İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum Kartal’da bulunan Uğur Mumcu Cemevi’ni ziyaret etti. Kurum’a ziyareti sırasında AK Parti Kartal Belediye Başkan Adayı Hüseyin Karakaya, AK Parti Kadıköy Belediye Başkan Adayı Veli Arslan, AK Parti Kartal İlçe Başkanı Nimet Gündoğdu, MHP Kartal İlçe Başkanı Zübeyir Kurt eşlik etti. Kurum’u Bozatlı Hızır Cemevi Başkanı ve Dedesi Cihan Saltuk ve beraberindeki heyet karşıladı. Kurum, ziyareti sırasında talep üzerine yeni cemevini inşa edeceğini de müjdeledi. Ziyaretti sırasında ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Burada kendimizi evimizde hissediyoruz”
Ziyaret ettiği cemevinde kendini evinde gibi hissettiğini ifade eden Murat Kurum, “Merhaba sevgili Ehl-i Beyt aşıkları, merhaba kardeşlerim, merhaba Hazreti Hüseyin’in matemini her daim yüreğinde taşıyan canlar, sizleri sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. Bugün burada, siz değerli kardeşlerimle bir arada olmaktan çok mutluyum. Burada bulunan, bu kardeşlik sofrasında olanlara, sevgili canlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Burada kendimizi evimizde hissediyoruz. Bizlere bu duyguyu yaşattığınız için de ayrıca teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
“Kimseyi ayırt etmeden hizmet etmek için yola çıktık”
Hizmetin tüm İstanbullulara ulaşacağını belirten Murat Kurum, “İstanbul için yola çıktık. Biz bu yola sevgi için çıktık. Tüm İstanbullulara, kimseyi ayırt etmeden hizmet etmek için yola çıktık. Tüm İstanbullularla kimseyi ayırt etmeden, kimsenin dinine, diline, ırkına, inancına ve mezhebi bakmadan, Kürt’ü ile Laz’ı ile Çerkez’i ile Alevi’siyle ve Sünni’siyle hep birlikte bu kardeşlik hukukunu sergileyecek anlayışı ilelebet İstanbul’da devam ettireceğiz. Bu bakış açısıyla ve sadece İstanbul diyerek projelerimizi, hayallerimizi milletimizle paylaşıyoruz. Kartal’ın her sokağına huzur getirmek için bu yola çıktık” dedi.
“Her talebinizi yerine getireceğim”
Cemevi ziyaretindeki konuşmasında Hacı Bektaş-ı Veli’nin sözünü hatırlatan Kurum, “Ne diyor Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım.’ İşte biz böyle hünkarın sözünün takipçisi olursak birliğimizi, beraberliğimizi kimse bozamaz. Bu yüzden İstanbul’u birlikte yöneteceğiz. Siz isteyeceksiniz biz yapacağız. Bizim sözümüz askıda kalmaz. Ben hep yanınızda olacağım. Her zaman ulaşılabilir olacağım. Ne sorununuz varsa gece demeden, gündüz demeden çalışıp çözeceğim. Her talebinizi yerine getireceğim. Bunların başında da yeni bir Cemevi geliyor” diyerek projesini duyurdu.
“Alevi kardeşlerimiz verilen sözlerin tutulmadığını ilettiler”
2012 yılından itibaren Kartal’daki Uğur Mumcu mahallesi sakinlerinin Cemevi talebinin yerine getirilmediğini söyleyen Kurum “Maalesef İstanbul’da geçtiğimiz süreçte olduğu gibi, her işte yapıldığı gibi yine burada verilen sözlerin tutulmadığı noktasında bize sıkıntılarını problemlerini ilettiler. 2012 yılından beri maalesef bir kültür merkezinin bodrumunda hizmet verdiklerini, burada nefes almakta dahi kardeşlerimizin zorlandığını görüyoruz. 2012 yılından beri bir Uğur Mumcu mahallesinde Cemevi ihtiyacı olduğunu taleplerini bize ilettiler. İşte yaklaşık bir hafta önce Bahçelievler’de bir cemevimizin temelini atmıştık. Büyük bir coşkuyla büyük bir mutlulukla orada tüm canlarımızla beraber olduk ve o birliğimizi beraberliğimizi pekiştirdik. Murat Kurum olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak şu sözü ifade etmek istiyorum; İstanbul’un her ilçesinde her mahallesinde Alevi kardeşlerimizin cemevi ihtiyacına ilişkin adımlara canlarımızla beraber bir masada oturup karar vereceğiz. O masada karar alacağız. O kararı da uygulayan tarafta olacağız” şeklinde konuştu.
“1 Nisan sabahı itibariyle cemevi inşaatını biz yürüteceğiz”
Seçimlerin ardından hemen harekete geçileceğini dile getiren Murat Kurum, “1 Nisan sabahı itibariyle Uğur Mumcu mahallesinde Alevi kardeşlerimize yakışır camilerimizi yapacağız. Huzur içerisinde birliğimizi beraberliğimizi yaşayacağımız cemevi inşaatını da İBB olarak biz yürüteceğiz. Kartal’da canlarımızın neye ihtiyacı varsa o ihtiyacı gideren tarafta olacağız. Biz samimiyiz, biz aşkla sevdayla çalışıyoruz ve verdiğimiz sözleri de bugüne kadar hep tutmuş insanlarız. Her seçim zamanı gelip vaatleri verip tutmayan tarafta olmadık. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul’umuzun tüm değerleriyle, tüm kültürleriyle birlikte Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin ruhunu İstanbul’un tüm ilçelerinde, mahallelerinde yaşatmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bornova Seçim Ofisi’nin açılışını yaptı. Miting havasında gerçekleşen açılış törenine İzmir’de 3 dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu’nun yanı sıra CHP Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki, CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, Bornova Belediye eski Başkanı ve CHP eski Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, CHP İzmir eski Milletvekili Atila Sertel ve CHP Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal katıldı. Davul ve zurna eşliğinde coşkulu bir kalabalığın da bulunduğu açılışta konuşan Cemil Tugay, seçim çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi.
“KOCAOĞLU’NUN YANIMIZDA DURMASINDAN GURUR DUYUYORUM”
Tugay, “İzmir’in dört bir yanında 31 Mart seçimleri için arkadaşlarımızla birlikte alanlardayız. Sabahın erken saatlerinden, gecenin geç saatlerine kadar yurttaşlarla buluşmaya, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Haklılığımızı anlatmaya çalışıyoruz. Davamızı anlatmaya çalışıyoruz. Son birkaç gün içerisinde Menderes’in, Torbalı’nın ve Selçuk’un sakinleriyle bir araya geldim. Bana ‘Aziz Kocaoğlu vardı. Buralarda sürekli bizim aramızda gezerdi. Onu hiç unutmadık, onu halen ilk günkü kadar çok seviyoruz’ dediler. Bunu zaten bütün İzmir biliyor. Burada söylemek istedim. Çünkü şu anda değerli başkanımız, büyük başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun tam yanımızda durmasından büyük gurur duyuyorum. Kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi.
“BİZ BU DAVANIN TAM GÖBEĞİNDEN GELİYORUZ”
Atila Sertel ve Kamil Okyay Sındır’a da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Cemil Tugay, “Bizler CHP’liyiz. Burada gördüğünüz bu tabloda yıllarca bu partiye onurla hizmet etmiş, bu davayı almış, taşımış insanları görüyorsunuz. Dün onlar fedakarca koşturdu, bugün bizler, yanımızda ailelerimizle beraber, eşlerimiz, çocuklarımızla beraber huzurlarınızdayız. Size şunu diyoruz; evet biz CHP’liyiz. Biz bu gördüğünüz altı oklu bayrağın gölgesinde yaşamayı onur sayan, Atatürk’ün partisinde mücadele etmeyi, onur sayan insanlarız. Biz halkız. Biz başka yerlerden gelmiyoruz. Biz bu davanın tam göbeğinden geliyoruz. Biz Cumhuriyete inanmış insanlarız. Biz Atatürkçü insanlarız. Onun için boğazımız yırtılana kadar Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyebiliyoruz. Bu onuru yaşayabiliyoruz” dedi.
“CHP’Lİ BAŞKAN ADAYLARININ YANINDA OLUN”
Çeşme’nin mevcut Belediye Başkanı Ekrem Oran’ın, CHP tarafından Çeşme Belediye Başkan Adayı gösterilen Lal Denizli’ye desteğini açıkladığını hatırlatan Cemil Tugay, partililere çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
“Bugün Çeşme’de Ekrem başkanımız, Lal Denizli’ye bayrağı teslim edeceğini ve onun arkasında olduğunu söyledi. Hep beraber el kaldırdık. Bugün de burada Aziz Kocaoğlu başkanım yanımda. Şu anda CHP’li olan bütün belediye başkanı arkadaşlarımız kendisinden sonra başka birine adaylık verildiyse eğer, kendilerine çağrım şudur. O adayla birlikte lütfen miting alanlarında ve onların yanında durun. Size yakışacak olan budur. Çünkü siz bu bayrakla beraber o koltuklara oturdunuz. Siz Cumhuriyet Halk Partili olduğunuz için seçildiniz ve oraya geldiniz. Bugün üzerinize düşen görev yeni adayların yanında yer almak. Onlara destek olmak. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililere yakışan budur. Benimle aynı düşüncede misiniz? Hepsini bundan sonra mitinglere bekliyorum. Yanımızda yer almalılar.”
“KARŞIYAKA BELEDİYESİ 5 YIL TERTEMİZ ÇALIŞTI”
Karşıyaka Belediye Başkanı olarak 5 yıl görev yaptığını anımsatan Cemil Tugay, şunları söyledi:
“5 yıl alnıma bir gram leke sürdürmeden çalıştım ve yaşadım. Asla o yalanlara, uydurulan o saçma sapan şeylere, trollerin uydurduklarına bakmayın. Karşıyaka Belediyesi 5 yıl tertemiz çalıştı. Ben çalışma arkadaşlarımın hepsiyle gurur duyuyorum. Onlara bu onurlu görevi yaparken bana yoldaşlık ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da tüm İzmir için, kentin en ücra köşesinde kalan köyler için çalışacağım. Şehrin altyapısını iyileştirmek boynumuzun borcu olsun. Üstündeki insanları mutlu etmek, onların yaşamlarını konforlu hale getirmek boynumuzun borcu olsun. Bizler bu görevlere durup dururken gelmedik. Bu görevlere durup dururken gönderilmedik. Hepimizin hazırlıkları var. Hepimizin deneyimleri var. Hepimizin arkasında aslında koskoca bir Cumhuriyet Halk Partisi ordusu var. Başımız sıkıştığı zaman gidip yardım isteyeceğimiz kocaman bir örgütümüz var. Bu şehrin bilim insanları var. Bu şehrin meslek örgütleri var. İzmir çok büyük ve güçlü bir şehir. O nedenle bugüne kadar her türlü uğradığı haksızlığa rağmen dimdik ayakta durmuş olan bir şehirdir.”
“İZMİRLİ’NİN HAKKINI ÇALMAK İSTEYENLERİN ÖNÜNDE DURDUK”
İzmir’e hizmet etmek isteyen kimsenin elini kolunu tutmadıklarını vurgulayan Cemil Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak hizmet etme niyetinde olmayan, rant peşinde olanların, şehrin hakkını yemek isteyen, İzmirliler’in hakkını çalmak isteyenlerin önünde aslanlar gibi durduk. Daha önce diğer başkanlarımız yaptı bu mücadeleyi. Bugünden sonra biz yapacağız. Ben sakin bir insanım. Normal yaşamımda sesimi bile yükseltmem. Mütevazılık benim için bir erdemdir. Ailem bana bunu öğretti. Hele hele millet huzurunda efendi gibi duracaksın. Ama ne zaman birisi bu milletin hakkını yemeye kalkarsa onun karşısında en yüksek sesle bağıracaksın. Duracaksınız. Duracaksınız ve İzmir’i durduramayacaksınız. O yüzden biz güçlü belediyelerimizle, güçlü halkımızla beraber dimdik bu şehrin her türlü hizmetini yerine getirmeye devam edeceğiz. Burada en büyük gücü arkadaşlığımızdan, kardeşliğimizden, yoldaşlığı alacağız.”
“SANDIKTA BİRLEŞELİM”
CHP’li tüm yol arkadaşları ile direne direne kazanacaklarını söyleyen Tugay, iddiasını şu sözlerle ifade etti:
“Bugün bir sürü yalana, yanlışa kanıp da başka yerlerde çözüm arayanlar bu seçimi kaybedeceğini bile bile Cumhuriyet Halk Partisi’ni kaybettirmeye niyetli olanlar. Onları bir kenara koyuyorum. Ama gerçek İzmirliler’e gerçek halkımıza seslenmek istiyorum. Bu şehre sahip çıkmak istiyorsanız birleşelim, birleşelim ve hep beraber kazanalım. Sandıkta birleşelim. Milletin ittifakını, İzmir’in ittifakını birlikte kuralım. Asıl mesele CHP’ye kaybettirmek değil. CHP’ye yüzyıldır kimse kaybettiremedi. Bundan sonra da kimse kaybettiremeyecek. Bir sürü partiler geldi geçti. Açıldılar, kapandılar. Tarihin sayfalarına gömüldüler. Bizim bu sene 101’inci yılımız. 101 yıldır dimdik ayaktayız ve bu gördüğünüz güçlü, büyük, değerli insanlarla beraber, geçmişiyle ve geleceğiyle beraber buradayız. Kazanacağız. Bu şehri asla hiç kimseye vermeyeceğiz. En kısa zamanda partimizi iktidar yapacağız.”
“GENÇLERİ BU MÜCADELEYE KATILMAYA DAVET EDİYORUM”
Tugay, konuşmasında gençlere de seslenerek, şunları söyledi:
“Her geçen gün daha fazla genci meydanlarda görüyorum. Genç arkadaşlarımızı bu vatan ve millet mücadelesine katılmaya davet ediyorum Sessiz bir köşede durmasınlar. Haksızlıklara boyun eğmesinler. Bu devrimci mücadelenin yanında yer alsınlar. Hepsini bu mücadeleye katılmaya davet ediyorum. Yüzlerinizdeki yorgunluklar, yüzlerinizdeki mutsuzluklar gitsin. Geleceğe umutla bakın. Bundan sonra kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak. Bunu biz sağlayacağız. Burada artık hak olacak, hukuk olacak, adalet olacak. İnsanlarımıza yerel yönetimler eliyle adalet dağıtacağız. Küçücük çocuklara ücretsiz bedava süt dağıtma fikri nereden çıktı? İzmir’den çıktı. Sosyal belediyeciliğin en değerli örneklerini, tarımı, çiftçiyi destekleyen politikaları bu şehrin insanları, bu şehrin politikacıları, CHP’liler başlattı. ve bütün Türkiye’ye örnek oldu. Buradan yayıldı. Bundan sonra da yenilerini beraber yapacağız. Bu şehirde kimsenin aç kalmasına izin vermeyeceğiz. Evsiz olup sokakta yatmasına izin vermeyeceğiz. Kimsenin yokluk çekmesine izin vermeyeceğiz. Gencimize el uzatacağız ve yanında yer alacağız. Böyle olduk bugüne kadar. Bundan sonra da böyle olmaya devam edeceğiz.”
“İZMİR PARLAYAN BİR YILDIZ OLACAK”
İzmir’in kendi olanaklarıyla kalkınması için kalkınma belediyeciliğini kentte devreye sokacaklarını anlatan Tugay, “Yapacağımız yerel hizmete bugünden itibaren ekonomisini bozdukları, insanlarımızı yoksullaştırdıkları, gelir adaletsizliği yarattıkları, insanları kiralarını ödeyemez, yemeklerini alamaz hale getirdikleri bu ülkede bundan sonra İzmir’in kendi olanaklarıyla kalkınması için kalkınma belediyeciliğini de İzmir’de devreye sokacağız. En güzel örnekleri burada yaşatacağız. İşsiz çocuklarımıza, işsiz gençlerimize iş bulacağız. Yeni iş sahaları açacağız. Üretim potansiyelimizi artıracağız. Bu şehrin daha fazla markası olacak. Markalarını daha fazla pazarlayacak, yurt içinde, yurt dışında, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle, her sektörüyle, girişimciliğiyle, girişimiyle İzmir parlayan bir yıldız olacak. Ben İzmir’e inanıyorum. Sizlerin de inanması gerektiğini düşünüyorum. Lütfen sokaklara çıkın. Kapıları çalarak mücadele yapın. Bu zafer bizim olacak. 31 Mart gecesi Gündoğdu Meydanı’nda milyonlarla buluşalım” dedi.
KOCAOĞLU: İZMİR HİÇBİR ÇIKAR İÇİN TAVİZ VERMEDİ
Programda konuşan Aziz Kocaoğlu ise İzmir’in ülkedeki diğer şehirlere benzemediğini belirterek, “İzmir kendi kendine yetebilen, kendi göbeğini kesebilen bir kenttir. Hiçbir çıkar için ilkesinden taviz vermeyen, kan kusup kızılcık şerbeti içen bir kenttir. İzmir zapt edilemeyecek. Tarih boyu zapt edilemeyecek. Atatürk’ün, Cumhuriyetin, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin, demokrasinin kalesidir. Bu bayrağa biz şimdi gençlere teslim ediyoruz. Gençler de daha ileriye taşıyarak kendisinden sonraki kuşaklara teslim edecek. Hepinize başarılar diliyorum. Başarı bizimdir. Çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız ve başaracağız” dedi.
“İZMİR’İ HAM ETTİRMEYECEĞİZ”
CHP Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki ise İzmir’de çok genç bir kadro ile sahaya çıktıklarını söyledi. Ekşi, “Bu heyecan verici bir durum ama çok büyük bir mirasın takipçisi olmaya aday olduk. Aziz Başkan yıllarca ‘İzmir ham etmeye geliyorlar’ dedi. Ham ettirmedik İzmir’i. Ettirmeyeceğiz de” dedi.
“KORDON’DA MEYHANE DOLAŞIP, İZMIR SEÇMENİNİ KANDIRABİLECEKLERİNİ DÜŞÜNMESİNLER”
CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın da İzmir’in her yerinde CHP’nin seçim çalışması yürüttüğünü ifade ederek, “Öyle Kordon’da meyhane dolaşıp, İzmir seçmenini kandırabileceklerini düşünmesinler. Bir avukat arkadaşımızı şeriata karşıyız diye kaç gün gözaltında tuttular? Bunlara mı inanacak İzmir halkı” dedi.
Konuşmaların ardından seçim ofisinin açılışı gerçekleştirildi.
]]>CHP Gaziemir İlçe Başkanlığı önünde partililer ve Gaziemirliler ile buluşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Cemil Tugay burada yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.
Tugay, “Değerli yoldaşlarım, yurttaşlarım, hemşerilerim. Güzel bir yola çıktık. Güzel insanlarla beraberiz. Bu yolda başarısızlığa dair hiçbir şüphemiz yok. Kendimize inancımız asla sarsılmaz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Biz Atatürk’ün emanetçileriyiz. Biz altı okun temsilcileriyiz. Biz İzmir’iz. Bugüne kadar İzmir’e biz sahip çıktık. Bundan sonra da devam edeceğiz” diye konuştu.
“BEN CHP’NİN EVLADIYIM”
“İzmir’in halkının hakkında gözü olan kaybedecek, yalanları ile birlikte evine dönecek” diyen Tugay sözlerine şöyle devam etti:
“Az önce telefon eden bir arkadaşım dedi ki; Hamza Dağ gazetecilere beyanat vermiş. ‘Aziz Kocaoğlu ve Alattin Yüksel benim babam gibidir, ben de onların evladı gibiyim’ demiş. Alaattin Yüksel de yaptığı açıklamada ‘O bizim evladımız değil, bizim evladımız Cemil Tugay’dır’ demiş. Değerli kardeşlerim, ben İzmir’in evladıyım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin evladıyım. Ben örgütün evladıyım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin adeta nefesinin altında büyüdüm. Ben Atatürk’ün gözlerine bakarak büyüdüm. Biz bu memleketi, İzmir’i onlara bırakır mıyız? Size yemin ederim ki 1 saat uyumadan, belki 1 öğün yemek yemeden, gece gündüz bütün İzmir’i koşabilirim. Bize verilen görevin sorumluluğunu biliyorum. Bana bu görev verildiği, partim beni layık gördüğünden itibaren İzmir’in taşıyım, toprağıyım, bir avuç suyuyum, ağacın dalıyım, artık ben bu şehrin ölene kadar kendini adamış hizmet insanıyım. Hiçbir zaman unutmayacağımız bir gerçek var; çok asil bir emaneti teslim aldık. Bunu alnımızın akıyla sonrakilere teslim edeceğiz. O zamana kadar çocuklarımızın, gençlerimizin, ablalarımızın, abilerimizin, çok değerli kardeşlerimizin hepsinin ayrı ayrı hakkı hukuku bize emanet olacak. Çünkü biz canımız pahasına bunları korumaya devam edeceğiz. Bu şehir, İzmir bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sosyal belediyeciliğin öncü şehirlerinden birisi olacaktır.”
“ASLA ZALİMLERİN ÖNÜNDE EĞİLMEYECEĞİZ”
İzmir’in kalkınma belediyeciliğinin Türkiye’deki öncülerinden birisi olacağını söyleyen Başkan adayı Tugay, “Bundan sonra bu ülkede bu enflasyonu yaratanlar, bu işsizliği yaratanlar bu adaletsizlikleri yaratanlar, insanları yüksek kiralar altında ezdirenler, insanları alışveriş yapamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirenler, şunu görecek; İzmir hiç kimseye el açmadan, kimsenin önünde eğilmeden, kendi gücüyle kendi insanlarıyla büyüyecek, kendi insanlarına sahip çıkacak. Bir zamanlar ‘Tam bağımsız Türkiye’ diye bağıra bağıra can veren insanların yoldaşıyız biz. Tam bağımsız Türkiye diye ipe gidenlerin yoldaşıyız biz kardeşlerim. Onların hakkı üzerimizde, onların mirası bizde. Asla zalimlerin önünde eğilmeyeceğiz. Hiç kimse bu şehre rüşvetler teklif ederek bu güzel şehrin insanlarını alamayacak, onların oylarını alamayacaklar” diye konuştu.
“İZMİR KAYBETMEYECEK”
Başkan Adayı Tugay, sözlerini şöyle tamamladı:
“Size söz veriyorum; tarımsa tarım, sanayiyse sanayi, girişimcilikse girişimcilik, esnaflıksa esnaflık ne gerekiyorsa ben bu şehrin belediye başkanı olarak bütün İzmirlilerin önünü açacağım. Bütün İzmirlilerin yanında olacağım. Hiç kimse bir başkasına muhtaç olmayacak. Öylesine bir dönem yaşayacağız ki bu şehirde aç kardeşimiz de, okula giderken ihtiyacı karşılanmamış öğrencimiz de olmayacak. Sokakta yatan kimse de kalmayacak. Hepsine Cumhuriyet Halk Partisi adına, altı ok adına, bu vatanı bize kurup armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına sonuna kadar sahip çıkacağız. Bunu hep beraber yapacağız. Ben aslan yürekli büyüklerimize ve bu güzel yürekli gençlerimize, onların içindeki o mücadele isteğine çok inanıyorum. O yüzden o gençlerimizle beraber bu ilkenin kurtuluşuna hep beraber imza atacağız. İzmir kaybetmeyecek. Cumhuriyet Halk Partisi asla kaybetmeyecek. Yemin ederim önümüzdeki genel seçimde ülkeyi de onlardan hep beraber alacağız. O yüzden çalışalım, insanlara o sosyal medya hesaplarından satın aldığı medyalardan sürekli yalan söyleyen insanları umutsuz hale getirenlere karşı onlara umudu hep beraber aşılayalım. Bu ülkenin insanlarına dik durmak yakışır, onurlu olmak yakışır, mücadele etmek yakışır.”
]]>AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Bahçelievler Belediyesi tarafından yaptırılacak olan Bahçelievler Cemevi’nin temel atma törenine katıldı. Törende Kurum’u Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Boztepe, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, MKYK Üyesi Metin Tarhan, Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş ve beraberindeki heyet karşıladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, protokol konuşmalarıyla devam etti. Ardından protokolün sahneye çıkıp butonlara basmasıyla birlikte cemevinin ilk beton harcı döküldü. Törende ilgiyle karşılanan Kurum, vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Görevi devraldığımız bu şehri adaletle yöneteceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın”
Temel atma töreninde konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “İstanbul bütün Anadolu’yu ve Trakya’yı kucaklayan, yaşatan ve onlarca umudun kapısı olan bir şehrimizdir. İstanbul, Kafkasya’dan Balkanlar’a kadar gönül coğrafyamızdan göç etmiş kardeşlerimize yurt olmuş bir şehrimizdir. ve bu şehirde hepimiz hemşeriyiz, buraya aitiz. Cem olmayı, birlik olmayı, beraber olmayı amaçlayan bu gönül mekanının temellerini atarken, şunu da açıkça söylemek isterim: 31 Mart’ta Allah nasip eder ve İstanbullu hemşerilerimiz de bizi layık görürlerse, her İstanbullu kardeşimin, her İstanbullu hemşehrimin başkanı olacağım. Her evin kardeşi, evladı olacağım. Farklılıklarımızı zenginlik olarak göreceğim. Biz, Fatih Sultan’dan sadece bir coğrafya teslim almadık. Aynı zamanda bir ruh, bir felsefe, bir yönetim anlayışını miras aldık. Bu yönetim anlayışının en önemli unsuru da hiç şüphesiz adalettir. Hizmette ötekileştirme, hizmette imtiyaz olmaz, hizmette ancak ve ancak adalet olur. Görevi devraldığımız bu şehri adaletle yöneteceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Her şeyi yerli yerine koyacağımızdan, herkesin hakkını alacağından, İstanbul’un hakkını İstanbul’a teslim edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü biz gönüller yapmaya geliyoruz. Bu şehrin her ilçesine, her semtine, her mahallesine adaletle hizmet götüreceğiz” dedi.
“İstanbul’u birlik ve beraberlik içinde hep birlikte yöneteceğiz”
Bahçelievler’in her sokağına huzur getirmek için çalıştığını ifade eden Kurum, “Tüm İstanbul’a olduğu gibi Bahçelievler’in de her sokağına huzuru getirmek için başkanımla birlikte çalıştık. Hep birlikte, birliğimizin kuvvetiyle ve Allah’ın izniyle İstanbul’u özüne döndürmek istiyoruz. Biz bir oldukça sorunların üstesinden gelmek daha kolay olacak. Biz birliğimizle büyüdükçe sıkıntılarımız küçülecek. Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’nin dediği gibi bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Birliğimizi, dirliğimizi, beraberliğimizi bozmaya yeltenenlere asla izin vermeyeceğiz. Bizi biz yapan değerlerimizle, inançlarımızla kardeşlerimizle dostça yaşadık, yaşamaya da devam edeceğiz. İstanbul’u birlik ve beraberlik içinde hep birlikte yöneteceğiz. Bu anlamda biz sizin kardeşiniz olacağız. Siz de bizim yol arkadaşımız olacaksınız. Siz isteyeceksiniz, biz yerine getiren tarafta olacağız. Sözünüz havada kalmayacak. Hiçbir kardeşimin hizmetten dolayı boynu bükük olmayacak. Bizi hep yanınızda göreceksiniz. Milletimizin her zaman yanında olduk. Milletimizin zor anında yanındaydık ve sımsıkı tuttuğumuz o elleri hiç bir zaman bırakmadık. Milletimizin huzurunu görene kadar gece gündüz mücadele ettik. İstanbul için, huzurlu yarınlarımız için çalışan, emek veren, ter döken herkesin yeri başımızın üstü olacak, makamı kalbimiz, yüreğimiz olacak. Ne diyor Hz. Ali Efendimiz; ‘Halk iki sınıftır. Birincisi dinde senin kardeşindir. İkincisi de yaratılışta senin kardeşindir. Hepsine adaletli ol, adil davran. Ne olursa olsun adaleti elden bırakma’ İşte bizim sözümüz de özümüz de ruhumuz da budur. Herkes bizim biriciğimizdir, özümüzdür, canımızdır. Canlarımızdır. Buradan hareketle şimdiye kadar hep haktan, halktan yana olduk. Hakikaten bir gün olsun ayrılmadık. Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gördük. Bundan sonra da böyle olacaktır. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Düzce’deki programları kapsamında Valiliği ziyaret eden Bakan Tekin, şeref defterini imzaladı, Vali Selçuk Aslan’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Tekin, daha sonra katıldığı İl Değerlendirme Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Haziran 2023’ten itibaren illeri dolaştıklarını, kentlerde aldıkları kararlarla ilgili paydaş, öğretmen ve velilerle sohbet ederek çözüm üretmeye çalıştıklarını söyledi.
Şehirlerde eğitim öğretim sürecine ilişkin hem fiziki altyapı hem de nitelikle ilgili ihtiyaçları yöneticilerle değerlendirdiklerini ve paylaştıklarını aktaran Tekin, ardından kararları alıp hayata geçirdiklerini kaydetti.
Tekin, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında Cumhuriyet’in yaklaşık 80 yıllık periyodunun tamamlandığını anımsatarak, “80 yıllık periyotta eğitim öğretim süreci açısından yapılanların neredeyse ikiye katlandığı bir dönem yaşadık son 20 yılda. Bu çok önemli bir durum. Eğitim öğretim altyapısının bu şekilde revize edilmesi, dünya ortalamalarıyla yarışacak hale getirilmesinde başta Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Türkiye’de derslik sayısı minimum her ilimizde ikiye, öğretmen sayımız her ilimizde en az ikiye katlanmış durumda. Dolayısıyla derslik başına düşen öğrenci sayımız, öğretmen başına düşen öğrenci sayımız, bu çabalar sebebiyle dünya ortalamalarına hatta OECD ortalamalarına gelmiş durumda.” ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, Düzce’de 2002’de 2 bin 676 olan öğretmen sayısının bugün 3 bin 857 olduğunu dile getirerek, öğrenci sayısının da 63 binden 87 bine geldiğini bildirdi.
Kentte derslik sayısının 4 binlere yaklaştığını, 403 okulun bulunduğunu, derslik başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 28’den 18’e, ortaöğretimde de 31’den 21’e düştüğünü aktaran Tekin, “Bu rakamlar güzel, hoş rakamlar. Yeterli mi? Daha iyisini yapmak, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bizlere talimatı.” dedi.
Tekin, hep daha iyiyi aramak durumunda olduklarını vurgulayarak, “Düzce’de şu anda 212 derslik, bir atölye ve pansiyon inşaatımız devam etmekte. Bu önemli bir rakam. Toplamda bitmiş inşaatlar, yatırımlar için Düzce genelinde 2002 yılından itibaren yapılan yatırımların total bedeli 4,5 milyar (lira) civarında bugünkü rakamlarla. Bunlar önemli rakamlar.” diye konuştu.
Bakan Tekin, yerel yöneticilere, siyasetçilere ve hayırseverlere eğitim öğretim sürecine desteklerinden dolayı teşekkür etti.
Kentte acil yapılması gereken 4 proje için karar aldıklarını anlatan Tekin, spor salonu ve pansiyonuyla beraber 24 derslikli Turgut Özal Anadolu Lisesi, 24 derslikli Hamidiye Şehit Özgür Işık İlkokulu, 8 derslikli Çilimli Dikmeli İlkokulu ve 16 derslikli Gölyaka Atatürk Ortaokulu için en kısa sürede ihale ilanlarına çıkıp inşaatlarını başlatacaklarını sözlerine ekledi.
Ziyarette, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu da yer aldı.
“Eğitim insan olma ve ulus olma mücadelesinin en önemli enstrümanı”
Toplantının ardından kentte hayırseverlerin katkılarıyla eski yerinde yeniden inşa edilen 24 derslikli Azmi Milli İlkokulunun açılışına katılan Tekin, milletin azmini ve kararlılığını arkasına alarak Kurtuluş Savaşı mücadelesi verenlerin ilk temelini attığı okullardan birinin yeniden yapılmasının, Cumhuriyet’in 100. yılına ve kendilerine nasip olmasından mutluluk duyduğunu söyledi.
Okulun yapımına katkı veren hayırseverlere teşekkür eden Tekin, hazirandan itibaren hayırseverlerin katkılarıyla Türk eğitim sistemine yaklaşık 2 bin 200 derslik kazandırdıklarını belirterek, bu katkıların ve desteğin devam etmesini istedi.
Tekin, eğitim öğretimde daha iyi noktalara gelmek için hep beraber çaba sarf edeceklerini vurgulayarak, “Eğitim, insan olma ve ulus olma mücadelesinin en önemli enstrümanı. Bu gerçekten çok önemli. Bugün burada insan olma ve ulus olma anlamında milletimize hizmet edebilecek çok güzel bir girişimin, hep beraber buna vesile olanlara teşekkür ederek açılışını yapmış olacağız.” dedi.
Binaları yapıncaya kadar sorumluluğun kendilerinde olduğunu anlatan Tekin, şöyle devam etti:
“Ama yaptıktan sonra asıl buradaki iş bir; mahallemize ve velilerimize düşüyor. Çocuklarımızı okula gönderdiğimiz zaman bütün sorumluluklarımızı yerine getirmiş olmuyoruz. Çocuklarımız evde de bizim çocuklarımız, evde de eğitimlerin devam etmesini düşünmemiz lazım. Şuradan, okuldan çıkıp evine giderken yürüdüğü sokaklarda da bizim çocuklarımız. Orada da hep beraber mahalle olarak sahip çıkmalıyız. Bu anlamda biz de toplumsal olarak sorumluluklarımızı yerine getirmek zorundayız. İki; çocuklarımızı artık şu bahçenin içine soktuktan sonra da onları kendi çocukları, kendi kardeşleri gibi gören öğretmenlerimize emanet. Bu vesileyle öğretmenlerimize de bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Hepimiz kendi üstümüze düşenleri yapalım; öğretmenlerimiz öğretmenliğini yapsın, toplum olarak biz üstümüze düşeni yapalım. Hep beraber eğitim öğretim sürecini daha sağlıklı noktaya taşıyalım.”
Törende Vali Selçuk Aslan, Belediye Başkanı Faruk Özlü ve AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir de birer konuşma yaptı.
Daha sonra hayırseverlere plaket takdim eden Bakan Tekin, duaların ardından protokol üyeleriyle kurdele keserek okulun açılışını gerçekleştirdi.
Beraberindekilerle okulu gezen Tekin, öğretmen ve öğrencilerle sohbet etti.
]]>Bak, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde, Bakanlık olarak Rize’nin ilçelerine spor salonları, gençlik merkezleri, yüzme havuzları ve yurtlar yapmaya devam ettiklerini anlattı.
Rize’den herkese mesaj vereceklerini ifade eden Bak, “İstanbul’a da Ankara’ya da tüm dünyaya şunu söyleyeceğiz, Recep Tayyip Erdoğan seninle beraberiz, Rize seninle beraber, seninle yol yürümeye devam edecek.” diye konuştu.
Bak, Rize Belediye Başkan adayı Rahmi Metin’e destek isteyerek, “Hazır mıyız Rize? Kararlı mıyız Rize? İşte AK Parti’nin kalesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi, yağmurun şehri, çayın başkenti Rize’den herkese şunu söylüyoruz, biz Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yol yürümeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Gazze’de çocuklar katledilirken sesini yükselten tek liderin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu vurgulayan Bak, şöyle devam etti:
“Tüm dünya sessiz kalsa da mazlumların, kimsesizlerin kimsesi, bu toprakların çocuğu Recep Tayyip Erdoğan ile beraber yol yürümeye devam edeceğiz. İşte böyle bir liderin hemşehrisi olmak, onunla beraber yol yürümek hepimiz için gurur verici. 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta tüm dünyaya şunu söyledik, ne kadar oyun yaparsanız yapın, ne kadar tuzak kurarsanız kurun bütün tuzakları parçalayarak gelir Recep Tayyip Erdoğan. Arkasında Rize var, Türkiye var, İstanbul var, tüm mazlum coğrafyalar var. İşte bu nedenle onunla beraber yol yürümeye devam edeceğiz.”
Bakan Bak, vatandaşlara “Rize’de 18’de 18 yapmaya hazır mıyız?” sorusunu yönelterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“İşte bu topraklardan yetişen Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında Kaçkar Dağları gibi dik duracağız. Yağmur da yağıyor, burada ne mitingler yaptık, yağmurun altında hep coştuk. Hep şunu söyledik, Karadeniz’in dalgaları gibi Rize coştu mu meydanlar taşar, Karadeniz taşar, her taraf ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diye haykırır. İşte birazdan Recep Tayyip Erdoğan burada olacak. Ben şunu söyleyeyim, tasalanma yiğidim zaman bizden yanadır, dünya sana düşman olsa da Rize senden yanadır, Türkiye senden yanadır. Yolun sonuna kadar Recep Tayyip Erdoğan.”
“Bu sadece lojistik merkezi değil, büyük bir liman olacak”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da Rize’de birçok hizmete imza attıklarını söyledi.
Türkiye’nin en uzun tüneli olan Ovit Tüneli’ni yaptıklarını anımsatan Uraloğlu, “Ovit Tüneli ile kapanan Ovit geçişi gündemimizden çıktı. Bir taraftan giriyoruz, öbür taraftan çıkıyoruz. Devamında Kırık Tüneli var, 7 kilometrelik. Orada da çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Arkasında Dallıkavak Tünelimiz var, 3 kilometre. Bu sene bitirip orayı açacağız. Karadeniz sahilinden Erzurum’a en yakın olan güzergahı bu tünelle beraber biraz daha kısaltacağız. Kırık Tüneli’ni de bitirdik mi, buradan girdik mi en kısa sürede Erzurum’dan çıkmış olacağız. Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu’ya giden önemli güzergahlarımızdan bir tanesi.” diye konuştu.
Uraloğlu, geçen sene Salarha Tüneli’ni hizmete açtıklarına dikkati çekerek şöyle devam etti:
“Rizelilerden Salarha Tüneli’nden geçmeyen var mı? Nasıl oldu? Cumhurbaşkanı’mızdan Allah razı olsun, o bize talimat verdi, güç verdi, destek verdi, biz de onları yaptık. Rize çevre yolumuz nasıl oldu? Ora da gayet güzel oldu. Karadeniz Sahil Yolu, Cumhurbaşkanı’mız olmasa biter miydi? Bitmezdi. Bakın bir havaalanı yaptık, sadece geçen sene 1 milyondan fazla yolcu indi havaalanımıza. Kaç uçak indi havaalanımıza biliyor musunuz? Geçen sene tam 7 bin 600 tane uçak indi. Bazıları, ‘Rize-Artvin Havaalanı çalışmaz’ diyordu. Buyurun rakam burada. Rizeli hemşehrilerimiz dedi ki ‘Buradan İzmir’e uçmak istiyoruz.’ Bu talepleri de karşıladık. Haftada iki gün Rize’ye uçuş var. Memnun muyuz? Rizeli isteyecek, biz yapacağız. Şimdi diyorlar ki ‘Antalya’ya da istiyoruz.’ Bunu da konuşacağız, inşallah onu da halledeceğiz.”
Rize’de lojistik merkezin yapımının devam ettiğini anlatan Uraloğlu, “Bu sadece lojistik merkezi değil, büyük bir liman olacak. Bunu da önümüzdeki senenin sonunda açacağız. Karadeniz’deki en büyük liman, lojistik merkezi haline gelmiş olacak. Buradan aldığımız yükleri Ovit üzerinden İç Anadolu’ya, Doğu Anadolu’ya da getirmiş olacağız.” dedi.
Uraloğlu, Şehir Hastanesi yapımının da devam ettiğini dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:
“Buranın altyapı çalışmalarını da bizler yaptık. Rize’nin en turistik yeri olan Ayder yoluna Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla başladık. Çamlıhemşin’deki tüneli kazmaya başladık. Orayı da kısa zamanda bitireceğiz. Güneysu yolunu bitirdik. Isırlık yolu sizin mesire alanınız. Oranın yolunu da birkaç ay içinde bitirmiş olacağız. Rize’ye ne lazımsa, Rize’nin ihtiyaçları noktasında yapmaya gayret ediyoruz. Burada gidilmedik yer, yapılmamış yer bırakmayacağız. Çamlıhemşin yolunu yapıyoruz. Bir sıkıntı yok. Bütün ilçelerdeki yolu yapıyoruz. İkizdere ile Ovit arasındaki yolu da planladık. İhalesini yaparak inşallah oraya da başlamış olacağız.”
Seçimlerde Rize Belediye Başkan adayı Metin’e destek isteyen Uraloğlu, “Biz belediyelerin ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Merkezi hükümet olarak daha iyi hizmet edebilmemiz için belediyeler bizde olacak ki size güç birliğiyle, fikir birliğiyle, ekip ruhuyla daha iyi hizmet edebilelim.” ifadesini kullandı.
]]>DP, bugün Ankara’da, Celal Bayar Köşkü’nde düzenlenen programla Çankaya Belediye Başkan Adayını tanıttı. Genel Başkan Gültekin Uysal, DP İzmir Milletvekilleri Haydar Altıntaş ve Salih Uzun’un da katıldığı programda DP Genel Başkan Yardımcısı İrem Taşpınar, Çankaya Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi. Programda konuşan Uysal, şunları söyledi:
“ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA DEĞERLİ MÜCADELE ARKADAŞIMIZ İREM TAŞPINAR’I İLAN ETMEKTEN BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUM”
“Bu güzel günde, bu tarihi mekandayız. Çankaya’nın göbeğinde, Çankaya ile özdeş, cumhuriyetle özdeş Celal Bayar Köşkü’müzde bir tarihi adım atıyoruz. Çankaya Belediye Başkanlığı’na değerli bir mücadele arkadaşımızı, Genel Başkan Yardımcımız Sayın İrem Taşpınar’ı ilan etmekten ben de büyük mutluluk duyuyorum. Geride Türk demokrasisinin belki de en zor sınavı diye tabir ettiğimiz bir seçimi, mayıs ayında gerçekleştirdik. Ülkemizin derinden bir nefes alabilmesi adına verdiğimiz mücadele elbette orada kalacak değil. Önümüzdeki yerel seçimler, uzun bir dönem seçim olmayacağı anlayışı içerisinde ortaya çıkaracağı siyasal ve toplumsal iklim uzun süre milletimizin, vatandaşlarımızın içinde nefes alıp vereceği toplumsal siyasi iklimi de oluşturacaktır. Bu açıdan da yerel seçimler çok kıymetli. DP olarak her parti gibi kendi mücadelemizi vermek adına kendi fikrimizi, zihniyetimizi, anlayışımızı, dünden bugüne taşıdığımız bir büyük geleneğin değerlerini yarınlara taşımak adına da mücadele veriyoruz.
“UZUN SÜREDİR SİYAHLA BEYAZ ARASINA SIKIŞMIŞ TÜRKİYE İKLİMİNDE HEP BERABER EMEK KOYACAĞIZ”
Ankara’mız önemli. Ankara’mız gibi tüm yurt sathında yayılmış teşkilatlarımızla beraber bu mücadelede varız. Ama Çankaya’da özellikle bugün ODTÜ’lü kimliğiyle, kadın kimliğiyle, parti genel merkezimizle, kadın politikalarından sorumlu genel başkan yardımcımız olarak Sayın İrem Taşpınar’ın adaylığıyla beraber uzun süredir siyahla beyaz arasına sıkışmış Türkiye ikliminde, Ankara’da da, Çankaya’da da bir derin nefes almaya imkan verecek bir süreci, bir mücadeleyi inşallah İrem Hanım’ın şahsında tüm teşkilatlarımız onunla beraber belediye meclis üyeleri, Çankaya teşkilatımız, il teşkilatımız hepimiz bu mücadelede emek koyacağız. O açıdan ben de mutluyum. Siyasetin önümüzdeki süreçte kurum ve aktörleriyle beraber vatandaşlarımızın hissiyatına, vatandaşlarımızın taleplerine karşı esnekliğini kaybetmiş siyasetin yeniden vatandaşımızın taleplerini, ihtiyaçlarına yeri geldiğinde itirazlarına esnek hale geldiği, onlara hassas hale geldiği bir süreci Türkiye’de de başlatmak istiyorum. O açıdan tekrar Sayın İrem Taşpınar’ın adaylığını ben hayırlı olsun dileğimle bütün arkadaşlarımızla beraber paylaşıyoruz. Bugün burada milletvekillerimiz var Sayın Salih Uzun, Sayın Haydar Altıntaş. ‘Söz milletindir’ diyerek çıktığımız bu süreçte bu seçim döneminde de ‘Söz yeniden milletin. Söz yeniden Çankaya’nın. Söz yeniden kadınlarımızın’ diyoruz.”
“HERKESİN CUMHURİYETE BORCU VAR AMA EN ÇOK EĞİTİMLİ KADINLARIN CUMHURİYETE BORCU VAR. BU GÖREVDE CUMHURİYETE OLAN BORCUMUZU ÖDEMEYE TALİBİZ”
DP Çanka Belediye Başkan Adayı İrem Taşpınar, şunları söyledi:
“Çok heyecanlıyım. Heyecanımı da paylaşmaktan bir sakınca görmüyorum açıkçası. Çünkü ihtiyaç duyduğumuz şeylerden bir tanesi samimiyetle hislerimizi paylaşmak. Benim için ve inanıyorum ki Çankaya’nın tarihi için de mihenk taşı olacak bugünde, burada bulunan her birimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ama bir kadın olarak kürsüde yaptığım her konuşmada ayrıca bir teşekkür ederim. Teşekkürü cumhuriyet tarihine ederim ve asla anmadan geçemem, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, bu uğurda şehit olmuş, Cumhuriyet’in bu kadar uzun süre yaşamasını sağlamış tüm demokrasi şehitlerine de teşekkürün üstünde minnetlerimi bir kadın olarak sunuyorum. Niye minnet noktasındayım? Çünkü cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Dokuzuncu Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in dediği gibi, ‘Bir köylü çocuğunun cumhurbaşkanı olabilmesi cumhuriyettir.’ ya da benim gibi cumhuriyetin imkanlarıyla ODTÜ’yü bitirip, iş insanı olup, siyasetçi olup bugün burada kürsüde konuşabiliyor olmak cumhuriyettir. ya da bu kadar köklü bir siyasi, tarihi, hafızaya sahip bir partiyle beraber yol yürüyebilmek cumhuriyettir. En önemlisi Türkiye’nin en genç genel başkanıyla beraber, Türkiye’nin en önemli ilçesinde kadın bir belediye başkan adayı çıkarmak cumhuriyettir. ve ben inanıyorum ki hepimizin aslında cumhuriyete borcu var. O yüzden de seçimlerin arka tarafında inanarak yürüyeceğimiz bu yolda inanç, inandığımız fikrimiz şu: Herkesin cumhuriyete borcu var ama en çok eğitimli kadınların cumhuriyete borcu var. O yüzden aslında bu görevde cumhuriyete olan borcumuzu ödemeye talibiz. ve kadına seçme seçilme hakkının dünyadan daha önce verildiği bir dönemde, cumhuriyet tarihimizde Çankaya Belediyesi’nin ilk kadın belediye başkanı olacağım. Daha önce de ‘Söz milletin’ dedik. Şimdi diyoruz ki ‘Söz yeniden milletin, söz yeniden Çankaya’nın, söz yeniden demokratların.”
]]>