Bilim – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sat, 07 Sep 2024 23:46:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çin’den Mars görevi: Örnek toplayacak araç 2028’de fırlatılacak https://www.kanal7haber.com.tr/cinden-mars-gorevi-ornek-toplayacak-arac-2028de-firlatilacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/cinden-mars-gorevi-ornek-toplayacak-arac-2028de-firlatilacak/#respond Sat, 07 Sep 2024 23:46:04 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/cinden-mars-gorevi-ornek-toplayacak-arac-2028de-firlatilacak/ Çin'den Mars görevi: Örnek toplayacak araç 2028'de fırlatılacak

Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA), Mars keşif programına önemli bir adım daha atıyor. 2028 yılında kızıl gezegene örnek toplama görevi için yeni bir uzay aracı fırlatılacak.

Bu yeni görev, Çin’in uzay araştırmalarındaki iddialı hedeflerini bir kez daha gözler önüne seriyor.

CNSA yetkilileri, bu yeni aracın daha önceki Mars görevlerinde elde edilen veriler ışığında geliştirildiğini ve daha gelişmiş örnek toplama teknolojilerine sahip olduğunu belirtti.

MARS’TAN ÖRNEK TOPLAYACAK

Araç, Mars yüzeyinden toplanacak kaya ve toprak örneklerini Dünya’ya getirilmek üzere yola koyacak. Bu örnekler, gezegenin jeolojik geçmişi, iklimi ve potansiyel yaşam izleri hakkında bilim insanlarına değerli bilgiler sunacak.

Pekin’in Tianwen-2 görevi önümüzdeki yıl asteroit keşfine başlayacak, 2028 civarında Mars’a Tianwen-3 ve ardından 2030’da Jüpiter sistemini keşfedecek Tianwen-4 görevi başlayacak.

Mars, uzun yıllardır dünya dışı yaşam arayışında olan bilim insanlarının en çok ilgi duyduğu gezegenlerden biri.

Kızıl gezegenin yüzeyindeki bazı özellikler, geçmişte suyun varlığına işaret ediyor. Bu da Mars’ın bir zamanlar yaşam barındırmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Çin’in bu yeni görevi, bu sorulara cevap bulmak için önemli bir adım olacak.

Çin, son yıllarda Ay’a iniş, uzay istasyonu kurma gibi önemli başarılara imza attı. Mars görevi ise Çin’in uzaydaki hedeflerini daha da ileriye taşıyacak.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cinden-mars-gorevi-ornek-toplayacak-arac-2028de-firlatilacak/feed/ 0
Gezegenin sırlarının peşinde bir yolculuk: “Ulusal Antarktika Bilim Seferleri” https://www.kanal7haber.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/ https://www.kanal7haber.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:51:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10897 Türkiye’nin seçkin araştırmacılarının yer aldığı 24 kişilik ekipten oluşan 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlanırken, bilim insanları kıtada gerçekleştirdiği çalışmalarla gezegenin bilinmeyenlerine ışık tutacak.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ni gerçekleştiren 24 kişilik ekip, 36 gün süren seferin ardından yurda döndü.

Çevre ve kirlilik araştırmaları, oşinografi ve hidrografi çalışmaları, atmosfer ve uzay gözlemleri, jeoloji ve jeofizik, enerji sistemleri, meteorolojik ölçümler, batimetri haritalarının geliştirilmesi gibi farklı alanlarda yaptıkları çalışmalarıyla Türkiye’ye dönen ekip, gezegenin Antarktika’da çözümlenmesini bekleyen sırlarını araştırdı.

Sefer ekibi, Türkiye’nin bilimsel araştırma kampının bulunduğu Horseshoe Adası’nda çalışmalarını tamamladıktan sonra Dismal Adası’na uğradı. Ekip daha sonra, Lemarie ve Doumer kanallarını geçerek Deception Adası’na ulaştı. Burada lojistik operasyonlarla iki İspanyol bilim insanı TAE-VIII gemisine katıldı.

Livingston Adası’na 4 saatlik seyir ile ulaşan gemiye, Bulgaristan’a ait St. Kliment Ohridski bilim üssünde çalışmalarını gerçekleştiren bir Türk bilim insanı daha katıldı.

Yine aynı ada üzerinde bulunan İspanya’ya ait Juan Carlos I bilim üssüne lojistik operasyonlar gerçekleştiren bilim ekibi, sonrasında Greenwich Adası’nda bulunan Ekvador’a ait Maldonado üssüne doğru seyir gerçekleştirdi.

Bu istasyonda çalışmalarını gerçekleştiren bir Türk bilim insanının da gemiye katılması sonrasında ekip, Punta Arenas’a uçaktan önce son durak olan King George Adası’na 6 saatlik seyir ile ulaştı.

Sefer ekibinin zorlu yolculuğu

Antarktika King George Adası’ndan planlanan ilk uçuş ile önce Şili Punta Arenas, sonrasında Santiago ve Brezilya San Paulo üzerinden Türkiye’ye dönmeyi planlayan ekip, fırtınalı bir deniz seferi sonrası King George Adası’na ulaştı.

Ekip, hava muhalefeti sebebiyle uçuşların yapılamaması sonucu bir ay boyunca onlara yaşam alanı olan Şili bayraklı Betanzos isimli gemide beklemek zorunda kaldı. Bekleme süresince projeleri üzerine çalışan sefer ekibi, kalan zamanlarını da kitap okuyarak, sohbet ederek değerlendirdi.

Antarktika King George Adası’nda Teniente Rodolfo Marsh Martin Airport isimli toprak piste sahip olan ve günlük uçuşların gerçekleştirildiği küçük havalimanında, havanın sisli olması sebebiyle günlerce uçuş yapılamadı.

Uçuşların başlamasıyla yolculuklarına devam eden sefer ekibi, Şili Punta Arenas’tan Santiago’ya, ardından Brezilya Sao Paulo’ya ulaştı. Ekip buradaki son uçuşla 14 bin kilometrelik yolculuklarını Türkiye’de sonlandırmış oldu.

Hava koşulları sefer süresini uzattı

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, sefere ilişkin AA muhabirine, Horseshoe Adası’ndan başlayan yolculuk şartlarının özellikle Deception Adası’ndan sonra kötüleşmeye başladığını, bundan dolayı da seferin uzadığını dile getirdi.

Prof. Dr. Ersan Başar, bekleme sürecinde havayı sürekli kontrol ettiklerini ve ekip olarak değerlendirmelerde bulunduklarını anlattı.

Antarktika’da en önemli ulaşım noktalarından birinin de King George Adası’nda bulunan havaalanı olduğunu belirten Başar, havaalanının çakıl bir pisti, çok küçük bir kulesi olduğunu, insanların sığınabileceği herhangi bir noktanın bulunmadığını söyledi.

Prof. Dr. Ersan Başar, Horseshoe Adası’nda 14 gün boyunca bilimsel çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, bilim insanlarınca, deniz, yer bilimleri ve ada üzerindeki yapılan çalışmaların tamamlandığını anlattı.

Ekibin, Horseshoe Adası ve çevresindeki denizel alanlarda da çalışmalar yürüttüğünü belirten Başar, şu bilgileri verdi:

“Deniz örnekleri alındı. Bu örnekler içerisinde uzun süredir devam eden projelerimiz kapsamında izleme çalışmalarımız da bulunuyor. Artık Antarktika’da ve Horseshoe Adası çevresindeki seferlerimizde birçok bilimsel veriyi elde ettik. Bu verilerin de zaman serileri anlamında bizler için gelecek açısından önemli olacağını düşünüyorum.”

“Projelerin uluslararası saygın bilimsel dergilerde yayına dönüşmesini umut ediyoruz”

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Bilimden Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Dr. Atilla Yılmaz da seferde, gemi seyrinin başladığı King George Adası’ndan başlayarak rota üzerinde de deniz bilimleri projeleriyle ilgili örnekleme ve ölçüm çalışmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Yılmaz, “8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi dahilinde toplam 22 proje yürütüldü. Proje konuları çevre ve kirlilik araştırmaları, oşinografi ve hidrografi çalışmaları, atmosfer ve uzay gözlemleri, jeoloji ve jeofizik, enerji sistemleri gibi farklı alanları içeriyor.” şeklinde konuştu.

Sefer dahilinde Harita Genel Müdürlüğü (HGM), Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türk Deniz Kuvvetleri Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı (SHODB) gibi işbirliği içinde oldukları kurumların da buradaki bilimsel altyapı ve tecrübeyi güçlendirme yönünde fayda sağladığını ifade eden Yılmaz, ayrıca sefere ikili işbirlikleri kapsamında 4 yabancı bilim insanının katıldığını kaydetti.

Yılmaz, “ABD, Bulgaristan ve İspanya’dan toplam 4 farklı araştırmacı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere seferimizde yer aldı.” diye konuştu.

Seferde yapılan çalışmaların çıktılarını görmenin birkaç yıl aldığının altını çizen Yılmaz, “Bu projelerin uluslararası saygın bilimsel dergilerde yayına dönüşmesini umut ediyoruz.” dedi.

Ayrıca çalışmaların toplum nezdinde daha iyi anlaşılması, Antarktika ve küresel iklim değişikliği hakkında farkındalık oluşturması adına da çalışmalar yapıldığına değinen Yılmaz, Anadolu Ajansı ve TÜBİTAK BİTO’dan katılımcıların seferin başından sonuna bütün süreçleri belgelediğini, araştırmacılarla birebir çalışarak haber ve sosyal medyada yayınlanmak üzere çeşitli çalışmalar hazırladığını söyledi.

Seferin lojistik operasyonları, seyir ve can emniyeti

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lojistikten Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Kpt. Doğaç Baybars Işıler de seferde, seyir sırasında çok fazla buzdağı ile karşılaştıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bu bize küresel iklim değişikliğinin sinyallerini gösterdiği gibi aynı zamanda aslında denizdeki seyir sırasındaki emniyet önlemlerine bir hayli dikkat etmemiz gerektiğini de ortaya koyuyor. Çünkü denizde bulunan buz dağlarının fazlalığı gündüz olduğu gibi aynı zamanda gece saatlerinde de bir hayli asli önem teşkil etmekte ve aslında emniyet riski oluşturmakta. Bunların da bertaraf edilebilmesi için hem özel aydınlatılmış projektörlerle birlikte gözcülerin de bulunmasıyla gece de bu şekilde seyredilebiliyor.”

Emniyet kıstaslarının Antarktika’da çok önemli olduğuna değinen Işıler, sadece gemi bazında değil, aynı zamanda sefere katılan araştırmacıların her birine sefere katılmadan önce de gemiye geldikten sonra da emniyet eğitimlerini verdiklerini söyledi.

Işıler, “Geminin kendi emniyetini sürdürebilmesi için de deniz buzu ve buz dağlarına karşı da gözlemlerin yapılabilmesi ve seyir emniyetine dikkat edilmesi hepimizin, bütün seferi sağlıklı ve emniyetli bir şekilde tamamlayabilmesi için çok önemli.” şeklinde konuştu.

Sefer ekibine sağlık desteği

Yer bilimleri, yaşam bilimleri ve fiziki bilimler alanlarında 22 ayrı proje gerçekleştiren ekibe bir tıp doktoru da eşlik etti. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Bengüsu Mirasoğlu, 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde görev alarak, bilim seferi ekibine hem sahada hem de gemide sağlık desteği verdi.

Antarktika Bilim seferlerinde doktor bulunmasının iki farklı aşamasının bulunduğuna değinen Mirasoğlu, şunları kaydetti:

“Bir tanesi sefer başlamadan önce yapılan muayeneler. Antarktika en uzak, en soğuk ve en izole yerlerden bir tanesi, o yüzden buraya gelecek olan katılımcıların sağlıklarının buraya da çalışmaya uygun olması gerekiyor. Bu nedenle sefer başlamadan önce gelecek olan bütün katılımcıları çok detaylı bir muayeneden geçiriyoruz. Oluşabilecek hastalıkları öncesinden bertaraf etmeye çalışıyoruz. Buraya geldikten sonra da oluşabilecek kazalar ya da hastalıklar, hastalıkların tedavisi için onların yanında bulunup tabii destek veriyoruz.”

Mirasoğlu, sefer sırasında ciddi bir sağlık problemi ile karşılaşmadıklarını ifade etti.

Bakan Kacır’dan bilim ekibine tebrik

Bilim Seferi heyetini tebrik eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ay yıldızlı bayrağın kutuplarda dalgalandığını belirterek, bilimsel çalışmaları himaye etmeye, kıtadaki geçici bilim üssünü kalıcı hale getirmek ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi’nde asli üyeler arasında yer almak için çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.

Öte yandan sefer sırasında görülen buzulların, buzdağlarının ve güney kutbunda yaşayan canlıların da gözlemleri gerçekleştirildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/feed/ 0
TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu 11. Toplantısı Bakü’de Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/turkpa-hukuk-isleri-ve-uluslararasi-iliskiler-komisyonu-11-toplantisi-bakude-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkpa-hukuk-isleri-ve-uluslararasi-iliskiler-komisyonu-11-toplantisi-bakude-gerceklestirildi/#respond Mon, 29 Jul 2024 09:12:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10642 Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu 11. Toplantısı gerçekleştirildi.

Azerbaycan Milli Meclisi’nde TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkanı, AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten başkanlığındaki toplantıya, TÜRKPA Genel Sekreter Mehmet Süreyya Er ile komisyon üyesi milletvekilleri katıldı.

Mesten, toplantıda yaptığı konuşmada, Azerbaycan’ın 2. Karabağ Savaşı’nda elde ettiği zaferden sonra Avrupa’nın haksız suçlamaları ile karşı karşıya kaldığını söyledi.

Azerbaycan’ın, Avrupa Parlamentosunun (AP) haksız tutumu ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin (AKPM) uygunsuz davranışı nedeniyle AKPM’den çekildiğini hatırlatan Mesten, “Fransız Parlamentosu Azerbaycan’a yönelik birtakım yaptırım kararı kabul ederken, ABD Senatosu da askeri yardımların durdurulmasını içeren kanun tasarısını kabul etmiştir. Bütün bunlar bizim nazarımızda yok hükmündedir. Bir olduğumuz sürece haklı davamızdan her zaman zaferle çıkacağımıza inanıyor, kardeş Azerbaycan’ın yanında olduğumuzu bir kez daha burada ifade ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Mesten, TÜRKPA kapsamındaki işbirliklerin önemine değinerek model kanun hazırlık çalışmalarından, bilimsel ve teknolojik gelişmelere destek vermek için yapılan ve yapılacak yasalardan bahsetti.

TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Üyesi, MHP Genel Başkan Yardımcısı, Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç da konuşmasında parlamentoların kullandığı inovasyona dayalı yasama sürecini destekleyen yeni teknolojilerin TÜRKPA üyeleri arasında ortaklaşa kullanımını sağlayacak işbirliklerinin geliştirilmesinin gerekli olduğunu belirtti.

Kılıç, “Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) teknoloji kullanımında dünyada sayılı parlamentolar arasında yer almaktadır. Örnek olarak şu an Meclisimiz, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Tutanak Bilgi Sistemi Projesi yürütmektedir. Bu proje tamamlandığında yapay zekanın, milletvekillerinin TBMM Genel Kurul ve komisyonlardaki sesini tanıyarak, konuşmaları kendiliğinden yazıya dökmesi ve bunları video kayıtlarıyla eşleştirerek arşivlemesi mümkün olacaktır. Bu ve benzeri çalışmalarda tecrübe paylaşımının desteklenmesi ile işe başlayabiliriz.” dedi.

TÜRKPA Genel Sekreter Er de konuşmasında üye ülkelerin bilim ve teknolojinin gelişimine büyük önem verdiğini belirtti.

Er, “TÜRKPA üyesi ülkeler başarılı bilim ve teknoloji politikaları yürütüyor. Bu politikaların oluşmasında parlamentoların da özel bir yeri var. Çağımızın zorlukları bilim alanına ve bilimsel-teknolojik faaliyetlere yansımakta ve bu bağlamda bu alanın yasal düzenlemesi, sürekli değişen bu alanda meydana gelen değişikliklere mevzuatta karşılık verilmesi büyük önem taşımaktadır.” diye kaydetti.

“TÜRKPA’ya üye ülkelerde bilimsel ve teknolojik gelişmede parlamentoların rolü ve yasama desteği” başlıklı toplantıda Azerbaycan Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Ehliman Emiraslanov, Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu üyeleri Azerbaycanlı milletvekilleri Cavanşir Feyziyev ve Melahat İbrahimkızı, Kazakistanlı milletvekili Abzal Kuspan, Kırgızistanlı milletvekilleri Ruslanbek Cakışov ve Nurcigit Kadırbekov da konuşma yaptı.

TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İlişkiler Komisyon üyeleri şehitlikleri ziyaret etti

AK Parti Bursa Milletvekili Mesten başkanlığındaki TÜRKPA heyeti, Azerbaycan temasları kapsamında ülkenin merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in kabrini, 20 Ocak Şehitleri’nin yer aldığı Şehitler Hıyabanı’nı ve Bakü Türk Şehitliği’ni ziyaret etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkpa-hukuk-isleri-ve-uluslararasi-iliskiler-komisyonu-11-toplantisi-bakude-gerceklestirildi/feed/ 0
Bakan Kacır: ‘Gençlerimizi bilime ve teknolojiye yönlendiriyoruz’ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-genclerimizi-bilime-ve-teknolojiye-yonlendiriyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-genclerimizi-bilime-ve-teknolojiye-yonlendiriyoruz/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:39:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10166 Bakan Kacır: “Gençlerimizi bilime ve teknolojiye yönlendiriyoruz”

Bahçelievler’de 15’nci Bilim Merkezi açıldı

İSTANBUL – Bahçelievler Belediyesi ve TÜBİTAK işbirliğiyle hayata geçirilen Şule Yüksel Şenler Kütüphanesi ve Bilim Merkezi açıldı.

Bahçelievler Belediyesi ve TÜBİTAK’ın ortaklaşa yaptığı kütüphane ve bilim merkezinin açılışı yapıldı. Bahçelievler’de açılış programına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, vatandaşlar ve davetliler katıldı. Merkezde Astronomi, Havacılık ve Uzay Bilimleri, Matematik, Doğa Bilimleri, Teknoloji ve Tasarım Atölyeleri gibi pek çok farklı branşta eğitimler verilecek.

Programın açılış konuşmasını yapan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, “Bahçelievler’de ilkokul, orta okul, lise ve kuran kursu öğrencilerimize 600 TL kırtasiye yardımı yaptık. Amacımız öğrencilerimiz okusun. Üniversite öğrencilerimize de 2 bin 600 TL burs verdik. Bunun nedeni de öğrencilerimiz Türkiye içinde okuyorlar, onlara destek vermek. Özellikle üniversite öğrencilerimiz, yurt dışında stajını yurt dışında kabul ettirenlere gidiş gelişlerinin uçak biletlerini Bahçelievler Belediyesi karşılayacak. Bahçelievler’de ikametli örgün eğitim gören üniversite öğrencilerinin İstanbul Kartını biz karşılayacağız. Aklı fikri sadece İstanbul’da olan bir belediye başkan adayı var. Diğeri Diyarbakır’da, Trabzon’da, Mardin’de, Tunceli’de tüm Türkiye’yi dolaşan bir isim var. Yahu sen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanısın. Hiçbir hizmet almadık. Büyükşehir’in bir sınırı yok, çatı belediye, koordinatör belediyedir. Büyükşehir’den bir bina, bir asfalt, bir hizmet aldınız mı diye sorsanız, almadık arkadaşlar. Allah razı olsun kar için tuz verdiler o da kumlu çıktı” dedi.

“Gençlerimizi bilime ve teknolojiye yönlendiriyoruz”

Gençleri bilime ve teknolojiye yönlendirdiklerini söyleyen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Araştırmaları yüksek teknolojili ve katma değerli üretimi destekleyerek gençlerimizi bilime ve teknolojiye yönlendiriyoruz. Böylelikle aydınlık yarınlarımızın teminatı gençlerimizin sahip oldukları potansiyeli ortaya çıkarmaya devam ediyoruz. Merak eden, araştıran, sorgulayan, keşfeden ve çözüm üreten bir gençliğin peşinde tüm imkanlarımızı gençlerimiz için seferber ediyoruz. Bu anlayışla ülkemizin tüm şehirlerinde teknolojiye yönelik farkındalığı arttırmak üzere değer teknoloji atölyeleri kurduk. Ortaokul ve lise öğrencilerimize geleceğin teknolojilerini şekillendirecek, yenilikçi disiplinlerde üç yıl süreli, ücretsiz eğitim programları sunuyoruz” diye konuştu.

Öğrenci ve bilim insanlarını bir araya getirdiklerini belirten Kacır, “Bugüne dek büyük ölçekli on bilim merkezimizi bilim gönüllülerinin hizmetine sunduk. Altı şehrimizde daha bilim merkezi kurulması için çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. Ziyarete açık olan bilim merkezlerimizde 10 milyon 500 bin vatandaşımızı ağırladık. Diğer yandan ilçe ölçeğinde bilim merkezlerimizde de bilim ve teknolojiye olan ilgiyi arttırıyor. Bilime ve teknolojiye erişimi destekliyoruz. Bugüne dek on üç ilçemizdeki bilim Eğitim atölyelerimize yedi yüz yetmiş beş bin öğrencimiz katıldı. Dün ilçe ölçeğinde on dördüncü bilim merkezimizi Çekmeköy’e, Anadolu yakasında Çekmeköy ilçemize kazandırdık. Bugün de on beş, 15’nci açılışını Bahçelievler’imizde gerçekleştir Gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından merkezin açılış kurdelesi kesilirken, bakan ve beraberindekiler merkezi gezerek öğrencilerle sohbet etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-genclerimizi-bilime-ve-teknolojiye-yonlendiriyoruz/feed/ 0
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Çekmeköy Bilim Merkezi açılışında konuştu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-cekmekoy-bilim-merkezi-acilisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-cekmekoy-bilim-merkezi-acilisinda-konustu-aciklamasi/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:54:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9699 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, gençleri, fikirleriyle, cesaretleriyle ve kararlılıklarıyla Türkiye’yi geleceğe taşıyacak vizyoner bireyler olarak gördüklerini belirterek, “Güçlü ve ‘Tam Bağımsız Türkiye’ için, Milli Teknoloji Hamlemizin başarıyla gerçekleştirilmesinde, elimizdeki en büyük güç, kuvvet gençlerimizdir.” dedi.

TÜBİTAK ve Çekmeköy Belediyesince yapılan Çekmeköy Murat Çobanoğlu Bilim Merkezi’nin açılış töreninde konuşan Kacır, son 22 yılda inşa ettikleri güçlü sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı, yenilikçiliği teşvik edecek AR-GE ekosistemiyle, Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne çıkma yolculuğunda mihenk taşı konumunda nice projelere imza attıklarını söyledi.

Bakan Kacır, savaşla, terörle, siyasi çekişmelerle yıllar kaybeden Türkiye’ye yeni bir istikamet tayin ederek asırlık kazanımlar elde ettiklerini belirterek, “Türkiye Yüzyılı”nın tuğlalarını döşediklerini ve Milli Teknoloji Hamlesi istikametinde Türkiye’yi yeni teknolojilerin pazarı yerine üretim üssü yapmak için gece gündüz gayret ettiklerini vurguladı.

Kacır, “Özgüveni yüksek, fikir ve dava sahibi Türk gençliği; Vecihi Hürkuş’un, Nuri Demirağ’ın, Şakir Zümre’nin, Nuri Killigil’in yaşadığı hayal kırıklarını yaşamasın diye hayallerinin peşinden gitme yolculuğundaki engelleri bir bir kaldırıyoruz. Tüm imkanlarımızı gençlerimiz için seferber ediyoruz. Çünkü, gençlerimiz bizim en değerli varlığımız. Gençlerimiz yarınlara giden yolda mimarlarımız. ‘Türkiye Yüzyılı’nda gençlerimizin yıldızı parlayacak. Gençlerimiz, inandıkları yolda dosdoğru yürürken, desteğimiz her zaman onlarla olacak.” diye konuştu.

“Gençlerimize ilham olacak projeler gerçekleştirmeye devam ediyoruz”

TEKNOFEST ile Türk gençliğine teknoloji geliştirme yolculuğunun kapılarını araladıklarını kaydeden Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi adımlarını büyük bir gururla sergilerken, büyüyen, güçlenen, sınırları aşan, özgüven ve iddia sahibi Türkiye’nin yükselişine şahit olduklarına dikkati çekti.

Kacır, “Atak, Anka, Gökbey, Bayraktar TB-2, Kızılelma gibi projelerimize dokunan gençlerimizde ‘Bu asır Türk’ün asrı olacak’ inancı pekişiyor. Benzer şekilde, geçtiğimiz hafta ilk uçuşunu başarıyla tamamlayarak göğsümüzü kabartan milli muharip uçağımız Kaan, yarının mühendislerinin, bilim insanlarının, teknisyenlerinin geleceğe umutla bakmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Geçen ay tarihte bir ilki gerçekleştirdiklerini ve ilk astronot Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’na gittiğini hatırlatan Kacır, Gezeravcı’nın ilk bilim misyonu kapsamında gerçekleştirdiği 13 bilimsel deneyden birinin de Muş Bilim ve Sanat Merkezi’ndeki ortaokul ve lise öğrencilerinin hazırladığı bilimsel deney olduğunu dile getirdi.

Kacır, “Muş’tan uzaya uzanan bir bilimsel çalışma. 81 şehrimizin 922 ilçemizin birini diğerinden ayırmadan gençlerimize ilham olacak projeler gerçekleştirmeye devam ediyoruz.” dedi.

“Yarışmada derece alan lise öğrencilerini Antarktika’ya, Güney Kutbu’na bilim seferlerine dahil ediyoruz”

Kacır, TEKNOFEST kuşağının inşası için Bilim Olimpiyatları ve Araştırma Projeleri Yarışmaları düzenlediklerini anlatarak, öğrencilerin ekip ruhunu güçlendirirken aynı zamanda bilim ve teknolojiye ilgilerini artırmak adına gayret ettiklerinin altını çizdi.

Lise öğrencileri için küresel ısınma konusunda farkındalık kazandıracak Kutup Araştırmaları ve İklim Değişikliği konulu proje yarışmaları tertip ettiklerini aktaran Kacır, bu yarışmada derece alan lise öğrencileri Antarktika’ya, Güney Kutbu’na bilim seferlerine dahil ettikleri bilgisini paylaştı.

İstanbul ve Kocaeli’de açtıkları yeni nesil yazılım okullarında gençlere yazılımcılık eğitimleri verdiklerine değinen Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sektör Kampüste Programı ile binlerce üniversite öğrencimizi; blokzincir, yapay zeka, dijital dönüşüm, kuantum gibi alanlarda sektör profesyonelleri ile buluşturuyoruz. 81 şehrimizde Deneyap Teknoloji Atölyeleri kurduk. Buralarda bilim ve teknoloji dünyasıyla gençlerimizi 11 yaşından itibaren buluşturuyoruz. Türkiye’nin tüm şehirlerinde, ilçelerinde, kasabalarında, köylerinde özel yetenekli öğrencilerimizi tek tek tespit ediyor, onları geleceğin teknoloji yıldızı programıyla geleceğe hazırlıyoruz.

17 bini aşan geleceğin bilim insanı, mühendisi, astronotuna bu Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde yenilikçi ve vizyoner bir eğitim sunuyoruz. Toplumda bilim ve teknoloji kültürünü yaygınlaştırmak için, yurdun dört bir yanında bilim merkezleri kurduk. Ülkemizde bilimsel farkındalığı oluşturmak amacıyla bu bilim merkezlerimiz çok önemli bir işlev görüyor. Bugüne kadar büyük ölçekli bilim merkezlerimizi 10 şehrimizde bilim gönüllülerinin hizmetine sunduk. 6 şehrimizde daha bilim merkezleri kurmaya dönük çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ziyarete açık olan bilim merkezlerimizde bugüne dek 11 milyona yakın vatandaşımızı ağırladık.”

“Gençler bilim ve teknolojiyle erken yaştan itibaren bir yolculuğa çıkacak”

Bakan Kacır, ilçe ölçeğinde de bilim merkezleriyle bilim ve teknolojiyi gençlerle, öğrencilerle buluşturmaya devam ettiklerini ifade ederek, ilçe ölçeğindeki bilim merkezlerinden en öncelikli kurduklarından merkezlerinden birisinin de Çekmeköy’deki Murat Çobanoğlu Bilim Merkezi olduğunu ifade etti.

Kacır, “Niçin ilklerden biri Çekmeköy’de; Çünkü Çekmeköy’de, gece gündüz, 7/24 şehrinin, ilçesinin gençleri için, çocukları için seferber olan bir belediye başkanımız var. Bu eser öncelikle Çekmeköy Belediyemizindir, Çekmeköy Belediye Başkanımız Ahmet Poyraz’ındır. Biz ona sadece destek olduk ve Türkiye’de ilklerden birini daha burada gerçekleştirmiş olduk. Bugüne kadar ilçelerimizde kurduğumuz bilim merkezlerinde 775 binden fazla öğrencimizi bilim atölyelerinde ağırladık. 14’üncüsünü İstanbul’da Çekmeköy’e kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

Astronomi, uzay ve havacılık, doğa bilimleri, tasarım ve teknoloji gibi alanlarda hazırladıkları atölyelerde gençlerin bilim ve teknoloji ile erken yaştan itibaren bir yolculuğa çıkacaklarını kaydeden Bakan Kacır, şu açıklamalarda bulundu:

“Gençlerimizin bilim ve teknolojiye ilgisini artırırken, geleceğin bilim insanlarını bu merkezlerde keşfedeceğiz. Farklı yaş gruplarından, farklı birikime sahip bireylere bilim ve teknolojiyi daha anlaşılır ve ulaşılır kılacağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Çekmeköy’de böyle bir bilim merkezinin kurulmasından büyük heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Tüm bu gayretlerimiz, gözlem yapan, merak eden, merakının peşinden koşan ve karşılaşacağı problemlere bilimsel çözümler üretebilen bireyler yetiştirmek için.

Bilim ve teknoloji yolculuğunda, gençlerimizin yanında olmaya, onlarla yol yürümeye devam ediyor olacağız. ‘Türkiye Yüzyılı’nın kapılarını; gençlerimizin bilim, teknoloji ve girişimcilik dünyasına yönelik heyecanı ve motivasyonuyla aralıyoruz. Çünkü bizler; gençlerimizi, fikirleriyle, cesaretleriyle ve kararlılıklarıyla ülkemizi geleceğe taşıyacak vizyoner bireyler olarak görüyoruz. Güçlü ve ‘Tam Bağımsız Türkiye’ için, Milli Teknoloji Hamlemizin başarıyla gerçekleştirilmesinde, elimizdeki en büyük güç, kuvvet gençlerimizdir.”

“Yerel yönetimle merkezi yönetimin uyum içinde çalışması çok çok önemli”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Türkiye Yüzyılı”nın gençlerle ulaşacakları hedeflerle ve geleceğin Türkiye’sini inşa edecekleri projelerle mümkün olacağını vurgulayarak, Bakanlık olarak TUBİTAK destekleriyle belediyelerle işbirliği içinde gençlerin bilim, teknoloji ve girişimcilik alanındaki heyecanına ortak olmayı sürdüreceklerini dile getirdi.

Kacır, “Yurdun dört bir yanında bilim ve teknoloji yolculuğumuzu gençlerimizle birlikte devam ettireceğiz. Tabi eser ve hizmet siyasetimizin ürünü olarak bu bilim merkezimizin faaliyete geçmesi sürecinde istişare, planlama ve uygulama çok önemli. Yerel yönetimle merkezi yönetimin uyum içinde çalışması çok çok önemli. Elindeki kaynakları israf etmek yerine bu ülkenin geleceği için kullanarak istikbali şekillendirmenin derdinde olan, büyük Türkiye hedefi için durmaksızın koşan, gayret eden bir belediyecilik anlayışı olması çok kıymetli.” diye konuştu.

Kacır, vatandaşlardan yerel seçim için destek istedi, esnafı ziyaret etti

Yaklaşan yerel seçimlere de değinen Kacır, Çekmeköy Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi için vatandaşlardan destek istedi.

Kacır, “Buradan verdiğimiz ses, Allah’ın izniyle Murat Kurum başkanımıza yine bir kuvvet olacak, güç verecek ve inşallah 1 Nisan sabahında 7/24 çalışacak bir ekip hem Çekmeköy’de hem İstanbul’da iş başına gelecek. Bizler de onlara destek vermeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde inşallah Cumhuriyetimizin ikinci asrını ‘Türkiye Yüzyılı’ yapacak eserlerle, projelerle milletimizi buluşturacağız.” dedi.

Bakan Kacır, açılışın ardından bilim merkezini gezip öğrencilerle sohbet ederek, hediye dağıttı.

Bilim merkezi açılışının ardından Kacır, Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz ile ilçedeki esnafı ziyaret etti.

Kacır, daha sonra Crea Center’ı ziyaret edip öğrenciler ve girişimcilerle sohbet etti.

Ardından Beykoz’a geçen Kacır, Vizyon 360 Sertifika Programı’na katıldıktan sonra AK Parti Beykoz İlçe Teşkilatı Vefa Yemeği Buluşması’na iştirak etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-cekmekoy-bilim-merkezi-acilisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Erciyes Üniversitesi’nde Pediatri ve Çocuk Nörolojisi Kongreleri Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/erciyes-universitesinde-pediatri-ve-cocuk-norolojisi-kongreleri-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/erciyes-universitesinde-pediatri-ve-cocuk-norolojisi-kongreleri-gerceklestirildi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:45:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9481 Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Erciyes Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Erciyes Üniversitesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı ve Kayseri Çocuk Sağlığı Derneği tarafından düzenlenen ’10. Erciyes Pediatri Akademisi Kongresi’ ve ‘2. Türk Dünyası Erciyes Çocuk Nörolojisi Kongresi’ Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi’nde gerçekleşti.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ile kongre tanıtım filmi izlendi. Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, yapılan kongrenin hem bilim hem de Kayseri adına büyük katkı sağlamasını temenni ederek, “Biz birlikte anlam ifade ederiz. Biz birbirimize ve değerlerimize sahip çıkmalıyız. Haklı olmak yetmiyor, güçlü olmak gerekiyor. Güç bilimle olur. Biz önce kendi alanımızda, sonra diğer alanlarda günün şartlarına, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkmalı, bilimin ışığında ‘Dünyada biz de varız’ diyeceğimiz konuma gelmeliyiz” şeklinde konuştu.

Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, üniversitelerin sağlamış olduğu bilimsel katkılarla, ortaya koymuş olduğu yeni gelişmeler, yöntem ve metotları bilim dünyasına sunmasının büyük bir öneme sahip olduğuna işaret ederek, “Erciyes Üniversitesi özellikle bu konularda fakülteleriyle etkin bir şekilde araştırma ve çalışmalarını sürdürmekte, ihtiyaç olduğunda aşı geliştiren bir üniversite olarak da tarihte yerini almaktadır. Üniversitemiz, yapay zeka alanındaki etkin çalışmalarıyla da bundan sonraki süreçlerde özellikle üniversite hastanelerinin ihtiyacı olan ve bütün kurum hastanelerinde yaygınlaşacak olan yapay zeka temelli tedavi yöntemleri ile çok etkin araştırma ve çalışmaları içerisinde bulunduran bir üniversitedir. Ben kongreye gönül coğrafyasının bildiri ve makaleleri ile yer almasını, çok önemli bir etkileşim içerisinde olunmasını oldukça önemli buluyorum” dedi.

Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Erciyes Üniversitesi’nin emek veren bilim insanları sayesinde Türkiye’deki ilk 10 üniversite arasına girdiğini belirterek, bunun gurur verici olduğunu söyledi.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemal Alper Kemaloğlu, 50 yılı aşkın süredir bölgesine hizmet eden, devlet üniversiteleri arasında ilk 10’da yer alan, akredite bir tıp fakültesi olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak böyle bir kongrede birbirinden değerli bilim insanlarını ağırlamaktan onur ve şeref duyduğunu ifade ederek, çocuk nöroloji alanındaki son bilimsel gelişmelerin ele alınacağı kongrenin, Türk Dünyası’nın iş birliğini ve dayanışmasını artırmak gibi manevi bir amacının da olduğunu ifade etti.

Pediatri Anabilim Dalının Erciyes Üniversitesi’nin en köklü anabilim dallarından biri olduğuna işaret eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Musa Karakükcü; bilime aç, gözleri parlayan insanları kongrede görmenin çok keyif verici olduğunu vurgulayarak, “Bu camianın, bu bilim kurulunun üyesi olmaktan gurur duyuyorum” dedi.

Erciyes Pediatri Akademisinin köklü geçmişi ve birikimi ile güçlü bir akademik kimliğe sahip olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Mehmet Canpolat; bu yıl 10.’su gerçekleştirilen Erciyes Pediatri Akademisi Kongresi’nin ana temasının kritik hasta yaklaşımı, 2. Türk Dünyası Erciyes Çocuk Nörolojisi Kongresi’nin ana temasının ise nöroimmünoloji olduğunu belirterek, kongrede alanında yetkin bilim insanları tarafından son bilimsel gelişmelerin ele alınacağını söyledi.

Konuşmaların ardından program, sunumlarla devam etti. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erciyes-universitesinde-pediatri-ve-cocuk-norolojisi-kongreleri-gerceklestirildi/feed/ 0
Prof. Dr. Fuat Sezgin’e Vefa Programı Paneli Düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/prof-dr-fuat-sezgine-vefa-programi-paneli-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/prof-dr-fuat-sezgine-vefa-programi-paneli-duzenlendi/#respond Wed, 19 Jun 2024 09:00:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8413 “100. Doğum Yılında Prof. Dr. Fuat Sezgin’e Vefa” programı kapsamında panel düzenlendi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) tarafından yayımlanan, “Arap-İslam Bilimler Tarihi” adlı 17 ciltlik eserin tanıtımı ve “100. Doğum Yılında Prof. Dr. Fuat Sezgin’e Vefa” programı, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirildi.

Almancadan Türkçeye çevrilen ve Müslümanların 8. ila 16. yüzyıllar arasında bilim dünyasına öncülük ettiği döneme dair temel başvuru kaynağı niteliği taşıyan eserlerin tanıtımının ardından, “100. Doğum Yılında Prof. Dr. Fuat Sezgin’e Vefa” programı kapsamında panel düzenlendi.

Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersan Aslan yönetimindeki panelde, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan, YÖK üyesi Prof. Dr. Mahmut Ak ve Prof. Dr. Mahmut Karakuş konuşma yaptı.

Panelde konuşan Bilal Erdoğan, Fuat Sezgin Hoca’nın aslında Cumhuriyet tarihinin önemli travmalarının adeta bir mağduru ve sembolü denilebilecek biri olduğunu söyledi.

İslam medeniyetinin bilimler tarihindeki yerinin hakkıyla bilinmesinin ciddi politik ve ideolojik bir yönünün olduğunu dile getiren Erdoğan, “Medeniyetler savaşının öngörüldüğü bir atmosferde yaşıyoruz. Böyle bir ortamda tabii ki ciddi bir aşağılık kompleksi yaşayan koca bir İslam medeniyetinin bakiyesi olan 2 milyara yakın insanın bir hesaplaşma öngörüsünün de olduğunu zaten Batılı bilim insanları, oryantalistler yazmış.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in kitabında yazan “Arap” kelimesinin bütün Müslümanları kastettiğine vurgu yaparak, “Dolayısıyla buradaki Arap tepkisini gördüğünüz zaman sadece Arap bilim insanlarının tarihi anlatılıyor diye düşünmeyin. Burada Türk de var, Fars da var. Yani bilimler tarihinde iz bırakan bütün önemli Müslüman bilim insanları var.” diye konuştu.

Fuat Sezgin’in hamasetle iş yapmadığını, “Batı şöyle bizi görmedi, Batı böyle bizi görmedi” şeklinde yaklaşımlarının olmadığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hocamızın ortaya koymaya çalıştığı, bunu biz yapabildiysek tekrar yapabiliriz. Müslüman bilim insanlarının bilimlere yaptığı yüzyıllar süren katkının olduğunu tespit etmek ve ondan sonra da Batı’nın bıraktığı bayrağı alıp bu bilimler mirasını daha ileriye taşımak ve bunda bir Müslüman medeniyeti olarak öncü olmak. Yani hocamız bunu yapabileceğimizi bu kadar çalışarak ortaya koyuyordu. Onun için bu buluşmalarımızda hocamızın çalışkanlığına ciddi anlamda vurguyu yapıyoruz.”

Erdoğan, Fuat Sezgin’in eserlerine ilişkin enstitü, kütüphane ve müze kurduklarına dikkati çekerek, sonraki süreçte bu eserlerin yaygın erişimini sağlamak için dijitalleştireceklerini, Almanca ve Türkçenin yanı sıra İngilizce ve Arapçaya da çevirisini yapacaklarını kaydetti.

Söz konusu eserlerin önemli bir kaynakça olduğunu belirten Erdoğan, bilimler tarihi alanında çalışma yapacak insanların bundan sonra yazacakları eserlere kaynak olabileceğini vurguladı.

Bilal Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, bilim tarihi lisans programlarından mezun olanların bu dersleri verebilmesine ilişkin duyurusunun kendileri için çok hayati önem taşıdığını ifade etti.

Üniversite bünyesindeki enstitünün güçlenmesi, buraya gelen öğrencilerin rağbetinin artmasının önemine işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bütün bunları tamamladığımız zaman artık yeni nesillerin kendi medeniyetimizle ilgili bir özgüveni olacak. ‘Türkiye Yüzyılı’ dediğimiz zaman bu elbette ki bir kızıl elma, bir ideal. Dolayısıyla bunun altını doldurmamız için bilimsel sahada yapılacak çalışmalar var. Tabii ki teknolojide rekabet edeceğiz. Batı’nın bıraktığı yerde geçeceğiz. Çünkü Batı’nın teknolojik önderliğinin başat durumunun sürdürülebilir olmadığını görüyoruz.”

Çeviri ekibine sertifika verildi

Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya da konuşmasında, vakfın kurulmasında ve eserlerin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Programda, Bilal Erdoğan, Arap-İslam Bilimleri Tarihi’nin çeviri ekibine sertifikalarını takdim etti.

Eserlerin birer cildi ayrıca Çetinkaya tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’a, Erdoğan tarafından da Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e hediye edildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/prof-dr-fuat-sezgine-vefa-programi-paneli-duzenlendi/feed/ 0
Bakan Kacır, “Arap-İslam Bilimler Tarihi” kitabının tanıtım etkinliğinde konuştu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:42:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8334 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, eserlerinin Türkçeye çevrildiğini görmenin Prof. Dr. Fuat Sezgin’in en önemli hedeflerinden biri olduğunu belirterek, “Yürütülen titiz bir çalışmayla Fuat Sezgin hocamızın İslam bilim tarihinde başvuru eser niteliğindeki Arap-İslam Bilimler Tarihi, Almancadan Türkçeye çevrilmiş oldu.” dedi.

Bilimler tarihi alanında dünyanın sayılı isimlerinden olan Prof. Dr. Fuat Sezgin’in “Arap-İslam Bilimler Tarihi” isimli 17 ciltlik eserinin Almancadan Türkçeye çevirisi, İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı tarafından yapıldı.

Bakan Kacır, eserin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki tanıtım etkinliğinde, 94 yıllık ömrünü medeniyetin ilmi birikimini gün yüzüne çıkarmaya vakfeden Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, aynı zamanda yüreği Türkiye için çarpan, Türkiye’nin istikbali için fikir çilesi çeken, emek veren, mücadele gösteren gerçek bir vatansever olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, paha biçilemez eserleri ömrüne nasıl sığdırdığını soranlara, “Eğer arkanızda inancınız varsa, o sizi yapıcı olmaya itiyorsa çok şeyler başarırsınız. Benim hayatımın sırrı budur.” derken, nasıl bir hayat yaşanması gerektiğini ifade ettiğini belirten Kacır, şöyle konuştu:

“İlim yolunda gayretten vazgeçmeyen, inançlı ve dosdoğru bir hayat. Fuat Sezgin hoca gibi bir ilim denizinin, ülkemizin ilerleyişine engel olan askeri yönetimler sebebiyle yurdunu terk etmek zorunda kalması, bu topraklar açısından büyük kayıp teşkil etmişti. Hocamızın değerini ancak geç zamanlarda idrak edebildik. Ülkemizin vesayetle, darbelerle boğuştuğu bir dönemde ülkesinden uzak yaşamak zorunda bırakılan hocamız, İslam bilim ve teknoloji tarihi bakımından eşi bulunmaz eserlerini, çalışmalarını yürüttüğü ülkenin diliyle yani Almanca olarak yayınlamak zorunda kalmıştı.”

“İslam kültür ve medeniyetinin zengin mirasını gelecek nesillere aktarıyoruz”

Bakan Kacır, bu günün 28 Şubat olduğuna işaret ederek, “Bu milletin evlatlarını eğitim hakkından, ilim çabasından, devletine hizmet etme gayretinden mahrum bırakmak isteyenlerin gerçekleştirdiği ve 1000 yıl sürecek zannettikleri postmodern darbenin yıl dönümündeyiz. Hocamızı andığımız bu günde burada buluşuyor olmak enteresan bir tevafuk oldu. Allah’a hamdolsun 28 Şubat 1000 yıl sürmedi çünkü o haklarından mahrum etmek istedikleri insanlar, bu ülkenin öz evlatları, bu toprakların ev sahipleriydi. Ev sahibinin üstüne kapıyı kapattığını zanneden kendisi dışarıda kalırmış.” dedi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin’in, “Bunları geleceği değiştirmek, kıpırdatmak için yapıyorum. Ben bunu bütün insanlık için yapıyorum ama benim gizli ve esas hedefim memleketim, milletimdir.” diyerek, gurbette geçen yıllara rağmen kalbinin her daim vatan sevgisiyle çarptığını, vatanına duyduğu bağlılığı her fırsatta dile getirdiğini anlatan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaptığı her çalışmanın, her araştırmanın altında yatan asıl motivasyonun bu topraklar ve bu toprakların insanları için daha iyi bir gelecek inşa etme arzusu olduğunu gözler önüne seriyordu. Almanya’daki kütüphanesini Türkiye’ye getirmek, eserlerinin Türkçeye çevrildiğini görmek kıymetli hocamızın en önemli hedeflerinden biriydi. Bu anlayışla Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Şeref Üyesi hocamızın Batı dünyasını merkeze alan bilim tarihine eleştirel bir çözümlemeyle yaklaşan İslam’da Bilim ve Teknik eserini, TÜBA tarafından yapılan çevirisiyle Türkçe olarak yayınladık.

Ülkemizin bilim yolculuğunu en üst düzeyde himaye eden Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat takip ettiği çalışmayla; eserlerini, kitaplarını, birikimini ülkemize kazandırarak İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ni kurduk. Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı ile de İslam kültür ve medeniyetinin zengin mirasını gelecek nesillere aktarıyoruz. Müslüman ilim insanlarının oluşturduğu bilgi birikiminin, insanlığın yolunu nasıl aydınlattığını hep birlikte keşfediyoruz. Önceki dönem yönetim kurulu üyesi olarak hizmet etmekten şeref duyduğum Vakfımız tarafından yürütülen titiz bir çalışmayla Fuat Sezgin hocamızın İslam bilim tarihinde başvuru eser niteliğindeki Arap-İslam Bilimler Tarihi, Almancadan Türkçeye çevrilmiş oldu.”

“Köklü bir medeniyetin varisi olduğumuz bilinciyle hareket ediyoruz”

Bakan Kacır, bilimin birçok sahasında İslam ilim adamlarının katkılarına ışık tutan 17 ciltlik bu şaheserin Türkçeye tercümesini başarıyla gerçekleştiren İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfına ve bu projeye emek veren herkese teşekkür etti.

Tarih boyunca Müslüman toplumlar için bilimin, sadece bilgi edinme aracı olmanın ötesinde derin bir medeniyet ve kültürün temel taşı olageldiğini vurgulayan Kacır, “Bizim medeniyetimiz, ilk ifadesi ‘oku’ olan Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı sarılıp, onun çizdiği çerçevede ilim talep edenlerin medeniyeti. Bizim medeniyetimiz, ‘İlim Çin’de de olsa gidiniz alınız’ diyen Peygamber Efendimizin ümmeti olma bilinciyle hareket edenlerin medeniyeti. Farabi, İbn-i Sina, Fergan, Biruni gibi tarihin yönünü değiştiren bilimin abide isimleri hep bizim gönül coğrafyamızdan çıktı. El Cezeri, Ali Kuşçu, Hezarfen Ahmet Çelebi gibi kıymetli isimler, hizmetlerini ve icatlarını hep bizim medeniyet sancağımız altında ortaya koydu.” dedi.

Kacır, kendilerinden sonra gelen bilim insanlarına adeta birer kutup yıldızı olarak yol gösteren bu müstesna şahsiyetlerin kazandırdıkları birikimin, bugün dahi insanlığın yolunu aydınlatmayı sürdürdüğünü ifade etti.

3 kıtada boy göstermiş, hüküm sürmüş ecdadın bıraktığı tarihi ve kültürel mirasın da medeniyette yer etmiş bilim anlayışının tezahürü olduğuna işaret eden Kacır, şunları söyledi:

“Döneminin çok ötesinde mimariye ve tekniğe sahip camilerimiz, medreseler, rasathaneler, hanlar, kervansaraylar ve köprülerimiz, medeniyetimizin bilime ve tekniğe bakışı konusunda bize ışık tutmaya devam ediyor. Medeniyetler tarihini İslam medeniyetini görmezden gelerek yazmak asla mümkün değildir. Bilimde ve teknolojide çağ atlamış bir Türkiye inşa ederken köklü bir medeniyetin varisi olduğumuz bilinciyle hareket ediyoruz.

Son 22 yılda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yaptığımız atılımlarla, uyguladığımız politikalarla, bilimsel çalışmaların ve teknolojideki gelişmelerin her daim destekçisi olduk, olmaya devam ediyoruz. Bilimsel çalışma kapasitemizi güçlendirerek, sadece elitlere açık olsun istenen bilim hazinelerinin kapılarını milletimizin tüm evlatlarına açıyoruz. Mazimizde olduğu gibi bu coğrafyayı, tekrar bilimin ve teknolojinin önde gelen merkezlerinden birine adım adım dönüştürüyoruz.”

“Türkiye artık küresel bir teknoloji üssüdür”

Bakan Kacır, 2002’de 40 şehirde sadece 76 üniversite olduğunu belirterek, “Bilimsel araştırmalar için kısıtlı imkanlara sahiptik. Bugün ise 81 şehrinde 208 üniversitesiyle milyonlarca genci yüksek öğrenimle buluşturan bir Türkiye’den söz ediyoruz. Bu adımları atarken hep karşı çıkanlar, üniversite sayısındaki artışın bilimde yükseliş anlamı taşımadığını söyleyenler oldu. Oysa aynı dönemde ülkemizdeki bilimsel yayın sayısını 9 bin 13’ten 48 bin 619’a yükselttik. Dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22. sıradan 16. sıraya çıktık.” ifadesini kullandı.

Teknolojide taşıdıkları bağımsızlık şiarının, Türkiye’nin siyasi bağımsızlığının da teminatı olduğu inancıyla bilimsel çalışmaların raflara hapsolmasını engellediklerini belirten Kacır, şunları kaydetti:

“Sıfırdan inşa ettiğimiz AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle bilimin kalkınma yolculuğumuza hız vermesini sağladık. Bilimin ve teknolojinin ülkemizin dört bir yanında 7’den 70’e adeta toplumsal bir seferberlik ruhuyla benimsenmesi amacıyla Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu milletimizle paylaştık. Bugün 101 teknoparkı, 1600’ü aşan AR-GE ve Tasarım Merkezi, ülkemiz için stratejik projelere ev sahipliği yapan TÜBİTAK ve tüm üniversitelerdeki enstitülerimiz, 272 bin AR-GE personelimizle Türkiye artık küresel bir teknoloji üssüdür.

Bayraktar TB2, Gökdoğan, Bozdoğan, Akıncı, Anka, Aksungur, Hürkuş, Hürjet, Togg, İmece, Kaan ve insanlı ilk uzay bilim misyonumuz işte bu altyapının eseridir. Tüm bu eserleri milletimize kazandırırken, ışığın bu topraklardan yükselmesini bekleyen, Türkiye’nin düşmemesi için yeryüzünün dört bir köşesinde dua eden masumların mesuliyetini taşıdığımız şuuruyla hareket ediyoruz. İnsanlık tarihinde yeni ve keskin bir dönemeçten geçmekte olduğumuz bir hakikat.

Yüz milyonlarca insanın harplerde öldürüldüğü 20. yüzyılın ardından insanlık ailesinin daha olgun bir düzeye erişeceği, çatışmaların sönümleneceği, liberal kapitalist düzenin herkesçe kabullenileceği ve her yere yeterince refah dağıtacağı gibi kabuller hızla geçerliliğini yitirdi. Müesses nizamın kural koyucuları hızla kendi vazettikleri prensipleri terk ediyorlar. Serbest ticaret artık eskisi kadar popüler değil, yerine korumacılık daha revaçta. Çatışmasızlık şöyle dursun, sorunsuz coğrafya kalmadı dünyada.”

“Bilimde ve teknolojide lider Türkiye’yi inşa etmeye devam edeceğiz”

Kacır, toplam refah artışının yaşanıyor gibi olduğunu ancak yeryüzündeki adaletsiz paylaşımın can yakıcı bir gerçek olduğunu belirterek, “Sahra Altı Afrika ülkelerinde halen beklenen yaşam süresi 50 yılın dahi altında. Elektrik, su, ilaç gibi en temel ihtiyaçlara erişimi kısıtlı yüz milyonlar var.” diye konuştu.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan neredeyse hiçbir müessesenin fonksiyon icra edemediğinin gün yüzü gibi ortaya çıktığını söyleyen Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bunun da ötesinde güçlünün hukuku korunurken gerçek hak sahibinin ezildiği, doğada en vahşi kabul edilen canlılarınkinde dahi görülmeyecek çarpıklıkta hukuksuz bir dünyada yaşayakaldık. Bu hukuksuz dünyanın ömrünün uzun olmayacağını tahmin etmek zor değil, ancak bu hukuksuz dünyanın insanlığın canını daha ne kadar yakacağını tahmin etmek de pek kolay değil. Bütün bu hukuksuzlukların ivmesi, bilim ve teknolojide ilerlemeyle yükseliyor.

Yıkıcı teknolojilerde dönüşüm rüzgarı hiç olmadığı kadar hızlı esiyor. Yapay zekanın, biyoteknolojinin ve kuantumun bir arada ortaya çıkaracağı etkinin boyutunu kestirmek çok zor. İnsani değerlerden yoksun güçlerin elinde olduklarında, insanlığın sonunu getirme potansiyeli taşıdıkları da yine bir gerçek. Belki iç karartıcı bu tabloda yeryüzünde bir umut ışığı parıldıyorsa eğer inanın bu Türkiye’mizin ışığıdır.

Yüzyıllar sonra yeniden bilim ve teknolojide iddia kazanmış, savunma teknolojilerinde mucize sayılabilecek başarılara imza atabilmiş ve yeryüzünde adalet ve merhameti hakim kılmayı amaç edinmiş bir Türkiye, tarihten bu yana taşıdığı medeniyet misyonuyla insanlık umudunun adeta kalesi gibi. Bu anlayışla bugün buradaki birlikteliğimizi çok kıymetli görüyorum. Bu umudu yükseltebilmek adına Türkiye Yüzyılı’nda hep birlikte daha çok çalışacağız ve bilimde ve teknolojide lider Türkiye’yi Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde inşa etmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kacir-arap-islam-bilimler-tarihi-kitabinin-tanitim-etkinliginde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Eskişehir’i TÜBİTAK Yayınlarıyla Buluşturuyoruz Projesi İmza Töreni Gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehiri-tubitak-yayinlariyla-bulusturuyoruz-projesi-imza-toreni-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehiri-tubitak-yayinlariyla-bulusturuyoruz-projesi-imza-toreni-gerceklestirildi/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:15:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7955 ‘Eskişehir’i TÜBİTAK Yayınlarıyla Buluşturuyoruz Projesi’nin imza törenine katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Biliyoruz ki eğer gençlerimizi doğru yetkinliklerle buluşturursak, onlara hayallerinin peşinden gitme fırsatı sunarsak Türkiye Yüzyılı’nın mimarı gençlerimiz başarı hikayelerimize yeni sayfalar ekleyecek” dedi.

Eskişehir’e gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir fabrika açılışına katıldıktan sonra ‘Eskişehir’i TÜBİTAK Yayınlarıyla Buluşturuyoruz Projesi’nin imza töreni için Milli İrade İlkokulunda düzenlenen programa katıldı. Kısa bir tanıtım filminin izletilmesiyle başlayan programda konuşmaların ardından imza törenine geçildi. Program, toplu fotoğraf çekilmesinin ardından sona erdi.

Programda konuşma yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır, “Bilimi toplumla buluşturan proje çerçevesinde, Eskişehir’de anaokulundan liseye kadar geniş bir yelpazede 395 okulumuza on binlerce popüler bilim kitabı ve dergisi hediye etmenin heyecanını yaşıyoruz. İstanbul’da başladığımız ve Eskişehir ile devam ettiğimiz bu projenin başta TEKNOFEST kuşağı gençlerimiz olmak üzere tüm Eskişehirli öğrencilerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Cumhuriyetimizin ikinci asrında ‘tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’ hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Ülkemizin en kıymetli hazinesi insan kaynağımıza yatırım yaparak ülkemizin tarihine ve talihine yeni bir yön tayin ediyoruz. Bilimde ve teknolojide akamete uğramış serüvenimizin yeniden doğuşunu gururla izliyoruz. Artık özgüven ve iddia sahibi, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin yükselişine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Biliyoruz ki eğer gençlerimizi doğru yetkinliklerle buluşturursak, onlara hayallerinin peşinden gitme fırsatı sunarsak Türkiye Yüzyılı’nın mimarı gençlerimiz başarı hikayelerimize yeni sayfalar ekleyecek” dedi.

“Geniş bir yelpazede düzenlenen 44 teknoloji yarışmasına 1 milyon genç katıldı”

Havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’i gerçekleştirerek, gençlere ‘ben de yapabilirim’ özgüvenini kazandırdıklarını belirten Bakan Kacır, “Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, milletimize İstanbul, Ankara ve İzmir’de 3 TEKNOFEST armağan ederek, 4,5 milyon ziyaretçinin katılımıyla Milli Teknoloji Hamlesi’nin coşkusunu yaşadık. Biyoteknolojiden roket mühendisliğine, yapay zekadan iklim teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede düzenlenen 44 teknoloji yarışmasına 1 milyon genç katıldı. Hepimizin gurur duyması gereken bu tablo, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’nin parlak geleceğini şekillendirecek TEKNOFEST kuşağının ve Türk gençliğinin muhteşem yükselişinin ispatıdır. TEKNOFEST kuşağı, yapamazsınız diyenlere inat imkansız denileni gerçeğe dönüştüren, hayallerine giden yolda alın ve akıl terini esirgemeyen, hiçbir engel tanımayan güçlü iradenin bayrak taşıyıcısıdır. Beşeri sermayemizin güçlendirilmesi için kritik adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu doğrultuda 81 şehrimizin tümünde kurduğumuz 125 Deneyap Teknoloji Atölyesinde 16 bin ortaokul ve lise öğrencimize, geleceğin teknolojilerini şekillendirecek yenilikçi disiplinlerde 36 aylık ücretsiz eğitim imkanı sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bugüne kadar yayımladığımız bin 167 eserde, 28 milyonu aşan baskı adedine ulaştık”

Bilimin derin bir meraktan ve öğrenme arzusundan beslendiğine vurgu yapan Bakın Kacır, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Okumak ise bu sonsuz yolculuğun en güçlü yelkenlerinden biridir. İşte bu nedenle, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları’yla 30 yılı aşkın bir süredir her yaştan okuru kucaklıyor, bilime olan ilgiyi ve sevgiyi her geçen gün biraz daha artırıyoruz. Bugüne kadar yayımladığımız bin 167 eserde, 28 milyonu aşan baskı adedine ulaştık. Sadece geçtiğimiz yıl, 37’si yeni olmak üzere toplam 204 kitapta, 2 milyon 700 bini aşan basım adedine eriştik. Yarım asırdan fazla bir süredir yayımladığımız Bilim ve Teknik’ten Bilim Çocuk ve Meraklı Minik’e TÜBİTAK Popüler Bilim Dergilerimizle de her ay 300 bin vatandaşımıza ulaşarak merakın keşfin ateşini yakıyoruz. Basılı yayınlarımızın yanı sıra popüler bilimin dijital adresi Bilim Genç web sitesi ile her ay yaklaşık 400 bin kullanıcıya erişiyoruz. Eskişehir’de TÜBİTAK akademik Ar-Ge destekleri çerçevesinde son 22 yılda, 575 projeye 1,5 milyar liranın üzerinde kaynak sağladık. Son 22 yılda TÜBİTAK eliyle 2 bin 201 bilim insanımıza 585,5 milyar lira destek verdik. 10 Özel sektörün 399 Ar-Ge projesine 2 milyar lira kaynak aktardık. Biz Eskişehir’i başta bilim ve teknoloji olmak üzere her alanda desteklemeye devam edeceğiz. Bugün de on binlerce popüler bilim kitabını ve dergiyi Eskişehir’deki 395 okulumuza sunarak, bilim ve teknoloji kültürünün tohumlarını ekiyoruz. Ayrıca, Eskişehir’deki tüm ilçelerimizde, TÜBİTAK kitaplıkları kurarak, gençlerimizin bilgiye erişimini kolaylaştırıyor, onların ufkunu genişletiyoruz.”

“Bizler bu yolculukta gençlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz”

Konuşmasında gençlere de seslenen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Medeniyetimiz ‘Oku. Yaradan Rabbinin adıyla oku’ emri üzerine bina edilmiştir. Elbette, bu ilahi mesajın, özünde kainatın anlamlandırılması manası taşıdığına inanıyoruz. Fakat bununla birlikte, kitapların bu mana yolculuğunda en kıymetli yol arkadaşlarımız olduğunun da bilincindeyiz. Kitaplarla kurduğumuz bağ güçlendikçe ve düşünceye olan bağlılığımızı sürdürdükçe, ülkemizin ve insanlığın yararına olacak pek çok bilimsel ve teknolojik gelişmeyi hayata geçireceğimize inancım tamdır. Düşünce kalıplarına hapsolmadan, Allah’ın en şerefli varlığı olarak, özgür düşüncenin ve insan olmanın bilinciyle kitaplar aracılığıyla hayatınıza mana katacaksınız. Bizler bu yolculukta sizlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Siz yeter ki okumaktan düşünmekten, hayal etmekten vazgeçmeyin. Sözlerime son verirken, Eskişehir’i TÜBİTAK Yayınları ile Buluşturuyoruz Projesi’nin şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyor sunduğu katkı için TEİ’ye teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini bitirdi.

Programa Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, TEİ Genel Müdürü Mahmut Akşit, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, il protokolü, eğitimciler ve öğrenciler katılım gösterdi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehiri-tubitak-yayinlariyla-bulusturuyoruz-projesi-imza-toreni-gerceklestirildi/feed/ 0
İTÜ Rektörü: Necmettin Erbakan Hoca, bir bilim insanı ve öncü bir mühendisti https://www.kanal7haber.com.tr/itu-rektoru-necmettin-erbakan-hoca-bir-bilim-insani-ve-oncu-bir-muhendisti/ https://www.kanal7haber.com.tr/itu-rektoru-necmettin-erbakan-hoca-bir-bilim-insani-ve-oncu-bir-muhendisti/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:01:04 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7799 İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, üniversitede eğitim gören ve ilham verici isimlerinden birinin de Prof. Dr. Necmettin Erbakan olduğunu belirterek, “Daha çok yaşadığı dönemin politik ikliminde üstlendiği başbakanlık ve başbakan yardımcılığı gibi görevlerle geniş kitlelerce tanınsa da aslında Necmettin Erbakan Hoca’mız aynı zamanda çok değerli bir bilim insanı ve öncü bir mühendisti.” dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile Teknik Elemanlar Derneği (TEKDER) İstanbul Şubesi işbirliğinde düzenlenen “Mühendis Erbakan” konferansı üniversitenin Gümüşsuyu Kampüsü’nde yapıldı.

Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, yaptığı konuşmada, üniversitenin 100 yılı geride bırakan Cumhuriyet’in bugünlere gelmesinde büyük bir pay sahibi olduğunu söyledi.

Üniversitenin 2,5 asırlık süreçte oluşturduğu ve bugün ‘İTÜ ekolü’ diye anılan nitelikli eğitimi sayesinde birçok mühendis ve mimar yetiştirdiğini belirten Koyuncu, “Bu okuldan mezun olan mühendis ve mimarlar, ürettikleri ve dahil oldukları projelerle Türkiye’nin kalkınmasında önemli rol oynadı. Ayrıca İTÜ mezunları çok iyi bir mühendis ve mimar olmasının yanında aynı zamanda iyi bir bürokrat, bilim insanı, akademisyen, girişimci, iş insanı ve sanatçıdır da. 2,5 asırlık yolculuğumuzda Anadolu’nun farklı farklı şehirlerinden gelen öğrenciler bu mekanda yetişti ve mezun oldu. Emek ve çabalarıyla İstanbul Teknik Üniversitesini bugünlere taşıyan akademisyenlerimiz, bilim insanlarımız ve öğrencilerimiz memlekete, bilime ve insanlığa eşsiz katkıda bulunmuşlardır.” diye konuştu.

Türkiye’nin mühendislik, mimarlık, bilim, sanat ve siyaset tarihine damgasını vuran birçok ismin İTÜ ailesinin birer ferdi olarak kendilerine ilham kaynağı olmaya devam ettiğini aktaran Koyuncu, “İstanbul Teknik Üniversitesinde eğitim gören ve eğitim veren bu ilham verici isimlerden bir de kuşkusuz bugün kendisini andığımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızdır. Daha çok yaşadığı dönemin politik ikliminde üstlendiği başbakanlık ve başbakan yardımcılığı gibi görevlerle geniş kitlelerce tanınsa da aslında Necmettin Erbakan Hoca’mız aynı zamanda çok değerli bir bilim insanı ve öncü bir mühendistir.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Erbakan’ın akademik hayatına dikkati çeken Koyuncu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bütün akademi serüveni boyunca yerli ve milli motor üretimi Erbakan Hoca’mızın uğrunda çabaladığı ve sayısız emek verdiği büyük bir hayaliydi. Onun planladığı bu hamleyi gerçekleştirme konusundaki istikrarlı tavrı ve hedef odaklı düşünme, tasarıyı sonuca ulaştırma meziyetleri bu hayalini gerçekleştirmesine zemin hazırlamıştır. 1953-1955 yılları arasında motorlar enstitümüz bünyesinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mız ve ekibi, Türkiye’nin ilk dizel motorunu üretmişlerdir. Mühendislik tarihimizde yerini alan ve AR-GE faaliyetlerinde büyük rol üstlenen bu kıymetli motor prototipi bugün kurumsal hafızamızın bir diğer sembol objeleriyle birlikte İstanbul Teknik Üniversitesindeki rektörlük binamızdaki müzemizde sergilenmiştir.”

Koyuncu, Erbakan’ın öncülüğünde ilk dizel motor prototipinden devrim otomobiline uzanan süreci aktararak, “Hocamızın bu başarı hikayesi mühendislikte azim, istikrar ve ısrarın önemini ortaya koymaktadır. Aynı şekilde ilk yerli motor üretiminden ilk yerli otomobil üretimine giden süreçteki teknik atılımlar arasındaki birikim devamlılığını bizlere göstermektedir.” açıklamasında bulundu.

“Bir döneme damgasını vurmuş Erbakan Hoca’mızı anlamak üzere buradayız”

TEKDER İstanbul Şubesi Başkanı Selim Kaya, mühendisliğin dünyayı imar etmedeki teknik bilgiye sahip olmak olduğunu belirterek, “Her imar faaliyetinin altında büyük matematiksel hesaplar, yoğun bilimsel çalışmalar ve tecrübenin getirmiş olduğu büyük bir ufuk var. Teknik elemanlık ve mühendislik insanlığın hizmeti için çalışan en önemli meslek dallarının başında gelmektedir.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın mühendis yönüne dikkati çeken Kaya, “Şimdi burada kendi üniversitesinde, kendi isminin verildiği yerleşkede, kendi fakültesinde fikirleriyle bir döneme damgasını vurmuş, yüz binlerce genci inşa etmiş, son nefesine kadar idealleri için koşmuş, mücadele etmiş ve bedel ödemiş bir bilim adamını, bir akademisyenin her şeyden öte son asrın, en dirayetli devlet adamlarından birisi olan rahmetli Erbakan Hoca’mızı anmak ve anlamak üzere buradayız.” diye konuştu.

Kaya, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın öne çıkan her yönünün ayrı bir çalışma konusu olduğunu dile getirerek, programda onun aslında çok da konuşulmayan, göz ardı edilen mühendis yani teknik eleman yönüyle ele alacaklarını kaydetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/itu-rektoru-necmettin-erbakan-hoca-bir-bilim-insani-ve-oncu-bir-muhendisti/feed/ 0
CHP Milletvekili Kayıhan Pala, Gazi Üniversitesi’ndeki FETÖ/PDY İddialarını Meclis Gündemine Taşıdı https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-kayihan-pala-gazi-universitesindeki-feto-pdy-iddialarini-meclis-gundemine-tasidi/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-kayihan-pala-gazi-universitesindeki-feto-pdy-iddialarini-meclis-gundemine-tasidi/#respond Wed, 22 May 2024 21:48:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7453 CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e, “Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Gazi Üniversitesi Rektörü, Tıp Fakültesi Dekanı, Üniversite Genel Sekreteri ve önceki dönemin Rektör Yardımcısının FETÖ/PDY terör örgütünün üst düzey yöneticileriyle telefon irtibatı olduğunu tespit etmiş midir? Tespit edilmişse, söz konusu kişiler hakkında hangi adli ve idari işlemler yapılmıştır? Konuyu gündeme getiren, öğretim üyesi Prof. Dr. Münci Yağcı neden soruşturma yapılmadan görevinden alınmıştır? Kendisine ardışık disiplin cezaları verilmesinin nedenleri nedir; lehine olan mahkeme kararı neden uygulanmamıştır” diye sordu.

CHP Bursa Milletvekili ve Halk Sağlığı Profesörü Dr. Kayıhan Pala, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münci Yağcı’nın görevden alınmasını TBMM gündemine taşıdı. Pala, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

“PROF. DR. MÜNCİ YAĞCI NEDEN SORUŞTURMA YAPILMADAN GÖREVİNDEN ALINMIŞTIR”

“Gazi Üniversitesinde yöneticilerin FETÖ/PYD terör örgütüyle iltisaklı kişilerle iletişim kurduğu, görevlerini kötüye kullandığı ve kurum yararına faaliyetleri engelledikleri iddiaları söz konusudur” ifadelerinin yer aldığı önergede, CHP’li Pala, Bakan Tekin’e şu soruları yöneltti:

“Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Gazi Üniversitesi Rektörü, Tıp Fakültesi Dekanı, Üniversite Genel Sekreteri ve önceki dönemin Rektör Yardımcısının FETÖ/PDY terör örgütünün üst düzey yöneticileriyle telefon irtibatı olduğunu tespit etmiş midir? Tespit edilmişse, söz konusu kişiler hakkında hangi adli ve idari işlemler yapılmıştır? Konuyu gündeme getiren, öğretim üyesi Prof. Dr. Münci Yağcı neden soruşturma yapılmadan görevinden alınmıştır? Kendisine ardışık disiplin cezaları verilmesinin nedenleri nedir; lehine olan mahkeme kararı neden uygulanmamıştır? Mükerrer soruşturma yapan, mahkeme kararını uygulamayarak görevi kötüye kullanan Gazi Üniversitesi yöneticileri hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Gazi Üniversitesi’nde kanser hastalarına yeni ilaç temin edecek erişkin ‘Faz 1 Merkezi’ni kuran Prof. Dr. Münci Yağcı, kurduğu merkeze müdür olarak atanmadığı için merkez faaliyete geçememiştir. Merkezin faaliyete geçmesi için ne beklenmektedir?”

“ÜLKEMİZDE BİLİM, BİLİMSEL KURUMLAR VE BİLİM İNSANLARI BÜYÜK BİR BASKIYLA İKTİDARIN KISKACINA ALINMIŞ DURUMDA”

Pala, önergeye ilişkin ise şu açıklamayı yaptı:

“Gazi Üniversitesinde yöneticilerin FETÖ/PYD terör örgütü ile iltisaklı kişilerle iletişim kurduğu, görevlerini kötüye kullandığı ve kurum yararına faaliyetleri engellediği iddiasını gündeme getiren Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münci Yağcı soruşturma yapılmadan görevinden alındı, kendisine ardışık disiplin cezaları verildi ve lehine olan mahkeme kararı uygulanmadı. Ayrıca Gazi Üniversitesi’nde kanser hastalarına yeni ilaç temin edecek erişkin ‘Faz 1 Merkezi’ni kuran Prof. Dr. Münci Yağcı, kurduğu merkeze müdür olarak atanmadığı için merkez faaliyete geçememiştir. Ülkemizde bilim, bilimsel kurumlar ve bilim insanları büyük bir baskıyla iktidarın kıskacına alınmış durumda. Sayın Yağcı’ya yapılan mükerrer soruşturmaları mahkeme kararını uygulamayarak görevi kötüye kullanan Gazi Üniversitesi yöneticileri hakkında herhangi bir soruşturma açılıp açılmadığı başta olmak üzere yapılan hukuksuz uygulamaları YÖK’ün cevaplaması istemiyle Milli Eğitim Bakanlığı’na sordum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-kayihan-pala-gazi-universitesindeki-feto-pdy-iddialarini-meclis-gundemine-tasidi/feed/ 0
Eğitim Sen ve Eğitim-İş, MEB’in müfredat değişikliğine tepki gösterdi https://www.kanal7haber.com.tr/egitim-sen-ve-egitim-is-mebin-mufredat-degisikligine-tepki-gosterdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/egitim-sen-ve-egitim-is-mebin-mufredat-degisikligine-tepki-gosterdi/#respond Sun, 05 May 2024 21:36:51 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6950

MELTEM KARAKAŞ

Eğitim Sen, Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir şubeleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) müfredat değişikliği çalışmalarına tepki gösterdi. Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Erol Ger, “MEB, müfredat değişiklikleri ile yapmak istediği tam olarak iktidarın siyasal, ideolojik çizgisine donatılmış nesiller yetiştirmektir. Nitekim Milli Eğitim Bakanı, STK olarak tanımladığı tarikat ve cemaatlerin ısrarıyla ÇEDES projesini uygulamaya sokmuştur. Bu uygulama ile eğitimde ikili bir durum görülmüş, eğitimciler dışlanmıştır” dedi.

Eğitim Sen, Eğitim İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şubeleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın gündeminde olan müfredat değişikline ilişkin basın açıklaması yapıldı. Sendikalar adına basın açıklamasını okuyan Hürriyetçi Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Erol Ger, şunları söyledi:

“BÜTÜN ÖĞRETİM PROGRAMLARI DEĞİŞTİRİLMİŞTİR”

“Türkiye’de 2002 yılında AKP’nin iktidara gelmesiyle beraber pek çok alanda olduğu gibi eğitimde de köklü dönüşümler yaşandığı bilinmektedir. 2004 yılından başlayarak okul öncesinden üniversiteye kadar bütün öğretim programları değiştirilmiştir. İlk köklü değişiklik 2006/2007 yıllarında yaşanırken, 2017/2018 eğitim öğretim yılından itibaren bütün öğretim programları bir kez daha değiştirilerek uygulanmaya başlamıştır. Yeni programlarla birlikte eğitim sisteminin dayandığı felsefeden öğretim yöntem ve tekniklerine, ölçme-değerlendirmeden ders kitaplarına kadar kapsamlı değişikliklere gidilmiştir.

“TEK TİP İNSAN YARATMA İDEOLOJİSİ TEMEL ALINMIŞTIR”

Geçmişte yapılan müfredat değişikliklerinde temel felsefi dayanak, laikliği ve bilimi büyük ölçüde dışlaması, bireyciliğe, bilim dışılığa dayanmasıydı. Bugüne kadar yapılanlar yeterli görülmemiş olacak ki, eğitim müfredatının subjektif ve içi bir türlü doldurulamayan ‘değerler’ adı altında AKP’nin tek tip insan yaratma ideolojisi temel alınarak bir kez daha değiştirilmesi gündemdedir. Bilindiği gibi müfredat ya da öğretim programları, devletin eğitim sistemi üzerinden kendini yeniden üretmesinin ideolojik, kültürel ve bilimsel aracıdır. Müfredat, bazı değer ve bilgileri meşru, doğru ve kabul edilebilir olarak tanımlarken, bazılarını özellikle dışarıda bırakır. Müfredatlarda, öğretim programlarında tarihsel klişelerden bilgilere, bilim anlayışlarından dünya görüşlerine, ulusal politikalardan diğer devletlerle ilişkilere kadar bir dolu bilgi ve değer yer almaktadır. Her ülke, aynı zamanda nasıl bir insan modeli yetiştireceğini müfredat ve ders kitaplarında açıkça tanımlamakta ve söz konusu tanım çerçevesinde yeni nesiller yetiştirilmesini hedeflemektedir.

“ÇEDES PROJESİ İLE EĞİTİMCİLER DIŞLANMIŞTIR”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir süredir kapalı kapılar ardında hazırlıkları sürdürülen müfredat değişikliği konusunda basına açıklamalar yapmıştır. Bakan Tekin’in bugüne kadar yaptığı açıklamalardan çıkarılacak en somut sonuç yeni eğitim müfredatının AKP’nin ideolojik formatında hazırlandığıdır. MEB’in müfredat değişiklikleri ile yapmak istediği tam olarak iktidarın siyasal, ideolojik çizgisine donatılmış nesiller yetiştirmektir. Nitekim Milli Eğitim Bakanı, STK olarak tanımladığı tarikat ve cemaatlerin ısrarıyla ÇEDES projesini uygulamaya sokmuştur. Bu uygulama ile eğitimde ikili bir durum görülmüş, eğitimciler dışlanmıştır. Eğitim evrensel, ahlaki ve insani değerler üzerine oturmalıdır. Oysa ki ÇEDES projesinde görüldüğü gibi din kültürü ahlak bilgisi öğretmenleri yok sayılmış asil işi olmayanlar okullara gönderilmiştir. Yeni müfredat açıklandığında da benzer bir durumla karşılaşılması şaşırtıcı olmayacaktır.

“ÇOK RENKLİLİK MÜFREDATLARDA KARŞILIK BULMAMIŞTIR”

Ülkemizde insanlar ve kültürel açıdan var olan farklılıklar ve çok renklilik; eğitim müfredatlarında karşılığını hiçbir zaman tam anlamıyla bulmamıştır. Onlar ya hiç görünmez kılınmış ya da ‘karşı’, ‘düşman’ tarafta gösterilmektedir. Bilimsel bilginin anlamının yitimine yol açan yaklaşım ve toplumsallıktan uzaklaşmış bireycilik dayatılmıştır. Tarihte birçok kez görülen hakim ideolojiye uygun nesiller yetiştirme hedefi günümüz Türkiye’sinde de görülmektedir. Bugün eğitim ile AKP’nin arka bahçesini yaratmak temel hedef olarak görülmektedir. Bu amacın uygulanmasında da en büyük görev okullara verilmiştir. Yeni hazırlanan müfredatlara MEB’in müdahalesi ne kadar siyasallaşan bir eğitim sistemine sahip olduğumuzu göstermektedir. Başta felsefe, tarih, biyoloji, fizik, kimya gibi derslerin içerikleri de bilim dışı içeriklerle donatılmak istemektedir. “

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/egitim-sen-ve-egitim-is-mebin-mufredat-degisikligine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Türkiye, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Danışman Ülke Olmak İçin Hukuki Altyapı Oluşturacak https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:21:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6811 Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen projeyle, Türkiye’nin Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde “danışman ülke” olması için gereken hukuki altyapının oluşturulmasına katkı sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin Danışman Ülke Olması İçin Uluslararası Kutup Mevzuatı Çerçevesinde Gereken Hukuki Altyapının Araştırılması” adlı çalışma da yer alıyor.

DEHUKAM tarafından hazırlanan projeyle Türkiye’nin Antarktika’da “danışman ülke” statüsünü elde etmesi için adım atılacak. Proje kapsamında ulusal ve uluslararası kutup mevzuatının incelenerek uygun hukuki hazırlığın yapılması planlanıyor. Ayrıca, Türk bilim insanlarının kutup araştırmalarına yönlendirilmesi, lisansüstü programların yaygınlaştırılması ve uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

“Danışman devletler bilimsel çalışmalarda söz sahibi oluyor”

DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, AA muhabirine çalışma hakkında bilgi verdi.

Demir, DEHUKAM’ın amacının, Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının güçlendirilmesi için deniz hukukçularına ihtiyacı bulunuyor. Bu çerçevede merkez, deniz hukukuna ilişkin çok sayıda bilimsel faaliyete imza attı ve birçok proje gerçekleştirdi.” dedi.

“KUTUP-1001” çağrısı kapsamında desteklenen söz konusu projenin de bunlardan biri olduğunu söyleyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Projemizin amacı, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin ‘danışman ülke’ sıfatına sahip olması. Danışman devletler, Antarktika’nın geleceği üzerinde, yürütülecek bilimsel çalışmalarda ve bilgi paylaşımında söz sahibi oluyor. Türkiye, danışman devlet statüsüne sahip olduğunda sadece Antarktika değil, kutuplar üzerinde de çalışmalarını yoğunlaştıracaktır. Antarktika Antlaşmalar Sistemi, Antarktika’nın korunmasını, bilimsel faaliyetlerinin yürütülmesini, Antarktika’nın insanlığın ortak değeri olarak kullanılmasını öngörüyor. Türkiye, aktif şekilde bu çalışmalara katılma arzusunda ve kararındadır. Bu çerçevede hukuku altyapı araştırılacak, özellikle mevzuat bağlamında yapılması gereken düzenlemelerin oluşturulması sağlanacak.”

Eğitim ve çalıştaylar düzenlenecek

DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara da söz konusu projenin, yaklaşık 1 yıllık çalışmayla oluşturulduğunu ve 24 aylık uygulama periyoduna başladıklarını bildirdi.

Başkara, çalışmanın ilgili çağrı kapsamında, Ankara’dan kabul edilen tek sosyal bilimler projesi olduğunu da aktararak, “Daha nitelikli insan kaynağı kapasitemizle bu alanda çalışmalarımızı güçlendirebileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Proje yürütücüsünün Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nil Kula olduğunu dile getiren Başkara, çalışmanın uygulanma aşamasına ilişkin ise şu bilgileri verdi:

“Dünyadaki uygulama örnekleri, halihazırda danışman ülke statüsünü kazanmış ülkelerin mevzuatlarının araştırılması, ülke mevzuatımızı bu çerçevede şekillendirilmesi ve daha nitelikli hale getirilmesi noktasında araştırmalar yapılacak. Öte yandan ülkemizde kutup çalışmaları ve hukuki altyapının oluşturulmasına yönelik ilgili kurum, kuruluş ve özel sektör temsilcilerinin katılacağı meslek içi eğitim programı düzenlenecek. İlgili kurum ve kuruluşların hukuki altyapılarını kutup mevzuatı ile uyumlaştırılmasının tartışılabileceği bir çalıştay programı da gerçekleştirilecek.”

Başkara, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı himayelerinde farklı bilim programları ile yeni alanlara yelken açtığına işaret ederek, “Bunlardan birine, haklı gururunu yaşadığımız Milli Uzay Programı ile şahitlik ettik. Kutuplarla ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ‘Ulusal Kutup Bilim Programı’ yürütülüyor. Programın bir parçası olarak, her yıl Antarktika Bilim Seferleri organize ediliyor. Programın bileşeni olarak Antarktika’nın korunmasında Türkiye’nin etkin rol alması ve aktif söz sahibi olması hedeflendi. Bu anlamda söz konusu projeyle ülkemiz, altyapısı ve bileşenlerini tamamlayarak Antarktika’da daha çok söz sahibi olacak.” dedi.

İzlenecek yöntemlerle yol haritası hazırlanacak

Proje Araştırmacısı Hasan Burak Yıldız da danışman ülke statüsüne geçebilmek için gerekli olan şartlara dikkat çekerek, “Danışman ülke olmak isteyen taraf ülkenin, bölgede bilimsel araştırmalar yapması, bilimsel ilgisini kanıtlaması, danışman ülkeler toplantısında alınan kararların tamamını onaylayacağına dair bir niyet beyanında bulunması ve tüm faaliyetlerde uluslararası kutup mevzuatına uygun şekilde hareket edeceğini beyan etmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Projede izlenecek yöntem hakkında da bilgi veren Yıldız, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bilimsel seferleri doğrultusunda, ulusal mevzuatını ve yurt içindeki akademik kaynakları araştırıp mevcut pozisyonunu değerlendireceğiz. Sonrasında ülke mevzuatlarını ve 1961 yılından günümüze kadar yapılan danışman ülkeler toplantısında alınan kararları inceleyeceğiz. Bu verilerle Türkiye’nin mevzuatında neler yapılması gerektiğine dair yol haritası hazırlayacağız.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/feed/ 0
Sinop’ta balıkçılar sürdürülebilir avcılık için aynı saatte denize açılıyor https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:03:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5423

MUSTAFA USTA

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, “Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz” dedi.

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, Sinop açıklarında balık avlamak için açılan balıkçıların aynı saatte denize açılıp aynı saatte limana dönme kararıyla ilgili açıklama yaptı. Samsun, şunları söyledi:

“SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK ADINA KANUNLARIN YAPMAK İSTEDİĞİNİ BALIKÇILARIMIZ KENDİ KALPLERİNDEN BU KARARI ALMIŞLAR VE UYGULUYORLAR”

“Türk balıkçısı zor zamanların, zor mücadelelerin insanlarıdır. Hepsine birer selam göndererek bereketli bir avcılık yapmalarını dileyerek, onların bu sıkıntılı faaliyetlerini izleyenlere kısaca özetlemek isterim. Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Eskiden bunu gece de avlayabiliyorlardı. Gırgır balıkçıları istavriti kanuni olarak gece gündüz avlayabiliyorlar. Herhangi bir yasak yok. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Neden? Çünkü, buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları bu manada tebrik ediyorum.

“BİLİMSEL OLARAK BİZ BUNU DESTEKLİYORUZ”

Bilimsel olarak bakarsak geceleyin istavrit balıkları biraz daha hava soğuduğu için suyun daha alt kısımlarında bulunuyorlar. Geceleri dinleniyorlar ve sabahları da beslenme, hareket etme, iç güdüleri gereği denizin biraz daha üst kısımlarına çıkıyorlar. Bilimsel olarak da biz bunu destekliyoruz. Sonuç olarak Türkiye’nin denizlerinde avcılık yapan Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’de değişik balıkları avlayan gırgır avcıları Moritanya gibi Güney Afrika’da ki denizlerde kazan kazan misaliyle hem Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağını taşıyorlar hem orada yakaladıkları balıkları o bölgenin firmalarına işleterek hem o ülkelere, hem Türkiye’mize döviz kazandırıyorlar. Buradaki teknelerde sürdürebilir balıkçılık anlamında bu balıkçıların bu istavrit, hamsi gibi göçmen balıkların bizden sonraki nesillere devamını sağlamak için kendileri böyle bir kara almışlar. Onları bilim dünyası olarak, akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Onlara bereketli bir avcılık diliyor, insanlarımıza da bu doğal ürünü soflarında haftada en az 1-2 defa tüketmelerini tavsiye ediyoruz. Bütün insanlarımızın ekonomik şartlar içerisindeki akaryakıt fiyatlarından etkilenmesi gibi, giderinin büyük bir kısmı akaryakıt olan balıkçılık faaliyetlerinde de bu önemli bir girdi.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/feed/ 0
AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı: Türkiye Yüzyılı, kadınların yüzyılı olacak https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:09:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3613

AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “İnanıyorum ki Türk kadınları, kız çocuklarımız, başarılarıyla bizleri gururlandırmaya devam edecek. Türkiye Yüzyılı, kadınların yüzyılı olacak. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında da çalışmalarımızın odağında kız çocuklarının ve kadınların, başta eğitim olmak üzere her türlü haklarının teslimi, toplumda etkin ve güçlü olmaları yer alıyor” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çeşitli ziyaretler için Kayseri’ye geldi. Bakan Göktaş, Bilim Merkezi’nde düzenlenen ‘Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Uluslararası Günü’ etkinliğine katıldı. Teknolojinin gelişmesiyle dünyanın hızla değiştiğini, endüstri ve sosyal yaşamın da bu değişime ayak uydurduğunu belirten Bakan Göktaş, Dünya Ekonomik Forumu Raporu’na göre, 2025 yılına kadar pek çok iş kolunun işlevini yitireceğini, teknoloji temelli yeni iş kollarının ortaya çıkacağını ifade etti. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu raporuna göre ise 21’inci yüzyılda mesleklerin yüzde 75’inin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) içerikli olacağını belirten Bakan Göktaş, “Bu nedenle çalışanların, işlerinde dijital yetkinlik kazanmaları gerekiyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de kadınların internet kullanım oranı erkeklere göre yaklaşık yüzde 10 daha az. Dünya genelinde ise kadınlar erkeklere kıyasla yüzde 21 daha az cep telefonu kullanıyor” diye konuştu.

‘KIZLARIMIZIN EĞİTİMİNE ÇOK BÜYÜK DESTEKLER VERDİK’

Söz konusu verilerin kadınların teknolojiye erkeklerden daha az ulaştığını gösterdiğine dikkati çeken Bakan Göktaş, şunları söyledi:

“Ayrıca yapılan çalışmalar, önyargıların, kadın ve kız çocuklarının dijital beceriler geliştirmelerini ve STEM alanlarında yeterince temsil edilmediğini ortaya koyuyor. Oysa biliyoruz ki, STEM alanlarında cinsiyet farkı azaltılırsa istihdam ve üretkenlik artacak, kadınlar bireysel anlamda güçlenmelerinin yanında ülke ekonomisine de katma değer sağlayacak. Kızlarımızın ve kadınların STEM alanlarını keşfetmeleri ve başarılı rol modellerle karşılaşmaları bu anlamda oldukça önemli. Bizler de bu kapsamda kız çocuklarımızın iyi eğitim almaları ve kariyerlerinde ilerlemeleri için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımızın ve eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin desteği ve liderliğiyle kızlarımızın eğitimine çok büyük destekler verdik, vermeye de devam ediyoruz.”

Yükseköğrenim istatistiklerine göre, üniversite eğitimine başlayanlar içinde kızların oranının yüzde 50’yi aştığını vurgulayan Bakan Göktaş, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarından mezun olan kız öğrencilerin oranının ise yaklaşık yüzde 35 olduğunu belirtti.

‘YAPILAN HER ÇALIŞMADA KIZLARIMIZIN İZİ VAR’

Artık ithal teknolojilerle yetinmeyen dünyaya teknolojiler ihraç eden, teknolojinin üretim merkezi olan Türkiye’nin var olduğunu vurgulayan Bakan Göktaş, “Özellikle belirtmeliyim ki ihraç edilen her teknolojik ürünümüzde, yapılan her çalışmada kadınların ve kızlarımızın izi var. Her alanda onların büyük başarılarına şahidiz. Bunun en son örneğini bildiğiniz gibi, Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız ilk günlerde yaşadık. Bizlere gurur yaşatan astronot Alper Gezeravcı ile ilk insanlı uzay misyonumuzu gerçekleştirdik. Tüm Türkiye, tarif edilmez bir mutluluk yaşadı. Bu başarılı hamlede, uzayda gerçekleştirilen 13 önemli deneyden dördünün sorumlusunun bilim kadınlarımız olması ise bizleri ayrıca gururlandırdı. Buradan başarılı çalışmalara imza atan ve bilime emek veren Prof. Dr. Emel Emregül,?Prof. Dr. Didem Özçimen, Tuğçe Celayir ve Birsen Geçer’e, ülkemizin Antarktika’daki bilim çalışmalarına şu an koordinatörlük eden Prof. Dr. Burcu Özsoy’a teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

‘KIZ ÇOCUKLARIMIZ BİZLERİ GURURLANDIRMAYA DEVAM EDECEK’

Bilimsel çalışmalarını Kayseri’de sürdüren, yapay zeka alanındaki çalışmalarıyla birçok ödül alan Prof. Dr. Nurhan Karaboğa ile TÜBİTAK Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri kapsamında biyoloji alanında İç Anadolu Bölgesi birincisi olan 12’nci sınıf öğrencisi Şeyma Aslan’ı da tebrik eden Bakan Göktaş, “İşte tüm bu ve bunun gibi çalışmalarda kadınların etkin pozisyonda yer alması bizler için birer övünç kaynağı. İnanıyorum ki Türk kadınları, kız çocuklarımız, başarılarıyla bizleri gururlandırmaya devam edecek. Türkiye Yüzyılı, kadınların yüzyılı olacak. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında da çalışmalarımızın odağında kız çocuklarının ve kadınların başta eğitim olmak üzere her türlü haklarının teslimi, toplumda etkin ve güçlü olmaları yer alıyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Türkiye Yüzyılı Kadınların Yüzyılı Olacak https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:00:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3604 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir dizi program için Kayseri’ye geldi. Programları çerçevesinde düzenlenen ‘Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Uluslararası Günü’ etkinliğine katılan Bakan Göktaş, Türkiye Yüzyılı kadınların yüzyılı olacak” dedi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Anadolu Harikalar Diyarı Bilim Merkezi’nde gerçekleşen programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, protokol üyeleri, kız öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Teknolojinin gelişmesiyle dünyanın hızla değiştiğini, endüstri ve sosyal yaşamın da bu değişime ayak uydurduğunu belirten Göktaş, Dünya Ekonomik Forumu Raporu’na göre, 2025 yılına kadar pek çok iş kolunun işlevini yitireceğini, teknoloji temelli yeni iş kollarının ortaya çıkacağını ifade etti. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu raporuna göre ise 21. yüzyılda mesleklerin yüzde 75’inin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) içerikli olacağına belirten Göktaş, “Bu nedenle çalışanların, işlerinde dijital yetkinlik kazanmaları gerekiyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de kadınların internet kullanım oranı erkeklere göre yaklaşık yüzde 10 daha az. Dünya genelinde ise kadınlar erkeklere kıyasla yüzde 21 daha az cep telefonu kullanıyor” diye konuştu.

Söz konusu verilerin kadınların teknolojiye erkeklerden daha az ulaştığını gösterdiğine dikkati çeken Bakan Göktaş, şunları söyledi:

“Ayrıca yapılan çalışmalar önyargıların, kadın ve kız çocuklarının dijital beceriler geliştirmelerini ve STEM alanlarında yeterince temsil edilmediğini ortaya koyuyor. Oysa biliyoruz ki, STEM alanlarında cinsiyet farkı azaltılırsa istihdam ve üretkenlik artacak, kadınlar bireysel anlamda güçlenmelerinin yanında ülke ekonomisine de katma değer sağlayacak. Kızlarımızın ve kadınların STEM alanlarını keşfetmeleri ve başarılı rol modellerle karşılaşmaları bu anlamda oldukça önemli. Bizler de bu kapsamda kız çocuklarımızın iyi eğitim almaları ve kariyerlerinde ilerlemeleri için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımızın ve eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin desteği ve liderliğiyle kızlarımızın eğitimine çok büyük destekler verdik, vermeye de devam ediyoruz.”

Yükseköğrenim istatistiklerine göre, üniversite eğitimine başlayanlar içinde kızların oranının yüzde 50’yi aştığını vurgulayan Göktaş, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarından mezun olan kız öğrencilerin oranının ise yaklaşık yüzde 35 olduğunu belirtti.

“Kız çocuklarına ve kadınlara Cumhuriyet tarihinin en geniş haklarını veren iktidarımız görev başında” diyen Göktaş, son 22 yılda AK Parti iktidarında reform olarak nitelendirilebilecek çok büyük adımların atıldığını aktardı.

Artık ithal teknolojilerle yetinmeyen dünyaya teknolojiler ihraç eden, teknolojinin üretim merkezi olan bir Türkiye’nin olduğunu vurgulayan Göktaş, şöyle konuştu:

“Özellikle belirtmeliyim ki ihraç edilen her teknolojik ürünümüzde, yapılan her çalışmada kadınların ve kızlarımızın izi var. Her alanda onların büyük başarılarına şahidiz. Bunun en son örneğini bildiğiniz gibi, Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız ilk günlerde yaşadık. Bizlere gurur yaşatan astronot Alper Gezeravcı ile ilk insanlı uzay misyonumuzu gerçekleştirdik. Tüm Türkiye, tarif edilmez bir mutluluk yaşadı. Bu başarılı hamlede, uzayda gerçekleştirilen 13 önemli deneyden dördünün sorumlusunun bilim kadınlarımız olması ise bizleri ayrıca gururlandırdı. Buradan başarılı çalışmalara imza atan ve bilime emek veren Prof Dr. Emel Emregül,Prof. Dr. Didem Özçimen,Tuğçe Celayir ve Birsen Geçer’e ülkemizin Antartika’daki bilim çalışmalarına şu an koordinatörlük eden Prof. Dr. Burcu Özsoy’a teşekkürlerimi sunuyorum.”

“Unutmayın, her zaman yanınızdayız”

Bilimsel çalışmalarını Kayseri’de sürdüren, yapay zeka alanındaki çalışmalarıyla birçok ödül alan Prof. Dr. Nurhan Karaboğa ile TÜBİAK Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri çerçevesinde biyoloji alanında İç Anadolu Bölge Birincisi olan 12. sınıf öğrencisi Şeyma Aslan’ı da tebrik eden Göktaş, “İşte tüm bu ve bunun gibi çalışmalarda kadınların etkin pozisyonda yer alması bizler için birer övünç kaynağı. İnanıyorum ki Türk kadınları, kız çocuklarımız başarılarıyla bizleri gururlandırmaya devam edecek. Türkiye Yüzyılı kadınların yüzyılı olacak. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında da çalışmalarımızın odağında kız çocuklarının ve kadınların başta eğitim olmak üzere her türlü haklarının teslimi, toplumda etkin ve güçlü olmaları yer alıyor” ifadelerini kullandı.

Göktaş 12. Kalkınma Planı’nda, kadınların ve kız çocuklarının iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına göre becerilerini geliştirmelerine yönelik önemli tedbirlerin bulunduğunu belirterek, “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımızda ise, kadınlara ve kız çocuklarına, teknolojik ve dijital dönüşüme uyumlu yeni beceriler kazandırılmasını, temel öncelik belirledik” dedi.

Mühendis olmak isteyen kız öğrencilerin desteklenmesine yönelik 2016’dan beri “Türkiye’nin Mühendis Kızları” Projesini yürüttüklerini dile getiren Göktaş, şunları kaydetti:

“Projenin üniversite programı çerçevesinde, bugüne kadar toplam 931 kız mühendislik öğrencisini destekledik. 2023-2024 yılı için deprem bölgesindeki kızlarımız da dahil olmak üzere 311 kız mühendislik öğrencisine burs, staj ve istihdam imkanı, İngilizce dil eğitimi ve Dönüştürücü Teknolojilerde Liderlik ve İnovasyon Eğitimi sertifika programı ile mentorluk-koçluk desteği sağlıyoruz. Diğer bir projemizde Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sabancı Vakfı iş birliğinde yürütülen, Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi. Projenin dijital portalında, ne eğitim ne de istihdam (NEET) grubunda olan genç kadınların iş, staj, eğitim ve girişim desteğine ulaşmalarını sağlayan ‘Fırsatlar Haritası’ bulunuyor. Projenin pilot illeri Adana, Diyarbakır ve İzmir’de eğitimlerimiz başladı. NEET grubundaki genç kadınlara verilen eğitimlerin, ufuk açıcı olduğuna inanıyorum. Önümüzdeki süreçte eğitim ve mentorlük programlarımızla daha çok genç kadınımıza ulaşmayı hedefliyoruz.”

Gençlere seslenen Göktaş, “Kendi potansiyelinizin farkında olun ve ülkemizin geleceğinin şekillenmesinde, bilim insanı, mühendis, mimar olarak rol alın. Kısa filmimizde yer alan akranlarınızı ve çok kıymetli bilim insanlarımızı takip edin. Unutmayın, biz her zaman yanınızdayız” dedi.

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise, “İlk emri ‘oku’ olan bir dinin mensuplarıyız. Aslında dinimiz hem kadınlar hem de erkekler için bilimi emrediyor. Sadece erkekler için olmadığı gibi kadınlar için de bu emir geçerli. Bizler sizin bizlere, bu kızlarımıza olan güveninizi boşa çıkarmayacağız. İnşallah bir çalışıyorsak 2 çalışacağız ve evlatlarımızın önünü açacağız” ifadelerini kullandı.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da, “Bakanımızın varlığı yeter. Siz bizim gururumuzsunuz. Sizin de geldiğiniz süreci takip eden ve sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olarak bu kabinede bulunmanız bizler için, özellikle de hanım kardeşlerimiz, kız çocuklarımız için bir rol modelsiniz. Bunu da paylaşmak istiyorum” dedi.

Konuşmaların ardından plaket ve hediye takdimi ile program son buldu. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-turkiye-yuzyili-kadinlarin-yuzyili-olacak/feed/ 0
Emine Erdoğan: Tüm çabamız, çocuklarımızın hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/ https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:27:09 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3583

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tıpkı ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlılar yetiştirebilmek içindir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ankara’da ‘Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılışını yaparak, burada düzenlenen ‘Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Etkinliği’ne katıldı. Programda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Valisi Vasip Şahin, Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Hasan Mandal da yer aldı.

Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında, tarihsel süreçte kadınların bilimden uzak tutulduğunu belirtti. Bugün kız çocuklarının ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ sorusuna ‘mucit’, ‘astronot’, ‘uçak tasarımcısı’, ‘yazılım mühendisi’ cevaplarının verdiği bir Türkiye olduğuna işaret eden Erdoğan, “Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye Yüzyılı’nda Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit, diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan korkmadan, bugünün dünyasının ilerlemesine vicdanlı bir akılla öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlılar yetiştirebilmek içindir” dedi.

‘ALATLI, BİR ÜLKE UĞRUNA SAVAŞTI’

Alev Alatlı’nın, halktan beslenen vicdanla güçlü bir aklı birleştiren, birikimini bu topraklarda edinip yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Alev Alatlı, idrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya adamıştı kendisini. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa sevgili gençlere paha biçilmez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı. Vasiyetindeki şu sözleri yeniden paylaşmak istiyorum; ‘Unutmayın ki düz akıllı anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.’ Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘Gezegenin iyiliği yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın” diye konuştu.

BAKAN KACIR: BİLİMSEL YAYIN SAYISI 48 BİN 619’A YÜKSELDİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise Türkiye’nin son 22 yılda bilimde ve teknolojide büyük adımlar attığını dile getirdi. Bilimin kapılarının milletin her ferdine açıldığını belirten Bakan Kacır, “2002’de 40 şehrimizde 76 üniversitemiz varken, bugün 81 şehrimizde 208 üniversitemizde milyonlarca gencimizi yükseköğretimle buluşturuyoruz. Aynı dönemde ülkemizdeki bilimsel yayın sayısının 9 bin 13’ten 48 bin 619’a yükseldiğine şahitlik ediyoruz. Bilimsel üretimde sadece nicelikte değil, nitelikte de belirgin gelişmeler kaydediyoruz. Araştırmacılarımız, uluslararası ortak yayınlar içinde artık 9 kat daha fazla yer alıyor. Ar-Ge harcamalarımızı 22 yılda 10 kat artırarak 12 milyar dolara yükseltirken, patent başvuru sayımızı 414’ten 21 misline, 8 bin 663’e çıkardık. 2002’de ancak bin bilim insanı ve öğrenciyi destekleyen TÜBİTAK, geçtiğimiz yıl 57 bin bilim insanı ve öğrenciye destek verdi” ifadelerini kullandı.

‘143 BİN KADIN ARAŞTIRMACIYA 15,7 MİLYAR LİRA DESTEK VERDİK’

Türkiye’nin kadınlarının bilim ve teknolojide birçok Avrupa ülkesindeki kadınlardan daha fazla temsil edildiğini ve önemli başarılara imza attığını belirten Bakan Kacır, “Öğretim üyelerimizin yüzde 46’sını oluşturan 85 bin kadın bilim insanımız; Ar-Ge, ve inovasyon kültürümüzün gelişiminde öncü rol üstleniyor. Bugün, insansız hava araçlarında dünya lideri olmamızda, yerli ve milli otomobilimizi milletimizin hizmetine sunmamızda, Antarktika’da Türk bayrağını dalgalandırmamızda, kadınlarımız irade ve çalışkanlıklarıyla büyük pay sahibidir. Hayatın her alanında olduğu gibi bilim dünyasında da kadınlarımızın yetenek ve üretkenliklerinin önünü açıyoruz. Son 22 yılda TÜBİTAK eliyle, bilim insanlarına yönelik destek programlarımız kapsamında 143 bin kadın araştırmacıya 15,7 milyar lira destek verdik. Akademi ve kamuya yönelik programlarımızda 18 bin kadın araştırmacımızı destekledik. TEKNOFEST kuşağında da kadınların güçlü yeri, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. TEKNOFEST’i düzenlediğimiz ilk yıl sadece yüzde 17 olan kadın yarışmacı oranı, 2023’te aldığımız 407 bin başvuruyla yüzde 40’a ulaştı. 81 şehrimizdeki 125 Deneyap Teknoloji Atölyemizde 6 bin 500’den fazla kız öğrencimiz; geleceğin bilim insanı, mühendisi, astronotu olma yolunda, yenilikçi teknolojilerde eğitim görüyor” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-tum-cabamiz-cocuklarimizin-hayallerine-giden-yoldaki-engelleri-kaldirmak-icindir/feed/ 0
Emine Erdoğan: Kız çocuklarımızın hayalleri için Türkiye var https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleri-icin-turkiye-var/ https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleri-icin-turkiye-var/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:18:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3574 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımızın ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ sorusuna ‘Mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var.” dedi.

Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılışına katıldı.

Konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu bir sene bize gösterdi ki birlik ve beraberlikle aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, milletle el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah.”

Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan mucizelerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, tarihte başarılarıyla adlarından söz ettiren bilim kadınlarını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Kara deliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımızın, ‘Büyüyünce ne olacaksın?’ sorusuna, ‘Mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye Yüzyılı’nda Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit, diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”

Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduklarını belirterek, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

“Kadın varlığı, daha istikrarlı ve dirençli iş dünyasının teminatı”

Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceklerini ve çevrelerine de daha fazla ilham olacaklarını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlılar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”

“Alev Alatlı, kaleminin keskinliğiyle bir ülke uğruna savaştı”

Emine Erdoğan, yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.

Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini anımsatan Emine Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesine şükranlarını iletti.

Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisi’ni ve Antarktika haritasını hediye etti.

Daha sonra Emine Erdoğan, katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 En İyi Girişimci Ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.

Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.

Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın uzay yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.

Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi

Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.

Emine Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Vasip Şahin ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezindeki TEKNOFEST, uzay, havacılık ve astronomi, teknoloji, matematik, tasarım, doğa bilimleri atölyelerini gezerek bilgi aldı.

Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi.

Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak sevgilerini gösterdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleri-icin-turkiye-var/feed/ 0
Emine Erdoğan, Altındağ’da Yazar Alev Alatlı’nın adı verilen bilim merkezinin açılışını yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:09:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3565 Emine Erdoğan, Altındağ’da Yazar Alev Alatlı’nın adı verilen bilim merkezinin açılışını yaptı

“Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi cevaplarını verdiği bir Türkiye var”

“İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna ‘mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen, Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış programına katıldı.

Buradaki konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, “Bu bir sene bize gösterdi ki, birlik ve beraberlik ile aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen, bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, millet ile el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için, elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah.” ifadelerini kullandı.

Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan mucizelerle dolu, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, tarihte başarıları ile adlarından söz ettiren bilim kadınlarını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Karadeliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız, ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna, ‘mucit, astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye yüzyılında, Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”

Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda, kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduğunu aktararak, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

– “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum”

Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceğini ve çevresine de daha fazla ilham olacağını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda, kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlı’lar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip, yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”

– “Alev Alatlı kaleminin keskinliğiyle, bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı”

Emine Erdoğan, Yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde, duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.

Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini anımsatan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

– “Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur”

Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yarını beklemeden, bugün ve hemen şimdi Türkiye’nin kızlarının bilimde ve teknolojide engel tanımayan çabalarının, sınırları aşan hayallerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonumuzun bilimsel çalışmalara sunacağı çok kıymetli katkıların ötesinde,

en büyük ve en değerli etkisi ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası uzay istasyonundaki Türk astronotun üzerinde gören gençlerimize ve çocuklarımıza kazandırdığı özgüvendir. Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur. Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize gençlerimizle ulaşacak, geleceğin Türkiye’sini TEKNOFEST kuşağıyla inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesi’ne şükranlarını iletti.

Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisini ve Antarktika haritasını hediye etti.

Daha sonra Emine Erdoğan katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 en iyi girişimci ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.

Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.

Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın Uzay Yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.

– Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi

Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.

Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Ankara Valisi Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezi içerisindeki TEKNOFEST, Uzay, Havacılık ve Astronomi, Teknoloji, Matematik, Tasarım, Doğa Bilimleri atölyelerini gezerek, bilgi aldı.

Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi. Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak, sevgilerini gösterdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-altindagda-yazar-alev-alatlinin-adi-verilen-bilim-merkezinin-acilisini-yapti/feed/ 0
Emine Erdoğan: Kız çocuklarımızın hayalleriyle gurur duyuyorum https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleriyle-gurur-duyuyorum/ https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleriyle-gurur-duyuyorum/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:00:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3559 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna ‘astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Altındağ Belediyesi ve TÜBİTAK tarafından 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen, Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Etkinliği ve Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış programına katıldı.

Buradaki konuşmasına 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileyerek başlayan Emine Erdoğan, “Bu bir sene bize gösterdi ki, birlik ve beraberlik ile aşılamayacak zorluk yoktur. Asrın felaketi olarak değerlendirilen, bu büyük yıkım karşısında milletimiz, asrın dayanışmasını gösterdi. Bugün de devlet kurumlarımız, millet ile el ele yaralarımızı sarıyor, şehirlerimizi yeniden imar ediyor. Bir daha böyle bir felaket yaşamamak için, elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.

Kainatın, aklın sınırlarını zorlayan, keşfedilmeyi bekleyen “gizli bir hazine” olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, bilimin ise kendini, insanı, tabiatı, yaratılan mahlukatı anlamak ve anlamlandırmak üzere çıkılmış “bitmek bilmez bir merak yolculuğu” olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, tarihte başarıları ile adlarından söz ettiren bilim kadınlarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Karadeliğin ilk fotoğrafını çeken, pilsiz çalışan kalp pili üreten, kansere alternatif tedavi yöntemleri geliştiren Türk bilim kadınları, tüm dünyaya ilham olmaktadır. Bugün gururla ifade ediyorum ki kız çocuklarımız, ‘büyüyünce ne olacaksın’ sorusuna, ‘astronot, uçak tasarımcısı, yazılım mühendisi’ cevaplarını verdiği bir Türkiye var. Milli ve manevi değerlerinden beslenerek, ilmini, ülkesinin ve insanlığın yararına kullanmaya gönüllü, vicdanı da zekası gibi güçlü bir TEKNOFEST gençliğimiz var. Türkiye yüzyılında, Mevlana’nın pergel benzetmesindeki gibi genç kızlarımızın bir ayağı Türkiye’ye sabit diğer ayağı ise sınır çizilmemiş ufuklara seyahat eden mütefekkirler olmalarını diliyorum.”

Emine Erdoğan, dünya genelindeki araştırmalarda, kadınların, doğal kaynakları korumak ve nesiller arası adaleti sağlama konularında daha hassas olduğunu aktararak, “İnanıyorum ki kadın eli değen, kadın yüreğiyle beslenen her alan gibi bilim ve teknoloji alanında da kadın varlığı artıkça vicdan ve sorumluluk duygusu aynı oranda artacak ve yıkıcılık yerini inşa ve ihya etmeye bırakacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

“Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum”

Kadınların, dünyayı çok yönlü algılama yetenekleri sayesinde farklı alanlar arasında başarıyla geçiş yapabildiklerini gözlemlediğini ve uyum yeteneklerine güvendiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Tüm sektörlerdeki kadın varlığının, daha istikrarlı ve dirençli bir iş dünyasının teminatı olduğunu düşünüyorum” dedi.

Genç kızların, bilim ile hayat arasındaki bağı keşfettikçe bu alanı daha çok benimseyeceğini ve çevresine de daha fazla ilham olacağını vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bilim dünyasında, kadınları ve kız çocuklarını daha yakından ilgilendiren sorunlarda, kapsayıcı ve derinlemesine yaklaşımı yine onlar yaygınlaştıracaklar. 2003’ten bugüne ara vermeden hayata geçirdiğim eğitimde fırsat eşitliği projeleri de tam da bu yüzden kız çocuklarımızın eşit imkanlar sağlandığında ortaya koyacakları potansiyellerine olan inancımdan doğmuştur. Tüm çabamız, çocuklarımızın elinden tutarak, hayallerine giden yoldaki engelleri kaldırmak içindir. Tarihimizden aldıkları ilmi mirastan kopmadan bugünün dünyasının ilerlemelerine vicdanlı bir akıl ile öncülük etmelerini sağlamak içindir. Tıpkı, bu merkezin adını aldığı, ülkemizin en önemli değerlerinden birisi olan Alev Alatlı’lar yetiştirebilmek içindir. Kendisi haktan beslenen bir vicdan ile güçlü bir aklı birleştirmiş, birikimini bu topraklardan edinip, yine bu topraklara ekmiş çok kıymetli bir dava insanıydı.”

“Alev Alatlı kaleminin keskinliğiyle, bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı”

Emine Erdoğan, Yazar Alatlı’nın irfanın, bilginin ötesinde, duyarlılık ve halden anlama hassasiyetlerinden geçtiğini savunduğuna dikkati çekerek, “İdrakimize vurulan zincirleri kırmaya, bizi bizden ayıran, özümüze ve medeniyetimize yabancılaştıran bütün duvarları yıkmaya kendisini adamıştı. Kaleminin keskinliğiyle bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir ülke uğruna savaştı. Ardında ise bilhassa size sevgili gençler, paha biçilemez bir fikir ve düşünce mirası bıraktı.” diye konuştu.

Alatlı’nın vasiyetindeki, “Unutmayın ki düz akılla anlaşılmaz, pergele, cetvele gelmez, kendine has bir kimliği vardır Türkiye’nin.” sözlerini hatırlatan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizlerin, onun ifadesiyle, ‘gezegenin iyiliği için yaşatılması elzem bir medeniyetin son temsilcileri’ olduğumuzu aklınızdan çıkarmayın. Her birinizin kıymetli, münevver, mütefekkir ve kalbi vatan sevgisiyle çarpan hocamız gibi yeni yollar açan öncü bir kadın olmanızı ve ardınızda insanlığı daha iyiye sevk eden eserler bırakmanızı temenni ediyorum. Bu vesileyle Sayın Alatlı’ya bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

“Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur”

Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yarını beklemeden, bugün ve hemen şimdi Türkiye’nin kızlarının bilimde ve teknolojide engel tanımayan çabalarının, sınırları aşan hayallerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonumuzun bilimsel çalışmalara sunacağı çok kıymetli katkıların ötesinde, en büyük ve en değerli etkisi ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası uzay istasyonundaki Türk astronotun üzerinde gören gençlerimize ve çocuklarımıza kazandırdığı özgüvendir. Artık Türk çocuklarının ‘bunları ancak başka milletler yapabilir’ diyerek kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal yoktur. Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize gençlerimizle ulaşacak, geleceğin Türkiye’sini TEKNOFEST kuşağıyla inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Altındağ Belediyesi’ne şükranlarını iletti.

Konuşmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Emine Erdoğan’a TÜBİTAK’ın Kutup Bilimleri Ansiklopedisini ve Antarktika haritasını hediye etti.

Daha sonra Emine Erdoğan katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programda başarılarıyla adlarından söz ettiren Takeoff’23 en iyi girişimci ödülü sahibi, görme engelli Zülal Tannur ve 2022 TÜBİTAK Teşvik Ödülü ve 2023 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Çevik de başarı hikayelerini anlattı.

Altındağ Belediye Başkanı Asım Balcı da bilimde kadınların önemini vurgulayarak, bilim merkezine ilişkin bilgi verdi.

Programda ayrıca Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları etkinliği, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi ve Alper Gezeravcı’nın Uzay Yolculuğuna ilişkin tanıtım filmleri gösterildi.

Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’ni gezdi

Programın ardından Emine Erdoğan, Altındağ Alev Alatlı Bilim Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti.

Erdoğan, Bakan Kacır, Ankara Valisi Ankara Valisi Şahin, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, ve Altındağ Belediye Başkanı Balcı ile 1980 metrekarelik kapalı alana sahip bilim merkezi içerisindeki TEKNOFEST, Uzay, Havacılık ve Astronomi, Teknoloji, Matematik, Tasarım, Doğa Bilimleri atölyelerini gezerek, bilgi aldı.

Atölyelerde proje çalışmaları yürüten öğrencilerle tek tek sohbet eden ve yaptıkları çalışmaları inceleyen Emine Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi. Öğrenciler de Emine Erdoğan’a sarılarak, sevgilerini gösterdi. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/emine-erdogan-kiz-cocuklarimizin-hayalleriyle-gurur-duyuyorum/feed/ 0
Türkiye’nin ilk uzay yolcusu SpaceX aracıyla fırlatıldı https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-ilk-uzay-yolcusu-spacex-araciyla-firlatildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-ilk-uzay-yolcusu-spacex-araciyla-firlatildi/#respond Fri, 19 Jan 2024 09:15:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2538 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Bugünü hiç unutmayacağız. Türkiye’nin artık bilimde, uzay teknolojisinde, sanayide ve diğer alanlarda nasıl ilerlediğini hep beraber görüyoruz. Türkiye Yüzyılı bilimin de yüzyılı olacak inşallah. Bu yüzyıl çocuklarımızın, gençlerimizin omuzunda yükselecek.” dedi.

Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın da içinde bulunduğu SpaceX’e ait uzay aracı, ABD yerel saatiyle 16.49’da (TSİ 00.49) NASA’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden başarıyla fırlatıldı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gezeravcı’nın uzay yolculuğunu vatandaşlarla birlikte Bursa’daki Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) takip etti.

Tarihi ana tanıklık eden Bakan Tunç ve beraberindekiler, uzay aracının fırlatılmasını ve başarılı bir şekilde yol almasını kurulan dev ekranda izledi.

Bakan Tunç, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında Türkiye’nin uzay yolculuğuna çıkan Alper Gezeravcı’nın uzaya gidişini Bursa’da vatandaşlarla beraber izlediğini söyledi.

Türkiye için çok büyük bir an olduğunu aktaran Tunç, “Bugünü hiç unutmayacağız. Türkiye’nin artık bilimde, uzay teknolojisinde, sanayide ve diğer alanlarda nasıl ilerlediğini hep beraber görüyoruz. Türkiye Yüzyılı bilimin de yüzyılı olacak inşallah. Bu yüzyıl çocuklarımızın, gençlerimizin omuzunda yükselecek.” dedi.

GUHEM’in Bursa’nın ve Türkiye’nin bilim yolculuğunda kazandırılan çok önemli bir eser olduğunu ifade eden Tunç, GUHEM’e ilk kez geldiğini ve gurur duyduğunu belirterek buranın Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçen herkese çok teşekkür etti.

“Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak”

Bakan Tunç, Alper Gezeravcı’nın uzayda 13 deney yapacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Gezeravcı 14 gün sonra inşallah aramıza dönecek. Türkiye’de onu coşkuyla karşılayacağız ve orada yaptığı deneyleri milletimize anlatacak. Bu ilk olacak ama bundan sonrası artık peşi sıra gelecek. Özellikle uzay teknolojisi alanında çok sayıda bilim insanı ülkemizden yetişecek. Bunu hep beraber göreceğiz. Bugün bu bir başlangıç. Türkiye’nin uzayda kendi ürettiği uyduları var. Haberleşme uyduları var ve sürekli geliştirdiği uyduları var. Savunma sanayi teknolojisinde belli bir noktaya geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun gösterdiği hedefte hiç durmadan ilerlemeye devam ediyoruz. İşte bugün de bunun en güzel örneğini gördük. Alper’e hayırlı yolculuklar diliyoruz. 14 gün sonra aramıza inşallah sağ salim gelmesine ve orada gördüklerini, yaşadıklarını, yaptığı deneyleri anlatmasını bekliyoruz. Nice uzay yolculukları inşallah. Türkiye Yüzyılı inşallah bilimin yüzyılı olacak, teknolojinin yüzyılı olacak. Gençlerin ve çocukların yüzyılı olacak. Ben tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Ülkemizin daha nice başarılara adım atmasını Cenabıallah’tan niyaz ediyorum.”

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş da bugün Türkiye olarak bir gurur yaşadıklarını vurgulayarak, “Allah kısmet ederse kardeşimiz 14 gün sonra tekrar aramıza katılacak ve orada yaşadıklarını bize anlatacak. Bugün bu noktaya gelmemizde Sayın Cumhurbaşkanımızın çok büyük katkıları var. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bakanlarımıza, milletimize şükranlarımızı arz ediyoruz. Kendimize güvenmemiz lazım. Çok büyük bir şey başardık. Ülkemizin bundan sonra daha güzel şeyleri yapacağın yürekten inanıyorum.” diye konuştu.

Bakan Tunç’a, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş ve AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan eşlik etti.

Bakan Tunç, canlı yayın öncesi GUHEM’i gezerek merkezdeki interaktif düzenekleri inceledi, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Bu arada GUHEM’in Gezeravcı’nın uzay yolculuğuyla ilgili Youtube üzerinden yaptığı canlı yayını 300 bin kişi izledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiyenin-ilk-uzay-yolcusu-spacex-araciyla-firlatildi/feed/ 0