Bizi – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Wed, 10 Jul 2024 21:42:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: Bu seçimde alacağımız sonuç bizi 2028 seçimlerine taşıyacak https://www.kanal7haber.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-bu-secimde-alacagimiz-sonuc-bizi-2028-secimlerine-tasiyacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-bu-secimde-alacagimiz-sonuc-bizi-2028-secimlerine-tasiyacak/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:42:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9415 Düzce’de partililerle bir araya gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Bu seçimde alacağımız sonuç ve ortaya koyacağımız muazzam çıkış bizi 2028 seçimlerine taşıyacak. 2028’de Yeniden Refah’ın iktidarına yol açacak” dedi.

Düzce’de temaslarda bulunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partililerle bir araya geldi. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Fatih Erbakan, “Bu seçimde bizim Düzce Belediyesini alma ihtimalimiz, 1994’te İstanbul’u, hatta Ankara’yı alma ihtimalimizden çok daha yüksek. 1994’de Refah Partisi’ni yüzde 9 gösteriyorlardı. Yüzde 9 ile 5. parti gözüken bir Refah Partisi, yüzde 27 oy alarak Ankara’da birinci parti oldu. Gözlerine, kulaklarına inanamadılar. 1994’te Ankara’yı alabildiysek, 2024’te Düzce’yi alabilmemiz çok daha kolaydır. Buna inanmamız gerekiyor. İnançla, azimle, gayretle önce kendimiz inanarak çalışmamız gerekiyor. Belediyeyi alamasak da biz kazanmış olacağız. Neden? Çünkü ihlas ve samimiyetten dolayı. Bizim niyetimizi Cenab-ı Allah biliyor. İbadet aşkıyla bu çalışmayı yaptığımız için biz belediyeyi alamasak da kazanmış olacağız. İnşallah belediyeyi almamız da kuvvetli ihtimaldir” dedi.

14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi öncesi yapılan anketlere değinen Erbakan, “Bizi 14 Mayıs öncesi anketler yüzde 1 gösteriyordu. Yaklaşık yüzde 3 oy aldık. Şimdi yüzde 6-7 gösteriyorlar, aynı oranla çarparsanız seçimde yüzde 20 alacağımızın bir göstergesidir. İnşallah Cenab-ı Allah en büyük muafiyetleri, zaferleri nasip etsin” diye konuştu.

“Bu seçimde alacağımız sonuç ve ortaya koyacağımız muazzam çıkış bizi 2028 seçimlerine taşıyacak”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu seçimde alacağımız sonuç ve ortaya koyacağımız muazzam çıkış bizi 2028 seçimlerine taşıyacak. 2028’de Yeniden Refah’ın iktidarına yol açacak. Bu yüzden bu seçimler çok önemli. Yeniden Refah’ın iktidarı neden önemli? Gazze için önemli, Arakan için önemli, Keşmir için önemli, Doğu Türkistan için önemli, bütün mazlumların ve ezilenlerin kurtuluşu için önemli. Türkiye’de de 10 bin lira emekli maaşı ile inim inim inleyen milyonlarca emekli, 17 bin lira asgari ücretle inleyen milyonlarca çalışan için önemli. Açlık sınırı 19 bin lirayı geçti, yoksulluk sınırı Türkiye’de 52 bin 300 TL oldu. Türkiye’de evine ayda 52 bin liranın üzerinde gelir giren kaç hane var acaba? Yüzde 15. Türkiye’de halkın yüzde 85’i yoksul, yüzde 45’i de aç. Matematik olarak geliri açlık sınırının altında. Bu tablodan kurtulmak için Milli Görüş iktidarı lazım. Nasıl kurtulacağız? Biz mutabakat metnimize bunları yazdık, uygulanmadı. Uygulansaydı bu tablolarla karşılaşmazdık. Denk bütçe yapacağız, faiz canavarından kurtulacağız, kamuda israfı önleyeceğiz, yeniden kaynak üreteceğiz. ‘Emekliye bu söylediğin zammı versin 1.4 trilyon liraya mal oluyor’ diyor Cumhurbaşkanı. ‘1.4 trilyonu nereden vereceğiz?’ diyor. Evet, yılda 1.25 trilyon lira faiz ödersek, emekliye verecek parayı bulamayız. 2024’te devletin faize ödeyeceği para 1.25 trilyon lira. 16 milyon emeklinin maaşının 17 bin liraya çıkarılmasının maliyeti 1.4 trilyon lira. Yani sadece faiz canavarından kurtulsanız 16 milyon emeklinin maaşını 17 bin liraya çıkartabiliyorsun. Nasıl kurtulacağız faiz canavarından? Denk bütçe yaparak, borçlanmayarak, kamuda israfı önleyerek ve kaynak üreterek. Çünkü kaynak üretemezsen borçlanıyorsun, borçlanınca faiz ödüyorsun. Bu faiz canavarı da katlanarak büyüyor. Bir senede ödenen faiz iki katına çıktı. 2025’te bir iki misline daha çıkacak. Faizden kurtulsak ne emeklinin derdi kalır, ne memurun derdi kalır, ne EYT’linin derdi kalır, ne de atanamayan öğretmenin derdi kalır. İşte bütün bunların hayata geçirilmesi için 2028’de Milli Görüş iktidarı lazım. Buruya giden yolda 31 Mart seçimlerinden geçiyor.” – DÜZCE

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-bu-secimde-alacagimiz-sonuc-bizi-2028-secimlerine-tasiyacak/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Kurum: “İstanbul’da 650 bin konutu dönüştürmek zorundayız, bu bir milli güvenlik meselesi” https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulda-650-bin-konutu-donusturmek-zorundayiz-bu-bir-milli-guvenlik-meselesi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulda-650-bin-konutu-donusturmek-zorundayiz-bu-bir-milli-guvenlik-meselesi/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:03:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9255 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, İstanbul’un bir deprem şehri olduğunu vurgulayarak, 650 bin konutun acil dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Kurum yaptığı konuşmada, “İstanbul’a odaklanacağız. 650 bin konutu dönüştürmek zorundayız. Bu bir milli güvenlik meselesi. 31 Mart’ta bunun seçimini yapacağız. Bir tarafta söz verip sadece 5 bin konut dönüştürenler var. Maalesef İstanbul dışında her şeyle ilgilenmişler. Bizi sokakta bir eliyle kentsel dönüşüm yaparken, bir eliyle şantiyede çalışırken görecekler” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, TRT Haber canlı yayınında gazetecilerin sorularını cevapladı. Mevcut yönetimin, trafik sorunu ve depreme hazırlık konusundaki performansıyla İstanbulluları usandırdığını, bıktırdığını, üzdüğünü ve yorduğunu belirten Kurum, “Sabırsızlıkla 31 Mart’ın gelmesini bekliyorlar. Değişim gerçekleşsin istiyorlar. ‘Gerçek Belediyecilik’le ifade ediyoruz, İstanbullu, sorunlarını çözecek bir başkan istiyor. 5 yıllık kırgınlık, üzgünlük, bir umuda dönmüş. 31 Mart’ta “Gerçek Belediyecilik’le tanışacak. İstanbul’un deprem sorunuyla ilgili mücadele edilen, öbür taraftan ulaşım çilesini ortadan kaldıran ve o İstanbul’umuzun her medeniyetinin, kültürünün, inancının özgürce yaşadığı huzurlu bir İstanbul’un bekliyorlar. En çok dinlediğimiz şikayet ulaşım. İnsanımız ulaşımla ilgili gerçekten içinden çıkılamaz bir hale gelen metro kuyrukları, metrobüs çilesinden bahsediyor. Arnavutköy’de otobüs hattı sorunu var. Kartal’da Uğur Mumcu Mahallesi’ne gittik; ‘Biz buradan otobüse binip Kadıköy’e giderdik, şimdi gidemiyoruz’ diyorlar” şeklinde konuştu.

İstanbulluların en büyük endişesinin deprem olduğunu vurgulayan Kurum, “Muhtemel depremle ilgili evlerinin bir an önce yenilenmesini isteyen vatandaşlar var. Bunu çok duyuyoruz. ‘Bir an önce gelin, evlerimizi yapın’ diyorlar. Bunun dışında sokak hayvanlarını duyuyoruz, taksi meselesini, sosyal yardımlardaki adaletsizliği, yeşil alan yetersizliğini, gençlerin kütüphane eksikleri ve spor alanıyla ilgili eksikleri kültür sanat alanında yeni Kültür Merkezi ihtiyaçları gibi birçok ihtiyacı bize iletiyorlar. İnsanlar en çok ilgi istiyor. Bazen öfkeleniyorlar, en çok ilgisizlik, insanlarımızın göz ardı edildiğini ve sorunlarıyla birebir uğraşılmadığını İstanbul’un 39 ilçesi söylüyor. Aylardır çalışmalarımızı yaptık, projelerimizi hazırladık milletimizle paylaştığımızda bu heyecanı görüyoruz. Bizim için şantiyelerde çalışan, odağında sadece İstanbul’un geleceği olan bir başkan adayı. Nisan gelecek yüzler gelecek diyoruz” diye konuştu.

“Siz söyleyip yapıyorsunuz”

Kampanya döneminde verdiği tüm vaatleri yerine getireceğini vurgulayan Kurum; Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de, Kastamonu’da ve Giresun’da yaşanan afetlerden de söz etti. Verdikleri her sözü tuttuklarını söyleyen Kurum, “Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de depremler oldu ve oralara gittik. ‘Mustafa Paşa’da Abdullah Paşa’da Rüstem Paşa’da bütün mahallelerde dönüşüm yapacağız’ dedik. O zaman bize ‘nasıl yapacaksınız’ dediler. ‘Milletimizle el ele vererek örnek bir dönüşümü yapacağız’ dedik. 1 yılda bitireceğiz iddiasında da bulundum. Günlerce deprem bölgelerinde kaldık. Ben sokak sokak gezerken, ‘Kara Murat geliyor’ dediler. 6 ayda teslimler başladı, 1 yılda büyük bir kısmı verildi. 1 yılı geçenler de oldu. Verdiğimiz sözleri tutuk. 6 Şubat’ta etkilenen illerden biri de Elazığ’dı. Bu konutlar sayesinde, tabii ki Allah’ın takdiridir ancak can kaybı az oldu. TOKİ’de yaşayan hiçbir kardeşimizin burnu bile kanamadı” dedi.

Muhalefetin o dönem ‘parayı bulamazsınız, yetiştiremezsiniz’ eleştirileri yönelttiğini hatırlatan Kurum, “Ama ne oldu, yetiştirdik. Kastamonu Bozkurt’ta sel oldu. Giresun’da da sel oldu. ‘Yapamazsınız, kaynak bulamazsınız’ dediler. İzmir’i muhalefet yönetiyor. Arkadan sözleri duyuyorum; ‘Ne yapacaklar, geziyorlar’ gibi. Günlerce enkaz başında kaldık. Önce arama kurtarma yapıyorsunuz. Biz dedik ki; ‘hiç üzülmeyin enkaz altından vatandaşımızı çıkartacağız. Mal önemli değil. Yenisini yerinde yaparız’ dedik ve Bayraklı’da yaptık. Bir ablamız, ‘gerçekten siz söylüyorsunuz ve yapıyorsunuz. Ben CHP’liyim. Sizinle bizimkilerin arasındaki fark, siz söylüyor ve yapıyorsunuz’ dedi” diye konuştu.

“Verdiği sözleri tutmuş biri olarak İstanbulluların karşısındayım”

Afet bölgelerinde verdikleri sözleri tuttuklarını ve milletin takdirini aldıklarını söyleyen Murat Kurum, “En son Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremde günlerce oradaydık. Öyle büyük bir milletimiz var ki; ‘Allah devletimize zeval vermesin’ dedi. Enkaz altında yavrusunu, annesini bekleyen vatandaşımız bize böyle seslendi. Bizi orada gördüler, baktılar ki onlar için çalışan birileri var. Yangınlarda, meydanlarda hep onların yanındaydım. 650 bin acil yıkılacak konut dedik. Bunların hepsini yapacağız. Hızlı bir şekilde bu inşaatlara başlayacak ve kimse memleketinden, kimse yerinden, yurdundan olmayacak. Buradaki demografik yapı nasılsa, burada yaşayan insanlarımızın ihtiyacı, beklentisi nasılsa biz bunları gerçekleştireceğiz. 3 ayda 11 ile gittik. Yerlerimizi tespit ettik. 11 ilimizde 180 bin konutu 3 ayda başlattık. Üzüldük, ağladık ama o temelleri attığımızda konutların inşaatları ilerlerken insanımızın yüzlerindeki gülümseye görseniz. ‘Biz bedava yapacağız, işte şöyle yapacağız, böyle yapacağız’ dediler. Milletimiz yine eser siyasetinden yana oldu ve Mayıs seçimlerinden bir tavır gösterdiler. Türkiye Yüzyılında Sayın Cumhurbaşkanımızı yeniden Cumhurbaşkanı seçtiler. Biz bunları yapacağız ve zaten yapmış biriyim. Antalya’daki Muğla’daki orman yangınlarında da sözünü tutmuş, bu inşaatları yapmış biri olarak İstanbulluların karşısındayım” ifadelerini kullandı.

“İstanbul’da 650 bin konutu dönüştürmek zorundayız. Bu bir milli güvenlik meselesi”

Beş yıllık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı döneminde, Türkiye’nin 81 ilinde eserleri olduğunu hatırlatan Kurum, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçesini araştırın. Birçok bakanlıktan düşük. Ama TOKİ ile, Emlak Konut’umuzla, İller Banka’mızla ve vatandaşımızla el ele verdik, başardık. ‘İşçi bulamazsınız, mühendis yok’ dediler, hepsini bulduk. İstanbul’a da bu tecrübe ile geliyoruz” dedi.

Bakan olduğu dönemde Türkiye’nin dört bir yanında birçok projeyi hayata geçirdiğini anlatan Kurum, “81 ilde izim var. Bingöl meydanında da, Ağrı’daki nehirde de, Bursa Ulu Camii etrafında da izim var. Bitlis deresindeki düzenlemede, Konya Mevlana Müzesi’nin karşısında, Ankara’nın tüm ilçelerinde, Trabzon’un Çömlekçi’sinde Rize’nin Ayder’inde Giresun’un merkezinde, Samsun Canik’te, Sinop tarihi meydanda izimiz var. İstanbul’un 39 ilçesinde bizim başlattığımız kentsel dönüşüm şantiyesini görürsünüz. 173 bin konut dönüşüyor. Hem 81 ile çalışmışız, hem de TOKİ ile 1 milyon 250 bin konut rakamına ulaşmışız. Türkiye genelinde ise 2 milyon 200 bin. İstanbul’da 800 binin dönüşümü sağlanırken, 173 bininin de devam ediyor. Tuzla’da, Pendik’te en büyük kentsel dönüşüm, Kartal Orhantepe’de kendiliğinden çöken binanın etrafında konutlarımızı görürsünüz. Kadıköy’de 15 bin konutluk şantiye bitme aşamasında. Üsküdar Çamlıca eteklerinde, Ümraniye’de dönüşüm projesi yürüyor. Ataşehir’de, Beykoz Tokatköy’deki dönüşümü görürsünüz. Beyoğlu-Okmeydanı’ndan dolayı bizim için ‘Katarlılara satacaklar’ dediler. Bulsunlar bir tane Katarlı. Güngören’de Fatih’te bizim izimizi görürsünüz. Üsküdar’da Çocuk Köyümüzü açacağız, Türkiye’de ilk. Esenler’de Türkiye’nin ilk akıllı şehri konutlarını görürsünüz. Zeytinburnu, Başakşehir’de yeni bir şehrin inşaa edildiğini görürsünüz. Avcılar’da mülkiyet sorununu çözüldüğümüzü görürsünüz. Esenyurt’un okul ihtiyacını giderirken bizi şantiyede görürsünüz. 39 ilçede, 964 mahallede izimiz var. Bakanlıkta da onlar gibi yarı zamanlı belediyecilik yapmadık. ‘Arada bir belediyeye uğrayalım’ gibi çalışmadık. Biz milletimizle el ele verdik. Biliyorlar ki; Murat Kurum söz verdiyse yapar. Çünkü geçmişte yaptık” diye konuştu.

İstanbul’da beklenen büyük depremin milli güvenlik meselesi olduğu görüşünü yineleyen Kurum, şöyle devam etti: “Şimdi tek motivasyonumuz sadece İstanbul. İstanbul’a odaklanacağız. 650 bin konutu İstanbul’da dönüştürmek zorundayız. Bu bir milli güvenlik meselesi. 31 Mart’ta bunun seçimini yapacağız. Bir tarafta söz verip sadece 5 bin konut dönüştürenler var. Maalesef İstanbul dışında her şeyle ilgilenmişler. Bizi sokakta bir eliyle kentsel dönüşüm yaparken, bir eliyle şantiyede çalışırken görecekler.”

“İstanbul’un başkanı İstanbul bu haldeyken tatil yapmaz”

Murat Kurum, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu afetler sırasında İstanbulluları yalnız bıraktığı için belirtti. Kendisini İstanbul’un sorunlarını çözmeye adayacağını söyleyen Kurum, “Bütün bilim insanları altını çizerek ifade etti; Allah göstermesin İstanbul’daki deprem büyük hasarlara yol açar. Bunu herkes söylüyor. Kendileri sürekli çalıştayda. Hep reklam, ama icraat yok. Bu seçim bizim kader seçimimiz, bu seçim Türkiye Yüzyılında İstanbul’un lokomotif bir şehir olup olmayacağını seçeceğimiz bir seçim. Deprem riskinin ortadan kaldırılmasına ilişkin irade koyacağımız bir seçim. Trafik çilesini bitireceğiz. Yoksa aynı metrobüs duraklarında bu çileye devam edeceğimizin kararını vereceğimiz bir seçim, o yüzden yerel seçim hizmet seçimi ve bu hizmet seçiminde 650 bin konutu milletimizin desteğiyle dönüştüreceğiz. Kaynağımız var. İstanbul’un kaynağını reklama, algıya harcamazsanız, kendi gelecek ikbaliniz için harcamazsanız, İstanbul’un kaynağı her şeye yeter. ‘İsrafı bitirdik’ tabelalarına 175 milyon lira, iki konsere de 550 milyon TL harcarsanız siz İstanbul’un sorununu çözemezsiniz. Asıl israfı yapanlara cevap vermeliyiz. İstanbul’un 571 yıllık onuru, gurur var. Tüm medeniyetleri içinde barındıran, tüm güzellikleriyle bizi burada yaşatan İstanbul’a borcumuzdur. Biz hep bu anlayışla çalışacağız. 1 Nisan’da milletimiz bizi nerede istiyorsa orada olacağız. Nasıl yapılacağını bilmiyor ki, ilgisiz ve bilgisiz başkan olursanız, tatilci bir başkan olursanız yapamazsınız. Nasıl yapılacağını anlatıyorum. Öğreteyim, ben yaptım. İstanbul’un başkanı İstanbul bu haldeyken tatil yapmaz, yapmayacağım. İstanbul’un başkanı İstanbul’un sorunlarıyla ilgilenmek zorunda. Bizim de ailemiz, çocuklarımız var. Bizim ailemiz artık 16 milyon İstanbullu. Eğer bu koltuğa talipseniz, bunu göze almak zorundasınız. Bu mücadeleyi vermezsek, ön alamayacağımız çözümsüzlük yumağına gidiyoruz” diye konuştu.

“Benimle gelip proje konuşamaz”

İstanbul’daki su basan metro hatlarını, bozulan yürüyen merdivenleri ve kuyrukta kalan vatandaşı işaret eden Murat Kurum, “Yaptıklarını göstersin nerede? Bakın ben anlatıyorum. Yeni bir metro ilahesi yapmamış. Biz ihale etmişiz, üç metro hattını iptal etmiş. O da yetmezmiş gibi Sancaktepe’de açtığımız metro inşaatına hafriyat dökmüş, Büyükdere Caddesi’ndeki trafik bitsin diye yapacağımız tünele beton dökmüş. İstanbul’un meselelerini konuştuğunu görüyor musunuz? Siz hiç İstanbul’un meselelerini anlattıklarını görüyor musunuz? ‘CHP’de nasıl eş başkan olurum’, ‘Kılıçdaroğlu’nu arkadan nasıl hançerlerim.’ Ayak ‘oyunlarıyla İstanbul’un kaynaklarını harcayarak Canan Kaftancıoğlu’nu nasıl saf dışı bırakırım.’ Kendileri söylüyor, büyüklerimiz dedikleri kişiler söylüyor. Benimle gelip proje konuşamaz. Genel Başkanı Kağıttepe diyen İstanbul’un sorunlarına ne kadar hakim görüyoruz. Sen Büyükşehir Belediye Başkanı olacaksın, metronun yürüyen merdivenleri çalışmayacak, su basacak, insanlar çile çekecek sen de ‘belediye başkanıyım’ diyeceksin öyle mi? Külahıma anlat. Sen niye belediye başkanısın? Yürüyen merdiven çalışmıyor, sorsan ‘engellemişizdir’ kesin. Böyle bir işi konuşamazlar, böyle bir dertleri yok. Bölme, parçalama, ekarte etme, yol yürüdüğün arkadaşları nasıl saf dışı bırakma olsa onu konuşur ama proje konuşamaz” dedi.

“Metro hatlarını 2029’da 650 kilometreye, 2034’te bin 4 kilometreye çıkartacağız”

Murat Kurum İstanbul için hazırladığı 2029 ve 2034 planlarını da paylaştı. Metro hatlarının 5 yılda 2 katına çıkacağını ifade eden Kurum, İstanbul’un toplu ulaşım ve trafik sorununa çözüm getirecek projelerini anlatırken, “Çalışarak yapılıyor bu işler. Yeni metro hatlarını, tüneller ve lojistik merkezlerle birlikte yapacağız. Biz diyoruz ki; ‘uğraştıran değil ulaştıran İstanbul’ olsun. Projelerimizi hedeflerimizi ortaya koyduk. İstanbullu kardeşlerimiz yılda 288 saat yolda kaybediyor. Ömründen de 3 yılı trafikte kaybediyor. Sevdiklerinizle mecburen daha az vakit geçiriyorsunuz. 2019’da yüzde 47’ymiş trafik yoğunluğu. Şimdi ise yüzde 64 olmuş. Pik saatlerde ise yüzde 90’a çıkıyor. Müdahale çok önemli. Müdahale etmezsek trafik içinden çıkılamaz bir hal alacak. 350 kilometre metro hattımız var. Onlar 5 yılda 230 kilometre demişler, sadece 8 kilometre yapmışlar. Bedelini ödedikleri metro mesafesi 8 kilometre. 2019 sonrasında yapılan dönemin yüzde 17’si 8 kilometre. 47 kilometre diyorlar, desinler ki; ‘yanlış.’ Bunların içinde Rahmetli Kadir Ağabey zamanında başlayan işler var. 2019’da 39 kilometre yapıp teslim etmişiz. Onlar da 8 kilometresini bitirip açmışlar ve sonra diyorlar ki; ‘biz açtık.’ Fikirtepe’de parasını benim ödediğim, şantiyesini her sürecini benim yürüttüğüm projeyi ‘ben yaptım’ diyorlar. Mecidiyeköy-Mahmutbey Hattı 18 kilometre. Yüzde 99’unu 2019’a kadar bitirmişiz. O 0,28 kilometre yapmış. 200 metre. Dudullu-Bostancı hattının yüzde 70’ini biz yapmışız. Cibali-Alibeyköy Metrosu’nun yüzde 99’unu biz yapmışız, yüzde 0.09’unu yani 90 metresini o yapmış. İkitelli-Bahariye hattı 2 kilometre. 1 kilometre biz, 1 kilometre o yapmış. 39.3’ünün parasını biz yapmışız, o da 8 kilometresini yapmış. Bunların hepsini ‘ben yaptım’ diyor. Gelsin bunlar için ‘yanlış’ desin. Sıfırdan başladıkları metro ihalesi hiç yok. 2029 ve 2034 hedefi koyduk. 10 yılda trafik çilesini bitirmek istiyoruz. 72 karayolu, yüzde 26 raylı sistem, yüzde 2 denizyolu kullanıyorlar. 2034’te raylı sistemi yüzde 48’e çıkarmak, kara yolunu da 48’e getirmek istiyoruz. Metro hattımızı 2 katına çıkarıyoruz. 2034’te de bin dört kilometreye çıkartacağız. 5 yılda 650 kilometreye çıkartacağız. En acil en öncelikli metro hatlarını yapacağız” diye konuştu.

“Boğazın altını yeni bir tünelle geçeceğiz”

Murat Kurum, İstanbul trafiğini rahatlatacak projelerini anlatırken şöyle devam etti:

“TÜYAP-Beylikdüzü -Haramidere-Avcılar-Sefaköy hattı. Öncelikli hatlarımızdan biri olarak bunu yapıyoruz. Sefaköy-İncirli-Yenikapı’yı bağlıyoruz. Yine İncirli’den Söğütlüçeşme’ye kadar giden ve boğazı geçeceğimiz yeni bir tünel. Yeni bir tünelle boğazın altını geçiyoruz, Söğütlüçeşme’ye geliyoruz. TÜYAP’tan binen vatandaşımız, boğazın altından geçerek Cevizli’ye kadar kesintisiz ulaşım sağlıyor. Bizim ilk öncelikli işlerimizden bir tanesi.Diğer taraftan ise; Vezneciler’den hattımızı alıyoruz, Bayrampaşa-Eyüp-Gaziosmanpaşa-Mescid-i Selam’a kadar metro hattı. Bu da öncelikli bir iş Anadolu Yakası’nda Sabiha Gökçen-Samandıra-Sarıgazi-Yenidoğan metro hattımızı ve buradan Sultanbeyli-Kurtköy-Sabiha Gökçen Metro hattımızı yaparak bir taraftan da İstanbul’un lojistik hattını yapıyoruz. İstanbul’un lojistik hattı kapasitesini 3-5 sene sonra dolmak üzere. Bizim bir lojistik hat ve yine hızlı raylı sistem hattını yapmamız lazım. Kuzey Marmara Otoyolu’ndan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek 47 kilometrelik hattı yapacağız ki, Marmaray’daki yükü alalım. İstanbul’un lojistiğini İstanbul’un içine girmeden kuzeyden şehre ilave yük getirmeden 6 yeni lojistik köyle İstanbul’un trafiğini yüzde 25 azaltacağız. Ağır vasıta yükü yaklaşık yüzde 25. Şehrin kuzeyine taşıyarak ve buradaki liman projesiyle lojistik üsler köyler kuracağız. Anadolu ve Avrupa Yakası’nda otogarları da bu güzergaha taşıyacağız. Toplu ulaşımla insanlarımızın evine ulaşmasını sağlayacağız. 122 kilometre karayolu tünelimiz var. alternatif bir yol olarak 88’i Avrupa 34’ü Anadolu’da olmak üzere yapacağız. İnsanların kesintisiz bir şekilde bu tünellerimizden gidiyor olacak. 2029’a kadar olacak. Kilyos’tan başlayıp Beylikdüzü’ne kadar gidecek bir tünelden bahsediyoruz. İstanbul’a baksalar sorunları problemleri görecekler. Harem’den başlayıp Çubuklu’ya, Göztepe’den sahil yoluna alternatif yol güzergahları koyuyoruz. İstanbul’a yük getirmeden, yükü azaltacak ulaşım ağını da karayolu tünellerini de yapacağız. Kavşak ve yol düzenlemeleriyle birlikte 64 dakika olan yol süresini 39 dakikaya düşürmek istiyoruz.”

“İstanbul’a 100 metrobüs 200 otobüs ekleyeceğiz”

İETT filosunu güçlendirileceğini aktaran Murat Kurum, “Metrobüs ve İETT hatlarıyla ilgili de planlarımız var. 100 metrobüs, 200 otobüs ekleyeceğiz. Silivriye kadar hattımızı uzatıyoruz. Kartal Uğur Mumcu Mahallesi’ndeki vatandaşımız Kadıköy’e gidemiyorsa, Arnavutköy’deki vatandaşımız şehrin içine gidemiyorsa bu sorunlarla ilgileneceğiz. Biz bunu gidermezsek İstanbul artık yaşanamaz hale gelir.” diye konuştu. Otopark sorununa da değinen Kurum, “otopark olmazsa olmazımız. 39 ilçede 250 bin otopark projemiz var. İSPARK’A yüzde 25 indirim yapacağız. 1 Nisan’da hemen ilk Meclis toplantımızda ele alacağız. İlk yarım saat ücretsiz olacak. Yaptığımız her işe bir bakış açısıyla bakıyoruz. Altı otopark üstü park. Allah korusun bir afette toplanma yeri olacak. Helikopter inme yeri olacak. Her işimize bu bakış açısıyla bakmaya çalışıyoruz” dedi.

Kurum, taksi sorununu yüksek teknolojinin de yardımıyla nasıl çözeceklerini, “Öncelikle bütün hizmetleri ‘Dijital İstanbul’ dediğimiz merkezden yöneteceğiz. Bir ayağı da taksiler olacak. Vatandaşımız uygulamadan taksi çağıracaksa, buradan tek sistemden çağıracak. İstanbul taksisi bir marka olacak. Şoförlerimize, önüne gelenin taksicilik yapamayacağız ödül-ceza gibi uygulama getiriyoruz. Puan alan, ödül alan, gerekirse ceza alan bir sistemde olacaklar. Tek merkezden sistemi yöneteceğiz. Taksi ile alakalı çağırmak istiyor, klasik taksi ya da büyük taksi. İşte sürücüsü, hibrit araç, elektrikli araç hepsini görecekler. Aldığınız hizmetten dolayı puanlıyorsunuz. Taksiciyi de çaresiz bırakmayacağız. Onların da yeni araç, kabinli araç talebi var. Eksik taksi plakasıyla ilgili ihaleye çıkacağız. Yeni taksilerimizi İstanbul’un ruhuna, kültürüne uygun bir şekilde taksiyi artırıp taksi sorunu tamamen ortadan kaldıracağız. Taksicilerle de bir araya geldim. Onların da talepleri var. Bir masaya oturacağız ve sorunu bitireceğiz. Maksimum 6 ayda bitiririz. Durakları yenileyeceğiz. Bizim projelerimizin hepsi hazır. Dertli olursanız, dert insanı yollara düşürür ve çalışırsınız. 1 Nisan sabahı çalışmaya başlıyoruz” diye konuştu.

Kurum, ‘Ulaştıran İstanbul’ vizyonunun deniz ayağına ilişkin de, “Deniz ulaşımını da 2 kat artırıyoruz. İstinye’den başlayıp Yenikapı’ya, Boğaz üzerinden Bostancı ile Yenikapı’ya bağlayacağız. Çubuklu’dan ya da Eminönü-Harem hatları, Büyükçekmece de dahil deniz ulaşımını artırmak istiyoruz. Deniz ulaşımı afet yönetiminde de kullanacağımız bir yer. Aktarmalı yolculuklarda, deniz ulaşımı ücretsiz olacak. Teşvik etmek için Boğaz’ın iki yakasına geçeceğimiz hatları deniz ulaşımıyla güçlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

“2,33 milyar euro olan borç 5 yılda 4.19 milyar euroya çıktı”

Murat Kurum, belediyenin borcunun artığını söyleyerek. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ve yönetimi eleştirdi. İBB’nin öz kaynağının gerilediğine dikkat çeken Kurum, “İlgilenmezseniz, belediyeye hakim olmazsanız, belediye dışında her işle uğraşırsanız iştirakleriniz de zarar eder, vaatlerinizi de yapamazsınız. İSPARK neden zarar eder? Yeni yatırım yok, yeni bir otopark yok. Personel maliyeti var sadece. Nasıl zarar ediyor? Tatilci başkan dediğimizde zoruna gidiyor belki ama böyle. Şehirde düzen olacak. Sokak hayvanı, Scooter hepsinin düzeni olacak. Park yeri cepler olacak. Oralara park edecekler. Onun dışında park edemeyecekler. Bunun düzenlemesi de olacak. Hep söyledikleri aynı, ‘engelleniyoruz, yaptırmadılar.’ Bahane siyasetini 5 yıldır İstanbullular duyuyor. 2,33 milyar avro olan borcu, 4.19 milyar avroya çıkarttılar. Neredeyse 2 kat artmış borç. Koca İSKİ ödeme yapamıyor. 1 litre su kaynağı gelmemiş. Bugün bir vatandaşımız; ‘Bunlar bizi susuz bırakacak’ diyor. Sorsanız ‘engellendik.’ Bu kadar borç nasıl çıktı? Yeşil alan yapmadınız, metroları kapattınız. ‘Başardık’ diyorlar. Evet İstanbul’u mahvetmeyi başardınız. Karşınızda başarısız bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. Bütçesi 12 kat artmış, borcu 2 kat artmış. Reklam bütçesi artmış. Devletten yüzde 92’si gelmiş. Devlet para göndermese İstanbul’da çalışan sistem de çalışmaz. Maaş ödeyemez personeline. İstanbul’un öz kaynakları, yani projelerinden ve iştiraklerinden geliri biz verdiğimizde yüzde 30’muş. Yüzde 8’e düşmüş. Sonra ‘parayı nereden bulayım? diyor. Geçmişte yüzde 30 öz geliri olan bir belediye yüzde 8’e düşmüş. Baksanız ‘israfı bitirdik’ diye billboard görüyorsunuz. Personelin yarısı işe girmiş çıkmış. İstanbul’un neresine gitsem İBB mağdurlarıyla karşılaşıyorum. 5 yılda 47 bin işe giriş, 33 bin çıkış. Bazıları emekli, bazıları atılmış. Hafıza yok. Geçmişten gelen tecrübe olur, o yok. Sadece yeni personelle bu kadar iş yapamazsınız. Yeni gelen arkadaşlar, var olan sisteme ayak uydurur. Biz onlar gibi yapamayız. Haksız yere kimseyi atmayız. Sebepsiz yere işten atılan kardeşlerimizi de işe alacağız. Bu tablo her şeyi anlatıyor. İBB neden iş yapmıyor, neden zarar ediyor. Böyle ilgilenmezsen, personeli değiştirseniz böyle olur” dedi.

“Anketlerde 1,5-2 puan öne geçmemizin telaşı var”

Bazı basın organlarında hakkında çıkan haberler için “Şaşırdılar” diyen Murat Kurum, anketlerde öne geçtiği için bu tarz haberlerin yapıldığını söyledi. Kurum, “Böyle bir tablo ile karşılaşacaklarını bilmiyorlardı. 5 yıldır yaptığımız gibi algı oyunlarıyla İstanbulluların aklını çelsek diye uğraşıyorlar. Muhalif medya da projelerimizi anlatmak yerine karalamak için çabalıyorlar. O medya kuruluşlarına bakın İstanbul’un sorunlarına ilişkin bir tane konu yok. Gündem değiştirme, gündemi farklı yerlere çekme. Peki İstanbul’un sorunları ne olacak? Bu sorunları çözmek için vatandaşın sesi olmak durumunda değil misiniz? Bir merkezden bunu işleyelim. Ne istiyorlarsa söylesinler. Bizim alnımız ak. Hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey yok. Siz İstanbul’u konuşmayacaksınız, İstanbul’un dertlerine konu etmeyeceksiniz. 1 Nisan sabahı bu işlere koyulacağız. Ondan sonra siz tatile mi gidersiniz, eş başkanlığa mı geçersiniz o bizi ilgilendirmez. Bu anlayışla çalıştık aynı anlayışla yürüteceğiz. İstanbul’u konuşmasınlar. Bir program bir asırda 130 bin canımız gitti diyorum, sonra asrın felaketinde 53 bin canımız gitti diyorum, oradan cımbızla ‘130 bin kişi ölmüş itiraf etti’ diyorlar. 130 bin kişi vefat etse mutlu mu olacaksınız? Bu nasıl bir anlayış. Farkla kazanacağız. İstanbul’u İstanbullu kardeşlerimizle kazanacağız. 1 Nisan’dan sonra İstanbul’un kardeşi evladı olacağız. İstanbul’u güzel bir geleceğe hazırlayacağız. Anketlerde 1,5 2 puan öne geçtik. Onun telaşı var. ‘Algıyı nasıl çevirsek, ne yapsak’ diye. Belediyenin kasasını boşaltıyorlar. 31 Mart akşamı Saraçhaneye geleceğiz o israfları bir bir soracağız. Hangi siyasi senaryolar üzerinden tezgah yaparlarsa yapsınlar, 31 Mart akşamı geliyoruz. Özgür Bey özgür değil. Eş başkan ne derse onu yürüten bir başkan konumunda. Onlar nasıl istiyorsa, nasıl mutlu oluyorsa öyle davransınlar. Bir aday çıkıyor, terör örgütü elebaşı ittifak işaret ediyor ve sonra aday geri çekiliyor. Başka bir yerde aday çıkartıyorlar sonra geri çekiyorlar. 22 yerde aday göstermiyorlar. Kirli bir ittifak. Onların ne yaptıkları umurumuzda değil. Hangi kapı arkalarında ne çıkarları varsa, bizi ilgilendiren İstanbullunun talepleri. Biz polemiklerin tarafında olmayacağız. İttifaklarının ne olduğunu milletimiz biliyor ve cevabı sandıkta veriyor. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Hanım’a ‘ablam’ diyordu bugün yolunu değiştiriyor. Böyle bir anlayış. Hangi ittifakı kurmak istiyorlarsa yapsınlar, biz İstanbul’un, hizmetin yolundan ayrılmayacağız. Önce İstanbulluların depremle ilgili trafikle ilgili iradeyi ortaya koyacakları bir seçim olacak. İstanbullu kardeşlerimizin feraseti kazanacak. Tüm halkımızla birlikte biz eserlerimizi yapacağız. Onlar eş başkan mı olur ne yapar biz ilgilenmiyoruz. Kendiyle mücadele ediyor. Kendi hallerine bırakıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İhtiyaç sahibi emeklilerimizin maaşına ek olarak her ay 2 bin 500 TL ek ödeme yapacağız”

Programda sosyal projelerini de aktaran Kurum, emeklilere, gençlere, kadınlara ve sokak hayvanlarına ilişkin de konuştu. Genç girişimcilere 100 bin TL sermaye desteği vereceklerini söyleyen Kurum, “Üniversite öğrencilerine her yıl 10 bin TL, öğrenci evlerine doğal gaz desteği vereceğiz. Ulaşımda gençlerimize yüzde 40 indirimi bugünkü rakamdan yapacağız. 0-6 yaş, ilköğretim öğrencileri ve tüm öğretmenlerimize ücretiz ulaşım sağlayacağız. İSMEK’te öğrencilerimize yazılım dahil 39 ilçede kursalar olacak. Sanayi, üretim ve teknoloji ile gençleri buluşturacağız. İlk işini kuran kadınlara destek vereceğiz. Dijital İstanbul çatısı altında satışlarına destek vereceğiz. İstanbul’un geleceği için 16 milyon birbirine destek olacak. O yüzden ben her evin evladı, kardeşi olacağım diyorum. Gittiğim her ilde böyle çalıştım. Hangi partili olurlarsa olsunlar bana hep böyle baktılar. Biliyorlar Murat Kurum söylediğini yapar. Şimdi de İstanbul’un 39 ilçesi için böyle çalışacağım. Gençlik merkezi kuracağız. 39 ilçeden temsilciler olacak. Aynısı kadınlarımız için olacak. Gençlerimizin ve kadınlarımızın taleplerini alacağız. Beraber uygulayacağız. 208 üniversiteden iklim temsilcileri seçtik. Kendi içlerinde ekipleri var, bizlere iklim değişikliği ile taleplerini ilettiler. Aldığımız kararları onlarla birlikte uyguluyoruz. Maalesef İstanbul’un sokaklarıyla ilgili güvensizlik hat safhada. Sahipsiz köpeklerle ilgili tedbir alınmamış. 39 ilçeye hayvan bakım merkezleri kuracağız. Sahipsiz hayvanlarımızın bakımlarını tedavilerini kısırlaştırma işlemlerini yapacağız. 2 yakaya rehabilitasyon merkezleriyle kontrol atlına alacağız. Trafik ve deprem konusundaki gibi kontrol altına almazsak sahipsiz hayvan sıkıntısını önce kontrol altına alacağız. Emeklileri ayırmak lazım. Genç yaş, orta yaş ve orta yaş üzeri diye. İhtiyaç sahibi emeklilerimizin maaşına ek olarak her ay 2 bin 500 TL ek ödeme yapacağız. Yaşam merkezlerini emeklilerimize vereceğiz. Vakit geçiriyorlar, sohbet ediyorlar bunların sayısını artıracağız. Yaptıkları ürünlerle ilgili bir pazar kuracağız. Emekli olmuş ama bir işle uğraşmak isteyenler var. İSMEK ile kurslar vereceğiz. İstihdama katkı sağlayacak evinin ekonomisini güçlendirecekler. Kimse kendini yalnız hissetmeyecek. Her bir vatandaşımızın yoldaşı, kardeşi destekçisi olacağız. İBB olarak bu motivasyonla çalışacağız, 31 Mart seçimleri İstanbul’un geleceği adına karar vereceğimiz bir seçim olacak. Milletimize bu sözlerimizi yerine getireceğimi söylüyorum. Geçmişte bunları yapan bir kardeşleriyim. 31 Mart’tan itibaren yine yapacağım” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulda-650-bin-konutu-donusturmek-zorundayiz-bu-bir-milli-guvenlik-meselesi/feed/ 0
Bayburt’ta Sahipsiz Köpek Mahallelinin Gözdesi Haline Geldi https://www.kanal7haber.com.tr/bayburtta-sahipsiz-kopek-mahallelinin-gozdesi-haline-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/bayburtta-sahipsiz-kopek-mahallelinin-gozdesi-haline-geldi/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:45:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9234 Bayburt’un Şingah Mahallesi’nde yaşayan mahalle sakinlerinin ‘Çirkin’ ismini koyduğu sahipsiz köpek, alkış sesi duyunca patilerinin üzerine kalkarak dans edip, oynamaya başlıyor. Köpek eğitimi olmayan ve sadece duyduğu sese tepki veren Çirkin isimli köpek ise sevimli halleriyle adeta mahallelinin gözdesi haline geldi. Sahibinin farklı bir mahalleye taşınması üzerine sahipsiz kalan köpeğe mahallede yaşayan vatandaşlar sahip çıkarak Çirkin’i beslemeye başladılar. Mahalle sakinlerinin sevgi gösterdiği ve kaderine terk etmediği köpek ise gördüğü muamele karşısında mahalleye yabancı kimseyi sokmuyor. Mahalleye tanımadığı araç geldiğinde ise gece gündüz demeden havlayarak mahalle sakinlerini uyaran Çirkin, yine mahalleye gelen farklı cinsten köpekleri havlayıp korkutarak, kaçırıyor.

Sadık dost kendisini besleyenleri koruyor

Şingah Mahallesi sakinlerinin kucak açtığı Çirkin, mahallelilerden gördüğü sevgi karşısında vefasını mahalleye yabancıları sokmayarak ve dans ederek gösteriyor. Ara ara kendisini besleyen vatandaşların yanında yabancı biri gördüğünde kıskançlık krizi yaşayan sadık dost Çirkin, kendisini besleyen insanları başkalarından kıskanıyor. Mahalle sakini Beyhan Köse’nin iddiasına göre Çirkin, kombileri bozulduğu için eve gelen tamirciyi Köse’nin yanında görünce ısırdı. Saldırma, ısırma huyunun olmadığını ve ilk defa böyle bir şeyi gördüğünü belirten Köse, “Bizi sevip, sahiplendi. Kıskançlığından yapıyor. Bizi kimseyle paylaşamıyor. Yanımızda birini görünce bize zarar vereceğini düşünüyor ve koruma içgüdüsüyle direkt yanımıza geliyor ve yanımızdakinden korumaya çalışıyor” dedi.

Köpeğin çirkin olmadığını aksine çok güzel ve akıllı olduğunu vurgulayan Köse, insanların severken çirkin diye sevdiği için adının o şekilde kaldığını kaydetti. Mahallede herkesin Çirkin’i sevdiğini ve soğuk kış günlerinde de unutmadıklarını aktaran Köse “Çirkin bizim dünya güzelimiz. Çirkin değil aslında nazar almasın diye Çirkin diyoruz. Çok tatlı, hepimizi ayrı ayrı çok seviyor. Mahallemize yabancı birisi gelse, izin vermiyor. Geçen gün evimize tamirci geldi, onla kapı önünde görüştüğüm esnada hemen gitti tamircinin ayağını ısırdı. Beni kıskanıyor, çok kıskanç bir şey Çirkinimiz. Mahalle olarak herkes seviyor, hayvanları ben de çok seviyorum ama bu bambaşka bir şey Çirkin’i sevmemek mümkün mü? Ben Leydi diyeceğim de artık ismine alışmış, ismini benimsemiş ismine yabancılık çeker, o yüzden Çirkin diyoruz” ifadelerini kullandı.

Mahallelinin gözdesi Çirkin alkış sesi duyunca dayanamıyor

“Alkış sesini duyunca ayaklarının üzerine kalkarak oynuyor, öpücük veriyor” diyerek konuşan, Köse, “Şu an Çirkin hamile, pek rahatsız etmek istemiyoruz. O yüzden sadece besliyoruz, yavruları olunca daha çok eğlenip oynayacağız, kendisi de oynamayı çok seviyor. Alkışladığımız zaman o da alkış tutuyor, öpücük veriyor” sözlerini kullandı.

“Kapı önündeki tanımadığı ayakkabıları da alıp götürüyor”

Köse, Çirkin’in mahalleye gelen yabancılara tahammülünün olmadığını belirterek, “Ayakkabılarımızı bile kimseyle paylaşmıyor. Kapı önünde başkasının ayakkabısını görse alıp götürüyor. Niye geldiniz düşüncesiyle kapı önünden kaptığı gibi misafirlerimizin ayakkabılarını götürüyor. Bizim ayakkabılarımızı hiç almıyor. Kıskanıyor yani, bizim mahallemizin maskotu oldu. Biz de onu böyle sevip kabullendik” diye konuştu. – BAYBURT

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bayburtta-sahipsiz-kopek-mahallelinin-gozdesi-haline-geldi/feed/ 0
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Karadeniz’in illerine bakanlar bizim eserlerimizi görür https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-murat-kurum-karadenizin-illerine-bakanlar-bizim-eserlerimizi-gorur/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-murat-kurum-karadenizin-illerine-bakanlar-bizim-eserlerimizi-gorur/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:09:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8133 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kurum: ” Karadeniz’in illerine bakanlar bizim eserlerimizi görür”

“650 bin konutu; Üsküdar, Esenler ve Fikirtepe’de nasıl yaptıysak öyle yapacağız”

“İstanbul’da insan ömründen 3 yıl yiyen trafik çilesini bitireceğiz”

“Metro ağını iki katına çıkartacağız”

İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Dünya STK Günü nedeniyle, Karadeniz Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Buluşması’nda açıklamalarda bulundu. Kurum, ” Sinop, Samsun, Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’e bakanlar bizim eserlerimizi görür. İstanbul’da da bu aşkla çalışacağız. İnsan ömründen 3 yıl alan trafik çilesini bitireceğiz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, katıldığı Dünya STK Günü KASTOB Buluşması’nda kentsel dönüşüm projesinin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Karadenizlilerin her zaman kendilerinin yanında olduğunu vurgulayan Murat Kurum, “Karadeniz’e baktığımızda hep bizim yanımızda durmuş, 22 yıldır da hep ön safta yer almış. 783 bin kilometrekare vatan toprağı üzerinde ikinci yüzyılımızı kutluyorsak, bu millet sayesinde. Karadeniz’e her gittiğimizde bizi bağrına basan insanları görüyoruz” şeklinde konuştu.

Kurum, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde yaptığı hizmetleri hatırlatarak, “Sinop, Samsun, Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’e bakanlar bizim eserlerimizi görür. Samsun’a gittiğinizde Toybelen Sıfır Atık Sanayi Sitesi’ni, Subaşı Meydanı ve Yeraltı Otoparkı’mızı; Canik, İlkadım, Atakum, Vezirköprü, Tekkeköy ve Çarşamba’da sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarımızla karşılaşırsınız. Giresun’da sel oldu yine oradaydık. Vatandaşımızın en zor anında, selden zarar gören vatandaşlarımızın yanına gittik. Giresun’da Kastamonu’da yine böyle bir selle karşılaştık. Trabzon’a gittiğinizde Akçaabat ve Vakfıkebir millet bahçelerimizi, Beşikdüzü ve Çömlekçi Kentsel Dönüşüm Projelerimizi, Uzungöl koruma projemizi, içme suyu ve park projelerimizi görürsünüz. Rize’ye gittiğinizde Çarşı Mahallesi Meydan Projesini, Taşlıdere, Yağlıtaş, Salarha ve Tophane’deki kentsel dönüşüm projelerimizi, sosyal konutlarımızı, Ayder koruma projemizi görür; orada yaptığımız Gelintülü Şelalesi Seyir Terası’mızda seyre dalarsınız” dedi.

“İstanbul 31 Mart’ta kentsel dönüşümün kararını verecek”

İstanbulluların 31 Mart’ta vereceği kararın, kentsel dönüşüm için önemli olacağını vurgulayan Kurum, “31 Mart yaklaşıyor. İstanbul şunun kararını verecek; İstanbul’un sorunları için çalışanlar varken, diğer tarafa baktığınızda bu 5 yıla kendi gelecekleri uğruna mücadeleye katılmış olanları görecek. Bir tarafta İstanbul her alanda kendine yetsin diyenler varken, ‘Ayasofya yeniden müze olsun’ diyenler, ‘KAAN kalorifer peteğine benziyor’ diyenler var. Bu seçim İstanbul’un kentsel dönüşümünün yapılıp yapılmayacağının kararı” diye konuştu.

“650 bin konutu, Üsküdar’da Fikirtepe’de Tuzla’da Pendik’te nasıl yaptıysak öyle yapacağız”

İstanbul’un son beş senedir hizmet belediyeciliğinden yoksun kaldığını belirten Kurum; göreve gelir gelmez ilk olarak kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmek ve trafik çilesine son vermek için çalışacaklarını belirtti. Kurum, “İstanbul’da insanın ömründen 3 yılını alan trafik çilesine son vermek istiyoruz. Metrobüs kuyruklarındaki çileyi bitireceğiz ve metro ağını da iki takına çıkartacağız. Kentsel dönüşümü daha önce Pendik’te, Tuzla’da, Fikirtepe’de nasıl yaptıysak, Üsküdar Ferah Mahallesi’nde, Esenler’de akıllı şehir uygulamasıyla, Zeytinburnu’nda dönüşümü nasıl yaptıysak, Gaziosmanpaşa’da yarım kalan 5 bin konutu nasıl bitirdiysek, Tozkoparan’da kentsel dönüşümü nasıl başardıysak, Beyoğlu’nda nasıl gerçekleştirdiysek, 31 Mart akşamı İstanbullularla el ele vererek; İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayana kadar çalışacağız. 31 Mart akşamı eser siyaseti başlasın istiyoruz. Bundan önce nasıl vatandaşımızın yanında olduysak yine öyle çalışacağız. İstanbul’un kardeşi, evladı olmaya talibiz” dedi.

“Bizi ararsanız şantiyede bulursunuz dedikodu ve polemiklerin içinde bulamazsınız”

Murat Kurum, sözlerini, “Biz çalışan tarafta oluruz. Bizi ararsanız Üsküdar’daki kentsel dönüşüm çadırında oluruz, bizi aradığınızda şantiyeden çıkmış, metro temelini atarken görürsünüz. Gençlerimiz için yeni atölyelerin inşasını verirken bulursunuz. Bizi ararsanız, İstanbul’un sorunlarını giderirken bulursunuz. Polemiklerin, dedikoduların, bahanelerin arkasında bulamazsınız. Biz hep yapan tarafta olacağız. Geçmişte hep verdiğimiz sözleri tuttuk. Milletimizin gülen yüzüyle hep karşılaştık. İstanbul’daki kardeşlerimiz için bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’a, katıldığı programda, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer de eşlik etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-murat-kurum-karadenizin-illerine-bakanlar-bizim-eserlerimizi-gorur/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’da trafik çilesini bitireceğiz https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-istanbulda-trafik-cilesini-bitirecegiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-istanbulda-trafik-cilesini-bitirecegiz/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:51:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8121 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Dünya STK Günü nedeniyle, Karadeniz Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Buluşması’nda açıklamalarda bulundu. Kurum, ” Sinop, Samsun, Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’e bakanlar bizim eserlerimizi görür. İstanbul’da da bu aşkla çalışacağız. İnsan ömründen 3 yıl alan trafik çilesini bitireceğiz” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, katıldığı Dünya STK Günü KASTOB Buluşması’nda kentsel dönüşüm projesinin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Karadenizlilerin her zaman kendilerinin yanında olduğunu vurgulayan Murat Kurum, “Karadeniz’e baktığımızda hep bizim yanımızda durmuş, 22 yıldır da hep ön safta yer almış. 783 bin kilometrekare vatan toprağı üzerinde ikinci yüzyılımızı kutluyorsak, bu millet sayesinde. Karadeniz’e her gittiğimizde bizi bağrına basan insanları görüyoruz” şeklinde konuştu.

Kurum, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde yaptığı hizmetleri hatırlatarak, “Sinop, Samsun, Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’e bakanlar bizim eserlerimizi görür. Samsun’a gittiğinizde Toybelen Sıfır Atık Sanayi Sitesi’ni, Subaşı Meydanı ve Yeraltı Otoparkı’mızı; Canik, İlkadım, Atakum, Vezirköprü, Tekkeköy ve Çarşamba’da sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarımızla karşılaşırsınız. Giresun’da sel oldu yine oradaydık. Vatandaşımızın en zor anında, selden zarar gören vatandaşlarımızın yanına gittik. Giresun’da Kastamonu’da yine böyle bir selle karşılaştık. Trabzon’a gittiğinizde Akçaabat ve Vakfıkebir millet bahçelerimizi, Beşikdüzü ve Çömlekçi Kentsel Dönüşüm Projelerimizi, Uzungöl koruma projemizi, içme suyu ve park projelerimizi görürsünüz. Rize’ye gittiğinizde Çarşı Mahallesi Meydan Projesini, Taşlıdere, Yağlıtaş, Salarha ve Tophane’deki kentsel dönüşüm projelerimizi, sosyal konutlarımızı, Ayder koruma projemizi görür; orada yaptığımız Gelintülü Şelalesi Seyir Terası’mızda seyre dalarsınız” dedi.

“İstanbul 31 Mart’ta kentsel dönüşümün kararını verecek”

İstanbulluların 31 Mart’ta vereceği kararın, kentsel dönüşüm için önemli olacağını vurgulayan Kurum, “31 Mart yaklaşıyor. İstanbul şunun kararını verecek; İstanbul’un sorunları için çalışanlar varken, diğer tarafa baktığınızda bu 5 yıla kendi gelecekleri uğruna mücadeleye katılmış olanları görecek. Bir tarafta İstanbul her alanda kendine yetsin diyenler varken, ‘Ayasofya yeniden müze olsun’ diyenler, ‘KAAN kalorifer peteğine benziyor’ diyenler var. Bu seçim İstanbul’un kentsel dönüşümünün yapılıp yapılmayacağının kararı” diye konuştu.

“650 bin konutu, Üsküdar’da Fikirtepe’de Tuzla’da Pendik’te nasıl yaptıysak öyle yapacağız”

İstanbul’un son beş senedir hizmet belediyeciliğinden yoksun kaldığını belirten Kurum; göreve gelir gelmez ilk olarak kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmek ve trafik çilesine son vermek için çalışacaklarını belirtti. Kurum, “İstanbul’da insanın ömründen 3 yılını alan trafik çilesine son vermek istiyoruz. Metrobüs kuyruklarındaki çileyi bitireceğiz ve metro ağını da iki takına çıkartacağız. Kentsel dönüşümü daha önce Pendik’te, Tuzla’da, Fikirtepe’de nasıl yaptıysak, Üsküdar Ferah Mahallesi’nde, Esenler’de akıllı şehir uygulamasıyla, Zeytinburnu’nda dönüşümü nasıl yaptıysak, Gaziosmanpaşa’da yarım kalan 5 bin konutu nasıl bitirdiysek, Tozkoparan’da kentsel dönüşümü nasıl başardıysak, Beyoğlu’nda nasıl gerçekleştirdiysek, 31 Mart akşamı İstanbullularla el ele vererek; İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayana kadar çalışacağız. 31 Mart akşamı eser siyaseti başlasın istiyoruz. Bundan önce nasıl vatandaşımızın yanında olduysak yine öyle çalışacağız. İstanbul’un kardeşi, evladı olmaya talibiz” dedi.

“Bizi ararsanız şantiyede bulursunuz dedikodu ve polemiklerin içinde bulamazsınız”

Murat Kurum, sözlerini, “Biz çalışan tarafta oluruz. Bizi ararsanız Üsküdar’daki kentsel dönüşüm çadırında oluruz, bizi aradığınızda şantiyeden çıkmış, metro temelini atarken görürsünüz. Gençlerimiz için yeni atölyelerin inşasını verirken bulursunuz. Bizi ararsanız, İstanbul’un sorunlarını giderirken bulursunuz. Polemiklerin, dedikoduların, bahanelerin arkasında bulamazsınız. Biz hep yapan tarafta olacağız. Geçmişte hep verdiğimiz sözleri tuttuk. Milletimizin gülen yüzüyle hep karşılaştık. İstanbul’daki kardeşlerimiz için bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’a, katıldığı programda, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer de eşlik etti. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-istanbulda-trafik-cilesini-bitirecegiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Ölüm madenciliğin fıtratında var’ demek insanımızı kandırmaktır https://www.kanal7haber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-olum-madenciligin-fitratinda-var-demek-insanimizi-kandirmaktir/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-olum-madenciligin-fitratinda-var-demek-insanimizi-kandirmaktir/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:51:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7967 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “‘Ölüm madenciliğin fıtratında var’ demek insanımızı kandırmaktır. Fransız madencinin fıtratında olmayan bizim madencimizin fıtratında olamaz. Alman’ın, İngiliz’in fıtratında olmayanı bizim madencimizin fıtratında görmek, vatandaşı kandırmaktır.” dedi.

CHP TBMM Grup Toplantısı, Genel Başkan Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirildi.

Özel, konuşmasına başlamadan önce Memleket Partisinden istifa eden genel başkan yardımcıları Serkan İleri, Ali Tunç Can ve Mehmet Kazancıoğlu’na CHP’ye katılmaları dolayısıyla rozet taktı. Özel, “Serkan, Mehmet ve Ali Tunç Can başkanımız, babaevine döndüler.” diye konuştu.

Memleket Partisine gönül ve oy verenlerin, bugüne kadar orada siyaset yapanların hiçbiriyle CHP’nin bir sıkıntısı ve tartışmasının olamayacağını dile getiren Özel, “Parti içinde yaşanan birtakım süreçler bizi ayrı düşürmüş olabilir. Geriye dönenlerle de bundan sonra dönecek olanlarla da birlikte olmaktan çok mutluyuz.” ifadesini kullandı.

Suriye’nin İdlib kentinde 2020 yılında 34 askerin şehit düşmesinin üzerinden 4 yıl geçtiğini hatırlatan Özel, şehit düşen askerlere rahmet diledi. Özel, “Günü geldiğinde hem askerlerimizi şehit edenlerden hem de bu rezalete sessiz kalanlardan hesap sormanın da sözünü veriyorum.” dedi.

TRT’nin anayasal bir kurum olduğunu, kanununun Anayasa’ya dayanılarak çıkarıldığını ifade eden Özel, kanununda tarafsızlık yazdığını belirtti. Özel, programlarının TRT tarafından takip edildiğini ancak yayınlanmadığını ifade etti.

Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden sahasında meydana gelen toprak kaymasında 9 işçinin toprak altında olduğunu, dün de Elazığ’ın Palu ilçesindeki maden ocağında göçük yaşandığını, 4 işçinin kurtarıldığını hatırlatan Özel, madenlerin hala alarm vermeye devam ettiğini dile getirdi.

2023 Mayıs seçimlerinden bugüne Meclis Genel Kuruluna 44 kanun teklifi geldiğini ve yasalaştığını; içinde madenlerle, madencilerin güvenliği ve iş sağlığıyla ilgili tek bir maddenin bulunmadığını ifade eden Özel, “Arkadaşlarımız, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatta yeni bir çalışma daha yapıyor. Meclis nisanda açıldığında ilk gündem maddelerinden birinin bu olması için hem gayret göstereceğiz hem grupları ziyaret edeceğiz. Çünkü madenler bir kez daha Türkiye’nin dört bir yanından gelen üzücü haberlerle maalesef sinyal veriyor, dikkatimizi oraya çekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de uzun yıllardır ölümlü maden kazasının yaşanmadığını dile getiren Özel, “‘Ölüm madenciliğin fıtratında var’ demek, insanımızı kandırmaktır. Fransız madencinin fıtratında olmayan bizim madencimizin fıtratında olamaz. Alman’ın, İngiliz’in fıtratında olmayanı bizim madencimizin fıtratında görmek, vatandaşı kandırmaktır; işçinin hayatını yok saymaktır ve işçilerin ailelerine karşı da büyük bir sorumsuzluktur.” diye konuştu.

“Filistin’deki mezalimi bitirelim” çağrısı

Hafta sonu Sosyalist Enternasyonel Toplantısı için Madrid’de olduğunu hatırlatan Özel, toplantıya katılan liderlere “Filistin’deki mezalimi bitirelim” çağrısı yaptığını aktardı.

Aynı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sakarya’da miting yaptığına işaret eden Özel, miting sırasında açılan “İsrail ile ticaret utancı sonlandırılsın” yazılı pankartın polis tarafından toplandığını söyledi. Özel, “Pankartı açanlar biliyor ki 2002 yılına göre İsrail ile yapılan ticaret yüzde 532 arttı. İsrail’e giden gemilerin taşıdığı ana maddelerden biri azotlu gübre. Ne yapılıyor azotlu gübreden? Patlayıcı yapılıyor, bomba yapılıyor.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-olum-madenciligin-fitratinda-var-demek-insanimizi-kandirmaktir/feed/ 0
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, iktidarı hedef aldı https://www.kanal7haber.com.tr/milli-yol-partisi-genel-baskani-remzi-cayir-iktidari-hedef-aldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/milli-yol-partisi-genel-baskani-remzi-cayir-iktidari-hedef-aldi/#respond Fri, 24 May 2024 21:24:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7514

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısında, iktidarı hedef aldı. Çayır, “Sayın Cumhurbaşkanı masal kahramanı olmaktan vazgeç. Masal kahramanları bu ülkeyi nereye götürdü. 22 yıl sonra dönüp bana milletimizin gözünün içine baka baka ‘Ben enflasyonu indireceğim, hayat pahalılığını sona erdireceğim adalet sağlayacağım’ dersen ben de derim ki bizimle dalga geçme aklımızla oynama artık, yeter. Türkiye’nin iktidar ve muhalefet problemi vardır” dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Ankara’da belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısında konuştu. Çayır, şunları söyledi:

“Biz hiç kimseden sakınmayız, hesabı Allah’a vermişiz kuldan korksaydık ortaya çıkmazdık. Dediler ki ‘yarın bir gün sizi ezerler’ Kim ezermiş yahu gelsinler, hapishaneler zaten bizim ikinci yurdumuz. Sıkıntı yok onlar düşünsünler. Şehit olmayı göze almış, şehitliği en büyük kazanç sayan inancın temsilcisiyiz. Kim ki bize karşı gelsin. Üç gün önce Muhsin başkanın mahkemesindeyiz. Birileri oyun oynamaya devam ediyor. Yüce Türk milleti duysun Kahramanmaraş’ta görülen davanın hiçbir zaman suikast davası olmadığını esasa ilişkin bir dava olmadığını milletimiz duysun. Görülen dava hırsızlık davası. Koskoca helikopteri düşürmüşler sonra da çıkmışlar davayı hırsızlıktan açmışlar. Helikopterden alet, edevat çalanları hırsızlık iddiası ile mahkemeye çıkarıyorlar. Böyle bir davada olay yerinde bir şey alındığında delil karartmaktır. Örgütlü üstünü örtmektir. İşte o hırsızlıktan savcıya bu hafta suç duyurusunda bulunup mahkemeye vereceğiz.

Birileri partiyi kazanç haline getirip oradan kendisine kazanç kapısı da açmış olabilir… Bunu değiştirecek olanlar kim var? Hesabı olmayan, Muhsin başkanın arkadaşları değiştirebilir… Bir hırsızlık davası 15 yıl devam eder mi? Ey dava arkadaşlarım ey yüce Türk milleti bir hırsızlık davası 15 yıl devam ediyor hala sonuç Yok. Muhsin Yazıcıoğlu öldürülüyor hiç kimse kılını kıpırdatmıyor. Sayın Cumhurbaşkanı ‘kaza’ diyor. Nasıl kaza olduğunu çık anlat. Çık anlat da göreyim bakayım.

“CUMHURBAŞKANI, MASAL KAHRAMANI OLMAKTAN VAZGEÇ”

Sayın Cumhurbaşkanı masal kahramanı olmaktan vazgeç. Masal kahramanları bu ülkeyi nereye götürdü. 22 yıl sonra dönüp bana milletimizin gözünün içine baka baka ‘Ben enflasyonu indireceğim, hayat pahalılığını sona erdireceğim adalet sağlayacağım’ dersen ben de derim ki bizimle dalga geçme aklımızla oynama artık, yeter. Türkiye’nin iktidar ve muhalefet problemi vardır…

“YÜCE ALLAH’I SUÇLUYORLAR”

Bizim belediyecilik anlayışımızda şu an cari olan hiçbir şey yer almayacaktır. Depremden ötürü etkilenmiş bir insanız.  Birçok il harap oldu. Orada 20 güne yakın arabada yatarak kardeşlerimize, akrabalarımıza yardımcı olmak istedim. İlk üç gün hiç kimse yoktu. Kızı ve iki torunu enkazın altında olan yeğenim bana dedi ki ‘Amca devlet bu kadar mı uzaktı bize. Hiç olmazsa çocuğumun biri kalsaydı’ dedi. Bu feryadı duymayan yerel yönetimlerin topluma vereceği ne olabilir? 23 imzadan geçtikten sonra insanlara ruhsat veriyorlar, ‘gidin evinize oturun’ diye. Bu kadar ev yıkıldı 23 imzanın sahibi ortada yok. İmar affını çıkaranların hiçbiri ortada yok. Kim sorumlu takdir, kader… Yüce Allah’ı suçluyorlar, Kendilerini suçlamıyorlar.

Türkiye’de ilk Milli Yol Partisi belediyeleri bünyesinde ‘ayna meclisleri’ kuruyor. Şehrin, ilçenin veya kasabanın muhalifleri kimse ilçe başkanları veya il başkanlarını karşımıza alacağız ‘kardeşim buyur bizi eleştir, biz sizden nemalanmak istiyoruz, eksiğimizi düzeltelim, bizi eleştir’ diyeceğiz… Türkiye’de ilk kez bir şey daha yapıyoruz. Elektriğini ve suyunu, suyu da yağmur suyundan elde eden şehirler ve siteler kuracağız. Artık köylerde büyükşehir yasasını kaldıracağız köylere iade edeceğiz.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/milli-yol-partisi-genel-baskani-remzi-cayir-iktidari-hedef-aldi/feed/ 0 Semih Erden, deneyimlerini genç oyunculara aktarmaya devam ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/semih-erden-deneyimlerini-genc-oyunculara-aktarmaya-devam-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/semih-erden-deneyimlerini-genc-oyunculara-aktarmaya-devam-ediyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:48:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6499 Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Bursa spor İnfo Yatırım’ın 2,13 metre boyundaki tecrübeli pivotu Semih Erden, deneyimlerini genç oyunculara aktarmaya çalıştığını belirterek, basketboldan kopmayı düşünmediğini söyledi.

Profesyonel basketbol kariyerine 2003 yılında Darüşşafaka’da başlayan Semih, 2010-2012 yıllarında NBA’de birer sezon Cleveland Cavaliers ve Boston Celtics formalarını giydi.

A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın kadrosunda da yer alan Semih Erden, milli formayla maç başına 2,2 sayı ve 2,3 ribaunt ortalamasıyla oynadı.

Semih, Türkiye’nin ev sahipliğindeki 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda milli takımla gümüş madalya kazandı. 2015 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda ise 6 karşılaşmada maç başına 13,2 sayı ve 4,3 ribaunt ortalamalarıyla oynayan Semih Erden, milli takım kariyerinde bir turnuvadaki en iyi bireysel performansını sergiledi.

37 yaşındaki Semih Erden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursaspor İnfo Yatırım’la Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde 2023-2024 sezonuna yeni bir kadroyla başladıklarını söyledi.

İlk yarıda iyi mücadele ettiklerini, önemli galibiyetler almalarının yanında birkaç maçı kıl payı kaybettiklerini belirten Semih Erden, “İkinci yarıya ise maalesef kötü başladık. İstediğimiz gibi başlayamadık ve kazanabileceğimiz maçları kaybettik. Bu da bizi biraz daha geriye düşürdü ama lig uzun ve play-off şansımız var.” dedi.

Play-off yolunda zorlu rakiplerle mücadele ettiklerini dile getiren Semih, ellerinden geleni en iyi şekilde yapıp maçlara iyi hazırlanarak kazanmak istediklerini vurguladı.

“Büyük bir camiayız ve büyük bir taraftara sahibiz”

Takımda güzel bir ortamın olduğunu aktaran Semih Erden, “Herkes çok iyi ve isteyerek antrenman yapıyor. Bu çok önemli bir şey. Burada tabii ki önemli olan aslında burada bunları yapıp sahaya en iyi şekilde adapte etmek ve bunu göstermek. Dolayısıyla takım arkadaşlığımız şu an için iyi gidiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni başantrenörleri Serhan Kavut’un daha yolun başında olduğunu kaydeden Semih, başarılı bir kariyer geçireceğine inandığını anlattı.

Kavut’un bilgisi ve tecrübesiyle kendilerine ateşleyici güç olduğunu söyleyen Semih Erden, “Devamlı bizimle beraber hareket ediyor. Bu çok önemli bir şey. Hem Bursaspor için hem de kendisi için çok güzel bir şey. Sonuçta onun için de aslında güzel bir tecrübe. Aldığı sorumluluğu inşallah en iyi şekilde yerine getirip bizim de yardımımızla güzel bir ekip çalışmasıyla daha iyi yerlere taşırız.” ifadesini kullandı.

Taraftarın da kendilerine büyük destek verdiğini vurgulayan Semih, “Büyük bir camiayız ve büyük bir taraftara sahibiz. Bizim ateşleyici gücümüz aslında onlar ve birçok maçı onlarla kazandığımızı söyleyebilirim. Onların verdiği enerji, motivasyon çok önemli bizim için. Dolayısıyla onların gelmesiyle bizim de orada yarattığımız atmosferle beraber çok güzel işler başardığımızı ve başaracağımıza da inanıyorum.” görüşünü dile getirdi.

“Disiplinini kaybetmeyen her zaman kazanıyor”

Semih Erden, profesyonel kariyerinden sonra basketbolun içinde kalacağını vurguladı.

Türk basketboluna katkıda bulunmaya devam etmek istediğini aktaran Semih, şunları kaydetti:

“Basketbolu çok seviyorum. Tecrübemi aktarmam gerekiyor ve bunu da en iyi şekilde burada yapabilirim. Bu sene basketbol oynuyorum. Seneye ne olur onu bilmiyorum ama yine her zamanki hayalim en iyi yerlerde olmak, en iyi şeyleri yapmak, pozitif şeyler yapmak. İnşallah bunun doğrultusunda çok çalışıp bunu başarmak istiyorum.

Zaman çok çabuk geçiyor ve genç sporcularımızın bunu en iyi şekilde değerlendirmeleri gerekiyor. Antrenman olsun, saha içi, saha dışı ne seviyorlarsa onu en iyi şekilde yapmalarını öneriyorum. Tabii ki anahtar kelime çalışmak, çalışmak, disiplinli çalışmak. İstemek, düşünmek yani onu benimsemek çok önemli. Gerek spor olsun gerek başka branşlarda olsun öz disiplin çok önemli çünkü yaptığımız iş bazen gerçekten sıkıcı olabiliyor ama disiplinini kaybetmeyen her zaman kazanıyor. Sabırlı bir şekilde çalışsınlar ve hangi genç arkadaşım olursa olsun hedefsiz kimse kalmasın.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/semih-erden-deneyimlerini-genc-oyunculara-aktarmaya-devam-ediyor/feed/ 0
Alkan Evren: “Biz kimseye kötü söz söylemeyiz, söylettirmeyiz” https://www.kanal7haber.com.tr/alkan-evren-biz-kimseye-kotu-soz-soylemeyiz-soylettirmeyiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/alkan-evren-biz-kimseye-kotu-soz-soylemeyiz-soylettirmeyiz/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:27:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4898 Antalyaspor Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, Antalyaspor’a talip olmanın her zaman zor olduğunu dile getirerek, “Geriye dönüp karalama kampanyası yapmak bizi kahraman yapardı ama biz kimseye kötü söz söylemeyiz, söylettirmeyiz” dedi. Mali açıdan kulübün desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Alkan Evren, “Turizm kentiyiz, önemli sanayicilerimiz var ama maalesef yalnız kalıyoruz. Bunu herkes sorgulamalı” dedi.

Antalyaspor Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren ile Asbaşkan Fatih Gürcü, 25 Ekim tarihinde göreve gelen yönetimin icraatlarının, mali durumun ve takımın hedefleri ile ilgili görüşlerini aktarıp basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Toplantıya göreve geliş sürecini anlatarak başlayan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, devam eden yönetimde Sinan Boztepe’yi başkan yaparak devam etme durumları varken, Sinan Boztepe’nin ısrarla genel kurul yapılmasını istediğini, genel kurulda göreve gelen bir başkan ve yönetim olduklarını söyledi. Antalyaspor’a talip olmanın her zaman zor olduğunu, kendilerinin de bunu bilerek göreve geldiklerini anlatan Evren, “Antalyaspor’a bundan önce görev almış herkes bizim için bir değerdir. Herkes maddi manevi hizmet etmiştir. Geriye dönüp karalama kampanyası yapmak bizi kahraman yapardı ama biz kimseye kötü söz söylemeyiz, söylettirmeyiz. Ancak bir çok konuda bir çok yorum geliyor. Bunlara bir yanıt vermemiz gerekiyordu” dedi.

Haji’den para gelmedi parasını biz ödedik

Haji Wright ile ilgili bilgi eksikliği kaynaklı çok şey söylediğini anlatan Alkan Evren, “Haji ile ilgili şu anki yönetime gelen 1 kuruş para yoktur. Haji ile ilgili bizden önceki yönetime para geldi, o dönemki borçlar için kullanıldı. Bizim yönetimimiz döneminde bir para girişi olmadı. Üstelik oyuncunun önceki kulübüne ödenmesi gereken 600 bin euro’luk bir bedel bizim tarafımızdan ödendi. Oysaki bunun doğrusu, bonservis bedeli alınan oyuncudan gelen ilk paradan ödenmesiydi. Ödenmedi, biz ödemek zorunda kaldık” diye konuştu.

Bu sezan alınan futbolculara ödeme yapılmamıştı

Göreve geldiklerinde mevcut yabancı futbolculara ağustos ayının 3’te 1’i ve eylül ayının yarısının ödenmediğini anlatan ve bunları ödediklerini kaydeden Alkan Evren, “Kendi görev sürelerine kadar bu sezon kiralanan ve satın alınan futbolcuların hiç birinin kulüplerine ödeme yapılmamıştı. Bunların tamamı bizim dönemimizde ödendi. Bu oyuncular belli bir ödemeyle gelmedi. İleri tarihli anlaşmalar yapıldığı için biz ödemek durumunda kaldık. Yerli oyuncuların şubat ayı sonuna kadar ki bu rakam 21 milyon TL’yi buluyor. Bunların ödemesi tamamlandı. Mart ayının birçoğunun ödemesi de yapıldı. Geçmiş dönemden gelen Balint’in 51 bin Euro’luk ceza ödemesi yapıldı” ifadelerini kullandı.

Nuri Hocadan 500 bin euro geldi, 880 bin euro gitti

Yabancı futbolculara 2.4 milyon euro ödeme yapıldığını anlatan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, “Teknik Sorumlumuz Nuri Şahin’in bizden ayrılması ile ilgili 500 bin euro ödeme aldık. Bu doğru. Ancak Nuri Şahin’in geçmişten kalan borçları için 430 bin Euro kendisine ödendi. 200 bin Euro’luk Nuri hocanın kulübe verdiği emanet para da ödendi. Nuri hocanın futbolculuğundan kalan, geçmiş yıllara dayalı menajerine yapılması gereken 250 bin Euro’luk bir ödeme daha vardı, onu da yaptık. Yani, Nuri hocadan 500 bin Euro geldi ama 880 bin Euro para ödedik. Oradan da büyük bir para geldi de kulübün kasası doldu gibi bir durum yok. Bu ayrılıktan sonra yerli antrenörlere 9 milyon TL, yabancı antrenörlere 100 bin Euro ödeme yapıldı. Personele 11 milyon TL maaş ödemesi yapıldı. Cari borçlarımıza 32 milyon TL ödeme yapıldı. Toplam 16 milyon liralık da bir prim ödemesi gerçekleştirdik. Vergi ve SGK kapsamında da 6 milyon TL’lik bir ödeme gerçekleştirildi. Eski oyuncumuz Ghacha ile ilgili bir ödememiz vardı. 20 bin Euro tasarruf yaparak 1 milyon 200 bin TL ödeme gerçekleştirdi. 3 aylık süreden bahsediyorum” açıklamasını yaptı.

“Yönetimimiz hiç kredi kullanmadı”

TFF’den gelen başarı paralarının temlikli olduğu için kasaya girmediğini de belirten Alkan Evren, “En azından borcumuzdan düşüyor, o da bizim için önemli diye düşünüyoruz. Önceki dönemden teknik ekip ve futbolculara ödenmesi gereken 6 milyon TL gibi bir icra ödemesi de yine buradan yapıldı. Bizim açımızdan belki de ön önemli konu, bu kadar ödeme yapılıyorken bizim yönetimimiz hiç kredi kullanmadı. Umarım kullanmak zorunda da kalmayız. Bu ödemelerin başta Başkanımız Sinan Boztepe’nin gayreti ve yönetim kurulumuzun gayretleri ile karşılandı. Doğukan Sinik’ten gelen 475 bin Euro ve sponsorlarımızdan kalan küçük ödemeler dışında da hiçbir gelirimiz olmadı. Önceki dönemden başarılı bir mali tablo bırakıldığı söyleniyor ama temmuz ayı itibariyle, Haji Wright, Fernando Lucas Martins, Doğukan Sinik, Gökdeniz Bayraktar, Ghacha, Fredy gibi oyuncularımızdan yaklaşık 8,1 bin Euro bir gelir geldi ve bu gelirler bizim kasamızda durmuyordu. Böyle bir algı var ama kasamızda böyle bir rakam yoktu. Yanlış bir yere çekilmesin, bu para da o dönemki ödemelere kullanıldı” diye konuştu.

Sabit gelir kaynaklarını artıracağız

Kulübümüz sabit gelirlere ihtiyacı olduğunu anlatan Alkan Evren, “Umarız kulübümüzü sabit geliri olan, kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecek bir duruma getiririz. Asbaşkanımız Fatih Gürcü önderliğinde GES projesine imza attık. Normalde bu projenin maliyeti 1 milyon Dolar’lık bir yatırım. Sayın Gürcü’nün kendi firması üzerinden bu rakamı 750 bin Dolar’a, maliyetinin altında bir rakama anlaştık. Sağ olsun kendisi bunun da 250 bin Dolar’ını da kendisi karşıladı. Yani piyasa değeri 1 milyon Dolar olan yatırım için kulübümüz 500 bin Dolar ödeyerek çok büyük bir elektrik giderinden kurtarmış olduk. Huzurunuzda Fatih Gürcü’ye bir kez daha teşekkür ediyoruz. Geleceğimizi kurtaracak projelerden biriydi. Stadyum etrafında 300 metrekarelik bir led çalışmamız daha var. Ciddi bir gelir bekliyoruz. 5 milyon TL’lik bir ödeme de buraya yaptık” dedi.

Hedefler büyük olacak

Başkan Sinan Boztepe’nin hedeflerle ilgili yaptığı açıklamalara değinerek sözlerine başlayan Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, “Antalya gibi bir şehrin hedefleri elbette büyük olacak. Bu kulüp her sene düşmemeye oynayan bir kulüp olmamalı. Başkanımız üst sıralara oynayan, kupa kazanan, hatta şampiyonluk hedefinde olan bir takım oluşturma arzusunda. Kendi hedeflerine ve hayallerine saygı duymamız lazım. Neden daha küçük hedefler belirleyen bir başkan istiyoruz ki” diye konuştu.

Başkanımız istedi biz karşı çıktık

Transfer engelinin kaldırılmaması ile ilgili de konuşan Yeşil, “Başkanımız engelin kaldırılmasını ve transfer yapılmasını istedi. Bu konuda da ısrar etti. Ama biz yönetim kurulu ve futbol şubesi olarak aynı fikirde değildik. Devre arasında futbolcular genellikle transfer oldukları takıma faydalı olamıyor. Transfer yapmayalım, gelecek senenin transfer bütçesine daha çok ağırlık verelim, mevcut oyuncularımızı rahatlatalım diye fikir beyan ettik. Kendisi de bunu anlayışla karşıladı. Yoksa başkanımız kendi cebinden engeli kaldırıp transfer yapmak istedi, biz aksini savunduk. Ardından Sergen hocamız ile bir toplantı yaptık, durumu anlattık ve o da anlayışla karşıladı. Bizim yıllık planımız hazırdı ama hiç hesapta olmayan şeylerle karşılaştık. Biz de sezon başındaki gibi ödemesiz futbolcu alıp anlaşma yaparım ama 3 sene sonra bu kulübün durumu ne olacak? Bir sonraki yönetim bu paraları ödeyemeyince, yine benzer sorunlar ortaya çıkınca ne olacak? Bizim karşılaştığımız durumla karşılaşılmasın istedik. İyi bir takımımız var. Biz takımımıza güveniyoruz. Aldığımız kararın da arkasındayız” dedi. Konu ile ilgili konuşan Asbaşkan Fatih Gürcü ise “Bu konu suistimale açık bir konu. Sinan Başkanımın bu konudaki kişisel tasarrufu, bu engeli kaldırıp birkaç transfer yapmak yönündeydi. Yönetim kurulu olarak biz popülist yaklaşımdan uzak bir tavır sergilemenin doğru olduğu konusunda kendisini ikna ettik. Biz “büyük başkan” hatta bazılarının deyimiyle “böyük başkan” olma iddiasında olsaydı, tribüne oynar, transferleri yapardık. Az önce dinlediniz 8.5 milyon Euro’ya yakın bir ödeme yapılmış, neredeyse sıfır ek gelirle. Bunu yapan yönetim 1 milyon Euro daha öderdi. Kimse kusura bakmasın. Bizim koltuğumuzda oturanlar bizim yaşadığımız sorunları yaşamasın istedik. Biz büyük hedefleri olan bir takım oluşturmak istiyoruz. Popülist yaklaşımlara uzağız. Kimsenin bize büyük demesine ihtiyacımız yok. Büyük olma gibi bir derdimiz de yok. Bizim için aslolan Antalyaspor’un başarısıdır” diye konuştu. Bu konuda konuşan Alkan Evren ise, “Bu engeli kaldıracak gücümüz vardı ama doğru soru, “Bunu yapabiliriz ama yapmalı mıyız” sorusuydu. Kahraman ilan edilebilirdik. Takımımız iyi bir oyun sergiliyor. Ortak bir kararla bu mutabakata varıldı. Futbolda hep altyapıdan bahsediyoruz. Biz de yönetimin, kulüp yönetiminin altyapısı olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Sinan Gümüş’ün durumu

Sinan Gümüş ile ilgili durumu anlatan Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, “Nuri Hoca (Şahin) zamanında kadro dışı kalmıştı. Tek başına antrenman yapıyordu ancak mali vecibelerimizi yerine getirmek zorundaydık. Kendisi ile anlaşarak ve büyük bir miktar para ödeyerek yollarımızı ayırdık. Geçen yıldan itibaren parası ödenmeyen bir oyuncuydu. Yollarımızı ayırmak biraz zor oldu ama bunun da ödemesini biz yaparak Sinan Gümüş’ü gönderdik” dedi.

Buksa’nın maaşını mevcut yönetim ödedi

Adam Buksa’nın maaşının bir kısmını Antalyaspor’un bir kısmının da eski kulübünün ödediğini hatırlatan Deniz Ali Yeşil, “Eski kulübünün Buksa’nın maaşı olarak gönderdiği 2-3 aylık parası oyuncuya ödenmemiş ve başka borçlara kullanılmıştı. Bu para da mevcut yönetim kurulu tarafından ödendi” dedi.

Sergen Yalçın, 3 katı parayı reddetti

Sergen Yalçın’ın transferi ile ilgili görüşlerini aktaran Deniz Ali Yeşil, “Kendisi ile gayet uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. Kariyeri tartışılmaz. Bizim verdiğimiz ücretin 3 katı teklif almasına rağmen Antalyaspor’u tercih etti. Son iki maçı kaybetmemize rağmen bundan sonrası için umutluyuz. Üst sıralarda yerimizi alacağız” dedi.

Vergi ve SGK yapılandırılması ile ilgili konuşan Asbaşkan Fatih Gürcü, “7140 sayılı vergi kapsamında yapılandırılan borçlar ödeniyor. Borçlar yapılandırıldı ama ödenmiyor gibi bir söylenti var ama ödeniyor. Bu durumla ilgili kulübümüzü sıkıntıya sokacak bir durum söz konusu değil, ödemeler yapılıyor” şeklinde konuştu.

Jehezkel’in durumunda aslolan Antalyaspor

Sagiv Jehezkel’in durumu ile ilgili de bir açıklama yapan Gürcü, “Kulübümüz, şehrimiz ve ülkemiz bu olaydan büyük yara aldı. Bunu kabul etmemiz gerekiyor. Sonuçta münferit bir eylemdi. Kulüp olarak bu yarayı kapatma derdindeyiz. Bu yarayı kaşımanın kime faydası olduğunu biliyoruz. Kulübümüz menfaatlerini en üst seviyede koruyabilmek için profesyonellerimiz ve hukuk müşavirliğimiz çalışıyor” açıklamasını yaptı.

Son konuşmayı yapan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, “Antalyaspor hepimizin kulübü. Hepimizin ortak değeri. Birçok ildeki Süper Lig takımı belediye destekli yaşatılıyor. Bizim de desteklenmemiz gerekiyor. Antalya’nın en büyük markası Antalyaspor olduğuna göre, belediyelerin de kulübümüze destek olması gerekiyor. Zorunlu değiller ama bunu yapmaları gerekiyor diye düşünüyorum. Turizm kentiyiz, önemli sanayicilerimiz var ama maalesef yalnız kalıyoruz. Bunu herkes sorgulamalı” ifadelerini kullandı. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/alkan-evren-biz-kimseye-kotu-soz-soylemeyiz-soylettirmeyiz/feed/ 0
Keşan’da Sokak Hayvanları Barınağına Hırsızlık https://www.kanal7haber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/ https://www.kanal7haber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:57:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4012

EDİRNE’nin Keşan ilçesinde Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği’ne ait ‘Can Evi’ olarak adlandırılan barınaktan kimliği belirsiz kişilerce mama, su ile mama kapları, battaniye ve halı çalındı. Polis ekipleri şüphelileri bulmak için çalışma başlattı.

Olay, saat 05.00 sıralarında, İspat Cami Mahallesi Kurtuluş Caddesi’ndeki Keşan Sokak Hayvanları Koruma Derneği’ne ait ‘Can Evi’ne, iddiaya göre gece saatlerinde yaşı 18’den küçük 5-6 kişi tahta paletlere tırmanıp, barınaktaki konteynerlerin üzerinden içeri atladı. Buradaki 16 kova mama, battaniye ve halıları çalan şüpheliler, kafesleri de açarak köpekleri salıp kaçtı.

‘O ZAVALLI HAYVANLARIN RIZKINI NASIL ÇALARSINIZ?’

Keşan Sokak Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Sevinç Cebeci, dernek olarak destek ve bağışlarla ayakta durduklarını belirterek, “Hayvanseverler tarafından bağışlanan mamaları orada tedavi ve bakım altında olan yavru, yaralı, yaşlı ve hasta köpeklerimiz için kullanıyoruz. Orada küçük de bir depomuz var. Geçen yıl da çocuk yaştaki bazı kişiler barınağımıza girmişlerdi. Bu çocuklar maalesef barınağımıza dadanmış durumdalar. Maalesef ihtiyacı olan bu hayvanların mamalarını, battaniyelerini, halılarını ve kaplarını çalmışlar. Buna çok üzülüyorum. Ne duruma geldik? O zavallı hayvanların rızkını nasıl çalarsınız? Burası bir barınak. Maalesef çevredeki esnaf da buna duyarsız. Polisi veya bizi aramıyorlar. Birkaç saat içeride kalıp bu olayı yapmışlar. Biz artık bu gibi olayların yaşanmasını istemiyor ve yaşanan hırsızlık olayını kınıyoruz” dedi.

‘BURADA EMEK VERİYORUZ’

‘Can Evi’ barınağı sorumlusu Şencan Dikçe ise hırsızlık olayını gerçekleştirenlerin yaşı 18’den küçük 5-6 kişi olduğunu ve daha önce barınakta karşılaştıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Biz daha önce de çok defa ikazlarda bulunduk ama anlamıyorlar. Bizim çıkış saatlerimizi takip ediyorlar. Bu kaçıncı? Daha önce taşındığımız barınakta da bu çocuklarla aynı sıkıntıları yaşadık. Şu an burası göz önünde bulunan bir yer. Bu kadar da çevrede esnaf var ama herkes bize hem kör hem sağır davranıyor. Bu olay 10-15 dakikada gerçekleşmemiş. Burada en az 2 saat durmuşlar. 16-17 paket mamamız gitti. Onun haricinde kovalarımız, battaniyelerimiz, halılarımız çalındı. Kafesleri açıp köpekleri içeri salmışlar. Alamadıklarını ziyan etmişler. O kadar üzgünüm ki. Burada bir emek veriyoruz. Mama sizin için bir şey değil belki ama bizim için çok büyük bir zarar. Ne olacak? Bir saat sonra kapatıp gittiğimde gelip kalan o mamaları da alacaklar. Ben buradan sesleniyorum, ‘Biz ne yapalım?’ Mamaları götürüp başka yere koysak oradan da çalacaklar. Ben çaresizim şu anda” diye konuştu.

‘BİZİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR DURUM BU’

Bakıma muhtaç sokak hayvanlarını korumak için birlik olunması gerektiğini söyleyen Dikçe, “Gören, duyan polise ve bize haber versin. Sadece köpek bırakmaya gelmesin insanlar. 2 saat içerisinde burası soyuldu. Hiç mi bir  insan görmedi? Tabelada telefonlarımız yazıyor. Olaydan sonra esnaf arkadaşımız geliyor olayı bize söylüyor. O an telefon açsana. Polise bildirsene. 5 dakikada biz buradayız. Biz çevredeki esnaftan da bir şey istemiyoruz. Bizim gözümüz, kulağımız olun sadece. Çok üzülüyorum. Bizim için çok büyük bir durum bu. Biz insanlardan mama dileniyoruz. Geliyor çoluk-çocuk çalıyor” ifadelerini kullandı.

?Polis şüphelileri bulmak için çalışma başlattı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kesanda-sokak-hayvanlari-barinagina-hirsizlik/feed/ 0
Tunus’ta binlerce düzensiz göçmen zor şartlar altında Avrupa’ya gitmek istiyor https://www.kanal7haber.com.tr/tunusta-binlerce-duzensiz-gocmen-zor-sartlar-altinda-avrupaya-gitmek-istiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/tunusta-binlerce-duzensiz-gocmen-zor-sartlar-altinda-avrupaya-gitmek-istiyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:54:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3601 Tunus’un güney kıyısında yer alan Sfaks kentinde bulunan binlerce Afrikalı düzensiz göçmen, zor hayat şartları altında bir an önce Avrupa’ya gitmenin yollarını arıyor.

Sfaks’ın 25 kilometre kuzeyindek Amra kasabasına bağlı Bin Ziyad Çiftliği yakınındaki zeytinlik alanda kurulan binlerce derme çatma çadırda 20 bine yakın Afrikalı düzensiz göçmen altyapısı olmayan bölgede zor şartlar altında yaşıyor.

Düzensiz göçmenlerin geçen yıl eylül ayında Sfaks şehrinin merkezinden çıkarılmasından bu yana bölgedeki kamp, kontrolsüz bir şekilde genişlemeye devam ediyor.

En yakın alışveriş merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta olan kamp alanında kurulan derme çatma bakkallardan alınan yiyecek ve içeceklerin ambalajları çevrede “çöp dağlarına” neden oluyor.

AA ekibi, mültecilerin yaşadığı sıkıntıları yerinde takip ederek kamp sakinlerine mikrofon uzattı.

“Avrupa bizi neden kabul etmiyor?”

Düzensiz göçmelerden Leo Lio, kampta birçok ülkeden kişinin bulunduğunu belirterek, “Kamerun, Liberya, Burkina Faso bunlardan bazıları. Yaşadığımız zorlu hayat şartlarından bıktık, gece gündüz bölgedeki güvenlik güçleri kamp dışına çıkmamıza engel oluyor. En ufak ihtiyaçlarımız için dahi özgürce davranamıyoruz.” dedi.

Yaşadıkları ülke yöneticileri tarafından Avrupa’ya iltica etmelerinin engellendiğini dile getiren Lio, “Avrupa bizi neden kabul etmiyor? Neden ülke yöneticilerimizi bizi durdurmaları için teşvik ediyor.” sorusunu yöneltti.

Kamerunlu Joko Guyton ise 9 aydır Tunus’ta olduğunu ve yaşam şartlarının çok zorlu olduğunu anlatarak, “Buraya ulaşmak için birçok zorluğu göğüsledim. Tunuslu güvenlik güçleri ülkeye girmemize engel oluyor, civardaki başka ülkelere gitmemizi istiyorlar. Libya’ya gitmek istediğimizde onlar da bizi Cezayir sınırına yönlendiriyor. Diğer bir zorluk sebebimiz bölge halkının bize karşı tavrı. Sokakta yürüyemiyoruz, kimse bize ihtiyaçlarımızı satmak istemiyor. Taksiciler bile bizi almıyor. Sadece fırınlardan ekmek alabiliyoruz.” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanı Kays Said’den yardım istiyoruz”

Basın mensupları aracılığıyla seslerini Cumhurbaşkanı Kays Said’e ulaştırmaya çalıştıklarını söyleyen Guyton, şöyle devam etti:

“Tunus Cumhurbaşkanı bizim de başkanımız, o bizden sorumlu babamız gibi, ondan bize yardım etmesini talep ediyoruz. Hepimiz Afrikalıyız, buradaki çocukların yaşadıkları şartları görüp bize yardım eli uzatması için yalvarıyoruz. Doğru dürüst yiyeceğimiz bile yok, lütfen bir an önce bize yardım etsinler.”

Hedeflerinin İtalya’ya ulaşmak olduğunu vurgulayan Guyton, “Sadece hedefimize (Avrupa) ulaşana kadar bize kötü davranmasınlar başka bir şey istemiyoruz. Ufak işlerde çalışmamıza izin versinler ki yiyecek bulmak için hırsızlık yapmayayım. Bırakın sokaklarda gezebilelim, bize yiyecek satsınlar ki aç kalmayalım. Aşağılanmalardan bıktık, bizi hayvan yerine koymasınlar yeter.” ifadelerini kullandı.

“Geleceğimizi güven altına almak için buradayız.”

Sokakta gezmelerine izin verilmediği gibi “camiye dahi alınmadıklarını” bu yüzden çok üzüldüğünü dile getiren Malili Saga Jakti ise “Uyuyacak doğru düzgün yerimiz yok, yemek yemiyoruz, ilacımız yok, şehre inmek istesek güvenlik güçleri izin vermiyor. Tek derdimiz geleceğimizi güven altına alabilmek için Avrupa ülkelerine iltica etmek. Biz burada geçici olarak kalıyoruz.” dedi.

Tunus’ta 2 yıldır yaşadığını ve Avrupa’ya gidebilmek için para biriktirmeye çalıştığını söyleyen Gineli Soko Kamara da “Geleceğimizi güven altına almak için buradayız, hedefimiz bir an önce Avrupa’ya gitmek. Hepimiz Afrikalıyız, kimseyi rahatsız etmek istemiyoruz. Çok acı cektik, bizden birileri kötü bir şey yaptı diye neden hepimizi sorumlu tutuyorlar ki? Hastamız olduğuna ne yapacağımızı bilemiyoruz. Hastaneler bizi kabul etmiyor.” diye konuştu.

Tunus Hükümetinden yardım beklediklerini belirten Kamara, geride bıraktığı ailesinin ondan para beklediğini aktararak bu nedenle ülkesine dönmek istemediğini vurguladı.

Tunus’ta düzensiz göçmen sorunu

Tunus, düzensiz göçmenlerin Afrika’dan Avrupa’ya geçiş yolu olarak kullandığı uğrak noktalardan biri.

Orta Akdeniz’deki düzensiz göç rotası üzerinde yer alan İtalya’nın Kuzey Afrika’ya en yakın kara parçası Lampedusa Adası, Tunus kıyılarına yaklaşık 130 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Tunus’un Sfaks kenti, düzensiz göçmenlerin Lampedusa’ya ulaşma çabaları için sıklıkla geldiği noktaların arasında öne çıkıyor.

Sfaks’ta 3 Temmuz 2023’te düzensiz göçmenler ile bölge halkı arasında çıkan olaylarda 1 Tunuslu hayatını kaybetmiş, onlarca düzensiz göçmen tutuklandı.

Sfaks’ta yaşanan olayın ardından şehir merkezinde yaşayan binlerce düzensiz göçmenlerden imkanı olanlar Tunus’tan çıkmış, ülkeyi terk edemeyen göçmenler ise çeşitli bölgelerde kurdukları barakalara yerleşmişti.

Tunus ile Avrupa ülkeleri arasında düzensiz göç ile ilgili birçok görüşme yapıldı.

Geçen yıl İtalya’nın başını çektiği görüşmeler neticesinde Avrupa Komisyonu, 2023 Eylül ayında, Tunus ile Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan ve bir kısmı düzensiz göçmen akışının azaltılmasını amaçlayan mutabakat zaptı kapsamında Tunus’a 127 milyon avroluk yardım tahsis edildiğini duyurmuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tunusta-binlerce-duzensiz-gocmen-zor-sartlar-altinda-avrupaya-gitmek-istiyor/feed/ 0
Geçinemeyen Emekli Astsubaylar Öfkeli. Emekli Astsubay Hüseyin Tunç: “Bizi Dağlarda Teröristler Öldüremedi Ama Açlık Öldürecek. Yeter, Sıkıldık” https://www.kanal7haber.com.tr/gecinemeyen-emekli-astsubaylar-ofkeli-emekli-astsubay-huseyin-tunc-bizi-daglarda-teroristler-olduremedi-ama-aclik-oldurecek-yeter-sikildik/ https://www.kanal7haber.com.tr/gecinemeyen-emekli-astsubaylar-ofkeli-emekli-astsubay-huseyin-tunc-bizi-daglarda-teroristler-olduremedi-ama-aclik-oldurecek-yeter-sikildik/#respond Sun, 28 Jan 2024 21:00:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2962 Haber: CEYLAN SAĞLAM- Kamera: EYLEM LADİN DEĞER

Emekli astsubaylar, 2001 yılında astsubaylara Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile verilen, ancak kararnamenin süresi dolduğu için artık ödenmeyen, bugün yaklaşık 8 bin lira karşılığı olan 10 bin ek göstergenin maaşlarına yansıtılmasını bekliyor. Emekli astsubay Hüseyin Tunç, “Sorunumuz çok, bizi dağlarda teröristler öldüremedi ama açlık öldürecek. Yeter, sıkıldık” dedi. Engelli Komando Astsubay emeklisi Yılmaz Demir Özçelik ise, “Askerler geçinemiyor Sayın Cumhurbaşkanımız, maaşlarımızı size verelim. Engelli komando astsubayı ve silah arkadaşları geçinemiyor. On yıllarca önce bize tazminat sözü verildi, geçinemiyoruz. Sözler verildi, Meclis’e gönderildi, hala verilmedi. Ne olur maaşlarımızı size verelim, bizim yerlerimize evlerimizi siz geçindirin” dedi.

Emekli Astsubaylar İnisiyatifi Hareketi üyesi emekli astsubaylar, 2001 yılında astsubaylara KHK ile verilen, ancak kararnamenin süresi dolduğu için günümüzde 8 bin liranın karşılığı olan, yansıtılmamış 10 bin puanlık göstergenin sigortalarına yansıtılmasını ve kendilerine vaat edilen tazminatların ödenmesini talep ediyor.

Emekli astsubaylar, taleplerini dile getirmek için Ankara’da Ulus Meydanı’nda dün bir araya geldi. Emekli astsubaylar ANKA Haber Ajansı’na yaşadıkları sorunları şöyle anlattılar:

BİZİ DAĞLARDA TERÖRİSTLER ÖLDÜREMEDİ AMA EMEKLİLİK, AÇLIK ÖLDÜRECEK”

Emekli astsubay Hüseyin Tunç: “26 yıllık astsubayım. Rahatsızlandım, yüzde 70 engelliyim ve personele geçtim. Silahlı kuvvetlerde çalışıp buradaki arkadaşların çoğu bedensel sorunları vardır. Herkes dağlarda, bayırlarda, o karın altında yaşadı, yattı. Ama hakkımız yendi, 23 yıldır astsubaylara bugün yarın söz veriyorlar, sözünde durmuyorlar. Biz, bu sözlerini tutmaları için öl, söz verme/ öl sözünde durma demeye, tazminat hakkımızı almaya geldik. Subaylara bir sürü tazminatlar veriliyor, görev tazminatı, makam tazminatı, kadrosuzluk tazminatı gibi bir sürü tazminat veriliyor. Astsubaylara bir tane verilmiyor. Sorunumuz çok, bizi dağlarda teröristler öldüremedi ama emeklilik, açlık öldürecek. Yeter, sıkıldık. Ne çocuğumuzun okulu ne eşimizin bir yuvası oldu. Oradan oraya gittik, hep ülkemiz için dağlarda, riskli bölgelerde görev yaptık. Yapmayın artık, sözünüzde durun. Artık dayanamıyoruz. Astsubaylar çıldırma noktasına geldi. Benim maaşım çok düşük, ben bunu hak etmiyorum. 14 bin 500- 15 bin 500 lira arasında. Biz bunu hak etmiyoruz. Biz dağlarda, ülkemiz için savaştık. 10 bin puanla 8 bin lira iyileştirme istiyoruz. Gençlerimiz şu anda dağlarda, bizim yerimizde. Bizler de oralardaydık. Oradan geldik. Benim üç tane çocuğum var. Bunları okutmak bir dert, ev bir dert. Ev alamadık.”

ULUFE İSTEMİYORUZ, İCAZET İSTEMİYORUZ”

Emekli jandarma astsubay Necmi Kerimoğlu: “35 yıl bilfiil hizmet ettim ülkeme. Ülkemizin en ücra köşelerinde görev yaptım. 35 yılımın 17 yılını terörle mücadele bölgesinde geçirdim. Birçok meslektaşlarımızı kaybettik. Bizler bu ülke için hayatımızı seve seve veren insanlarız. Ben 3 tane üniversite bitirdim ama aldığım maaş 18 bin lira. 18 bin lira da kira veriyorum ve geçinemiyoruz. Bu mudur adalet? Bizlere yıllardır söz veriliyor, Cumhurbaşkanımız, Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız; ‘vatan size minnettar, hakkınız ödenmez’ deniliyor. Ama biz bunları göremiyoruz. Doğrudur, haklarımızı ödemiyorlar. Biz hakkımızı istiyoruz. Birilerine 6 tazminat, diğerine sıfır tazminat… Külfette varsa nimet de istiyoruz. Başka bir talebimiz yok. Ulufe istemiyoruz, icazet istemiyoruz. Biz çocuklarımıza, torunlarımıza harçlık veremiyoruz. Onun kederi içerisindeyiz, geçinemiyoruz. Bizi duymanızı istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, Anayasal olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanıdır. Bizleri dinleyiniz. Biz her türlü zorlukta, meşakkatte bu ülke için feda ettik, canımızı koyduk. Bizim derdimiz para değil; insanca yaşamak istiyoruz.”

Emekli Hava Astsubay Hüseyin Alkan: “25 yıl hava kuvvetlerinde teknisyen olarak çalıştım. Bize söz verildi, kıdem tazminatlarımız verilmedi. Biz boğazımızdan kısıyoruz, giyimi falan bıraktık. Hele eviniz yoksa perişansınız. Çoğu arkadaşımız Temelli’ye gitti, Polatlı’ya gitti ev tutmak için.”

SUBAYLARA VERİLEN TAZMİNATLAR, BURADAKİ İNSANLARA VERİLMİYOR. BİZ BU TAZMİNATIN PEŞİNDEYİZ”

Murat Demirkıran: “Biz buraya İzmir’den geldik. İki otobüs insan topladık. İstanbul’dan gelenler var, Antalya’dan kendi imkanları ile gelenler var. Bu meydanda gördüğünüz herkes birer kahraman, birer gazi. Arkadaşları şehit bu insanların. Bu insanlar şu anda açlık sınırının altında verilen bir maaş ile yaşıyorlar. Subaylara verilen tazminatlar, buradaki insanlara verilmiyor. Biz bu tazminatın peşindeyiz. Anamızın ak sütü kadar helalimiz bu, geçinemiyoruz. Bu tazminat sözü bize 2001’de veriliyor ama bir türlü gerçekleşmiyor. Bu Ulus eylemi bugün bunun gerçekleşmesinin birinci adımı olacak. Maaşımıza yansıtılması gereken 7 bin liradan 11 bine kadar gidiyor. Bugün yarbaylar tazminatı alıyor, albaylar alıyor, astsubaylara tazminat verilmiyor. Biz onlardan daha ağır görevler yaptık. Şu anda bu tazminatı talep ediyoruz.”

NE OLUR MAAŞLARIMIZI SİZE VERELİM, BİZİM YERLERİMİZE EVLERİMİZİ SİZ GEÇİNDİRİN”

Emekli engelli Komando Astsubay Yılmaz Demir Özçelik: “Memurlara 8 bin 77 lira seyyanen zam verdiler. Biz emekliler bundan mahrum bırakıldık. Neden mahrum bırakıldığımızı bilmiyoruz. 2002 öncesi asgari ücretin üç katı emekli maaşı alırken, bugün itibariyle asgari ücretin altına da düştük. Askerler geçinemiyor Sayın Cumhurbaşkanımız, maaşlarımızı size verelim. Engelli komando astsubayı ve silah arkadaşları geçinemiyor. On yıllarca önce bize tazminat sözü verildi, geçinemiyoruz. Sözler verildi, Meclis’e gönderildi, hala verilmedi. Ne olur maaşlarımızı size verelim, bizim yerlerimize evlerimizi siz geçindirin. Engelli Komando Astsubayı olarak buraya kadar geldim; üç aile bir evde üç odada. Her biri yatak odası, bu şekilde kalıyoruz. Türk askeri bu duruma düşürülmemeliydi.

17 BİN 500 LİRA MAAŞ ALDIM. BÖYLE BİR ŞEY OLMAZ”

Emekli jandarma astsubay Hasan Savaş: “32 sene bu memlekete kelle koltukta hizmet verdim. 10 sene terörle ilgili bölgelerde çalıştım, ben ayıp olmasın diye söylemek istemiyordum ama söyleyeceğim; 17 bin 500 lira maaş aldım. Böyle bir şey olmaz. Bir imama 40 bin lira veriyorsa bu devlet, bir bekçiye 35 bin lira veriyorsa… Şemdinli’nin dağlarında gezdim ben, eşim çocuklarım yanımda yoktu. Yıllarca doğru düzgün okul okuyamadılar; ev bulamadık, lojman yok. Bugün bizi bu hale sokamazlar bu mümkün değil. Çok büyük haksızlık var.”

Türk Silahlı Kuvvetleri bando mızıkasından emekli astsubay Ali Toker: “Evi olmayan, eşi çalışmayanların durumu gerçekten çok zor. Aldığımız en yüksek maaş, 37 yıllık hizmetim var 17 bin lira maaş alıyorum. Asgari ücret kadar bir maaş alıyorum. Çocuğumuz, eşimiz, gerçekten insanca yaşamı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Bizim yaptığımız iş, diğer arkadaşlarımızın işinden aşağıda gibi görülse de bizim de gece gündüz 48 saat görev yaptığımız oldu. Doğudaki arkadaşlarımız o kış şartlarında bandoculuktan başka dağda görev aldılar, çatışmalara girdiler. Hatta Tunceli’de bir bandonun içinde bomba patlamıştı, o arkadaşlarımız da bandocuydu. Bu devlet için canlarını verdiler, tüm askerler gibi biz de hakkımızı hukukumuzu istiyoruz. Biz ekstra bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Sesimiz duyuluyor. Tek başına sözler veriliyor, siyaset böyle bir şey, unutuluyor. Bu verilen sözlerin yüzde 10’u yapılmış bile olsa, şu anda Türkiye refah bir ülke konumuna gelecekti.

CANI İLE KANI İLE BU ÜLKEYİ KORUYAN İNSANLARA YAPILAN BU EZİYET HAKSIZLIKTIR”

35 yıl boyunca bando astsubayı olarak görev yapan Nejdet Akyüz: “Ülkemizin her tarafında astsubay arkadaşlarımın özlük hakları, siyasi otoritelere söylenmesine rağmen, dosyalar verilmesine rağmen ötelendik. Canı ile kanı ile bu ülkeyi koruyan insanlara yapılan bu eziyet haksızlıktır. Bu haksızlığın giderilmesi için başta iktidarda olan Sayın Cumhurbaşkanımız ve diğer siyasi partilere buradan sesleniyoruz; lütfen bizlere sahip çıkın. Bub ordunun bel kemiğiyiz, emekçileriyiz. Her zaman ordumuzun yanında, elimizi taşın altına koyduk. Bizler artık belirli küçük maaşlar ile geçiniyoruz, torunumuza bir harçlık veremiyoruz. Ailemiz ile gezilere gidemiyoruz. Lütfen bugün bu sokaklara bizi toplamayın, biz bu ülkenin her zaman koruyucusuyuz. Çocukluk yaşlarda, 14 yaşında girmişiz buraya. Silahlı kuvvetlerin terbiyesini almış bir toplumuz biz. Atatürkçü düşünce ile yetişmiş bir toplumuz biz. Bugün Atatürk olmasaydı, biz bugün burada olmayacaktık. Onun için Türk milletinin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin, siyasi partilerin bize sahip çıkmasını bekliyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gecinemeyen-emekli-astsubaylar-ofkeli-emekli-astsubay-huseyin-tunc-bizi-daglarda-teroristler-olduremedi-ama-aclik-oldurecek-yeter-sikildik/feed/ 0
Antalya’da 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen çağrıların yüzde 62’si asılsız ihbar https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-112-acil-cagri-merkezine-gelen-cagrilarin-yuzde-62si-asilsiz-ihbar/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-112-acil-cagri-merkezine-gelen-cagrilarin-yuzde-62si-asilsiz-ihbar/#respond Sat, 30 Dec 2023 09:06:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1704 Antalya’da 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğüne 2023 yılında gelen 3,5 milyon çağrının yüzde 62’isi asılsız ihbar olarak kayıtlara geçti. Antalya 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Mehmet Koçak, “Bu gereksiz aramalar arasında genelde, ‘Kırmızı ışıkta yaya yolunda şınav çekiyorlar, yine kırmızı ışıkta yaya yolunda meditasyon yapanlar var, kedim doğum yaptı çok acı çekiyor, ambulans istiyorum, sınav döneminde kedi köpek sesleri duyuyoruz, sıfır aracının uydudan kapatıldığını açılmasını talep ediyorum’ gibi ihbarlar alıyoruz” dedi.

Türkiye’de acil durumlarda ihbarda bulunmak için sağlık, emniyet, yangın, güvenlik gibi konularda ayrı ayrı numara kullanılmasına son verilmişti. Bu kapsamda tüm çağrılar artık 112 bünyesinde toplanıyor ve tüm acil ihbarlar 112 üzerinden alınıyor. Yeni Nesil 112 sistemi ile vatandaşların tek bir numarayı öğrenmeleri ve acil yardım çağrısı alındıktan sonra en kısa sürede olay yerine ya da acil durumdaki kişilere ulaşmak kolaylaşırken, arayan kişinin nokta olarak adresinin sistemde görünmesi ile de ekiplerin işlerini hızlandırıyor. Jandarma, emniyet, sağlık, orman, itfaiye ve AFAD olmak üzere toplam 7 kurumun koordineli olarak hizmet verdiği Antalya 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak 300’den fazla personelle vatandaşlara hizmet veriyor.

2009 yılında başlayan hizmet kapsamında gelen ihbarların olay ve adres bilgilerini ortalama 25-30 saniye içinde alınıp içeriğine göre ilgili kurumların operatörlerine iletiyor. İhbarın niteliğine göre de ilgili kurum ekipleri yönlendirerek olaylar çözüme kavuşturuluyor.

3,5 milyon çağrı alındı yüzde 62 gereksiz

Antalya 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Mehmet Koçak, 2023 yılında 3,5 milyon çağrı aldıklarını ifade ederek, “Bu çağrıların yüzde 38’i gerekli, yüzde 62’isi ise asılsız ihbar olarak kayıtlara geçti. Gelen çağrıların yüzde 51’i emniyete, yüzde 34’u sağlığa, yüzde 8’i jandarma, yüzde 4,5 itfaiyeye duştu. 112 Acil Çağrı merkezi 24 saat vatandaşımıza hizmet veriyor. 350 personelimiz var. 112’yi kullanmak isteyen vatandaşlarımızın aramaları ilk olarak bizim arkadaşlarımıza düşüyor, çalışanlarımız bu aramaların gerekli mi gereksiz mi olduğuna bakıyorlar. Adreslerini tespit ediyorlar, olayın tanımını öğreniyorlar. 30 saniye içerisinde diğer kurumlara aktarılıyor, diğer kurum arkadaşlarımız da 60 saniye içerisinde sahadaki personele bildiriyor” dedi.

“Kırmızı ışıkta yaya yolunda şınav çekiyorlar”

Vatandaşları 112 Acil Çağrı Merkezini aradıklarında sakin olmaya davet eden Koçak, “Adresin tam olarak verilmesi gerekir. Bizi en çok gereksiz aramalar yoruyor. Bu gereksiz aramalar arasında genelde, ‘Kırmızı ışıkta yaya yolunda şınav çekiyorlar, yine kırmızı ışıkta yaya yolunda meditasyon yapanlar var, kedim doğum yaptı çok acı çekiyor, ambulans istiyorum, sınav döneminde kedi köpek sesleri duyuyoruz, sıfır aracının uydudan kapatıldığını açılmasını talep ediyorum’ gibi ihbarlar alıyoruz. 112 acil bir durumda aranması gerekir. Bunlar dışında bizi gereksiz yere aradıkları zaman ihtiyaç olan vatandaşlarımıza daha geç ulaşabiliyoruz” sözlerine yer verdi.

“Çocukların bizimle dalga geçmesinden tutun, akli dengesi bozuk insanlar arıyor”

5 yıldır 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanı Abdürrahim Hacıoğlu ise şu sözlere yer verdi: “Yaz aylarına göre şuanda rahat bir dönemdeyiz. Yazın nüfus artınca bizim de yoğunluğumuz artıyor. Gereksiz çağrılar alıyoruz. Çocukların bizimle dalga geçmesinden tutun, akli dengesi bozuk insanlar arıyor. İnsanlar bilmedikleri şeyler için bizi arıyorlar, bilmedikleri numaraları öğrenmek için arıyorlar. Bunlar ciddi bir yoğunluk oluşturuyor. O esnada kaza geçiren ve yardım bekleyen insanlar oluyor. Sırf bu yüzden o kazada yaralanan kişiye 5 dakika daha ambulans genç ulaşıyor. İnsanların daha çok bilgilendirilmesi gerekir, gereksiz yere 112 aramalarının önüne geçilmeli.” – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalyada-112-acil-cagri-merkezine-gelen-cagrilarin-yuzde-62si-asilsiz-ihbar/feed/ 0