Edinilen bilgilere göre kaza, Ereğli-Zonguldak karayolu Kepez Mahallesi Solak yol ayrımında meydana geldi. Berat Y. yönetimindeki 67 LY 296 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak önce yol kenarında park halindeki H.A.’ya ait 67 AAC 980 plakalı araca, sonra da Özge U.M.’ye ait 67 ADC 37 plakalı otomobile çarptı. Kazada Özge U.M. ile 10 yaşındaki oğlu T.M. ve diğer araçta bulunan 2 kişi yaralandı. Olay yerine sevk edilen ambulanslarla hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Kaza nedeniyle kontrollü sağlanan trafik, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü.
Kaza anı çevredeki iş yerlerine ait güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde Özge U.M.’nin oğlu ile birlikte alışverişten çıkarak aracına bindiği sırada hızla gelen 67 LY 296 plakalı otomobilin çarptığı görüldü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ZONGULDAK’ın Ereğli ilçesinde göğüs ağrısı şikayetiyle yakınlarını özel hastaneye getiren hasta yakınları ile sağlık çalışanları arasında tartışma yaşandı. Hem hastane içinde hem de dışarıda devam eden tartışmada 2 kez ‘beyaz kod’ verildi. Taraflar birbirinden şikayetçi olurken tartışma anları güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, 31 Ağustos’ta Müftü Mahallesi İbrahim Efe Caddesi üzerinde meydana geldi. Düğüne gittiği salonda rahatsızlanan ve göğüs ağrısı şikayeti yaşayan F.H. isimli kadın, yakınları tarafından yakındaki özel hastaneye götürüldü. F.H. tedaviye alınırken, yanındaki yakınlarından kalabalık olmaması için dışarı çıkmaları istendi. Hemşire Emine Açıkgöz’ün yaptığı uyarının ardından hasta yakınları ile sağlık çalışanları tartışma çıktı. İddiaya göre hasta yakınları sağlık çalışanlarına hakaret ederek tehditler savurdu. Hemşire Metehan Ölmez de gelerek hasta yakınlarının dışarı çıkmasını istedi. Ölmez’in çabaları sonuç vermeyince sağlık çalışanına şiddet anlamına gelen ‘beyaz kod’ verildi.
Bunun üzerine gece amiri V.K. de gelerek hasta yakınlarından dışarı çıkmalarını talep etti. Tartışma devam edince 2’nci kez ‘beyaz kod’ verildi. Sağlık çalışanları, hasta F.H.’nin oğlu O.H. ile uzman çavuş olduğu öğrenilen akrabaları O.G. ve diğer hasta yakınlarından şikayetçi oldu.
OLAY KAMERADA
Hastanenin acil servisi ve kapı önünde yaşanan tartışma anları güvenli kameralarına yansıdı. Görüntülerde hastanın hastaneye getirildiği, müşahede odasına alındıktan sonra hemşirenin hastanede bağırılmaması ve kalabalığın dışarıya çıkmasını söylenmesinin ardından yaşanan bağrışma ve acil önündeki tartışma görüldü.
‘HASTALARINA BAKMAYA DEVAM ETTİK’
Olay gecesi hastanın tekerlekli sandalye ile geldiğini belirten hemşire Emine Açıkgöz, “Hasta yakınları içeriye girdi. 20-30 kişilik gruplardı. Bağrışmaya başladılar. Müşahede odasının girişini açmalarını hem de diğer hastalarla ilgilenmemiz için bize müsaade etmelerini istedim. Anladığım kadarıyla alkollü olan bu şahıslar bir arbede çıkartmaya, bağırmaya başladılar. Daha sonra iki kez kendilerini ikaz ettim. Sakin olmalarını, bize engel olmamaları gerektiğini yoksa beyaz kod vereceğimi söyledim. Durmadılar, tehdit etmeye devam ettim. Beyaz kod vereceğimi aynı zamanda güvenliğe haber verdiğimi söyledim. Hasta yakınları bunu duyduktan sonra küfür ve tehdit etmeye başladılar. Beni bulacaklarını, buraya geleceklerini söylediler. Biz polise 2 kez beyaz kod verdik. O esnada diğer hastalara ve onların hastalarına bakmaya devam ettik. Hastanın bakımını hiçbir şekilde kesmedik. Küfürler ve tehditlerden dolayı şikayetçi oldum. Hiçbir şekilde hastaları ihmal etmedik. Tamamen kendileri bize saldırgan tavırlar sergilediler” dedi.
‘ELİ BELİNDEYDİ, İKİNCİ BEYAZ KODU VERMEK ZORUNDA KALDIK’
Beyaz kod verildikten sonra acil servise geldiğini ve hemşirelere bağırıldığını gördüğünü anlatan Hemşire Metehan Ölmez “Geldiğimde burası çok karışıktı. Hemşirelerime bağırıyorlardı. Hemen beyaz kod verdim. Sonra gece amiri Volkan Bey geldi. O da acildeydi. Şahsın biri sanırım asker, belinde silahı vardı. Sürekli eli belindeydi. Tekrar ikinci beyaz kodu vermek zorunda kaldık. Hemşirelerimi kontrol etmek için hemen içeri girdim. Hemşire bankosuna girip hemşirelerime bağırdılar. Ben de o sıra oradaydım. Bana da bağırdılar. Hakaret ve küfürler edildi şahsıma. Şikayetçi olduk” diye konuştu.
Taraflar birbirinden şikayetçi olurken sağlık çalışanlarına sözlü saldırıda bulunan şüpheliler de serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İddiaya göre, Müftü Mahallesi Erdemir Caddesi’nde 31 Ağustos’taki düğünde rahatsızlanan F.H, yakınlarınca özel hastaneye kaldırıldı. Acil müşahede odasına alınan F.H’nin yakınları, odanın girişinde yoğunluk oluşturunca hemşire Emine Açıkgöz, alanın boşaltılmasını isteyerek uyarılarda bulundu.
Hastayla ilgilenmediğini ileri süren kalabalık sözlü tepki gösterince sağlık çalışanları küfür ve hakaret edildiği gerekçesiyle beyaz kod çağrısı yaptı. Hastanenin güvenlik amiri Volkan Kaya acil servise gelerek duruma müdahale etmek istedi.
Acil girişine kadar çıkarılan grubun Kaya’nın üzerine yürüdüğü sırada hastaneye gelen polis duruma müdahale etti.
Şikayet üzerine emniyette ifadeleri alınan şüpheliler, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
“Hasta trafiğimiz aksadı, insanlar mağdur oldu”
Hemşire Emine Açıkgöz, gazetecilere, acil serviste yoğunluğun yaşandığı olay akşamı 21.30 sıralarında gelen hastaya müdahale ettiklerini anlattı.
Kalabalık grup halinde içeriye giren hasta yakınlarının aralarından bağrışmaya başladığını aktaran Açıkgöz, “Benim de o sırada çok yoğun hasta trafiğim olduğu, aynı zamanda bekleyen hastalarımız olduğu için dışarıda konuşmalarını ve biraz daha sessiz olmalarını, hem onların hastaları hem de diğer hastalarımızla ilgileneceğimizi söyledim.” diye konuştu.
Açıkgöz, bunun üzerine küfür ve hakaret eden kişileri iki kez sakin olmaları konusunda uyardığını belirterek, “Beni dinlemediler. Gece amirimize haber verdim. Gece amirimiz ve güvenlik şefimiz geldi. Onlar gelene kadar şahıslar bana küfürler, tehditler ettiler. Beni bulacaklarını, burayı dağıtacaklarını söylediler. Sakinliğimizi koruduk, hasta alımına devam ettik. Onların hastasıyla ilişiği kesmedik bakmaya devam ettik.” şeklinde konuştu.
Beyaz kod geçmelerinin ardından polislerin de acil servise geldiğine değinen Açıkgöz, “Polisler ve güvenlik amirleri geldi zanlıları aldılar, biz zaten beyaz kod geçmiştik. Kendilerinden şikayetçi olduk. Benim haricimde bütün hemşire arkadaşlarımız ve sağlık personeli şikayetçi oldu. Hasta trafiğimiz aksadı, insanlar mağdur oldu. Aynı zamanda ağza bile alınmayacak küfürler ve tehditler duyduğumuz için çok fazla tedirgin olduk.” dedi.
Bu arada hasta yakınları ile sağlık çalışanları ve hastane güvenliği arasında yaşanan gergin anlar güvenlik kameralarınca kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bizans döneminde yapılan ve Cenevizliler ile Osmanlılar tarafından da kullanılan tarihi Kaletepe, Kdz. Ereğli Belediyesi’nin yıllar süren girişimleri sonunda halkın kullanımına açıldı.
Karadeniz Ereğli Akarca Mahallesi sınırları içerisinde kalan Kaletepe’ye giden Başkan Posbıyık, CHP İlçe Başkanı Ali Kocamanoğlu, Belediye Meclis Üyesi adayları, daire müdürleri ve ailelerinin de katılımı ile gazetecilerle bir araya gelerek; Kaletepe başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Posbıyık, şunları söyledi:
“Kaletepe, belediyeye devir edilmiş durumda. Bu bölgeyi otlarını temizledik, ham bir şekilde teslim aldık. Buraya gelenler şaşkın vaziyette, böyle bir güzelliğin Ereğli’de olduğunun farkında olmamanın üzüntüsü içerisinde. İnanılmaz bir güzellik. Muhteşem bir yer. 360 derece dönerek burada Ereğli’yi izleyebiliyorsunuz. Koruma altında tutulan çok değerli tarihi eserler de var. Onları da bütün titizliğimiz ile korumak için gerekli tedbirleri alıyorlar. Bu bölge eskiden askeriyedeydi, stratejik bölgeydi. Kimsenin girmesine izin verilmiyordu. Burada cihazlar kaldırıldı, bizde harekete geçtik, burayı alabilmek için. Uzun zamandır gayret ediyoruz. Ereğli halkına bu güzelliği sunalım diye. Bize çok yardım edenler oldu. Başta Karadeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Niyazi Uğur, AK Parti Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, bütün işlemlerin yapılmasında, karşımıza çıkan engellerin kaldırılmasında bizlere büyük yardımlarda bulundular. Ereğli halkı adına teşekkür ediyorum.
Biz henüz burada çalışmalarımızı yapmadık. Banklar, oturma yerleri konulacak. Çay ocağını kurduk. Buna rağmen havalar güzel gittiği müddetçe 10 gün içerisinde halkı burayı gezdirmeye kararlıyız. Görmek isteyenleri buraya taşıyacağız. Burada mangal, yiyecek içecek yok. Büfede ikramları biz yapacağız, çayı biz vereceğiz. Yaz ayına ilçemize gelenleri burayı taşıyacağız. Ereğli’nin en güzel yerlerinden bir tanesi. İnanılmaz bir doğa, deniz, tarih var burada. Başaramayacağımız hiçbir şey yok. Teleferik yapacağım diye ortaya çıkmıştım. Problem çıktı. Orada da lojmanlardan dolayı tehlikeli olur diye Göztepe’ye teleferiğin çıkmasını askeriye sakıncalı görerek red verdi. Erdemir lojmanlarına doğru olan bir noktayı seçtik. Süs havuzunun oradan mesafe kısaldı ama teleferik yapmaya karar verdik. Aynı zamanda Göztepe’nin bütün mevkilerinde gezi, piknik alanları hazırladık. Müjde veriyorum Ereğli halkına. 15 gün önce koruma planı Çevre Bakanlığı tarafından imzalandı, burası da belediye uhdesine geçti.
Ayrıca Çeştepe üzerinde de çalışmamız var. Arka yoldan misafirlerimizi ağırlamak istiyoruz. Ereğli halkı beni iyi dinlesin. Ereğli’de yapılamayacak hiçbir şey yok ama bir takım engeller bize mani oluyor. Belediye meclisinde çoğunluğun yoksa 3’de 2 kararlarla çıkarman gereken işler var. Ereğli’de revizyon işi var, engel oldular çıkartamadık. Ereğli’de yapacağımız bir takım konularda 3’de 2 çoğunluğa ulaşmamız gerekiyor.
Bu benim son dönemim. Ereğli’ye hizmet etmek iyi hatıralar bırakmak istiyorum. Lütfen sadece Halil Posbıyık’a değil meclis üyelerine de oy vermelerini rica ediyorum. Kırgın olanlar olabilir çocuklarımıza yararlı bir ortam yaratabilmek için her kesi hiçbir partim farkı gözetmeksizin, biz siyaset yapmıyoruz, milletvekilleri siyaset yapsın. Biz yerel halka, köylerimizle birlikte hizmet etmek istiyoruz. Lütfen sadece Posbıyık’a değil aynı zamanda minimum 28 tane meclis üyesi ile meclise girmemi sağlayın gerisini bana bırakın. 5 Senede Ereğli’de neler olacağını hep birlikte göreceğiz. Bunları ispatlamaya başladık. Kapalı bir alanı ortaya çıkarttık, büyük bir uğraşla…
Bunlar öyle kolay değil, millet öyle gidiyor stadyumun altına havuz projesi yapıyor, hikaye bunlar. Öyle kolay değil. Limanlar, mendirekler yapıyor, biz belediyede son dönemde ülkenin düştüğü ekonomik sorunlardan dolayı işçi, memurun maaşlarını zor ödüyoruz. Nerden yapıyorsun bunu? Kasadan haberin var mı? Yok, yersen. Yersen gidiyor işte. Açık ve net söylüyorum. Ömrümü Ereğli’ye verdim. Milletvekilliğine falan da soyunmadım, Ereğli halkına hizmet etmek istiyorum. Ereğli’de çok kalıcı tesisler yapmak için en az 28 meclis üyesi ile desteklemenizi istiyorum. Bu bölge Ereğli halkının hizmetine sokmaktan ben ve meclis üyelerimizle mutluyuz. Hayırlı uğurlu olsun.”
]]>Ereğli İlçe Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Hüseyin Oprukçu Kültür merkezinde Belediye-İş Sendikası ve Kadrolu İşçiler Toplu İş Sözleşmesi programını gerçekleştirdi. İşçi Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İsmail Dumanlı, Ereğli’de şirket çalışanlarının sendikal haklarını elde ettikleri ifade ederek, “Ereğli’de bugün şirket çalışanlarımız sendikal haklarını elde ettiler, sendikal güvenceye kavuştular. Onlarla bugün bu salonda ilk defa toplu sözleşme imzalıyoruz tarihi bir gündür diyorum ilk adım atıldı bundan sonra inşallah yine belediye başkanımızın bizlerle görüşmelerinden aldığım duruma göre daha iyi daha güzel günler bizi bekliyor inanıyorum. 31 Marttan sonra da başkanım Türkiye’de yaşanan şartlara göre yeni iyileştirmelerle ilgili arkadaşlarımızın durumlarıyla ilgili çalışmalarına devam edecek geldiğimiz nokta yadsılanacak bir nokta değil. Şöyle söyleyeyim ki asgari ücret seviyesinden şu an ele net 25 bin lira geçecek bir rakam açıkladı başkanımız. Daha sonra bir aidat kesintisi bir yevmiye tutarında onu da ben üstleniyorum demişti, kendisine sizler adına bir kere daha teşekkür ediyorum. Kurban Bayramının ve Ramazanlarda 5 bin lira onlara bayram ikramiyesi vereceğim dedi yine bizim talebimiz değildi kendi talebi tekrar teşekkür ediyorum. Biz emeğe kim yakınsa, işçiyi kim koruyorsa işçinin yanında kim oluyorsa her zaman onu başımıza taç etmişizdir. Bugün burada dostluklarımızın ötesinde Belediye Başkanımla bir toplu sözleşmedeyiz taraf olmam gerekiyorsa taraf olacağım biz emekten yana olanları koruyup kollamak durumundayız. Hepinize teşekkür ediyorum, bu toplu iş sözleşmemizin sendikamıza, Ereğli çalışanlarımıza hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen başta Belediye Başkanına değerli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Toplu iş sözleşmemizin hepimiz için, belediyemiz için, Ereğli’miz için hayırlı olmasını, örnek olmasını diliyorum”
Ereğli İlçe Belediye Başkanı Hüseyin Oprukçu imzalanan sözleşmenin hayırlı olmasını dileyerek, “Belediye başkanlığımız süreci içerisinde her günü halk günü gibi yaşadık insanımıza birebir hizmet etmeye azami gayreti sarf ettik o süreç içerisinde de günde 40 tane ayrı duygu seli yaşadık kimi acı ama tatlısı yüzde 1 kadar ya var ya yok. Şimdi bitmedi bakın arkadaşlar süreç çok hızlı geliştiği için tasnif yapamadım. Tecrübeliler, eskiler kıdemliler içinde mühendisler var hakikaten nitelikli personelim var hepinize aynı statüde mütalaa ettik önümüzdeki süreç ek protokolle bunun tasnif edildiği bir süreç olacak burada bu karşılığın her hal ve şart altında ekstra haklar sağlayacak size bu bir. İkincisine gelince devletimiz memuruna en düşük ücreti 32 bin lira olarak takdir ediyorsa takdir etmiş ise biliyorsunuz kentsel dönüşümde belediye hisseleri oradan gelecek ekstra gelirlerimiz olacak kentsel dönüşüme de başlıyoruz yakında başlıyoruz. Halin temelini önümüzdeki günlerde atacağız ona da başlıyoruz. Halin yerinde devasa bir belediye arsamız çıkacak ortaya orada da ticari alanlar ve konutlarla bağlı olarak belediyemiz finansal anlamda çok rahatlayacak. Bir başka şey dün yani 2 aya kadar yalnız başımaydım. 2 aydır Cumhur İttifakı’nın adayı olarak yola çıktığımdan bu yana da artık Cumhur İttifakı yandaşlığıyım, taraflılığım resmi olarak tescil edilmiş vaziyette. Dolayısıyla Cumhur ittifakının gücünü de Ereğli Belediyesinin arkasına aktif olarak aldığım bir tabloda sizlerin özlük haklarınıza bağlı olarak çok mutena ve müstesna bir düzenleme yapacağım. Muhtemelen Haziran-Temmuz ayında biraz işte seçim sonrası yoğunluk yaşanacak yoğunluktan sonra ekstra görüşmelerimiz olacak biraz önce dedim 32 bin lira devletimizin en düşük devlet memuru maaşı olarak takdir ettiği dedim şimdi sizlere 8 bin lira koydum üstüne toplamda 25 bin lira oldu. İnşallah seçimden sonra bir 7 bin lira daha koyacağım bunun üstüne” şeklinde konuştu.
Adabağ’da personele yer müjdesi
Başkan Oprukçu, “Adabağ’da organik tarımdaki ürünlerimizi yediniz nasiplenmeyen var mı? Adabağ’ın 4/3 Adabağlılara verdim, yetiştirin kira almıyorum sizden suyunuzu da elektriğinizi de bedava kullanacaksınız. 41 de belediye personelimiz için ayrılmış vaziyette. Sadece personelinden kim ne kadar yer kendisi için ekmek isterse o kadar yer oraya dikeceği kadar fide ve su parası, elektrik parası da ödemeden kendisi için personelimin yol arkadaşlarımın yetiştirmesini istiyorum. Bugüne kadar finansal anlamda çok darlık yaşamama rağmen hiçbirinizin bu darlığı yaşamaması için uykularımın kaçtığını geceler oldu şükürler olsun. Kadrolular gözümün içine bakıyor bakmayın rahat olun kanun hükmünde kararname çerçevesinde kadrolu olarak çalışan şirket işçilerime onu veririm de sizi göz ardı falan etmem rahat olun sizlere de bir şey gelecek toplu iş sözleşmemiz hayırlı olsun. Haziran- Temmuz aylarında ilave olarak ek protokolle vereceğimiz 7 bin lira da hayırlı olsun” diye konuştu.
“Sadece Ereğli’ye değil Konya’ya, sadece Konya’ya değil Türkiye’ye örnek olacak bir başarıyla seçimi alalım istiyoruz”
31 Mart seçimleri hakkında da konuşan Başkan Oprukçu, “Yol arkadaşlarım istisnasız hısım akraba konu komşu herkesle beraber birlikte Ereğli tarihinde bir ilki daha dün 2019 nasıl yaşattıysanız. Bir daha Ereğli’ye, sadece Ereğli’ye değil Konya’ya, sadece Konya’ya değil Türkiye’ye örnek olacak bir başarıyla seçimi alalım istiyoruz. Köylerde açık ara inanılmaz bir şekilde fark atıyoruz Ereğli merkezde de öndeyiz yüzde 48-49 bandındayız. Bu yetmez yüzde 48 49 bandında bir oyla seçilmek beni belediye başkanı yapar ama Ereğli’de bir ilk, Konya’da hakikaten tarihe not düşecek şekilde Ereğli’den bir mesaj Türkiye’nin de örnek aldığı bir yapı, bir tablo o tabloyu görmek istiyorum yüzde 60 üstüne çıkmak istiyorum. Allah sizden razı olsun dostluğunuzdan emin olmak istiyorum, dostluğunuzu görmek istiyorum. Biz istemeden bir başkasının Ereğli belediye Başkanlığı makamına nefsi için, cebi için oturmasına asla müsaademiz olmayacak. Dün yayan yapıldak yalnız başınaydım, bugün Milliyetçi Hareket Partimizle AK Partimizle birlikte yürüyorum” dedi. – KONYA
]]>Kdz. Ereğli Belediye Başkanı ve CHP Belediye Başkan Adayı Halil Posbıyık’ın seçim ofisinin açılışı mitinge dönüştü. Ereğli halkının yoğun ilgi gösterdiği açılışta konuşan Başkan Posbıyık, seçim döneminin Ereğli’ye yaraşır şekilde geçmesini dileyerek diğer adaylara başarı temennisinde bulundu.
‘Ereğli için bir takım sıkıntılar hissetmesem seçime girmezdim’ diyen Başkan Posbıyık, “Ereğli’nin 2014-2019 arasında olduğu gibi bir daha denemeyle geçirecek 5 senesi yok” dedi. CHP İl Başkanı Devrim Dural ve İlçe Başkanı Ali Kocamanoğlu “Ereğli Belediyesi’nin CHP’de kalması için bütün mücadeleyi vereceğiz” sözü verdiler. Kdz. Ereğli Belediye Başkanı ve 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Halil Posbıyık, seçim kampanyası döneminde kullanacağı seçim ofislerinden ilkinin açılışını Ereğli halkının yoğun katılımıyla gerçekleştirdi.
Başkan Posbıyık eşi Kadın Kooperatifi Başkanı Neriman Posbıyık ile birlikte sahneye çıkarak, tezahüratlar eşliğinde halkı selamladı. Başkan Posbıyık, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir takım sıkıntılar hissetmesem zaten seçime girmem. Benim için herkesi sevgiyle dostça bakmak en önemli unsur. Bütün partilerden adaylığını koyan belediye başkanı adayı kardeşlerime de sevgilerimi gönderiyorum, başarılar diliyorum.
Bütün mücavir alandaki köyleri şehre kattım. Onlara asfaltlarını yaptık, temizleme giderlerini yaptırdık ve şehrin nüfusunu 100 bine çıkararak 100 yıllık yetecek içme suyu tesislerini açtık. Bu bölgenin en büyük içme suyu tesisleri. 9 tane jeneratör aldık, su kesintisi olmasın diye. Su tesislerinde bir takım kaçamaklar olabiliyordu 38 milyon belediye para harcayarak ozon tesisi kurduk. Hiç dışarıdan damacana falan almaya gerek yok, musluk suyunu istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Ne oldu bunun bedelini ödedik. Köyleri aldığım için beni pek tanımıyorlardı, bana oy vermediler ve 2014’de bedel ödedik, seçimi kaybettik. Helal olsun Ereğli’ye içme suyu tesisleri yaptık. 16 Tane köyümüze içme suyunu Ereğli Belediyesi olarak biz veriyoruz. Sadece onlar mı, Organize Sanayinin de sıkıntıları vardı. Onlar bizim her şeyimiz, istihdam sağlıyorlar. 6 Bin metre terfi hattı yapılarak OSB’nin de suyunu verdik. Ereğli’de trafik sıkıntısı var, ne yapmak lazım? Uyuyan güzel, Belen, Ahmetçiklerde yollarımı yaptım. Yeni Belen Sanayi’den geçerken bakın yolları oraya kadar getirdim. Bütün arabalar bu yan yollara vermek şartıyla hastane, pazaryerine gidebilecek, ana hattı rahatlatacağız. Buraya bir çevre yolu yapılması lazım. Yeni hastanenin olduğu yerden Alaplı’ya çıkacak bir yol yapılması lazım, proje hazır 4 tünel var üzerinde. İhaleye verilmesi lazım, çevre yolu devreye girmeden herhangi bir çalışma yapılamıyor. Bu çevre yolu yapıldığı taktirde otobüsler Zonguldak’tan İstanbul’a, Ankara’ya giden otobüs, tır, kamyon, taksiler oradan direk Alaplı’ya çıkacaklar. Kepez yolundan geçmeyecekler. Kepez yolu tamamen belediyeye verilecek. Kepez’de ölümlü kazalar olmaya devam ediyor, maalesef. Bu yol Ereğli-Devrek yolundan daha önemli. Bu çevre yolu yapılmazsa kazalar ölümler devam edecek. Ereğli’de müzeler yaptık, Kent, Alemdar, Oyuncak Müzesi yaptık. Şimdi yakında piknik alanları tertemiz hale getiriliyor, çalışmalara başladık. Kaletepe ile uzun uğraşlar sonucu bize verdiler. Orada şuan temizlik yapıyoruz. Ereğli’de spor tesisleri yok. Benim belediyedeki yerim stadın yanında. Vatandaşlar orada spor sahasını 4’e bölüp de antrenman yapıyorlar, yazık günahtır ayıptır ya. Bu memlekete ayıptır. Burada o kadar çok sporcu genç var ki bu sporcu gençler maalesef spor yapamıyorlar. Yer bulunmuyor. Biz Ereğli Belediyesi olarak yeni bir yer yapmaya başladık, oraya çok büyük bir stadyum yapıyoruz. Mahallelerde 15’e yakın yeşil sahalar yaptık. Belende 2 bin 800 metre kare üzerinde saha, çevresinde spor aletleri bulunan yer yaptık. Çocuk parkları her yerde var. Amatör spor kulüplerine 475 bin lira para dağıttık. Eski çöp alanını revize etmeye başladık, yeşillenmeye başladı. Orası sonuna kadar yemyeşil bir alan olacak. Bisiklet yoluna başladık, bitirdik. Kandilli’ye doğalgaz getirilmesi için hükümet tarafından karar verilmiş, kazılar yapıldığı için bisiklet yolunu aldılar. Doğalgaz çalışmalarının bitmesini bekliyoruz. Tekrar orayı düzenleyeceğiz. Şuanda biliyorum en büyük şikayetiniz Halk Otobüslerinden. Ereğli’de nüfus arttı. Halk otobüslerinin gidiş hatlarında yeni yerleşimler oluştu. Halk Otobüsleri yönetimiyle yeni bir anlaşma yaptık. İstanbul Teknik Üniversitesi ile anlaşma yaptık. Halk Otobüsleri için rehabilitasyon çalışması hazırlıyoruz, bitmek üzere. Bundan sonra otobüsler sıklaştıracak. Burada toplanmayacak. Kemer’de olan Kemer’de, Kepez’de olan Kepez’de toplanacak. Yeni duraklar ilave edilecek. Bunların bir kısmı dar sokaklara girebilmek için küçük otobüs haline getirilecek, büyük otobüsler hastaneden Kemer’e kadar tek sefer yapılacak. Ereğli halkından bana oy vermeyenleri de seviyorum. AK Partili olanları da, CHP’li olanları da, MHPli olanları da, Saadet Partili olanları da, İYİ Partili olanları da. Bütün herkes benim gözümde aynı seviyede, yoksa bu halk beni bu kadar destekler mi? Benim için hizmet, benim için siyaset. Yerel yönetimlerde siyaset olmaz. Eğer siyaset yapmak isteseydim milletvekili olurdum, ideolojiye koştururdum. Ama ben hizmet adamıyım, ben belediye başkanıyım. Ereğli’de yaşayan 120 bin kişi. Köyleri asla ayırmam, hepsinde tanışığım var, muhtarlarla, yaşayanlarla 270 bin kişinin ayrılmaz belediye başkanıyım ben. Benim için parti farkı yok.” – ZONGULDAK
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kdz. Ereğli Öğretmenevi’nde sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve teşkilat üyeleri ile bir araya geldi. Türkiye’nin yakın tarihte yaşadığı süreçleri hatırlatan Bakan Yılmaz Tunç, 31 Mart günü yapılacak olan yerel seçimleri için de yerel yönetimlerin Ankara ile uyumunun önemli olduğunu söyledi. Parti ayrımı yapmadıklarını da söyleyen Bakan Tunç, “Ele olmak, kol kola olmak, aynı masanın etrafında toplanabilmek ve birlikte proje üretip o projeyi halkın faydasına, hayata geçirebilmek için de bu uyumun önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Kdz. Ereğli’de 31 Mart günü yapılacak olan yerel seçimler öncesi heyecan yaşandığını ve ilçe halkının AK Parti’ye oy vererek gerçek belediyeciliği başlatacağını söyleyen Bakan Tunç, “Ereğli’de bir heyecan var. Ereğli’yi otuz bir Mart heyecanı sarmış. İnşallah otuz bir Mart Ereğlili hemşehrilerimiz en doğru kararı verecekler. En doğru adaya oy vererek Ereğli’mizde de gerçek belediyeciliği AK Parti belediyeciliğini, AK belediyeciliği başlatacaklar inşallah. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Gerçek belediyecilik, hizmet belediyeciliği, icraat belediyeciliği, gerçek belediyecilik herkese, her mahalleye eşit hizmet götüren, adaletli hizmet getiren belediyecilik, gerçek belediyecilik ayrım yapmayan belediyecilik, gerçek belediyecilik şehrini alt yapısıyla, üst yapısıyla, o şehirde yaşayanların huzurlu bir şekilde geleceğe baktığı bir belediyecilik. Ereğlimiz bunu hak ediyor. Fazlasıyla hak ediyor. Tabii Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde belediyecilik noktasında, yerel yönetimler noktasında Ereğli zaman kaybediyor. Bu zaman kaybedişinin artık son günü de 31 Mart olacak. ve 31 Mart’tan sonra milletimizin Ereğlili hemşehrilerimizin kararıyla Ereğli’de inşallah İbrahim Sezer’le beraber yeni bir dönem başlayacak” dedi.
“O başarı Cumhurbaşkanımızı parti kurmaya zorladı”
“Gerçek belediyecilik AK Parti’dir. Çünkü AK Parti’nin doğuş sebebi belediyecilikteki Cumhurbaşkanımızın 1994’teki başarısıdır” diyen Bakan Yılmaz Tunç, “1994’te İstanbul Cumhuriyet Halk Partisi’nin elinden kurtarıldı Havası solunamayan, çöpleri toplanmayan, çöp, çukur, çamur diye anılan bir İstanbul devralındı ve o İstanbul 4 buçuk yıl gibi kısa bir süre içerisinde yeniden imar edildi, yaşanılır hale getirildi. Suları akmayan İstanbul’a barajlar yapıldı. Sular akıtıldı. Haliç temizlendi. O Haliç’in kenarından geçemeyen insanlar artık oralarda sahilde yerleri oluştu. Yollar, kavşaklar İstanbul’un dünya projeleriyle tanışması var metro inşaatları, Marmara inşaatları işte değerli hemşehrilerim, Cumhuriyet Halk Partisi’nin elinden alınarak yeni bir dönem İstanbul’da başladı ve o başarı Cumhurbaşkanımızı yeni bir parti kurmaya zorladı. Anadolu halkı Türkiye 81 vilayet İstanbul’a baktı. ve İstanbul’daki o kronikleşmiş sorunları çözen kişi Türkiye’nin de doksanlı yıllar boyunca çektiği o sıkıntılardan o kronikleşmiş sorunlardan Türkiye’yi de Recep Tayyip Erdoğan bir parti kurarsa o çözer dediler ve Anadolu tüm illeriyle, ilçeleriyle beraber adeta AK Parti’nin kurulmasını sağladı. Yani AK Parti bir millet hareketi. AK Parti’nin doğuşu gerçek belediyecilik. O nedenle milletimiz İstanbul’daki bu başarının bütün Türkiye’ye yayılmasını istedi. ve adeta AK Parti’nin kurulmasını sağladı.”
“AK Parti siyaset mühendisliğinin neticesi kurulmuş bir parti değil”
Altılı masanın bir yıl olmadan dağıldığını hatırlatan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti’nin ise siyasi mühendislik neticesi kurulan bir parti olmadığını ve millet hareketi olduğuna dikkat çekti. Bakan Tunç sözlerini şöyle sürdürdü:
“AK Parti bir masa başında üç beş kişinin bir araya gelip bu altılı masa falan konuşuluyordu ya bir sene, bir sene olmadı daha. Şimdi dağıldı gerçi o masalar. Üç beş kişinin bir araya gelip, hadi bir parti kuralım da millete gidelim, oy isteyelim şeklinde bir siyaset mühendisliğinin neticesi kurulmuş bir parti değil. AK Parti bir millet hareketi. Milletin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyecilikteki başarısı nedeniyle hadi artık parti kur. Bütün Türkiye’yi yönet. Şu doksanlı yılların parlamenter sistemin çektirdiği sıkıntılardan da bu ülkeyi sen kurtarırsın dediler. Adeta milletimiz o belediyecilik başarısı sayesinde AK Parti’nin kurulmasını zorladı ve kurulduktan itibaren de 14 ay gibi kısa bir süre içerisinde tek başına iktidara getirdi. Kurulduğundan beri, yerel seçimler, genel seçimler, referandumlar, cumhurbaşkanlığı seçimleri. Hepsinde de milletimiz tercihini AK Parti’den yana, Recep Tayyip Erdoğan’dan yana, Cumhur ittifakından yana kullandı. İktidara hemen ilk dört buçuk yılında acil eylem planlarıyla işe koyulduk ve 2007 yılına geldiğimizde Cumhurbaşkanlığı seçimleri gelip çattığında o vesayetçi anlayış tekrar devreye girdi. Cumhurbaşkanı’nı meclise seçtirmeyiz dediler. Ne olacaktı? Bugüne kadar seçim usulü aynıydı. Ama maalesef öyle bir kural da yaptılar ki 367 krizini çıkardılar. ve mecliste Cumhurbaşkanını seçtirmediler. Anayasa Mahkemesi’ne gittiler seçimi iptal et dediler. Mecliste yapılan seçimi ve o zaman dedik ki o zaman Cumhurbaşkanını halk seçsin. Referanduma gidiyoruz dedik. Referanduma gittiğiniz zaman o mecliste meclise seçtirmeyenler bu sefer halka gittiler, halka siz Cumhurbaşkanı seçemezsiniz dediler Yanlış oluyor dediler. Referandumda hayır oyu kullanın dediler. İşte böyle bir siyaset anlayışı. Vesayetçi anlayışın siyasette de uzantıları o dönemde hep devreye girmişlerdi. Sonrasında 2008’de bir kapatma davasıyla karşı karşıya kaldık. MİT krizi, 2013’te faizlerin yüzde beşlerin altına düştüğü, enflasyonun yüzde 5’in altına düştüğü, IMF defterini kapattığımız, ekonomide bağımsızlığımızı dünyaya ilan ettiğimiz bir dönemde enerji bağımsızlığımızı ilan ediyoruz. Nükleer santralin ihalesini yapıyoruz. İşte dünya projelerine adım atıyoruz. Marmaray’ın Osmangazi’nin ve Yavuz Sultan Selim köprülerinin ve dünyanın en büyük havaalanının İstanbul’da artık konuşulduğu projelerinin hayata geçirilmeye başladığı o parlak bir dönemde gezi olaylarını başlattılar. ve Türkiye’nin bu kutlu yürüyüş bu ilerlemesini durdurmak istediler. Taksim’de başlattıkları gösterileri bütün Türkiye’ye yayabileceklerini, bütün Türkiye’yi ateşe verebileceklerini düşündüler. Ama başaramadılar. Sokakta başaramadıklarını bu sefer masa başında acaba emniyet, yargı darbesi girişimiyle yapabilir miyiz diye düşündüler. Onu da başaramadılar. Sonrasında terörü azdırmaya çalıştılar. Hendekler kazdırdılar. ve Türkiye’nin değişik yerlerinde terör eylemleri, patlamalar meydana geldi. Can kayıpları oldu. Şehitler verdik. ve bir savaş ortamına ülkeyi sürüklemeye çalıştılar. ve on beş Temmuz’a giden taşları böyle bir bir döşediler ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde FETÖ teröristleri o gece Türkiye’nin yönetimini devralıp küresel güçlere teslim edip Türkiye’nin güneyinde bir terör devleti kurdurmanın gayreti içerisinde oldular. Ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletimizin şanlı direnişiyle karşıya kaldılar. ve o karanlık geceyi milletimizle beraber aydınlığa çevirdik. İşte bu vesayetçi anlayışın, darbeci anlayışın hep direnişiyle karşı karşıya kalırken ülkemizi de ekonomide dört kat büyüttük.”
“Türkiye’nin her yerine icraatlar donattık”
Engellemelere rağmen Türkiye’nin savunma sanayisinin yüzde 80 yerlilik orana kavuştuğunu söyleyen Bakan Tunç, “Barajlar, üniversiteler, otobanlar, hızlı trenler ve her yerde bir kalkınma hamlesi. Tüm bu engellemelere rağmen savunma sanayimizde yüzde seksen yerlilik oranına kavuşabildik. İşte hemen karşımızda doğal gaz keşfi. Dört tane yerli sismik arama gemisiyle işte hemen karşımızda. Zonguldak yine taş kömürüyle beraber doğalgaz birlikte enerji üssü olmaya devam ediyor. Enerjide bağımsız, savunma sanayinde bağımsız, IMF’ye muhtaç olmayan bir Türkiye’yi inşallah daha ileriye taşımanın gayreti içerisindeyiz. Hep politikalarımızın merkezine insanı koyduk. Önce insan dedik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalarından adalete varıncaya kadar her konuda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk. İnsan güçlü olacak ki dedik aile güçlü olsun. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun. ve millet olarak güçlü olalım. İnsanımızı güçlendirecek politikalara, hizmetlere, icraatlara ağırlık verdik. Tabii geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk döneminde bir pandemi ile karşı karşıya kaldı dünya. Ondan ekonomik anlamda çok etkilendik. Yine altı Şubat meydana gelen depremler nedeniyle ekonomimiz sarsıldı. Bu anlamda halkımızın alım gücünün azalan alım gücünü arttırma noktasındaki çabalarımızı da şimdi hızlandırdık. İşte bu noktada alım gücünü arttırmaya yönelik politikalarımızı da peyderpey devreye sokmanın gayreti içerisindeyiz” dedi.
“Yeni dönemde birinci önceliğimiz yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak”
6 Şubat’ta meydana gelen depremler sonrası yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldıracaklarını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç şunları kaydetti:
“Tabii ki yeni dönemde birinci önceliğimiz depremde yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak. ve bundan sonra afetlere dirençli şehirleri oluşturmak. Afetlere dirençli şehirlerimiz elbette ki belediyelerimiz de el ele kol kola vererek belediye başkanlarımızın şehirlerine sahip çıkarak kentsel dönüşüm, altyapı, üst yapı, imar planları tüm bunlar koordineli çalışmayla olacak hususlar. O nedenle belediye başkanlarımızın, özellikle 1 Nisan’dan itibaren göreve başlayacak olan belediye başkanlarımız bu anlamda kentlerini afetlere dayanıklı şehir yapma noktasındaki projelerini öne çıkaracaklar. Çünkü hükümetimizin politikası da bu. Bunu da inşallah el birliğiyle bütün Türkiye genelinde gerçekleştireceğiz. Yine önce insan demeye devam edeceğiz inşallah. Türkiye’de demokrasinin standartlarını hep yükselttik. Sessiz devrim sayılan reformlara imza attık. Her alanda özellikle doksanlı yıllar boyunca temel hak ve özgürlükler noktasındaki o kayıp yılları telafi etmenin gayreti içerisinde olduk. Türkiye’yi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Temel hak ve özgürlüklerin önünde engel koymak isteyenlerin karşısında yine biz olacağız. Yine hukukun üstünlüğünü ve adaleti savunmaya hep devam edeceğiz inşallah. Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmamızı sürdüreceğiz. Terörden arınmış, kadına şiddetin olmadığı, çocukların her türlü kötülükten, istismardan korunduğu huzurlu bir gelecek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Dünyada hakkaniyeti, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Hukuku insan haklarını savunmaya, mazlumun hakkını savunmaya devam edeceğiz. Hakkaniyetli ve dengeli dış politikamızla Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceğiz. ve önümüzde 43 gün gibi kısa bir süre kaldı. Yerel seçimlere az bir zaman kaldı muhalefet partileri darmadağınık. Cumhurbaşkanımız geçen hafta Zonguldak’taydı. Hep beraber gördük. Zonguldak’ta o madenci meydanı, madenci anıtı sığmadı. Zonguldaklı hemşehrilerimiz. Cumhurbaşkanımızı bağırlarına bastılar ve yine 31 Mart’ta verecekleri kararı ona göstermiş oldular. ve inşallah hem Zonguldak’ımız, hem tüm ilçelerimiz, Karadeniz, Ereğlimiz, Alaplımız, Gökçebeyimiz, Çaycuma’mız, Devreğimiz, Kozlu’muz, Kilimlimiz hepsi beldeleriyle beraber burada Ormanlı belediye başkanımız var, Kandilli’miz ve Gülüç Belediyemiz de inşallah AK belediyecilik vatandaşlarımızın hakkı olan belediyecilik anlayışıyla doğru adaylarla inşallah yolumuza devam edeceğiz.”
“Cumhurbaşkanımız günde iki, üç toplantı yapıyor. Nerede Türkiye’nin ana muhalefeti?”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her gün iki veya üç toplantı yaptığını söyleyen Bakan Tunç, “Cumhurbaşkanımız dün iki miting yaptı değil mi? Giresun, Ordu, bugün Trabzon Rize, geçen hafta Tekirdağ, Zonguldak kaç oldu, neredeyse yirmiye çıkacak. Bunun dışında aday tanıtım toplantıları, günde iki, üç tane toplantı, nerede Türkiye’nin ana muhalefeti? Hiç gören var mı bazen aday tanıtım toplantıları yapılıyor. Yanlış adayın adı anons ediliyor. Başka bir isim el kaldırılıyor falan. Böyle bir karışıklık. Şimdi tabii bir altılı masa vardı değil mi? Nerede altılı masa? Hani bunlar Türkiye’nin yönetimine taliplerdi. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdikleri kişiyi kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. Şimdi aleyhinde konuşup duruyorlar. ve sonrasında hani siz birbirilerinizin yardımcısı olacaktınız. Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak bir sürü kaç 9 tane miydi? 10 tane miydi? Yardımcı olacaklardı. Yani bunlar muhalefette birliktelik sağlayamayanlar iktidarda bunları eğer öyle bir ihtimal yoktu. Olsaydı ne olurdu Türkiye’nin hali? Nasıl bir kaosa sürüklenirdi? Daha 8-9 ay önce yapılan seçim ortada. Ereğli’de de yüzde 50’nin üzerinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a destek verildi. Bu ne demek? Ereğli, Karadeniz, Ereğli, Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyor. Recep Tayyip Erdoğan da Ereğli’de gerçek belediyecilik istiyor. İşte onu da İbrahim Sezer’le gerçekleştireceğiz inşallah. Tabii nüfusa göre belediyelere gelir gönderiliyor değil mi? Toplanan ve vergiler ve nüfusa göre her belediyemizin eşit bir şekilde ne kadar nüfusu varsa merkezi hükümetten para gönderiliyor. O parayla o ilçelere yatırım yapılsın deniliyor. Bazı belediye başkanları bunu verimli kullanıyor. Şehre hizmet olarak aktarıyor. Bazıları da maalesef çarçur edebiliyor. Milletin parası, milletin hazinesinden çıkan o para burada Ereğli halkına hizmet olarak gitmesi gerekirken maalesef çarçur edilebiliyor, israf edilebiliyor. Şimdi tabii bunun dışında öyle belediye başkanları oluyor ki, proje üretiyor. ve o projeyi ilinin milletvekilleriyle el ele veriyor, kol kola veriyor. Bakanlarına gidiyor. Hangi bakanlığı ilgilendiriyorsa o bakanlıksa o projenin hayata geçmesi için canla başla çalışıyor. O nedenle belediye başkanının Ankara’yla uyumu önemli. Bir parti ayrımı yapmıyoruz. Bu kesinlikle başka tarafa çekilmesin. Ama el ele olmak, kol kola olmak, aynı masanın etrafında toplanabilmek ve birlikte proje üretip o projeyi halkın faydasına, hayata geçirebilmek için de bu uyumun önemli olduğunu düşünüyoruz. 43 gün çok az bir zaman ve bu süre içerisinde inşallah tüm mahallelerimizde esnafımızla ve evlerde ev sohbetleriyle, özellikle kadın kol gençlik kollarımız zamanımızı çok iyi değerlendirerek inşallah bu başarıyı Ereğli’de rekor bir oyla inşallah gerçekleştireceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Tunç, düzenlenen etkinliğe katılanlar ile hatıra fotoğrafı çektirdi. – ZONGULDAK
]]>