Hak – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Mon, 22 Jul 2024 09:00:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, projelerini anlattı https://www.kanal7haber.com.tr/cankiri-belediye-baskani-ismail-hakki-esen-projelerini-anlatti/ https://www.kanal7haber.com.tr/cankiri-belediye-baskani-ismail-hakki-esen-projelerini-anlatti/#respond Mon, 22 Jul 2024 09:00:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10184 Çankırı Belediye Başkanı ve MHP Belediye Başkanı adayı İsmail Hakkı Esen, projelerini anlattı.

Hasan Fehmi Gökşen Spor Salonu’nda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve edilen duanın ardından İl Başkanı Ahmet Kurt partililere seslendi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, yaptığı konuşmada, Çankırı’ya hakkıyla 5 yıl hizmet etmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.

İsmail Hakkı Esen’in 2022 yılında Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı seçildiğini belirten Yılık, “Çok şükür ki başarılı hizmetleri sayesinde bugün Çankırı’yı Türkiye’de tanımayan yok. Belediye Başkanı’mız üretken belediyecilik anlayışıyla hizmet ettiği Çankırı’da ilimizi çağdaş bir şehir haline getirme yolunda çok büyük adımlar attı. Altyapı hizmetlerindeki başarılı çalışmalarıyla şehrimizin temel ihtiyaçlarını karşılamak için çaba harcadı. Yollarımız, kaldırımlarımız ve altyapı sistemlerimiz modern bir görünümüne kavuştu.” diye konuştu.

Çankırı’nın sadece fiziksel değil, sosyal ve ekonomik olarak da dönüşüm geçirdiğini dile getiren Yılık, “Artık bundan sonra Çankırı’mız için durmak yoktur. Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak için yaptığımız çalışmaların meyvelerini topluyoruz ve daha da ileri gitmek için kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Bizler gücümüzü sizlerin desteğinden, sevgisinden alıyoruz. MHP teşkilatları olarak Çankırı’mızda tek yürek olup kenetlendik.” ifadelerini kullandı.

Pelin Yılık’ın konuşmasının ardından son 5 yılda yapılan hizmetlerle ilgili sinevizyon gösterimi sunuldu.

Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen de 5 yıllık görev süresinde laf değil, iş ürettiklerini söyledi.

Çalışmalarında seçimler için değil, gelecek nesiller için projeler ürettiklerini belirten Esen, şunları aktardı:

“Fakat 5 yıl çok çabuk geçti. Bu 5 yıllık süreçte çok sıkıntılar atlattık. Bunları hep beraber yaşadık. Bütçe disiplini ile başladığımız 2019 yılında mazbatayı aldığımızda ekonomisi zayıf bir belediye devralmıştık. Akabinde 1 yıl geçtikten sonra bütçeyi düzelttik derken 100 yılda bir gerçekleşebilecek pandemiyle karşı karşıya geldik. Bunları, yaşadığımız süreçteki zorlukların hiçbirini bahane etmeden bugüne kadar 178 proje ürettik. Bunların 63’ü dev projelerdi.”

Görev süresinde yaptıkları projeleri anlatan Esen, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bunları niye yapıyoruz? Benim doğduğum, büyüdüğüm bu şehre borcum var. Bu vatana borcum var. Allah bizlere nasip etti hiçbir bahanesiz, tereddütsüz, fakatsız, lakinsiz bu şehre hizmet etmeyi, önce ona inanıyorum. Bizim bahaneler üretecek zamanımız yok. Bizim lafa lafla karşılık verecek durumumuz yok. Bizim fakatlara, lakinlere ayıracak zamanımız yok. Varsın herkes bir şeyler söylesin, iftiralar atsın bizim bunlara cevap verecek durumumuz da yok. Biz işimizi yapıyoruz, Allah rızası için Hak yolunda halkımıza hizmet etmeye gayret ediyoruz. Biz kavga etmeye gelmedik. Bana bazen ‘Başkan’ım 2024’teki en büyük projen nedir?’ diye soruyorlar. En büyük projem insanların gelir seviyesi ne olursa olsun bu şehirde ailesiyle beraber huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir şekilde yaşayabilmeleri. Allah nasip ederse 1 Nisan’dan sonra kimsenin bu şehrin huzurunu bozmasına müsaade etmeyeceğiz.”

Konuşmanın ardından Esen, yeni projelerini katılımcılara tanıttı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cankiri-belediye-baskani-ismail-hakki-esen-projelerini-anlatti/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Demokrasimizin standartlarını yükseltmeye devam edeceğiz https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-demokrasimizin-standartlarini-yukseltmeye-devam-edecegiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-demokrasimizin-standartlarini-yukseltmeye-devam-edecegiz/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:03:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10130 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Bir daha bu ülkede 28 Şubatlar, 15 Temmuzlar, 12 Eylüller, 27 Mayıslar yaşanmasın diye demokrasimizin standartlarını yükselttik, yükseltmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Tunç, AK Parti Sinop Belediye Başkan adayı Yakup Üçüncüoğlu’nun Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Proje Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de gerçek belediyeciliğin temellerinin 1994 yılında atıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da temellerini attığı gerçek belediyeciliğin bütün ülkeye yayıldığını dile getiren Tunç, “Sayın Cumhurbaşkanı’mız 1994 yılında suları akmayan, Haliç’in kenarından kokudan geçilmeyen, yaşanılamaz hale getirilmiş bir İstanbul’u devraldı. Dört buçuk, beş yıl gibi kısa bir sürede yaşanılır hale getirdi. İşte gerçek belediyecilik oradan doğdu.” diye konuştu.

AK Parti’nin masa başında, birkaç kişinin bir araya gelip, “Haydi, bir parti kuralım, amblemini belirleyelim, milletten oy isteyelim.” diye siyaset mühendisliği yapılarak değil, milletin talebiyle kurulduğunu anlatan Tunç, şunları kaydetti:

“AK Parti’nin kurulmasının sebebi de işte bu gerçek belediyeciliktir. O gerçek belediyeciliğin daha sonra merkezi hükümetle de icraat hamlesi 81 vilayetimize yayılmış ve 22 yıldan bu yana da AK Parti’nin eser ve hizmet siyaseti olarak devam etmektedir. 2002’den bu yana ülkemizin her köşesine ayrım yapmadan hizmet götürdük. 22 yıldan bu yana hep ‘önce insan’ dedik. Siyasetimizin merkezinde hep insan vardı. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ derken bunu sadece bir slogan olarak söylemedik. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, insanımızı güçlendirmek için çok çalıştık. ‘Her alanda insan güçlü olacak’ dedik. Eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete, güvenliğe varıncaya kadar her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık.”

AK Parti iktidarında Türkiye’deki temel hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin birer birer kaldırıldığını belirten Tunç, şu değerlendirmede bulundu:

“Temel hak ve özgürlüklerin önüne engel koymak isteyenlerin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bir daha bu ülkede 28 Şubatlar, 15 Temmuzlar, 12 Eylüller, 27 Mayıslar yaşanmasın diye demokrasimizin standartlarını yükselttik, yükseltmeye devam edeceğiz. Anayasa’mızda gerçekleştirdiğimiz sessiz devrim sayılan reformlarla hak arama yollarını genişlettik. Kadın hakları Anayasa’mızda yoktu, çocukların korunması yoktu, özel hayatın korunması yoktu, kişisel verilerin korunması yoktu, bilgi edinme hakkı diye bir hak yoktu. Bunların hepsini 22 yılda milletimizin onanıyla gerçekleştirdik.”

Adalet Bakanı Tunç, “bir daha bu ülkede darbe olmasın, vesayetçi anlayış ikide bir devreye girip de millet iradesinin önüne taş koymasın” diye yaptıkları reformları anlattı.

Bakan Tunç, Türkiye’de muhalefet belediyelerine de eşit hizmetin gittiğini ancak, AK Parti belediyelerinin başarılı kılanın payların doğru projelere aktarılması olduğunu dile getirdi.

Payların yanı sıra ilave projeler üreterek ilin milletvekiliyle bakanıyla uyumlu bir şekilde çalışılmasının da bir diğer başarı unsuru olduğunu anlatan Tunç, şunları kaydetti:

“İşte Sinop’ta da inşallah bunu göreceğiz ve gerçek belediyeciliğin nasıl olduğunu Sinoplu hemşehrilerimiz de yaşayarak görmüş olacaklar. Gerçek belediyecilik katılımcı bir belediyeciliktir. Herkesin görüşlerine saygı duyar, herkesi dinler. Mahalle meclisleri, halk meclislerinde vatandaşların, hemşehrilerinin ne istediğine bakar. Sivil toplum kuruluşlarını dinler. Muhtarları dinler. Şehri için ne istiyor ona bakar. Gerçek belediyecilik erişilebilir bir belediyeciliktir. Belediyeye gittiğiniz zaman hemen kapıda karşılanırsınız. Problemini sorarsınız. İşte beyaz masa denilen projeler arasında var. Bir vatandaşı dinlersiniz. Vatandaş çayını içerken problemini anlatır. Gerçek belediyecilik hem dijitalden hem de gerçek olarak erişilebilmektir. Telefonla aradığınızda bir belediyeyi, şurada bir sorun var dendiğinde o telefona cevap verecek bir belediye görevlisi hemen o soruna müdahale eden bir belediyeciliktir.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-demokrasimizin-standartlarini-yukseltmeye-devam-edecegiz/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Sinop’ta yeni anayasa mücadelesi vereceğini açıkladı https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-sinopta-yeni-anayasa-mucadelesi-verecegini-acikladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-sinopta-yeni-anayasa-mucadelesi-verecegini-acikladi/#respond Sun, 21 Jul 2024 09:03:10 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10106 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Katılımcı, demokratik, sivil, temel hak ve özgürlükleri öne alan bir anlayışla yeni bir anayasayı yapmanın mücadelesini vereceğiz” dedi.

Biri dizi ziyaret ve toplantıya katılmak için Sinop’a gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ilk olarak Sinop Valiliği’nin ziyaret etti. Protokol üyeleri tarafından karşılanan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Valilik Anı Defteri’ni imzalamasının ardından Vali Dr. Mustafa Özarslan’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Daha sonra Bakan Tunç, sırasıyla Adalet Sarayı, Sinop Barosu ve Sakarya Caddesi’nde esnafları ziyaret etti. Akabinde AK Partinin kültür merkezindeki proje tanıtım toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yaptığı açıklamada, “Sinop’umuz Karadeniz’in incisi. Türkiye’nin en güzel şehri. Karadeniz’in bütün illeri birbirinden güzel ama Sinop gerçekten coğrafyasıyla, konumuyla tartışmasız bir değere sahip. Sinop’a inşallah hep beraber sahip çıkacağız. Yakup Üçüncüoğlu başkanımız bu projeleri hızlı bir şekilde hayata geçirecek. Biz de ona destek olacağız. Sinop’un bundan sonra vakit kaybetmeyeceğine, kayıp yılları da süratli bir şekilde telafi edeceğine yürekten inanıyoruz. Sinop’ta inşallah gerçek belediyecilik başlayacak. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Gerçek belediyecilik 1994 yılında sayın cumhurbaşkanımızın İstanbul’da temellerini attığı ve sonrasında eser ve hizmet siyaseti olarak bütün yurda yayılan AK Parti iktidarıyla yayılan cumhur ittifakıyla birlikte ekol haline gelen bir belediyecilik. İnşallah Sinop bu heyecanı yakalamış ve 1 Nisan’dan itibaren de bunun uygulamasını Sinop’ta da göreceğiz” dedi.

“Yeni bir anayasa yapmanın mücadelesini vereceğiz”

Son 22 yıl içinde anayasada bir çok yenilik getirdiklerini belirten Bakan Tunç, “Anayasamızda gerçekleştirmiş olduğumuz sessiz devrim sayılan reformlarla hak arama yollarını genişlettik. Kadın hakları anayasamızda yoktu, çocukların korunması yoktu, özel hayatın korunması yoktu, kişisel verilerin korunması yoktu. Bilgi edinme hakkı diye bir hak anayasamızda yoktu. Bunların hepsini işte şu son dönemde 22 yıl içerisinde milletimizin onayıyla gerçekleştirdik. Bugüne kadar anayasamızda yapılan sessiz devrim sayılabilecek bu reformlar evet küçümsenmeyecek reformlar. Ülkemizin demokrasi standardını yükselten reformlar. Hükümet sistemiyle beraber cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte vatandaşlarımızın doğrudan doğruya yürütmeyi, cumhurbaşkanını seçtiği halkın idaresinin yürütmeye yansıdığı, demokrasiyi güçlendiren, cumhuriyet rejimini daha da güçlendiren yönetim reformuna da milletimizin onayıyla imza attık. Şimdi bu kazanımları koruyarak katılımcı, demokratik, sivil, temel hak ve özgürlükleri öne alan bir anlayışla yeni bir anayasayı yapmanın mücadelesini vereceğiz” şeklinde konuştu.

“Depremde yıkılan 11 vilayetimizi yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz”

Deprem bölgelerine yardımların devam ettiğini söyleyen Tunç, “Ülkemizi çocuklarımızın, gençlerimizin huzurlu bir geleceğe kavuşabilmesi için terörün her türlüsünden arındırarak devam edeceğiz. Bir taraftan ülkemizi geliştirirken, kalkındırırken şehirlerimizi de inşallah tabi önceliğimiz deprem bölgemiz. Depremde yıkılan 11 vilayetimizi yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Orada o mücadeleyi verirken diğer şehirlerimizi de ihmal etmeden oraların imarını, ihyasını da kesintisiz sürdüreceğiz. 31 Mart’a şurada 1 ay gibi kısa bir zaman kaldı. Bu süre içerisinde inşallah kapı kapı dolaşacağız. Karadeniz’in incisi olan Sinop’a yakışır güzel hizmetlerin gelmesi için herkesin kapısına giderek Yakup Üçüncüoğlu diyeceğiz. Hep beraber ona destek vereceğiz ve inşallah 1 Nisan’dan itibaren Sinop’ta yeni bir dönemi başlatacağız” ifadelerini kullandı.

Proje tanıtım toplantısı sonrası AK Parti Sinop İl Başkanı Uğur Giresun tarafından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a yöresel Sinop Bıçağı hediye edildi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, AK Parti Sinop İl Başkanı Uğur Giresun, AK Parti Sinop Belediye Başkan Adayı Yakup Üçüncüoğlu eşlik etti. – SİNOP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-sinopta-yeni-anayasa-mucadelesi-verecegini-acikladi/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda İslam karşıtlığı ele alındı https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-islam-karsitligi-ele-alindi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-islam-karsitligi-ele-alindi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:03:12 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9714 Antalya Diplomasi Forumu kapsamında düzenlenen “Artan Irkçılık, Yabancı Düşmanlığı ve İslam Karşıtlığı” başlıklı panelde dünya genelinde yükselen İslam karşıtlığı ve bu sorunun çözümüne yönelik atılması gereken adımlar ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Maria Ramos’un üstlendiği panele Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Birleşmiş Milletler (BM) Medeniyetler İttifakı (UNAOC) Yüksek Temsilcisi Miguel Angel Moratinos, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) Müslümanlara Karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılıkla Mücadele Özel Temsilcisi Büyükelçi Evren Dağdelen Akgün, AGİT bünyesinde yer alan Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR) Direktörü Matteo Mecacci ve eski Ürdün Başbakanı Avn Şevket el-Hasavne katıldı.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric, Avrupa başta yer almak üzere dünya genelinde yükselen İslam karşıtlığıyla mücadelenin ilk adımının “bir sorun olduğunu kabul etmek”ten geçtiğine dikkati çekerek, ayrımcılığı önlemek için mağdur merkezli yaklaşım benimsenmesine ihtiyaç olduğunu belirtti.

İslam karşıtlığıyla mücadele için çabaların artması gerektiğini vurgulayan Buric, “Mağdurlar cezalandırılmayacaklarını hissetmeli, bu yüzden kovuşturma da önemlidir.” dedi.

Buric, İslam karşıtlığının küresel sorun olduğuna, hiçbir ülke veya kuruluşun bu sorunla yalnız başa çıkamayacağına dikkati çekerek, bu nedenle kolektif sorumluluk almanın ve işbirliğinin önemine değindi.

“Kesinlikle çok zor zamanlar geçiriyoruz. Genel olarak hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarında bir gerileme söz konusu.” diyen Buric, İslam karşıtlığı başta gelmek üzere ayrımcılığı önlemek için çeşitli araçların olduğunu ancak bunların uygulanmadığını savunarak, bu noktada siyasi iradeye yönelik ihtiyaca işaret etti.

Birlik halinde yaşamak için insanların birbirinden korkmaması gerektiğini söyleyen Buric, “Nefretin ortaya çıkmasına izin verirsek toplumlarımız yok olur ve bir gelecek olmaz.” dedi.

“Siyasi liderler de nefret söylemlerinde bulunuyor”

UNAOC Yüksek Temsilcisi Moratinos, İslam karşıtlığının temelinde nefretin olduğunu ve nefretin de tarih boyunca çatışma ve savaşlara yol açtığını anlattı.

Moratinos, şunları kaydetti:

“Nefretin geri dönmüş olmasından dolayı çok üzgün olduğumu söylemeliyim. Düşmanlarımız olabilir, muhaliflerimiz olabilir, rakiplerimiz olabilir ama nefretin derecesi bugünün dünyasında son derece tehlikeli bir ivmeye ulaştı.”

Moratinos, İslam karşıtlığıyla mücadele için kınamanın yeterli olmadığını söyleyerek, asıl yapılması gereken şeyin insanların bilinçlerini değiştirmek olduğunu dile getirdi.

Bugün nefretin 11 Eylül saldırılarından sonra ulaştığı seviyeden daha kötü olduğuna dikkati çeken Moratinos, “Kişisel, siyasi ve profesyonel hayatımda ayrımcılığın, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının, İslam karşıtlığının, antisemitizmin, Hıristiyan fobisinin bu derece artığını hiç görmemiştim. Çılgın bir dünyanın içindeyiz.” dedi.

Avrupa’da artan İslam karşıtlığına işaret eden Moratinos, kıtada İslam’a yönelik saldırılar söz konusu olduğunda ifade özgürlüğü ile din ve inanç özgürlüğü arasında hangisinin önemli olduğuna yönelik tartışmanın gündeme geldiğini söyledi.

Moratinos, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19. maddesi ifade özgürlüğü, 18. maddesi din ve vicdan özgürlüğüdür. 19. madde mi, 18. madde mi ağır basmalı? İkisini etkileşimli hale getirmeliyiz. İfade özgürlüğü, diğer özgürlüklerin üzerinde ya da altında diyemeyiz.”

Moratinos, siyasi liderlerin de nefret söylemlerinde bulunduğuna işaret ederek, “Beni asıl endişelendiren siyasi liderlerin de nefret söyleminde bulunuyor olması. Bu, çok tehlikeli. İslam karşıtlığını, antisemitizmi, ayrımcılığı ve ırkçılığı teşvik edenler de onlar.” eleştirisinde bulundu.

İslam karşıtlığı ve ırkçılık gibi sorunların yayılmasına engel olmak için ülkelerin gerekli yasal düzenlemeleri yapması gerektiğini anlatan Moratinos, şunları kaydetti:

“Yakın zamanda İsveç ve Danimarka’da buna şahit olduk. Her cuma bir adamın caminin önüne gidip Kur’an’ı Kerim’i yakması konusunda hiçbir şey yapamayacaklarını söylediler. Nasıl bir şey yapamazsınız? Kamuoyunu, uluslararası ilişkilerinizi etkileyeceğini, kendi toplumuzda ve uluslararası toplumda kutuplaşma yaratacağını bilirken bir şeyler yapılmalı.”

“Her tarafta kutuplaşmalar görüyorsunuz”

AGİT Müslümanlara Karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılıkla Mücadele Özel Temsilcisi Büyükelçi Dağdelen Akgün de dünyanın bir çok zorlukla karşı karşıya olduğunu belirterek, bu sorunlarla baş edilmesi için ortak çabanın gerektiğini dile getirdi.

Birlikte yaşamanın temelinin karşılıklı saygıya dayandığını vurgulayan Dağdelen Akgün, İsrail’in Gazze’ye saldırılarından itibaren İslam karşıtlığının artığını kaydetti.

Dağdelen Akgün, ırkçılığın temelinde saldırganlığın olduğunu söyleyerek, “Her tarafta kutuplaşmalar görüyorsunuz ve her şey bir nevi sarmal oluşturup kartopu gibi büyüyor.” dedi.

Ülkelerde yaşanan ekonomik sorunların nedeni olarak göçmenlerin “günah keçisi” ilan edildiğini belirten Dağdelen Akgün, toplumdaki ayrımcılığın aşırı sağcı politikacılar tarafından körüklendiğini savundu.

Dağdelen Akgün, İslam karşıtlığıyla mücadelede çabaların sürekli ve tutarlı olması gerektiğini vurguladı.

“Nefret içeren her türlü şiddetin tanınması ve cezalandırılması gerekir”

ODIHR Direktörü Mecacci, nefret suçlarıyla mücadele için bu suçların tespit edilip raporlanmasının önemine değinerek, devletlerin “nefret suçunu” bir şiddet olarak kabulünün gerektiğini söyledi.

“Nefret içeren her türlü şiddetin tanınması ve cezalandırılması gerekir.” diyen Mecacci, emniyet güçlerinin ön yargıya sahip olduğu ülkelerde vatandaşların karşılaştıkları nefret suçunu bildirmekten çekindiklerini anlattı.

Mecacci, Müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarında eksik raporlama yapıldığının tespit edildiğini dile getirerek, nefret suçlarıyla ilgili sahip olunan verilerin gerçek durumun çok altında olduğunu belirtti.

Medyada İslam karşıtlığının sıklıkla yapıldığını kaydeden Mecacci, bu nedenle Avrupa’daki Müslümanların tehlike altında olduğunu ifade etti.

Mecacci, dünya genelinde yapılacak seçimlerdeki kampanyaların kutuplaştırıcı olduğuna ve bunların en çok azınlıkları etkilediğine dikkati çekerek, “Irkçı hakaretler ve klişeler daha fazla kullanılmaya başlıyor çünkü gittikçe daha çok işe yarıyor. Peki bunu nasıl bitireceğiz? ‘Yeter, bunun demokratik bir toplumda yeri yok.’ diyecek siyasi liderlere ihtiyacımız var.” dedi.

“İfade özgürlüğü, İslam’a düşmanca hakarete izin vermez”

Eski Ürdün Başbakanı Hasavne, İslam karşıtlığının dünyada yükselişte olmasının nedeninin Soğuk Savaş’ın bitmesinin ardından “yeni düşman arayışı” olduğunu kaydetti.

Uluslararası hukukta yaşanan gerilemenin ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi fenomenleri artırdığını savunan Hasavne, “Gazze’deki mevcut çatışmaya ve BM Güvenlik Konseyinin ve büyük ölçüde de Genel Kurulun etkisizliğine bakın.” eleştirisinde bulundu.

Hasavne, demokrasilerde de düşüş olduğunu dile getirerek, “Demokrasi, çoğunlukçuluğa dönüşüyor.” dedi.

Tarih boyunca yabancıya yönelik korkunun her zaman var olduğunu anlatan Hasavne, Avrupa’daki İslam karşıtlığını da bu nedene bağladı.

Hasavne, “Sözleşmelerle güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının, insanların İslam’a ve Müslümanların duygularına düşmanca hakaret etmelerine izin veren bir hak olduğuna inanamıyorum. Bu özgürlük, her istediğinizi söyleyebileceğiniz bir açık çek değildir. Hiçbir zaman böyle olmamıştır.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-islam-karsitligi-ele-alindi/feed/ 0
Ege Üniversitesi Hastanesi Çalışanları Teşvik Ödemelerine Tepki Gösterdi https://www.kanal7haber.com.tr/ege-universitesi-hastanesi-calisanlari-tesvik-odemelerine-tepki-gosterdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ege-universitesi-hastanesi-calisanlari-tesvik-odemelerine-tepki-gosterdi/#respond Thu, 11 Jul 2024 21:48:20 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9484

Ege Üniversitesi Hastanesi çalışanları, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin beşte birini aldıkları gerekçesiyle duruma tepki gösterdi. Sağlıkçılar adına basın açıklamasını yapan Türk Sağlık Sen İzmir Üniversite Şube Başkanı Osman Ata, “Çalışanlara yapılan bu zulme son vererek ‘hakkı hak edene teslim edin’ diyerek çağrımızı yineliyoruz. Herkes taban ve teşvik ödemelerinin artması konusunda bir mücadele ortaya koymaya çalışırken biz yitip giden teşvik ödememizi kurtarmanın peşindeyiz” dedi.

Ege Üniversitesi Hastanesi’nde örgütlü tüm sendika üyeleri, üniversite çalışanları, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin beşte birini aldıkları gerekçesiyle hak talepleriyle ilgili açıklama yaptı.

Ege Üniversitesi Başhekimlik binası önünde toplanan Türk Sağlık Sen, SES, Hep Sen, Birlik Sağlık Sen, Genel Sağlık İş Sendikası, Genç Sağlık Sen, Hekim Birliği Sendikası üyeleri adına ortak basın açıklamasını yapan Türk Sağlık Sen İzmir Üniversite Şube Başkanı Osman Ata, “Adı teşvik olan fakat idareciler tarafından angaryaya dönüştürülerek zayi edilen hakkımızın peşindeyiz. Mesele çalışanın hakkı ve alacağı ücret olunca cimrilikte sınır tanımayanlar, mevzuatta bir açık bulsalar maaşlarımızı da ödemeyip, çalışma düzenini köle sistemine çevirmek isteyenler, karşılarında hep bizi bulacaklardır” dedi.

“ÜNİVERSİTEMİZ ÇALIŞANLARININ, DİĞER ÜNİVERSİTE HASTANELERİNDE GÖREV YAPAN ÇALIŞANLARIN ALDIĞI TEŞVİK ÖDEMESİNİN 5’TE 1’NE MAHKUM EDİLMESİNE RIZA GÖSTERMEMİZ BEKLENEMEZ”

Ata, şunları söyledi:

“Tüm üniversite hastaneleri benzer ekonomik sıkıntılar yaşarken, Uludağ Üniversitesi özellikli birimler 7 bin 500, klinikler 5 bin 500, poliklinikler 3 bin 500, İstanbul Üniversitesi 4 bin 900, Adnan Menderes Üniversitesi 4 bin 100 almaktadırlar. Üniversitemiz çalışanlarının, diğer üniversite hastanelerinde görev yapan çalışanların aldığı teşvik ödemesinin 5’te 1’ne mahkum edilmesine rıza göstermemiz beklenemez. Ortada böyle bir durum varsa bu tamamen bir kötü niyet ve görevi kötüye kullanmadır. Mahkemelerde hesap sorulacak bir hukuki duruma dönüşmektedir.

“ÇALIŞANLARA YAPILAN BU ZULME SON VEREREK HAKKI HAK EDENE TESLİM EDİN”

Sıkıntı ve sorunları çalışanın sırtına yükleyip, kendileri keyif çatanlar aklını başına alsın. Harakiri yapın demiyoruz ama az insaf edin, şapkanızı önünüze koyun, kaldıysa biraz vicdanınızın sesini dinleyin diyoruz. Çalışanlara yapılan bu zulme son vererek hakkı hak edene teslim edin diyerek çağrımızı yineliyoruz. Herkes taban ve teşvik ödemelerinin artması konusunda bir mücadele ortaya koymaya çalışırken biz yitip giden teşvik ödememizi kurtarmanın peşindeyiz. Bu durum bile meselenin nasıl vahim bir hal aldığını anlatmaya yeterlidir.

“İDARECİLER ‘HASTANENE BATTI YAPACAĞIMIZ BİR ŞEY YOK’ DİYORLARSA KAPATSINLAR KEPENGİ”

Eğer idareciler ‘hastanene battı yapacağımız bir şey yok’ diyorlarsa kapatsınlar kepengi. Burası 3. basamak, köklü bir üniversite hastanesi diyorsanız. O zaman çalışanı mağdur etmeyin hakkını teslim edin. Ekonomik şartların ve enflasyonun çalışanın belini büktüğü bir dönemde bu yapılanlar tabiri caizse işkenceden farksızdır.

HAKKIMIZ BİZE TESLİM EDİLENE KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ

Teşvik ödemesini ev ekonomisine katarak geçinmeye çalışan her çalışanın yaşadığı sıkıntının vebali sizin üzerinizdedir. Çocuğuna harçlık veremeyen, pazar parasını denkleştirmeyen, her çalışanın günahına girmektesiniz. Kul hakkı yemektesiniz. Bunun hesabını iki cihanda da veremeyeceksiniz. Çalışanların temsilcileri sendikalar olarak bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz. Bu teşvik ödemelerindeki eksiklikler iade edilene, hakkımız bize teslim edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/ege-universitesi-hastanesi-calisanlari-tesvik-odemelerine-tepki-gosterdi/feed/ 0 MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin MYK ve MDK toplantısının ardından konuştu: (1) https://www.kanal7haber.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-1/ https://www.kanal7haber.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-1/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:06:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9003 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İsrail suçludur, soykırımcıdır ve 30 bin masumun hayatına son vermesinin bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Bir halkın onuru ve şerefi yok sayılırken, bir halkın varlığı ve güvenliği inkar edilirken, bir halkın hak ve hürriyeti çiğnenirken sessiz ve seyirci kalmak zulme ortaklıktır.” dedi.

Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) toplantısının ardından genel merkezde yaptığı açıklamada, MHP’nin milletin haliyle hallenen, diliyle dillenen, gönlüyle şereflenen, her bir insanın ömrünü gül bahçesine çevirmenin hedefiyle bezenen siyasi meşrep ve mizaca sahip olduğunu söyledi.

MHP’nin ilke ve ülküsü, meşrep ve mizacı, hedef ve heyecanının serdengeçti dava arkadaşları tarafından tıpkı bir bayrak gibi taşındığını belirten Bahçeli, “Davamız halkın davası, haklının davası, hakikatin davası, elbette Allah’ın davasıdır. Yolumuz uzun, yükümüz ağır, velakin irade ve inancımız çelik gibidir. Pürüzsüz 55 yıllık geçmişimizi parlak bir gelecekle buluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadesini kullandı.

Partisinin gündemi ve siyasi koordinatlarının yalnızca büyük Türk milleti tarafından belirlendiğini anlatan Bahçeli, milletten aldıkları desteği millete hizmet olarak tahvil etmekle mesul olduklarını söyledi.

Daha yapacakları çok iş, ulaşacakları çok hedef bulunduğunu aktaran Bahçeli, “55 yıldır, ülke için var olduk, bir ülküye yar olduk. 55 yıldır ülkeye sevdalandık, ülküye yemin ettik. Nice 55 yıllara, nice yüzyıllara, bizler göremesek bile milletin himmeti, Allah’ın hikmetiyle partimizin vasıl olacağından da en ufak şüphe duymuyorum, duymuyoruz.” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna savaşı

Rusya-Ukrayna savaşı ve bu savaşın yayılıp küresel mahiyet alması için yapılan provokatif tertip ve telkinlerin barış ümitlerini sabote ettiğini bildiren Bahçeli, “Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, Ukrayna’ya asker göndermeyi telaffuz etmesi, bu ülkenin savunma bakanının Ermenistan’a uzun menzilli füze vereceklerini duyurması kabus senaryolarına maalesef canlılık kazandırmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, şunları kaydetti:

“Macaristan’ın, geçtiğimiz günlerde İsveç’in NATO’ya katılımını onaylamasından hemen sonra bu tartışmanın alevlenmesi, üstelik Kremlin yönetimi tarafından, Macron’un sözlerinin fiiliyata yansıması halinde NATO ile çatışmanın kaçınılmazlığına vurgu yapılması hafife alınacak bir güvenlik riski değildir. Rusya’nın NATO ile savaşması demek Türkiye için beka düzeyinde bir sorun ve sancıdır. Bölgesel barış, huzur ve istikrarın temelinden dinamitlenmesi, mütecaviz ve mütehakkim zorlamaların dip akıntı halinde ilerleyiş kaydetmesi insanlığı felakete sürükleyecektir.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın üçüncü yılında aklıselimin öne çıkmasından, sağduyunun hakim olmasından, diplomasi ve diyalog kanallarının açılmasından başka makul bir alternatif yoktur. 2022’de İstanbul’da kurulan müzakere masasının tekrar güncellenerek silahların susması, sıkılı yumrukların açılması, bölgemizde barış ikliminin tesis edilmesi Rusya, Ukrayna ve Türkiye başta olmak üzere her ülkenin çıkarınadır.”

İsrail’in Gazze’ye saldırıları

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da değinen Devlet Bahçeli, “İsrail ile Filistin arasında derhal ateşkes rejimiyle birlikte kalıcı çözüm ve barış beklentileri kuvveden fiile geçmelidir. Akan kan durmalıdır. Soykırımcı İsrail hesap vermelidir.” diye konuştu.

Türkiye’nin Uluslararası Adalet Divanı’na sunduğu sözlü beyanın mazlum Filistin halkına tercüman olduğunu ve İsrail’in maskesini bir kez daha indirdiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

“Filistin halkına yapılan haksızlıklar sebebiyle kurallara dayalı uluslararası sistem bugün çöküş aşamasına geçmiştir. 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal eden İsrail’in, aleyhine açılan bir davada yargılanması, bu yargılamaya Türkiye’nin hak, hukuk ve insani temelde müdahil olması tarihe düşülen cesur bir not, çok değerli bir mücadele timsalidir.

İsrail’in, Uluslararası Adalet Divanı’nın açıkladığı geçici tedbirlere tam ve eksiksiz riayeti gecikmeksizin sağlanmalı, saldırılarına son vermesi için ihtiyaç duyulan mekanizmalar devreye sokulmalıdır. Filistin halkının istediği adalettir, eşitliktir, bağımsızlıktır. Hiç kimse, uluslararası nitelikli hiçbir kurum ve kuruluş bu meşru taleplere sırtını dönmemelidir.

İsrail’in, doğu Kudüs, Gazze ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarının kimliğini ve statüsünü değiştirme amacı gayrimeşrudur, gayri hukukidir, gayri ahlakidir, böylesi bir dayatma insanlık vicdanında asla karşılık bulmayacaktır. ABD Başkanı Biden’ın, önümüzdeki pazartesi günü ateşkesin olacağını söylemesi en azından ihtiyatlı iyimserliğimizi desteklemiştir. İsrail suçludur, soykırımcıdır ve 30 bin masumun hayatına son vermesinin bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Bir halkın onuru ve şerefi yok sayılırken, bir halkın varlığı ve güvenliği inkar edilirken, bir halkın hak ve hürriyeti çiğnenirken sessiz ve seyirci kalmak zulme ortaklıktır.”

Filistin’de iki devletli çözüm dışında barış ortamına davetiye çıkaracak bir başka seçenek bulunmadığını belirten Bahçeli, “1967 sınırlarına haiz, başkenti Doğu Kudüs olan; egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını tescillemiş bir Filistin devletinin kurulması tarihen, siyaseten, vicdanen ve hukuken kaçınılmaz bir zorunluluktur.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin’deki samimi gayret ve emeklerinin ziyan olmayacağını ve adaletin muhakkak tecelli edeceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin Filistin’e ilişkin tutum ve duruşunun doğru olduğunu bildirdi.

“Gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır”

Cumhuriyet’in yeni yüzyılının, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın ilk adımı, ilk hamlesi ve ilk perdesi olduğunu ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin bu yüzyılda yükselişini hızlandıracağını söyledi.

Bu yüzyılda sosyal ve ekonomik sorunların, terör ve bölücülük melanetinin üstesinden gelineceğini belirten Bahçeli, “Hayat pahalılığı kaderimiz değildir ve bitecektir. Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır. Enflasyonla mücadele başarıya ulaşacak, fiyat ve finansal istikrar Türkiye ekonomisinin zincirlerini kıracaktır. Faiz, döviz ve enflasyon siperine yatıp ekonomik ve siyasi istismar operasyonunu dört bir koldan ilerletenlerin hevesleri inşallah kursaklarında bırakılacaktır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, yatırımcılara kucak açan, özel mülkiyete saygı duyan, hukukun üstünlüğüne bağlı ve demokratik güvenliği tartışmasız bir ülke olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Türkiye, geleceğin parlayan yıldızı ve süper gücüdür. Hiç kimse ülkemiz hakkında kuşku uyandıracak, güven ve istikrarı baltalayacak bir komploya tevessül etmemelidir. Hiç kimse ülkemizi kötü gösteren, karamsarlık tabloları çizen bir art niyetliliğe umut bağlamamalıdır. Türkiye hepimizindir. Ekonomik huzur ve diriliş her insanımızın hakkıdır ve yararınadır.

Marketlerde fiyat etiketlerini günbegün değiştiren, vatandaşlarımızın sofrasına kan doğrayan kim olursa olsun dürüst olamaz, düzgün olamaz, bu milletin evladı olmayı da hak edemez. Daha önce temas ettiğim üzere, FETÖ tarafından kumanda edilen fiyat anarşistlerine, karaborsa meraklısı bozgunculara, fırsatçılığı geçim kapısı gören ahlaksızlara göz açtırılmamalı, denetim ve kontroller amasız, fakatsız sıklaştırılmalıdır. Enflasyon düşürülecek, takip ve tercih edilen para ve maliye politikaları eşliğinde, siyasi istikrar ve güven sayesinde ekonomideki konjonktürel sarsıntılar süratle önlenecektir.”

“Kimsenin gücü yetmeyecek”

Bahçeli, “Muhalefetin Türkiye’yi karalama ve kundaklama yarışı iflah olmaz bir hastalık seviyesindedir.” dedi.

Muhalefetin özleminin, örselenmiş, sesi kısılmış, nefesi kesilmiş, takati bitmiş, tasallut altına alınmış, her yerinden yaralanmış zayıf bir Türkiye olduğunu belirten Bahçeli, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Bu muhalefetin hedefi içine kapanan, etrafına yabancılaşan, milli haklarından ve kutlu hedeflerinden vazgeçen bağımlı bir Türkiye’dir. Bu muhalefet Türkiye’ye hepten yabancılaşmış, Türk milletiyle gönül bağını ve ahlaki bağlantısını çoktan koparmıştır. Şu hususu herkesin anlamasında fayda vardır, Türkiye’yi aç hürler, tok esirler ülkesi yapmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.”

(Sürecek)

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-1/feed/ 0
DSİ kamulaştırdığı tarlaların parasını 47 sene sonra köylüye ödedi https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-kamulastirdigi-tarlalarin-parasini-47-sene-sonra-koyluye-odedi/ https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-kamulastirdigi-tarlalarin-parasini-47-sene-sonra-koyluye-odedi/#respond Fri, 28 Jun 2024 21:09:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8936 DSİ kamulaştırdığı tarlaların parasını 47 sene sonra köylüye ödedi

Değirmenci Göleti’nde yarım asırlık kamulaştırma zaferi

Kamulaştırma bedellerini almak torunlarına nasip oldu

EDİRNE – Edirne’de yarım asır önce DSİ tarafından köylünün tarım arazisi üzerine yapılan “Değirmenci Göleti” davasında dedelerinden kalan kamulaştırma bedelleri torunlara nasip oldu.

Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Yeniköy, Hamitli ve Değirmenci köyleri sınırları içinde yer alan “Değirmenci Göleti ve Sulaması” projesi çerçevesinde yapılan barajla birçok köylünün arazisi 1977 yılında sular altında kaldı.

Proje alanında bulunan tarlaların sular altında kalması birçok köylüyü geçim kaynaklarından etti. Ancak köylülerin mağduriyetleri bununla sınırlı kalmadı. Kamulaştırma bedelleri de Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından köylülere ödenmedi. Köylülerin yıllarca idareye yaptığı yasal başvurular ise sonuçsuz kaldı.

Üzerinden geçen yıllar, torunları hak arayışından vazgeçirmedi. Hak sahiplerinden Turna ailesi, DSİ 11. Bölge Müdürlüğüne yazılı olarak başvurdu ve kamulaştırma bedellerini talep etti. Dedeleri gibi olumsuz cevap alan aile soluğu mahkemede aldı. Aynı mağduriyeti tarlalarından yüksek gerilim hattı geçmesi nedeniyle de yaşayan köylüler dava açtılar.

Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalarda kamulaştırma bedellerinin hak sahiplerinin mirasçılarına ödenmesine karar verildi. Emsal karar bütün köylülere umut oldu.

İstanbul Barosuna kayıtlı avukat İbrahim Çınar, yaptığı açıklamada, adaletin geç de olsa tecelli ettiğini vurguladı.

Yarım asırlık mücadele

Avukat İbrahim Çınar, “Değirmenci Göleti ve sulama projesi çerçevesinde birçok köylünün arazisi sular altında kalmıştır. O tarihte kamulaştırma kararı alınmış olmasına rağmen kamulaştırma işlemleri günümüze kadar tamamlanmamıştır. Yaklaşık yarım asır sonra müvekkillerim mirasçılar olarak hak arayışını sürdürmüşlerdir. Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından açtığımız kamulaştırmasız el atma kaynaklı tazminat davasının kabulüne, kamulaştırma bedelinin müvekkililer miras payı oranında ödenmesine karar verilmiştir” dedi.

“Adalet er geç yerini buluyor”

Müvekkillerinin mağduriyetlerini dile getiren Çınar, “Öncelikle hak sahibi olan ve davalarını kazanan müvekkillerimizi pes etmeyerek haklarını aradıkları için tebrik ediyorum. Bizlere güvendiler ve haklarını alacaklarına her zaman inandılar. Müvekkillerimizin hakları olan kamulaştırma bedellerini idareden tahsil ettik. Gönül isterdi ki 50 yıl önce dedeleri haklarını alsın ancak, kamulaştırma bedelleri bugünkü kuşağa nasip oldu. Adalet er geç yerini buluyor” ifadelerini kullandı.

“Mülkiyet hakkı anayasal bir haktır”

Müvekkillerinin başına gelen bu durumun münferit bir olay olmadığını da vurgulayan Avukat Çınar, “İlkemizde kamulaştırma kararı alınmasına rağmen kamulaştırma bedelleri ödenmeyen ya da kamulaştırma kararı olmaksızın idareler tarafından fiili ve hukuki el atılan birçok taşınmaz bulunmaktadır. Bu durum mülkiyet hakkının ihlalidir. Mülkiyet hakkı anayasal bir haktır. Mülkiyet hakkına ilişkin olan kamulaştırma davaları zamanaşımına tabi değildir. Sahipleri kamulaştırma bedelinin tahsili için her zaman dava açabilirler” diye konuştu.

“Vatandaşlarımız büyük bir mağduriyet yaşamıştır”

Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Yeniköy Mahalle Muhtarı Onur Erkan, “Gölet yapıldıktan sonra DSİ’den parasını alamayan bir çok vatandaşımız olmuştur. Bu nedenle vatandaşlarımız büyük bir mağduriyet yaşamıştır. Şimdi istimlak parasını alan arkadaşlarımız oldu. Daha önce başvuranlara ret geliyordu ama şimdi toplu olarak hak talebi için başvurulduğunda birkaç kişi parasını almış. Su altında kalan tarlalar dedelerinden şimdiki torunlarına geçtiğinden dolayı bu torunlar haklarını aramak için hak talebi için mahkemeye başvuruyor” dedi.

“Hak sahibi hakkından vazgeçmez”

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde Yeniköy köyünde çiftçilik ile uğraştığını ifade eden vatandaşlardan Erdoğan Bayraktar, “Yaklaşık 50 yol önce burada baraj yapımına başlandı. Bu alan tamamen ağaçlıktı. Buradaki ağaçlar kesilerek baraj yapıldı. Tabii o zamanlar ilkokul çağlarındaydık. Bu tarlaların bir kısmı hiç bedeli ödenmeden imza atıldığı söylendi. Devlet Su İşleri bu işe pek sıcak bakmadı. İnsanlar burada parasını alsın diye olumlu yaklaşmadı. Yeni nesil kişiler, bu işlere biraz daha vakıf olduğundan dolayı biz ila paramızı alacağız deyip avukatlar aracılığıyla istimlak bedellerini aldılar. Hak sahibi hakkından vazgeçmez” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dsi-kamulastirdigi-tarlalarin-parasini-47-sene-sonra-koyluye-odedi/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu toplandı, milletvekilleri gündem dışı konuşmalar yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-genel-kurulu-toplandi-milletvekilleri-gundem-disi-konusmalar-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-genel-kurulu-toplandi-milletvekilleri-gundem-disi-konusmalar-yapti/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:57:15 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8914 TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.

Bozdağ, birleşimin başında üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Toy, 28 Şubat sürecinde baskılara rağmen haklarını savunduklarını dile getirerek, haklarını meşru yöntemlerle arayan bir geleneğin temsilcileri olduklarını kaydetti.

Tüm toplum kesimlerinin katkılarıyla ülkenin ihtiyaçlarına cevap verecek, insan hak ve hürriyetlerine dayanan, demokratik, sosyal, hukuk devleti niteliklerine sahip sivil bir anayasanın, her şeyin en iyisine layık milletin hakkı olduğunu vurgulayan Toy, ülkenin kalkınmasının darbelerle akamete uğradığını ve milletin özgürlüklerinin kısıtlandığını belirtti.

Toy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletin talihinin değiştiğini ve demokrasinin önündeki engellerin kaldırıldığını ifade ederek, “Artık hiçbir kuvvet milletimizin menfaatlerinin önüne geçerek hedeflerimizden uzaklaştıramayacak ve ülkemizi tekrar darbeler ve vesayet döngüsüne mahkum edemeyecektir.” diye konuştu.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise Eskişehir’in sorunları üzerine yaptığı konuşmada, şehirde 25 yıldır Yılmaz Büyükerşen belediye başkanı seçildiği için AK Parti iktidarının çevre yolları yapmadığını, fabrika açmadığını, kentsel dönüşümü engellediğini, belediyelerine kredi dahi verilmediğini öne sürdü.

Eskişehirlilerin, başkanlarına güvendiğini dile getiren Çakırözer, “Eskişehir’in kadınında, gencinde, yaşlısında, çiftçisinde, esnafında emeği olan, yıllarca adalet dağıtan cumhuriyet kadını Ayşe Ünlüce’yi Cumhuriyet’in 100. yılında ilk kadın büyükşehir belediye başkanımız yapacağız; yalandan dolandan uzak Kazım Kurt’u ve Ahmet Ataç’ı yine başkan yapacağız. Eskişehir’i talana, ranta asla teslim etmeyeceğiz. 31 Mart’ta yine Eskişehir kazanacak.” dedi.

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın da “24 Şubat Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluş günü” hakkında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Trabzon 1918’de düşman işgalinden kurtuldu fakat göç veren bir şehir olmaktan kurtulamadı. Trabzon 1918’de düşmanı yendi fakat geçim sıkıntısına mağlup oldu. Kurtuluşumuzun üzerinden yüz altı yıl geçti fakat işsizlik sorunu hala halledilemedi. Trabzon, AK Parti iktidarının gerçekleştiremediği vaatlerden ne yazık ki kurtulamadı. Neredeyse her dönem en az bir Trabzonlu bakana sahip olmasına rağmen Trabzon gereken hizmeti ne yazık ki alamamıştır. Şehrimiz yıllardır AK Parti belediye başkanları tarafından yönetilmektedir ancak hizmet ve yatırım almak konusunda sınıfta kalmıştır.”

AK Parti İstanbul Milletvekili Halit Yerebakan ise 35 yıl önce Türkiye’de bilim ve azmin, umutla teknolojinin buluştuğu ilk yapay kalp implantasyon cerrahisinin yapıldığını vurguladı.

O günden bu yana kullanıcı olmanın ötesinde biyoteknoloji, ilaç sanayi ve tıbbi cihaz üretiminde önemli atılımlar gerçekleştirildiğini belirten Yerebakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geleceğe baktığımızda, Türkiye’nin sağlık endüstrisindeki bu gelişimi, kamu desteğinin artmasıyla birlikte ülkemizi sağlıkta küresel bir oyuncu yapma potansiyeline sahiptir. Ancak bugün sağlık endüstrimizin karşılaştığı engeller yalnızca teknolojik veya maddi sınırlar değil aynı zamanda uluslararası rekabet ve küresel tehditlerdir. Bu engeller karşısında sağlığın bir tehdit olmasının önüne geçmek için savunma sanayimizde olduğu gibi azim ve kararlılıkla durmalıyız. Bu alandaki başarılarımız Türkiye Yüzyılı’nda daha büyük hedeflere ulaşmamızın teminatı olacaktır. Unutmayalım ki bilimin ışığında yükselen bir toplum için araştırma ve inovasyon her zaman desteklenmelidir. Çünkü bilgi, kalkınmanın ve ilerlemenin anahtarıdır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-genel-kurulu-toplandi-milletvekilleri-gundem-disi-konusmalar-yapti/feed/ 0
8. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda https://www.kanal7haber.com.tr/8-yargi-paketi-tbmm-genel-kurulunda/ https://www.kanal7haber.com.tr/8-yargi-paketi-tbmm-genel-kurulunda/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:54:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8602 TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sürüyor.

Teklif üzerinde söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, yasa teklifinde itiraz ettikleri bazı maddeler olduğunu söyledi.

Kanun teklifiyle kayyımlara yasal güvence getirildiğini savunan Kaya, “Akçeli işlere kayyım olarak tayin olan kişilere dokunulmazlık getiriyorsunuz.” diye konuştu.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, yargı paketinin çoğu maddesinin Anayasa Mahkemesinin hukuka aykırılığı nedeniyle iptal ettiği konulara ilişkin olduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesinin örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenlerin örgüt üyesi gibi cezalandırılmasına ilişkin düzenlemeyi iptal ettiğini belirten Poyraz, “Suç amacıyla kurulmuş örgüte üyeliğin cezası 2 yıldan 4 yıla kadar, ‘keşke örgüt üyesi olsaydım’ dedirtecek bu düzenleme ile örgüt üyesi olmadığını tescil ettiğiniz kişiye örgüt üyeliğinden daha fazla ceza öneriyorsunuz.” diye konuştu.

-“Yapılmak istenen şey tam olarak yargısal aktivizmdir”

MHP İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Anayasa Mahkemesinin kendi etki alanını genişletmeye çalıştığını belirtti.

Anayasa Mahkemesinin zaman zaman kendisini TBMM’nin üstünde görmekten geri kalmadığını dile getiren Yıldız, “Anayasa Mahkemesi hatta bazen hızını alamayıp kürsüden yasa yapmaya bile çalışıyor. Gündemi meşgul eden bazı davalar üzerinde uygulanan iletişim stratejisi ile mevcut Anayasal düzen bir kenara bırakılarak, ‘Anayasa Mahkemesi süper temyiz mahkemesi’ olduğu şeklinde toplumsal bir algı oluşturulmak isteniyor.” dedi.

Anayasa Mahkemesinin böyle bir rolünün olmadığını kaydeden Yıldız, yapılmak istenenin yargısal aktivizm olduğunu ve bunun da kuvvetler ayrılığı ile demokrasinin düşmanı olduğunu söyledi.

Bireysel başvurunun mecrasından çıkarıldığını ve yargı sistemini zayıflatan sistemsel sorun haline geldiğini ifade eden Yıldız, Anayasa Mahkemesi Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun bireysel başvuru hakkını düzenleyen 45, 46, 47, 48, 49 ve 50. maddelerinin yeninden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Anayasa Mahkemesinin görevlerine işaret eden Yıldız, bu görevleri tek tek Genel Kurulda saymayacağını kaydederek, “Yeni bir Anayasa ile bu görevlerini elbette sınırlandıracağız.” dedi.

DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar da kanun telifinin acele olarak Meclis’e getirildiğini ve komisyon aşamasında görüşlerinin dikkate alınmadığını anlattı.

-“Aynı hassasiyeti görmek istiyoruz”

CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver ise mevcut Anayasa hükümlerinin yanı sıra Anayasa Mahkemesinin verdiği bazı kararların uygulanmadığını belirterek, önlerine yargı paketinin getirildiği söyledi. Yargı paketindeki en önemli gerekçenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen yasa hükümlerini, iptal kararlarına uyumlu hale getirmek olduğunu belirten Ünver, “Madem iktidar olarak böyle bir hassasiyetiniz var, Anayasa Mahkemesinin bazı siyasi içerikli davalara ilişkin kararları söz konusu olduğunda da aynı hassasiyeti sizden görmek istiyoruz.” dedi.

Yapılan değişikliklerin sonuç verebilmesi için öncelikle hakimin kafasındaki hukukun değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Ünver, “Hakim kafasına sokulan hukuka göre karar vermeye devam ettiği sürece kanunlara ne yazarsak yazalım yapılan değişiklikler iyi bile olsa bu yönde sonuç vermez, Yargıtay’ın Can Atalay kararında olduğu gibi.” diye konuştu.

AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç de 8. yargı paketiyle yargının hızlandırılması, vatandaşların yargı hizmetlerinden daha etkin yararlanabilmesine ilişkin önemli düzenlemelerin getirildiğini söyledi. Teklifle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasında sanığın kabul etmesi şartının kaldırıldığını belirten Gözgeç, bunun mahkemenin taktirine bırakıldığını ifade etti.

Gözgeç, Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda, Terörle Mücadele Kanunu’nun ilgili maddelerinde düzenleme yapılarak örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilini müstakil bir suç olarak düzenlediklerini anlattı.

Koruma tedbirlerinin uygulanmasında hak ihlali iddialarında Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvurma imkanı getirdiklerini bildiren Gözgeç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları hakkında Tazminat Komisyonuna başvurma imkanıyla birlikte, erişilebilir, hızlı işleyen, birincil nitelikte bir başvuru yolu oluşturulmakta. Düzenlemeyle temel hak ve özgürlüklerin daha güçlü bir şekilde korunması ve muhtemel hak ihlallerinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Bugüne kadar yaptığımız yargı paketlerindeki değişikliklerde olduğu gibi bu yargı paketinde de amacımız, hak ve özgürlüklerin korunması ve vatandaşın adalete erişiminin hızlandırılması, güçlendirilmesi.”

“Tazminat Komisyonuna 7 bin 528 başvuru yapıldı”

Konuşmalarından ardından soru-cevap işlemine geçildi. Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Anayasa Mahkemesinden Tazminat Komisyonuna gelen dosya sayısına ilişkin bilgi verdi. Yüksel, 2018 yılında kabul edilen 7145 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında Tazminat Komisyonuna 8 bin 407 başvuru yapıldığını, başvuruların tamamının Komisyon tarafından karara bağlandığını söyledi. Yüksel, “Komisyon bu başvurularla ilgili 7 bin 370 kabul, 843 ret, 7 esas kaydının kapatılması ve 187 birleştirme kararı vermiştir. 2023 yılında kabul edilen 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında Tazminat Komisyonuna 19 bin 883 başvuru yapılmış olup Komisyon bu başvuruların 941’i hakkında karar vermiştir. Bu kapsamda peyderpey dosyalar da gelmektedir.” ifadelerini kullandı.

Tazminat Komisyonuna Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden (AİHM) kaç adet bireysel başvuru dosyası geldiğine ilişkin sorusu üzerine Yüksel, Tazminat Komisyonuna 7 bin 528 başvuru yapıldığını, başvuruların tamamının Komisyon tarafından karara bağlandığını belirtti. Yüksel, “Komisyon bu başvurularla ilgili 3 bin 541 kabul, 2 bin 147 ret, 1840 birleştirme kararı vermiştir.” diye konuştu.

Yüksel, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yolunun açılması suretiyle bu kararların daha güvenli şekilde denetlenmesinin sağlandığını söyledi. Yüksel, bu kararlara karşı istinaf kanun yolunun açılmasının bölge adliye mahkemelerinin iş yükünde yaklaşık yüzde 14 artış meydana getireceğinin öngörüldüğünü, halihazırda bu kararları itirazen inceleyen ağır ceza mahkemelerinin iş yükünün azalmasına da neden olacağını bildirdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/8-yargi-paketi-tbmm-genel-kurulunda/feed/ 0
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 28 Şubat mağdurları için kurulun tesis edilmesi gerektiğini söyledi https://www.kanal7haber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-28-subat-magdurlari-icin-kurulun-tesis-edilmesi-gerektigini-soyledi/ https://www.kanal7haber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-28-subat-magdurlari-icin-kurulun-tesis-edilmesi-gerektigini-soyledi/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:45:43 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8336 Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, “28 Şubat mağdurları ve hak sahipleri yönünden, geçmişe dönük hakların iadesi ve mali hakların tazminine yönelik tespit ve tazmin, telafi, hak iadesi kararı alacak bir kurulun tesis edilmesi gerektiği bir zorunluluktur” dedi.

Memur-Sen ve birçok sivil toplum kuruluşu tarafından 28 Şubat mağdurlarının yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri düzenlenen çalıştaylarda ele alınmıştı. Çalıştayın sonucunda ortaya çıkan rapor ise Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın tarafından yapılan basın toplantısında kamuoyuna sunuldu. Basın toplantısında konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, ‘Kapanmayan Yara, 27. Yılında 28 Şubat Mağdurların Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı’nda önemli tespitlerin yapıldığını ve çözüm önerilerinin ortaya çıktığını ifade etti.

Yalçın, 28 Şubat mağdurlarının yaşadıkları hak ihlalleri karşısında devletin, mağdurların maruz kaldıkları ihlalleri ve failleri tespit etmesi, mağduriyetleri tazmin etmek veya zararı telafi etmesi ve hak ihlallerinin tekrarlanmaması için kurumsal reform niteliğinde gerekli adımları atması gerektiğini vurgulayarak, mağduriyetin giderilmesi adına yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:

“Eğitim hayatına ara vermek durumunda kalmış ancak daha sonra eğitim hayatına devam edenlerin, ara verilen dönemden kaynaklı olarak ortaya çıkan dezavantajlı durumları giderilmelidir. Kamu hizmetlerine giriş sınavlarını kazandıktan sonra iptal edilen sınavlar nedeniyle halen hak ettiği kadro ve pozisyonlarına girememiş olanlara ilişkin atanma hakkı tanınmalıdır. Kamu görevine atanma veya yeniden atanma yönünde verilen kararlarda ilgilinin hak ihlali tespiti yapılmış tarihte geçerli kamu görevine giriş şartları haricinde başkaca bir şart aranmamalıdır. Geç atanma veya yeniden atanma nedeniyle emsallerine göre hizmet süresi eksik kalan kamu görevlilerinin açıkta geçen sürelerinin kurumda geçmiş sayılarak aylık ve çalışma/hizmet sürelerinin buna göre belirlenmeli, bu süreler mesleki ilerlemelerine yansıtılmalı, sigorta primi ve emekli kesenekleri kurumlarınca karşılanmalıdır.”

Yalçın, benzer mağduriyetlerin giderilmesi için geçmişten bugüne kadar devletin hak ve hukuk ihlalleri karşısında sorumluluğundan hareketle çıkarılan belli başlı kanunların, “Kapanmayan Yara, 27. Yılında 28 Şubat, Mağdurların Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı raporda değerlendirildiğini aktardı.

“28 Şubat mağdurlarının geçmişe dönük hakların iadesi kararı alacak bir kurulun tesis edilmesi zorunluluktur”

Rapor çerçevesinde belirli önerilerin sunulduğunu açıklayan Yalçın, “Raporumuzda 28 Şubat mağdurlarının ve mağduriyetlerinin niceliksel ve niteliksel çeşitliliği dikkate alınarak, takdir hakkı ekseninde, somut mağduriyetler özelinde tasarrufta bulunacak, daha hakkaniyetli ve adil bir sonuç üretecek, etkin giderime imkan tanıyacak bir komisyonun kurulması önerilmiştir. Komisyonun teşekkülünü sağlayacak kanunda bir yetki çerçevesi önerisi getirilmiştir. Bu bağlamda, 28 Şubat mağdurları ve hak sahipleri yönünden, geçmişe dönük hakların iadesi ve mali hakların tazminine yönelik tespit ve tazmin, telafi, hak iadesi kararı alacak bir kurulun tesis edilmesi gerektiği bir zorunluluktur” değerlendirmesinde bulundu.

Yalçın, oluşturulacak komisyonun doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olması gerektiğini ve objektif, adil, hakkaniyete uygun, hukuki denetime elverişli kararlar alabilmesine imkan tanıyacak şekilde tarafsız ve bağımsız bir kuruluş olarak teşekkül edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yalçın, Memur-Sen ve çalıştay bileşenleri olarak, ortaya koydukları raporun 28 Şubat’ın mağduriyetlerinin çözümü noktasında önemli bir adım olacağına inandıklarını sözlerine ekleyerek, mağduriyetlerin giderilmesi ve bu tartışmaların tamamen bitirilmesi adına önemli bir çaba sarf ettiklerini dikkati çekti. – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/memur-sen-genel-baskani-ali-yalcin-28-subat-magdurlari-icin-kurulun-tesis-edilmesi-gerektigini-soyledi/feed/ 0
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 8. Yargı Paketi’ni eleştirdi https://www.kanal7haber.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-8-yargi-paketini-elestirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-8-yargi-paketini-elestirdi/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:24:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7990 DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM Genel Kurul’da görüşülecek olan 8. Yargı Paketi’ni eleştirdi. Koçyiğit, “8. yargı paketini getirirken ağdalı laflar edildi. Bu paketin içerisinde AYM’nin iptal ettiği bütün maddeler neredeyse farklı cümlelerde ifade edilerek paketin içerisine yedirildiğini görüyoruz. Aslında Meclis şu anda Anayasasızlığa alet edilmiş oluyor. Bugün yargı darbesi meclis eliyle devam ettirilmeye çalışılıyor” dedi.

Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, 41 maddelik 8. Yargı Paketi’nin TBMM Genel Kurul’a geleceğini hatırlatarak şunları söyledi:

“Pratikte 8 yargı paketi Meclis’e getirildi. AKP paket paket götürdü. Her gelen paket bedenden et koparırcasına aslında hak ve adaletten bir parçanın yok edilmesine yol açtı diyebiliriz. Aslında temel haklarımız askıya alındı, temel haklarımız yok sayıldı. O nedenle buna reform demenin kendisi trajikomik bir durum. Çünkü reformlar halk yararına yapılır, özgürlüğü, adaleti geliştirmek için yapılır.

“YARGI DARBESİ MECLİS ELİYLE DEVAM ETTİRİLİYOR”

8. yargı paketini getirirken ağdalı laflar edildi. Bu paketin içerisinde AYM’nin iptal ettiği bütün maddeler neredeyse farklı cümlelerde ifade edilerek paketin içerisine yedirildiğini görüyoruz. Aslında Meclis şu anda Anayasasızlığa alet edilmiş oluyor. Bugün yargı darbesi meclis eliyle devam ettirilmeye çalışılıyor. AKP bu yargı paketini getirerek aslında AYM’yi tanımadığını, AYM’nin ‘Şu maddelerde düzenleme yapın’ demesine rağmen o maddelerde ısrar ettiğini görüyoruz.

“ANAYASAL HAKLARINI KULLANANLAR…”

220’ye 6. madde, yani örgüte üye olmamak için örgüt adına suç işleme. Bu düzenlemeyi ne zaman getirmişlerdi. Zamanın cemaatçileri yargıda da etkinken beraber yol yürüdüklerinde bu düzenlemeleri getirdiler. AKP, şu anda cemaatin aklıyla yol yürüyor. Aslında bu maddede şunu  görüyoruz. Toplumun en temel haklarının askıya alınmasının maddesi olduğunu ifade edebiliriz. Basın toplantısına katılmaktan, yürüyüş yapmaya Anayasal bütün haklarını kullanan kişiler AKP’nin hoşuna gitmediği zaman sanık sıfatıyla kendilerini adliye salonlarında buluyorlar. Bunun üzerinden demokratik siyaset dizayn ediliyor.

“KAYYıMLARIN YARGI ZIRHIYLA KORUNDUKLARINI GÖRÜYORUZ”

Bütün bu düzenlemeye baktığımız zaman bu düzenlemenin toplum yararına olmadığını ifade edelim. Paketin içerisinde önemli bir düzenleme daha var. Onu da özellikle truva atı gibi gizlemişler. Sayılan suçlarda bir şirketin faaliyetleri içerisinde işlendiğine dair yargısal bir süreç başlatıldığında şirkete TMSF tarafından yönetici atanabilecek. Bu yöneticiler fon yönetimince atanan kayyumlara, Anayasa’ya hukukun temel ilkelerine aykırılıkta tam sorumsuzluk zırhıyla kuşanmış oluyorlar. Cemaatin birçok şirketine  de kayyum atandı. Kayumların yaptığı işlemlerin korunduğunu görüyoruz. Bir şirket o suçtan beraat etmiş olsa bile döndüğünde mal varlığını harcamış, kayyumun hepsi mal varlığını tasviye etmiş olsa bile bunlara yönelik bir soruşturma ve kovuşturma açılmadığını tam bir yargı zırhıyla korunduklarını, neredeyse bir dokunulmazlar haline getirildiklerini görüyoruz.

“MEHMET UÇUM BİR ÖYLE, BİR BÖYLE”

Bir şeyi daha konuşmamız gerekiyor. Sarayda oturup sabah akşam yargı fetvası veren Mehmet Uçum’u konuşmak gerekiyor. Mehmet Uçum bir öyle bir böyle. Geçmişte ne söylemiş, ‘Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar herkesin kabul edeceği kararıdır.’ Şimdi bütün Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını kesinlikle hukuksal olarak doğru olmadığını yargısal aktivizm yaptığını söylüyor. Sayın Mehmet Uçum’a seslenelim, vallahi Erdoğan’ın danışmanı oldun. Sarayın hukuk manipülatörü oldun, ülkeyi çöküşe götüren yargı darbesinin baş aktörü oldun ama bir tek hukukçu olamadın. Bugün AYM kararlarının tartışmaya açılmasında sarayın hukuk biriminin ve Mehmet Uçum’un özel rolüne dikkati çekmek istiyorum. Haksız ve hukuksuz karar olan Can Atalay kararının vekiliğinin düşürülmesini de bu Meclis’te gerçekleştirilmesinde de bu yargısal darbeyi derinleştiren önemli bir başlık olduğunu da ifade etmek isiyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-8-yargi-paketini-elestirdi/feed/ 0
Cumartesi Anneleri’nin 950’nci hafta eylemi duruşması yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/cumartesi-annelerinin-950nci-hafta-eylemi-durusmasi-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumartesi-annelerinin-950nci-hafta-eylemi-durusmasi-yapildi/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:45:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7963 GAYE ŞEYMA CAN

Cumartesi Anneleri’nin 950’nci hafta eylemi nedeniyle 20 kayıp yakını 3 yıla kadar hapis cezası talebiyle hakim karşısına çıktı. Çok sayıda diplomat, insan hakları kuruluşu ve gözlemcinin izlediği duruşmada Maside Ocak savunmasında, “En azından bir mezarı olması ve adalet talebimiz hep karşılıksız bırakıldı. Kalkanlı polisler tarafından etrafımızın sarılarak çembere alınmamız, kelepçelenerek gözaltına alınmamız, bütün bunlar sadece 5 dakika içinde oldu” dedi.

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 950’nci hafta eylemi nedeniyle 20 kayıp yakını hakkında, “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” iddiasıyla 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

Davanın ilk duruşması, İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya bazı sanıklar ve avukatları katılırken, ABD, Almanya, Çekya, Fransa, Hollanda ve İsveç konsoloslukları, AB Türkiye Delegasyonu, Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH), İşkenceye Karşı Dünya Örgütü (OMCT), Paris Barosu, Tehlikedeki Avukatlar için Gözlemevi (OIAD), Uluslararası Af Örgütü, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), Hakikat, Hafıza ve Adalet Merkezi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı da takip etti.

EREN: “KORİDOR AÇILMADI, DERHAL GÖZALTINA ALINDIK”

İlk olarak savunma yapan İkbal Eren Yarıcı, “Dağılmamız için koridor açılmadı, derhal gözaltına alındık” dedi ve şöyle devam etti:

“AYM bizim davamızla ilgili hak ihlali kararı verdi. Sonrasında biz tekrar Cumartesi Meydanı’na çıktık. Ancak çevremiz polislerle sarıldı. Dağılmamız için bir uyarı yapılmadan gözaltına alındık. Gözaltına alınırken, darp edildik, havasız ortamda bekletildik. 29 hafta her cumartesi günü Galatasaray Meydanı’na yakın nerede olursa görüldüğümüz yerde gözaltına alındık. AYM kararını göstersek de suç işlediklerini söylesek de hiçbir direnç göstermediğimiz halde gözaltına alındık. Dağılmamız için koridor açılmıyor ve derhal gözaltına alınıyorduk.”

ALİ OCAK: “SUÇ YOKTU, BİZ SUÇ İŞLEMEDİK”

Ali Ocak ise yaptıklarının suç olmadığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

“700. hafta eylemimize polis saldırdı. Engellendi. Toplanma hakkımız engellendi. AYM bunun hak ihlali kararı olduğuna karar verdi. AYM bu kararı yetkililere de gönderdi. Bizler de AYM ile güvence altına alınan demokratik hakkımızı kullanmak için girişimlerde bulunduk. Her girişimimiz engellendi. Gözaltına alındık. Bu uygulama 29 hafta sürdü. Her hafta hakkımızda dava açılmak istendi fakat soruşturmalar düştü, suç yoktu. Biz suç işlemedik. Bu iddianamede söz konusu olan iddialara gelecek olursak hakkımızda açılan davada iddianame gerçeklerle bağdaşmıyor. Bir, kanuna aykırı bir yürüyüş yapmadık aksine demokratik hakkımızı kullandık. İkinci olarak zorla kelepçelendik. Üçüncü olarak güvenlik güçlerince dağılmamız engellendi. Bu gerçeklere o günkü kamera kayıtlarından ulaşmak mümkün. Bu iddiaları kabul etmiyorum beraatimi istiyorum.”

ALİ TOSUN: “ADALETSİZLİĞE KARŞI MÜCADELE EDERKEN ADALETSİZLİKLERE MARUZ KALMAK TRAJİKOMİK”

Ali Tosun da mahkemedeki savumasında şunlara değindi:

“Slogan olmadı açıklamamızı yaptık oradan ayrıldık. Sonra yasaklar başlayınca şiddet oldu. Adaletsizliğe karşı mücadele ederken bu adaletsizliklere maruz kalmak tirajikomik. Bu suçlamayı kabul etmiyorum.”

HANİFE YILDIZ: “BEN DAVALI DEĞİLİM DAVACIYIM”

Hanife Yıldız, mahkemedeki savunmasında davalı değil davacı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Devlete güveneceksin, adalete güveneceksin oğlunu vereceksin, sonra oğlunu vermeyecekler. Ben bunu nasıl kabul edeyim? Ben hem anneyim, ben davacıyım bunlardan. Ben davalı değilim davacıyım.”

MASİDE OCAK: “EN AZINDAN BİR MEZARI OLSUN TALEBİMİZ KARŞILIKSIZ BIRAKILDI”

Maside Ocak kayıplarının mezarları olsun yönündeki taleplerinin karşılıksız bırakıldığını söyleyerek savunmasında şunlara değindi:

“27 Mayıs 1995 günü Galatasaray Meydanında oturmaya başladık. On yıllardır biz kayıp yakınlarının sevdiklerimizle ilgili hakikate ulaşma, onların en azından bir mezarı olması ve adalet talebimiz hep karşılıksız bırakıldı.

AYM kararları herkesi bağlar ve AYM kararlarına uyularak Galatasaray Meydanı’nın açılması gerektiğini hatırlatmak için 10.06.2023 tarihinde meydana gitmek istedim. Elimde sadece kayıplarımız için Galatasaray’a bırakmak üzere karanfil vardı. Kalkanlı polisler tarafından etrafımızın sarılarak çembere alınmamız, kelepçelenerek gözaltına alınmamız, bütün bunlar sadece 5 dakika içinde oldu.

Polis memurunun elindeki yasak kararını okumamıza dahi izin verilmedi. Dağılın anonsu yapılırken polis çemberi içindeydik ve dağılmamız için koridor açılmadı. Sadece gözaltı aracına binmemiz için koridor açıldı. Araç içinde en azından yaşı 70-80’i aşmış annelerimize, kardeşlerimize takılan kelepçelerin çıkarılmasını istedik ama çıkarılmadı. Yaklaşık 5 saat gözaltında kaldık. 29 yıldır yan yana olduğum, aile olduğumuz annelerim, kardeşlerim gibi ben de anayasal bir hakkın kullanımının suç olmadığını sizlere hatırlatarak, siz mahkeme heyetini hepimiz için ayrı ayrı derhal beraat kararı vermeye çağırıyorum.”

DURUŞMA 7 HAZİRAN’A ERTELENDİ

Duruşma savcısı eksik hususların giderilmesini talep etti. Mahkeme dosyadaki görüntülerin izlenmesine karar vererek, duruşmayı 7 Haziran’a erteledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumartesi-annelerinin-950nci-hafta-eylemi-durusmasi-yapildi/feed/ 0
Survivor 2024 All Star… SEMA VE PINAR KAVGASINDAN DİSKALİFİYE ÇIKTI! https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/ https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:31:00 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7816 Survivor 2024 All Star’da ilk eleme adayı Mavi takımdan Begüm. İkinci eleme adayı Kırmızı takımdan Pınar Saka olmuştu. Eleme adayının belirlendiği konsey sonrasında Sema Aydemir ile Pınar Saka kavga etti.

Acun Ilıcalı acil durum konseyini toplayarak yarışmacıları dinledi. Ilıcalı kavga eden yarışmacılar hakkında karar verildi.

SEMA İLE PINAR’IN KAVGASI

Sema Aydemir, ‘Bana bundan sonra bir hakaret daha edersen’ diyerek Pınar’ın yanına geldi. Pınar da ‘Sana mı soracağım’ cevabını verince ikili arasında sinirler gerildi. Sema yerde uzanan Pınar’a tekme attı. Sema, ‘Benim huzurumu kaçırma, benim kardeşimin adını bir daha ağzına alma’ derken ikili birbirine tekrardan temas etti.

Sema, Nagihan ile Aleyna’nın uzaklaştırma çabalarına rağmen Pınar’a tokat attı. Sema araya giren arkadaşlarına ‘bunu yapamaz. Sürekli böyle uğraşıp ondan sonra ben buna karşıyım. Ben sana yüze nasıl vurulur göstereyim mi, ister misin?’ dedi.

Pınar da ‘Ben sana vurmadım zaten. Bana vurma diye uzak tuttum sadece.’ cevabını verdi. Sema kendini ifade ederken tekrar harekete geçince Atakan onu barakadan uzaklaştırdı.

SEMA ARKADAŞLARINA KENDİNİ İFADE ETMEYE ÇALIŞTI

Atakan’ın uzaklaştırmasıyla biraz da olsa sakinleşen Sema Aydemir, arkadaşlarıyla konuşarak yaşadıklarını anlatmaya çalıştı. Sema şu ifadeleri kullandı:

Ben onların sayesinde olimpiyata gitmişim bakar mısın? Bu zamana kadar Atakan ben böyle bir şey yapmadım ama insanın emeğiyle… Bak sana dese ki sen benim sayemde dünya şampiyonu oldun dese ne yaparsın?

Bunlar bu rahat böyle yaşarken ben hem çocuğuma baktım, kamplara çocuğumla gittim. Ben kolay Olimpiyat barajı geçmedim. Benim emeğime kimse şey yapamaz.

SEMA’NIN PINAR’A NEDEN SALDIRDIĞI ORTAYA ÇIKTI

Nagihan, Pınar’la Sema’nın kavgası sonrası toplanan acil durum konseyinde ikili arasındaki tartışmanın nedenlerini anlattı.

Nagihan, ‘Sadece bu Survivor değil. Bir önceki Survivor ve 2011 yılına dayanan bizim, benim, Merve Aydın’ın, Pınar Saka’nın dünya şampiyonasında madalya aldıktan sonra 4*400 metre bayraklı yarışaca çıkacaktık.

Aslında bütün hikaye oradan başlıyor. 2017’ye de yansıdı. Bu seneye yansıdı. Bu konu açılınca açıkçası biz çok oralı olmak istemedik çünkü bizlik bir durum yok. Biz hem kendi bireysel madalyalarımızı almışız.

Hem de bayrakta da nasıl ki Survivor’ı Acun Ilıcalı yönetiyorsa, Milli Takımı da bir teknik direktör yönetiyor. Burada Pınar ile Sema’nın bir türlü anlaşamadığı anlaşmak istemediği bir kan davası var. Yok benim hakkımdı, yok senin hakkındı.

Aslında net olan bir şey vardır. Saniyeler konuşur, saniseler konuşur. Atletizmde de bu böyle olmuştur. O zaman ki madalyamızı aldığımız içinde formda olduğumuz içinde teknik direktörümüz yani hocamız bizi dörtlüyü öne sürdü ve çıktığımızda da en iyi saniyeyi yapıp madalya getirdik ülkemize ama bu buruk sevinci bir türlü atlatamadık üzerimizden 13 sene geçmesine rağmen.

Burada da Survivor adı altında ama hiçbir olay olmadan birbirlerine bilenmiş iki yarışmacı vardı. Ben Pınar’ı sivil hayatta tanırım, ikisi de benim milli takım arkadaşım. İkisiyle de iyi anlaşırım ne kadar rekabet içerisinde olsak da, tartışırız kavga ederiz, rakip oluruz ama tabii ki koruma noktasında da ne yapacağımı açıkçası bende bilemedim.

Bir anda kargaşa oldu. Zifiri karanlık zaten hiçbir şey yok. Bir anda olayın içerisinde kendimi buldum. Tekmeler, yumruklar yani açık konuşmak gerekirse Sema benim rakibim.

Pınar çok fazla şiddete dayalı birisi değil ama burası gerçekten çok hep söylüyorum da. Herkes belki benden bekliyordu bunu ama gerçekten buranın zorluğunu anlatmakla bitiremeyiz.” ifadelerini kullandı.

SEDA SİNİRLERİNE HAKİM OLAMADI

Oyun alanında Sema ve Pınar’ı göremeyen Seda, ‘Merak ettim yine ne yaptı? Çünkü dün konseyden çıkarken Sema’ya dedim ki artık o kadar amacını anladım ki dedim.

İnsan hani düşmanı bile kaliteli olsun derler ya, sal Sema dedim, dalga geçelim. Yani düşünüyorum, düşünüyorum. İnsanın kalbi bu kadar kirli olur mu’diye düşünüyorum. Sorunu sadece Sema’yla olsaydı Sema daha gelmeden bana, Aleyna’ya sıçramazdı.

Pisliğe vurdukça, sıçrar ve yayılır. Dedim ki Sema salalım. İçimde bir şey vardı yine bir şey olur mu acaba diye, çünkü zaten elenecek, zaten performansı kötü ya giderken birilerine de götüreyim istiyor ya da ilk defa bir Survivor’dan sonra akılda kalayım, kötü ya da iyi fark etmez diyor ama ben onun tuzağına düşmeyeceğim.

Umarım Seda’da düşmemiştir. Ne derece bilmiyorum. Elim ayağım titriyor sinirden. Keşke onunla aynı yerde olabilseydim o anda. Kopacaksa toptan kopsaydı yani her şey. O benim gözümde o kadar değersiz ki. Bir kadının kalbi bu kadar kirli olmamalı diye düşünüyorum.” dedi.

DOKUNULMAZLIK OYUNU

Survivor All Star’ın dokunulmazlık oyununun son müsabakası Mavi takımdan Yağmur ve Furkan ile Kırmızı takımdan Gizem ve Sercan Yıldırım arasında gerçekleşti. Furkan ve Yağmur’un kazanmasıyla dokunulmazlık sembolünün sahibi 12-9’luk skorla Mavi takım oldu.

SEMA GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI

Sema kavga sonrası konseyde Acun Ilıcalı’nın karşısına tek başına çıktı. Acun Ilıcalı, Sema’dan kendini ifade etmesini istedi. Sema şu ifadeleri kullandı:

Bende çok utanıyorum burada olmaktan. Geldiğimden beri kendime bir atış alanı hazırladım. Ben çalışacağım çünkü eksiğim var. Çekil benim düellom var çalışacağım. Sürekli bir şeyler. Sahra gitti, bana iftira attı.

Arkadaşlarıma demiş ki ben onun seçtiği atışı ve o atışı çalıştığını Sahra’ya söylemişim. Sahra burada bir haksızlık var. Ben düelloya çıkmıyorum demiş ve yarışmayı bırakmış. İşin acısı arkadaşlarım dedi ki hakkını helal et, vallahi biz bile düşündük acaba o yüzden mi gitti kız dedik dedi.

Ben bunu yaşamak zorunda değilim. Çünkü ben böyle bir şey yapmadım. Sonra işte lohusa kadın, Alman turist, ekip senden çok pişman seni getirdiklerine, bir sürü şeyler söyledi. En son yılan yaptı biliyorsunuz konseyde ve sürekli yapıyor yapıyor ben sesimi çıkarmıyorum.

Konseyden sonra biz kampa gittik ama ben dedim ki Sema sen neden bu kadar eziliyorsun ki yani, ben bunları hak etmedim. Duramadım, gittim, içimde kalırdı yani. Pınar ne yaptın? Şimdi ne yaptın?

Neden dedim mesela birbimizden uzak durmuyoruz. Sen dedi Seda’nın istatistiği için uğraşıyorsun. Seda için uğraşsam ya derim ki beni seç ya da en kötü ihtimalle Pınar’ı seç derdim. Ne olursam olayım, ne fiziğimi ne yarışmayı bunları hakedecek bir şey yapmadım.

En kötüsünüde söyleyeyim ben 3 sene konteyner da kaldım. Bana da gelip sen bizim sayemizde olimpiyatlara gittin dedi. Çok hırslandım. Tutun şunu falan diyordu ama onun da eli armut toplamıyordu. Masuma yatmasın.

Sema Aydemir yaşadıklarını anlatıp utancını dile getirirken gözyaşlarına hakim olamadı.

SEMA AYDEMİR DİSKALİFİYE OLDU

Acun Ilıcalı, Sema Aydemir’i çok iyi anladığını ifade ederek, ‘Arkadaşlarımızla konuyu değerlendirdik. Baya da uzun süren toplantı sonrasında olayı defalarca seyredip, diğer yarışmacılarla da konuyu konuştuk ve sonrasında da bir kanaate ulaştık.

Yaptığımız değerlendirme sonucunda açıkçası çok emeğin olan, bize de yıllarca çok faydası olmuş bir yarışmacısın. Bunları çok iyi biliyoruz. Bizim için değerin her zaman çok yüksek.

Sen bana göre örnek bir annesin. Hayatı tek hareketle değil, geneliyle değerlendirmekten yanayım her zaman. Fevri bir olaydan bir yere varmak, benim için insanı her zaman yanlış yere götürür.

Senin karakterinle ilgili bir değerlendirme değil bu ancak yaşanan olay bizim yarışmamızın çizgisinin çok dışına taştığı için bir karar vermek zorundayız. Bu karara göre Sema seni maalesef Survivor 2024’den ayırmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/survivor-2024-all-star-sema-ve-pinar-kavgasindan-diskalifiye-cikti/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi var https://www.kanal7haber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/ https://www.kanal7haber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:45:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7748 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi kardeşimiz var. 4 bin 500’e yakın inşaata başladık orada 900 kadar eksiğimiz var. Yerinde dönüştürmek isteyenlere fırsat veriyoruz. Yoksa fazladan yapacağız, fazladan yaptıklarımızı da bu bölgede kiracı kardeşlerimize dağıtacağız.” dedi.

Bazı temaslarda bulunmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Özhaseki, 6 Şubat’taki 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin merkez üssü Pazarcık ilçesinde, AK Parti’nin seçim ofisi açılış törenine katıldı.

Bakan Özhaseki, buradaki konuşmasında, yaklaşık bir sene önce yaşanan “asrın felaketi”nin 1000 yıllık Anadolu medeniyetinde karşılaşılabilecek en büyük felaket olduğunu vurguladı.

Depremlerin merkezinin Kahramanmaraş olduğunu ancak bundan 18 ilin etkilendiğini ve 14 milyon vatandaşın olumsuz etkilendiğini aktaran Özhaseki, “Depremlerde 680 bin evimiz yıkıldı, 170 bin civarında da iş yeri ve tek katlı müştemilat gibi yerlerimiz yıkıldı. Hasar çok fazla 104 milyar dolar olarak açıklanıyor. Manevi zararı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha dünya kurulduğundan beri icat olmadı. Evleri teslim ediyoruz, gidip bir çaylarını içip sohbet ederken halini hatırını sorduğumuzda öyle bir manzara anlatıyorlar ki, emin olun hepimiz ağlayarak çıkıyoruz oradan.” diye konuştu.

Çocukluğunda ilk defa babaannesinden duyduğu ‘Allah devletimize zeval vermesin evladım’ sözünden hareketle hizmet etmeye çalıştığını anlatan Özhaseki, depremin olduğu gün saat 4.17’den itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koordinesinde yaraların sarılması adına gece gündüz demeden çalıştıklarını belirtti.

Türkiye’deki irili ufaklı 1390 belediyeden 810’unun AK Parti’li olduğunu ve bunların tamamının depremin hemen ardından bölge görevlendirildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Akdeniz havzasındakileri, Konya ve Bursa gibi büyükşehir belediye başkanlarını Hatay’a gönderdik. Kayseri ve Trabzon, Kahramanmaraş’ta gece gündüz çalıştılar. Melikgazi ilçemiz çok güçlü burada çarşılar kurdu. Herkes şahit buna başkanlarımız aylarca çalıştılar. Her birimiz, bir kardeşimizin kurtarılmasına yardımcı olabilir miyiz? Yarasını sarabilir miyiz? Ona biraz iaşe götürebilir miyiz? diye her gün buralardaydık. Kaçıncı kere geldiğimi hatırlamıyorum. Recep Akdağ’ı hepiniz bilirsiniz eski sağlık bakanı, şehir hastanelerinin altında imzası olan kardeşimiz gördüm koşturuyordu. Recep abi ne yapıyorsun dedim, ‘bana kimse bir şey demedi. Ben zaten emekli milletvekiliyim düşündüm ne yapabilirim diye atladım Kahramanmaraş’a geldim çadırları geziyorum, baktım tuvaletlerde sıkıntı var. Kendimi tuvaletlerden sorumlu müdür ilan ettim.’ Sağlık Bakanlığı yapmış bir kardeşimiz söylüyor bunu. ‘Asrın felaketi’ idi ama ‘asrın dayanışması’ haline dönüştü elhamdülillah.”

Bakan Özhaseki, depremin hemen ardından çalışmalara başladıklarını, bu kapsamda bulabildikleri sert zeminlerde inşaatlara başlayıp binlerce konut yaptıklarını hatırlatarak, geçen 10-15 gün içerisinde 46 bin konut dağıttıklarını gelecek ay 30 bin konut daha dağıtacaklarını sonrasında da her ay mayıstan başlayarak 10-15 bin konut dağıtmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Gelecek sene içerisinde de hak sahibi olan herkesin hakkını vermiş olacaklarını belirten Özhaseki, “Kardeşlerim üzülmesinler. Bize çıkmadı demesinler. Sizin hakkınızı ödeyinceye kadar buradayız. Hakkımız helal olsun deyinceye kadar buradayız. Allah’ın izniyle gece gündüz çalışacağız ve sizlerin hakkını vereceğiz. Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi kardeşimiz var. 4 bin 500’e yakın inşaata başladık orada 900 kadar eksiğimiz var. Yerinde dönüştürmek isteyenlere fırsat veriyoruz. Yoksa fazladan yapacağız, fazladan yaptıklarımızı da bu bölgede kiracı kardeşlerimize dağıtacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın.” şeklinde konuştu.

Tüm bilgi ve birikimlerini deprem bölgesinin yeniden inşası için kullanacaklarının altını çizen Özhaseki, deprem bölgesindeki eksikleri tamamlamak adına hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan hareket edildiğini kaydetti.

Açılış programına, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Mehmet Şahin, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Ömer Oruç Bilal Debgici, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, AK Parti Belediye Başkan adayı Fırat Görgel, MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Hüseyin Vahit Demiröz ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-pazarcikta-5-bin-400-hak-sahibi-var/feed/ 0
Galatasaray, Beşiktaş Asbaşkanı Onur Göçmez’e suç duyurusunda bulundu https://www.kanal7haber.com.tr/galatasaray-besiktas-asbaskani-onur-gocmeze-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.kanal7haber.com.tr/galatasaray-besiktas-asbaskani-onur-gocmeze-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Tue, 28 May 2024 21:45:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7635 Haber- GAYE ŞEYMA CAN/ Kamera- HAKAN KAYA

Galatasaray Spor Kulübü, Beşiktaş Asbaşkanı Onur Göçmez hakkında “hakaret” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Göçmez, bugün bu nedenle savcılığa gelerek ifade verdi. Adliye önünde açıklama yapan Göçmez, “Beşiktaş yönetimi artık buradadır. Beşiktaş yönetimi bunu çok ciddi şekilde takip edecektir. Biz hiçbir ayrıcalık istemiyoruz. Sadece futbolda adalet istiyoruz. İki camiayı karşı karşıya getirmeyelim. Yöneticiler gider, camialar kalır” dedi.

Ziraat Türkiye Kupası Son 16 Turu maçında, 6 Şubat’ta karşı karşıya gelen Galatasaray ile Bandırmaspor karşılaşması, sarı-kırmızılıların 4-2’lik üstünlüğüyle sonuçlanmış, maçın ardından o dönem Bandırmaspor Başkanı olan Onur Göçmez, TFF ve VAR sistemini eleştiren açıklamalarda bulunmuştu.

CEZALANDIRILMASI TALEP EDİLDİ

Galatasaray Kulübü, Bandırmaspor başkanlığı görevinden 20 Şubat’ta ayrılan ve şu anda kulübün onursal başkanı olan Beşiktaş Asbaşkanı Göçmez hakkında yaptığı açıklamalar gerekçesiyle ‘hakaret’ iddiasıyla savcılığa şikayet etti. Galatasaray Spor Kulübü’nün avukatları, savcılığa sundukları şikayet dilekçelerinde Onur Göçmez’in Türk futboluna, Merkez Hakem Kurulu’na, hakemlere ve müvekkillerine hakaret ettğini belirterek, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’unun 22. maddesi uyarınca cezalandırılmasını istediler.

Onur Göçmez, bugün sabah saatlerinde avukatı Altın Mimir ve kulüp yöneticileriyle birlikte savcılığa gelerek hakkındaki soruşturma kapsamında ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade verdi. Galatasaray yönetiminin, yaptığı suç duyurusunun acemice olduğunu öne süren Göçmez adliye önündeki açıklamasında şunları söyledi:

BU ŞİKAYET BEŞİKTAŞ KULÜBÜNE GELDİ

“6 Şubat’ta bir Türkiye Kupası maçı oynandı ve bu maç Galatasaray ve Bandırmaspor arasındaydı. Galatasaray- Bandırmaspor maçıyla alakalı olarak da ben Bandırmaspor’un seçilmiş başkanı olarak ki şikayette Onursal Başkanı denilerek yetkimin olmadığının altı çizilmiş ve sürekli Beşiktaş As Başkanı olarak öne çıkartılmıştı. ve şüpheli olarak da Bandırmaspor Başkanı olarak değil Beşiktaş As Başkanı olarak devletimizin kurumuna getirilmişim. Yani bazı arkadaşlarımız, kamuoyu şunu söylüyor, ‘Bu konu Bandırma’yla alakalı Beşiktaş’la alakalı değil.’ Evet, o maç Bandırma’yla alakalı da ama bu şikayet Beşiktaş’la alakalı ve tebligat Beşiktaş Kulübü’ne geldi.

“BEŞİKTAŞ FABRİKA AYARLARINA DÖNMÜŞTÜR”

Şimdi Bandırmaspor’un yaşadığı bir problemden dolayı, maç sonrası doğal olarak hukuksal hakkımı kullandım ve bir açıklama yaptım. Doğrudur, yanlıştır. Bunun otoritesi kimdir? Türkiye Futbol Federasyonu’dur ve MHK’dir. ve yapmış olduğum açıklamanın başından sonuna kadar Galatasaray camiasına öncelikle başarılar dilediğimi ifade ettim ve böyle bir hakem performansına Galatasaray’a ihtiyacı olmadığını söyledim.  Beşiktaş’la Galatasaray’ı karşı karşıya getirmek istiyorlar. Biz o günden bugüne kadar hiçbir açıklama yapmadık. Sosyal medyada yaratılan algı, yanlış yönlendirmeler, hakaretler içerikli yapıştırmaları hiçbir zaman dikkate almadım ve çıkıp da bir kelime söylemedim. Ama ne zamana kadar, Beşiktaş As Başkanı’nı siz şüpheli olarak savcılığa verdiğiniz ana kadar. Bakın bizler bu saatten sonra bu yönetim artık Beşiktaş’ı fabrika ayarlarına geri döndürmüştür. Beşiktaş itibarlı bir takımdır. Derbi öncesi siz benim TFF’yle ve MHK’yle yapmış olduğum, tamamen VAR sistemiyle ilgili yapmış olduğum açıklamayla, siz TFF gömleği giyerek MHK gömleği giyerek savcılığa başvurup beni şikayet edemezsiniz. İki gün önce de, ‘TFF istifa’ diyemezsiniz. TFF istifa dediğiniz zaman da derler ki, hayırdır.’ ve biz de diyoruz ki hayırdır?

“FUTBOL’DA ADALET İSTİYORUZ”

Beşiktaş 3 Mart’ta Galatasaray’la mücadele edecek. Şerefiyle oynayacak, hakkıyla kazanacaktır. Galatasaray bunu hak ediyorsa Galatasaray alacaktır. Futbol sadece futbol değildir. Futbol mesajdır, futbol. sosyal bir olgudur. Beşiktaş’la bu kadar uğraşılmaması gerekir. Beşiktaş büyük camiadır. Biz 80 kişiysek 79 kişi dönmeyiz. Arkamızda da kimseyi bırakmayız.  Önümüzde kupa maçımız var. İlk önceliğimiz kupa maçımız. Ondan sonra Federasyon Kupası’ndan sonra 3 Mart’ta da Galatasaray maçımız var. Sakın ola ki bu algılara kapılmasınlar. Beşiktaş yönetimi artık buradadır. Beşiktaş yönetimi bunu çok ciddi şekilde takip edecektir. Biz hiçbir ayrıcalık istemiyoruz. Sadece futbolda adalet istiyoruz.

“İKİ CAMİAYI KARŞI KARŞIYA GETİRMEYELİM”

İki camiayı karşı karşıya getirmeyelim. Yöneticiler gider, camialar kalır. Buradan çok ciddi şekilde Galatasaray yönetiminin ya da bu konuya sebebiyet veren arkadaşları uyarmak isteriz. 3 Mart güzel bir maç olacaktır. Ama federasyonun da altını çizerek uyarmak istiyorum. Bir de bir eğer dilekçe veriyorsanız bizim hakkımızda bir şikayette bulunuyorsanız, büyük camialar büyük hukuk sistemiyle çalışması lazım ben o zaman Bandırmaspor Başkanıydım, Onursal Başkan değildim. Bunları araştırın ve o maçın Türkiye Kupası maçı olduğunu bilmek lazım. Süper Lig’le alakalı olmadığını da bilmek gerekiyor. Hani bu biraz acemice bir şikayet dosyası olmuş.

“BEŞİKTAŞ BU HARAKETLERE NE CEZA KESTİĞİNİ GÖSTERMİŞTİR”

Bu algı yönetimiyle İcardi ‘nin yapmış olduğu hareketi montaj işte, sosyal medyada şöyle böyle diyip  üstünü örtemeyiz. Federasyonun yapmış olduğu tedbirsiz bir şekilde onu sevk etmesi bizleri ciddi düşündürmüştür. ve sonucu da takip edeceğiz. Biliyorsunuz Beşiktaş tarihinde bu hareketlere ne cezayı kestiğini göstermiştir ve Beşiktaş bu yüzden büyük camiadır. Büyük camia olmak da bunu gerektirir, futbolcular da gider. yöneticiler de gider, ama camialar hep kalır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/galatasaray-besiktas-asbaskani-onur-gocmeze-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
Eskişehirli TOKİ Mağduru Hasan Kurt: “Cumhurbaşkanım ‘İnsaf’ Kelimesini Çevre ve Şehircilik ile TOKİ Başkanı’na Söyleyin” https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirli-toki-magduru-hasan-kurt-cumhurbaskanim-insaf-kelimesini-cevre-ve-sehircilik-ile-toki-baskanina-soyleyin/ https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirli-toki-magduru-hasan-kurt-cumhurbaskanim-insaf-kelimesini-cevre-ve-sehircilik-ile-toki-baskanina-soyleyin/#respond Mon, 27 May 2024 21:42:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7605

MELTEM KARAKAŞ

Eskişehir Köprübaşı’nda bir araya gelen TOKİ mağdurları Ulus Anıtı’na yürüyüş düzenledi. Burada mağdurlar adına konuşan Hasan Kurt, “Biz sizden para pul istemiyoruz. Biz sadece KDV’yi yüzde 1’e ve 240 ay vadeye sabitlenmesini, istiyoruz. Biz alt gelir grubuyuz fakat biz devlet memuru değiliz. Bizim ortalama maaşımız 11- 12 bin lira arasında fakat buna rağmen biz devlet memuru olmadığımız halde Sayın Cumhurbaşkanı veya TOKİ’ciler ‘burada senede iki defa zam’ yapacağız diyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bundan 25 gün önce ne dedi televizyonlarda, ‘ey ev sahipleri insaf’ dedi. Sayın Cumhurbaşkanım bu insaf kelimesini Çevre ve Şehircilik Bakanına ve TOKİ başkanına söylemenizi rica ediyorum” dedi.

Eskişehir Köprübaşı’nda bir araya gelen TOKİ mağdurları Ulus Anıtı’na yürüyüş düzenledi. ‘Çözüm yoksa oy yok’, ‘mağdurlar burada sorumlular nerede’, ‘mağdurlar uyuma hakkına sahip çık’ sloganları atarak yürüyen TOKİ mağdurlarına CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, DSP Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Garip Yıldırım, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Belediye Başkan Adayı Kasım Karakaş da destek verdi.

“SİYASİLER BİZİ GÖRMEZDEN GELDİ”

Mağdurlardan Neslihan Aras, şunları söyledi:

“Biz isimlerimizin ardına eklenen TOKİ mağdurları sıfatı ile aylardır derdimizi anlatmaya, haklarımızı savunmaya çalıştık. Gayet insani bir hak olan barınma hakkımızı kaybetmemek için çözümler aradık çünkü biliyoruz ki şartlar değişmediği sürece, elimizden alınan haklar bize geri verilmediği sürece yüzlercemiz bu evleri alamayacak ve 5 yıldır hayalini kurduğu evlerinden vazgeçmek zorunda kalacak. Tam da bu sebepten Eskişehir’de elimizden geldiğince her kapıyı çaldık, herkesten çözüm için adımlar bekledik ama gördük ki bu şehrin mevcut yöneticileri, yönetimine aday olan bazı isim bizi yok saydı. Bizde bundan sonra Eskişehir’de mücadele yürütmenin ya da çözüm aramanın anlamı kalmadığını düşünüyoruz. Biz en başından beri sadece bize verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz, hibe istemiyoruz diye anlattık. Biz böyle anlattıkça ‘beni seçin işinizi çözeyim’ sözlerine maruz kaldık, hakkımız olanı almak için oy vermek zorundaymışız gibi. ‘Sesinizi çıkarmayın elinizdekileri de kaybedersiniz’ tehditlerine maruz kaldık, sanki suç işliyor ya da hakkımız olmayan bir şeyi istiyormuşuz gibi. ‘Almazsanız almayın, evleri sırada alacak binlerce bekleyen var’ diye azarlandık, sanki ceplerinden bize ev hibe ediyorlarmış gibi. Dolayısıyla bizim artık burada söyleyecek sözlerimiz tükendi. Bu saatten sonra  dernek olarak, tüm iller ve mağdurlarla birlikte çözümü Ankara’da aramaya, bu işin asıl muhatapları ile çözüm aramaya karar verdik. Bundan sonra sesimizi tüm mağdurlar olarak tek bir yerden daha güçlü olarak duyuracağız. Eskişehir’de bizi görmeyen, duymayan, düşmanmışız gibi tavır takınan, tehditlerle sindirmeye çalışan siyasilere son sözümüz şudur ki; artık bizim size verecek oyumuz yok. Çözüm yoksa oy yok dedik, gördük ki ne çözmeye ne gönlümüzü almaya ne de oyumuzu almaya niyetiniz yok.”

“CUMHURBAŞKANINA BİR MEKTUBU DAHİ ULAŞTIRAMADIK BİZ”

Mağdurlardan Hasan Kurt ise şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın sözüne güvenerek devlet sözüdür, baba sözüdür dedik, her şeyine güvendik fakat güvendiğimiz dağlara karlar yağdı. Bize 15 Temmuz’da sokağa çıkın dediler, çıktık. Bize TOKİ’ye yazılın dediler. Bizden alt gelir grubuna ait belge istediler. Onu da belgeledik. Onun için biz hak ettik fakat bize verilen sözlerin hiçbiri tutulmuyor. Sayın Cumhurbaşkanı, buraya aday tanıtımına geldiğinde kendisine ulaşmak isteyen bayanların cebindeki ojelerine, rujlarına kadar el konuldu. Bunlar çok ayıp. Ey sayın cumhurbaşkanı; sana bir mektubu dahi sana ulaştıramadık biz. Sağır sultan dahi sesimizi duydu. Biz sizden hiçbir şey istemiyoruz. Biz sizden para pul istemiyoruz. Biz sadece KDV’yi yüzde 1’e ve 240 ay vadeye sabitlenmesini, istiyoruz. Biz alt gelir grubuyuz fakat biz devlet memuru değiliz. Bizim ortalama maaşımız 11- 12 bin lira arasında fakat buna rağmen biz devlet memuru olmadığımız halde Sayın Cumhurbaşkanı veya TOKİ’ciler burada senede iki defa zam yapacağız diyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bundan 25 gün önce ne dedi televizyonlarda, ‘ey ev sahipleri insaf’ dedi. Sayın Cumhurbaşkanım bu insaf kelimesini Çevre ve Şehircilik Bakanına ve TOKİ başkanına söylemenizi rica ediyorum.”

“ÇÖZÜM İÇİN TALEPLERİMİZİ AK PARTİ VE MHP REDDETTİLER”

Yürüyüşe destek veren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer şu ifadeleri kullandı:

“TOKİ Çevre şehircilik Bakanlığı’na aittir. TOKİ’nin size bu sözmüş veren olan bakanı şu an İstanbul’da adaydır. İstanbul’a 650 bin konut sözü vermektedir. O zaman önce verilen sözleri tutmalarını istememiz gerekmektedir. Şu anda bu konu bence birçok mağduriyet gibi çözülebilecek konudur. Biz çok açık bir şekilde AK Parti’de siyaset yapan kişilere şunu söyledik; kanunu siz getirin, biz destekleyelim. Getirmiyorsanız biz verelim, siz destekleyin. Sizler gittiniz, partilerle konuştunuz. Aynısını ilettiniz. Onun üzerine hangi parti yanınızda olsaydınız ben particilik anlamında söylemiyorum, biz araştırması önergesini sunduk. O önergeye CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Dem Parti destek verdi. AK Parti ve MHP hayır böyle bir sorun görmüyoruz dediler reddettiler. Bu konunun, sorunun nereden kaynaklandığını hepiniz iyi biliyorsunuz. Çözümü kolay. Zor değil. Meclis’te onlarca torba kanun geçti. Bu torba kanunlara müteahhitlerin lehine çok madde kondu ama TOKİ mağdurlarının talebini bir daha hatırlatmakta fayda var. Size 5 yıl önce verilen söz şuydu; yüzde 0.49 sabit faizle, 240 ay vadeyle ve yüzde 1 KDV ile sizler evinizi alacaktınız. Peşinatlarınız belliydi ama şu anda 180 ay vade var, sabit faiz yok, memur maaş artışına endeksli, KDV de yüzde 10 bugün ama yarın öbür gün ne olacağı belli değil. Oyunun kuralını değiştiren bu iktidardır. O yüzden sözlerini tutmalarını bekliyoruz. Kanun teklifini bir torbaya koyalım. Bu hafta Meclis’in son haftası. Hak, hukuk, adalet deniyorsa adalet paketinin içinde olması gereken madde TOKİ mağdurlarının mağduriyetini giderecek maddedir. Bu konunun baş sorumlusu AK Parti’nin size bu sözleri veren yetkilileridir. Çözme imkanı Meclis’te vardır. Çok zor bir şey değil.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/eskisehirli-toki-magduru-hasan-kurt-cumhurbaskanim-insaf-kelimesini-cevre-ve-sehircilik-ile-toki-baskanina-soyleyin/feed/ 0 Emekliler, Sorunlarını ve Taleplerini Duyurmak İçin Açıklama Yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/emekliler-sorunlarini-ve-taleplerini-duyurmak-icin-aciklama-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/emekliler-sorunlarini-ve-taleplerini-duyurmak-icin-aciklama-yapti/#respond Sat, 25 May 2024 21:39:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7557 HABER-KAMERA: HAKAN KAYA

Emekli örgütleri, yaşadıkları sorunları ve taleplerini duyurmak amacıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda açıklama yaptı. Ortak basın açıklamasını okuyan EYT ve Emekliler Federasyonu Başkanı Arzu Lastikçi, “Hükumet, emeklileri dilenci gibi görmekten derhal vazgeçmelidir. Yıllarca çalışan, vergi ve sigorta primi ödeyen emekliler sadaka değil, emeğinin ve alın terinin karşılığını istiyor! İnsanca yaşamak emeklilerin hakkı değil mi? Artık yeter! Devlet bütçesi ve maliye hazinesi, dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu ve müteahhit için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın” dedi.

İstanbul Emekliler ve EYT’liler Birliği, EYT ve Emekliler Federasyonu, DİSK Emekli-Sen Taban İnisiyatifi, 2021 Tüm Emekliler Sendikası, Özel Banka ve Sandık Emeklileri ve Tüm Emekliler Birleşim Platformu üyeleri yaşadıkları sorunları ve taleplerini duyurmak amacıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya geldi.

“İnsanca yaşamak istiyoruz” yazılı pankart açan emekliler, “Mezarda emeklilik istemiyoruz”, AKP’den hesabı emekliler soracak” sloganları attı.

“EMEKLİLER AÇLIĞA VE SEFALETE MAHKUM EDİLDİ”

Ortak basın açıklamasını okuyan EYT ve Emekliler Federasyonu Başkanı Arzu Lastikçi, 10 bin liralık emekli maaşıyla milyonlarca emeklinin açlığa ve sefalete mahkum edildiğini belirterek, “Emekli maaşı kiraya yetmiyor. Elektrik ve doğalgaz faturaları ödenemez miktarlara ulaşıyor. Emeklinin mutfağı alev alev yanıyor. Milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşıyor. Maaşı yetmediği için günlük gıda harcamalarını tüketici kredisi ve kredi kartıyla karşılamak zorunda kalan emekliler, banka kuyruklarında yaşam savaşı veriyor.” dedi.

“BOŞ LAFLARLA KARIN DOYMUYOR”

İktidarın emeklileri oyaladığını söyleyen Lastikçi, şöyle devam etti:

“Emekliler böylesine ağır ve zor şartlar altında yaşamaya çalışırken, milyonlarca emeklinin oyunu alarak işbaşına gelen siyasi iktidar, devlet bütçesinden karşıladığı üçer beşer maaş ve huzur hakkı ödemeleriyle yandaşlarına, dost ve akrabalarına ulufe dağıtıyor. İnsanca yaşanacak maaş isteyen milyonlarca emekliye sıra geldiğinde ise; ‘bütçe imkanlarını araştırıyoruz, biraz daha sabredin. Emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz inşallah’ diye aylardan beri oyalıyor. ‘2024 yılını emekliler yılı ilan ettik, Temmuz ayında emekli maaşlarını eşitleyeceğiz’ diyerek, emeklilerin umutlarını ve hayallerini seçim malzemesi olarak kullanmak istiyor. Oysa görünen köy kılavuz istemez. Rakamlar ve gerçekler ortada. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Boş laflarla karın doymuyor.”

“HÜKUMET EMEKLİLERİ DİLENCİ GİBİ GÖRMEKTEN DERHAL VAZGEÇMELİDİR”

“Hükumet, emeklileri dilenci gibi görmekten derhal vazgeçmelidir” diyen Lastikçi, “Yıllarca çalışan, vergi ve sigorta primi ödeyen emekliler sadaka değil, emeğinin ve alın terinin karşılığını istiyor! İnsanca yaşamak emeklilerin hakkı değil mi? Artık yeter! Devlet bütçesi ve maliye hazinesi, dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu ve müteahhit için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın” ifadelerini kullandı.

TALEPLERİNİ SIRALADILAR

Açıklamanın son kısmında hükumete ve TBMM’ye seslenen emekliler, “insanca yaşanacak maaş istiyoruz” diyerek taleplerini şu şekilde sıraladı:

“Halen 10 bin lira olarak ödenmekte olan en düşük emekli maaşı başta olmak üzere tüm emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarına Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere 12 bin lira seyyanen ek zam yapılsın.

Tüm emeklilerle dul ve yetim aylığı alanlara, yılda dört defa asgari ücret tutarında ikramiye ödensin. İkramiye ödemelerinde, çalışan emekli, çalışmayan emekli, özel sandık emeklisi şeklindeki ayrımcı, adaletsiz ve haksız uygulamaya derhal son verilsin. Bankalar Kanununda yer alan 58. Madde acilen değiştirilerek, “TBMM’de Ek Torba yasa teklifi ile “Özel sandık emeklileri de ikramiye ödemelerinden yararlanır” şeklinde kanuna ilave edilsin.

İntibak Yasası acilen çıkarılsın.

Aylık Bağlama Oranları yeniden yüzde 70’e yükseltilsin.

3 Mart 2023 tarih ve 7438 sayılı EYT kanununa rağmen hala emekli olamayan EYT’li emekçilerin yaşadığı mağduriyetlerin tamamen ortadan kaldırılması için, eksik bırakılan tüm hakları kapsayacak şekilde EYT Kanunu yeniden düzenlensin.

Bağkur kapsamı altında, tescil, prim eşitleme ve ihya mağduriyetlerinin giderilmesi,

Mevcut emeklilik sistemi, Ülkemiz şartlarına uygun değil. Mezarda Emeklilik istemiyoruz.

Emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısı düşürülsün.

Ağır işlerde çalışanlara yıpranma payı ve erken emeklilik hakkı tanınsın.

Staj süreleri ve çıraklık sigortası SGK başlangıcı sayılsın.

Emekli maaşlarının, TÜİK’in açıkladığı sahte enflasyon oranlarına göre, hükümet tarafından tek yanlı olarak belirlenmesi uygulamasına son verilsin. Emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesi için, “Emekli Sendikaları Kanunu” çıkarılsın.

Herkes için eşit, nitelikli, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti ilkesine göre, emekli maaşlarından yapılan tüm sağlık kesintileri iptal edilsin.

Konut sahibi olmayan Emeklilere TOKİ tarafından Sosyal Konut projelerinin hayata geçirilsin.

Ülkenin gelişme hızından Emeklilere % 100 pay verilsin.

Emekli yurttaşlara hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı Vatandaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.

SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında 4a, 4b ve 4c olarak ayrıştırılan işçi, memur, esnaf ve çiftçi emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarındaki eşitsizlik ve adaletsizlik giderilsin.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/emekliler-sorunlarini-ve-taleplerini-duyurmak-icin-aciklama-yapti/feed/ 0
TOKİ Mağdurları Maltepe Meydanı’nda Açıklama Yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/toki-magdurlari-maltepe-meydaninda-aciklama-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/toki-magdurlari-maltepe-meydaninda-aciklama-yapti/#respond Sat, 25 May 2024 21:06:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7538 HABER-KAMERA: HAKAN KAYA

TOKİ konutlarının 5 senedir teslim edilememesi ve konut fiyatları ile taksitlere yapılan zamlar nedeniyle mağdur olan vatandaşların AKP Maltepe İlçe Başkanlığı önünde açıklama yapmasına polis izin vermedi. Yaşanan tartışmaların ardından TOKİ mağdurları Maltepe Meydanı’nda açıklama yaptı. Üzerinde ‘1990-2019 TOKİ’ yazılı tabutu omuzlarında taşıyarak meydana koyan TOKİ mağdurları TOKİ için gıyabi cenaze namazı kıldı.

İstanbul’da Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) 2019 yılında başlattığı “100 bin alt gelir grubu sosyal konut projesi” kapsamında hak sahibi olan, ancak konutlarının 5 yıldır teslim edilmemesi ve konut fiyatları ile taksitlere yapılan zamlar nedeniyle mağdur olduklarını söyleyen TOKİ mağdurları tepkilerini dile getirmek için AKP Maltepe İlçe Başkanlığı önünde basın açıklaması yapmak istedi.

POLİSLERLE MAĞDURLAR ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI

AKP binası önünde toplanan TOKİ mağdurlarına polisler engel oldu, açıklamanın Maltepe Meydanı’nda yapılmasını istedi. Bunun üzerine TOKİ mağdurlarıyla, polisler arasında tartışma çıktı.

“O ZAMAN BU İNSANLARI KELEPÇELEYİN GÖTÜRÜN”

Polise tepki gösteren mağdurlar, “Bu kadar polise ne gerek var. Biz sadece bize verilen hakları istiyoruz. Buradaki insanlar ve vurur, ne döker, hepsi aklı başında insanlar. Sayın müdürüm o zaman bu insanları kelepçeleyin götürün. Biz burada ne yapıyoruz yani” tepki gösterdi.

“HAKKIMIZ NEYSE BİZ ONU ARAMAYA GELDİK”

Başka bir mağdur da tepkisini “Biz mağdur hak sahipleri olarak her hafta farklı farklı yerlerde toplanıyoruz, sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın, Murat Kurum’un, TOKİ’nin vermiş olduğu sözler, vaatler ifşa edildiği takdirde eylem hakkımız doğmuştur. Biz burada sesimizi duyurmaya geldik. Bize verilen sözlerin, vaatlerin yerine getirilmesini istiyoruz. Biz hibe istemiyoruz, sadaka istemiyoruz. Hakkımız olanı istiyoruz. Bu kadar insan burada toplandıysa, hakkımız neyse biz onu aramaya geldik. Burada emniyet güçleri bize engel oluyor” sözleriyle dile getirdi.

TOKİ mağdurları daha sonra açıklama yapmak için 600 metre ilerideki Maltepe Meydanı’na doğru yürüyüş yaptı.

TOKİ TABUTU TAŞIYIP GIYABİ CENAZE NAMAZI KILDILAR

Sık sık “Mağdurlar burada, Murat Kurum nerede”, “Sabit taksit hakkımız söke söke alırız” sloganları atan TOKİ mağdurları, üzerinde ‘1990-2019 TOKİ’ yazılı tabutu omuzlarında taşıyarak Maltepe Meydanı’na koydu. Mağdurlar daha sonra TOKİ işletmesi için gıyabi cenaze namazı kıldı.

TOKİ mağdurları adına konuşan Fırat Balta, “Geleneksel eylemimize hoş geldiniz. Geleneksel diyorum, haftalardır buradayız sahadayız hakkımızı arıyoruz. 2019 yılında kavuştuğumuz dediğimiz TOKİ’yi maalesef aslında kaybetmişiz. 5 yıldır arıyoruz, 5 yıldır bulunamayan bir kişi artık ölmüş sayılır kanun önünde. Varisleri Sayın Cumhurbaşkanı ve Murat Kurum’a da sorduk onlar da ulaşamadılar. Biz de artık merhumun gıyabi cenaze namazını tertip ettik. İzahı olmayan şeylerin mizahı olur. 2019 yılından beri 5 senedir beklediğimiz TOKİ evlerine ulaşamamanın zorluğuyla yine buradayız. Merhum gitmeden sizden bir helallik alacağız” dedi.

HELALLİK İSTEDİ

Fırat Balta, mağdurlara “1990 yılında doğan 2019 yılında kaybettiğimiz TOKİ işletmesini nasıl bilirdiniz. Hakkınızı helal ediyor musunuz” diye sordu. Mağdurlar ise hep birlikte “haram olsun” dedi. Açıklamanın ardından TOKİ mağdurları eylemi sonlandırdı.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/toki-magdurlari-maltepe-meydaninda-aciklama-yapti/feed/ 0 Boluspor, Erzurumspor FK’yı 1-0 mağlup etti https://www.kanal7haber.com.tr/boluspor-erzurumspor-fkyi-1-0-maglup-etti/ https://www.kanal7haber.com.tr/boluspor-erzurumspor-fkyi-1-0-maglup-etti/#respond Fri, 24 May 2024 21:27:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7516 Trendyol 1. Lig’in 24. haftasında Boluspor sahasında ağırladığı Erzurumspor FK’yı 1-0’lık skorla mağlup etti. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu.

Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Erzurumspor FK Teknik Direktörü Hakan Kutlu, “Hakemlerin hem saha duruşları hem tavırları gerçekten bugün ayrı bir tebriki hak ediyorlar. Ben önlerini açık gördüm. İnşallah bu şekil devam edip üst liglerde onlar da maç yönetmeye başlarlar. Çok yüksek tempoda bir maç oldu. Boluspor da zaten önemli bir takım. Son haftalarda önemli çıkışı var. İyi hocaları var. Bizim takım da gerçekten son haftalarda, son 6 haftadır gol yemiyorduk. Sanki gol yemeyince 6 haftadır defansif bir takım olarak değerlendirmeye başlamışlardı bizi. Biz bu ligin ön alan baskısını en iyi yapan takımlarından biriyiz. Bugün de özellikle maçın 45 dakikasında ön alan baskısıyla girdiğimiz iki tane çok net gol pozisyonu var, değerlendiremedik. Boluspor’u, Yalçın Hoca’yı tebrik ediyorum. Özellikle kendi oyuncularımı tebrik ediyorum. Ligin başından beri çok önemli inanılmaz özveriyle mücadele ediyorlar. Bugün de aynı şekilde iyi futbol oynadılar” dedi.

Yalçın Koşukavak: “Bizi yalnız bırakmayan taraftarımıza teşekkür ederiz”

İlk yarı oyunun seyir zevkinin düşük olduğunu ifade eden Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, “Öncelikle bütün oyuncularımı ve bize destek veren çağrımıza kulak verip, kulak verip bizi yalnız bırakmayan taraftarımıza teşekkür ederiz. Bu galibiyet onlara armağan olsun, bizi desteklemeye devam etsinler. Çalışmak bizden takdir Allah’tan. Oyuna gelince de 45 dakika boyunca hem ekran başındaki hem de türündeki olan taraftarlardan özür dileriz. İyi bir seyir zevki açısından bir oyun yoktu sahada. Oynamak isteyen bir Boluspor vardı. Tamamen sürekli topu üçüncü bölgeye vuran ve düşen ikinci topları kazanmaya çalışan bir Erzurumspor. Biz tabii bunu böyle bir oyunla karşılaşacağımızı tahmin ediyorduk” diye konuştu.

“Hakem arkadaşın çok oyun konsantrasyonu yoktu”

Hakeme yönelik sert eleştirilerde bulunan Koşukavak, “Kazanınca konuşmak lazım. Kaybedince konuşunca olmuyor. Türk futbolu gelişmez başka türlü. Bir oynamak isteyen bir Boluspor tamamen topu üçüncü bölgeye vurup düşen top kazanacak ya Erzurumspor. Orta sahada çok bariz bir faul oyuncumuza yapıldı. Oyuna aktı, devam etti. Unutturuldu. Rakip oyuncu, arkadan aldatmaya yönelik penaltı aradı. İki sarı kartla oyundan atılması gerekiyordu. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü hakem arkadaşın çok oyun konsantrasyonu yoktu böyle 1980’de oynanan futbol sürekli topun havada olduğu oyunlarda futbol kuralları artık daha böyle ertelenir ve orada hakemin oyunu yorumlamasına kalır işler. Onları yapamadı hakem arkadaş maalesef. Çok oyunu yönetemedi, idare etti. O yüzden bunları söylemek zorundayım. Ülke futbolunun gelişmesi açısından. Bu kadar ekonomik anlamda yatırım yapılan bir futbol var bu ülkede. Üretemezsek oynayamazsak, ilk yarı herhalde bir file taksak sahaya, ayak tenisi oynasak yeri vardı. Sürekli top havadaydı, bir de topun oyunda kalması süresi herhalde hakemin sakatlığıyla beraber topun önünde kaldığı süre. Bu maçta bu top kaç dakika sahada kaldı? Bir tahminde bulunursam 15 dakika falandır. Bu çok acı bir şey. Bir tarafta oynamaya çalışan bir takımı biz bedavadan bize faul veya bir şey çalsın istemiyoruz. Ama bir takım oynamaya çalışıyor. Diğer takımı tamamen oynatmamaya çalışıyor. Burada kimden yana dikkatli davranmamız lazım, yorum yapmamız lazım. Böyle genç hakem arkadaşların biraz daha oyuna iyi yorumlar getirmesi, akıl getirmesi gerekiyor. Maalesef bugün göremedik. İnşallah ilerleyen zamanda gelişeceğiz. Umudumuz var” ifadelerini kullandı.

“Çok yüksek motivasyonu vardı rakibin”

Erzurumspor FK’nın motivasyonun yüksek olduğunu söyleyen Koşukavak son olarak, “İkinci yarıya da gelince, onların bu kadar topu havaya kaldırıp bize hücum etme planlarını bir orta saha fazla yaparak biraz da takımımı genişleterek alanlar oluşturmaya başladım. Yerden oyunlar oynamaya başladık. Çok yüksek motivasyonu vardı rakibin. Aşırı motivasyonu vardı. 5 sakatlık verdi Erzurumspor. Tebrik etmek lazım. Çok yüksek konsantrasyon motivasyonları vardı. Boluspor’a hayırlı olsun. Erzurumspor’a da başarı dilerim” dedi. – BOLU

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/boluspor-erzurumspor-fkyi-1-0-maglup-etti/feed/ 0
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka: Haklarımız Gasp Ediliyor https://www.kanal7haber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/#respond Fri, 10 May 2024 21:57:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7096 CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Medeni Kanun hakkındaki tartışmalar ve kadınların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin; “8. torba yasa içerisinde bizim bunca yıllık emeğimiz ve bizden önceki kız kardeşlerimizin yüz yıllardır gelen mücadelesiyle elde etmiş oldukları hakların giderek gasp edildiği bir dönemden geçerken iktidar, bizim medeni kanunla olan bütün kazanımlarımızı bir torbaya koyup, ağzını kapatıp çöpe atmak istiyor” dedi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Türkiye Barolar Birliği (TBB) ile TBB Kadın Hukuku Komisyonu’nun (TÜBAKKOM) düzenlediği Medeni Kanun Çalıştayı’na katıldı.

Nazlıaka’nın çalıştaydaki açıklamaları şöyle:

“Gerçekten giderek anayasasızlaştırıldığımız, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun kurulmaya çalışıldığı ve adında adalet olan bir partinin iktidarında, adaleti mumla aradığımız bir süreçten geçerken sizlerin düzenlemiş olduğu bu etkinliğin ayrı bir önemi var. Çünkü sizler kadın hukukçular olarak aynı zamanda kendi ekmeğinizin de kavgasını verenlersiniz. Aynı zamanda kadın hukukçular olarak Türkiye’de her geçen gün gasp edilen kadınların haklarını savunanlarsınız. O yüzden zamanlaması ve içeriği itibarıyla da doğru bir etkinlik olmuş.

“HAKLARIN GİDEREK GASP EDİLDİĞİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

8. torba yasa içerisinde bizim bunca yıllık emeğimiz ve bizden önceki kız kardeşlerimizin yüz yıllardır gelen mücadelesiyle elde etmiş oldukları hakların giderek gasp edildiği bir dönemden geçerken iktidar, bizim medeni kanunla olan bütün kazanımlarımızı bir torbaya koyup, ağzını kapatıp çöpe atmak istiyor. Gördük ki son taslakta, 8. yargı paketinin içerisinde yok. Bugün olmamasının nedeni bizlerin birlikte vermiş olduğu verdiği mücadeledir ancak yarın olmayacağının da bir garantisi de yoktur. Yani bugün torba yasanın taslağında gözükmüyor ama yarın öbür gün bunu komisyona getirmeyeceklerinin bir garantisi yok.

“NAFAKA HAKKI ELDE EDEN KADINLARIN, YARISINI BİLE ALAMADIĞI BİR ORTAMDAN BAHSEDİYORUZ”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın bir açıklaması oldu, dedi ki ‘Tabii nafaka dediğimiz şey süresiz olmaz, bu konuda mağdur olan erkekler varsa onların açısından da bir değerlendirme yapmak lazım.’ Aslında bu ‘Ben bu işe kadınların açısından değil, erkeklerin açısından bakıyorum’ demek. Sanırsınız ki boşanan kadınların bir eli yağda bir eli balda. Ortalamada asgari ücretin yüzde 10’u bile olmayan bir nafaka bedelinden bahsediyoruz. Nafaka hakkı elde eden kadınların yarısını bile alamadığı bir ortamdan bahsediyoruz. Boşanmaya karar veren bir kadın en güvende olması gereken yerde, evinde de şiddete uğruyor ve yaşamını kaybediyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki boşanmaya karar veren kadın çok ağır psikolojik baskı altına sokuluyor. O yüzden arabulucuk adı altında avukatlık bürosunda bir araya getirilmiş olan kadınla boşanmak istediği erkek arasında o anda yaşanabilecek ortamların kadınları büyük bir risk altına atacağını her yerde çok net bir şekilde anlatmamız gerekiyor.

“‘YAŞAM HAK’ PROJESİYLE TÜM KIZ KARDEŞLERİMİZE ÜCRETSİZ HUKUKİ VE PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLIYORUZ”

Şu anda 30 büyükşehirimizin 5’inde kadın adayımız var. Yine il bazında baktığımızda birçok ilde kadın adayımız var. Totalde 19 milyon nüfusu yönetecek kadın adayımız var. Her biri seçimi kazandığı koşulda 19 milyon nüfusu yönetecek ki bu her 4 kişiden birisi anlamına geliyor. Umuyoruz ki daha fazla kadının sosyal demokrat anlayışı, toplumsal cinsiyet eşitliğini anaakımlaştıran anlayışı inşa ettiği bir süreç yaşarız. Bizim genel merkez olarak hayata geçirmiş olduğumuz bir projemiz var, ‘Yaşam Hak’ projesi. 7/24 faaliyet gösteren bir çağrı merkezimiz var ve burayı arayan tüm kız kardeşlerimize ücretsiz hukuki ve psikolojik destek, barınma ihtiyacının karşılanması, kimi yerde ticaret odalarıyla yaptığımız protokoller çerçevesinde istihdam imkanlarının sağlanması gibi birtakım hizmetler sunuyoruz. Deprem bölgesinde, 11 ilde ‘Yaşam Hak’ konteynerleriyle kız kardeşlerimize destek oluyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/feed/ 0
Sancaktepe’de Konuşan İmamoğlu: “2019’daki Rakibim Binali Yıldırım’dan Daha Memnundum Şimdiki Rakibim Daha İlk Günlerde İftiralar Uydurmaya Başladı” https://www.kanal7haber.com.tr/sancaktepede-konusan-imamoglu-2019daki-rakibim-binali-yildirimdan-daha-memnundum-simdiki-rakibim-daha-ilk-gunlerde-iftiralar-uydurmaya-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/sancaktepede-konusan-imamoglu-2019daki-rakibim-binali-yildirimdan-daha-memnundum-simdiki-rakibim-daha-ilk-gunlerde-iftiralar-uydurmaya-basladi/#respond Fri, 10 May 2024 09:00:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7067 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sancaktepe Buluşmasında yaptığı konuşmasında, “Ben, 2019’daki rakibim, Sayın Binali Yıldırım’dan daha memnundum. Şimdiki rakibim, biraz sıkıntı çekecek dedim, ama daha ilk günlerde bile su kaynattı. Niye böyle söylüyorum? Çünkü, şimdiden birtakım iftiralar uydurmaya başlamış. Hemen bunlar sıkışınca ne yapıyorlar? Herkesin milli duygularını sorgulamaya çalışıyorlar. Bir de bazen, utanmadan inancını sorgulamaya çalışıyorlar. Ben hep ne diyorum biliyor musunuz? Benim Türkiye Cumhuriyeti’nde, 86 milyon vatandaşımın içinden bir Allah’ın kulunun inancını da sorgulama hakkım yok, milli duygularını da sorgulama hakkım yok. Benim vatanıma, milletime, bayrağıma, atama, dedeme, nineme, Atatürk’üme olan tutkumu da sorgulayacak adam, anasının karnından doğmadı. İşine bak sen” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çekmeköy’ün ardından günün ikinci halk buluşmasını, komşu ilçe Sancaktepe’de yaptı. İmamoğlu, halk buluşması öncesinde, CHP Sancaktepe Belediye Başkan adayı Alper Yeğin ile birlikte esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi. Abdurrahman Gazi Mahallesi’ndeki Samandıra Saat Kulesi çevresindeki esnafla ve vatandaşlarla bir araya gelen İmamoğlu ve Yeğin, yurttaşların ilgi odağı oldu. Bir çay ocağı önünde soluklanan İmamoğlu, çevrede bulunan vatandaşların sorunlarını dinleyip, taleplerini aldı.

İmamoğlu, börekçi esnafın isteğini kırmadı ve Kastamonu kır pidesi servisi yaptı. Yoğun ilgi altında esnafı gezen İmamoğlu, saat kulesinin bulunduğu meydana konumlanan DEVA, CHP, AKP, İYİ Parti ve Saadet Partisi stantlarını da ziyaret edip, başarı dileklerini iletti.

İMAMOĞLU’NDAN AK PARTİLİLERE: “1 NİSAN’DAHEPİMİZ KOMŞUYUZ, HEPİMİZ ARKADAŞIZ”

AK Parti standındaki partililer ile İmamoğlu arasında ilginç bir, “üye” diyaloğu yaşandı. AK Parti Sancaktepe Gençlik Kolları Başkanı Emrah Albayrak, İmamoğlu’na seçim broşürlerini verirken, bir başka partili de İBB Başkanı’na, “Başkanım, üye yapabiliriz istiyorsanız” teklifinde bulundu. İmamoğlu’nun AK Parti üyesi vatandaşa yanıtı, “Beni mi üye yapacaksınız? Ne kadar istiyorsunuz beni ya” oldu. Bu sözlerin sonunda AK Partili vatandaşa sarılan İmamoğlu, “Her şey ötesinde sulh içinde, barış içinde bir seçim ortamı olsun. Kimsenin burnu kanamasın, kimsenin gönlü kırılmasın. Fikirler yarışsın. İnsanlar birbirinin hakkında eleştiri yapabilir, döneri yapabilir. Ama günün sonunda, 1 Nisan’da hepimiz komşuyuz, hepimiz arkadaşız, hepimiz akrabayız. Aynı ailede farklı oylar veren insanlar var. Onun için herkesi Allah yardımcısı olsun. Allah utandırmasın” temennisinde bulun

AKP’Lİ VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “AK PARTİ’YE OY VERİYORUM. KIZIM SİZİ ÇOK SEVİYOR”

Esnaf ziyareti sırasında İmamoğlu’yla selamlaşan bir vatandaş, “Başkan, AK Parti’ye oy veriyorum. Kızım sizi çok seviyor, dersaneden geliyor. Resim çekilecekmiş seninle” dedi. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Tamam, tamam. Daha buradayım. 10 dakikaya gelir mi” oldu. Vatandaş da İmamoğlu’na, “3 dakikaya burada inşallah” şeklinde karşılık verdi. Vatandaşın kızı, 8. sınıf öğrencisi Yağmur, esnaf ziyareti sırasında yakaladığı İmamoğlu’na sarıldı. Yağmur’la fotoğraf çektiren İmamoğlu, yardımcılarından genç öğrenciye İBB kitaplarından bir seçki ulaştırmaları talimatını verdi ve “Çok güzel bir liseye gir, sonra çok güzel bir üniversite oku. İleride belki İstanbul’u sen yönetirsin” temennisinde bulundu.

SANCAKTEPE’DE İMAMOĞLU COŞKUSU

Yaklaşık 2 saat boyunca esnafı gezen ve vatandaşlarla sıcak sohbetler gerçekleştiren İmamoğlu ve Yeğin, “Sancaktepe Sarıgazi Halk Buluşması”nda coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Vatandaşlar, seçim otobüsünün arkasında kalan bölümü de doldurarak, İmamoğlu ve Yeğin’e sevgi gösterilerinde bulundu. Halk buluşmasında İmamoğlu ve Yeğin’e, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile CHP milletvekilleri Suat Özçağdaş, Ali Gökçek de eşlik etti.

İmamoğlu konuşmasında şunları söyledi:

“HİÇ DAVET EDİLMEDİM BİLİYOR MUSUNUZ İSTANBUL’DAKİ TÖRENLERİNE: Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığımda, beş senede ilçemde bir kez bile Büyükşehir Belediye Başkanı’nı görmedim. Allah şahit, görmedim. İki-üç defa gelmişse de beni davet etmediler. Ben, bu beş yıl içerisinde her ilçeye 20 defa, 15 defa, 30 defa gittim. Hem gittim hem de seçilen belediye başkanına demokrasi gereği saygı gösterdim. Nereye gidiyorsam davet ettim. Hangi açılışı yapıyorsam davet ettim. Ben bu açılışlara giderken ya da temel atmalara giderken, Allah aşkına bir partinin töreni mi yapıyorum? Hayır. Belediyenin. Belediye kimin? Milletin. Onun için, her defasında davet ettim. Belki bir-iki defa gelmiş olabilir Sayın Belediye Başkanı. Onun dışında gelmediler. Çünkü alışık değiller. Benim neredeyse görev sürem dolmak üzere. Hiç davet edilmedim biliyor musunuz İstanbul’daki törenlerine. Hatta parasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ödediği metro açılışlarına bile davet edilmedim.

ŞİKAYET EDİNCE; SİRKECİ-KAZLIÇEŞME RAYLI SİSTEMLER AÇILIŞINA ULAŞTIRMA BAKANI TARAFINDAN DAVET EDİLDİM: Ben bu şikayeti sıklıkla yaptım ya hani; son günlerinde akılları başına geldi diyeceğim. Bu sefer beni ilk kez; Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistemler açılışına Ulaştırma Bakanı tarafından davet edildim. Vallahi teşekkür ediyorum kendisine. Peki şimdi ben ne yapacağım? Pazartesi oraya gideceğim. Pazartesi niye gideceğim biliyor musunuz? Bakın bu ülkede bazı alışkanlıkları böyle yapa yapa değiştireceğiz. Şunun için gideceğim o açılışa: O bakanlık, o makamlar; onlar kadar benim kardeşim, benim. Benim makamım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, benim kadar onların. Bunu onlara öğretene kadar, bunu her yerde anlatacağım.

MİLLETİN EVLATLARIYLA İSTANBUL’U YÖNETİYORUZ: Eğer sen dürüstsen, sen aklı ve bilimi masandan ayırmıyorsan, iyi insansan… Benim anneciğimin güzel bir duası var. Bana diyor ki benim annem, ‘Uşağım, Allah’ım seni güzel insanlarla buluştursun.’ Bütün evlatlar, güzel insanlarla buluşsun. Benim annemin duası, Allah’ıma şükür hep karşıma geliyor. Ben iyi insanlarla buluşup, onlarla yürüyorum. Onlar benim önüme düzgün işler getiriyor. Milletin evlatlarıyla İstanbul’u yönetiyoruz. O milletin evlatları dediğim ne biliyor musunuz? O milletin evlatları dediğim, sizin evlatlarınız. Benim eşim dostum değil, akrabam değil. Vallahi damadın da değil, oğlum da değil, kızım da değil. Milletin evlatları, milletin. Çünkü benim makamım, milletin makamı. Milletin bana emaneti olan makam.

BEŞ YIL BOYUNCA, SABAH KALKTILAR ‘EKREM İMAMOĞLU’, AKŞAM YATTILAR ‘EKREM İMAMOĞLU’: Açık söyleyeyim; ben bu seçimde daha güçlü bir yarış beklerdim. Daha güçlü bir performans beklerdim. Ama ne yazık ki olmuyor. Hatırlayın. Bunlara ben ne demiştim? 2019’u hatırlayın. İlk seçimi kazandık mı? Ne yaptılar? Seçimi elimizden almaya kalktılar değil mi? O dönemde, 18 gün İstanbul’u yönetirken bile demiştim ki, ‘Bunları 18 günde çıldırttım. Beş yılda, size söz, bunları deli edeceğim’ demiştim, deli. ve ne oldu biliyor musunuz? Dediğim oldu. Vallahi billahi dediğim oldu. Adamlar, beş yıl boyunca, sabah kalktılar Ekrem İmamoğlu, akşam yattılar Ekrem İmamoğlu. Yok, sözümü geri alıyorum. Vallahi bir tanesi… Muhtemelen her akşam rüyasına da giriyorum. Vallahi öyle. Muhtemelen rüyasına da giriyorum. Yahu nedir benimle derdiniz? Ne Allah aşkına? Ben İstanbul’da işini yapmaya çalışan, hizmet etmeye çalışan bir insanım. Kaldı ki, yok birbirimizden farkımız. Yok.

RAKİBİM ŞİMDİDEN BİRTAKIM İFTİRALAR UYDURMAYA BAŞLAMIŞ: Bugün Sancaktepe’de beraber gezerken, Alper Başkanımla birlikte gittik, AK Parti standına uğradık. Oradaki de benim hemşehrim. O da benim komşum. ya belki akrabam. Hepimizin akrabaları da başka partiye oy veriyor. Bu partiye veriyor. O partiye veriyor. Yahu niye ayrıştıracağım? Gittim, ellerini sıktım. Oradaki hemşehrim dedi ki, ‘Gel seni üye yapalım.’ Dedim, ‘Ya beni ne kadar seviyorsunuz. Allah razı olsun sizden’ dedim. Şimdi bunu niye anlattım? Bizim yüreğimiz bu kadar zengin. Ama söyleyeyim; Ben, 2019’daki rakibim, -kulakları çınlasın- Sayın Binali Yıldırım’dan daha memnundum. Şimdiki rakibim, dedim yani biraz sıkıntı çekecek, ama daha ilk günlerde bile su kaynattı, söyleyeyim. Açık ve net. Niye böyle söylüyorum? Çünkü, şimdiden birtakım iftiralar uydurmaya başlamış. Hemen bunlar sıkışınca ne yapıyorlar? Herkesin milli duygularını sorgulamaya çalışıyorlar. Yaptılar ya bunu. Bir de bazen, utanmadan inancını sorgulamaya çalışıyorlar. Ben hep ne diyorum biliyor musunuz? Benim Türkiye Cumhuriyeti’nde, 86 milyon vatandaşımın içinden bir Allah’ın kulunun inancını da sorgulama hakkım yok, milli duygularını da sorgulama hakkım yok.

BUNLAR DAHA AZITACAKLAR, BİLİYORUM: Ben size bir şey daha diyeyim mi? Benim vatanıma, milletime, bayrağıma, atama, dedeme, nineme, Atatürk’üme olan tutkumu sorgulayacak adam, anasının karnından doğmadı. İşine bak sen. Onun için su kaynattı, onun için. Daha başka bir şey söyleyeyim. Çünkü bunlar, daha azıtacaklar biliyorum. Önden bunu söyleyelim de herkes haddini bilecek. Daha ilerisine gideyim. İnanç, Allah’la kul arasında. Yaradan, bize öyle güzel bir din vermiş ki, kimse kimsenin inancını ölçemez. Kimse kimsenin inancını yorumlayamaz bile. Benimle Yaradan arasında. Ben, bir tek Yaradan’a sığınırım. Ben, bir tek Yaradan’a sığınır, bir tek Yaradan’dan korkarım. Allah’ın kulundan korkmam. Benim inancımı sorgulayacak, benim inancımı yorumlayacak Allah’ın kulu, anasının karnından doğmadı kardeşim. İşine baksın. Dolayısıyla, bu kötü sözlere inanmayın. Bu kötü sözlerle muhatap olmayın. O kötü sözlerle ilgilenmeyin.

NE DEMİŞTİ SAYIN CUMHURBAŞKANI? BİNALİ Mİ, SİSİ Mİ: Niye ilgilenmeyin biliyor musunuz? Bunlar, U dönüşünü seviyorlar. Hatırlıyor musunuz, 2019’da ne olmuştu? Ne demişti Sayın Cumhurbaşkanı? Hatırlıyor musunuz? ‘Binali mi, Sisi mi?’ Güya Sisi, ben. ya 14 Şubat’ta, hem de Sevgililer Günü’nde, gözlerinin içine baka baka Mısır’da yanına, ayağına gitmedi mi? Gitti. Herhalde bana oy verecek, söyleyeyim. Herhalde Öyle düşünüyorum. Öyle değil mi? Şimdi bakın, işin şakası bir yana, bu işin, bu dilin, bu siyasetin bu milletin gündeminde yeri yok. Ha şunu söyleyeyim; eğer saygıdeğer Sisi Türkiye’ye gelmek isterse, ben onu İstanbul’da ağırlarım, Bu arada şunu söyleyeyim: Bu şehir, bu güzel İstanbul, bu güzel memleket, bu güzel devlet, bu güzel millet bu tavrı, bu ikircikli konuşmaları hak etmiyor. Benim güzel çocuklarımın, benim güzel gençlerimin, benim güzel insanlarım bu tarz yaklaşımı hak etmiyor.

BİZ BUNLARA PABUÇ BIRAKMAYIZ KARDEŞİM: Neyi hak ediyor? Kütüphaneyi hak ediyor. Neyi hak ediyor? Metroyu hak ediyor. Niye hak ediyor? Yeşil alanı hak ediyor? Yurdu, bursu, kursu, ders atölyelerini hak ediyor. Daha güzel yeşil alanları, kent meydanlarını, daha kaliteli yaşamı hak ediyor. Ama üç haneli enflasyonu hak etmiyor. Hiçbir işe yaramayan emekli maaşını hak etmiyor. Dar gelirlinin sıfıra inmiş, tükenmiş maaşını bu millet hak etmiyor. Yüksek faizi, yüksek enflasyonu, yüksek maliyet artışlarını bu millet hak etmiyor. Onun için ben ne diyorum onlara biliyor musunuz? İşinize bakın. İşinizi yapın. Sizin işiniz ekonomiyi yönetmek. Ekonomiyi batırdınız. Bunlar sıkıştılar mı, hemen başka şeylere başvururlar. Sıkıştılar mı, hemen başka problemleri yaratmaya çalışırlar. İnsanları kötülemeye çalışırlar. Ama söyleyeyim; biz bunlara pabuç bırakmayız kardeşim. Bu millet haklının, hukuku koruyanın, adil olanın yanındadır. Biz hak, hukuk, adaletten asla vazgeçmeyeceğiz. Asla vazgeçmeyeceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sancaktepede-konusan-imamoglu-2019daki-rakibim-binali-yildirimdan-daha-memnundum-simdiki-rakibim-daha-ilk-gunlerde-iftiralar-uydurmaya-basladi/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, gençlerle buluştu https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu/#respond Mon, 06 May 2024 21:27:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6983 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ekonomi Üniversitesi’nde düzenlenen Kampüs İzmir Sohbetleri buluşmasında gençlerle bir araya geldi. Başkan Soyer, “Benim hayatımın manası da bu memlekete duyduğum aşk. O kadar çok seviyorum ki; doğasını, insanlarını, tarihini, köklerini, geleceğini. Sevda için makam, koltuk, mevki gerekmiyor. Onu içinizde hissetmeniz gerekiyor. Nerede olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın sonunda o sevdayı aşkı gösterecek bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Ekonomi Üniversitesi Siyaset Platformu Kulübü’nün düzenlediği “Yerel Politikalar Ekseninde Dünden Bugüne İzmir” paneline katılarak gençlerle buluştu. Gençler arasında siyaset bilincini artırma, demokrasiye katkıda bulunma ve toplumda olumlu değişiklikler yaratma amacını taşıyan etkinlikte konuşan Başkan Soyer, 2019-2024 yılları arasında kentin gelişimi hakkında konuştu. Başkan Soyer ayrıca gençleri ilgilendiren konularda bilgi aktarımı yaparken yerel siyaset hakkında gözlemlerini paylaştı. Buluşmada kent geleceği hakkında fikir ve öneriler de gündeme geldi.

SOYER: “O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ”

Siyaset hayatına nasıl atıldığını anlatarak konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, vicdan ve merhameti keşfederek yoluna devam ettiğini kaydetti. Başkan Soyer, “Bu adaletsiz ve haksız dünya nasıl değişebilir, bunun değişimi için ben ne yapabilirim gibi birçok soru işareti ile başlayan sorgulama dönemi. Sonunda geldiğim nokta herkesin hayatının bir anlamı vardır ya, benim hayatımın manası da bu memlekete duyduğum aşk. O kadar çok seviyorum ki; doğasını insanlarını tarihini köklerini geleceğini. Sevda için; makam, koltuk, mevki gerekmiyor. Onu içinizde hissetmeniz gerekiyor. Nerede olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın sonunda o sevdayı aşkı gösterecek bir şeyler yapmaya devam ediyorsunuz” dedi.

“CHP’DE KALACAĞIM”

Başkan Soyer, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında çalışmaya devam edeceğini vurgulayarak, “CHP’de kalacağım. Çünkü bizim gibi ülkelerde eğer iktidar çok büyük bir güç biriktiriyorsa, o gücü frenleyecek en büyük güç ana muhalefet partisidir. O iktidarın gücünü denetleyecek, kontrol edecek mekanizmaları kurmak lazım. CHP bu ülkenin sigortasıdır. Bu yolculuğa CHP çatısı altında devam edeceğim. Ama ben toplumsal sivil muhalefete çok inanıyorum. Kadın, çevre ve eğitim. Bu 3 başlıkta platformlar, vakıf ve dernekler tüm siyasi partilerin önünde. Bütün hayalim toplumsal sivil muhalefeti, bir toplumsal bileşik muhalefete dönüştürmek. Bu iki aks birbirini destekleyecek. Ben CHP için çalışırken bu çalışmanın o muhalefete de fayda edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

“HER KOŞULDA İZMİR”

Siyasete yerelde devam etmeyi istediğini, yerelin gücüne inandığını belirten Başkan Soyer, “İzmir’den asla vazgeçemem, her koşulda İzmir” şeklinde konuştu. Popülist bir siyasetçi olmadığını ifade eden Başkan Soyer, “Popülist siyaset maalesef bugünün dünyasında, bir de otoriterlikle birleştiği zaman çok tahrip edici oluyor. Sadece rakamlar üzerinden, yani sizin kamuoyunda yarattığınız algı üzerinden, sempati üzerinden değerlendirmeyi eksik bulurum. Bir belediye başkanının, örneğin bilançosundaki yatırım yüzdesi çok önemli bir göstergedir. ya da görevi devraldığındaki borç tutarıyla, görev süresinin sonundaki borç tutarının karşılaştırılması çok önemlidir. Sosyal politikalarda ne yaptığı çok önemlidir, demokrasi için ne tür platformlar yarattığı ve verdiği katkı önemlidir. Sadece anketler üzerinden, kamuoyundaki beğeni düzeyi ölçülerek yapılan değerlendirmelerin doğru olmadığını düşünüyorum. Acaba doğru siyaset yaptığı için mi, popülist siyaset yaptığı için mi böyle? Doğru siyaset için uğraşması gerekmez mi, örneğin CHP’nin sosyal demokrat belediyecilik ilkeleri üzerinden değerlendirme yaparak, o parametreler çerçevesinde aday belirlemesi güzel olmaz mı?” dedi.

“PROJELERİ YARIM BIRAKIRSANIZ BU ŞEHİR KAYBEDER”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 150 yıllık tarihiyle kendine has bir çalışma kültürü olduğunu ve güçlü bir yapısı bulunduğunu söyleyen Başkan Soyer, hükümetten gerekli desteği alamamalarına rağmen bunu mazeret haline getirmediklerini söyledi. Sürekliliğin önemine vurgu yapan Soyer, “Eğer kurumsal kapasiteyle üretilmiş yola çıkılmış projeleri yarım bırakırsanız bu şehir kaybeder. Hem mali, hem gelecek vizyonu anlamında kaybeder. Bizim yaptığımız başlangıç şehrin gelecek 50 yılını kurtarmaya yönelikti. Devam etmesi lazım” diye konuştu.

“DAHA ERKEN BİTİRECEĞİZ”

Buca Metrosu için çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Soyer, “Buca metrosunun parası cebimizde. Onay, imza hiçbir şey yok. 4 TBM çalışıyor. Olağanüstü hızlı yürüyor. İlk etabı bitirmek için sayaç koyduk Şirinyer’de. Söylediğimiz tarihte, hatta daha erken bitireceğiz” dedi.

“KENDİNİZE GÜVENİN”

Gençlere de tavsiyelerde bulunan Başkan Soyer, “1923 kuşağını ne olur hatırlayın. Sizin yaşlarınızda, çok daha zor koşullarda çok büyük sıkıntılar içinde yaşayan insanlardı. Gözlerini kapatıp koşa koşa ölüme gittiler. Bunu aklınızdan çıkardığınız anda gelecek inşa edemezsiniz. Şunu bilin; Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken onlar sizsiniz. Bu ülkeye demokrasiyi getirecek, yaşanan büyük sefaleti, yoksulluğu bitirecek, özgür düşünceyi geliştirecek sizlersiniz. Neden batıdaki akranlarınız kadar demokrasiyi hak etmiyor olasınız? Hepsinden daha çok hak ediyorsunuz. Arkamızda kadim bir kültür var, çok daha iyisini hak ediyorsunuz. Kendinize güvenin, sevin. Siyasetten asla vazgeçmeyin” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-genclerle-bulustu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’de Muhalefeti Eleştirdi https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-denizlide-muhalefeti-elestirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-denizlide-muhalefeti-elestirdi/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:54:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6676 31 Mart yerel seçimleri öncesi Denizli’de vatandaşlarla buluşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Basit bir görüntülü konuşmayı dahi yere göğe sığdıramayan bu eski politikacıların KAAN gibi teknoloji harikası hakkında derin bir sessizliğe bürünmesi ibret verici” dedi.

31 Mart mahalli ve idari seçimleri öncesi Denizli’ye gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özay Gönlüm Bulvarı’nda gerçekleştirdiği mitingde yerli savaş uçağı KAAN hakkında yorumda bulunmayan muhalefeti eleştirdi. KAAN hakkında derin sessizliğe büründüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Olur olmaz ilgili ilgisiz Ankara’daki ofislerinden yorum yapan, ellerine geçirdikleri her fırsatı insanımızı kutuplaştırmak için kullanan dünkü tarihi başarımızla tek kelime etmeyen sabık siyasetçilerimizi milletimizin takdirine havale ediyoruz. Basit bir görüntülü konuşmayı dahi yere göğe sığdıramayan bu eski politikacıların KAAN gibi teknoloji harikası hakkında derin bir sessizliğe bürünmesi ibret verici. Ama yerli ve mili muhalefet nasıl yapılır öğrenemediler. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar oradan siyaset yapıyorlar. Bunlar milletle aynı yöne bakmayı öğrenemediler, aynı hissiyatı paylamayı öğrenemediler” dedi.

“Hiçbir insanımızın serzenişlerine kulak tıkamıyoruz”

Enflasyonun sadece Türkiye’nin sorunu olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Covid-19 salgının ardından enflasyonun tüm dünyada etkili olduğunu ifade etti. Dünyadaki mazlumlara el uzattıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, içerisinde 21 ambulans ve 2 bin 380 ton sivil yardım gemisinin Mısır’ın El-Ariş limanına vardığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından yaraların sarılması için çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremin 1. yılında 5 depremzede şehrimizi ziyaret ettik. Bugüne kadar 40 bine yakın deprem konutunu ve köy evini tamamlayarak hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konutu teslim etmeyi planlıyoruz. Yıl sonu için hedefimiz 200 bin konutu hak sahipleriyle buluşturmaktır. Deprem bölgemiz için tüm bu önemli işleri yaparken, diğer şehirlerimizi ve toplumumuzun diğer kesimlerini ihmal etmiyoruz. Küresel ekonominin ve bölgemizin geçtiği içinden geçtiği sancılı döneme rağmen devletimizin imkanlarını milletimiz için seferber etmiş durumdayız. Çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmemek için samimi mücadelemizin en yakın şahidi milletimizin kendisidir. 2024 yılı için asgari ücretlilerimize, kamu görevlilerimize ve emeklilerimize enflasyon oranlarının üzerinde artışlar yaptık. Hiçbir insanımızın serzenişlerine kulak tıkamıyoruz. Bütçemizin sınırlarını zorlama pahasına vatandaşlarımızın taleplerini karşılamaya gayret ediyoruz. İnşallah bu yıl sonuna doğru enflasyonun hızla düşmeye başlamasıyla hep birlikte daha rahat bir nefes alacağız. Sabreden kimse zafere erer. Biz de ekonomi başta olmak üzere her alanda hedeflerimize ulaşacağız. Ecdadın emaneti olan bu vatan topraklarını evlatlarımıza en güvenli en huzurlu bir şekilde teslim etmek boynumuzun borcudur. Sadece son 10 yılda yaşadıklarımız başka bir ülkenin başına gelse emin olun şimdiye darmadağın olmuştu. Bunun için bekleyenlerin hevesleri bir kez daha kursaklarında kalacak” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’ye 111 milyar liralık kamu yatırımı yapıldığını açıkladı

Verdikleri her sözün önce altyapısını hazırlayıp daha sonra vatandaşlara sözünü verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararlı ve hazır olduklarını söylerken de gücü 21 yıllık hazırlıktan aldıklarını ifade etti. Denizli’ye yapılan 111 milyar liralık kamu yatırımlarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde 4 bin 288 adet yeni sınıf inşa ettik. 8 bin 104 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 63 spor tesisi kazandırdık. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 4,3 milyar lira tutarında kaynakla dest olduk. Sağlıkta 14 hastane olmak üzere 38 sağlık tesisini hizmete aldık. Aralarında bin yataklı Şehir Hastanemizin olduğu 4 sağlık tesisimizin yapımına devam ediyoruz. TOKİ vasıtasıyla 11 bin 495 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 911 konutun inşası sürüyor. Honaz’daki Akbaş Barajı’ndaki yatırımı İçme Suyu Arıtma Tesisi’nin bitmesiyle tamamladık. Akbaş Barajı’ndan 70 kilometre hat ile merkeze getirilen içme suyunun kentteki su depolarına ulaşması için ilk vanayı açtık. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 6 bin 75 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Daha önce hiç atık su tesisi bulunmayan ilimizde 44 tesisle belediye nüfusunun yüzde 90’undan fazlasına hizmet veriyoruz. 8 Millet Bahçesi projemizden 4ünü tamamladık. 1’inin yapımı 3’ünün ise projelendirme çalışmaları sürüyor. Ulaştırmada 65 kilometre devraldığımız bölünüş yol uzunluğunu 512 kilometre çıkardık. İnşası süratle devam eden Aydın-Denizli otoyolunu inşallah bu yıl sonuna kadar tamamlıyoruz. Organize Sanayi Bölgesi köprülü kavşak projesiyle sanayi bölgemizde oluşan trafik yoğunluğu da en aza indi. Kaklık Lojistik Merkezini şehrimize kazandırdık. Denizli il sınırlarındaki mevcut demir yollarını tümüyle yeniledik. Çardak Havalimanı’mızı yeni bir terminal binası yaparak büyüttük. Denizli’de 18 baraj, 2 içme suyu tesisi, 79 sulama tesisi, 7 arazi toplulaştırma projesi, 95 taşkın koruma tesisi, 13 gölet ve 11 hidroelektrik santral tesisi yaptık. 938 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize 37 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Çivril Organize Sanayi Bölgesi, 1 Teknopark, 15 Araştırma Geliştirme Merkezi ve 12 tasarım merkezi kurduk. 73 hektarlık alanda Sarayköy Organize Tarım Bölgesini hayata geçirdik. İstihdamı desteklemek için Denizli’deki işverenlere toplam 5,5 milyar lira tutarında prim desteği verdik. Enerjide 294 bin abonesi bulunan Denizli ve 15 ilçesine doğal gaz arzını verdik. Önümüzdeki dönemde de Bekilli’ye doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz. İnşallah gerçek belediyecilik programımız ile Denizli’ye daha çok eser ve hizmet kazandıracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Osman Zolan ve Cumhur İttifakı tarafından belirlenen ilçe belediye başkan adaylarını sahneye davet ederek vatandaşlara tanıttı. – DENİZLİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-denizlide-muhalefeti-elestirdi/feed/ 0
8. Yargı Paketi TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi (4) https://www.kanal7haber.com.tr/8-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi-4/ https://www.kanal7haber.com.tr/8-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi-4/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:03:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6408 Emekli bayram ikramiyesi tutarı 2 bin liradan 3 bin liraya yükseltilecek.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine göre, ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı durumlarda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda Anayasa Mahkemesinin başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı verilenler ile incelemenin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmediği gerekçesiyle düşme kararı verilenlerin belirlenen süre içinde müracaat etmesiyle dosyanın Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesine imkan tanınıyor.

Anayasa Mahkemesince düşme kararı verilen veya 10 Ekim 2023 tarihinden itibaren doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuruların iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması gerekçesine dayanan kabul edilemezlik kararları, tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde müracaat üzerine Komisyon tarafından incelenecek.

Öte yandan Komisyonun iş yükü dikkate alınarak Adalet Bakanı tarafından Komisyon bünyesinde ilave heyetler oluşturulması amacıyla üye ataması yapılabilecek. Bu üyeler, Komisyon üye tam sayısına dahil olmayacak. Bu durumda oluşturulacak ilave heyet sayısı 5’i geçemeyecek. Bu hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 yıl süreyle uygulanacak. Adalet Bakanı, bu süreyi 2 yıl daha uzatabilecek.

Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları

Düzenlemeyle özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları, güncel ihtiyaçlar ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü nazara alınarak yeniden düzenleniyor.

Teklifte, özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinin yasak olduğuna dair hüküm muhafaza edilirken özel nitelikli kişisel verilerin işlenebileceği haller de sayılıyor.

Bu verilerin işlenmesi, ilgili kişinin açık rızasının olması, kanunlarda açıkça öngörülmesi, rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin, kendisinin veya başkasının hayatı, beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması, ilgili kişinin alenileştirdiği kişisel verilere ilişkin ve alenileştirme iradesine uygun olması, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması, sır saklama yükümlülüğü altındaki kişiler veya yetkili kuruluşlarca kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması, yönetimi ve finansmanı amacıyla gerekli olması, istihdam, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler ve sosyal yardım alan hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için zorunlu olması gibi durumlarda mümkün olacak.

Kişisel verilerin yurt dışına aktarılması

Teklifle, kişisel verilerin yurt dışına aktarılması usulü de yeniden düzenleniyor.

Kişisel veriler, kişisel verilerin işlenme şartları ile özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartlarından birinin varlığı ve aktarımın yapılacağı ülke, uluslararası kuruluş veya ülke içerisindeki sektörler hakkında yeterlilik kararı bulunması halinde veri sorumluları ve veri işleyenler tarafından yurt dışına aktarılabilecek.

Yeterlilik kararı, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilecek. Kurul, ihtiyaç duyması halinde ilgili kurum ve kuruluşların görüşünü alacak. Yeterlilik kararı, en geç 4 yılda bir değerlendirilecek. Kurul, değerlendirme sonucunda veya gerekli gördüğü diğer hallerde yeterlilik kararını ileriye etkili olmak üzere değiştirebilecek, askıya alabilecek veya kaldırabilecek.

Düzenlemede yeterlilik kararı verilirken dikkat edilecek hususlar da yer alıyor. Bu hususlar, “kişisel verilerin aktarılacağı ülke, ülke içerisindeki sektörler veya uluslararası kuruluşlar ile Türkiye arasında kişisel veri aktarımına ilişkin karşılıklılık durumu”, “kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin ilgili mevzuatı ve uygulaması ile kişisel verilerin aktarılacağı uluslararası kuruluşun tabi olduğu kurallar”, “kişisel verilerin aktarılacağı ülkede veya uluslararası kuruluşun tabi olduğu bağımsız ve etkin bir veri koruma kurumunun varlığı ile idari ve adli başvuru yollarının bulunması”, “kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin veya uluslararası kuruluşun, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili uluslararası sözleşmelere taraf veya uluslararası kuruluşlara üye olma durumu”, “kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin veya uluslararası kuruluşun, Türkiye’nin üye olduğu küresel veya bölgesel kuruluşlara üye olma durumu”, “Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler” şeklinde sıralandı.

Kişisel veriler, yeterlilik kararının bulunmaması durumunda, kişisel verilerin işlenme şartları ile özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartlarından birinin varlığı, ilgili kişinin aktarımın yapılacağı ülkede de haklarını kullanma ve etkili kanun yollarına başvurma imkanının bulunması ve düzenlemede belirtilen güvencelerden birinin taraflarca sağlanması halinde yurt dışına aktarılabilecek.

Standart sözleşme, imzalanmasından itibaren 5 iş günü içinde veri sorumlusu veya veri işleyen tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurumuna bildirilecek. Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 50 bin Türk lirasından 1 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek.

Kurulca verilen idari yaptırım kararlarının mahiyeti dikkate alınarak bu kararlara karşı idare mahkemelerine dava açılması imkanı tanınıyor. 1 Haziran 2024 tarihi itibarıyla daha önce açılan ve halen sulh ceza hakimlikleri önünde bulunan dosyalar, bu hakimliklerce nihai karara bağlanacak.

Teklifle, öngörülen genel düzenleyici işlemlerin Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından hazırlanmasına imkan sağlamak amacıyla, değişikliklerin yürürlük tarihi 1 Haziran 2024 olarak belirleniyor.

Adli para cezasının alt ve üst miktarında artış

Teklifle kanun yollarına başvuru süreleri, hafta veya ay olarak belirleniyor ve bu sürelerin kararın tebliğiyle başlayacağı kabul ediliyor. İcra ve İflas Kanunu, İnfaz Hakimliği Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Kabahatler Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un bazı maddelerinde uyum düzenlemesi yapılıyor.

Düzenlemeyle, bir güne karşılık gelen adli para cezasının miktarı artırılıyor, buna bağlı olarak mahsup, ön ödeme ve istinaf kanun yoluna başvuru hükümlerinde yer alan parasal sınırlar değiştiriliyor.

Buna göre, adli para cezalarında cezanın alt sınırı 2 bin 500 Türk lirası, üst sınırı 500 bin Türk lirası olarak düzenleniyor. Ağır para cezasından dönüştürülen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis süresinin belirlenmesinde bir gün karşılığı olarak 500 Türk lirası esas alınacak.

İdari para cezalarına karşı başvuru üzerine sulh ceza hakimliklerince verilen kararların kesinlik sınırı, 3 bin Türk lirasından 15 bin Türk lirasına çıkarılıyor.

Süreler yeknesaklaştırılıyor

6 Şubat depremlerinin oluşturduğu yıkımın telafisinin hızlı ve etkili bir şekilde sağlanması için sanayi alanı olabilecek yerlerin, fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği ve yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek alanın durumuna göre ilgili kurumların görüşü alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca tespit edilirken malikleri tarafından depremler nedeniyle yıkılan veya kullanılamayacak kadar hasarlı durumda olan sanayi iş yerlerinin borçlandırılarak yerinde yeniden inşası veya güçlendirilmesi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yapılıyor. Yatırım programında olan veya sonradan programa dahil edilen sanayi sitelerinin altyapı ve üstyapı inşasının tamamına kadarı, mimarlık, mühendislik hizmetleri dahil proje tamamlanana kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca krediyle destekleniyor.

Bu bağlamda teklifle deprem bölgesinde sanayi altyapısının güçlendirilmesine yönelik destek ve uygulamaların süresi bir yıl daha uzatılacak.

Emekli bayram ikramiyesi tutarı artırılacak. Buna göre, bayramın içinde bulunduğu ayda gelir ve aylık alma şartıyla Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı’nda 2 bin lira olarak ödenen bayram ikramiyesi tutarı, 3 bin liraya yükseltilecek.

Düzenlemeyle kanun yollarına başvuru sürelerinin yeknesaklaştırılmasına ve bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına dair değişiklikler de yapılıyor. Uygulamada tereddüt yaşanmaması için geçiş hükmü getiriliyor ve ilgili kanunlarda yapılan değişikliklerin 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar bakımından geçerli olacağı kabul ediliyor. Böylece hak kayıplarının önlenmesi ve uygulamada oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amaçlanıyor.

AK Parti milletvekillerinin önergesiyle, vekalet ücretinin dağıtımına ilişkin madde tekliften çıkarıldı.

Teklifin kabul edilmesinin ardından açıklamalarda bulunan Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, komisyon üyelerine, teklifin ilk imza sahibi milletvekillerine, Adalet Bakanlığı bürokratlarına teşekkür etti.

Kanun teklifinin komisyondaki görüşmelerinin 17 saat 20 dakika sürdüğünü bildiren Yüksel, “Kanun teklifinin komisyon görüşmeleri verimli ve başarılı gerçekleştirilmiştir. Bundan sonra yapacağımız tüm çalışmaların da aynı şekilde gerçekleştirilmesini temenni ediyorum. Bu kanun teklifi önümüzdeki hafta Genel Kurul’da görüşülecektir.” dedi.

(Bitti)

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/8-yargi-paketi-tbmm-adalet-komisyonunda-kabul-edildi-4/feed/ 0
AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, TOKİ Konutları İle İlgili Açıklama Yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-toki-konutlari-ile-ilgili-aciklama-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-toki-konutlari-ile-ilgili-aciklama-yapti/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:48:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6292 AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, Malatya’da tüm hak sahiplerinin konutlarının tesliminin ardından fazla konut üreterek kiracılar ve alt gelir grubundaki vatandaşlara da TOKİ konutları yapacaklarını söyledi.

AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, beraberinde Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ve AK Parti İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı ile Salköprü Mahallesi’ndeki spor salonunda bölge sakinleri ile bir araya geldi. Çevre mahallelerden de çok sayıda vatandaşın katılım sağladığı toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, deprem sonrası büyük yıkımın yaşandığı Malatya’da devam eden kalıcı konutlar ve işyerlerinin son durumu hakkında bilgiler verdi.

Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın katılımı ile 6 binin üzerinde kalıcı konutun kura çekimi sonucunda hak sahiplerine teslim edildiğini belirten Sami Er, her ay yapımı tamamlanan TOKİ konutlarının hak sahiplerine teslim edilmeye devam edeceğini söyledi. Malatya’da deprem nedeniyle hak sahibi olan tüm vatandaşlara TOKİ tarafından evlerinin teslim edileceğini söyleyen Başkan Adayı Sami Er, “Tüm teslimatlar bittikten sonra TOKİ’de görev yapan birisi olarak daha fazla konut üretilmesini sağlayarak hem kiracılar hem de alt gelir grubunda bulunan vatandaşlarımızın konut sahibi olması için çaba sarf edeceğim” dedi.

Kent genelinde 35 yeni rezerv alanı daha belirlendiğini ifade eden Er, buralarda yeni konutlarının yapılacağını söyledi. TOKİ’de görev aldığını ve bunun da Malatya’da kendisi için büyük bir artı olacağını dile getiren Er, “Allah’ın izniyle siz bize güvenirseniz ki güvenin. Hem konut inşaatı hem de çarşı inşaatının yani bütün şehrin planlanmasının her aşamasında çok rahatlıkla her yere ulaşabilecek ve idare edecek bir pozisyondayım” ifadelerine yer verdi.

31 Mart sonrası halkın teveccüh göstermesi sonucunda göreve başladıklarında Malatya’yı yeniden ayağa kaldırmak için ellerinden gelen tüm gayreti göstereceklerini ifade eden Er, “Ben ve ekibim Malatya’da en son insanımızın konutuna erişince, en son esnafımızın kalıcı işyerine ulaşıncaya kadar bize durmak yok, yorulmak yok” dedi.

Malatya’dan göçü durduracaklarını ve giden göçlerin de yeniden kente dönmesi için gayret göstereceklerini de belirten Sami Er, “Herkese eşit mesafede olacağız. Herkese adil davranacağız. Hiç kimsenin adamı olmayacağız. Sadece Malatyalıların adamı olacağız” ifadelerine yer verdi.

Göreve geldiklerinde belediyeye personel alımlarında da adil olacaklarının altını çizen Er, “Bir personel alınacağı zaman kesinlikle ehliyet ve liyakate önem vereceğiz. Kamu malını en iyi şekilde koruyacak kişilerle çalışacağız. Alımlarda kura ile belirleme yapacağız. Bunu özellikle söylemek istiyorum” şeklinde konuştu.

“Tüm süreci sizlerle yürüteceğiz”

AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit de bugün rezerv alanı olarak belirlenen bu mahallelerde halkın talep ve sorunlarını dinlemek için bir araya geldiklerini ifade ederek, “Burada rezerv alanında yeniden yapılaşma yapılırken öncelikle ben Yeşilyurt Belediyesi adayı olarak şunu belirtmek istiyorum. Buradaki vatandaşımızın hakkını sonuna kadar koruyacağız. Bunun için buradayız. Süreç devam ederken mutlaka sizlerle istişare edeceğiz. Sizin görüşleriniz alınarak bu süreçler yürütülecek” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından toplantıya katılan vatandaşların merak ettikleri tüm sorulara adaylar ve yetkililer cevap verdi. – MALATYA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-toki-konutlari-ile-ilgili-aciklama-yapti/feed/ 0
Özhaseki: Depremlerden etkilenen vatandaşlar konutlarına oturuncaya kadar çalışacağız https://www.kanal7haber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:45:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5939 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremlerden etkilenen vatandaşlar konutlarına oturuncaya kadar çalışacaklarını belirterek, “Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun.” dedi.

Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”nde saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Bakan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1589 konutun hak sahiplerinin belirleneceği butona bastı.

Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Hasarları giderme, zararları kapatma ve yaraları sarmanın devletin öncelikli görevi olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Mutluyuz, binlerce hak sahibini şu birkaç gün içerisinde evlerine kavuşturduk. Gururluyuz çünkü ilk günden itibaren gece gündüz demeden çalıştık, hiç ara vermedik ve neticesinde 1 ay içerisinde 46 bin konutumuzu, önümüzdeki ay vereceklerimizle birlikte o 75 bin güzel konutumuzu hak sahiplerimize teslim ediyoruz.”

Özhaseki, vatandaşların evlerinde huzur ve güvenle oturmasını amaçladıklarını aktararak, “İnşallah herkes evlerine oturuncaya, bütün vatandaşlarımız ‘Evet biz hakkımızı aldık, Allah devletimizden razı olsun, size hakkımız helal olsun.’ deyinceye kadar buralardayız, gitmeyeceğiz ve inşallah çalışarak herkesin hakkını teslim edeceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın.” ifadelerini kullandı.

“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun”

Bakan Özhaseki, Türkiye’de yıllardır terörle mücadele verildiğini anlatarak, şehirlerin, köylerin, dağların terörden temizlendiğini söyleyerek, güvenlik güçlerine teşekkür etti. Özhaseki, şöyle devam etti:

“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun. Onlar bir grup değil, hepimizin evladı, yakınımız. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değdirmesin, burunları kanamasın inşallah. Onların sayesinde şimdi güven ve huzurla oturuyoruz. Teröristler arada bir sızma yaparak canımızı yakmaya çalışıyorlar ama onların da hakkından gelecek gücümüz var. Bunların özelini, genelini, tamamını toprağa gömdük inşallah bir daha da çıkamayacaklar.”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, ev ve iş yerlerinin afet gerçeği unutulmadan yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin ilk anından itibaren sahada olduklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Belediyelerimiz aylarca orada çalıştılar. Cumhur İttifakı’ndan, Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımız da gittiler. Cumhuriyet Halk Partili bazı belediyelerimiz de Allah razı olsun oralara gittiler, çalıştılar. Ama üzücü taraf şuydu; milyonlarca nüfusu, ellerinde koca koca imkanları olduğu halde sadece özel jetlerle gidip, sosyal medya ordusuyla oralarda gezip, özçekim yapıp dönüp gidenler vardı. Bunlar da ‘deprem turistleri’ydi. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz.”

“Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz”

Bakan Özhaseki, şu anda işe başladıkları, ihale süreci yürümekte olan veya bitme aşamasına gelmiş 307 bin konutun bulunduğunun altını çizerek, bunların çalışmalarının hızla devam ettiğini vurguladı.

Bir taraftan da yerinde dönüşüm için bir proje açıkladıklarını ve binlerce insanın müracaat ettiğini belirten Özhaseki, onların da devletin verdiği 1,5 milyon liralık imkanlarla evini yapmaya devam ettiğini söyledi.

Şehirlerin merkeziyle köy evlerini de yaptıklarını anlatan Özhaseki, depremden etkilenen şehirlerin altyapısını da yenilediklerini ifade etti.

Özhaseki, adana için de hasar gören yerlerden dolayı 3 milyar liralık proje hazırladıklarını vurgulayarak, bu yaz itibarıyla başlayacakları su, kanal, arıtma tesisi gibi bütün işleri bitirmiş olacaklarının sözünü verdi.

Hiçbir belediyeye yük getirmeyeceklerini ve onları borçlandırmayacaklarını ifade eden Özhaseki, devlet olarak onları da kendilerinin üstlendiğini anlattı.

Diyarbakır’da bugün verilecek konutlarla birlikte dağıtılan konut sayısının 46 bin olduğunu ifade eden Özhaseki, şöyle devam etti:

“Allah nasip ederse önümüzdeki ay da buna devam edeceğiz, sayı 75 bine çıkacak ve ondan sonra da her ay 15-20 bin konutu yine gelip bu törenlerle, noter huzurunda, adil bir vaziyette dağıtmaya da devam edeceğiz. Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz. 8 bin 138 konutumuzun ihalesi yapılmış, ihale sürecine girmiş, devam ediyor. İnşallah bunlar da en geç bir sene içerisinde bitiririz ve hak sahiplerimize de dağıtırız.”

Eleştirilere cevap verdi

Muhalefetteki partinin ileri gelenlerinin yaptığı eleştirilere değinen Özhaseki, “Emin olun, koca koca genel başkanlar öfkeyle, yaptığımız bu çalışmaya leke sürebilmek adına bir kinle, ihtirasla, haset duygusuyla bu sözleri ediyorlar. ‘Herhalde olsa olsa AK Partililere dağıtıyorlar’ ne diyebilirim ki? Allah ıslah etsin bunları, başka diyecek hiçbir şey yok.” ifadesini kullandı.

Deprem üzerinden siyasetin olmayacağına dikkati çeken Özhaseki, ölüler ve şehitlerin üzerinden kirli dillerin çekilmesini istedi.

“Bütün evleri 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz”

Bakan Özhaseki, 390 bin konut alacak hak sahibinin bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Şu andaki belirlemeler böyle, dava açanlar var, kendi aralarında ihtilaflı olanlar var, mahkemeden ispat etmeye çalışanlar var, eyvallah. Bunlar da geldiğinde sayı artabilir. Biz 307 bin konutu yoluna koyduk, devam ediyor, kısa süre içerisinde bitireceğiz. Yerinde dönüşüm için binlerce kardeşimize yardım ediyoruz. Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun. Kardeşliğimizi pekiştirelim, kol kola girelim.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her toplantıda deprem konutlarının son durumunu sorduğunu aktaran Özhaseki, “Evler verilsin, yerine gelsin, biz yeter ki onların hakkını teslim edelim, gerisi önemli değil’ diyen bir iktidar var çok şükür.” diye konuştu.

Bugün sözlerinin bir kısmını yerine getirmenin huzuru ve mutluluğu içerisinde olduklarını belirten Özhaseki, ev çıkmayan vatandaşlardan da rahat olmalarını isteyerek çok kısa süre içerisinde onların da tamamının evlerini yapıp, güvenli evlerini teslim edeceklerini dile getirdi.

“2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir”

Vali Yavuz Selim Köşger de depremde Adana’da 11’i merkezde olmak üzere 38 binanın yıkıldığını, 3 bin 297 binanın ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini belirtti.

Adana’da arama kurtarma çalışmalarının sonlanmasının ardından vatandaşlar için tehlike yaratan ağır hasarlı binaların yıkım faaliyetlerine de hemen başlatıldığını aktaran Köşger, şöyle konuştu:

“Geçen süre zarfında ağır hasarlı binaların yıkım işlemleri ilimizde yüzde 49-50 mertebelerinde tamamlanmış, geriye kalan kısımların da yıkım faaliyetleri süratli bir şekilde devam etmektedir. Bununla beraber ilimizde 5 bin 412’si ev sahibi 5 bin 338’i kiracı olmak üzere 10 bin 750 haneye 522 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapılmıştır. Adana ilimize bu kapsamda 2 milyar 258 milyon 400 bin liralık kaynak aktarılmıştır. Diğer taraftan bu afet nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımızın konut ihtiyaçlarını gidermek için TOKİ tarafından afet konutlarının inşasına zaman kaybetmeden başlanmıştır. Böylesi büyük yıkıcı bir felaketin üzerinden henüz bir yıl geçmişken azımsanmayacak sayıda konut, hak sahiplerine bugün dağıtılacaktır. Bugün bizler de noter huzurunda yapacağımız çekilişle inşası tamamlanan 1589 konutumuzun kura çekilişini yaparak hak sahiplerine teslim edeceğiz. Bunların dışında 2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir.”

Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki ve beraberindekiler, kurada ismi çıkanlara konutlarının anahtarlarını verdi.

Özhaseki, daha sonra Adana Valiliğine geçerek Vali Yavuz Selim Köşger’i ziyaret etti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ozhaseki-depremlerden-etkilenen-vatandaslar-konutlarina-oturuncaya-kadar-calisacagiz/feed/ 0
Deprem Bölgesinde 307 Bin Konutun İnşaatı Devam Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:45:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5759 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesinde 307 bin konutun inşaatının devam ettiğini belirterek, birkaç ay içinde toplam 75 bin konutun teslim edilmiş olacağını söyledi.

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen Osmaniye’de asrın felaketinin yaraları sarılıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Osmaniye’de deprem konutları kura ve anahtar teslim törenine katıldı. Çekilen kurayla yapımı tamamlanan bin 976 konutun hak sahipleri belirlendi.

Törende konuşan Bakan Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz. Her güzelin kusuru olduğu gibi ülkemizin de iki kusuru var. İkisi de yerin altında. Birisi fitne odakları hiç bitmek bilmiyor. Özellikle yurt dışından destekli bazen dost gibi gözüken ülkelerin para verdiği, lojistik destek sağladığı, bizim iyiliğimizi istemeyenlerin teşvikiyle, tahrikiyle bir türlü fitne odakları bitmek bilmiyor. Birisi de depremsellik” dedi.

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Bakan Özhaseki, “Bu güzel ülke ne yazık ki bir deprem ülkesi. Son yüzyıl içerisinde anakaramızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231; hem denizde hem karada meydana gelen yıkıcı deprem sayısı artı küçükleri saymıyorum. Kaybettiğimiz insan sayısı 130 bin, maddi hasar milyarlarca dolar. İşin manevi tarafını ölçecek bir alet daha icat olmadı. Bu kadar acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Yapmamız gereken Cenab-ı Hakk’ın yarattığı bu güzel doğanın kendi içindeki kanunlarını bilip, ona göre hareket edeceğiz. Her ne yapıyorsak deprem gerçeğini bilerek o binaları yapmak, evlerimizi yapmak, iş yerlerimizi yapmak, küçücük bir kulübe bile yapıyorsak buna uygun yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Bakan Özhaseki, “6 Şubat’ta 9 saat arayla çok uzun süre, neredeyse 3 dakika var, 7.6 ve 7.7 gibi bir şiddetle sarsıldık. Yüzeye çok yakın, evlerimizin altından gidiyor. Öyle bir hasar bıraktı ki unutulacak gibi değil. Evet bin yıldır bu Anadolu medeniyetimizde başımıza gelen en büyük felaket. Kardeşlerim o günden bu güne ne yaptık; ilk saatlerde arama kurtarma faaliyeti, arkasından çadır kurulumu, sonra konteyner kentler yaptık. Bunları en kısa sürede tamamlayınca bizler bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip, inşaatlara başladık. 307 bin konutumuzun inşaatı hızla devam ediyor. Dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim. Ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 75 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik. Aralarında taş yünü, dışında betonpan, içinde alçıpanlarını koyarak sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz” dedi.

“Depremzede vatandaşlarımızın tamamı evlerine oturana kadar buradayız”

Bakan Özhaseki, Osmaniye’de 11 bin 236 hak sahibi olduğunu belirterek, “Bir taraftan da hepinizin hatırlayacağı üzere yerinde dönüşüm için çalışmalara başladık. Komşularımızdan ayrılmak istemiyoruz, kuramız başka yere çıkarsa diye tedirginlik duyuyoruz diyen kardeşlerimize ‘biz destekleyelim siz yapın’ kampanyasını başlatmıştık. Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişi müracaat etti. Bir kısmı işe başladı, yapıyorlar, yapıları da gelip görüyoruz. Onlara da çok uygun şekilde hibe ve kredi desteği vermeye başladık. Köy evlerine başladık. Şehirlerin merkezine başladık, ana caddelere başladık. Her bir tarafta hummalı bir çalışma sürüyor. Bu arada 60 milyar kadar bir kaynak temin ettik. Onun 4 milyar lirasını Osmaniye’miz için ayırdık. Osmaniye’nin başından sonuna su şebekeleri, kanallarını, arıtma sistemini yeniden sıfırdan inşa edeceğiz. Osmaniye üzerinde de 11 bin 236 hak sahibi var. Bugün burada bin 600 konutu teslim ediyoruz. Önümüzdeki ay biraz daha devam edeceğiz. Sonraki aylarda devam edeceğiz. Yeni başlananlara Allah izin verirse inşaat süresi olarak bir sene diyoruz. Temel attık, en geç bir sene içerisinde teslim etmek üzere diyoruz. Burada da bütün konutlarımızı sizlere teslim edene kadar, bütün hak sahipleri evlerinde oturuncaya kadar ve hak sahibi kardeşlerimiz ‘Allah sizden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyince kadar buradayız inşallah” şeklinde konuştu.

Bakan Özhaseki, törenin ardından depremlerden etkilenen esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. – OSMANİYE

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/deprem-bolgesinde-307-bin-konutun-insaati-devam-ediyor/feed/ 0
İzmir’de Sağlık Çalışanları, Sağlıkla İlgili Kanun Teklifine Tepki Gösterdi https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-saglik-calisanlari-saglikla-ilgili-kanun-teklifine-tepki-gosterdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-saglik-calisanlari-saglikla-ilgili-kanun-teklifine-tepki-gosterdi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:12:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5740 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

İzmir’de sağlık çalışanları, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren sağlıkla ilgili kanun teklifine tepki gösterdi. İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Yüce Ayhan, teklifin hekimlerin ve sağlık emekçilerinin haklarına ve toplum sağlığına zarar verecek düzenlemeler içerdiğini söyledi.

İzmir Sağlık Platformu üyeleri, bugün İzmir Tabip Odası’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla, TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren sağlıkla ilgili kanun teklifine tepki gösterdi.

İzmir Sağlık Platformu adına ortak açıklamayı okuyan İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Yüce Ayhan, söz konusu kanun teklifinin Türk Tabipleri Birliği ve birçok sağlık emek-meslek örgütüne danışılmadan hazırlandığını ve kanun teklifinin hekimlerin ve sağlık emekçilerinin haklarına ve toplum sağlığına zarar verecek düzenlemeler içerdiğini öne sürdü. Ayhan, şunları söyledi:

“Kanun teklifinde hastanelerde dağıtılacak ek ödeme miktarının belirlenmesinde esas olan unsurlar; tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörler şeklinde sıralamıştır. Bu unsurları, sağlık hizmeti sunumunun niteliğini ölçmek için kullanan anlayış, Türkiye sağlık ortamını çöküşe sürükleyen anlayışın ta kendisidir. İkinci bir disiplin cezası olarak değerlendirdiğimiz, disiplin cezası sonucu hastanelerde çalışanlarda ek ödemelerde kesintilerin ve aile sağlığı merkezi çalışanlarında destek ödemelerindeki kesintilerin bu düzenlemeyle kanuna alındığı görülmektedir. Bu düzenlemeler mevcut haliyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine rağmen yasal olmayan hususlarda düzenleme yapılmadan tekrardan kanun teklifine konulması; Anayasa’yı ve Anayasa Mahkemesi’ni tanımama anlamına da gelmektedir. Üstelik Sağlık Bakanı’nın bu konuda Meclis koridorlarında sarf edip sosyal medya hesabından paylaştığı sözler, hem ekonomik haklarımızın gasbının ve güvencesizliğin savunulması hem de hekimlik onurumuzun yok sayılmasıdır. İnsanca yaşayacağımız ve emekliliğe yansıyan bir ücret, güvenceli iş ve güvenceli gelecek; bir ödül değil, alın terimizin karşılığıdır.”

“KANUN TEKLİFİ ANAYASAYA AYKIRI”

Kanun teklifi ile oluşturulması önerilen “Hastane Koordinasyon Kurulu” tarafından ikaz edilen öğretim elemanlarına ek ödeme yapılmayacağına dair düzenlemenin de Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Ayhan, “Halihazırda hekimler, Milli Savunma Bakanlığı emrine geçici olarak görevlendirilmekte ancak kurumlar arası geçici görevlendirme için zorunlu olan ‘memurun muvafakatinin aranması’ zorunluluğu yerine getirilmemektedir. Geçici görevlendirmeler, ilgili kural ve ilkelere aykırı olarak yapılmakta, yeterli süre tanınmamaktadır. Getirilmek istenen düzenlemede bu konuda da meslektaşlarımızın haklarını koruyacak hükümler bulunmamaktadır. Esasen 4924 sayılı kanun, çalışan temininde güçlük çekilen yerlerde istihdamın sağlanması amacıyla yapıldığından, bu kanun kapsamında çalışanların bir başka yere geçici görevlendirilmesi kanunun temel mantığına aykırıdır” diye konuştu.

“TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN MÜCADELEMİZİ BÜYÜTEREK SÜRDÜRECEĞİZ”

Ayhan, açıklamalarının devamında ise şunları kaydetti:

“Ayrıca kanun teklifinde ilaçların ruhsatlandırılmasıyla ilgili toplum sağlığı için geri dönüşsüz zararlara yol açabilecek ve açıkça ilaç şirketlerinin lehine olan düzenlemeler vardır. İlgili düzenlemeler de Anayasa’nın 2, 17 ve 56. maddelerine aykırıdır. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sağlık çalışanlarının özlük haklarıyla ilgili söz verdikleri ancak yapamadıkları bazı konular olduğunu ifade etmişti. Birincisi, hekimlerin emekliliğine dair ek göstergenin en düşük 6400’e çıkarılması; ikincisi, sağlık çalışanlarının sabit ücretlerinin hak kaybı olmadan emekliliğe yansıtılması; üçüncüsü, sağlık çalışanlarının taban ücretinin pratisyen hekimlerin üçte biri olması; dördüncüsü, nöbet ücretlerinin düzenlenmesi; beşincisi, uzman aile hekimlerinin taban ücretinin uzman hekimlerle aynı olması; altıncısı, aile sağlığı merkezlerinin kamu tarafından yapılarak kiradan kurtarılması. Görüldüğü üzere, belirtilen konuların hiçbirine ilgili kanun teklifinde yer verilmediği gibi, hekimlerin/sağlık emekçilerinin şiddet ve güvencesiz çalışma gibi sorunlarına da öncelik verilmemiştir. Bu kanun teklifinin önceliğinin sağlık çalışanlarına baskı ve sağlık alanındaki özel sermayenin çıkarları olduğu açıktır. Son yıllarda hazırladığımız sağlıkta şiddet, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, fiili hizmet süresi zammı, öğrencilerin özlük hakları düzenlemeleri, tüm ücretlerin emekliliğe yansıması, 7600 ek gösterge, emekli sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarında iyileştirme yapılması gibi kanun tekliflerini ısrarla Meclis’teki partilere sunduk ancak ne yazık ki Meclis gündeme alınmadı. Hekimlerin sorunlarının çözümünün bizlerin önerdiği kanun teklifleriyle mümkün olabileceğini yeniden ifade ediyor ve şu an Meclis’teki kanun teklifinin geri çekilerek önerdiğimiz tekliflerin Meclis gündemine hızla alınmasını talep ediyoruz. Hekimlerin/sağlık emekçilerinin haklarını alabildiği, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesini önceleyen bir sağlık sistemini hep birlikte inşa edene dek hekimlik değerleri, meslektaşlarımızın hakları ve toplum sağlığı için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/izmirde-saglik-calisanlari-saglikla-ilgili-kanun-teklifine-tepki-gosterdi/feed/ 0
İBB Meclisi Sarıyer ve Ataşehir’de kentsel dönüşüm kararını oy birliğiyle onayladı https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-meclisi-sariyer-ve-atasehirde-kentsel-donusum-kararini-oy-birligiyle-onayladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-meclisi-sariyer-ve-atasehirde-kentsel-donusum-kararini-oy-birligiyle-onayladi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:09:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5738 Sarıyer ve Ataşehir’de yaklaşık 200 bin hak sahibini ilgilendiren karar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nden oy birliğiyle çıktı. İBB mülkiyetindeki taşınmazların sadece üzerinde binası olan hak sahiplerine satışına imkan tanındı. Rumelihisarı Mahallesi’nde güncelliğini yitiren 2003 planı da yenilenirken yurttaşlara, depreme karşı binalarını yenileyebilecekleri şekilde kat hakkı verildi. Ataşehir Mustafa Kemal ve Aşık Veysel mahallerinin 25 yıldır bekleyen imar planları da onaylanarak bölgedeki evlerin kentsel yenilemeyle dönüşümünün önü açıldı. Gelişmeyi müjde olarak duyuran İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İBB Meclisimizden oy birliğiyle geçen kararlar vatandaşlarımıza hayırlı olsun” açıklamasını yaptı.

İBB Meclisi, bugünkü oturumunda kritik kararlara imza attı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun belirlediği olağanüstü gündem ile toplanan Meclis; Sarıyer’in Kocataş, Poligon, Çayırbaşı, Rumelihisarüstü, Sarıdağ (Merkez), Kazımkarabekirpaşa, Reşitpaşa, Cumhuriyet, Emirgan, Çamlıtepe (Derbent) mahallerindeki 50 yıllık mülkiyet sorununu çözdü. Karar oy birliğiyle alındı. Yaklaşık 200 bin hak sahibinin bulunduğu 5 milyon metrekarelik alanda yurttaşlara tapularının verilmesi onaylandı. 5 yıl satış yasağı getirilen tapularla deprem riskine karşı yerinde kentsel dönüşümün de önü açıldı.

5 AYRI MAHALLEDEKİ 91 PARSEL DE SAHİPLERİNE KAVUŞTU

Alınan bir başka kararla da Sarıyer’in Maden, Mirgün, İstinye, Tarabya ve Çayırbaşı mahallelerinde, İBB mülkiyetindeki 91 ayrı parselin, üzerinde binası olan veya yıkılan hak sahiplerine satışı da oy birliğiyle onaylandı. Bu satışlara da 5 yıl süreyle “Üçüncü kişilere satılamaz” şerhi konuldu. Bu yapılar için de yerinde dönüşüm imkanı sağlandı.

KAMULAŞTIRMA SINIRLARI YENİDEN DÜZENLENDİ

Sarıyer’e yönelik alınan üçüncü kararla “Geri görünüm ve Etkilenme Bölgesi 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı 1/5000 Ölçekli Plan Tadilatı” oy birliğiyle onaylandı. Daha önce Karayolları kamulaştırma sınırları içinde kalan Rumelihisarı, Tarabya, Zekeriyaköy, Ferahevler ve İstinye mahallelerindeki parsellerin imar planları güncellendi. Yurttaşların imar hakları korundu ve bu alanlarda da yerinde dönüşümün önü açıldı.

ATAŞEHİR’DE DE 25 YILLIK PLAN SORUNU ÇÖZÜLDÜ

İBB Meclisi’nin Ataşehir ilçesine yönelik aldığı kararla da Mustafa Kemal ve Aşık Veysel mahallelerine ilişkin 1/5000 ölçekli revizyon imar planlarını oy birliğiyle onaylandı. Bölgede 25 yıldır beklenen imar planları, deprem riski taşıyan evlerin kentsel dönüşümüne imkan sağlayacak.

İMAMOĞLU: VATANDAŞLARIMIZA HAYIRLI OLSUN

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, alınan kararları sosyal medya hesabından “Sarıyer ve Ataşehir’e müjde” diyerek duyurdu. İmamoğlu, şunları kaydetti:

“Sarıyer’de 200 bin kişiyi ilgilendiren 10 mahallede, hak sahiplerinin 50 yıllık mülkiyet sorununu çözdük. İBB mülkiyetindeki 5 milyon metrekarelik alanda binası olan hak sahipleri artık yapılarını resmen satın alıp yenileyebilecek. Rumelihisarı Mahallesi’nde de güncelliğini yitiren 2003 planı da yenilendi, vatandaşlara depreme karşı binalarını yenileyebilecekleri kat hakkı verildi. Ataşehir Mustafa Kemal ve Aşık Veysel mahallerinin 25 yıldır bekleyen imar planları onaylandı. Deprem riski taşıyan bu bölgedeki evlerin kentsel yenilemeyle dönüşümün önü açılmış oldu. İBB Meclisimizden oy birliğiyle geçen kararlar vatandaşlarımıza hayırlı olsun.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-meclisi-sariyer-ve-atasehirde-kentsel-donusum-kararini-oy-birligiyle-onayladi/feed/ 0
İnegöl Turgutalp Mahallesi’nde Kentsel Dönüşüm Projesi İçin Yetki Devri https://www.kanal7haber.com.tr/inegol-turgutalp-mahallesinde-kentsel-donusum-projesi-icin-yetki-devri/ https://www.kanal7haber.com.tr/inegol-turgutalp-mahallesinde-kentsel-donusum-projesi-icin-yetki-devri/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:24:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5719 İnegöl Turgutalp Mahallesi’nde planlanan yerinde kentsel dönüşüm projesiyle ilgili “Rezerv Alan İlan Edilen Yerin Yetki Devri” konusunun görüşüldüğü meclis toplantısında açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Son yaşanan depremler ve yapı stoğunun da giderek esmiş olması, sahanın dönüşümünü zorunlu kılmakta. Gayemiz her bir vatandaşımızın daha güvenli yapılarda oturması” dedi.

İnegöl Belediyesi Turgutalp Mahallesi’nde şehrin ilk yerinde kentsel dönüşüm projesini hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bir yandan projeler hazırlanıp bir yandan hak sahipleriyle görüşmelerin yapıldığı, bir yandan da Bakanlıklar, Büyükşehir Belediyesi ve İnegöl Belediyesi üçgeninde resmi prosedürlerin bir bir yerine getirildiği süreçte, Rezerv Alan İlan Edilen Turgutalp Mahallesi’ndeki 153 dönümlük arazinin yetki devri için İnegöl Belediye Meclisi olağanüstü toplandı.

Başkan Taban’a yetki istendi

Belediye Meclis Salonunda gerçekleştirilen tek maddelik oturumda, meclis üyelerinin yanı sıra hak sahiplerinden de katılanlar oldu. Projeyle ilgili video gösterimleri yapılarak süreçle ilgili bilgilerin de verdiği meclis toplantısında, alanın yetki devri maddesi masaya yatırıldı. Alandaki taşınmazın değer tespiti işlemleri ve dönüşüm ile oluşacak taşınmazların değerlemelerini yapma ve yaptırma, alan içindeki yapıların tahliye ve yıktırma işlemlerini yapma, hak sahiplerinin tespiti, hak sahipleriyle anlaşma yapma, anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar da kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda iş yeri bulunanlara geçici konut ya da işyeri tahsisi veya kira yardımı yapma, Bakanlıkça onaylanmak üzere belirlenen alana ilişkin her tür harita, imar planı, tasarım projesi, arsa ve arazi düzenleme işlemlerini yapma, alan içerisinde bulunan taşınmazın satın alma, ön alım hakkını kullanma, bağımsız bölümler de dahil olmak üzere taşınmazı trampa etme, taşınmazın mülkiyetini veya imar haklarını başka bir alana aktarma, kamu ve özel sektör iş birliğine dayanan usuller uygulama kat veya hasılat karşılığı usulleri de dahil olmak üzere inşaat yapma veya yaptırma, arsa paylarını belirleme, kamulaştırmaya ilişkin tüm iş ve işlemleri yapma, 23.06.1965 tarihli ve 634 sayılı kat mülkiyeti kanunundaki esaslara göre paylaştırma, paylara ayırma veya birleştirme, Türk Medeni Kanunu uyarınca sınırlı ayni hak tesis etme, alandaki uygulama yapılan etaplarda veya adalarda hisseleri oranında maliklerin salt fazlalığı ile alınan karara katılmayanların hisselerinin satışına yönelik iş ve işlemleri 6306 sayılı kanunun uygulama yönetmeliğinin 15 ve 15/a maddeleri çerçevesinde yapma, bu çerçevede zikredilen 15/a maddesi uyarınca kurulması gereken bedel tespit komisyonu ile satış komisyonunu belediye bünyesinde teşkil etme ve satılacak hisselerin anlaşılan diğer maliklerce alınmak istememesi durumunda söz konusu hisseleri rayiç bedeli İnegöl Belediye Başkanlığınca ödenmek kaydıyla satın alınma iş ve işlemlerini yürütmek üzere İnegöl Belediyesi’ne verilen yetkilerin kullanılması amacıyla Belediye Başkanı Alper Taban’ın yetkilendirilmesi hususu mecliste masaya yatırıldı.

Konuya ilişkin açıklama yapan Başkan Alper Taban, “Olağanüstü meclis toplantımızda kentsel dönüşüm ile ilgili bir maddeyi görüşeceğiz. Sizlerden bu konuyla ilgili bir yetki talep edeceğiz. Bu konuda uzun zamandır yapılan çalışmalar var. Bölgede yapılan ön görüşmeler var. Şehrimizin de kentsel dönüşümle ilgili yapmış olduğumuz yapı stoğundaki incelemelerde dönüşüm bekleyen bölgelerden bir tanesi bu alan. Daha önce de burada bir kentsel dönüşüm denenmişti ve gerçekleştirilememişti. Ancak son yaşanan depremler ve yapı stoğunun da giderek esmiş olması, sahanın dönüşümünü zorunlu kılmakta. Şehrimizde bunun gibi dönüşmesi gereken başka bölgeler de var. Kurduğumuz Kentsel Dönüşüm Müdürlüğümüz o çalışmaları diğer alanlarda da gerçekleştirmek üzere çalışmalarını yapıyor. Amacımız her bir vatandaşımızın daha güvenli yapılarda oturması” dedi.

Yüzde 85 oranında uzlaşma sağlandı

Hak sahipleriyle yapılan görüşmelerde yüzde 85 oranında memnuniyet elde edildiğini de hatırlatan Bakşan Taban, “Kentsel Dönüşüm Ofisimizde 842 bağımsız birim hak sahibiyle uzlaşma görüşmeleri tamamlanmış olup, yüzde 85 oranında uzlaşma sağlanmıştır. Tamamlandığında da İnegöl’ün en prestijli bölgelerinden biri olacak. Allah bizleri mahcup etmesin inşallah. Bitirip teslim etmek nasip olsun. Hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

Meclis üyelerinin fikirlerini beyan ettiği, hak sahiplerinin de görüş ve önerilerini belirttiği meclis toplantısında yetki devri oy birliği ile kabul edildi. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/inegol-turgutalp-mahallesinde-kentsel-donusum-projesi-icin-yetki-devri/feed/ 0
AİHM Raporuna Göre Türkiye, İnsan Hakları İhlallerinde En Yüksek Başvuru Sayısına Sahip Ülke https://www.kanal7haber.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/ https://www.kanal7haber.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:30:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5579 CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Ülkemizde iktidar insan yaşamını, özgürlüğü adeta görünmez zincire vurdu. AİHM’in yayınlanan yıllık raporuna göre, 2023 yılı sonu itibarıyla 68 bin 450 dosya karar için bekliyor. Türkiye ise geçen yıl mahkemede bekleyen 23 bin 397 davayla en yüksek başvuru sayısına sahip ülke oldu. Türkiye ile ilgili 78 kararın en az 72’sinde hak ihlali tespit edildi, ihlal tespit edilmeyen karar 3, uzlaşıya varılan dosya sayısı da 3 oldu oldu. Türkiye en fazla adil yargılanma hakkı, güvenlik ve özgürlük hakkı ihlallerinden mahküm edildi” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2023 yılı verilerini içeren yıllık raporuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akkuş İlgezdi’nin açıklaması şöyle:

“AİHM VERİLERİNE GÖRE TÜRKİYE, 2023’TE MAHKEMEDE BEKLEYEN 23 BİN 397 DAVAYLA EN YÜKSEK BAŞVURU SAYISINA SAHİP ÜLKE OLDU”

“Ülkemizde iktidar insan yaşamını, özgürlüğü adeta görünmez zincire vurdu. AİHM’in yayınlanan yıllık raporuna göre, 2023 yılı sonu itibarıyla 68 bin 450 dosya karar için bekliyor. Türkiye ise geçen yıl mahkemede bekleyen 23 bin 397 davayla en yüksek başvuru sayısına sahip ülke oldu. Türkiye ile ilgili 78 kararın en az 72’sinde hak ihlali tespit edildi, ihlal tespit edilmeyen karar 3, uzlaşıya varılan dosya sayısı da 3 oldu oldu. Türkiye en fazla adil yargılanma hakkı, güvenlik ve özgürlük hakkı ihlallerinden mahküm edildi.

“İKTİDARIN POLİTİKALARI SONUCU 2023 YILINDA DA KAYGI VERİCİ BOYUTTA YAŞAM HAKKI İHLALLERİ YAŞANMIŞTIR”

İnsan hakları fikrini referans almaktan tümüyle vazgeçen siyasal iktidarın ekonomiden toplum sağlığına kadar ülkenin tüm meselelerini güvenlik sorunu haline getiren, toplumu kutuplaştıran, şiddeti esas alan, bilhassa uluslararası sorunların çözümünde çatışma ve savaşı tek yöntem haline getiren politikaları sonucu 2023 yılında da kaygı verici boyutta yaşam hakkı ihlalleri yaşanmıştır. Yaşam hakkı ihlalleri, sadece devletin güvenlik güçleri tarafında gerçekleştirilen ihlallerle sınırlı değil; yapısal şiddetin bir ürünü olarak üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen fakat devletin ‘önleme ve koruma’ yükümlülüğünü yerine getirmeyerek neden olduğu ihlalleri de kapsamakta. 6 Şubat 2023 tarihinde, Türkiye’nin de içinde yer aldığı coğrafyanın yakın tarihinde görülen en büyük doğal afetlerden biri yaşandı. Acısı yıllar geçse de dinmeyecek kayıplar yaşadık. Türkiye, aktif fay hatlarının bulunduğu bir deprem ülkesi; bu ilkokul çocuğunun bile bildiği bir gerçek. Peki iktidar ne yaptı?

“İŞKENCE OLGUSU, 2023 YILINDA DA TÜRKİYE’NİN EN BAŞAT İNSAN HAKLARI SORUNU OLDU”

Ülkemizde işkence ve diğer kötü muameleler yaşandı, büyük bir utanç vesikası… Anayasa’nın ve evrensel hukukun mutlak olarak yasaklamasına ve insanlığa karşı bir suç olma vasfına rağmen işkence olgusu, 2023 yılında da Türkiye’nin en başat insan hakları sorunu oldu. İktidarın baskı ve kontrole dayalı yönetim tarzı sonucu günümüzde tüm ülke adeta işkence mekanı haline geldi. Siyasal iktidarın hukuku bir baskı ve sindirme aracı olarak kullanmasının sonucunda hem hapishane nüfusunda yıllar içinde büyük bir artış yaşanmıştır hem de kapasitenin çok üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunmakta. Adalet Bakanlığının verilerine göre, 2005 yılında bulunan tutuklu ve hükümlü sayısı 55 bin 870’ken 1 Aralık 2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında toplam 280 bin 584 tutuklu ve hükümlü bulunmakta. Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi Eurostat’ın 2021 verilerine göre, Türkiye Avrupa’da hapishanelerdeki mahpus sayısının ve oranının en yüksek olduğu ülke. Türkiye’de 100 bin kişiden 356’sı hapishanelerde bulunuyor. Bu oran AB ülkelerinde ise 106,3.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aihm-raporuna-gore-turkiye-insan-haklari-ihlallerinde-en-yuksek-basvuru-sayisina-sahip-ulke/feed/ 0
Bakan Yerlikaya: “Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz” https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/ https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:09:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5354 Bakan Yerlikaya: “Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

Bakan Yerlikaya, Elazığ’da TOKİ kura çekimine katıldı

ELAZIĞ – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Elazığ’da depremlerden sonra hak sahibi olan afetzedeler için inşa edilen konutlardan 2 bin 255 konutun kura çekim törenine katıldı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sabah saatlerinde Elazığ’a geldi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesini ziyaret eden Banak Yerlikaya, daha sonra kura çekim töreninin yapılacağı merkeze geçti. Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinden düzenlenen törene, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İçişleri Bakan yardımcıları, AK Parti Elazığ milletvekilleri, Elazığ Valisi Ömer Toraman, kamu kurum müdürleri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Kura çekim töreninde konuşan Bakan Yerlikaya, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bakan Yerlikaya, “Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesiyle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle bir başkadır Elazığ, bir başkadır bu şehir. Elazığ, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerimizin başında geliyor. Elazığ deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kalmış, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördü. Bundan 4 yıl önce, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde yine canlarımızı yitirmiş, sevdiklerimizi kaybetmiştik. O zor ve çetin günlerde milletimizin yüreği Elazığ için attı. Ülkemizin dört bir yanından insanlar Elazığ’a akın etti. İlk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, Enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesi verildi. Hamdolsun, Elazığ’da depremin yaralarını söz verdiğimiz gibi sardık. Evet binalarımız yıkıldı lakin umudumuz yıkılmadı” dedi.

“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”

6 Şubat sabahında ülke ve millet olarak 11 ilde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadıklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, “Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamd olsun öyle de oldu. Kıymetli kardeşlerim, 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. 58 bina yıkıldı. Hamdolsun Elazığ’da diğer illerimize nazaran depremin yıkıcı etkisi daha azdı. 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrimizin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesi, şükürler olsun, can kayıplarının azalmasını, daha az binanın hasar almasını sağladı. ve Elazığ depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerimizin yardımına koştu. Devletimiz de 11 ilimizin tamamında sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi burada olmaya da devam edecek. Dedik ki sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, daha güzelini, daha güvenlisini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yılsonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Kardeşlerim, Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri, bin 199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, İl ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 2 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz depremin yıktığı şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretindeyiz. Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğiz inşallah. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik ederek, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından 2 bin 255 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adı çıkan hak sahiplerine anahtarları Bakan Yerlikaya ve protokol tarafından verildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/bakan-yerlikaya-dunyanin-en-buyuk-konut-seferberligini-gerceklestiriyoruz/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Deprem Bölgesinde 75 Bin Konutun Teslimini Hedefliyor https://www.kanal7haber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:42:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4910 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 2 ay içinde deprem bölgesinde 75 bin konutun teslimini yapmayı hedeflediklerini bildirdi.

Bakan Yerlikaya, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ndeki konuşmasında, Kilis’te olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Depremlerde 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiğini aktaran Yerlikaya, afette binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve yaralandığını hatırlattı.

Depremlerin yaşandığı ilk andan itibaren devletin bütün imkanlarını seferber ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle konuştu:

“6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 binamız yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’imizde 2 bin 66 çadır, 406 konteyner kurduk. İhtiyaç sahibi 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam 1378 hanemize 53 milyon lirayı aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam kaynak, devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon lirayı aştı.”

Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz tüm kurumlarıyla, kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz.” dedi.

Yıl sonuna kadar 200 bin konut hedefi

Deprem konutlarını yaptıkça teslim etmeye devam edeceklerine işaret eden Yerlikaya, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız.” diye konuştu.

Kilis’te kuraların çekilerek konutların hak sahiplerine teslim edileceğini dile getiren Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Kilis’te 1555 konut, 38 iş yeri, 148 ahır olmak üzere toplam 1741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam 1103 konutumuzun kuralarını çekip siz kıymetli hak sahiplerine anahtarlarını teslim edeceğiz. Yine 1237 konutumuzun yapımı da olağanca hızıyla devam ediyor. Bu konutların da fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60’a yaklaştı. Demek ki tamam olmasına fazla bir zaman kalmamış. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere Allah’ın izniyle teslim edeceğiz.”

Depremzedelere konutlarının hayırlı olması temennisinde bulunan Yerlikaya, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere rahmet diledi.

Törene, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Vali Tahir Şahin, AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, MHP Kilis Milletvekili Mustafa Demir de katıldı.

Konuşmaların ardından kura çekimi gerçekleştirildi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-deprem-bolgesinde-75-bin-konutun-teslimini-hedefliyor/feed/ 0
Cem Karaca’nın mirasıyla ilgili çarpıcı iddialar gündemde https://www.kanal7haber.com.tr/cem-karacanin-mirasiyla-ilgili-carpici-iddialar-gundemde/ https://www.kanal7haber.com.tr/cem-karacanin-mirasiyla-ilgili-carpici-iddialar-gundemde/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:00:24 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3026 59 yaşındayken solunum ve kalp yetmezliğine bağlı kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yuman efsane sanatçı Cem Karaca’nın mirasıyla ilgili çarpıcı iddialar gündemde. Karaca’nın hayatını konu edinen “Cem Karaca’nın Gözyaşları” filminin gösterimi durduruldu.

Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca ile son eşi İlkim Karaca arasındaki tartışma ise gündem oldu.

BABAMIN MİRASINI SATTI

Emrah Karaca, İlkim Karaca’nın dedesi Mehmet İbrahim Karaca, babaannesi İrma Toto Karaca ve babası Cem Karaca’ya ait evdeki tabloları satışa çıkardığını, babasının şarkı haklarını da 2018 yılında sattığını söyledi.

Emrah Karaca, şu açıklamayı yaptı:

“Bana soruyorsunuz neden diye, bu kadın ne istiyor diye? Size birkaç örnekle anlatmaya çalışayım bu kadının aslında ne olduğunu! Bu gördüğünüz tablolar yıllardır bizim evimizde asılı olan tablolardı ve bu kadın bu tabloları, ki biri dedem Mehmet İbrahim Karaca’ya diğeri babaannem İrma Toto Karaca’ya ve bir diğeri de babam Muhtar Cem Karaca’ya ait tablodur, bunları bu sayfa aracılığıyla satmak için bu kişilere vermiştir.

Hani mirastan, haktan ve hukuktan bahsediyor ya! Alın size hak, hukuk, adalet…”

“Bizler Karaca mirasını yaşatmaya çalışırken bu hastalıklı zihniyetler karalamaya ve iftiralarla lekelemeye ant içmiş gibi… Tıpkı bu tablolar gibi bir sanatçının en büyük mirasını yani eserlerini de (şarkı haklarını da) 2018 yılında satmıştır.

Tekrar yazayım da iyice anlaşılsın. Babamın yani Cem Karaca’nın kendisine kalan 4/1 mirasını satmıştır. Şimdi ne hakla ortaya çıkıp bu şarkılar üzerinde hak iddia etmektedir? Adalete güvenmek istiyorum! Çünkü haklıyım, haklıyız. Umarım yanılmam.”

CAHİT BERKAY’DAN BOMBA İDDİA

Tartışmaya Cem Karaca’nın yol arkadaşı, can dostu Cahit Berkay da katıldı. Berkay sosyal medyasında yaptığı paylaşımda Karaca’nın ölümüyle ilgili bomba bir iddiada da bulundu.

İlkim Karaca’yı işaret eden Cahit Berkay şu ifadeleri kullandı: “O gece Cem fenalaştığında taksi çağırmak yerine karşı dairedeki Emrah’a haber verse ya da ambulans çağırsa acaba Cem hala aramızda olur muydu diye de düşünmeden edemiyorum. Şoförün sırtında Cem’i hastaneye götürürken kim bilir ne kadar zaman kaybedildi sorusu hep aklımda.”

Berkay ayrıca herkesi filme sahip çıkmaya çağırdı, “Fırsatını bulduğu anda Cem Karaca’nın aile yadigarlarını, şarkıları üzerindeki 1/4 haklarını satan kadının ne olduğunu iyi bilenlerden biriyim!

Herkesten ricamdır; Cem Karaca’nın Göşyaşları’nı sinemalardan geri çekmeye çalışanlara Cem’e ve filme sahip çıkarak cevap verelim!” dedi.

‘UTANMADAN İFTİRA ATIYOR’

12punto’ya konuşan İlkim Karaca, Emrah Karaca’nın öne sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Karaca, “Mazlumun ahını alıyorlar. Milyonların önünde şahsıma utanmadan asılsız iftiralar atılıyor. Cem’e ait tabloları satmadım. Benden hatıra olarak isteyenlere vermişimdir hepsi bu. Bir zamanlar Cem Karaca’ya ait müze ev yapmak istemiştim. Ancak buna Emrah Karaca karşı çıkmıştı” deyip ekledi:

“Eğer bulabilirsek 3.5 milyon TL’yi yatırıp filmin gösterimden kalkmasını istiyoruz”

İlkim Karaca’nın açıklamalarının tamamı şu şekilde:

“Çok sevgili eşim Cem Karaca, bildiğiniz üzere 8 Şubat 2004 tarihinde hayatını kaybetti. O günden beri aziz Türk halkını gerçekte var olmayan hikayelere inandıranlar tarafından maddi, manevi ve de psikolojik şiddet görüyorum. Bu haksız, kaba ve saygısız tutum karşısında, ilk kez hakkımı arıyorum.

Gündemdeki film bahanesiyle “Cem Karaca’ya sahip çıkın” diyerek beni doğrudan hedef gösteriyorlar. Yani, halkı açıkça kin ve düşmanlığa teşvik ediyorlar. Daha da ileri giderek, şahsıma, milyonların önünde utanmadan asılsız iftiralar atıyorlar.

Buna cesaret edebilecek kadar gözleri dönmüş vaziyetteler. Oysa 20 yıldır her istediklerini dikte ettirdiler. Çok yüksek menfaat elde etmelerine rağmen sürekli bir ajitasyonla mağdur edebiyatı yaptılar, hala da yapmaya devam ediyorlar.

Bilgi kirliliği yaratarak bana ve kıymetli eşim Cem Karaca’ya ağır zararlar vermek niyetindeler. Eşim Cem Karaca hayatta olsaydı; bu insanlar onun karşısında konuşmaya bile cesaret edemezlerdi.

Cem, bu hadsizlere hemen hadlerini bildirir ve daha önce de yaptığı gibi büyük bir hukuk savaşı başlatırdı.

Ben, eşim Cem Karaca’nın filmi çekilirken onun gerçek hikayesi anlatılsın istiyorum. Bol kurguya dayanmasın. İnsanlar gerçek Cem Karaca’nın bir başyapıt olduğunu görsün.

Cem’i sanatçı ve insani yönüyle bir bütün olarak tanısınlar ve Cem yeni nesillere eksiksiz tanıtılsın. Şahsıma karşı işlenen suçlara ve üzerime atılı mesnetsiz iftiralara cevap olarak kanuni haklarımı sonuna kadar kullanacağım”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cem-karacanin-mirasiyla-ilgili-carpici-iddialar-gundemde/feed/ 0
Erdoğan İstanbul İlçe Adaylarını Açıkladı… “Bu Güzel Şehir 5 Yıl Gibi Kısa Sürede Çeyrek Asırlık İrtifa Kaybı Yaşadı” https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-istanbul-ilce-adaylarini-acikladi-bu-guzel-sehir-5-yil-gibi-kisa-surede-ceyrek-asirlik-irtifa-kaybi-yasadi/ https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-istanbul-ilce-adaylarini-acikladi-bu-guzel-sehir-5-yil-gibi-kisa-surede-ceyrek-asirlik-irtifa-kaybi-yasadi/#respond Sun, 21 Jan 2024 09:06:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2608 AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün İstanbul’da 37’si AKP’den ve 2’si MHP’den olmak üzere 39 ilçenin adaylarını açıkladı. Erdoğan, “Son 5 yılda yeniden o eski günlerini hatırlatan ihmallere maruz kaldı. Tüm dünyanın gözbebeği olan bu güzel şehir 5 yıl gibi çok kısa sürede neredeyse çeyrek asırlık irtifa kaybı yaşadı” dedi. Erdoğan ayrıca, “Rahmetli Deniz Baykal ile pek çok konuda anlaşmazdık ama siyasi birikimini takdir ederdik. Bay Kemal ile çok kavgamız oldu ama onun da kendine göre bir tarzı, üslubu ve misyonu vardı. CHP’nin mevcut Genel Başkanı Özgür efendi ise daha başlamadan listenin en altına yuvarlanmayı başardı” diye konuştu.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde “AK Parti İstanbul İlçe Adayları Tanıtım Toplantısı”na katıldı. Erdoğan şöyle konuştu:

“KAĞITHANE’DE TEMEL ATMAMA MERASİMİ YAPIYORLAR”

“Seçimlere 70 gün kaldı. Seçmeni yani milleti sandıktan sandığa hatırlayan bir parti hiçbir zaman olmadık. Biz yılın 365 günü, günün 24 saati milletimizle yüz yüze, gönül gönüle irtibat halinde olan bir kadroyuz. Seçim dönemlerini bu tempoyu daha da arttırmanın her zaman yaptığımız işleri kısa sürede tekrarlamanın muhabbet saflarını sıklaştırmanın gönül köprülerimizi daha da güçlendirmenin vesilesi olarak görüyoruz. Hele söz konusu İstanbul olduğunda hem bizim için hem sizler için yaptığımız çalışmalar bir başka anlam taşıyor.

Binlerce yıldır her medeniyetin, her toplumun, her devletin hayalini süsleyen İstanbul’a hizmet etmenin şerefi dünya malının tamamına değişilmez.

Ben Kasımpaşalıyım, Haliç’in kenarında doğdum, büyüdüm. Haliç ile beraber yaşadım. Bu Haliç ne yazık ki ne zaman biz temizlemeye başladık işte o zaman bugünkü Haliç oldu. Haliç’ten o zamanlar itibariyle 9,5 milyon metreküp çamur çıkardık, pislik çıkardık. Bu çamuru 9,5 kilometre uzaklıkta Alibeyköy’de bir taş ocağına naklettik. ya bunu şu andakiler yapar mıydı? Yapabilir miydi? Ama bunu Murat Kurum yapar. İşte burada hemen Kağıthane’de bunlar temel atmama merasimi yapıyorlar. ya böyle bir şey olur mu, temel atmamam merasimi. Ama bunlar yapar. Biz ise temel üstüne temel koyma mücadelesi verdik. İstanbulumuzda bu yarışı biz yaptık.

Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun kısa sürede İstanbul’un temel sorunlarının hemen hepsini hal yoluna koyduk. Ancak yapmak zor yıkmak çok kolaydı. Maalesef son 5 yılda yeniden o eski günlerini hatırlatan ihmallere maruz kaldı. Tüm dünyanın gözbebeği olan bu güzel şehir 5 yıl gibi çok kısa sürede neredeyse çeyrek asırlık irtifa kaybı yaşadı.

“VİZYONSUZLUKLARINI İSTANBUL’UN YOL KENARLARINI SÜSLEYEN GÜZELİM DİKEY BAHÇELERİ YOK EDEREK DEVAM ETTİRDİLER”

2019’da İstanbul’un yönetimini devralanlar işe programla, projeyle, icraatla, tuğla üstüne tuğla koyarak değil temel atmama töreniyle başladılar. Atmadıkları temel Silahtarağa Arıtma Tesisi projesiydi. Peki sonra ne oldu? Arıtma yapılmayan sular Haliç’e boca edilince, burası yeniden ölmeye, kararmaya, kokmaya başladı. Halbuki Silahtarağa Projesi İstanbul’un altın boynuzu Haliç’i temizlemek için 1994 yılından beri yürüttüğümüz çalışmaların kritik bir parçasıydı. Hatalarından ders çıkarmak yerine vizyonsuzluklarını İstanbul’un yol kenarlarını süsleyen güzelim dikey bahçeleri yok ederek devam ettirdiler. Şimdi aynı zihniyet poşet göndermesiyle yeniden arzı endam ediyor.

“BUNLARIN ÇEVREDEN ANLADIKLARI, BU KAVRAMIN ARDINA SIĞINARAK ŞEHRİ YAKIP YIKAN ÇAPULCULARA SAHİP ÇIKMAKTIR”

Büyükşehir adayımız Murat Kurum’un İstanbul’u depreme hazırlamak başta olmak üzere bu güzel şehrin geleceği için hayati öneme sahip projelerini kendi akıllarınca küçümsüyorlar, hafife alıyorlar. Tabii bunların çevreden anladıkları yalnızca bu kavramın ardına sığınarak şehri yakıp yıkan çapulculara sahip çıkmaktır.

İstanbul’daki ana yolların etrafında kurulan yeşil panolara bile tahammül edemeyip hepsini yıkarak betona boğan bir kafanın böyle bir derdinin olmadığı da açıktır. Daha da vahimi aynı kafa bilim insanlarının her gün ikaz ettiği deprem tehdidine karşı üzerine düşen hiçbir görevi yerine getirmediği gibi büyük bir pişkinlikle bunu sırıtarak dalga konusu yapabiliyor. Milyonlarca insanın geleceğini, yüz binlerce insanın hayatını doğrudan ilgilendiren böyle bir meselede bile aymazlık yapanların şehrin diğer sorunlarının çözümüyle ilgili ne hassasiyeti olabilir ki? Bunları tek derdi İstanbul nimetini kendi şahsi çıkarları, kendi bireysel ajandaları, kendi siyasi kariyerleri için kullanabildikleri kadar kullanmak, sömürebildikleri kadar sömürmektir. İstanbul bu zulmü, bu eziyeti hak etmiyor. İstanbul bu ihmali, bu riyakarlığı hak etmiyor. İstanbul hırsı boyunu aşanların oyuncağı haline getirilmeyi hak etmiyor. İstanbul aklı da gözü de gönlü de başka yerlerde olanların yedeği muamelesi görmeyi hak etmiyor.

“31 MART’TA 5 YILLIK FETRET DEVRİ SON BULACAK”

Kardeşlerim, inşallah 31 Mart’ta İstanbul hak etmediklerinden kurtulacak, inşallah 31 Mart’ta İstanbul’un büyükşehir hizmetleri konusundaki hasreti sona erecek. İnşallah 31 Mart’ta İstanbul’u yapacağı doğru tercihle kendisine yeni bir ufuk açacak. İnşallah 31 Mart’ta 5 yıllık fetret devri son bulacak yeniden şahlanış dönemi başlayacak.

Gırtlağına sarıldığınız bu millet size cevabını seçim günü sandıkta verecektir. Küfürler savurduğunuz kadınlarımız 31 Mart günü sandık önlerine geldiğinde size ettiğiniz hakaretlerin hesabını soracaktır. Hem kadın hakları diyeceksiniz hem de milletin ortasında yaşlı bir kadına saldıran edepsizlere hiçbir tepki göstermeyeceksiniz. Hem basın özgürlüğünden dem vuracaksınız hem de görevini yapmaya çalışan gazetecileri militanlarınıza linç ettireceksiniz. Bunun adı sadece iki yüzlülük değildir, aynı zamanda faşizmdir, despotizmdir.

“BAY KEMAL İLE ÇOK KAVGAMIZ OLDU AMA ONUN DA KENDİNE GÖRE BİR ÜSLUBU VE MİSYONU VARDI”

CHP yönetiminde giderek düşen bir seviye var. Bizim dönemimizde bu partide tam iki kez genel başkan değişti. Ama siyasi kalite ve kalibre noktasında her seferinde gelen gideni arattı. Rahmetli Deniz Baykal ile pek çok konuda anlaşmazdık ama siyasi birikimini takdir ederdik. Bay Kemal ile çok kavgamız oldu ama onun da kendine göre bir tarzı, üslubu ve misyonu vardı. CHP’nin mevcut Genel Başkanı Özgür efendi ise daha başlamadan listenin en altına yuvarlanmayı başardı.

CHP uzunca bir süredir bölücü bir örgütün güdümündeki partiyle el altından zaten iş birliği yapıyordu. Ancak hiç değilse bu iş birliğinden mahcubiyet duyuyorlar, yapılan pazarlıkları gizli saklı tutmaya çalışıyorlardı. Özgür efendinin CHP’si ise bölücü örgütün aparatlığına devam eden, dolayısıyla siyasi meşruiyeti tartışmalı DEM Parti ile adeta bütünleşmiş durumdadır. Koltuğunu muhtaç olduğu birilerinin siyasi ihtirasına zemin hazırlamak için yapılan bu iş birliğiyle her iki parti de kendi ayaklarına utanç prangası vurmaktadır.”

İKİ İLÇE ADAYI MHP’Lİ

Erdoğan konuşmasının ardından 37’si AKP’den ve 2’si (Beşiktaş ve Silivri) MHP’den olmak üzere 39 ilçenin adaylarını açıkladı. Erdoğan, Üsküdar belediye başkanı adayını açıklarken sahneye gelen çocuğa para verdi. Erdoğan’ın açıkladığı adaylar şöyle:

Adalar: Uğur Sina Şen

Arnavutköy: Mustafa Candaroğlu

Ataşehir: Mustafa Naim Yağcı

Avcılar: Abdullah Küçükoğlu

Bağcılar: Abdullah Özdemir

Bahçelievler: Hakan Bahadır

Bakırköy: Ali Talip Özdemir

Başakşehir: Yasin Kartoğlu

Bayrampaşa: İlknur Kovaç Bayraktar

Beşiktaş: Serkan Toper (MHP)

Beykoz: Murat Aydın

Beylikdüzü: Mustafa Günaydın

Beyoğlu: Haydar Ali Yıldız

Büyükçekmece: Recep Erol

Çatalca: Mesut Üner

Çekmeköy: Ahmet Poyraz

Esenler: Mehmet Tevfik Göksu

Esenyurt: Hamit Öncü

Eyüpsultan: Deniz Köken

Fatih: Mehmet Ergün Turan

Gaziosmanpaşa: Hasan Tahsin Usta

Güngören: Bünyamin Demir

Kadıköy: Veli Arslan

Kağıthane: Mevlüt Öztekin

Kartal: Hüseyin Karakaya

Küçükçekmece: Aziz Yeniay

Maltepe: Kadem Ekşi

Pendik: Ahmet Cin

Sancaktepe: Şeyma Döğücü

Sarıyer: Hüseyin Coşkun

Silivri: Volkan Yılmaz (MHP)

Sultanbeyli: Ali Tombaş

Sultangazi: Abdurrahman Dursun

Şile: İlhan Ocaklı

Şişli: Gökhan Yüksel

Tuzla: Şadi Yazıcı

Ümraniye: İsmet Yıldırım

Üsküdar: Hilmi Türkmen

Zeytinburnu: Ömer Arısoy

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-istanbul-ilce-adaylarini-acikladi-bu-guzel-sehir-5-yil-gibi-kisa-surede-ceyrek-asirlik-irtifa-kaybi-yasadi/feed/ 0
Gölbaşı Belediyesi Personeline Yüzde 80 Zam Yapıldı https://www.kanal7haber.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/#respond Sat, 20 Jan 2024 09:15:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2578 Gölbaşı Belediyesi ile Hizmet-İş Genel Sendikası ve Öz Güven-Sen arasında yapılan toplu sözleşme ile belediyede çalışan personel maaşlarına yüzde 80 zam yapıldı. Bekar bir çalışanın maaşı ikramiye ve sosyal hakları dahil edildiğinde 32 bin TL’ye yükseldi.

Gölbaşı Belediyesi ile Hizmet-İş Genel Sendikası ve Öz Güven-Sen arasında toplu sözleşme töreni gerçekleştirdi. Törene Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Musa Şahin, Ak Parti İlçe Başkanı Selim Akceylan, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, Hizmet-İş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keskin, Hizmet-İş Genel Sendikası Şube Başkanı Yusuf Güler, Öz Güven-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ümit Yalçın, Bellas Genel Müdürü Ali İhsan Tunç, birim müdürleri, meclis üyeleri ve belediye personeli katıldı.

İmzalanan toplu sözleşmeyle belediyede çalışan bekar bir çalışanın maaşı yüzde 80 artışla 28 bin TL oldu. İkramiye ve diğer sosyal haklar dahil edildiğinde bekar bir çalışanın maaşı aylık 32 bin TL’ye ulaştı. Kadrolu bekar bir çalışanın maaşı ise ücret, yemek, yakıt ve yol yardımları dahil edildiğinde 42 bin TL olarak belirlendi. Geçici olarak çalışan personelin maaşı ise yemek dahil 22 bin TL’ye yükseltildi.

Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, programda yaptığı konuşmada Temmuz ayında geçici işçilerin Bellas çalışanlarıyla, toplu sözleşme ve özlük haklarında eşitleneceğini ve personellerin çalışma yılına göre her yıl için aylık 50 TL kıdem tazminatı alacağını müjdeledi.

“Zamları seçim yatırımı olarak değil emekçi kardeşlerimiz hak ettiği için yapıyoruz”

2019’da göreve gelmeden önce de belediye çalışanlarıyla bir araya geldiğini belirten Başkan Şimşek “O zaman ben belediye meclis üyesiydim. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin takdirleriyle ve sizlerin destekleriyle Cumhur İttifakı’nın Gölbaşı Belediye Başkanı oldum. Gölbaşı’nı yaşanabilir bir hale getirdik, Gölbaşı’nın kapılarını dünyaya açtık. Gölbaşı, Türkiye’nin en temiz ilçesi seçildi. Gölbaşı’nın etrafı güzelleşti. Bunu ben tek başıma yapmadım, sizlerin emekleriyle ve gayretleriyle yaptık. Yorulmak yok, usanmak yok, hep beraber çalışacağız, Gölbaşı’nı hak ettiği yere getirmeye devam edeceğiz. Maaş zamlarını seçim yatırımı olarak yapmıyoruz, siz değerli emekçi kardeşlerimiz hak ettiği için yapıyoruz. Memurlarımızın sosyal denge oranlarını her zaman yüzde 100 verdik” dedi.

“Kök asgari ücretin üzerine yüzde 250 zam yaptık”

Başkan Şimşek, “Göreve geldiğimizden bu yana promosyonlar, ikramiyeler ve mesai ücretleri konusunda son kuruşuna kadar sizin yanınızda olduk. Bunlar sizin hakkınız. Biz Gölbaşı Belediyesi olarak kök asgari ücretin üzerine yüzde 250 zam yaptık. Bununla da bitmedi. Geçen yıl da, ondan önceki yıl da yaptık, Allah nasip ederse bundan sonraki yıllarda da yapacağız” şeklinde konuştu.

“Gölbaşı’nın hakkını hiç kimseye peşkeş çekmedik”

Başkan Ramazan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonomiyi güzel kullandık. Gölbaşı’nın hakkını hiç kimseye peşkeş çekmedik. Çalışanlarımız çok emek veriyorlar. Biz belediyede göreve geldiğimizden bugüne bir gün aksatmadan maaşlarınızın ödemesini gerçekleştirdik. Mesaileri, bayram ikramiyelerini her zaman verdik. Biz Cumhur İttifakı olarak bunu başardık, sizlerin sayesinde başarmaya devam edeceğiz. Daha uzun yolumuz var. Gölbaşı’nı yaşanabilir bir hale getirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sendika başkanlarıma, il başkanlarımıza, Bellas müdürümüze, birim müdürlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun.” – ANKARA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/golbasi-belediyesi-personeline-yuzde-80-zam-yapildi/feed/ 0
KİPTAŞ, İstanbul Yenileniyor platformu kapsamında Kadıköy’de yeni bir projeye başladı https://www.kanal7haber.com.tr/kiptas-istanbul-yenileniyor-platformu-kapsaminda-kadikoyde-yeni-bir-projeye-basladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/kiptas-istanbul-yenileniyor-platformu-kapsaminda-kadikoyde-yeni-bir-projeye-basladi/#respond Wed, 10 Jan 2024 09:03:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2226

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, “İstanbul Yenileniyor” platformu kapsamında Kadıköy’ün Kozyatağı Mahallesi’ndeki Gezgin Apartmanı’nın temelini attı. KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, “KİPTAŞ tarihinde en çok riskli yapıya çözüm üreten yönetim olduk. Bu bizim için gurur verici. Bu işi hızlandırmak için merkezi yönetimden ve kamu bankalarından destek bekliyoruz” dedi.

İBB iştiraki KİPTAŞ, “İstanbul Yenileniyor” platformu kapsamında mahalle aralarındaki riskli yapıların dönüşümüne devam ediyor. Deprem riski taşıyan evlerinin dönüşümü için 13 Ekim 2022’de İstanbul Yenileniyor’a başvuran Kadıköy Kozyatağı Mahallesi’ndeki Gezgin Apartmanı’nın yerine yapılacak olan yeni projenin temeli, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ile hak sahiplerinin katılımıyla bugün atıldı.

“31 BİN BAŞVURUMUZ VAR”

Temel atma töreninde proje hakkında bilgi veren Kurt, şunları söyledi:

“Yaklaşık 150 insanımız burada yaşıyordu. İstanbul depremle ilgili çok ciddi vakit kaybettiği için uzlaşı olan her yerde çözüm üretmek için sahaya giriyoruz. KİPTAŞ olarak 50 farklı noktada proje yürütüyoruz. Bu çok önemli bir sayı. Mahalle aralarına girdiğimiz için eleştiriliyoruz fakat bütüncül bir uygulama yapmak için de bazı bürokratik engellerle karşılaşıyoruz. Burada yüzde 100 uzlaşmamız haziran ayında olmasına rağmen temel atmamız 6 ay sürdü. Bu işler, kolay işler değil. Gönül ister ki mahalle ölçeğinde bu işleri organize edelim ama İstanbul çok vakit kaybetti. Özellikle 2000 yılında, depremden sonra acil önlemler alınmadığı için hala yapı stokumuzun yüzde 70’i potansiyel riskli. Biz de bu kapsamda uzlaşı sağladığımız, tek ya da çoklu yapı hiç fark etmez, KİPTAŞ olarak hizmet vermeye devam ediyoruz. KİPTAŞ tarihinde en çok riskli yapıya çözüm üreten yönetim olduk. Bu bizim için gurur verici. Bu işi hızlandırmak için merkezi yönetimden ve kamu bankalarından destek bekliyoruz. İstanbul Yenileniyor kapsamında 31 bin başvurumuz var. Bu 455 bin riskli bağımsız birime denk geliyor, yani 1,6 milyon insan burada yaşıyor. Eğer biz kamu bankaları aracılığıyla vatandaşlarımıza uygun ödeme planı sunabilirsek çok hızlı çözüm üretiriz.”

“EVİMİZİN HİKAYESİNE KİPTAŞ DA DAHİL OLDU”

Hak sahiplerinden Cemal Altaş, çok mutlu olduğunu dile getirerek “Sabırsızlıkla, bir an önce tamamlanmasını bekliyoruz. Bu havaya rağmen buradayız. Bu dönüşüm bizi heyecanlandırıyor. KİPTAŞ’ın da tüm ekipleriyle burada olması bizi mutlu ediyor” dedi. Başka bir hak sahibi Ahmet Başat Şahin de “Her evin bir hikayesi var, bizim evimizin hikayesine KİPTAŞ da dahil oldu. Bu binaya 21 sene önce taşındım. Bu binada evlendim. Çocuğum bu binada doğdu” diye konuştu.

DEPREM DİRENÇLİ BİNA İNŞA EDİLECEK

Yapım yılı 1983 olan Gezgin Apartmanı sakinleri, 35 bağımsız birimden oluşan binalarını yenilemek için 13 Ekim 2022’de istanbulyenileniyor.com’a başvurdu. Hak sahiplerinin talepleri dinlendi, proje hazırlandı. 23 Mart 2023’te resmi sözleşmeler imzalanmaya başlandı ve 28 Mart 2023’te hak sahipleriyle 3’te 2 çoğunluğa ulaşıldı. 22 Haziran 2023 tarihi itibarıyla yüzde 100 uzlaşı sağlandı. 7 Temmuz 2023 tarihinde riskli yapı ilan edilen Gezgin Apartmanı’nda 25 Eylül 2023 itibarıyla tahliye süreçleri tamamlandı. Riskli yapının yıkımına ise 30 Eylül 2023’te başlandı ve kısa sürede tamamlandı. Depreme karşı dayanıksız olan Gezgin Apartmanı’nın yerine 44 konut ve bir ticari birim olmak üzere toplam 45 bağımsız birimden oluşan yeni proje inşa edilecek.

RİSKLİ YAPILARINI DÖNÜŞTÜRMEK İSTEYENLERİN İLGİSİ SÜRÜYOR

İBB Şehircilik Grubu şirketleri tarafından 5 Temmuz 2021’de hayata geçirilen İstanbul Yenileniyor platformu, açıldığı günden itibaren yoğun ilgiyle karşılaşıyor. Kullanıma açıldıktan kısa bir süre sonra tek yapıların da yenileme başvurularının değerlendirmeye alındığı sisteme bugüne kadar toplam 30 bin 703 adet başvuru geldi. Bu başvurular; 39 ilçe, 641 mahalle ve 456 bin 454 bağımsız birimde (416 bin 534 konut, 39 bin 920 ticari birim) yaklaşık 1 milyon 666 bin 136 kişiyi kapsıyor. Tek yapılar içinse 310 bin 389 bağımsız birimde (283 bin 243 konut, 27 bin 146 ticari birim) 1 milyon 132 bin 972 kişiyi kapsayan 20 bin 878 başvuru bulunuyor. Bu da toplam başvuruların yüzde 68’ine denk geliyor. Uzlaşma sürecinde olan 741 başvuru var. Bunlar 33 ilçe ve 154 mahallede 20 bin 296 bağımsız birimde (19 bin 130 konut, bin 166 ticaret) 76 bin 520 kişiyi kapsıyor.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/kiptas-istanbul-yenileniyor-platformu-kapsaminda-kadikoyde-yeni-bir-projeye-basladi/feed/ 0 AYM, Can Atalay’ın haklarının ihlal edildiğine karar verdi https://www.kanal7haber.com.tr/aym-can-atalayin-haklarinin-ihlal-edildigine-karar-verdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/aym-can-atalayin-haklarinin-ihlal-edildigine-karar-verdi/#respond Wed, 27 Dec 2023 09:00:35 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1529 Anayasa Mahkemesinin (AYM), Türkiye İşçi Partisinden (TİP) milletvekili seçilen Gezi Parkı davası hükümlüsü Can Atalay hakkındaki ihlal kararına uyulmaması nedeniyle yapılan ikinci başvuruda, “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma”, “kişi hürriyeti ve güvenliği” ile “bireysel başvuruda bulunma” haklarının ihlal edildiğine ilişkin kararının gerekçesi açıklandı.

AYM Genel Kurulu, 21 Aralık’taki gündem toplantısında, Gezi Parkı davası kapsamında 18 yıl hapse mahkum edilen Atalay hakkında AYM’nin verdiği ihlal kararına uyulmaması nedeniyle yapılan ikinci bireysel başvuruyu inceleyerek karara bağlamıştı.

Yüksek Mahkeme, Atalay’ın, “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma”, “kişi hürriyeti ve güvenliği” ile “bireysel başvuruda bulunma” haklarının ihlal edildiğine hükmetmiş, ayrıca Atalay’a 100 bin lira tazminat ödenmesini kararlaştırmıştı.

AYM, ihlal kararının gerekçesini açıkladı.

Kararda, Yüksek Mahkemenin daha önce verdiği ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediği anımsatılarak, AYM kararlarının yerine getirilmemesinin, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı hükmü ile çatışan bir durum olduğu belirtildi.

Yargıtayın yeniden yargılama yetki ve görevi bulunmamakta

Yüksek Mahkemenin kararında, Anayasa’nın 153. maddesinin son fıkrasında, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyma ve bu kararları değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama, yürütme ve yargı organları ile idare makamlarına herhangi bir takdir yetkisinin tanınmadığı veya bu konuda bir istisnaya da yer verilmediği aktarıldı.

Kararda, “Öte yandan somut başvuruya konu yargılamada Anayasa Mahkemesi, ilk derece mahkemesini ilgili mahkeme olarak belirlediği için Yargıtayın 6216 sayılı Kanun kapsamında yeniden yargılama yetki ve görevi bulunmamaktadır. İhlal kararının gönderildiği ilk derece mahkemesi ise Anayasa Mahkemesinin kararı uyarınca önüne gelen dosyada yeniden yargılamayla ilgili görevini yerine getirmemiş; başvurucunun anayasal haklarını da gözeten bir yargılama yapmamıştır.” ifadesi kullanıldı.

Kararda, kamu gücünün eylem, işlem ve ihmallerinin Anayasa’ya uygunluğunu kesin ve bağlayıcı olarak karara bağlama yetkisinin münhasıran Anayasa Mahkemesine ait olduğu belirtildi.

Bu bağlamda AYM’nin bireysel başvuru yoluyla bir temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiğine karar verdiğinde, herhangi bir merciin bu kararın Anayasa’ya veya kanuna uygun olup olmadığını inceleme ve denetleme yetkisinin bulunmadığına vurgu yapılan kararda, şunlar kaydedildi:

“Anayasa ve kanunlar, Anayasa Mahkemesi kararını yerine getirme yükümlülüğü altında olan kamu makamlarına ve somut olayda ilk derece mahkemesine dosyayı farklı bir yargı merciine gönderme yetkisi vermediği gibi herhangi bir yargısal makamı da Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını tartışma konusunda yetkilendirmemiştir. Anayasa Mahkemesi kararının bağlayıcılığı, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenleri kapsadığı gibi ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak merciin belirlenmesini de kapsar. Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmasının reddedilmesi ve hukukun emrettiği yöntemler izlenerek ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmaması Anayasa’nın 153. maddesinin sözüyle açıkça çelişen, Anayasa koyucunun iradesine aykırı bir yorum ve uygulama olmuştur.”

Kararda, “Sonuç olarak ilk derece mahkemesinin yetkisi dahilindeki bir dosyayı Yargıtaya göndermesiyle başlayan, Yargıtayın da Anayasa hükümlerini göz ardı ederek verdiği bir kararla şekillenen süreç Anayasa’nın sözüne açıkça aykırılık oluşturmuş ve neticede başvurucunun bireysel başvuru hakkı, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlaline yol açmıştır.” ifadelerine yer verildi.

Daha önce de ihlal kararı verilmişti

28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde TİP’ten Hatay milletvekili seçilen Can Atalay’ın avukatları, “müvekkillerinin milletvekili seçilmesi nedeniyle hakkındaki yargılamanın durması ve tahliye edilmesi” talebiyle Yargıtaya başvurmuştu.

Yargıtayın talebi reddetmesi üzerine Atalay, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş, mahkeme de “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine ve Atalay’ın yeniden yargılanarak tahliyesine karar verilmesine hükmetmişti.

Anayasa Mahkemesince Atalay’ın yeniden yargılanması ve tahliyesi istemiyle yerel mahkemeye gönderilen dosya, yerel mahkemece karar verilmeden Yargıtay 3. Ceza Dairesine iletilmiş, söz konusu ceza dairesi ihlal kararına uymamıştı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/aym-can-atalayin-haklarinin-ihlal-edildigine-karar-verdi/feed/ 0