ŞİŞLİ Belediyesi, bu yıl Sevgililer Günü’nü aşkla birlikte ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘dönüşüm’ ve dayanışmayı da vurgulayan özel bir konseptle karşılıyor. 14 Şubat’ta Şişli sokaklarında, aşkın farklı hallerini yansıtan sanatsal enstalasyonlar, canlı müzik performansları, moda tasarımcılarıyla düzenlenen etkinlikler ve lezzetli ikramlar yer alacak.
‘Aşk=Şişli’ sloganıyla hayata geçirilen bu etkinliklerle, Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir kutlama olmaktan çıkarıp, birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan bir festivale dönüştürmek hedefleniyor. Abdi İpekçi Meydanı ve Kurtuluş Caddesi girişi gibi merkezi noktalara yerleştirilecek bu büyük kalp enstalasyonları, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından atık kumaşlarla işlenecek. Çalışma, Osmanbey bölgesinden toplanan atık kumaşlarla çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildi.
Moda Tasarımcıları Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan bu tasarımlar, sürdürülebilirlik ve sanatın bir araya geldiği özgün bir anlatı sunacak. Şişli’nin kalbinde yer alacak bu enstalasyonlar, ziyaretçileri aşkın doğa, sanat ve toplumsal dayanışmayla nasıl bütünleştiğini düşünmeye davet edecek.
‘ŞİŞLİ’NİN DEĞERLERİNİ YİNE ŞİŞLİLİLERLE BULUŞTURUYORUZ’
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, kentte dayanışmayı ve birlikte yaşamı güçlendirecek bu etkinliklerle ilgili olarak, “Çok kültürlülüğün önemli simgelerinden biri olan Şişli’de icraat aşkıyla, birbirine saygı duyan ve dayanışmayı güçlendiren insanlarla ortak yaşamı güçlendiriyoruz. Şişli’nin değerlerini yine Şişlililerle buluşturuyoruz. Bu özel günü sanatseverlerle ve Şişli’ye değer katan esnafımızla kutluyoruz” dedi.
MODA VE DAYANIŞMA NİŞANTAŞI’NDA BULUŞUYOR
Sevgililer Günü kapsamında, Nişantaşı’ndaki showroom’lar özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği bu alanlar, alışverişin ötesinde bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Özel Sevgililer Günü indirimleri sunulurken, tasarımcılar ve mağazalar satışlardan elde edilen gelirin bir kısmını patili dostlar için mama bağışına ayırarak aşkın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılarla paylaşılması gerektiğini hatırlatacak.
ŞİŞLİ SOKAKLARINDA CANLI MÜZİK PERFORMANSLARI
Müzik, Sevgililer Günü’nün en güçlü ifade biçimlerinden biri olacak. Şişli’nin dört bir yanında gerçekleşecek canlı caz performansları, sokaklara romantik ve neşeli bir atmosfer kazandıracak. Nişantaşı Abdi İpekçi Meydanı’nda 16: 00-17: 00 ve 19: 00-20: 00 saatleri, Kurtuluş Caddesi girişinde 18: 30-19: 30 saatleri, Mıstık Parkı’nda 16: 00-17: 00 saatleri, Cevahir AVM önünde 15: 00-16: 00 ve Mecidiyeköy Meydanı’nda 17: 30-18: 30 saatleri arasında düzenlenecek performanslar, ziyaretçilere müziğin büyüsü eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.
LEZZETLİ İKRAMLARLA ŞİŞLİ’NİN SICAK ATMOSFERİ
Etkinlik alanlarında ziyaretçilere sıcak içecek ve çeşitli ikramlar sunularak Sevgililer Günü’nün samimi atmosferi desteklenecek. Şişli’nin farklı noktalarına kurulan stantlarda sunulacak bu ikramlar, sokakları gezen ziyaretçilere küçük ama keyifli mola anları sağlayacak.
Abdi İpekçi Meydanı’na kurulacak özel photobooth alanları, etkinliğe katılan herkesin aşk dolu anlarını ölümsüzleştirmesi için tasarlandı. Ziyaretçiler, özel konseptle hazırlanmış fotoğraf alanlarında hatıra fotoğrafları çekerek Sevgililer Günü’nün coşkusunu sosyal medyada #İSTANBULUNKALBİNDESİN etiketiyle paylaşabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KATMANDU, 1 Aralık (Xinhua) — Nepal halkı, Bala Chaturdashi festivali için başkent Katmandu’daki Pashupatinath Tapınağı’nda bir araya geldi.
Hindular festival kapsamında ölen aile üyelerinin anısına bütün gece kandil yakıp sabahın erken saatlerinde tapınağa yedi çeşit tahıl serpiyor.
Kültür SanatEtkinliklerFestivalKatmanduGüncelKültürYaşamNepal
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin son durağı Antalya’daki etkinliklerle devam ediyor.
Festival kapsamında kentte bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Arkeoloji Müzesi’ndeki “Kaçış Yok” sergisini ziyaret etti.
Bakan Ersoy’a ziyaretinde eşi Pervin Ersoy, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Türkiye Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, Sinema Genel Müdürü Birol Güven ve kamu kurum müdürleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri eşlik etti.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Zeynep Boz, Bakan Ersoy’a sergiye ilişkin bilgi verdi.
Ziyaretin ardından Bakan Ersoy ve beraberindekilerin katılımıyla Muratpaşa ilçesindeki tarihi Saat Kulesi önünden Antalya’nın simge yapılarından Hadrian Kapısı’na kortej yürüyüşü düzenlendi.
Anadolu Ateşi ekibinin şovuyla başlayan korteje, vatandaşların yanı sıra yerli ve yabancı turistler de eşlik etti.
Bando takımının hareketli şarkıları eşliğindeki kortejde, jonglör ve gösteri ekiplerinin renkli sunumları yoğun ilgi gördü.
Yürüyüşün ardından Bakan Ersoy ve beraberindekiler Hadrian Kapısı’nda başlayan Art Meydan etkinliğini ziyaret etti, ressam ve resim meraklılarıyla sohbet etti.
Bakan Ersoy, daha sonra Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde ziyarete açılan dünyaca ünlü sanatçı Andy Warhol’un “Warhol’un Dünyası Pop Art’ın İkonu” sergisine ve “Pablo Picasso Resimden Seramiğe Bir Serüven” sergisine ziyarette bulundu.
Sergideki eserlere ilişkin Bakan Ersoy ve ziyaretçilere serginin Yardımcı Küratörü Marcus Graf bilgi verdi. Sergi, yerli ve yabancı ziyaretçilerden de yoğun ilgi gördü.
Antalya Kültür Yolu Festivali, 10 Kasım’a kadar devam edecek.
Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri ErsoyMehmet NurFestivalantalyaTurizm
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATAŞEHİR Belediyesi, Geleneksel Dağ Çileği Toplama Festivali’ni Cumhuriyet Bayramı haftasında ‘Biriz, Birlikteyiz’ sloganıyla düzenledi. Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, doğaseverler 438 metre yüksekliğiyle İstanbul’un en yüksek 3’üncü noktası olan Kayışdağı Ormanı’nda, organik dağ çilekleri topladı.
Festival, Ataşehir Belediyesi’nce doğanın güzelliklerini yaşatmak ve sürdürülebilir yaşam bilincini artırmak amacıyla düzenlendi. Çevre bilincini yükseltmeyi hedefleyen etkinliğe, çocuklar da aileleriyle birlikte katılım sağladı.
ADIGÜZEL: CUMHURİYET’İN KAZANIMLARINI YAŞATIYORUZ
Festivalde katılımcıların Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan Adıgüzel, “Cumhuriyet, özgürlük, eşitlik ve bir arada yaşama kültürünü bizlere armağan etti. Bu değerleri nesilden nesile aktarmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Ataşehir Belediyesi olarak çevremizi korumaya ve yerel üretimi desteklemeye öncelik veriyoruz” dedi.
‘KAYYUM HATASINDAN DÖNÜLMELİ’
Esenyurt Belediye Başkanlığı’na kayyum atanmasını eleştiren Adıgüzel, “Bu sürecin bir an önce sona ermesini ve kayyum hatasından dönülmesini istiyorum” diye konuştu.
’80 BİN KİŞİYE ULAŞTIK’
Sosyal belediyecilik hizmetleri hakkında bilgi veren Adıgüzel, “Son 7 ayda gıda, sıcak yemek, eğitim ve kişisel bakım alanlarında 80 binden fazla vatandaşa ulaştık. Önümüzdeki hafta yenilenen aşevimizi açarak, bin 700 komşumuza her gün 4 çeşit sıcak yemek ulaştıracağız” ifadelerini kullandı.
‘KENT BOSTANI İLE DOĞAYA BAĞLILIK ARTIYOR’
Ataşehir’in yeni Kent Bostanı projesini anlatan Adıgüzel, “Bu proje ile toprakla bağımızı güçlendirerek, doğayla iç içe bir toplum oluşturmayı hedefliyoruz. İlk bostanımızda 180 ailemize ücretsiz ekim alanı tahsis ettik. Bu mutluluğu tüm ilçeye yaymak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
‘ÇOCUKLARIMIZ DOĞA İLE BARIŞIK BÜYÜYORLAR’
Adıgüzel, etkinliğin doğaya olan sevgiyi pekiştirdiğini belirterek, “Bu tür organizasyonlar, çocuklarımızın doğa ile barışık bir şekilde büyümesine katkı sağlıyor. Gelecek nesillere daha yeşil bir Ataşehir bırakmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz” diye konuştu.
Etkinlik, doğaseverlerin topladıkları organik dağ çilekleriyle çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Cumhuriyet BayramıFestivalAtaşehir
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Manavgat Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksekokulu, Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası ile Manavgat Ziraat Odasının katkılarıyla düzenlenen festivalde kortej yürüyüşü yapıldı.
Yürüyüşe katılanlar ellerinde zeytin dolu sepetler ve zeytin dallarından yapılan taçlarla renkli görüntü oluşturdu.
Saraçlı Mahallesi’nde zeytin üreticisi kadınlar, geleneksel taş sıkma yöntemiyle antik çağdan kalma taş yataklarda soğuk sıkım zeytinyağı etkinliği yaptı.
Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, konuşmasında, ülkenin ve dünyanın barış ve sevgiye ihtiyacı olduğunu, zeytinin de barışı temsil ettiğini belirtti.
İlçenin 11 çeşit zeytin türüne ev sahipliği yaptığını kaydeden Kara, “Manavgat kalamata, memecik, Ayvalık, tarı ak, domat, manzanilla, arbekün, Girit, Gemlik ve Antalya bölgesine özgü coğrafi işareti alınmış tavşan yüreği zeytinleriyle dikkati çekiyor. Bunların yanı sıra yalnızca Manavgat’a ait olan beylik zeytini bulunuyor. Beylik zeytini iri taneli ve dolgun yapısıyla hem sofralık zeytin hem de zeytinyağı üretiminde tercih ediliyor.” diye konuştu.
Beylik zeytininden elde edilen zeytinyağın kalite ve aromatik özelliğiyle ön plana çıktığını vurgulayan Kara, beylik zeytininin coğrafi işaret alması için gerekli çalışmalara başlayacaklarını ifade etti.
Organizasyonda uzman akademisyenler tarafından “Zeytin ve Zeytinyağında Kalite”, “Zeytin ve Zeytinyağında Coğrafi İşaret, Markalaşma ve Pazarlama” ile “Zeytinyağının Gastronomideki Yeri ve Önemi” başlıklı oturum ve çeşitli etkinlikler yapılacak.
Festival, yarın sona erecek.
Yerel HaberlerKültür SanatZeytinyağıFestivalManavgatantalyaEkonomiZeytinTarımYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), AydınAdnan Menderes Üniversitesi ile Erciyes Üniversitesi iş birliğinde, “Sokak Lezzetleri Film Festivali” ödül töreni” Kültür Yolu Festivalleri kapsamında Bornova Kültür ve Sanat Merkezinde gerçekleştirildi.
Şahin, törende yaptığı konuşmada, RTÜK olarak bu tür takım organizasyonlarında yer almayı kendilerine görev bildiklerini söyledi.
Kültür Yolu Festivalleri kapsamında yapılacak kısa film ve belgesellere ödül verilmesinin bir başlangıç olacağını aktaran Şahin, çok fazla mali değeri olmasa da bir başlangıç olduğu için böyle organizasyonun içerisinde yer almanın mutluluğunu yaşadıklarını aktardı.
Festivale katılan öğrencileri tebrik eden Şahin, “Belki ufak bir destek oldu ama eminim ki bundan sonraki ufak desteklerin mesleki hayatlarında ciddi bir katkısı ve yönlendirmesi olacağını düşünüyorum. Sokak lezzetleri hepimizin hayatında var olan, hiçbirimizin yemeden geçmediği ve birçok alanda da hayatımızda olan lezzetler. Bunların bilinmesi büyük bir değer. Biz de bu anlamda bir katkıda bulunabildiysek ne ala.” ifadelerini kullandı.
Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent de düzenledikleri festivalde, iletişim, güzel sanatlar ve turizm fakültesi öğrencilerinin kültürel dünyasına katkı sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Zengin yemek kültürünün önemli bir parçası olan sokak lezzetlerine dikkati çekmek istediklerini vurgulayan Kent, bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine değindi.
Sokak Lezzetleri Film Festivali Jüri Başkanı ve Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Vahit İlhan da festivalin önemine vurgu yaparak, çok zor seçimler yaptıklarını ve çok güzel eserlerin kendilerine geldiğini bildirdi.
Türk Mutfak Sanatları Uzmanı Ramazan Bingöl de kültürün unutulmaması için mutfağın çok önemli olduğunu belirterek, “Mutfak kültürünü kaybeden toplumlar her şeyini kaybeder. Mutfak, kültür ve özellikle sokak lezzetleri bu kadar önemlidir.” dedi.
Konuşmaların ardından, belgesel kategorisinde Sümeyye Çamcı’nın “Seyyar” isimli eseri, 1 dakikada anlat kategorisinde ise Dimaze Duruk’un “Gevrek” isimli eseri birincilik ödülüne layık görüldü.
Öğrencilere ödülleri, katılımcılar tarafından takdim edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fethiye Belediyesinin öncülüğünde ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle düzenlenen festivalin açılış töreni, Belcekız Sahili’nde yapıldı.
Organizasyona 34 ülkeden yaklaşık 500 yamaç paraşütçüsünün yanı sıra, dünyanın en iyi akrobasi sporcuları da katıldı.
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, açılış töreninde yaptığı konuşmada, geleneksel hale gelen festivalin birbirinden güzel gösterilere ev sahipliği yapacağını söyledi.
Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Çıralı ise yıl başından bu yana 115 bin 916 tandem (ikili), 51 bin 985 single (tekli) olmak üzere 167 bin 901 kişinin yamaç paraşütü yaptığını kaydetti.
Festival kapsamında gün içinde Beşkaza Meydanı’nda Türk Hava Kurumu’na ait sıcak hava bolunu öğrencilerle uçuş yaptı. Meydanda ve Ölüdeniz’de de paramotor ekibi gösteri sundu.
Festivalin açılış törenine Fethiye Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, protokol üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA Büyükşehir Belediyesi Yeşilçam Festivali’nde nostalji dolu akşamlar yaşanmaya devam ediyor. Yeşilçam’ın büyülü atmosferinde, sevilen sanatçı Seda Hazar 80’li ve 90’lı yılların unutulmaz şarkılarını Antalyalılarla buluşturdu. Festivalde, dönem filmleri de açık hava sinemasında makaralı makinadan izleyiciye ulaşarak nostalji yaşatıyor.
Büyükşehir Belediyesi’nin Altın Portakal Film Festivali ile eş zamanlı olarak 5-12 Ekim tarihlerinde Karaalioğlu Parkı’nda düzenlediği Yeşilçam Festivali eğlenceli etkinlik ve konserlerle devam ediyor. ‘Yeşilçam Teması’ ile ziyaretçilerini nostaljik bir yolculuğa çıkaran festivalde, DJ performansları ve konserlerle müzik şöleni yaşanıyor. Festival kapsamında sahne alan sevilen sanatçı Seda Hazar, unutulmaz eserlerle dolu repertuvarıyla Antalyalılarla buluştu. 80’li ve 90’lı yılların Yeşilçam ile özdeşleşen şarkılarını söyleyen sanatçıya alanı dolduran vatandaşlar hep bir ağızdan eşlik etti. Haraketli parçalarla doyasıya eğlenen vatandaşlar, nostalji dolu bir akşam yaşadı.
YAZLIK SİNEMA KEYFİ DEVAM EDİYOR
Özel olarak hazırlanan etkinlik alanında birbirinden renkli Yeşilçam dekorları, klasik araçlar, Yeşilçam maskotları, fotoğraf köşeleri, panayır oyunları, ahşap oyun alanları, antika ürün satış reyonları ve çeşitli sahne şovları festival boyunca ziyaretçilerini bekliyor. Dönem filmlerinin yer aldığı yazlık açık hava sineması da film gösterimlerine devam ediyor. Festivale özel makaralı makinada beyaz perdeye yansıyan filmleri Antalyalılar keyifle takip ediyor.
BÖYLE BİR FESTİVALE İHTİYACIMIZ VARMIŞ
Yeşilçam Festivali’ne arkadaşlarıyla birlikte geldiklerini belirten Akdeniz ÜniversitesiBilgisayar Mühendisliği Öğrencisi Murat Yalçın, “Eskiden babalarımızın yaşadığı atmosferi, oynadığı oyunları, yakından görüp anlamak istedik. Gerçekten buradaki ortam çok güzel. Klasik araçlar ilgi çekici. Bizleri böyle bir etkinlikle geçmişe götürdüğü için Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz. Bu atmosfere ihtiyacımız varmış. Eski şarkıların tatlı melodilerinin hissettirdiği duygular çok güzel. Eski filmlerin anısı bizi geçmişe götürdü. Geçmişin mi iyi, günümüzün mü iyi olduğunu düşündürttü” dedi.
ZAMAN MAKİNESİNE GİRMİŞ GİBİYİM
Yeşilçam Festivali’ni ilk kez ziyaret eden bir başka öğrenci Mustafa Güvez, “Burada ilgimi çeken birçok şey oldu. Özellikle eski oyunlar, sadece filmlerde gördüğümüz eski araçlar çok hoşuma gitti. Konserler ve müzikler çok keyif verici. Tıpkı bir zaman makinesine girmiş gibi görmeyen herkese tavsiye ederim. Başkanımız Muhittin Böcek’e festival için çok teşekkür ediyorum her şey çok güzel ve eğlenceli olmuş” diye konuştu.
Festival boyunca sahne programları ve yazlık sinema film gösterimleri devam edecek. Programları sosyal medyadan takip etmek isteyenler @yesilcam.festivali instagram hesabından takip edebiliyor.
Yeşilçam Festival Programı ise şöyle;
9 EKİM ÇARŞAMBA
15.00 : ALAN AÇILIŞ VE DJ PERFORMANS
16.00-16.30 : YEŞİLÇAM MASKOTLARI
16.30-18.30 : DJ PERFORMANS
18.30-19.00 : YEŞİLÇAM MASKOTLARI
19.00-20.30 : İSMAİL BAHA SÜRELSAN KONSERVATUVARI YEŞİLÇAM MÜZİKLERİ KONSERİ
20.45-22.25 : FİLM GÖSTERİMİ
10 EKİM PERŞEMBE
15.00 : ALAN AÇILIŞ VE DJ PERFORMANS
16.00-16.30 : YEŞİLÇAM MASKOTLARI
16.30-18.30 : DJ PERFORMANS
18.30-19.00 : YEŞİLÇAM MASKOTLARI
19.00-20.30 : ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BANDO VE KENT ORKESTRASI KONSERİ
20.45-22.25 : FİLM GÖSTERİMİ
11 EKİM CUMA
15.00 : ALAN AÇILIŞ VE DJ PERFORMANS
16.00-16.30 : YEŞİLÇAM MASKOTLARI
16.30-18.30 : DJ PERFORMANS
18.30-19.00 : YEŞİLÇAM MASKOTLARI
19.00-20.30 : ESRA ÇAPAR 80LER 90LAR KONSERİ
20.45-22.25 : FİLM GÖSTERİMİ
12 EKİM CUMARTESİ
15.00 : ALAN AÇILIŞ VE DJ PERFORMANS
16.00-16.30 : SİHİRBAZ SHOW
16.45-17.15 : JONGLÖR SHOW
17.30-18.30 : SOKAK MÜZİSYENLERİ
18.30-19.00 : YEŞİLÇAM MASKOTLARI
19.00-20.30 : SERDAR ŞENGÜL YEŞİLÇAM MÜZİKLERİ
20.45-22.15 : FİLM GÖSTERİMİ
Haber-Kamera: ANTALYA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu festival, Adana Havalimanı’nda ziyaretçileri ağırladı.
Festivalde bugün Türk Yıldızları, SOLOTÜRK, Jandarma Çelik Kanatlar, F-16 uçakları, atak helikopteri ve paramotorların da olduğu 10 farklı hava gösterisi yapıldı.
Ziyaretçiler, paraşütle atlayış ve Bayraktar TB2 eşliğinde helikopterle havadan tahliye gibi heyecanlı gösterilere de tanık oldu.
Adana semalarını son kez renklendirilen etkinlikler, katılımcılar tarafından cep telefonu kameralarıyla görüntülendi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Adana‘da bu yıl 7’ncisi gerçekleştirilen TEKNOFEST’nin kapanın gönünde yaptığı konuşmada, “Bütün dünya gördü ki Türk milletinin iradesi sarsılmaz. Allah’ın izniyle bu milletin bileği bükülmez” dedi. TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da “Daha merhametli, daha adil, daha hür bir dünyayı sizler, güneş yüzlü Türk gençleri inşa edecek” diye konuştu. Adana‘da 5 gün süren festival, bugün gerçekleştirilen etkinliklerle son buldu.
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde bu yıl 7’ncisi Adana‘da düzenlenen TEKNOFEST, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler, Demirören Medya Grubu’nun da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla 2 Ekim’de kapılarını açtı. Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda düzenlenen TEKNOFEST, 5’inci ve son gününde de büyük ilgi gördü. Ziyaretçiler, alandaki son model uçak, helikopter ve birçok aracı inceleyip, hatıra fotoğrafı çektirdi. Festivalde akrobasi gösterilerinden ileri teknoloji simülasyonlarına, bilimsel atölyeler ve sergilere kadar her yaştan katılımcı için etkinlik programı yer aldı. Ziyaretçiler, Türk Yıldızları, SOLOTÜRK, HÜRKUŞ, HÜRJET, Bayraktar Akıncı, Bayraktar TB3, Jandarma Çelik Kanatlar, ATAK helikopteri ve paramotorların gökyüzündeki gösterilerini takip etti. Adana Şakirpaşa Havalimanı semalarında uçan Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, uçuş gösterileri de büyük ilgi gördü. Ayrıca festival ana sahnesinde ise ‘Rafadan Tayfa Teknolojik Tayfa’ ve ‘HÜRKUŞ-GÖKBEY Müzikali’ etkinliği düzenlendi. Katılımcılar ayrıca gün boyunca ‘Güneş Gözlemi’, ‘Planetaryum’, ‘Uzay Temalı Çocuk Parkı’, ‘Simülasyon Deneyim Alanları’, ‘Kara ve Hava Araçları Sergisi’, ‘Hareketli Kara Araçları Sergisi’, ‘Sıcak Hava Balonu’, ‘Bigg Çadırı’, ‘Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu Çadırı’ ve ‘Pedallı Uçuş Etkinliği’ gibi çok sayıda etkinliğe katılıp, çeşitli deneyimler yaşadı.
SELÇUK BAYRAKTAR: HAYALLERİNİZLE, HEYECANINIZLA GELİN
Kapanış ve ödül töreninde konuşan TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, “Daha merhametli, daha adil, daha hür bir dünyayı sizler, güneş yüzlü Türk gençleri inşa edecek. Genç kardeşlerime, sizlere çağrımı bir kez daha tekrarlıyorum. Hayallerinizle, heyecanınızla gelin. Aklınızla, fikrinizle gelin. Özgürce gelin. Eleştiri ve itirazlarınızla gelin. Yüreğinizin sıcaklığıyla, sevgiyle gelin. Memleket aşkınızla gelin. Bu gençlik hareketine bir omuz verin. Gelin el ele tutuşalım. Gelin, dünyayı değiştirelim. Gelecek sizsiniz, siz geleceksiniz” dedi.
BAKAN KACIR: BU MİLLETİN İRADESİ SARSILMAZ, BİLEĞİ BÜKÜLMEZ
Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fatih Mehmet Kacır ise “Bütün dünya gördü ki Türk milletinin iradesi sarsılmaz. Allah’ın izniyle bu milletin bileği bükülmez. Müreffeh yarınlarımıza giden yolda bir an bile kurmayacak, duraksamayacağız. Milli teknoloji hamlesine bir seferberlik ruhu ile sahip çıkacağız. Ateş çemberine dönmüş bir coğrafyada ülkemizi huzur ve istikrar adasına dönüştüren kazanımlarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Dünyayı yeniden adaletle, merhametle bizler buluşturacağız. Bu duygularla TEKNOFEST yarışmalarına katılan, milli teknoloji hamlesi kahramanı genç kardeşlerimizi yürekten kutluyorum” diye konuştu.
Haber-Kamera: Nuri PİR
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kacır, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde Adana Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin (TEKNOFEST) kapanışı ve ödül törenine katıldı.
Burada konuşan Kacır, “Tam bağımsız Türkiye’nin meydanı TEKNOFEST’te, bir kez daha bütün dünya gördü ki Türk milletinin iradesi sarsılmaz. Allah’ın izniyle bu milletin bileği bükülmez.” ifadesini kullandı.
Kacır, festivalin, Milli Teknoloji Hamlesi’ndeki önemini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Müreffeh yarınlarımıza giden yolda bir an bile durmayacak, duraksamayacağız. Milli Teknoloji Hamlesi’ne seferberlik ruhuyla sahip çıkacağız. Ateş çemberine dönmüş bu coğrafyada, ülkemizi huzur ve istikrar adasına dönüştüren kazanımlarımızdan asla taviz vermeyeceğiz. Dünyayı yeniden adaletle, merhametle bizler buluşturacağız.”
Festival kapsamındaki yarışmalarda dereceye giren katılımcıları kutlayan Bakan Kacır, şunları kaydetti:
“TEKNOFEST yarışmalarına katılan, Milli Teknoloji Hamlesi kahramanı genç kardeşlerimi yürekten kutluyorum. Anne babalarının, öğretmenlerinin ve bizlerin göğsünü kabartan, iftihar kaynağımız, TEKNOFEST kuşağını tebrik ediyorum. Tüm paydaşlarımıza, TEKNOFEST’in düzenlenmesine sundukları katkı için şükranlarımı sunuyorum.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu festival, Adana Havalimanı’nda son kez ziyaretçileri ağırlayacak.
Festivalde bugün de akrobasi gösterilerinden ileri teknoloji simülasyonlar, bilimsel atölyeler ve sergilere kadar her yaştan katılımcı için etkinlik programı yer alacak.
Ziyaretçiler, Adana semalarını renklendiren Türk Yıldızları, SOLOTÜRK, Jandarma Çelik Kanatlar, F-16 uçakları, atak helikopteri ve paramotorların gökyüzündeki gösterilerini izleme şansı bulacak.
Katılımcılar aynı zamanda paraşüt atlayışı ve Bayraktar TB2 eşliğinde helikopterle havadan tahliye gibi heyecanlı gösterilere tanık olacak.
Dijital yolculuk devam edecek
TEKNOFEST 2024’te oluşturulan “Köklerden Geleceğe: TEKNOFEST Dijital Evren” deneyim alanı, katılımcıları Anadolu’dan çıkan bilim insanlarının izinde dijital yolculuğa götürecek.
Katılımcılar, “Zaferin İzinde: Çanakkale Dijital Deneyim Alanı”nda Mehmetçiğin Çanakkale cephesindeki zorlu mücadelesini simülasyonda yaşayacak, “TEKNOFEST Zaman Tüneli”nde de organizasyonun tarihini keşfedecek.
Diğer etkinlikler
Festival ana sahnesinde, “Rafadan Tayfa Teknolojik Tayfa” ve “HÜRKUŞ-GÖKBEY Müzikali” etkinliği icra edilecek.
Çocuklara yönelik “Bilim Gösterisi”, “Rafadan Tayfa Teknolojik Tayfa”, “HÜRKUŞ-GÖKBEY Müzikali” etkinlikleri ile ödüllü bilgi yarışmaları devam edecek.
Katılımcılar gün boyunca “Güneş Gözlemi”, “Planetaryum”, “Uzay Temalı Çocuk Parkı”, “Simülasyon Deneyim Alanları”, “Kara ve Hava Araçları Sergisi”, “Hareketli Kara Araçları Sergisi”, “Sıcak Hava Balonu”, “Bigg Çadırı”, “Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu Çadırı” ve “Pedallı Uçuş Etkinliği”ni deneyimleyebilecek.
Festival heyecanına ortak olmak isteyen ziyaretçiler, kayıtlarını TEKNOFEST internet sitesi ve mobil uygulama üzerinden yapabiliyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, STM, gençlere yönelik proje ve yarışmalarla savunma sanayisinin geleceğine katkı sunmaya devam ediyor. STM, 2- 6 Ekim‘de Adana Şakirpaşa Havalimanı’nda düzenlenecek, havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’te yerini alacak.
World Drone Cup’ın (WDC) yürütücülüğünü üstlenen STM, drone yarışçılarını TEKNOFEST 2024’te buluşturacak. TEKNOFEST’in büyük uluslararası yarışması olan WDC’de pilotlar özel olarak hazırlanan zorlu parkurlarda, tasarım ve montajlarını kendilerinin yaptığı droneler ile mücadele edecek.
Japonya’dan Brezilya’ya Ukrayna’dan Amerika’ya kadar 32 farklı ülkeden 32 yarışmacının yarışacağı WDC’de, birinciye 100 bin lira, ikinciye 80 bin lira, üçüncüye 60 bin lira para ödülü verilecek.
Dünya Drone Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek yarışmacı ise, Teknofest Drone Şampiyonası’nda (TDŞ) belli olacak. 2-3 Ekim’deki TDŞ finalinde 16 Türk yarışmacı sahne alacak ve birinci olan WDC’de yarışacak. TDŞ’de dereceye girenlere toplamda 120 bin lira para ödülü ve malzeme desteği de sağlanacak. WDC’de ise pist başı 4 Ekim’de başlayacak ve 6 Ekim’de sona erecek.
KARGU ve MİLGEM gençlerle buluşacak
STM, teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan TEKNOFEST 2024’te milli mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerini gençlerle buluşturacak. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni olan MİLGEM’in 5. Gemisi TCG İSTANBUL, Türkiye’nin küçük boyutlu ilk milli denizaltısı STM500, Türkiye’nin ilk milli vurucu İHA’sı KARGU ve milli gözcü İHA TOGAN’ın maketleri STM standında sergilenecek.
TEKNOFEST boyunca STM standında gençlere ve çocuklara yönelik birçok etkinlik yer alacak. Festivale katılanlar, STM standında yer alacak “Dijital Hafıza Oyunu” ile savaş gemileri ve İHA’ları bulmaya çalışacak. STM standında minikler hayallerindeki gemi, denizaltı, uçak ve İHA’ları kağıda dökerek yeteneklerini sergileyecek ve dijital uzay alanında gerçeğe dönüştürecek. Ayrıca en iyi üç tasarım 3D yazıcılarla gerçeğe dönüşecek. Buna ek olarak çocuklara, Türkiye’nin ilk döner kanatlı mini vurucu İHA’sı KARGU ve Türkiye’nin ilk milli korvet projesi MİLGEM’in 3 boyutlu maketleri verilerek becerileri doğrultusunda tamamlamaları istenecek.
Türkiye’nin “Siber Vatan” mücadelesinde önemli görevleri bulunan STM, siber güvenlik alanına ilgi duyan gençlere interaktif ve eğlenceli bir deneyim sunacak. STM standında özel olarak oluşturulan siber güvenlik odasında gençler, hazırlanan zorlu sorular ve görevleri yerine getirerek, siber güvenlik dünyasına giriş yapacak.
STM standını ziyaret eden öğrenciler ise yetkinlik dijital anketi aracılığıyla, STM’de hangi mühendislik alanında çalışabileceğini deneyimleyecek. STM’nin staj, aday mühendislik ve kariyer fırsatları hakkında bilgi alabilecek. STM, düzenleyeceği yarışmalar ve sürpriz hediyelerle, gençlere teknoloji temelli bir fuar yaşatacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TEKNOFEST’in teknoloji ve yeniliğin, gençlere ulaştığı, onların bu alandaki potansiyellerini keşfetmelerine olanak sağlayan bir alan olduğunu belirterek, “STM olarak, bu festivalde yer almaktan ve Türkiye’nin öncü savunma teknolojilerini gençlerimizle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Etkinlikler ve yarışmalar aracılığıyla, gençlerimizin bilim ve mühendislik alanlarında kendilerini göstermelerine ve yeni ufuklar keşfetmelerine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Milli teknolojilerimizi geleceğimizin teminatı gençlerimizle buluşturacağız.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, TEKNOFEST öncesi Adana Havalimanı’nda incelemelerde bulundu
ADANA – Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, “TEKNOFEST için 48 bin metrekare kapalı alan oluşturacak şekilde muazzam bir hazırlık yapılıyor” dedi.
Adana’da 2- 6 Ekim’de gerçekleştirilecek Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali için hazırlıklar sürüyor.
Adana Havalimanı’nda yapılacak festival öncesi Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan ile birlikte alanda incelemelerde bulundu.
“Hazırlıklar devam ediyor”
Gazetecilere konuşan Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, “Hazırlıklar son sürat devam ediyor. 48 bin metrekare kapalı alan oluşturacak şekilde muazzam bir hazırlık yapılıyor. TEKNOFEST muazzam bir teknoloji festivali. Benim gördüğüm kadarıyla Adana’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST, dünyada çok iddialı bir yere oturacak. Bu sene 1 milyon 600 bine aşkın takım yarışmaya müracaat etti. Ayrıca Adana’dan 128 bine aşkın takım yarışmaya müracaat etti” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Adana’da düzenlenecek TEKNOFEST’te birçok ilkin gerçekleştirileceğini belirterek, herkesi 2-6 Ekim arası festivale davet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Laodikya’nın Işığı” sloganıyla organize edilen festivalin ikinci gününde Timuçin Şahin Atölye ekibi, “Dinleme Sanatı ve Müzikal İletişim Yoluyla Doğaçlama” söyleşisinde sanatseverlerle bir araya geldi.
Daha sonra sahne alan caz sanatçıları Şahin ve Küçük, çeşitli eserler seslendirdi.
Festival kapsamında Musa Güvenilir, Rustam Rahmedov Jazz Trio, Meriç Çalışan, The Old Ramblers, Moe Joe, Önder Focan Quarlet ve Kenan Doğulu da sahne alacak.
Festival, pazartesi günü sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festivale ilişkin Alanya Kalesi’ndeki bir restoranda basın toplantısı düzenleyen Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, müziğin evrensel bir dil olduğunu söyledi.
Özçelik, festivalin sadece bir eğlence olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Müziğin insanları birleştiren, özgürleştiren ve duygularını derinleştiren bir araç olduğunu düşünüyor ve göstermek istiyoruz. Afrika’dan Amerika’ya taşınan caz, zamanla kendini geliştirerek sınırları aşmıştır. Bu anlayışla, dünyanın dört bir yanından birbirinden değerli sanatçıları Alanya’da ağırlayıp, kültürler arası bir köprü oluşturmayı hedefliyoruz.”
Festivalde sahne alacak her bir sanatçının, cazın özgürlüğünü ve yenilikçiliğini yansıtacağını kaydeden Özçelik, festivalin sadece müzikseverler için değil, yerli ve yabancı misafirler için de ilham verici olacağını belirtti.
Caz sanatçısı Selen Beytekin de Alanya’da sahne almaktan büyük mutluluk ve gurur duyduğunu belirtti.
Beytekin, 2017 yılında da bu festivalde sahne aldığını, müziğini insanlara ücretsiz sunabilmek ve herkesi bir araya getirebilmenin önemli olduğunu ifade etti.
Kızılkule Meydanı’nda 26 Eylül Perşembe akşamı Hayati Kafe’nin performansıyla başlayacak festivalde izleyiciyle buluşacak isimler arasında Judith Nijland, Selen Beytekin, Cecilia Krull, Dilek Sert Erdoğan, Kimberly Nichole, Barış Doğukan Yazıcı, Monica Molina yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hayrabolu Belediyesince Aydınevler Mahallesi’nde düzenlenen etkinlikte Eypio ve Zara konser verdi.
Programda ilk olarak Eypio sahne aldı. Daha sonra sanatçı Zara, sevilen şarkılarını seslendirdi.
Vatandaşlar, zaman zaman şarkılara eşlik etti.
Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu, konser sonunda sanatçılara çiçek verdi.
Başoğlu, 32. Ayçiçeği Festivalinde insanların doyasıya eğlendiğini belirterek, sahne alan sanatçılara teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz yıl deprem nedeniyle yapılamayan Manisa Şifalı Otlar Festivali’nin ikincisi yapıldı. Şehzadeler Belediyesinin öncülüğünde, Manisa Pazarcılar Odası, Manisa Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinin katkılarıyla ilçedeki tarihi Kurşunluhan’da yapılan festivale eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şube Başkanı ve Festival Komitesi Başkanı Muzaffer Yurttaş, Manisa Pazarcılar Odası Başkanı Destan Bulgay, ot satıcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Manisa Pazarcılar Odası Başkanı Destan Bulgay ve Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk’ün selamlama konuşmasının ardından festivalin komite başkanı olan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şube Başkanı Muzaffer Yurttaş, Türkiye’nin endemik bitki bakımından zengin bir ülke olduğunu ve Manisa’nın da şifalı otlarıyla ünlü bir şehir olduğunu belirtti.
Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik ise festivalin ortaya çıkmasının fikrinin Dr. Muzaffer Yurttaş’a ait olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Başkan Çelik şunları söyledi:
“Bu sene festivalimizin ikincisini düzenliyoruz. Burası bir şifa şehri, bir tarih şehri. Biz başlattık. Nasıl ki bir bahar bir çiçeğin açmasıyla başlıyorsa bunun ikincisini düzenlediğimiz bu festivali başlatmış olduk. İnanıyorum ki 1 Nisan’dan sonra Yavuz Kurt başkanımızla birlikte bu festival giderek büyüyecektir. Belki 6 ayda bir, belki haftada bir yapılacak ve çok daha fazla katılımlarla yapılacak hale gelecektir” dedi.
“Hastane yerine şifahane”
Açılışta son konuşmayı yapan eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ise babasının Yunusemre’nin Büyüksümbüller köyünden, annesinin de Alanyalı ve Girit’ten geldiğini belirterek, Giritlilerin ot yemeklerine olan düşkünlüğünden bahsetti. Arınç, “Şimdi ota dönüş var. Yani sağlıklı beslenme, doğal beslenme, şifalı beslenme bütün dünyada gündemde. Biz bunu farkında değiliz. Hepimiz ilaç kullanıyoruz. Bu ilaçların hemen hemen hepsi sentetik. Bu ilaçlar bir şeyi tamir ederken başka yerleri bozan ilaçlardır. Yan etkileri çok fazladır. Bir doktorun karşısında bunu söylemek cesaret işi ama ilaç kullanmamayı, mümkünse doğal yollarla tedavi olmayı tavsiye ederler. Ben bu yaşıma geldim bunu öğrendim ama çok geç öğrenmişim. Fakat mecburen antibiyotiği de kullanabilirsiniz onu da dengeleyecek başka bir şeye ihtiyaç olabilir. Şimdi doğal hayat klinikleri çok fazlalaştı. Doğal hayatı zaten Dr. Muzaffer Yurttaş yapıyor ama bunun babası rahmetli Suat Arusan’dır. 3 sene önce rahmetli oldu. O derdi ki; ‘Bizim bu doğal şifa olarak yaptıklarımızın yan etkisi yoktur, dorudan etkisi vardır’ bu çok önemlidir. Mide koruyucu ilaç kullanıyorsunuz, onun bir şeye faydası var ama 10 şeye de zararı var. Kullandığım için bunları söylüyorum, aynen tespitlerimdir. Bu şifalı bitkileri de ölçülü kullanmak lazım yoksa o da karaciğere zarar veriyor. Demek ki işi uzmanına soracaksınız. Suat Beyin itiraz ettiği bir konu vardı. ‘Bundan sonra hastane kelimesi kullanılmamalı şifahane denilmeli’ diyordu. Ne kadar güzel. Oraya hasta giren şifa bulmalı, şifahen taburcu olmalı. İnşallah Fahrettin Koca ile Sayın Bakanımızla bir konuşursak hastanenin adını şifahane yapacağız” diye konuştu.
Arınç, konuşmasının ardından sahnede görev alan minik çocuklara hediyeler takdim ettikten sonra Kurşunluhan içinde kurulan stantları gezerek katılımcılardan bilgi aldı. – MANİSA
]]>Ersoy, etkinlikteki konuşmasında, bakanlık olarak her ilde turizme yönelik yerel zenginliklerin değerlendirilmesini savunduklarını söyledi.
İbradı için eko turizminin değerlendirilmesi gereken bir potansiyeli bulunduğunu belirten Ersoy, “Bu yüzden de 2022’de işletmecilerimize, esnafımıza ve girişimcilerimize eko turizm eğitimi verdik. Bir diğer potansiyeli olan alanımız ise taşınmaz varlıklarımız. Bu varlıklarımıza yaptığımız hibe yardımları 2022 ve 2023’te hem proje hem uygulama işleri kapsamında toplam 9 milyon lirayı aştı. Bugünkü güncel rakamlarla 30 milyon civarında. İbradı’nın sahip olduğu kültür ve turizm varlıkları açısından 800 yıla yaklaşan tarihiyle Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü en büyük yeraltı gölüne sahip Altınbeşik Mağarası’nın özellikle vurgulanması gerekiyor.” dedi.
Ersoy, kültür ve turizm denildiğinde İbradı’da geçen yıl 56. kez düzenlenen Ormana Üzüm Festivali’nin öne çıktığını dile getirerek, şöyle konuştu:
“Çoğu büyük ilimizde bile bu devamlılığı koruyan bir festival görmek çok zor. Bu festivaller, belde kültürünün korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından çok değerli. Geçtiğimiz yıl bakanlık olarak 2,4 milyon liralık bütçe sunduğumuz festival, çevre beldelerin de ilgi alanına girdi ve onlardan da birçok katılım oldu. İki festivalin toplam süresi olan 3 günde 6 bin ziyaretçi ağırlanması da çok önemli bir başarıdır diye düşünüyorum.”
İbradı için yapılan altyapı yatırımları hakkında bilgi veren Ersoy, “Sokak sağlıklaştırması projesi kapsamında birinci etap çalışmaları 8 milyon liralık yatırımla 2023’te tamamlanmıştı. Bu yıl ikinci etap çalışmalarını da gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy, İbradı’da yöresel mimariye uyumlu şekilde inşa edilen İlçe Halk Kütüphanesi’nin resmi açılışının da 15 Mart’ta gerçekleştirileceğini duyurdu.
İbradı’da geçen yıl açılan Necla-Yaşar Duru Gerontoloji Merkezi’ne değinen Ersoy, bu merkezi ilçeye kazandıran Necla ve Yaşar Duru’ya teşekkür etti.
“Antalya 16,1 milyon misafiri ağırladı”
Ersoy, Antalya’nın geçen yılki turizm sezonunu çıtayı yükselterek kapattığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Transfer yolcular dahil yaklaşık 16,1 milyon misafiri geçen yıl Antalya’da ağırlamayı başardık. Bununla yetinmiyor ve bu rakamları daha yukarı taşımak için çalışıyoruz. Antalya Havalimanı’nı genişletme çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Bu çalışmaları 2025’te tamamlamış olacağız. 122 kilometre uzunluğunda 2×3 şeritli Antalya- Alanya Otoyolu ihalesini de geçen yıl aralıkta yaptık. Bu çalışmaya paralel olarak halihazırdaki trafik yükünün kaldırılması adına B-400 Otoyolu için rehabilitasyon çalışmalarına başladık. Uygulamasına başladığımız Geleceğe Miras projesiyle başta Antalya olmak üzere farklı illerimizdeki antik kentlerimizde son 60 yıldır yapılan işlere değecek işi gelecek 4 yılda tamamlayarak, görülmemiş yoğunlukta bir mesaiyi başlatmış oluyoruz. Antalya Arkeoloji Müzesi’ni yenileme çalışmalarının yanında Kemer’e de bir Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandırmak için planlarımızı yapıyoruz.”
Türkiye’ye yeni kazandırılan 15 halk plajının 10’unun Antalya’da olduğunu anlatan Bakan Ersoy, bu yıl Manavgat Ilıca ve Kemer- Tekirova halk plajlarının sezon öncesi açılışının gerçekleştirileceği bilgisini verdi.
Bu yıl Antalya dahil 16 şehirde düzenlenecek Kültür Yolu Festivali’nde Türkiye’nin bütün kültürel zenginliklerinin öne çıkacağını ifade eden Ersoy, “Kültür ve turizme dair bütün bunlar ve çok daha fazlası hem Antalya hem de bütün Türkiye için tek tek planlanarak hayata geçiriliyor. İbradı, turizmde böylesi muazzam mesafeler kat etmiş ülkemizin turizm başkenti Antalya’ya bağlı bir yer olarak bundan payını almalıdır diye düşünüyoruz. İbradı’yı kültür ve turizmde hak ettiği ilgiye kavuşturmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.
Ersoy, 31 Mart’taki yerel seçimlere değinerek, AK Parti’nin İbradı Belediye Başkan adayı Hatice Sekmen’e destek istedi. Bakan Ersoy, “Hatice Sekmen’i 6 yıldır tanıyorum. Sağ olsun çok dürüst, çok çalışkan, çok da hırslı bir arkadaşımız. Benim asıl ilgimi çeken şey, sayın Cumhurbaşkanımızın Hatice hanımı benden çok daha öncesinden tanıması ve kendisine ismen hitap ediyor olması. İnşallah bu dönem Hatice hanımla beraber, sizlerle beraber el ele vererek İbradı’yı hak ettiği yere getireceğiz.” diye konuştu.
Ormana Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği yetkilileri, konuşmasının ardından Bakan Ersoy’a plaket takdim etti.
]]>Mataracı, hayvancılık ve tarımla uğraşan Emma’nın, Türkiye’nin bir köyünde yaşadığı ilham veren hayatını ele aldığı belgeselin festival yolculuğunu ve yeni çalışmalarını AA muhabirine anlattı.
Gaziantep’te dünyaya gelen ve sinemanın çocukluk hayali olduğunu ifade eden Mataracı, “İlk kısa filmimi 18’imde çektim. 17 yaşında, yazdığım ilk tiyatro oyunum sahnelendi. Sinemacı olmak hayali, birden bire gelen bir duyguydu. Zorunluluğun ötesinde, hayatı yaşanmaz kılan bir tutkuydu. O tutkuyu hala hissediyorum.” dedi.
Merve Kuş Mataracı, sinemada eğitimin pratik kadar önemli olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:
“Üniversiteden sonra İstanbul’a geldim. Asistanlığa başladım. İşi mutfağında öğrenmenin önemli olduğunu düşünüyordum. Aslında işin içine girince bunun ne kadar değerli olduğunu fark ettim. İstanbul’da uzun yıllar asistanlık ve yardımcı yönetmenlik yaptım. Bu süre zarfında kendi projelerimi gerçekleştirdim. Dokuz kısa kurmaca filmim var. Emma benim ilk belgeselim. İkinci belgeselimi de tamamladık, yakında festival yolculuğuna başlayacak.”
“Kirpilerin Portresi”, “Tohum”, “Olasılık”, “Mühürlü Taş” adlı kısa filmlerin ardından belgesel filmlere yöneldiğini dile getiren Mataracı, “Sinema ile insanlara ulaşmak gibi bir hedefim vardı. O zaman için televizyon bunun için mükemmel bir araçtı. Bir öğretmen ders anlattığında 30 kişiye hitap edebilir ama yönetmen yaptığı bir filmle milyonlara hitap edebilir. Benim insanlara ulaşma arzum vardı.” ifadelerini kullandı.
” Emma’nın hikayesi, doğaya dönmek gerektiğini anlatıyor”
“Kısa film yaparken festivallerden haberim bile yoktu. Sadece sinema yapmak istiyordum.” diyen Merve Kuş Mataracı, İran ve Türkiye’de çektiği “Tohum” adlı kısa filmiyle festivallere katıldığını söyledi.
Mataracı, Emma’nın hikayesini duyduğunda belgeselini çekmeye karar verdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
“Ben şehirde büyüyen biriyim. Onun hikayesi beni etkiledi. ‘Beni etkiliyorsa neden başka insanları etkilemesin’ diye düşündüm. Tüketim toplumunda yaşıyoruz ve bence Emma’nın hikayesi doğaya dönmek gerektiğini anlatıyor. İlk teklif ettiğimizde kabul etti ama sonrasında biraz çekindi. Üç mevsim sürdü çekimler. Çekimlere başladığımızda Emma’nın yedi çocuğu vardı, çekim sürecinde sekizinci çocuğunu dünyaya getirdi. Bu da çok tatlı bir durum oldu ve belgeseli de daha ilginç bir hale getirdi. Emma’nın hayat hikayesinin hepimize ilham olmasını diliyorum. Çünkü bir noktada eğer tüketim toplumu olmaktan çıkmazsak dünya rayından çıkacak. Kendi doğamıza uygun bir yaşam stili bulabilmek veya oluşturabilmek gerekiyor.”
Belgeselin festival sürecinin devam ettiğine işaret eden genç yönetmen, 23. Frankfurt Türk Filmleri Festivali’nde “En İyi Belgesel” ödülünü aldıklarını aktararak, “Bozok Film Festivali, Korkutata Türk Dünyası Film Festivali, Bursa Çalı Köy Filmleri Festivali ve Sırbistan’da ödüller aldık. Kadın Yönetmenler Film Festivali’nde filmimizin gösterimi olacak ve aynı zamanda yarışıyoruz. Nisan ayında Cezayir Film Festivali’nde olacağız. Festival sürecimiz devam ediyor.” diye konuştu.
Yönetmen Mataracı, 6 Şubat’ta meydana gelen depremle ilgili de bir belgesel çektiğine işaret ederek, “Deprem sonrası bölgeye gittik. 10 şehirde çekimler yaptık. Küçük bir ekiple gittik hem kolektif hem de bireysel travmayı anlatmaya çalıştık. Distopik bir felaketti. 11 ay post prodüksiyon sürecimiz devam etti. Uluslararası çok güzel bir ekiple çalıştık. Onun festival yolculuğu da başlayacak. İsmini de ‘Sesimi Duyan Var mı?: Şok Sonrası’ koyduk.” diye konuştu.
Gelecek hedeflerine değinen Mataracı, “İki tane sinema filmi projem var. Bir tanesi ‘3 Metre’ adında çok güçlü bir hikaye. 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden proje ödülü aldık. Bir de ‘Ateşin Gelini’ isimli sinema filmi projem var. İran’da başlayan ve Türkiye’ye uzanan bir yolculuğu ele alıyor.” açıklamasını yaptı.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, ‘Bozbey Burada’ adlı dijital platformda gençlerle buluştu. Gençlerin taleplerini ve sorunlarını dinleyen Bozbey, çözüm önerilerini de anlattı. Üniversiteli gençlerin yoğun olarak yer aldığı Görükle’de, Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yapılan icraatlarını artarak devam edeceğini belirten Bozbey, “Öğrencilere soracağız ve onlar ne derse onu yapacağız. Gençlerin sosyal, kültürel, sportif alanlara erişimlerini en kolay şekilde sağlamak en büyük hedeflerimizden birisidir. Bursaray, Üniversite’nin içine gitmiyor. Metro hattının İzmir yoluna kaydırılması yanlıştı. Yer altından giden projeyi, yukarı kaldırıp İzmir yoluna aldılar. İtiraz etmemize rağmen yapıldı. Eğer Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kuzey tarafından devam eden bir hat olsaydı hem KYK yurtlarına hem de diğer fakültelere daha yakın bir yere konumlanacaktı. Maalesef bilimsel projelere aykırı olarak gerçekleştirdiler. Tekrar söylüyorum; oraya yapıldıktan sonra tekrar hattı değiştirmek çok mümkün değil. O hat bizim talep ettiğimiz gibi yapılsaydı, raylı sistem Görükle’ye kadar gelmiş olacaktı.” dedi.
“Nilüfer Dernekler Yerleşkesi Türkiye’ye örnektir”
Başkan adayı Bozbey, derneklerin faaliyetlerini yapabilme konusunda duydukları sıkıntıları bildiklerinin altını çizerek, “Sadece ulaşım ve mekan temini değil, gençlerin talepleri üzerinden hareket edeceğiz. Nilüfer Dernekler Yerleşkesi Türkiye’de örnektir. Bu modeli diğer ilçelerde de yaptığımız takdirde salon ihtiyacı azalacaktır. Çok daha rahat çalışma imkanı bulunacaktır. Siz hiç merak etmeyin” diye konuştu.
Seçimlerde sandık güvenliği konusuna da değinen CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, “Gençlerin hassasiyetlerini anlıyor, biliyoruz. Biz vatandaşlarımızı gönüllü platformuna davet ediyoruz. Özgürlüğümüz ve demokrasimiz adına iyi bir seçim geçirmek arzusundayız. Kimsenin oyu bir başkasına yazılmasın. Herkesin oyu korunsun” ifadelerini kullandı.
“Gençlerin ne beklediğini anlamamız gerekiyor”
Göreve geldikleri takdirde 5 yıllık idari yönetimlerinde sosyal belediyecilik anlayışı ışığında üniversite topluluklarında yer alan gençleri, belediyenin çözüm ortağı konumunda olacağını belirten Bozbey, “Kent yöneticisiyken, Uludağ Üniversitesi topluluklarıyla çok iyi ilişkiler kurmuştuk. Sorunlarını dinledik, önerilerini aldık. Şimdi büyükşehir dönemimizde bunu sürekli yapmak istiyoruz. Gençlerin ne beklediğini mutlaka anlamamız gerekiyor. Projelerine büyükşehir olarak tam destek olacağız.” şeklinde konuştu.
Bursa Gençlik Platformu Üyeleri’nin üzerinde durduğu bir diğer konu da ‘Gelecek kaygısı’ oldu. Gençlere yeniden hayal kurduracaklarını ifade eden Bozbey, “Üzülerek belirtmek isterim ki gençlerin birçoğu yurt dışına gitmek istiyor. Gençler artık ülkemizde hayal kuramıyor. Bizim zamanımızda hayal kurar ve bunları gerçekleştirirdik. Şimdiki gençlerin hayal kuramadığını görmek beni derinden üzüyor. Biz gençlere yeniden hayal kurdurmak zorundayız. Gençleri hayal kurmaya özendirmemiz lazım” dedi.
Bursaspor’a destek sözü
Bursaspor için hayata geçirilecek planlardan da söz eden Bozbey, “Bursa ayağa kalkacak, Bursaspor da ayağa kalkacak. Bu kentin takımı bu kentin markasıdır. Bursaspor’a muhakkak sahip çıkacağız. Bursasporlular hiç merak etmesin. Eski güzel günlerine döndüreceğiz. Şeffaf yönetim olursa ve de siyasiler çıkarları haricinde saf destek verirse, kulübün kurtuluşu olacaktır. Stadyumdaki ilk locayı alan Nilüfer Belediyesi’dir. Yıllarca verdiğimiz desteği devam ettireceğiz. Yaptığımız destekler Bursaspor’a helal olsun” dedi.
Festival açıklaması
Türkiye’nin farklı şehirlerinde olduğu gibi Bursa’da da iptal edilen festivallerin sorulması üzerine, Bozbey şu yanıtı vererek sözlerini noktaladı; “Festivaller azalmayacak, artacaktır. Mutlaka festivaller devam edecek. Ertelenen veya yapılmayan farklı gündemlerle ortadan kaldırılan festivaller için düşüncem çok net; gençlerin eğlenebileceği ortamları kısıtlarsanız onları farklı alanlara itersiniz. Nilüfer’de bunu yıllarca yaptık. Dağ yöresindeki gençlerimiz de bunu istiyor. Bursa festivalini 17 ilçeye yayma arzusundayız. Yaz festivallerimiz mutlaka olacaktır. Eğer bu yaşta gençlerimizin özgürlüklerini kısıtlarsak ileriki yaşlarda daha farklı sosyal sorunları çıkar.” – BURSA
]]>Hadaka Matsuri ya da Çıplak Festivali, Japonya’nın orta kesimindeki Konomiya Tapınağı’nda 1250 yıldır neredeyse hiç değişmeyen bir sahne.
Ancak bu yıl büyük bir değişiklik var.
Erkeklerin toplandığı yerden uzakta bir grup kadın, festivale katılan ilk kadınlar olma yolunda.
Burada toplanan kadınlar tarih yazdıklarının farkındalar. Geleneksel olarak erkek egemen alanlarda yer bulmak her yerde zor. Ancak geçen yıl Dünya Ekonomik Forumu’nun cinsiyet uçurumu endeksinde 146 ülke arasında 125. sırada yer alan Japonya’da bu daha da zor.
Ailesi nesillerdir Konomiya festivalinde çalışan Atsuko Tamakoshi, “Arka planda, kadınlar festivaldeki erkekleri desteklemek için her zaman çok sıkı çalıştılar” diyor.
Ancak erkeklerin tapınakta mutluluk için dua etmeden önce kötü ruhları uzaklaştırmaya çalıştığı festivale fiilen katılma fikri daha önce hiç gündeme gelmemiş gibi görünüyor.
Naruhito Tsunoda’ya göre, hiçbir zaman gerçek bir yasak söz konusu olmamış. Sadece hiç kimse sormamış.
Sorduklarında ise cevabı hazırdı.
“Bence en önemli şey herkes için eğlenceli bir festival olması. Sanırım Tanrı da en çok bundan mutlu olurdu.”
Ancak topluluktaki herkes bu kadar uzlaşmacı değildi.
“(Katılmamız konusunda) endişeli olan pek çok kişi vardı. ‘Kadınların erkek festivalinde ne işi var?’, ‘Bu bir erkek festivali, ciddi bir şey’ diyenler vardı,” diye açıklıyor 56 yaşındaki Tamakoshi.
“Ama hepimiz yapmak istediğimiz şeyde birleşmiştik. Samimi olursak Tanrı’nın bizi izleyeceğine inandık.”
Sıralarını bekleyen kadınlar gerçekten de samimi. Ama çıplak değiller.
Birçoğu erkeklerin peştamallarının aksine uzun, mor tunikler ve beyaz şortlar giyiyor ve kendi bambu sunularını taşıyorlar.
Erkeklerin tapınağa koşuşturmasına eşlik eden büyük mücadeleye ya da Shin Otoko’ya ya da tapınak tarafından seçilen bir erkek olan ‘erkek tanrıya’ dokunmak için birbirlerinin üzerine atlamalarına katılmayacaklar. Geleneğe göre ona dokunmak kötü ruhları uzaklaştırmak anlamına geliyor.
Bu, günün önemini ortadan kaldırmıyor.
Yumiko Fujie “Zamanın nihayet değiştiğini hissediyorum” diyor. “Ama aynı zamanda bir sorumluluk duygusu da var.”
Bu kadınlar katılımlarıyla sadece cinsiyet engellerini aşmakla kalmıyor, bir geleneği de canlı tutuyorlar.
Bu hafta, Japonya’nın kuzeyindeki Kokuseki Tapınağı’nda düzenlenen bir başka çıplak festival, bunun düzenleyecekleri son festival olacağını söyledi. Festivali devam ettirmek için yeterli sayıda genç insan yok.
Japonya dünyanın en hızlı yaşlanan nüfuslarından birine sahip. Geçen yıl ilk kez her 10 kişiden biri 80 yaş ve üzerindeydi. Bu arada, doğum oranı kadın başına sadece 1.3 ve geçen yıl sadece 800.000 bebek doğdu.
Kadınların tapınağa doğru ilerleme vakti geldi.
İki paralel sıra halinde duruyorlar ve iç içe geçmiş kırmızı ve beyaz kurdelelere sarılı uzun bambu çubukları taşıyorlar.
Atsuko Tamakoshi önden gidiyor; düdüğünü çalarak erkeklerin onlarca yıldır söylediğini duydukları ritmik ilahiyi başlatıyor.
“Washoi Washoi,” diye bağırıyor kadınlar.
Kadınlar haftalardır çalıştıkları hareketlere odaklanıyor. Bunu doğru yapmaları gerektiğini biliyorlar.
Medyanın ve seyircilerin gözlerinin üzerlerinde olduğunun farkında ve heyecan içindeler.
Dondurucu soğukta ilerlerken onları izleyen kalabalıktan destek çığlıkları yükseliyor, bazıları “Gambatte” (“Devam et!”) diye bağırıyor.
Konomiya Şinto tapınağının avlusuna giriyorlar ve tıpkı erkekler gibi üzerlerine soğuk su püskürtülüyor. Bu onlara daha da enerji veriyor sanki.
Adakları kabul edildikten sonra kadınlar töreni iki selam, iki alkış ve son bir selamdan oluşan geleneksel selamlama ile bitiriyor.
Kadınlar sevinç çığlıkları atıyor ve ağlayarak birbirlerine sarılıyorlar.
Kalabalık şimdi onları alkışlıyor.
Michiko Ikai, “Çok ağladım,” diyor. “Katılabileceğimden emin değildim ama şimdi bir başarı duygusu hissediyorum.”
Tapınaktan çıkarken kadınlar, kendileriyle fotoğraf çektirmek isteyen halk ve röportaj yapmak isteyen medya mensupları tarafından durduruluyor. Onlar da memnuniyetle kabul ediyorlar.
“Başardım. Çok mutluyum,” diyor Mineko Akahori. “Bir kadın olarak ilk kez katılabildiğim için gerçekten minnettarım.”
Hiromo Maeda “Zaman değişiyor” diyor. “Bence dualarımız ve dileklerimiz aynı. Kadın ya da erkek olması fark etmiyor.”
Bu günün organizasyonunda önemli bir rol oynayan Atsuko Tamakoshi hem duygusal hem de rahatlamış bir şekilde ekliyor:
“Kocam her zaman bu festivalde yer aldı. Ben ise her zaman izleyiciydim. Şimdi minnettarlık ve mutlulukla doluyum.”
]]>