ÇORUM’da yakınlarının haber alamadığı Ahmet Selim Vural’ın (45), evinde başı parçalanmış cesedi bulundu. Vural’ın beslediği ‘Pitbull’ cinsi köpeği tarafından parçalanmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Vural’ın köpeğin saldırısında mı yoksa başka bir nedenle mi yaşamını yitirdiği, otopsi ile belli olacak.
Olay, Kale Mahallesi Mahmut Tunaboylu Sokak’ta meydana geldi. Yurt dışındaki ailesi Ahmet Selim Vural’dan 3 haftadır haber alamayınca, yakınlarıyla telefonla görüşüp yardım istedi. Bunun üzerine bir yakını 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayıp durumu bildirdi. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kapısı çilingire açtırılarak girilen evde Vural başı parçalanmış halde buldu. Ahmet Selim Vural’ın cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışması sonrası otopsi için Hitit ÜniversitesiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Vural’ın başının evde beslediği ‘Pitbull’ cinsi köpeği tarafından parçalanmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ahmet Selim Vural’ın köpeğin saldırısında mı, yoksa başka bir nedenle mi yaşamını yitirdiği, otopsi işlemlerinin ardından netlik kazanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolduktan sonra arama çalışmalarının 19’uncu gününde dere yatağında çuvalda, üstü 30, 25 ve 20 kilo ağırlığındaki 3 taşla kapatılıp, çalılıklarla gizlenmiş cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması, 7 Kasım’da Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Soruşturma kapsamında tutuklu 12 şüpheliden 4’ü hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede; aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile gözaltına alındıktan sonra cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar’ın HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre; olay anında aynı evde olduğunun tespit edildiği belirtilerek, ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. 3 gün süren duruşma sonunda mahkeme heyeti, ara kararını açıklayarak, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı 26 Aralık’a erteledi.

DİLEKÇE İLE BAŞVURDU
Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, 11 Kasım’da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Güran ailesinin H.K. aracılığıyla kendilerine bir ev ve amcasına ait olan ancak ruhsatı Güran ailesinin üzerinde olan bir aracın devrinin verilmesi karşılığında, babasının suçu üstlenmesinin istendiğini iddia ederek dilekçeyle başvuru yaptı. İbrahim Bahtiyar, bu iddiasına ilişkin H.K. ile yaptıkları telefon görüşmesinin ses kaydını da sundu. İddialarla ilgili de jandarma tarafından H.K. (65) ve Salim Güran’ın amcası Ali Rıza Güran’ın (65) şüpheli sıfatıyla, Nevzat Bahtiyar’ın eşi Gazal (46), oğulları İbrahim (20) ve F.B. (24) ile kızı F.N.’nin (27) ise bilgi amacıyla ifadeleri alındı.
“DEVLET HER ŞEYİ ORTAYA ÇIKARACAK”
Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, jandarmada verdiği ifadesinde, “Ablam F.N. kendisi ailesi ile Çarıklı Mahallesi’nde oturmaktadır. Kendisi 27 Ekim 2024 tarihinde Çarıklı Mahallesi’ndeki ağabeyi F.’nin evine geldi. Ağabeyim, F. ve annem Gazal Bahtiyar odadayken, H.K.’yi, Ali Rıza Güran’ın yanına çağırdığını ve burada Ali Rıza Güran’ın H.K.’ye ‘Narin’i zaten Nevzat öldürmüş. Suçunu kabul etsin. Çocuklar gelsin köydeki evine biz yine onlara bakacağız, sahip çıkacağız. Nevzat suçu üstlensin, bizim çocuklar çıksın, sen de git bunu Gazal’a ve çocuklarına ilet demiş’ H.K. de bunu teyzem G.K.’ye iletmiş. G.K. de telefon üzerinden F.N.’ye telefon üzerinden bu teklifi iletmiş. Kız kardeşim bu olayı bize evimize gelip o gün aktarınca kız kardesim F. yanımızdan ayrılmadan saat 19.07’de ağabeyim H.B.’nin kullandığı GSM hattından H.K.’nin kullandığı GSM hattını aradım. Telefonu ortamda bulunanların duyacağı ‘ekilde hoparlöre aldım. Annem Gazal konuşmaya başladı. Hal hatır sorduktan sonra para teklifinin olup olmadığını kendisine sordu. Kendisi de bize “Beni bugün Ali Rıza Güran aradı, köye çağırdı. Ben de köye giderek Ali Rıza Güran ile bulu’tum. Bana burada ‘Zaten Nevzat öldürmüş, her şey ortada, bellidir, suçunu kabullensin, çocukları gene gelsin köydeki eve biz onlara bakarız, gerekirse sahip çıkarız şeklinde teklif iletti’ dedi. Annem Gazal da ben onları Nevzat’a kurban ederim, beni evle mi kandıracaklar. Benim kocamın başını yaktılar. Onlar gitsin hapiste çürüsün. Benim kocam çıksın. Kesinlikle kesinlikle bize böyle teklifte bulunmasınlar. Ali Rıza Güran bize ev teklifi mi yapıyor. Biz kabul etmiyoruz. Sen neden böyle söylüyorsun diye çıkışınca, o da ‘Ben bana iletileni size bildiriyorum’ dedi. Ben konuşmaya başladım. Ona ‘Halihazırda ayın 7’sinde mahkeme var, devlet her şeyi ortaya çıkaracak. Ali Rıza Güran neden öyle söylüyor’ dedim. Bunun üzerine ‘Ben misafirlikteyim, fazla konuşamıyorum’ dedi ve telefonu kapattı” dedi.

“ALİ RIZA GÜRAN, ‘NEVZAT’A SÖYLE, O YAPMIŞSA, YAPTIĞINI SÖYLESİN’ DEDİ”
Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan H.K. ise Nevzat Bahtiyar ve Salim Güran’ın eşlerinin köylerinden olduğunu, onlarla akraba olduklarını söyledi. Narin kaybolduğunda Yalova’da olduğunu ifade eden H.K. “Ali Rıza Güran, ‘Eğer bizimki yaptı ise onun Allah belasını versin’ dedi. Sonra bana ‘Tahminen bunu kim yapmıştır” diye sordu. Ben ‘Devlet işe el atmış, bunu bulacaktır ancak tahminim bu işi Enes yaptı, Salim temizlerken başına bela aldı’ dedim. Ali Rıza Güran beni yolcu ederken bana ‘Nevzat’ın karısı da Salim’in karısı da sizin kızınızdır. Nevzat’a söyle, o yapmışsa yaptığını söylesin. Çocuklarına, karısına söyle evlerine gelsin, biz onlara karışmayacağız. Biz onlara bakarız, yardım ederiz, zarar vermeyiz’ dedi. Daha sonra Batıkarakoç Mahallesi’ne döndüm. Burada G.K.’yi gördüm. Ali Rıza Güran’ın aktardıklarını ona söyledim. ‘Ben bunu Gazal’a söylemem, sen söylemek istersen söyle’ dedim. Aynı günün akşamı Gazal beni oğlunun numarasından arayarak, ‘Ben arazi, ev kabul etmiyorum. Ali Rıza nasıl böyle bir şey söyler” gibisinden konuştu. Ben de G.K.’ye söylediklerimi Gazal’a da söyledim. Ardından ‘Yalan söylemeyin, adam arazi ev demedi’ şeklinde söyleyince oğlu İbrahim, ‘Dayı seni savcılığa veririz, şahit yazılırsın’ dedi. Ben de yalan söylemem. Beni savcılıkla uğraştırmayın dedim” diye konuştu.
ALİ RIZA GÜRAN, İDDİALARI KABUL ETMEDİ
Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Ali Rıza Güran da “Haberlerde Nevzat ve ailesinin Salim Güran’ın Arif ve Hüseyin Güran’ın eşleri ile arasında bir ilişki olduğu yönünde asılsız iddia ve haberler çıkması üzerine, Hüseyin Güran’ın kendisine, “Namusumuzla uğraşıyorlar. Git Nevzat’ın karısına söyle, bu konuyu dile getirip bizi daha fazla rezil etmesinler” dediğini öne sürdü. Bunun üzerine Gazal Bahtiyar’ın dayısı olan M.K. ile görüşmek istediğini ancak cep telefonundan ona ulaşamayınca akrabası olan H.K.’yi aradığını belirterek, “H.K,’ye ‘Buradan senden ricam var. Bunlara gidip, söyleyeceksin, namusumuz konusuna bir daha girmesinler, bu konuyu ortadan kaldırsınlar’ dedim. Bunun haricinde olayla ilgili başka bir mevzu konuşulmadı. Ardından H.K. de bana ‘Sizden bir ricam var. Nevzat Bahtiyar’ın kardeşi, yeğeniniz İ.G.’den bir araç almış ancak devrini alamamış. Devir konusunda yardım rica ederim’ dedi. ‘Rican başım üstüne ama bu dediğin ileriki zamanda olur’ dedim. Konuşma bu şekilde tamamlandı. Bunun haricinde söylenen iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Birkaç gün sonra sosyal medya ve ulusal medyada buna ilişkin asılsız iddiaları görünce Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk” diye konuştu.
“BÖYLE BİR TEKLİFTE BULUNMAMASINI SÖYLEDİM”
Nevzat Bahtiyar’ın eşi Gazal Bahtiyar da ifadesinde kızı Fadile N.’nin evlerine gelerek H.K. aracılığıyla kendilerine teklif sunulduğunu belirttiğini ifade ederek, şöyle dedi:
“H.K.’yi aradık ve böyle bir teklifin olup olmadığını sorduk. H.K. de Ali Rıza Güran’ın kendisini Tavşantepe Mahallesi’ne çağırdığını, ‘Git ailesine söyle Nevzat suçu üstlensin. Biz de ailesini köye geri getirelim. Bütün ihtiyaçlarını karşılarız. Bu olay da kapansın’ dediğini söyledi. Ben de böyle bir teklifi asla kabul etmeyeceğimi, Nevzat’ın Narin’i öldürdüğüne inanmadığımı, paraya kanmayacağımı, Nevzat’ı dünyaya değişmeyeceğimi ve bir daha da böyle bir teklifte bulunmamasını söyledim.”

DEŞİFRE EDİLEN SES KAYITLARI ORTAYA ÇIKTI
İbrahim Bahtiyar tarafından sunulan ses kaydı deşifre edilerek tutanak hazırlandı. Ses kayıtlarında H.K. ile Gazal Bahtiyar arasında geçen konuşmalar şöyle:
Öte yandan, Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demir’in olay yeri keşif talebine, mahkeme tarafından ‘dosyada bulunan olay yeri olduğu iddia edilen yerlere ilişkin video kayıtları olduğu dikkate alındığında talebin reddine’ şeklinde karar verildi.
Narin GüranCinayetMahkemeGüncelHukukSuç
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Merkez Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi 84002 Sokakta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Hasan F., birlikte yaşadığı resmi nikahı olmayan bir çocuk annesi Aybeniz Top ile para meselesi yüzünden tartıştı. Şüpheli tartışma sonrası kadını eşarpla boğarak öldürdü. Durumun fark edilmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemenin ardından kadının cenazesi otopsi için Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna gönderildi. Şüpheli Hasan F. ise kaçmak için gittiği otogarda yakalandı. Farklı suçlardan kaydı bulunan cinayet şüphelisinin kadının adına krediler çektiği ileri sürüldü.
TV programında kayıp diye aramış
İstanbul’da yaşayan Hasan F.’nin geçtiğimiz ay katıldığı bir televizyon programında, birlikte yaşadığı bir çocuk annesi Aybeniz Top’un kayıp olduğunu iddia ederek aradığı ortaya çıktı. Katıldığı programda birlikte yaşadığı kadınla ile ilgili ‘önce kayıp ardından da kaçırılmış zorla tutuluyor’ diyen cinayet zanlısı Hasan F.’nin yalanını ise televizyona çıkan Aybeniz Top ortaya çıkarmıştı. Aybeniz Top, katıldığı programda ilk eşinden ayrıldığını birlikte yaşadığı Hasan F.’den ise şiddet gördüğünü söylemişti.
Daha sonra ikilinin barıştığı ve Mersin’de Aybeniz Top’un boş olan babasının evinde yaşamaya başladıkları, cinayetin de orada işlendiği öğrenildi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 03.30 sıralarında Çorum’un Osmancık ilçesi Şenyurt Mahallesi 9. Cadde’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde bulunan apartmanın 4’üncü katında yaşayan Fatma Makineci (36) ve oğlu Kaan Mert Kaya’nın (14) evinden patlama sesi geldiğini duyan komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Anne ve oğlunun evine giden ekipler, kapı ve pencereyi kırarak içeri girdi. Eve giren ekipler Fatma Makineci’nin cesedi ile karşılaştı. Mert Kaan Kaya ise farklı bir odada ağır yaralı olarak bulundu. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan çocuk hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan Kaan Mert Kaya kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Ekipler tarafından evde yapılan incemelerde, Fatma Makineci’nin anne ve babasına ithafen bir intihar mektubu bıraktığı tespit edildi. Hayatını kaybeden Fatma Makineci’nin bir süre önce eşinden boşandığı ve psikolojik sorunlarının olduğu öğrenildi. Ekipler tarafından evde yapılan incelemelerde ise yangının her yere dökülen jel ve tiner ile çıkartıldığı tespit edildi.
Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışması neticesinde Fatma Makineci’nin cenazesi de evden çıkartılarak morga kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – ÇORUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
70 YAŞINDAKİ ADAM 54 BIÇAK DARBESİYLE ÖLDÜRÜLDÜ
Olay, 21 Ekim günü Asma Mahallesi’nde meydana geldi. Kamil Gezer’den haber alamayan komşusu evine gitti. Kapıyı açan olmayınca komşusu, Gezer’i cep telefonuyla aradı. Telefonun sesi içeriden gelip kapıyı açan olmayınca, durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Olay yerine, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, banyoda Kamil Gezer’i kanlar içinde buldu. Yapılan incelemede Gezer’in 54 bıçak darbesiyle öldürüldüğü belirlendi. Gezer, otopsi sonrası toprağa verildi.

KATİL, GÜVENLİK KAMERALARINDAN YAKALANDI
Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki güvenlik kameraları incelemeye alındı. Yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, cinayet şüphelisinin Engin Verimli olduğunu belirledi. Şüpheli, önceki gün polis tarafından gözaltına alındı. Olayda kullanılan bıçak ise Çaycuma ilçesinde ormanda bulundu.
CİNAYETİN NEDENİ ALACAK VERECEK MESELESİ
Engin Verimli’nin Gezer’i alacak meselesinden çıkan tartışmada öldürdüğü öğrenildi. Emniyetteki sorgusu tamamlanan şüpheli, bugün Zonguldak Adliyesi’ne sevk edildi. Verimli, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cerrah Mahallesi’nde Ali Çubuk (30) ile C.N (20) arasında iddiaya göre yol verme tartışması yaşandı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından C.N. silahla Ali Çubuk’u yaraladı.
Daha sonra C.N. ve ağabeyi Ö.N. (25) olay yerinden kaçtı.
Ali Çubuk, olay yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralı kişi hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Bölgede operasyon gerçekleştiren jandarma ekipleri, Ali Çubuk’un cinayet zanlısı C.N. ile ağabeyi Ö.N’yi Yeniceköy Mahallesi’nde yakalayarak gözaltına aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
FIÇI İÇİNDE ERKEK CESEDİ BULUNDU
Alınan bilgiye göre, Bozyazı ilçesine bağlı Ustalar Mahallesi’nde bulunan çöp dökme alanında plastik fıçı içerisinde çıplak vaziyette erkek cesedi görüldü. Cesedi gören vatandaşın ihbarı üzerine bölgeye jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

ELLERİ VE KOLLARI BAĞLIYMIŞ
Güvenlik güçleri bölgede önlem alırken, henüz kimliği belirlenemeyen erkek cesediyle ilgili soruşturma başlatıldı. Bozulmaya yüz tutmuş haldeki erkek cesedinin elleri ve ayaklarının bağlı olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yerel basında sadece Thomas olarak anılan kocası, eşini boğarak öldürdüğünü itiraf etti. Daha sonra cesedi parçalara ayırdığı ve kimyasal maddelerle yok etmeye çalıştığı ortaya çıktı.
Thomas, polise verdiği ifadede olayın nefsi müdafaa olduğunu iddia etti. Ancak adli tıp raporu bu iddiayı desteklemedi. Police, Thomas’ın cinayetten sonra soğukkanlı davrandığını ve suçu örtbas etmeye çalıştığını belirtti.
Kristina, Sırp kökenli başarılı bir modeldi. 2008 yılında İsviçre Güzellik Yarışması’nda finale kalmıştı. Son yıllarda podyum koçluğu yapıyordu.
Çiftin ilişkisinin bir süredir sorunlu olduğu ve daha önce aile içi şiddet şikayetleri olduğu öğrenildi. Buna rağmen, Kristina cinayetten kısa süre önce sosyal medyada mutlu aile fotoğrafları paylaşmıştı.
Kristina’nın ölümü İsviçre’de büyük üzüntü yarattı. Birçok ünlü, özellikle de güzellik yarışması camiasından isimler, acılarını dile getirdi. Eski ve yeni İsviçre güzelleri, Kristina’nın iyi kalpli ve güzel bir insan olduğunu vurguladılar.
Bu trajik olay, aile içi şiddetin ne kadar ciddi sonuçları olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililer, olayın psikolojik boyutlarını da araştırıyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
68 yaşındaki adamın ölümüyle sonuçlanan olay, 7 Ağustos’ta saat 15.30 sıralarında Çarşamba ilçesine bağlı Ağcagüney Mahallesi’nde meydana geldi. 1983’ten beri Fransa’da yaşayan ve Samsun’a tatile gelen 4 çocuk babası Ali Demirtaş’ı, iddiaya göre gizli numaradan biri aradı.

Bunun üzerine Demirtaş, eşi Emine Demirtaş’a (65) evinin yukarısındaki arazisine gideceğini ve 5 dakikaya geri geleceğini söyledi. Demirtaş’tan haber alamayan eşi, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine sevk edilen jandarma Ali Demirtaş’ı ölü buldu. Ekipler, Demirtaş’ın av tüfeğiyle 6 el ateş edilerek öldürüldüğünü tespit etti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Olayla ilgili çalışma başlatan jandarma, bir süredir aralarında arazi meselesinden husumet bulunan akrabası Engin Taşdelen (35), babası Abdulaziz Taşdelen (65) ve arkadaşı S.H.’yi (43), S.H.’nin evinde yakalayıp, gözaltına aldı.

“BENİM ARAZİMDEN GEÇEMEYECEĞİNİ SÖYLEDİM”
Engin Taşdelen, verdiği ifadede, “4 yıl önce maddi nedenlerden ötürü evimiz ve arazimiz icralık oldu. Ali Demirtaş’tan burayı almasını istedik ve aldı. Hakkımızda icra takibi başlatınca aramız açıldı. Olay günü, Ali Demirtaş’ın geldiğini gördüm. Kendi arazisine geçebilmesi için bizim arazimizi üstünden geçmesi gerekiyor. Benim arazimden geçemeyeceğini söyledim ve aramızda tartışma çıktı. Arazime girince evden ruhsatsız av tüfeğimi aldım, havaya 1 el ateş ettim. Yan döndü, silah çekeceğini zannettim, silahı ona doğrulttum. Tetiğe dokunmam ile birlikte peş peşe ateşlendi. Kaçtım, eve gidip, kendime gelmek için duş aldım. Sonrasında S.H.’nin evine gittim. Jandarma, beni orada yakaladı” dedi.

“GERİ DÖNSEM NE YAPABİLİRDİM”
Engin Taşdelen’in babası Abdülaziz Taşdelen de ifadesinde, şunları söyledi: “Ali Demirtaş, uzaktan akrabam olur ve büyük bir husumetim yoktur, hukuk davası bulunmaktadır. Engin’in Ali Demirtaş’ı vurduğunu yaylaya, Gölköy’e giderken öğrendim, duyunca şaşırdım. Benim 450 kovan arım bulunmakta. Kovanlara ayı dadanabilir. Olayı öğrendikten sonra geri dönsem ne yapabilirdim. Demirtaş’ın öldürülmesiyle ilgili alakam bulunmuyor.” Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Engin Taşdelen ile azmettirici olduğu öne sürülen Aziz Taşdelen tutuklanırken, S.H. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere'de akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. 14 yaşındaki Scarlett Vickers isimli bir kız çocuğu, baba Simon Vickers (48) ve anne Sarah Hall (44) tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
Ülkede büyük yankı uyandıran olay sonrası anne ve baba gözaltına alınırken, talihsiz kızın öldürülmeden saatler önceTikTok paylaşımında aynı odada ayna karşısında bir selfie çekilerek TikTok'tan paylaştığı görüldü. Siyah-beyaz paylaşımına Vickers'in "Lütfen dağınıklığı görmezden gelin" dediği ifade edildi.
Anne ve babası tarafından katledilen kızın arkadaşları, sosyal medya hesaplarından "En iyi arkadaşım seni özlüyor, zavallı bebeğim", "Orada rahat uyu, Scarlett gitti ama asla unutulmayacak", "Rahat uyu güzel kız, bunların hiçbirini hak etmedin" paylaşımlarıyla arkadaşlarına veda ettiler.
]]>Bayramiç ilçesine bağlı Sarıot köyü yakınlarındaki cinayet olayı 8 Şubat akşamı saat 20.30 sıralarında meydana geldi. Şakir Aydın ve Tayfun Avcı motosiklet ile köyden ayrıldı. Şakir Aydın ve Tayfun Avcı köy kavşağından anayola motosikletle döndükleri sırada kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından açılan ateş sonucu vuruldu. Şakir Aydın olay yerinde, Tayfun Avcı ise kaldırıldığı Bayramiç Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.
Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme, Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı Suç Araştırma Timi (JASAT), İstihbarat Şube, Siber Suçlar, Özel Köpek Timleri, İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş ve Trafik Timleri pompalı tüfekle öldürülen Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın katil zanlılarını yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, Bayramiç ilçe merkezi olmak üzere Sarıot köyü ile Akçakıl köyünde şüphelilerin yakalanması için çeşitli adreslerde arama yaptı. Özel Köpek Timinde yer alan ‘Tahra’ isimli köpek ile ekipler, gece boyu ve gündüz devam eden yakalama çalışmaları çerçevesinde ekiplere destek verdi. 3 gün boyunca gece gündüz ilçenin giriş ve çıkış noktaları tutuldu.
Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ve JASAT ekipleri dün cinayet olayına karışan şüphelilerden A.G. ve C.Ö. 9 Şubat’ta yakalanarak, gözaltına alındı. İstihbarat Şube Müdürlüğü firari olarak aranan A.K. ile yaşları 16 yaşında olan ve suça sürüklenen D.B. ve H.M.K’yi 10 Şubat günü titiz çalışmalar sonucu Bayramiç ilçe merkezinde saklandıkları evde yakaladı. Gözaltına alınan 3 şüpheli ifadeleri alınmak üzere Bayramiç ilçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.
Cinayette kullanılan pompalı tüfeği attığı yeri söyledi
Öte yandan Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın öldürüldüğü cinayette kullanılan pompalı tüfek Bayramiç ilçe merkezinde sulama kanalındaki çalılıklar içinde bulundu. A.K. cinayet sonrası sulama kanalı yakınlarında çalılık içindeki pompalı tüfeğin yerini Jandarma İstihbarat ve JASAT ekiplerine gösterdi.
Cinayet olayının altından uyuşturucu ile alacak, verecek meselesi çıktı
Bayramiç ilçesine bağlı Sarıot köyünde meydana gelen pompalı tüfekle saldırının altından uyuşturucu ile alacak, verecek meselesi çıktı. Sarıot köyünden çıkan Şakir Aydın ve Tayfun Avcı, köy kavşağından anayola motosikletle döndükleri önü iddiaya göre bir araçla kesildiği, yaşanan tartışma sonra Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın pompalı tüfekle öldürüldüğü ortaya çıktı. Öte yandan, Şakir Aydın ve Tayfun Avcı’nın öldürülmeden cinayet zanlıları ile bir vatandaş tarafından yapılan hayra katıldıkları ve sonrasında köyde bir evin bahçesinde alkol aldıkları ortaya çıktı.
5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Bayramiç’te pompalı tüfekle öldürülen Şakir Aydın ve Tayfun Avcı cinayetinde gözaltına alınan 5 şüpheli jandarmadaki işlemlerinin ardından Bayramiç adliyesine sevk edildi. Jandarma ekipleri şüphelileri adliyeye getirdiği sırada geniş güvenlik önlemi aldı. Cinayet zanlısı A.K. jandarmadaki ilk ifadesinde cinayeti itiraf etti. – ÇANAKKALE
]]>Kardeşi pusuda ölen ağabey, faillerin bulunmasını istiyor
Hain saldırı ‘yan bakma’ yüzünden gerçekleştirilmiş
Acılı ağabey Mehmet Aslanhan:
“Ağabeyimin katilleri halen firar”
ADANA – Adana’da benzin istasyonunda öldürülen Ahmet Aslanhan’ın cinayet anının güvenlik kamerası ortaya çıkarken, acılı ağabey “Kardeşimi öldürenler halen firar. Bir an önce bu şahısların yakalanmasını istiyorum” dedi. Öte yandan, cinayete kurban giden adamın, oğlu ile bir genç arasında yan bakma kavgası yüzünden çıkan tartışma sonucu öldürüldüğü ortaya çıktı.
Olay, 5 Ekim 2023’te saat 10.00 sıralarında, merkez Yüreğir ilçesi Doğankent Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. İşe gitmek için akaryakıt istasyonunda servis bekleyen Ahmet Aslanhan (46), bu sırada tuvalete girdi. O esnada istasyonda bekleyen otomobildeki 2 kişiden kar maskeli kimliği belirsiz şüpheli, araçtan inip, tuvaletten çıkan Aslanhan’ı başından tabancayla vurdu. Ağır yaralanan Aslanhan, kanlar içinde yere yığılırken, şüpheli ise havaya ateş açıp, kendisini bekleyen otomobile binerek kaçtı. Diğer çalışanların ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
2 gün sonra öldü
İlk müdahalesi yapılan Aslanhan, ambulansla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyat edilip, yoğun bakım ünitesine alınan Aslanhan, olaydan iki gün sonra hayatını kaybetti. Aslanhan’ın cenazesi toprağa verilirken, Adana Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri olaya karıştığı tespit edilen S.G.’yi yakaladı. S.G., ifadesinin ardından çıkartıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanırken, diğer failler ise halen bulunamadı.
Cinayet anbean kamerada
Akaryakıt istasyonunda işlenen cinayet anının ise güvenlik kamerası ortaya çıktı. Kar maskeli bir şüphelinin koşarak geldiği, tuvaletten çıkan Ahmet Aslanhan’a doğru tabanca ile ateş edip daha sonra da havaya sıkarak kaçtığı anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Olay yan bakma yüzünden çıkmış
Ahmet Aslanhan’ın kardeşi Mehmet, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Mehmet Aslanhan, yeğeni Osman Aslanhan ile M.G.’nin 2023 yılının Nisan ayında tartıştıklarını ve M.G.’nin yeğenini silahla yaraladığını söyledi. Daha sonra Mehmet Aslanhan, yeğeni Osman ile M.G.’nin cinayetten 1 gün önce de yan bakma yüzünden tartıştıklarını, 1 gün sonra da ağabeyinin öldürüldüğünü söyledi.
“Kimseyle husumetimiz yoktu”
Mehmet Aslanhan, “Bizim kimseyle bir husumetimiz yoktu. M.G. ile yeğenim tartıştı daha sonra bu şahıslar ile husumetimiz oldu. Cinayetten 1 gün öncede yeğenim ve M.G., yan bakma nedeniyle tartışıyor. 1 gün sonra ağabeyim öldürülüyor. Olay M.G.’nin babasının kuzeninin otomobiliyle işleniyor ancak o günden sonra M.G., babası C.G., kuzeni M.G., amcaları A.G. ve M.G. kaçıyor. Bir tek S.G. yakalanıp tutuklanıyor” dedi.
“Can güvenliğimiz yok”
Can güvenliklerinin olmadığını söyleyen Aslanhan, “Ailemiz perişan oldu. Bu olaydan sonra can güvenliğimiz kalmadı. Bu adamlar halen firar ancak kimse bulamadı. Belki saklanıyorlar bizleri öldürecekler bilmiyoruz. Bu insanların bulunmasını istiyoruz. En azından içimiz bir nebze olsun rahatlar. Bu cinayeti 16 yaşındaki M.G.’nin işlemiş olduğunu düşünmüyorum ama bunu yapanlar bir an önce bulunmalı. Bu insanların eşleri, çocukları halen burada. Mutlaka onlarla iletişim kuruyorlardır” ifadelerini kullandı.
]]>Olay, 9 Ağustos 2022’de saat 04.30 sıralarında Nilüfer ilçesi Barış Mahallesi’nde meydana geldi. Gece kulübüne eğlenmeye gelen Caner Yaşa (29) ile Yusuf A. (38), taşkınlık yaptıkları gerekçesiyle işletmeci M.S. ve güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarıldı. Dışarıda görevlilerle tartışıp, olay yerinden ayrılan Caner Yaşa ve Yusuf A., durumu arkadaşları Veysel Karani Karakaş (27), Aytaç Yaşa (36) ve Güven Yaşa’ya (27) söyledi. Bunun üzerine Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa kendilerine ait otomobile binip, kulübe gitti. Dışarıda bekleyen şüpheliler, mekanın kapanmasının ardından patronunun otomobilini almaya gelen Emir Çelik’e ateş edip, kaçtı. Yaralanan ve özel bir hastaneye kaldırılan Çelik, kurtarılamadı.
İZMİR’DE YAKALANDILAR
Soruşturma kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini izleyip, cinayette kullanılan otomobilin sahibinin Caner Yaşa olduğunu tespit etti. Polis, Caner Yaşa ile arkadaşı Yusuf A.’yı gözaltına aldı. Şüphelilerin sorgularında Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa’nın arkadaşları oldukları, olayın ardından Yıldırım ilçesinde bir araya geldikleri, yanlarına da Yusuf Çelik (26), D.Ç. (33), H.M. (30), Y.S. (34), A.İ.’yi (38) yardım için çağırdıkları öğrenildi. Ekipler, söz konusu 5 şüpheliyi de gözaltına aldı. Bu kişiler ise ifadelerinde Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa’ya İzmir’e kaçmaları için yardım ettiklerini ve aracı da sakladıklarını itiraf etti. Şüphelilerin İzmir’de S.T.’ye (37) ait bağ evinde saklandığı belirlendi. Ekipler, cinayetten 3 gün sonra 12 Ağustos’ta düzenledikleri operasyon ile Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa ile saklanmalarına yardım ettiği belirlenen S.T.’yi gözaltına alıp, Bursa’ya getirdi. Gözaltına altına alınan 11 şüpheliden 7’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Aytaç Yaşa, Güven Yaşa, Veysel Karani Karakaş ve Yusuf Çelik tutuklandı.
OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINDA
Öte yandan olay, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, şüphelilerin otomobille gelip hareket halinde ateş açtıkları, Emir Çelik’i vurdukları ve olay yerinden kaçtıkları görüldü. Görüntülerde olay yerinde bir de minibüs olduğu tespit edildi. Otomobilden açılan ateşle Emir Çelik’in vurulduğu sırada, minibüsten de ateş açıldığı kamera görüntülerine yansıyınca, ateş açan kişinin Emir Çelik’in amcasının oğlu olan İ.Ç. olduğu belirlendi.
CİNAYETTEN 5 AY SONRA GÖZALTINA ALINDI
Olaydan 2 ay sonra bir yaralama olayına karışan İ.Ç., kuzeni Emir Çelik’in olay günü kullandığı silahtan çıkan kurşunla öldürülmüş olma ihtimali üzerine, cinayetten 5 ay sonra ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. İfadesinin ardından İ.Ç., serbest bırakıldı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında 4’ü tutuklu, 12 sanık hakkında Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 4’ü tutuklu 8 sanığın ‘tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 3 sanığın ‘suçluyu kayırma’, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis, dosyaya sonradan dahil edilen ve iddianamede ‘müşteki şüpheli’ olarak yer alan maktulün kuzeni tutuksuz sanık İ.Ç.’nin ise ‘kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapsi istendi.
AVUKAT, 2 FARKLI GÜVENLİK KAMERASINI BİRLEŞTİRDİ
Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci celsesinde, tutuksuz sanık İ.Ç.’nin avukatı Sedat Gülen’in yaptığı savunma davanın seyrini değiştirdi. Olay yerinde 2 aracın bulunması ve Emir Çelik’in hangi araçtan açılan ateşle öldüğünün tespiti için cinayet anına ilişkin 2 farklı güvenlik kamerasını birleştiren Gülen, olay yerinde yaptığı canlandırmayı mahkemeye sundu. Ateş açıldığı anda Emir Çelik’in, kuzeni İ.Ç.’nin içinde olduğu minibüse binmeye çalıştığını belirten Gülen, yaptığı canlandırmada aradaki mesafeyi metre ile ölçtü. Emir Çelik ile İ.Ç. arasındaki mesafenin 30 santim olduğuna dikkat çeken Gülen, polis ve dosyayı hazırlayan savcının iddiasının, Emir Çelik’in, İ.Ç.’nin silahından çıkan kurşunla öldüğü yönünde olduğuna, bu durumda Emir Çelik’in yakın atış mesafesinden ölmüş olması gerektiğine dikkat çekti.
MAKTULÜN KIYAFETLERİNİN ADLİ TIP’A GÖNDERİLMESİNİ İSTEDİ
Yakın mesafeden açılan ateşle ölen bir kişinin üzerinde barut izi ve atış artığı olacağını söyleyen avukat Gülen, Emir Çelik’in öldüğü zaman üzerinde olan kıyafetlerin kriminal inceleme için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini istedi. Gülen’in, atış mesafesinin hesaplanması yönündeki talebi üzerine, Çelik’in öldüğü anda üzerinde olan kıyafetleri kriminal incelemeye gönderildi. İncelemede Emir Çelik’in kıyafetinde atış artığı bulunmadığı ve uzak atış mesafesi ile öldürüldüğü tespit edildi. Bu rapor üzerine savcı, karar duruşmasında mahkemeye sunduğu esas hakkındaki mütalaasında tutuksuz sanık İ.Ç.’nin beraatini istedi.
KARARDA ‘TİŞÖRT’ DETAYI
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü sanıklara 10 ay ile 27 yıl arasında hapis cezası verirken, ‘kasten öldürmek’ suçundan müebbet hapsi istenen İ.Ç.’nin, ‘maktulün tişörtüyle ilgili tanzim edilen Adli Tıp Kurumu raporu ve mahkumiyetini gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği’nden beraatine karar verdi. İ.Ç., ‘ruhsatsız silah taşımak’ ve ‘delilleri yok etmek’ suçundan ise toplam 20 ay hapse çarptırıldı. İ.Ç.’nin bu cezası da ertelendi.
]]>


