Adli – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Wed, 17 Jul 2024 09:00:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Arabesk müziğin “Baba”sı: Müslüm Gürses https://www.kanal7haber.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/ https://www.kanal7haber.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/#respond Wed, 17 Jul 2024 09:00:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9840 “Arabeskin Babası” veya “Müslüm Baba” olarak tanınan arabesk ve halk müziği sanatçısı Müslüm Gürses’in vefatının üzerinden 11 yıl geçti.

Gerçek adı Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde, tarım işçileri Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.

Zeyno ve Ahmet adında iki kardeşi olan Gürses’in ailesi, ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisi 3 yaşındayken Adana’ya göç etti. Müslüm Gürses, ilkokuldan sonra eğitime devam edemeyerek, bir süre ayakkabı tamircisi ve terzi dükkanında çalıştı.

14 yaşındayken Adana’da ses yarışmasına katıldı

Babasının engellemesine rağmen, annesinin desteğiyle 1967’de henüz 14 yaşındayken Adana’da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılan sanatçı, birinci olarak dikkati çekti.

Usta sanatçı, yarışmadan sonra “Gürses” soyadını kullanırken, bir yandan da halk eğitim merkezinde müzik dersleri almaya başladı.

Kendisine yapılan teklifle kısa bir süre çay bahçesinde türkü söyleyen sanatçı, işlerin iyi gitmemesi sebebiyle terziliğe geri dönmek zorunda kaldı.

Gürses, müziğe başladığı ilk yıllarla ilgili yaptığı bir açıklamada, “İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum.” ifadelerini kullanmıştı.

İlk plağı “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” büyük başarı yakaladı

Adana’daki bir gazinoda assolist olarak sahne alan Sadık Altınmeşe’nin rahatsızlanmasının ardından onun yerine sahneye çıkan sanatçı, büyük ilgi gördü ve mikrofonu bir daha elinden bırakmadı.

Müslüm Gürses, bir yandan Adana’da çeşitli mekanlarda konserler verirken, 1967’den itibaren her cumartesi TRT Çukurova Radyosu’nda, canlı olarak türküler söyledi.

İlk plağı “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” adlı 45’liği 1968’de çıkaran sanatçı, kariyer basamaklarında hızla yükselmeye başladı.

Sanatçı, 29 Mayıs 1969’da babasının annesini öldürmesiyle büyük sarsıntı yaşadı. Bir iddiaya göre, aynı gün Gürses’in kız kardeşi Zeyno Akbaş’ı da öldüren babası, cezaevine girdi.

Hayatının bu noktasıyla ilgili hiçbir zaman konuşmak istemeyen ünlü sanatçı, annesinin vefatının ardından geldiği İstanbul’da, “Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin” ve “Gitme Gel Gel/Haram Aşk” adlı iki 45’lik plak doldurdu.

Gürses, “Sevda Yüklü Kervanlar” adlı şarkısıyla geniş kitlelere ulaşmayı başarırken, “Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma” isimli 45’liği 300 bin basılarak dönemin rekorunu kırdı.

Askerliğini Mamak’ta yapan sanatçı, vatani görevini tamamladıktan sonra Burhan Bayar’ın bestelerine yer verdiği çok sayıda plağı hayranlarıyla buluşturdu.

1990’lı yıllarda müzik dünyasında ikinci çıkışını yakaladı

Müslüm Gürses, 1978’de Anadolu turnesi dolayısıyla Tarsus’tan Adana’ya dönerken trafik kazası geçirdi. Sürücünün hayatını kaybettiği kazada, öldü sanılarak morga kaldırılan Gürses’in yaşadığı son anda fark edildi ve ameliyata alındı.

Kazada, alnı ciddi biçimde zedelenen sanatçının başına, beynini koruyacak plaka takıldı. Gürses, kazadan dolayı koku alma duyusunu yitirdi. İşitme duyusu da ciddi biçimde zarar gören sanatçı, yavaş konuşmaya başladı.

Usta sanatçı, 1990’lı yılların başında “Özür Diliyorum Senden”, “İsyankar” ve “Ben İnsan Değil miyim?” adlı albümleriyle müzik dünyasında ikinci büyük çıkışını yakaladı.

Yaşadığı acılarla sanatını yoğuran Gürses, şarkılarında kendisini umutsuz, çaresiz hissedenlerin hislerine tercüman olmaya çalıştı. Bir röportajında Orhan Gencebay ile arasındaki farkı, “Orhan ağabey bizim pirimizdir. Orhan Gencebay, ‘Böyle gelmiş, böyle gitmez’ diyor. Bizse ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ diyoruz” sözleriyle ifade etmişti.

2006’da “Aşk Tesadüfleri Sever” albümünde sınırlarını aştı

Müslüm Gürses, “Gönül Teknem” adlı albümünün yanı sıra yazar Murathan Mungan’la ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” adlı albümü 2006’da çıkararak müzikseverlerin beğenisine sundu.

David Bowie, Bjork, Bob Dylan ve Leonard Cohen’in de aralarında olduğu birçok yabancı müzisyenin bestelerine Mungan’ın yazdığı sözleri yorumlayan sanatçı, albümde Haris Alexiou şarkısını Sezen Aksu ile seslendirdi.

Unutulmaz isim, yaşamının son yıllarında bazı pop ve rock tarzındaki şarkıları da repertuvarına katarak, Bülent Ortaçgil’in “Sensiz Olmaz”, Nilüfer’in “Olmadı Yar”, Teoman’ın “Paramparça”, Tarkan’ın “İkimizin Yerine”, Şebnem Ferah’ın “Sigara” ve Kenan Doğulu’nun “Tutamıyorum Zamanı” adlı çalışmalarını da seslendirerek, 2009’da “Sandık”, 2010’da ise “Yalan Dünya” albümlerine imza attı.

Onlarca albüm ve plak yaptı

Gürses’in 1975-1978 yıllarında dört farklı “Müslüm Gürses” adlı albümü yayımlanırken, 1976’da “Öldürdüğün Yetmedi mi”, 1979’da “Gazla Şoför”, “Bağrıyanık”, 1980’de “Umutsuz Hayat”, “Esrarlı Gözler”, 1981’de “Mutlu Ol Yeter”, 1982’de “Müzik Ziyafeti”, “Tanrı İstemezse”, 1983’te “Anlatamadım”, “Dertliler Meyhanesi”, 1984’te “Yaranamadım”, 1985’te “Güldür Yüzümü”, “Gitme”, 1986’da “Sevda Yolu”, “Yıkıla Yıkıla”, “Küskünüm”, “İlk Aşkım Son Sevgilim”, “Hayatımı Sen Mahvettin”, 1987’de “Farketmez”, “Talihsizler”, 1988’de “Aldatılanlar”, “Dertler İnsanı”, “Vefasız Alem”, “Maziden Bir Demet”, 1989’da “Arabeskin Devleri”, “Bir Fırtına Kopacak”, “Bir Kadeh Daha Ver”, “Mahsun Kul”, “Müslüm Gürses Konser albümü”, 1990’da “Meyhaneci/ Kırık Sazım”, “Hüzünlü Günler”, “Arkadaş Kurbanıyım”, “Güle Güle Git”, 1991’de “Bir Bilebilsen/ Zalim”, “Sen Nerdesin Ben Nerdeyim”, “Yüreğimden Vurdun Beni”, “Bir de Benden Dinleyin”, “Her Şey Yalan”, “Yaşamalısın”, 1992’de “Müslümce 92”, 1993’te “Ah Gülüm”, “Dağlarda Kar Olsaydım”, “Kralların Müzik Şöleni”, 1994’te “Senden Vazgeçmem”, “İnsaf – Kahire Resitali”, 1995’te “Benim Meselem”, “Bir Avuç Gözyaşı”, 1996’da “Topraktan Bedene”, “Şiirlerim Şarkılarım”, 1997’de “Sultanım”, “Usta – Ne Yazar”, “Nerelerdesin”, 1998’de “Müslüm Gürses Klasikleri” albümleri yayımlandı.

“Arkadaşım”, “Garipler” ve “Vay Canım” albümleri 1999’da müzikseverlerle buluşan sanatçının ayrıca 2000’de “Biz Babadan Böyle Gördük”, “Zavallım”, 2001’de “Müslümce Türküler”, “Sadece”, “Yanlış Yaptım”, “Dünya Yalan”, 2002’de Açık Hava Konser albümleri- 1, 2, 3, “Müslüm Baba ile Yolculuk”, “Paramparça”, 2003’te “Yanarım”, “İkimizin Yerine”, 2004’te “Uyanma Zamanı”, 2005’te “Ayrılık Acı Bir Şey”, 2005’te “Bakma”, 2006’da “Gönül Teknem”, “Aşk Tesadüfleri Sever”, 2009’da “Sandık”, 2010’da “Yalan Dünya”, 2013’te “Veda – Ervah-ı Ezelde”, 2013 ve 2014’te “Baba Şarkılar 1-2” albümleri çıktı.

38 filmde rol aldı

Müslüm Gürses, arabesk furyasının yükseldiği dönemde Yeşilçam’a da adım attı. Çoğu şarkılı, türkülü olmak üzere 38 filmde rol alan Gürses, ilk kez 1979’da çekilen “İsyankar” filmiyle kamera karşısına geçti.

Genellikle suça sürüklenen, alkolizmin batağına saplanmış gençlerin, acı dolu hayat hikayelerinin işlendiği filmlerde rol alan sanatçı, kariyerinin son döneminde de komedi filmlerinde yardımcı oyuncu olarak göründü.

Sanatçı, 1980’de “Bağrı Yanık”, “İtirazım Var”, “Hasret”, “Kul Sevdası “Zeytin Gözlüm”, 1981’de “Mutlu Ol Yeter”, 1983’te “Anlatamadım”, 1984’te “Ağlattı Kader”, “Bir Yıldız Doğuyor”, “Çare Sende Allah’ım”, “Garibanlar”, “Sev Yeter”, 1985’te “Güldür Yüzümü”, “İkizler”, “Kul Kuldan Beter”, “Yaranamadım”, 1986’da “Beleşçiler”, “Çığlık”, “Seher Vakti”, “Töre”, “Yıkıla Yıkıla”, “Kader Rüzgarı”, “Kısmetin En Güzeli”, “Küskünüm”, 1987’de “Oğlum”, “Talihsizler”, 1988’de “Yalnızlık Korkusu”, 1990’da “Dertler İnsanı”, “Dünya Boştur”, 2000’de “Sevmemeli”, 2002’de “Bir Akıllı Bir Deli”, “Muhabbet Kuşları”, “Ömerçip”, 2005’te “Balans ve Manevra”, 2006’da “Amerikalılar Karadeniz’de 2”, 2008’de “Esrarlı Gözler”, 2011’de “Şov Bizinıs” filmlerinde oynadı.

Muhterem Nur, Müslüm Gürses’in en büyük destekçisi oldu

Sinema oyuncusu Muhterem Nur ile 1982’de Malatya turnesinde ilk kez karşılaşan ve “Sahneye ilk kim çıkacak” kavgası eden sanatçı, bu olaydan sonra Nur’dan ayrılmadı.

Çocukluğunda hiçbir filmini kaçırmadığı ve büyük bir hayranlık duyduğu Muhterem Nur ile 1986’da hayatını birleştiren Gürses’in, “Esrarlı gözler” isimli şarkısını Muhterem Nur için bestelediği söylendi. O dönem Türk sinemasında oldukça popüler bir konumda olan Nur, eşinin isteğiyle sanat yaşamını sonlandırırken, Gürses’in yaşamındaki en büyük destekçisi oldu.

Müslüm Gürses, eşiyle ilgili yaptığı bir açıklamada, “Her insana bel bağlamam ama Muhterem Hanım, bu dünyanın insanı değil. Ben bugün bir yerlere gelmişsem bunda yüzde 90 Muhterem Hanım’ın payı vardır.” ifadelerini kullanırken, Muhterem Nur ise “Ondan önce yaşamıyordum. Mutlu olmayı, huzuru anladım. Eğer bir gün gözlerim görmez, ayaklarım tutmaz, kollarım da yukarıya kalkıp ona yardım etmezse, o zaman Müslüm’ü yalnız bırakırım.” açıklamasında bulunmuştu.

44 yıllık kariyerinde 78 albüme imza attı

Yaklaşık 44 yıllık kariyerinin büyük bölümünde, hemen her yıl birkaç albüme imza atan ve toplam 78 albüm çıkaran Gürses, yaşamı boyunca “kenar mahalle” ya da “varoş” müziği yaptığı yönünde eleştirilere maruz kalsa da her türden müzisyenin ve müzikseverin saygısını kazanmayı başardı.

Usta sanatçı, 15 Kasım 2012’de geçirdiği by-pass ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Dört ay yoğun bakımda kalan sanatçı solunum cihazına bağlandı. Müslüm Gürses, 3 Mart 2013’te tedavi gördüğü İstanbul Memorial Hastanesinde hayatını kaybetti, cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Mütevazı karakteriyle bilinen Gürses’in yaşamını beyaz perdeye aktaran “Müslüm” filmi ise sanatçının Şanlıurfa’daki çocukluğundan başlayıp Adana’da keşfedilmesine ve İstanbul’da yıldızlaşmasına kadar pek çok bilinmeyen yönünü 2018’de sinemaseverlere sunmuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/feed/ 0
İstanbul Adalet Sarayı’ndaki terör saldırısında Sabancı suikastinin firari sanığı da şüpheliler arasında https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-adalet-sarayindaki-teror-saldirisinda-sabanci-suikastinin-firari-sanigi-da-supheliler-arasinda/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-adalet-sarayindaki-teror-saldirisinda-sabanci-suikastinin-firari-sanigi-da-supheliler-arasinda/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:09:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4164 İstanbul Adalet Sarayı’ndaki polis noktasına düzenlenen terör saldırısına ilişkin soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturmanın şüphelileri arasında Sabancı suikastinin firari sanığı Fehriye Erdal’ın da olduğu öğrenildi. Saldırının talimatını verdikleri öne sürülen ve aralarında Fehriye Erdal’ın da olduğu örgütün sözde merkez komite üyeleri firari 4 şüphelisi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Öte yandan öldürülen saldırganlar Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un adliyeye silahlı bir şekilde girerek bir kısım görevliyi rehin alacağı ve manifesto okuyacakları da öğrenildi.

ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NE TERÖR SALDIRISI

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nın C kapısında bulunan polis kontrol noktasına 6 Şubat tarihinde silahlı terör saldırısı düzenlenmiş, polislerin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada DHKP-C’li teröristler Emrah Yayla ve Pınar Birkoç öldürülerek etkisiz hale getirilmişti. Olayda 3’ü polis memuru 6 kişi yaralanırken, Dilfıraz Karataş isimli bir vatandaşın ise hayatını kaybettiği belirtilmişti. Olaya ilişkin yakalanarak gözaltına alınan 96 şüpheliden 48’i tutuklanırken, 48’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

4 ŞÜPHELİYE YAKALAMA KARARI

Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma çerçevesinde, saldırı eyleminin talimatını verdikleri ve DHKP/C silahlı terör örgütünün merkez komite üyesi oldukları öne sürülen firari şüpheliler Fehriye Erdal, Zerrin Sarı, Seher Demir ve Musa Aşoğlu hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

BİR KISIM GÖREVLİLERİ REHİN ALARAK MANİFESTO OKUYACAKLARDI

Öte yandan hakimlik sevk yazısında, örgütün yönetici kadrosu tarafından verilen talimat doğrultusunda Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un adliyeye silahlı bir şekilde girerek yanlarında getirdikleri malzemelerle daha önce duruşma bahanesiyle içeri giren ve eylem için hazır bekleyen Elif Ersoy, Diyar Ersoy, Necla Birkoç ve Ercan Güneş’in yardımıyla bir kısım görevlileri rehin almak amacında oldukları, yakalamamaları için sahte bomba görünümü verilmiş düzeneklerle içeriğinde bir takım hukuksuz talepler içeren manifestoyu okuyacakları da öğrenildi. Ayrıca sevk yazısında, taleplerinin kabul görmemesi durumunda rehin aldıkları kamu görevlilerine sözde cezalandırma eylemi yapacakları da belirtildi.

FAHRİYE ERDAL, SABANCI SUİKASTI DAVASININ FİRARİ SANIĞI OLARAK YER ALMIŞ

Öte yandan, Fehriye Erdal’ın, Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefi’nin 1996’da öldürülmesine ilişkin kamuoyunda ‘Sabancı suikastı davası’ olarak bilinen davada ‘firari sanık’ olarak yer aldığı, 17 Mayıs 2017’de ise dosyasının ayrıldığı öğrenildi.

Öldürülen terörist Pınar Birkoç

NE OLMUŞTU?

İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta silahla ateş açan 2 terörist ölü ele geçirilmiş, Dilfiraz Karataş hayatını kaybetmiş, 3’ü polis 6 kişi yaralanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 96 şüpheliden 14’ü “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” ve “nitelikli kasten öldürme”, 33’ü “silahlı terör örgütüne üye olma”, 1 şüpheli ise “örgüte yardım etme” suçundan tutuklanmıştı. 48 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Öldürülen terörist Emrah Yayla

Saldırgan Pınar Birkoç’un, olay günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmada yargılanan kardeşi Necmiye Birkoç hakkında da eylemle irtibatlı olduğu değerlendirilerek “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan tutuklama kararı verilmişti.

Saldırı sonrasında sosyal medya hesaplarından provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilenlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklanmıştı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-adalet-sarayindaki-teror-saldirisinda-sabanci-suikastinin-firari-sanigi-da-supheliler-arasinda/feed/ 0
Bursa’daki kuyumcu fonu sanıkları adliyeye sevk edildi: 6 şüpheliden 3’ü tutuklandı https://www.kanal7haber.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-6-supheliden-3u-tutuklandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-6-supheliden-3u-tutuklandi/#respond Sun, 07 Jan 2024 09:00:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2083 Bursa’daki kuyumcu fonu sanıkları adliyeye sevk edildi: 6 şüpheliden 3’ü tutuklandı

Adliyeye sevk edilen 6 şüpheliden 3’ü tutuklandı, 2’si ev hapsine çarptırıldı

BURSA – Bursa’daki kuyumcu fonu adı altında toplam 82 kişiden 500 milyon lira değerinde altın toplayıp ortadan kaybolan kuyumcu ve onunla birlikte hareket ettikleri iddia edilen 6 kişi Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgunun ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan şüphelilerden 3’ü tutuklanırken, 2’si ev hapsine çarptırıldı. Bir şüpheliye ise yurtdışı yasağı getirildi. Öte yandan, İstanbul’da yakalanan kuyumcu A.Ö. ile babası S.Ö. ve iş ortağı A.F.Ş.’nin tüm mal varlıklarına el konulduğu belirtildi.

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde kuyumcu A.Ö. önce yakın çevresinden daha sonra ikamet ettiği ilçeden ve yakın ilçelerden kar payı dağıtma vaadiyle altın toplamaya başladı.

Sisteme para üzerinden dahil olanlar verdikleri para oranında aylık ve 3 aylık periyotlarda, çeyrek altın vererek dahil olanlar altın almaya başladı. Kısa sürede 82 kişiden 500 milyon lira değerinde altın toplayan A.Ö. kar payı ödemelerini yapamayınca bir gece ansızın H.Ş. ile birlikte iş yerindeki tüm altınları toplayarak kaçtı. Kuyumcu dükkanı iki gün açılmayınca para ve altın yatıranlar durumdan şüphelenip Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün yolunu tuttu. Yapılan araştırmalar ve şehir kameraları incelendiğinde, 2 kişinin kuyumcu dükkanından altın dolu çantaları arabaya yükleyerek kaçtıkları tespit edildi.

Orhangazi Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında harekete geçen Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri kuyumcu A.Ö.’nün H.Ş. ile birlikte İstanbul’a gittiğini H.Ş.’nin A.Ö.’yü Beyoğlu ilçesinde R.E. isimli bir arkadaşının evine bırakıp döndüğünü belirledi. Önce H.Ş. gözaltına alındı. Ardından Beyoğlu’nda bir eve yapılan baskında kuyumcu A.Ö. ve arkadaşı R.E. gözaltına alındı. Ekipler daha sonra A.Ö.’nün babası S.Ö. ile ortakları A.F.Ş ile kuyumcu dükkanında çalışan S.İ.’yi gözaltına aldı.

Şuçlamaları kabul etmedi

A.Ö. emniyetteki ifadesinde suçlamaları reddederek, 3 yıl önce işleri bozulduğunda yüksek faizle borç aldığını söyledi. İşleri düzelmeyince başkalarından da borç altın almaya devam ettiğini öne süren A.Ö, “İşlerim iyice zora girdi, ödemeleri yapamaz hale geldim. Bu defa da ödemeleri yapmak için elimdeki altınları ucuza satmaya başladım, yine olmayınca dükkanı kapatıp İstanbul’a gittim” ifadelerini kullandı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan kuyumcu ve olayla ilgisi bulunduğu iddia edilen 5 kişi adliyeye sevk edildi. Bu sabah erken saatlerde geniş güvenlik önlemleri eşliğinde Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nden çıkarılan şüpheliler, Orhangazi Adliyesi’ne götürüldü.

82 kişiden yaklaşık 500 milyon lira değerinde altın aldığı iddia edilen A.Ö. ile babası S.Ö ve ortağı A.F.Ş.’nin tüm mal varlıklarına tedbir konulduğu bildirildi. Mahkemeye çıkarılan 6 şüpheliden, A.Ö, S.Ö, H.Ş tutuklanırken, S.İ. ile A.F.Ş ise ev hapsine çarptırıldı. R.E ise yurtdışı yasağı getirilirken, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan, savcılığın tutuksunuz yargılan 3 kişi hakkında karara itiraz etmesi bekleniyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-6-supheliden-3u-tutuklandi/feed/ 0