Eserleri – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Wed, 17 Jul 2024 21:03:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Art Dubai’de yapay zeka ve minyatür sanatı bir araya geldi https://www.kanal7haber.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:03:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9849 Dünyanın dört bir yanından sanatçıları bir araya getiren çağdaş sanat fuarı Art Dubai’nin 17’nci edisyonu, 3 Mart’a kadar devam edecek.

Fuarın bu yıl 3’üncü edisyonuyla sanatseverlerle buluşan dijital seçkisinde ise Arjantinli sanatçı Florencia S.M. Brück’un minyatür sanatıyla yapay zekayı bir araya getirdiği 9 eseri yer aldı.

Küratörlüğünü Serena Tabacchi’nin üstlendiği “AI Futuristic Narratives in Historical Artistry” başlıklı seriyi, fuarda Immaterika Galeri temsil etti.

Eserlerinde yapay zeka ve İslami sanatları birleştiren Brück, çalışmalarına dair AA muhabirine yaptığı açıklamada, güzel sanatlar eğitimi aldığını, aynı zamanda bir yazılımcı olduğunu dile getirdi.

Brück, Art Dubai’de temsil ettiği eserlerini OpenAI tarafından geliştirilen yapay zeka robotu Chatgpt ile yaptığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

“Yapay zekanın tasavvuf düşüncesinin tarihteki önemli temsilcilerinin eserlerinden ilhamla geleceğe dair tasvirler oluşturmasını istedim. Bunu yaparken de İslam sanatının bir formu olan minyatürü kullandım. Örneğin insan doğasındaki aşk kavramı makinelere ya da yapay zekaya uyarlanırsa nasıl bir görüntü ortaya çıkar onu hayal ettim. ya da bilim adamlarının sanal dünyalardaki yani metaverse gibi alemlerde gezintilerini yansıtmaya çalıştım.”

“Önemli düşünürlerin yazdıkları gerçekten dünyanın geri kalanına yol gösterebilir”

Çalışmasını metal plaka üzerinde oluşturduğunu aktaran Brück, “Eserlerin arkasında yapay zeka tarafından Mevlana, Hafız-ı Şirazi ve Ömer Hayyam gibi şairlerden ilhamla yazılmış şiirler de yer alıyor. Tüm şiirler aynı zaman Blockchain teknolojisiyle NFT olarak hazırlandı.” dedi.

Florencia S.M. Brück, geleceğe doğru bakmak için öncelikle geçmişi iyi anlamak gerektiğini ifade ederek, “Resme olan ilgimden dolayı minyatür eğitimi de aldım. Minyatür ile tanışmam bana yeni bir dünyanın kapılarını açtı. Tarihten gelen bu önemli düşünürlerin yazdıkları gerçekten dünyanın geri kalanına yol gösterebilir. Onların eserlerini şiddetle tavsiye ediyorum. Dünyadaki insanlara biraz olsun ilham vermek istiyorsa tüm sanatçıların bu eserleri okuması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Projenin köklerinin Emevi, Abbasi, Memlük, Osmanlı İmparatorluğu gibi önemli hükümdarlıkların geniş kültürel ve sanatsal mirasından beslendiğini ve zengin İslam tarih dokusuyla oluşturduğuna dikkati çeken Brück, şunları kaydetti:

“Bu dönemler, özellikle minyatür resminde, titiz detayları, canlı renkleri ve derin sembolleriyle karakterize edilir. Ben de oluşturduğum şiir veri kümesinde bu dönemde yaşamış, Rumi, Hafız-ı Şirazi, Ömer Hayyam, Feridüddin Attar, Sadi-i Şirazi, Gazzali ve İbnü’ Arabi gibi tanınmış şairlerin eserlerini bir araya getirdim. Ortaya çıkan sinerji, İslam sanatının tarihi ihtişamını dijital anlatının keskin uçlarında ve yapay zeka odaklı yaratıcılığın alanlarını birleştiren benzersiz bir dijital antoloji oluşturdu. Bu yaklaşım, sadece İslami sanat geleneklerinin mirasını korumakla kalmaz, aynı zamanda onları çağdaş teknolojinin bakışından yeniden yorumlayarak klasik ile günümüz arasında bir diyalog oluşturur.”

Yapay zeka yardımıyla oluşturulan eserlerin isimleri ise şöyle:

“Augmented Heart”, “Whispers Across Time”, “The Song of the Quantum Mystic”, “The Eternal Verse”, “Silicon Souls”, “The Legacy of Aria”, “The Virtual Dervish”, “Echoes of Andromeda”, “The Synthetist’s Ode”

Art Dubai’den, Gazze’deki sivillere destek

İsrail’in Gazze’de yüzlerce kişinin ölümüne neden olan hastane saldırısından sonra Instagram hesabından açıklama yapan fuar, “Gazze’de meydana gelen yıkıcı olaylara tepki olarak, ana şirketimiz Art Dubai Group, bu trajediden etkilenen birçok masum sivili desteklemek için fon toplayacak.” ifadelerine yer vermişti.

Fuar öncesi tüm bilet satışlarından elde edilen gelirin yüzde 25’i, Gazze’deki sivillere destek için Birleşik Arap Emirlikleri’nin Kızılay Derneği üzerinden bağışlanacak.

Sanatseverler, 40 ülkeden, 120’den fazla galerinin yer aldığı fuarı, 3 Mart’a kadar ziyaret edebilecek.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/art-dubaide-yapay-zeka-ve-minyatur-sanati-bir-araya-geldi/feed/ 0
Şanlıurfa Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik Müzeleri, sel felaketinin ardından yeniden ziyarete açılıyor https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfa-arkeoloji-ve-haleplibahce-mozaik-muzeleri-sel-felaketinin-ardindan-yeniden-ziyarete-aciliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfa-arkeoloji-ve-haleplibahce-mozaik-muzeleri-sel-felaketinin-ardindan-yeniden-ziyarete-aciliyor/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:45:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3682 Şanlıurfa’da 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan sel felaketinden olumsuz etkilenen Arkeoloji Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi, yaklaşık 11 ay sonra kapılarını yeniden ziyaretçilerine açacak.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AA muhabirine, kentte Mart 2023’te etkili olan sel felaketinde can kaybı yaşandığını, kentin önemli kültürel varlıklarından arkeoloji ile mozaik müzelerinde de hasar oluştuğunu anımsattı.

Şanlıurfa Müze Kompleksi içerisinde yer alan Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik müzelerinin bodrum ve zemin katlarındaki donanımlarının selde zarar gördüğünü belirten Şıldak, yürütülen bakım, onarım ve tadilat çalışmaları sebebiyle müzelerin ziyarete kapalı olduğunu söyledi.

Şıldak, çalışmaların bir an önce tamamlanması için yüklenici firma ve ilgili bakanlıkla sürekli irtibat kurduklarını ifade ederek, “Esasen yüklenicinin daha süresi olmasına rağmen, yani iş biraz daha devam edecek olmasına rağmen, işin devamını da etkilemeyecek şekilde teknik olarak gerekli tedbirler alınıp buraların ziyarete açılması konusunda şubat ayı içerisinde inşallah adım atmış olacağız.” dedi.

Eserlerde bir zarar oluşmadığına işaret eden Şıldak, “Bir kısmı, tabii alt katta bulunanlar etkilenmiş olsa da çok hızlı bir müdahaleyle bunlar kurtarıldı. Temizlikleri yapıldı ve şu an sergilenmeye, teşhire hazır vaziyette tutuluyor.” bilgisini paylaştı.

“Şu an açılış noktasına gelmiş bulunuyoruz”

Şanlıurfa Müze Müdürü Celal Uludağ ise müzelerin deprem koşullarına uygun yapılmasından dolayı 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden çok etkilenmediğini kaydetti.

Müzelerin, 15 Mart 2023’te yaşanan sel felaketinden olumsuz etkilendiğini vurgulayan Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle müzemizin eksi birinci katında bulunan elektrik, mekanik sistemleri olumsuz etkilendi ve müzemizin ziyarete kapatılması söz konusu oldu. Ancak mayıs ayında başlatılan onarım çalışmalarında çok hızlı yol alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özellikle bölge illerden müzenin eserlerinin yeniden hazırlanmasına, tasnifinin yapılmasına, temizlenmesine yönelik büyük destek sağlandı. Bölge illerden, Ankara’dan, İstanbul’dan alanında uzman restoratör arkadaşlarımız Şanlıurfa Müzesi’ne geldiler ve burada selden etkilenen eserlerin temizlenmesine, tasnifine yönelik çalışmalara başladılar. Biz kısa süre içerisinde aslında eserlerimizin hepsini toparlayarak güvenli yere aldık. Bu alanlarda gerekli temizleme, tasnif, sayım işlemlerini tamamladık ve güvenli bir yerde eserlerimizi muhafaza etmeye devam ediyoruz.”

Uludağ, müzelerin onarımı için yapılan ihalenin bitiş tarihinin Kasım 2024 olduğunu, ancak bölge turizmine büyük katkı sağlayan Şanlıurfa Müzesi’nin bir an önce ziyarete açılmasına yönelik büyük emek harcandığını belirtti.

“Özellikle Şanlıurfa’nın ülke turizminde, dünya turizminde çok önemli bir yerde bulunması ve turizmcilerin buraya çok büyük ilgi göstermesi ve şu an içerisinde bulunduğumuz Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nin dünyanın en nitelikli ve özel müzelerinden biri olması sebebiyle müzemizi açma noktasında çalışmaları çok hızlandırdık ve şu an açılış noktasına gelmiş bulunuyoruz. Müzemizi şubat ayı içerisinde inşallah açmış olacağız” diyen Uludağ, bundan sonraki süreçte çalışmaların yine devam edeceğini aktardı.

Celal Uludağ, ziyaretçilerin eserleri rahat şekilde görmesi ve incelemesi için gerekli hazırlıkların tamamlandığını dile getirdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sanliurfa-arkeoloji-ve-haleplibahce-mozaik-muzeleri-sel-felaketinin-ardindan-yeniden-ziyarete-aciliyor/feed/ 0
Ziya Osman Saba: Türk Edebiyatının Önemli İsimlerinden Bir Sanatkar https://www.kanal7haber.com.tr/ziya-osman-saba-turk-edebiyatinin-onemli-isimlerinden-bir-sanatkar/ https://www.kanal7haber.com.tr/ziya-osman-saba-turk-edebiyatinin-onemli-isimlerinden-bir-sanatkar/#respond Sun, 28 Jan 2024 21:15:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2977 Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ziya Osman Saba, hayatı boyunca sadece eserleri ile değil, şahsiyeti ile de adından söz ettiren nevi şahsına münhasır bir sanatkar oldu.

Eserlerinde genellikle, çocukluğunun İstanbul’unu satırlarına döken Ziya Osman Saba’nın vefatının üzerinden 67 yıl geçti.

Saba, Binbaşı Osman Bey ile Ayşe Tevhide Hanım’ın oğlu olarak, 30 Mart 1910’da İstanbul Beşiktaş’ta bir yalıda dünyaya geldi.

Henüz 8 yaşındayken annesini kaybeden ve bundan çok etkilenerek şiirlerini, ölümden kaçmak ve ölümü unutmak için yaşama sıkıca sarılmak ya da ölümü özlemle bekleme fikri üzerine kurdu.

Ziya Osman Saba, Galatasaray Lisesinde okurken şiir yazmaya başladı.

İlk şiiri, 1927’de Servet-i Fünun dergisinde yayımlanan Saba, edebiyatçı Yaşar Nabi Nayır vasıtasıyla katıldığı Yedi Meşale grubunun en genç üyesi oldu.

Saba’nın, okul arkadaşları Yaşar Nabi Nayır, Sabri Esat Siyavuşgil, Cevdet Kudret Solok, Vasfi Mahir Kocatürk, Muammer Lütfi Bahşi ve Kenan Hulusi Koray ile hazırladığı “Yedi Meşale” kitabı 1928’de yayımlandı.

Liseden mezun olduğu 1931’de amcasının kızı Nermin ile evlenen usta yazar, 1941’de eşinden ayrıldı.

Türk edebiyatına “Ziya’ya Mektuplar”ı kazandırdı

Lisede sınıf arkadaşı Cahit Sıtkı Tarancı ile kurduğu yakın dostluk, Türk edebiyatına “Ziya’ya Mektuplar”ı kazandırdı.

İlk dönemlerde hece vezniyle şiirler yazıp, nazım biçimi olarak da sone ve üçlükleri kullanan usta edebiyatçı, sonradan yeni akımların da ortaya çıkmasıyla serbest şiirler kaleme aldı.

Yedi Meşale döneminde yazdığı şiirleri sembolist şiir olarak gören ve eserlerinde eksiltili cümleler, imgeler, benzetmeler, kişileştirmeler ve hitaplara bolca yer veren şair, sanatın gayesini “güzele erişebilmek” olarak tanımladı.

Usta edebiyatçı, kendisiyle yapılan bir röportajda dönemin şiir anlayışını, şu sözlerle aktardı:

“Bugünkü edebiyatımızda en bariz vasıf olarak bir ‘güzelliği arama’ cehdi vardır ki bunu dünkü edebiyatımızda göremiyorum. Bugünkü neslin şairi için aşk, sevinç, keder, ilah, hep güzelliğe ulaşmak için birer vasıtadan ibarettir. Zevk, duyuş, görüş, bugünkü nesilde tamamı ile yenidir.”

Eserlerinde toplumsal sorunları dile getirdi

Şairi, toplumsal sorunları dile getirirken kendi süzgecinden geçiren kişi olarak gören Saba, Yedi Meşale’nin şiir anlayışını yaşamının sonuna dek sürdürdü.

Ziya Osman Saba, samimi bir dille kaleme aldığı şiirlerine ilişkin yaptığı bir açıklamada, “Şiir yazmak, benim için bir eğlence olmak şöyle dursun, bir ihtiyaç, bir zaruret, adeta yaşamamın sebep ve hikmeti. Bugün, ‘Yarın öleceksin.’ deseler, yegane üzüntüm, dünyada bırakacağım sevdiklerimle yazamadığım eserlerimdir.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenciyken, Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde çalışan Saba, Üniversiteden mezun olduğu 1936’da vatani görevini yapmak üzere askere gitti. Saba, 1938’de girdiği Emlak Bankasında 5 yıl çalıştı.

Babasını kaybetmesi nedeniyle karamsar şiirler yazmaya başladığı dönemde yeniden askere çağrılan ve askerlik sonrası 1944’te bankadaki görevine geri dönen Saba, Ankara’ya tayini çıkınca memuriyetinden istifa ederek İstanbul’a geldi.

Yazar Saba, 1945’te Milli Eğitim Basımevinde düzeltmen olarak çalışmaya başladı.

Emlak Bankasında çalıştığı dönemde tanıştığı Rezzan (Öney) Hanım ile 1945’te ikinci evliliğini yaptı.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın mektuplarını düzenleyip yayına hazırladı

Unutulmaz edebiyatçı, 1950’de geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle Milli Eğitim Basımevindeki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Bu dönemde yakın dostu Yaşar Nabi Nayır, Saba’ya Varlık Yayınevi’nin tashih işini verdi. Saba, evinde çalıştığı bu süreçte yakın arkadaşı Cahit Sıtkı Tarancı’nın gönderdiği mektupları da düzenleyip yayına hazırladı.

“Sebil ve Güvercinler”, “Geçen Zaman” ve hikaye kitabı “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” kitaplarını kaleme alan Saba, Goncourt Kardeşler’den roman çevirileri de yaptı.

Saba, çoğunu hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde Batı nazım biçimlerini kullandı ama içerikte yerli ve milli anlayışa bağlı kaldı.

Kadıköy’deki evinde 29 Ocak 1957’de geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu vefat eden usta edebiyatçı, Eyüpsultan Mezarlığı’na defnedildi.

Kendine özgü üslubu, farklı, lirik, özgün ve naif kişiliğiyle hatırlanan Ziya Osman Saba, şiir, hikaye ve denemelerinde İstanbul sevgisini, unutulan değerleri hatırlatan bir edebiyatçı olarak zihinlerde yer edindi.

Eserleri

Yaşamı boyunca 150’nin üzerinde şiire imza atan usta edebiyatçı, şiir türünde “Sebil ve Güvercinler”, “Geçen Zaman”, “Nefes Almak”, ve “Bıraktığım İstanbul”, hikaye türünde “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” ve “Değişen İstanbul”, deneme türünde ise “Konuşanlar Bir Hüzünle Sesinde” kitaplarını edebiyat dünyasına armağan etti.

Ziya Osman Saba, 1980’lerin sonundan itibaren Mehmet Nuri Yardım ve Mustafa Miyasoğlu’nun gayretleriyle Türk okurunca daha yakından ve daha yaygın bir şekilde tanınmaya başladı.

Mustafa Miyasoğlu, 1987’de “Ziya Osman Saba” başlığıyla çıkardığı kitabında usta edebiyatçı ile ilgili kısa bilgiler verip, değerlendirmeler yaptıktan sonra onun hakkında yazılanlardan ve Saba’nın söyleşi ve yazılarıyla şiirlerinden ve hikayelerinden bazı örnekleri bir araya getirip yayımladı.

Mehmet Nuri Yardım da “Ziya Osman Saba (HayatıSanatı-Eserleri-Eserlerinden Seçmeler)” ve “Ziya Osman Saba Sevgisi (Ziya Osman’a Dair Yazılar)” başlıklı çalışmalarında hem Saba ile ilgili değişik tarihlerde yayımladığı kendi yazılarını hem de hakkında yazılmış yazıların önemli bir kısmını bir araya getirdi.

Ziya Osman Saba üzerine ise yapılan akademik çalışmalar, 1991 yılında başladı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ziya-osman-saba-turk-edebiyatinin-onemli-isimlerinden-bir-sanatkar/feed/ 0