Filistinli – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Wed, 31 Jul 2024 21:09:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İsrail’in saldırılarından etkilenen Filistinliler güvenli bir yuva arıyor https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:09:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10779 İsrail’in yaklaşık beş aydır abluka ve saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde yerinden edilmiş Filistinliler, “olmayan güvenli ve sıcak bir yuva” arayışı içindeler.

İsrail, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri sözde “güvenli olduğu” iddiasıyla göçe zorladığı güneydeki Refah kentini de hedef almaya başladı.

Refah’a sığınan yüz binlerce Filistinli, uluslararası hukuku ve kararları hiçe sayan İsrail’in saldırılarının yol açtığı felaketin gölgesinde güvenli bir alan bulmaya çalışıyor.

Refah’taki çadır kamplarında yaşayan Filistinliler, bir taraftan her an üzerlerine bir bomba düşecek korkusuyla yaşarken, diğer taraftan da şiddetli soğuk ve kasvetli karanlık içinde acı çekiyor.

İsrail ordusunun daha önce “güvenli” olduğunu iddia ettiği ve yaklaşık 1,5 milyon kişinin sığındığı güneydeki Refah kenti, Gazze Şeridi’ndeki en yoğun nüfuslu bölgelerden biri olarak kabul ediliyor.

Yerinden edilen Gazzeliler, kış ve zorlu hava koşullarıyla başa çıkmak için ihtiyaç duydukları battaniye, kışlık kıyafet ve ısınma araçlarından yoksun. Halk, bitkin ve yorgun bedenlerini ısıtmak için umutsuz bir çabayla boş alanlarda yakılan ateşlerin etrafında toplanarak ısınmaya çalışıyor.

Yakılan ateşlerin etrafında ısınmaya çalışan aileler, bir yandan da birbirlerine manevi ve psikolojik destek sağlamaya çalışıyor.

Gazze’de “olmayan” güvenli ve sıcak bir yuva arayışı içinde olan siviller, gecelerini üzerlerinde uçan İsrail savaş uçaklarından ya da çevrede bekleyen tanklardan her an gelebilecek bir bomba korkusuyla geçiriyor.

İsrail’in tehditlerinin artmasıyla birlikte Refah’a kara saldırısı düzenleme olasılığına ilişkin endişeler artıyor.

“Havalar çok soğuk, kendimizi ve çocuklarımızı ısıtabilmek için ateş yakıyoruz”

AA muhabirine konuşan yerinden edilmiş Filistinli Nasır el-Hatib, Gazze’nin doğusundaki Şucaiye Mahallesinden 8 kişilik ailesiyle birlikte Refah’a geldiklerini belirterek, yanlarında ne kendilerini ne de küçük çocuklarını sıcak tutabilmek için kıyafet getiremediklerini söyledi.

“Koşullar zor ve trajik olduğu için evden hiçbir şey alamadık. Havalar çok soğuk, kendimizi ve çocuklarımızı ısıtabilmek için ateş yakıyoruz.” diyen Hatib, Gazze Şeridi’ndeki yüz binlerce yerinden edilmiş insan gibi kendilerinin de para ve yiyeceklerinin olmadığını ve yaşam mücadelesi verdiklerini belirtti.

Hatib, “Güvenli ve sıcak bir yuva arıyoruz. Ancak maalesef bu şartlarda bu mümkün görünmüyor. Gazze Şeridi’nde güvenli hiçbir yer kalmadı.” dedi.

“Umarız savaş biter ve evlerimize sağ salim döneriz”

Gazzeli Fayiz Hasaneyn de 6 kişilik ailesiyle Refah’a sığındığını belirterek, geldikleri yerde soğuktan korunmak için battaniye ya da kıyafetlerinin olmadığını dile getirdi.

Derme çatma bir çadırda kaldıklarını ve ısınabilmek için odun, karton ve benzeri şeyler yaktıklarını söyleyen Hasaneyn, “Umarız savaş biter ve evlerimize sağ salim döneriz. Savaş günleri bizi yordu ve henüz akıbetimizi bilmiyoruz.” dedi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230’u çocuk, 8 bin 860’ı kadın olmak üzere 30 bin 534 Filistinli öldürüldü, 71 bin 920 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-saldirilarindan-etkilenen-filistinliler-guvenli-bir-yuva-ariyor/feed/ 0
İsrail ‘Hamas’ı yok etme’ amacına ulaşabiliyor mu? https://www.kanal7haber.com.tr/israil-hamasi-yok-etme-amacina-ulasabiliyor-mu/ https://www.kanal7haber.com.tr/israil-hamasi-yok-etme-amacina-ulasabiliyor-mu/#respond Sun, 28 Jul 2024 09:00:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10573 İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu İsrail’in Gazze’deki amacının “Hamas’ın idari ve askeri kapasitesini yok etmek olduğunu” söylemişti ve sık sık da Hamas’ı etkisiz hale getirme amacından bahsediyor.

Beş aya yakın süredir devam eden saldırılarda, Gazze’deki Sağlık Bakanlığına göre yaklaşık 30 bin Filistinli öldü. İsrail önemli ilerleme kaydettiğini ve “topyekun zafer” için bastırması gerektiğini söylüyor.

Ancak Hamas, askeri kapasitesinden öte bir örgüt. Aynı zamanda siyasi, ideolojik ve sosyal bir hareket. Dolayısıyla İsrail’in Hamas’ı toptan yok etme amacı, gerçekçi ve hatta mümkün mü?

Sahada neler oluyor?

İsrail, Gazze’de Hamas’a ait 24 tugaydan 18’ini yok ettiğini söylüyor ve Gazze’nin kuzeyindeki Hamas’ın askeri yapısının yok edilmesinin tamamlandığını” belirtiyor.

İsrail Ordusu, 7 Ekim 1200 dolayında kişiyi öldürdüğü, 250 civarı kişiyi rehin aldığı saldırıyı düzenlediğinde 30 binden fazla savaşçısı olduğunu söylüyor.

İsrail, 13 bin savaşçıyı öldürdüğünü iddia ediyor ve Netanyahu Şubat başında “20 binden fazla teröristi, Hamas’ın savaş gücünün yarısınan fazlasını öldürdük” demişti. BBC bu verileri bağımsız kaynaklardan doğrulatamadı ve İsrail Ordusu, kullandıkları yöntemin detaylarını açıklama isteğimizi karşılıksız bıraktı. İsrail ve Gazze’den gelen sayılar birbiriyle çelişiyor ve Gazze Sağlık Bakanlığı ölenlerin 9 bin kadarının aralarında sivillerin de bulunduğu, yetişkin erkekler olduğunu söylüyor.

Hamas’ın Siyasi Bürosu BBC’ye yaptığı açıklamada İsrail’in iddialarını reddetti ve askeri kanadının Gazze’nin “tüm bölgelerinde kuvvetle” faaliyet gösterdiğini söyledi. İsrailli Haaretz gazetesi de Hamas’ın bazı tugaylarını yeniden oluşturmaya başladığı haberini yaptı.

Jane’s Defence Weekly dergisinin Ortadoğu Editörü Jeremy Binne Hamas’ın “çok kolay bir şekilde saflarına yeni savaşçılar katabildiğini ve bunun büyük olasılıkla meseledeki en önemli veri olmadığını” belirtti.

İsrail’deki Reichman Üniversitesi’nin Uluslararası Terörle Mücadele Enstitüsü’nden emekli Albay Miri Eisin ise İsrail’in Hamas’ın “komutanlarını öldürdüğünü, silah depolarını bulduğunu Hamas’ın yer altındaki terör sistemini sistematik bir şekilde havaya uçurduğunu” söylediğini kaydediyor.

Ancak Binnie, Hamas’ın tünel sisteminin “daha önce tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu” ve İsrail’in bu tünelleri tamamen yok etmek için “daha uzun bir yol kat etmesi gerektiğini” söylüyor ve “rehinelerin buralarda tutuluyor olması riskinin çabalarına darbe vurduğunu” kaydediyor.

Binnie ayrıca, İsrail’in Gazze’nin kuzeyinde de operasyonlarının “tam bir etkisiz hale getirmeden çok, açık uçlu, devam eden bir baskı sürecine benzediği” izlenimini verdiğini aktarıyor.

İsrail’in “tamamen çarpıtılmış” olduğunu söylediği Uluslararası hukuku ihlal suçlamaları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın, soykırım iddialarına ele almasına karşın, Netanyahu İsrail’in devam etmesi ve kalan Hamas tugaylarını etkisiz hala getirmesi gerektiğini belirtiyor.

İdeolojiyi etkisiz hale getirmek mümkün mü?

Hamas, çoğu Batılı ülke tarafından bir “terör” örgütü olarak görülüyor ve bir çoğu da Hamas liderlerinin hala İsrail’in yok edilmesi çağrısı yaptığına işaret ediyor. Ancak Hamas, Arap dünyasının bazı kesimlerinde bir direniş hareketi olarak görülüyor. Örgüt, 2006’da yapılan seçimleri kazanması ve rakibi El Fetih’i 2007’de şiddet kullanarak bölge dışına atmasından bu yana, Gazze’yi yönetiyor.

Gazze Şeridi, o zamandan bu yana hem İsrail hem de bir ölçüde Mısır tarafından abluka altında tutuluyor ve her iki ülke de bunu güvenlik adına yaptıklarını söylüyor.

Filistinli örgütler, son 20 yılda Gazze’den İsrail’e binlerce roket fırlattı. Bazen de Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalara misilleme olarak.

Avrupa Dışilişkiler Konseyi’nden Ortadoğu uzmanı Hugh Lovatt, ;Hamas için “Sadece askeri bir hareket ya da sadece siyasi bir hareket değil” diyor.

Lovatt “Bu ideoloji yok edilemeyecek. Özellikle de İsrail’in silah gücüyle” diye konuşuyor.

Lovatt, örgütün İsrail’e silahlı direnişine desteğin “özellikle şimdi, Filistinlilerin kendi kendilerini yönetme hakkını elde etmek için herhangi bir siyasi ufuk olmadığını hissettiğinde yankı bulduğunu” söylüyor

Batı Şeria’daki Arap Amerikan Üniversitesi’nden Dr. Amjad Ebu El Ezz de, çoğu Filistinli’nin “bir gelecek göremediklerinden” Hamas’ı desteklediğini anlatıyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu, kariyerinin büyük bir bölümünde bir Filistin devletinin kurulmasına karşı çıktı. Netanyahu bu tutumunu güvenlik kaygılarıyla, Hamas’ın İsrail’i tanımayı reddetmesiyle açıklıyor. Ancak partisi Likud’daki ve aşırı sağcı koalisyon hükümetindeki bir çok kişi de Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nin İsrail’e ait olduğuna inanıyor.

İsrailli barış yanlısı grup Peace Now’a göre geçen yıl, Batı Şeria’da rekor sayıda yerleşim inşa edilmesi onaylandı.

2023’te Batı Şeria’da İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler tarafından en az 81’i çocuk 507 Filistinli öldürüldü ve Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Bürosu’nun (OCHA) kayıtları tutmaya başladığı 2005’ten bu yanaki en kanlı yıl oldu.

BM ayrıca, Batı Şeria’daki Filistinlilerin saldırılarında 36 İsrailli’nin öldüğünükayıtlara geçirdi.

Buna ek olarak, El Fetih’in elindeki Filistin Yönetimi’ne karşı büyük bir öfke var. Birçok Filistinli, Filistin Yönetimi’nin yolsuzluklara bulaştığını ve İsrail işgaline karşı zayıf kaldığına inanıyor.

Dr. Ebu El Ezz 7 Ekim’den önce Gazze’deki Filistinlilerin abluka altında, “büyük bir hapishanede” yaşadıklarını düşündüklerini, Batı Şeria’dakilerin de Yahudi yerleşimcilerin saldırılarına, toprak ilhakına ve işsizliğe öfkeli olduklarını söylüyor.

Ebu El Ezz, Filistin toplumunun büyük bir bölümünün gençlerden oluştuğunu ve barış süreci olmadığı için, “diğer partilerin Filistinli gençlere gösterecek her hangi bir şeyleri bulunmadığını” anlatıyor.

“İşgal sürdükçe, katliamlar, ölümler sürdükçe, birçok insan Hamas’ın söyledikerini dinleyecek, çünkü umut arıyorlar” diyor.

Hamas’a verilen destek ne durumda?

Gazze’deki Filistinlilerin 7 Ekim’den sonra ödedikleri büyük bedele karşın, geçen yıl sonlarında yapılan bir araştırma, Filistinlilerin Hamas’a verdiği desteğin arttığını ortaya koydu.

Batı Şeria’daki 750 ve Gazze’deki 481 kişiyle yapılan ankete göre Batı Şeria’da Hamas’a destek Eylül ayında % 12 civarındayken, Aralık’ta % 42’ye yükseldi.

Anketi gerçekleştiren Batı Şeria merkezli Siyaset ve Anket Araştırma Merkezi’nden Dr. Halil Şikaki, Hamas’a verilen desteğin genelde çatışma dönemlerinde arttığını, ancak bu son artışın “çok büyük” olduğunu vurguladı.

Şikaki, anket yapıldığı dönem İsrail ve Hamas arasında ateşkes anlaşması yapıldığını, İsrail hapishanelerindeki Filistinli kadın ve çocukların salındığını anlatıyor.

Bu durumun da, Hamas’ın Filistin amaçlarını gerçekleştirmek için kullandığı şiddetin “çok etkili olduğunu” düşündürmüş olabileceğine vurguluyor.

Dr. Şikaki, yerleşimcilerin saldırıları ve Filistin Yönetimi’nin savaşa tepkisine duyulan öfkenin de Hamas’a desteği artırdığını ifade ediyor.

Gazze’de ise durum farklı. Hamas’a destek % 38’den % 42’ye çıktı ve bu artış, anketin hata payı içinde.

Hamas’ın 7 Ekim saldırılarını düzenlemekte haklı olduğunu düşünenlerin oranı Gazze’de % 57 düzeyindeyken, Batı Şeria’da bu oran % 82 oldu.

Şikaki “Hamas’ın bu savaşla ilgili kararlarının ceremesini çekenlerin Hamas’a çok daha eleştirel baktığı açık” diyor.

Şubat başına dek Gazze’de görev yapan BBC gazetecileri de, Hamas’a yönelik hoşnutsuzluğun arttığına dair işaretlerden bahsediyordu.

Bazı Gazzeliler sevdiklerinin ölümünü, İsrail güçlerinin evlerini yıkması ve açlık nedeniyle Hamas’a öfke duyduklarını söylüyordu.

Ayrıca, Gazzelilerin Hamas’ı açıkça eleştirmekten kaygı duydukları da söyleniyordu.

Yeni bir savaşçı kuşağı mı?

Dr. Ebu El Ezz, Gazze’deki bir çok gencin “İsrail ve işgale karşı nefretle dolu olduklarına” inanıyor.

“Bence sonraki kuşaklar intikam almak için bu askeri örgütlere katılacaklar. Çünkü ailelerini kaybettiler, çocukları kaybettiler, annelerini, çocuklarını, kardeşlerini yitirdiler.”

Ancak Albay Eisin, Hamas’a daha fazla destek verileceği kaygılarının, askeri hedeflerden uzaklaştırmaması gerektiği gröüşünde.

7 Ekim saldırılarının “korkunçluğuna, aşırılığına ve gaddarlığına” dikkat çeken Eisin, “Zaten çok radikalleşmiş haldeler” diyor.

“Bu yüzden bizim tepkimiz öncelikle bu kabiliyetlerini yok etmek olmalı. Bu ideolojiyi zaten olduğundan daha da kötü bir hale getirmeyecektir” diye konuşuyor.

Ancak Dr. Şikaki “Büyük bir savaş, peşinden barış gelirse gençlerin silaha sarılması anlamına gelmeyebilir” diye ekliyor.

Savaştan sonra ne olacak?

Netanyahu, savaş sonrası İsrail’in “silahtan arındırılmış” bir Gazze’deki güvenlik kontrolünü ucu açık bir şekilde elinde tutacağı ve İsrail’e düşman gruplarla bağlantısı olmayan Filistinlilerin yöneteceği bir savaş sonrası planı belirledi.

Albay Eisin, Hamas’ın daime “bir tür varlık göstereceğini” söylüyor, ancak İsrail’in “örgütün büyük bölümünü, tehdidi” yok edebileceğine de inanıyor.

Lovatt ise “Hamas’ı gerçekten marjinalize etmek ve zayıflatmanın tek yolu, siyasi bir yolun yaratılmasıyla olur” diyor.

Ancak iki devletli çözüme giden yol karamsar görünüyor.

Netanyahu geçtiğimiz günlerde X’teki açıklamasında, “İsrail’in tüm Batı Ürdün bölgesindeki güvenlik kontrolünden ödün vermeyeceğini söyledi ve bu da bir Filistin devletiyle çelişiyor” dedi.

Bu, İsrail’in başlıca müttefiki ABD’yle de açık bir çelişki anlamına geliyor.

Biden yönetimi, İsrail’in Gazze’yi uçu açık işgaline devam etmemesi gerektiğini söyledi. Statükoya gerçek bir alternatif olmadığı için şiddetin daha da artması riski devam ediyor.

Binne “İsrailliler’in bir zafer günü yaşayacağını düşünmüyorum. Hamas’ı zayıflatabilirler ama asıl mesele savaştan sonra Hamas’ın geri dönmesini nasıl önleyeceğiniz” diyor.

Katkıda bulunam: Heather Sharp

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israil-hamasi-yok-etme-amacina-ulasabiliyor-mu/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: İnsanlık vicdanında İsrail mahkumdur https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-insanlik-vicdaninda-israil-mahkumdur/ https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-insanlik-vicdaninda-israil-mahkumdur/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:21:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9394 Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye devam eden 8’inci Yargı Paketi ile ilgili açıklamada bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Çocukları, kadınları açlıktan korumak için sırada bekleyen Filistinlilerin üzerine bomba yağdıran bir devlet olamaz. Bu ancak terör örgütünün işidir. İnsanlık vicdanında İsrail mahkumdur. Ama Uluslararası Adalet Divanının tedbir kararını uygulaması ve hayata geçirmesi, orada bir ateşkes ilan edilmesi gerekiyor” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bir dizi programa katılmak için Kastamonu’ya geldi. Bakan Tunç’un ilk durağı Kastamonu Valiliği oldu. Kastamonu Valisi Meftun Dallı’yı makamında ziyaret eden Bakan Tunç, yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Tunç, İsrail’in dün yardım bekleyen Filistinlilere saldırısı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısının bir an önce soykırım, savaş suçu ve saldırı suçu sebebiyle soruşturmayı tamamlaması lazım”

Uluslararası Adalet Divanının tedbir kararı ile ilgili çağrıda bulunan Tunç, “İsrail, 7 Ekim’den bu yana insanlık suçunu işlemeye devam ediyor. Orada bir soykırım suçu işleniyor. Uluslararası Adalet Divanında İsrail’in soykırımın önlenmesi sözleşmesini ihlal ettiği gerekçesi ile açılan bir dava da söz konusu. Bu davada mahkeme tedbir kararı verdi. Maalesef İsrail bugüne kadar, bir asırdır zaten uluslararası hukuka uymuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, Genel Kurulunun ve diğer uluslararası sözleşmeler ve uluslararası kuruluşların kararına uymayan bir devlet. Aslında dün de bütün dünyayı ayağa kaldırması gereken, bütün uluslararası kuruluşları harekete geçirmesi gereken bir katliamla karşı karşıya kaldık. Maalesef, İsrail 7 Ekim’den bu yana sivillerin üzerine bomba yağdırıyor. 30 binden fazla Filistinli şehit edildi. Bunun yüzde 70’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Bir insanlık dramı yaşanıyor. Hastaneler, okullar, mülteci kampları bombalandı. En son yardım için sırada bekleyen ve o yardım malzemelerini almak için, çocuklarını doyurmak için bekleyen 100’den fazla Filistinlinin üzerine bomba yağdırılarak bir katliam gerçekleştirildi. Sadece bu olay bile oradaki suçun, insanlık suçlarının en önemli delilidir. Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısının bir an önce soykırım, savaş suçu ve saldırı suçu sebebiyle soruşturmayı tamamlaması lazım. 2019 yılından bu yana devam eden ve 7 Ekim’den sonra bürün dünyanın gözü nünde bir katliam gerçekleştiriliyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısının da bir an önce oradaki katliamı gerçekleştiren yöneticilerle ilgili, gerçek kişilerle ilgili dava açma durumuna artık geç bile kalındı, bir an önce açması lazım” dedi.

“İnsanlık vicdanında İsrail mahkumdur”

“Uluslararası Adalet Divanında geçtiğimiz günlerde alınan tedbir kararı maalesef uygulanmıyor” ifadelerine yer veren Tunç, “İsrail mahkeme kararını tanımıyor, dünkü katliam da bunu gösteriyor. O nedenle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin acilen toplanması ve bu konuda gereken kararı alması gerekiyor. Bütün dünyanın da tepki göstermesi gerekiyor. Türkiye olarak başından beri Cumhurbaşkanımız, bölge liderleri ile kurduğu temaslarla, Dışişleri Bakanımızın yoğun diplomasi temaslarıyla bu akan kanın durması noktasında gayretlerimiz devam ediyor. Türkiye olarak Filistinli mazlumları savunmaya devam edeceğiz. İsrail maalesef bugüne kadar bir devlet gibi hareket etmiyor, bir örgüt gibi, hatta bir terör örgütü gibi hareket ediyor. Dünkü yardım bekleyen çocukları, kadınları açlıktan korumak için sırada bekleyen Filistinlilerin üzerine bomba yağdıran bir devlet olamaz. Bu ancak terör örgütünün işidir. İnsanlık vicdanında İsrail mahkumdur. Ama Uluslararası Adalet Divanının tedbir kararını uygulaması ve hayata geçirmesi, orada bir ateşkes ilan edilmesi gerekiyor. Bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi için Türkiye’nin sürekli dile getirdiği, Uluslararası Adalet Divanında en son yapılan görüşmelerde Türkiye adına Dışişleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi artık Filistin Devleti’nin 1967 sınırlarında kurulması vakti çoktan gelmiştir. Biz bağımsız Filistin Devleti’nin kurulması ve Filistinlilerin hakkının uluslararası arenada korunması noktasındaki çağrımızı yenilemeye devam edeceğiz” diye konuştu. – KASTAMONU

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-insanlik-vicdaninda-israil-mahkumdur/feed/ 0
Ürdün’ün Gazze’ye indirdiği yardımlar denize düştü, Gazze halkı sahile akın etti https://www.kanal7haber.com.tr/urdunun-gazzeye-indirdigi-yardimlar-denize-dustu-gazze-halki-sahile-akin-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/urdunun-gazzeye-indirdigi-yardimlar-denize-dustu-gazze-halki-sahile-akin-etti/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:18:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7767 Ürdün’ün Gazze Şeridi’ne havadan indirdiği yardımların denize düşmesi nedeniyle İsrail’in zorla aç ve susuz bıraktığı Gazze Şeridi halkı, sahile akın etti, bazıları yardımları alabilmek için denize girdi.

DENİZE DÜŞEN YARDIMLARI ALABİLMEK İÇİN SAHİLE AKIN ETTİLER

Basına ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Ürdün’ün havadan 4 uçakla indirdiği yardımların denize düştüğü görüldü. Uçaklardan paraşütle indirilen yardımların denize düşmesi nedeniyle Gazze’nin güneyinde binlerce Filistinli sahillere akın etti. İsrail’in dayattığı açlık ve imkansızlıkların pençesindeki bazı Filistinliler ufak balıkçı tekneleriyle bazıları ise yüzerek yardımlara ulaşmaya çalıştı.

GAZZE’DE İNSANİ FELAKET YAŞANIYOR

İsrail ordusunun 143 gündür saldırılarını sürdürmesinin yanı sıra insani yardımların girişini engellemesi nedeniyle yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde insani bir felaket yaşanıyor. Başta Birleşmiş Milletler’e (BM) ait kuruluşlar olmak üzere uluslararası çevreler, çoğu hastanenin hizmet dışı kaldığı, tıbbi malzeme eksikliğinin yaşandığı, açlık, susuzluk ve hijyen malzemeleri eksikliğinin tetiklediği hastalıklar nedeniyle Gazze’de ateşkes ilan edilmesi ve bölgeye insani yardımların girişinin artırılması çağrısında bulunuyor.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, şubat ayında Gazze’ye giren insani yardımın önceki aya göre yüzde 50 oranında azaldığını belirterek, “Çaresiz yaşam koşullarındaki 2 milyon Filistinlinin artan ihtiyaçlarını karşılamak için yardımların azalması değil artması gerekiyordu.” açıklamasını yapmıştı.

Ürdün Silahlı Kuvvetleri, Gazze Şeridi’ne 4 uçakla havadan gıda ve insani yardım malzemesi indirildiğini açıklamış, yardımların havadan aktarılmasındaki başlıca sebebin, “doğrudan Gazze halkına ulaştırılması ve kuzeyden güneye sahil boyunca Gazze’ye indirilmesi” olduğu vurgulanmıştı.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

GAZZE’DEKİ CAN KAYBI 30 BİNE YAKLAŞTI

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 782 Filistinli öldürüldü, 70 bin 43 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 406 Filistinli hayatını kaybetti.

580 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 240’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere 580 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

ÇATIŞMALARA İNSANİ ARA

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

LÜBNAN SINIRI DA HAREKETLİ

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 212 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 43 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/urdunun-gazzeye-indirdigi-yardimlar-denize-dustu-gazze-halki-sahile-akin-etti/feed/ 0
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı: Refah’ta sivilleri korumaya yönelik bir plan olmadan askeri operasyon istemiyoruz https://www.kanal7haber.com.tr/beyaz-saray-ulusal-guvenlik-danismani-refahta-sivilleri-korumaya-yonelik-bir-plan-olmadan-askeri-operasyon-istemiyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/beyaz-saray-ulusal-guvenlik-danismani-refahta-sivilleri-korumaya-yonelik-bir-plan-olmadan-askeri-operasyon-istemiyoruz/#respond Sun, 26 May 2024 21:09:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7570 Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, İsrailli yetkililerle görüşmelerinde açık şekilde Refah’ta sivilleri korumaya yönelik bir plan görmeden “askeri operasyon” istemediklerini söylediklerini aktardı.

Sullivan, NBC ve CNN’e röportaj verdi. ABD Başkanı Joe Biden’a Refah’taki sivillerin korunmasına ilişkin bir plan sunulmadığını kaydeden Sullivan, ” Gazze’nin diğer tarafında yürütülen operasyonlar nedeniyle küçücük bir alana sıkıştırılmış 1 milyon kişiden bahsediyoruz. Aynı zamanda tüm insani yardım sistemi de burada.” dedi.

“ASKERİ OPERASYON İSTEMİYORUZ”

Sullivan, sivilleri koruyacak, güvenlik, gıda, kıyafet ve barınak sağlayacak bir plan olmadan Refah’ta ilave “askeri operasyon” istemediklerini İsrailli yetkililerle tüm görüşmelerinde açık bir şekilde dile getirdiklerini belirtti. Planı görene kadar Biden’ın İsrail’e silah satışını askıya alma ihtimali bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Sullivan, varsayımda bulunmak istemediğini, görüşlerini İsrail’e net bir şekilde aktardıklarını, bu çerçevede Tel Aviv’in dönüş yapmasını beklediklerini bildirdi.

“ATEŞKES GÖRÜŞMELERİNDE GENEL BİR ANLAYIŞ SAĞLANDI”

Sullivan, Paris’te ABD, İsrail, Mısır ve Katar arasında yürütülen görüşmelerle ilgili ise detaya girmeyeceğini ancak esir takası ve çatışmalara aranın nasıl yürütüleceği konusunda “genel bir anlayış” sağlandığını dile getirdi. Mısır ve Hamas yetkililerinin Katar’da ilave görüşmeler yapacağını aktaran Sullivan, konuya ilişkin nihai anlaşma sağlanması için çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, “Bekleyip, göreceğiz.” dedi.

YERİNDE EDİLMİŞ FİLİSTİNLİLERİN SIĞINDIĞI REFAH

Gazze’nin güneyinde Mısır sınırında yer alan Refah şehri, İsrail saldırılarından önce yaklaşık 280 bin Filistinliye ev sahipliği yapıyordu. İsrail’in 7 Ekim’deki saldırıları nedeniyle 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi’nde 1,9 milyon kişi yerinden oldu. Yerinden edilen Filistinlilerin büyük bölümü, İsrail’in daha önce “güvenli olduğunu” iddia ettiği Refah’a sığındı. Kuzey bölgelerden gelenlerle Refah’ın nüfusu 4 katından fazla artarak 1,4 milyona ulaştı. Yeterli konut olmaması nedeniyle Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor.

İSRAİL’İN REFAH PLANI

İsrail güçleri, Refah kentini sık sık hava saldırılarıyla hedef alıyor. İsrail’in Refah kentine kara saldırısı başlatması halinde sivillerin Gazze Şeridi’nde sığınacak bir yerinin kalmayacağından endişe ediliyor. Netanyahu, 9 Şubat’ta İsrail ordusu ve güvenlik teşkilatına “Refah’a saldırı planı hazırlanması” talimatını vermişti.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

GAZZE’DEKİ CAN KAYBI 30 BİNE YAKLAŞTI

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 692 Filistinli öldürüldü, 69 bin 879 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 403 Filistinli hayatını kaybetti.

579 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 240’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere 579 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

24 KASIM’DAKİ ATEŞKES

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

LÜBNAN SINIRI DA HAREKETLİ

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 212 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 43 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/beyaz-saray-ulusal-guvenlik-danismani-refahta-sivilleri-korumaya-yonelik-bir-plan-olmadan-askeri-operasyon-istemiyoruz/feed/ 0
Ateşkes umutları arttı! Paris’te İsrail ile Hamas arasındaki müzakerelerden olumlu sonuçlar çıktı https://www.kanal7haber.com.tr/ateskes-umutlari-artti-pariste-israil-ile-hamas-arasindaki-muzakerelerden-olumlu-sonuclar-cikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/ateskes-umutlari-artti-pariste-israil-ile-hamas-arasindaki-muzakerelerden-olumlu-sonuclar-cikti/#respond Sun, 19 May 2024 21:06:44 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7342 İsrail medyası, ” Gazze’de alıkonulan İsrailli esirlerin serbest bırakılması, ateşkes sağlanması, Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması ve İsrail hapishanelerinden serbest bırakılacak Filistinli esir sayısı konusunda anlaşmaya varılmasının” görüşüldüğü Fransa’daki müzakerelerin “olumlu” geçtiğini bildirdi.

İSRAİL İLE HAMAS FRANSA’DA GÖRÜŞTÜ

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları devam ederken, ateşkese dair umutlar bir kez daha arttı. İsrailde yayın yapan Yediot Ahronot gazetesine göre, Fransa’nın başkenti Paris’te İsrail ile Hamas arasında yeni bir anlaşmaya varmak için yapılan görüşmelere katılan İsrail heyeti ülkeye “olumlu” şekilde döndü. Gazeteye konuşan adı açıklanmayan İsrailli yetkililer, “müzakerelerin iyi ve olumlu havada geçtiğini” belirtti ancak anlaşmaya varmak için henüz erken olduğunu ifade etti.

“MÜZAKERELERDE TAKAS ANLAŞMASI İÇİN ÖNEMLİ İLERLEMELER VAR”

İsrailli Kanal 13 televizyonuna göre ise adı açıklanmayan İsrailli bir siyasi yetkili, “Müzakerelerde takas anlaşması için uygun koşulları yaratan önemli ilerlemeler var.” dedi. İsrail heyetinin kapsamlı müzakerelere başlayabileceği sinyalini veren söz konusu yetkili, Gazze’de alıkonulan esirler için isim listesinin tartışılmasında mutabık kalındığını aktardı.

İsrail devlet televizyonu KAN’a göre ise Paris görüşmeleri, Hamas’ın İsrail’in karşı çıktığı 4 talebinin etrafında yoğunlaştı. KAN, Hamas’ın “Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaşayan ancak güneye göç ettirilenlerin tekrar yaşadıkları yerlere dönmeleri ve İsrail ordusunun da bölgeden çıkmasını talep ettiğini” aktardı. İsrail devlet televizyonu, Tel Aviv yönetiminin bu talebi kabul etmesinin, “Hamas’ın Gazze Şeridi’nin kuzeyini tekrar kontrol etmeye başlaması anlamına geleceği” değerlendirmesinde bulundu. KAN’ın haberinde, tartışılan diğer üç konunun ise “insani yardımın artırılması, ateşkesin süresi ve serbest bırakılacak Filistinli esirlerin sayısı” olduğuna işaret edildi.

İsrail ile Hamas arasında esir değişimi ve ateşkes konusunda anlaşma sağlanması çabaları kapsamında dün İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea başkanlığındaki İsrail heyeti, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William J. Burns, Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Mısır İstihbarat Şefi Abbas Kamil’in katılımıyla Paris’te müzakereler başlamıştı.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

GAZZE’DE CAN KAYBI 30 BİNE DAYANDI

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 606 Filistinli öldürüldü, 69 bin 737 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 238’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 576 askerinin öldürüldüğünü duyurdu. Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 403 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 212 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 43 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ateskes-umutlari-artti-pariste-israil-ile-hamas-arasindaki-muzakerelerden-olumlu-sonuclar-cikti/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki saldırılarında kadın ve çocuk ölümleri Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katı https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/ https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/#respond Wed, 01 May 2024 21:30:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6830 Uluslararası Adalet Divanında soykırımla yargılanan İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri saldırı düzenlediği Gazze Şeridi’nde kadın ve çocuk ölümlerinin, 2 yıldır süren Rusya-Ukrayna Savaşı’ndakinin 6 katından fazla olması, burada yaşanan vahşeti gözler önüne seriyor.

AA muhabiri, 24 Şubat 2022’den beri süren Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ölen sivillerin sayısını derledi.

İsrail, yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ni havadan, karadan ve denizden aralıksız bombalıyor.

Filistinli kaynaklara göre, İsrail, bu saldırılarında 66 bin tondan fazla patlayıcı kullandı. Bu da Gazze’de kilometrekareye 183 ton patlayıcının atıldığı anlamına geliyor.

Saldırılar nedeniyle Gazze harabeye dönerken, bölgede 1,9 milyon Filistinli yerinden oldu.

İsrail’in saldırılarında, 29 bin 410 Filistinli öldürüldü, 69 bin 465 kişi yaralandı. Saldırılarda öldürülenlerin en az 12 bin 660’ını çocuklar, 8 bin 570’ini kadınlar oluşturuyor.

Yaralıların, yüzde 70’inden fazlası da kadın ve çocuklardan oluşuyor. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Bir yandan İsrail’in saldırılarından kaçarak hayatta kalma mücadelesi veren Filistinliler, Tel Aviv yönetiminin bölgeye yardım girişlerine çıkardığı engellemeler nedeniyle de açlıkla mücadele ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in yoğun saldırısı altındaki Gazze Şeridi’nde 2,2 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

BM’ye göre, Gazze’de 378 bin kişi Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğine göre “felaket” olarak adlandırılan 5. seviye, 939 bin kişi de “acil durum” olarak bilinen 4. seviye açlıkla karşı karşıya bulunuyor.

Gazze Şeridi’ndeki akut gıda güvensizliği Dünya Sağlık Örgütünün “kritik” olarak nitelediği yüzde 15 çıtasını aşarak yüzde 16,2’ye ulaştı.

BM Dünya Gıda Programı (WFP), İsrail’in saldırılarına işaret ederek, emniyetli dağıtıma izin veren koşullar oluşana dek Gazze’nin kuzeyine hayat kurtaran gıda yardımı dağıtımını durdurma kararı aldı.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) da İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak insanlık felaketine yol açtığı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Filistinlilerin kıtlığın eşiğinde olduğunu duyurdu.

Özellikle Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilerin un bulamadıkları için hayvan yemlerini öğüterek tüketmek zorunda kaldığı bildiriliyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki sivil ölümleri

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının üzerinden 2 sene geçerken, Ukrayna’daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonunun (HRMMU) 7 Şubat’ta yayımladığı verilere göre, savaşın başından beri ülkede 579’u çocuk, 2 bin 992’si kadın olmak üzere 10 bin 378 sivil öldürüldü, 19 bin 632 sivil yaralandı.

Ölümlerin 8 bin 95’i Ukrayna topraklarında, 2 bin 283’ü Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği topraklarda gerçekleşti.

Raporda, sayıların daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürdüğü kadın ve çocukların sayısı, 2 yılda Rusya-Ukrayna Savaşı’nda hayatını kaybeden kadın ve çocukların sayısının 6 katından fazlasına tekabül ediyor.

Gazzelilerin sığınabileceği güvenli bir yer yok

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla kadın ve çocuklardan oluşan milyonlarca Ukraynalı, saldırılar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmış ve komşu ülkelere sığınmıştı.

Savaşın başından bu yana Ukrayna’ya destek veren Avrupa ülkeleri, Ukraynalı kadın ve çocukların oluşturduğu sivillere kucak açmıştı.

Öte yandan, 2007’den beri İsrail’in karadan, havadan ve denizden ablukası altında bulunan Gazze’deki 2,3 milyon Filistinli, yaklaşık 360 kilometrekarelik bölgede sıkışmış vaziyette.

İsrail saldırıları nedeniyle Filistinlilerin Gazze’de sığınabilecekleri güvenli bir yer bulunmuyor.

Gazze’nin kuzeyi, orta kesimleri ve güneyde yer alan Han Yunus bölgesine düzenlenen saldırılar nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon Filistinli, 64 kilometrekarelik alana sahip Refah kentine sığındı.

BM verilerine göre, 7 Ekim’den önce 280 bin olan Refah’ın nüfusu, yerinden edilmiş Filistinlilerin göçüyle 5 kattan fazla arttı. Bu da Gazze’deki nüfusun yarısından fazlasının bu daracık kara parçasına sığındığı gözler önüne seriyor.

Yeteri kadar konut olmaması nedeniyle, Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda hayat mücadelesi veriyor.

İsrail yönetimi, son günlerde Filistinlilerin sığındığı Refah’a kara saldırısı başlatma yönünde sinyaller veriyor.

Refah’a saldırılması halinde, buraya sığınan Filistinlileri daha da zor günler beklediği belirtiliyor.

İsrail’in çıkardığı zorluklar nedeniyle bölgeye yeteri kadar yardım da ulaştırılamıyor.

AA, Gazze ve Ukrayna’daki sivillerin durumunu görüntülüyor

Anadolu Ajansı (AA), savaşın ilk günlerinden beri hem Gazze hem Ukrayna’da sivillerin durumunu fotoğraflıyor.

Ukrayna’daki savaşın boyutlarını anlatan ve hafızalarda yer eden fotoğraf karelerinin benzerlerine, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında da rastlanıyor.

Ukrayna’nın Harkiv kentinde Rusya’nın düzenlediği hava saldırısı sonrası yaralanan Olena Kurilo ile İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’de yaralanan kadının objektife umutsuzca ve dehşet içindeki bakışları birbirini anımsatıyor.

İnsanların gönlünde kutsal yere sahip olan ibadethaneler, Gazze’de ve Ukrayna’daki savaşta hasar görüyor. Rusya’nın Zaporijya kentindeki Şevçenko Mahallesi’ne düzenlendiği saldırı sonucunda harabeye dönüşen kilise ile Gazzeli siviller için sığınak görevi gören ve hasar alan Rum Ortodoks Aziz Porphyrius Kilisesi’nin benzer durumları AA tarafından fotoğraflandı.

Ukrayna’nın Kiev kentinde Rusya’nın saldırıları sırasında doğum hastanesinin bodrum katında kucakta tutulan bebek ile Gazze’deki Şifa Hastanesine yaralı halde götürülen bebeğin fotoğrafı, sivillerin durumunu gözler önüne seriyor.

Ukrayna’nın Posad-Pokrovske köyünde, kullanılamaz hale gelen evinin önünde oturan yaşlı kadın ile Gazze’nin Refah kentinde yıkılan evlerin önünde duran kadının fotoğrafları, yaşanan vahşeti hafızalara kazıyor.

Savaş nedeniyle ülkeden ayrıldıktan sonra Polonya’ya giden Ukraynalı sivillerin Medyka bölgesindeki sınır kapısından geçişinin ve İsrail’in yoğun bombardımanı nedeniyle Gazze’nin orta ve güney kesimlerine göç etmek zorunda kalan sivillerin fotoğrafı, savaşların “değişmeyen kareleri” olarak adlandırılabilir.

Ukrayna’da ve Gazze’de enkaz altında kalan eşyalarını kurtarmaya çalışan sivillerin benzer durumlarda olduğu, AA’nın karelerine bakıldığında net şekilde görülüyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-gazzedeki-saldirilarinda-kadin-ve-cocuk-olumleri-rusya-ukrayna-savasindakinin-6-kati/feed/ 0
Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya: ‘Mısırlı Müslüman Kardeşlerimizi Yalnız Bırakmayın’ https://www.kanal7haber.com.tr/saadet-partisi-grup-baskanvekili-bulent-kaya-misirli-musluman-kardeslerimizi-yalniz-birakmayin/ https://www.kanal7haber.com.tr/saadet-partisi-grup-baskanvekili-bulent-kaya-misirli-musluman-kardeslerimizi-yalniz-birakmayin/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:18:51 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6228 Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, partisinin TBMM’deki grup toplantısında; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine değinerek “Biz siz Sisi’yi ziyaret edip normalleşirken herkes zannediyordu ki buradaki Müslümanlar, zulme uğrayanlar biraz daha rahat nefes alacak, İsrail’e karşı Filistinlilerin sesini yükselteceğinizi beklerken bir de baktık ki tamamen Fİlistinlileri yalnız bırakmaya, Türkiye’ye sığınan Mısırlı Müslüman kardeşlerimizi yalnızlığa mahkum etmeye dair örtülü bazı anlaşmalar yapmış olmanız gerekir ki bu şekilde davranıyorsunuz. Bu millet ve bu devlet her zaman mazlumların yanında zalimlerin karşısında olmuştur, bize yakışan bugün de hem Mısırlı Müslüman kardeşlerimizin hem Filistinli mazlumların yanında durmak” diye konuştu.

Saadet-Gelecek Partisi, bugün TBMM’de Grup Toplantısı düzenledi. Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, şunları söyledi:

“Geçen hafta Cumhurbaşkanımız değerli kardeşi Sisi’yi ziyarete gitti. Biz beklerdik ki Mısır ve Türkiye liderleri orada Filistin ile ilgili gür bir sesi haykırsınlar, birlikte Gazze’ye gidebilme cesareti ortaya koyabilsinler. Refah’ta sıkıştırılmış olan Filistinlilere destek için hiç olmazsa Refah Sınır Kapısı’nda Belçika ve İspanya başbakanının yaptığı gibi bir açıklamayla bunu dünya kamuoyuna duyurabilsinler. Ama maalesef körler sağırlar birbirini ağırlar şeklinde sadece bir kapalı toplantıyla yetindiler ve Türkiye’ye döndüler.

“BİZE YAKIŞAN BUGÜN DE HEM MISIRLI MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN HEM FİLİSTİNLİ MAZLUMLARIN YANINDA DURMAK”

Döndükten sonra da bu ziyaretin hem Mısır’da zindanlarda esir olan, zulme uğrayan Müslümanlara dönük olumlu bir adım atılmasını beklerken gördük ki Türkiye’ye sığınmış olan Mısır’daki darbeci hükümetin zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınmış olan Mısırlı Müslüman kardeşlerimizin bu hükümet tarafından bazı zorluklarla karşı karşıya bırakıldığını üzülerek gördük. Buradan hükümete ve Erdoğan’a sesleniyoruz; biz siz Sisi’yi ziyaret edip normalleşirken herkes zannediyordu ki buradaki Müslümanlar, zulme uğrayanlar biraz daha rahat nefes alacak, İsrail’e karşı Filistinlilerin sesini yükselteceğinizi beklerken bir de baktık ki tamamen Fİlistinlileri yalnız bırakmaya, Türkiye’ye sığınan Mısırlı Müslüman kardeşlerimizi yalnızlığa mahkum etmeye dair örtülü bazı anlaşmalar yapmış olmanız gerekir ki bu şekilde davranıyorsunuz. Bu millet ve bu devlet her zaman mazlumların yanında zalimlerin karşısında olmuştur, bize yakışan bugün de hem Mısırlı Müslüman kardeşlerimizin hem Filistinli mazlumların yanında durmak.

“MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ KONJONKTÜRE GÖRE GİYİLİP ÇIKARILABİLECEK BİR GÖMLEK DEĞİLDİR”

İktidar partisi ateşten bir gömlekken çıkardığı Milli Görüş gömleğini özellikle bu yerel seçimlerde tekrar 94 ruhu diyerek giymeye çalışıyor. Milli Görüş gömleği konjonktüre göre giyilip çıkarılabilecek bir gömlek değildir. Yapıp ettikleriyle hukuk tanımaz rakiplerine ve düşmanlarına benzeyen kişilerin bedenine asla uyacak bir gömlek değildir. Dün dündür bugün bugündür felsefesiyle zigzaglar çizenlerin giyebileceği bir gömlek asla değildir. Rüşvet alan da veren de melundur diyenlerin giyebileceği bir gömlektir.

“TEHDİT DİLİNİ KULLANARAK OY ALABİLECEĞİNİZİ ZANNEDİYORSUNUZ”

AK Parti’nin bu yerel seçimlerde kullandığı dil kendisine ve projelerine güvenmeyen iktidarların yerel seçimlerde kullandıkları dilin aynısıdır. Seçmenleri devlet imkanlarından mahrum kalmakla, iktidar imkanlarına kavuşmamakla tehdit etme dilidir. Bize oy vermezseniz doğalgaz yok diye alenen milleti tehdit edebilmektedir. Merkezi hükümetle el ele verdiğiniz belediyelerde dahi hala çadırlarda yaşayan, konteynerlerde çalışan binlerce insanımız var. 600 bini aşkın kalıcı konut vaadinize rağmen 30-40 bin TOKİ konutunu ancak bir sene sonra hak sahiplerine teslim edebildiniz, binlerce insanımız hala TOKİ konutunu beklerken siz bu depremzedelerin yaraları üzerinden bile tehdit dilini kullanarak oy alabileceğinizi zannediyorsunuz.

“BU EMEKLİLERİN AHI BU İKTİDARI DEVİRİR”

Emekliler sadaka istemiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi iş başına geldiği zaman bir emeklinin ortalama aylığı asgari ücretin 1.60 oranında iken bugün asgari ücret 17 bin TL olmasına rağmen en düşük emekli maaşı 10 bin TL’de. Simit çay hesabının asgari ücretliler için artık yapılabilme imkanının son günlerini yaşadığı ama emekliler için artık çay ve simit hesabının dahi yapılamadığı bir süreçte emeklilerimize verilecek olan bin TL’lik ikramiye, ikramiye değil olsa olsa bir harçlıktır. Faizin neredeyse yüzde 1’ini dahi emeklilerimize ikramiye olarak vermekten aciz olan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu emeklilerin ahı bu iktidarı devirir. İktidarın emeklilerimizin sorunlarına bigane kalmamasını buradan bir kez daha salık veriyoruz.

“BİR TARAFTA YARGIDA REFORMA GİDEN BİR İKTİDAR ÖTE TARAFTAN AYM KARARINI GÖRMEZLİKTEN GELEN BİR İKTİDAR”

Bir taraftan 8. yargı paketi adı altında yargıda reforma giden bir iktidar ama öte taraftan AYM’nin bütün feryatlarına rağmen AYM kararını görmezlikten gelen bir iktidar. Adına ulusal yargı dedikleri bir çerçeveyle ideolojik bir yargıyı bu millete dayatmaya çalışan bir avuç saray azınlığı maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde vicdanlar yaralanan ama sesini çıkaramayan birçok vicdanlı hukukçunun varlığına rağmen adeta AK Parti’ye 2001 kuruluş felsefesinden çokça uzaklaşan bir şekilde ayar verme cesaretini kendisinde nasıl buluyor buna da şaşırmıyor değilim.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/saadet-partisi-grup-baskanvekili-bulent-kaya-misirli-musluman-kardeslerimizi-yalniz-birakmayin/feed/ 0
Filistin BM Daimi Temsilcisi gözyaşlarına hakim olamadı https://www.kanal7haber.com.tr/filistin-bm-daimi-temsilcisi-gozyaslarina-hakim-olamadi/ https://www.kanal7haber.com.tr/filistin-bm-daimi-temsilcisi-gozyaslarina-hakim-olamadi/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:39:49 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5725 Filistin’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, Uluslararası Adalet Divanındaki (UAD) duruşmada Filistinli çocuklardan söz ederken gözyaşlarına hakim olamadı.

Hollanda’nın idari başkenti Lahey’deki Barış Sarayı’nda faaliyetlerini yürüten Uluslararası Adalet Divanında İsrail’in, işgal ettiği Filistin topraklarındaki uygulamalarının hukuki sonuçlarının ele alındığı duruşmalar başladı. Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki’nin başkanlık ettiği Filistin heyetinde BM Daimi Temsilcisi Mansur da yer aldı. Maliki ve Filistin’in avukatlarının konuşmalarının ardından söz alan Mansur, Filistin halkı, hukuk ve barış tehlikede olduğu gerekçesiyle BM Genel Kurulunun, UAD’ye Filistin’le ilgili sorular yönelttiğini anımsattı.

“ULUSLARARASI HUKUK, NE O ÇOCUKLARI NE DE AİLELERİNİ KORUMADI”

Mansur, “Bu sorularla ilgili olarak hukukun açıklığı, İsrail tarafından devam eden ihlalin kanıtlarıyla eşleşmektedir, bu ihlal en insanlık dışı seviyelere ulaşmıştır.” dedi. Filistin halkının, 75 yıldır bulunduğu coğrafyanın ve hatta tarihin dışına itilme girişimleriyle karşı karşıya kaldığına işaret eden Mansur, “Hukuk kesinlikle açık olmasına rağmen hesap verilebilirlik olmadan ayaklar altına alınıyor, adalet yok ve adalet olmadan barış olamaz.” diye konuştu.

İsrail’in 75 yıl sonra yasa dışı davranışlarının sonuçlarına katlanmak zorunda bırakılması gerektiğini vurgulayan Mansur, sözlerini şöyle sürdürdü: “İsrailli liderler, artık niyetlerini gizleme ihtiyacı hissetmiyor. Filistin halkından öyle ya da böyle kurtulacaklarını açıkça söylüyorlar. Onlar, yasalara meydan okuyor ve yasalar da zar zor karşılık veriyor. Filistin için hukuk, eylem ve hesap verebilirlik için katalizör olmaktan ziyade ihlallerin ciddiyetinin bir ölçüsü olmaya devam ediyor. Bugün Gazze’deki Filistinli çocuklar için uluslararası hukuk ne anlama geliyor? Uluslararası hukuk ne o çocukları ne ailelerini ne de topluluklarını korumadı. Biz, payına düşenden çok daha fazla acıya katlanmış gururlu ve dirençli bir halkız. Bugün Filistinli olmak çok acı verici. Nasıl böyle bir kayba ve adaletsizliğe maruz kalabildik? Böyle bir hukuksuzluk ve aşağılanma tekrar tekrar yaşanır mı?”

“ADALET ARAYIŞIMIZ BİZİ UAD’A GETİRDİ”

Mansur, İsrail’in hukuka aykırı ilhakını yasallaştırmaya ve yüz binlerce yasa dışı yerleşimciye alan açmaya çalıştığına dikkati çekerek, Filistinlilerin varlığını inkar eden İsrail’in ihlallerini sonlandırmak yerine artırdığını kaydetti.

Filistinlilerin adalet arayışının kendilerini UAD’ye getirdiğini belirten Mansur, Divanı İsrail’in işgal altındaki topraklardaki varlığının yasa dışı olduğunu teyit etmeye çağırdı. Mansur, “(UAD’den) İşgalin derhal, tamamen ve koşulsuz şekilde sonlandırılması gerektiği görüşüne hükmetmenizi istiyoruz.” dedi.

KONUŞMASININ SONUNDA GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Konuşmasının sonunda Filistinli çocuklardan söz ederken gözyaşlarına hakim olamayan Mansur, şu ifadeleri kullandı: “Filistin Devleti, bu mahkemeye uluslararası hukukun korunması, adaletsizliğin sona erdirilmesi, adil ve kalıcı barışın sağlanması için uluslararası topluma rehberlik etmesi, Filistinli çocukların demografik bir tehdit olarak değil çocuk olarak muamele gördüğü, ait olduğumuz grubun kimliğinin hepimizin sahip olduğu insan haklarını azaltmadığı, hiçbir Filistinlinin ve hiçbir İsraillinin öldürülmediği, iki devletin barış ve güvenlik içinde yan yana yaşadığı bir geleceğe doğru bize yol göstermesi için çağrıda bulunmaktadır.

Filistin halkı, sadece kendi haklarına saygı gösterilmesini talep etmektedir. Daha fazlasını istemiyorlar. Daha azını ve başka hiçbir şeyi kabul edemezler. Özgürlük, adalet ve barışın geleceği burada ve şimdi başlayabilir. Yasanın ne olduğu, neyi gerektirdiği ve uygulamada ne anlama geldiği konusunda mümkün olan en net açıklamayı yapmak sizin elinizdedir. BM’nin tüm üyeleri olarak bilgeliğinize, adilliğinize, adalete ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığınıza güveniyoruz.”

UAD’DE İSRAİL’İN FİLİSTİN’İ İŞGALİNİN HUKUKİ SONUÇLARINA İLİŞKİN DURUŞMALAR BAŞLADI

Duruşmalar kapsamında aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 52 devletin yanı sıra Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Afrika Birliği, 19-26 Şubat tarihlerinde, İsrail’in Doğu Kudüs dahil işgali altındaki Filistin topraklarındaki uygulamalarının hukuki neticelerine ilişkin beyanlarda bulunacak.

Başta İsrail olmak üzere, işgalin devletler ve BM açısından sonuçlarının da ele alınacağı 6 gün sürecek duruşmalarda her bir devlet ve kuruluş, otuzar dakika sunum yapacak.

TÜRKİYE’NİN SUNUMU 26 ŞUBAT’TA

Filistin tarafının sunumuyla başlayan duruşmalarda Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığının sunumu, son gün olan 26 Şubat’ta TSİ 12.00’de gerçekleştirilecek.

Hollanda’nın idari başkenti Lahey’deki Barış Sarayı’nda faaliyetlerini yürüten UAD’de halka açık duruşmalar canlı yayımlanıyor.

Sözlü sunumlarda sadece Filistin’e 3 saat süre tanınıyor. Sözlü beyanda bulunacak devletlerin arasında ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Almanya, İran, Kanada, Mısır, Güney Afrika, Japonya, İspanya, Suudi Arabistan, Malezya, Pakistan, Hollanda’nın yanı sıra AB, Orta Doğu ve Asya-Pasifik bölgesinden çok sayıda ülke yer alıyor.

Divan önünde danışma görüşünde ilk defa bu kadar çok sayıda devletin yazılı ve sözlü beyanda bulunduğu görülürken yazılı beyanda bulunan İsrail’in sözlü duruşmalarda yer almaması dikkati çekiyor.

Aralarında Türkiye’nin de olduğu 57 ülke ve uluslararası kurum, danışma görüşü verilecek sorular hakkındaki kendi tutumlarını içeren yazılı beyanlarını UAD’ye sunmuştu.

BM GENEL KURULU UAD’DAN GÖRÜŞ İSTEMİŞTİ

BM Genel Kurulu, 30 Aralık 2022 tarihli kararında UAD’ye, Divan Statüsü’nün 65. maddesine dayanarak 1967’deki savaştan bu yana İsrail’in Filistin’deki işgalinin hukuki neticelerine ilişkin iki soru yöneltti.

BM Genel Kurulunun Divandan cevaplarını talep ettiği sorular şu şekilde:

  • “1- İsrail’in, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını sürekli olarak ihlal etmesinin, işgali sürdürmesinin, 1967’den bu yana Filistin topraklarındaki yerleşim ve ilhak faaliyetlerinin, Kudüs’ün demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik faaliyetlerinin ve ilgili ayrımcı mevzuat ve tedbirleri kabul etmesinin hukuki sonuçları nelerdir?
  • 2- İsrail’in, ilk soruda belirtilen uygulamaları, işgalin hukuki statüsünü nasıl etkilemektedir ve bu durumun tüm devletler ve Birleşmiş Milletler için doğurduğu hukuki sonuçlar nelerdir?”

Danışma görüşü talebi, 17 Ocak 2023’te BM Genel Sekreteri tarafından UAD’ye ulaştırılırken Divan, BM üyesi devletlere ve Filistin’e danışma görüşü istenen sorular hakkında yazılı ve sözlü beyanda bulunma haklarına ilişkin bildirim yaptı.

DANIŞMA GÖRÜŞÜNÜN ETKİSİ

UAD’nin verdiği danışma görüşleri, her ne kadar bağlayıcı olmasa da birçok devlet ve kuruluş tarafından dikkate alındığı ve verilen görüşe uygun hareket edildiği belirtiliyor.

Divanın, İsrail’in Filistin topraklarında inşa ettiği duvara dair 2004’te verdiği danışma görüşünde duvarın hukuka aykırı olduğunu tespitinin ardından birçok devlet ve şirketin, söz konusu duvarın inşasına katkı sunmaktan imtina etmesi, İsrail’e sattıkları inşaat malzemelerinin duvarın yapımında kullanılmaması şartını koyması dikkati çekiyor.

Yine UAD’nin 22 Temmuz 2010’da uluslararası hukukta bir devletin tek taraflı bağımsızlık ilan etmesinin yasaklanmadığı yönünde verdiği danışma görüşünün ardından, Kosova’nın bağımsızlığının meşruiyeti arttı ve bağımsızlığını tanıyan devlet sayısı çoğaldı.

UAD’nin görüşünün, işgalin uluslararası hukuka aykırılığı yönünde olması durumunda, bunun İsrail ve diğer ülkeler açısından getirdiği sonuçları da tespit etmesiyle, İsrail üzerindeki baskının artması ve ona açıkça destek veren ülkelerin uluslararası toplum tarafından tutumlarını gözden geçirmeye zorlanmaları muhtemel.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE 7 EKİM SONRASI

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

GAZZE’DE 12 BİNİ ÇOCUK 29 BİN KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 92 Filistinli öldürüldü, 69 bin 28 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 235’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 572 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 395 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda 205 Hizbullah mensubu, 11 Emel mensubu, 12 Filistin İslami Cihad Hareketi ve 12 Hamas Hareketi mensubunun yanı sıra 41 Lübnanlı sivil, 1’i asker 2 Lübnan güvenlik görevlisi, 6 İsrailli sivil ve 11 İsrail askeri hayatını kaybetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/filistin-bm-daimi-temsilcisi-gozyaslarina-hakim-olamadi/feed/ 0
İsrailli aşırı sağcı gruplar, Gazze’ye gönderilen yardımları engellemeye çalıştı https://www.kanal7haber.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/ https://www.kanal7haber.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:12:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3983 Mısır ile İsrail arasındaki Nitzana Sınır Kapısı’nda toplanan İsrailli aşırı sağcı gruplar, Gazze Şeridi’ne gönderilen insani yardımların bölgeye girişini engellemeye çalıştı.

Aşırı sağcı gruplar, 2,3 milyon Filistinlinin gıda, temiz su ve barınmadan yoksun şekilde yaşam mücadelesi verdiği ve insani krizin her geçen gün daha da derinleştiği Gazze Şeridi’ne giden yardımları engellemek için yaklaşık 5 haftadır eylemlerini sürdürüyor.

İsrail ile Mısır arasındaki Nitzana Sınır Kapısı’nda toplanan yaklaşık 100 kişilik aşırı sağcı İsrailli grup, insani yardımların İsrail tarafından denetleneceği rota üzerinde oturma eylemi yaptı. İsrail askerleri, Mısır tarafında yüzlerce tırın Gazze’ye girmeden önce denetlenmeyi beklediği sınır kapısının önünde zırhlı araçlarını konuşlandırdı.

Sınırdaki geçiş hattını kapatan göstericilere müdahale edilmedi

İsrail askerlerinin, sınırdaki geçiş hattını kapatan göstericilere müdahale etmemesi dikkati çekti.

Eylemin organizatörlerinden Rachel Touitou, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ne gönderilen yardımların “yüzde 70’inin Hamas’a gittiğini” iddia ederek bu yardımları önlemek için toplandıklarını söyledi.

Gazze’ye gönderilen insani yardımların sivil halka gitmediğini Hamas’ın eline geçtiğini ileri süren Touitou, “İsrail halkı buna artık yeter, diyor. Bugün burada Gazze’deki İsrailli esirlerin, savaşan askerlerin aileleri var. Onlara gıda, mal ve özellikle de savaşlarını sürdürmelerini sağlayacak yakıt gönderemeyiz.” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) 7 Ekim’deki saldırılara katıldığını ve bu nedenle Gazze’deki yardımları yönetme yetkisini kaybettiğini öne süren Touitou, “İsrail halkı bu yardımın Filistin halkına gönderilmesini istiyor. Gazze halkını aç bırakmak istemiyoruz. Ama bunun Hamas’ın eline geçmesini istemiyoruz.” ifadesini kullandı.

“Filistinlilere yardım etmeye çalışan biziz, Hamas değil”

Oğlu Gazze’de kara işgaline katılarak yaralanan İsrail askerinin annesi Sherryl Singer, “Hamas’a gönderilen insani yardım ve ikmalin önlenmesi için bu eyleme katıldığını” söyledi.

Yardımların sivil halka değil de Hamas’a gittiğini savunan Singer, “Burada eleştirilmesi gereken Hamas. Hamas onları esir tutuyor. Onları yöneten Hamas. Biz orayı yönetmiyoruz. Yardım gönderiyoruz, bunlar Hamas savaşçılarına gidiyor. Bundan biz değil onlar sorumlu. Neden Arap ülkeleri o gariban Filistinlilere yardım göndermiyor? Onlar da Filistinlilere acıyor. Ama önce düşmanımızı yenmeliyiz.” ifadesini kullandı.

Singer, yardımların sınırı geçtikten sonra Hamas’ın eline geçtiğini ileri sürerek “Filistinlilere yardım etmeye çalışan biziz, Hamas değil.” diye konuştu.

“Gazze’de yaşayan bir Filistinli olsaydı kendisini nasıl hissedeceği” sorusuna ise Singer, “Onlara sonuna kadar acıyorum. Sadece acıyorum. Çok feci bir durumdalar. Bunun nedeni, birinci sebebi ise Hamas, İsrail değil. Hamas bu durumun sebebi. Kimse onlara yardım etmiyor? Mısır neden sınır kapılarını açıp onları almıyor?” yanıtını verdi

İsrail’deki aşırı sağcı siyasilerin tabanını oluşturan gruplar, zorunlu açlığa maruz bırakılan, temiz suya ulaşamayan ve barınma krizi yaşayan Filistinliler için Gazze Şeridi’ne gönderilen insani yardımların engellenmesi amacıyla protestolar düzenliyor.

İsrail merkezli “Kanal 12” televizyonunun yaptığı bir ankete göre, İsraillilerin yüzde 72’si, Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirler geri getirilmeden Gazze’ye insani yardım gönderilmesine karşı çıkıyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israilli-asiri-sagci-gruplar-gazzeye-gonderilen-yardimlari-engellemeye-calisti/feed/ 0
İsrail, Batı Şeria’da dördü kardeş, yedi Filistinli genç sivili öldürmekle suçlanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/israil-bati-seriada-dordu-kardes-yedi-filistinli-genc-sivili-oldurmekle-suclaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/israil-bati-seriada-dordu-kardes-yedi-filistinli-genc-sivili-oldurmekle-suclaniyor/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:36:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2467 İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da görgü tanıkları, İsrail’i silahlı örgütlerle bağlantısı olmayan ve İsrail güçlerine hiçbir tehdit oluşturmayan bir grup Filistinli sivili hedef almakla suçladı.

7 Ocak gününün ilk saatlerinde dördü kardeş yedi erkek, İsrail’in hava saldırısıyla öldürüldüklerinde, Cenin’in 10 kilometre uzağındaki El Şuheda köyünde, bir yolun kenarında yaktıkları ateşin etrafında oturuyorlardı.

BBC öldürülen erkeklerin yakınları, saldırı sırasında bölgede bulunan görgü tanıkları ve olay yerine gelen ambulans görevlileriyle konuştu. Hepsi, hedef alınanların herhangi bir örgüt üyesi olmadıkları ve saldırı düzenlendiğinde, bu alanda İsrail güçleriyle herhangi bir çatışma olmadığını gösteren güçlü kanıtlar sundu.

O sabah, olay yerine gelen ilk ambulans görevlisi Halid El Ahmed, öldürülen grubun yanlış bir şey yapmadığında ısrarlı.

BBC’ye konuşan El Ahmed, “Birinin üzerinde pijama ve terlik vardı. Sizce İsrail işgaline direnmek isteyen biri, en azından düzgün bir ayakkabı giymez miydi? “ diyor.

İsrail Ordusu ise, saldırının saatler önce Cenin mülteci kampında, bir İsrailli kadın askerin öldüğü olayla bağlantılı olduğunu savundu.

İsrail Ordusu BBC’nin sorusuna karşılık, saldırının ardından yayımlanan yazılı açıklamaya işaret etti. Bu açıklamada “Operasyon sırasında, bir uçak bölgede faaliyet gösteren güçlere karşı patlayıcılar fırlatan terörist grubu hedef aldı” deniyordu.

Hem İsrail Ordusu’ndan hem de yakındaki güvenlik kamerasından gelen görüntüler, saldırı sırasında El Şuheda köyündeki Filistinlilerle herhangi bir çatışma olduğuna dair net bir kanıt sunmuyor.

Alaa, Hazz, Ahmed ve Rami Derviş adlı dört kardeş, 22 ila 29 yaşları arasındaydı. Birkaç yıl önce, anneleri ve beş kardeşleriyle birlikte Ürdün’den geri dönen Filistinli göçmenlerdi.

İsrail’de tarım işlerinde çalışmalarını sağlayan geçiş izinleri vardı. Bu izinleri almak çok zor ve izin sahipleri, İsrail’in bir güvenlik tehdidi olarak gördüğü biriyse ya da böyle biriyle bağlantılıysa izinler derhal geri alınıyor.

Kardeşlerle birlikte ölen diğer erkekler de akrabalarıydı.

BBC’nin gördüğü, kardeşlerin ikisinin elindeki geçiş izni, Eylül 2023 tarihliydi ve süresi birkaç aydı. Hamas’ın Ekim ayındaki saldırısından bu yana, İsrail sınırlarını Filistinli işçilere kapattı.

Ambulans görevlisi Halid El Ahmed, Cenin’de 20 yıldır çalışmanın verdiği tecrübeyle, olay yerlerinde silah ve patlayıcı gözlemi yapmanın, temel bir güvenlik rutini haline geldiğini söylüyor.

El Ahmed “Orada silah olsaydı görürdüm. Gerçekten sivillerdi ve direnişle ilgili hiçbir şey yoktu. Ne mermi, ne silah. Herhangi bir İsrail varlığı da yoktu” diyor.

Silahlı Filistinli örgütler, İsrail güçleri bir üyelerini öldürdüğünde hızla üstleniyorlar. Ancak bu yedi erkek konusunda sessiz kaldılar ve “şehit” olduklarını söyleyen herhangi bir açıklama yapmadılar.

Cenazeleri, aralarında Hamas’ın da bulunduğu Filistinli örgütlerin bayraklarına sarıldı. Ölenlerin kendisi destek vermese bile, İsrail saldırılarında öldürülenlerin cenazeleri sıklıkla, arkadaşlarının ya da ailelerinin destek verdikleri örgütlerin bayraklarına sarılıyor.

Saldırı kurbanlarının akrabaları ve komşuları, gençlerin herhangi bir örgütle bağlantılı olmadıklarını söyledi. Cenin’in başlıca hastanesinin baş hekimi Vissam Bakr da aynı görüşte:

“Silahlı değillerdi, savaşçı değiller. Normalde bir silahlı grubun üyeleri net bir şekilde belli olur. Bu yedisi öyle mi? Hayır hayır, hepsinin sivil oldukları çok net.”

Kurbanların annesi İbtesam Asous çocuklarının cesetlerini bu hastanede gördü.

“Hepsi ölmüştü” diyor.

“Birinin şehit olmasını bekliyordum ama dördünün birden değil. Hepsinin öldürüldüğünü öğrendiğimde şoke oldum.”

İsrail Ordusuna, bu grubun neden hedef alındığını sorduk.

Bir sözcü, askerlerin “bir İsrail vatandaşını öldüren teröristleri takip etmeye başladığını” ve hava saldırısında “bölgede faaliyet gösteren İsrail güçlerine patlayıcılar fırlatıp, tehlikeye atanların hedef alındığını” söyledi.

El Şuheda’daki hava saldırısından saatler önce, 19 yaşındaki İsrailli sınır muhafızı Shai Germai, Cenin’deki Filistinli savaşçılarla çıkan çatışmalar sırasında, aracının bir patlayıcıya çarpması sonucu ölmüştü.

Bunun sonrasında, İsrail Ordusuna ait konvoy, Derviş kardeşlerin üç uzak akrabasıyla buluştuğu El Şuheda köyü üzerinden geri çekildi. Tarım işçileri ve şafak vakti açılan sebze pazarına giden müşterilerin ilgi gösterdiği, 24 saat açık bir kafenin yanındaydılar.

İsrail Ordusu’nun verdiği, gece görüşlü insansız hava aracının sağladığı görüntülerde, araçlar yoldan geçerken küçük parlamalar ve devamında bir patlama görülüyor. Bu ısı izini molotof kokteyli üretmiş olabilir. Videoda tarih ya da saat yok.

İsrail Ordusu, bölgedeki hava saldırısının benzer nitelikteki görüntülerini de verdi. Ancak iki farklı zamanda çekilmiş videolar bir biri ardına eklenmiş haldeydi. Dolayısıyla, aralarında ne kadar zaman farkı olduğu tespit edilemiyor.

İsrail Ordusu’ndan her iki görüntünün tam olarak ne zaman çekildiğini söylemelerini istedik, ancak daha fazla yorum yapmayacaklarını ve bilgi vermeyeceklerini belirttiler.

Zamanlanma önemli, çünkü uluslararası hukuka göre ölümcül güç kullanmanın meşru kabul edilmesi için karşılanması gereken koşullar var.

BM, geçen yılın sonunda Batı Şeria’daki durumu “kaygı verici ve acil” diye tanımlamıştı.

Dört kardeşin annesi İbtesam Asous da, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısından bu yana İsrail güçlerinin Batı Şeria’da kullandığı yöntemlerin değiştiğini söylüyor.

“Eskisi gibi davranıyolar. Değişen tek şey, daha önce birini bacağından vuruyorlardı. Şimdiyse, roketlerle bombalıyorlar ve mümkün olduğunca çok insan öldürüyorlar” diyor.

BM’nin verilerine göre geçen yıl Batı Şeria’da kayıtlara geçen en kanlı yıl yaşandı. İsrail güçleri 492 Filistinliyi öldürdü. 300’ü Hamas’ın Ekim’deki saldırısından sonra ve bunlara 80 çocuk da dahil.

Geçen yıl Batı Şeria’da Filistinliler tarafından da 28 İsrailli öldürüldü. Ekim’deki Hamas saldırısından bu yana ise ikisi asker, üç İsrailli hayatını kaybetti.

Filistinliler, İsrail içinde de saldırılar düzenledi. Buna geçtiğimiz günlerde bir kadının öldüğü ve 17 kişinin yaralandığı saldırı da dahil.

İki görgü tanığı, o sabah İsrail Ordusuna ait konvoyun El Şuheda köyünden sabaha karşı 4 ila 4:45 arası, hava saldırısı düzenlenmeden önce ayrıldığını söyledi. Tanıklara göre, köy halkıyla İsrail güçleri arasında bir çatışma da yoktu.

Bir görgü tanığı “Askerler dört kez geçti ve kimse onlara yaklaşmadı. Askeri araçlar tamamen köyü terk ettiğinde hava saldırısı düzenlendi. Isınmak için bir ateşin etrafında toplanan gençler, bir roketle vuruldu” diyor.

Bir başka görgü tanığı da BBC’ye yaptığı açıklamada, ordunun köyden çıkmasıyla, sabaha karşı 5’teki saldırı arasında bir saat olduğunu ve kendisi de dahil, bir çok kişinin bu iki olay arasında kafeyi terk ettiğini söylüyor.

Filistin Kızılayı’ndan Halid El Ahmed, İsrail Ordusu’nun sabahın erken saatlerinde Cenin mülteci kampından çekildiğin hatırlıyor ve saldırıdan sonra köye çağrıldığında saatin “neredeyse 5 olduğunu” anlatıyor.

Cenin Hastanesi başhekimi de, cesetlerin 05:15 civarında geldiğini belirtiyor.

Yakındaki bir güvenlik kamerasının bir kısmı bilinmeyen bir kaynak tarafından cep telefonuyla çekilen görüntüleri, saldırıdan 30 saniye öncesinde, boş yolda bir aracın olaysız geçtiğini gösteriyor. Kayıtta herhangi bir saat bilgisi yok.

Derviş kardeşler ve akrabaları, bir ateşin etrafında görülüyor. Sonra da hava saldırısı oluyor.

Anneleri, kardeşlerden bazılarının o sabah işe gideceğini, Hazza’nın ise Cenin Hastanesi’ndeki sabah gideceği diyaliz randevusunu beklediğini söylüyor.

İsrail Ordusu’nun operasyonları nedeniyle yolların kapanmasından kaygılanan Hazza’nın evden erken çıkmak istediğini anlatıyor.

Hastanenin böbrek ünitesi, Hazza Derviş’i o sabah da sabah 7’deki rutin diyaliz randevusunu olduğunu teyit etti ve randevu programındaki ismini gösterdi.

Kardeşlerin amcası Yusuf Assous’un, hava saldırısından kısa süre sonra çektiği videoda, yere dağılmış beden parçaları görülüyor.

Deneyimli ambulans görevlisi Halid el Ahmed, olay yerinin halini kendisinin bile unutamayacağını vurguluyor.

Yusuf “Ellerinde silah olmayan gençlerdi. Silahları olsaydı görürdüm. Sadece oturdukları sandalyeler vardı” diyor.

“Sonuçta, tüm Filistinliler hedef. Silahlıysan hedefsin. Sivilsen, yine hedefsin.”

Bu haberdeki tüm iddiaları İsrail Ordusuna da sorduk ve ordunun başka ekleyecek bir şeyi olmadığı yanıtını aldık.

İbtesam Asous, saldırının gerçekleştiği yere yeni gidebildi. Diğer çocuklarının engellemeye çalıştığını ama kendisinin olay yerini görmek istediğini söylüyor.

“Buraya gelip, her birinin nerede oturduğunu görmeye çalışmak istedim” diyor.

“Alaa oradaydı, Ahmed, Rami ve Hazza da buradaydı. Oğullarımın tam olarak nerede olduğunu görmek istedim. Başa çıkmama yardımcı oluyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israil-bati-seriada-dordu-kardes-yedi-filistinli-genc-sivili-oldurmekle-suclaniyor/feed/ 0
ABD Dışişleri Bakanı Blinken Orta Doğu’da Arap liderlerle görüştü https://www.kanal7haber.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/#respond Mon, 08 Jan 2024 09:03:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2139 ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Cumartesi günü Türkiye’den başladığı ve beş gün sürecek olan Orta Doğu turu kapsamında Pazar günü Ürdün ve Katar’ı ziyaret etti.

Bir araya geldiği Arap liderlere, Filistinlilerin Gazze’den zorla göç ettirilmesine karşı olduklarına dair güvence veren Blinken, “Filistinliler Gazze’den ayrılmaya zorlanamaz ve koşullar el verdiğinde evlerine geri dönmeleri sağlanmalı” dedi.

Blinken, Katar’da Emir Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile Başbakan ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdulrahman Al Sani ile görüştü.

Geçen hafta Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenen saldırıda Hamas’ın siyasi kanadının en üst düzey isimlerinden Salih Aruri’nin öldürülmesi sonrası bölgede tansiyon daha da yüksek. Saldırının İsrail tarafından yapıldığından şüpheleniliyor ancak İsrail’den bir açıklama gelmedi.

Katar Başbakanı Muhammed bin Abdulrahman Al Sani, Blinken’a, Aruri’nin öldürülmesinin “karmaşık süreci” etkilediğini söyledi.

“Bölgede gerginliğin çok yüksek olduğu bir andayız” diyen Blinken, bunun kolaylıkla “metastaz” yapabilecek, güvenlik sorununu ve “acıları” artırabilecek bir çatışma olduğunu ekledi.

ABD Dışişleri Bakanı, bazı İsrailli bakanların, Filistinlilerin Gazze dışına yerleştirilmesine yönelik açıklamalarını da kınadı.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich Filistinliler’in Gazze’yi terk etmesi çağrısı yapmış ve İsrail’in “çöle çiçek açtıracağını” iddia etmişti.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de krize “çözüm” olarak Gazzelilerin göçe teşvik edilmesi gerektiğini savunmuştu.

İsrail hükümetinin resmi duruşu ise Gazzelilerin sonunda evlerine dönmesi yönünde ancak bunun ne zaman ve hangi koşullarda olabileceğine yönelik bir plan henüz açıklanmadı.

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırıları sonrası İsrail’in Gazze’ye yönelik havadan ve karadan başlayan saldırılarda şu ana kadar çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 22 binden fazla Filistinli öldürüldü. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı son 24 saatte İsrail saldırılarında 100’den fazla kişinin daha hayatını kaybettiğini duyurdu.

Blinken Arap liderlerle görüşmelerinde, savaşta ölen masum kadın, erkek, çocuk Filistinli sayısının çok fazla olduğunu ve İsrailli yetkililere Gazzeli sivil ölümlerinin engellenmesinin zaruri olduğunu söyleyeceğini de belirtti.

Ürdün Kralı Abdullah da Blinken’dan, Washington’ın İsrail üzerindeki gücünü “acil ateşkes” için kullanmasını istedi.

Katar’ın ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne geçen Blinken, Pazartesi günü de Suudi Arabistan’ı ziyaret edecek. Ardından İsraile’e geçecek olan Blinken’ın Batı Şeria ve Mısır’ı da ziyaret etmesi planlanıyor.

Gazze’nin kuzeyindeki İsrail saldırısında ‘onlarca sivil öldü’

Öte yandan İsrail’in Gazze’ye yönelik yoğun saldırıları hafta sonu da devam etti.

Son 24 saatte İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli sayısının 100’den fazla olduğu bildiriliyor.

Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampına düzenlenen İsrail hava saldırılarında çoğu çocuk ve kadın onlarca sivilin öldüğü aktarılıyor.

Üç uluslararası sağlık kuruluşu da, Gazze’nin en büyük hastanelerinden olan El Aksa Hastanesi’nden, çok tehlikeli olduğu için çekilmek zorunda kaldıklarını açıkladı. Bunlar arasında “Sınır Tanımayan Doktorlar” örgütü de bulunuyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/feed/ 0
İsrail ordusu, Gazze’de 5 İsrailli esirin cesedine ulaştı https://www.kanal7haber.com.tr/israil-ordusu-gazzede-5-israilli-esirin-cesedine-ulasti/ https://www.kanal7haber.com.tr/israil-ordusu-gazzede-5-israilli-esirin-cesedine-ulasti/#respond Sun, 24 Dec 2023 21:39:09 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1355 İsrail ordusu, yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde 5 İsrailli esirin cesedine ulaşıldığını açıkladı. İsrail askerlerinin, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya bölgesinde bir tünel içerisinde 5 İsrailli esirin cesedine ulaştığını ve cesetleri buradan çıkardığını söyledi.

5 İSRAİLLİNİN CESEDİ BULUNDU

Gazze’de saldırılarını sürdüren İsrail, katliamın bedelini ağır ödüyor. İsrail ordusu, yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde 5 İsrailli esirin cesedine ulaşıldığını açıkladı. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında konuya ilişkin bilgi verdi.

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari,

“CAN KAYBI VERMEDEN HAMAS’I YOK ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Hagari, İsrail askerlerinin, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya bölgesinde bir tünel içerisinde 5 İsrailli esirin cesedine ulaştığını ve cesetleri buradan çıkardığını söyledi. Ordunun, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentini kontrol altına almak için buradaki kara “operasyonlarını” genişletmeyi planladığını kaydeden Hagari, bunun vakit alacağını zira Gazze’deki kara harekatının karmaşık ve kompleks bir harekat olduğunu kaydetti. Hagari, “Can kaybı vermeden Hamas’ı yok etmek mümkün değil.” dedi.

“BİZİ BURADAN KURTARIN” DİYE NETANYAHU’YA SESLENMİŞLERDİ

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde dün, İsrail’in bombardımanı sonucu 5 esirden sorumlu olan grupla bağlantının kesildiğini, bu kişiler arasında 18 Aralık’ta İsrail hükümetine görüntülü mesaj göndererek “bizi buradan kurtarın” çağrısında bulunan 3 yaşlı esirin de bulunduğunu ifade etmişti. Ebu Ubeyde, bombardıman nedeniyle esirlerin öldüğünü tahmin ettiklerini dile getirmişti.

Hamas Telegram hesabından 18 Aralık’ta, 79, 80 ve 84 yaşlarındaki 3 İsrailli esirin, Netanyahu hükümetine hava saldırılarını durdurma çağrısı yaptıkları görüntülü mesajı paylaşmıştı.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun bombardıman başlattı. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

CAN KAYBI 20 BİNİ AŞTI

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 424 Filistinli öldürüldü, 54 bin 36 kişi de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 153’ü karadan işgal sürecinde olmak üzere 486 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani arada” 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti. İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 303 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda devam eden çatışmalarda 26 Lübnanlı sivil, 124 Hizbullah mensubu ile 5 İsrailli sivil ve 7 İsrail askeri öldü.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israil-ordusu-gazzede-5-israilli-esirin-cesedine-ulasti/feed/ 0
İsrail’in ünlü gazetesi Haaretz: Gazze’deki toplu katliamı durdurun https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-unlu-gazetesi-haaretz-gazzedeki-toplu-katliami-durdurun/ https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-unlu-gazetesi-haaretz-gazzedeki-toplu-katliami-durdurun/#respond Sun, 24 Dec 2023 21:36:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1352 İsrail’in Haaretz gazetesi, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde 20 bin Filistinlinin hayatını kaybettiği ve sivillere yönelik “görülmemiş zarar verildiği” belirtilerek, Gazze’deki “toplu katliamın durdurulması” yönünde çağrı yaptı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yüklenen gazete yazıda, “Devam eden kitlesel saldırı, rehineler konusunda sonuç vermedi, sadece serbest bırakılmaları için müzakerelerin durmasına yol açtı.” ifadelerine yer verdi.

HAARETZ: GAZZE HALKININ YÜZDE 1’İ ÖLDÜRÜLDÜ

Haaretz’te yayımlanan “Gazze’deki toplu katliamı durdurun” başlıklı editöryal yazıda, Gazze’deki Sağlık Bakanlığına göre, bölge halkının yüzde 1’inin öldürüldüğü ve can kayıplarının üçte ikisinin kadın ve çocuklardan oluştuğu, bunun yanı sıra bombalanan binaların enkazında kalan ve kaybolan çok sayıda insanın da bulunduğu aktarıldı.

“SİVİLLERE GÖRÜLMEMİŞ ZARAR VERİLİYOR”

Bölgedeki can kayıplarının Gazze’deki Sağlık Bakanlığının verilerine dayanarak belirlendiği ve İsrail’in bu konuda karşı bir açıklamada bulunmadığı belirtilen yazıda, “Bu durum, ilgisiz (masum) sivillere görülmemiş zarar verildiğini gösteriyor.” ifadelerine yer verildi.

“HAMAS VE SİVİLLER ARASINDA KESKİN BİR AYRIM YAPILMALI”

Yazıda, ABD’nin New York Times gazetesinin araştırmasına atıf yapılarak, “ABD’nin Irak, Afganistan ve Suriye savaşından daha hızlı bir şekilde sivillerin öldürüldüğü” ve “hükümet ile ordunun güvenli alan olarak açıklamasına rağmen, İsrail’in Gazze’nin güneyini 1 ton ağırlığındaki bombalarla en az 200 kez vurduğu” kaydedildi. Hamas ve siviller arasında “keskin bir ayrım yapılması gerektiği” vurgulanan yazıda, İsrailli 129 esirin halen Gazze’de tutulduğu hatırlatıldı.

NETANYAHU’YA “ESİR TAKASI” ELEŞTİRİSİ

İsrail’in esirler konusuna öncelik vermesi istenen yazıda, İsrail hükümetinin “rehineler için anlaşma konusunda bedel ödemek için ateşkes yaptığı gün sayısını artırması ve Filistinli mahkumları serbest bırakması” gerektiğinin altı çizildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yaov Gallant’ın “askeri baskının Hamas’ı taleplerini yumuşatarak rehinelerin dönüşünü sağlayacağı” konusunda defalarca açıklama yaptığı, ancak “umdukları gibi olmadığı” ifade edildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu

“KİTLESEL SALDIRILAR, REHİNELER KONUSUNDA SONUÇ VERMEDİ”

Yazıda, “Devam eden kitlesel saldırı, rehineler konusunda sonuç vermedi, sadece serbest bırakılmaları için müzakerelerin durmasına yol açtı. Rehinelerin eve dönmesi savaşın en önemli hedeflerinden birisi. Hükümet, açıkça veya zımnen rehineleri terk etmeye zorlayamaz.” görüşlerine yer verildi.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun bombardıman başlattı. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

CAN KAYBI 20 BİNİ AŞTI

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 424 Filistinli öldürüldü, 54 bin 36 kişi de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 153’ü karadan işgal sürecinde olmak üzere 486 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani arada” 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti. İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de İsrail güçleri ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 303 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda devam eden çatışmalarda 26 Lübnanlı sivil, 124 Hizbullah mensubu ile 5 İsrailli sivil ve 7 İsrail askeri öldü.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israilin-unlu-gazetesi-haaretz-gazzedeki-toplu-katliami-durdurun/feed/ 0