ADLİ Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, son günlerde internet bankacılığı mağdurlarının arttığını belirterek, “Herkes derin uykuya daldığında siber dolandırıcılar, devreye giriyor. Gece 02.00 ila 05.00 aralığında sizin adınıza kredi çekip, havale yapıyor ve hesapları boşaltıyorlar. Bankalar bu tarz dolandırıcılığa karşı yapay zeka uygulamalarını kullanmalı. Gece hiç işlem yapmamış bir kullanıcı adına havale gerçekleştirmek ya da onun adına kredi çekme işlemini şüpheli işlem olarak nitelendirmeli ve bu noktada hesaba bloke koymalı” dedi.
Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, internet bankacılığı dolandırıcılığının dijitalleşme ile son dönemde arttığını söyledi. Dolandırıcılar tarafından gönderilen SMS ve e-postalara dikkat edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kırık, “E-ticaretten ödemelere kadar birçok işlemi internet bankacılığı üzerinden gerçekleştiriyoruz. Siber dolandırıcılar, vatandaşları dolandırabilmek adına türlü yöntemler geliştirmeye başladı. Kimi zaman gönderdikleri SMS’ler, kimi zaman gönderdikleri e-postalar, kimi zaman da bankadan arıyormuş gibi davranıyorlar. Sosyal mühendisliğin taktikleriyle vatandaşları tuzağa düşürebiliyorlar. Son dönemlerde ise oltalama taktikleri giderek artış göstermeye başladı. Bankadan usulsüz bir şekilde para çekildiğine dair mesajlar geliyor. Sonraki süreçte vatandaşlar, şifrelerini güvene almak adına o linke tıklıyor” dedi.
SİBER DOLANDIRICILAR DEVREDE
Siber dolandırıcılık şebekesinin nasıl çalıştığını anlatan Kırık, “Dolandırıcılar, ünlü bankaların sitelerini birebir kopyalamış durumda. Dolayısıyla kullanıcılar, tıpkı e-devlet dolandırıcılığında olduğu gibi ilgili bankaya girdiklerini düşünüyor ve vatandaşlık numaralarını bilgilerini ve şifrelerini sisteme giriyor. Aslında girdikleri bütün bilgiler dolandırıcıların veri tabanına aktarılmış oluyor. Daha sonra bankacı olarak arayan kişiler devreye giriyor. Vatandaşları oyalarken, arka planda diğer dolandırıcılar sizin şifrelerinizi ve kredi kartı bilgilerinizi girerek büyük bir dolandırıcılık faaliyeti içerisinde bulunuyor. Daha sonra cebinize gelen kod aracılığıyla da bütün işlemleri gerçekleştiriyorlar. Zira 3 boyutlu ödeme kodunu onlara vermenizle birlikte aslında sizin adınıza para çekiminden tutun, kredi alma olayını bile gerçekleştirebiliyorlar” diye konuştu.
‘CASUS YAZILIM’ UYARISI
Prof. Dr. Kırık, vatandaşlar tarafından girilen sitelerin güvenli olması gerektiğini belirterek, “Kimi zaman korsan bir maç sitesinden, kimi zaman indirdiğiniz bir uygulama üzerinden telefonlarınıza ya da bilgisayarlarınıza casus yazılım yüklenmiş oluyor. Herkes derin uykuya daldığında siber dolandırıcılar, devreye giriyor. Gece 02.00 ila 05.00 aralığında siber suçların en yoğun işlendiği kriminal zaman diliminde, sizin adınıza kredi çekip, havale yapıyorlar ve hesapları boşaltıyorlar” dedi.
‘CİHAZLARA MUTLAKA ANTİVRÜS YAZILIMI YÜKLEMELİ’
Vatandaşların ve bankaların acilen önlem alması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kırık, sponsorlu reklamlara dikkat çekerek, şöyle konuştu:
“Sitelerin güvenlik sertifikalarına mutlaka dikkat edilmeli. Kendilerini bankacı olarak tanıtan kişilere asla bilgilerini kaptırmamalılar. Cihazlara mutlaka antivirüs yazılımı yüklemeli. Bununla birlikte bankalar da bu tarz dolandırıcılığa karşı yapay zeka uygulamalarını kullanmalı. Örnek vermek gerekirse gece hiç işlem yapmamış bir kullanıcı adına havale gerçekleştirmek ya da onun adına kredi çekme işlemini şüpheli işlem olarak nitelendirmeli ve bu noktada hesaba bloke koymalı. Bu tarz durumlarla karşı karşıya kalan vatandaşlarımız mutlaka ilgili bankaya dilekçe vermeli ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmalı. Bununla birlikte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu da (BDDK) üzerine düşen görev ve sorumluluğu mutlaka gerçekleştirmeli. Bankalara uyarıda bulunmalı, gerekirse çok ciddi para cezalarıyla güvenlik sistemleri ve açıklarını kapatmalarını sağlamalı.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da cep telefonu sattıkları dükkanlarına gelen müşterilerini, kredi çekme bahanesiyle mobil bankacılık şifrelerini alıp, 6 milyon lira dolandırdıkları tespit edilen 3 kardeş, kaçtıkları Isparta’da yakalandı.
Olay, merkez Yıldırım ilçesi Kurtoğlu Mahallesi’nde meydana geldi. 1’inci Yeşil Caddesi’nde cep telefonu dükkanı açan A.T.K. (19), A.K. (27) ve E.K. (29) kardeşler, iddiaya göre, ürün almak isteyen müşterilerini, “Kredi kartı ile ödeme yapma, bizim anlaşmalı bankalarımız var. Sıfır faizli kredi ile sana taksitli kredi çekelim. Bu şekilde taksitle ödeme yaparsın” diye kandırıp, telefonlarından mobil bankacılık şifrelerini girmelerini sağladı. İşlem yapma bahanesiyle mobil hesaplara giren şüpheliler, kredi kullanıp, kendi hesaplarına göndermek ve online alışveriş yapmak suretiyle 12 kişiyi, toplam 6 milyon lira dolandırdı. Şüpheliler, dükkanı kapatıp kaçarken, dolandırıldıklarını anlayan mağdurlar, durumu polis ekiplerine bildirdi.
İhbar üzerine harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, yaptıkları araştırmada, şüphelilerin Isparta’da saklandıklarını tespit etti. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla harekete geçen ekipler, 2 Ekim’de düzenledikleri operasyonla şüphelileri yakaladı. Şüphelilerin saklandıkları adreste yapılan aramada, çok sayıda çeşitli marka ve model cep telefonu, banka kartları, banka pos cihazları, bir miktar döviz ve ziynet eşyası ele geçirildi.
Gözaltına alınıp Bursa’ya getirilen 3 kardeş, Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçen hafta, ABD’de açıklanan verilerin ardından ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine yılın ilk yarısında başlayabileceğine dair beklentiler güçlenirken, banka yetkililerinin temkinli sözle yönlendirmeleri Fed’in ne zaman faiz indirimine başlayacağına yönelik belirsizliklerin devam etmesinde etkili oluyor.
Analistler, bu hafta ABD’de açıklanacak makroekonomik verilerin, bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları verebileceğini belirterek, Fed Başkanı Jerome Powell’ın hafta içinde Kongre’de yapacağı açıklamaların da yatırımcıların odağında bulunduğunu söyledi.
Fed’in “bekle ve gör” stratejisine devam etmesinin beklendiğini kaydeden analistler, bankanın verilere göre hareket edeceğini ve yetkililerin bu haftaki sözle yönlendirmelerinin de takip edileceğini bildirdi.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda da Fed’in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayısta yüzde 29 ve haziranda yüzde 71’e yükselirken, enflasyon baskılarının nispeten yavaşladığına ve imalat sektöründeki zayıflığa işaret eden veriler sonrası düşüşe geçen ABD’nin 10 yıllık hazine tahvil faizi yüzde 4,18’e geriledi.
Bu gelişmelerin ardından altının ons fiyatı cuma günü yüzde 1,9 artışla 2 bin 83 dolardan günü tamamlayarak en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirirken, şu sıralarda 2 bin 81 dolardan alıcı buluyor.
Haftanın son işlem gününde yüzde 0,3 azalışla 103,9 seviyesinden günü tamamlayan dolar endeksi ise şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında 103,8’de bulunuyor.
Orta Doğu’daki gelişmeler de yakından takip edilirken, petrol fiyatlarında oynaklık dikkati çekiyor. Kızıldeniz’de devam eden jeopolitik riskler ve OPEC+’nın arz kesinti süresini uzatacağına yönelik haber akışı petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor.
Cuma günü Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,7 artışla 83,2 dolardan günü tamamlayarak Kasım 2023’ten bu yana en güçlü günlük kapanışını gerçekleştirirken, bugün önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 83,4 dolardan işlem görüyor.
Kripto para piyasaları tarafında da Bitcoin’in fiyatı, spot Bitcoin borsa yatırım fonlarına (ETF) ilginin devam etmesiyle 64 bin doların üzerine çıkarak Kasım 2021’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bitcoin, 8 Kasım 2021’de 69 bin dolar ile zirveye çıkmıştı.
Öte yandan, ocak ayı sonunda yayımladığı bilançosunda sürpriz zarar açıklamasından bu yana yüzde 50’nin üzerinde değer kaybeden New York Community Bank’ın hisseleri, bankanın Üst Yönetici (CEO) değişikliğine gitmesi ve iç kontrollerindeki sorunları açıklaması sonrası cuma günü yüzde 25’in üzerinde düşüş kaydetmesi dikkati çekti.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, New York Community Bank’ın uzun vadeli kredi notunu “Ba2″den “B3″e düşürdü ve daha fazla not indirimi için izlemede bıraktı. Fitch Ratings de bankanın ve iştiraki Flagstar Bank’ın uzun ve kısa vadeli kredi notlarını düşürdü ve not görünümünü “negatif” olarak belirledi.
Söz konusu gelişmelerin ardından cuma günü New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 1,14 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,80 artışla tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıkarken, Dow Jones endeksi de yüzde 0,23 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında da cuma günü pozitif seyir öne çıkarken, bu hafta Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı ve sonrasında ECB Başkanı Christine Lagarde’ın gerçekleştireceği konuşma yatırımcıların odağına yerleşti.
Analistler, ECB’nin bu haftaki toplantısında faizin sabit bırakılacağına kesin gözüyle bakıldığını belirterek, para piyasalarında bankanın ilk faiz indirime gitme ihtimalinin haziranda yüzde 86 ile fiyatlandığını ifade etti.
Geçen hafta bölge genelinde açıklanan verilerin karışık sinyaller verdiğini aktaran analistler, bu hafta açıklanacak verilerin yanı sıra faiz kararı sonra Lagarde’ın sözle yönlendirmelerinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini söyledi.
Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,69, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,32, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,09 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,08 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise karışık bir seyirle başladı.
Asya pay piyasalarında ise karışık seyir öne çıktı.
Bu hafta gözler Japonya’da açıklanacak enflasyon verilerine çevrilirken, Çin’de ise yıllık parlamento toplantısından gelecek haber akışı yatırımcıların odağına yerleşti.
Japonya’da Nikkei 225 endeksinin tarihinde ilk kez 40 bin puanı aşması dikkati çekerken, Çin tarafında da hükümetin ekonomik aktiviteyi canlandırmak adına yeni destek paketleri açıklayacağına yönelik beklentiler sıcaklığını koruyor.
Öte yandan, Fed’in yılın ilk yarısında faiz indirime başlayabileceğine yönelik beklentilerin artmasıyla cuma günü dolar/yen paritesi yüzde 0,4 azalışla 149,9 seviyesinden günü tamamlarken, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 150,2’den işlem görüyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,5 artışla zirvesini yenilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3 değer kazandı. Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 azalış kaydetti.
Yurt içinde cuma günü satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,05 değer kaybıyla 9.097,15 puandan tamamlarken, bugün gözler enflasyon verilerine çevrildi.
Dolar/TL, haftanın son işlem gününde alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,5 üzerinde 31,3774’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,4110 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hafta sonu katıldığı bir programda, “Son yıllarda dünyada da Türkiye’de de enflasyon önemli bir sorun. Ortaya koyduğumuz programla biz tekrar enflasyonu tek haneye indireceğiz.” dedi.
Analistler, bugün yurt dışında veri gündeminin sakin olduğunu, yurt içinde ise enflasyonun yanı sıra finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları ve yükümlülükleri verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 8.900 seviyelerinin destek, 9.200 ve 9.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, şubat ayı TÜFE ile ÜFE
14.30 Türkiye, aralık ayı finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları ve yükümlülükleri
]]>BDDK, Marin Yatırım Bankası AŞ, Aytemiz Yatırım Bankası AŞ ve Adil Katılım Bankası AŞ'ye faaliyet izni verdi.
BDDK'nin söz konusu kararları bugün Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, BDDK, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 7'nci ve 8'inci maddeleri kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, kanunun 6'ncı maddesi uyarınca kurucu ortaklar Mehmet Koç, Sefa Koç, Noman Tekin, Meltem Süloğlu ve Yavuz Duranoğlu tarafından 1 milyar 500 milyon TL sermayeli "Marin Yatırım Bankası AŞ" ünvanlı, kurucu ortaklar Aytemiz Finansal Hizmetler AŞ, İsmail Aytemiz, Hüseyin Aytemiz, Ahmet Aytemiz ve Kerem Aytemiz tarafından 1 milyar 500 milyon TL sermayeli "Aytemiz Yatırım Bankası AŞ" ünvanlı kalkınma ve yatırım bankalarının kurulmasına izin verdi.
BDDK yine 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 7'nci ve 8'inci maddeleri kapsamında yapılan Deneme bonusu veren siteler inceleme ve değerlendirme neticesinde, kanunun 6'ncı maddesi uyarınca, Dijital Banka Yönetmeliğinde dijital bankalar için belirtilen faaliyet esaslarına uygun olarak faaliyet göstermek ve faaliyet izni başvurusunu bu çerçevede yapmak üzere, kurucu ortaklar Ali Emre Ballı, Murat Yönaç, Özberk Çetinkaya, Ali Paslı ve Fahri Akcan tarafından Türkiye'de 3 milyar TL kuruluş sermayeli "Adil Katılım Bankası AŞ" ünvanlı bir (dijital) katılım bankası kurulmasını da onayladı.
]]>Muğla'nın Menteşe ilçesinde yaşayan Uğur Kayalı'nın adına müşterisi olmadığı bir bankada hesap açılarak, rızası dışında 350 bin TL ihtiyaç kredisi pendik escort kullanıldı. Kendisi gibi çalınan kimlik bilgileriyle adına kredi açılan 150'den fazla mağdur olduğunu söyleyen Kayalı, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Menteşe ilçesinde yaşayan Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı personeli Uğur Kayalı'nın 3 Mayıs saat 01.51'de cep telefonuna özel bir bankadan "350 bin lira tutarındaki ihtiyaç krediniz onaylandı, artı hesabınız tanımlandı ve çekilen kredi sigortalandı" mesajı geldi. Bankanın müşteri hizmetleriyle görüşen Kayalı, bankanın müşterisi olmadığını, ihtiyaç kredisi ile artı hesap kurtköy escort başvurusunda bulunmadığını ve herhangi bir onay vermediğini belirtti. Ancak müşteri hizmetleri yetkilisi mobil onay mesajı verildiğini, işlemin iptal edilemeyeceğini bildirdi.
Kayalı hem kimlik bilgilerini çalarak adına hesap açarak kredi kullanan kişi ya da kişiler hem de banka hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kayalı, kredi çekilen hesaba bloke koydurmasına rağmen 350 bin TL'nin 190 bin TL'sinin Elektronik Fon Transferi (EFT) ile başka hesaba geçtiğini öğrendi.
Mağdur olduğunu belirten Kayalı, "Banka konuyla ilgili sorumluluğunun olmadığını belirtiyor. Müşterisi bile olmadığım bankadan adıma hesap açılıp, kredi kullanılmış. Hesaplara bloke koydurmama rağmen para üçüncü kişilere, oradan da kripto hesaplara aktarılmış. Benim gibi mağdur olan insanlara ulaştım. 150 mağdurdan oluşan WhatsApp grubumuz var. Gruba dahil olduğumda 50 kişiydik. Bu şekilde mağdur edilen çok daha fazla ataşehir escort kişinin olduğunu düşünüyorum. Konteynerde yaşayan depremzedeler adına bile hesap açılıp, kredi çekilmiş. Bankaların güvenlik açığı anlamadığım bir şekilde giderilmiyor. Yetkililerden yardım bekliyorum" ifadelerini kullandı.
Kayalı'nın avukatı Şükriye Metin, müvekkilinin sadece dolandırılmadığını, banka tarafından da mağdur edildiğini belirtip, "Banka elektronik bir sistem kurarak vatandaşa telefon aracılığı ile kredi çekme imkanı tanıyor. Teknolojinin gelişmesini, iyiye kullanıldığı sürece hepimiz destekliyoruz. Ancak bankanın kurduğu bu elektronik sistemde boşluklar varsa, kaçak ya da casus yazılımların kullanılmasına izin veriyorsa, vatandaşın iradesinin dışında işlem yapıyorsa, bu durumda bu sistemin kapatılması ya da güvenlik tedbirinin artırılması gerekiyor. Şu anki uygulamada, banka krediyi verdiğini belirterek, vatandaşın dolandırıcıdan şikayetçi olmasını ve parasını ondan geri alması gerektiğini belirtiliyor.
Bankanın verdiği ve sisteminde izin verdiği bu cevap, vatandaşı defolu olan elektronik sistemden, çok geç işleyen hukuk sisteminin içine yönlendiriyor. Banka, çekilen kredinin ilk taksiti gelince vatandaşa hemen kat ihtarı çekip, ödenmez ise icra takibine geçiyor. Müvekkil hiçbir şey yapmadığı, bankada mevduat hesabı dahi olmadığı halde, banka tarafından önce adına olmayan bir mal varlığı yaratılarak, 350 bin lira kartal escort kredi oluşturuluyor ve akabinde bu para aynı banka tarafından üçüncü kişilerin hesabına aktarılıyor. Tüm bunları müvekkilin gerçek onayını almadan yapan banka, sürecin sonunda bu parayı müvekkilden isteyebiliyor" diye konuştu.
]]>Antalya'da özel bir bankadan kredi çekmek isteyen şahıslar istediklerini alamayınca banka müdürünün aracına tehdit notu ve 3 adet uzun namlulu silah mermisi bıraktı. Notu bırakan ve azmettiren 2 kişi güvenlik kameralarından tespit edilerek yakalandı.
Alınan bilgiye göre, özel bir bankanın müdürüne ait maltepe escort aracın ön camına, "115 bin Euro verilmediği takdirde kendisinin ve ailesinin öldürüleceği" içerikli not kağıdı ve 3 adet uzun namlulu silah mermisi bulunan zarf bırakılarak tehdit edildi. Müştekinin tehdit edilmesi olayı ile ilgili Muratpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri harekete geçti.
Antalya'da özel bir bankadan kredi çekmek isteyen şahıslar istediklerini alamayınca banka müdürünün aracına tehdit notu ve 3 adet uzun namlulu silah mermisi bıraktı. Notu bırakan ve azmettiren 2 kişi güvenlik kameralarından tespit edilerek yakalandı.
Alınan bilgiye göre, özel bir bankanın müdürüne ait pendik escort aracın ön camına, "115 bin Euro verilmediği takdirde kendisinin ve ailesinin öldürüleceği" içerikli not kağıdı ve 3 adet uzun namlulu silah mermisi bulunan zarf bırakılarak tehdit edildi. Müştekinin tehdit edilmesi olayı ile ilgili Muratpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri harekete geçti.
Yapılan çalışmalarda; bahse konu zarfı araca bıraktığı anlaşılan, yüzünde kar maskesi ve kafasında motosiklet kaskı bulunan bisikletli şahsın C.E.T. olduğu ve şüpheliyi H.M.S. ve T.K. isimli şahısların azmettirdiği tespit edildi. Yakalanan şüpheliler "yağma suçuna teşebbüs'ten" adli makamlara sevk edildi. Notun bırakılma anları ise güvenlik kamerasına yansıdı.
]]>AA muhabirinin bankaların konsolide olmayan finansal tablolarından derlediği bilgiye göre, Türkiye’nin en büyük 10 bankasının geçen yıl sonu itibarıyla aktif büyüklüğü 19,4 trilyon liraya ulaştı. Böylece, 2022 sonuna kıyasla bu bankaların aktif büyüklüğü yüzde 65,8 artış gösterdi. 2022’de en büyük 10 bankanın aktif toplamı 11,7 trilyon lira düzeyindeydi.
Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB), “???????Rakamlarla Bankacılık Sektörü 2023” raporunda açıkladığı verilere göre ise 2023’te Türkiye’deki 63 bankanın toplam aktif büyüklüğü 23,5 trilyon lira oldu.
Ziraat Bankası, 3,8 trilyon lira ile sektörün en büyük aktifine sahip bankası unvanını korurken, bankanın aktif büyüklüğü, 2022’ye göre yüzde 64,4 artış kaydetti.
2023’te sektörün en yüksek ikinci aktifine sahip banka VakıfBank olurken, bankanın aktif büyüklüğü önceki yıla göre yüzde 64,8 yükselerek 2,8 trilyon liraya çıktı.
Aktif büyüklük sıralamasında, 3’üncü sırayı 2,5 trilyon lira ile Türkiye İş Bankası alırken, aynı zamanda da özel bankalar arasında en yüksek aktif büyüklüğe sahip banka olma unvanını da korumuş oldu.
Halkbank ise 2,2 trilyon liralık aktif büyüklükle 4’üncü sırada yer aldı. Böylece, aktif büyüklüğü 2 trilyon lirayı aşan banka sayısı 4’e yükseldi.
Halkbank’ı sırasıyla, 1,9 trilyon lira ile Garanti BBVA, 1,8 trilyon lirayla Akbank, 1,7 trilyon lirayla Yapı Kredi, 1 trilyon lirayla DenizBank, 995,9 milyar lirayla QNB Finansbank ve 674,4 milyar lirayla Kuveyt Türk izledi.
Kuveyt Türk’ün, aktif büyüklük bazında ilk 10’a giren tek katılım bankası olması dikkati çekerken, 2023’te bir önceki yıla göre aktif büyüklüğü en fazla artan banka ise yüzde 90,2 ile DenizBank oldu.
10 bankanın toplam karı 500 milyar lirayı aştı
Kahramanmaraş merkezli depremler ve seçim belirsizliklerinin yaşanmasının ardından değişen ekonomi yönetimi ve para politikası ile zorlu bir yılı geride bırakan bankalar, her şeye rağmen rekor kar elde etti.
2023’te en yüksek karı 89,9 milyar lira ile Ziraat Bankası elde ederek, önceki yıla göre karını yüzde 118,7 artırmış oldu.
Garanti BBVA, 87,3 milyar lira ile ikinci, Türkiye İş Bankası 72,3 milyar lira ile üçüncü, Yapı Kredi 68 milyar lira ile dördüncü ve Akbank 66,5 milyar lira beşinci sırada yer aldı.
Önceki yıla göre 2023’te Garanti BBVA karını yüzde 49,3, Türkiye İş Bankası yüzde 17,4, Yapı Kredi yüzde 28,9 ve Akbank yüzde 10,8 artırdı.
Karlılık bazında bu bankaları sırasıyla, 33,2 milyar lira ile QNB Finansbank, 27,9 milyar lira ile DenizBank, 26,6 milyar lira ile Kuveyt Türk, 25 milyar lira ile VakıfBank ve 10,1 milyar lira ile Halkbank izledi.
Böylece Türkiye’nin en büyük 10 bankası, 2023’te 506,8 milyar lira net dönem karı elde etti ve ilgili bankaların toplam karı önceki yıla kıyasla yüzde 40,4 artış göstermiş oldu.
Mevduat/katılım fonu toplamı 13 trilyon liraya ulaştı
Bankaların, en büyük fon kaynağı durumundaki mevduatlar da geçen yıl 13 trilyon liraya çıktı. Sektörün 10 büyük bankasının mevduat/katılım fonu toplamı ise 2022 yıl sonuna göre yüzde 69 arttı.
Ziraat Bankası, 2,9 trilyon liralık mevduatla ilk sıradaki yerini korurken, onu 1,9 trilyon lira ile VakıfBank, 1,6 trilyon lira ile Halkbank, 1,5 trilyon lira ile Türkiye İş Bankası, 1,3 trilyon lira ile Garanti BBVA, 1,1 trilyon lira ile Akbank, 983,5 milyar lira ile Yapı Kredi, 593,5 milyar lira ile QNB Finansbank, 577,8 milyar lira ile DenizBank izledi. Bu dönemde, Kuveyt Türk’ün de 500 milyar liralık katılım fonu toplaması dikkati çekti.
2023’te bir önceki yıla göre, mevduat hacmi en fazla artış gösteren bankalar ise yüzde 79,2 ile VakıfBank, yüzde 77,9 ile Halkbank, yüzde 75,6 ile QNB Finansbank, yüzde 74,4 ile Akbank ve yüzde 69,7 ile Garanti BBVA oldu.
Kredi/finansman desteği 10 trilyon liraya yaklaştı
İlgili 10 bankanın toplam nakdi kredi desteği geçen yıl 9,7 trilyon liraya çıkarken, kredi desteği en yüksek banka 1,9 trilyon lirayla Ziraat Bankası oldu. Bankanın, kredi stokundaki yıllık artış da yüzde 58 olarak kayıtlara geçti.
Ziraat Bankasının ardından nakdi kredi stoku en yüksek bankalar 1,5 trilyon lirayla VakıfBank, 1,2 trilyon lirayla Halkbank, 1,1 trilyon lirayla Türkiye İş Bankası ve 1 trilyon lirayla Garanti BBVA oldu.
Söz konusu dönemde finansman desteği en çok artanlar bankalar arasında yüzde 72 ile Kuveyt Türk öne çıkarken, kredi stokundaki artış bazında incelendiğinde de yüzde 67,6 ile DenizBank ve yüzde 60,1 ile VakıfBank şeklinde sıralandı.
Buna göre, kamu bankalarının geçen yıl sonu itibarıyla kredi stoku 4,6 trilyon liraya, özel bankaların ise 5,1 trilyon liraya ulaştı. Böylece 10 büyük bankanın toplam kredi stokunun yüzde 47,4’üne kamu bankaları, yüzde 52,6’sına özel bankalar sahip oldu.
En büyük 10 bankanın öz kaynağı 1,8 trilyon liraya ulaştı
2022’de yaklaşık 1,2 trilyon lira olan söz konusu bankaların öz kaynaklar toplamı, geçen yıl yüzde 50 artış kaydederek 1,8 trilyon liraya yükseldi.
TBB’nin açıkladığı verilere göre de 2023’te Türkiye’deki 63 bankanın toplam öz kaynakları 2,2 trilyon lira olurken, sermaye yeterliliği standart rasyosu da yüzde 19 civarında gerçekleşti.
Öz kaynak büyüklüklerine göre ise Ziraat Bankası 331,2 milyar lira ile birinci sırada yer alırken onu, 267,8 milyar lira ile Türkiye İş Bankası, 244,8 milyar lira ile Garanti BBVA, 211,2 milyar lira ile Akbank, 178,9 ile Yapı Kredi, 171,4 milyar lira ile VakıfBank, 128,4 milyar lira ile Halkbank, 89,8 milyar lira ile Denizbank, 81,6 milyar lira ile QNB Finansbank ve 48 milyar lira ile Kuveyt Türk izledi.
Bu dönemde, öz kaynaklarını en fazla artıran bankalar sırasıyla, yüzde 84,4 ile QNB Finansbank, yüzde 67,1 ile Kuveyt Türk, yüzde 64,8 ile Denizbank, yüzde 63,6 ile Ziraat Bankası ve yüzde 60,3 ile Garanti BBVA oldu.
]]>Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.
“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”
Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.
“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”
Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Ben de aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.
“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”
Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Ben de yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı. – HATAY
]]>-Depremzede vatandaş; “Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”
HATAY – Hatay’da yaşayan Ahmet Artan, devlet kayıtlarında yanlışlıkla ‘ölü’ olarak kaydedilmesinin ardından yaşadığı karmaşayı 2 ay süren çabalar sonucu atlatabildi. Aynı ismi taşıyan ve depremde vefat eden başka bir vatandaş yerine kendisinin sisteme ölü olarak girildiğini ifade eden Artan, şimdiyse banka kayıtlarındaki hatanın düzeltilmesini bekliyor.
Kahramanmaraş merkezli depremler Hatay’da büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesi’nde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 37 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarıldı. Depremden yara almadan kurtulan Artan’ın mücadelesi devlet kayıtlarında ölü olarak işlenmesiyle başladı. Kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan Ahmet Artan, depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası devlet kayıtlarında ‘ölü’ olarak gözüken Artan, banka işlemleri başta olmak üzere bir çok sorun yaşadı. Artan, yaklaşık iki ay süren bir mücadele sonucu devlet dairelerindeki kaydını düzeltebilse de banka kayıtlarında hala ölü olarak gözüküyor.
“Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum”
Ölü olarak gözüktüğü için banka işlemlerini yürütemediğini belirten Artan, “6 Şubat’ta biz evimizin üçüncü katındaydık. Deprem esnasında evden çıkamadık, evimiz ağır hasar aldı. Biz depremden yaklaşık yarım saat sonra evden çıktık. Sabahı ilk ışıklarında bizim diğer akrabaları kurtarmak için onlara yardıma gittik. Orda da öğlen olan depreme yakalandık. Yaklaşık 40 dakika enkaz olayımız oldu. Orada ondan dolayı artık devletin yanında ölü olarak gözükmüştüm. Şu an bu sıkıntıyı giderebildik. Ama dün bankaya gittim, kredi kartı için başvuru yaptık. Bankaların sisteminde hala ölü olarak gözüküyorum” dedi.
“Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun”
Yaşadığı trafik kazası sonrası polis ekiplerinin kontrollerinde ‘ölü’ olarak gözüktüğünü öğrenen Artan, “Ölü olduğumun şu şekilde farkına vardım. E-devlet üzerinden giriş yapamıyordum. Sistem beni reddediyordu. Ondan sonra hastanenin önünde aracıma ambulans çarpmıştı, polisin tutanağında belli oldu. Bana aracın mirasçıları nerede dedi. Bende aracın mirasçıları yok. Aracın sahibi benim dedim. Hayır bu aracın sahibi vefat etmiş dediler, orada şok geçirdim. Hem yaşıyorsun hem de ölü olarak gözüküyorsun. Ben itiraz ettim, bu araç benim ölü değilim diye. Sistemde bu şekilde gözüküyor dediler. Ondan sonra bu hatayı düzeltebilmek için birçok devlet dairesine gittim. Yaklaşık o süreç 50 ya da 55 gibi bir gün geçti. Ondan sonra süreç düzeltildi. Yalnız 1 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen bu hata bankalarda düzeltilmedi” şeklinde konuştu.
“Başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler”
Kendisiyle aynı isme sahip başka bir vatandaşın yerine sistemde kendisinin ölü olarak gösterildiğini ifade eden Artan, “Bu karışıklık şöyle başka bir Ahmet Artan varmış, onu ölü olarak göstereceklerine beni ölü olarak göstermişler. Onun da babasının ismi Mehmet, benim de babamın ismi Mehmet olduğundan dolayı o zamanlar da herkes enkazda olduğu için kimsenin kimliği üzerinde değil böyle bir hata gerçekleşmiş. Depremin ilk haftası kendi akrabalarımı defnetmekle uğraştık. Bende yaklaşık 1 ay gibi bir süreç içerisinde gönüllü olarak arama kurtarma ekibinde çalıştım. Ben kendim arama kurtarma ekibinde çalışmama rağmen kendim aslında ölmüşüm farkında değilim. Bankalardan ricam bir an önce bu hatanın düzeltilmesini istiyorum. Benim de kredi kartına ihtiyacım var. Kullanamıyorum, lütfen bu hatayı düzeltin. Arkadaşlarım kısacası bana yaşayan ölü diyorlar. Komik bir şey ama ağlanacak halimize gülüyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>ABD’de bugün işleme açılacak piyasalarda, hafta boyunca Nvidia, Wallmart, Home Depot ve Rio Tinto gibi önemli şirketlerin finansal sonuçları takip edilecek.
Analistler, geçen hafta ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin beklentileri aşmasıyla fiyatlamaların zorlaştığını hatırlatarak, yapay zeka ile ilgili teknoloji hisselerinde yaşanan oynaklığa dikkati çekti.
Yarın yayımlanacak Fed Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son toplantısına ilişkin tutanaklarda da, bankanın gelecek dönemde izleyeceği yola dair ipuçları aranacağını belirten analistler, Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin yatırımcıların odağında bulunduğunu dile getirdi.
Para piyasalarında, tutanaklar öncesi Fed’in politika faizini martta sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, bankanın yüzde 65 ihtimalle mayısta da politika faizinde değişikliğe gitmeyeceği fiyatlanıyor. Fed’in faiz indirimlerine yüzde 75 ihtimalle haziranda başlayacağı öngörülüyor.
Öte yandan, ABD’li banka Capital One, finansal hizmetler şirketi Discover’ı 35,3 milyar dolar değerinde tamamı hisse senedi işlemine dayalı bir anlaşmayla satın alacağını duyururken, ABD hükümeti, ülkenin tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak amacıyla GlobalFoundries’e çip üretimi için 1,5 milyar dolarlık finansman sağlayacağını bildirdi.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,3’te bulunurken, dolar endeksi de yüzde 0,1 artışla 104,4 seviyesinde seyrediyor.
Yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 2 bin 19 dolardan alıcı buluyor.
Orta Doğu’da yaşanan gerilim yakından takip edilirken, Brent petrolün varil fiyatı da yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe çıkartarak şu dakikalarda yüzde 0,1 artışla 82,8 dolardan işlem görüyor.
Dün New York borsasında işlem gerçekleşmezken, endeks vadeli kontratlar, yeni güne negatif bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında dün karışık bir seyir hakim olurken, bugün gözler Avro Bölgesi’nin ödemeler dengesi verilerine çevrildi.
Analistler, dün ABD pay piyasalarının tatil nedeniyle kapalı olduğunu ve bu yüzden Avrupa borsalarında da işlem hacimlerinin düşük seyrettiğini belirtti.
Öte yandan dün, Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), dış talebin zayıfladığını, tüketicilerin harcamalarında temkinli olduğunu ve artan finansman maliyetlerinin yatırımları sınırlamaya devam edebileceğini belirterek, Almanya ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinin ardından bu yılın ilk çeyreğinde de daralma göstererek teknik resesyona girebileceğini bildirdi.
Rusya tarafında ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, HSBC bankasının Rusya’daki iştirakinin Expobank’a satışına onay verdiğini bildirirken, Rusya’nın en büyük petrol şirketi Rosneft’in net karının 2023’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 47 artarak 1,3 trilyon rubleye (yaklaşık 14 milyar dolar) yükselmesi dikkati çekti.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,22 artarken, Fransa’da CAC 40 endeksi yatay bir seyir izledi. Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,15 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,22 değer kaybetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.
Asya pay piyasalarında negatif bir seyir öne çıkarken, Çin Merkez Bankası (BPoC) emlak kredileri için referans kabul edilen 5 yıl vadeli kredi faizi oranını (LPR) düşürdü.
Ülkede emlak piyasasını canlandırmak adına BPoC, aylık sabitlemede konut kredileri için gösterge faiz oranı olan 5 yıllık kredi ana faiz oranını beklentilerin de üzerinde indirdi.
BPoC, beş yıllık kredi faiz oranını 25 baz puan düşürerek, yüzde 4,20’den yüzde 3,95’e indirirken, banka, bir yıllık kredi faiz oranını ise yüzde 3,45’te sabit bırakıldı. Piyasalar, söz konusu faiz indiriminin 10 baz puan olmasını bekliyordu.
Analistler, faiz kararının ardından pay piyasalarında oynaklığın arttığı belirterek, ülkedeki çeşitli borsa yatırım fonlarının işlem hacmindeki artışın devlet destekli fonların piyasayı desteklemeye devam ettiğine dair ipucu verdiğini dile getirdi.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,4, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 azalış kaydetti.
Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,58 değer kaybıyla 9.196,41 puandan tamamladı. Endeks, gördüğü en yüksek seviye rekorunu ise 9.404,11 puana taşıdı.
Dolar/TL, dün yatay bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının hemen üzerinde 30,8466’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,8790 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde tüketici güven endeksi ve uluslararası yatırım pozisyonu, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde ödemeler dengesi ve ABD’de öncü endeks verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.300 ve 9.400 seviyelerinin direnç, 9.100 ve 9.000 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, şubat ayı tüketici güven endeksi
10.00 Türkiye, aralık ayı uluslararası yatırım pozisyonu
12.00 Avro Bölgesi, aralık ayı ödemeler dengesi
18.00 ABD, ocak ayı öncü endeks
]]>UĞUR İSTANBULLU
Artvin’in Ardanuç ilçesinde pazarcılık yapan esnaf da artan maliyetlerden, giderlerin yüksekliğinden şikayetçi. Emekli Taştan Altun “Köylü vatandaş olarak otun tonunu alıyoruz beş bin liraya, yağın kilosunu satıyoruz 200 liraya, alan yok, peyniri satıyoruz 150 liraya ve yine alan yok. İşte geliyoruz pazara 10 -15 kilo bir şey satabiliyoruz ve onunla da köydeki ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Biz emekliyiz alıyoruz 10 bin lira maaş onunla da hiçbir şey yapamıyoruz” dedi.
Artvin’in Ardanuç ilçesinde pazarcılık yapan esnaf da artan maliyetlerden, giderlerin yüksekliğinden şikayetçi.
“EMEKLİ MAAŞIM 10 BİN LİRA, 15 BİN LİRADA ZEYTİNDEN ALIYORUM İŞTE BİZİM HAYATIMIZ”
Emekli Taştan Altun şunları söyledi:
“Köyde yaptığımız ürünleri burada satmaya çalışıyoruz zeytin gibi ama vatandaşın alım gücü olmadığı içinde satışlarımız iyi değil. Para olanlarda var ama bizde yok. Köylü vatandaş olarak otun tonunu alıyoruz beş bin liraya, yağın kilosunu satıyoruz 200 liraya, alan yok. Peyniri satıyoruz 150 liraya ve yine alan yok. İşte geliyoruz pazara 10 -15 kilo bir şey satabiliyoruz ve onunla da köydeki ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Biz emekliyiz alıyoruz 10 bin lira maaş onunla da hiçbir şey yapamıyoruz. Zeytinimizin kilosu 150 lira ve kendi imalatımız Naldöken Köyü’nde yetişiyor. Fakat satmamıza rağmen müşteri bulamıyoruz. Zeytinimiz fazla olmayınca götürüp yağda çıkaramıyoruz. Devlet destekli yeni bahçelerde yaptık ve şu an 100 kök zeytinim var. Üretime geçti ve 100 kiloya yakın zeytin alıyorum işte onunla da 15 bin lira para geçiyor elime ve ne yapılır o parayla a bir de 10 bin lira da emekli parası işte her şey ortada.”
“VATANDAŞ PARASINI FAİZE YATIRIRSA İŞTE PAZARDA İŞLER BÖYLE OLUR”
Peynirci Şener Akyüz şunları söyledi:
“Şu an fiyatlar çok yüksek ve anlayacağınız fiyatları tutamıyorlar. Bir ay öncesindeki peynir bizde 200 liraydı şimdi ise bizde 250 lira. Asgari ücrete ve emekliye gelen zamla beraber köylüde süte zam yaptı. Biz ürünü alıp pazara getiriyoruz ve araçla geliyoruz haliyle yakıt yakıyoruz. Bundan bir ay öncesinde mazot 40 lira idi ve şimdi ise 45 lira oldu. Şu an esnaflıkta zor bankalar faizleri yükseltince vatandaş parasını bankaya yatırıyor ve doğal olarak adam ‘paramı bankaya yatırayım neden ticaret yapayım’ diyor.
“HANİ FAİZ HARAMDI, OLMAZ BÖYLE BİR ŞEY”
Biz bu işi yapmamız için bir sermayemizi yatırmışız bu işe. Mecburen getirip burada satmak zorundayız ama kurtarmıyor. Yani biz de bunları satıp paramızı bankaya mı yatıralım? Bizde paramızı bankaya yatıralım çalışmayalım o zaman ve parası olan yaşasın olmayanda sürünsün artık. Bu böyle gitmez ve bizim devletimizden isteğimiz banka faizlerini düşürmesi. İnsanlar bankadan para alacak ve iş yapacak sonuçta ticaret dönecek. Hani faiz haramdı ne oldu olmaz böyle bir şey. Şu anda piyasadan para çekilmiş ve vatandaş bankadan aldığı faizle yan gelip yatıyor. Biz de peynirimizle aracımızla düşmüşüz yollara para kazanmanın peşindeyiz. Yemek pahalı, hotel pahalı ve bir hotel olmuş bin lira yemekle beraber bin 500 lira ve araca da mazot koyunca oluyor masraflar 3-4 bin lira, bunun altından çıkmak çok zor. Tekrar etmek zorundayım biz devletten faizleri düşürmesi. Düşürsün ki piyasaya hareket gelsin zaten masraflar çok yüksek.”
]]>Halkbank’tan yapılan açıklamaya göre, 2023 yıl sonunda aktif büyüklüğünü 2022 yıl sonuna göre yüzde 57,7 artışla 2,2 trilyon TL seviyesine ulaştıran banka, bu dönemde toplam kredi büyüklüğünü ise, yüzde 61,6 artışla 1,9 trilyon TL’ye yükseltti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, küresel ekonominin, resesyon endişeleri ve finansal göstergelerdeki dalgalanmalarla geçirdiği bir dönemi, ülkenin dirençli ekonomisi, güçlü liderliği ve rekabet avantajıyla büyüyerek geride bıraktığının altını çizdi.
Arslan, ülke ekonomisinin ekonomi yönetiminin kararlı tutumu ve bankacılık sisteminin güçlü altyapısı sayesinde küresel ekonomiden kaynaklanan negatif etkilerden en az düzeyde etkilendiğini ifade etti.
Ülkemizin bu istikrarlı büyümesinde kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen akabinde hayata geçirilen yapısal reformların ve kararlı ekonomi politikalarının önemli etkisi olduğunu belirten Arslan, ” Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS), 2023’te olumlu bir ivme yakalayarak günümüzde 310 baz puan seviyesine gelmesi atılan adımların meyvelerini vermeye başladığının en net göstergelerindendir.” ifadelerini kullandı.
Arslan, KOBİ’lerin güvenli limanı olduklarının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Ülkemiz, istiklalden istikbale giden yolda bir asrı geride bırakırken, Türkiye Yüzyılı hedeflerine odaklanmış KOBİ’lerimizin, esnaf ve sanatkarımızın, girişimcilerin gayretiyle ekonomimizin güçlenmesine katkı sunmayı sürdüreceğiz. KOBİ kredileri büyüklüğümüz 2023’te 615,5 milyar TL’ye ulaşmıştır.
KOBİ kredileri alanındaki yüzde 19 pazar payımız ile sektörümüzün lider KOBİ bankası olmaya devam etmekteyiz. Güçlü finansal altyapımızla, KOBİ’lerimizin, esnaf ve sanatkarımızın, girişimcilerimizin yanında olmaktan, ekonomimizi büyütmek için çalışmaktan ve ülkemizin kalkınma hamlesine katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.”
Halkbank’ın esnaf ve sanatkarların ihtiyaçlarını en iyi bilen banka olduğunu belirten Arslan, “Bankamızın kuruluş harcında esnafımızın alın teri ve emeği var. Bugün bankamızda kredili esnaf sayımız 841 bin iken, esnaf kredi büyüklüğümüz ise 235,1 milyar TL’ye ulaşmış durumdadır.” açıklamasını yaptı.
“Her yaştan ve eğitim düzeyinden 142 bini aşkın girişimciye 25 milyar TL kredi kullandırdık”
Osman Arslan, Türkiye Yüzyılı’nda gelişen teknolojiyi takip ettiklerini, değişen koşullara uygun projeler üreterek, genç girişimcileri de sektör ayrımı yapmaksızın geniş bir yelpazede desteklediklerini ifade etti.
2021 yılından bu yana kendi işini kurmak isteyen her yaştan ve eğitim düzeyinden 142 bini aşkın girişimciye 25 milyar TL kredi kullandırdıklarını vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:
“Geleceğin girişimciliğini bugünden inşa etmek için Dijital Gelecekte Genç Girişimciler Vizyon Buluşması’nı ve Jet Luck Projesi’ni hayata geçirdik. Halk Yatırım hizmeti olan kitle fonlama platformu ‘Fonlabüyüsün’ ile girişimcilere ihtiyaç duydukları finansal kaynaklara kitle fonlarıyla erişim olanağı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Yıldız Teknik Üniversitesi Startup House işbirliğiyle, HUBrica adını verdiğimiz bir girişim hızlandırma programına başlayacağız. Yakın zamanda ekosisteme yönelik buluşmalar ve seminerler düzenleyeceğimiz Girişimcilik Merkezimizi de hizmete sunacağız.”
Arslan, Halkbank’ın, kadın girişimciliğini desteklediğini belirterek, “Sürdürülebilir kalkınma için öncelikli hedefimiz ülkemizde yüzde 14 düzeyinde seyreden kadın girişimciliği oranını dünya ortalaması olan yüzde 35 seviyesine çıkarmaktır. 2021’de hayata geçirdiğimiz Kadın Girişimci Kredi Destek Paketi ile bugüne kadar, farklı meslek gruplarından 217 bin kadın girişimciye ulaşarak 57 milyar TL finansal destek sunduk.” değerlendirmesinde bulundu.
Üreten Kadınlar Buluşmalarını, Üreten Kadınlar Yarışması ile Türkiye’nin en güçlü girişimcilik markalarından birine dönüştürdüklerini belirten Arslan, “Üreten Kadınlar Değişken Fonu, İhracatta Kadın İzi Projesi ve Üreten Kadınlar Akademisi MasterClass Marka Eğitimleri, Kadınlar Liderler ve Girişimciler Vizyon Buluşması ile kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” açıklamasını yaptı.
Arslan, Cumhuriyetin 100’üncü, bankanın 85’inci yılına ulaşmanın gururuyla girdikleri 2023 yılında, üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiklerini belirterek, “Halkın Bankası olarak, yeni ekonomi modelimiz ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda üretime, ihracata, istihdama ve yatırıma yönelik desteğimiz sürecek; tüm sektörlerde inovatif dönüşümle yerli ve milli kalkınma stratejilerinin ülkemiz ekonomisine katkı sunması için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
]]>KAHRAMANMARAŞ’ta depremde 2 bloku yıkılarak 115 kişinin öldüğü, 7 kişinin de yaralandığı Penta Park Sitesi’yle ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2’si tutuklu 3 kişinin ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 22,5’ar yıla kadar hapsi istendi.
Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi’ndeki 3 bloklu Penta Park Sitesi’nin 2 bloku 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ilk saniyelerinde yıkıldı. Şehrin en prestijli konutları arasında gösterilen sitenin 1’inci blokunda 65, 2’nci blokunda da 50 kişi olmak üzere toplam 115 kişi yaşamını yitirdi. 7 kişinin de yaralandığı blokların yıkılmasıyla ilgili başlatılan soruşturmada siteyi inşa eden şirketin yetkilileri Mesut Başkır (77), kardeşi Metin Başkır (61) ile Statik Proje müellifi Özcan Çakmak (60) gözaltına alındı. Sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüphelilerden Mesut Başkır ile Özcan Çakmak tutuklanırken, Metin Başkır serbest bırakıldı.
‘KOLONLAR TIRAŞLANARAK KABLO ÇEKİLDİ’
Soruşturmada ölenlerin yakınları ve sağ kurtulanların da ifadelerine başvuruldu. İfadesi alınanlardan bina görevlisinin oğlu Bekir Demir, 3’üncü blokun zemin katındaki bankada tadilat işlemi yapıldığını belirterek, “Binanın altında bulunan banka şubesi olarak kullanılmadan önce tadilat yaptı. Banka, kolonlarda tıraşlama yaparak kablo tesisatı çekti” dedi.
Soruşturmayı yürüten savcı, binalarla ilgili tüm proje, belge, fotoğraf ve videoları nihai rapor için Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne (KTÜ) gönderdi. İncelemelerini tamamlayan KTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 7 kişilik bilirkişi, 50 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda; bankanın bodrum kat ile zemin kat bağlantısını sağlayan merdivenin yerinin değiştirildiği, yeni merdivenin galeri boşluğuna konumlandırıldığından döşemede herhangi bir yıkım yapılmadığının tespit edildiği belirtilerek şöyle denildi:
“Soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı görülmüştür. Deprem nedeniyle yıkılan binanın projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarındaki mevcut durumuna göre yapım sorumlusu müteahhit, teknik uygulama sorumlusu/fenni mesul, statik proje müellifi, Ziraat Bankası’nda yapılan izinsiz veya projesiz tadilatlardan sorumlu kişiler asli kusurlu, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişiler ile belediyenin yapı kontrol birimi tali kusurludur.”
‘GEREKLİ DİKKAT VE ÖZENİ GÖSTERMEDİLER”
Soruşturma sonunda savcı, şüpheliler Mesut Başkır, Metin Başkır ve Özcan Çakmak hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 22,.5’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları için iddianame düzenledi. İddianamede; Kahramanmaraş’ın 1’inci derecede deprem kuşağında olduğunun herkes tarafından bilinebilir durum olduğunu, şüphelilerin üstlendikleri görev nedeniyle bunu bilmemelerinin mümkün olmadığı belirtilerek, “Şüphelilerin kanuna, yönetmeliğe ve projelere uygun olarak yapılmayan, gerekli dayanıklı malzeme ile inşa edilmeyen, teknik özenin gösterilmediği binaların deprem sırasında yıkılabileceğini öngörmelerinin gerektiği, bunu öngörmelerine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle binanın yapımında kendisine kusur olarak atfedilebilecek işlemleri gerçekleştirdikleri, bu haliyle şüphelilerin bilinçli taksirle hareket ettiklerinin kabulünün gerektiği” denildi.
EK RAPOR İSTENDİ
İddianamede; merdiven yerinin değiştirilmesi sebebiyle bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunan zemin kattaki bankadaki tadilat işlemlerinden sorumlu olan kişiler ile tali kusurlu olan belediye görevlilerin dosyalarının ayrıldığı, ayrıca zemin katta bulunan kasaların ağırlıklarının binanın statiğini bozup bozmadığı, taşıyıcı sisteme yakın olarak konumlandırılmış olması nedeniyle binanın deprem esnasında salınımını engelleyip engellemediği yönünde bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmadığından dolayı kasaların ağırlıkları ile konumlarının ilgili bankalardan alınarak ek bilirkişi raporu için bilirkişi heyetine gönderildiği belirtildi.
Savcılık tevzi bürosuna gönderilen 13 sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından sanıkların yargılanmasına başlanacak.
]]>Aralık ayında hiç kullanmadığı kredi kartını ilk kez alışveriş için kullanmak isteyen İrfan Kahraman, bakiye yetersiz uyarısını alınca şaşırdı. Banka müşteri temsilcisini arayan Kahraman, hesabından bir çok kez para çekildiği bilgisini aldı. 49 kez hesabından para çekilen Kahraman, toplamda çekilen 452 bin TL’nin 300 farklı hesaba gönderildiğini öğrenince karakolun yolunu tutarak şikayetçi oldu.
Kısa sürede 452 bin lirası gitti
Yaşadıkları olayı anlatan İrfan Kahraman, “Aralık ayında kredi kartı vardı. O kartımı kullanmıyordum. Kullanmaya kalktım, bakiye yetersiz dedi. 20 bin lira limitim vardı. Tamamını ele geçirmişler. Hesabımdan 452 bin liraya yakın para çekilmiş. Banka hiç bir bildiri vermedi bana. Bu para yaklaşık 300 farklı IBAN’a gönderilmiş. Kartı öğrendiğimde hemen müşteri hizmetlerini arayıp bloke ettirdim. Emniyete gidip suç duyurusunda bulundum. Aynı günde 2-3 kere para çekildiği günler var. Dekontta öyle görünüyor. Nakit avans olarak çekiliyor. 20, 30, 40 lira olarak çekilip farklı kişilere gönderiliyor. 20 liralık limitim artırılarak 452 bin liraya kadar çıkarılıyor. Bana hiçbir şekilde bildirim gelmedi. 30 senedir çalışıyorum. Kredi çekip ev aldım. İşlemediğim borç yüzünden evimin gitmesinden korkuyorum. Kartı öğrendikten sonra eşim rahatsızdı ve iyice psikolojik çöküntüye uğradık. Düzenimiz kalmadı. Gereken neyse yapılmasını istiyorum” dedi.
“Hayata tekrar tutunmuşken şu yaşadıklarıma bak”
Evini almak için geçmişte büyük zorluklar çektiğini belirten Hanife Kahraman ise, “Ben meyve topladım evimi ödeyebilmek için. Neler yaşadım, neler gördüm. Mağdur ettiler bizi. Ben kimsenin hakkına girmedim. Neden onlar bizim hakkımıza girdi? Ben zaten hastalık içerisindeyim. Yaşadıklarım beni mahvetti. Şu halime bakın, ayakta zor duruyorum. Bu yaşadıklarım reva mı? Oturduğum yerden olmadık insanlar bizi dolandırıyor. Şu mahallede sorun ben kimsenin hakkına girmemişim. 10 senedir burada oturuyorum. Yetimim anam yok babam yok. Yetimin hakkını neden yediler? Çok zoruma gidiyor. Ben çok şey yaşadım, bu yaşantımı kimseye yansıtmadım. Tam rahata erecektik, şu yaşadıklarımıza bak. Allah sorsun, ne diyeceğimi bilmiyorum, çok zoruma gidiyor. Ben hiç kimsenin hakkına girmesin. Ben çoluğumu, çocuğumu tarlalarda büyüttüm. Haram lokma yedirmedim. Ameliyat olacağım, ben kocamı mı kayırayım, oğlumu mu? 12 kez ameliyat oldum. Hayata tekrar tutunmuşken şu yaşadıklarıma bak” diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Avukat Hasan Balyoz da, “Bir gün bir alışveriş esnasında kartını kullanmaya çalışan müvekkilim, bakiye yetersiz uyarısı alıyor. Hemen akabinde bankaya bildiriyor ve bunun nedenini bankaya sorduğunda kredi kartının kullanılmış olduğunu yarım milyona yakın paranın defalarca kez, 300 farklı hesaba, Türkiye’nin dört bir tarafına dağıtıldığını söylüyorlar. Sonrasında müvekkilim suç duyurusunda bulunuyor ve bankayı arayıp hesaplarını kapatıyor. Kredi kartlarına bloke istiyor. Biz de bunun akabinde gerekli yerlere ve bankaya müracaatta bulunduk. Ancak geçen zaman içerisinde bankadan bize herhangi bir geri dönüş sağlanmadı. Biz bunu yargı yoluna taşıyacağız. Burada müvekkilimin herhangi bir şekilde kusuru yok. Tüketicilerin mevduatlarını, hesaplarını teminat altına almak, güvende tutmak bankanın sorumluluğundadır. Siz ufak bir işlem yapmak istediğinizde dahi bir onay kodu gelir ve sizin müşteri hizmetleri şüpheli işlem yapıldığına dair arama yapar, sizden onay ister. Burada yaklaşık 300 farklı hesaba, Türkiye’nin dört bir tarafına küçük miktarlarda krediler çekilerek dağıtılmış ve banka hiçbir şekilde bunu müvekkilimi bildirmemiştir. Tüketiciye bunu bildirmesi en azından bir onay kodu alması gerekirken banka bu güveni sağlayamamış. Biz bu doğrultuda mahkemeye başvuracağız, emsal kararlar aynı bizim yönümüzde. Bu işlemleri iptal ettireceğiz, mağduriyetimizin giderileceğini düşünüyoruz. Bu tür dolandırıcılıklar karşı bütün vatandaşlarımızı uyarıyoruz” dedi. – BURSA
]]>Dünya genelinde önemli merkez bankalarının güvercin adımlarına, piyasa beklentilerinden daha geç başlayacağına yönelik öngörüler güç kazanmaya devam ederken, dün açıklanan Fed’in “Bej Kitap” raporunda da ülkede ekonomik aktivitenin kasımdan bu yana “çok az” değişiklik gösterdiğine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
Yılın ilk günlerinden bu yana Fed’in martta faiz indirim döngüsünü başlatacağına dair tahminler, ülke de açıklanan verilerin ABD ekonomisinde güçlü duruşa işaret etmesi ve Fed yetkililerinin söz konusu faiz indirimi için henüz erken olduğuna yönelik sözle yönlendirmelerinin de etkisiyle zayıflamaya devam ediyor.
Para piyasalarında, bankanın martta faiz indireceğine ilişkin öngörüler yılın başında yüzde 85 ihtimalle fiyatlanırken, dün güçlü gelen perakende satış verilerinin ardından yüzde 60’a kadar geriledi.
ABD’de perakende satışlar, geçen yılın aralık ayında yüzde 0,6 ve aynı dönemde sanayi üretimi yüzde 0,1 artışla beklentileri aşarken, Bej Kitap raporunda da artan tüketici harcamalarının son haftalarda ekonomiyi desteklemeye yardımcı olduğu aktarıldı.
Analistler, yılbaşından bu yana ABD’de açıklanan verilerin enflasyonu destekler nitelikte olduğunu anımsatarak, bu durumun Fed’in faiz indirimleri konusunda aceleci olmayacağına işaret ettiğini dile getirdi.
Söz konusu gelişmelerin ardından tahvil piyasalarında satış baskısı güçlenirken, ABD 10 yıllık tahvil faizi, 8 baz puan artışla yüzde 4,13’e çıkarak yaklaşık son bir ayın en yüksek seviyesini test etmesinin ardından günü yüzde 4,10’dan tamamladı. Şu sıralarda ise yatay bir seyir izliyor.
Fed’in faiz indirimlerine öngörülenden daha geç başlayabileceğine yönelik artan endişeler, doların diğer önemli para birimleri karşısında değer kazanmasında da etkili oldu.
Dolar endeksi, 103,7 ile 13 Aralık’tan bu yana en yüksek seviyesini test etmesinden sonra günü yüzde 0,1 artışla 103,5’ten kapattı. Şu dakikalarda ise önceki kapanışının yüzde 0,2 altında 103,3 seviyesinde bulunuyor.
Dün yüzde 1,1 düşüşle 2 bin 6 dolardan günü tamamlayan altının ons fiyatı, bugün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 2 bin 8 dolardan alıcı buluyor.
Dün, New York borsasında bu gelişmelerle negatif bir seyir izlenirken, S&P 500 yüzde 0,56, Nasdaq endeksi yüzde 0,59 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,25 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında dün negatif seyir hakim olurken, bugün Avrupa Merkez Bankasının (ECB) son toplantısına ilişkin tutanaklar ve ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı açıklamalar yatırımcıların odağına yerleşti.
Dün açıklamalarda bulunan Lagarde, enflasyonda yüzde 2 hedefine ulaşmada doğru yolda olduklarını ancak henüz zafer ilan edilemeyeceğini ifade ederek, “Faizi bu yaz indirebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bölge genelinde dün açıklanan enflasyon verilerine göre, Avro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 2023’ün aralık ayında yıllık yüzde 2,9 ile beklentiler doğrultusunda artarken, İngiltere’de ise yüzde 4 artışla beklentileri aştı.
Para piyasalarında, enflasyon verileri sonrası ECB’nin ilk faiz indirimine nisanda gidebileceği beklentisi nispeten zayıflasa da güçlü duruşunu korurken, İngiltere Merkez Bankasının (BoE) ise faiz indirimlerine haziranda başlayacağı fiyatlanıyor. Söz konusu verilerin öncesinde, BoE’nin mayısta faiz indirim döngüsünü başlatacağı öngörülüyordu.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,48, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,07 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,84 değer kaybederken, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,79 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.
Asya pay piyasalarında ise karışık seyir öne çıktı.
Dün, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’in yıllık bazda yüzde 5,2 ile beklentilerin altında büyümesinin yanı sıra Çin hükümetinin ekonomik aktiviteyi canlandırmak için büyük teşviklerden kaçınabileceğine yönelik haber akışı da risk iştahını törpüleyen etken olarak öne çıkıyor.
Söz konusu gelişmelerin ardından Çin’de Şanghay bileşik endeksi Nisan 2020’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Bugün Japonya’da açıklanan verilere göre, kasımda sanayi üretimi aylık yüzde 0,9 azalırken, aynı dönemde kapasite kullanım oranı da yüzde 0,3’e geriledi.
Dün yüzde 0,6 artışla günü 148,2 seviyesinden tamamlayarak 30 Kasım 2023’ten bu yana en yüksek günlük kapanışını gerçekleştiren dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 148’de bulunuyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,7, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 azalış kaydetti.
Yurt içinde dün dalgalı ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,10 değer kaybıyla 8.024,37 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 30,1316’dan günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,1440 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, dün Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notu görünümünü yükseltmesinin ardından 17 Türk bankasının kredi notu görünümlerini de “durağan”dan “pozitif”e çevirdi.
Analistler, bugün yurt içinde kısa vadeli borç stoku ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ECB Başkanı Lagarde’ın konuşmasının yanı sıra dünya genelinde yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.000 ve 7.900 seviyelerinin destek, 8.150 ve 8.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, kasım ayı kısa vadeli dış borç stoku
12.00 Avro Bölgesi, kasım ayı ödemeler dengesi
14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
15.30 Avro Bölgesi, ECB’nin toplantı tutanakları
16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları
16.30 ABD, aralık ayı inşaat izinleri
16.30 ABD, ocak ayı Philadelphia Fed imalat endeksi
18.15 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması
]]>Dünya genelinde önemli merkez bankaların, şahin para politikalarının sonuna geldiğine dair beklentilerin güçlü kalmayı sürdürmesine karşın faiz indirimlerinin zamanına yönelik belirsizlik devam ederken, Yemen’deki İran destekli Husiler’in, Aden Körfezi’nde bir ABD gemisini seyir füzesiyle vurduklarını duyurması bölgede risk algısını artırdı.
Analistler, ABD pay piyasalarının bir günlük tatilin ardından bugün tekrar işleme açılacağını anımsatarak, Kızıldeniz’de yaşanan gelişmelerin yakından takip edileceğini dile getirdi.
Haftanın devamında Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağında olacağını aktaran analistler, banka yetkililerinin açıklamalarında Fed’in önümüzdeki süreçte atacağı adımlara ilişkin ipuçları aranacağını söyledi.
Öte yandan, para piyasalarında, ABD Merkez Bankasının (Fed) ocakta politika faizinde değişikliğe gitmeyeceğine kesin gözüyle bakılırken, bankanın mart toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 70 ile fiyatlanıyor.
Söz konusu gelişmelerin ardından ABD 10 yıllık hazine tahvil faizi bugün yaklaşık 6 baz puanlık artışla yüzde 4,0 seviyesine çıkarken, dolar endeksi de yüzde 0,5 yükselişle 102,9’da seyrediyor.
Altının ons fiyatı ise üç günlük yükseliş serisinin ardından bugün yüzde 0,3 azalışla 2 bin 49 dolardan işlem görürken, artan jeopolitik risklere rağmen Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,1 azalışla 77,9 dolarda bulunuyor.
Dün tatil nedeniyle ABD borsalarında işlem gerçekleşmezken, bugün ülkede endeks vadeli kontratlar, yeni güne negatif bir seyirle başladı.
Avrupa’da dün negatif bir seyir öne çıkarken, bugün Almanya’da açıklanacak enflasyon verilerinden alınacak sinyaller yatırımcıların odağına yerleşti.
Enflasyon ve resesyon ikileminin devam ettiği Avrupa’da, bu hafta takip edilecek yoğun veri gündeminin Avrupa Merkez Bankasının (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin belirsizlikleri azaltabileceği ifade ediliyor.
ECB üyesi Robert Holzmann, dün yaptığı açıklamada, devam eden enflasyon ve jeopolitik riskler göz önüne alındığında bu yılki faiz indirimlerinin garanti edilmediğini dile getirdi.
Para piyasalarında, ECB’nin ocak toplantısında faizleri sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın ilk faiz indirimini nisan toplantısında yapma ihtimali yüzde 80 ile fiyatlanıyor.
Düşüş eğilimini bugün üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, önceki kapanışının yüzde 0,3 altında 1,0920 seviyesinde bulunuyor.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,39, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,72, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,49 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,47 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif seyirle başladı.
Asya pay piyasalarında da yeni günde negatif bir seyir öne çıkarken, son beş gündür yükseliş eğiliminde hareket eden Japon pay piyasalarında da kar satışlarının etkisini artırdığı görülüyor.
Analistler, Fed’in gelecek dönem politikalarına yönelik belirsizliklerle birlikte diğer para birimleri karşısında güçlenmeye devam eden doların risk iştahının törpülenmesinde önemli rol oynadığını dile getirdi.
Bugün Japonya’da açıklanan verilere göre, Japonya’da sermaye malları fiyat endeksi değişim göstermezken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) normalleşme adımlarına ne zaman başlayacağına ilişkin soru işaretleri de varlığını koruyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,9 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,8 geriledi.
Yurt içinde dün yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,72 değer kazancıyla 8.044,02 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 30,0809’dan günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,1020 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bankalar ile finansal kiralama, faktoring, finansman, tasarruf finansman ve varlık yönetim şirketlerinin 1 Ocak 2025’ten itibaren enflasyon muhasebesi uygulamasına geçeceğini duyurdu.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu yurt dışında ise İngiltere’de işsizlik oranı, Almanya’da enflasyon, Avro Bölgesi’nde ZEW ekonomik güven endeksi ve ABD’de New York Fed imalat endeksi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.060 ve 8.200 seviyelerinin direnç, 8.000 ve 7.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 İngiltere, kasım ayı işsizlik oranı
10.00 Almanya, aralık ayı TÜFE
13.00 Avro Bölgesi ve Almanya, ocak ayı ZEW ekonomik güven endeksi
16.30 ABD, ocak ayı New York Fed imalat endeksi
]]>İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın ikinci duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Seçil Erzan, savcının, “Birçok kişiden para alıyorsunuz. Bu sistemi nasıl aklınızda tutuyorsunuz?” sorusuna, Nisan 2023’e kadar problem yaşamadığı yanıtını verdi.
Mahkeme Başkanı’nın, “(Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu ve Fatih Terim Fonu var, para kazandırıyor.) dediğin kimler var?” sorusuna karşılık Erzan, hangi müştekiye ne söylediğini hatırlamadığını ancak Volkan Bahçekapılı, Emre Belözoğlu ve Bülent Çeviker’in de aralarında olduğu bazı mağdurlara, “Gizli bir işlem, genel müdürlükte yapıyorlar, insanlar çok para kazanıyor.” dediğini ifade etti.
Erzan, basında da yer alan arabada çekilen videoyu kimin kaydettiğinin sorulması üzerine, “Moji, o videodaki sözleri bana zorla söyletti. Diğer insanlar gibi fazla para alanların içerisinde. O gece Tanın’la Merve geldiler, Hüseyin Avni de bizdeydi. Mutfakta kaldım, kapıyı açtırmadılar, 10-15 senet imzalattırdılar.” dedi.
Söz konusu işlemlerin Nisan 2023’ten sonra olduğunu ve kimseyi dolandırmayı düşünmediğini iddia eden Erzan, Nur Erkasap’tan para aldığını ancak miktarı hatırlamadığını söyledi.
Erzan, ödemelerin yüzde 90’ının elden yapıldığını belirterek, “Semih’in parasını hesabından Ali aldı. Daha sonra Ali, Semih’in hesabına 750 bin dolar olarak geri gönderdi. Semih bana parayı göndermek için Ali’nin hesabına yolladı. Ben 50-100 bin gibi ufak krediler çektim. Yüksek miktarda kredi çekmedim.” diye konuştu.
Avukat Epözdemir’den telefon sorusu
Bir kısım müştekinin avukatı Rezan Epözdemir’in, “Madem bankanın tüm bu işlemlerden haberi yok, niçin gözaltına alınmadan hemen önce banka telefonunuzu kırarak başka bir telefon veriyor size?” sorusuna karşılık Erzan, bankanın kendisine yeni hat verdiğini, diğer telefona ilişkin de “Ne yaparsan yap.” denildiğini, hiçbir yöneticisiyle bu durumu paylaşmadığını kaydetti.
Epözdemir’in, “Telefonun internet aramalarında neden Gürcistan’da para birimi araması yaptınız?” sorusuna ise Erzan, “Bir müşterimiz Gürcistan’da parası olduğunu ve Türkiye’ye getirmek istediğini söylediğinde para birimini öğrenmek için arama yaptırdım.” yanıtını verdi.
Avukat Epözdemir’in, “BDDK, 43 milyon eksi olduğunu söylemiş, bu para nerede?” sorusu üzerine Erzan, bu rakamın 43 milyon olmadığına dikkati çekerek, “Normalde 300-500 bin arasında eksidir. Herkes aldığını söylerse ortaya çıkar. 43 milyona benim söylediğim rakamlarla ulaşılmıştır. 53 milyon gibi toplanan bir para hesaplanmıştı ancak o dönem kendimde değildim. Bazılarına daha fazla, bazılarına daha az yazmışım o dönem verdiklerime.” şeklinde konuştu.
Mesaj kayıtlarında Tanın Yılmaz ile arasında geçen avukat Candaş Gürol’un 100 bin dolar aldığı iddialarına ilişkin de Erzan, bunun doğru olmadığını savundu.
Tutuksuz sanık Nazlı Can ise Erzan’ın işlemlerinin yasa dışı olduğunu anlamadığını ve kendisinin de sistemde parası olduğunu iddia etti.
Bilerek işlem yapmadığını, Erzan’ın kendi hesaplarını da kullandığını ancak şüpheleneceği durum olmadığını anlatan Can, Erzan’ın yanındayken “İmza atacağım.” sözleriyle birileriyle görüştüğünü dile getirdi.
Sanık Can, Erzan’la 2019’da tanıştığını ve akrabalarını ikna edip onlardan para aldığını belirterek, “Bize dönem dönem paralar veriyordu, sonra geri alıyordu.” dedi.
“Erzan’a para teslim etmeden önce konuyu babamla konuşmadım”
Müşteki Buse Terim Bahçekapılı ise vadeli hesabında bulunan 190 bin doları sanık Erzan’a verdiğini söyledi.
Fatih Terim ile baba-kız ilişkilerinde parasal konuları görüşmediklerini, kazançlarının ayrı olduğunu anlatan müşteki Bahçekapılı, Erzan’a para teslim etmeden önce babasıyla konuyu konuşmadıklarını vurguladı.
Sanık Erzan’la ilk kez babaannesinin cenazesinde yüz yüze görüştüklerini ifade eden Bahçekapılı, öncesinde ise bankacılık işlemlerine ilişkin yalnızca telefonda konuştuklarını bildirdi.
Bahçekapılı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eşim beni arayıp böyle bir işlemden söz ettiğinde ‘Evet, benim de param burada.’ dedim o kadar. Terim Arıcan’a sorduğumda, kendisi para yatırırken yazılı kağıt verildiğini ama o gün para yatırırken hazineye yetişmesi gerektiği için evrakı yarın vereceklerini söyledi ama biz daha sonra evrak alamadık. 190 bin doları tek seferde verdim. Seçil Erzan Denizbank şube müdürü olmasaydı, sokaktan geçen biri olsaydı bu parayı vermezdim. Şikayetçiyim, davaya katılma talebim var.”
Müşteki Bülent Çeviker de sanık Erzan ve müşteki Mert Zeydanlı’dan şikayetçi olduğunu belirterek, davaya katılma talebinde bulundu.
Müşteki Zeydanlı sanık Erzan’a dört kez para vermiş
Müşteki Mert Zeydanlı, 30 Ocak 2023’te bankaya para yatırdığı gün Erzan’ın kendisini odasına çağırdığını ve burada özel bir fondan bahsettiğini, isterse buna katılabileceğini söylediğini kaydetti.
Özel fonların işlem sürecine ilişkin bilgi sahibi olduğundan bahseden Zeydanlı, Erzan’a güvencesinin ne olacağını sorduğunda, sanığın kendisine senet alacağını belirttiğini anlattı.
Zeydanlı, sanıktan senet istediğinde kendisine, “Bu fonla Fatih Terim’in ve Müfit Erkasap’ın eşleri ilgileniyor, senedi onlardan alalım.” dediğini iddia ederek, “Ben bu belgeyi bankadan alamayacağımı zaten biliyordum. Senedi alınca da kendisine dört kez para verdim. Bir kere de 400 bin dolar aldım. Hemen ertesi gün Seçil, yeni bir teklifle geldi ama içeride 2 milyon 700 bin dolar param olduğu için kabul etmedim.” dedi.
Sanık Erzan’dan şikayetçi olduğunu dile getiren Zeydanlı, davaya katılma talebinde bulundu.
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut halinin devamına karar verilmesini istedi.
Söz alan tutuklu sanıkların avukatları, müvekkillerinin tahliyesini talep etti.
Mahkeme heyeti, ara kararında tutuklu sanıkların bu halinin devamına hükmetti.
Duruşma, müşteki beyanlarının alınması ve tanıkların dinlenilmesi için 15 Ocak’a ertelendi.
İddianamede kamuoyunun yakından tanıdığı isimler yer alıyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak, yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği belirtiliyor.
İddianamede, müşteki Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor.
Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının saptandığı belirtiliyor.
İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesi ve ıslak imzasını atıp müştekilere ulaştırdığı ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.
Sanık Erzan hakkında istenen ceza 252 yıla yükseldi
Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi. Erzan’ın 77 yıldan 252 yıla kadar hapsi talep ediliyor.
İddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.
]]>Son dönemlerde belirli bir ücret karşılığında banka hesaplarını kiralayanların sayısı arttı. Bazı sosyal medya platformlarında çıkan ‘belirli bir ücret karşılığında banka hesabı kiralama’ reklamlarını gören vatandaşlar, kolay para kazanmak için dolandırıcıların ağına düşmeye başladı. Aylık, haftalık, günlük ve hatta saatlik olarak banka hesaplarını kiralayan vatandaşlar kendilerini tehlikeye atarken, hiçbir şey yapmadan para kazanmanın bir zararı olmayacağını düşündü. Konuyla ilgili konuşan Ağır Ceza Avukatı Cem Duman, son yıllarda bu tarz dolandırıcılıkların çok arttığını, vatandaşların bu tuzağa düşerek hem kişisel bilgilerini kaptırdığını hem de dolaylı yoldan dolandırıcılık ve para aklama suçu işlediğini söyledi. Özellikle genç yaştaki vatandaşların bu yolu tercih ettiğini belirten Duman, “Bu yaşlarda paraya kolay ulaşmak hoşlarına gidebilir ancak bu suçların cezası 4 ila 10 yıl arasından başlıyor. Bu işlemlere alet olarak tertemiz sicillerini bozmanın yanında hayatlarının geri kalanını da etkileyebilirler” dedi.
“Bedava peynir sadece fare kapanında olur”
Kolay para kazanma diye bir kavramın insanların hayatında olmadığını belirten Ağır Ceza Avukat Cem Duman, vatandaşlar bu gibi tuzaklara düşmemesi konusunda uyardı. Son zamanlarda artan banka hesabı kiralama dolandırıcılığından çok sayıda vatandaşın mağdur olduğunu dile getiren Duman, “Bu dolandırıcılık yöntemi teknolojinin kullanımının artmasıyla ve mobil bankacılık sistemlerinin gelişmesiyle hayatımıza girdi. Vatandaşlar, sosyal medya hesaplarında gezerken belirli bir ücret karşılığında banka kartlarını kiralayabilecekleri reklamlarıyla karşılaşıyor ve kolay yoldan para kazanmak için bu yöntemi deniyor. Gerçekten de bu gibi dolandırıcılıklarda vatandaşlar kendilerine vaat edilen paraları alıyor ama sonrasında başına gelebileceklerden bir haber şekilde hayatlarına devam ediyorlar. Genellikle parayı harcadıktan sonra banka hesaplarına yeniden erişmek istediklerinde ulaşamayarak ya da kendilerine gelen tebligatlarla bir suça karıştıklarını anlıyorlar. Bu yöntem, dolandırıcılar tarafından kara para aklamada ya da dolandırılan başka vatandaşların paralarının takibini zorlaştırmak için kullanılıyor. Aylık, haftalık, günlük hatta saatlik hesap kiralama işlemi yapan vatandaşlar, ister istemez suça ortak oluyor ve kendilerini riske atıyor. Vatandaşlara tavsiyem bu gibi reklam ve taleplere kanmamalarıdır. Suça bilerek ya da bilmeyerek ortak olmak bir suçtur ve bu suçun cezası 4 yıl ile 10 yıl hapis cezası arasında değişiyor. Eskiden büyüklerimiz ‘bedava peynir sadece fare kapanında olur’ derlerdi. Hem kişisel bilgilerinizi korumak hem de yasal süreçlerle karşılaşmamak için herkesin dikkatli olması ve kolay para kazanmak istememesi gerekir” dedi.
“Hem davalı hem davacı konuma düşebilirler”
Ağır Ceza Avukatı Cem Duman, bu suça istemeden karışanların yanında bilmediğini iddia ederek karışan vatandaşların da çok sayıda olduğunu söyledi. Duman, konuşmasını söyle sürdürdü;
“Genellikle genç yaştaki vatandaşlar bu yola başvuruyor. Birkaç saatliğine hesabını kiralamaktan kötü bir sonuç çıkmayacağını ve biraz para kazanmanın bir mahsuru olmadığını düşünüyorlar. Bu tutumun yanlış olduğunu maalesef geç olsa da anlayacaklar çünkü bu ciddi bir suçtur. Bazı vatandaşların da bu durumdan bir haber davrandığı yönünde durumlarla karşılaşıyoruz ama suça bir kez karıştıklarında ancak kendilerini kandırabilirler. Mesela sıklıkla karşılaşılan bir yöntem olarak banka hesabını kiralayanlar şu şekilde davranıyor; önce belirli bir ücret karşılığında hesabını kiralıyor. Daha sonra herhangi bir sorumluluktan kaçınmak için çeşitli sosyal medya ve mesajlaşma platformlarında ‘Ben hesabımı kiraladım, bu yanlış bir şey mi? Kısa bir süreliğine verdim, bir şey olmaz değil mi?’ şeklinde yazılar paylaşıyorlar. Aslında burada vatandaşın düşündüğü şey, yarın öbür gün adli bir mesele ile karşılaşırsam, ‘bakın bilmiyordum, sormuştum’ demek ama bu gibi durumların asla kurtuluşu yoktur. Hem bu kiralama işlemi yaptıranların hem de bu suça istemeden de ortak olarak mağdur olan vatandaşların sayısı çok fazla. Bir vatandaş, kolay para kazanmak isterken hem dolandırma işlemine ortak olduğu için davalı hem de bu suça yanlışlıkla bulaştığı için davacı konumunda olabilir. Durduk yere adli süreçlerle uğraşmamak için kimsenin kendisini riske atmaması konusunda uyarıyorum.” – ANKARA
]]>Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in 2 yıldır süregelen enflasyon mücadelesinin sonuna yaklaşıldığına işaret ederken, bu durum hem pay piyasalarında hem de tahvil piyasalarında alış ağırlıklı seyri destekliyor.
Buna göre, New York borsasında Dow Jones endeksi, dün rekor kapanış gerçekleştirirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,78 ile 20 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyeyi test etti. Böylece 2023 yılı içinde yüzde 5,02 ile son 16 yılın en yüksek seviyesini gören ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, yılbaşından bu yana yaklaşık 10 baz puan geriledi.
Söz konusu gelişmeler, altında tarihin en yüksek günlük kapanışını da beraberinde getirdi. Dün altının ons fiyatı, günü yüzde 0,5 artışla 2.078 dolardan tamamladı. Yeni günde de yükseliş eğilimini sürdürerek yüzde 0,4 değer kazancıyla 2.086 dolara yükselen altının ons fiyatı, gerileyen tahvil faizlerinin altının alternatif maliyetini de düşürmesinden destek alıyor.
Öte yandan, bakırın libresi, dün yüzde 1,4 artışla 3,93 dolarla 31 Temmuz’dan bu yana en yüksek kapanışını kaydederken, dünya genelinde ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam edeceği ve özellikle ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapmayı başarabileceği yönündeki beklentiler söz konusu yükselişte etkili oldu.
Piyasalarda “Dr. Copper” olarak da bilinen bakır madeninin, dünya mal üretiminde oldukça yaygın şekilde kullanılması nedeniyle fiyatının artmasının ekonomik aktivitenin güçlü kalacağı şeklinde yorumlandığı belirtiliyor.
Analistler, söz konusu gelişmelerle birlikte bugün ABD’de açıklanacak makroekonomik verilerin ekonomideki gidişata ilişkin vereceği sinyallerin önemli olduğunu belirterek, piyasaların sığ olması nedeniyle oynaklığın artabileceğini ifade etti.
New York borsasında dün Nasdaq endeksi yüzde 0,16, S&P 500 endeksi yüzde 0,14 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,30 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de yükselişle başladı.
Avrupa borsalarında dün tatil dönüşü sınırlı yükseliş kaydedilirken, bölge genelinde tatil havası devam ediyor. Makroekonomik veri takviminde bugün herhangi bir veri bulunmazken, işlem hacminin de düşük kalmayı sürdürmesi bekleniyor.
Dün ABD tahvil piyasalarındaki alış ağırlıklı seyir Avrupa’da da etkili olurken, Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,9 ile 14 Aralık 2022’den bu yana en düşük seviyeye indi.
Dün İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,22, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,21, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,36 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,04 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de yükselişle başladı.
Asya pay piyasalarında, yeni günde Japonya hariç alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, ülkede açıklanan verilerin Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) negatif faiz politikasını terk etme sürecini hızlandırabileceğinden endişe ediliyor.
Japonya’da perakende satışlar, kasımda yıllık yüzde 5,3 artarak beklentileri aşarken, sanayi üretimi de kasımda yüzde 0,9 ile öngörülerden daha az yavaşladı.
ABD’de tahvil faizlerinin gerilemesi bölge genelinde teknoloji şirketleri öncülüğünde pay piyasalarının yükselmesinde etkili oldu. Çin’de ekonomik aktiviteye ilişkin endişelerin sınırlı da olsa azalması risk iştahını besliyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,4 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,6 yükseldi.
Yurt içinde dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,53 değer kaybıyla 7.260,44 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün önceki kapanışının yüzde 1 üzerinde 29,3932’den günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 29,4270 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücretin 2024 yılı için net 17 bin 2 lira olarak belirlendiğini bildirdi.
Analistler, bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de toptan eşya stokları ile haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 7.200 ve 7.100 puanın destek, 7.350 ve 7.500 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, aralık ayı ekonomik güven endeksi
14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
16.30 ABD, kasım ayı toptan eşya stokları ile haftalık işsizlik maaşı başvuruları
]]>İddiaya göre, 16 yıldır Hatay’da yaşayan Rus vatandaşı Huzeyfe Al İbrahim, ortak iş kurma amacıyla Türk iş adamına 13 milyon dolar ödeme yaptı. İş kurmak istediği şahısla planlanan tarihte vaat edilen işleri yapamayan Al İbrahim, parasını geri almak istedi. Türk işadamı, Al İbrahim’i de yanına alarak İskenderun ilçesinde bulunan Şekerbank Şubesine gitti. Bankada personelinden Türk işadamına ait 314 milyon TL’lik hesap olduğuna dair evraklar alan Al İbrahim, parasını geri alabilmek ümidiyle bir süre daha bekledi. Parasını istediği tarihte geri alamayan ve 2 banka personelinin de aralarında olduğu şebeke tarafından dolandırıldığını fark eden Al İbrahim, konuyla ilgili araştırma yaptığında kendisi gibi yaklaşık 10 vatandaşın daha şebeke tarafından dolandırıldığını fark etti. Hayali olarak evrak üzerinde hesaplarda gösterilen paraları Şekerbank’tan geri alamayan vatandaşlar, bir araya gelerek durumu yargıya taşıdı. Türkiye’de ticaret yapan ve Afrika ülkelerinde altın madenleri bulunan Al İbrahim, kendisi gibi şebeke tarafından dolandırılan vatandaşlarında parasını kurtarabilmenin ümidiyle mücadele veriyor. Öte yandan Şekerbank’ın da konuyla ilgili müfettiş görevlendirdiği ve 1 banka personelini işten çıkardığı öğrenildi.
“Banka personeli 314 milyon TL’lik hesap olduğuna dair evraklar verdi”
Avukat Ali Atar, müvekkili Al İbrahim’in banka tarafından verilen resmi evraklara inanarak dolandırıldığını ifade ederek “Mağdur Huzeyfe Al İbrahim Rus vatandaşı, uzun yıllar Türkiye’de yaşamaktadır. Burada ticaret işleriyle uğraşıyor. Müvekkilim burada biriyle tanışıyor. Şahıs, müvekkilime kendi şirketine ortak edeceği noktasında vaatte bulunuyor. Bunun karşılığında karşılıklı protokoller imzalanıyor. Şahıs, müvekkilimden 13 milyon dolar vermesini istiyor. Müvekkilimde taksitler halinde 13 milyon dolar veriyor. Paraları aldıktan sonra şahıs, 13 milyon doları kar payı ile birlikte ileri bir tarihte geri vermeyi vaat ediyor. Müvekkilim vade tarihi geldiğinde şahısla birlikte parayı almak için Şekerbank’a gidiyor. Bankanın çalışanı, borçlu şahsın böyle bir parası olduğuna dair resmi evraklar veriyor. Borçlu şahıs, müvekkilime sana verecek param var. Müvekkilime, benim param var ama parayla ilgili sorun olduğu için alamıyorum diyerek borçlu şahıs banka tarafından hesap olduğuna ve içerisinde 314 milyon TL olduğuna dair belgeleri veriyor. Müvekkilim de bu belgelere inanıyor. Müvekkilime bu para hiçbir şekilde ödenmiyor. Bununla ilgili müvekkilim, Şekerbank’ın idaresiyle görüşüyor. Bankadaki müdüre, ben bu konuyu araştırıp size geri döneceğim diyerek müvekkilimi geri gönderiyor. Müvekkilim bir süre daha bekledi ama parası ödenmedi. Ben avukatı olarak hukuki süreci başlattım” dedi.
Avukat Atar, müvekkiliyle birlikte 15 kişinin daha şebeke tarafından 30 milyon dolar dolandırıldığını ifade ederek, “Bu konuyla ilgili İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma devam ediyor. Soruşturma sonucunu bekliyoruz. Toplam 30 milyon dolar değerinde bir dolandırılma durumu var. Buradaki çoğu insanlar mağdur durumdalar. Şebeke bu mağdurlardan bir şekilde paraları alıp kar payı ile birlikte geri vereceklerini vaat ederek dolandırdılar. Paralarını hiçbir şekilde geri alamadılar. Biz konuyla ilgili diğer taraflardan şikayetçi olduk. Şikayetin sonuçlanmasını bekliyoruz. Şikayetçi olduğumuz; Şekerbank, alacaklı olduğumuz şahıs, adliye personeli, polis memurları ve ismini hatırlamadığım kişiler var. Bu kişilerden şikayetçi olduk. Bu meslek gruplarının suç örgütünde olduklarını tahmin ediyoruz. Kaç kişinin dava ettiğini bilmiyorum ama şuanda hali hazırda 10-15 kişi var. Haberi yayınladıktan sonra mağdur sayısının artacağını düşünüyoruz. Banka müfettiş görevlendirdiğini ve konuyu araştırdıklarını söyleyerek sizlerin bir şeyler yapmasına gerek yok dediler ama bizim tarafa gelen herhangi bir müfettiş raporu yok. Bu olaylar yaklaşık 2 yıl önce başladı” ifadelerini kullandı. – HATAY
]]>