Adam – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sat, 22 Jun 2024 21:57:42 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İstanbul’da içkisini ödettirdiği adam tarafından dövülen bir kişi kameralara yansıdı https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-ickisini-odettirdigi-adam-tarafindan-dovulen-bir-kisi-kameralara-yansidi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-ickisini-odettirdigi-adam-tarafindan-dovulen-bir-kisi-kameralara-yansidi/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:57:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8640 İstanbul’da film gibi olay kamerada: Mekanda içkisini ödettirdi, dışarıda vurulup dövüldü

Okmeydanı’nda müzikholde bir adam mekanda tanışıp masasına oturduğu şahsa içkisini ödettirince ortalık karıştı

Mekan çıkışı adamı silahla kovalayan şahıs, ona önce ateş açtı ardından dövdü

İSTANBUL – Okmeydanı’nda bir müzikholde alkol alan adam, mekanda tanışıp masasına oturduğu şahsa içkisini ödettirince ortalık karıştı. Mekan çıkışı adamı silahla kovalayan şahıs, ona önce ateş açtı ardından dövdü. Dehşet anları kameralara anbean yansırken, Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polislerinin yakaladığı saldırgan adliyeye sevk edildi.

Olay, dün saat 04.00 sıralarında Beyoğlu Okmeydanı semti Piyelapaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre gece saatlerinde bir adam müzikhole gelip alkol almaya başladı. Adam mekanda tuvalete gittiği esnada karşılaştığı bir şahısla tanışıp arkadaş oldu. Adam ardından tanıştığı şahıs ve iki arkadaşının oturduğu masaya geçti.

Alman usulü isteğini kabul etmeyip ödettirdi

Müzikholde eğlenen grup, gecenin sonunda mekan kapanacağı için hesabı ödemek için kalktı. Şahıs ve iki arkadaşı kendi içkilerinin hesabını ödedi ancak adam içkisinin ücretini şahsa ödetmek istedi. Ancak şahıs, “Alman usülü olsun, herkes kendi hesabını ödesin” diyerek adamın içkisini ödemek istemedi. Bunun üzerine adam da şahsa, “ödeyeceksiniz, ben sizin masanıza geldim misafir oldum” diyerek karşılık verdi. Şahıs mekan sahibine mahçup olmamak için adamın içkisini de ödeyerek arkadaşlarıyla birlikte mekandan çıktı.

Silahını çekip kovaladı, ateş açtı, dövdü

Şahıs ardından karşı sokaktaki evine girip silahını aldıktan sonra hızlıca çıktı. İçkisini ödediği adamın peşinden koşan şahıs ile adam arasında bu kez de kovalamaca başladı. Adamın arkasından silahla ateş açan şahıs onu yakaladıktan sonra yere düşürüp dakikalarca darbetti. Olay sonrası şahıs silahıyla birlikte olay yerinden hızla uzaklaştı. Dehşet anları ise kameralara anbean yansıdı. Olayın ardından yaralanan adam da bir süre sonra olay yerinden ayrıldı. Taraflar ise birbirlerinden şikayetçi olmadı.

Beyoğlu Asayiş polisi kıskıvrak yakaladı

Ancak yaşanan olayla ilgili bir vatandaş tarafından kayıt altına alınan görüntüleri ihbar kabul eden savcılığın talimatı üzerine Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri çalışma başlattı. Görüntülerden yola çıkan polis ekipleri, cadde üzerindeki işyerlerinin güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda polis ekipleri, saldırgan şahsın emniyette 7 adet suç kaydı bulunan Harun Ö. olduğunu tespit etti. Devam eden çalışmalar sonucunda saldırgan şahıs Fetihtepe Mahallesi’nde Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından 24 saat geçmeden kıskıvrak yakalandı.

18 yaşındaki saldırgan adliyeye sevk edildi

Gözaltına alınarak olayda kullandığı ruhsatsız tabanca ile birlikte emniyete götürülen şahsın burada ifadesi alındı. Ancak şahsın ateş açtığı ve darp ettiği adamın kim olduğu bulunamadı. Saldırgan şahsın olayı gerçekleştirdiğini kabul etmesi ve anlatması üzerine adli işlemleri yapıldı. Şahıs ardından da “silahlı tehdit” ve “kasten yaralamaya teşebbüs” suçlarından işlemleri yapılıp adliyeye sevk edildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulda-ickisini-odettirdigi-adam-tarafindan-dovulen-bir-kisi-kameralara-yansidi/feed/ 0
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan: ‘Bugün halen yazarlık yapanlardan utanıyorum’ https://www.kanal7haber.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/ https://www.kanal7haber.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:00:48 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8433 İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, 28 Şubat “postmodern darbesi”ne ilişkin, “O gün ‘Nerede kaldınız?’ diyen yazarların bugün halen yazarlık yapmasından ben utanıyorum. O gün sessiz kalmakla övünen, gününü gün eden iş adamlarının bugün halen iş adamı olmasından utanıyorum.” dedi.

Turan, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından genel merkez binasında düzenlenen “Türkiye’nin Demokrasi Serüveni ve Yeni Anayasa” programında, 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’nin tüm sosyolojik katmanlarına farklı bedeller ödettiğini söyledi.

Darbenin Türkiye’nin ekonomisine maliyetinin 380 milyar dolar olduğunu dile getiren Turan, “Bunun dışında 25 banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi. Yani o bankaların zararı bu milletin sırtına, alın terine bedel olarak yazılmış oldu. Bir gecelik faiz yüzde 7 bin 500’ü buldu.” diye konuştu.

Turan, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile “darbecileri koruyan” geçici maddenin kaldırıldığını aktararak, 28 Şubat’ın tek sorumlusunun asker olmadığını anlattı.

Askere “Haydi artık” ve “Geç kaldınız” diyen yazarlar ve finansörlerle sessiz kalan siyasetçilerin de sorumluluğunun bulunduğunu, toplumun 28 Şubat’a farklı görüş ve etkinliklerle hazırlandığını belirten Turan, “Ardından bu sert adımlar atıldı, acımasızca bir süreç başladı. Ancak o gün ‘Nerede kaldınız?’ diyen yazarların bugün halen yazarlık yapmasından ben utanıyorum. O gün sessiz kalmakla övünen, gününü gün eden iş adamlarının bugün halen iş adamı olmasından utanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“Darbecilerden hesap sormadıkça bu ülkede bir daha darbe olmamasının garantisini sağlayamayız” diyen Turan, 2010 referandumunun bu kapsamda çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı.

Türkiye’de ilk darbelerin kaba, softa ve çok ucuz yöntemlerle gerçekleştirildiğinin altını çizen Turan, şöyle devam etti:

“Sonra Türkiye’de teknoloji geliştiği gibi, zihinler dönüştüğü gibi darbeciler de kendisini geliştirdi. Daha soft, daha farklı, daha ustaca yapılan darbelere şahitlik ettik. ’28 Şubat’ın halen darbe mi değil mi?’ olduğunu anlamayanlar var bu ülkede. Niye, askerin silahıyla çıkıp dayatmadığını düşündüler, 1980 gibi. Daha öncekiler gibi olmadığını düşündüler. Oysa sonuç itibarıyla hiçbir fark yoktu darbelerin. Osmanlı’da da darbe vardı ama Osmanlı’da padişahı yerinden kaldırıp tekrar adım atan darbeciler meşru olmanın yolunu hanedanın üyesini oraya oturtmak olarak gördüler. Yani bir padişah kaldırıldıysa onun oğlu, yakını oraya getirildi. Bir anlamda kendileri açısından meşruiyet sağlanmış oldu. Ama Türkiye’de yeni dönem modern darbe anlayışında o kadar sert, o kadar acımasız davranıldı ki bir adam alındı, idam edildi.”

“Filistin sokaklarını bu gençlikle doldurana kadar çalışacağız”

TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci ise geçmişini unutanların geleceğini aydınlatamayacağını dile getirerek, bu düşünceyle bu tür etkinlikleri önemsediklerini söyledi.

Askeri vesayetin geride kalmasıyla devlet büyüklerinin açtığı yolda ilimde, fende ve teknolojide yüksek hedeflere çıkıldığını belirten Beşinci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu yolu açtığı için teşekkür etti.

Gençliğin enerjisine inandıklarını vurgulayan Beşinci, şunları kaydetti:

“Kubbet-üs Sahra’nın saflarını, Mescid-i Aksa’nın avlusunu ve kadim Filistin sokaklarını bu gençlikle doldurana kadar çalışacağız. Nasıl ki Ayasofya’da zincirler kırıldı, özgür Kudüs’te bizler namaz kılacağız. Bunun inancıyla çalışacağız. Buradaki büyüklerime TÜGVA’nın şu sözünü vermek istiyorum; İnşallah bu gençlik yazacak hakikati, tüm dünya okuyacak. Bu gençlik söyleyecek, gök kubbede hoş bir sada yayılacak. Bir gün gelecek, bir gün kalacak. Buna hepimiz şahitlik edeceğiz, o günler gelecek.”

Programın devamında Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in başkanlığını yaptığı oturumda AK Parti Denizli Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Cahit Özkan, MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül ile Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Figen Şaştım “Anayasa” konusunda görüşlerini aktardı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-bugun-halen-yazarlik-yapanlardan-utaniyorum/feed/ 0
İsmail Türüt: Türkiye’de yerli, milli, Müslüman, Anadolulu isen şöhret olma hakkın yoktu https://www.kanal7haber.com.tr/ismail-turut-turkiyede-yerli-milli-musluman-anadolulu-isen-sohret-olma-hakkin-yoktu/ https://www.kanal7haber.com.tr/ismail-turut-turkiyede-yerli-milli-musluman-anadolulu-isen-sohret-olma-hakkin-yoktu/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:21:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4712 Karadeniz türkülerinin usta sesi İsmail Türüt, otantik Karadeniz müziğiyle şöhreti yakalamasının çok kolay olmadığına vurgu yaparak, “Türkiye Cumhuriyeti’nde yerli, milli, Müslüman, Anadolulu isen şöhret olma hakkın yoktu. Ben bunlara rağmen o zincirleri kırdım, geçtim. Ben bunları birebir yaşadım.” dedi.

Türüt, 40 yılı aşkın sanat hayatını, Karadeniz müziğinin geçmişini ve bugününü, sanat hayatında unutamadığı hatıralarını AA muhabirine anlattı.

Kendine has tarzıyla yüzlerce türkü besteleyen Karadeniz müziğinin sevilen sanatçısı Türüt, türkü söylemeye çok küçük yaşlarda başladığını belirterek, “Ben anamdan doğdum, türkü söylerim. Dilim döndüğünden beri türkü söylüyorum. Benim lakabım da ‘nani’ydi. İlkokulda zaten okullar arası yarışmalara katılırdım. Bütün derslerim kötüydü. Müzik çok iyiydi.” diye konuştu.

Sanatçı Türüt, çocukluk yıllarında Karadeniz’deki müzik ortamında çok değerli kemençe ustalarının olduğunu vurgulayarak, Karadeniz müziğinin 1970’li yıllardaki sıra dışı sanatçısının Erkan Ocaklı olduğunu, kendisinin de onu örnek aldığını söyledi.

“Bir gün İstanbul’a gideceğim ve şöhret olacağım.” düşüncesinin çocukluk yıllarında hep aklında olduğunu vurgulayan Türüt, şunları kaydetti:

“O zaman okula devam etmek için köyden Rize’ye gitmem lazım. Babam rahmetli, ‘Bu çocuk hiç ortadan gitmez, ya sağcı olur ya solcu.’ derdi. Beni okutmadı. Çobanlık yaptım ve o çobanlığın bana çok faydaları oldu. Okullarda, düğünlerde aranan adamdım. Büyük bir bahçede bir düğün vardı. Ben ortada türkü okuyorum. O kadar küçüğüm ki sesi duyuyorlar beni göremiyorlar. Bir komşumuz beni tek eliyle tuttu bayrak gibi gösterdi. Çocukluktan beri türkü söylüyordum.

Gençlik yıllarımda artık İstanbul’a gelip kaset yapmam gerektiğini düşündüm. Şimdiki gibi herkese de kaset yapmıyorlar o zaman. Karadeniz kasetlerini yapan bir tane firma vardı o zaman: Harika Müzik. Erkan Ocaklı da orada kaset yapmış bir assolist. Ben de oraya gittim. ‘Türkü okuyup kaset dolduracağım’ dedim. O zaman ben sazlı mazlı istiyorum ama ‘Yok’ dediler. Sadece kemençe ile söyledim. Masraf olmasın diye. Gencim, toyum, acemiyim belki ama ritimli olsun istiyorum. O tek kemençe kasetim acayip ses getirdi. Daha 6 ay geçmeden ikinci albüm için ‘İstediğin sazları temin edeceğiz.’ denildi.”

Türüt, ardından sırasıyla diğer kasetlerini yaptığını belirterek, “Arabaya binsem beni kimse tanımıyor ama İsmail Türüt diye bir adam var artık. 10-15 kaset yaptım ama Artvin’den Şile’ye kadar, ne hikmetse Karadeniz’in dışına pek çıkamadım. Benim için dönüm noktası İdobay oldu. İbrahim Tatlıses firma açtı, beni davet etti. Beni o zaman genel müdür Mehmet Güngör aradı. Ben de ona ‘Beni İbrahim Tatlıses arasın.’ dedim. İnanamadım çünkü. İbrahim Ağabey aradı, ‘Pazartesi holdinge gel.’ dedi. Anlaştık, bir ay sonra stüdyoya girdim. Oflu ile Bayburtlu’yu patlattık.” dedi.

“Ben kravat takarken mahcup olan adamım”

İbrahim Tatlıses’le yaptığı kasetlerin milyonlarca sattığının altını çizen Türüt, “Beni Türkiye’ye İbrahim Tatlıses tanıttı. Yıllarca Kanal 7’de programlar yaptım. Anadolu’da çok izleniyordum. Bugün hala o şöhreti yaşıyor, onun ekmeğini yiyorum. Ben yine o şovlar izlenir diye düşünüyorum ama kanallarda müzik programı yok. Yapıyorsa TRT yapıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul’a geldiği yıllarda mahalli enstrümanların hakir görüldüğüne vurgu yapan sanatçı, şu bilgileri verdi:

“Ben kravat takarken mahcup olan adamım. Nasıl geldimse bugün de aynıyım. İyi ki değişmemişim. Bugün kemençe Türkiye’nin en büyük orkestrasında ise birazcık katkım var diye düşünüyorum. TRT’nin Karadeniz müziğine etkisi tartışılmaz. O zaman Süreyya Davulcuoğlu, Kamil Sönmez var. Piyasada da Erkan Ocaklı kendi başına bir şeyler yaptı. Ben otantik adamım ama Türkiye’ye bu işi kabul ettirdim. Bu sadece sanatla ilgili değil. Ben cami cemaati adamım. Anadolu çocuğu, Müslüman Türk evladıyım. Müzikte maddi manevi zirveleri yaşadım. Benim tarzımda müzik yapana bana nasip olanlar nasip olmaz. Bugün internet dünyasında 100 milyon tıklandın ama sokakta karşılığın yok. Benim gözümde sanatsal bir değeri yok. Sanatta torpil olmaz. Bugün imkanın, paran varsa yapabiliyorsun. Eskiden işte bu yoktu.”

“Türkiye Cumhuriyeti’nde yerli, milli, Müslüman, Anadolulu isen şöhret olma hakkın yok”

Sanatçı Türüt, Türkiye genelinde genç neslin kendisini önceki nesiller kadar tanımadığını ifade ederek, her sanatçının bir tarzı olması gerektiğini dile getirdi.

Karadeniz müziğinin önemli sanatçıları olduğuna işaret eden Türüt, “Mesela Volkan Konak’la ben aynı müziği yapmıyorum. Ulusal, evrensel bir müzik yapıyor, teveccüh de var ama aynı şeyi yapmıyoruz. Karadeniz müziği benim okuduğumdur, benden önce Erkan Ocaklı’nın okuduğudur. Allah yollarını açık etsin. Bir kitle seviyor bu adamları, onlara da saygım var ama o tarza çok saygım yok. Gençlerden Onay Şahin, Dinçer, Beşköylü Adem Ekiz var mesela. Bu adamlar benim çok hoşuma gider, dinlerim. Karadeniz müziğini bozmadan, yozlaştırmadan, otantik söyleyenler…” diye konuştu.

Kendisinin yazmaya ve icraya yönelik bir sanatçı olduğuna dikkati çeken Türüt, “Türkiye Cumhuriyeti’nde yerli, milli, Müslüman, Anadolulu isen şöhret olma hakkın yoktu. Ben bunlara rağmen o zincirleri kırdım geçtim. Ben bunları birebir yaşadım. Bu işin duayeni, benim için ‘Bu adam solcu olsaydı Taksim’de büstünü dikerdik.’ derdi. Sanatın sağcısı solcusu mu olur? Bir adam güzel söylüyorsa güzeldir.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in Filistin halkına zulmünü eleştiren şarkılar yaptığı için Almanya’da konserinin yasaklandığına dikkati çeken Türüt, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu necip milletin sırtından para kazanacaksın, şöhret olacaksın ama bu devletin temeline dinamit atacaksın. Ben bunu kabul etmiyorum. Vatan dendi mi iş biter. Vatanı olmayanın dini, namusu, şerefi olmaz. Bu sosyal mevzuları yıllarca hep şarkılarımda işledim. İsrail’in Filistinlilere yaptığı zulüm değil, soykırımdır. İnsanlık suçudur, katliamdır, vahşettir, katilliktir. Bunlar insan olamaz. ‘Ey hür dünya, iyi bak, bak Gazze’de bu ara, yerden gökten denizden etmişler muhasara. Bir ordu saldırıyor günahsız insanlara, bu ordu kavmi malum, boyuna lanet olsun. Lanet olsun İsrail soyuna lanet olsun. Ey! Gazze’nin üstünden tanklar ile geçenler, suçlu suçsuz demeden çoluk çocuk biçenler, kudurmuş vampir gibi bebek kanı içenler, ekmeğin kan, aşın kan, suyuna lanet olsun. Lanet olsun İsrail soyuna.”

Türüt, Trabzon-Rize hikayesini ele alan yeni bir eser hazırladığını belirterek, yurt içinde ve yurt dışında konserler vermeye devam ettiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ismail-turut-turkiyede-yerli-milli-musluman-anadolulu-isen-sohret-olma-hakkin-yoktu/feed/ 0