Güven – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Thu, 01 Aug 2024 21:24:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Siirt’te güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi https://www.kanal7haber.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:24:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10846 Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya başkanlığında Siirt Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezinde güvenlik ve asayiş toplantısı gerçekleştirildi.

Vali Kızılkaya başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi. Terörle mücadele, asayiş operasyonları ve gümrük kaçağıyla mücadele konularında yapılan çalışmalar paylaşıldı. Vali Kızılkaya, valiliğin resmi sosyal medya hesabından canlı yayınlanan toplantıda, ilin genel durumu ve son bir ayda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vali Kızılkaya, halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütleri olmak üzere, suç örgütlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını belirterek, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek mahalli idareler genel seçimlerinde vatandaşların huzur ve güven içinde hiçbir baskı ve yönlendirmeye maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle oy kullanmalarının tesisi için her türlü güvenlik tedbirini aldıklarını aktardı.

Seçimlerin kente yakışır bir olgunlukta, huzur ve güven ikliminde geçmesini dileyen Kızılkaya, “Şubat ayı içerisinde terörle mücadele şube müdürlüğü ekiplerince 13 operasyon gerçekleştirilmiş, el yapımı patlayıcı düzeneği, antitank roket mühimmatına tuzaklanmış şekilde bulunarak imha edilmiştir. Sosyal medyada terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 5 kişi yakalanmış, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 1 şahıs hakkında aranıyor kaydı çıkarılmıştır. PKK/KCK ve FETÖ terör örgütlerine üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından aranan 4 kişi yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Narkotik suçlarla mücadele şube müdürlüklerince yapılan çalışmalarda 7 kilo 417 gram esrar ile bir miktar metamfetamin, kenevir tohumu, 22 uyuşturucu nitelikte hap ve 17 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi, 35 şüpheli hakkında işlem yapıldı” dedi.

Asayiş operasyonlarına ilişkin çalışmalara da değinen Kızılkaya, 33 kişi hakkında adli işlem yapıldığını belirtti. Vali Kızılkaya, “Gümrük kaçağı 8 bin 975 paket sigara, 14 bin dolu makaron, 34 cep telefonu, kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı, 5 ruhsatsız tabanca ve şarjörü, Kalaşnikof tüfek, 130 Kalaşnikof fişeği, 50 tabanca fişeği, 2 dedektör, 6 kazı malzemesi ele geçirilmiştir. Aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonlarda yıl içerisinde yakalanan 217 şüphelinin 69’u tutuklandı. Geçmiş yıllarda meydana gelen faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yılın ilk 2 ayında yapılan çalışmalarda 16 faili meçhul olay aydınlatılmıştır. Siber suçlarla mücadele şube müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarda da terör örgütü propagandası yapan 111 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Yasa dışı 367 sitenin kapatılma işlemi yapıldı. Meydana gelen 42 siber olayından 31’i aydınlatıldı. Ülkeye yasa dışı yollarla giren 1 organizatör 21 göçmen yakalandı” ifadelerini kullandı.

İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-29 Şubat’ta il merkezi ve ilçelerde gerçekleşen 239 olayın 168’inin aydınlatıldığını aktaran Kızılkaya, 5 hırsızlık olayına ilişkin 7 şüphelinin yakalandığını bildirdi.

Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 142 kişinin yakalandığını, 54 kişinin tutuklandığını aktaran Vali Kızılkaya, 33 bin 360 aracın denetlendiğini, 12 sürücü belgesinin geri alındığını, 57 aracın trafikten men edildiğini, trafik kurallarını ihlal eden bin 408 sürücüye ceza uygulandığını belirtti.

Toplantıya, 3. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Gaffar Gören, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Vali Yardımcısı Abdulhamit Mutlu, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kaymakamlar ve güvenlik birimlerinin yetkilileri katıldı. – SİİRT

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/siirtte-guvenlik-ve-asayis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz” https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-irak-sinirlarimizi-guven-altina-alacak-cemberi-tamamlamak-uzereyiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-irak-sinirlarimizi-guven-altina-alacak-cemberi-tamamlamak-uzereyiz/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:45:27 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10802 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. İnşallah bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız. Türkiye’yi güney sınırları boyunca kuracağı bir teröristanla dize getireceğini düşünenlere yeni kabuslar yaşatacak hazırlıklarımız var” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası millete sesleniş konuşması gerçekleştirdi. Bir önceki Kabine Toplantısı sonrası gerçekleştirdiği programları hatırlatan Erdoğan, BAE ve Mısır ziyaretlerinin verimli geçtiğini aktardı. Gerek yaralıların ülkemize sevkinde gerekse Gazze’ye gönderilen insani yardımların ulaştırılmasında Mısır’ın ciddi destekleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı bu konuları istişare etmek üzere Türkiye’de ağırlayacaklarını aktardı.

“31 Mart’ın da bir demokrasi şöleni havasında geçmesini sağlamakta kararlıyız”

Seçim sürecinde 50 ilde vatandaşlarla buluşmayı planladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakanlıklarımız ve kurumlarımız, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin güven içinde geçmesi için gerekli hazırlıkları yaptılar. Yargı ile birlikte seçimin güven içinde sonuçlanması bizim görevimizdir. Her seçim gibi 31 Mart’ın da bir demokrasi şöleni havasında geçmesini sağlamakta kararlıyız. Seçim sonuçlarının şimdiden milletimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Deprem bölgesinde 46 bin konut ve köy evini hak sahiplerine teslim ettiklerini, yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edeceklerini söyleyen Erdoğan, kendi evini yapmak isteyenlere de her türlü kolaylığı sağlayacaklarını dile getirdi.

“Bu yaz Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturacağız”

Terörle mücadele konusunda da önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak sınırlarımızı güven altına alacak çemberi tamamlamak üzereyiz. İnşallah bu yazın Irak sınırlarımızla ilgili meseleyi kalıcı olarak çözüme kavuşturmuş olacağız. Bölgedeki herkesi kendilerine de açıkça söylediğimiz güvenlik stratejimize saygılı olmaya davet ediyoruz. Aksi takdirde ortaya çıkacak gerilimlerin sebebi kendileri olacaktır” diye konuştu.

“Türkiye’yi güney sınırları boyunca kuracağı bir teröristanla dize getireceğini düşünenlere yeni kabuslar yaşatacak hazırlıklarımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve milletimizin terörle mücadele hususundaki kararlılığını hala anlayamamış olanlara bu gerçeği kabul ettirene kadar şartları zorlamaktan geri durmayacağız” ifadelerini kullandı.

“Bugün Filistinliler için reva gördükleri cinayet ve hırsızlık eylemleri yarın kendilerine uygulandığında bu ülkelerin ve halklarının kimseden yardım isteyecek yüzleri kalmayacaktır”

Türkiye’nin Filistin için elinden geleni yapmaya devam edeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak diplomatik girişimlerimizle, insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimize yardım etmeye çalışıyoruz. Türkiye, Filistin için elinden geleni yapmaktadır ve yapmaya da devam edecektir. Ancak sorunun çözümü uluslararası düzeyde etkin ve kararlı bir anlayış birliğinin sağlanmasından geçiyor. İslam aleminin tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi yekvücut olmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Bu vahşete engel olması gerekenlerin nasıl felç edildiğini anlatmaya gerek bile yok. Filistin topraklarında 2. Dünya Savaşı’ndan beri süren sistematik gasp eylemlerini meşrulaştıran hiçbir ülkenin ve halkın geleceği güvende olmayacaktır. Gazze’de temeli atılacak ilk Yahudi yerleşim binası, tek başına bu vahşetin sebebinin başka hiçbir şey değil, sadece hırsızlık, ahlaksızlık, onursuzluk olduğunu göstermeye yetecektir. Bugün Filistinliler için reva gördükleri cinayet ve hırsızlık eylemleri yarın kendilerine uygulandığında bu ülkelerin ve halklarının kimseden yardım isteyecek yüzleri kalmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayii ihracat rakamları

“Geçtiğimiz 21 yılda her alanda çok mesafe kat ettik ama henüz gerçekten kendimizi rahat ve güvende hissedeceğimiz yerde değiliz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başlattığımız projelerin sonuçlanması ve onları takip edecek programların hayata geçmesi için biraz daha vakte ihtiyacımız var. O günleri de hep birlikte göreceğiz. Önceki hafta ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren beşinci nesil savaş uçağımız KAAN vesilesiyle savunma sanayiinde geldiğimiz yer ülkemizde ve dünyada epeyce konuşuldu. KAAN başta olmak üzere savunma sanayii hamlelerimiz Antalya Diplomasi Forumu’nda da muhataplarımızın gündemindeydi. Bugün bu başarı hikayesinin ihracatımıza olan etkisi üzerinde durmak istiyorum. Bilindiği gibi savunma sanayiinde son 21 yılda büyük aşamalar kaydeden Türkiye, bu sayede sektörde yüzde 20’lerde olan yerlilik oranını yüzde 80’ler üzerine taşımıştır. Öyle ki, 850’yi aşkın yerli savunma sanayi projesi ve 90 milyar dolarlık proje büyüklüğüyle bu alanda kendi kendine yeterliliği en yüksek ülkelerden biri haline geldi. Sahip olduğumuz yüksek teknoloji ürünlerini dost ve müttefik ülkelerle de paylaşarak savunma ihracatımızı 10 yılda yaklaşık dört buçuk kat arttırdık. Geçtiğimiz yıl dünyanın 185 ayrı ülkesine 230 çeşit savunma sanayii ürünü satarak 5 buçuk milyar dolarlık ihracat yaptık. Sahip olduğumuz kara, deniz, hava savunma platformlarıyla kardeş ülkelerin ordularının ihtiyaçlarına cevap vererek Türkiye’nin bölgesel ve küresel gücüne katkıda bulunduk. Savunma sanayi üretimimizi deprem bölgesine de yayarak hem bu alandaki gücümüzün artmasını sağlamayı hem de şehirlerimizin hızla ayağa kalkmasına destek olmayı amaçlıyoruz. Savunma sanayii ihracatında dünyadaki yerimize baktığımızda karşımıza çıkan fotoğraf şu şekilde; TB2, Akıncı, Anka ve Aksungur silahlı insansız hava araçlarımız ile SİHA teknolojisinde dünyada ilk üç ülkesi arasında SİHA ihracat liginin de zirvesinde yer alıyoruz. Bugüne kadar 50 ülkeyle 770 adet insansız hava aracı için sözleşme imzaladık. Sadece geçtiğimiz yılın İHA ihracat tutarı 1,8 milyar dolardır. 2024 yılının ilk iki ayında savunma ve havacılık sektöründe 633 milyon dolarlık ihracat rakamıyla yeni bir rekor kırdık. Kara araçlarında bir dünya markasına dönüşen savunma sanayiimiz her kıtadan 40 ayrı ülkeye yaklaşık 4 bin 500 adet 4×4, 6×6 ve 8×8 taktik tekerlekli araç ihracatı yapıldı. Geçtiğimiz yıl kara araçları ihracatımız 500 milyon doları buldu. Mühimmat ve füze sistemlerinin her çeşidinde, tasarımda, geliştirilmesinde ve üretiminde ilk sıralarda yer alıyoruz. Deniz araçlarında kendi kuvvetini, kendi Anadolu gemisini üreten Türkiye, bu gemileri kendi radarlarıyla, sensörleriyle, muhabere sistemleriyle, füzeleriyle ve torpidolarıyla donatıyor. Şirketlerimiz iki ülkeyle 6 adet korvet inşası için sözleşme imzalayarak ihracat yolunda hızlı bir giriş yaptı. Ayrıca ürettiğimiz tank çıkarma gemisi, havuzlu çıkarma gemisi, karakol botları, hızlı müdahale botları ve lojistik destek gemisi gibi platformlarında 10 ülkeye 140 adet ihracat gerçekleştirdik. Yerli tasarım ve üretimimiz, Atak taarruz helikopterlerimizden Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterindekilerin yanında Uzak Doğu ve Afrika ülkelerine 8 adet de ihraç edildi” dedi.

“Gelirimizin 1,1 trilyon doların ve kişi başına milli gelirimizin 13 bin doların üzerine çıkması fevkalade sevindirici bir gelişmedir”

Geçen yıl asrın felaketi 6 Şubat depremleri ve seçime rağmen ekonominin yüzde 4,5 gibi dünyada eşine az rastlanır bir oranla büyümeyi sürdürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyümenin yaklaşık yarısının yatırımlardan kaynaklanması ayrıca önemlidir. Gelirimizin 1,1 trilyon doların ve kişi başına milli gelirimizin 13 bin doların üzerine çıkması fevkalade sevindirici bir gelişmedir. Satın alma paritesine göre dünyanın en büyük 11. ekonomisi haline gelen Türkiye kısa vadeli kazanımlar yerine uzun vadeli kalıcı refah artışlarına odaklanarak yoluna devam edecektir. İktidarları döneminde her yıl ortalama 700 bin istihdam artışı sağlamış bir yönetimdir. İstihdamdaki başarı hikayemizi geçtiğimiz yıl 855 bin yeni istihdam artışıyla sürdürdük. İşsizlik oranını yüzde 9,4 ile son on yılın en düşük seviyesini ifade eden tek haneli rakamlara düşürdük. Hatta bu oran 2023 yılının Aralık ayında yüzde 8,8 olarak gerçekleşti. Enflasyonla mücadelemizde ise henüz istediğimiz yere gelmedi. Ama daha önce ülkemizi enflasyondan nasıl kurtardıysak inşallah bu defa da aynı başarıyı sergileyeceğiz. Enflasyon beklentilerinin giderek düşmesi, mücadelemize olan inancın işaretidir. Aynı şekilde cari açıktaki düşüş sürüyor. Bu yılın ilk iki ayında cari dengede 13 milyar doların üzerinde iyileşme sağladık. Geçtiğimiz yılı 54 buçuk milyar dolarla kapattığımız turizmde bu yılki hedefimiz 60 milyar dolar. Tabii tüm bu programları uygularken hep olduğu gibi mali disiplinden asla taviz vermiyoruz. Kalıcı fiyat istikrarını sağlayacak yapısal dönüşümü hızlandıracak afetlere karşı güvenli şehirler oluşturma çabalarımıza kaynak oluşturacak bir anlayışla maliye politikalarımız yönetmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ülkenin risk priminin düşmesinin, borçlanma maliyetlerinin azalmasının yatırımcıların ilgisinin artmasının, derecelendirme kuruluşlarının notlarının olumluya dönmesinin, yaklaşık 132 milyar dolarlık döviz rezervine sahip olunmasının, ekonomi programlarının doğru yolda ilerlediğini gösterdiğini kaydeden Erdoğan, “Bu vesileyle şu hususun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Cumhuriyet tarihimizin en büyük demokrasi ve kalkınma adımlarını atarken en olumlu gelişmeleri, çalışanlarımızın, emeklilerimizin dezavantajlı kesimlerin hayatlarıyla evet gerçekleştirdik. Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin bugünkü sıkıntılarına gözlerimizi kapamamız mümkün mü? Elbette yaşanan sıkıntıların farkındayız. Geçtiğimiz günlerde emekli maaşlarına şu kadar zam Yapacağız diyen muhalefetin nasıl boş konuştuğunu örnekleriyle anlattık. Sözü edilen artışları ülkenin tüm yatırımlarını durdursak, eğitim veya sağlık harcamalarının tamamını buraya aktarsak kamu görevlilerine maaş vermese bile karşılayamıyoruz. Bu demek değil ki çalışanlarımızı ve emeklilerimizi hayat pahalılığının pençesine terk edeceğiz. Tam tersine enflasyonu yenerek, büyümeyi sürdürerek, milli gelirimizi artırarak milletimizi güçlendirerek her meselemizi çözdüğümüz gibi çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelirlerini de artıracağız. Türkiye Yüzyılı’nın emektarları başta olmak üzere hiçbir insanımızı darda bırakmayacak, göz göre göre sıkıntı çekmesine müsaade etmeyeceğiz. Milletimizden bize güvenmeyi, inanmayı sürdürmesini, destek ve dualarını bizden esirgememesini, özellikle istirham ediyorum” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-irak-sinirlarimizi-guven-altina-alacak-cemberi-tamamlamak-uzereyiz/feed/ 0
Macaristan Dışişleri Bakanı: Antalya Diplomasi Forumu Batı Avrupa’nın olmadığı bir BM Genel Kurulu gibi https://www.kanal7haber.com.tr/macaristan-disisleri-bakani-antalya-diplomasi-forumu-bati-avrupanin-olmadigi-bir-bm-genel-kurulu-gibi/ https://www.kanal7haber.com.tr/macaristan-disisleri-bakani-antalya-diplomasi-forumu-bati-avrupanin-olmadigi-bir-bm-genel-kurulu-gibi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:42:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10290 Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Antalya Diplomasi Forumu’na (ADF) ilişkin, “Bu Batı Avrupa’nın olmadığı bir Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu gibi.” dedi.

Szijjarto, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2024’te, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

ADF’ye ilk kez iştirak ettiğini ancak buraya daha önce katılan mevkidaşlarından övgü dolu sözler duyduğunu dile getiren Szijjarto, “Bu Batı Avrupa’nın olmadığı bir BM Genel Kurulu gibi.” dedi.

Szijjarto, tüm kıtalardan çok sayıda ülke temsilcisinin katıldığı ADF’nin etkili şekilde ikili görüşmeler yapma imkanı tanıdığını vurgulayarak, “Dünyayla buluşmak için tüm dünyayı dolaşmak zorunda kalmıyoruz.” ifadesini kullandı.

Avrupa dış politikasının Ukrayna’daki savaşa “indirgenmiş durumda” olması nedeniyle bugünlerde özellikle Avrupa’da dünya diplomasisinin olumsuz bir terim haline geldiğini dile getiren Szijjarto, “Avrupa kıtasında bir savaş psikolojisi var. Bu tartışmalarda diplomasiden, barıştan bahsettiğinizde ya (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in ajanı, Rusların dostu ya da Kremlin’in propagandacısı olarak görülüyorsunuz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Szijjarto, ADF gibi etkinliklerin diplomasinin “yeniden doğmasına” yardımcı olacağını umuyor

Szijjarto, Ukrayna’daki savaşın komşusu olarak diplomasinin “yeniden doğmasına” özellikle ilgi duyduklarını, ADF gibi etkinliklerin bu konuda yardımcı olacağını umduklarını kaydetti.

Türkiye ile Macaristan arasında saygı ve güvene dayanan bir ilişkinin bulunduğunu belirten Szijjarto, saygının uluslararası politikada temel eksiklik olduğunu ifade etti.

Szijjarto, 2023’te iki ülke arasında 4 milyar dolarlık ticaret hacmi rekoru kırıldığını hatırlatarak, geçen sene imzalanan doğal gaz sevkiyatına ilişkin anlaşmaya dair, bu yılın ikinci çeyreğinde Macaristan’ın, Türkiye’nin gaz ihraç ettiği komşusu olmayan ilk ülke olacağını söyledi.

Bakan ayrıca iki ülke arasındaki uçuşların sıklaştırılması için de çalıştıklarını belirtti.

“Hem AB hem de NATO’da, bulunduğumuz tüm örgütlerde genişleme yanlısı bir ülkeyiz”

Macaristan Ulusal Meclisinin, İsveç’in NATO’ya katılmasına ilişkin anlaşmayı onaylaması hakkında Szijjarto, İsveç ve Macaristan arasında güven eksikliği olduğunu ve bunun da İsveçli politikacılar tarafından yaratıldığını ancak görüşmelerin ardından kaybolan güven ortamının tekrar tesis edildiğini kaydetti.

Szijjarto, “Biliyorsunuz hem AB hem de NATO’da, bulunduğumuz tüm örgütlerde genişleme yanlısı bir ülkeyiz. Ne kadar çok olursak o kadar güçlü olacağımıza inanıyoruz. Bu durumda jeopolitik perspektiften bakıldığında, İsveç katılmak istiyorsa katılmalarına izin vermemiz gerektiği açıktı.” diye konuştu.

“Güçlü Amerikan liderliği yoksa büyük güvenlik krizlerinin üstesinden gelinemez”

Bakan Szijjarto, Ukrayna’daki savaşa ve Gazze’deki duruma ilişkin şunları kaydetti:

“Güçlü Amerikan liderliği yoksa büyük güvenlik krizlerinin üstesinden gelinemez. Eminim ki Başkan (Donald) Trump 2020’de tekrar seçilmiş olsaydı, güvenlikle ilgili her iki kriz de çoktan çözülmüş olurdu. Dolayısıyla Ukrayna açısından bakıldığında Başkan Trump’ın barışı sağlayabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca birkaç yıl önce “Abraham Anlaşmaları” adlı girişimiyle oldukça başarılı olduğu gibi Orta Doğu’daki güvenlik durumunun iyileştirilmesine de katkıda bulunabileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla bizim için en önemli şey, bu çatışmanın diğer ülkelere de yayılmasından kaçınılması gerektiğidir.”

Szijjarto, Gazze’deki “çatışmanın” diğer ülkelere sıçraması durumunda bunun bölgesel bir savaşla sonuçlanacağını savundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/macaristan-disisleri-bakani-antalya-diplomasi-forumu-bati-avrupanin-olmadigi-bir-bm-genel-kurulu-gibi/feed/ 0
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bosna Hersek’te Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrara sağladığı katkıları vurguladı https://www.kanal7haber.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-bosna-hersekte-turkiyenin-bolgesel-guvenlik-ve-istikrara-sagladigi-katkilari-vurguladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-bosna-hersekte-turkiyenin-bolgesel-guvenlik-ve-istikrara-sagladigi-katkilari-vurguladi/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:27:26 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9024 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Türkiye Cumhuriyeti artık bölgesinde huzur, güven ve istikrarın merkezi olarak gıpta ile takip edilmekte, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri, barış ve istikrara sağladığı katkılar ile müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmezi olmaktadır.” dedi.

Güler, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da bulunan Avrupa Birliği Barış Gücü Misyonu (EUFOR) Türk Temsil Heyeti Başkanlığını ziyaret etti.

Başkentteki Butmir Kışlası’na gelen Güler’i, Türk Temsil Heyeti Başkanı Albay Oğuzhan Pehlivan karşıladı.

Burada görev yapan Türk askerlerine hitap eden Bakan Güler, gerginliklerin çatışmalara, savaşlara dönüştüğü, uluslararası sınamaların üst seviyeye ulaştığı, bu bağlamda politik dengelerin de yeniden inşa edildiği bir süreci yaşadıklarını söyledi.

Hassas bir dönemden geçildiğini dile getiren Güler, şöyle konuştu:

“Ülkemiz, bulunduğu jeopolitik konumu itibarıyla bölgesel ve küresel gelişmelerin merkezinde yer almaktadır. Cumhurbaşkanı’mızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda askeri ve diplomatik alanda önemli atılımlar yapan ülkemiz, bölgesinde ve dünyada oyun kurucu bir rol üstlenmeye başlamış, uluslararası konumunu daha da güçlendirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti artık bölgesinde huzur, güven ve istikrarın merkezi olarak gıpta ile takip edilmekte, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri, barış ve istikrara sağladığı katkılar ile müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmezi olmaktadır.”

Balkanlar’da barış, güvenlik ve istikrarın korunmasına büyük önem verdiklerini aktaran Bakan Güler, “Köklü dostluk ve kardeşlik bağlarımız bulunan ve Balkanlar’daki önemli ortaklarımızdan biri olan Bosna Hersek ile de yakın işbirliği içerisindeyiz, bu bağlarımızın bir tezahürü olarak Bosna Hersek ile ilişkilerimize, başta savunma ve güvenlik olmak üzere her alanda güçlendirerek devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“Kültür, eğitim, sağlık ve sosyal projeleriyle, kardeş Bosna Hersek halkının yanında oluyoruz”

Milli Savunma Bakanı Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1994 yılından itibaren Bosna Hersek’te çeşitli misyonlara katkı sunduğunu, EUFOR kapsamında barışı destekleme ve koruma görevini başarıyla sürdürdüğünü kaydetti.

Türkiye’nin, EUFOR Althea Gücü Misyonuna başlangıcından itibaren en çok katkı sağlayan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Güler, “Saraybosna’daki çok uluslu tabura tahsisli birliğimizin yanı sıra farklı şehirlerdeki irtibat ve izleme timlerimiz ile bölgenin güvenlik ve huzurunun sürdürülmesine de önemli katkılar sunuyoruz. Aynı zamanda, Bosna Hersek Silahlı Kuvvetlerine muhtelif alanlarda destek sağlarken Bosna Hersekli askeri personele de Türkiye’de çeşitli eğitimler veriyoruz. Ayrıca, burada faaliyet gösteren diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde hayata geçirdiğimiz kültür, eğitim, sağlık ve sosyal projeleriyle kardeş Bosna Hersek halkının yanında oluyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin asırlardır ortak değerlerinin bulunduğu Bosna Hersek’teki varlığının ülke halkına da güven verdiğini, görev yapan Türk askerinin kendilerine duyulan sevgi ve güvene layık olmak için ay yıldızlı bayrağı gururla dalgalandırdığını, Türkiye’yi en güzel şekilde temsil ettiğini söyledi.

Güler, kendisinin de 1994-1995 yıllarında komutan yardımcılığını yapmaktan büyük bir gurur ve onur duyduğu Bosna Hersek’teki unsurlarının, özverili ve başarılı faaliyetlerini büyük bir memnuniyetle takip ettiğini aktardı.

Türk askerinin sahip olduğu üstün nitelik ve kabiliyetlerin, aynı yerde işbirliği yaptıkları diğer ülkelerin personelleri tarafından da yakından takip edildiğini belirten Güler, “Ülkemizin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin, uluslararası arenada saygınlığını ve itibarını temsil etme görevi, Bosna Hersek özelinde sizlere de emanet edilmiştir. Sahip olduğunuz değerler ile aldığınız eğitim ve kurslar, sizlere tevdi edilen vazifenin altından rahatlıkla kalkmanıza imkan verecektir. Bu vesileyle bugüne kadar gösterdiğiniz yoğun gayret ve özveri için hepinize teşekkür ediyorum.”

Güler, ziyaret kapsamında EUFOR Komutanı Tümgeneral Laszlo Sticz ve NATO Saraybosna Komutanı Tuğgeneral Pamela Mcgaha ile de görüştü.

Ziyaretlerde Bakan Güler’e, Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Sadık Babür Girgin de eşlik etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-bosna-hersekte-turkiyenin-bolgesel-guvenlik-ve-istikrara-sagladigi-katkilari-vurguladi/feed/ 0
Merkez Bankası Kripto Para Piyasalarıyla İlgili Regülasyon Çalışmalarını Sürdürüyor https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:36:45 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6492 Merkez Bankasının hazırlık çalışmalarını sürdürdüğü kripto para piyasalarıyla ilgili regülasyon (düzenleme) yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Yatırımcıların dört gözle beklediği düzenlemeyle ilgili konuşan Bahçeşehir Üniversitesi BlockchainIST Center Direktörü Dr. Öğr. Üyesi Bora Erdamar’a göre bu düzenlemeyle Thodex benzeri dolandırıcılıkların önüne geçilecek, piyasaya güven ve yatırımcı gelecek.

Finansal teknoloji sektörünün enstrümanlarından kripto paralar, ülkemizde de milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Kripto para piyasaları her geçen gün daha fazla büyürken, Merkez Bankası ve SPK başta olmak üzere düzenleyici kurumlar bu konuyla ilgili uzun süredir regülasyon çalışması yapıyor. Kripto para piyasalarının aktörleri ve yatırımcıların bir süredir beklediği düzenlemelerin ne getireceği merak konusu olurken Bahçeşehir Üniversitesi BlockchainIST Center Direktörü Öğr. Üyesi Dr. Bora Erdamar, beklenen düzenleme ve ülkemizdeki kripto para piyasalarının geleceğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye pazarına girmek için fırsat kolluyorlar

Erdamar, ülkemizde şu ana kadar yaklaşık 25 milyon kişinin kripto para piyasalarında işlem yaptığını belirterek şu ifadelere yer verdi: “Bu veriye baktığımızda gelişmiş ülke ortalamalarının çok üzerinde bir ilgi görüyoruz. Genç nüfusumuzun yüksek olmasının ve Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olarak yeni teknolojilere çok açık olmasının bu duruma büyük etkisi var. Bu nedenle dünyadaki kripto para projelerinin, alım satım platformlarının ve yatırımcıların Türkiye pazarına giriş yapmak için fırsat kolladığını, bunun yollarını aradığını ve bir yol haritasına ihtiyaç duyduklarını biliyoruz. Türkiye genel olarak bu alandaki ilk 7 ülkeden birisi durumundadır.”

‘Regülasyon, Thodex ile gündeme geldi’

Ülkemizde kripto paraya olan ilginin, bazen ne yazık ki bilinçsiz yatırım ve dolandırıcılıklara sebep olduğunu vurgulayan Erdamar, düzenleme kararının özellikle binlerce kişinin mağdur olduğu Thodex olayından sonra gündeme geldiğini söyledi. “Tekrar böyle bir vakanın yaşanmaması için nasıl düzenlemeler yapmalıyız?” sorusunun konunun özü olduğunu vurgulayan Erdamar, Thodex olayı sürecinin aslında tehlike çanlarıyla birlikte geldiğini ifade etti. “Yakından incelendiğinde fark edildi ki işin başında profesyonel bir ekip yok, alım satım platformu olarak işleyen doğru düzgün bir yazılım bile yok. Pek çok iş sadece göstermelik yapılmış. Çok ciddi reklam bütçeleri varken, arka plandaki çok amatör ve belli ki nihayetinde art niyetle işleyen prosedür gizlenmiş. Ne yazık ki ve en acısı yatırımcılar bu reklamlara ve vaatlere kanmışlar.”

Fısıltı gazetesi ve suistimal şartları

Ülkemizde, insanların kripto para piyasalarında yatırım yaparken, çoğunlukla çevreden duyduklarıyla hareket ettiklerini, bunun da beraberinde kandırılma ve dolandırılma riskini artırdığını belirten Erdamar, “Türkiye özelinde bu durumun çoğunlukla, ‘benim komşum şu kadar yatırdı, şu kadar kısa zamanda parasını beşe, ona katladı, bak sen de kaçırma sakın’ gibi bizim ‘fısıltı gazetesi’ diye tabir ettiğimiz şekilde yaşandığını gördük. Bu da ne yazık ki bir suistimal ortamı oluşturdu. Bir yanda bu yeni teknolojileri ve kripto para piyasalarını hızlıca çözen, yazılım ve finans bilgisi gayet yüksek bir kesim var. Öte yanda da finansal teknoloji araçlarını hiç anlamadan ve öğrenmek için hiç emek vermeden, sadece kısa yoldan zengin olmayı hedefleyenler var. Bu işleri çözmüş ama bilmeyenleri kandırmak isteyenlerle, açgözlülük içerisinde çok kısa zamanda çok yüksek karlar peşinde koşanların bir araya gelmesi ne yazık ki hazin sonuçlara yol açıyor.”

Düzenlemelerle yatırımcılar güvende hissedecek

Bu suistimal ortamının sadece kripto paraların yer aldığı blok zinciri (Blockchain) teknolojisinde oluşmadığını, yapay zeka gibi yeni popülerleşen tüm teknolojilerde benzer durumların yaşandığını belirten Bora Erdamar, Merkez Bankasının hazırladığı düzenlemelerin bir numaralı hedefinin dolandırıcılığa sebep olan bu zemini ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı. Düzenlemelerin hem kullanıcıların hem yatırımcıların güvende hissedeceği bir ortam sağlayacağını belirten Erdamar, süreçle ilgili şunları söyledi: “Kripto para piyasaları alanında ekosisteme fayda sağlamak amacıyla faaliyet gösteren, işini profesyonelce yapan finans ve siber güvenlik firmalarıyla birlikte çalışan firmaların ve projelerin önünü açacak, lisanslama kriterleriyle standart sağlayarak yol haritası çizecek bir regülasyon planlanıyor. Bu sayede tüm kripto varlık ve finansal teknoloji sektörünün daha güvenli hale getirilmesi ve sağlam temeller üzerinde yükselmesi amaçlanıyor.”

İlk kapsam siber güvenlik

Kripto varlık düzenlemelerin kapsayıcılığı hakkında da bilgi veren Erdamar, ilk hedefin alım satım platformlarının düzenlenmesi olduğunu belirtirken şu ifadeleri kullandı: “Şu anda alım satım platformlarının üzerinde kripto varlıkların saklanması ve cüzdan yönetiminden, kullanıcıların fonlarının takibine, finansal risk yönetiminden siber güvenlik önlemlerine kadar uzanan çok fazla iş yükü var. Düzenlemelerin ilk kapsamı, alım satım platformlarının bu iş yükünü bölüştürerek riski daha iyi yönetme esaslarını içeriyor. Dolayısıyla ilk etapta lisanslama süreçlerinin başlamasına yönelik çerçeveyi çizen bir yasa beklentisindeyiz. Finansal açıdan yeterli sermaye şartları, siber güvenlik açısından uyulması gereken kriterler gibi lisans şartlarının zaman içerinde netleşeceği bir süreç başlatılmış olacak.”

Vergi sonraki düzenlemeye kalacak

Düzenlemelerle ilgili en çok merak edilen konulardan birisinin vergilendirme olduğunu belirten Erdamar, “Vergi konusunda çalışmalar büyük gizlilikle devam ediyor. Ancak vergilendirmenin ilk çıkacak çerçeve niteliğindeki yasada değil, detaylı açıklamaların yer aldığı devam niteliğindeki düzenlemelerde netlik kazanacağını düşünüyoruz” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/merkez-bankasi-kripto-para-piyasalariyla-ilgili-regulasyon-calismalarini-surduruyor/feed/ 0
CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş: Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir https://www.kanal7haber.com.tr/chp-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savas-hatay-mahzun-degildir-hatay-garip-degildir/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savas-hatay-mahzun-degildir-hatay-garip-degildir/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:54:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6063

CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, “Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız, bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız” dedi.

CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, EXPO alanındaki Amfi tiyatroda yurttaşlarla buluştu. Savaş, burada şöyle konuştu:

“HATAY, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN SADECE BANA DEĞİL, TÜM HATAY HALKINA EMANETİ”

“İnsanlar için en önemli duygu sevgidir ama bundan daha önemli bir şey vardır ki sevgiyi hissetmektir. Sizi seviyorum ama sizin beni ne kadar çok sevdiğinizi son iki günde öğrendim. Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar. Biz bu yolun sadece ince, uzun olduğunu bilmiyorduk. Biliyorduk ki yollar zorlu, çetrefilli. Bu yolları biz ne kadar genişletmeye çalışsak birileri engel koydu. Ama biz sizlerle birlikte yılmadık, tükenmedik çünkü kararlıydık. Çünkü Hatay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece bana değil, tüm Hatay halkına emanetiydi.

“HATAY MAHZUN DEĞİLDİR, HATAY GARİP DEĞİLDİR”

15 yıldır Hatay’da emaneti bana teslim ettiniz. Önce Antakya, sonra Büyükşehir. Emaneti kime teslim edersiniz? Güvenilir birine teslim edersiniz. Bu güvende parayla olmuyor, şöhretle hiç olmuyor, şarkı söylemekle de olmuyor, top oynamakla da olmuyor. Bu güven sizin hayattaki duruşunuzla oluyor. Hayat felsefeniz ile oluyor. Karşınızdaki insanlarla bağdaş kurup oturup kahvaltı yapmanızla, kucaklaşmanızla onunla birlikte yol yürümenizle ve Hatay’a, ülkenize hizmet etmenizle oluyor. Yani güven her şeyin başı. Bana güvendiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.

Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız.

“ATATÜRK’ÜN EMANETİNİ BİZİ YALNIZ BIRAKANLARA TESLİM EDEMEZDİK”

Ben aday olmasaydım, iktidar yüzde 60’larla seçimi kazanıyordu. Öyle bir şey olamaz. Atatürk’ün emanetini bizi yalnız bırakanlara teslim edemezdik. O yüzden aday oldum. Ama son iki gündeki desteğiniz var ya, bütün yüreğimdeki yağları eritti. Kazanacağız, geçen seçimden daha fazlasını alacağız. Daha güzelini yapacağız. Daha iyisini yapacağız. Hatay hepimizin sevdası. Biz sevdamızdan vazgeçmiyoruz, geçme şansımız da yok. Her türlü kumpasa rağmen bana güvenip, bizleri Hatay’a, Hatay’ı da bizlere emanet eden Sayın Genel Başkanımıza yetkili kurumlarımıza bu amaç uğruna bize destek veren bütün paydaşlarımıza ve yol arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta Hatay’ı tanımadan bilmeden hüküm sürenlere, söz söyleyenlere siz cevap vereceksiniz.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/chp-hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savas-hatay-mahzun-degildir-hatay-garip-degildir/feed/ 0 Kayseri Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Çocuk Evleri’nde Özel Çocuklara Hizmet Sunuyor https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-engelsiz-cocuk-evlerinde-ozel-cocuklara-hizmet-sunuyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-engelsiz-cocuk-evlerinde-ozel-cocuklara-hizmet-sunuyor/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:51:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5909 Kayseri Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetim hizmetlerini hayata geçirirken, birlik, beraberlik ile dayanışmayı sürdüren, kalplere dokunan tesisleri ile adından söz ettirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Beyazşehir ve Yüksel Ateş Engelsiz Çocuk Evleri’nde özel çocuklara özel bakım hizmeti sunarken, özel çocukların velileri Başkan Büyükkılıç’a çok teşekkür ettiler.

Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Çocuk Evleri’nde özel çocuklara gündüzlü bakım hizmeti kesintisiz devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi Beyazşehir Engelsiz Çocuk Evi ve Yüksel Ateş Engelsiz Çocuk Evi’nde 4-12 yaş arasındaki zihinsel engelli çocuklara yönelik sıcacık bir ortamda gündüzlü bakım hizmeti sunuluyor.

“Özel çocuklarımızı ve ailelerimizi bekliyoruz”

Büyükşehir Belediyesi’nin Engelsiz Çocuk Evleri’nde Çocuk Gelişimci olarak görev yapan Fatma İzmitli, burada hem çocuklara, hem de ailelere destek verdiklerini ifade etti. İzmitli, özel çocukların burada gün içinde hizmet alırken, ailelerinde gönül rahatlığıyla, güven içerisinde çocukları bırakabildiklerini kaydetti. İzmitli, yapılan hizmetler hakkında şu bilgileri verdi:

“4-12 yaş, zihinsel engelli, fiziksel yetersizliği bulunan çocuklarımıza hizmet vermekteyiz. Hafta içi saat sabah 9.00, akşam 16.00 saatleri arasında, saatlik ya da günlük bakım veren bakım merkeziyiz. Engelli gruplar içerisinde sosyal hizmetlere ve psikolojik desteğe en çok ihtiyaç duyan engel grubu zihinsel engelliler ve aileleridir. Çocuklarımız gün içerisinde gelip burada hizmet alırken, ailelerimizde onları güvenli bir yere emanet ediyorlar. Burada özel çocukların haklarının neler olduğunu da öğreniyorlar. Ana kucağı kadar sıcak, baba kucağı kadar güvenli engelsiz çocuk evlerimizde özel çocuklarımızı ve ailelerimizi bekliyoruz. Bu kurumlara emek veren Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’a ayrıca teşekkür ediyoruz.”

“Başkanımız özel çocuklarımıza emek veriyor, onun emeği çok önemli”

11 yaşında otizmli oğlu olan Zuhal Türkoğlu ise Büyükşehir Belediyesi’nin Engelsiz Çocuk Evleri’nin bir güven ortamında olduğunu ve özel çocukların burada çok iyi hizmet gördüğünü ifade etti. Türkoğlu, Başkan Büyükkılıç’ın her zaman özel çocukların yanında olduğunu, asla onları ayırmadığını ve bu durumun kendisini çok mutlu ettiğini dile getirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Otizmli oğlum var, 11 yaşında. Yaklaşık 4 yıldır buraya geliyoruz. Her şeyden önce belediyemizin bu desteği çok önemli. Öncelikle emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Burası her şeyden önce bize güven veriyor. Güvenimiz olunca huzurumuz da oluyor. 3, 4 saat bırakıp, kendimize zaman ayırıyoruz. El becerileri artıyor, zihinsel olarak burası çok fazla destek veriyor. Emeği geçen öğretmenlerimizden, belediyemizden, Büyükşehir Belediye Başkanımızdan herkesten biz çok memnunuz. Buranın bir sloganı var. ‘Ana kucağından sıcak, baba ocağından güvende’ diye. Gerçekten öyle hatta daha fazla. Evlerde bu kadar imkanımız yok. Çok daha rahat, çok daha konforlu. Büyükşehir Belediye Başkanımızın bize destek olması çok önemli. Çocuklarımızı seçmiyor, ayırmıyor, dışlamıyor. O emeği bizim için çok önemli. Çocuklar burada çok mutlular.”

“Burası çok büyük bir nimet”

Büyükşehir Belediyesi’nin Engelsiz Çocuk Evleri’nin çok büyük bir nimet olduğunu kaydeden Gamze Karakaş da çok mutlu olduklarını ifade ederek, Başkan Büyükkılıç’a teşekkürlerini iletti. ‘İyi ki varlar’ diyen Karakaş, “İlk açıldığından beri buradayız. Oğlum burayı çok seviyor. Çok mutluyuz. Çok güvenerek bırakıyorum oğlumu buraya. Temiz, güvenilir ve kamera kayıtları altında. En başta öğretmenlerimiz çok ilgileniyorlar. Her tanıdığıma söylüyorum. Gönül rahatlığıyla getirsinler çocuklarını. Çocuklarımızın o an neye ihtiyacı varsa, onu yaptırıyorlar. Sürekli iletişim halindeler. Buradan çok memnunuz. Sürekli teşekkür etmek istiyoruz. Öğrencilerini çok seviyorlar. Bu tesisin karşılığını aldığımı çok iyi biliyorum. İlk geldiğimiz gibi değiliz. Çok verimli günlerimiz oldu. Burası çok büyük bir nimet. Özel çocuklar hepsi. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Burada gördüğümüz sevgiyi, saygıyı, hiçbir yerde göremiyorsun”

Engelsiz Çocuk Evleri’nde gördükleri değeri, saygıyı hiçbir yerde göremediklerini ifade eden Nazife Güngördü ise “Ben de özel bir çocuğun annesiyim. Otizmli. Çocuğum burasının ilk öğrencilerinden. Buraya hizmet verenlerden, açanlardan Rabbim kat kat razı olsun. Çok güvenilir bir yer. Buralar bulunmadık bir nimet. Buradaki gördüğümüz sevgiyi, saygıyı, hiçbir yerde göremiyorsun. Memduh Başkanım çok sağ olun. Biz sizlerden dağlar kadar memnunuz” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-engelsiz-cocuk-evlerinde-ozel-cocuklara-hizmet-sunuyor/feed/ 0
Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven 10 Yıllık Projelerini Anlattı https://www.kanal7haber.com.tr/afsin-belediye-baskani-mehmet-fatih-guven-10-yillik-projelerini-anlatti/ https://www.kanal7haber.com.tr/afsin-belediye-baskani-mehmet-fatih-guven-10-yillik-projelerini-anlatti/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:57:11 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4856 31 Mart yerel seçimlerinde yeniden aday olmayan Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven 10 yıla sığdırdığı projelerini anlatan bir basın toplantısı düzenledi.

Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven 10 yıl önce devraldığı belediyenin mali durumu ve kentin yapısını bugün gelinen nokta ile rakamlar ve görüntüler paylaşarak karşılaştırdığı basın toplantısında büyük takdir topladı.

Kendi asfalt ile betonunu üreten ve satan bir belediyeye dönüştüklerini belirten Güven; “Tüketen değil üreten bir belediye anlayışıyla hem mali hem de idari açıdan bölgemizde öne çıkan bir Afşin’i oluşturduk. Büyükşehir yasası sonrası artan sorumluluk alanımızda verimli ve sonuç odaklı insan kaynağı yönetimi anlayışı benimsedik. GES projesi ve birçok yatırımla hem kazanç sağlar hale geldik, hem de harcamalarımızı rasyonel çizgiye çektik. 10 yıllık sürede Pandemi ve deprem gibi iki büyük felaketin zorluklarına rağmen, hem yatırımlar gerçekleştirip hem de sağlam bir zeminde yer alacak olan yeni şehir planımızı hayata geçirebildik. Pandemi döneminde kıtlık yaşanırken ürettiğimiz maskeleri halkımıza ücretsiz dağıtıp, ihtiyacı olan kentlere satışını gerçekleştirdik. Deprem öncesi başladığımız imar çalışmaları sayesinde deprem sonrası 11 il genelinde ilk normalleşen kent olmayı başardık. Tüm bu çalışmalarımız vatandaşlarımızın refahı için son derece somut sonuçlarla bizleri buluşturdu” dedi.

UNESCO mirası listesine giren Eshab-ı Kehf’ten, Akdeniz Bienali’nin önemli durağı olma sürecine kadar birçok kültürel faaliyeti, Hayalimizde Eğitim Var projesi ile de eğitimde büyük bir hayali gerçekleştirdiklerini belirten başkan GÜVEN ” Ben hemşerilerimin, özellikle de genç hemşerilerimin her şeyin en iyisini hak ettiğine inanıyorum. Afşin Anadolu’nun bağrında binlerce yıllık bir mirasın merkezidir. Hem kültürel hem de eğitim alanında bölgemizde öne çıkacak bir Afşin hayali ile çalıştık. Rabbime şükürler olsun ki bunu da alnımızın akıyla başardık. Artık Türkiye’nin her yerinde bilinen ve merak edilen bir Afşin var. Yaptığımız kültürel faaliyetler Kahramanmaraş’ın sınırlarını aştı ve Türkiye’de bilinir işler oldu. Ulusal kanallar defalarca kültürel faaliyetlerimizi haber yaptılar. Afşin’e gelip bu faaliyetleri yerinde gördüler. Eğitim alanında yurdumuzun nice büyük kentlerinin belediyelerinin üzerinde bir destek projesi gerçekleştirdik. Gençlerimiz gerek okullarda gerek sınavlarda başarılı olabilsinler diye gayretle çalıştık. Her bir emeğimizin somut sonuçlarına tanık olmak da bizlerin en büyük mutluluğu oldu” dedi. Afşin Belediyesi’nin mali açıdan büyük bir geri dönüşe imza attığını rakamlar ile ortaya koyan Başkan Güven; “Borçlu olmanın bir kader olmadığını tüm hemşerilerime gösterebilmiş olmanın manevi mutluluğu içerisindeyim. Borçlarla devir aldığımız belediyemiz bugün geldiğimiz noktada yatırım teşvik belgesi almaya hak kazanmış “yani kamu ve özel sektöre vadesi geçmiş borcu olmayan” sürdürülebilir bir belediye haline dönüşmüştür. Pandemi ve deprem felaketlerine rağmen taviz vermediğimiz mali programlarımız sayesinde güçlü bir Afşin Belediyesi’ni benden sonraki başkanlarımıza emanet edecek olmak da beni ayrıca gururlandırıyor. Büyük yatırım projelerimizi tamamladık ve sırada devam eden projeler var. Umut ediyorum ki benden sonra da kıymetli Koray kardeşim bunların takipçisi olacaktır” diye konuştu. – KAHRAMANMARAŞ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/afsin-belediye-baskani-mehmet-fatih-guven-10-yillik-projelerini-anlatti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Diyarbakır’ın Gelecek Tasavvuru Kongresi”nde konuştu Açıklaması https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirin-gelecek-tasavvuru-kongresinde-konustu-aciklamasi/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirin-gelecek-tasavvuru-kongresinde-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:27:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4835 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bir müjdeyi de vermiş olalım. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ile görüştük, inşallah Diyarbakır-Erbil uçuşlarını da başlatıyoruz.” dedi.

Dicle Üniversitesi (DÜ) 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Diyarbakır’ın Gelecek Tasavvuru Kongresi”nde konuşan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam ve sevgilerini iletti.

Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel önemine değinen Yılmaz, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan bir medeniyet şehrinde olduklarını, köklü bir mirasla geleceğe baktıklarını söyledi.

“Geleneği olmayan bir şehrin geleceği de olmaz. Geçen İbrahim Kalın Bey’in bir kitabına bakıyordum. Gelenek kelimesini güzel yorumlamış. ‘Gelene ek’ diyor. Geleneğiniz yoksa ekleyecek bir şeyiniz de yok demektir. Bu miras üzerinde geleceğe bakıyoruz” diyen Yılmaz, 33 medeniyetin mirasını geleceğe taşımak, “Türkiye Yüzyılı”na Diyarbakır’ın mührünü vurmak için fikirlerin ortaya konulacağına inandığı “Gelecek Tasavvuru Kongresi”nin hayırlara vesile olmasını diledi.

“Geleceği kimin tasavvur ettiği” konusunun çok önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, geleceği, bu topraklarda yaşayanlar, bu topraklara ait olanlar, bu toprakların öz evladı olanların inşa etmesi gerektiğini ifade etti.

Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başkalarının bizim için yaptığı tasavvurların hangi amaçlarla bizi nerelere götürmek istediğinin çok iyi farkında olmamız lazım. Bizi düşünmediklerini, kendi menfaatleriyle, ölçütleriyle tasavvurlarda bulunduklarını ve bizi sadece onun için bir araç olarak gördüklerini iyi anlamamız, bunun şuurunda olmamız lazım. Bunu yaptığımız zaman gerçek anlamda güçlü bir gelecek tasavvurunu, geleneğin, geçmişimizin, mirasımızın gerektirdiği bir tasavvuru ortaya koyabiliriz. Sadece bu bölge ve ülkemiz için değil, tüm insanlık için önemli değerler üreten topraklardayız. Bu mürşit şehrin geçmişinden alınan ilhamla geleceğe dönük paylaşılacak fikirlerin ilimize, bölgemize ve ülkemize katkılar sağlayacağına inanıyorum.”

“Hendekler, çukurlar kazarak çocukları ölüme gönderenlere geçit vermedik, vermeyeceğiz”

Yılmaz, Cumhurbaşkanı’nın güçlü liderliğinde en kaliteli kamu hizmetini millete en hızlı şekilde sunmaya, tüm illerin bu hizmetlerden hakkaniyetli şekilde yararlanmasına gayret ettiklerini belirterek, her zaman anlayışlarının batıda ne varsa doğuda, kuzeyde ne varsa güneyde de olması gerektiği yönünde olduğunu aktardı.

“Hiçbir şekilde bölgesel milliyetçilik olmamalı bu ülkede. Belli standartları ülkemizin bütün coğrafyasına yaymak, fırsat eşitliği oluşturmak, temel birtakım hizmetleri herkese hakkaniyetli bir şekilde sunmak anlayışıyla hareket ettik. Son 20 yılda sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmadık, geçmişteki ihmalleri de kapatma gayreti içinde olduk. İki şeyi aynı anda yapmaya çalıştık ve bunu da zorlu koşullar altında gerçekleştirmeye gayret ettik. Çok şükür bütün sıkıntılara, sorunlara rağmen önemli bir mesafe de almayı başardık. Bugün ülke genelinde dünyada ve bölgemizdeki sıkıntılara rağmen siyasi güven ve istikrar ikliminde yatırıma, istihdama, üretime devam ediyoruz” ifadelerini kullanan Yılmaz, ülkeyi güçlendirmeye, illeri daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımaya gayret ettiklerini kaydetti.

Cumhuriyet’in 100. yılını geride bıraktıklarına, yeni bir döneme girildiğine dikkati çeken Yılmaz, buna “Türkiye Yüzyılı” dediklerini, yeni dönemde “Türkiye Yüzyılı”nı bütün illerle, coğrafya ile hayata geçireceklerini belirtti.

Yılmaz, her kesimin katkısıyla, çabasıyla Türkiye’nin potansiyelini harekete geçirerek “Türkiye Yüzyılı”nı inşa edeceklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

“Bu çerçevede de en önem verdiğimiz hususlardan biri huzur ve güven iklimi. Huzurun ve güvenin olmadığı bir yerde ne demokrasi ne kalkınma ne kültür ne sanat ne yaşam kalitesi olur. Dolayısıyla her şeyden önce huzur ve güven ortamını sağlamak için her türlü gayreti sarf ettik ve bugün çok şükür çevremizdeki ülkelere, coğrafyalara baktığımız zaman Türkiye adeta bir istikrar adası gibi bütün olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan, huzurunu, barışını, güvenini geliştiren bir noktadadır. Bu da aslında gelecek tasavvuru için çok sağlam bir zemin oluşturuyor. İnsanların güvenlik endişesi, kendileri, aileleri için kaygı duyduğu bir ortamda sağlıklı bir gelecek tasavvuru da yapılamaz. Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın teröre ve terörü besleyen odaklara karşı kararlı duruşu sayesinde Diyarbakır bugün, son 40 yılda hiç olmadığı kadar huzur ve emniyet içinde. Yıllarca Diyarbakır’ın potansiyelini, zenginliğini çatışmalarla, kavgalarla, kısır çekişmelerle heba edenlerin yol açtığı kayıplar artık durmuştur. Hendekler, çukurlar kazarak gencecik çocukları ölüme gönderenlere geçit vermedik, vermeyeceğiz.”

“Terörü sokaklardan söküp atmaya kararlıyız”

“Diyarbakır annelerinin gözlerindeki yaşı silmeye, terörü sokaklardan söküp atmaya kararlıyız ve hiçbir şekilde buradan bir geri dönüş söz konusu değildir. Bu çabamızda en büyük cesareti Diyarbakır annelerinden ve bölgemizde yaşayan insanımızdan alıyoruz” diyen Yılmaz, terörün, kavganın, çatışmanın en büyük zararını bu bölgede yaşayan insanların gördüğünü belirtti.

Yılmaz, şimdi de terörün ortadan kalkması, huzurun, güvenin gelişmesinin de en fazla faydasını bu bölgede yaşayan insanların göreceğini dile getirerek, “Demokrasiyi daha güçlü bir şekilde yaşayacaklar, temel hak ve hürriyetlerden daha fazla istifade edecekler, kamu ve özel sektörün yatırım ortamı çok daha iyi bir noktaya gelecek, refah, ticaret artacak. Kültür, sanat, turizm, hangi alana bakarsanız bakın bu ortam bu bölgemize büyük katkı sunacak.” dedi.

Allah’ın tüm nimetleri Diyarbakır’a verdiğini, kentin gelişmemesi, kalkınmaması için hiçbir mazeretinin olmadığını belirten Yılmaz, tarım, ticaret, kültür, genç nüfus, geçmişten gelen büyük bir miras, bunların hepsinin Diyarbakır’da olduğunu aktardı.

Yılmaz, “Diyarbakır’ın bu halde olmaması lazım. Bunun gerçekten bir izahı yok. Cenabıallah’ın verdiği bütün bu nimetleri daha olumlu bir gelecek kurmak için kullanmak bizim elimizde ve bunu da yapacağımıza yürekten inanıyorum. Diyarbakır inşallah sadece kendi sınırları içinde değil çok daha geniş coğrafyaları etkileyen bir gelişim, bir sıçrama yapacaktır.” diye konuştu.

“Diyarbakır gelişmeye devam edecek”

Milletin kardeş, bir ve beraber olduğunu vurgulayan Yılmaz, kapsayıcı, kucaklayıcı ve bütün bu değerleri kendi içinde barındıran bir millet anlayışına sahip olduklarını, “hukuk devleti”, “eşit vatandaşlık” gibi kavramları da çok önemli bulduklarını belirtti.

Yılmaz, Diyarbakır’ın gelişmeye devam edeceğini, bunu da bütün farklılıklarıyla, çeşitlilikleriyle, zenginliğiyle yapacağını dile getirerek, şunları söyledi:

“Büyük bir ortak zemin, değerlerimiz var. Farklılıklarımızı çatışma konusu yapmadan, bir zenginlik olarak görüp bu anlayış içinde inşallah geleceğimizi inşa edeceğiz. Diyarbakır’ın ideolojik çatışmaya, kavgaya, sloganlara değil gerçek anlamda fikirlere, projelere, planlara, gelecek tasavvuruna ve hizmete ihtiyacı var. Son dönemlerde bunun farkını zaten insanımız adeta tadarak görmüş oldu. Önümüzdeki dönem de inşallah daha da farkına varacağız. Bunu her birimizin katkısıyla, katılımıyla, desteğiyle başaracağız. Son 20 yılda Diyarbakır’a toplam 126 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik ama önümüzdeki dönem daha da fazlasını inşallah özel sektör başta olmak üzere göreceğiz. Çok daha hızlı bir şekilde Diyarbakır gelişmeye devam edecek. Sur ilçemiz başta olmak üzere Suriçi’ndeki yapıları neredeyse baştan sona yeniliyoruz.”

“Diyarbakır-Erbil uçuşlarını başlatıyoruz”

Cevdet Yılmaz, sağlık sistemini geliştirdiklerini, son olarak 1000 yataklı hastanenin inşasına başlandığını belirterek, bu sabah Vali’den sıcak su termal kaynakların keşfedildiği müjdesini de aldığını söyledi.

Diyarbakır’ın sağlık altyapısı ve termal kaynaklarla sağlık turizmi açısından çok önemli bir merkeze rahatlıkla dönüşebileceğini dile getiren Yılmaz, kentin sadece çevre illere, ülkeye değil uluslararası hizmet de verebileceğini aktardı.

Yılmaz, “Bu arada bir müjdeyi de vermiş olalım. Sabah Diyarbakır’ı konuşurken Erbil’e uçuş olmadığını söyledi Sayın Valimiz ve vekillerimiz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ile görüştük sabah. Az önce aradı, inşallah Diyarbakır-Erbil uçuşlarını da başlatıyoruz. Yalnız bir talebi var Bakanımızın, meslek kuruluşlarımız da buradayken, uçakların dolması. Dolduğu sürece devam eder. Ama boş kalırsa yapılacak bir şey yok.” diye konuştu.

Hastaneler yaptıklarını, konutlar inşa ettiklerini, kentsel dönüşümleri hayata geçirdiklerini dile getiren Yılmaz, 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet diledi.

Yılmaz, kentte yapımı tamamlanan 1374 konutun İçişleri Bakanı tarafından hak sahiplerine teslim edileceğini ifade ederek, 16 bin 708 hak sahibine de konutlar tamamlandıkça anahtarlarının peyderpey teslim edileceğini söyledi.

Organize sanayi bölgelerinin hızlı bir şekilde geliştiğini, ilaveler yapıldığını ancak tüm bu gelişmelere rağmen Diyarbakır’a bu sanayi seviyesinin yakışmadığını dile getiren Yılmaz, Silvan gibi çok devasa projelerle sulamalar ve tarımsal üretim arttıkça tarıma dayalı sanayinin, gıda sanayinin de çok farklı bir yere gelmesi gerektiğini kaydetti.

Madencilikte, başka alanlarda katma değeri yüksek üretimlerin gelişmesi gerektiğini aktaran Yılmaz, genç nüfusun olduğunu, emek yoğun sektörlerde daha hızlı bir gelişim gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Silvan Barajı bittiğinde çok büyük tarımsal üretim artışı olacak”

Kadın girişimciliğinin önemine değinen Yılmaz, kadınların daha aktif bir şekilde sosyal hayata katılmalarına, daha fazla değer üretmelerine, yeni fikirlere, çalışmalara ihtiyaç olduğunu aktardı.

Yapımı süren Silvan Barajı’na değinen Yılmaz, şöyle dedi:

“Bu büyük proje bitince Atatürk Barajından sonra GAP’ın en önemli sulama projesi olacak. Aslında klasik GAP projesinin en büyük halkası. Çok engellemeye çalıştılar, çok saldırılar yaptılar. Çok şükür devam ediyoruz. Teknik bazı sıkıntılar da yaşandı maalesef. Bu proje gerçekleştiğinde, bittiğinde çok büyük tarımsal üretim artışı olacak. Buna kendimizi hazırlamamız lazım. Şehirleşme, ticaret ve sanayide Silvan Barajı’nın etkilerini iyi değerlendirmeli, etki analizlerini yapıp buna göre geleceğe sanayi, kamu ve özel sektör ile yerel yönetimiyle hazırlanmamız lazım.”

Yılmaz, Diyarbakır’a gelen turist sayısının her geçen gün arttığını belirterek, kentin depremin etkilerini de atlatmış durumda olduğunu söyledi.

Önümüzdeki dönem çok daha katma değeri yüksek bir turizm sektörünün inşa edilmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, konaklama tesisleriyle, restoranlarıyla, diğer hizmetleriyle turizmin büyük bir istihdam kaynağı olduğunu, inanç ve kültür turizmi ile Diyarbakır’ın çok muazzam bir zenginliğe sahip olduğunu vurguladı.

Diyarbakır’ın gelecek tasavvurunda barışı, özgürlüğü, demokrasiyi, eşitliği, kalkınmayı, kardeşliği işbirliğini, beraberliği esas alacağına inandığını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

“Yerli olacaktır, milli olacaktır, bu toprakların gelecek tasavvuru olacaktır. Bu tasavvurla Diyarbakır’ın bütün coğrafyamızın, çevrenin de geleceğini inşa edeceğine inanıyorum. Bugün insanlığın geldiği nokta maalesef üzüntü verici. Bunun en çarpıcı örneği de Gazze’de yaşananlar. Bundan hepimizin ibret alması gerekir. Bize medeniyet, modernlik dersi verenler, birtakım standartları olduğunu söyleyenler Gazze’de tüm insanlığın gözü önünde bir imtihandan geçtiler ve maalesef hiçbir değer, hukuk, ahlak tanımadıklarını, merhametten ve hikmetten uzak olduklarını ortaya koydular. İnsanlığın yeni bir tasavvura ihtiyacı olduğuna ve bunun da er ya da geç sağlanacağını hepimizin inanması, bu yönde gayret sarf etmemiz gerekiyor. Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmez. Er ya da geç haklı olanlar, mazlum olanlar gerçek değerlerle hareket edenler kazanacaktır. Gücüne güvenip, saldırganlık politikalarını izleyenler, insanlık değerlerini ayakları altına alanlar er veya geç kaybedecekler. Buna da yürekten inanıyoruz. Lütfen uluslararası alanda da ülkemizde de söylenen sözlerden çok davranışlara bakalım. Lafa, söze gelince herkes en güzel kelimeleri kullanıyor. Demokrasi, barış, özgürlük, hak-hukuk diyorlar ama gerçekten bu kelimelerin altını davranışlarıyla dolduruyorlar mı, buna uygun hareket ediyorlar mı yoksa tam aksine bu kelimelerle hiçbir şekilde bağdaşmayacak davranışlar mı sergiliyorlar? Buna hepimizin çok dikkat etmesi lazım. Tutarlı olanlara, samimi olanlara, gerçekten bu topraklar için, insanımız için kaygısı olanlara bakmak gerekir.”

Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su da kentin sağlıkta, eğitimde, turizmde, sanatta, ticarette, sanayide hızlı bir dönüşüm, gelişim ve değişim içerisinde olduğunu söyledi.

Kongrede Diyarbakır’ın gelişmesi için önemli bir yol haritası oluşturulacağını ifade eden Su, “Bu kongrede ortaya konacak olan vizyoner projeler, fikirler, düşüncelerin konuşulabilmesi, gerçekleşebilmesi için bir gündem lazım. O da ülkemizde olduğu gibi ilimizde var olan huzur, güven ve istikrardır. Burada ortaya konulacak görüşler, fikirler ancak bu huzur, güven ve istikrar ortamında neşvünema olacaktır. İlimizde var olan huzur, güven ve istikrarı asla bozdurmamalı ve buna her zaman sahip çıkmalıyız.” dedi.

Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker de, kongreyi önemli ve anlamlı bulduğunu belirtti.

Eker, “Orta Doğu’ya, insanlığa, barışın, huzurun, sevginin sükunetini sağlayacağız. Diyarbakır’ın gelecek tasavvurunu bu anlamda önemli ve anlamlı buluyorum. Yaşatacak, huzur verecek, dünyayı tüketmeyecek, tükettirmeyecek ve yok etmeyecek, aksine ihya edecek bir sistemi ortaya koyalım.” ifadelerini kullandı.

AK Parti MKYK üyesi ve Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Ali Karakaş ise 1 Aralık 2023 itibarıyla yurt içi ve yurt dışından 400 civarında bilimsel bildirinin kongreye ulaştırıldığını, bunlardan 50 farklı üniversiteden gönderilen 250 bildirinin sunulmaya değer görüldüğünü söyledi.

Kongre sonucu bu bildirilerin tam metin halinde kitaplaştırılıp, bilim dünyasının istifadesine sunulacağını aktaran Karakaş, böylece kadim şehir Diyarbakır’ın geleceğine dair bir vizyon oluşturma ve yol haritası belirleme çabasının amacına ulaşacağını kaydetti.

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç da kongrede bir konuşma yaptı.

Kongre, açılış konuşmalarının ardından oturumlarla devam etti. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığı kongre 18 Şubat’a kadar sürecek.

Kongreye, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman ve Mehmet Sait Yaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, AK Parti İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-diyarbakirin-gelecek-tasavvuru-kongresinde-konustu-aciklamasi/feed/ 0