BURSA’da cep telefonu sattıkları dükkanlarına gelen müşterilerini, kredi çekme bahanesiyle mobil bankacılık şifrelerini alıp, 6 milyon lira dolandırdıkları tespit edilen 3 kardeş, kaçtıkları Isparta’da yakalandı.
Olay, merkez Yıldırım ilçesi Kurtoğlu Mahallesi’nde meydana geldi. 1’inci Yeşil Caddesi’nde cep telefonu dükkanı açan A.T.K. (19), A.K. (27) ve E.K. (29) kardeşler, iddiaya göre, ürün almak isteyen müşterilerini, “Kredi kartı ile ödeme yapma, bizim anlaşmalı bankalarımız var. Sıfır faizli kredi ile sana taksitli kredi çekelim. Bu şekilde taksitle ödeme yaparsın” diye kandırıp, telefonlarından mobil bankacılık şifrelerini girmelerini sağladı. İşlem yapma bahanesiyle mobil hesaplara giren şüpheliler, kredi kullanıp, kendi hesaplarına göndermek ve online alışveriş yapmak suretiyle 12 kişiyi, toplam 6 milyon lira dolandırdı. Şüpheliler, dükkanı kapatıp kaçarken, dolandırıldıklarını anlayan mağdurlar, durumu polis ekiplerine bildirdi.
İhbar üzerine harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, yaptıkları araştırmada, şüphelilerin Isparta’da saklandıklarını tespit etti. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla harekete geçen ekipler, 2 Ekim’de düzenledikleri operasyonla şüphelileri yakaladı. Şüphelilerin saklandıkları adreste yapılan aramada, çok sayıda çeşitli marka ve model cep telefonu, banka kartları, banka pos cihazları, bir miktar döviz ve ziynet eşyası ele geçirildi.
Gözaltına alınıp Bursa’ya getirilen 3 kardeş, Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİCARET Bakanlığı tarafından ikinci el araç satışında ‘Güvenli Ödeme Sistemi’nin başarılı olduğu, satış bitene kadar paranın banka havuzunda kalması ve her işlemde onay alınması nedeniyle ihtilafların ortadan kalktığı, dolandırıcılığın önünün kesildiği belirtildi.
İkinci el araç satışında ‘Güvenli Ödeme Sistemi’ çıktı. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği iş birliğiyle hayata geçirilen ödeme sistemi 27 Eylül tarihinden itibaren zorunlu hale getirildi. Sistemle, alıcı ve satıcı arasında ödeme açısından yaşanan ihtilafların ortadan kalkarken sektör temsilcileri ve vatandaşlar bu uygulamadan memnun kaldı. Bu sistem sayesinde sahte para, nakit ödeme zorlukları ve satış bedelinin ödenmemesi gibi farklı dolandırıcılık riskleri ortadan kalktı.
İkinci el otomobil alım satımı yapan Fahri Karlık, “Yeni sistem, ‘güvenli alışveriş sistemi’ biz bunu eskiden beri talep ediyorduk. Piyasada çok dolandırıcı var. Vatandaşlar mağdur oluyordu. Bu durum da bizi çok üzüyordu. Önüne geçilmesi için galericiler odası başkanlığı ve bakanlığımızla, koordineli çalışma yapıldı. 27 Eylül itibari ile güvenli alışveriş sistemine geçildi. E-devlet üzerinden veya anlaşmalı bankalar üzerinden aracını sisteme tanımlıyorsun, banka alıcı, satıcı ve notere şifre gönderiyor. O şifre geldikten sonra satış yapılıyor. Para anlaşmalı bankaların havuzunda duruyor. Para havuza düştükten sonra mesajlar geliyor. Alışveriş bittikten sonra havuzdaki para satıcının üstüne geçiyor. Güvenli ödeme sistemi başladığımız günden itibaren dolandırıcılık tamamen ortadan kalktı. Kesinlikle bir vatandaşın dolandırılması bu sistemde mümkün değil. Sistem çok basit, yarım dakika sürmüyor” dedi.
Güvenli alışveriş sisteminin çok iyi olduğunu söyleyen evli iki çocuk sahibi Şennur Kesicioğlu (51), “Güvenli alışveriş sistemi çok iyi oldu. Artık dolandırılmadan bu işi yapmak çok iyi geldi. Bizim için daha güvenli, daha garanti. Daha önce de araç aldım fakat tedirgin oldum. Şimdi çok rahatım, memnunuz” dedi.
Oto alım satımı yapan Ali Berke Belli (20) ise “Bu sistem çok iyi, çok rahat. Sıfır risk. Satıştan sonra satıcının hesabına geçiyor. Alıcı kendini koruma altına alıyor” ifadelerini kullandı. Aracı Belli’den satın alan Hüseyin Palak (27) da ” Yeni sistem güvenli. Eskiden ‘Vazgeçer mi?’, ‘Kandırılır mıyım?’ diye düşünülürdü artık içimiz rahat bir şekilde alışverişimizi yapıyoruz. Güvenli ve rahat, çok mutluyum” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİCARET Bakanlığı tarafından ikinci el araç satışında ‘Güvenli Ödeme Sistemi’nin başarılı olduğu, satış bitene kadar paranın banka havuzunda kalması ve her işlemde onay alınması nedeniyle ihtilafların ortadan kalktığı, dolandırıcılığın önünün kesildiği belirtildi.
İkinci el araç satışında ‘Güvenli Ödeme Sistemi’ çıktı. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği iş birliğiyle hayata geçirilen ödeme sistemi 27 Eylül tarihinden itibaren zorunlu hale getirildi. Sistemle, alıcı ve satıcı arasında ödeme açısından yaşanan ihtilafların ortadan kalkarken sektör temsilcileri ve vatandaşlar bu uygulamadan memnun kaldı. Bu sistem sayesinde sahte para, nakit ödeme zorlukları ve satış bedelinin ödenmemesi gibi farklı dolandırıcılık riskleri ortadan kalktı.
İkinci el otomobil alım satımı yapan Fahri Karlık, “Yeni sistem, ‘güvenli alışveriş sistemi’ biz bunu eskiden beri talep ediyorduk. Piyasada çok dolandırıcı var. Vatandaşlar mağdur oluyordu. Bu durum da bizi çok üzüyordu. Önüne geçilmesi için galericiler odası başkanlığı ve bakanlığımızla, koordineli çalışma yapıldı. 27 Eylül itibari ile güvenli alışveriş sistemine geçildi. E-devlet üzerinden veya anlaşmalı bankalar üzerinden aracını sisteme tanımlıyorsun, banka alıcı, satıcı ve notere şifre gönderiyor. O şifre geldikten sonra satış yapılıyor. Para anlaşmalı bankaların havuzunda duruyor. Para havuza düştükten sonra mesajlar geliyor. Alışveriş bittikten sonra havuzdaki para satıcının üstüne geçiyor. Güvenli ödeme sistemi başladığımız günden itibaren dolandırıcılık tamamen ortadan kalktı. Kesinlikle bir vatandaşın dolandırılması bu sistemde mümkün değil. Sistem çok basit, yarım dakika sürmüyor” dedi.
Güvenli alışveriş sisteminin çok iyi olduğunu söyleyen evli iki çocuk sahibi Şennur Kesicioğlu (51), “Güvenli alışveriş sistemi çok iyi oldu. Artık dolandırılmadan bu işi yapmak çok iyi geldi. Bizim için daha güvenli, daha garanti. Daha önce de araç aldım fakat tedirgin oldum. Şimdi çok rahatım, memnunuz” dedi.
Oto alım satımı yapan Ali Berke Belli (20) ise “Bu sistem çok iyi, çok rahat. Sıfır risk. Satıştan sonra satıcının hesabına geçiyor. Alıcı kendini koruma altına alıyor” ifadelerini kullandı. Aracı Belli’den satın alan Hüseyin Palak (27) da ” Yeni sistem güvenli. Eskiden ‘Vazgeçer mi?’, ‘Kandırılır mıyım?’ diye düşünülürdü artık içimiz rahat bir şekilde alışverişimizi yapıyoruz. Güvenli ve rahat, çok mutluyum” diye konuştu.
Haber- Kamera: Tekin GÜRBULAK- Kadir ÖZEN / İZMİR,,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dolandırıcıların hedefindeki isim bu sefer ünlü oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan oldu. Ünlü oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan’ın whatsapp hesabı geçtiğimiz yılın Kasım ayında dolandırıcılar tarafından ele geçirildi. Dolandırıcılar usta oyuncunun yakın arkadaşı yayınevi kurucusu Cüneyt Dalgakıran ile iletişime geçti.

Ahmet Mümtaz Taylan’ın kimliğine bürünen dolandırıcılar Cüneyt Dalgakıran’dan acil ödeme bahanesiyle iki ayrı seferde 80 bin lira aldı. İbrahim D. isimli şüpheli kişinin hesabına para gönderen Cüneyt Dalgakıran durumdan şüphelenince usta oyuncuyu aradı, dolandırıldığını anlayan Dalgakıran savcılığa giderek şikayetçi oldu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Şüpheli kişi polis ekipleri tarafından yakalanıp gözaltına alınırken adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

‘DAVA AÇILDI’
Konuyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın tamamlanmasıyla şüpheli hakkında dava açıldı. Hazırlanan iddianamede şüpheli İbrahim D.’nin suçtan kurtulmaya yönelik ifadesine itibar edilemezken, haksız menfaati elde eden kişinin şüpheli olduğu, suçun şüphelinin hesabına yatırılan parayla gerçekleştiğine dikkat çekildi.

’10 YIL HAPSİ İSTENDİ’
Şüpheli İbrahim D. hakkında ‘Bilişim Sistemleri Banka ve Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 10 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Şüpheli şahıs önümüzdeki günler İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ülke genelindeki bir şebekenin, internette oluşturdukları sahte kadın profilleri ile tuzağa düşürdükleri erkeklere şantaj uyguladıkları iddia edildi. Kandırdıkları kişilerin önce cinsel içerikli fotoğraf ve video ele geçiren şebekenin, ardından kendilerini karşı taraftaki kadının ailesi olarak tanıttığı ve gönderilen içeriklerden dolayı şikayetçi olacakları söyleyerek korku sağlamaya çalıştıkları ileri sürüldü. Dolandırıcıların son olarak ise gerçek avukatların ismini kullanarak ağına düşürdükleri kişilere ulaştıkları, adına cinsel suçtan dava açıldığını ve sorunu çözmek için para istedikleri iddia edildi. Kendi adının ve unvanın da söz konusu dolandırıcılar tarafından kullanıldığı belirten mağdur avukatlardan Ahmet Haklıgör ise şoke olduğu durum hakkında açıklamalarda bulundu.
“Adıma 8 farklı cep telefonu numarası kullanıp profil oluşturmuşlar”
Olayla ilgili açıklamalarda bulanan mağdurlardan İş Hukuku Uzmanı Avukat Ahmet Haklıgör, “Sosyal medyadan sahte bir kadın profili oluşturup, tuzağa düşürdükleri kişilerle konuşmaya başlamışlar. O kişiye çıplak fotoğraf gönderip, ondan da göndermesini istemişler. Daha sonra söz konusu hayali kadının abisi ya da babası olduğunu söyleyen kişiler farklı numaralardan tehdit mesajı atmış. ‘Seni öldüreceğim, bulacağım. Kardeşime, kızıma nasıl böyle fotoğraflar atarsın’ diyerek karşı tarafı korkutmuşlar. Bir sonraki gün de avukat görünümünde benim ya da başka bir meslektaşımın adı kullanılarak para istenmiş. Sahte bir şikayet dilekçesi hazırlanmış. Benim adıma 8 farklı cep telefonu numarası kullanıp profil oluşturmuşlar. Profilin alt kısmına ise sahte bir internet sitesi linki eklemişler. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağım” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir avukat tehditle para istemez”
Hukukçuların hiçbir zaman kimseyi tehdit etmeyeceğini dile getiren Avukat Haklıgör, “Vatandaşlardan da ricam, bunlara inanmasınlar. Karşısındakilerin gerçek avukat olup olmadığını sorgulasınlar. Bana ulaşanlara durumu anlatıp, arayanların dolandırıcı olduğunu ve kesinlikle para göndermemeleri gerektiğini söylüyorum. Hiçbir avukat tehditle para istemez. Parayı da muhasebecilerine göndermelerini istiyorlar” diye konuştu.
“Arkadaşım aradı, kendisini avukat olarak tanıtan bir kişinin para istediğini söyledi”
Yurdun dört bir yanından arandığını söyleyen Haklıgör, “Birkaç ay önce bir arkadaşım aradı. Kendisini avukat olarak tanıtan bir kişinin para istediğini söyledi. Ben de numarasını, adını ve soyadını sorguladığımda öyle bir avukatın olmadığını gördüm. Sonra da o numarayı arayıp durumu öğrenmeye çalıştım. O da benim avukatlığımı sorguladı. Ben de baro levhasından sorgulattığı takdirde görebileceğini belirttim. Ardından da beni cep telefonu üzerinden engelledi. Bir süre sonra vatandaşlar beni aramaya başladı. ‘Adınızın olduğu bir mesaj aldık. Para istemişsiniz’ dediler. Ülkenin her yerinden aranmaya başladım. Şu ana kadar bu sebepten dolayı 25 kişi bana ulaştı. Ben de şikayetçi oldum. Dava şu an soruşturma aşamasında” dedi. – ANKARA
]]>Durumdan şüphelenen kocasının ihbarı üzerine polis ekipleri, kadının gittiği bankaya giderek yaklaşık yarım milyon lirayı dolandırıcılara göndermeden önce duruma müdahale etti.
Olay, dün öğle saatlerinde Esenyurt Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Suriye uyruklu Türk vatandaşı T. N. isimli kadını evinde oturduğu sırada bilinmeyen bir numara tarafından arandı. Karşı taraftan kendisini polis olarak tanıtan kimliği belirsiz şahıslar kadına, eşinin ve kendisinin kim olduğunu bildiklerini, terör örgütüne para gönderdikleri için vatandaşlıklarının iptal edildiğini söyledi. Duydukları karşısında korku içinde panik olan kadın ne yapacağını bilemezken şüpheliler, evdeki tüm parayı toplayıp altınlarını en yakın kuyumcuda bozdurmasını istedi. Dışarı çıkarak söyleneni yapan kadın, dolandırıcıların söyledikleri hesap numarasına yaklaşık yarım milyon lirayı göndermek üzere bankaya gitti. O sırada Pendik’deki çalıştığı işyerinden eşini arayan A.N. ise sürekli meşgul çaldığını fark etti. En sonunda telefonu açan eşi, ona bankada sıra beklediğini ve olayın hayat memat meselesi olduğunu söyleyince A.N. durumdan şüphelendi. Evdeki kardeşini arayarak paralarını kontrol etmesini isteyen adam yerinde olmadığını öğrenince ortada dolandırıcılık olduğunu anlayıp polisi aradı. Konuyu ihbar eden A. N., işyerinden Esenyurt’ta doğru yola koyulurken aynı dolandırıcılar, adamı arayıp polis olduklarını ve Fatih Emniyet’e gitmesi gerektiğini söyledi. A. N. şahıslara inanmazken konu ile ilgili harekete geçen Esenyurt Asayiş Büro Amirliği ekipleri kadını arayarak uyardı. Çiftin parası dolandırıcıların hesabına geçmeden bankaya gelen ekipler, kadının yanına giderek durumu engelledi. Olay sonrası çift, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Kıraç Polis Merkezi’ne giderek dolandırıcı şahıslar hakkında şikayette bulundu.
“Polisler eşim parayı göndermeden bankaya yetişti”
Yaşadıkları olay ile ilgili konuşan A. N., “Sabah her zamanki gibi evden işe gittim. Eşimi bir telefon aramış. Kendilerini polis olarak tanıtan şahıslar ona ‘Biz her şeyi biliyoruz. Eşinin nerede olduğunu, adresinizi biliyoruz. Biz sizin Türk vatandaşlığınızı iptal ettik. Siz terör örgütüne 20 bin dolar para gönderdiniz. Biz şimdi polis olarak eve geleceğiz. Evde para, altın ne varsa alacağız. Eşini arama ve kimseye bir şey söyleme. Hatta kal ve her şeyi topla’ diyerek eşimi korkutmuşlar. Ben eşimi aramaya çalıştığımda hep meşgul olduğunu fark ettim ve ona ulaşamadım. O sırada ona en yakın kuyumcuya giderek altınlarını bozdurmasını söylemişler. Onu yaptıktan sonra da taksiye binip bankaya gitmesini istemişler. Eşim bankadayken telefonumu açtı. Bana hayat memat meselesi olduğunu söyledi. Ben de kardeşimi arayarak evimizdeki para ve altınlarımızın yerinde olup olmadığını sordum. Kardeşim paraların yerinde olmadığını söyleyince dolandırıcılık meselesi olduğunu anladım. Hemen polisi arayıp olayı anlattım. Kendim de çalıştığım yerden, Pendik’ten Esenyurt’a geldim. Esenyurt’ta vardığım sırada bilinmeyen bir numara beni aradı. Kendini polis olarak tanıtıp ‘Acele şekilde Fatih Emniyet’e gidin. Az önce ihbar verdiniz’ diyerek beni buradan uzaklaştırmaya çalıştı. Ama ben inanmadım ve bu konuyu da polisi arayarak bildirdim. Memur beyler sağolsun bizi aradı. Bankada olduklarını ve eşimi bulduklarını söyledi. Allah razı olsun. Polisler eşim parayı göndermeden bankaya yetişti. Olay sonrası karakola geldik. Bizi arayan numarayı aradık ama ulaşamadık” dedi. – İSTANBUL
]]>Büyükelçiliğin açıklaması, kayıp olduğu bildirilen 17 yaşındaki Çinli öğrenci Kai Zhuang’ın, 31 Aralık’ta Utah eyaletindeki ıssız bir yerde, bulunmasından sonra yapıldı.
Kai’nin anne ve babası, okuduğu okulun yetkililerine kendilerinden fidye istendiğini ve oğullarının kaçırıldığını gösteren bir fotoğrafının gönderildiğini söyledi.
Kai Zhuang bir çadırın içinde “çok üşümüş ve korkmuş” bir halde bulundu.
Polise göre, sanal rehin alma kurbanları, zanlılar yanlarında olmasa bile, kendilerini izole etmeye ve hatta rehin tutuluyorlarmış gibi gösteren kendi fotoğraflarını çekmeye ikna ediliyor. Zanlılar kurbanlarını, Facetime ya da Skype üzerinden gözlemliyorlar.
Daha sonra, hem kurban hem de aileleri, denilenleri yapmamaları durumunda zarar göreceklerine ikna ediliyorlar.
Polis, Kai’nin ailesinin Çin’deki banka hesaplarına 80 bin dolar fidye ödemesi yaptıklarını belirtti.
Sanal rehin alma nedir?
Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI’a göre, kolluk güçleri en az 20 yıldır ‘sanal rehin alma’ olaylarını biliyor.
Birçok şekilde yapılabiliyor ama daima kurbanlar, şiddet ya da ölüm tehlikesi altında olduğuna inandıkları bir sevdiklerinin serbest kalması için fidye ödemeye zorlanıyorlar.
FBI “geleneksel” rehin alma olaylarının tersine, sanal rehin alma vakalarında kimsenin gerçekten kaçırılmadığını söylüyor. Bunun yerine hile ve tehditlerle, kurbanlar olayın ortaya çıkmasından önce hızla fidye ödemeye zorlanıyorlar.
Çinli öğrenciler nerelerde hedef alınıyor?
Polis güçlerine göre, Batılı ülkelerde okuyan Çinli öğrenciler sanal rehin alma vakalarında hedef alınıyor.
Eylül 2023’te İngiltere’deki Güney Yorkshire bölgesi emniyetinin Sahtecilik Koordinasyon Ekibi, ülkenin kuzeyindeki Sheffield kentinde öğrenim gören yabancı öğrencilere bir uyarı yapmıştı.
Uyarıda, dolandırıcıların genelde İngiltere’de okuyan Çinli öğrencileri hedef aldığına dikkat çekilmişti.
Buna göre kurban, Çin Büyükelçiliği, Göç İdaresi, Çin Polisi ya da posta idaresinden olduğunu iddia eden bir dolandırıcı tarafından aranıyor.
Uluslararası bir suç şebekesini araştırdıklarını ve kurbanın Çin’e büyük miktarlarda para yollaması gerektiğini iddia ediyorlar.
Kurbanın kendileriyle işbirliği yapması için tehditte bulunuyorlar ve başka kimseye anlatmamasını istiyorlar.
Avustralya’daki New South Wales (NSW) eyaleti polisi, Ekim 2023’te “sanal rehin alma” dolandırıcılıklarının giderek daha sofistike bir hale geldiği uyarısında bulundu.
Dedektif, Joseph Doeihi dolandırıcılıkların Çin ana karasında tezgahlandığını söyledi.
Dolandırıcılar, kurbanı kandırıp Çinli bir yetkili rolü oynamaya da ikna edip, başka bir kurbana da yaklaşıyorlar.
Douehi “Bu dolandırıcılıklarda, kurbanlar eyaletler arası seyahate zorlanıyorlar. Hatta iş öyle bir hale geldi ki, bazı kurbanlarımızın Tayland ve Kamboçya’ya gitmeye zorlandıklarını da gördük” dedi.
Avusturalya Yayın Kurumu (ABC) NSW Polisine atıfla, sadece ekim ayında 20 ila 23 yaşındaki iki kurbanın Çinli yetkililer olduklarını iddia eden dolandırıcı şebekeleri tarafından hedef alındığını belirtti.
Kurbanlardan yaklaşık 340 bin ABD Doları fidye ödemeleri, aksi takdirde bir suça karıştıkları Çin’e sınır dışı edilecekleri söylendi.
Bir vakada da Sydney’deki 20 yaşındaki bir erkek kendisini kelepçelemeye ikna edildi ve daha sonra Şangay Polisi adına Adelaide ve Victoria’daki başka kurbanlara “resmi belgeler” götürmeye zorlandı.
Aileden 135 bin dolardan fazla fidye istendi, ancak aile reddetti ve NSW polisine ihbarda bulundu.
2020’de NSW polisi en az sekiz “sanal rehin alma” vakası ve 1 milyon 355 bin fidye ödendikten sonra bir uyarı yayımladı.
Nisan 2020’deki bir vakada da, Çinli bir aile Çin polisinden olduğunu söyleyen bir dolandırıcının Sydney’deki kızlarının kaçırıldığını söylemesi üzerine, 200 bin dolardan fazla fidye ödedi.
Soruşturmanın ardından, kadın bir gün sonra evinde güvende bulundu.
Ağustos 2023’te Japan Times gazetesi, bazı Çinli öğrencilerin dolandırıcılar tarafından benzer yöntemlerle tehdit edildiğini yazdı.
Bir vakada, Çinli bir kız öğrencinin ailesi, kızlarının saldırıya uğramış gibi göründüğü bir fotoğraf aldıktan sonra, Çin’deki bir hesaba 42 bin dolardan fazla para yatırdı.
Daha sonra örğncinin, Çin kamu güvenliği yetkilisi olduğunu söyleyen birinden telefon aldığı ortaya çıktı.
Dolandırıcı, hakkında bir tutuklama emri çıktığını söylemiş ve ailesinin tutuklanmasını önlemesi adına para vermesi için sahte bir kaçırılma hikayesi uydurması gerektiğini belirtmişti.
Polis güçleri, Çinli öğrencilerin aldıkları telefonları kontrol etmelerini, herhangi bir “resmi” talebi, Çin Konsolosluğu’nda teyit etmelerini ve hedef alınmaları durumunda ihbarda bulunmaları çağrısı yapıyor.
]]>