Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile beraber “Türkiye-Arnavutluk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı”na başkanlık etti. Ardından Arnavutluk Başbakanı Rama ile anlaşmaların imza törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edi Rama ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Rama ve heyetini yüksek düzeyli iş birliği konseyinin ilk toplantısı vesilesiyle Ankara’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, geçtiğimiz sene Türkiye ve Arnavutluk arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100’üncü yıl dönümünün idrak edildiğini hatırlattı. Arnavutluk ile çok yönlü işbirliğinin 2021 yılında Başbakan Rama ile Ankara’da ilan ettikleri stratejik ortaklık temelinde gelişmeye devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün icra ettiğimiz konseyimizin ilk toplantısıyla münasebetlerimizi daha ileri seviyelere taşıma kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Türkiye’nin Arnavutluk’un kalkınmasına verdiği önemi, Arnavutluk halkının refahının artırılmasına yönelik desteğini bir kez daha vurguladım. İmzalanan anlaşmalarla iş birliğimizin ahdi zeminini daha da güçlendirdik. Ticaret hacmimizi 1 milyar dolar seviyesine çıkardık” diye konuştu.
“600’ü aşkın Türk firması 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk ile yeni ticaret hedefini 2 milyar dolar olarak belirlediklerini söyledi. Özel sektörün de gayretleriyle bu rakama kısa sürede ulaşılacağına inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 3,5 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla Arnavutluk’taki en büyük 5 yabancı yatırımcı arasında yer aldığını, 600’ü aşkın Türk firmasının 15 binden fazla Arnavutluk vatandaşına istihdam sağlayarak ülke ekonomisine destek sağladığını aktardı. Karşılıklı yatırımları artırmak ve iş çevreleri arasındaki bağları daha da geliştirmek amacıyla çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TİKA vasıtasıyla Arnavutluk’un kalkınmasına yönelik projelere desteğimiz sürecek. TİKA’nın Tiran Koordinasyon Ofisi’nin statüsüne ilişkin olarak az önce imzalanan bu alandaki işbirliğimize güç katacaktır. Başbakan Rama’yla Ocak 2021’de burada düzenlediğimiz basın toplantısında Arnavutluk’ta üç ay içinde bir hastane inşa edeceğimizin müjdesini ve sözünü vermiştik. Hatta bu konuda Sayın Rama’yla iddiaya da girmiştik. Hamdolsun sözümüzü tuttuk. ve üç ay gibi rekor bir sürede Fier Dostluk Hastanemizi inşa ettik. Arnavutluk’un her bölgesinden gelen hastaların şifa bulduğu bu hastaneyi birlikte işletmeye devam edeceğiz” dedi.
“İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz”
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da iyi veya kötü günlerinde Arnavutluk halkının yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başbakan Rama’nın FETÖ’yle mücadele konusundaki hassasiyetini biliyor, bunu takdirle karşılıyoruz. İlişkilerimizi zehirlemek için her yol ve yöntemi deneyen bu şer şebekesinin amacına ulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Arnavutluk makamlarının da bu gerçeğin farkında olduklarını görüyoruz. Karşılıklı anlayış çerçevesinde örgütle mücadelemizi sürdüreceğiz. Halihazırda 2 bin öğrenciye eğitim hizmeti veren Türkiye Maarif Vakfı’nın faaliyetlerine sağladığı katkılar için Sayın Başbakan’a müteşekkiriz. Önümüzdeki dönemde bu desteği artarak devam edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.
Başbakan Rama ile bölgede ve dünyada yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:
“Türkiye ve Arnavutluk, Balkanlar’ın barış ve istikrarının korunmasına katkı sağlayan iki NATO müttefikidir. Arnavutluk’ta Balkanlar’a ilişkin diyaloğumuzu yoğunlaştırarak devam ettireceğiz. Savunma sanayii ve askeri alandaki iş birliğini de derinleştirmek arzusundayız. Az önce imzalanan askeri çerçeve anlaşması bu irademizin en somut tezahürüdür. Arnavutluk’u başarıyla tamamladığı 2022-2023 dönemi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinden ötürü tebrik ediyoruz. Arnavutluk dönem başkanlığını Türkiye’den devraldığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın faaliyetlerine önemli katkılar yapacaktır. Arnavutluk’un temmuz ayında üstleneceği Güneydoğu Avrupa işbirliği süreci dönem başkanlığını da başarıyla yürüteceğine inanıyorum. Görüşmelerimizde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki İsrail zulmünü de ele aldık. İsrail’in 4 ayı aşkın süredir devam eden mezaliminin durdurulması ve Filistinli kardeşlerimizin güvenli ve müreffeh geleceklerinin teminat altına alınması noktasında uluslararası camianın sorumlulukları ortadadır. Gerek Uluslararası Adalet Divanı’nda gerek Birleşmiş Milletler’de beklenen süreçler, bu konudaki haklı tutumumuzu net şekilde ortaya koymuştur. Arnavutluk’ta aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na yapılan oylamadaki tutumuyla tarihin doğru tarafında yer almıştır.”
Arnavutluk’un bilhassa bu dönemde mazlum Filistin halkıyla sergilediği dayanışmanın çok önemli ve kıymetli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dostum Rama’yla önümüzdeki süreçte yapılacak girişimler kapsamında temasımızı sürdüreceğiz. Sözlerime son verirken konsey toplantımızda aldığımız kararların ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Türkiye-Arnavutluk ilişkilerinin bugünkü mükemmel seviyesine ulaşmasına yaptığı eşsiz katkılar dolayısıyla Sayın Başbakan’a ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Rabb’im birlik ve beraberliğimizi daim eylesin diyorum” dedi.
Edi Rama’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Söylediğiniz söz gerçekleştiriliyor”
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise, “Söylediğiniz söz gerçekleştiriliyor. Biliyoruz ki siz verdiğiniz sözü her zaman tutarsınız. Türkiye’nin yapmış olduğu hastane çok önemli yatırımdır. Size teşekkür etmek istiyorum. Bence bizim milli hafızamızda kalacak üç şey; sizin ve hükümetiniz sayesinde Kosova Bağımsız Cumhuriyet olarak tanındı. İkinci olarak Arnavutluk çok ağır sonuçları olan depremle sarsıldığında siz bizimle iletişime geçen ilk kişiydiniz. Bana dediniz ki, ‘Türkiye olduğu sürece Arnavutluk yalnız olmayacaktır.’ Önemli girişimlerde bulundunuz. Üçüncü olarak da dünya korona virüs tarafından sarsıldığında Arnavutluk ve Arnavutluk halkı, Batı Balkanlar’ın diğer halklarıyla birlikte sudan çıkmış balık gibi hissettiler kendilerini. Eğer Türkiye olmasaydı ve siz olmasaydınız kimbilir kaç kişi hayatını kaybetmiş olurdu. Bunlar üç önemli andır bizim için. Siz hastaneden bahsettiniz ama bunun ötesinde rekor zamanda hastane kuruldu. Bu sizin kırdığınız tek rekor değildir benim bildiğim kadarıyla” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Edi Rama huzurunda Türkiye ve Arnavutluk arasında farklı birçok alanda işbirliklerini kapsayan 6 önemli anlaşmaya imza atıldı. – ANKARA
]]>Ülkede Aralık ayında yeni göçmen yasası ile yaşanan krizin ardından, Başbakan’ın istifa edebileceği tahminleri yapılıyordu.
Bu görevde iki yıldan kısa bir süre kalmış olan Borne’un yerini kimin alacağı henüz netleşmedi. Borne, yeni isim belirlenene kadar başbakanlık görevini sürdürecek.
62 yaşındaki Borne, 1991-1992 yıllarında görev yapmış olan Édith Cresson’dan sonra Fransa’nın ikinci kadın başbakanı olmuştu.
Fransız haber ajansı AFP, Borne’un Macron’a gönderdiği istifa mektubunun, “görevde kalmayı tercih edebileceğine dair izler” taşıdığını aktardı.
Borne, Macron tarafından kabul edilen mektubunda “Hükümetime istifamı sunmam gerekirken, bu görevde ne kadar tutkulu olduğumu da size söylemek isterim” ifadelerini kullandı.
Macron hükümeti, emeklilik yasasıyla başlayan ve Aralık ayında kabul edilen yeni göçmen yasasıyla birlikte iyice artan, sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Macron’un Haziran ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce kabinesinde büyük bir değişiklik yapması bekleniyor.
Siyasi yorumcular, başkanlığının bitmesine üç yıl kalan Macron’un, bazı tartışmalı politikalar ve yasama yenilgilerinin ardından, hükümetine siyasi ivme kazandıracak değişiklikler yapması gerektiğini düşünüyor.
Göç yasası tartışmasında neler yaşanmıştı?
Fransa Parlamentosu, aylarca süren siyasi tartışmaların ardından Aralık ayında, ülkenin göç politikasını sertleştiren yasa tasarısını onaylamıştı.
Senato’nun ardından Ulusal Meclis’ten de geçen tasarıya hem Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un merkezdeki Rönesans Partisi, hem de Marine Le Pen’in lideri olduğu aşırı sağcı parti Ulusal Cephe destek verdi.
Sol partiler ise Macron’u, aşırı sağa taviz vermekle suçladı.
Yasa tasarısının önceki versiyonları, aşırı sol ve aşırı sağ partilerin farklı itirazları nedeniyle Parlamento’dan geçmemişti.
Düzenlemeyle göçmenlerin aile fertlerini Fransa’ya getirmeleri zorlaştırılıyor, sosyal yardımlara erişimleri de geciktiriliyor.
Fransa’da geçen yıl başında da yeni emeklilik yasası nedeniyle ülke çapında grevler ve protestolar düzenlenmişti. Hükümet, emeklilik yaşını 2 yıl yükseltmeyi öngören tartışmalı yasayı geçirebilmek için, anayasadaki özel bir maddeyi kullanarak Meclis’i de devre dışı bırakmıştı.
Yeni başbakan kim olabilir?
Henüz netlik kazanmamış olsa da, Fransa’nın yeni başbakanlığı için üç isim öne çıkıyor.
İlki, 34 yaşındaki Eğitim Bakanı Gabriel Attal. Başbakan olması durumunda Attal ülkenin en genç ve eşcinsel olduğunu açıkça ifade eden ilk başbakanı olacak.
37 yaşındaki Savunma Bakanı Sebastien Lecornu da başbakanlık için adı geçenler arasında. Lecornu da bu göreve getirilirse Fransa’nın en genç başbakanı olmuş olacak.
Tarım Bakanı Julien Denormandie de bir diğer olasılık olarak konuşuluyor.
Macron’un partisi 2022’deki seçimlerde parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmişti. Bu nedenle Cumhurbaşkanı’nın çıkarmak istediği yasalar Meclis’te muhalefetle karşı karşıya kalıyor.
Görevlendirilecek yeni başbakan, başkanlık koltuğuna ilk kez 2017’de oturan Macron’un dördüncü başbakanı olacak.
Yeni ismin bugün açıklanması bekleniyor.
Tüm bunların yanında Fransa ayrıca bu yıl Yaz Olimpiyatları’na da ev sahipliği yapacak. 26 Temmuz’da başlayacak Paris 2024 Olimpiyatları, ülkenin bu yıl daha da göz önünde olacağı anlamına geliyor.
]]>