Bakü Yunus Emre Enstitüsü tarafından Azerbaycan Milli Halı Müzesi’nde düzenlenen serginin açılışına, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Azerbaycan Kültür Bakan Yardımcıları Saadet Yusifova ve Murat Hüseynov, KKTC Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, milletvekilleri, Azerbaycan sanat ve kültür camiasından isimler katıldı.
Büyükelçi Bağcı, yaptığı konuşmada, Anadolu’nun en önemli kültürel miraslarından biri olan Göbeklitepe’yle ilgili sergiyi Azerbaycanlı sanatseverlerle paylaşmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
Göbeklitepe’nin insanlık tarihinin en eski yerleşim birimlerinden ve tapınaklarından biri olduğunu belirten Bağcı, “Göbeklitepe, tarihteki eşsiz değerini her zaman koruyacaktır. Göbeklitepe aynı zamanda insanlık tarihinin yeniden anlaşılmasını ve değerlendirilmesini, bilgilerin güncellenmesini sağlayan son dönemin en önemli arkeolojik keşiflerindendir.” dedi.
Bağcı, sergiyi organize eden Bakü Yunus Emre Enstitüsü ve diğer emeği geçenlere teşekkür etti.
Bakü Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Selçuk Karakılıç da “tarihin sıfır noktası” diye adlandırılan Göbeklitepe’nin Türkiye’nin kültürel ve tarihi mirasının, derin hoşgörüsünün ve büyük insanlık ailesiyle ne derecede derin ilişkisi olduğunun ispatı olduğunu dile getirdi.
Karakılıç, “Göbeklitepe, arkeolojik bir kazı alanı değil, insanlığın ve medeniyetin beşiği Anadolu’nun resmi, sesi ve nefesidir. Bütün insanlık, Anadolu medeniyeti üzerine inşa edilmiş, oradan bugünkü medeniyete evrilmiştir. Bugün Türkiye, bu medeniyetin ve insanlığın son adasıdır. Türkiye, insanlığın, huzurun, tarihin, kültürün devamı ve koruyucu kalkanıdır. Göbeklitepe Sergisi, biraz da bu duygularla gezilirse anlamlı olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Serginin küratörü Siret Uyanık, Göbeklitepe’den ilham alan bu sergi ile geçmişten bugüne bir köprü kurmayı amaçladıklarını söyledi.
Uyanık, serginin Azerbaycan’ın kültür hazinelerinden olan Milli Halı Müzesi’nde gerçekleştirilmesinin Azerbaycan ve Türkiye arasındaki dostluk ve kültürel bağların bir yansıması olduğunu belirterek, “Sanat aracılığıyla bu güçlü kardeşlik ilişkilerini pekiştirirken, iki ülke arasında bir kültür köprüsü oluşturmayı da amaçlıyoruz.” dedi.
Yaklaşık 40 eserin sergilendiği “Çağdaş sanatta Göbeklitepe” sergisi 6 Kasım’a kadar açık olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yılmaz, yeni eğitim öğretim yılı dolayısıyla basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Yaz tatili süresince okulu yeni eğitim yılına hazırladıklarını belirten Yılmaz, ihtiyaçlar doğrultusunda tadilat ve düzenlemeler yaptıklarını kaydetti.
Yılmaz, okulda Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı müfredatını uyguladıklarını, bunun yanı sıra Azerbaycan Dili ve Edebiyatı, coğrafya ve tarih derslerini de verdiklerini bildirerek, “72 sınıfımız var. Sabah ve öğle olmak üzere ikili eğitim yapıyoruz. Türkiye’den 95, Azerbaycan’dan 10 öğretmenimizden oluşan güçlü eğitim kadromuzla çocuklarımızı hedefe taşıyoruz. Okulumuzda 3 robotik kodlama ve yazılım sınıfımız, laboratuvarlarımız var. Ülkemize yakışır şanımıza yakışır bir halde yola devam ediyoruz.” dedi.
“Tek millet, iki devlet” idealine uygun eğitim verdiklerini söyleyen Yılmaz, “Okulumuzun üniversiteye yerleştirme oranı yüzde yüz.
2022-2023 eğitim yılında 140 mezunumuzdan 139 tanesi üniversiteye yerleşti. Bu yıl mezun olan 165 öğrencimizin de en saygın üniversitelere yerleşeceklerine inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
Bakü Türk Anadolu Lisesi mezunlarının Türkiye’de devlet üniversitesini kazanmaları halinde harç ödemediklerini hatırlatan Yılmaz, “Bu yüzden Azerbaycan’da en çok tercih edilen okul konumundayız. Türkiye’yi en güzel şekilde temsil edip en başarılı öğrencileri yetiştiriyoruz. Mezunlarımızın iki ülkenin kardeşliğine hizmet edeceklerine eminim.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa’nın vefatının üzerinden 75 yıl geçti. Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) tarafından Nuri Paşa’nın vefatının yıl dönümünde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de anma programı düzenlendi. Programa TÜRKPA Genel Sekreteri Mehmet Süreyya Er, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, milletvekilleri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
“Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusu sayısız kalplerin fatihine çevrildi”
Programdaki konuşmasında Bakü’nün Kafkas İslam Ordusu tarafından kurtarılmasının zorlu bir dönemde gerçekleştiğini belirten TÜRKPA Genel Sekreteri Mehmet Süreyya Er, “Değer çok büyüktür ve Azerbaycan devletinin tarihinde çok önemli bir rol oynamıştır. Gösterdiği iradesi ve şecaatiyle Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusu sayısız kalplerin fatihine çevrildi. Azerbaycan halkının gönlünde ebediyete kadar var olacaktır. Onların şecaati ebediyen Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin bir örneğini daha altın harflerle tarihe yazdı. Nuri Paşa’nın kahramanlığı iki halkın ortak tarihinde şerefli kardeşlik sayfasına çevrildi. İnanıyorum ki, bugün Nuri Paşa’nın, Kafkas İslam Ordusu’nun verdiği şehitlerin, canlarını vatan için feda etmiş bütün vatan evlatlarının ruhları şaddır” dedi.
Nuri Paşa’nın vefatının üzerinden 75 yıl geçmesine rağmen Azerbaycan Türkleri tarafından saygı ve minnetle hatırlanmasının kendilerini memnun ettiğini ifade eden TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Üyesi, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Nevşehir Milletvekili Prof. Dr. Filiz Kılıç, “Boşuna bir millet, iki devlet demiyoruz. İki ki bir milletiz, iyi ki bağımsız Türk devletleriyiz. Kafkas İslam Ordusu, Bakü’nün kurtuluşu için bin 130 şehit verdi. Nuri Paşa, Azerbaycan’da gittiği her yerde saygı ve hürmetle karşılandı. Nuri Paşa, sık sık bir olmadan, bir olarak çok güçlü olunacağından bahseder, bir gün bu arzusunun mutlaka gerçekleşeceğini söylerdi” diye konuştu.
“Ermenilerin kimlerin vekili olarak Azerbaycan’da katliam yaptıklarını çok iyi anlamak lazım”
Azerbaycan’ın farklı bölgelerinde bulunan Osmanlı askerlerinin mezarlarının kendilerine bırakılan bir emanet olduğunu vurgulayan Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, “Tarihe baktığımızda, tarih penceresinden alacağımız çok dersler var. Bu derslerden en önemlisi de tarihin her döneminde vekalet savaşlarının yaşandığıdır. Burada Ermenilerin kimler tarafından kullanıldığı, kimlerin vekili olarak Azerbaycan’da, Kafkas coğrafyasında katliam yaptıklarını çok iyi anlamak lazım. Günümüzde vekalet savaşlarının da ne anlama geldiğini bugün Gazze’de de, Suriye’de de, başka coğrafyalarda da görüyoruz. Birileri kendi çıkarları adına başkalarıyla savaş verirken, savaşın içerisinde olan güçler olarak kullanmaktadır. Bu çerçevede uyanık olacağız ve kardeşliğimizi de tesis etmek için, korumak için mücadele vereceğiz” ifadelerini kullandı.
Nuri Paşa kimdir?
Azerbaycan’ın Osmanlı Devleti’nden yardım talep etmesi üzerine Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın talimatıyla Kafkas İslam Ordusu’nun başına geçen Nuri Paşa, 15 Eylül 1918 tarihinde başta Bakü olmak üzere Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerini düşman işgalinden kurtardı. İstanbul Sütlüce’de kurduğu silah fabrikasında 2 Mart 1949’da meydana gelen büyük patlamada hayatını kaybeden Nuri Paşa’nın hatırası hem Azerbaycan’da hem de Türkiye’de yaşatılmaktadır. – BAKÜ
]]>Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) tarafından düzenlenen etkinliğe Genel Sekreter Mehmet Süreyya Er, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Azerbaycan Aksakalı Hasan Hasanov, TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkanı, AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Üyesi, MHP Genel Başkan Yardımcısı, Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç, milletvekilleri, akademisyenler ve yazarlar katıldı.
TÜRKPA Genel Sekreteri Er, programda yaptığı konuşmada, 1918’de, Osmanlı Devleti’nin kendisinin de zor durumda olduğu bir dönemde Azerbaycan’ın çağrılarını yanıtsız bırakmadığını ve yardıma koştuğunu belirtti.
Er, Nuri Paşa’nın ağabeyi Enver Paşa’nın talimatıyla Kafkas İslam Ordusu’nun başına geçerek Azerbaycanlı kardeşlerinin imdadına yetiştiğini ve Bakü’yü kurtardığını söyledi.
Kafkas İslam Ordusu’nun 15 Eylül 1918’de Bakü’yü Bolşevik ve Ermeni çetelerden kurtararak kahramanlık destanı yazdığını vurgulayan Er, Bakü’nün kurtarılmasının Azerbaycan devlet tarihinde önemli rol oynadığını kaydetti.
Er, “Nuri Paşa ve Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan halkının kalbinde ebediyen yer edinmiştir. Onların kahramanlığı, Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin bir parlak örneğini daha tarihin hafızasına altın harflerle kazıdı. Nuri Paşa’nın kahramanlıkları iki milletin ortak tarihinde şerefli kardeşliğin sayfasına dönüştü.” ifadelerini kullandı.
Nuri Paşa’nın Cumhuriyet döneminde kurduğu fabrikalarla Türk savunma sanayisinin öncüleri arasında yer aldığını hatırlatan Er, bu gibi şahısların gelecek nesillere öğretilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
“Nuri Killigil Paşa, cumhuriyet tarihinin ilk endüstriyel silah tasarımcılarından olmuştur”
TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkanı Mesten de Kafkas İslam Ordusu’nun 1918’de Azerbaycan’a gelerek kardeşlerine yardımda bulunmasının iki ülke arasındaki kardeşliğin en büyük nişanelerinden olduğunu anlattı.
Mesten, Osmanlı Devletinin 1. Dünya Savaşı’nda bütün cephelerde yenilgilerle yüz yüze kaldığı bir dönemde en seçkin askerlerini Azerbaycan’a gönderdiğini hatırlatarak, “Bu ordu sayesinde Azerbaycan bağımsızlığını tam olarak kazandı. 15 Eylül 1918’de Bakü işgalden ve zulümden kurtuldu. Bugün ise bizlere düşen atalarımızın yüzyıl öncesinden bıraktığı emanete sahip çıkmaktır.” dedi.
Nuri Paşa’nın savunma sanayiindeki faaliyetlerinden de bahseden Mesten, “Nuri Killigil Paşa, cumhuriyet tarihinin ilk endüstriyel silah tasarımcılarından olmuştur. Arap-İsrail savaşında Arap orduları için silah ve cephane üretmiştir.” diye konuştu.
Mesten, 2. Karabağ Savaşı’nda da Türk halkının ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan’a gösterdiği siyasi ve manevi destekleri hatırlatarak, “Azerbaycan ile Türkiye’nin kardeşliği et ile tırnak gibidir. Kardeş ülkelerimiz arasında bütün bu gelişmelere rağmen, önümüzde çok daha büyük görevler bizleri bekliyor. Bize düşen, aramızdaki bağları daha da sağlamlaştırarak gelecek kuşaklara güçlü bir miras bırakmak, her alanda işbirliğimizi derinleştirmektir.” şeklinde konuştu.
“Boşuna ‘bir millet iki devletiz’ demiyoruz”
TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Üyesi, MHP Genel Başkan Yardımcısı, Nevşehir Milletvekili Kılıç ise konuşmasında, Nuri Paşa’nın vefatının üzerinden 75 yıl geçmesine rağmen Azerbaycan Türkleri tarafından saygı ve minnetle hatırlanmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, “Boşuna ‘bir millet iki devletiz’ demiyoruz. İyi ki bir milletiz, iyi ki bağımsız Türk devletleriyiz.” dedi.
Kılıç, Nuri Paşa’nın ve Kafkas İslam Ordusu’nun faaliyetlerinden, onların o dönemde Azerbaycan’da gördükleri saygı ve hürmetten bahsederek, “Killigil soyadını alan Nuri Paşa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından milletle birlikte kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti’nde, ülkesi ve Türk dünyası için dinlenmeden çalışmaya devam etti. Sık sık Türk dünyasının bir olmasından, bir olarak çok daha güçlü olacağından bahseder, bir gün bu arzusunun mutlaka gerçekleşeceğini söylerdi.” şeklinde konuştu.
“Koyun koyuna yatan Osmanlı askerleri bize emanet ve mirastır”
Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Bağcı da Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’de kazandığı zaferin İstanbul ve Bakü’yü kontrol altında tutmak isteyen güçleri çılgına döndürdüğünü ve hüsrana uğrattığını vurguladı.
Bağcı, Azerbaycan’ın birçok bölgesinde Türk şehitliklerinin olduğunu aktararak, “Koyun koyuna yatan Osmanlı askerleri bize emanet ve mirastır. Bu miras ve emaneti, kardeşliğimizin mayasını teşkil eden bu birlikteliği korumak görevimizdir.” ifadelerini kullandı.
Nuri Paşa’yla ilgili filmin gösterildiği etkinlik, Türk ve Azerbaycanlı akademisyenlerin sunumlarıyla devam etti.
?
]]>