SAĞANAK YAĞIŞ YURDU ETKİSİ ALTINA ALACAK
Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz, Güneydoğu Anadolu’nun batısı ile Gümüşhane, Malatya, Elazığ, Erzincan ve Tunceli çevrelerinin aralıklı yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sivas, Yozgat, Gümüşhane, Erzincan, Bolu ve Tunceli çevrelerinin karla karışık yağmur ve Kar, yağış alan diğer yerlerde yağmur ve sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak şeklinde görülecek olan yağışların; Marmara, Ege, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz‘in doğusu ile Ankara, Konya, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray, Nevşehir, Bolu, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde kuvvetli, Kıyı Ege ve Antalya’nın doğusunda yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Ülkemizin iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.
KIYI EGE VE BATI AKDENİZ’DE FIRTINA BEKLENİYOR
Hava sıcaklıklarının batı kesimlerde yağışla birlikte biraz azalacağı, ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın genellikle güney, kuzeydoğu kesimlerde batı ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Kıyı Ege ve Batı Akdeniz ile Çanakkale ve Balıkesir çevrelerinde kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.
KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI
Meteoroloji, yağışların; Marmara, Ege, Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz’in doğusu ile Ankara, Konya, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray, Nevşehir, Bolu, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde kuvvetli, Kıyı Ege ve Antalya’nın doğusunda yer yer çok kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini bildirdi.
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI
Rüzgarın; Kıyı Ege, Batı Akdeniz ile Çanakkale ve Balıkesir çevrelerinde güney yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde eseceğinin tahmin edildiğinin belirtildiği açıklamada ulaşımda aksamalar, çatı uçması ve kar savrulması gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği aktarıldı.
BUZLANMA VE ÇIĞ UYARISI
Meteoroloji’den yapılan açıklamada, “Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde dik ve eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi ile buzlanma, don ve ulaşımda meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.” denildi.

Hava Muhalefetiİç AnadoluÇanakkaleKaradenizMarmaraFırtınaAkdenizYaşamDünyaDoğakarEge
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale Kahramanı Havranlı Seyit Onbaşı için kırsal Kocaseyit Mahallesi’nde yapılan tören, saygı duruşu ve Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı. Seyit Onbaşı’nın kabrine karanfiller bırakıldı ve askerler tarafından saygı atışı yapıldı.
Anma programına katılan Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, “Seyit Onbaşı ve tüm Çanakkale kahramanları, yalnızca silahlarıyla değil, kararlılıklarıyla, azimleriyle, fedakarlıklarıyla milli ve manevi değerleriyle bu savaşı kazanmışlardır. Bizler, onların cesaretinden ilham alarak, ülkemizin huzuru ve barışı için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu milletin onurunu sırtlayan Koca Seyit’i ve tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet, şükranla anıyorum” dedi.
Anma programına Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Havran Kaymakamı Enver Özderin, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. – BALIKESİR
Kültür SanatÇanakkaleHavranOnbaşıYerelYaşamTören
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale Kahramanı Havranlı Seyit Onbaşı için kırsal Kocaseyit Mahallesi’nde yapılan tören, saygı duruşu ve Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı. Seyit Onbaşı’nın kabrine karanfiller bırakıldı ve askerler tarafından saygı atışı yapıldı.
Anma programına katılan Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, “Seyit Onbaşı ve tüm Çanakkale kahramanları, yalnızca silahlarıyla değil, kararlılıklarıyla, azimleriyle, fedakarlıklarıyla milli ve manevi değerleriyle bu savaşı kazanmışlardır. Bizler, onların cesaretinden ilham alarak, ülkemizin huzuru ve barışı için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu milletin onurunu sırtlayan Koca Seyit’i ve tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet, şükranla anıyorum” dedi.
Anma programına Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Havran Kaymakamı Enver Özderin, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Yavaş ifadesinde, “Elleri ellerimden giderek kaymaya başladı. Birkaç saniye tuttum ancak çekemedim. Sonrasında benim de gücüm tükendi, ellerimin arasından kayarak aşağıya motosikletin üzerine düştü” dedi.
MOTOSİKLETİN ÜZERİNE DÜŞTÜ
Olay, 30 Ekim’de saat 02.30 sıralarında meydana geldi. Restoratör Tuğba Yavaş, henüz belirlenemeyen nedenle, apartmanın 5’inci katındaki dairenin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düştü. Durumu fark eden komşuların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulansla Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Tuğba Yavaş, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
REKLAM
Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, Tuğba Yavaş’ın eşi ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın ifadesine başvuruldu. Yavaş, cinayet şüphesiyle gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alptekin Yavaş, dün çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
“BOŞANMAYI TEKLİF ETTİM AMA BİR TÜRLÜ YANAŞMADI”
Olayın ardından Alptekin Yavaş’ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Yavaş, ifadesinde, “Ben arkeoloğum, eşim ise restoratördür. 2008 yılında evlendik. Eşim epilepsi hastasıydı ve zaman zaman epilepsi nöbetleri geçirirdi. 2023 yılının Ağustos ayına kadar sorunsuz bir evliliğimiz vardı ancak daha sonra Tuğba çok değişti. Zaman zaman kıskançlık krizlerine giriyordu. Onu, kimi zaman öğrencilerimle, kimi zaman da öğretim görevlileriyle aldattığımı düşünüyordu. 2023 yılının ekim ayında bu konuyla ilgili doktora ve aile terapistine başvurduk. İkimiz de doktorların tavsiyesiyle ilaç kullanmaya başladık. Tuğba ilaçlarını kullandığında sakinleşmeye başlamıştı. 2023 yılı aralık ayında İzmir Otoyolu’nda seyir halinde ilerlerken tartışmaya başladık. Yine öğrencilerimle ilgili kıskançlık krizine girmişti. Arabanın kapısını açıp, yola atladı. Dizleri yaralandı. Araca bindi, yolumuza devam ettik. Kavgalar şiddete döndüğü için boşanmayı teklif ettim ama bir türlü yanaşmadı” dedi.
“ŞAKALAŞMAK İÇİN YÜZÜNE SU ATTIM”
Olay günü Tuğba Yavaş’ın düzenleyeceği mevlit için komşusuna çıktıktan sonra eve geldiğini söyleyen Alptekin Yavaş, “Mutfakta şerbet kaynattı. Yatak odasına geçtik. Yatmadan önce telefonla ilgilendiğim için kızdı. Tartışmanın dozu arttı. Tuğba kilolu bir kadındı. Gücüm zaman zaman ona yetmiyordu. Kollarımı tutup, çizmeye başladı, ardından oğlumun barfiks demiriyle üzerime yürüdü. Kendine gelmesi için tokat attım. Sakinleşmek için banyoya girdim. Arkamdan geleceğini biliyordum. Şakalaşmak için yüzüne su atınca daha da sinirlendi. Duş alıp, banyodan çıktım” ifadelerini kullandı.

Yavaş, ifadesini şöyle sürdürdü: “Yatak odasında ve koridorda olmayınca balkona çıktım. Atlayacağını söyleyerek trabzanlara çıktı. Hemen yanına gittim. Yanına yaklaşınca ayaklarının balkondan aşağı sallandığını fark ettim. Trabzanlara tutunup, beni beklediğini görünce ayağının kaydığını düşündüm. Ayağını yukarı atmasını istedim, kilolu olduğu için yapamadı. ‘Beni yukarı çek’ dedi. Tişörtünden çekmeyi denedim ama kaydı. ‘Dişlerinle çek’ dedi. Denedim ama yapamadım. Bunun saçma bir fikir olduğunu söyledim. Ellerinin kaydığını bez getirmemi istedi. Tuttuğum için içeriye gidemedim. Elleri ellerimden giderek kaymaya başladı. Birkaç saniye tuttum ancak çekemedim. Sonrasında benim de gücüm tükendi, ellerimin arasından kayarak aşağıya motosikletin üzerine düştü. Kesinlikle intihar edeceğini düşünmüyordum. Eşimin üzerindeki kan izleri muhtemelen bana aittir. Odadaki kanlı peçeteler de kolumdaki çiziklerden kaynaklıdır.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Oyuncu Bülent Polat’ın başı komşularıyla dertte! İşleri nedeniyle şu sıralar Kapadokya’da çalışan Polat, Çanakkale’de yaşayan eşi ve iki çocuğunun, komşuları tarafından rahatsız edildiğini söyleyerek isyan etti.

Çanakkale’de lüks bir sitede yaşayan ailesinin komşularının mobbingine maruz kaldığını söyleyen oyuncu, yaşadıkları olaylar nedeniyle evlerini satacaklarını açıkladı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

KAFAYI BİZE TAKMIŞLAR
Polat yaşananları şöyle anlattı: “Bebek ağlıyor diye jandarma çağırıyorlar. Daha önce de bizi şikâyet etmişler. Kendi halinde bir aileyiz. Ama birileri bize kafayı takmış durumda. Ben şehir dışında çalışıyorum. Eşim ve çocuklarım Çanakkale’de, aklım onlarda kalıyor. Oradan taşınsam da işin peşini bırakmayacağım. Ailemin huzurunu kaçıranları elbet bulacağım.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi, ilk örneklerine 15’inci yüzyılda kent merkezinde rastlanan, 17’nci yüzyıl sonlarından 20’nci yüzyıl başlarına kadar yoğun olarak üretimi yapılan geleneksel Çanakkale seramiklerini yaşatmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Unutulmaya yüz tutmuş sanatın yaşatılmasına, genç kuşağa tanıtılmasına, yeni tasarım ve çağdaş formlarla yorumlanmasına öncülük eden merkez, sanat atölyesi etkinliğinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Balyemez, ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Müjde Yücel Coşar ve seramik sanatçısı Gülfidan Özmen’i bir araya geldi.
Atölyede 10 gün süren etkinlikte geleneksel Çanakkale seramiklerini tasarımlarıyla buluşturan sanatçılar, tabak ve vazo gibi eserlerine çeşitli renklerde boya ve şekillerle ayrı bir boyut kattı.
Sanatçılar, eserlerini yaz aylarında açacakları kişisel sergilerde sanatseverlerle buluşturacak.
Balyemez, AA muhabirine, atölyede Çanakkale seramiklerinin geleneksel desen, form ve dekorlarında kendilerine özgü yorum ve denemeler yaptıklarını söyledi.
Kendi alanı olduğu için daha çok Çanakkale seramiklerinin dekorları üzerine çalıştığını belirten Balyemez, “Özellikle fırça dekorları, astar akıtmalar ilgimi çekiyordu. ‘Onlarla ilgili renklerini değiştirsem nasıl olur, o dekorlar farklı renklerin üzerinde dursa nasıl olur?’ gibi birtakım denemeler yaptım. Aslında daha ziyade farklı renkleri araştırmak gibi oldu. Sonucun ne olacağını çok bilmeden başladım.” dedi.
Balyemez, Çanakkale seramiklerinin genel olarak kaba ve halkın kullanımı için yapılmış ürünler olduğunu dile getirdi.
Sanatsal açıdan bu seramiklerin özelliklerine değinen Balyemez, “Dekorları, üzerindeki fırçalar, renkler, akıtmalar o kadar özgün ki dünyanın herhangi bir yerinde o seramiği gördüğünüz zaman onun Çanakkale olduğunu anlayabilirsiniz. Bu da onu bence en değerli kılan tarafı.” ifadesini kullandı.
“Her geleneksel sanatın yaşatılması için taze kana ihtiyaç var”
Genellikle enstalasyon (yerleştirme) ya da heykel üzerine çalışmalar yapan sanatçı Gülfidan Özmen ise kullandığı gereçler zaman zaman değişse de özellikle cam, seramik ve kağıt gibi malzemelerden yararlandığını söyledi.
Çanakkale seramiklerinin akıtma sırları renklerini çok sevdiğini ve bunları soyut formlara uyguladığını aktaran Özmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu çalışma kapsamında çamurdan soyut yaptığım birtakım strüktürler, formlar var. Bunların üzerine uygulama yapacağım. Her geleneksel sanatın yaşatılması için taze kana ihtiyaç var. Bu, yeni sanatçıların çağdaş yorumlaması ya da yetişmiş geleneksel sanatçıların farklı uygulamaları olabilir. Seramik ve cam eğitimi aldım ama farklı bir bakış açısıyla yorumluyorum. Bu da malzemelere bir tazelik getiriyor.”
Coşar da Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezinin konuk sanatçılarla bu yıl ilk kez düzenlediği sanat atölyesi etkinliğinin yeni üretimlere vesile olması, yeni kuşaklara tanıtılması ve kültürel mirasa sahip çıkılması için devamının planlandığını belirtti.
Her etkinliğe konuk sanatçıların davet edileceğini, üniversiteden de öğretim üyelerinin bu çalışmaya dahil edileceğini aktaran Coşar, etkinliğin bu şekilde ortak etkileşimlere vesile olacağını ifade etti.
ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü mezunu pek çok kişinin kentte atölye açtığını ancak bunlarda genellikle satışa yönelik modern tasarımların hazırlandığını dile getiren Coşar, geleneksel Çanakkale seramiklerini üreten atölye sayısının sınırlı olduğu bilgisini verdi.
Çalıştay kapsamında yaptığı tasarımda Çanakkale seramiklerinin biçimini ele aldığını söyleyen Coşar, şöyle konuştu:
“Seramik atölyesindeki kalıpları kullandım. Üniversitenin atık kağıtları ile kağıt havluları çamura dahil ediyorum. Onun bünyeye kattığı dokuyu seviyorum. Çamura kattığımız kağıtlar, çamurun mukavemetini artırıyor. Kağıt katkılı yorumlar yapıyorum. Proje kapsamında 5 at başlı testi yaptım. 3 boyutlu olanlar var, bir de duvarda sergilenecek olan versiyonlarını çalışıyorum. Diğer işlerimde de silüetler kullanmayı seviyorum. Çanakkale seramiklerindeki at, ördek ve kuş başlı formların silüetlerini kullanarak formlar tasarlıyorum.”
]]>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Çanakkale Ziraat Odası ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi ile Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamuller İhracatçılar Birliği arasında protokol imzalandı.
Çanakkale Ziraat Odası aracılığıyla yapılan çağrı üzerine bir araya gelen 21 kadın çiftçi, “süs bitkilerinin üretim potansiyelinin belirlenmesi” konusunda yürütülecek projenin detaylarına ilişkin bilgilendirildi.
Protokole göre, hazırlanacak proje kapsamında Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üreticilere başlangıç materyali sağlayacak, hasat edilen ürünlerin satış ve pazarlamasına destek olacak.
Ziraat Odası, çiftçilerin organizasyonuna, ÇOMÜ eğitim ve desteklenmesine, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekonomik ve sosyal yönden gelişimlerine, Ziraat Mühendisleri Odası ise birimlerin koordinasyon ve mühendislik desteklerine katkı verecek.
Özellikle kadın üreticilerin, kooperatif ve dernek benzeri oluşumlarla bir arada bulunabilecekleri bir organizasyon oluşturulmasının hedeflendiği çalışmanın ilk aşamasında, İstanbul’da mezat ziyareti yapılacak. Ayrıca, satış ve pazarlama üzerine görsel hafızalarını geliştirmek üzere toplantılar düzenlenecek, üretim seraları gezilecek, ÇOMÜ Sürekli Eğitim Merkezi’nde eğitim verilecek, ihracata yönelik üretim desteklenecek.
Koordinasyon sağlandıktan sonra altyapıları, üretim alanları, iş gücü ve üretim kapasiteleri değerlendirilerek, süs bitkisi üretimine temmuz ayında geçilecek. Her çiftçiye ortalama 600 metrekare alanda üretim materyali sağlanarak, kalite ve standardına bağlı olarak ürün ihracatı desteklenecek.
“Termalin olduğu ilçelerin salon bitkisi üretimine uygun olduğunu düşünüyoruz”
Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, AA muhabirine, Çanakkale’nin hem iç hem de dış pazara yakınlığı nedeniyle süs bitkileri yetiştiriciliği konusunda avantajlı bir konumda yer aldığını söyledi.
Çanakkale’nin iklimsel olarak kışın birkaç ayın dışında süs bitkileri için uygun olduğunu ifade eden Yılmaz, “Burada üretim olursa yeni bir üretim alanı açmış oluruz. Şu anda süs bitkilerinde kesme çiçekte Antalya ağırlıkta bir ihracatımız söz konusu. Antalya’da yaz sıcağından dolayı iklimsel dezavantajlarımız var. Karanfilin dışında başka çeşitleri pazara sunamıyoruz. Daha fazla çeşitliliğin sağlanacağını düşündüğümüz bir bölge olduğu için Çanakkale’de birtakım çalışmalar yapılması adına iyi niyet protokolü imzaladık.” diye konuştu.
Yılmaz, Çanakkale’de kısa sürede süs bitkisi denemelerinin yapılacağını, birçok çeşidin uyumlu olacağını düşündüklerini aktardı.
Süs bitkisi üretiminin Çanakkale ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağına inandığını ifade eden Yılmaz, “Bundan 10 yıl önce Sakarya’da süs bitkileri sektörü yokken şu an ciddi bir sektör oluştu. Tokat’ta böyle bir sektör yokken yeni yeni oluşmaya başlıyor.” dedi.
“Çanakkale’de de neden olmasın?” düşüncesiyle hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, bu işi layıkıyla yapabilecek üreticilerle başlanıp projenin kendiliğinden büyüyeceğini öngördüklerini anlattı.
Yılmaz, Çanakkale’de üretilecek süs bitkilerin yerel esnafın ihtiyacını karşılayacak düzeyde olacağını, daha sonra büyük hedeflerin ortaya konulacağını belirterek, şunları kaydetti:
“Bir adım sonra kentin etrafındaki büyükşehirler, sektör daha da büyüdüğünde ihracat boyutuna taşınması gerekiyor. Bunu Isparta’da da yaşadık. Isparta’da 15 yıl önce sektör yokken şu an 1500-2 bin dönüm kapalı alanda yazlık karanfil üretimi yapılıyor. Bu ürünlerin tamamının Hollanda ve İngiltere’de satışı yapılıyor. Burada hem serada kesme çiçekler hem de dış mekanda üretimler gerçekleştiriliyor. Çanakkale’de termalin olduğu ilçelerin salon bitkisi üretimine uygun olduğunu düşünüyoruz. Süs bitkileri üretiminin neredeyse tamamı burada yapılabilecek potansiyele sahip.”
]]>Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Çanakkale Seramikleri Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi ile Kaleseramik Çanakkale Kalebodur Seramik Sanayi AŞ işbirliğinde Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası açık alan kimliklendirme çalışması kapsamında “Seramik Mozaik Yüzey Kaplama” projesi başlatıldı.
Projede, ÇOMÜ’nün yanı sıra Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Muğla Sıtkı Koçman, Bilecik Şeyh Edebali, Hacettepe, Anadolu, Bolu Abant İzzet Baysal, Kastamonu ve Dokuz Eylül üniversitelerinin seramik bölümlerinden 96 öğrenci ve akademisyen yer alıyor.
ÇOMÜ’den yüksek lisans öğrencisi Sedef Aslan’ın tasarımını üstlendiği mozaik eserin yapımı, Çan ilçesindeki Kaleseramik firmasına ait Atölye Kale ve ÜR-GE departmanlarında sürüyor.
Boyu 90, eni 1,25 metre olan 112,5 metrekare ebadındaki mozaik eserin bir bölümü, daha önceki 2 çalıştayda hazırlandı. Sonraki 2 çalıştayda ise kalanı tamamlanarak, eserin geçen yıl nisan ayında hizmete giren Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası’nın kent meydanına bakan duvarlarına haziranda monte edilmesi planlanıyor.
Mozaik deseni 21 tasarım arasından seçildi
ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Yeşim Zümrüt, AA muhabirine, belediye yetkililerinin, Yeşil Yerel Yönetim Binası inşaat aşamasındayken üniversiteden kimliklendirme çalışmaları kapsamında projeler istediğini söyledi.
İnşaat alanında yaptıkları incelemelerde mekanın hangi alanlarının değerlendirilebileceğini ele aldıklarını, iç ya da dış mekanda ne tür projeler gerçekleştirilebileceğiyle ilgili etütlerin ardından 3 ana projeye karar verdiklerini belirten Zümrüt, “Bunlardan biri de Seramik Yüzey Kaplama Projesi oldu. Diğer iki proje iç mekan projesiydi, onlar tamamlandı ve açılışı yapıldı. Üçüncü projemiz olan bu çalışma kapsamında yüksek lisans ve lisans öğrencilerimiz 21 tasarım hazırladı. Paydaşlar aracılığıyla birinde karar kıldık.” diye konuştu.
Prof. Dr. Zümrüt, kentin üniversitesi, yerel yönetimi ve sanayi kuruluşunun aynı potada buluşmasından dolayı projenin çok değerli olduğunu vurguladı.
Mozaik eserin yapımında kullandıkları malzemenin yüzde 80’inin fabrikadan çıkan yer ve duvar karosu atıkları olduğu bilgisini veren Zümrüt, şöyle devam etti:
“Atıkları renk skalasına göre ayırdık. Bunları kullanarak tasarımımızı yürüttük. O yüzden de bunu geri dönüşüm projesi olarak adlandırabiliriz. Atık malzemeyi alıyoruz, bunları sanat eserine, yıllarca kentle temas kuracak bir projeye dönüştürüyoruz. Zeytin teması bu kent için çok kıymetli bir temadır. Paydaşlar olarak belirlediğimiz tema bu oldu. Projemiz, zeytin temasının biçiminden, geometrisinden, renk skalasından çıkışlı bir tasarım üzerinde şekillendi. Atıklar ileri dönüşüm projesi olarak misyonunu yerine getirmiş olacak. Bizler eğitimcileriz. Bizim buradaki en büyük motivasyon kaynağımız da bu projede 4 ayrı çalıştayımız var. 4 çalıştayda 9 üniversite ve 96 tasarımcı çalışmış olacak. Çalışmanın montajı haziran ayında yapılacak.”
]]>İtilaf Devletleri’nin Gelibolu Yarımadası’nı tahliyesinin 108’inci yıl dönümü, Seddülbahir Kalesi’nde düzenlenen törenle kutlandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nca gerçekleştirilen törene, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çanakkale Vali Yardımcısı Abdül Kadir Duran, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu 2’nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Rasim Yaldız, Çanakkale İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman ve protokol üyeleri katıldı. Program saygı duruşunda bulunulması, saygı atışının yapılması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
‘ÇANAKKALE ZAFERİMİZ HEPİMİZE KUTLU OLSUN’
Tarihi bir yıl dönümünü anmak ve tarihin kırılma noktasını yeniden hatırlamak amacıyla bir arada olduklarını söyleyen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yazgı, “Bu vesileyle Çanakkale’yi, vatanımızın girilmez kalesine dönüştüren şehitlerimize, gazilerimize ve adları, şanları hiç anılmayan 45 bin kilometreye yayılmış gönül coğrafyamızdan gelerek, bu aziz topraklarda şehit düşen kahramanlarımızı rahmetle anıyor ve aziz hatıralarının önünde saygıyla selamlıyorum. 9 Ocak 1916 tarihi, Çanakkale Deniz Zaferi’mizin kara harekatında da başarısız olan düşmanlarımızın artık sadece donanmalarıyla değil, askeri tüm işgal materyalleriyle topraklarımızı terk etmek zorunda kaldığı gündür. Bir yanıyla aziz milletimizin; ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ diyerek Akif merhumun İstiklal Marşı’mızın dizelerinde ruh verdiği haykırışın askeri alanda tecessüm ettiği ve asla hürriyetine pranga vurulamayacağını gösterdiği bir gündür. Milletimizin bu sene 100’üncü yaşını kutladığımız Cumhuriyetimizi kurması sürecinde milli benliğinizi önemli bir mihenk taşı olan Çanakkale Zaferi’miz hepimize kutlu olsun” dedi.
‘TÜRK ASKERİNİN ÇOK AÇIK, NET BİR ZAFERİ SONUÇLANMIŞTIR’
Programda konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı Kaşdemir ise “Bugün 9 Ocak günü haksızca bu topraklara saldıranların bağımsızlığımıza, vatanımıza saldıranların Çanakkale’yi geçemeyeceklerini anladıkları ve bu topraklardan çekip gittikleri, kaçtıkları, firar ettikleri ve teknik bir ifadeyle Gelibolu Yarımadası’nı tahliye ettikleri gündür ve bugün Mehmetçiğin bu topraklarda çok haklı bir direniş sonucunda dünyaya meydan okuduğu ve bu toprakların Türk milletine ait olduğunu ilan ettiği ve bu uğurda büyük bedeller ödediği ama bu topraklardan düşmanı bir adım öteye geçirmediği gündür. Bu toprakları bize vatan yapanları, bu toprakların Türk milletinde kalması için mücadele edenleri ve tabii ki en başta Anafartalar’ın kahraman komutanı, muzaffer komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü onun kahraman silah arkadaşlarını, Seyit Onbaşı’yı, Yüzbaşı Yusuf Kenan’ı, Esat Paşa’yı, Cevat Paşa’yı, o büyük komutanları, o büyük kahramanları bir kez daha saygıyla, minnetle, şükranını hatırlıyoruz, yad ediyoruz” diye konuştu Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu ve şehitler için dua edildi. Program, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu’nca gerçekleştirilen mehteran gösterisinin ardından sona erdi.(DHA)
]]>