Çay – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Thu, 25 Jul 2024 21:00:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İngilizlerin çay tutkusunun arkasında ne var? https://www.kanal7haber.com.tr/ingilizlerin-cay-tutkusunun-arkasinda-ne-var/ https://www.kanal7haber.com.tr/ingilizlerin-cay-tutkusunun-arkasinda-ne-var/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:00:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10394 Güzel bir fincan çay İngiltere’de pek çok insanın günlük hayatının vazgeçilmezi. Mükemmel demlenmiş çayın ideal tarifi ise kiminle konuştuğunuza göre değişiklik gösterebilir. Özellikle de çaya süt eklenmesi meselesi… Fincana önce çayı mı yoksa sütü mü koymalı, meşhur ve hassas bir soru.

ABD’likimya profesörü Michelle Francl’in yazdığı kitapta, biraz tuz eklemenin çayı daha iyi hale getirebileceği yönündeki önerisi

Hatta İngiltere’deki ABD Büyükelçiliği, sosyal medya hesabından bir açıklama bile yayımladı. Açıklamada, “İngiltere’nin güzel halkının yüreği ferah olsun; çaya tuz atmak gibi akla hayale sığmayacak bir düşünce resmi ABD politikası değildir. Hiçbir zaman da olmayacaktır” ifadelerine yer verildi.

Bu tartışmayla ilgili birçok esprili haber yayımlandı.

Serious Eats yazarları ve editörleri tat testi bile yaptı ve en nihayetinde de “Steeped: The Chemistry of Tea” kitabının yazarı kimyager Francl’ın haklı olduğu sonucuna vardılar.

Onlara göre de demliğe az miktarda tuz eklemek gerçekten de çayın acılığının bir kısmını gideriyordu.

Peki çay ve onu doğru şekilde demlemek İngiltere’de neden bu kadar çok insan için önemli?

Çayın İngiltere’deki tarihi incelendiğinde, çay yapma yöntemlerinin pek de tekdüze olmadığını görmek mümkün.

Çay 17. yüzyılda İngiltere’ye ilk getirildiğinde sütsüz içiliyordu; örneğin İngiliz yazar Samuel Pepys Eylül 1660’ta bir Salı günü ilk kez içtiği çayı sütsüz betimliyor.

Şekerse daha yaygın bir şekilde çaya katılıyordu.

İngiliz çay kültüründe alışkanlık haline gelen süt ilavesi çok daha sonra geldi.

Vergiler düşürüldü

“Scoff: Britanya’da Yemek ve Sınıfın Tarihi” isimli kitabın yazarı tarihçi Pen Vogler’e göre insanlar çay demlemenin çeşitli yollarını aradı.

Vogler, hükümet politikalarının da çayın birçok İngiliz için günlük bir ihtiyaç olarak yerleşmesine yardımcı olduğunu söylüyor.

18. yüzyılda çayın vergilendirilme biçiminde önemli değişikliklere gidildi ve çay bir lüks olmaktan çıkıp herkesin alabileceği bir şey haline geldi.

Vogler, “The East India Company (EIC) [İngiltere’nin Hindistan’daki sömürge aracı olan “Doğu Hindistan Şirketi”] hükümete o kadar bağlıydı ki, 2008 krizindeki bankalar gibi, batmak için çok büyüktü. Temelde çay ticareti yapıyordu” diyor.

EIC’nin o zamanki direktörü ve ünlü İngiliz çay markası Twining’s’in kurucusu Richard Twining, Çin çayına daha fazla talep yaratılması için dönemin başbakanı William Pitt’e başvurdu ve hükümet çay üzerindeki vergileri yüzde 119’dan yüzde 12,5’e düşürdü.

Böylece her sınıftan ve gelir düzeyinden insanlar arasında çay içmek mümkün hale geldi.

Bu durum, sonunda Britanya adalarının çok ötesinde etkilere neden oldu.

Ekonomist Francisca Antman’a göre, 18. yüzyılın sonlarında İngiltere’de o kadar çok çay içiliyordu ki, bu durum ortalama yaşam süresini kayda değer ölçüde uzatmış olabilir; çünkü suyun kaynatılması bakterileri öldürür.

İngilizler Hindistan’a hükmettiğinde, Çin çay bitkileri İskoç bir botanikçi tarafından çalındı, daha sonra da bitkilerin orada da yetişebildiği görüldü. Böylece mahsulü denetleyenler İngiliz sömürgecileri oldu.

Vogler, “Çay, İngilizlere özgü bir şey olarak görülmeye başlandı” diyor.

Dahası, Londra Queen Mary Üniversitesi’nde 18. yüzyıl çalışmaları profesörü ve “Çay İmparatorluğu: Dünyayı Fetheden Asya Yaprağı” kitabının ortak yazarı Markman Ellis, uluslararası alanda satılan çayın neredeyse tamamının dünyanın geri kalanına giderken Londra’dan geçtiğini söylüyor.

Çin ve Hindistan’da pek çok insan yakınlarda yetişen çayı içiyordu. Geri kalanlar içinse çay Londra üzerinden gidiyordu.

Bu gerçeklerden hareketle, çayın özünde “İngiliz” olduğuna dair yaygın bir inanış doğdu.

Adı ne olursa olsun İngiliz çayının (English Breakfast Tea) İngiltere’den binlerce kilometre uzakta yetiştirildiğini öğrenmek bugün basit birkaç Google aramasıyla çok kolay olsa da, bu inanış bugün bile değişmedi.

Ulusal efsane yaratma süreci

Tüm bölgesel ve sınıfsal farklılıklarıyla birlikte, İngiliz çay yapma yöntemleri, dünyanın geri kalanının çayı nasıl demlediğini düşündüğümüzde, oldukça küçük bir örnek olarak kalıyor.

Örneğin Çin’in kendine özgü epiküryen ve proleter çay demleme yöntemleri var. Hint alt kıtasındaki insanlar masala çayını bambaşka bir şekilde demliyor.

Gıda tarihçisi Helen Saberi’nin “Çay: Küresel Bir Tarih” kitabının açılış cümlelerinde, “Çinliler onu küçük fincanlardan yudumlar, Japonlar çırpar. Amerika’da buzlu servis ederler. Tibetliler tereyağı koyar. Ruslar limonla servis eder. Kuzey Afrika’da nane eklenir. Afganlar kakule ile tatlandırır” diyor.

Dünyanın dört bir yanında geçerli çay demleme tariflerinin listesi uzayıp gidiyor.

Ancak İngiltere’deki pek çok kişi için çay bir şekilde hala “ülkeye has” bir şey olarak duruyor.

Londra Queen Mary Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve “Ellis’s Empire of Tea” kitabının yazarlarından biri olan Richard Coulton, “İngilizler çay içerek ulusal bir efsane yaratma sürecine girdiler” diyor:

“Bence bugün İngilizler ideal bir fincan çay konusunda heyecanlanıyorlarsa, bunun bir nedeni, küresel hakimiyet deneyimlerine yönelik gizli bir kültürel özlem olabilir. Ya da bunun en azından bu şanlı geçmişin hikayelerine duyulan nostalji olduğuna inanıyorum.”

İngiltere’de insanlar çay hakkında konuşmayı seviyor çünkü çay her yerde.

Vogler bunu, “Çay günlük rutinimizi işaret ediyor. Nasıl her gün işe gidip geliyorsak, çay da günlük ritminizin gerçekten önemli bir parçası” sözleriyle açıklıyor ve şöyle devam ediyor:

“Tüm tarihi nedenlerden dolayı çayla aşırı özdeşleşiyoruz. Bunu tam bir çay fanatiği olarak söylüyorum. Çayı seviyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ingilizlerin-cay-tutkusunun-arkasinda-ne-var/feed/ 0
Meyve parçaları kışın su içme farkındalığını arttırıyor https://www.kanal7haber.com.tr/meyve-parcalari-kisin-su-icme-farkindaligini-arttiriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/meyve-parcalari-kisin-su-icme-farkindaligini-arttiriyor/#respond Fri, 02 Feb 2024 09:06:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3128 Meyve parçaları kışın su içme farkındalığını arttırıyor

Uzman Diyetisyen Burcu Akbeyaz: “Sade su içemiyorsanız içerisine elma ve armut dilimleri ekleyin”

“Günde en az 2 litre su içmek yazın olduğu kadar kışın da önemli”

“Siyah çay yerine bitki çayı tercih edin”

KAYSERİ – Acıbadem Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Burcu Akbeyaz, günde en az 2 litre su içmenin yazın olduğu kadar kışın da önemli olduğunu belirterek, “Kışın su içme isteği azalıyor ama sularımıza küçük elma, limon, armut dilimlerini ekleyerek renklendirmek ve tatlandırmak su içme isteğimizi artırır” dedi. Akbeyaz, ayrıca geleneksel siyah çay yerine de antioksidan bakımından zengin bitki çaylarının tüketilmesini tavsiye etti.

Kışın hastalıklardan korunmak için bağışıklık sisteminin güçlü tutulması ve mevsim gıdalarının tüketilmesi gerektiğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Burcu Akbeyaz mevsime uygun beslenme önerileri verdi. Kış döneminde soğuk algınlığı ve gripten korunmak için meyve sebze tüketimini artırmak gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Akbeyaz kış meyvelerinden elma, armut, nar, portakal, kivi, mandalina ve greyfurt; kış sebzelerinden ise brokoli, balkabağı, maydanoz, kereviz, lahana, pırasa gibi besinlerin yeterli ve dengeli tüketilmesi gerektiğini belirtti. Elmanın, içeriğindeki E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminler ile bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücut direncini artırdığını ve içindeki lifler ve kabuğu sayesinde de bağırsak hareketi için çok fayda sağladığını dile getirdi.

“Somon, sardalya ve hamsi yiyin”

Ispanağın bağışıklık sisteminin en iyilerinden A, B, C ve E vitamini içerdiğinin, demir bakımından zengin olduğunun ve enfeksiyonları önleyerek bağışıklığı güçlendirdiğinin altını çizen Diyetisyen Akbeyaz “Havuç bildiğimiz üzere A vitamininin öncü maddesi olan beta karoten içerir. Güçlü bir antioksidan kaynağıdır. Suyunu ya da normal rendelenmiş halini tüketebiliriz. Maydanoz C vitamini açısından çok zengindir ve güçlü ödem söktürücüdür. Tabi kış aylarında en önemli ve unutmamamız gereken, antioksidan içeriği yüksek olan, Omega 3 yağ asitlerinden zengin somon, sardalye ve hamsi gibi balıkların da tüketimini artırmamız gerekiyor” dedi.

Akbeyaz, yazın olduğu gibi kışın da su içmenin önemine değinerek, “Kuru ve soğuk hava su içme isteğini azaltabilir fakat günde en az 2-2,5 litre su içmemiz gerekir. Sularımızı meyvelerle renklendirmek ve tatlandırmak su içme farkındalığımızı artırmamızı sağlar. Bunu küçük elma, limon, armut dilimlerini suyun içerisine ekleyerek de yapabiliriz” diye konuştu.

“Şerbetli tatlı yerine kabak tatlısı tercih edin”

Gecelerin uzaması, hareketin azalması, evde geçirilen zamanın da süresinin artmasıyla birlikte abur cubur tüketiminin arttığına ve kış aylarında belirgin şekilde kilo artışı yaşandığına işaret eden Diyetisyen Akbeyaz “Sürekli yeme isteği, özellikle de basit karbonhidrat, tatlı, hamur işi gibi besinlere karşı yönelimimiz artar. Tatlı ihtiyacımızı şerbetli tatlı yerine mevsim meyvelerinden ayva, elma, armut, kabak tatlısı şeklinde giderebiliriz.

Akşam yemekten sonra alacağımız sıcak tarçınlı veya zencefilli süt de tatlı ihtiyacımızı baskılayacaktır, hem de çok besleyici olur” dedi.

Diyetisyen Akbeyaz geleneksel siyah çay yerine bitki çayı tüketilmesini önerdi; özellikle ıhlamur, kuşburnu, limonlu yeşil çay, ahududu gibi bitki çaylarının antioksidan içeriğinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Narın özellikle kanser hastalıklarına ve birçok solunum yolu hastalığına karşı koruyucu niteliği bulunduğunu belirten Diyetisyen Akbeyaz “Kış aynın en güzel meyvelerinden biri olan narın da antioksidan içeriği çok yüksektir. Yediğimiz narın kabuklarını kuruttuktan sonra bitki çayı gibi demleyerek tüketmemiz de çok güzel bir antioksidan kaynağı sağlar” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/meyve-parcalari-kisin-su-icme-farkindaligini-arttiriyor/feed/ 0