Ahlat Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda Ahlat Saadet Ayber Özel Eğitim Uygulama Okulu öğretmenlerinden Işıl Burçak Yılmaz tarafından günün anlam ve önemini anlatan bir konuşma yapıldı. Daha sonra kürsüye çıkan Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, toplumun çok önemli bir kesimini oluşturan engelli bireylerin haklarını, ihtiyaçlarını ve toplumdaki yerlerini bir kez daha hatırlamak için bir araya geldiklerini söyledi. Bingöl, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü, hepimize engelli bireylerin karşılaştığı zorlukları anlamak, bu zorlukların aşılması için çözüm yolları üretmek ve herkes için eşit bir yaşam alanı oluşturmanın önemini hatırlatır. Engelli olmak, asla bir eksiklik değil; toplumsal dayanışma, sevgi ve destekle üstesinden gelebileceğimiz bir farklılıktır. Bu anlamda, engelli bireylerin topluma tam ve eşit katılımını sağlamak, yalnızca onların değil, hepimizin sorumluluğudur. Çünkü her birey, eşit haklara sahip olduğu bir toplumda, kendini değerli hissederek yaşamayı hak eder. Kaymakamlık olarak, ilçemizde engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Fiziksel, sosyal ve ekonomik alanlarda engelleri kaldırmak, onların yaşam standartlarını yükseltmek ve toplumumuzun birer parçası olarak aktif roller almalarını sağlamak için çalışıyoruz. Engellerin, ancak birlikte hareket ederek aşılabileceğini unutmamalıyız. Bu yüzden, siz kıymetli hemşehrilerimizin duyarlılığı ve desteği de büyük önem taşıyor. Unutmayalım ki, empatiyle yaklaştığımızda ve dayanışma içinde olduğumuzda, toplumsal birlikteliğimiz daha da güçlenecektir. Bu vesileyle, engelli bireylerimizin haklarını savunan, onların yaşam şartlarını iyileştirmek için çaba gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarımıza, eğitimcilerimize ve gönüllülerimize de yürekten teşekkür ediyorum. Hep birlikte daha engelsiz bir dünya kurabileceğimiz inancıyla, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutluyor; sağlıklı, mutlu ve engelsiz bir yaşam diliyorum” dedi.
Konuşmalar sonrasında program özel eğitim öğrencileri tarafından hazırlanan “farklılıklarım ile mutluyum” müzikali, “farecik” adlı ront gösterisi, müzik, şiir okunması, şarkılar ve tiyatro gösterisiyle sürdü. Program 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere protokol tarafından ödüllerinin verilmesiyle birlikte sona erdi.
Programa Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Vefa Akdoğan, kurum amirleri, engelli bireyler ve aileleri katıldı. – BİTLİS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSTİKLAL MARŞI’NI DUYUNCA SAYGI DURUŞUNA GEÇTİ
Bingöl Şehit Er Özkan Dumlu İlkokulu 3’üncü Sınıf Öğrencisi Yiğit Eymen Kera, ekmek aldıktan sonra evine döndüğü sırada bir okulda okunan İstiklal Marşı’nı duyunca, saygı duruşuna geçti. Yiğit Eymen’in o anları, çevredekiler tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

EMNİYET MÜDÜRÜ, BİLGİSAYAR VE TÜRK BAYRAĞI HEDİYE ETTİ
Görüntüleri izleyen İl Emniyet Müdürü Şükrü Orhan, Kera ailesini ziyaret etti. Orhan, Yiğit Eymen’e bilgisayar ve Türk bayrağı hediye etti. Yiğit Eymen Kera, İl Emniyet Müdürü Orhan’a teşekkür ederek, “Ekmeğimi almış gidiyordum. Okulda İstiklal Marşı’nın okunduğunu duyunca yolda bekledim ve İstiklal Marşı’nı okudum” dedi.
“GÖĞSÜMÜZÜ KABARTTI”
Görüntüleri izlediğinde gururlandığını belirten İl Emniyet Müdürü Orhan, “İstiklal Marşı okunurken Yiğit’in yanından geçen insanlar da vardı. Milli ve manevi değerlerinin bu kadar farkında ve buna tepki gösteren böyle bir evladı görmek göğsümüzü kabarttı. Hemen ona sarılmak, ailesini tebrik etmek istedik. Böyle bir bilinçle ve terbiye ile yetiştirilen evladımız geleceğimizi emanet edeceğimiz güzel gençlerden. Maşallah, Allah nazarlardan saklasın. İnşallah karakteri böyle devam eder. Büyüdüğünde de kendisi gibi milli ve manevi değerlerinin bilincinde, ahlaklı ve güzel nesiller yetiştirsin” diye konuştu.

DEDESİ, PKK’NIN SALDIRISINDA ŞEHİT DÜŞMÜŞ
Anne Hasret Kera ise oğlunun milli değerlere bağlılığından gurur duyduklarını ifade ederek, Yiğit Eymen’in dedesi Nihat ve dedesinin babası Yusuf Kebude’nin, 1993 yılında Bingöl’ün Çavuşlar köyünde PKK’lı teröristler tarafından düzenlenen saldırıda şehit düştüğünü söyledi.
MAKAM ARACIYLA OKULUNA GÖTÜRDÜ
Ziyaretin ardından İl Emniyet Müdürü Orhan, Yiğit Eymen’i makam aracıyla Şehit Er Özkan Dumlu İlkokulu’na götürüp, sınıfında ona Türk bayrağı hediye etti. Yiğit Eymen, arkadaşlarıyla birlikte saygı duruşunda bulunduğu anları izledi. İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Özel de Yiğit Eymen’i sınıfında tebrik etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan İdil Bilgen’in yarışmadan bir hafta önce Bingöl’e tayin olduğu öğrenildi.
2024 Türkiye Güzeli’nin, Sağlık Bakanlığı’nın 118’inci Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurasında, Bingöl’ün Yayladere İlçesi Toplum Sağlığı Merkezi’nde görev yapacaği belirtildi.
“ONKOLOJİDE UZMANLAŞACAĞIM”
Annesi Ayşe Bilgen’i meme kanseri nedeniyle 2018 yılında kaybettiğini belirten İdil Bilgen, yarışmada aldığı birinciliğin kariyerini etkilemeyeceğini ifade ederek; “Tıp eğitimimi bitirdim. Şimdi onkoloji üzerinde uzmanlaşacağım” demişti.
TAKİPÇİ SAYISI ARTIYOR
Geçtiğimiz hafta çarşamba günü düzenlenen 2024 Miss Turkey’de güzellik tacını takan İdil Bilgen’in birinciliği büyük yankı uyandırmıştı. Günlerdir konuşulan Bilgen’in takipçi sayısı sosyal medyada 22 bini aştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bingöl Üniversitesi (BÜ) Enerji, Çevre, Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram’ın yürütücülüğünde kent merkezinin zemininin jeofizik ve jeolojik yöntemlerle araştırılması için proje hazırlandı.
“Doğu Anadolu Fay Zonu Üzerindeki Bingöl Sismik Boşluğu’nun Fay Yapısı ile Bingöl İli Merkez İlçesinin Yerel Zemin Etkilerinin Araştırılarak Sahaya Özel Sismik Tehlike Analizinin Yapılması” isimli proje, TÜBİTAK’tan 2022 yılında destek aldı.
Erzurum Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ve Munzur Üniversitesindeki uzmanların da desteğiyle yürütülen proje kapsamında, kent merkezindeki alanların yüzde 70’inin zemin analizi tamamlandı, geriye kalan alanların analizi de yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek.
Ayrıca, merkezin koordinatörlüğünde Bingöl Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Dr. Ömer Faruk Nemutlu İstanbul Teknik Üniversitesi’nde, Dr. Sadık Varolgüneş de Dicle Üniversitesi’nde Bingöl’deki riskli yapıları belirlemek amacıyla doktora tezleri hazırladı.
Bu tezlerde de İçişleri Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uyguladığı metotlar kullanılarak, riskli yapıları tespit etmek amacıyla 1500’ü aşkın yapı incelendi.
Fay haritaları hazırlanıyor
Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram, AA muhabirine, Bingöl’ün depremler üreteceği konusunda haberler çıktığını, bunun doğru olduğunu belirterek, ancak yaşanacak olası depremde Bingöl’ün tamamen zarar görecek gibi düşünülmesinin doğru olmadığını söyledi.
Bunun tespitinin ancak bilimsel verilerle ve mühendislik çalışmalarıyla mümkün olduğunu vurgulayan Akbayram, TÜBİTAK’ın deprem konusundaki araştırmalara destek vereceğini açıklaması üzerine proje hazırladıklarını belirtti.
Akbayram, şöyle konuştu:
“Bingöl’ün merkez ilçesinin zemininin depremlerde nasıl davranacağını anlamamız gerekiyordu. Bunun için jeofizik ve jeoloji araştırmaları ağırlıklı bir proje hazırladık. Projede, Bingöl çevresindeki fayların yapılarını, jeolojik ve jeomorfolojik olarak haritalıyoruz. Neden bunu yapıyoruz çünkü Bingöl’ün zarar görebilirliğini arttıracak şeylerden biri faylarda oluşabilecek deprem büyüklükleridir. İleride gerçekleşebilecek olası depremlerin büyüklüklerini doğru tahmin edebilmek için fayların doğru haritalanması gerekiyor. Her ne kadar Bingöl’ün iyi fay haritaları, MTA tarafından yapılmış olsa da bu fay haritaları revizyona muhtaç. Bu revizyonu yapıyoruz. Bu, o çalışmaların kötü olduğunu göstermiyor bu arada. Sadece bizimkisi daha ayrıntılı bir çalışma.”
Proje kapsamında ayrıca kent merkezinin zeminini 250 ve 500 metrede bir, çeşitli jeofizik ölçümlerle araştırdıklarını anlatan Akbayram, bu sayede depremler esnasında kentteki zeminin nasıl davranacağını öğreneceklerini söyledi.
Hazırlanan doktora tezlerine de değinen Akbayram, şöyle devam etti:
“Bu doktora tezlerinde il merkezindeki 1500’den fazla binanın, sokak taraması metotlarıyla kalitesi araştırıldı. Bu 1500 bina kent merkezindeki toplam 7 bin 500 binanın yapı tiplerini temsil edecek şekilde seçildi. Bunlardaki zayıflıklar belirlendi. Mevcut yer, bilimsel zemin dinamik verileriyle birleştiğinde Bingöl’de olası depremlerde hasar alabilecek alanları tespit ettik. Araştırılan 1500’ü aşkın yapıdan yaklaşık 500’ünün, yapı kalitesinin ya da zemininin kötü olması gibi nedenlerle riskli olduğu tespit edildi. Yani ne kadar binanın yıkılabileceğini, maalesef ne kadar insanın eğer dönüşüm yapılmazsa zarar görebileceğini biliyor durumdayız. Tabi hata payları var ama bu rakamlar bizim elimizde.”
Hazırlanacak rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak
Akbayram, bundan sonra eldeki bütün bu verileri bir araya getirip, bunların ışığında kentsel dönüşüme yönelik yeni imar planlarının hazırlanmasının gerektiğini kaydetti.
Projelerinin çeşitli ulusal ve uluslararası hakemlik süreçlerinden geçtiğini anlatan Akbayram, şunları aktardı:
“Proje tamamlandığında, doktora tezleriyle bir rapor hazırlanacak ve bu rapor ilgili kurumlarla paylaşılacak. Bunların Türkiye’de örneği çok az. Küçük alanlarda yapılmış çalışmalar var. Bu çalışmaların deprem üretebilecek aktif faylara yakın bütün şehirlerde yapılması gerekiyor. Örneğin Bingöl’de olabilecek bir deprem aynı Kahramanmaraş merkezli depremlerde olduğu gibi çevre illeri de etkileyecektir.”
]]>Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, İl Jandarma Komutanı Bilgihan Yeşilyurt ve İl Emniyet Müdürü Şükrü Orhan’ın da katılımı ile ‘Genel Güvenlik ve Asayiş’ konulu basın açıklaması düzenledi. Valilik binasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Usta, vatandaşların huzur ve güven içerisinde yaşaması amacıyla her türlü suç ve suç örgütüne karşı çalışmaların devam ettiğini söyledi. Farklı tarihlerde meydana gelen ve birbiriyle bağlantılı olduğu düşünülen silahlı saldırılara ilişkin açıklama yapan Vali Usta, “İlimizde 17 Ocak 2024 tarihinde bir şahsın silahla yaralanması ve aynı tarihte meydana gelen iş yeri kurşunlama ve araç kurşunlama, 20 Ocak 2024 tarihinde iş yeri kurşunlama, 7 Şubat 2024 ve 17 Şubat 2024 tarihlerinde 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, 12 Şubat 2024 tarihinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı tehdit olaylarının meydana gelmesi sonrasında Bingöl Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince ayrıntılı inceleme başlatılmıştır. Söz konusu olaylar, 29 Ağustos 2023’te meydana gelen 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, 31 Ağustos 2023 tarihinde genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve mala zarar verme, 27 Eylül 2023 tarihinde genel güvenliği kasten tehlikeye sokma olayları ile birlikte değerlendirilmiştir. 2024 yılında meydana gelen olaylar 2023 yılındaki olaylarla birleştirildiğinde birbirleriyle bağlantılı ve olaylara karışan şahısların birlikte hareket ettiği değerlendirilmiştir. Konu ile ilgili yapılan ön çalışmalar neticesinde olayların kalabalık gruplar arasında gerçekleştiği, olay yerinde çok sayıda boş kovan ve isabetin söz konusu olduğu, olayla bağlantısı olmayan kişilerin de araç ve iş yerlerinde zarar oluştuğu tespit edilmiştir” diye konuştu.
Özel ekip kuruldu, 650 saatlik kamera görüntüsü incelendi
Olaylara ilişkin özel ekip kurulduğunu vurgulayan Vali Usta, “Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde yapılan toplantı sonucunda oluşturulan plan kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğünce konunun çok yönlü araştırılması amacıyla özel bir ekip kurulmuştur. Bununla birlikte meydana gelen olaylarda vatandaşlarımızın huzur ve güvenini sarsacak eylemlerin tekrar gerçekleşmemesi amacıyla il merkezinde planlı asayiş uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Saha çalışmaları ve teknik imkanlardan faydalanılarak yürütülen çalışmalarda yaklaşık 650 saatlik kamera görüntüsü incelenmiş, olaylarda tabanca, tüfek ve otomatik silah kullanıldığı görülmüştür. Soruşturma aşamasında şüpheli şahısların öncelikle olaylarda kullanmış oldukları araçların plakaları tespit edilmiş, sonrasında kimlik ve adres tespitleri yapılmıştır” şeklinde konuştu.
Silahlar ele geçirildi, 12 şüpheli şahıs hakkında işlem başlatıldı
Yapılan operasyonlara ilişkin de bilgi veren Vali Usta, “Olaya karışan şahısların araç, iş yeri ve adreslerine yönelik yapılan eş zamanlı operasyonlar ve dosya kapsamında il merkezinde yapılan asayiş uygulamalarında 1 adet Kaleşnikof ismiyle tabir edilen AK-47 uzun namlulu tüfek, AK-47 uzun namlulu tüfeğe ait 2 adet şarjör, 1 adet hücum yeleği, 98 adet 7.62 milimetre çapında fişek, 3 adet 9 milimetre ruhsatsız tabanca, 1 adet 7.65 milimetre ruhsatsız tabanca, 5 adet tabanca şarjörü, 80 adet 9 milimetre fişek, 7 adet 7.65 milimetre fişek, 2 adet av tüfeği, 18,5 gram narkotik madde, 1 adet özel üretim bıçak, 8 adet cep telefonu ele geçirilmiş olup, toplam 12 şüpheli şahıs hakkında işlem başlatılmıştır. Soruşturma çok yönlü devam etmektedir. Bingöl Valiliği olarak emniyet ve jandarma kolluk kuvvetlerimizle halkımızın huzur ve güvenliği için suç ve suçlularla mücadelemiz aynı azim ve kararlılıkla devam edecektir. İlimizde bu şekilde organize suç örgütü niteliği taşıyan mafyavari yapılanmalara kesinlikle müsaade etmeyeceğimizi kararlılıkla ifade ediyoruz” dedi. – BİNGÖL
]]>Dicle Üniversitesi (DÜ) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kavak, AA muhabirine, deprem gerçeğinin çok iyi bilinmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu söyledi.
Gelecek süreçte de özellikle fay hatlarının sıkışması sonucu oluşacak kırılmaların sonunda da depremlerin meydana geleceğini ifade eden Kavak, Doğu Anadolu Fay Hattı başta olmak üzere özellikle Bingöl ve çevresinin enerjinin biriktiği alanlar arasında bulunduğunu aktardı.
“Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor”
Kavak, “Önümüzdeki süreçte Hakkari’de depremler gerçekleşecektir. Kahramanmaraş ve Malatya’dan Bingöl’e doğru bir enerji transferi gerçekleşti. Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor.” dedi.
Depremin ne zaman ve ne şekilde olacağının tespit edilemeyeceğini ancak sıkışmalar olduğunu ve enerji transferi gerçekleştiğinin belirlendiğini dile getiren Kavak, burada da depremin gerçekleştiği yerden çok yansımalarının önem kazandığına işaret etti.
Kavak, depreme dayanıklı yapılar ve uygun teknikte yerleşim yerlerinin yapılması gerektiğine dikkati çekerek, bu sayede yaşanacak depremlerin etkisinin de daha hafif hissedileceğini belirtti.
Doğu ve Güneydoğu’nun sürekli depremlere maruz kalınan bir alan olduğunu ifade eden Kavak, “Afetler insanı öldürmez, insanları öldüren kötü yapılan binalardır. Eğer önlemimizi alırsak, binaları uygun teknikte yaparsak, yapıların etkilenmesi minimuma düşecek, 8 veya 9 büyüklüğündeki depreme maruz kalındığı takdirde bile etkileşim minimum düzeyde olacaktır. Her dakika, her saniye depreme hazır olmamız lazım.” diye konuştu.
“Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası”
Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy da merkezi Sivrice ilçesi olan 24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin, Doğu Anadolu Fay Zonu’nda esas aktivitenin başladığının ilk belirtisi olduğunu ifade etti.
Sonrasında 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığına işaret eden Aksoy, bu depremlerden sonra başlayan artçıların sayısının 40 bine ulaştığını aktardı.
Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Bingöl’ün Karlıova ilçesi yakınlarında birleştiğini vurgulayan Aksoy, Gürün, Darende, Malatya’nın Pütürge ilçesi çevresinde, Yeşilyurt bölgesinde ikinci olarak da Kahramanmaraş Göksun’dan Adana’ya doğru inen Doğu Anadolu Fay Zonu’nda, 6 Şubat 2023’teki depremlere bağlı olarak çok sayıda artçı deprem yaşandığını dile getirdi.
Aksoy, bu fay zonunun güney kolunun devamında Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman Çelikhan civarlarında ve Malatya ile Adıyaman’ın Sincik ilçesi arasında meydana gelen artçı sarsıntıların da bir süre daha kendini hissettireceğini söyledi.
Doğu Anadolu Fay Zonu’ndaki Elazığ’ın kuzey doğusu olan Palu’dan sonra Bingöl’e kadar olan bölümde kırılmayan bir bölüm olduğunu, bunun da risk taşıdığını öngördüklerini dile getiren Aksoy, şunları kaydetti:
“Faylar üzerlerinde yeterli enerji birikip kırıldıkları zaman deprem üretiyorlar. Bunlara fayların deprem tekrarlanma aralığı deniyor ama üzerinde çalışma yapılmayan faylarda bu deprem tekrarlanma aralığını bilemiyoruz. Kaç yılda bir deprem üretir, hangi büyüklükte deprem üretir, bunun hakkında fikir yürütmek mümkün olmuyor.”
Aksoy, Bingöl Karlıova’da hem Kuzey Anadolu Fay Zonu hem de Doğu Anadolu Fay Zonu’ndan kaynaklanan deprem riskinin daha fazla olduğunu belirterek, şöyle dedi:
” İki fay zonu arasında kalınması Tunceli ve Bingöl’ü daha riskli hale getiriyor. Dolayısıyla iki fay zonundan kaynaklanan risklerin bir süre daha devam edeceğini öngörebiliriz. Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası. Çünkü uzun zamandan beri deprem üretmemiş, bu da bize yakın gelecekte deprem üretme potansiyelinin varlığını gösteriyor. Bölge için risk oluşturan bir diğer fay segmenti Yedisu. Kuzey Anadolu Fay Zonu, 1939’da Erzincan depreminde Erzincan’dan başlayıp batıya doğru kırıldı. 1992’de meydana gelen depremde de Erzincan’dan Yedisu’ya kadar olan bölüm kırıldı. Dolayısıyla Yedisu segmenti diye adlandırılan bölüm üzerinde uzun zamandır ki; o bölge için 230 yıl kadar bir deprem tekrarlanma aralığı belirlenmişti, bu aşıldığından dolayı bu fay segmentinin de risk taşıdığını söyleyebiliriz.”
]]>