Etki – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sun, 21 Jul 2024 21:45:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Heyeti Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni’ni Ziyaret Etti https://www.kanal7haber.com.tr/chp-heyeti-erzincan-ilic-copler-altin-madenini-ziyaret-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-heyeti-erzincan-ilic-copler-altin-madenini-ziyaret-etti/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:45:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10172 CHP heyeti, maden felaketinin yaşandığı Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni bölgesini ziyaret etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, “Buraya biz kaza demiyoruz, bu bir suçtur, bu bir eko-kırım suçudur. Göz göre göre, biline biline kapasite artırımları yapılarak, bu suça meydan verilmiştir.  Biz öncelikle sorumluların halkımızın vicdanına mahküm etmek istiyoruz. Bu madenin açılması işletilmesi ve kapasite artırılmasıyla bugüne getiren yetkilileri halkımızın vicdanına sevk ediyoruz” dedi.

CHP Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, Parti Meclisi Üyesi Nazan Güneysu, Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ile birlikte maden felaketinin yaşandığı Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni bölgesini ziyaret etti.

Çöpler Altın maden bölgesinde gözlemlerini aktaran Şahbaz, yaşananların endişe verici olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“BU NORMAL BİR TOPRAK KAYMASI DEĞİL”

“Erzincan İliç’te Anagold madenindeyiz. Büyük maden faciasının yaşandığı yerdeyiz. Buraya biz kaza demiyoruz, bu bir suçtur, bu bir eko kırım suçudur. Göz göre göre, biline biline kapasite artırımları yapılarak, bu suça meydan verilmiştir.  Biz öncelikle sorumluların halkımızın vicdanına mahküm etmek istiyoruz. Bu madenin açılması işletilmesi ve kapasite artırılmasıyla bugüne getiren yetkilileri halkımızın vicdanına sevk ediyoruz. Burada çok büyük, 10 milyon metre küplük bir göçükten bahsediliyor. Bu normal bir toprak kayması değil. İşlenmiş, altın alınmış ve ağır metaller ayrıştırıldıktan sonra yüksek eğimli bir bölgeye kapasite artımlarıyla çok fazla miktarda milyonlarca ton atığın yığılmasıyla meydana gelmiş bir faciadır.

Burada söz konusu olan sadece siyanür değil, ağır metal zehirlenmesidir, ağır metal kirlenmesi, kirliliğidir. Gördüğümüz gibi, Karasu’nun kenarındayız ve bu maden karasudan birkaç yüz metre mesafede kurulmuş durumda.

2020 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın DSİ ile birlikte bu bölgenin su havzası olmadığı ve bu nedenle de kapasite artırımının yapılabileceği yönünde raporu var. Bu sosyal medya hesaplarında yayınlandı.

Akarsuya bu kadar yakın bir bölgede ve 1. derece deprem bölgesinde böyle bir madenin işletilmesi bugünkü faciaya davetiye çıkarmıştır. ve bunun önümüzdeki süreçte olmayacağının garantisi yoktur.

Şu anda 9 canımı toprak altında, biz çok üzgünüz ve kayıp yakını ailelerimize sabırlar diliyoruz. Fakat bundan sonra meydana gelebilecek kayıpların, halk sağlığının, can kayıplarının, sağlık problemlerinin göz önünde bulundurulması gerekiyor.

ARSENİK 1. DERECE TEHLİKELİ MADDELER SINIFINDA”

Bölgede bu madenler açılırken, sadece Çevre Etki Değerlendirilmesi (ÇED) yapılıyor. Bu madenler açılırken, bu projeler değerlendirilirken halk sağlığı üzerine sağlık etki değerlendirme çalışmalarının da yapılması gerekiyor. ÇED raporlarına yapılan itirazlarda, bilirkişi heyetinde halk sağlığı uzmanının bulunması ve halk sağlığı etki değerlendirmesi göz önünde bulundurulması taleplerini biliyoruz ki mahkemeler tarafından reddediliyor, bunu yaşayarak öğreniyoruz.

Yapılan proje çevre ve halk sağlığına olumsuz etkileri göz ardı edilerek yapılmıştır. Biz diyoruz ki, 1. derece deprem bölgesine ve akar su havzasına ve suyun kenarındaki bu dik yamaçlı madene ruhsat verilmiş. Burada çevrenin etkilenmemesi mümkün değildir.

Biz buradaki madenin durdurulmasını ve bu atıkların güvenli bir bölgeye taşınmasını istiyoruz.

Bu bölge çok sıkıntılı bölge, atıkların güvenli bir bölgeye taşınarak orada saklanması gerektiğini ifade ediyoruz. Gerekli bütün bilimsel çalışmalar yapılmalı, tedbirler alınmalı ve buradaki, madenin uzun erimli etkileri için halktan, sudan, yeraltı ve yer üstü sularından topraktan ve insanların kanındaki ağır metallerin tespit edilmek üzere numuneler alınarak uzun vadeli çalışmaların yapılması gerekiyor.

Burası sadece İliç’in problemi değil burası tüm, Basra Körfezine kadar ve Fırat Nehri’nin geçtiği, beslendiği bütün ovaların ve yaşam alanlarının, milyonlarca insanımızın yaşadığı şehirlerimizin problemidir.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/chp-heyeti-erzincan-ilic-copler-altin-madenini-ziyaret-etti/feed/ 0 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İngiltere’de Türk iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ingilterede-turk-is-dunyasi-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ingilterede-turk-is-dunyasi-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:45:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8081 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İngiltere’nin başkenti Londra’da Türk iş dünyası temsilcilerinin yanı sıra Türk ve Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İngiltere’nin başkenti Londra’da temaslarına devam ediyor. Yılmaz, Türk iş dünyası temsilcileriyle Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği rezidansında gerçekleştirilen programda buluştu. Yılmaz yaptığı konuşmada, dünyada ekonomik büyümenin ve ticaretin tarihi ortalamaların altında gerçekleştiğini belirterek Türkiye’nin 2022 yılında yüzde 5,5 büyüdüğünü hatırlattı. Türkiye’nin ilk 9 ayda yüzde 4,7 büyüme kaydettiğini bildiren Yılmaz, “Orta Vadeli Programımızda (OVP) yüzde 4,4 hedefimiz var. Son çeyrekte 3,7’lik bir büyüme gelse dahi bu hedefi yakalayacağız” dedi.

“Türkiye ekonomisi ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aşmış oluyor”

Türkiye ekonomisinin ilk defa 1 trilyon dolar eşiğini aştığını belirten Yılmaz, “Satın alma gücüne göre dünyada 11’inci büyük ekonomiyiz. Nominal olarak da Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre bu rakamlar gerçekleşirse 17’inci büyük ekonomi olarak 2023 yılını kapatmış olacağız” ifadelerini kullandı.

Fiyat istikrarı ve enflasyonla mücadeleye ilişkin açıklamalar da yapan Yılmaz, OVP’de enflasyonu aşağı çekmenin temel öncelik olacağının altını çizdi. Ocak ayında yüksek olan enflasyonun geçici bir durum olduğunu ve yıl sonuna doğru daha farklı bir manzara ortaya çıkacağını anlatan Yılmaz, baz etkisiyle yıl ortasında yüksek enflasyon seyrinin devam edeceğini ancak yıl sonunda yıllık bazda belirgin bir düşüş gerçekleşeceği tahminini de bildirdi. Geçen yıl sonunda cari açığını 60 milyar dolar seviyesinden 45 milyar dolar seviyelerine kadar düştüğüne dikkat çeken Yılmaz, burada ihracat ve turizm gelirlerinin önemli etkisi olduğunu kaydetti.

“Bu yıl da 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefimiz var”

Yılmaz, turizmde jeopolitik risklere ve dünyadaki talep daralmasına rağmen Türkiye’nin iyi bir yıl geçirdiğinin altını çizerek, “54 milyar doların üzerinde turizm geliri, toplamda 100 milyar dolar civarında bir hizmet gelirimiz oldu. Biz mal ticaretinde açık veren bir ülkeyiz. Hizmet ticareti ise iyi gidiyor. Bu yıl da 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefimiz var. Sadece turist sayısı artmıyor, turist başına gelirimiz de artıyor. Dolayısıyla turizm sektörümüzün katma değeri yükseliyor” dedi.

“Ticaret dengemizdeki iyileşme devam ediyor”

Yılın ikinci yarısında doğrudan yabancı yatırımlardan da Türkiye’nin payını alacağının altını çizen Yılmaz, “İhracat yine bütün olumsuzluklara rağmen, Avrupa’daki duruma rağmen, 256 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bir miktar OVP’nin üzerinde gerçekleşmiş oldu. Bu sevindirici. Dolayısıyla dış ticaret açığımızda bir miktar daralma söz konusu. Ocak ayında da yüzde 3,6 ihracat artışı var. İthalatta ise yüzde 23 civarı bir azalış var. Dolayısıyla ticaret dengemizdeki iyileşme ilk aylarda da devam ediyor” dedi.

Yılmaz, OVP’de 2023 işsizlik oranının yüzde 10,1 olduğunu ancak Aralık 2023’te bunun yüzde 8,8 oranında gerçekleştiğini belirterek, “Bununla birlikte yıllık bazda tek haneli olacağı kesinleşti. Özellikle genç işsizliğinde dört puanlık bir düşüş var. Yıllık bazda bu da sevindirici. Kadınların işgücüne katılımda da, istihdam oranlarında da artışlar söz konusu” ifadelerini kullandı.

“Geçen sene 700 civarında olan Türkiye’nin risk priminin 300’lere indi”

Bankacılık sektörünün uluslararası standartlar ve kanuni gerekliliklerin oldukça üstünde olduğuna işaret eden Yılmaz, ülke risk primlerinde de ciddi bir düşüş olduğunu bildirdi. Geçen sene 700 civarında olan Türkiye’nin risk priminin 300’lere indiğini anlatan Yılmaz, bunun kamunun ve şirketlerin uluslararası finansmana daha uygun şartlarda ulaşması bakımından çok önemli olduğuna dikkat çekti.

“Bir reform yaptığınızda 2 ila 3 yıllık bir perspektifte somut bir takım sonuç görüyorsunuz”

Merkezi idarenin yol haritasının üç ana ayağı bulunduğunu ifade eden Yılmaz, ilk ayağın para politikası olduğunu belirtti. Türk lirasının daha cazip hale getirecek bir politika izlendiğini söyleyen Yılmaz, ikinci ayağın ise maliye politikaları olduğunu belirtti. Para politikaları ve maliye politikalarının koordinasyonunun da etkili şekilde yapıldığına dikkati çeken Yılmaz, yol haritasının üçüncü ayağının yapısal reformlar olduğunu belirterek, “İlk defa OVP’ye ek olarak yapısal reformları koyduk ve çeyreklik bazda bir takvim de koyduk. Para ve maliye politikalarımızı yapısal reformlarla takviye ediyoruz. Yapısal reformlar derken kamuda olsun ekonominin genelinde olsun verimliliği artırıcı, israfı önleyici, rekabet gücünü geliştirici değişimlerden bahsediyoruz. Bunların iki türlü etkisi var. Biri doğrudan etki. Bir reform yaptığınızda 2 ila 3 yıllık bir perspektifte somut bir takım sonuç görüyorsunuz. İkincisi ise beklentiler kanalıyla etki. Yapısal reform yapan ülkeler, gelecek perspektifini güçlendirirler ve yatırımcılar bu ülkelere daha fazla güven duyarlar. Bu ikinci etki hemen tesir eder” dedi.

“Dünyanın en iyi planını, programını da hazırlasanız arkasında siyasi irade yoksa raflarda kalmaya mahkumdur”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü bir siyasi irade olarak bu programın arkasında durduğunu belirten Yılmaz, “Dünyanın en iyi planını, programını da hazırlasanız arkasında siyasi irade yoksa raflarda kalmaya mahkumdur. Bu programlarımıza Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü bir siyasi desteği var. Biz de bu destekle bütün çalışmaları sürdürüyoruz ve bunları da hayata geçireceğiz” dedi.

AK Parti’nin göreve geldiği dönemde Türkiye’nin düşük orta gelir grubunda yer alan bir ülkeyken yüksek orta gelir grubuna yükseldiğini hatırlatan Yılmaz, yüksek gelirli ülkeler sınıfına yükselme hedefini bildirdi. Bunun için kişi başına düşen gelirin 15 bin dolar olması gerektiğini söyleyen Yılmaz, “Programımızı kararlılıkla uyguladığımızda 2026’da 15 bin dolara ulaşabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.

Yılmaz, tüketim ağırlıklı bir büyüme yerine yatırım ve ihracat ağırlıklı bir büyüme sağlama hedefine işaret ederek, bu tür büyümenin daha kaliteli ve sağlıklı olacağını belirtti. İhracatçı ve yatırımcıyı rahatlatmaya yönelik adımlara da değinen Yılmaz, “Vergi düzenimizde değişiklik yaptık. Kurumlar vergisini yüzde 25 olarak tayin ettik. Finans ve bankacılık sektörü için yüzde 30, ihracatçı firmalar için ise yüzde 20 olarak belirlendi. Dolayısıyla vergi sistemimizde de ihracatçı firmaları destekleyen bir yapı oluşturduk. Bir yandan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) dediğimiz bir programı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Teknolojik içeriği yüksek, cari açığı düşürücü etkisi olan projelere en az 1 milyar lira, on yıla kadar vadeli, düşük faizli krediler tahsis etmeye dönük bir program” ifadelerini kullandı. Yılmaz, ihracat ve yatırıma dönük desteklerin artarak devam edeceğini de vurguladı.

Yılmaz, Türk ve Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle bir araya geldi

Yılmaz, Londra’daki temasları çerçevesinde İngiltere’de yaşayan Türk ve Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle de bir araya geldi. Türk toplum temsilcileriyle Londra Yunus Emre Enstitüsünde gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Bekir Utku Atahan da hazır bulundu.

Yılmaz, Kıbrıslı Türk toplum temsilcileriyle ise Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği Rezidansında bir araya geldi. Görüşmeye KKTC’nin Londra Temsilcisi Çimen Keskin de katıldı. – LONDRA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ingilterede-turk-is-dunyasi-temsilcileriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0
Yeni Zelandalı aktivist: İsrail’in yaptıkları açık soykırım https://www.kanal7haber.com.tr/yeni-zelandali-aktivist-israilin-yaptiklari-acik-soykirim/ https://www.kanal7haber.com.tr/yeni-zelandali-aktivist-israilin-yaptiklari-acik-soykirim/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:30:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6202 Yeni Zelandalı aktivist Roger Fowler, İsrail’in yaptıklarının açık soykırım olduğunu ve bu niyetini en başından beri hiç gizlemediğini ifade etti.

Yeni Zelanda Filistin Dayanışma Ağının organizatörü olan ve Gazze kuşatmasını kırmak için düzenlenmesi planlanan Uluslararası Özgürlük Filosu’na destek veren Fowler, görüşmeler yapmak için geldiği İstanbul’da, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dikkati çeken Fowler, “Bu kesinlikle soykırım. İsrail rejimi Filistin halkını, özellikle de Gazze’dekileri yok etme ya da yerlerinden etme niyetini gizlemedi. On binlerce insanı öldürmek, daha fazlasını yaralamak ve bu güzel ülkenin büyük bir kısmını yok etmek gibi korkunç bir iş yapıyorlar.” ifadesini kullandı.

İnsanların bu korkunç saldırıların bir an önce durdurulması adına hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Fowler, Uluslararası Özgürlük Filosu’nun bu bağlamda büyük etkisi olacağı umudunu dile getirdi.

Fowler, “İsrail’in Gazze’deki soykırıma varan katliamına karşı büyük yürüyüşler ve gösteriler düzenlendiğini” ve kendilerinin de Yeni Zelanda’da her hafta düzenledikleri protestolarla hükümetlerini bu konuda tavır almaya yönlendirerek İsrail’in yaptıklarının kabul edilemez olduğunun açıkça söylenmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Bu “trajedi”nin sadece son 4-5 ayın konusu olmadığına dikkati çeken Fowler, “75 yıldır Filistin halkına, özellikle de Gazze’dekilere çok kötü davranıldı ve Gazze’deki insanlar o küçücük toprak parçasına hapsedildi. Yeterli gıda, ilaç, inşaat malzemeleri ve temel gereksinimlere erişimleri engellendi.” dedi.

Fowler, daha önce dayanışma göstermek için kara konvoylarıyla 3 kez Gazze’ye gittiğini ve kötü duruma bizzat şahit olduğunu anlattı.

“(Boykot) Çok etkili bir eylem”

Boykotun “çok etkili bir eylem” olduğunu dile getiren Fowler, “İnanıyorum ki büyük şirketlere İsrail’den çekilmeleri ve desteklerini çekmelerinin yanı sıra İsrail hükümetinin ve kendi hükümetlerimizin yaptıklarını sonlandırmaları gerektiğini anlamaları için baskı yapmak konusunda büyük etkisi var.” ifadelerini kullandı.

Boykot, tecrit ve yaptırımların önemine işaret eden Fowler, dünyanın dört bir yanında bu hareketlerin görmezden gelinemeyecek kadar güçlenmesi ve uluslararası hareket haline gelmesinin etki düzeyini artıracağını vurguladı.

“Bu kesinlikle trajik ve yürek parçalayıcı”

Fowler, İsrail’i yönetenlerin kibirlerinden dolayı Uluslararası Adalet Divanının (UAD) “soykırım kararı”nın dahi etkisiz kaldığını, tüm devletlerin bu kararlara uyulması için ısrarcı olması ve baskı yapması gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) personelinin elinden geleni yapmaya çalıştığını belirten Fowler, “En son Gazze’ye gittiğimde BM personeliyle görüştüm, çok iyi destek programları ve yardım misyonları var ancak kaynakları tamamen yetersiz.” dedi.

Fowler, şöyle devam etti:

“Bu kesinlikle trajik ve yürek parçalayıcı. Kadınların, çocukların ve ailelerin yiyecekleri yok. Su birikintilerinden su içmeye çalışıyorlar. İnsanlar ot yiyor. Bu çok çaresiz bir durum. Onlar için gerçekten çok üzülüyorum. Kimse çocuklardan bahsetmiyor. Binlerce insan enkaz altında, küçük bebekler ve çocuklar. Bunu değiştirmenin tek yolu da insanların dünyanın dört bir yanında birleşerek yetkililere bu soykırımı durdurmaları ve İsrail’i hesap vermeye zorlamaları için baskı yapmalarıdır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yeni-zelandali-aktivist-israilin-yaptiklari-acik-soykirim/feed/ 0
Prof. Dr. Alaeddinoğlu: ‘Yağışların Van Gölü’ne yansıması geç olacak’ https://www.kanal7haber.com.tr/prof-dr-alaeddinoglu-yagislarin-van-golune-yansimasi-gec-olacak/ https://www.kanal7haber.com.tr/prof-dr-alaeddinoglu-yagislarin-van-golune-yansimasi-gec-olacak/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:21:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5574 Prof. Dr. Alaeddinoğlu: “Yağışların Van Gölü’ne yansıması geç olacak”

VAN – Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası’na düşen yağışın yeterli olduğunu belirterek, “Havzaya düşen yağışın göllerde iyileşme oluşturmasının sonucunu biraz daha geç göreceğiz” dedi.

Geçtiğimiz yaz aylarında küresel iklim değişimin bir sonucu olarak buharlaşmanın yüksek olması ve yağışların yaşanmaması nedeniyle Van Gölü’nün suyunda gerileme yaşanmıştı. Ancak 2023 yılının eylül ayı itibariyle etkili olmaya başlayan yağılar, etkisini 2024 şubat ayında da sürdürdü. Yağışlara rağmen Van Gölü’nün suyunda artış olmaması ise akıllarda soru işreti bıraktı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alaeddinoğlu, suyun topraktaki yolculuğunun yavaş olduğunu ve bunun yansımalarının yaz veya sonbahar ayına kadar gecikebileceğini söyledi.

“Havza bu yıl için yeterli yağış aldı”

İHA muhabirine konuşan Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası’nın önceki yıllara oranla ciddi bir yağış aldığını belirtti. 2023 eylül ayı itibariyle düşen yağışların önemli bir kısmının yağmur şeklinde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alaeddinoğlu, “Yağışları son 20 gün ise kar şeklinde gördük. Havza bu yıl için yeterli yağış aldı. Ancak küresel iklim değişikliğiyle hayatımıza giren ısınmanın oluşturduğu etki kısa dönemli değil, uzun dönemli sonuçlarıyla hayatımıza girecektir. Havza bu yıl pozitif anlamda etkilenmiş olacak, ancak önümüzdeki yıllarda bu süreç aleyhine devam edecektir. Kaldı ki kış ve bahar aylarında düşen yağışın yeterli olduğunu söylüyoruz. Ancak önümüzdeki yaz aylarında sıcaklıklardaki artışın buharlaşmaya etkisi ve havzada kaybolacak suyun miktarını düşündüğümüzde acaba havza pozitif anlamda etkilenmeye devam mı edecek, yoksa yine alan kaybedecek mi sorusunu önümüzdeki zaman belirleyecek. Tabii uzun yıllar düşündüğümüzde havza su kaybetmeye devam edecektir” şeklinde konuştu.

“Yağışların gölün bilançosuna pozitif etkisi zaman alacak”

Havzanın bu yıl iyi yağış aldığını ancak önümüzdeki yıllarda nasıl yağış alacağının ise soru işareti olduğunu dile getiren Alaeddinoğlu, “Geçmiş yıllara baktığımızda bugün düşen yağıştan miktar olarak çok az bir oranda yağışın düştüğünü de biliyoruz. Dolayısıyla 2024 için olumlu ama önümüzdeki süreç için soru işreti hala devam ediyor. Havza yağış aldı ve bu da toprağı büyük ölçüde besledi. Bu yağışlar, insanların ihtiyaç duyduğu sulama ve içme suyunu karşılar. Dolayısıyla bu anlamda pozitif etki oluşturur. Ancak suyun topraktaki yolculuğu öyle akarsulardaki gibi hızlı değildir. Havzaya düşen suyun göllere yansımasını yaz veya sonbahar ya da bir sonraki yıla kadar devam edeceğini söyleyebiliriz. Havzaya düşen yağışın göllerde iyileşme oluşturmasının sonucunu biraz daha geç göreceğiz. Bir kısmını akarsularla ve düşen yağışın eğim doğrusu göle ulaşmasını görebiliyoruz. Ancak havzanın tamamına düşen yağışların gölün bilançosuna pozitif etkisini görmemiz biraz daha zaman alacaktır” diye konuştu.

Van Gölü’nün yüzey akışları ve yeraltı sularıyla beslendiğini söyleyen Alaeddinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Evet, bu yağışlar gölde bir iyileşmeye neden olabilir. Ancak bu iyileşmenin somut olarak ortaya çıkabilmesi için yaz aylarında havanın da ekstrem sıcaklıklarla tanımlanmaması gerekir. Havzada geçen yıllardaki gibi sıcaklıkların yüksek, buharlaşmanın da şiddetli olduğu bir ortam yaşanırsa maalesef biz bu iyileşmeyi göremeyebiliriz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/prof-dr-alaeddinoglu-yagislarin-van-golune-yansimasi-gec-olacak/feed/ 0
Etnospor, geleneklerimizin korunmasına ve geleceğe aktarılmasında büyük etki sağlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/etnospor-geleneklerimizin-korunmasina-ve-gelecege-aktarilmasinda-buyuk-etki-sagliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/etnospor-geleneklerimizin-korunmasina-ve-gelecege-aktarilmasinda-buyuk-etki-sagliyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:42:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5198 Kırgızistan Kültür, Enformasyon, Spor ve Gençlik Politikası Bakanı Altınbek Maksutov, “Etno spor, geleneklerimizin korunmasına ve geleceğe aktarılmasında büyük etki sağlamaktadır.” dedi.

Dünya Etnospor Konfederasyonu (DEK) tarafından, “Geleneksel sporların ihyası” parolasıyla düzenlenen 6. Etnospor Forumu, Antalya’nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi’nde devam ediyor.

Forum kapsamında gerçekleştirilen “Bakanlar Paneli”nin devam oturumu gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü yapan DEK Başkanı Bilal Erdoğan, küreselleşmenin hayatımıza girdiği bu dönemde baskının, savaşların sayısının azalmadığını dile getirerek, küreselleşmeyle birlikte kültüre, zengin mirasa sahip çıkmanın önemli olduğunu aktardı.

“Birbirimizin kültürüne saygı göstermemiz önemli. Başka kültürlerin üstünde görürsek barış olmadığını, birbirimize saygı duymadığımızı görebiliriz. Farklı kültürler farklı renkler önemli. Kültürel mirasa duyduğumuz saygıyı göstermek gerekiyor.” diyen Erdoğan, ülkelerin değerlerini, kültürünü en erken yaşlardan itibaren aktarmak gerektiğini söyledi.

Kırgızistan

Kırgızistan Kültür, Enformasyon, Spor ve Gençlik Politikası Bakanı Altınbek Maksutov da geleneklerine, geleneksel spor ve oyunlara değer verdiklerini belirterek, bunlarla insanların, kültürlerin ve çeşitli etnik grupların karşılıklı etkileşiminin yapıldığını söyledi.

Geleneksel spor, etnospor faaliyetlerinin bedensel gelişimlerini sağladığını, psikolojik gelişimi olumlu etkilediğini ifade den Maksutov, “Etnospor, geleneklerimizin korunmasına ve geleceğe aktarılmasında büyük etki sağlamaktadır. Etnospor faaliyetlerine katılmamız, milli bilincimizi sağlamlaştırarak vatanseverliğimizi geliştirmektedir. Hepimiz kendi öz kaynaklarımıza, atalarımıza sahip çıkıyoruz.” diye konuştu.

Kırgız Cumhuriyeti’nde, Etnospor kapsamında 2023 yılında çeşitli 50 farklı etkinlik gerçekleştirildiğini, büyük spor müsabakaları yapıldığını aktaran Maksutov, birçok milli ve etnik spor türlerinin geliştirilmesine yönelik çeşitli faaliyetlerin gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Maksutov, Manas Kırgız-Türk Üniversitesi ve Kırgız Kültür ve Spor Akademisinin katkılarıyla Etnospor alanında bilimsel araştırmalar yaptıklarına değinerek, şöyle konuştu:

“Etnik sporlarımızı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Söz konusu yaklaşım tarihimize olan ilgiyi pekiştirmektedir. Ülkemizin ve halkımızın fiziksel olarak gelişimini sağlıyor. Geleneksel spor türlerimizi okullarımızda geliştirmeye çalışıyoruz. Bedensel olarak çocuklarımızı geliştirmeye çalışıyoruz. Eğitim ve spor kurumları arasında ortaklaşa çalışma yapmaya gayret ediyoruz. Söz konusu adımlar, bizim potansiyelimizi daha da geliştirmemizi sağlayacaktır. Hem bedensel hem de kültürel olarak gençlerimizi daha iyi geliştireceğiz. Çocuklarımızın daha sağlıklı olmasını sağlayacağız.”

Kırgızlar arasında etnik spor türlerinin büyük önem arz ettiğini bildiren Maksutov, Kırgız etnik sporları olan Kökbörü ve Kırgız güreşinin 5. Göçebe Oyunlarına alınmasını önerdi.

Azerbaycan

Azerbaycan Gençlik ve Spor Bakanı Farid Gayibov da organizasyon için Konfederasyon Başkanı Erdoğan’a teşekkür ederek, deneyimlerini paylaşmak için burada olduklarını söyledi.

Yeni insanlarla tanışma fırsatı bulduğunu aktaran Gayibov, “Dünyanın her yerinden buraya katılım var. Devletlerin ve bakanlıkların destek sunması çok önemli. Türkiye’deki bu etkinlik meselenin önemini belirtiyor. Hedefimize ne kadar yakınlaştığımızı görmek mümkün.” dedi.

Geleneklere sahip çıkmanın önemini bildiren Gayibov, “Pek çok etkinliğe katılıyoruz. Gerçekten farklı hedef kitlelerinin geleneksel sporla hedeflerine ulaşabileceklerini bilmeleri önemli.” ifadesini kullandı.

Sierra Leone

Sierra Leone Spor Bakanı Augusta James-Teima da kültürel değerleri müsabakalarda ve okullarda aktarmaya çalıştıklarını, gençlere saygınlık ve bu değerleri sahiplenme çerçevesinde çalışma yaptıklarını söyledi.

Geleneksel oyunlarda sevginin önemine işaret eden James-Teima, “Geleneksel sporlar bize cesaret veriyor. Sevgiyi paylaşmak adına fırsat sunuyor, sağlık getiriyor, bedenlerimizi koruma anlamında da önemli. Sadece çocuklar değil yetişkinler de bu sürecin içinde. Kendilerini günlük telaştan arındırma imkanı sunuyor. Bu sporları icra ettiğinizde belirli kurallara uyuyorsunuz. Taktikler geliştiriyorsunuz ki bu insanların ilişkilerini geliştirmek için önemli. Bu oyunlar bizim elimizi güçlendiriyor.” diye konuştu.

Çad

Çad Gençlik ve Spor Bakanı Bravo Ouaidou, Çad’da senelerdir savaşlar yaşadıklarını, ilk kez bir spor etkinliğine katılabildiklerini ifade etti.

Ciddi sorunları olduğunu dile getiren Ouaidou, şunları kaydetti:

“Bazı sporlar kurumsal olarak okullarda, üniversitelerde pratik edilmiyor. Bu davetle ilgili çalışmak isteriz. Kültür geleneği olan güçlü bir ülkesiniz. Sizin de yardımlarınızla Sayın Konfederasyon Başkanım bizim gibi küçük ülkelere yardım ediniz. Bu geleneksel sporların gelişimlerinin önündeki engel, eğitim sistemine entegre edilmeyişinden kaynaklanıyor. Gelişimleri, çocuklardan ve okullardan başlanmalı. Modern sporlar daha çok pratik ediliyor. Kitlesel danslarımız var, hem dans hem spor. Gençlerimiz, torunlarımız bu sporları tanısın, kültürün önemini kavrasın isteriz. Geleneksel sporları korumak için değerlerin aktarılması konusuna eğilmek gerekiyor. Geleneksel sporların düzenlenmesinde kültürel alışverişi de göz önünde bulundurabiliriz.”

Gine

Gine Gençlik ve Spor Bakanı Lansana Beavogui Diallo ise boks sporcusu olduğunu ve bu sporun hayatına çok şey kattığını ifade etti.

Geleneksel sporların ulusun kimliğinin önemli parçası olduğuna dikkati çeken Diallo, “Geleneksel sporlarımızla sadece kültürü muhafaza altına almıyor, gençlerimizi geliştirmek için de kullanıyoruz. Geleneklerimizi unuttuk, Avrupalı, batılı değerleri kendimize aldık. Nereden geldiğinizi bilirseniz nereye gideceğinizi de bilirsiniz. Uluslararası düzeyde iş birlikleri çok önemli. Hükümetlerle spor kurumlarıyla okullarla ve topluluklarla birlikte çalışarak programlar oluşturabiliriz.” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/etnospor-geleneklerimizin-korunmasina-ve-gelecege-aktarilmasinda-buyuk-etki-sagliyor/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediyesi Çocuk Gelişim Merkezi’nde Sevgililer Günü Kutlaması https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-cocuk-gelisim-merkezinde-sevgililer-gunu-kutlamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-cocuk-gelisim-merkezinde-sevgililer-gunu-kutlamasi/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:54:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4262 Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Halkkent Çocuk Gelişim Merkezi’nde eğitim gören çocuklar, 14 Şubat’ı aileleriyle birlikte kutladı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Halkkent Çocuk Gelişim Merkezi’nde eğitim gören çocuklar, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü aileleriyle kutladı. Öğretmenleriyle birlikte bir süredir özel güne hazırlık yapan çocuklar, annelerine hazırlamış olduğu gösterileri sundu. Etkinlikte ailelerin mutluluğuna, Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer de ortak oldu.

Etkinlikte, öğretmenleriyle birlikte sevgi duvarı oluşturarak annelerine söylemek istediklerini mektuba yazıp duvara asan çocuklar, annelerine duygu dolu anlar yaşattı. Mandala yaparak keyifli zaman geçiren ve ikramlıklar eşliğinde bol bol sohbet eden aileler, kucaklaşmanın ve paylaşmanın tadını çıkardıkları sevgi dolu bir gün geçirdi.

Halkkent Çocuk Gelişim Merkezi’nden faydalanan annelerle bir araya gelmekten dolayı mutlu olduğunu belirten Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Seçer, Büyükşehir’in Çocuk Gelişim Merkezleri’nin oldukça güvenli bir ortamı olduğunu söyledi. Seçer, şöyle konuştu:

“Öğretmenler burada çocuklarımıza gereken özeni ve önemi gösteriyorlar. Çocukların özgüveni gelişiyor, paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi öğreniyorlar. Bunun da eğitmenler eşliğinde olması çok avantajlı. Ergenliklerinde ve yetişkinliklerinde bunun etkisi ortaya çıkıyor, altyapısı buralarda oluşuyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hanım’a ve tüm eğitmenlerimize çok teşekkür ediyorum. Hepinizin Sevgi Günü kutlu olsun.”

Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Çocuk Gelişim Merkezleri Eğitim Koordinatörü Özlem Tanışık da 14 Şubat Sevgililer Günü’nde kapsamında Halkkent ve Adile Teyze Çocuk Gelişim Merkezleri’nde eş zamanlı etkinlikler düzenlediklerini kaydetti Tanışık, şu bilgileri verdi:

“Ebeveynlerimizle birlikte bir paylaşım çemberi oluşturduk. Onlarla birlikte boyamalar yaptık. Sevgiye dair sohbet ettik. Öz şefkat çalışması yaptık. Sevginin en başta merkezde, kendi içimizden başlayıp diğer kimliklerimize uzandığından bahsettik. Çocuklarımız bu süreçte ebeveynlerine kartlar hazırladılar ve onlara mektuplar yazdılar. Sevgi kavramının onlarda uyandırdığı etki ve duyguyu ifade eden ve ebeveynleri ve sevgi denince akıllarına ne geldiklerine dair notlarını yazıp, mektuplarıyla birlikte ebeveynlerine ilettiler.”

Çocuğu Halkkent Çocuk Gelişim Merkezi’nde eğitim gören Özlem Karağan, etkinliği çok beğendiğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Mandala etkinliği yaptık. İlk defa yaptım ama çok keyif aldım. Evde de kızımla birlikte yapmayı planlıyorum. Çalıştığım için ayrı kalıyoruz ve kızım bu aralar sürekli sarılmak istiyor ve sevgisini o şekilde gösteriyor. Notta da ‘Sarıl bana’ yazıyordu. Çok mutlu oldum, çok da duygulandım. Burası Belediye’nin kreşi değil de özel bir yer gibi. Hiç bu kadarını beklemiyordum, çok hoşuma gitti.”

Etkinliği çok eğlenceli bulduğunu söyleyen anne Sümeyye Yeter de “Etkinlik kalbime dokundu. Evladımdan sevgi kartı almak beni çok memnun etti. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Etkinliğe ilk defa katılan annelerden Büşra Karakuyu, “Çok güzeldi ve gayet memnun kaldık. Kızım burada çok mutlu ve huzurlu. O burada mutlu ve huzurlu olunca biz daha çok heyecanlanıyoruz. Kızımı buraya göndermeden önce başka kreşlerle de görüşmüştüm. Kızım bana çok düşkün. Herkes ‘Kızın seni asla bırakamaz’ diyordu ama biz bir hafta gibi kısa bir sürede, öğretmenlerim sayesinde bunu hallettik” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-cocuk-gelisim-merkezinde-sevgililer-gunu-kutlamasi/feed/ 0
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar: ‘En Son Teröristi de Etkisiz Hale Getirerek Milletimizi Kurtarmak İstiyoruz’ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:27:22 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3786 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, “İnşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız.” dedi.

Eskişehir Birlik Vakfı’nda düzenlenen “Türkiye’nin Güvenlik Politikası” konulu konferansta konuşan Akar, bir ülkede en önemli konulardan birinin kültürel değerler sistemi olduğunu belirterek, Eskişehir Birlik Vakfı’nın bu anlamda çok özel yere sahip olduğunu söyledi.

Gazze konusunda kimsenin susmaması gerektiğini belirten Akar, “Gazze konusu başta olmak üzere ‘Nasıl olsa herkes biliyor’ dememeli. Anneler, evladım, kardeşim doğru bildiğiniz ne varsa onu söylemek lazım. Bir çekingenlik var. Siz dirayetli bir şekilde bilgilendirin ve bilinçlendirin. Eğer toplum bilgili ve bilinçli olursa herkesin işi kolaylaşıyor, bunu bilelim.” diye konuştu.

Akar, 85 milyonun belirli konularda bir tutum içinde olması gerektiğine dikkati çekerek, “Duygu ve düşüncelerin bir ve beraber olması lazım. Millet olması lazım. Nasıl ki evlerimiz depreme daha dayanıklı hale gelsin diye tahkim ediyoruz, tedbir alıyoruz. Bizim de önümüzdeki risklere, tehditlere ve tehlikelere karşı milli birlik ve beraberliğimizi tahkim etmemiz lazım. Burada herhangi bir boşluk bırakmamamız lazım. Herhangi bir fitnenin, fesadın girebileceği duruma müsaade etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Bir toplumun millet olabilmesi için din, dil, tarih ve hayat tarzının gerekli olduğunu ifade eden Akar, eğitim sisteminin buna göre kurgulanarak gençlere yol gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin coğrafi konum itibariyle adeta bir ateş çemberinin içinde olduğunu ve dünyadaki sıkıntıların kaynağında gıda ve enerjinin bulunduğuna değinen Akar, “Peki bunun için ne yapalım? Korkalım mı? Hayır, geleceğimizi tanzim etmek bakımından yürüyerek değil koşarak çalışalım.” dedi.

“Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var”

Bütün devletlerin beka ve refah olmak üzere iki temel görevi olduğunu dile getiren Akar, şöyle devam etti:

“Biz büyük ve güçlü Türkiye derken buna çalışıyoruz. Bir taraftan bu terör vesaire onlarla hesaplaşıp işi bitirmek. Diğer taraftan da Sayın Bakanımızın gece gündüz aradığı petrolü, doğal gazı bularak refahımıza katkı sağlamak. Çok şükür başaracağız. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı aralıksız sürdürmemiz lazım. Bunlarla ilgili durmak veya duraklamak yok. Bu gelişmelere bağlı olarak bizim etki alanımız 3 kıta oldu. Avrupa, Asya ve Afrika. Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var. Fiili durumlarımız var. Askeri etkimiz var. Bu önemli bir şey. Bunun güçlenmesi lazım. Bütün dünya artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgi alanı.”

“Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek”

Terörü bitirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Akar, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Öyle veya böyle inşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız. 85 milyonun sevgisi, güveni ve duasından aldığımız ilhamla, inşallah milli ve manevi değerlerimizi kullanmak suretiyle bunların en sonuncusunu etkisiz hale getirerek ülkemizin bekasını, güvenliğini, rahatlığını ve huzurunu tam ve mutlak imkanla sağlayacağız. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek. Biz başta Irak ve Suriye olmak üzere hiç kimsenin toprak bütünlüğüne karşı değiliz. Onların toprağında asla bir gözümüz yok. Bizim tek derdimiz, sınırlarımızın ve milletimizin güvenliği.

Bu memleket bizim. Bu tarih acısıyla, tatlısıyla bizim. İbret ve ilham alacağız. Bu bayrak bizim. Bu anlayışla 85 milyon tek yumruk, tek yürek olacağız. Çalışmalarımızı buna göre yapacağız. Sultan Alparslan’dan Atatürk’e kadar ve bugüne kadar bu topraklar, insanlar, nüfus, ülke, beka, refah için katkı sağlayan kim varsa herkesi saygıyla şükranla anıyoruz.”

Akar’a konuşmasının ardından hediyelerin takdim edildiği konferansa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ve diğer ilgililerle vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/feed/ 0
Seksin Sağlığa Faydaları https://www.kanal7haber.com.tr/seksin-sagliga-faydalari/ https://www.kanal7haber.com.tr/seksin-sagliga-faydalari/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:18:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3508 Oksitosine sık sık “sevgi bağı hormonu” da denir. Kendimizi güvende, sevdiğimiz, güvendiğimiz insanlarla birlikte hissettiğimizde salgılanan hormondur.

Bu aynı zamanda seks sırasında çiftler arasında ortaya çıkan oldukça yararlı hormonlardan biri.

Seksin sağladığı fiziksel ve psikolojik faydalara dair bugüne kadar pek çok kanıt açıklandı.

Her insanın farklı ihtiyaçları ve değerleri olduğunu kabul ederek, arzu edilen sıklıkta uygulandığında seksin sağlayabileceği faydaları ayrıntılarıyla anlatacağız.

Uyku sorununa iyi gelebilir

Cinsel aktivite sırasında beyin, heyecan, tatmin ve mutluluk yaratan bir madde olan endorfin üretir.

Bunlar aynı zamanda orgazm öncesinde ve sonrasında yaşanan coşku ve sakinlik durumu ile de ilişkilidir.

Her ne kadar kendimizi iyi hissettirse de seksin, antidepresan gibi bir tedavi işlevi görebileceği söylenemez.

Evet, içimizdeki hoş duyguları artıran haz dolu anlar sağlayabilir ancak depresyon gibi ruhsal hastalıklar çok daha karmaşık tedavi yöntemleri gerektiriyor.

Ama seksin uyku haline geçmeyi kolaylaştırdığını söyleyebiliriz. Bu da ruh sağlığı problemlerinin semptomlarından biri olarak görülebilen uyku problemine iyi gelebilir.

Stresi azaltır

Kişiden kişiye etki seviyesi farklılık gösteren stres hali de günlük yaşamın talepleri ile orantılı olarak azalır ya da artabilir. Bu durum cinselliğe olan isteğimizi de etkileyebilir.

Bunaltıcı durumlarda uzun süre kaldığımızda, cinsel ilişki kurma isteğimiz azalır ve bu da daha az tatmin olmamıza neden olabilir.

Günlük yaşamın gereklilikleriyle başa çıkmamız için gerekli olan, kortizol seviyesinin uzun süre yüksek seviyede seyretmesinin etkileri olumsuz olacaktır.

Bu anlamda stres hali, cinsel arzuyu azaltsa da, seks bu nedenle oluşan stresi azaltmamızı sağlayabilir.

İlginç bir gerçek şu ki, mutlu birliktelik içinde olan çiftler stresli bir günün ardından cinsel ilişkiye girme eğiliminde oluyor.

Ayrıca seksin yararlı etkilerinden en çok faydalananlar da onlar.

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Düzenli cinsel aktivite virüslere, bakterilere ve diğer patojenlere karşı fizyolojik savunmamızı güçlendirir.

Ayda üç kez seks yapmanın, koronavirüse karşı koruma sağlayabileceğini savunan çalışmalar bile bulunuyor.

Bu keşif elbette diğer bulaşıcı hastalıklar için de geçerli.

Bağışıklık sistemi üzerindeki fayda yaşa ve cinsel aktivite türüne bağlı değil, yani herkes bunu hayatının farklı zamanlarında elde edebilir.

Kısacası kanıtlar, cinsel ilişki sıklığı arttıkça bağışıklık sistemimizin hastalık tehditlerine karşı daha dirençli hale geldiğini gösteriyor.

Kan basıncını ve ağrıyı azaltır

Aktif cinsel yaşantı kardiyovasküler sisteme de yardımcı olur.

Çift olarak yapılan cinsel birlikteliğin, sistolik ve diyastolik basıncı arttırdığı, bunun orgazm anında yoğunlaştığı ve sonrasında azaldığı bilinmektedir.

Gençlerde tek bir cinsel ilişki, istirahate kıyasla altı kat fazla enerji tüketimi ortaya çıkarıyor.

Yakın zamanda yapılan başka bir çalışma, yaşlılık döneminde cinsel aktiviteyi sürdürmenin kardiyovasküler sorunların ortaya çıkma riskini azalttığını savunuyor, aynı zamanda bilinen diğer risk faktörleri üzerinde de olumlu etki yapıyor. Ağrılara da hafifletici etkisi olabiliyor.

İlişkiyi ve duygusal bağı güçlendiriyor

Seks, çiftler arasındaki bağı oluşturmak, güçlendirmek ve sürdürmek için önemli. Bu ilişkinin ödüllendirilmesidir aynı zamanda.

Cinsel birleşme sırasında, bağ güçlenmesine katkıda bulunan bir hormon olan oksitosin üretilir. Aynı hormon emzirme sırasında anne ve çocuğu tarafından da üretilir.

Oksitosin, sosyal ve duygusal davranışları düzenlemeye yardımcı olur ve iyi bir bünyenin de kilitlerinden biridir.

Aynı zamanda korku, endişe ve stres durumlarına verilen tepkileri de düzenler; sarılma, okşama, öpme gibi samimi anlarda üretilir.

Bu, seksin yalnızca cinsel organlarla sınırlı olmadığını, daha ince bir etkileşim biçiminin aracısı ya da sonucu olduğunu da gösteriyor.

Her ne kadar orgazm cinsel birleşimin en tepe noktası olsa da, cinsel ilişkiler tamamen bu sonuca bağlanmamalı veya ulaşılmadığı takdirde eksik hissedilmemelidir.

Kısacası seksin birçok faydası var. Sonunda haz almak ve rahatlayabilmek için, öncelik her zaman ilgili kişilerin ihtiyaçlarına verilmelidir.

Yoğunluk veya sıklık üzerinde baskı oluşturmak çoğu zaman verimsizdir. İşin sırrı, karşılıklı ihtiyaçlarımızı bilmek ve saygı duymaktır.

Bu makalenin orijinali The Conversation’da yayımlandı ve Creative Commons lisansı altında burada aktarıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/seksin-sagliga-faydalari/feed/ 0
Ashoka Türkiye, yeni stratejik planını topluluk buluşmasıyla duyurdu https://www.kanal7haber.com.tr/ashoka-turkiye-yeni-stratejik-planini-topluluk-bulusmasiyla-duyurdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/ashoka-turkiye-yeni-stratejik-planini-topluluk-bulusmasiyla-duyurdu/#respond Thu, 18 Jan 2024 21:24:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2509

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Ashoka’nın Türkiye ofisi, düzenlediği topluluk buluşmasıyla yeni stratejik planını duyurdu. Buna göre, kuruluşun misyonu, her bireyin değişimin öncüsü olabileceği bir dünyayı hayal ederek, insanların değişim yaratma becerilerine sahip olmasında etkili olan aktörlerle topluluğunu bir araya getirmek, onları desteklemek ve harekete geçirmek olarak belirlendi.

Ashoka Türkiye Fellow’ları, Ashoka Destek Ağı (ASN) üyeleri, sosyal girişimcilik ekosistemi, bireysel ve kurumsal destekçiler ile ekosistem partnerleri gibi geniş bir katılımcı grubu, 10 Ocak tarihinde İstanbul Beyoğlu’ndaki Postane’de yapılan Ashoka Türkiye topluluk buluşmasına katıldı. Ashoka Türkiye ekibi buluşmada, birebir görüşmeler ve odak grup çalışmaları gerçekleştirerek ve topluluğunun desteğini alarak hazırladığı yeni stratejik planını katılımcılarla paylaştı.

“5 YILLIK STRATEJİK PLANIMIZI TOPLULUĞUMUZUN DESTEĞİYLE OLUŞTURDUK”

Dünyanın sürekli olarak ve hızla değiştiğini, bu değişime ayak uydurabilmenin ötesinde bütünün iyiliği için değişime öncülük edebilmeye yönelik ihtiyacın her zamankinden acil ve kritik olduğunu vurgulayan Ashoka Türkiye Ülke Direktörü Ezgi Özkök Sefer, “Değişim yaratma becerilerine sahip olanlarla olmayanların arasındaki eşitsizliğin giderilmesi ve bütünün iyiliği için herkesin ‘Değişim Öncüsü’ olabildiği bir dünya hayal ediyoruz. Bu hayali gerçekleştirmek için insanların değişim yaratma becerilerine sahip olmalarında etkili aktörleri bir araya getirecek, destekleyecek ve harekete geçireceğiz. Bu stratejiyi oluştururken katkı veren herkese teşekkür ederiz” dedi.

‘Değişim Öncülüğü’nün herkesin üstlenebileceği bir rol olduğunu belirten Sefer şunları söyledi:

“İsteyen herkes kendisini ‘Değişim Öncüsü’ olarak tanımlayabilir. ‘Değişim Öncüsü’ yolculuğu, kişinin kendi farkındalığıyla başlayıp, çevresinde gördüğü sosyal ve çevresel problemlere çözüm üretme, bu çözüm etrafında bir takım kurma, diğer ‘Değişim Öncüleri’ ile bir araya gelme ve sistem ve zihniyetleri dönüştürmeye kadar uzanıyor. Değişim öncülüğünü, herkes bu yolculuğun farklı fazlarında pratik edebilir.”

“DEĞİŞİM ÖNCÜLERİ HER YERDE”

Etkinlikte konuşan Ashoka Fellow’u ve Postane’nin kurucusu Yaşar Adanalı ise “Değişim Öncüleri her yerde karşımıza çıkıyor. Biz sosyal girişimciler olarak, etrafımıza baktığımızda bir yerde sorun görüp müdahale eden birçok kişi olduğunu gözlemliyoruz. Bunu kimi adil üretimleri destekleyerek yapıyor, kimi bir topluluğu harekete geçiriyor. Bu yüzden Ashoka Türkiye’nin yeni stratejik planı çok kıymetli” diye konuştu.

Ashoka Destek Ağı (ASN) Üyesi Faruk Eczacıbaşı da “Ashoka Türkiye’ye bundan sonra çok daha önemli bir görev düşüyor. Ashoka Türkiye bir ağ organizasyonu ve birbirimizden öğrendiklerimizi küresel olarak toplum yararına taşımaya yardımcı oluyor. Teknolojik gelişmelerin arkasında yer alan bilgi birikimini tabana yayması ise çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

GENÇ DEĞİŞİM ÖNCÜLERİ PROGRAMI BAŞLIYOR

Kuruluş, sistem dönüşümüne odaklanan sosyal girişimcileri, her yıl Ashoka Fellow’u olarak seçmeye ve desteklemeye devam edecek. Ayrıca başlatacağı Genç Değişim Öncüleri Programı’yla bilişsel empati, takım çalışması, yeni liderlik ve değişim yaratma pratiği becerilerini merkeze alarak belirlediği ‘Değişim Öncüleri’ni bir araya getirecek.

Ashoka Türkiye, değişim yaratma kültürünün erken yaşta edinilmesini sağlamak amacıyla eğitim fakülteleri, eğitim yayıncıları, öğretmen ağ ve sendikaları, medya, kamu ve karar vericilerle iş birliği yapacak. İlk adım olarak, bu kurumların içindeki Değişim Elçileri’yle çalışacak ve gençlerin değişim kültürünü benimsemelerine katkı sağlayacak olan Ashoka Türkiye, bu kurumlara ‘etki partneri’ adını verdi. Kuruluş, yakın gelecekte belirleyici nitelikte olacak cinsiyet, iklim ve gezegen, teknoloji ve insanlık, uzun yaşam süresi, göç ve demokrasi alanlarında da kurumlarla iş birliği yapacak.

BİRLİKTE YOL ALMA ÇAĞRISI

Kuruluşun ekibi, kişi ve kurumları, etki partneri, bireysel ve kurumsal destekçi veya kurum içi Değişim Elçisi olarak Ashoka Türkiye Değişim Topluluğu’na katılmaya ve birlikte yol almaya davet etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ashoka-turkiye-yeni-stratejik-planini-topluluk-bulusmasiyla-duyurdu/feed/ 0