyapı ve üst yapıda yapılan yatırımlara, hedeflenen çalışmalara, yapay zeka, dijitalleşme alanlarında Türkiye’nin bakış açısına değinerek, “Yenilenebilir enerji yatırımı yapıyoruz. 12 yıl boyunca en az 100 milyar dolarlık yatırım yapacağız.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsek-enflasyon-dusecek/feed/ 0
Türkiye ve Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:33:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4714 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, “Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul’da gerçekleştiriliyor.

Forum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak ve iki ülkeden çok sayıda ismin katılımıyla yapılıyor.

“Türkiye ve Suudi Arabistan farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamlıyor”

Burak Dağlıoğlu, konuşmasında, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın farklı sektörlerde ve alanlarda birbirini tamamladığını belirterek, özellikle gıda güvenliği, yeşil dönüşümde bu tamamlayıcılığı tartışmak için bir ortam oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.

Bu açıdan, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu kapsamındaki panellerin ve konuşmaların faydalı olacağını aktaran Dağlıoğlu, “Bu etkinliğin ismi yatırım ve iş forumu. İş dünyasının son dönemdeki çabalarıyla birlikte ikili ilişkiler büyüyor. Geçen yıl Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı yüzde 100’ün üzerinde arttı. Hedefimiz Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye yatırım yapması.” diye konuştu.

Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu sonrasında somut çıktılar beklediklerini belirterek, “Suudi kardeşlerimize kilit bir hatırlatma yapmak istiyorum. Türkiye’yi göz önünde bulundururken lütfen Türkiye dışındaki kapasitelerimizi de göz önünde bulundurun. Türkiye’nin iç pazarı büyük ancak Türkiye aynı zamanda daha geniş bir bölgeye açılan bir kapı.” değerlendirmesinde bulundu.

“İvme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz”

Nail Olpak, bir yıl önce bu salonda benzer bir toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatarak, o günden bugüne kadar toplantılara, görüşmelere aralıksız devam ettiklerini dile getirdi.

Olpak, “Geçtiğimiz süreçte ivme kazanan ilişkilerimizin daha odaklanmış bir şekilde nasıl sürdürebiliriz onu konuşuyoruz. Ben bu toplantıya girmeden önce her iki bakanımızın başkanlığında, her iki ülkenin iş konseyi üyeleriyle bir toplantı yaptık. Oranın çıktılarından birisi ortak komitelerin kurulmasıydı. Bence somut, odaklanarak atılacak adımlar açısından önemli bir dönüm noktasıydı.” şeklinde konuştu.

İki ülke arasındaki ticareti farklı ortamlarda konuştuklarını ve gelişiminden mutlu olduklarını kaydeden Olpak, bugün turizmi ve yatırımları konuşmak için bir arada olduklarını vurguladı.

Olpak, geçen dönemde iki ülke arasındaki kayıpların nasıl daha hızlı toplanabileceğini, bunun görüşülmesi gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Müteahhitlik anlamında Suudi Arabistan’da çok önemli fırsatların olduğunu biliyoruz. Müteahhitliği aynı zamanda yatırımla nasıl destekleyebiliriz? Tabii yatırım deyince her iki ülke kendisine yatırım çekmek isteyecek. Onları nasıl yapabiliriz. Bunları daha ciddi bir şekilde konuşmak istiyoruz. Turizm alanında fazla bir söz söylemek istemiyorum ama kendi açımdan baktığımda turizmi sadece o ülkeyi ziyaret eden kişilerin oraya bıraktıkları döviz olarak değerlendirmediğimi söylemek istiyorum. Çünkü turizm kanalıyla birbirimizi daha iyi tanıyoruz. Daha iyi tanıdığımız ölçüde de daha fazla işbirliğini geliştirebildiğimiz kanaati içerisindeyim. Turizmi de bu çerçeve içerisinde daha fazla mercek altına almamız gerektiğini düşünüyorum.”

“Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonunda gerçekten inanılmaz bir potansiyel var”

DEİK Başkanı Olpak, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonuna değinerek, bu vizyonu sık sık konuştuklarını ve Suudi yetkili ve bakanların değişik ortamlarda bir araya geldiklerinde kendilerine devamlı bir şekilde bu vizyonu ifade ettiklerini belirtti.

Olpak, “Gerçekten inanılmaz bir potansiyel var ve sadece 2030 ile de sınırı değil o vizyon. Ondan sonrası da var. Bütün dünyanın gözü orada. Ama onlar Türk firmalarının hızından, kalitesinden, rekabetçiliğinden bugüne kadar şikayet almadıkları için bizim daha fazla iş yapabilmemiz adına kapılarını sonuna kadar açtıklarını ifade ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

Olpak, üçüncü ülkelerde ortak iş yapmanın kendilerinin çok konuştuğu ama çok fazla hayata geçiremedikleri alanlardan biri olduğunun altını çizerek, bunu da özellikle bir gündem maddesi olarak bir sonraki toplantıda görüşebileceklerini belirtti. DEİK Başkanı Olpak, bir sonraki toplantının Riyad’da olabileceğini de sözlerine ekledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ve-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-istanbulda-gerceklestiriliyor/feed/ 0
Merkezefendi Belediyesi çiftçilere 100 ton gübre desteği sağladı https://www.kanal7haber.com.tr/merkezefendi-belediyesi-ciftcilere-100-ton-gubre-destegi-sagladi-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/merkezefendi-belediyesi-ciftcilere-100-ton-gubre-destegi-sagladi-2/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:09:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4706 Merkezefendi Belediyesi çiftçilere 100 ton gübre desteği sağladı

DENİZLİ – Merkezefendi Belediyesi, Kırsal Kalkınma Eylem Planı doğrultusunda çiftçilere 100 ton gübre desteği sağladı. Çiftçiler Kumkısık Mahallesi’nde düzenlenen programda gübrelerini teslim aldılar.

Daha önce üreticilere bir çok kez; fide, küçükbaş hayvan ve yem desteğinde bulunan Merkezefendi Belediyesi bu kez de çiftçilere 100 ton gübre desteğinde bulundu. Merkezefendi Belediyesi’nden ilçe sınırları içerisinde arpa ve buğday üretimi yapan ‘ÇKS’ belgesine sahip çiftçilere, 30 dekara kadar her üç dekar başına bir çuval gübre desteği sağlandı.

Kumkısık Mahallesi’nde gübre dağıtım programında Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, Denizli Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baha Yanarca, 195 sayılı Denizli Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü İlhan Çiçek, muhtarlar ve çiftçiler katıldı. Program sonunda çiftçiler belgeleriyle birlikte gübrelerini görevlilerden teslim aldı.

“Çiftçinin yüzünü güldürmeye devam edeceğiz”

Her zaman üreticinin ve çiftçinin yanlarında olduklarını belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Göreve geldiğimiz günden itibaren üretim bizim için çok önemliydi. Üretimin, toprağın ve suyun ne kadar kıymetli olduğunu hepimiz biliyoruz. Alım gücünün olmadığı bu günlerde sizlere destek olmak için elimizden gelen gayreti ve özveriyi gösteriyoruz. Tarım için projelerimiz var ama bu yetmez dedik Kırsal Kalkınma Eylem Planı’nı gerçekleştirdik. Biz sadece burada 100 ton gübre dağıtımı değil. Dağıtımdan da önemlisi bir eylem planı çerçevesinde ilçemiz sınırlarındaki üretimin hayvancılığın yapıldığı bölgelerde desteklerimizi sürdürüyoruz. Çiftçilerimizin yüzünü güldürmeye devam edeceğiz” dedi.

“Merkezefendi’de her çocuklarımız Halk Süt ile buluşuyor”

Başkan Doğan, “Üreticimiz hiç yalnız kalsın istemiyoruz. 2019’da hemşehrilerimizi ilk Halk Süt ile buluşturduk. Bugün 2 ve 5 yaşındaki her çocuğumuz Halk Süt ile buluşuyor. Halk Süt’ü kooperatif ile iş birliği içinde yapıyoruz. Yani her zaman biz üreticinin elinden tutan Kooperatifleri de desteklemeye çalıştık. Artık çocuklar süte ulaşamaz hale geldi. Ama Merkezefendi Belediyemizde Halk Süt ile birlikte çocuklarımız yeterli şekilde gelişimlerine devam ediyor. Türkiye’de Halk Süt ile nüfusa oranla çocuklara en çok süt desteğinde bulunan ikinci belediye olma özelliğini sürdürüyor” diye konuştu.

Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Kırsal Kalkınma Eylem Planımız çerçevesinde her yıl 100 ton gübre 100 ton yem desteğinde de bulunacağız. Her zaman sizlerin yanındayız. Her zaman sizlerin yanında olduk. Sizlerin hem yalnız kalmasın istiyoruz hem de üretmenizi istiyoruz. Önümüzdeki dönemde de çok güzel projelerimiz olacak. Yem desteğimiz, gübre desteğimiz, fide desteğimiz, küçük baş hayvan desteğimiz var. Önümüzdeki dönemde de mazot desteğimiz ile çiftçilerimize destek olacağız” dedi.

“Desteklerin artarak devam etmesini diliyorum”

Denizli Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baha Yanarca, “Tarımsal alanda maliyetlerin arttığı bu dönemde Merkezefendi Belediyemizin böyle bir destekte bulunması çok anlamlı. Çiftçilerimiz adına desteklerin artarak devam etmesini diliyorum. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’a verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Tarıma verilen her desteğe minnettarız”

Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, “Her türlü zorluğa rağmen üretmeye devam eden üreticilerimiz. Bu zor dönemlerimizde bu destekler bize motivasyon oluyor. 2019’dan bu yana Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan, her zaman bize destekte bulundu. Bu destekler bizlerin üretimde daha heyecanlı ve dört kolla sarılmamızı sağlıyor. Tarıma verilen her desteğe minnettar olmaya devam edeceğiz” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/merkezefendi-belediyesi-ciftcilere-100-ton-gubre-destegi-sagladi-2/feed/ 0
Manisa’da Konut Satışları Azaldı https://www.kanal7haber.com.tr/manisada-konut-satislari-azaldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/manisada-konut-satislari-azaldi/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:06:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4703 Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı konut satış istatistiklerine göre, Manisa’da geçen yıl Ocak ayında konut satışı bin 492 iken, bu yıl aynı ayda 249 adet azalarak, bin 243’te kaldı.

Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu. Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.

Yabancılara Ocak ayında 2 bin 61 konut satışı gerçekleşti

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi. Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

Manisa’da da konut satışları azaldı

Türkiye genelinin ortalamasında olduğu gibi Manisa’da da konut satışları geçen yılın Ocak ayına göre azalma gösterdi. Manisa’da geçen yıl Ocak ayında konut satışı bin 492 iken, bu yıl aynı ayda 249 adet azalarak bin 243’te kaldı. Ege Bölgesi’nin diğer illerinden Afyonkarahisar’da satışlar geçen yıl Ocak ayına göre 785 iken bu yıl 604, Aydın’da bin 840 iken bu yıl bin 444, Denizli’de bin 389 iken bu yıl 994, İzmir’de 4 bin 894 iken bu yıl 4 bin 131, Kütahya’da 455 iken bu yıl 446, Muğla’da bin 366 iken bin 100, Uşak’ta 384 iken 347 adet olarak gerçekleşti. – MANİSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/manisada-konut-satislari-azaldi/feed/ 0
Fatsa OSB’den 90 Ülkeye İhracat https://www.kanal7haber.com.tr/fatsa-osbden-90-ulkeye-ihracat/ https://www.kanal7haber.com.tr/fatsa-osbden-90-ulkeye-ihracat/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:21:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4669 Ordu’nun Fatsa ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) gıdadan tekstil ürünlerine kadar geniş yelpazede üretim yapan firmalar, Hong Kong’dan İngiltere’ye, Avusturya’dan Vietnam’a kadar 90 ülkeye ihracat gerçekleştiriliyor.

Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Karataş, AA muhabirine, adeta domino etkisi yaratarak yatırımcıları ilçeye getirdiklerini söyledi.

Karataş, 2009’da sadece 2 fabrikası olan Fatsa OSB’de bugün 50 fabrikaya ulaşıldığını belirterek, “O günlerde 300 kişilik istihdam varken, bugün bu sayı 9 bin seviyelerine kadar çıktı. 500 dönümde hizmet veren OSB, bugün bin dönümü aşan noktaya geldi. Bu, gerçek manada bir başarı hikayesidir. Gelinen noktada Fatsa OSB kabuğuna sığmıyor.” dedi.

İhracatı olmayan OSB’den 90 ülkeye ihracat yapılır vaziyete gelindiğini vurgulayan Karataş, “Sadece dünyada bilinen pazarlar Almanya’ya İngiltere’ye ihracat yapmıyoruz. Japonya, Hong Kong, Avusturya ve Tayland gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Dünyanın birçok noktasında ‘Made in Türkiye’, ‘Made in Fatsa’ logosuyla pazarlarda kendimize yer buluyoruz.” diye konuştu.

Karataş, ilçe nüfusunun yaklaşık 126 bin olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

“Fatsa gibi küçük bir ilçeden 90 ülkeye ihracat yapmak gerçekten sıra dışı bir durum. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı’mıza ve hükümetimize teşekkür ederiz. Cumhurbaşkanı’mız bize bir vizyon açtı, sağladığı teşviklerle de rekabetçi noktaya geldik. Yatırımcılarımız da bu argümanları kullanarak dünya pazarında kendilerine yer buldular.”

Fatsa OSB’nin, Türkiye’deki 350 OSB içerisinde istihdam açısından üçüncü sırada bulunduğuna işaret eden Karataş, “Bir ilçede bu denli yükseliş gerçekten başarı hikayesidir. Bu başarıdaki en büyük pay yatırımcılarındır. Onların burada yatırım yapmaları bizim için büyük kıvançtır.” ifadesini kullandı.

Karataş, Fatsa OSB’nin gelişmeye devam ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Hedefimiz, şu anda 9 bin olan istihdam sayımızı yeni kurulan fabrikalarla 15 bine çıkarmak. Diğer hedeflerimizin başında ise bin dönüm çalışma alanımızı 1500 dönüme çıkarmak geliyor. Kamulaştırma çalışmalarımız bu anlamda sürüyor. Ayrıca 90 ülkeye ihracatımızı, 130 ülkeye kadar çıkarmak istiyoruz. Her yıl artan bir ivmemiz var. İnanıyorum ki bu rakamları kısa sürede yakalayacağız. Fatsa OSB sayesinde ilçemiz ve şehrimiz de kalkınıyor. Şu anda Fatsa göç veren değil, göç alan bir ilçe konumuna geldi.”

Yatırımcıların hedefi istihdam ve üretim kapasitesini artırmak

Fatsa OSB’de faaliyet gösteren firmanın genel müdürü Burak Felek, 70’den fazla ülkeye bentonit madeninden ürettikleri ürünleri ihraç ettiklerini söyledi.

Felek, 215 kişiye istihdam sağladıklarını anlatarak, “Hedefimiz daha modern tesisler kurarak istihdam sayımızı artırmak.” dedi.

Ahşap ürünleri işleyen fabrikanın sahibi Abdülkerim Aydın ise hedeflerinin istihdamı bir yılda 450’den bine çıkarmak olduğunu vurguladı.

Ürünlerini 35 ülkeye ihraç eden tekstil fabrikasının sahibi Bilal Uygur da “650 kişiye istihdam sağlıyoruz. Günlük ürettiğimiz bin takım elbiseyi dünyanın farklı ülkelerine ihraç ediyoruz. Hedeflerimiz daha büyük. Hem işçi sayımızı hem de ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmak istiyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/fatsa-osbden-90-ulkeye-ihracat/feed/ 0
Malatya’da yerinde dönüşüm için destek miktarı artırılmalı https://www.kanal7haber.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/ https://www.kanal7haber.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:18:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4666 Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, yerinde dönüşüm için daha önce açıklanan kredi ve hibe miktarının enflasyon karşısında erdiğini belirterek, deprem bölgesi için destek rakamının toplamda 2,5 milyon TL olması gerektiğini söyledi.

Malatya’nın 6 Şubat depremlerinde çok ciddi bir yıkıma uğradığını ifade eden MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan sorunları dernek olarak her platformda dile getirmeye çalıştıklarını söyledi. İş dünyası olarak Malatya’nın bir an önce yeniden ayağa kalkmasını önemsediklerini belirten Karademir, “Çünkü ticaretin, Malatya ekonomisinin ayağa kalkması için şehrin imarını yeniden hızlı bir şekilde yapılması lazım. 6 Şubat deprem ile birlikte Malatya’da 112 bine yakın binamız ağır hasarlı. Yıkımların yüzde 90 oranında olduğunu görüyoruz. Şehirde çok ciddi bir yıkım oluştu” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın deprem nedeniyle evini yerinde yapmak isteyen depremzedelere ‘Yerinde dönüşüm projesi’ kapsamında 750 bin TL kredi, 750 bin TL hibe desteği verdiğini hatırlatan Salih Karademir, “Toplam 1,5 milyon TL’lik bir yardımda bulunacağını belirtildi. Bu bizim için çok önemli bir proje, lakin depremin üzerinden yaklaşık bir yıl geçen bir süre var. Türkiye’deki ekonomik şartların ve enflasyon oranlarının sürekli artması nedeniyle şu anki şartlarda deprem bölgesinde toplamda 1,5 milyon TL ile vatandaşlarımızın yerinde evlerini tekrar yapmasının zor olduğunu görüyoruz. Bu paranın yetmeyeceğini, vatandaşımızın da imkanlarını da zorlanacağını bildiğimiz için devletimizin, bakanlığımızın verilecek olan bu desteği biraz daha artırmasını göz önünde bulundurmasını istiyoruz. Yaklaşık 2,5 milyon TL’lik bir rakam gerekiyor. şu şartlarda yerinde dönüşüm kampanyası için bir milyon 250 bin TL kredi, bir milyon 250 bin TL’de hibe olarak verilirse vatandaşımızın hızlı bir şekilde yerinde dönüşüm kampanyasıyla evlerini ve iş yerlerini yapıp hızlı bir şekilde Malatya’nın eski günlerine kavuşacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Bu desteğin arttırılması gerektiğini önemsediklerini belirten Karademir, “İnşallah Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, devletin imkanları dahilinde yerinde dönüşüm projesine verilecek olan hibe ve kredi desteklerini tekrardan revize ederek, güncelleyerek deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza daha iyi bir destekle açıklayacaklarını umuyoruz” ifadelerine de yer verdi.

Yaklaşan yerel seçimlere de değinen MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, aday olan isimlerin Malatya’yı yeniden ayağa kaldıracak projelerini hızlı bir şekilde kamuoyuna açıklamasını beklediklerini söyledi. Depremden buyana halen şehirde imar noktasında bir belirsizlik yaşandığına işaret eden Karademir, “Hızlı bir şekilde hem yıkılacak olan binaların kaç kat olacağını, hem de yeni açılacak imar veya yeni verilecek imar bölgelerinde imarın nasıl işleneceği hakkında vatandaşımızın ciddi bir şekilde bilgilendirilmesini istiyoruz. Vatandaşımız burada ne kadar sağlıklı bilgilere kavuşursa o kadar memlekete güveni tam olur. Şehirde ciddi bir şekilde bir göç var. Bu göçün en büyük nedeni de belirsizlik. Biz her zaman dediğimiz gibi, belirsizliklerin ortadan kalkmasını istiyoruz. Gelecek olan belediye başkanımızın, ilçe belediye başkanlarımızın hızlı bir şekilde imar noktasında seçim döneminde bilgi vermesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü şehirde gözüken belirsizlikten dolayı ciddi bir göç yaşanıyor. İş dünyası olarak sabrımız kalmadı, çünkü bu belirsizlikler devam ederse şehrimizin geriye gideceğini görüyoruz. Yetkililerden, siyasetçilerimizden, milletvekillerimizden Malatya’mızın yeniden eski gücüne kavuşması için istişare ve bilgi kültürüyle birlikte şehrin yeniden ayağa kalkması için çaba göstereceklerine inanıyoruz” dedi.

Malatya’nın imarında yatay mimarinin de çok önemli olduğunu daha öncede dile getirdiklerini ifade eden Karademir, “Şehrin yeniden açılacak imar planında yatay mimariye öncelik verilmesini istiyoruz. İş dünyası olarak barınma ve iş yerlerinin çarşı merkezi ne kadar hızlı bir şekilde teslim edilirse Malatya’nın da ticaretinin yeniden güçleneceğini, yeniden ekonominin canlanacağını ve giden vatandaşlarımızın yeniden Malatya’ya döneceğine inanıyoruz. MAGİNDER ailesi olarak her zaman devletimizin yanında olduğumuzu, seçilecek olan belediye başkanımızın yanında olacağımızı söylemek istiyorum” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/malatyada-yerinde-donusum-icin-destek-miktari-artirilmali/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremden etkilenen metal mutfak eşyası üretimi artıyor https://www.kanal7haber.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:15:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4664 Türkiye’deki metal mutfak eşyalarının yaklaşık yüzde 90’ının üretildiği Kahramanmaraş’ta, depremden etkilenen esnafın üretimi her geçen gün artıyor.

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Dulkadiroğlu ilçesindeki Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan Bakırcılar Çarşısı’nda tencere, çaydanlık gibi küçük ev eşyaları üreten birçok iş yeri de zarar gördü.

Sağlanan destek ve yapılan çalışmalarla iş yerlerini onaran işletmeler, deprem sonrasında yüzde 5’e kadar düşen üretimlerini yüzde 40’a çıkardı.

Kahramanmaraş Bakırcılar, Alüminyum Ürün İmalatçıları ve Dökümcüleri Esnaf ve Sanatkar Odası Başkanı Selamet Atlı, AA muhabirine, 6 Şubat depremlerinden herkes gibi kendilerinin de olumsuz etkilendiğini, Küçük Sanayi Sitesi’nde yer alan 400 iş yerinin kullanılamaz hale geldiğini anlattı.

Atlı, sitedeki iş yerlerinin bakır, granit, teflon, çelik, alüminyum mutfak eşyaları ürettiklerini bildirerek, “Türkiye’de metal mutfak eşyalarının yüzde 90’ı Kahramanmaraş’ta üretiliyor. Geçen yıl mart, nisan aylarında üretim yüzde 5 civarında seyrediyordu. KOSGEB’in katkısıyla, devletin gücüyle yüzde 40’a şu an çıkmış durumdayız.” dedi.

“Eski günlerimize ulaşmak istiyoruz”

Depremde yıkılan iş yerlerinin yapılması için ilk kazmanın bir süre önce vurulduğunu aktaran Atlı, “Biz daha hızlı, devlet, vatandaş, esnaf olarak bir an önce eski günlerimize ulaşmak istiyoruz. Eski samimi ortamı, esnafımızın eski çalışma dönemini özledik, o günlere dönmek istiyoruz.” diye konuştu.

Atlı, kentte metal sektöründe büyük fabrikalarla birlikte yaklaşık 50 bin kişinin istihdam edildiğini vurgulayarak, ailelerle 200 bin kişinin bu sektörden ekmek yediğini sözlerine ekledi.

Üretim kapasitesi artıyor

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Mustafa Buluntu ise ciddi bir sanayi kenti olduklarını, 2002’de 1,5 milyar dolar olan ihracatlarının depremin etkisiyle geçen yıl 1 milyar 20 milyon dolara, 200 bin civarında olan istihdam rakamlarının ise 150-170 binlere düştüğünü belirtti.

Organize sanayi bölgelerindeki hasarları toparlamaya çalıştıklarını, kapasite oranlarının şu anda yüzde 40-50 civarında olduğunu dile getiren Buluntu, kentte kalıcı konutların tamamlanması, yıkılan yerlerin yeniden ayağa kaldırılmasıyla birlikte ticari hayatın normale döneceğini kaydetti.

Buluntu, 12 bin dolayında odaya kayıtlı şirket olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Organize sanayi bölgelerinin içerisinde de 2 binin üzerinde sanayi kuruluşumuz var. Bunların hasarsız olanı hiç yok gibi. Bir kısmı çok ciddi manada ağır hasar almış ve yıkılmıştı. Çelik mutfak eşyalarının şu an en büyük pazar payı Mısır. Mısır, Afrika’ya acılan bir kapı gibi. Biz hedef pazarlar belirlemiştik. Kanada olsun, Amerika olsun. İhracat yaptığımız ülkeleri de ciddi manada geliştiriyorduk. Tekstil konusunda Kahramanmaraş çok güçlüydü. Onlarla ilgili de yeni hedeflerimiz yeni pazarlarımız vardı. Depremden önce bir çok çalışmamızı tamamlamıştık. 2023 yılında hedefimiz 1,5 milyar dolardan 2,5 milyar dolara seviyesine çıkarmaktı şehrimizi. Asrın felaketini yaşadık. Bir taraftan travmalarla uğraşırken bir taraftan da üretimsel faaliyetleri de hayata geçirmek için TSO olarak çok ciddi manada depremin ilk anından itibaren mücadele veriyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kahramanmarasta-depremden-etkilenen-metal-mutfak-esyasi-uretimi-artiyor/feed/ 0
İşte TÜİK anketinde Türkiye’nin en büyük sorunu https://www.kanal7haber.com.tr/iste-tuik-anketinde-turkiyenin-en-buyuk-sorunu/ https://www.kanal7haber.com.tr/iste-tuik-anketinde-turkiyenin-en-buyuk-sorunu/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:12:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4659 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılını kapsayan “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonucunda mutluların oranı yüzde 49,7’den yüzde 52,7’ye çıkarken en çok evlilerin mutlu olduğu görüldü. Ülkede görülen en büyük sorun ise hayat pahalılığı oldu.

EVLİLER DAHA MUTLU

Mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022’de yüzde 49,7 iken 2023’te 3 puan artarak yüzde 52,7’ye yükseldi. Mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranı ise 2022’ye göre 2,2 puan azalarak yüzde 15,9’dan yüzde 13,7’ye geriledi.

Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022’de yüzde 46,5 iken geçen yıl yüzde 50,3’e çıktı. Kadınlarda ise bu oranın söz konusu dönemde yüzde 52,7’den yüzde 55,1 yükseldiği belirlendi.

Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu tespit edildi. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, geçen yıl yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran yüzde 45,8 olarak gerçekleşti.

Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde, evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu hesaplandı.

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde, 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı 2022’de yüzde 47,9 iken 2023’te 6,1 puan artarak yüzde 54 oldu. Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranının 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak 2023’te yüzde 49,7 olduğu belirlendi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise oran 2022’de yüzde 57,7 iken geçen yıl 1,7 puan azalışla yüzde 56’ya düştü.

MUTLULUK KAYNAĞI AİLE

Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı geçen yıl 69,9 olurken bunu yüzde 15 ile çocuklar, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.

Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde, kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023’te yüzde 69,5 ile ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş izledi.

ÇOĞUNLUK GELECEKTEN UMUTLU

Geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2023’te yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranının yüzde 67,2 olduğu hesaplanırken kadınlarda bu oranın yüzde 67,1 olduğu görüldü.

Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile “hiç memnun olmayanlar için sıfır”, “çok memnun olanlar için 10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022’de 5,5 olurken 2023’te 0,2 puanlık artış ile 5,7’ye çıktı. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyinin geçen yıl 5,6, kadınlarda ise 5,8 olduğu belirlendi.

EN BÜYÜK SORUN HAYAT PAHALILIĞI

Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde, 2023’te asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 ile ilk sırada yer alırken bunu yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli hizmetler ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.

Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde ise geçen yıl hayat pahalılığının yüzde 33,8 ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Bunu yüzde 16,5 ile eğitim, yüzde 13,4 ile yoksulluk izledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/iste-tuik-anketinde-turkiyenin-en-buyuk-sorunu/feed/ 0
Deloitte Futbol Para Ligi’nde Premier Lig ekonomik olarak en güçlü lig olarak öne çıkıyor, Real Madrid birinci sıraya yükseldi https://www.kanal7haber.com.tr/deloitte-futbol-para-liginde-premier-lig-ekonomik-olarak-en-guclu-lig-olarak-one-cikiyor-real-madrid-birinci-siraya-yukseldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/deloitte-futbol-para-liginde-premier-lig-ekonomik-olarak-en-guclu-lig-olarak-one-cikiyor-real-madrid-birinci-siraya-yukseldi/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:00:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4649 Deloitte Futbol Para Ligi’nin ilk 20 takımı arasında Premier Lig ekonomik olarak en güçlü lig olarak öne çıkarken, Real Madrid 5 yıl sonra tekrar birinci sıraya çıktı.

Deloitte’un her yıl merakla beklenen Futbol Para Ligi raporu açıklandı. Sporun, özellikle de futbolun finansal yönlerinin sporlar kadar dinamik olduğu bir çağda raporun sunduğu kritik içgörüler, futbolu şekillendiren ekonomik eğilimleri inceliyor. Ayrıca rekor gelirleri, gelir akışlarındaki değişimleri ve önde gelen kulüplerin stratejik konumlarını vurgularken futbol finansmanının gelişen durumunu anlamak için önemli veriler sunan rapora göre ilk kez Para Ligi kulüplerinin toplam geliri 10 milyar euroyu aştı.

Pandemi öncesinin ve geçen yılın yüzde 14 üzerinde

Para Ligi’nin en büyük 20 kulübünün 2022/23 sezonunda elde ettiği toplam gelir, bir önceki yıla ve pandemi öncesine göre (sırasıyla 2021/22 ve 2018/19 sezonlarında 9,2 milyar euro) yüzde 14’lük bir artışla 10,5 milyar euro seviyesine ulaşarak rekor kırdı.

Özellikle stadyumların Avrupa genelinde tam kapasiteyle açılması sonucunda taraftarların da yüksek talebi ile 1,9 milyar euroluk rekor maç günü geliri elde edildi. En büyük 20 kulüpten 13’ü rekor maç günü geliri bildirirken, artış büyük ölçüde Bundesliga, Serie A, Ligue 1 ve La Liga’daki kulüplerden geldi. Özellikle İtalyan kulüpleri AC Milan, FC Internazionale Milano ve SSC Napoli, 2018/19 seviyelerine göre çift haneli artışlar bildirdi.

Ticari gelirler yüzde 16’lık artışla 4,4 milyar euro oldu

Kulüpler rekor maç günü gelirleri elde ederken ticari gelirleri de rekor kırdı. 2022/23 sezonunda bir önceki yıla göre yüzde 16 artan ticari gelirler toplamda 4,4 milyar euroya ulaşarak rekor kırdı. Ticari gelir, 2015/16 sezonundan bu yana ilk kez COVID-19’un etkilediği 2019/20 sezonu hariç Para Ligi kulüpleri için en büyük gelir kaynağı oldu. En büyük 20 kulüpten 17’si ticari gelirlerinde bir önceki yıla göre artış bildirirken, bu artışın ardında büyük ölçüde perakende satışlardaki iyileşme, maç günü dışındaki etkinliklerden elde edilen gelir ve pandemiden etkilenen sponsorluk gelirlerinin tekrar eski seviyelerine çıkması yatıyor.

Para Ligi kulüplerinin yayın gelirlerindeki artış ise yüzde 5’te kaldı. Premier Lig kulüplerinin ortalama yayın geliri, Premier Lig’in uluslararası yayın haklarının değerindeki yaklaşık yüzde 30’luk artışın da etkisiyle, 208 milyon eurodan 243 milyon euroya yükseldi.

Genel olarak, Para Ligi kulüpleri ortalama 500 milyon euronun üzerinde gelir elde ettiklerini belirtirken ticari gelirler ve yayın gelirleri sırasıyla 222 milyon euro (yüzde 42) ve 213 milyon euro (yüzde 40) ile benzer miktarlarda katkı sağladı. Maç günü gelirleri ise 93 milyon euro ile yüzde 18’lik bir orana sahip oldu.

Real Madrid rekor gelirle Para Ligi’nin ilk sırasına yükseldi

Real Madrid, Manchester City’yi geride bırakarak 2017/18 sezonundan bu yana ilk kez 2022/23 sezonunda en çok gelir elde eden futbol kulübü oldu. Real Madrid gelirlerini bir önceki yıla göre 118 milyon euro artırdı ve 831 milyon euro gelir elde ederek rekor kırdı. Real Madrid’in bu oranda büyümesinin ardındaki nedenler olarak güçlü perakende performansı ve COVID-19 kısıtlamalarının hafifletilmesinin ardından artan stadyum gelirleri öne çıkıyor.

Manchester City ise Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluklarına rağmen ikinci sıraya geriledi. Yayın gelirlerini 50 milyon euro, ticari gelirlerini de 26 milyon euro artıran City, şimdiye kadarki en yüksek geliri olan 826 milyon euroya ulaştı.

Paris Saint-Germain 802 milyon euroluk geliriyle Para Ligi tarihinde ilk kez ilk üçe girerek üst üste ikinci yıl Barcelona’nın (800 milyon euro) önünde yer aldı. Barcelona ise 7’nci sıradan 4’üncü sıraya yükselerek en büyük yükseliş gösteren kulüplerden biri oldu. Bu büyümenin ardında artan stadyum gelirleri, rekor lisans gelirleri ve ticari satışlar ile sponsorluk gelirlerindeki artış bulunuyor. Kulüp, maç günü ve ticari gelirlerde sırasıyla yüzde 61 ve yüzde 45’lik bir artış sağladı.

Buna karşın Liverpool, bir önceki yıla göre sıralamada en büyük düşüşü yaşayarak 3’üncü sıradan 7’nci sıraya geriledi ve Atletico Madrid ile West Ham United gibi, bir önceki sezona kıyasla gelirlerinde düşüş bildiren üç Para Ligi kulübünden biri oldu. Bu durum ise Liverpool’un 2021/22 sezonunda üç final oynaması ve ligi 2’nci sırada bitirmesinin ardından hem Premier Lig’de hem de Avrupa’daki maçlarda aldığı sonuçlardan kaynaklandı.

Premier Lig takımlarının sayısında düşüş

2022/23 sezonunda Para Ligi’nin ilk 20’sinde 8 İngiliz, 4 İtalyan, 3 İspanyol ve Alman ve 2 Fransız takımı yer aldı. Premier Lig kulüplerinin sayısı son iki yılda en az 10 olurken bu sayı 8’e düştü. Bununla birlikte, İngiliz kulüpleri mali olarak güçlü kalmaya devam ediyor. 2022/23 sezonunda küme düşen Leeds United, Hollanda Futbol Ligi Eredivisie’de ikinci olmasına ve Şampiyonlar Ligi’nin grup aşamasına katılmasına rağmen ilk 30 kulübün dışında kalan AFC Ajax’ı bu yılki Para Ligi’nde geride bıraktı. Özellikle, 21 ile 30 arasında yer alan Premier Lig kulüplerinden hiçbiri 2022/23 sezonunda Avrupa müsabakalarında oynamadı.

Stadyumlar yıl boyunca kullanılacak şekilde yenileniyor

Bu durumun, Avrupa’da Premier Lig dışındaki kulüplerin UEFA müsabakalarına sürekli olarak katılmaları ve mali açıdan rekabet edebilmek için, geleneksel olmayan kaynaklardan gelir elde etme fırsatları geliştirmeleri gerektiğini vurgulayan Deloitte Türkiye Futbol Endüstrisi Lideri Burç Seven, spora ve stadyumlarda yapılan diğer canlı etkinliklere olan yüksek talebin ticari ve maç günü gelirleri için daha umut verici bir büyümeye işaret ettiğinin altını çiziyor. 2022/23 sezonunda, maç günleri dışındaki günler de dahil olmak üzere kulüplerin stadyumları daha etkin bir şekilde kullanmasıyla gelir artışı sağlandığını belirten Seven “Altyapı yatırımlarına daha fazla odaklanılmasıyla bu artışın gelecekte de devam etmesini bekliyoruz. Avrupa futbolunda, stadyumların her ihtiyaca cevap verecek şekilde geliştirildiğini görüyoruz. Real Madrid, Manchester City, FC Barcelona, Liverpool, AC Milan ve FC Internazionale Milano gibi Avrupa’daki kulüplerin hepsi stadyumlarını yeniliyor ve teknolojideki son gelişmelerle donatıyorlar. Bu tür yatırımlar, kulüplerin stadyumlarını yıl boyunca açık, çok amaçlı eğlence mekanları olarak görme vizyonunu da ortaya koyuyor. Yayın haklarının düşüşe geçtiği bir dönemde, stadyum gelirlerinin artırılması, artan kapasite ve canlı etkinlikler de dahil olmak üzere daha geniş bir eğlence içeriği kulüplerin mali büyümeyi sürdürmelerine yardımcı olabilir” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/deloitte-futbol-para-liginde-premier-lig-ekonomik-olarak-en-guclu-lig-olarak-one-cikiyor-real-madrid-birinci-siraya-yukseldi/feed/ 0
OSBÜK Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/osbuk-guneydogu-anadolu-bolge-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/osbuk-guneydogu-anadolu-bolge-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:54:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4635 OSBÜK Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinde gerçekleştirildi. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü ile bölgedeki 32 organize sanayi bölgesinin başkan ve bölge müdürlerinin katıldığı toplantıda OSB’lerin sorunları ve talepleri istişare edildi.

Toplantının açılışında konuşan Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, Türk sanayisinin gücünü OSB’lerden aldığını vurgulayarak, Türkiye’deki OSB sayısının 401’e, istihdamın ise 2 milyon 600 bin kişiye ulaştığını söyledi. 67 binin üzerinde fabrikanın üretim yaptığı organize sanayi bölgelerinin, Türkiye’nin toplam sanayi üretiminin yüzde 45’ini gerçekleştirdiğini kaydeden Kütükcü, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin üretim iştahının yüksek olduğunu ifade etti. Kütükcü, “Güneydoğu Anadolu Bölgemiz, bizim üreten, istihdam sağlayan, sanayileşme motivasyonu en yüksek bölgelerimiz arasında. Özellikle son 20 yılda yaşanan gelişmeler, Güneydoğu Anadolu Bölgemizin yatırım ve üretim motivasyonunu en somut şekilde ortaya koyuyor. Bölgedeki toplam 32 organize sanayi bölgemizin, 25’i son 20 yılda kuruldu. Bu hem Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin üretim iştahını, hem de devletimizin bu bölgeye olan güvenini ve desteğini ortaya koyuyor. Ayrıca şu anda bölgedeki organize sanayi bölgelerimizde 3 bin 372 fabrikamız üretim yapıyor ve 400 binin üzerinde insanımıza istihdam sağlıyor. Bu rakamların daha da artacağına, bölgenin sanayileşme sürecinin tüm zorluklara rağmen kesintisiz devam edeceğine yürekten inanıyorum” dedi.

Depremden etkilenen OSB’lerde toparlanma sürüyor

Konuşmasında 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilden 5’inin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde olduğunun altını çizen Kütükcü, bölgedeki organize sanayi bölgelerinde toparlanma sürecinin devam ettiğini kaydetti. Kütükcü, “Rabbimden bizlere bir daha böylesine büyük acılar yaşatmamasını temenni ediyorum. Elbette millet olarak bu acıyı hiçbir zaman unutmayacağız. Ancak şehitlerimizin hatıralarına sahip çıkmak, yaralarımızı sarmak için, her gün bir önceki güne göre daha çok çalışacağız. Güneydoğu Anadolu Bölgemizde, depremin üretimi adeta vurduğu 5 şehrimiz Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis de tam olarak böyle yaptı. Hamdolsun bu 5 ilimiz de, depremden sonra yaşanan üretim kayıplarını telafi ederek, pozitif alana geçmeyi başardı. Yaşadığımız büyük acılara rağmen adeta bağrına taş basarak üretime devam etme gayretinde olan tüm organize sanayi bölgelerimizi, katılımcı sanayicilerimizi, değerli başkanlarımı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

OSB’lerinin talepleri istişare edildi

Toplantıda söz alan Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan ise, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinin bölgedeki gelişmeler ve yatırımlar hakkında bilgi verdi. Yatırımcılar konusunda artık seçici davranmaya başladıklarını söyleyen Fidan, toplantının bölgede düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

Bölge toplantısının Diyarbakır’da yapılması dolayısıyla OSBÜK’e teşekkür eden Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ise, OSBÜK’ün bölge ile ilişkilerini her dönemde yüksek tuttuğunu belirtti. Kaya, şehirdeki sanayi üretimi ve yatırımları hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmaların ardından toplantının istişare bölümüne geçildi ve bölge OSB’lerin başkan ile bölge müdürleri, OSB’lerle ilgili talep, sorun ve çözüm önerilerini Başkan Kütükcü’ye iletti. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/osbuk-guneydogu-anadolu-bolge-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Türkiye’de Konut Satışları Ocak Ayında Azaldı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-konut-satislari-ocak-ayinda-azaldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-konut-satislari-ocak-ayinda-azaldi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:39:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4628 Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Konut Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu.

İpotekli konut satışları 5 bin 915 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

Diğer satış türleri sonucunda 74 bin 393 konut el değiştirdi

Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti.

İlk el konut satış sayısı 25 bin 263 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu.

İkinci el konut satışlarında 55 bin 45 konut el değiştirdi

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.

Yabancılara Ocak ayında 2 bin 61 konut satışı gerçekleşti

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.

Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı

Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

Antalya’da 2 bin 887’si ikinci el satış olmak üzere toplam 5 bin 250 konut, Isparta’da 276’sı ikinci el satış olmak üzere toplam 448 konut, Burdur’da 131’i ikinci el satış olmak üzere toplam 196 konut satıldı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-konut-satislari-ocak-ayinda-azaldi/feed/ 0
Tahıl ambarı Konya Ovası’nda yağışlar rekolte umutlarını artırdı https://www.kanal7haber.com.tr/tahil-ambari-konya-ovasinda-yagislar-rekolte-umutlarini-artirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tahil-ambari-konya-ovasinda-yagislar-rekolte-umutlarini-artirdi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:30:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4627 Tahıl ambarı Konya Ovası’nda yağışlar rekolte umutlarını artırdı

ZMO Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz:

“Hava sıcaklıkları bitkilerde hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”

KONYA – Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Ovası’nda Şubat ayına kadar yağışların düşük olması kuraklığa kapı aralarken, zaman zaman etkili olan yağışlar rekolte umutlarını arttırdı. Yağışların rekolte artışına olumlu katkı sağlayacağı tahmin edildiğini belirten uzmanlar, hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi tarlada bazı olumsuzlukları karşı uyarıyor.

Konya Ovası’nda 38 bin 873 kilometrekare yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olarak kullanılıyor. Ovada 2023 yılı hububat sezonunda, yağışlar hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu yıl yağış periyodik raporlarında ise geçen yıla oranla yağışlarda son 5 ayda geçen yılın aynı aylarına göre yaklaşık yüzde 50 yağışta artış yaşandı. Son günlerde zaman zaman etkili olan yağmur yağışı çiftçilerin yüzünü güldürüyor.

“Uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var”

Yağışlar bu şekilde devam ederse ovada bir problem olmayacağını ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya bölgesinde yağışlar ara ara devam ediyor. Özellikle hububat alanlarında bu yağışlar çok ciddi öneme sahip. Ekim ayından bu zamana kadar baktığımız zaman geçen yıla göre yaklaşık olarak yüzde 50 yağışta artışımız var. Tabii geçen yıla göre yüzde 50’lik bir artışımız var ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var. Bu yıl beklediğimiz kar yağışını yine alamadık maalesef. Bu seneki kar yağışları yerini yağmur yağışlarına bıraktı. Tabii ovanın büyük bir kısmı hububat alanı kıraç alanlarda şu andaki yağan yağışların önemi çok yüksek. Özellikle bu dönemde kardeşlenme dönemindeki hububatlarda verimi etkileyen en önemli unsur bu dönemde yağacak yağışlar. Geçtiğimiz günlerdeki yağan 2 günlük yağış havzadaki ekili olan hububat alanlarında çok ciddi bir rahatlamaya neden oldu. Sulama imkanı olan çiftçilerimiz hazırlıklarını yapmıştı. Ekinlerini sulayacaktı lakin bu yağışlardan sonra sulamalarına ara verdi. Ciddi maliyet artışlarının da göz önünde bulundurulduğunda sulama maliyetleri de çok ciddi bir yer alıyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bu yağışlar devam eder” dedi.

“Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık”

Havaların sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, “Sadece yağışlar değil, havaların sıcaklığı da bizim hububat alanları için çok önemli. Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık. Havalar çok sıcak gitmeye devam etti. Özellikle Ekim ayından bu zamana kadar havaların bu şekilde sıcak gitmesi gelişimin devamlılığını ve gelişimin devam etmesine neden oldu. Bu da tabii sulu alanlarda özellikle hububatın suluya ekilen tarlalarında, kışa girmeden önce Ekim ayında ekimden sonra 2 kere sulama yapan çiftçilerimizin arazilerinde hububatlar gereğinden daha fazla bir gelişme seyretmeye başladı. Çiftçilerimiz müdahale edebilmek için koyunlarla otlatma yoluyla hububatları biraz daha genç bir şekilde bahara hazırlamaya çalıştılar. Önümüzdeki günlerde ki hava sıcaklıkları da oldukça önemli hububatlar şu anda çalışmaya, gelişmeye devam ediyor. Özellikle kardeşlenme döneminden sonra sapa kalkma döneminde yağacak yağmurlar çok önemli. rekolteyi etkileyecek yağışlar olacak” şeklinde konuştu.

“Havaların sıcak gitmesi, hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”

Havaların sıcak gitmesiyle ortaya çıkabilecek sıkıntılardan bahseden Kırkgöz, “Özellikle fare zararı geçtiğimiz günlerden bugüne kadar oldukça yoğun bir şekilde hissediliyor. Tabii bu şekilde kar yağmaması, havaların biraz daha sıcak gitmesi, birtakım hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor. Çiftçilerimizin arazilerini devamlı bir şekilde kontrol etmeleri mutlaka bir ziraat mühendisi meslektaşımız ve arazilerine çıkıp hububat alanlarını kontrol etmeleri gerekiyor. Tabii burada yapılabilecek çok fazla bir durum söz konusu değil meyve ağaçlarında özellikle. Tamamen iklime bağlı olunduğu için bu arazilerde çiftçilerimizin sıcaklıkla doğru orantılı olarak verimleri de değişiklik gösterecek. İnşallah kötü bir senaryo yaşamayız. Önümüzdeki süreçte de yağışlar bu şekilde devam ederse hububat alanlarında herhangi bir rekolte kaybı yaşamadan ürünlerimizi hasat ederiz” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tahil-ambari-konya-ovasinda-yagislar-rekolte-umutlarini-artirdi/feed/ 0
Konya Ovası’nda Yağışlar Rekolte Umutlarını Arttırıyor https://www.kanal7haber.com.tr/konya-ovasinda-yagislar-rekolte-umutlarini-arttiriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/konya-ovasinda-yagislar-rekolte-umutlarini-arttiriyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:18:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4621 Türkiye’nin tahıl ambarı Konya Ovası’nda Şubat ayına kadar yağışların düşük olması kuraklığa kapı aralarken, zaman zaman etkili olan yağışlar rekolte umutlarını arttırdı. Yağışların rekolte artışına olumlu katkı sağlayacağı tahmin edildiğini belirten uzmanlar, hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi tarlada bazı olumsuzlukları karşı uyarıyor.

Konya Ovası’nda 38 bin 873 kilometrekare yüzölçümünün yüzde 47’si tarım arazisi olarak kullanılıyor. Ovada 2023 yılı hububat sezonunda, yağışlar hububat ürünlerinde verim ve kalitenin artmasıyla rekolte yaklaşık 2 milyon tonun üzerinde olarak kayıtlara geçti. Bu yıl yağış periyodik raporlarında ise geçen yıla oranla yağışlarda son 5 ayda geçen yılın aynı aylarına göre yaklaşık yüzde 50 yağışta artış yaşandı. Son günlerde zaman zaman etkili olan yağmur yağışı çiftçilerin yüzünü güldürüyor.

“Uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var”

Yağışlar bu şekilde devam ederse ovada bir problem olmayacağını ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, “Konya bölgesinde yağışlar ara ara devam ediyor. Özellikle hububat alanlarında bu yağışlar çok ciddi öneme sahip. Ekim ayından bu zamana kadar baktığımız zaman geçen yıla göre yaklaşık olarak yüzde 50 yağışta artışımız var. Tabii geçen yıla göre yüzde 50’lik bir artışımız var ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 15’lik bir yağış periyodunda düşüş var. Bu yıl beklediğimiz kar yağışını yine alamadık maalesef. Bu seneki kar yağışları yerini yağmur yağışlarına bıraktı. Tabii ovanın büyük bir kısmı hububat alanı kıraç alanlarda şu andaki yağan yağışların önemi çok yüksek. Özellikle bu dönemde kardeşlenme dönemindeki hububatlarda verimi etkileyen en önemli unsur bu dönemde yağacak yağışlar. Geçtiğimiz günlerdeki yağan 2 günlük yağış havzadaki ekili olan hububat alanlarında çok ciddi bir rahatlamaya neden oldu. Sulama imkanı olan çiftçilerimiz hazırlıklarını yapmıştı. Ekinlerini sulayacaktı lakin bu yağışlardan sonra sulamalarına ara verdi. Ciddi maliyet artışlarının da göz önünde bulundurulduğunda sulama maliyetleri de çok ciddi bir yer alıyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bu yağışlar devam eder” dedi.

“Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık”

Havaların sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğine dikkat çeken Burak Kırkgöz, “Sadece yağışlar değil, havaların sıcaklığı da bizim hububat alanları için çok önemli. Kış mevsiminde beklediğimiz düşük sıcaklıkları alamadık. Havalar çok sıcak gitmeye devam etti. Özellikle Ekim ayından bu zamana kadar havaların bu şekilde sıcak gitmesi gelişimin devamlılığını ve gelişimin devam etmesine neden oldu. Bu da tabii sulu alanlarda özellikle hububatın suluya ekilen tarlalarında, kışa girmeden önce Ekim ayında ekimden sonra 2 kere sulama yapan çiftçilerimizin arazilerinde hububatlar gereğinden daha fazla bir gelişme seyretmeye başladı. Çiftçilerimiz müdahale edebilmek için koyunlarla otlatma yoluyla hububatları biraz daha genç bir şekilde bahara hazırlamaya çalıştılar. Önümüzdeki günlerde ki hava sıcaklıkları da oldukça önemli hububatlar şu anda çalışmaya, gelişmeye devam ediyor. Özellikle kardeşlenme döneminden sonra sapa kalkma döneminde yağacak yağmurlar çok önemli, rekolteyi etkileyecek yağışlar olacak” şeklinde konuştu.

“Havaların sıcak gitmesi, hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor”

Havaların sıcak gitmesiyle ortaya çıkabilecek sıkıntılardan bahseden Kırkgöz, “Özellikle fare zararı geçtiğimiz günlerden bugüne kadar oldukça yoğun bir şekilde hissediliyor. Tabii bu şekilde kar yağmaması, havaların biraz daha sıcak gitmesi, birtakım hastalıkların ve böcek zararlılarında popülasyonunun artmasına neden oluyor. Çiftçilerimizin arazilerini devamlı bir şekilde kontrol etmeleri mutlaka bir ziraat mühendisi meslektaşımız ve arazilerine çıkıp hububat alanlarını kontrol etmeleri gerekiyor. Tabii burada yapılabilecek çok fazla bir durum söz konusu değil meyve ağaçlarında özellikle. Tamamen iklime bağlı olunduğu için bu arazilerde çiftçilerimizin sıcaklıkla doğru orantılı olarak verimleri de değişiklik gösterecek. İnşallah kötü bir senaryo yaşamayız. Önümüzdeki süreçte de yağışlar bu şekilde devam ederse hububat alanlarında herhangi bir rekolte kaybı yaşamadan ürünlerimizi hasat ederiz” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/konya-ovasinda-yagislar-rekolte-umutlarini-arttiriyor/feed/ 0
Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Demir: “Önümüzdeki 5 yıl içerisinde 1,5 milyar dolar yatırım hedefimiz var” https://www.kanal7haber.com.tr/kardemir-yonetim-kurulu-baskani-demir-onumuzdeki-5-yil-icerisinde-15-milyar-dolar-yatirim-hedefimiz-var/ https://www.kanal7haber.com.tr/kardemir-yonetim-kurulu-baskani-demir-onumuzdeki-5-yil-icerisinde-15-milyar-dolar-yatirim-hedefimiz-var/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:15:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4618 Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (Kardemir) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir, şirketin stratejik yatırım planlarından söz ederek, “Önümüzdeki 5 yıl içerisinde 1,5 milyar doları bulacak yeni yatırım hedefimiz var. Ham çelik üretim tonajımızı kısa vadede yeni yatırım planlarımızla beraber 2,5 milyon ton seviyelerinden 3,5 milyon tona çıkartmayı hedeflemekteyiz” dedi.

Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir, Kardemir A.Ş.’nin çizdiği stratejik plan, yatırım hedefi, üretim tonajı, Yeşil Mutabakat ve sınırda karbon düzenlemesi ve yeşil çelik yatırımlarında atılabilecek yerli ve milli teknoloji adımları hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kardemir’in ham çelik üretin tonajını 2,5 milyon ton seviyelerinden 3,5 milyon tona çıkartmayı amaçladıklarını ifade eden Demir, Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir stratejik plan hazırlandığını ve önümüzdeki 5 yılda 1,5 milyar doları bulacak yatırım hedefleri olduğunu ifade etti. Demir, Kardemir’in demir çelik sektöründe yerli ve milli üretim stratejileriyle sektörel bağımsızlığı sağlayacağını ve küresel bir güç olmak vizyonuyla yoluna devam edeceğini belirterek, “Kardemir, bu kapsamda yenilikçi teknoloji ve sürekli iyileştirme anlayışının vurgulandığı, çevresel sosyal sürdürülebilirliğin ve paydaş değerlerinin ön planda tutulduğu mevcut üretimin ötesinde değer katan ve fark oluşturan operasyonları ile değişime liderlik etmeyi hedeflemektedir” diye konuştu.

“5 yıl içerisinde 1,5 milyar doları bulacak yeni yatırım hedefimizi paylaşmak istiyorum”

Hazırlanan 5 yıllık stratejik plandan ve Türkiye Yüzyılı’nın ilkelerinden hareketle uzun vadeli iş modellerinde yatırımlar yapmaya öncelik gösterdiklerini söyleyen Demir, “Stratejik planlarımız doğrultusunda önümüzdeki 5 yıl içerisinde 1,5 milyar doları bulacak yeni yatırım hedefimizi paylaşmak istiyorum. Ham çelik üretim tonajımızı kısa vadede yeni yatırım planlarımızla beraber 2,5 milyon ton seviyelerinden 3,5 milyon tona çıkartmayı hedeflemekteyiz. Katma değerli çelik üretimini önümüzdeki 5 yıl içerisinde iki katına çıkaracak planlamalar içindeyiz. Süreç boyunca uygulanacak kontrol mekanizmaları ile yarı mamul ve nihai mamul kaliteli teknolojiler ve nitelikleri sürekli iyileştirilecek, bunu destekleyen operasyonel verimlilik artırılacaktır” açıklamasında bulundu.

“Özel demiryolu taşımacılık işletmesi olma yolunda onay sürecinin iki yıl içinde tamamlanmasını planlıyoruz”

Demir, kapasite açısından lojistik kısıtlamaların aşılması gerektiğine dikkati çekerek, bu bağlamda lojistik master planı hazırlanacağını ve alternatif taşıma kanallarının ortaya konacağını sözlerine ekledi. Lojistik master planı dahilinde görüşülen liman işletmeciliği ve demiryolu işletmeciliği projelerinin de hayata geçirileceğini söyleyen Demir, “Yük taşımacılığı hizmetlerimizin verimliliğini artırmaya ve daha yeşil ulaşım seçeneklerine geçişi desteklemeye yönelik başladığımız bu serüvende büyüklüğümüzü sürdürecek atılımların bir parçası olarak gördüğümüz özel demiryolu taşımacılık işletmesi olma yolunda alınan kararlar ile başlanılan projede onay sürecinin iki yıl içinde tamamlanmasını planlıyoruz. Bu konuları stratejik iş birliği yapılabilecek paydaşlarla yapmakta planlarımızın bir parçası olabilir. Bu formülle liman ve demiryolu projeleri ile kritik stok seviyeleri etkin olarak takip edilecek, fırsat alımları değerlendirilecek ve stok maliyetleri kontrol altında tutulacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“Cumhurbaşkanımızın Kardemir’e verdiği değer kritik bir role sahip”

Demir, büyüme stratejileri çerçevesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kardemir’e verdiği desteğin çok kıymetli bir yere sahip olduğunu ifade ederek, “Cumhurbaşkanımızın Kardemir’e vermiş olduğu değer, ülkemizin sanayi ve ekonomik kalkınması açısından kritik bir role sahiptir. Bu destek, Kardemir’in sadece bir sanayi kuruluşu olmanın ötesinde, ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilirlik gücünü artırarak Türkiye’nin sanayi potansiyelini daha da geliştirmesine katkı sağladığı gibi bu desteği, yerli üretimin teşvik edilmesi ve istihdamın artırılması gibi stratejik hedeflerimizi ve ülkemizin sanayideki önemli konumunu korumasına yardımcı olmaktadır” diye konuştu.

“2024 yılı için çevre yatırımlarımıza yaklaşık 40 milyon dolar bütçe ayırdık”

Mali yapıyı güçlendirmek adına sürdürülebilir bir Kardemir oluşturmak istediklerini aktaran Demir, Kardemir’in çevre yatırımları, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat ve sınırda karbon düzenlenmesi hakkında atılacak adımların öneminin altını çizdi. Kardemir’in mali yapılarını güçlendirmesinin sürdürülebilirlik açısından en önemli konulardan biri olduğunu söyleyen Demir, “Kardemir’in sürdürülebilir rekabet gücünü artıracak etkin finansal sistem yapısı geliştirilecek, maliyet azaltıcı ve karlılık artırıcı faaliyetler ile ‘Mali Yapıyı Güçlendirmek amaçlanmaktadır. Katma değer ve karlılık konuları önceliğimiz olacaktır. Bu sayede karlılığımız yeni ve yenilikçi yatırımları mümkün kılacağı gibi temettü dağıtımı ile hissedarlarımıza değere ortak etmeyi sürdürmek isteriz. Hisselerinin tamamı Borsa İstanbul’da işlem gören Şirketimiz yaptığı yatırımlar ve karşılığındaki kazanç potansiyelini ortaya koyarak yatırımcı çekmeye devam edecektir. Demir-çelik şirketlerinin önünde artık AB Yeşil Mutabakat ve sınırda karbon düzenlemesi vardır. Şirketimizde bu düzenlemeye uygun bir şekilde 2053 hedefleri doğrultusunda yola devam edecektir” ifadelerine yer verdi.

Demir, Kardemir’in ‘Sağlıklı Çevre ve Verimli Üretim’ ilkesinden hareketle tüm üretim ve yatırım faaliyetlerinde çevreye duyarlı olmayı ve sürekli geliştirmeyi temel prensipler olarak kabul ettiğini de dile getirdi.

“2053 yılına kadar karbon nötr bir tesis olmayı hedeflemekteyiz”

Demir, karbon nötr tesis hedefi ile alakalı çizdikleri yol haritasından da söz ederek, 2020 yılı sonuna kadar 250 MW yenilenebilir enerji üretimine ulaşılmasını hedeflediklerini dile getirdi. Misyonlardan bir tanesinin efektif bir demir çelik ekosistemini kurmak olduğunu dile getiren Demir, “Bu kapsamda rekabet öncesi iş birliği geliştirilerek ürünlerin sektörler arası kullanımı artırılacak ve demir çelik geleceğini inşa edecek ARGE projeleri sektör firmaları ile geliştirmeyi planlamaktayız. Demiryolu sektöründe ray ve tekerde tek üretici konumunda olan şirketimiz, geliştirmekte olduğu ürünlerde de yol haritasını sektör temsilcileriyle birlikte oluşturacaktır. Demir çelik sanayiini geliştirecek ve sürdürülebilirliği sağlayacak yeşil çelik stratejilerini ortaya koyacak Yeşil Çelik Strateji Yol Haritası son haline getirilecektir. Burada önemle altını çizdiğimiz konu ise yeşil çelik konusundaki teknolojiyi yerli ve milli firmalarla ortak payda da buluşarak geliştirmeyi planlıyoruz. Karbon nötr yolunda karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar yüzde 15 azaltmayı ve 2053 yılına kadar karbon nötr bir tesis olmayı hedeflemekteyiz” şeklinde konuştu.

Demir, enerji tüketimlerinin verimli yönetilmesi için enerji verimliliği projeleri geliştirileceğini ve alternatif yenilenebilir enerji kaynakları yatırımları yapılacağını da duyurdu. Böylece ton ham çelik başına düşen enerji tüketim miktarının düşürüleceğini ifade eden Demir, değişen çevre koşulları ve iklim krizine bağlı olarak yüzey suyu ve yer altı sularının azalarak tehlike arz ediyor olmasından dolayı toplam tüketilen su miktarının yüzde 15 oranında düşürüleceğini aktardı.

“Ortaklık yapısıyla yeni iş modeli tasarlayacağız”

Kardemir, bağlı ortaklık yapısını da yeniden değerlendirilerek, yeni iş modeli tasarlayacaklarını ifade ederek, “Şirketlerimizin mühendislik kabiliyetlerini ön plana çıkaran ve pazarlayan kuruluşlar haline getireceğiz. Kardökmak’ı demir çelik sektörünün Ar-Ge mühendislik, tasarım ve Ür-Ge firması haline getirmeyi, Enbatı’yı yeni ve yenilenebilir enerji teknolojileri alanında uzmanlaştırmayı, Karçel’i ise yapısal çelikte imalat montaj ve tesis kurulumunda bir çelik servis merkezi kurulumuyla beraber daha da etkin ve yetkin hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

“Savunma sanayii alanı için kaliteli malzemelerin tedarikinde önemli bir role sahibiz”

Demir, savunma sanayii alanında kendi tecrübelerini de aktararak, Kardemir’in gelişmiş alt yapısı ile faydalı işlere imza atılabileceğini söyledi. Demir, şu ifadeleri kullandı:

“Kardemir, demir ve çelik üretimindeki uzmanlığıyla başta savunma sanayii olmak üzere nitelikli alaşım ihtiyacı olan kritik sanayi alanlarının ihtiyaç duyduğu yüksek kaliteli malzemelerin tedarikinde önemli bir role sahiptir. Kardemir’in büyük ölçekli üretim kapasitesi ve esnek üretim yetenekleri, bağlı ortaklıklar ile sağladığı esneklik ile kritik ve stratejik sanayimizin taleplerini karşılamak için ideal bir altyapı sunmaktadır. Kardemir’in bu katkıları; yerli ve milli üretimdeki güçlü adımlarımızı destekleyerek ülke güvenliğimizi daha da sağlamlaştırabilir. Savunma sanayiinde kazandığımız uzun yıllara dayanan deneyimleri, Kardemir’in operasyonlarına entegre ederek hem ulusal hem de uluslararası alanda rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz.” – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kardemir-yonetim-kurulu-baskani-demir-onumuzdeki-5-yil-icerisinde-15-milyar-dolar-yatirim-hedefimiz-var/feed/ 0
Merkezefendi Belediyesi Çiftçilere 100 Ton Gübre Desteği Sağladı https://www.kanal7haber.com.tr/merkezefendi-belediyesi-ciftcilere-100-ton-gubre-destegi-sagladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/merkezefendi-belediyesi-ciftcilere-100-ton-gubre-destegi-sagladi/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:57:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4605 Merkezefendi Belediyesi, Kırsal Kalkınma Eylem Planı doğrultusunda çiftçilere 100 ton gübre desteği sağladı. Çiftçiler Kumkısık Mahallesi’nde düzenlenen programda gübrelerini teslim aldılar.

Daha önce üreticilere bir çok kez; fide, küçükbaş hayvan ve yem desteğinde bulunan Merkezefendi Belediyesi bu kez de çiftçilere 100 ton gübre desteğinde bulundu. Merkezefendi Belediyesi’nden ilçe sınırları içerisinde arpa ve buğday üretimi yapan ‘ÇKS’ belgesine sahip çiftçilere, 30 dekara kadar her üç dekar başına bir çuval gübre desteği sağlandı.

Kumkısık Mahallesi’nde gübre dağıtım programında Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, Denizli Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baha Yanarca, 195 sayılı Denizli Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü İlhan Çiçek, muhtarlar ve çiftçiler katıldı. Program sonunda çiftçiler belgeleriyle birlikte gübrelerini görevlilerden teslim aldı.

“Çiftçinin yüzünü güldürmeye devam edeceğiz”

Her zaman üreticinin ve çiftçinin yanlarında olduklarını belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Göreve geldiğimiz günden itibaren üretim bizim için çok önemliydi. Üretimin, toprağın ve suyun ne kadar kıymetli olduğunu hepimiz biliyoruz. Alım gücünün olmadığı bu günlerde sizlere destek olmak için elimizden gelen gayreti ve özveriyi gösteriyoruz. Tarım için projelerimiz var ama bu yetmez dedik Kırsal Kalkınma Eylem Planı’nı gerçekleştirdik. Biz sadece burada 100 ton gübre dağıtımı değil. Dağıtımdan da önemlisi bir eylem planı çerçevesinde ilçemiz sınırlarındaki üretimin hayvancılığın yapıldığı bölgelerde desteklerimizi sürdürüyoruz. Çiftçilerimizin yüzünü güldürmeye devam edeceğiz” dedi.

“Merkezefendi’de her çocuklarımız Halk Süt ile buluşuyor”

Başkan Doğan, “Üreticimiz hiç yalnız kalsın istemiyoruz. 2019’da hemşehrilerimizi ilk Halk Süt ile buluşturduk. Bugün 2 ve 5 yaşındaki her çocuğumuz Halk Süt ile buluşuyor. Halk Süt’ü kooperatif ile iş birliği içinde yapıyoruz. Yani her zaman biz üreticinin elinden tutan Kooperatifleri de desteklemeye çalıştık. Artık çocuklar süte ulaşamaz hale geldi. Ama Merkezefendi Belediyemizde Halk Süt ile birlikte çocuklarımız yeterli şekilde gelişimlerine devam ediyor. Türkiye’de Halk Süt ile nüfusa oranla çocuklara en çok süt desteğinde bulunan ikinci belediye olma özelliğini sürdürüyor” diye konuştu.

Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Kırsal Kalkınma Eylem Planımız çerçevesinde her yıl 100 ton gübre 100 ton yem desteğinde de bulunacağız. Her zaman sizlerin yanındayız. Her zaman sizlerin yanında olduk. Sizlerin hem yalnız kalmasın istiyoruz hem de üretmenizi istiyoruz. Önümüzdeki dönemde de çok güzel projelerimiz olacak. Yem desteğimiz, gübre desteğimiz, fide desteğimiz, küçük baş hayvan desteğimiz var. Önümüzdeki dönemde de mazot desteğimiz ile çiftçilerimize destek olacağız” dedi.

“Desteklerin artarak devam etmesini diliyorum”

Denizli Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baha Yanarca, “Tarımsal alanda maliyetlerin arttığı bu dönemde Merkezefendi Belediyemizin böyle bir destekte bulunması çok anlamlı. Çiftçilerimiz adına desteklerin artarak devam etmesini diliyorum. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’a verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Tarıma verilen her desteğe minnettarız”

Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, “Her türlü zorluğa rağmen üretmeye devam eden üreticilerimiz. Bu zor dönemlerimizde bu destekler bize motivasyon oluyor. 2019’dan bu yana Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan, her zaman bize destekte bulundu. Bu destekler bizlerin üretimde daha heyecanlı ve dört kolla sarılmamızı sağlıyor. Tarıma verilen her desteğe minnettar olmaya devam edeceğiz” dedi. – DENİZLİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/merkezefendi-belediyesi-ciftcilere-100-ton-gubre-destegi-sagladi/feed/ 0
Küresel Piyasalar Teknoloji Şirketleriyle Pozitif Seyirde https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-teknoloji-sirketleriyle-pozitif-seyirde/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-teknoloji-sirketleriyle-pozitif-seyirde/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:54:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4603 Küresel piyasalar, teknoloji şirketleri öncülüğünde haftanın son işlem gününe pozitif bir seyirle başlarken, bugün gözler ABD’nin üretici enflasyonu verilerine çevrildi.

Dünya genelinde yapay zeka ile ilgili teknoloji şirketleri piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Hafta boyunca piyasaların odak noktasında yer alan ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın dün Google’ın üst kuruluşu Alphabet’in piyasa değerini geride bırakırken, ABD’li bilgi teknolojileri şirketi Super Micro Computer’a ilişkin değerlemelerin revize edilmesiyle şirketin hisse fiyatı son 5 işlem gününde yüzde 40’tan fazla değer kazandı.

Öte yandan, yapay zeka şirketlerinin uygulamaların yeni özelliklerini tanıtmaya devam etmesi, yatırımcıların odak noktasının teknoloji şirketleri üzerinde kalmasına yardımcı oluyor.

ABD’li teknoloji şirketi Microsoft’un gelecek iki yıl içinde Almanya’ya çoğunluğu yapay zeka alanında olmak üzere 3,2 milyar avroluk yatırım yapmayı planladığı bildirilirken, San Francisco merkezli teknoloji şirketi OpenAl da metin komutlarıyla gerçekçi ve yaratıcı sahneler oluşturabilen yapay zeka modeli Sora’yı tanıttı.

Bu hafta ABD enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimine geç başlayabileceğine yönelik fiyatlamalar güç kazanırken, ülkede dün açıklanan perakende satışların öngörülerin altında kalması enflasyonun gelecek dönemde hız kaybedebileceğine yönelik tahminleri destekledi.

Buna göre, ABD’de perakende satışlar ocakta yüzde 0,8 azalışla beklentilerin altında kalarak geçen yıl mart ayından bu yana en sert aylık düşüşünü kaydetti.

Analistler, söz konusu verinin ekonomik aktivitedeki canlılığın azaldığına işaret edebileceğini belirterek, Fed’in para politikası seyrine ilişkin daha fazla ipucu için daha çok verinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ayrıca, ABD’de dün sanayi üretimi ocakta aylık bazda artış öngörülerin aksine yüzde 0,1 gerilerken, Fed New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi de şubatta eksi 2,4 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine rağmen imalat sektöründe daralma yaşandığını gösterdi.

Philadelphia Fed İmalat Endeksi ise şubatta 5,2’ye çıkarak sektörde 5 aylık daralmanın ardından genişleme sinyali verdi.

ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı ise 10 Şubat ile biten haftada 212 bine gerileyerek beklentilerin altında gerçekleşti.

Analistler, ülkede açıklanan verilerin karışık sinyaller verdiğini dile getirerek, bugün açıklanacak olan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin Fed’in önümüzdeki dönemde atacağı adımlara ilişkin sinyaller verebileceğini belirtti.

Öte yandan, Fed bankaların ciddi resesyonda bile hanehalkları ve işletmelere borç verebilmelerini sağlamaya yardımcı olacak 2024 stres testi senaryolarını yayımladı.

Bankadan yapılan açıklamada, bu yıl 32 bankanın stres testine tabi tutulacağının bilgisi verilerek, bu bankaların ticari ve konut amaçlı gayrimenkul piyasalarının yanı sıra kurumsal borç piyasalarında artan stresle ciddi bir küresel resesyona karşı test edileceği aktarıldı.

Bu yılki senaryoda, ABD’de işsizlik oranının 6,5 puan artışla yüzde 10’luk zirveye ulaştığı belirtilen açıklamada, bu artışa ciddi piyasa oynaklığı, şirket tahvili marjlarında genişleme, konut fiyatlarında yüzde 36 ve ticari gayrimenkul fiyatlarında yüzde 40 düşüş dahil varlık fiyatlarında “çöküş”ün eşlik ettiği kaydedildi.

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,26’da bulunurken, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 104,4 seviyesinde seyrediyor.

Dün yüzde 0,7 artışla günü 2 bin 4 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında alıcı buluyor.

Dün yüzde 1,5 değer kazancıyla 82,4 dolardan günü tamamlayan Brent petrolün varil fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,2 altında 82,2 dolardan işlem görüyor.

Dün New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,30, S&P 500 endeksi yüzde 0,58 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,91 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de alış ağırlıklı bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da dün pozitif seyir hakim oldu.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde dün, Avro Bölgesi’nde enflasyonun hedefe doğru gerilediğini, ancak yüzde 2’lik hedefin yakalanmasından emin olmak için daha fazla veriye ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, satın alma gücünün zayıflaması ve yüksek faiz oranlarının kredileri azaltmasıyla Avro Bölgesi’nde bu yılki ekonomik büyüme beklentisini yüzde 1,2’den yüzde 0,8’e indirdi.

AB, üye ülkelerde yenilenebilir hidrojen tedarikini artırmaya yönelik altyapı projelerine 6,9 milyar avroluk kamu desteği verilmesine onay verirken, Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Bankası, Avrupa Komisyonu ve Ukrayna hükümeti tarafından hazırlanan raporda, Ukrayna ekonomisinin savaşla geçen iki yılın ardından toparlanabilmesi için 486 milyar dolara ihtiyaç duyduğu bildirildi.

Öte yandan, dün açıklanan verilere göre ise İngiliz ekonomisi geçen yıl ekim-aralık döneminde yüzde 0,3 ile beklentinin üzerinde küçüldü ve son iki çeyrektir daralarak teknik resesyona girdi.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,38, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,60, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,86 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,17 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarına da pozitif seyir öne çıkarken, Japonya’da Nikkei 225 endeksinin 34 yılın zirvesine yakın seyretmesi dikkati çekiyor.

Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, iş gücü piyasasındaki sıkı duruşun devam ettiğini belirterek, şirketlerin artan maliyetlerinin fiyat artışlarına yansıyabileceğini söyledi.

Reel ücretlerin kademeli olarak pozitife dönmesini beklediklerini aktaran Ueda, “Ücretlerin 2025 mali yıl için enflasyon tahminimiz olan yüzde 1,8’den biraz daha fazla artmasını öngörüyoruz.” dedi.

Öte yandan, Çin piyasalarında bugün de yeni yıl tatili nedeniyle işlem gerçekleşmedi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,1, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,2 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,4 artış kaydetti.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,87 değer kazancıyla 9.242,15 puandan tamamlayarak kapanış rekoru kırdı. Endeks gördüğü en yüksek seviyeyi de 9.282,89 puana taşıdı.

Dolar/TL, dün dalgalı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,1 azalışla 30,7178’den tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,8130 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, dün Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye- Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu’nun gala yemeği Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid Al-Falih, 2030 vizyonu çerçevesinde yatırımlar gerçekleştirebilmek için ciddi adımlar atacaklarını belirterek, “Uluslararası şirketlerle yaklaşık 1 trilyon 800 milyar dolarlık yatırım fırsatlarından bahsediyoruz. Umuyorum ki Türk firmaları bu yatırım alanlarından en çok istifade eden firmalar olur.” dedi.

Analistler, bugün yurt içinde yoğun veri gündemi, yurt dışında ise ABD’de ÜFE, inşaat izinleri ve Michigan tüketici güven endeksi verilerinin takip edileceğini ifade ederek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.300 ve 9.500 seviyelerinin direnç, 9.200 ve 9.000 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, şubat ayı TCMB’nin piyasa katılımcıları anketi

10.00 Türkiye, ocak ayı konut satış istatistikleri

10.00 Türkiye, aralık ayı özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu

16.30 ABD, ocak ayı ÜFE ile inşaat izinleri

18.00 ABD, şubat ayı Michigan üniversitesi tüketici güven endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-teknoloji-sirketleriyle-pozitif-seyirde/feed/ 0
Organize Sanayi Bölgeleri Üretimin Ötesine Odaklanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-uretimin-otesine-odaklaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-uretimin-otesine-odaklaniyor/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:18:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4588 Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, “Türkiye’de sanayi üretiminin yüzde 45’inin gerçekleştirildiği organize sanayi bölgeleri artık üretimin ötesinde konulara odaklanmış durumda. Bunların başında da karbon vergisi uygulaması ve yeşil dönüşüm süreci geliyor. İhracatımızın yüzde 50’sinin Avrupa Birliğine ve Avrupa kıtasına olduğunu düşünürsek sanayi işletmelerimizin artık bu sürece hazırlanması gerekiyor.” dedi.

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürlüğünce Mehmet Şirin Açar Kongre Salonu’nda düzenlenen, “Sanayici Buluşması” programında konuşan Kütükcü, OSBÜK olarak Türkiye’deki 401 organize sanayi bölgesinin kanunla kurulmuş çatı kuruluşu olduklarını söyledi.

Kütükcü, organize sanayi bölgelerinin artık sanayi üretiminin yapıldığı alanlar olmanın çok ötesine geçtiğini, birer yaşam alanı olduğunu aktardı.

“OSB’ler artık üretimin ötesinde konulara odaklanmış durumda”

Organize sanayi bölgelerinin sadece üretimle değil artık mesleki eğitimle, geri dönüşümle ve yenilenebilir enerji tesisleriyle, yaşamın tüm alanlarına dokunan faaliyetleriyle öne çıktığına işaret eden Kütükcü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de sanayi üretiminin yüzde 45’inin gerçekleştirildiği organize sanayi bölgeleri artık üretimin ötesinde konulara odaklanmış durumda. Bunların başında da karbon vergisi uygulaması ve yeşil dönüşüm süreci geliyor. İhracatımızın yüzde 50’sinin Avrupa Birliğine ve Avrupa kıtasına olduğunu düşünürsek sanayi işletmelerimizin artık bu sürece hazırlanması gerekiyor. OSBÜK olarak bu konuda yoğun çalışıyoruz. Ankara OSBÜK merkezinde Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Merkezi kurduk. Organize sanayi bölgelerimize ve şirketlerimize buradan destek vermeye çalışacağız.”

Kütükcü, eğer “Türkiye Yüzyılı”nın mottosu üretim, yatırım, istihdam ve ihracatsa bunun gerçekleşeceği alanların da organize sanayi bölgeleri olduğunu vurguladı.

Ülkenin üretim yapısını ve üretimini güçlendirmenin yolunun organize sanayi bölgelerini güçlendirmekten geçtiğini belirten Kütükcü, organize sanayi bölgelerini gelecek yüzyıla hazırlamak için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Kütükcü, OSBÜK’de uzaktan izleme sistemiyle her gün 176 organize sanayi bölgesinin enerji tüketimini anlık izlediklerini ifade ederek, şunları söyledi:

“Bunu her ayın sonunda devletimize rapor ediyoruz. Üretim verileri bir ay sonra açıklanıyor ancak elektrik tüketimi, üretim hakkında en kesine yakın veri oluşturan öncü veridir. Dolayısıyla deprem bölgemiz de hamdolsun 6 Şubat öncesine hızla dönüyor. Üretim kayıplarını büyük oranda telafi etti, etmeye de devam ediyor. Bunların tamamı sizin çalışmanız, gayretiniz, azminiz, kararlılığınızla oluyor.”

“Fabrika sayımız 400’lere doğru gidiyor”

Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan da OSB’deki 1’inci, 2’nci, 3’üncü ve 4’üncü etaplardaki arsaların tahsis edildiğini belirterek, 5’inci etap için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

Yönetime geldikleri 2018’de OSB’de fabrika sayısının 205, çalışan sayısının da 7 bin civarında olduğunu, bugün 300 yatırımcının yatırım yapmak için sırada beklediğini ifade eden Fidan, şöyle dedi:

“Şu an çalışan sayımız 20 bin civarında, fabrika sayımız da 400’lere doğru gidiyor. Hedefimiz çalışan sayısını 40 binlere çıkarmaktır. Üretim yapmaktan başka şansımız yok. Kendimiz, ailemiz, ülkemiz ve geleceğimiz için üretim yapmaya devam edeceğiz. Diyarbakır’ı dünyada marka haline getireceğiz.”

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya da bir konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden programa, Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, KOSGEB İl Müdürü Vedat Güler, Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, sanayiciler ve iş insanları katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/organize-sanayi-bolgeleri-uretimin-otesine-odaklaniyor/feed/ 0
Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu: Ticaret hacmi hedefi 10 milyar dolar https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:06:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4582 Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu toplantısında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Suudi Arabistan ile 2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada 2 yılda yüzde 50’ye yakın ticaret hacminde artış gerçekleşti. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğu kanaatindeyiz. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini bulmuştur. Bu rakamı 1 milyona hatta daha da yukarı çıkartmamız gerekiyor” dedi.

DEİK Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda Türkiye ve Suudi Arabistan ikili ilişkilerine değinen Yılmaz, “2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı. Burada 2 yılda yüzde 50’ye yakın ticaret hacminde artış söz konusu. Ticaret hacmimizi, dengeli ve hızlı bir şekilde artırarak kısa vadede 10 milyar doların üzerine çıkarmanın gerçekçi bir hedef olduğu kanaatindeyiz. Orta vadedeki hedefimiz ise ikili ticaretimizdeki sektörel çeşitlendirerek 30 milyar dolara ulaşmak ve bunun ötesine geçmektir. Suudi firmaları bugüne kadar Türkiye’ye 2 milyar dolar yatırım yaptı” dedi.

Programa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid bin Abdulaziz Al Falih, Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ve iş dünyasının önemli isimleri katıldı.

“Suudi Arabistan ile 2023 yılında ikili ticaret hacmimiz 6,8 milyar dolara ulaştı”

Türkiye Suudi Arabistan ile olan ilişkilerimizin yeni döneminde, ticari ilişkilerimizi iki ülkenin potansiyeline yakışır noktalara getirme gayretinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Liderlerimizin sergilediği güçlü siyasi irade sayesinde ikili ticari ilişkilerimizi geliştirme yönünde önemli adımlar attık. Suudi Kamu Yatırım Fonu ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin başlattığı yakın temas ve işbirliğinin ülkelerimiz için büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Uluslararası doğrudan yatırımlar önemli”

Türkiye’nin ekonomik gelişimine katkı sağlayan en temel unsurlardan birinin uluslararası doğrudan yatırımlar olduğunu ifade eden Yılmaz, “Uluslararası yatırımlar, ülkemiz ekonomisinin büyümesine, teknolojik dönüşümüne, nitelikli istihdamın oluşumuna, ve ihracatımızın artmasına doğrudan etki etmiştir. Özellikle salgın sonrası süreçte Türkiye, uluslararası araştırmaların sonuçlarına göre hem tedarik hem de yatırım yeri olarak ön plana çıkmaktadır. Uluslararası yatırımlar kapsamında; teknoloji, savunma, yenilenebilir enerji, petro-kimya, finans, turizm ve konut gibi çeşitli sektörler, yatırımcılar için fırsatlar sunmaktadır” dedi.

Yılmaz, “Suudi Arabistan’dan yatırımcılara hitap eden sektörler arasında özellikle, kimyasallar, makineler, gıda ve içecek işleme, otomotiv, havacılık, ilaç ve biyoteknoloji, tıbbi cihazlar ve malzemeler, askeri üretim, yenilenebilir enerji, inşaat malzemeleri ve madencilik alt sektörleri öne çıkmaktadır. Her alanda Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yatırım vizyonuyla örtüşen Türk şirketlerinin fizibilitelerini değerlendirmek üzere işbirliğine açığız” dedi.

“Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum”

Suudi Arabistan’ın 2030 yılı vizyonu hakkında konuşan Yılmaz, “Suudi Arabistan, bizlerin de yakından takip ettiği 2030 Vizyonu ile ekonomisini çeşitlendirmeyi, petrole olan bağımlılığını azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyor. Türkiye Yüzyılı ve 2053 vizyonlarımız ile Suudi 2030 Vizyonu’nun bölgeye büyük ekonomik faydalar sağlayacağına inanıyorum. 3,3 trilyon dolarlık bir yatırımı içeren Suudi 2030 Vizyonu kapsamında Neom, Diriyah Gate, Qiddiya ve Kızıldeniz Projesi gibi mega projelerinizde firmalarımızın aktif rol almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır”

Suudi Arabistan’ın müteahhitlik sektörü için dünyadaki en önemli ülkelerden biri olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Türk müteahhitleri Suudi Arabistan’da bugüne kadar 27,6 milyar dolar tutarında 402 proje üstlendi. Bu rakamlarla Suudi Arabistan, ülkemizin değer bazında en fazla proje üstlendiği 6’ıncı ülke konumundadır. Bu minvalde, özellikle Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu vasıtasıyla finanse edilen dev projelerde, Türk müteahhitlerinin beceri ve kalitelerinden istifade edilmesinde yarar görüyoruz. Türk müteahhitlik firmalarının “Yeşil Mutabakat” alanındaki ilerlemelerinin de Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki hedeflerinizle son derece uyumlu olduğunu belirtmek isterim. Bizler de iş modellerini daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yeniden yapılandırıyoruz” diye konuştu.

“Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstermiştir”

Kültür ve Turizm alanında işbirliğinin gelişmesine önem verdiklerini belirten Yılmaz, “Suudi makamlarının Türk vatandaşlarının elektronik vize uygulamasına imkan tanıyan yeni düzenlemeleri hayata geçirmesinden büyük memnuniyet duyduk. Bu durum, iş insanlarımızın vize sorunlarının çözülmesine büyük katkı sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre Suudi Arabistan’dan ülkemize gelen turist sayısı yüzde 65 artış göstererek 830 bini bulmuştur. Bu rakamı 1 milyona hatta daha da yukarı çıkartmamız gerekiyor. Suudi Arabistan’da gerçekleşecek olan World Expo 2030’a çok sayıda saygın Türk firmasının katılacak ve Türkiye’yi prestijli pavilyonumuzla temsil edeceğiz. Ülkelerimiz arasında mega projeler alanındaki işbirliğimizi artırmak istiyoruz” diyerek sözlerini tamamaldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-yatirim-ve-is-forumu-ticaret-hacmi-hedefi-10-milyar-dolar/feed/ 0
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki OSB Başkanları ve Yöneticileri Diyarbakır’da Buluştu https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:42:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4563 Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki OSB başkan ve yöneticileri, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi ev sahipliğinde bir araya gelerek sektörü değerlendirdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan OSB Başkanı Mustafa Fidan, üç ayda bir sanayici buluşmaları konulu toplantılara devam edeceklerini belirterek, tarihi geçmişi, barındırdığı kültürel değerleri, bereketli toprakları, turizm potansiyeli ile Diyarbakır’ın ülkenin Orta Doğu’ya açılan önemli kapılarından biri olduğunu söyledi.

Geçmişteki yatırımcı firma sayısı 200 iken şu an faaliyette, inşaat sürecinde ve tahsisi yapılmış firmalar ile sayının 400’e ulaştığını aktaran Fidan, 5. etabın faaliyete girmesi halinde ve önümüzdeki seneler içerisinde istihdam sayısının 30 bin olmasını hedeflediklerini ifade etti. OSB yönetimi olarak önümüzdeki yıllar içinde hedefledikleri firma sayısının 600 civarında olduğunu kaydeden Fidan, şöyle konuştu:

“Bunun hem istihdama hem Diyarbakır OSB’ye katkısının büyük olacağını hepimiz biliyoruz. 85 ülkeye ihracat yapan Diyarbakır OSB’mizin 2023’teki ihracat rakamı 231.5 milyon dolardır. Hedefimiz hem üretimi hem de ihracat rakamlarımızı artırmak, kent ve ülke ekonomimize katkı sunmaktır.”

6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası oluşan kriz masasıyla depremzedelere önemli ölçüde destek verdiklerini hatırlatan Fidan, “Diyarbakır OSB olarak, oluşturduğumuz kriz masasında 1,5 ay süreyle tüm deprem bölgelerine el uzatmaya çalıştık. Bu çerçevede sanayicilerimizle birlikte 7 milyon TL nakdi yardım, 65 bin kişilik yemek, 112 adet tır yardım ve iş makinesi ekipmanını deprem bölgesine ulaştırıldık. Depremden olumsuz etkilenen üreticiye de destek olması için Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın bölgesel kalkınma odaklı acil eylem programı projesi çerçevesinde “Diyarbakır OSB işlik” projemizi hayata geçirdik. Proje çerçevesinde 18 adet bin metrekarelik atölye yapılarak bu atölyeler şehir merkezinde faaliyet gösterip depremde zarar gören firmalara en yakın zamanda tahsis edilecektir” dedi.

DTSO Başkanı Mehmet Kaya ise, depremin yıldönümüne denk gelen bir tarihte kent dinamikleriyle bir araya gelmenin önemli bir mesaj olduğunu ifade ederek, “Depremden bir yıl sonra hem kent dinamikleriyle hem de sanayimizle ayakta durmamız kentin gücünü gösteriyor. Evet dışarda hükümetten ve devletten destekler alınır, ama böyle büyük Türkiye nüfusunun yüzde 15’ni etkileyen bir depremden bahsediyoruz. Şu an Diyarbakır’da 4 etaptan oluşan Organize Sanayi Bölgemiz var. Silvan’da da çok yakın bir zamanda talepleri toplamaya başlayacağız. Orada da tapu alma noktasına geldik. Artık deprem bize şunu gösterdi; önceliğimizin sanayi tesislerinin kurulacağı alanları iyi seçmemiz. Diyarbakır bu konuda nispeten şanslı. Karacadağ’ın eteklerinde zemini sağlam Sanayi Bölgelerimiz var. Karacadağ’da OSB’miz 3 bin dönümle başladı ama yaklaşık 36 bin dönümlük bir Organize Sanayi Bölgesi olabilir bir rezerve alanı var. Onun için de artık Diyarbakır, yatırımı çekme ve kendi yatırımcısını geliştirme üzerine olmalı” şeklinde konuştu.

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de, Güneydoğu Anadolu toplantısı için Diyarbakır’a geldiklerini belirterek, “Biz onlara yaptığımız çalışmaları kısaca aktardık. Onların talep ve önerilerini aldık. Bu tür istişare toplantılarında inanılmaz bir şekilde besleniyoruz. Ev ödevlerimizi alıp Ankara’ya döndüğümüz zaman, çalışma takvimimizi oluşturuyoruz. Bu bölge toplantılarımız devam edecek. Ancak çalışmalarımız sadece bölge toplantılarımızla ilgili değil. Çünkü organize sanayi bölgeleri bizim yaşam alanlarımızdır. OSB’ler mesleki eğitimler, geri dönüşüm tesisleri, yenilenebilir enerji tesisleriyle yaşamın tüm alanlarına dokunarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Programa, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, Diyarbakır Vali Yardımcısı Ömer Coşkun, Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya ile Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DİSİAD Başkanı Nurullah Edemen, STK başkanları ve sanayiciler katıldı. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/guneydogu-anadolu-bolgesindeki-osb-baskanlari-ve-yoneticileri-diyarbakirda-bulustu/feed/ 0
Antalya’da şiddetli yağışlar sonucu bin 948 dekar tarım alanında hasar tespit edildi https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-siddetli-yagislar-sonucu-bin-948-dekar-tarim-alaninda-hasar-tespit-edildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-siddetli-yagislar-sonucu-bin-948-dekar-tarim-alaninda-hasar-tespit-edildi/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:24:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4554 Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’daki şiddetli yağışlarda bin 948 dekar tarım alanında hasar tespit edildiğini söyledi.

Şahin, AFAD İl Müdürlüğü’ndeki Afet Koordinasyon Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, kentte yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Kent merkezinde 13 Şubat’ın ilk saatlerinde yoğun bir yağış ve dolunun meydana geldiğini hatırlatan Şahin, 3 ayda yağacak yağmurun 24 saatte ve dar bir alana düştüğünü dile getirdi.

Özellikle Kepez ve Muratpaşa ilçelerinde bazı mahallelerde taşkınların ve su baskınlarının yaşadığını belirten Şahin, “Bu su baskınında maalesef bir vatandaşımız hayatını kaybetti. 3 vatandaşımız da yaralandı. Vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyorum. 3 yaralı vatandaşımız da şu anda taburcu oldu, durumları iyi.” dedi.

Şahin, yağışın ilk anından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yakın takibiyle devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini anlattı.

“2 bin 687 konumda su tahliyesi yaptık”

Kentteki çalışmalarda 2 bin 783 personel, 442 araç, 442 motopomp, 7 bot, 20 vidanjör ve 60 arazözün görev yaptığını kaydeden Şahin, mükerrer olanlar düşüldüğünde 112 Acil Çağrı Merkezine 3 bin 300’ün üzerinde ihbar olduğunu söyledi.

Şahin, 2 bin 687 konumda su tahliyesi yapıldığını ve bu işlemlerin dün akşam saatlerinde tamamlandığını belirterek, konut ve iş yerlerindeki çamur birikmeleri için de ekipler oluşturduklarını ifade etti.

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kepez Devlet Hastanesi, Sema Yazar Semt Polikliniği ve Muratpaşa Nüfus Müdürlüğünde oluşan hasarların giderilerek, hizmet vermeye devam edildiğini kaydeden Şahin, 120 okuldan ise sadece 3 okulda trafoya bağlı problemin devam ettiğini ve onun da pazartesi günü çözüleceğini söyledi.

“Orta ve ağır hasarlı binalarda ikamet mümkün değil”

Şahin, yağış esnasında alt geçitlerin biriken suların tahliye edilmesiyle trafiğe açıldığını, tramvay hatlarının da hizmet vermeye başladığını aktardı.

Zarar tespiti için 360 kişiden oluşan bir ekibinde sahada faaliyet gösterdiğini anlatan Şahin, şöyle konuştu:

“Şu an itibarıyla tespitleri hemen hemen bitirmiş durumdayız. Yeni taleplerin değerlendirilmesi sürecini zannediyorum yarın öğlene kadar tamamlayacağız. Hasar tespit faaliyetleri de yapıyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerimiz hasar tespitlerinde 78 binada çalışma yaptı. 54 binamız hasarsız, 15’i az, 7’si orta ve 2’si ağır hasarlı olarak tespit edildi. Orta ve ağır hasarlı binalarda ikamet mümkün değil. Bu binalarımızda 66 aile mevcut. Bunların tahliyelerini yapıyoruz.”

Tahliye edilecek binalardaki vatandaşlar için Türk Silahlı Kuvvetlerine ait Karpuzkaldıran tesislerinin tahsis edildiğini dile getiren Şahin, diğer bölgelerde su baskını nedeniyle talepte bulunan 16 ailenin de misafirhanelere yerleştirildiğini belirtti.

“Zararların tazmini için başvuruda bulunacağız”

Yağışlar sonrası tarım alanlarında da zararlar oluştuğuna dikkati çeken Vali Şahin, “Tespitlerimize göre 299 üreticimizin bin 343 dekar örtülü ve 605 dekar açık olmak üzere bin 948 dekar alanda su baskını olmuştur. Aksu ve Kepez ilçelerimizde 10 çiftçimizin 7 büyükbaş, 70 küçükbaş hayvanı, 70 tavuk, 210 arı kovanı telef olmuştur. Tespitlerimizin hemen sonrasında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğüne zararların tazmini için başvuruda bulunacağız.” diye konuştu.

İçişleri Bakanlığınca 20 milyon lira acil AFAD ödeneği gönderildiğini aktaran Şahin, şunları kaydetti:

“Vefat eden vatandaşımızın yakınına 100 bin lira nakdi yardım yaptık. Sosyal yardımlaşma vakıflarımız ilk etapta 273 aileye 1 milyon 70 bin lira nakdi, 86 kişiye de giyim yardımı yaptı. Büyükşehir Belediyesi bin 600, Kepez Belediyesi 349, Muratpaşa Belediyesi de 1000’e yakın aileye nakdi ve ayni yardımda bulundu. Tespitlerden sonra eşya yardımlarını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız üzerinden destekleyeceğiz. Ayrıca KOSGEB destek paketleri hazırlıyor, onları da iş yerlerimizin hizmetine sunacağız. Antalya 13 Şubat’ta çok zor bir gece yaşadı. Fakat 2 gün içinde devletimizin tüm imkanları seferber edilerek çok hızlı bir iyileşmeyi de sağladık. Vatandaşlarımızın maddi zararlarını da kısa sürede inşallah gidereceğiz ve Antalya tekrar hayatın normal döngüsüne dönecektir.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-siddetli-yagislar-sonucu-bin-948-dekar-tarim-alaninda-hasar-tespit-edildi/feed/ 0
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde İşçi Maaşlarına Yüksek Zam https://www.kanal7haber.com.tr/kocaeli-buyuksehir-belediyesinde-isci-maaslarina-yuksek-zam/ https://www.kanal7haber.com.tr/kocaeli-buyuksehir-belediyesinde-isci-maaslarina-yuksek-zam/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:00:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4537 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 10 bin 500 personeli ilgilendiren toplu iş sözleşmesinde imzalar atılırken en düşük işçi maaşı 35 bin 40 TL oldu.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 10 bin 500 personeli ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Gerçekleştirilen imza töreninde çalışanlar, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a alkış ve sloganlarla teşekkür etti. Sözleşme, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ve Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı tarafından imzalandı.

“Mutluluğun resmini birlikte çizdik”

İmza töreninde konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, “‘Mutluluğun resmini yapabilir misin?’ derler ya işte mutluluğun resmi bu. ‘Mutlu şehir’ diye yola çıktık. ‘Allah razı olsun’ desinler diye çalıştık. Hep, ‘Belediye şehrin bize bir emanetti ve bu emanetin gereğini yapacağız’ dedik. Ben bunu bir başıma yapmadım, sizlerle yaptım. Bu şehir belediyenin hizmetlerinden memnunsa sizlerin sayesinde oldu. Çalışanları mutlu olmayan şehrin mutlu olması mümkün değil. Öncelikle çalışma arkadaşlarımızı mutlu etmek istedik” dedi.

“Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir”

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin en borçlu belediye olduğu algısına değinen Başkan Büyükakın, “Anlatmamıza rağmen ‘Tahir Büyükakın Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batırdı’ diyebiliyorlar. Bu Yuvacık Barajı’nın borcu. Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batıran sizsiniz. Borç yönetimi sayesinde işçilerimin yüzünü güldürebiliyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir. Hazine’den başka kimseye borcumuz yok. Bankaları ve diğer borçları eklediğimizde en borçlu belediye İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Sigortasını, vergisini ödeyemeyen ve kapısına haciz dayanan bu zihniyetteki belediyeler ortada” ifadelerini kullandı.

“En düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık”

“Peygamberimiz, ‘İşçinin alnın teri kurumadan hakkını verin’ diyor diyen Büyükakın, “Sizi ötekiler olarak hiç görmedik. Beraber yürüdüğümüz yol arkadaşlarımız olarak gördük. İmkanlarımızı sonuna kadar zorlayalım dedik. Türkiye’nin en iyi anlaşmalarını yaptık. Yüzü gülen işçi vatandaşa hizmet ederken de onları mutlu eder. Sizi enflasyona ezdirmeyen, elimizdeki imkanların en iyi olacak şekilde düzenleme yaptık. En düşük maaşın 34 bin 40 TL olacak şekilde bir düzenleme yaptık. Personelden gelen artış talebine sonrası bin TL daha artış yaparak en düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık” dedi.

“Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır”

Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ise “Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır. Hep birlikte bunun mücadelesini veriyoruz. Emek olmadan ekmek olmayacağını biliyoruz. Hiç kimseyi ayırt etmeden, her bir üyemizi kutsal görerek çalıştık, çalışıyoruz. Her sıkıntıda yanımızda olan ve yoldaş olmaktan onur duyduğum Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyorum. Protokolün kentimiz ve emekçilerimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

Daha sonra konuşan Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı, “Hem işveren hem de sendika olarak bu birlikteliğimizi ortaya koymuş bulunmaktayız. Bu sözleşmenin daha güzel protokollere emsal teşkil etmesiniz arzu ediyorum. Kentimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak

Protokol ile 2023 ücretlerine taban iyileştirilmesi yapıldıktan sonra tüm yevmiye ve sosyal haklara zam yapıldı. Protokolün imza tarihi olan 15 Şubattan geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak. 1 Ocak 2024’ten itibaren geçerli olacak olan zammı çalışanlar davul zurna eşliğinde halaylarla kutladı. Sözleşme kapsamındaki tüm çalışanlara her ay aile yardımı adı altında bin 729,45 TL ödeme yapılacak. Böylelikle yapılan sözleşme ile Büyükşehir’de en düşük net ücret 35 bin 40 TL oldu. Büyükşehir, İSU ve Belde AŞ’de çalışan personeli ilgilendiren toplu sözleşmede işçilerin en düşük günlük ücreti 640 TL’den bin 130 liraya çıkarıldı. Bu artışa ilave olarak 92 TL olan yemek ücreti 157 TL’ye yükseltildi. 50 TL olan yol ücreti de 80 TL oldu. – KOCAELİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kocaeli-buyuksehir-belediyesinde-isci-maaslarina-yuksek-zam/feed/ 0
Dicle Elektrik: Elektrikli Motopomplar Yer Altı Sularının Tükenmesine Neden Oluyor https://www.kanal7haber.com.tr/dicle-elektrik-elektrikli-motopomplar-yer-alti-sularinin-tukenmesine-neden-oluyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/dicle-elektrik-elektrikli-motopomplar-yer-alti-sularinin-tukenmesine-neden-oluyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:42:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4484 Dicle Elektrik, elektrikli motopomplarla yapılan arazi sulamalarının yıllık 7,25 milyar kilovatsaat elektrik tüketimiyle yer altı sularının hızla tükenmesine yol açtığını bildirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı proaktif yaklaşımla elektrik dağıtımı hizmeti veren Dicle Elektrik, faaliyet gösterdiği illerde tarımsal sulama bilinçlendirme çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyor.

Şirketin hizmet verdiği Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt illerinde, tarımsal faaliyetler nedeniyle yer altı su kaynaklarının aşırı kullanımı ciddi bir çevresel tehdit oluşturuyor.

Türkiye’nin tarımsal üretiminde büyük bir paya sahip olan bölgede, toplam pamuk üretiminin yüzde 58’i, mısırın yüzde 25’i ve buğdayın yüzde 14’ü gerçekleştiriliyor.

-Yer altı suyu tüketimi kutuplardaki kaymayı tetikliyor

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki tarımsal sulama faaliyetlerinin sürdürülebilirliği üzerine odaklanan Dicle Elektrik, verimli sulamanın ve tarımsal kalkınmanın önemine dikkati çekmeye devam ediyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, Geophysical Research Letters dergisinde yapılan araştırmaya işaret ederek, “Son yapılan araştırmalar, aşırı yeraltı suyu tüketiminin, dünyanın coğrafi kutuplarındaki kaymayı etkileyebilecek sonuçlarının olduğunu gösteriyor. Jeofizik alanındaki bu önemli keşif, su kaynaklarımızın yönetimine dair stratejilerimizi yeniden düşünmemizi gerektiriyor.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu araştırmanın detayları hakkında bilgi veren Arvas, “Araştırmacılar, 1993 ile 2010 yılları arasında yeraltından çekilen 2 trilyon ton suyun, yerkürenin dönüş ekseninde kaymalara neden olduğunu belirledi. Araştırmaya göre bu suyun çok önemli bir kısmı tarımsal sulama için kullanıldı ve sonrasında denizlere deşarj edildi, bu da büyük bir su kütlesinin yer değiştirmesine neden oldu. Araştırmada yer verilen ifadelere göre bu değişiklik, dünyanın dönüş ekseninde yıllık 4,36 cm hızda 64 derece doğuya bir kayma ile sonuçlandı. Söz konusu bulgular, sürdürülebilir olmayan su yönetiminin sadece yerel ve çevresel sorunları değil, aynı zamanda küresel ve jeofiziksel dengeleri de etkilediğini gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

-130 bin çiftçinin yüzde 70’i elektrikle sulama yapıyor

Dicle Elektrik’in hizmet bölgesindeki 130 bin çiftçinin yüzde 70’i tarımsal sulama için elektrikle çalışan motopomplar kullandığına dikkati çeken Arvas, “Bu yöntem, yılda ortalama 7,25 milyar kilovatsaat elektrik tüketimiyle milyarlarca metreküp değerli yeraltı suyunun çekilmesine yol açıyor. Bu miktar, Türkiye’deki tarımsal sulamada kullanılan elektriğin yaklaşık yüzde 47’sine denk geliyor ve ülke genelinde tarımsal faaliyetler için kullanılan yeraltı sularının yarısının bu bölgede tüketildiğini gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Arvas, yeraltı suyunun aşırı kullanımının toprak yapısının bozulmasına, erozyona, verimliliğin düşmesine ve çölleşmeye neden olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Yaklaşık 4 milyon 708 bin 730 dönümü Şanlıurfa’da, 1 milyon 428 bin 87 dönümü ise Diyarbakır’da olmak üzere bölgede toplam 7 milyon 313 bin 614 dönüm alanda sulu tarım yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, durumun ciddiyeti daha da artıyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında Şanlıurfa’da 47 bin hektar, Mardin’de 26 bin hektar ve Diyarbakır’da 76 bin hektar yapımı tamamlanan sulama kanalları bu yıl işletmeye açılırsa, toplam 149 bin hektar alan yeraltı suyu kullanmadan sulanabilecek ve 1,5 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanarak ekonomiye 3,8 milyar lira katkıda bulunabilecektir. DSİ tarafından yapılan kanalların bu yıl sulamaya açılması büyük önem arz etmektedir.”

8 bin 189 kaçak trafo tespit edildi

Arvas, Dicle Elektrik’in dağıtım bölgesindeki yer altı sularının tükenmesine yol açan ve tarım arazileri için kullanılan kaçak trafolar hakkında da bilgi verdi.

Tarımsal sulama için kurulan kayıtlı 26 bin 200 elektrik trafosuna ek olarak 8 bin 189 kaçak trafo tespit edildiğini belirten Arvas, şu ifadeleri kullandı:

“Kayıt dışı trafoların, özellikle Şanlıurfa’da 5 bin 834 adetle en yüksek sayıya ulaştı. Tarımsal sulamada bu denli fazla elektrik kullanılmasının bir diğer sebebi de yeraltı sularının yıllar geçtikçe azalmaya yüz tutması ve her defasında daha derindeki suyun çekiliyor olması. Bundan 10 yıl önce 100-150 metreden su çeken çiftçi, artık yer yer 600-700 metre derine inmek zorunda. Bu da aslında bize bölgede elektrik değil, sulama sorunu olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bilimsel araştırmaların ışığında sürdürdüğümüz tarımsal sulama kaynaklı kaçak elektrik kullanımıyla mücadelemiz de bu geniş çaplı sorunların üstesinden gelmemizde önemli bir rol oynuyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dicle-elektrik-elektrikli-motopomplar-yer-alti-sularinin-tukenmesine-neden-oluyor/feed/ 0
Siemens Türkiye ve İYTE iş birliğiyle dijital endüstri laboratuvarı açıldı https://www.kanal7haber.com.tr/siemens-turkiye-ve-iyte-is-birligiyle-dijital-endustri-laboratuvari-acildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/siemens-turkiye-ve-iyte-is-birligiyle-dijital-endustri-laboratuvari-acildi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:39:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4482 Siemens Türkiye, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) iş birliğinde dijital endüstri, Ar-Ge ve yazılım alanlarında çalışmalara ve deneylere olanak sağlayacak laboratuvarı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Gülbahçe Kampüsü’nde hizmete açtı.

Siemens Türkiye ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) önemli bir iş birliğine imza attı. Dijital endüstri, Ar-Ge ve yazılım alanlarında çalışmalara ve deneylere olanak sağlayacak laboratuvar, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Gülbahçe Kampüsü’nde hizmete açıldı.

Laboratuvarın açılışı; Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve CFO’su Thomas Kolbinger, Siemens Türkiye Dijital Endüstriler Genel Müdürü Kerim Oal, Siemens Türkiye Teknoloji Başkanı Erdem Alptekin, Siemens Türkiye Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya, Siemens Türkiye İnsan ve Organizasyon Direktörü Aslı Kunur, Siemens Türkiye Baş Hukuk Müşaviri Bige Yücel ve İYTE Üst Yönetimi, akademisyenleri, idari personeli ve öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti.

Açılışta konuşan Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Siemens Türkiye’nin iş birliği kapsamında laboratuvar açılışının yanı sıra yazılım lisansları ve eğitimleri konusunda da genç yetenekleri desteklediğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Siemens olarak her zaman geleceğe ve yeniliğe odaklı bir şirket olduk. Günümüzün en önemli kavramı olan dijitalizasyonda dönüşüme liderlik ediyor; inovasyon, teknoloji ve mühendislik alanlarındaki uzmanlığımızı, dijital dönüşümün hızlı ve etkili şekilde gerçekleşmesi için seferber ediyoruz. Tüm bu yatırım ve çalışmalarımızın yanı sıra genç nesillerin niteliklerini arttırmasına ve ülkemizin ihtiyacı olan yetkin mühendislerin yetiştirilmesine katkı sağlamak için özellikle üniversitelerimizle de anlamlı iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Bugün İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde açılışını yaptığımız laboratuvarda da genç yeteneklerimizin önemli çalışmalar yapacaklarına ve dijital endüstri uygulamalarının gelişimine katkı sağlayacaklarına olan inancım tam. Laboratuvar, mühendislik başta olmak üzere pek çok alanda teorik bilgilerini pratik uygulamalarla desteklemeleri için genç yeteneklerimize çalışma alanı sağlayacak. Bu alanda geleceğin uygulayıcıları olan öğrencilerimiz daha yolun başındayken güçlü bir temel edinebilecek. Bu temel, sentez becerilerini geliştirmeleri, böylece gençlerimize yeni sorunlara yeni yanıtlar üretebilmeleri için gerekli iç görü ve donanım ile inovatif fikirler üretebilen, açık fikirli gençler olarak yetişmesine önemli bir katkı sağlayacak.”

İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran ise açılışta yaptığı konuşmasında, “Biz İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde insanlığın problemlerini öngörebilen ve sorunlara evrensel çözümler üretebilen nitelikli bilim insanları, araştırmacılar, girişimciler, lider bireyler yetiştiriyoruz” dedi. Bir ülkenin en büyük sermayesinin nitelikli insan kaynakları olduğuna vurgu yapan Rektör Baran sözlerini şu şekilde sürdürdü: “İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde kurduğumuz inovatif ekosistemde daha hızlı çıktılar elde edebilmek adına ulusal-uluslararası üniversite sanayi iş birliklerine büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda, Enstitümüz ile Siemens Türkiye arasında kurduğumuz iş birliğinin somut çıktılarından biri olarak bugün kampüsümüze kazandırdığımız “Dijital Endüstri Laboratuvarı” sevgili öğrencilerimizin eğitimine önemli katkılar sunacaktır. Değerli İYTE Dostumuz ve Danışma Kurulu Üyemiz Siemens Türkiye CEO’su Sayın Hüseyin Gelis ve Siemens Türkiye yönetim ekibine bu anlamı büyük destek için teşekkür ediyorum. Enstitümüzde, güçlü akademik kadromuz, ekosistemimizin baş aktörlerinden Teknopark İzmir’imiz ve öğrencilerimizle ülkemizin yüksek teknoloji üretmesine katkıda bulunacak projeler üretmeye devam edeceğiz. Üniversite-sanayi iş birliklerinin bilginin nihai ürüne dönüşmesi sürecinde büyük önem teşkil ettiğine ve bugün açılışını yaptığımız laboratuvarın yeni projelere zemin oluşturacağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle, Enstitümüze destek veren tüm İYTE Dostlarımıza teşekkür ediyor; laboratuvarımızın İYTE’mize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

Siemens Türkiye Teknoloji Başkanı Erdem Alptekin ise yaptığı konuşmada Siemens Türkiye’nin insanı ve toplum faydasını merkeze koyarak yeni teknolojiler geliştirdiğini, bu sayede faaliyetlerini uzun yıllardır sürdürebildiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Teknoloji geliştirmek için başta üniversiteler olmak üzere çeşitli kurum ve paydaşlarımızla iş birlikleri yürütmeyi çok önemli buluyoruz. Açılışını yaptığımız ‘Dijital Endüstri Laboratuvarı’ da genç yeteneklerimize eğitim ve araştırma imkanı sağlayacak. Laboratuvarın eğitim ve araştırmanın yanı sıra partnerlerimizle ortak oluşum yeri olmasını da arzu ediyoruz. Burada mühendislik tasarımları, analizler ve simülasyonları uygulayabileceğiz.” – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/siemens-turkiye-ve-iyte-is-birligiyle-dijital-endustri-laboratuvari-acildi/feed/ 0
Gaziantep’te Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması Programı Düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-sanayicilerle-meslek-liselilerin-bulusmasi-programi-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-sanayicilerle-meslek-liselilerin-bulusmasi-programi-duzenlendi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:30:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4481 Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gaziantep Sanayi Odası iş birliğinde, “Geleceğimiz Meslek Lisesi’nde” mottosuyla hayata geçirilen “Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması” programı düzenlendi.

Ali Topçuoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen “Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması” programına Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Vali Yardımcısı Murat Akyüz, Şehitkamil Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Yasin Tepe, Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Yağcı, GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Başar Küçükparmak, Yönetim Kurulu Üyeleri Hakan Aslansoy, Melike Yüksel, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen, Ali Topçuoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Zeki Yapıcı, okul idarecileri, öğrenciler ile veliler katıldı.

Bundan sonraki süreçte düzenli olarak gerçekleştirilecek “Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması” toplantıları ile meslek liselerine hak ettiği önem ve değerin verilmesinin sağlanması, kurumların yürütmüş olduğu çalışmaları sinerjiye dönüştürerek farkındalık oluşturulması ve buradan çıkacak sonuçlarla gelişim sürecine katkıda bulunulması hedefleniyor.

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi’nin moderatörlüğünde düzenlenen oturumda konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, hem ülkemizin hem de Gaziantep’in meslek lisesi mezunlarına ve meslek sahibi gençlere çok ihtiyacı olduğunu söyledi.

“Ülkemizin de buna çok ihtiyacı var”

Üzerinde en çok çalıştıkları konuların arasında meslek liseleri olduğunu ifade eden Çeber, “Meslek liseleri konusunda nitelik olarak, içerik olarak daha yukarılara çıkmayı istiyoruz. Ülkemizin de buna çok ihtiyacı var. Bu noktada bizler de elimizden geleni yapacağız. Ben de bir meslek lisesi mezunuyum. Ticaret meslek lisesini bitirdim. Bundan da gurur duyuyorum. Bizler meslek liselerinin öneminin farkındayız. Bazı meslekler daha ön plandadır ama her mesleğin de kendine göre avantajlı tarafları vardır. Hem ülke olarak hem de Gaziantep olarak meslek liselerine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Meslek liseleri öğrencilerimizin doğru yönde olduklarına ve doğru işi yaptıklarına inanıyorum. Bu kendilerine de ülkemize de önemli katkılar sağlayacaktır. Meslek liselerimizin sayılarının daha da artması lazım. Bu yönde de Gazi şehrimizde birtakım projelerimiz olacak. Çünkü esnafımız da sanayicilerimiz de özellikle nitelikli eleman bulma konusunda sıkıntılar yaşıyor. Bu sorunları hep beraber aşacağız. Bu güzel ve önemli organizasyon için Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Gaziantep Sanayi Odamıza, Ali Topçuoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi idarecilerine, kıymetli öğrencilerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

“Meslek lisesi meselesi bizler için memleket meselesidir”

Meslek liselerinde okuyan gençlerin kolunda altın bilezik olduğunu, meslek liselerinin gençlere önemli fırsatlar sunduğu ve sanayi için de büyük değer taşıdığını ifade eden GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu da yaptığı konuşmasında, “Meslek lisesi meselesi bizler için memleket meselesidir. Sanayiciler olarak üretimdeki sürdürülebilirlik için en önemli alanlardan birinin nitelikli eleman olduğunun farkındayız. Bu noktada da meslek liseleri çok büyük önem taşımaktadır. Örneğin Gaziantep’in savunma sanayisinde daha yukarılara çıkması için mücadele veriyoruz. Bu noktada firmalarımızın ve bizlerin nitelikli ve yetişmiş elemana ihtiyacı bulunuyor. Meslek liselerindeki gençlerimizde çok büyük cevherler var. Bunu çok iyi değerlendirmek zorundayız.”

“Ne yaparsanız yapın sevgiyle, aşkla yapın” diyen Konukoğlu, gençlere hitaben “En iyisini yapmaya çalışın. Meslek liselerinde okuyan gençlerimizin doğru yolda olduklarının altını çiziyorum. Meslek lisesinin kıymetli öğrencileri ve velilerimiz ile bir araya geldiğimiz bu toplantının hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Yasin Tepe, toplantıdaki konuşmasında, Gaziantep’in sanayi ve ihracatı ile ülkemizin ve bölgenin en önemli merkezilerinden birisi olduğunu, bu noktada sanayinin nitelikli eleman ihtiyacının çözüm isteyen konular arasında yer aldığını kaydetti.

“Bizler meslek liselerini çok önemsiyoruz”

Gaziantep ve bölgedeki gençlerin depremi yaşadıkları gibi depremzede vatandaşların yardımına koştuğunu, ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını ifade eden Tepe, “Bizler meslek liselerini çok önemsiyoruz. Çünkü içinde bulunduğumuz zaman, üretenlerin büyüdüğü, üretenlerin kazandığı bir zamandır. Üretim ile birlikte nitelik de çok önemlidir. Bu noktada da meslek liselerimizde okuyan gençlerimiz en önlerde yer alıyor. Hem gençlerimizin istihdam edilebilirliği hem de sanayimizin nitelikli personel sorununa çözüm sağlamak için bizler de elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. İş birlikleri için Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı Sayın Adil Sani Konukoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Adnan Ünverdi’nin nezdinde tüm GSO ailesine, Ali Topçuoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi idarecilerimize, velilerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de uzun yıllar boyunca meslek lisesi ve mesleki eğitim konusunun geri palanda kaldığını ve bu sebeple sanayicilerin yetişmiş eleman bulma noktasında zorluklar yaşadığını, aynı şekilde gençlerin de meslek edinmekte ve iş bulmakta güçlük çektiğini söyledi.

“Gençlerimiz harcanırken bunu katma değere dönüştüremedik”

“Geçmişte meslek liseleri puanla girilen ve en çok tercih edilen okullardı. O dönem tanınan, bilinen çok sayıda insan meslek lisesinden mezun olmuştur” diyen Ünverdi, şunları kaydetti:

“Meslek liselerindeki eğitimin günün şartlarına uygun hale getirilmesi ve mezuniyet sonrası şartların cazip hale getirilmesi konusu büyük önem taşıyor. Maalesef en hafif tabirle talihsizlik olarak ifade edebileceğimiz bir dönemeçte meslek liseleri dezavantajlı hale geldi ve kaybeden ülkemiz oldu. Bir nesli yeteneklerine, kabiliyetlerini boş yere harcadık. Gençlerimiz harcanırken bunu katma değere dönüştüremedik. Bundan birkaç yıl önce “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” mottosuyla yeniden eski değerine kavuşması için Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından çok önemli adımlar atıldı, meslek lisesini tercih eden öğrencilere burs imkanı ve çeşitli avantajlar sağlandı. Bu önemli çalışmaların sürdürülebilirliği için bizler de elimizden gelenin fazlasını yapmaya hazırız.”

Meslek liselerinde yeşil dönüşüm, dijitalleşme, yapay zeka, yalın üretim ve verimlilik konularının müfredata alınması ve ders olarak okutulması gerektiğini ifade eden Ünverdi, “Meslek lisesinden altın bilezikle mezun olan gençlerimizin emin olun önü çok açık. Lise bittiğinde yapabilecekleri bir meslekleri var. Ben hepsiyle gurur duyuyorum. Ticaret Meslek Lisesi, Sağlık Meslek Lisesi, Turizm Meslek Lisesi, Anadolu meslek Lisesi gibi genç yaşta gençlerimizin yeteneklerini belirlemek ve mesleğe yönelmelerini sağlamak, emin olun hem ülkemizi hem gençlerimizi geleceğe taşıyacaktır. Programımıza katılan ve destek veren Gaziantep Valimiz Sayın Kemal Çeber’e, İl Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Yasin Tepe’ye, Meclis Başkanımız Sayın Adil San Konukoğlu’na, öğrencilerimizi geleceğe hazırlayan öğretmenlerimize, velilerimize ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Mehmet Rüştü Uzel Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunu, Flaş Makine San. ve Tic. A.Ş.’de makina bakım ve onarım bölümünde çalışan Ekber Bener, meslek edinme noktasında izlediği yol ve mesleğinin kendisine kattığı avantajları, meslek lisesi öğrencilerine anlattı.

“Sanayicilerle Meslek Liselilerin Buluşması” programı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-sanayicilerle-meslek-liselilerin-bulusmasi-programi-duzenlendi/feed/ 0
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı Başladı https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:06:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4464 Adana’da düzenlenen “Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuar ve Konferansı” başladı.

Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, açılış töreninde, Adana’da önemli bir fuarın ilkini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Sanayi devrimiyle insanların doğayı kirletmeye başladığını belirten Köşger, “Her zaman söylüyorum, bunu da en çok Batılı dostlarımız yaptılar. En gelişmiş ülkeler, en çok doğayı tahrip ederler. En çok doğayı kirletenler, zarar verenler onlar. Şimdi de ceremesini tüm dünyaya, hepimize çektirmeye çalışıyorlar. Batılılar böyle yaptı diye bizler öyle yapacak değiliz. Dünya hepimizin müşterek gezegeni ve başka gideceğimiz bir yerde yok. Dolayısıyla biz burayı korumak, kollamak bu hususta da onlara örnek olmak durumundayız.” diye konuştu.

Adana’nın geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Köşger, kentte bu konuda çok sayıda firma bulunduğunu ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye’de geçen yıl 29,4 milyon tonu tehlikeli olmak üzere 109 milyon ton atık üretildiğini belirten Köşger, şöyle devam etti:

“109 milyon ton atık ürettik ama bir taraftan da Adana başta olmak üzere Batı ülkelerinden tırnak içinde söylüyorum ‘çöp’ ithal ediyoruz. Ayrıştırılmış atık ithal ediyoruz. Bu, aslında bizim için bir soru işareti, üzerinde durmamız gereken bir husus. Özellikle yerel yönetimlerimizin üzerinde durması gereken bir husus. Atık aynı zamanda ham madde, aynı zamanda doğal kaynak. Dönüştürmeyi bilirseniz atık dediğimiz şeylerin hepsi plastiği de metali de organik maddesi de faydalı bir şey, dönüştürülmesi lazım. Belediyelerimizin, yerel yönetimlerimizin bu konuda bir an önce aksiyon alması ve bu atıkları ayrıştırarak vahşi depolamadan vazgeçerek bunları ayrıştırıp doğal kaynak haline dönüştürmesi lazım. Bizim de bu ithalatı kesmemiz lazım. Yani 109 milyon ton atık üretiyoruz ülke olarak. Bunları ayrıştırmayı ve ham madde haline getirmeyi becerebilmemiz lazım.”

Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Fikrim Damka da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından tüm dünyanın Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu, bu dayanışma duygusunun doğayı korumaya yönelik devam etmesi gerektiğini söyledi.

Buna da gelişmiş ülkelerin öncülük edeceğini aktaran Damka, “Bizim coğrafyamız açısından bize öncülük edecek olan en yakın ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin, hem Türk Cumhuriyetleriyle hem Balkanlarla bu geri dönüşüm konusunda bizlere de öncülük etmesi lazım. İnşallah bugün burada hem özel sektörün hem devletin hem de belediyelerin yapmış olduğu çalışmaları yakından inceleyeceğiz. Kendi ülkelerimize bunun transferinin sağlanması için çaba sarf edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cafer Poyraz da yaptıkları çalışmaları anlatarak, sürdürülebilir enerji ve iklim değişikliği eylem planı raporu çıkardıklarını söyledi.

ÇOİM yararına atıl metal parça sergisi

Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel, fuarda yer alan Sema Akbel’in atık metal parçalardan yaptığı “Yarım Kalmasın Koleksiyonu’nun” satışından elde edilecek gelirin Kahramanmaraş merkezli depremlerde uzuvlarını kaybeden çocukların rehabilitasyonu için hayata geçirdikleri Çocuk İyilik Merkezi’nin çalışmalarında kullanılacağını söyledi.

Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç da iş dünyasındaki yeşil dönüşüm adımlarını hızlandırmaları gerektiğine dikkati çekti.

REWA Anatolia İcra Komitesi Başkanı Ebru Can da üç gün sürecek fuarda sektörün önde gelen firmalarının yanı sıra Kırgızistan, Kosova, Macaristan, Orta Doğu ve Avrupa’dan ziyaretçilerin bulunacağını bildirdi.

Kırgızistan heyeti başkanı Elvira Borombaeva da fuara iş adamlarının yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanlığına bağlı yatırım ajansı direktör yardımcısı ve ekibinin de yer aldığı bir heyetle katıldıklarını söyledi.

Konuşmaların ardından tasarımcı Zeliha Sunal’ın kağıt, metal, plastik ve tekstil atıkları gibi ham maddeye dönüşen malzemelerden oluşturduğu kıyafetler “Bir İleri Dönüşüm Defilesi”nde sergilendi.

Fuar 17 Şubat’a kadar açık kalacak.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Medeniyet Teknopark’a destek veriyor https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:33:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4435 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Medeniyet Teknopark’ın Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasında yer alacak ülke olmasına katkı sağlayacağını belirterek, “Teknoloji olmadan ekonomik büyümeyi sağlamak mümkün değil. Bu bağlamda bu projenin ayrı bir kıymeti olduğuna, gelecek nesiller için önemli bir altyapı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin katkıları ve fintek şirketi Colendi’nin işbirliğiyle hayata geçirilen Medeniyet Teknopark’ın yatırım imza töreni İstanbul Medeniyet Üniversitesinde gerçekleştirildi. İmza törenine; Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Medeniyet Teknopark Genel Müdürü Ali Ramazan Tak ile Colendi Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Tekmen katıldı.

Törende konuşan Burak Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak özellikle doğrudan yatırımlar ve teknoloji girişimciliği alanında aktif rol oynayarak girişimcilerin sermayeye erişebilmesi; sermayedarların da Türkiye’deki girişim ekosistemini tanıması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Türkiye’de 100’e yakın teknoparkın olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, “Teknoparklarımızda 10 binin üzerinde şirket faaliyet gösteriyor. 1300’e yakın şirket kendi AR-GE merkezi bünyesinde AR-GE faaliyetleri yürütüyor.” diye konuştu.

?”Teknoparklar girişimcilik ekosistemi adına önemli paydaşlardan biri”

Dağlıoğlu, uluslararası doğrudan yatırım odaklı çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“700 kadar uluslararası şirketin de Türkiye’de AR-GE ve tasarım hizmetleri yürüttüğünü biliyoruz. Bu bizim için önemli göstergelerden, kendimize belirlediğimiz performans alanlarından biri. 2 yıl önce yaklaşık 450 kadar uluslararası şirket AR-GE faaliyeti yürütürken 2 yılda bu 700’e çıkmış. Kısa sürede bunu 1000’e ve üstüne taşıyacağız.

Teknoparklar girişimcilik ekosistemi adına bizim için önemli paydaşlardan biri. Hem uluslararası tanıtım turlarımızda hem de yurt içerisindeki etkinliklerimizde Türkiye’deki birçok teknoparkla işbirliği yapıyoruz. İstanbul Medeniyet Üniversitesi bünyesindeki İMÜ Karınca önümüzdeki dönemde markalaşacaktır. Bizim için önemli paydaşlardan biri haline geliyor. 7 ay sonrasına bir açılış hedefi koyduk. Bu proje (Medeniyet Teknopark) Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasında yer alacak ülke olmasına katkı sağlayacak bir proje. Çünkü bunun teknolojiyle olabileceğini biliyoruz.”

Teknoloji olmadan ekonomik büyümeyi sağlamanın mümkün olmadığını aktaran Dağlıoğlu, “Bu bağlamda bu projenin ayrı bir kıymeti olduğuna, gelecek nesiller için önemli bir altyapı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

“Teknoloji ileri ve yüksek kalkınmanın asli gündem maddesi”

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü ve Medeniyet Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülfettin Çelik, teknolojinin ileri ve yüksek kalkınmanın asli gündem maddesi olduğunu söyledi.

Dünyanın bir yarış içinde olduğuna işaret eden Çelik, “Türkiye bu yarışın inşallah öncü ülkelerinden birisi olacak. Ayrıca dünya 5’ten büyüktür diye bir iddiamız var. Biz İstanbul Medeniyet Üniversitesi olarak bu iddiada bilginin sahibi, araştırmada öncülük eden, aynı zamanda bunları toplumsallaştıran, reel hayata aktaran bir üniversite olarak öncü üniversitelerden birisi olarak yerimizi almak istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Çelik, bugünkü beraberlikle yol alacakları Colendi şirketiyle olan niyetlerinin çok anlamlı olduğunu belirterek, “İnşallah nasip olursa sonbaharda bu mekanda değil de sahada binaların içinde açılış programında buluşmak üzere diyorum.” diye konuştu.

Colendi Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Tekmen ise Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılda 1 trilyon dolar yatırım çekebilecek bir ekosistem yaratacağından endişeleri olmadığını belirtti.

Dünyada 6 trilyon dolar yıllık kar elde edebilen bir finans teknolojisi sektörü olduğuna dikkati çeken Tekmen, “Biz bunun merkezinin Türkiye olması gerektiğine inanıyoruz. Bu alanda yapılabilecek her şey için geliştirmemiz gereken önce insan kaynağı, altyapı, teknoloji ve regülasyonlar. Bölgenin belki de global anlamda dünyanın en önemli ekosistemlerinden birini Türkiye’de oluşturmaya çalışıyoruz.” dedi.

Tekmen, bu hedef doğrultusunda 7-24 çalışan insanlar olduğuna vurgu yaparak, bundan sonra da bu dünyayı çok daha farklı yere taşıyabilmek adına büyük veri teknolojileri için veri merkezinin de hayata geçeceğini anlattı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskanligi-yatirim-ofisi-medeniyet-teknoparka-destek-veriyor/feed/ 0
Dicle Elektrik, tarımda yer altı suyu kullanımının etkilerini açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/dicle-elektrik-tarimda-yer-alti-suyu-kullaniminin-etkilerini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/dicle-elektrik-tarimda-yer-alti-suyu-kullaniminin-etkilerini-acikladi/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:27:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4430 Dicle Elektrik, tarımda yer altı suyu kullanımının etkilerine ilişkin açıklama yaptı.

Dicle Elektrik’ten yapılan açıklamaya göre, şirketin hizmet verdiği Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt’te tarımsal sulama bilinçlendirme çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyor.

Şirketin sorumluluk bölgesindeki 6 ilde Türkiye’nin pamuk üretiminin yüzde 58’i, mısırın yüzde 25’i ve buğdayın yüzde 14’ü üretiliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, son yapılan araştırmaların aşırı yer altı suyu tüketiminin dünyanın coğrafi kutuplarındaki kaymayı etkileyebilecek sonuçlarının olduğunu gösterdiğini belirtti.

Jeofizik alanındaki bu keşfin su kaynaklarının yönetimine dair stratejileri yeniden düşünmelerini gerektirdiğini aktaran Arvas, şöyle devam etti:

“Araştırmacılar, 1993 ile 2010 yılları arasında yer altından çekilen 2 trilyon ton suyun yerkürenin dönüş ekseninde kaymalara neden olduğunu belirledi. Araştırmaya göre, bu suyun çok önemli bir kısmı tarımsal sulama için kullanıldı ve sonrasında denizlere deşarj edildi. Bu da büyük bir su kütlesinin yer değiştirmesine neden oldu. Araştırmada yer verilen ifadelere göre, bu değişiklik dünyanın dönüş ekseninde yıllık 4,36 santimetre hızda 64 derece doğuya bir kayma ile sonuçlandı. Söz konusu bulgular, sürdürülebilir olmayan su yönetiminin sadece yerel ve çevresel sorunları değil, aynı zamanda küresel ve jeofiziksel dengeleri de etkilediğini gösteriyor.”

“Kanalların bu yıl sulamaya açılması büyük önem arz etmektedir”

Şirketlerinin hizmet bölgesindeki tarımsal sulama faaliyetlerini değerlendiren Arvas, şunları kaydetti:

“Hizmet bölgemizde 130 bin çiftçiden yüzde 70’i tarımsal sulama için elektrikle çalışan motopomplar kullanıyor. Bu yöntem yılda ortalama 7,25 milyar kilovatsaat elektrik tüketimiyle milyarlarca metreküp değerli yer altı suyunun çekilmesine yol açıyor. Bu miktar, Türkiye’deki tarımsal sulamada kullanılan elektriğin yaklaşık yüzde 47’sine denk geliyor. Yer altı sularının kullanımındaki aşırılık toprak yapısının bozulmasına, erozyona, verimliliğin düşmesine ve çölleşmeye neden oluyor. Şanlıurfa ve Diyarbakır’da toplam 7 milyon 313 bin 614 dönümde sulu tarım yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda durumun ciddiyeti daha da artıyor. Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında yapımı tamamlanan sulama kanalları bu yıl işletmeye açılırsa toplam 149 bin hektar alan yer altı suyu kullanılmadan sulanabilecek ve 1,5 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanarak ekonomiye 3,8 milyar lira katkıda bulunabilecektir. DSİ tarafından yapılan kanalların bu yıl sulamaya açılması büyük önem arz etmektedir. “

Arvas, kayıt dışı trafo kullanımına da değinerek, kayıt dışı trafonun özellikle Şanlıurfa’da en yüksek sayıya ulaştığını aktardı.

Tarımsal sulamada bu denli fazla elektrik kullanılmasının bir diğer sebebinin de yer altı sularının yıllar geçtikçe azalmaya yüz tutması ve her defasında daha derindeki suyun çekilmesi olarak değerlendiren Arvas, “Bundan 10 yıl önce 100-150 metreden su çeken çiftçi, artık yer yer 600-700 metre derine inmek zorunda. Bu da aslında bize bölgede elektrik değil, sulama sorunu olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bilimsel araştırmaların ışığında sürdürdüğümüz tarımsal sulama kaynaklı kaçak elektrik kullanımıyla mücadelemiz de bu geniş çaplı sorunların üstesinden gelmemizde önemli bir rol oynuyor.” ifadelerini kullandı

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dicle-elektrik-tarimda-yer-alti-suyu-kullaniminin-etkilerini-acikladi/feed/ 0
Türkiye organik gıda sektörü temsilcileri Almanya’da “boy gösterdi” https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-organik-gida-sektoru-temsilcileri-almanyada-boy-gosterdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-organik-gida-sektoru-temsilcileri-almanyada-boy-gosterdi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:45:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4400 Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen ve alanında “dünyanın en büyüğü” olarak nitelendirilen organik gıda ürünleri fuarına Türkiye’den katılan 37 firma, kaliteli, sürdürülebilir ve rekabetçi fiyat vizyonu kapsamında ürünlerini tanıttı.

Türkiye’nin çeşitli illerinden organik gıda şirketleri, Messe fuar alanındaki Nürnberg Organik Gıda Fuarı’nda stant açtı.

Türk şirketlerinin yeni ürünlerini ve projelerini uluslararası tedarikçilere ve katılımcılara tanıtma fırsatı bulduğu fuara, Türkiye’nin son yıllarda organik ürün sektöründe ulaştığı kalite damga vurdu.

Türkiye’den fuara katılan şirketler, kimyasal gübre ve ilaç kullanılmadan ürettikleri organik sertifikalı ürünleri katılımcılara tattırdı, yeni trendleri yerinde görme fırsatı buldu.

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kurulan Türkiye Pavyonu’nda Türkiye’den milli katılımla etkinliğe dahil olan 16 şirket yer aldı. Fuarın düzenlendiği 9 salonun hemen hepsinde Türk firmalarının güçlü bir şekilde yer aldığı görüldü.

Türk organik sektörü, fuarda, dünyanın organik gıda deposu olduğunu gösterdi.

Işık Tarım, Göknur Gıda, Armada Gıda, Murka Gıda ve Şenocak Gıda gibi Türk şirketlerinin yeni organik ürünlerini sergilediği Nürnberg BioFach Fuarı’na bu yıl 37 Türk şirketi katıldı.

Fuarda, “Gelecek için Gıda: Kadınların Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Üzerindeki Etkisi” ana temasıyla oturumlar düzenlendi. Organik ürünler konusunda güncel araştırma bulguları, küresel gıda sisteminin ekolojik dönüşümü, mevcut zorluklar ve organik sektörünün geleceği, sürdürebilir gıda altyapı ve tedarik zinciri çözümleri 200’den fazla oturumda ele alındı.

“Fuarda, organik ürünlerdeki son gelişmeleri görüyoruz”

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, AA muhabirine, fuarın organik ürünler konusunda 30 yılı aşkın süredir Almanya’nın ve dünyanın en büyük buluşma merkezi olduğunu söyledi.

Bu yıl fuara 94 ülkeden 2 bin 500 firmanın katıldığına dikkati çeken Işık, “Yani dünyanın her tarafından şirket geliyor ve kozmetik dahil birçok sektör var burada. Fuarda 2 çalışma yapıldı. Birincisi firmalar ve ülkeler kendi ürünlerini tanıtıyorlar, ikinci husus da herkes dünyada ne olup bittiğini görüyor. Trendler ve çalışmalar nereye gidiyor, neler oluyor?” dedi.

Işık, fuara Alman Tarım Bakanlığının da çok önem verdiğini belirterek şöyle devam etti:

“Bir şehir, bir ülke buna hazırlanıyor. Siz Almanya’da uçaktan indiğinizde burada organik bir karşılamayla karşılaşıyorsunuz. Yani trenler, metrolar, her şey ücretsiz, her şey sistemin içinde. Yani ulusal bir kabullenme, bir hedef var burada. Alman Tarım Bakanı fuarın açılışını yaptı. Bakan, fuarın her açılışına geliyor. En başta Almanya’nın tarım politikasını açıklıyor, daha sonra da bütün Avrupa Birliği’nin (AB) politikalarını burada duyurma fırsatı buluyor. Fuarda aşağı yukarı 200 oturum yapılıyor. Burada dünyanın gittiği trendler, pazarlar, çiftçilik konuları bütün hepsi ele alınıyor. Dolayısıyla çok önemli bir fuar. Yani sadece pazarın döndüğü bir şey değil. Organik camianın, dünyanın geleceğinin karar verildiği bir organizasyon, bir sistem burası.”

Işık, AB’nin küresel salgın sürecinde gıda tedarikinde yaşadığı sıkıntıların ardından ilan ettiği “yeşil mutabakatı” hatırlatarak, “Kendi politikası itibarıyla 2030 ve 2050 hedeflerini koydu. İşin güzel tarafı bizim ülkemiz de bu hedeflere imza attı. Bu doğrultuda bizim bakanlığımız yapılanmasını devam ettiriyor.” ifadesini kullandı.

“Sürdürülebilirliğin en güzel örneği organik tarım”

Mehmet Ali Işık, dünyada sürdürülebilirliğin en güzel örneğinin “organik tarım” olduğunu söyledi. Bunun içinde toprağın uzun yıllar kullanılmasının, buradan elde edilen gıdalarla sağlıklı nesiller yetiştirilmesinin, organik tarım sayesinde pestisit ve kimyasal gübre kullanımının azaltılmasının olduğunu anlatan Işık, “Bu harcamalar yapılmıyor. Dolayısıyla buradan kazanılacak kaynakları organik tarıma aktararak bu alanların büyümesi hedefi var.” diye konuştu.

Işık, fuarda bu yıl kadınların sürdürülebilirlikteki önemine işaret edildiğini dile getirerek, “Yani gerek gıda tüketiminde gerek yetiştiriciliğinde gerekse işletmelerde olsun her yerde kadın. Kadının daha çok organik tarıma adapte olması, sürdürülebilirliğin daha iyi sağlanması… Sürdürülebilirliğin ana temasının kadın olması, onlar vasıtasıyla bugün bütün dünyaya yayılması hedefleniyor.” dedi.

“Kovid-19 ve Ukrayna’daki savaş, tarımda kırılma noktaları”

Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna Savaşı’nın tarıma ve gıda tedarik zincirine etkisine değinen Işık, bu iki gelişmenin kırılma noktası olduğunu söyledi.

O dönemler marketlerde rafların boşalmasından ve gıdaya erişimde yaşanan olumsuzluklardan bahseden Işık, parası olanın dahi gıdaya ve ürüne ulaşamayabildiğini ifade etti. Işık, ülkelerin kendilerine yetecek üretimi yapma noktasında aksiyon almaya başladığını, ithalatın sıkıntılı noktalarının salgınla birlikte daha net görüldüğünü dile getirdi.

Salgın öncesinde ülkelerin yurt içi üretim daha pahalıya mal olduğu için ithalat yoluna gittiğini belirten Işık, şu değerlendirmede bulundu:

“Küçük çiftçiyi, organik tarım yapan aile işletmelerini küstürdüler. Hep ucuz ve büyük üzerine olan bu politika çöktü. Şimdi ülkeler ‘organik çiftçi’ diyor. Yani, ‘biz topraklarımızı geri kazanacağız ve küçük çiftçimizi destekleyerek onun ayakta kalmasını sağlayacağız’ diyor. Burada alınacak stratejik bir karar gelecek 5, 10, 15, 20 yılı etkiliyor. Avrupa Birliği, ‘pestisitlerimi yüzde 50 düşüreceğim’ dedi ama düşüremedi. Neden? İşte çiftçiler ayaklandı çünkü iklim değişti, ürünü alamıyor. Yani ürüne siz müdahale edemediğinizde hasat ve ürün olmuyor. İşte organik tarım sayesinde bu geçiş yaşanacak. Siz bir yandan topraklarınızı organik gübrelere alıştırırken diğer yandan konvansiyonel kimyasal pestisitlerin kullanımını düşüreceksiniz. Yani bir dönüşüm olacak. Bu döngüsel tarımı yaşayacağız 20 yıl içinde.”

“Türkiye, bazı ürünlerde dünya lideri”

Mehmet Ali Işık, Türkiye’de organik tarıma desteğin arttığını, ülkedeki mevzuatın AB mevzuatıyla uyumlu hale getirilmeye çalışıldığını söyledi.

Türkiye’nin bazı organik ürünlerde dünya lideri olduğunu ifade eden Işık, bunlar arasında üzüm, incir, kayısı, fındık, kiraz ve vişnenin olduğunu, hazırlıklarını bu ürünlerin ihracatını artırmaya yönelik yaptıklarını bildirdi.

Işık, “Nasıl hazırlanıyoruz? Fuarlara katılarak. Dün mesela burada 5 sempozyuma katıldık ve çalışmaları dinledik. Ege İhracatçılar Birliği olarak 30 yıldır koordinatörlüğünü yapıyoruz bu işin. Buradan edindiğimiz tecrübeleri, bilgileri, dünyanın nereye gittiğini, yeni trendlerin ve hedeflerin ne olduğunu üyelerimize ve bütün Türkiye’ye duyuyoruz.” diye konuştu.

Organik gıdada ihracat hedefi 2 milyar dolar

Küresel organik gıda ticaretinin 2022 yılında 135 milyar avroya yaklaştığına dikkati çeken Işık, bu alanda ihracat hedeflerinin ilk etapta 1,5 milyar dolara, daha sonra da 2 milyar dolara ulaşmak olduğunu söyledi. Işık, “Ancak Almanya örneğinde gördüğümüz gibi siz organik tarımı ülkenizde büyütmek istiyorsanız önce kendi iç pazarınızı büyütmelisiniz. Yani kendi tüketicinize organik yeme alışkanlığını sağlayacaksınız ki ürün çeşitliliği artsın. O oluşan kültürle, birikimle birlikte ihracatımız artsın.” dedi.

Organik meyve yetiştirmenin uzun zaman aldığını belirten Işık, bir ürünün organik olabilmesinin 3-4 yılı aldığını dile getirdi.

Işık, organik tarımda tarladan rafa kadar görülen izlenebilirlik ve sürdürülebilirliğin bu işi başarılı kıldığını ifade etti.

“Tüketiciler organik üründe sertifika aramalı”

Mehmet Ali Işık, Kovid-19 salgını sonrasında talep arttığı için konvansiyonel gıdalarla organik gıdalar arasındaki fiyat farkının azaldığını ve organik ürün tüketiminin arttığını belirtti.

Tüketicilerin organik ürün alırken nelere dikkat etmesi gerektiğine ilişkin Işık, “Ürünün arkasına bakın. Organik sertifikası olmak zorunda. Natürel ürünler hiçbir zaman organik ürünlerin yerine geçemez.” dedi.

Organik tarımla uğraşmak isteyen gençlere tavsiyelerde bulunan Işık, “Bu sadece para için yapılacak bir uğraş değildir. İşinizi, tarımı ve gıdayı severseniz ve işinizi doğru yaparsanız doğru yerlere gelirsiniz. 50 dönümlük alanda başlayan organik yolculuğumuz bugün 4 bin 500 çiftçiye çıktı. 1500 çalışanımız var. Dünyanın yaklaşık 40 ülkesine ihracat yapıyoruz.” diye konuştu.

“Fındıkta daha değerli ürünleri ihraç edebilmeyi hedefliyoruz”

Şenocak Gıda Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Yiğit Şenocak da organik gıda tüketiminin son yıllarda öne çıkan çok önemli bir trend olduğunu, sürdürülebilir tarımın da bunun en önemli başlıkları arasında yer aldığını söyledi.

Şenocak, “Biz de Nürnberg Organik Gıda Fuarı’na ilk defa katılımcı olarak geliyoruz. Öncesinde ziyaretçi olarak gelmiştik. Biz natürel fındıktan füreye kadar bütün çeşitleri yapabiliyoruz ve organik anlamda da özellikle Avrupa’da buna ilgi oldukça iyi durumda.” ifadesini kullandı.

Satışlarının yüzde 5’ini organik ürünlerin oluşturduğunu dile getiren Şenocak, “Bu pazar genellikle Avrupa ağırlıklı. Amerika’da kısmen bir talep var. İngiltere, İsviçre, Almanya, İtalya tarzında ülkeler daha çok ürünlerimize rağbet gösteriyor.” dedi.

Şenocak, katma değeri artırarak daha değerli ürün ihraç etmeyi ve markalaşma anlamında diğer firmalardan ayrışmayı hedeflediklerini bildirdi.

“Organikte de payımızı artırmaya çalışıyoruz”

Pagmat Gıda satış müdürü Nergiz Karadağ, 45 yıllık bir firma olarak kuru meyve sektöründe üzüme ağırlık verdiklerini ancak diğer kuru meyveleri de ürettiklerini söyledi.

Fuarda aktif müşterilerle görüşme fırsatı yakaladıklarını ve potansiyel müşteri portföylerini artırdıklarını belirten Karadağ, “Biz zaten yüzde 90 ihracat yapan bir firmayız. Organikte de payımızı artırmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Işık Tarım satış müdürü Can Erim, fuara, yeni müşterilere, satın alma gruplarına ve süpermarket zincirlerine ulaşmak amacıyla geldiklerini, organizasyonun beklentilerini karşıladığını dile getirdi.

Organik ve sağlıklı beslenmenin ne kadar önemli olduğunun gittikçe daha görünür hale geldiğini belirten Erim, “İnsanlar daha sağlıklı beslenmek istiyor ve bununla ilgili bence fiyatlar da daha makul düzeylere geldi. Organik artarak devam edecek. Bunun hem çiftçi hem de üretici aşaması daha iyiye gidiyor. Trendin artarak devam etmesini bekliyorum.” ifadesini kullandı.

Tunay Gıda Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Leyla Aydın Yüksel de firma olarak sürdürülebilirliği, insanı ve insan sağlığını çok önemsediklerini vurgulayarak, “Odak noktamız organik ürünler. Bu fuar da dünyadaki en büyük organik fuarlarından biri. Hatta en büyüğü bu nedenle de buradayız.” dedi.

Tunay Gıda Genel Müdürü Gonca Kırtıloğlu Demir, sürdürülebilir tarıma ve doğal kaynakların korunmasına önem verdiklerini, bu nedenle fuara katıldıklarını söyledi. Demir, “Şu anda 20 bin dönümün üzerinde 450, 500 civarında üreticiyle ve sürdürülebilirlik ilkelerine uyarak organik tarım yapmaktayız.” diye konuştu.

“Türkiye’nin en büyük avantajı ürün çeşitliliği”

Türkiye’den organik gıda ürünleri tedariki yapan İsviçre merkezli Yourharvest AG Üst Yöneticisi Pascal Schwarz, dünyanın her yerinden tedarikçilerden oluşan küresel bir ağlarının olduğunu ve fuarda tedarikçilerin yaklaşık yüzde 80’ini dünyayı dolaşmadan görme fırsatı bulduklarını dile getirdi.

Türk ortakları Işık Tarım ile 30 yılı aşkın süredir çok yakın ilişkileri olduğunu belirten Schwarz, Türk şirketlerinin üretim gücüne işaret etti. Schwarz, “Özellikle pazarda çok uzun bir geleneğe sahip olan Türk kuru meyve ve kuruyemiş ürünlerinin tekrar yükselişe geçeceği konusunda çok iyimseriz. Türkiye organik gıdada mercimekten fındığa kadar çok çeşitli ürünler sunuyor. Öteki ülkelerde ürün çeşitleri Türkiye kadar değil. Türkiye’nin en büyük avantajı bu.” ifadesini kullandı.

Pascal Schwarz, Türk organik gıda üreticilerine, Avrupa’da daha iyi satış için “inovatif olma ve ürünlerine katma değer katma” tavsiyesinde bulundu.

Organik ürün üreticilerinin sayısı 4,5 milyonu geçti

Fuarda sunulan “Organik Tarım Dünyası-İstatistikler ve Gelişen Trendler 2024” raporuna göre, dünya genelinde organik ürün üretenlerin sayısı 4,5 milyonu aştı.

Organik gıda satışları 2022 yılında 135 milyar avroya yaklaştı. Küresel organik tarım alanı 96 milyon hektara çıktı. Avustralya, 53 milyon hektarla en büyük organik tarım alanına sahip ülke olmaya devam ederken, bu ülkeyi 4,7 milyon hektarla Hindistan izledi. 2022’de dünyadaki tarım arazilerinin sadece yüzde 2’sinin organik tarım için kullanıldığı hesaplandı.

ABD 2022’de organik gıda satışlarında 56,6 milyar avroyla lider pazar olmayı sürdürürken, bu ülkeyi 15,3 milyar avroyla Almanya, 12,4 milyar avroyla Çin izledi.

Küresel ölçekte kişi başına organik gıda harcaması 17 avro olarak hesaplandı. En fazla harcamayı 437 avroyla İsviçreliler yaptı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-organik-gida-sektoru-temsilcileri-almanyada-boy-gosterdi/feed/ 0
Osmangazi Belediyesi, Emeklilere, Ev Hanımlarına ve Öğrencilere Destek Vermeye Devam Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:24:32 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4382 Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, devam eden mevcut desteklerin, emeklilere pazar alışverişi, ev hanımlarına mutfak, öğrencilere ulaşım desteği olarak süreceğini açıkladı. Dündar, mart ayı içerisinde başvuruların alınacağını da duyurdu.

Dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci, iklim krizinin küresel ekonomiye olumsuz etkileri, savaşlar ve ardından Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketinin yol açtığı ekonomik daralmada, Osmangazi Belediyesi vatandaşa nefes olmaya devam ediyor. Türkiye’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini sergileyen, ‘Belediyem Benimle’ ekibiyle kapı kapı gezip, ihtiyaç sahiplerine ulaşan Bursa’nın Osmangazi Belediyesi, yeni dönemde emekliler, ev hanımları ve öğrencileri de destek içerisine alıyor. Böylelikle pazar filesini doldurmakta zorlanan emeklilerin, mutfak ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ev hanımlarının ve öğrencilerin yüzü gülecek. Uygulanacak destek programı çerçevesinde, emekliler pazar alışverişlerini artık gönül rahatlığıyla yapabilecek. Ev hanımlarının mutfağına bereket gelecek, öğrencilerin en önemli masraf kalemlerinden olan ulaşım ücretleri belediye tarafından karşılanacak.

“Her zaman biriz, beraberiz”

Yeni dönemde devreye alacakları üçlü destek paketinin detaylarını önümüzdeki günlerde yapacakları tanıtım toplantısında kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, daha mutlu bir Osmangazi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Osmangazi’yi, hayata geçirdikleri projelerle Türkiye’de lider bir belediye haline getirmenin gururunu yaşadıklarını ifade eden Başkan Dündar, “Ancak biz ne kadar özel ve ayrıcalıklı projeler yaparsak yapalım, insanımızı mutlu etmediğimiz sürece bunların hiçbir kıymeti yok. Bunun bilinciyle bugüne kadar ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın hep yanında olmaya çalıştık. Her zaman bir ve beraber olduğumuzu desteklerimizle gösterdik” dedi.

“Bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz”

Dünyada ekonomik ve sosyal yaşamı durma noktasına getiren pandemi süreci, iklim krizleri, savaşlar ve son olarak Türkiye’yi yasa boğan asrın felaketine rağmen Türkiye’nin kararlı adımlarla yoluna devam ettiğini hatırlatan Dündar, “Tüm bu olumsuzluklardan küresel ekonominin önemli aktörü olan Türkiye’nin etkilenmemesi mümkün değil. Ancak, Türkiye dünya lideri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bir yandan yaralarını sararken diğer yandan hem stratejik hem de tarihi yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Paylaşım ve dayanışma bizim kültürümüzün, inancımızın en güzel ve en anlamlı özelliği. Bizi pandemi döneminde vatandaşlarını ölüme terk eden batı ülkelerinden ayıran özelliğimiz bu. Biliyoruz ki bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz. Bu çerçevede vatandaşlarımızın enflasyona ezdirilmemesi noktasında hükümetimiz önemli adımlar atıyor ancak belediyeler olarak biz de elimizden geldiği ölçüde vatandaşlarımıza yönelik desteklerimizi artırıyoruz. Emekli vatandaşlarımız, ev hanımlarımız ve öğrencilerimizi de destek içerisine alıyoruz. Biz, ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ anlayışına sahip bir milletiz. Detaylarını önümüzdeki günlerde açıklayacağımız bu destek paketiyle de pek çok yaraya merhem olmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Sosyal belediyecilikle hiçbir vatandaşını yalnız bırakmayan Osmangazi Belediyesi, Somuncu Baba’nın manevi geleneğini sürdürdüğü Somuncu Baba Gönül Fırını ile her yıl yaklaşık 3,5 ekmeği ihtiyaç sahiplerinin evine ulaştırıyor. Her gün yüzlerce haneye erzak, giysi ve ev eşyası desteği sağlıyor. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/osmangazi-belediyesi-emeklilere-ev-hanimlarina-ve-ogrencilere-destek-vermeye-devam-ediyor/feed/ 0
Türk Somonu ve Balık Çeşitleri Dünyada Aranır Ürünler Haline Geldi https://www.kanal7haber.com.tr/turk-somonu-ve-balik-cesitleri-dunyada-aranir-urunler-haline-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turk-somonu-ve-balik-cesitleri-dunyada-aranir-urunler-haline-geldi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:00:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4368 Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Türk somonu ve balık çeşitlerinin dünyada aranır ürünler olduğunu belirterek, “Yaklaşık 100 ülkeye balık ihracatımız var.” dedi.

Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliğince Antalya’daki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen “9. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı” başladı. Programa, 11 ülkeden aralarında mühendisler, birlik başkanları, Tarım ve Orman müdürlerinin de bulunduğu 800 sektör paydaşı katıldı.

Bakan Yardımcısı Gizligider, açılışta yaptığı konuşmada, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın, Amasya’daki programlar nedeniyle çalıştaya katılamadığını söyledi.

Daha çok su ürünleri mühendisine ihtiyaç olduğundan 111 personelin yakında istihdam edileceğini anlatan Gizligider, Türkiye’nin Asya, Afrika ve Avrupa’nın ortasında önemli bir merkez olduğuna dikkati çekti.

Üretimde yeni sürece girdiklerine işaret eden Gizligider, şunları kaydetti:

“Su varsa biz varız, yoksa yokuz. Temele suyu aldığımız, ihracatımızı, ithalatımızı, ihtiyacımızı ve uzun vadede yeni ihtiyaçlarımızı planlayarak üretim planlamasına 2024 itibarıyla geçiyoruz. Bundan sonra kimin, nerede, ne kadar, nasıl ve ne şekilde üretim yapacağına toprağın doğal mirası karar verecek. Devlet de bunun düzenlemesini yapacak. Destekler, teşvikler, yönlendirmeler yer yer yaptırımlar buna yönelik olacak. Sözleşmeli üretim modeline de bu yıl itibarıyla geçiriyoruz. Sözleşme örnekleri yayımlandı. Tam hukuki koruma altına alındığı yeni model şimdiden sadece Türkiye’de değil, yakın coğrafyada da ciddi yansıma buldu.”

“Yetiştirdiğimiz balığın üçte ikisini ihraç ediyoruz”

Gizligider, sürdürülebilirliğin her sektör için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, su ürünlerinde de üretim planlamasına ihtiyaç olduğuna değindi.

Türkiye’nin, levrek üretiminde dünyada birinci, alabalıkta ise dünyada ikinci, Avrupa’da da birinci olduğuna dikkati çeken Gizligider, Türk somonunda da ciddi başarı sağlandığını aktardı.

Gizligider, 2002’de 97 milyon dolar olan su ürünleri ihracatının 2023’te 1,7 milyar doları aştığını vurgulayarak, “Türk somonu ve balık çeşitlerimiz dünyada aranır ürünler oldu. Yaklaşık 100 ülkeye balık ihracatımız var. Japonya’dan tutun ABD’ye, Rusya’ya, Çin’e, Güney Kore’ye, Orta Doğu ve Balkanlar’ın tamamına ihracatımız söz konusu. Yetiştirdiğimiz balığın üçte ikisini ihraç ediyoruz. Çok daha fazla ihraç edebiliriz. Balık tüketiminde de üç katına ulaşmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Sünger şehirler oluşturulacak”

Antalya’daki su baskınlarına değinen Gizligider, “İklim değişiyor, Antalya’da bunu gördük. Artık bir yılda yağması gereken yağmur, bir, iki günde yağıyor, afet boyutuna geçen yeni dünya düzenine karşı yeni tedbirler almamız gerekiyor. Sadece tarım ve ormancılık sektörüyle değil, aynı zamanda yeni şehircilik sistemine geçmemiz gerekiyor. Artık sünger şehirleri net şekilde konuşmamız, bu sürece geçmekle ilgili altyapı yatırımları gerekiyor. Bu alanda önemli hazırlıklarımızı yaptık. Yakında müjdesi paylaşılacaktır.” diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay da sektörün her yıl büyüdüğünü, 2030’da ihracat hedeflerinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti.

Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal ise su ürünleri sektörünün önemli girdi sağladığını bildirdi.

Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Coşkun, doğayla çevreyi koruyarak kaliteli mal satmanın önemli olduğunu hatırlatarak, küresel iklim değişikliğinden sektörün etkilenmemesi için kapalı devre sistemler kurmak gerektiğini söyledi.

Çalıştay 17 Şubat’ta sona erecek.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turk-somonu-ve-balik-cesitleri-dunyada-aranir-urunler-haline-geldi/feed/ 0
Trakya’da Sağlık Turizmi Yükselişte https://www.kanal7haber.com.tr/trakyada-saglik-turizmi-yukseliste/ https://www.kanal7haber.com.tr/trakyada-saglik-turizmi-yukseliste/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:18:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4338 Trakya Kalkınma Ajansının (TRAKYAKA) bölge illerinde sağlık turizmini artırmak için yaptığı çalışmalar karşılığını vermeye başladı, yöredeki sağlık kuruluşlarına yurt dışından gelenlerin sayısı 7 yılda 7 binden 48 bine yükseldi.

TRAKYAKA, sağlık turizmi geliştirme çalışmalarında bölgesel ortak hareket etme kültürü yaygınlaştırılacak strateji eylem planını bir süre önce uygulamaya koydu.

Plan kapsamında Trakya Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği kuruldu, paydaşlarla toplantıları düzenlendi, bölge üniversitelerinde bulunan turizm bölümlerinin, sağlık turizmi çalışmalarına aktif olarak katılmaları teşvik edildi, sağlık turizm zirveleri ve konferansları gerçekleştirildi, hedef pazar analizleri yapıldı, dijital pazarlamaya ağırlık verildi, yurt dışı sağlık turizmi fuarlarına katılım sağlandı.

Çalışmalar kapsamında yurt dışından gelen hasta sayısında büyük artış kaydedildi, bölgede sağlık turizmi yetki belgesi bulunan 46 kuruluşta eylem planının uygulanması sonrası çok sayıda yabancı hasta tedavi oldu.

TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin, AA muhabirine, sağlık turizminde Trakya’nın kısa sürede büyük mesafeler katettiğini söyledi.

Şahin, TRAKYAKA olarak 2017’den beri sağlık turizmiyle ilgili çalışmalar yaptıklarını, son yıllarda yurt dışı pazarı çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade etti.

Bölgedeki sağlık turizmini geliştirme çalışmaları sayesinde Trakya’ya gelenlerin her yıl katlanarak arttığına dikkati çeken Şahin, “Strateji eylem planının ilk yıllarında bölgeye sağlık turizmi için yurt dışından 7 bin kişi gelirken bu sayı geçen yıl 48 bine çıktı, bunu artırmak için çalışıyoruz.” dedi.

Şahin, Trakya’ya tedavi olmak için Balkanlar, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nden hastaların geldiğini dile getirdi.

“Hasta sayısını yıllık 60 bine çıkarmayı hedefliyoruz”

Geçen yılın sağlık turizmi açısından bölge için verimli geçtiğini, bu yılın da daha verimli olması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Şahin, şunları kaydetti:

“Trakya’ya sağlık turizmi için gelecek hasta sayımızı özellikle diş, göz gibi alanlarda daha fazla artırarak, pazarlamalarımızı da bu yönde yaparak hasta sayımızı artırıp yıllık 60 bine çıkartmayı hedefliyoruz. Hastanelere gerekli destekleri sağlayarak kurumların altyapılarını sağlık turizmine hazırladık. Uluslararası kalitede hizmet verecek şekilde hastanelerimiz hizmetlerini yürütmektedirler. Ticaret Bakanlığı sağlık turizmi kapsamında 90 milyon liralık destek verecek. Bu destekle de hedef pazar Balkanlar, Avrupa ve Orta Asya’da açılacak fuarlara yeniden katılacağız, dijital pazarlama yapacağız. Bu çalışmalarla hizmet sunduğumuz hasta sayısını yıllık 60 bine çıkarmayı hedefliyoruz.”

Sağlık turizmi için Trakya’ya gelen kişilerin sadece tedavi olup dönmediklerini dile getiren Şahin, bu kişilerin aynı zaman çeşitli ziyaret ve geziler yaparak şehirlerin ekonomilerine de katkı sağladıklarını belirtti.

Tekirdağ Sağlık Müdürü Ali Cengiz Kalkan da Trakya’nın sağlık turizminde daha çok obezite cerrahisi, plastik cerrahi, kulak-burun-boğaz, göz ve diş tedavileri alanlarında tercih edildiğini söyledi.

Türkiye’nin sağlıkta yakaladığı yükselişin sağlık turizmine de olumlu yansıdığını ifade eden Kalkan, şöyle konuştu:

“Hastanelerin konforu, teknolojik donanım ve hekimlerin özverileri sağlık turizmi için bölgenin tercih edilmesini sağlıyor. Bu yüzden Trakya sağlık turizminden çekim merkezi oluyor. Avrupa’dan, Afrika ülkelerinden, Orta Asya’dan birçok hasta tedavi için bölgeye geliyor. Gelen hastalar istedikleri tüm branşlarda hizmet alabiliyor. Özellikle Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde de onkoloji ve kardiyoloji bölümleri sıkça tercih edilen alanlar. Hastane imkanlarının istenilen seviyede olması sağlık turizmi için ilgi oluşturuyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/trakyada-saglik-turizmi-yukseliste/feed/ 0
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, kentsel dönüşüm taleplerini açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-taleplerini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-taleplerini-acikladi/#respond Wed, 21 Feb 2024 09:03:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4327 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandıracak talep ve beklentileri 16 başlık halinde açıkladı.

İTO’dan yapılan açıklamaya göre, Avdagiç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin konuk olduğu İTO Çalışma Toplantısı’nda kentsel dönüşümü hızlandıracak önerilerini paylaştı.

Açıklamada önerilerine yer verilen Avdagiç, İstanbul’da 1999 yılından önce inşa edilmiş yapı stokunun kullanım ömrü ve sağlamlığı ile ilgili “hızlı gözden geçirme” yapılması gerektiğini belirterek, “İstanbul’un kaybedecek değil 5 yılı, bir yılı bile yok. Çünkü Türkiye’nin GSYH’sinin üçte biri bu şehirde üretiliyor. Türkiye’nin ihracatının, dış ticaretinin, istihdamının, üretiminin kesintiye uğramamasını istiyorsak, İstanbul’u çok hızlı depreme hazırlamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

Avdagiç, İstanbul’u depreme hazırlama ve kentsel dönüşüm konusunda meslek komiteleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarından İTO’ya gelen talep ve beklentiler bulunduğunu kaydetti.

Şekib Avdagiç, kentsel dönüşümü hızlandıracak talep ve beklentileri 16 başlık halinde şöyle sıraladı:

“- Kentsel dönüşüm sürecinde ‘müktesep hakların korunması’ talebi en başta geliyor.

Otel, özel hastane, özel okul gibi yapıların tamamını kullanan işletmelerin, dönüşüm aşamasında imar hakkı anlamında mevcut gabari ve inşaat alanlarını muhafaza edebilmeleri dönüşüm sürecinin hayata geçirilebilmesi için çok önemlidir.

Küçük sanayi siteleri, iş merkezleri, sanayi yapıları ve fabrikalara da konuta verilen dönüşüm desteklerinin benzeri bir paketin ivedilikle devreye girmesi talebimiz var. Bu durumda belirtilen yapıların çok hızlı ve kamudan kaynak talep etmeden dönüşümünün önü açılacaktır.

Kentsel dönüşümde “Rezerv Yapı Alanı” uygulamasının gözden geçirilmesi talep ediliyor.

Aynı şekilde kentsel dönüşüm süreçleri ve otopark mevzuatı konusunda ilçe belediyelerinin farklı süreçler uygulanmasının önlenmesi isteniyor.

Bakanlığın “Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden” ve “İlk Evim, İlk İş Yerim” gibi çok olumlu olan proje uygulama süreçlerinin hızlandırılması talep ediliyor.

Afet riski olan tüm illerde ‘Afet Atıkları Yönetim Planı’ oluşturulmasını önemli buluyoruz. Burada bakanlık, yerel yönetimler, STK’lar ve akademisyenler ortak çalışmalı. Çünkü gerek kentsel dönüşüm, gerekse olası afet sonrası yıkılan veya yıkılacak binalardan çıkan atıklar, doğru bir şekilde değerlendirilmeli.

Yapı denetim firmaları UYDS sistemi üzerinden havuz yöntemi ile atanmaktadır. Yapılan son düzenleme ile birlikte bölgeleme çalışması yapılmış olmasına rağmen sorun tam anlamı ile çözülememiş, denetim ile ilgili problemler devam etmektedir. Ek bütçe talepleri, firma değişikliği talebi durumundaki sürenin uzunluğu öne çıkan problemlerdir.

Yapı denetim, beton ve laboratuvar firmalarının teknik ve mevzuata uygunluk yönünden denetlenmesi talep edilmektedir. Aynı şekilde beton santralleri ile ilgili denetimlerin artması, ürün kalitesinin korunması, taahhüt edilen betonun inşaat sahasına ulaşımının sağlanması önem arz etmektedir.

Kaçak yapı ile mücadele kapsamında, kaçak inşaatlara beton verilmesinin önlenmesi, verenlere müeyyide uygulanması talep edilmektedir. Bilhassa binalardaki taşıyıcı elemanların, dış etkenlerden ve yeraltı sularından kaynaklı olarak tahribata uğramaması amacıyla bina izolasyonlarının sıkı takibi talep edilmelidir.

İstanbul’da hafriyat ciddi bir sorundur. Çünkü mevcut döküm sahaları yetersiz, çalışma saatleri kısıtlı ve evrak süreçleri uzun. Bu üç sebep ciddi sıkıntılara yol açmakta ve bu konuda çözüm beklenmektedir.

Şehrin ihtiyacı olan ‘agrega’nın yakın kaynaklardan temini, beton ve inşaat maliyetlerine olumlu katkı yapacaktır. Bu konuda agrega üretim alanlarının daraltılması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaşanan problemlerin çözümü konusunda Bakanlığınızın desteği talep edilmektedir.

İmar hakkı transferinin, 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenerek yasal güvence altına alınması bekleniyor.

Güçlendirme ile ilgili cari yönetmelik halihazırda ihtiyacı karşılamamaktadır. Şubat 2023 depreminden sonra yeni düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

İnşaat ruhsat süreçleri uzun sürmekte, 6-9 ay arası süre almaktadır. İlçe belediyeleri bu süreçlerde farklı uygulamalar ve farklı harç ve vergi tahakkuk ettirmektedir. Belli konularda farklılık olması makul olsa bile bazı kalemlerde (örneğin teknik eleman harcı gibi) uygulama birliği sağlanabilmelidir.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-taleplerini-acikladi/feed/ 0
TUSAŞ, Kahramanmaraş’ta Uçak ve Helikopter Parçası Üretim Tesisi Kuruyor https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/#respond Wed, 21 Feb 2024 09:00:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4324 Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından 6 Şubat depremlerinin izlerini silmek amacıyla Kahramanmaraş’ta kurulan uçak ve helikopter parçası üretim tesisinin, istihdam ve ihracata büyük katkı sağlaması bekleniyor.

TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’a yapacağı yatırımların ilk etabı olarak Türkoğlu Organize Sanayi Bölgesi’nde 3 yıllığına kiralanan binada, altyapı, makina ve ekipman kurulumunda son aşamaya gelindi.

Uçak ve helikopter parçası üretimi yapılacak tesiste ilk aşamada TUSAŞ tarafından eğitimden geçirilen 100 kişi istihdam edilecek.

Açılış 22 Şubat’ta

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu, AA muhabirine, Savunma Sanayii Başkanlığınca şehirde yatırım yapılması kararı alınmasının ardından TUSAŞ’a yer tahsis edildiğini söyledi.

Depremlerin ardından savunma sanayisi şirketlerinin bölgede yatırım yaptığını belirten Buluntu, “Kahramanmaraş’taki adımlar kapsamında TUSAŞ bu yatırımı üstlendi. Geçtiğimiz nisan ayı gibi Türkoğlu OSB’deki bir binada işe koyuldular ve şu anda deneme üretimleri başladı. 22 Şubat’ta da bu tesisin açılışını yapacağız.” dedi.

Buluntu, Kahramanmaraş’ın, Türkiye’nin pamuk ipliğinin yüzde 55’ini, dokuma, örme ve denim kumaşlarda yaklaşık yüzde 20’sini ürettiğini, çelik mutfak eşya sektöründe de ülke üretiminin yüzde 70’ini yaptığını dile getirerek, yeni dönemde katma değeri yüksek ürünlerle ihracatta lig değiştireceklerine inandığını ifade etti.

Kahramanmaraş’ın ihracatının yüzde 80’inin tekstil ve çelik mutfak eşyalarından oluştuğunu belirten Buluntu, şöyle konuştu:

“İki alanda kümelenme söz konusuydu. Biz istiyorduk ki Kahramanmaraş biraz daha değişik sektörlerde yatırım yapsın, ekonomik bakımdan çeşitlilik sahibi olsun. TUSAŞ yatırımıyla beraber biz savunma sanayisinde de iddialı hale geleceğiz. Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan, TUSAŞ Başkanı ve Savunma Sanayii Başkanı’mız, Kahramanmaraş’a pozitif ayrımcılık yaptı. Bizim de gayretli ve istekli olduğumuz görülünce işin daha ileri taşınacağını düşünüyoruz. 22 Şubat’ta önemli isimlerle beraber bu tesisin açılışını yapacağız. Kahramanmaraş, 100 yılın felaketini yaşadı ama tekrar küllerinden doğacak ve 100 yılın yatırımını da alacağız.”

İlk üretimi Boeing’e yapmak istiyorlar

Tesisin TUSAŞ’ın ortaklığında Kahramanmaraş iş dünyasının girişimleriyle faaliyet göstereceğini ve Kahramanmaraş Uzay ve Havacılık Sanayi AŞ adlı şirket üzerinden çalışmalarını yürüteceğini anlatan Buluntu, “Bu şirket, ilk etapta üretimlerini TUSAŞ’a yapacak. Türkiye, Boeing firmasından uçak almıştı. Bunun yüzde 20’sinin Türkiye’de üretilme şartı var. İnşallah biz bu tesisi hızlı bir şekilde faaliyete geçirebilirsek belki ilk üretimlerimizi Boeing’e yaparız. Bu anlamda çok istekliyiz.” dedi.

Savunma sanayisi yatırımıyla kentin büyük bir sıçrama yaşayacağını vurgulayan Buluntu, şunları kaydetti:

“Savunma sanayisiyle beraber yüzlerce yeni iş kolları, yeni sektörler oluşacak. Özellikle nitelikli iş gücü dediğimiz alanda gelişmeler olacak. Gençlerimizin de bu alana çok ilgi duyduğunu gözlemliyoruz. Savunma sanayisiyle Kahramanmaraş ihracat çıtasını yükseltecek ve devler liginde olacak.”

Kahramanmaraş Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Narlı da kentin böyle bir yatırıma kavuşmasının önemine işaret ederek, “Yeni bir müjde var; TUSAŞ… İnşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mız bize müjdeyi verecek. Bir TUSAŞ şirketi kuruyoruz Kahramanmaraş’ta halkla beraber, sanayiciyle beraber. Devletimiz bizim yanımızda oldu. Biz de inşallah onun altından kalkacağız. Bir de borcumuzu ödemiş olacağız devletimize.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tusas-kahramanmarasta-ucak-ve-helikopter-parcasi-uretim-tesisi-kuruyor/feed/ 0
EGİAD Üye Oryantasyon Kampına 100’e Yakın Yeni Üye Katıldı https://www.kanal7haber.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:54:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4321 EGİAD Üye Oryantasyon kampına 100’e yakın yeni üye katılım gösterdi. Son bir yıldır rekor düzeyde üyenin katılım gösterdiği STK’nın oryantasyon kampına da ilgi büyüktü.

Ege Genç İş İnsanları Derneği’ne (EGİAD) yeni üye olanların kurumu tanıması, aidiyet duygusunun güçlenmesi ve üyeler arası kaynaşmanın sağlanması amacıyla 10-11 Şubat’ta İş Geliştirme Komisyonu tarafından organize edilen Üye Oryantasyon Kampı Kuşadası’nda bulunan bir otelde yapıldı. EGİAD Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, EGİAD Geçmiş Dönem Genel Sekreteri ve şu anda İZTO İzmir Ticaret Odasının Genel Sekreterliği görevini yürüten Prof. Dr. Mustafa Tanyeri de konuk konuşmacı, Utku Nefesoğlu ise eğitmen olarak yer aldı. Derneğe yeni katılan veya dernek hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen üyeleri, dernek projeleri ve kurum kültürü hakkında bilgilendirmek ve derneğe entegrasyonunu kolaylaştırmak üzere düzenlenen EGİAD Üye Oryantasyon kampına 100’e yakın yeni üye katılım gösterdi. Son bir yıldır rekor düzeyde üyenin katılım gösterdiği STK’nın oryantasyon kampına da ilgi büyüktü.

“Ortak sesle hareket eden dev bir takımız”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD’ın kurumsal yapısı, iş birlikleri ve 17. dönemin stratejik çalışma alanları hakkında bilgi vererek gerçekleşen faaliyetleri aktardı. Yelkenbiçer, EGİAD’ın üyeyle bütünleşen, üyenin sesine kulak veren ve akabinde projeleriyle topluma yön veren yapısıyla hem lider yetiştiren hem topluma umut olan bir okul olduğunu belirterek, “Dev bir takım ve gerçek bir sivil toplum örgütü olarak; tek ses, tek yürek olarak hareket ediyoruz. Farklı görüşleri olan arkadaşlarımızı dinliyor, anlıyor, harmanlıyor; EGİAD ve toplum yararına ne gerekiyorsa tek ses olarak onu seslendiriyoruz. 17’nci dönem için çalışmalarımızda büyütme ve bütünleştirmeye önem vererek EGİAD’ın güçlü ve dinamik bir STK olarak misyonunu yerine getirebilmesi hedefiyle üyelerimizden aldığımız güç ile takım olarak çalışıyoruz. Bu nedenle aramıza katılan yeni arkadaşlarımıza da öncelik verecek şekilde, derneğimiz içindeki aidiyet duygusunu en üst seviyede tutarak her gün çalışmaya devam ediyoruz. EGİAD’ı 34 yıl boyunca başarılı ve öncü kılan en önemli faktörlerden biri, nitelikli insan kaynağını bünyesine katabilmesi oldu. Her yıl aramıza birbirinden yeni girişimciler, profesyoneller ve aile şirketine mensup üyeler katılmakta. Son zamanlarda da aramıza katılan değerli yeni üyelerimizin dernek kültürüyle yetişerek bizlerle sahada çalışacaklarını biliyoruz. Buranın bir okul olduğu bilinciyle her üyenin liderlik vasıflarını güçlendirerek önlerini açmanın, onlara bilgi ve beceri kazandıracak çalışma alanları oluşturmanın önemine inanıyor, aynı zamanda bu süreçte onlardan da çok şey öğreneceğimizi biliyoruz” dedi.

“EGİAD sizlerle umut yeşertiyor”

EGİAD’ın toplum yararına ürettiği projeleri ile umut aşıladığını söyleyen Yelkenbiçer, “Bu umudu yeşerten sizlersiniz. Siz üyelerimizin geliştirdiği projeler topluma umut veriyor. Topluma itici güç olacağınıza, umut yeşerteceğinize inancım tamdır” dedi. EGİAD’ın geçmiş dönemlerde Genel Sekreterliğini yapan şu anda İZTO Genel Sekreterlik görevini yürüten Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ise yaptığı konuşmada EGİAD’ın geçmişten bugüne gerçekleştirdiği başarılı etkinliklere, hazırladığı raporlara değinerek EGİAD’ın sadece gündemi takip eden değil, aynı zamanda gündem oluşturan vizyoner yapısına vurgu yaptı.

“EGİAD parmak ısırtan noktada”

Sivil toplumculuğun bir virüs gibi insanın kanına işlediğini vurgulayan Tanyeri, üyelerin entelektüel birikimini, girişimcilik dinamizmini EGİAD tecrübesiyle birleştirip büyük bir sinerji oluşturduklarını belirterek, “EGİAD, 34 yıldır her dönem birbirinin üstüne koyarak birçok başarılı çalışmaya imza attı. Sivil toplumun kurumsallaşması ve özel girişimciliğin yaygınlaşması için çalışmaları bölge açısından çok önemli yer edindi. İzmir’in kalkınmasına dönük çok sayıda inisiyatif geliştirerek, öncülük etti. Bu vesile ile özverili çalışmaları ile topluma ve EGİAD’a hizmet etmiş olan tüm kurucularımızı, derneğimiz yönetim organlarında görev almış arkadaşlarımızı ve bütün üyelerimizi buradan saygıyla anıyorum. Büyük EGİAD ailesi olarak, bölgemizin ve ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunan, öncü projeleriyle topluma yön veren, sanayici ve iş insanlarının sorunlarına sahip çıkan, gündemi takip etmenin ötesinde gündem belirleyen bir dernekte olduğunuzu söylemeliyim. Seçim çalışmalarındaki yoğun rekabetten sonra bile seçim salonundan kol kola çıkabilen başkanların olduğu, aidiyet kültürünün en yüksek seviyede yaşandığı bir STK olarak EGİAD, kurum ve liderlik kültürünü taşıyan en önemli sivil toplum örgütlerinin başında gelmektedir. Bayrak yarışıyla şu an geldiği nokta parmak ısırtan niteliktedir” dedi.

Daha sonra söz alan Eğitim Uzmanı – Yönetim Danışmanı ve Uzman Psikolojik Danışman Utku Nefesoğlu ise üyeler için kısa bir eğitim gerçekleştirdi. Rekabetin yönetilmesi ve bilginin nasıl kullanılması gerektiğini aktaran Nefesoğlu, EGİAD’ın baş harflerinden oluşan; E-Etki’yi arttırma, G-Geri bildirim, güçlü yönler, güven, İ- İnsana yatırım, A- Amaç birliği, D- Değişime uyum sağlamak başlıklarını açarak, “Hepimizin öncelikli olarak iş dünyasında olan rekabet hedefini, derneğin misyonunda yer alan Türkiye’nin rekabet gücünü arttırma doğrultusunda, işin arkasında yatan matematiği de doğru anlayarak yönetmesi çok önemli. Özellikle bu noktada şirketinizde veya profesyonel hayatta insana özelliklede öncülere yatırım yapma başarıya götüren anahtarlardan biridir. Bunun asıl amacı ise “yankı etkisi oluşturmadır” yani ne verirsen onu alırsın. Yöneticilerinizin gelişimine gerekli kaynağı ayırdığınız zaman şirket içerisindeki yönetim şekilleri, yöntemleri, stratejileri dahil olmak üzere aslında zincirleme bir değer önerisi oluşturursunuz” dedi.

Etkinlik; söyleşiler, workshoplar, gala yemeği ve EGİAD’a yeni katılan üyelere plaket takdimi ile son buldu. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Hizmetler ihracatını 200 milyar dolara çıkarmak hedefimiz https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-hizmetler-ihracatini-200-milyar-dolara-cikarmak-hedefimiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-hizmetler-ihracatini-200-milyar-dolara-cikarmak-hedefimiz/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:48:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4319 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Hizmetler ihracatımızı 200 milyar dolara çıkarma azmindeyiz. Bu asla ütopik bir hedef değildir. Çalışılmış, düşünülmüş, hesapları yapılmış hedeflerdir” dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘6. Kümelenme Konferansı Çalıştayı’na katıldı. Çalıştayda yaş meyve sebzeden tohum ve sanayideki gelişmelere kadar geniş bir yelpazede konular ele alındı. Bakan Bolat, burada yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kalkınma planlarının hedefler doğrultusunda gerçekleştirildiğini söyledi.

“Hizmetler ihracatımızı 200 milyar dolara çıkarma azmindeyiz”

Beş yıllık kalkınma planı hedefleri doğrultusunda toplam mal ihracatını 2028’e kadar 375 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirten Bakan Bolat, “Hizmetler ihracatımızı da 200 milyar dolara çıkarmak azmindeyiz. Bu asla ütopik bir hedef değildir. Çalışılmış, düşünülmüş, hesapları yapılmış hedeflerdir. Zaten şükürler olsun Allah’a biz geçen yılı cumhuriyetimizin yüzüncü yılını 255,8 milyar dolar ihracatla kapatmıştık, rekor kırmıştık” diye konuştu.

2024 yılının ilk 45 gününde yıllıklandırılmış ihracatın 257,3 milyar doları aştığına dikkati çeken Bakan Bolat, “Geçen yılın rekorunun üzerine 1,5 milyar dolar daha ilave ihracatımız oluştu. Bu trendle Orta Vadeli Program’daki hedefimiz olan mal ihracatında hizmetler ihracatında da 110 milyar doları Allah’ın izniyle aşacağız, o rakamlara ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz 2028’de orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını yüzde 50’ye çıkartmak”

Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerde de ilerleme kaydettiklerini aktaran Bakan Bolat, şöyle konuştu:

“2002 yılında yüzde 30’luk bir pay, 2022 yılında yüzde 36’lık bir pay varken geçen yılı yüzde 40,3’le kapattık. İnşallah 2028 hedefimiz orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerin payını yüzde 50’ye yükseltmek olacaktır. Yine güzel bir haber. Küresel mal ihracatındaki payımız da 2002’de yüzde 0,50 iken, 2022’de yüzde 1,02’di. 2023’ün dokuzuncu ayı sonunda yüzde 1,06’ya ulaştık. 12’inci ay rakamı yakında çıktığında bu payın inşallah daha da yükseldiğini hep birlikte göreceğiz.”

Söz konusu ihracatın yüzde 94’ünün sanayi ürünleri olduğunu bildiren Bakan Bolat, 241 milyar dolarlık sanayi ürünleri ihracatı yaptıklarını vurgulayarak, daha ileriyi hedeflediklerini belirtti.

“Aylık bazda yüzde 2,4, 12 aylık bazda yüzde 1,6 artış kaydetti”

Geçtiğimiz günlerde sanayi üretimi rakamlarının açıklandığını hatırlatan Bakan Bolat, şunları kaydetti:

“Aylık bazda yüzde 2,4, 12 aylık bazda yüzde 1,6 artış kaydetti. Bu aralıktan önceki 5-6 ayda aylık baz nispeten yavaş yavaş bir artış oranı geriliyordu. Şimdi tekrar artış oranında bir ivme yakalamış olduk. İthalatımız da önemli. İthalatta da önemli çabalar içindeyiz. Ağustos ayından bu yana Allah’a şükür ithalatımızda her ay bir azalış trendi var. Dış ticaret açığımızda da ağustos ayından itibaren her ay bir azalış trendimiz var.”

Dış ticaret açığının 2022’de 100 milyar dolar olduğunu hatırlatan Bakan Bolat, 2023 yılında bu rakamın 106 milyar dolara gerilediğine dikkat çekerek, “Şu anda 45 gün içinde 2024’te 100 milyar doların altına çektik. 97 milyar dolar civarında bir dış ticaret açığımız var yıllıklandırılmış olarak. Amacımız bunu yıl sonuna kadar daha da aşağıya çekmek. Temmuz, ağustostan bu yana burada önemli tedbirler aldık” ifadelerine yer verdi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuşmasını tamamlamasının ardından hatıra fotoğrafı çektirildi. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ticaret-bakani-hizmetler-ihracatini-200-milyar-dolara-cikarmak-hedefimiz/feed/ 0
TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu: Çöpler Kompleks Maden İşletmesi derhal kapatılmalıdır https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-samsun-il-koordinasyon-kurulu-copler-kompleks-maden-isletmesi-derhal-kapatilmalidir/ https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-samsun-il-koordinasyon-kurulu-copler-kompleks-maden-isletmesi-derhal-kapatilmalidir/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:24:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4301

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu sekreteri Veli Kebapçı; “Çöpler Kompleks Maden İşletmesinin yarattığı tahribat ve oluşturduğu tehlike TMMOB tarafından daha önce de pek çok kez kamuoyuna açıklanmış, açtığımız davalarda sunulan teknik raporlarla da ortaya konmuştur. Her dilekçemizde, her açıklamamızda Liç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle vurgulanmış olmasına karşın ne bakanlık ne yerel idare ne de mahkemelerce uyarılarımız dikkate alınmış, göz ardı edilmiş, bugün yaşanan felakete yol açılmıştır” dedi.

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu (İKK) sekreteri Veli Kebapçı, Samsun İlkadım ilçesi Süleymaniye Geçidi’nde dün akşam saat 18.00’de, sendikaların, CHP İl Başkanlığı, CHP İlkadım İlçe Başkanlığının, CHPli İlkadım Belediye Başkan Adayı Murat Şenel’in de katıldığı bir basın açıklaması düzenledi.

Açıklamada Veli Kebapçı şunları söyledi:

“Erzincan İli İliç İlçesinde, Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen Çöpler Kompleks Maden İşletmesi Liç sahasında 13 Şubat Salı günü saat 14.00 civarında Liç prosesi maksadıyla oluşturulmuş olan yığında kayma meydana gelmiştir. Olayın meydana geldiği alanda yapılan siyanür uygulaması göz önünde bulundurulduğunda, çevresel bakımdan da büyük bir facianın yaşandığı anlaşılmaktadır. Madencilik faaliyetleri sırasında oluşturulan bu denli büyük yığınların kaymaması için gerek proje aşamasında gerekse de uygulama aşamalarında, mühendislik bilgisi ve disiplinin dışına çıkılmamalıdır. Yığının kaymaması için yığının stabilite hesapları, mevsimsel koşullar da göz önünde bulundurularak özenle yapılmalı, periyodik olarak teknik takibi sağlanmalıdır. Liç prosesi maksadıyla oluşturulmuş olan yığında meydana gelen kayma sonucu göçük altında kalan 9 çalışandan halen haber alınamamıştır. Öncelikle 9 çalışanın ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce sağlıklı bir şekilde kendilerine ulaşmayı diliyoruz.

“ERZİNCAN İLİÇ ALTIN MADENİ DERHAL KAPATILMALIDIR”

Aynı altın madeni işletmesinde, 21 Haziran 2022 tarihinde siyanür içerikli solüsyon taşıyan boruların hattında doluşan yırtılma nedeniyle yaklaşık 20 metreküp siyanürlü solüsyonun çevreye yayıldığı Erzincan Valiliği tarafından 3 gün sonra yapılan basın açıklaması ile kamuoyuna duyurulmuştur. Yetkililerin sızıntı haberi ilk duyulduğunda olayı reddetmesi ve ardından geç de olsa göstermelik cezaların verilmesi ülkemizdeki denetim ve hukuk sisteminin ne denli tükenmiş olduğunu gözler önüne sermiştir. Yurttaşlarımızın çığlığı olmasaydı, yaşanan facianın üzeri örtülecek ve hiçbir şey olmamış gibi yeni faciaların zemini hazırlanmaya devam edilecekti.

Faaliyete girdiği yıldan bugüne, mevzuatın arkasından dolanılarak parça parça hazırlanan projelerle devasa nitelik kazanan Çöpler Kompleks Maden İşletmesinin yarattığı tahribat ve oluşturduğu tehlike TMMOB tarafından daha önce de pek çok kez kamuoyuna açıklanmış, açtığımız davalarda sunulan teknik raporlarla da ortaya konmuştur. Her dilekçemizde, her açıklamamızda Liç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle vurgulanmış olmasına karşın ne bakanlık ne yerel idare ne de mahkemelerce uyarılarımız dikkate alınmamış, göz ardı edilmiş, bugün yaşanan felakete yol açılmıştır. TMMOB olarak, yaşanan çevre felaketi nedeniyle başta Anagold Madencilik San. ve Tic. A.Ş. yetkilileri olmak üzere, sorumluluğu bulunan tüm yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tmmob-samsun-il-koordinasyon-kurulu-copler-kompleks-maden-isletmesi-derhal-kapatilmalidir/feed/ 0
ATO Başkanı Gürsel Baran: Siber güvenlik hattımızı sağlam tutmalıyız https://www.kanal7haber.com.tr/ato-baskani-gursel-baran-siber-guvenlik-hattimizi-saglam-tutmaliyiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/ato-baskani-gursel-baran-siber-guvenlik-hattimizi-saglam-tutmaliyiz/#respond Tue, 20 Feb 2024 09:12:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4274 Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, dijitalleşmenin sağladığı kolaylıkların yanı sıra bazı tehditleri de içerdiğini ve dijital ortama taşınan her sistemin, yeni ve ciddi güvenlik risklerini beraberinde getirdiğini belirterek, “Ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızın devamı için siber güvenlik hattımızı sağlam tutmamız şart” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Valiliği, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi, Ankara Kalkınma Ajansı iş birliğiyle gerçekleştirilen “Sertifikalı Siber Güvenlik Operasyon Merkezi Analist Eğitimi” Sertifika Töreni ve Konferansı, Ankara Ticaret Odası ev sahipliğinde yapıldı.

ATO Meclis Salonu’nda gerçekleşen törenin açılış konuşmalarını Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek yaptı.

ATO Başkanı Gürsel Baran, dijitalleşmenin bugün artık her alanda büyük bir değişimi peşinden sürüklediğini ve ekonominin ve toplumun geleceğini şekillendiren önemli bir faktör olduğunu belirterek, “Yenilikçiliği, gelişmeyi, ilerlemeyi teşvik ederek, verimlilik ve rekabetçiliği artırarak hayatı kolaylaştıran dijitalleşme, sağladığı bu kolaylıkların yanı sıra bazı tehditleri de içeriyor. Dijital ortama taşınan her sistem, yeni ve ciddi güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. Siber tehditler, kritik hizmet sunan sistemler için siber savaş riski barındırıyor. Bu risk, ülkelerin, sınırlarını koruduğu gibi dijital altyapılarını ve verilerini de korumasını zorunlu kılıyor. Eskiden vatan savunması dendiğinde akla sadece fiziki sınırları koruma ve savunma geliyordu. Çağın değişimiyle birlikte savunma sathına siber güvenlik de eklendi. Ağları, cihazları, uygulamaları, sistemleri ve verileri siber tehditlerden koruma uygulaması olan ve ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline gelen siber güvenlik, dijital hattımızın yani kritik verilerimizin güvenliği açısından önemli. Yani özetle, ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızın devamı için siber güvenlik hattımızı sağlam tutmamız şart” dedi.

“Siber neferler”

Siber Güvenlik Operasyon Merkezi Analist Eğitim programının, Türkiye’nin siber güvenlik alanında gelişim için ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda yürütülen önemli çalışmalardan biri olduğunu belirten Baran, eğitim sayesinde gençlerin donanımını artırırken, ülkenin de siber güvenlik alanında yeni ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine katkı sağlandığını ifade etti. Baran, “Altın niteliğindeki bu eğitimlerle siber neferlere yenilerini kazandırdık. Eğitim programına katılan herkesi tebrik ediyorum. Burada öğrendiğiniz bilgilerle, istikbalimizin güvenliğini sağlayan duvara bir taş daha koymuş oldunuz. Bu taş çok kıymetli. Ülkemiz coğrafi konumu nedeniyle hep göz önünde ve siber saldırı riski yüksek bir ülke. Bu savunma cephesinde gerekli bilgiye vakıf olmak ve kullanmak da ayrıca kıymetli. Yani, burada aldığınız eğitim, bilgi ve donanımla ülkemize büyük hizmetler vereceksiniz” diye konuştu.

Siber dünyanın zararlarına karşı tedbir alacağız

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker de yaptığı konuşmada, internetin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirterek, ilk zamanlarda kötü niyetli saldırıları engellemek için interneti yasaklama yönteminin tercih edildiğini dile getirdi. Saldırıları engellemek için yasaklamaların etkili bir çözüm olmadığını kaydeden Şeker, “Çünkü burada en zayıf halka insan. Yani insanın olduğu bir yerde siz ne kadar yasaklarsanız yasaklayın bunu önleyemiyorsunuz. İnsanın olduğu yerde tedbir almamız gerekiyor. Dolayısıyla burada dijital dünyanın, siber mühendisliğin, siber dünyanın getirdiği faydaları kullanacağız ama zararlarına karşı da tedbirler alacağız. Bu sadece bizim için değil. Bütün dünyada artık bir savaş alanı olarak belirlenmiş durumda” dedi.

Ülkemiz geleceğine önemli bir yatırım yaptık

Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek de konuşmasında, eğitim almaya hak kazanan 64 öğrencinin hayatına önemli bir dokunuş yaptıklarına inandıklarını ifade ederek, “Ülkemiz geleceğine önemli bir yatırım yapmış olduğumuzu düşünüyorum. En büyük sermayemiz ve geleceğimiz, hiç şüphesiz insanımız ve gençlerimiz. Ülkemiz siber saldırılardan en çok etkilenen ülkeler arasında beşinci sırada yer alıyor. 2024 yılında siber güvenlik harcamalarının 150 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Son 5 yılda dünya genelinde siber güvenlik uzman ihtiyacının yüzde 700 artış gösterdiği tespit edilirken, siber güvenlik uzmanlığı sadece geleceğin değil bugünün de en parlak meslekleri arasında yer alıyor. Gelecek 5 yılda dünyada 3 milyon Türkiye’de ise 20 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyaç duyacak” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi’nin “Sertifikalı Siber Güvenlik Operasyon Merkezi Analist Eğitimi”ni başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.

Programa, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İhsan Kaya, Savunma Sanayii Daire Başkanı Ahmet Bahadır Bülbül, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Genel Koordinatörü Alpaslan Kesici, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreter V. Emine Doğrukök ile savunma sanayii ve siber güvenlik alanında faaliyet gösteren firmaların temsilcileri katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ato-baskani-gursel-baran-siber-guvenlik-hattimizi-saglam-tutmaliyiz/feed/ 0
Bursa’da Kadınlar Coğrafi İşaretli Armutları Kurutup Atıştırmalık Üretiyor https://www.kanal7haber.com.tr/bursada-kadinlar-cografi-isaretli-armutlari-kurutup-atistirmalik-uretiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/bursada-kadinlar-cografi-isaretli-armutlari-kurutup-atistirmalik-uretiyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 09:06:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4271 Bursa’nın Gürsu ilçesinde coğrafi işaretli “Deveci” ve “Santa Maria” cinsi armutları kurutup atıştırmalık üreten kadınlar, kurdukları kooperatifte hem kurutulmuş meyveleri hem de imal ettikleri onlarca ürünü kendi markalarıyla satıyor.

İlçede 3 yıl önce bir araya gelen kadınlar, Gürsu Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini kurdu.

Özellikle Gürsu Ovası’nın bereketli topraklarında yetişen coğrafi işaretli “Deveci” ve “Santa Maria” armutlarını katma değerli ürüne dönüştürmeyi hedefleyen 11 kadın, devlet desteğiyle aldıkları ekipmanlarla bunları kurutup pazarlamaya başladı.

Cips şeklinde atıştırmalığa dönüştürdükleri armutların ilgi görmesiyle farklı ürün arayışına geçen üyeler, butik pasta ve butik çikolata üretimi konusunda eğitim aldı.

Müşterilerin isteklerine göre butik pasta ve çikolata imal eden kadınlar, çölyak hastaları için glütensiz üretim yapıyor.

Gürsu’nun isim annesi olarak bilinen “Muazzez Ana” markasıyla patent alan kooperatif üyeleri, ürünlerini kendi sosyal medya hesapları ve internet sitelerinin yanı sıra büyük çaplı e-ticaret sayfalarında satışa sunuyor.

Kooperatif Başkanı Sümeyye Işık, AA muhabirine, Gürsu’nun ilk kadın kooperatifini kurduklarını söyledi.

Coğrafi işaretli “Deveci” ve “Santa Maria” armudundan ürünler hazırlamak üzere yola çıktıklarını belirten Işık, “Armutlardan farklı atıştırmalıklar yaparak katma değer oluşturmaya çalıştık. Bölgemizde yetişen meyveleri kurutarak farkındalık oluşturmak istedik.” dedi.

Işık, kooperatifin kapılarını diğer Gürsulu kadınlara da açarak butik pastacılık ve butik çikolata eğitimlerinin ardından bu alanda üretim yapmaya başladıklarını anlattı.

Katma değerli üretimde çeşitliliği artırmaya devam ettiklerini vurgulayan Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meyvelerden sağlıklı atıştırmalıklar yapabiliyoruz. Bir de glütensiz ürünler üretmeye başladık. Glütensiz tarhana, glütensiz kurabiyeler… Çünkü çölyak hastalarının bu ürünlere ulaşmakta zorluk yaşadığını biliyoruz. Tüm hijyen kurallarına uyarak ürünlerimizi imal ediyoruz. Çölyak hastaları ürünlerimizi gönül rahatlığıyla tüketebilirler. Diyetisyenler, gıda mühendisleri eşliğinde danışarak hata yapmadan ürün çıkartmaya gayret gösteriyoruz. Yöresel ekşi mayalı ekmek, butik pasta, butik çikolata gibi tüm ürünleri yapabiliyoruz. Tüm Türkiye’ye ürünlerimizi ulaştırabiliyoruz.”

“Her anlamda devletimizin desteğini yanımızda hissettik”

“Muazzez Ana” markasının ilham kaynağı olan Hatice Muazzez Kutlay’ın tiyatrocu bir ailenin kızı olduğunu, 1922’deki Bursa ziyaretinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e çiçek takdim ettiğini dile getiren Işık, “Gürsu’nun isim annesi” diye anılan Kutlay’ın adıyla markalaştıklarını belirtti.

Kooperatifi kurmalarından itibaren birçok zorluğun üstesinden geldiklerini, önemli mesafe katettiklerini anlatan Işık, “Her anlamda devletimizin desteğini yanımızda hissettik ayrıca bizler ürettiğimiz meyve kurularıyla çocuklarımızın da atıştırmalık alışkanlıklarına değiştirmeye vesile oluyoruz. Ürünlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına göndererek ilçemizi tanıtıyoruz ve aile ekonomisine katkıda bulunuyoruz. Ürünlerimize ilgi yoğun. ‘Meyve kurusu nasıl olur?’ diye tereddüt ediyorlar ancak yedikten sonra tiryakisi oluyorlar.” ifadelerini kullandı.

Sümeyye Işık, kooperatife desteklerinden dolayı Ticaret Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Gürsu Belediyesi yetkililerine teşekkür etti.

Kooperatifin Başkan Yardımcısı Mehtap Temizci Billor da daha önce farklı bir işte çalıştığını ancak çocukları dünyaya geldikten sonra uzun süre onlarla ilgilendiğini söyledi.

Evde sıkılmaya başladığı sırada yolunun kooperatifle kesiştiğini anlatan Billor, “Kendi kendime evde bir şeyler deniyordum ama bir tık bunu profesyonelliğe taşımak istiyordum. Özellikle pastacılıkta tekniği öğrenmek istiyordum. Sonra burada kurslar aldım ve kooperatife ortak oldum. Burayı çok sevdim. Üretmek, çalışmak çok güzel. Evde oturmak insanı bazen çok yoruyor. Burası hem maddi hem de manevi insana huzur veren bir yer.” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bursada-kadinlar-cografi-isaretli-armutlari-kurutup-atistirmalik-uretiyor/feed/ 0
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kentsel dönüşüm sürecinde ‘müktesep hakların korunması’ talebi en başta geliyor https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-surecinde-muktesep-haklarin-korunmasi-talebi-en-basta-geliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-surecinde-muktesep-haklarin-korunmasi-talebi-en-basta-geliyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 09:00:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4268 İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Kentsel dönüşüm sürecinde ‘müktesep hakların korunması’ talebi en başta geliyor” ifadesini kullandı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin konuk olduğu toplantıda kentsel dönüşümü hızlandıracak önerilerini paylaştı.

İstanbul’da 1999 yılından önce inşa edilmiş yapı stokunun kullanım ömrü ve sağlamlığı ile ilgili ‘hızlı gözden geçirme’ yapılması gerektiğini belirten Avdagiç, “İstanbul’un kaybedecek değil 5 yılı, bir yılı bile yok. Çünkü Türkiye’nin GSYH’sinin üçte biri bu şehirde üretiliyor. Türkiye’nin ihracatının, dış ticaretinin, istihdamının, üretiminin kesintiye uğramamasını istiyorsak, İstanbul’u çok hızlı depreme hazırlamalıyız” diye konuştu.

Avdagiç, İstanbul’u depreme hazırlama ve kentsel dönüşüm konusunda meslek komiteleri ve ilgili STK’lardan İTO’ya gelen talep ve beklentiler bulunduğunu kaydetti.

Şekib Avdagiç, kentsel dönüşümü hızlandıracak talep ve beklentileri 16 başlık halinde şöyle sıraladı:

“Kentsel dönüşüm sürecinde “müktesep hakların korunması” talebi en başta geliyor.

Otel, özel hastane, özel okul gibi yapıların tamamını kullanan işletmelerin, dönüşüm aşamasında imar hakkı anlamında mevcut gabari ve inşaat alanlarını muhafaza edebilmeleri dönüşüm sürecinin hayata geçirilebilmesi için çok önemlidir.

Küçük sanayi siteleri, iş merkezleri, sanayi yapıları ve fabrikalara da konuta verilen dönüşüm desteklerinin benzeri bir paketin ivedilikle devreye girmesi talebimiz var. Bu durumda belirtilen yapıların çok hızlı ve kamudan kaynak talep etmeden dönüşümünün önü açılacaktır.

Kentsel dönüşümde “Rezerv Yapı Alanı” uygulamasının gözden geçirilmesi talep ediliyor.

Aynı şekilde kentsel dönüşüm süreçleri ve otopark mevzuatı konusunda ilçe belediyelerinin farklı süreçler uygulanmasının önlenmesi isteniyor.

Bakanlığın “Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden” ve “İlk Evim, İlk İş Yerim” gibi çok olumlu olan proje uygulama süreçlerinin hızlandırılması talep ediliyor.

Afet riski olan tüm illerde ‘Afet Atıkları Yönetim Planı’ oluşturulmasını önemli buluyoruz. Burada bakanlık, yerel yönetimler, STK’lar ve akademisyenler ortak çalışmalı. Çünkü gerek kentsel dönüşüm, gerekse olası afet sonrası yıkılan veya yıkılacak binalardan çıkan atıklar, doğru bir şekilde değerlendirilmeli.

Yapı denetim firmaları UYDS sistemi üzerinden havuz yöntemi ile atanmaktadır. Yapılan son düzenleme ile birlikte bölgeleme çalışması yapılmış olmasına rağmen sorun tam anlamı ile çözülememiş, denetim ile ilgili problemler devam etmektedir. Ek bütçe talepleri, firma değişikliği talebi durumundaki sürenin uzunluğu öne çıkan problemlerdir.

Yapı denetim, beton ve laboratuvar firmalarının teknik ve mevzuata uygunluk yönünden denetlenmesi talep edilmektedir. Aynı şekilde beton santralleri ile ilgili denetimlerin artması, ürün kalitesinin korunması, taahhüt edilen betonun inşaat sahasına ulaşımının sağlanması önem arz etmektedir.

Kaçak yapı ile mücadele kapsamında, kaçak inşaatlara beton verilmesinin önlenmesi, verenlere müeyyide uygulanması talep edilmektedir.

Bilhassa binalardaki taşıyıcı elemanların, dış etkenlerden ve yeraltı sularından kaynaklı olarak tahribata uğramaması amacıyla bina izolasyonlarının sıkı takibi talep edilmelidir.

İstanbul’da hafriyat ciddi bir sorundur. Çünkü mevcut döküm sahaları yetersiz, çalışma saatleri kısıtlı ve evrak süreçleri uzun. Bu üç sebep ciddi sıkıntılara yol açmakta ve bu konuda çözüm beklenmektedir.

Şehrin ihtiyacı olan ‘agrega’nın yakın kaynaklardan temini, beton ve inşaat maliyetlerine olumlu katkı yapacaktır. Bu konuda Agrega üretim alanlarının daraltılması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaşanan problemlerin çözümü konusunda Bakanlığınızın desteği talep edilmektedir.

İmar hakkı transferinin, 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenerek yasal güvence altına alınması bekleniyor.

Güçlendirme ile ilgili cari yönetmelik hali hazırda ihtiyacı karşılamamaktadır. Şubat 2023 depreminden sonra yeni düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

İnşaat ruhsat süreçleri uzun sürmekte, 6-9 ay arası süre almaktadır. İlçe Belediyeleri bu süreçlerde farklı uygulamalar ve farklı harç ve vergi tahakkuk ettirmektedir. Belli konularda farklılık olması makul olsa bile, bazı kalemlerde (örneğin teknik eleman harcı gibi) uygulama birliği sağlanabilmelidir.” – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-surecinde-muktesep-haklarin-korunmasi-talebi-en-basta-geliyor/feed/ 0
Kartal Belediyesi ve Tüm Yerel-Sen Arasında Ek Protokol İmzalandı https://www.kanal7haber.com.tr/kartal-belediyesi-ve-tum-yerel-sen-arasinda-ek-protokol-imzalandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kartal-belediyesi-ve-tum-yerel-sen-arasinda-ek-protokol-imzalandi/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:42:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4250 Kartal Belediyesi ve Tüm Yerel Yönetim Çalışanları Sendikası (Tüm Yerel-Sen) arasında toplu iş sözleşmesi (TİS) ek protokolü imzalandı. Ek protokol kapsamında memurlara yönelik ekonomik ve sosyal haklar ile ilgili iyileştirmeler yapıldı. Sosyal destek 15 bin TL’ye çıkarılırken, yılda 4 kez olmak üzere 5 bin TL ikramiye verilecek.

Kartal Belediyesi ve Birleşik Kamu İş’e bağlı Tüm Yerel-Sen arasında yapılan ve halen yürürlükte olan toplu iş sözleşmesine ek olarak hazırlanan protokol düzenlenen törenle imzalandı.

Kartal Belediyesi Hizmet Binası’nda düzenlenen ek sözleşme imza törenine, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in yanı sıra Tüm Yerel-Sen Genel Mali Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Uzuntaş, Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları, Kartal Belediyesi Birim Müdürleri ve çok sayıda Kartal Belediyesi çalışanı katıldı.

Tüm Yerel-Sen Genel Mali Sekreteri Burak Uzuntaş, Türkiye’deki ekonomik ve sosyal duruma dikkat çekerek imzalanan ek protokolle ilgili hem sendika temsilcilerine, hem de Başkan Yüksel’e teşekkür etti. Uzuntaş, “Burada ayrıca yöneticilerime, yöneticilerimin yanında tüm Kartal Belediyesi memur çalışanlarına ve Kartal Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Ek protokolün hepinize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Törende, yürürlükte olan TİS ek protokolüyle ilgili bilgilendirme yapıldı. Buna göre, memur sosyal denge tazminatı 15 bin TL net olarak açıklandı. Günlük yemek ücreti net 187 TL olurken, zabıta personelinin günlük yemek ücreti net 250 TL oldu. Ek protokole göre yılda 4 ikramiye ödenmesi konusunda uzlaşma sağlandı. Söz konusu 4 ikramiye her seferinde 5 bin TL olmak üzere Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda ödenecek.

İmzalanan ek protokol ile ilgili açıklamaların ardından konuşmasını yapmak üzere mikrofonu alan Yüksel de şunları dile getirdi:

“Kartal’da değer üretmeye, iş yapmaya, icraat üretmeye hep birlikte devam edeceğiz. İmkanlarımızı zorluyoruz, zorlayacağız. Çünkü sizlere güveniyoruz. En son sıkı bir pazarlıkla 14 bin TL almışlardı. Hiç pazarlık etmeye gerek yok 15 bin TL olarak düzeltmiş olalım. İnanın bir on beş dakika önce geldiğim için bir 30 Ağustos’ta anlaşmışlardı. Cumhuriyetin 100. yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için de dördüncü ikramiyeniz sizlere hayırlı olsun. Gönül daha fazlasını yapmayı arzuluyor. Ben bu ekibe inanıyorum, bu ekibe güveniyorum. Önümüzdeki günlerin her birimiz için daha iyi geçeceğini umut ediyorum. Çünkü hep birlikte Kartal’da güzel işler yaptık, insanların hayatını kolaylaştıracak güzel projelere imza attık. Ev ziyaretleri yapıyorum. Gittiğimiz evlerde Mustafa Necati Etüt Merkezi’nin öğrencisini görüyorum. Bir yaptığım ev ziyaretinde kreş öğrencimizi görüyorum.  Yine başka bir ev ziyaretinde sizlerin dokunduğu ya bir sağlık personelimizin ya da başka bir personelimizin dokunduğu aileleri görüyorum. Emeğinize sağlık biz büyük bir aileyiz, sizlerle güçlüyüz. Kartal’da yapacak çok işimiz var diyor, hepinizi çok seviyorum.”

Konuşmaların ardından imza törenine geçilerek ek protokol imzalandı ve Başkan Yüksel ile Tüm Yerel-Sen Genel Mali Sekreteri Burak Uzuntaş protokole imza attı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kartal-belediyesi-ve-tum-yerel-sen-arasinda-ek-protokol-imzalandi/feed/ 0
Halkbank’ın öz kaynakları yüzde 42,9 arttı https://www.kanal7haber.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:48:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4200 Halkbank, geçen yıl toplam 10 milyar 112 milyon lira net kar elde ederken, bankanın bu dönemdeki öz kaynakları 2022 yıl sonuna göre yüzde 42,9 oranında artarak 128,4 milyar TL oldu.

Halkbank’tan yapılan açıklamaya göre, 2023 yıl sonunda aktif büyüklüğünü 2022 yıl sonuna göre yüzde 57,7 artışla 2,2 trilyon TL seviyesine ulaştıran banka, bu dönemde toplam kredi büyüklüğünü ise, yüzde 61,6 artışla 1,9 trilyon TL’ye yükseltti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, küresel ekonominin, resesyon endişeleri ve finansal göstergelerdeki dalgalanmalarla geçirdiği bir dönemi, ülkenin dirençli ekonomisi, güçlü liderliği ve rekabet avantajıyla büyüyerek geride bıraktığının altını çizdi.

Arslan, ülke ekonomisinin ekonomi yönetiminin kararlı tutumu ve bankacılık sisteminin güçlü altyapısı sayesinde küresel ekonomiden kaynaklanan negatif etkilerden en az düzeyde etkilendiğini ifade etti.

Ülkemizin bu istikrarlı büyümesinde kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen akabinde hayata geçirilen yapısal reformların ve kararlı ekonomi politikalarının önemli etkisi olduğunu belirten Arslan, ” Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS), 2023’te olumlu bir ivme yakalayarak günümüzde 310 baz puan seviyesine gelmesi atılan adımların meyvelerini vermeye başladığının en net göstergelerindendir.” ifadelerini kullandı.

Arslan, KOBİ’lerin güvenli limanı olduklarının altını çizerek, şöyle devam etti:

“Ülkemiz, istiklalden istikbale giden yolda bir asrı geride bırakırken, Türkiye Yüzyılı hedeflerine odaklanmış KOBİ’lerimizin, esnaf ve sanatkarımızın, girişimcilerin gayretiyle ekonomimizin güçlenmesine katkı sunmayı sürdüreceğiz. KOBİ kredileri büyüklüğümüz 2023’te 615,5 milyar TL’ye ulaşmıştır.

KOBİ kredileri alanındaki yüzde 19 pazar payımız ile sektörümüzün lider KOBİ bankası olmaya devam etmekteyiz. Güçlü finansal altyapımızla, KOBİ’lerimizin, esnaf ve sanatkarımızın, girişimcilerimizin yanında olmaktan, ekonomimizi büyütmek için çalışmaktan ve ülkemizin kalkınma hamlesine katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.”

Halkbank’ın esnaf ve sanatkarların ihtiyaçlarını en iyi bilen banka olduğunu belirten Arslan, “Bankamızın kuruluş harcında esnafımızın alın teri ve emeği var. Bugün bankamızda kredili esnaf sayımız 841 bin iken, esnaf kredi büyüklüğümüz ise 235,1 milyar TL’ye ulaşmış durumdadır.” açıklamasını yaptı.

“Her yaştan ve eğitim düzeyinden 142 bini aşkın girişimciye 25 milyar TL kredi kullandırdık”

Osman Arslan, Türkiye Yüzyılı’nda gelişen teknolojiyi takip ettiklerini, değişen koşullara uygun projeler üreterek, genç girişimcileri de sektör ayrımı yapmaksızın geniş bir yelpazede desteklediklerini ifade etti.

2021 yılından bu yana kendi işini kurmak isteyen her yaştan ve eğitim düzeyinden 142 bini aşkın girişimciye 25 milyar TL kredi kullandırdıklarını vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:

“Geleceğin girişimciliğini bugünden inşa etmek için Dijital Gelecekte Genç Girişimciler Vizyon Buluşması’nı ve Jet Luck Projesi’ni hayata geçirdik. Halk Yatırım hizmeti olan kitle fonlama platformu ‘Fonlabüyüsün’ ile girişimcilere ihtiyaç duydukları finansal kaynaklara kitle fonlarıyla erişim olanağı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Yıldız Teknik Üniversitesi Startup House işbirliğiyle, HUBrica adını verdiğimiz bir girişim hızlandırma programına başlayacağız. Yakın zamanda ekosisteme yönelik buluşmalar ve seminerler düzenleyeceğimiz Girişimcilik Merkezimizi de hizmete sunacağız.”

Arslan, Halkbank’ın, kadın girişimciliğini desteklediğini belirterek, “Sürdürülebilir kalkınma için öncelikli hedefimiz ülkemizde yüzde 14 düzeyinde seyreden kadın girişimciliği oranını dünya ortalaması olan yüzde 35 seviyesine çıkarmaktır. 2021’de hayata geçirdiğimiz Kadın Girişimci Kredi Destek Paketi ile bugüne kadar, farklı meslek gruplarından 217 bin kadın girişimciye ulaşarak 57 milyar TL finansal destek sunduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Üreten Kadınlar Buluşmalarını, Üreten Kadınlar Yarışması ile Türkiye’nin en güçlü girişimcilik markalarından birine dönüştürdüklerini belirten Arslan, “Üreten Kadınlar Değişken Fonu, İhracatta Kadın İzi Projesi ve Üreten Kadınlar Akademisi MasterClass Marka Eğitimleri, Kadınlar Liderler ve Girişimciler Vizyon Buluşması ile kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” açıklamasını yaptı.

Arslan, Cumhuriyetin 100’üncü, bankanın 85’inci yılına ulaşmanın gururuyla girdikleri 2023 yılında, üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiklerini belirterek, “Halkın Bankası olarak, yeni ekonomi modelimiz ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda üretime, ihracata, istihdama ve yatırıma yönelik desteğimiz sürecek; tüm sektörlerde inovatif dönüşümle yerli ve milli kalkınma stratejilerinin ülkemiz ekonomisine katkı sunması için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/halkbankin-oz-kaynaklari-yuzde-429-artti/feed/ 0
Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde IPARD 3 tanıtım ve bilgilendirme toplantısı düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/adiyaman-ticaret-ve-sanayi-odasi-ev-sahipliginde-ipard-3-tanitim-ve-bilgilendirme-toplantisi-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/adiyaman-ticaret-ve-sanayi-odasi-ev-sahipliginde-ipard-3-tanitim-ve-bilgilendirme-toplantisi-duzenlendi/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:36:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4046 Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde Tarım ve Kırsal kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Hibelerine ilişkin” IPARD 3 tanıtım ve bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

IPARD kapsamına alınan Adıyaman’ın desteklerden daha etkin faydalanması amacıyla Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odasının gayretleriyle faaliyete başlayan TKDK Adıyaman İrtibat Ofisi, ilk toplantısını yaptı.

ATSO konferans salonunda düzenlenen toplantıya, ATSO Başkanı Mehmet Torunoğlu, ATSO Meclis Başkanı Abdulgani Bereket, Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Nihat Yılmaz, Ziraat Odası Başkanı Yaşar Özkan, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeki Selçuk, Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Yaşar Yiğit, ATSO üyeleri ve çiftçiler katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Mehmet Torunoğlu, Oda olarak TKDK’nın Adıyaman’da ofis açması için çaba sarf ettiklerini belirterek, “Geçen hafta Kırsal Kalkınmayla alakalı bir tanıtım toplantısı gerçekleştirmiştik. Bugünde IPARD’ın yöneticileriyle bir aradayız. Tabi IPARD’ın Adıyaman’a gelmesi uzun süredir konuşulan ama bir türlü gerçekleşmeyen bir olaydı. Özellikle son 6 ay içerisinde defalarca Tarım Bakanlığımıza, TKDK başkanımıza ziyaretler gerçekleştirdik. Bugün hamdolsun artık Adıyaman’da IPARD’ın desteklerinden geçte olsa faydalanmaya başlayacak. Bizim bir diğer önerimizde şu olmuştu, özellikle deprem bölgesinde IPARD’a bütün başvurular destek alacak diye bir şey yok. Bir puanlama sistemi olacak. Bu da yatırımcının yaşından cinsiyetine kadar birçok konuda bir puanlama sisteminden sonra belli puanı geçen yatırımlar inşallah projelendirilip fonlanacak. Bizim TKDK Başkanımızdan hem de Avrupa Birliği delegasyon büyükelçimizden ricamız şu olmuştu. Adıyaman’dan gidecek olan yatırımlara ilave 15 puan eklenirse deprem bölgesine pozitif ayrımcılık yapılırsa hem uzun yıllardır Adıyaman’ın IPARD’ın içinde olmaması nedeniyle geride kalması hem de deprem sonrası yatırımların askıya alınması nedeniyle beraber o açığı kapatırız diye düşünüyorum. Biz Oda olarak mümkün mertebe hibe ve destekleri üyelerimizle paylaşmak istiyoruz. Onlara sürekli sizlere davet ediyoruz. İnşallah Adıyaman bundan sonraki süreçte hak ettiği değeri alır. Güzel yatırımlar yaparız diye düşünüyorum” dedi.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Adıyaman İrtibat Ofisi Uzmanları Ali Osman Er ve Mehmet Fatih Arıkhan tarafından TKDK hibeleri ile ilgili açıklamalarda bulunuldu.

Adıyaman İrtibat Ofisi Uzmanı Ali Osman Er yaptığı açıklamada, “Adıyaman için ne kadar fazla başvuru olursa bizim için iyi. Kırsal alan olarak iyi noktadayız. Biz merkez ilçeleri merkez mahalleleri dahi IPARD kapsamına almak için uğraşıyoruz. TKDK 2007’de kuruldu. 2011 yılından itibaren hibe programlarına başladı. IPARD 1, IPARD 2 ve IPARD 3 olmak üzere IPARD 1 2011-2016 yıllarını, IPARD 2 2016-2023, IPARD 3’te 2024 ve 2030 yıllarını kapsayacak. İnşallah IPARD 1 ve IPARD 2’de yoktuk ama IPARD 3’te sizinle birlikte olacağız. Bu verilen katkının yüzde 75’i AB, yüzde 25’i ulusal katkı olmak üzere alacağınız hibe tutarı ne kadarsa 4’te 3’ü Avrupa Birliğinden 4’te 1’i de hazineden verilmek üzere karşılanacak. Daha önce IPARD 42 ildeydi. Şu an 81 ile çıkarıldı. Adıyaman’ın da aralarında olduğu 39 tane il yeni eklendi. Biz Malatya’ya bağlı olarak faaliyet göstereceğiz. Başvuruları buradan alacağız ama idare ve teknik kontrollerimiz Malatya üzerinden faydalanacak. Sizlere kolaylık olsun diye ofisimiz burada. Her türlü konuyu bize sorabilirsiniz. Biz IPARD’ta yapım işlerini, makine-ekipman alımını, hizmet alımını, görünürlük harcamaları desteklerimiz var. Bunlara ek olarak eğer yapım işi olur makine ya da ekipmanda KDV Avrupa menşeili bir makine almışsanız gümrük vergisi, gelir vergisi muafiyeti var. Canlı hayvan desteğimiz yok. Yalnızca makine-ekipman ve yapım işlerine destek veriyoruz” diye konuştu.

TKDK Malatya İl Koordinatörü Proje Birim Amiri Ahmet Turan da katılımcılar tarafından sorulan soruları cevaplandırdı. – ADIYAMAN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adiyaman-ticaret-ve-sanayi-odasi-ev-sahipliginde-ipard-3-tanitim-ve-bilgilendirme-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminde çiftçilere 5.9 milyar TL ödeme yapacak https://www.kanal7haber.com.tr/konya-seker-2023-2024-kampanya-doneminde-ciftcilere-5-9-milyar-tl-odeme-yapacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/konya-seker-2023-2024-kampanya-doneminde-ciftcilere-5-9-milyar-tl-odeme-yapacak/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:33:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4043

Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminde pancar üreticisi ortaklarına 5 milyar 918 milyon TL tutarındaki nakdi ödemesini hesaplara yatırmaya başladığını duyurdu. Çiftçilere önceden ödenen ayni ve nakdi avanslarla birlikte toplam rakamın 8 milyar 191 milyon TL’ye ulaştığı belirtildi.

Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminin sonlanması ile birlikte pancar bedellerini bugün ödemeye başladı. 2023-2024 kampanya döneminde 3 milyon 808 bin 539 ton pancar alımı ile Konya Şeker’in rekor kırdığını belirten PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, çiftçiyi her konuda desteklediklerini aktararak “Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminin sonlanması ile birlikte toplamda 8 milyar 191 milyon 223 bin TL çiftçiye ödeme yapmış olacak. Şu ana kadar ödenen ayni ve nakdi avansın toplamı 2 milyar 272 milyon 642 bin TL olarak gerçekleşti. Kalan 5 milyar 918 milyon 581 bin nakdi üretici bedeli bugün çiftçilerin hesabına yatırılmaya başlandı” dedi.

“ÇİFTÇİMİZİN PANCAR BEDELİNİ GÜNÜNDE ÖDEMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Erkoyuncu, “Biz Konya Şeker olarak C ve D şekerine Türk Şeker ve diğer fabrikalara göre yüksek bedel ödedik. Bu rakam Türk Şeker’de bin 50 lira iken biz bin 500 lira olarak belirledik. Çiftçiyi bu konuda koruduk kolladık. Bir çiftçi kuruluşu olması hasebiyle bunu popülist politika olması adına yapmadık. Bu çiftçinin hakkıydı ve onu verdik. Biz çiftçimizin avansını, gübresini, mazot desteğini ve pancar bedelini gününde ödemeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“TÜRK ŞEKER TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ BİR İSKONTO ORANI AÇIKLADI”

Türk Şeker’in tarihte görülmemiş bir iskonto oranı açıkladığını da sözlerine ekleyen Erkoyuncu, “Bu yıl Türk Şeker, şeker fiyatını kampanya bazında 27 lira olarak belirledi. Ama aynı Türk Şeker tarihte görülmemiş yüzde 20 gibi bir oranda iskonto uyguladı. Dolayısıyla şeker toptan satış fiyatı 21,5 lira olarak açıklandı. Biz de bu rakama uymak zorundaydık. Çiftçiye 6 milyar nakit para ödememiz gerekiyordu. Şekerimizi 21,5 TL’den sattık” ifadelerini kullandı.

“YATIRIM VE KAPASİTE ARTIRIM HEDEFLERİMİZE DE DEVAM EDECEĞİZ”

Konya Şeker’in çok güçlü bir kurum olduğunu ifade eden Erkoyuncu, “Talihsiz bir yıl yaşadık. Mevsim ve iklim değişikliklerinden kaynaklı olarak pancarlarımızda bozulma oldu. Ama biz bunların hiçbirini çiftçimize olumsuz olarak yansıtmadık. Olumsuz şeker fiyatlarına ve iklim değişikliğine rağmen Konya Şeker hiç sıkışmadan kendi öz varlığıyla pancar bedelini rahatça ödedi. Yatırım ve kapasite artırım hedeflerimize de devam edeceğiz. Üreticilerimizi her aşamada mağdur etmediğimiz gibi, bankalara karşı olan finansal yükümlülüklerimizi aksatmadan yerine getireceğimizin müjdesini de vermek isterim. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen kurumumuzun hakikaten çok güçlü olduğunu ifade etmek istiyorum. Torku markamızın üretim tesisleri olan hem atıştırmalık tesisimizde hem de et-süt entegre tesisimizde markamıza olan çok büyük güven ve talebi daha rahat karşılamak adına kapasite artırımlarına gittiğimizi, bir kısmını devreye aldığımızı, bir kısmını ise bu yıl içinde faaliyete geçireceğimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılık ve düzenle üreticilerimizin kazancını artırmaya, tesislerimizin kapasitesini büyütmeye yeni yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Bütün çiftçilere hayırlı bereketli bir yıl geçirmelerini diliyorum” dedi.

“ÇİFTÇİLERİMİZ TOHUM VE BİTKİ SAĞLIĞI KLİNİĞİNE BAŞVURMALI”

Gıda ve Tarım Üniversitesi bünyesinde açılan ‘Tohum ve Bitki Sağlığı Kliniği’nin verimli kullanılması gerektiğini vurgulayan Erkoyuncu, “Buradan çiftçilerimize ilan ediyorum. İklim şartlarından dolayı ürünlerdeki olumsuzluklar titizlikle takip edilmeli. Yaşanan tüm olumsuzluklarda Tohum ve Bitki Sağlığı Kliniğimize başvurulursa çok hızlı şekilde müdahale edebiliriz. Çiftçilerimiz ürünleri birebir takip etmeli ve teyakkuzda olmalılar” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/konya-seker-2023-2024-kampanya-doneminde-ciftcilere-5-9-milyar-tl-odeme-yapacak/feed/ 0
Şırnak’ta 154 Yıllık Su Değirmeninde Geleneksel Tahin Üretimi https://www.kanal7haber.com.tr/sirnakta-154-yillik-su-degirmeninde-geleneksel-tahin-uretimi/ https://www.kanal7haber.com.tr/sirnakta-154-yillik-su-degirmeninde-geleneksel-tahin-uretimi/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:36:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3899 Şırnak’ın Kumçatı beldesinde 154 yıllık su değirmeninde günde 400 kilogram tescilli “Dergul” tahini üretiliyor.

Kent merkezine 10 kilometre uzaklıkta yer alan ve 5 mahalleden oluşan Kumçatı beldesinde yaklaşık 1000 dönüm alanda ikinci ürün olarak susam yetiştiriliyor.

Cudi ve Gabar dağı eteklerindeki beldede susam, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle geçen yıl restore edilen 154 yıllık su değirmeninde geleneksel yöntemlerle öğütülerek, tahine dönüştürülüyor.

Yaklaşık 1 ton susamdan 800 kilogram tahin elde eden üreticiler, geçen yıl Türk Patent ve Marka Kurumunca “Dergul” adıyla tescillenen tahinin satışını artırdı.

Su değirmeninde kış aylarında günde 400 kilogram üretilen tahin, birçok şehre de gönderiliyor.

“Tahinimiz kendine has aromasıyla tüketicilerin beğenisine hasıl olmuştur”

Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Sezgin, AA muhabirine, Dergul tahininin kentte yetiştirilen susamın su baskısı yöntemiyle öğütülerek elde edildiğini, markalaşması için müdürlükleri nezdinde 2 yıl önce coğrafi işaret tescil belgesi alınması için çalışma başlattıklarını anımsattı.

Türk Patent ve Marka Kurumunca 2 yıl önce yapılan başvurunun geçen yıl olumlu şekilde sonuçlandığını ifade eden Sezgin, “Tahinimiz kendine has aromasıyla tüketicilerin beğenisine hasıl olmuştur. Bu güzel tadın Şırnak ilinin dışında ve komşusu olduğumuz ülkelerde de tüketilmesi son derece uygundur. Müdürlük olarak işletmelerimizin gıda kontrollerini yapıyoruz.” dedi.

Tahinin tescillenmesinden sonra üretiminin ve ürüne olan güvenin arttığını kaydeden Sezgin, üreticilere yeni pazarların açılması için tescillenmesinin olumlu katkılarını gördüklerini söyledi.

Sezgin, “Daha önce ürünün güvenli olup olmadığını Müdürlüğümüze danışıyorlardı. Bu konuda çok sayıda telefon geliyordu. Tescillendikten sonra bölgede tahin üretimi ve tüketiminde artış oldu. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Şırnak’ta böyle yöresel değerlerin tescillenmesi için çalışmalarımız sürüyor.” ifadelerini kullandı.

???????- “Siparişlere yetişemiyoruz”

Tarihi değirmeni işleten Misbah Demir de beldede üretilen susamı su değirmeninde hijyenik ortamda tahine dönüştürdüklerini, internet aracılığıyla sipariş aldıklarını, ürünü yurdun dört bir yanına gönderdiklerini belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2 sene önce değirmenin restore edildiğini ve kültür varlığı olarak tescillendiğini bildiren Demir, şunları kaydetti:

“Tahin tescillendikten sonra daha çok talep alıyoruz. Özellikle kış aylarında satışı artıyor. 154 yıllık bir geçmişi var değirmenin. Burada tahin yüzde 100 susamdan yapılıyor. Herhangi bir katkı maddesi yok. Susam da bizim bölgede tamamen doğal yöntemlerle yetiştiriliyor. Değirmende kış aylarında günde yaklaşık 400 kilogram tahin üretiyoruz. Yaz aylarında su azaldığı için sadece un öğütüyoruz. Tahin de tescillendikten sonra siparişleri yetiştiremiyoruz.”

“30 yıldan fazladır buraya geliyorum”

Üretici Saliha Sanrı da yıllardır su değirmenine susamlarını getirerek tahine dönüştürdüklerini anlattı.

Sanrı, “Susamlarımızı temizledikten sonra buraya getiriyoruz. Burada tuzladıktan sonra değirmende öğütüyoruz. 30 yıldan fazladır buraya geliyorum. Burası tarihi bir değirmen. Su değirmeninin tahini de unu da daha güzel oluyor.” diye konuştu.

Kamil Atan ise doğal olduğu için 30 yıldır su değirmenini tercih ettiklerini belirtti.

Atan, “Değirmende üretilen tahinin coğrafi işaret alması bizi ziyadesiyle memnun etti. Bu vesileyle tanıtımı oldu.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sirnakta-154-yillik-su-degirmeninde-geleneksel-tahin-uretimi/feed/ 0
EGİAD ve ESİAD iş birliğinde düzenlenen Dijital Dönüşüm Zirvesi’nde dijital dönüşümün önemi ve yapay zeka ele alındı https://www.kanal7haber.com.tr/egiad-ve-esiad-is-birliginde-duzenlenen-dijital-donusum-zirvesinde-dijital-donusumun-onemi-ve-yapay-zeka-ele-alindi/ https://www.kanal7haber.com.tr/egiad-ve-esiad-is-birliginde-duzenlenen-dijital-donusum-zirvesinde-dijital-donusumun-onemi-ve-yapay-zeka-ele-alindi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:21:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3859 EGİAD ve ESİAD iş birliğinde düzenlenen Dijital Dönüşüm Zirvesi’nde dijital dönüşümün önemi, sunduğu fırsatlar ve verimlilik artışı, özellikle yapay zeka gibi konular ele alındı.

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından ortak düzenlenen Dijital Dönüşüm Zirvesi, İZQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezinde gerçekleşti. “Yapay Zeka ile Akıllı Yarınlar” sloganıyla yapılan ve dijital dönüşümün önemi, sunduğu fırsatlar ve verimlilik artışı, özellikle yapay zeka gibi konular ele alındığı zirveye İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Ege Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci katılım göstererek açılış konuşmaları gerçekleştirdi.

Vali Elban: “Dijital dönüşüme mecbur olduğumuzu hepimiz biliyoruz”

İzmir Valisi Süleyman Elban, programda yaptığı konuşmada, öncelikle insanları dijital dönüşüm çerçevesinde dönüştürmek gerektiğini söyledi. Vali Elban, “Dijital dönüşüme mecbur olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Ülke olarak, işletmeler olarak mecbur olduğumuzu biliyoruz. Bu dönüşümü sağlayamazsak rekabet, verimlilik şansını yakalayamayacağız. Sonuçta işletmemiz yok olmakla karşı karşıya kalacak. Ülke olarak henüz endüstri devriminde 2 buçuğu geçemedik. Bu yarışta da geri kalmamalıyız. Dijital dönüşümde asıl konuşmamız gereken konuların başında insan geliyor. Dijital dönüşümü konuşurken, nesnelerin interneti, veri analizi ve benzeri birçok konudan söz ediyoruz. İnsan dönüşümü, dijital dönüşümün en önemli parçası. İnsanlarımızı dijital dönüşüm çerçevesinde dönüştürmemiz gerekiyor. İnsanımızın dijital dönüşümünü sağlayamazsak, bu alana hazırlayıp yetiştiremezsek, dijital dönüşümde yaptığımız çalışmalar yarım, eksik kalacak. Dijital dönüşümün, insan dönüşümü ile birlikte tüm kurum işletmelerde bir an önce gerçekleşmesi gerekiyor. Eğer bunu başaramazsak, kurum, işletme, üniversite, STK’ların birbirinden ayrı şeyler yaptığı ama ülkenin ortak amacına hizmet edemeyecek. Eğer insan dönüşümünü başaramazsak, tıpkı endüstri devrimi ve diğer dönüşümlerde olduğu gibi ilerleme şansımız yok. Paradigma değişikliğine ihtiyacımız var. Başta insan kaynağımızın doğru planlanması yetiştirilmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.

Yelkenbiçer: “Gençler yapay zekaya hazır”

Toplantıda konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, 7 sene sonra 2 kurum bir araya gelerek teknolojide ve sanayide dönüşümü konuştukları için heyecanlı olduklarını söyledi. Yelkenbiçer, “Özellikle yapay zekanın son dönemdeki adaptasyonu ile iş dünyasında neler yapılır diye tartışacağız. Yapay zekaya gençler hazır ancak bizler hazır değiliz. Dolayısıyla gençlerin teknolojileri hızlı adapte olabilmelerinden iş dünyasının istifade etmesi gerekiyor. Bu anlamda iş gücümüzün de teknoloji olarak değişmesi gerekiyor. Gençler bu anlamda bir itici güç olabilir. Öte yandan da belli eğitim ve eğitimini aksatmış ya da iş gücünden uzaklaşmış gençlerimizle ilgili de önümüzdeki dönemde bir hazırlık içerisindeyiz. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlere özel bir rapor hazırlayacağız. Böylelikle gençlerin hangi yetkinliklerle donatılırsa istihdam edilebileceğini ve çağımıza adaptasyonu sağlayabileceğini ve şirketlerimizde dönüşümde öncü olabileceğini bizlere öğretecek” dedi.

“Raporlarla çözüm önerimiz olacak”

Zirve sonunda oluşturacakları bir rapor ile çözüm önerisi sunacaklarını aktaran Yelkenbiçer, “Yüzde 27 oranında gençlerimiz ne istihdamda ne de eğitimde bulunuyorlar. OECD ülkeler arasında zirvedeyiz. Bu durumu önümüzdeki dönemde bir tehlike olarak görüyoruz. Bu sebeple zirvenin çıktıları ve devamında raporlarla da bir çözüm önerimiz olacak. Mutlaka dönüşeceğiz ama dönüşürken lider kolumda mı olacağız? Bu cevap belirleyici olacak” sözlerine yer verdi.

Zorlu: “Zirvemizi çok önemli buluyorum”

Zirvede yaptığı açıklamada 7 yıl önce EGİAD ile ESİAD birliğiyle sanayide dönüşüm 4.0 etkinliği yaptıklarını hatırlatan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, bu zirveyi çok önemli bulduğunu dile getirdi. Zorlu, “2024’e geldiğimizde özellikle yaşadığınız pandemiden sonrasında ve sınamalarla beraber teknolojideki gelişimin çok hızlı bir şekilde ilerlediğini gördük. Bizler de kendi içimizde baktık. 2017’de neredeydik 2024’e giderken nereye doğru gidiyoruz? Dünya nereye doğru gidiyor? Nelere ihtiyaç var? diye bu soruları kendimize sormaya başladık. Dernek olarak hem dijital yeşil dönüşümü ve bunun getirdiği toplumsal dönüşümüyle ilgili konularda çalışma yaparken, ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için rekabet gücümüzün yükseltilmesi adını da çalışmalar yapıyoruz. Buradaki en önemli etmenlerden bir tanesi Türkiye’nin dünya ticaretini aldığı yüzde 1’lik oranı yukarıya doğru çıkarmak. Bunun da en önemli aşamalarından bir tanesi öncelikle verimliliği attırmak, teknolojik ve inovatif alanlara kayaraktan yaptığımız işlerin süreçlerini iyileştirmek. Nasıl daha farklı şeyler üretebiliriz? diye hep kafa yorduğumuz alanlar bunlar. Tabi ki dijital dönüşüm bunun en önemli araçlarından bir tanesi. Zirvemizi çok önemli buluyorum ve bunun da sürekli bitmeyen bir çaba ve gelişim olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/egiad-ve-esiad-is-birliginde-duzenlenen-dijital-donusum-zirvesinde-dijital-donusumun-onemi-ve-yapay-zeka-ele-alindi/feed/ 0
Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik, BM Genel Merkezi’nde konuştu https://www.kanal7haber.com.tr/gedik-holding-yonetim-kurulu-baskani-hulya-gedik-bm-genel-merkezinde-konustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/gedik-holding-yonetim-kurulu-baskani-hulya-gedik-bm-genel-merkezinde-konustu/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:09:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3847 Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik, New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen 9. Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Zirvesi’nde konuştu.

Holdingden yapılan açıklamaya göre, 8-9 Şubat’ta The Royal Academy of Science International Trust (RASIT) ve Birleşmiş Milletler işbirliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, “Bilimde Kadın Liderliği ve Yeni Dönem için Sürdürülebilirlik” başlığı altında dünyanın çeşitli ülkelerinden bilim ve iş insanları, sivil toplum kuruluşları liderleri ve kanaat önderleri bir araya geldi.

Zirvede tek Türk iş kadını olarak yer alan Hülya Gedik, sanayi, üretim, eğitim, AR-GE, teknoloji ile ilgili sürdürülebilir kalkınma amaçları ve sürdürülebilir kalkınmada kadınların rolü üzerine konuşma yaptı.

Gedik; eğitim, yoksulluk, sağlık ve çevre gibi küresel olarak öne çıkan kritik konuları içine alarak sürdürülebilir kalkınma için çalışan uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olan RASIT’te Danışma Kurulu Üyesi olarak da görev yapıyor.

“Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin çok yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor”

Açıklamada, BM Genel Merkezi’nde yaptığı konuşmaya yer verilen Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının birçok maddesinin kadın ve kız çocuklarının güçlendirilmesi ile ilgili olduğunu, dolayısıyla birçok amaçtan kadınların etkilendiğini belirtti.

“Kadın yapamaz” görüşünün tümüyle yıkılması gerektiğini belirterek hem Gedik Holding’de hem de İstanbul Gedik Üniversitesi’nde kadınların hayatın her alanında yer alması ve erkek egemen olarak bilinen farklı iş kollarına kadınların yönlendirilmesi konusunda yaptıkları çalışmalardan bahseden Gedik, Türkiye’nin kalkınmasına ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına hizmet ettiklerini anlattı.

Gedik, kadınların ve kız çocuklarının dünya nüfusunun yüzde 50’sini oluşturduğunu kaydederek, küresel potansiyelin yarısının kadınlar ve kız çocuklarının elinde olduğunu, fakat bugün toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin çok yaygın bir sorun olarak karşılarına çıktığını, bu nedenle kadınların ve kız çocuklarının potansiyelini tam olarak ortaya koyamadıklarını vurguladı.

Hülya Gedik, “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının 5’incisi olan ‘toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve tüm kadınlar ile kız çocuklarını güçlendirmek’ için çalışmaların artırılması büyük önem arz ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Birçok sektörde kadınlar tüm kademelerde arzu edilen seviyede yer alamıyor”

Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Gedik, faaliyet gösterdikleri metal sektöründe kadınlar için kısıtlı imkanların bulunduğunu belirterek, tüm dünyada metal sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde çalışan kadınların oranının yüzde 3 ile yüzde 29 arasında değiştiğini, yönetici kademelerinde bu oranın ortalama yüzde 20 olduğunu anlattı.

Birçok sektörde kadınların tüm kademelerde arzu edilen seviyede yer alamadığını kaydeden Gedik, üretim, sanayi, girişimcilik, AR-GE, yüksek teknoloji, inovasyon, yazılım, yapay zeka ve dijital alanlarda kadınların daha çok yer alması gerektiğini vurguladı.

Gedik, bu amaçla yönettiği tüm kuruluşlarda geniş kapsamlı ve sonuç odaklı çalışmalar yaptıklarını, kuruluşların 5 yıllık stratejik planlarında da bu yönde amaç ve hedefler belirlediklerini kaydederek, BM’nin 2016’da yürürlüğe koyduğu Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını, Gedik Holding ve İstanbul Gedik Üniversitesinin tüm süreçlerinde benimsediklerini vurguladı.

Mühendislik alanında çalışan ve eğitim gören kadın ve kız çocuklarının sektörde daha fazla imkan bulabilmesi için daha çok çalışmaları gerektiğinin altını çizen Gedik, “Herkes her işi yapabilir yeter ki isteği, kabiliyeti ve bilgisi olsun.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gedik-holding-yonetim-kurulu-baskani-hulya-gedik-bm-genel-merkezinde-konustu/feed/ 0
Çorum’da Kadının Sosyo-Ekonomik Durumunun Güçlendirilmesi Çalıştayı Düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/corumda-kadinin-sosyo-ekonomik-durumunun-guclendirilmesi-calistayi-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/corumda-kadinin-sosyo-ekonomik-durumunun-guclendirilmesi-calistayi-duzenlendi/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:39:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3827 Hitit Üniversitesi Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (HÜKAM) ev sahipliğinde “Çorum’da Kadının Sosyo-Ekonomik Durumunun Güçlendirilmesi Çalıştayı” düzenlendi.

Çorum Valiliği, Çorum Belediyesi ve Çorum Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen çalıştayda kadınların yaşadığı sosyal ve ekonomik sorunlar ve bu alanda yapılması gerekenler analiz edilerek raporlanacak. Hazırlanacak rapor 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kamuoyuyla paylaşılacak.

Çalıştay açılışında konuşan Kadın ve Aile Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (HÜKAM) Müdürü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nurcan Baykam, çalıştayın amacının toplumların kalkınmasında önemli bir rolü olan kadının sosyo-ekonomik durumunun güçlendirmeye yönelik Çorum özelinde kalkınmanın paydaşları olan üniversite, kamu kurum kurumları, belediye ve tüm paydaşlarla kadının sosyoekonomik sorunlarını, ihtiyaçlarını, beklentilerini analiz etmek ve bunlara yönelik hedeflerler belirleyerek uygulamalar başlatmak olduğunu söyledi.

İlk çalıştayın somut verilerini almaya başladıklarını dile getiren Prof. Dr. Nurcan Baykam, “Hitit Üniversitesi olarak kadınlarımıza yönelik Anne Üniversitesi projesini hayata geçirdik. Buradan mezun olan kadınlarımızdan altı tanesi de üniversitemizi kazanarak eğitim görmeye başladı. Birçoğu farklı sektörlerde istihdam edildi” dedi.

“Kadınlar, sürdürülebilir kalkınmanın ana aktörü”

Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, sürdürülebilir kalkınmanın ana aktörünün kadınlar olduğunu vurgulayarak, “Sürdülebilir kalkınma Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Kalkınma Planı’nın anahtar kelimelerinden birisi. Yerel düzeyde, kent düzeyde de baktığınızda sürdürülebilir plan, hedef ve uygulamaların sonuç verecek şekilde bir şekliyle kalkınma ile ilişkilendirilmesi konusu 21. Yüzyılda dünyanın anahtar kelimelerinden birisi. Sürdürülebilir kalkınmanın ana aktörü kadınlarımız. Kalkınmayı sürdürülebilir kılmak için kadınlarımızı her zaman baş tacı yaptığımız gibi sürdürülebilir kalkınmanın da öncüsü, önderi yapmalıyız. Ulusal düzeyde bu alanda Cumhurbaşkanımızın riyasetinde merkezi yönetimler tarafından adımlar atılmakta ve 21. yüzyılda emin adımlarla kadınlarımızla birlikte yürümek için çeşitli vesilelerle birçok politika hayata geçirilmekte. Yerel düzeyde yapılacak çalışmalarla ilgili olarak da sayın valimizin riyasetinde belediyeler, kamu, sivil toplum kuruluşları çalışmalar yapıyor” ifadelerini kullandı.

“Kadınlar toplumun her alanında olacak”

Vali Doç. Dr. Zülkif Dağlı, kadınların toplumun her alanında olacağını açıkladı. Çalıştayın ilkinin 2017 yılında yapıldığını hatırlatan Vali Doç. Dr. Dağlı, “Üç ilçemizde Hitit Üniversitemiz tarafından hayata geçirilen Anne Üniversitesi’nin yeniden oluşturulması için çalışmalara başladık. Bayat, Boğazkale ve Laçin kaymakamlarımızı görevlendirdik. Bu kaymakamlarımızda bayan kaymakamlarımız. Çalışmalara başladılar. Alaca MYO müdürümüz de bayan olduğu için çalışmaya Alaca ilçemizi de ilave ettik. Çalışmalar meyvesini vermeye başladı” diye konuştu.

Üniversitedeki bayan öğrenci oranının erkek öğrenci oranının üzerinde olduğunu dile getiren Vali Dağlı, “Bu çok güzel. Ülkemiz, geleceğimiz ve çocuklarımız için çok güzel gelişme. Bayanların okutulmadığı, erken yaşta evlendirildiği, toplumun dışında tutulduğu günlerden, dönemlerden bugünlere geldik. Bu toplumumuzun ilerleme seviyesinin bir göstergesi. Çalışmaya devam edeceğiz. Kadınlarımız toplumun her alanında olacak. İş dünyasının her alanında olmalı. Eğitimde olacaklar. Akademi de olacaklar. Tüm sektörlerde olacaklar. Kadınlarımızın her alanda olması bizim içinde gurur verici. Çünkü kadınlarımız olmadan toplumu ileriye götürmemiz mümkün değil. Onun için hep beraber çalışmaya devam edeceğiz. Yerel yönetimlerimiz, üniversitemiz, kamu kurumlarıyla ve halkımızla bu anlamda hem bilinçlendirme ve farkındalık oluşturmaya hem de reel ve somut adımlar atmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Programa İl Jandarma Komutan Yardımcısı Hasan Taner Özbey, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Bektaş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. – ÇORUM

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/corumda-kadinin-sosyo-ekonomik-durumunun-guclendirilmesi-calistayi-duzenlendi/feed/ 0
Karadeniz Bölgesi’nde Gençlerin Tarıma İlgisizliği Fındık Üretimini Olumsuz Etkiliyor https://www.kanal7haber.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:30:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3818

‘TÜRKİYE’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, yaşlı fındık bahçeleri artıyor; gençlerin tarıma ilgisizliği işçi sorununa yol açıyor. ‘Z kuşağı’nın fındık bahçelerine inmediğini belirten Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “Bahçelerin genel itibarıyla çok yaşlı olmasından dolayı verim, son derece düştü. Bir de miras hukukundan dolayı fındık bahçelerinde aşırı parçalanma olması, bahçeye ilgiyi azalttı” dedi.

Türkiye’de 741 bin hektarlık alanda üretimi gerçekleştirilen fındıkta, zirai don ve istilacı böcek tehditlerinin yanı sıra yaşlanan bahçelerde rekolte kayıplarının önüne geçilmesi için çalışmalar yapılıyor. Fındıkta verim ile kaliteyi artırma projeleri kapsamında sökülen ağaçların yerine yenileri dikiliyor, istilacı türlere karşı da biyolojik mücadele veriliyor. Fakat yenilenmesi gereken bahçelerin bakımsız kalması, fındıkta verimli üretim sürecine geçilmesini geciktiriyor. Dünya pazarının büyük kısmını elinde bulunduran, ‘Türkiye’nin fındık ambarı’ Karadeniz Bölgesi’nde, yaşlı fındık bahçeleri artıyor; gençlerin tarıma ilgisizliği işçi sorununa yol açıyor.

‘GENÇLERE BAHÇEYİ SEVDİRMEK LAZIM’

UFK Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Arslantürk, “En büyük korkumuz, Z kuşağı dediğimiz gençlerin bahçeye inmeme ihtimaliydi; şu anda bunu yaşıyoruz. Arazi yapısının küçülmüş olması artık doğrudan geçimi sağlayamayacak düzeyde. Özellikle Trabzon bölgesinde son yılların en verimsiz fındık üretimi dönemini yaşıyoruz. Doğrudan gelirin elde edileceği yapı sağlanmadığı takdirde bu verim kaybı devam edecek. Bir de gençler artık rahat bir ortam arıyor, bahçeye inmemelerinde onun da etkisi var. Ama gençlere bahçeyi sevdirmek lazım, Avustralya’da, Yeni Zelanda’da bunun örnekleri var. Bu ülkelerde zengin kesim, üretici kesimi. Türkiye’nin de bir an önce arazilerini en verimli şekilde kullanabilecek altyapıyı oluşturması gerekiyor” diye konuştu.

‘GENÇLERE TEŞVİK VERİLSİN’ ÖNERİSİ

‘Z kuşağı’nın devlet marifetiyle teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Arslantürk, “Bahçelerin genel itibarıyla çok yaşlı olmasından dolayı verim, son derece düştü. Bir de miras hukukundan dolayı fındık bahçelerinde aşırı parçalanma olması, bahçeye ilgiyi azalttı. Devletin fındıkta bir an önce en az 40 dekarlık bir alanda üretim yapan bir yapıyı oluşturması lazım ki fındıktan doğrudan geçim sağlayan üreticileri de oluşturabilelim. Bu doğrultuda bir de ‘Z kuşağına’ ekstra bir teşvik vererek, onları da tarımla buluşturalım. Bunu yaparsak, hesaplarımıza göre yaklaşık 150 bin kişiyi istihdam etmiş oluruz. Fındıkta verimi artırarak, maliyetleri düşürüp, dünyadaki rekabet gücümüzü de yükseltmiş oluruz. Hedefimiz olan 5 milyar dolar ihracat gelirine de ulaşmış oluruz” dedi.

‘ZORUNLU SÖKÜMÜN GETİRİLMESİ LAZIM’

Yaşlanan fındık bahçelerinin sökülmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Arslantürk, “Çay tarımında yapıldığı gibi zorunlu sökümün getirilmesi lazım. Bunun miktarı yüzde 3 ya da 5 olur; ama yaşlı bahçelerin Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde mutlaka yenilenmesi gerekiyor. Bu yenileme yapılırken de iklime daha uygun çeşitlerin tercih edilmesi lazım. Verim değerlendirmesi iyi yapılarak iklim değişikliğine daha kolay adapte olan türlerin belirlenmesi lazım” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/karadeniz-bolgesinde-genclerin-tarima-ilgisizligi-findik-uretimini-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0
Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Saf Irkların Devamlılığını Sağlamak İçin Önemli Bir Proje Yürütüyor https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-ili-damizlik-sigir-yetistiricileri-birligi-saf-irklarin-devamliligini-saglamak-icin-onemli-bir-proje-yurutuyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-ili-damizlik-sigir-yetistiricileri-birligi-saf-irklarin-devamliligini-saglamak-icin-onemli-bir-proje-yurutuyor/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:21:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3815 Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (ADSYB) öncülüğünde saf ırkların devamlılığını sağlamak hedefiyle yürütülen proje, hayvancılık sektöründe önemli bir dönüm noktası oluştururken, hayvancılığa da can veriyor.

Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (ADSYB), Türkiye’nin önemli sorunlarından biri olan kaliteli damızlık sığır ihtiyacının çözüme kavuşturulması için harekete geçti. ADSYB’nin projesi ile Aydın, damızlık sığır yetiştiriciliğinde önemli bir dönemece tanıklık edecek. Ülke genelinde damızlık sığır ihtiyacının karşılanması zorlu bir süreç olarak bilinirken, Aydın’da bu sorunu çözmek adına önemli bir adım atıldı. ADSYB’nin önderliğinde, Bozdoğan ilçesinde başlatılan projenin başarısı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ek bütçe desteğiyle daha da genişleyerek 6 ilçede aktif olarak sürdürülüyor. Proje kapsamında, damızlık sığır yetiştiriciliğinde kaliteli dişi buzağı elde etmek için dişi spermanın kullanımı ön plana çıkarken, ilk etapta 34 işletmenin dahil olduğu proje, 86 işletmeye genişleyerek büyük bir ivme kazanmış durumda.

Saf ırkların devamlılığının sağlanması hedefiyle yürütülen projenin, uygulanmasında titizlikle hareket edilirken, ADSYB yetkilileri tarafından yapılan sperma uygulamaları ve ultrason muayeneleri, işletmelerin verimliliğini artırmak adına büyük önem taşıyor. Ayrıca, Kızgınlık Takip Sistemi’nin kullanımıyla da işletmelerdeki verimlilik sürekli olarak takip ediliyor ve iyileştirme adımları atılıyor.

Projenin başarısının, sadece damızlık sığır yetiştiriciliği açısından değil, aynı zamanda hayvancılık politikalarının şekillenmesinde de önemli bir rol oynaması hedeflenirken, elde edilen veriler, gelecekteki projelerin tasarımında da rehberlik ederek sektörün daha da gelişmesine katkı sağlayacak. Ayrıca Aydın’ın öncülüğünde hayata geçirilen önemli projenin, ülke genelinde bir model oluşturarak hayvancılığın gelişimine büyük katkı sağlayacağı da öngörülüyor.

“Proje, gelecek projelere ışık tutacak”

Proje ile ilgili Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nden yapılan açıklamada “Ülkemiz hayvancılık işletmelerinin en büyük sorunu, kaliteli damızlık sığır ihtiyacıdır. Bu sorunun temel sebebi ise damızlık sığır üretim problemidir. Yetiştiriciler olarak gerek Aydın’da gerekse ülke genelinde pek çok birlik tarafından yıllardır yapılan özverili çalışmalar sonucu elde edilen saf ırkların kaybolma tehlikesi karşısında Birliğimiz, bu hususta proje geliştirmiştir. Aydın’ın hayvancılık bakımından da oldukça avantajlı bir il ve Birlik olarak bu avantajın verimli kullanılması için çalışılmaktadır. Bu hedef doğrultusunda, Birliğimiz tarafından ilk olarak üye işletmelerimizde deneme çalışmaları başlatılmıştır. 2022 yılı Nisan ayında ilk olarak Birliğimiz üyesi 22 işletmeye 64 dişi sperma verilmiştir. Bu spermalar şimdiye kadar kızgınlık gösteren 28 sığırda uygulanmıştır. Bu spermaların uygulandığı hayvanlardan 25 tanesi gebedir ve 9 adet buzağı doğmuştur. Birliğimiz tarafından başlatılan bu deneme çalışmasının olumlu sonuçları sonrasında, Bozdoğan Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile projenin daha kapsamlı olarak devam edebilmesi için görüşmeler yapılmıştır. 2022 yılı Ağustos ayında Bozdoğan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yürütücülüğünde, Aydın Valiliği YİKOB desteği ile Bozdoğan Kaymakamlığı, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Aydın İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ortaklığında ‘Dişi Sperma Kullanımı ile Damızlık Sığır İşletmelerinin Sürdürülebilirliklerinin Sağlanması’ projesi uygulanmaya başlanmıştır. Projeye ilk etapta, Bozdoğan ilçesi sınırlarındaki 21’i Hastalıktan Ari İşletme ile olmak üzere toplam 34 adet işletme dahil edilmiştir. Projenin bu başarısı neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından ek bir bütçe sağlanmıştır ve 2022 yılının Aralık ayında projeye Çine, Efeler, Koçarlı, Yenipazar ve Nazilli ilçeleri eklenmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da desteği ile proje şu anda 6 ilçede aktif olarak uygulanmaya devam etmektedir ve proje kapsamındaki işletme sayısı 86’ya çıkmıştır. Önemli bir model oluşturup, ülke geneline yayarak hayvancılığın gelişimine katkı sağlaması beklentiler arasındadır. Proje sonucunda, elde edecek verilerin gelecek projelere ışık tutarak yeni hayvancılık politikalarının şekillenmesine katkı sağlayacaktır” ifadeleri yer aldı. – AYDIN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-ili-damizlik-sigir-yetistiricileri-birligi-saf-irklarin-devamliligini-saglamak-icin-onemli-bir-proje-yurutuyor/feed/ 0
Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk: ‘Saha durumu federasyonun konusu’ https://www.kanal7haber.com.tr/galatasaray-ikinci-baskani-metin-ozturk-saha-durumu-federasyonun-konusu/ https://www.kanal7haber.com.tr/galatasaray-ikinci-baskani-metin-ozturk-saha-durumu-federasyonun-konusu/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:09:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3768 Bu hafta MKE Ankaragücü ile oynayacakları Eryaman Stadyumu’nun zemini için Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, “Bu aslında bizim konumuz değil, futbol federasyonunun konusu. İki hafta önce saha felaketti. Orada oynanır ve iki takımda da sakatlanma olursa vebali o kararı verenlerdedir. Biz çıkar oynarız” dedi.

Galatasaray’ın yeni sponsorluk anlaşmasının imza töreni, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park’ta gerçekleştirildi. Törene Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, Galatasaray Yönetim Kurulu İsmail Sarıkaya, sponsor firmanın yönetim kurulu üyesi Ege Duruk ve genel müdürü Sefer Kılınç katıldı.

Fenerbahçe’nin puan kaybetmesiyle lider olmalarının hatırlatılması üzerine Metin Öztürk, “Bugün keyifli bir gün. Şunu unutmamak lazım. 13 hafta daha var. 13 maç demek 39 puan demek. Ne olur ne biter, bilinmez. Tüm rakiplere saygılı olunmak lazım. Sadece şampiyonlukta yarıştığımız rakibimiz ilgili değil, şuna bakmak lazım. 20 takımlı ligde 5 takım Avrupa’ya gidecek. 5 koltuk için 8-9 takım mücadele ediyor. 4 takım düşecek. 7-8 tanesi onun sıkıntısını yaşıyor. Herkes 3 puanın yarım puanının peşinde, bu kadar kıymetli. Kendi kulvarımızda kendi rakiplerimize bakarken, 13 hafta, 13 maç her birine aynı heyecanla aynı hedefe giderek bakıyoruz. Şu an bizim gündemimizde, dün akşam mutluyduk, bitti. Şimdi Sparta Prag maçı var. Adım adım ilerliyoruz” diye konuştu.

Öztürk, Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’ne kendi dönemleri içinde geçeceklerini de ifade etti.

“Orada oynanır ve iki takımında da sakatlanma olursa vebali o kararı verenlerdedir”

Bu hafta deplasmanda MKE Ankaragücü oynayacakları Eryaman Stadyumu’nun zemini için ise Metin Öztürk, “Bu aslında bizim konumuz değil, futbol federasyonunun konusu. Saha konusunda İstanbulspor maçında Atatürk Stadyumu’nda boyanmış saha vardı. Futbolcularımızın hepsi mohikan gibi olmuştu. Sporcu sağlığı çok önemli. Galatasaray futbolcuları, Ankaragücü futbolcuları önemli. Yarın oraya gidecek takımların futbolcuları önemli. Saha oynanacak durumdaysa çıkar oynarız. Futbol federasyonu karar verecek. Deplasmana gittiğimiz bir maçta şurada oynansın diye bir talebimiz olamaz. Biz hangi sahada oynarsak oynayalım, sahanın sporcu sağlığına uygun olması esastır. Federasyon karar verecek. İki hafta önce saha felaketti. Orada oynanır ve iki takımda da sakatlanma olursa vebali o kararı verenlerdedir. Biz çıkar oynarız” cümlelerine yer verdi.

“Rakibimiz sahada kazanmayınca farklı yaklaşıyor”

Fenerbahçe – Alanyaspor maçının hakemi Çağdaş Altay’ın performansının sorulması üzerine Öztürk, “Rakibimiz sahada kazanmayınca farklı yaklaşıyor. Bir algı operasyonu yürütülüyor. Başkanımız net olarak söyledi. Şampiyonlukta 20 takım emek sarf ediyor. Bu bir, ‘Ben bu sene kulübü bırakacağım, işimin başına geçeceğim, beni de şampiyon yapın’ gibi emeklilik ikramiyesi değil. 20 takım içinde şampiyon olmak kadar hayati. 6-7 takım düşme potasında. Dün Alanya teknik direktörü de de söyledi, can derdinde herkes. Bazen iyi oynadığınızda da puan kaybedebiliyorsunuz. Herkes aynı zamanda prestij derdinde, ekonomisinin derdinde. Kulübümüz gerekli açıklamayı yaptı. Hakem iki tane net kırmızı kartı vermedi. Her meslekte işini iyi yapanlar ve kötü yapanlar vardır, kötü kalpliler vardır. Dün tam bir kulübümüz açıkladığı gibi iki tane net verilmeyen kırmızı kart, bir tane de çok ilginç penaltı var. Icardi futbolcumuz biliyorsunuz, güreşçi değil. Fenerbahçeli futbolcuyla bir güreşe katıldı. O günkü hakem, bu güreşin doğal olduğunu düşündü. 4-5 hafta o futbolcumuzdan uzak kaldık ve penaltı verilmedi. Dün dokunurken herhalde rüzgar kuvvetli esti ki penaltı verildi. Şampiyonluk yolunda yarıştığımız rakibimiz 1 puana tutundu. Kulübümüz gerekli cevabı veriyor” diye cevap verdi.

İsmail Sarıkaya: “Sahanın bütün verileri standartlara uygun”

İsmail Sarıkaya da Rams Park’ın zemini hakkında, “Sahanın bütün verileri standartlara uygun. Aksi takdirde UEFA maçlarını bile oynayamayız. Önemli bir İngiliz firması tarafından sahanın bakımları yapılıyor. Şu anda verilen raporlarda, sahada herhangi bir sorun yok. Hep beraber yaşadık. Manchester United maçında neredeyse 24 saat yağan yağmura rağmen İngilizler şaşırdı, o sahada maç oynadık. Oynamaya da devam edeceğiz. Sahamızın bütün koşulları standartlar uygun” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/galatasaray-ikinci-baskani-metin-ozturk-saha-durumu-federasyonun-konusu/feed/ 0
Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması 7. kez düzenlenecek https://www.kanal7haber.com.tr/bursa-insan-kaynaklari-ve-istihdam-bulusmasi-7-kez-duzenlenecek/ https://www.kanal7haber.com.tr/bursa-insan-kaynaklari-ve-istihdam-bulusmasi-7-kez-duzenlenecek/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:00:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3762 Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 2012 yılından bu yana iş arayan ve işverenleri bir araya getiren Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması bu yıl 7’nci kez kaplarını açacak. Pandemi nedeniyle bir süre ara verilen Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması (BİİB) 16-17 Şubat 2024 tarihleri arasında Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde yapılacak.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa Kent Konseyi (BKK) ve Bursa İstihdam ve Kariyer Ofisi (BİKO) tarafından düzenlenen Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması, bu yıl da iş arayanlarla işverenlerini bir araya getirecek. İnsan kaynakları ve istihdam alanında Türkiye’nin en kapsamlı organizasyonlarından biri olan etkinlik 274 firma, binlerce katılımcı ile sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağını firmalarla buluşturacak. Ahmet Şerif İzgören’in 16 Şubat 2024 Cuma günü 15.00’da konuşmacı olacağı fuarda, 17 Şubat Cumartesi günü de pek çok seminer gerçekleştirilecektir.

Bu yıl 7’ncisi gerçekleştirilecek Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması’nın tanıtım toplantısı, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı. İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, İşkur Bursa Bölge Müdürü Feyzullah Eren Türkmen, BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, Bursa Kent Konseyi Başkanı Şevket Orhan ve AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’ın da katıldığı toplantıda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, işsizliğin sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu belirterek, istihdama katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, kalkınma ve gelişme için istihdamının önemini çok iyi bildiklerini ifade eden Başkan Aktaş, “Bursa’mız, Türkiye’nin en önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biridir. Bu dinamik yapının bir sonucu olarak, şehrimizde her geçen gün yeni iş imkanları ortaya çıkmaktadır. İşte Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması’yla bu iş imkanlarını iş arayanlarla buluşturarak şehrimizin istihdamına katkı sağlayacağız” dedi.

Bu yılki buluşmaya özel ihtiyaç sahibi bireyleri de dahil ettiklerini kaydeden Başkan Aktaş, “Bu sayede onların istihdamlarını arttırmaya da vesile olacağız inşallah. Büyükşehir Belediyesi olarak istihdama çok önem veriyor ve bunu çalışmalarımızla da gösteriyoruz. Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması’nın da bu çalışmalarımızın en somut örneklerinden biri olduğunu düşünüyoruz. Değerli yazarlarımızdan Ahmet Şerif İzgören’i etkinliğin ilk gününe konuşmacı olarak ağırlayacağız. İkinci gün ise katılımcıların kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak seminerler düzenleyeceğiz. Bu seminerler sonrasında sertifika verileceğini de belirtmek isterim. Emeği katkısı olan tüm firmalarımıza, seminer ve konferans verecek uzmanlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Katılımların tamamen ücretsiz olacağı etkinliğimizin amacına ulaşmasını diliyor, firmalarımıza ve katılımcılarımıza başarılar diliyorum” diye konuştu.

Yeni dönemde BURSKOOP marifetiyle üniversite ve meslek lisesi öğrencilerine verdikleri bursların kapsamını, Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve İmam Hatip Lisesi’ni de içine alacak şekilde genişleteceklerini hatırlatan Başkan Aktaş, ancak bu liselerle ilgili bursların öğrencilerin başarı durumlarına göre Milli Eğitimle iş birliği içinde verileceğini kaydetti. Başkan Aktaş, aynı zamanda yeni dönemde BİKO marifetiyle iş garantili staj imkanlarının da devreye alınacağını müjdeledi. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bursa-insan-kaynaklari-ve-istihdam-bulusmasi-7-kez-duzenlenecek/feed/ 0
ANFAŞ Food Product Fuarı Yüksek Katılımla Gerçekleşti https://www.kanal7haber.com.tr/anfas-food-product-fuari-yuksek-katilimla-gerceklesti/ https://www.kanal7haber.com.tr/anfas-food-product-fuari-yuksek-katilimla-gerceklesti/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:30:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3740 Bu yıl, 30’uncusu düzenlenen Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı (ANFAŞ Food Product) yüksek bir katılım ile gerçekleşti.

Türkiye ve dünyadan 300’ü aşkın firmanın bir araya geldiği ANFAŞ Food Product ev dışı tüketim grubunun en keyifli buluşma noktası oldu.

Fuarcılık sektörünü Antalya’dan dünya pazarı ile buluşturan Antalya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi (ANFAŞ), Anadolu Aşçılar Federasyonu (ANFED) Tamer Özkan, Türkiye Gastronomi Platformu Yöneticileri Özlem Mekik, Akif Budak, partnerliğinde 30’uncu defa kapılarını açtı.

ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, fuara gösterilen yoğun ilgiden dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Bu yıl açılışımızda bir müjdeyi de kamuoyu ile paylaştık. Dünyanın en büyük fuar şirketlerinden Köln Messe Anuga ile 2025 yılı itibarı ile bir yola giriyoruz. Almanya ve Türkiye pazarını dünya ile buluşturacağız” dedi.

Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşanan ve 11 ilimizi etkileyen büyük depremlerde binlerce insanımızı kaybettiğimize de vurgu yapan Ali Bıdı, “Binlerce insanımız da yaralanırken, ülkemiz tarifi imkansız acılar yaşadı. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Ülkemizin başı bir kez daha sağ olsun. Fuarın ilk günü tüm katılımcı ve ziyaretçilere siyah kurdele vererek deprem acısını yüreğimizde hissettik” diye konuştu.

“Şehrin tanıtımına ve ekonomisine katkısı büyük”

Fuara gezen ziyaretçiler ile katılımcıları, gıda ve içecek sektöründe bir amacın etrafında buluşturduklarını da dikkat çeken ANFAŞ Başkanı Ali Bıdı, “Fuarımız, sektör profesyonellerini bir araya getirirken, tüm paydaşlarımıza yeni sezon öncesi hazırlıklarını tamamlama fırsatı da sunuyoruz. Katılımcı firmalarımıza yeni ihracat kapılarını açıyoruz. Fuarlar ihracatın görünmeyen kapısıdır. Şehrin tanıtımına ve ekonomisine katkısı çok büyük. Tüm dünyayı buraya davet ettik, bu fuarlar bizim değil Antalya’nın. Antalya’yı tüm dünyaya tanıtıp alıcıyla satıcıyı bir araya getirdik” dedi.

Fuar bünyesinde, Türkiye Gastronomi Platformu desteği ile düzenlenen workshoplarda Türkiye’nin önemli şefleri; Özlem Mekik, Hazer Amani, Doğa Çitçi, Eyüp Kemal Sevinç, Rafet İnce, Murat Aslan, Yıldız Öz Samaha, Soner Kesgin, Selim Yeşilpınar, Bedrettin Aydoğdu, İzzettin Oral, Erkan Yeşil, Hamza Alkan yer alarak, Türk mutfağının lezzetli menülerinin tariflerini katılımcılar ile paylaştı.

‘Akdeniz Bölgesi Tedarik Yönetimi’, ‘Küresel Dünyada Atıksız Mutfak Yönetimi’, ‘Geleneksel Markaların Başarı Hikayeleri’, ‘Gastronomide Yeni Akım İşletmecilik Anlayışı’, ‘Türk Markalarının Ulusal Pazardaki Konumlanma Serüvenleri’, ‘Küresel Düşün Yerel Hareket Et’, ‘Altın Portakal Belgeseli’, ‘TV Dünyası ve Gastronomi İlişkisi’, ‘Gastronomi Turizmine Değer Veren Medya Mensupları’, ‘Turizm Sektöründe Sağlıklı Yeme- İçme Standartları’, ‘Türk Turizminde Gastronominin Yeri’, ‘Unesco’ya Giren Şehirlerin Başarılı Şefleri’, ‘KKTC Mutfağı ve Türk Mutfağı Arasındaki İlişki’, ‘Anadolu’da Gastronomi ve Aşçılık Eğitimi’ başlıklı oturumlarda 100’e yakın sektör profesyoneli bir araya gelerek değerlendirmelerde bulunuldu. Fuar katılımcılarının büyük ilgi gösterdiği, “Turizm Sektöründe Yeme İçme” başlıklı panelde konuşma yapan Prof. Dr. Ünsal Aydın, sağlıklı olmanın ön şartının sağlıklı beslenmek olduğunu dile getirerek, gıda sektörü profesyonellerinin daha sağlıklı ürünleri insanlarla buluşturmak için çabalamaları gerektiğini söyledi.Aydın, “30’uncu yılını kutlayan ANFAŞ Fuarı’nda teknolojinin beslenme ile ne kadar yakından çalıştığını ve ne kadar ilerlediğini, dünyanın her yerinden katılan kıdemli şeflerin birbirine destek verdiği ve kaynaştığı, deneyimlerini ve dostluklarını paylaştıkları, rekabetten çok ANFAŞ’ı büyütmek için çalıştıklarını görmek çok güzel, burada olmak mutluluk verici” dedi.

Fuarda, Türkiye’nin dünyaya açılmış başarılı Gastronomi markalarının yöneticileri bu başarılarının sırrını paylaşırken, ülkemizin önemli şefleri, sektörün dünyadaki konumunu değerlendirerek daha başarılı ve güçlü olmak için neler yapılması gerektiğini tartıştı. Farklı üniversitelerden fuara katılan öğrenciler, etkinlikler boyunca sektörü çok daha yakından tanırken, ünlü şefler ile bir araya gelerek alana dair birçok bilgiler edindi.

Sadece gıda sektörünün değil, kültür ve sanat dünyasından da isimlerinin yer aldığı fuarda, moderatörlüğünü sunucu Merve Akıncı’nın yürüttüğü “Altın Portal” panelinde, gazeteci, yazar Nebil Özgentürk konuşmacı olarak yer aldı. Türk sinemasının önemli isimlerinden Coşkun Göğen ve Ümit Okur’un da katıldığı, “TV Dünyası & Gastronomi İlişkisi” konulu panel, izleyiciler tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/anfas-food-product-fuari-yuksek-katilimla-gerceklesti/feed/ 0
Epilepsi, her yaşta ortaya çıkabilen bir hastalıktır https://www.kanal7haber.com.tr/epilepsi-her-yasta-ortaya-cikabilen-bir-hastaliktir/ https://www.kanal7haber.com.tr/epilepsi-her-yasta-ortaya-cikabilen-bir-hastaliktir/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:27:11 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3737 Medicana Sağlık Grubu Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Aydın, erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülen ve her yaşta ortaya çıkabilen epilepsinin, sıklıkla 18 yaş altı ve 65 yaş üstü kişileri etkisi altına aldığını bildirdi.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Aydın, Uluslararası Epilepsi Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.

Aydın, epilepsi hastasının nöbetinde çeşitli bulgular olduğunu, yere düşme, tüm bedenin titremesi, kasılması, bilinç kaybı gibi durumların görülebildiğini ifade etti.

Prof. Dr. Aydın, “Erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülen ve her yaşta ortaya çıkabilen epilepsi, sıklıkla 18 yaş altı ve 65 yaş üstü kişileri etkisi altına alıyor. Kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlı olan ve beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkan epilepsi, epileptik nöbetlerle kendi göstermektedir.” bilgisini verdi.

Dışarıdan anlaşılması zor olan bu duruma, beyindeki sinir hücrelerinde geçici olarak meydana gelen anormal aktivitenin neden olduğunu aktaran Aydın, şunları kaydetti:

“Epilepsi nöbetlerinin çok değişik çeşitleri mevcuttur. Kırkın üzerinde nöbet tipi tanımlanmıştır. Basitçe nöbetler parsiyel (beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler) ve jeneralize (beyinde yaygın olarak başlayanlar) olarak iki çeşitte sınıflandırılmaktadır. Yaygın başlayan nöbetler, daha kötü ve şiddetli bir nöbet anlamına gelmez. Buradaki gruplama sadece nöbeti oluşturan nedenin farklılığıyla bağlantılıdır ve tıbbi nedenlerle bu isimler verilmiştir. Nöbet anında yaşananlar beyin aktivitesindeki değişikliğin nereden başladığına ve ne kadar hızla yayıldığına bağlıdır.”

“İlaçların düzenli kullanımı tedavinin seyrinde önem taşıyor”

Prof. Dr. Zeynep Aydın, epilepsi tedavisinde en önemli noktanın nöbetleri durdurmaya yönelik olarak seçilen ilaçların düzenli ve planlı kullanımı olduğunu aktardı.

Her beş hastadan dördünde uygun ilaçlar seçildiğinde ve yeterli dozda alındığında nöbetler durduğunu vurgulayan Aydın, şu değerlendirmede bulundu:

“Hekimler genellikle tek bir epilepsi ilacı ile tedaviye başlamayı tercih etmektedir. Eğer bu ilaçla nöbetler yeterince kontrol altına alamıyorsa, o zaman ilaç değişimi yapılabilir veya ikinci bir ilaç eklenebilir. Epilepsi hastaları ilaçlarını doktorunun söylediği şekilde düzenli olarak almalıdır. İlaçların düzensiz alınması veya almaya ara verilmesi bu ilaçların nöbetler üzerinde sağladığı olumlu etkiyi ortadan kaldıracaktır.”

“Epilepsi meslek sahibi olmaya engel değil”

Halk arasında epilepsi hastalığına dair merak edilen ve zaman zaman yanlış bilinen konuların başında hastaların meslek sahibi olup olamayacağının geldiğini anlatan Prof. Dr. Aydın, epilepsi hastalarının sorumluluk alabileceklerine, eğitimlerine devam edebileceklerine ve meslek sahibi olabileceklerine işaret etti.

Aydın, nöbet geçiren bir epilepsi hastasıyla karşı karşıya kalınan durumlar için şu önerilerde bulundu:

“Öncelikle sakin olunmalıdır. Hastanın yanından ayrılmamak gerekir, yardıma gerek varsa bir başkasından destek istenmelidir. Hastanın hareketleri durdurulmaya ve/veya engellenmeye çalışılmamalıdır. Hastayı güvenli bir yere yatırılmalı, yaralanmasına sebep olacak ucu sivri veya sert eşyalara yönelik korumaya alınmalıdır. Sıkı giysileri varsa giysileri gevşetilir. Sabit ve rahat olacak şekilde hastayı bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlanmalıdır. Asla hastanın ağzına bir şey sokmaya veya koymaya çalışılmamalıdır, çenesi açılmaya zorlanmamalıdır. Hasta nöbet geçirdiği sırada ilaç vermeye çalışılmamalıdır. Soğan, kolonya ve benzeri şeyler koklatılmamalı, başına su dökülmemelidir. Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren ve/veya öyle ise sizin neler yapmanız gerektiğini açıklayan bir kart veya sağlık karnesi olup olmadığına bakılmalıdır. Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğuna dair hiçbir bilgi yoksa veya hastanın bu nöbetinin bir epilepsi hastalığı nedeniyle geçirilip geçirilmediği bilinmiyorsa, hızlıca ambulans çağırılmalıdır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/epilepsi-her-yasta-ortaya-cikabilen-bir-hastaliktir/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı: Son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-son-22-yilda-demir-yollarina-221-milyar-dolar-yatirim-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-son-22-yilda-demir-yollarina-221-milyar-dolar-yatirim-yapildi/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:36:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3711

SAKARYA’da yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçları teslim törenine katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptıklarını belirterek, “2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Özbir Vagon tarafından üretilen yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarının teslim törenine katıldı. Törene Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ile firma yetkilileri ile işçiler yer aldı.

Törende konuşan Bakan Uraloğlu, 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettiklerini belirterek,  şöyle konuştu:

“Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demir yolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirmeyi planladık. Bu kapsamda son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptık. Demir yollarımızın tamamını elden geçirdik ve yeniledik. Tarihi İpek Yolu’nun canlandırılmasını amaçlayan ‘Tek Yol Tek Kuşak’ girişiminin en önemli halkasını oluşturan Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattını inşa ettik. Bu proje ile birlikte Asya ile Avrupa kıtaları arasında kesintisiz demir yolu ulaşımını mümkün hale getiren Marmaray ile Londra’dan Pekin’e kadar en güvenli, kısa ve ekonomik uluslararası demir yolu koridorunu oluşturduk. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-Eskişehir, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas hızlı tren hatlarını hizmete sunduk. Şimdi de Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak. Saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerimizle seyahat süresini 80 dakikaya indirmeyi planlıyoruz. Ayrıca Gebze’den Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı’na ve son olarak Çatalca’ya ulaşacak Kuzey Marmara Hızlı Tren hattı projesini de planlarımız arasına aldık. 2053 Ulaştırma ve Lojistik ana planı ve yol haritamızla, hızlı tren hizmeti alan il sayımızı Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule gibi tüm hızlı tren projelerimizi tamamladığımızda 52’ye çıkartacağız. Demir yolu hat uzunluğumuzu da 28 bin 590 kilometreye yükselteceğiz.”

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası alandaki en önemli projelerinden birinin de Kalkınma Yolu Projesi olduğuna dikkat çekerek, “Projeyle, Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa edilerek Türkiye’ye ulaştırılmasını planlıyoruz. Buradan da ulusal ağımıza bağlayarak limanlarımıza ve diğer ülkelerle sınır geçişlerimize ulaştıracağız. Böylece Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Bu projenin hayata geçirilmesiyle, kuzey-güney yönünde bölgemiz için hayati bir bağlantı tesis etmiş olacağız. Bu koridorun ülkemizden Avrupa’ya demir yolu geçişi 2 bin 88 kilometre olacaktır. Önemli bölümü halen işletmede olan güzergahın 130 kilometresini de yeni inşa edeceğiz” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu, konuşmasının ardından yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ulastirma-bakani-son-22-yilda-demir-yollarina-221-milyar-dolar-yatirim-yapildi/feed/ 0
İTO Başkanı Avdagiç: “Gerçekçi, enflasyonla korelasyon içinde kur istiyoruz” https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-avdagic-gercekci-enflasyonla-korelasyon-icinde-kur-istiyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-avdagic-gercekci-enflasyonla-korelasyon-icinde-kur-istiyoruz/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:12:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3649 İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Bana göre ‘kur şu kadar’ olmalı söylemi tehlikeli. Dövizin 30 lira olduğu yerde, 40-45 lira olsun demek çok ciddi bir zıplama anlamına geliyor. Hızlı artış da hızlı iniş de sizi çarpar. Bu nedenle biz gerçekçi, istikrarlı, enflasyonla korelasyon içinde bir kur olmasını istiyoruz. Biz hiçbir zaman rakam telaffuz etmiyoruz, bunun doğru olduğunu da düşünmüyorum” dedi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İHA muhabirine ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Avdagiç, iş dünyası olarak kurun gerçekçi bir patikada ilerlemesinin Türkiye’nin ihracatla ilgili hedeflerine ulaşmasında önemli olduğunu belirterek, “İş dünyasının en acil çözüm beklediği 3 sorunu var. En önemli konu, Türkiye’nin ihracatla ilgili hedeflere ulaşma konusunda asla takılmaması lazım. Bunun için en önemli konulardan bir tanesi, kurun gerçekçi olması. Burada kurun yükselmesini veya düşmesini söylemiyorum. Bize göre kurun gerçekçi olmasının en önemli göstergesi, enflasyon artışıyla kur artışı arasındaki korelasyonun bozulmaması” dedi.

Avdagiç, dövizdeki ani hareketin enflasyon ile kur artışı arasındaki korelasyonu bozduğunu vurgulayarak, iş dünyasının ‘makul ve dengeli bir kur seyri’ beklediğini vurguladı.

Avdagiç, “2023 yılına dolarda 19 lirayla başladık, yaklaşık 29 lirayla bitirdik ama yıl içinde kabaca demek ki her ay 0,9 liralık bir artış var. Aritmetik olarak, ama öyle olmadı. Dolar 5-6 ay 19 lirada gitti, sonra çok hızla 27-28’e çıktı. Daha evvelki dönemlerde de aynı bu şekilde hızlı çıkışlar oldu. Dolayısıyla hala bizim genlerimizde dövizin ani değişikliklerine karşı bir savunma mekanizması var iş dünyasında. Bu beklentinin ortadan kalkması çok önemli. Çünkü buna bağlı olarak insanlar tasarruflarını daha çok TL’de değerlendirecekler, daha çok öngörüde bulunup, değerli para cinsinden kredi ihtiyaçlarını karşılayabilecekler. Bizim şu anda beklentimiz, makul ve dengeli bir kur artışı. Burada ağırlıklı olarak belki her zaman enflasyon yüzde 40 ise kur yüzde 40 olmasa bile yüzde 36 arttığı zaman korelasyon bozulmamış demektir. Ama enflasyonun yüzde 40 olduğu yerde kur yüzde 20 artarsa, kurun ihracat üzerinde bir etkisi yoktur söylemini asla doğru bulmuyoruz. Biz bu çizgideyiz” şeklinde konuştu.

“Gerçekçi ve istikrarlı bir kur olmasını istiyoruz”

Kur ile ilgili rakam telaffuz edilmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Avdagiç, “Bana göre “kur şu kadar” olmalı söylemi tehlikeli. Dövizin 30 lira olduğu yerde, 40-45 lira olsun demek çok ciddi bir zıplama anlamına geliyor. Hızlı artış da hızlı iniş de sizi çarpar. Bu nedenle biz gerçekçi, istikrarlı, enflasyonla korelasyon içinde bir kur olmasını istiyoruz. Biz hiçbir zaman rakam telaffuz etmiyoruz, bunun doğru olduğunu da düşünmüyorum. Mesela doları 25’e düşürürdünüz; o zaman enflasyon da düşer, ihracat da. Ama ithalat patlar. Sonra dış ticaret açığını nasıl yöneteceksiniz. Yani o zaman yıllardır çözemediğimiz problemi daha da derin bir hale getirmiş olacaksınız.” diye konuştu.

“Enflasyonu çok hızlı şekilde tek haneye indirmemiz lazım”

İTO Başkanı Avdagiç, son dönemde kredi maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çekti. “Daha evvel kredilere erişimle ilgili sıkıntı vardı, şimdi ise esas konu kredi maliyetlerinin yüksekliği” diyen Avdagiç, “Şunu da iş dünyası olarak çok net biliyoruz ki, enflasyonda arzu edilen aşağı doğru bir eğilim ortaya çıkmadıkça, kredi faizlerinin geriye düşmesinin, hem Türkiye hem dünya ekonomi realiteleri anlamında bir karşılığı yok. Enflasyonu çok hızlı şekilde tek haneye indirmemiz lazım. Tek haneye indikten sonra da kalıcı olması, hatta daha aşağı gelmesi lazım. Yüzde 9-9,5 bile şu an yüksek bir oran.”

“Birçok konuda sağladığımız ilerlemeleri yeni TCMB Başkanımızla da sürdüreceğiz”

“İş dünyasının daha hızlı ve etkili şekilde ileri gitmesi için gerekli konuları, muhataplarımızla, Bakanlarımızla, ilgili kurumlarla, yerel yönetimlerle paylaşmaya devam edeceğiz” diyen Şekib Avdagiç, “Umudumuzu kaybetmiyoruz. Bizim iş dünyasının temsilcileri olarak hiçbir zaman umutsuz olma lüksümüz de yok, niyetimiz de yok. Özellikle Gaye Hanım’ın kısa kaldığı dönemde bile hem genel hem birebir toplantılarda birçok konuyu kendisine aktardık ve hiç kamuoyuna aktarmadığımız birçok konuda çok net ilerlemeler sağladık. Dolayısıyla yeni TCMB Başkanı Sayın Fatih Karahan ile de aynı süreç devam edecek. Bu makamda olanların bizim gibi iş dünyasının taleplerini dikkate aldıklarını görüyoruz. Tüm Bakanlıklarla iletişim kanallarımız açık, konularımızı aktarabiliyoruz. İş dünyasının önündeki süreçlerde işgücüne ulaşım, yabancı misafirlerimizin istihdam politikasının gözden geçirilmesi gibi birçok konu gündemimizde. Radarımızda sadece enflasyon, TCMB, finansmana ulaşma yok. Çok farklı alanlarda çok sayıda konuyu yetkililere ulaştırıyoruz” şeklinde konuştu.

“Çözüm beklediğimiz ikinci konu; ithalatın cazip hale getirilmemesi”

İş dünyasının acil çözüm beklediği ikinci konunun ise ithalatın cazip hale getirilmemesi olduğunu kaydeden Avdagiç, “İhracatın dengeli büyümeye devam etmesini, ithalatın makul bir şekilde yatay seyirde hatta gerilemeye devam etmesini bekliyorsak, bizim mutlaka ihracatın ithalatı karşılama oranını sürekli bir şekilde yüzde 80’in üzerine çıkarmamız lazım. Kalan yüzde 20’yi de turizm, hizmet ihracatıyla karşılayıp bir denge sağlamalıyız.

Çözüm bekleyen üçüncü konu olarak da yurt içi kaynakların efektif ve doğru yönlendirilmesini işaret eden Avdagiç, “Yurt içi kaynakların efektif ve doğru yönlendirilmesi çok önemli. Çünkü siz bu konuda algıyı ve beklentiyi doğru yönetemezseniz, insanlar dövizde kalmaya devam ederler. Tasarrufları ama bankalarda ama yastık altında dövizde kalmaya devam eder” dedi.

“Ücretliler kesimi üzerindeki vergi ‘aşırı tabana’ yayıldı”

Verginin tabana yayılması konusuna değinen Şekib Avdagiç, bunun iş dünyası üzerinde yeni bir yük oluşturacağını düşünmediğini aktardı. Avdagiç, “Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’e yüzde 100 katılıyorum. Bununla beraber ücretliler kesimi üzerindeki ‘aşırı tabana’ yayılan verginin de, daha rasyonel hale getirilmesi lazım. İşverenin cebinden yıllık çıkan 100 liranın 51 lirası çalışanın eline geçiyor. Çalışan da bu vergi dilimlerindeki durumdan dolayı, hemen ikinci ayda ikinci dilime, dördüncü ayda dördüncü dilime geçiyor. Burada işveren de mağdur oluyor, çalışan da bordroda gördüğü rakamın yüzde 40’ını SGK ve vergi dilimi olarak ödediğini görüyor” diye belirtti.

“Hizmet ithalatı 51 milyar dolar seviyesinde”

Aynı zamanda Hizmet İhracatçıları Birliği’nin (HİB) de başkanı olan Avdagiç, hizmet ihracatında 2023 yılını 100 milyar dolarla kapattıklarını hatırlattı. Avdagiç, hizmet ihracatının yanında ithalatının da rakamsallaştırılıp analiz edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Geçtiğimiz yıl hizmet ithalatının 51 milyar dolar mertebesinde gerçekleştiği bilgisini paylaşan Şekib Avdagiç, “Niye bizim ihracatçımız daha çok yabancı lojistik firmalarını tercih etmek zorunda kalıyor. Bunlara yanıtlar arayışında olmalıyız. Mal ihracatı ve ithalatı çok uzun süredir bilinen kavramlar ve yakından takip ediyoruz. Hizmet ihracatı ise yeni bir kavram ama hizmet ithalatı ise kamuoyunun gündemine gelen bir konu değil. Mal ihracatı ve ithalatı nasıl beraber analiz ediliyorsa, hizmet ihracatının ve hizmet ithalatının da aynı şekilde rakamsallaştırılıp sunulması, alt kırılımlarının verilmesi gerekir.

“Ne işte ne okulda 1 milyon genci iş dünyasına çekmeliyiz”

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de ‘ne işte ne okulda’ olan genç sayısının 3 milyona yaklaştığını ifade eden Avdagiç, “Türkiye’de ‘ne işte ne okulda’ olan gençlerimizin sayısı AB’nin 2,5 katı. 3 milyona yakın gencimiz ne işte ne okulda. Bizim ne yapıp edip Türkiye’de ‘ne işte ne okulda’ olan 3 milyona yakın gencin, 1 milyonunu iş dünyasına çekmemiz lazım. Genç jenerasyonu ama girişimci ama çalışan olarak, sanayide ve ticarette çalışan eleman olarak iş dünyasına katmamız lazım. Bizim jenerasyonun da çok büyük sorumluluğu var. Bu çocukları okuttuk, bunları adeta bir akvaryumda büyüttük. Bu gençler şu anda hala anne-babanın verdiği harçlıkla, çalışmadan, üretmeden, iş dünyasına girmeden hayatlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Biz burada ifrat ile tefrit arasında, biraz ifrat tarafındayız gibi. Başka bir ekstrem duruma gidip staj yapmaya gelen çocuğa sadece fotokopi çektirip 4 hafta sonra göndermemeliyiz. Bir öğrenci torna tezgahının, CNC tezgahının başına geçmeden, torna-tesviye bölümünden mezun olmamalı” dedi.

Bu konuda İTO olarak 6 yazılım branşında donanımlı insan yetiştirmek için SoftİTO projesini hayata geçirdiklerini anlatan Avdagiç, “Orada şunu gördük. O sınıflarda arkeoloji doktoralı insanlar da var, lise talebesi de var, lise mezunu da var, üniversite okuyan ama bölümünden memnun olmayan da var, üniversite mezunu da var. Onlara bir kapı açtık, şu anda 2’nci etabı devam ediyor. Bütün mezunlar kapış kapış gidiyor” şeklinde konuştu.

“Tuzla tersaneler bölgesinde kaynakçılar günlük 100 dolar alırken, şimdi 200 dolar talep ediyor”

İTO Başkanı Avdagiç, yetişmiş çalışan sayısındaki yetersizliğe dikkati çekerken, Tuzla tersaneler bölgesindeki kaynakçı sıkıntısını örnek gösterdi. Avdagiç, “Tuzla tersaneler bölgesinde kaynakçılar günlük 100 dolar alırken, şimdi 200 dolar talep ediyor. Artık süreç Uzak Doğu’dan kaynakçı getirme noktasına geldi. Ama biz çocuklarımızı eğitip bu işlere monte edemiyorsak, sistemi gözden geçirmemiz gereken bir durum var demektir. Yeni bakanımız Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla süreci devam ettiriyor. Bence MESEM’leri bugüne kadar yaşanan tecrübelerden olumlu-olumsuz çıktılarını dikkate alarak hızlıca geliştirmeliyiz. Oradan da iyi bir çıktı yakalamamız lazım. Tarihi genlerimizde olan kalfalık, çıraklık yapısını yeniden hayata geçirmeliyiz” dedi.

“Eğitim planlamamızı gözden geçirmeliyiz”

Nitelikli işgücü planlamasında üniversitenin önemli bir konumda yer aldığını belirten Şekib Avdagiç, üniversite konseptinin kendini yenilemesi gerektiğinin altını çizerek, “Eğitim planlamamızı gözden geçirmeliyiz. 81 ilimizin her birinde üniversite var. Bu politikamızı, bölümleri güncellemeliyiz. Evet hekim olmak, mühendis olmak için, hukukçu olmak için üniversite gerekiyor. Ama yazılım sektörü artık 4 yıl tahsil istemiyor. Bazı sertifikalara sahip olup, üzerine de yeni tecrübeleri koyduğunuzda birçok şeyden daha değerli olabiliyor. Örnek veriyorum, bir şef olacaksanız, makul kursları bitirdikten sonra iyi bir şefin yanında yetişmek, 4 yıllık üniversite mezunu olmaktan daha değerli oluyor. ABD ve Avrupa’da da bu eğilim var. Dolayısıyla üniversite konsepti kendini muhakkak yenilemeli” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-avdagic-gercekci-enflasyonla-korelasyon-icinde-kur-istiyoruz/feed/ 0
İzmir Ticaret Odası, İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası ve İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Enflasyon Muhasebesi Toplantısı Düzenledi https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-ticaret-odasi-izmir-yeminli-mali-musavirler-odasi-ve-izmir-serbest-muhasebeci-mali-musavirler-odasi-enflasyon-muhasebesi-toplantisi-duzenledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-ticaret-odasi-izmir-yeminli-mali-musavirler-odasi-ve-izmir-serbest-muhasebeci-mali-musavirler-odasi-enflasyon-muhasebesi-toplantisi-duzenledi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:09:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3646 İzmir Ticaret Odası (İZTO), İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası ve İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, yurttaki pek çok işletmeyi ilgilendiren “enflasyon muhasebesinde” teknik olarak hangi konulara dikkat edilmesi gerektiğini anlatmak amacıyla bir toplantı düzenledi. Alanında uzman isimlerin sunum yaptığı, 150’nin üzerinde firmanın katıldığı toplantıda enflasyon kaynaklı mali tablolarda yaşanan olumsuzlukların giderilmesi için yapılması gerekenler masaya yatırıldı.

İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen “Enflasyon Muhasebesi ve Etkileri Bilgilendirme Toplantısı” İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yaşar Zengin, İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Hizmet Enstitüsü Kurul Üyesi Hüseyin Küçükdemirci ve İzmir Ticaret Odası 51. Mesleki Bilimsel ve Teknik Faaliyetler Grubu Meslek Komitesi Başkanı Yıldırım Kuruoğulları’nın açılış konuşmalarıyla başladı.

Erkoç: “Büyük önem taşıyor”

Uzun zamandır konuşulan ve en son 2004 yılında uygulanmış olan enflasyon muhasebesinin, 20 yıllık bir aranın ardından yeniden gündemde olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, “Enflasyon düzeltmesi; mali tabloların yüksek enflasyonun etkisinden arındırılması, vergileme üzerindeki enflasyondan kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesi ve mali tablonun ait olduğu tarihteki satın alma gücünü gerçek değerinde göstermesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.

Zengin: “Yasal düzenleme yapılması gerekiyor”

İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Zengin, enflasyon muhasebesinin 2024 yılından itibaren, geçici vergi dönemleri dahil, düzenli olarak uygulanacağını söyledi. Bu sürecin işletmelere yeni vergi yükü getirmemesi ve muhasebe meslek mensuplarının iş yükünün artmaması açısından enflasyon muhasebesinden doğan kar ve zararın yılsonu bilançolarına yansıtılması gerektiğini söyleyen Zengin, “Bu konuda yasal düzenleme yapılması gerekiyor, bizler de bunu ilgili mercilere iletiyoruz. İletmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Küçükdemirci: “2026’ya kadar gündem olmaya devam edecek”

İzmir Ticaret Odası 51. Meslek Komitesi Üyesi ve İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Hizmet Enstitüsü Kurul Üyesi Hüseyin Küçükdemirci ise konuşmasında mali tabloların enflasyona göre düzeltilmelerinin zorunlu olduğunu belirtti. Enflasyon muhasebesiyle gerçekçi, güncel ve enflasyondan arındırılmış mali tablolar elde edilmesinin hedeflendiğini belirten Küçükdemirci, ülkemizde enflasyon düzeltmesi şartlarının 2022 yılında gerçekleştiği halde ertelendiğini, 2023 yılında ise uygulanamadığını, orta vadeli programda yer alan enflasyona ilişkin göstergelerde sapma olmazsa 2026’a kadar mali tablolarda enflasyon düzeltmesi uygulamasının gündemde olmaya devam edeceğini ifade etti.

Kuruoğulları: “Sorular cevap bulacak”

İzmir Ticaret Odası 51. Meslek Komitesi Başkanı Yıldırım Kuruoğulları ise, Enflasyon Muhasebesi’nin üyelerin en çok merak ettiği ve soru sorduğu konulardan biri olduğuna dikkat çekerek, toplantının bu soru işaretlerini gidermek amacıyla düzenlendiğini vurguladı.

Uzmanlar sunum yaptı

Moderatörlüğünü İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Şerif Yıldız’ın yaptığı toplantıda; Mazars Denge Vergi Hizmetleri Ortağı ve Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği Başkanı Ahmet Kartal “Vergi Usul Kanunu Uyarınca Enflasyon Muhasebesi Uygulaması” konusunda, Mazars Bağımsız Denetim Ortağı Erdal Özçimen ise “TFRS Uyarınca Enflasyon Muhasebesi Düzeltmesi” hakkında sunumlar gerçekleştirdi. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-ticaret-odasi-izmir-yeminli-mali-musavirler-odasi-ve-izmir-serbest-muhasebeci-mali-musavirler-odasi-enflasyon-muhasebesi-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
Erzurum Ticaret Borsası Meclis Üyeleri TOBB Seminerine Katıldı https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-ticaret-borsasi-meclis-uyeleri-tobb-seminerine-katildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-ticaret-borsasi-meclis-uyeleri-tobb-seminerine-katildi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:00:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3637 Erzurum Ticaret Borsası (ETB) Meclis üyeleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından TOBB İkiz Kuleler ‘de düzenlenen ‘Meclis Üyeleri Bilgilendirme Semineri’ne katıldı.

Seminerin ilk günkü bölümü TOBB Genel Sekreteri Mustafa Saraçöz’ün açış konuşmasıyla başladı. Programda daha sonra TOBB Başkan Danışmanı Hasan Çağlayan Dündar, ‘TOBB’un Kurumsal Yapısı ve Faaliyetleri’, önceki dönem TBMM Başkanlarından ve TOBB Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi (TOBBUYUM) Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Çiçek, ‘Karar Alma Süreçlerinde TOBB’un Rolü’, İhsan Ataöv, ‘Protokol Kuralları’, önceki dönem Merkez Bankası Başkanlarından, TOBB ETÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Süreyya Serdengeçti, ‘Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler’, Gülru Gezer, ‘Küresel Gelişmeler ve Türkiye’, Mert Kuleoğlu, ‘Yeşil Dönüşüm’, Ali Çufadar, ‘Ekonomide Görünüm’ konulu sunum yaptılar.

Başkan oral, önceki dönem TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e tesbih

Başkan Hakan Oral, ayrıca, önceki dönem TBMM Başkanlarından ve TOBB Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi (TOBBUYUM) Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Çiçek’le, “Oda Borsa Meclİs Üyeleri Bilgilendirme Semineri”nin ardından bir araya gelerek, Erzurum’a özgü Oltu taşı tesbih takdiminde bulundu.

Meclis üyelerine coğrafi işaretli ürünler ikram edildi

“TOBB- Oda/ Borsa Meclis Üyeleri Bilgilendirme Semineri” programı çerçevesinde ayrıca,Erzurum Ticaret Borsası Coğrafi İşaret Belgeli ürünleri, “Erzurum Su Böreği, Pekmezli Baklava ve Erzurum Mantısı( Erzurum Hıngeli) programa Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden katılım sağlayan Oda ve Borsa’ların Meclis Üyelerine de ikram edildi.

Hisarcıklıoğlu Meclis Üyelerine Hitap Etti

Programın öğleden sonraki bölümüne, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’da katıldı. Yapılan Sunumların ardından Meclis Üyelerine hitaben bir konuşma yapan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının yerelde ve genelde yaşadığı sorunların çözümünde Oda ve Borsaların çok önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.

“Görevimizi Layıkıyla Yapma Gayretinde Olmalıyız”

‘Bu makamlar, temsil ettiğimiz kişilere hizmet etme makamıdır’ diyen Başkan Hisarcıklıoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Üstlendiğimiz bu görevler fedakarlık ve sorumluluk isteyen görevlerdir. İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. Eğer insanlarımızı mutlu edebiliyorsak, işleri kötü giden bir üyemizin derdine derman olabiliyorsak bizim için bundan daha büyük bir kazanç yoktur. Bizler bu görevlere seçildiysek görevimizi layıkıyla yerine getirme gayreti içerisinde olmalıyız. Sınıfı geçebilmek için buralarda yapacağımız hizmetler çok önemli Biz kanun çıkaramayız, para basamayız. Ama fikir üretebiliriz, projeler geliştirebiliriz. Bir yerde bir sorun yaşanıyorsa bununla ilgili düşüncelerimizi dile getirmeliyiz. Sahada yaşadığımız sıkıntıları tespit edip ilgili kişi ve kurumlara ulaştırabiliriz. Halkımız adına, iş insanlarımız adına bunları yapmalıyız.”

Hiçbir alanda kavgayla ve çekişmeyle hizmet edilemeyeceğini anlatan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Ancak konuşarak ve diyalogla sorunlarımızı çözebiliriz. Sıkıntıları bilme konumunda olan bizleriz. Bize oy versin veya vermesin üyelerimizin sıkıntılarını yakından takip edip, yaşanan sorunları çözme makamında ve iradesinde olan kişi ve kuruluşlara aktarmalı ve çözüme katkı sunmalıyız. Ortak akılla ve birlik, beraberlik ruhuyla hareket etmek mecburiyetindeyiz. Bunu yapabildiğimiz sürece başarılı olacağız” diye konuştu.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ETB Meclis Toplantısına Katıldı

Erzurum Ticaret Borsası Şubat ayı Meclis Toplantısı TOBB İkiz Kulelerinde gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldı.Meclis toplantısının açılışını gerçekleştiren Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral” Türk İş Dünyasının ağabeyisi TOBB Başkanımız Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu’na her alanda bizlere göstermiş olduğu destek ve yardımlardan dolayı bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.Bu anlamda ilimizde kurmayı planladığımız Lisanslı Depoculuk Faaliyetlerimiz ile Yeni Borsa Hizmet Binamız içinde desteklerini talep etti.TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ise Hakan Oral bey, TOBB Genel İdare Kurulu Üyem.Kendisi başarılı,çalışkan bir arkadaşımız.Fikirlerinden ve çalışkanlarından da istifade ediyoruz.Bu anlamda Erzurum Borsadaki çalışmalarını yakından takip ediyorum. Başta Soğuk Zincir Süt Projesi, Coğrafi İşaretli Ürünler ve Mesleki Eğitim anlamındaki çalışmaları gerçekten takdire şayan kendisine birkez daha huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.Yeni Borsa Hizmet kompleksi çalışmalarınıza da destek sözü veriyorum.” Şeklinde konuştu. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na ayrıca Erzurum Ticaret Borsası Coğrafi İşaret Belgeli ürünleri, “Erzurum Su Böreği, Pekmezli Baklava ve Erzurum Mantısı( Erzurum Hıngeli) ikramında bulunuldu ve Oltu taşı işlemeli Ay Yıldız rozet takdim edildi. Daha sonra Başkan Hisarcıklıoğlu, ETB Meclis üyeleriyle toplu fotoğraf çektirdi. Fotoğraf çekimi sonrasında salondan ayrıldı. – ERZURUM

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-ticaret-borsasi-meclis-uyeleri-tobb-seminerine-katildi/feed/ 0
TZOB Başkanı: Baklagil destekleri günün şartlarına göre artırılmalı https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-baskani-baklagil-destekleri-gunun-sartlarina-gore-artirilmali/ https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-baskani-baklagil-destekleri-gunun-sartlarina-gore-artirilmali/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:15:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3571 Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, “Baklagillere verilen prim desteği kiloya 50 kuruş olarak veriliyor. Ancak bu destek 2018 yılından bu yana değişmedi. Verilen desteklerin amacına uygun olması için günün şartlarına göre artırılmalıdır” dedi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 10 Şubat Dünya Bakliyat günü dolayısıyla görüntülü basın açıklaması yaptı. “Beslenmede baklagillerin önemi tartışılmaz” vurgusu yapan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Yağ oranı düşük, karbonhidrat oranı yüksek ve besleyici olan baklagiller, beslenmede bitkisel proteinin ana kaynağını oluşturuyor. En çok protein içeren besin gruplarından olan baklagiller günümüzde sağlıklı beslenme konusunda önemini artıran ürün grubudur. Baklagillerin her biri ayrı besin değerlerine sahip olmanın yanında ülkemizin kültürel değerleridir. Son yıllarda ülkemizde sağlıksız fast food ve hazır gıda tüketiminin artmasıyla baklagiller diyetisyen ve doktorlar tarafından daha fazla önerilmeye başlandı. Baklagillerin toplum olarak öneminin vurgulanması amacıyla, Birleşmiş Milletler tarafından 2016 yılı ‘Uluslararası Bakliyat Yılı’ olarak ilan edildi ve takip eden süreçte her yıl 10 Şubat günü ‘Dünya Bakliyat Günü’ olarak belirlendi.”

“Ülkemizin toplam baklagil üretiminden aldığı pay yaklaşık yüzde 1,3 civarındadır”

Baklagillerin dünyada 2 milyardan fazla insan için önemli bir protein kaynağı olduğunu belirten Bayraktar, bu rakamın dünya nüfusunun dörtte birini oluşturduğunu söyledi.

“Baklagiller dünyada yaklaşık 96 milyon hektar alanda 96 milyon ton üretimle, ortalama 135,2 milyar dolarlık piyasa değeri, 14,6 milyar dolar ihracat ve 16 milyar dolar ithalat değeri olmak üzere toplam 30,6 milyar dolarlık dış ticaret değerine sahip bir ürün grubudur” diyen Bayraktar, “Dünya toplam baklagil üretiminde yüzde 28,8’lik payla Hindistan ilk sırada yer alıyor. Ülkemizin toplam baklagil üretiminden aldığı pay yaklaşık yüzde 1,3 civarındadır” dedi.

Türkiye’de üretimi gerçekleştirilen 7 çeşit Baklagiller arasında en fazla nohut, kuru fasulye ve mercimek olduğunu dile getiren Bayraktar, şöyle konuştu:

“Baklagil üretimi ülke geneline yayılmış olsa da Güneydoğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nin güneyinde yoğunlaşmıştır. Genel olarak, kırmızı mercimek Güneydoğu’da, yeşil mercimek İç Anadolu’da, bakla Ege ve Güney Marmara’da, nohut ve kuru fasulye ise birçok bölgemizde yetiştiriliyor. Toplam yemeklik baklagil üretiminin, yüzde 44’ünü nohut, yüzde 30 buçuğunu kırmızı mercimek, yüzde 20,6’sını kuru fasulye oluşturuyor. Geri kalan yüzde 4,9’unu ise yeşil mercimek, bakla, bezelye ve börülce oluşturuyor.”

“Ülkemizde 1990 yılında toplam 20 milyon dekar olan baklagil ekim alanı bugüne geldiğimizde 9 milyon dekara geriledi. Yani ekim alanlarında yüzde 55,4 oranında azalma yaşandı. Aynı şekilde üretimde de yüzde 34,8 oranında bir gerileme gerçekleşti” diye Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:

“Tarım ve Orman Bakanlığının girişimleriyle 2016 yılı FAO tarafından ‘Uluslararası bakliyat yılı’ olarak ilan edilmişti. Bu yıldan sonra baklagillerde ekim alanlarının artırılmasına yönelik yapılan çalışmalar yapılsa da belirli ürünlerde istenilen düzeye maalesef ulaşılamadı. Halen üretim açığı yeşil mercimekte yüzde 49, kırmızı mercimekte yüzde 43 oranındadır.”

“Et ve baklagilde ithalatçı olmamız kabul edilemez”

Et fiyatlarının yüksekliğine dikkati çeken Bayraktar, bu nedenle vatandaşların baklagil tükettiğini vurgulayarak, “Alternatif protein kaynağı olan baklagillerde de ithalat artarak devam ediyor. Baklagillerde son 5 yılda toplam ithalatımız yüzde 90,6 oranında artarak 702 bin ton oldu. Yine son 5 yılda baklagil ithalatına ödediğimiz tutar yüzde 227,6 oranında artarak 544 milyon dolara ulaştı. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. İnsanımızın protein ihtiyacı karşılamasında önemli bir yere sahip olan baklagillerin üretimini artırmak zorundayız. En önemli protein kaynaklarından olan et ve baklagilde ithalatçı olmamız kabul edilemez. Halkımızın sağlıklı beslenmesi için bu temel gıda ürünlerinde üretim artırılmalı, ithalattan vazgeçilmelidir” açıklamalarında bulundu.

“Tüketicilerin pahalı yemesi kabul edilemez”

Ucuz gıdaya ulaşım için Üretici ile tüketici arasındaki makasın kapatılması gerektiğini dile getiren Bayraktar, “Üreticide 17 buçuk lira olan kırmızı mercimek 47 liraya, 29 buçuk lira olan nohut 76 liraya, 29 lira olan kuru fasulye 85 liraya, 26 lira olan yeşil mercimek 64 liraya markette satılıyor. Protein ihtiyacının yeterince karşılanması bakımından üreticide ucuz olan bu ürünleri tüketicilerin pahalı yemesi kabul edilemez. Bu gibi temel gıda ürünlerine yönelik yasal düzenlemeler yapılmalı, marketlerde tavan fiyat uygulaması getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

“Baklagillere verilen prim desteği kiloya 50 kuruş olarak veriliyor”

“Ülkemizde baklagiller üretim maliyetlerinin yüksekliği ve alternatif ekilen ürünlerden elde edilen kazancın daha yüksek olması üreticilerin baklagil üretiminden uzaklaşmasına neden oldu. Ülkemiz baklagil ihracatında görülen azalış hem üretimde yaşanan sorunlar hem de dünya piyasasında rakip ülkelerin elde ettikleri rekabet üstünlüklerinden kaynaklanıyor” diyen TZOB Başkanı Bayraktar, “Baklagil üretimini arttırmak ülkemizi önce kendine yeter, sonrasında ihracatçı ülke konumuna getirir. Bunun için baklagiller üretim planlamasında öncelikli ürün grubuna alınmalıdır. Kurak ve yarı kurak alanlarda nohut ve mercimeğin, sulu alanlarda ise fasulyenin ekim nöbetine girmesi sağlanmalıdır. Baklagillere verilen prim desteği kiloya 50 kuruş olarak veriliyor. Ancak bu destek 2018 yılından bu yana değişmedi. Verilen desteklerin amacına uygun olması için günün şartlarına göre artırılmalıdır. Baklagillerde ülkemizin arz güvenliğini ve üretimin devamlılığını sağlamanın yolu, üreticiyi memnun edecek bir fiyatın piyasada oluşmasıdır. Bu nedenle hasat dönemine yakın baklagil ithalatı yapılmamalı, piyasanın dengesi bozulmamalıdır” diye konuştu.

Öte yandan, Bayraktar, Türkiye’de sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması ve gereken desteğin arttırılması gerektiğine de dikkat çekti. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-baskani-baklagil-destekleri-gunun-sartlarina-gore-artirilmali/feed/ 0
MÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü, çekme kuvveti bin 500 olan çelik bağlantı elemanı üretti https://www.kanal7haber.com.tr/mu-metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-bolumu-cekme-kuvveti-bin-500-olan-celik-baglanti-elemani-uretti/ https://www.kanal7haber.com.tr/mu-metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-bolumu-cekme-kuvveti-bin-500-olan-celik-baglanti-elemani-uretti/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:12:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3568 Mersin Üniversitesi (MÜ) Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Taşkın ve ekibi tarafından yurt dışından ithal edilen çekme kuvveti bin 500 olan çelik bağlantı elamanı üretimi gerçekleştirildi. Üretilen çeliğin bağlantı elamanı dışında savunma sanayiinden havacılığa kadar her alan da kullanılabileceği belirtildi.

(MÜ) Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Taşkın, beraberindeki akademisyenler ve savunma sanayisine çalışan bir firma ile TÜBİTAK 1507 destekli nano boyutlu yüksek mukavemetli bağlantı elemanı üretimiyle ilgili proje çalışması gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen çalışmada çeliğin içerisine yeni alaşım elementleri ilave edilerek bazı termomekanik işlemlere tabi tutarak yurt dışından ithal edilen bin 100 megapaskal bağlantı elamanlarından daha kalitesini üretti.

Yeni bir ‘alaşım’ geliştirdik

Nano boyutlu yüksek mukavemetli bağlantı elemanı üretimiyle ilgili bir proje çalışması yaptıklarını belirten Prof.Dr. Mustafa Akın, “Türkiye çelik üretimi konusunda iyi durumda. Ancak yüksek kaliteli çelik üretimi konusunda çok iyi bir durumda ve konumda değiliz. Var olan bu eksikliği gidermek amacıyla biz ekip arkadaşlarımızla birlikte bir çalışmaya başladık. O amaçla da yeni bir kompozisyon bize uygun ifadeyle ‘alaşım’ geliştirdik. Bu alaşımı döktük. Sonrasında bu alaşımı döküm olarak elde ettik. Bunu sonrasında iki eksenli olarak dövdük. Bu malzemeyle ilgili ısıl işlemlerimizi yaptık. Malzemeye ilave etmiş olduğumuz tane küçültücüler, malzememizin tane boyutunu ortalama 30-40 mikrometre olan tane boyutunu 5 mikrometre seviyesine düşürdük. Bunun sonrasında da yaptığımız çalışmalar ve deney sonuçlarında şunu gördük ki dünyada var olan havacılık standardına göre istenilen malzemenin çekme dayanımı bin 100 megapaskal olması gerekirken, bizim numunelerimizde çekme dayanımımız bin 500 megapaskal seviyesine çıktı. Biz bu numunelerde çekme dayanımı bin 500 megapaskal, tane boyutu 4-6 mikrometre arasında ve sertliği de 40 ila 60 Rockwell arasında istediğimiz seviyede ayarlayabiliyoruz” dedi.

“Katma değeri çok yüksek olan bir ürün elde ettik”

Bağlantı elemanı olarak kullanılan malzemelerin büyük ekseriya yurt dışından ithal olarak temin edildiğine dikkat çeken Prof.Akın,” Bizim bu malzememizde ithal elde edilen malzemenin eşdeğerini biz kendimiz üretmiş olduk. Ayrıca bu tür malzemelerin en önemli özelliği stratejik malzeme olmalarıdır. Siz paranız olsa dahi bu özellikteki bir malzemeyi stratejik öneme sahip olmasından dolayı herhangi bir kriz, ambargo durumunda almanız mümkün değildir. Bunu satın alamazsınız. Bizim ürettiğimiz malzeme havacılık sektöründe kullanılmaya başlandığında fiyatı 50 dolar seviyesinde olacaktır. Katma değeri çok yüksek olan bir ürün elde ettik. Şu anda ülkemizde mevcut olmayan bir malzemeyi geliştirdik. Stratejik öneme sahip olan bir malzemeyi deney aşamasında üretmiş olduk”ifadelerini kullandı.

“Araçlar da ve zırhlarda kullanılabilecek”

Ürettikleri malzemenin sadece bağlantı elemanları olarak kullanılmayacağına da değinen Akın,” Aklınıza gelebilecek her yerde kullanılacak bir malzemedir. En yaygın örneğini verecek olursak otomobil üretimi Türkiye’de iyi bir konumdadır. Otomobillerde birçok bağlantı elemanı kullanılmaktadır. Bunlardaki güvenilirlik oranı belirli bir değerdedir. Ama spor araçlarda yüzde 100 güvenilir eleman, malzeme isterler. Bu malzeme ile yüzde yüz güvenilirliği sağlayacak bir kaliteyi de elde etmiş olacağız. Bu malzemeyi biz zırh yapımında kullanacağız, ZTP’lerde (Zırhlı Personel Taşıyıcı), askeri araçlarda, tanklarda kullanılabilecek bir malzeme. Asıl kullanılacağı ve ihtiyaç duyulan yer savunma sanayidir. Şu anda yurt dışından ithal edilen ürünlerin yerine kullanabileceğimiz yerli, milli ve maliyet açısından da diğer ithal ürünlere göre en az 10’da 1 daha ucuz olan bir ürün olarak karşımıza çıkacaktır. İşlemimizin aslında baktığımızda tamamı yerli. Biz şu anda ülkemizde var olan çelik malzemesinin içerisine yeni alaşım elementleri ilave ettik. ve elde ettiğimiz ürünü daha sonra birtakım termomekanik işlemlere tabi tutarak farklı bir ürün haline getirdik. Yaptığımız işlemlerin hiç biri dışa bağımlılık sağlayan bir şey değil. Hepsi kendi teknolojimizle, kendi imkanlarımızla ve kendi kaynaklarımızla elde ettiğimiz bir ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Hedefimiz bu ürünü bundan sonraki süreçte öncelikle yüksek yorulma dayanımı istenilen yerlerde bağlantı elemanı olarak kullanmak, yüzde yüz kalitenin ve güvenliğin istendiği yerlerde kullanmak. Akabinde de zırhlı personel taşıyıcılardan başlamak üzere savunma sanayinde askeri araçlarda, tanklarda, korunmada kullanmayı hedefliyoruz. Bu amaçla da firmayla birlikte ortak çalışmalarımız şu anda projemizi daha da büyüterek, genişleterek ortak çalışmalarımız devam etmektedir”diye konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mu-metalurji-ve-malzeme-muhendisligi-bolumu-cekme-kuvveti-bin-500-olan-celik-baglanti-elemani-uretti/feed/ 0
4. Gıda Bankacılığı Zirvesi’nde Gıda Güvenliği ve Gıdaya Adil Erişim Tartışıldı https://www.kanal7haber.com.tr/4-gida-bankaciligi-zirvesinde-gida-guvenligi-ve-gidaya-adil-erisim-tartisildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/4-gida-bankaciligi-zirvesinde-gida-guvenligi-ve-gidaya-adil-erisim-tartisildi/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:18:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3544

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) ev sahipliğinde ‘4. Gıda Bankacılığı Zirvesi’, Beykoz Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Dünyada 50’den fazla ülkede hayata geçirilen ‘gıda bankacılığı’ deneyimlerinin de aktarıldığı zirvede, başta afet dönemleri olmak üzere ‘Gıda Güvenliği ve Gıdaya Adil Erişim’i tehdit eden kritik sorunlar masaya yatırıldı.

Düzenlenen zirvede bir araya gelen ulusal ve uluslararası konunun uzmanları, başta ‘Afetler ve Gıda Bankacılığı ve Gıda İsrafı’ olmak üzere ‘Tarımsal Üretim ve Gıda: Yeniden kendi kendine yeten ülke olmak’, ‘Gıda Güvenliği ve Gıdaya Adil Erişim’ konularını tartışarak çözüm önerilerini sundu. Açılışta konuşan Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEMDER) İcra Kurulu Başkanı Av. M. Belma Satır da gıdaya erişimin en temel insan hakkı olduğunu vurgulayarak, deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların insana ve topluma karşı duyulan sorumluluğun en büyük örneği olduğunu vurguladı.

“YEREL YÖNETİMLERE GIDA BANKACILIĞINI ANLATIYORUZ”

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Hande Tibuk, israfı önleyerek ihtiyaç sahiplerinin kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlayan gıda bankacılığının Türkiye’deki çatı örgütü TİDER’in aynı zamanda Afet Platformu’nun kurucu üyesi olduğunu hatırlatarak, “Afetlerden sonra çok hızlı organize oluyoruz. Yerel yönetimlere gıda bankacılığını anlatıyoruz. 2023’te 37 ilde 68 gıda bankasına ulaştık. 2023 yılında bağışçı kurum sayımız 143’ü buldu” bilgilerini paylaştı.

“DAHA FAZLA GÖNÜLLÜYE İHTİYAÇ VAR”

Şef Ebru Baybara Demir, deprem bölgesinde halkın sağlıklı ve güvenli gıdaya erişim ihtiyacının devam ettiğini söyledi ve yaklaşan ramazan ayını da vurgulayarak deprem bölgesinde devam eden çalışmalara katılmak üzere daha fazla gönüllüye ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Deprem bölgesinde gerçekleşen çalışmalara dair hazırladıkları filmin gördüğü ilgiye de dikkat çeken Baybara Demir, “Biz hikayeyi acıyla değil umutla anlattık. Umudumuz baki, çalışmalarımız Ramazan ayında da devam edecek. Kahvaltı paketi oluşturuyoruz. Bölgeye gitmek çok önemli. Gönüllüye ihtiyacımız var. Hepimizin bu ülkeye borcu var” dedi.

“KRİZLER, GIDA BANKALARININ TOPLULUKLARI DESTEKLEMEDE OYNADIĞI KRİTİK ROLÜ GÖSTERİYOR”

Küresel Gıda Bankacılığı Ağı’nın (The Global FoodBanking Network) deneyimlerini aktaran Gabriela A. Kafarhire da 6 Şubat depremlerinden bir yıl sonra düzenlenen zirvenin, Türk halkının gücünün kanıtı olduğuna dikkat çekti. Kafarhire, “Acil müdahale, genellikle bir gıda bankasının günlük operasyonlarının bir parçası olmasa da bir yıl önce Türkiye’yi vuran yıkıcı depremler gibi krizler, bize gıda bankalarının toplulukları desteklemede oynadığı kritik rolü gösteriyor. Afet Platformu kurucularından ve The Global FoodBanking Network’un (Global Gıda Bankacılığı Ağı) Türkiye’deki tek temsilcisi ve üyesi olan TİDER, diğer insani yardım kuruluşlarıyla derhal bir müdahale koordine ederek gıda ve kritik malzemeleri seferber etti ve o tarihten bu yana da bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor” diye konuştu.

Zirveye Almanya, Güney Afrika ve Tayland’daki gıda bankaları adına katılan Ryan Harty, Andy Du Plessis ve James Leyson ise gıda kayıplarının ve israfın büyük oranda işleme ve tüketim aşamasında oluştuğuna ve israfın önlenmesi ile CO2 salınım miktarının azalarak iklim krizi etkilerini düşürmeye de katkı sağlandığına dikkat çekti.

Gıda bankalarının, gıdanın fazlası ile gıdaya erişim sorunu yaşayan insanlar arasındaki bağlantı olduğunu belirten konuşmacılar, geçen yıl Global FoodBanking Network ağındaki 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren gıda bankalarının 32 milyon kişiye ulaştığını, 651 milyon kilo gıda dağıtıldığını aktardı. Sunumlarında kendi ülkelerindeki örneklerden de söz eden konuşmacılar, küresel gıda sistemi işleyişinde yaşanan bozulmanın nasıl düzeltileceği veya halihazırda açlıkla karşı karşıya olan milyonlara ulaştırılması gereken gıda yardımlarının, dünyanın en acil gündemleri olarak önemini koruduğuna dikkat çekti.

“GIDA BANKACILIĞI KANUNU GEREKİYOR”

Gıda israfının önlenmesi konusunda kurumsal olarak yapılması gerekenler olduğunu belirten Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Aziz Akgül ise bu konuda öncelikle kanuna ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Akgül, “Perakendecilerin, toptancıların ve üreticilerin sorumlu olacağı bu kanun sayesinde, gıda bankalarına sağlıklı gıdalar ulaştırılması sağlanabilir. Böylece gıda bankaları sağlıklı ve güvenli gıdaya kavuşurken, gıdanın israfı konusunda da önemli bir adım atılmış olur” ifadelerini kullandı.

“5 ÜRÜNDE STRATEJİ KURULMALI”

Zirvenin konuşmacılarından yazar Dr. Rüştü Bozkurt, gıda değer zincirleri konusunda altyapı eksikliklerine dikkat çektiği konuşmasında, toplum olarak toprağa bakış açımızın değişmesi gerektiğini vurguladı. Bozkurt, “Toprağın mülkiyetine bakışımızı değiştirmediğimizde değişen bir şey olmayacak. Tarıma varlıklı olmak için değil ama var olmak için bakmak lazım” diyen Bozkurt, ülke olarak öncelikle hububat (buğday ve türevi), bakliyat, soğan, patates, yağlı tohumlar ve şeker olmak üzere 5 üründe strateji kurmak gerektiği önerisini paylaştı.

“SİSTEM YOKSA SONUÇ DA YOK”

TÜBİTAK-MAM Gıda Grubu temsilcisi Dr. İbrahim Sani Özdemir, gıda kayıplarının önlenmesinde sistemsel yaklaşımın çok önemli olduğunu söyledi. Sistem dahilinde geliştirilmeyen çözümlerin okyanusta bir damla olduğunu ve çabalarının karşılıksız kaldığını ifade eden Özdemir, “Sistem bütününe bakılmadığında bir etki, sonuç oluşmuyor. Sistemsel yaklaşımda aktörlerin birbirilerine sorumluluğu olması gerekiyor. Her aşamada yapılacak çok şey var” dedi.

Sürdürülebilirlik Akademisi Türkiye Direktörü Semra Sevinç, moderatörlüğünü yürüttüğü ‘Tarımda İsrafı Nasıl Önleriz?’ konulu oturumda, dünyada her yıl 1 trilyon dolarlık atık ortaya çıktığını, Türkiye’de ise her yıl 14 milyar dolar değerinde 20 milyon ton gıda atığı oluştuğu bilgisini paylaştı.

Zirve, Temel İhtiyaç Derneği’ne geçtiğimiz yıl içinde en fazla maddi (nakdi) destekte bulunan Cargill Türkiye ve en yüksek tonajda bağışı ile (ayni) destekte bulunan Danone Türkiye’ye teşekkür plaketlerinin takdimi ile sona erdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/4-gida-bankaciligi-zirvesinde-gida-guvenligi-ve-gidaya-adil-erisim-tartisildi/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye-Kırgızistan ticaret hedefini aştık https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/ https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:15:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3541 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Kırgızistan ile alınmış olan 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefini aştıklarını belirterek, “Şimdi belirlenen 5 milyar dolar ticaret hedefinin de gerçekçi olduğuna ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğinde Türkiye-Kırgızistan İş Formu gerçekleştirildi. TOBB ev sahipliğinde gerçekleşen iş formunda kamu kurum ve kuruluşları, farklı sektörlerde faaliyet gösteren iş insanlarının katılımı öngörülmekte olup, iş forumunda iki ülke arasındaki iş ve yatırım imkanlarının değerlendirildi.

“Türk müteahhitleri Kırgızistan’da 1 milyar dolar değerinde olan 93 proje gerçekleştirdi”

Burada bir konuşma gerçekleştiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerde mesafeler alındığını ancak arzu edilen seviyelerin çok çok gerisinde olunduğunu ifade ederek, “Kırgızistan’da çeşitli sektörlerde 500’e yakın Türkiye sermayeli firma faaliyet gösteriyor. Bu firmalarımız, binlerce Kırgız kardeşimize istihdam sağlıyor. Türk müteahhitleri Kırgızistan’da bugüne kadar yatırım bedeli 1 milyar dolar civarında 93 proje gerçekleştirdi. Bu projelerle firmalarımız, Kırgızistan’ın bağımsızlığından itibaren hayata geçirdiği kalkınma hamlesine destek verdiler. Türkiye olarak firmalarımızın Kırgızistan’da 1 milyar doları aşan yatırımlarından gurur duyuyoruz. İnşallah bu yeni dönemde çok daha başarılı projelere imza atacağımıza inanıyorum” açıklamasında bulundu.

“Kırgızistan ile 5 milyar dolar ticaret hedefini gerçekleştireceğimize inanıyoruz”

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un ziyaretinde sırasında alınmış olan 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefini aştıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Şimdi belirlenen 5 milyar dolar ticaret hedefinin de gerçekçi olduğuna ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz. Ticaret ve yatırım açısından pek çok imkanımız var Türkiye olarak İtalya ile Çin arasında en büyük sanayi üretim hacmine sahip ülkeyiz. Otomotiv, beyaz eşya, seramik ve konfeksiyonda Avrupa’nın ana tedarikçisiyiz. AB’nin kendi dışında, en çok otomobil ithal ettiği ülkeyiz. Avrupa birliğine 1 milyonun üzerinde araba satıyoruz. Karayolu taşımacılığında dünyada ikinciyiz. Turizmde Dünya’da en çok ziyaret edilen ilk 5 ülke arasındayız. Küresel müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın önde gelen 250 firmasından 42’si Türkiye’dendir ve bu açıdan da dünyada ikinci sırada gelmekteyiz” ifadelerine yer verdi.

“Kırgızistan’la ticaret yapılırken Çin pazarı da göz ardı edilmemelidir”

Hisarcıklıoğlu, Kırgızistan’ın dost ve kardeş bir ülke olduğu vurgusunu yaparak, ” Kırgızistan’a yapacağınız yatırımlarda, ölçek sadece Kırgızistan pazarı değildir. Kırgızistan’a yapılan yatırımlar, Avrasya Gümrük Birliği sebebiyle çok daha geniş bir coğrafyaya ulaşmak demektir. Bu da 180 milyonluk bir pazar demektir. Kırgızistan’la ticaret yapılırken Çin pazarı da göz ardı edilmemelidir. Tabii ki, orta ve uzun vadeli vizyonumuzda, mutlak surette Türk devletleri teşkilatı bünyesinde, kendi gümrük birliğimizin kurulması olmalıdır. Kırgızistan, Bağımsız Devletler Teşkilatın coğrafyasında Dünya Ticaret Örgütüne üye olan ilk ülkedir. Son 30 yılda yeniden şekillenen Avrasya siyasi haritası bizlerin işbirliği içinde hareket etmesini zorunlu kılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Dünya’nın yeni düzeni içerisinde, Kırgızistan’ın Türkiye için ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu da sözlerine ekleyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ortak dil, tarih ve kültür paydasının iki ülkeyi daha da yakın kıldığını aktardı.

“Kırgızistan gümrüklerinin modernizasyonu için de deneyimlerini aktarmak aktarmaya hazırız”

İki ülkenin yakınlığı doğrultusunda Kırgızistan’a desteklerinin devam edeceğini de vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Kırgızistan gümrüklerinin modernizasyonu için de deneyimlerini aktarmak aktarmaya hazırız. Zira TOBB olarak biz, Türkiye’nin kara gümrük kapılarını modernize ederek ihracatçılarımıza önemli maliyet avantajı sağladık. Aynı şeyi burada da yapmaya hazırız. Lojistik alanında da ciddi işbirliği fırsatları vardır. İkili ticaretin artması için taşıma maliyetlerinin azaltılması lazım. Karayoluna alternatif ulaştırma imkanları geliştirilmeli ve bu çerçevede İpek Yolunun canlandırılması yeniden önem kazanmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Orta Kuşağın kendileri için öncelikli tercih olduğunu da ifade eden Hisarcıklıoğlu, Hazar denizi, Karadeniz ve Akdeniz birbirine bağlanacağını, Türkiye’nin de küresel ekonomiye daha güçlü bir şekilde entegre olacağını söyledi. Diğer bir işbirliği alanı da Kırgızistan’da bulunan zengin su kaynaklarından elektrik üretimi olduğunu sözlerine ekleyen Hisarcıklıoğlu, Gerekli yatırım şartları tesis edildikten sonra, Kırgızistan’ın hidroelektrik potansiyelinin ekonomiye kazandırılması için ortak projeler geliştirebileceklerini ifade etti.

Program, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kırgız Cumhuriyeti Kırgız Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanı Akylbek Japarov’un konuşmalarıyla devam etti. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-kirgizistan-ticaret-hedefini-astik/feed/ 0
İZMİR’de Yüksek Kar Vaadiyle Dolandırıcılık Operasyonu https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-yuksek-kar-vaadiyle-dolandiricilik-operasyonu/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-yuksek-kar-vaadiyle-dolandiricilik-operasyonu/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:27:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3478 İZMİR’de yüksek kar vaadiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan haklarında gözaltı kararı verilen holding sahibi Sedat Ocakcı (34) ve eşi Seçilay Ocakcı’nın (30) da aralarında bulunduğu 28 şüphelinin emniyetteki  işlemleri sürüyor. Gözaltına alınan şüpheliler arasında holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız’ın genel müdür yardımcılığı görevini yürüten emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan’ın da olduğu ortaya çıktı.

Dünyanın ilk şehir tokeni olan İzmir Token’i halka arz eden Barış Turgut’la yaptığı protokol sonucu, 15 milyonluk yatırım yaparak gündeme gelen Ocakcı Holding’de, iddiaya göre; holdingin sahibi Sedat Ocakcı’nın yeğeni siber güvenlik uzmanı Salih Han, kuruma ait 2,5 milyar liralık soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtı. Yüksek kar vaadiyle paralarını verenler, dolandırıldıkları iddiasıyla polise şikayetçi olmaya başladı. Şüphelilerin, satışını yaptıkları token ile kripto piyasalarında para kazandıracaklarını vaat ettiği, ayrıca dron fabrikası kurarak da yine kar sözü verdikleri öğrenildi. Şüphelilerin 2 bin 500 kişiden yaklaşık 2,5 milyar TL para topladıkları öne sürüldü. Şu an 30 mağdurun şikayetçi olarak polise başvurduğu ortaya çıktı. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı, dolandırıcılık iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Savcılığın talimatıyla dün sabah harekete geçen İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, haklarında gözaltı kararı çıkartılan aralarında Ocakcı Holding sahibi Sedat Ocakcı, eşi Seçilay Ocakcı’nın da bulunduğu 30 kişiye yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi. Ocakcı Holding ve bağlı işletmelerinde arama yapıldı.

SEDAT OCAKCI, TSK’DAN İHRAÇ EDİLMİŞ

Ocakcı çifti, İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin desteği ile Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Adana’da saklandıkları kiralık evde yakalandı. Ocakcı çifti ile 1’i yardım ve yataklık suçundan olmak üzere toplam 28 kişi gözaltına alındı. Hakkında gözaltı kararı bulunan 3 kişinin arandığı bildirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen olarak görev yapan Ocakcı’nın, 2017 yılında Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında önce açığa alındığı, 2 yıl sonra da ihraç edildiği de ortaya çıktı.

YURT DIŞINA ÇIKMAYA ÇALIŞMIŞ

Ocakcı çiftinin operasyon öncesi Türkiye’yi terk etmeye çalıştıkları da ortaya çıktı. 1 Ocak 2023’te Ocakcı Holding’i kurduğu belirtilen Sedat Ocakcı hakkında ilk olarak 1 Şubat 2024’te İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne şikayette bulunulduğu bildirildi. Şikayetin ardından Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine mahkemece Ocakcı hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirildiği kaydedildi. Ocakcı’nın 2 Ocak’ta Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan eşiyle yurt dışına gitmeye çalıştığı ancak hakkında yurt dışı çıkış yasağını öğrenince Adana’ya geçip, eşyalı kiralık ev tuttuğu belirtildi. Sedat Ocakcı’nın Adana’ya gitmesindeki amacının, buradan da yasa dışı yollardan Kıbrıs’a gitmek olduğu öğrenildi. Ocakcı Holding bünyesinde 10 şirketin bulunduğu bildirildi.

LÜKS HAYATLARI KAMERADA

Öte yandan Sedat Ocakcı’nın paylaştığı bir videoda, lüks yaşamlarını gözler önüne serdi. Holdingin bahçesinde eşi ile yürüyen Ocakcı’nın, iki büyük hediye paketinin kurdelesini eşine açtırdığı, eşinin ‘İnanmıyorum’ diyerek şaşkınlık yaşadığı, açılan paketlerde lüks spor arabaların ortaya çıktığı görüldü. Biri siyah, diğeri kırmızı renkteki iki otomobili gören eşinin, Sedat Ocakcı’ya sarıldığı da video görüntülerinde yer alıyor.

DRON İMALAT YAPACAKLARDI

Öte yandan şüphelilerin polisteki işlemleri sürüyor. Gözaltına alınan şüphelilerden birinin emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan olduğu ortaya çıktı. Yüksek Askeri Şura Toplantısı’nda alınan kararla, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Tuğgeneral Alkan’ın, 30 Ağustos 2022’de emekli edildiği öğrenildi. Alkan’ın, emekli olduktan sonra holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız’ın genel müdür yardımcılığı görevini yürüttüğü kaydedildi. Şirkete, 15 Temmuz 2023’te, Yozgat Bozok Organize Sanayi Bölgesi Yatırım Alanı’nda yer tesis edildiği öğrenildi. Dron imalatı üzerine fabrika kuracağını beyan eden şirket yetkililerinin, bu alanda 3-4 ay kadar hafriyat alım çalışması yaptığı ancak ‘Bozok Organize Sanayi Meta Yıldız Dron Fabrikası Meta Yıldız Bilişim Teknolojileri Dış Ticaret Sanayi Anonim Şirketi ibarelerinin’ yazılı tabelanın dışında alanda başka hiçbir icraat gerçekleştirmediklerinin otaya çıktığı belirtildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-yuksek-kar-vaadiyle-dolandiricilik-operasyonu/feed/ 0
TCMB Başkanı Karahan, Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı’nda konuştu: (2) https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-baskani-karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisinda-konustu-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-baskani-karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisinda-konustu-2/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:24:32 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3475 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, enflasyon hedefiyle uyumlu seviyeye gerileyene kadar parasal sıkılığı korumakta kararlı olduklarını belirterek, “Enflasyon görünümünde herhangi bir bozulmaya izin vermeyeceğiz.” dedi.

Karahan, yılın ilk enflasyon raporunun tanıtımı amacıyla Merkez Bankası İdare Merkezi’nde düzenlediği bilgilendirme toplantısında, ekibiyle dezenflasyonu tesis etmeye yönelik çalışmalara kararlılıkla devam edeceklerini söyledi.

Merkez Bankasının görevinin fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğunu vurgulayan Karahan, bu amaçla Haziran 2023’te parasal sıkılaştırma sürecini başlattıklarını bildirdi.

Karahan, yapılan çalışmaları paylaşırken politikaların sonucu olarak bir önceki rapor döneminden bu yana hem reel hem finansal göstergelerin, para politikasının doğru yolda ilerlediğini teyit ettiğini dile getirdi.

Parasal sıkılığın önemine dikkati çeken Karahan, şöyle konuştu:

“Enflasyon, hedefimizle uyumlu seviyeye gerileyene kadar parasal sıkılığı korumakta kararlıyız. Enflasyon beklentilerini ve fiyatlama davranışlarını yakından takip ediyoruz. Enflasyon görünümünde herhangi bir bozulmaya izin vermeyeceğiz. Uyguladığımız politikalar, etkisini göstermeye başlamakla beraber, kalıcı fiyat istikrarına ulaşana kadar politika duruşumuzu sürdürerek enflasyonu tahmin ettiğimiz patikaya düşürecek ve orta vadede ekonomimizi kalıcı fiyat istikrarına ulaştıracağız.”

“Faiz indirimlerinin zamanlaması ve hızı önem kazanmıştır”

Küresel çapta sıkı para politikaları ve kısıtlayıcı finansal koşulların büyümeyi baskılayıcı etkisinin geçen yılın ortasından itibaren etkisinin belirginleştiğini vurgulayan Karahan, ihracatla ağırlıklandırılan küresel büyümenin, kademeli gerilemeyi takiben son çeyrekte önceki rapor dönemine göre yatay seyrettiğini anlattı.

Karahan, küresel ekonomideki gelişmelere ilişkin de değerlendirmede bulundu.

Küresel büyüme görünümü ve kompozisyonunun, jeopolitik riskler, finansal koşullar ve arz yönlü faktörlerin emtia fiyatları üzerinde belirleyici olduğuna işaret eden Karahan, önceki rapor döneminden bu yana enerji hariç emtia fiyatlarının sınırlı gerilemesini sürdürdüğünü bildirdi.

Karahan, bu dönemde doğal gaz fiyatları başta olmak üzere enerji ve emtia fiyatlarının düştüğüne dikkati çekerek, petrol fiyatlarının, önceki rapor döneminden bu yana belirgin şekilde gerilerken kısa vadede yüksek oynaklık sergilemeyi sürdürdüğünü dile getirdi.

Bu görünüm altında küresel enflasyondaki düşüş eğiliminin yılın son çeyreğinde enerji fiyatlarının katkısıyla hızlandığını belirten Karahan, şu ifadeleri kullandı:

“Birçok ekonomide çekirdek enflasyon da son aylarda gerilemektedir. Bununla birlikte enflasyon, küresel düzeyde hedeflerin üzerinde seyretmektedir. Riskler devam etmekle birlikte enflasyonun yıl içinde gerilemeyi sürdürmesi beklenmektedir. Bu enflasyon görünümü altında gelişmiş ülke merkez bankaları, politika faizlerinin mevcut seviyesini enflasyon hedefleri için yeterli gördüklerini belirtmektedir. Önümüzdeki dönemde faiz indirimlerinin zamanlaması ve hızı önem kazanmıştır.”

Gelişmekte olan ülkelerin bir kısmında enflasyon görünümündeki iyileşmeyle faiz indirim süreçlerinin devam ettiğini vurgulayan Karahan, önceki rapor dönemine kıyasla gelişmiş ülke merkez bankalarının, politika faizlerini daha erken indireceğine yönelik piyasa beklentilerinin arttığını söyledi.

Karahan, enflasyonist riskler dikkate alındığında, merkez bankalarının indirim süreçlerini kademeli şekilde sürdüreceklerinin ve küresel ölçekte parasal sıkılığın korunacağının değerlendirildiğini ifade ederek geçen yılın son çeyreğinde küresel risk iştahının belirgin toparlandığını ve gelişmekte olan ülke piyasalarına portföy girişlerinin arttığını, yılbaşından itibaren ise gelişmiş ülke merkez bankalarının, faiz indirimlerine daha ihtiyatla yaklaşan sözlü yönlendirmeleri sonucunda portföy girişlerinin yavaşladığını anlattı.

“Akaryakıt fiyatlarındaki artışın dolaylı etkileri sürüyor”

Karahan, 2023’ün son çeyreğinde enflasyonun önceki rapor tahminleriyle tutarlı seyrettiğini ve yıl sonunda yüzde 64,8 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, yıllık enflasyonun, bu yılın ilk yarısına kadar artmasını beklediklerini tekrarladı.

2023’ün son çeyreğinde parasal sıkılaştırmanın etkileriyle fiyatlama davranışlarında ve enflasyonun ana eğiliminde gerçekleşen iyileşmeye bağlı olarak, enflasyon 3,3 puanla sınırlı arttığına işaret eden Karahan, artışın önemli kısmı olan 2,4 puanın doğal gazda 25 metreküp bedelsiz kullanım sınırının aşılmasından kaynaklandığını bildirdi.

Karahan, bu dönemde, enflasyon üzerinde, bir önceki çeyrekte akaryakıt fiyatlarındaki artışın dolaylı etkileri sürerken parasal sıkılaştırmayla talep koşullarının enflasyonu 1 puan civarında aşağı çektiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Yüksek ve oynak seyreden enflasyon, emtia fiyatlarının 2022 sonrasında düşüşe geçmesinin ardından 2023’te giderek daha fazla talep kaynaklı hale gelmiştir. Ancak sıkılaştırma adımlarımızla talepte dengelenme süreci başlamıştır. Perakende satış hacminin büyümesi, 2023’ün ikinci yarısında belirgin şekilde yavaşlamış, kasım itibarıyla çeyreklik bazda negatife dönmüştür. Politikalarımız, talepteki aşırılığın giderilmesinde başarılı olmakla birlikte, perakende satışların mevcut seviyesinin halen dirençli olduğunu değerlendiriyoruz. Yurt içi talebin dezenflasyon sürecini sürükleyici yönde hareket etmesini sağlamak için parasal duruşumuzu korumakta kararlıyız.”

Karahan, talepteki aşırılığın 2023’ün ilk yarısında artan ithalat yoluyla dış ticaret dengesine de olumsuz yansıdığına dikkati çekerek, iç talepteki dengelenmeyi takiben son dönemde ithalat eğiliminin zayıfladığını bildirdi.

Geçen yılın ilk yarısında bir önceki yarıya kıyasla yüzde 8,5 artan altın ithalatının, yılın ikinci yarısında yüzde 18,6 azaldığını vurgulayan Karahan, tüketim malları ithalatındaki artış eğiliminin, aynı dönemde belirgin zayıfladığını, mücevher hariç dayanıklı tüketim malı ithalatının gerilediğini, otomobil ithalatı artışının da hız kestiğini anlattı.

Ocak ayına ilişkin geçici verilerin, hem toplam hem de altın ve enerji hariç bakıldığında, dış ticaret dengesindeki iyileşme eğiliminin devamına işaret ettiğini kaydeden Karahan, 2023’ün ilk çeyreğinde altın ve tüketim malları ithalatındaki artışın, cari açığın gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 5,7 seviyesine ulaşmasına neden olduğunu dile getirdi.

“2024’te cari dengede iyileşme sürecinin devamını öngörüyoruz”

2023 sonu itibarıyla cari açığın, milli gelire oranla yüzde 4 civarına gerilediğini tahmin ettiklerini belirten Karahan, “Bu dönemlerde, talebin zayıflamasıyla ve beklentilerin iyileşmesiyle birlikte, cari dengede düzelme gerçekleşmiştir. Mevcut parasal sıkılaştırma süreci de öncekilere benzer şekilde, başta altın ve dayanıklı tüketim malı olmak üzere, ithalat kanalıyla cari dengeye katkıda bulunmaya başlamıştır. 2024’te parasal aktarımın gecikmeli etkilerinin devreye girmesiyle, yurt içi talepte dengelenmeyle, cari dengede iyileşme sürecinin devamını öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Finansal koşullardaki sıkılaşma ve iç talepteki dengelenmenin mal ve hizmet gruplarında fiyatlama davranışlarına olumlu yönde yansımalarının olduğunu aktaran Karahan, finansal koşullardan görece daha hızlı etkilenen dayanıklı tüketim malları sektöründe, özellikle otomobil, beyaz eşya, mobilya ve ev aletlerinde fiyat artışlarının yavaşladığını bildirdi.

Karahan, dayanıklı mal enflasyonunun üç aylık ortalamalara göre Ağustos 2023’teki yüzde 9 seviyesinden Aralık 2023 itibarıyla yüzde 1,3’e gerilediğini söyledi.

Özellikle otomotiv ve beyaz eşyada talebi yeniden canlandırmak amacıyla yapılan fiyat indirimlerinin etkili olduğunu vurgulayan Karahan, hizmet enflasyonu eğiliminde de son çeyrekte yavaşlama kaydedilirken katılığın sürdüğünü ifade etti.

Karahan, parasal sıkılaştırmanın, kısa vadede, mal enflasyonu üzerinde daha etkili olduğuna dikkati çekerek, hizmet enflasyonunun, düzenlemeye tabi yönetilen kalemler ile eğitim ve sağlık hizmetleri ve kira gibi geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi güçlü kalemler sebebiyle önemli atalet sergilendiğini, bu kalemlerin, şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun süreye yayılmasına neden olduğunu anlattı.

Ücret ve fiyat güncellemeleri ile sözleşme yenilemelerinde önemli bir ay olan ocakta, hizmet fiyatlarında yüksek oranlı artışların gözlendiğine işaret eden Karahan, hizmet enflasyonundaki katılığın önemli bileşeninin kiralar olduğunu, bu bağlamda konut piyasasının önem arz ettiğini, buradaki gelişmelerin öncü gösterge olarak yakından takip edildiğini sözlerine ekledi.

(Sürecek)

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-baskani-karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı: ‘Yahudi iş adamları ile yapılan ticareti etik bulmuyoruz’ https://www.kanal7haber.com.tr/musiad-genel-baskani-mahmut-asmali-yahudi-is-adamlari-ile-yapilan-ticareti-etik-bulmuyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/musiad-genel-baskani-mahmut-asmali-yahudi-is-adamlari-ile-yapilan-ticareti-etik-bulmuyoruz/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:00:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3460 Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, “üyelerinin İsrail devletiyle 7 Ekim’den bu yana ticaretini artırdıklarına ve orada bu zulüm yaşanırken para peşinde koştuklarına” dair iddialara ilişkin, “Filistinli tüccarlar orada iş yapmaya, oradaki halkın ihtiyaçlarını gidermeye devam ediyor. Oraya yapılan her ihracat Yahudi iş adamları ile yapılıyor anlamına gelmez. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin davası bizim kırmızı çizgimizdir, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.” dedi.

Mahmut Asmalı, Genç MÜSİAD tarafından “Global Harmony” temasıyla düzenlenen 8. Uluslararası Genç İş Adamları Kongresi’nde (UGiK) yaptığı konuşmada, iki yılda bir düzenlenen kongrenin, 2008’den bu yana çok istikrarlı bir şekilde gerçekleştirildiğini kaydederek, kongrenin Türkiye’nin en önemli etkinliklerinin başında geldiğini söyledi.

Yerli ve yabancı akademisyenler ile çok değerli iş insanlarının tecrübelerini paylaştığı kongrenin; gençlere, üniversite öğrencilerine, aile şirketlerinin yeni nesil üyelerine ve iş dünyasında yola yeni çıkmış girişimcilere de rehberlik etmeyi amaçladığını anlatan Asmalı, üzerinden 1 yıl geçen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenleri ve yakınlarını andı.

Asmalı, “2023 yılı, böylesine büyük bir acıyla boynumuzu büktü. Yıl boyu kederliydik, hüzünlüydük ama hiç durmadan çalışmaya, gayret etmeye ve depremzede insanlarımızın ihtiyaçlarına gücümüz nispetinde yardımcı olmaya çabaladık. Bu çabalardan birisi de dün Kızılay ile birlikte gerçekleştirdiğimiz kütüphane ve mescit açılışlarımızdı. Aynı şekilde, bölgede bir sağlık ocağının temelini atıp, onu da inşallah çok kısa zamanda bölge insanının hizmetine sunmuş olacağız.” diye konuştu.

“Yahudi iş adamları ile yapılan ticareti etik bulmuyoruz”

Mahmut Asmalı, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarından bahsederek, kısa süre önce MÜSİAD ve Kızılay işbirliğiyle İsrail terörüne karşı direnen Filistinliler için Gıda Kolisi Yardım Kampanyası düzenlediklerini, zulüm gören Müslümanlara biraz da olsa destek olmanın herkesin boynunun borcu olduğunu ifade etti.

MÜSİAD olarak, Türkiye’de ve Filistin başta olmak üzere Müslüman dünyasında imkanları ölçüsünde çeşitli yardım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Asmalı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fakat son zamanlarda görüyoruz ki yaptığımız tüm yardımları veya kampanyaları karalama yönünde birtakım çabalar var. Dolayısıyla, MÜSİAD ve üyelerini töhmet altında bırakan çeşitli söylemler ortaya çıkıyor. ‘Üyelerimizin İsrail devletiyle 7 Ekim’den bu yana ticaretini artırdıklarına ve orada bu zulüm yaşanırken para peşinde koştuklarına’ dair iddialar var. Filistin’de 10 milyona yakın, Yahudi işgali altında yaşayan Filistinli kardeşlerimiz var, dolayısıyla oradaki bütün yardım gemileri, ihtiyaçlar tamamen Filistin’in kontrolünde bölgeye giriyor, Filistinli tüccarlar orada iş yapmaya, oradaki halkın ihtiyaçlarını gidermeye devam ediyor. Oraya yapılan her ihracat Yahudi iş adamları ile yapılıyor anlamına gelmez. Bunun yanında bizler MÜSİAD olarak Yahudi iş adamları ile yapılan ticareti etik bulmadığımızı, bunu yapan iş adamlarımız varsa bunlara katılmadığımızı bir kez daha ifade ediyorum. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin davası bizim kırmızı çizgimizdir, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ülkemizdeki samimi ve iyi niyetli gençleri Filistin davasına sahip çıkmaya teşvik ediyor, bu yolda destekliyoruz. “

“Genç MÜSİAD, aynı zamanda MÜSİAD’ımızın geleceğinin de teminatıdır”

Genel Başkan Asmalı, MÜSİAD’ın geleceğinin teminatı olan Genç MÜSİAD’ın, kurulduğu 2002 yılından bugüne dek yaptığı çalışmalarla, düzenlediği etkinliklerle ve kapsamlı faaliyetlerle her zaman vizyoner bir bakışa sahip olduğunu anlattı.

Bugün 8’incisi yapılan Uluslararası Genç İş İnsanları Kongresi’nin de bu öncü ve vizyoner adımların en güçlülerinden olduğunu dile getiren Asmalı, şunları kaydetti:

“Bu yıl, ‘Küresel Uyum’ temasıyla iş insanlarını, girişimcileri ve karar vericileri bir araya getiren kongremiz, inşallah ilerleyen dönemlerdeki iş yapış biçimlerimizi de etkileyecek ve bizleri işbirliği, uyum ve istişare zemininde bir araya getirecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde hazırlanan ‘Türkiye Yüzyılı’ başlıklı yol haritamız, eğitimden ticarete, bilimden spora kadar her alanda, manevi değerlerine bağlı, ne istediğini bilen, azimli ve çalışkan gençlerimize de yol gösterecektir. ve ben inanıyorum ki Genç MÜSİAD’ımız, bu vizyonla son derece uyumlu, etki değeri yüksek, öncü çalışmalar yapmaya devam edecektir. Genç MÜSİAD’ın bu dönem başlattığı Ticari Diplomasi Atölyesi de takdire şayan bir proje olarak dikkatimizi çekiyor. Adeta bir girişimcilik merkezi gibi çalışan Genç MÜSİAD’ımız sektöre yeni ticari diplomasi uzmanları katmak için beşeri sermayeye katkıda bulunacak kaliteli çalışmalar yapıyor.”

Mahmut Asmalı, bu vizyonla düzenlenen UGİK’in “Türkiye Yüzyılı” vizyonu için görev alacak gençleri şimdiden hazırlamayı hedeflediğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“MÜSİAD, ana kadememiz ve gençlerimizle birlikte, bu büyük Türkiye yürüyüşü için, büyük dava yürüyüşümüz için şimdiden kollarını sıvıyor ve kendi yolunu açıyor. Çünkü bildiğiniz gibi, bizim davamız, ülkemizi ve milletimizi ihya etme davası. Bizim davamız, ülkemiz için bir olma, birlik olma ve beraber olma davası. Bizim davamız, kutlu bir davadır ve Hakkın rızasını kazanmaktır tek gayemiz. Bu davaya omuz veren, destek olan her bir MÜSİAD sevdalısı, aynı zamanda ülkemizin ve ümmetimizin kalkınmasına ve gelişmesine de büyük destek vermektedir. MÜSİAD bugünlere inançla, dava aşkıyla ve sabırla geldi. Allah’ın izniyle geleceği de çok çalışarak, azimle ve kararlılıkla birlikte şekillendireceğiz. Bir ve birlikte olarak kardan aydınlık gelecekler için çalışacağız.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/musiad-genel-baskani-mahmut-asmali-yahudi-is-adamlari-ile-yapilan-ticareti-etik-bulmuyoruz/feed/ 0
Türkiye’nin Kedi Köpek Maması İhracatı 10 Yılda 122 Milyon Dolara Ulaştı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-kedi-kopek-mamasi-ihracati-10-yilda-122-milyon-dolara-ulasti/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-kedi-kopek-mamasi-ihracati-10-yilda-122-milyon-dolara-ulasti/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:33:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3448 Türkiye’nin 2014 yılında 4,5 milyon dolar olan kedi köpek maması ihracatı, geçen 10 yılda gösterdiği hızlı ivmeyle 122 milyon dolara ulaştı.

İhracattaki artış, yeni yatırımlar ile mevcut tesislerdeki kapasite artırımını beraberinde getirdi. Kedi köpek maması ihracatının yarıdan fazlasının yapıldığı Ege Bölgesi’nde bu yıl 4-5 yeni üretim tesisinin devreye girmesi, bazı firmaların da yeni yatırımlarla kapasite artırımına gitmesi planlanıyor.

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) verilerinden derlenen bilgiye göre, sevimli dostların mama ihracatı son 5 yılda katlandı. Sektörün ihracatı 2018’de 8 milyon, 2019’da 16 milyon, 2020’de 30 milyon dolara çıktı.

Artış geçen yıl da devam etti, ihracat önceki yıla göre yüzde 38’lik artışla 122 milyon dolara yükseldi. Böylece kedi köpek maması ihracatı 10 yıl içerisinde 27 kat arttı.

İhracatın yüzde 60’ı EİB kanalıyla gerçekleşti. EİB’nin 10 yıldır kesintisiz artan ihracatı 1 milyon dolar seviyesinden 74 milyon dolara çıktı.

En fazla ihracat yapılan ülkeler Malezya, İsrail, Irak, ABD ve İngiltere oldu.

Üretim ve ihracat üssü Ege

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, AA muhabirine, ülkenin ihracatının yüzde 60’ının bölgeden yapıldığını söyledi.

Birliğin bu yıl için 150 milyon dolar ihracat hedefi koyduğunu belirten Öztürk, “Yeni yatırımları da gördükçe bunu da aşmak için, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda önlerini açmak için elimizden geleni yapacağız.” dedi.

Öztürk, üretimde özellikle Manisa, Muğla ve Balıkesir’de kümelenme olduğunu kaydederek, “Önümüzdeki 5 yıl içinde bu sektörü 500 milyon dolar seviyelerine kadar arttırmayı düşünüyoruz. 4 milyon dolar seviyelerinden 120 milyon dolarlara geldik. Ama henüz alacak çok yolumuz var. Dünyadaki pazar 10 milyarlarca dolar diyebiliriz. Sektördeki yeni yatırımlarla beraber ihracatın daha da çok artacağını düşünüyoruz.” diye konuştu.

Sektörün yatırımcıların ilgisini çektiğini ifade eden Öztürk, bu yıl 4-5 firmanın yeni yatırımlarla üretime başlamasının planlandığını aktardı. Öztürk, yerli üretimle pazardaki ithal ürün oranının da azaldığını dile getirerek, sektöre ciddi yatırımların yapıldığını ve yatırımların devam ettiğini söyledi.

Mevcut tesisler kapasite artırıyor

Salihli ilçesinde üretim yapan Lider Group’un Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Oktay Diker de 2009 yılında yıllık 35 bin ton üretimle faaliyete başladıklarını, yıllar içinde tesisi büyüterek yıllık 220 bin ton üretim miktarına ulaştıklarını ifade etti.

Diker, üretimlerinin yüzde 35’inin ihracata gittiğini anlatarak, şöyle konuştu:

“4 kıtada 70’ten fazla ülkeye ihracatımız mevcut. Önümüzdeki yıllarda hem kapasite artışı hem de ürün çeşitlendirmesiyle, yaş mama anlamında da bir yatırımımız var, yeni pazarlar elde etmek üzere hedeflerimizi oluşturduk. Kuru mama tarafında yatırımımızla 60 bin tonluk bir ilave tesis yatırımı yapıyoruz. Onunla birlikte de kapasitemiz artmış olacak. Artışın temel nedeni hayvan sahiplenme oranlarının dünya üzerinde özellikle pandemiyle ciddi anlamda artması. O dönemde gelen talepleri hazırlığımız çerçevesinde karşıladık. ve gittikçe de bu yaşam tarzlarının farklılaşması, gelir yükselmesiyle birlikte mamadaki ihtiyaç artıyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-kedi-kopek-mamasi-ihracati-10-yilda-122-milyon-dolara-ulasti/feed/ 0
Antalya Toptancı Hali’nde Sebze ve Meyve Miktarı Düşüş Gösterdi https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-toptanci-halinde-sebze-ve-meyve-miktari-dusus-gosterdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-toptanci-halinde-sebze-ve-meyve-miktari-dusus-gosterdi/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:15:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3433

ANTALYA Toptancı Hali’ne 2023 yılında giriş yapan sebze ve meyve miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 36’lık düşüşle 536 bin 918 tona geriledi. Düşüşe, ‘kayıt dışı alışveriş’in sebep olduğunu söyleyen Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Hasan Yılmaz, “Kayıt dışı tüccarlar, direkt olarak üreticiyle görüşerek ürünü tarladan satın alıyor. Devlet de vergi kaybı yaşıyor” dedi.

Turizm kenti Antalya, örtü altı üretimin de merkezi olarak biliniyor. Kentte hem yüksek rakımlı yaylalarda hem de kıyıya yakın yerlerdeki seralarda üretilen sebze ve meyveler, iç piyasaya sunuluyor ve ihraç ediliyor. İhraç ürünleri arasında, domates yüzde 50’ye yakın oranla büyük yer tutarken, biber grubu, patlıcan ve diğer ürünler de ihraç edilen sebzeler arasında yer alıyor. Ürünlerin sevkiyatı tır ve uçak kargolarla sağlanıyor. Üretici, hasadını yaptığı meyve ve sebzeleri, fiyatların belirlendiği toptancı haline getiriyor. Kamyonetlere kasalarla yüklenen ürünler halde günlük olarak arz ve talebe göre fiyatlandırılıyor. Komisyoncuların aldığı ürünler tüccarlara satılıp hem iç piyasaya sunuluyor hem de ihraç ediliyor.

HALE GETİRİLEN ÜRÜNÜN TONAJINDA DÜŞÜŞ VAR

Antalya Toptancı Hali’nde 2019 yılından bu yana yıllık olarak kazanç artışa geçse de getirilen ürünün tonajı düşüş eğilimine girdi. 2019 yılında 852 bin 151 ton olan sebze ve meyve girişi 2020’de 838 bin 470 tona geriledi. Hale giren sebze ve meyve miktarı 2019-2023 yılları arasında yalnızca 2021’de artış gösterdi. 2021’de 915 bin 16 tonluk ürün girişi olurken, 2022’de ise ürün miktarı yeniden düşüşe geçip 845 bin 307 ton şeklinde gerçekleşti. Bu rakam da yüzde 36’lık gerilemeyle, geçen sene son yılların en düşük rakamı olan 536 bin 918 ton olarak kayıtlara geçti.

DÜŞÜŞ NEDENİ

Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Hasan Yılmaz, yüzde 36-40 arasındaki düşüşün hal dışında gerçekleşen kayıt dışılıktan kaynaklandığını söyledi. Normal şartlarda üreticinin hasat sonrası ürününü toptancı haline getirip buradaki komisyoncular ve tüccarlar üzerinden piyasaya sürdüğünü ve tüm bu işlemlerin resmi kayıtlara işlendiğini belirten Yılmaz, “Ancak bazı kayıt dışı tüccarlar direkt olarak üretici ile görüşerek ürünü tarladan satın alıyor. 20 liralık belge düzenleyip 2 liradan üreticiden alıp İstanbul başta olmak üzere hem iç piyasaya hem de yurt dışına ürün sevk ediyor. Bu durumda 20 liralık ürününü tarlada direkt olarak 2 liradan satan çiftçi de kaybediyor. Devlet de vergi kaybı yaşıyor. Bu oran özellikle geçen sene yüzde 36’yı buldu” dedi.

Kayıt dışılık nedeniyle ürünün hem fiyat hem de üretim yeri izinin sürülemediğini anlatan Yılmaz, bu durumun halde vergisini veren ve her türlü işlemleri kayıt altında tutmak zorunda olan esnafa zarar verdiğini söyledi.

‘KAYIT DIŞI YAPANLAR HERKESE ZARAR VERİYOR’

Halde komisyonculuk yapan Hüseyin Demir de kayıt dışılıktan dert yandı. Çalışan personelinden satın alıp tüccara pazarladığı her türlü sebze ve meyveyi kayıt altına alıp, hesabını devlete verdiğini anlatan Demir, “Vergi kaçakçılığı yapma imkanımız zaten yok. Her şeyimiz kayıt altında. Ancak kayıt dışı bu işi hal dışında yapanlar, herkese zarar veriyor. Bunların bir an önce kontrol altına alınması gerekiyor” diye konuştu.

‘TOPTANCI HALİ’NDE GÜNCEL FİYATLAR

Diğer yandan Antalya’da ara dikim dönemine girildiği için semt pazarlarında bir miktar fiyat artışı bekleniyor. Antalya Toptancı Hali’ndeki ürünlerin güncel kilogram fiyatları ise şöyle:

“Domates 22 lira, kokteyl domates 34 lira, sivri biber 34 lira, kıl sivri biber 50 lira, kılçık sivri biber 70 lira, çarliston biber 28 lira, dolmalık biber 33 lira, üç burun köy biberi 43 lira, kapya biber 30 lira, patlıcan 35 lira, kabak 27 lira, salatalık 36 lira, silor salatalık 50 lira, Kaliforniya biber 60 lira.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-toptanci-halinde-sebze-ve-meyve-miktari-dusus-gosterdi/feed/ 0
Bursa AFSİAD, Afyonkarahisarlı iş insanlarını bir araya getiriyor https://www.kanal7haber.com.tr/bursa-afsiad-afyonkarahisarli-is-insanlarini-bir-araya-getiriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/bursa-afsiad-afyonkarahisarli-is-insanlarini-bir-araya-getiriyor/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:09:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3427 Bursa’da yaşayan Afyonkarahisarlı iş insanlarını tek bir çatı altında toplamak amacıyla 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda kurulan Bursa AFSİAD’ın ilk üyeleri, rozetlerini taktı.

Bursa’da yaşayan Afyonkarahisarlı iş insanları ve sanayiciler, 30 Ağustos 2023 günü Bursa Afyonkarahisarlı Sanayiciler ve İş Adamları Derneği’ni (AFSİAD)kurdu. Afyonkarahisar ve Türkiye için özel bir anlam taşıyan Zafer Bayramı’nda kurulan dernek kısa sürede 50’yi aşkın üyeyi bir araya getirdi. Bursa ve Afyonkarahisar arasında ticaret ve kültürel birlikteliği sağlamayı hedefleyen AFSİAD’ın ilk üyeleri gerçekleştirilen bir yemek organizasyonu ile rozetlerini taktı.

Programda konuşan Bursa AFSİAD Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı İlker Duran, “İçinde bulunduğumuz dünyada, global ölçekte ekonomik bir savaşın olduğunu görüyoruz. Böyle bir ortamda Afyonkarahisarlıların da herkesten fazla devletinin yanında olması gerektiğini düşündük ve Bursa AFSİAD’ı kurmaya karar verdik. Birbirinden kıymetli 9 iş insanımızın bulunduğu kurucular kurulumuzu oluşturduk. Afyonkarahisar ve Türkiye için çok büyük anlam taşıyan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 101’inci yıldönümünde Bursa AFSİAD olarak başvurumuzu yaptık ve derneğimizi kurduk” şeklinde konuştu.

“Her türlü çalışmayı ortak akılla yürüteceğiz”

İki şehir arasında ticari ve kültürel projeler üreterek Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten Duran, hiçbir sorumluluktan kaçmayacaklarını söyledi. Dernek çatısı altında yapılan her çalışmayı ortak akılla yürüteceklerini kaydeden Duran, “Bursa’da Yaşayan Afyonkarahisarlı iş insanı hemşehrilerimizi dernek çatısı altında bir araya getirerek, işbirliklerimizi güçlendirmek ve hem iki şehrin hem de dolayısıyla ülkemizin ekonomisine daha fazla katkıda bulunmak amacıyla bu yola çıktık. Ulusal kurtuluş mücadelemizin mihenk taşları olan iki şehrimizi bir araya getirecek ticari, sosyal, kültürel projeler hazırlayarak, işbirliklerini her alanda artırmayı planlıyoruz. Her türlü çalışmayı ortak akılla yürüteceğiz. Üretken, çalışkan Afyonkarahisarlı iş insanlarımızın Bursa’da ve Afyonkarahisar’da oluşturdukları katma değeri mümkün olan en üst seviyeye çıkaracak projeler üretmeyi hedefliyoruz. Dernek olarak hem ata topraklarımıza, hem de ailemizle birlikte memleketimiz olarak kabul ettiğimiz Bursa’mıza hizmet edeceğimiz için son derece heyecanlıyız. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Yönetim kurulumuzdaki her bir arkadaşım, tecrübe birikimlerini ve enerjilerini iki şehrimiz için de harcamak için büyük fedakarlık ve gayret gösteriyor. Afyonkarahisar’ın yatırım avantajlarını ve insanımızın çalışkanlığını, Bursa’nın son dönemde ivme kazanan yüksek teknoloji hamlesiyle buluşturmamız bölgemizin menfaatine olacaktır. Ayrıca iki kültürün ortak yönlerini daha fazla ortaya çıkarıp, bu birliktelikten doğacak sinerjiyi üretimde buluşturma amacındayız. Sizlerden aldığımız güçle 5 ay gibi kısa bir sürede üye sayımızı 50’ye çıkardık. Bu birlik ve beraberliğimizle Bursa iş dünyasında örnek gösterilen bir sanayici ve iş adamları olmayı başardık. Bundan sonra da el ele vererek birçok örnek projeyi hayata geçireceğimize inanıyorum” diye konuştu.

“Afyonkarahisarlı iş insanlarını bir araya getirmek istiyoruz”

Bursa’daki Afyonkarahisarlı sanayiciler arasında iletişimi kuvvetlendirmeyi istediklerini söyleyen Duran, “Bizler Bursa’da yaşayan Afyonkarahisarlı sanayici iş adamları olarak geçmişten bu yana böyle bir birliktelik sağlama noktasında bir düşüncemiz vardı. 30 Ağustos Zafer Bayramı olması hasebiyle dernek kuruluşumu gerçekleştirdik. Buradaki amacımız Bursa’da yaşayan Afyonkarahisarlı iş insanlarını bir araya getirmek, kendi içerimizde iletişimi daha geliştirmek. Aynı zamanda Bursa ile Afyonkarahisar’ın ticaret ve kültürel birlikteliliğini sağlamak için bu derneği kurduk. 5 ay gibi kısa bir süre içerisinde 50 üyemiz oldu. Bugün de ilk üyelerimizle kaynaşma anlamında bir gece tertip edelim istedik. Bugün de çok yoğun bir katılım var” dedi. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bursa-afsiad-afyonkarahisarli-is-insanlarini-bir-araya-getiriyor/feed/ 0
Türkiye İhracatta Rekor Kırdı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:24:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3403

Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, “2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

7-10 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan “İstanbul Fashion Connection Fuarı” açılış töreni gerçekleşti. Açılış törenine Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe de katıldı. Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat fuarın açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

“REKOR KIRDIK”

Konuşmasına 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek başlayan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Bu fuarın ortaya koyduğu bu muhteşem tablo, Türkiye ekonomisinin 21 yıldan bu yana nasıl güçlü temeller üzerinde ilerlediğinin ve geliştiğinin açık bir göstergesi. Türkiye olarak bunun en açık delili üretimdeki büyüme rakamlarımız. 2022 yılında yüzde 11.4, 2023 yılında yüzde 5 buçuk, inşallah bu yıl da ilk 9 ayda yüzde 4.7 büyümeyi başarmış bir ülke olarak milli gelirimizi yılın ilk 9 ayı sonunda 1 trilyon 75 milyar dolara çıkarmayı ve kişi başı milli gelirimizi de 12 bin 500 dolara çıkarmayı başardık. Bunun en önemli faktörlerinden birisi ihracattaki başarıdır. İhracatımız 2023 yılında dünya ihracatında ve ithalatındaki gerilemeye rağmen Türkiye olarak yüzde 0, 64’lük bir artışla 256 milyar dolara ulaştırdık. Bu da cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayda geçti” dedi.

“DÜNYANIN  YEDİNCİ BÜYÜK İHRACATÇISI KONUMUNDAYIZ”

Türkiye’nin ithalat ve ihracattaki başarı oranlarını paylaşan Bakan Bolat, “Tekstil ve giyim sektörü bizim için çok önemli bir yer oluşturuyor. Türkiye sanayisini ilk ateşleyen sektör tekstil sektörü olmuştur. Daha sonra hazır giyim sektörü, metal sektörü, otomotiv sektörü, makine sektörü, inşaat malzemeleri, bilişim gibi diğer sektörlere yansımalar olmuştur. Pamuk üreticisi bir ülke olmamızın verdiği avantajla tekstilde bundan yüz yıl önce başladığımız yolculukta bugün dünyada Avrupa’nın üçüncü büyük ihracatçısı, dünyanın ise yedinci büyük ihracatçısı konumuna ulaşmayı sizlerin sayesinde başardık. Hazır giyimde geçen yıl 20.6 milyar dolar ihracat, tekstilde de 12.3 milyar dolar ihracat ile toplamda yaklaşık 33 milyar dolar ihracatı bu sektörlerden elde ettik. Pamuk üreticisi olmamız, hızlı pazarlara, hedef pazarlara olan yakınlığımız, iki günde mal teslim edebilmemiz, geniş ürün yelpazemiz, hızlı teslimat, özgün tasarım ve müşterilerin beğenilerini dikkate alan ürün yelpazesi bu başarıda çok önemli bir rol oynamıştır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak yıllık bütçemizin yüzde 60’ını ihracat desteklerine tahsis ediyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz. 2024 yılı bütçemizde ihracata verdiğimiz destekleri yüzde 110 arttırdık. Bu yıl inşallah Orta Vadeli Program’da yer alan 267 milyar dolar mal, 110 milyar dolar hizmet ihracat hedeflerini başaracağız. Avrupa’nın, Avrupa Birliği’nin ana ülkelerinin ithalatı yüzde 15 civarında azaldı. Biz Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne ihracatımızı arttırabildik. Bizim dünya mal ihracatından aldığımız pay yüzde 1,02’den yüzde 1,06’ya çıktı. Hedef 2028’de yüzde 1,30. Hizmet ihracatındaki payımızı da arttırmaya devam ediyoruz. Yüzde 1,30’luk payımız var. 2028 yılında bunu yüzde 2’ye çıkaracağız” şeklinde konuştu.

“SİZLERLE BİRLİKTE GERÇEKTEN MODANIN BAŞKENTİ OLABİLİRİZ”

Programda İstanbul Valisi Davut Gül ise, “Biz sizlerle birlikte gerçekten modanın başkenti olabiliriz. Tekstilin, hazır giyimin şu üç konudan uzaklaşması lazım; kur rekabeti, enerji ve ucuz işçilik. Bunlardan kurtularak, marka değeri yüksek ürünler üreterek, dünyanın her tarafında özellikle yeşil dönüşümün avantajlarından faydalanarak, farklı farklı ürünler geliştirerek kurum ve işçilik fiyatı ne olursa olsun rekabet edebilir bir duruma gelmemiz gerekiyor. Bunu da yapabileceğinizi biliyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-ihracatta-rekor-kirdi/feed/ 0
İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:15:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3397 Türkiye’nin en kalabalık ili İstanbul’un nüfusu, 2023’te bir önceki yıla göre 252 bin 72 kişi azalarak 15 milyon 655 bin 924 kişiye geriledi. Ancak nüfustaki bu azalış megakentin kalabalığını azaltmaya yetmedi. Sanılanın aksine bu durumda bile İstanbul, nüfusu ile 131 ülkeyi geçti.

KADIN VE ERKEN ORANI NEREDEYSE AYNI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun (UNFPA) 2023 yılı verilerinden yapılan derlemeye göre, İstanbul, Türkiye’nin toplam nüfusunun yüzde 18,34’ünü barındırıyor. Kentte 7,80 milyon erkek ve 7,84 milyon kadın yaşıyor.

SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL AVRUPA’NIN DA EN KALABALIĞI

Avrupa’nın da en kalabalık şehri olan İstanbul, geçen yıl nüfusta yaşanan gerilemeye rağmen 131 ülkeden daha fazla kişiye ev sahipliği yaptı.

Portekiz ve Macaristan 10,2 milyon, Tunus 12,5 milyon, Belçika 11,7 milyon nüfus ile İstanbul’un gerisinde kalan ülkelerden bazıları oldu.

Ürdün, Yunanistan ve Azerbaycan da İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı diğer ülkeler olarak kayıtlara geçti.

Verilere göre İstanbul’un nüfus olarak geride bıraktığı bazı ülkeler şöyle:

ÜLKELER NÜFUSU (Milyon)
Gine 14,2
Ruanda 14,1
Benin 13,7
Burundi 13,2
Tunus 12,5
Bolivya 12,4
Belçika 11,7
Haiti 11,7
Dominik Cumhuriyeti 11,3
Ürdün 11,3
Küba 11,2
Güney Sudan 11,1
Honduras 10,6
İsveç 10,6
Çekya 10,5
Azerbaycan 10,4
Yunanistan 10,3
Papua Yeni Gine 10,3
Macaristan 10,2
Portekiz 10,2
Tacikistan 10,1
Belarus 9,5
Birleşik Arap Emirlikleri 9,5
İsrail 9,2
Togo 9,1
Avusturya 9,0
Sierra Leone 8,8
İsviçre 8,8
Kaynak: AA
Kullanıcı Adı

Sizin düşünceleriniz neler ?

  • 12:20 İsrail ile Hamas ateşkeste anlaştı! 45 gün sürecek, işte detaylar

    7 Ekim’deki Hamas saldırısına karşılık vermek bahanesiyle 20 binden fazla Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’de ateşkes gelişmesi yaşandı. Ülke basınına göre Başbakan Netanyahu savaş kabinesine haber vermeden Gazze’de ateşkese onay verdi. Filistinli kaynaklar da Hamas’ın Gazze’de her biri 45 gün sürecek 3 aşamalı esir takası ve ateşkes öngören planı kabul ettiğini duyurdu.

  • 12:12 Okulda dört kişiyi öldürüp yedi kişiyi yaralayan öğrencinin annesi, kasıtsız adam öldürmekten suçlu bulundu

    Oxford Lisesi’nde öğrenci olan Ethan Crumbley, 2021’de düzenlediği saldırıda 4 kişiyi öldürüp 7 kişiyi yaraladı. Anne Jennifer Crumbley, ihmalkarlıktan suçlu bulundu. Mahkeme, 9 Nisan’da cezayı belirleyecek. Ethan ise ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

  • 12:03 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Neçirvan Barzani ile görüştü

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Irak’ta resmi temasları kapsamında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Bölge Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. Görüşmede terörle mücadele ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

  • 11:55 Tartıştığı annesini av tüfeğiyle öldürdü

    Bartın’da Umut Can Alay, tartıştığı annesi Hatice Alay’ı av tüfeğiyle vurarak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan Alay’ın daha önce cinsel istismar suçundan cezaevinde olduğu ve tahliye edildiği belirtildi.

  • 11:51 Akılalmaz dolandırıcılık kamerada! Gizlice yağ boşalttıkları aracın fiyatını düşürmeye çalıştılar

    Otomobil satışlarında yaşanan dolandırıcılık hikayelerine bir yenisi daha eklendi. Dolandırıcılar anlaştıkları bir vatandaşın otomobilini almaya gittikleri sırada şahsı lafa tutarak radyatör kapağını açıp içerisine yağ boşalttı. Araç sahibine “Arabanız yağ ve suyu birbirine karıştırmış” diyerek fiyat düşürmeye çalışan şahısların o anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

  • 11:22 700.000 kibrit çöpü kullanarak yaptığı 7 metrelik Eyfel Kulesi maketi, bir hatası yüzünden Guinness Dünya Rekorlar kitabına giremedi

    Fransız belediye çalışanı Richard Plaud, 8 yılda 700.000 kibrit kullanarak 7 metrelik bir Eyfel Kulesi maketi inşa etti. Ancak, mağazalardan alınamayan kibritler kullandığı için Guinness Dünya Rekorları girişi reddedildi. Plaud, kuruluşun kararını görmeden hayallerinin yıkıldığını belirtti. Red kararıyla isyan eden Plaud, sosyal medyada tepkisini dile getirdi.

  • 11:21 4 yılda 4 kez doğum yapan kadın, bebekleri hastaneye bırakıp kaçtı! 2 yıla kadar hapsi isteniyor

    Denizli’de fuhuş yapan Gülşen K., son dört yılda dört kez çocuk sahibi oldu. Babalarını bilmediği bebekleri her seferinde hastaneye bırakan 34 yaşında kadın hakkında son olayın ardından iddianame hazırlandı. İki yıla kadar hapsi istendi.

  • 11:21 Pakistan’da seçim öncesi bombalı saldırı: 12 ölü, 30 yaralı

    Pakistan’ın Belucistan eyaletinde yarın yapılacak seçimler öncesi bağımsız milletvekili adayı Asfandiyar Han Kakar’ın ofisine yönelik bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 12 kişi hayatını kaybetti, 30’dan fazla kişi yaralandı.

Türkiye İstatistik Kurumu, Birleşmiş Milletler, İstanbul, Türkiye, İstanbul, Yaşam, Ekonomi, Güncel, Son Dakika

Son Dakika Ekonomi İstanbul, nüfusuyla 131 ülkeyi geride bıraktı – Son Dakika

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-nufusuyla-131-ulkeyi-geride-birakti/feed/ 0
İstanbul Ofis Pazarı 2023 Genel Bakış 4’üncü Çeyrek Raporu Yayımlandı https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ofis-pazari-2023-genel-bakis-4uncu-ceyrek-raporu-yayimlandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ofis-pazari-2023-genel-bakis-4uncu-ceyrek-raporu-yayimlandi/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:42:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3360

İstanbul’daki ofis piyasasına ve arz-talep dengesine ışık tutan ‘İstanbul Ofis Pazarı 2023 Genel Bakış 4’üncü Çeyrek Raporu’ yayımlandı. Raporda, merkezi iş alanı bölgelerinde yer alan A sınıf ofis binalarındaki boşluk oranının yüzde 13,2 olduğu kaydedilirken, A sınıfı ofis binalarındaki kira ortalamasının metrekare başına 24,7 dolar olduğu belirtildi.

Ekonomik dalgalanmaların, döviz kurunun, deprem risklerinin, küresel enflasyonun ve çalışma alışkanlıklarındaki değişimin İstanbul ofis piyasasına etkilerini ortaya koyan İstanbul Ofis Pazarı Genel Bakış 4’üncü Çeyrek Raporu yayımlandı. Gayrimenkul şirketi Propin tarafından hazırlanan raporda, güvenli ofis ihtiyacına yönelik talebin ofis boşluk oranlarını dip noktaya taşıdığı görüldü.

A SINIFI OFİSLERİN METREKARE KİRA ORTALAMASI 25 DOLARA DAYANDI

İstanbul Ofis Pazarı’nın 2023 dördüncü çeyrek dönemi özet verilerine göre, Merkezi İş Alanı (MİA) olarak tanımlanan bölgelerdeki A sınıfı ofis binalarındaki boşluk oranı yüzde 13,2, B sınıfı ofis binalarındaki boşluk oranı ise yüzde 9,2 oldu. MİA’da kira ortalaması A sınıfı ofis binalarında yıl boyunca yüzde 19’luk bir artışla metrekare başına aylık 24,7 dolar olarak ölçülürken, B sınıfı ofislerde metrekare başına aylık 10,1 dolar olarak belirlendi. MİA dışı bölgede Avrupa Yakası’nda A sınıfı ofis boşluk oranı yüzde 10,5 ve kira ortalaması metrekare başına 12,3 dolar seviyesindeyken, Anadolu Yakası’nda sırasıyla yüzde 10,6 ve 18,1 dolar oldu. Öte yandan yılın dördüncü çeyreğinde en yüksek kira, metrekare başına aylık 45 dolar ile Levent’te talep edildi.

“OFİS ALANLARI TALEBİNDE GÖZLE GÖRÜLÜR BİR ARTIŞ YAŞANDI”

Rapora ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Propin Kurucu Ortağı Ebru Ersöz, “2023 raporu, ofis pazarındaki dönüşümlerin yalnızca ekonomik koşullara bağlı olmadığını, doğal afetlerin de pazar dinamiklerini etkileyebileceğini bir kez daha gösterdi. 6 Şubat depremlerinin ardından güvenlik endişeleri ve depreme dayanıklı ofis talepleri, pazarın şekillenmesinde etkili oldu” dedi.

Enflasyonist ortamın ve artan kira maliyetlerinin olumsuz etkilerine rağmen, yüksek ofis talebinin dikkat çektiğini belirten Ersöz, “Tüm koşullara rağmen işletmelerin modern, güvenli ve iş sürekliliği taahhüt eden ofis alanlarına yönelik talebinde gözle görülür bir artış yaşandı. 2023 ofis boşluk oranlarının, ağırlıklı olarak yılın son iki çeyreğinde gerilediğini görüyoruz. MİA A sınıfı ofis binalarındaki boşluk oranı, yılın ikinci yarısında yüzde 15,4 ile son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. MİA dışı bölgede Anadolu Yakası’ndaki boşluk oranı ise son 5 yılda yarı yarıya azaldı. MİA’da maliyetlerin yeni zirveler kaydettiği bu dönemde, gelişmekte olan ofis bölgelerindeki yeni ofis stoku da kullanıcı ihtiyaçlarını karşıladı. Örneğin Kağıthane, 2023 yılında gerçekleştirilen en büyük 5 kiralama veya kurumsal satın alma işleminden üçüne ev sahipliği yaparak, yükselen iş alanları arasındaki yerini teyit etti” diye konuştu.

“ARTAN TALEBE RAĞMEN YENİ OFİS ARZININ SINIRLI KALDI”

Ekonomik koşullar, finansmana erişimde zorluk, döviz kurları ve inşaat maliyetlerindeki artış gibi faktörlerin yeni ofis arzına engel oluşturduğunu belirten Propin Kurucu Ortağı Aydan Bozkurt ise “Yatırımcıların yap-sat modelini uygulayabilecekleri konut ve türevi gayrimenkul projelerine yöneldiğini açıkça görebiliyoruz. İstanbul’daki ofis stoku, geçtiğimiz yıl yaklaşık 435 bin metrekarelik bir artışa işaret eden Batı Ataşehir menşeli büyümeyle kısmi bir artış yaşadı. Artan talebe rağmen yeni ofis arzının sınırlı kalması, kira rakamlarının 2023’te de yükselişini beraberinde getirdi. Ayrıca 2023’te daha fazla ofis binası liste fiyatlarını dolar cinsinden açıkladı. Tüm zorlu koşullara rağmen 2023’te İstanbul’da yaklaşık 279 bin metrekare ofis alanında kiralama ve kurumsal satın alma işlemi tamamlandı. Çoğunlukla küçük ve orta ölçekli ofis alanlarında yaşanan bu hacimin içinde MİA’nın payı 83 bin metrekare seviyesindeydi” ifadelerini kullandı.

Pazarda tamamlanan en büyük ofis kiralama işleminin 22 bin metrekare büyüklüğünde olduğunu kaydeden Bozkurt, “Kapanan her dört işlemden birinin MİA dışında ve Anadolu Yakası’nda olması da dikkat çekici bir sonuç olarak öne çıktı. Şirket olarak tek yetkili aracılık hizmeti verdiğimiz Ümraniye 19’da yaklaşık 11 bin metrekarelik ofis alanında yapılan kurumsal satın alma, bölgenin en büyük hacimli işlemi oldu” dedi.

“İSTANBUL OFİS PAZARININ 7,4 MİLYON METREKARE BÜYÜKLÜĞE ULAŞACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ”

Yeni ofis projelerine ait verilerle hazırlanan stok görünümüne de değinen Bozkurt, “Yeni ofis arzının daraldığı bir yılı geride bırakırken, mevcut projelerden hareketle 2027 sonuna kadar İstanbul ofis pazarının 7,4 milyon metrekare büyüklüğe ulaşacağını öngörüyoruz. Bu dönemde, mal ve proje sahiplerinin iş dünyasının beklentilerine karşılık verebilme, çevresel faktörlere duyarlılık gösterme ve modern ofis alanları sunma eğilimleri, pazar rekabetinin de belirleyici unsurları olacak. Bu dinamik ortam, sektör paydaşlarını sosyal ve çevresel değişimleri değerlendirmeyi teşvik edecek. Şirket olarak yeni yılda yerel seçim ve pazardaki mevcut koşulların etkilerini gözlemlemeye, müşterilerimizi beklentilerine yanıt verebilen ofis alanlarıyla buluşturmaya ve sektörün genel gidişatını yıllık raporlarımızla özetlemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ofis-pazari-2023-genel-bakis-4uncu-ceyrek-raporu-yayimlandi/feed/ 0
Salatalık Fiyatları Tartışmalara Yol Açıyor https://www.kanal7haber.com.tr/salatalik-fiyatlari-tartismalara-yol-aciyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/salatalik-fiyatlari-tartismalara-yol-aciyor/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:39:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3357 İstanbul başta olmak üzere bazı büyükşehirlerde marketlerde salatalığın fiyatının yüksek oluşu tartışmalara yol açtı. Alanya’daki üreticiler, seradan tezgaha kadarki fiyat artışını yol masrafları, komisyon gibi nedenlere bağlıyor. Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de, bu konuda sorumlunun üretici olmadığını düşünüyor.

“Bizim malı topladıktan üçüncü ayda cebimize para girmeye başlıyor”

Üretici Cafer Bozkurt, ailecek salatalık yetiştirdiklerini ancak emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirterek, “Ben buradan malı arabaya yüklüyorum. Oradan tekrar indirip başka araca yükleniyor. İstanbul’a varana kadar 3-4 kere elden geçiyor. İstanbul’a mal havadan inmiyor. Oraya gidene kadar aileler bundan ekmek yiyecek. Bu malı götürmek için aracın yakıtı, indirip kaldırması var. Bu sebze şu an bize bir ay ekmek vermiyor. Bir aydan sonra biz toplamaya başlıyoruz. Üçüncü ayda cebimize para girmeye başlıyor. Bunun hakkını alma şansımız ebedi yok. Salata akşam saatlerinden hareketlenir. Akşam hava sıcak olursa, toprak da ılık olursa üründen o şekilde verim alınır. Yoksa verim alma şansımız olmaz. Ürüne zarar vermesin diye ilaç kullanıyoruz. Bizim attığımız ilaç öldürmüyor. Bizim istediğimiz tek bir şey var; verilen kimyasal ürünler bizim ürünlerimizi toparlasın. Buralardan çiftçi ürünü toplayıp İstanbul’a gönderiyor. Pazarda vatandaş çok pahalı diyor” dedi.

“Büyükşehirlerde yüksek fiyatla satılmasının sorumlusu üretici değil”

Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe ise, “Üreticiler yaz kış demeden, bin bir zahmetle üretim yapıyorlar. Büyükşehirlerde özellikle domates, salatalık gibi üretimi kış şartlarında zor olan ürünlerin üreticiden çıkış fiyatı ile satılan fiyatla arasındaki iki kat fark olmasından dolayı bazen serzenişte bulunuyorlar. Kış aylarında ürünlere bitki besin elementleri uygulanması nedeniyle hem domates hem salatalık, patlıcan üretiminde hem de fazla enerji harcandığından, yakıt fazla kullanıldığından dolayı işçi maliyetleri yüksek oluyor. Bunun karşılığında da daha az bir ürün elde ediliyor. Ocak ayıyla nisan ayını değerlendirdiğimizde dörtte bir oranında ürün alınıyor. Bu mevsimlerde kilosu 23 liraya yakın maliyeti olan bir salatalığın üreticiden çıkış fiyatı 30 lira civarında. Büyükşehirlerdeki marketlerde, hallerde, manavlarda bu fiyat 70 liraya kadar çıkabiliyor. Bunun sorumlusu üreticiler değil. Bu kadar oluşan fiyat farkında denetim yapılması lazım. Çünkü üreticiler gerçekten maliyetlerin çok altında bir satış yapıyor. Bizim de her zaman istediğimiz, üreticileri koruyacak şekilde taban fiyat uygulaması. Tüketicilerin de bu kadar yüksek rakamlara ürünleri tüketmemesi lazım. Bizim burada üretilen ürünün değeri 30 lira. Birim maliyeti 20 liranın üzerinde. Sofralara 70 liraya giren salatalık gibi üretimi zor olan ürünlerin sorumlusunun üreticiler olarak görülmemesi lazım. Kış aylarında üretim çok daha zor oluyor. Bu konuda üreticileri koruyacak şekilde taban fiyat, tüketicileri koruyacak şekilde de tavan fiyat uygulaması yapılması gerekiyor. Bu aradaki yüzde 100’ün üzerindeki artışın daha daralması için denetim yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”

“Fiyatlar yüksek olsa da ürünler bitiyor”

Salatalık fidanlarını 20 Ekim’de diktiğini, Haziran ayında sökeceğini belirten Üretici Kadir Sayın (49), “Şu anda fiyatlar iyi olsa da biz sezon başında 1 liraya salatalık sattık. Fiyatlar yükseldi ama tonajımız düştü. Kış aylarında olduğumuz için salatalık yetiştirilmesi daha zor. Geceleri soba yakıyoruz. Fiyatlar yüksek olsa da ürünler bitiyor. Üzerindeki salatalıkları toplayınca bir süre meyve toplayamayacağız. Yeni ürünlerimiz çıkıncaya kadar fiyatlar yeniden düşer. Bu fiyatlar olmasa zarar ederiz. Dün 5 bin TL’ye gübre aldım. Daha gübre alacağız. Ek organik gıdalar veriyoruz. Yani bu fiyatlar normal şu anda. Bu günlerde bu fiyatlara satmazsak üretici biter” dedi.

“Bir kilo salatalığın maliyeti 20 lirayı buluyor”

Üretici Erdal Sayın ise (52), “Bir kilo salatalığın maliyeti 20 lirayı buluyor. Sezon başında salatalığın kilosunu 3 TL ile 1 TL arasında sattık. Şu andaki fiyatlar bizi tatmin ediyor ama sezon başında zarar ettik. Bir çuval gübre 2 bin 500 TL. Bunları devamlı kullanıyoruz. Bitki besleyicilerimiz var, onları da kullanıyoruz. Bunların hepsi maliyet. Isıtmada soba yakıyoruz. Odun ve kömür maliyet. Bu mevsimde tonajımız çok düşük. Dönümden 500 ile 700 kilo salatalık hasat ediyoruz. Maliyeti hesapladığımızda bize göre bu fiyatlar az. Tüketiciye pahalı gelebilir. Ürün az, bir de günlük işçilik var. Ayrıca Kumluca Toptancı Hali’ne günlük 50 tondan fazla salatalık girmiyor. Bu fiyatlar bizi ancak kurtarıyor” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/salatalik-fiyatlari-tartismalara-yol-aciyor/feed/ 0
ATSO Başkanı: Ocak Ayı Enflasyonu Ücret Artışlarından Kaynaklanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/atso-baskani-ocak-ayi-enflasyonu-ucret-artislarindan-kaynaklaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/atso-baskani-ocak-ayi-enflasyonu-ucret-artislarindan-kaynaklaniyor/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:24:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3348 ATSO Başkanı Ali Bahar, “Ocak ayı enflasyonunun temelinde büyük oranda ücret artışları yatıyor. Bu nedenle söz konusu artışın geçici etkilerden kaynaklandığını düşünüyoruz, önümüzdeki aylarda düşüş trendine gireceğini öngörüyorum” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak ayı enflasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyonun özellikle asgari ücret artışlarının etkisinde kaldığını dile getiren Bahar, “Ücretler en temel maliyet kalemlerinden birisidir. Ocak ayı enflasyonunun temelinde büyük oranda ücret artışları yatmaktadır. Bu nedenle söz konusu artışın geçici etkilerden kaynaklandığını düşünüyor, önümüzdeki aylarda düşüş trendine girileceğini öngörüyoruz” dedi.

Başkan Bahar açıklamasında şunları kaydetti:

“2024 yılının ilk ayı olan Ocak ayı enflasyonu bir önceki aya göre Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) yüzde 6,70, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’nde (Yİ-ÜFE) yüzde 4,14 olarak açıklanmıştır. Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 64,86, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 44,20 olmuştur. Mayıs ayına kadarki süreçte enflasyonun yüksek çıkması ve yılın ikinci yarısından itibaren belirgin bir azalışın yaşanacağını öngörüyorduk. Bu nedenle Ocak ayında yüzde 64,86 olarak açıklanan yıllık enflasyon, beklentilerimizin çok da uzağında bir oran değil. Hatta önümüzdeki 2-3 ay bu rakamların bir parça daha üzerini görebiliriz. Ancak Haziran ayı ve sonrası, enflasyon adına bambaşka bir dönem olacaktır.”

“Üretici fiyatlarındaki yavaşlama umut verici”

Üretici fiyatlarındaki yavaşlamanın devam ettiğine değinen Ali Bahar “Aralık ayında da dile getirdiğimiz gibi, özellikle geçtiğimiz yıl, aşırı şekilde açılan ÜFE – TÜFE makasında tüm zamanların rekorları kırılarak aradaki farkın ÜFE lehine yüzde 60’lara kadar çıkarak tarihi düzeylere yükseldiğini görmüştük. Özellikle seçim sonrasında yeni ekonomi yönetiminin izledikleri politikalar sayesinde ÜFE’nin hız kesmesi ile birlikte makasın kapanmaya başladığını ve yüzde 20 TÜFE lehine değiştiğini görmüş bulunmaktayız. Üretici fiyatlarındaki bu yavaşlama Ocak ayında da devam etmiştir. Bu veriler bize üretim maliyetlerinde bir yavaşlama olduğunu, bu durumun gelecek döneme ilişkin umut verici bir gelişme olduğu işaret etmektedir” diye konuştu.

“Yeni TCMB yönetimi ile istikrarın süreceğine inancımız tamdır”

2023 yılı Haziran ayı ile birlikte göreve gelen yeni ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun şu ana kadar oldukça başarılı bir süreç yürüttüğüne dikkat çeken Başkan Bahar, “Merkez Bankası Başkanlığında bir değişim yaşadık. Şu ana kadar politikaların kararlılık ve şeffaflık içerisinde yürütüldüğü bir süreç oldu. Bu sürecin piyasalar için olumlu katkısını da görmeye başladık. Bizler inanıyoruz ki bu değişim, sistemin işleyişine ve istikrarın bozulmasına yönelik herhangi bir olumsuzluk oluşturmayacaktır. Yeni TCMB Başkanı Sayın Karahan’da enflasyon görünümünde herhangi bir bozulmaya izin verilmeyeceğini, mevcut sıkı politikaların kararlılık içerisinde sürdürüleceğini ifade etmişlerdir. Bu açıklamalar piyasaların beklentisine son derece uygun ve istikrarın sürmesi açısından da umut verici açıklamalardır” dedi.

Göreve gelen TCMB Başkanı Fatih Karahan’a tebriklerini ileten Başkan Bahar, “Sayın Karahan’ın yeni görevinin kendisi ve ülkemize adına hayırlı olmasını temenni ederken, finansal istikrarın sağlanması noktasındaki kararlı duruşun sürdürülmesi adına iş dünyası temsilcileri olarak üzerimize düşen her görevi yapmaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

2024 yılı için Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerinin önemine işaret eden Bahar, “Önümüze baktığımızda 2024 yılı enflasyon hedefinin yüzde 33 olduğunu görüyoruz. Bu hedefi her fırsatta hatırlatmaya devam edeceğiz ki iş insanlarımız maliyet ve fiyatlandırma çalışmalarını bu beklentiler ışığında ayarlayabilsinler. Bu sayede geleceğe yönelik alacağımız kararlarda beklentileri dikkate almanın belirsizlikleri azaltacağını ve bunun da iş dünyamız açısından risklerin azaltılması noktasında büyük bir etki oluşturacağını düşünmekteyiz” dedi.

Ocak ayında en fazla artış lokanta ve oteller ile eğitim ve sağlıkta yaşandı

TÜFE’de ana harcama grupları bazında en yüksek aylık artışın yüzde 17,68 ile sağlık grubunda gerçekleştiğini belirten Bahar, “Bunu yüzde 12,17 ile lokanta ve oteller, yüzde 10,25 ile çeşitli mal ve hizmetler grupları izlemiştir. Yıllık bazda ise en yüksek artışların sırasıyla yüzde 92,27 ile lokanta ve oteller, yüzde 79,81 ile eğitim ve yüzde 78,57 ile sağlık gruplarında gerçekleştiği görülmüştür. Ocak ayında, endekste kapsanan 143 mal ve hizmet kaleminin 131’inde artış yaşanırken yalnızca 8 başlıkta düşüş görülmüştür. Aynı dönemde 4 temel başlıkta fiyat değişimi gözlenmemiştir. Aralık ayında en fazla artış gösteren ürün yüzde 30,43 ile havayolu yolcu taşımacılığı olurken bunu yüzde 28,63 ile diğer analiz laboratuvarları ve röntgen çekim merkezleri ve yüzde 25,80 ile dişçilik ücreti izlemiştir. En fazla düşüş ise yüzde 4,19 ile çocuk giyim, yüzde 3,05 ile kadın giyim ve yüzde 1,41 ile erkek giyim olmuştur” ifadelerini kullandı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/atso-baskani-ocak-ayi-enflasyonu-ucret-artislarindan-kaynaklaniyor/feed/ 0
Eskişehir’de Motor Ustaları Çırak Sorununa Dikkat Çekti https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/ https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:21:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3345 Eskişehir’de sanayiye çırak gelmemesi nedeniyle usta yetişmediğini söyleyen motor ustaları, meslek liselerine ve çıraklık okullarına gereken önemin verilmesini istedi.

Sanayi işletmeleri son dönemlerde çırak ve usta bulmak konusunda sıkıntı yaşıyor. Gençlerin sanayiye karşı ilgisizliği nedeniyle piyasada yetiştirecek çırak olmamasından yakınan ustalar, bugünlerde yetişen çırak sayısının azalması nedeniyle ilerleyen dönemlerde usta sayısının azalmasından endişe ediyor. Çırak olmadığı için bütün iş yükünü kendi başına üstelenen sanayiciler, gelen çıraklara ise meslek öğrenmeyi amaçlamadıkları ve sadece para kazanmak istediklerini öne sürerek tepki gösterdi. Ailelerin de sanayiye karşı olumsuz bir bakış açısı olması nedeniyle eski çırak kültürünün kalmadığından bahseden ustalar çırağın çekirdekten yetiştirilmesi gerektiğine vurgu yaparak meslek liselerine ve çıraklık okullarına gereken önemin gösterilmesini istedi.

“Benim arkamdan gelip bu işi yapacak adam kalmadı”

Sanayici Doğan Türkmenci, yetiştirecek çırak bulamamaları nedeniyle bulundukları durumdan şikayetçi olduklarını belirtti. Gelen çırakların da 1-2 gün burada çalışıp, mesleği öğrenemeden bıraktığını dile getiren Türkmenci, “Eskisi gibi değil. Çekirdekten yetiştirme kalmadı. Çırakların bu işleri öğrenmesi için sanayide çalışması lazım. Yetiştiremediğimiz zaman biz kendimiz çalışmak zorundayız. Çıraklığı yap, ustalığı yap, adamın arabasının parçasını getir. Hepsine git gel yapıyoruz. Biz bu konuda çok sıkıntıdayız. ya bu okulları komple bitirecekler, ya da ilkokuldan veya ortaokul bitirenler bu çıraklığa başlayacak. İşi öğrenecekler ya da bu işler bitecek. 16 yaşındaki adam bu işi öğrenmiyor. Geliyor, senin yanına anca takımı getiriyor. Parasını alıyor, işine bakıyor. Sonra da çekip gidiyor ve böyle kalıyor. Ben 20-25 senedir bu işle uğraşıyorum, yanımda çırak yetiştiremiyorum. Benim arkamdan gelip bu işi yapacak adam da kalmadı” dedi.

“Çırak yok ki usta yetişsin”

Motorcu İsmail Ünlüce, çırak sorunun sanayinin en büyük sorunlarından birisi olduğunu söyledi. Gelen çırakların okuldan olduğunu, onların da çok durmadığını ifade eden Ünlüce, “Zaten onların çalışma gibi bir amaçları yok. Bu sene ben meslek lisesinden 4 defa çırak aldım ama çocuklar çalışmıyor, devamsızlıkları çok oluyor. Eskiden bir kültür vardı, çıraklar alt yapıdan yetişiyordu. Şu anda artık çırak olayı da kalmadı. Gelen çocuklar çalışmıyor. Çırak yok ki usta yetişsin. Çıraklar gelmiyorlar, çalışmıyorlar. Yazın geliyorlar. Aslında yaz dönemlerinde 3 aylık tatilde ya da ara tatillerde gelenler vardı, artık onlar da gelmiyorlar. O çırak kültürü kalmadı” şeklinde konuştu.

“Gençler ne yazık ki artık sanayilerden iyice uzaklaştı”

Sanayideki çoğu kişinin aksine çırak sıkıntısı yaşamayan usta Ahmet Çelikel ise meslek liselerine gereken önemin verilmediğinden bahsederek şu şekilde konuştu:

“Komşu esnaflardan duyduğumuz kadarıyla bir çırak sıkıntısı mevcut. Yani okullarda yetişen eleman az. Anladığımız, duyduğumuz kadarıyla okullardaki eğitim seviyesi biraz düşükmüş. Yani tam bir eğitim alamıyorlar. Meslek liselerine eskisi gibi önem verilmiyor, stajyer öğrenci gelmiyor. Ondan dolayı böyle bir sıkıntı yaşanıyor. Bir de yeni nesil gençler ne yazık ki artık sanayilerden iyice uzaklaştı. Gelecek yıllarda usta da bulunmayacak. Yavaş yavaş bu şekilde problemler doğacak. Biz dışarıdan bir eleman aldık, onu çıraklık okuluna kaydettirdik ve oradan eğitimini devam ettiriyor. Haftada 1 gün eğitime gidiyor, onun haricinde bizim burada duruyor ve kendimiz eğitimini veriyoruz. Zaten insanlar artık kolay para kazanma peşindeler. Yani kimse buradaki soğuğu çekerek çalışmak istemiyor. Bunu aileler de istemiyor. Bundan dolayı da kimse sanayiyi tercih etmiyor.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirde-motor-ustalari-cirak-sorununa-dikkat-cekti/feed/ 0
Hataylı Besiciler, Kamunun Hayvancılıkla İlgili Tesisler Kurmasını İstiyor https://www.kanal7haber.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/#respond Wed, 07 Feb 2024 09:15:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3339 GÖKSEL YILDIRIM/ERHAN CİHAN ÜNAL – Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından ev ve ahırları yıkılan, aldıkları tedbirlerle üretime devam eden Hataylı besiciler, kamunun hayvancılıkla ilgili tesisler kurup bölgeden alım yapmasının üretimi destekleyeceğini belirtiyor.

Oğlakören Mahallesi’nde ailesiyle besicilik yapan Bünyamin Beyazıt, AA muhabirine, depremde evlerinin ve ahırlarının yıkıldığını söyledi.

Depremin ardından alışılmışın dışında bir hayatla karşılaştıklarını ifade eden Beyazıt, ilk zamanlarda hayvancılığı bırakmayı bile düşündüğünü söyledi.

Sonunda direnmeye ve mahallelerini terk etmemeye karar verdiklerini anlatan Beyazıt, geride kalan bir yılı çok zor geçirdiklerini dile getirdi.

Beyazıt, hayvanları ve onlardan elde ettikleri ürünleri değerinde satamadıklarına dikkati çekerek, “İstediğimiz gibi pazara erişemiyoruz. Depremzede olmamıza rağmen aldığımız ilaçlar, hayvan yemleri aynı şekilde pahalı ve erişimi zor. Hayatımızı güç bir şekilde devam ettirdik bir yıl boyunca.” dedi.

Hayvancılık sektörünün sorunlarının deprem bölgesi için daha ağır olduğunu anlatan Beyazıt, işlerini yapmakta ve para kazanmakta zorlandıklarını söyledi.

Beyazıt, sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin çözüm önerilerini de sıralayarak, sadece özel sektörün varlığıyla işlerinin yürümeyeceğini bildirdi.

Beyazıt, “Özel sektör sütü ederinde almıyor. Kendi hesabına göre en minimum düzeyde sütü alıyor bizden, kar amacını kendisine daha çok ayırıyor. Hayvancılıkta bu kazanç, bizim daha az gelir elde etmemize neden oluyor.” diye konuştu.

“Devlet alım yaparsa ayakta kalmak daha kolay olacak”

Devletin deprem bölgelerinde süt ve et işleyici fabrikalar kurması, bu fabrikaların da sütü ve eti değerinde almaları gerektiğini vurgulayan Beyazıt, sektörün sadece desteklerle ayakta kalamayacağını söyledi.

Beyazıt, sattığı ürünlerin para etmesi durumunda köylünün üretmeye devam edeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Ama özel sektör, ürünleri bizden ucuza alıyor. Aldığı ürünler de hayatı çevirmeye, işi döndürmeye yetmiyor. Zarar ediyoruz bu şekilde. Bugün biz sütü 13,5 liraya satıyoruz. Bu 13,5 liranın içerisinde ilaç giderleri var, yem giderleri var, hayvanın ölüm riski var, emeğimiz var. Bize hiçbir şey kalmıyor. Tüccar, bunu bu şekilde düşünmüyor. Kendi karını düşünüyor, kendi hesabını düşünüyor. Ama devletimiz burada kendi eliyle bu sütleri ve ürünleri tekrar değerinde alırsa biz daha çok kazanacağız ve ayakta kalmak daha kolay olacak. Köylerde bu işi yapan sayısı artacak. Ben daha güzel olacağını düşünüyorum.”

“Sütün fiyatını, alacak kişi belirliyor”

Depremin ardından başka geliri olmayan mahallelerindeki çiftçilerin çoğunun hayvancılığı bıraktığını ifade eden Beyazıt, bir ailenin sadece hayvancılıkla geçinmesinin zor olduğunu söyledi.

Ürün ya da malzeme alırken pazarlık yapamadıklarını belirten Beyazıt, şu ifadeleri kullandı:

“Her aldığımız yem bir sonrakinden daha pahalı. Ama süt, depremden bu yana sadece 3 lira arttı. Aldıklarımız yüzde 300, yüzde 200 zam yedi. Sattıklarımıza sadece 3 lira zam yapabildik. Onu da biz değil sadece alacak kişi sütün fiyatını belirliyor. Biz bir şey söyleyemiyoruz. ‘Ben bu kadara alacağım.’ diyor, biz de kabul etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü rekabet etme şansımız yok. Başka tüccar yok.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hatayli-besiciler-kamunun-hayvancilikla-ilgili-tesisler-kurmasini-istiyor/feed/ 0
TCMB: Yıllık enflasyon temel mal ve enerjide yükseldi https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-yillik-enflasyon-temel-mal-ve-enerjide-yukseldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-yillik-enflasyon-temel-mal-ve-enerjide-yukseldi/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:06:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3289

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yıllık enflasyonun temel mal ve daha belirgin olarak enerjide yükselirken; diğer ana gruplarda gerilediğini açıkladı.

TCMB, ocak ayına ilişkin Fiyat Gelişmeleri Raporu’nu yayımladı. Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ocak ayında aylık yüzde 6,70 yıllık yüzde 64,86 açıklanan tüketici enflasyonu, 2023 yılının son Enflasyon Raporu tahminiyle uyumlu şekilde gerçekleşti. Yıllık enflasyon, temel mal ve daha belirgin olarak enerjide yükselirken; diğer ana gruplarda geriledi.

Doğal gazın aylık tüketici enflasyonuna etkisi 0,23 puan, yıllık enflasyona etkisi ise 0,35 puan oldu. Mevsimsellikten ve doğal gaz etkisinden arındırılmış tüketici enflasyonunda geçen aylara kıyasla artış gözlendi.

Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, enerji ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,61 ve 0,58 puan artarken; gıda, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkıları sırasıyla 0,72; 0,26 ve 0,12 puan düştü.

HİZMET FİYATLARI ÖNEMLİ YÜKSELİŞ KAYDETTİ

Hizmet fiyatları, ocak ayında yüzde 12,14 ile önemli oranda yükseliş kaydetti. Hizmet grubu yıllık enflasyonu, 0,94 puan azalışla yüzde 89,72 oldu. Aylık fiyat artışları grup geneline yayılırken; yıllık enflasyon, kira ve ulaştırma hizmetlerinde yükseldi. Haberleşmede oldukça belirgin olmak üzere diğer alt gruplarda geriledi. Diğer hizmetlerdeki yüzde 14,99’luk yüksek aylık artışta, geçmiş enflasyona endeksleme ve zamana bağlı fiyatlama davranışının yaygın olduğu sağlık hizmetleri, yeniden değerlemeye bağlı kalemler, malzeme ve işgücü giderlerini de içeren bakım onarımın yanı sıra; eğlence, kültür ve sigorta hizmetlerindeki yükselişlerin etkisi hissedildi.

KİRA GRUBUNDA AYLIK ARTIŞ YÜZDE 11,46

Asgari ücret ve kırmızı et başta olmak üzere gıda fiyatlarındaki gelişmelerin yansıdığı lokanta, otel alt grubunda aylık artış, yüzde 12,17 ile yüksek oranda gerçekleşti. Kira grubunda aylık artış, sözleşme yenileme sayısındaki yükseliş kaynaklı etkilerle yüzde 11,46 ile önemli ölçüde güçlendi, bu grupta yıllık enflasyon 3,26 puan artışla yüzde 111,84 seviyesine ulaştı. Haberleşme alt grubu, yüzde 2,37 oranındaki görece ılımlı artış oranı ile hizmet grubu genelinden ayrıştı.

Temel mal grubu yıllık enflasyonu, 0,54 puanlık sınırlı bir artışla yüzde 53,35 oldu. Ocak ayında yıllık enflasyon, diğer temel mallarda yükselirken, kalan alt gruplarda yatay seyretti. Dayanıklı mal (altın hariç) fiyatları, yüzde 4,80 oranında arttı, alt grup yıllık enflasyonu 0,17 puanlık düşüşle yüzde 60,53 oldu.

Ocak ayında mobilya fiyatları yüzde 10,61 oranında yükselirken beyaz eşya ve otomobil fiyatları sırasıyla yüzde 6,53 ve yüzde 2,78 oranlarında artış kaydetti. Diğer temel mallar alt grubunda, fiyatların yüzde 5,48 oranında yükselmesiyle yıllık enflasyon 2,12 puanlık artışla yüzde 52,54 olarak gerçekleşti. Güçlü fiyat artışlarının alt grup geneline yayıldığı gözlendi.

GİYİM VE AYAKKABI FİYATLARI MEVSİMSEL ETKİLERLE GERİLEDİ

Mevsimsel etkilerle, giyim ve ayakkabı alt grubunda fiyatlar yüzde 1,86 oranında gerilerken; yıllık enflasyon 0,15 puanlık düşüşle yüzde 39,59 oldu. Enerji fiyatları, ocak ayında yüzde 6,14 oranında yükseldi, grup yıllık enflasyonu 5,70 puan artarak yüzde 32,89 seviyesinde gerçekleşti. Grup aylık fiyat artışında doğal gaz tüketim gelişmeleri kaynaklı etkiler belirgin olmaya devam etti. 2023 yılı ikinci yarısında oluşan yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) artışının ocak ayı itibarıyla Özel Tüketim Vergisi’ne (ÖTV) yansıtılması ve Türk lirası cinsi enerji fiyatlarındaki gelişmelerle, akaryakıt ve tüp gaz fiyatları sırasıyla yüzde 7,82 ve 10,75 oranlarında arttı. Şebeke suyu fiyatlarındaki artış ise yüzde 4,89 oldu.

‘GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEK FİYATLARI ARTTI’

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları, ocak ayında yüzde 5,19 oranında arttı. Bu gruptaki yıllık enflasyon, yüksek baz etkisiyle 2,30 puan düşerek yüzde 69,71 seviyesinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 3,88 puan, işlenmiş gıdada ise 1,72 puan gerileyerek sırasıyla yüzde 87,35 ve yüzde 56,33 oldu.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, bir önceki ay sebze fiyatları öncülüğünde artan taze meyve sebze fiyatlarında bu dönemde sebze kaynaklı kısmi bir düzeltme izlendi. Diğer işlenmemiş gıda grubunda kırmızı et fiyatlarında yükseliş devam ederken; patates ve bakliyat, diğer dikkat çeken kalemler oldu. Böylelikle işlenmemiş gıda aylık enflasyonu, yüzde 7,01 oranında gerçekleşti. İşlenmiş gıda grubunda ise ekmek-tahıllarda fiyat artışları güçlenirken; işlenmiş et ürünleri öne çıkan diğer kalem oldu.

VERGİ AYARLAMASI, FİYATLARI YUKARIYA ÇEKEN TEMEL UNSUR OLDU

Alkollü içecekler ve tütün fiyatları yüzde 4,92 oranında yükselirken; bu grupta yıllık enflasyon 9,66 puan düşüşle yüzde 61,60’a geriledi. Yİ-ÜFE artışı kaynaklı vergi ayarlaması, fiyatları yukarıya çeken temel unsur oldu. Tütün ürünlerindeki vergi reformu sonucu fiyat artışı daha sınırlı bir şekilde gerçekleşti.

Yurt içi üretici fiyatları, ocak ayında yüzde 4,14 oranında arttı, yıllık enflasyon yatay bir seyir izleyerek yüzde 44,20 oldu. Ana sanayi gruplarına göre bakıldığında, enerji fiyatları ocak ayında gerilerken; diğer alt gruplarda fiyat artışları güçlendi. Öte yandan; yıllık enflasyon ara malı kalemi hariç alt grupların tümünde düşüş kaydetti. Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde fiyat artışlarının genele yayıldığı izlenirken; temel eczacılık, basım ve kayıt hizmetleri, makine ekipmanları, diğer madencilik ve kağıt ile kağıt ürünleri kalemleri ön plana çıktı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-yillik-enflasyon-temel-mal-ve-enerjide-yukseldi/feed/ 0
Malatya’da Tarihi Şire Pazarı Deprem Sonrası Yeniden İnşa Ediliyor https://www.kanal7haber.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:18:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3250 GÖKSEL YILDIRIM/ERHAN CİHAN ÜNAL – Malatya’da perakende ticaretin kalbi olan ve kuşaklar boyunca esnafa ev sahipliği yapan tarihi Şire Pazarı, depremin birinci yılında yeniden inşa ediliyor.

Pazarın olduğu yerde enkaz kaldırma çalışmalarının ardından başlayan inşaat yoğun şekilde sürüyor.

Deprem öncesinde tarihi Şire Pazarı ve çevresinde faaliyet gösteren işletmeciler, kendilerine sağlanan geçici iş yerlerinde hem ticari hayatın bir parçası olmayı sürdürüyor hem de yıllardır kendilerinden alışveriş yapan müşterileriyle buluşuyor.

Baba mesleğini sürdüren ve bölgede gıda ürünleri toptan ticaretiyle uğraşan Erdal Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Pazar’da bakırcı, tekstilci, ayakkabıcı ve kuruyemişçilerin bir arada olduklarını, Malatya’ya her gelenin mutlaka Pazar’a uğradığını ancak depremin çarşıyı yıktığını söyledi.

Depremin yol açtığı olumsuzlukların hala devam ettiğini dile getiren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Buna rağmen ben hiçbir zaman şehri terk etmedim. Niye? Bizden bir şeyler bekleyen insanlar olduğu için. Hayat ve yaşam şartlarımızın gerçekten çok zor olduğu dönemden geçtik. Ama süreç içerisinde gördük, projelerin içerisinde iyi şeyler olacağına inanıyoruz. Eskisinden daha farklı, daha yenilikçi bir proje gördüğümüz kadarıyla.”

Depremden sonra yaşanan sürecin maddi ve manevi olarak insanları yorduğuna işaret eden Yılmaz, “Süreçte herkes çaba sarf etti. Bu çabaları kimse inkar edemez. Esnaf için konteyner çarşılar yaptılar. Kısmen esnaflar gitti, orada çalışmaya devam ediyorlar. Herkes bir şekilde ayaklarının üstünde durmaya çalışıyor. İnşallah en kısa zamanda toparlanır. Bu memleket bizim. Bizler bu memleketi bırakamayız. Burada doğduk, burada büyüdük, buranın ekmeğini yedik.” diye konuştu.

Bir başka esnafa dokundu, ikisi Malatya’ya tutundu

Şehri neden terk etmediğini başından geçen bir olayla anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Ben toptan gıda pazarlamacılığını yapıyorum. Depremden sonra eşimle oturduğum zaman, ‘Hadi biz de gidelim. Burada bir umudumuz kalmadı.’ dedim. Kendimizi geçtik çocuklarımızı düşünmeye başladık. Benden ürün alan bir adam geldi. Dükkanda oturuyorum. Dükkan da demeyeyim. Kısmen arabamızda malımız var… Dükkan tutmamıştık daha. Geldi dedi ki, ‘Abi bana ürün verir misin, ilçelerde satıyorum, üzerimde para da yok.’ Bir an vicdan yaptım. Adama ürünü verdim. Bugün o adam kendi ayaklarının üstünde durdu. Eve gittiğim zaman hanıma dedim ki, ‘Hadi biz bir şekilde ayaklarımızın üstünde dururuz ama bizim yaptığımız, ürettiğimiz, sattığımız ürünleri birilerinin de satıp evine ekmek götürmesi lazım.’ Bizim Malatya’da kalmamızın en büyük sebebinden biri bu. Bu yüzden kaldık. Hala buradayız.”

Yılmaz, şehrin yeniden ayağa kalkacağına inandıklarını belirterek, bu süreçte emeği geçenlere teşekkür etti.

Şehirde inşaatların devam ettiğini dile getiren Yılmaz, her şeyin iyi olması umuduyla yaşadıklarını söyledi.

Pazarın yıkılışı hayat akışını değiştirdi

Tarihi Şire Pazarı’nın deprem öncesindeki durumu hakkında da bilgi veren Yılmaz, Pazar’ın “Malatya’nın göbeği”nde olduğunu söyledi.

Birçok sektörün pazarda faaliyet gösterdiğini ifade eden Yılmaz, pazarın yıkılmasının insanların hayatını değiştirdiğini belirtti.

Yılmaz, depremde insanların hem evlerini hem de işlerini kaybettiklerine işaret ederek, “Konteynerde öyle insanlar gördüm ki milyonlarca lira parası var, çay almak için sıraya girmiş. Çok zor bir süreçti. Bunların hepsine şahit olduk. Bizim için deprem bitmiş değil. Bugün Malatya’da kime sorarsanız sorun, evinde huzurlu bir şekilde yatmıyordur.” dedi.

Asgari ücretle çalışan insanların çoğunun şehri terk ettiğini bildiren Erdal Yılmaz, Malatya’da sağlam olan binaların kiralarındaki artışın da şehirde kalanlar hayatını zorlaştırdığına dikkati çekti.

“1-2 yıl içerisinde eski Şire Pazarı’nı ayakta göreceğiz”

Konteynerde, arasında kuru kayısının da yer aldığı, gıda maddeleri satan Kaya Doğan da 1987’den bu yana Malatya’da faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Depremden önce tarihi Şire Pazarı’nda faaliyet gösterdiklerini bildiren Doğan, “Bildiğiniz gibi 6 Şubat’ta deprem oldu. Çarşıda büyük hasar oldu. Şire Pazarı’nda 3 tane yerimiz vardı. Şu anda gördüğünüz gibi konteynere geldik. Hayatımızı idame etmek zorundayız. Bir haftadır buradayız.” diye konuştu.

Depremin ardından geçen bir yılın kendileri için zor olduğunu ifade eden Doğan, bu süreçte ellerindeki ürünlerin hepsinin bozulduğunu kaydetti.

Yeni ürünlerle faaliyete devam ettiklerini anlatan Doğan, “Önümüzde bir seçim var. İnşallah 1-2 yıl içerisinde eski Şire Pazarı’nı ayakta göreceğiz. İki yıl içerisinde kuyumcular, kayısıcılar, perakendeciler, kasaplar bunların hepsinin taşınacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/malatyada-tarihi-sire-pazari-deprem-sonrasi-yeniden-insa-ediliyor/feed/ 0
Çin’e Yapılan İhracat Rekor Seviyeye Ulaştı https://www.kanal7haber.com.tr/cine-yapilan-ihracat-rekor-seviyeye-ulasti/ https://www.kanal7haber.com.tr/cine-yapilan-ihracat-rekor-seviyeye-ulasti/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:00:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3217 Ocak ayında, en fazla ihracatın Çin’e gerçekleştiğini belirten Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, “Çin’e gerçekleşen ihracat 2023 yılı Ocak ayına kıyasla yüzde 50,90 gibi rekor oranda arttı ve 23 milyon 798 bin 465 dolar oldu” ifadelerine yer verdi.

Antalya, Burdur ve Isparta illerinden 2024 yılı Ocak ayında yüzde 2 oranında artışla 217 milyon 933 bin 694 dolar ihracat gerçekleştirildi. Ocak ayında, en fazla ihracat Çin’e gerçekleşti. Çin’e gerçekleşen ihracat 2023 yılı Ocak ayına kıyasla yüzde 50,90 gibi rekor oranda arttı ve 23 milyon 798 bin 465 dolar oldu. En fazla ihracatı ise yüzde 7,80 oranında artış ve 82 milyon 957 bin 296 dolar ile yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirdi.

En fazla ihracat gerçekleştiren sektörler sıralamasında birinci yaş meyve sebze

Bölgeden en fazla ihracat gerçekleştiren sektörler sıralamasında birinci yaş meyve sebze sektörü ikinci sırada yüzde 33,35 oranında artış ve 43 milyon 896 bin 685 dolar ihracatla maden ve metaller sektörü takip etti. Sektörün 43.8 milyon dolarlık ihracatının 23 milyon 651 bin 220 dolarlık kısmı ise doğaltaş ürünlerinden oluştuğuna dikkat çeken Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, “Üçüncü sıradaki ağaç mamulleri ve orman ürünleri sektörümüz yüzde 25.16 oranında ihracat artışı ile 24 milyon 339 bin 201 dolar ihracat yapma başarısı gösterdi.4. sıradaki kimya sektörümüz 17 milyon 692 bin 142 dolar ihracat yaptı. Listenin beşinci sırasında 0.15 oranında artış ve 8 milyon 230 bin 870 dolarla çimento cam seramik ve toprak ürünleri sektörümüz yer aldı” dedi.

Çin’e yüzde 50,90 oranında artışla 23 milyon 798 bin 465 dolar ihracat

Yılın ilk ayında listenin birinci sırasında yer alan Çin’e yüzde 50,90 oranında artışla 23 milyon 798 bin 465 dolar ihracat gerçekleştiğini belirten Ümit Mirza Çavuşoğlu, “İkinci sırada ise yüzde 3,45 oranında artışla 15 milyon 615 bin 483 dolar ihracat gerçekleşen Almanya yer aldı. Listenin 3. sırasında Rusya yer aldı ve Rusya’ya yüzde 38.89 oranında gerileme ile 14 milyon 983 bin 331 dolar ihracat gerçekleşti. Rusya pazarındaki daralma ödeme yöntemlerindeki sıkıntılar nedeniyle oluşurken, para transferinin önündeki engellerin kaldırılmasıyla ihracatın yeniden eski seyrine dönmesi bekleniyor. Dördüncü sırada ise yüzde 18.53 oranında gerileme ve 12 milyon 216 bin 286 dolar ihracatla savaşın devam ettiği Ukrayna yer aldı. 5. sırada ise yüzde 4.66 oranında artış ve 10 milyon 855 bin 570 dolar ihracatla Romanya yer aldı” ifadelerine yer verdi.

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Batı Akdeniz’den Ocak ayında gerçekleşen ihracata bakıldığında geleneksel sektörlerimizin geleneksel pazarlarına ihracatlarını sistematik bir şekilde sürdürdükleri görüldü. Birliğimiz kadar firmalarımız da hedef pazarlarında ihracatlarını artırmak için çalışmalarını sürdürmekte. Ancak ülkemizin yakın çevrelerinde yaşanan gelişmeler de ortada. Savaşlara, siyasi istikrarsızlıklara, ödeme yöntemlerindeki sıkıntılara ve tarife dışı engellere rağmen ihracatımızı az da olsa artırabilmek, böyle bir dönemde oldukça önemlidir. Birlik olarak son bir yıldır farklı sektörlerimiz için farklı ülkelere sektörel ticaret heyetleri düzenliyoruz. Aynı zamanda yurt dışı fuarlarına katılarak, gittiğimiz yerin ithalatçı firmalarını ziyaret ediyoruz. Bu çalışmaları gerçekleştirmeye devam edeceğiz.” – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cine-yapilan-ihracat-rekor-seviyeye-ulasti/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Türkiye, 100 yıllık planlar yapan bir ülke https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/ https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:18:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3175 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var.” dedi.

Bakan Işıkhan, Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde düzenlenen SGK ve İŞKUR İl Müdürleri İstişare Toplantısı’na katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Işıkhan, Türkiye siyasi tarihinde ilk kez tecrübe edilen iki aşamalı bir seçim sürecinin ardından yeni kabineyle 8 aylık bir çalışma dönemini geride bıraktıklarını söyledi.

Bu süre zarfında, hem çalışma hayatı hem de ülke adına çok önemli adımlar attıklarını belirten Işıkhan, asgari ücret, 7. Dönem toplu sözleşme müzakereleri, memur ve emeklilerin aylıklarında yapılan artışlar, destekler ve deprem yardımları gibi birçok icraatı hayata geçirdiklerini belirtti.

“Attığı her adımda sürekli hedef büyüten bir Türkiye olarak, artık önümüzde daha büyük hedefler bulunmaktadır” ifadesini kullanan Işıkhan, “Hamdolsun ki artık, üç beş yıllık değil, 100 yıllık planlar yapan, sahip olduğu potansiyelin ve öz değerlerin farkına varan, görüş mesafesini gittikçe artıran, gelecek ufkunu sürekli genişleten bir Türkiye var. Başta bakanlığımız olmak üzere tüm kamu kurumlarımızın gelecek politikaları bakımından mihenk taşı olarak gördüğümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mimarı olduğu Türkiye yüzyılı hedefimiz var. Yediden yetmişe ülkemizin her bir ferdinin bu hedefe odaklanması, bu vizyonun farkındalığını taşıması önem arz ediyor. ” diye konuştu.

“Deprem bölgesi şehirlerini canlandırmak için çalışmaya devam edeceğiz”

Bakan Işıkhan, üç gün sonra birinci yıl dönümünü idrak edecekleri “asrın felaketi”nin acısını her daim yüreklerinde hissettiklerini ifade ederek, bu felakette kurum çalışanları dahil binlerce canı yitirdiklerini belirtti.

Böyle zamanların sosyal devlet olmanın kıymetinin çok daha iyi anlaşıldığı, şefkat ve merhamet medeniyeti olmanın anlamının çok daha iyi idrak edildiği zamanlar olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Her zor zamanımızda olduğu gibi yine yaralarımızı birlikte saracağız, birbirimize tutunarak ayağa kalkacağız ve bu güçlü dayanışmayla ayakta kalacağız. Çünkü biz Türkiye’yiz. Bilhassa deprem bölgesi şehirlerimizi bir an önce canlandırmak için var gücümüzle çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Bu doğrultuda bugüne kadar yaptığımız tüm çalışmaları daha da güçlendirerek hedefimize yürüyeceğiz. Gayretimizi, motivasyonumuzu daha da arttırarak üreteceğiz.” diye konuştu.

Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının artık kendine ‘yüzyıl vizyonu’ kazandırmış bir ülkenin mihenk taşlarından biri olduğunu, bütün icraatlarını bu hakikatin farkındalığıyla gerçekleştirdiğini belirtti.

“SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz”

Işıkhan, dünyaya rol model olan, sürekli takip edilen, gıptayla bakılan ve örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemini yönettiklerini söyledi.

Sosyal Güvenlik Kurumunun 85 milyon vatandaşın güvencesi, umudu ve geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayan Işıkhan, “Sosyal güvenlik noktasında vatandaşlarımızı koruma altına alan, çalışma hayatında kendilerini güvende hissetmelerini sağlayan ve haklarını, sağlıklarını, emekliliklerini, ölüm sonrasında ise eş ve çocuklarını koruma altına alan büyük bir şemsiyedir. Aynı zamanda kurumumuz, devlet ile vatandaş arasındaki bağı ve vatandaşlarımızın devletimize olan güvenini sağlayan kurumdur.” ifadelerini kullandı.

Işıkhan, il müdürleri başta olmak üzere tüm SGK çalışanlarının insanlarla iletişimi, milletin ihtiyaç ve taleplerine yaklaşımı ne kadar şefkatli ve problem çözme odaklı olursa, vatandaşlarla aralarındaki bağın da o denli gelişeceğini vurgulayarak, “2024 yılının ilk yarısı için emekli aylıklarındaki zam oranını tüm emeklilerimiz için yüzde 49,25’te eşitledik. Bu gece itibarıyla söz konusu karar Resmi Gazete’de yayımlandı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerimiz ile hak sahiplerinin aylık fark tutarlarını ödemeye başlayacağız. SSK emeklilerimiz için 6 Şubat’ta, Bağ-Kur emeklilerimiz için 7 Şubat’ta fark ödemelerini gerçekleştireceğiz.” dedi.

“Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir”

Son yıllarda alanında çok başarılı projelere imza atan en önemli kuruluşlarından birinin hiç şüphesiz kamu istihdam kurumu, Türkiye İş Kurumu olduğunu vurgulayan Işıkhan, İŞKUR’un istihdam ve çalışma hayatında bir dünya markası haline geldiğini söyledi.

İŞKUR’un dünyada parmakla gösterilen ve sürekli takip edilen bir iş ve işçi bulma sistemini temsil ettiğini ifade eden Işıkhan, şöyle devam etti:

“Hükümetimizin son yıllardaki en önemli gündem maddesi, yatırım, üretim ve istihdam dengesine dayalı büyüme politikasıdır. Türkiye artık üretilene tabi olmayı değil üreten olmayı tercih etmektedir. Yerli ve milli sanayimiz başta olmak üzere her alanda özgünlük ve bağımsızlık temel şiarımızdır. Hamdolsun bunu başarmak adına çok ciddi adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bu atılımların doğal bir sonucu olarak daha fazla istihdam, daha nitelikli iş gücü ve daha müreffeh yaşam şartları vatandaşlarımız adına en temel hedefimiz olmuştur. Her geçen gün büyüyen ekonomimiz, siz idarecilerimizin başarılı çalışmaları ve uyguladığı politikalar sayesinde istihdamımıza da olumlu şekilde yansımaktadır.”

“Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlıyız”

Politikalar ve uygulamalar sayesinde, vatandaşların geleceğe yeni fırsatlar, yeni heyecanlar ve yeni umutlar çerçevesinde baktığını dile getiren Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın defaatle dile getirdiği gibi güçlü bir ekonomi ve güçlü bir toplumlarının olduğunu söyledi.

Işıkhan, “Türkiye’yi kur ve enflasyon oyunlarıyla teslim almaya çalışanlara verilecek en büyük cevap, devlet-millet el ele mücadele etmek ve istihdama katılarak müreffeh bir toplum olma yönünde çalışmaktır” ifadesini kullanarak, mücadelenin en büyüğünün ise 7’den 70’e her bir ferdin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapması olduğunu vurguladı.

Güçlü çalışma hayatı, güçlü yarınlar ve Türkiye Yüzyılı için el ele verip çalışacaklarını vurgulayan Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nı emeğin, üretimin ve istihdamın yüzyılı yapmakta kararlı olduklarını belirtti.

Işıkhan, kayıt dışı istihdamı ve işsizliği azaltıp, istihdamı, girişimi ve güçlü sosyal güvenlik sisteminin hizmet kalitesini artırmaya devam edeceklerini dile getirerek, “Her daim hükümetimizi, bakanlığımızı ve ülkemizi temsil etmenin bilinciyle, milletimizin devletine olan güvenini artıracak daha başarılı çalışmalara, el ele, gönül gönüle, hep birlikte imza atacağız.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-turkiye-100-yillik-planlar-yapan-bir-ulke/feed/ 0
2023 Aralık Ayında İhracat %0,4 Arttı, İthalat %11 Azaldı https://www.kanal7haber.com.tr/2023-aralik-ayinda-ihracat-04-artti-ithalat-%11-azaldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/2023-aralik-ayinda-ihracat-04-artti-ithalat-%11-azaldi/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:27:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3080

TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023’ün aralık ayında ihracatın yüzde 0,4 artarak 23 milyar dolar, ithalatın yüzde 11 azalarak 29 milyar 39 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.

TÜİK, Aralık 2023 dönemine ilişkin dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Buna göre; ihracat 2023 yılı aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 artarak 23 milyar dolar, ithalat yüzde 11 azalarak 29 milyar 39 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracat 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 artarak 255 milyar 777 milyon dolar, ithalat yüzde 0,5 azalarak 361 milyar 774 milyon dolar olarak gerçekleşti.

DIŞ TİCARET AÇIĞI ARALIK AYINDA YÜZDE 37,8 AZALDI

Aralık ayında dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,8 azalarak 9 milyar 713 milyon dolardan, 6 milyar 39 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Aralık ayında yüzde 70,2 iken, 2023 Aralık ayında yüzde 79,2’ye yükseldi.

Ocak-aralık döneminde dış ticaret açığı yüzde 3,2 azalarak 109 milyar 541 milyon dolardan, 105 milyar 997 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Aralık döneminde yüzde 69,9 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 70,7’ye yükseldi.

ARALIK AYINDA EN FAZLA İHRACAT YAPILAN ÜLKE ALMANYA OLDU

Aralık ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 679 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 314 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 254 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 217 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 22 milyon dolar ile İtalya takip etti. 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,2’sini oluşturdu.

Ocak-Aralık döneminde de ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 21 milyar 92 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 14 milyar 826 milyon dolar ile ABD, 12 milyar 786 milyon dolar ile Irak, 12 milyar 468 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 12 milyar 381 milyon dolar İtalya ile takip etti. 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,8’ini oluşturdu.

İTHALATTA İLK SIRAYI RUSYA FEDERASYONU ALDI

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Aralık ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 209 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 270 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 514 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 470 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 330 milyon dolar ile ABD izledi. 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 44,1’ini oluşturdu.

Ocak-Aralık döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 45 milyar 602 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 44 milyar 980 milyon dolar ile Çin, 28 milyar 684 milyon dolar ile Almanya, 19 milyar 902 milyon dolar ile İsviçre, 15 milyar 778 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,8’ini oluşturdu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/2023-aralik-ayinda-ihracat-04-artti-ithalat-%11-azaldi/feed/ 0
Kızıldeniz’deki saldırılar Türkiye’yi alternatif rota olarak ön plana çıkarıyor https://www.kanal7haber.com.tr/kizildenizdeki-saldirilar-turkiyeyi-alternatif-rota-olarak-on-plana-cikariyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kizildenizdeki-saldirilar-turkiyeyi-alternatif-rota-olarak-on-plana-cikariyor/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:15:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3071 Uluslararası yük taşımacılığında Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan ve Süveyş Kanalı’nı da kapsayan Kızıldeniz’de, uluslararası yük taşıyan gemilere yapılan saldırılar, uluslararası lojistik firmalarını yeni rota arayışlarına yönlendirerek alternatif rota olarak Türkiye’yi ve Doğu Karadeniz Bölgesi hinterlandında bulunan Orta Koridor rotasını ön plana çıkardı.

Konuyla ilgili konuşan Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Kızıldeniz’de yaşanan saldırıların Asya ve Avrupa arasındaki yük trafiğinde Orta Koridor’un önemini artırdığını belirtti.

Gürdoğan, Her gün yaklaşık 50’den fazla geminin geçtiği ve küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’lik kısmının Süveyş Kanalı üzerinden Kızıldeniz rotası üzerinden kanalı geçerek yaklaşık 10 milyar dolarlık malı Asya coğrafyası ile Kuzey Avrupa, Akdeniz ve Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarına taşınmasıyla yapıldığı rotada son aylarda taşıma yapan gemilere saldırılarının artması sonucu navlun fiyatlarının 10 kata yakın artış göstermesinin taşımacılık yapan operatörleri farklı rota arayışlarına yönelttiğini söyledi.

DKİB Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, mevcut durumda da bu güzergaha alternatif olabilecek, yani Asya ile Avrupa arasındaki yük trafiği akışını yönetecek en kısa mesafeli ve güvenli rotanın Orta Koridor rotası olduğuna dikkat çekerek “Çin’den başlayıp, Orta Asya ve Türk Cumhuriyetleri üzerinden Hazar denizi geçişi veya Rusya Federasyonu üzerinden geçerek multimodal ulaşım sistemleri kullanılarak (denizyolu, karayolu, demiryolu) ülkemiz üzerinden geçiş yapılan bu rota, gerekli olan kısa vadeli yatırımlarla cazip hale getirilmesi halinde Ülkemize çok önemli ekonomik kazanımlar sağlayacaktır. Özellikle bu Orta Koridor’un Doğu Karadeniz Bölgesi ile bağlantılarının da kurulması halinde bu rotanın uluslararası lojistik otoriteleri tarafından tercih edilmesini daha da artıracaktır. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin demiryolu ağına bağlantısı için planlanan 2053 yılını beklemek yerine, şimdiden elimizi çok çabuk tutarak Gürcistan Batum demiryolunun yaklaşık 14 km’lik bir demiryolu aksı ile Hopa limanına bağlanması, sonrasında bu bağlantıların Rize limanı, Rize lojistik merkezi ve Trabzon limanına bağlantılarının sağlanması, uluslararası ticarette Ülkemiz ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin uluslararası ticaret ve transit ticarette önemini kat kat artırmış olacaktır. Bunun yanında yine çok kısa bir zaman diliminde Sarp Sınır Kapısındaki yoğunluğu azaltmak amacıyla, önceki yıllarda bu kapıya alternatif olarak önerdiğimiz ve sadece yük trafiğinde kullanılacak Muratlı sınır kapısının, Artvin Kemalpaşa ilçesinden yapılacak çok kısa bir tünelle sınır kapısına yolun ulaştırılarak Muratlı Sınır Kapısının da açılması Orta Koridor geçişlerinde ülkemize büyük kazanımlar sağlayacaktır. Bunun yanında halen yapım çalışmaları devam etmekte olan ülkemizin Nahcivan üzerinden Azerbaycan ve Orta Asya Bölgesi’ne bağlantısını sağlayacak Zengezur Koridoru’nun da açılması ile Orta Koridoru’nun uluslararası lojistik firmaları tarafından tercih edilmesini daha da artıracağı gibi ülkemiz ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin de önemini daha da ön plana çıkaracağı gerçeğini görmemiz gerekmektedir. Bundan dolayı, küresel ticarette ve lojistikte yaşanan bu gelişmelerden ülkemizin ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin daha fazla pay alması, dış ticaretimizin artması ve halen atıl vaziyette düşük kapasiteleri ile ayakta kalmaya çalışan bölgemiz limanlarına işlerlik kazandırılması açısından Hopa-Batum demiryolu ile Muratlı sınır kapısı yatırımlarının çok ivedi bir şekilde önceliklendirilmesi gerekmektedir” dedi. – TRABZON

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kizildenizdeki-saldirilar-turkiyeyi-alternatif-rota-olarak-on-plana-cikariyor/feed/ 0
Küresel piyasalarda gözler Fed’e çevrildi https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalarda-gozler-fede-cevrildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalarda-gozler-fede-cevrildi/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:12:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3068 Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizini beklenenden daha uzun süre sabit tutabileceğine yönelik fiyatlamaların güçlenmesiyle karışık bir seyir izlerken, bugün gözler Fed’in faiz kararı ve toplantı sonrası Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı açıklamalara çevrildi.

ABD’de açıklanan makroekonomik veriler piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

Buna göre, ABD’de JOLTS açık iş sayısı, 2023 Aralık’ta 9 milyon 26 bine çıkarak öngörülerin üzerinde gerçekleşirken, Conference Board tarafından açıklanan Tüketici Güven Endeksi de ocakta aylık 6,8 puan artarak 114,8’le Aralık 2021’den sonraki en yüksek seviyesine çıktı.

Analistler, ABD’de ülke ekonomisinin atılan şahin adımlara karşın beklendiği şekilde yavaşlamadığını kaydederek, bu durumun para piyasalarındaki fiyatlamalarda faiz indirimlerinin hangi ayda başlayacağına ilişkin tahminleri ötelediğini bildirdi.

Yıl başında yüzde 85 ihtimalle ilk faiz indiriminin martta yapılacağının öngörüldüğünü hatırlatan analistler, buna karşın açıklanan makroekonomik veriler ve Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleriyle birlikte bu fiyatlamaların yüzde 88 ihtimalle mayısa taşındığını ifade etti.

Analistler, bugün Fed’in politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını kaydederek, para politikası metni ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarından alınacak sinyallerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırabileceğini aktardı.

Bugün ülkede açıklanacak ADP özel sektör istihdam verilerinin de önemine dikkati çeken analistler, beklenti dışı gerçekleşmelerin fiyatlamaları etkileyebileceğini dile getirdi.

Piyasalarda yoğun bilanço dönemi de yakından takip edilirken, dün piyasalar kapandıktan sonra şirket finansal sonuçlarını açıklayan Microsoft ve Google’ın ana kuruluşu Alphabet’in gelirleri geçen yılın son çeyreğinde artış kaydetti. Bugün ise Boeing’in şirket finansal sonuçlarını açıklaması bekleniyor.

Fed’in para politikası kararları öncesinde tahvil piyasalarında alış ağırlıklı seyir devam ederken, düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,01 seviyesinde dengelendi.

Altının ons fiyatı şu sıralarda yüzde 0,1 azalışla 2.033 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 82,2 dolardan işlem görüyor.

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,76 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,06 gerilerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,35 artışla rekor kırdı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.

Avrupa borsalarında alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, bugün Almanya’da açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.

Analistler, bölge genelinde enflasyon baskılarının devam ettiğine dikkati çekerek, bugün Almanya’da açıklanacak verilerin Avrupa Merkez Bankasının (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin fiyatlamaları etkileyebileceğini bildirdi.

Dün açıklanan veriler göre, Avro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH), 2023’ün dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sabit kalırken, Almanya’da geçen yılın son çeyreğinde GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 daraldı.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,44, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,18, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,29 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,48 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.

Asya’da piyasalar Japonya hariç satış ağırlıklı bir seyir izlerken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) bugün açıkladığı toplantı tutanaklarında ilk kez faiz artırımlarına yakında başlanabileceği sinyalini verdi.

Çin’de açıklanan makroekonomik verilerin ülkede imalat sanayisinin hala daralmaya devam ettiğini göstermesi risk iştahını törpülerken, finansal sonuçlarını açıklayan Samsung Electronics’in üst üste dördüncü çeyrekte de karı azalmaya devam etti.

Bugün Japonya’da açıklanan verilere göre perakende satışlar aralıkta yüzde 2,1 artarak beklentilerin oldukça gerisinde kalırken, sanayi üretimi de yıllık yüzde 0,7 azalarak öngörüleri karşılayamadı.

Çin’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 49,2’ye, hizmet sektörü PMI ise 50,7’ye çıktı.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 geriledi.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı seyrini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,03 değer kazancıyla 8.474,30 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün yatay seyirle 30,3504’ten günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,3640 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde dış ticaret dengesi, yurt dışında ise Fed’in faiz kararı ve Powell’ın açıklamaları ile Almanya’da enflasyon ve ABD’de ADP özel sektör istihdamı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.530 ve 8.570 seviyelerinin direnç, 8.400 ve 8.250 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, aralık ayı dış ticaret açığı

10.00 İngiltere, ocak ayı konut fiyat endeksi

10.00 Almanya, aralık ayı perakende satışlar

11.55 Almanya, ocak ayı işsizlik oranı

16.00 Almanya, ocak ayı TÜFE

16.15 ABD, ocak ayı ADP özel sektör istihdamı

22.00 ABD, Fed’in faiz kararı

22.30 Fed Başkanı Powell’ın konuşması

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalarda-gozler-fede-cevrildi/feed/ 0
Türkiye Hazır Giyim İhracatında AB ve ABD Pazarına Odaklanmalı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:21:11 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3041 Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin toplam hazır giyim ihracatının yüzde 60’ını AB ülkelerine yaptığını belirterek, “Diğer Avrupa ülkelerini ve ABD’yi eklediğimizde oran yüzde 75’e yaklaşıyor. 40 milyar dolarlık ihracat için alternatifler üzerinde çalışmakla birlikte Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

İHKİB’den yapılan açıklamaya göre, katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile Türkiye ekonomisi için stratejik önemi bulunan moda endüstrisi, “yeşil dönüşüm” zirvesinde küresel markaların ve alım ofislerinin temsilcileriyle bir araya geldi.

İHKİB’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Yeşil Mutabakat’a uyum sürecinde yapılan çalışmalar mercek altına alınırken, Türk moda endüstrisinin taraflardan beklentileri konuşuldu.

İlgili bakanlıklar, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının yanı sıra ulusal ve uluslararası paydaşların temsilcilerinin de katıldığı toplantının açılışını TİM ve İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe yaptı.

Gültepe’nin açılış konuşmasının ardından Euratex Genel Direktörü Dirk Vantyghem ile Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Bahar Güçlü ve İTKİB Genel Sekreter Yardımcısı Özlem Güneş, Yeşil Mutabakat sürecindeki çalışmalarla ilgili birer sunum gerçekleştirdi.

Dirk Vantyghem, sunumunda moda endüstrisinin sürdürülebilirlik stratejisini ve AB yönetiminden beklentilerini anlatırken, Bahar Güçlü de Yeşil Mutabakat ile ilgili yasal düzenlemelerin Türkiye’ye yansımaları hakkında bilgi verdi.

İTKİB Genel Sekreter Yardımcısı Özlem Güneş ise Yeşil Mutabakat’ın Türk moda endüstrisi için önemli bir fırsat olduğunun altını çizdi. Güneş, Yeşil Mutabakat’a uyum sürecine ilişkin İHKİB’in yürüttüğü çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

“Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor”

Mustafa Gültepe de Türkiye’nin hazır giyimde küresel bir oyuncu olduğunu belirterek, dünya hazır giyim ihracatının yaklaşık yüzde 3,5’ini Türkiye’nin gerçekleştirdiğini bildirdi.

İHKİB olarak halen yıllık 20 milyar dolar civarında olan ihracatı 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini aktaran Gültepe, şöyle devam etti:

“Hedefe giden yol Avrupa’dan ve Amerika’dan geçiyor. Çünkü hazır giyimde en büyük pazarımız Avrupa Birliği. Toplam hazır giyim ihracatımızın yüzde 60’ını AB ülkelerine yapıyoruz. Diğer Avrupa ülkelerini ve ABD’yi eklediğimizde oran yüzde 75’e yaklaşıyor. 40 milyar dolarlık ihracat için alternatifler üzerinde çalışmakla birlikte Avrupa ve ABD pazarına daha çok odaklanmamız gerekiyor.

Çünkü verilerden de görüldüğü gibi hazır giyimde 40 milyar dolarlık ihracatın yolu Avrupa ve ABD’den geçiyor. Avrupa ve Amerika merkezli markalarla zaten uzun yıllara dayanan işbirliklerimiz var. Bilgi birikimimizle, hızımızla, üretim kalitemizle, tasarım gücümüzle, Avrupa’ya coğrafi yakınlığımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz. Yeşil dönüşümü de moda endüstrimiz için fırsata dönüştürmek istiyoruz. Dönüşüm sürecinde tam bir yıl önce çok önemli bir adım attık. Moda endüstrimizin Yeşil Mutabakat’a uyumunun yol haritası niteliğindeki eylem planımızı 30 Ocak 2023’te kamuoyu ile paylaştık.”

“Küresel markalar olaya sadece fiyat odaklı bakmamalı”

İHKİB Başkanı Gültepe, yol haritasında belirlenen 40 eylemden 13’ünde uygulama aşamasına geçtiklerine işaret ederek, daha gidilecek uzun bir yol, yapılması gereken çok iş olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin tedarik zincirinde elyaftan son ürüne tüm bileşenlerin tamamlandığı iki ülkeden biri olduğuna dikkati çeken Gültepe, “Ayrıca tasarım gücümüzle, üretim kalitemizle, hedef pazarlara yakınlığımızla ve güçlü tedarikçi altyapımızla da rakiplerimizden ayrışıyoruz. Mevcut artıların yanına sürdürülebilirliği de eklememiz gerektiğini biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gültepe, “Ortaklık zinciri yaklaşımı ile yeşil dönüşüm sürecini fırsata çevireceğimize inanıyoruz. Biz tedarik zincirinde herhangi bir halka olmaktansa ortaklık zincirinin vazgeçilmez bir parçası olmak istiyoruz. İşte tam burada ‘uygunluk’, ‘rekabetçilik’ ve ‘sürdürülebilirlik’ kriterleri öne çıkıyor. Çevresel, sosyal ve yönetsel açıdan tam ve uygun, fiyat performans bakımından rekabetçi olmamız, sürdürülebilirlik uyumunu tamamlamamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kalitenin bir değeri, değerin de bir maliyeti bulunduğunu anlatan Gültepe, bu nedenle yıllardır birlikte çalıştıkları küresel markaların olaya sadece fiyat odaklı bakmaması gerektiğinin altını çizdi. Gültepe, üretimde olduğu gibi işbirliklerinin de sürdürülebilir bir zemine oturtulması gerektiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-hazir-giyim-ihracatinda-ab-ve-abd-pazarina-odaklanmali/feed/ 0
New York Borsası Rekor Kırarken, Asya’da Endişeler Artıyor https://www.kanal7haber.com.tr/new-york-borsasi-rekor-kirarken-asyada-endiseler-artiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/new-york-borsasi-rekor-kirarken-asyada-endiseler-artiyor/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:15:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3035 New York borsasında S&P 500 ve Dow Jones endeksleri ABD Merkez Bankasının (Fed) yarınki para politikası kararları öncesinde rekor kırmaya devam ederken, Asya’da gayrimenkul sektörüne ilişkin artan endişeler satış baskısının derinleşmesine neden oluyor.

ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapabileceği beklentisi pay piyasalarını yukarı yönlü desteklemeyi sürdürüyor.

New York borsasında S&P 500 ve Dow Jones endeksleri artan risk iştahıyla rekor kapanışlarını sürdürürken, Nasdaq endeksi de dün, son 2 yılın en yüksek kapanışını gerçekleştirdi.

Fed’in yarın politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, ilk faiz indirimine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizlikler varlığını koruyor.

Buna göre, para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın martta yüzde 50 ihtimalle faiz indirimlerine başlayabileceği öngörülürken, martta da politika faizinin sabit bırakılması halinde mayıstaki toplantıda indirime gidileceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Analistler, bununla birlikte ülkede bugünden itibaren makroekonomik veri takviminin yoğunlaşacağını kaydederek, iş gücü piyasalarına yönelik verilerden alınacak sinyallerin de varlık fiyatları üzerinde etkili olmasının beklendiğini ifade etti.

Ülkede bilanço sezonunun da devam ettiğini hatırlatan analistler, bugün piyasa değeri yaklaşık 5 trilyon dolar olan Google’ın ana kuruluşu Alphabet ve Microsoft’un finansal sonuçlarını açıklamasının beklendiğini bildirdi.

Analistler, söz konusu şirket finansal sonuçlarından alınacak sinyallerin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini belirtti.

Tahvil piyasalarında dün alış ağırlıklı bir seyir izlenirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi şu sıralarda yüzde 4,05 seviyesinde bulunuyor.

Dün gerileyen tahvil faizlerinden de destek alan altının ons fiyatı 2.033 dolarla son 15 günün en yüksek kapanışını gerçekleştirirken, yeni günde yatay bir seyir izliyor.

Brent petrolün varil fiyatı dün 3 günlük yükseliş eğilimini sonlandırırken, şu sıralarda 82,2 dolardan alıcı buluyor.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 1,12, S&P 500 endeksi yüzde 0,76 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,59 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün karışık bir seyir öne çıkarken, bugün bölge genelinde açıklanacak büyüme verileri yatırımcıların odağına yerleşti.

Analistler, Avrupa ve İngiltere merkez bankalarının güvercin adımlara ne zaman başlayacaklarına yönelik belirsizliklerin varlık fiyatları üzerinde etkili olduğunu kaydederek, bugünkü büyüme verilerinin bölge ekonomilerinin durumuna ilişkin sinyal verebileceğini ifade etti.

Almanya’nın geçen yılın son çeyreğinde yıllık yüzde 0,4 daraldığının öngörüldüğünü belirten analistler, Avro Bölgesi’nin yüzde 0,1’le sınırlı da olsa büyüdüğünün tahmin edildiğini bildirdi.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,03, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,12 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,48 gerilerken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,09 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne yükselişle başladı.

Asya’da piyasalar Çinli gayrimenkul şirketi Evergrande’ye ilişkin haber akışıyla karışık bir seyir izliyor.

Evergrande’nin mahkeme kararıyla tasfiye edilmesi Asya’da risk iştahını olumsuz etkilerken, Çinli elektrikli otomobil üreticisi BYD’nin finansal sonuçlarının beklentileri karşılayamaması da satış baskısının derinleşmesine neden oldu.

Analistler, ülkede yüksek seyreden risk algısının tahvil talebinin artmasına sebep olduğunu kaydederek, Çin’in 10 yıllık tahvil faizinin 2022’den bu yana en düşük seviyeyi test ettiğini bildirdi.

Öte yandan, bugün Japonya’da açıklanan verilere göre işsizlik yüzde 2,4’e geriledi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yatay seyretti. Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,8 geriledi.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı seyrini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,50 değer kazancıyla 8.471,70 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün yüzde 0,1 artışla 30,3463’ten günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,3600 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Türk lirası (TL) mevduata geçişin desteklenmesi amacıyla yeni bir adım attı. ?

Buna göre, kur koruması sağlanan hesaplar için zorunlu karşılık oranlarının 6 aya kadar olan vadelerde yüzde 30’dan yüzde 25’e indirilmesine, yabancı para cinsinden mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu ve kıymetli maden depo hesapları hariç) için tüm vadelerde TL cinsinden tesis edilen ilave zorunlu karşılık oranının yüzde 4’ten yüzde 8’e yükseltilmesine karar verildi.

Söz konusu düzenlemelerle TL mevduata geçişe yönelik adımlar güçlendirilirken, miktarsal sıkılaştırma sürecine devam edildiği belirtildi.

Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi, yurt dışında ise Avro Bölgesi ve Almanya’da büyüme ile ABD’de JOLTS açık iş sayısı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.500 ve 8.700 seviyelerinin direnç, 8.250 ve 8.100 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, ocak ayı ekonomik güven endeksi

12.00 Almanya, 4. çeyrek GSYH

13.00 Avro Bölgesi, 4. çeyrek GSYH

13.00 Avro Bölgesi, ocak ayı tüketici güven endeksi

17.00 ABD, kasım ayı konut fiyat endeksi

18.00 ABD, aralık ayı JOLTS açık iş sayısı

18.00 ABD, ocak ayı CB tüketici güven endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/new-york-borsasi-rekor-kirarken-asyada-endiseler-artiyor/feed/ 0
Şırdan Çöpten Altına Dönüştü: Fiyatı 3 Liradan 100 Liraya Çıktı https://www.kanal7haber.com.tr/sirdan-copten-altina-donustu-fiyati-3-liradan-100-liraya-cikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/sirdan-copten-altina-donustu-fiyati-3-liradan-100-liraya-cikti/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:18:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3005 Şırdan çöptü altın oldu

28.01.2024 10:52:12 Adana/ Ekonomi/ 20240128AW129504 (ÖZEL HABER)

Fotoğrafı İndir

Fotoğrafı İndir

Fotoğrafı İndir

Fotoğrafı İndir

Fotoğrafı İndir

IHAAW104437-EKO/28-01-2024

– Şırdan çöptü altın oldu

– Adana’da bundan 5 yıl önce günde 3 bin 500 şırdan çöpe dökülürken, son yıllarda Türkiye genelinde satılmaya başlanınca tanesi 3 liradan 100 liraya kadar yükseldi

(Fotoğraflı)

Fatih Keçe – Serkan Çetinkaya

ADANA (İHA) – Adana’da bundan 5 yıl önce günde 3 bin 500 şırdan çöpe dökülürken, son yıllarda Türkiye genelinde satılmaya başlanınca, tanesi 3 liradan 100 liraya kadar yükseldi.

Adana’nın yöresel yemeklerinden şırdanı bundan 5 yıl önce kimse bilmezken ve günde ortalama 3 bin 500’ü çöpe dökülürken, bugün şırdanın ünü Adana dışına çıktı. Bu nedenle şırdanı bulabilmek neredeyse imkansız hale geldi. Bunda hem şırdanın tüm Türkiye’ye yayılması, hem de her hayvanda bir tane şırdan olması en büyük etken. Fiyatı 5 yıl önce tane olarak 3 liradan satılan şırdan şimdilerde 100 liraya kadar çıktı. Altın gibi değerlenen şırdan artık zengin yemeği oldu.

“Şırdanı Avrupa’dan isteyen var”

Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, şırdan fiyatlarının çok yükseldiğine dikkat çekerek, “Hem fazla kesimimiz yok hem de iklim nedeniyle Adana’ya hayvan gelmiyor. Olan şırdanlar diğer illere gittiği için biraz kıtlık çekiyoruz. Biz de şaşkınız böyle olmaması lazımdı. Geçtiğimiz yıllarda biz şırdanı döküyorduk ama şu an zengin yemeği oldu. Fiyattaki bu yükselişle alakalı çalışmalarımız devam ediyor. Önceden ortalama günlük 3 bin 500 çöpe gidiyordu. Türkiye geneline yayıldı, hatta Avrupa’dan isteyenler var” dedi.

“Şırdan altın oldu”

Şırdancı Rıfatcan Bilgin ise şırdanın fiyatının her yıl olduğu gibi bu yıl da yükselmeye devam ettiğinin altını çizerek şöyle devam etti:

“Şırdanda her yıl olduğu gibi yükselme oluyor. Ancak bu sene fiyatlarda aşırı bir yükseliş var. Diğer illerde de satışı çoğaldığı için yükseliş aşırı oldu. Geçen yıl bu aylarda 40-45 bandında olan şırdan şu an 85 lira ancak 100 liraya satanlar da var. Çorba ve paçayı sabit tutmaya çalışıyoruz, elimizden geldiği kadar zam yapmıyoruz. Ancak şırdan fiyatı bizim elimizde olan bir şey değil. Her hayvandan bir tane çıkıyor adı üstünde sakatat ama bugün çok değerli. Resmen restoran hizmeti vermeye başladık şırdancılar olarak. Şırdan bulmakta çok sıkıntılar yaşıyoruz. Fiyatların yükselme nedeni ürünün az olmasından kaynaklanıyor. Eğer çok ucuz bir ürün olsaydı Adana’da akşam saatlerinde bitmiş olacaktı ve parası olan da erişemeyecekti. Şırdan resmen altın oldu.”

Şırdan yiyen Sevhan Öksüz ise, “Fiyatlar aşırı yükseldiği için birkaç yıldır şırdan yiyemiyorduk. Uzun zaman sonra bugün ilk defa geldik. Uzun zaman sonra yiyoruz, fiyatların yükselmesi hoş değil” dedi. Ünal Öksüz ise, “El yakıyor, cep yakıyor zaten piyasanın durumu belli yapacak bir şey yok. Müşteri sayısının artması için fiyatların biraz daha makul olması gerekiyor” diye konuştu.

Şırdan nedir

Adana’ya özgü bir yemek olan şırdan aslında bir sakatat dolması. Şırdan küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarda sadece bir tane bulunuyor. Şırdan geviş getirenler grubundaki hayvanların midelerinin 4. kısmı diyebiliriz. Bu bölüm midenin bağırsaklardan önceki son bölümüdür.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sirdan-copten-altina-donustu-fiyati-3-liradan-100-liraya-cikti/feed/ 0
Antalya Saat Kulesi’nde Roma Dönemine Ait Harfler Bulundu https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-saat-kulesinde-roma-donemine-ait-harfler-bulundu/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-saat-kulesinde-roma-donemine-ait-harfler-bulundu/#respond Sat, 27 Jan 2024 21:18:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2935 Antalya’da tarihi Kaleiçi’nin ana giriş kapısındaki Saat Kulesi’ndeki çimentolu harcın altından Roma dönemindeki bir kamu binasına ait harflerin yer aldığı blok ortaya çıktı. Çalışmalara engel olmayan blok korumaya alınırken, Saat Kulesi’nin Şubat ayı ortasında açılması bekleniyor.

Antalya’nın en önemli sembollerinden Helenistik döneme tarihlenen burçlar üzerinde yer alan, kule kısmı Bizans döneminde yapılan ve 1900’lü yılların başında 2’nci Abdülhamid döneminde Saat Kulesi olarak inşa edilen yapıda restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Yapının orta bölümündeki bir blok üzerinde Roma Döneminde işlendiği tahmin edilen Yunanca TÜ harfleri bulundu. Bu blokun Kaleiçi bölgesindeki bir kamuya ait binadan getirip Saat Kulesi’nin inşasında kullanıldığı belirlendi. Blok olduğu gibi yerinde korunurken, Saat Kulesi’nin açılışına engel olmayacağı bildirildi.

“Başka yerden getirilmiş”

Akdeniz Üniversitesi Eski Çağ Diller ve Kültür Bölümü Yunan Dili Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Nuray Gökalp Özdil, Saat Kulesi’nde Roma İmparatorluğu Döneminde devşirme olarak kullanılan bazı mimari bloklar varlıklarını bildiklerini hatırlattı.

Restorasyon çalışmaları sırasında Saat Kulesi’nin orta bölümünde ve tam köşede yeni bir blokun gün yüzüne çıkarıldığını söyleyen Özdil, “Bloğun ebatları, üzerinde kazınmış harflerin yükseklikleri daha ziyade bunun devşirme olarak, Kesik Minare çevresindeki bir yapılaşmadan, buraya getirildiğini düşünüyoruz. Her bir harf yüksekliği 16 santimetre, bu büyük harfler yapının bize kamu binası olduğunu belirtiyor. Ama Yunanca’da iki harf yanyana geldiğinde TÜ şeklinde okunur. Blokun sağı ve solunda kırıklar var. İki büyük harf olması bir binanın binanın karşıdan daha iyi görülmesini sağlayan kamuya ait bina olarak değerlendiriyoruz” dedi.

“Kamu binasına ait”

Harflerin karakterinin muntazam işlendiğinin altını çizen Özdil, “Bu özenli işleyiş kamu binası olduğunu gösteriyor. İsa’dan sonra 2. Yüzyıl Roma İmparatorluğu dönemine ait bir blok. Kamu binalarına yazılan bu harflerin başka kentlerde de görebiliyoruz. Perge’de büyük harflerin bulunduğu kamu yapılarını görebiliyoruz” diye konuştu.

“Harcın altından çıktı”

Antalya Valiliği Kültür Varlıkları Birim Yetkilisi Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, 2020 yılından bu yana Saat Kulesi’nde çalışmaların devam ettiğini belirterek, yapının Roma’dan, Selçukluya, oradan Osmanlıya ve günümüze kadar geldiğini ifade etti.

Saat Kulesi’nde bir yıl önce çift başlı kartal figürünün bulunduğunu hatırlatan Karabayram, “Bir taraftan çalışmalarımız devam ederken yeni bir süreçte de önümüze hemen üst katmanda Roma dönemine ait olduğunu düşündüğümüz 2 harf bulundu. Roma Dönemi yazıt tiplerinden bir örnek. Bunun Kaleiçi’nde bir mimari yapıya ait olabileceği düşüncesi ifade edildi. Bu yazılı blok önümüze bir çimentolu harcın altından çıktı. Çok itinalı bir şekilde söküldü ve kaldırıldı. En önemli konulardan biri burada. Mevcut şu anki bloğun yerinde korunması olayıydı. Çünkü bu bir dönem eki. Bunun nereye ait olduğunu bilmiyorsunuz ve bilmediğiniz bir malzemenin geldiği yeri bilmediğiniz bir yeri tekrar götürebilme imkan yoktur, yerinde korunacak” dedi.

Bu bulgunun çıkmasının Saat Kulesi’nin açılışına engel bir durum teşkil etmediğini dile getiren Karabayram, “Saat Kulesi’nde son rötuşlar yapılıyor, 10-15 Şubat tarihi arasında açılışı yapılacak” açıklamasında bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-saat-kulesinde-roma-donemine-ait-harfler-bulundu/feed/ 0
Aydın’da Hacıhıdırlar Rüzgar Enerji Santrali projesine yürütmeyi durdurma kararı https://www.kanal7haber.com.tr/aydinda-hacihidirlar-ruzgar-enerji-santrali-projesine-yurutmeyi-durdurma-karari/ https://www.kanal7haber.com.tr/aydinda-hacihidirlar-ruzgar-enerji-santrali-projesine-yurutmeyi-durdurma-karari/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:21:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2895

ÖZGÜR DEDEOLUK

Aydın’ın Karacasu ilçesinde kurulması planlanan Hacıhıdırlar Rüzgar Enerji Santrali projesinde ÇED Raporuna onay veren Bakanlığa karşı açılan dava sonucunda dün yürütmeyi durdurma kararı verildi.  Aydın 2. İdare Mahkemesi’nde yapılan davanın duruşmasına avukat Akın Yakan, davacı 5 mahalle muhtarı ve bölge sakinleri katıldı.

Aydın ili Karacasu ilçesi Karacaören, Ataköy, Yeşilyurt, Hisar ve Kıranyer Mahallesi sınırları içerisinde, Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan Hacıhıdırlar Rüzgar Enerji Santrali (RES) rüzgar enerji santraline karşı mücadele yürüten Ataköy, Karacaören ve Dedeler mahalle sakinleri verdikleri mücadelede ilk bölümü kazandı. Aydın 2. İdare Mahkemesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu raporunun yürütmesini durdurdu.

“7 KÖYÜN VATANDAŞINI GÖÇE ZORLUYORLAR”

Duruşmanın ardından Adliye binası önünde açıklama yapan mahalle sakinlerinden Birol Ekşi, “EnerjiSA’nın Aydın’ın dört, Denizli’nin 3 köyü üzerinde yapmak istedikleri Hacıhıdırlar RES Projesi var. 2 bin parsel arazi üzerinde 3 yıldır şerh var, kaldırmıyorlar. Hayvancılık, arıcılık, oradaki arazilerdeki tüm üretimleri hiçe sayıyorlar. 7 köyün vatandaşını göçe zorluyorlar. Tütün, fasulye, börülce, arpa, buğday, yulaf, elma, kiraz, yeni yeni kestaneye geçtik. Bir türbinin olduğu yerde 2 bin- 2 bin 500 kestane üretimi var. Bunları hiçe sayıyorlar. Bu projenin iptalini istiyoruz” dedi.

“ÇEVRE KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN YARGIYA GÜVENİYORUZ”

Avukat Akın Yakan ise şunları söyledi:

“Hacıhıdırlar RES projesi ile birlikte 15 tane türbin yapılacak. Bunu takip eden alanda 25 tane daha mevcut türbin var Denizli RES’e ait. Tüm bu projenin bitmesi halinde 35 tane türbinlik çok büyük bir doku hem tarımsal anlamda hem hayvancılık anlamında olumsuz etkilenecek. Karacasu’nun 5 muhtarı davacı olarak dava açtı. Halk buradaki santralin yapılmasına açıkça karşı çıkıyor. Nitekim bu santralin yapılmasıyla çok ciddi bir ekolojik kıyım ve yok oluş gerçekleşecek. Yargılama süreci içerisinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde projenin yaratacağı etkiler hayvancılık ve ekolojik sistem üzerindeki etkileri açıkça ortaya konmuştur. Sayın Aydın 2. İdare Mahkemesi de bu hususta bilirkişi raporuna dayanarak yürütmeyi durdurma kararı verildi. Bunun sonunda 10-15 gün içerisinde mahkeme yeniden dosyayı değerlendirerek bunun kararını verecek. Biz buradaki hukuksuzluğun, çevre katliamının mahkeme kararıyla ortadan kaldırılacağına inanıyoruz ve yargıya güveniyoruz.”

“BÖLGEDE TARIM ARAZİLERİNİN ÖNEMİ BÜYÜKTÜR”

ÇED raporunda şu ifadelerin de yer alması dikkat çekti:

“Dağlık ve ormanlık yapıdan dolayı orman arazileri arasında arazi eğimi ve toprak yapısının nispeten uygun olduğu yerlerde yağışa bağlı olarak kuru tarım ve özellikle buğday, arpa, tütün tarımı yapıldığı görülmüştür. Bu nedenle tarım arazilerinin alan için önemi büyüktür. Tarım arazilerinin küçük ve parçalı şekillerde orman arazileri çevresinde oldukları mahkeme keşfi sırasında görülmüştür. RES proje sahası ve çevresinde böylesine az olan tarım arazilerinin bazılarında RES türbinlerinin planlandığı görülmektedir. Bu tarım alanlarında RES türbinlerinin yapılması yaşamlarını tarım ve hayvancılıkla sürdüren yöre halkının proje alanında zaten az konumda olan tarım arazilerinin alanlarının azalmasına neden olacağı açıktır. Ayrıca diğer önemli bir husus da proje alanında orman arazisi içinde yapılması planlanan türbin alanları açısından tarımsal üretim açısından bir sıkıntı olmadığı bu alanlara erişimi için kullanılacak yolların tarım arazilerin arasından geçtiği, inşaat ve türbin parçalarının kanat ve gövde parçalarının taşınımı sırasında kanat uzunlukları ve türbin gövde büyüklükleri nedeni ile bu yolların genişletilmesi gerektiği düşünüldüğünden tarım arazilerinde alan kaybı olacağı düşünülmektedir.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/aydinda-hacihidirlar-ruzgar-enerji-santrali-projesine-yurutmeyi-durdurma-karari/feed/ 0 Küresel piyasalar karışık seyrediyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor-2/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:06:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2883 Küresel piyasalar, açıklanan makroekonomik veriler ve şirket finansal sonuçlarından alınan sinyallerin ardından karışık bir seyir izleniyor.

ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapabileceği ihtimaliyle New York borsasında S&P 500 ve Dow Jones endeksleri kapanış rekoru kırarken, Asya’da satış baskısı yeni günde etkili oluyor.

ABD’de dünkü veriler ekonominin güçlü kalmaya devam ettiğine işaret ederken, Japonya’da enflasyonun hız kesmesi piyasalarda soru işaretlerini artırdı.

ABD’de Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2023’ün ekim-aralık döneminde yıllıklandırılmış olarak yüzde 3,3 artış göstererek yüzde 2’lik beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Geçen yılın son çeyreğinde Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ise yüzde 1,7’lik artış kaydetti. Gıda ve enerji harcamalarının hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ise aynı dönemde yüzde 2 ile piyasa beklentilerine paralel arttı.

ABD’de enflasyonun hız kesmesine karşın ekonomik aktiviteden alınan olumlu sinyaller ekonomide “yumuşak iniş” ihtimallerini artırırken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) martta faiz indirimlerine başlayabileceğine yönelik tahminler yeniden güç kazandı.

Söz konusu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün yaklaşık 6 baz puan gerilemesinin ardından yeni günde de düşüş eğilimini sürdürerek yüzde 4,10’a indi.

Emtia tarafında Brent petrolün varil fiyatı gelecek dönemde talebin güçlü kalabileceği öngörüleriyle yüzde 2’nin üzerinde değer kazanırken, yeni günde 81,7 dolardan alıcı buluyor.

Altının ons fiyatı ise önceki kapanışın yüzde 0,2 artışla 2.023 dolarda seyrediyor.

Öte yandan, dünyanın en büyük mikroçip üreticilerinden Intel’in geçen yılın son çeyreğinde elde ettiği gelir yüzde 10 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Buna karşın, şirketin ilk çeyreğe ilişkin projeksiyonundaki tahminlerin piyasa beklentilerinin altında kalması vadeli işlem piyasalarında satış baskısının artmasına neden oldu.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,18 artarken, S&P 500 endeksi yüzde 0,53 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,64 yükselerek kapanış rekoru kırdı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise negatif seyirle başladı.

Avrupa borsalarında İtalya hariç dün sınırlı da olsa alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üç temel politika faizini de sabit bıraktı.

ECB Başkanı Christine Lagarde toplantı sonrası yaptığı açıklamada, ECB’nin Yönetim Konseyinde faiz indirimlerini konuşmak için “erken olduğu” konusunda fikir birliği olduğunu belirtti.

Kısa vadeli ekonomik göstergelerin zayıf kaldığını ifade eden Lagarde, ekonomide orta vadede bir iyileşme görüleceğini ve ekonominin en önemli yansıması olan iş gücü piyasasının da oldukça güçlü kalmaya devam ettiğini vurguladı.

Lagarde, Avro Bölgesi’nde enflasyon oranlarındaki genel düşüş eğiliminin sürdüğünü kaydederek, kısıtlayıcı para politikasının reel ekonomi üzerinde kapsamlı bir etki oluşturmaya devam ettiğini anlattı.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,03, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,11 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,10 yükselirken, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,60 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise negatif bir seyirle başladı.

Asya’da piyasalar yeni günde karışık bir seyir izlerken, Japonya’da açıklanan enflasyon verileri Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) gelecek dönem politikalarına ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Buna göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocakta yüzde 1,6 artışla beklentilerin oldukça altında kalırken, analistler, enflasyondaki yavaşlamanın BoJ’un normalleşme adımlarını öteleyebileceğini ifade etti.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,52 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 gerilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 0,5 yükseldi.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,98 değer kazancıyla 8.169,89 puandan tamamlarken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkardı.

TCMB’den yapılan duyuruda, “Kurul, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını ve bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceğini değerlendirmiştir.” ifadeleri yer aldı.

Dolar/TL, dün yüzde 0,1 artışla 30,2542’den günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,3110 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya’da tüketici güven endeksi ve ABD’de kişisel gelirler ve harcamalar verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.250 ve 8.350 seviyelerinin direnç, 8.100 ve 8.000 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Almanya, ocak ayı GfK tüketici güven endeksi

16.30 ABD, aralık ayı kişisel gelirler ve harcamalar

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor-2/feed/ 0
Küresel Piyasalar Yumuşak İniş İhtimalini Tartışırken, TCMB Para Politikası Kararları Öne Çıktı https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yumusak-inis-ihtimalini-tartisirken-tcmb-para-politikasi-kararlari-one-cikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yumusak-inis-ihtimalini-tartisirken-tcmb-para-politikasi-kararlari-one-cikti/#respond Thu, 25 Jan 2024 09:18:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2821 Küresel piyasalarda, önemli ekonomilerin “yumuşak iniş” yapabileceği ihtimalinin gündemde kalmaya devam etmesi risk iştahını beslemeyi sürdürürken, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti.

Dün, dünya genelinde açıklanan imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri üretim tarafında çarkların yavaş yavaş dönmeye devam ettiğini gösterdi.

ABD’de imalat sanayi PMI ocakta 50,3’le son 15 ayın en yükseğine çıkarak beklentileri aşarken, söz konusu veri imalat sanayisinde yeniden genişleme bölgesine girildiğine işaret etti.

Bu durum ülkede ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam ettiği şeklinde yorumlanırken, ABD Merkez Bankasının (Fed) martta faiz indirimlerine gidebileceği ihtimali zayıflamayı sürdürdü.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in gelecek hafta politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, martta da yüzde 57 ihtimalle yüzde 5,25-5,50 seviyesinde tutulacağı öngörülüyor.

Öte yandan, ekonomideki “yumuşak iniş” ihtimali S&P 500 endeksini desteklemeye devam ederken, dün yükselişini üst üste altıncı iş gününe taşıyan endeks, kapanış rekorunu da 4.868,55 puana yükseltti.

Microsoft’un hisseleri gün içinde yüzde 1’in üzerinde artarak 405,63 dolara kadar çıkarken, şirketin piyasa değeri ilk kez 3 trilyon doları aştı.

Bugün ABD’de açıklanacak büyüme ve kişisel tüketim harcamaları verileri ise yatırımcıların odağına yerleşen bir başka önemli veri seti olarak dikkati çekerken, bu verilerden alınacak sinyallerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırması bekleniyor.

ABD ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinde yüzde 2 büyüdüğü tahmin edilirken, kişisel tüketim harcamalarındaki artışın da yüzde 3,1’den yüzde 2,5’e indiği öngörülüyor.

Analistler, kişisel tüketim harcamalarına ilişkin verilerin Fed’in para politikası kararlarında önemli yer tuttuğunu belirterek, piyasa tahminlerinden olası sapmaların fiyatlamalar üzerinde etkili olabileceğini ifade etti.

Bununla birlikte, martta Fed’in politika faizini sabit bırakabileceği ihtimalinin güçlenmesi tahvil piyasalarındaki satış baskısını desteklemeyi sürdürürken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,16 seviyesinde bulunuyor.

Emtia tarafında da benzer bir seyir öne çıkarken, merkez bankalarının güvercin adımlarının gecikebileceği endişesi altının ons fiyatını baskılıyor. Dün altının ons fiyatı yüzde 0,8 değer kaybıyla 2.012 dolardan günü tamamlarken, yeni günde dünkü kapanışın hemen üzerinde 2.014 dolardan alıcı buluyor.

Brent petrolün varil fiyatı ise 80 dolar seviyesinde bulunuyor.

Öte yandan, dün Kanada Merkez Bankası politika faizini yüzde 5’te sabit bırakırken, bankadan yapılan açıklamada net bir şekilde faiz artışlarının sona erdiği sinyali verildi.

Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,36 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,08 değer kazanırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,26 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne pozitif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) bugün açıklayacağı para politikası kararları yatırımcıların odağında bulunuyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda ECB’nin politika faizlerini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı sözle yönlendirmelerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırması bekleniyor.

Analistler, ECB’nin ilk faiz indirimine yüzde 64 ihtimalle nisanda başlayabileceğinin öngörüldüğünü ancak söz konusu tahminlerin günden güne hazirana kaydığını belirterek, Lagarde’ın açıklamalarının piyasalardaki fiyatlamaları netleştirebileceğini bildirdi.

Dün bölge genelinde açıklanan imalat sanayi PMI verilerinin toparlanmaya işaret ettiğini ancak hala daralmanın sürdüğünü aktaran analistler, makroekonomik verilerden alınacak sinyallerin takip edilmeye devam edileceğini bildirdi.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,56, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,91, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,58 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,87 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise negatif bir seyirle başladı.

Asya’da piyasalar Çin Merkez Bankası (PBoC) Başkanı Pan Gongşıng’ın açıklamalarının ardından pozitif seyrediyor.

Pan, dün, banka ve kredi kuruluşları için zorunlu karşılık oranının 5 Şubat’tan itibaren 50 baz puan azaltılacağını belirterek, piyasaya yeterli nakit sağlanmasının amaçlandığı kararın, 1 trilyon yuan (yaklaşık 140 milyar dolar) nakit varlığı serbest bırakmasının beklendiğini bildirdi.

Söz konusu açıklamalarla birlikte dün Hong Kong’da Hang Seng endeksinde yükseliş yüzde 3,56’ya ulaşırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,8 değer kazandı.

Analistler, ülkede bir süredir ekonomik aktiviteye ilişkin endişelerin varlık fiyatları üzerinde etkili olduğunu belirterek, söz konusu adımın ülkedeki deflasyonist baskıyı azaltabileceğini ve risk iştahını beslediğini ifade etti.

Söz konusu alış ağırlıklı seyir bugün de piyasalar üzerinde etkili olurken, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,7 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2,4 artış kaydetti. Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 0,1 geriledi.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,77 değer kazancıyla 8.090,90 puandan tamamlarken, bugün TCMB’nin açıklayacağı para politikası kararları yatırımcıların odağında bulunuyor.

Analistler, faiz kararıyla birlikte politika metninden alınacak sinyallerin yurt içi piyasalarda oynaklığı artırabileceğini kaydederek, piyasalarda bankanın bir süredir devam eden şahin adımlarının bu toplantıyla birlikte sona ereceği öngörülerinin hakim olduğunu ifade etti.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB’nin politika faizini 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkaracağını tahmin ediyor.

Dolar/TL, dün yatay bir seyir izleyerek 30,2382’den günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,2630 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, dün açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Akla ziyan dedikodularla ekonomide bin bir güçlükle temin ettiğimiz güven ve istikrar iklimini bozacak kampanyalar başlatıyorlar. Dedikodular üzerinden bir bardak suda fırtına koparmaya çalışan fitne tüccarlarını kesinlikle umursamıyoruz.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Joe Biden ise Kongre’ye bir mektup yollayarak, İsveç’in NATO’ya üyeliğiyle ilgili Türkiye’deki süreç tamamlanır tamamlanmaz Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışına ilişkin resmi bildirimi Kongre’ye göndereceğini bildirdi.

Analistler, bugün yurt içinde TCMB’nin faiz kararının yanı sıra para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ECB’nin faiz kararı ve ECB Başkanı Lagarde’ın açıklamaları ile ABD’de büyüme başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.100 ve 8.250 seviyelerinin direnç, 8.060 ve 7.980 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, ocak ayı reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranı

12.00 Almanya, ocak ayı Ifo iş dünyası güven endeksi

14.00 Türkiye, TCMB’nin faiz kararı

14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

16.15 Avro Bölgesi, ECB’nin faiz kararı

16.30 ABD, 4. çeyrek GSYH

16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

16.45 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yumusak-inis-ihtimalini-tartisirken-tcmb-para-politikasi-kararlari-one-cikti/feed/ 0
Erzurum’da 2023 Yılında 345 Şirket Kuruldu https://www.kanal7haber.com.tr/erzurumda-2023-yilinda-345-sirket-kuruldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/erzurumda-2023-yilinda-345-sirket-kuruldu/#respond Thu, 25 Jan 2024 09:15:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2818 TOBB Erzurum birikimli kurulan şirket verilerini açıkladı, Erzurum’da 2023 yılı Ocak- Aralık ayları arasında 345 şirket kurulumu gerçekleşti. İl, yıllık kayıtta kurulan şirket sayısı yüksekliği bakımından Doğu Anadolu Bölgesi illeri içinde Van, Malatya ve Elazığ’ın ardından 4, Türkiye illeri sıralamasında ise 40’ıncı sırayı aldı.

Erzurum 2023 Ocak – Aralık Dönemi

Erzurum’da 2023 yılında 345 şirket, 25 kooperatif ve 103 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Dönemde 77 şirket, 17 kooperatif tasfiye edildi. Ocak – Aralık ayları arasında 84 şirket, 9 kooperatif ve 87 gerçek kişi ticari işletmesi ise kapandı.

KUDAKA Ocak – Aralık Dönemi Verileri

TOBB verileri üzerinden DOSİAD Araştırma Merkezince yapılan analizlere göre 2023 Ocak – Aralık döneminde KUDAKA İstatistik Bölgesi illerinde 478 şirket, 30 kooperatif ve 178 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Dönemde 110 şirket ve 24 kooperatif tasfiye işlemi gördü, 106 şirket, 16 kooperatif ve 168 gerçek kişi ticari işletmesi faaliyetini durdurdu.

Kuzeydoğu Anadolu 2023 Ocak – Aralık Dönemi Verileri

TOBB Kurulan ve kapanan şirket verilerine göre, 2023 Ocak – Aralık döneminde Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinde 803 şirket, 38 kooperatif ve 380 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Dönemde 149 şirket ve 31 kooperatif tasfiye işlemi gördü, 152 şirket, 20 kooperatif ve 367 gerçek kişi ticari işletmesi faaliyetini sonlandırdı.

Doğu Anadolu 2023 Ocak – Aralık Dönemi Verileri

2023 Ocak – Aralık döneminde Erzurum’la birlikte 14 ilin yer aldığı Doğu Anadolu Bölgesi illeri toplamında 3 bin 130 şirket, 122 kooperatif ve bin 22 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Dönemde 533 şirket ve 76 kooperatif tasfiye işlemi gördü, 503 şirket, 64 kooperatif ve 952 gerçek kişi ticari işletmesi faaliyetini nihayetlendirdi.

Erzurum 2022 Yılı Verileri

Erzurum’da 2022 yılında 381 şirket, 20 kooperatif ve 105 gerçek kişi ticari işletmesi kurulmuş, dönem içinde 54şirket, 10 kooperatif tasfiye işlemi görmüş, bir yıllık düzeyde 45 şirket, 11 kooperatif ve 60 gerçek kişi ticari işletmesi ise kapanmıştı

Erzurum’un Bölgesel Payları

DOSİAD tarafından TOBB verileri üzerinde yapılan analizde, Erzurum’un 2023 yılında kurulan şirket sayısı KUDAKA İstatistik Bölgesi illeri toplamında yüzde 72,17, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesi illeri toplamında yüzde 42,96, Doğu Anadolu Bölgesi illeri toplamında yüzde 11,0 oranında pay gösterdi

Erzurum 40’ıncı Sırada

Erzurum 2023 yılında kurulan şirket sayısı bazında 40’ıncı sırayı aldı. Ülkede en çok sayıda şirket kurulumunun gerçekleştirildiği iller, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Mersin, Konya, Kocaeli, Gaziantep, Adana, Muğla, Kayseri, Şanlıurfa, Diyarbakır, Tekirdağ, Hatay, Denizli, Sakarya, Balıkesir, Manisa, Samsun, Aydın, Mardin, Eskişehir, Kahramanmaraş, Van, Trabzon, Malatya, Batman, Afyon, Aksaray, Yalova, Şırnak, Çanakkale, Nevşehir, Çorum, Sivas, Adıyaman, Elazığ, Erzurum olarak bildirildi.

Erzurum Bölgede 4’üncü

Ocak – Aralık 2023 sürecinde Doğu Anadolu Bölgesi illeri içinde en çok sayıda şirket kurulumunun gerçekleştirildiği il 774 şirketle Van oldu. Bu ili 624 şirketle Malatya, 353 şirketle Elazığ, 345 şirketle Erzurum izledi. Dönemde Ağrı’da 171, Erzincan’da 114, Bitlis’te 174, Muş’ta 132, Iğdır’da 85, Bingöl’de 151, Hakkari’de 112, Kars’ta 50, Tunceli’de 26 ve Ardahan’da 19 şirket kuruldu. – ERZURUM

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erzurumda-2023-yilinda-345-sirket-kuruldu/feed/ 0
Fındık Üreticileri Bahçe Okulu Eğitimi Projesiyle Verim ve Kaliteyi Artırıyor https://www.kanal7haber.com.tr/findik-ureticileri-bahce-okulu-egitimi-projesiyle-verim-ve-kaliteyi-artiriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/findik-ureticileri-bahce-okulu-egitimi-projesiyle-verim-ve-kaliteyi-artiriyor/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:27:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2747 Türkiye’nin önemli tarımsal ürünlerinden fındıkta üreticiler, “Bahçe Okulu Eğitimi Projesi” sayesinde verim ve kaliteyi artırmak için doğru teknikleri öğreniyor.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 10 yıl önce başlatılan proje kapsamında uzman ekipler, fındık bahçelerinde üreticilerle bir araya geliyor. Budama, ilaçlama, gübreleme, zararlı böceklerle mücadele yöntemleri teorik ve uygulamalı olarak üreticilere anlatılıyor.

Fındığın verim ve kalitesini artırma, tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla yürütülen projeden geçen yıl 5 bin 809 üretici faydalandı.

İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, bu yıl da devam eden proje çerçevesinde Altınordu ilçesi Dedeli Mahallesi’nde üreticilere bilgilendirmede bulundu.

Yılmaz, AA muhabirine, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak üreticilere verilen tarımsal destekler ve eğitimlerle üretimi artırmaya çalıştıklarını söyledi.

Bahçe Okulu Eğitimi kapsamında uzman ekiplerin bahçedeki uygulamalı eğitimde içinde bulunulan dönemin yanı sıra yıl boyunca yapılması gerekenleri üreticilere anlattığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Mesela bu bahçede arkadaşlarımız, içinde bulunduğumuz dönem itibarıyla budama konusunda üreticilerimizi bilgilendirdi. Fındık kozalak akarı zararlısına karşı mekanik mücadele yapılması gerekiyor. Üreticilerimizle bunun bilgisini paylaştık. Bununla ilgili kimyasal mücadele hakkında da bilgilendirdik. Gübrelemenin nasıl ve hangi dönemde yapılacağını anlattık.”

Yılmaz, toprağı tanımadan kullanılan gübrenin faydadan çok zarar verebileceğine işaret ederek, bu doğrultuda toprak analizi konusunu da işlediklerini söyledi.

Üreticilere de uygulama yaptırılarak doğru işlemin gösterildiğini dile getiren Yılmaz, “Biraz önce budamayı anlatırken dalkıran zararlısı olan dala denk geldik. Dalkıran zararına uğrayan bu dalın bahçeden götürülüp imha edilmesi, yakılması gerektiğini aktardık. Aksi takdirde diğer dallara bulaşmak suretiyle bahçemizde çok daha zarara neden olabileceğini üreticilerimize anlatıyoruz.” dedi.

“Bu uygulamalar diğer üreticilerimize de örnek oluyor”

Yılmaz, eğitime katılanların öğrendiklerini bahçelerinde uyguladığını, bu uygulamaların diğer üreticilere de örnek olduğunu vurguladı.

İl genelinde fındık bahçelerinden elde edilen ürün miktarının her geçen gün artmaya başladığını söyleyen Yılmaz, “Yapılan bu çalışmalar sonucunda çok güzel bahçeler oluştu. Bu bahçelerde 250-300 kilogram, sulama sistemini de kurduğumuz bahçelerde 400 kilograma varan verimlere ulaştık.” diye konuştu.

Çalışmaların süreceğini belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Burası dünyada fındığın en çok üretildiği il. Dünyaya örnek olacak çalışmalar yapmamız lazım ve şu an bunları yapıyoruz. Kalitede sıkıntı yok. Aslında ürünümüz kaliteli ama verimi dünyanın daha da üzerine çıkarmak için çalışıyoruz. Gayet de güzel neticeler aldık, bundan sonra daha iyilerinin olacağını söyleyebilirim.”

Üreticiler eğitimlerden memnun

Eğitime katılanlardan emekli öğretmen Nedim Yeşiltepe, meslek yaşantısında da uygulamalı eğitime önem verdiğini söyledi.

Hayatta herkesin öğrenci olduğunu dile getiren Yeşiltepe, “Bu uygulama çok değerli. Çünkü babamdan bildiğim gibi değil, bu işin okulunu okuyan, deneyimini yapan ve bilen insanlardan öğrenmek gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Üreticilerden Mehmet Uzun da anlatımlardan çok yararlandıklarını, doğru diye bildikleri yanlışlar olduğunu kaydetti.

Daha fazla verim için gübreleme ve budama hususlarında doğru uygulamayı öğrendiklerini söyleyen Uzun, bilgilendirmede emeği geçenlere teşekkür etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/findik-ureticileri-bahce-okulu-egitimi-projesiyle-verim-ve-kaliteyi-artiriyor/feed/ 0
İzmir’de AFAD Yerlileştirme Projesi Tanıtım Toplantısı Düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:12:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2736 İzmir’de ‘AFAD yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’ düzenlendi. Toplantıda sanayide yerli üretim ve deprem konusu ele alındı.

Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.

Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.

“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”

Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:

“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”

Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.

Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
İnegöl’de Emekli İşçinin Hesabı Ele Geçirildi, 49 Kez Kredi Çekildi https://www.kanal7haber.com.tr/inegolde-emekli-iscinin-hesabi-ele-gecirildi-49-kez-kredi-cekildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/inegolde-emekli-iscinin-hesabi-ele-gecirildi-49-kez-kredi-cekildi/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:06:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2730 Bursa’nın İnegöl ilçesinde emekli işçinin mobil bankacılık hesabını ele geçiren kişi veya kişiler 49 kez kredi çekip 300 farklı hesaba gönderdiler. Mobilya firmasından emekli işçi İrfan Kahraman’ın (50) başı hiç kullanmadığı kredi kartı yüzünden belaya girdi.

Aralık ayında hiç kullanmadığı kredi kartını ilk kez alışveriş için kullanmak isteyen İrfan Kahraman, bakiye yetersiz uyarısını alınca şaşırdı. Banka müşteri temsilcisini arayan Kahraman, hesabından bir çok kez para çekildiği bilgisini aldı. 49 kez hesabından para çekilen Kahraman, toplamda çekilen 452 bin TL’nin 300 farklı hesaba gönderildiğini öğrenince karakolun yolunu tutarak şikayetçi oldu.

Kısa sürede 452 bin lirası gitti

Yaşadıkları olayı anlatan İrfan Kahraman, “Aralık ayında kredi kartı vardı. O kartımı kullanmıyordum. Kullanmaya kalktım, bakiye yetersiz dedi. 20 bin lira limitim vardı. Tamamını ele geçirmişler. Hesabımdan 452 bin liraya yakın para çekilmiş. Banka hiç bir bildiri vermedi bana. Bu para yaklaşık 300 farklı IBAN’a gönderilmiş. Kartı öğrendiğimde hemen müşteri hizmetlerini arayıp bloke ettirdim. Emniyete gidip suç duyurusunda bulundum. Aynı günde 2-3 kere para çekildiği günler var. Dekontta öyle görünüyor. Nakit avans olarak çekiliyor. 20, 30, 40 lira olarak çekilip farklı kişilere gönderiliyor. 20 liralık limitim artırılarak 452 bin liraya kadar çıkarılıyor. Bana hiçbir şekilde bildirim gelmedi. 30 senedir çalışıyorum. Kredi çekip ev aldım. İşlemediğim borç yüzünden evimin gitmesinden korkuyorum. Kartı öğrendikten sonra eşim rahatsızdı ve iyice psikolojik çöküntüye uğradık. Düzenimiz kalmadı. Gereken neyse yapılmasını istiyorum” dedi.

“Hayata tekrar tutunmuşken şu yaşadıklarıma bak”

Evini almak için geçmişte büyük zorluklar çektiğini belirten Hanife Kahraman ise, “Ben meyve topladım evimi ödeyebilmek için. Neler yaşadım, neler gördüm. Mağdur ettiler bizi. Ben kimsenin hakkına girmedim. Neden onlar bizim hakkımıza girdi? Ben zaten hastalık içerisindeyim. Yaşadıklarım beni mahvetti. Şu halime bakın, ayakta zor duruyorum. Bu yaşadıklarım reva mı? Oturduğum yerden olmadık insanlar bizi dolandırıyor. Şu mahallede sorun ben kimsenin hakkına girmemişim. 10 senedir burada oturuyorum. Yetimim anam yok babam yok. Yetimin hakkını neden yediler? Çok zoruma gidiyor. Ben çok şey yaşadım, bu yaşantımı kimseye yansıtmadım. Tam rahata erecektik, şu yaşadıklarımıza bak. Allah sorsun, ne diyeceğimi bilmiyorum, çok zoruma gidiyor. Ben hiç kimsenin hakkına girmesin. Ben çoluğumu, çocuğumu tarlalarda büyüttüm. Haram lokma yedirmedim. Ameliyat olacağım, ben kocamı mı kayırayım, oğlumu mu? 12 kez ameliyat oldum. Hayata tekrar tutunmuşken şu yaşadıklarıma bak” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Avukat Hasan Balyoz da, “Bir gün bir alışveriş esnasında kartını kullanmaya çalışan müvekkilim, bakiye yetersiz uyarısı alıyor. Hemen akabinde bankaya bildiriyor ve bunun nedenini bankaya sorduğunda kredi kartının kullanılmış olduğunu yarım milyona yakın paranın defalarca kez, 300 farklı hesaba, Türkiye’nin dört bir tarafına dağıtıldığını söylüyorlar. Sonrasında müvekkilim suç duyurusunda bulunuyor ve bankayı arayıp hesaplarını kapatıyor. Kredi kartlarına bloke istiyor. Biz de bunun akabinde gerekli yerlere ve bankaya müracaatta bulunduk. Ancak geçen zaman içerisinde bankadan bize herhangi bir geri dönüş sağlanmadı. Biz bunu yargı yoluna taşıyacağız. Burada müvekkilimin herhangi bir şekilde kusuru yok. Tüketicilerin mevduatlarını, hesaplarını teminat altına almak, güvende tutmak bankanın sorumluluğundadır. Siz ufak bir işlem yapmak istediğinizde dahi bir onay kodu gelir ve sizin müşteri hizmetleri şüpheli işlem yapıldığına dair arama yapar, sizden onay ister. Burada yaklaşık 300 farklı hesaba, Türkiye’nin dört bir tarafına küçük miktarlarda krediler çekilerek dağıtılmış ve banka hiçbir şekilde bunu müvekkilimi bildirmemiştir. Tüketiciye bunu bildirmesi en azından bir onay kodu alması gerekirken banka bu güveni sağlayamamış. Biz bu doğrultuda mahkemeye başvuracağız, emsal kararlar aynı bizim yönümüzde. Bu işlemleri iptal ettireceğiz, mağduriyetimizin giderileceğini düşünüyoruz. Bu tür dolandırıcılıklar karşı bütün vatandaşlarımızı uyarıyoruz” dedi. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/inegolde-emekli-iscinin-hesabi-ele-gecirildi-49-kez-kredi-cekildi/feed/ 0
Küresel piyasalar pozitif seyrediyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pozitif-seyrediyor-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pozitif-seyrediyor-2/#respond Tue, 23 Jan 2024 09:12:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2712 Küresel piyasalarda, ABD ekonomisinde “yumuşak iniş” senaryolarının güç kazanmasıyla pozitif bir seyir izlenirken, ABD’de pay piyasaları rekor kapanış gerçekleştirdi.

Merkez bankalarının mart ayında faiz indirimine başlayacağına dair beklentiler güç kaybetmeye devam ederken, ekonomilerin resesyona girmeden bu dönemi atlatabileceği yönündeki umutlar risk iştahını destekliyor.

Ekonomik aktivitenin endişe edildiği kadar yavaşlamayacağı yönündeki öngörüler şirket karlılıklarının da beklentilerin üzerinde gerçekleşebileceği yönündeki tahminlerin güç kazanmasına yardımcı oluyor.

New York borsasında S&P 500 ve Nasdaq endeksi bu gelişmelerle teknoloji hisseleri öncülüğünde rekor tazelerken, devam eden bilanço sezonunda bugün Johnson&Johnson, Procter&Gamble, Netflix, General Electric, Rtx Corp ve Lockheed Martin gibi şirketlerin finansal sonuçlarının sektör ve hisse bazlı oynaklığı artırması bekleniyor.

Haftanın devamında ise Tesla, Visa, Intel ve IBM gibi şirketlerin finansal sonuçları yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.

Öte yandan, para piyasalarında, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu ayki toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın martta faiz indirime başlama ihtimali yüzde 43 ile fiyatlanıyor.

Analistler, bu hafta takip edilecek yoğun veri gündeminin yanı sıra ABD’nin geçen yılın son çeyreğine dair büyüme verileri ile aralık ayına ilişkin kişisel tüketim harcamaları verilerinin Fed’in gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin sinyaller verebileceğinin altını çizdi.

Fed’in gelecek dönem politikalarındaki belirsizliğe karşın tahvil piyasalarındaki alış ağırlıklı seyir üçüncü güne taşınırken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,09 seviyesine indi.

Dolar endeksi ise 103’ün üzerinde kalmaya devam ederken, perşembe günü açıklanacak yoğun makroekonomik verilerin piyasalarda oynaklığı artırabileceği ifade ediliyor.

Analistler, emtia tarafında ise merkez bankalarının gelecek dönem olası adımlarına ilişkin fiyatlama çabalarının devam etmesi nedeniyle yön arayışının sürdüğünü bildirdi.

Buna göre, dün yüzde 0,4 gerileyerek günü 2 bin 21 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 2 bin 27 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’da devam eden jeopolitik riskler ise petrol fiyatlarını desteklemeyi sürdürüyor. Brent petrolün varil fiyatı yeni günde 79,6 dolardan alıcı bulurken, dün yüzde 1,5 artışla 79,5 dolardan günü tamamladı.

Bitcoin, dün yüzde 3,5 azalışla günü 40 bin 169 dolardan tamamlarken, bugün 40 bin dolarda bulunuyor.

Dün, tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşan New York Borsalarında, Nasdaq endeksi yüzde 0,32, S&P 500 yüzde 0,22 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,36 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da dün İtalya hariç pozitif seyir öne çıktı.

Analistler, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu haftaki toplantısında faizleri sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını ifade ederek, para piyasalarında bankanın nisanda faiz indirimine gitme ihtimalinin yüzde 69 ile fiyatlandığını bildirdi.

İngiltere Merkez Bankasının (BoE) ise para piyasalarında, şubat ve mart toplantılarında politika faizini değiştirmeyeceği ancak mayısta yüzde 60 ihtimalle ilk faiz indirimine gideceği fiyatlanıyor.

Dün yüzde 0,1 azalışla günü 1,0880 seviyesinden kapatan avro/dolar paritesi, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 1,0900’da seyrediyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,06, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,56, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,77 artarken, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,33 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında Japonya hariç pozitif seyir hakim olurken, bugün Japonya Merkez Bankası (BoJ) beklentiler doğrultusunda ultra gevşek para politikasında değişikliğe gitmedi.

Söz konusu kararın ardından Japonya’da Nikkei 225 endeksi yaklaşık son 34 yılın en yüksek seviyesine çıkarken, dolar/yen paritesi yatay seyirle 148’de bulunuyor.

Analistler BoJ Başkanı Kazuo Ueda’nın bugün yapacağı açıklamaların takip edileceğini belirterek, Ueda’nın açıklamalarından bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin sinyaller alınabileceğini söyledi.

Çin tarafında ise Şanghay bileşik endeksinin Nisan 2020’den bu yana en düşük seviyesine gerilemesinin ardından Çin hükümetinin ekonomiyi canlandırmak için yeni teşvik paketleri açıklayacağına yönelik haber akışı ülke pay piyasalarındaki kayıpları kısmen telafi etti.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,5, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,4 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 artış kaydetti.

Yurt içinde dün dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,17 değer kazancıyla 8.010,14 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün yükseliş eğiliminde bir seyir izleyerek yüzde 0,2 artışla 30,2548’den günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,2660 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde tüketici güven endeksi, ABD’de Richmond Fed imalat sanayi endeksi ve Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.900 ve 7.800 seviyelerinin destek, 8.100 ve 8.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, ocak ayı tüketici güven endeksi

18.00 ABD, ocak ayı Richmond Fed imalat sanayi endeksi

18.00 Avro Bölgesi, ocak ayı tüketici güven endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pozitif-seyrediyor-2/feed/ 0
Türkiye Bisiklet Turizmi Derneği Başkanı: Bisiklet turizmi popüler hale getirilirse futbolu ve golfü geçer https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-bisiklet-turizmi-dernegi-baskani-bisiklet-turizmi-populer-hale-getirilirse-futbolu-ve-golfu-gecer/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-bisiklet-turizmi-dernegi-baskani-bisiklet-turizmi-populer-hale-getirilirse-futbolu-ve-golfu-gecer/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:03:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2676

BİSİKLET Turizmi Derneği Başkanı Recep Şamil Yaşacan, Avrupa’nın bisiklet turizminden 52 milyar euro gelir elde ettiğini belirterek, Türkiye’de de bisiklet turizminin popüler hale getirilmesi için çalışmalar yapıldığını söyledi. Yaşacan, “Futbolu da geçecek, golfü de geçecek. Bunun yapısı hazırlanırsa tabi” dedi. Uluslararası Bisiklet Federasyonu ve Türkiye Bisiklet Turizmi Derneği tarafından geçen yıl ilki düzenlenen Türkiye Kış Bisiklet Yarışları Serisi’nin kapsamı bu yıl genişletildi. ‘Türkiye Kış/Yaz Bisiklet Yarışları Serisi’ adı altında düzenlenecek yarışlar, Antalya ve Kayseri’de gerçekleştirilecek. 27 Ocak’ta başlayacak yarışın kış bölümü toplam 8 etaptan oluşacak. Serik, Aksu, Manavgat ve Alanya ilçelerinin Aspendos ve Side gibi tarihi ve turistik bölgelerinde yapılacak yarış, 3 Mart’ta tamamlanacak. Serinin yaz bölümü ise Kayseri Erciyes’te devam edecek. Toplam 9 etabın koşulacağı Erciyes yarışları, 6 Temmuz’da başlayıp, 25 Ağustos’ta sona erecek. Türkiye Kış/Yaz Bisiklet Yarışları Serisi’nde dünyanın en önemli yarışçıları ve takımları mücadele edecek.

‘ANTALYA’DA BİSİKLET DOSTU 38 OTEL’

Bisiklet Turizmi Derneği Başkanı Recep Şamil Yaşacan, gerçekleştirilecek yarışın dünyanın en büyük bisiklet yarışı serisi olduğunu belirterek, ocak, şubat, mart aylarında Antalya bölgesinde yarışlar yapılacağını, temmuz ve ağustos aylarındaki etapların ise Erciyes’te düzenleneceğini söyledi. Bisiklet turizminin önemine vurgu yapan Yaşacan, bisiklet dostu otellere ağırlık verilmesi gerektiğine işaret etti. Antalya’da bisiklet dostu 38 otel bulunduğunu anlatan Yaşacan, İspanya’da bu rakamın 1200 dolayında olduğuna vurgu yaptı.

‘SOSYAL MEDYADA MÜTHİŞ DERECEDE ÜLKEMİZİ TANITIYORLAR’

Türkiye’nin bisiklet turizmine uygun olduğunu göstermek için bu tür yarışlar düzenlendiğini anlatan Yaşacan, “Bu yarışlarla ülkemizin bisiklete uygun ülke olduğunu gösteriyoruz. Onun için dünyanın en büyük bisiklet yarış serisini Türkiye’ye aldık. Çin’den, Endonezya’dan, Japonya’dan, Arabistan’dan, Afrika’dan, ABD’den, Avrupa’nın her yerinden, BDT ülkelerinden çok takım geliyor. Burada yarışa katılıyorlar. Çünkü bu uluslararası yarış serisi. Özel sektörün düzenlediği herhangi bir yarış serisi değil. Her gelen takım buraya katıldığı zaman ülke puanı topluyor ve olimpiyata katılıyor. Resmi federasyonla beraber organize ettiğimiz, resmi bir yarış serisi. Bu da şu anda ülkemize ve bu ülke turizmine müthiş katkı sağlayacak. Hem tanıtım hem de gelecek olan ‘veteran’ dediğimiz bisiklet turisti için. Bu bisikletçilerin hepsi bir Maradona, hepsi bir Ronaldo. Sosyal medyada müthiş derecede ülkemizi tanıtıyorlar. Milyonlarca takipçileri var” dedi.

‘AVRUPA’YA 52 MİLYAR EURO GETİRİSİ VAR’

Avrupa’nın bisiklet turizminden şu anda 52 milyar euro gelir elde ettiğini kaydeden Yaşacan, “Bunu 75 milyar euroya nasıl çıkarabiliriz, bunun mücadelesi veriyorlar. Kültür ve Turizm Bakanımız da konuyu çok iyi bildiği için her türlü tanıtımda ve fuarlara gidip, katılıyor. Yavaş yavaş iki, üç sene içinde bu çok popüler bir hale gelecek. Futbolu da geçecek, golfü de geçecek, her şeyi geçecek. Bunun yapısı hazırlanırsa tabi. Yoldu, oteldi gibi. Bakanlık bu konuda da çok çalışma yapıyor” diye konuştu.

‘HEDEF, 5-10 MİLYAR EURO ALABİLMEK’

Bisiklet müşterisinin Avrupa’da 52 milyar euro cirosu olduğunu belirten Yaşacan, “Dünyada demiyorum bu rakam sadece Avrupa’da. Hedefimiz, bunun 5-10 milyar eurosunu alabilmek. Bu rakamları 1-2 sene içerisinde alabilirsek, kendimizi başarılı sayacağız. Ülkemize bisiklet yarışları aldık ve birçok ülkeden sporcu yarışlara gelecek. Bu da ülkemizin tanıtımı için çok önemli. Etap etap ilerliyoruz. Gelecekte bisiklet turizmi bu hızda giderse, 5 milyar euro hayal değil. 5 milyar euroyu bile beğenmeyeceğiz. Hedef, en az 10 milyar euro olacak. Şu andaki süreci güzel işleterek gidebilirsek, bu rakamlara ulaşabiliriz” dedi.

‘İŞİN CİDDİYETİNİ ANLARSAK AVRUPA’YI GEÇERİZ’

?Yaşacan, otelcilerin bu konuya destek vermesi halinde Avrupa’yı geçeceklerini kaydetti. Yaşacan, “Bisiklet turizminde daha yemek yemedik. Otel sayımız sadece 38 ama çığ gibi büyüyerek gidiyor. 1996’da ülkemizde neredeyse futbol sahası yoktu. Şimdi özel sektörün bölgemizde 200’den fazla futbol sahası var. Bisiklet dostu oteller de bu işin ciddiyetini anlarsa çığ gibi büyüyerek Avrupa’yı geçeriz. Futbolda nasıl dünyayı uzak ara geçtiysek, bisiklette de aynı şekilde ilerleriz. Sahip çıkarsak Avrupa’daki 75 milyar euro cironun yüzde 30-40’ını alırız. Doğamız, tarihi yerlerimiz hepsi daha iyi. Avrupa’da bisiklete binilecek ay sayısı 4’ü geçmezken, bizde 12 ay boyunca binebilirler” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-bisiklet-turizmi-dernegi-baskani-bisiklet-turizmi-populer-hale-getirilirse-futbolu-ve-golfu-gecer/feed/ 0
Türkiye Bisiklet Turizmi Derneği Başkanı: Bisiklet turizmi popüler hale getirilmeli https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-bisiklet-turizmi-dernegi-baskani-bisiklet-turizmi-populer-hale-getirilmeli/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-bisiklet-turizmi-dernegi-baskani-bisiklet-turizmi-populer-hale-getirilmeli/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:00:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2673 BİSİKLET Turizmi Derneği Başkanı Recep Şamil Yaşacan, Avrupa’nın bisiklet turizminden 52 milyar euro gelir elde ettiğini belirterek, Türkiye’de de bisiklet turizminin popüler hale getirilmesi için çalışmalar yapıldığını söyledi. Yaşacan, “Futbolu da geçecek, golfü de geçecek. Bunun yapısı hazırlanırsa tabi” dedi. Uluslararası Bisiklet Federasyonu ve Türkiye Bisiklet Turizmi Derneği tarafından geçen yıl ilki düzenlenen Türkiye Kış Bisiklet Yarışları Serisi’nin kapsamı bu yıl genişletildi. ‘Türkiye Kış/Yaz Bisiklet Yarışları Serisi’ adı altında düzenlenecek yarışlar, Antalya ve Kayseri’de gerçekleştirilecek. 27 Ocak’ta başlayacak yarışın kış bölümü toplam 8 etaptan oluşacak. Serik, Aksu, Manavgat ve Alanya ilçelerinin Aspendos ve Side gibi tarihi ve turistik bölgelerinde yapılacak yarış, 3 Mart’ta tamamlanacak. Serinin yaz bölümü ise Kayseri Erciyes’te devam edecek. Toplam 9 etabın koşulacağı Erciyes yarışları, 6 Temmuz’da başlayıp, 25 Ağustos’ta sona erecek. Türkiye Kış/Yaz Bisiklet Yarışları Serisi’nde dünyanın en önemli yarışçıları ve takımları mücadele edecek.

‘ANTALYA’DA BİSİKLET DOSTU 38 OTEL’

Bisiklet Turizmi Derneği Başkanı Recep Şamil Yaşacan, gerçekleştirilecek yarışın dünyanın en büyük bisiklet yarışı serisi olduğunu belirterek, ocak, şubat, mart aylarında Antalya bölgesinde yarışlar yapılacağını, temmuz ve ağustos aylarındaki etapların ise Erciyes’te düzenleneceğini söyledi. Bisiklet turizminin önemine vurgu yapan Yaşacan, bisiklet dostu otellere ağırlık verilmesi gerektiğine işaret etti. Antalya’da bisiklet dostu 38 otel bulunduğunu anlatan Yaşacan, İspanya’da bu rakamın 1200 dolayında olduğuna vurgu yaptı.

‘SOSYAL MEDYADA MÜTHİŞ DERECEDE ÜLKEMİZİ TANITIYORLAR’

Türkiye’nin bisiklet turizmine uygun olduğunu göstermek için bu tür yarışlar düzenlendiğini anlatan Yaşacan, “Bu yarışlarla ülkemizin bisiklete uygun ülke olduğunu gösteriyoruz. Onun için dünyanın en büyük bisiklet yarış serisini Türkiye’ye aldık. Çin’den, Endonezya’dan, Japonya’dan, Arabistan’dan, Afrika’dan, ABD’den, Avrupa’nın her yerinden, BDT ülkelerinden çok takım geliyor. Burada yarışa katılıyorlar. Çünkü bu uluslararası yarış serisi. Özel sektörün düzenlediği herhangi bir yarış serisi değil. Her gelen takım buraya katıldığı zaman ülke puanı topluyor ve olimpiyata katılıyor. Resmi federasyonla beraber organize ettiğimiz, resmi bir yarış serisi. Bu da şu anda ülkemize ve bu ülke turizmine müthiş katkı sağlayacak. Hem tanıtım hem de gelecek olan ‘veteran’ dediğimiz bisiklet turisti için. Bu bisikletçilerin hepsi bir Maradona, hepsi bir Ronaldo. Sosyal medyada müthiş derecede ülkemizi tanıtıyorlar. Milyonlarca takipçileri var” dedi.

‘AVRUPA’YA 52 MİLYAR EURO GETİRİSİ VAR’

Avrupa’nın bisiklet turizminden şu anda 52 milyar euro gelir elde ettiğini kaydeden Yaşacan, “Bunu 75 milyar euroya nasıl çıkarabiliriz, bunun mücadelesi veriyorlar. Kültür ve Turizm Bakanımız da konuyu çok iyi bildiği için her türlü tanıtımda ve fuarlara gidip, katılıyor. Yavaş yavaş iki, üç sene içinde bu çok popüler bir hale gelecek. Futbolu da geçecek, golfü de geçecek, her şeyi geçecek. Bunun yapısı hazırlanırsa tabi. Yoldu, oteldi gibi. Bakanlık bu konuda da çok çalışma yapıyor” diye konuştu.

‘HEDEF, 5-10 MİLYAR EURO ALABİLMEK’

Bisiklet müşterisinin Avrupa’da 52 milyar euro cirosu olduğunu belirten Yaşacan, “Dünyada demiyorum bu rakam sadece Avrupa’da. Hedefimiz, bunun 5-10 milyar eurosunu alabilmek. Bu rakamları 1-2 sene içerisinde alabilirsek, kendimizi başarılı sayacağız. Ülkemize bisiklet yarışları aldık ve birçok ülkeden sporcu yarışlara gelecek. Bu da ülkemizin tanıtımı için çok önemli. Etap etap ilerliyoruz. Gelecekte bisiklet turizmi bu hızda giderse, 5 milyar euro hayal değil. 5 milyar euroyu bile beğenmeyeceğiz. Hedef, en az 10 milyar euro olacak. Şu andaki süreci güzel işleterek gidebilirsek, bu rakamlara ulaşabiliriz” dedi.

‘İŞİN CİDDİYETİNİ ANLARSAK AVRUPA’YI GEÇERİZ’

?Yaşacan, otelcilerin bu konuya destek vermesi halinde Avrupa’yı geçeceklerini kaydetti. Yaşacan, “Bisiklet turizminde daha yemek yemedik. Otel sayımız sadece 38 ama çığ gibi büyüyerek gidiyor. 1996’da ülkemizde neredeyse futbol sahası yoktu. Şimdi özel sektörün bölgemizde 200’den fazla futbol sahası var. Bisiklet dostu oteller de bu işin ciddiyetini anlarsa çığ gibi büyüyerek Avrupa’yı geçeriz. Futbolda nasıl dünyayı uzak ara geçtiysek, bisiklette de aynı şekilde ilerleriz. Sahip çıkarsak Avrupa’daki 75 milyar euro cironun yüzde 30-40’ını alırız. Doğamız, tarihi yerlerimiz hepsi daha iyi. Avrupa’da bisiklete binilecek ay sayısı 4’ü geçmezken, bizde 12 ay boyunca binebilirler” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-bisiklet-turizmi-dernegi-baskani-bisiklet-turizmi-populer-hale-getirilmeli/feed/ 0
Sahte Kimliklerin Önüne Geçmek İçin Doğrulama Cihazları Kullanılıyor https://www.kanal7haber.com.tr/sahte-kimliklerin-onune-gecmek-icin-dogrulama-cihazlari-kullaniliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sahte-kimliklerin-onune-gecmek-icin-dogrulama-cihazlari-kullaniliyor/#respond Mon, 22 Jan 2024 09:03:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2659 Kamu ve özel kurumlarda sahte kimlikle yapılan işlemler, doğrulama cihazları sayesinde başlamadan tespit edilecek. 81 ildeki tapu müdürlükleri, noterlik ve bankalarda kullanılan cihaz, çipli kimlik kartı ve kişinin parmak izlerini İçişleri Bakanlığı, Nüfus Müdürlüğü veri tabanındaki bilgileriyle eşleştirip doğru kişi olup olmadığını sorguluyor. Kimliğin sahte olduğu anlaşıldığında şüpheli kişi hakkında yasal işlem başlatılıyor.

Elektronik kimlik tespitiyle hem vatandaşların mağduriyetleri engelleniyor hem de kurumların kayıp kaçaklarının önüne geçiliyor. 81 ildeki tapu daireleri ve Türkiye genelinde yaklaşık 300 noterlik ve bazı kamu ve özel bankalarda kullanılan yerli üretim kimlik doğrulama cihazı sayesinde hileli işlemlerin önüne geçiliyor.

Çipli kimlik kartı cihaza takılarak veri tabanındaki bilgiler ile eşleştiriliyor, ikinci doğrulama ise kişinin parmak izleri karşılaştırması oluyor. Burada da eşleme doğrulanırsa, kimlik sahibinin gerçek kişi olduğu doğrulanmış oluyor. 81 ildeki tapu dairelerinde, 300’e yakın noterlikte ve bazı kamu ve özel bankalar tarafından söz konusu cihazlar kullanılıyor. Bazı belediyeler, ziyaretçi kabul noktaları, yeni yeni sınav merkezlerinde cihazlar kullanılmaya başlandı.

Buradaki amaç 80 milyon vatandaşın çipli kimlik kartlarının, aynı zamanda kart sahibine ait parmak izlerinin KVKK’ya uyumlu olarak elektronik olarak doğrulanmasıdır. Cihaz kimlik doğrulama ve kimlik tespiti gerektiren tüm kurum ve kuruluşlarda kullanılabiliyor.

“Kimlik doğrulamasına ihtiyaç duyulan tüm alanlarda kullanılabiliyor”

Proje ulusal bir proje olarak başlatıldığını ve tamamen yerli ve mili olarak yer aldıklarını belirten firmanın kurucu ortağı Ümit Yaşar Usta, “2000’li yılların başında sahte kimliklerle yapılan işlemlerin önlenmesi için TÜBİTAK ile başlatılan sağlık kartı projesi, daha sonrasında yeni vatandaşlık kimlik kartları olarak Nüfus Vatandaşlık İşleri tarafından devam ettirilmişti. Bu sayede parmak izi içeren çipli kimlik kartlarıyla sadece SGK’da değil, tüm kurumlarda sahtecilik işlemlerinin önlenmesi hedeflendi. Bu sayede sahte kimlik ve başkasının yerine işlem yapma durumu ortadan kalkıyor. Cihaz kimlik doğrulamasına ihtiyaç duyulan tüm alanlarda kullanılabiliyor. Kamu kuruluşları, bankalar, noterlik, tapu daireleri, sınav merkezleri bu alanlardan bazılarını oluşturuyor” dedi.

“Yasadışı grupların sahte işlemlerine engel oluyor”

Herhangi bir firmaya veya üreticiye bağlı olmayan cihazın TSE ve Nüfus Müdürlüğünün kontrolünde İçişleri Bakanlığının onayıyla belli testlerden geçerek güvenlik sertifikalarını alması gerektiğini belirten Usta, “Belirlenen güvenlik şartlarını sağlayan tüm firmaların yatırımlarını yaparak cihazı üretebileceklerini söyledi. Cihazın kimlikle yapılacak her çeşit işlemi engellediğinin altını çizen Usta, “Bazen sahtecilik olayları yaşanabiliyor. Bu olaylar bazen kurumların parasal kayıplarına yol açıyor, bazen de vatandaşlarımızı mağdur edebiliyor. Sahte kimlikle yaşanan olaylar ulusal güvenliği de etkiliyor. Yasadışı grupların birtakım banka hesapları açarak burada dolandırıcılık yapması, bazı eylemlerde sahte kimlikle çıkartılan cep telefonu hatlarının kullanılması gibi olayların önüne geçmesi adına önemli. Bu anlamda yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen kimlik doğrulama cihazlarının yaygınlaşmasını arzu ediyoruz” dedi.

“Kimlik doğrulamada dünyaya örnek olabiliriz”

Türkiye’nin çipli kimlik kartı kullanımında dünyadan ayrıştığını belirten Usta, bu teknolojiyi başta Avrupa olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilebileceğini söyleyerek, “Çipli kimlik kartları sadece Türkiye’de bulunmuyor. Dünya ülkelerinin genelinde kullanılıyor. Türkiye bu konuda çok ileriye gitti. Projenin en önemli ayağı tüm vatandaşların bu çipli karta sahip olması. Şu anda 80 milyona yakın vatandaş, çipli kart sahibi. 2024 yılı sonuna kadar çipli kartlara geçişin tamamlanması ve eski kağıt kimliklerin kullanılmayacağını düşünüyoruz. Türkiye bu noktada bu sisteme hızlı adapte olursa diğer ülkelere de örnek olacaktır. Yazılımlarımızı uyarlayarak mevcut cihazlarımızı Avrupa ve farklı ülkelerde kullandırabiliriz. Hem ülkemizde bu sektörün gelişmesi, hem yeni Ar-Ge faaliyetlerin yapılmasını sağlayacak, hem de uluslararası pazarda birçok fırsat sunacaktır” ifadelerini kullandı.

Cihazın sahteciliğin önüne geçmesi kadar üretildiği teknolojisi de dikkat çekiyor. Vatandaşların kişisel bilgilerini korumak amaçlı cihaz yapılacak yazılım veya fiziksel her türlü müdahalede kendini imha ediyor ve kendini kullanılamaz hale getiriyor. Usta cihazın en büyük özelliğinin güvenilir uç nokta cihazı olduğunu vurgulayarak, “Herhangi bir müdahaleye karşı korumalıdır, fiziken kapaklarını açmaya çalışırsanız, içindeki donanıma ve yazılıma müdahale etmeye çalışırsanız, cihaz bunu algılıyor ve içerisindeki ilgili yazılım ve anahtarları silerek kullanılamaz hale geliyor. Bu cihazın olduğu her noktada kimliğimizi huzur içerisinde bu cihazlara takıp doğrulama gerçekleştirebiliriz” şeklinde konuyu ifade etti. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sahte-kimliklerin-onune-gecmek-icin-dogrulama-cihazlari-kullaniliyor/feed/ 0
Küresel Piyasalar Belirsizliklerle Karışık Seyir İzliyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizliklerle-karisik-seyir-izliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizliklerle-karisik-seyir-izliyor/#respond Mon, 22 Jan 2024 09:00:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2656 Küresel piyasalar, merkez bankalarının gelecek dönem para politikalarına ilişkin belirsizliklerin fiyatlamaları zorlaştırmasıyla haftaya karışık bir seyirle başlarken, hafta boyunca yurt içi ve yurt dışında merkez bankalarının faiz kararları ile yoğun veri gündemi yatırımcıların odağına yerleşti.

Önemli merkez bankalarının, martta faiz indirimine başlayabileceği beklentisinin geçen yılın sonuna doğru güç kazanmasına karşın yılbaşından bu yana açıklanan makroekonomik verilerin ve merkez bankaları yetkililerinden gelen şahin tonlu sözle yönlendirmelerin etkisiyle günden güne zayıflamaya devam ediyor.

Para piyasalarında, ABD Merkez Bankasının (Fed) martta ilk kez faiz indirimlerine gideceğine ilişkin tahminler yüzde 47 seviyesine inerken, faiz indirimine yönelik fiyatlamalar bir önceki haftaya göre yaklaşık 30 baz puan geriledi.

Analistler, ABD’de bu hafta açıklanacak büyüme verilerinin Fed’in gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin sinyaller verebileceğini belirterek, veriler sonrası piyasalarda oynaklığın artabileceğini söyledi.

Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, merkez bankalarının 2024’te faiz indirimine yönelmesinin coğrafi olarak yaygın olacağını ancak indirimlerin sert olmayacağını bildirdi.

Ayrıca, jeopolitik çoklu krizlerin artması bu yıl Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’taki yıllık zirvesinde yapay zekadan sonra en sıcak konu olurken, iş ve siyaset dünyasının liderleri bunun küresel ekonomiye etkisini masaya yatırdı.

Rusya- Ukrayna savaşı, İsrail- Filistin çatışması, Çin- Tayvan gerginliği, Kovid-19 salgını ve enflasyon ile hayat pahalılığı krizi de dahil olmak üzere son dört yılda yaşanan bir dizi aksaklıktan sonra güveni yeniden inşa etmeyi amaçlayan WEF’in toplantısında, söz konusu krizlerin potansiyel olarak geniş kapsamlı ekonomik, jeopolitik ve güvenlik sonuçları tartışıldı.

Söz konusu gelişmelerin ardından cuma günü yüzde 4,20’ye yaklaşan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizleri, bu seviyeden gelen alışlarla birlikte yüzde 4,14’e kadar geriledi. Bugün ise yüzde 4,12 seviyesinde bulunuyor.

Geçen haftanın son işlem gününde, yüzde 0,3 artışla 2 bin 28 dolardan günü tamamlayan altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,2 altında 2 bin 24 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu’daki gerilimler sıcaklığını korurken, OPEC üyesi Libya’nın en büyük petrol sahası olarak da bilinen Şerare Petrol Sahasında tekrardan üretime başlaması petrol fiyatlarını aşağı yönlü baskılarken, Brent petolün varil fiyatı yeni haftaya yüzde 0,5 azalışla 77,9 dolardan başladı.

Cuma günü, yapay zeka uygulamaları için kullanılan çiplere talebin artacağına yönelik beklentilerle New York borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde yeni zirveler görülürken, Nasdaq endeksi yüzde 1,70, S&P 500 yüzde 1,23 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,05 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında geçen haftanın son işlem gününde İngiltere hariç negatif seyir öne çıkarken, bu hafta gözler Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz kararına çevrildi.

Analistler, ECB’nin bu haftaki toplantısında faizleri sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını anımsatarak, bankanın ilk faiz indirimine nisanda gidebileceği beklentisinin, önceki haftaya göre nispeten zayıflasa da güçlü duruşunu koruduğunu dile getirdi.

Öte yandan, Fitch’ten yapılan açıklamada, bu yılın sonunda faiz oranlarının hala Kovid-19 salgını öncesi seviyelerin çok üzerinde kalacağı aktarıldı.

ECB’den veya İngiltere Merkez Bankasından (BoE) daha fazla faiz artışı beklenmediği belirtilen açıklamada, her bir bankanın 2024 sonuna kadar 75 baz puanlık faiz indirimi yapmasının öngörüldüğü kaydedildi.

Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,04 artarken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,40, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,07 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,22 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya karışık seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında da karışık seyir öne çıkarken, Çin Merkez Bankasının (PBoC) gösterge faiz oranlarını sabit bırakması ülke pay piyasalarında risk iştahını düşüren etken oldu.

Çin’de ekonomik aktiviteye ilişkin artan endişeler PBoC’un faizleri sabit bırakmasıyla güçlenirken, Çin hükümetinin ekonomiyi canlandırmak için alması beklenen kararlar yatırımcıların odağında bulunuyor.

Bugün başlayıp yarın son bulacak olan Japonya Merkez Bankasının (BoJ) para politikası kurulu toplantısında, para politikasında değişiklik yapılmayacağı öngörülürken, bankanın gelecek döneme ilişkin sinyaller vermesi bekleniyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,3 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 değer kazanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,3 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2 azalış kaydetti.

Yurt içinde cuma günü dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,24 değer kaybıyla 7.996,70 puandan tamamlarken, bu hafta gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında açıklayacağı faiz kararına çevrildi.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB’nin, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 250 baz puan artırarak yüzde 45’e çıkaracağını tahmin ediyor.

Dolar/TL, geçen haftanın son işlem gününde yükseliş eğiliminde bir seyir izleyerek yüzde 0,2 artışla 30,2001’den günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,2160 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde yurt dışı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve merkezi yönetim borç stoku, yurt dışında ise ABD’de öncü endeks verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.900 ve 7.800 seviyelerinin destek, 8.100 ve 8.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, aralık ayı yurt dışı ÜFE

17.30 Türkiye, aralık ayı merkezi yönetim borç stoku

18.00 ABD, aralık ayı öncü endeks

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizliklerle-karisik-seyir-izliyor/feed/ 0
Evlerde Doğal Gazı Verimli Kullanmanın Yolları https://www.kanal7haber.com.tr/evlerde-dogal-gazi-verimli-kullanmanin-yollari/ https://www.kanal7haber.com.tr/evlerde-dogal-gazi-verimli-kullanmanin-yollari/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:21:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2650 Evlerde doğal gazı daha verimli ve tasarruflu kullanmak için bilgiler veren Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Levent Bilir, “Enerji tasarrufu için öncelikle binalarda izolasyon sağlanmalı. Kombiyi ise gün içerisinde açıp kapatmak yerine belirli bir derecede tutmak enerjiden ve faturadan tasarruf sağlayacak” dedi.

Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Levent Bilir, evlerde ısınmak için kullanılan doğal gazdan daha fazla verim alınması önerilerinde bulundu. Konutlarda enerjiden tasarruf sağlamanın ilk adımının izolasyon ile başladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Levent Bilir, “İzolasyonu iyi bir binada, iç ortam sıcaklığı çok fazla değişkenlik göstermeyecek. Bu nedenle ilk olarak yakıt kullanmayarak tasarruf yapabiliriz. Konutlarda izolasyon, ilerleyen zamanlarda zorunlu hale gelecek. Bu durumda binaların ısı kaybı azaldığı için doğal olarak yakıt da daha az kullanılacak. Genellikle doğal gazı kullanırken kombiyi aralıklı olarak çalıştırıyoruz. Bu başta yakıt tasarrufu sağlar gibi görünse de aslında kombi ısıtmayı durdurduğu için evin duvarlarının soğumasına neden oluyor. Bu nedenle kombiyi devamlı ama düşük kademede çalıştırmak yakıt tasarrufu sağlayacak bir çözüm. Ancak son kademeye getirip devamlı çalıştırmayın” dedi.

“20 santigrat dereceye kadar konfor sıcaklığı düşürülebilir”

Kombinin sıcaklığını kişinin kendi sıcak konforuna göre ayarlanması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Bilir, “Bu sıcaklığı ayarlarken duvarların sıcaklığını da dikkate almalıyız. Yaşam alanları ortalama 21-22 santigrat derece olarak düşünülüyor. Ama bu durum insandan insana göre değişebiliyor. 20 santigrat dereceye kadar konfor sıcaklığı düşürülebilir. Bu sıcaklığı sabit olarak evin içerisinde tutabilmek için kombinin sürekli düşük kademede, 24 saat ya da gün içerisinde uzun süreli olarak çalışması doğalgazda tasarruf sağlayacak bir çözüm. Ayrıca evin daha az kullanılan bölgeleri olan banyo, hol ve giyinme odaları 18 santigrat dereceye kadar düşürülebilir” diye konuştu.

“Doğru montajlanmış çift camlı pencereler kullanılmalı”

Apartmanlarda dairelerin duvarlardan ısı alışverişi yaptığını belirten Dr. Levent Bilir, “Yasal bir zorunluluğu olmasa da apartmanda kombisi olan herkes, evlerinde kombiyi çalıştırmalı. Evlerde mümkün olduğunca doğru montajlanmış çift camlı pencereler kullanılmalı. Öte yandan kombi ve peteklerin bakımları düzenli aralıklarla yapılmalı. Peteklerin bakımı da ısı verimliliği açısından büyük önem arz ediyor. Petekler, bazı durumlarda hava yapabiliyor. Böyle durumlarda içindeki havayı alırsak petek tekrar eskisi gibi ısıtmaya başlayacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Elektrikli ısıtıcı yerine mümkünse klima kullanalım”

Elektrikli sobaların veriminin düşük olduğunu belirten Dr. Levent Bilir, “Eğer evlerimizde doğal gaz yoksa, elektrikli ısıtıcı yerine mümkünse klima kullanalım. Direkt sadece rezistanslı ısı veren elektrikli ısı cihazları yerine yeni nesil klimalar, elektrik verimi açısından çok daha verimli. Klima, ilk yatırım açısından elektrikli sobadan pahalı olsa da zaman içerisinde o fark zamanla kapanır” diye belirtti. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/evlerde-dogal-gazi-verimli-kullanmanin-yollari/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye, çelik üretiminde Avrupa’nın en büyük üreticisi olmayı hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:18:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2647 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, çelik sektörünün 2022’de terk ettiği Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu, 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ettiğini belirterek, “Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak dünyada 6. sıraya yerleşmek olacaktır” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, Türkiye’nin çelik üretimi ve tüketimindeki farkı, güncel verileri, çelik sektöründeki sorunları ve çözüm önerilerini İHA muhabirine değerlendirdi.

Yayan, Türkiye’nin çelik üretiminin, 2023’ün Kasım ayı itibariyle 30 milyon 500 bin tona ulaştığını belirterek, “Bu rakam 2022 yılına göre 30 milyon 500 bin tonun üzerine 3 milyon ton daha ilave edersek yıl sonu itibariyle 33 milyon 500 bin ton olacak. 33 milyon 500 bin ton 2022 yılının 35,2 milyon tonluk rakamına göre yaklaşık bir buçuk milyon ton, buna karşılık 2021 yılının 40,4 milyon tonluk rakamına göre ise yaklaşık 7 milyon ton civarında daha düşük bir üretim seviyesini ifade ediyor. Bu üretimdeki gerilemede özellikle, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi sonrasında enerji fiyatlarındaki olağanüstü artışların Türk çelik sektörünü uluslararası piyasada rekabet edemez duruma getirmesi etkili oldu” diye konuştu.

“Yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor”

Kahramanmaraş depremlerinin Türk çelik sektörü açısından ciddi olduğunu söylediği kayıplara yol açtığını aktaran Yayan, “Bölgede bulunan çelik üreticilerimiz, belirli bir süre için üretimlerini durdurmak mecburiyetinde kaldı. Yaklaşık bir buçuk milyon ton civarında bir üretim kaybı yaşadık. Ama haziran ayından itibaren bu üretim kayıplarını telafi ettik. Tüm üreticilerimiz tekrar faaliyete geçmeye başladı. 2023 yılının ikinci yarısından itibaren tekrar üretimimiz artmaya başladı ama bu üretim artışları aylık ortalama 2 milyon 900 bin ton civarında bir üretime tekabül ediyor. Oysa biz, 2021 yılında aylık ortalama 3,4 milyon ton civarında bir üretim yapıyorduk. Dolayısıyla son yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor” dedi.

Çelik üretimindeki düşüşün sebeplerini ele alan Yayan, “Birincisi yılın başında enerji fiyatları konusundaki şartların belli ölçülerde etkisini sürdürüyor olması. Bir de depremden ortaya çıkan kayıplar. Bugün geldiğimiz noktada birincisi yeni tesislerimizin devreye girmiş olmasının birtakım katkıları var. İkincisi enerji fiyatları makul seviyelere inmiş vaziyette. Buradan dolayı Enerji Bakanlığına müteşekkiriz. Üçüncüsü de Ticaret Bakanlığımızın almış olduğu birtakım tedbirler var. Son olarak Türkiye’deki ithalat eğilimini göz önünde bulundurarak, burada bir zarar oluşma ihtimalini dikkate alarak 176 dolar civarında bir koruma tedbiri uygulanmasına karar verildi. Bunun Türkiye’deki kapasiteleri tam olarak kullanma ve aynı zamanda ölçek ekonomisinden yararlanması sebebiyle sektörün, ihracat şansını da artırma gibi faydaları olacağını düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Uzun vadeli hedefimiz çelik üretiminde dünyada Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek”

Türkiye’nin 9 buçuk milyon tona yakın yassı ürünü ithal ettiğini dile getiren Yayan, “Uzun ürünlerle baktığımızda 14 milyon ton civarı da bir ithalat söz konusu. Bunların büyük ölçüde yurt içinden tedarik edilmesi imkan dahiline girecek. Yalnızca cari işlem dengesi açığının kapatılmasına değil, aynı zamanda Türkiye’de katma değer oluşturulmasına ve ilave istihdam sağlanmasına da katkıda bulunacak. Dolayısıyla 2024 yılında bu yönde ciddi adımlar atılmasını, 2025 yılında daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Böylelikle çelik sektörümüzün daha önce yakaladığı 2022’de terk ettiği tekrar Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ediyoruz. Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek olacaktır. Bizim beklentimiz bu” değerlendirmesini yaptı.

“Çevre katkı payının kaldırılması gerekiyor”

Türkiye’nin Yeşil Mutabakat kapsamında yatırım yapmak zorunda olduğunu hatırlatan Yayan, “Milyarlarca dolarlık yatırım yapmak durumundayız. Sadece Erdemir’in 3 gün evvel açıkladığı rakamlar 3,2 milyar dolarlık bir yatırıma işaret ediyor. Sektör açısından Türkiye için Dünya Bankası’nın belirlediği 650 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirmek gibi bir durum söz konusu. Bunu yapabilmek için finansman açısından güçlü olmak durumundayız. Ancak üzerimizde bir çevre katkı payı yükü var. Bunun kaldırılması gerekiyor. 70 milyon dolar civarında yıllık bir maliyet getiriyor” dedi.

“2024’ten ümitliyiz”

İlerleyen yıllarda hurda ve kömürden gerçekleştirilen çevre katkı payı kesintilerinin 70 milyon doları aşabileceğini tahmin ettiklerini kaydeden Yayan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu bizim için endişe kaynağı. En son İnşaat Demiri İzleme Sistemi çerçevesinde inşaat demirlerinin etiketlenmesi ve güvenlikli boya ile boyanması konusunda da hiç beklemediğimiz, olağanüstü yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldık. Bizim daha evvel satın almakta olduğumuz benzeri etiketler için ödediğimiz fiyatın 38 misli bir fiyat gündeme geldi. Bu çok rahatsız edici bir durum. Bu çevre katkı payıyla bunları ikisini bir araya getirdiğimizde bizim sektörün rekabet etmesini engelleyecek bir başka faktör gündeme gelmiş oluyor. Bunu mutlaka ve mutlaka gözden geçirmemiz ve bu İzleme Sistemi’nin çalışmasına ağırlık vermemiz lazım. Kamu erkini kullanarak belirli gelirler elde etmeye çalışmak kamu kuruluşlarına yakışmıyor. Dolayısıyla bundan vazgeçilmesi ve çelik sektörünün tekrar ayağa kalkma yönündeki, 2023 yılındaki ciddi kayıplarını telafi etme yönündeki çabalarına destek olma zamanındayız. 2023 yılında bizim ihracatımızda yüzde 43 civarında bir gelir düşüşü söz konusu oldu. Üretimimizde de ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Bunlar bir bütün olarak Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyen faktörler. Kapasite kullanım oranlarımız düştü. 2024’ten ümitliyiz. Bunun gerçekleşmesi için üzerimizdeki bütün suni yüklerin kaldırılması ve sektörün üzerinden marjinal birtakım kesintiler yapmak yerine sektörün ekonomiye verdiği katkıya, istihdama katma değer vergisine odaklanılması ve onu yapabilir durumda olmasını sürdürebilecek bir yaklaşım içerisinde bulunulması hayati önem taşıyor.” – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/feed/ 0
Vergi Müfettişi: Dolaylı vergilerin payı artmalı, vergi adaleti sağlanmalı https://www.kanal7haber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/ https://www.kanal7haber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:03:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2632 Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerektiğini belirterek, “Harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir” dedi.

Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, kayıt dışılık, FATF (Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu), kara para aklama ve terörün finansmanı konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının attığı adımları, vergi gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunda önerilerini, enflasyon hedefi doğrultusunda AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Türkiye’nin atması gereken adımları ve dijital ekonomi kapsamında kripto varlıkların vergilendirilmesi konusunda son durumu İHA muhabirine değerlendirdi.

“Yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor”

Vergi Müfettişi Olcay, kayıt dışılık, FATF, kara para aklama ve terörün finansmanını konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının büyük olduğunu söylediği çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, “Bakanımız Mehmet Şimşek de ifadelerinde bu konulara sıklıkla değiniyor. Özellikle terörün finansmanı, kara para aklama ile alakalı, Türkiye’nin gri listeden çıkması, yatırımların Türkiye’ye çok daha fazla gelmesi açısından çok büyük mücadele gösterilmekte. FATF’ın gri listesinde şu anda iki tavsiyede uyumsuzluk göstermekteyiz. Bunu aşmak için bakanlığımız çalışmalarda bulunmakta. Bakanlığımız 2022 yılı raporunu FATF’a sundu. Bu noktada yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor. Vergi denetim kurulunda çalışan vergi müfettişleri olarak terörün finansmanı, kara para aklamanın engellenmesi açısından üzerine düşen vergi incelemelerini ve denetimlerini gerçekleştiriyoruz. Özellikle asıl kullanıcıların tespit edilmesi ve terörün finansmanından kaynaklanan bu paranın aklanmasının engellenmesi konuları ile ilgili olarak hem raporlamalar hem de değerlendirmelerle bakanlığımızın bu çalışmasına katkılar sunmaktayız” diye konuştu.

“Çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir”

Vergiye gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunu ele alan Olcay, şunları söyledi:

“Vergilendirmede adaletin tesis edilmesi ve vergiye gönüllü uyumun sağlanması için Türkiye’de özellikle vergi bilincinin sağlanması gerekmektedir. Vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerekmektedir. Özellikle harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir. Bu anlamda eksik olduğumuz hususları tamamlıyoruz, tamamlamaya gayret gösteriyoruz. Bakanlığımız da bu konuda çalışma göstermektedir.”

“2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’den ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz”

Vergi Müfettişi Olcay, enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi için Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasına binaen Hazine ve Maliye Bakanlığının eş güdümlü olarak sıkı maliye politikası ve vergi politikası uygulamayı tercih ettiğini hatırlatarak, “Bu doğrultuda adımlar atıyor. Bu anlamda biz, sıkı para politikası ile maliyetlerin de ihracatın da çok önemli olduğunu düşünmekteyiz. İhracat kalemlerindeki maliyet artışlarının azaltılması ve ihracat kalemlerimizin artarak devam etmesi de ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle 2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’ye ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz. Ancak ilerleyen süreçte bunlar yapmadığımızda şunlarla karşılaşabiliriz: Maliyetlerimizdeki artışlardan dolayı AB ülkelerine ihracat yapmak için pazar payımızda daralmalar görülebilir. Bu anlamda 2026 yaklaşmadan Hazine ve Maliye Bakanlığımız bu konularda çalışmalar gösteriyor. SKDM için bir an önce yerel emisyon sistemimizi uygulamaya sokmamız gerekmekte. Pazar payımızın daralmaması, ihracat hedeflerimizin gerçekleşmesi için adım atmalıyız. Bu iki durum, enflasyonun tek hanelere inmesine katkı sunacaktır” ifadelerine yer verdi.

“Önce tanımı yapılarak, kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte”

Olcay, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve kayıt altına alınması açısından çözüm bekleyen en önemli olduğunu söylediği konulardan birinin de kripto varlıklar olduğunu aktararak, “Kripto varlıklar, merkeziyetsiz bir şekilde saklanabilen, paylaşılabilen, alım-satım yapılabilen varlıklar. Kripto varlıkların vergilendirilebilmesi için öncelikle tanımın yapılması gerekiyor. Yani, emtia mı, gayri maddi hak mı, menkul kıymet mi yoksa para mı? Bu açıdan ülkemizde çalışmalar yürütülmekte. Daha sonra kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte. Türkiye de buna ilişkin çalışmalar gösteriyor. Yakın zamanda Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in açıklamaları var: ‘Ülkeler bu anlamda kendi düzenlemelerini yapıyorlar. Biz de kendi düzenlemelerimizi yapmalıyız’ diye. Özellikle Türkiye’nin dijitalleşme alanında vergi ağını kurabilmesi, bu alanların boşluğunu doldurabilmesi açısından da kripto varlıkların vergi altına alınması ve bu uygulamanın geliştirilmesi çok büyük önem arz etmektedir” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/vergi-mufettisi-dolayli-vergilerin-payi-artmali-vergi-adaleti-saglanmali/feed/ 0
Aydın Büyükşehir Belediyesi Portakal Üreticilerine Destek Verdi https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-portakal-ureticilerine-destek-verdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-portakal-ureticilerine-destek-verdi/#respond Sat, 20 Jan 2024 21:00:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2582 Aydın Büyükşehir Belediyesi, portakal üreticilerinin bahçesinde kalan 100 ton portakalı satın aldı ve Aydınlı ihtiyaç sahibi ailelere dağıtmaya başladı.

Kuyucak’ta portakal üretimi yapan ve fiyat artışlarından dolayı mağdur olan üreticilerin imdadına Aydın Büyükşehir Belediyesi yetişti. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun talimatıyla portakal üreticisinin elinde kalan 100 ton portakal satın alınarak vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtılmaya başlandı.

Üreticilere desteklerinin süreceğini belirten Çerçioğlu, “Hiçbir üreticimizin mağdur olmasına göz yumamayız. Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak dün olduğu gibi bugün de çiftçilerimizin, üreticilerimizin yanındayız, yarın da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Aydın Büyükşehir Belediyesi üreticilerimizin tarlada, ağaçta kalan ürününün her zaman alıcısıdır” dedi.

Daha önceki yıllarda da bamya, erik, nar, patates ve çilek üreticilerinin tarlada kalan ürünlerini satın alarak ihtiyaç sahibi ailelere dağıtan Büyükşehir Belediyesi, bu kez de portakal üreticilerine destek oldu. Artan maliyetler ve alım gücünün düşüşü nedeniyle mağdur olan portakal üreticilerinin imdadına 100 ton portakal alımı yaparak yetişen Çerçioğlu’na üreticiler de teşekkür etti.

“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN TÜM HİZMETLERİNDEN MEMNUNUZ”

Portakal üreticisi Mehmet Gürlay, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Çerçioğlu’na teşekkür etti. Gürlay, “Büyükşehir Belediyemize ve Başkanımız Sayın Özlem Çerçioğlu’na böyle sosyal faaliyette bulunmasından dolayı ve üreticilere katkıda bulunmasından dolayı çok teşekkür ederim. Üretici zaten toplatamıyor bu malları, bu bakımdan çok faydası olacak. Girdi ücretleri pahalı olduğu için şu anda toplatmayan çok. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ASKİ olsun, AYBA olsun bütün hizmetlerinden memnunuz, teşekkür ederiz” diye konuştu.

Kuyucak’ta portakal üreticiliği yapan Zehra Özkara da desteklerinden dolayı Çerçioğlu’na teşekkür etti. Özkara, “Büyükşehir Belediyesi’ndeki berberinden tutun sağlıkçısına kadar bütün hizmetlerden memnunuz, derdimize derman oluyorlar. Bu işi yaptığı, paylaştırdığı, dağıttığı, üreticinin malını aldığı, bana da tam zamanında gelip yardımcı olduğu için Özlem Çerçioğlu’na çok teşekkür ederim. Benim 30 tonun üzerinde malım var, onu da şimdi Aydın Büyükşehir Belediyesi vatandaşlara dağıtmak için alıyor. Ben Başkanımız Özlem Çerçioğlu’ndan çok memnunum, onu çok seviyorum. Hem benim hem de tüm üreticilerimizin yanında olduğu için kendisine çok teşekkür ederim” dedi.

Şehir dışında oturduğunu, fakat annesine yardımcı olmak için Aydın’a geldiğini söyleyen Özkara’nın kızı Suzan Eroğlu ise Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Özlem Çerçioğlu’nun hizmetleri nedeniyle gözlerinin arkada kalmadığını belirtti. Eroğlu, “Üreticinin yanında olduğu için çok teşekkürler Özlem hanıma, ürettiğimiz mal tarlamızda kalmamış oldu. Ekonomik şartlardan dolayı ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, sosyal yardımlaşmanın olması çok güzel. Ben Antalya’da yaşıyorum, annem burada portakal üreticiliği yapıyor; üretirken ve toplarken çok yoruluyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Özlem Çerçioğlu’nun bu çalışması da anneme destek olmuş oluyor aslında. Başkanımız Özlem Çerçioğlu’na anneme destek olduğu için çok teşekkür ederim, kendisi olduğu müddetçe bizim gözümüz arkada kalmayacak” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-portakal-ureticilerine-destek-verdi/feed/ 0
Gölbaşı Belediyesi Personeline Yüzde 80 Zam Yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/#respond Sat, 20 Jan 2024 09:15:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2578 Gölbaşı Belediyesi ile Hizmet-İş Genel Sendikası ve Öz Güven-Sen arasında yapılan toplu sözleşme ile belediyede çalışan personel maaşlarına yüzde 80 zam yapıldı. Bekar bir çalışanın maaşı ikramiye ve sosyal hakları dahil edildiğinde 32 bin TL’ye yükseldi.

Gölbaşı Belediyesi ile Hizmet-İş Genel Sendikası ve Öz Güven-Sen arasında toplu sözleşme töreni gerçekleştirdi. Törene Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Musa Şahin, Ak Parti İlçe Başkanı Selim Akceylan, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, Hizmet-İş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keskin, Hizmet-İş Genel Sendikası Şube Başkanı Yusuf Güler, Öz Güven-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ümit Yalçın, Bellas Genel Müdürü Ali İhsan Tunç, birim müdürleri, meclis üyeleri ve belediye personeli katıldı.

İmzalanan toplu sözleşmeyle belediyede çalışan bekar bir çalışanın maaşı yüzde 80 artışla 28 bin TL oldu. İkramiye ve diğer sosyal haklar dahil edildiğinde bekar bir çalışanın maaşı aylık 32 bin TL’ye ulaştı. Kadrolu bekar bir çalışanın maaşı ise ücret, yemek, yakıt ve yol yardımları dahil edildiğinde 42 bin TL olarak belirlendi. Geçici olarak çalışan personelin maaşı ise yemek dahil 22 bin TL’ye yükseltildi.

Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, programda yaptığı konuşmada Temmuz ayında geçici işçilerin Bellas çalışanlarıyla, toplu sözleşme ve özlük haklarında eşitleneceğini ve personellerin çalışma yılına göre her yıl için aylık 50 TL kıdem tazminatı alacağını müjdeledi.

“Zamları seçim yatırımı olarak değil emekçi kardeşlerimiz hak ettiği için yapıyoruz”

2019’da göreve gelmeden önce de belediye çalışanlarıyla bir araya geldiğini belirten Başkan Şimşek “O zaman ben belediye meclis üyesiydim. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin takdirleriyle ve sizlerin destekleriyle Cumhur İttifakı’nın Gölbaşı Belediye Başkanı oldum. Gölbaşı’nı yaşanabilir bir hale getirdik, Gölbaşı’nın kapılarını dünyaya açtık. Gölbaşı, Türkiye’nin en temiz ilçesi seçildi. Gölbaşı’nın etrafı güzelleşti. Bunu ben tek başıma yapmadım, sizlerin emekleriyle ve gayretleriyle yaptık. Yorulmak yok, usanmak yok, hep beraber çalışacağız, Gölbaşı’nı hak ettiği yere getirmeye devam edeceğiz. Maaş zamlarını seçim yatırımı olarak yapmıyoruz, siz değerli emekçi kardeşlerimiz hak ettiği için yapıyoruz. Memurlarımızın sosyal denge oranlarını her zaman yüzde 100 verdik” dedi.

“Kök asgari ücretin üzerine yüzde 250 zam yaptık”

Başkan Şimşek, “Göreve geldiğimizden bu yana promosyonlar, ikramiyeler ve mesai ücretleri konusunda son kuruşuna kadar sizin yanınızda olduk. Bunlar sizin hakkınız. Biz Gölbaşı Belediyesi olarak kök asgari ücretin üzerine yüzde 250 zam yaptık. Bununla da bitmedi. Geçen yıl da, ondan önceki yıl da yaptık, Allah nasip ederse bundan sonraki yıllarda da yapacağız” şeklinde konuştu.

“Gölbaşı’nın hakkını hiç kimseye peşkeş çekmedik”

Başkan Ramazan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonomiyi güzel kullandık. Gölbaşı’nın hakkını hiç kimseye peşkeş çekmedik. Çalışanlarımız çok emek veriyorlar. Biz belediyede göreve geldiğimizden bugüne bir gün aksatmadan maaşlarınızın ödemesini gerçekleştirdik. Mesaileri, bayram ikramiyelerini her zaman verdik. Biz Cumhur İttifakı olarak bunu başardık, sizlerin sayesinde başarmaya devam edeceğiz. Daha uzun yolumuz var. Gölbaşı’nı yaşanabilir bir hale getirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sendika başkanlarıma, il başkanlarımıza, Bellas müdürümüze, birim müdürlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun.” – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/feed/ 0
Antalya’daki müze ve ören yerleri 2023’te 3 milyon 269 bin ziyaretçi ağırladı https://www.kanal7haber.com.tr/antalyadaki-muze-ve-oren-yerleri-2023te-3-milyon-269-bin-ziyaretci-agirladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalyadaki-muze-ve-oren-yerleri-2023te-3-milyon-269-bin-ziyaretci-agirladi/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:21:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2559 Dünyanın önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Antalya’daki müze ve ören yerleri 2023’te 3 milyon 269 bin ziyaretçi ağırladı.

Her yıl milyonlarca turisti konuk eden Antalya, doğal güzellikleri ve lüks tesislerinin yanı sıra kültürel mirasıyla ön plana çıkıyor.

Geçmişte çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan kent, tarihe ışık tutan onlarca antik kenti ve müzeleriyle tarih meraklılarından yoğun ilgi görüyor.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, AA muhabirine, tüm zamanların turist rekorunun kırıldığı 2023’te Antalya’da güzel bir yıl geçirdiklerini, rakamların oldukça mutlu ettiğini söyledi.

Antalya’nın dünyanın en önemi turizm destinasyonlarından biri olduğunu belirten Zoroğlu, “Turizmle ilgili amaçlarımızın en başında Antalya’da sezonu 12 aya yaymak var. Bunu spor ve kültür turizmiyle, gastronomiyle yapmak istiyoruz. Kültürel miras çalışmalarımız da bunun önemli ayaklarından birisi.” dedi.

Geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un talimatlarıyla 4 ana projeyle birlikte 20 kaza alanında çalışmalara hız verdiklerini hatırlatan Zoroğlu, Bakanlığın desteğiyle özellikle Side, Alanya ve Kemer’deki antik kentlerde yoğun çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Zoroğlu, deniz-güneş-kum turizminin yanı sıra insanların kültür turizmine yönelmesini hedeflediklerini vurgulayarak, “Çünkü Antalya mevsimsel olarak otelden çıkıp dolaşabileceğiniz, hem kültürel hem de doğal miraslar anlamında zengin bir şehir.” diye konuştu.

“Kültür Yolu Festivali etkili oldu”

Candemir Zoroğlu, ören yerlerinde yüzlerce arkeoloğun katılımıyla yoğun kazı, koruma, onarım ve restorasyon çalışmaları yürütüldüğünü dile getirdi.

Antalya’da 6 müze ve kazı çalışmaları devam eden 20 antik kent bulunduğunu aktaran Zoroğlu, “2023’te müze ve ören yerlerimizin ziyaretçi sayıları da bizi mutlu etti. Müze ve ören yerlerimizi 3 milyon 269 bin kişi ziyaret etti. 182 bin ziyaretçiyle Antalya Müzesi en çok ziyaret edilen müze oldu. İkinci sırada 154 bin ziyaretçiyle Antalya Atatürk Evi geliyor. Hemen ardında da 131 bin ziyaretçiyle Mevlevihane Müzesi yer alıyor.” bilgisini verdi.

Zoroğlu, kent merkezindeki müzelerin ziyaretçi sayılarıyla ön plana çıkmasında Antalya Kültür Yolu Festivali’nin oldukça etkili olduğuna dikkati çekti.

“Ziyaretçi sayısını artırmayı planlıyoruz”

Ören yerleri ve elde edilen gelir sayısına ilişkin de bilgi veren Zoroğlu, şunları kaydetti:

“Geçen yıl en çok ziyaret edilen ören yeri 338 bin kişiyle Patara Antik Kenti oldu. İkinci sırada 318 bin ziyaretçiyle Faselis Antik Kenti, üçüncü sırada ise 316 bin ziyaretçiyle Olimpos Antik Kenti yer aldı. Geleceğe Miras Projesi kapsamında yaptığımız çalışmalarla bu yıl antik kentlerimizin ziyaretçi sayısını artırmayı planlıyoruz.”

Zoroğlu, bu yıl 2-10 Kasım’da gerçekleştirecekleri Kültür Yolu Festivali’nde ören yerlerini de olabildiğince etkinlik amaçlı kullanacaklarını bildirdi.

Elde edilen gelire de değinen Zoroğlu, “Bu yıl Antalya’daki müze ve ören yerleri ziyaretçilerinden Bakanlığımız 125 milyon 706 bin lira gelir elde etti. Bu geliri, ören yerlerimizin kazı, restorasyon ve onarım çalışmalarında kullanacağız.” dedi.

Zoroğlu, 2023’te toplamda kazı ve araştırmalar için Antalya’ya 196 milyon liranın üzerinde ödenek ayrıldığını, 2024’te bu ödeneğin artacağını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalyadaki-muze-ve-oren-yerleri-2023te-3-milyon-269-bin-ziyaretci-agirladi/feed/ 0
DSİ, Eskişehir’e 8 Milyar 229 Milyon Lira Değerinde 109 Tesis İnşa Etti https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-eskisehire-8-milyar-229-milyon-lira-degerinde-109-tesis-insa-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-eskisehire-8-milyar-229-milyon-lira-degerinde-109-tesis-insa-etti/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:18:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2556 Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, son 21 yılda Eskişehir’e 8 milyar 229 milyon lira değerinde 109 tesis inşa ettiklerini bildirdi.

Balta, yaptığı yazılı açıklamada, güç ve ilhamını milletten alan DSİ’nin dün olduğu gibi bundan sonrada hayata geçireceği projelerle Türkiye Yüzyılı’na damga vurmaya devam edeceğini vurguladı.

Eskişehir için hizmet ürettiklerini ve susuz arazileri suyla buluşturduklarını ifade eden Balta, şunları kaydetti:

“Özellikle modern sulama projelerimiz ülkemiz için son derece önem arz etmektedir. Son 21 yılda Eskişehir’de inşa ettiğimiz 34 sulama tesisi ile toplamda 150 bin 30 dekar, kısmi olarak 16 bin 620 dekar arazi olmak üzere toplam 166 bin 650 dekar araziyi sulamaya açtık. İç Anadolu’nun ve ülke tarımının önemli illerinden biri olan Eskişehir’imizde ziraatın daha da gelişmesi için son 21 yılda 109 adet tesis ile 8 milyar 229 milyon lira yatırım yaptık. Eskişehir’de son 21 yılda 12 baraj, 11 gölet, 2 yer altı depolaması ve 1 sel kapanı inşa ettik ve böylece 169 milyon metreküp su depolama hacmine ulaştık.”

Balta, Eskişehirli çiftçilerin tarımsal arazilerini büyük bir emek ve özveriyle değerlendirdiklerini, Eskişehir’in su kaynaklarını değerlendirmek için yatırımlara devam ettikleri vurguladı.

Şu anda 1 barajın yapım çalışmalarının devam ettiğine değinen Balta, şu bilgileri verdi:

“Bu barajın tamamlanmasıyla 2 bin 520 dekar tarımsal araziyi daha sulama suyuna kavuşturmayı hedefliyoruz. Ayrıca Eskişehir’de taşkın riskini azaltmak için son 21 yılda tamamlanan 34 adet taşkın koruma tesisi ile 36 adet yerleşim yeri ve 3 bin 610 dekar arazinin taşkın kontrolü sağlanmıştır. 3 adet taşkın koruma tesisinin de inşaat çalışmaları devam etmektedir. Hayata geçirdiğimiz taşkın koruma tesisleri ile taşkın riskini azaltıyor, vatandaşlarımızı ve toprağımızı güvence altına alıyoruz. Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri kapsamında Eskişehir’de 13 adet işin tamamlanarak 994 bin 821 dekar alan tescili, inşaatı devam eden işlerde kısmi olarak 667 bin dekar arazi tescili olmak üzere toplam 1 milyon 661 bin 821 dekar alanda arazi toplulaştırma tescili yapıldı. Eskişehir’de 60 adet yerleşim birimi, arazi toplulaştırmasından faydalanmaktadır. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile toprağımız daha kıymetli ve daha verimli olmaktadır..”

Balta, Eskişehir’de son 21 yılda 2 hidroelektrik enerji (HES) tesisi işletmeye alınarak yıllık 556,95 milyon kilovatsaat enerji üretimi sağlandığını belirterek, kurulu gücü 155,56 megavat olan bu tesisler sayesinde milli ekonomiye yalnızca enerji alanında yıllık 1 milyar 219 milyon lira katkı sunduklarının altını çizdi.

“31 Aralık 2023 itibarıyla yaklaşık 184 bin hanenin enerji ihtiyacını Eskişehir’de kurulu HES’lerle karşılıyoruz.” ifadesini kullanan Balta, şunları aktardı:

“Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olarak hayata geçirdiğimiz projeler hakkında değerli Eskişehirlilerden, özellikle de tesislerimizden birebir faydalanan çiftçilerimizden almış olduğumuz olumlu geri dönüşler bizi ve ekibimizi motive ediyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de ekonomik gelirimizi artıracak, milletimizin refah düzeyini yükseltecek, özetle Türkiye Yüzyılı idealimizi perçinleyecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-eskisehire-8-milyar-229-milyon-lira-degerinde-109-tesis-insa-etti/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Lara Atıksu Tesisi’nde Güneş Enerji Santraliyle Karbon Emisyonunu Engelliyor https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:15:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2553 Antalya Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği çevreci projelerle nötr karbon Antalya hedefine doğru adım adım ilerliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından ASAT Lara Atıksu Tesisi’nde faaliyete geçirilen güneş enerji santrali (GES) ile hem elektrik maliyeti düşürüldü hem de fosil yakıt yerine temiz enerji elde edilerek yılda yaklaşık 700 ton karbon emisyonu engellendi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen güneş enerjisi santralleri ile hem doğaya hem insana verdiği sözü tutmaya devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından KDV dahil yatırım bedeli 27 milyon TL olan proje ile Lara Atıksu Tesisi’nin çatısına güneş panelleri konuldu. Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünün (ASAT) en büyük gider kalemleri içerisinde yer alan enerji maliyetini düşürmek için hayata geçirilen proje ASAT’a, Aralık ayı ulusal tarife birim fiyatı baz alınarak yapılan hesaplamayla yılda 6,7 milyon TL ekonomik katkı sağlayacak.

“1 megawatt gücünde santral”

Lara Atıksu Arıtma Tesisi’nde hayata geçirilen güneş enerji santrali hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Elektrik Üretim, Tüketim, İşletme Sorumlusu Mehmet Çapkan şunları söyledi:

“ASAT Genel Müdürlüğü olarak içme suyu ve atık su hizmetlerimizi eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde sağlamak için büyük miktarda elektrik enerjisi tüketmekteyiz. Buna dayalı olarak en büyük işletme kalemleri içerisinde elektrik enerjisi bulunmaktadır. Elektrik maliyetlerini düşürebilmek için yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerji santraline başvurmaktayız. Lara Atıksu Tesisimizin 10 adet çatı üzerine her biri 455 watt olmak üzere 2256 adet panel, 18 adet inverter olmak üzere 1 megawatt gücünde güneş enerji santrali kuruldu.”

“Yılda 6,7 milyon TL katkı”

GES tesisi ile yılda 1,6 milyon KWH elektrik üretimi planlandığını söyleyen Çapkan, “Yıllık 1,6 milyon KWH elektrik üretimi 500 adet konutun elektrik ihtiyacını karşılamaktadır. GES tesislerimiz ile Aralık ayı ulusal tarife birim fiyatından yılda 6,7 milyon ekonomik katkı sağlanacaktır. Bu sayede ASAT Genel Müdürlüğümüzün elektrik enerjisi gider maliyetleri düşürülmekte ve elde edilen fayda hizmetlerimizi ve birim maliyetlerimizi olumlu yönde etkilemektedir” dedi.

“700 ton karbon emisyonu engellenecek”

Tesisin çevresel ve sosyal katkılarından da söz eden Çapkan, fosil yakıt yerine yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisine dayalı 1,6 milyon KWH elektrik enerjisi üretimi ile yılda yaklaşık 700 ton karbon emisyonunun engellendiğini söyledi. Yetişkin bir ağacın yılda 12 kilogram karbon absorbe ettiği kabul edilirse, 700 ton karbon emisyonu engellenmesinin yaklaşık 59 bin adet yetişkin ağacın karbon emilimine eşit olduğunu kaydeden Çapkan, “GES’ler karbon emisyonuna dayalı iklim değişikliği etkilerinin azaltılmasına katkısı olan çevreci bir projedir. Antalya Büyükşehir Belediyesi karbon emisyonuna dayalı iklim değişikliği etkilerini azaltmak için çevresel ve sosyal etkilerini dikkate alarak düşük karbonlu bir gelecek için yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı doğa dostu yatırımlara devam etmektedir” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/feed/ 0
SSK ve Bağ-Kur Emekli Aylığına Yüzde 5 Zam Öngören Torba Yasa Teklifi Kabul Edildi https://www.kanal7haber.com.tr/ssk-ve-bag-kur-emekli-ayligina-yuzde-5-zam-ongoren-torba-yasa-teklifi-kabul-edildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ssk-ve-bag-kur-emekli-ayligina-yuzde-5-zam-ongoren-torba-yasa-teklifi-kabul-edildi/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:12:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2550 Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen SSK ve Bağ-Kur emekli aylığına yüzde 5 zam öngören torba yasa teklifinin getirdiği yenilikleri açıkladı.

Milyonlarca emekliye yüzde 5 oranında refah payı verilmesi, en düşük emekli aylığının 10 bin liraya çıkarılması ve işverene 700 lira asgari ücret desteği verilmesi gibi düzenlemelerin yer aldığı torba teklif, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçti. Teklifin önümüzdeki hafta salı günü TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi beklenirken, Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş İhlas Haber Ajansı’na torba yasada yer alan düzenlemeleri değerlendirdi. Torba yasanın temelde 10 maddeden oluştuğunu belirten Karakaş, düzenleme ile hükümetin ortaya koyduğu ekonomi programı çerçevesinde işsizliğin bertaraf edilmesi için işverenlere teşvik ve destek verilmesinin amaçlandığını belirtti.

“Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi olanların teşvik süreleri 31 Aralık 2025 yılına kadar uzatılacak”

Karakaş, 31 Aralık 2023 tarihinde geçerlilik süresi dolan kadın, genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi olanların teşvik sürelerinin uzatılmasının da torba yasada yer aldığını belirterek, “Bu teşvik halen Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla uygulanmakta olan 17 teşvik içerisinde en cazip olan teşviklerden biridir. Bu teşvikle ücretleri tavandan olan çalışanlara bile teşvik sağlanmakta. İşverenlerin işçiler için kuruma ödemiş oldukları ‘işveren hissesinin’ tamamından faydalanmaları söz konusu. Bu teşvik 31 Aralık 2025 yılına kadar uzatılacak. Ayrıca kanun çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yetki verilecek, bir yıl daha uzatması söz konusu olabilecek. Bu anlamda mini torbada en önemli düzenlemelerden biri olan bu teşvik süresi 3 yıl olacak, yani OVP süresince uygulanması söz konusu olabilecek” dedi.

“İşverene asgari ücret desteği 700 liraya çıkarılacak”

Torba yasada yer alan düzenlemelerden birinin de işverenlere asgari ücret desteği olduğunu aktaran Karakaş, “Asgari ücretin brüt 20 bin liraya çıkmasıyla birlikte artan işveren maliyetlerin hafifletilmesi ve istihdamın korunması amacıyla hangi sektörde olursa olsun, işçi sayısı ne olursa olsun asgari ücret desteğinin 500 liradan 700 liraya çıkarılması söz konusu. Sendikalı işçiler için ise bu oran daha yüksek şekilde uygulanacak. Asgari ücret desteğinde sektör ayrımı olmayacak. Ayrıca burada öngörülen şartlara bakıldığında sahte ve kaçak sigortalı işçilerin çalıştırılmaması, SGK’ya olan yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi, prim borcunun ve diğer borçların da ödenmiş olması şartlarıyla işverenler teşvikten faydalanabilecek” diye konuştu.

“Kısa çalışma ödeneği ile 600 olan prim ödeme gün sayısı 450 güne düşecek”

Karakaş, torba yasada yer alacak kısa çalışma ödeneği ile 600 olan prim ödeme gün sayısının 450 güne düşürüleceğini dile getirdi. Bu yıl için kısa çalışma ödeneğinin tahmini maliyet artışının 5,8 milyon lirayı bulacağını aktaran Karakaş, kısa çalışma ödeneğine ilişkin hükümlerin 1 Mart’ta yürürlüğe gireceğini sözlerine ekledi. Torba yasada 9’uncu maddenin boş bırakıldığını vurgulayan Karakaş, “9’uncu maddede Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu, aylıkları 7 bin 500’ün altında olan emeklilere verilecek olan hazine desteği ve yine 5 puan destekle ilgili düzenlemeye de bu mini torbanın içerisinde yer verilmesi öngörülmekte” dedi. Karakaş, düzenlemeyle 7 bin 500 lira olan en düşük emekli aylığının 10 bin liraya çıkarılacağını, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına ocak ayında yüzde 37,57’lik artışın yanı sıra yüzde 5 ilave zam yapılacağını ifade etti.

SSK-Bağ-Kur prim eşitlemesi

Karakaş, şubat ayında yeni bir torba yasanın daha düzenlemesinin beklendiğini belirterek, söz konusu torba yasada vatandaşları ilgilendiren birçok konunun yer alacağını ifade etti. 1 milyona yakın küçük esnafı ilgilendiren Bağ-Kur prim eşitlemesi düzenlemesinin bunlardan biri olduğunu açıklayan Karakaş, “Bununla ilgili çalışmalar olduğunu biliyoruz ve bu çalışmayla birlikte kasap, bakkal, terzi, metal, eşya üreticisi gibi bütün küçük esnafların faydalanması söz konusu olacak. Bağ-Kur prim eşitlemesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte 9 bin gün olan prim sayısı 7 bin 200 güne düşecek. Bu bağlamda 5 yıl erken emeklilik de söz konusu olabilecektir” dedi.

Ev hanımlarına prim desteği

Gelecek torba yasada ev hanımlarına emeklilik düzenlemesinin de yar almasının beklendiğini ifade eden Karakaş, asgari ücretin zamlanmasıyla beraber 4 bin 293 lira prim ödeyen ev hanımlarının yeni yılda 6 bin 400 lira prim ödeyeceğine dikkati çekti. Karakaş, düzenlemenin hayata geçmesi halinde 6 bin 400 lira olan prim yükünün her ay 2 bin 133 lirasının devlet tarafından karşılanacağını aktardı.

3600 ek gösterge

Öte yandan Karakaş, gelecek torba yasada yaklaşık 470 bin memuru ilgilendiren 3600 ek göstergenin de yer alacağını belirterek, memurların 3600 ek gösterge çerçevesinde hizmet yansıtma tazminatının yükselmesi nedeniyle emekliliklerini beklettiğini ifade etti. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ssk-ve-bag-kur-emekli-ayligina-yuzde-5-zam-ongoren-torba-yasa-teklifi-kabul-edildi/feed/ 0
Ashoka Türkiye, yeni stratejik planını topluluk buluşmasıyla duyurdu https://www.kanal7haber.com.tr/ashoka-turkiye-yeni-stratejik-planini-topluluk-bulusmasiyla-duyurdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/ashoka-turkiye-yeni-stratejik-planini-topluluk-bulusmasiyla-duyurdu/#respond Thu, 18 Jan 2024 21:24:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2509

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Ashoka’nın Türkiye ofisi, düzenlediği topluluk buluşmasıyla yeni stratejik planını duyurdu. Buna göre, kuruluşun misyonu, her bireyin değişimin öncüsü olabileceği bir dünyayı hayal ederek, insanların değişim yaratma becerilerine sahip olmasında etkili olan aktörlerle topluluğunu bir araya getirmek, onları desteklemek ve harekete geçirmek olarak belirlendi.

Ashoka Türkiye Fellow’ları, Ashoka Destek Ağı (ASN) üyeleri, sosyal girişimcilik ekosistemi, bireysel ve kurumsal destekçiler ile ekosistem partnerleri gibi geniş bir katılımcı grubu, 10 Ocak tarihinde İstanbul Beyoğlu’ndaki Postane’de yapılan Ashoka Türkiye topluluk buluşmasına katıldı. Ashoka Türkiye ekibi buluşmada, birebir görüşmeler ve odak grup çalışmaları gerçekleştirerek ve topluluğunun desteğini alarak hazırladığı yeni stratejik planını katılımcılarla paylaştı.

“5 YILLIK STRATEJİK PLANIMIZI TOPLULUĞUMUZUN DESTEĞİYLE OLUŞTURDUK”

Dünyanın sürekli olarak ve hızla değiştiğini, bu değişime ayak uydurabilmenin ötesinde bütünün iyiliği için değişime öncülük edebilmeye yönelik ihtiyacın her zamankinden acil ve kritik olduğunu vurgulayan Ashoka Türkiye Ülke Direktörü Ezgi Özkök Sefer, “Değişim yaratma becerilerine sahip olanlarla olmayanların arasındaki eşitsizliğin giderilmesi ve bütünün iyiliği için herkesin ‘Değişim Öncüsü’ olabildiği bir dünya hayal ediyoruz. Bu hayali gerçekleştirmek için insanların değişim yaratma becerilerine sahip olmalarında etkili aktörleri bir araya getirecek, destekleyecek ve harekete geçireceğiz. Bu stratejiyi oluştururken katkı veren herkese teşekkür ederiz” dedi.

‘Değişim Öncülüğü’nün herkesin üstlenebileceği bir rol olduğunu belirten Sefer şunları söyledi:

“İsteyen herkes kendisini ‘Değişim Öncüsü’ olarak tanımlayabilir. ‘Değişim Öncüsü’ yolculuğu, kişinin kendi farkındalığıyla başlayıp, çevresinde gördüğü sosyal ve çevresel problemlere çözüm üretme, bu çözüm etrafında bir takım kurma, diğer ‘Değişim Öncüleri’ ile bir araya gelme ve sistem ve zihniyetleri dönüştürmeye kadar uzanıyor. Değişim öncülüğünü, herkes bu yolculuğun farklı fazlarında pratik edebilir.”

“DEĞİŞİM ÖNCÜLERİ HER YERDE”

Etkinlikte konuşan Ashoka Fellow’u ve Postane’nin kurucusu Yaşar Adanalı ise “Değişim Öncüleri her yerde karşımıza çıkıyor. Biz sosyal girişimciler olarak, etrafımıza baktığımızda bir yerde sorun görüp müdahale eden birçok kişi olduğunu gözlemliyoruz. Bunu kimi adil üretimleri destekleyerek yapıyor, kimi bir topluluğu harekete geçiriyor. Bu yüzden Ashoka Türkiye’nin yeni stratejik planı çok kıymetli” diye konuştu.

Ashoka Destek Ağı (ASN) Üyesi Faruk Eczacıbaşı da “Ashoka Türkiye’ye bundan sonra çok daha önemli bir görev düşüyor. Ashoka Türkiye bir ağ organizasyonu ve birbirimizden öğrendiklerimizi küresel olarak toplum yararına taşımaya yardımcı oluyor. Teknolojik gelişmelerin arkasında yer alan bilgi birikimini tabana yayması ise çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

GENÇ DEĞİŞİM ÖNCÜLERİ PROGRAMI BAŞLIYOR

Kuruluş, sistem dönüşümüne odaklanan sosyal girişimcileri, her yıl Ashoka Fellow’u olarak seçmeye ve desteklemeye devam edecek. Ayrıca başlatacağı Genç Değişim Öncüleri Programı’yla bilişsel empati, takım çalışması, yeni liderlik ve değişim yaratma pratiği becerilerini merkeze alarak belirlediği ‘Değişim Öncüleri’ni bir araya getirecek.

Ashoka Türkiye, değişim yaratma kültürünün erken yaşta edinilmesini sağlamak amacıyla eğitim fakülteleri, eğitim yayıncıları, öğretmen ağ ve sendikaları, medya, kamu ve karar vericilerle iş birliği yapacak. İlk adım olarak, bu kurumların içindeki Değişim Elçileri’yle çalışacak ve gençlerin değişim kültürünü benimsemelerine katkı sağlayacak olan Ashoka Türkiye, bu kurumlara ‘etki partneri’ adını verdi. Kuruluş, yakın gelecekte belirleyici nitelikte olacak cinsiyet, iklim ve gezegen, teknoloji ve insanlık, uzun yaşam süresi, göç ve demokrasi alanlarında da kurumlarla iş birliği yapacak.

BİRLİKTE YOL ALMA ÇAĞRISI

Kuruluşun ekibi, kişi ve kurumları, etki partneri, bireysel ve kurumsal destekçi veya kurum içi Değişim Elçisi olarak Ashoka Türkiye Değişim Topluluğu’na katılmaya ve birlikte yol almaya davet etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ashoka-turkiye-yeni-stratejik-planini-topluluk-bulusmasiyla-duyurdu/feed/ 0
Adana OSB Kadın Sanayiciler Platformu, Prof. Dr. Bahar Uslu’yu öğrencilerle buluşturdu https://www.kanal7haber.com.tr/adana-osb-kadin-sanayiciler-platformu-prof-dr-bahar-usluyu-ogrencilerle-bulusturdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/adana-osb-kadin-sanayiciler-platformu-prof-dr-bahar-usluyu-ogrencilerle-bulusturdu/#respond Thu, 18 Jan 2024 21:18:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2503 Adana Organize Sanayi Bölgesi Kadın Sanayiciler Platformu, kuruluş amaçları çerçevesinde bir projeyi daha hayata geçirdi. Bölgedeki okullarda eğitim öğretim gören öğrencilerin kariyer planlarında yol gösterici olmayı hedefleyen projenin ilk konuğu geliştirdiği yöntemle Tıp Literatürüne geçen Prof. Dr. Bahar Uslu oldu.

Bölge sınırlarında eğitim öğretim veren meslek lisesi ve meslek Yüksekokulu öğrencileri ile bir araya gelmeyi ve bu çerçevede bir mentor-menti ilişkisi oluşturmayı görev edinen Kadın Sanayiciler Platformu, ABD’de görev yapan Prof. Dr. Bahar Uslu’yu meslek lisesi öğrencileri ile buluşturdu.

Platformun Kurucu Üyesi Ayça Çelik, ‘Geliştirdiği “Uslu Yöntemi” ile tıp literatürüne geçen ve halen bir üniversitede akademik çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Bahar Uslu’yu konuk etmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Kendisine nazik ziyaretinden ve projemize vermiş olduğu destekten dolayı şahsım ve platformumuz adına teşekkür ederim” dedi.

Kadın sanayicileri bir araya getirip, tanışma ve güçbirliği oluşturulmasının yanı sıra kadın girişimcilere rol model olmak, öncülük etmek ve bölge sınırlarındaki Meslek Lisesi’nde eğitim öğretim gören kız öğrencilerin yoluna ışık tutmak hedefiyle yola çıkan platformun “Mentörlük Projesi”nin konuğu olan Türk Tıp Profesörü Bahar Uslu, deneyimlerini öğrencilerle paylaşırken, altın değerinde nasihatlerde bulundu.

Amerikan hükümeti tarafından “olağanüstü yeteneğe sahip tıp insanı” olarak değerlendirilen, “Yılın Akademisyeni”, “Yurtdışındaki En Başarılı 30 Kadın” dahil olmak üzere ulusal ve uluslararası birçok ödüle sahip olan Prof. Dr. Uslu ise ‘Bir Adanalı olarak Adana OSB’nin tekstil dahil olmak üzere farklı sektörlerde de gelişmiş olması gurur verici” dedi.

Uslu, tarımsal üretimi ve tarıma dayalı olarak gelişmiş sanayisi ile Adana’nın hak ettiği seviyeye ulaşmasında OSB’nin katkısına dikkati çekerek, bundan sonraki süreçte Adana’yı çok daha iyi noktalarda göreceğine inandığını kaydetti.

Mentörlük Komitesi Üyesi Ayşegül Fatıma Gök Çoşkun, ise 2024 yılında Platformun önemli projelerinden birisi olan ‘Mentorluk Projesi’ ile kariyer hayatını planlama aşamasında olan öğrencilere katkı sunmayı hedeflediklerini söyledi.

Coşkun, platformun Mentörlük Komitesi tarafından yürütülen projenin amaçlarına dikkati çekerek, “Öğrencilerimizin kişisel ve mesleki gelişimlerine yönelik ihtiyaç duyabilecekleri bilgi, deneyim, kaynaklarla buluşabilmelerine destek olmak, kendilerini tanıyarak, özgüvenlerini ve kariyer bilincini arttırıp, kendilerini yöneten bireyler olabilmelerine yardımcı olmaktır” dedi.

Programın devamında, Prof. Dr. Bahar Uslu, AOSB Seyhan Salonu’nda Özel Erkan AOSB Sarıçam Teknoloji Koleji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Türk Tekstil Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Çukurova Üniversitesi Adana Organize Sanayi Bölgesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencilerine tecrübelerini anlattı.

Uslu’nun tıp literatürüne geçen çalışması

Dışarıdan destekli hamilelik ve tüp bebek edinme gibi bilimsel araştırmaları çerçevesinde geliştirdiği yöntemden de öğrencilere söz eden Prof. Dr. Uslu, bu çalışmasının tıp literatürüne “Uslu Yöntemi” olarak geçmesinden duyduğu gururu ifade etti.

Yurt dışında yaşadığını ancak, ailesiyle vakit geçirmek üzere her fırsatta Adana’ya geldiğini ve memleketini çok sevdiğini anlatan Prof. Dr. Uslu, “Tecrübelerimi paylaşıp, siz gençlere moral vermek, umut vermek ve çıkış yolları göstermek gerektiğine inanıyorum. Lütfen kendinize güvenin, hayal edin ve planlayın. Kendinize duyduğunuz güven; kararlarınızı, davranışlarınızı ve bu doğrultuda tüm hayatınızı etkiler” ifadelerine yer verdi.

Prof. Dr. Uslu, deneyimlerini paylaştığı konuşmasının sonunda, öğrencilerin sorularını da yanıtladı.

Platformun Mentörlük Komitesi Üyeleri Ayşegül Fatıma Gök Çoşkun, Erva Tozlu, Gamze Severoğlu ve Yazgül Uğur Ersöz ile birlikte platform üyelerinin katıldığı toplantıda, Adana sanayisinin önemi ihracat ve sektörel konular hakkında da bilgi alışverişinde bulunuldu. – ADANA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adana-osb-kadin-sanayiciler-platformu-prof-dr-bahar-usluyu-ogrencilerle-bulusturdu/feed/ 0
Küresel Piyasalar Fed’in Faiz İndirimlerine İlişkin Beklentilerin Zayıflamasıyla Negatif Seyir İzliyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-indirimlerine-iliskin-beklentilerin-zayiflamasiyla-negatif-seyir-izliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-indirimlerine-iliskin-beklentilerin-zayiflamasiyla-negatif-seyir-izliyor/#respond Thu, 18 Jan 2024 21:15:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2500 Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) martta faiz indirimlerine başlayacağına yönelik beklentilerin zayıflamasıyla negatif bir seyir izlerken, bugün gözler yoğun veri gündemine çevrildi.

Dünya genelinde önemli merkez bankalarının güvercin adımlarına, piyasa beklentilerinden daha geç başlayacağına yönelik öngörüler güç kazanmaya devam ederken, dün açıklanan Fed’in “Bej Kitap” raporunda da ülkede ekonomik aktivitenin kasımdan bu yana “çok az” değişiklik gösterdiğine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.

Yılın ilk günlerinden bu yana Fed’in martta faiz indirim döngüsünü başlatacağına dair tahminler, ülke de açıklanan verilerin ABD ekonomisinde güçlü duruşa işaret etmesi ve Fed yetkililerinin söz konusu faiz indirimi için henüz erken olduğuna yönelik sözle yönlendirmelerinin de etkisiyle zayıflamaya devam ediyor.

Para piyasalarında, bankanın martta faiz indireceğine ilişkin öngörüler yılın başında yüzde 85 ihtimalle fiyatlanırken, dün güçlü gelen perakende satış verilerinin ardından yüzde 60’a kadar geriledi.

ABD’de perakende satışlar, geçen yılın aralık ayında yüzde 0,6 ve aynı dönemde sanayi üretimi yüzde 0,1 artışla beklentileri aşarken, Bej Kitap raporunda da artan tüketici harcamalarının son haftalarda ekonomiyi desteklemeye yardımcı olduğu aktarıldı.

Analistler, yılbaşından bu yana ABD’de açıklanan verilerin enflasyonu destekler nitelikte olduğunu anımsatarak, bu durumun Fed’in faiz indirimleri konusunda aceleci olmayacağına işaret ettiğini dile getirdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından tahvil piyasalarında satış baskısı güçlenirken, ABD 10 yıllık tahvil faizi, 8 baz puan artışla yüzde 4,13’e çıkarak yaklaşık son bir ayın en yüksek seviyesini test etmesinin ardından günü yüzde 4,10’dan tamamladı. Şu sıralarda ise yatay bir seyir izliyor.

Fed’in faiz indirimlerine öngörülenden daha geç başlayabileceğine yönelik artan endişeler, doların diğer önemli para birimleri karşısında değer kazanmasında da etkili oldu.

Dolar endeksi, 103,7 ile 13 Aralık’tan bu yana en yüksek seviyesini test etmesinden sonra günü yüzde 0,1 artışla 103,5’ten kapattı. Şu dakikalarda ise önceki kapanışının yüzde 0,2 altında 103,3 seviyesinde bulunuyor.

Dün yüzde 1,1 düşüşle 2 bin 6 dolardan günü tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 2 bin 8 dolardan alıcı buluyor.

Dün, New York borsasında bu gelişmelerle negatif bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,56, Nasdaq endeksi yüzde 0,59 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,25 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün negatif seyir hakim olurken, bugün Avrupa Merkez Bankasının (ECB) son toplantısına ilişkin tutanaklar ve ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı açıklamalar yatırımcıların odağına yerleşti.

Dün açıklamalarda bulunan Lagarde, enflasyonda yüzde 2 hedefine ulaşmada doğru yolda olduklarını ancak henüz zafer ilan edilemeyeceğini ifade ederek, “Faizi bu yaz indirebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bölge genelinde dün açıklanan enflasyon verilerine göre, Avro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 2023’ün aralık ayında yıllık yüzde 2,9 ile beklentiler doğrultusunda artarken, İngiltere’de ise yüzde 4 artışla beklentileri aştı.

Para piyasalarında, enflasyon verileri sonrası ECB’nin ilk faiz indirimine nisanda gidebileceği beklentisi nispeten zayıflasa da güçlü duruşunu korurken, İngiltere Merkez Bankasının (BoE) ise faiz indirimlerine haziranda başlayacağı fiyatlanıyor. Söz konusu verilerin öncesinde, BoE’nin mayısta faiz indirim döngüsünü başlatacağı öngörülüyordu.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,48, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,07 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,84 değer kaybederken, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,79 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında ise karışık seyir öne çıktı.

Dün, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’in yıllık bazda yüzde 5,2 ile beklentilerin altında büyümesinin yanı sıra Çin hükümetinin ekonomik aktiviteyi canlandırmak için büyük teşviklerden kaçınabileceğine yönelik haber akışı da risk iştahını törpüleyen etken olarak öne çıkıyor.

Söz konusu gelişmelerin ardından Çin’de Şanghay bileşik endeksi Nisan 2020’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Bugün Japonya’da açıklanan verilere göre, kasımda sanayi üretimi aylık yüzde 0,9 azalırken, aynı dönemde kapasite kullanım oranı da yüzde 0,3’e geriledi.

Dün yüzde 0,6 artışla günü 148,2 seviyesinden tamamlayarak 30 Kasım 2023’ten bu yana en yüksek günlük kapanışını gerçekleştiren dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 148’de bulunuyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,7, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 azalış kaydetti.

Yurt içinde dün dalgalı ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,10 değer kaybıyla 8.024,37 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 30,1316’dan günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,1440 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, dün Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notu görünümünü yükseltmesinin ardından 17 Türk bankasının kredi notu görünümlerini de “durağan”dan “pozitif”e çevirdi.

Analistler, bugün yurt içinde kısa vadeli borç stoku ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ECB Başkanı Lagarde’ın konuşmasının yanı sıra dünya genelinde yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.000 ve 7.900 seviyelerinin destek, 8.150 ve 8.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, kasım ayı kısa vadeli dış borç stoku

12.00 Avro Bölgesi, kasım ayı ödemeler dengesi

14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

15.30 Avro Bölgesi, ECB’nin toplantı tutanakları

16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

16.30 ABD, aralık ayı inşaat izinleri

16.30 ABD, ocak ayı Philadelphia Fed imalat endeksi

18.15 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-indirimlerine-iliskin-beklentilerin-zayiflamasiyla-negatif-seyir-izliyor/feed/ 0
Türkiye’de Kargo Sektörü Büyüyor: İşte En Büyük Firmalar ve Şikayetler https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-kargo-sektoru-buyuyor-iste-en-buyuk-firmalar-ve-sikayetler/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-kargo-sektoru-buyuyor-iste-en-buyuk-firmalar-ve-sikayetler/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:12:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2446 Son yıllarda Türkiye’de e-ticaretin giderek yaygınlaşmasıyla birlikte kargo sektörünü kapsayan posta sektörü ciddi bir büyüme gösterdi. Son olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Türkiye Posta Sektörü Pazar Verileri Raporu yayımladı. Bu da 2023’ün ilk yarısı itibariyle en büyük kargo firmalarını ve kargo firmalarıyla ilgili en yaygın şikayetleri gözler önüne serdi.

Türkiye Posta Sektörü Pazar Verileri Raporu

BTK raporuna göre 2023’ün ilk yarısında, iletişim amacı dışında gönderilen posta kolisi ve kargo sayısında önemli bir artış yaşandı. Buna göre gönderi sayısı, önceki yılın ilk yarısına kıyasla yüzde 19 artarak 598,1 milyon adede ulaştı.

Verilere baktığımızda yurt içinde göndericiden teslim alınan kargoların yüzde 2.5’inin aynı gün teslim edildiğini görüyoruz. Yüzde 42’si ertesi gün, yüzde 35’i iki gün sonra, yüzde 13’ü ise üç gün sonra teslim edildi.

Neredeyse şehir değiştiriyor! DJI, ilk kargo drone’unu tanıttı

Rapora göre geçtiğimiz yılın ilk yarısında en çok kargo taşımacılığı yapan firma, yüzde 25,3 pay ile Trendyol Express oldu. Hemen ardından onu yüzde 15,1 ile Aras Kargo, yüzde 14,7 ile Yurtiçi Kargo ve yüzde 13,6 pay ile Sürat Kargo takip etti.

Listenin devamında ise yüzde 7,6 pay ile PTT, yüzde 5,8’le Hepsijet ve yüzde 1,9 oranla UPS Kargo olduğunu görüyoruz. Geriye kalan yüzde 7,9’luk payı ise diğer firmalar üstlendi. Tüm sıralamaya aşağıdan ulaşabilirsiniz.

2023’ün ilk yarısında en çok kargo taşıyan firmalar şu şekilde sıralandı;

Kargo FirmasıPay

Trendyol ExpressYüzde 25,3Aras KargoYüzde 15,1Yurtiçi KargoYüzde 14,7Sürat KargoYüzde 13,6MNG KargoYüzde 8,2PTTYüzde 7,6HepsijetYüzde 5,8UPSYüzde 1,9DiğerYüzde 7,9

25,3 milyar TL gelir elde edildi

Raporun devamında tüm kargo firmalarının 25,3 milyar TL’lik gelir elde ettiğini görüyoruz. Bu, bir önceki dönemde 12,7 milyar TL seviyesindeydi. Yani iki katından biraz fazla artış mevcut. Bu gelirin dağılımı görülüyor.

Buna göre bu gelirde en fazla pay, yüzde 17,8 ile PTT’ye ait. Hemen ardından yüzde 17,3 ile Yurtiçi Kargo bulunuyorken, sıralamanın devamında yüzde 13,4 ile Trendyol Express ve yüzde 12,8’le Aras Kargo bulunuyor. Tüm listeye aşağıdan ulaşabilirsiniz.

2023’ün ilk yarısında kargo sektöründeki toplam gelirde (25,3 milyar TL) pay dağılımı şu şekilde;

Kargo FirmasıPay

PTTYüzde 17,8Yurtiçi KargoYüzde 17,3Trendyol ExpressYüzde 13,4Aras KargoYüzde 12,4Sürat KargoYüzde 9,8MNG KargoYüzde 7,6DHLYüzde 6,4UPSYüzde 4,1HepsijetYüzde 3,1TNTYüzde 2,1DiğerYüzde 5,6

7 bin 600 şikayet iletildi

Raporda, CİMER veya bireysel dilekçe yoluyla yapılan şikayetler ile ilgili detaylar da yer aldı. Buna göre kuruma toplamda 7 bin 600 şikayet iletildi. Bu şikayetlerin yüzde 53,3’lük kısmı şube, acente ve personel ile ilgili oldu.

Şikayetlerin yüzde 16’sı geç teslim, yüzde 9,6’sı kayıp/ çalıntı, yüzde 2,9’u yanlış adrese/ kişiye teslim, yüzde 2,4’ü ise ücretlendirmeden kaynaklandı.

2023’ün ilk yarısında kargo firmaları ile ilgili şikayetler şu şekilde sıralandı;

Şikayet KonusuYüzde

Şube, Acente, PersonelYüzde 53,5Geç TeslimYüzde 16,0Kayıp/ ÇalıntıYüzde 9,6Yanlış Adrese/ Kişiye TeslimYüzde 2,9ÜcretlendirmeYüzde 2,4Hasarlı TeslimYüzde 2,4Yanlış/ Eksik BilgilendirmeYüzde 1,8Veri GizliliğiYüzde 0,4DiğerYüzde 10,9

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Kargo firmaları ile sorun yaşadınız mı? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz?

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-kargo-sektoru-buyuyor-iste-en-buyuk-firmalar-ve-sikayetler/feed/ 0
Eskişehir’deki Hamal Pazarı İşçileri Kendilerine Özel Kıraathane İstiyor https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirdeki-hamal-pazari-iscileri-kendilerine-ozel-kiraathane-istiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirdeki-hamal-pazari-iscileri-kendilerine-ozel-kiraathane-istiyor/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:09:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2443 Eskişehir’de Hamal Pazarı olarak bilinen yerde günlük yevmiye ile iş yapan ve son dönemlerde sayılarının git gide azalan vatandaşlar, gün boyu ayakta beklememek, soğuk ve sıcaktan korunmak için kendilerine özel bir kıraathane yapılmasını istediklerini söyledi.

Eskişehir’de önceki yıllarda Bayat Pazarı olarak bilinen bölgedeki kıraathanelerde, günümüzde ise Reşadiye Camii’nin önünde toplanan vatandaşlar, ekmek parası kazanmak amacıyla gün boyu ayakta bekliyor. Emekli ve yaşlı vatandaşların da aralarında bulunduğu yaklaşık 15 kişi, günlük yevmiye ile hamal işleri yapıyor. Bir dönemler piyasasının çok aktif olduğu belirtilen Hamal Pazarı’nın eski tadında olmadığından bahseden işçiler, bazı günler hiç iş almadan eve gittiklerini ifade etti. Kış aylarında da soğuk havaya rağmen saat 08.00-17.00 aralığında bekleyen ve üşüdüklerinde çayla içlerini ısıtan hamallar, yetkililerden kendilerine özel bir kıraathane yapılmasını ve buranın tanıtılmasını istedi.

“Un çuvalı indiririz, yem taşımaya ve inşaatlara yardıma gideriz”

Emekli vatandaş Ali Uyar, uzun yıllardır bir gelenek haline gelen Hamal Pazarı’nın ne olduğunu anlattı. Yaz mevsiminde işlerinin yoğunlaştığını, kışın ise durma noktasına geldiğini aktaran Uyar, “Hamal Pazarı’na genellikle günlük yevmiye ile eşya taşımak için aranan adamlar gelir. Un çuvalı indiririz, yem taşımaya ve inşaatlara yardıma gideriz. Genellikle bildiğimiz işleri yaparız. Müşterinin hangi konuda talebi varsa onun üzerinde çalışırız. Hamal önceki yıllarda Eskişehir’de Bayat Pazarı olarak bilinen yerdeki kahvelerde toplanırlarmış. Mesela birisi ‘işçi ihtiyacım’ var diyerek gelirmiş, 10 kişiyi götürürmüş. Başka birisi gelip, ‘bana inşaatta 20 kişi lazım’ dermiş, saat 10.00 olmadan kahvede adam kalmazmış. Ama şu anda burada öyle bir şey yok. Geliyoruz, dikiliyoruz. İş çıktığı da oluyor, çıkmadığı da oluyor. Birkaç gün hiç iş olmadan dikiliyorsun, gün oluyor arka arkaya 2-3 defa işe gidiyorsun. İşler şu anda durgun, eski tadı yok. Özellikle kış mevsiminde işler duruyor, yazın bir nebze hızlanır. Havalar sıcak olunca bağ, bahçe ve budama işi çok oluyor” dedi.

“Aramızda 73 yaşında olan insanlar da var”

Şu an emekli olduğunu ama emekli olmadan önce de Hamal Pazarı’na gelip gittiğinden bahseden Uyar, “Mesela gece vardiyasına gittiğim zaman, gündüz Hamal Pazarı’nda bekliyordum. Bu işle geçim sağlanmaz, anca karın doyurulur. Gününü kurtarsın, ertesi güne Allah kerim. Günümüzde Hamal Pazarı’nda 10-15 kişi anca vardır. Bazıları da telefonla işe gidiyorlar. Sağa sola numara bırakıyorlar, hamal işi yaptıklarını söylüyorlar. O nedenle çoğu da buraya gelmiyor artık. Aramızda 73 yaşında olan İnsanlar da var. Bizim bir hamal ipimiz olur, çamaşır makinesi ve buzdolabı gibi eşyaları bu iple sırtımıza bağlayarak taşırız. Yaşlı vatandaşlar genellikle bunları yapamıyor, zorlanıyorlar. Birlikte gittiğimiz zaman onlara küçük kutuları taşımalarını söylüyoruz. Onlar niye bu işi yapıyorlar? Kendilerine başka bir uğraş bulamıyorlar. İhtiyaçları olduğundan hamallığa devam ediyorlar” şeklinde konuştu.

“Sadece hamallara özel bir kıraathane olsun istiyoruz”

Sabah saat 08.00 gibi bekleye başlayıp, akşam 17.00’da dağıldıklarını belirten Ali Uyar, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Öğlen acıktığımız zaman gidip karnımızı doyuruyoruz. Lokantanın az ilerisinde kahve var, hamallar genellikle o kahvede takılırlar. Üşüdüğümüz zaman çay içip ısınıyoruz. Genellikle burada 1 kişi dikilmez, yaklaşık 4 kişi beraber dikilir. İş verenler oraya gelirler, ‘bana 1 işçi lazım’ derler. Biz de ne işi olduğunu sorarız. Bazen pazarlığı burada yaparız, bazen de işe göre fiyat veririz. İş veren direkt olarak benim yanıma gelirse iş benimdir. O işe kesin giderim. Bence işi görerek fiyat vermek en güzelidir. Ucuz fiyat verirsin, orada eşya çok olduğunda bunu yükseltemezsin. Az paraya çalışırsın, çok iş yaparsın. Kış şartlarında dışarıda beklemek zor oluyor. Sadece hamallara özel bir kıraathane olsun istiyoruz. Herkes bu kıraathanenin Hamal Pazarı olduğunu bilse, iş verenler de eskisi gibi sadece buraya gelip işçi alsa daha güzel olurdu. Şu an soğukta bekliyoruz, kahvemiz ya da belli bir yerimiz yok. Eskişehir halkı genelde bilirdi burayı ama artık eskisi kadar bilinmiyor.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirdeki-hamal-pazari-iscileri-kendilerine-ozel-kiraathane-istiyor/feed/ 0
Türkiye’de İkamet İzniyle Yaşayan Yabancı Sayısı 1 Milyon 107 Bine Geriledi https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-ikamet-izniyle-yasayan-yabanci-sayisi-1-milyon-107-bine-geriledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-ikamet-izniyle-yasayan-yabanci-sayisi-1-milyon-107-bine-geriledi/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:03:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2437

TÜRKİYE’de ikamet izni ile yaşayan yabancı sayısı 1 milyon 107 bin 32 oldu. 2022’de 1 milyon 354 bin 94 olarak kayıtlara geçen Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı sayısı 247 bin 62 azaldı.

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre; 31 Aralık 2023 itibarıyla, ikamet izni ile Türkiye’de bulunan yabancı sayısı 1 milyon 107 bin 32 oldu. İkamet izni ile Türkiye’de bulunan yabancıların illere göre dağılımında ilk sıradaki İstanbul, 556 bin 578 yabancıya ev sahipliği yaptı. Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı sayısında İstanbul’un ardından Antalya yer aldı. Antalya’da ikamet izni ile bulunan yabancı sayısı 117 bin 52 olarak kayıtlara geçti. En fazla ikamet izni alınan kentlerden Ankara’da 70 bin 98, Bursa’da 51 bin 537, Mersin’de 43 bin 944, İzmir’de 25 bin 576, Muğla’da 20 bin 453 yabancı yaşıyor.

TÜRKMENİSTAN VATANDAŞLARI İLK SIRADA

İkamet izni ile Türkiye’deki yabancılarda ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkiye’de ikamet izni ile bulunan Türkmenistan vatandaşı sayısı 109 bin 39 olarak kayıtlara geçti. Türkmenistan vatandaşlarının ardından 100 bin 847 Rusya vatandaşı, 91 bin 117 Irak vatandaşı, 79 bin 779 Suriye vatandaşı, 79 bin 505 İran vatandaşı, 67 bin 621 Azerbaycan vatandaşı, 52 bin 65 Özbekistan vatandaşı, 43 bin 6 Kazakistan, 41 bin 978 Afganistan vatandaşı, 36 bin 982 Ukrayna vatandaşı, 405 bin 33 diğer ülke vatandaşları ikamet izniyle Türkiye’de bulunuyor.

EN AZ YABANCININ YAŞADIĞI KENT TUNCELİ

Yabancıların en az ikamet izni aldığı kent Tunceli oldu. 52 yabancının yaşadığı Tunceli’nin ardından, Muş’ta 83, Bitlis 204, Bayburt’ta 280, Ardahan’da 278 yabancı ikamet izni ile bulunuyor. Bu yıl yabancılardan 638 bin 764’ü kısa dönem, 161 bin 426’sı öğrenci, 117 bin 579’u aile, 189 bin 263’ü diğer ikamet izni ile Türkiye’de bulunuyor. Kısa dönem ikamet izni ile Türkiye’de bulunan yabancı sıralamasında ilk sırada Irak vatandaşları yer aldı. Öğrenci ikamet izni ile Türkiye’deki yabancı sıralamasında İran vatandaşları, aile ikamet izni ile Türkiye’de bulunan ülke vatandaşlarından da Azerbaycan ilk sırada yer aldı.

18 YILDA, 179 BİNDEN 1 MİLYON 107 BİNE YÜKSELDİ

Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı sayısı, 2005 yılında 178 bin 964’ten 2015 yılında 422 bin 895’e ulaştı. 2018 yılında 856 bin 470’e yükselen bu sayı, 2019 yılında ilk kez 1 milyonu aşıp 1 milyon 101 bin 30 oldu. Bu sayı 2020’de 886 bin 653, 2021’de 1 milyon 314 bin 181, 2022’de 1 milyon 354 bin 94 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancı sayısı, 31 Aralık 2023 itibarıyla 247 bin 62 yabancının ayrılmasıyla 1 milyon 107 bine geriledi.

YABANCILARIN YARISINDAN FAZLASI İSTANBUL’DA

Türkiye’de ikamet izni ile bulunan yabancıların yarısından fazlasının yaşadığı İstanbul’da, geçen yıl 19 Ocak’ta ikamet eden yabancı sayısı 705 bin 556 iken 31 Aralık itibarıyla 556 bin 578 bine düştü. 19 Ocak- 31 Aralık 2023 tarihlerinde İstanbul’da ikamet izniyle bulunan yabancı sayısı 148 bin 978 azaldı.

40 BİN 523 YABANCI ANTALYA’DAN AYRILDI

Pandemi ve Rusya- Ukrayna arasındaki savaş sonrası yoğun göç alan Antalya’da 19 Ocak’tan 31 Aralık’a ikamet izni ile bulunan yabancı sayısı 40 bin 523 azaldı. 19 Ocak’ta 157 bin 575 ikamet izni ile Antalya’da yaşayan yabancı sayısı 31 Aralık itibarıyla 117 bin 52’ye düştü.

63 BİN 704 RUS VE UKRAYNALI ÜLKESİNE DÖNDÜ

Rusya ile Ukrayna savaşı sonrası Türkiye’ye göç eden bu iki ülke vatandaşlarının sayısı geçen yıl 19 Ocak’ta 201 bin 533 iken, bu sayı 31 Aralık itibarıyla 137 bin 829 oldu. Bu tarihler arasında 63 bin 704 Rus ve Ukraynalı ülkesine döndü. Rus vatandaşı sayısı 154 bin 297’den 100 bin 847’ye, Ukraynalı sayısı 47 bin 236’dan 36 bin 982’e geriledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyede-ikamet-izniyle-yasayan-yabanci-sayisi-1-milyon-107-bine-geriledi/feed/ 0
Küresel Piyasalar Belirsizlikler ve Gerilimle Negatif Seyir İzliyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizlikler-ve-gerilimle-negatif-seyir-izliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizlikler-ve-gerilimle-negatif-seyir-izliyor/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:00:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2434 Küresel piyasalar, merkez bankalarının gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin devam eden belirsizlikler ve Orta Doğu’da tırmanan gerilimin etkisiyle negatif bir seyir izlerken, bugün gözler Almanya’da açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi.

Dünya genelinde önemli merkez bankaların, şahin para politikalarının sonuna geldiğine dair beklentilerin güçlü kalmayı sürdürmesine karşın faiz indirimlerinin zamanına yönelik belirsizlik devam ederken, Yemen’deki İran destekli Husiler’in, Aden Körfezi’nde bir ABD gemisini seyir füzesiyle vurduklarını duyurması bölgede risk algısını artırdı.

Analistler, ABD pay piyasalarının bir günlük tatilin ardından bugün tekrar işleme açılacağını anımsatarak, Kızıldeniz’de yaşanan gelişmelerin yakından takip edileceğini dile getirdi.

Haftanın devamında Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağında olacağını aktaran analistler, banka yetkililerinin açıklamalarında Fed’in önümüzdeki süreçte atacağı adımlara ilişkin ipuçları aranacağını söyledi.

Öte yandan, para piyasalarında, ABD Merkez Bankasının (Fed) ocakta politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğine kesin gözüyle bakılırken, bankanın mart toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 70 ile fiyatlanıyor.

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD 10 yıllık hazine tahvil faizi bugün yaklaşık 6 baz puanlık artışla yüzde 4,0 seviyesine çıkarken, dolar endeksi de yüzde 0,5 yükselişle 102,9’da seyrediyor.

Altının ons fiyatı ise üç günlük yükseliş serisinin ardından bugün yüzde 0,3 azalışla 2 bin 49 dolardan işlem görürken, artan jeopolitik risklere rağmen Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,1 azalışla 77,9 dolarda bulunuyor.

Dün tatil nedeniyle ABD borsalarında işlem gerçekleşmezken, bugün ülkede endeks vadeli kontratlar, yeni güne negatif bir seyirle başladı.

Avrupa’da dün negatif bir seyir öne çıkarken, bugün Almanya’da açıklanacak enflasyon verilerinden alınacak sinyaller yatırımcıların odağına yerleşti.

Enflasyon ve resesyon ikileminin devam ettiği Avrupa’da, bu hafta takip edilecek yoğun veri gündeminin Avrupa Merkez Bankasının (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin belirsizlikleri azaltabileceği ifade ediliyor.

ECB üyesi Robert Holzmann, dün yaptığı açıklamada, devam eden enflasyon ve jeopolitik riskler göz önüne alındığında bu yılki faiz indirimlerinin garanti edilmediğini dile getirdi.

Para piyasalarında, ECB’nin ocak toplantısında faizleri sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın ilk faiz indirimini nisan toplantısında yapma ihtimali yüzde 80 ile fiyatlanıyor.

Düşüş eğilimini bugün üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, önceki kapanışının yüzde 0,3 altında 1,0920 seviyesinde bulunuyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,39, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,72, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,49 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,47 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında da yeni günde negatif bir seyir öne çıkarken, son beş gündür yükseliş eğiliminde hareket eden Japon pay piyasalarında da kar satışlarının etkisini artırdığı görülüyor.

Analistler, Fed’in gelecek dönem politikalarına yönelik belirsizliklerle birlikte diğer para birimleri karşısında güçlenmeye devam eden doların risk iştahının törpülenmesinde önemli rol oynadığını dile getirdi.

Bugün Japonya’da açıklanan verilere göre, Japonya’da sermaye malları fiyat endeksi değişim göstermezken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) normalleşme adımlarına ne zaman başlayacağına ilişkin soru işaretleri de varlığını koruyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,9 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,8 geriledi.

Yurt içinde dün yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,72 değer kazancıyla 8.044,02 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 30,0809’dan günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,1020 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bankalar ile finansal kiralama, faktoring, finansman, tasarruf finansman ve varlık yönetim şirketlerinin 1 Ocak 2025’ten itibaren enflasyon muhasebesi uygulamasına geçeceğini duyurdu.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu yurt dışında ise İngiltere’de işsizlik oranı, Almanya’da enflasyon, Avro Bölgesi’nde ZEW ekonomik güven endeksi ve ABD’de New York Fed imalat endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.060 ve 8.200 seviyelerinin direnç, 8.000 ve 7.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 İngiltere, kasım ayı işsizlik oranı

10.00 Almanya, aralık ayı TÜFE

13.00 Avro Bölgesi ve Almanya, ocak ayı ZEW ekonomik güven endeksi

16.30 ABD, ocak ayı New York Fed imalat endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-belirsizlikler-ve-gerilimle-negatif-seyir-izliyor/feed/ 0
Türkiye, mermer ve traverten ihracatında zirvede https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:09:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2398 Doğal taş sektöründe iyi bir konumda olan Türkiye, mermer ve traverten ihracatında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Blok mermer, traverten ihracatının yanı sıra katma değeri artırmak isteyen sektör, ürünleri işleyerek ihracattaki payını artırıyor.

Dünya doğal taş rezervinin yüzde 35’ine sahip Türkiye’nin madencilik sektöründe Manisa’nın Kula ilçesindeki traverten rezervi, ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Kula’daki tesislerinden çıkarılan travertenlerin büyük bölümünü doğrudan işlenmiş olarak ihraç ediliyor. Kula’daki 900 bin metrekarelik alanı kaplayan ve 300 metre derinliğe inen ocağında, 270 milyon metreküplük rezervle dünyanın en büyük traverten ocaklarından birine sahip. Ocakta, dev traverten blokları iş makinesi yardımıyla önce kaynaktan ayrılıyor. Blok taşlar daha sonra iş makinesiyle kamyonlara yükleniyor. Fabrikaya taşınan traverten bloklar daha sonra kesilerek plaka haline getiriliyor. Cilalama ve dolgulama gibi işlemlerden geçen plakalar istenilen ebatta kesilerek satışa hazır hale getiriliyor.

Blok mermer ithalatının 2,22 milyar dolar bandındaki paydan 650 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Türkiye, yüzde 29’la birinci sırada yer alıyor. 4,66 milyar dolar işlenmiş mermer-traverten ithalatında ise Türkiye 1,31 milyar dolarlık payla Çin’in ardından ikinci sırada yer alıyor.

Yaptıkları tanıtım ve yatırım faaliyetleriyle Pazar paylarını büyüttüklerini söyleyen Cemar Mermer ve Traverten’in Genel Müdürü Yusuf Yalçın, “Gerek üretim ocağımız gerekse fabrika kısmımız kapalı alanlarımızla sektörde üçüncü nesil geldiğimiz için Yönetim Kurulu Başkanımızın üçüncü nesil bu sektörde olmasından dolayı bu bilgi birikim ve tecrübenin vermiş olduğu özgüvenle bu alanda hem Türkiye’de çok önemli bir pay sahibi olduğumuzu düşünüyorum hem istihdama, üretime, ihracata önemli ölçüde katkı yaptığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda son yıllarda sektörde özellikle Türkiye’nin doğal taşının tanıtımı konusunda önemli hamleler yapıyoruz. Dünya çapında hatırı sayılan Verona Fuarı ve Uluslararası İzmir Fuarında son yıllarda son yıllarda özellikle anasponsor olduk. Bu anasponsorluğun ve ihracat rakamlarının vermiş olduğu güvenle insanların bizi tercih etme oranı son yıllarda çoğaldı. Bizim 15 tane tanıtım uzmanımız var. Hem şirketimizi hem de ürünlerimizi tanıtan bu arkadaşlarımız dünyanın bütün ülkelerini dolaşarak hem ülkemizi, hem taşımızı hem de şirketimizi tanıtıyorlar” dedi.

“Üretim kapasitemizi 3,5 katına çıkaracak bir yatırım yapıyoruz”

Üretim kapasitesini arttırarak Türkiye ihracatına da önemli bir katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Yalçın, “Ocağımızın ve fabrikamızın kapalı alan büyüklüğüyle yetinmiyoruz. Her geçen gün büyüyen bir organizasyon olduğumuz için üretim kapasitemizi 3,5 katına çıkaracak bir yatırım yapıyoruz. Bu özellikle birkaç ay sonra devreye girecek. Sektördeki rolümüz de daha da fazla büyüyecek. Şu anda ortalama 400-450 civarında çalışanımız 600-700’lere çıkmış olacak. Şu anki yapmış olacağımız ciro da yükselmiş olacak. Bunun sonucunda da Türkiye’nin ihracat rakamlarında önemli bir pay sahibi olacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

Travertenin doğal bir taş olması nedeniyle çok tercih edildiğini söyleyen Yalçın, “İnsanoğlunun yaşadığı her alanda kullanılabilir. Doğal olması tercih sebebi oluyor. Nefes alabilen bir taş, herhangi bir katkı maddesi istemeyen bir taş. Özellikle 54 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ama en çok Avrupa ve Amerika’da tercih ediliyor. Bunun nedeni ise doğal ve sağlıklı olması” dedi.

“Son yıllarda birinci olmamızla yetinmeyip bu aradaki makası da arttırdığımızı görüyoruz”

Son yıllarda yaptıkları yatırımlarla ihracat paylarını arttırarak makası açmak istediklerini söyleyen Yalçın, “Mermer sektöründe 2013 yılından beri açık ara Türkiye ihracat rakamlarında en çok mermer ihracatı yapılan ülkeler arasında açık ara birinci. Bu da bizi mutlu ediyor. Özellikle son yıllarda birinci olmamızla yetinmeyip bu aradaki makası da arttırdığımızı görüyoruz. Daha da fazla mutlu olmamız için biz de bu doğal taş konusunda da farkındalığın gelişimi için nasıl ki mermer sektöründe bu açık ara liderliği yakaladıysak traverten ve doğal taş sektöründe de bu liderliği yakalamak makası mermer sektöründe olduğu gibi açmak istiyoruz. Bu çerçevede biz şirket olarak üzerimize düşeni olabildiğince fazla yapmak istiyoruz. Özellikle son yıllarda bizim rakamlarımıza da yansıması, fuarda aldığımız güzel tepkilerin, fuardan sonra şirketimizle girilen diyaloglardan anladığımız kadarıyla iyi bir yolda gittiğimizi düşünüyorum. Bu üretim kapasitemizi arttırdığımız zaman telaffuz ettiğimiz rakam ve planlamaların çok daha anlamlandığını göreceğiz. Bu anlamda ülkemizle paralel bir şekilde hamlelerimize devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Travertenin Avrupa ve Amerika’da sıklıkla kullanıldığını belirten Yalçın, “Sektörün geneline baktığımız zaman Amerika, Hindistan gibi ülkelerde çok tercih edildiğini görüyoruz. Bazı ülkelerde blok talebi var, bazı ülkelerde işlenmiş talebi var. Biz bloktan çok işlenmiş taş olarak ihracat ediyoruz. Bu çerçevede başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin ve Amerika’nın daha fazla tercih ettiğini görüyoruz. İşlenmiş olması da metrekarede daha fazla fiyatı yükseltiyor. Bazı ülkeler blok olarak alarak kendi fabrikalarında işliyorlar. Bizim dünya standartlarında bir kasalama sistemiyle Avrupa Birliği normlarına uygun, Amerika standartlarına uygun bir paketlemeyle gönderiyoruz” dedi.

“Blok mermer-traverten ihracatında birinci sıradayız”

Blok mermer-traverten ihracatında Türkiye’nin birinci sırada yer aldığını söyleyen Yalçın, “Dünya blok mermer-traverten ithalatı 2,22 milyar dolar bandında. Türkiye tüm dünyada 650 milyon dolarlık blok mermer-traverten ihracatı gerçekleştirerek pazarda yüzde 29 payla birinci sırada olduğunu görüyoruz. Bunun yanında aynı zamanda dünyada işlenmiş mermer-traverten ithalatındaysa 4,66 milyar dolar bandında. Türkiye 1,31 milyar dolarlık işlenmiş mermer-traverten ihracatı gerçekleştirerek pazarda yüzde 25’lik payla Çin’in ardından ikinci sırada yer aldığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-mermer-ve-traverten-ihracatinda-zirvede/feed/ 0
DAP Bölge Kalkınma İdaresi, Doğu Anadolu’da Tarım ve Hayvancılık Projelerine Destek Veriyor https://www.kanal7haber.com.tr/dap-bolge-kalkinma-idaresi-dogu-anadoluda-tarim-ve-hayvancilik-projelerine-destek-veriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/dap-bolge-kalkinma-idaresi-dogu-anadoluda-tarim-ve-hayvancilik-projelerine-destek-veriyor/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:06:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2395 DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Prof. Dr. Osman Demirdöğen, hedeflerinin bölgeyi insanların mecbur oldukları için değil memnun oldukları için yaşadıkları bir yer haline getirmek olduğunu ifade etti.

2013- 2023 dönemini kapsayan 10 yılda, Doğu Anadolu Kalkınma (DAP) İdaresi’nin sorumluluğunda olan 15 ilde, bin 925 projeye 6 milyar 144 milyon 411 bin lira destek verdiklerini ifade eden DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Prof. Dr. Osman Demirdöğen, bu desteklerden en büyük payın tarım sektörüne ayrıldığını söyledi.

“10 yılda 6 bin 777 kilometre sulama kanalı”

Küçük Ölçekli Tarımsal Sulamanın önemine değinen Demirdöğen, şunları kaydetti: “Özellikle sulama projeleri bölgemizde oldukça önemli. Bizim bütçemizin büyük bir kısmını oluşturuyor. Hayvansal üretim, bitkisel üretim başlıkları altında da yine tarıma destek vermeye çalışıyoruz. Şimdiye kadar birçok proje yaptık. 10 yılda 6 bin 777 km. sulama kanalı yapmışız. 46 tanesi güneş enerji sistemli, 153 adet hayvan içme suyu göletleri yapmışız. 69 ilçe 352 köy ve mahallede hayvan içme suyu tesisi kurmuşuz. Bu projeler bölgede hayvancılığın gelişmesi için çok önemli projeler. Amacımız bölgesel kalkınmayı sağlamak. Bunu sağlarken de bölgede yaşayanların ihtiyaçlarını karşılamamız gerekiyor. ve biz kendimize bir slogan belirledik. Bölgede insanlar, mecbur oldukları için değil, memnun oldukları için kalsınlar. Onların memnun olmaları için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnsanları memnun etmenin yolu onların ihtiyaçlarını karşılamaktan geçer. Eğer bir yaylada, orada üretim yapmaya çalışan kişinin mobil lavabo ihtiyacı varsa onu da yapıyoruz. Hatta geçen yıl itibariyle yaylanın birinde çocuk oyun alanları yaptık. Yaylada yaşamayan, orada bulunmayan kişilerin ‘3 metrelik sıvat ne işe yarıyor?’ diye yorum yapmaları gayet normal. Ama binlerce koyunun 3 km su içmek için gidip tekrar geri dönmesi o hayvanın verimini düşürüyor. Dolayısıyla bu 6 km. lik enerjiyi ete ve süte çevirmiş oluyoruz. Söz konusu olan bu sıvatlardan şu ana kadar yaklaşık 50 bin tane dağıtmışız. ve en çok talep edilen projelerden biri.”

Bölgenin potansiyeli hayvancılık

Bölgede, hayvan pazarı ve kesimhane ihtiyacının karşılandığını belirten Demirdöğen, “Hemen hemen bütün ilçelerimizde -çok küçük ilçeler hariç- hayvan pazarı ve kesimhane ihtiyacını karşılamış durumdayız. 38 adet hayvan pazarı yaptık. Bunların büyük bir bölümünün finansmanı bize ait. Sadece yüzde 25’ini uygulayıcı kuruluşlar eş finansmanla karşılıyor. 43 adet kesimhane projesi yapmışız. 2024-2028 döneminde bizim hedef alanımız hayvancılık olacak. Hayvancılık konusunda, desteklerimizin belki de yüzde 70’ini hayvancılığa vereceğiz. Araştırma ve Uygulama Birimlerinin projeleri var. 3 adet Çiftçi Eğitim Merkezi ( Van, Elazığ ve Erzurum) var, bunlar konaklamalı. Çiftçiler burada uzun süreli eğitim yapabiliyorlar. Üniversitelerin bünyesinde oldukları için de eleman sıkıntısı çekilmiyor. Sürdürülebilir olmaları içinde biraz daha desteklenmeleri lazım.” dedi. – ERZURUM

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dap-bolge-kalkinma-idaresi-dogu-anadoluda-tarim-ve-hayvancilik-projelerine-destek-veriyor/feed/ 0
Küresel Piyasalar, Yoğun Veri Gündemine Odaklanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-gundemine-odaklaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-gundemine-odaklaniyor/#respond Mon, 15 Jan 2024 09:09:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2385 Küresel piyasalar, yeni haftaya karışık bir seyirle başlarken, hafta boyunca takip edilecek yoğun veri gündeminin piyasaların yönü üzerinde etkili olması bekleniyor.

Önemli merkez bankaların, şahin para politikalarının sonuna geldiğine yönelik öngörüler güçlü kalmaya devam ederken, faiz indirimlerine ne zaman başlanacağına dair belirsizlikler varlık fiyatları üzerinde belirleyici olmayı sürdürüyor.

Analistler, para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) ocakta faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını ifade ederek, bankanın mart toplantısında yüzde 73 ihtimalle faiz indirimlerine başlayacağının öngörüldüğünü dile getirdi.

ABD’de, cuma günü açıklanan Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE), geçen yıl aralıkta aylık bazda yüzde 0,1 azalması ve yıllık bazda ise yüzde 1 artışla beklentilerin altında kalması, Fed’in faizleri piyasa beklentilerine paralel olarak martta indirmeye başlayabileceği beklentilerini destekledi.

Geçen haftanın son işlem gününde, düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan ABD 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 3,94 seviyesinden haftayı tamamladı.

102,0-102,8 arasında geçen hafta dalgalı bir seyir izleyen dolar endeksi, yeni haftaya önceki kapanışının hemen altında 102,4 seviyesinden başladı.

Bugün yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, yüzde 0,3 artışla 2 bin 54 dolardan alıcı buluyor.

Kripto para piyasaları tarafında, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunun (SEC) spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonuna (ETF) onay vermesiyle 49 bin dolara yaklaşarak, Aralık 2021’den bu yana en yüksek seviyesini test etmesinin ardından gelen kar satışlarıyla 41 bin 500 dolara kadar geriledi. Şu sıralarda Bitcoin, önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 42 bin 580 dolardan işlem görüyor.

Cuma günü, New York borsasında Nasdaq endeksi 0,02 ve S&P 500 endeksi ise yüzde 0,08 artarken, Dow Jones endeksi yüzde 0,31 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni haftaya da karışık bir seyirle başlarken, spot piyasalarda bugün tatil nedeniyle işlem gerçekleşmeyecek.

Avrupa borsalarında cuma günü pozitif seyir hakim olurken, bu hafta gözler bölge genelinde nihai enflasyon verilerine çevrildi.

Avrupa genelinde beklentilerin üzerinde açıklanan öncü Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri enflasyon endişelerinin güçlü kalmasına neden olurken, geçen hafta açıklanan makroekonomik veriler ise ekonomik aktiviteye ilişkin olumsuz sinyaller vererek resesyon ihtimalinin de sıcaklığını koruduğuna işaret etti.

Geçen hafta açıklamalarda bulunan Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, bankanın enflasyonun yüzde 2’ye yaklaşmasından emin olduktan sonra faiz indirimlerine başlayabileceğini ifade etti.

Geçen hafta, 1,0910-1,1000 aralığında dalgalı bir seyir izleyen avro/dolar paritesi, yeni haftaya yüzde 0,1 artışla 1,0960 seviyesinden başladı.

Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,64, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,05, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,95 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,73 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında haftanın ilk işlem gününde karışık bir seyir öne çıkarken, Çin’de ekonomik aktivitenin yavaşladığına ilişkin sinyaller güç kazanmaya devam ediyor.

Buna karşın, Çin Merkez Bankası (PBoC) bugün orta vadeli borç verme faizi olarak da bilinen bir yıllık politika kredilerinin oranını değiştirmeyerek yüzde 2,50’de sabit tuttu.

Analistler, piyasa beklentilerinin bankanın faiz indirimi yapacağı yönünde olduğunu anımsatarak, önümüzdeki aylarda bankanın zorunlu karşılık oranını azaltabileceğine ilişkin tahminlerin arttığını söyledi.

Japonya pay piyasalarında ise artmaya devam eden risk iştahı dikkati çekerken, yükseliş eğilimini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Nikkei 225 endeksi yaklaşık 36 bin puan ile 1990’dan bu yana en yüksek seviyesinde seyrediyor.

Öte yandan, Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan’da hafta sonunda yapılan başkanlık seçimleri, iktidardaki Demokratik İleri Partinin (DPP) adayı, görevdeki Başkan Yardımcısı Lai Ching-te’nin galibiyetiyle sonuçlanırken yeni dönemde Pekin ile gerilimlerin devam edeceği öngörülüyor.

Cuma günü, yüzde 0,3 azalışla günü 144,9 seviyesinden tamamlayan dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 145,1’de bulunuyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 artış kaydederken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 geriledi.

Yurt içinde cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,15 değer kazancıyla 7.986,47 puandan tamamladı.

Dolar/TL, geçen haftanın son işlem gününde önceki kapanışının yüzde 0,4 üzerinde 30,1074’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,0970 seviyesinden işlem görüyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s cuma akşamı piyasalar kapandıktan sonra, Türkiye ekonomisine ilişkin takvim dahilinde değerlendirmeye gitti.

Kuruluştan yapılan açıklamada, Türkiye’nin kredi notunun “B3” olarak teyit edildiği, daha önce “durağan” olan not görünümünün ise “pozitif”e yükseltildiği bildirildi.

Açıklamada, görünümün pozitife çevrilmesinin ana nedeninin “ekonomi politikasındaki belirleyici değişiklik, özellikle de Ortodoks para politikasına dönüş” olduğu belirtildi.

Analistler, bugün yurt içinde bütçe dengesi, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.060 ve 8.150 seviyelerinin direnç, 7.900 ve 7.750 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

11.00 Türkiye, aralık ayı bütçe dengesi

13.00 Avro Bölgesi, kasım ayı sanayi üretimi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-yogun-veri-gundemine-odaklaniyor/feed/ 0
Kafe ve restoranlarda menülerin görünür olması zorunlu hale getirildi https://www.kanal7haber.com.tr/kafe-ve-restoranlarda-menulerin-gorunur-olmasi-zorunlu-hale-getirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kafe-ve-restoranlarda-menulerin-gorunur-olmasi-zorunlu-hale-getirildi/#respond Sun, 14 Jan 2024 21:12:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2364

TİCARET Bakanlığı tarafından yapılan yönetmelik değişikliği ile kafe ve restoranlarda 1 Ocak itibariyle, ücretlerin yer aldığı menülerin giriş ve içeride müşterilerin rahatlıkla görebileceği noktalarda bulundurulması zorunluluğu getirildi. Zabıta ekipleri tarafından İstiklal Caddesi’nde bulunan işletmeler denetlendi. Yönetmelik gereği kurallara uymayan işletmelere ürün başına 2 bin 172 lira ceza yazılıyor.

Resmi gazetede yayınlanan yönetmelik değişikliği ile birlikte, kafe ve restoranlara ücretlerin yer aldığı menülerin işletmelerin girişinde ve içeride sergileme zorunluluğu getirildi. İstanbul’da, yerli ve yabancı turistlerin en yoğun olduğu yerlerin başında gelen İstiklal Caddesi’nde, işletmelere yönelik Beyoğlu Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından denetim yapıldı. Ekipler, eksik ya da hatalı menü düzenlemeleri tespit edilen işletmelere uyarı ve bilgilendirme yaptı. Ticaret Bakanlığı’na bağlı ekiplerin yanı sıra İl ve İlçe Belediyelerinin zabıta ekipleri de denetimleri sıklaştırarak işletmelerin kurala uyup uymadığını kontrol ediyor. Uygulamaya uymayan işletmelere ürün başına 2 bin 172 lira cezai işlem uygulanıyor.

“İŞLETMEDE SUNULAN HER BİR ÜRÜN İÇİN 2 BİN 172 LİRA CEZAİ İŞLEM VAR”

Denetlemeyi koordine eden Beyoğlu Belediyesi Zabıta Amiri Mehmet Emin Özkan, “Girişte, kapı önünde özellikle, ışıklı olabilir veya yazı ile olabilir. Müşteri neyi yiyeceğini dışarıda bakıp, yediğinde de ne kadar ücret vereceğini bilerek kararını verip, içeride yedikten sonra kasadaki fişle veya dışarıdaki rakamın tutup tutmadığını kontrolünü yapabilecek. Biz de bunların denetimini zaman zaman yapıyoruz. Olmayan yerlere ikazlarımızı yapıyoruz. Eğer bunlara da uymadıkları takdirde tespit zaptı tanzim edip ilgili bakanlığa gönderiyoruz. Bunun cezası, işletmede sunulan her bir ürün için 2 bin 172 lira cezai işlem var. Tespit tutanağını tutuyoruz, tutanakla birlikte delillerimiz oluyor, fotoğraflarımız çekiliyor. Tespit zaptını ilgili Bakanlığa gönderiyoruz. Tutanaklara göre cezai işlemler yazılıyor” dedi.

“BİREYİN FİYATLARI DIŞARIDA GÖRMESİ İŞLETMENİN GÜVENİLİRLİĞİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ”

İstiklal Caddesi’nde bir lokantanın işletme müdürlüğünü yapan Ethem Çakır, “Gördüğünüz gibi, bizim fiyatlarımız daha önce de bu şekilde burada vardı. Fiyat listesinin dışarıda olması güvenilirlik açısından çok önemli. Dışarıda olması daha iyi, bizim için artı bir değer. Burası yüzde 70, yüzde 80 turistlerin yoğun olduğu bir bölge, dolayısıyla bireyin fiyatları dışarıda görmesi işletmenin güvenilirliği açısından çok önemli. Bizde bunun zaten farkındaydık. Bu konuda yerli müşterinin bilinci de arttı. Biz memnunuz” diye konuştu.

“TURİSTLERİ DE BU ŞEKİLDE KANDIRIYORLARDI, ONLARA DA O FIRSAT VERİLMEYECEK”

Yemek yemek için restorana gelen Berat Denizoğlu, “Restoranlara girdiğimiz zaman oturup bazen menüye bakıyoruz, fiyatlar uymuyor ve geri çıktığımız durumlar oluyor. Restoran girişinde bu fiyatları gördüğümüz zaman, eğer bütçemize uyuyorsa değerlendiriyoruz. Bütçemize uymuyorsa başka yerlerde yemeğimizi yiyoruz. Bence gayet güzel bir uygulama, tebrik ediyorum” dedi. Bir diğer müşteri Asya Çakır ise, “Gerçekten çok güzel bir uygulama olduğunu düşünüyorum. İnsanlar menüye baktıkları zaman fiyat nedir? Ne yediğini ne yiyebileceğini daha iyi biliyorlar. Denetleme konusu da çok güzel. Çünkü göstermelik bir şey olmayacak demek ki. Turistleri de bu şekilde kandırıyorlardı, onlara da o fırsat verilmeyecek. O yüzden denetlenmeli ve denetlenmeye devam edilmeli diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kafe-ve-restoranlarda-menulerin-gorunur-olmasi-zorunlu-hale-getirildi/feed/ 0
Silvan’a 3 bin dönümlük alan üzerinde OSB https://www.kanal7haber.com.tr/silvana-3-bin-donumluk-alan-uzerinde-osb/ https://www.kanal7haber.com.tr/silvana-3-bin-donumluk-alan-uzerinde-osb/#respond Sun, 14 Jan 2024 21:00:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2359 Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), oda organları ve üyeleriyle bir araya gelerek, bir yıllık faaliyetlerini değerlendirdi.

DTSO, oda organları ve üyeleriyle bir yıllık değerlendirme toplantısı ve meslek komiteleri müşterek toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı, DTSO Yönetim Kurulu, Meclis, Meslek Komite, DTSO Kadın Meclisi, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Genç Girişimciler Kurulu, Yüksek İstişare Kurulu ve İş Konseyi Üyelerin katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, odaya kayıtlı üye sayısının 222 bin 800 olduğu ifade etti.

2023 yılında iki sektörde üye artışı yaşandığını söyleyen Kaya, “Bölgenin en önemli gücü inşaat sektöründe üye sayısı önceki yıla göre yüzde 13. 37 artmıştır. Diğer önemli bir artışta imalat sektöründe yaşandı. Önceki yıla göre imalatçı firma sayımız yaklaşık yüzde 11 artış sağlandı. Bu iki sektör kentimiz için çok değerli. Odamız bünyesinde faaliyet gösteren 3 tane kurumumuz var. Bunlar Kredi Garanti Fonu, Türk Standartları Enstitüsü ve Vize Başvuru Merkezi’dir. Odamıza ait Bilim ve Eğitim Vakfımız var. Vakfımız Kürt dili ile ilgili çalışma yapan derneklere, yayınlara destek veriyor. Vakfımızın temel amacı Diyarbakır’da üniversite kurmaktır. Bugün aslında. Buradan belirtmek isterim ki, gerçekten kadın temsiliyeti anlamında gerek yönetim kurulunda olsun, gerek mecliste olsun, gerekse de kurduğumuz yapılarda Türkiye’de en iyi temsil edilen odalardan biriyiz” dedi.

“Silvan’da 3 bin dönümlük alan üzerinde OSB’yi kuruyoruz”

“Organize Sanayi Bölgesi (OSB) konusunda emek sarf eden veren herkese teşekkür ediyorum” diye sözlerine devam eden Kaya, şunları kaydetti:

“En büyük sorunumuz gelen yatırımcıya istediği özellikle alan verememekti. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Tekstil Organize Sanayi Bölgesi, Tarıma Dayalı Besi OSB, Karacadağ OSB ve Silvan Gıda ve Tarımsal OSB mevcuttur. Bugün Silvan OSB’de işlemleri başlatıyoruz. Onay verildi ve yaklaşık 3 bin dönümlük bir alanda Silvan OSB’yi kuruyoruz. Bölgesel ihtiyacı giderecek Organize Sanayi Bölgesi çalışmalarına da başlayacağız. Artık kentimiz bir fuarlar kentine dönüştü. 2023 yılında 5 tane fuar düzenledik. Gastronomi çalışmamızın en önemli ayaklarından bir tanesi. Coğrafi işaretli ürünler konusunda son 3 yılda 67 başvurudan 51 tanesini gerçekleştirdik ve halen devam ediyoruz. Bunların 3 tanesini de AB tescilini almak için önemli mesafe kat ettik. Boğazkere Üzümü, Karacadağ Pirinci’nin Avrupa Birliği tescilli alması konusunda aşamalarına getirdik. Gastro İnovasyon Merkezimizle birlikte bunların ticarileşmesini de sağlıyoruz. Fıstık yetiştiriciliğiyle ilgili çalışmamızda devam ediyor. Hedefimiz aslında FAO ile birlikte tüm kuzey ilçelerimizde 2 milyon fide dağıtıp burada bir fıstık işleme tesisiyle iyi bir kırsal model oluşturmak istiyoruz. Buradaki hem fıstık yetiştiriciliği hem de fıstık ormanlarıyla küresel iklimle ilgili bir mücadele yöntemiyle ilerliyoruz.”

6 Şubat depreminde ilk saatlerden itibaren üyeleriyle yoğun çaba sarf ettiklerini dile getiren Kaya, “Diyarbakır’daki Sivil Toplum Kuruluşları, deprem döneminde sabah saatlerinde Kent Koruma Dayanışma Platformunun Koordinasyonu Odamızda Kriz Masası kurdu. Deprem döneminde Düğün salonu, oteller, okullar gibi her yere inşalarımızı yerleştirdik. Buradan özellikle bu mekanları açarak hiçbir ücret talep etmeden her türlü hizmeti veren üyelerimize çok teşekkür ediyoruz. Yurtdışındaki fuarlara sektör sektör üyelerimizi gönderiyoruz, göndermeye devam edeceğiz. 2024 hemen hemen tüm grupları yurtdışı fuarlarına göndermeye çalışacağız. Bismil ve Silvan’da üye buluşmalarımızı gerçekleştirdik. Trabzon’a Rize’ye yapılan uçak sefer sayıları üzerinden bir reklam yapmak tek kelimeyle bir pozitif ayrımcılık yapılması gereken bir bölgeye yapılan negatif ayrımcılığın tam bir göstergesi” ifadelerine yer verdi.

DTSO Meclis Başkanı Nevin İl ise Diyarbakır’ın kültür, sanat ve ticaretin merkezi olduğu kadar siyasetin de kalbinin attığı bir kent olduğunu belirterek, “Bizler bu yapının bireyleri ve yöneticileri olarak kentimize karşı olduğu kadar bölgemizin bütün sorunlarına karşı duyarlılığımızı devam ettirmiş, gerektiğinde bu yolda her türlü bedeli de ödemiş insanlarız. En zor şartlarda bile bu kenti terk etmeyip, coğrafyamızın, halkımızın ekonomik anlamda refahını arttırmak için çaba göstermiş bireyleriz. Bu çabalarımızın asla kesintiye uğramayacağından da eminim. Bütün kısıtlı imkanlara rağmen bugün eğer bu kentte 4 adet OSB bulunuyorsa ve bu alanlarda binlerce insanın istihdamı sağlanabilmişse bu büyük bir başarıdır. ve bu başarının paydaşı ve sahibi DTSO’dur, seçilmiş yerel yönetimlerimiz, meslek odalarımızdır” diye konuştu.

Toplantıda Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Burç Baysal, TOBB Diyarbakır Kadın Girişimciler Kurulu Defne Eyyubi ve TOBB Diyarbakır Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Vedat Elibal, 2023 yılında yaptıkları faaliyetler hakkında katılımcıları bilgilendirdi. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/silvana-3-bin-donumluk-alan-uzerinde-osb/feed/ 0
Küresel Piyasalar Enflasyon Verileri ve Jeopolitik Risklerle Dalgalanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-enflasyon-verileri-ve-jeopolitik-risklerle-dalgalaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-enflasyon-verileri-ve-jeopolitik-risklerle-dalgalaniyor/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:12:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2322 Küresel piyasalar, ABD’de dün açıklanan enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi ve Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerle karışık bir seyir izliyor.

Önemli merkez bankalarının, şahin para politikalarının sonuna geldiğine ilişkin beklentiler güçlü kalmaya devam ederken, faiz indirimlerine ne zaman başlayacaklarına yönelik belirsizlik varlık fiyatları üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.

Dün açıklanan verilere göre, ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aralıkta aylık bazda yüzde 0,3 ve yıllık bazda yüzde 3,4 artışla beklentileri aştı.

Analistler, enflasyonun sıcaklığını korumasıyla ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecekteki faiz indirimlerinin beklenenden daha geç başlayabileceğini işaret ettiğini ancak söz konusu verilerin bankanın faiz indirimine ilişkin para piyasalarındaki fiyatlamalar üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını getirdi.

Para piyasalarında, Fed’in ocak toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, mart toplantısında yüzde 68 ihtimalle faiz indirimlerine başlayacağı fiyatlanmaya devam ediyor.

Diğer açıklanan verilere göre, ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı ise 6 Ocak ile biten haftada 202 bine gerileyerek son 3 ayın en düşük seviyesine inerken, ABD federal hükümetinin bütçe açığı, geçen yıl aralıkta bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 52 artarak 129 milyar dolara yükseldi.

Dün, Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester, bu yıl enflasyonda yüzde 2 hedefine ulaşılamayacağını belirtti.

Mart ayının faiz indirimi için erken olduğunu düşündüğünü söyleyen Mester, enflasyondaki düşüşün devam ettiğine dair daha fazla kanıt gerektiğini kaydetti.

Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin de enflasyonun istikrar kazandığına ikna olmasının gerektiğini belirterek, enflasyon yüzde 2’ye yaklaştığında faiz oranlarını düşürmeye açık olduğunu anlattı.

Ayrıca, Fitch Ratings Başekonomisti Brian Coulton, Fed’in faiz indirimlerine haziran veya temmuzdan önce başlamasını beklemediklerini ve bu yıl üç kez faiz indirimi yapacağını öngördüklerini dile getirdi.

Enflasyon verilerinin ardından ABD 10 yıllık hazine tahvil faizi 10 baz puan artışla yüzde 4,07’yi test ettikten sonra buradan gelen alışlarla yaklaşık 9 baz puan gerileyerek günü yüzde 3,98 seviyesinden tamamladı.

Dün, 102,1-102,8 aralığında dalgalı bir seyir izleyen dolar endeksi, günü yatay seyirle 102,3 seviyesinden tamamlarken, yeni günde de önceki kapanışının hemen altında bulunuyor.

Altının ons fiyatında da artan oynaklık göze çarparken, şu sıralarda önceki kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 2 bin 36 dolardan alıcı buluyor.

Öte yandan, Orta Doğu’da artan gerilim de varlık fiyatları üzerinde etkili oluyor. ABD ve İngiltere’nin, Yemen’deki Husilere karşı ortak askeri operasyon düzenlemesinin ardından petrol fiyatları yükseliş eğilimine girdi. Brent petrolün varil fiyatı şu sıralarda önceki kapanışın yüzde 1,5 üzerinde 78,8 seviyesinde bulunuyor.

Kripto para piyasaları tarafında da oynaklık öne çıkarken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunun (SEC), 11 spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonu (ETF) başvurusunu dün onaylaması ve ETF’lerin 4 milyar doları aşan hacme ulaşması dikkati çekti.

Dün, 49 bin dolara yaklaşarak Aralık 2021’den bu yana en yüksek değerine ulaşan Bitcoin, şu dakikalarda 46 bin doların hemen altında alıcı buluyor.

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yatay seyir izlerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,04 artış, S&P 500 endeksi ise yüzde 0,07 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında negatif seyir hakim olurken, bugün gözler İngiltere’de büyüme verilerine çevrildi.

Avrupa’da son açıklanan öncü enflasyon verilerinin ardından ABD enflasyonunun da güçlü sinyaller vermesi, risk iştahını törpüledi.

Dün Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ECB’nin enflasyonun yüzde 2’ye yaklaşmasından emin olduktan sonra faiz indirimlerine başlayabileceğini ifade etti.

Öte yandan, yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 1,0980 seviyesinde bulunuyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,98, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,52, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,86 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,66 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında Güney Kore hariç, pozitif seyir öne çıktı.

Çin’de bugün açıklanan TÜFE verileri, üst üste üç ay düşüş kaydederek, ülkede deflasyonunun devam ettiğine işaret etti.

Analistler, ülkede iç talebin de azalmaya devam ettiğinin sinyalini veren enflasyon verilerinin ardından Çin Merkez Bankasının (PBoC) atacağı adımların yatırımcılar tarafından yakından takip edildiğini söyledi.

Çin’de yıllık ihracat yüzde 2,3 artışla beklentileri aşarken, ithalat yüzde 0,2 artışla tahminlerin altında kaldı. Ülkede Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,7 azalışla öngörülerden de fazla geriledi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 artış kaydederken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 geriledi.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,28 değer kazancıyla 7.895,96 puandan tamamlarken, bugün gözler Moody’s’in piyasalar kapandıktan sonra açıklaması beklenen Türkiye değerlendirme raporuna çevrildi.

Bununla birlikte, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), ABD’nin New York kentindeki JPMorgan Chase genel merkezinde ilkini gerçekleştirdiği “Yatırımcı Günü” etkinliğinde konuşan TCMB Başkanı Dr. Hafize Gaye Erkan, dezenflasyona ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirterek, “Dezenflasyon patikası; sadece bir projeksiyon değildir, başarı ölçümüzdür. Bunu başarmaya kararlıyız.” dedi.

Toplantıya, büyüklüğü 50 trilyon doları bulan dünyanın en büyük yatırım fonlarından 200’ü aşkın üst düzey temsilci katıldı.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,9972’den günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,1190 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi ve perakende satış endeksi, yurt dışında ise İngiltere’de büyüme, sanayi üretimi ve dış ticaret açığı ile ABD’de ÜFE verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.910 ve 8.060 seviyelerinin direnç, 7.820 ve 7.750 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının kasım ayında 1 milyar 369 milyon dolar açık vermesini bekliyor.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, kasım ayı ödemeler dengesi ve perakende satış endeksi

10.00 İngiltere, kasım ayı GSYH, sanayi üretimi ve ticaret dengesi

16.30 ABD, aralık ayı ÜFE

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-enflasyon-verileri-ve-jeopolitik-risklerle-dalgalaniyor/feed/ 0
TCMB Başkanı Erkan: Dezenflasyon patikası başarı ölçümüdür https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-baskani-erkan-dezenflasyon-patikasi-basari-olcumudur/ https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-baskani-erkan-dezenflasyon-patikasi-basari-olcumudur/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:06:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2316 TCMB’nin “Yatırımcı Günü” etkinliğinin ilki, ABD’nin New York kentinde dün gerçekleştirildi. Toplantıya, büyüklüğü 50 trilyon doları bulan dünyanın en büyük yatırım fonlarından 200’ü aşkın üst düzey temsilci katıldı. Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, “Sadece 4 ay içerisinde TL mevduat 2 trilyon TL arttı, KKM hesapları 750 milyar TL azaldı, yabancı para mevduatı 3 milyar dolar azaldı. 2024 dezenflasyon yılı olacak” dedi.

JPMorgan Chase genel merkezinde düzenlenen toplantıda, TCMB Başkanı Erkan, Türkiye’de para politikası ve enflasyon görünümüne ilişkin sunum yaptı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de video konferans yöntemiyle katıldığı ve yatırımcıların sorularını yanıtladığı toplantıda, makroekonomi, finansal piyasalar ve bankacılık gibi konularda da sunumlar gerçekleştirildi.

“DEZENFLASYON PATİKASI BAŞARI ÖLÇÜMÜZDÜR”

Toplantı katılımcılarından alınan bilgiye göre, TCMB Başkanı Erkan, toplantıda, dezenflasyona ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirterek, “Dezenflasyon patikası; sadece bir projeksiyon değildir, başarı ölçümüzdür. Bunu başarmaya kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

Hafize Gaye Erkan, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını, aralık ayında parasal sıkılaştırma hızını azalttıklarını kaydederek, parasal sıkılaştırma adımlarını en kısa zamanda tamamlamayı öngördüklerini vurguladı.

Erkan, eylül ayından bu yana TL mevduata güçlü bir geçişle birlikte tüketim ve ithalat talebinde azalma, bunun sonucunda cari açık ve rezerv artışında iyileşme, bununla birlikte enflasyon beklentilerinde belirgin bir iyileşme ve enflasyonun ana eğiliminde düşüş gözlemlemekten memnuniyet duyduklarını ifade etti.

“KUR OYNAKLIĞI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALDI”

Para politikası stratejilerinin piyasalarca olumlu karşılandığını belirten Erkan, “Türkiye’nin CDS’i mayıs ayında bulunduğu zirveye kıyasla yarıdan fazla gerileyerek sert bir düşüş gösterdi. Piyasanın işaret ettiği kur oynaklığı önemli ölçüde azaldı.” diye konuştu.

TCMB Başkanı Erkan, hızlanan sermaye girişlerinin de desteğiyle rezervleri ihtiyatlı bir şekilde artırmaya devam edeceklerine vurgu yaparak, makroihtiyati çerçevenin sadeleştirilmesine ve TL mevduat payının artırılmasına devam edileceğini söyledi. Erkan, rezervlerin tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıktığını kaydetti.

“FİYAT İSTİKRARI SAĞLANANA KADAR İŞİMİZ BİTMİŞ SAYILMAYACAK”

Hafize Gaye Erkan, sermaye girişlerinin son dönemde hızlandığını belirterek, kasım-aralık dönemi boyunca 9 milyar doların üzerinde sermaye girişi gerçekleştiğini bildirdi. Erkan, “Programımız etkili bir şekilde çalışıyor ancak sürdürülebilir fiyat istikrarı sağlanana kadar işimiz bitmiş sayılmayacak.” ifadesini kullandı.

“2024 DEZENFLASYON YILI OLACAK”

TCMB Başkanı Erkan, bankacılık sektörünün parasal sıkılaştırma süreci boyunca sağlamlığını ve dayanıklılığını koruduğunu, sermaye tamponlarının yeterli seviyelerde olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Sadece 4 ay içerisinde TL mevduat 2 trilyon TL arttı, KKM hesapları 750 milyar TL azaldı, yabancı para mevduatı 3 milyar dolar azaldı. Böylece TL mevduatın payı yüzde 30’dan yüzde 40’a yükselirken, KKM’nin payı yüzde 20’nin altına düştü. Mevduat oranı, hanehalkının, tüketimi öne çekmekten uzaklaşarak tasarruflarının reel değerini TL’de tutmaya yöneldiği bir seviyededir. Ana taahhüdümüz dezenflasyona ulaşmaktır. Bununla birlikte döviz rezervlerini güçlendirmeye devam edeceğiz ve rezervleri artırmada halihazırda önemli bir ilerleme kaydettik.”

Erkan, 2024’ün, dezenflasyon yılı olacağını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tcmb-baskani-erkan-dezenflasyon-patikasi-basari-olcumudur/feed/ 0
Gaziantep’te Vatandaşlar Soğuk Havalarla Mücadele İçin Aktarlara Akın Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-vatandaslar-soguk-havalarla-mucadele-icin-aktarlara-akin-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-vatandaslar-soguk-havalarla-mucadele-icin-aktarlara-akin-ediyor/#respond Wed, 10 Jan 2024 21:15:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2247 Gaziantep’te soğuk havaların etkisiyle hastalıklardan korunmak isteyen vatandaşlar, bitki çayı almak için aktarlara akın etti. Kış çaylarını tercih eden vatandaşlar, ıhlamur, ada çayı, zencefil, tarçın, kuşburnu, kekik, nane, limon gibi bitkilerle hazırlanan karışımlara yoğun ilgi gösteriyor.

Gaziantep’te aktarcılık yapan Bülent Bilici, kış çaylarının bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, soğuk algınlığı, grip, öksürük, boğaz ağrısı gibi rahatsızlıklara iyi geldiğini, ayrıca stresi azalttığını ve rahatlatıcı etkisi olduğunu söyledi. Bilici, kış çaylarının paket fiyatının 40 TL’ye satıldığını ve vatandaşların damak zevkine göre değişiklik yapabildiklerini belirtti.

Gaziantep’te kış çayı almak için aktara gelen vatandaşlar ise doğal çayların hem lezzetli hem de sağlıklı olduğunu, hastaneye gitmemek için bu çayları içtiklerini, ayrıca evde kendilerinin de bitkilerden çay yapabildiklerini ifade etti.

“Karışımlarımız ile şifa oluyoruz”

Gaziantep’te 30 yıldır aktarcılık yapan Bülent Bilici, kış aylarında doğal içeceklerin şifa deposu olduğunu belirterek, “Havaların soğumasıyla tabi biraz öksürük olsun, grip vakaları olsun haliyle arttı. Bu taleple alakalı bize müşterilerimiz çok sık gelmeye başladı. Biz de burada yaptığımız karışımlarımız ile onların derdine şifa oluyoruz. Kış çaylarını ayarlıyoruz, karıştırıp müşterimize veriyoruz. Müşterilerimiz ise cezveye veya daha büyük bir kazan tarzında kapta demleyip içiyorlar. Bu da vatandaşlarımıza soğuk algınlığıyla alakalı, griple alakalı sıkıntılarda yardımcı oluyor. Hastalığı daha çabuk atlatmış oluyorlar” dedi.

“Talep şu an çok yoğun”

Kış çaylarına talebin çok fazla olduğunu belirten Bilici, “Talep şu an çok yoğun. Haliyle bir haftaya sonra biraz daha havaların soğumasıyla birlikte işletmemizde kış çaylarına olan ilgi daha da hızlanır. Vatandaşlarımız hasta olmasın diye burada bekliyoruz. Tabi hasta olmalarını istemiyoruz ama şükür ki çare var. Bunlarla ilgili taleplerini karşılayıp onları inşallah bir nevi de sağlığına kavuşulmaya çalıştırıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İltihap kurutma özelliği var”

Kış çaylarının faydalarına değinen Bilici, “Kış çayları, soğuk algınlığına, öksürükle alakalı sıkıntılara, ciğerle ilgili sıkıntılara çok iyi geliyor. İçtiği zaman vücudu terletip bir an önce rahatsızlığı üzerinden atıp sağlığına kavuşmasını sağlıyor. Bizim kattığımız ürünlerde iltihap kurutma özelliği de var. Bir de karabiber katıyoruz. Karabiber üst solunum yollarını biraz yakarak oradaki iltihabı yok ediyor. Burada dutumuz var, vücudun genelinde olan iltihapla alakalı sıkıntılara çok iyi geliyor. Diğer kattığımız ıhlamur, tarçın onları da kattığımız zaman bunların birleşimi vücuda bir serum etkisi yapıp kişiyi daha hızlı şekilde normal hayatına kavuşturmasına yardımcı oluyor” şeklinde konuştu.

“İlaç kullanmak istemeyenler bizi tercih ediyor”

Kimyasal ilaç kullanmak istemeyen vatandaşların aktarcılara yoğun ilgi gösterdiğini aktaran Bilici, “Genelde müşterimiz ilk geldiği zaman ilk talebi vücuduma kimyasal almak istemiyorum oluyor. Biraz geç iyileşeyim ama kimyasal almayayım tarzıyla çok karşılaşıyoruz. Daha eski, geleneksel müşterilerimiz var, ilaç kullanmayı çok sevmeyen müşterimiz var. Artık gençlerimiz de geliyor. Z kuşağı dediğimiz onlar da tabii anne, babadan, dededen gördüğü şehirlerle onlar da yine bir talepte bulunuyorlar. Bizde elimizden geldiğince kendi engin bilgilerimizle kendileri yardımcı olmaya çalışıyoruz. Fiyatlar haliyle biliyorsunuz piyasanda bir yükselme olayı var” ifadelerini kullandı.

Fiyatları hakkında da bilgi veren Bilici, “Elimizden geldiğince böyle sürüm şeklinde satıyoruz ve kış çayı karışımının paketi ortalama 40 TL civarında” şeklinde konuştu.

“Hemen hemen her gün tüketiyorum”

Doğal yöntemlerle sağlığını korumaya çalışan müşteri Asena Tatar, “Kış çayı çok güzel, rengi de çok güzel. Sağlığımız için çok güzel. Öksürüğe çok iyi geliyor. Kışımızın vazgeçilmez geçilmez çaylarından biri. Biz çok seviyoruz. Hemen hemen her gün tüketiyorum. Nefes darlığına iyi geliyor. Dinamik olmamızı sağlıyor ve Soğuk algınlığı sürecinde daha rahat oluyoruz. Kış çayını içtiğim zaman gece daha rahat yatıyorum” dedi.

Bir diğer müşteri Lütfiye Kökçü ise “Genellikle Ihlamur, tarçın, papatya çayı ve zahter tüketiyoruz. İnsanlara bitkisel çaylar içmelerini tavsiye ederim” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-vatandaslar-soguk-havalarla-mucadele-icin-aktarlara-akin-ediyor/feed/ 0
Küresel piyasalar karışık seyrediyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor/#respond Wed, 10 Jan 2024 21:09:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2241 Küresel piyasalar, yarın ABD’de açıklanacak enflasyon verileri öncesinde karışık bir seyir izliyor.

Dünya genelinde merkez bankalarının enflasyonla mücadelede sona yaklaştığına yönelik beklentiler bir süredir varlık fiyatları üzerinde etkili olsa da, geçen hafta Avrupa’da açıklanan veriler enflasyon endişelerinin yeniden güç kazanmasına neden oldu.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) martta faiz indirimine gideceğine yönelik fiyatlamalar önemli ölçüde gerilerken, yarın ABD’de açıklanacak enflasyon verilerinden alınacak sinyaller yatırımcıların odağına yerleşti.

Ülkede, halihazırda iş gücü piyasası sıkı kalmaya devam ederken, enflasyondaki seyrin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair ipucu vermesi bekleniyor.

Aralıkta, para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in faiz indirimlerine martta başlayacağına yönelik öngörüler oldukça güçlense de, yarın açıklanacak enflasyon verileri öncesinde faiz indirim ihtimali sınırlı şekilde gerileyerek yüzde 67 seviyesine indi.

Enflasyonun seyrine ilişkin soru işaretleri tahvil piyasalarının yönü üzerinde de etkili olurken, ülkedeki iş gücü piyasası verilerinin ardından yeniden yüzde 4 seviyesinin üzerine çıkan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yeni günde de yüzde 4,02 seviyesinde bulunuyor.

Dolar endeksi de 3 Ocak’tan bu yana 102,2-102,7 bandında hareket ederken, şu sıralarda yatay seyirle 102,5 seviyesinde bulunuyor.

Altının ons fiyatı önceki kapanışın hemen altında 2.028 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,4 artışla 77,7 dolardan alıcı buluyor.

Analistler, ABD’deki Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığını belirterek, enflasyon verisinin Fed’in gelecek dönem politikalarına ilişkin soru işaretlerini azaltabileceğini ve varlık fiyatlarında oynaklığı artırabileceğini ifade etti.

Öte yandan, dün kripto para piyasalarında hareketlilik had safhaya çıktı.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunun (SEC) resmi X hesabından spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonlarını (ETF) onayladığına ilişkin bir paylaşım yapılmasının ardından Bitcoin 48 bin dolarla yaklaşık 2 yılın zirvesine çıktı.

Buna karşın, SEC Başkanı Gary Gensler’in SEC’in X hesabının ele geçirildiğini, spot Bitcoin ETF için henüz onay verilmediğini açıklamasıyla gerileyen Bitcoin, şu dakikalarda ise 46 bin dolarda dengelendi.

Dün, New York borsasında S&P 500 yüzde 0,15 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,42 değer kaybederken, Nasdaq endeksi yüzde 0,09 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün negatif seyir öne çıkarken, bölgede gelecek dönem para politikalarına ve ekonomik aktiviteye yönelik belirsizlikler risk iştahını törpülemeye devam ediyor.

Avrupa’da açıklanan öncü enflasyon verileri ECB’nin faiz indirimlerine beklenenden daha geç başlayacağına ilişkin endişeleri artırırken, bölgede açıklanan veriler bir yandan da resesyon korkusunun canlı kalmasına neden oluyor.

Almanya’da dün açıklanan verilere göre sanayi üretimi, Kasım 2023’te aylık yüzde 0,7 azalışla tahminlerin altında kalırken, düşüş eğilimini de üst üste altıncı aya taşıdı. Söz konusu veri için piyasa beklentisi yüzde 0,2 artış olacağı yönündeydi.

Avro Bölgesi’nde bir önceki ay yüzde 6,5 olan işsizlik oranı ise kasımda yüzde 6,4 ile tahminlerin altında gerçekleşti.

Öte yandan, Dünya Bankası dün yayımladığı Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nda, geçen yıl için yüzde 2,6 olarak tahmin edilen küresel ekonomik büyümenin 2024’te yüzde 2,4 olacağını öngördü.

Küresel ekonominin bir yıl öncesine göre daha iyi bir yerde olduğuna işaret edilen raporda, küresel resesyon riskinin, büyük ölçüde ABD ekonomisinin gücü sayesinde azaldığı ancak artan jeopolitik gerilimlerin dünya ekonomisi için kısa vadede yeni tehlikeler oluşturabileceği vurgulandı.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,13, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,32, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,17 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,53 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Asya’da tarafında ise Japonya hariç negatif seyir hakim oldu.

Japonya’da geçen hafta yaşanan depremler, enflasyonun yavaşlamaya devan ettiğine ilişkin alınan sinyaller ve son olarak da Japon işçilere yönelik ücret artışlarının sert bir şekilde yavaşlama kaydetmesi Japonya Merkez Bankasının (BoJ) ultra gevşek para politikasını sonlandırma düşüncesini öteleyebileceği beklentilerini artırdı.

Bu durum, dolar karşısında Japon yeninin değer kaybetmeyi sürdüreceğine yönelik beklentileri desteklerken, Nikkei 225 endeksinin de 1990’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaşmasında etkili oldu.

Söz konusu gelişmelerin ardından, dolar/yen paritesi yüzde 0,2 artışla 144,8 seviyesinde bulunuyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,1 değer kazanırken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 azalış kaydetti.

Yurt içinde dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,06 değer kaybıyla 7.736,26 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 29,9245’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,9720 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde işsizlik oranı ve sanayi üretimi, yurt dışında ise ABD’de toptan eşya stokları verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.720 ve 7.630 seviyelerinin destek, 7.820 ve 7.950 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, kasım ayı işsizlik oranı ve sanayi üretimi

18.00 ABD, kasım ayı toptan eşya stokları

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyrediyor/feed/ 0
Küresel piyasalar pozitif seyrediyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pozitif-seyrediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pozitif-seyrediyor/#respond Tue, 09 Jan 2024 09:15:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2178 Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek dönem para politikası adımlarına ilişkin belirsizliklerin sürmesine karşın teknoloji sektörü öncülüğünde pozitif bir seyir izleniyor.

Fed’in faiz indirimlerine öngörülenden daha geç başlayabileceğine dair beklentiler sıcaklığını korurken, perşembe günü ABD’de açıklanacak enflasyon verilerinin bankanın gelecek dönemlerdeki faiz kararlarını şekillendirmeye yardımcı olması bekleniyor.

Analistler, ülkede açıklanan son verilere göre, iş gücü piyasasındaki güçlü duruşun devam ettiğini ve bu durumun da Fed’in faiz indirim döngüsüne daha geç başlayabileceği endişelerini desteklediğini anımsatarak, bu hafta açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini vurguladı.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in ocak toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, mart toplantısında ise yüzde 60 ihtimalle ilk faiz indirimini gerçekleştireceği öngörülüyor. Söz konusu ihtimal yılbaşında yüzde 85’te bulunuyordu.

Dün, Fed yetkililerinin açıklamaları takip edilirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, enflasyonun zamanla yüzde 2’ye yaklaşmaya devam etmesi durumunda, politikanın aşırı kısıtlayıcı hale gelmesini önlemek için politika faiz oranını düşürme sürecini başlatmanın uygun olacağını bildirdi.

Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic de enflasyonun beklediğinden daha çok yavaşladığına işaret ederek, yıl sonuna kadar çeyrek puanlık iki faiz indirimini uygun gördüğüne dikkati çekti.

Politikanın yıl sonunda hala kısıtlayıcı olması gerekeceğini ancak enflasyondaki ilerlemenin daha düşük oranları garanti edeceğini belirten Bostic, ilk faiz indirimini üçüncü çeyrekte öngördüğünü kaydetti.

Öte yandan, dün New York Fed’in yayımladığı Tüketici Beklentileri Anketinin sonuçlarına göre, Amerikalı tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi aralıkta yüzde 3 ile Ocak 2021’den bu yana en düşük seviyesine indi.

Gelecek 3 yıllık süreci kapsayan medyan enflasyon beklentisi aynı dönemde yüzde 2,6’ya ve 5 yıllık süreci kapsayan medyan enflasyon beklentisi yüzde 2,5’e geriledi.

Ülkede tüketici kredileri ise kasım ayında 23,7 milyar dolarla beklentilerin üzerinde artış gösterdi.

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD 10 yıllık hazine tahvil faizi 4 baz puan azalışla dün yüzde 4,01 seviyesinden günü tamamalarken, yeni güne de yatay seyirle başladı.

Dolar endeksi yüzde 0,1 azalışla 102,1 seviyesinde bulunurken, altının ons fiyatı yüzde 0,3 artışla 2 bin 34 dolardan işlem görüyor.

Suudi Arabistan milli petrol şirketi Saudi Aramco’nun, Asya’ya yönelik amiral gemisi Arab Light da dahil olmak üzere tüm bölgelerde şubat ayı resmi satış fiyatlarını varil başına 2 ila 1,50 dolar arasında düşürmesinin ardından dün yüzde 3,1 gerileyerek 76,3 dolardan günü kapatan Brent petrolün varil fiyatı, şu sıralarda da düşüş eğiliminde hareket ederek önceki kapanışının yüzde 0,2 altında, 76,2 dolarda bulunuyor.

Uzmanlar, söz konusu fiyat indiriminin son 13 ayın en büyük indirimi olduğunu, bu kararın rafinericilerin daha rekabetçi fiyatlar talep etmesinin ardından geldiğini ifade ediyor.

Pay piyasaları tarafında, teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan yükseliş dikkat çekerken, dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar için güçlendirilmiş yapay zeka performansı sunacak yeni çiplerini duyuran ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın hisseleri yüzde 6’dan fazla değer kazandı. Diğer çip üreticilerinden AMD’nin hisseleri yüzde 5,5 ve Intel’in hisseleri yüzde 3,3 arttı.

Geçen yıl haziranda tanıttığı “Vision Pro” başlığının 2 Şubat’tan itibaren ABD’deki mağazalarında satışa sunulacağını bildiren Apple’ın hisseleri de yaklaşık yüzde 2,5 yükseldi. Amazon’un hisseleri yüzde 3’e yakın, Alphabet’in hisseleri de yüzde 2’nin üzerinde artış gösterdi.

Öte yandan, ABD Federal Havacılık İdaresinin (FAA), bir yolcu uçağının havadayken gövdesinden bir parçanın kopması nedeniyle acil iniş yapması sonrası bazı “Boeing 737 MAX 9” tipi uçakların uçuşlarının geçici olarak durdurulmasına karar vermesinin ardından Boeing hisseleri yüzde 8 değer kaybetti.

Kripto para piyasasında da bazı şirketlerin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna (SEC), spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonları (ETF) için ücret bilgilerini içeren güncellenmiş başvurularını sunmaları, birkaç gün içinde SEC’in spot Bitcoin ETF’ye yönelik kararının çıkabileceği şeklinde yorumlandı. Söz konusu gelişmeler sonrasında Bitcoin’in fiyatı yüzde 6 artışla 47 bin doları aşarken, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında, 46 bin 740 dolardan alıcılı buluyor.

Dün, New York borsasında negatif bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 1,41, Nasdaq endeksi yüzde 2,20 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,58 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de alıcılı bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da dün pozitif seyir öne çıktı. Bölgede açıklanan veriler karışık sinyaller vermeye devam ederken, bugün gözler Almanya’da sanayi üretimi verilerine çevrildi.

Almanya’da dün açıklanan verilere göre, kasımda dış ticaret fazlası 20,4 milyar avro ile beklentileri aşarken, aynı dönemde fabrika siparişleri yüzde 0,3 yükselişle tahminlerin altında kaldı.

Piyasalara ilişkin araştırmalar yapan ve merkezi Frankfurt’ta bulunan Sentix’in, ocak ayına ilişkin Avro Bölgesi Yatırımcı Güven Endeksi eksi 15,8 ile beklentilerin altında kalırken, bölgenin kasımda yıllık perakende satışları yüzde 1,1 azalışla öngörülerin üzerinde gerçekleşti.

Analistler, bugün Almanya’da kasım ayına ilişkin sanayi üretimi verilerinin yatırımcıların odağında bulunduğunu belirterek, aylık bazda yüzde 0,2’lik artış beklendiğini ifade etti. Avro Bölgesi’nde işsizlik oranının ise kasımda yüzde 6,5 ile sabit kalması öngörülüyor.

Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings dün açıkladığı “Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Sektörler Arası Görünüm 2024” raporunda, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da, finansal sektörlerin görünümünün çoğunlukla “nötr” olduğunu bildirdi.

Fitch’ten rapora ilişkin yapılan açıklamada, yüksek net faiz gelirinin artan fonlama maliyetleriyle giderek daha fazla dengelendiği belirtilerek, net faiz marjlarının bazı Avrupa ülkelerinde halihazırda zirveye ulaştığı ve diğerlerinde de 2024’te zirveye ulaşacağı bildirildi.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,06, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,40 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,74 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,42 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif seyirle başladı.

Asya’da tarafında da pozitif seyir hakim oldu.

ABD’de artan risk iştahı Asya’ya da taşınırken, Çin Merkez Bankası (PBoC) yetkililerinden birinin, bankanın rezervlerini kullanarak yeni bir parasal gevşeme ihtimalini ima etmesi risk iştahını destekledi.

Öte yandan, Japonya’da açıklanan verilere göre, kasımda yüzde 2,7 olan yıllık Tokyo enflasyonu, aralıkta yüzde 2,4’e yavaşladı. Ülkede hane halkı harcamaları da kasımda aylık yüzde 1 ve yıllık yüzde 2,9 azalış kaydetti.

Söz konusu gelişmelerin ardından düşüş eğilimini sürdüren dolar/yen paritesi, yüzde 0,4 azalışla 143,6 seviyesinde bulunuyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 artış kaydederken, Güney Kore’de Kospi endeksi yatay bir seyir izliyor.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,49 değer kazancıyla 7.818,89 puandan tamamlarken, söz konusu seyirde Bank of America’nın (BofA), yatırımcılar için Türk bankalarının yeniden radarda olduğunu duyurması etkili oldu.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,8771’den günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,9360 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), 11 Ocak Perşembe günü New York’ta başlayacak olan “Yatırımcı Günleri” toplantısında, TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan, büyüklüğü 50 trilyon doları bulan, dünyanın en büyük yatırım fonlarından 200’ü aşkın üst düzey temsilci ile bir araya gelecek.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya’da sanayi üretimi, Avro Bölgesinde işsizlik oranı ve ABD’de dış ticaret açığı verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.900 ve 8.000 seviyelerinin direnç, 7.800 ve 7.700 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Almanya, kasım ayı sanayi üretimi

13.00 Avro Bölgesi, kasım ayı işsizlik oranı

16.30 ABD, kasım ayı dış ticaret açığı

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-pozitif-seyrediyor/feed/ 0
Türkiye’den Deniz Salyangozu İhracatı Hamsi İhracatını Katladı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyeden-deniz-salyangozu-ihracati-hamsi-ihracatini-katladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyeden-deniz-salyangozu-ihracati-hamsi-ihracatini-katladi/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:06:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2152 Türkiye’den 2 yılda yapılan deniz salyangozu ihracatından 41 milyon 417 bin 221 dolar döviz girdisi sağlanırken, aynı dönemde Türkiye’den 24 milyon 882 bin 508 dolarlık hamsi ihracatı gerçekleşti. Deniz salyangozu ihracatı hamsi ihracatını neredeyse 2’ye katlarken, ihracatının her yıl artış gösterdiği belirtildi.

Türkiye’den 2023 yılında deniz salyangozu ihracatından 2 milyon 50 bin 343 kilogram karşılığı 22 milyon 637 bin 304 dolar döviz girdisi elde edildi. İhracatta ilk üç sırayı 916 bin 200 kilogram karşılığı 11 milyon 491 bin 392 dolar ile Güney Kore Cumhuriyeti, 330 bin 100 kilogram karşılığı 3 milyon 884 bin 944 dolar ile Çin Halk Cumhuriyeti ve 398 bin 27 kilogram karşılığı 3 milyon 7 bin 291 dolar ile İspanya aldı.

Bu ülkeleri 210 bin 64 kilogram karşılığı 2 milyon 201 bin 904 dolar ile Japonya, 182 bin 860 kilogram karşılığı 2 milyon 3 bin 587 dolar ile Tayvan, 10 bin 10 kilogram karşılığı 29 bin 530 dolar ile Ukrayna, 775 kilogram karşılığı 9 bin 72 dolar ile Gürcistan, bin 160 kilogram karşılığı 4 bin 756 dolar ile Romanya, 216 kilogram karşılığı 2 bin 650 dolar ile Azerbaycan-Nahçivan, 432 kilogram karşılığı 2 bin 179 dolar ile KKTC izlerken, 10 ülkeye yapılan toplam 2 milyon 50 bin 343 kilogram deniz salyangozu ihracatı karşılığında ülkeye 22 milyon 637 bin 304 dolarlık döviz girişi sağlandı.

2022 yılında ise 7 ülkeye yapılan deniz salyangozu ihracatından 2 milyon 176 bin 240 kilogram karşılığı 18 milyon 779 bin 917 dolar döviz girdisi sağlanırken, 2021 yılında ise bu rakam 14 milyon 707 bin 305 dolar olarak gerçekleşmişti.

26 ülkeye yapılan hamsi ihracatından 2023 yılında 3 milyon 54 bin 263 kilogram karşılığı 13 milyon 745 bin 45 dolar döviz girdisi sağlanırken, bu durum 2022 yılında 2 milyon 102 bin 628 kilogram karşılığı 11 milyon 137 bin 463 dolar olarak gerçekleşti. 2023 yılında yapılan hamsi ihracatında ilk üç sırayı 4 milyon 831 bin 138 dolar ile Fransa, 4 milyon 86 bin 121 dolar ile Belçika, 1 milyon 349 bin 308 dolar ile Almanya aldı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, salyangoz ihracatında yeni pazar arayışlarında olduklarını belirterek “Geçen yıl yapılan ihracatta 2 milyon kilogram karşılığı 22 buçuk milyon dolar civarında döviz girdisi sağlandı. İlk sıralara bakıldığında Güney Kore, Çin Halk Cumhuriyeti başta olmak üzere olmak üzere Avrupa ülkelerine ihracat söz konusu. 2022 yılında ise 7 ülkeye 18 milyon dolar civarında ihracat gerçekleşti. Salyangoz ihracatına baktığımız zaman önceki yıllara göre arttığını son olarak ta 22 milyonun üzerine çıktığını görüyoruz. Özellikle bölgemizden yapılan ihracattaki artışın yüzde 28 seviyesine geldiğini, dolayısıyla Türkiye genelinde Doğu Karadeniz Bölgesi’nden yapılan ihracatın arttığını görmekteyiz. Rakamların her geçen gün artacağını düşünüyoruz ama bunu yaparken eko sistemi göz önüne alarak avlanma yaparak elimizdeki mevcut imkanları uzun süreye yaymalıyız” dedi. – TRABZON

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyeden-deniz-salyangozu-ihracati-hamsi-ihracatini-katladi/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde HES’lerin Yerini Güneş Enerji Santralleri Alıyor https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/#respond Mon, 08 Jan 2024 09:18:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2147 Doğu Karadeniz Bölgesi’nde derelerin kenarlarında görmeye alışık olduğumuz Hidroelektrik Santralleri’nin (HES) yerini artık güneş enerji santralleri (GES) almaya başladı.

Son dönemde Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için kurulumu hızla artan güneş enerji santralleri (GES) dikkat çekiyor. Neredeyse her gün Türkiye’nin farklı bir noktasında GES kurulumları yaşanırken, Türkiye’nin en yağışlı illerini içerisinde barındıran Doğu Karadeniz Bölgesi de bu sektörün hızla yayılım gösterdiği bölgeler arasında yer alıyor. GES’ler Karadeniz’in yüksek rakımlı tepelerinin yanı sıra son dönemde artık dere kenarlarında da kuruluyor. Dere kenarlarında görmeye alışık olduğumuz HES’lerin yerine kurulmaya başlayan GES’ler bir yandan Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltırken, bir yandan da özellikle belediyelerin elektrik masraflarından tasarruf yapmasını da sağlıyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ilk olarak 2015 yılında Trabzon’un Tonya ilçesindeki Ruj Tepesindeki 16 dönümlük alanda kurulan 2 bin 500 panel ile ilçede enerji maliyetlerinde tasarruf sağlanırken, bölgede ilk kez yapılan enerji santrali diğer illere ve belediyelere de örnek oluyor. Karadeniz Bölgesi’ndeki illerde kurulan güneş enerji santrallerinin devreye girmesiyle milyarlarca lira kasada kalırken, özellikle belediyeler GES yatırımlarına ağırlık veriyor.

Bu durum bölgede son 15 yıldır dereleri kuruttuğu ve ekolojik dengeyi bozduğu gerekçesiyle tartışmalara neden olan sayıları 250’nin üzerindeki Hidroelektrik Santralleri (HES) kurulumunun da artık 2. planda kalacağını gösteriyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ordu’da Akkuş Belediyesi, Trabzon’da Ortahisar belediyesinin ardından son olarak Rize’nin Ardeşen Belediyesi de Fırtına Deresi’nin kenarına yapımına başladığı Güneş Enerji Santrali (GES) ile yılda yaklaşık 18 milyon TL tasarruf etmeyi planlıyor.

“Kaynak sularımızı yerin altından çekmek için güneşin enerjisinden yararlanacağız”

GES için 5 bin 200 panelin kurulumuna başladıklarını belirten Ardeşen Belediye Başkanı Avni Kahya, “Ardeşen Belediyesi olarak ciddi manada elektrik tüketiyoruz. Bizim kaynak sularımız yer altında derin kuyularından elde edilen sular olduğu için pompalarla çekiyoruz. Buda fazla elektrik kullanımı demek. Yıllardan beri bu elektriğin karşılanmasını düşünmüştük. Daha önce Belediye Başkanlığı Yardımcılığı zamanında da hayal etmiştik. Fakat o zaman gerçekleşmedi. Bugüne nasipmiş. Hayal kurduk elektrik üretmemiz lazım ki giderlerimizi karşılayabilelim. Önce ÇAYKUR’un arazisini kiraladık. Sonra Ayder de yapılan otopark inşaatında çıkan malzemelerin buraya doldurulmasıyla bedavaya doldurulmuş oldu. GES hayellerimizden biriydi ve oldu. İkinci hayalimiz bu bölgede su havzasıdır. Burada Türkiye’ye su fabrikaları kazandırma hayalimiz var. Bütün bunları yaptığımızda elektrik giderlerimizden dolayı bir problemimiz kalmayacak. Elektriğe zam gelince içimiz cız etmeyecek. Teknik olarak da burası 42 dönümlük bir arazi, 540 Wattlık panellerden yaklaşık 5 bin 200 tane panelimiz var. İnşallah yarın bu bölgenin suyunu da kullanarak Türkiye’nin önemli su fabrikalarının olduğunu bir bölgeye dönüştüreceğiz. Rize’nin en büyük GES’i burada” dedi.

“Rize gibi fazla yağış alan güneşli gün sayısı düşük olan bir yerde birinin buna cesaret etmesi lazımdı; Biz cesaret ettik”

Ayda ortalama 1,5 milyon lira civarında tasarruf yapacaklarını ifade eden Kahya, ” ‘Rize bölgesi güneşten istifade etmiyor, elektrik üretilemez algısını da kıracağız’ kırmaya da başladık. Diğer resmi kurumlarda GES yapmak için firmalar ile görüşmelere başladılar. Hedefimiz belediyenin bütün elektrik giderlerini buradan karşılamak. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman ayda ortalama 1,5 milyon lira civarında tasarruf yapmayı planlıyoruz. Devletin mahsuplaşma dediği bir olay var. Ne kadar elektrik tüketiyorsan o kadar üretme hakkı veriyorlar. Bizim tükettiğimiz kadar üretme hakkımız var. Tükettiğimiz kadar elektrik üretmek için sistemi kurduk. Burası Türkiye’de en fazla gün ışığının olduğu yer değil. Türkiye ortalaması 240 gün. Burası 180 gün. Bunun için birinin cesaret etmesi lazımdı ve bizimle başladı. Bizden sonra diğer yerlerde devam edecek. Hızlı bir şekilde doğaya saygılı elektrik üretimi olacak. Gördüğünüz bölge tarım dışı arazisi olduğu için yapılıyor. Tarım arazisinde bu tür tesisleri yapmak yasak” diye konuştu. – RİZE

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/feed/ 0
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası, Paydaş Kurumlar İle İstişare Toplantısı Yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-ticaret-ve-sanayi-odasi-paydas-kurumlar-ile-istisare-toplantisi-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-ticaret-ve-sanayi-odasi-paydas-kurumlar-ile-istisare-toplantisi-yapti/#respond Mon, 08 Jan 2024 09:15:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2145 Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, paydaş kurumların yöneticileriyle 19 Aralık 2023’te ETSO’da yapılan ikinci toplantıda elde edilen güncel veriler doğrultusunda hazırlanan raporu TOBB’a sundu.

Başkan Özakalın’ın, SGK, İŞKUR, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, Milli Eğitim İl Müdürlüğü, TSE, KUDAKA, TKDK, KOSGEB, Vergi Dairesi Başkanlığı, DAİB ve Organize Sanayi Bölgelerinin yöneticileriyle bir araya geldiği 2. ‘Paydaş Kurumlar İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda, 20 Temmuz erotik shop 2023’te düzenlenen ilk toplantıdaki veriler, sorun ve çözüm önerileri güncellendi.

ETSO yöneticilerinin de yer aldığı toplantı sonunda elde edilen bilgiler ışığında, “İş Dünyası ve Çalışma Hayatıyla İlgili Ülke Geneli, Bölge ve Erzurum Özelinde Uygulanan Teşvik ve Desteklerle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı rapora son şekli verildi. Raporda; ilgili kurumların iş dünyası ve çalışma hayatını seks shop destekleyen, üretim ve istihdam anlamında reel sektörün kadıköy erotik shopyükünü hafifletmeye yönelik desteklerinin aksayan yönleri, uygulamada yaşanan sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik çözüm önerileri sıralandı.

Özakalın, “Raporumuz, sorunların çözümüne katkı sunacak”

ETSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB kadıköy sex shop Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, iş dünyası ve çalışma hayatını ilgilendiren raporun güncel halini daha önce olduğu gibi yine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere ilgili tüm kurumlara ulaştırılacağını söyledi. Özakalın, “Odamızın, şehrimizdeki paydaş kurumların kıymetli idarecileriyle gerçekleştirdiği toplantılar neticesinde hazırlanan bu raporlar, sorunlara rasyonel çözümler sunması açısından büyük ilgi ve takdir gördü. Toplantılarımıza katılan her kurumun yöneticisiyle iş dünyası ve çalışma hayatına sağladıkları teşvik ve destekleri istişare ediyor, aksayan yönlerinin çözümü için çareler üretmeye gayret gösteriyoruz” diye konuştu.

Reel sektörün ayakta kalabilmesi, üretim ve istihdamını sürdürebilmesi açısından sağlanan desteklerin aksatılmadan uygulanması ve dile getirilen taleplerin karşılanmasının önemine dikkati çeken Başkan Özakalın şu ifadeleri kullandı; “Raporumuzda özellikle, 2023 Eylül ayında açıklanan, ‘2024-2026 Orta Vadeli Program (OVP)’ gereği uygulanacak sıkı para politikası sebebiyle, kamu kurum ve kuruluşlarının sağlayacağı teşvik ve desteklerin, finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde KOBİ’lerimiz için hayati önem taşıdığını ifade ettik. Yaptığımız istişareler sonucu hazırlanan bu raporun, iş dünyamıza ve çalışma hayatımıza pozitif katkılar sunacak düzenlemelerin hayata geçirilmesinde faydalı olacağına inanıyoruz.”

Başkan Özakalın, ETSO’da düzenlenen 2. ‘Paydaş Kurumlar İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na iştirak eden ve katkı sunan; SGK İl Müdürü Nizamettin Durmuş, İŞKUR İl Müdürü Abdulkadir Mutlu, KOSGEB İl Müdürü Lütfullah Aktaş, Vergi Dairesi Başkanı Selahattin Atabek, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, TSE İl Müdürü İbrahim Seyhan, TKDK İl Koordinatörü Mustafa Kılıç, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mustafa Küçükler, Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Bünyamin Pehlivan, 2. OSB Müdürü Fırat Karakaya, ETSO Genel Sekreteri Osman Ömeroğlu ile Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nden Emre Hancığaz ve Zafer Bayrak’a teşekkür etti. – ERZURUM

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-ticaret-ve-sanayi-odasi-paydas-kurumlar-ile-istisare-toplantisi-yapti/feed/ 0
Bursa’daki kuyumcu fonu sanıkları adliyeye sevk edildi: Tüm servetine tedbir geldi https://www.kanal7haber.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-tum-servetine-tedbir-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-tum-servetine-tedbir-geldi/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:21:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2076 Bursa’daki kuyumcu fonu sanıkları adliyeye sevk edildi: Tüm servetine tedbir geldi

Kuyumcu ile babası ve ortağının mal varlıklarına el konuldu

53 kişiden 500 milyon lira değerinde altın toplamışlar

BURSA – Bursa’daki kuyumcu fonu adı altında toplam 53 kişiden 500 milyon değerinde altın toplayıp ortadan kaybolan kuyumcu ve onunla birlikte hareket ettikleri iddia edilen 6 kişi Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgunun ardından adliyeye sevk edildi. İstanbul’da yakalanan kuyumcu A.Ö. ile babası S.Ö. ve iş ortağı A.F.Ş.’nin tüm mal varlıklarına el konulduğu belirtildi.

Spor dünyasının ünlü isimlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda insanı Fatih Terim Fonu adı altında yüksek kazançlı fon vaadiyle dolandırdığı iddia edilen bankacı Seçil Erzan’ın ardından bir fon dolandırıcılığı haberi de Bursa’dan geldi. Bursa’nın Orhangazi ilçesinde aynı sistemi altın üzerinden kurgulayan kuyumcu A.Ö. önce yakın çevresinden daha sonra ikamet ettiği ilçeden ve yakın ilçelerden kar payı dağıtma vaadiyle altın toplamaya başladı.

Sisteme para üzerinden dahil olanlar verdikleri para oranında aylık ve 3 aylık periyotlarda, çeyrek altın vererek dahil olanlar altın almaya başladı. Kısa sürede 53 kişiden 500 milyon lira değerinde altın toplayan A.Ö. kar payı ödemelerini yapamayınca bir gece ansızın H.Ş. ile birlikte iş yerindeki tüm altınları toplayarak kaçtı. Kuyumcu dükkanı iki gün açılmayınca para ve altın yatıranlar durumdan şüphelenip Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğünün yolunu tuttu. Yapılan incelemeler ve şehir kameraları incelendiğinde 2 kişinin kuyumcu dükkanından altın dolu çantaları arabaya yükleyerek kaçtıkları tespit edildi.

Orhangazi Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında harekete geçen Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri kuyumcu A.Ö.’nün H.Ş. ile birlikte İstanbul’a gittiğini H.Ş.’nin A.Ö.’yü Beyoğlu ilçesinde R.E. isimli bir arkadaşının evine bırakıp döndüğünü belirledi. Önce H.Ş. gözaltına alındı. Ardından Beyoğlu’nda bir eve yapılan baskında kuyumcu A.Ö. ve arkadaşı R.E. gözaltına alındı. Ekipler daha sonra A.Ö.’nün babası S.Ö. ile ortakları A.F.Ş ile kuyumcu dükkanında çalışan S.İ.’yi gözaltına aldı.

Şuçlamaları kabul etmedi

A.Ö. emniyetteki ifadesinde suçlamaları reddederek, 3 yıl önce işleri bozulduğunda yüksek faizle borç aldığını söyledi. İşleri düzelmeyince başkalarından da borç altın almaya devam ettiğini öne süren A.Ö, “İşlerim iyice zora girdi, ödemeleri yapamaz hale geldim. Bu defa da ödemeleri yapmak için elimdeki altınları ucuza satmaya başladım, yine olmayınca dükkanı kapatıp İstanbul’a gittim.” ifadelerini kullandı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan kuyumcu ve olayla ilgisi bulunduğu iddia edilen 5 kişi adliyeye sevkedildi. Bu sabah erken saatlerde geniş güvenlik eşliğinde Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nden çıkarılan şüpheliler Orhangazi Adliyesine götürüldü.

53 kişiden yaklaşık 500 milyon değerinde altın aldığı iddia edilen A.Ö. ile babası S.Ö ve ortağı A.F.Ş.’nin tüm mal varlıklarına tedbir konulduğu bildirildi. Olayla ilgili savcılığın tahkikatı sürüyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-tum-servetine-tedbir-geldi/feed/ 0
Pandemiden sonra dünyada büyük dönüşüm yaşandı, Çin’e karşı batı Hindistan ve Vietnam’ı koz olarak kullanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:06:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2062 Pandemiden sonra dünyada her sektörde büyük dönüşüm yaşandı. Dünya ekonomisinin büyümesine yüzde 40 etki eden Çin’e karşı batı Hindistan ve Vietnam’ı koz olarak kullanıyor. Qlux Ideas Genel Müdürü Burak Onder, yeni yılda birçok belirsizliğin olmasına rağmen ihracatta en kötünün geride kaldığını ve bu yıl bir büyümenin beklendiğini belirterek, “Pandemi sonrası her sektörde büyük dönüşüm yaşandı. İhracatta yol haritaları dönüşüme göre planlandı. Türkiye’nin 2024 ihracatında Avrupa’nın, Orta Asya’nın, Orta Doğu’nun ve Kuzey Afrika’nın daha belirleyici olacağını düşünüyorum” dedi.

Önder, “Dünyadaki dönüşümü her yerde görüyoruz, e-ticarette pandemi sonrası oran yüzde 20’leri aştı. 3-4 yıl için çok büyük bir büyüme. Bu dönüşümü üretimde de görüyoruz. Daha az elektrik tüketen makineler görmeye başladık” dedi.

Enflasyonun zirveden düşüşe geçtiğini ifade eden Önder, ” Uzak Doğu’nun özellikle Asya Kıtası’nın dünya büyümesinde 2024’te de belirleyici rol oynayacağını küresel raporlardan görüyoruz. Asya çok önemli. Çin şu anda dünya ekonomisinin büyümesine yüzde 40 etki ediyor. Çin, daha önceleri batı için ideolojik rakipti. Sonra ekonomik rakip oldu, sonra teknolojik rakip oldu şimdi de politik rakip oluyor. Çin, ABD’nin daha güçlü olduğu bölgelerde son 2-3 yıldır çok önemli çalışmalar yaptı. Çin’in etkin olmaya başladığı bölgeler ana pazarlarımız olduğu için bizim için de çok önemli. Orta Doğu, Avrupa, Afrika’nın kuzeyi bizim ana pazarlar. ABD’nin çok etkili olduğu Orta Doğu coğrafyasında Çin’in her geçen gün hegemonyasını arttırdığını görüyoruz. Çin, Batı’nın “İnsan hakları, demokrasi” gibi yöntemlerinden farklı olarak ticareti ön plana çıkarıyor. Çin’in bu yöntemi daha olumlu bir etki oluşturduğu için özellikle Orta Doğu’da güçleniyor. Çin, bu yıl Orta Asya’daki 5 devlet başkanıyla beraber bir zirve yaptı ve buradaki boşluğu değerlendirmeye çalışıyor. Yuan’ın son zamanlarda güçlenmesiyle Çin, kendi yerel parasıyla ticaret yaparak dünya ekonomisinde her geçen gün ağırlığını arttırıyor. Batı Hindistan ve Vietnam’ı Çin’e karşı koz olarak kullanıyor. Batı Asya’da denge politikası yapmaya çalışıyor. Hindistan’a destek vermeye çalışıyor. Batı bu süreçte Çin’le uğraştı, Hindistan’ı destekledi, diğer taraftan Ukrayna- Rusya savaşı oldu. Burada Hindistan çok güzel bir denge politikası izledi. Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşından çok etkilendi. Bu işte en zararlı çıkan Almanya bizim için önemli ve iyi takip edilmesi gereken bir ülke. Çünkü bizim her türlü en iyi ticaret ilişkimizin olduğu, en çok vatandaşımızın yaşadığı ülke. Ama Almanya, 2024 içinde gelişmiş ülkelerden negatif büyüyecek tek ülke. Avrupa’nın diğer ülkelerinde az da olsa bir büyüme sağlanacak. Türkiye için ise bu zamanlarda yakın coğrafyayla olan ticari münasebetler uzak pazarlara göre daha önemli bir hal alacak. Yani yakın pazarlar ihracat stratejimizde daha önemli bir hale geliyor. 2024’te de bunu göreceğiz. Bu yıl içinde 70 ülkede seçim olacağının bilgisini paylaşan Önder, “Bizim açımızdan, dünya ihracat açısından önemli bir yıl olacak. Dünyada paradoksal bir durum söz konusu. Bir yandan serbest ticaret anlaşmaları ve bölgesel birlikler, uluslararası koridorlar; diğer yandan korumacılık ve tarife dışı engeller var. Korumacılık artıyor, korumacılık arttıkça zamanla çevre ülkelerle ticaret daha önemli bir hal alıyor. Türkiye’de seçimlerden sonra her ne kadar faizler artsa da ekonomik bir güven ortamı ve pozitif ibareler var. Türkiye’nin önünde bir seçim var onu göreceğiz. Ama sonuç olarak PMI endekslerimiz, ihracat iklim endeksimiz 6 aydır düşüyor. İhracat pazarlarında enflasyon geriledi. Artık batıda enflasyonun tezahürü de farklı oluyor” dedi. değerlendirmesinde bulundu.

Önümüzdeki süreçte dünya ile ilgili bir tahmin yapmanın zor olduğunu belirten Önder, “Büyük belirsizlikler var. Rusya-Ukrayna savaşı ne olacak, İsrail-Hamas gerginliği ne olacak, Uzak Doğu’da Çin-Vietnam gerginliği nasıl bir hal alacak. Özellikle gelişmiş ülkelerin enflasyonunda bir gerileme var. Bu bir şekilde faizi etkileyecektir. Çünkü onlar için de ekonomik büyüme önemli. Bu ülkelerin özellikle Asya’da, Avrupa’da savunma harcamalarını arttırmaya çalıştıkları bir yıl oluyor. Çünkü bu siyasi belirsizliklerden, savaşlardan dolayı Avrupa gayrisafi milli hasılasının (GSMH) yüzde 3’ünü artık savunma sanayisine veriyor. Korumacılık dünyada arttı. Türkiye’nin 2024 ihracatında Avrupa’nın, Orta Asya’nın, Orta Doğu’nun ve Kuzey Afrika’nın daha belirleyici olacağını düşünüyorum. İhracat 2024 için çok önemli ve bu yıl ihracatta bir büyümenin olacağını düşünüyorum. İhracatın geçen yıldan daha iyi olacağını ve en kötünün geride kaldığını ama birçok belirsizliğin olduğunu söyleyebilirim” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/feed/ 0
“Dijital Benim İşim” 3 yılda 21 milyon TL’yi aşkın sosyal değer oluşturdu https://www.kanal7haber.com.tr/dijital-benim-isim-3-yilda-21-milyon-tlyi-askin-sosyal-deger-olusturdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/dijital-benim-isim-3-yilda-21-milyon-tlyi-askin-sosyal-deger-olusturdu/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:09:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1974 Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen “Dijital Benim İşim” projesi kapsamında 3 yılda 15 bini aşkın kadın kursiyere dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri verildi. Bu süreçte 21 milyon TL’yi aşkın sosyal değer elde edilirken, proje için yapılan her 1 TL’lik yatırım 9 TL’nin üzerinde sosyal getiri sağladı.

Toplumun dijitalleşmesine katkıda bulunmak, kadınların gelişimini desteklemek ve iş gücüne katılımını artırmak amacıyla hayata geçirilen “Dijital Benim İşim” Projesi üçüncü yılını tamamladı. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen projede bugüne kadar 20 ilde 15 bini aşkın kadın kursiyere dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri verildi. Projenin sosyal etkisini ölçmek üzere hazırlanan raporun ikincisine göre, bu eğitimlerle 21 milyon TL’yi aşkın sosyal değer elde edilirken, proje için yapılan her 1 TL’lik yatırım bir önceki döneme kıyasla yaklaşık 2 katına çıkarak 9 TL’nin üzerinde sosyal getiri sağladı. Bu değerin yüzde 33’ü dijital okuryazarlık, yüzde 67’si dijital pazarlama kursiyerlerinde oluşturulan değişimden kaynaklandı.

Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, şöyle konuştu: “Genel Müdürlüğümüz, hayat boyu öğrenme kapsamında “hayata mutlu bireyler hazırlamak için her zaman, her yerde, herkese eğitim” anlayışıyla, çağımızın gereklilikleri doğrultusunda bireylerin eğitim, sosyal, kültürel, ekonomik vb. alanlarda kişisel ve mesleki bilgi, davranış, tutum, yeterlilik ve becerilerinin gelişimlerine katkı sağlayarak ulusal ve kişisel ölçekli değişim ve gelişim sürecine uyum sağlamalarını amaçlamaktadır. Bünyemizde Türkiye genelinde faaliyet gösteren 1000 halk eğitimi merkezi ve 31 olgunlaşma enstitüsünde 3 bin 771 adet yaygın eğitim kurs programıyla örgün eğitimin içinde veya dışında kalan bireylere yönelik açılan genel, mesleki ve teknik alanlardaki kurslar ve diğer faaliyetlerle hayat boyu öğrenme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca sosyal ortaklarımızla, kursiyerlerimizin mesleki, sosyal, kültürel olarak geliştirilmesi amacıyla çeşitli projeler yürütüyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Benim İşim Projesi de dijital dünyanın gücünü, kadınların potansiyeliyle buluşturmak üzere kamu ve özel sektör birlikteliğinin başarılı örneklerinden biridir. Proje kapsamında on binlerce kadının teknoloji alanında farkındalığının, bilgi ve becerilerinin artırmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Bu faydanın kadınların özgüvenine, motivasyonuna da yansıdığını görmek hepimiz için çok kıymetli.”

Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel ise şunları söyledi: “Amaç odaklı bir şirket olarak, dijital geleceğin toplumdaki her kesimi kapsaması için çalışıyoruz. ‘Dijital Benim İşim’ de bu vizyonla hayata geçirdiğimiz bir proje. Temel amacımız, kadınları dijital dünyayla tanıştırarak onlara dijital okuryazarlık becerileri kazandırmak, kadınların sosyal hayatta güçlenmelerini sağlamak ve onları potansiyel dijital iş olanaklarıyla buluşturmak. Bu projeyle bugüne kadar 20 ilde 15 bini aşkın kadına dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri verdik. Projemizin etkisini de düzenli olarak ölçümlüyoruz. İkinci sosyal etki raporumuza göre, projemiz kadınların yalnızca dijital bilgi ve becerilerini artırmıyor, aynı zamanda özgüven ve motivasyonlarının artmasında, dijital dünyanın önemine dair farkındalık kazanmalarında ve destekleyici ilişkiler geliştirmelerinde önemli rol oynuyor. Diğer yandan, projeye yaptığımız her 1 TL’lik yatırımın geçen döneme kıyasla yaklaşık 2 katına çıkarak 9 TL’nin üzerinde değer oluşturduğunu gördük. ‘Dijital Benim İşim’ Projesi’ni deprem bölgesine de taşıdık. Bu doğrultuda Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman’da toplam 15 eğitim konteyneri kurduk. Eğitim konteynerlerimizde, kadın kursiyerlerimiz geleneksel el sanatları kurslarına katılıyor ve el emeği ürünler üretiyor. Aynı zamanda, bölge özelinde geliştirdiğimiz ‘Dijital Dünyaya Giriş’ eğitimleriyle kadınların dijital becerilerini geliştirmelerine ve ürettikleri geleneksel ürünleri dijital kanallarda satmalarına destek oluyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı olarak, kadınların yanında durmaya devam edeceğiz.”

Dijital okuryazarlık bilgi ve becerisinde yüzde 50 artış

“Dijital Benim İşim Projesi Sosyal Etki Analizi”nde 2022 Nisan – 2023 Mart arasında gerçekleştirilen dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri ile eğitimler sonunda düzenlenen Sosyal Medya Kampanya Yarışması kapsamında oluşturulan sosyal etki değerlendirildi. Buna göre, “Dijital Benim İşim” Projesi kapsamında dijital okuryazarlık katılımcılarındaki en büyük değişim yaklaşık yüzde 50 ile bilgi ve becerilerindeki artış olurken, en yüksek ikinci değişim alanı ise yüzde 28,5 ile özgüven ve motivasyondaki artış oldu. Eğitmenler de dijital okuryazarlık kursiyerlerindeki en büyük değişimin yüzde 65 ile özgüven ve motivasyon başlığı altında yaşandığını belirtti. Bu kursiyerlerin yüzde 70’e yakını bilgisayar ve internet konusunda yeni şeyler öğrenme isteğinin arttığını, yüzde 50’sinden fazlası ise güvenli internet kullanımı konusunda daha fazla bilgi sahibi olduğunu söyledi. Diğer yandan, eğitimlerden sonra dijital okuryazarlık katılımcılarının yüzde 60’ının özgeçmişini güncellediği ve yüzde 35’inin yeni bir iş baktığı görüldü.

Dijital pazarlama bilgi ve becerilerinde yüzde 43 artış

“Dijital Benim İşim” Projesi’nde dijital pazarlama kursiyerlerinin gözünden kendilerindeki en büyük değişim yüzde 43 oranında dijital pazarlama konusundaki bilgi ve becerilerindeki artış olurken, ikinci en yüksek değişim yüzde 31 ile motivasyon alanında oldu. Eğitmenler de dijital pazarlama kursiyerlerindeki en büyük değişimin yüzde 83 ile motivasyon ve yüzde 82 ile özgüven alanlarında yaşandığını belirtti. Dijital pazarlama kursiyerlerinin yüzde 62’sinin eğitimlerden sonra özgeçmişini güncellediği, yüzde 47’sinin yeni bir iş baktığı, iş baktığını belirten katılımcıların yüzde 10’unun yeni bir işte çalışmaya başladığı görüldü. Dijital pazarlama kursiyerlerinin yüzde 20’si eğitimlerden sonra girişimde bulunduğunu da belirtti. Bu katılımcıların yüzde 41’i satış yapmak üzere profesyonel hesap oluşturduğunu ve satış yapmaya başladığını, yüzde 33’ü sosyal medya hesabı açtığını, yüzde 11’i YouTube kanalı açtığını, yüzde 4’ü ise web sitesi kurduğunu paylaştı. Katılımcıların yüzde 11’i ise çalıştıkları işte daha verimli hale geldiğini ve dijital pazarlamayla ilgili iş alanlarına girdiğini aktardı.

Dijital pazarlama kursiyerlerinin yarısından fazlası kendi iş alanını oluşturmak için kursa katıldığını belirtirken, çalıştığı iş sebebiyle dijital pazarlama yetkinliğini geliştirmek için katılanlar geçen döneme oranla neredeyse 2 katına çıktı. Bu kursiyerlerin yüzde 54,75’i dijital pazarlamaya dair sahip olduğu bilginin arttığını, yüzde 52,82’si kendine yeni bir iş alanı oluşturma ya da sahip olduğu işi büyütme motivasyonunun güçlendiğini, yüzde 51,29’u dijital platformlarda farklı kitlelere ulaşma ve etkileşime geçme becerisinin geliştiğini belirtti.

Eğitmenler için önemli deneyim

Projenin eğitmenler üzerinde de etkisi oldu. Buna göre, dijital pazarlama eğitmenlerinde en yüksek değişim yüzde 32 ile bilgi, beceri ve yetkinlik gelişimi başlığında gerçekleşti. Dijital okuryazarlık eğitmenlerinde ise en yüksek değişim yüzde 6,6 ile iletişim becerileri ve sosyalleşme alanında oldu.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı

Proje, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na sağladığı katkıyla da öne çıkıyor. “Dijital Benim İşim”, doğrudan kadın kursiyerleri hedef grup olarak belirleyen, kadınların güçlenmesini ve ekonomik hayata katılımlarını artırmayı amaçlayan bir proje olduğundan, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (Amaç 5) ve Eşitsizliklerin Azaltılması (Amaç 10) hedeflerini doğrudan destekliyor. Proje ayrıca, kadınlara eğitim ve istihdam fırsatları oluşturarak uzun vadede yoksulluğun sonlandırılmasına (Amaç 1), kadınlara nitelikli beceriler kazandırma ve kapsayıcı öğrenme fırsatları sunması ile birlikte nitelikli eğitmen yetiştirilmesini de desteklemesiyle Nitelikli Eğitim’e (Amaç 4), istihdam, gelir artışı ve girişimcilik becerileri kazandırmasıyla İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme’ye (Amaç 8) ve son olarak Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı işbirliğinden güç alması nedeniyle Amaçlar İçin Ortaklıklar (Amaç 17) hedeflerine katkıda bulunuyor.

Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI) metodolojisi kullanıldı

“Dijital Benim İşim Projesi Sosyal Etki Analizi” kapsamında uygulanan Yatırımın Sosyal Getirisi (SROI) metodolojisi, sosyal temelli projelerin oluşturduğu sosyal değerin hesaplanması için kullanılıyor. SROI yolu ile değişim, bu değişimi yaşayan ya da ona etki eden paydaşları kapsayacak şekilde hesaplanıyor. SROI analizinde, saha çalışmaları yolu ile paydaşlar üzerinde oluşturulan sosyal değişimi anlamak hedefleniyor ve bu değişimin, finansal değerler kullanılarak yansıtılması yolu ile değişimin hikayesi anlatılmaya çalışılıyor. Bu sayede, sosyal kazanım ve maliyetleri yansıtacak bir oranın hesaplanması mümkün oluyor. Buna göre, 2: 1 oranında bir etki, 1 birimlik yatırımın 2 birimlik sosyal değer oluşturabildiğini dile getiriyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dijital-benim-isim-3-yilda-21-milyon-tlyi-askin-sosyal-deger-olusturdu/feed/ 0
Küresel piyasalar negatif seyrediyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-negatif-seyrediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-negatif-seyrediyor/#respond Thu, 04 Jan 2024 09:12:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1963 Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarının faizlerin piyasa beklentilerinden daha uzun süre yüksek kalabileceğini göstermesinin ardından negatif bir seyir izlerken, bugün ülkede açıklanacak ADP özel sektör istihdam verileri yatırımcıların odağına yerleşti.

Fed’in bu yıl faiz indirimlerine başlaması beklense de zamanlamasına ilişkin belirsizlik sürerken, artan jeopolitik risklerinde etkisiyle pay piyasalarında risk iştahının düşmesi dikkati çekiyor.

Dün açıklanan Fed Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) geçen yılın son toplantısına ait tutanaklarında, banka yetkililerinin politika faizinin zirvede veya zirveye yakın olduğunu ve 2024’te faiz indirimlerine başlanılacağını düşündüğünü ancak enflasyon açıkça düşene kadar para politikasının bir süre daha kısıtlayıcı kalmasının uygun olacağı görüşünde olduğunu ortaya koydu.

Tutanaklarda, enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin azaldığı ancak enflasyonun hala hedefin oldukça üzerinde olduğu ve fiyat istikrarına yönelik ilerlemenin durma riskinin de devam ettiği belirtildi.

Bazı yetkililerin kısıtlayıcı para politikası duruşunun ne kadar süre devam etmesi gerektiğine ilişkin belirsizliğe ve aşırı kısıtlayıcı duruşun ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklerine dikkati çektiği aktarılan tutanaklarda, yetkililerin görünüme ilişkin alışılmadık derecedeki yüksek belirsizliğe ve ekonominin faiz oranlarının daha da artırılmasına neden olabilecek şekilde gelişmesinin mümkün olduğuna işaret ettiği aktarıldı.

Tutanakların yanı sıra Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de takip edilirken Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin, enflasyonda ilerleme kaydedildiğini ancak daha fazla sıkılaşma olasılığının da devam ettiğini yineledi. Barkin, ABD ekonomisinde “yumuşak inişin” daha olası göründüğünü ancak kesin olmadığını kaydetti.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in mart toplantısında faiz indirimlerine başlama ihtimali hafta başında yüzde 85 seviyesinde bulunurken, bu ihtimal tutanakların ardından yüzde 70’e geriledi.

Öte yandan, dün ABD’de açıklanan verilere göre, ülkede JOLTS açık iş sayısı, geçen yıl kasımda 8 milyon 790 bine inerek Mart 2021’den bu yana en düşük seviyesini kaydetti. İşinden ayrılanların sayısı ile iş alınan kişi sayısının düştüğünü gösteren veriler, iş gücü piyasasındaki soğumaya işaret etti.

Analistler, söz konusu verinin iş gücü piyasasındaki soğumaya işaret ettiğini belirterek, bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdamı ve yarın yayımlanacak istihdam raporu verilerinden alınacak sinyallerin de Fed’in gelecek döneme ilişkin izleyeceği politikalara ilişkin ipucu verebileceğini söyledi.

Ülkede Tedarik Yönetim Enstitüsünün (ISM) imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ise geçen yıl aralıkta 47,4 ile beklentileri aştı. Söz konusu dönemde yaşanan yükselişe rağmen endeks, imalat sektöründeki daralmanın sürdüğünü gösterdi.

Kripto para piyasasında ise Bitcoin Spot Borsa Yatırım Fonları (ETF) ile ilgili bekleyiş sürerken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC), Nasdaq, Chicago Opsiyon Borsası (CBOE) ve New York Menkul Kıymetler Borsası (NYSE) olmak üzere büyük borsalarla Bitcoin spot ETF’ler hakkında görüşmelerde bulunduğu bildirildi.

İlgili görüşmeye ilişkin haber Bitcoin spot ETF’nin onayının yakın olabileceğine dair olumlu bir işaret olarak görülmesine rağmen Bitcoin’in fiyatı düşüş eğilimini sürdürerek yüzde 5’e yakın değer kaybetti.

Söz konusu gelişmelerle dün yüzde 4,01’le aralık başından bu yana en yüksek seviyeye çıkan ABD 10 yıllık tahvil faizi günü yaklaşık 3 baz puan azalışla yüzde 3,91’le tamamlarken, şu sıralarda yüzde 3,94 seviyesinde bulunuyor.

Yükseliş eğilimini dün üst üste dördüncü işlem gününe taşıyarak yüzde 0,3 artışla günü 102,5 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi, şu sıralarda yatay bir seyir izliyor.

Tutanaklardan alınan, Fed’in faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek tutabileceği sinyalinin ardından dün düşüş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe çıkartarak günü yüzde 0,8 gerilemeyle 2 bin 41 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 2 bin 44 dolardan işlem görüyor.

Öte yandan, dün İran’ın, ülkede meydana gelen iki patlamanın da İsrail’e karşı takındığı tavrı cezalandırmak için yapıldığını duyurmasıyla bölge genelin artan gerilim petrol fiyatlarını yukarı yönlü destekledi. Üst üste dört günlük düşüş serisini dün yüzde 3,4 artışla sonlandırarak günü 78,5 dolardan kapatan Brent petrolün varil fiyatı, şu dakikalarda da önceki kapanışına göre yüzde 0,1 yükselişle 78,6 dolarda bulunuyor.

İsrail Ordusu Sözcüsü Daniel Hagari, düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin İsrail’in İran’da meydana gelen saldırılarla alakasının bulunup bulmadığına ilişkin sorusuna, “Bu konuda yorum yapmayacağım.” şeklinde cevap verdi.

Bu gelişmelerle, New York borsasında negatif bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,80, Nasdaq endeksi yüzde 1,18 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,76 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.

Avrupa borsalarında da negatif seyir hakim oldu.

Enflasyon ve resesyon ikileminin en fazla hissedilen bölge olarak öne çıkan Avrupa’da, Orta Doğu’daki artan jeopolitik riskler ve Kızıldeniz’de yükselen gerilimin de etkisiyle pay piyasalarında risk algısı arttı.

Daimarkalı denizcilik devi Maersk’ten yapılan açıklamada, şirketin “Maersk Hangzhou” adlı gemisinin 30 Aralık’ta uğradığı saldırının ardından bir sonraki duyuruya kadar Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden tüm geçişleri durdurma kararı aldığını açıkladı.

Kızıldeniz’deki gelişmelerin enerji arzında problem çıkarabileceği endişeleriyle şubat vadeli doğal gaz kontratları dün yüzde 7’den fazla değer kazanırken, bu durumun enflasyonla mücadeleye sekte vurmasından endişe ediliyor.

Öte yandan, dün Almanya’da açıklanan verilere göre, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 5,9’da kalırken, bugün gözler ülkede açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,51, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,58, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,38 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,39 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.

New York borsasındaki negatif seyir yeni günde Asya’ya da taşındı.

Tatil sonrası yeni yılda ilk kez işlem gerçekleşen Japonya’da Nikkei 225 endeksi, negatif açılış yaparken, ülkede yaşanan depremlerin etkisiyle Japonya Merkez Bankasının (BoJ) ultra gevşek para politikasını sonlandırma ihtimalinin ötelendiği beklentilerinin artmasıyla dolar/yen paritesi yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyarak 143,6 seviyesine çıktı.

Öte yandan, bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya’da imalat sanayi PMI 47,9 ve Çin’de hizmet sektörü PMI 52,9 ile beklentileri aştı.

Kapanışa yakın Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,6, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,9 ve Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7 değer kaybetti.

Yurt içinde dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,78 değer kaybıyla 7.412,04 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,7706’dan günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,7940 seviyesinden işlem görüyor.

Yurt içinde dün açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık 2023’te aylık bazda yüzde 2,93, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,14 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 64,77, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 44,22 olarak gerçekleşti.

Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Almanya’da enflasyon, ABD’de ADP özel sektör istihdamının yanı sıra haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.300 ve 7.200 puanın destek, 7.500 ve 7.600 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

11.55 Almanya, aralık ayı hizmet sektörü ve bileşik PMI

14.30 Türkiye, aralık ayı reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri

16.00 Almanya, aralık ayı TÜFE

16.30 ABD, aralık ayı ADP özel sektör istihdamı ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları

17.45 ABD, aralık ayı hizmet sektörü ve bileşik PMI

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-negatif-seyrediyor/feed/ 0
2023 Yılında Türkiye’den 284 Bin 141 Ton Fındık İhraç Edildi https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-turkiyeden-284-bin-141-ton-findik-ihrac-edildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-turkiyeden-284-bin-141-ton-findik-ihrac-edildi/#respond Wed, 03 Jan 2024 21:15:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1934 2023 yılında Türkiye’den 284 bin 141 Ton fındık ihraç edilerek karşılığında 1 Milyar 866 Milyon 735 Bin 417 dolar döviz girdisi sağlandı.

2023 yılında gerçekleşen fındık ihracatında önceki yıla göre miktarda yüzde 9 düşüş, tutarda ise yüzde 7 artış yaşandı. Toplam 121 ülkeye gerçekleştirilen fındık ihracatında en büyük payı geleneksel ihraç pazarları olan Avrupa ülkeleri aldı.

2023 yılında Trabzon toplam fındık ihraç miktarının yüzde 28’lik kısmını tek başına gerçekleştirdi. Trabzon’dan 82 bin 392 ton fındık ihraç edilerek karşılığında 531 Milyon 17 Bin 330 Dolar döviz girdisi sağlandı. 2023 yılında Trabzon’dan ihraç edilen fındık miktarında önceki yıla göre yüzde 22, ihracat tutarında ise yüzde 4 oranında düşüş yaşandı. Trabzon’dan 59 farklı ülkeye fındık ihraç edilirken, en çok ihracat yapılan ülkeler sırasıyla İtalya, Almanya, Polonya, Fransa ve Brezilya oldu.

Konu hakkında değerlendirmelerde buluna Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Fındık ve Mamulleri Sektör Komitesi Başkan Yardımcısı Sebahattin Arslantürk, 2023 yılında geleneksel ihraç pazarlarımız olan başta Avrupa ülkeleri ve diğer küresel pazarlarda yaşanan son yılların en yüksek enflasyonu nedeniyle siparişlerde büyük oranda düşüşler yaşandığını ve bu durumun da fındık ihracatımıza yansıdığını belirtti. Arslantürk, küresel enflasyonist baskıların yol açtığı yurtdışındaki bu olumsuz tablo yanında iç piyasada başta enerji ve işçilik maliyetleri olmak üzere üretim maliyetlerinde yaşanan yüksek oranlı artışlar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve yüksek faiz oranlarının da ihracatçıyı olumsuz olarak etkilediğini, ancak bu olumsuz durumlara rağmen fındık ihracatçısının çok iyi bir performans sergileyerek yılı artışla kapatmayı başardığını ifade etti.

2024 yılında Avrupa piyasalarında kısmi toparlanma öngördüklerini belirten Arslantürk, alıcıların çok temkinli hareket etmeye devam edeceklerini, siparişlerin piyasa hareketine göre oluşacağı bir sezon beklediklerini belirtti. Toparlanmanın ancak 2024’ün ikinci yarısında hissedilebileceğini ifade eden Arslantürk, 2024 yılının fındık ihracatında ihtiyati bir yıl olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“85 kg verimle dünyanın en verimsiz üretimini yapan ülke konumundayız”

Fındık üretim ve ihracatımızda geleneksel üstünlüğümüzü koruyabilmek açısından, birim başına verimin arttırılmasının çok önemli olduğuna da değinen Arslantürk “750 bin hektarlık alanda üretim yapılmasına rağmen 700 bin ton altında üretim miktarı mevcut. Türkiye ortalaması dekar başına 85 kg. Trabzon’da ise dekar başında 50 kilogramı bile bulamıyoruz. 85 kg verimle dünyanın en verimsiz üretimini yapan ülke konumundayız. Verim bu kadar düşükken üreticinin bu üretim miktarları ve desteklerle bu işi sürdürmesi mümkün değil. Bahçe yenileme çalışmalarına ağırlık verilirse verimi 4-5 kata kadar çıkarmak mümkün. Bu nedenle ülkemizde destekleme politikalarının üreticiyi daha kaliteli ve birim başına verimi artıracak üretime teşvik edilmesi gerekiyor. Ülkemizin en fazla net döviz girdisi sağlayan tarım ürünü olan fındık ihracatında uluslararası piyasalardaki üstünlüğümüzün korunabilmesi için tüm tarım ürünleri açısından küresel bir tehdit olan iklim değişikliğinden kaynaklanacak olumsuzluklara yönelik olarak da şimdiden önlem alınması çok büyük önem ihtiva ediyor. Her yıl küresel ısınmanın yol açacağı verim kayıpları da dikkate alındığında mevcut durumumuzu iyileştirici çalışmalar yapılmaması halinde sektörde büyük kayıpların yaşanacak” dedi.

Tarımsal üstünlüğü bulunan tüm ülkelerin önümüzdeki dönemde yaşanacak iklim değişikliği riskine karşı korunmak ve nüfusun gıda güvenliğini sağlamak amacıyla tarım ve gıda ürünlerini en önemli stratejik sektör haline getirerek, küresel ısınma riskine yönelik yoğun önlem ve destekleme politikaları uyguladıklarına değinen Arslantürk, “Ülkemizin de bu duruma gerekli hassasiyeti göstermesi, Bakanlıkların ivedilikle tarım ürünlerindeki sürdürülebilirliği sağlamak ve üreticiyi üretime teşvik etmek için elzem olan politikaları uygulamaya koymaları gerekiyor. İhracatçıya verilecek destek de fındıktaki stratejik üstünlüğümüzün kaybedilmemesi için önemli bir yatırım olacak” diye konuştu. – TRABZON

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-turkiyeden-284-bin-141-ton-findik-ihrac-edildi/feed/ 0
Derepazarı Mandalinası Hasadı Verimli Geçti, Ancak Satışlar Düştü https://www.kanal7haber.com.tr/derepazari-mandalinasi-hasadi-verimli-gecti-ancak-satislar-dustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/derepazari-mandalinasi-hasadi-verimli-gecti-ancak-satislar-dustu/#respond Wed, 03 Jan 2024 09:18:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1917 Rize’nin Derepazarı ilçesinde yetişen ve ismini yetiştiği ilçeden alan Derepazarı mandalinasında bu yıl hasadın verimli geçtiği ancak mandalina satışlarının düştüğü belirtildi.

Derepazarı ilçesinde vatandaşlar tarafından Derepazarı mandalinasının hasadı gerçekleştirildi. Toplanan mandalinalar yıllardır Karadeniz Sahil Yolu kenarında kurulan tezgahlara götürülüyor. Tezgah sahipleri tarafından mandalinalar özenle seçilerek diziliyor. Satışa hazırlanan mandalinalar yol kenarında müşterilerini bekliyor. Yol kenarında tezgahları gören vatandaşlar satın alarak Türkiye’nin farklı illerine götürüyor. Ününe ün katan Derepazarı mandalinasının 1 kilogramı ise bu yıl 15 TL’den satılıyor. Mandalina satıcıları bu yıl geçmiş yıllara göre satışın düştüğünü belirtti.

“Geçen seneye göre satışı düşük”

Geçen yılki satışların yüksek olduğunu bu sene düştüğünü belirten Aydın Tibet, “Bu sene satışlarımız biraz düşük. Satışlar düşük olduğundan ötürü potansiyel düşük. Vatandaşlarımız burayı biliyor. Bilen vatandaşımız gelip alıyor. Buradaki mandalinada ilaçlama yoktur. Doğal mandalinadadır. İnek gübresi kullanılmaktadır. İçerisinde çekirdek yoktur. Aroması yüksektir. Kivimiz, limonumuz bulunmakta. Başka meyvelerimizde bulunmakta fakat şu an mevsimi değil. Geçen seneye göre satışı düşük. Ürünlerimizi sergiledik. Vatandaşlarımızı bekleriz. Gelip görün alan alır, almayanın canı sağ olsun. Burada fidanlarımızda var. Fidanlarının yaşına göre fiyat değişiyor. 100, 150, 200 TL ye fidan var. Derepazarı mandalinası baya ilgi gördü. Tadı da güzel. Müşterilerimizi, vatandaşlarımızı bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“Geçen sene iyi olan satışlar bu sene iyi değil”

Derepazarı mandalinası herkes tarafından beğenildiğini söyleyen Ali Köse, “Mandalinanın kilosu 15 TL. Bazı yerlerde ucuz olduğunu söyledikleri zaman satamıyoruz. Geçen sene iyi olan satışlar bu sene iyi değil. Çok güzel, iyi mandalinamızın olmasına rağmen düşüş var. Derepazarı mandalinası çok güzel. Herkesin beğendiği bir mandalina. Tatlı, olgun, iyi mandalina. Kaliteden yana sıkıntı yok. Fakat bazı noktalarda ucuza satılması burayı etkiliyor. Maliyeti karşılayıp karşılamaması konusunda satışlardan ötürü sıkıntı var şu anda. Kilosu satış fiyatı 15 TL, kasa satış fiyatı 13 TL. Market ile burası bir olmaz. Burada insanlar toplaması falan derken uğraşıyor. Mandalina olsun limon olsun her şey doğal. Limonda buranın” diye konuştu.

“Aroması yüksek olduğu için tercih edilen bir mandalina”

Mandalinada satışların düşük olduğunu ifade eden Rahmi Tibet, “Derepazarı mandalinası güzeldir, katkısız, organiktir. Bahçeden alıp buraya getiriyoruz ve müşterilerimize sunuyoruz. Aroması yüksek olduğu için tercih edilen bir mandalina. Kilosu 15 TL. kasa hesabına göre verdiğimizde ayarlıyoruz fiyatı. Satışlar düşük. Mersin mandalinası satışlarımızı düşürüyor” ifadelerini kullandı.

Derepazarı mandalinasının tamamen organik olduğunu dile getiren Erkan Selimoğlu, “Çok şükür satışımız var. Her sene, senenin üç, dört ayı buradayız. On bir, on iki tezgah açıyoruz. Buranın yerlisiyiz. Büyüklerimize seslenmemiz lazım. Mandalinaya bir çözüm bulunması gerekiyor. Fabrika sistemine dönmesi lazım. Türkiye’ye tanıtmamız lazım. Mandalinamız meşhur hale geldi artık. Bu güzergahtan geçenler bildikleri için buradan mandalina alıyorlar. Dışarıya açılmak, Derepazarı’nın daha güzel reklamını yapmak için fabrika sistem istiyoruz. Organiktir, katkı maddesi yoktur, ilaçlama yoktur. Bazı yerlerde üzerine sprey sıkarlar bizde yoktur. Fiyatlar 10-12 TL arası. Geçen seneye göre satışlar düştü” dedi. – RİZE

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/derepazari-mandalinasi-hasadi-verimli-gecti-ancak-satislar-dustu/feed/ 0
Yüksek Kira Fiyatları Kiracıları Mağdur Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/#respond Wed, 03 Jan 2024 09:09:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1908

Yüksek kira fiyatları, gündemdeki yerini koruyor. Çözüm platformu Şikayetvar da kiracıların konuyla ilgili şikayetlerini derledi.

Geçtiğimiz yıldan bu yana yüksek enflasyonla birlikte tırmanışa geçen kira fiyatları, gündemdeki yerini koruyor. Çözüm platformu Şikayetvar’a ulaşan şikayetlere göre, kira artış oranı yasalarla belirlenen yüzde 25’in çok ötesinde… Gelen şikayetlere göre kimi kiracılar yılda 5 kez kiralarına zam yapıldığını iddia ederken kimileri de bu koşullarda ‘nefes alamıyoruz’ diyor. Yetkililerden acil çözüm bekleyen kiracılar, evsiz kalmaktan korktuklarını belirterek ‘kışı sokakta mı geçireceğiz?’ endişesini platform üzerinden dile getiriyor.

Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle:

“KİRAYA BİR YILDA 5 KEZ ZAM YAPILDI”

“11 yıldır oturduğum evde son bir yılda 5 defa zam yapıldı. Ev sahibi şu an 10 bin TL istiyor. Asgari ücretin 11 bin 400 TL olduğu bir ülkede nasıl kira verilecek, nasıl geçinilecek? Allah rızası için bir el atın bu işe, çok çaresiz kaldık. Ne olacak bu hayat böyle?”

“GENÇLERİN AYAKTA DURMASI GEREKMEZ Mİ?”

“Kirada fahiş artış nedeniyle kiracı olarak oturmakta olduğum daire, 2 bin TL’den 7 bin TL’ye çıkartıldı. Tek başıma yaşayan ve asgari ücrete çalışan biri olarak bu konuda yardım istiyorum. Bir kiracı olarak büyük sıkıntı çekiyorum. Geçim konusunda biz gençlerin ayaklarımızın üstünde durmamız gerekmez mi? Neden sürekli zorluklarla karşılaşmak zorundayız?”

“SOKAKTA MI YAŞAYALIM?”

“Kiralar çok yüksek. Emekli maaşı ve asgari ücret bu kadar düşükken kiralar; 12, 15, 20 bin TL nasıl olabilir? Neden dur denilemiyor? Sokakta mı yaşayalım? Halkın sesine neden kulak verilmiyor? Asgari ücret ‘Emekli bu’ denilip bunun yüzde şu kadarı kira olmak zorunda denmiyor. Buna bile güç yetmiyorsa biz kimi neden savunuyoruz?”

“4 BİN TL İLE NASIL GEÇİNEBİLİRİM?”

“Ev sahibi, 2 bin TL olan kiramı 8 bin TL yaptı. Evde tek çalışan sadece benim. Eşim 3 yaşındaki oğlumuza bakıyor. ve ben asgari ücretle çalışıyorum. 12 bin 150 TL maaş alıyorum. 8 bin TL kira verip 4 bin TL ile faturalarımı ödeyip eve nasıl bakabilirim? 1 ay boyunca kalan 4 bin TL ile nasıl geçinebilirim? Yardımlarınızı bekliyorum.”

“BİRİLERİ ARTIK BUNA DUR DESİN”

Asgari ücretle çalışan birine 10 bin TL kira istemek nedir? Ev eski bir yapı, içerisi Allah’a emanet ve bir yılda üçüncü zam. Rabbime havale ediyorum ama devletimizin de buna bir dur demesi lazım. Yeter artık. Eğitim, eğitim diyorlar evlatlarımıza test kitabı almaya bile gücümüz yetmezken bir de kiraya zam yapılıyor. Birileri artık buna dur desin.”

“KIŞ VAKTİ ‘EVDEN ÇIKIN’ DESE, EV BULAMAM”

“Ev sahibimiz 2 bin TL olan kiramızı 6 bin TL’ye çıkardı. Bunu yapabilir mi? Kira artış oranı ne kadar? Bu konu hakkında ne yapabilirim? Kış vakti ‘Evden çıkın’ dese, ev bulamam; mağdur olmak istemiyorum. Ama bu kadar fazla birden zam yapılmasını da istemiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.”

“EV SAHİPLERİNE YAPTIRIM UYGULANMALI”

“Emekli maaşı ile kiramızı ödeyemeyecek duruma geldik. Ev sahibi yüzde 25 değil, yüzde 125 zam istiyor. Ev sahiplerine yaptırım uygulanmalı. Eğer yüzde 25 zam yapılmasının kanunu varsa, bu açıkça tekrar altı çizilerek ifade edilmeli. Zor durumdayız. Çok acil olarak kanunların altı çizilmeli ve kiracıların zor durumda mağdur olmaması sağlanmalıdır. Saygılarımla”

“NEFES ALAMIYORUZ”

“5 bin TL olan kiram 12 bin TL’ye çıkarılmak istendi. Böyle bir gelirimiz yok, nasıl karşılayacağız? Taşınmak için de büyük miktarda para gerekiyor. Böyle bir ekonomik sıkıntıyı daha önce hiç yaşamamıştık, herkes bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor. Acil çözüm üretilmesi gerekiyor, aksi takdirde aile kavramı zarar görecek. Toplumsal bir stres içindeyiz. Devlet yetkililerinin derhal çözüm bulması şart. Lütfen acil olarak en azından kira yükümüzü hafifletecek adımlar atılmasını sağlayın, nefes alamıyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/feed/ 0
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar: 2023 yılında ve aralık ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı değerlendirildi https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-semsi-bayraktar-2023-yilinda-ve-aralik-ayinda-uretici-ile-market-arasindaki-fiyat-farki-degerlendirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-semsi-bayraktar-2023-yilinda-ve-aralik-ayinda-uretici-ile-market-arasindaki-fiyat-farki-degerlendirildi/#respond Wed, 03 Jan 2024 09:06:27 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1905 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2023 yılında ve aralık ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını değerlendirdi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2023 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre markette takip edilen 41 ürünün tamamında fiyat artışı olduğunu belirterek, “Fiyatı en fazla artan ürün markette yüzde 156,3 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 152,5 ile yeşil soğan, yüzde 146,4 ile maydanoz, yüzde 141,9 ile zeytinyağı ve yüzde 138,5 ile patlıcan izledi. 2023 yılında üretici fiyatlarına baktığımızda genel olarak görülen artışların etkenlerinden bir tanesi artan üretim maliyetleridir. Artan girdi fiyatları, işçilik, taşıma, ambalajlama, depolama ücretleri üretici fiyatlarına yansıdı. Üretimi geçen yıla göre azalan kabak, zeytinyağı, elma, salatalık, sivri biber ve kuru üzüm fiyatı en fazla artan ürünler oldu. Diğer taraftan üretimi artan narenciye ve kuru soğan artan maliyetlere rağmen bir önceki yıla göre fiyatı düşen ürünler oldu” dedi.

“Geçen yıla göre üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 365,9 ile kabakta görüldü”

Bayraktar, 2023 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre üreticide takip edilen 33 ürünün 29’unda fiyat arttığını, 4 üründe ise fiyat düşüşü yaşandığını belirterek, “Geçen yıla göre bu yıl üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 365,9 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 263,1 ile zeytinyağı, yüzde 200 ile elma, yüzde 159 ile salatalık, yüzde 152,2 ile sivri biber izledi. Bu yıl geçen yıla göre mandalina, limon, portakal ve kuru soğanda ise üretici fiyatlarında düşüş görüldü. Üreticide mandalinanın yüzde 63, limonun yüzde 57,1, kuru soğanın yüzde 31,9, portakalın yüzde 2,3 oranında fiyatları düştü. Bu düşüşlere rağmen markette portakalın yüzde 29,5, mandalinanın yüzde 20,8, kuru soğanın yüzde 15,8, limonun yüzde 0,5 oranında fiyatının artması dikkat çekti” ifadelerini kullandı.

Üreticide bazı ürünlerin maliyetinin düşmesine rağmen marketlerde fiyatları artmış şekilde yer aldığına dikkati çeken Bayraktar, bu sorunların çözümü için üretici ile tüketici arasındaki zincirin kısaltılması, lojistik maliyetlerin azaltılması ve spekülatif hareketlerle tüketicide fazlaca artan fiyatların önüne geçmek adına denetimlerin sıklaştırılması gerektiğine vurgu yaptı.

“Üretici ve market fiyat farkı en çok yüzde 408,5 ile mandalinada görüldü”

Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 408,5 ile mandalinada görüldüğünü söyleyen Bayraktar, “Mandalinadaki fiyat farkını yüzde 407,4 limon, yüzde 277,8 portakal, yüzde 243 kuru soğan ile takip etti. Mandalina ve limon 5 kat, portakal 4 kat, kuru soğan ve marul 3 buçuk kat, yeşil soğan 3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 4 lira 25 kuruş olan mandalina 21 lira 50 kuruşa, 3 lira olan limon 15 liraya, 5 lira olan portakal 21 liraya, 4 lira 50 kuruş olan kuru soğan 15 liraya satıldı” açıklamasında bulundu.

“Aralık ayında marketlerde fiyatı en çok artan ürün patlıcan”

Bayraktar, aralık ayında marketlerde takip edilen 42 ürünün 30’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat azalışı görüldüğünü söyleyerek, “Bu ürünler arasında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 54,5 ile patlıcan olduğunu, patlıcandaki fiyat artışını yüzde 54 ile yeşil fasulye, yüzde 46,7 ile marul, yüzde 30,1 ile salatalık, yüzde 27,3 ile ıspanak takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün yüzde 16 ile mısırözü yağı oldu. Mısırözü yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 11,8 ile portakal, yüzde 9,1 ile nohut, yüzde 7,3 ile pırasa, yüzde 4,2 ile Ayçiçek yağı, yüzde 3,5 ile patates izledi” diye konuştu.

“Üreticide en çok fiyat düşüşü lahanada görüldü”

Aralık ayında üretici fiyatlarında takip edilen 34 ürününün 23’ünde fiyat artışı olduğunu, 3’ünde fiyat düşüşü görüldüğünü söyleyen Bayraktar, 8 üründe ise fiyat değişimi olmadığını açıkladı. Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:

“Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 20,5 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 10,4 ile pırasa, yüzde 5,6 ile mandalina izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 58,5 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 44,8 ile yeşil fasulye, yüzde 42,9 ile limon, yüzde 36,2 ile kabak, yüzde 35,8 ile domates takip etti. Üretici fiyatlarında havuç, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, kuru üzüm, kuru incir, fındıkta fiyat değişimi olmadı.”

Aralık ayı üretici fiyat değişiminin nedenleri

Aralık ayındaki fiyat değişimlerinin nedenlerini de değerlendiren Bayraktar, lahana, pırasa ve mandalinada talep yetersizliği nedeniyle fiyatların düştüğünü dile getirdi. Marul, yeşil fasulye, kabak ve domateste arzdaki azalmanın ürün fiyatlarının artmasına neden olduğunu söyleyen Bayraktar, erkenci limonda oldukça düşük başlayan üretici fiyatının yataklık limon hasadının başlamasıyla aralık ayında artış gösterdiğini sözlerine ekledi. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-semsi-bayraktar-2023-yilinda-ve-aralik-ayinda-uretici-ile-market-arasindaki-fiyat-farki-degerlendirildi/feed/ 0
Küresel Piyasalar Jeopolitik Risklerle Karışık Seyir İzliyor https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-jeopolitik-risklerle-karisik-seyir-izliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-jeopolitik-risklerle-karisik-seyir-izliyor/#respond Wed, 03 Jan 2024 09:03:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1902 Küresel piyasalarda, teknoloji hisseleri kaynaklı artan oynaklıklar ve jeopolitik risklerle karışık bir seyir izlenirken, bugün ABD’de açıklanacak veriler ve Fed’in toplantı tutanakları yatırımcıların odağında bulunuyor.

Hali hazırda devam eden jeopolitik risklerin yanı sıra yoğun veri gündemi varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili olurken, Fed’in toplantı tutanaklarının gelecek dönem politikalarına yönelik ipuçları verebileceği düşünülüyor.

Analistler, küresel pay piyasalarının yeni yılın ilk haftasına temkinli başladığını belirterek, hafta içince açıklanacak makroekonomik verilerin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini ifade etti.

Haftanın son işlem gününde ABD’de açıklanacak istihdam raporunun önemine de dikkati çeken analistler, bugün ülkede açıklanacak JOLTS açık iş sayısının da istihdam piyasasına ilişkin fikir verebileceğini kaydetti.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in ocak toplantısında faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, martta yüzde 77 ihtimalle ilk faiz indirimini yapacağı öngörülüyor.

Öte yandan, ABD’nin kamu borcu ise 2023 yılında 2,6 trilyon dolarlık artışla 34 trilyon dolara ulaşırken, dün açıklanan verilere göre, ABD’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) aralıkta 48,2’den 47,9’a revize edildi.

Kızıldeniz’de, ABD ve İran’ın karşı karşıya geldiğine yönelik haber akışı petrol fiyatlarında oynaklığı artırırken, konuya ilişkin gelişmeler yatırımcıların odağında bulunmaya devam ediyor.

Düşüş eğilimini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Brent petrolün varil fiyatı, şu dakikalarda yüzde 0,1 azalışla 75,8 dolardan işlem görüyor.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün 6 baz puanlık artışla yüzde 3,94’e çıkarken, şu sıralarda yatay seyrediyor.

Dün yüzde 0,2 azalışla 2 bin 58 dolardan günü tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 2 bin 65 dolardan işlem görüyor.

Dolar endeksi, dün yüzde 0,9 artışla 102,2 seviyesinden günü kapatırken, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 102,1’de bulunuyor.

Kripto para birimlerinde de yeni yılın ilk günlerinde oynaklık öne çıkarken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) bazı kurumların Spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonu (ETF) başvurularını onaylayabileceği yönündeki beklentilerle Bitcoin dün, Nisan 2022’den bu yana ilk kez 45 bin doları aştı. Şu sıralarda da önceki kapanışın yüzde 0,9 üzerinde 45 bin 175 dolardan işlem görüyor.

Pay piyasaları tarafında ise dün Apple’ın hisseleri, Barclays’in zayıf iPhone satışlarını gerekçe göstererek şirketin notunu düşürmesi sonrası yüzde 3,6 değer kaybetti.

Nvidia hisseleri, yarı iletken endüstrisi üzerinden devam eden jeopolitik gerilimler nedeniyle yaklaşık yüzde 2’nin üzerinde düştü.

Hollanda hükümetinin, ileri teknoloji çiplerin yapımında kullanılan fotolitografi makinelerinin Çin’e ihracat lisanslarını iptal ettiğini bildirmesinin ardında Hollandalı şirket ASML’nin hisseleri de yüzde 5’in üzerinde düşüş kaydetti.

AMD, Intel ve Qualcomm’un da aralarında bulunduğu diğer yarı iletken hisseleri de söz konusu haberin ardından değer kaybetti. AMD hisseleri yüzde 6’ya yakın, Intel hisseleri yüzde 5’e yakın ve Qualcomm hisseleri yüzde 3’ün üzerinde düştü.

Tesla’nın hisseleri ise şirketin yılın dördüncü çeyreğinde teslimatını gerçekleştirdiği araç sayısının 484 bin 507 ile tahminleri aşmasına ve 2023 hedefine ulaşmasına yardımcı olmasına rağmen yatay bir seyir izledi.

ABD’li teknoloji şirketlerinden Meta’nın hisseleri yüzde 2’nin, Google, Microsoft ve Amazon’un hisseleri yüzde 1’in üzerinde değer kaybetti.

Söz konusu gelişmelerin ardından New York borsasında karışık bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,57 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,63 azalış, Dow Jones endeksi yüzde 0,07 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık seyirle başladı.

Avrupa tarafında da yeni yılın ilk işlem gününde karışık seyir izlendi.

Dün bölge genelinde açıklanan veriler ekonomik aktiviteye ilişkin olumsuz sinyaller vermeye devam etti.

İngiltere’de imalat sanayi PMI 46,2 ile beklentilerin altında kaldı. Böylece, İngiltere’de imalat sanayi PMI, 17 aydır daralma göstermiş oldu.

Almanya’da 43,3 ve Avro Bölgesi’nde 44,4 olarak açıklanan imalat sanayi PMI, beklentileri aşsa da 50 sınırının altında olmaya devam etti.

Dün yüzde 0,9 azalışla günü 1,0940 seviyesinden tamamlayan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 1,0960 seviyesinde bulunuyor.

Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,15 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,16 azalış kaydederken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,11 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,57 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık seyirle başladı.

Japonya’da tatil nedeniyle bugün de işlem gerçekleşmezken, diğer Asya borsalarında negatif seyir hakim oldu.

Japonya’da meydana gelen depremlerde ölenlerin sayısı 64’e çıkarken, artçı sarsıntıların hala sürdüğü aktarıldı.

Kapanışa yakın Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,2, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,1 geriledi.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,06 değer kazancıyla 7.624,29 puandan tamamlarken, bugün gözler enflasyon verilerine çevrildi.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,5 üzerinde 29,7344’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,7610 seviyesinden işlem görüyor.

AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, aralık ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yüzde 3,19 artacağını tahmin ediyor.

Analistler, bugün yurt içinde enflasyon, yurt dışında ise Almanya’da işsizlik oranı ve ABD’de JOLTS açık iş sayısı verilerinin yanı sıra Fed’in son toplantı tutanaklarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.700 ve 7.800 puanın direnç, 7.600 ve 7.500 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, aralık ayı TÜFE ve ÜFE

11.55 Almanya, aralık ayı işsizlik oranı

18.00 ABD, kasım ayı JOLTS açık iş sayısı

22.00 ABD, FOMC toplantı tutanakları

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-jeopolitik-risklerle-karisik-seyir-izliyor/feed/ 0
Küresel Piyasalar Jeopolitik Risklerle Karışık Seyirde https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-jeopolitik-risklerle-karisik-seyirde/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-jeopolitik-risklerle-karisik-seyirde/#respond Tue, 02 Jan 2024 09:09:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1851 Küresel piyasalar, Orta Doğu’da sıcaklığını koruyan jeopolitik risklerle yılın ilk işlem gününe karışık seyirle başlarken, hafta boyunca açıklanacak makroekonomik verilerin piyasaların yönü üzerinde etkili olması bekleniyor.

Kızıldeniz’de ABD Donanması tarafından Husilere ait botların batırılmasının ardından İran’ın bölgeye savaş gemisi gönderdiğine yönelik haber akışı risk iştahını törpülüyor.

Makroekonomik veri tarafında ise, bu hafta ABD’de açıklanacak istihdam raporu ve ABD Merkez Bankasının (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarının bankanın gelecek dönem politikalarına yönelik ipuçları verebileceği tahmin ediliyor.

Önemli merkez bankalarının, enflasyonla mücadele kapsamında yaklaşık son 2 yıldır sürdürdüğü şahin politikaların sonuna gelindiğine ilişkin beklentiler güçlü kalmaya devam ederken, bu yıl faiz indirimlerinin, ne zaman ve ne kadar olacağına yönelik soru işaretleri de varlığını koruyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu yılın ilk toplantısında politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, martta yüzde 85 ihtimalle ilk faiz indirimini yapacağı öngörülüyor.

Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın BRICS’te 2024 dönem başkanlığını devralması üzerine yazılı açıklama yaptı. Putin, BRICS’in yeni katılımlarla artık 10 ülkeden oluştuğunu belirterek, “BRICS’in çok boyutlu gündemine şu veya bu şekilde katılmak isteyen yaklaşık 30 ülkenin ne derece hazır olduğunu değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, geçen hafta Noel tatili nedeniyle piyasalarda işlem hacimleri düşük seviyelerde seyretti.

Enflasyon endişelerinin güç kaybetmesiyle artan tahvil talebi, 2022 yılını yüzde 3,88 seviyesinden tamamlayan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin 2023’ü de neredeyse aynı seviyeden tamamlamasında etkili oldu.

Cuma günü yüzde 0,2 azalışla günü 2 bin 63 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 2 bin 70 dolardan işlem görüyor.

Yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan dolar endeksi, yeni yılın ilk gününde yüzde 0,2 artışla 101,5 seviyesinde bulunuyor.

Kızıldeniz’de, ABD ve İran’ın karşı karşıya geldiğine yönelik haber akışı petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklerken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,8 yükselişle 78,2 dolardan işlem görüyor.

Kripto para birimlerinde de yeni yılın ilk gününde oynaklık göze çarparken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) bazı kurumların Spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonu’nu (ETF) başvurularını onaylayabileceği yönündeki beklentilerle Bitcoin, Nisan 2022’den bu yana ilk kez 45 bin doları aştı.

Geçen haftanın son işlem gününde, New York borsasında satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,28, Nasdaq endeksi yüzde 0,56 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,05 değer kaybetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni yılın ilk gününe karışık seyirle başladı.

Avrupa tarafında, geçen hafta tatil nedeniyle piyasalar dar bantta hareket ederken, bu hafta Almanya ve Avro Bölgesi’nde açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.

Hafta boyunca açıklanacak verilerde ekonomik aktiviteye ilişkin sinyallerin varlık fiyatlarını etkilemesi beklenirken, bugün gözler bölge genelinde açıklanacak Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine çevrildi.

Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,14, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,11, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,30 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yatay bir seyir izledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni yıla yükselişle başladı.

Asya’da negatif seyir öne çıkarken, söz konusu seyirde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ekonominin karşı karşıya olduğu olumsuzluklara işaret eden konuşması etkili oldu.

Dün yeni yıl konuşması yapan Şi, ekonomik aktiviteyi ve istihdam yaratmayı güçlendirme sözü verirken, bazı işletmelerin zor zamanlar geçirdiğini ve insanların iş bulmakta, temel ihtiyaçları karşılamakta zorluk çektiğini kabul etti.

Öte yandan, dün Japonya’da yaşanan depremler de dünya gündemine otururken, bugün tatil nedeniyle Japonya piyasalarında işlem gerçekleşmedi.

Ayrıca, Güney Kore’de ana muhalefetteki Demokratik Parti’nin lideri Lee Jae-myung, Busan’da bir inşaat alanını ziyareti sırasında boynundan bıçaklanarak saldırıya uğradı.

Bugün açıklanan verilere göre, Çin’de Caixin imalat sanayi PMI 50,8 ile beklentileri aştı.

Kapanışa yakın Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,5 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3 yükseldi.

Yurt içinde cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1 değer kazancıyla 7.470,18 puandan tamamladı.

Dolar/TL, geçen haftanın son işlem gününde, önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 29,4725’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,6500 seviyesinden işlem görüyor.

Cum günü, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası (TL) dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) yeni hesap açılışlarını sona erdirdiğini duyururken, hafta sonu da Dijital Türk Lirası Projesi’nin birinci faz değerlendirme raporunu yayımlandı.

Raporda, “İlerleyen dönemlerde dijital Türk lirasının teknolojik gereksinimlerinin yanı sıra iktisadi ve hukuki çerçevesine dair çalışmalara da öncelik verilecek olup çalışmaların karar alıcılara sunulması planlanmaktadır. Nihai kararın alınması ve ilgili mevzuatın hayata geçmesiyle birlikte dijital Türk lirasının yaygınlaştırma çalışmalarının hızlanması ve tüm Türkiye’de kullanıma sunulması mümkün olabilecektir.” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2024’ün yıllık enflasyonda düşüşün başladığı, rezerv yeterliliğinin daha da arttığı, kur korumalı sistemin sonlandığı, cari açıkta kalıcı iyileşmenin başladığı, bütçe disiplininin tesis edildiği, sürdürülebilir yüksek büyümenin temellerinin güçlendiği bir yıl olacağını bildirdi.

Analistler, bugün yurt içinde imalat sanayi PMI, yurt dışında ise dünya genelinde imalat sanayi PMI verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.550 ve 7.600 puanın direnç, 7.400 ve 7.300 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, aralık ayı imalat sanayi PMI

12.00 Avro Bölgesi, aralık ayı imalat sanayi PMI

12.30 İngiltere, aralık ayı imalat sanayi PMI

17.45 ABD, aralık ayı imalat sanayi PMI

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-jeopolitik-risklerle-karisik-seyirde/feed/ 0
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı: 2024’te Vergide Adaletin Sağlanması Gündemde Olacak https://www.kanal7haber.com.tr/turk-is-genel-baskan-yardimcisi-2024te-vergide-adaletin-saglanmasi-gundemde-olacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/turk-is-genel-baskan-yardimcisi-2024te-vergide-adaletin-saglanmasi-gundemde-olacak/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:39:08 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1847 TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar, milyonlarca çalışanın ücretleri üzerinden yüksek oranda gelir vergisi kesintisi yapıldığını belirterek, 2024’te birinci gündem maddelerinin vergide adaletinin sağlanması olacağını kaydetti.

Alemdar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyonun çalışanların ücretlerini erittiğini ve alım gücünü düşürdüğünü söyledi.

TÜRK-İŞ olarak sendikalı, sendikasız ayrımı yapmadan tüm çalışanların haklarını korumak ve ileriye taşımak için çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Alemdar, bu kapsamda 2023’te geçici işçilerin çalışma sürelerinin uzatılması, kamu işçilerinin toplu iş sözleşmesinin imzalanması ve asgari ücrete ara zam yapılmasının da aralarında olduğu önemli çalışmalar yürüttüklerini anımsattı.

“Kadro bekleyen işçiler için mücadelemiz sürüyor”

Çalışma hayatındaki birçok kazanımın altında TÜRK-İŞ’in imzasının bulunduğunu ifade eden Alemdar, şöyle konuştu:

“Kamudaki taşeron işçilik önemli bir sorundu. Bu sorunun çözümü için sendikalar olarak büyük mücadele yürüttük. Bu sayede kamuda 700 binden fazla taşeron işçi kadroya alındı. Kadroya geçen işçilere yönelik yoğun bir emeklilik baskısı söz konusuydu, girişimlerimizle zorunlu emeklilik uygulamasının kaldırılmasını sağladık. Bununla birlikte, büyük bölümü Milli Eğitim Bakanlığında olmak üzere kamuda bir yılda 10 ay çalıştırılıp 2 ay boşta kalan geçici statüde 50 bine yakın işçi vardı. Yoğun ve yorucu uğraşlarımız sonucu, bu işçilerimizin çalışma süresi 11 ay 29 güne çıkarıldı.”

“Adaletsiz vergi düzeni kazanımları alıp götürüyor”

TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Eyüp Alemdar, tüm çalışma ve kazanımlara rağmen çalışma hayatının çözüm bekleyen önemli sorunlarının olduğunu, kendilerini 2024’te yoğun bir gündemin beklediğini dile getirdi.

Yeni yılda çözüme kavuşturulması gereken öncelikli sorunun çalışanların maruz kaldığı yüksek gelir vergisi kesintileri olduğuna dikkati çeken Alemdar, şöyle devam etti:

“Milyonlarca çalışan büyük bir gelir vergisi adaletsizliğinin mağduru. Biz toplu iş sözleşmelerinde ne kadar yüksek oranda artış sağlarsak sağlayalım, adaletsiz vergi düzeni kazanımlarımızı alıp götürüyor. 2003’te vergi matrahı asgari ücretin 16,34 katıyken, bugün bu oran 4,95’e düşmüş durumda. Bu durum, çalışanların ağır bir vergi yükü altında ezilmesine neden oluyor. TÜRK-İŞ olarak, 2024 yılında birinci gündem maddemiz vergide adaletin sağlanması olacak. İşçiler, kıdem tazminatı konusunda bir bütün olarak nasıl kararlı duruş sergileyerek sonuç aldıysa, vergi adaleti konusunda da aynı kararlı duruşu sergilemeli ve mutlaka adil bir sonuca ulaşmalıdır.”

“2024’te ek protokol için girişimlerimiz olacak”

Eyüp Alemdar, yeni yılda önemli diğer bir gündemlerinin kamuda kadro bekleyen taşeron işçiler olduğunu, 2018’de 700 bin kişinin kadroya alınmasına rağmen kamuda taşeron işçilik sorununun sürdüğünü aktardı.

Kamuda kadro düzenlemesinin dışında kalan farklı kurum ve kuruluşlarda 90 bine yakın taşeron işçi bulunduğuna işaret eden Alemdar, çalışanların da kadroya kavuşması için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

Alemdar, 700 bin kamu işçisini kapsayan Kamu Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Anlaşma Protokolü gereği imzalanan ancak yürürlük tarihleri farklı olan toplu iş sözleşmelerindeki enflasyon farkından doğan ücret dengesizliklerinin giderilmesi için 2024’te ek protokol yapılması için girişimlerinin olacağını da bildirdi.

“AVM’lerdeki örgütlenme atılımı devam edecek”

Eyüp Alemdar, sendika olarak günün şartlarına uygun olarak değişim ve dönüşümü sağlayıp örgütlenme çalışmalarına hız verdiklerinin altını çizerek şunları kaydetti:

“İş kolunda birçok ilkin altında imzası olan Koop-İş Sendikamız, yeni dönemde de başarılarını sürdürecek. Sendikamızın geçtiğimiz yıllarda AVM’lerde başlattığı örgütlenme atılımı yeni yılda da devam edecek. IKEA, H&M, Metro Gross, Adidas, Nike, Puma gibi dünya devi şirketlerin yanı sıra Yalı Spor ve Expedia’da çalışanları sendika güvencesine kavuşturup başarılı sözleşmelere imza atan sendikamız, 2024’te yeni hedeflerle büyümesini sürdürecek.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turk-is-genel-baskan-yardimcisi-2024te-vergide-adaletin-saglanmasi-gundemde-olacak/feed/ 0
Bugünden itibaren geçerli olacak! İşte pasaport, ehliyet ve cep telefonu harçlarının zamlı fiyatları https://www.kanal7haber.com.tr/bugunden-itibaren-gecerli-olacak-iste-pasaport-ehliyet-ve-cep-telefonu-harclarinin-zamli-fiyatlari/ https://www.kanal7haber.com.tr/bugunden-itibaren-gecerli-olacak-iste-pasaport-ehliyet-ve-cep-telefonu-harclarinin-zamli-fiyatlari/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:18:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1836 Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, yurt dışından yolcu beraberinde getirilen telefonların kullanım izni harcı 31 bin 692 lira oldu. Pasaport harçları ise 6 aylık bin 639 liraya, 1 yıllık 2 bin 396 liraya, 2 yıllık 3 bin 912 liraya, 3 yıllık için 5 bin 558 liraya, 3 yıllık için 7 bin 833 liraya çıkarıldı. Zamlı fiyatlar bugünden itibaren geçerli olacak.

İCRA VE TAPU İŞLEMLERİNE ZAM GELDİ

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan “Harçlar Kanunu Genel Tebliği” Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, yargı, noter, vergi yargısı, tapu ve kadastro işlemleri, konsolosluk, pasaport, ikamet tezkeresi, çalışma izni, çalışma izni muafiyeti, vize, gemi ve liman, imtiyazname, ruhsatname ve diploma, trafik gibi işlemlerden 2024 yılında alınacak harç tutarlarına zam geldi. 1 Ocak’tan itibaren bu harçların tutarı yeniden değerleme oranı olan yüzde 58,46 oranında artırıldı.

Buna göre, mahkeme başvurma harcı 195,80 lira ile 3 bin 518 lira arasında değişen tutarlarda uygulanacak. İcraya başvurma harcı 427 lira, maktu iflas harcı da 704,50 lira oldu. Tapu işlemlerinde, yapılan işlemin türüne göre, binde 11,38 ile binde 1593,9 arasında değişen harç oranları uygulanacak.

PASAPORT HARÇLARINA ZAM GELDİ

Pasaport harçları ise 6 aya kadar olanlar için bin 639 lira, 1 yıl süreli olanlar için 2 bin 396 lira, 2 yıl süreli olanlar için 3 bin 912 lira, 3 yıl süreliler için 5 bin 558 lira ve 3 yıldan fazla süreli olanlar için 7 bin 833 lira olarak belirlendi.

2023 yılında geçerli olan pasaport harç bedelleri:

  • 1 Yıl – 1512,45TL – 501,00 TL – 2013,45 TL
  • 2 Yıl – 2469,15 TL – 501,00 TL -2970,15 TL
  • 3 Yıl – 3507,75 TL – 501,00 TL – 4008,75 TL
  • 4-10 Yıl – 4943,25 TL – 501,00 TL – 5444,25 TL

VİZE HARÇLARI

Giriş vize harçları da tek giriş için 5 bin 476 lira, müteaddit giriş için 18 bin 346 liraya çıktı. Transit vize tutarları ise tek transit için 5 bin 437, çift transit için 10 bin 989 liraya yükseldi.

YURT DIŞINDAN GETİRİLEN TELEFONLAR İÇİN HARÇ 30 BİN LİRANIN ÜZERİNE ÇIKTI

Ticari mahiyette olmaksızın, yolcuların kendi kullanımları için yurt dışından getirdikleri telefonların kullanım izninden alınan maktu harç tutarı ise 31 bin 692 liraya yükseldi. 2023 yılı başında 6 bin 91 lira olan bu harç, yıl ortasında 20 bin lira yapılmıştı.

EHLİYET HARÇLARI

2024’te A sınıfı sürücü belgesi harcı 1308,40 lira olarak belirlenirken, bu tutar B sınıfı sürücü belgesi harçlarında 3 bin 945,40 lira olarak uygulanacak.

KÖPRÜ VE OTOYOLLARDA TARİFE DEĞİŞTİ

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) 2024 yılında kamuya ait otoyol ve köprülere yüzde 76, Yap-İşlet-Devret (YİD) yöntemiyle yapılan otoyol ve köprülere yüzde 50 oranında zam yaptı.

Karayollari Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollarda otomobil için en düşük geçiş ücreti 9 TL, en yüksek geçiş ücreti 84 TL, boğaz köprüleri tek yön otomobil geçiş ücreti ise 15 TL olarak belirlendi. YİD projelerine ait köprülerin otomobil için geçiş ücretleri ise; Osmangazi Köprüsü’nde 290 TL, 1915 Çanakkale Köprüsü’nde 295 TL, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde 35 TL olarak belirlendi.

MTV’YE YÜZDE 58.46 ZAM

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) 2024 yılında, 2023’ün yeniden değerleme oranı olan yüzde 58,46 oranında zamlandı.

GELİR VERGİSİ ORANLARI DA DEĞİŞTİ

Öte yandan gelir vergisindeki değişiklikler de belli oldu. Resmi Gazete’deki karara göre yeni gelir vergisi oranları şu şekilde:

  • 110.000 TL’ye kadar yüzde 15,
  • 230.000 TL’nin 110.000 TL’si için 16.500 TL, fazlası yüzde 20,
  • 580.000 TL’nin 230.000 TL’si için 40.500 TL (ücret gelirlerinde 870.000 TL’nin 230.000 TL’si için 40.500 TL), fazlası yüzde 27,
  • 3.000.000 TL’nin 580.000 TL’si için 135.000 TL, (ücret gelirlerinde 3.000.000 TL’nin 870.000 TL’si için 213.300 TL), fazlası yüzde 35,
  • 3.000.000 TL’den fazlasının 3.000.000 TL’si için 982.000 TL, (ücret gelirlerinde 3.000.000 TL’den fazlasının 3.000.000 TL’si için 958.800 TL), fazlası yüzde 40.

GELİR VERGİSİ NEDİR?

Hukukta gerçek kişi olarak adlandırılan yani yetki kullanabilen kurumlaşmamış kişilerin elde ettiği gelirlerden alınan vergi türüne gelir verisi denir. Gelir vergisi kişinin bir yıl içinde serbest meslek faaliyetleri sonucu elde ettiği kazanç, mal satışları, gayrimenkul getirisi üzerinden alınır. Bunun dışında zirai faaliyetler ve bunun gibi kanun kapsamına giren birçok gelir de vergiye dâhildir. Tüm bunların hepsi ‘Gelir Vergisi Kanunu’ ile belirlenmiştir.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bugunden-itibaren-gecerli-olacak-iste-pasaport-ehliyet-ve-cep-telefonu-harclarinin-zamli-fiyatlari/feed/ 0
Togg, 19 bin 583 T10X üretimi ve dağıtımını tamamladı, övgüleri topladı! https://www.kanal7haber.com.tr/togg-19-bin-583-t10x-uretimi-ve-dagitimini-tamamladi-ovguleri-topladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/togg-19-bin-583-t10x-uretimi-ve-dagitimini-tamamladi-ovguleri-topladi/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:09:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1831 Togg’un geçtiğimiz yıllarda duyurduğu ve detaylı özellikleri CES’te tanıtılan yerli ve milli elektrikli C-SUV modeli T10X’in dağıtımı yaklaşık 8 aydır devam ediyor. Yıl bitmeden gerçekleştirilmesi hedeflenen 20 bin üretim sözü ise yerine getirildi diyebiliriz. Bunun ardından Togg CEO’sunun yaptığı paylaşıma sektörün öncü ve uzman isimlerinden övgüler geldi. İşte detaylar…

Togg, 19 bin 583 T10X üretimi ve dağıtımını tamamladı, övgüleri topladı!

Togg, geçtiğimiz mart ayında ilk elektrikli otomobili T10X modelini almak isteyen kişiler için büyük bir çekiliş yaptı. Ardından mayıs ayında ilk üretilen araçların dağıtımına başladı. Mayıs, haziran ve temmuz aylarında toplam 1.435 aracın teslimatını gerçekleştirdi.

Daha sonra üretim sayısı katlanarak arttı ve ağustos ayında 1.965, eylül ayında 2 bin 204, ekim ayında 3 bin 567, kasım ayında 4 bin 401 ve son olarak aralık ayında 6 bin 8 adet üretim ve teslimat gerçekleştirdi. Toplamda ise 20 bin adetlik sözünün 19 bin 583’ünü yerine getirerek yüzde 97.9 oranında teslimat sağladı.

Buna ek olarak, 2024 yılı içerisinde katlanarak artmaya devam eden üretim ile çok daha fazla aracın satışının ve tesliminin yapılacağını, hatta 2-3’e katlayacağı tahmin ediliyor. Yalnızca bu kadar da değil. Togg T10X, 2024 sonunda Avrupa’da da satışa çıkacak. Ayrıca çift motorlu versiyonunun da geleceğini unutmamak lazım.

Bu başarının ardından Togg CEO’su Gürcan Karakaş, Linkedin hesabı üzerinden bir paylaşım yaptı ve şunları söyledi:

” Türkiye’mize ???? verdiğimiz sözü tutmak için 3.700’ü aşkın ekip arkadaşımız ve tüm paydaşlarımızla gece gündüz çalıştık ve ilk günkü heyecanla çalışmaya devam edeceğiz. < 19 bin 583 > kullanıcımıza yol arkadaşlıkları için teşekkür ederiz.”

Bu paylaşımın altına ise yukarıdaki görselde görebileceğiniz gibi sektörün önemli ve değerli isimlerinden kutlama mesajları geldi. İçlerinde en çok dikkat çeken ise Prof. Dr. Dr. h.c. Şahin Albayrak’ın “Gürcan harika bir iş çıkarıyorsun. Sizi ve tüm ekibi tebrik ederiz” yanıtı oldu. Peki Şahin Albayrak kimdir?

Prof. Dr. Dr. h.c. Şahin Albayrak kimdir?

Prof. Dr. Dr. h.c. Şahin Albayrak, 1958 yılında Nazımiye’de doğdu. 1982 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun oldu. 1984 yılında Almanya’ya giderek Berlin Teknik Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri alanında yüksek lisans ve doktora yaptı.

1990 yılında Berlin Teknik Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1994 yılında doçent, 2003 yılında profesör oldu. Alman vatandaşlığının yanı sıra, Türkiye’den de Fahri Doktora unvanı aldı.

2002 yılından beri Berlin Teknik Üniversitesi “İş Uygulamaları ve Telekomünikasyonda Temsilci Teknolojileri” bölümü başkanı olarak görev yapmaktadır. Ayrıca, Deutsche Telekom Laboratories (T-Labs) ve Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü (EIT)’nde araştırmacı olarak görev yapıyor.

Albayrak’ın uzmanlık alanları arasında temsilci teknolojileri, insan-bilgisayar etkileşimi, dağıtık yapay zeka ve akıllı yaşam sistemleri yer alıyor. Bu alanlarda yaptığı çalışmalarla uluslararası alanda tanınıyor. Aynı zamanda Almanya-Türkiye bilimsel işbirliğini destekliyor. 2012 yılında da Berlin Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi ortaklığında German-Turkish Advanced Research Centre for ICT (GT-ARC)’i kurdu.

100’den fazla uluslararası dergide yayınlanmış makale, 50’den fazla uluslararası konferansta sunulan bildiri ve 10’dan fazla kitap ve kitap bölümü gibi akademik çalışmaları olan Albayrak, 2008 yılında, Dubai’de düzenlenen Uluslararası IFIP Wireless Days Konferansı’nda “En İyi Makale Ödülü”nü kazandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/togg-19-bin-583-t10x-uretimi-ve-dagitimini-tamamladi-ovguleri-topladi/feed/ 0
Tohum Firması Çiftçileri Dolandırarak Yurt Dışına Kaçtı https://www.kanal7haber.com.tr/tohum-firmasi-ciftcileri-dolandirarak-yurt-disina-kacti/ https://www.kanal7haber.com.tr/tohum-firmasi-ciftcileri-dolandirarak-yurt-disina-kacti/#respond Sun, 31 Dec 2023 21:00:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1769 Uzun süredir tarım sektöründe faaliyet gösteren bir tohum firmasının kurucuları yüksek kar vaadiyle çiftçilerden aldıkları mahsullerin bedellerini ödemeyerek 150 milyon TL ile vurgun yapıp yurt dışına kaçtığı öne sürüldü.

Ankara’nın Polatlı ilçesinde faaliyet gösteren bir buğday tohum firması iddialara göre, birden fazla firma ve 100’ün üzerinde çiftçinin ürünlerinin parasını vermeden ortadan kayboldu. Toplamda piyasa değeri 150 milyon TL’nin üzerinde olan mahsullerinin tahsilatını alamayan çiftçiler durumdan şikayetçi oldu. Şikayet üzerine firmanın kapılarına polis ekipleri tarafından mühür vuruldu.

Ayrıca firma sahipleri, 2017 yılından beri güven oluşturarak çiftçilerden tarım ürünlerini topladıkları ve belli bir süre sonra karşılığında yüksek kazanç vaadiyle geri ödeme yapacaklarını iddia ettikleri belirtiliyor.

Çiftçilerin yaptığı şikayetler sonucunda Polatlı Cumhuriyet Savcılığına ulaşan 100’den fazla mağdur olduğu ve bazılarının ellerinde senet bile olmasına rağmen ürünleri gizlice ellerinden çıkardıkları için mağduriyet yaşadıkları ifade edildi. Firma sahibi S.C.’nin bu faaliyetler içindeyken aynı zamanda 1926 Polatlı Belediyespor Başkanı görevini de sürdürdüğü ortaya çıktı.

“Bürolarını kapatıp ortadan kayboldular”

Polatlı Devlet Hastanesi’nde 22 yıllık başhekimlik görevinin arından emekli olarak çiftçilik yaptığını aktaran mağdur Ali Rıza Koçoğlu, “Buğdayı kaldırdığımızda TMO’ya verecektim. Geldiler, ‘Buğdayı bize ver hocam, 6 Aralık’ta parasını vereceğiz’ dediler. 259 ton buğdayı onlara teslim ettik. Bunlar tohumluk yaptılar, millette sattılar. 6 Aralık’ta paramızı verecekti. 5 Aralık’ta bürolarını kapatıp ortadan kayboldular” ifadelerini kullandı.

Bir sene önce de aynı kişilere buğdayını teslim ettiğini ve borcunu geri alması ile güven sağladıklarını dile getiren Ali Rıza Koçoğlu, “Gübre ve tohum üretip satıyorlardı. Tohum ve gübre bayisiydi. Biz de bu sene hatta tohumu ve gübreyi oradan aldık. Ondan sonra gerisini alıp gittiler” dedi.

“Depomuz olmadığı için oraya teslim etmiştik”

Ailesi ile tarlalarında bu yıl 600 dönümlük bir araziye buğday ektiklerini dile getiren mağdur Edem Koçoğlu, “Buğday ekilişinden verim aldık. Gayet güzel bir yıldı. O bütün ürünümüzle birlikte Ahi Tohum’un sahipleri Sevgi Coşkun ve eşi Cihangir Coşkun’un işlettiği işletmeye ürünümüzü teslim ettik. Polatlı’da tanınıyorlardı. Bilindik bir aileydi. Bizler de güvendik. Dolayısıyla ürünümüzü verdikten sonra geri belli bir süre bekletip daha sonra da depomuz olmadığı için oraya teslim etmiştik. Sonra da belli bir karla birlikte o zamanın aralık ayının fiyatıyla bize verdiğimiz mahsulü sattıktan sonra parayı iade edeceklerdi. Ancak işte bu Ahi Tohum ürünümüzün parasını vermedi” diye konuştu.

“Tanınan bir aileydi ama bizi yanılttılar”

Polatlı’da 100’ün üzerinde çiftçinin mağduriyetinin olduğunu belirten Koçoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Her gün birbirimizi arıyoruz, diğer çiftçilerle konuşuyoruz. Elimizde senet vardı. O senedi mahkemeye verdik. Haciz ve benzeri işlemler devam ediyor. Şu anda takip altında. Sevgi Demir Coşkun, biz bu şikayeti bulunmadan önce yurtdışına kaçtı. Onun yanında eşi Cihangir Coşkun da İstanbul’da yakalandı. Silivri Cezaevine konulmuş. Yüzün üzerinde kişi ve 150 milyon TL’nin üzerinde miktarı vermedikleri, alıp kaçtıkları söyleniyor ama üzerlerinde ne bir ev, ne bir arabada yok. Dolayısıyla haciz edilecek bir şey de bulamadık. Burası Ankara’nın ve Türkiye’nin tarım ambarı. Dolayısıyla güven esaslı biz depoya bıraktık. Ayrıca, Sevgi Coşkun 1926 Polatlı Belediyespor kulübünün başkanlığını da yapıyordu. Dolayısıyla tüm Polatlı güveniyordu. Onlara kulüp başkanlığını da emanet etmişlerdi. Tanınan bir aileydi ama bizi yanılttılar. Herkesi yanıttılar, herkes mağdur. Dolayısıyla tarım, çiftçilikte bu nedenden dolayı her gün geriliyor ve gerilemekte. Dolayısıyla insanlar bundan sonra çiftçilik belki yapamayacak, bu kayıplarını karşılanmasını talep ediyorlar. Bu nedenle biz yasal hakkımızı da kullanıyoruz.” – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tohum-firmasi-ciftcileri-dolandirarak-yurt-disina-kacti/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 15 Yeni Elektrikli Otobüsü Ulaşım Filosuna Ekledi https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-15-yeni-elektrikli-otobusu-ulasim-filosuna-ekledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-15-yeni-elektrikli-otobusu-ulasim-filosuna-ekledi/#respond Sun, 31 Dec 2023 09:06:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1754 Kayseri Büyükşehir Belediyesi, yerli üretim ve yüzde 100 elektrikli, 18 metre uzunluğu ve 144 yolcu taşıma kapasitesine sahip 15 adet yeni otobüsü ulaşım filosuna kattı. Tanıtım programında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri’de güzel bir belediyecilik yapıldığına dikkat çekerken, Başkan Büyükkılıç da “200 milyon TL civarında bir maliyet ile şehrimize böyle bir kazanım sağlamış oluyoruz” dedi.

Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, ulaşım alanında önemli projelere imza atarken, Kayseri Ulaşım A.Ş. filosuna eklenen 15 adet 18 metrelik elektrikli körüklü otobüsü vatandaşların beğenisine sundu. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tanıtım programına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Vali Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları Hamdi Elcuman ve Serdar Öztürk, daire başkanları ve vatandaşlar katıldı. Tanıtım programında vatandaşlara hitap eden Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’mizin ulaşım ağını genişletiyor aynı zamanda araç sayısını da arttırma yönündeki gayretlerimizi sürdürüyoruz” dedi. Büyükkılıç, 15 adet elektrikli otobüs aldıklarını ve 8 adedinin teslim edildiğini belirterek, “Şuanda 15 tane yerli ve milli ful elektrikli 18 metre uzunluğunda körüklü otobüs aldık şehrimize. Bunun 8 tanesi teslim oldu. Peyderpey birkaç hafta içerisinde de diğerleri gelecek ve inşallah filomuz güçlenmiş olacak. 6 tane de daha önceden vardı, 21 elektrikli körüklü otobüsümüz olmuş olacak” şeklinde konuştu. 200 milyon TL’lik maliyet ile elektrikli otobüsleri kente kazandırdıklarını kaydeden Başkan Büyükkılıç, şunları söyledi;

“Amacımız şehirdeki hem otobüslerin yaş oranını aşağıya doğru çekmek hem konforunu arttırmak yönünde gayret göstermek. Her biri yaklaşık 13 milyon TL’ye mal olan, yani 200 milyon TL civarında bir maliyet ile şehrimize böyle bir kazanım sağlamış oluyoruz. Yerli ve milli olması aynı zamanda çevreci bir anlayış içerisinde elektrikli olması takdir edersiniz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın talimatlarını da yerine getirmiş oluyoruz. Yakıştı diyoruz şehrimize.”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki de yerli ve milli üretime dikkat çekerek, “Yerli olanı tercih etmek, milli olanı tercih etmek ülkenin ekonomisini ayağa kaldırma adına en önemli işlerden biri diye düşünüyoruz” dedi. Bakan Özhaseki, Kayseri’de güzel bir belediyecilik yapıldığını belirterek, “Elhamdülillah Kayseri’de güzel bir belediyecilik yapılıyor. Bütün arkadaşlarımız gerek büyükşehirde gerekse Melikgazi’de, Kocasinan’da, Talas’ımızda dört bir tarafta güzel işler yapıyorlar, ellerine sağlık. Şehir güzel yerlere doğru gidiyor. Ömrümüz hizmetle geçiyor. Kayseri’ye geldiğimiz zaman bizi karşılayan manzara şu; üniversitemizde açılışlar var, belediyelerimizin temel atmaları var, açılışları var. Hayırseverlerimizin yaptığı güzel hizmetler var. Bu şehirde hareket oluyor, bereket oluyor, nihayetinde güzel işler de ortaya çıkıyor. Değerli başkanlarımızı tebrik ediyorum. Ellerine sağlık. Bu araçlarda Kayseri’mize hayırlı olsun” diye konuştu. Başkan Büyükkılıç daha sonra elektrikli otobüsleri inceleyerek Ulaşım A.Ş. müdürü Mehmet Canbulut’tan teknik bilgi aldı. Büyükkılıç, “144 kişilik engelli dostu bir araç. Aynı zamanda yüzde yüz elektrikli, 18 metre uzunluğunda, körüklü, yerli ve milli olması da bizim için önemli. Allah’a şükür çok uygun bir bütçe ile aldık, şehrimize yakıştı. Kayseri’mizin bizi seven güvenen insanlarına ne yapsak az diye buradan paylaşıyoruz. Ulaşımda konforu sağlamaya devam diyoruz” ifadelerini kullandı. Programın sonunda dualar eşliğinde kurban kesildi.

Yeni araçlarla ulaşım filosu yaş ortalamasını 10,7’ye çekerek filoyu gençleştiren ve kentte sıfır emisyonlu ulaşımın kapılarını aralayan Büyükşehir Belediyesi, Kayseri’nin çevre dostu bir şehir olma vizyonuna katkı sunan bir adım daha atmış oldu. Yerli üretim ve yüzde 100 elektrikli olan araçlar, 18 metre uzunluğu ve 144 yolcu taşıma kapasitesiyle öne çıkarken otobüslerin alçak tabanlı olmaları, hızlı yolcu indirme ve bindirme yapabilmeleri ise diğer bir avantaj olarak dikkat çekiyor. Öte yandan otobüslerin önemli bir diğer işlevi ise erişilebilirlik özelliği ile engelli dostu bir tasarıma sahip olmaları. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-15-yeni-elektrikli-otobusu-ulasim-filosuna-ekledi/feed/ 0
Otobüslere Araç Takip Cihazı Zorunluluğu https://www.kanal7haber.com.tr/otobuslere-arac-takip-cihazi-zorunlulugu/ https://www.kanal7haber.com.tr/otobuslere-arac-takip-cihazi-zorunlulugu/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:18:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1731

ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemesiyle 1 Ocak’tan itibaren şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslere araç takip cihazı takılması zorunlu hale geliyor. Taşıtların konum bilgileri 2 dakikada bir Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi’ne (U-ETDS) aktarılacak. Türkiye’nin en büyük otogarı olan İstanbul 15 Temmuz Demokrasi otogarında takip cihazı takma hareketliliği yaşanıyor.  Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım, “Şu anda uygulama oranı yüzde 30’un üzerinde” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, şehirlerarası otobüslerde yeni döneme geçildiğini duyurmuştu. Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu yaptığı açıklamada, “‘Son dönemde maalesef karıştıkları kazalarla gündeme gelen ve şehirler arası yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan otobüslerde araç takip cihazı takacak ve bu bilgileri anlık olarak bakanlığımıza bağlı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüzle paylaşacak” dedi. Uygulama 1 Ocak 2024 itibarıyla yürürlüğe girecek. 1 Ocak’a kısa süre kala otogarlarda hazırlıklar devam ediyor. İstanbul’da 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda otobüslere takip cihazı takma  telaşı yaşanıyor.

“ŞU ANDA UYGULAMA ORANI YÜZDE 30’UN ÜZERİNDE”

Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım uygulamada oranın yüzde 30’lara ulaştığını belirtti.

Mustafa Yıldırım, “Araç takip sistemi araçların her türlü hareketini kontrol etmek için 2016 yılında Avrupa Birliği tarafından alınmış bir karardı. Türkiye bunu erteleye erteleye 2024 yılına kadar erteledi. 8 yıldan beri erteleniyor bu. Kazaları önlemede önemli bir etken olacağını düşünüyoruz. Aracın her türlü hareketini, sürücünün her türlü hareketini kontrol eden bir sistemdir. Uzun zamandır firmalarımızın, sorumluluk sahibi firmalarımızın birçoğu bunu araçlarına uyguladılar ve takip ediyorlar araçlarını. Şu anda uygulama oranı yüzde 30’un üzerinde. Kurumsal şirketler tamamını yapıyor. Diğer şirketlerimiz de buna uyacaklar. Kazaları önlemede önemli bir etken olacak. Firmalarımızın iç denetim sistemini kurarak tek merkezle akıllı sistemden bunları takip edip sürücüleri uyarması lazım. Trafik kurallarına uyuyorlar mı uymuyorlar mı trafik kurallarına uyup uymadıklarını kontrol etmeleri lazım.” dedi.

ARAÇLARI TEK MERKEZDEN KONTROL EDİYORLAR SÜRÜCÜLERİNİ UYARIYORLAR

Bütün otobüslere sistemin kurulmasının yeni yıla yetişemeyeceğini belirten Yıldırım, “Yarın öbür gün 1 Ocak. Onun için yetişmez. Yetişmeyenler için de zorunluluk devam etsin ancak yaptırımları 2025 yılının 1 Ocak’ına erteleyelim. Zorunluluğu kaldırmayalım.

Şöyle, sürücü yorgun mu değil mi, sürücü yasal limitlerde araç kullanıyor mu, trafik kurallarına uyuyor mu uymuyor mu, bütün bunları firma merkezden kontrol edebilecek, görebilecek. Onun için kazaların azalmasında önemli bir etken dikkatsizlik, yorgunluk, uykusuzluk işte araç direksiyonu telefon kullanmak mesaj çekmek gibi birçok konuyu görebilecekler. Bu konuda firma her şeyi polisten beklemeyecek kendi yaptırımını uygulayacak, sürücüyü uyaracak ve bu hataları yapan sürücülere de ceza uygulaması yapmaları lazım. Tabii ki şu anda piyasada bunları takip eden firmalarımız var. Şu anda bunu uygulayan firmalarımız var. Araçları tek merkezden kontrol ediyorlar sürücülerini uyarıyorlar” şeklinde konuştu.

Otobüs firması yetkilisi Kemal Soğancı ise, “Genel anlamda taktırmaya çalışanları görüyoruz. Bu sistemin faydaları araçlardaki kaptanın, personelinin, yani yolda yaptığı hareketlerin tamamını takip ediyorsunuz. 7/24 gece gündüz takip ediyoruz”  dedi.

Otobüs şoförleri de sistemin kazaları önlemede de katkı saylayacağını belirtti. Yolcu Burak İlhan ise, “Türkiye’nin her yerinde seyahat eden biri olarak söylemek gerekirse yakınlarımız da bu seyahate giriyor ve nerede olduklarını bilmek güzel olur. Kaza olabilir farklı konular olabilir yakınlarımızın takibi açısından geç kalınmış bir uygulama diyebiliriz zorunlu olması”  diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/otobuslere-arac-takip-cihazi-zorunlulugu/feed/ 0
Otobüslere Araç Takip Cihazı Takılması Zorunlu Hale Geliyor https://www.kanal7haber.com.tr/otobuslere-arac-takip-cihazi-takilmasi-zorunlu-hale-geliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/otobuslere-arac-takip-cihazi-takilmasi-zorunlu-hale-geliyor/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:15:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1728

ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanlığı’nın düzenlemesiyle 1 Ocak’tan itibaren şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslere araç takip cihazı takılması zorunlu hale geliyor. Taşıtların konum bilgileri 2 dakikada bir Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi’ne (U-ETDS) aktarılacak. Türkiye’nin en büyük otogarı olan İstanbul 15 Temmuz Demokrasi otogarında takip cihazı takma hareketliliği yaşanıyor.  Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım, “Şu anda uygulama oranı yüzde 30’un üzerinde” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, şehirlerarası otobüslerde yeni döneme geçildiğini duyurmuştu. Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu yaptığı açıklamada, “‘Son dönemde maalesef karıştıkları kazalarla gündeme gelen ve şehirler arası yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan otobüslerde araç takip cihazı takacak ve bu bilgileri anlık olarak bakanlığımıza bağlı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüzle paylaşacak” dedi. Uygulama 1 Ocak 2024 itibarıyla yürürlüğe girecek. 1 Ocak’a kısa süre kala otogarlarda hazırlıklar devam ediyor. İstanbul’da 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda otobüslere takip cihazı takma  telaşı yaşanıyor.

“ŞU ANDA UYGULAMA ORANI YÜZDE 30’UN ÜZERİNDE”

Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım uygulamada oranın yüzde 30’lara ulaştığını belirtti.

Mustafa Yıldırım, “Araç takip sistemi araçların her türlü hareketini kontrol etmek için 2016 yılında Avrupa Birliği tarafından alınmış bir karardı. Türkiye bunu erteleye erteleye 2024 yılına kadar erteledi. 8 yıldan beri erteleniyor bu. Kazaları önlemede önemli bir etken olacağını düşünüyoruz. Aracın her türlü hareketini, sürücünün her türlü hareketini kontrol eden bir sistemdir. Uzun zamandır firmalarımızın, sorumluluk sahibi firmalarımızın birçoğu bunu araçlarına uyguladılar ve takip ediyorlar araçlarını. Şu anda uygulama oranı yüzde 30’un üzerinde. Kurumsal şirketler tamamını yapıyor. Diğer şirketlerimiz de buna uyacaklar. Kazaları önlemede önemli bir etken olacak. Firmalarımızın iç denetim sistemini kurarak tek merkezle akıllı sistemden bunları takip edip sürücüleri uyarması lazım. Trafik kurallarına uyuyorlar mı uymuyorlar mı trafik kurallarına uyup uymadıklarını kontrol etmeleri lazım.” dedi.

ARAÇLARI TEK MERKEZDEN KONTROL EDİYORLAR SÜRÜCÜLERİNİ UYARIYORLAR

Bütün otobüslere sistemin kurulmasının yeni yıla yetişemeyeceğini belirten Yıldırım, “Yarın öbür gün 1 Ocak. Onun için yetişmez. Yetişmeyenler için de zorunluluk devam etsin ancak yaptırımları 2025 yılının 1 Ocak’ına erteleyelim. Zorunluluğu kaldırmayalım.

Şöyle, sürücü yorgun mu değil mi, sürücü yasal limitlerde araç kullanıyor mu, trafik kurallarına uyuyor mu uymuyor mu, bütün bunları firma merkezden kontrol edebilecek, görebilecek. Onun için kazaların azalmasında önemli bir etken dikkatsizlik, yorgunluk, uykusuzluk işte araç direksiyonu telefon kullanmak mesaj çekmek gibi birçok konuyu görebilecekler. Bu konuda firma her şeyi polisten beklemeyecek kendi yaptırımını uygulayacak, sürücüyü uyaracak ve bu hataları yapan sürücülere de ceza uygulaması yapmaları lazım. Tabii ki şu anda piyasada bunları takip eden firmalarımız var. Şu anda bunu uygulayan firmalarımız var. Araçları tek merkezden kontrol ediyorlar sürücülerini uyarıyorlar” şeklinde konuştu.

Otobüs firması yetkilisi Kemal Soğancı ise, “Genel anlamda taktırmaya çalışanları görüyoruz. Bu sistemin faydaları araçlardaki kaptanın, personelinin, yani yolda yaptığı hareketlerin tamamını takip ediyorsunuz. 7/24 gece gündüz takip ediyoruz”  dedi.

Otobüs şoförleri de sistemin kazaları önlemede de katkı saylayacağını belirtti. Yolcu Burak İlhan ise, “Türkiye’nin her yerinde seyahat eden biri olarak söylemek gerekirse yakınlarımız da bu seyahate giriyor ve nerede olduklarını bilmek güzel olur. Kaza olabilir farklı konular olabilir yakınlarımızın takibi açısından geç kalınmış bir uygulama diyebiliriz zorunlu olması”  diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/otobuslere-arac-takip-cihazi-takilmasi-zorunlu-hale-geliyor/feed/ 0
E-ticarette en büyük kırılmanın çevrim içi ödeme sistemlerinde olması bekleniyor https://www.kanal7haber.com.tr/e-ticarette-en-buyuk-kirilmanin-cevrim-ici-odeme-sistemlerinde-olmasi-bekleniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/e-ticarette-en-buyuk-kirilmanin-cevrim-ici-odeme-sistemlerinde-olmasi-bekleniyor/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:12:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1725 Hepsiburada Üst Yöneticisi (CEO) Nilhan Onal Gökçetekin, “E-ticarette en büyük kırılmayı 2024 yılında online ödeme sistemlerinde bekliyoruz. 2024 yılında Türkiye’de online ödeme sistemlerinin kullanımının artmasını ve online alışverişlerde nakit kullanımını geride bırakmasını bekliyoruz.” dedi.

Gökçetekin, AA muhabirine, e-ticaretin Türkiye’deki ve dünyadaki gelişimi, 2023’teki çalışmaları ve 2024 hedeflerine ilişkin bilgi verdi.

E-ticaret sektörünün Kovid-19’un da etkisiyle dünya genelinde 2020 yılından bu yana hızlı bir büyüme trendi yakaladığını, bu yıl da trendin devam ettiğini belirten Gökçetekin, Euromonitor verilerine göre küresel e-ticaret hacminin 2023’te 4 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi.

Gökçetekin, bu büyümenin 2024 yılında da sürmesi ve küresel e-ticaret hacminin her yıl yüzde 10 civarında büyümesinin beklendiğini dile getirerek şöyle devam etti:

“Aynı zamanda e-ticaretin toplam ticaret içindeki hacminin de önümüzdeki 5 sene içinde yüzde 25’lere ulaşması bekleniyor. Küresel e-ticaret büyümesinin temelinde, teknolojinin gelişmesi, tüketicilerin online alışverişe olan güveninin artması ve pandeminin etkisiyle bu konuya yatkınlığın artmış olması yer alıyor. Online alışveriş yapmak daha kolay ve güvenli hale geldi. Tüketiciler, online alışverişin kendilerine zaman ve para tasarrufu sağladığını gördükçe, bu kanala olan ilgilerini artırıyor. E-ticaret şirketleri de sundukları ek hizmet ve servislerle bu deneyimi müşteriler açısından zenginleştirmeye devam etti. Türkiye e-ticaret sektörü de küresel trendlere paralel olarak hızlı bir büyüme kaydetti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2023 yılı ilk 6 ayında ülkemizde e-ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 109,7’lik artışla 652,7 milyar lira olarak gerçekleşti. Türkiye’nin e-ticaret ve pazar büyüklüğünün 2023 sonuna kadar yüzde 60 büyümeyle 1,2 trilyona kadar büyümesi bekleniyor.”

“Toplam ticaretin içinde e-ticaretin payının da artmaya devam ettiğini gözlemliyoruz”

Nilhan Onal Gökçetekin, toplam ticaret içinde e-ticaretin payının da artmaya devam ettiğini belirterek, “2022 yılı ilk 6 ayında e-ticaretin genel ticarete oranı yüzde 18,5 iken bu oran 2023 yılı ilk 6 ayında yüzde 19,1 olarak gerçekleşti.” dedi.

Türkiye’nin genç ve mobil penetrasyonu yüksek nüfusuyla e-ticaretin büyümesi için elverişli bir ülke olduğunu dile getiren Gökçetekin, bu nedenle e-ticaretin büyümesi için hala geniş bir alan bulunduğunu, son yıllarda e-ticaretin izlediği büyüme trendinin güçlü şekilde devam edeceğini söyledi.

“Bu sene yürürlüğe giren e-ticaret yasasının etkisiyle küçük ve yerli oyuncuların büyüdüğünü gözlemledik”

Özellikle bu sene yürürlüğe giren e-ticaret yasasının etkisiyle küçük ve yerli oyuncuların büyüdüğünü ifade eden Gökçetekin, “Geçen yılın 8 ayında bu piyasa yüzde 100-102 kadar büyürken bu sene aynı dönemde yüzde 140 büyüdü. Piyasada adil ve sağlıklı rekabet koşulları oldukça sektörün dengeli şekilde ve küçük oyuncular lehine büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.” diye konuştu.

Gökçetekin, 2024 yılında makro koşulların etkisiyle tüketicilerin fiyat hassasiyetlerinin devam edeceğini ve bunun e-ticarete olan ilgiyi sürdüreceğini, bununla birlikte e-ticaret alanında ödeme çözümleri, müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik teslimat çözümlerinde farklı alternatiflerin önem kazanmaya devam edeceğini, teknolojiyi müşteri deneyimini daha da kusursuz ve ileriye götürmek için çalışmaları sürdüreceklerini, yapay zeka ve büyük veri gibi alanlarda araştırma ve geliştirme yapmaya devam edeceklerini anlattı.

“2023’te güçlü performansımızı ve büyümemizi sürdürerek başarılı rakamlara imza attık”

Hepsiburada’nın yıl genelindeki çalışmalarına değinen Gökçetekin, “Güçlü performansımızı ve büyümemizi sürdürerek e-ticaret için stratejik öneme sahip tüm göstergelerde başarılı rakamlara imza attık. Yılın üçüncü çeyreğine yönelik verileri yeni açıkladık. Buna göre Hepsiburada’nın toplam satış hacmi 2023’ün üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 126 artarak 24,3 milyar liraya ulaştı.” ifadesini kullandı.

Gökçetekin, müşterilerin verdiği sipariş adedinin 2022’nin üçüncü çeyreğine göre yüzde 55 artarak 27 milyona yükseldiğini, aktif müşteri sayısının 12 milyon, müşteri başına düşen sipariş sıklığının ise yıllık yüzde 59 artarak 8,6’ya çıktığını belirterek şu bilgileri verdi:

“Hepsiburada’nın platformdaki aktif satıcı sayısı 101,1 bin. Toplam satışlarımız içinde pazaryerinin payı üçüncü çeyrekte yüzde 66 olarak gerçekleşti. Platformumuzda yaklaşık 211 milyon ürünü müşterilerimize sunuyoruz. 2023 yılı ve sonrası için karlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizle uyumlu sonuçlar getiren bu stratejimize 2024 yılında da bağlı kalmayı sürdüreceğiz. E-ticaretin büyümeye devam edeceği 2024 yılında hem müşteri sadakatimizi artıracak hem de işini e-ticaretle büyütmek isteyen iş ortaklarımıza Hepsipay, HepsiAd ve HepsiJET ile çözümler sunacağız.Teknolojik kargo çözümleri sunan HepsiJET ile hizmet ağımızı genişletirken iş ortaklarımızın sayısını artırmaya odaklanacağız.

Hepsipay ile müşterilerimize en iyi ödeme çözümlerini sunmaya devam ederken ödeme geçidi çözümlerimizi sunduğumuz iş ortaklarımızın sayısını artırmaya devam ederek ülkemizin en büyük finteki olma yolunda ilerleyeceğiz. Kabiliyetlerimizle ticareti dijitalleştirmek, sahip olduğumuz bu deneyimi ve teknolojileri perakendecilerle paylaşarak onları büyütmek konusunda iddialıyız. Ayrıca Türkiye’de sahip olduğumuz teknoloji ve altyapı, lojistik ve tedarik zinciri, müşteri deneyimini Hepsiburada Global ile yeni pazarlara taşımak için de çalışacağız.”

“İlk 6 ayda hızlı tüketim malzemeleri alışverişinde de talebin güçlü olduğunu gözlemledik”

Gökçetekin, 2023’te sektörü destekleyen kategorilere değinirken de Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2023 yılının ilk 6 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre e-ticaret hacminin giyim, ayakkabı ve aksesuarda yüzde 145,1, elektronikte yüzde 136, beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde yüzde 129,6, konaklamada yüzde 100,9, gıdada yüzde 69,4, yemekte yüzde 82,1 ve seyahat, taşımacılık ve depolamada yüzde 66,4 artış gösterdiğini, Hepsiburada verilerinin de benzer yönde gerçekleştiğini söyledi.

İlk 6 ayda hızlı tüketim malzemeleri alışverişinde de talebin güçlü olduğunu gözlemlediklerini dile getiren Gökçetekin, şunları kaydetti:

“Bunun dışında moda ve giyim kategorilerinde siparişlerimiz yüksek seyretti. Ayrıca Hepsiburada’nın en güçlü kası olan mobil ve elektronik kategorilerinde de siparişlerimiz yüksek seyretti. En çok satılan ürünler cep telefonu, laptop, LCD televizyon, fritöz ya da robot süpürgeler oldu. Örneğin eylül ayında satışa sunduğumuz iPhone 15’ler rekor taleple karşılandı. 22 Eylül ön sipariş döneminde iPhone15 Pro serinin en çok satın alınan ürünü oldu. iPhone 15 serisi ürün siparişleri, Hepsiburada üzerinden ön siparişe açıldığı 22 Eylül’ün ilk dakikalarından sonra bir hafta içinde geçen yıl gerçekleşen siparişlere göre 10 kat artış gösterdi. Yakın bir veri olarak Efsane Kasım döneminde Hepsiburada kullanıcılarının en fazla talep gösterdiği kategoriler de temel tüketim, giyim, ayakkabı ve çanta, ev-yaşam, kozmetik, aksesuar kategorileri oldu.”

“Son döneme teknoloji alanında damgasını vuran konu yapay zeka oldu”

2023 yılında geçmişe nazaran değişen teknolojiler ve tüketici alışkanlıklarında yaşanan değişime ilişkin Gökçetekin, son döneme teknoloji alanında damgasını vuran konunun yapay zeka olduğunu söyledi.

Gökçetekin, “Yapay zeka, e-ticaretin uzun yıllardır merkezinde olan bir teknoloji. Özellikle pazarlama, ürün ve kampanya önerileri bağlamında kendi yapay zeka teknolojilerimizi geliştiriyoruz. Müşteri verisi, iletişim kanalı, kampanya motoru ve içeriği, organizasyon fonksiyonu ve sonuç analiz veri tabanının tam entegre bir şekilde çalışması için yapay zekadan yararlanıyoruz. Müşteri memnuniyetini artırarak sürdürme hedefimizde yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi son teknolojileri daha da etkin kullanarak Türkiye’de e-ticaret deneyiminin standartlarını yükseltmeye devam etmeyi hedefliyoruz.” dedi.

“Türkiye’de online ödeme sistemlerinin kullanımı hızla artıyor”

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, e-ticarette en büyük kırılmayı 2024 yılında çevrim içi ödeme sistemlerinde beklediklerini belirterek, dünya genelinde çevrim içi ödeme sistemlerinin, e-ticaret hacminin artmasıyla birlikte giderek daha önemli hale geldiğini ifade etti.

Türkiye’de de çevrim içi ödeme sistemlerinin kullanımının hızla arttığını dile getiren Gökçetekin, sözlerini şöyle tamamladı:

“2024 yılında Türkiye’de online ödeme sistemlerinin kullanımının artmasını ve online alışverişlerde nakit kullanımını geride bırakmasını bekliyoruz. Bu kırılma, e-ticaret sektörünün büyümesini ve gelişmesini hızlandıracak. Biz de 2023 yılında Türkiye’de perakende sektörü oyuncularına e-ticaret için çözümler sunma stratejimizin önemli bir parçası olan Hepsipay ödeme geçidi çözümlerimizi iş ortaklarımıza sunmaya başladık. Hepsipay 2023’ün üçüncü çeyreğinin sonu itibarıyla 13,2 milyon kullanıcıya ulaştı. Mayıs 2023’te hizmete giren Hepsipay’in ön ödemeli kart kullanıcı sayısı ise kasım sonu itibarıyla 708 bine ulaştı. Hepsipay ‘en kolay cüzdan’ uygulamasıyla banka işbirlikleri sayesinde müşterilerine kendilerine uygun taksitlendirme çözümleriyle cüzdanlarını doldurup bakiyelerini kullanmaya başlama olanağı sundu. Hepsiburada olarak ticaretin dijitalleşmesine yön veren inovatif teknolojilere yatırım yapmayı da hedefliyoruz. Bu tür fırsatlar çıktığında değerlendireceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/e-ticarette-en-buyuk-kirilmanin-cevrim-ici-odeme-sistemlerinde-olmasi-bekleniyor/feed/ 0
XReation of Future Projesi ile AR/VR/XR Tasarımcıları Yetiştirilecek https://www.kanal7haber.com.tr/xreation-of-future-projesi-ile-ar-vr-xr-tasarimcilari-yetistirilecek/ https://www.kanal7haber.com.tr/xreation-of-future-projesi-ile-ar-vr-xr-tasarimcilari-yetistirilecek/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:09:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1722 XReation of Future projesi çerçevesinde, eğitmen, işsiz, profesyonel, üniversite ve meslek lisesi öğrencileri gibi 5 ayrı grupta toplam 140 kişiye toplam bin 160 saat uygulamalı eğitim verilerek iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklere sahip AR/VR/ XR tasarımcıları yetiştirilecek.

Avrupa Birliği tarafından hibe ile desteklenmeye hak kazanan ‘XReation of Future’ projesi, Geleceğin Meslekleri Konferansı ile tanıtıldı. Coşkunöz Eğitim Vakfı liderliğinde Bursa Teknik Üniversitesi ortaklığında hayata geçen, İş dünyasının geleceğin işleri hakkında farkındalığının artırılmasının ve ihtiyaç duyduğu insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesi için sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve karma gerçeklik (XR) tasarımcılarının cinsiyet eşitliği odağında yetiştirilmesinin hedeflendiği proje, paydaşlar ve sektörün temsilcileri ile paylaşıldı. XReation of Future Projesi, ‘Geleceğin insana yakışır işleri çerçevesinde ve toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı mevcut ve potansiyel işgücü istihdamının ve istihdam edilebilirliğinin desteklenmesi’ ana hedefi doğrultusunda VR/AR/XR tasarımcı eğitim müfredatı hazırlanmasını ve eğitim altyapısının güçlendirilmesini, eğitmen yetiştirilmesini, gençlerin kapasitesinin güçlendirilmesini, çalışanların yetkinliklerinin geliştirilmesini, lise, üniversite öğrencileri veya işsizlerin cinsiyet eşitliği odağında bilgi teknolojileri, üretim ve eğitim sektörlerinde istihdama katkıda bulunmasını ve paydaşların geleceğin meslekleri konusunda farkındalıklarının artırılmasını hedefliyor.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mali iş birliği çerçevesinde geliştirilen Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın (IPA-Instrument for Pre Accession) “İstihdam, Eğitim, Sosyal Politikalar” bileşeni altında Cinsiyet Eşitliği Odağında Geleceğin İnsana Yakışır İşleri Yaklaşımının Desteklenmesi Hibe Programı uygulanmaktadır. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen söz konusu hibe programı, Sözleşme Makamı olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmekte ve izlenmektedir. Programın Operasyon Faydalanıcısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) Çalışma Genel Müdürlüğü (ÇGM) İstihdam Politikaları Daire Başkanlığı’dır. Projenin toplam bütçesi 217 bin 327,49 Avro olup, bu tutarın 23 bin 797,36 Avro’luk kısmı Coşkunöz Eğitim Vakfı ve Bursa Teknik Üniversitesi’nin eş finansman katkısıdır.

Proje çerçevesinde eğitmenler ve işsizler, profesyoneller, üniversite ve meslek lisesi öğrencileri gibi 5 ayrı grupta toplam 140 kişiye toplam bin 160 saat uygulamalı eğitim verilerek iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklere sahip AR/VR/ XR tasarımcıları yetiştirilecek. Eğitim müfredatı, iş dünyasının talep ettiği yetkinlikler ve eğitim ihtiyaçları göz önünde bulundurularak proje çerçevesinde hazırlanacak. Kadın istihdamının desteklenmesi önceliğine katkı sağlamak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmek hedefiyle, verilecek eğitimlerden yararlananların en az yüzde 50’sini kadınların oluşturması hedeflenecek. Projenin ilerleyen aşamalarında, projenin amacına yönelik farkındalığı artırmak için ‘Bilişim Sektöründe Kadın’ konferansı ile proje yarışması ve kapanış konferansı gerçekleştirilecek. Proje bitiminde kısa videolar, eğitim dokümanları ve uygulama örnekleri online platform üzerinden herkesin erişimine açık şekilde yayınlanacak.

Bursa iş dünyasının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ve açılış konuşmaları Coşkunöz Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Oya Coşkunöz Aktaş, ve Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar tarafından yapılan etkinlikte katılımcılar projeye dair detaylı bilgi alma fırsatı yakaladı.

Oya Çoşkunöz Aktaş, “Yeni teknolojiler, işler ve geleceğin meslekleri alanlarında çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’yi ulusal ve uluslararası alanda eğitim ve istihdam sağlayıcı olarak temsil ediyoruz. Son olarak yaşadığımız acı deprem sebebiyle, Hatay’da 4 ayda 47 sınıflı bir okulu hayata geçirdik. Bu gururla acımızı bir nebze olsun unutmaya çalışırken, daha da fazlasını hayata geçirmek için ekip arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Değişen dünya ve dijital beceriler, yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin hepimizin işlerini etkileyecek. Bu konuda Türkiye’nin rekabette geri kalmaması için bu değişimleri yakından incelememiz çok önemli. Değişimin bazen zor ve sancılı olduğunu çok iyi biliyoruz. Fakat, değişmemenin de büyük ve çok ağır bedelleri olduğunu hatta yok olacağımızı biliyorum” dedi.

F2K Yönetim Danışmanlığı Kurucu Ortağı Feride Kılıç’ın “Geleceğin Meslekleri”, NaraXR CEO’su Dr. Zafer Karadayı’nın “Deneyim Çağında İnsan”, Teknolojide Kadın Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney’in “Teknolojide İstihdam ve Kadın” oturumlarıyla devam eden Geleceğin Meslekleri Konferansı’nda, alanında uzman konuşmacılar VR/AR/XR teknolojileri alanındaki gelişmeleri, dijitalleşme ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu beceri ve yetkinliklere dair görüşlerini dinleyenlere aktardı. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/xreation-of-future-projesi-ile-ar-vr-xr-tasarimcilari-yetistirilecek/feed/ 0
2023 Yılında Türkiye’de Bitkisel Üretim Miktarları Arttı https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-turkiyede-bitkisel-uretim-miktarlari-artti/ https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-turkiyede-bitkisel-uretim-miktarlari-artti/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:00:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1716 Üretim miktarları, 2023 yılında bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 10,3; sebzelerde yüzde 0,6; meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 2,3 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılı Bitkisel Üretim İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, üretim miktarları, 2023 yılında bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 10,3; sebzelerde yüzde 0,6; meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 2,3 oranında arttı. Buna göre 2023 yılında tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 77,7 milyon ton; sebzelerde 31,8 milyon ton; meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 27,4 milyon ton üretim gerçekleşti.

Tahıl üretimi 2023 yılında bir önceki yıla göre arttı

Tahıl ürünleri üretim miktarları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,1 oranında artarak yaklaşık 42,2 milyon ton olarak gerçekleşti.

Bir önceki yıla göre, buğday üretimi yüzde 11,4 oranında artarak 22 milyon ton, arpa üretimi yüzde 8,2 oranında artarak 9,2 milyon ton, çavdar üretimi yüzde 11,7 oranında artarak 305 bin ton, yulaf üretimi yüzde 12,3 oranında artarak 410 bin ton oldu.

Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretimi sırasıyla 580 bin ton, 240 bin ton ve 424 bin ton oldu. Yumru bitkilerden patates ise bir önceki yıla göre yüzde 9,6 oranında artarak 5,7 milyon ton üretildi.

Yağlı tohumlardan soya üretimi yüzde 11,3 oranında azalarak 137,5 bin ton, ayçiçeği üretimi ise yüzde 13,8 azalarak yaklaşık 2,2 milyon ton oldu.

Şeker pancarı üretimi yüzde 22,1 oranında artarak 23,5 milyon ton olarak gerçekleşti.

Sebze üretimi 2023 yılında bir önceki yıla göre arttı

Sebze ürünleri üretim miktarı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,6 artarak yaklaşık 31,8 milyon ton olarak gerçekleşti.

Sebzeler grubu ürünlerinden domateste yüzde 2,3, kuru soğanda yüzde 10,6, salçalık kapya biberde yüzde 8,2 oranında üretim artışı; karpuzda yüzde 7,3, kavunda yüzde 11,6, hıyarda yüzde 3,4 oranında üretim azalışı oldu.

Meyve üretimi 2023 yılında bir önceki yıla göre arttı

Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,3 oranında artarak yaklaşık 27,4 milyon ton olarak gerçekleşti.

Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada yüzde 4,5, zeytinde yüzde 48,9 üretim miktarı azaldı. Şeftali ve nektarin toplamında yüzde 6,8, kirazda yüzde 12,3, vişnede yüzde 19,5 oranında üretim arttı.

Turunçgil meyvelerinden mandalinada yüzde 58,3, portakalda yüzde 74,8, limonda yüzde 75,8 oranında üretim artarken, sert kabuklu meyvelerden fındıkta yüzde 15,0, Antep fıstığında yüzde 26,4 oranında üretim azaldı. Cevizde ise yüzde 7,5 oranında üretim arttı.

Muz üretiminde yüzde 6,7 oranında azalış gerçekleşti.

Süs bitkileri üretimi 2023 yılında bir önceki yıla göre arttı

Süs bitkileri üretim miktarı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,0 oranında arttı.

Süs bitkileri üretimi içinde kesme çiçeklerin yüzde 65,3, diğer süs bitkilerinin ise yüzde 34,7’lik bir paya sahip olduğu görüldü.

Bir önceki yıla göre kesme çiçek üretiminde yüzde 0,8 azalış, diğer süs bitkileri üretiminde ise yüzde 14,5 oranında artış gerçekleşti. – ERZİNCAN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-turkiyede-bitkisel-uretim-miktarlari-artti/feed/ 0
TÜİK, Kasım Ayı Dış Ticaret İstatistiklerini Açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/tuik-kasim-ayi-dis-ticaret-istatistiklerini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tuik-kasim-ayi-dis-ticaret-istatistiklerini-acikladi/#respond Sat, 30 Dec 2023 09:15:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1713 TÜİK, kasım ayı dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Erzincan’da Kasım ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 1 milyon 988 bin dolar, ithalat 1 milyon 312 bin dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2023 yılı Kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,2 artarak 22 milyar 999 milyon dolar, ithalat yüzde 5,7 azalarak 28 milyar 916 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Kasım döneminde ihracat yüzde 0,7, ithalat yüzde 0,5 arttı

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,7 artarak 232 milyar 810 milyon dolar, ithalat yüzde 0,5 artarak 332 milyar 736 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Kasım ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 1,6, ithalat yüzde 6,7 arttı

Enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç ihracat, 2023 Kasım ayında yüzde 1,6 artarak 20 milyar 451 milyon dolardan, 20 milyar 773 milyon dolara yükseldi.

Kasım ayında enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç ithalat yüzde 6,7 artarak 20 milyar 294 milyon dolardan, 21 milyar 650 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç dış ticaret açığı Kasım ayında 877 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 4,1 artarak 42 milyar 423 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 96,0 oldu.

Dış ticaret açığı Kasım ayında yüzde 32,6 azaldı

Kasım ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,6 azalarak 8 milyar 784 milyon dolardan, 5 milyar 918 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Kasım ayında yüzde 71,3 iken, 2023 Kasım ayında yüzde 79,5’e yükseldi.

Dış ticaret açığı Ocak-Kasım döneminde yüzde 0,1 arttı

Ocak-Kasım döneminde dış ticaret açığı yüzde 0,1 artarak 99 milyar 828 milyon dolardan, 99 milyar 926 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Kasım döneminde yüzde 69,8 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 70,0’a yükseldi.

Kasım ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,3 oldu

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2023 Kasım ayında imalat sanayinin payı yüzde 93,3, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,8, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,3 oldu.

Ocak-Kasım döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,7, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Kasım ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 67,6 oldu

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2023 Kasım ayında ara mallarının payı yüzde 67,6, sermaye mallarının payı yüzde 16,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,4 oldu. İthalatta, 2023 Ocak-Kasım döneminde ara mallarının payı yüzde 72,5, sermaye mallarının payı yüzde 14,3 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,0 oldu.

Kasım ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

Kasım ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 750 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 365 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 1 milyar 285 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 262 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 103 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,4’ünü oluşturdu.

Ocak-Kasım döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 19 milyar 415 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 519 milyon dolar ile ABD, 11 milyar 535 milyon dolar ile Irak, 11 milyar 359 milyon dolar ile İtalya ve 11 milyar 265 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,8’ini oluşturdu.

İthalatta ilk sırayı Çin aldı

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Kasım ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 555 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 458 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 374 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 467 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 1 milyar 361 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,2’sini oluşturdu.

Ocak-Kasım döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 41 milyar 711 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 41 milyar 395 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 26 milyar 170 milyon dolar ile Almanya, 18 milyar 815 milyon dolar ile İsviçre, 14 milyar 448 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,8’ini oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 0,7 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2023 Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 0,7 artarken, ithalat yüzde 3,1 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2023 yılı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 5,4 artarken, ithalat yüzde 5,6 azaldı.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 4,0 oldu

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsıyor. Kasım ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,3 oldu. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4 olarak kaydedildi. Ocak-Kasım döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,4, Ocak-Kasım döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,7 oldu.

Kasım ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,1’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,6 oldu. Ocak-Kasım döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,9, Ocak-Kasım döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,5 oldu.

Özel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Kasım ayında 21 milyar 9 milyon dolar oldu

Özel ticaret sistemine göre, 2023 yılı Kasım ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 artarak 21 milyar 9 milyon dolar, ithalat yüzde 2,9 azalarak 27 milyar 475 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Kasım ayında dış ticaret açığı yüzde 21,8 azalarak 8 milyar 268 milyon dolardan, 6 milyar 467 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Kasım ayında yüzde 70,8 iken, 2023 Kasım ayında yüzde 76,5’e yükseldi.

İhracat 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 211 milyar 647 milyon dolar oldu

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 azalarak 211 milyar 647 milyon dolar, ithalat yüzde 0,1 artarak 311 milyar 739 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Kasım döneminde dış ticaret açığı yüzde 3,2 artarak 96 milyar 992 milyon dolardan, 100 milyar 92 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Kasım döneminde yüzde 68,9 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 67,9’a geriledi. – ERZİNCAN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tuik-kasim-ayi-dis-ticaret-istatistiklerini-acikladi/feed/ 0
Erzurum Karayazı’da Süt Üreticileri İçin Süt Toplama Merkezi Kuruldu https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-karayazida-sut-ureticileri-icin-sut-toplama-merkezi-kuruldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-karayazida-sut-ureticileri-icin-sut-toplama-merkezi-kuruldu/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:27:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1692 Erzurum’un hayvan varlığıyla öne çıkan Karayazı içesinde, belediye desteğiyle kurulan süt toplama merkezi, çoğunluğu kadınlardan oluşan 312 süt üreticisinin geçim kaynağı oldu.

Türkiye’nin en yüksek rakımlı ikinci ilçesi Karayazı, zengin bitki örtüsüne sahip meraları ve hayvan varlığıyla dikkati çekiyor. Yaklaşık 90 bin büyükbaş ve 125 bin küçükbaş hayvan varlığının bulunduğu ilçede, çoğunluğu kadınlardan oluşan 312 süt üreticisi faaliyet gösteriyor.

Üreticiler, Karayazı Belediyesinin geçen yıl eylül ayında hayata geçirdiği süt toplama merkezi projesiyle hayvanlardan elde ettiği sütü hem değerinde satıyor hem de emeklerinin karşılığını alıp aile bütçelerine katkı sağlıyor.

Yazları günlük ortalama 20 ton ve üzeri, kışın ise günlük 5 ila 10 ton civarında toplanan sütler, proje kapsamında Erzurum Ticaret Borsası ve çeşitli kurumlara satılıyor.

Karayazı Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Muammer Sarıdoğan, AA muhabirine, 2 bin 300 rakımlı ilçede Erzurum ölçeğinde örnek bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.

İlçede hayvancılık noktasında ciddi potansiyelin olduğunu belirten Sarıdoğan, “İklimden dolayı ilçede tarımda çok aktif değiliz. Yaklaşık 90 bin büyükbaş,125 bin civarında küçükbaş hayvana sahibiz. Buradaki hayvancılık potansiyelini görünce Sayın Valimizin de önderliğinde Karayazı Belediyesi olarak süt toplama merkezini kurduk.” dedi.

Sarıdoğan, merkezi kurmadan önce piyasadaki süt toplayıcılarının ilçedeki üreticilerden sütü düşük miktarlarda “çerçi usulü” domates ve ekmek gibi ürünler karşılığında satın aldığını anlattı.

Proje kapsamında köylünün ürettiği sütün gerçek değerinde satılmaya başladığını vurgulayan Sarıdoğan, şöyle devam etti:

“Merkezimizde en fazla mayıs ayında süt toplanıyor ve bu ayda 312 üreticimize 1 milyon 842 bin lira ödeme yapmıştık. 1 ayda kişi başı 35 bin lira süt parası ödediğimiz üreticilerimiz var. Yani çiftçimiz, beslediği hayvandan ürettiği sütü gerçek değerinde satıp hem aile ekonomilerine hem de Erzurum ölçeğinde kent piyasasına olumlu etkisi oldu.”

Sarıdoğan, hayvanların bakımını ve süt üretimini genellikle kadınların yaptığına, toplanan sütler için verilen hesap numaralarının çoğunun da kadınlara ait olduğuna işaret etti.

“Üreticilerimiz yapmış olduğu hizmetin, çektikleri zahmetin karşılığını aldı”

Belediye olarak İl Tarım ve Orman Müdürlüğüyle ortaklaşa Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’na sundukları yeni bir projenin de kabul edildiğini ifade eden Sarıdoğan, “Süt toplama merkeziyle kadınlarımız, üreticilerimiz yapmış olduğu hizmetin, çektikleri zahmetin karşılığını aldı. Erzurum’da ilk diyebileceğimiz kabul edilen yeni projemiz kapsamında 7 mahallemizde süt toplama tanklarını konuşlandırdık, bazı eksikler var onları gideriyoruz.” diye konuştu.

Sarıdoğan, 7 kişinin çalıştığı süt toplama merkezinde sütün litresini piyasa değerinde topladıklarını sözlerine ekledi.

İlçe Tarım ve Orman Müdür Vekili Halim Ceylan da süt toplama merkezine ilk etapta 5 tonluk süt soğutma tankıyla başlanıldığını, daha sonra ilgili kurumların desteğiyle kapasiteyi artırdıklarını anlattı.

İlçedeki 25 mahallede üreticilerden topladıkları sütlerin gerekli laboratuvar ve sağlık kontrollerinin ardından soğutma depolarına sevk edildiğini dile getiren Ceylan, “Merkezin en önemli özelliği, insanlar hayvancılığa verdiği emeğin karşılığını gördü. Devlet memuru maaşı kadar para kazandıklarını görünce bu işi daha çok önemseyip hayvancılığın gelişmesine ve gelir kaynaklarının artmasına sebep oldular. Aylara göre rakam değişebiliyor ama ortalama günlük 10 ila 20 ton arasında toplanan sütü Ticaret Borsası alıyor.” bilgilerini verdi.

Üreticiler sütü değerinde satıp parasını zamanında alıyor

Süt üreticisi 58 yaşındaki Hürriyet Bahtiyar da sağdıkları sütü belediye aracılığıyla kolayca satabildiklerini belirterek, “Zamanında paramızı alıyoruz, emeği geçenlerden Allah razı olsun. Sütümüzü değerinde satıyoruz. Emeklerimizin karşılığını alıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ürettikleri sütü değerinde sattıkları için mutlu olduğunu dile getiren Dilek Çelik de “Belediye ve İlçe Tarım Müdürlüğü hizmetlerinden memnunuz. Süt toplama merkezi sayesinde sütümüzün değeri arttı, sattığımız sütle aile ekonomisine katkı sağlıyoruz.” dedi.

Çelikli Mahallesi’nde süt üreticisi Ayfer Çiçek ise kış şartlarında bile sütlerini rahatlıkla sattıklarını aktararak, “Hizmetten çok memnunuz, süt toplama merkezinin bize önemli katkısı oldu. İlçe tarım yetkilileri ve belediyemize desteklerinden dolayı teşekkür ederiz.” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erzurum-karayazida-sut-ureticileri-icin-sut-toplama-merkezi-kuruldu/feed/ 0
IEA Başkanı: Türkiye, LNG üretimi ve ticaretindeki artıştan karlı çıkabilir https://www.kanal7haber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/ https://www.kanal7haber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:24:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1689 FİRDEVS YÜKSEL/HANDAN KAZANCI – Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, 2025 itibarıyla dünya genelinde sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimi ve ticaretinde beklenen güçlü artıştan Türkiye’nin karlı çıkabileceğini söyledi.

Birol, AA muhabirine, dünyada değişen enerji jeopolitiği, Türkiye’nin konumu ve nükleer enerji gibi bazı güncel konuları değerlendirdi.

Türkiye’nin önemli bir doğal gaz ithalatçısı olduğunu anımsatan Birol, ülkenin cari açığının büyük bir kısmının enerji ithalatından kaynaklandığını belirtti.

Birol, 2025 itibarıyla birçok ülkede yeni LNG tesislerinin devreye alınmasıyla doğal gaz piyasalarında bugüne kadar görülmemiş güçlü bir LNG artışının yaşanacağının altını çizerek, “Türkiye, 2025’te başlayacak yeni LNG dalgasını en iyi şekilde kullanmalı. Birincisi, anlaşmaları bu veriler ışığında yapması lazım. 2025’ten sonra alıcı ülkelerin eli güçlenecek. Bu nedenle anlaşmaların da buna göre yapılması gerekebilir. Türkiye’nin, mevcut kontratlarda da bazı iyileştirilmeler için bu dönemde masaya oturması gerekebilir.” diye konuştu.

Bu dönemde satıcıların güçlü olduğu bir piyasadan alıcıların güçlendiği bir piyasaya geçileceğini vurgulayan Birol, piyasalarda oluşacak gaz miktarının bazı dengelerin yeniden tanımlanmasına neden olabileceğini kaydetti.

Birol, Türkiye’nin güçlü doğal gaz altyapısına da dikkati çekerek, “Türkiye mevcut olanaklarıyla daha fazla gaz ithal ederek bunu Avrupa’ya ihraç etme altyapısına sahip. Bunu da en iyi şekilde kullanabilir. 2025’ten itibaren LNG’de yeni bir sayfa açılıyor. Bundan umarım Türkiye gibi gaz ithalatçısı ülkeler en iyi şekilde faydalanabilirler.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut altyapısı sayesinde Türkiye’nin konumunu güçlendirebileceğine dikkati çeken Birol, bulunduğu bölgede gaz konusunda önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Enerjideki “sihirli” kelime: çeşitlendirme

Birol, Türkiye’nin nükleer enerji yatırımları ve hedeflerine de değinerek, “Nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz bir teknoloji olduğunu düşünüyorum. Türkiye, Akkuyu’ya ilave olarak başka nükleer santraller yapacaksa bunu da destekliyorum.” dedi.

Almanya’nın doğal gaz ve petrolde tek bir ülkeye bağımlı olması nedeniyle ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini hatırlatan Birol, şunları kaydetti:

“Enerjideki sihirli kelime bence çeşitlendirme. Yumurtaların hepsini aynı sepete koymamak lazım. Bu bakımdan eğer bir ülkenin başka bir ülkeye enerjinin bütün alanlarında ciddi bir bağımlığı varsa, bence çeşitlendirmek akıllıca bir politika olabilir. Burada tabii ki alternatiflere de bakmak lazım. Alternatifler size ne sunuyor? Hangi fiyatlarla sunuyor? Hangi teknolojileri sunuyor? Partneri seçerken çeşitlendirme yapmak lazım. Teknoloji seçerken en iyi teknoloji olmasına bakmak lazım. Maliyet açısından da iyi bir şey olması lazım.”

Kızıldeniz’deki aksamaların etkisi kısıtlı kaldı

Birol, Kızıldeniz’de artan bölgesel riskler nedeniyle oluşan uluslararası lojistik aksamalarına da değinerek, “Denizdeki petrol ticaretinin yüzde 10’u, LNG ticaretinin ise yüzde 9’u Kızıldeniz’den yapılıyor. Bu nedenle etkisi şimdilik kısıtlı kaldı. Tahminlerimize göre, Kızıldeniz yerine Güney Afrika’dan dolaşıldığında nakliyede iki haftalık bir uzama oluyor. Bu da maliyet artışına neden oluyor. Bu artış petrol fiyatlarında 1-2 dolar civarında oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Kızıldeniz’deki mevcut durumun devam etmesi ve bölgeye daha fazla yayılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Birol, “Bölge esas itibarıyla dünya petrol ticaretinin 3’te 1’ini tek başına yapıyor. Şimdilik fiyat artışı belirli bir seviyede kaldı ama tüm bölgenin etkilendiği bir durumda ciddi sonuçlar doğurabilir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin doğal gaz ve nükleer enerji hedefleri

Türkiye, 7 uluslararası doğal gaz boru hattı, 3’ü yüzer depolama ve gazlaştırma ünitesi (FSRU) olmak üzere 5 LNG tesisi ve 2 yer altı doğal gaz depolama tesisi ile güçlü bir altyapıya sahip.

Bu yıl Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Moldova ile gaz tedarik anlaşmaları imzalayan Türkiye, sadece gaz ticaretinde transit ülke değil tedarik ettiği gazın ihracatını yapan ve bunu yöneten bir ülke olmayı da hedefliyor.

Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden sonra Sinop ve Trakya’da da nükleer enerji santralleri planlayan Türkiye için nükleer enerji, 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmada önemli rol üstleniyor.

Türkiye, Ulusal Enerji Planı çerçevesinde 2035’e kadar enerji portföyüne 7,2 gigavat, 2050 sonuna kadar 20 gigavatın üzerinde nükleer enerji kapasitesi eklemeyi hedefliyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/feed/ 0
Nilüfer Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Tarımsal Proje İmzaladı https://www.kanal7haber.com.tr/nilufer-belediyesi-ve-bursa-uludag-universitesi-tarimsal-proje-imzaladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/nilufer-belediyesi-ve-bursa-uludag-universitesi-tarimsal-proje-imzaladi/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:15:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1680 Nilüfere Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ile tarımsal alanda yeni bir proje hayata geçiriyor. Çalışmayla Nilüfer’in bitkisel ve hayvansal üretim performansı, tarım makinesi ve teçhizatlarının envanteri çıkacak. Elde edilecek verilere göre de üretim, verimlilik ve rekabet gücünü artıracak hamleler yapılacak.

Kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla tarımsal projelerin geliştirilmesi yönünde önemli çalışmalar ortaya koyan Nilüfer Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ile yeni bir projenin protokolünü imzaladı. Projeyle Nilüfer’de ikamet eden ve tarımsal faaliyetlerle uğraşan kişilerle yüz yüze anket çalışması yapılacak. Böylece bitkisel ve hayvansal üretim performansı, tarım makinesi ve teçhizatlarının envanteri oluşturulacak. Muhtarların da programa katılımı ile sürdürülebilir tarımsal üretim envanter yönetimi yazılım programı ve network teknolojisi kullanımı güncellenecek bir web uygulaması geliştirilecek. Geliştirilen yazılımın mümkün olan en geniş kullanıcı kitlesine hitap etmesi ve kullanıcıların işletme yönetim sistemlerine en doğru şekilde entegre olmaları sağlanacak. Nilüfer’de tarımsal üretim açısından kapsamlı bir veri tabanının oluşturulmasının yanı sıra üretim artışının sağlanması, üreticinin girdi maliyetlerine ucuza ulaşması ve pazarlama sorunlarının giderilmesine yardımcı olarak hem üretim ve verimlilik, hem de rekabet etme gücü artırılacak.

Konuyla ilgili protokol imzalarının ardından açıklama yapan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, bu çalışmanın tüm kente yayılması gerektiğini vurguladı. Hem tarımda verimliliği artırabilmek, hem de sağlıklı gıdaya ulaşabilmek konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini hatırlatan Erdem, hemen arkasından gelen pandeminin toprağın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurguladı. Açıklamasında kent için sanayinin de önemli olduğunu belirten Erdem, “Ama Bursa’da bir karar vermemiz lazım. Sanayiyi mi destekleyeceğiz? Tarımı mı? ya da ikisini nasıl bir araya getirip, entegre edip, daha verimli hale getireceğiz? Tabi bunun kararı sizin bilim yuvası üniversitenin vereceği değerler üzerinden açıklanmalı. Umarım iyi bir örnek olarak ortaya çıkar” diye konuştu.

BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da büyük verinin tılsımlı bir kelime haline geldiğini belirterek, kurumlar ya da makro ölçekteki tüm yapıların kendi yapısına hakim olma ve yönetme gayretinde olduğunu kaydetti. Kendilerinin de üniversitede veriler peşinden koştuklarını söyleyen Yılmaz, “Üniversite, sanayi dilimize dolanmış durumda ama bunun içinde tarımsal sanayi ve temelde tarımın kendisi yatıyor. Özellikle uluslararası sistemin bu denli gerildiği ortamlarda kendine tarımsal üretim olarak yetebilme kıymet arz ediyor. O yüzden kıymetli proje” dedi.

Protokolle ilgili bilgi veren BUÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Turhan da asıl amacın Nilüfer İlçesi’nde tarımsal üretim yapan tüm üreticilerin envanterini çıkarmak olduğunu söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 14 Eylül 2023 tarihinde yeni bir yönetmelik çıkardığını ifade eden Turhan, “Tarımsal üretimde planlı döneme geçiş başladı. Bir senelik bir süreç var. Dolayısıyla Türkiye’nin her bölgesinde kurumsal üretimle ilgili tüm verilerin dikkatli şekilde hesaplanması gerekiyor. En büyük eksiklerimizden biri bu. ÇKS var ama maalesef ülkemiz genelinde yüzde 60 civarında da kayıtlı olmayan üreticimiz var. Bu projedeki amacımız Nilüfer Bölgesi’nde yer alan tarımsal üretimle ilgilenen tüm üreticilerin sayısını, arazi miktarını, hayvan varlığı ve bitkisel üretimle ilgili tüm verileri ortaya çıkarabilmek” dedi.

BUÜ Ziraat Fakültesi’nde hayvansal üretimle ilgili Prof. Dr. İbrahim Ak, bitkisel üretimle ilgili Doç. Dr. Oya Kaçar ve gıda mühendisliğinden de Prof. Dr. Ozan Gürbüz ile birlikte bu projeye başladıklarını anlatan Turhan, yüksek lisans ve doktora düzeyinde 15 öğrencinin de çalışma içinde yer alacağını ekledi. Bir bilgisayar programı aracılığıyla sisteme oturtmayı, düzenli olarak tüm verileri yıl bazında tutulmasını sağlamayı planladıklarını ifade eden Turhan, proje ekibinde yer alan yazılımcı bir arkadaşlarının FAMBOOST isimli bir çalışma ortaya koyacağını açıkladı. Projenin, Türkiye’de ilk olacağını söyleyen Turhan, Türkiye’nin diğer bölgelerine de yayılmasını sağlayacaklarını sözlerine ekledi. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/nilufer-belediyesi-ve-bursa-uludag-universitesi-tarimsal-proje-imzaladi/feed/ 0
TZOB Genel Başkanı: SGK Primleri Daha Makul Hale Getirilmeli https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-sgk-primleri-daha-makul-hale-getirilmeli/ https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-sgk-primleri-daha-makul-hale-getirilmeli/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:09:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1674 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “SGK primleri daha makul ve ödenebilir seviyeye çekilmeli, prim ödeme gün sayısı 15 güne indirilmelidir. Diğer sigortalılar 7 bin 200 gün, yani 20 yıl prim ödemesi yaparak emekli olabiliyorken, üreticilerimiz 9 bin gün yani 25 yıl prim ödeyerek emekli olabiliyor. Bu hakkaniyetsizlik bir an önce giderilmelidir” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2 Ocak 2024 tarihinde başvurusu sona erecek olan Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ve açıklanan yeni asgari ücret sonrası belirlenen tarım BAĞ-KUR primleri hakkında çaçıklama yaptı. 1 Eylül 2023 tarihinde başlayan 2023-2024 tarımsal üretim dönemi Çiftçi Kayıt Sistemi başvurularının 2 Ocak 2024 tarihinde sona ereceğini hatırlatan Bayraktar, “Ziraat odalarımızda aktif olan çiftçilerimiz, arazi beyanında ve ek belgelerinde değişiklik olmayan üreticilerimiz ÇKS başvurularını e-Devlet üzerinden yapabiliyor. Ancak üretim yaptığı arazi beyanı ve ek belgelerinde değişiklik olan üreticilerimizin ÇKS Yönetmeliği gereği ziraat odasından alacakları ‘Çiftçi Belgesi’ ve istenen diğer belgelerle Tarım ve Orman İl/İlçe müdürlüklerine şahsen başvuru yapmaları gerekiyor.”

Türkiye’de ÇKS kayıt şartlarını yerine getiremeyen yaklaşık 8,24 milyon hektar tarım arazisini işleyen üreticilerin her yıl desteklerden mahrum kaldığını belirten Bayraktar, “Gıda güvencesinin sorgulandığı, iklim değişikliğiyle birlikte gelecekte tarımsal faaliyetlerin daha da zorlaşacağının beklendiği bir ortamda ÇKS Yönetmeliği’ndeki kayıt şartları nedeniyle üretim yapan üreticilerimizin destek alamamasının kabul edilemez olduğu Birliğimizce her fırsatta dile getirildi” diye konuştu.

2023 yılında Tarım ve Orman Bakanlığının üreten ve üretmek isteyen çiftçilerin sesini duyduğunu belirten Bayraktar, 18 Kasım 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ÇKS Yönetmeliği değişikliğiyle kayıt şartlarının düzenlendiğini ve miras ile intikal sorunları nedeniyle tarım yapılamayan arazilerin işlenerek kayıt altına alınmasının önünün açıldığını aktardı. 18 Kasım 2023 tarihinden itibaren yeni arazilerin ve çiftçilerin kayıt işlemlerinin yoğun bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Bayraktar, “2024 yılı ÇKS başvurularının bitmesine kısa bir süre kaldığı için bugünlerde yoğunluk daha da arttı. Ziraat odalarımız kalan sürede ÇKS kayıtlarının tamamlanamayacağını söylüyor. Öngörülen 3 milyon hektar yeni tarım alanının kayıt altına alınabilmesi ve üreticilerimizin destek alabilmeleri için başvuru süresinin 1 ay uzatılması gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, açıklanan brüt asgari ücretle beraber üreticilerin tarım BAĞ-KUR primlerinin de yüzde 49 oranında arttığını belirterek, şöyle konuştu:

“4 bin 628 liradan 6 bin 900 lira 86 kuruşa, prim borcu olmayan çiftçilerimize verilen hazine teşviki ile tarım BAĞ-KUR primi 3 bin 957 lira 28 kuruştan 5 bin 900 lira 74 kuruşa ulaştı. Tarım BAĞ-KUR prim artışı üretici fiyat artışlarının üzerinde gerçekleşti. Artan prim tutarları nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı tarım BAĞ-KUR sayısı her geçen yıl azalıyor. SGK verilerine göre 2021 yılında 1 milyon çiftçimiz kayıtlı iken, bu yıl 500 binin altına geriledi.”

“SGK primleri daha makul ve ödenebilir seviyeye çekilmeli”

SGK primlerine de dikkati çeken Bayraktar, “SGK primleri daha makul ve ödenebilir seviyeye çekilmeli, prim ödeme gün sayısı 15 güne indirilmelidir. Diğer sigortalılar 7 bin 200 gün, yani 20 yıl prim ödemesi yaparak emekli olabiliyorken, üreticilerimiz 9 bin gün yani 25 yıl prim ödeyerek emekli olabiliyor. Bu hakkaniyetsizlik bir an önce giderilmelidir. Muafiyet belgesi ile gelirinin düşük olduğunu belgeleyerek prim ödemesini durduran çiftçilerimizin muafiyette geçen sürelerin borçlandırılması sağlanmalıdır” açıklamalarında bulundu. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tzob-genel-baskani-sgk-primleri-daha-makul-hale-getirilmeli/feed/ 0
İstanbul Ticaret Odası, 2024’te Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’ni büyüterek en büyük fuar alanını hizmete sunmayı hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-2024te-yesilkoy-istanbul-fuar-merkezini-buyuterek-en-buyuk-fuar-alanini-hizmete-sunmayi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-2024te-yesilkoy-istanbul-fuar-merkezini-buyuterek-en-buyuk-fuar-alanini-hizmete-sunmayi-hedefliyor/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:06:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1671 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “2024’te Yeşilköy İstanbul Fuar Merkezi’ni (İFM) büyüterek, İstanbul’un en büyük kapalı alana sahip olacak fuar alanını iş dünyasının hizmetine sunmayı hedefliyoruz” ifadesini kullandı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 742 bin işletmenin üye olduğu İTO’nun 2024 yılı İş Programı’nın görüşüldüğü Meclis Toplantısı’nda Oda’nın yeni yılda yürüteceği çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) bünyesinde 96 bin metrekare kapalı alanı bulunan İstanbul Fuar Merkezi’ni 2024 yılında önemli ölçüde büyütmeyi hedeflediklerini belirten Avdagiç, “İstanbul’un en büyük kapalı fuar alanını iş dünyamızın hizmetine sunmak, İstanbul Ticaret Odası’nın yaşayacağı bir onur olacaktır” diye konuştu.

Avdagiç, İstanbul Fuar Merkezi’nde 2023 yılında 89 fuar organize edildiğini, bu fuar sayısının metrekare karşılığının ise 2 milyon 428 bin 750 metrekare olduğu bilgisini verdi.

“İlk aşamada 40 bin metrekarelik yeni fuar salonu”

Fuar alanını büyütme projesi çerçevesinde ilk aşamada mevcutta otopark alanında 40 bin metrekarelik fuar salonu inşaatı planladıklarını kaydeden Avdagiç, şöyle devam etti: “Ardından ikinci aşamada 35 bin metrekarelik bir fuar salonu, onu takiben de üçüncü aşamada Ticaret Bakanlığı desteğiyle İDTM arazisine bitişik parselde büyümeyi planlıyoruz. Hedefimiz, bunu 21. Dönem İTO Meclisi’nin bir icraatı olarak tarihimize altın harflerle yazmaktır.”

İTO’nun Türk şirketlerinin dünyanın dört bir yanında önemli uluslararası fuarlara katılımlarını organize ettiğini hatırlatan Avdagiç, “2023 yılında Almanya’dan Çin’e, Amerika’dan Rusya’ya, Arnavutluk’tan Endonezya’ya, Fransa’dan Azerbaycan’a, İngiltere’den Singapur’a kadar 16 ülkede 24 şehirde 20 farklı ihtisas sektörünü içeren 38 uluslararası fuara bin 250 firmamızın katılımını sağladık. 2022’nin rakamlarıyla 2023 yılını mukayese edince, katılımcı firma sayısında yüzde 48’lik, metrekare kategorisinde yüzde 37’lik bir artış yakaladık” bilgisini verdi.

“2024’te 17 ülkede 46 fuara Türk firmalarının katılımını sağlayacağız”

2024 yılında da 17 ülkede 46 fuara Türk firmalarının katılımını organize edeceklerini kaydeden Avdagiç, “Her fuara katılım demek, daha fazla rekabetçi olmak, daha fazla ihracat imkanı yakalamak, daha fazla üretim ve istihdama ulaşmak demektir” dedi.

İhracata İlk Adım Programı’nın 2023 yılında 15. etabını başarıyla tamamladıklarını belirten Avdagiç, “Hiç ihracat yapmayan ya da ihracat yapmış ama sürekli hale getirememiş işletmelerimizden 16 firmamızla birlikte bugüne kadar programdan faydalanan firma sayımız 326’ya yükseldi. İhracata İlk Adım Programımızın 16. etabını Ocak ayı itibariyle başlatıyoruz. Programımız tüm hızıyla ve kesintisiz şekilde devam edecek” dedi.

Avdagiç, Uçtan Uca E-İhracat Merkezi Projesi’ni bu kez İSTKA güdümlü proje desteği ile hayata geçirecek adımları attıklarını kaydetti. SoftITo Yazılım-Bilişim Akademisi Projesi’nde 2’nci dönem eğitimlerinin 2023 yılı içerisinde başladığını hatırlatan Avdagiç, “İnşallah 2024 içerisinde mezun olacaklar. SoftITo ile iş dünyasının ihtiyacı olan yazılımcıları yetiştirmekte büyük bir başarıya imza atıyoruz. Tıkır tıkır işliyor, Türkiye yetenekli yazılımcılarla tanışıyor” dedi.

“Türk tüccarı neredeyse İTO oradadır”

Avdagiç, uluslararası ilişkilerde ve ticari diplomaside Türkiye’ye yeni hedefler kazandıracak çalışmalar içinde olduklarını vurguladı. Şekib Avdagiç, “34 ülkenin 9’u bakan ve büyükelçi seviyesinde olmak üzere misyon şefleriyle bir araya geldik. 20’yi aşkın ülkeden ticaret odası başkanı ve iş heyetlerini ağırlayıp yatırım ve iş görüşmeleri gerçekleştirdik. Ortadoğu ve Körfez ülkelerinden Balkan ülkelerine, AB ülkelerinden Afrika, özellikle Kuzey Afrika ülkelerine, Kuzey Amerika ve Latin Amerika’dan Orta Asya ve Uzak Doğu ülkelerine kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdik. Bu tablo şunu gösteriyor. Türk tüccarı neredeyse İTO oradadır, İTO o ülkedeki Türk tüccarının yanındadır” dedi.

İTO olarak mesleki eğitimi, varlık sebebi olarak gördüklerine işaret eden Avdagiç, 2019 yılından itibaren Milli Eğitim ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlıkları ve diğer paydaşlarla Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü, yani Hamilik Projesi yürüttüklerini hatırlattı. Avdagiç, 2023 yılı sonu itibariyle hamilikleri İTO tarafından yürütülmekte olan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi sayısının 55’e ulaştığını, bu sayıyı artıracaklarını kaydetti. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-2024te-yesilkoy-istanbul-fuar-merkezini-buyuterek-en-buyuk-fuar-alanini-hizmete-sunmayi-hedefliyor/feed/ 0
Küresel Piyasalar Karışık Seyirle Başladı https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyirle-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyirle-basladi/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:03:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1668 Küresel piyasalar, yılın son işlem gününe karışık seyirle başlarken, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine gelecek yılın mart ayında başlayabileceğine yönelik öngörüler güçlü kalmaya devam ediyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in 2 yıldır süregelen enflasyon mücadelesinin sonuna yaklaşıldığına işaret edilirken, dün ülkede açıklanan veriler de söz konusu fiyatlamaları destekledi.

ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 23 Aralık ile biten haftada 218 bine yükselerek, piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.

İşsizlik maaşı başvurularındaki artış iş gücü piyasasındaki yumuşamaya işaret ederken analistler, söz konusu verinin Fed’in 2024’ün ilk çeyreğinde faiz indirimlerine başlayacağına dair artan beklentilerle uyumlu olduğunu aktardı.

ABD’de bekleyen konut satışları endeksi de kasımda artış beklentilerinin aksine değişim göstermedi. Ülkede Freddie Mac olarak bilinen Federal Konut Kredisi Mortgage Şirketi verilerine göre, 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı 28 Aralık itibarıyla yüzde 6,61’e geriledi. Söz konusu faiz oranı düşüşünü 9’uncu haftaya taşırken mayıs ayından bu yana en düşük seviyesini kaydetti.

Dün tahvil piyasalarında satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, dolar endeksi de yeniden 101 seviyesinin üzerine tırmandı.

Brent petrolün varil fiyatı Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar sonucu oluşan güvenlik kaygıları ile tedarik zinciri aksamalarına ilişkin endişelerin hafiflemesiyle yüzde 3’e yakın düştü.

Yılın son işlem gününde Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,4 artışla 77,6 dolardan, altının onsu da yüzde 0,2 yükselişle 2.071 dolardan işlem görüyor.

New York borsasında dün Nasdaq endeksi yüzde 0,03 gerilerken, S&P 500 endeksi yüzde 0,04 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,14 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne yükselişle başladı.

Avrupa borsalarında dün satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, bölge genelinde tatil havası devam ediyor.

Dün İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,30, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,24, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,03 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,48 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise yükselişle başladı.

Asya tarafında Fed’in gelecek yıl faiz indirimlerine başlayacağına yönelik beklentiler pay piyasalarında risk iştahını desteklerken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) son makroekonomik verilerin ardından negatif faiz politikasını terk etme sürecini hızlandırabileceğinden endişe ediliyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,6 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,6 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi.

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,87 değer kazancıyla 7.396,34 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün, önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 29,4494’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,5080 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, gece açıklanan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bülteninde enflasyon muhasebesine ilişkin duyuruya yer verildi. Buna göre, Kurulun finansal raporlama düzenlemelerine tabi ihraççılar ile sermaye piyasası kurumlarının 31 Aralık itibarıyla sona eren hesap dönemlerine ait yıllık finansal raporlarından başlamak üzere Türkiye Muhasebe Standardı 29 hükümlerini uygulamak suretiyle enflasyon muhasebesi uygulamasına karar verildi.

Analistler, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para ve Kur Politikası Metni ile dış ticaret dengesi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.490 ve 7.590 puanın direnç, 7.300 ve 7.080 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, kasım ayı dış ticaret dengesi

10.00 Türkiye, TCMB Para ve Kur Politikası Metni

10.00 İngiltere, aralık ayı konut fiyat endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalar-karisik-seyirle-basladi/feed/ 0
Kayseri’de Öğrenciler Akıllı Tahtaların Bakım ve Onarımını Yapıyor https://www.kanal7haber.com.tr/kayseride-ogrenciler-akilli-tahtalarin-bakim-ve-onarimini-yapiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseride-ogrenciler-akilli-tahtalarin-bakim-ve-onarimini-yapiyor/#respond Thu, 28 Dec 2023 21:24:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1640 KAYSERİ genelinde eğitim veren bin 150 okulda kullanılan etkileşimli tahtaların (akıllı tahta) bakım ve onarımı Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından yapılıyor. Bilişim Teknolojileri Alanı Şef Öğretmeni Metin Özen (44), “Bu yıl bin 144 arıza kaydından bin 72’sini çözüme kavuşturduk. Arızaların ortalama piyasa değeri 250 TL’den 3 bin 900 TL’ye kadar çıkıyor. 3 bin 900 TL’ye tamir ettiğimiz arızanın piyasada sadece parça fiyatı 9 bin 500 TL civarında. Devletimize de maddi anlamda büyük katkı sağlıyoruz. Öğrencilerimiz bu sayede hem gelir kazanıyor hem de sahada çalışarak becerisini ve bilgisini geliştiriyor” dedi.

Kayseri’de eğitim veren bin 150 okulda kullanılan akıllı tahtaların bakım ve onarımı Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından yapılıyor. İş başı eğitim projesi kapsamında liseli öğrenciler, piyasa değeri 250-3 bin 900 TL arasında değişen bakım onarım masraflarını yarı fiyatına mal ederek hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de gelir elde ediyor. Bilişim Teknolojileri Alan Şef Öğretmeni olarak görev yapan Metin Özen, kent genelindeki 599 okuldaki arızaları giderdiklerini belirterek, “2022 mayıs ayından itibaren Kayseri’deki etkileşimli tahtaların bakım ve onarımı yapıyoruz. Birçok okulun kullanılamayan, atıl durumda olan akıllı tahtalarını tamir edip kullanıma hazır hale getiriyoruz. Bu yıl bin 144 arıza kaydından bin 72’sini çözüme kavuşturduk. Şu an için 72 arıza kaydımız mevcuttur. Kendi atölyemizde ise okullarda tamirini yapamadığınız akıllı tahtaların tamirini yapıyoruz. Ardından da okullara götürüp monte işini tamamlıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘DEVLETE KATKI SAĞLIYORUZ’

Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında etkileşimli tahta destek noktası olduklarını da belirten Özen, “6 öğretmen ve 10 öğrencimiz ile döner sermaye kapsamında bu işi yapıyoruz. Arızaların ortalama piyasa değeri 250 TL’den 3 bin 900 TL’ye kadar arıza tamiri yapıyoruz. Bizim 3 bin 900 TL’ye tamir ettiğimiz arızanın piyasada sadece parça fiyatı 9 bin 500 TL civarında tutuyor. Kamu kurumu olarak kar amacı gütmediğimiz için çok uygun fiyatlara mal ediyoruz. Devletimizi de maddi anlamda çok büyük katkı sağlıyoruz. Öğrencilerimiz hem gelir kazanıyor hem de sahada çalışarak becerisini ve bilgisini güncelliyor” dedi.

‘ÖĞRENCİLERİMİZ MUTLU OLUNCA BİZ DE MUTLU OLUYORUZ’

Okul Müdürü Necati Arıcı ise, “Birçok öğrencimle birlikte akıllı erişim noktasında döner sermaye kapsamında hizmet veriyoruz. Kayseri’de ilçeler dahil olmak üzere her okula ulaşmaya çalışıyoruz. Akıllı tahtaların arızalanması sonrası eğitimin aksamaması için çaba gösteriyoruz. Yapmış olduğumuz tadilatları 4’te 1 fiyatına yapıyoruz. En büyük faydalarından bir tanesi de öğrencilerimizin işi iş başında öğrenmesi oluyor. Bunun karşılığında da ücret alıyorlar. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz. Öğrencilerimiz başka okullarda eğitim gören kardeşlerine hizmet etmenin de mutluluğunu yaşıyor” diye konuştu.

‘HEM HARÇLIĞIMIZI ÇIKARIYORUZ HEM DE GELİR ELDE EDİYORUZ’

12’nci sınıf öğrencisi Zeki Yücebaş da, “Okulların akıllı tahtalarını tamir ediyoruz. Bu sayede okul harçlığımızı çıkarıp hem gelir hem de işi öğrenmiş oluyoruz. Ayrıca yaşıtlarımızın sorunlarını çözmek hem onları hem bizi mutlu ediyor” dedi. (DHA)

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseride-ogrenciler-akilli-tahtalarin-bakim-ve-onarimini-yapiyor/feed/ 0
Türkiye Vodafone Vakfı, 2023’te de bireylerin ve toplumun hayatını kolaylaştırmaya devam etti https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-vodafone-vakfi-2023te-de-bireylerin-ve-toplumun-hayatini-kolaylastirmaya-devam-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-vodafone-vakfi-2023te-de-bireylerin-ve-toplumun-hayatini-kolaylastirmaya-devam-etti/#respond Thu, 28 Dec 2023 21:09:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1631 ‘İyilik için teknoloji’ vizyonuyla faaliyet gösteren Türkiye Vodafone Vakfı, 2023’te de bireylerin ve toplumun hayatını kolaylaştırmaya devam etti. Son 16 yılda reel değeri 270 milyon TL olan vakfın projelerinin ortaya çıkardığı sosyal katkı 1,5 milyar TL’ye ulaştı.

Toplumsal değişim ve gelişimin öncüsü olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türkiye Vodafone Vakfı, 2023’te de teknolojinin gücünü kullanarak toplumsal ihtiyaçlara yanıt veren çalışmalar yapmaya devam etti. Vakfın hayata geçirdiği projelerin reel değeri 16 yılda 270 milyon TL olurken, ortaya çıkardığı sosyal katkı ise 1,5 milyar TL’ye ulaştı. Vakfın ‘Yarını Kodlayanlar’ projesi 300 bini aşkın çocuğa, ‘Dijital Benim İşim’ projesi ise 15 binin üzerinde kadına ulaştı. Vakıf, bu projelerini deprem bölgesine de taşıyarak yaraların sarılmasına destek oldu. Depremden en çok etkilenen 11 ilde hayata geçirilen ‘Yarını Kodlayanlar Sosyal Hayata Destek’ projesiyle 81 bini aşkın çocuğa ulaşan Vakıf, ‘Dijital Benim İşim’ projesi kapsamında 3 ilde kurduğu 15 eğitim konteyneriyle de 2 binden fazla kadına el sanatları eğitimi verdi. Vakıf ayrıca, AÇEV iş birliğiyle 3 ilde açtığı Çocuk ve Aile Merkezleri ile 2 binin üzerinde kişinin hayatına dokundu.

Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, “Vakıf olarak, kurulduğumuz günden bu yana, ‘İyilik için teknoloji’ vizyonuyla faaliyetlerimize yön veriyoruz. Tüm projelerimizi, ülkemizin toplumsal gereksinimleri doğrultusunda, araştırmalar sonucu belirlediğimiz sosyal ihtiyaç haritasına göre şekillendiriyoruz. Sosyal hayatın olanaklarından yeterince faydalanamayan veya ekonomik hayatta varlık gösteremeyen bireylerin önündeki engelleri kaldırmak için çalışıyoruz. Kadınlar ve çocuklar, öncelikli odak alanlarımızı oluşturuyor. Vakfımızın çatısı altında sürdürdüğümüz projelerin reel değeri 16 yılda 270 milyon TL olurken, ortaya çıkardığı sosyal katkı ise 1,5 milyar TL’ye ulaştı. Deprem felaketiyle birlikte yaralara nasıl merhem olabiliriz diye düşündük ve mevcut projelerimizi deprem bölgesinin ihtiyaçlarına uyarladık. Bölgedeki çocuk ve kadınların desteklenmesi için hayata geçirdiğimiz ‘Yarını Kodlayanlar Sosyal Hayata Destek’ projesi, ‘Dijital Benim İşim’ eğitim konteynerleri ve Çocuk ve Aile Merkezleri ile bugüne kadar binlerce kişiye ulaştık. Konteyner kentler var olduğu sürece biz de bölgede olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Depremzede çocuklara kodlama eğitimi

Türkiye Vodafone Vakfı, Habitat Derneği iş birliğiyle deprem bölgesinde ‘Yarını Kodlayanlar Sosyal Hayata Destek’ adı altında yeni bir proje hayata geçirdi. Proje kapsamında Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay’da açılan konteyner teknoloji sınıflarında ve afetten etkilenen 11 ildeki köy, çadır kent ve konteyner kentleri ziyaret eden gezici eğitim çadırında 7-14 yaş arası çocuklar için müzik ve masal atölyeleri, kodlama eğitimleri ve çeşitli sosyal etkinlikler düzenleniyor; oyun terapisiyle psikososyal destek sağlanıyor. Bugüne kadar 81 bini aşkın çocuğa ulaşılan projede nihai hedef ilk yılda 100 bin çocuğa ulaşmak olarak belirlendi. Proje kapsamında liseli gençlere yönelik olarak ‘Afete Teknolojik Çözümler Hackathonu’ da düzenlendi.

Depremzede kadınlara el sanatları eğitimi

Vakıf, “Dijital Benim İşim” projesini de bölgeye uyarlayarak Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman’da toplam 15 eğitim konteyneri kurdu. Bu konteynerlerde kadın kursiyerlere geleneksel el sanatları kurslarına katılma ve el emeği ürünler üretme imkanı sunan Vakıf, bölge özelinde geliştirdiği ‘Dijital Dünyaya Giriş’ eğitimleri ile de kadınların dijital becerilerini geliştirmelerine ve ürettikleri geleneksel ürünleri dijital kanallarda satmalarına destek oluyor. Projeyle bugüne kadar 2 bini aşkın kadına ulaşıldı.

Afet bölgesine Çocuk ve Aile Merkezleri

Vakıf, afet bölgesinde yaşayanların desteklenmesi amacıyla Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle de bir proje gerçekleştirdi. Proje kapsamında Adıyaman, Gaziantep ve Hatay’da kurulan Çocuk ve Aile Merkezleri’nde, depremden etkilenenlerin psikososyal yönden desteklenmesi, çocukların öğrenme kayıplarının telafi edilebilmesi, anne babaların ebeveynlik rollerinde güçlendirilmesi ve bu süreçte çocuklarının gelişimini destekleme becerilerinin artırılması, aynı zamanda genç kadınların güçlenmesine yönelik çalışmalar yapılıyor. Projeyle bugüne kadar 2 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Merkezlerde ilk yıl 4 bin 500 çocuk ve ebeveyn ile birlikte 2 bin 500 genç kadına da erişilmesi hedefleniyor.

‘Kırmızı Işık’ 378 bin kez indirildi

Vakıf, 2023’te teknolojinin gücünü kullanarak kadınların şiddetten korunmasına destek olmayı da sürdürdü. Vakfın 9 yıl önce hayata geçirdiği ‘Kırmızı Işık’ uygulaması, kadınların şiddete maruz kaldığı anlarda kolluk kuvvetleri ya da yakınlarına kolaylıkla haber verebilmesini sağlıyor. Uygulama bugüne kadar 378 bin kez indirildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-vodafone-vakfi-2023te-de-bireylerin-ve-toplumun-hayatini-kolaylastirmaya-devam-etti/feed/ 0
Fed’in faiz indirimleri beklentisi piyasaları etkiliyor https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-faiz-indirimleri-beklentisi-piyasalari-etkiliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-faiz-indirimleri-beklentisi-piyasalari-etkiliyor/#respond Thu, 28 Dec 2023 09:12:29 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1619 Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine gelecek yılın mart ayında başlayabileceğine yönelik öngörüler varlık fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ederken, Noel tatili dönüşü işlem hacimleri düşük seviyede kalmayı sürdürüyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in 2 yıldır süregelen enflasyon mücadelesinin sonuna yaklaşıldığına işaret ederken, bu durum hem pay piyasalarında hem de tahvil piyasalarında alış ağırlıklı seyri destekliyor.

Buna göre, New York borsasında Dow Jones endeksi, dün rekor kapanış gerçekleştirirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,78 ile 20 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyeyi test etti. Böylece 2023 yılı içinde yüzde 5,02 ile son 16 yılın en yüksek seviyesini gören ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, yılbaşından bu yana yaklaşık 10 baz puan geriledi.

Söz konusu gelişmeler, altında tarihin en yüksek günlük kapanışını da beraberinde getirdi. Dün altının ons fiyatı, günü yüzde 0,5 artışla 2.078 dolardan tamamladı. Yeni günde de yükseliş eğilimini sürdürerek yüzde 0,4 değer kazancıyla 2.086 dolara yükselen altının ons fiyatı, gerileyen tahvil faizlerinin altının alternatif maliyetini de düşürmesinden destek alıyor.

Öte yandan, bakırın libresi, dün yüzde 1,4 artışla 3,93 dolarla 31 Temmuz’dan bu yana en yüksek kapanışını kaydederken, dünya genelinde ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam edeceği ve özellikle ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapmayı başarabileceği yönündeki beklentiler söz konusu yükselişte etkili oldu.

Piyasalarda “Dr. Copper” olarak da bilinen bakır madeninin, dünya mal üretiminde oldukça yaygın şekilde kullanılması nedeniyle fiyatının artmasının ekonomik aktivitenin güçlü kalacağı şeklinde yorumlandığı belirtiliyor.

Analistler, söz konusu gelişmelerle birlikte bugün ABD’de açıklanacak makroekonomik verilerin ekonomideki gidişata ilişkin vereceği sinyallerin önemli olduğunu belirterek, piyasaların sığ olması nedeniyle oynaklığın artabileceğini ifade etti.

New York borsasında dün Nasdaq endeksi yüzde 0,16, S&P 500 endeksi yüzde 0,14 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,30 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de yükselişle başladı.

Avrupa borsalarında dün tatil dönüşü sınırlı yükseliş kaydedilirken, bölge genelinde tatil havası devam ediyor. Makroekonomik veri takviminde bugün herhangi bir veri bulunmazken, işlem hacminin de düşük kalmayı sürdürmesi bekleniyor.

Dün ABD tahvil piyasalarındaki alış ağırlıklı seyir Avrupa’da da etkili olurken, Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,9 ile 14 Aralık 2022’den bu yana en düşük seviyeye indi.

Dün İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,22, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,21, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,36 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,04 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de yükselişle başladı.

Asya pay piyasalarında, yeni günde Japonya hariç alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, ülkede açıklanan verilerin Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) negatif faiz politikasını terk etme sürecini hızlandırabileceğinden endişe ediliyor.

Japonya’da perakende satışlar, kasımda yıllık yüzde 5,3 artarak beklentileri aşarken, sanayi üretimi de kasımda yüzde 0,9 ile öngörülerden daha az yavaşladı.

ABD’de tahvil faizlerinin gerilemesi bölge genelinde teknoloji şirketleri öncülüğünde pay piyasalarının yükselmesinde etkili oldu. Çin’de ekonomik aktiviteye ilişkin endişelerin sınırlı da olsa azalması risk iştahını besliyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,4 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,6 yükseldi.

Yurt içinde dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,53 değer kaybıyla 7.260,44 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 1 üzerinde 29,3932’den günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,4270 seviyesinden işlem görüyor.

Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücretin 2024 yılı için net 17 bin 2 lira olarak belirlendiğini bildirdi.

Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de toptan eşya stokları ile haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.200 ve 7.100 puanın destek, 7.350 ve 7.500 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, aralık ayı ekonomik güven endeksi

14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri

16.30 ABD, kasım ayı toptan eşya stokları ile haftalık işsizlik maaşı başvuruları

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-faiz-indirimleri-beklentisi-piyasalari-etkiliyor/feed/ 0
2023 Sigorta Verileri Değerlendirildi https://www.kanal7haber.com.tr/2023-sigorta-verileri-degerlendirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/2023-sigorta-verileri-degerlendirildi/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:33:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1589 2024’e girerken farklı poliçe tekliflerini karşılaştırma olanağı sunan Enuygunsigorta.com’un genel müdürü Çiğdem Özdoğan, 2023 sigorta verilerini değerlendirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2023 sigorta sektörü açısından son derece hızlı geçti. Açıklamada görüşlerine yer verilen Özdoğan, 2023’e dair DASK, kasko, sağlık, trafik ve seyahat sigortalarıyla ilgili verileri paylaştı.

2023’te Enuygunsigorta.com üzerinden kasko adetlerinde bir önceki yıla göre yüzde 54’lük bir artış yaşandığını, kasko yaptıranların yüzde 46’sının İstanbul’da olduğunu aktaran Özdoğan, İstanbul’dan sonra en çok kasko yaptırılan illerin sırasıyla Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli olduğunu belirtti.

Elektrikli araçların sayısı yavaş da olsa artıyor

Enuygun verilerine göre, kasko yapılan araçların yüzde 32’sinin 1-4 yaş aralığında, yüzde 26’sının ise 5-8 yaş aralığında olduğu bilgisini veren Özdoğan, “Sıfır araçlara yapılan kasko oranı yüzde 4’te kaldı. Kasko yaptırılan sıfır araçların yüzde 21’i elektrikli araç. Yeni araç satışlarında elektrikli araçların tercih edilmeye başlandığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Özdoğan’ın verdiği bilgilere göre 2023’te en çok kasko yapılan araç markası yüzde 11’lik pay ile Volkswagen oldu. İkinci sırada Renault, üçüncü sırada ise Fiat yer alıyor.

“2023 seyahat trendlerinde vizesiz ülkelere yönelim olsa da Seyahat Sağlık Sigortası tüm hızı ile büyüyor”

Çiğdem Özdoğan, Seyahat Sağlık Sigortası satışlarında öne çıkan ülkelerin, Almanya, Hollanda, İtalya, Yunanistan ve Fransa olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Seyahat Sağlık Sigortası satın alanların yüzde 50’si bu ülkelere gitti. Seyahat Sağlık Sigortası, vize işlemleri için gerekli evraklar arasında olduğu için vize istenen ülkelerin sıralamada yukarıda yer alması çok normal. Yunanistan, adalara vizesiz yolculuk imkanı sunmaya başladığı için aralıkta bu ülkeye gidiş için alınan poliçe üretimi yavaşladı. Yunanistan’ın yerini ise Macaristan ile kapıda vize alınabilen Dubai ve vizesiz ülkelerden Bosna Hersek ve Sırbistan aldı. Bazı vize istemeyen ülkelerin yine de seyahat sağlık sigortası istiyor olması da poliçe üretimine etki ediyor.”

Enuygunsigorta.com’un verilerine göre seyahat sağlık sigortası satın alanların yüzde 50’si 25-42 yaş aralığında ve 25-30 yaş aralığı tüm seyahat edenlerin yüzde 25’ini oluşturuyor.

Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yükselen yıldız olmaya devam ediyor

Özdoğan, özel sağlık sigortasına göre daha ekonomik primlerle satın alınabilen bireysel tamamlayıcı sağlık sigortası yaptıranların sayısının 2023’te geçen yılın ilk 10 ayına göre yüzde 12 büyüdüğüne dikkati çekti. Özdoğan, büyümenin beklendiği üzere İstanbul, Ankara, İzmir’den geldiğini vurguladı. Büyükşehirleri Bursa, Kocaeli, Gaziantep, Mersin, Diyarbakır, Tekirdağ ve Sivas’ın takip ettiğini belirten Özdoğan, Enuygun verilerine göre tamamlayıcı sağlık sigortası satın alanların yüzde 40’ı gebelik planlayan anne adaylarından oluştu.

DASK’ta 15 puanlık artış

6 Şubat depreminin de etkisiyle bu yıl deprem sigortasına yönelim oldu. DASK’ta sigortalılık oranı 2022’de yüzde 43 iken 2023’te bu oran yüzde 58 oldu.

Tüm Türkiye’de DASK’lı konutların yüzde 38’i Marmara, yüzde 18’i Ege bölgelerindeyken yüzde 2 ile en düşük sigortalı konut oranı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alıyor.

Trafik sigortasında prim artışı yüzde 40

Trafik sigortasında tarife, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından belirlenen tavan primler ile yönetiliyor.

2023’te ortalama prim artışı yüzde 40 civarında gerçekleşti. Ayrıca 2024 yılı için trafik sigortası teminat limitlerindeki artış belli oldu. Buna göre, karşı tarafa verilen maddi hasar limiti 120 bin iken 1 Ocak 2024 itibarıyla 200 bin TL olacak.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/2023-sigorta-verileri-degerlendirildi/feed/ 0
Tarım, Orman, Meralarda Madencilik Faaliyetleri İstişare Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-orman-meralarda-madencilik-faaliyetleri-istisare-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-orman-meralarda-madencilik-faaliyetleri-istisare-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:12:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1574 Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ev sahipliğinde Madencilik Kümesi Derneği (EMKD) tarafından gerçekleştirilen ‘Tarım, Orman, Meralarda Madencilik Faaliyetleri İstişare Toplantısı’nda madencilik sektörünün tarım alanları ve meralarda yaşadığı sıkıntılar, bunlarla ilgili yapılması gerekenler ve doğayı korumaya yönelik çözüm önerileri değerlendirildi.

Eskişehir Madencilik Kümesi Derneği (EMKD) tarafından gerçekleştirilen ‘Tarım, Orman, Meralarda Madencilik Faaliyetleri İstişare Toplantısı’ Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ev sahipliğinde, Eskişehir Tarım İl Müdürlüğü, Küme Üyeleri, madencilik sektör temsilcileri ve muhtarların katılımıyla yapıldı.

Kendi kaynaklarımız önemli

Toplantının açılışında konuşan Eskişehir Madencilik Kümesi Derneği Başkanı Metin Çekiç, insanların gıdası tahıl, sanayinin hammaddesi de maden diyerek, “Tahıl olmadan tarım, maden olmadan da hayat düşünülemez. Pandemi, Ukrayna-Rusya savaşı, tedarik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar, hammadde fiyatlarındaki artışlar da kendi hammadde kaynaklarımızın önemini bir kez daha gözler önüne serdi” yorumunda bulundu.

Türkiye’de ormanlık alanın yüzde 30 civarında olduğunu ve madencilik faaliyetleri de bu ormanlık alanların binde 2,9’da yapıldığını kaydeden Çekiç, “Bu alanın içerisinde tesisler, yollarımız dahildir. Gerçek çalışma alanı ise binde 1’dir. Eskişehir yereline geldiğimizde, şehrimizin yüzölçümü; 13 bin dokuz yüz altmış kilometrekare, orman alanımız dört bin 100 kilometrekare, tarım alanımız beş bin 800 kilometrekare, çayır, mera ise iki bin 900 metrekaredir. Şehrimizde yapılan madencilik faaliyetleri ise toplam yüzölçümümüzün sadece binde 5’i kadardır” dedi.

“Birlikte çözeceğiz”

Bazı çevrelerce yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığına değinen Çekiç, “Her yer maden ruhsatlarıyla kapatılmış, ormanları, çevreyi yok eden, madenciyi terörist gibi gösteren bir algıyla karşı karşıyayız. Ülkemiz ve insanımızın refahı ve kalkınması için karşılaştığımız yapısal sorunları çözmek, istişare etmek üzere böyle bir toplantı düzenledik. Madencilerimizin tarım, mera ve ormanlarda karşılaştığı sorunlar, bu sorunlarla direkt muhatap olduğumuz kurumlardan birisi İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzdür. Ben şehrimizi bu anlamda diğer illere bakarak daha şanslı görüyorum. Sayın İl Müdürümüz, kurum yöneticilerimiz madencilerimizin sorunlarına yapıcı ve çözüm merkezli yaklaştıklarının da EMKD olarak şahidi olduk” diye konuştu.

“Her alanda iş birliği çok önemli ama tarım ve maden alanında daha önemli”

Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürü Ender Muhammed Gümüş ise toplantıda yaptığı konuşmada, soruları da yanıtlayarak, “Ülkemiz ve şehrimiz geleceği için üstümüze düşenin en iyisi yapmak zorundayız. Tarım sektörümüzün geleceğini sağlamak, gelişmesine katkı da bulunmak zorundayız. Ancak madencilik sektörü de tarım sektörümüz kadar değerli ve çok önemli. Birlikte, iş birliği içinde ve toplumsal faydayı gözeterek çalışacağız” dedi.

Eskişehir’de meraların nasıl kullanıldığı, ot fiyatlarının nasıl belirlendiği, toprak koruma projelerinin neler olduğu konusunda katılımcılara teknik ve detaylı bilgi veren Gümüş, “Maden izin süreçleri ya da faaliyetleriniz öncesi mutlaka bizimle iletişime geçin. Bizler çalışacağınız coğrafyayı yakından tanımanın ve analiz yapma kabiliyetinin yanı sıra bölgenin sosyolojik yapısını da sizlere açıklayabilecek yetkilikteyiz. Her alanda iş birliği çok önemli ama tarım ve maden alanında daha önemli” dedi.

ESO Meclis Salonu’ndaki toplantıya, EMKD Başkanı Metin Çekiç, Tarım ve Orman İl Müdürü Ender Muhammed Gümüş, EMKD Üyeleri, Şube Müdürleri katıldı. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tarim-orman-meralarda-madencilik-faaliyetleri-istisare-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Samsun, Türkiye’nin en çok karnabahar üreten ili konumuna yükseldi https://www.kanal7haber.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/#respond Wed, 27 Dec 2023 09:30:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1556 Lahana üretiminde Türkiye birincisi olan Samsun, bu yıl ürettiği 60 bin ton karnabahar ile de ‘en çok karnabahar üreten il’ konumuna yükseldi.

Çarşamba, Bafra ve Vezirköprü Ovaları ile Türkiye’nin gıda ambarı konumunda bulunan Samsun, yazlık ve kışlık sebzeleri ile Türkiye’yi besliyor. Yıllardır ülke genelindeki lahana üretiminin başını çeken Samsun, karnabahar üretiminde de 1. sıraya yükseldi. Geçen yıl 40-45 bin ton karnabahar üretilen Samsun’da bu yıl ise sezonun bitmesine birkaç ay kala 60 bin tonluk karnabahar üretimi gerçekleştirildi. Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, kentin tarım potansiyeli hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu.

“Karnabahar üretiminde 1. sıraya yükseldik”

Geçen yıla oranla üretim kapasitesinin arttığı karnabaharda 1. sıraya yükseldiklerinin altını çizen Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, “Karnabahar üretiminde 1. sıraya yükseldik. Geçen yıl 40-45 bin ton arasında karnabahar üretmiştik. Bu sene 60 bin ton rekoltemiz oldu. Bu rekoltenin yanı sıra hasat kış sonuna kadar devam edecek. Şubat ayına kadar 15’er gün aralıklarla hasadımız olacak. 500 bin ton kışlık sebze üretimimizin 16 bin dekar alanında yaklaşık 60 bin ton gibi bir karnabahar rekoltemiz oldu. Sadece üretimi arttırmak gibi bir hedefimiz yok. Bakanlığımız üretim planlaması yapıyor. Bazı ürünlerdeki üretimi azaltmak gerekebiliyor. Ürün ihtiyaçtan çok olduğu zaman fiyat düşebiliyor. Hangi ürünün ne kadar üretilmesi gerektiği planlı bir şekilde belirleniyor. Bazı tarım ürünlerinin üretimini arttırabiliriz, bazıları stabil kalabilir bazılarında da azaltmaya gidebiliriz. İleriki yıllardaki üretim kapasitesi o dönemki ihtiyaçlara göre belirlenecek. Örneğin; çeltiğin üretimi dünyada ve Trakya’da azaldığı zaman burada arttırabiliriz. Dünyada ve Trakya’da üretim artarsa burada sabit kalmamız ya da azaltmamız gerekecek. Çünkü yarın bir gün su kısıtı olduğu zaman mecbur azaltmaya gideceğiz. Bunla ilgili de damla sulama çalışmasını yaptık. Bu yöntemle belki normal sulamaya göre verim biraz daha düşük olabiliyor ama alternatif üretimimiz var. Hiç su olmadığı zaman da damla sulama ile çeltik üretimi yapabileceğini öngörüp, gerçekleştirdik” dedi.

“Toplam 870 bin sebze üretiminin 500 bin tonunu kışlık ürünler oluşturuyor”

Sebze üretiminin büyük bir kısmını lahana ve karnabahar başta olmak üzere birçok kışlık sebzenin oluşturduğuna değinen İbrahim Sağlam, “Bafra ve Çarşamba Ovaları sebze üretiminde Türkiye’de önde geliyor. Lahana üretiminde Türkiye’de 1. sıradayız. Kırmızı lahanada ülkedeki üretimin yüzde 34’ünü tek başımıza sağlıyoruz. Yılda 60 bin ton üretim yapıyoruz. Genel sebze üretimimiz ise il olarak toplam 870 bin ton üretimimiz var. Kışlık sebze olarak yaklaşık 80 bin dekar alanda 500 bin ton gibi bir üretimimiz var. Bunların başını lahana, pırasa, brokoli, karnabahar gibi ürünler çekiyor. Kışlık ve yazlık sebze olarak hem Karadeniz’i besliyoruz hem de Türkiye’yi besliyoruz. İlimizde üretilen sebzenin yüzde 91’ini Bafra’da yetiştiriyoruz. Geçen yıl farklı bir deneme olarak çeltik sonra brokoli ekimi yaptık. Çok da başarılı oldu. Türkiye’deki üretimden farklı bir zamanda hasat ettiğimiz için de üretici brokoliden kazandı. Normalde sezonda 8 TL’ye satılan brokoli 20 TL’den alıcı buldu. Ayrıca bir üretim sezonu içerisinde çeltikle beraber brokoliden de kazanç sağlanmış oldu” diye konuştu.

“İhracat 2 kattan fazla arttı”

Samsun’da açılan Gıda Kontrol Laboratuvarı sayesinde yurt dışına yapılan ihracatın da 1 senede 2 kattan fazla arttığına dikkat çeken Müdür Sağlam, “Avrupa’ya ve Rusya’ya ihracatımız var. 2021’de 3-4 bin ton arasında bir sevkiyatımız vardı. Daha önceden gıda kontrol laboratuvarımız olmadığından sebzelerimiz Mersin’e gittikten sonra Samsun’a gelip sonradan ihraç edilmek zorunda kalıyordu. Artık laboratuvarımız var ve analizler ilimizde yapılıyor. Dolayısıyla 8 bin 500 tona yakın ihracatımız gerçekleşti. Bu ihracat yıllar itibarıyla daha da artacak. Dünyada yaşlı nüfus artıyor. Bu da protein yerine sebze ağırlıklı beslenmeyi beraberinde getiriyor. Gerekli inovasyonu yapıp, piyasadaki açığı kapatmak için gerekli çalışma ve üretimleri yapacağız” şeklinde konuştu.

“Fındıkta ikinci, kivide üçüncü sıradayız”

Meyve üretiminde de fındık başta olmak üzere üst sıralarda yer aldıklarını vurgulayan Sağlam, ayrıca şunları söyledi:

“Meyvede Türkiye genelinde fındık üretiminde iddialı konumdayız. Türkiye’de üretilen fındığın yüzde 16’sı Samsun’da üretiliyor. Ordu’dan sonra en çok fındık üreten iliz. Bu yıl 1 milyon 200 dönüm arazide 118 bin 500 ton fındık üretimimiz oldu. Geçen yıl bu rakam 112 bin 500 tondu. Yeni fındık alanlarımız henüz üretime geçmedi. Üretime geçince daha fazla üretim yapacağız. Kivi üretiminde de Türkiye’de 3. sıradayız, 6 bin dekar alanda 18 bin ton üretimimiz var. Elma, armut, şeftali gibi meyvelerde de üretimlerimiz hızla devam ediyor.” – SAMSUN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/samsun-turkiyenin-en-cok-karnabahar-ureten-ili-konumuna-yukseldi/feed/ 0
Fed’in faiz indirimleri risk iştahını desteklemeye devam ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-faiz-indirimleri-risk-istahini-desteklemeye-devam-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-faiz-indirimleri-risk-istahini-desteklemeye-devam-ediyor/#respond Wed, 27 Dec 2023 09:21:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1547 Küresel piyasalarda Noel tatili dönüşü işlem hacimleri düşük seviyede kalmayı sürdürse de ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine gelecek yılın mart ayında başlayabileceğine yönelik öngörülerin güçlü kalması risk iştahını desteklemeye devam ediyor.

Yaklaşık 2 yıldır süregelen enflasyonla mücadele kapsamında atılan “şahin” adımların gelecek yıl yerini faiz indirimlerine bırakacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Fed’in küresel bazda söz konusu adımlara öncülük edeceği tahmin edilirken, Fed üyelerinin sözle yönlendirmelerine karşın para piyasalarındaki fiyatlamalarda ilk faiz indirimi için mart ayı öne çıkmaya devam ediyor.

Söz konusu gelişmeler tahvil piyasalarında alıcılı seyri desteklemeyi sürdürürken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,88 ile temmuzdan bu yana en düşük seviyeye yakın seyrediyor.

Bu durum altının ons fiyatında da yükseliş eğiliminin devam etmesine yardımcı oluyor. Altının ons fiyatı, şu sıralarda 2.066 dolarla önceki kapanışın hemen altında bulunuyor.

Kızıldeniz’deki gelişmeler ise petrol ve doğal gaz fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Buna göre, Brent petrolün varil fiyatı dün yüzde 1,9 artışla yeniden 80 doların üzerine tırmanırken, yeni günde de yüzde 0,3 değer kazancıyla 80,7 dolardan alıcı buluyor.

New York borsasında dün bu gelişmelerle Nasdaq endeksi yüzde 0,54, S&P 500 endeksi yüzde 0,42 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,43 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık seyirle başladı.

Avrupa borsalarında dün de tatil dolayısıyla işlem gerçekleşmezken, bugün bütün Avrupa borsaları yeniden açılacak.

Asya pay piyasalarında, yeni günde alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Çin’den gelen haber akışı risk iştahını destekliyor.

Buna göre, Fed’in martta faiz indirimlerine başlayacağına yönelik fiyatlamaların güçlü kalması Asya’da teknoloji hisseleri öncülüğünde endeksleri yukarı taşırken, Çin hükümetinin oyun sektörüne yönelik kısıtlamaları gevşetebileceği haberi de söz konusu eğilimde etkili oluyor.

Bununla birlikte ülkede açıklanan sanayi karlılığı yıllık olarak baz etkisiyle birlikte yüzde 29,5 artarken, ülkede ekonomik aktivitenin yeninden güçlenmeye başlamış olabileceği beklentilerini ortaya çıkardı.

Öte yandan, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) geçen hafta yaptığı toplantıya ilişkin tutanaklar, bazı üyelerin negatif politika faizinden dönüş konusunda acele etmeye gerek olmadığını vurgulaması da dikkati çekti.

Tutanakların yayınlanmasıyla birlikte Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi düşüş eğiliminde hareket ederken, dolar/yen paritesi sınırlı da olsa yükseldi.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 yükseldi.

Yurt içinde dün dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,47 değer kazancıyla 7.299,33 puandan tamamladı.

Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,2 altında 29,0976’dan günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,3430 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD’de Richmond imalat sanayi endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.100 ve 6.850 puanın destek, 7.350 ve 7.500 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

16.00 ABD, aralık ayı Richmond imalat sanayi endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/fedin-faiz-indirimleri-risk-istahini-desteklemeye-devam-ediyor/feed/ 0
İMEAK DTO Aliağa Şubesi’nden Türk-Yunan turizm ilişkilerine dair olumlu beklenti https://www.kanal7haber.com.tr/imeak-dto-aliaga-subesinden-turk-yunan-turizm-iliskilerine-dair-olumlu-beklenti/ https://www.kanal7haber.com.tr/imeak-dto-aliaga-subesinden-turk-yunan-turizm-iliskilerine-dair-olumlu-beklenti/#respond Wed, 27 Dec 2023 09:15:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1541 İMEAK Deniz Ticaret Odası Aliağa Şubesi’nin 2023 yılı son meclis toplantısında konuşan Başkan Adem Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis arasında yapılan görüşme sonrası Türk vatandaşların 2024 yılında 10 Yunan adasına yapacakları turistik seyahatlerde kapıda vize uygulamasının onaylanmasıyla birlikte Türk yolcu sayısında en az yüzde 20 artış ve buna bağlı olarak da sorumluluk sahalarında bulunan Ayvalık-Midilli kapısının 2024 sezonunda rekor yolcu sayısına ulaşacağını, turizm sektörü için yeni bir dönem başlayacağını işaret etti.

İMEAK Deniz Ticaret Odası Aliağa Şubesi aralık ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı İsmail Önal’ın başkanlığında; Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek ve şube meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının gündeminde, Yunan adalarına yapılacak seyahatlerde kapıda vize uygulamasının onaylanması, 2023 yılı oda faaliyetlerinin değerlendirmesi ve Aliağa Limanlarında gerçekleşen yük ve konteyner istatistikleri yer aldı. İMEAK DTO Aliağa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek ve Şube Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda geçen ayın toplantı zabıtları onaylandı. Ekim ayı mizanı onaya sunuldu, oy birliğiyle onaylandı. Aralık ayı faaliyet raporunun paylaşıldığı meclis toplantısı, Şube Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek’in konuşması ile devam etti.

“Sektör olarak bizleri çok mutlu etti”

Ülkemizde 6 yıl sonra Yunanistan’a gerçekleştirilen ziyaret sonrasında, özellikle deniz turizmini sevindiren haberler ile yeni bir döneme girildiğini belirten Başkan Şimşek: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis arasında yapılan görüşmeler sonucunda vatandaşlarımızın 2024 yılında 10 Yunan adasına yapacakları turistik seyahatlerde kapıda tek girişli ve yedi gün geçerli vize uygulamasının onaylandığı haberi sektör olarak bizleri çok mutlu etti. Bu güzel gelişme ile hem manevi birlikteliğimiz hem de karşılıklı maddi gelişimlerimizin artacağını düşünüyorum” dedi.

“Yolcu ve araç taşımacılığına pozitif bir ivme kazandıracak”

İMEAK DTO Aliağa Şubesi’nin sorumluluk bölgelerinden biri olan Ayvalık’ın bu karardan çok olumlu etkileneceğinin altını çizen Başkan Şimşek, “Bu durum Ayvalık-Midilli hattında gerçekleştirilen yolcu ve araç taşımacılığına muhakkak pozitif bir ivme kazandıracaktır. 2023 yılı içerisinde bu hatta yaklaşık 90 bin yolcu taşındı. Bu sayının 60 binlik kısmını vatandaşlarımız oluşturdu. Bu hatta 2019 yılı öncesinde de 7 yıl boyunca kapı vizesi uygulaması devam etmişti. Bu anlamda hem Ayvalık’taki liman işletmemiz ve gümrük personelimiz hem de Midilli tarafındaki yetkililer bu kapı vizesi uygulamasına yabancı değiller” ifadelerini kullandı.

“2024 sezonunda 120 bin yolcu bekliyoruz”

Gelecek yıl Ayvalık-Midilli hattının Türk-Yunan ilişkilerinin iyi olması ve kapı vizesinin uygulamaya konulması ile birlikte Türk yolcu sayısında en az yüzde 20 artış olacağını öngördüklerini söyleyen Şimşek, “Aynı şekilde yunan yolcularının da bu dostluk ikliminden etkilenerek özellikle Ayvalık’ın geleneksel Perşembe Pazarı’na gelip ihtiyaçlarını gidermeleri konusunda daha fazla istekli olacaklarına inanıyorum. Tüm bu olumlu noktaları birleştirdiğimizde Ayvalık-Midilli kapısının 2024 sezonunda rekor kırarak 120 bin yolcu sayısına erişebileceğini düşünüyoruz” diye belirtti.

“Aliağa Limanları elleçlemedeki yerini korudu”

Aliağa limanlarında kaydedilen 2023 yılının ilk 11 aylık döneminde konteyner ve yük istatistiklerine de değinen Adem Şimşek, şunları söyeledi: “2023 yılı Ocak-Kasım dönemi elleçlenen net ton 73 milyon 200 bin 850 ton olmuştur. Bu rakamlarla Aliağa çok az bir farkla Türkiye’de 2. sırada yük elleçleyen liman konumundadır. Geçen seneye oranlandığında ise çok küçük bir düşüş gözlenmektedir. 2023 yılının ilk 11 ayında toplam gross ton elleçleme miktarı 109 milyon 912 bin 949 ton olmuştur. Geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,85 artış gerçekleşmiştir. 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde TEU bazlı elleçlenen konteyner trafiğine bakıldığında ise toplam TEU adedi 1 milyon 440 bin 160 TEU olarak gerçekleşmiştir. Geçen sene aynı döneminde elleçlenen 1 milyon 366 bin 1749 TEU karşılaştırıldığında yüzde 5,37 artış olmuştur. 2023 yılı Ocak-Kasım dönemi yükleme net ton 29 milyon 97 bin 775 ton olmuştur. Aliağa Ceyhan’dan sonra en çok yükleme elleçlemesi olan 2. liman konumundadır. Geçen seneye oranlandığında ise çok küçük bir düşüş gözükmektedir. 2023 yılı Ocak-Kasım dönemi boşaltma net ton 44 milyon 103 bin 75 ton olmuştur. Aliağa Kocaeli’nden sonra en çok boşaltma elleçlemesi olan 2. liman konumundadır. Geçen seneye oranlandığında ise aynı oranda gitmektedir.”

“Yabancı bayraklı gemi uğrak sayımız yüzde 5,93 arttı”

Başkan Şimşek, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Aliağa Limanlarına gelen gemi adedi sayısına baktığımızda 2023 yılı Ocak ve Kasım dönemi uğrak yapan gemi sayısı 5 bin 775 olmuştur. 2022 yılın aynı döneminde ise bu sayı 5 bin 573 olarak kayda geçmiştir. Gemi uğrak sayımız yüzde 3,62 artmıştır. Kocaeli’nin ardından 2. sıramızı koruyoruz. 2023 yılı 11 aylık uğrak yapan Türk bayraklı gemi sayımız Bin 490 olmuştur. 2022 yılın aynı döneminde ise bu sayı bin 528 olarak kayda geçmiştir. Türk bayraklı gemi uğrak sayımız bir önceki yılla çok az bir düşüşle aynı sayılara yakın gitmektedir. Kocaeli’nin arkasından 2. sırada yer almaktayız. 2023 yılı 11 aylık uğrak yapan yabancı bayraklı gemi sayımız 4 bin 285 olmuştur. 2022 yılın aynı döneminde ise bu sayı 4 bin 45 olarak kayda geçmiştir. Yabancı bayraklı gemi uğrak sayımız bir önceki yılla göre yüzde 5,93 artmıştır. Kocaeli’nin arkasından 2. sırada yer almaktayız.” – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/imeak-dto-aliaga-subesinden-turk-yunan-turizm-iliskilerine-dair-olumlu-beklenti/feed/ 0
İslam Ekonomisi ve Faizin Alternatifi Üzerine Tartışmalar https://www.kanal7haber.com.tr/islam-ekonomisi-ve-faizin-alternatifi-uzerine-tartismalar/ https://www.kanal7haber.com.tr/islam-ekonomisi-ve-faizin-alternatifi-uzerine-tartismalar/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:33:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1517 MÜSİAD İnegöl Şubesi tarafından düzenlenen “Erdemli Sohbetler” programının konuğu olan Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Kaya, “İslam ekonomisinde faiz yok. Diğer ekonomi türlerinde faiz var. O halde bize düşen bir iş var. İslam ekonomisi hangi temel üzerinde durabilecek? Yani bir başka ifadeyle faizin alternatifi ne olacak, onu ortaya koymamız lazım” dedi.

MÜSİAD İnegöl Şubesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Kaya, emekli Öğretim Üyesi Dr. Akif Köten, MÜSİAD İnegöl Şube Başkanı Bahri Sinan Yazaroğlu ve iş adamları katıldı.

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren MÜSİAD İnegöl Şube Başkanı Bahri Sinan Yazaroğlu,

“İslam’da kazanmak, mal mülk edinmek, aile evinin geçimini sağlamak, birikim yapmak, hizmet etmek ve buna benzer birçok konu bize farz kılınmıştır. Ama nasıl farz kılınmıştır helal kazanmak. Bizim helal kavramını unutmamamız lazım. Amaç para kazanmak değil amaç helal para kazanmak, amaç dinimizin bize emrettiği şekilde ticaret yapmak. İslami ticaretin temelinde güven vardır. Yani Müslüman sözünün eri bir kişi olması gerekmektedir. Toplumda sağlıklı ticaretin oluşabilmesi için ön şart ahlaktır. Müslüman ahlaklı ticaret yapmakla yükümlüdür. Onun için Müslümanlar sözlerine güvenilen insanlar olmalıdır. ‘Bizi aldatan bizden değildir’ hadisi gereğince ticaretin adalet terazisinin de iyi tartılması gerekmektedir. Bizler İnanan iş insanları olarak bu ilkeler ışığında ticaretimizi yapmalıyız.” dedi.

Daha sonra söz açıklamalarda bulunan Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Bir helal, haram kavramı var. Mesela bu haramlardan bir tanesi faiz. Sizin yakinen muhatap olduğunuz faiz kavramı var. Şimdi hocalar, vaizler, müftüler, bizler yıllardır faiz haramdır diyoruz. Kur’an ı Kerim’de ayet var. Aksini inkar edemeyiz. Birde ekonomik hayat var. Bu ekonomik hayatın içerisinde, şu anda ülkemizde uygulanmakta olan bir kapitülasyon ekonomi var. Bu kapitalist ekonominin de temel taşı faiz. İslam ekonomisiyle, kapitalist ekonomi var. Bunları bir birinden ayıran temel taş faizin olup olmaması. İslam ekonomisinde faiz yok. Diğer ekonomi türlerinde faiz var. Peki, faiz haram diyoruz. Camilerden, kürsülerden söyleniyor. Bana söyler misiniz bu ülkedeki faizli iş yapma veya banka sayısının azaldığını, faizden kaçınıldığını mı söylersiniz yoksa tam aksini mi iddia edersiniz.”

Müslüman bir ülkede yaşadığımız halde her geçen gün banka şubeleri sayısı arttığını, İslam’da faiz haram olduğu halde Müslüman halkın müşteri olması sebebiyle çelişkili bir durumun ortaya çıktığını ifade eden Kaya, “İslam ekonomisi hangi temel üzerinde durabilecek? Yani bir başka ifadeyle faizin alternatifi ne olacak, onu ortaya koymamız lazım. Bunu yapacak olanlar da bizleriz. Sizler de uygulayacaksınız. Bunun formülünü hep birlikte bulacağız. Fikirler, teori ortaya konulacak ve biz uygulayacağız.Mudarebe ortaklığını duymuşsunuzdur. Emek sermaye ortaklığı. Örneğin bir mühendis kalkıyor İHA yapıyor. Böyle bir projesi var. Bunun gibi onlarca proje var. Bir başkasının sermayesi var ama böyle bir projesi yok. Bir taraf sermaye koyuyor bir taraf emeğini koyuyor ve ortaklık yapılıyor. Böylece iş hayatı gelişiyor. Bizim sistemimizde böyle bir ortaklık türü var.” diye konuştu.

Prof. Dr. Ali Kaya konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Katılım bankalarının kuruluş amaçlarından biriside mudarebe sistemini işletmekti. Şu anda bakıyoruz bu katılım bankalarının çalışmalarına mudarebe türü çok daha az kullanılıyor. Neredeyse yok. Müşareke, murabaha gibi diğer ürünler pazarlanıyor. Onlar kullanılıyor. Peki, ilgililere gidip neden mudarebe kullanılmıyor diye sorguladığımızda bize şunu söylüyorlar; ‘Hocam biz bunu uyguladık ama Müslüman işadamı dediğimiz kişiler bu ortaklığı kurdu. Birçok hacı efendi işadamı hep zarar gösterdi’ Bu ortaklıkta da zarar sermaye sahibine aittir, çalışana değil. Dolayısıyla katılım bankası hep zarar etmek zorunda kaldı. Peki, gerçekten mi zarar etti? Kim zarar etmek için iş kurar? Kurmaz değil mi? Ama parası başkasına ait olunca insanlar bunu suiistimal ediyor. Bunun için maalesef bu şık kullanılmamış. O halde birlikte bu İslami ekonominin hangi temeller üzerine oturacağını, çalışma sisteminin nasıl olacağını, hangi kurumlarla hayata geçeceğini birlikte çalışıp ortaya koyacağız.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/islam-ekonomisi-ve-faizin-alternatifi-uzerine-tartismalar/feed/ 0
Besa Holding tarafından yapılan Ankara Üniversitesi Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri MYO Ayşe Bezci Yerleşkesi açıldı https://www.kanal7haber.com.tr/besa-holding-tarafindan-yapilan-ankara-universitesi-kizilcahamam-saglik-hizmetleri-myo-ayse-bezci-yerleskesi-acildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/besa-holding-tarafindan-yapilan-ankara-universitesi-kizilcahamam-saglik-hizmetleri-myo-ayse-bezci-yerleskesi-acildi/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:06:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1496 Besa Holding tarafından yaptırılan Ankara Üniversitesi Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (MYO) Ayşe Bezci Yerleşkesi törenle açıldı.

Holdingden yapılan açıklamaya göre, Besa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci, kurucu başkanı olduğu Çamlıdere Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı (ESYAV) aracılığıyla, 35 yılda 20 bine yakın Kızılcahamam ve Çamlıdereli gence burs verilmesine öncülük ederken, memleketi Kızılcahamam’a yatırımlarına devam ediyor.

Bu kapsamda Besa Holding tarafından yaptırılan Ankara Üniversitesi Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri MYO Ayşe Bezci Yerleşke binası, düzenlenen törenle hizmete alındı.

Açıklamada, törende yaptığı konuşmasına yer verilen Salih Bezci, merhum babası Durali Bezci’nin sürekli Kızılcahamam’ı anlattığını, her şeyden çok memleketine önem verilmesini istediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Ben de babamın yolundan gittim, memleketim Kızılcahamam aklımın her zaman bir köşesinde yer aldı. Sizlerin de bildiği gibi oldukça yoksul bir aileden bugünlere geldik. Babam rahmetli Durali Bezci ve annem Ayşe Bezci büyük sıkıntılarla bizlerin eğitim görmesini sağladı. Kimi zaman amelelikle, kimi zaman inşaatlarda çalışarak sadece bizlerin iyi eğitim alması için varını yoğunu sarf etti. Biz de bu vefakar anne babanın emeklerini boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık ve Allah’a bin şükür bugünlere geldik.”

Bezci, Ankara Demetevler’de Durali Bezci Okulu ile başlayan eğitim yatırımlarının Kızılcahamam ile devam ettiğini kaydederek, “Bugün burada sizlerin huzurunda benim için belki de her şeyden daha önemli ve anlamlı olan bir açılış gerçekleştiriyoruz. Keşke onlar da sağ olsa ve bugünleri görsellerdi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Eğitime ve gençlere desteğe devam edeceğiz”

Besa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bezci, her zaman Kızılcahamam’ın gelişimi için daha farklı ne yapabileceğini düşündüğünü kaydederek, buradan ülkenin geleceğini belirleyecek başarılı gençlerin çıkması için eğitim yatırımlarına önem verdiklerini ve bundan sonra da vermeye devam edeceklerini vurguladı.

Bugüne kadar burs verdikleri 20 bine yakın Kızılcahamam ve Çamlıdereli gencin en büyük gurur kaynakları olduğunu anlatan Bezci, o gençlerin başarılarından bahsetti.

“Bir derslik açmak bir hapishane kapatmak demektir”

Salih Bezci, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar’ın katkılarıyla meslek yüksekokuluna yeni bir bina kazandırdıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Kendilerine özellikle katkıları nedeniyle teşekkür ediyorum. Cumhuriyetimizin 100. yılında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sürekli gündeme getirdiği ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefi için hepimiz çok daha fazla çalışmalı, eğitime her zamankinden fazla önem vermeliyiz. Çünkü bir derslik açmak bir hapishane kapatmak demektir. Elimizdeki kaynaklar, ülkemizin genç nüfus potansiyeli çok büyük başarılara imza atacağımızın kanıtı. Kızılcahamam ve ülkemiz için elimizden geldiği kadar hayır çalışmalarına devam edeceğiz. İlçemiz kaynakları, doğası, çalışkan insanları ile her şeyin en iyisine layık.”

Açılış törenine AK Parti Ankara milletvekilleri Lütfiye Selva Çam, Zeynep Yıldız ve Zehranur Aydemir, Kızılcahamam Kaymakamı Nuri Mehmetbeyoğlu ile Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/besa-holding-tarafindan-yapilan-ankara-universitesi-kizilcahamam-saglik-hizmetleri-myo-ayse-bezci-yerleskesi-acildi/feed/ 0
Hepsiburada’nın Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü Programı 9 Ayda 3 Milyar TL Ticaret Hacmi Oluşturdu https://www.kanal7haber.com.tr/hepsiburadanin-deprem-bolgesine-ticaret-ve-teknoloji-gucu-programi-9-ayda-3-milyar-tl-ticaret-hacmi-olusturdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/hepsiburadanin-deprem-bolgesine-ticaret-ve-teknoloji-gucu-programi-9-ayda-3-milyar-tl-ticaret-hacmi-olusturdu/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:03:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1493

Hepsiburada’nın, deprem bölgesinde kalıcı refahın tesisine katkı amacıyla mart ayında başlattığı ‘Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü’ programının 9 aylık sonuçlarını paylaştı. Açıklanan sonuçlara göre bölgedeki KOBİ ve esnafın platform üzerinden ticaret hacmi 3 Milyar TL oldu. 9 ayda bölgede 2400 yeni işletme ise e-ticarete başladı.

Hepsiburada, 6 Şubat 2023 ve sonrasında gerçekleşen depremlerden etkilenen 11 ilde sürdürülebilir, kalıcı refahın sağlanmasını desteklemek için hayata geçirdiği “Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü” programının Mart-Kasım 2023 dönemini kapsayan 9 aylık sonuçlarını açıkladı.

Programla girişimci kadın ve kadın kooperatifleri için özel destekler verilirken, 3172 girişimci kadın ile kadın kooperatifinin 9 ayda gerçekleşen ticaret hacmi 174 milyon TL’ye ulaştı.

Program ile bölgedeki 16 bine ulaşan KOBİ ve esnaf Hepsiburada’nın teknoloji, ticaret, lojistik ve pazarlama imkanlarıyla desteklenirken, iki yıl içinde bölgeden tüm Türkiye’ye ve dünyaya toplam 10 milyar TL’lik satış hacmi yaratılması hedefleniyor.

NET CİRO TOPLAMDA 3 MİLYAR TL’YE ULAŞTI

KOBİ, esnaf ve aile işletmelerinin, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi; bölgenin e-ticaret ve lojistik kapasitesinin artırılması; istihdam artırıcı hizmet ve faaliyetlerin bölgeye kaydırılmasının yanı sıra çocuklara, gençlere ve ailelerine eğitim ve sosyal destekleri kapsayan programla bölgedeki aktif satıcıların platform üzerinden ulaştığı net ciro toplamda 3 milyar TL’ye ulaştı. Program kapsamında bölgede faaliyet gösteren aktif satıcıların toplamı ise dokuz ay sonunda 16 bine, toplam ürün satışı 6,2 milyon adede, net sipariş sayısı ise 3,9 milyona ulaştı.

2017 yılından bu yana yürüttüğü “Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü Programı” ile binlerce kadın girişimciyi teknoloji gücüyle desteklemeye devam eden Hepsiburada, deprem bölgesinde faaliyet gösteren girişimci kadınlar ve kadın kooperatiflerine de desteğini ilk günden beri sürdürüyor. Deprem bölgesinde faaliyet gösteren ve platform üzerinden satış yapan 3 bin 172 girişimci kadın ve kadın kooperatifi deprem felaketinin ardından 9 ayda gerçekleşen ticaret hacmi 174 milyon TL’ye ulaştı.

ADANA VE HATAY E-TİCARET İHTİSAS MERKEZLERİ AÇILDI

Hepsiburada, bölgede e-ticaret ekosisteminin büyüyüp gelişmesi ve küçük işletmelerin ofis, stok, lojistik, pazarlama, müşteri hizmetleri ve eğitim ihtiyaçlarına yanıt vermesi amacıyla ‘E-Ticaret İhtisas Merkezleri’ projesini de hayata geçirdi. 3 farklı şehirde kurulacağı açıklanan E-Ticaret İhtisas Merkezleri’nden ilk ikisi Adana ve Hatay’da açılarak faaliyetlerine başladı.

Hepsiburada’nın deprem bölgesinde kurduğu E-Ticaret İhtisas Merkezleri ile mevcut satıcıların yanında olmayı sürdürürken, bölgede e-ticarete yeni başlayacak satıcılar için de eğitimler ve programlar düzenleniyor. Bu doğrultuda bölgedeki e-ticaret ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla eğitimler verilmeye devam ediliyor.

Hepsiburada, deprem bölgesinde hayata geçirdiği sosyal sorumluluk çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Hepsiburada, “Bir Gülüş Yeter” projesi kapsamında deprem bölgesindeki çocuklar için gerçekleştirdiği etkinlikler ile bugüne kadar bölgedeki 4 binden fazla, toplamda ise 35 bin çocuğa ulaştı.

DEPREM BÖLGESİNDEKİ GENÇLERE EĞİTİM DESTEĞİ

Hepsiburada ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılına özel olarak 100 genç ile başlattığı “Yarınlara Söz” programı ile deprem bölgesinde eğitimine devam eden ve üniversitelerin 3. ve 4. sınıflarında okuyan öğrencileri, “E-Ticaret, Girişimcilik ve Pazarlama” alanında hazırlanan ve yıl boyu sürecek olan eğitimler ile buluşturuyor.

YENİ YILA GİRERKEN, DEPREM BÖLGESİ SATICILARINDAN HER SİPARİŞ BİR DESTEK

Hepsiburada ayrıca 6 şubatta yaşanan deprem felaketi sonrasında, deprem bölgesindeki satıcılara destek olmak için başlattığı “Her Sipariş Bir Destek” kampanyası kapsamında yeni yıla girerken hediye seçenekleriyle tüketicileri hem sevdiklerini yeni yılda mutlu etmek hem de deprem bölgesinde satış yapan iş ortaklarını desteklemeye davet ediyor.

“Her Sipariş Bir Destek” kampanyası kapsamında, kullanıcılar için özel bir sayfa oluşturularak, yeni yıl alışverişlerinde bölgedeki KOBİ’ler, esnaf ve aile işletmeleri, girişimci kadınlar ve kadın kooperatiflerine destek sağlamaya devam ediyor.

Hepsiburada, “Her Sipariş Bir Destek” kampanyasıyla deprem bölgesinde kalıcı refahın tesisine de destek olmak ve yerel kalkınmayı desteklemek için kullanıcılarına, yılbaşı alışverişlerini yaparken hediyelerini deprem bölgesi satıcılarından tercih ederek yeni yılın güzelliklerini anlamlı bir şekilde paylaşma fırsatı sunuyor. Hediye seçenekleri arasında erkek giyim, kadın giyim ve aksesuar ürünleri, ayakkabı ve çantanın yanı sıra kupa, hobi malzemesi, kitap gibi birçok zengin ve çeşitli seçenek bulunuyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hepsiburadanin-deprem-bolgesine-ticaret-ve-teknoloji-gucu-programi-9-ayda-3-milyar-tl-ticaret-hacmi-olusturdu/feed/ 0
Yasa Dışı Ticaret Türkiye’nin En Büyük Ekonomik Sorunlarından Biridir https://www.kanal7haber.com.tr/yasa-disi-ticaret-turkiyenin-en-buyuk-ekonomik-sorunlarindan-biridir/ https://www.kanal7haber.com.tr/yasa-disi-ticaret-turkiyenin-en-buyuk-ekonomik-sorunlarindan-biridir/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:00:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1490 Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi BDO’nun Türkiye’deki yönetici ortağı Emrah Akın, yasa dışı ticaretin Türkiye’nin en büyük ekonomik sorunlarından biri olduğunu belirterek, “Kaçakçılar kendilerini yeniliklere göre güncelliyor. Yasa dışı ticaret karşısında hem kolluk kuvvetleri hem de yeni düzenlemelerle mücadele etmeliyiz” dedi.

Geçen hafta Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından düzenlenen ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılarak önemli açıklamalarda bulunduğu ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele’ konferansındaki açıklamaları değerlendiren BDO Türkiye’nin yönetici ortağı ve yeminli mali müşavir Emrah Akın, “Düzenlenen konferans ülkemizin büyük sorunlarından biri olan kayıt dışı ekonomiyi her yönüyle masa yatırması bakımından son derece önemli idi. Kayıt dışı ekonomi konusu Türkiye için çok büyük problemlerden, elimizde resmi bir rakam yok ama kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün yüzde 25 olduğu tahmin ediliyor. Kabaca Türkiye’nin 1 trilyon dolar gayri safi milli hasılası olduğunu varsayarsak, 250 milyar dolarlık bir kayıptan bahsediliyor. Kayıt dışı dünyanın hiçbir ülkesinde sıfır olmamıştır ama radikal ve gerekli önlemleri almalı ve bu payı mümkün olduğunca düşürmeliyiz. Kayıt dışı ekonominin büyüklüğünü sınırlayabilirsek bütçe açığı sorununun da önüne geçilebileceğini düşünüyorum” dedi.

Çarpıcı rakamalar

Konferansta Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yaptığı açıklamalarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Akın, “Sayın Bakan güncel rakamları paylaşarak kayıt dışı ile mücadelede kolluk güçlerinin katkılarını açıkladı. Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü ekiplerince bu sene 11 ay içinde yapılan operasyonlar neticesinde 17 milyar 200 milyon liralık da kaçak ticari eşya ele geçirildiğini toplamda da 22 milyar liralık bir müsaderenin gümrüklerde yapıldığını açıkladı. 2022 yılının 11 ayına kıyasla yakalama rakamında yüzde 94 artış sağlanmış. Sigaradan akaryakıta, alkollü içkiden elektronik cihazlara, gıdadan tekstil ürünlerine, tıbbi malzemelerden makine aksamına, tarihi eserden nesli tehlikede olan canlı hayvanlara kadar birçok kaçakçılık teşebbüsü bertaraf edilmiş. Sayın Bakan, kayıt dışı ticaretle mücadelenin hem vergi kaybı olmaması hem adil ticaretin sağlanabilmesi ve haksız ticaretin engellenebilmesi açısından çok önemli bir fonksiyonu olduğunu altını çizdi. Ele geçirilen ürünler arasında bin 375 ton akaryakıt, 4 milyon 743 bin adet elektronik eşya, 1 milyon 130 bin paket sigara, 389 milyon adet makaron, 47 milyon adet sigara kağıdı filtresi, 1 milyon 165 bin adet elektronik sigara ve aksamı 4 bin 700 ton gıda, 3 bin 924 adet tarihi eser, 11 ton uyuşturucu bu yakalamalar arasında yer almış” ifadelerini kullandı.

Kaçakçılar kendilerini güncellemiş

Bakan Bolat’ın açıklamalarında dikkat çeken başka bir hususun da vergilendirilmemiş yani kaçak ürünler listesinde yeni kategori tütün mamullerinin de olması olduğunu belirten Akın, “Ticaret gibi kayıt dışı ticaret de güncelleniyor. Artık eskisi kadar çok paketlenmiş sigara yakalanmıyor. Rakamlardan da görüldüğü gibi 1 milyon 130 bin adet paket sigara yakalanırken 40 milyon paket sigara yapılmasını sağlayacak makaron ele geçiriliyor. Artık İngiltere Japonya gibi ülkelerde regülasyonu olan fakat ülkemizde herhangi bir regülasyonu olmayan ısıtılmış tütün mamulleri ve elektronik sigaralar da ele geçirilen kaçak ürünler arasına girmiş. 1 milyon 165 bin adet elektronik sigara yakalanmış. Yakın bir zamanda İstanbul Araştırma ile yaptığımız bir çalışmada tütün mamulü kullanıcılarının yüzde 18’nin bu ürünlere yöneldiğini ve rakamın artış eğiminde olduğunu tespit ettik. Buradaki vergi kaybının da farklı hesaplarla tahmini olarak 20 milyar TL civarında olduğunu ve cari açığa da yükünün 7 milyar dolar civarında hesapladık” dedi.

Sadece kolluk kuvvetleri ile değil yeni düzenlemelerle de mücadele şart

Emrah Akın, yasa dışı ticaretle mücadelede kolluk kuvvetlerinin son derece kritik bir yeri olduğunu belirterek, “Yasa dışı ticaretin birçok dezavantajı var, cari açık, vergi gelirlerindeki kayıplar, kullanıcıların mağduriyetleri, alkolde görülebileceği gibi sağlık sorunları gibi. Örnek vermek gerekirse yılbaşında kaçak içkiler yüzünden ölüm haberini daha çok görmeye başlıyoruz. Gümrüklerimizin konuyla ilgili ciddi çalışmaları seneler içerisinde yakalamalardaki artışlarla ortada, fakat vergi sistemimizdeki düzenlemelerle de bunlarla mücadele etmeliyiz. Yine bir örnek vermek gerekirse kaçak akaryakıtı örnek verebiliriz; eşel mobil sistemi ile motorin, benzin ve otogazda vergilerin azaltılması yoluyla fiyat artışlarının tüketiciye yansımasının önüne geçildi. Bu da bu ürünlerdeki kaçak oranının düşürdü” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yasa-disi-ticaret-turkiyenin-en-buyuk-ekonomik-sorunlarindan-biridir/feed/ 0
Konya’da Konut Fiyatları Düşüyor, Kiralarda Rahatlama Yaşanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/konyada-konut-fiyatlari-dusuyor-kiralarda-rahatlama-yasaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/konyada-konut-fiyatlari-dusuyor-kiralarda-rahatlama-yasaniyor/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:24:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1478 Konya’da konut satış fiyatlarında muhitine göre yüzde 25’e kadar varan düşüşler olurken, kış sezonuyla birlikte evininin boş kalmaması için kiraya vermek isteyenlerin artmasıyla kiralarda da nispeten düşüş yaşanıyor. Konya Emlakçılar Odası Başkanı Sedat Altınay, “İnşaat girdi maliyetleri artmasına rağmen konut fiyatlarında bir düşüş söz konusu. Gayrimenkule yatırım yapılmasının tam zamanı diyoruz” dedi.

“Kiralık ev bulmalarda herhangi bir problem yaşanmamaktadır”

Başkan Sedat Altınay, boş duran kiralık dairelerine kış sezonunda aidat ve yakıt gideri ödemek istemeyen ev sahiplerinin fiyatlarda indirim yaparak bir an önce kiraya vermek istediğini söyledi. Konya’da kiralık konutlarda şu anda bir rahatlama söz konusu olduğunu ifade eden Altınay, “Tabii kış sezonunun girmesiyle birlikte hem yakıt giderleri, bina aidat giderlerinin devam etmesiyle birlikte ev sahipleri kiraya verememiş oldukları evleri Konya Emlakçılar Odası üyeleriyle birlikte hareket ederek bir an önce kiraya vermek için gayret sarf ediyor. Bu da arz talep dengesindeki farklılıktan dolayı şu anda boş evlerin fazlalaşmasıyla birlikte kiralarda nispeten bir düşüş söz konusu. Şu anda vatandaşlarımız kiralık ev bulmakta hiçbir problem yaşamıyor. Fiyatlar da uygun bir seviyeye doğru çekilmekte. Boş duracağına kiraya verip hiç değilse gelir elde etmenin yollarına vatandaşlarımız bakıyor. Vatandaşlarımızın da tabii ki olumlu tepkileri var. Mal sahipleri de kiraya verilemeyen gayrimenkulleri boş durmaması için fiyatlarını aşağı doğru çektiler. Ekonominin de göstergeleriyle beraber kiralarda da bir düşüş söz konusudur.

Kiralama yapacak vatandaşlarımızın şu anda bugün için ev bulmalarında herhangi bir problem yaşanmamaktadır” dedi.

“Yetki belgesi olan oda üyelerini tercih edin”

Evini kiralayacak vatandaşlara taşınmaz ticareti yetki belgesi uyarısında bulunan Altınay, “Evini kiralayacak vatandaşlarımızdan bizim isteğimiz, mutlaka taşınmaz ticareti yetki belgesi olan oda üyelerini tercih etsinler. Yeni yönetmeliğe göre yetki almadan kiralama ve satış işlemini emlak ofisleri olarak bizler yapamıyoruz. Yetkisi alınan gayrimenkulleri kiralama ve satış olarak yapabiliyoruz. Yetki almadan ilan portallarına ilan atamıyoruz. Atarsak da Ticaret Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu yönetmelik gereği 10 bin lira ile 100 bin TL arasında her bir bağımsız bölüm için cezai şart uyguluyor. Ondan dolayı bizim emlakçılarımız çok hassas davranmaktadırlar” şeklinde konuştu.

“Konut satış fiyatlarında muhite göre yüzde 10 ile 25’e kadar düşüşler söz konusu”

Konut satış fiyatlarında muhite göre yüzde 10 ile 25’e kadar düşüşlerin söz konusu olduğuna dikkat çeken Sedat Altınay, “Kiralıklarda düşüşün devam edeceği kanaatindeyiz. Satılıklarda da konut kredi faizlerinin çok yüksek olması, bankaların kredi kullandırmamasından dolayı alım satımlarda çok yavaşlama var. Yani geçmiş yıllara göre baktığımız zaman yüzde 25’e varan fiyat düşüşleri söz konusu. Tabii bu muhitine göre değişiyor. Yüzde 10 ile 25’e kadar düşüşler söz konusu. Eğer ki gayrimenkul alacak vatandaşlarımız varsa yatırım yapmalarını tavsiye ediyoruz. Nedeni ise bütün inşaat girdi maliyetleri artmasına rağmen konut fiyatlarında bir düşüş söz konusu. Ondan dolayı gayrimenkule yatırım yapılmasının tam zamanı diyoruz” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/konyada-konut-fiyatlari-dusuyor-kiralarda-rahatlama-yasaniyor/feed/ 0
Hatay’da Rus işadamı, Şekerbank çalışanına kaptırdığı 13 milyon doları geri almak için mücadele veriyor https://www.kanal7haber.com.tr/hatayda-rus-isadami-sekerbank-calisanina-kaptirdigi-13-milyon-dolari-geri-almak-icin-mucadele-veriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/hatayda-rus-isadami-sekerbank-calisanina-kaptirdigi-13-milyon-dolari-geri-almak-icin-mucadele-veriyor/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:18:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1472 Hatay’da yaşayan Rus vatandaşı işadamı Huzeyfe Al İbrahim, ortak iş hayaliyle çıktığı yolda, Şekerbank çalışanına kaptırdığı 13 milyon dolar parasını geri alabilmek için mücadele veriyor.

İddiaya göre, 16 yıldır Hatay’da yaşayan Rus vatandaşı Huzeyfe Al İbrahim, ortak iş kurma amacıyla Türk iş adamına 13 milyon dolar ödeme yaptı. İş kurmak istediği şahısla planlanan tarihte vaat edilen işleri yapamayan Al İbrahim, parasını geri almak istedi. Türk işadamı, Al İbrahim’i de yanına alarak İskenderun ilçesinde bulunan Şekerbank Şubesine gitti. Bankada personelinden Türk işadamına ait 314 milyon TL’lik hesap olduğuna dair evraklar alan Al İbrahim, parasını geri alabilmek ümidiyle bir süre daha bekledi. Parasını istediği tarihte geri alamayan ve 2 banka personelinin de aralarında olduğu şebeke tarafından dolandırıldığını fark eden Al İbrahim, konuyla ilgili araştırma yaptığında kendisi gibi yaklaşık 10 vatandaşın daha şebeke tarafından dolandırıldığını fark etti. Hayali olarak evrak üzerinde hesaplarda gösterilen paraları Şekerbank’tan geri alamayan vatandaşlar, bir araya gelerek durumu yargıya taşıdı. Türkiye’de ticaret yapan ve Afrika ülkelerinde altın madenleri bulunan Al İbrahim, kendisi gibi şebeke tarafından dolandırılan vatandaşlarında parasını kurtarabilmenin ümidiyle mücadele veriyor. Öte yandan Şekerbank’ın da konuyla ilgili müfettiş görevlendirdiği ve 1 banka personelini işten çıkardığı öğrenildi.

“Banka personeli 314 milyon TL’lik hesap olduğuna dair evraklar verdi”

Avukat Ali Atar, müvekkili Al İbrahim’in banka tarafından verilen resmi evraklara inanarak dolandırıldığını ifade ederek “Mağdur Huzeyfe Al İbrahim Rus vatandaşı, uzun yıllar Türkiye’de yaşamaktadır. Burada ticaret işleriyle uğraşıyor. Müvekkilim burada biriyle tanışıyor. Şahıs, müvekkilime kendi şirketine ortak edeceği noktasında vaatte bulunuyor. Bunun karşılığında karşılıklı protokoller imzalanıyor. Şahıs, müvekkilimden 13 milyon dolar vermesini istiyor. Müvekkilimde taksitler halinde 13 milyon dolar veriyor. Paraları aldıktan sonra şahıs, 13 milyon doları kar payı ile birlikte ileri bir tarihte geri vermeyi vaat ediyor. Müvekkilim vade tarihi geldiğinde şahısla birlikte parayı almak için Şekerbank’a gidiyor. Bankanın çalışanı, borçlu şahsın böyle bir parası olduğuna dair resmi evraklar veriyor. Borçlu şahıs, müvekkilime sana verecek param var. Müvekkilime, benim param var ama parayla ilgili sorun olduğu için alamıyorum diyerek borçlu şahıs banka tarafından hesap olduğuna ve içerisinde 314 milyon TL olduğuna dair belgeleri veriyor. Müvekkilim de bu belgelere inanıyor. Müvekkilime bu para hiçbir şekilde ödenmiyor. Bununla ilgili müvekkilim, Şekerbank’ın idaresiyle görüşüyor. Bankadaki müdüre, ben bu konuyu araştırıp size geri döneceğim diyerek müvekkilimi geri gönderiyor. Müvekkilim bir süre daha bekledi ama parası ödenmedi. Ben avukatı olarak hukuki süreci başlattım” dedi.

Avukat Atar, müvekkiliyle birlikte 15 kişinin daha şebeke tarafından 30 milyon dolar dolandırıldığını ifade ederek, “Bu konuyla ilgili İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma devam ediyor. Soruşturma sonucunu bekliyoruz. Toplam 30 milyon dolar değerinde bir dolandırılma durumu var. Buradaki çoğu insanlar mağdur durumdalar. Şebeke bu mağdurlardan bir şekilde paraları alıp kar payı ile birlikte geri vereceklerini vaat ederek dolandırdılar. Paralarını hiçbir şekilde geri alamadılar. Biz konuyla ilgili diğer taraflardan şikayetçi olduk. Şikayetin sonuçlanmasını bekliyoruz. Şikayetçi olduğumuz; Şekerbank, alacaklı olduğumuz şahıs, adliye personeli, polis memurları ve ismini hatırlamadığım kişiler var. Bu kişilerden şikayetçi olduk. Bu meslek gruplarının suç örgütünde olduklarını tahmin ediyoruz. Kaç kişinin dava ettiğini bilmiyorum ama şuanda hali hazırda 10-15 kişi var. Haberi yayınladıktan sonra mağdur sayısının artacağını düşünüyoruz. Banka müfettiş görevlendirdiğini ve konuyu araştırdıklarını söyleyerek sizlerin bir şeyler yapmasına gerek yok dediler ama bizim tarafa gelen herhangi bir müfettiş raporu yok. Bu olaylar yaklaşık 2 yıl önce başladı” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hatayda-rus-isadami-sekerbank-calisanina-kaptirdigi-13-milyon-dolari-geri-almak-icin-mucadele-veriyor/feed/ 0
BEBKA, TR41 Bölgesi’ndeki Girişimcilik Ekosistemine 100 Milyon TL Kaynak Sağlayacak https://www.kanal7haber.com.tr/bebka-tr41-bolgesindeki-girisimcilik-ekosistemine-100-milyon-tl-kaynak-saglayacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/bebka-tr41-bolgesindeki-girisimcilik-ekosistemine-100-milyon-tl-kaynak-saglayacak/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:12:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1466 Bursa, Eskişehir ve Bilecik illerini kapsayan TR41 Bölgesi’ndeki girişimcilik ekosistemine 100 milyon TL’lik önemli bir kaynak sağlayan BEBKA, 2024-2028 dönemini kapsayan bölge planı ile bölgedeki inovasyon ve iş geliştirme potansiyelini daha da güçlendirecek.

Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), kurulduğu ilk günden bu yana TR41 Bölgesi’nde gerçekleştirdiği projeler ve sunduğu desteklerle bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sunmaya devam ediyor. 2023 yılında genç istihdamı, girişimcilik, e-ticaret ve bölge planlaması alanındaki çalışmalarını başarıyla sürdüren BEBKA, 2024’te de bölgenin sosyo-ekonomik dinamiklerini güçlendirecek stratejik adımlar atmaya devam edecek.

Bölgenin ulusal kalkınma hedeflerine katkısını daha da yükseltmek için çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini söyleyen BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, “2023’ün ilk 9 ayında Türkiye’de girişimcilik ekosisteminde 219 girişim yatırım almış ve bu sayının 2019’un aynı dönemine göre yüzde 78 artış göstermiştir. Girişimcilik potansiyeli yüksek olan bölgemizde de girişimcilik ekosistemini güçlendirmek hedefiyle 2012 yılından itibaren faaliyetlerimiz hız kesmeden devam ediyor. Girişimcilerin en önemli sorunlarının başında gelen finansmana erişim sorununun çözümüne yönelik 2022’de başlattığımız Bölgesel Girişim Sermayesi Destek Programı kapsamında 100 milyon TL kaynağı bölgemize kazandırarak, yüksek katma değer üreten, teknoloji odaklı girişimlere ve KOBİ’lere yatırım yapılmasını sağlayacağız. Çağrımız, toplam büyüklüğü 11 milyar lirayı bulan 23 girişim sermayesi yatırım fonundan 548 milyon TL’lik talep aldı. Şu ana kadar 4 tane girişim sermayesi yatırım fonuyla sözleşme imzaladık. 2 fonla da görüşme halindeyiz. 2016-2023 döneminde yürütülen TechUP ve SeedUP programlarıyla girişimcilerimiz program sonunda düzenlenen Demoday etkinliklerinde projelerini yatırımcılara sunma şansı yakalamaktadırlar. Girişimcilerimizin küresel arenaya taşınması hedefiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda çalışan beş kalkınma ajansının iş birliği ile ‘Küresel Girişimcilik Etkinliklerine Katılım Çağrısı’ çerçevesinde, girişimcilerimizi, yapay zeka, robotik, çevre ve iklim, dijital sağlık, spor, oyun teknolojileri, yazılım, eğitim ve finans gibi birçok alanda öncü teknolojilerin tanıtıldığı, Lizbon’da Web Summit Portekiz’e, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de düzenlenen Slush 2023’e, Las Vegas’ta Consumer Electronics Show’a (CES), Katar’ın başkenti Doha’da ilk kez düzenlenecek Web Summit Qatar’a götürüyoruz. E-ticaret üzerine 2023’te de faaliyetlerimize devam ettik. E-ticaret Büyüme Programı kapsamında Bursa ilinde, 30 kişi e-ihracat ve e-ticaret yönetimi eğitimine katılarak uzmanlık sertifikalarını aldı. Dijital Çağda Güçlenen Kooperatifler Programı kapsamında 10 üretici kadın kooperatifi öncelikle e-ticaret ve dijital pazarlama eğitimlerini aldılar. Eğitimlerin akabinde 3 ay süreyle danışmanlık hizmeti alarak yurt içi ve yurt dışı pazaryerlerinde satış yapar duruma geldiler. Bilecik’te ağırlıklı olarak kadın üretici ve girişimcilere yönelik “Uygulamalı E-Ticaret ve Dijital Pazarlama Eğitimi” düzenlenerek el işi üretim yapan ortalama 60 katılımcıya 36 saat e-ticaret eğitimi verildi. Eğitimlerin tamamlanmasının ardından, yurt dışı pazaryeri olan ETSY’de ortak marka kooperatifi adına “Rise of Anatolia” mağazası açılarak kadın girişimcilerin ürünleri satışa sunuldu. Ajansımız bugüne kadar çağrıya çıktığı 38 mali destek programı ile 952 projeye yaklaşık 1.3 milyar TL destek sağladı. 2024-2026 döneminde de, Yenilik ve Verimlilik Sonuç Odaklı Programımız ile dijital ve yeşil dönüşümü destekleyeceğiz” dedi.

2024-2028 dönemini kapsayan Bursa-Eskişehir-Bilecik Bölge Planı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, “2024-2028 Bölge Planını Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda BEBKA koordinasyonunda katılımcılık esaslı ve yenilikçi bir süreçle oluşturduk. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan bölge planı hazırlık sürecinde mevcut durum analizlerini, açık kaynaklardan ve resmi kurumlardan alınan verilerle oluşturduk. Gerçekleştirdiğimiz il çalıştaylarında bölgemizin güçlü ve zayıf yönlerini belirledik, bölgenin vizyonuna tüm paydaşlarımız ile birlikte karar verdik. Bölge planı ile bölgemizin mevcut durumunu ortaya koyarak bölge potansiyelinin ve dinamizminin tespit edilip harekete geçirilmesi, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılabilmesi için gerekli stratejileri belirledik. Hazırlanan plan, bölgesel kalkınmayı koordine ederken diğer yandan 2028 vizyonunda ‘TR41 Bölgesi’ni nitelikli iş gücü, sektörel çeşitlilik, ulaşım altyapısı, afet dayanıklılığı, yaşanabilirlik, yeşillik ve dijital dönüşümde de lider kılacak. Hazırladığımız plan ve analiz raporları ile kalkınmaya yön vermeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’nün belirlediği 2022-2023 teması olan “Genç İstihdamı” çalışmalarında önemli kazanımlar elde edildiğini belirten BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, “Gençlerin iş hayatına geçiş sürecine katkı sağlamak hedefiyle, istihdam garantili mesleki eğitim programları düzenledik, sağladığımız destek programlarında genç istihdamına öncelik verip birçok gencimizi istihdama kazandırarak sanayi kuruluşlarının nitelikli eleman ihtiyaçlarını karşıladık. Genç İstihdamı teması kapsamında gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle 648 kişi istihdama kazandırılmıştır. Ülkemizde kadınların iş gücüne katılma oranı ve istihdam oranı erkeklere göre oldukça düşük gerçekleşmektedir. 2022 yılında TÜİK verilerine göre erkek istihdam oranı ülke ortalamasına göre yüzde 65, kadınlarda ise yüzde 30,4’tür. Bölgemizde ise kadın istihdam oranı yüzde 33,5 ile ülke ortalamasının üzerindedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’müzce 2024 yılı teması olarak “Kadın Girişimciliği/Kadın İstihdamı” konusu belirlenmiştir. Önümüzdeki dönemde girişimcilik ekosistemini geliştirme faaliyetlerimizde kadın girişimciliği üzerinde odaklanacak ve kadın istihdamının artırılmasına yönelik program ve destekler düzenleyerek sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bebka-tr41-bolgesindeki-girisimcilik-ekosistemine-100-milyon-tl-kaynak-saglayacak/feed/ 0
Edirne’de devlet desteğiyle seralar yenilendi https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-devlet-destegiyle-seralar-yenilendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-devlet-destegiyle-seralar-yenilendi/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:39:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1445 Edirne’de devlet desteği alan üreticilerin yeniledikleri seralarla örtü altı üretim alanı genişledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yürütülen “Alternatif Üretim Yöntemlerinin Geliştirilmesi Projesi” kapsamında Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından “Edirne Örtü Altı Üretim Alanlarının Revizyonu Projesi” hayata geçirildi.

Örtü altı üretim yapanların teşvik edilmesi, sebzecilik faaliyetlerinin modern usullerle yapılması, atıl seraların üretime kazandırılması ve verimliliğin artırılması amacını taşıyan projeden 84 üretici faydalandı.

Üretim alanlarının genişlemesini sağlayan 1,5 milyon liralık projenin yüzde 50’si Bakanlık, yüzde 25’i Edirne Valiliğince karşılandı. Üreticilere 57 bin 514 metrekarelik alanda kullanılmak üzere 120 bin 537 metrekare sera naylonu dağıtıldı.

“Destek projesi tam zamanında geldi”

Üretici Yetiş Kambur, AA muhabirine eşiyle birlikte uzun yıllardır seracılık yaptığını söyledi.

Olumsuz hava koşullarının seralarına zarar verdiğini anlatan Kambur, “Sera işi yapmak demek ‘naylon yırtılabilir’ demek. Edirne’nin iklimi sert ve soğuk. Naylon olumsuz havalardan dolayı çatlıyor ve yırtılıyor. Zarar gören seralarımızın yenilenmesi açısından bu destek projesi tam zamanında geldi.” dedi.

Kambur, sera naylonu desteğiyle tüm seralarını yenileme fırsatı yakaladığını ve sebze üretimini artırdığını vurguladı. Seralarında yıl boyunca marul, soğan, roka ve turp gibi sebzeler yetiştirdiğini dile getiren Kambur, şunları kaydetti:

“Bu destek sayesinde 9 seramı aktif hale getirdim. Yardım gelmeseydi 3 ya da 4 serada üretim yapacaktım. Desteklerle marul üretimim 15 binden 30 bine yükseldi. Destek olmasa bu rakam çok daha az olurdu. Bu proje sayesinde biz çok şey kazandık. Daha bol üretim yaptığımız için vatandaş da kazanıyor. Halden alıp satış yapanlar marulun tanesini 15-20 liraya satıyorsa ben bol üretim yaptığım için 10 liraya satabiliyorum. Devlet destekli projeyle üretimimizi katladık.”

“Ürünlerimizi daha uygun fiyata mal etmiş olduk”

Üretici Münire Güler, hibe desteğiyle açık olan seralarını kapattıklarını söyledi.

Aile işletmesinde yaklaşık 30 yıldır seracılık yaptıklarını, bu tarz destek projelerin devam etmesini istediklerini belirten Güler, “Proje sayesinde öncelikle belli bir maliyet üzerimizden kalkmış oldu. Çünkü her yıl ürettiğimiz ürünlerden bir miktar kenara bırakıyorduk ve 3 yılın sonunda sera naylonlarını değiştiriyorduk. Biz aynı zamanda yerel pazarlarda ürünlerimizi satıyoruz. Verilen destek sayesinde ürünlerimizi daha uygun fiyata mal etmiş olduk. Bu durum vatandaşlara da yansıyor elbette.” diye konuştu.

“Maliyetli olduğu için bu yükün altından kalkmak zor oluyor”

Eşiyle birlikte üretim yapan Nuray Kapanlı, seracılıkta işin zor kısmının naylon değişimi olduğunu belirterek, “Hava koşullarından dolayı fırtınalı havalarda seralarımız yırtılıyor ve içerideki mahsul zarar görüyor. Çok maliyetli olduğu için bu yükün altından kalkmak zor oluyor. Desteklerle seralarımızı yeniledik.” dedi.

Sadık Kapanlı da başta marul ve roka olmak üzere pek çok sebzede üretimlerini artırdıklarına dikkati çekti.

Seralarda tam kapasite üretime geçtiğini anlatan Kapanlı, “Yapılan yardım sayesinde seralarımızın hepsi doldu. Bize maddi açıdan büyük bir destek oldular. Destek almasak belki yüzde 20 kapasiteyle üretim yapacaktık şimdi tam kapasite üretim yapıyoruz. Bu sayede bizim kazancımız arttı, yanımızda çalışan işçilerimize de bir ekmek kapısı oldu.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-devlet-destegiyle-seralar-yenilendi/feed/ 0
Çanakkale’de mobilya sektörü gençlerin meslek liselerine yönelmesini istiyor https://www.kanal7haber.com.tr/canakkalede-mobilya-sektoru-genclerin-meslek-liselerine-yonelmesini-istiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/canakkalede-mobilya-sektoru-genclerin-meslek-liselerine-yonelmesini-istiyor/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:36:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1442 Türkiye’de mobilya sektörünün geliştiği Çanakkale’nin Biga ilçesinde faaliyet gösteren firmaların ara eleman ihtiyacının karşılanması için gençlerin meslek liselerine yönelmesi çağrısı yapıldı.

İlçede faaliyet gösteren mobilya firmaları, 2 bin 500’e yakın kişiyi istihdam ettikleri tesislerinde ürettikleri ürünleri ABD, İtalya, Almanya ve Rusya ile Arap ülkelerine ihraç ederek yaklaşık 100 milyon dolar ciroya ulaşıyor. Firmalar ihracatın yanı sıra yurt içi pazarlara da ürün gönderiyor.

Bunun yanı sıra ilçede bulunan İçdaş Biga Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 78 öğrencisiyle mobilya ve iç tasarıma dair elemen yetiştiriyor.

Biga Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şadan Doğan, AA muhabirine, mobilya sektöründe satışlar ve bayi sayıları arttıkça ara eleman sıkıntısının başladığını, yaklaşık 10 yıldır bu konuda çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Doğan, ilçedeki eğitim camiasıyla konuyu masaya yatırdıklarını, mobilya sektörünün dışındaki sektörleri de dahil ederek çalışmalara başladıklarını belirtti.

Mobilya sektöründe yaşadıkları en büyük sorunun döşeme bölümüyle alakalı olduğunu ifade eden Doğan, bu nedenle ilçedeki meslek lisesi bünyesinde dikiş ve döşeme alanları açtırdıklarını, Halk Eğitimi Merkezinde de mobilya sektörüne yönelik bölümler açılmasını desteklediklerini anlattı.

Sektördeki tasarım ve AR-GE ihtiyacının karşılanmasına yönelik Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Biga Meslek Yüksekokulu ile işbirliği yaptıklarını bildiren Doğan, bu sayede üniversitenin mobilya bölümünün yeniden açıldığını ve 34 öğrencinin eğitime başladığını dile getirdi.

ÇOMÜ ile imzaladıkları işbirliği protokolü kapsamında bu bölümden mezun olacak öğrencilere istedikleri ilde iş garantisi verdiklerini kaydeden Doğan, “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve Teknik Meslek Liselerimizle mobilya üzerine sözleşme yaptık. Biga’da mobilya bölümünden mezun olan öğrencilere iş imkanı garantisini verdik. Bu projeye mobilya sektörü sayesinde imza attık. Bütün öğrencilere hem iş hem de burs garantisi verdik.” dedi.

“Mobilya sektörü her geçen gün gelişiyor”

Doğan, genç nüfusu sektöre yönlendirmeleri halinde ihtiyaçları karşılayabileceklerini, bunu başarıp Türkiye için örnek rol model olacaklarına inandıklarını vurguladı.

Anne babalara, gençlere çağrıda bulunan Doğan, “Aileler haklı olarak ‘Çocuklarımız üniversitede okusun, masa başında çalışsın’ istiyor ama esasında bu böyle değil. Çocuklarımızı meslek liselerimize gönderip yetiştirebilirsek mezun olduklarında iş garantisini veriyoruz. İhtiyaç olduğu için böyle bir proje hazırladık. Projenin tanıtımı yapıyoruz. Çocuklarımızı iş garantisi olduğu için mümkün olduğunca meslek liselerine yönlendirmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

Şadan Doğan, Türkiye’de mobilya sektörünün her geçen gün geliştiğini, e-ticarette en çok talep edilen ürünler arasında üst sıralarda geldiğini belirtti.

Biga’daki 12 firmanın tamamen e-ticaret ağırlıklı çalıştığını ifade eden Doğan, Çanakkale’den yurt dışına mobilya ürünü ihracatının büyük bölümünün bu ilçeden gerçekleştiği bilgisini verdi.

İstihdamın artmasının e-ticarete de olumlu yansıyacağını söyleyen Doğan, Biga’da mobilya sektöründeki en büyük sorunun el emeği olması nedeniyle döşeme bölümünde yaşandığını, daha dikkatli olmaları nedeniyle bu işlerde çoğunlukla kadınların istihdam edildiğini bildirdi.

Çanakkale’de mobilya sektörünün 5 bin kişiye istihdam sağladığını aktaran Doğan, bu sayının yarısının Biga’da olduğuna değindi.

İlçede Organize ve Sanayi Bölgesinin genişlediğini, yakında yeni yerlerin tahsislerine başlayacaklarını kaydeden Doğan, mobilyada pazar sıkıntısı yaşamadıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/canakkalede-mobilya-sektoru-genclerin-meslek-liselerine-yonelmesini-istiyor/feed/ 0
Alanya avokadosu ve gölevez bitkisi sağlıksız cipslere meydan okuyacak https://www.kanal7haber.com.tr/alanya-avokadosu-ve-golevez-bitkisi-sagliksiz-cipslere-meydan-okuyacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/alanya-avokadosu-ve-golevez-bitkisi-sagliksiz-cipslere-meydan-okuyacak/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:30:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1439 Alanya Üniversitesi, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ve BAKA iş birliğinde Alanya Girişimcilik Zirvesi gerçekleştirildi. Zirve’de, Alanya Üniversitesi’nin “Alanya avokadosu ile sağlıklı atıştırmalık” girişimcilik proje fikri birinci oldu.

Alanya Üniversitesi, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) iş birliğinde Alanya Girişimcilik Zirvesi yapıldı. Alanya üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünden Doç. Dr. Esra Mankan’ın koordinatörlüğünü yürüttüğü, araştırma görevlisi Ayşe Muslu ile sunduğu “Avogusto-Alanya avokadosu ile sağlıklı atıştırmalık” girişimcilik proje fikri, Alanya Girişimcilik Zirvesi’nde yarışma jürisine sunuldu.

“Alanya avokadosu ile sağlıklı atıştırmalık” girişimcilik proje fikri, 36 proje arasından, jüri tarafından birincilik ödülüne layık görüldü. Alanya Girişimcilik Ödülünü Meclis Başkanı Mehmet Kural’dan alan Doç. Dr. Esra Mankan, birinci olan projeleri hakkında bilgiler aktardı. Girişimcilik kültürünün yayılması ve fikirlerin hayata geçmesinin önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mankan, yarışma öncesinde Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nda 1 ay süren eğitimlerin gerçekleştiğini hem yüz yüze hem de çevrim içi eğitimler aracılığı ile eğitmen Uraz Yekeler ve Gürol Üzenç tarafından projelere destek verildiğini aktardı. Projelerinde hem avokado hem de gölevez bitkisini kullandıklarını söyleyen Doç. Dr. Mankan; özellikle çocuklar, çölyak hastaları ve sporcular için yüksek lifli bol proteinli bir ürün ortaya çıkarmak için çalışmalara başladıklarını, TÜBİTAK 1005 projelerinin ise yolda olduğunu söyledi.

“Cipslere alternatif, sağlıklı gıda ürünü geliştirildi”

Avokado ve soya proteininin vücut için önemli besin kaynakları olduğunu vurgulayan Mankan, şu bilgileri aktardı:

“Atıştırmalıklar, genellikle kalorisi yüksek ancak besin değerleri açısından yetersiz sayılan gıdalar olup konunun bilim uzmanları tarafından da oldukça sağlıksız olarak nitelendirilmektedir. Son on yılda, sağlıksız atıştırmalık pazarı hızla büyümekte. Bu artışla birlikte koroner kalp damar hastalıkları, diyabet, obezite, morbid obezite gibi birçok hastalığı da beraberinde gelmekte. Bu proje ile sağlıklı geleneksel cipslere alternatif bir gıda ürünü geliştirilecek olup geleneksel cipslere göre daha yüksek protein içeriğine sahip besin değeri artırılmış cipsler tüketicinin beğenisine sunulacaktır. Proje avokadolu soya proteinli gölevez cipsi ile tüketiciye daha zengin bir ürün çeşitliliği sunmayı ve sağlıklı atıştırmalıklarla protein alımını artırmayı amaçlamaktadır. Bu sayede toplumda daha sağlıklı beslenme teşvik edilecek ve besin değeri yüksek gıda çeşitliliğinin artırılması yoluyla toplumun genel sağlık durumu desteklenebilecektir. Bu tarz projeler, yerel gıda endüstrisinin gelişmesinde ve sağlıklı büyümenin teşvik edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Önerilen proje ile avokado, gölevez ve soya gibi yerel kaynaklardan yararlanarak ürün geliştirilecek ve yerel kaynakların kullanımı ile yerel ve sağlıklı atıştırmalık seçeneklerinin geliştirilmesi sağlanacaktır böylelikle sağlıklı alternatifler sunarak pazarda benzersiz bir konum elde edilebilir. Bu proje, yerel ürünleri kullanarak yeni bir atıştırmalık modeli geliştirme potansiyeline sahiptir.”

Esra Mankan, projede kullanılacak avokado, gölevez bitkisi ve soya gibi ürünlerin yerel kaynaklardan temin edileceğini de sözlerine ekledi.

“Ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayacak girişim”

Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Güner, 36 proje arasından birinci seçilen projeleri hakkında, “Alanya Üniversitesi Teknoloji Transferi Ofisi aracılığı ile ses getiren çalışmalara imza atmaya devam edeceğiz. Teknoloji Transferi Ofisi ile, üniversitenin bilimsel potansiyelini yükseltmeyi, endüstri ve toplumla buluşturmayı hedefliyoruz. Geleceğin teknolojik gelişmelerine yön verecek projeleri destekleyerek, üniversitenin adını ulusal ve uluslararası alanda daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bu çerçevede, öğrenci ve akademisyenlerin, bilgi ve projelerini ticarileştirmelerine imkan tanıyacak projelerin hayata geçirilmesine katkıda bulunacağız. Alanya Üniversitesi’nin Teknoloji Transferi Ofisi, bilimsel bilginin ticarileştirilmesi ve endüstri ile iş birliği konularında önemli bir köprü görevi üstleniyor. Bu girişim, üniversitenin sadece eğitimde değil, aynı zamanda teknoloji ve inovasyon alanında da öncü bir kurum olma vizyonunu güçlendirmeye katkıda bulunacak” ifadelerini kullandı.

Zirveye; Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Güner, ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Akın, BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eray Erdem, KOSGEB Antalya İl Müdürü Dr. İbrahim Uğur Erkış, Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Mehmet Kural, Genç Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Feyzullah Uludağ ve Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Üyesi Dr. Meral Sayın yer aldı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/alanya-avokadosu-ve-golevez-bitkisi-sagliksiz-cipslere-meydan-okuyacak/feed/ 0
Eczacıbaşı, 2024’te ciroda 2,2 milyar avroyu aşmayı hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/eczacibasi-2024te-ciroda-22-milyar-avroyu-asmayi-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/eczacibasi-2024te-ciroda-22-milyar-avroyu-asmayi-hedefliyor/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:27:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1436 Eczacıbaşı Topluluğu Üst Yöneticisi (CEO) Atalay Gümrah, 2024’te yüzde 10 artışla 2,2 milyar avroluk ciroyu aşmayı hedeflediklerini bildirdi.

Gümrah, “İş Dünyası Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, küresel çapta 2022’nin başından itibaren yoğunlaşan belirsizlikler ve arz şoklarının özellikle Avrupa ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisinin 2023 boyunca da sürdüğünü aktararak, Kovid-19 sonrası artan tüketim, Ukrayna savaşının etkisiyle artan enerji maliyetlerinin tetiklediği enflasyon, enflasyonu dizginlemek için yapılan faiz artışları ve bu dinamiklerin bölgesel olarak farklılık göstermekle birlikte küresel ekonomi üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin son 2 yılı şekillendirdiğini anlattı.

Genel görüşler paralelinde 2024’te küresel ekonominin durağan geçeceğini öngördüklerini ifade eden Gümrah, Çin ve Almanya ekonomisine ilişkin son dönemdeki ekonomik veriler bazı olumlu eğilimlerin sinyallerini verse de ekonomik toparlanmanın 2024’ün ilk yarısında pek gerçekleşmeyeceğini, ikinci yarıda olumlu gidişata dönüşebileceğini düşündüklerini kaydetti.

Gümrah, “Gelecek yıl ABD dahil dünyada 70’ten fazla ülkede seçim olacağını düşündüğümüzde bu yılın değişkenliklere, olumlu veya olumsuz sürprizlere açık bir yıl olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor.” dedi.

Dünya ekonomisinde baş döndürücü jeopolitik gelişmelerin, bölgesel çatışmaların yaşandığı bir ortamda, faizlerin yükseldiği bir dönemde tüketicilerin güveninin düşük seyrettiğini, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini, dış ticaret rotalarının yeniden çizildiğini aktaran Gümrah, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu süreçte ekonomiler arasındaki ayrışımlar, korumacılığı ön plana çıkaran ekonomi politikaları ve özellikle Çin ile Batı dünyası arasındaki fikir ayrılıkları, küresel ekonomik kalkınmayı sekteye uğratma ve küresel enflasyon oranlarındaki normalleşmeyi geciktirme potansiyeline sahip. Yine Ukrayna-Rusya savaşının gidişatı, bunun enerji fiyatları üzerindeki etkisi de kırılganlık düzeyini belirleyen faktörler arasında olacaktır.

İklim değişiminin artan etkileri daha sık doğal afetler ile karşılaşmamıza neden oluyor, yoğun yağışların yarattığı seller veya kuraklıkların yarattığı kıtlıklar başta bölgesel ama sonuçta küresel etkilerini de her geçen gün artırıyor. Bunun sonucunda da dünya; kontrolsüz göç veya temel gıda maddelerinde sert fiyat değişimleri ile karşı karşıya kalıyor.”

“2024, yeni makroekonomik programın katkısıyla normalleşmenin devam ettiği bir yıl olacak”

Atalay Gümrah, yurt içinde bu yıl yaşanan gelişmelere bakıldığında, haziran başından itibaren ekonomi politikalarının rasyonel ve daha piyasa ekonomisi kuralları içinde gelişmeye başladığını gördüklerini, bu adımların ilk olumlu yansımalarını da yabancı analist, yatırımcı yorumlarında ve belirgin derecede gerileyen ülke risk priminde gözlemlediklerini ifade etti.

Gümrah, “Ancak enflasyonu ilerleyen yıllarda tek hanelere düşürebilmek ve daha sürdürülebilir bir genel ekonomik dengeye, öngörülebilirliğe ulaşabilmek için sıkı para politikasının ve mali disiplinin 2024’te de devam edeceği görünüyor. Dolayısıyla yurt içinde sıkı para politikalarının etkisini, uluslararası finans kurumlarının Türkiye’ye yönelik yatırım iştahını ve Orta Doğu’daki gerginliklerin gidişatını, ekonomimizin performansını önemli ölçüde etkileyebilecek alanlar olarak değerlendiriyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin 2023 yılını, temelde farklı dinamiklerin şekillendirdiği iki ayrı dönemde geçirdiğini ifade eden Gümrah, şöyle devam etti:

“İlk olarak mayıs ayı sonuna kadar seçimlerin birincil gündem maddesi olduğu, kurun yoğun kontrol edildiği, düşük politika faizine rağmen kredi kanallarının özellikle kurumsal yapılara büyük oranda kapandığı, genişlemeci politikaların desteğiyle iç talebin çok canlı olduğu bir dönem geçirdik. Haziran ayından itibaren ise politik belirsizliğin ortadan kalkması sonrasında geleneksel ekonomi uygulamaları ve sıkılaştırıcı para politikasıyla ekonominin daha öngörülebilir yapıya kavuşturulduğu, döviz, faiz ve enflasyon oranlarının dengelenmeye çalışıldığı bir dönem yaşıyoruz. Yeni ekonomi yönetiminin aldığı kararları, piyasalara sağladığı öngörülebilirlik açısından olumlu buluyoruz.

2024, ülkemiz ekonomisi için 2023 ikinci yarısında başlatılan yeni makroekonomik programın katkısıyla normalleşmenin devam ettiği bir yıl olacak. 2024’ün ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşüş trendine girmesini, iç talebin de göreceli yavaşlamasını bekliyoruz. Ayrıca, ihracatının yüzde 50’ye yakınını Avrupa’ya yapan ülkemiz ekonomisi için Avrupa’daki talebin gelişimi ve bizim Avrupa ile ilişkilerimiz son derece önemli olacaktır.”

“Doğrudan yabancı yatırımların artmasını bekliyoruz”

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Gümrah, 2024’te yurt içinde ekonomik büyümenin 2023 yılı için bekledikleri yüzde 4,5’e yakın düzeylerden yüzde 4’ün altına sarkabileceğini belirterek, 2024 yılı boyunca cari dengede son aylarda sinyallerini almaya başladıkları iyileşmenin devam etmesini, dış dengedeki bu iyileşmenin kademeli olarak dış finansman koşullarına da olumlu yansımasını ve doğrudan yabancı yatırımların artmasını beklediklerini söyledi.

Gümrah, “Bu da orta-uzun vadede Türkiye’nin üretim kapasitesini destekleyecek çok önemli bir potansiyel gelişme olarak görünüyor. Bu potansiyeli etkin kullanmak için kur-faiz-enflasyon dengesinin gerçekçi şekilde yönetilmesi, özellikle ihracatın gelişmesinde son derece önemli olacaktır.” diye konuştu.

ABD öncülüğünde Batı’nın Çin’e üretimde bağımlılığını azaltma çabaları, Kovid-19 sonrası tedarik zincirlerini yakınlaştırma ve farklılaştırma arzularının Türkiye gibi üretim yetkinliğine sahip ve rekabetçi ülkelere yeni fırsatlar sunduğunu dile getiren Gümrah, “Akılcı mali politikaları sürdürüp Dünya Bankası ve benzer uluslararası endekslerdeki yatırım ortamını, iş yapma kolaylığı algılarını yükselten, rekabetçiliğini artıran bir Türkiye; bu değişimden kazançlı çıkan gelişmekte olan ülkeler arasında olacaktır.” dedi.

“Finansman kaynaklarına ulaşım ve maliyet, yatırım iştahını belirleyici temel ögelerin başında geliyor”

Atalay Gümrah, yeni ekonomi yönetiminin aldığı kararların öncelikli olarak uluslararası sermaye piyasalarında olumlu algılandığı için TL varlıklara ve Türkiye hazinesinin ihraç ettiği finansal enstrümanlara ilginin artmaya başladığını, bunu uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ile ilgili görünüm revizyonlarında, Türkiye’nin CDS ile ölçülen risk primindeki iyileşmede, devlet tahvili ve hisse senetlerinde artan yabancı paylarında, TCMB döviz rezervlerindeki artışta gözlemleyebildiklerini söyledi.

“Sıcak para” olarak da adlandırılan bu sermaye akışlarını temkinli olumlulukla değerlendirdiğini ifade eden Gümrah, şunları kaydetti:

“Asıl önemli olan, ülkemizin değişen tedarik zincirlerinden daha büyük pay almasını sağlayacak, kalıcı değer yaratacak doğrudan yabancı yatırımın ve Türk sanayisinin yatırım iştahını artıracak işbirliklerinin, anlaşmaların artmasıdır. Doğrudan yabancı yatırımlarda yaşanacak artış, sadece dış finansman anlamı taşımayacak, ilgili faaliyetlerde bilgi transferini mümkün kılacak ve zaman içinde ekonomimizin üretim süreçlerini modernize etmesine de imkan tanıyacaktır. Hukuk sistemi, uluslararası iklim değişimi ile mücadele anlaşmaları ve uygulamalarımızın da uluslararası standartlarla uyumlu şekilde gelişmesi ve rasyonel ekonomi politikalarının da verdiği güvenle doğrudan yabancı yatırımların zaman içinde artacağını düşünüyoruz.

Yerli sanayimiz açısından finansman kaynaklarına ulaşım ve maliyet, yatırım iştahını belirleyici temel ögelerin başında geliyor. Rasyonel ekonomik politikalara dönüş, yatırım ortamının iyileşmesi, sanayicinin özellikle ihracata yönelik yatırımlarını cesaretlendirmektedir. Bunu sürekli kılmak ise reel kur politikaları, maliyetler üzerindeki yukarı yönlü baskının kontrol edilmesi ve ülkemizin rekabetçiliğinin desteklenmesi ile mümkün olacaktır.”

“(2024’te) İkinci yarıda büyümenin güçleneceği bir dönem beklentimiz var”

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Gümrah, bu yıl hem Türkiye’nin hem de Eczacıbaşı Topluluğu’nun en büyük ihracat pazarı olan Avrupa’daki yavaşlama, özellikle Almanya’da yaşanan küçülme, daha yüksek olan büyüme hedeflerine ulaşmalarını zorlaştırırken, 2022’nin son aylarında satın alımını tamamladıkları Gensenta İlaç ve Polat Maden’in katkıları ve yılın ilk yarısında iç pazarda yakaladıkları ivmeyle gelirlerinde 2 milyar avro seviyesini aştıklarını bildirdi.

Bu dönemde banyo, karo ve doğal kaynaklar gibi ihracat yoğun iş kollarının özellikle ihracat pazarlarında daralma yaşarken, tüketim ürünleri ve sağlık alanındaki iş kollarında elde ettikleri büyümeyle denge sağladıklarını kaydeden Gümrah, yeni yaptıkları yatırımlar ve satın almalar ile çalışan sayılarının 13 bin 500’e ulaştığını söyledi.

Gümrah, şöyle devam etti:

“İşlerimiz içinde sürdürülebilirliğe, dijitalleşmeye ayırdığımız hem insan hem mali kaynaklar arttı. Gelirlerimizde önemli paya sahip AB’nin 2030’lara giderken hayata geçireceği sınırda karbon ayarlaması uygulamasına hazırlık için şimdiden başta üretim tesislerimiz olmak üzere tüm alanlarda enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve fırsat eşitliği alanındaki çalışmalarımıza yoğunlaştık. Üretken yapay zeka uygulamalarının küresel anlamda iş yapış şekillerini, verimlilikleri yoğun bir şekilde dönüştüreceğini görüyoruz. Bu da dijital dönüşümün ötesinde, yapay zeka uygulamalarını her geçen gün üretim süreçlerimize, iş yapış şekillerine entegre etme iştahımızı artırıyor. Bu kapsamda sevindirici bir gelişme Vitra Karo Seramik fabrikamızın Dünya Ekonomik Forumu’nun, sektörlerinde teknolojiyi, veriyi etkin kullanan kuruluşları bünyesinde barındıran Global Lighthouse Network’üne kabul edilmesi oldu.

2024’te ciromuzu avro bazında yüzde 10 artırarak 2,2 milyar avro ciroyu aşmayı hedefliyoruz. Türkiye’de 2023 yılına oranla daha yavaş bir büyümeye karşılık, uluslararası pazarlarda geçen yıl yaşadığımız daralmanın sona ererek özellikle ikinci yarıda büyümenin güçleneceği bir dönem beklentimiz var. Bir taraftan belirsiz küresel ortamda işimizi büyütmek, verimliliğini artırmak için çalışırken diğer taraftan da sürdürülebilirlik yol haritamızda emin adımlar ile yürümeye, teknolojiyi en etkin şekilde kullanmaya, tasarım ve inovasyon ile kuruluşlarımıza, ülkemize değer katmaya, istihdam yaratmaya devam edeceğiz.”

“ABD, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki etkinliğimizi daha da artırmayı amaçlıyoruz”

Bu yıl yaklaşık 800 milyon avro ihracata ulaşmayı öngördüklerini, bu dönemde Avrupa pazarlarında özellikle Almanya’daki daralma kendilerini olumsuz etkilerken, Orta Doğu ve Amerika’da pozitif iş sonuçları elde ettiklerini belirten Gümrah, “İçinde bulunduğumuz iş alanlarının hemen hemen hepsinde Türkiye’nin en büyük ihracatçısı konumumuzu koruyor, geliştiriyoruz. 2024 hedefimiz, 2023’te devreye aldığımız yatırımlar ile ihracat gelirlerimizi yüzde 15 büyütmek. Bu hedefi koyarken Avrupa’daki toparlanmaya ek olarak mevcut iş alanlarımızda farklı kanallara yayılarak, yeni müşterileri portföyümüze katarak büyümeyi planlıyoruz. 2023’te daha hareketli pazarlarımız olan ABD, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki etkinliğimizi daha da artırmayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.

2023’te farklı iş kollarında kapasitelerini artırmaya, sürdürülebilirlikte enerji dönüşümüne ve teknolojiye yatırım yaptıklarını anlatan Gümrah, toplam 250 milyon avroyu aşan yatırım alanları arasında öne çıkanların, Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri’nin Manisa’da açılışını yaptıkları 5. kağıt makinesi yatırımı ve Eczacıbaşı Yapı Gereçleri’nin Bozüyük’te açılışını yaptıkları seramik sağlık gereçleri işletmesi olduğunu bildirdi.

Gümrah, “Her iki tesis de ağırlıklı olarak ihracata yönelik ürünler üreterek ülke ekonomisinin gelişimini destekleyecek. Teknolojileri yüksek, enerji tüketimleri düşük yatırımlar ile de 350 kişilik bir istihdam yarattık.” dedi.

“2024 için yatırım bütçemize 500 milyon avro ayırdık”

Atalay Gümrah, büyüme yatırımlarına ek olarak, teknolojide altyapılarının güçlenmesi, dijital dönüşüm yol haritasının ilerlemesi, verinin daha etkin toplanıp değerlendirilmesi ve akıllı üretim sistemlerine yönelik önemli yatırımları olduğunu, son olarak da yeşil enerji dönüşümü kapsamında tesislerinde 20 megavat güneş paneli yatırımına ulaştıklarını anlattı.

2024 için yatırım bütçelerine 500 milyon avro ayırdıklarını belirten Gümrah, şunları kaydetti:

“Önümüzdeki 5 yıllık dönem için ana iş kollarımızın hepsinde büyümeye yönelik yatırımlarımız devam edecek. 2024-2028 dönemi için Eczacıbaşı Topluluğu’nun işlerini geliştirmeye, büyütmeye ve iklim değişiminin etkilerini en aza indirmeye yönelik 2 milyar avroyu aşan bir yatırım planımız var. Bu dönemde yatırımlarımızda sağlık ve doğal kaynaklara daha büyük pay ayırdık. Yapı ürünleri ve tüketim ürünleri alanlarındaki faaliyetlerimiz, yatırım bütçelerinden büyüme potansiyelleri ölçüsünde pay alacaklar. Yatırımlarımızda yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da büyümeyi destekleyen hedeflerimiz olacak. Üretim yatırımlarına ek olarak, müşterilerimize daha iyi hizmet vermek için etkin olduğumuz pazarlarda tedarik zinciri ve depolama yatırımlarımızı da artıracağız.

Mevcut iş kollarımıza güçlü yatırımlar yaparken, bu iş kollarının iş modellerini zenginleştirecek yeni girişimleri büyüteceğiz. Topluluk içinde kurduğumuz iki dijital girişimden Evital ile uzaktan sağlık hizmeti verirken, Decoverse ile banyo yenilemesini kolaylaştıracak, çeşitlendirecek e-ticaret platformunu desteklemeye devam edeceğiz. Eczacıbaşı Momentum ile de startupları doğrudan veya yatırım fonları kanalı ile desteklemeyi, azınlık hisseleri almayı sürdüreceğiz. Sürdürülebilirlik yatırımlarımızın bütçelerimizdeki payı artacak, enerjide elektrik tüketimimizi yeşile çevirecek öz kullanıma yönelik enerji yatırımları, döngüsel ekonomi yatırımları, su-enerji ve malzeme tüketimimizi azaltacak kontrol sistemleri yatırımları da odağımızda olacak.”

“Sinerji veya dikey entegrasyon yaratabilecek alanlara yatırımı her zaman değerlendiriyoruz”

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Gümrah, mevcut işlerinde öngördükleri yatırımlara ek olarak, 2022’de yaptıkları gibi, içinde bulundukları iş alanlarında büyüme hedeflerini destekleyecek şirket satın alımları ve ortaklıkları değerlendirmeye devam edeceklerini, yurt içinde olduğu kadar, yurt dışı pazarlarda da satın alma veya ortaklık kurma projelerini fırsatlar oluştukça mutlaka değerlendirdiklerini söyledi.

Gümrah, “Öncelikli hedefimiz, mevcut stratejik işlerimizi büyütmek, ölçek ekonomisini, uzmanlığımızı daha etkin kullanmak. Bununla beraber işlerimizde sinerji veya dikey entegrasyon yaratabilecek alanlara da yatırım yapmayı her zaman değerlendiriyoruz. Mevcut iş kollarımızda dijital teknolojinin daha ektin kullanıldığı yeni iş modellerine yaptığımız yatırımları da geliştirmeyi, çeşitlendirmeyi planlıyoruz. Bugün hiç içinde olmadığımız tamamen yeni alanlara yatırımların temel önceliğimiz olmayacağını söyleyebiliriz ancak bildiğimiz işlerde tüketicilerin davranışlarını, beklentilerini ve taleplerindeki değişimleri yakından izleyerek fırsat göreceğimiz yeni alanlarda işbirlikleri ile büyümekten de imtina etmeyeceğiz.” diye konuştu.

Orta Doğu ve Orta Asya bölgesindeki yatırım planları

Körfez’de bölgenin en büyük ekonomisi olan Suudi Arabistan’da seramik sağlık gereçleri ve endüstriyel mineral alanlarında ortaklık ve yatırım planları olduğunu anlatan Gümrah, Orta Doğu’da önemli değişimler olduğunu, bölgede daha etkin olmak için hem üretim hem de tedarik zinciri yatırımları planladıklarını söyledi.

Orta Asya ülkelerinden Kazakistan ve Özbekistan’da başta metalik maden sahalarını geliştirmek üzere çeşitli işbirliği ve yatırım fırsatları üzerinde çalıştıklarını ifade eden Gümrah, bu coğrafyalardaki zengin doğal kaynakların etkin kullanılmasına yönelik projeler geliştirmeyi planladıklarını bildirdi.

Gümrah, “Diğer yandan Fas’ta temizlik kağıtlarında mevcut yatırımımızı ilave yatırımlarla ve fırsatlar oluştukça satın almalar ile de Kuzey Afrika’da büyütmeyi, bu bölgeyi Afrika’da daha etkin olmak için bir üs olarak kullanmayı hedefliyoruz.” dedi.

Bu yatırımlar için bugünden somut bir rakam vermenin mümkün olmadığını vurgulayan Gümrah, yatırım rakamlarının, projelerin gelişimine ve ortaklık yapılarına bağlı olarak şekilleneceğini söyledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/eczacibasi-2024te-ciroda-22-milyar-avroyu-asmayi-hedefliyor/feed/ 0
Türkiye Finans Genel Müdürü Akşam, 2024’te daha öngörülebilir bir ekonomik aktivitenin başlamasını bekliyor Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-finans-genel-muduru-aksam-2024te-daha-ongorulebilir-bir-ekonomik-aktivitenin-baslamasini-bekliyor-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-finans-genel-muduru-aksam-2024te-daha-ongorulebilir-bir-ekonomik-aktivitenin-baslamasini-bekliyor-aciklamasi/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:24:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1433 Türkiye Finans Genel Müdürü Murat Akşam, doğru ekonomik önlemlerle daralan, yavaşlayan bir ekonomik büyüme olmasını beklediklerini ifade ederek, “Bu daralma sonucu düşmesi beklenen enflasyon ve oynaklığı azalan kur ile 2024’te daha öngörülebilir bir ekonomik aktivitenin başlamasını bekliyoruz.” dedi.

Akşam, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) “enflasyon ve düşük büyüme öngörülerinin küresel ekonomi için zorluklar yaratmaya devam ettiğini ve küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,9 olacağını” öngördüğünü aktararak, dünya ekonomisinin, enflasyonun düşmeye devam etmesi ve reel gelirlerin güçlenmesiyle yeni bir ivme kazanarak 2025’te yüzde 3 büyüyeceğinin öngörüldüğünü aktardı.

Türkiye Finans’ın stratejik olarak odaklandıkları konuların başında üretim, ticaret ve ihracatın geldiğini, bu nedenle küresel ekonomiyi şekillendiren faktörlerden ticareti de yakından takip ettiklerini kaydeden Akşam, Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) yayımladığı Küresel Emtia Ticaret Barometresi’nin “küresel mal ticareti hacminin toparlanmaya başladığını” gösterdiğini, yıllık ticaret büyümesinin her halükarda 4’üncü çeyrekte güçlü olmasının beklendiğini bildirdi.

Akşam, “Bu gelişmeler, DTÖ’nün 2023 yılında küresel ticaret hacminde yüzde 0,8 artış öngören 5 Ekim 2023 tahminiyle de tutarlıdır. Örgütün ekimde hazırladığı Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikleri raporunda da belirtildiği üzere, küresel ticaretin 2024’ün ikinci yarısı itibarıyla yeniden ılımlı biçimde büyümeye başlayacağını ve yüzde 3,3’ü yakalayacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede genel olarak 2024 sonu itibarıyla yavaşlamanın durmasını ve 2025’te büyümenin yeniden başlamasını bekliyorum.” diye konuştu.

Kahramanmaraş merkezli depremlere ve azalan dış talebe rağmen Türkiye’nin üçüncü çeyrekte elde ettiği yüzde 5,93’lük büyüme oranının AB, OECD ve G20 ülkeleri arasında birinci sırada yer aldığını dile getiren Akşam, 13 çeyrektir büyümesini sürdüren Türkiye’nin yılın 9 ayında yüzde 4,7 büyüdüğünü, bu dönemde AB’de ortalama büyümenin yüzde 0,1 olduğunu anlattı.

Akşam, IMF’nin, 2023’te Türkiye’nin 19’uncu büyük ekonomi olacağı yönündeki tahminini 17’nciliğe revize ettiğini ve izleyen 5 yılda bu sırasının değişmeyeceğini öngördüğünü, OECD’nin de Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 4,5 büyüyeceğini tahmin ettiğini hatırlatarak, ekonomi yönetiminin aldığı önlemlerle toparlanma sürecinin devam ettiğini söyledi.

S&P Global Ratings’in Türkiye’nin görünümünü durağandan pozitife revize etmesinden ve mayısta 700 baz puan seviyesinde olan Türkiye’nin CDS’inin son 6 ayda 300 baz puan seviyelerine gelmesinden bahseden Akşam, “Bu gelişmeler, toparlanma sürecini teyit etmektedir. Sıkılaşan para politikası ve enflasyonun hanehalkı tüketimini azaltmakla birlikte önümüzdeki dönem Türkiye’nin ihracatının ivme kazanacağı öngörülüyor.” şeklinde konuştu.

“Türkiye ekonomisinin yeniden güçlü biçimde büyüyeceğini tahmin ediyoruz”

Murat Akşam, doğru önlemlerle daralan ve yavaşlayan bir ekonomik büyüme beklediklerini belirterek, “Bu daralma sonucu düşmesi beklenen enflasyon ve oynaklığı azalan kur ile 2024’te daha öngörülebilir bir ekonomik aktivitenin başlamasını bekliyoruz. Bunun sonucu olarak da 2024 sonu ve 2025 ile birlikte Türkiye ekonomisinin yeniden güçlü biçimde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Bu süreçte bankalar da dahil ekonominin tüm paydaşlarına düşen görev, elimizden geldiğince daha verimli, daha katma değerli ürün ve hizmetlere odaklanarak ihracata dayalı büyüme modeline katkı yapmaktır.” diye konuştu.

Akşam, Türkiye Finans olarak reel ekonomiye, üretime ve ihracata çok önem verdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

“Şirketlerimizin, yalnızca ekonominin yavaşlayacağına dair beklentiler nedeniyle değil, önümüzdeki dönemde uluslararası alanda rekabet edebilmek için de üretim ve ihracat odaklı bir arayışa girmesi gerekiyor. Dijitalleşen yeni küresel ekonomide ihracat potansiyelinin artırılması için kısa vadede yapılabilecek işler var. İhracatımızın güçlendirilmesi, içeride yavaşlaması muhtemel ekonomimizi destekleyecektir. Türkiye Finans olarak, başta reel sektör olmak üzere üretici ve ihracatçıya verilen desteğin ülkemizin sürdürülebilir büyümesi açısından başlıca unsurlar olduğunu her fırsatta dile getiriyor ve bu kapsamda önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz.”

Akşam, her zaman üretim ve ihracat yapan şirketlerin yanında olduklarını belirterek, dünya çapında geniş ve etkin bir muhabir banka ağlarının bulunduğunu bildirdi.

Murat Akşam, “Piyasada yabancı para kur kırılganlığının yükseldiği durumlarda ihracatçı firmalarımıza sunduğumuz hazine ürünlerimizle yaşanabilecek döviz şoklarının olumsuz etkilerinden kendilerini korumaları amacıyla oluşturulmuş ürün ve hizmetlerimizi müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz. Enflasyonla kararlı mücadele, azalan riskler ve yatırımcı güveninin artması ile birlikte ihracatla desteklenecek ekonomimize dair iyimserliğimizi koruyoruz.” diye konuştu.

“Alınan kararları doğru buluyoruz”

Türkiye Finans Genel Müdürü Akşam, ekonomi yönetiminin aldığı kararlara ve yapılan düzenlemelere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Öncelikle alınan kararları doğru buluyoruz. Bu kararların normalleşmeye faydası olacağını, TL varlıklara yatırımın artacağını ve hepimize zorluklar yaratan enflasyon problemini çözeceğine inanıyoruz. Kuşkusuz bunu programdan sapmadan, taviz vermeden uygulamak, devam ettirmek çok önemli. Sektör, elbette bu konulardan dolayı toplumun her kesimi gibi çok zorlanıyor, sıkıntı yaşıyor. Maliyetler yükseliyor, sektörün büyüme oranları ve karlılığı azalıyor. Fakat bu önlemler alınmasaydı daha büyük ve uzun süreli bedeller ödememiz söz konusu olacağından bizler de sektör olarak, bu dönemde fedakarlık yapacağız ve sıkıntılara göğüs gereceğiz. Çok şükür, Türk bankacılık sektörü, buna benzer zorlu süreçleri yönetme becerisi ve deneyimine sahip. Zor olacak, sıkıntı çekeceğiz ama birlikte daha iyi ve güçlü bir ekonomi için gayret göstereceğiz.”

Akşam, sağlam bilanço yapısına sahip olan bankacılık sektörünün, parasal sıkılaştırma sürecinde faiz riskini başarıyla yönettiğinin altını çizerek, sektörün, aktif kalitesindeki güçlü görünümünü korurken, pasif yönetimini de TCMB’nin dezenflasyon hedefiyle uyumlu olarak gerçekleştirdiğini kaydetti.

Murat Akşam, “Sermaye yeterlilik oranları yasal sınırın üzerinde. Ülke risk priminin düşmesi sayesinde sektörün dış finansman koşulları iyileşiyor. Enflasyonla mücadele zorlu bir süreç. Yeni ekonomi yönetiminin aldığı ve pozitif etkileri görülen kararlarla birlikte orta-uzun vadede güçlükleri aşabileceğimizi düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

“Liralaşma stratejisi güçlü biçimde devam edecek”

Murat Akşam, 2023’ün zor bir yıl olduğunu ancak Türk bankacılık sektörünün güçlü teknolojik altyapısı, donanımlı insan kaynağı ve güçlü sermaye yapısı sayesinde bu zorlu seneyi başarıyla geride bıraktığını söyledi.

Ekim 2023’te yayımlanan BDDK verilerine göre, Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün 21,8 trilyon TL’ye eriştiğini, sektörün toplam finansmanlarının da 11 trilyon TL’ye ulaştığını bildiren Akşam, finansman hacmi artmaya devam ederken, varlık kalitesinin önemli göstergesi olan takibe dönüşüm oranının yüzde 1,5 ile tarihi düşük seviyelerde seyrettiğini bildirdi.

Bankacılık sektörünün uluslararası standartlara göre asgari yüzde 8 olması gereken sermaye yeterlilik oranının yüzde 18,4 seviyesinde olduğunu dile getiren Akşam, şu açıklamalarda bulundu:

“Her ne kadar zor bir dönem olsa da sektörümüz, sağlam ve güven veren yapısıyla Türkiye ekonomisi için önemli bir istikrar unsuru olarak sürdürülebilirliğini koruyor. Bankacılık sektörümüzün tüm zorluklara rağmen 2024’te de başarıyla yoluna devam edeceğini öngörüyoruz. Regülasyonların nasıl olacağını öngörmek zor olmakla birlikte bankacılık sektörü, elindeki imkanları sürdürülebilir bir şekilde kullanacaktır. Liralaşma stratejisi güçlü biçimde devam edecektir. Tabii likiditenin önemli olduğu bu dönemde artan maliyetleri dikkate alarak toplanan TL mevduat kadar, yüksek oranlı finansman kullandırımların da aktif kalitesini korumak önem kazanacak ve finansman vermeye çalışan bir bankacılık sektörü olacaktır.”

“2024 için finansman hacmindeki büyüme hızının 2023’ten daha yavaş olacağını değerlendiriyoruz”

Türkiye Finans Genel Müdürü Akşam, TCMB’nin ağustosta Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarının 31 Aralık 2023’e kadar TL’ye dönüşümü için kriterler getirdiğini anımsatarak, standart TL mevduat hesapları desteklenirken KKM’ye verilen getirinin cazibesini yitirdiğini, KKM hesaplarındaki toplam tutarda 18 Ağustos haftasından beri düşüş yaşandığını anlattı.

Akşam, “Atılan doğru adımlarla birlikte sektörümüz, ekonomi yönetiminin stratejisini sahiplendikçe liralaşma daha da güçlenecektir. KKM’nin 2024 sonunda önemli oranda sona ereceğini, 2025 ve devamında da kullanılmayacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Gelecek yıl finansman hacmindeki büyüme hızının 2023’ten daha yavaş olacağını değerlendirdiklerini aktaran Akşam, bankacılık sektöründe kasım sonu itibarıyla 11 aylık stok finansman bakiyesine bakıldığında TL’de yüzde 49,2 büyüme olurken, yabancı para finansman bakiyesinde yüzde 3,4 küçülme yaşandığını bildirdi.

“Yeni dijital bankalar rekabeti artıracak”

Murat Akşam, dijital bankacılıkta bilgi işlem altyapıları geliştikçe hem bankaların hem de müşterilerin şubelere olan bağımlılığının azaldığını, dijitalleşme arttıkça şubeleşmenin azalacağını, yeni dijital bankaların rekabeti artıracağını söyledi.

Akşam, “Maliyet artışları karlılığı baskılarken, aktif kalitesini dikkatli yönetmeyi gerektirecek. Ekonomi yönetimi, uygulanan ekonomik programla 2024’te TL finansmanda büyümenin daha da yavaşlamasını, YP tarafında ise ihracatçıların desteğiyle 2023’teki azalmanın olmayacağını öngörüyor. Tüketici finansmanı ve taşıt gibi finansman türleri azalacaktır. 2024, geçmiş yıllardaki hızlı büyümenin duracağı, soğuyan ekonomi nedeniyle büyümenin sınırlı ve seçici olacağı bir yıl olacaktır.” şeklinde konuştu.

Müşterilerin artış ihtiyaçlarının zamandan ve mekandan bağımsız bir şekilde 7 gün 24 saat karşılanmasını istediğini kaydeden Akşam, Türkiye Finans olarak “yeri ve zamanı olmayan bankacılık” konusunda öncü olmayı sürdüreceklerini, sürekli güncelledikleri teknolojiler ve yeniliklerle müşterilerinin; her an ve her yerden müşteri olmayla başlayan bankacılık yolculuklarında güvenli, akıcı, kolay ve daha dijital bir deneyim yaşamaları için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

Dijitalleşmenin, tüm bankacılık sektörü için rekabette en önemli faktörlerden biri olduğunu, bu nedenle yeni bir dönüşümün içinde bulunduklarını dile getiren Akşam, müşteri deneyiminin standartları yükselirken ve jenerasyon yenilendikçe müşteri tarafından gelen talepler farklılaşırken, bankacılık sektörünün ve katılım finans sisteminin bu dönüşüme hızla ayak uydurması gerektiğini anlattı.

“Klasik bankacılık bitiyor”

Türkiye Finans Genel Müdürü Akşam, finansal ürün ve hizmetlerin herkese açık hale gelmesinin, girişimcilik konusunda rekabetin yoğunlaşmasının, blockchain ve yapay zeka gibi fintekleri hızlandıracak teknolojilerin yaygınlaşmasının Türkiye’de açık bankacılığa olan ilgiyi her geçen gün artırdığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dijitalleşmenin hızlandığı ve yeni iş modellerinin yürürlüğe girdiği yeni dünyada bankacılık ürün ve hizmetlerini müşterilerimize günlük olağan hayatları içinde ek bir süre yaratmadan hızlı, güvenli ve kolay bir deneyimle sunmamız gerekiyor. Türkiye Finans olarak, üretimi ve ticareti destekleme, tüketicilerin finansal ihtiyaçlarına çözüm bulma, finansal kapsayıcılığı artırma ve sürdürülebilir büyüme gibi tüm temel stratejilerimizin merkezinde yer alan dijitalleşmedeki öncü rolümüzü ve rekabetteki konumumuzu daha da güçlendirmek üzere organizasyon yapısında değişikliğe giderek Dijital Bankacılık İş Grubunu oluşturduk. Çünkü artık dijitalleşme sadece kanallara yeni fonksiyonlar koymaktan ibaret değil. Uçtan uca dijital hizmetler sunabilmek ve müşterilerinize bu deneyimi hissettirebilmek gerekiyor. Klasik bankacılık bitiyor. Bizim mottomuz da ‘müşteri neredeyse banka orada.'”

Akşam, operasyonel verimliliği maksimize etmek için artık metal yaka çalışanlarının bulunduğunu robotik süreç otomasyonu teknolojilerini entegre etmeleri sayesinde önceden tanımlanmış verileri derleme, rapor oluşturma gibi rutin görevlerin yazılımlarla otomatik olarak yapıldığını anlattı.

Dijital Bankacılık İş Grubuna bağlı olarak Dijital Dönüşüm Teknolojileri Ofisi kurduklarını, Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifine üye olarak yapay zeka ekosistemindeki oyuncularla ortak projeler geliştirmeye başladıklarını, çağrı merkezi ekiplerinin bu inisiyatifte yer alan ve yapay zeka araçları geliştiren ekipler ile çalıştığını dile getiren Akşam, yapay zeka ve otomasyon teknolojileri alanında hayata geçirdikleri projelerden ve attıkları adımlardan bahsetti.

Akşam, bankada aylık ortalama işlem hacminin sadece yüzde 6’sının şubelerde gerçekleştiğini belirterek, “Müşteri edinimlerimizin üçte biri dijital kanaldan gerçekleşiyor. Bu yaklaşımın bizleri geleceğin bankacılığı olarak tanımlanan ‘Görünmez Bankacılık’ seviyesine ulaştıracağına inanıyoruz. Bankalar ve fintekler arasındaki rekabete rağmen işbirliği için de birçok fırsat mevcut. Bankalar ve finteklerin birbirini tamamlayan güçlü yönleri var ve birlikte çalışarak karşılıklı fayda sağlayan ortaklıklar yaratabilirler. Biz konuya bu açıdan yaklaşıyor ve finteklerle verimli işbirlikleri geliştiriyoruz.” diye konuştu.

Gelecek dönemde dijitalleşmenin daha da artacağını ve yapay zekanın giderek artan bir rolü olacağını dile getiren Akşam, “Artan işlem hacimleri ile kuantum bilgisayarları da konuşmaya başlayacağız. Özellikle merkez bankaları vasıtasıyla çıkarılacak dijital para ile nakit ihtiyacı da ortadan kalkacak ve sektörde QR kodu ile ödeme, QR ile alışveriş yapma, dijital para ile alışveriş yapma gibi yeni ürün ve yöntemlerin kullanımı artacaktır. Yıllardır dijitalleşmeye öncülük eden sektörümüz de yine bu alanda dünya çapında başarılı ürün ve hizmetler geliştirecek ve dünyanın en ileri oyuncuları ülkemizden çıkacaktır.” açıklamasında bulundu.

“İnsan, üretim ve dijitalleşme odaklı büyüme stratejimiz devam edecek”

Murat Akşam, 2023’te de hem bireysel hem de ticari tarafta ülke ekonomisine güçlü biçimde finansman desteği vermeye devam ettiklerini belirterek, güçlü sermaye yapısını bu çeyrekte de sürdüren bankanın, yasal öz kaynaklarını bir önceki yılın sonuna göre yüzde 48 artırarak 24,3 milyar TL’ye ulaştırdığını, sermaye yeterlilik rasyosunun da yüzde 23,39 olarak gerçekleştiğini söyledi.

Katılım finans sisteminin özünde yer alan üretimi, ticareti ve ihracatı destekleme öncelikleri; dijitalleşme yatırımları ve insan odaklı bankacılık anlayışıyla sosyal ve ekonomik kalkınmanın bayraktarlığını yaptıklarını kaydeden Akşam, tüketicilerin tüm ihtiyaçlarını yer ve zamandan bağımsız olarak hızlı ve kaliteli bir şekilde karşıladıklarını anlattı.

Akşam, dış ticaret alanında hizmet veren şirketlerin yatırım sermayesi ihtiyaçlarını farklı finansman seçenekleriyle fonladıklarını, ihracat, üretim ve ticaretin finansmanına odaklandıklarını kaydederek, bu alanların sadece bankayı değil sektörü ve ülke ekonomisini çok daha üst sıralara taşıyacağına inandıklarını vurguladı.

İhracatçı firmaların mal ve hizmet alımlarına aracılık ettiklerini, büyümeleri için ihtiyaç duydukları uygun koşullu ve avantajlı finansman desteklerini sunduklarını, mal ve hizmet alımlarını kolaylaştırdıklarını, dijital altyapılarını kuvvetlendirmelerinin önünü açtıklarını dile getiren Akşam, şu ifadeleri kullandı:

“İhracat Destek Finansmanı, Esnek Destek Finansmanı, Leasing ve Destek Çek gibi ürünlerimizle üretici ve ihracatçıyı fonluyoruz. Ayrıca ihracatçı birlikleri ile protokoller imzalıyor, bu birliklere üye olan ihracatçı firmalarımıza özel finansman imkanları oluşturuyor; dış ticaret işlemleri için uygun maliyetli özel paketler sunuyoruz. Özetle çok zor bir yılı, özverili ve nitelikli çalışanlarımızla, yenilikçi ürünlerimize büyük bir teveccüh gösteren mevcut ve yeni müşterilerimizle, güçlü sermaye yapımız ve sermayedarlarımızın desteği ile başarılı bir şekilde tamamladık. Yorulduk ve zorlandık ama tüm paydaşlarımız için önemli değer yarattık.

Türkiye Finans olarak katılım finans sisteminin özünde yer alan üretimi, ticareti ve ihracatı destekleme, bireylerin ihtiyaçlarına özel çözümler üretme önceliklerimizi kararlı biçimde sürdüreceğiz. Özellikle ihracat yapan, üretim ve ticaretin içinde olan müşterilerimizin finansal anlamda ihtiyaçlarını hızlıca karşılamak amacıyla uygun maliyetli finansman seçenekleri ve kaynaklarımızı geliştirmeye de devam ediyoruz. Türkiye Finans olarak ülkemizin güçlü bankacılık temellerini inovasyon yetkinliklerimizle güçlendirecek katkıyı sağlıyoruz. 2023’te ‘insan odaklı teknoloji’ diyerek dijital bankacılık stratejimizi odağa aldık. Bu minvalde değişen dünya dinamikleri ile beraber tüketicilerin çok hızlı değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek üzere yenilikçi, inovatif, değer yaratan dijital bankacılık ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimize mükemmel deneyim yaşatmayı hedefliyoruz. 2024’te de insan, üretim ve dijitalleşme odaklı büyüme stratejimiz devam edecek.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-finans-genel-muduru-aksam-2024te-daha-ongorulebilir-bir-ekonomik-aktivitenin-baslamasini-bekliyor-aciklamasi/feed/ 0
İzmir’deki Yapıların Yüzde 60-70’i Dönüşüme İhtiyaç Duyuyor https://www.kanal7haber.com.tr/izmirdeki-yapilarin-yuzde-60-70i-donusume-ihtiyac-duyuyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmirdeki-yapilarin-yuzde-60-70i-donusume-ihtiyac-duyuyor/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:21:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1430 – “Çok ciddi problemle karşı karşıyayız” diyerek uzmanlar İzmir’i uyardı

İzmir’deki binaların yüzde 70’inin dönüşüme ihtiyacı var

İZMİR – İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, İzmir’de yüzde 60 ila 70 oranında yapının dönüşüme ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, “İzmir’de çok ciddi problemle karşı karşıyayız. Mühendislik hizmeti almamış olan yapılar risk oluşturuyor. Mühendislik hizmetini hiç almamış olması, aslında yapının kendi güvenliği açısından bir tehdit oluşturuyor. Bu yapıların güvenliğinden bahsetmek mümkün değil” dedi.

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük depremler ve 30 Ekim 2020’deki İzmir depremiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti afetlere karşı dirençli hale getirmek için yapı envanteri çalışmaları başlatmıştı. Bayraklı’nın ardından Bornova’da saha çalışmaları sürerken, İzmir’deki riskli yapıların dönüşümüyle ilgili uzmanlardan ciddi uyarı geldi.

“Her aşama mühendis eliyle yapılmalı”

İzmir’de yüzde 60 ila 70 oranında yapıların dönüşüme ihtiyacı olduğuna dikkat çeken İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, “İzmir’deki yapıların bir kısmı yapılaşmaya uygun olmayan alanlar üzerinde bulunuyor. Bir kısmı kaçak yapılar olarak imar affıyla belgelendirilmiş, mühendislik hizmeti almamış yapılardır. Bir kısmı eski yönetmeliklere uygun olarak yapılmış ruhsatlı yapılar. Bir de güncel yönetmeliklere uygun bir şekilde inşa edilen yapılar var. Mühendislik hizmeti almamış olan yapılar risk oluşturuyor; çünkü bu alanlarda zemin açısından daha uygun bir alanda bulunmakla beraber, mühendislik hizmetini hiç almamış olması, aslında yapının kendi güvenliği açısından bir tehdit oluşturuyor. Bu yapıların güvenliğinden bahsetmek mümkün değil. Özellikle imar aflarıyla tescillenmiş yapılar, hiçbir yapı güvenliğin testine tabi tutulmadan belgelendirilmiş yapılardır. Bir yapının üretiminden bahsettiğimizde aslında belirli bir aşamaları var; birisi projelendirme, diğeri uygulama, üçüncüsü de denetim diyebiliriz. Bu aşamaların her birinin yetkin mühendisler eliyle yapılmış, uygulanmış ve denetlenmiş olması gerekiyor” diye konuştu.

Ulutaş, “İzmir’deki dönüşüme uğraması gereken binaların oranı aslında birebir yapılan bir tespit değil. Belirli bir yıl öncesi baz alınarak ve imar barışından belgelendirilen yapılar dikkate alınarak yani mühendislik hizmeti almamış yapılar dikkate alınarak ortaya çıkan oranlardır. Yapı stoklarının güvenilirliği konusunda ciddi problem var. Birincisi; mevcut yapı stoku üzerine soru işaretlerimiz var. İkincisi; şuanda yaptığımız imalatla ilgili de hala sıkıntılar yaşadığımızı düşünüyorum” dedi.

“Hasarlar vatandaş gözüyle görülemeyebilir”

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş, vatandaşların ilgili belediyelerden bina projelerine ulaşabileceklerini aktardı. Bina güvenliği konusunda gerekli analizlerin yapılmasına da değinen Ulutaş, “Yaşanan depremlerden sonra çok sayıda İzmirli vatandaş ‘yapımın güvenliğini nasıl sorgulatabilirim?’ diye sorgulamaya başladı. Yapısının güvenliğine dair soru işareti olanlar bir inşaat mühendisliğine danışması gerekiyor. Dolayısıyla o yapının projesine ilgili belediyeden ulaşabilir. Bu projeyi alıp ‘benim yapım güvenli mi?’ diye sorması gerekiyor. Burada birtakım analizlerin gerçekleştirilmesi lazım. Bu analizler sonucunda vatandaşlar yapısına dair bilgi sahibi olabilir. Aslında kimi zaman hasarlar daha fazla oluyor. Kimi zaman da yıkımlar söz konusu oluyor. Tabii ki bu vatandaş gözüyle çok fazla bilinebilecek şeyler değil. Bunlar teknik detaylardır” ifadelerine yer verdi.

Riskli yapı tespiti yöntemi

Can güvenliği sağlamayan yapıların güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ulutaş, “Deprem yönetmeninin yanı sıra bir de kentsel dönüşüm yasasında kullandığımız bir riskli yapı tespiti yöntemimiz var. Riskli yapı tespiti yönetmenliğine girdiğimizde yapımız riskli çıkarsa yıkım sürecini başlatmış oluyoruz. Deprem yönetmeliği öyle değil. Biraz daha detaylı bir analizle bize yapımızın can güvenliğini sağlayıp sağlamadığı hakkında bilgi veriyor. Bunun sonrasında da iki seçeneğimiz var. Yapımız can güvenliği sağlıyorsa bir sıkıntımız yok. Fakat can güvenliği sağlamıyorsa bu yapıyı ya güçlendireceğiz ya da yıkıp yeniden yapacağız” dedi.

Bina kimlik belgeleri hakkında da bilgiler aktaran Ulutaş sözlerine şunları ekledi:

“Bayraklı ve Bornova’da yapı stoğuna dair bir çalışma yaptık. Bina kimlik belgeleri düzenledik. Vatandaşlar bina kimlik belgelerine İzmir Kent Rehberi üzerinden ulaşabilir. Kimlik belgelerinin içerisinde binanın ruhsatı da var.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmirdeki-yapilarin-yuzde-60-70i-donusume-ihtiyac-duyuyor/feed/ 0
Avokado üreticileri hasat yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/avokado-ureticileri-hasat-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/avokado-ureticileri-hasat-yapti/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:18:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1427

Mersin Büyükşehir Belediyesi, üretim aşamasında zorlanan çiftçilere sağladığı tarımsal desteklerle çiftçinin ve üreticinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Üreticilere alternatif gelir kapıları yaratmak adına bölgeye özgü fide, fidan desteği veren Büyükşehir sayesinde yüzde 50 hibe ile verilen avokado fidanlarını alan üreticiler, hasat yapmanın mutluluğunu yaşadı.

Her geçen gün girdi maliyetlerinde yaşanan artıştan dolayı üretim aşamasında zorlanan üreticilerin yanında olan Büyükşehir, bölgeye özgü alternatif ürünlerin yetişmesini sağlarken, üreticilere de yeni gelir kapıları açarak hem cebine hem aile bütçesine katkı sağlamayı sürdürüyor.

Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yüzde 50 hibe ile verilen avokado fidan desteği ile hem bölgedeki atıl vaziyetteki arazilerin değerlendirilmesine, hem de üretim alanlarının genişlemesine olanak sunuluyor. Üretim aşamasında fide dikiminden toplanmasına, hasadından pazarlamasına kadar üreticinin her an yanında olan Büyükşehir ile avokado üreticileri, hasat yapmaya başlamanın mutluluğunu yaşadı.

SEÇKİN: “AVOKADO, MALİYETİ AZ OLUP GETİRİSİ YÜKSEK BİR ÜRÜN”

Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Aysun Seçkin, avokado fidanı dağıtımı projesine 2020 yılında başladıklarını ve 4 yıldır da avokado üreticilerine ulaştıklarını kaydetti. Türkiye’nin, iklim değişiklikleri sonucu subtropikal iklim kuşağından tropikal iklim kuşağına evrildiğini söyleyen Seçkin, “Çiftçilerimize yeni ürünler getirmemiz ve alternatif ürünler sunmamız gerekiyordu. Bu noktada tropikal ürünler içerisinden, bölgemize uyum sağlayabilecek çeşitleri seçtik ve getirdik. Bunların başında piyasaya avokadoyla girdik. Vatandaşın talebi çok fazla. Mersin sahil kesiminin neredeyse tamamında yetiştirilebilecek bir ürün. İhracata da giden bu ürünün maliyeti az olup, getirisi yüksek” dedi.

“4 YIL BOYUNCA 1160 ÜRETİCİMİZE 22 BİN 377 ADET AVOKADO FİDANI DAĞITTIK”

Avokado’nun ilaç, gübre gibi girdi maliyetlerinin oldukça düşük, getirisinin ise bir o kadar yüksek olduğunu ve çiftçinin şu andaki ekonomik koşullarda gerçekten ihtiyaç duyacağı bir ürün olduğunu kaydeden Seçkin, “Pazarda veya markette hem tekli hem de kiloyla satılabilen bir ürün. Mersin genelinde 4 yıl boyunca 1160 üreticimize, toplamda 22 bin 377 adet avokado fidan dağıtımı gerçekleştirdik. Bu fidanların hepsi yüzde 50 hibeli. Fidanlarımız oldukça kaliteli ve 2 yaşındaki fidanlar.  Üreticiye ulaştırdığımız bu fidanları, üretim aşamasında sürekli takip ediyoruz. Atıl vaziyetteki bahçeleri, avokado bahçesi olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.

DOĞAN: “AVOKADO, DÜNYA ÇAPINDA VE KOLAYCA İHRAÇ EDEBİLECEĞİMİZ BİR ÜRÜN”

Anamur Tropikal Meyve Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Ergun Doğan, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin proje üretirken ilçeleri baz aldığını ve çok güzel projeler ürettiğini söyleyerek, “Bizim bölgemiz deniz kenarı olduğu için, subtropikal ve tropikal iklime çok uygun. Biz de tarımsal faaliyetlerde belediye ile iş birliği yaparak avokadoyu, ejder meyvesini, pasiflorayı, kamkat gibi ürünleri ihraç edilebilecek duruma getirmek için çaba sarf ediyoruz. Üreticilerimize az masrafla, daha kaliteli ve daha pahalıya satabileceği, daha az alandan daha çok kazanabileceği ürünleri tavsiye ediyoruz ve onları ekim dikimde de yalnız bırakmıyoruz. Aynı zamanda ürünleri almayı da garanti ederek garantör oluyoruz” dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in Ziraat Mühendisi olmasının, üreticiler için oldukça avantajlıı olduğunu dile getiren Doğan, “Avokado, dünya çapında ve yüzyıl boyunca ihraç edebileceğimiz bir ürün. Pasiflora fidanı ilk dağıtılmaya başlandığında, meyvesi Türkiye’de 30 ile 70 lira arasında satılırken, Fransa’da 15 euro. Biz bunu neden ihraç etmeyelim? Büyükşehir Belediyesi’nin de destekleriyle, bu ürünü çok iyi rakamlara satıp üretimini tamamen Türkiye’nin bir milli gururu gibi taşıyalım. Biz dışarıda yetişen tüm meyveleri burada yetiştirebilecek kadar eğitim alıyoruz, uğraşıyoruz ve çalışıyoruz. Bizim sadece desteğe ihtiyacımız var. Bunu da Büyükşehir karşılıyor” diye konuştu.

ÜRETİCİ TORU VE ÖZALP, BÜYÜKŞEHİR’İN TARIM DESTEĞİ İLE HASATLARINI YAPTI

Avokado üreticisi Sabit Toru, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibe ile verdiği avokado desteğinden faydalandığını ve 3. yılında hasat yapmaya başladığını belirtti. Toru, şu an ağaçlardan 15-20 kilograma yakın verim aldığını ve ağaç yaşına göre önümüzdeki yıllarda bu verimin daha çok artacağını söyleyerek, “Bizim verim almamız aslında ağaç başına göre değil, dönüm bazlı oluyor. Mesela bir dönüme 30 ağaç dikiliyor ve bin metrekarede 7-8 yaşına gelmiş ağaçların olduğu bir yerden, aşağı yukarı piyasa endeksine bağlı olarak 150 bin liranın üzerinde gelir elde edilir” dedi.

Anamur’da daha önce fıstık, susam, mısır gibi ürünlerden gelir elde edildiğini, şimdilerde ise üreticilerin alternatif ürünlere yöneldiğini aktaran Toru, “Bu ürünler Anamur’un tropikal şartlarına ve bu iklime uygun olmalıydı. Buna da belediyemiz ön ayak oldu ve hibe verdi. Bunların arasında avokado birinci sırada. Şu anda hem pazarı oluşmuş vaziyette ve ihracatı var, hem de metrekarede dönüm bazında geliri daha fazla. Büyükşehir Belediyesi pasiflorada da öncülük yaparak, bizlere onu da vermişti. Pasiflora fidanı da ektik. Burası tropikal iklime yakın olduğu için, bu bölgede bu ürünlerden daha iyi gelir elde ediliyor” diye konuştu.

Hem kooperatif, hem de üreticiler olarak temel düşüncelerinin minimum maliyet, maksimum kazanç olduğunu dile getiren Toru, “Muz da tropikal bitkiye giriyor, ama muza eğer gübre vermezsek yetiştiremeyiz. Bunun maliyeti muza göre onda bir. Gübre maliyetleri birkaç yılda 4-5 katına çıkınca ve Büyükşehir Belediyesi de destek verince, tropik ürünlere yöneldik. Sera maliyetleri de zaten fırladı. Avokado,  mango, ejder gibi ürünlerden iyi gelir elde ediyoruz. Çünkü hem maliyeti, hem de işçiliği düşük” ifadelerini kullandı.

ÖZALP: “YENİ BİR HAYATA BAŞLAMIŞ GİBİYİZ”

Çok uzun yıllar İstanbul’da yaşadıktan sonra memleketi Mersin’e dönen ve bir uğraş edinmek için eşiyle birlikte avokado üreticiliği yapmaya başlayan Bayram Ali Özalp, “Başkanımız Vahap Seçer’den fidan dağıtımını duyduk. Eşim başvuruda bulundu. Çıkınca fidanları aldık ve diktik. Başkanımız Vahap Seçer’in çiftçilere katkılarından dolayı teşekkür ederim. Çok memnunum. İyi ki gelmişiz ve iyi ki bahçeyle uğraşmışız. Çok mutluyuz ve sanki yeni bir hayata başlamış gibiyiz” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/avokado-ureticileri-hasat-yapti/feed/ 0
Uludağ’da günlük kayak maliyeti 5 bin lira https://www.kanal7haber.com.tr/uludagda-gunluk-kayak-maliyeti-5-bin-lira/ https://www.kanal7haber.com.tr/uludagda-gunluk-kayak-maliyeti-5-bin-lira/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:15:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1424 Uludağ’da kayak bilmeyenlerin eğitim, ekipman ve kıyafet maliyetleri günlük 5 bin lirayı bulacak. Kayak öğretmenleri, kayak bilenlerin ve kendi ekipmanlara sahip olan tatilcilerin sadece geçiş ücreti ödeyerek kayak yapabileceklerinin de altını çizdi.

Kış turizminin gözde merkezlerinden Uludağ’da kar kalınlığı 24 santimetre olarak tespit edilirken, pistler de kayak için elverişli hale getiriliyor. Bazı otellerin açıldığı bazılarının da bu önümüzdeki günlerde açılması beklenirken, yılbaşı için rezervasyonlar da sürüyor.

Uludağ’da kayak bilmeyenlerin saatlik eğitim ücreti bin 750 ile 2 bin arasında planlanıyor. Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği’nin uzman hocaları tarafından kayak bilmeyen bir kişiye 2 saat içinde eğitim verilerek kayak öğretiliyor. Baton ve kayak takımlarının günlük kiralanması ise 600 ile bin lira arasında değişiklik gösteriyor. Uludağ’da günlük 950 (online 850 TL) liralık skipass ücretleri ile toplam rakam 5 bin liraya ulaşıyor. Kars Sarıkamış’ta günlük skipass ücreti 550 lira, 17.00-20.00 saatleri arasında ise 150 lira olarak belirlendi. Erzurum Palandöken’de bazı oteller müşterilerinden skipass ücreti almazken, diğer tesislerin günlük skipass ücretinin de 700 lira olduğunu öğrenildi. Kayseri Erciyes’te ise günlük skipass satılmazken, bir yetişkinin bir defa çıkış ücreti 60 lira, çocuk 45 lira, yetişkin yaya 25 lira, çocuk yaya 15 lira oldu. Uludağ hariç diğer kayak merkezlerinde oteller hariç skipass işletmeleri de kamu tarafından çalıştırılıyor. Kayak öğretmenleri, kayak bilenlerin ve ekipmanları olanların bu ücreti ödemeden sadece skipass satın alarak kayak yapabileceğinin altını da çiziyor.

Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Dernek Başkanı Yahya Usta, saatlik kayak eğitiminin 2 bin lira olarak planlandığını belirterek, “Bu fiyat bireysel eğitimler içindir. Grup derslerinde bu rakam biraz daha geriye geliyor. Vatandaşımız kendi ülkesinde tatil yapabilmesi için biz bu rakamı bin 750 liraya çekmeyi düşünüyoruz. Biz bunu yapacağız ama dağdaki esnafımız da bunu değerlendirmelidir. Sezon çok kısa olsa da insanlarımızı ülkemizin dağlarında tutabilmenin yolunu bulmalıyız” dedi.

Geçen yıl kıyafet hariç baton ve kayak takımlarının günlük kiralama ücretinin 300 ile 350 lira arasında olduğuna dikkat çeken Usta, “Bu yıl kayak takım kiralaması 600 ile 700 arasında olacaktır. Gün boyunca o ekipmanlar size ait oluyor. Biz yine de duruma göre hareket edip, en iyi şekilde vatandaşlarımızı ağırlayacağız. Geçen yıl 350 lira olan ekipmanın bu yıl 700 olması makuldür” diye konuştu.

Kayak bilmeyen bir vatandaşın 2 saatte kayağını eğitmenlerden öğrenerek ekipman kiralama maliyetinin 5 bin lira civarında olacağının altını çizen Usta, “2 saatte hocalarımız kayak öğretiyor, kiraladıkları ekipmanlar gün boyu onlar da kalıyor. Tabi bu rakamın içine skipass da dahil. Skipass konusunda dağda ortak bir sistem var. Bu sistem otel işletmecilerin bünyesinde yürüyen ortak bir sistemden söz ediyoruz. Tatilci otelinde kalıyor ve mekanın tesislerinde kayak yapıyor. Bunu daha ince eleyip sık dokumak gerekiyor. Bu manada Erzurum, Kayseri’yi baz almak gerekiyor. Rakamları iyimser rakamlara çekmenin daha makbul olacağını düşünüyorum. Düşünün bir aile geliyor eli devamlı cebinde. Devamlı para harcamak zorunda. Otel giderlerini karşılıyor, kayak kiralıyor bunu yapan esnafa para ödüyor. Çünkü bu esnaf da otellere kira ödüyor. Öğretmenlere para ödüyor, çünkü öğretmen otelde kalıyor. Bu böyle bir zincir gibi dönüyor. Şartların iyileştirilmesi gerekiyor. Bunu bir şikayet gibi algılamayalım. Bir aileden iki kişinin kayağa gelmesi başka, 5 kişinin gelmesi tabii ki başka. Bunlar üst üste koyduğunuz zaman rakamlar istem dışı şişmiş oluyor” ifadelerini kullandı.

Bir otelin kayak okulu müdürü Tuncay Kızılkaya, 2 yıldır sezonu geç açtıklarını kaydederek, “Kar 2 yıldır geç geliyor. Geçen sene 24 Ocak’da kar yağdı. Bu sezon da Kasım başı 80-90 santimetre güzel bir kar yaptı. 15 günlük ciddi bir lodos sürecinde o karı aldı götürdü. Bu sene tek ümidimiz karın yağmasıdır. Umarım geçen yıl gibi olmaz” dedi.

Kayak, ayakkabı ve batondan oluşan takımın günlük kirasının 800 ile bin lira arasında bir rakam düşünüldüğünü kaydeden Kızılkaya, kıyafetlerin günlük kirasının da 400 ile 600 lira arasında öngörüldüğünü belirtti. Fiyatların şu an güncelleyemediklerinin altını çizen Kızılkaya, “Sezon daha başlamadı. Biliyorsunuz Türkiye’de her şey iki kat arttı. Malzeme ciddi anlamda pahalı” şeklinde konuştu.

Uludağ’da otellerin sezonu erken kapattığını sözlerine ekleyen Kızılkaya, bu yıl ramazan ayının da erken gelmesinin kendilerini etkileyebileceğine dikkat çekerek, tek temennilerinin sezonun uzaması ve misafirlere güzel bir hizmet vermek olduğunu söyledi.

Uludağ’da hava sıcaklığı -2 ile -9 arasında ölçülürken, yarın ise -2 ila -8 arasında bekleniyor. Kar kalınlığı ise kayak merkezinde 24 santimetre olarak ölçüldü. Meteorolojinin resmi sitesine göre bu hafta Uludağ’a kar yağması beklenmese de sıcaklıklar hafta boyunda eksilerde seyredecek. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/uludagda-gunluk-kayak-maliyeti-5-bin-lira/feed/ 0
Edirne’de Yılbaşı Rezervasyonları Düşüşte https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-yilbasi-rezervasyonlari-dususte/ https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-yilbasi-rezervasyonlari-dususte/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:12:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1421 YILBAŞINA sayılı günler kala 2024’e Edirne’de girmek isteyen Bulgar ve Yunan turistlerin, bu yıl eğlence mekanlarındaki rezervasyonlarında geçen yıla oranla düşüş oldu. Kentte mekan işleten Ferşit Güngör, Geçen sene yüzde 100 iken rezervasyonlar, bugün baktığımızda yüzde 60-70’lerde diyebiliriz dedi.

Edirne’de, döviz kuru farkı nedeniyle iğneden ipliğe tüm ihtiyaçlarını kentten karşılayan Bulgar ve Yunan turistler, yılbaşını da burada geçirmek için eğlence mekanlarında şimdiden yer ayırtmaya başladı. Yeni yıla günler kala rezervasyonlar geçen seneye oranla düştü. İşletmeciler azalışın nedeninin ise özellikle et ve alkollü içkilere gelen zamlardan kaynaklandığını dile getirdi.

Edirneli restoran işletmecisi Ersan Sivrikaya, iş yerine şu anda sadece 30 kişilik Bulgar grubunun rezervasyon yaptığını söyleyerek, Şu anda dükkanımızın kapasitesi 250 kişi olmasına rağmen 100 kişilik bir doluluğumuz var. Bulgaristan gelen kişi sayısı olarak da 8 masa, yani 30-35 kişilik bir grubumuz var. Daha bir hafta gibi bir süre var. Bu süre içinde de devam edecektir rezervasyonlar. Geçen seneye göre kıyasladığımızda düşüşler var. Düşüşlerin sebepleri ekonomik. Et ve alkol fiyatları çok etkiledi bu durumu. Hatta bizim ‘Kendi içkini getir’ konseptimiz kapsamında, fiyatı pahalı bulan bazı Bulgar müşterilerimiz, kendi içkilerini getiriyorlar. Ama geçen seneye göre bariz bir düşüş var diyebiliriz diye konuştu.

‘GEÇEN YIL DAHA FAZLA TURİST REZERVASYONU VARDI’

Bir önceki yılbaşında daha fazla rezervasyon aldıklarını söyleyen işletme sahibi Yağmur Islattı Aydın da Geçen yıla oranladığımızda özellikle turist sayımızda rezervasyonlarda düşüş yaşıyoruz. Geçen sene özellikle Bulgar turistleri çok daha fazla ağırlamıştık, artık yılbaşına 1 hafta kaldı ama turist sayımızın az olduğunu söyleyebilirim. Yarı kapasite doluyuz şu an ve ağırlıklı olarak Edirneli misafirler var. Geçen yıl bu dönemde daha fazla turist rezervasyonu vardı dedi.

Yoğunluğun özellikle son 1 ayda azaldığına şahit olduklarını belirten Aydın, Edirne’nin en bilinen turistik caddesinde olduğumuz için zaten turist odaklı çalışıyoruz. Sadece yılbaşı için söyleyemem, son 1 ayda turist azalmasını tüm esnaf hissediyoruz. Benim tahminim artık enflasyon onları da etkiledi. Biz her ne kadar zamlara dirensek de artık bazı noktada pahalı gelmeye başladık bence turistlere diye konuştu.

‘DOLULUK YÜZDE 60’LARDA’

Kentte eğlence mekanı işleten Ferşit Güngör de Sınıra yakın bir bölge olduğu için eğlence için burasını tercih edebiliyorlar ama rezervasyonlara baktığımızda önceki yıllardan daha az olduğunu görüyoruz bu yıl. Fiyat artışlarından dolayı olduğunu tahmin ediyoruz, çünkü birçok üründe artış oldu. O nedenle geçen senelere göre biraz daha az. Geçen sene yüzde 100 iken rezervasyonlar, bugün baktığımızda yüzde 60-70’lerde diyebiliriz ifadelerini kullandı.

Edirne’de otel işleten Metin Şişoğlu ise Yılbaşında doluluk oranı şu anda yüzde 80 civarında. Müşteri kapasitemizin çoğunluğu Bulgar ağırlıklı ve çoğu eğlenmek için geliyorlar. 1 ay önceden rezervasyonlar başladı ve yüzde 80’e ulaştı rezervasyonlar. Fiyatlar onlara göre daha uygun geldiği için Edirne’yi tercih ediyorlar dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/edirnede-yilbasi-rezervasyonlari-dususte/feed/ 0
Uşak ile Finlandiya arasında tekstil sektörünün yeşil dönüşümü için işbirliği projesi başladı https://www.kanal7haber.com.tr/usak-ile-finlandiya-arasinda-tekstil-sektorunun-yesil-donusumu-icin-isbirligi-projesi-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/usak-ile-finlandiya-arasinda-tekstil-sektorunun-yesil-donusumu-icin-isbirligi-projesi-basladi/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:09:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1418 Uşak ile Finladiya’nın Paimio kenti arasında işbirliğini hedefleyen “Sürdürülebilir Gelecek için İş Birliği Ortaklıklar Yoluyla Tekstil Sektörünün Yeşil Dönüşümünü Hızlandırmak” adlı projenin açılış toplantısı yapıldı.

Uşak Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Uşak Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya, Uşak Valisi Turan Ergün, Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkan Vekili Barbaros Murat Köse, sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.

Vali Turan Ergün, Uşak’ın sanayisini küresel pazarda daha etkin bir konuma getirmek ve uluslararası yeşil değer zincirine entegre etmek için yürütülen tüm çalışmalara destek verdiklerini belirtti.

Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın da “Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Şehir Eşleştirmesi-II (Yeşil Bir Gelecek için Eşleştirme) Hibe Programı kapsamında sunmuş olduğumuz ‘Sürdürülebilir Gelecek için İş Birliği Ortaklıklar Yoluyla Tekstil Sektörünün Yeşil Dönüşümünü Hızlandırmak’ isimli projemiz 1 Kasım 2023 tarihi itibarıyla uygulamaya geçmiş bulunmaktadır. 12 ay süreyle çeşitli faaliyetlerin hayata geçirileceği, işbirliklerinin yeşil dönüşüme katkı sunacağı projeye Avrupa Birliği’nden 108 bin 780 avro destek sağlanmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Projenin temel hedefinin farkındalık oluşturarak deneyim paylaşımı sağlamak olduğunu aktaran Çakın, şunları kaydetti:

“Yerel düzeyde iklim değişikliği ile mücadeleye katkıda bulunmak ve her iki katılımcı belediyenin kentindeki yeşil üretim kapasitesini artırmaktır. Proje faaliyetleri kapsamında, Uşak ve Paimio şehirleri arasında karşılaştırmalı tedarik zinciri analizi yapılacak, İzmir ve Uşak illerindeki üretim ve geri dönüşüm tesislerine saha ziyaretleri gerçekleştirilecek. Bunların yanı sıra Uşak’ta bulunan 75 lise öğrencisine günlük pilot eğitimler verilecek, Paimio, Finlandiya’daki tekstil üretim ve geri dönüşüm tesislerine saha ziyaretleri düzenlenecek. Paimio’da sürdürülebilir tekstil, moda ve geri dönüşüm konferansı yapılacak ve Uşak Belediyesi Yerel Yeşil Eylem Planı oluşturulacaktır.”

Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen de projeyle birlikte Uşak ile Paimio arasında döngüsel ekonomi hakkında deneyimlerin ve iyi uygulamaların paylaşılmasının hedeflediğini dile getirdi.

Hamalainen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘Sürdürülebilir Gelecek için İş Birliği Ortaklıklar Yoluyla Tekstil Sektörünün Yeşil Dönüşümünü Hızlandırmak’ adlı projenin Uşak ve Paimio şehri arasında yapılmış güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Eşleştirme projeleri aslında ortakların birbirlerinin çalışma stillerinden ders almasına fırsat veriyor. Uşak ve Paimio arasında ileride de çok fazla işbirliğinin gerçekleşeceğine inanıyorum.”

Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan da Uşak’ın geri dönüşümde tecrübeli bir kent olduğunu belirtti.

Uşak’ın elinde bulunan değeri yurt dışına taşıyarak işbirliklerini artırmayı hedeflediklerini aktaran Özcan, “Bu proje aslında Uşak’ı bir toplama merkezi yapmaya endeksli. Çünkü bu projeyle Paimio ile yaptığımız işbirliğini daha ileriye taşımayı ve daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/usak-ile-finlandiya-arasinda-tekstil-sektorunun-yesil-donusumu-icin-isbirligi-projesi-basladi/feed/ 0
Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi: Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız https://www.kanal7haber.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:06:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1415 Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, “Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız, bundan sonra her seçimde iddiamızı Türkiye sevdamızla birleştirerek asla yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Çelebi, bir otelde düzenlenen Anavatan Partisi 4. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada, Filistin’de masum çocukların, kadınların üzerlerine bombalar yağdırıldığını belirterek, televizyon ekranlarında yaralı çocukların acılarını, annelerin yardım feryatlarını büyük bir üzüntüyle izlediklerini belirtti.

“Yaşadığımız bu insani dram topyekun bir çöküşten başka bir şey değildir. Tüm insanlığın gözleri önünde yaşanan bu katliam karşısında insanların vicdanı kör ve sağır.” diyen Çelebi, şunları kaydetti:

“İnsanlığın yeniden ve derhal bir büyük barış iklimine, işbirliği zeminine ihtiyaç duyduğu açık. Eşitlik ve dayanışma temelinde uluslararası bir anlayışa, dayanışma iklimine ihtiyacımız var. Maalesef bugün Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar yetersiz ve aciz.”

Özal’ın vizyoner tutumu

Türkiye’nin 1980 döneminin koşullarından Turgut Özal ve Anavatan Partisi’nin vizyoner tutumuyla çıktığını savunan Çelebi, Özal’ın liberal politikaları, modern dünya ile entegrasyon çabaları ve ihracata dayalı rekabetçi ekonomi anlayışının millete ışık olduğunu ifade etti.

O dönemde ihracata dayalı rekabetçi ekonomi modeliyle ihracatta ve ekonomik büyümede rekorlar kırıldığını dile getiren Çelebi, bugün otomotiv sektöründen savunma sanayine, tarımda artan makineleşmeden yetişmiş insan kaynağına kadar her alanda Anavatan Partisi’nin imzası bulunduğunu söyledi.

Anavatan Partisinin millete dünya ile rekabet edebileceğine dair bir bilinç ve vizyon kazandırdığını, ülkeye çağ atlattığını belirten Çelebi, “Merhum genel başkanımız Özal’ın dört eğilimi birleştiren anlayışı büyük birliği ve beraberliği sağlamış, toplumsal fay hatları adeta görünmez olmuştur.” dedi.

“Bilimle, akılla, fenle yolumuz açık, bahtımız aydınlıktır”

Çelebi, mayıs ayında 14 yıl sonra tekrar pusulalarda yerlerini aldıklarını belirterek, “Mahalli idareler seçiminde yine halkımızın karşısında olacağız, bundan sonra her seçimde iddiamızı Türkiye sevdamızla birleştirerek asla yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bizi görmeyen görsün, bizi duymayan kalmasın. İşte bu ruh, bu benlik, vatan sevdasının ateşiyle yanan cesur yürekler, bugün burada.” diye konuştu.

Türkiye’nin 100 yılda birçok badireden kendi küllerinden yeniden doğarak ayağa kalktığını vurgulayan Çelebi, şöyle konuştu:

“Yokluklar içerisinde, yedi düvele karşı verilen Milli Mücadelemiz bizim için en büyük ve en başta gelen ilham kaynağıdır. 1980 sonrası Anavatan iktidarında, Anadolu’nun kendi potansiyelini keşfedişi ve rahmetli Turgut Özal’ın düşlerini gerçekleştirerek yazdığı başarı destanı bizim için ilham kaynağıdır. Bilimle, akılla, fenle yolumuz açık, bahtımız aydınlıktır. 1000 yıllık devlet tecrübemiz, anayasa ve hukukun üstünlüğüne dair müktesebatımız, AB üyelik sürecindeki zengin birikimimiz bize ışık tutacaktır.”

“Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasında suni kriz”

Son günlerde Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi arasında suni bir kriz yaratıldığını vurgulayan Çelebi, “Anayasa Mahkemesinin kendini tüm yargı kurumlarının üstünde görmesi kabul edilemez. Anayasa Mahkemesi verdiği kararlarla hem ülke gündemini meşgul etmekte hem de ülkemizin hukuk sistemini alt üst etmektedir. Üstelik suçu sabit olan, devletine karşı durmuş ve bu yüzden cezasını çekmekte olan birini milletvekili yapmanın amacının onu kurtarma çabası olduğu gün gibi ortadadır.” şeklinde konuştu.

Bugün Anavatan Partisi için yeni bir dönemi başlattığını dile getiren Çelebi, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim derdimiz üreticiyken tüketici olan, maliyetler yüzünden işini aşını kaybetmiş çiftçimizin hakkını savunmak. Bizim derdimiz finansman sorunu yaşayan, uluslararası pazar desteği bekleyen sanayicimizin, tüccarımızın sesi olmak. Bizim derdimiz kimseye yaranmaya çalışmadan gerçekleri söylemek. Bizim derdimiz adaletin ve hukukun herkes için olduğunu ne olursa olsun söylemek. Bizim derdimiz anavatanımız, bizim derdimiz Türkiyemiz. Yüzümüzü Avrupa Birliğine çevirip ülkemiz için ‘önce insan’ diyeceğiz, liyakat sahibi gençlerin makamlarda olduğu, işsizliğin olmadığı, siyasetin ötekileştirmediği, dinin ve dilin asla sorun olmadığı, sanayinin, üretimin, bilimin, teknolojinin önde olduğu bir Türkiye oluşturacağız. Başaracağız, asla umudumuzu kaybetmeyeceğiz.”

Mevcut Genel Başkan İbrahim Çelebi ile Anavatan Partisi MYK üyesi Harun Kara’nın aday olduğu kongrede 677 delegenin oy verme işlemi sürüyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/anavatan-partisi-genel-baskani-ibrahim-celebi-mahalli-idareler-seciminde-yine-halkimizin-karsisinda-olacagiz/feed/ 0
Kenan Sofuoğlu ve oğlu Zayn, Sabiha Gökçen’de ikinci pisti Bakan Uraloğlu ile birlikte test etti https://www.kanal7haber.com.tr/kenan-sofuoglu-ve-oglu-zayn-sabiha-gokcende-ikinci-pisti-bakan-uraloglu-ile-birlikte-test-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/kenan-sofuoglu-ve-oglu-zayn-sabiha-gokcende-ikinci-pisti-bakan-uraloglu-ile-birlikte-test-etti/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:03:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1412 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2’nci pistinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılacağını belirterek, “Yarın, ülkemizin havacılık alanındaki en önemli projelerinden birini daha başarıyla tamamlamanın gururunu yaşayacağız.” dedi.

Açılış öncesi Sabiha Gökçen Havalimanı’nda incelemelerde bulunan Uraloğlu, burada yaptığı açıklamada, Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan askerler için başsağlığı dileğinde bulundu.

Bu hain saldırıların hesabının misli ile sorulduğunu ve sorulmaya devam edileceğini belirten Uraloğlu, “Bu kalleşçe saldırılarla bizi asla yıldıramayacaklar. Birliğimizi, bütünlüğümüzü bozamayacaklar. Ülkemizin büyümesine gelişmesine, yarın açılışını gerçekleştireceğimiz Sabiha Gökçen Havalimanı 2. pisti gibi kalkınma odaklı yatırımlarımıza engel olamayacaklar.” diye konuştu.

Uraloğlu, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2’nci pistinin, yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle açılışını gerçekleştirerek, ülkenin havacılık alanındaki en önemli projelerinden birini daha başarıyla tamamlamanın gururunu yaşayacaklarını dile getirdi.

Küreselleşme sürecinde ülkeler arasında ilişkilerin artması nedeniyle havaalanı hizmetlerinin gelecekte daha da önemli olacağını vurgulayan Uraloğlu, “Bu noktada coğrafi bakımdan Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının ortasındaki kilit konumuyla, gelişmiş pazarlarla gelişmekte olan pazarlar arasındaki uçuş rotaları üzerinde yer alan ve sadece 4 saatlik uçuş süresiyle 1.4 milyar insanın yaşadığı ve 8 trilyon 600 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkenin merkezindeki avantajlı konumuyla ülkemiz, havacılık alanında dünyanın transit merkezi olmaya çok müsaittir.” diye konuştu.

“Sabiha Gökçen Havalimanı’mız ciddi bir kapasite artışına ihtiyaç duymaktaydı”

Abdulkadir Uraloğlu, 2002 yılında başlattıkları “sivil havacılık politikası” kapsamında, sektörün özel işletmelere açılmasıyla oluşan rekabet ortamı sayesinde havacılık faaliyetlerinin çok hızlı bir büyüme sürecine girdiğini söyledi.

Düşen maliyetler, atıl havaalanlarının yenilenerek aktif hale getirilmesi ve yeni yapılan havalimanları ile iç ve dış hat yolcu sayında çok önemli artışlar olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Bugün, gururla belirtmek istiyorum ki ‘dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak’ hedefiyle hareket ederek ülkemizi; artan rekabet, cesaretlendirici politikalar ve adeta örnek niteliğinde uygulamalarımız sonucunda, dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerden birine dönüştürdük. Gökyüzünde kurduğumuz köprülerle havacılık alanında bölgesinde lider, küresel bir havacılık merkezi olduk.”

Uraloğlu, Türkiye’nin 2022 yılında Avrupa ve dünya havalimanları toplam yolcu trafiği sıralamasında, Avrupa ülkeleri arasında 3. sıraya, dünyada ise 6. sıraya yükseldiğini belirterek, yolcu trafiği bazında ise 3 havalimanının Avrupa’da ilk 20’de, dünyada ise ilk 50’de yer aldığını belirtti.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2. pist ve tamamlayıcı yapıları projesinin, yapımı devam eden en önemli havayolu projelerinden biri olduğunu ifade eden Uraloğlu,

“Bu önemli projeyi başarıyla tamamlamış olmanın gurunu yaşıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı’mız her geçen gün artan yolcu sayısı ve vatandaşlarımızdan gelen talep üzerine ciddi bir kapasite artışına ihtiyaç duymaktaydı. Bu nedenle Sabiha Gökçen Havalimanı’nı yenilikçi ve vizyoner bir bakış açısıyla geliştirecek çalışmaları başlattık. 2021 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 181 bin uçuş trafiği ile yaklaşık 25 milyon yolcu ağırlayan Sabiha Gökçen’de 2022 yılında bu sayı yaklaşık 31 milyon yolcuya yükseldi. Yolcu sayısında geçen yıla göre yüzde 21’lik bir artış olacaktır.

Bugün Sabiha Gökçen Havalimanı, ülkemizde İstanbul Havalimanı ve Antalya Havalimanı’ndan sonra yolcu trafiğinin en çok olduğu üçüncü havalimanıdır. Hizmete açacağımız 2. pist ile önümüzdeki yıllarda bu sayının çok daha büyük oranlarda artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Hava trafiği açısından en verimli kullanım olacağı ve maksimum kapasiteyi sağlayacağı için yeni pistimizi iniş, eski pisti ise kalkış amacıyla kullanacağız. Böylece Sabiha Gökçen Havalimanı’mızın hava trafik kapasitesini en az 2 katına çıkaracağız.”

“Yapım esnasında, pistin altından geçen tünellerle ilgili eleştirileri üzülerek takip ettik”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın altyapı ile hava trafik kontrol kulesi, teknik blok, gümrük, itfaiye ve garaj binası gibi 19 bin metrekare kapalı alana sahip tüm üstyapı tesislerini çağın en son teknolojisiyle yenilediklerini bildirdi.

Uraloğlu, 91 metre yüksekliğindeki Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin yaklaşık 1 yıldır tüm hava trafik sistemleriyle 7/24 hava trafik operasyonuna hizmet verdiğini belirterek, “İnşa ettiğimiz 60 metre genişliğindeki ve 3 bin 540 metre uzunluğundaki 2. pisti ile en geniş gövdeli uçaklar da havalimanımıza inebilecektir. Ayrıca 1 adet 3 bin 520 metre, 1 adet 3 bin metre ve 1 adet 2 bin 400 metre uzunluğunda 3 adet paralel taksi yolu ile 62 uçak kapasiteli yaklaşık 650 bin metrekare orta apron ve 40 uçak kapasiteli yaklaşık 300 bin metrekare kargo apronunu da proje kapsamında hayata geçirdik.” diye konuştu.

Yeni pisti, mevcut pistten 540 metre daha uzun inşa ettiklerini belirten Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Pistin TEM Otoyolu ile D100 Bağlantı Yolu üzerinden geçebilmesi ve Sabiha Gökçen Havalimanı yolcu kapasitesini artıracak olan yeni terminal binasının yapılabilmesini teminen;

1,520 metre uzunluğunda ve çift tüplü geliş-gidiş trafiğin akışını sağlayacak TEM Bağlantı Tünelini de inşa ettik. Özellikle sosyal medyada dağ olmayan yere tünel yaptılar diye yalan yanlış paylaşımlarla yayınlanan tünelimiz de bu tünel. TEM Bağlantı Tüneli ile 1,636 metre uzunluğunda Kemiklidere Islahı Tüneli’ni, 960 metre uzunluğunda kargo ve hangar alanına ulaşım için karayolu tünelini ve 838 metre uzunluğundaki orta apron tünelini de inşa ettik. 2. pistimizin yapımı esnasında pistin altından geçen tüneller ile ilgili yapılan eleştirileri üzülerek takip ettik. Şimdi ise o tünellerin ne işe yaradığını daha iyi anlamışlardır diye düşünüyorum. Umarım o eleştirileri yapanlar, bu tünellerimizi kullanarak havalimanımıza daha hızlı, konforlu ve emniyetli bir şekilde ulaşım sağlar.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kenan-sofuoglu-ve-oglu-zayn-sabiha-gokcende-ikinci-pisti-bakan-uraloglu-ile-birlikte-test-etti/feed/ 0
Küresel Piyasalarda Yıl Sonu İşlemleri Durgun https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalarda-yil-sonu-islemleri-durgun/ https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalarda-yil-sonu-islemleri-durgun/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:33:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1384 Küresel piyasalarda, Noel tatili nedeniyle yılın son haftasında birçok borsada işlem gerçekleşmezken, açık olan az sayıdaki borsada da likiditenin oldukça düşük olduğu ifade ediliyor.

Enflasyonla mücadele kapsamında yılın ilk yarısında şahin adımların görüldüğü 2023 senesi, güvercin beklentilerin güç kazanması ve gelecek yıl faiz indirimlerinin mart ayında ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından başlatılabileceği yönündeki öngörülerle tamamlanıyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in martta yüzde 85 ihtimalle politika faizini düşürmeye başlayacağı tahmin edilirken, makroekonomik verilerden alınacak sinyallerin bankanın adımları üzerinde etkili olması bekleniyor.

Enflasyon endişelerinin güç kaybetmesi tahvil talebinin artmasına neden olurken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yıl içinde yüzde 5,02 ile son 16 yılın zirvesini görmesinin ardından senenin son haftasında yüzde 3,90 ile geçen yılki kapanış seviyesinin hemen üzerinde yer alıyor.

Altının ons fiyatının da tahvil piyasalarındaki alıcı seyirden faydalandığı görülürken, tüm zamanların en yüksek yıllık kapanışını yapmaya hazırlanıyor. Geçen haftayı 2.053 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, yeni haftanın ilk işlem gününde Londra ve New York borsalarının kapalı olması nedeniyle dar bantta hareket ediyor.

Kripto para birimi Bitcoin yılı yüzde 160 civarında bir getiriyle tamamlamaya hazırlanırken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunun (SEC) kripto para yatırım fonlarına ilişkin kararının kripto paralardaki oynaklığı artırması bekleniyor.

Öte yandan, Orta Doğu’daki gelişmeler yakından takip edilmeyi sürdürürken, Danimarkalı denizcilik şirketi Maersk’in, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki nakliye faaliyetlerini yeniden başlatmaya hazırlandığını bildirdi.

New York borsasında cuma günü Nasdaq endeksi yüzde 0,19 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,17 değer kazanırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,87 artış kaydetti. Bugün, New York borsası tatil nedeniyle kapalı olacak.

Avrupa borsalarında geçen haftanın son işlem gününde karışık bir seyir öne çıkarken, bugün bölge genelinde Noel tatili nedeniyle işlem gerçekleşmeyecek.

Cuma günü, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,26, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,04 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,11 artış kaydederken, Almanya’da DAX 40 endeksi yatay seyretti.

Asya pay piyasalarında, haftanın ilk işlem gününde bölge genelinde piyasaların çoğunda işlem gerçekleşmezken, açık olan Çin ve Japonya piyasalarının oldukça sığ olması dikkati çekiyor.

Kapanışa yakın, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 artarken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yatay seyrediyor.

Yurt içinde, cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 2,67 değer kaybıyla 7.557,56 puandan tamamladı.

Dolar/TL, cuma gününü önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 29.2282’den kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,1420 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde finansal hizmetler güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.500 ve 7.400 puanın destek, 7.600 ve 7.700 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, kasım ayı finansal hizmetler güven endeksi

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kuresel-piyasalarda-yil-sonu-islemleri-durgun/feed/ 0
GTB Aralık Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/gtb-aralik-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gtb-aralik-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:30:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1381 Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Meclis toplantısında; 2023 yılı faaliyetleri değerlendirilerek, 2024’e yönelik hedefler ve gerçekleştirilmesi planlanan projeler hakkında istişarelerde bulunuldu.

Geçtiğimiz hafta cuma günü yapılan yılın son meclis toplantısının açılışında konuşan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, sürdürülebilir tarımda dijital teknolojilerin önemi, iş dünyasının 2024 yılına yönelik beklentileri ve hububat ekim alanlarındaki bitki çıkışlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Kasım ayından itibaren artan yağışların ülke genelinde hububat ekim alanlarında bitki çıkışlarını olumlu etkilediğini kaydeden Tiryakioğlu, şuan için kuraklık stresinin olmadığı bir dönemin yaşandığını ve yağışların beklenilen şekilde devam etmesi halinde gelecek yıl verimli bir hasat sezonunun yaşanabileceğini ifade etti.

İklim değişikleri, savaşlar, salgın hastalıklar ve gelişen dünya nüfusunun tarım ve gıdanın önemini her geçen yıl daha da arttırdığına işaret eden Tiryakioğlu, “Büyük bir dönüşüm süreci yaşıyoruz. Bu dönüşüm sürecinde geride kalmamak ve tarımda oyun kurucu ülkeler arasında yer alabilmek için sürdürülebilir tarım teknolojilerinden en iyi şekilde istifade etmemiz gerekiyor. Bakış açımızı tamamen yapay zekayı tarımda nasıl kurgulayabiliriz ve dijital teknolojileri tarımsal üretimimize nasıl entegre edebilirize çevirmemiz gerekiyor” dedi.

2023 yılına yönelik genel değerlendirmelerde de bulunan Tiryakioğlu, ” Bizleri bu yıl en fazla üzen ve belleğimizde unutulmaz izler bırakan en sarsıcı olay 6 Şubatta yaşadığımız deprem felaketi oldu. Büyük yıkımlar ve kayıplara sebebiyet veren depremin bir daha yaşanmamasını ve dünyadaki tüm savaşların son bulmasını temenni ediyorum. Zor bir yılı geride bırakıyoruz 2024 yılının ülkemize, şehrimize ve tüm mazlum coğrafyalara hayırlar getirmesini diliyorum. İş dünyası olarak 2024’e büyük bir motivasyonla giriyoruz. Ülkemizin ve şehrimizin ekonomik kalkınmasına katkı sunacak, reel sektörün beklentilerini karşılayacak, odağına üretimi, istihdamı ve ihracatı alan hedefler için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı’da, Aralık ayı olağan meclis toplantısında, borsanın 2023 yılı faaliyetleri ve 2024 yılı hedefleri hakkında bilgiler verdi.

2024 yılının Gaziantep’e ve tüm Türkiye’ye hayırlar getirmesi temennisinde bulunan Akıncı, “Deprem felaketini yaşadığımız zor bir yılı geride bırakıyoruz. Tarifi mümkün olmayan acılar yaşadığımız bir dönem oldu. Rabbim ülkemize ve milletimize bu tür acılar bir daha yaşatmasın. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Gazze’de yaşanan katliamlarda yine 2023’de bizleri derinden üzen diğer bir gelişme oldu. 2024’ün Gazze’de ve tüm dünyada yaşanan savaşların son bulduğu, barışın ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir yıl olmasını diliyorum” ifadelerine yer verdi.

Aralık ayı içerisinde hububat sektörünün tüm paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen panel hakkında da bilgiler veren Akıncı, “Borsamız ve Ulusal Hububat Konseyi iş birliğiyle, bakanlık birimleri, sektör paydaşları ve akademisyenlerin katılımıyla “2023 Yılı Hububat Değerlendirme ve 2024 Yılı Beklentileri Paneli’ gerçekleştirdik. Hububat sektörünün kalbi Gaziantep’te attı. Sektörün genel durumunu değerlendirdiğimiz ve gelecek beklentilerimizi masaya yatırdığımız panel son derece verimli geçti. Organizasyonun gerçekleştirilmesine tüm emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gtb-aralik-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
İTO Başkanı: Asgari ücret bölgesel olarak belirlenmeli https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/ https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:27:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1378 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’daki asgari ücretle 6. bölge teşvikleri kapsamındaki illerdeki asgari ücretin aynı olmaması gerektiğini belirterek, “Nasıl yatırımlar için 1’den 6’ya kadar farklı teşviklerin uygulandığı bölgeler varsa asgari ücret de 3 veya 4 skala olarak belirlenebilir.” dedi.

Avdagiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu ayın sonuna kadar 2024’te uygulanacak asgari ücretin tespit edileceğini hatırlatarak, asgari ücretin, iş dünyası tarafından asgari ücretten öte, tüm ücret skalasına etki eden bir çalışma olarak değerlendirildiğini söyledi.

2024 ile ilgili açıklanan “iddialı” bir Orta Vadeli Program’ın (OVP) yürürlükte olduğunu vurgulayan Avdagiç, “Buna bağlı olarak, enflasyon, kur ve faizle ilgili hedeflenen bir yol haritası var. Bütün bunların içinde iş dünyasının rekabetçiliğini kaybetmeyeceği bir denge içinde yürümemiz lazım. Sadece ücretlerin dengelenmesiyle değil, aynı zamanda faizlerin ve kurun da denge içinde olacağı bir yapı olması lazım ki Türkiye’deki üretici-ihracatçı rekabetçiliğini artırsın ve yurt içindeki üreticiler ithal ürünlere karşı dezavantajlı hale gelmesin. Yeni asgari ücretin bütün bu büyük resmi görerek belirlenmesinin doğru olacağı düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi iş dünyasının üzerinde durduğu bir konu”

Şekib Avdagiç, asgari ücretle beraber iş dünyasının önemle üzerinde durduğu bir konunun ise gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesi ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Yaklaşık 15 yıl önce asgari ücretin ilk vergi diliminin asgari ücretin 13 katı mertebesinde olduğu bilgisini paylaşan Avdagiç, “Her yıl asgari ücret bir sosyal ücret olarak daha hızlı artıyor olmasına rağmen gelir vergisi dilimleri bunun çok altında bir hızla arttı. İlk vergi dilimi 2008’de asgari ücretin 13 katıyken, bugün geldiğimiz noktada telaffuz edilen asgari ücret zammı beklentisi ve yeniden değerleme oranındaki vergi güncellemesi ile birlikte 2024’te 6 kattan bile az bir değere düşmüş olacak.” şeklinde konuştu.

Avdagiç, çalışanların gelir vergisi dilimlerinin yeniden düzenlenmesinin yanı sıra SGK üst limitinin revize edilmesinin de çalışma hayatı için önemli bir açılım olabileceğini belirtti.

“Asgari ücret bölgesel olarak değerlendirilip belirlenebilir”

İTO Başkanı Avdagiç, nasıl yatırımlar için 1’den 6’ya kadar farklı teşviklerin uygulandığı bölgeler varsa asgari ücretin de 6 skala olmasa bile 3 veya 4 skala olarak belirlenebileceğini vurgulayarak, “Asgari ücret, bölgesel olarak değerlendirilip belirlenebilir. İstanbul’daki asgari ücretle, teşvikle ilgili 6. bölge kapsamındaki illerdeki asgari ücretin aynı olmaması gerekiyor diye düşünüyoruz. Dolayısıyla asgari ücretin gelişmiş illerde biraz daha yüksek, gelişmekte olan illerde görece olarak bunun altında bir skalayla belirlenmesi bir fayda sağlayacaktır.” yorumunu yaptı.

15 Aralık’ta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notu hakkında değerlendirme yapmamasına değinen Avdagiç, şu andaki OVP’nin birçok piyasa aktörü tarafından da gerçeğe çok yakın olarak addedildiğini belirtti.

Avdagiç, “2018 yılından bu tarafı inceleyecek olursak uluslararası derecelendirme kuruluşlarının ve Dünya Bankası, OECD gibi kurumların Türkiye’nin büyümesiyle ilgili, Türkiye ile ilgili verileri hep aşağıdan başlattığını görüyoruz. Türkiye hep öngörülenin üzerinde büyüdü.” diye konuştu.

Türkiye’ye gelen yatırımları da değerlendiren Avdagiç, seçimden bu yana yürütülen politikanın tutarlı ve yabancı fon sahiplerinin makul ve olumlu karşıladığı bir süreç olduğunu söyledi.

Avdagiç, “Tabii bizim açımızdan şu anda özellikle finansman maliyetinin yüksekliği önemli. En kritik konu, olabildiğince en hızlı bir şekilde enflasyonu aşağı çekmek ve finansman maliyetini buna bağlı olarak düşürüp Türkiye’deki iş dünyasındaki aktörlerin yatırım arzusunu artırmayı sağlamak.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ito-baskani-asgari-ucret-bolgesel-olarak-belirlenmeli/feed/ 0
Ağrı’da kurulan fabrikada üretilen kadın çantaları ihraç ediliyor https://www.kanal7haber.com.tr/agrida-kurulan-fabrikada-uretilen-kadin-cantalari-ihrac-ediliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/agrida-kurulan-fabrikada-uretilen-kadin-cantalari-ihrac-ediliyor/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:24:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1375 Ağrı’da devlet desteğiyle kurulan ve 70 kişinin istihdam edildiği fabrikada üretimi yapılan 150 çeşit kadın çantası, Rusya, Ukrayna, Türk Cumhuriyetleri ile Orta Doğu ülkelerine ihraç ediliyor.

Uzun yıllar yaşadığı İstanbul’da ailesiyle kadın çantaları üzerine üretimi yapan 35 yaşındaki iş insanı Harun Babur, mesleğini memleketinde devam ettirmek için yaklaşık 2 yıl önce Ağrı’ya geldi.

Ağrı Valiliğince Yoncalı köyü mevkisinde kurulan Ayakkabıcılar Sitesi’ndeki fabrikaların birini makinelerini kurarak hazır hale getiren Babur, iş başvurusu yapan kişilere verilen 6 aylık eğitimin ardından üretime başladı.

Yaklaşık 1,5 yıldır çarkların döndüğü fabrikada istihdam edilen 70 kişi, marka adıyla özgün tasarım, model ve çeşitli renklerde çantalar üretmek için haftanın 5 günü iş başı yapıyor.

Kendilerine sağlanan iş imkanı sayesinde meslek sahibi olup buradan kazandıkları ücretle aile ekonomilerine katkı sunan çalışanların ürettiği çantalar, çeşitli işlemlerden geçtikten sonra hazır hale getiriliyor.

Kolilere konulan çantalar araçlarla İstanbul’a gönderilerek, buradan da Rusya, Ukrayna, Orta Asya ve Ortadoğu ülkelerine ihraç edilerek ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.

“Devletimizin desteğiyle Ağrı’ya geldik”

Babur, AA muhabirine, 10 yıldır İstanbul’da ürettikleri çantaları ihraç ettiklerini söyledi.

İstanbul’daki fabrikasını Ağrı’ya taşıdığını belirten Babur, şöyle konuştu:

“Devletimizin desteğiyle Ağrı’ya geldik. 16 aydır üretim yapıyoruz ve 70 kişi çalıştırıyoruz. İlerleyen zamanlarda istihdam sayımız artacak. Tamamen kadın çantası ağırlıklı ve tasarımları bize ait modeller üretiyoruz. Ukrayna, Rusya ve Türk Cumhuriyetlerinde kendi yerlerimiz var. O bölgelere ürün üretiyoruz. Orta segment ürünler üretiyoruz. Personelimizin ustalığı ve mesleğinin kabiliyeti ilerledikçe daha katma değer ürünler üreteceğiz.”

Babur, 150’ye yakın suni deri çanta modeli ürettiklerini, zamanla bu sayının artacağını ifade ederek, zanaate dayalı mesleklerinin kıymetli olduğunu dile getirdi.

Ayda ortalama 20 bin çanta ürettiklerini, bu ürünlerin yaklaşık 30 ülkeye ihraç edildiğini aktaran Babur, “İstanbul’da yaklaşık 30-40 yıldır bu işi yapan ustalardan mesleği öğrenip buradaki arkadaşlara aktarıyoruz. Ürünlerimizin direkt Ağrı’dan üretilip o ülkelere ihraç edilmesi bizim için ayrıca bir gurur meselesidir.” diye konuştu.

Çalışanlar iş sahibi olmaktan memnun

Fabrikada 7 aydır çalışan Sevgi Toprakçı ise “Bu iş çok dikkat gerektiriyor. Ben nişanlıyım, aileme destek oluyorum ve kendi çeyizimi alıyorum. Burası bize güzel istihdam sağlıyor.” dedi.

Rabia Kemal de kız kardeşiyle kentin tek çanta fabrikasında çalıştıklarını, buradan elde ettikleri kazançla ailelerine destek olup ihtiyaçları karşıladıklarını anlattı.

Bu tarz fabrikaların istihdam için önemine dikkati çeken Kemal, şunları kaydetti:

“Ekonomik özgürlüğümüzü almamız, kendi ihtiyaçlarımızı karşılamamız için bu iş büyük bir avantaj. Her işin kendine ait zorlukları vardır. Bir işte başarı sağlamak istiyorsanız öncelikle o işi sevmeniz ve benimsemeniz gerekiyor. Bunları sağladıktan sonra zaten o işin kolaylığı her şekilde oluyor. Hem meslek hem de sanat icra ediyoruz.”

Trabzonlu Emine Keleş de ev kadını olduğunu, daha önce çalışmadığını belirterek, çanta ürettikleri için mutlu olduğunu söyledi.

Ustabaşı Volkan Aybay, fabrikada çalışanların 6 aylık eğitimden sonra işe başlayıp meslek sahibi olduklarına ifade etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/agrida-kurulan-fabrikada-uretilen-kadin-cantalari-ihrac-ediliyor/feed/ 0
ING Türkiye Müdürü Gökgöz, atılmaya başlanan adımların etkilerini 2024’te “daha net” görmeyi bekliyor Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:21:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1372 ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, 2024’ün, atılmaya başlanan adımların etkilerini daha net gördükleri bir dönem olacağını belirterek, “Kredi ve mevduat piyasasında normalleşme ile birlikte bankalar, asli faaliyet alanlarına daha fazla odaklanacak ve risk yönetimini iyi yapan kurumlar bu dönemde öne çıkacak.” dedi.

Gökgöz, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, 2023’ün, dünyada jeopolitik ve ekonomik dalga boyu yüksek gelişmelerin yaşandığı, Türkiye’de ise büyük bir deprem felaketinin açtığı yaralar sonrası ekonomide yeniden yapılanma yolunda adımların atıldığı bir dönem olduğunu söyledi.

Risk yönetiminin daha da önemli hale geldiği bu dönemde, enflasyon endeksli tahviller ve hazine işlemleri başta olmak üzere bazı alanların bankacılık gelirlerini yukarı taşırken, bunlar dışındaki gelirlerin regülasyonların da etkisiyle dalgalı bir seyir sürdürdüğünü ifade eden Gökgöz, finans sektörünün güçlü sermaye yapısı ve değişime hızlı adapte olabilme yeteneği sayesinde ekonomiye desteğini sürdürdüğünü kaydetti.

Gökgöz, “2024, atılmaya başlanan adımların etkilerini daha net gördüğümüz bir dönem olacak. Kredi ve mevduat piyasasında normalleşme ile birlikte bankalar, asli faaliyet alanlarına daha fazla odaklanacak ve risk yönetimini iyi yapan kurumlar bu dönemde öne çıkacak.” diye konuştu.

“Ülke ekonomisine sağladığımız desteği artırdık”

ING Türkiye olarak yıl boyunca ülke ekonomisine katkıda bulunmayı sürdürürken aynı zamanda yeni yatırımlarla Türkiye’deki varlıklarını güçlendirdiklerini ifade eden Gökgöz, yılın üçüncü çeyreğinde 2022 sonuna göre mevduatta yüzde 56, aktif büyüklüğünde ise yüzde 45 artış kaydettiklerini, ihracat, yatırım ve konut kredileri öncelikli olarak ülke ekonomisine sağladıkları desteği artırdıklarını, bununla beraber yeni yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.

Bu yıl önce ING Teknoloji şirketini hayata geçirerek dijital liderlik yolunda önemli bir adım attıklarını, ardından Ankara’da yeni bir merkez ofisi açtıklarını, son olarak, ING Grubu’nun, Hubs ağını Türkiye’de bir uzmanlık merkezi açarak genişlettiğini anlatan Gökgöz, ING Hubs Türkiye’nin, global düzeyde teknoloji ve analiz alanındaki yetenek havuzu konumlarını güçlendireceğini söyledi.

“ING Grubu’nun sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığını ülkemize aktarıyoruz”

Alper Gökgöz, 2023’ün, dijital liderlik ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kararlı ve sağlam adımlar attıkları bir yıl olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Müşterilerimize kalıpların dışında çözümler sunmaya devam ettik ve mobil uygulamamızı yeniledik. Uzaktan danışmanlık alanında öncü olduğumuz Cebimdeki Danışman’ın hizmet aralığını haftanın 7 günü gece 00.00’a kadar olacak şekilde genişlettik. Yapay zeka INGo’dan ulaşılan Canlı Destek kanalı da artık 7/24 hizmet veriyor. Ayrıca, Cebimdeki Danışman hizmetini KOBİ müşterilerimize sunmaya başladık. Bütün bu yeniliklerle müşterilerimize yer ve zaman fark etmeden zahmetsiz bir bankacılık deneyimi sunarak yenilikçi marka duruşumuzu güçlendirdik. Dijitalleşme adına attığımız adımların başarılı sonuçlarını da gördük. Cebimdeki Danışman’ı kullanan müşterilerimizin yüzde 90’ı görüşmeden mutlu ayrıldığını belirtti. Yeni müşterilerimizin yarısından fazlası uzaktan müşteri edimi ile müşterimiz oldu. Bununla beraber, ürünün ilk çıkışından bu yana 2,5 milyon müşterimizin Turuncu Hesap’la birikimlerini büyütmesini sağladık. 2023 yılında yüzde 84 oranında Turuncu Hesap TL hacim artışı gerçekleştirdik.”

Stratejik öncelikleri arasında yer alan sürdürülebilirlik alanında da önemli adımlar attıklarını aktaran Gökgöz, ING Grubu olarak, 2050’ye kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Hem finansman alanında müşterilerine destek olduklarını hem de kendi operasyonlarında net sıfır karbon hedefiyle ilerlediklerini ifade eden Gökgöz, “ING Grubu’nun sürdürülebilir finansman alanındaki uzmanlığını ülkemize aktarıyoruz. Bu kapsamda Türkiye odağında, ING Grubu olarak, koordinasyonunu sağladığımız ya da aracılık ettiğimiz sürdürülebilir finansman hacimlerinde ilk 11 ayda geçen yılın aynı dönemine göre 3 katına ulaştık ve 4 milyar avrodan fazla finansman sağlanmasına destek olduk. Sürdürülebilirlik bağlantılı sendikasyon kredimizi de toplam 332 milyon avro karşılığı tutarla yüzde 112 yeniledik. ING Türkiye ve ING Leasing olarak EBRD ile toplam 100 milyon avro ve 5 milyon dolar tutarında kredi anlaşmaları imzaladık.” diye konuştu.

“Daha fazla hizmetimizi dijitalden sunmak için çalışmalarımıza devam edecek”

ING Türkiye Genel Müdürü Gökgöz, risk yönetimindeki süregelen yaklaşımlarının önümüzdeki dönem için kendilerine sağlam bir temel sağladığını kaydederek, 2024’ü, dijitalleşme ve büyüme stratejileri açısından önemli bir yıl olarak konumladıklarını söyledi.

Şu ana kadar dijital güçleri ve yenilikçi duruşlarıyla pek çok ilke imza attıklarını belirten Gökgöz, şunları kaydetti:

“Kendimizi bankacılık lisansına sahip bir teknoloji şirketi olarak tanımlayarak kurum kültüründen teknolojik altyapıya kadar her alanda dijitalleşmeye bütüncül yaklaştık. Türkiye’nin dijital bankacılıkta en sevilen kurumu olma yolunda önümüzdeki sene de önemli adımlar atacağız. Yatırımlarımızı dijital bankacılık odağında şekillendirerek Türkiye’de büyüyeceğiz. Müşterilerimize uçtan uca, zahmetsiz ve üstün bir deneyim sunmaya, rekabetçi değer önerilerimiz ve sektör lideri ürünlerimizle fark yaratmaya devam edeceğiz. Daha fazla hizmetimizi dijitalden sunmak için çalışmalarımıza devam edecek, INGo’yu daha proaktif hale getirecek ve Cebimdeki Danışman hizmetimize odaklanmayı sürdüreceğiz. Ayrıca, sürdürülebilir finansman alanındaki global uzmanlığımızı ülkemize aktarmaya ve operasyonlarımızda net sıfır hedefi ile ilerlemeye devam edeceğiz.”

Dijitalleşmenin geleceği bugünden şekillendirdiğini, başta yapay zeka olmak üzere robotik teknolojileri, veri mühendisliğinin yeni fırsatlar yarattığını belirten Gökgöz, sözlerini, “Artık kullanıcılar, hangi ürün ya da hizmeti alırsa alsın hızlı, basit, uçtan uca pürüzsüz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim istiyor. Yeni nesil bankacılık da bu ihtiyaçları karşılamak üzere şekillenmeye devam edecek. Yapay zeka teknolojilerinin rolü artacak. Akıllı bankacılık robotlarının becerileri artacak ve müşteri beklentilerini daha düşük maliyetle daha verimli bir şekilde karşılamamız için önemli bir kanal haline gelecek.” diye tamamladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ing-turkiye-muduru-gokgoz-atilmaya-baslanan-adimlarin-etkilerini-2024te-daha-net-gormeyi-bekliyor-aciklamasi/feed/ 0
Milli Piyango biletlerinin yüzde 75’i satıldı https://www.kanal7haber.com.tr/milli-piyango-biletlerinin-yuzde-75i-satildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/milli-piyango-biletlerinin-yuzde-75i-satildi/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:18:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1369 Milli Piyango biletlerinin yüzde 75’i satıldı

Nisanur ŞENTÜRK-Özkan ÖZGER/İSTANBUL, (DHA)- Büyük ikramiyenin 400 milyon lira olarak belirlendiği Milli Piyango’nun yılbaşı biletleri, İstanbul’da da yoğun ilgi görüyor. Toplamda biletlerin yaklaşık yüzde 75’inin satıldığını belirten İstanbul Milli Piyango Bayileri Esnaf Odası Başkanı Ahmet Yazıcı, ‘Satışlar bu yıl çok iyi gidiyor. Hatta geçen seneye göre ilgi daha da arttı. Müşterilerimizin biletlerini bir an önce alması lazım. Çünkü son haftalarda biletler bitmek üzere’ dedi.

Milli Piyango’nun özel yılbaşı çekilişi için geri sayım başladı. Yılbaşı çekilişinde büyük ikramiye 400 milyon lira, dağıtılacak toplam ikramiye tutarı ise 2 milyar 355 milyon 650 bin lira olacak. Milli Piyango yılbaşı özel çekilişinde 400 milyon liralık büyük ikramiyenin tamamı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da dağıtım garantili olacak. Belirlenen kuralla bilet payına bakılmaksızın büyük ikramiye, isabet ettiği satılan bilet ya da biletler arasında eşit olarak paylaştırılacak. Milli Piyango yılbaşı çekilişi büyük ikramiye satılan bilete çıkana kadar devam edecek. Büyük ikramiye çekilişi 31 Aralık gecesi televizyonda canlı olarak yayınlanacak ve tüm çekiliş sonuçları Milli Piyango’nun internet sayfasından açıklanacak.

‘İKRAMİYELER SEYYARLARDAN DAHA ÇOK ÇIKIYOR’

Tüm Türkiye’de olduğu gibi bilet satışlarının İstanbul’da da oldukça yoğun olduğunu belirten İstanbul Milli Piyango Bayileri Esnaf Odası Başkanı Ahmet Yazıcı, ‘Biletlerin yüzde 45-50’si zaten İstanbul’da satılıyor. Cumhuriyet tarihinde ilk defa geçen yıl yapıldı ve bu yıl da büyük ikramiyenin tamamı dağıtım garantili oldu. Bu çok güzel bir şey. Büyük ikramiyelerin, seyyarlardan daha çok çıktığını söylemek isterim. Çünkü klasik piyangonun yüzde 70-80’ini seyyar bayiler satıyor. Bu yılki ikramiye de Türk tarihinde rekor bir ikramiye, alan için hayırlı olsun’ açıklamasını yaptı.

NİMET ABLA’NIN YEĞENİ 30 YIL SONRA GİŞEDE BİLET SATTI

Nimet Abla’nın yeğeni Nimet Özden de 30 yıl sonra ilk defa gişeye çıkarak büyük ikramiye için bilet sattı. Nimet Özden, ’30 yıldır bilet satmamıştım. Bugün özellikle müşterilerimize hizmet etmek için buradayım. Herkese bol şanslar diliyorum. İnşallah büyük ikramiyeleri benim elimden veririz. Geçen yıla göre bu yıl çeyrek daha fazla gidiyor. Günde 50 bin tane bilet satıyoruz. Son bir hafta on gün içinde bu satış sayısı daha da artacaktır. Tamamının dağıtım garantili olması da önemli bir faktördür. Türkiye’nin her yerinden Nimet Abla’ya bilet çekmeye gelen müşterilerimiz var. Mektuplar atıyorlar, telefonlar açıyorlar, bilet ayırtıyorlar. Elimizden gelen tüm hizmeti vermeye çalışıyoruz. Çekilişe az süre kaldı, herkesi bekliyoruz’ şeklinde konuştu.

‘BİLETLERİN YÜZDE 90’I BİTMEK ÜZERE’

30 yıldır Taksim İstiklal Caddesi’nde Milli Piyango bileti sattığını söyleyen İbrahim Ünlü ise şunları söyledi:

‘Bu zamana kadar birkaç defa ikramiye dağıttım. Bu sene de çılgın 400 milyon inşallah benden çıkar. Tamamı dağıtım garantili Milli Piyango’yu inşallah ben satarım. Satışlar aşırı yoğun. Biletlerin yüzde 90’ı bitmek üzere. Çeyrek bilete yoğun talep var. Ben yarıma ve tama çıkmasını istiyorum. Çünkü onları aldım. İnsanlara umut, şans dağıtıyoruz.’

İSTİKLAL CADDESİ’NDE BİLETLERE YOĞUN İLGİ

Taksim İstiklal Caddesi’nde seyyar bilet satıcısı Gülcan Kaya, ’24 yıldır bu işi severek yapıyorum. Bu yıl satışlar güzel gidiyor. En çok çeyrek satıyorum. Günde bazen 150 bazen 200 çeyrek satıyorum’ dedi.

Yaklaşık 40 yıldır İstiklal Caddesi’nde bilet sattığını belirten Mustafa Kaya da ‘Dağıtım garantili olduğu için bu yıl satışlarda biraz daha yoğunluk bekliyoruz. Bilet almaya gelenler çıkarsa uçak, gemi, yat alırım diye hayaller kuruyor’ şeklinde konuştu.

‘ÇIKARSA FAKİRE FUKARAYA DAĞITIRIM’

Bir tane çeyrek alıp şansını denemek isteyen kamu çalışanı Nuri Yılmaz, ‘Bütçeme göre bir tane aldım. Her yıl mutlaka bilet alırım. Çıkarsa hayaller çok. Çünkü miktar çok büyük. En başta bir ev sonra araba alacağım. Ardından biraz yatırım yaparım. Ondan sonra da fakire, fukaraya, çevremize, eşe, dosta dağıtırız, klasiktir bunlar’ Ülkeme, milletime katma değer yaratacak yatırımlar da yapmak isterim tabii? dedi.

Bilet almak ve gezmek için Samsun’dan İstanbul’a gelen Mustafa Akbaş ise ’10 tane çeyrek bilet aldım. Her yıl mutlaka alıyorum. Hayallerim; oğluma ev, araba almak. Hayatımı düzene sokmak isterim’ şeklinde konuştu.

‘GÖKTEN ALTIN DÜŞSE BİR TANESİ BOYNUMA GEÇMEZ’

Uşak’tan İstanbul’a gelip 20 tane çeyrek bilet alan İbrahim Demir ise ‘Kime çıkarsa artık, herkese bol şanslar dilerim. Herkesin parası bizim paramızdır. Özellikle fakirlere çıksın. Para nedir ki şu ölümlü dünyada. O yüzden bana çıkarsa fakirlere, eşe, dosta dağıtacağım. Ama öteki hayatımda gökten altın düşse bir tanesi benim boynuma geçmez’ diye konuştu.

‘HAYALİNİ KURMAK BİLE GÜZEL’

Hüseyin Aydın da ‘Her yıl gelip buradan bilet alıyoruz. Bu sene 6 çeyrek aldım. Önceki aldıklarımda amortiden başka bir şey çıkmadı. Tabii bu işler nasip kısmet. Bana göre hayali bile güzel. Genelde derler ki çıkan para ile şu hayrı yapacağım’ Hep öyle diyorlar. Biz de onlardan birisiyiz. Tabii ki hayır işi yapacağız? dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/milli-piyango-biletlerinin-yuzde-75i-satildi/feed/ 0
AB Ülkeleri Tütün Ürünlerinin Vergilendirilmesini Yeniden Ele Alıyor https://www.kanal7haber.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:15:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1366 Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, tütün ürünlerinin vergilendirilmesine ilişkin yöntemi yeniden ele alarak, bu yolla elde edilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirlerini de artırmayı öngörüyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, söz konusu ülkeler, son yıllarda tütün ürünlerine yönelik vergilendirme modelini değiştirmeye başladı. Bu ülkeler, böylece, kaçak tütün ürünlerinin tüketimiyle mücadele alanında da başarı sağlamayı hedefliyor.

AB ülkeleri, yeni model kapsamında, tütün ürünlerinde nispi (oransal) ÖTV’yi azaltıp, maktu ÖTV’yi artırma yoluna gidiyor. Bu çerçevede 22 ülke, 2010 yılından bu yana nispi ÖTV oranını düşürdü.

AB Tütün Tüketim Vergisi Direktifi uyarınca maktu verginin, ağırlıklı ortalama fiyat üzerinden hesaplanan toplam verginin yüzde 7,5’i ila yüzde 76,5’i arasında olması gerekiyor.

AB’de tütün ürünü vergileri, paket başına sabit bir vergi ve perakende satış fiyatının belli bir yüzdesi olan nispi vergiden oluşuyor.

AB’nin en büyük ekonomisine sahip Almanya, öngörülebilir ve kademeli ÖTV artışları ve dengeli nispi ÖTV ile istikrarlı gelir oluşturmayı öngörüyor. Ülkede 2010’da yüzde 24,7 nispi ÖTV oranıyla tütünden elde edilen gelir 13,4 milyar avro oldu. Bu rakam, 2022’de yüzde 19,8 nispi ÖTV oranıyla 14,2 milyar avroya yükseldi.

Romanya’da da makul bir vergilendirme yaklaşımı üzerinde çalışılırken, giderek maktu vergiye dayalı hale gelen bir yapı oluşturuluyor. Bu adımlar, vergi gelirlerinin sürekli artmasına katkıda bulunuyor.

Sırbistan da yüzde 33 nispi ÖTV’yle vergi gelirlerinin istikrarlı şekilde büyümesini amaçlıyor.

Tütün ürünleri vergileri, Lüksemburg’un gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1’inden fazlasını oluştururken, bu oran Yunanistan’da yüzde 1,18 ve Hırvatistan’da yüzde 1,33’ü buluyor.

AB verilerine göre, 1 Temmuz 2023 itibarıyla 20 sigaradan oluşan bir paketin ortalama fiyatı Avro Bölgesi ülkelerinde 3,33 avro ile 15,3 avro arasında değişiyor. İrlanda, 15,3 avro ile en yüksek fiyattan satış yapan ülke olurken, Letonya’da söz konusu fiyat 3,3 avroda kaldı.

Öte yandan, AB dışındaki İsviçre’de ise yüzde 25 nispi ÖTV ile istikrarlı vergi oranları uygulanıyor.

Yasa dışı ticaret

AB Yolsuzlukla Mücadele Ofisi (OLAF) verilerine göre, AB sınırlarında 2022 yılında 531 milyon adet kaçak sigara, 205 ton ham tütün ve 65 ton nargile tütünü ele geçirildi. Yaklaşık 316,7 milyon adet sigaranın AB içindeki yasa dışı üretimle bağlantılı olduğu anlaşıldı. Yine geçen yıl AB dışından gelen yaklaşık 215 milyon adet sigaraya el konuldu.

Türkiye’de durum

Türkiye’nin ise reklam yasakları, tek tip paket, izin süreçleri ve yerli tütün kullanımı gibi kurallarla bu alanda yoğun düzenlemeleri bulunuyor.

Ülkede, tütün ürünlerinin vergilendirilmesinde ise maktu ve nispi vergilendirme türleri birlikte kullanılıyor.

Türkiye’de maktu verginin toplam vergi içindeki payı yüzde 2,5. Bu kapsamda, Türkiye’nin, AB ülkelerine kıyasla, toplam vergi içinde maktu ÖTV’nin en düşük paya sahip ülke olması dikkati çekiyor.

Öte yandan, Türkiye, yüzde 63’lük nispi ÖTV oranıyla en yüksek nispi vergi oranına sahip ülke konumunda bulunuyor. Sektör temsilcileri, daha düşük nispi ÖTV yapısının kamu, sektör ve Türkiye ekonomisi için kazanç oluşturacağını belirtiyor.

Bu arada, Türkiye sigara pazarının büyüklüğü 2022’de 117 milyar adet olurken, bu yıl 135 milyar adede yükselmesi bekleniyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ab-ulkeleri-tutun-urunlerinin-vergilendirilmesini-yeniden-ele-aliyor/feed/ 0
Opel Combo Elektrik ve Zafira Elektrik: Daha Uzun Menzil, Konfor ve Güvenlik https://www.kanal7haber.com.tr/opel-combo-elektrik-ve-zafira-elektrik-daha-uzun-menzil-konfor-ve-guvenlik/ https://www.kanal7haber.com.tr/opel-combo-elektrik-ve-zafira-elektrik-daha-uzun-menzil-konfor-ve-guvenlik/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:12:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1363 Tek şarjla daha uzun menzil sunabilen yeni Opel Combo Elektrik ve Zafira Elektrik, konfor ve optimum güvenlik seviyesiyle Opel’in en gelişmiş teknolojilerini bir arada sunuyor.

Şirket açıklamasına göre, yeni Opel Combo Elektrik’teki; elektrikle etkinleşen güneş koruması ve çok yönlü baş üstü saklama alanlarına sahip panoramik tavan, yolculara konforlu seyahat deneyimi sunuyor. Toplamda 27 adet saklama alanıyla 186 litreye varan geniş depolama alanı, seyahat veya günlük eşyalar için kullanıcıya geniş bir alan sunuyor. Opel’in hayatı kolaylaştıran pratik yeniliklerinden biri olan ve bagaj kapağından bağımsız olarak açılan arka cam, kargo alanına pratik erişim imkanı sunuyor.

Opel’in yüksek teknolojiyle donatılmış elektrikli motoruyla güçlendirilen yeni Combo Elektrik, tamamen elektrikli yapısıyla uzun seyahatleri verimli ve çevreci bir deneyim haline getiriyor. Zemin altında konumlandırılan 50 kWh boyutundaki batarya, yolcu ve bagaj bölmesinde kullanım pratikliği ve ek hacim sağlıyor. WLTP’ye göre tek bir şarjla 330 kliometreye kadar yol kat edebilen Combo Elektrik, maksimum verimlilik ve düşük tüketimi ile öne çıkıyor. Isı pompası, bataryayı koruyarak Combo Elektrik’in bir önceki nesle göre 50 kilometre daha fazla menzil sunmasına katkı sağlıyor.

Yeni Combo Elektrik, 100kW/136 HP güç ve 260 Nm tork ile performans beklentilerini iyi bir şekilde karşılıyor. 135km/s maksimum hıza uluşabilen Opel Combo Elektrik, sürüş gereksinimlerine bağlı olarak Eco, Normal ve Power olmak üzere 3 farklı sürüş modu arasında seçim imkanı sağlıyor. Opel’in sürdürebilir mobilite yaklaşımı, Combo Elektrik’in rejeneratif enerji kazanım sistemi sayesinde bir kez daha kendini gösteriyor. Enerji açısından verimli bir sürüş sağlaması amaçlanan Combo Elektrik, direksiyon arkasında yer alan kulakçıklar sayesinde üç farklı enerji kazanım seviyesi sunabiliyor. Böylece sürüş esnasında harcanan enerjinin bir kısmı rejeneratif frenleme teknolojisiyle geri kazanılabiliyor. En üst düzey verimlilik sunması için geliştirilen 50 kWh boyutundaki batarya, 7,4 kW entegre şarj cihazıyla 100 kW’a kadar hızlı şarj sistemini destekliyor. Combo Elektrik, yaklaşık 30 dakikada batarya kapasitesinin yüzde 80’ine kadar şarj olabiliyor.

18 farklı ileri teknoloji sürüş destek sistemi

Combo, tarihinde ilk kez uyarlanabilir, karşıdan gelen sürücünün gözünü kamaştırmayan IntelliLux LED Matrix farlar ile donatılıyor. IntelliLux LED Matrix far sistemi, her bir aydınlatmada 7 adet olmak üzere toplamda 14 LED hücresiyle, karanlık yol koşullarında yoldaki diğer kullanıcıların gözlerini kamaştırmadan en iyi şekilde yolun aydınlatılmasını sağlıyor. Zafira Elektrik de sürücüye en iyi görüş alanını sağlayan Full LED far teknolojisiyle donatılıyor.

Yeni Combo Elektrik ve Zafira Elektrik üst düzey güvenlik donanımlarıyla her yol koşulunda maksimum güveni sunuyor. Her biri toplamda 18 adede kadar ileri teknolojiye sahip sürüş destek sistemleri, her iki modelde de yer alıyor. Hız Sabitleme Sistemi, Yüksek Çözünürlüklü 180 Derece Geri Görüş Kamerası ve her yol koşulunda en üst düzey yol tutuşu sunmayı vadeden Intelli-Grip teknolojisi bunlardan bazıları.

Eğim-iniş kontrolüne sahip Intelli-Grip teknolojisi kar, çamur veya kum gibi zorlu yüzeylerde yol tutuş sağlıyor. Ön ve arka sensörler ile Yan Koruma ve Kör Nokta Uyarısı gibi işlevler manevra yapmayı kolaylaştırırken, Sürücü Yorgunluk Tespit Sistemi, Trafik İşareti Tespit Sistemi, Şerit Koruma Özelliği ile Şerit İhlali Uyarı Sistemi ve Aktif Acil Frenleme Sistemi ile Ön Çarpışma İkazı gibi çok sayıda gelişmiş güvenlik teknolojisi sunuluyor.

Yeniden tasarlanan ergonomik kokpit ile her iki modelde de güvenlik ve konfor daha da artırıldı. Yeni kokpit, Qualcomm Technologies’in entegre Snapdragon Cockpit platformunu kullanıyor. 10 inç boyutundaki renkli dokunmatik ekranlı yeni bilgi-eğlence sistemi, diğer birçok içeriğin yanı sıra en önemli görevleri “Hey Opel” özelliğiyle de yönetebiliyor. Bunun dışında kullanıcılar, uyumlu akıllı telefonları ile Apple CarPlay ve Android Auto üzerinden Opel’in gelişmiş bilgi-eğlence sistemlerine kablosuz olarak bağlanabiliyor; telefonlarını yine kablosuz olarak şarj edilebiliyorlar.

Yeni Zafira Elektrik

Tamamen elektrikli Zafira 75 kWh batarya ile sunuluyor. Daha da geliştirilen 75 kWh kapasiteli üst düzey verimli batarya, WLTP verilerine göre 350 kilometreye kadar menzil sunuyor. Opel, Zafira Elektrik’te yer alan rejeneratif frenleme özelliği sayesinde verimliliği daha da artıyor. Çok fonksiyonlu direksiyon simidinin arkasında yer alan kulakçıklarla ayarlanabilen üç farklı enerji geri kazanım modu, Zarifa Elektrik’in şehir içi kullanımlarında çok daha verimli olmasını sağlıyor. Zafira Elektrik, 7,4 kW entegre şarj cihazı kullanılarak alternatif akımla hızlı bir şekilde şarj edilebiliyor. 75 kWh batarya, 100 kW DC hızlı şarj istasyonunda 45 dakikada yüzde 80 kapasiteye kadar şarj olabiliyor.

Zafira Elektrik, 100 kW/136 HP elektromotorla yollara çıkıyor. İlk hareket anından itibaren 260 Nm maksimum tork değeri ile tamamen emisyonsuz bir sürüş deneyimi sunan Zafira Elektrik, 130 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor.

Combo Elektrik’te olduğu gibi Zafira Elektrik’te de her sürüş ihtiyacına yönelik Normal, Eco ve Power olmak üzere 3 farklı sürüş modu sunuluyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/opel-combo-elektrik-ve-zafira-elektrik-daha-uzun-menzil-konfor-ve-guvenlik/feed/ 0
İstanbul’da kentsel dönüşüm seferberliği başlıyor! Kişi başı 1,5 milyon lira destek sağlanacak https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-seferberligi-basliyor-kisi-basi-15-milyon-lira-destek-saglanacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-seferberligi-basliyor-kisi-basi-15-milyon-lira-destek-saglanacak/#respond Sat, 23 Dec 2023 21:03:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1283 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı’nda açıklamalarda bulundu. İstanbul’da kentsel dönüşüm seferberliğinin başlatıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yarısı Bizden” kampanyası ile megakentte 350 bin konutun dönüştürüleceğini söyledi. Hane başı 1,5 milyon lira destek verileceğini belirten Erdoğan, “Bunun 100 bin lirası kira desteği olmak üzere 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecektir. Kredilerin ödenmesi evler tamamlandıktan sonra başlayacak ve ilk yılı faizsiz olarak tahsil edilecektir. Kalan yıllarda kredi maliyet oranı TÜFE’nin yarısı kadar olacak.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı münasebetiyle sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu anlamlı buluşmaya vesile olan Çevre Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine, ilgili tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün İstanbul’umuzu depreme hazırlama noktasında tarihi nitelikte adımları eş zamanlı olarak atmanın gururunu yaşıyoruz. Hatırlarsanız nisan ayında şehrimizin en acil ihtiyaçlarından olan kentsel dönüşüm ile ilgili özgün bir projeyi kamuoyumuz ile paylaşmıştık.

“KREDİLERDE İLK YIL FAİZ ALINMAYACAK”

Kentsel dönüşümde yarısı bizden adını verdiğimiz kampanyamıza İstanbullu kardeşlerimiz çok yoğun teveccüh gösterdi. Kampanyaya bugüne kadar 1 milyon 233 bin bağımsız bölüm için başvuru yapıldı. ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ile toplamda 350 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Kampanyamız kapsamında her bağımsız bölüm için toplamda 1,5 milyon liralık destek vereceğiz. Bunun 100 bin lirası kira desteği olmak üzere 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecektir.

Kredilerin ödenmesi evler tamamlandıktan sonra başlayacak ve ilk yılı faizsiz olarak tahsil edilecektir. Kalan yıllarda kredi maliyet oranı TÜFE’nin yarısı kadar olacak. Vatandaşımız alacağı bu 1,5 milyon liralık destekle inşallah evini yapacak, yeni yuvasında güvenli, huzurlu, mutlu bir şekilde oturacaktır.

“350 BİN KONUTU DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”

Kampanyamıza başvurup yüzde 100 anlaşmaya varan bağımsız bölüm sayısı 71 bini aştı. Yine başvuru yapıp yüzde 50 ve üzerinde mutabakat oluşan bağımsız bölüm sayısı ise 158 bine ulaştı. Bu insanlarımızla aralarındaki pürüzleri giderip anlaşma sağlayabilirse kampanyadan faydalanma imkanına kavuşacaklardır. Marmara Kentsel Dönüşüm Hizmet Ofisi’ne canlı bağlanarak 100 binadaki 500 insanımızla ilk sözleşmelerini imzalayacağız. Böylelikle toplamda 350 bin konutu dönüştürmeyi amaçlayan Yarısı Bizden kampanyasını ‘bismillah’ diyerek fiilen başlatmış olacağız. Kampanyamızın İstanbul’umuza ve İstanbullu kardeşlerimize şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

“YARISI BİZDEN” KAMPANYASINA DAVET

Bugün atacağımız bir diğer kritik adım İstanbul Kentsel Dönüşüm Yıkım Programı’nın başlatılmasıdır. Şehrimizdeki kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında toplam 17 yapıda yer alan 261 bağımsız bölümün yıkımını gerçekleştireceğiz. Bugün ayrıca Bağcılar’da 371, Gaziosmanpaşa’da bin 96, Tuzla’da 3 farklı noktada bin 570 olmak üzere toplam 3 bin 37 konutun temellerini atıyoruz. Dolayısıyla bugünkü programımızla imza, yıkım ve yapım dahil tüm aşamalarıyla İstanbul’da Yüzyılın Dönüşümü Projemize start veriyoruz. Bu projelerde emeği geçen tüm bakanlarımızı ve ilgili kurumlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Buradan özellikle yüzde 50 oranlarında anlaşma sağlamış vatandaşlarımı henüz evet dememiş komşularını da ikna etmek suretiyle bir an evvel Yarısı Bizden kampanyasında yer almaya davet ediyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-kentsel-donusum-seferberligi-basliyor-kisi-basi-15-milyon-lira-destek-saglanacak/feed/ 0
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler https://www.kanal7haber.com.tr/yabanci-ilgisini-uzerine-ceken-yerli-hisseler/ https://www.kanal7haber.com.tr/yabanci-ilgisini-uzerine-ceken-yerli-hisseler/#respond Sat, 05 Dec 2020 18:15:44 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/yabanci-ilgisini-uzerine-ceken-yerli-hisseler/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yabanci-ilgisini-uzerine-ceken-yerli-hisseler/feed/ 0
HSBC, havacılık hisselerini mercek altına aldı https://www.kanal7haber.com.tr/hsbc-havacilik-hisselerini-mercek-altina-aldi-havacilik-hisselerini-mercek-altina-aldi-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/hsbc-havacilik-hisselerini-mercek-altina-aldi-havacilik-hisselerini-mercek-altina-aldi-2/#respond Fri, 04 Dec 2020 10:20:26 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/hsbc-havacilik-hisselerini-mercek-altina-aldi-havacilik-hisselerini-mercek-altina-aldi-2/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hsbc-havacilik-hisselerini-mercek-altina-aldi-havacilik-hisselerini-mercek-altina-aldi-2/feed/ 0
Motorine 10 kuruş zam https://www.kanal7haber.com.tr/motorine-10-kurus-zam/ https://www.kanal7haber.com.tr/motorine-10-kurus-zam/#respond Thu, 26 Nov 2020 22:20:53 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/motorine-10-kurus-zam/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/motorine-10-kurus-zam/feed/ 0
Gersan hissesinde Harun Kahraman’a 7.2 milyon TL para cezası https://www.kanal7haber.com.tr/gersan-hissesinde-harun-kahramana-7-2-milyon-tl-para-cezasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gersan-hissesinde-harun-kahramana-7-2-milyon-tl-para-cezasi/#respond Thu, 26 Nov 2020 22:19:41 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/gersan-hissesinde-harun-kahramana-7-2-milyon-tl-para-cezasi/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gersan-hissesinde-harun-kahramana-7-2-milyon-tl-para-cezasi/feed/ 0
IBAN yazmadan para transferi dönemi başlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/iban-yazmadan-para-transferi-donemi-basliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/iban-yazmadan-para-transferi-donemi-basliyor/#respond Thu, 26 Nov 2020 22:12:00 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/iban-yazmadan-para-transferi-donemi-basliyor/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/iban-yazmadan-para-transferi-donemi-basliyor/feed/ 0
Merkez Bankası rezervleri yükseldi https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-rezervleri-yukseldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-rezervleri-yukseldi/#respond Thu, 26 Nov 2020 22:11:52 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/merkez-bankasi-rezervleri-yukseldi/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-rezervleri-yukseldi/feed/ 0
Aramco’nun net kârı yüzde 25 eridi https://www.kanal7haber.com.tr/aramconun-net-kari-yuzde-25-eridi/ https://www.kanal7haber.com.tr/aramconun-net-kari-yuzde-25-eridi/#respond Thu, 26 Nov 2020 18:31:56 +0000 https://www.ahaberajansi.com.tr/aramconun-net-kari-yuzde-25-eridi/ Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aramconun-net-kari-yuzde-25-eridi/feed/ 0