CHP Konyaaltı Belediye Başkan Adayı Cem Kotan, Konyaaltı ilçesinde bir otelde düzenlenen kahvaltıda basın mensupları ve partililer ile bir araya geldi. Çok sayıda kişinin katıldığı toplantıda Cem Kotan’ın seçim çalışmaları anlatılırken, yeni dönemde hayata geçireceği projelerin tanıtımı yapıldı. Parti Meclisi tarafından isminin açıklanmasının ardından 2 aylık surecin geride kaldığını belirten Kotan, “Her kesimle bir araya gelerek kendimizi anlattık. Konyaaltı’nı hep birlikte yöneteceğiz sloganı ile hareket ettik. 100 proje ile yola çıktık. Şu anda 41 tane projemiz Konyaaltı halkının talep ettiği projeler. Çılgın bir projemiz yok, hepsi hayatın içerisine dokunan projelerdir. Biz katılımcı ve demokratik bir yönetim anlayışı ile yola çıktık. Projelerimizi de halkımız belirleyecek. Konyaaltı belediye başkanı ile vatandaşın iletişimi güçlendi. Belediye başkanının kendilerinin yanında olmasını istediler” dedi.
“Bir eve baktığımız zaman belediyemizin görünmesini istiyoruz”
Vatandaşa şu sözü verdiklerini belirten Kotan, “Devamlı vatandaşımız ile birlikte olacağımızın sözünü verdik. Şu anda çalışmalarımız muazzam bir şekilde ittifaka yakın bir oy oranımız var. Konyaaltı halkımıza çok teşekkür ederim. Göreve geldiğimiz zaman belediye halkın içerisinde olduğu gibi ailelerin de içerisinde olacak. Bir eve baktığımız zaman belediyemizin görünmesini istiyoruz. Kreşlerimizin sayısını 2 katına çıkaracağız. Engelli vatandaşlarımıza ait işletmelerde gerekli şartlar yok, bununla ilgili de çalışmamız olacak. Emeklilerin çok yoğun yaşadığı bir ilçede bulunuyoruz. Birtakım merkezlerimizin açılması yönünde çalışmalarımız olacak. Kadınlar ile ilgili olarak hobi atölyelerin açılması, parkların ışıklandırılması ile daha konforlu bir kentte yaşamaları için elimizden geleni yapacağız. Her zaman bir hayaliniz olacak, bizim bu kentte siyaset yaparken bu ilçeye yönelik bir hayalimiz vardı. Hayalimiz olarak aday olduk. Ben her zaman siyasette hayali olan insanlar ile koşmak istedim” ifadelerine yer verdi.
“Muhtar belediye başkanına ulaşamıyorsa o mahallenin sorunlarının çözümü gecikir”
En büyük hayalinin Konyaaltı’nı, halkla beraber yönetmek olduğunu belirten Kotan, “Muhtarlar ile bir ekip oluşturmak istiyoruz. Muhtarlar ile belediye başkanı arasında bir bürokrasi vardır. Muhtar belediye başkanına ulaşamıyorsa o mahallenin sorunlarının çözümü gecikir. Biz muhtarlarımız ile her 3 ayda bir araya gelerek bir değerlendirme yapmak istiyoruz. Orada sorunlar ve talepler iletilecek. Biz neler yaptığımızı anlatarak onlara hesap vereceğiz. Bir bakıma denetleneceğiz. Bir bakıma yetkimizi paylaşmış olacağız. Daha sonra katılımcı demokrasi ile mahalle toplantıları yapmak istiyoruz. Muhtarımızı yanımıza alarak direk halkımıza giderek onların sorunlarını dinleyeceğiz. Bir hizmet rotası çizeceğiz. 3 ay sonra yine giderek yapılıp yapılmadığını denetleyeceğiz. Konyaaltı halkı ile bütünleşmek istiyoruz. Biz katılımcı demokrasinin daha da gelişmesinden yanayız. 10 yıldır belediyecilik alanında çalışıyorum. Onlarla birlikte hem yöneteceğiz hem de yönetileceğiz. Bütün kararlarda halkımıza gideceğiz” sözlerine yer verdi.
“Güzel bir yolculuğa çıkacağız”
5 yıl boyunca çok güzel bir hikaye yazmak istediklerini belirten Kotan, “Güzel bir yolculuğa çıkacağız. Güzel başarı hikayeleri yazacağız. Çok başarılı genç bir ekibimiz var. Hepsi hayatın içerisinde olan projelerdir. Biz geçmişimize bağlıyız, önceki başkanlarımızın yaptığı projeleri geliştireceğiz. Hizmetleri daha iyi noktaya getireceğiz. Belediye başkanı makam odası ile makam aracının arasına sıkışmayacak” dedi.
CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, “Bu zamana kadar ilçemize hizmet eden başkanlarımıza teşekkür ederim. Cem Kotan arkadaşımıza başarılar diliyorum. Kendisi partimizin emekçisidir. İlçemize değer katacak projeleri ile en iyi hizmeti yapacaktır” ifadelerini kullandı.
“23 yıldır sosyal demokrat belediyeciliği ile yönetiliyor” diyen CHP İl Başkanı Nail Kamacı, “Bu dönem bir nöbet değişimi oldu. Parti meclisi kararları bizim için kutsaldır. Bizim adayımız Cem Kotan’dır ve arkasındayız. Cem Kotan 2004-2005 yılında partimizde görevlerde bulundu. O dönemlerde partimizde çalıştı. Parti geçmişi olan bir arkadaşımızdır, kendisine başarılar diliyorum” sözlerine yer verdi.
CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, “Örgüt olarak bilfiil durmadan gece gündüz demeden çalışmaya başladık. Amacımız sıkılmadık el bırakmamaktı. Sadece bir seçim kazanmak için değil rekorunu kırmak için harekete geçtik. Sadece ilçede değil büyükşehir anlamında da bunun peşindeyiz. Çalışmaya devam edeceğiz” dedi. – ANTALYA
]]>Hatay Depremzede Derneği, Defne Hancağız Mahallesi’nde kamulaştırma kararı sonrası yaşanan zeytin kıyımına ilişkin basın açıklaması yaptı. Hatay Depremzede Derneği Hukuk Komisyonu üyesi avukat Fidel Doğru, “Hancağız köylüsü topraksızlaştırılmaktadır. Acele kamulaştırıldığı söylenen 600 dekarlık alanda takriben 30 bin fazla zeytin ağacımız bulunmaktadır. Elinde herhangi bir belgesi olup olmadığını bilmediğimiz kepçe dozer ve kamyonları ile zeytinliklerimizi sökmeye başlayan Binbay inşaatın herhangi bir resmi izni, belgesi iki satır yazısı var mıdır elinde? Son on yılda milyarlarca TL’nin üzerinde ihale alan, 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın şirketi Binbay yapı yine TOKİ ile anlaşma sağlayarak yeşilimizi griye, zeytinliklerimizi betona büründürüyor” diye konuştu.
Hatay’ın Defne ilçesinin Hancağız Mahallesi’ndeki kamulaştırma kararının ardından zeytin ağaçları kesildi. Hatay Depremzede Derneği, yaşanan zeytin kıyımına ilişkin Hancağız Zeytinliği’nde basın açıklaması yaptı. Hatay Depremzede Derneği Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Fidel Doğru, şunları söyledi:
“Basın açıklamamıza Homeros’un İlyada Destanı’nda geçen bir sözüyle başlamak isteriz. ‘Ben herkese aitim ve kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım.’ Homeros, zeytinin çığlığını insanlığa ulaştırıyor.
“ZEYTİNLİKLERİ ORTADAN KALDIRARAK HATAY YENİDEN İNŞA EDİLEMEZ, AYAĞA KALDIRILAMAZ”
2021 yılı zeytin üretim istatistiklerine göre Hatay, Türkiye’de üretilen toplam dane zeytinde yüzde 7’lik bir paya sahiptir. Hatay zeytinciliği, ülkemiz zeytin üretimindeki yerinin yanı sıra zeytinin anavatanı olarak kabul edilen bölge içerisinde yer alması ve bölgedeki zeytinciliğin çok eskiye dayanmasıyla da ayrı bir önem taşımaktadır. Zeytin ve zeytinlikler Hatay halkının ekonomik olduğu kadar sosyal ve kültürel hayatının da bir parçasıdır. Hatay halkı hep zeytinlerle, zeytinliklerle iç içe yaşam sürmüştür. Depremle kentsel yaşam ve tarihi kent merkezi ortadan kalksa da zeytinlikler Hatay kimliğinin, kadim-geleneksel yaşam biçiminin sürdürülmesine katkı sunmaya devam ediyor. Zeytinliksiz Hatay olmaz. Zeytinlikleri ortadan kaldırarak Hatay yeniden inşa edilemez, ayağa kaldırılamaz. Dahası zeytinlikleri ortadan kaldırarak Hatay’ı sosyal ekonomik kültürel olarak yaşanılabilir bir yer olmaktan uzaklaştırırsınız. Hatay halkı için zeytinin, zeytin ağacının, üretiminin, var oluşunun değerini anlatmak güç. Fakat yerinden acımasızca sökülen her ağaç yerinde bir kor bırakarak sökülüyor bizler için.
“ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI İLE EL KONULAN ZEYTİNLİKLERİMİZ BİZLERİN GEÇİMİNE KATKI SUNAN YAŞAM KAYNAKLARIMIZDIR”
Dün Dikmece, Orhanlı, Gülderen. Bugün Hancağız. Yarın başka bir köy, başka bir mahalle… Bu kıyımı durdurmak için Hancağız’a sahip çıkmak, memleketimize sahip çıkmaktır. Üzerinde binlerce ağacın olduğu yüzlerce dönüm zeytinliğimiz, bini aşkın konutun inşa edileceği betona bürünecek. Toza bulanmış bu kentte en çok ihtiyaç duyduğumuz oksijenin de hayatımızdan çalınmasına neden olacak. Hancağız halkı yıllardır bu topraklarda atadan dededen kalma toprağını işler, zeytinine gözü gibi bakar. Acele kamulaştırma kararı ile el konulan zeytinliklerimiz bizlerin geçimine katkı sunan yaşam kaynaklarımızdır.
“DEFNE’NİN EN KÜÇÜK MAHALLESİNİN TARIM ARAZİLERİ VE ZEYTİNLİKLERİNİN ACELE KAMULAŞTIRILMASI ANLAŞILIR OLMAKTAN UZAKTIR”
Şubat Depremleri ile kaybettiklerimiz saymakla bitmez, Hancağız’da sadece bir ailenin onlarca kaybı var. Köyün yüzde doksanı yıkılmış durumda, barınma sorunları çözülmemiş, verilen sözler tutulmamış, insanlar hala çadırda veya konteynerde yaşamaktayken, sağlık, eğitim, ulaşım hizmeti almakta zorlanırken, bir gün topraklarımızın kamulaştırıldığı haberi ile karşılaşıyoruz. Ne bir tebligat ne bir askı süreci ne bir muhatap varken onlarca yıldır emek emek baktığımız zeytin ağaçlarımızın sökülmeye başlandığını görüyoruz. Onlarca canını, evini, işini kaybetmiş bir yılı aşkın süredir yaşam mücadelesi veren insanların elinden topraklarının habersiz, sorgusuz sualsiz alınması akıl alır gibi değildir. Hatay’da yüzlerce belki de binlerce dekar hazine arazisi varken Defne’nin en küçük mahallesinin tarım arazileri ve zeytinliklerinin acele kamulaştırılması anlaşılır olmaktan uzaktır.
“BAKANIN İŞGALCİ DİYE TANIMLADIĞI KÖYLÜLERİN ÇOĞUNLUĞU TAPU SAHİBİDİR. ASIL İŞGALCİ OLAN KİMDİR”
Hancağız köylüsü topraksızlaştırılmaktadır. Acele kamulaştırıldığı söylenen 600 dekarlık alanda takriben 30 binden fazla zeytin ağacımız bulunmaktadır. Atalarımızın zeytin ağacı ile ihya ettiği bu toprakların tapulu sahibi veya ecrimisilini ödeyen Hancağız köylüsü bu karardan sonra ne ekip ne biçecektir? Ne yiyip içecektir? Neyle geçinecektir? Elinde herhangi bir belgesi olup olmadığını bilmediğimiz kepçe dozer ve kamyonları ile zeytinliklerimizi sökmeye başlayan Binbay inşaatın herhangi bir resmi izni, belgesi iki satır yazısı var mıdır elinde? Son on yılda milyarlarca TL’nin üzerinde ihale alan, 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın şirketi Binbay yapı yine TOKİ ile anlaşma sağlayarak yeşilimizi griye, zeytinliklerimizi betona büründürüyor. Bakanın işgalci diye tanımladığı köylülerin çoğunluğu tapu sahibidir. Asıl işgalci olan kimdir? Hancağız halkı yasanın izin verdiği ölçüde hazine arazilerini zeytin ağaçları ile ihya etmiştir. Bahsi geçen alanın ne kadarı hazine arazisi, ne kadarı tapulu alandır?
“KENTİMİZİN EKOLOJİK DENGESİ İÇİN BÜYÜK BİR ÖNEME SAHİP ZEYTİNLİKLERİMİZİN ELİMİZDEN ALINMASINI KABUL ETMİYORUZ”
Zeytin ağaçları, kökleri toprağa sıkıca tutunarak erozyonu önler. Zeytin bahçeleri, çok çeşitli bitki ve hayvan türlerine de ev sahipliği yapar. Bu alanlar, kuşlar, böcekler ve diğer canlıların yaşam alanıdır. Zeytin ağaçları, fotosentez sırasında karbondioksiti emer ve oksijen üretir. Bu nedenle, atmosferdeki oksijenin artmasına katkı sağlarlar. Ayrıca toprak altındaki suyun korunmasına yardımcı olur. Kökleri, yeraltı sularını besler ve bu su kaynaklarının sürdürülebilirliğine katkı sağlar. Zeytinler, zeytinyağı ve doğrudan tüketim için çok önemli bir gıda kaynağıdır. Bu, yerel ekonomilere katkı sağlar. Kentimizin ekolojik dengesi için büyük bir öneme sahip zeytinliklerimizin elimizden alınmasını kabul etmiyoruz. Zeytinlikler onu eken biçen köylüye aittir.
“ZEYTİNLİKLERİMİZİ, TOPRAĞIMIZI, KÜLTÜRÜMÜZÜ, SOFRAMIZI, GEÇİM KAYNAKLARIMIZI SAHİPSİZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Hancağız’ın nüfusu bine ulaşmamışken burada köyün içinden binlerce insanın yerleşeceği kocaman bir şehir yaratılacak olması köylüyü düşündüren ve endişelendiren başka bir konu olarak karşımızda duruyor. Yüzyıllardır komşusuyla, akrabasıyla, kültürüyle birlikte yaşayan bu halk, TOKİ inşaatlarıyla birlikte yaşamsal sorunların yaşanabileceğini öngörüyor ve bu konuda yetkililerin nasıl bir planlama yaptıklarını merak ediyor. Bu kıyımları gerçekleştirenlere sesleniyoruz. Zeytinliklerimizi, toprağımızı, kültürümüzü, soframızı, geçim kaynaklarımızı sahipsiz bırakmayacağız. İş makinelerinizi acilen zeytinlik ve ormanlık vasfı taşımayan hazine arazilerine, halkın evlerini kendi yerinde inşa etmek istedikleri alanlara yöneltin ve bu halkın barınma hakkını acilen bedelsiz bir şekilde karşılayın. Her iki başlığın da bizler açısından hayati öneme sahip olduğu barınma hakkımızla zeytinliklerimizi karşı karşıya getirmenize izin vermeyeceğiz.”
]]>Yaklaşık 1.5 aydır 31 Mart seçimleri için vatandaşlara projelerini ve hedeflerini anlatan Özkan Çetinkaya, kentin vaat siyasetine değil, icraat ve hizmet belediyeciliğine kendi dönemlerinde kavuşacağını söyledi.
“Kentsel dönüşüm projelerinde hiçbir vaadini gerçekleştirilmiş durumda değildir”
“Karabük’e uygulanacak projelerin aslında hep aynı projeler olduğunu, ancak sorulması gereken sorunun neden bu projeler sürekli aynı şekilde ısıtılıp ısıtılıp halkın önüne neden sunuluyor?” diyen Çetinkaya, ” 15 yılda bu projeler tekrar tekrar ısınıp ısınıp halkın önüne neden sunuluyor? Aslı baktığımızda projeler aynı değil. Problemler ve hizmete dönüştürülmesi gereken konular aynı. Ama bakıyoruz, Karabük’te ihtiyaç hali olan şeyler maalesef çözüme kavuşturulmuyor. Seçime 40 gün kala bugün burada verilen bin konut projesi vaadi. Seçime 40 kala halka hizmet için sözde verilen A4 maktu bir evrakla halkın başvurusu toplanıyor. Aslında bu evrakın hiçbir geçerliliği yok. Bir de bakıyoruz aynı belediye geçen iki seçimde Kemiklidere bölgesinde kentsel dönüşüm projesi sundu. Yüne Bayır mahallede bir önceki seçimde aynı şekilde seçim kampanyası olarak halka yapacağız diye sunulan konut vaatleri var. Bu bölgenin ikisinde de herhangi bir konut geçmiş 15 yılda verdiği kentsel dönüşüm vaadini yapmadı. Bugün vadeliden herhangi bir konut çalışması olmadı. Karabük halkı o zaman da heyecanlandı, konut sahibi olacağım dedi. Mahallelerimiz yenilenecek dedi. Daha modern, depreme dayanıklı konutlar yapılacak dedi. Geçtiğimiz on beş yılda bu iki tane konut projesi ve dahası daha nicesi hayata geçirilmedi. Geldik yıl 2024 seçime kırk gün kala yine aynı vaatler. 15 yıl da kaç konut yaptın. Şimdi yine aynı vaatlerle haktan evrak topluyor ve bu form niteliğinde bin tane konut yapacağınızı Karabüklü halkımıza beyan ediyor. Biz etmiyoruz, Karabük Belediyesi vaat ediyor. Maalesef uygun görmüyoruz bunu. Biz arzu ederdik ki 15 yılda Karabük’te konut üretimi mahallelerimizde konut stoku yükselsin. Daha modern daha çağdaş, depreme dayanıklı konutlar üretilsin. Çocuklarımız, ailelerimiz daha modern yapılarda yaşasın. Ama maalesef şu on beş yıllık Karabük Belediyesi son 15 yılında bu konut projesine, kentsel dönüşüm projelerinde hiçbir vaadini gerçekleştirilmiş durumda değildir. Nitekim son yıllarda soğuksu bölgesinde 3. etapta bir kriz halini almıştır. Biz orada da şunu söylüyoruz; Soğuksu Mahallesi’ne, 1 Mayıs’ta inşallah üçüncü etaba ilk kazmayı vuracağız. Kepçeyi sokacağız. Bu noktada da temaslarımız başladı inşallah. Bizler soğuksu mahallesinde üçüncü etabı da çok hızlı bir şekilde halledip halkımızın inşallah hizmetine sunacağız. Burada hızlı bir şekilde icraata hemen dönüşeceğiz. Göreve geldikten bir ay sonra biz Soğuksu Mahallesi’nde inşallah üretimine devam edeceğiz. Burada yine kiralar noktasında orada da yine halkımıza üzerine düşen neyse fazlasıyla yapacağız. Buradakiler bir kayıp varsa bunları da kati ücretle bu kayıpları yok edeceğiz, ortadan kaldıracağız. Bu projelerde bir ticaret değil, bir hizmettir bunlar hemen kentsel dönüşümlerimizi uygulayacağız. Bayır Mahalle olsun ve burada belirttiğimiz birçok mahallemizde halkımızı mağdur etmeden burada halkımızın hakkını koruyarak biz bu kentsel dönüşümleri ve bu modern, konutları, modern yapıları mahallelerimize kazandıracağız. Bu işin ehli de AK Parti’dir. Bugün Türkiye’de 2002’den önce TOKİ’yi konuştuğumuzda hiçbir şey yok ama 2002’den bu yana bakıyoruz şehrimizde de birçok TOKİ projesine bakıyoruz hükümetimizin imzası var. O noktada kentsel dönüşüm ve konut üretimi, modern konut üretimi bizim asli uzmanlık alanımız. İnşallah bu uzmanlık alanımızı göreve gelir gelmez icraata koyacağız” dedi.
“Karabük Belediyesi bu formlarla önümüzdeki 5 yıl size bin tane konut yapmayacak”
“Birçok mahallede sosyal konut üretmeye kuracakları Konut AŞ bünyesinde ve TOKİ’yle iş birliği halinde seri şekilde başlatacaklarını da ifade eden Özkan Çetinkaya, ” Eğer vaat ettiğimiz projelerle göreve geldiğimizde hiçbir çalışma ve ilerleme olmazsa gelsin belediyeye halkımız bize hesap sorsun. Belge topluyorsun, yer belli değil, kaç paraya mal olacak, kaç metre kare olacağı belli değil, insanları belediyede uzun kuyruklar oluşturarak umutları A4 kağıdına bağlıyorsunuz. 15 yılda verdiği vaatlerin hiçbiri yapılmamaış, bugün bu formla başvuru yapan halkımıza şunu söylüyorum, Karabük Belediyesi bu formlarla önümüzdeki 5 yıl size bin tane konut yapmayacak. Ama şunun sözünü veriyorum, AK Parti Belediye Başkan adayı olarak, yapacağımız 2 bin 100 konutu ise hükümetimle, TOKİ işbirliğiyle, istişare ile, Ankara yolunu gide gele Karabüklü hemşerime kazandıracağım. Belediye personelimizin de konut ihtiyacı var. Bizler de gerekirse burada belediye personelimizin bir konut ihtiyacı varsa bunu belediyedeki personel mesai arkadaşlarımla oturur 2100 değil 2500 konut yaparız. Bizim mesai arkadaşımız, personelimiz onlara da gerekli desteği yaparız” diye konuştu.
15 yıldır koskoca bir sürecin geçtiğini de kaydeden Çetinkaya, ” Başka illere bakıldığında nehir akıyor millet etrafında yürüyor. Bizim burada nehrimiz akıyor. Benim hemşehrilerim bakıyor. Karabüklüler bakıyor. Yine burada bir alan var, Gar sahası var. Bakıyorsun işte ben falanca yıl oraya protokole imza attım. Peki işi niye takip etmedik? Niye peşinden gitmedik? Vekillerimiz var burada birçok bürokratımız var Ankara’da. Bu işlerin peşine niye düşmedik? Ben adayım ve aday olduğumdan sonra 3 defa bakanla görüştüm. Bir tanesi de Gar projesi. Bu görüşmeler neden yapılmadı. Yapılsaydı bu gün tekrar tekrar ısıtılıp 15 yıl sonra niye proje olarak sunuluyor? Arzu ederdim ki ilk dönem bunun vaadini veren arkadaşımız Gar sahası icraatı gerçekleştirseydi, hizmete açsaydık. Şimdi konut noktasında ya Allah aşkına 15 yılda yapılmayan konutun seçimin 40 günü vaat eden bir belediye var karşımızda. 15 yıl hiçbir konut çalışması yok. Karabüklü çocuklar hala eski yapılarda. Yine bakıyorsun mevcut apartman kültürü olan mahallelerimiz bakıyorsunuz trafik problemleriyle otopark problemleriyle boğuşuyor. Bugün bakıyorsun konut bulamamaktan millet ilçelere oturmaya gidiyor. Şimdi 15 sonra form topluyoruz. 2019’dan buyan vaat ettiği bir tane konut projesi göstersin. Modern, çağdaş ve yaşanabilir bir Karabük için ben yola çıktım. 2100 tane konutu asgari düzeyde yapacağım. Azami düzeyde de bu rakamın çok çok üzerine çıkacağım. Burada da yine TOKİ’yle seri şekilde iş birliği yapacağız ve burada kentimizi daha güzel müreffeh bir seviyeye taşıyacağız. Bu bir cevap değil, bu bir hizmet aşkıdır. Bu Karabük’e bir kalkınma hamlesinin aşkıdır.” diye konuştu.
1100 Araçlık otopark sorunu millet bahçesi ile gideriyoruz”
AK Parti Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, kentteki en büyük sorunlardan birinin de otopark olduğunu ifade ederek, ” Kent Meydanı millet bahçesinde dönemin bakanı Murat Kurum’un ciddi bir emeği vardır. Yeniden TOKİ tarafından revize edilen Kent meydanı millet bahçesi projesinde bin yüz araçlık bir otopark hedefliyoruz. Millet bahçemiz içerisinde olacak ve halkımızın hizmetinde olacak. Millet bahçemizin içerisinde birçok sportif, sosyal yine gençlerimizin, kadınlarımızın, ailelerimizin kullanacağı alanlar da olacak. Kent meydanı millet bahçemiz içerisinde 1100 araçlık bir otoparkımız. Var. Şehrimizin otopark problemini ortadan kaldırıyoruz. Burada 800 araçlık iki katlı bir otopark ve yatay mimari inşa ediyoruz. Mevcutta da bir 300 araçlık otopark var. Burada da tek gayemiz hizmet. Burası 194 milyon TL, bir bedelle TOKİ tarafından, Çevre Bakanlığımız bünyesinde şehrimizde, hemşerilerimizin hizmetine sunuluyor. 78 dönüm alan üzerine yapılan Millet bahçemiz şehrimizin gözbebeği alanda gün geçtikçe yükseliyor. 26 Kasım 2024’de hemşehrilerimizin hizmetine de bu alanı sunacağız. Burası Karabük’lerin sosyalleşebileceği bir alan. İçerisinde bir çok sosyal alanlar yer alacak. Burası yeşil bir koridor olacak” ifadelerinde bulundu. – KARABÜK
]]>Düzenlenen açılış törenine İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, İYİ Parti Melikgazi Belediye Başkan Adayı Sedat Kılınç, parti yönetimi ve parti üyeleri katıldı. Yaptıkları araştırmalarda Sedat Kılınç’ın çok önde çıktığını gördüklerini söyleyen İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, “Bugün burada bir Seçim Koordinasyon Merkezi açıyoruz Sedat kardeşim adına. Bu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin Sedat beye, şehrimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Maalesef öyle bir duruma geldik ki hiç kimsenin sesi çıkmıyor. Seçimden seçime insanlar başını kaldırmaya çalışıyor, onları da bir şekilde bir yerden tehdit ederek oturtturuyorlar. 30 senenin sonunda Kayseri’de geldiğimiz nokta ortada. 30 senedir bu insanlar neyi yapamadı ki şimdi yetki verildiğinde onu yapacaklar. Biz Kayseri’yi de Türkiye’yi de ayağa kaldıracak kadrolarla yürümeye çalışıyoruz. Bunu da bu seçimde açık bir şekilde göstereceğiz. Sedat kardeşime gelince, bu milletin Kayseri’deki her insanın ortak vicdanı haline gelmiş bir kişidir. Söylediği haksızlığa karşı bir cümle yüzünden başına gelmedik şeyler kalmadı. Bunu hepiniz biliyorsunuz ama Sedat kardeşimi sindiremediler. O mutlu, mesut, kendine yeten, çocuklarına da güzel bir gelecek sunabilecek durumda iken “Ben de varım” dedi. Bu millet için, Kayseri için ne koyabilirim, ne katkı sunabilirim dedi. Çocuklarımızın geleceği için bizlerin arasına katılarak 1 yıldır yol yürüyor. Biz kendinden memnunuz. Yaptığımız araştırmalarda da Sedat beyin çok önde çıktığını görüyoruz ve insanların ortak vicdanı haline gelmiş. Bu memlekete 12 bin konut üretmiş, iş yeri üretmiş ve bir tanesi bile kötü bir cümle kurmadı. Bunun için işinde başarılı olan böyle vicdanlı bir insanı ben eminim ki Melikgazi halkı seçecektir ve bu başarıyı belediyede de göstermesine vesile olacaktır. Ben tekrar herkese saygılar sunuyorum” dedi.
“Bizi halkımızın gönlünden koparamazlar”
İYİ Parti Melikgazi Belediye Başkan Adayı Sedat Kılınç da kimsenin kendilerini halkın gönlünden koparamayacağını söyleyerek, “Hazreti Ali’nin dediği gibi, “Devletin dini adalettir”. Adalet yoksa o devlet dinsizdir. Bizim yola çıkma sebeplerimizden biri ülkedeki hukuksuzluk sistemi. Hukuk bozulduğu zaman alta doğru bütün meseleler de bütün kurumlar da buna bağlı bozuluyor. Ben şöyle özetleyeceğim; bugün ülkenin ekonomisindeki bozulmanın sebebi de adaletsizlik, bugün eğitim sistemindeki bozulmanın sebebi de adaletsizlik, sağlıktaki bozulmanın sebebi de adaletsizlik. Bugün aslında ülkemizin bütün konularının temelinde adalet var. Bugün şunu istiyorum aslında; haksızlığa hukuksuzluğa hep beraber tepki göstermemiz lazım. Sedat Kılınç kendi helal parasıyla afişler astı, 26 tane köprüye branda astım. Aynı gece indirdiler. Sadece şu yazıyordu; “Artık yeter”. Buna tahammülleri yok. Daha sonra yine aynı gece maalesef kamunun araçlarıyla, personelleriyle indirdiler hala da indirmeye devam ediyorlar. Afişlerimizi indirebilirler ama bizi halkımızın gönlünden koparamazlar, koparamayacaklar. Kayseri için çalışacağım ve onların iktidarını burada düşüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“Projelerle refah düzeyini arttıracağız”
Yapılacak olan projeleri ile halkın refah düzeyini arttıracaklarını söyleyen Kılınç, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Projelerimle çıktım ortaya ve aslında belediyecilik anlayışında bugüne kadar olmayan ki bana diyorlar ki “Siz üretimden bahsediyorsunuz, üreten belediyecilikten bahsediyorsunuz. Belediyenin görevi mi bu?” tabi ki belediyenin de görevi. Belediyenin görevlerinden biri halkın refahını arttırmak. Çarşıya pazara gidiyorum ve her yerde duyduğum şey geçinemiyoruz, yaşayamıyoruz. 10 bin TL alan emekli vatandaşımız nasıl yaşasın? Biz bu milleti bu hale nasıl getirdik, siyasi iktidara sormamız lazım. Bu ülkenin o kadar kaynağı var, bunları ne yaptınız? Bu yüzden çok çalışmam gerektiğini düşündüm ve projelerimle ortaya çıktım. Üreten belediyecilik dedik. Endüstriyel kenevir diye bir ürün var. Türkiye’de 19 ile bu ürünün üretim izni verildi. Bunlardan biri de Kayseri. Kayseri’de şeker pancarı üretiliyor şeker fabrikası var. Fabrika olmasa hiçbir çiftçi pancar üretmez. Endüstriyel kenevir ondan 4 kat daha fazla çiftçiye para kazandıracak bir ürün ama fabrika olmadığı için çiftçi üretmiyor. Melikgazi Belediyesi’nin yıllık geliri 50 milyon dolar bile değil. Biz bu fabrikayı kuracağız ve endüstriyel kenevirden kağıt üreteceğiz. 2,5 milyar dolar ithalatımız var. Cari açığı azaltacağız. Kuracağımız fabrikada yıllık 200 milyon dolar para kazanacağız. Kim kazanacak? Belediye, çiftçi ve sanayici. Bu gelir Kayseri’ye, Melikgazi’ye, çiftçimize, sanayicimize ve vatandaşımıza gidecek. Sadece bu proje ile Melikgazi’nin gelirini 4 kat arttıracağız. Diğer sorunumuz da işsizlik. 6 bin kişiye sadece bu projemizle istihdam sağlayacağız ve vereceğimiz maaş yoksulluk sınırının altında olmayacak. Şu an yoksulluk sınırı 49 bin TL ve biz 49 bin TL’nin üzerinde maaş vereceğiz. Bu projenin haricinde farklı projelerimiz var. Biz bunları yapacağız. Halkın refahını arttıracağız, gelirini arttıracağız, üreteceğiz. Artık frene basmamız lazım. Hep beraber “dur” diyeceğiz.”
Konuşmaların ardından dua edilerek açılış kurdelesi kesilmesinden sonra Sedat Kılınç Seçim Koordinasyon Merkezi açıldı. – KAYSERİ
]]>