Özhaseki, Niğde Valiliğini ziyaret ederek, Vali Cahit Çelik ile görüştü, Şeref Defteri’ni imzaladı.
Ardından Niğde Belediye Başkan Emrah Özdemir ile bir araya gelen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle görüştü.
Özhaseki, belediye ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, yaklaşık bir sene önce 9 saat arayla üst üste 2 deprem meydana geldiğini ve hasarın çok büyük olduğunu söyledi.
Yaklaşık 680 civarında evin, 170 bin kadar da iş yeri ve depo gibi tek katlı müştemilatın ağır hasar aldığını belirten Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bu işten 14 milyon insan zarar gördü, dile kolay. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet daha icat olmadı. O bölgelerdeyim genellikle, evlerini teslim ettiğimiz insanların yanlarına gidip çaylarını içtiğimizde tabii sevinçliler, evlerini teslim almışlar. Çok güzel evlerine oturuyorlar ama sohbet açıldığında, ‘Kaybınız var mı?’ dediğimizde ‘Eşim, iki çocuğum, üç çocuğum veya aileden şu kadar insan’ diyerek müthiş bir acı seli tüm odayı kaplıyor. Allah bir daha göstermesin diye dua ediyoruz.”
Özhaseki, o günlerde büyük bir dayanışma örneği gösterildiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın o gece 04.17’den itibaren ayakta olduğunu, başta bakanlar olmak üzere birçok devlet görevlisini bölgede görevlendirdiğini, sonrasında 810 AK Parti’li, 235 kadar da MHP’li belediyenin bölgelerde gece gündüz görev yaptığını dile getirdi.
“Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz”
Çok şükür yaraları sardıklarını ifade eden Özhaseki, şöyle konuştu:
“O bölgelerde ilk andaki arama kurtarma faaliyetlerinden sonra birtakım işler biter bitmez, tespit edebildiğimiz, hazırlayabildiğimiz en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda ilk inşaatlara başladık. Şu anda yoluna giren 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık.’ Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar.”
Özhaseki, konutların genellikle tünel kalıp sistemiyle yapıldığını, TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkesin gördüğünü aktardı.
“Yerinde dönüşümle ilgili 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti”
Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarına işaret eden Özhaseki, “Onlar da çelikten yapılıyor. Bu arada yerinde dönüşümle ilgili de 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti. ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ dediler. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak.” diye konuştu.
Bakanlık olarak son yıllarda Niğde’ye 30 milyar liradan fazla para ayırdıklarını ve çalışmalarda bunu harcadıklarını bildiren Özhaseki, Kale Projesi’ne de başladıklarını sözlerine ekledi.
]]>Şahin, AFAD İl Müdürlüğü’ndeki Afet Koordinasyon Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, kentte yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Kent merkezinde 13 Şubat’ın ilk saatlerinde yoğun bir yağış ve dolunun meydana geldiğini hatırlatan Şahin, 3 ayda yağacak yağmurun 24 saatte ve dar bir alana düştüğünü dile getirdi.
Özellikle Kepez ve Muratpaşa ilçelerinde bazı mahallelerde taşkınların ve su baskınlarının yaşadığını belirten Şahin, “Bu su baskınında maalesef bir vatandaşımız hayatını kaybetti. 3 vatandaşımız da yaralandı. Vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyorum. 3 yaralı vatandaşımız da şu anda taburcu oldu, durumları iyi.” dedi.
Şahin, yağışın ilk anından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yakın takibiyle devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini anlattı.
“2 bin 687 konumda su tahliyesi yaptık”
Kentteki çalışmalarda 2 bin 783 personel, 442 araç, 442 motopomp, 7 bot, 20 vidanjör ve 60 arazözün görev yaptığını kaydeden Şahin, mükerrer olanlar düşüldüğünde 112 Acil Çağrı Merkezine 3 bin 300’ün üzerinde ihbar olduğunu söyledi.
Şahin, 2 bin 687 konumda su tahliyesi yapıldığını ve bu işlemlerin dün akşam saatlerinde tamamlandığını belirterek, konut ve iş yerlerindeki çamur birikmeleri için de ekipler oluşturduklarını ifade etti.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kepez Devlet Hastanesi, Sema Yazar Semt Polikliniği ve Muratpaşa Nüfus Müdürlüğünde oluşan hasarların giderilerek, hizmet vermeye devam edildiğini kaydeden Şahin, 120 okuldan ise sadece 3 okulda trafoya bağlı problemin devam ettiğini ve onun da pazartesi günü çözüleceğini söyledi.
“Orta ve ağır hasarlı binalarda ikamet mümkün değil”
Şahin, yağış esnasında alt geçitlerin biriken suların tahliye edilmesiyle trafiğe açıldığını, tramvay hatlarının da hizmet vermeye başladığını aktardı.
Zarar tespiti için 360 kişiden oluşan bir ekibinde sahada faaliyet gösterdiğini anlatan Şahin, şöyle konuştu:
“Şu an itibarıyla tespitleri hemen hemen bitirmiş durumdayız. Yeni taleplerin değerlendirilmesi sürecini zannediyorum yarın öğlene kadar tamamlayacağız. Hasar tespit faaliyetleri de yapıyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerimiz hasar tespitlerinde 78 binada çalışma yaptı. 54 binamız hasarsız, 15’i az, 7’si orta ve 2’si ağır hasarlı olarak tespit edildi. Orta ve ağır hasarlı binalarda ikamet mümkün değil. Bu binalarımızda 66 aile mevcut. Bunların tahliyelerini yapıyoruz.”
Tahliye edilecek binalardaki vatandaşlar için Türk Silahlı Kuvvetlerine ait Karpuzkaldıran tesislerinin tahsis edildiğini dile getiren Şahin, diğer bölgelerde su baskını nedeniyle talepte bulunan 16 ailenin de misafirhanelere yerleştirildiğini belirtti.
“Zararların tazmini için başvuruda bulunacağız”
Yağışlar sonrası tarım alanlarında da zararlar oluştuğuna dikkati çeken Vali Şahin, “Tespitlerimize göre 299 üreticimizin bin 343 dekar örtülü ve 605 dekar açık olmak üzere bin 948 dekar alanda su baskını olmuştur. Aksu ve Kepez ilçelerimizde 10 çiftçimizin 7 büyükbaş, 70 küçükbaş hayvanı, 70 tavuk, 210 arı kovanı telef olmuştur. Tespitlerimizin hemen sonrasında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğüne zararların tazmini için başvuruda bulunacağız.” diye konuştu.
İçişleri Bakanlığınca 20 milyon lira acil AFAD ödeneği gönderildiğini aktaran Şahin, şunları kaydetti:
“Vefat eden vatandaşımızın yakınına 100 bin lira nakdi yardım yaptık. Sosyal yardımlaşma vakıflarımız ilk etapta 273 aileye 1 milyon 70 bin lira nakdi, 86 kişiye de giyim yardımı yaptı. Büyükşehir Belediyesi bin 600, Kepez Belediyesi 349, Muratpaşa Belediyesi de 1000’e yakın aileye nakdi ve ayni yardımda bulundu. Tespitlerden sonra eşya yardımlarını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız üzerinden destekleyeceğiz. Ayrıca KOSGEB destek paketleri hazırlıyor, onları da iş yerlerimizin hizmetine sunacağız. Antalya 13 Şubat’ta çok zor bir gece yaşadı. Fakat 2 gün içinde devletimizin tüm imkanları seferber edilerek çok hızlı bir iyileşmeyi de sağladık. Vatandaşlarımızın maddi zararlarını da kısa sürede inşallah gidereceğiz ve Antalya tekrar hayatın normal döngüsüne dönecektir.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı bazı eserlerde kısa sürede restorasyon çalışması başlattı
ADIYAMAN – Nemrut Dağı başta olmak üzere 300’ün üzerinde ören yeri ile adeta ‘açık hava müzesi’ olan Adıyaman’da 26 eser, 6 Şubat depremlerinde hasar gördü.
UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Nemrut Dağı başta olmak üzere Perre Antik Kenti, Eski Kahta Kalesi, Cendere Köprüsü, Karakuş Tümülüsü gibi 300’ün üzerinde ören yeri ile ülkemizin önemli turizm kentlerinden birisi olan Adıyaman’da tarihi ve kültürel varlıklarda depremden nasibini aldı.
Binlerce yapının yıkıldığı Adıyaman’da, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan 2 bin yıllık ‘tokalaşma sütünü’ devrildi. 2 bin yıllık Eski Kahta Kalesi ağır hasar gördü. 18. Yüzyıl’da yapılan Tut Vijne Köprüsü yıkıldı. 16. Yüzyıl’da yapılan Adıyaman Ulu Cami yıkıldı. 1701 yılında yapılan Süryani Kadim Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi ağır hasar aldı. Adıyaman’da toplam 26 eser yıkık, ağır, orta ve az hasar aldı.
Bakanlık, tarihi ve kültürel varlıklara hızla müdahale etti
Hasar gören tarihi ve kültürel varlıkları korumak için Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, öncelikle çevre güvenliği ve can güvenliği önlemlerini alarak çalışmalara başladı.
Karakuş Tümülüs’ündeki ‘tokalaşma sütunu’ iki hafta gibi kısa sürede restore edilerek ziyarete açıldı. Eski Kahta Kalesi’nde restorasyon çalışmalarında sona gelinirken, 2024 turizm sezonunda ziyaretçilerini kabul edecek. Yıkılan Ulu Cami’nin taş ayrımı yapılırken yeniden yapılması için projelendirme çalışmaları sürüyor. Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi’nde ise restorasyon çalışmaları sürüyor.
Depremin birinci yıl dönümüne sayılı günler kala hasar gören tarihi ve kültürel varlıkların son durumu ile ilgili bilgi veren Kültür ve Turizm Müdürü Abuzer Gelse, “6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman genelinde zarar gören tarihi ve kültürel varlıklarımıza ilişkin gerekli çalışmalar ivedilikle ve hassasiyetle gerçekleştirildi. Bunun sonucunda Adıyaman il genelinde 26 adet tarihi ve kültürel varlığımızın hasar aldığını gördük. Bu tarihi ve kültürel varlıklardan yıkık, ağır, orta ve az hasarlı diye tasnif edildi. Bakanlığımız uhdesinde gerekli çalışmalar hızla başlatıldı.
Öncelikle Karakuş Tümülüs’ünde bulunan sütunlardan bir tanesi yıkılmıştı. Rekor bir sürede o sütunumuzu yeniden ayağa kaldırdık. Yine Eski Kahta Kalesi’nde meydana gelen bir takım hasarlar vardı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün girişimleriyle burada da yine gerekli çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalar bitmek üzere ve inşallah 2024 turizm sezonunda Eski Kahta Kalesi eski ihtişamıyla ve heybetiyle ziyaretçilerini karşılamaya devam edecek. Yine şehir merkezinde ve il genelinde zarar gören, Vakıflar Bölge Müdürlüğü uhdesinde bulunan bir takım cami, türbe, kilise gibi dini merkezlerimiz bulunmaktaydı. Bunlardan da hasar görenlerle ilgili gerekli işlemler başlatıldı.
Kommagene Uygarlığının 5 büyük eyaletinden birisi olan Perre Antik Kenti, depremde herhangi bir zarar görmedi. Yine Adıyaman’da turizmin odak noktasını oluşturan Nemrut Dağın’daki dev heykellerinin bulunduğu anıt mezarın çevresinde de herhangi bir zarar meydana gelmedi” diye konuştu.
]]>Olay, Yahya Kemal Mahallesi Timur Sokak’ta dün saat 07.50 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği henüz öğrenilemeyen kamyon şoförü, sokağın bitiminde park halindeki araçların arasından geçerek sağa dönmek istedi. Sokağın iki tarafına da park edilen araçların arasında ilerlemekte zorlanan şoförün kullandığı kamyon hasara yol açtı. Kamyonun kasasının çarptığı hafif ticari bir aracın yokuş aşağı kayma tehlikesi geçirdiği kazada 7 araç zarar gördü. Olayın ardından şoför hız kesmeden yoluna devam ederek kaçtı.
YAŞANANLAR GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, kamyonun sokağın bitiminde sağa dönerken park halindeki iki aracın arasından geçmeye çalıştığı görülüyor. Şoför manevra yaparken, kamyonun kasası park halindeki araçlara çarpıyor. Bu sırada hafif ticari araç yokuş aşağı kayma tehlikesi geçiriyor. Olayın ardından şoför hız kesmeden kaçıyor.
“300-400 BİN LİRALIK HASAR VERDİ”
Hasar gören araç sahiplerinden Selahattin Yılmaz, komşusunun haber vermesinin ardından haberdar olduğunu belirterek, “Tabii, ben duydum bu sesi. Acayip, anormal bir gürültüyle duydum sesi. Komşu çağırınca aşağı indim. Benim arabamın dışında 6-7 araca daha sürtmüş bu. Bunu yapan kişiyi, komşularda olan kameralardan tespit etmeye çalıştık. Ama maalesef, sadece arabayı görebildik, plakasını tespit edemedik. Bakkal arkadaşın tentesine de vurmuş araç. O kadar hızlı geçmiş ki arkadaş. Bir arkadaşın aldığı plaka var. Ama biz bu plakayı trafiğe bildirdiğimizde, farklı bir araç üzerine çıkıyor. Mavi renkli bir araç üzerine çıkıyor, fakat bize vuran araç beyaz renkti. Benim zararım yaklaşık 100 bin lira. Bulabilirsem, sadece çamurluk 40 bin lira. Ama çamurluk yok dediler. Servislerden de araştırdım, İstanbul’da yok. Diğer araçları da düşünürsek, bu 300-400 bin liralık bir masraf” diye konuştu.
Polise başvurduklarını ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: Polise de başvurduk ama polisler maalesef dediler ki, ‘Hasar veren aracın plakasını tespit edemediğiniz için bizim yapmış olduğumuz çalışmalar havada kalır. Siz savcılığa müracaat edin, onların araştırması bize dönecektir. Biz çevredeki kameralardan bulup size döneceğiz.’
Kamyonun iki kez çarptığı hafif ticari aracın sahibi Hasan Karakaş ise, “Kamyon ilerideki araçlara vuruyor sonra benim aracıma vuruyor. Burada hafif ticari araç var, ona vuruyor. Sonra benim aracımı aşağı doğru itiyor. Benim aracımın arka cam, stop, tampon, bagaj, hepsine hasar vererek hızlı bir şekilde devam ediyor. Benim hasarım aşağı yukarı 20 bin lira civarında. Cam değişti, stop değişecek. Bagajın, tamponun değişmesi gerekecek” dedi.
Ahmet Kaynak adlı mağdur da, “Benim aracın sağ tarafına, arka çamurluğa, cama, tampona vurarak kaçmış bu arkadaş. İlk bizim araca vuruyor ondan sonra dönerek arkadaşların araçlarına vurarak gidiyor. 10-15 bin liralık da bizde bir hasar var. Arkadaşı bulamadık. Araştırıyoruz bakalım bulabilecek miyiz?” şeklinde konuştu.
]]>DİYARBAKIR’da deprem sonrası önce az, daha sonra orta hasar raporu verilen ve 2 ay önce doğal gazı kesilen Yenişehir Apartmanı’nda yaşayanlar mahkemeye başvurdu. Bilirkişi incelemeleri sonucunda binaya bu kez az hasarlı raporu verildi. Doğal gazlarının yeniden bağlanmaması üzerine binada oturanlar, bu kez İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Bina görevlisi Zeki Bozan, “Mahkeme 8 Ocak’ta bilirkişi heyeti gönderecek. Bari o tarihe kadar doğal gazımızı yeniden bağlasınlar. Binada çocuk var, yaşlı var, ders çalışan öğrenciler var. Sayın Valimizden destek bekliyoruz” diye konuştu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerden etkilenen Diyarbakır’da, Yenişehir ilçesi Ali Emiri 4’üncü Sokak’ta hasar alan 9 katlı Yenişehir Apartmanı’na, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü görevlilerince önce az, daha sonra orta hasar raporu verildi. Aldığı orta hasar raporuyla yaklaşık 2 ay önce doğal gazı kesilen binada yaşayanlar, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda binaya bu kez az hasarlı raporu verildi. Bina sakinleri bu karara rağmen doğal gazlarının yeniden bağlanmaması üzerine, bu kez İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Bina sakinleri mahkemeden çıkacak yürütmeyi durdurma kararını bekliyor.
‘YANLIŞ MAHKEMEYE DAVA AÇTIĞIMIZI SÖYLEDİLER’
Bina görevlisi Zeki Bozan, binanın zemin katında yaklaşık 30 öğrencili bir Kuran Kursu’nun da bulunduğuna işaret ederek, “Mahkeme 8 Ocak’ta bilirkişi heyeti gönderecek. Bari o tarihe kadar doğal gazımızı yeniden bağlasınlar. Binada çocuk var, yaşlı var, ders çalışan öğrenciler var. Sayın Valimizden destek bekliyoruz. Binamız depremde hasar gördü mü görmedi mi? Diye görevlileri çağırdık. Geldiler, kontrol ettiler, az hasarlı olarak teyit ettiler. Ondan sonra ikinci defa gelip kontrol ettiler. Bu sefer orta hasar kararı verdiler. Orta hasar kararından dolayı belli bir müddet sonra doğal gazı kestiler. İki defa kestiler. Rica, minnet üzerine bıraktılar. En son 2 ay önce doğal gazı yine kestiler ve bir daha açmadılar. Bina zaten zemin artı 9 kattır. Binada 26 ev var. Bir sürü insan var. Çoluk çocuk var, yaşlılar var ve mağdur durumdalar. Sayın Valimizden rica ediyoruz, doğal gazımızı bir an önce bıraksınlar veya gelip binayı kontrol etsinler, eğer gerçekten hasarlıysa binayı boşaltalım. Binada bir hasar görmüyoruz. Eğer görseydik, biz bu kadar insan canımızı yerde bulmadık, binada oturmazdık. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açtık. Bilirkişi heyeti gönderdi. Onun heyet raporu da bizde mevcuttur. Raporda bina az hasarlı diyor. O karara rağmen doğal gazımızı bırakmadılar. Yetkililer bize yanlış mahkemeye dava açtığımızı söylediler. Biz de bu sefer İdare Mahkemesi’ne dava açtık. İdare mahkemesi de bize zaman verdi. 8 Ocak’ta keşfe gelecekler. Bu kadar insan mağdur. Yetkililer de bu binanın doğal gazının bırakılmasını rica ediyoruz” diye konuştu.
‘YEMEK, ISINMA VE HİJYEN KONUSUNDA SIKINTI YAŞIYORUZ’
Öğrenci Emine Puşi (19) ise doğal gazın olmaması nedeniyle yemek yapma, ısınma ve hijyen konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirterek, “Benim annem şeker hastası, binamızda küçük çocuklar var. Engelli insanlar var. Ben sınava hazırlanan bir öğrenciyim. Soğuktan dolayı tüm düzenimiz bozuldu. Evde oturup ders çalışamıyoruz. Binamızın sonucunun ne çıkacağını bilmiyoruz. Yanlış mahkemeye başvurulduğu için tekrar bir mahkeme sürecine bırakıldık. 8 Ocak’ta bize tekrardan gelip kontrol edeceklerini söylüyorlar. Evde yemek yapılamıyor. Duş alınamıyor. Herkes farklı farklı yerlere gitmek durumunda kalıyor. Yetkililere rica ediyoruz. Bizim binanın doğal gazını bıraksınlar. Hasarlı olsaydı binada oturmazdık. Evimizin hiçbir yerinde tek bir çatlak yok ama bizim binaya orta hasarlı deniliyor” dedi.
Bina sakini Abdurrahman Ağar (83) ise, “Binanın ilk sakinlerindenim, 29 senedir burada oturuyorum. Doğal gazımız 2 aydır kesiktir. Binada çocuklar, öğrenciler var. Hastalar var. Soğuktan misafirler de gelemiyorlar. Benim 10 çocuğum var. Torunlarım soğuktan dolayı gidip gelemiyorlar. Torun hasreti çekiyorum. Bu sıkıntılar devam ediyor. Bir an önce doğal gazın bırakılmasını yetkililerden rica ediyoruz” diye konuştu.
Doğal gaz firması yetkilileri ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile kaymakamlıklardan gelen yazılar nedeniyle gazın kesildiğini, kimseyi herhangi bir mahkemeye yönlendirmediklerini, mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı getiren herkesin doğal gazını aynı gün içinde açtıklarını belirtti.
]]>