Kastamonu’dan yaz tatili için Adana’ya gelen Hüda ve Gazi Demir çiftinin oğulları 9 yaşındaki Doğukan Demir’in şikayetlerinin artması üzerine başvurdukları hastanede, küçük çocuğa lösemi teşhisi konuldu. 2006 yılında Çocuk Hematolojisi Uzmanı ve Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Bülent Antmen’in kontrolünde tedaviye başlandı.
2009 yılında Acıbadem Adana Hastanesi’nin açılması ve Bülent Antmen’in hastanede çalışmaya başlamasıyla Doğukan Demir, tedaviye bu hastanede devam etti. Yaklaşık 5 yıl tedavi gören Doğukan, zorlu tedavi sürecinin ardından kemik iliği nakline gerek kalmadan lösemiye karşı verdiği savaşı kazandı.
Kontrolleri devam etti
Lösemiye karşı verdiği mücadeleyi kazanan Doğukan, 3 ayda bir yine doktorunun yanına gelip kontrollerini yaptırdı. Bu sırada Doğukan, önce liseyi ardından da üniversitede sosyal hizmetler bölümünü başarıyla tamamladı.
Lösemili çocuklara umut oldu
Hem lise hem de üniversite döneminde Doğukan Demir, Acıbadem Adana Hastanesi’ndeki gönül bağını hiç koparmadan ve doktorların izin verdiği ölçüde lösemili çocuklarla moral etkinliklerine katıldı. Kendisi gibi hastanede tedavi gören kardeşlerini yalnız bırakmayan Doğukan, onların gönüllü ağabeyi oldu.
Lösemiyi yendiği hastanede işe başladı
Üniversiteyi tamamlayan Doğukan, lösemi savaşını kazandığı hastaneye iş başvurusunda bulundu. Gerekli yetkinliklere sahip olduğu tespit edilen Doğukan işe alındı ve hastanenin tıbbi arşiv bölümünde çalışmaya başladı. Şimdi hastanede kendisi gibi tedavi gören lösemili çocuk hastaların dosyalarının ona geldiğini, bu dosyaların onu ayrıca duygulandırdığını söyleyen Doğukan, aynı süreci yaşamış biri olarak neler yaşadıklarını çok iyi bildiğini belirtti.
“Zorlu tedaviyi atlattı”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan ve Çocuk Hematolojisi Uzmanı ve Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Bülent Antmen, Doğukan’ın kendisi için çok özel olduğunu söyledi. Antmen, “Doğukan ile 2006 yılında tanıştık. Tetkiklerimizden sonra Doğukan’a lösemi teşhisi koyduk. Çok yoğun tedaviye başladık. Onun ilk 1 yılı Doğukan hastanede kaldı ve çok ciddi tedaviler gördü. Toplam 6 kürü 10-11 ayda aldı. Bu kürlerden sonra oral tedavi süreci sürdü ve o süreyi de Doğukan başarıyla bitirdi. Tedavisiz olduğu dönemde de kontroller devam etti. Doğukan tedaviden sonra okuluna döndü ve üniversiteden sonra karşımıza bir delikanlı olarak çıktı. Doğukan, hastanemizde işe başladı. Onun sağlıklı büyüdüğünü görmek güzel, ama Doğukan aynı zamanda tüm çocuk hastalarımız için bir umut. Kanseri yenip, iyileşebileceklerine dair canlı örnek ve çok büyük bir umut oldu” ifadelerini kullandı.
Hastalarının büyüyüp yetişkin olduklarını görmenin, aynı hastanede çalışmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bülent Antmen, Doğukan’ın hastanede işe girmesinden dolayı mutlu olduğunu belirtti.
“Bülent hocam benim ikinci babam”
Doğukan Demir ise yaşadığı zorlu sürecin ardından lösemiyi kazandığı hastanede işe girdiği için mutlu olduğunu belirterek, “İlk 4 sene çok ağır olmak üzere toplamda 5 sene tedavi gördüm. Ağır kemoterapiler uygulandı. Bu süreçte çok zorluklar çektim çünkü çocuktum. 9 yaşındaki bir çocuk için gerçekten zor günlerdi. Ağır kemoterapiler alıyordum. Bazı yiyecekler kısıtlanıyordu, çorbayı bile pipetle içtiğim günler yaşadım. Dışarı çıkmak istiyordum, top oynamak istiyordum ama bana yasaktı. O zaman Bülent hocama biraz kızıyordum. Büyüdükçe anladım tabii; Bülent hocama o kadar büyük saygı ve sevgi duydum ki anlatamam. Şu anda beni hayata bağlayan doktorumla aynı hastanede çalıştığım için çok mutluyum. O benim ikinci babam. Kendisine minnettarım. Beni tedavi eden doktorumla aynı hastanede çalışmak çok güzel bir duygu. Bülent hocam benim ikinci babam, o da beni oğlu gibi görüyor, onunla aynı hastanede çalışmak çok ayrı, çok güzel bir duygu” diye konuştu. – ADANA
]]>-Savcı, 25 yıla kadar hapis cezası istedi
İSTANBUL – Pendik’te yarış yapan ve bir kişinin ölümüne neden olan iki sanığın yargılanmasına devam edildi. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya görevsizlikle Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında sanıkların ‘Olası kastla ölüme neden olma’ suçundan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Tutuksuz yargılanan iki sanık yeniden tutuklandı.
Pendik Otoyolu’nda 9 Temmuz 2023 tarihinde iddiaya göre, Mehmet Yalçınve arkadaşı Doğukan Taştekin(20)’in yarışıyordu. Direksiyon hakimiyetini kaybeden Taştekin, Zeki Aktaş hakimiyetindeki ve eşi Ergül Aktaş’ında içerisinde bulunduğu araca arkadan çarparak Zeki Aktaş’ın ölümüne neden oldu. ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılanan iki sanığın Asliye Ceza Mahkemesi’nde 27 Ekim tarihinde görülen duruşmasında tutuksuz yargılanmasına hükmedilmişti. Yalçın, adli kontrol hükümlerine uymaması nedeniyle tutuklanırken dosya görevsizlikle 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dün görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Doğukan Taştekin, tutuklu sanık Mehmet Yalçın, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.
“Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Gerisini hatırlamıyorum”
Duruşmada söz verilen sanık Doğukan Taştekin, “Kazadan önce kendime bira almıştım, kendi evimde içiyordum. Moralim bozuktu arkadaşım Mehmet’in yanına gittim. Çorba içmeye gittik ama kapalıydı. Eve dönerken Mehmet önümde seyir ediyordu. Dikiz aynamdan arkamdan bir araç geldiğini gördüm. Bana çok yakın geçti. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Gerisini hatırlamıyorum. Mehmet’le yarışmıyorduk. Suçsuzum” dedi.
“Aynadan baktığımda ortalık duman olmuştu”
Tutuklu sanık Mehmet Yalçın ise, “Doğukan ile kazadan önce birlikteydik. Doğukan alkol kullanıyordu ancak ben içmedim. Çorba içmeye gittik ama dükkan kapalıydı. Evimize doğru ayrı araçlarla gidiyorduk. Doğukan arkamda seyir halindeydi. Bir ses duydum. Aynadan baktığımda ortalık duman olmuştu, kaza olduğunu anladım. Yardım etmek için arabamdan inip olay yerine gittim. Olaydan bir kaç gün önce esrar içmiştim. Doğukan ile yarış yapmıyorduk. Suçsuzum, beraatimi isterim” dedi.
“Bir şeylerin ters gittiğini anladım”
Müştekinin oğlu Sefa Aktaş, “Babam beni annemle havalimanına bıraktı. Uçağa bineceğim sırada ismim anons edildi. Bir şeylerin ters gittiğini anladım. Babamın vefat ettiğini söylediler. Olay yerine gittim. Annemin kafası kanıyordu. Babamın orada vefat ettiğini gördüm. Şikayetçiyim” dedi.
Savcı sanıkların 25 yıla kadar hapsini istedi
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, mevcut delil durumuna göre sanıkların eylemlerinin ölen Zeki Aktaş’a yönelik ‘Olası kastla öldürme ‘suçunu, yaralanan Ergül Aktaş’a yönelik ‘Olası kastla yaralama’ suçunu oluşturma ihtimaline binaen sanık Mehmet Yalçın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Diğer sanık Doğukan Taştekin’in tutuklanmasını talep etti. Mütalaada sanıkların, ‘Olası kastla ölüme neden olma’ suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Yalçın’ın tutukluk halinin devamına, tutuksuz sanık Doğukan Taştekin’in tutuklanmasına karar verdi. Duruşma, tarafların esasa ilişkin savunma yapması için süre verilerek ertelendi.
]]>