Depreme dayanıksız olması nedeniyle valilik, jandarma ve emniyet binalarının yıkımına karar verilmesinin ardından, boşaltılan binaların yıkımına başlandı.
Ortaya çıkan bina enkazlarını değerlendirmek için alınan karar üzerine AFAD İl Müdürlüğü, bölgedeki illerden de gelecek ekiplerle 5 Ocak Pazar günü geniş katılımlı deprem tatbikatı yapılacak.
Binaların yıkımının depremi yansıtacak şekilde yıkılması talep edilmesi üzerine yüklenici firma özellikle yüksek katlı valilik ve emniyet binalarını binayı zayıflatarak yıkmaya başladı.
Havadan yıkılma anı kaydedilen emniyet binası ile çalışma başlatılan bitişiğindeki valilik binasına geçen ekipler, çalışmaları yakın zamanda bitirmeyi hedefliyor.
Deprem tatbikatında kullanılmak üzere enkaza önceden mankenler yerleştiren ekipler, 24 saati bulacak ve gerçeği aratmayacak şekilde bir tatbikatın tamamlanması için çalışmalarını sürdürüyor.
Tatbikat sonrası alanda bulunan bina enkazlarının kaldırılması sonrası aynı alana valilik binasının yapılmasına başlanacağı belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YILDIZ Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Tülay Yıldırım ile Doç. Dr. Anime Melis Uzar tarafından yürütülen projeler, TÜBİTAK ve AFAD arasında imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde açılan ‘1001-UDAP Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı’ kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Böylece yapay zeka kullanılarak yapılacak araştırmada büyük depremlerin önceden tahmin edilmesine odalanılacak.
Büyük yıkımlara yol açabilen depremler dünyanın en tehlikeli doğal afetleri arasında gösterilirken afet sırası ve sonrasında alınması gereken önlemler ise hayati önem taşıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Tülay Yıldırım ile Harita Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Anime Melis Uzar tarafından yürütülen projeler, afet sonrası veri tabanını sağlamlaştırmayı amaçlıyor.
BÜYÜK DEPREMLERİN ÖNCEDEN TAHMİN EDİLEBİLMESİNE ODAKLANILACAK
YTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülay Yıldırım tarafından yürütülen ve üretken yapay zeka modelleri kullanılan ‘Sismokaos: Büyük Depremlerden Önce ve Sonra Türkiye’deki Farklı Fay Zonlarındaki Sismik Aktivitelerin Kaotik Davranışının Analizi, Enerji ve Stres Aktarımının İncelenmesi ve Yapay Zeka Modelleri ile Risk Tahmini’ başlıklı projede; büyük depremlerin habercisi olabilecek işaretlerin, depremlerin kaotik doğası gözetilerek analiz edilmesi ve büyük bir depremin meydana gelme zamanına dair yapılan öngörülerin, yapay zeka modelleri kullanılarak dar bir zaman aralığına çekilmesi amaçlanıyor.
Sismik aktivitelerin kaotik davranışının büyük depremlerle ilişkisinin araştırılacağı projede, büyük depremlerin aynı/farklı fay zonlarında olası enerji ve stres aktarımı ve depremin meydana gelebileceği zonlarda olası büyük depremlerin zamansal risk tahmini üzerine odaklanılacak. Çalışma kapsamında, Türkiye’de büyük depremlerin yaşandığı farklı fay zonları temel alınarak bu fay zonlarının sismik aktivite kayıtlarını içeren veri setleri kullanılacak.
Bu çalışmayla, Türkiye’de sismik aktivitelerin kaotik davranışları ve bunların depremselliğe etkileri üzerine çok kapsamlı bir araştırma yapılırken büyük depremlerin önceden tahmin edilmesi için yeni bir yaklaşım da sunulmuş olacak. Projeden elde edilecek sonuçlarla Türkiye’deki fay hatlarındaki enerji ve stres birikiminin daha iyi anlaşılması ve risk tahminleri yapılması mümkün olacak.
İSTANBUL’DAKİ YERLEŞİM YERLERİ BAZ ALINDI
YTÜ Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Anime Melis Uzar tarafından yürütülen ‘Üretken Yapay Zeka Modellerinin Olası İstanbul Depreminde Hasar Tespitinde Kullanılması ve Coğrafi Bilgi Sistemlerine Entegrasyonu ile Afet Sonrası Faaliyet Planlaması İçin Bilgilerin Oluşturulması’ isimli projede çalışma alanı olarak İstanbul’daki yerleşim bölgesi baz alınıyor. Proje kapsamında, üretken yapay zeka modelleri kullanılarak yol, liman ve havalimanı pisti ulaşım ağlarına yönelik farklı seviyelerde yapay yıkım ve taşkın görüntüleri üretilerek hasar haritaları oluşturulacak.
Pleidas ve SPOT uydu görüntülerinin yanı sıra ülkemizin veri bağımsızlığının sağlanabilmesi için IMECE ve Göktürk-1 uydu görüntülerinin kullanılacağı projede, yıkım haritaları ve ulaşım ağları, her bir binada yaşayan insan sayısı verisiyle birleştirilerek yerleşim bölgeleri ve ulaşım ağlarına ait yıkım haritalarının, ulaşım ağı analizinin ve nüfus bilgisinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) entegrasyonuyla arama-kurtarma ve insani yardım faaliyetlerinde kullanılabilecek bir altlık veri oluşturulacak.
Bu sayede afet sonrasında hasar tespitinin otomatik yapılması, arama-kurtarma ve insani yardım faaliyetlerinin organize edilmesi, insan gücü ve lojistik kaynaklarının etkin kullanımını sağlayacak bir sistem oluşturulacak. Geliştirilecek olan modeller, İstanbul özelinde eğitilecek olmasına rağmen, bu modeller ülkemizin başka bir yerinde gerçekleşebilecek olası depremlerin ardından elde edilecek uydu görüntülerinde de kullanılabilecek. Dolayısıyla, proje kapsamında üretilecek olan modellerin transfer edilebilir ve genelleştirilebilir olması sağlanacaktır.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beden eğitimi öğretmeni Yalçın Yıldız, Gercüş ilçesine bağlı Aydınlı köyü Mağaralı mezrasında kayalıklara tırmanıp kaya balı topluyor. 300 metrelik kayalıklara tehlikeli tırmanış yapan Yıldız, “5 yıldır beden eğitimi öğretmenliğini yapıyorum. Batman Gercüş Aydınlı köyü Mağaralı mezrasında yaşıyorum. Ben hobi olarak bu işi yapıyorum. Birkaç sefer daha bunu dile getirmiştim, bu yıl tekrar bal sezonu geldi ve tekrar başladım bal toplamaya. Sabahın erken saatlerinde uyanıp 2 saatlik yürüyüşün ardından kayaların tepesine ulaştık. 300 metreye yakın bir iniş yaptım. Daha önce arımızın bakımını ve temizliğini yapmıştık, güzel bir şekilde aynı şekilde tekrar açtık. Güzel bir bal vardı, 7 ile 8 kiloya yakın bal çıkardık. 4 ile 5 kilo da arıya bıraktık, arı telef olmasın diye. Bugün 300 metreye yakın kayalıklardan indim yani arının yaptığı yuvaya göre bunlar değişiyor” dedi.
Dağcılık eğitimini almayan bireylerin, bu işe kalkışmaması gerektiğini belirten Yıldız, “Bu işin ucunda ölüm bile var. Benim için bir tehlikesi yok, ben bu işin eğitimini almışım seviyorum. Bu işi hobi olarak yapıyorum. Çevrede kimsede bunu yapmadığı için bir nevi benim de hoşuma gidiyor. Yani elimden geldiğince bu işi devam edeceğim. Bu balı ilaç niyetine kullanıyoruz. Özellikle yaşlı ve hasta olan insanlar için kullanıyoruz. Akraba ve dostlarımıza veriyoruz şifa niyetine, kışın bunu ilaç olarak da tüketiyoruz. Soğuk algınlığı ve bazı hastalıklar için kullanmaktayız. Bu balın faydaları saymakla bitmez. Uzmanlar bu konuda daha iyi bilir. Bizim büyükler eskiden göz körlüğünde bile kullanıyorlarmış, soğuk algınlığı ve yaralarda kullanılıyor. Birçok hastalığa şifa kaynağıdır. Özellikle kanser tedavisinde çok etkilidir. Tamamen organik olduğu için şifa deposudur. Hiçbir katkı maddesi yok. İnsan eli kesinlikle değmiyor, arının doğada yaptığı baldır” diye konuştu. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Daha önce de bu konuya değindim: Uzmanlar HAARP teknolojisiyle yapay deprem yaratılmayacağını söylüyor.
Depremi tetikleyecek bir enerji yaratmak için yüzbinlerce atom bombasının patlatılması gerekiyor.
Peki, insanların doğrudan müdahalesiyle deprem üretmek mümkün mü? Ünlü ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ise konuyla ilgili şu yanıtı veriyor:
“Kimi uzmanlara göre, nükleer bombalarla üretilen sarsıntılar ya da derin madencilik faaliyetleri fay hatları üzerinde belirli etki yaratabilir. Ancak bunun yüksek sismik hareketlere dönüştüğü yönünde bugüne kadar kanıtlanmış bir bilgi yok.”
BU BİR SEKTÖR
AFAD da bu iddiaların gerçek dışı olduğuyla ilgili bir açıklama yayınlamıştı lakin başta da belirttiğim gibi komplo teorilerine inanan çok insan var.
Özellikle pandemi döneminden itibaren komplo teorisyenlerin mantıksız açıklamaları büyük ilgi görüyor.
YouTube’da ekonomiden doğal afetlere, salgınlara kadar birçok konuda kıyamet, kriz, savaş, kıtlık, doğal afet senaryoları üreterek halkı geren, psikolojisini bozan fenomen ve YouTuber’lar var.
Bunların tek bir amacı var, o da çok tıklanıp para kazanmak.
O yüzden beyne aşıyla çip takılmasından ABD gemisinin ürettiği yapay depremlere kadar birçok konuda ilgi çekecek her türlü palavrayı paylaşıyorlar.
Bu bir sektör! ABD’de ‘Kıyameti Bekleyenler’ diye belgesel serileri bile var.
YouTube palavracılarının toplum üzerindeki etkileri tahmin edilenin de çok üstünde!
RTÜK’ün komplo teorici hesaplarla ilgili bir çalışma yapmasında fayda var!
***
MAMA PARASINI AT YARIŞINA YATIRMAK
Yaşama Tutunan Patiler Derneği Başkanı Buket Özgünlü’nün, hayvan severlerin yaptığı mama parası bağışlarını at yarışlarına yatırdığı MASAK raporuyla ortaya çıktı.

Özgünlü, savunmasında at yarışından kazanacağı parayla barınak yaptıracağını söyler mi acaba?
Başıboş köpeklerle ilgili çıkarılan yasaya karşı çıkanlar arasında mama lobisinin olduğunu iddia edenler vardı.
Bu haber bu iddiayı doğrular cinsten.
Ne yazık ki Buket Özgünlü gibi hayvan severlerin duygularını sömüren, bağışları hayvan dostlarımıza harcamayan sahte hayvan severler ve dernek başkanları da var!
***
DARP, YARALAMA KATALOG SUÇU OLSUN
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Necip Cem İşçimen, Fenerbahçe-Alanyaspor maçını izledikten sonra, otoparkın çıkışında arkasından kornaya basan sürücü tarafından saldırıya uğraması, saldırganın yere düşürdüğü savcıyı defalarca yumruklaması görüntülerini dehşetle üzülerek izledik.
Saldırganın yedi suç kaydının olmasına da şaşırmadık.
Saldırgan bu sefer sert kayaya çarptı. Muhtemelen ağır bir ceza alacak.

Öte yandan saldırgan, savcı değil de normal bir vatandaşı dövseydi muhtemelen tutuksuz yargılanarak şiddet dolu hayatına devam edecekti.
Birçok suçtan sabıkası olanlar, yargının zafiyetini, hapis yatmayacağını bildikleri için şiddet suçu işlemeye devam ediyor!
Ne yazık ki, ülkemizde darp, yaralama suçu işleyenler genelde tutuklanmıyor. Sürekli haberlerde izliyoruz insanları hunharca dövenler, tutuklanmadan aramızda yaşamaya devam ediyorlar.
İnfaz yasasında darp ve yaralama, katalog suçu kapsamına alınmalı.
Darp ve yaralama suçu işleyenler hapis cezasına çarptırılmalı.
Toplumun huzuru için bu yasa değişikliğine ihtiyaç var!
***
İNFAZ YASASI DEĞİŞMELİ
İzmir’de Bülent Şengün (37), taksici Arif Karabacak’ı gasp ederek tabancayla öldürüp ardından yoldan geçen bir hafif ticari aracı gasp etti.
Hafif ticari araçla gittiği marketi de soymaya çalışan şüpheli, kendisine direnen iş yeri çalışanı İlayda Algar’ı yaralayıp, daha sonra ise ATM’den para çeken Engin K.’yı gasp ederek, tabancayla vurarak öldürdü.

ABD filmlerindeki seri katiller gibi… Polis yakalamasa kim bilir kaç kişiyi daha öldürüp Meksika sınırını geçecekti!
Oysa Şengün cinayetten 2004 yılında girdiği cezaevinden 2019 yılında denetimli serbestlik şartıyla tahliye edilmişti!
Ve cinayetlerine kaldığı yerden devam etti. Buna benzer birçok olay yaşandı ve yaşanmaya devam edecek!
Ne yazık ki, ülkemizdeki infaz sistemi doğru işlemiyor.
Katiller, gaspçılar vs. az hapis yatıp çıkıp kaldıkları yerden suç işlemeye devam ediyorlar!
Daha caydırıcı cezalara ihtiyaç var!
Eğer sorun cezaevlerinin kapasitesinin yetmemesi ise yeni büyük cezaevleri yapılmalı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir, Aydın, Manisa ve Bolu başta olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesindeki orman yangınları devam ediyor. Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde önceki gün çıkan orman yangını Muğla il sınırına ulaştı.

YANGIN MUĞLA SINIRINDA
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde etkili olan rüzgarla birlikte alevler Muğla’nın Kavaklıdere ilçesine bağlı Çavdır Mahallesi sınırına kadar ulaştı. Alevlerin ilerlememesi için dozerler ve iş makineleri ile çalışmalar sürerken, itfaiye ekipleri hat üzerinde olası sıçramaya karşı hazır bekletiliyor.
TAHLİYELER BAŞLADI
Mahalleli, kendilerine ait traktörlerle tedbir amaçlı bölgeden uzaklaştı. Jandarma ekipleri, iş makineleri, itfaiye ve yangına müdahale eden araçlar dışında bölgeye sivil araç almıyor. Çavdır ile yakınındaki Yeşilköy mahallelerinde yaşlılar, çocuklar, hastalar ve hayvanlar ise AFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ( Afad ) koordinesinde tedbir amaçlı tahliye edildi.
8 UÇAK VE 14 HELİKOPTER HAVADA
Yangına kara ekiplerinin yanı sıra havadan da 8 uçak ve 14 helikopterle müdahale ediliyor. Güre, Hışımlar ve Malküpü ve Örmepınar mahallelerinde yanan alanlar dronla görüntülendi. Ekiplerin yangını söndürme çalışmaları havadan ve karadan sürüyor.

İZMİR’DEKİ YANGIN HALA DEVAM EDİYOR
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına havadan müdahale edilmeye yeniden başlandı. Ekipler, yangını kontrol altına alma çalışmalarını şiddetli rüzgara rağmen sürdürüyor.
Karşıyaka ilçesi Yamanlar Mahallesi Karatepe mevkisinde önceki gün başlayan yangın yerleşim yerlerine kadar ulaşmıştı. Yangında 16 ev yanmış, 87 ev ve 45 iş yeri boşaltılmıştı. 3 mahallenin de tahliye edildiği yangın dolayısıyla hayvan barınağı da boşaltılmıştı. Karşıyaka’da başlayan ve Bayraklı ile Çiğli ilçesindeki ormanlık alanlara da yayılan yangında, kentin birçok noktası duman altında kalmıştı. Yangın söndürme çalışmalarına, orman ekiplerinin yanı sıra belediyeler, polis, AFAD, jandarma personeli de araçlarıyla destek vermişti.

BİR YANGIN DA MENDERES’TE ÇIKTI
İzmir’in Menderes ilçesinde de orman yangını çıktı. İzmir Orman Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, Şaşal Mahallesi’nde saat 16.45’te çıkan orman yangınına ilk müdahale 10 dakika sonra gerçekleştirildi. Yangını söndürmek için 1 uçak, 3 helikopter, 7 arazöz, 2 su ikmal, 1 dozer ve 1 yer ekibi ile çalışmalar devam ediyor.
MANİSA GÖRDES’TEKİ YANGIN DİĞER İLÇELERE SIÇRADI
Manisa’nın Gördes ilçesinde başlayıp Salihli ve Gölmarmara ilçesine ulaşan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale devam ediliyor. Boyalı Mahallesi’nde 14 Ağustos’ta çıkan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle yayılarak Salihli ilçesine bugün de Gölmarmara ilçesi Yunuslar Mahallesi’ne ulaştı.

Gördes’in yanı sıra Salihli’nin Kale Mahallesi ile halen Gölmarmara’nın Yunuslar Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda etkili olan yangına 6 uçak, 14 helikopter, 46 arazöz, 14 su ikmal aracı, 6 iş makinesi, 6 ilk müdahale yer ekibi müdahale ediyor. Yangınla mücadelede 45 teknik eleman olmak üzere 450 personel görev yapıyor.
Kayacık Mahallesi’nde 15 Ağustos’ta çıkan ve devam yangına ise 1 uçak, 4 helikopter, 15 arazöz, 3 su ikmal aracı, 2 iş makinesi, 1 ilk müdahale yer ekibi müdahale ederken, 5 teknik eleman olmak üzere 100 personel bölgede söndürme çalışmalarına katılıyor. Alevlerden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunan Manisa Valisi Enver Ünlü, Salihli’nin Hacıhıdır Mahallesi ile Gölmarmara’nın Yunuslar ve Çamköy Mahallelerinde yangın riskinin devam ettiği bilgisini paylaştı.

UŞAK
Uşak’ın Eşme ilçesi Dereli köyü yakınlarındaki otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangın ormanlık alana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye arazözler ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangına havadan da 1 helikopter ile müdahale ediliyor.
BOLU
Bolu’nun Göynük ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangını söndürme çalışmaları devam ediyor. Bekirfakılar köyü mevkisindeki ormanlık alanda önceki gün öğle saatlerinde çıkan yangının söndürülmesi için çalışma yürütülüyor.

Yangını söndürme çalışmalarına Bolu ve çevre illerden 12 helikopter ile 138 arazöz ile 245 araç ve iş makinesi destek veriyor. Bölgede görev yapan 1357 personel ile yangının söndürülmesi için havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangının sürdüğü Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde incelemelerde bulundu. Örmepınar Mahallesi yakınındaki kriz merkezinde gazetecilere açıklama yapan Yumaklı, bir önceki açıklamasında 6 aktif yangından bahsettiğini hatırlatarak, “Bunlardan bir tanesi olan Muğla Milas yangını kontrol altına alındı çok şükür. Halihazırda 5 aktif yangınımız var. İzmir Karşıyaka Yamanlar’la alakalı 3 uçak, 14 helikopterle bir vadinin içerisine sıkıştı yangın. Orada ulaşım biraz zor. Bu şekilde uçaklar ve helikopterlerle bu alanda baskıyı azaltıp arkadaşlarımızın bir şekilde müdahale ederek söndürmesini bekliyoruz.” diye konuştu.

“AĞIR SINIF YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞINI BURAYA YÖNLENDİRDİK”
Yumaklı, Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki yangına da 8 uçak, 14 helikopterle müdahale edildiğini anlatarak, şunları söyledi: “Bu uçaklardan bir tanesi de geçtiğimiz haftalarda Türkiye’ye getirmiş olduğumuz Be-200, ağır sınıf yangın söndürme uçağı. Onu da buraya yönlendirdik. Şu anda arkamızda bulunan dumanlarını gördüğümüz kuzey hattı yangının çıkış noktası olan Alhisar köyüne yakın bir nokta. Maalesef burada da kırsal alanda başlayıp ormana sirayet eden bir yangın var. Kesin olmamakla beraber yine bir dikkatsizlik sonucu maalesef şu andaki duruma geldiğimizi düşünüyoruz.”
Bölgede rüzgarın dün çok şiddetli olduğunu, bugün ise düne göre bir miktar azaldığını kaydeden Yumaklı, kuzey ve güney hattaki 2 noktada ekiplerin yoğun çalıştığını anlattı. Yumaklı, güney hatta çok verimli ormanların yer aldığını vurgulayarak, “Orada bizi çok çok daha zorlayacak. Rüzgarın çok ciddi bir şekilde artması durumunda arkadaşlarımız, müdahale eden ekiplerimiz için de hayati tehlikeler söz konusu olabiliyor. Güre, Hışımlar ve Malküpü mahalleleri burada tahliye edildi. Hışımlar’da üç ev, Örmepınar’da da iki ev hasar görmüş durumda. 10 personelimiz ve 59 vatandaşımız dumanlardan etkilendi ama sağlık durumları açısından herhangi bir risk yok.” ifadelerini kullandı.
“HERKES CANSİPERANE ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR”
İncelemelerde bulunmak üzere Umurlar köyüne gelen Vali Erkan Kılıç, yetkililerden bilgi aldı. Kılıç, gazetecilere, “Yangın şu anda tam kontrol altına alınmadı ama ekiplerimiz yoğun şekilde çalışıyor” dedi. Dün ve önceki güne göre daha iyi durumda olduklarını aktaran Kılıç, AFAD, Orman Genel Müdürlüğü, sağlık, jandarma, emniyet, Kızılay dahil bütün kurumların sahada olduğunu kaydetti.

Kılıç, herkesin cansiperane çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti: “Şu anda yangın belli noktalarda söndürüldü. Oralara tedbir amaçlı müdahaleler devam ediyor. Amacımız yangının daha da yayılmasını önlemek. Çıkabilecek yangınlara da anında müdahale etme noktasında arkadaşlarımız çalışıyor. Bu yangınla ilgili de Sayın Bakanımız da dün açıklamıştı, 4 kişi gözaltına alındı. Şu anda onların işlemleri devam ediyor. Anızdan çıktığını değerlendiriyoruz. Bu konuda da bütün vatandaşlarımızın duyarlı olmasını istiyoruz. Nelere mal olduğunu hep beraber görüyoruz.”
YANGIN BÖLGESİNDEN TAHLİYELER VAR
Vali Kılıç, tedbir amaçlı tahliyelerin yapıldığının hatırlatılması üzerine yaşlı, kadın, çocuk ve engelli birey olmak üzere 490 kişiyi akrabalarının yanlarına yerleştirdiklerini dile getirdi. Vatandaşların evlerini bırakmak istemediğini belirten Kılıç, “Burada beyaz et sektöründen dolayı tavuk kümesleri var. Orada da çok büyük sayıda tavuklarımız var. Dolayısıyla onlara da sahip çıkmak istiyorlar, bakımları var. Ama bir şekilde ikna ettik vatandaşları, tehlikeli alandan çıkararak tahliye etmeye gayret gösterdik. Vatandaş da bize duyarlılık gösterdi. Bununla ilgili süreci izleyeceğiz. İnanıyorum ki kısa sürede normale döner ve kendi evine, bağ bahçesine vatandaşlarımız döner.” diye konuştu.

Kentte ekiplerin su alma alanlarıyla ilgili sıkıntı yaşayıp yaşamadığı sorulan Kılıç, sıkıntı olmadığını, kentte 200’ün üzerinde irili ufaklı göl ve göletin bulunduğunu kaydetti. Soru üzerine Kılıç, yangınla ilgili gözaltına alınanların işlemlerinin devam ettiğini aktararak, “4 kişi, arazinin sahipleri aslında.” dedi. Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin yangına çok hızlı bir şekilde müdahale ettiğini vurgulayarak, “İlk saniyesinden itibaren müdahaleye başlandı. Herkes olağanüstü bir gayret gösterdi. Temennimiz bu tip yangınlarla bir daha karşılaşmamak. Cenab-ı Allah ülkemizi her türlü afetlerden korusun.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.
Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.
“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”
Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:
“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”
Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.
Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR
]]>Van’da okul ve kurumlarda düzenledikleri eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleriyle afetler konusunda farkındalığı artırmaya çalışan AFAD İl Müdürlüğü, “İmamlar Destek AFAD Gönüllüsü Oluyor” projesini başlattı.
Görev yaptıkları yerlerde yaşanabilecek doğal afetlere ve olaylara daha hızlı müdahale edilmesi amacıyla projeye dahil edilen imamlar, AFAD görevlileri tarafından 8 günlük teorik ve uygulamalı eğitime tabi tutuldu.
AFAD yerleşkesinde hafif arama kurtarma, enkazdan yaralı taşıma teknikleri, çadır kurma, dağcılık, malzeme kullanımı ve bakımı konusunda eğitim alan imamlar, ekiplerle birlikte tatbikat yaparak öğrendiklerini pratiğe dökme imkanı da buldu.
Eğitimlerini tamamlayan 86 imam, çığ, sel, deprem gibi acil durumlara hem olaylara kısa sürede daha profesyonelce müdahale edilmesini sağlayacak hem de çevrelerindeki kişileri yönlendirerek ekiplerin olay yerine yetişmesine kadar geçen sürenin daha verimli değerlendirilmesine öncülük edecek.
“Yıl sonuna kadar 500 imama daha eğitim vermek istiyoruz”
AFAD İl Müdürü Mehmet Ulutaş, AA muhabirine, eğitim alan imamların acil durumlarda sahada aktif olarak görev yapmalarını planladıklarını söyledi.
Afet gönüllülük sisteminin yıl boyunca devam ettiğini belirten Ulutaş, “İlimizde 86 imama AFAD gönüllülük sistemi kapsamında eğitim verdik, yıl sonuna kadar 500 imama daha eğitim vermek istiyoruz.” dedi.
Eğitimlerin önemine değinen Ulutaş, “Eğitimlerimiz devam ediyor. Afet ve acil durumlarda, verdiğimiz eğitimler sayesinde imamlar, profesyonel ekiplere destek amaçlı sahada görev alabilecek. Hafif arama kurtarma eğitimleri, enkazdan yaralı taşıma teknikleri, çadır kurma, malzeme kullanımı ve bakımı konusunda aldıkları eğitimler çok önemli. Muhtarlara da eğitim vererek sisteme dahil etmek istiyoruz.” diye konuştu.
AFAD arama kurtarma teknisyeni Sıracettin Bayram, riskli bir bölgede yaşadıklarını ve her zaman bu risklere hazır olmaları gerektiğini ifade etti.
Tüm kesimlere verdikleri afet farkındalık eğitimlerinin devam ettiğini dile getiren Bayram, şunları aktardı:
“Kurumumuzda eğitim alan imamların büyük bölümü kırsalda görev yapıyor. Kırsalda oluşabilecek afete bizden önce ulaşma şansları daha yüksek. Bu nedenle aldıkları eğitimler sayesinde ilk müdahaleyi gerçekleştirebilecek ve bize zaman kazandıracaklar. Bu tarz birçok planlamamız var. Saha tatbikatlarımıza devam ediyoruz.”
“Daha önce nasıl hareket edeceğimiz konusunda bir fikrimiz yoktu”
Özalp ilçesinde görev yapan imam Kurban Keskin, AFAD eğitimlerini bütün vatandaşların, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanların alması gerektiğini vurguladı.
Van’da büyük yıkıma neden olan 7,2 büyüklüğündeki depremi yaşadığını anlatan Keskin, şunları anlattı:
“O zaman depremde ne yapacağımızı bilmiyorduk. Evimizde ve sokakta nasıl hareket edeceğimiz, nasıl koordine olacağımız konusunda bir fikrimiz yoktu. 6 Şubat depreminde Hatay’da görev aldım. O esnada birçok vatandaşımız ne yapacağını bilmiyordu. 6 Şubat depreminden sonra AFAD’ın çalışmalarını gördüm ve ‘Neden eğitim almıyorum?’ diye düşündüm. Aldığımız eğitimler sayesinde en basitinden düdüğün 3 kere çalması durumunda enkazdan uzaklaşılması gerektiğini öğrendik.”
Aldıkları eğitimin imamlar için önemli olduğunu belirten Keskin, “Kırsal bölgelerde vatandaşların bilgilendirilmesi için bu eğitim çok önemliydi. Aldığımız eğitimler sayesinde cemaati bilinçlendirebiliriz. Bir afet olduğu zaman veya bir çoban düştüğü zaman onu nasıl kurtaracağımızı bilmiyorduk. Aldığımız eğitim sayesinde öğrendik. Bir olay yaşandığında AFAD ekipleri gelene kadar imamlar ilk müdahaleyi yapabilecek.” ifadelerini kullandı.
Van İl Müftülüğünde vaiz olarak görev yapan ve eğitimlere gönüllü olarak katılan Elem Yıldız, 6 Şubat depreminden sonra eğitim almaya karar verdiğini ifade etti.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’da bir hafta görevli olarak çalıştığını belirten Yıldız, “Depremden 1 gün sonra çalışma arkadaşlarımla yola çıktık. Halkımız için çok üzücü bir durumdu. Manzarayı gördüğümde çok üzüldüm, keşke eğitim alsaydım diye düşündüm. Burada profesyonel ekiplerden eğitim aldık, çok güzel bilgiler öğrendik. Ülkemizin deprem ülkesi olduğunu unutmamalıyız, bu yüzden bu eğitimler çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>