Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nda; “Sözler eylemle desteklenmedikçe, ne Filistin’deki zulmü durdurmak, ne de uluslararası sisteme güveni yeniden inşa etmek mümkündür. Uluslararası toplum, Filistin halkına olan borcunu ancak Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. Bunun için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti’nin teşekkülü şarttır” dedi.
Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak” temasıyla bugün başladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Forum’un açılış konuşmasını yaptı. Fidan’ın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara seslendi. Erdoğan şunları kaydetti:
“6 Şubat 2023’te yaşadığımız asrın felaketi nedeniyle forumumuzu geçtiğimiz yıl iptal etmek durumunda kalmıştık. Ülkemizin 11 ilini ve 14 milyon vatandaşımızı etkileyen 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz deprem felaketinin yaralarını hızla sarıyoruz. Bu zorlu süreçte dost ve kardeş ülkelerden gördüğümüz maddi manevi desteği burada özellikle ifade etmek isterim. Dünyanın neresinde olursa olsun acımızı yürekten paylaşan dayanışma ve desteklerini esirgemeyen dostlarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
“21’İNCİ YÜZYIL BİR BUHRANLAR ÇAĞINA DÖNÜŞMEKTEDİR”
Karşı karşıya olduğumuz gerçeklik şudur: Refah, huzur, barış ve özgürlük asrı olmasını umduğumuz 21’inci yüzyıl; beklentilerin tam aksine giderek bir buhranlar çağına dönüşmektedir. Herkesin diline pelesenk ettiği kural temelli uluslararası düzen, anlamını ve ağırlığını kaybetmekte, bir slogandan öteye geçememektedir.
Pek çok ülkenin son 5-10 yılda yüzleştiği terör tehdidiyle biz tam 40 yıldır mücadele ediyoruz. DEAŞ ile sahada göğüs göğüse mücadele edip bu örgütü bozguna uğratan yegane NATO müttefikiyiz.
Düzensiz göç meselesinde zaten 12 yıldır ciddi baskı altındayız. Çatışmalardan ve terör örgütlerinin baskılarından kaçan yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz.
Türkiye’nin hiçbir hadiseyi uzaktan seyretme veya görmezden gelme lüksü yoktur. Sorumluluk sahibi bir ülke olarak; doğru bildiklerimizi cesaretle söylemek, hem kendi insanımıza, hem de tüm insanlığa karşı görevimizdir.
Diklenmeden dik durabilmek için milli onurumuzu, bekamızı, milletimizin hak ve hukukunu koruyabilmek için her türlü adımı attık. Ekonomide ülkemizi yılda ortalama yüzde 5,5 oranında büyüttük. Milli gelirimizi 238 milyar dolardan, tam 5 kat artışla, 1 trilyon 118 milyar dolara yükselttik. Ülkemizi satın alma paritesine göre milli gelir sıralamasında dünyada 11’inci sıraya çıkarttık.
Geçtiğimiz hafta beşinci nesil savaş uçağımız KAAN’ın da ilk uçuşunu başarıyla yapmasıyla, artık bu alanda farklı bir lige yükseldik. Dışişlerinde 163 olan temsilcilik sayımız, bugün itibarıyla 261’e çıktı. Dünyanın en geniş diplomasi ağına sahip üçüncü ülkesiyiz.
“TÜRKİYE HER ALANDA AKTİF, DİRAYETLİ, VİCDANLI MÜESSES BİR GÜÇ OLARAK ÖNE ÇIKMAKTADIR”
Bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim ki Türkiye; Hem Batı ile hem Doğu ile kazan-kazan temelinde ilişkiler kurabilen, Ukrayna-Rusya arasındaki savaşta hakkaniyetli bir tutum benimseyen, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde olup, dünyanın dört bir yanıyla güçlü ticari ilişkiler geliştirebilen, hiçbir ayrım yapmadan mazluma, mağdura ve ihtiyaç sahibine el uzatan,
bekası tehlikeye girdiğinde sahada her türlü tedbiri süratle alabilen, velhasıl her alanda aktif, dirayetli, ilkeli, vicdanlı müessir bir güç olarak öne çıkmaktadır.
Üçüncü yılına giren Ukrayna krizinde, Antalya’daki buluşmayla başlayan, İstanbul Süreci ile bir üst seviyeye çıkan barış umutları, maalesef, gerekli destek verilmediği için akim kaldı. On binlerce insanın hayatını kurtaracak, yaşanan acının, yıkımın önüne geçecek tarihi bir fırsat heba edildi, daha doğrusu sabote edildi. Ancak kural temelli uluslararası düzenin iflas bayrağını asıl çektiği yer Gazze olmuştur.
“GAZZE’DE YAŞANANLAR BİR SOYKIRIM GİRİŞİMİDİR”
Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir; bir soykırım girişimidir. Çünkü savaşın bile uyulması gereken bir ahlakı, adabı ve hukuku vardır. Ana kucağındaki yavruları açlığa ve susuzluğa mahküm eden; hastaneleri, kiliseleri, camileri, okulları, üniversiteleri, mülteci kamplarını, ambulansları bombalayan dün olduğu gibi gıda yardımı almak için sırada bekleyen sivilleri kalleşçe, onursuzca hedef alan bir barbarlıktan bahsediyoruz.
Bölgeye gönderdiğimiz 37 bin tona varan insani yardımlara, küresel ölçekte yürüttüğümüz tüm diplomatik temaslara, refakatçileri dahil 900’den fazla Gazzeli hastayı ülkemize getirmemize rağmen, bunun mahcubiyetini iç dünyamızda halen yaşıyoruz. Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in soykırımı önlemesi yönünde aldığı ihtiyati tedbir kararı apaçık ortadayken, Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikalarını pervasızca sürdürebiliyor. İsrail’e ilk günden beri koşulsuz destek veren Batılı güçler ise ‘tazıya tut, tavşana kaç’ diyen ikiyüzlü politikalarıyla dökülen kana ortak oluyor.
Sözler eylemle desteklenmedikçe, ne Filistin’deki zulmü durdurmak, ne de uluslararası sisteme güveni yeniden inşa etmek mümkündür. Uluslararası toplum, Filistin halkına olan borcunu, ancak Filistin devletinin kurulmasıyla ödeyebilir. Bunun için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti’nin teşekkülü şarttır. Bu maksatla, garantörlüğü de içerecek şekilde sorumluluk almaya Türkiye olarak hazır olduğumuzu belirttik.”
]]>
Galatasaraylı futbolcu Lucas Torreira, “Her maçta yüzde yüzümüzü vermeye devam etmemiz gerekiyor. Çeyrek finale geçebilmek için de elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Kulübümüzün tarihini biliyoruz. Özellikle Avrupa’daki tarihini biliyoruz. Bizim amacımız son ana kadar mücadele etmek” dedi.
Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında yarın sahasında Çekya temsilcisi Sparta Prag’ı konuk edecek. Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde saat 20.45’te başlayacak mücadelede İspanyol hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak.
Karşılaşma öncesi Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında futbolculardan Lucas Torreira açıklamalarda bulundu. Konsantre bir şekilde oynamalarının gerektiğini ifade eden Torreira, “Çok önemli bir maç bizim için. Rakibimiz farklı bir tipte olabilir. Biz yüzde yüzümüzü vermek zorundayız. Dikkatimizi vermek zorundayız. Konsantre bir şekilde oynamamız gerekiyor. Buraya çok mücadele ederek geldiğimizi de düşünecek olursak, eğer bundan sonrasında da Şampiyonlar Ligi’nde de nasıl mücadele ettiysek konsantre bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Hafta içerisinde iyi bir çalışma yaptığımıza inanıyorum. Kendi taraftarımız önünde, kendi sahamızda oynayacağız. Bunun iyi bir avantaj olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE DAHA FAZLA PUAN ALMAMIZ GEREKİYORDU”
Çeyrek finale geçebilmek için ellerinden geleni yapacaklarını ifade eden Lucas Torreira, “Bizim amacımız Şampiyonlar Ligi’nde oynamaya devam etmekti. Sonuçların dışında maçlar içerisinde nasıl oynadığımızı, yeri geldiğinde sakin olabildiğimizi ve oynadığımız genel olarak oyuna baktığımızda daha fazla puan almamız gerekiyordu. Şu an Avrupa Ligi’nde devam ediyoruz. Avrupa’da ülkemizi temsil ettiğimiz için mutluyuz. Her maçta yüzde yüzümüzü vermeye devam etmemiz gerekiyor. Çeyrek finale geçebilmek için de elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Kulübümüzün tarihini biliyoruz. Özellikle Avrupa’daki tarihini biliyoruz. Bizim amacımız son ana kadar mücadele etmek ve yüksek noktaya kadar gelebilmek. Plan tabii ki de yapılır. Önce önümüzdeki maça bakmamız gerekiyor. Adım adım ilerlememiz gerekiyor. İlk önce baktığım şey yarınki maç. Çünkü güçlü bir takıma karşı zorlu bir maç oynayacağız” yorumlarında bulundu.
“SIRTIMDA SOYADIMLA OYNUYORUM AMA BENİM İÇİ EN ÖNEMLİSİ ÖNÜMDEKİ ARMAM”
Okan Buruk ile çalışmanın mutluluğunu ifade eden 28 yaşındaki Uruguaylı orta saha, “1.5 senedir buradayım. Burada bulunduğum her maçta nasıl oynadığımı görüyorsunuz. Ben tutkuyla oynayan bir insanım. Takımım için oynayan bir insanım. Sırtımda soyadımla oynuyorum ama benim için en önemlisi önümdeki armam. Sahaya her girişimde elimden geleni yapmak, taraftarı, takım arkadaşlarımı, teknik ekibi ve hocamı mutlu etmek için uğraşıyorum. Okan Hoca ile çalışmak benim için büyük bir keyif. Çok karizmatik ve mutlu bir insan. Takımı bir araya getiren bir insan bence. O’na da çok teşekkür etmek istiyorum. Sadece O’na değil, teknik ekibe de teşekkür etmek istiyorum. Takımdaki herkes bizi çok iyi hissettiriyor. Geldiğimden andan beri onlardan biri gibi olduğumu hissettirdiler bana. 28 yaşımdayım, bu kadar önemli bir takımda kendimi bulabildiğim ve Avrupa’da mücadele edebildiğim için çok mutluyum. Bu formayı her gün giydiğim zaman çok mutlu oluyorum. Okan hoca tarafından çalıştırılmak büyük bir onur. Gelecekte çok büyük başarılar kazanmaya devam edeceğine inanıyorum. Galatasaray ile umarım uzun seneler birçok başarıya imza atacağız hep birlikte. Bana her zaman güven verdiği için de teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu.
“BU FORMAYLA BİR GOL ATACAĞIM DİYE HER AKŞAM HAYAL KURUYORUM”
Galatasaray formasıyla gol atamaması üzerine gelen soruya Torreira şu yorumlarda bulundu:
“Antrenmanlara daha fazla gelmeniz gerekiyor çünkü birçok gol atıyorum antrenmanda. Bu formayla bir gol atacağım diye her akşam hayal kuruyorum. Çıkmadı şimdiye kadar. Geldiğimden beri gol atmıyorum. Bu kaygılandığım bir şey değil. Önemli olan takımın kazanması. Ben elimden geleni vereyim, takımıma maç içerisinde yardımcı olayım. Ama tabii ki de içten içe gol atmak istiyorum.”
“GALATASARAY FORMASINI GİYİYORSAM BUNU ONA BORÇLUYUM”
Fernando Muslera’nın Galatasaray tarihinde unutulmaz bir isim olduğunu söyleyen Lucas Torreira, “Nando oyuncu ve insan olarak bizim kadromuzdaki en iyi oyuncumuz. Sadece kaptan olarak değil, aynı zamanda soyunma odasını yönetiyor, yeni gelen oyunculara yardımcı oluyor. İçimden gelerek söylüyorum ki bu Galatasaray formasını giyiyorsam bunu ona borçluyum. Onun aramasıyla ikna oldum. Galatasaray tarihi açısından unutulmaz bir insan olduğunu düşünüyorum. Bu kulübe de yıllarca hizmet edeceğine inanıyorum. Ben kaç yıl burada olacağım bilmiyorum fakat burada yaşadığım her şeyde ona borçlu olduğuma inanıyorum. O yüzden bu formayı onunla birlikte giydiğim için çok gururluyum” diyerek sözlerini noktaladı.
]]>