Enerji – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Mon, 16 Dec 2024 16:56:47 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Gürcistan AB Üyeliği İçin Hedef Belirledi https://www.kanal7haber.com.tr/gurcistan-ab-uyeligi-icin-hedef-belirledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gurcistan-ab-uyeligi-icin-hedef-belirledi/#respond Mon, 16 Dec 2024 16:56:47 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/gurcistan-ab-uyeligi-icin-hedef-belirledi/ Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, ülkesinin 2030 yılına kadar Avrupa Birliği’nin (AB) üyesi olmasını hedeflediklerini bildirdi.

Proje ve yapımı Balıkesir Elektromekanik Sanayi Tesisleri AŞ (BEST) tarafından gerçekleştirilen “Tskhaltubo-500” trafo merkezinin açılışı için İmereti bölgesinde tören düzenlendi.

Törene, Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Ali Kaan Orbay, bakanlar, milletvekillileri, BEST yetkilileri ve vatandaşlar katıldı.

Törende konuşan Kobakhidze, proje maliyetinin 19 milyon 800 bin dolar olduğunu kaydetti.

Gürcistan’ın enerji üretimi konusunda tamamen bağımsız olması için yoğun çalışmaya devam edeceklerini aktaran Kobakhidze, “Elektrik üretimimizde 2028 yılında 8 bin megavatı aşacağımızı düşünüyoruz, 2030 yılında ise 10 bin megavatı aşmayı planlıyoruz.” dedi.

Kobakhidze, Gürcistan ile AB arasındaki ilişkilere de değinerek, “İddialı nihai hedefimiz 2030 yılı için Avrupa Birliği’nin tam üyesi olmaktır.” diye konuştu.

Büyükelçi Orbay ise açılış törenine katılmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Gürcistan’ın stratejik ve en büyük ticaret ortağı olduğunu belirten Orbay, ikili ilişkileri daha da güçlendirmek için çalışmaya devam edeceklerini aktardı.

Orbay, Gürcistan ile ortak projeleri gerçekleştirmeye hazır olduklarını kaydetti.

İki ülke arasında 3 milyar doları aşan yıllık ticaret hacminin 5 milyar dolara ulaşması için çalışmaya devam ettiklerini belirten Orbay, “Biz bu hedefe doğru birlikte ilerliyoruz ve bu hedefi de aşmayı hedefliyoruz.” dedi.

Orbay, iki ülke arasında enerji alanında yakın işbirliği yapıldığını dile getirerek, ortak gerçekleştirilen Bakü-Tiflis- Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı ve Bakü-Tiflis- Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı gibi projelerin Türkiye ile Gürcistan arasındaki dostluk ve işbirliğinin örneği olduğunu vurguladı.

Türkiye’den Gürcistan’a 2,5 milyar dolarlık doğrudan yatırım yapıldığını aktaran Orbay, bu alanda da önde gelen ülkeler arasında yer aldıklarını ifade etti.

Orbay, “Tskhaltubo-500” trafo merkezi projesini gerçekleştiren BEST firmasının Gürcistan’da yılar boyunca başarılı faaliyetler sürdürdüğünü kaydetti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gurcistan-ab-uyeligi-icin-hedef-belirledi/feed/ 0
Türkiye-Lesotho Ticaret Hedefi 50 Milyon Dolar https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-lesotho-ticaret-hedefi-50-milyon-dolar/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-lesotho-ticaret-hedefi-50-milyon-dolar/#respond Tue, 19 Nov 2024 18:02:56 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-lesotho-ticaret-hedefi-50-milyon-dolar/

’50 MİLYON DOLAR TİCARET HACMİNE ULAŞMA HEDEFİ BELİRLEDİK’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, daha sonra Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) düzenlendiği ‘Türkiye- Lesotho Yatırım Yuvarlak Masa Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Lesotho ile ticaret hacminin sembolik denilecek bir seviyede olduğunu ifade ederek, “Lesotho’nun 3 milyar dolara yakın bir dış ticaret hacminin olduğunu dikkate aldığımızda, ülkelerimiz arasındaki ticaret hacminin potansiyelin çok altında olduğunu görüyoruz. Sayın Başbakanla görüşmelerimizde ikili ticaret ve yatırımlarımızın gerçek potansiyelini yakalaması için ilk aşamada 50 milyon dolar ticaret hacmine ulaşma hedefi belirledik” dedi.

Türk firmalarının Lesotho’da yatırımlarının bulunmadığını dile getiren Yılmaz, “Sayın Başbakanla bugün baş başa ve heyetler arası gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, ilişkilerimizi ticaret, yatırımlar, enerji, madencilik, tarım, eğitim, turizm ve çevre başlıkları alanlarında geliştirmek yönünde mutabık kaldık. Gerek bölgesel gerek çok taraflı platformlarda Lesotho’yla iş birliği içerisinde olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu kapsamda, Lesotho’nun Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası yararlanıcısı bir ülke olması, SAKU ve SADAK gibi bölgesel örgütlerin üyesi olması, ayrıca da Afrika Kıtası Serbest Ticaret Anlaşmasına taraf olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Bu anlaşmalar vesilesiyle özellikle tekstil ve konfeksiyon sektöründe önemli bir ihracat performansı bulunduğunu görüyoruz. Diğer taraftan, Lesotho’nun gıda güvenliği ile ilgili sorunlarını da dikkate alarak tarım sektöründe ve tarımsal mekanizasyon alanında da iş birliği fırsatları sunduğunu belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE-LESOTHO İŞ KONSEYİ’NİN KURULMASI İÇİN YOL HARİTASI BELİRLENDİ

Türkiye’nin 48 Afrika ülkesiyle İş Konseyi mekanizmasının bulunduğu belirten Yılmaz, “Türkiye ve Lesotho arasında henüz bir iş konseyi mekanizmasının tesis edilmediğini biliyoruz. Bu bağlamda, DEİK ve Lesotho’dan bir muhatap kuruluş arasında, iki ülke iş dünyaları arasında ilişkilerin geliştirilmesi ve ticaret ve yatırımların artırılmasına katkı sağlayacağına inandığımız bir Türkiye-Lesotho İş Konseyi’nin belli bir faaliyet içerisinde kurulmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Bu çerçevede iki aşamalı bir yol haritası belirlemiş durumdayız. Öncelikle, iş dünyamızdan oluşturulacak bir heyetin gerek ticaret gerek yatırımlar gerek müteahhitlik hizmetleri alanında Lesotho’daki fırsatları, imkanları yerinde görmesi, incelemesi ve bu proje fikirlerinin geliştirilmesi ve bunun oluşturduğu zemin esas alınarak ikinci aşamada da bir iş konseyinin kurulmasının faydalı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-lesotho-ticaret-hedefi-50-milyon-dolar/feed/ 0
Çin-Orta Asya Doğalgaz Boru Hattı 500 Milyar Metreküp Taşıdı https://www.kanal7haber.com.tr/cin-orta-asya-dogalgaz-boru-hatti-500-milyar-metrekup-tasidi/ https://www.kanal7haber.com.tr/cin-orta-asya-dogalgaz-boru-hatti-500-milyar-metrekup-tasidi/#respond Tue, 19 Nov 2024 18:02:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/cin-orta-asya-dogalgaz-boru-hatti-500-milyar-metrekup-tasidi/ ANONS (Türkçe): HONG YAN, Xinhua muhabiri, Yapay zeka ile desteklenmiş seslendirme

Çin- Orta Asya Doğalgaz Boru Hattı hizmete girdiği 2009 yılından bu yana Çin’e 500 milyar metreküpten fazla doğalgaz taşıdı.

ANONS (Türkçe): HONG YAN, Xinhua muhabiri, Yapay zeka ile desteklenmiş seslendirme:

PipeChina Batı Boru Hattı Şirketi’ne göre, Çin-Orta Asya Doğalgaz Boru Hattı hizmete girdiği 2009 yılından bu yana Çin’e 500 milyar metreküpten fazla doğalgaz taşıdı.

Bu dönemde kullanılan doğalgaz yaklaşık 666 milyon ton standart kömürün yerini alarak 731 milyon ton karbondioksit emisyonunun azaltılmasına katkı sağladı.

Çin’in ilk uluslararası doğalgaz boru hattı olan bu hat, 1.833 kilometre uzunluğunda olup yıllık 60 milyar metreküp doğalgaz taşıma kapasitesine sahip.

Xinhua Haber Ajansı muhabirleri Beijing’den bildiriyor.(XHTV)

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cin-orta-asya-dogalgaz-boru-hatti-500-milyar-metrekup-tasidi/feed/ 0
Enerji Santrallerine Yapay Zeka Güvenliği https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-santrallerine-yapay-zeka-guvenligi/ https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-santrallerine-yapay-zeka-guvenligi/#respond Sun, 10 Nov 2024 11:33:27 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-santrallerine-yapay-zeka-guvenligi/ Securitas Enerji Segment Lideri Ünsal Kütaruk, enerji santrallerinde hırsızlık, yangın ve izinsiz giriş gibi risklere karşı, yapay zeka destekli ve video analiz özellikli kamera sistemleriyle güvenlik çözümleri sunduklarını ifade etti.

Kütaruk, AA muhabirine, enerji yatırımcılarına ve santral işletmecilerine olası risklere karşı doğru ve etkili güvenlik çözümleri sunmak için çalıştıklarını söyledi.

Enerji santrallerinde hırsızlık, izinsiz giriş ve yangın gibi risklerin olduğuna dikkati çeken Kütaruk, “Santrallerde güvenlik açıklarının yatırımcılara maliyeti çok yüksek. Bir hırsızlık olayında kayıplar milyon liraları bulabiliyor. Genellikle güneş enerjisi santrallerinde panellerdeki bakır kablolar hedef alınıyor, bu da ciddi hasar ve üretim kaybına sebep oluyor.” diye konuştu.

Hidroelektrik santrallerinin olduğu alanlara izinsiz girişlerle sıkça karşılaştıklarını belirten Kütaruk, “Bir hidroelektrik santraline yakın bölgede balık avlayan ya da piknik yapan bir kişinin su seviyesinin aniden yükselmesiyle tehlike altında kalması mümkün. Bu durumlarda güvenlik önlemleri alınması şart. Güvenlik sadece mal varlığını korumak için değil, can güvenliğini sağlamak için de gerekli.” değerlendirmesinde bulundu.

Kütaruk, enerji sektöründe depolama çözümlerinin yaygınlaşmasıyla batarya tesislerinde yangın riskinin söz konusu olduğunu vurgulayarak, “Batarya tesislerinde çıkan yangınlar sıradan yangınlardan çok farklı. Basit bir su müdahalesiyle söndürülemezler. Yangının erken tespit edilmesi ve soğutma sistemlerinin devreye girmesi gerekiyor. Bu tesislerde ısı artışı ya da duman çıkışı gibi durumları erken tespit ederek müdahaleyi hızlandırabiliyoruz. Bu sayede yangının büyümesini önlemek mümkün.” ifadelerini kullandı.

Bu riskleri dikkate alarak, santrallere güvenlik personellerinin yanı sıra akıllı kamera sistemleri, uzaktan izleme, alarm ve hareket tespiti yapan radar gibi çözümler sunduklarını aktaran Kütaruk, “Yapay zeka destekli, video analiz özellikli kamera sistemleri kullanıyoruz. Bu sistemler alana bir müdahale olduğu anda tespit edip operatörlerimize iletiyor. Böylelikle santrale ve yatırımcıya herhangi bir zarar gelmeden hızla müdahale edebiliyoruz.” dedi.

Kütaruk, küçük bir güvenlik yatırımıyla büyük kayıpların önüne geçilebileceğinin altını çizerek, “Güvenlik, sadece hırsızlık riskine karşı değil, aynı zamanda iş sağlığı ve süreklilik açısından da önemli bir gereklilik.” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-santrallerine-yapay-zeka-guvenligi/feed/ 0
TOGG’un Yangınında Kaçak Elektrik Tespit Edildi https://www.kanal7haber.com.tr/toggun-yangininda-kacak-elektrik-tespit-edildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/toggun-yangininda-kacak-elektrik-tespit-edildi/#respond Fri, 11 Oct 2024 11:05:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/toggun-yangininda-kacak-elektrik-tespit-edildi/ Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde Türkiye’nin yerli ve milli otomobili TOGG’un alev aldığı evdeki elektriğin kaçak olduğu belirlendi.

4 Ekim Cuma günü Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesine bağlı Çiftekuyu kırsal Mahallesi’nde bir TOGG, şarj edilirken yanmaya başlamıştı. Yaşanan olay sonrası TOGG firması aracın neden alev aldığını inceledi. Yapılan açıklamada yangının bataryadan kaynaklanmadığı ve detaylı inceleme başlatıldığı belirtilmişti.

TOGG tarafından yapılan açıklamada, “Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde 4 Ekim Cuma günü, kullanıcımızın özel mülkünde park halindeki T10X’te, yangın meydana gelmiştir. Kısa sürede kontrol altına alınan yangında herhangi bir yaralanma veya can kaybı yaşanmamıştır. Kullanıcımızla hemen irtibata geçilip, araç uzman ekiplerimizce incelenmek üzere TOGG Gemlik Kampüsümüze getirilmiştir. Yapılan ilk incelemede yangının bataryadan kaynaklanmadığı tespit edilmiştir. Konuyla ilgili detaylı teknik inceleme başlatılmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunarız” ifadelerine yer verilmişti.

Dicle Elektrik ekipleri evde kaçak elektrik tespit etti

Dicle Elektrik (DEDAŞ) ekipleri, olayın yaşandığı evde inceleme yaptı. Elektrik tesisatını inceleyen ekipler, aracın şarj edildiği evde kaçak elektrik kullanıldığını tespit etti. – ŞANLIURFA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/toggun-yangininda-kacak-elektrik-tespit-edildi/feed/ 0
Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, 7 Ay Sürecek Somali Görevine Başladı https://www.kanal7haber.com.tr/oruc-reis-sismik-arastirma-gemisi-7-ay-surecek-somali-gorevine-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/oruc-reis-sismik-arastirma-gemisi-7-ay-surecek-somali-gorevine-basladi/#respond Fri, 04 Oct 2024 17:51:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/oruc-reis-sismik-arastirma-gemisi-7-ay-surecek-somali-gorevine-basladi/

ZONGULDAK’ın Çaycuma ilçesi Filyos Limanı’nda bulunan Sismik Araştırma gemisi ‘ Oruç Reis‘, 7 ay boyunca görev yapacağı Somali’ye gitmek için yola çıktı.

Mart ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Somali Federal Cumhuriyeti Petrol ve Mineral Kaynaklar Bakanlığı arasında imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde, Sakarya Gaz Sahası Filyos Limanı’nda demirli bulunan sismik araştırma gemisi Oruç Reis, Somali’de kara ve açık deniz bloklarında sismik veri toplama faaliyetlerini toplamak için Filyos Limanı’ndan hareket etti. 87 metre uzunluğunda, 23 metre genişlik ve 34 metre yüksekliğindeki ‘ Oruç Reis‘ sismik araştırma gemisi, Türk mühendisler tarafından inşa edildi. Gemi, jeofizik, jeolojik, oşinografik ve hidrografik çalışmalar yapmak için özel olarak dizayn edildi. Gemide görev alan mürettebatın tamamı Türk personelden oluşurken, sismik veri toplama süreçlerinde görev yapıyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) uhdesinde gerçekleştirilecek Somali görevi kapsamında her biri yaklaşık 5 bin kilometrekarelik 3 ruhsat sahasında çalışma yapılacak. Oruç Reis Gemisi’ne Zağanos Paşa Destek Gemisi, Sancar Platform Destek Gemisi, Ataman Takip Gemisi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı iki fırkateyn eşlik edecek. Oruç Reis’in Somali’de 7 aylık görevi sonrasında toplanan veriler Ankara’da bulunan TPAO Veri İşlem Müdürlüğü’nde değerlendirilecek. Elde edilen veriler olumlu sonuç verdiği takdirde sondaj çalışmalarına geçileceği öğrenildi. Sismik araştırma gemisi Oruç Reis’in yarın saat 11.00’de İstanbul Boğazı’ndan geçeceği bildirildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/oruc-reis-sismik-arastirma-gemisi-7-ay-surecek-somali-gorevine-basladi/feed/ 0
Oruç Reis Araştırma Gemisi, Somali’de 7 Ay Görev Yapacak https://www.kanal7haber.com.tr/oruc-reis-arastirma-gemisi-somalide-7-ay-gorev-yapacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/oruc-reis-arastirma-gemisi-somalide-7-ay-gorev-yapacak/#respond Fri, 04 Oct 2024 17:51:27 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/oruc-reis-arastirma-gemisi-somalide-7-ay-gorev-yapacak/ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Somali Federal Cumhuriyeti Petrol ve Mineral Kaynaklar Bakanlığı arasında Somali kara ve açık deniz blokları alanında imzaladığı mutabakat zaptı çerçevesinde Oruç Reis Araştırma Gemisi 7 ay boyunca Somali’de görev yapacak.

Geçen Mart ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Somali Federal Cumhuriyeti Petrol ve Mineral Kaynaklar Bakanlığı Arasında Somali kara ve açık deniz blokları alanında mutabakat zaptı imzalandı.

Mutabakat zaptı kapsamında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Somali’de denizde her biri yaklaşık 5’er bin kilometrekarelik alanı temsil eden 3 ruhsat sahasında sismik veri toplama çalışması icra edecek. Bu kapsamda yaklaşık 7 aylık bir çalışmanın devam etmesi ön görülüyor. Bu kapsamda Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesindeki Filyos Limanı’nda hazırlıkları tamamlanan geminin Filyos’tan yola çıkarak İstanbul’a ulaşması bekleniyor.

Çalışmalara Zağanos Paşa Destek gemisi, Sancar Platform Destek Gemisi ve Ataman Takip Gemisi refakat edecek. Ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı iki adet firkateyn de çalışmalara eşlik edecek. Çalışmalarının bitmesine müteakip verilen talimatlar doğrultusunda Türkiye’ye dönecek.

Toplanan veriler Ankara TPAO Veri İşlem Müdürlüğü’nde işlenecek ve değerlendirilecek. Değerlendirmeler olumlu olursa sondaj aşamasına geçilecek.

Türk mühendisler tarafından Türkiye’de inşa edildi

87 metre uzunluğundaki Oruç Reis Araştırma Gemisi, 23 metre genişliğinde, 34 metre yüksekliğinde sahip. Gemi, jeofizik, jeolojik, oşinografik ve hidrografik çalışma yapma amacıyla özel olarak tasarlandı. Gemi, Türk mühendisleri tarafından dizayn edilip Türkiye’de inşa edildi.

Tamamen yerli ve milli bir gemi olan Oruç Reis Araştırma Gemisi doğal kaynakların aranmasında, kıta sahanlığı ve yer kabuğu araştırmalarında, doğal afetlerin araştırılmasında (deprem, tsunami, iklim değişikliği gibi) deniz ve okyanus alanlarındaki yapısal unsurların belirlenmesi amaçlı yer bilim çalışmalarında çok yönlü olarak kullanılıyor.

Gemi adamı mürettebatı Türk personelden oluşuyor

Oruç Reis Gemisinde, gemi adamı mürettebatı olarak tamamen Türk personel çalışıyor. Sismik ve sörvey bölümlerinde ise, yine çoğunluk Türk personel ile beraber, tamamının Türk personel olması için personel yetiştirme ve eğitim çalışmaları sürdürülüyor.

2017 yılında çalışmalarına başlayan Oruç Reis Araştırma Gemisi Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) uhdesinde Akdeniz ve Marmara bölgesinde, 2022 yılından itibaren ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) uhdesinde Akdeniz ve Karadeniz’de (özellikle Sakarya Gaz Sahasında) toplamda 23 bin kilometrekarenin üzerinde 2 ve 3 boyutlu sismik çalışma yaparak veri topladı. – ZONGULDAK

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/oruc-reis-arastirma-gemisi-somalide-7-ay-gorev-yapacak/feed/ 0
Enerjisa Enerji’nin OPERA Projesi, Gartner Ödülünü Kazandı https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-enerjinin-opera-projesi-gartner-odulunu-kazandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-enerjinin-opera-projesi-gartner-odulunu-kazandi/#respond Fri, 04 Oct 2024 17:51:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-enerjinin-opera-projesi-gartner-odulunu-kazandi/ Enerjisa Enerji‘nin 2023 yılında operasyonel iş süreçlerini güçlü ve verimli hale getirebilmek amacıyla hayata geçirdiği OPERA projesi, başvuruların değerlendirme süresini yüzde 90 oranında iyileştiriyor. Müşteri deneyimini dijital dönüşüm odağında iyileştiren proje, EMEA bölgesindeki 128 proje arasından 1’inci seçilerek Gartner 2024 Eye On Innovation Awards for Power & Utilities ödülüne layık görüldü.

İnsan ve teknolojiyi odağına alarak daha akıllı ve yeşil bir dünyaya katkı sunmak için projeler üreten Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, 22 milyonu aşkın müşterisine hızlı ve iyi deneyimi yaşatabilmek için yapay zekayı operasyonel iş süreçlerine entegre etti. Geniş müşteri tabanının talep ve şikayetlerinin etkin bir şekilde cevaplanmasıyla zamandan yüzde 90 tasarrufla verimlilik sağlandığı, yakın gelecekte taleplerin yüzde 50’sinin bu yöntemle yanıtlanacağı belirtildi.

Verimlilik sağlandı ve müşteri deneyimi iyileştirildi

Müşteri taleplerinin daha verimli yönetilmesini hedefleyen OPERA projesi, doğal dil işleme, istatistiksel analiz ve makine öğrenimi tekniklerini kullanıyor. Bu sayede başvurular anlamlı kategorilere ayrılırken, değerlendirme süreleri önemli ölçüde azalıyor. Böylece müşteri taleplerine hızlı bir şekilde cevap verilmesi sağlanıyor.

2023 yılında hayata geçen OPERA müşteri ve çalışan memnuniyetini ön planda tutarak 5 üzerinden 4.8 müşteri memnuniyeti puanı aldı. Proje, iyileştirilmiş operasyonel süreçler, maliyet avantajı ve geliştirilmiş müşteri deneyimi sunuyor.

Dünyanın önde gelen bilgi teknolojisi ve danışmanlık şirketi Gartner, Eye on Innovation Awards for Power & Utilities ödül programında profesyonelce yapılandırılmış bir değerlendirme modeli kullanıyor. Dünyanın en büyük şirketlerinin ilgili alanlardaki projelerinin değerlendirildiği programda, EMEA bölgesindeki 128 önemli proje arasından 1’inci seçilen Enerjisa Enerji‘nin OPERA projesi oldu.

“Dijital dönüşümü operasyonlarımızın her alanında etkin kılıyoruz”

Şirket olarak dijital dönüşüm konusunda da öncü olmayı misyon edindiklerini belirten Enerjisa Enerji Perakende Satış Şirketleri Genel Müdürü Ersin Esentürk, “Enerjisa Perakende Satış Şirketleri olarak müşterilerimiz ile hem yüz yüze hem de uzaktan temas ediyor ve faturalarla ilgili talepler yoğunlukta olmak üzere tüm başvuruları aynı titizlikle yönetiyoruz. 10.8 milyon müşterimize kesintisiz hizmet sağlamaya devam ederken hem müşterilerimiz nezdinde hem de alanında yetkin ekiplerimiz nezdinde zaman yönetimini verimli yapabilmek adına teknolojiyi kullanarak, yapay zekayı iş süreçlerimize entegre etmeye devam ediyoruz. Bu sayede hem zamandan hem de maliyetten tasarruf etmekle kalmayıp, dijital dönüşümü operasyonlarımızın her alanında etkin kılarak bir yeniliğe de öncülük etmiş olduk. Enerjisa OPERA projesi, müşteri deneyimini önceliğimiz haline getirdiğimizin ve dijital dönüşüm yolculuğunda attığımız önemli bir adımın somut bir göstergesi. Gartner’ın global ölçekte kabul gören performans kriterlerine göre değerlendirme yaptığı bu programda birinci seçilmek, OPERA projemizin başarısını, şirketimizin yenilikçi yaklaşımını ve enerji sektöründeki öncülüğümüzü tescillemiş oldu. Şirket olarak; daha verimli, hızlı ve müşteri odaklı hizmet sunma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. – İSTANBUL

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enerjisa-enerjinin-opera-projesi-gartner-odulunu-kazandi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Kamunun büyük veri yönetişim yapısını yeniden organize ediyoruz” https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kamunun-buyuk-veri-yonetisim-yapisini-yeniden-organize-ediyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kamunun-buyuk-veri-yonetisim-yapisini-yeniden-organize-ediyoruz/#respond Fri, 04 Oct 2024 17:51:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kamunun-buyuk-veri-yonetisim-yapisini-yeniden-organize-ediyoruz/ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Kamunun büyük veri yönetişim yapısını yeniden organize ediyoruz”

“Coğrafi Bilgi Sistemleri afet yönetimimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi”

“81 ilimizde Kesintisiz Güvenli Haberleşme Sistemi’ni devreye aldık”

“Afetlere dayanıklı şehirler oluşturmak için akıllı yeni nesil altyapıların kullanılmasını önemsiyoruz”

İSTANBUL – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Afet yönetiminde, teknolojilerin yaygın olarak kullanımı, günümüzün en önemli gelişmelerinden biridir. Erken uyarı sistemleri, robotik ve insansız keşif araçları (İHA), mobil enerji tedariği teknolojileri ve yapay zeka destekli afet lojistiği gibi yenilikçi çözümler, afet öncesinde ve sonrasında etkili müdahale imkanı sağlayarak can kayıplarını ve maddi zararları en aza indirmeyi amaçlamaktadır. Bu ihtiyacı gözeterek, kamunun büyük veri yönetişim yapısını yeniden organize ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Dijital Teknolojiler İş Konseyi tarafından hazırlanan Afet Teknolojileri Raporu’nun lansmanına katıldı. Yılmaz, afet yönetiminde kullanılacak teknolojilere değinirken, bu konuda yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Türkiye’nin, tarih boyunca deprem, sel, orman yangınları ve heyelanlarla defalarca sınandığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ülkemiz, afetlerin etkilerine açık coğrafi ve jeolojik özellikle sebebiyle büyük can ve mal kayıplarına da maalesef tanıklık etmiştir. Marmara Depremi’nden geçen yıl yaşadığımız büyük deprem felaketine, Antalya, Kastamonu ve Karadeniz’de yaşanan sellere kadar, bu acı deneyimler bize Türkiye’nin doğal afetlerle mücadelesinde güçlü ve hazırlıklı olması gerektiğini her defasında hatırlatmıştır. Türkiye’nin topografik özelliklerinin yanı sıra küresel iklim değişikliği, Türkiye’deki orman yangınlarının ve ani sel baskınlarının sıklığını artırmaktadır. Bu gerçekler ışığında, afetlere karşı daha dirençli bir Türkiye için, önlem almamız ve afet yönetiminde teknolojik yeniliklerden faydalanmamız önemlidir. Doğal afetlerin kaçınılmaz olduğu bu coğrafyada, toplumu bilinçlendirmek ve afetlerin etkilerini en aza indirecek stratejiler geliştirmek, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu konuda elini taşın altına koyarak afetlerle mücadelede teknolojinin kullanımını inceleyen ve stratejiler öneren DEİK’e çabaları için teşekkür ediyorum” dedi.

“Kamunun büyük veri yönetişim yapısını yeniden organize ediyoruz”

Afet yönetiminde teknolojiye vurgu yapan Yılmaz, “Afet yönetiminde, teknolojilerin yaygın olarak kullanımı, günümüzün en önemli gelişmelerinden biridir. Erken uyarı sistemleri, robotik ve insansız keşif araçları (İHA), mobil enerji tedariği teknolojileri ve yapay zeka destekli afet lojistiği gibi yenilikçi çözümler, afet öncesinde ve sonrasında etkili müdahale imkanı sağlayarak can kayıplarını ve maddi zararları en aza indirmeyi amaçlamaktadır. Bu ihtiyacı gözeterek, kamunun büyük veri yönetişim yapısını yeniden organize ediyoruz. Bu kapsamda en çok önem verdiğimiz projelerden biri Ulusal Yapay Zeka Stratejimizde ve 12. Kalkınma Planında yer alan Kamu Veri Alanı projesidir. Bu proje, yapay zeka ve veri analitiği teknolojileriyle destekleniyor ve afet yönetimi açısından devrim niteliğinde bir yapı oluşturuyor. Böylece afet öncesi alınacak önlemlerden, afet sonrası yapılacak iyileştirme çalışmalarına kadar her aşamada daha verimli ve hızlı kararlar alabileceğiz. Hedefimiz, bu projeyi 2025 yılına kadar tamamlayıp tüm kamu kurumlarını bu sisteme dahil etmek” şeklinde konuştu.

“Coğrafi Bilgi Sistemleri afet yönetimimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi”

Yılmaz sözlerine şöyle devam etti: “Coğrafi Bilgi Sistemleri afet yönetimimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Tam 631 katmanlı coğrafi veriyi kapsayan Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi, depremden sele, yangından heyelana kadar her türlü afet senaryosunda, bu verileri tüm ilgili kurumlarla anlık olarak paylaşılıyor. Böylece olaylara hızlı ve koordineli bir şekilde müdahale edilebiliyoruz. Bir diğer önemli adımımız ise CBS Tabanlı Hasar Tahmin ve Karar Destek Analizi Sistemi. Bu proje, olası bir afette nerede ne tür hasarlar meydana gelebileceğini, hangi bölgelerde risklerin daha yüksek olduğunu önceden analiz ederek bizlere önemli uyarılar sunacak. ARAS – Afet Risk Azaltma Sistemi ile heyelan, kaya düşmesi ve çığ gibi risklerin önceden haritalandırılması sağlanıyor ve olası tehlikelere karşı tedbirler alınıyor. Bu sistem, diğer tehlike haritalarıyla entegre edilerek, afetlerin etkilerini en aza indirmek için kullanılmaktadır” diye konuştu.

“AFAD’ın takibinde bulunan 1187 deprem gözlem istasyonundan alınan veriler, hem ülkemizde hem de dünya genelinde paylaşılarak afet yönetiminde kritik bir veri kaynağı oluşturuyor”

AFAD’ın kullandığı teknolojiler hakkında bilgi veren Yılmaz, “AFAD’ın, Deprem Ön Hasar Tahmin ve Kayıp Sistemi (AFAD-RED), Deprem Parametre ve Analiz Sistemi (DEKAS), Türkiye İvme Veri Tabanı ve Analiz Sistemi ve Deprem Bilgi Sistemi gibi tamamen yerli ve milli yazılımlarla deprem izleme ve değerlendirme süreçlerini geliştirmesi ise önemli bir başarıdır. Bunların yanında, akıllı şehir altyapılarını da afet yönetimimize entegre ediyoruz. Bulut Kent Bilgi Sistemi, afet sonrası hızlı değerlendirme yapmamıza ve kentlerdeki hasar tespit çalışmalarını daha kolay koordine etmemize olanak tanıyor. AFAD’ın takibinde bulunan 1187 deprem gözlem istasyonundan alınan veriler, hem ülkemizde hem de dünya genelinde paylaşılarak afet yönetiminde kritik bir veri kaynağı oluşturuyor. Bununla birlikte, afet ve acil durum tehlike haberlerini en kısa sürede halkımıza ulaştırmak amacıyla, AFAD tarafından Haber Alma ve Yayma Sistemi geliştirildi. Böylece mobil bildirimler, siren uyarıları, sosyal medya mesajları ve SMS bildirimleri üzerinden hızlı uyarı yapılabiliyor. Bu teknolojik altyapılarla birlikte, AFAD’ın envanterinde bulunan 98 insansız hava aracı gece görüş, haritalama ve uzaktan algılama gibi ileri teknolojilerle donatılmış durumda. Kayıp arama, heyelan ve kaya düşmesi gibi riskli durumların takibi bu İHA’larla etkin bir şekilde yapılabiliyor” ifadelerini kullandı.

“81 ilimizde Kesintisiz Güvenli Haberleşme Sistemi’ni devreye aldık”

“Afet anında iletişim ve koordinasyonu kesintisiz bir şekilde sürdürebilmek için 81 ilimizde Kesintisiz Güvenli Haberleşme Sistemi’ni devreye aldık” diyen Yılmaz, “Özellikle Türksat 5A, 5B ve yakında devreye alınacak olan Türksat 6A uydusu ile afet anında kesintisiz iletişimi sağlamak için güçlü bir altyapı kuruyoruz. Bu uydular, hem veri aktarımında hem de televizyon ve radyo yayınlarında önemli bir rol üstlenerek afet sonrası iletişimde yaşanacak aksaklıkları ortadan kaldıracak. Özellikle mobil baz istasyonları ve uydu üzerinden çalışan acil iletişim sistemleri ile afet anında iletişimin kesintisiz devam etmesi sağlanıyor. Örneğin, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremin ardından Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman gibi illerimize gönderilen 36 adet Mobil Evrensel Römork Baz İstasyonu sayesinde, halkımızın iletişimi sağlandı ve koordinasyon çok daha etkin hale getirildi. Bu teknolojilerin her biri, insan hayatını koruma mücadelesinde zamanla yarıştığımız anlarda umut ışığı olur” açıklamasında bulundu.

Yılmaz, “DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi tarafından hazırlanan ‘Afet Teknolojileri Raporu’, önemli bir rehber niteliğindedir. Özellikle erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, yüksek risk taşıyan bölgelerde merkezi uyarı sistemlerinin kurulması ve bu sistemlerin yapay zeka, nesnelerin interneti (IoT) gibi ileri teknolojilerle desteklenmesi gibi öneriler mevcut çalışmalara katkı sağlayabilir” dedi.

“Afetlere dayanıklı şehirler oluşturmak için akıllı yeni nesil altyapıların kullanılmasını önemsiyoruz”

Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Yenilenebilir enerji teknolojileri ve akıllı şebekeler ile afet sonrası enerji ihtiyacını karşılayacak çözüm önerilerini önemli bulduğumu ifade etmek isterim. Ayrıca, uydu tabanlı haberleşme sistemleri ve mobil baz istasyonlarıyla iletişim altyapısının güçlendirilmesi raporda belirtildiği gibi hayatidir. İlgili kurumlarımızın rapordan faydalanacağına inanıyorum. Kamu ve özel sektör arasındaki işbirliği, afet yönetimi alanında etkili çözümler geliştirmek için kaçınılmazdır. Teknoloji transferi, kaynak paylaşımı ve bilgi birikimi, afet anında daha hızlı ve verimli müdahaleyi mümkün kılar. Özel sektörün yenilikçi teknolojileri, kamu kurumlarının operasyonel kapasitesi ile birleştiğinde afetlerin etkileri minimize edilir. Bu anlamda özel sektörümüzü afet öncesi ve sonrası süreçlerde kritik fayda sağlayacak teknolojilere yatırım yapmaya davet ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz:

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kamunun-buyuk-veri-yonetisim-yapisini-yeniden-organize-ediyoruz/feed/ 0
Enerji Geçişi Diyaloğu Toplantısı https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-gecisi-diyalogu-toplantisi/ https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-gecisi-diyalogu-toplantisi/#respond Sun, 29 Sep 2024 10:05:11 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-gecisi-diyalogu-toplantisi/

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında gerçekleşen Yüksek Düzeyli Enerji Geçişi Diyaloğu Toplantısı’na katıldı.

Toplantı, COP29 Başkanı Azerbaycan ile Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) himayesinde ve Avrupa Komisyonu ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantıda COP29’un ilk Küresel Durum Değerlendirmesi’nin enerji sonuçlarını eyleme dönüştürmeye yardımcı olacak çözümlerin nasıl geliştirilebileceğine odaklanıldı. Katılımcılar COP29’daki enerji sonuçlarına katkıda bulunmak için enerjiyle ilgili iklim eylemi ve azmi konusunda yapıcı görüş alışverişinde bulundu ve IEA’nın yayımladığı Durum Değerlendirmesinden Eyleme Geçmeye: COP28 Enerji Hedefleri Nasıl Uygulanmalı? adlı yeni rapor paylaşıldı.

Bakan Yardımcısı Varank, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Ulusal Katkı Beyanı Hedefleri’nin COP28 Birleşik Arap Emirlikleri Oydaşması ile uyumlu olduğunu vurgulayarak enerji dönüşümünün iklim politikasının merkezi konumunda olduğuna dikkat çekti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/enerji-gecisi-diyalogu-toplantisi/feed/ 0
Balkonlarda Güneş Enerjisi İmkanı https://www.kanal7haber.com.tr/balkonlarda-gunes-enerjisi-imkani/ https://www.kanal7haber.com.tr/balkonlarda-gunes-enerjisi-imkani/#respond Fri, 20 Sep 2024 12:12:53 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/balkonlarda-gunes-enerjisi-imkani/ Trakya Üniversitesinde (TÜ) yapılan araştırma, balkon korkuluklarına doğru açıyla yerleştirilen fotovoltaik panellerle konutlarda kullanılan elektriğin bir bölümünün güneşten sağlanabileceğini gösterdi.

TÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dinçer Akal ve çalışma ekibinde yer alan Doç. Dr. İlhan Umut, Dr. Öğr. Üyesi Ozan Akı ve mühendis Taşkın Tez, balkon korkuluklarına konulacak fotovoltaik panellerin verimliliğini etkileyen parametrelerle ilgili araştırma yaptı.

Panelleri farklı açılara getirerek enerji verimliğini inceleyen ekip, güneş enerjisi kullanımı açısından atıl durumda olan balkonlardan elde edilecek enerji katkısını ve sağlanacak tasarrufu analiz etti.

Akal, AA muhabirine, temiz ve yenilenebilir enerji kaynağı olan güneşten enerji üretimi anlamında yararlanmanın çok önemli olduğunu söyledi.

Güneş enerjisine olan talebin dünya genelinde arttığını belirten Akal, ekibiyle birlikte panel kurulumunun tercih edilmediği balkonlarla ilgili kapsamlı bir araştırma yaptıklarını ifade etti.

Balkon ve teras gibi alan gölgeliklerine güneş panelleri kurulumları yapılarak ilave bir enerji üretimi sağlanabileceğini dile getiren Akal, “Konutun tükettiği elektrik miktarına bağlı olarak 1000 dolar gibi çatı kurulumuna göre çok daha küçük bir bütçeyle elektrik enerjisi üretimi ve verimi etkileyen faktörleri analiz ettik. 3 ay boyunca bu panellerden veri aldık.” dedi.

Kurulum yapılan alanın büyüklüğü, seçilen panelin gücü, güneşin geliş açısı ve diğer parametrelere göre elde edilen enerji miktarının değişeceğine işaret eden Akal, şunları kaydetti:

“Ancak standart bir evi ve balkonun büyüklüğünü göz önüne aldığımızda o evin gün içindeki televizyon, bilgisayar, telefon ve diğer ürünlerin şarj edilmesi, ampullerin kullandığı enerjiyi 3-4 saat karşılayabiliyor. 90 derece eğimle konduğunda neler oluyor? O senaryoda 5 dakikada bir veri alarak 3 ay boyunca inceledik. Diğer açıları ele aldık.

Biz, sistem parametreleri ve tasarım düzgün seçildikten sonra panelin 90 derece değil de 20-30 derece eğimle konmasını öneriyoruz. Balkonda bunu tam olarak yapmak mümkün olmayabilir ancak 90 derece konduğunda 30 derecelik eğime göre yüzde 50 den daha fazla verim düşüyor. Biz 20 derecelik bir eğimle iyi bir sonuç elde ettik.”

“Alan büyüdükçe tasarruf alanı artar”

Akal, vatandaşların küçük bir yatırım bütçesiyle 20-25 yıl ömürlü panellerden enerji elde edebileceğine dikkati çekti.

Yapılan çalışmanın balkona konulan panellerin verimliliğinin istenilen düzeyde olduğunu gösterdiğini anlatan Akal, şöyle devam etti:

“Toplam tüketim içinde yüzde 10 tasarruf sağlanabilir. Daha fazla panel seçildiğinde, daha büyük bir balkon ve veranda kullanıldığında tasarruf oranı artar. Ancak bununla birlikte yatırım maliyeti de yükselir.

Bu panellerin 20-25 yıl ömrü var. Bizim amacımız ek bir ilaveyle tasarruf sağlamak. Basit kurulumla prize takıp bu enerjiden faydalanabiliriz. Elektrik kesildiğinde jeneratör vazifesi görebilir. Eğer tasarım bir konutun elektrik tüketimine göre projelendirilirse yüzde 10 enerji tasarrufu sağlanabilir. Hatta balkon kapatma veya teras gölgeliklerinde daha fazla sayıda güneş paneli kullanıldığında bu oran çok daha fazla olacaktır.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/balkonlarda-gunes-enerjisi-imkani/feed/ 0
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde Türbin Tesisinin Temel Betonu Döküldü https://www.kanal7haber.com.tr/akkuyu-nukleer-guc-santralinde-turbin-tesisinin-temel-betonu-dokuldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/akkuyu-nukleer-guc-santralinde-turbin-tesisinin-temel-betonu-dokuldu/#respond Tue, 03 Sep 2024 15:00:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/akkuyu-nukleer-guc-santralinde-turbin-tesisinin-temel-betonu-dokuldu/ Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 3’üncü güç ünitesinde bulunan türbin tesisinin temeline beton dökme işlemi tamamlandı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, ileri teknolojiye sahip türbin sistemi, buhar enerjisini mekanik enerjiye dönüştürmek için tasarlandı. Bu işlem, türbin ve jeneratör rotorunun dönmesini ve elektrik akımı üretilmesini sağlıyor.

Türbin çalışması sırasında oluşan ağır yüklere dayanabilen masif temel, aynı zamanda bu yükleri eşit olarak dağıtabilme özelliğine sahip bulunuyor. Bu yapının inşası için 58,2 x 20,4 x 5,3 metre boyutunda betonarme bir çerçeve inşa edildi.

Çerçeve, dişli bağlantılar kullanılarak birbirine bağlanan, 8 ila 36 milimetre çapında yatay ve dikey yüksek mukavemetli çelik çubuklardan oluşuyor. Yüksek teknoloji ve kaplin dişli bağlantıları çalışma kolaylığı getirdiğinden kurulum süresinde ve işçilik maliyetlerinde önemli bir azalma sağlandı.

Temelin tamamı 307 ton armatür üzerine döşendi. Temel yapı, 70 tona varan teknolojik geçişler ve gömülü parçalar içeriyor. Bir lokomotif ve beş vagondan oluşan bir elektrikli trenin ağırlığı yaklaşık 300 tonu buluyor.

Beton döşeme tasarım mukavemetine ulaştıktan sonra, Akkuyu NGS mühendisleri türbin-jeneratör ünitesinin montajı için tam ölçekli çalışmalara başlayacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, şunları kaydetti:

“Sürekli betonlama yöntemini kullanarak, karmaşık bir geometrik şekle sahip temel yapısına 2 bin 220 metreküp yüksek mukavemetli, kendiliğinden yerleşen beton döşendi. Tasarım mukavemetini kazanma süresi 56 gün olacaktır. Bu süre zarfında, masif temel yapısının kalitesini artırmak için çok önemli olan kontroller, termal ve nem bakımı gerçekleştirilecektir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/akkuyu-nukleer-guc-santralinde-turbin-tesisinin-temel-betonu-dokuldu/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu 2024 https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:00:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10308 Antalya Diplomasi Forumu 2024’te düzenlenen “Enerji Güvenliğinde Değişen Paradigmalar” başlıklı panelde enerji jeopolitiğinde yaşanan paradigma değişiklikleri, Ukrayna’daki savaşın dünya enerji piyasaları ve enerji siyasetine etkileri, temiz enerjiye geçiş ve sıfır emisyon hedefleri ile enerji arzının kesintisiz, uygun fiyatlı ve sürdürülebilir biçimde sağlanmasında uluslararası işbirliği ve stratejik diyaloğun önemi ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forum kapsamında gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Defne Sadıklar Arslan üstlendi.

Panelde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Kamal Abbasov, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Romanya Enerji Bakanı Sebastian-Ioan Burduja konuşmacı olarak yer aldı.

Atlantik Konseyi Türkiye Temsilcisi ve İcra Direktörü Arslan, Ukrayna’daki savaşın küresel enerji piyasasında hızlı fiyat artışlarına ve belirsizliğe yol açtığını, ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye, sıfır emisyon kapsamında sürdürülebilir, erişilebilir ve yenilebilir enerji kaynaklarına yöneldiklerini söyledi.

Arslan, Türkiye ile Türkmenistan arasında 1 Mart’ta imzalanan Mutabakat Zaptı ve Niyet Beyanı’nın enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

“Enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Demircan, son 3 yılda yaşanan küresel olayların, iklim değişikliğinin, bölgesel çatışmaların, küresel ekonomik sorunlar ile tedarik zincirindeki sorunların eş zamanlı olarak enerji sektörüne darbe vurduğunu belirtti.

Türkiye’de iklim değişikliği sorunu nedeniyle sıfır emisyon hedefine uygun yeni enerji yaklaşımının benimsendiğini ve ulusal eylem planının hazırlandığını dile getiren Demircan, bu planla Türkiye enerji sektörünün dönüşümünün hedeflendiğini, 2002’den itibaren enerji sektörünün devlet tekelinden alınarak özel sektöre devredildiğini anlattı.

Demircan, enerji üretimi, dağıtımı ve ücretlendirmeyle ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığını, Ulusal Enerji Eylem Planı’nın ikinci safhasına geçildiğini, 2035-2053 yılları için sıfır karbondioksit emisyonunun hedeflendiğini, Türkiye’deki elektrik üretim kapasitesinin 100 gigavat olduğunu, 2035’te yaklaşık 190 gigavata çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Yenilenebilir enerjinin dağıtım, depolama ve tüketici maliyetleri gibi zorlukları beraberinde getirdiğini, elektriğe erişimin insan hakkı olduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’de 2035’e kadar üretimdeki yenilenebilir enerji kapasitesini büyük ölçüde artırmayı planladıklarını söyledi.

Demircan, Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretim ve dağıtım planlarını açıkladığı konuşmasına şöyle devam etti:

“Burada bir paradigma değişikliği var, enerji üretim portföyünü değiştirirken dağıtım sistemini de değiştirmeniz gerekiyor çünkü yenilenebilir kaynaklar kesintiye uğrayabiliyor. Bunun için yenilenebilir enerji kapasitesinin çok iyi yönetilmesi lazım, akıllı şebeke gibi, talebin daha iyi yönetilmesi gibi, depolama kapasitesi gibi ilave ihtiyaçlar var.

Elektrik sektörünün yenilenebilir enerji dönüşümü konusunda bir başka ayağı da nükleer enerji. Türkiye’nin üç farklı nükleer enerji projesi var. Bunlardan birisinin inşası Akkuyu’da devam ediyor, diğer ikisi de farklı ülkelerle pazarlık aşamasında. Karbondioksit salınımımızı azaltmak için nükleer enerjiyi kapasitemize katmamız gerekiyor. Akkuyu, önümüzdeki sene devreye girecek, ticari üretime başlayacak ve 3 yıl içinde toplam 4,8 gigavatlık kapasiteye ulaşacak. Daha sonra da diğer projelerimiz başlayacak. 2053’e kadar yaklaşık 20 gigavatlık enerji kapasitesine ulaşmayı planlıyoruz. Aynı zamanda küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisi için farklı ülkelerle görüşüyoruz. 7,5 gigavatlık kapasiteyi portföyümüze eklemeyi planlıyoruz.”

Demircan, 2035’e kadar 6 gigavatlık doğal gaz üretimi, hidrojen depolama ve enerji verimliliği konusunda yatırım yapılacağını ifade ederek, “Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nın ilk safhası bitti ve tüm hedeflere ulaştık. İkinci safha için 10 milyar dolarlık yatırım ayırdık ve beklentimiz karbondioksit salınımını 2035’e kadar yüzde 15 azaltmak.” dedi.

Alandaki politikaların kazan-kazan prensibiyle oluşturulması gerektiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği Avrupa’ya aktarabileceği enerji kaynaklarına sahip üs olabileceğini belirtti.

Demircan, sıvılaştırılmış gaz üretim ve depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik planlamalar yapıldığını, Tuz Gölü Projesi’yle kapasitenin artacağını kaydetti.

İstanbul’da kurulacak ajans aracılığıyla doğal gaz piyasalarında borsa niteliğinde bir sistem geliştirileceğini ancak uluslararası finansman sorununun çözülmesi gerektiğini dile getiren Bakan Yardımcısı Demircan, Türkiye’nin güvenli hatların tesis edilmesi halinde elektrik enerjisi iletiminde de merkez olabileceğini söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız”

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto da enerjinin ideolojiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

“Enerji politikaları, ideolojik veya siyasi konu görüldüğü müddetçe aynı dili konuşamayız.” uyarısında bulunan Szijjarto, şunları ifade etti:

“Ülkemi Enerji Konseyinde temsil ettiğimde Avrupa’daki enerji tedariki tartışmalarının ideolojik çerçevede yürütüldüğünü gördüm. Eğer Avrupa’da enerji tedarikini fiziksel bir konu olarak konuşamazsak doğru ve sürdürülebilir, ülkelerimizin ve uluslarımızın faydasına olacak çözüm bulamayız.”

Bakan Szijjarto, enerji alımında kaynakların çeşitlendirilmesinin düşünülebileceğini ancak gaz veya petrol satın alabilmek için boru hatlarına muhtaç olunduğunu, hükümetlerin enerjinin satın alınacağı kaynağı ve taşıma güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunduğunu kaydetti.

Szijjarto, AB’deki karar mekanizmalarının yaptırım kararlarının, Macaristan’ın enerji güvenliğini dahil olmadığı bir savaş için feda etmeye hazır olmadığını gösterdiğini savundu.

Macaristan’ın Rusya petrolünün aktarımında istisna olduğunu, bu nedenle AB’nin gaz nakli konusunda yaptırım uygulamadığını, Rusya’dan gelen bağlantının kesilmesi halinde ülkesinin ihtiyaçlarını karşılamayacağını dile getiren Szijjarto, mevcut boru hatlarıyla Rusya’ya alternatif bulunmadığı için bu ülkeyle enerji işbirliğinden, miktar, fiyat ve temin imkanları dolayısıyla memnun olduklarını söyledi.

Bakan Szijjarto, makul maliyetle çevreci elektrik üretimi için nükleer enerji kapsamında 50 yıldır Rusya’yla çalıştıklarını, ana ortakları Rusya olmasına rağmen alt yüklenicilerin Alman, Fransız ve Amerikalı olduğunu kaydetti.

Çeşitlilik açısından Romanya, Türkiye ve Azerbaycan’la gaz iletimi konusunda sözleşme imzaladıklarını söyleyen Szijjarto, Azerbaycan’ın da Gürcistan ve Romanya üzerinden yeşil enerji sağlayacağını vurguladı.

Szijjarto, inşa halindeki iki yeni nükleer santralle 4 bin 600 megavatlık kapasiteye ulaşacaklarını ve ülkesinin karbondioksit salınımının yıllık 17 milyon ton azaltılacağını, bu kapsamda “Nükleer Koalisyon” adıyla anılan Fransa, Romanya ve Çekya’yla işbirliği yapıldığını, Macaristan’ın batarya üretiminde dünya ikincisi olmayı planladığını söyledi.

Bakan Szijjarto, Azerbaycan, Romanya ve Gürcistan’la 1100 kilometrelik dünyanın en uzun elektrik hattı olacak projenin üzerinde çalıştıklarını, Türkiye’den gaz satın almayı ve Azerbaycan gazını da Türkiye üzerinden aktarmayı planladıklarını dile getirdi.

Romanya Enerji Bakanı Burduja da ucuz enerji ve güvenlik sağlanmadan ekonomik kalkınma ve büyümenin mümkün olmayacağını belirterek, güneş, rüzgar ve diğer yeşil enerji için 15 milyar dolarlık kaynak ayırdıklarını, karbondioksit salınımını azaltma amacıyla 2026 itibarıyla yüzde 1’in altına inmeyi planladıklarını ifade etti.

Burduja, “Neptun Deep Projesi”yle Karadeniz’deki 100 milyar kübik metrenin (bcm) üzerindeki rezervden yılda 18-20 bcm üretim kapasitesine ulaşarak Karadeniz’in ikinci büyük üreticisi olacaklarını, bunun için de yatırım bankaları ve Dünya Bankası kredileriyle doğal gaz altyapısı ve boru hatlarını geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Nükleer enerji kapsamında Rusya ile işbirliği yapmadıklarını, 1970’lerden itibaren reaktörlerle enerji ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirten Rumen Bakan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adaletsiz olduğunu söyledi.

Burduja, yeşil enerji kapsamında kömürle üretim yapan tesislerini doğal gaza dönüştürdüklerini, Romanya’nın 2027’de 29 bcm’lik üretimle Avrupa’nın bir numaralı üreticisi konumuna geleceğini belirtti.

“Enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor”

Azerbaycan Enerji Bakan Yardımcısı Abbasov da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığına teşekkür ederek, Gürcistan, Macaristan, Türkiye ve Azerbaycan arasında imzalanan, Slovakya ve SOCAR’ın da dahil olduğu anlaşmaların, enerji güvenliği alanında önemli olduğunu vurguladı.

Abbasov, Azerbaycan’ın doğal gaz rezervleriyle 2017’den itibaren gaz ihracatçısı konumunda olduğunu, yıllık 48 bcm üretimin 28 bcm’sinin ihraç edildiğini söyledi.

Azerbaycan’ın yenilenebilir enerji kaynakları konusunda da projeler yürüttüğünü ve güneş enerjisi alanında çalıştığını belirten Bakan Yardımcısı, ulaşılan yüzde 20 oranının 2030 itibarıyla yüzde 30’a çıkarılmasının planlandığını kaydetti.

Abbasov, Azerbaycan, Gürcistan, Macaristan ve Romanya arasında yeşil enerji odaklı anlaşma imzalandığını, Hazar Denizi çevresinde 247 gigavat kapasiteli proje yapılacağını, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan iktisat, ekonomi ve enerji bakanlarının üretilen enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz yoluyla Avrupa’ya aktarımı için çalıştıklarını dile getirdi.

Bakan Yardımcısı Abbasov, “Azerbaycan, TANAP, TAP ve Güney Gaz Koridoru üyesidir, enerjinin Orta Asya’dan Karadeniz üzerinden Avrupa’ya aktarılması planlanıyor.” dedi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nın (COP29) kasımda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacağını anlatan Abbasov, ülkesinin ekolojik dengeyi bozmadan güvenli enerji üretimine dair uluslararası çabaların öncüsü olacağını vurguladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumu-2024-6/feed/ 0
Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı BM’ye Yardım Çağrısı Yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/turkmenistan-halk-maslahati-baskani-bmye-yardim-cagrisi-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkmenistan-halk-maslahati-baskani-bmye-yardim-cagrisi-yapti/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:06:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9852 Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, Birleşmiş Milletlerin (BM), belirlenen ana misyonuna ulaşmasına yardımcı olunması gerektiğini belirterek, “Bu sadece ahlaki görevimiz değil, aynı zamanda sorumluluğumuzdur. Benzer şekilde diğer uluslararası kurum ve kuruluşların BM ile işbirliği güçlendirilmelidir.” dedi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, TRT World sunucularından Elif Bereketli’nin moderatörlüğünde yapılan “ADF ADDRESS” etkinliğinde, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Berdimuhamedov konuştu.

Berdimuhamedov, foruma davetinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, forumun, uluslararası ilişkilerin mevcut durumu ve birçok temel soruyu gündeme getirdiğini kaydetti.

Forumun, yalnızca siyasi, ekonomik ve hukuki soruları gündeme getirmediğine dikkati çeken Berdimuhamedov, foruma ülkelerin nüfusu, askeri kapasitesi veya teknolojik düzeyine bakılmaksızın dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın, Eylül 2023’te BM Genel Kurulunun 78. oturumunda, BM himayesinde kapsamlı bir güvenlik stratejisi oluşturulması önerisinde bulunduğunu hatırlatarak, “Bunu, 21. yüzyılda devletlerarası ve uluslararası ilişkilerin yapısına ve bunu başarmaya yönelik araçlara ilişkin bir tutum ve normlar sistemi olarak görüyoruz.” dedi.

Türkmenistan’ın, küresel güvenliğin sağlanmasında bölgesel kuruluşlar ve hükümetler arası birlikler aracılığıyla sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik ve insani faaliyetlerin de güçlendirilmesini gerekli ve yerinde gördüğünü belirten Berdimuhamedov, şöyle devam etti:

“Bu konuda diğer uzmanlaşmış yapı ve kurumların görüşlerini dinleyerek, dünya siyasetinin temel sorunlarının çözümüne yön vermeliyiz. BM’nin, belirlenen ana misyona ulaşmasına yardımcı olunmalıdır. Bu, sadece ahlaki görevimiz değil, aynı zamanda sorumluluğumuzdur. Benzer şekilde diğer uluslararası kurum ve kuruluşların BM ile işbirliği güçlendirilmelidir. Yeryüzünde barışın ve dünya yapısının sağlanması açısından bölgesel heyet ve kuruluşlarının konum ve misyonunun artırılması gerektiğini düşünüyorum.”

Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın BM’de bir Tarafsızlık Dostları grubu oluşturma girişiminde bulunduğunu, birçok ülkenin bu fikre katıldığını aktararak, bunun mantıklı bir çözüm olduğuna inandığını söyledi.

Sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Berdimuhamedov, geleceğin ekonomisinin bir modeli olarak değerlerin dağıtımına, bunların ulaştırılmasına, araç ve kanallarının kullanımına büyük önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Berdimuhamedov, şu ifadeleri kullandı:

“Yeni yaklaşımlar ayırt edilmeden siyasallaşmaya ve ayrımcılığa tolerans gösterilmemelidir. Ana odak noktası iki öncelikli alan üzerinedir, enerji koordinasyonu ve ulaşım bağlantısı. Türkmenistan, düşük karbonlu enerjiye geçerek enerji entegrasyonuna ulaşma yönünde stratejik bir yön aldı. Bu çalışmada da bu tür yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu, bu yolu takip etmek isteyen ülkeler için eşit şartlara sahip olmayı garanti edecektir. Bu, ülkelerin enerji tasarrufu sağlayan teknolojilere sahip olmalarını sağlayacaktır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından tam anlamıyla yararlanabilmeleri için iklimsel ve coğrafi avantajlardan yararlanmalarını sağlayacak.”

Geleneksel enerji kaynaklarının “yeşil” gündeme dayalı yeni kaynaklarla birleştirilip uyumlaştırıldığını dile getiren Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın dünyada “yeşil diplomasiye” ve böyle bir işbirliği modeline öncelik verdiğini vurguladı.

???????Berdimuhamedov, “Türkmenistan, Hazar ve Karadeniz bölgelerini geçen, Avrupa, Orta Doğu, Asya-Pasifik bölgelerini mutabakata varılan standart ve kriterlere göre çalışan tek bir ulaşım sistemine bağlayan Avrasya multimodal ulaşım ve transit projelerinin uygulanması üzerinde çalışıyor.” dedi.

İklim gündeminin, artık küresel güvenliğin ve barış içinde bir arada yaşamanın tanımlayıcı bir sembolü olarak tanıtıldığına değinen Berdimuhamedov, Türkmenistan’ın, güvenliğin sağlanmasına yönelik yaklaşımın temeli olarak, iklim meselesine sistematik bir yaklaşımı, çok taraflı kontrol yönteminin oluşturulmasını, iklimin, ekolojik ve insan kaynaklı tahribatların etkisinin azaltılmasını savunduğunu aktardı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkmenistan-halk-maslahati-baskani-bmye-yardim-cagrisi-yapti/feed/ 0
Azerbaycan, Avrupa’nın doğal gaz talebine yanıt veriyor https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:03:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9379 Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Güney Gaz Koridoru Danışma Kurulu 10. Bakanlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Azerbaycan güvenilir bir ortak olduğunu kanıtladı. Azerbaycan doğal gazına Avrupa Birliği’nden (AB) büyük bir talep vardı ve hala da var” dedi. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise, “Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın geleceği için belirleyici öneme sahip” ifadesini kullandı.

Güney Gaz Koridoru Danışma Kurulu 10. Bakanlar Toplantısı ve Yeşil Enerji Danışma Konseyi 2. Bakanlar Toplantısı, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapıldı. Türkiye’yi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu’nun temsil ettiği toplantıya Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson, Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov başta olmak üzere ABD, İtalya, Romanya, Gürcistan, Karadağ, Sırbistan, Hırvatistan, Özbekistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil 23 ülkeden bakanlar ve yetkililer katıldı.

“Avrasya’daki jeopolitik durum çalışmalarımızın önemini gösteriyor”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev enerji alanındaki çalışmaların önemine dikkat çekerek, “Çeşitlendirmeden bahsettiğimizde, sadece tedarik yollarının çeşitlendirilmesi değil, aynı zamanda kaynakların da çeşitlendirilmesi gerektiği yönündeki tavrımız her zaman olmuştur ve hala da öyledir. Bugün Avrasya’daki jeopolitik durum çalışmalarımızın önemini gösteriyor. Azerbaycan güvenilir bir ortak olduğunu kanıtladı. Sözümüz imzamız kadar geçerlidir. Yeni girişimler ortaya koyduk ve bunların hayata geçirileceğinden eminim. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde ‘Azeri-Çırak-Güneşli’ yatağından doğal gaz üretimine başlanacak. Bu çok umut verici bir proje” dedi.

“Azerbaycan doğal gazına AB’den büyük talep var”

Güney Gaz Koridoru’nun 3 yıldır başarılı bir şekilde çalıştığını belirten Aliyev, “Bu bir başarı hikayesidir. Avrasya’nın önemli altyapı projelerinden biri bu. Bu aynı zamanda bir enerji güvenliği ve iş birliği projesidir. Çünkü bu rota üzerinde yer alan ülkeler arasında iş birliği olmasaydı bu projenin hayata geçirilmesi mümkün olmazdı. Güney Gaz Koridoru’nun genişletilmesi ve diğer doğal gaz projelerinin asıl amacımıza zarar vermeyecek şekilde hayata geçirilmesi gerekiyor. Çünkü Azerbaycan doğal gazına AB’den büyük bir talep vardı ve hala da var. Birçok ülke doğal gaz için Azerbaycan’a başvuruyor. Doğal gaza talep var. Bunun için kaynaklarımız ve altyapımız da var. Avrupa finans kuruluşlarının bu projelerin finansmanında gerçekçi yaklaşımları esas alması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Aliyev, “Yeşil Enerji’ye geçildiğini görüyoruz. Biz de Yeşil Enerji geçiş sürecindeyiz. Ancak aynı zamanda geleneksel enerji kaynakları olmadan dünyanın önümüzdeki yıllarda kalkınmasının mümkün olamayacağı gerçeğini de kimsenin unutmaması gerekiyor” diye konuştu.

“Azerbaycan Avrupa’da gerçek bir aktör haline geliyor”

Azerbaycan’ın enerji sektöründe AB’nin güvenilir bir ortağı olduğunu belirten AB Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson ise, “Bu alanda iş birliğinin genişletilmesi için büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Buraya ilk kez 2022’de ilişkimizin potansiyelini en iyi şekilde nasıl hayata geçirebileceğimizi tartıştığımızda geldim. Güney Gaz Koridoru üzerinden Avrupa’ya doğal gaz taşımacılığı şu anda 2021’e göre yüzde 46 daha arttı. Dediğim gibi Azerbaycan gerçekten Avrupa’da gerçek bir aktör haline geliyor, dolayısıyla bu ortak tedarik sistemini genişletmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın geleceği için belirleyici öneme sahip”

Güney Gaz Koridoru’nun Avrupa’nın enerji güvenliğinde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, “Azerbaycan doğal gazı Avrupa’nın ortak geleceği için belirleyici öneme sahiptir. Bugün hepimiz, Güney Gaz Koridoru’nun şimdiden birçok insanın hayatını değiştirdiğine ve Avrupa’yı daha güvenli hale getirdiğine tanıklık edebiliriz. Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğal gaz arzını artırdığı bir dönemde Güney Gaz Koridoru şüphesiz AB’ye yönelik birkaç istikrarlı ve rekabetçi boru hattı kaynağından biri olmaya devam edecektir. Arnavutluk, yenilenebilir enerji projelerine yatırım yaparak ve sürdürülebilir altyapı geliştirerek Güney Gaz Koridoru’ndan yararlanmaya devam edecek” şeklinde konuştu. – BAKÜ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupanin-dogal-gaz-talebine-yanit-veriyor/feed/ 0
“Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yatırımdır” https://www.kanal7haber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/#respond Wed, 10 Jul 2024 09:00:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9367 Turkcell, global telekomünikasyon sektörünün en önemli buluşması Mobil Dünya Kongresi’nden (MWC24) yeni nesil teknolojiler konusunda küresel markalarla yapılan iş birliği anlaşmaları ve ödüllerle döndü. Mobil Dünya Kongresi’nde düzenlenen iki panelde şirketin sürdürülebilirlik ve yapay zeka alanındaki projelerini anlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC kapsamında Turkcell’in dijital gelecek vizyonunu değerlendirdi.

Bu yıl 26 – 29 Şubat tarihlerinde dünya çapında binden fazla mobil operatör, dijital servis sağlayıcı ve ekosistemin ilgili endüstrilerinden yüzlerce katılımcıyla, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen Mobil Dünya Kongresi sona erdi. Teknoloji ve dijitalleşmenin öncüsü Turkcell, uluslararası alandaki en önemli mobil iletişim etkinliği Mobil Dünya Kongresi’ni; yaptığı yerli ve global iş birlikleri, katıldığı paneller ve aldığı ödüllerle tamamlayarak, ülkemizi teknoloji alanında başarıyla temsil etti.

Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te yineleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının önde gelen markalarıyla stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı sıra kongre kapsamında düzenlenen iki önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç, “Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve katıldığımız toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak küresel alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

“Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz”

Dr. Koç, MWC24’te verdiği demeçte; şirketin Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine ve gelecek hedeflerine değindi. Dr. Koç, “Şirket olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz. Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yapılan bir yatırımdır. 30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz” dedi.

“Gündemimizde enerji verimliliği, veri merkezleri ve siber güvenlik başlıkları var”

Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan, ‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına geçildiğini, insanların daha büyük işler başarmak için akıllı makinelerle birlikte çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti. “Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi sonuna kadar kullanacağız” diyen Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu yılında öncelikli olacak gündemlerine dair şu açıklamalarda bulundu:

“Enerji verimliliği için 240 milyon dolar yatırım”

“Şirket olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir hale getirmekle kalmıyor, ekonomiye katma değer katacak ürün, hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz. Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz. Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor. 2024’te şebekelerimizi yüzde 5 oranında daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak. Şirket olarak iklim krizinin etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 346 şirket arasında Türkiye’den ‘A’ listesine giren tek telekomünikasyon şirketiyiz.”

“Veri merkezi şirketi kuruyoruz”

Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Şirket olarak bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek potansiyelde büyük bir şirket olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”

“Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni”

Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin küresel güvenlik gündeminin başında geldiğini belirten Dr. Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şirket olarak, siber suçluların gelişen teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline karşı, yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi araçları kullanarak savunma mekanizmalarımızı, siber güvenlik araçlarımızı daha da güçlendireceğiz. Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir kontroller gibi alanlarda yapay zeka teknolojilerini etkili bir şekilde kullanarak, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni.”

“İşimizin her alanında yapay zeka kullanıyoruz”

Dr. Koç, yapay zeka konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zeka teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zeka destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zeka ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

“Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini belirleyen ilk şirket olduk”

Yapay zekanın en önemli sorununun ‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken önemli şeylerden birinin, algoritmaları yazarken kullanılan verinin kalitesine, doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak olduğunu söyleyen Dr. Koç, verilerin her şeyden önce hatasız ve önyargılarından arındırılmış olmasının gerektiğini vurguladı. Şirket olarak, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda insani değerlerle, güven ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını ifade eden Dr. Koç, “Yapay zeka algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı – başarısızlığı, iyiyi – kötüyü insanlar tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda 2020 yılında Türkiye’de yapay zeka kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket olduk. Turkcell Yapay Zeka İlkeleri ile yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda bilgi güvenliğini en ön sırada tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.

MWC24’te sürdürülebilirlik ve yapay zeka vizyonunu anlattı

Dr. Ali Taha Koç, Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki ayrı panelde de konuşmacı olarak yer aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde, “AI Önyargısı, İnsan Önyargısından Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna yanıt aranırken, diğer panelde ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm” başlıkları ele alındı.

Yeni nesil teknolojiler için global iş birlikleri

Şirket, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu global şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında; Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay zeka bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak. Ericsson ile siber güvenlik, yapay zeka (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek. Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek.

Uydudan haberleşme için Turkcell’den önemli adım

Şirket, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te en çok ses getiren adımlardan birini attı. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.

Yerli teknolojilere tam destek

Şirketin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli teknoloji şirketlerine süren destekleri de Mobil Dünya Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi. Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki birçok kurum ve firmayla Ar-Ge, yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki alanlarında iş birlikleri yürüten Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının artmasına ve milli ekonomiye katkılar sunuyor. Şirket, Türkiye’nin öncü şebeke otomasyon şirketlerinden TechNarts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.

Turkcell MWC24’ten 2 ödülle döndü

Şirket, Mobil Dünya Kongresi’nden iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin kullanım alanlarına elektrik dağıtım şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te “Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun yanı sıra şirket, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark oluşturan projesiyle IDATE tarafından ‘Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri’ ödülüne de layık görüldü. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkcellin-her-yatirimi-turkiyenin-dijital-gelecegine-yatirimdir/feed/ 0
CHP Milletvekili Seyit Torun, Sinop Nükleer Santrali için verilen sözlerin sebeplerini sordu https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-sinop-nukleer-santrali-icin-verilen-sozlerin-sebeplerini-sordu/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-sinop-nukleer-santrali-icin-verilen-sozlerin-sebeplerini-sordu/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:18:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9326 CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, ROSATOM Müdürü Aleksey Lihaçev’in Sinop’ta nükleer santral yapımı konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlü taahhüt verdiği yönündeki açıklamasını Meclis gündemine taşıdı. Torun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar’ın “Aradan geçen 14 yılda bir nükleer güç santralini devreye alamayan Rosatom’a Sinop Nükleer Güç Santrali için söz verilmesinin sebepleri nelerdir” diye sordu.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, ROSATOM Müdürü Aleksey Lihaçev’in Sinop’ta nükleer santral yapımı konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlü taahhüt verdiği yönündeki açıklamalarını Meclis gündemine taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Torun, şunları kaydetti:

“ROSATOM İLE SÖZ KESİLMESİNİN SEBEPLERİ ANLAŞILAMAMIŞTIR”

“Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu(Rosatom) Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Devlet Duması’nda yaptığı konuşmada ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir sahanın bize devredilmesi için siyasi bir karar alındığını açıkça dile getirdi. Şimdi detaylar üzerinde çalışıyoruz. Büyük olasılıkla yeni inşaat sahası Sinop adını alacak’ şeklinde bir açıklama yapmıştır. Bütün itirazlara karşın 2012 yılından itibaren üzerinde çalışmalar yürütülen Sinop Nükleer Güç Santrali’nin yapımı konusunda Rosatom’a sözlü bir taahhüt verildiği anlaşılmaktadır.

Yapımına 2010 yılında başlanan ve 2023 yılında devreye gireceği açıklanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde inşaat çalışmaları halen devam etmektedir. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin maliyeti yapım süreci boyunca sürekli artmış, 17 milyar dolar değerinde bir maliyet hesabıyla başlanılan projenin maliyeti bugün 24 milyar dolara çıkmıştır. Para yutan bir yatırıma dönüşen Akkuyu’dan ders alınmayarak bugün Sinop’ta yapılacak santral için yine Rosatom ile söz kesilmesinin sebepleri anlaşılamamıştır.

“ENERJİ İTHALATIMIZI ARTIRACAĞI AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR”

Hükümet kaynakları söz konusu nükleer santrallerin Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltacağını iddia etmektedir. Enerji üretiminin temel sorunu olan yakıt temini yapımı süren ve yapımı planlanan iki santralde de çözülmemiştir. Akkuyu ve Sinop Nükleer Santralleri ülkemiz coğrafyasında yok denecek kadar az bulunan uranyum madeninden üretilen yakıt ile çalışacak reaktörler ile donatılacaktır. Rus Rosatom tarafından inşa edilerek, ülkemizde enerji ürettiği halde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne enerji satacak olan girişimlerin enerji ithalatımızı artıracağı açıkça görülmektedir.

Nükleer enerji üretiminde kullanılması mümkün olan toryum madeni açısından zengin yataklarımızın bulunmasına rağmen toryumun enerji üretiminde kullanılmasına ilişkin çalışmalarda gözle görülür bir ilerleme bulunmamakta, merhum Prof. Dr. Engin Arık’ın şüpheli ölümünden önce dile getirdiği ve üzerine çalışmalar yürüttüğü toryumdan temiz nükleer enerji üretimini gerçekleştirecek olan proton hızlandırıcı projesi ilerlememektedir. Türkiye öz kaynaklarıyla temiz enerji üreterek enerjide dışa bağımlılığı sona erdirecek, ucuz enerji teminini sağlayacak projelere ivedilikle ihtiyaç duymaktadır.”

Seyit Torun, Bakan Bayraktar’a şu soruları yöneltti:

“ROSATOM’A SİNOP İÇİN SÖZ VERİLMESİNİN SEBEPLERİ NELERDİR?”

“Akkuyu Nükleer Güç Santrali yapımı maliyetinin 17 milyar dolardan 24 milyar dolara çıkmış olmasının sebeplerini açıklar mısınız? Akkuyu Nükleer Güç Santralinin devreye alınacağı tarihi açıklar mısınız? Aradan geçen 14 yılda 1 nükleer güç santralini devreye alamayan Rosatom’a Sinop Nükleer Güç Santrali için söz verilmesinin sebepleri nelerdir? Rusya – Ukrayna Savaşı devam ederken, Rosatom Akkuyu ve Sinop Nükleer Güç Santrallerinin optimum sürede bitirilebileceğine dair herhangi bir teminat verebilmekte midir? Sinop Nükleer Güç Santrali’nin yapımı için Rus Rosatom dışında görüşülen ülke ve şirketleri açıklar mısınız? Ülkemizde bulunmayan uranyum madeni ile enerji üretimi yapacak olan, yabancı devletlerin girişimleri ve finansmanıyla inşa edilen, Türkiye Cumhuriyeti Devletine diğer enerji kaynaklarımızın maliyetinin 3 katı fiyatına elektrik satacak olan nükleer enerji santralleri ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını nasıl azaltacaktır?”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-milletvekili-seyit-torun-sinop-nukleer-santrali-icin-verilen-sozlerin-sebeplerini-sordu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji bağımlılığını azaltma çabalarını vurguladı https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiyenin-enerji-bagimliligini-azaltma-cabalarini-vurguladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiyenin-enerji-bagimliligini-azaltma-cabalarini-vurguladi/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:18:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6282 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bir taraftan kendi doğal gazımızı, petrolümüzü arttırırken, nükleer enerjiye yatırım yaparken diğer taraftan yenilenebilir enerji kaynaklarımızı harekete geçirerek ve enerji verimliliğini arttırarak, enerjide dışa bağımlılığımızı en alt düzeylere çekme gayreti içindeyiz.” dedi.

Yılmaz, Türk ve Çinli şirketler arasındaki Giga Enerji Depolama Tesisi Anlaşması İmza Töreni’ne katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, Harbin Electric (HEI) ve Kontrolmatik firmaları tarafından hayata geçirilen işbirliğini, büyük bir mutlulukla karşıladıklarını belirterek, projenin hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde, Türkiye’nin, küresel piyasalarda rekabet gücünü artırdığını ve kritik teknolojilerin üretimi noktasında gelişme kaydettiğini ifade eden Yılmaz, “Bağımsız enerji, güçlü Türkiye” diyerek yerli kaynaklara dayalı bir enerji ekosistemi oluşturduklarını söyledi.

“Temiz enerji dönüşümünün öncü ülkelerinden biri haline gelmiş durumdayız”

Yılmaz, 2002 yılında 32 bin megavat seviyelerinde olan elektrik kurulu gücünü, 107 bin megavatın üzerine çıkardıklarını aktararak, halihazırda kurulu gücün yerlilik oranının yüzde 66, yenilenebilir enerjinin payının ise yüzde 55 seviyelerinde olduğunu kaydetti.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu gücün içindeki payının 2010’da yüzde 3 iken, 2022 yılında yüzde 22’ye kadar yükseldiğini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

“Yenilenebilir enerji kaynak destek mekanizması ve yenilenebilir kaynak alanlarıyla, ülkemizin toplam enerji kurulu gücünü ve üretimini hızla arttırırken temiz enerji dönüşümünün öncü ülkelerinden biri haline gelmiş durumdayız. Bu kapsamda ülkemiz Avrupa’da jeotermal enerji kurulu gücünde birinci, hidroelektrik kurulu gücünde ikinci, rüzgarda yedinci, güneş enerjisi kurulu gücünde ise sekizinci sıradadır. Önümüzdeki dönemde yıllık ortalama 3 bin 500 megavat güneş, 1500 megavat da rüzgar enerjisi santralinin devreye alınması planlanıyor. Toplam 5 bin megavat deniz üstü rüzgar enerjisi kurulu gücünü enerji portföyümüze katmayı da planlıyoruz. Yerli ve yenilenebilir enerjiyi güçlendirerek cari açığa katkı sağlama konusunda da çalışıyoruz.”

Yılmaz, Türkiye’nin temel problemlerinden biri olan cari açıkta enerji ithalatının önemli bir rolü olduğuna işaret ederek, “Bir taraftan kendi doğal gazımızı, petrolümüzü arttırırken, nükleer enerjiye yatırım yaparken diğer taraftan yenilenebilir enerji kaynaklarımızı harekete geçirerek ve enerji verimliliğini arttırarak, enerjide dışa bağımlılığımızı en alt düzeylere çekme gayreti içindeyiz.” diye konuştu.

Aynı zamanda bölgesel ve küresel enerji güvenliğine katkıda bulunmayı ve enerjide bölgesel bir ticaret merkezi olmayı hedeflediklerini anlatan Yılmaz, jeopolitik gelişmelerin, özellikle Avrupa’nın enerji arz güvenliğinde Türkiye’nin rolünü bir kez daha ortaya koyduğuna dikkati çekti.

Yılmaz, Türkiye’nin sadece kendi enerji ihtiyacını karşılamanın ötesinde bir bölgesel hub ve ticaret merkezi olarak geniş bir coğrafyanın enerji arz güvenliği konusunda önemli bir rol oynayacak konumda olduğunu söyledi.

“Daha fazla Çin’den doğrudan yatırımı Türkiye’de görmek istiyoruz”

2003’ten bu yana 261,3 milyar dolarlık uluslararası yatırımı Türkiye’ye çektiklerini ifade eden Yılmaz, ilerleyen dönemde bu alanda güçlü politikalarla yollarına devam edeceklerini, bir yandan da 2053’te karbon nötr ekonomiye ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.

Yılmaz, Türkiye’nin bu anlamda çok önemli yatırımların yapılacağı bir ülke konumunda olduğuna işaret ederek, Çin ile 50 milyar doları aşan bir ticaret hacmine ulaştıklarını ancak burada sürdürebilir olmayan dengesiz bir yapının bulunduğunu anlattı.

Türkiye’den Çin’e değişik sektörlerde ihracatın artması ve bu konuda işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ticaretteki dengesizlikleri telafi edici bir anlayış içinde, turizm ve doğrudan yatırımların desteklenmesi gerekiyor. Daha fazla Çinli turisti Türkiye’de görmek istiyoruz, daha fazla Çin’den doğrudan yatırımı Türkiye’de görmek istiyoruz. Bunları yaptığımız zaman ticarette dengeleyici bir rol oynayacaktır diye inanıyorum. Bu konularda Çin Halk Cumhuriyeti’yle Türkiye Cumhuriyeti olarak daha fazla işbirliği yapmamız lazım. O anlamda bu proje güzel bir işaret fişeği diye düşünüyorum. Olumlu bir gelişme ama yetmez, daha fazla Çinli doğrudan yatırımcıyı Türkiye’ye bekliyoruz. Türkiye çok önemli bir lokasyona sahip, çok geniş bir pazara erişme imkanı olan bir ülke, genç dinamik bir nüfusu var, girişimci kültürü var. Çinli yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yapmasıyla hem kendileri kazanacaktır hem de Türkiye kazanacaktır.”

Yılmaz, 2002-2022 döneminde, Çin’in diğer ülkelere yıllık 100 milyar dolar civarında doğrudan yatırımlar gerçekleştirdiğini, Türkiye’nin buradan aldığı payın ise binde 2’nin altında olduğunu aktararak, bu payın hedef olarak ilk aşamada mutlaka yüzde 1’in üstüne çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.

“Avrupa’nın en büyük enerji depolama tesisi bu vesileyle hayata geçmiş olacak”

Bugün imzası atılan projenin, Türkiye’nin en büyük şebeke ölçekli enerji depolama projesi olduğunu, 1 gigawatt/saat depolama kapasitesine sahip olacağını anlatan Yılmaz, bunun çok önemli bir kapasite olduğunu ve bu depolama tesisiyle yıllık 875 milyon kilowatt/saat elektrik üretimine sahip rüzgar santralinin de hayata geçirilmiş olacağını kaydetti.

Yılmaz, toplam 600 milyon dolarlık bir yatırımın söz konusu olduğunu, bunun 375 milyon dolarının ilk faz olarak sözleşmesinin imzalanabilir aşamaya geldiğini anlattı. Buna göre Harbin Electric’in 300 milyon dolar tutarında finans sağlayacağını belirten Yılmaz, Progresiva şirketinin de öz sermayesiyle bu yatırımın gerçekleştirileceğini bildirdi.

“Bu projeyle milli imkanlarımız geliştirilecek, batarya teknolojilerinde Türkiye yeni bir safhaya geçmiş olacak ve Avrupa’nın en büyük enerji depolama tesisi bu vesileyle hayata geçmiş olacak.” diyen Yılmaz, bu projeye emek harcayan iki firmanın yetkililerine teşekkür etti, buna benzer yeni işbirliklerini görme temennisinde bulundu.

Konuşmaların ardından, Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan ve HEI Baş Temilcisi Pan Sheng, Progresiva Enerji Yatırımları Ticaret AŞ ile Harbin Electric arasındaki 1000 MWh Elektrik Depolama ve 250 MW Rüzgar Santrali Projesi’ne imza attı.

Programa Çin’in Ankara Büyükelçisi Liu Şaobin de katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiyenin-enerji-bagimliligini-azaltma-cabalarini-vurguladi/feed/ 0
Azerbaycan, Avrupa’ya doğal gaz ihracatını genişletiyor https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:51:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6207 Petrol ve doğal gaz ülkesi Azerbaycan, son yıllarda doğal gaz ihracatını Avrupa’ya doğru genişleterek hem “Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sunan” hem de “Avrasya’nın enerji haritasını yeniden şekillendiren” ülke olarak ön plana çıktı.

AA’nın, “Türk devletlerinin enerjisi ve Avrupa’nın ilgisi” başlıklı dosya haberinin birinci bölümünde, AA muhabiri Azerbaycan’ın Avrupa ile enerji alanındaki işbirliklerini derledi.

Ukrayna’daki savaş nedeniyle doğal gaz krizi yaşayan Avrupa, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için yeni arayışlara girdi. Bu arayışlar, Bakü’den Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan 3 bin 500 kilometrelik Güney Gaz Koridoru’nun paydaşları arasındaki Azerbaycan’a ilgiyi artırırken bu ülkeyle enerji alanındaki ilişkileri derinleştirdi.

Avrupa Birliği (AB) ile Azerbaycan arasında 18 Temmuz 2022’de “Enerji Alanında Stratejik Ortaklığa İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. İlk dönemde sadece Gürcistan ve Türkiye’ye doğal gaz sevk eden Azerbaycan, 5 Avrupa ülkesinin eklenmesiyle 7 ülkeye doğal gaz ihraç eden ülke haline geldi. Bugün Azerbaycan’ın doğal gaz ihracatının yüzde 50’si Avrupa ülkelerine yapılıyor. AB liderleri Azerbaycan’ı “güvenilir ortak” ve “Pan Avrupa gaz tedarikçisi” şeklinde nitelendiriyor.

Azerbaycan, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan’a doğal gaz ihraç ediyor. Sırbistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan, Slovakya, Kuzey Makedonya gibi ülkelerin de ilerleyen dönemde Azerbaycan’dan doğal gaz alacağı öngörülüyor.

Avrupa’ya 2021’de 8 milyar metreküpten fazla doğal gaz ihraç eden Azerbaycan, 2023’te bu rakamı 11,8 milyar metreküpe çıkardı. AB ile imzalanan mutabakat zaptı gereği 2027’ye kadar Azerbaycan’dan Avrupa’ya gönderilen doğal gaz hacminin 20 milyar metreküpe çıkarılması bekleniyor.

Azerbaycan, 2021’de 19 milyar metreküp, 2022’de 22,6 milyar metreküp, 2023’te ise 23,8 milyar metreküp doğal gaz ihracatı gerçekleştirdi.

Boru hatlarının kapasitesinin artırılması gerekiyor

Azerbaycan’ın kanıtlanmış 2,6 trilyon metreküp doğal gaz rezervi bulunuyor ve Abşeron, Ümid, Babek ve Karabağ yataklarında yapılan keşif işlemlerinin ardından rezervin artması bekleniyor.

Azerbaycan’dan Avrupa’ya gönderilen gazın artırılması için ek yatırımlara ihtiyaç duyuluyor.

Güney Gaz Koridoru’nun Avrupa ayağı olan TAP’ın yıllık kapasitesi 10 milyar metreküp olarak hesaplanıyor. Bu boru hattının kapasitesinin iki kat artırılması planlanıyor.

Koridorun Türkiye ayağı TANAP’ın kapasitesinin de 16 milyar metreküpten önce 24 milyar metreküpe, daha sonra 31 milyar metreküpe çıkartılması, yatırımlarla gerçekleştirilebilecek hedef olarak değerlendiriliyor.

Rusya’dan yılda yaklaşık 155 milyar metreküp doğal gaz satın alan Avrupa’nın Azerbaycan’dan daha fazla doğal gaz satın alması durumunda yapılacak yatırımların daha da artması bekleniyor.

“Azerbaycan’ın kendisine ve ortaklarına en az 100 yıl yetecek doğal gazı var”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bir konuşmasında, Avrupa’ya doğal gaz sevkini, “Avrasya’nın enerji haritasını yeniden şekillendirdikleri” ve “Avrupa’nın enerji güvenliğine önemli katkılar sundukları” şeklinde değerlendirerek, “Bize ve ortaklarımıza en az 100 yıl yetecek kadar doğal gaz rezervimiz var.” bilgisini paylaşmıştı.

Azerbaycan’la “Enerji Alanında Stratejik Ortaklığa İlişkin Mutabakat Zaptı”na imza atan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise “AB, güvenilir enerji tedarikçilerine yöneliyor. Azerbaycan da bunlardan biri.” şeklinde açıklamada bulunmuştu.

“Azerbaycan, istikrarlı ve güvenilir doğal gaz sağlayıcısı”

Caspian Barrel Petrol Araştırmaları Merkezi Başkanı İlham Şaban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ın 31 Aralık 2020’den beri Avrupa’ya doğal gaz ihraç ettiğini bildirdi.

Şaban, “Azerbaycan, geçen 3 yılda istikrarlı ve güvenilir doğal gaz sağlayıcısı olduğunu Avrupa pazarında kanıtladı. Bu sayede Avrupa’da Azerbaycan’a olan güven giderek artıyor.” dedi.

Azerbaycan’ın Abşeron yatağını da işletmeye başladığını, Ümid yatağında üretimi artırdığını bildiren Şaban, Babek ve Karabağ yataklarının da işletilmeye başlanılmasıyla ülkenin doğal gaz ihracatının artacağını belirtti.

Şaban, “Azerbaycan’ın yeteri kadar doğal gaz rezervi var. Üretimde ve ihracatta petrolden doğal gaza geçiş yapıyoruz. 21. yüzyıl Azerbaycan için doğal gaz yüzyılı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’ın zamanında yatırımlar yaparak petrol ve doğal gaz hatları inşa ettiğini hatırlatan Şaban, şu değerlendirmede bulundu:

“Bunun sonucu olarak Hazar’ın diğer ülkelerinin petrol ve doğal gazı Azerbaycan üzerinden transit olarak taşınıyor. Petrol üretimindeki azalmayı transit gelirleriyle kapatıyoruz. Kazakistan ve Türkmenistan petrolü Azerbaycan üzerinden taşınıyor. Türkmenistan’ın zengin doğal gaz kaynakları var. Buralardan çıkarılacak doğal gaz gelecekte Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilecek. Sadece bunun için biraz zaman lazım.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-avrupaya-dogal-gaz-ihracatini-genisletiyor/feed/ 0
‘Sigortalı Sohbetler’de enerji ve sigorta konuları konuşuldu https://www.kanal7haber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:57:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5913 Sürdürülebilir dünya için alternatif enerji üretimi önemli bir yer tutuyor. Fosil yakıt karşıtı şirketlere her gün bir yenisi eklenirken yeşil ve çevre dostu şirketler alternatif enerji arayışına giriyor. Şirketlerin bu alanda aldığı küresel aksiyonlar, sigorta korumasını da beraberinde getirirken sigorta şirketleri de bu alanda sunduğu çözümleri yenilemeye ve geliştirmeye devam ediyor. Yenilebilir enerji alanında ortaya çıkan bu ihtiyacı, ilkini gerçekleştirdiği ‘Sigortalı Sohbetler’de masaya yatıran Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Corpus Sigorta iş birliğiyle düzenlediği buluşmada iki sektörün ihtiyaç haritasını da belirlemiş oldu.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda yeşil enerji ve yenilenebilir enerji kavramları sıklıkla kullanılıyor. Bu alanda çalışmalar yapan üreticiler, teknolojinin de devreye girmesiyle birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının maksimum seviyede kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. Hiç kuşkusuz yenilenebilir enerji, yatırım sağlaması açısından da ekonomiye önemli katkılarda bulunuyor. Öyle ki, bu alanda yapılan yatırımların ilerleyen yıllarda daha da artması planlanıyor. Globalleşme açısından önemli bir yere sahip olan yenilenebilir enerji, dışarıya açılma yönüyle birlikte birçok yeniliğe uyum sağlanmasının önünü açıyor.

Türkiye’de İş Dünyası dergisi ve Corpus Sigorta iş birliğiyle düzenlenen ‘Sigortalı Sohbetler’ toplantısında yenilenebilir enerji ve sigorta sektörü arasındaki ilişki konuşuldu. Toplantıya Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, OR-GE Solar Enerji Genel Müdürü Tahir Özsoy, Teksan Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Ata Tuncer, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkan Yardımcısı/ Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, Corpus Sigorta Genel Müdürü Murat Şişli ve Corpus Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ozan Hantal katıldı.

“Asıl problem yeşil dönüşümün sigortalanması”

Deprem, sel gibi afetlerin yeşil dönüşümün sigortalanması noktasında birtakım sorunlara yol açtığını ifade eden Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, son dönemde sektörlerin sigortaya erişimde zorlandıklarına ilişkin bir söylem yayıldığını belirterek şu açıklamada bulundu; “Son aylarda sektörlerin sigortaya ulaşımda problem yaşadıklarına dair bir algı var. Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra dünyada zaten daralmakta olan reasürans kapasitelerinde ülkemize özel bir zorluk söz konusu oldu. Bunun dışında bir de beklenen ve yaşanması muhtemel olan Marmara depremi var. Fakat bu depremlerin ve dünya finans piyasalarının yansımalarıyla reasürans piyasasındaki daralma sigorta şirketlerinin de bu konuya odaklanmasını ve tedbirler almasını beraberinde getirirken sektörlerde sigortaya erişimde problem varmış gibi bir algı oldu. Halbuki sigorta sektörümüz hem Türkiye Sigorta Birliği vasıtasıyla hem Sigorta Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun da katkılarıyla gerçekten iyi bir reasürans anlaşmaları dönemi geçirdi ve hedeflenen kapasitelere ulaştılar. Ama bu kapasitelerine ulaşırken de kapasitelerin maliyetleri önceki yıllara oranla döviz bazında 3-4 kat arttı. Dolayısıyla bu aratan reasürans maliyetleri doğal olarak sigortalama maliyetlerine de yansır hale geldi. Ülkemizde hem enflasyonun hem de döviz kurunun etkisiyle varlık değerlerinde önemli artışlar söz konusu oldu. Dolayısıyla; iş insanlarımızın, sanayicilerimizin, endüstri tesislerinin sahiplerinin, ticari işletmelerin sahiplerinin varlıkları da arttı. Şimdi hem fabrika, bina değerleri artarken hem de stokları, emtiaları ve makine teçhizatları adetsel olarak artmasa bile varlık değeri olarak arttı.” Bunun yanında Kahramanmaraş depremlerinin ortaya çıkardığı eksik sigortalama ve eksik teminat alma sebebiyle yaşanan mağduriyetlerin artırdığı farkındalıkla poliçelerde bedel ve ek teminat olarak ciddi artışlar yaşandığını ifade eden Yaşar, sigortacıların fiyat artırımına gitmese dahi varlık değerlerinin artmasıyla sigorta primlerinde yükseliş olduğunu aktardı. Bununla birlikte artan reasürans, işgücü, döviz kuru ve enflasyon kaynaklı hasar maliyetleri, mevzuat düzenlemeleri vb sigorta şirketlerinin de maliyetlerini artırdığı için fiyata zam yapılması da zorunlu oldu.

Hem varlık değerindeki artışların primlerdeki artışı hem artan maliyetlerin fiyatlardaki artışa yansıması dolayısıyla bunların hepsinin birleşince bir çarpan etkisi oluşturduğunu söyleyen Ahmet Yaşar, “İş insanlarımız aslında sigortaya erişmekten bahsederken maliyetlerinin arttığından söz ediyorlar. Bir de bunun dışında tabi risk algısı artık arttı. Dolayısıyla risk yönetiminin önemi son derece arttı. Hiçbir sigorta şirketi ‘varlığı teminat altına almıyorum’ demiyor, ‘siz fabrikalarınızda tedbirlerinizi alın ancak ortaya çıkan risklere göre biz de bu durumu değerlendirelim’ anlayışı ortaya çıkıyor. Sektör bazlı kararlar vermiyoruz, spesifik değerlendirmeler sonucunda birtakım tavsiyeler veriyoruz, alınması gereken risk önlemlerinden bahsediyoruz. Bunları sigortalılarımıza, iş insanlarımıza iletiyoruz. Bu raporlamalar sonucunda gerekli tedbirleri alan işletmeler sigortaya erişimde en ufak bir problem yaşamıyorlar. Enerji sektörüne baktığınız zaman da aslında yenilenebilir enerji, yeşil enerji gibi durumlar dünyanın ve bizim sektörümüzün de gündeminde olan konular. Bu konularla ilgili teminat noktasında en ufak bir sıkıntı bulunmuyor. Ancak artık yeşil dönüşüm kapsamında birtakım termik santrallerde, kömürde, odunda vs. gibi sektörlerde bırakın sigortayı, bunların kredilendirilmesi noktasında da ciddi problemler yaşanmakta. İş insanlarımızın da buna göre tedbir almaları gerekiyor” dedi.

“Türkiye panel üretiminde beşinci sırada”

Türkiye’nin son yıllarda yenilenebilir enerji alanında büyük atılımlar gerçekleştirdiğini ifade eden OR-GE Yenilenebilir Enerji Başkanı Mehmet Tahir Özsoy; “Türkiye yenilenebilir enerji konusunda çok büyük bir atak yaptı. Panel üretimi noktasında, kapasite bakımından dünyada beşinci sırada yer alıyoruz. Bu aynı zamanda Avrupa’nın en büyük üretim kapasitesi. Türkiye’de güneş enerji santrali kurulumu yıllık iki gigawatt civarında. Ancak, bu çalışmaların yeterli olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de Enerji Bakanlığı’nın öngörüleri ve planlamaları doğrultusunda, 2035 yılına kadar 60 gigawatt civarında yenilenebilir enerji yatırımı yapılması öngörülüyor. Bu büyük bir kapasiteye tekabül etmesinin yanında, bazı engelleri aşmamız gerektiğini düşünüyorum. Şu an söyleyebilirim ki, finansman ya da yeşil finansmana ulaşmak en büyük engellerden biri. Bahsettiğimiz durum, ucuz ve uzun vadeli yatırım finansmanına ulaşmak. Burada atılması gereken en önemli adım, ‘teşvik kredisi’ diyebiliriz. Bir diğer konu ise trafo kapasiteleri. İki hafta kadar önce Enerji Bakanlığı tarafından 7500 megawatt yeni bir kapasite ilanı için açıklama yapıldı. Ancak, bu ilanın ne kadar sürede ve hangi bölgelerde planlandığı oldukça önemli” diyerek enerjideki üretim planlanmasına dair önemli noktalara değindi.

“Yeni alanlara girme konusunda cesuruz”

Yeni alanlara uyum sağlama konusunda girişimci bir yön sergilediklerini ifade eden Corpus Sigorta Genel Müdürü Murat Şişli; “Dünya’da her geçen gün büyüyen enerji ihtiyacının da etkisiyle yenilenebilir enerjiye karşı talep giderek arttı. Bunda hükümetlerin politikalarını sıfır karbon olarak değiştirmelerinin büyük etkisi var.

Enerji sektöründe sigortaya talebin yüksek olduğunu belirten Şişli, bunun sebebini şu şekilde açıkladı; “Enerji sektöründeki firmaların büyük bir çoğunluğu yatırımlarını korumak ve risklerini doğru yönetmek isteyen profesyonel firmalar, elbette sigorta da vazgeçilmez bir risk yönetim ve risk transfer aracı olarak talep görüyor. Güneş ve rüzgar enerjisi zaten enerjilerini doğadan alan ve doğanın enerjisini bizlerin kullanımına sokan teknolojiler, bu sebeple de doğal afetler başta olmak üzere dış risklere çok açıklar. Buraya yatırım yapan sigortalılar oldukça bilinçli yatırımcılardan oluşuyor. Dolayısıyla yatırım sermayesinin korunması için sigortayı talep ediyorlar.”

Son dönemde sigorta sektörüne ilişkin bazı gelişmeler yaşandı. Bazı sektör temsilcileri sigorta şirketlerinin kendilerine sigorta yapmadığını kamuoyu ile paylaşarak gündeme getirdi. Bu konuya ilişkin görüşlerini paylaşan Murat Şişli; “Yüksek enflasyon, kur değişimleri, dünya ekonomisindeki gelişmeler, jeopolitik riskler ve yurt dışında faizlerin çok daha yüksek olması reasürans piyasalarının yeterli sermayeyi çekememesine sebep oldu. Yeterli sermayenin olmaması sigorta şirketlerine fiyat artışı olarak yansıdı. Bunun yanında riskini iyi yöneten, yaptığı işi çok iyi bilen, yaptığı işe yatırım yapan hiçbir sigortalı açıkta kalmadı. Sigorta teminatını verirken hem yatırımcılarımıza hem de halkımıza karşı sorumluyuz. Bizim vermiş olduğumuz tazminatlar, ödemiş olduğumuz hasarlar aslında bizim devletimizin, halkımızın öz kaynaklarından karşılanan tutarlar. Yatırım yapan, riskini iyi yöneten hiçbir sigortalının da açıkta kaldığını düşünmüyorum” açıklamalarında bulundu.

“Doğal makineler enerji ithalatını düşürüyor”

Türkiye’de rüzgar, güneş gibi enerji kaynaklarının değerlendirilmesinin enerji ithalatını azalttığını ifade eden Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkan Yardımcısı Ali Aydın, şu ifadeleri kullandı; “Türkiye’de şu an 12 gigawatt seviyesinde rüzgar santralleri var. Bu enerjilerin kullanılmasıyla enerji ithalatını azaltmaya, cari açığı düşürmeye karşı canla başla çalışıyor. Yerli ve milli kaynaklarımızı etkin kullanmamız bu santrallere hizmet veren nitelikli insanların yetişmesini sağlayacak. Bu durum haliyle yurt dışına olan bağımlılığımızı azaltacak, ihracatı artıracak ve gelişmelerden haberdar olmamızı sağlayacak. Bu konudaki çalışmaları, insan bazlı ve teknoloji bazlı olmak üzere iki kategoriye ayırıyoruz. Çünkü bu alanda kullanılan rüzgar tribünleri devasa yapılar, boyu 120, kanatlarıysa ortalama 60-70 metreler civarında”

“Rüzgar enerjisi kullanımında sanayileştik”

Türkiye’nin rüzgar enerjisini kullanma noktasında adeta sanayileştiğini ifadelerine ekleyen Aydın, Türkiye’de rüzgar enerjisi sanayisinin çok ciddi bir konuma geldiğinin altını çizdi.

Sanayileşmede İzmir-Ege bölgesinin hat bölgeler haline geldiğine dikkat çeken Ali Aydın; “Ege bölgesindeki kanat üretim fabrikaları, kule üretim tesisleri ihracat yapabilir seviyede. Üretilen ürünlerin yüzde 80’i ihracat kalemine hizmet ediyor. Bununla birlikte, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını yerli ve milli iş gücü potansiyelini artırıyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sigortali-sohbetlerde-enerji-ve-sigorta-konulari-konusuldu/feed/ 0
Aydın’ın Buharkent İlçesinde Doğalgaz Kullanımı İçin Onay Alındı https://www.kanal7haber.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/ https://www.kanal7haber.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/#respond Sun, 31 Mar 2024 09:09:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5805 Aydın’ın Buharkent ilçesinde son yıllarda yapılan yatırımlarla enerji, sanayi, turizm, eğitim ve sosyal alanda büyük ivme kazanan ilçede büyümeyle birlikte yatırım planlamaları da artarak devam ederken son olarak doğalgaz kullanımı için de Belediye Meclisinden onay alındı.

Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, vatandaş odaklı çalışmaları ile ilçeyi enerji, sanayi, turizm, eğitim ve sosyal alanlarda Aydın’ın önemli cazibe merkezlerinden biri yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Geçen 10 yılda ardı ardına hayata geçirdiği projelerle adeta bambaşka bir Buharkent ortaya çıkartan Başkan Mehmet Erol ve ekibi, ilçenin enerji ve ısınma sorununa da çözüm getirerek GES ve jeotermal ısıtma, termal turizm alanlarında da farkını ortaya koyuyor. Büyükşehir yasasına takılan ve onay görmeyen projelerini de tek tek hayata geçirmeyi başaran Başkan Erol, ilçe merkezi ve mahallelerinin ısınma ve enerji sorunlarına çözüm getirdi.

Doğalgaz kullanımı için Belediye Meclisi’nden onay çıktı

Aydın’ın en uzak ve en küçük ilçeleri arasında yer alan Buharkent’te doğalgaz kullanımı için meclis kararı alındı. Her geçen gün yeni projelerle ilçeye değer katmaya devam eden Belediye Başkanı Mehmet Erol, bu kez doğalgaz müjdesi ile geldi. Müjdeli haberi sosyal medya hesabından da duyuran Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Söz verdiğimiz gibi Buharkent doğalgazı 2024 yılında kullanacak. Buharkent’in doğal gaz kullanmasına yönelik talebimiz doğrultusunda doğalgaz dağıtım şirketinin yazılı başvurusu sonucu Belediye Meclisimiz tarafından Buharkent’e doğal gaz sağlanmasına yönelik istenilen meclis kararı oy birliği ile alınmıştır. Buharkent’imize hayırlı uğurlu olsun. 2024 yılında Buharkent’imizde 4 binin üzerinde konutumuz doğal gazı kullanacaktır” dedi.

“Enerji kaynakları verimli kullanılacak”

Buharkent’in jeotermal enerjiyi Aydın’da en iyi ve en verimli şekilde kullanan ilçe olma yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Biz jeotermal kaynakları bir zenginlik ve değer olarak görüyoruz. ve her alanda halkımızın faydasına sunmak istiyoruz. Türkiye, jeotermal kaynaklar bakımından Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sırada. Jeotermal kaynaklar bakımından da Türkiye birincisi olan Aydın’ın bu kaynakları yeterince kullanamadığını, sadece elektrik üretiminde kullanılarak eline geçen fırsatları değerlendiremediğini görüyoruz. Jeotermali bir zenginlik ve bir değer olarak gördüğümüz için halkımızın faydasında kullanmak istiyoruz. Jeotermal yasası gereği bu imkanlardan yararlanamamaktaydık. Jeotermal Kaynak sahiplerinin desteği ile büyükşehir yasasına rağmen biz bu imkana sahip olmak için belediye bünyemizde Buharjet A.Ş.’yi kurduk ve çalışmalara başladık. Buharkent’imizde ilk olarak Savcıllı ve Kızıldere Mahallelerimizi jeotermal enerji ile ısıtacağız. Ayrıca imar planı tamamlanan, fizibilite çalışmaları süren Savcıllı Mahallemiz yakınındaki 241 dönümlük sera bölgemizde de jeotermal enerji kullanacağız. Ayrıca Buharkent Ortakçı Mahallesi Hamamderesi mevkiinde Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu bölgede, geçmişi bin 600’lü yıllara dayanan tarihi hamamların ve şifalı kaplıca suyunun bulunduğu 250 dönümlük alanı projelendirdik. 53 derece doğal sıcak su çıkan kaplıcamız bundan böyle termal turizme kazandırılacak” dedi. – AYDIN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aydinin-buharkent-ilcesinde-dogalgaz-kullanimi-icin-onay-alindi/feed/ 0
Putin: Avrupa Ekonomisi Geri Dönüşü Olmayan Yola Girdi https://www.kanal7haber.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:21:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5484 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa’nın ekonomide geri dönüşü olmayan yola girdiğini belirterek, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor.” dedi.

Putin, Rus devlet kanalı Rossiya-1’a verdiği mülakatta, Ukrayna savaşı ve enerji sektöründeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Putin, Ukrayna meselesine ilişkin yapılan Minsk anlaşmalarının uygulanmadığını ve bu nedenle “özel askeri operasyonu” başlattıklarını söyledi.

Putin, “Barış yöntemlerinden askeri yöntemlere geçiş yaptık ancak yine de çatışmaları barış yoluyla sonlandırmaya çalıştık. İstanbul’da (Ukrayna ile) barış anlaşmasının hususları konusunda mutabakata vardık. Arahamia (Ukraynalı müzakereci) doğru söyledi. Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson üzerinden sergilenen Batı’nın tutumu farklı olsaydı, savaş daha 1,5 yıl önce biterdi ancak onlar bunu istemedi. Bugün istiyorlar mı bilemiyorum. Biz diyaloğa açıyız.” ifadesini kullandı.

Eski Fox News sunucusu Tucker Carlson’a verdiği röportajla ilgili konuşan Putin, “Bizim ve yurt dışındaki izleyicilerin, Ukrayna’da olup biten her şeyin ülkemiz için ne kadar hassas ve önemli olduğunu, düşünce şeklimizi, devletimizi anlamaları önemli. Onlar için bu taktiksel konumlarına yönelik bir gelişmeyken, bizim için bu bir kader, bir ölüm kalım meselesi.” diye konuştu.

Avrupa ve Rusya’nın enerji sektöründe dönüşüm

Enerji alanındaki gelişmeleri de değerlendiren Putin, Batılı ülkelerin Rus gazı almayı bırakarak Rus ekonomisine kalıcı zarar vermeyi hedeflediğini söyledi.

Ancak sürecin bunun aksine geliştiğini anlatan Putin, “Geri dönüşü olmayan sürece giren onlar olmaya başladı. (Avrupa’daki) İmalat sanayi, ABD dahil, daha uygun koşulların yaratıldığı ve enerji kaynaklarının daha ucuz olduğu diğer ülkelere kayıyor. Çünkü doğal gazı sıvılaştırmaları, sonra okyanusa göndermeleri ve sonra yeniden gaz haline getirmeleri gerekiyor. Bütün bunlar ek maliyet ortaya çıkarıyor.” şeklinde konuştu.

Putin, Alman hükümetinin yürüttüğü mevcut politikayla kendi ekonomilerinin geleceğine devasa zararlar verdiğini ifade etti.

Rusya’ya enerji sevkiyatını kısıtladığına dair suçlamalar yöneltildiğine dikkati çeken Putin, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor.” dedi.

Putin, Avrupa’nın Rus gazı alıp almayacağına kendilerinin karar vermesi gerektiğine işaret ederek, “İhtiyaçları varsa alırlar, yoksa biz de onlarsız hallederiz.” ifadesini kullandı.

Putin, Rusya’nın doğal gaz ihracatında artık Avrupa yerine farklı güzergahları tercih ettiğini belirterek, “Sadece konut ve kamu hizmetleri sisteminde değil, aynı zamanda Rusya ekonomisi ve sanayisi için de iç sorunları çözmek amacıyla bu enerji kaynaklarını kullanmak üzere daha fazla çalışıyoruz.” diye konuştu.

Rusya’nın Avrupa’ya daha fazla gaz ihraç ettiği dönemde daha fazla para kazandığını anlatan Putin, “Ancak diğer taraftan enerji sektörüne ne kadar az bağımlı olursak o kadar iyi çünkü ekonominin enerji dışı kısmı eskisinden çok daha hızlı büyüyor.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/putin-avrupa-ekonomisi-geri-donusu-olmayan-yola-girdi/feed/ 0
Güneş Enerjisi Yakıt Olarak Kullanılabilir https://www.kanal7haber.com.tr/gunes-enerjisi-yakit-olarak-kullanilabilir/ https://www.kanal7haber.com.tr/gunes-enerjisi-yakit-olarak-kullanilabilir/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:33:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4307 Temiz enerji konusundaki çalışmalarıyla öne çıkan, plastik organik güneş pilleri üzerine yaptığı çalışmasıyla patent sahibi olan Selçuk Yaşar Ödülü Sahibi Ord. Prof. Dr. Niyazi Serdar Sarıçiftçi, güneş enerjisinin yakıt olarak depolanabildiği takdirde insanlığın enerji ihtiyacını sağlayabileceğini belirtti. Sarıçiftçi, karbondioksitin hidrojen gazıyla birleştirildiğinde ortaya çıkacak yapay metan gazının özellikle otomobillerde yakıt olarak da kullanabileceğine dikkat çekti.

Yaşar Üniversitesi 2023-2024 akademik yılı bahar dönemi açılış dersini, Linz Johannes Kepler Üniversitesi Fizikokimya Kürsüsü ve Enstitüsü Başkanı ve 2. Selçuk Yaşar Ödülü Sahibi Ord. Prof. Dr. Niyazi Serdar Sarıçiftçi verdi. ‘E-Yakıt Teknolojilerine Bilimsel Bir Bakış’ başlıklı derse; üniversite öğrencileri, akademisyenler ve İzmir Kız Lisesi ile Bahçeşehir Koleji öğrencileri de katıldı.

“Güneş fakiri bir ülke olmasına rağmen Almanya’nın 67 gigawatt yatırımı var”

Küresel ısınmaya dikkat çeken Ord. Prof. Dr. Serdar Niyazi Sarıçiftçi, “Günümüzde enerji konusunda geleceğe endişeli bir bakış var; çünkü tüm fosil kaynaklar bir süre sonra bitecek. Dünyada karbondioksit miktarının arttığını görüyoruz. Tüm dünyadaki enerjinin yüzde 80’i fosil yakıtlardan geliyor. Türkiye’deki elektrik enerjisinin yüzde 6’sı güneş enerjisinden elde ediliyor. Son derece güneş fakiri bir ülke olmasına rağmen Almanya’nın 67 gigawatt (GW) bizim ise 8 GW yatırımımız var. Türkiye ile hele hele İzmir ve Ege havzası ile kıyaslanırsa Almanya, belki yarısı belki yarısından da az güneş enerjisine sahip olmasına rağmen bu yatırımı yapmışlar. ya biz güneş enerjisi yatırımı yapmayarak büyük bir hata yapıyoruz ya da Almanlar bu yatırım ile büyük bir hata yapıyor. Artık onu zaman gösterecek” diye belirtti.

Elektro mobiliteye (Elektrik enerjisi ile çalışan otomobillere verilen genel isim) dikkat çeken Ord. Prof. Dr. Sarıçiftçi, “Almanya’da elektrikli araba alan kişilere teşvik amacıyla 7 bin Euro destek veriliyor. Almanya, sadece 2022 yılında elektrikli arabaların satın alınmasına 3 milyar 200 milyon Euro destek verdi. E-Mobilite, son derece rahat ve güzel bir teknoloji; ama Etiyopya’da günde 6 saat elektrik kesiliyor. Bu gibi yerlerde elektrikli araçlar için şarj istasyonu kurulmasının imkan ve ihtimali yok. Buna bütün dünyanın çözüm bulması lazım. Dünyadaki, karbondioksitten doğan sorunlarımızı çözmek istiyorsak bunu toplu olarak yapmalıyız. Bütün dünyanın bir araya gelip beraberce çalışması lazım” dedi.

Güneş enerji ihtiyacını karşılar

Güneş enerjisinin yakıt olarak depolanabildiği takdirde insanlığın enerji için hiçbir şey yapmasına gerek kalmayacağını belirten Ord. Prof. Dr. Serdar Niyazi Sarıçiftçi, “Almanya, Türkiye’nin yarısı kadar güneş almasına rağmen etkili konumda. Türkiye’de ise İzmir hatta Denizli tarafında daha da muhteşem bir potansiyelimiz var. Şayet Kuzey Afrika’ya giderseniz, Almanya’nın 3 katı kadar güneş alıyor. Fakir fukara ülkeler, en çok güneş enerjisi alan yerler. O da bir nevi ilahi adalet gibi bir şey. Güneş enerjisi, tüm dünyaya aittir” diye konuştu.

Hidrojen ile çalışan araçlara şans vermediğini söyleyen Ord. Prof. Dr. Sarıçiftçi, “Hidrojen son derece yanıcı ve patlayıcı bir gaz olduğu için onu kullanmak hakikaten ciddi bir altyapı yatırımı ister; ama hidrojeni alıp karbondioksitle beraber, metana çevirdiğinizde doğal gazla çalışan arabalarda direkt olarak kullanabilirsiniz. Hiçbir değişiklik yok. Rusya’dan gelen metan gazı ile bu yapay metan gazı arasında kimyasal olarak da pratik olarak da fark yok. Her şeyin fiyatı üretimle orantılıdır. Şu an fiyatı pahalı olsa da ne kadar çok üretirseniz o kadar düşer fiyat” dedi.

Müzik öğrenimi için 1980 yılında Avusturya’ya giden; ancak sonrasında fizik okuyan Ord. Prof. Dr. Niyazi Serdar Sarıçiftçi, açılış dersinin sonunda piyano ile Mozart’ın Türk Marşı’nı çaldı. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gunes-enerjisi-yakit-olarak-kullanilabilir/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ile bir araya geldi https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-teskilat-baskani-erkan-kandemir-ile-bir-araya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-teskilat-baskani-erkan-kandemir-ile-bir-araya-geldi/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:57:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4265 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ile birlikte AK Parti İl Başkalığı Seçim Koordinasyon Merkezindeki seçim çalışmaları konusunda gerçekleştirilen toplantıda buluştu.

31 Mart Genel Seçimleri öncesinde teşkilatların yaptığı hazırlıklarla ilgili gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir, Teşkilat Başkan Yardımcısı Halis Dalkılıç, AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, ilçe belediye başkanları ve il yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Büyükkılıç’tan eser siyaseti ve eser belediyeciliği vurgusu

AK Parti İl Başkanlığı’nda partililere hitap eden Başkan Büyükkılıç, önemli olanın, yapabileceklerin vaat edilmesi ve vaat edilenlerin de yapılması olduğunu, ayrıca eser siyaseti ve eser belediyeciliği ile hareket eden anlayışın sahibi olduklarını vurgulayarak, “Yapılacak seçimlerin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Teşkilatlarımızı görüyorsunuz, diri, rehavet yok. Kapı kapı dolaşacağız, her kardeşimizin kapısını çalacağız, gelmeyene gideceğiz, gönüllerde yer edeceğiz” diye konuştu.

“Yatırımdan yatırıma hizmetten hizmete koştuk”

Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’mizi çok seviyoruz, Kayseri’mizi hizmetlerle buluşturuyoruz. Kayseri’miz 30 büyükşehir arasında yatırımlara en çok pay ayıran belediyelerle iç içe olmuş bir şehir, bundan sonra da olmaya devam edecek. Yatırımdan yatırıma hizmetten hizmete koştuk” diyerek bulundukları konumların kazanç yeri, dinlenme yeri değil, vebal duygusu ile kamu hakkını, yetim hakkını gözetme yeri olduğunu vurguladı.

Büyükkılıç, teşkilatın önemine işaret ederek, “Birbirinden değerli bir tablo. Herhalde dünyanın en güçlü Sivil Toplum Teşkilatı siyasi bir organizasyonda, bunlar bizim gururumuz. Gerçekten fedakarca koşturan canlarımız” dedi.

“Elbette burası Cumhur’un kalesi”

Kayseri’ye layık olmaya gayret gösterdiklerini dile getiren ve birlik beraberlik mesajı veren Başkan Büyükkılıç, “Elbette burası Cumhur’un kalesi” diyerek şunları söyledi:

“Yıllardır yaptığımız çalışmalar ile çok şükür her zaman paylaşacak eserimiz var. Elbette burası Cumhur’un kalesi, bundan her zaman onurla bahsederiz. Değerli Genel Başkan Yardımcımızın ve ekibinin gerçekten sahaya hakim oluşu bizler için çok önemli bir motivasyon. Biz varız, varlığımızı hep beraber sahada hissettirmeliyiz. Bizler eserlerimizle, sizler gayretlerinizle, teşkilatımızın yapısıyla Cumhurbaşkanımızın elini güçlendirecek gayretin içerisinde olmalıyız. Yaptığımız çalışmaları sizlerin yapmamıza vesile olduğu anlayışı içerisinde, bu çalışmaları biz değil siz yapıyorsunuz mantığı içerisinde Kayseri’mize layık olarak, Türkiye’mize örnek olarak, birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı geleceğe taşıyarak gayret göstereceğiz. Her birinizi bağrıma basıyorum, sizler iyi ki varsınız. Biz bir kaygının, bir davanın insanıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmak, onun dava arkadaşı olmak bize yeter.”

Yaptığı açıklamalarda yeşil belediyecilik kapsamında su temini ve hizmetleri noktasında Güneş Enerji Santralleri, ulaşım alanında ise Rüzgar Enerji Santralleri projeleri olduğunu paylaşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayserispor konusunda da yeni oyuncular transfer ederek yoluna devam ettiğini anlattı.

“Bir hayalle bir idealle yola çıkan ağabeylerimiz”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ise Başkan Büyükkılıç ve diğer belediye başkanı adaylarının bir hayal ve idealle yola çıktıklarını kaydederek, “Yapılanı işi aktaracağız. Başta Memduh ağabey, bu heyecan bu enerji, insanı insan yapan şey hayalleriniz ve idealleriniz. Bir hedefe yürümek, bir hayalin peşinden koşmak, kendi inancınızın gereği bir mücadeleyi sergilemek meselesi. Gerek Memduh ağabey gerek belediye başkan adaylarımız bu inançla siyaseti yöneten ağabeylerimiz. Bir hayalle bir idealle yola çıkan ağabeylerimiz. O hayal ve ideal oldukça zaten içiniz içinize sığmaz” şeklinde konuştu.

“Heyecanına, enerjisine bakınca hayran kalıyorum”

Başkan Büyükkılıç’ın heyecanı ve enerjisine hayranlığını ifade eden AK Parti İstanbul Milletvekili, Teşkilat Başkan Yardımcısı Halis Dalkılıç da “Memduh ağabeyi görünce zannediyorum ki ilk dönem belediye başkanı olacak. Heyecanına, enerjisine bakınca hayran kalıyorum. Kayseri’de Memduh ağabeyden başkasına yazık olur dedik. Memduh ağabeyi böyle tarif ettik. Bunu inanarak söylüyorum. Burada birlik, beraberliğin, bütünlüğün olduğunu görmek bizi çok memnun ediyor” dedi.

Başkan Büyükkılıç, Cumhuriyet’in kuruluşunun yüzüncü yıl dönümünde açılışı gerçekleştirilen ve Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden birisi olan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir ve parti teşkilat üyelerini konuk etti. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-teskilat-baskani-erkan-kandemir-ile-bir-araya-geldi/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Lara Atıksu Tesisi’nde Güneş Enerji Santraliyle Karbon Emisyonunu Engelliyor https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:15:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2553 Antalya Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği çevreci projelerle nötr karbon Antalya hedefine doğru adım adım ilerliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından ASAT Lara Atıksu Tesisi’nde faaliyete geçirilen güneş enerji santrali (GES) ile hem elektrik maliyeti düşürüldü hem de fosil yakıt yerine temiz enerji elde edilerek yılda yaklaşık 700 ton karbon emisyonu engellendi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen güneş enerjisi santralleri ile hem doğaya hem insana verdiği sözü tutmaya devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından KDV dahil yatırım bedeli 27 milyon TL olan proje ile Lara Atıksu Tesisi’nin çatısına güneş panelleri konuldu. Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünün (ASAT) en büyük gider kalemleri içerisinde yer alan enerji maliyetini düşürmek için hayata geçirilen proje ASAT’a, Aralık ayı ulusal tarife birim fiyatı baz alınarak yapılan hesaplamayla yılda 6,7 milyon TL ekonomik katkı sağlayacak.

“1 megawatt gücünde santral”

Lara Atıksu Arıtma Tesisi’nde hayata geçirilen güneş enerji santrali hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Elektrik Üretim, Tüketim, İşletme Sorumlusu Mehmet Çapkan şunları söyledi:

“ASAT Genel Müdürlüğü olarak içme suyu ve atık su hizmetlerimizi eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde sağlamak için büyük miktarda elektrik enerjisi tüketmekteyiz. Buna dayalı olarak en büyük işletme kalemleri içerisinde elektrik enerjisi bulunmaktadır. Elektrik maliyetlerini düşürebilmek için yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerji santraline başvurmaktayız. Lara Atıksu Tesisimizin 10 adet çatı üzerine her biri 455 watt olmak üzere 2256 adet panel, 18 adet inverter olmak üzere 1 megawatt gücünde güneş enerji santrali kuruldu.”

“Yılda 6,7 milyon TL katkı”

GES tesisi ile yılda 1,6 milyon KWH elektrik üretimi planlandığını söyleyen Çapkan, “Yıllık 1,6 milyon KWH elektrik üretimi 500 adet konutun elektrik ihtiyacını karşılamaktadır. GES tesislerimiz ile Aralık ayı ulusal tarife birim fiyatından yılda 6,7 milyon ekonomik katkı sağlanacaktır. Bu sayede ASAT Genel Müdürlüğümüzün elektrik enerjisi gider maliyetleri düşürülmekte ve elde edilen fayda hizmetlerimizi ve birim maliyetlerimizi olumlu yönde etkilemektedir” dedi.

“700 ton karbon emisyonu engellenecek”

Tesisin çevresel ve sosyal katkılarından da söz eden Çapkan, fosil yakıt yerine yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisine dayalı 1,6 milyon KWH elektrik enerjisi üretimi ile yılda yaklaşık 700 ton karbon emisyonunun engellendiğini söyledi. Yetişkin bir ağacın yılda 12 kilogram karbon absorbe ettiği kabul edilirse, 700 ton karbon emisyonu engellenmesinin yaklaşık 59 bin adet yetişkin ağacın karbon emilimine eşit olduğunu kaydeden Çapkan, “GES’ler karbon emisyonuna dayalı iklim değişikliği etkilerinin azaltılmasına katkısı olan çevreci bir projedir. Antalya Büyükşehir Belediyesi karbon emisyonuna dayalı iklim değişikliği etkilerini azaltmak için çevresel ve sosyal etkilerini dikkate alarak düşük karbonlu bir gelecek için yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı doğa dostu yatırımlara devam etmektedir” diye konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-lara-atiksu-tesisinde-gunes-enerji-santraliyle-karbon-emisyonunu-engelliyor/feed/ 0
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde HES’lerin Yerini Güneş Enerji Santralleri Alıyor https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/#respond Mon, 08 Jan 2024 09:18:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2147 Doğu Karadeniz Bölgesi’nde derelerin kenarlarında görmeye alışık olduğumuz Hidroelektrik Santralleri’nin (HES) yerini artık güneş enerji santralleri (GES) almaya başladı.

Son dönemde Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için kurulumu hızla artan güneş enerji santralleri (GES) dikkat çekiyor. Neredeyse her gün Türkiye’nin farklı bir noktasında GES kurulumları yaşanırken, Türkiye’nin en yağışlı illerini içerisinde barındıran Doğu Karadeniz Bölgesi de bu sektörün hızla yayılım gösterdiği bölgeler arasında yer alıyor. GES’ler Karadeniz’in yüksek rakımlı tepelerinin yanı sıra son dönemde artık dere kenarlarında da kuruluyor. Dere kenarlarında görmeye alışık olduğumuz HES’lerin yerine kurulmaya başlayan GES’ler bir yandan Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltırken, bir yandan da özellikle belediyelerin elektrik masraflarından tasarruf yapmasını da sağlıyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ilk olarak 2015 yılında Trabzon’un Tonya ilçesindeki Ruj Tepesindeki 16 dönümlük alanda kurulan 2 bin 500 panel ile ilçede enerji maliyetlerinde tasarruf sağlanırken, bölgede ilk kez yapılan enerji santrali diğer illere ve belediyelere de örnek oluyor. Karadeniz Bölgesi’ndeki illerde kurulan güneş enerji santrallerinin devreye girmesiyle milyarlarca lira kasada kalırken, özellikle belediyeler GES yatırımlarına ağırlık veriyor.

Bu durum bölgede son 15 yıldır dereleri kuruttuğu ve ekolojik dengeyi bozduğu gerekçesiyle tartışmalara neden olan sayıları 250’nin üzerindeki Hidroelektrik Santralleri (HES) kurulumunun da artık 2. planda kalacağını gösteriyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ordu’da Akkuş Belediyesi, Trabzon’da Ortahisar belediyesinin ardından son olarak Rize’nin Ardeşen Belediyesi de Fırtına Deresi’nin kenarına yapımına başladığı Güneş Enerji Santrali (GES) ile yılda yaklaşık 18 milyon TL tasarruf etmeyi planlıyor.

“Kaynak sularımızı yerin altından çekmek için güneşin enerjisinden yararlanacağız”

GES için 5 bin 200 panelin kurulumuna başladıklarını belirten Ardeşen Belediye Başkanı Avni Kahya, “Ardeşen Belediyesi olarak ciddi manada elektrik tüketiyoruz. Bizim kaynak sularımız yer altında derin kuyularından elde edilen sular olduğu için pompalarla çekiyoruz. Buda fazla elektrik kullanımı demek. Yıllardan beri bu elektriğin karşılanmasını düşünmüştük. Daha önce Belediye Başkanlığı Yardımcılığı zamanında da hayal etmiştik. Fakat o zaman gerçekleşmedi. Bugüne nasipmiş. Hayal kurduk elektrik üretmemiz lazım ki giderlerimizi karşılayabilelim. Önce ÇAYKUR’un arazisini kiraladık. Sonra Ayder de yapılan otopark inşaatında çıkan malzemelerin buraya doldurulmasıyla bedavaya doldurulmuş oldu. GES hayellerimizden biriydi ve oldu. İkinci hayalimiz bu bölgede su havzasıdır. Burada Türkiye’ye su fabrikaları kazandırma hayalimiz var. Bütün bunları yaptığımızda elektrik giderlerimizden dolayı bir problemimiz kalmayacak. Elektriğe zam gelince içimiz cız etmeyecek. Teknik olarak da burası 42 dönümlük bir arazi, 540 Wattlık panellerden yaklaşık 5 bin 200 tane panelimiz var. İnşallah yarın bu bölgenin suyunu da kullanarak Türkiye’nin önemli su fabrikalarının olduğunu bir bölgeye dönüştüreceğiz. Rize’nin en büyük GES’i burada” dedi.

“Rize gibi fazla yağış alan güneşli gün sayısı düşük olan bir yerde birinin buna cesaret etmesi lazımdı; Biz cesaret ettik”

Ayda ortalama 1,5 milyon lira civarında tasarruf yapacaklarını ifade eden Kahya, ” ‘Rize bölgesi güneşten istifade etmiyor, elektrik üretilemez algısını da kıracağız’ kırmaya da başladık. Diğer resmi kurumlarda GES yapmak için firmalar ile görüşmelere başladılar. Hedefimiz belediyenin bütün elektrik giderlerini buradan karşılamak. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman ayda ortalama 1,5 milyon lira civarında tasarruf yapmayı planlıyoruz. Devletin mahsuplaşma dediği bir olay var. Ne kadar elektrik tüketiyorsan o kadar üretme hakkı veriyorlar. Bizim tükettiğimiz kadar üretme hakkımız var. Tükettiğimiz kadar elektrik üretmek için sistemi kurduk. Burası Türkiye’de en fazla gün ışığının olduğu yer değil. Türkiye ortalaması 240 gün. Burası 180 gün. Bunun için birinin cesaret etmesi lazımdı ve bizimle başladı. Bizden sonra diğer yerlerde devam edecek. Hızlı bir şekilde doğaya saygılı elektrik üretimi olacak. Gördüğünüz bölge tarım dışı arazisi olduğu için yapılıyor. Tarım arazisinde bu tür tesisleri yapmak yasak” diye konuştu. – RİZE

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dogu-karadeniz-bolgesinde-heslerin-yerini-gunes-enerji-santralleri-aliyor/feed/ 0
IEA Başkanı: Türkiye, LNG üretimi ve ticaretindeki artıştan karlı çıkabilir https://www.kanal7haber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/ https://www.kanal7haber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:24:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1689 FİRDEVS YÜKSEL/HANDAN KAZANCI – Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, 2025 itibarıyla dünya genelinde sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimi ve ticaretinde beklenen güçlü artıştan Türkiye’nin karlı çıkabileceğini söyledi.

Birol, AA muhabirine, dünyada değişen enerji jeopolitiği, Türkiye’nin konumu ve nükleer enerji gibi bazı güncel konuları değerlendirdi.

Türkiye’nin önemli bir doğal gaz ithalatçısı olduğunu anımsatan Birol, ülkenin cari açığının büyük bir kısmının enerji ithalatından kaynaklandığını belirtti.

Birol, 2025 itibarıyla birçok ülkede yeni LNG tesislerinin devreye alınmasıyla doğal gaz piyasalarında bugüne kadar görülmemiş güçlü bir LNG artışının yaşanacağının altını çizerek, “Türkiye, 2025’te başlayacak yeni LNG dalgasını en iyi şekilde kullanmalı. Birincisi, anlaşmaları bu veriler ışığında yapması lazım. 2025’ten sonra alıcı ülkelerin eli güçlenecek. Bu nedenle anlaşmaların da buna göre yapılması gerekebilir. Türkiye’nin, mevcut kontratlarda da bazı iyileştirilmeler için bu dönemde masaya oturması gerekebilir.” diye konuştu.

Bu dönemde satıcıların güçlü olduğu bir piyasadan alıcıların güçlendiği bir piyasaya geçileceğini vurgulayan Birol, piyasalarda oluşacak gaz miktarının bazı dengelerin yeniden tanımlanmasına neden olabileceğini kaydetti.

Birol, Türkiye’nin güçlü doğal gaz altyapısına da dikkati çekerek, “Türkiye mevcut olanaklarıyla daha fazla gaz ithal ederek bunu Avrupa’ya ihraç etme altyapısına sahip. Bunu da en iyi şekilde kullanabilir. 2025’ten itibaren LNG’de yeni bir sayfa açılıyor. Bundan umarım Türkiye gibi gaz ithalatçısı ülkeler en iyi şekilde faydalanabilirler.” değerlendirmesinde bulundu.

Mevcut altyapısı sayesinde Türkiye’nin konumunu güçlendirebileceğine dikkati çeken Birol, bulunduğu bölgede gaz konusunda önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Enerjideki “sihirli” kelime: çeşitlendirme

Birol, Türkiye’nin nükleer enerji yatırımları ve hedeflerine de değinerek, “Nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz bir teknoloji olduğunu düşünüyorum. Türkiye, Akkuyu’ya ilave olarak başka nükleer santraller yapacaksa bunu da destekliyorum.” dedi.

Almanya’nın doğal gaz ve petrolde tek bir ülkeye bağımlı olması nedeniyle ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini hatırlatan Birol, şunları kaydetti:

“Enerjideki sihirli kelime bence çeşitlendirme. Yumurtaların hepsini aynı sepete koymamak lazım. Bu bakımdan eğer bir ülkenin başka bir ülkeye enerjinin bütün alanlarında ciddi bir bağımlığı varsa, bence çeşitlendirmek akıllıca bir politika olabilir. Burada tabii ki alternatiflere de bakmak lazım. Alternatifler size ne sunuyor? Hangi fiyatlarla sunuyor? Hangi teknolojileri sunuyor? Partneri seçerken çeşitlendirme yapmak lazım. Teknoloji seçerken en iyi teknoloji olmasına bakmak lazım. Maliyet açısından da iyi bir şey olması lazım.”

Kızıldeniz’deki aksamaların etkisi kısıtlı kaldı

Birol, Kızıldeniz’de artan bölgesel riskler nedeniyle oluşan uluslararası lojistik aksamalarına da değinerek, “Denizdeki petrol ticaretinin yüzde 10’u, LNG ticaretinin ise yüzde 9’u Kızıldeniz’den yapılıyor. Bu nedenle etkisi şimdilik kısıtlı kaldı. Tahminlerimize göre, Kızıldeniz yerine Güney Afrika’dan dolaşıldığında nakliyede iki haftalık bir uzama oluyor. Bu da maliyet artışına neden oluyor. Bu artış petrol fiyatlarında 1-2 dolar civarında oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Kızıldeniz’deki mevcut durumun devam etmesi ve bölgeye daha fazla yayılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Birol, “Bölge esas itibarıyla dünya petrol ticaretinin 3’te 1’ini tek başına yapıyor. Şimdilik fiyat artışı belirli bir seviyede kaldı ama tüm bölgenin etkilendiği bir durumda ciddi sonuçlar doğurabilir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin doğal gaz ve nükleer enerji hedefleri

Türkiye, 7 uluslararası doğal gaz boru hattı, 3’ü yüzer depolama ve gazlaştırma ünitesi (FSRU) olmak üzere 5 LNG tesisi ve 2 yer altı doğal gaz depolama tesisi ile güçlü bir altyapıya sahip.

Bu yıl Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Moldova ile gaz tedarik anlaşmaları imzalayan Türkiye, sadece gaz ticaretinde transit ülke değil tedarik ettiği gazın ihracatını yapan ve bunu yöneten bir ülke olmayı da hedefliyor.

Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden sonra Sinop ve Trakya’da da nükleer enerji santralleri planlayan Türkiye için nükleer enerji, 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmada önemli rol üstleniyor.

Türkiye, Ulusal Enerji Planı çerçevesinde 2035’e kadar enerji portföyüne 7,2 gigavat, 2050 sonuna kadar 20 gigavatın üzerinde nükleer enerji kapasitesi eklemeyi hedefliyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/iea-baskani-turkiye-lng-uretimi-ve-ticaretindeki-artistan-karli-cikabilir/feed/ 0