Avrupa Birliği (AB) Genel İşler Konseyi, AB’nin genişleme sürecine dair yıllık mutat sonuçlarını dün (17 Aralık) kabul etmiştir.
Sonuçlarda, Türkiye’nin aday ülke statüsü ve kilit rolüne vurgu yapılmasını doğru ve gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Özellikle, Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantılarının yeniden başlatılması ve Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’ye geri dönecek olmasını memnuniyetle karşılıyoruz.
Ülkemizin makroekonomik politikalarda kaydettiği ilerlemeye atıfta bulunulmasını ve Gümrük Birliği’nin uygulanmasından kaynaklanan ticari sorunların çözümünde attığımız olumlu adımların karşılık bulmuş olmasını önemsiyoruz.
Benzer şekilde, Doğu Akdeniz’de gerginliğin azaltılması yönündeki çalışmaların ve Rusya-Ukrayna savaşı bağlamındaki girişimlerimizin öneminin teslim edilmiş olmasını dürüst bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz.
Bununla birlikte, AB’nin ülkemizin iç siyasi dinamikleri konusundaki değerlendirmelerini reddediyoruz. Bu görüşler, nesnellikten uzak ve tek taraflı bir bakış açısıyla kaleme alınmıştır.
Konsey sonuçlarında Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının gerçeklerle bağdaşmayan, hukuk dışı ve maksimalist görüşlerinin de tekrarlandığı görülmektedir. Öte yandan, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru kaygıları ve haklı politikaları gözardı edilmiştir. AB’nin Kıbrıs Rum tarafının sözcülüğünü yapması ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını gözardı etmesinin, Ada’da çözüme ulaşılmasının önündeki en büyük engel olduğunu hatırlatıyoruz.
AB üyeliği Türkiye’nin stratejik hedefidir. Buna karşılık olarak AB’nin ülkemizin üyelik perspektifini güçlendirecek yeni bir vizyon ortaya koyması gerekmektedir.
Bu çerçevede, Türkiye-AB ilişkilerini kısıtlayan 15 Temmuz 2019 tarihli AB Konseyi kararının tamamen kaldırılmasını bekliyoruz.
Başta siyasi olmak üzere, enerji ve ulaştırma alanlarındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantıları ile Ortaklık Konseyi’nin 2025 yılı içinde yapılması, Konsey sonuçlarında da vurgulanan dış politika ve bölgesel konular dâhil, her alanda diyaloğumuzun ve iş birliğimizin artmasını sağlayacaktır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Proje ve yapımı Balıkesir Elektromekanik Sanayi Tesisleri AŞ (BEST) tarafından gerçekleştirilen “Tskhaltubo-500” trafo merkezinin açılışı için İmereti bölgesinde tören düzenlendi.
Törene, Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Ali Kaan Orbay, bakanlar, milletvekillileri, BEST yetkilileri ve vatandaşlar katıldı.
Törende konuşan Kobakhidze, proje maliyetinin 19 milyon 800 bin dolar olduğunu kaydetti.
Gürcistan’ın enerji üretimi konusunda tamamen bağımsız olması için yoğun çalışmaya devam edeceklerini aktaran Kobakhidze, “Elektrik üretimimizde 2028 yılında 8 bin megavatı aşacağımızı düşünüyoruz, 2030 yılında ise 10 bin megavatı aşmayı planlıyoruz.” dedi.
Kobakhidze, Gürcistan ile AB arasındaki ilişkilere de değinerek, “İddialı nihai hedefimiz 2030 yılı için Avrupa Birliği’nin tam üyesi olmaktır.” diye konuştu.
Büyükelçi Orbay ise açılış törenine katılmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Gürcistan’ın stratejik ve en büyük ticaret ortağı olduğunu belirten Orbay, ikili ilişkileri daha da güçlendirmek için çalışmaya devam edeceklerini aktardı.
Orbay, Gürcistan ile ortak projeleri gerçekleştirmeye hazır olduklarını kaydetti.
İki ülke arasında 3 milyar doları aşan yıllık ticaret hacminin 5 milyar dolara ulaşması için çalışmaya devam ettiklerini belirten Orbay, “Biz bu hedefe doğru birlikte ilerliyoruz ve bu hedefi de aşmayı hedefliyoruz.” dedi.
Orbay, iki ülke arasında enerji alanında yakın işbirliği yapıldığını dile getirerek, ortak gerçekleştirilen Bakü-Tiflis- Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı ve Bakü-Tiflis- Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı gibi projelerin Türkiye ile Gürcistan arasındaki dostluk ve işbirliğinin örneği olduğunu vurguladı.
Türkiye’den Gürcistan’a 2,5 milyar dolarlık doğrudan yatırım yapıldığını aktaran Orbay, bu alanda da önde gelen ülkeler arasında yer aldıklarını ifade etti.
Orbay, “Tskhaltubo-500” trafo merkezi projesini gerçekleştiren BEST firmasının Gürcistan’da yılar boyunca başarılı faaliyetler sürdürdüğünü kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Fransa Dışişleri Bakanı Jean- Noel Barrot, İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ve önümüzdeki dönem AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi görevini üstlenecek Kaja Kallas Polonya’nın başkenti Varşova’da bir araya geldi.
Transatlantik ilişkilerin geleceği, güçlü ve dayanıklı Avrupa’nın inşası ve Ukrayna’ya yardımların devam etmesi konularının ele alındığı toplantıya İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy ile İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de görüntülü olarak katıldı. Toplantının davetlileri arasında bulunan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ise çeşitli temaslar için ABD’ye gittiği için toplantıya katılamadı.
Dışişleri Bakanları yaklaşık iki saat süren görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıya ev sahipliği yapan Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski, Ukrayna halkı ile birlik ve dayanışma içerisinde olduklarını belirtirken, diğer Dışişleri Bakanları ile birlikte Rusya’ya yönelik yaptırımların Rusya Ukrayna topraklarından çıkana ve Ukrayna’nın yeniden inşası masrafını karşılayana kadar daha da sertleştirilerek sürdürülmesi konusunda hemfikir olduklarını söyledi.
Yaptırımların Rusya’nın askeri potansiyelini etkili bir şekilde zayıflattığını, Rusya’yı ekonomik olarak da izole ettiğini belirten Sikorski, “Putin Rusya’sı yalnızca Avrupa için değil, dünya düzeni için de en ciddi güvenlik tehditlerinden birini oluşturmaya devam ettiği hususunda bir yanılsamamız bulunmamakta. Rusya’nın amacı Avrupa güvenlik mimarisini kalıcı olarak yıkmak. Onun emperyalist hırslarına kararlı bir şekilde karşı koymalıyız” dedi.
Bugünkü toplantının Donald Trump başkanlığındaki yeni ABD yönetimine yönelik ortak bir mesaj oluşturulmasına da hizmet ettiğini belirten Sikorski, “Mevcut jeopolitik durumda Avrupa-ABD işbirliğinin transatlantik toplumunun refahı ve güvenliği açısından hayati önem taşıdığına inanıyoruz. Yalnızca güçlü transatlantik bağlar, Rusya ve diğer devletlerden gelen artan tehditlere etkili şekilde karşı koymamıza olanak sağlayacaktır” dedi.
“Belirleyici faktör ABD Başkanı’nın adı değil, AB-ABD ilişkilerinin yakınlığı”
Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock ise güvenliklerini korumak için NATO’nun Avrupa kanadını daha da güçlendirilmesi konusunda hemfikir olduklarını belirtirken, NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını arttırmalarının önemine dikkat çekti. AB-ABD ilişkilerine değinen Baerbock, belirleyici faktörün ABD Başkanı’nın adı değil, AB-ABD ilişkilerinin yakınlığı olduğunu söyledi. Baerbock, “Bu anlamda bir kez daha altını çizmek isterim ki Avrupa’da barışın güvenliğinin sağlanmasına ara vermeyeceğiz” dedi.
“Umut ediyoruz ki bu kış savaşın son kışı olur”
İtalya Dışişleri Bakanı Tajani, Ukrayna’nın yeniden inşası konulu ortak konferans hazırlıkları içerisinde olduklarını söyledi. Savaş halen devam ederken enerji iletim hatlarının yeniden inşasını düşünmek zorunda olduklarını belirten Tajani, “Kış mevsiminin Rusya’nın baş müttefiki olmasına izin veremeyiz, umut ediyoruz ki bu kış savaşın son kışı olur” ifadelerini kullandı. – VARŞOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa Birliği yaptığı soruşturmanın neticesinde Çin menşeli elektrikli araçlara uygulanan tarifeleri yüzde 45.3’e kadar artırma kararı aldı.
Avrupa Komisyonu, AB’nin standart yüzde 10 otomobil ithalat vergisine ek olarak Tesla için yüzde 7,8’den yeni sekme açarak Çinli SAIC için yüzde 35,3’e kadar değişen ekstra tarifeler belirleyecek.
RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI
Ek tarifeler Salı günü AB Resmi Gazetesinde yayınlanarak resmen onaylandı ve bugün yürürlüğe girecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyinde “tam anlamıyla soykırım suçu işlediği” vurgulanan açıklamada, saldırıların “Generaller Planı” çerçevesinde işlendiği belirtilerek “modern tarihin Nazi döneminden bu yana en acımasız askeri planlarından birisi” nitelendirmesi yapıldı.
Hamas, siyasi ve askeri desteği sebebiyle, İsrail’in Gazze’nin kuzeyini yok etmesinden Washington yönetiminin sorumlu olduğunu ifade etti.

“İNSANİ YARDIMA İZİN VERİLMELİ”
Hamas, Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği (AB)-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Zirvesi konusunda yaptığı açıklamada ise “somut adımlar” çağrısında bulundu.
Açıklamada, “Zirvenin Gazze’ye tüm geçişlerin açılması ve insani yardım girişine izin verilmesi çağrısı kapsamında, BM Güvenlik Konseyi’nin 2735 sayılı kararındaki ateşkes çağrısı uyarınca somut adımların atılmasını gerekiyor.” ifadelerine yer verildi.

İSRAİL PLANININ DETAYLARI
İsrail’deki “Ynet” haber sitesinin 4 Eylül’deki haberinde, ordudaki eski Operasyonlar Bölümü Başkanı General Giora Eiland’ın girişimiyle hazırlanan ve onlarca eski rütbeli subay ile generalin katkı sağladığı bir plandan bahsedilmişti.
“Generaller Planı” adını taşıyan bu plan, Filistinlileri, Gazze Şeridi’nin kuzeyinden tehcir etmeyi, bunun ardından bölgenin kuşatılmasını ve silahlı direnişçilerin “ölüm ya da teslim olma” arasında tercihe zorlanmasını içeriyor. Gazze’nin kuzeyinde 7 Ekim itibarıyla başlatılan saldırı, abluka ve tahliye sürecinin bu plan kapsamında gerçekleştirildiği düşünülüyor.
İsrail ordusu 13 gündür Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı ile Beyt Lahiya ve Beyt Hanun’a yoğun kara ve hava saldırısı düzenliyor.
Bölgeyi kuşatan İsrail askerleri, hareket eden her şeyi hedef alarak bölgeye giriş çıkışları da engelliyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Teknoloji devi Apple, Avrupa Birliği’nin yapay zeka düzenlemelerine uyum sağlama konusunda tereddütlü davranıyor.
Şirket, AB’nin yeni yapay zeka yasasının getireceği kısıtlamaların inovasyonu engelleyebileceği ve kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebileceği görüşünde.
APPLE ANLAŞMAYI REDDETTİ
Apple, Avrupa Birliği’nin yapay zekâ alanında önerdiği yeni anlaşmaya katılmayı reddetti.
OpenAI, Google ve Microsoft gibi önemli teknoloji firmalarının imzaladığı bu anlaşma, AB’nin yapay zekâ düzenlemelerine uyum sağlamak amacıyla hayata geçirildi.
Tüm şirketler ve endüstriler, önümüzdeki yıllarda aşamalı olarak yürürlüğe girecek olan AB’nin “Yapay Zeka Yasası” kapsamında, anlaşmada listelenen kurallara uymak zorunda kalacak. Gönüllü anlaşmanın amacı, şirketlerin “Yapay Zeka Yasası”kurallarına erken uymasını sağlamaktı.
Önerilen anlaşmaya 115 farklı şirket katılmışken, Apple ve Meta gibi iki büyük şirketin anlaşmayı reddetmesi dikkat çekti.

Apple, yeni iPhone’larla birlikte gelen Apple Intelligence yapay zeka özelliklerini AB kullanıcılarına sunmak için AB’deki düzenleyici kurumlarla “görüşme içinde” olduğunu söyledi.
Ancak şirketin bu son hamlesi, işlerin çok da umut verici görünmediğini açıkça ortaya koyuyor.
Önümüzdeki süreçte, bu durumun iPhone 16 satışları üzerindeki etkisi ve AB’nin yapay zekâ düzenlemeleriyle ilgili atacağı adımlar merakla bekleniyor.
Muhammet Karal
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısına katılmak üzere geldiği Belçika’da temaslarına devam ediyor. Bakan Fidan, başkent Brüksel’de İspanya Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı Jose Manuel Albares ile bir araya geldi. – BRÜKSEL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları bugün Belçika’da bir araya geldi. Başkent Brüksel’de Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell başkanlığında gerçekleştirilen AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı’nın ilk oturumunda Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba’nın da katılımıyla Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı ve küresel erişim konuları ele alındı.
Orta Doğu’daki durum masaya yatırıldı
Toplantının 2. oturumunda ise Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanması için devam eden müzakereler çerçevesinde Orta Doğu’daki durum masaya yatırıldı. Birleşmiş Milletler (BM) Gazze Kıdemli İnsani Yardım ve Yeniden Yapılanma Koordinatörü Sigrid Kaag, sahadaki insani durum hakkında bakanları bilgilendirmek üzere oturuma katıldı. Oturumda ayrıca, Venezuela’da yaşanan siyasi kriz de görüşüldü.
Borrell’den Türkiye ile diyalog vurgusu
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell toplantının ilk oturumu öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın çok uzun zamandan sonra ilk kez davet edildiğini belirterek, “Uzun yıllardır bizimle değildi” dedi.
Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin pozisyonu açısından Avrupa Birliği’nin rolünü Türkiye’nin anlaması gerektiğini vurgulayan Borrell, “Durumu çözmenin en iyi yolunun diyalog olduğuna inanıyoruz. Bu kararın alınmasını sağlayan ve Türk bakanı davet eden herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Türk bakanın bize katılabilmesinin çok iyi bir haber olduğunu düşünüyorum”
Bakan Fidan’ın programına ilişkin konuşan Borrell, “Bazı bakanlarla ikili görüşmelerde bulunacak. Umarım bu görüşmeler AB ve bazı üye devletlerin Türkiye ile ilgili sorunlarının ele alınması açısından önemli ve olumlu olur” ifadelerini kullandı.
Bunun iyi bir girişim olduğunu vurgulayan Borrell, “Her şey diyalog ve iyi niyetle çözülebilir, ancak diyalog için insanların tartışma fırsatına sahip olması gerekir. Türk bakanın bu toplantı sırasında bize katılabilmesinin çok iyi bir haber olduğunu düşünüyorum” dedi. – BRÜKSEL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa Birliği-Kayseri İş Forumu 2024 Programı kapsamında kente gelen Dışişleri Bakan Yardımcısı AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ve 17 büyükelçinin yer aldığı 21 kişilik heyet ile AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi Murat Cahid Cıngı, TOBB Başkanı M. Rıfat Hisarcıklıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a nezaket ziyaretinde bulundu.
Başkan Büyükkılıç’ın belediye girişinde karşıladığı Avrupalı büyükelçilere çiçek takdim edildi.
Başkanlık makamında gerçekleşen görüşmede konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Sizleri Kayseri’mizde ağırlamaktan onur duyuyoruz. Kayseri’miz 6 bin yıllık geçmiş, 4 bin yıllık ticari ortamı, yasaları yazan, oluşturan bir yaklaşım içerisinde ticaret ve sanayi şehridir” dedi.
Kayseri’yi sadece ticaret ve sanayi şehri olarak görmekten ziyade tarım ve hayvancılık alanında da ön plana çıkarma yolunda gayret gösterdiklerini anlatan Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin, ciddi manada altyapı sorunu olmayan bir şehir olduğunu, yeşil üretimi, yeşil yönetimi, yeşil organize sanayi sürecini önemseyen çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
“Şehrimizi Avrupa Birliği Kriterlerine Uyacak Şekilde Yönetmeye Gayret Ediyoruz”
Büyükkılıç, çevreci bir yaklaşım ile yeşili kent ile buluşturma yönünde özen gösterdiklerini belirterek, “İş adamlarımızla, sanayi kuruluşlarımızla iş birliği halinde şehrimizi Avrupa Birliği kriterlerine uyacak şekilde yönetmeye, o sürece dahil olma yönünde gayretlerimizi sürdürüyoruz. 150 civarında ülkeye ihracat yapan, Avrupa ülkeleri ile hem ithalat hem ihracat düşüncesinde ön plana çıkan bir şehir olduğumuzu paylaşmak isterim” diye konuştu.
Akıllı şehir projeleri ile ilgili yerel yönetim, kamu, kurum ve kuruluşları ile iş birliği halinde çalışmaların sürdüğünü, Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığı kuracaklarını hatırlatan Başkan Büyükkılıç, dirençli kentler konusunda da Afet Daire Başkanlığı’nı hayata geçirdiklerini, bu alanda daha disiplinize bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini anlattı.
“Kayseri, Ulaşımı Rahat Bir Şehir”
Büyükkılıç, 30 büyükşehir arasında yatırıma en çok pay ayıran bir belediye olarak anıldıklarını yatırımların yüzde 43’ünü de taşraya kaydırma çabası içerisinde olduklarını söyledi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, havayolu, karayolu ve demiryolu ile kente ulaşımın rahat olduğunu ifade ederek, “Kayseri’miz güvenli bir liman, Orta Anadolu’nun göbeğindeyiz, merkezindeyiz, bu güzel şehrimize ulaşım kolaylığı var. Havayolu ile İstanbul’dan Kayseri’ye 1 saatte, Erciyes Kayak Merkezi’mize de 20 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz” dedi.
Başkan Büyükkılıç, ithalatın iki katı kadar ihracat yapan bir şehirden bahsederek, “Amacımız insanların hem konforunu arttırmak hem de ekonomiye yük olmamaktır. İthalatımızın iki katı kadar ihracat yaptığımız yönünde rakamlar da bizleri keyiflendiriyor” şeklinde konuştu.
Büyükkılıç, 5 üniversitenin kendisinden uluslararası bir ölçekte söz ettirdiğini, Kayseri’de tüm ülkelerden öğrencilerin olduğunu, Kayseri’nin dinamik bir şehir olduğunu anlattı.
AB projeleri ile ilgili Büyükşehir Belediyesi’nin oldukça büyük projeleri olduğunu ve hayata geçtiğini ifade eden Büyükkılıç, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut’a bugüne kadar yaptığı katkılar dolayısıyla teşekkür ederek, daha fazlasını beklediklerini ifade etti.
Büyükelçiler Kayseri Ekonomisinden Övgüyle Bahsettiler
Kendilerini kabul edip misafirperverlik gösterdikleri için teşekkür ederek konuşmasına başlayan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ise Kayseri’ye defalarca geldiğini dile getirerek, Kayseri ekonomisinin çok dinamik, sınai, ticari ve tarımla ilgili faaliyetlerin de ön planda olduğunu öğrendiklerini paylaştı.
Avrupalı diplomatlar ile birlikte Kayseri’de olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu dile getiren Meyer-Landrut, kentin işleyişi ve nitelikleri ile ilgili birebir bilgi alma fırsatı bulduklarını da dile getirdi. Konuşmasında Türkiye ve Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki ilişkinin en önemli unsurunun ekonomi ve ticaret olduğunu da sözlerine ekleyen Meyer-Landrut, bu ilişkilerin gelişmesinde sanayici ve iş insanlarının büyük bir etkisinin söz konusu olduğunu vurguladı.
“Kayseri Çok Güzel Bir Dağa Sahip”
Ziyarette konuşan Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, meslektaşlarının ülkesinde kar ve kayak sporunun büyük bir yer önem arz ettiğini dile getirerek, Kayseri’nin de bu anlamda çok güzel bir dağa sahip olduğunu ve önemli olduğunu kaydetti.
“Kayseri Yeniliğe ve Yenilikçiliğe Açık Bir Şehir”
Dumont, iklim değişikliği konusunda yaşanan sıkıntılar düşüncesinde Kayseri özelinde konunun nasıl değerlendirildiğini ve bu konuda iş birliği yapılmasının mümkün olup olmayacağı yönündeki sorusu üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin de iklim değişikliğinden etkilendiğini ve Kayseri’nin bu konuda duyarlılık gösteren bir şehir olduğunu aktardı. Başkan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldiklerini, suların daha dikkatli kullanılmasına yönelik gayret gösterilmesi ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirildiğini anlattı. Büyükkılıç ayrıca çevre ile ilgili karbon ayak izi konusunda da gerekli duyarlılığın gösterilmesi yönünde gayretleri olduğunu sözlerine ekledi. Büyükkılıç, Erciyes’te de suni karlama ile zaman zaman eksik olan kar ihtiyacının tamamlandığını belirterek, “Kayseri yeniliğe ve yenilikçiliğe açık bir şehir” dedi.
Büyükkılıç, küresel ısınmayı önemseyen bir yaklaşım içerisinde olduklarını belirterek, şunları söyledi:
“Sulamalarımızı kapalı sulama ve damlama yöntemiyle çalışmalar yaparken aynı zamanda enerji boyutunda GES projelerini hayata geçiriyoruz. GES projelerimiz var. Biyogaz projelerimiz var. Yağmur suyu hasadı diye projelerimiz var. Aynı zamanda pis su kanalına yağmur sularını vermiyoruz. Onları ayrı bir kanal marifetiyle tekrar değerlendirme düşüncesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Doğalgazla ilgili kombi projelerimiz var. İhtiyacı olan ailelere kombi hediye ediyoruz. Dolayısıyla bütçelerine katkı sağlamış oluyoruz. Kömür kullanımını engellemeye çalışıyoruz. 16 ilçemizin hepsine doğalgazı ulaştırmış sayılırız. Hava kirliliği konusunda da epeyce yol aldık. Yaşanacak şehir Kayseri.” – KAYSERİ
]]>KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti Kayseri Milletvekili ve Türkiye – AB Karma Karma Parlamento Komisyonu Üyesi Murat Cahid Cıngı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçileri, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş adamları katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programın açılış konuşmasını yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerinde özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler, mevcut jeopolitik konjonktürün ilişkilerin ilerlemesi için önemli bir fırsat penceresi sunduğunu da ifade etmek istiyorum. Avrupa Birliği firmalarımız ile şehrimizdeki firmalarımız arasında ortak yatırım ve iş birliklerimizin artırılması için Kayseri Ticaret Odası olarak her türlü desteği vermeye hazır olduğumu belirtmek istiyorum. Bu yönde 28 yıldır Avrupa Birliği Bilgi Merkezimiz ve proje ofisimiz yüzlerce panel, toplantı ve etkinliğe imza atmıştır. Bundan sonra yapılacak AB destekli projelere de talibiz. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde son yıllarda müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklığa, Kıbrıs’taki farklı pozisyonların oluşturduğu etkilere, siyasi engellere ve kültürel önyargılara rağmen önemli olmaya devam ediyor. Bu ilişkilerin devamlılığını sağlamak için ilişkilerin temelini oluşturan Gümrük Birliğinin güncellenmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Eurochambers’in yapmış olduğu çalışmalar, iş dünyasının gerek Türkiye’de, gerekse AB’de gümrük birliğinin güncellenme sürecini büyük oranda desteklediğini gösteriyor. Gümrük Birliğinin güncellenmesi, ilişkilerdeki sorunların çözülmesi, ticari, ekonomik sorunların derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi anlamına gelecektir. Türk iş dünyası açısından önemli bir sorun AB’nin imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarına (STA) Türkiye’nin dahil olması meselesidir. Gümrük Birliği sebebiyle Türkiye’nin de AB’nin STA imzaladığı ülkelerle Serbest Ticaret Anlaşması imzalaması gerekmekte. Ancak bu süreçte gecikmeler ve ticaret sapmaları yaşanmaktadır. Yani gümrük birliğine rağmen, Türkiye ve AB’nin ticaret politikaları arasında uyumsuzluk ortaya çıkıyor” dedi.
“Kayseri anlayış olarak AB bünyesine girmiş bir şehir”
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da, “Kayseri ticaret ve sanayi şehri diye anılır ama en önemlisi değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan zenginliklerini taşıyan bir şehir. Kendi kendine yetmeye çalışan, başkalarına yük olmayı hiçbir zaman düşünmeyen ve her zaman da yardımseverliği ile insanların elinden tutma anlayışıyla ülkesine layık olma anlayışıyla üretici, kreatif özelliklere sahip insanlarla bezenmiş olan bir şehir. Kayseri, aslında ülkemiz 1958 yılından beri Avrupa Birliği kapılarında tutunurken diyelim, Kayseri zaten Avrupa Birliği bünyesine girmiş olan bir şehir. İdari olarak bakmıyoruz biz olaya anlayış olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Gerçek cennet burası”
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de konuşmasında, “Başkanlarımızın ve büyükelçilerimizin hem Türkiye içerisinde birçok yere gittiklerini ve ziyaret ettiklerini birçok şehri görme fırsatları olduğunu biliyorum. Gittikleri yerlerde şehrin yöneticileri onlara şehirleri anlatıyorlar ve burası dünyanın en güzel yeri, dünyanın en güzel cenneti diyorlar. Şimdi ben de bir şey söylüyorum; gerçek cennet burası. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz” ifadelerine yer verdi.
“Vize konusunda AB’yi anlamış değilim”
Açılış konuşmalarının ardından Yeşil Dönüşüm ve Dijitalleşme İçin AB’nin Destekleri AB ve Türkiye Ekonomik İlişkilerimizin Geleceği konulu panelde konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, “Memleketim Kayseri’de sizleri ağırlamaktan onur duyuyorum. Kayseri, biraz önce sunumlarda da çok güzel ithaf edildi ama ben yine söylemek istiyorum; ticarette, sanayide, turizmde Türkiye’nin marka şehirlerinden bir tanesi Kayseri’miz. Tüm bu başarı hikayelerinde Kayseri’mizi yazarken, kendi emeği ile ortaya çıkan bir şehir. Burada devletin çok büyük bir katkısı yoktur. Kayseri’nin iş adamları hem karda yarışır hem de hayırda yarışır. Kayserili devletten almayı bırakın devlete vermeyi bilen ve bu kapsamda insanlara faydalı olan düsturu ile yapmaktadır. Tüm bu başarılarda da girişimci kardeşlerim bizleri gururlandırmaktadır. Avrupa Birliği Türkiye’nin en önemli ticaret ve yatırım ortağıdır. Türkiye pek çok Avrupa Birliği ülkenin en önemli ticari ortaklarından birisidir. Bu ortaklık iki taraf için de çok önemlidir. Türkiye ile AB arasında bir konu da vize konusu. Türkiye – AB ilişkilerinde çok ciddi bir sorun haline geldi. Burada ben Avrupa Birliği’ni de çok anlayabilmiş değilim. İş adamlarının önünü açacak vize kolaylığını niye yapmazsın? Biz mal ihracatımızın yüzde 50’den fazlasını AB’den yapıyoruz ama Türkiye aynı zamanda ithalatçı ülke. Avrupa Birliği’ne gidemeyince burada en çok kaybeden Avrupa iş dünyası. Kendine niye böyle bir engel koyar Avrupa Birliği anlamış değilim” dedi.
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da, “Benim merakım şu; 15 ülke ile bir demokratik yönetimi sağlayamayan AB, 27 ile nasıl baş ediyor? Bu 30, 31, 32 olduğu zaman karar alma aşamasının halka yansımasını nasıl kontrol edebilecek, bununla nasıl baş edebilecek bunun cevabını gerçekten ben de merak ediyorum. Çünkü benim gördüğüm kadarıyla AB henüz 27 ülkeyi de içselleştirmiş değil. Gittiğimiz zaman yani bir takım uygulamalarla AB ülkesinin uygulamaların çatıştığını görüyoruz. Çok normal çünkü çok büyüdü. Bundan sonraki genişlemeyle ne olacak neden böyle bir genişlemeye ihtiyaç duyuluyor ben de çok merak ediyorum” dedi.
“AB uyumunda Kayseri’nin bir sorunu olmaz”
Programda konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay ise, “Kayseri, dünyanın bu bölgesinde yer alan müthiş bir istikrar unsurudur. Ben Ankara’da görev yapıyorum ama Anadolu’nun göbeği Kayseri’dir. Biz Kayseri’nin kapasitesi ile AB gibi en büyük ticaret partnerimizi nasıl oluştururuz, ileriye nasıl taşırız ona bakıyoruz. İnanın yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile Kayseri herkesten önce uyumu sağlar, gerekli düzenlemeyi yapar. AB uyumunda ve AB partnerliğimiz ne kadar olacak ona birlikte irade koyarız ortaya, birlikte görürüz. Kayseri’nin bu noktada bir sorunu olmaz. Avrupa Birliği ile siyah – beyazlar değil gri alanlar var. Biz bunları beyaza boyamak istiyoruz. Bu beyazı boyarken de Kayseri’nin kapasitesini, Kayseri’nin potansiyelini kullanmak istiyoruz. Burada da büyükelçilerden ricam, ikili düzeyde biz olurundan bakmak, her konunun olurundan çözülmesini istiyoruz. Vize konusundaki isteğimiz de bu yönde. Yapılacaklara birlikte karar verelim. AB’nin açılım yolunda Kayseri önemli bir merkez olsun. Türkiye ve AB arasındaki ilişkinin aslında tabi yeşil dönüşüm, dijitalleşme diyoruz ama çok değişik bir kural temelli uluslararası düzenin aksaklıklarının yenilmesi parçasında birlikte hareket etmek istiyoruz. Çünkü burada doğanın finansallaştırılması var ve doğanın doğru finansallaştırılması lazım. Bir sürü Avrupa ülkesi ile çok büyük ticaretimiz var ve bunları ileriye taşımamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından hediye takdimi gerçekleştirildi. – KAYSERİ
]]>Ursula von der Leyen tarafından yapılan açıklama, önümüzdeki hafta içinde resmileştirilecek bir kararla, Polonya için geçtiğimiz yıl durdurulan Avrupa Birliği karşılıksız yardım, kredi ve fon aktarımlarının yeniden başlayacağı yönündeydi.
Para musluklarının açılacağı haberi Polonya ve Doğu Avrupa basınında “Polonya’ya Euro yağmuru başlıyor” manşetleriyle yer aldı.
Gerçekten de haber basında büyütüldüğü kadar önemli: Çünkü Polonya, tarihinin en büyük fon aktarımına kavuşuyor. Bu açıklamaya göre, Polonya’ya 2027 yılına kadar toplam 137 Milyar euro girecek.
Bu miktarın 25,3 milyar eurosu karşılıksız, yani geri ödenmemek üzere yardım, 34,5 milyar euro çok elverişli koşullarda kredi ve 2027 yılına kadar ödenmesi gereken 76 milyar euro da kalkınma fonu desteği.
Böylece Polonya üç yıl içinde 137 milyar euro gibi dev ölçekli bir sermaye girişine kavuşacak.
Polonya bunun dışında Avrupa Birliği’nden hali hazırda 22 milyar euroluk tarım desteği de alıyor.
Brüksel Varşova’ya para musluklarını neden açtı?
Avrupa Birliği Polonya’ya yönelik tüm mali yardımları ve fon desteğini ülkede, 2023 yılındaki seçimlere kadar iktidarda olan muhafazakâr hükümetin “hukuk devletine ve temel haklara zarar veren uygulamalarını” gerekçe gösterip durdurmuştu.
Bu uygulamaların başında da mahkemeleri, hükümetin müdahalelerine açık hale getiren yargı reformu ve basının özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmakla eleştirilen hükümet politikası geliyordu.
Devlet televizyon ve radyoları hükümet çizgisinde yayın yapmaya başlamış, basın üzerinde de yaptırımlar gündeme gelmiş, Polonya ulusal basın sektörü baskı ve teşviklerle hükümet tarafından “yandaş basın” haline getirilmişti.
Avrupa Birliği bu gelişmeler üzerine Polonya’ya verilen AB yardım ve desteklerini tamamen kesmişti.
2023 yılının Ekim ayında yapılan ve rekor oy kullanma oranına ulaşılan seçimlerde ülkeyi sekiz yıldır yöneten Jaroslaw Kaczynski liderliğindeki muhafazakar PIS partisi her ne kadar en çok oy alan parti olma konumunu korumayı başarsa da, Polonya meclisinde çoğunluğu elde edemedi.
Bir zamanlar Avrupa Konseyi başkanlığı da yapan, ancak seçim öncesi Polonya siyasetine geri dönen Sosyal demokrat Donald Tusk’un liderliğinde bir araya gelen muhalefet ise mecliste çoğunluğu sağlayarak hükümeti kurdu.
Donald Tusk hükümeti ülkede bir önceki hükümetin verdiği “ağır zararları” ortadan kaldırmak için çok hızlı bir programla işe başlamıştı.
Bir gecede devlet televizyon ve medyasında ciddi değişiklikler yapılmış, devlet televizyon ve radyolarına “özgür haber yapma olanakları” yaratılmıştı.
Ardından yolsuzluklarla mücadele kapsamında, aralarında eski İçişleri Bakanı ve yardımcısının da bulunduğu bazı siyasetçiler yargı önüne getirilmiş ve tutuklanmışlardı.
Avrupa Birliği’nin Polonya’ya verdiği mali desteklere yeniden başlamasının gerisinde yatan nedenler, işte yeni Polonya hükümetinin attığı bu adımlar.
Ancak Polonya’da muhafazakâr çevreler Avrupa Birliği’nin yardımlara yeniden başlamasının gerisinde siyasi tercihlerin yattığını da öne sürüyorlar.
Eski PIS hükümeti Adalet Bakan yardımcısı Sebastian Kaleta Avrupa Birliği’nin Polonya’ya yardımları keserken gerekçe olarak öne sürdüğü yargı reformu hususunda yeni hükümetin henüz bir şey yapmamasına rağmen para musluklarının açılmış olmasına işaret ederek, Brüksel’in bu kararının siyasi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu iddia ediyor.
AB’nin diğer ‘söz dinlemez üyesi’ Macaristan ne olacak?
Avrupa Birliği’nin yetkili organları geçtiğimiz yıllarda, ülkede hukuk devleti ihlalleri olduğu gerekçesiyle iki ülkeye karşı işlem başlatmış ve bu işlemlerin sonucunda da bu ülkelere yönelik yardımlara ihtiyati tedbirler konulmuştu.
Bu iki ülke, kendi aralarında da yüksek düzey işbirliği içinde bulunan Polonya ve Macaristan’dı.
Polonya lideri Jaroslaw Kaczynski ve Macaristan lideri Vikor Orban pek çok konuda benzer bir ideolojik temel üzerinde oluşturdukları hükümet programlarıyla her iki ülkede benzer adımlarla “otokratik” olmakla eleştirilen bir rejim inşa ediyorlardı.
Mali yardımların kesilmesi her iki ülkeyi de zor durumda bırakmıştı. Ancak Polonya ve Macaristan, Vişegrad Dörtlüleri adı verilen, Çekya ve Slovakya’nın da katılımıyla kurulan yerel işbirliği inisiyatifini de arkalarına alarak Brüksel’in uygulamalarına karşı seslerini yükseltebiliyorlardı.
Elbette Polonya ve Macaristan’ın çoğu kez Brüksel’e karşı etkili de olabilen bu ortak muhalefetinin önemli bir etkeni de ortak kararlara karşı gündeme getirilen veto silahıydı.
Ortak kararlar kâh Varşova ve kâh Budapeşte, tarafından veto ediliyor, Avrupa Birliği’nin faaliyetleri yavaşlatılıyor, hızlı karar alıp uygulama yeteneği budanıyor, Avrupa Birliği hantal bir yapıya dönüştürülüyordu.
41,5 milyon gibi büyük bir nüfusa sahip Polonya’da son seçimlerin ardından Avrupa Birliği yanlısı bir hükümet oluşması ve Polonya’ya para musluklarının açılması bölgedeki dengeleri tamamen değiştirdi.
Şimdi Macaristan Brüksel’e muhalefette tek başına kaldı. Her ne kadar son seçimlerde Slovakya’da Macar lider Orban’la benzer siyasi düşünceye sahip partiler iktidara gelmiş olsalar da, Slovakya 5 milyon nüfusuyla Avrupa’nın kaderini etkileyebilecek ağırlığa sahip bir ülke değil.
Macaristan bir buçuk yıl önce kesilen mali yardımların eksikliğini ağır bir şekilde hissediyor. Avrupa Birliği içinde enflasyonun en yüksek olduğu ülke geçen yıl Macaristan’dı. Sanayi üretimindeki düşüş de ekonomiyi kötü etkiliyor.
Bu koşullarda geçtiğimiz ay Avrupa Birliği’nin Macaristan’a Ukrayna’ya destek kararını veto etmediği için, daha önce tedbir konulan yardımlardan on milyar euroya yeşil ışık yakması bu nedenle de ülkede sevinçle karşılanmıştı.
Ufukta değişim görünüyor mu?
Budapeşte ve Brüksel arasında karşılıklı olarak inşa edilen mevzilerde bir değişim görünmüyor.
Avrupa Birliği yönetimi, AB kurumlarının aldığı kararlar doğrultusunda Macar hükümetinden hukuk devletinin yeniden inşası hususunda ciddi reformlar bekliyor.
Macar hükümeti ise Avrupa Birliği’nin şu an uyguladığı politikaya pek çok konuda karşı olduğunu, ulusal egemenliği korumak adına bu hususlardan taviz vermeyeceğini ilan ediyor.
Viktor Orban Brüksel karşıtlığını dev bilboardlarda devlet bütçesinden yapılan harcamalarla programlanan kampanyalar kapsamında dev afişlerle sürdürüyor. İç siyaseti bu ilke üzerine inşa ediyor.
Macaristan İsveç’in NATO üyeliği konusunda son imza atan ülke olarak ve Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonrasında özenle öne çıkardığı “tarafsız” duruşuyla da doğu ve batı arasında orta yol izlemeye özen gösteriyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları bu noktada Brüksel ve Budapeşte arasında bir yumuşama gündeme gelmesi olasılığının bulunmadığını belirtiyor ve Macaristan’ın manevra imkânlarının daraldığının altını çiziyorlar.
Uzmanlara göre gelinen noktada Macar hükümeti açısından tek ümit önümüzdeki Haziran ayında gerçekleşecek olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde milliyetçi ve mülteci karşıtı olan ve ulusalcılığı en önemli ilke yapan aşırı sağ partilerinden seçilen parlamenterlerin Avrupa Parlamentosu’ndaki oranının artması ve Avrupa Birliği içindeki dengelerin değişmesi.
]]>