AA tarafından AAtölye’de, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile çok sayıda davetlinin katılımıyla “Gazze’de Soykırım: Yeni Kanıtlar” paneli düzenlendi.
AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, İsrail yönetiminin, Gazze’de yaşayan Filistinlilere yönelik yoğun saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi.
Gazze’de 7 Ekim 2023 yılından bu yana görülen tablonun, vicdan, izan ve akıl sahibi herkesin yüreğini sızlattığını kaydeden Karagöz, akla hayale gelmeyecek, ancak film senaryolarında olabilecek ve gözle inanılamayacak boyutta bir vahşet yaşandığını ifade etti.
Karagöz, AA olarak bu vahşeti dünyaya servis ettiklerini belirterek, her saniye Gazze’de yeni bir insanlık suçuna şahit olduklarını söyledi.
Bu durumu tüm gerçekliğiyle dünyaya aktarmanın gazeteciler olarak görev ve sorumlulukları olduğunu vurgulayan Karagöz, “Anadolu Ajansı olarak, ekim ayından bu yana İsrail’in, İsrail yönetiminin Gazze’ye saldırılarını anbean hem ülkemize hem de dünyaya geçtik. 26 arkadaşımız, Gazze’nin bizzat içinde görev yapıyor. Maalesef arkadaşlarımızdan biri, İsrail’in kasıtlı saldırıları sonucu şehit oldu, hayata veda etti. Muntasır es-Savvaf ismini, Anadolu Ajansı ailesi olarak sonuna kadar yaşatacağız. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Karagöz, pek çok gazetecinin bu saldırıların muhatabı olduğunu vurgulayarak, şu ana kadar 130’a yakın gazetecinin şehit olduğunu söyledi.
Gazze’de yaralanan, ailelerini kaybeden pek çok gazeteci bulunduğunu anımsatan Karagöz, “26 arkadaşımızın hemen hemen hepsinin evinde bir cenaze var, bir şehit var. Oradaki arkadaşlarımız hem hayatta kalmaya çalışıyorlar hem de bu durumu dünyaya duyurmaya çalışıyorlar. İkisini de ellerinden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışıyorlar. Bugün uluslararası medyada gördüğümüz pek çok fotoğraf, Gazze içinden Anadolu Ajansının bu kahraman gazetecileri, foto muhabirleri tarafından kayda alınmış görsellerdir.” diye konuştu.
“Bir triloji tasarladık. Kanıt, Tanık ve Sanık”
Karagöz, AA olarak geçen yılın ekim ayından itibaren şahit oldukları savaş suçlarını dünya kamuoyuna göstermeye gayret ettiklerini, bu çerçevede bugün Lahey’de görüşülmekte olan soykırım davasında delil olarak teşkil edilen Kanıt kitabını yayına hazırladıklarını anımsattı.
Kitapta Roma Sözleşmesi’ne göre, uluslararası hukuk çerçevesinde savaş suçu kabul edilen delillerin görsellerinin yer aldığına dikkati çeken Karagöz, şöyle devam etti:
“Biz bir triloji tasarladık. Önce Kanıt. Kanıt’ı Gazze’de görev yapan arkadaşlarımız Roma Statüsü çerçevesinde ele aldılar. Bugün Lahey’de görülen davada Kanıt kitabından pek çok delil davaya müdahil olmuş durumda. Daha sonra Tanık kitabını hazırladık. Tanık kitabı, şu an taslak halinde, henüz basılmadı. Tanık kitabında da biz aynı şekilde Gazze’de görev yapan ve bu soykırıma, bu vahşete tanık olmuş, aramızda tanıklar da var. Görüyorum Akif Bey var, Serkan Bey yine bölgedeydi, tanıkları dinledik, tanıkların tecrübelerini kitaplaştırdık. Trilojimizin üçüncü kitabı ise Sanık, yani suçlular. İsrail’de bu vahşete, bu soykırıma sebep olan failler.
Üçüncü kitabımız Sanık da yine çok yakında basılacak, yayına hazırlanıyor. Dolayısıyla biz Kanıt, Tanık ve Sanık kitaplarıyla tarihe bir not düşmek istedik. Bu bizim en büyük sorumluluğumuz. Belki de bu hayata katacağımız en ciddi katkı olacak. Çünkü 7 Ekim’den bu yana yaşadıklarımız, dünyanın son anına kadar, kıyamete kadar unutulmayacak bir vahşeti gösteriyor. Bunu en uygun, en stratejik, en kalıcı şekilde kaydetmek Anadolu Ajansı olarak bizlerin sorumluluğu.”
Genel Müdür Karagöz, bu üç kitabın üç ayrı belgeselinin de yapılacağını ifade ederek, program öncesinde Kanıt kitabının belgeselinin fragmanının gösterildiğini dile getirdi.
Bu belgeselin yakında galasını yapacaklarını anlatan Karagöz, lansmanın ise İstanbul ve Londra’da gerçekleştirileceğini söyledi.
Daha sonra Tanık belgeselinin hem Türkiye’de hem yurt dışında lansmanının yapılacağı bilgisini veren Karagöz, “Sanık belgeseli için biraz bekleyeceğiz. Çünkü Sanık belgeseline konu olacak kişilerin listesi her geçen gün kabarıyor. Sadece bizzat emri verenler değil onu destekleyenler, göz yumanlar, alkış tutanlar da yine Sanık belgeselinin ve Sanık kitabımızın konusu olacaklar.” dedi.
Gazze’deki savaş suçlarını gösteren yeni fotoğraflar Kanıt kitabında
Anadolu Ajansı olarak, bugün kamuoyuyla Gazze’deki soykırıma ilişkin bazı yeni kanıtları paylaşmak istediklerini dile getiren Serdar Karagöz, AA muhabiri ve foto muhabirlerinin Gazze’de çektiği fotoğrafları ekrana yansıttı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nde, “soykırım”, “insanlığa karşı suçlar” ve “savaş suçları”nın kapsamının belirlendiğini hatırlatan Karagöz, fotoğraflarla kayıt altına alınan suçların, Roma Statüsü’nün hangi maddelerini içerdiğini söyledi.
Karagöz, pek çok kanıt fotoğrafında imzası olan Ali Jadallah ile ilgili, “Hemen hemen ailesinin tamamını kaybetti. Hatta bizim Yılın Kareleri fotoğraf yarışmamızda kendisinin bir fotoğrafı var. Fakat fotoğrafı çeken olarak değil fotoğrafın öznesi olarak Ali Jadallah orada gözüküyor. Enkaz altında kalmış kardeşinin elini öpüyor. Yine o fotoğrafı da dünya kamuoyu yakından biliyor.” ifadelerini kullandı.
Roma Statüsü’ne göre, ambulansa saldırının da savaş suçu sayıldığını belirten Serdar Karagöz, şöyle devam etti:
“Dünya kamuoyunda çok büyük ilgi uyandıran Hind Receb isimli küçük bir çocuk biliyorsunuz. Amerikalı medya kurum ve kuruluşlarının yakın takip ettiği, aynı şekilde sürekli basın toplantılarında akıbeti sorulan bir çocuk. Küçük Hind Receb’in cansız bedenine 12 gün sonra ulaşılıyor. Fakat orada bir hikaye var. Hind Receb, ilk saldırıda canlı, yardım istiyor Filistin Kızılay’ından. Filistin Kızılay’ı ambulans gönderiyor ve o ambulans vuruluyor. Bu fotoğrafın da yine Lahey’de en büyük delillerden biri olacağına inanıyoruz.”
“Savaş suçu ve Gazze’nin geçmişini hatırlatan her şeyden arındırma stratejisi”
Ali Jadallah’ın 4 Şubat’ta çektiği ve İsrail saldırıları nedeniyle büyük hasar alan Eş-Şuheda Camisi’ni gösteren fotoğrafına ilişkin Karagöz, “İsrail yönetimi din, eğitim, sanat, bilim veya yardım amaçlarıyla kullanılan binalara, tarihi eserlere, hastanelere, hasta ve yaralıların toplandığı yerlere kasten saldırı düzenliyor. Bu bir yönüyle savaş suçu bir yönüyle de tamamen Gazze’deki tarihi yapıları yok ederek, Gazze’yi sadece insandan arındırmak değil, tarihinden, kültüründen ve Gazze’nin geçmişini hatırlatan her şeyden arındırma stratejisi görüyor. Bu da yine büyük bir savaş suçu.” şeklinde konuştu.
Karagöz, bu fotoğrafların, Kanıt kitabını bastıktan sonra ortaya çıkan yeni deliller olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Mahkeme devam ediyor. Her gün Anadolu Ajansı, mahkeme süreçlerini simültane çeviriyle veriyor. Yeni delilleri de mahkemeye sunmaya devam edeceğiz. Bugün burada Kanıt kitabımıza yeni fotoğrafları dahil ederken tarihe düştüğümüz bu notun, daha stratejik, daha kalıcı olması için hep beraber büyük bir sorumluluk içerisinde çalışmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Umarım en kısa sürede Sanık kitabının sonuçlarını ele alan bir panelle, bir toplantıyla bir araya geliriz ve faillerin cezalandığını, ceza aldığını bizler bu dünyadan göçmeden önce dünya gözüyle görmüş oluruz.”
]]>Genel yayın yönetmenleri, AA foto muhabirleri ile muhabirlerinin 2023 yılı boyunca yurt içi ve dışında çektiği, “Haber”, “Çevre-Yaşam” ve “Spor” ile bu yıla özel eklenen ” Deprem: Umut” ve ” Gazze: Kanıt” kategorilerindeki toplam 147 fotoğrafı inceledi.
Habertürk Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yeşilkaya, “Deprem: Umut” kategorisinde Arif Hüdaverdi Yaman’ın “Geriye bakmadan” fotoğrafına, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Mustafa Hassona imzalı “Fosfor” isimli kareye oy verdi.
Yeşilkaya, “Haber” kategorisinde Mustafa Kamacı’nın “Yalnızlığın resmi”, “Çevre-Yaşam” kategorisinde İsa Terli’nin “İstanbul’da şimşekli gece” ve “Spor” kategorisinde Emin Sansar’ın çektiği “Yumruk” fotoğraflarını seçti.
Yeşilkaya, AA’nın fotoğraf yarışmasını geleneksel hale getirmesini ve kurumsallaştırmasını çok başarılı bulduğunu, bir haberci olarak haberde fotoğrafın gücünü çok iyi bildiğini söyledi.
Bazen dakikalarca anlatılamayacak bir olayın fotoğrafla çok daha net, somut ve çarpıcı şekilde hafızalara kazınabildiğini belirten Yeşilkaya, “Fotoğrafın gücü çok önemlidir haberde. Anadolu Ajansını bu vesileyle gerçekten tekrar tebrik ediyorum.” dedi.
Yeşilkaya, AA’nın dünyada çok prestijli bir kurum olduğunu ve uluslararası basın kuruluşlarının AA’nın servis ettiği fotoğrafları sık sık kullandığını dile getirerek şöyle devam etti:
“İsrail ordusunun kullandığı fosfor bombası fotoğrafını seçtim. Çünkü Gazze’ye başlatılan saldırıda benim aklımda kalan en çarpıcı kare oydu. Fosfor bombasının bir kentin üzerindeki o yansıması, o insanların o kentte nasıl yavaş yavaş öleceğini temsil ettiği için beni çok çarpmıştı. O yüzden onu tercih ettim. Ben fotoğrafta insan unsurunun, insan öğesinin öne çıkartılmasını çok severim. O yüzden diğer kategorideki tercihlerde bulunurken buna dikkat etmeye çalıştım. İnsan unsurunun önde olduğu kareleri seçmeye çalıştım.”
Alan’ın tercihi “Haykırış” oldu
Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan, “Deprem: Umut” kategorisinde Sergen Sezgin’in “Kurtarıcı” fotoğrafına, “Gazze: Kanıt” kategorisinde ise Belal Khaled’in “Haykırış” karesine oy verdi.
“Haber” kategorisinde Murat Kula’nın ” Filistin’e destek” fotoğrafını oylayan Alan, “Çevre-Yaşam” kategorisinde İsa Terli’nin “Boğazın şahitliği”, “Spor” kategorisinde ise David Alvaro’nun “Gazze’ye destek” fotoğrafını seçti.
Murat Alan, fotoğrafları müthiş bulduğunu, özellikle Gazze’deki dramı ortaya koyan inanılmaz fotoğraf kareleri olduğunu belirterek, “Depremde de aynı şekilde bizim unuttuğumuz belki de görmediğimiz, görsek de o karmaşada dikkat etmediğimiz tarihi fotoğraflar var.” ifadelerini kullandı.
Alan, bu kareler için AA çalışanlarını tebrik etti.
Ateşli “Hepimiz birimiz için” karesine oy verdi
Haber7.com Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, “Deprem: Umut” kategorisinde Muhammed Enes Yıldırım’ın “Hepimiz birimiz için” fotoğrafına, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah imzalı “Kayıp” isimli kareye oy verdi.
“Haber” kategorisinde Mahmut Serdar Alakuş’un “Gökyüzü akrobasisi” isimli karesini tercih eden Ateşli, “Çevre-Yaşam” kategorisinde Esra Hacioğlu Karakaya’nın “Göz bebeğimsin” ve “Spor” kategorisinde Emin Sansar’ın çektiği “Yumruk” fotoğraflarını seçti.
Ateşli, Türkiye’nin göz bebeği kurumlarından biri olan AA’nın tarihe not düşen bir ajans olarak bir anlamda tarih yazdığını, kapsamı ve organizasyon kabiliyetiyle artık dünyanın en büyük ajanslarından bir tanesi olduğunu söyledi.
Yapılan işlerin niteliği ve zenginliği bakımından AA’yı çok başarılı bulduğunu ve gelecekte kanıt olacak işlere imza atıldığını belirten Ateşli, gazetecilerin sahadaki çalışmalarının bu şekilde bir yarışmaya dahil edilerek tekrar gündemde kalmasının kıymetli olduğunu dile getirdi.
Ateşli, “Çünkü o haber koşuşturmacası içinde bugün bir fotoğraf karesini çektiniz, o fotoğraf karesi bugün gündem oluyor ve yarın unutulup gidiyor. Bu kıymetli olan işlerin tekrar hatırlanması ve değerlendirilmesi anlamına geliyor, insanların dikkatinin çekilmesi anlamına geliyor. Bu yönüyle çok kıymetli bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Bir taraftan da tanıklıklarımız, kanıt niteliği taşıyan yönüyle de çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Gazze’de yaşananlar bütün dünyanın dikkatini çekti. Bir taraftan da o kadraja basan meslektaşlarımızın duygularına, oradaki yaşadıklarına biz şahitlik etmiş oluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Ateşli, bir fotoğraf karesinin bazen uzun metrajlı bir filmden çok daha fazla şey anlattığını, bu yönüyle de çekilen fotoğrafların çok kıymetli olduğunu kaydederek, “Meslektaşlarımızın yapmış olduğu çalışmaların, başarılarının devamını diliyorum.” dedi.
]]>Ataman, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içi ve dışında 2023 yılı boyunca çektiği, 5 kategoride oylamaya sunulan 147 fotoğrafı inceleyerek, “Haber”, “Çevre-Yaşam”, “Spor” ile bu yıla özel eklenen ” Deprem: Umut” ve ” Gazze: Kanıt” kategorilerinde seçim yaptı.
İlk oyunu, Eren Bozkurt’un objektifine yansıyan, Artistik Jimnastik Dünya Challenge Kupası’ndan “Olimpik burgu” isimli kareden yana kullanan Ataman, fotoğrafın durumu çok estetik olarak yansıttığını aktardı.
Öte yandan, Ataman, FIBA 2023 Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde Sırbistan ve Belçika Milli Takımları’nın Slovenya’nın başkenti Ljubljana’daki karşılaşmanın yer aldığı, Ales Beno’ya ait “Elle müdahale” isimli fotoğrafı seçerek, “Basketbol hocası olduğum için o fotoğrafı beğendim.” dedi.
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde İskoçya temsilcisi Celtic ile İspanya ekibi Atletico Madrid arasındaki maçta Celtic taraftarının, İsrail’in abluka altındaki Gazze’ye saldırıları nedeniyle Filistin bayrağı açtığı, David Alvaro’ya ait “Gazze’ye destek” isimli kareyi oylayan Ataman, seçimi şu sözlerle açıkladı:
“Celtic maçındaki görüntüyü beğendim, atmosferi beğendim. Bütün bir stadyumun barış için bayrak açmasını beğendim.”
Ataman, Galatasaray geçmişine de atıfta bulunarak, Galatasaray’ın 2022-2023 sezonu şampiyonluk sevincini yansıtan ve Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un omuzlardayken Evrim Aydın’a ait “Taraftarın gözbebeği” isimli kareyi de “spor” kategorisinde seçtiklerine eklerken, “Okan Hoca’nın şampiyonluk fotoğrafı çok güzel. Bir Galatasaraylı olarak o fotoğrafı görünce mutlu oldum, onu hemen beğendiğimi söyleyebilirim.” diye konuştu.
Milli Kadın Voleybol Takımı’nın 2023 CEV Avrupa Şampiyonası’nın finalinde Sırbistan’ı 3-2 yenerek tarihinde ilk kez şampiyon olduğu anların sevincini yansıtan ve Dursun Aydemir’a ait “Dünyanın Sultanları” isimli kare için de oy kullanan Ataman, bu fotoğrafın gurur verici olduğunu vurguladı.
Ataman’ın İstanbul ve Cumhuriyet sevgisi seçimlere yansıdı
İstanbul’a olan sevgisini sık sık dile getiren Ataman, “Haber” kategorisinde, Cumhuriyet’in 100. yılında Türk donanmasının İstanbul Boğazı’ndan 100 gemi ile gerçekleştirdiği geçidi yansıtan Muhammed Enes Yıldırım’a ait “Boğazda bir dev” isimli kareyi seçti.
Ataman, “Fotoğraf hem İstanbul’un güzelliğini hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü gösteriyor. Bende bu duyguyu uyandırıyor.” dedi.
Haber kategorisinde Ataman’ın seçtiği diğer fotoğraf ise, Cumhuriyet’in 100. yıl dönümü dolayısıyla İstanbul Boğazı’nda düzenlenen havai fişek, ışık ve dron gösterilerini yansıtan, Aytuğ Can Sencar’a ait “Türkiye yüzyılı” isimli kare oldu.
Ataman, bu kare için “Cumhuriyet ve 100. yıl benim için çok önemli. İstanbul da benim için dünyanın en güzel şehri. Çok güzel bir fotoğraf olarak görüyorum onu.” diye konuştu.
“Çevre ve yaşam” kategorisinde, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in ilanının 100. yıl dönümünde Anıtkabir’e akın eden vatandaşların görüldüğü Emin Sansar’a ait, “Ata’nın huzurunda” karesini seçen Ataman, “Binlerce insanın 29 Ekim’de ve 100. yılda Ata’mızı anması benim için çok önemli.” dedi.
İstanbul’da Mevlit Kandili dolayısıyla Sultanahmet Camisi’nde düzenlenen programın havadan İstanbul manzarasıyla birlikte görüldüğü Ali Atmaca’ya ait “Sen aydınlatırsın geceyi” isimli kareyi de seçtiklerine ekleyen Ataman şöyle konuştu:
“Fotoğraf müthiş. İstanbul’un akşam güzelliğini, hem Sultanahmet, hem arkada İstanbul ve Boğaziçi Köprüsü’nü gösteriyor. İstanbul’un büyüleyici atmosferini aktarıyor.”
“Yıkım” ve “Depremin Umudu” da seçilenler arasında yer aldı
Ataman, “Gazze: Kanıt” kategorisinde, savaşın boyutlarını ve bir şehrin yok edilişini geniş açıdan gözler önüne seren İsrail’in başlattığı yoğun bombardıman sonucu Gazze Şeridi’nde moloz yığınına dönüşen çok sayıdaki binanın yer aldığı, Shadi Al Tabatibi’ye ait “Yıkım” isimli fotoğrafı seçti.
“Deprem: Umut” kategorisinde geçen yıl 6 Şubat depremlerinde yıkılan binanın enkazından 29 saat sonra sağ çıkarılan 6 aylık bebek Ayşe Vera Yılmaz’ın yer aldığı Aytuğ Can Sencar’a ait “Depremin umudu” isimli fotoğrafı seçen Ataman, “Çok büyük bir acı sonucu kenetlenen bir kurtarma ekibinin tüm Türkiye’nin kenetlenmesi ve kurtarma ekiplerinin yaptığı büyük mücadele sonucu kurtarılan bir bebeğimizin fotoğrafı. Büyük acının tesellisi diyeceğim buna.” diye konuştu.???????
]]>Genel yayın yönetmenleri, AA foto muhabirleri ile muhabirlerinin 2023 yılı boyunca yurt içi ve dışında çektiği, “Haber”, “Çevre ve Yaşam” ve “Spor” ile bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” ve “Gazze: Kanıt” kategorilerindeki toplam 147 fotoğrafı inceledi.
Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, “Deprem: Umut” kategorisinde Aytuğ Can Sencar’ın “Hayata Tutunan” fotoğrafına, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ashraf Amra imzalı “Yanımda Ol Anne” isimli kareye oy verdi.
Öztürk, “Haber” kategorisinde Osmancan Gürdoğan’ın “Dolunay ve Akıncı”, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde Alper Tüydeş imzalı “Kimler Gelmiş?” ve “Spor” kategorisinde Ömer Sercan Karkuş’un çektiği “Mete’nin Nişanı” fotoğraflarını seçti.
Öztürk, bu yılki fotoğraflarda, fotoğraf sanatçısının ve muhabirinin ana odaklanması üzerinden tercihlerini yaptığını, mümkün olduğu kadar insan hikayelerinin öne çıktığı fotoğrafları tercih ettiğini söyledi.
Hayatın odağında insanın olduğunu belirten Öztürk, “İnsanın her hali, mutluluğu, spordaki başarısında örneğin Mete Gazoz, hüznü ve acısında; Gazze’deki o annenin ve kız çocuğunun hali, korku ve ümitte, depremde kurtarılan bebeğimizin fotoğrafını seçmeyi tercih ettim.” dedi.
Öztürk, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde “Yaren” isimli leyleğe yarenlik eden balıkçının fotoğrafını tercih ettiğini kaydederek, “Haber kategorisinde Türkiye’nin insansız hava araçlarındaki geldiği noktayı gösteren bir tane fotoğrafımız var. Bizim için ay sadece dünyanın bir uydusu değil. Ay, aynı zamanda bizim felsefi dünyamızda başka anlamlar da içerir. Aya yansıyan suretiyle Bayraktar’ın çekilen fotoğrafını tercih etmeyi uygun gördüm.” ifadelerini kullandı.
AA’nın “Yılın Kareleri” oylamasının artık yerleşik bir gelenek haline geldiğini, her kategoride çok geniş bir yelpazede insanların tercihte bulunduğunu aktaran Öztürk, şunları kaydetti:
“Anadolu Ajansı kurulduğu günden bu yana bizim medarıiftiharımız. Mustafa Kemal, o meşhur sözüyle ‘Türk’ün, Anadolu insanının haberini dünyaya yaysın’ diye kurulan bir Anadolu Ajansından bahsediyor. AA, sürekli kendini yenileyerek sadece Türkiye’de abonelerine haber geçmek değil dünyada da saygın bir haber kuruluşu olarak yer alıyor. Anadolu Ajansını Türkiye’nin marka değerlerinden biri olarak tanımlıyorum. Haberciliği önceleyen, haber dilini klasikleştiren bir kurum olarak hayatına devam etmesini umuyorum.”
Albayrak, “Haber” kategorisinde “Eksi’de Operasyon” karesini seçti
Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, “Haber” kategorisinde Özkan Bilgin’in “Eksi’de Operasyon” karesini seçtiğini belirterek, fotoğrafın bütünsel bir kompozisyon içerisinde Mehmetçiklerin fedakarlıklarını gözler önüne serdiğini, foto muhabirinin de bu zorlu şartlarda işini özveriyle yaptığını söyledi.
Albayrak, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde bulunan Sergen Sezgin imzalı “Kaçış” fotoğrafının çevre felaketlerinin tüm vahametini net şekilde ortaya koyduğunu kaydetti.
“Spor” kategorisinde AA foto muhabiri Emin Sansar imzalı, MKE Ankaragücü Kulübü Başkanı Faruk Koca’nın Trendyol Süper Ligi’nin 15. haftasında 1-1 berabere kaldıkları Çaykur Rizespor maçından sonra hakem Halil Umut Meler’e yumruk attığı anı gösteren “Yumruk” başlıklı fotoğrafına oy veren Albayrak, şöyle devam etti:
“Engelli sporcunun karesi anlam olarak beni etkilemişti. Çünkü engel tanımayan bir kare, tek koluyla halter kaldırıyor. Fakat devam ederken yumruk karesini görünce işin haber kısmı daha ağır bastı. Çünkü bize gazeteciliği öğretirken hep ‘Fotoğraf haberdir.’ demişlerdi. O anda aklıma başlangıçta -fail diyelim- yumruk atmadığını sadece tokat attığını söylemişti. Sonra bu kare ortaya çıkınca bir daha öyle bir şey söyleyemedi çünkü çok net ortada. Hakikaten fotoğrafın haber olduğunu yakinen gördük. Dolayısıyla bu kardeşimizin bu emeğinin gereğini yerine getirmek bakımından bu tercihimi değiştirdim.”
Albayrak, bu yılın özel seçkilerden “Deprem: Umut” kategorisinde Murat Şengül’ün “Hoş Geldin” isimli fotoğrafına oy verdi.
Karenin umudu tam olarak yansıttığına dikkati çeken Albayrak, “Hem kurtulan hem de kurtaranlar gülüyorlar. Çok güzel bir kare. Dolayısıyla tam umudu yansıtmış. Daha sonra ileride aslında devam eden karelerden birinde yanlış hatırlamıyorsam 177 saat sonra kurtarılan bir kardeşimiz daha var. Çok daha önemli belki bana göre ama bu karede o umut meselesi daha çok yansıyor. Depremlerde hep hemen sonrasında insanlar umut arıyor, enkaz altındakilerin sağ çıkarılması konusunda hep umut ihtiyacı oluyor. ” diye konuştu.
“Gazze: Kanıt” kategorisinde Mustafa Hassona’nın “Tarifsiz” fotoğrafını seçen Albayrak, Gazze’yle ilgili konularda her karenin anlamlı olduğunu söyledi.
Yaşanan trajedide meydana gelen çocuk ölümlerini vurgulayan Albayrak, “Daha hayatının, ömrünün baharında ve yanlışlıkla veya işte terör mücadelesi ederken değil, bile bile özellikle çocuklar hedef alınarak tıpkı firavunun Hazreti Musa’nın doğmasını veya büyümesini önlemek için yaptığı gibi özellikle çocuklar hedef seçilerek dünyadaki savaşlarda pek rastlamadığımız bir vahamet var. Onu tam ve bütün acılığıyla tabiri caizse vurgulayan bir kare. Onun için bunu seçtim.” diye konuştu.
Albayrak, fotoğraf çekimine olan ilgisini anlatarak, şunları belirtti:
“Görüntünün yeri ayrı ama fotoğraf başka bir şey. Onu da burada görüyoruz hakikaten. Bu, çok klasik bir değerlendirme. Hep yapılmıştır, yapılıyor ama ben de aynı şeyi söyleyeceğim. Önemli çünkü. Bazen bir kare fotoğraf sizin sayfalarca yazacağınız haberi veya anlatacağınız şeyi anlatmaya yetebiliyor. Fotoğrafın böyle bir kabiliyeti var. Anadolu Ajansı da her yıl daha çıta yukarıya taşıyarak bu şeyi devam ettiriyorlar.”
“Hiçbir fotoğrafı diğeriyle mukayese etmek mümkün değil”
Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, “Haber” kategorisinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’in yer aldığı Mustafa Kamacı’nın”Yalnızlığın Resmi” karesini seçti.
Likoğlu, “Batılılar aslında içlerine dönüp kendi dünyalarında mutlu bir fotoğraf tablosu verirken Zelenskiy orada yapayalnız kaldı. Hem Batı’nın ikiyüzlülüğünü hem de Zelenskiy’nin Batı’ya güvenerek yaptığı karşı duruşun ne anlama geldiğini çok iyi anlatan bir kare.” değerlendirmesinde bulundu.
“Çevre ve Yaşam” kategorisinde Gerald Anderson imzalı “Çöpler Arasında” fotoğrafının dünya kaynaklarının israfı açısından bütün kompozisyonu anlatan bir kare olduğunu söyledi.
Likoğlu, “Spor” kategorisinde ise Emin Sansar’ın “Yumruk” başlıklı fotoğrafını seçmesine ilişkin, “Böyle bir anda bu kareyi yakalamak büyük bir başarı, büyük bir sezgi. Dolayısıyla herhalde 2023’ün spor açısından en önemli karesi diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” kategorisinde ise Arif Hüdaverdi Yaman’ın “Geriye Bakmadan” isimli fotoğrafını seçtiğini aktaran Likoğlu, şöyle devam etti:
“Şüphesiz fotoğrafların tamamı çok kıymetli ve olayı anlatan fotoğraflardı. Hepimiz o fotoğraflardan etkilendik. Bu açıdan baktığımız zaman her bir fotoğraf kendi başına çok ciddi anlamlar ifade ediyor. Hiçbir fotoğrafı diğeriyle mukayese etmek mümkün değil. Burada aslında biraz gazeteci gözüyle olaylara baktım. Fotoğraf 20-30 yıl sonra önüme geldiği zaman bu bir olay yeri fotoğrafı, bu bir olay. Dolayısıyla olayı bütün boyutlarıyla anlatan bir kare. Birincisi depremden etkilenen evler, ikincisi ayakta kalan ilginç bir bina ve bunun da nedeni muhtemelen daha sonra yapılmış biraz daha betonu, demiri farklı, kaliteli olan ilginç bir yapı. Depremi anlatıyor, yıkımın nedenini anlatıyor.”
Hüseyin Likoğlu, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Mohammad Fayq’ın “Toplu Mezar” fotoğrafına oy verdiğini ancak bu kategoride çok zorlandığını belirterek, AA’nın orada yaşananları kayda almasının ve kanıt olarak bütün dünyada kullanılacak olmasının önemli olduğunun altını çizdi.
Anadolu Ajansı foto muhabirlerini tebrik eden Likoğlu, “Bakış açısı, göz, herkesin göremediği açıdan bakabilmek ve farklı bakış açıları ortaya koyabilmek… Bir sanattır fotoğraf.” ifadelerini kullandı.
“Anadolu Ajansından fotoğraf ya da görüntü gelmiş mi?”
TVNET Genel Müdür Yardımcısı Serhat İbrahimoğlu, “Haber” kategorisinde Mustafa Kamacı’nın “Yalnızlığın resmi” karesinden birkaç ciltlik kitap çıkabileceğini dile getirdi.
Avrupa’dan Ukrayna’ya sürekli destek mesajları geldiğini anımsatan İbrahimoğlu, “Ama o mesajların ne denli samimi olduğu, Zelenskiy’nin arkasında ne kadar durulduğu, durulabildiği Anadolu Ajansının foto muhabirinin kadrajına bu şekilde yansımış ve aslında o dönemde dünya çapında bir favori fotoğraf haline gelmişti. Ben de bu fotoğrafı seçtim.” dedi.
İbrahimoğlu, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde Hamit Yalçın imzalı “Masal Ülkesi” fotoğrafını dünyanın masallara hasret kaldığını gösterdiği için seçtiğini söyledi.
“Spor” kategorisinde ise Annika Hammerschlag’ın çektiği “Çöplük Topçuları” başlıklı karesinin ibretlik bir fotoğraf olduğunu kaydeden İbrahimoğlu, bunun zulme uğrayan, işkence altında büyüyen ve bunlara tanıklık eden çocukları gösterdiğini belirtti.
İbrahimoğlu, bu yıla özel eklenen “Deprem: Umut” kategorisinde seçtiği Halil Fidan’ın “Bekleyiş” fotoğrafına deklanşöre basıldığında bir yandan hüznün bir yandan umudun yansıdığını kaydetti.
“Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah’ın “Çaba” fotoğrafına oy veren İbrahimoğlu, “İsrail’in zulmünün biz bu süreçte ortaya çıktığına dair birçok haber gördük. Sanki ekim ayında başlamış da daha önce o topraklarda hiçbir şey yaşanmamış gibi. Aslında vatanlarından edilmek istenen, toprakları çalınan, sürekli zulme maruz bırakılan bir halktan bahsediyoruz, bir devletten bahsediyoruz.” diye konuştu.
İbrahimoğlu, AA’nın geçtiği haberlerle ilgili olarak şunları kaydetti:
“Ben çocuklara, arkadaşlara şunu söylerim. ‘Anadolu Ajansından fotoğraf ya da görüntü gelmiş mi?’ Yani öncesinde birçok fotoğraf çekilmiş olabilir, birçok görüntü gelmiş olabilir ama bu bize AA’nın öncelikle güvenilir bir kurum olduğunu, köklü bir kuruluş olduğunu hatırlatır. Yeni neslin de bunu iyi bilmesi gerekir. Bu sadece fotoğraf ya da görüntü anlamında değil, bilgi olarak da böyledir. Biz, Anadolu Ajansının geçtiği haberin resmileştiğini, teyit edildiğini, herhangi bir dezenformasyona yol açmayacağını iyi biliriz. Dolayısıyla bu anlamda bence AA’nın misyonu çok önemli.”
]]>Başkonsoloslar, AA foto muhabirleri ve muhabirlerinin 2023 yılında ölümsüzleştirdiği ve “Deprem: Umut”, “Gazze: Kanıt” “Haber”, “Çevre-Yaşam” ile “Spor” kategorilerinde oylamaya sunulan fotoğraflarını inceledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İstanbul Başkonsolosu Fatma Demirel, “Deprem: Umut” kategorisinde oyunu Arif Hüdaverdi Yaman’ın “Kurtuluş sevinci” fotoğrafına verdi.
Demirel, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ali Jadallah’ın “Kayıp” adlı fotoğrafını oylarken, “Çevre-Yaşam” bölümünde oyunu Sergen Sezgin’in “Kaçış” fotoğrafından yana kullandı.
“Haber”de Özkan Bilgin’in “Eksi’de operasyon” fotoğrafına oy veren Demirel, “Spor”da ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın Sultanları” karesini seçti.
Demirel, yarışmada yer alan fotoğrafların birbirinden değerli olduğunu belirterek, “Fotoğraf, anı yansıttığı için zaman zaman belge olabiliyor, tarihe not bırakabiliyor, mutluluğu da hüznü de aynı anda yaşatabiliyor. O anlamda sanıyorum son dönemlerde yaşadıklarımızın etkisiyle oylama yaptım. Gerçekten değerlendirmekte çok güçlük çektim. Hepsi çok güzel fotoğraflardı.” diye konuştu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ilkinde Gaziantep’te ikincisinde ise Adıyaman’da olduğunu anlatan Demirel, şöyle konuştu:
“Depremi yaşayan kişilerden birisiydim. Kıbrıs’taki şampiyon meleklerimizi kaybettiğimiz süreçte orada bulunmuştum. Onların adaya dönüşünü sağlamakla alakalı çalışmalar ve sağ olanları da sağ salim ülkemize geri döndürmek için çalışmalar yaptık. Asrın felaketiydi ancak insana yönelik sorumlulukları yeniden değerlendirme ve depremin değil çürük yapıların insanları öldürdüğünü çok iyi anladığımız süreçlerden geçtik. Dolayısıyla deprem fotoğraflarını oylarken çok güçlük çektim. Hepsi kendi içinde o anı bize yansıtan fotoğraflardı.”
“Ana vatanımız iyiyse biz de iyiyiz”
Demirel, Kıbrıs’ta her sabah uyandıklarında ana vatan dedikleri Türkiye ile ilgili haberlere baktıklarını dile getirerek, “Ana vatandaki gelişmeler, mutluluk da hüzün de bizim içimizde derin bir şekilde yaşadığımız duygular. Ana vatanımız iyiyse biz de iyiyiz. Ana vatanla ilgili bir acı varsa onu yüreğimizde derinden hissediyoruz. Dolayısıyla ben orada askerlerimizin sınırı koruma esnasındaki bir fotoğrafını oyladım.” dedi.
İçinde Türk askerinin yer aldığı fotoğrafın kendisini 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na götürdüğünü kaydeden Demirel, bu karenin yüreğinde yer ettiğini söyledi.
Demirel, oylama yaparken içinde insan hassasiyeti bulunanları seçmeye özen gösterdiğini sözlerine ekledi.
“Özellikle Türkiye’den fotoğraflar seçmeye çalıştım”
Ocak ayının ilk günlerinde büyük bir depremin meydana geldiği Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara ise yarışmadaki “Deprem: Umut” kategorisinde Esra Hacioğlu Karakaya’nın “Madenciler” fotoğrafına oy verdi.
Ülkesinin deprem, tsunami, tayfun, kar fırtınası ve yanardağ patlaması gibi afetlerle mücadele ettiğini belirten Kasahara, ateş çemberi olarak da adlandırılan Pasifik deprem kuşağında yer alan ülkesinde bu yılın ilk günlerinde meydana gelen depreme değindi.
Kasahara, afetlere karşı ilkokul çağında eğitimler verildiğini, sonraki süreçte ise tatbikatlarla vatandaşların bilinçlendirilmeye devam edildiğini aktararak, Japonya’da 1923’te meydana gelen en az 150 bin kişinin öldüğü Büyük Kanto Depremi’nin yıl dönümü olan 1 Eylül’ü “Afet Önleme Günü” olarak belirlediklerini anlattı.
“Gazze: Kanıt” kategorisinde Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” ve “Haber” grubunda Erçin Ertürk’ün “Kamuflaj” fotoğraflarını oylayan Kasahara, “Çevre-Yaşam” kategorisinde Hamit Yalçın’ın “Masal Ülkesi”, “Spor” alanında ise Dursun Aydemir’in “Dünyanın Sultanları” karelerini seçti.
Kasahara, yarışmadaki fotoğrafları çok çeşitli ve güzel bulduğunu belirterek, “Bunlardan bir tane seçmek çok zordu. Geçen sene dünyada afet, savaş, çok çeşitli zorluk meydana geldi. Ümit temenni eden fotoğraflar seçtim. Çok zor durumlar olsa da umut veren fotoğraflar seçtim. Sadece Türkiye’den değil yabancı ülkelerden de fotoğraflar vardı. Özellikle Türkiye’den fotoğraflar seçmeye çalıştım.” diye konuştu.
“Bireyler ve ülkeler arasında da dayanışma içinde yaşıyoruz”
Çekya’nın İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerova’nın “Deprem: Umut” kategorisinde tercihi Aytuğ Can Sencar’ın “Depremin umudu” adlı fotoğraf oldu.
“Gazze: Kanıt” bölümünde oyunu Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” karesine veren Hajflerova, “Haber” kategorisinde Muhammed Enes Yıldırım’ın “Boğazda bir dev”, “Çevre-Yaşam” bölümünde Gerald Anderson’un “Çöpler arasında” ve “Spor” kategorisinde Annika Hammerschlag’ın “Çöplük topçuları” fotoğraflarını oyladı.
Fotoğrafların, doğal afetin neden olduğu insani acıları hatırlattığını kaydeden Hajflerova, oylarını umudu vurgulayan karelere verdiğini söyledi.
Hajflerova umudun, insanların cesur ve dirençli olduğu gerçeğine dayandığını belirterek, “Aynı zamanda birbirimiz arasında, bireyler ve ülkeler arasında da dayanışma içinde yaşıyoruz. Bu bana, insanlar ve ülkeler olarak tüm farklılıkları, diğer tüm gereksiz kavgaları ve çatışmaları bir kenara bıraktığımız ve sadece acı çeken insanlara yardım etmek için acele ettiğimiz o anı hatırlattı. Tabii ki Çek Cumhuriyeti de bunlardan biriydi. Bu bana, doğal afetlerin yeterince büyük bir sınama olduğunu ve acı çekmenin tüm insani nedenlerinin aslında gereksiz olduğunu hatırlattı.” ifadelerini kullandı.
Yarışmadaki karelerde, tüm insanların barış ve mutluluk içinde yaşamak istediğinin ve herkesin birbirinden farksız olduğu gerçeğinin vurgulandığını dile getiren Hajflerova,”Vaclav Havel’in umutla ilgili bir sözünü eklemek istiyorum. Biliyorsunuz Vaclav Havel büyük bir düşünür, büyük bir başkan ve büyük bir siyasetçiydi. ‘Umut, bir şeyin iyi sonuçlanacağına dair inanç değil, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bir şeyin mantıklı olduğuna dair kesinliktir.’ Bence bu fotoğraflar onun haklı olduğunun bir başka göstergesi.” diye konuştu.
]]>