Fotoğraf – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Thu, 07 Nov 2024 12:43:51 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bakan Kaya açıkladı! Yıl sonunda kapanıyor! https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kaya-acikladi-yil-sonunda-kapaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kaya-acikladi-yil-sonunda-kapaniyor/#respond Thu, 07 Nov 2024 12:43:51 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kaya-acikladi-yil-sonunda-kapaniyor/ Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, devlet koruması altında olup yurtlarda kalan yüzlerce çocuk için hayati öneme sahip dönüşümü önümüzdeki yıl tamamlıyor. Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, 100-200 kişilik koğuşlarda yaşamak zorunda kalan çocukları çok daha iyi koşullara kavuşturacak yeni sistemi ve bu dönüşümün en önemli ayaklarından olan ‘koruyucu aile’ uygulamasını anlattı.

‘DESTEĞİ BİRİKTİREN AİLELER VAR’

Türkiye’de 4 bin 237 koruyucu ailenin yanında 5 bin 155 çocuk bulunduğunu belirten Bakan Kaya, ailelere her çocuk için ayda 823 TL ve servis için 212 TL destek verdiklerini belirtti: “Ekonomik durumu yerinde olan ailelerimiz arasında o kadar güzel insanlar var ki… Bu paraya hiç dokunmayan ailelerimiz var. Çocuğa ilerleyen dönemde, üniversite eğitimi sürecinde destek olmak için bu parayı bankada biriktirenler oluyor.”

‘AYRIM SÖZ KONUSU DEĞİL’

Çocukların koruyucu aile yanına yerleştirilirken ailelerin sosyal hizmet uzmanları tarafından incelendiğini ifade eden Bakan Kaya, bu süreci şöyle anlattı: “İnce elenip sık dokuyoruz. Çocuk da uyum sağlarsa, koruyucu aile yanına yerleştiriliyor. Nasıl ki bir evde erkek çocuk ile kız çocuk beraber büyüyorsa, koruyucu ailelerimiz içinde de erkek çocuğu olup kız evlat verdiğimiz birçok aile bulunmakta. Keçiören’de 2 erkek evladı olan bir ailemiz Merve ismindeki kızımızı koruyucu aile olarak sahiplenmiş. Şimdi bir çocuğumuzu daha almak istiyorlar. O süreç de devam ediyor. Biz de evlerine misafir olduk. Bunun gibi birçok örnek var.”

‘AİLE YANINDA YAŞAMALILAR’

Koruyucu aile sayısının artmasını, bütün çocukların uygun şartlarda aile yanında yaşamasını istediklerini söyleyen Bakan Kaya, şu bilgileri verdi: “Devlet olarak onlara her türlü maddi-manevi imkânı sunmaya çalışıyoruz. Büyük dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Çocuklarımız 100-200 kişilik koğuşlarda değil 5-6 kişilik sevgi ve çocuk evlerinde bakılıyor. Bu dönüşümü yüzde 100 olarak sene sonunda gerçekleştireceğiz. Şu an 650 civarında çocuğun kaldığı yurtlar tamamen kapanıyor. ‘Çocuk evleri’ ve ‘çocuk evleri sitesi’ modeline geçiyoruz.”

4 BİN 237 KORUYUCU AİLE

Türkiye’de 13 binden fazla çocuk devlet koruması altında. 4 bin 237 koruyucu ailenin yanında ise 5 bin 155 çocuk yaşıyor. Bazı aileler birden fazla çocuğa koruyucu ailelik yapıyor. Türkiye genelinde 14 aile 4 ve 4’ten fazla kardeşin, 71 aile 3 kardeşin, 597 aile de 2 kardeşin koruyucu ailesi. (Habertürk)

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-kaya-acikladi-yil-sonunda-kapaniyor/feed/ 0
Milli Altay Ana Muharebe Tankı’na motor Ukrayna’da bulundu! https://www.kanal7haber.com.tr/milli-altay-ana-muharebe-tankina-motor-ukraynada-bulundu/ https://www.kanal7haber.com.tr/milli-altay-ana-muharebe-tankina-motor-ukraynada-bulundu/#respond Thu, 07 Nov 2024 12:43:49 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/milli-altay-ana-muharebe-tankina-motor-ukraynada-bulundu/ Türkiye’nin milli imkanlarla tasarlayıp ürettiği Altay Ana Muharebe Tankı için aranan destek bulundu. TUMOSAN firmasının bir yıllık çalışmasının ardından sözleşme karşılıklı fesh edilmişti. Firma, Avusturya’dan alınacak teknoloji desteğine politik engel geldiğini açıklamıştı.

BAŞBAKANLARIN GÖRÜŞMESİNDE GÜNDEME GELDİ

Bu açıklama ile tankın motoru için belirsizlik süreci başlamıştı. Ukrayna’nın savunma firmalarından sorumlu devlet kurumu UkrOboronProm Genel Müdürü Roman Romanov, bu konuda yaşanan son gelişmeyi C4Defence internet sitesine anlattı. Romanov, Başbakan Binali Yıldırım’ın davetlisi olarak 14 Mart tarihine Ankara’yı ziyaret eden Ukrayna Başbakanı Vladimir Groysman’ın temaslarında konunun gündeme geldiğini açıkladı.

6TD3 MOTORU ÖNERİLİYOR

Romanov, iki başbakanın tank motoru konusunda İşbirliği ön anlaşması (Memorandum of Understanding/MoU) imzalandığını kaydetti. Ukrayna, bu anlaşma ile 6TD3 motorunu öneriyor. Romanov, motor için talep edilen güce ilişkin bilginin paylaşılmasını beklediklerini kaydetti.

BİR KAÇ AY İÇERİSİNDE UYGULAMAYA KONULABİLİR

Türkiye’nin haberine göre konunun teknik açıdan sorunlu olmadığını, politikacıların istekli olmasının yeterli olduğunu kaydeden Romanov, istekli olma ölçüsünün projeye ayrılan bütçeyle ilgili olduğunu ifade etti. Romanov, Ukrayna’nın II. Dünya Savaşı sırasında ayda 200 tank ürettiğini hatırlatarak önerdikleri işbirliği modelleri arasında bazılarının birkaç ay içinde uygulamaya konulabileceğini söyledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/milli-altay-ana-muharebe-tankina-motor-ukraynada-bulundu/feed/ 0
İstanbul’un Renkleri ve Zıtlıkları Fotoğraf Sergisinde Buluştu https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulun-renkleri-ve-zitliklari-fotograf-sergisinde-bulustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulun-renkleri-ve-zitliklari-fotograf-sergisinde-bulustu/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:24:32 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6447 İstanbul’un tarihine tanıklık eden sokaklarından, gizemli köşelerine kadar birçok farklı noktasından ilham alarak, “Renkli Renksiz” adını verdiği fotoğraf sergisini sanatseverlere ulaştıran Ayşegül Ekin Odabaşı, Atatürk Kültür Merkezi Çok Amaçlı Salon’da izleyicilerle buluştu.

Sanatseverleri İstanbul’un ruhunu, renklerin ve siyah-beyazın kontrastı aracılığıyla keşfetmeye davet eden sergiye ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Odabaşı, eserlerinde İstanbul’un zıtlıklarının nasıl bir arada dengede kaldığını anlatmaya çalıştığını dile getirdi.

Bir kısmı siyah beyaz, bir kısmı renkli olan fotoğraf karelerinde renklerin canlılığını ve siyah beyazın derinliğini ifade etmeye çalıştığını belirten Odabaşı, görsel bir deneyim sunmanın yanı sıra, izleyiciyi düşünmeye, hissetmeye ve farklı bir perspektiften görmeye teşvik etmeyi amaçladığını söyledi.

“Her bir kare İstanbul’un zıtlıklarının ve güzelliklerinin de yansıması”

Odabaşı, “Renkli Renksiz” sergisinin çıkış noktasının, İstanbul’un zengin dokusuna, bu şehrin bireyler üzerindeki etkisine ve şehrin kendine has ikilemlerine olan derin ilgisiyle oluştuğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“Bu sergi, şehrin ve onun sakinlerinin yaşadığı zıtlıkları, renklerin ve renksiz anların iç içe geçtiği, gözle görülenin ötesindeki derinlikleri keşfetme arzusunun bir ürünüdür. İstanbul, hem tarihi hem de modern, hem kaotik hem de huzurlu yüzleriyle, bu sergi için bitmez tükenmez bir ilham kaynağı oldu. Karşıt duyguların bir aradalığı ve İstanbul’un bunu mükemmel bir şekilde dengede tutuyor olması, aslında sosyolojik bir realiteyi temsil ediyor. Sergi, bu realitenin keşfedilmesini, şehrin bu eşsiz dengesinin ve zıtlıkların bir arada nasıl uyum içinde var olabildiğinin anlaşılmasını arzuluyor. İstanbul, tarihi boyunca pek çok farklı kültürü, inancı ve yaşam tarzını bünyesinde barındırmış; bu çeşitlilik, şehrin sosyal dokusunu şekillendirmiş ve zengin bir kültürel miras oluşturmuştur. “Renkli, Renksiz” sergisi, izleyicilere, İstanbul’un bu sosyolojik çeşitliliğini, onun sunduğu zıtlıkları ve bu zıtlıkların bir aradalığını göstermeyi amaçlıyor.”

İstanbul’un her sokağında farklı bir duygu, farklı bir hikaye olduğuna dikkati çeken sanatçı, sergide fotoğraf karelerini “Sessiz Sokaklar” “Yorgun”, “Masumiyet”, “Bekleyiş”, “Şehirler Şehri”, “Doku”, “İkilem-İzler”, “Yansımalar”, “Dinginlik” ve “Portreler” isimlerinde 10 farklı bölüme ayırdığını ve 97 eserinin yer aldığını aktardı.

Odabaşı, projenin bir sene önce başladığı bilgisini vererek, şunları kaydetti:

“İstanbul sokaklarını, caddelerini, eski yapılarını, gizli kalmış köşelerini gezmeyi çok seviyorum. Üslubum, gerçeklikle hayalin, ışıkla gölgenin, renkle renksizliğin sınırlarında dolaşıyor. Fotoğraflarım, genellikle anın dramatik ve duygusal yönlerini vurgulayan görsel hikayeler anlatma çabasında. Gölgeler ve yansımalar kullanarak, görünenin ötesine geçmeye, izleyicilerin bakış açılarını değiştirmeye ve onları, gördüklerinin daha derinlerindeki anlamları düşünmeye teşvik etmeye çalışıyorum.”

“Yağlı boya çalışmalarımı biraz daha ön plana çıkarmak istiyorum”

Ayşegül Ekin Odabaşı, 2017’de siyah beyaz sanatsal fotoğraflarının, heykellerinin ve kolajlarının yer aldığı “Çağdaş Eserlerle Göç” adında göç temalı bir sergi düzenlediğini aktararak, “Göç konusundaki hassasiyet o dönemde çok yoğun bir gündem oluşturuyordu. Duyarlılık açısından bu konunun insan hikayeleri boyutunun ön plana çıkmasını dilemiştim.” dedi.

Yeni projeler üzerine çalışmaya devam ettiğini söyleyen Odabaşı, “Bir sonraki sergimde, yağlı boya eserler, kolajlar ve çağdaş sanat tekniklerini harmanlayarak, İstanbul’un detaylarına yeni bir bakış açısı getirmeyi planlıyorum. İstanbul’un Karaköy, Tomtom, Tarlabaşı, Balat, Galata, Çukurcuma gibi benim için özel anlam taşıyan bölgeleri, bu yeni projemde önemli bir yer tutacak. Bu bölgelerin kendine has atmosferi, sokakları ve insanlarının, yağlı boya tablolarımda ve diğer sanatsal çalışmalarımda hayat bulmasını arzuluyorum. Filistin’deki insanlık dramı ile ilgili de duyarlılığı ve farkındalığı artırmayı hedefleyen yağlı boya eserler üretmek istiyorum. Çalışmalara çok yönlü olarak devam edeceğim.” ifadelerini sözlerine ekledi.

“Renkli Renksiz” sergisi, izleyicilere, İstanbul’un çok katmanlı yapısını, bir fotoğraf sergisi aracılığıyla yeniden deneyimleme ve şehrin göze çarpmayan güzelliklerini, hüzünlerini keşfetme imkanı sunmayı amaçlıyor.

Tarihi yarımada, Beyoğlu, Balat ve Sarıyer’den fotoğraf karelerinin yer aldığı “Renkli Renksiz” fotoğraf sergisi, 4 Mart’a kadar Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyarete açık olacak.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbulun-renkleri-ve-zitliklari-fotograf-sergisinde-bulustu/feed/ 0
KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın Anma Etkinliği Düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/kktc-kurucu-cumhurbaskani-rauf-raif-denktasin-anma-etkinligi-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kktc-kurucu-cumhurbaskani-rauf-raif-denktasin-anma-etkinligi-duzenlendi/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:03:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6035 Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ile KKTC’nin Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı anma etkinliği düzenlendi.

TÜRKSOY Genel Sekreterliğinde düzenlenen “Doğumunun 100. yılında Sanatçı Kimliğiyle KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Anma Toplantısı” etkinliğine; KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve birçok davetli katıldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, burada yaptığı konuşmada, bugünün kendileri için anlamlı bir gün olduğunu belirterek, Türk devletlerinin, Türk ulusunun özden gelen kültürünü, sanatçısını, edebiyatını, her türlü güzelliğiyle ilgili çalışmalar yapan TÜRKSOY’a Denktaş’ı konu alan etkinliği için teşekkürlerini iletti.

Denktaş’ın sanatsal kimliğiyle güzel tespitler yaptığını anlatan Tatar, Denktaş’ın KKTC’yi gezerken fotoğraflarla Kıbrıs’ın güzelliklerini ve Kıbrıs Türkü’nün hayatını da yansıttığını dile getirdi.

Tatar, “(Denktaş) Kıbrıs Türkü’nün bağımsızlığı için kendisine bu görevi layık görmüş ve kendisini defalarca tehlikeye attı.” dedi.

Kıbrıs Türk halkına reva görülenlerin büyük bir haksızlık olduğuna işaret eden Tatar, “Ayrı dili, ayrı diniyle, ayrı kültürüyle, her türlü kültürel mirası ile ayrı bir halk olma özelliği taşıyan Kıbrıs Türk halkı, elbette kendi geleceğini tayin etme hakkına sahiptir.” ifadesini kullandı.

Tatar, Türkiye’nin desteğiyle Denktaş’ın vasiyetini ileri taşımak için mücadele ettiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının bağımsız ve hür olduğunun altını çizdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirve Toplantısı’nda, “Şuşa’da yapılacak zirvede, KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır.” ifadesini hatırlatan Tatar, Aliyev’e davetlerinden dolayı teşekkür etti.

“Denktaş bir barış savunucusuydu”

Ataoğlu da Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının unutulmaz liderlerinden olduğunu, Denktaş’ın hayatını Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığı için adadığını söyledi.

Denktaş’ın 1960’lardan itibaren Türklerin yaşadığı baskılara karşı mücadele etmeye başladığını ve KKTC’nin kurulmasına öncülük ettiğini dile getiren Ataoğlu, “Kıbrıs Türk halkı, sesini onun sayesinde duyurdu. Denktaş, bir barış savunucusuydu. Diyalog yoluyla çözüm arayışını hep destekledi.” diye konuştu.

Ataoğlu, Denktaş’ın fotoğraf makinesini yanından hiç ayırmadığını anımsattı.

Büyükelçi Korukoğlu, Denktaş’ın hayatı boyunca KKTC’nin bağımsızlığı için mücadele ettiğini ve Kıbrıs Türkü’nün sesini tüm dünyaya duyurmaya çalıştığını söyledi.

Denktaş’ın fotoğraf çekmeyi çok sevdiğini belirten Korukoğlu, bugün açılan sergide Denktaş’ın çektiği karelerin yer aldığını dile getirdi.

“Siyasi hayatının yanı sıra sanatçı, yazar ve şair olarak da önemli bir şahsiyet haline gelmiştir”

Raev de Denktaş’ın 88 yıllık ömrünü Kıbrıs Türkü’nün hürriyetine adadığını vurgulayarak, “Hayatı mücadele ile dolu, ülkesine sınırsız sevdayla bağlı olan, siyasi hayatının yanı sıra sanatçı, yazar ve şair olarak da önemli bir şahsiyet haline gelmiştir.” dedi.

Fotoğrafçı kimliğiyle de bilinen Denktaş’ın resmi görüşmelerinde bile fotoğraf makinesini yanında taşıdığını anlatan Raev, “Ülkesinin kültürel değerlerini, coğrafyasını, örf ve adetini çekmiştir. ?, Amerika’da, Avrupa’da, Türk dünyasında ve Türkiye’de fotoğraf sergileri açmıştır. Fotoğrafları çeşitli kitaplarda, broşür ve takvimlerde kullanılmıştır.” ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından Raev tarafından Yılmaz, Tatar, Ataoğlu ve Korukoğlu’na plaket takdim edildi ve daha sonra panele geçildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kktc-kurucu-cumhurbaskani-rauf-raif-denktasin-anma-etkinligi-duzenlendi/feed/ 0
Kocaeli’de Fotoğraf Teknolojileri Müzesi Açıldı https://www.kanal7haber.com.tr/kocaelide-fotograf-teknolojileri-muzesi-acildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kocaelide-fotograf-teknolojileri-muzesi-acildi/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:36:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5407 Kocaeli’de körüklü, casus ve piyasa değeri çok yüksek fotoğraf makinelerinin sergilendiği Fotoğraf Teknolojileri Müzesi, fotoğrafçılık tarihine ışık tutuyor. Müzede en yoğun ilgiyi ise 1969 yapımı “Majestelerinin Gizli Servisinde (On Her Majesty’s Secret Service)” filminde James Bond’un kullandığı “Minox B”nin aynısı casus fotoğraf makinesi görüyor.

Temeli 1934 yılında atılan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk sanayi kuruluşlarından SEKA Kağıt Fabrikası, restore edilmesinin ardından 2016’da müze olarak hizmete açıldı. Kağıt üretim sürecinde kullanılan makine ve teçhizatların sergilendiği müzede Dünya Fotoğrafçılık Günü olan 19 Ağustos 2022’de “Fotoğraf Teknolojileri Müzesi” de kuruldu. İzmit’te yaşayan ve 6 Ağustos 2021’de vefat eden fotoğrafçı ve yazar İlker Kumral’ın koleksiyonunda bulunan 310 fotoğraf makinesi, 2010’da Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alındı. Kumral’ın özenle biriktirdiği ve gözü gibi baktığı bu değerli parçalar, Fotoğraf Teknolojileri Müzesi’ne konuldu.

İğne deliği ile fotoğraf deneyimi

163 yıllık kamera başta olmak üzere körüklü fotoğraf makineleri, filmler ve yardımcı ekipmanların sergilendiği müzede, fotoğraf ve kameranın icadına yol gösterici olan “camera obscura” alanı da bulunuyor. Karanlık oda ya da kutu olarak bilinen bu görüntü üretme mekanizmasında vatandaşlara iğne ucu genişliğindeki delikten içeri giren ışıktan nasıl görüntü oluşturulduğu gösteriliyor.

Fotoğrafın ve fotoğraf makinelerinin tarihinin anlatıldığı bilgilendirici yazılar ile donatılan müzede, en yoğun ilgi de casus makinelere gösteriliyor. Bu bölümde en dikkati çeken ürün ise 1969 yapımı “Majestelerinin Gizli Servisinde (On Her Majesty’s Secret Service)” filminde James Bond’un kullandığı “Minox B”nin aynısı fotoğraf makinesi oluyor.

İlker Kumral’ın zengin koleksiyonu sergileniyor

SEKA Kağıt Müzesi Koleksiyon yöneticisi Arkeolog Salim Saraç, Fotoğraf Teknolojileri Müzesi’nin SEKA Kağıt Müzesi’nin matbaa bölümünde kurulduğunu söyledi. Müzede sergilenen fotoğraf makinelerinin İlker Kumral’ın koleksiyonu olduğunu ifade eden Saraç, “2010 yılında Büyükşehir Belediyemiz, İlker Kumral’dan fotoğraf makinelerini satın aldı. Zaten belediyemizin müze kurma fikri vardı. Bu fikri 2022 yılında faaliyete geçirdik” dedi.

“Depodaki vitrine, vitrindeki depoya koyarak sirkülasyon sağlıyoruz”

Müzede 310 fotoğraf makinesinin ve yardımcı ekipmanların sergilendiğini ifade eden Saraç, “Bir bu kadar da depoda ekipmanımız var. Farklı zamanlarda depodaki vitrine, vitrindeki depoya koyarak sirkülasyon sağlıyoruz. Toplamda bine yakın fotoğraf makinemiz bulunmaktadır. Müzemizde 1860 yılındaki körüklü fotoğraf makinelerinden başlayarak, 2011 yılındaki dijital makinelere kadar birçok eser var. Burada bunları kronolojik sıraya göre dizip, gelen insanlara makineler üzerinden fotoğrafın tarihini anlatıyoruz” diye konuştu.

“Hepsi gerçek”

Saraç, camekanlı alan içerisinde casus makinelerin de sergilendiğini kaydederek, “James Bond’un 1969 yılındaki filminde kullandığı casus makinenin bir benzeri de müzede sergilenmektedir. Minyatür makineler bölümümüz var. Özellikle Soğuk Savaş döneminde casusların kullandığı makineler var. Aslında literatürde minyatür makine diye geçer ama halk tarafından casus makineler diye bilinir. 20’ye yakın minyatür casus makineler var. Hepsi gerçek, kişilerce kullanılmış makinelerdir” ifadelerini kullandı.

“Film banyomuz bulunmaktadır”

Fotoğraf Teknolojileri Müzesi’nin pazartesi günleri hariç diğer günler 09.00-17.30 saatleri arasında ziyarete açık olduğunu belirten Saraç, “Ücretsiz hizmet vermektedir. Rehberlik turlarımız mevcuttur. Müzemizde ayrıca iğne deliği yani camera obscura bölümü bulunmaktadır. Ayrıca fotoğraf meraklıları için film banyomuz bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

“Türkiye’deki 3’üncü en büyük fotoğraf müzesi”

Salim Saraç, Kocaeli’de fotoğrafa ilginin yoğun olduğunu da vurgulayarak, “Kentte iki fotoğraf derneği var. Dernekler fotoğraf turlarında burayı özellikle kullanıyorlar. Vatandaşın da ilgisi güzel. İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin de ilgisi var. Müzemize Türkiye’deki 3’üncü en büyük fotoğraf makinesi müzesi diyebiliriz” dedi. – KOCAELİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kocaelide-fotograf-teknolojileri-muzesi-acildi/feed/ 0
İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğrencilerinin Gözünden İstanbul Sergisi https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-universitesi-ogrencilerinin-gozunden-istanbul-sergisi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-universitesi-ogrencilerinin-gozunden-istanbul-sergisi/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:27:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2326 İstanbul Ticaret Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü 1’inci sınıf öğrencilerinin objektifinden yansıyan ‘Gençlerin Gözünden Işık, Renk, Doku ve İstanbul’ konulu fotoğraf sergisi İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yeni Camii Hünkar Kasrı’nda sanatseverlerle buluştu. Sergide Galata Köprüsü’ndeki balıkçılardan mahalle esnaflarına, Boğaziçi’nden camiilere kadar İstanbul’un dokusunu oluşturan özgün fotoğraflar yer alıyor. Sanatseverler 28 Ocak tarihine kadar 10.00-19.00 saatleri arasında sergiyi ziyaret edebilecek. İstanbul’un tarihi ve modern mekanlarında çekilen 55 fotoğraf, ‘Gençlerin Gözünden Işık, Renk, Doku ve İstanbul’ adıyla İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yeni Camii Yeni Cami Hünkar Kasrı’nda sanatseverlerle buluştu. Sergi, İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim görevlisi ve fotoğraf sanatçısı Metin Yener’in hazırladığı proje çerçevesinde düzenlendi. Medya ve İletişim Bölümü 1’inci sınıf öğrencilerinin şehrin dokusuna yaptığı ışık ve renk yolculuğundan elde edilen fotoğraflarla hazırlandı. Serginin açılış töreni İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Yakup Köç, İstanbul Ticaret Odası Meclis ve Komite üyeleri, İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Nihat Alayoğlu, İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi Gazeteci Metin Yener ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşti. KURALAY: GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, ‘Bu mekan benim için çok ayrı bir anlam ifade ediyor. Bugün İstanbul Ticaret Üniversitesi olarak burada daha farklı bir anlam ve önem ifade ettiğinin altını çizmek istiyorum. Biraz önce fotoğrafların bir kısmını görme imkanım oldu, gerçekten çok güzel. Metin hocamı ve arkadaşları tebrik ediyorum. Yıllarca fotoğraf çekmiş bir kardeşiniz olarak söylüyorum İstanbul gerçekten güzel ama sizin objektifinizle daha güzel olmuş, tebrik ediyorum. Böyle güzel bir sergiye imkan verdiği için İTO’ya çok teşekkür ediyorum’ dedi. KÖÇ: İSTANBUL’UN ÇOK GÜZEL KARELERİNİ ÇEKMİŞLER İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Yakup Köç ise ?Ticaret Odası olarak biliyorsunuz ayda 1 defa Hünkar Kasrı’mızda çeşitli sergiler yapıyoruz. Dolayısıyla iş dünyası olarak sanata sanatçıya desteklerimizi biliyorsunuz, bugün bununla ilgili de bir aradayız. Bugün özel bir sergimiz var. Bugünün özelliği bir fotoğraf sergisi, Metin Yener hocam ve kıymetli öğrencilerimiz İstanbul’un çok güzel karelerini çekmişler. Emekleri ve çalışmaları için hepsine teşekkür ediyorum, sergimizin hayırlı olmasını diliyorum? ifadelerini kullandı. REKTÖR AVŞAR: MESLEKLE İLGİLİ KENDİLERİNİ GÖSTERME FIRSATI ELDE ETTİLER İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdülhamit Avşar da ?Önemli bir etkinlik, biz teoriyi uygulamayla güçlendirmeye yönelik bir eğitim modeli uyguluyoruz. Bu da Medya ve İletişim Bölümünde 1’inci sınıf öğrencilerinin İstanbul’da çektiği fotoğraflarından oluşan bir sergi. Tabii teorik eğitimin uygulamayla güçlendirilmesi çok önemli ama buna bir değer katılması da önemli. Biz öğrencilerimizin kadrajlarından İstanbul’u nasıl gördükleri o çerçeveye nasıl bir değer atfettiklerini de onlara anlattırmak istedik, bu fotoğraf sergisi öyle ortaya çıktı. Bu öğrenciler için çok büyük bir heyecan. Daha 1’inci sınıftalar hemen meslekle ilgili kendilerini gösterme fırsatı elde ettiler. Bu tip projelerimiz devam edecek. Özellikle Cumhuriyet’in 100’üncü yılı kapsamında bir projemiz daha var. Yine öğrencilerimiz yoluyla hayata geçirmek istediğimiz bir sergi. Burada bizim Metin Yener hocamızın çok önemli bir rolü var, uluslararası ödüllü bir gazeteci ve bizim öğretim görevlimiz. Onun katkısı çok büyük? diye konuştu. YENER: İSTANBUL’UN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ AKTARMAYA ÇALIŞTIK İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi Gazeteci Metin Yener ise ?Bu serginin en önemli özelliği 4 ay gibi kısa bir sürede 1’inci sınıf öğrencilerine sahada eğitimle fotoğraf çekme konusunu ilerlettik ve bu aşamaya getirdik. Güzel bir sergi oldu, öğrenciler en azından sahada pratikle bu işi becerdi. Çok daha iyi şeylere imza atacaklarına inanıyorum. İstanbul’un görünmeyen yüzünü aktarmaya çalıştık ve gençlerimize İstanbul’u tanıtmış olduk. Bu fotoğraflar sayesinde birçok insanın İstanbul’u merak edip gezeceklerine eminim. O yüzden önemli bir sergi diye düşünüyorum. Herkese de tavsiye ediyorum, gelsinler? ifadelerini kullandı. YILMAZ: GENÇLERİN GÖZÜNDEN GÖRMELERİ GEREKEN ŞEYLER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM İstanbul Ticaret Üniversitesi Medya ve İletişim 1’inci sınıf öğrencisi Utku Yılmaz da ?Buradaki eserler 55 fotoğraftan oluşan medya bölümü öğrencileri tarafından çekilmiş fotoğraflar. Hepsinde büyük emek var. Benim fotoğraflarımdan bir tanesi Cumhuriyet’in 100’üncü yılında çekilmiş bir fotoğraf, Türk bayrakları iki tane hanımefendiyi çektim, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl coşkusunu hissettirmek istedim. Diğer fotoğraflarım da biri Ayvansaray’da camiden çıkan amcamızın fotoğrafını çektim. Olayın doğallığı ve perspektifle birleşmiş bir fotoğraftı o da. Bir diğeri de arkadaşımın modelliğini üstlendiği bir fotoğraf. Ziyaretçilere tavsiyem hepsini tek tek incelesinler gerçekten gençlerin gözünden görmeleri gereken şeyler olduğunu düşünüyorum? dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-ticaret-universitesi-ogrencilerinin-gozunden-istanbul-sergisi/feed/ 0
Evine davet ettiği kız öğrencisine cinsel istismarda bulunan öğretmenden pişkin savunma https://www.kanal7haber.com.tr/evine-davet-ettigi-kiz-ogrencisine-cinsel-istismarda-bulunan-ogretmenden-piskin-savunma/ https://www.kanal7haber.com.tr/evine-davet-ettigi-kiz-ogrencisine-cinsel-istismarda-bulunan-ogretmenden-piskin-savunma/#respond Sun, 24 Dec 2023 21:12:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1331 Bursa’da yabancı dil öğretmeni olarak çalıştığı özel okuldaki 14 yaşındaki kız öğrencisini evine davet edip cinsel istismarda bulunan S.Y.’nin 25 yıla kadar hapsi isteniyor. S.Y., öğrencisinin kendisine gönderdiğini iddia ettiği cinsel içerikli mesaj, fotoğraf ve görüntülerin suç olduğunu bilmediğini söyledi. S.Y, “Mesaj ve görüntülerin suç olduğunu bilmiyordum. Bilsem hemen silerdim” dedi.

EVİNE DAVET EDİP İSTİSMARDA BULUNDU

Bursa’da, özel bir okulda yabancı dil öğretmenliği yapan S.Y., sınavından 100 puan alan öğrencilerine, ödül olarak kahve ısmarlama sözü verdi. Bunun üzerine S.Y., 16 Haziran’da sınavından tam puan alıp verdiği sözü hatırlatan kız öğrencisi Ö.K.’yi, evine davet etti. Eşinden boşanan öğretmen S.Y., birlikte kahve ve şarap içtiği öğrencisine cinsel istismarda bulundu. Öğretmen ile kendisinden 24 yaş küçük olan öğrencisi arasındaki iletişim daha sonra cep telefonu ile cinsel içerikli mesaj, fotoğraf ve kamera görüntülerinin gönderilmesiyle devam etti.

CİNSEL İÇERİKLİ FOTOĞRAF GÖNDERMİŞLER

Kızının hareketlerinden şüphelenen ailesi, cep telefonunu alıp konuştuğu kişileri ve telefonunun fotoğraf galerisini inceledi. Aile, kızlarının öğretmeni S.Y. ile ilişkisi olduğunu, birbirlerine cinsel içerikli fotoğraflar gönderdiğini belirledi. Ö.K.’nin telefonundan S.Y.’ye mesaj atan aile fertleri, bir kafede buluşma istedi. Belirlenen kafeye kızlarıyla giden aile burada bekleyen öğretmen ile önce tartıştı sonra kavga etti. Yaşanan arbedenin ardından aile bireyleri öğretmenin otomobilinin camlarını kırıp lastiklerini patlattı.

“BANA YAŞINI SÖYLEMEDİ”

Ailenin şikayeti üzerine gözaltına alınan S.Y., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcılık soruşturması sonunda hakkında, Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, ‘çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçlarından 9,5 yıl ile 22 sene arasında hapis cezası istemiyle dava açılan S.Y., savunmasında, “Olayların bu noktaya geleceğini düşünmedim. Çok büyük hata yaptım. Pişmanım. Ayrıca kendisinin 15 yaşından büyük 16 yaşlarında olduğunu sanmıştım. Bana yaşıyla ilgili hiçbir şey söylememişti” dedi.

“İLİŞKİDE ZORLAMA YOK”

S.Y.’nin avukatı Sedat Gülen de müvekkilinin, öğrencisinin yaşını bilmesinin mümkün olmadığını belirtip, “Müvekkilim, Ö.K.’nin yaşı konusunda hataya düşmüştür. 16 yaşında olduğunu bilerek hareket etmiştir. 14 yaş 11 aylık olan Ö.K’nİn, öğretmenine göndermiş olduğu fotoğraflarda 15 yaşından büyük gösterdiği açıktır. Ayrıca bu ilişkide zorlama yoktur. Müvekkilim sadece bir aylık bir süreyle ilgili olarak yüklenen suçtan yargılanmaktadır. Eğer bu bir aylık süre de geçmiş olsaydı rıza da olduğundan ortada suç olmayacaktı” diyerek beraatini talep etti.

“SUÇ OLDUĞUNU BİLSEM FOTOĞRAFLARI SİLERDİM”

Yargılanmasına devam edilen S.Y. hakkında, savcılıkça, cep telefonunda bulunan cinsel içerikli mesaj, fotoğraf ve görüntülerle ilgili olarak başlatılan soruşturma da tamamlandı. Soruşturma sonunda, cep telefonunda kız öğrencisine ait cinsel içerikli mesaj, görüntü ve fotoğraflar bulunan tutuklu sanık hakkında, genel ahlaka karşı suçlar kapsamındaki ‘müstehcenlik’ suçundan 2,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle de dava açıldı. Dosya, Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davayla birleştirilirken, ikinci duruşmada savunma yapan S.Y., “Bana bu fotoğrafları kendisi gönderdi. Ben bu görüntülerin cep telefonunda kayıtlı kalmasının suç olduğunu bilmiyordum. Bilsem silerdim. Ben, evde sürekli olarak bayılan hasta annem ve babama bakmak zorundayım. Çok üzülüyorum. Bu nedenle tutuksuz olarak yargılanmamı talep ediyorum” diye konuştu.

25 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ

Sanık avukatı Sedat Gülen de müvekkilinin, öğrencisine ait görüntü ve fotoğraflarını, cep telefonunda tutmasının suç olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek, ayrıca bu fotoğraf ve görüntüleri öğrencisinin kendi rızasıyla gönderdiğine dikkat çekti.

Duruşmada mütalaa veren savcı, tutuklu sanık S.Y.’nin, ‘çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘müstehcenlik’ suçlarından toplam 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını isterken, tutuklu sanığın tahliye talebini reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/evine-davet-ettigi-kiz-ogrencisine-cinsel-istismarda-bulunan-ogretmenden-piskin-savunma/feed/ 0