İSLAM İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) 5. Genel Kurulu’nda Filistin’e özel oturum düzenlendi. Oturumda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Birleşmiş Milletler başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşları yok sayan birtakım yönetimler var. 4 asır boyunca Filistin topraklarında barışı tam manasıyla uygulamış bir milletin çocuğu olarak söylüyorum. Bu coğrafyada barış istiyorsak, dünyada barış istiyorsak, Filistin topraklarının özgür olması ve Filistin’de barışın sağlanması şarttır” dedi.
İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) 5. Genel Kurulu, Şişli’de bir otelde gerçekleştirildi. Kurulun kapanışına özel Filistin oturumu düzenlendi. Oturuma TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra ICYF Başkanı Talha Ayhan, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ile Filistin Gençlik ve Spor Bakanı Jibril Rajoub katıldı. İstiklal Marşı, saygı duruşu ve Kuran-ı Kerim okunması ile başlayan oturumda Filistin ile ilgili video sunumu gerçekleştirildi.
“İSRAİL İNSANLIK TARİHİNİN EN BÜYÜK KATLİAMLARINDAN BİRİSİNİ YAPIYOR”
Oturumda bir konuşma yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Kudüs konusunda, Gazze konusunda, Filistin konusunda konuşurken çok şeyler söylüyoruz. Ben buradan hareketle şunları söylemek istiyorum. Bugün İsrail insanlık tarihinin en büyük katliamlarından birisini yapıyor. Firavuna rahmet okutacak insanlık suçlarını işliyor. İsrail’in bunu ortaya koyarken en büyük gücü ne askeri gücüdür, ne arkasındaki batı dünyasının gücüdür, ne finans gücüdür, ne de başka alanlardaki gücüdür. Hiç şüphesiz bu güçler İsrail’in bu kadar pervasız hareket etmesine neden oluyor ama inanın ki en büyük gücü İslam dünyasının İslam aleminin paramparça olması, dağınık olması, işbirliğinden çok uzak bir noktada durmasıdır. Yani bizim dağınıklığımız, insiyatif alamamamız, karar veremememiz İsrail’in en büyük gücünü, en büyük bu anlamdaki İsrail’e destek olan maalesef bir unsuru oluşturuyor. Dolayısıyla tüm çalışmalarımızın merkezine mutlaka İslam ülkeleri ve İslam toplulukları arasında iş birliğiyle başlayan vahdete kadar uzanan bu yoldaki sosyal, siyasi çalışmaları koymak mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullandı.
“DÜNYADA BARIŞ İSTİYORSAK FİLİSTİN TOPRAKLARININ ÖZGÜR OLMASI ŞARTTIR”
Numan Kurtulmuş, “İsrail, Gazze’ye saldırılarını 4 ayı aşkın bir süredir sürdürüyor. Pervasız bir şekilde bunlar devam ediyor. Rakamlar, istatistik rakamlarının artık çok ötesinde. Orada sadece öldürülenler sayıları 30 bine yaklaşmış olan olan Gazzeli şehitlerimiz değil. Orada öldürülenler sadece yok edilen Gazze’deki tarih ve kültür değil, aynı zamanda koskoca insanlık yok ediliyor. ve bunu yaparken de her türlü insani değerlerden uzaklaştırılmış olan siyonist rejimin gözünün içine baka baka bu saldırılarını büyük bir iştahla sürdürdüğünü görüyoruz. Arkalarında ne yaparlarsa yapsınlar sınırsız bir destek veren Batı dünyası var. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşları yok sayan birtakım yönetimler var. 4 asır boyunca Filistin topraklarında barışı tam manasıyla uygulamış bir milletin çocuğu olarak söylüyorum. Bu coğrafyada barış istiyorsak, dünyada barış istiyorsak Filistin topraklarının özgür olması ve Filistin’de barışın sağlanması şarttır. Bu insanlığa yapılacak en büyük hizmetlerden birisidir. Allah bizlere Filistin’in özgür olduğu günleri görmeyi nasip etsin” şeklinde konuştu.
“ULUSLARARASI ADALET DİVANI’NDA AÇILAN DAVALARDA YALNIZ BIRAKILMAMALI”
Filistin Gençlik ve Spor Bakanı Jibril Rajoub, “Son 78 yıldır bütün bu sömürgeci projelerine İsrail’in Filistin Devleti üzerine ve toprakları halkın üzerine gerçekleştirmeye çalıştığı bilgisiyle karşınızdayım. Bir Amerikan ortaklığı içerisinde agresyona ve bunu gerçekleştiren taraflara bir hesap verebilirlik ama şeffaflıktan son derece uzak olarak bunu vermeye çalışmakta. Filistin halkının kendi kendini koruma ve temel insani haklarıyla birlikte ulaşımı engellemeye çalışmakta. 2 buçuk milyondan daha fazla çocuk ve insan etkilendi. Burada çok önemli bir alanın etkilendiğini görmekle birlikte yerinden edildi. ve bunların çok önemli bir kısmı 1948 yılında yerinden edildi. Neredeyse 2 milyon insan zorla evlerinden edildi. Bugüne kadar Gazze’de neredeyse 30 bin Filistinli öldürüldü. Daha da fazlası hala İsrail, Amerikan bombardımanına karşı bir mücadele sergilemekte. Çok önemli bir kısmı yaralandı ve neredeyse buradaki konutların yüzde 40’lık bir kısmı Gazze bölgesinde tahrip edildi. 1 milyon daha fazla insan da yerlerinden edildi ve dışarıda soğukta, susuz ve yemeksiz yaşamlarını devam ettirmeye çalışmakta. Barbar İsrail güçlerinin havadan, denizden ve karadan yaptığı bombardımanlar sonucu. Tüm ülkelere çağrıda bulunarak pozisyonları ve işgalci devlet İsrail ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye çağırmak istiyoruz. Bütün bu yapılan suçlar bakımında, hiçbir şekilde cezadan kaçamayacaklarını bir kere daha onlara iletilmesini istiyoruz. Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı, insanlığa karşı soykırım suçlarının işlenmesine dair açılan davalarda yalnız bırakılmaması ve ilgili kanunların uygulanmasını sağlamak ve buradaki insanların korunmasını sağlamak.. Acil insani yardımın buradaki mültecilere ve yerinden edilmiş insanlara karşı çağrıda bulunmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
]]>“Ülkemizi daha güçlü ve kutlu bir geleceğe taşıma gayreti içerisindeyiz”
TRT Akademi tanıtım programı gerçekleştirildi
İSTANBUL – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “İsrail’in hukuksuz ve insanlık dışı saldırılarıyla Filistin’de son yılların en büyük zulmü en büyük vahşeti yaşanıyor. Bir soykırım yaşanıyor. Bir halk haksız bir şekilde yerlerinden yurtlarından edilmeye, her türlü ayrımcılığa, zulme ve katliama maruz bırakılmaya çalışılıyor” dedi.
Ulusal ve uluslararası alanda medya profesyonellerinin yetişmesine katkı sağlamak hedefiyle hayata geçirilen “TRT Akademi”nin tanıtım programı İstanbul Kongre Merkezi’nde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un katılımıyla gerçekleştirildi. Altun, yaptığı konuşmada, Türkiye’yi daha güçlü ve kutlu bir geleceğe taşıma gayreti içinde olduklarını belirtti. Altun, İsrail’in Filistin’e saldırılarına da değinerek Filistin’de son yılların en büyük zulmü yaşandığını vurguladı.
“Hakikat mücadelemiz Gazze’deki zulmün son bulmasına hizmet edecektir”
Medyada yer alan dezenformasyonun toplumsal ve toplumlar arası ilişkileri de şekillendirdiğini belirten Altun, İsrail’in tüm dünyanın gözü önünde Gazze’de bir soykırım gerçekleştirdiğini ve bunu da kendine hizmet eden medya kuruluşları aracılığıyla meşrulaştırma gayreti içerisinde olduğunu ifade ederek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemiz son yıllarda hemen her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdi. Devlet ve millet olarak, ülkemizi birlik ve beraberlik içinde ülkemizi daha müreffeh, daha güçlü ve kutlu bir geleceğe taşıma gayreti içerisindeyiz. Ulaşımdan savunmaya dış politikadan eğitime ticaret ve ekonomiden kamu yönetimine kadar hiçbir meseleyi atlamadan her alanda büyük bir iddia sahibi olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu alanlarda önemli olanlardan biri de medya ve iletişim alanıdır. Günümüzdeki medya düzeni çok büyük fırsatlar sunduğu gibi olağanüstü tehditleri de bünyesinde barındırmaktadır. Bu tehditlerin en büyüğü çağımızın vebası olarak değerlendirebileceğimiz dezenformasyondur. Dezenformasyon sadece bireysel hayatımızı değil toplumların hayatını da olumsuz yönde etkileyebilmekte ve toplumlar arası ilişkileri de olumsuz yönde şekillendirebilmektedir. Bu anlamda ana akım medyanın hakikati savunma noktasındaki tarihsel bilgi ve birikimini yeni medya düzeniyle birlikte karşımıza çıkan bu dijital faşizmle birlikte, dezenformasyonla mücadelede bir kalkan olarak kullanmak durumundayız. Bu anlamda sadece bir mesleki birikimden değil aynı zamanda bir hakikat aktivizminden bahsediyoruz. Bu prensip doğrultusunda hakikate ışık tutan bir medya düzeni bir ülkenin ulusal demokratik kültürünü geliştirebileceği gibi uluslararası konumunu da güçlendirecek asli bir unsurdur. Bölgesinde güçlü, küresel düzlemde oyun kurucu istikrarlaştırıcı bir aktör olarak Türkiye tam da bu yaklaşımla hareket etmekte birçok alanda olduğu gibi medya ve enformasyon alanında da hakikat mücadelesi vermektedir” dedi.
“Bütün dünya İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de sürdürdüğü zulme tanık oluyor”
“Bugün bütün dünya İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de sürdürdüğü zulme tanık oluyor” ifadelerini kullanan Altun, “Hepimiz biliyoruz ki İsrail’in hukuksuz ve insanlık dışı saldırılarıyla Filistin’de son yılların en büyük zulmü en büyük vahşeti yaşanıyor. Bir soykırım yaşanıyor. Bir halk haksız bir şekilde yerlerinden yurtlarından edilmeye, her türlü ayrımcılığa, zulme ve katliama maruz bırakılmaya çalışılıyor. Fakat üzülerek belirtmek istiyoruz ki küresel vesayet düzeni ve onların güdümündeki uluslararası medya kuruluşları İsrail’in zalimce acımasız saldırılarını kamufle etmek, çok daha acısı meşrulaştırmak için büyük bir ikiyüzlülük örneği sergiliyor, bir kötülük performansı ortaya koyuyor. Biz bu iki yüzlülüğe bu kötülüğe başından beri karşı çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz. İsrail’in yalanlarını, sistematik dezenformasyon kampanyalarını ifşa etmeye dönük gayretlerimizi başından beri sürdürdük, sürdüreceğiz. Biz inanıyoruz ki verdiğimiz bir hakikat mücadelesidir ve bu hakikat mücadelesi Gazze’deki zulmün son bulmasına hizmet edecektir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daha adil bir dünya mümkün şiarıyla Filistin başta olmak üzere tüm mazlum ve mağdur halkların sesi olması insani ve vicdani anlamda bir sorumluluğun tescilidir. Bu önemli proje çok yaşasın, ileride gerçekten medya ve iletişim alanında yerli ve milli ülkesinin geleceğini esas alan ülkesinin büyümesi için çalışan haktan, hakikatten yana olan ve hakikat mücadelesinin neferi olan nitelikli öğrenciler yetiştirsin” dedi.
]]>