Paris’te Avrupalı liderleri ağırlayan Macron görüşmelerin ardından, Batı’da askerlerin Ukrayna’ya gönderilmesi konusunda “fikir birliği” olmadığını söylemişti.
Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, NATO birliklerinin Ukrayna’ya konuşlanması halinde Rusya ile doğrudan çatışma yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Rus kuvvetleri son dönemde Ukrayna’da yeni kazanımlar elde etti. Kiev Batı’dan acilen daha fazla silah ve mühimmat talebinde bulunuyor.
Macron Pazartesi akşamı düzenlediği basın toplantısında şöyle konuşmuştu:
“Bazı unsurların konuşlandırılmasını haklı çıkaracak bir güvenlik ihtiyacının olabileceğini göz ardı etmemeliyiz.”
Fransa lideri hafta başında Ukrayna’ya yapılacak yardımları görüşmek amacıyla Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD ve Kanada’dan da temsilcilerin katıldığı sürpriz bir toplantı düzenledi.
Rusya’nın Ukrayna işgali bu hafta üçüncü yılına girdi ve Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük savaşın yakın bir tarihte sona ereceğine dair bir işaret görünmüyor.
NATO ülkeleri öneriye hangi yanıtı verdi?
Macron’un yorumları Rusya’nın yanı sıra bazı Avrupa ve NATO üyesi ülkelerden de tepki aldı.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden’ın “zafere giden yolun” askeri yardım sağlamaktan geçtiğine inandığı, “böylece Ukraynalı askerlerin kendilerini savunmak için ihtiyaç duydukları silah ve mühimmata kavuşabilecekleri” belirtildi.
Açıklamada, “Başkan Biden, ABD’nin Ukrayna’ya asker göndermeyeceğini açıkça ifade etti” denildi.
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, hiçbir Avrupa ülkesinin veya NATO üyesi devletin Ukrayna’ya asker göndermeyeceği yönünde varılan mutabakatta bir değişiklik olmadığını söyledi.
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın sözcüsü, Ukrayna güçlerini eğiten az sayıdaki personelin dışında, ülkenin Ukrayna’ya büyük ölçekli asker konuşlandırma planının olmadığını belirtti.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin ofisi, İtalya’nın “desteğinin, Ukrayna topraklarında Avrupa veya NATO ülkelerinden birliklerin varlığını içermediğini” kaydetti.
Kremlin adına Peskov, Macron’un önerisini “önemli” ve “yeni” olarak nitelendirdi ve bunun kesinlikle NATO üyelerinin çıkarına olmadığını belirtti.
Peskov, “Bu durumda, olasılık hakkında değil, (doğrudan çatışmanın) kaçınılmazlığı hakkında konuşmamız gerekir” dedi.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg daha önce Ukrayna’ya asker gönderilmesi fikrini gözden geçirdiği iddiasını reddetmiş, ancak ittifakın NATO üyesi olmayan Ukrayna’yı desteklemeye devam edeceğini vurgulamıştı.
Aralarında Polonya, İspanya ve Çek Cumhuriyeti’nin de bulunduğu bir dizi NATO üyesi ülke de aynı tutumu benimsediklerini dile getirdi.
Rusya, Batılı müttefiklerin sağladığı modern silahlara önemli derecede bağımlı olan Ukrayna’dan çok daha büyük bir askeri güce sahip.
Batı’nın Ukrayna’ya yardımları hangi boyutta?
Almanya merkezli Kiel Enstitüsü verilerine göre ABD, Ukrayna’ya en fazla askeri yardımda bulunan ülke ve 15 Ocak itibarıyla 42,2 milyar euroluk (45 milyar dolar) taahhütte bulundu.
Almanya aynı dönemde 17,7 milyar euroluk taahhütle ikinci sırada yer alırken, onu 9,1 milyar euro askeri yardım sağlayan İngiltere takip ediyor.
Salı günü Biden, Beyaz Saray’da yapılan bir toplantı sırasında ABD Kongresi liderlerini Ukrayna için 60 milyar doları içeren 95 milyar dolarlık ABD yardım paketini onaylamaya çağırdı.
Paket, ABD Temsilciler Meclisi’ne takılmış durumda.
Avrupa Birliği de Mart ayına kadar Ukrayna’ya 1 milyon top mermisi gönderme hedefine ulaşamıyor.
Paris’teki toplantıda, üçüncü ülkelerden yüz binlerce mühimmatın satın alınmasına yönelik girişimde ilerleme kaydedildiği bildirildi.
]]>RUSYA, ZELENSKİ’NİN AÇIKLADIĞI RAKAMI YALANLADI
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, başkent Moskova’da askeri yetkililerle yaptığı toplantıda, Rus ordusunun faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Şoygu, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin, “Rusya iki senedir devam eden savaşta 31 bin askerimizi kaybettik açıklamasını yalanladı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski“UKRAYNA ORDUSU 444 BİNDEN FAZLA ASKER KAYBETTİ”
Şoygu, “Ukrayna ordusunun çatışma potansiyelinin düştüğünü ileri sürerek, “Düşman, yılın başından beri her gün 800’ü aşkın asker ve yabancı üretimli silahlar dahil 120 çeşitli silah kaybediyor. Özel askeri operasyonun başlamasından bu yana Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, 444 binden fazla asker kaybetti.” ifadelerini kullandı.
Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu“RUS ORDUSU DONETSK’TE 3 YERLEŞİM YERİNİ DAHA ELE GEÇİRDİ”
Şoygu, Rus ordusunun Donetsk ve Kupyansk yönündeki pozisyonlarını güçlendirmeyi sürdürdüğüne ve Donetsk bölgesinde son hafta içinde Pobeda, Lastoçkino ve Severnoye yerleşim birimlerinin Rus ordusunca ele geçirildiğine dikkati çekti.
“DEAŞ’LI SAYISI GEÇEN YIL YÜZDE 15 ARTTI”
Orta Asya’daki duruma da değinen Şoygu, “Bölgedeki durum zor. En büyük tehdit, halen Afganistan’dan çıkıyor. DEAŞ militan sayısı, geçen yıl yüzde 15 arttı. Onların amacı KGAÖ’nün (Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü) güneydeki sınırlarında radikal ideoloji ve yıkıcı faaliyetleri yaymaktır.” diye konuştu. Bölgede 100’den fazla Batı yanlısı sivil toplum kuruluşunun Rusya’ya karşı faaliyet gösterdiğini aktaran Şoygu, bununla ilgili gerekli önlemleri aldıklarını dile getirdi.

Merkez Askeri Bölgesi’ne bağlı birliklerin, bölgede krizlerin çözülmesi yönünde adımlar atacağını, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan topraklarında düzenlenecek 7 askeri tatbikata katılacağını kaydeden Şoygu, “Bu bölgenin birlikleri, ‘İskender-M’ füze sistemleri ve ‘Tornado-G’ çok namlulu roketatarlar dahil modern silahla donatılıyor. 18 askeri birlik yeniden oluşturulacak. Birliklere 360’tan fazla modern askeri teçhizat sevk edilecek.” dedi.
“ABD, KORE VE TAYVAN’DAKİ GERİLİMİ KULLANIYOR”
Şoygu, Kore Yarımadası ve Tayvan bölgesindeki durumu değerlendirerek, ” Washington, Pasifik Okyanusu’nun batı kısmında askeri varlığını genişletmek için Kore Yarımadası ve Tayvan Adası açıklarında artan gerilimi kullanmaya devam ediyor. Bu yıl, ABD ve müttefiklerinin, NATO üyesi ülkelerin askeri potansiyeli kullanılarak ortak askeri tatbikat sayısını artırması bekleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.
ABD Başkanı Joe Biden“WASHINGTON, AVRUPA ÜLKELERİNDE NÜKLEER POTANSİYELİNİ ARTIRIYOR”
Rusya’nın doğu sınırlarındaki güvenliğin artırılması hedefiyle Doğu Askeri Bölgesi’nin savaş imkanlarını güçlendirme yönünde önlemler aldıklarını dile getiren Şoygu, Rusya, Moğolistan, Hindistan, Laos ve Vietnam’dan askeri birliklerin yer alacağı 4 uluslararası askeri tatbikat düzenleneceğini bildirdi. Şoygu, “Radyasyon, kimyasal ve biyolojik tehditler, ABD’nin kışkırtıcı eylemleri nedeniyle artıyor. Washington, Avrupa ülkelerinde nükleer potansiyelini artırıyor ve nükleer silah başlıklarını sevk etme araçlarıyla ordusunu donatıyor.” açıklamasında bulundu.
Rusya Silahlı Kuvvetlerine bağlı Radyasyon, Kimyasal ve Biyolojik Savunma Kuvvetlerinin rolünün önemine işaret eden Şoygu, bu birliklerin modern silahlarla donatıldığını kaydetti.
ZELENSKİ NE DEMİŞTİ?
Rusya’nın Ukrayna’ya 24 Şubat 2022’de başlattığı savaşta 2 yıl geride kalırken, Ukrayna Devlet Başkanı Valdimir Zelenskiy, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de basın toplantısı düzenleyerek devam eden savaşa dair açıklamalarda bulunmuştu. Zelenskiy, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda bugüne kadar en az 31 bin Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini açıklayarak, “Bu savaşta 31 bin Ukraynalı asker öldürüldü. Ne 300 bin ne de 150 bin. Ama yine de bu bizim için büyük bir kayıp” demişti.
]]>Merkez Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi’nde yaşayan 25 yaşındaki Muhammet Akan, yaklaşık 2 sene önce arkadaşı A.B. (27) ile Reşatbey Mahallesi’nde giyim mağazası açtı. İddiaya göre, işlerin bir süre sonra kötü gitmesi üzerine A.B., tefeciden para aldı ve Muhammet Akan’ı borçlandırdı ancak Akan, borçları ödeyemedi.
Askere giderken kaçırıldı
2022 yılının Aralık ayında Muhammet Akan için ailesi asker kınası düzenledi ve genç askere gönderildi. Aile 20 gün evlatlarıyla askerdeymiş gibi konuşurken 20 gün sonra A.B., Akan’ın ailesini arayıp, ‘Oğlunuz benim yanımda. Bana borcu var. Borcunu ödemeniz karşılığında onu bırakırım’ dedi. Çaresiz baba İsmail (55) ise evladını serbest bırakması karşılığında A.B.’ye 500 bin lira para verdi.
Oğlu geldi, hiçbir şey anlatmadı
Ocak ayında ise Muhammet Akan serbest bırakıldı, geri eve döndü ancak hiçbir şey anlatmadı. Akan, sosyal medya üzerinden kıyafet satarak yeniden çalışmaya başladı.
8 Şubat’ta ortadan kayboldu
8 Şubat 2023 tarihinde ise Muhammet Akan, sabah saatlerinde ‘işe gidiyorum’ diyerek evden çıktı. Akşam saatlerinde ise karşı komşu M.Ç. (25), Akan’ın ortağı A.B. ve aileleri eve gelip, ‘Oğlunuz ortadan kayboldu. Bize 4 milyon lira borcu var. Tefeciden onun adına biz para çektik’ dedi. Aile ise evlatlarını her yerde aradı ancak bulamayınca polise gidip başvurdu.
3 Temmuz’da ortaya çıktı
3 Temmuz’da polis ekipleri aileyi arayıp ‘Oğlunuz şu anda Adana Adliyesi’nde ifade veriyor’ deyince İsmail ve Emine Akan çifti hemen adliyeye gitti ve evlatlarını buldu. Acılı anne ve babanın bütün ısrarlarına rağmen Muhammet Akan eve dönmeyi kabul etmeyip, “Borcum var. Antalya’da kalıyorum 1-2 ay sonra geleceğim. Aralık ayında bedelli askerliğim var. Oraya gideceğim” dedi.
7 aydır hiç haber alınamadı
Acılı aile evlatlarını bırakıp eve dönerken, Muhammet Akan birkaç kez ailesini aradı. En son Temmuz ayında alacaklılar tekrar eve gelip aileye, “Muhammet borcunu ödemezse senin engelli evladını, Muhammet’i ve sizi öldüreceğiz” tehdidinde bulundu. Muhammet Akan ise o günden sonra ailesini hiç aramadı ve Aralık ayında gitmesi gereken bedelli askerliğe de gitmediği ortaya çıktı.
Polis ekiplerine de durumu anlatan aile, polis ekipleriyle birlikte her yerde evlatlarını arıyor.
“Onu çok özledim”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan anne Emine Akan, “Benim oğlum öldürüldüyse bir mezarı olsun. Gidip toprağıyla avunayım. Onu çok özledim. Hayatından endişe ediyorum. Oğlum bize çok düşkündü ama aylardır haber alamıyoruz. En son Temmuz ayında gördüm. Eve gelsin diye yalvardım ama gelmedi” diyerek gözyaşlarını tutamadı.
“Oğluma her şeyi yapmış olabilirler”
Baba İsmail Akan ise evladının hayatından endişe duyduğunu belirterek, “Oğlum öldürüldüyse mezarı ya da hapisteyse bilelim. Ne olduğunu bilelim, belirsizlik içinde yaşamak istemiyoruz. Alacaklılar tehdit ettiler. Biz korktuk ama bu kadar uzayacağını bilmedik. Oğlumuz gelsin, çalışsın borcu varsa ödesin dedik. Bizim oğlumuzun niye borcu var. Herkes gelip ‘oğlun günde 15 bin lira para kazanıyor’ diyorlardı. Ne oldu o para biz bilmiyoruz. Bu borç niye azalmıyor. Oğlumun hayatından endişe ediyoruz. Oğluma her şeyi yapmış olabilirler” ifadelerini kullandı.
“Oğlumun hayatından endişe duyuyorum”
Oğlunun askere giderken kaçırıldığını da anlatan Akan, “Bu A.B., benim oğlumun asker kınasına geldi, eğlendi sonra da otobüsün önünü kesip oğlumu kaçırdı. 20 gün boyunca biz oğlumuzla asker diye konuşuyorduk. En son oğlumun kaçırıldığını öğrendim. Ben borçların bir kısmını ödedim, oğlumu geri aldım ama benim ödediklerim çok ufak bir kısmıymış. Ben 500 bin lira ödedim ama şu anda 4 milyon lira borç var diyorlar. Benim oğlum bedelli askerliğe de gitmedi. İnsan ateşin içinde olsa dahi gidip askerliğini yapar. Ben oğlumun hayatından endişe duyuyorum” dedi.
Öte yandan, alacaklıların eve geldiği anlar da güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. – ADANA
]]>Savunma ve güvenlik alanındaki çalışmalarıyla bilinen İngiltere merkezli düşünce kuruluşu RUSI’nin hazırladığı rapor, “Wagner Afrika’da: Rus paralı asker grubu nasıl yeniden şekillendi?” başlığını taşıyor.
Rus hükümetinin iç belgeleri, Batılı şirketleri stratejik öneme sahip bir bölgeden uzaklaştırmak amacıyla Batı Afrika’daki madencilik yasalarını değiştirmek için nasıl çalıştığını da detaylandırıyor.
Bu çalışmalar, Rus hükümetinin Haziran 2023’te başarısız bir darbenin ardından dağılan Wagner paralı asker grubunun yaptığı işleri devralma sürecinin bir parçası.
RUSI’de kara savaşı uzmanı ve raporun yazarlarından biri olan Jack Watling bu durumu “Rus devletinin Afrika politikasının açığa çıkması” olarak nitelendiriyor.
Haziran 2023’te Yevgeni Prigojin muhtemelen dünyanın en korkulan ve en ünlü paralı askeriydi. Wagner Grubu milyarlarca dolar değerinde şirketi ve projeyi kontrol ediyor, paralı askerleri Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin merkezinde yer alıyordu.
Prigojin, Devlet Başkanı Vladimir Putin’i tehdit edecek şekilde askerleriyle Moskova’ya doğru yürüyüşe geçmesi ardından Wagner grubu liderlerinin büyük bir kısmıyla birlikte şüpheli bir uçak kazasında öldü.
Watling’e göre, “Prigojin’in isyanından kısa bir süre sonra Kremlin’de yapılan bir toplantıda Wagner’in Afrika operasyonlarının doğrudan Rus askeri istihbaratı GRU’nun kontrolü altına girmesine karar verildi”.
Kontrol, 29155 Birimi’nin başındaki General Andrey Averyanov’a verilecekti. Bu birim, yabancı hükümetleri istikrarsızlaştırma ve suikastlar konusunda uzmanlaşmış gizli operasyonları yürütüyordu.
Ancak General Averyanov’un yeni görevi hükümetleri istikrarsızlaştırmak değil, Rusya’nın madenlere erişimini sağlama karşılığında bu hükümetlerin geleceğini güvence altına almaktı.
Eylül ayı başında General Averyanov, Savunma Bakan Yardımcısı Yunus-Bek Yevkurov ile birlikte Afrika’daki eski Wagner operasyonlarını kapsayan bir tura başladı.
Libya’nın bir kısmını kontrol altında tutan General Halife Hafter, Burkina Faso’daki darbe lideri İbrahim Traoré ile görüştükten sonra, muhtemelen kıtadaki en köklü Wagner operasyonunun merkezi olan Orta Afrika Cumhuriyeti’ne ve cunta liderleriyle görüşmek üzere Mali’ye gittiler.
Daha sonra geçen yıl Nijer’de darbe ardından iktidarı ele geçiren askerlerden biri olan General Salifou Modi ile görüştüler.
Toplantı tutanakları, Wagner’in kıtadaki ortaklarına, Prigojin’in ölümüyle anlaşmalarının sona ermediği konusunda güvence verildiğini gösteriyor.
Burkina Faso’daki görüşme tutanağı, askerlerin eğitimi de dahil olmak üzere “askeri alanda işbirliğinin devam edeceğini” gösteriyordu.
Kısacası Prigojin’in ölümü cuntanın Rusya ile ilişkilerinin sonu anlamına gelmiyordu; bazı açılardan daha da derinleşecekti.
Wagner ile yakın bağları olan üç Batı Afrika ülkesi Mali, Nijer ve Burkina Faso’da son yıllarda askeri darbeler oldu. Bu ülkeler Afrika bölgesel örgütü ECOWAS’tan çekilerek “Sahel Devletleri İttifakı”nı kurdular.
Mali’de eski sömürgeci güç olan Fransa devre dışı bırakılıp yerine Wagner grubunun güvenlik operasyonları ve Rus desteği geçti.
Amber Danışmanlık şirketinden Afrika uzmanı Edwige Sorgho-Depagne, bu gelişmede pragmatizmin ötesinde nostaljinin de rolünü vurguluyor ve “Bu ülkelerde Rusya yeni bir müttefik değil. Rusya daha önce 1970-80’lerde de oradaydı. Daha iyi bir zamana geri dönme hayali var ve bu Rusya ile ilişkilendiriliyor” diyor.
Bu ülkeleri yöneten askeri cuntalar için Rusya’nın askeri varlığının önemine işaret eden Depagne’ye göre, “Rus paralı askerleri askeri cuntayı korumak için getiriliyor ve istedikleri kadar kalmalarına izin veriliyor.”
Wagner’in güvenlik operasyonları karşılıksız değildi. Birçok Afrika ülkesi gibi Mali de kereste, altın, uranyum ve lityum gibi değerli ve stratejik öneme sahip doğal kaynaklar açısından zengin.
Watling’e göre Wagner köklü bir geleneğe uygun hareket ediyordu: “Rusya’da standart bir işleyiş tarzı vardır; operasyonel maliyetleri ticari faaliyetlerle karşılarsınız. Afrika’da bu öncelikle madencilik imtiyazları yoluyla gerçekleşiyor.”
Wagner’in faaliyet gösterdiği her ülkede değerli doğal kaynakları güvence altına aldığı ve bunları sadece maliyetleri karşılamak için değil, önemli gelirler elde etmek için de kullandığı belirtiliyor. Blood Gold Report’a göre Rusya son iki yılda Afrika’dan 2,5 milyar dolar değerinde altın çıkardı ve bu da muhtemelen Ukrayna’daki savaşını finanse etmesine yardımcı oldu.
Bu ay, eskiden Wagner’in paralı askerleri olan Rus savaşçılar Mali’nin Burkina Faso sınırına yakın Intahaka altın madeninin kontrolünü ele geçirdi. Watling’e göre Rusya ayrıca, “Batı’nın kritik mineral ve kaynaklara erişim üzerindeki kontrolünü kaldırmaya çalışıyor”.
Mali’de cuntaya doğal kaynaklar üzerinde daha fazla kontrol sağlamak için madencilik kanunu değiştirildi. Bu süreçte Avustralyalı bir lityum madeni, kanunun uygulanmasına ilişkin belirsizlik nedeniyle hisselerinin alım satımını askıya aldı.
Lityum ve altın madenleri önemli olsa da, Dr Watling’e göre muhtemelen daha da büyük bir stratejik sorun var: “Nijer’de Ruslar, Fransa’nın ülkedeki uranyum madenlerine erişimini ortadan kaldıracak benzer bir dizi imtiyaz elde etmeye çalışıyor.”
‘Seferi Birlik’
Mali’de madenler üzerinde sağlanan kontrolün Nijer’de de yapılmasına odaklanan Rus iç yazışmaları raporda detaylandırılıyor. Rusya Batı Afrika’nın uranyum madenlerinin kontrolünü ele geçirmeyi başarırsa, Avrupa bir kez daha Rusya’nın “enerji şantajına” maruz kalabilir.
Fransa, nükleer enerjiye dünyadaki diğer tüm ülkelerden daha fazla bağımlı. 56 reaktörle ülke enerjisinin yaklaşık üçte ikisini bu şekilde üretiyor. Reaktörler için gereken uranyumun yaklaşık beşte biri Nijer’den ithal ediliyor. Eski sömürgeci gücün Nijer gibi ülkeleri sömürdüğüne dair iddialarla birlikte, daha önce de ticaret koşulları hakkında şikayetler gündeme gelmişti.
Watling’e göre, “Rusya’nın kullandığı söylem, Batılı devletlerin temelde sömürgeci bir tutum içinde oldukları yönünde. Bu çok ironik çünkü bu rejimleri izole etmeye, elitlerini kontrol etmeye ve doğal kaynaklarını çıkarmaya odaklanan Rus yaklaşımı da oldukça sömürgeci”.
Gerçekte, “Seferi Birlik” Rus dış politikasında radikal bir değişimden ziyade “Wagner 2.0” gibi görünüyor. Prigojin Afrika kıtasında derin siyasi, ekonomik ve askeri bağlar kurmuştu – bu karmaşık ağı parçalamak zor ve ters etki yaratacaktı.
“Seferi Birlik” aynı ülkelerde, aynı teçhizatla ve görünüşe göre aynı nihai hedefle faaliyet gösteriyor.
Watling’e göre temel değişiklik “Rusya’nın politikasını izlerken gösterdiği aşırılıkta” yatıyor. Prigojin’in Wagner Grubu Rusya’ya her zaman operasyonlarında ve yurtdışındaki nüfuzunda inkar olanağı sağlamıştı.
Ukrayna’nın işgalinin ardından, Batı güvenlik aygıtındaki pek çok kişi Rusya’nın maskesinin düştüğünü söylüyor.
Watling’e göre, “Uluslararası krizlerimizi daha da derinleştirmeye, başka yerleri ateşe vermeye ve zaten var olan yangınları genişleterek dünyayı daha az güvenli bir yer haline getirmeye çalışıyorlar”.
“Nihayetinde, şu anda karşı karşıya olduğumuz küresel rekabette bizi zayıflatıyor. Yani etkisi hemen hissedilmiyor ama zaman içinde ciddi bir tehdit oluşturuyor.”
]]>Çünkü Pavlo, bu devriyelerde Ukrayna ordusuna asker bulmak için dolaşıyor.
Rusya’nın ülkeyi işgalinin üzerinden neredeyse iki yıl geçti ve yetkililer cepheye gidecek gönüllü bulmakta artık zorlanıyor.
Savaşmaya istekli olanların çoğu ya öldü, ya yaralandı ya da hâlâ cephede bulunuyor. Halen ön hatta olanlar da yerlerini yenilerinin almasını bekliyor.
Çerkasi’de de tıpkı Ukrayna’nın diğer kentleri gibi, işgalin ilk zamanlarındaki heyecanı bulmak mümkün değil.
Çünkü Ukrayna savaş yorgunu.
Pavlo’nun hikayesi
Pavlo sokaklardaki görüntüye tepki gösteriyor ve “Anlamıyorum. İnsanlar, sanki savaş çok uzakta bir ülkedeymiş gibi ortalıkta dolaşıyor. Bu tam bir işgal ancak sanki insanlar umursamıyor” diyor.
24 yaşındaki asker yaşadığı hayal kırıklığını, “İlk günkü gibi herkesin bir araya gelmesi lazım. O zamanlar herkes birlik içindeydi.” sözleriyle ifade ediyor.
Çerkasi’de sık sık sosyal medya kısıtlamaları yapılıyor. Çünkü zorunlu askerlik yaşı gelen gençler, sosyal medyayı kullanarak, devriyelerin istikametinden kaçmaya çalışıyor.
24 yaşındaki Pavlo, ülkesi için büyük bir fedakarlık yaptı.
Askere gitmenin hayalini kurarak büyüdüğünü anlatırken gözleri parlıyor. Pavlo, işgalin başladığı 2022 Şubat ayında da orduda görev yapıyordu.
Sonrasında Kiev yakınlarında ve Donbas’ın batısındaki Soledar’da savaştı. Büyük kayıpların yaşandığı Bahmut savaşında ağır yaralandı.
O anı, “Ağır ateş altında kaldık. Yanıma bir top mermisi düştü. Dirseğimin tamamını kaybettim. Hiçbir şey kalmadı” diye anlatıyor.
Bir çalılığın altına sürünmeyi başaran ve burada dua etmeye başlayan asker, hastaneye ulaştırılabildi.
Pavlo bunun büyük bir rahatlama olduğunu itiraf ediyor. Sadece hayatta kaldığı için değil, nihayet cephe hattından çıktığı için de nefes aldığını söylüyor: “Orası çok zordu. Bunu kelimelere bile dökemiyorum.”
Pavlo yaşadıklarını hatırlarken önüne bakıyor ve sessizleşiyor.
Genç askerin yaraları ağırdı. Sağ kolu omzunun altından kesildi. Uzvunun kesildiği yerde hala ağrı hissediyor, bacağında da halen bir şarapnel bulunuyor. Protezi ona sınırlı hareket olanağı sağlıyor.
Ancak terhis olmayı kabul edemediği için askerlik memuru oldu.
Onun başına gelenlerden sonra, askere gitmek istemeyen Ukraynalı gençleri anlayıp anlamadığını merak ediyorum.
Pavlo kararlı bir şekilde yanıt veriyor: “Bir gün onların çocukları, savaş sırasında onlara ne yaptıklarını soracaklar. ‘Saklanıyordum’ diye cevap verdiklerinde, çocuklarının gözlerinde yerle bir olacaklar”
Ukrayna’nın kendisini savunmak için ödediği bedel çok büyük oldu.
Pavlo’ya çatışmalarda arkadaşlarını kaybedip kaybetmediğini sorduğumda, birliğinden “neredeyse hiç kimsenin kalmadığını” itiraf ediyor ve “Sadece benim gibi yaralılar kaldı. Diğerleri öldü.” diyor.
Serhiy’nin hikayesi
Doğudaki cephe hattına uzak Irpin kentinde yıkıntılar arasında bir çalışma var.
Kiev yakınlarındaki Irpin, savaşın ilk zamanlarında Rus kuvvetleri tarafından işgal edilmişti.
Kentin her yerinde paramparça olmuş binalar var ama aynı zamanda inşaat çalışmalarının sesi de duyuluyor.
Evlerini kaybedenler, her birinde iki oda ve bir duş odası bulunan prefabrik kabinlerden oluşan küçük “kasabalara” yerleştirilmiş.
Buraya cephe hattından tahliye edilen siviller de yerleştirildi.
Lilia Saviuk ve kocası, Rus işgali altındaki Kakhovka’dan buraya taşınmak zorunda kaldı.
Savaşın başında oğulları Serhiy bir bodruma kapatıldı. Lilia, Ukrayna yanlısı sloganlar attığı için oğluna işkence yapıldığını söylüyor.
Serhiy buradan kurtulunca çıkınca hemen Ukrayna adına savaşa katıldı.
Lilia, oğlunun resimlerini göstermek için telefonuna göz attığında, korkunç bir yaralanmanın görüntüleri ortaya çıkıyor.
Oğlunun bacaklarından biri paramparça olmuştu.
Serhiy geçen sonbaharda şiddetli çatışmaların yaşandığı Avdiivka’da yaralandı.
Bu çatışmalarda Ukraynalı yetkililer bile askerlerinin durumuna ilişkin itirafta bulundu. Bir kaynağa göre cephede, Rusya’nın sekiz askerine karşı yalnızca bir Ukrayna askeri vardı.
Lilia ve kocası, oğulları yaralanana dek şehirlerini terk etmedi.
“Onları arayıp ‘Ortalık sessiz mi?’ diye soruyoruz” diye anlatıyor. Bu bombardıman devam ediyor mu anlamına geliyor.
Lilia kentteki yakınlarının durumu kadar oğlu için de ağlıyor.
Bana oğlunun tekerlekli sandalyedeki videosunu gösteriyor.
Lilia’nın doktorların “bir mucize gerçekleştirdiğini” söylerken oğlunun bacağına yapılan deri naklini gösteriyor.
Ancak oğulları Serhiy, ayağa kalkar kalkmaz cepheye geri dönmek niyetinde.
Anne ve babasına, arkadaşlarının ona ihtiyacı olduğunu, cephede yeterli askerin bulunmadığını söyledi.
Lilia savaşın oğlu iyileşene kadar bitmesi için dua ediyor.
“Vatani görevini yaptığını düşünüyorum” derken gözleri yaşlarla doluyor:
“Bir anne olarak bunu söylemek belki günah ama o hastanedeyken ben rahat uyuyabiliyorum. Cephe hattındayken gözüme uyku girmiyordu. Bunu gerçekten söylememem gerekiyor ama oğlumun şu anda hastanede olmasına seviniyorum.”
Vladislav’ın hikayesi
Çerkasi’nin dışında yeni düzenlenmiş bir mezarlık var. Sıra sıra mezarlarda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in işgal emrini vermesinden bu yana savaşırken ölen her yaştan erkek yatıyor.
Ukrayna ölenleri kahraman olarak onurlandırıyor, aileler ise yastalar.
Her mezar ülke bayrağıyla süslenmiş, çelenkler ve çiçeklerle dolmuş. Çoğu mezarda üniformalı asker resmi var.
Inna henüz oğlunun fotoğrafını mezarına koymaya hazır değil. Cenazesinde taşınan fotoğraf hâlâ evde duruyor.
Bu fotoğraftan ayrılmaya hazır olmadığını söylüyor.
Vladislav Bikanov, geçen Haziran ayında Bahmut yakınlarında mayın patlamasında öldü.
23 yaşına girmek üzereydi ve genç yaşına karşın komutan yardımcısıydı.
Inna, yanı başında kızı sessizce ağlarken, “Oğlumun doğru şeyi yaparken öldüğüne inanıyorum” diyor:
“Ben bir öğretmenim ve çocuklara her zaman şunu söylüyorum: Haklıyız, ülkemizi ve çocuklarımızı savunuyoruz. Oğlum bizi savunuyordu. Bu davaya inandı. Ben de inanıyorum”
Onun bir süredir gitmediği mezarlıkta bu sürede yeni mezar yerleri açıldı.
Savaştan kaçınanlar hakkında ne düşündüğünü merak ettiğimde, “Sizce oğlum korkmadı mı? O gittiğinde ben de korktum. Herkes ölmekten korkuyor” diye yanıtlıyor:
“Ama belki de Rusya’nın kölesi olmak daha korkutucudur? Şimdi ölümü görüyoruz. Çok zor. Çok zor. Ama geri dönüş yok. Vazgeçemeyiz.”
?
]]>