HERKES GİTTİ O MAHALLESİNİ TERK ETMEDİ
Yaşanan felaketten sağ kurtulan mahalleli, barınma ihtiyacını karşılamak için ya il dışına gitti, yada kırsal alanlara yerleşti. Herkesin terk etmek zorunda kaldığı mahallede bir tek mahalle muhtarı Nihat Derviş kaldı.

O karanlık gecenin ardından mahallesini bir gün bile terk etmeyen Derviş, o karanlık geceyi ve sonraki süreci gözleri dolarak anlattı. Depremde mahallede bulunan konutların ya yıkıldığını yada ağır hasar aldığını belirten Derviş, “Çok büyük bir felaket yaşadık. İnsanlarımızın çığlıkları hala kulağımda çınlıyor. Çok büyük bir kayıp yaşadık. İnsanlarımız canlarını, evlerini, arabalarını kısacası neleri varsa kaybetti.” dedi.
ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI 21 GÜNDE TAMAMLANDI
Mahallede yapılan arama kurtarma çalışmalarında ekiplere rehberlik yapan Derviş, “O manzaralar hala gözümün önünden gitmiyor. Arama kurtarma çalışmaları mahallemizde 21 günde tamamlandı. Bin 60 canımızı toprağa erdik. Depremden sağ kurtulanlarda ya şehir dışına gitti, yada kırsala yerleşti. Konteyner kentlerin kurulmasının ardından geri dönenler oldu. Onlarda şu anda konteyner kentlerde yaşıyorlar.”

DEVLETİMİZ EL ATTI
“Tamamen yıkılan mahallemize devletimiz sahip çıktı. Enkaz kaldırma çalışmalarının ardından bakanlığımız tarafından rezerv alan ilan edilen mahallemizde yeniden imar çalışmaları başladı. Çalışmalar beklediğimden de hızlı ilerliyor. Mahallemizde bin 482 konuk yapılacak. Toplam 750 işçi gece gündüz demeden çalışıyor. Şu anda mahallemize yapılması planlanan 63 binadan 40’nın kaba inşaatı bitti. İnce işleri yapılan binalarımızda var. Ocak, Şubat gibi bütün binalarımızın kaba inşaatlarının bitmesini bekliyoruz. Çok kısa sürede mahallemiz yeniden ayağa kalktı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kazada yaralanan bisikiletli şahıs, olay yerindeki müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.

Midibüs, bisikletliyi böyle ezdi | Video
Midibüsün bisikletliye çarptığı ve şahsın aracın altında ezildiği anlar ise anbean kameraya yansıdı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hatay’ın Antakya ilçesi Esentepe Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Çiftçiler, 30 yıldır evin damında güvercin besliyor. Uzun yıllardır süren tutkusuyla güvercinlerinin sayısı 300’ü bulan Çiftçiler, hayvanlarının yeni yuvası için ilginç bir yol izledi.

Çiftçiler, depremde hasar alan ve tadilata girecek 5 katlı apartmanlarının çatısına tadilat öncesi 40 bin TL para harcayarak kümes yapmak için vinçle konteyner koydurdu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Uzun uğraş ve gayret sonucu meraklı bakışlar arasında yerleştirilen güvercinlerin kümesi olacak 5. kattaki konteyner ilginç görüntü oluşturdu. Kendisinin de konteynerde yaşadığını dile getiren Çiftçiler, güvercinlerinin de artık konteynerde yaşayacağını söyledi.

HIRSIZLARDAN KORUMAK İÇİN…
30 yıllık tutkusu olan 300 güvercini için 5 katlı apartmanın çatısına 40 bin TL harcayarak konteyner koyduran Mehmet Çiftçiler, “Mahalle sakinleri hepsi izliyordu. Herkesin gördüğü gibi zorlu oldu. Konteyneri sonunda sağ salim indirdik. Konteyner 3 gündür evin önünde duruyordu. Bu konteyner sadece güvercinler için kullanılacak.

Güvercinlerimi hırsızlardan korumak için bu yöntemi seçtim. Birkaç defa denedikten sonra sağlam şekilde indirdik. Bu şekilde inmeseydi konteynerleri söküp parça parça çıkartacaktık. Kazasız belasız kurtulduk bu işten. Güvercilerin yeni yuvası konteyner hayırlı olsun. 300 tane güvercinim var. 30 yıldır güvercinlere bakıyorum ” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkezin gençlik liderleri ile gönüllüler, Gençlik ve Spor Bakanlığınca başlatılan “Merkezim Her Yerde” projesi kapsamında Kuzuculu Mahallesi’ndeki Fevzi Çakmak İlkokulu’nu ziyaret etti.
Katılımcılar, okul bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrencilerle oyun oynadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VATANDAŞLAR ARASINDA “BİZİ DİNLİYORLAR” ENDİŞESİNE NEDEN OLDU
Tekstil sektöründe sayım için kullanılan çiplerin vatandaşlar arasında endişe oluşturduğunu ifade eden Mehmet Pehlivan, “Yurt dışından gelen nevresim takımları depremzedelere dağıtılmak için mahalle muhtarlıklarına teslim edilmişti. Tekstil ürünlerinde sayısını tespit edebilmek için kullanılan küçük çipleri gören vatandaş tedirgin oldu. Güncel hayatımızda dünyada gelişen bazı olaylar yüzünden insanlar da kendi içinde bu tarz kurgular üretiyor. Tekstilde kullanılan bir çiptir. Milyonlarca adet üretiliyor. Bir tekstilci olarak anında bantlardan geçerken bilgisayar üzerinden sayı tespit etme amaçlı kullanılan bir teknolojidir. Vatandaşlar, bizi uçuracaklar veya bizi dinliyorlar endişesine kapıldı. Bunlar bir kurgudur ama bunlar insanların endişelerinden ve korkularından dolayı akıllarına gelen ilk şeydi. Bu çiplerde bir sıkıntı veya problem yok” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY – Gastronomi şehri Hatay’ın lezzetlerinden olan ‘Beyin tava’ ismi ve görünümüyle garip gelse de lezzetiyle damaklarda eşsiz tat bırakıyor. Porsiyon fiyatı 200 TL’ye satılan lezzet, sakatat severlerin vazgeçilmezleri arasında.
Tarih boyunca çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan Hatay eşsiz lezzetleriyle ön plana çıkıyor. Yemek kültürüyle ağzının tadını bilenlerin aklında yer edinen bölgenin eşsiz lezzetlerinden biriyse ‘Beyin tava’ olarak bilinen sakatat yemeği. Görünümü ve ismiyle ilk kez duyanları ve tadanlara farklı gelen lezzet, kolajen deposu olması sebebiyle sağlığına önem veren vatandaşlar tarafından tercih ediliyor. Antakya ilçesindeki tarihi Uzun Çarşı’da bulunan bir işletme eşsiz lezzeti müşterilerine tattırmaya devam ediyor. Porsiyon fiyatı 200 TL olan beyin tava, lezzetiyle damak çatlatıyor.
“Beyin tava çok lezzetli bir sakatat çeşididir, her kesin tatmasını tavsiye ederim”
İşletme sorumlusu Ender Öter, beyin tavanın yapılışı hakkında bilgi vererek “Gastronomi kenti Hatay’ımızın farklı lezzetlerinden biriside beyin tava. Beyin tava taş fırınımızda pişirdiğimiz eşsiz bir lezzet. Maydanoz, kapya biber ve üzerine de beyni koyup birleştirdiğimiz bir lezzettir. Son olarak da tavamızın üzerine kuyruk yağı ilave ediyoruz ve fırında pişmeye bırakıyoruz. Beyin tava tamamıyla bir enerji deposudur. İçerisinde bulunan kalojenle çok rağbet gören bir lezzet. Vatandaşlarımız son zamanlarda kalojen oranının fazlalığı dolayısıyla beyin tavaya rağbet göstermeye başladılar. Beyin tavamızın porsiyonu 200 TL’ye satılmaktadır. Beyin tava çok lezzetli bir sakatat çeşididir, her kesin tatmasını tavsiye ederim” dedi.
“Bende daha önce yememiştim ilk kez tattım ama tadı çok güzel”
İlk kez beyin tavayı tattığını dile getiren Mustafa Eren, “Tadı çok güzel, Hatay’ımızın eşsiz yöresel lezzetlerinden. Beyin çok güzel, damak tadımıza uygun. Bende daha önce yememiştim ilk kez tattım ama tadı çok güzel” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY’da otomobille polis aracının çarpıştığı kazada 3’ü polis memuru 5 kişi yaralandı.
Kaza, sabah saatlerinde, Erzin ilçesi Sıtkı Kara Bulvarı Hatsu kavşağında meydana geldi. Erzin ilçesinden Dörtyol’a giden Mehmet Ertaç yönetimindeki 06 DZT 742 plakalı otomobil ile polis aracı çarpıştı. Kazada 3 polis memuru hafif yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Otomobildeki Mehmet Ertaç ve eşi ambulansla Dörtyol Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay’dan üniversite eğitimi için gittiği İstanbul’da mezuniyetinin ardından avukatlık yapan 44 yaşındaki Nurhak Kar Öksüz, yıllarca memleket özlemi çekerek ata topraklarında çiftçilik yapma hayali kurdu.
Hayalini gerçekleştirmek için 2018’de İstanbul’daki hayatını geride bırakarak memleketine dönen Öksüz, mesleği avukatlığın yanı sıra eşinin 4 dönümlük arazisinde çiftçilikle uğraşmaya başladı.
Aldığı eğitimlerle ilaçsız tarım modelini benimseyerek zeytin, biber, domates, fasulye ve narenciye yetiştiren Öksüz, ürünleri işlemek ve dayanışma sağlamak için Akdeniz Kadın Kooperatifini kurdu.
Öksüz, kooperatif bünyesindeki 20 kadınla sabahın erken saatlerinde şalvarını giyip bahçesindeki ürünleri topladıktan sonra adliyedeki duruşmalarına katılıyor.
Adliye ve bahçesindeki işlerinin ardından Öksüz, Türkiye Yüzyılı Prefabrik Çarşısı’ndaki kooperatifte, kadınlarla yetiştirdiği ürünleri işliyor, aynı zamanda deri çanta, şapka, cüzdan, takı gibi eşyalar yapıyor.
Kooperatif bünyesindeki kadınlar ise Öksüz sayesinde hem kazanç elde ediyor hem de depremin oluşturduğu olumsuz psikolojiden uzaklaşıyor.
Akdeniz Kadın Kooperatifi Başkanı Öksüz, AA muhabirine, 20 yıl İstanbul’da yaşadığını ve metropol hayatının kendisini bıktırdığını anlattı.
Her zaman toprağa ve toprağı işlemeye özlem olduğunu, bu nedenle memlekete dönmeye karar verdiğini belirten Öksüz, şöyle konuştu:
“Buraya geldiğimde ilk önce babamın bahçesini ekmeye başladım, sonra eğitimler alıp eşime ait 4 dönümlük arazide bu işi daha bilinçli sürdürdüm. Ardından kadınlarla toplandık, hep beraber bu toprağı gelip ekmeye başladık. Ardından ‘Bir kooperatif kuralım.’ dedik çünkü üretiyoruz ama artık satış da olması gerekiyor. Ürettiklerimizi öncelikle avukat arkadaşlarıma, İstanbul’a kolilerle yollamaya başladım.”
Öksüz, kooperatifi kurduktan bir ay sonra 6 Şubat 2023’teki depremlerin meydana geldiğini ve bu süreçte biraz sıkıntı yaşadıklarını ifade etti.
Valiliğin kendilerine prefabrik çarşıda yer tahsis etmesiyle yeniden çalışmalara başladıklarını belirten Öksüz, şu anda üretim yaparak kadınların kazanç sağlamasına katkı sağladıklarını söyledi.
Önce tarlaya, sonra adliyeye, ardından kooperatife yetişiyor
Asıl mesleği avukatlığın yanında hem çiftçiliği hem de kooperatif çalışmalarını uyum içerisinde sürdürdüğünü anlatan Öksüz, şunları kaydetti:
“Bahçe bakım işleri güneş doğmadan başlıyor, önce bahçeme geliyorum, tarlamda yabani otlarımı ayıklıyorum, sulamamı yapıyorum, ardından kıyafetimi güzel bir şekilde giyinip adliyeye gidiyorum. Orada işlerim bitince bahçeye dönüyorum ya da kooperatife geçiyorum. İstanbul’dan depremden sonra iş teklifleri de geldi ama kadınlara verdiğim bir söz vardı, kadınlarımızla birlikte kalkınacağız, üreteceğiz.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY – Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen denetimlerde hijyen kurallarına aykırı üretim yapan 3 işletme mühürlendi. Mühürlenen iş yerlerindeki ürünlerse zabıta ekipleri tarafından imha edildi.
Hatay Büyükşehir Belediyesi il genelinde süt ürünleri, fırın, pastane ve market gibi gıda işletmelerinin standartlara uygun hizmet vermesini sağlamak amacıyla kurumlarla ortak denetimler gerçekleştiriyor. HBB Zabıta Dairesi Başkanlığı, Reyhanlı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Reyhanlı Gıda Tarım ve Ormancılık Müdürlüğü’nün ortak denetimiyle gerekli hijyen standartlarını sağlamayarak halkın sağlığını tehlikeye atan işletmelere gerekli cezai tedbirler uygulandı. Reyhanlı ilçesinde vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine harekete geçen ekipler tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan ve genel hijyen kurallarına uygun olmayan şekerlemecinin elindeki satışa hazır 1557 kg lokum ve cezeryeye el konulup imha edilirken işletme mühürlendi. Ayrıca denetleme kapsamında hijyen kurallarına uygun olmayan bir süt ürünleri işletmesindeki 2855 kg süt ve süt ürünü imha edilerek işletme kapatılırken birimler temizlik standartlarına uymayan bir unlu mamulleri işletmesini de mühürleyerek cezai tedbir uyguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY USULÜ HETTÜŞ
MALZEMELER
3 dilim bayat ekmek
2 adet küçük boy kuru soğan
1 deste semizotu
2 adet domates
Yarım limon suyu
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı sirke ve tuz

YAPILIŞI: Taze olarak alınan ya da bahçeden toplanan semizotunu yıkayıp yapraklarını ayıklayalım. Üç dilim bayat ekmeği ve kabukları soyulan kuru soğanları ince ince kıyalım. Bir tabak içerisinde karıştırarak üzerine 1 tatlı kaşığı sirkeyi gezdirelim. Domatesleri küp küp doğrayarak salata tabağına ilave edelim. Daha sonra ise semizotu yapraklarını ekleyelim. Zeytinyağı, limon suyu ve tuzu da ilave ederek karıştıralım. Salata, servise sunulmak için hazır…
ŞİŞPEREK ÇORBASI
MALZEMELER
1/2 kilogram kıyma
1 adet rendelenmiş soğan
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
3 su bardağı un
1 su bardağı su
1 adet yumurta
YOĞURT SOSU İÇİN:
1 adet yumurta
1 tatlı kaşığı un
1 kase yoğurt
1 yemek kaşığı zeytinyağı
YAĞI İÇİN:
4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı nane
YAPILIŞI: Hazırlamaya ilk önce mantıdan başlayalım ve klasik mantı yapalım. Daha sonra nohut, kuşbaşı et ya da kemikli eti yaklaşık 5 su bardağı su ile düdüklüde haşlayalım. Haşlanan etli suya hazırladığımız mantı hamurlarını atıp bir iki taşım kaynatalım. Diğer yandan ayrı bir kapta 1 yumurta, 1 tatlı kaşığı un, yoğurt ve zeytinyağını mikserle iyice çırpalım, kaynayan yemeğe sürekli karıştırarak ekleyelim. Daha sonra ezdiğimiz sarımsağı ilave edelim. Son olarak 4 yemek kaşığı zeytinyağında 1 tatlı kaşığı nane yakıp yemeğe ekleyelim.
MÜTEBBEL
MALZEMELER
3-4 adet köz patlıcan
1 su bardağı tahin
1-1.5 çay bardağı limon suyu
3 diş sarımsak
Tuz
ÜZERİ İÇİN:
1 çay bardağı ceviz
Pul biber
Zeytinyağı
YAPILIŞI: Köz patlıcanların kabuğunu soyup, muntazam bir şekilde kıydıktan sonra derin bir kapta tahinle harmanlayalım. Limon suyumuzu ilave edelim. Ardından sarımsaklarımızı sahanda dövüp ekleyelim. Son olarak tuz serpelim. Ceviz, pul biber ve zeytinyağı ile servis edelim.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti adayı Öntürk, Hatay Merkez Salonu’nda düzenlenen “Hatay’da Yüzler Gülsün Diye” başlıklı toplantıda projelerini anlattı.
Büyükşehir Belediyesi yönetimini eleştiren Öntürk, “Hatay bu tabloyu hak etmiyor. Hataylılar, yapay zekayla tespit edilen belediye başkanı yerine yapan zekayla şehrine hizmet etmeyi şereflerin en büyüğü sayan, ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışına sahip, şeffaf, iş bilen ve çalışkan kadrolar bekliyor.” diye konuştu.
Öntürk, vatandaşların yerel seçimde algı ve mazeret zihniyetini değil gerçek belediyeciliği seçeceğini söyledi.
Hizmetlerin eşit ve adil yapılacağını ifade eden Öntürk, “Hataylılar 10 yıl boyunca yan gelip yatıp, seçime 1 ay kala ‘dostlar alışverişte görsün’ diye 300-500 metre asfalt dökeni değil, planlı, programlı ve bütçe hakkına riayet eden, suyu, altyapıyı, parkı, ucuz ulaşımı ve tüm yolların asfaltlanmasını lütuf değil temel hak gören üretken belediyecilik anlayışını tercih edecektir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yapamayacağımız işlerin vaatlerini vermeyiz, veremeyiz”
Cumhur İttifakı adayı Öntürk, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen kentin yeniden inşası sürecinde devletin ilgili kurumlarıyla istişare içerisinde çalışacaklarını vurguladı.
Şehrin yeniden ayağa kaldırılmasının adımlarını planladıklarını dile getiren Öntürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şehrin toplumsal, tarihi ve kültürel hafızasının yok sayılmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğimizin altını çiziyorum. Tüm hemşerilerimizin can ve mal emniyeti ile mülkiyet hakkının gözetildiği bir süreci işleteceğimizden hiç kimsenin endişesi olmasın. Gerçekliğin dışına çıkarak yapamayacağımız işlerin vaatlerini vermeyiz, veremeyiz. Tutamayacağımız sözleri sarf etmeyiz, edemeyiz. Bu minvalde en çok yıkımı ve kaybı yaşadığımız Antakya’mızın yeniden ayağa kaldırılması birinci önceliğimizdir.”
Öntürk, şehir içi ulaşımı rahatlatmak için 2 aşamalı proje yürüteceklerine işaret ederek, şunları anlattı:
“İlk aşamada hazırlayacağımız acil eylem planı kapsamında olağan akıştaki acil müdahaleleri yapacağız. Büyükşehir yol ağındaki alt ve üst geçit gereksinimi olan noktaları tespit edecek ve ivedilikle bunların inşasını tamamlayacağız. İkinci aşamada 30 yıllık ulaşım master planını bitirip, tüm Hatay’ın ulaşım yatırımlarını bu plana göre gerçekleştireceğiz. Trafik sinyalizasyon sistemi ve uyarı levhalarını rehabilite edecek, yeni nesil sistemler kuracağız.”
“Dönüşüme muhtaç yapılar için dönüşüm ofisleri kuracağız”
Kentin uygun noktalarında 300-500 bin metreküp su elde edecekleri küçük barajlar yapmayı hedeflediklerini belirten Öntürk, tüm ilçeler için çok sayıda proje hazırladıklarını, ilçe belediye başkanlarıyla omuz omuza çalışacaklarını dile getirdi.
Öntürk, depremlerde yıkılmayan ancak risk taşıyan yapılar için de çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Dönüşüme muhtaç yapılar için dönüşüm ofisleri kuracağız. Depremzede hak sahiplerinin haricinde kalan ve devlet desteği alamamış vatandaşlarımız için kuracağımız ofislerde tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
Hedeflerini sıralayan Öntürk, Türkiye Yüzyılı’nda Hatay’ı, gerçek belediyecilik anlayışıyla yarınlara taşımak için Cumhur İttifakı çatısı altında çalışacaklarını kaydetti.
Konuşmanın ardından Öntürk ve ilçe belediye başkan adayları katılımcıları selamladı.
]]>AK Parti Dörtyol İlçe Başkanlığı önünde düzenlenen açık hava toplantısında vatandaşlara hitap eden Yerlikaya, Hatay Büyükşehir Belediyesinin uzun zamandır AK Parti’nin gerçek belediyeciliğinden uzak kaldığını, artık kavuşma vaktinin geldiğini söyledi.
Yerel seçimde kentteki tüm belediyeleri hizmetle buluşturacaklarını belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:
“Artık Dörtyol, Hatay eser ve hizmet belediyeciliğiyle, gerçek belediyecilikle Allah’ın izniyle yeniden tanışacak. Dörtyol ve Hatay’ımızı ayağa kaldıracak, depremin yaralarını saracak, sokaklarımızı, caddelerimizin her bir noktasını değerlerine, tarihine ve dokusuna uygun şekilde bizim güçlü Cumhur İttifakı’mız yapacak.”
Yerlikaya, büyük ve güçlü Türkiye yolunun yerelden geçtiğini vurgulayarak, “Kalkınma, büyüme, gelişme hep önce mahallinde, yerelde, burada, sizlerle başlıyor. Eğer yerelde adımlarımızı sağlam atmazsak, hizmetlerimizi gerçekleştiremezsek hep yarım ve eksik kalırız.” diye konuştu.
Kente hizmet için bayrağı devralacaklarını dile getiren Yerlikaya, eser ve hizmet anlayışıyla Hataylıları daha mutlu ve huzurlu hissettirmek için durmadan, yorulmadan çalışacaklarını belirtti.
“Hataylı kardeşlerimizin her şeyden önce gönlüne talibiz”
Yerlikaya, Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk ve Dörtyol Belediye Başkan adayı Ömer Oğuz Uçar’a hayırlı işler yapmayı dileyerek, şu değerlendirmede bulundu:
“Her şey gelir geçer. Önemli olan gök kubbede hayırla anılacak seda, gönüllerinizde iz bırakmak. Cumhur İttifakı olarak şehir inşa ederken gönül yıkmayacağız. Bu milletin, Hataylı kardeşlerimizin her şeyden önce gönlüne talibiz. Bu makamlar, görevler, hepsi birer emanet. Bunlar milletimizin, sizlerin bizlere emaneti. Milletimiz kendisine hizmet etmemiz için bizlere bu görevi veriyor, bizler de bu anlayışla hareket ediyoruz. Bu ülke, millet için taş üstüne taş koyan, hizmet ve eser üreten herkesten Allah razı olsun.”
“Hatay, Türkiye Yüzyılı’na ışık tutmaya Allah’ın izniyle devam edecektir”
Hatay’ın, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden en çok etkilenen kent olduğunu anlatan Yerlikaya, afette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.
Yerlikaya, depremler nedeniyle büyük acıların yaşandığını belirterek, şöyle konuştu:
“Bu kadim topraklar; inanıyor, çalışıyor ve çabalıyoruz ki yeniden ayağa kalkacak. Hatay hiçbir zaman sahipsiz kalmadı, kalmayacak. Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ diyordu. İşte Hatay da bizim, AK Parti’mizin ve Cumhur İttifakı’mızın şahsi meselesidir. Dünyada caddesi ilk aydınlatılan şehrin, Hatay’ımızın caddesi olduğunu biliyoruz. Hatay’ımızın hiçbir caddesinin, sokağının da karanlıkta kalmasına müsaade etmeyiz, edemeyiz. Hatay bizim yolumuzu aydınlatmaya, Türkiye Yüzyılı’na ışık tutmaya Allah’ın izniyle devam edecektir.”
Bakan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın kararlı duruşuyla bölücü terör örgütünün bitme noktasına geldiğini söyledi.
Terörle mücadeledeki başarıyı tüm dünyanın gördüğünü aktaran Yerlikaya, “Terörü sınırımızın ötesinde, kaynağında, Mehmetçiğimizin kahramanlığıyla nasıl dize getirdiğimizi herkes görüyor. Ülke içerisinde, İçişleri Bakanlığımız, kahraman güvenlik güçlerimiz ve Milli İstihbaratımızın nokta atışıyla nasıl nefeslerini kestiğimizi, onları pişman ettiğimizi görüyorsunuz.” diye konuştu.
Bu durumun en büyük şahidinin de Hatay, Dörtyol, İskenderun, Belen olduğunu aktaran Yerlikaya, şöyle devam etti:
“Şimdi değil ki Dörtyol’daki, Osmaniye’deki, bu coğrafyadaki yaylalar şu an Türkiye’mizdeki hiçbir yaylamız, meramız kapalı değil. Hepsi aziz milletimizin emrinde ve istifadesinde Allah’a hamdolsun. Her zaman Sayın Cumhurbaşkanı’mız ne diyorsa gelin bu meydanda yürekten bir kere daha söyleyelim. Son terörist etkisiz hale gelinceye kadar durmayacağız, duraksamayacağız.”
Yerlikaya, felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletin ve milletin bütün imkanlarını seferber ettiğini ve etmeyi de sürdüreceklerini vurguladı.
“Depremin yaralarını sarmak, bizim boynumuzun borcudur”
“Hataylı kardeşlerim şunu çok iyi bilir ki biz bu millete verdiğimiz sözden dönmedik, dönmeyeceğiz” diyen Yerlikaya, şöyle devam etti:
“Bizim yolumuz, milletin yoludur. Bizim yolumuz millete ömrünü adayan Recep Tayyip Erdoğan yoludur. Bizim yolumuz yeniden büyük ve güçlü Türkiye yoludur, bu anlayış 22 yıldır AK Parti siyasetinin mihengi olmuştur. Şimdi Dörtyol’un, Hatay’ın gözü pek, yüreği cesur insanları, kıymetli kardeşlerim, depremin yaralarını sarmak, yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak bizim boynumuzun borcudur. 22 yıldır ülkemizin dört bir yanında eser ve hizmetler ortaya koyduk. Yapılan her iş, büyüyen ve kalkınan Türkiye’nin temel taşlarını oluşturdu. Sizlere olan aşkımız, sizlere olan sevdamız hamdolsun bizlere hep güç verdi. Sizlerin duası bizi başarılı kıldı, şimdi de sizlerin desteğiyle Dörtyol’umuzu, Hatay’ımızı yeniden ayağa kaldırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”
Kalıcı konutların yapımına da büyük bir hızla devam ettiklerinin altını çizen Yerlikaya, Dörtyol’da 3 bin 105 hak sahibinin bulunduğunu, 2 bin 60 konutun ihalesinin yapıldığını anlattı.
Yerlikaya, 6-20 Şubat arasında 11 ilde hak sahiplerine, biten evlerin kuralarını çektiklerini hatırlatarak, “Her ay kura çekmeye devam ediyoruz. Şimdi 389 bin depremzede hak sahibi vatandaşlarımızın evlerini vermemiz lazım. 75 bini tamam. Yıl sonuna kadar Allah’ın izniyle 200 bin konutun kuralarını çekip anahtarlarını verecek, yine bu yıl boyunca ihalelerini tamamlayıp önümüzdeki yılın sonuna kadar Allah’tan bir mani gelmezse sizlerin duası, bizim durmadan, duraksamadan, gece gündüz çalışarak 389 bin evin anahtarlarını kardeşlerimize teslim edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Ayrım yapmadan hizmetlere devam edeceklerini belirten Yerlikaya, “Allah’ın izniyle hiçbir ilçemizde ayrım yapmaksızın, bağışlayın beni; ‘oy vermiş, vermemiş’ ayrımı yapmadan ki bizim ittifak siyasetimizde bunun yeri yok; Defne de Dörtyol da Hassa da Payas da Belen de Armutlu da bizim, hepsi bizim insanlarımız.” dedi.
Yerlikaya, Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk ve Dörtyol Belediye Başkan adayı Ömer Oğuz Uçar’a destek istedi.
Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk de kentin altyapısını, ulaşımını, yollarını yeniden ele alacaklarını söyledi.
Yerlikaya, daha sonra Çaylı ve İnönü caddelerinde esnafla bir araya geldi, Dörtyol’daki seçim iletişim merkezinin açılışını yaptı.
]]>Depremlerde ağır hasar alan ve restorasyonu devam eden tarihi meclis binasının çalışma alanında incelemelerde bulunan Masatlı, AA muhabirine, Hatay’ın depremlerin yıkıcı etkisinin en fazla hissedildiği şehir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle depremin ilk dakikalarından bu yana her alanda olduğu gibi, tarihi eserlerin de yeniden ihyası ve inşası kapsamında çalışmalara aralıksız devam edildiğini belirten Masatlı, şöyle devam etti:
“Çalışmalarımız 4 farklı alanda devam etmektedir. Bunlardan birincisi İl Kültür ve Turizm Bakanlığımız koordinesinde yürüttüğümüz çalışmalardır. Bu kapsamda, Hatay Şehir Müzesi, Hatay Edebiyat Müze Kütüphanesi, St. Pierre Anıt Müzesi, Kırıkhan Nuriye Civelek Çocuk Kütüphanesi onarım ve restorasyon çalışmaları için proje ihaleleri yapılarak çalışmalara başlanmış, St. Pierre Anıt Müzesi restorasyonu tamamlanarak hizmete açılmıştır. Hatay Şehir Müzesi restorasyonu devam etmektedir, diğer yapıların ise proje çalışmaları sürüyor.”
Depremden zarar gören tescilli taşınmazlara yönelik, bugüne kadar 4 defa hibe programı dönemi açıldığını ve 409 başvurunun alındığını ifade eden Masatlı, 167 mülk sahibiyle proje, 3 mülk sahibiyle de uygulama sözleşmesi yapıldığını, tescilli taşınmazlara yönelik 239 projenin de değerlendirilmesinin devam ettiğini anlattı.
Vali Masatlı, kültür molozlarının Kültür Enkazı Döküm Sahası ve Ayrıştırma Merkezi’ne taşındığını, enkaz ayrıştırmadan çıkan 550 eserin de koruma altına alındığını söyledi. Bugüne kadar 257 tescilli yapının enkazının da kaldırıldığını aktaran Masatlı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen yeniden ihya ve inşa çalışmalarının da sürdüğünü dile getirdi.
Valilik bünyesindeki Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca yürütülen çalışmalara da değinen Masatlı, Valilik binası ve konutu ile Reyhanlı Müderris Konağı, Tabiat Şifahanesi-Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi gibi tarihi yerlerde de ihya ve inşa faaliyetlerinin devam ettiğini belirtti.
Tarihi meclis binası ve bitişindeki konaktaki çalışmalar
Masatlı, protokoller çerçevesinde gerçekleşen ve bu kapsamda Doğuş Grubu tarafından finanse edilen Hatay Meclis Binası ve Adalı Konağı’ndaki çalışmaları anlatarak, “Hatay meclis binamızda, ayrıştırma işlemleri tamamlanmıştır. Rölöve, rekonstrüksiyon (yeniden yapım) projeleri koruma kurulu tarafından onaylanmıştır. Şu an itibarıyla tüm alanda yaklaşık 197 fore kazık işlemi yapılacak. Bunlardan şu an itibarıyla 65’i tamamlanmış durumdadır.” dedi.
Adalı Konağı’nda da ayrıştırma işlemlerinin bittiğini, zemin iyileştirme çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Masatlı, her iki tarihi yapının da 2025’in sonlarına doğru tamamlanmasını öngördüklerini söyledi.
Uzun Çarşı ve Kurtuluş Caddesi’ndeki çalışmalar
Tarihi Uzun Çarşı ve dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olarak bilinen Kurtuluş Caddesi’nde de çalışmalar yapıldığını vurgulayan Masatlı, şöyle devam etti:
“Tarihi Uzun Çarşı’mızda, şu an için 654 dükkanın yeniden, eskisinden daha güçlü ve modern yapımı için çalışmalarımıza başladık. 6 etap şeklinde inşa edilecek, çarşımızın yenilenmesi projemizdeki çalışmalarda yapılan her şey çok kıymetlidir. İlaveten Kemal Paşa Caddesi tarafında yer alan dükkanlarımızın da yeniden yapım çalışmalarına başlandı. İkinci olarak tarihin aydınlatılan ilk caddesi olması sebebiyle ülkemizin ve dünyanın önemli yapılarından Kurtuluş Caddemizde de çalışmalarımız devam etmektedir. Kurtuluş Cadde’mizde yer alan 56 tescilli yapının aslına sadık kalınarak yeniden ihya ve inşa edilmesi yönünde proje çalışmalarına başlanılmıştır. 6 yapımızın da koruma kurul onayı çıkmıştır.”
Masatlı, Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden Hatay’ı gelecek nesillere eskisinden daha güçlü şekilde miras bırakmak için sahada çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini kaydetti.
]]>İYİ Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nusret Cömert, deprem felaketinde büyük yıkımların yaşandığı Hatay’ın yeniden inşası için oluşturduğu vizyonu ve yapacağı çalışmaları anlattı. Cömert, Hatay’ın yeniden inşası için yerel, ulusal ve uluslararası kaynakları değerlendiren, birleştirici ve kaynaştırıcı bir anlayış temelinde “Hatay Yeniden” isimli vizyon oluşturduğunu açıkladı. Habertürk Yerel Seçim 2024 programına katılan Nusret Cömert, adaylık sürecinde Atatürk’ün “Hatay benim şahsi meselemdir” sözünün belirleyici olduğuna vurgu yaparak, “Dedelerim de Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılması için uğraşmışlar. Evlerinin avlusuna bombalar bırakılmış. Böyle bir mücadeleyi veren insanları torunu olarak hayatımın bu bölümünü Hatay’a adamak istedim” dedi.
“Hataylıların da fikirlerini alarak şehrimizi yeniden inşa edeceğiz”
Deprem felaketinde çok ağır yara alan Hatay’ın yeniden ayağa kalkması için seferberlik anlayışıyla sorumluluk üstlendiğini ve hemşehrilerinin teveccühüne talip olduğunu belirten Cömert, şunları söyledi:
“Yaptığım çalışmalar sonucunda Hatay’ın yeniden inşası için bir vizyon oluşturdum. İsmini de ‘Hatay Yeniden’ koydum. Bu vizyon ile tarihi ve kültürel dokuyu koruyarak, modern, uygar, yaşanabilir bir şehir inşa etmek istiyorum. Tabi bunun tüm ekosistemini de yaparak, bir bütün olarak ilerleyeceğim. Katılımcı bir anlayışla, Hataylıların da fikirlerini alarak şehrimizi yeniden inşa edeceğiz. Doğru bir planlamayla bunu başaracağız. Çünkü aynı hataları yaparak farklı bir sonuç bekleyemeyiz. Öncelikli olarak konteynerlerde yaşayan hemşehrilerimin koşullarını iyileştirmek için çalışmalar yapacağım. Sonrasında kültürel ve tarihi dokuyu koruyarak modern, uygar ve yaşanabilir bir şehir ortaya çıkarmak için planlarımızı, projelerimizi uygulamaya koyacağız.”
“Tarihi dokunun içinde depremde yıkılmayan çarpık yapıları ben yıkacağım”
Hatay’ın yeniden inşası için imar planlarını hazırlarken Antakya, Defne, İskenderun ve diğer ilçeler için ayrı ayrı çalışmalar yapacağını dile getiren Nusret Cömert, Antakya’da tarihi dokuyu ayağa kaldırırken depremde yıkılmayan gecekondu tarzı çarpık yapıları da yıkacağını açıkladı. Cömert, tarihi mirası gecekondulardan arındırırken hak sahiplerini mağdur etmeyeceklerini, uygun yerlerde konutlar ve işyerleri yapacaklarını ifade etti.
Antakya’da dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olarak bilinen Kurtuluş Caddesi’nin, Defne ilçesinin ve Hatay’ın pek çok yerinin büyük arkeolojik değere sahip olduğunu belirten Nusret Cömert, bu bölgelerde restorasyon projelerini uygularken Asi Nehri’ni de tekrar kente kazandıracaklarını, nehir boyunca yeşil alan düzenlemeleri, parklar ve spor alanları yapacaklarını ifade etti.
“Birleştirici, kaynaştırıcı bir anlayışı hakim kılacağım”
Hatay’ın yeniden inşa ederken projelerin finansmanı için yerel ve ulusal kaynakları değerlendirirken uluslararası kurum ve kuruluşların finans ve bilgi kaynaklarını harekete geçireceğini söyleyen Nusret Cömert, “Hatay’ın yeniden inşası için tarihi bir aşamayız. Doğru planlamalar, doğru projeler hazırlamak zorundayız. Ben birleştirici, kaynaştırıcı bir anlayışı hakim kılarak koordinatör görevi yürüteceğim. Sayın bakanlarımıza gideceğim, izah edeceğim. Çünkü elinizdeki projeniz doğruysa bunu izah edebilirsiniz” dedi.
“Doğu Akdeniz’deki doğal gaz rezervinden Hatay faydalanmalı”
Enerji sektöründe 40 yılı aşkın birikime, enerji ve enerji jeopolitiği alanında uluslararası deneyimlere sahip olduğunu anımsatan Nusret Cömert, Doğu Akdeniz’de doğal gaz rezervleri bulunduğunu, bu alanda halihazırda yapılan çalışmalara Hatay’ı dahil edeceğini ve şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.
Hatay’ın yeniden inşası için siyasi referansının Atatürk ilkeleri ve Atatürk milliyetçiliği olduğunu söyleyen Nusret Cömert, “Bunlar benim kırmızı çizgimdir” dedi. – HATAY
]]>Hatay Depremzede Derneği, Defne Hancağız Mahallesi’nde kamulaştırma kararı sonrası yaşanan zeytin kıyımına ilişkin basın açıklaması yaptı. Hatay Depremzede Derneği Hukuk Komisyonu üyesi avukat Fidel Doğru, “Hancağız köylüsü topraksızlaştırılmaktadır. Acele kamulaştırıldığı söylenen 600 dekarlık alanda takriben 30 bin fazla zeytin ağacımız bulunmaktadır. Elinde herhangi bir belgesi olup olmadığını bilmediğimiz kepçe dozer ve kamyonları ile zeytinliklerimizi sökmeye başlayan Binbay inşaatın herhangi bir resmi izni, belgesi iki satır yazısı var mıdır elinde? Son on yılda milyarlarca TL’nin üzerinde ihale alan, 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın şirketi Binbay yapı yine TOKİ ile anlaşma sağlayarak yeşilimizi griye, zeytinliklerimizi betona büründürüyor” diye konuştu.
Hatay’ın Defne ilçesinin Hancağız Mahallesi’ndeki kamulaştırma kararının ardından zeytin ağaçları kesildi. Hatay Depremzede Derneği, yaşanan zeytin kıyımına ilişkin Hancağız Zeytinliği’nde basın açıklaması yaptı. Hatay Depremzede Derneği Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Fidel Doğru, şunları söyledi:
“Basın açıklamamıza Homeros’un İlyada Destanı’nda geçen bir sözüyle başlamak isteriz. ‘Ben herkese aitim ve kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım.’ Homeros, zeytinin çığlığını insanlığa ulaştırıyor.
“ZEYTİNLİKLERİ ORTADAN KALDIRARAK HATAY YENİDEN İNŞA EDİLEMEZ, AYAĞA KALDIRILAMAZ”
2021 yılı zeytin üretim istatistiklerine göre Hatay, Türkiye’de üretilen toplam dane zeytinde yüzde 7’lik bir paya sahiptir. Hatay zeytinciliği, ülkemiz zeytin üretimindeki yerinin yanı sıra zeytinin anavatanı olarak kabul edilen bölge içerisinde yer alması ve bölgedeki zeytinciliğin çok eskiye dayanmasıyla da ayrı bir önem taşımaktadır. Zeytin ve zeytinlikler Hatay halkının ekonomik olduğu kadar sosyal ve kültürel hayatının da bir parçasıdır. Hatay halkı hep zeytinlerle, zeytinliklerle iç içe yaşam sürmüştür. Depremle kentsel yaşam ve tarihi kent merkezi ortadan kalksa da zeytinlikler Hatay kimliğinin, kadim-geleneksel yaşam biçiminin sürdürülmesine katkı sunmaya devam ediyor. Zeytinliksiz Hatay olmaz. Zeytinlikleri ortadan kaldırarak Hatay yeniden inşa edilemez, ayağa kaldırılamaz. Dahası zeytinlikleri ortadan kaldırarak Hatay’ı sosyal ekonomik kültürel olarak yaşanılabilir bir yer olmaktan uzaklaştırırsınız. Hatay halkı için zeytinin, zeytin ağacının, üretiminin, var oluşunun değerini anlatmak güç. Fakat yerinden acımasızca sökülen her ağaç yerinde bir kor bırakarak sökülüyor bizler için.
“ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI İLE EL KONULAN ZEYTİNLİKLERİMİZ BİZLERİN GEÇİMİNE KATKI SUNAN YAŞAM KAYNAKLARIMIZDIR”
Dün Dikmece, Orhanlı, Gülderen. Bugün Hancağız. Yarın başka bir köy, başka bir mahalle… Bu kıyımı durdurmak için Hancağız’a sahip çıkmak, memleketimize sahip çıkmaktır. Üzerinde binlerce ağacın olduğu yüzlerce dönüm zeytinliğimiz, bini aşkın konutun inşa edileceği betona bürünecek. Toza bulanmış bu kentte en çok ihtiyaç duyduğumuz oksijenin de hayatımızdan çalınmasına neden olacak. Hancağız halkı yıllardır bu topraklarda atadan dededen kalma toprağını işler, zeytinine gözü gibi bakar. Acele kamulaştırma kararı ile el konulan zeytinliklerimiz bizlerin geçimine katkı sunan yaşam kaynaklarımızdır.
“DEFNE’NİN EN KÜÇÜK MAHALLESİNİN TARIM ARAZİLERİ VE ZEYTİNLİKLERİNİN ACELE KAMULAŞTIRILMASI ANLAŞILIR OLMAKTAN UZAKTIR”
Şubat Depremleri ile kaybettiklerimiz saymakla bitmez, Hancağız’da sadece bir ailenin onlarca kaybı var. Köyün yüzde doksanı yıkılmış durumda, barınma sorunları çözülmemiş, verilen sözler tutulmamış, insanlar hala çadırda veya konteynerde yaşamaktayken, sağlık, eğitim, ulaşım hizmeti almakta zorlanırken, bir gün topraklarımızın kamulaştırıldığı haberi ile karşılaşıyoruz. Ne bir tebligat ne bir askı süreci ne bir muhatap varken onlarca yıldır emek emek baktığımız zeytin ağaçlarımızın sökülmeye başlandığını görüyoruz. Onlarca canını, evini, işini kaybetmiş bir yılı aşkın süredir yaşam mücadelesi veren insanların elinden topraklarının habersiz, sorgusuz sualsiz alınması akıl alır gibi değildir. Hatay’da yüzlerce belki de binlerce dekar hazine arazisi varken Defne’nin en küçük mahallesinin tarım arazileri ve zeytinliklerinin acele kamulaştırılması anlaşılır olmaktan uzaktır.
“BAKANIN İŞGALCİ DİYE TANIMLADIĞI KÖYLÜLERİN ÇOĞUNLUĞU TAPU SAHİBİDİR. ASIL İŞGALCİ OLAN KİMDİR”
Hancağız köylüsü topraksızlaştırılmaktadır. Acele kamulaştırıldığı söylenen 600 dekarlık alanda takriben 30 binden fazla zeytin ağacımız bulunmaktadır. Atalarımızın zeytin ağacı ile ihya ettiği bu toprakların tapulu sahibi veya ecrimisilini ödeyen Hancağız köylüsü bu karardan sonra ne ekip ne biçecektir? Ne yiyip içecektir? Neyle geçinecektir? Elinde herhangi bir belgesi olup olmadığını bilmediğimiz kepçe dozer ve kamyonları ile zeytinliklerimizi sökmeye başlayan Binbay inşaatın herhangi bir resmi izni, belgesi iki satır yazısı var mıdır elinde? Son on yılda milyarlarca TL’nin üzerinde ihale alan, 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olan Bedrettin Binbay’ın şirketi Binbay yapı yine TOKİ ile anlaşma sağlayarak yeşilimizi griye, zeytinliklerimizi betona büründürüyor. Bakanın işgalci diye tanımladığı köylülerin çoğunluğu tapu sahibidir. Asıl işgalci olan kimdir? Hancağız halkı yasanın izin verdiği ölçüde hazine arazilerini zeytin ağaçları ile ihya etmiştir. Bahsi geçen alanın ne kadarı hazine arazisi, ne kadarı tapulu alandır?
“KENTİMİZİN EKOLOJİK DENGESİ İÇİN BÜYÜK BİR ÖNEME SAHİP ZEYTİNLİKLERİMİZİN ELİMİZDEN ALINMASINI KABUL ETMİYORUZ”
Zeytin ağaçları, kökleri toprağa sıkıca tutunarak erozyonu önler. Zeytin bahçeleri, çok çeşitli bitki ve hayvan türlerine de ev sahipliği yapar. Bu alanlar, kuşlar, böcekler ve diğer canlıların yaşam alanıdır. Zeytin ağaçları, fotosentez sırasında karbondioksiti emer ve oksijen üretir. Bu nedenle, atmosferdeki oksijenin artmasına katkı sağlarlar. Ayrıca toprak altındaki suyun korunmasına yardımcı olur. Kökleri, yeraltı sularını besler ve bu su kaynaklarının sürdürülebilirliğine katkı sağlar. Zeytinler, zeytinyağı ve doğrudan tüketim için çok önemli bir gıda kaynağıdır. Bu, yerel ekonomilere katkı sağlar. Kentimizin ekolojik dengesi için büyük bir öneme sahip zeytinliklerimizin elimizden alınmasını kabul etmiyoruz. Zeytinlikler onu eken biçen köylüye aittir.
“ZEYTİNLİKLERİMİZİ, TOPRAĞIMIZI, KÜLTÜRÜMÜZÜ, SOFRAMIZI, GEÇİM KAYNAKLARIMIZI SAHİPSİZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Hancağız’ın nüfusu bine ulaşmamışken burada köyün içinden binlerce insanın yerleşeceği kocaman bir şehir yaratılacak olması köylüyü düşündüren ve endişelendiren başka bir konu olarak karşımızda duruyor. Yüzyıllardır komşusuyla, akrabasıyla, kültürüyle birlikte yaşayan bu halk, TOKİ inşaatlarıyla birlikte yaşamsal sorunların yaşanabileceğini öngörüyor ve bu konuda yetkililerin nasıl bir planlama yaptıklarını merak ediyor. Bu kıyımları gerçekleştirenlere sesleniyoruz. Zeytinliklerimizi, toprağımızı, kültürümüzü, soframızı, geçim kaynaklarımızı sahipsiz bırakmayacağız. İş makinelerinizi acilen zeytinlik ve ormanlık vasfı taşımayan hazine arazilerine, halkın evlerini kendi yerinde inşa etmek istedikleri alanlara yöneltin ve bu halkın barınma hakkını acilen bedelsiz bir şekilde karşılayın. Her iki başlığın da bizler açısından hayati öneme sahip olduğu barınma hakkımızla zeytinliklerimizi karşı karşıya getirmenize izin vermeyeceğiz.”
]]>Asrın felaketinde ağır hasar alan Hatay’da yaraların sarılması için çalışmalar aralıksız sürüyor. Depremin ilk gününden itibaren afetzede vatandaşların yanında olan Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin Hollanda’da yürüttüğü çalışmalar sonucunu verdi. Hatay’da afete dayanıklı 450 konut ve 84 iş yerinden oluşan modüler mahalle inşa etmek üzere çalışmalar yürüten HBB ve Hollanda Konsorsiyum heyeti Hatay’da bir araya geldi. Hatay Planlama Merkezinde yapılan toplantıda HBB heyetine Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Nihat Tazearslan başkanlık etti. İki gün süren toplantılara Hollanda’nın Türkiye Büyükelçiliği Ticari Ataşeliği, Hollanda İşverenler Birliği (NL WORKS), Amsterdam Belediyesi Yetkilileri ve alanında uzman inşaat şirketlerinin temsilcileri katıldı.
Konutlarla ilgili master plan, projenin teknik, işlevsel, hukuki yönleri ve finans ve tasarım konuları üzerinde yoğun şekilde çalışmalar yapılan toplantılar sonrası heyet, HBB Başkanı Lütfü Savaş’ı ziyaret ederek alınan kararlarla ilgili bilgiler verdi. Başkan Savaş, projenin Hataylılar için büyük önem taşıdığını belirterek, aylardır çalışmalar yürüten Hollandalı yetkililere ve Hatay Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teşekkür etti.
“Bizim amacımız dezavantajlı vatandaşlara ulaşmak ve onları ev sahibi yapmak”
Başkan Savaş, Hatay merkezde yapacakları konutların öncelikle dezavantajlı birey ve ailelere tahsis edileceğini söyledi. Savaş, “Anayasamıza göre devletin evi olan insanlarımıza bir ev verme mecburiyeti var. Hükümet, devletin imkanlarıyla zaten hak sahiplerine ev yapmak zorunda. Ama kiracılar için böyle bir mecburiyeti yok. Şu anda en fazla, kiracılar ve yeni evlenecek gençler konut sıkıntısı yaşıyor. Bizim amacımız onlara ulaşmak ve dezavantajlı grupları ev sahibi yapmak. Uygun taksit ve ödeme koşullarıyla uzun vadede insanlarımızı ev sahibi yapacağız. Proje kapsamında önümüzdeki ay içinde de temel atmak istiyoruz” dedi.
Depreme dayanıklı, sürdürülebilir bir kompleks mahalle ile Hataylıların yaralarını sarmaya katkı sağlamayı hedeflediklerini anlatan Savaş, Hollanda ile uzun zamandır projeye çalıştıklarını kısa zamanda mahallenin temelini atacaklarını bildirdi.
Heyet adına konuşan proje ortaklarından Frank Eyssen, “Çok donanımlı bir çalışma ekibi kurduk. Projenin zor noktalarının çözümü için çalışmalara devam ediyoruz. Projenin sağlıklı ilerlemesi için birlikte olmamız çok iyi. Bizim için en önemlisi bu projeyi komple bitirmek. Bu projenin tamamlanmasını ve Hatay’a yararlı olmasını diliyoruz, bunun için de çok fazla zaman harcıyoruz. Projeyi yürütenler olarak çok açık ve net bir şekilde sorumlulukları yerine getiriyor ve projeyi şeffaf şekilde yürütüyoruz” dedi.
Türkiye’de ilk defa bir belediyede tarafından hayata geçirilecek olan bu büyük projenin 11 Mart 2024 tarihinde master planın tanıtımı yapılacak. Deprem Yönetmeliği’ne uygun bir şekilde yapılacak olan konutların inşasında akıllı malzemelerin yanı sıra doğa ve teknolojiden de üst düzeyde faydalanılacak. Birinci etapta 450 konut, 84 ticari alan ve 250 araçlık otoparkı bulunan mahallenin tasarım ve inşası dünyaca ünlü alanında uzman şirketler tarafından üstleniliyor. – HATAY
]]>CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, “Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Hatay’da: ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı’ dedi ve adeta ‘oy yoksa hizmet de yok’ diyerek vatandaşlarımızı tehdit etti. Biz Muğla’da bugüne kadar hiçbir tehdide boyun eğmedik. Kendi göbeğimizi kendimiz kesebildik. Kendi üretimlerimizle kendi işimizi gördük. Bundan sonra da başaracağız. O iradeye ve tüm tehditlere inat şehrimizi, kentimizi bu zihniyetin talanından koruyarak yine sosyal belediyecilik, halk için belediyecilik yapmaya devam edeceğiz” dedi.
CHP Muğla milletvekili Cumhur Uzun, Bozburun Yarımadası İçme Suyu Projesi Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Uzun, şunları söyledi:
“ONAY GEREKEN BU PROJELER MERKEZİ İDARE TARAFINDAN BÜYÜK BİR KISKANÇLIKLA YA UZUN SÜRE BEKLETİLMEKTE YA DA HİÇ ONAYLANMAMAKTADIR”
“Bugün, 70 yıllık bir özlemin sona ermek üzere olduğu bir projenin tanıtımı nedeniyle buradayız. Su hayattır. Hayatın var olabilmesi için o suyun ihtiyaç olduğu her damlasının akıtılması gerekir. ve bu proje, bu ihtiyaca dönük ve önemli bir projedir. Yöremiz çok hızlı büyümekte ve özellikle yaz aylarında nüfusumuz çok artmaktadır. Bu nedenle de birçok ihtiyaç planlanandan daha fazla ve hızla büyümektedir. Buna bağlı hizmetlerin de bir an önce devreye alınması gerekmektedir. Bu konuda, hemen harekete geçen belediyelerimiz maalesef merkezi yönetimin bazı zorluklarını aşmak zorunda kalmaktadır. Bazen çalışmalar yetersiz görülebiliyor olabilir ancak asıl yetersizlik ülkeyi 22 yıldır yönetmekte olan zihniyetten ileri gelmektedir. Projesi hazır, ihtiyaç olup olmadığı doğru tespit edilmiş ve hatta finansmanının hazır olduğu, öz kaynaklarla yapılacak hizmetler dahi merkezi yönetimin imzasına takılmaktadır. Sadece onay gereken bu projeler merkezi idare tarafından büyük bir kıskançlıkla ya uzun süre bekletilmekte ya da hiç onaylanmamaktadır. İktidar yöreye gelecek hizmet için atması gereken imzaları atmamakta. Bu, hizmetlerin gecikmesine ya da tamamen yapılamamasına neden olmaktadır.
“TÜM TEHDİTLERE İNAT ŞEHRİMİZİ, KENTİMİZİ BU ZİHNİYETİN TALANINDAN KORUYARAK HALK İÇİN BELEDİYECİLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Hatay’da: ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı’ dedi ve adeta ‘Oy yoksa hizmet de yok’ diyerek vatandaşlarımızı tehdit etti. Biz Muğla’da bugüne kadar hiçbir tehdide boyun eğmedik. Kendi göbeğimizi kendimiz kesebildik. Kendi üretimlerimizle kendi işimizi gördük. Bundan sonra da başaracağız. Özverili ve tahammüllü olmamız gerekecek ancak biz özgürlüğümüzden ve inandığımız değerlerden vazgeçmektense; aç kalmayı, susuz kalmayı, yüreğimize taş basmayı bilen bir toplumuz. O iradeye ve tüm tehditlere inat şehrimizi, kentimizi bu zihniyetin talanından koruyarak yine sosyal belediyecilik, halk için belediyecilik yapmaya devam edeceğiz.
“RANTÇILARA DEĞİL, HALKA HİZMET ETMEK İSTEYENLER HER ZAMAN BAŞARMIŞTIR”
Biz mazeret değil, iş ve hizmet üreten bir belediyecilikle Muğla’mıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Elbette mazeret üretmeyeceğiz, iktidarın engellemelerine ve tehditlerine rağmen vatandaşlarımıza hizmet ettik yine edeceğiz. Çıkış yollarını her zaman bulduk yine bulacağız. Rantçılara değil, halka hizmet etmek isteyenler her zaman başarmıştır. İşte o hizmetlerden birini bugün burada görüyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışında yapacak olduğumuz bayrak değişikliğinin yapılacak olan hizmetlerin aksamasına hiçbir şekilde sebep olmayacağını da bilmenizi isterim. Aynı şevkle yeni adaylarımızla beldemize, belediyemize, kentimize hizmet etmek için sabırsızlıkla bekleyen arkadaşlarımızla aynı yolda devam edeceğiz.”
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Önümüzdeki günlerde Hatay’da bir kent uzlaşısı sağlayacak temasları da yaptık. Benim de gördüğüm kadarıyla hiçbir şey olmasa seçimde kafa kafayayız. Ama ben Hatay’ın AK Parti’ye muhalif yüzde 16-17 kararsız, yüzde 10-12’de diğer partilerde olan oylarının sandığa giderken seçimi bize kazandıracağını düşünüyorum ama bu sefer seçim kazanılırsa bu tek başına Lütfü Savaş’ın ve CHP’nin değil Hatay’ın kazancı olacak. Lütfü Bey bu seçimi kazanırsa çok ciddi bir siyasi başarı elde etmiş olacak. 1 Nisan günü Hatay’ı AK Parti’ye emanet edeceğime Lütfü Bey’e emanet etmeyi tercih ederim. TİP’le çok sayıda görüştük, Lütfü Savaş’ın ilanı TİP’le varılmış bir uzlaşı değil. Ama bir Hatay uzlaşısına bu işi çok uzak olmayan süreçte dönüştüreceğimizi de görüyorum” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün TBMM’de partisinin grup toplantısının ardından bir grup gazeteci ile bir araya gelerek sorularını yanıtladı. Özel, şunları ifade etti:
“BÜYÜK İL MİTİNGLERİ DE TABİİ Kİ YAPILACAK AMA DAHA ÇOK BİR GÜNDE BİRDEN ÇOK KRİTİK İLÇELERDE YAPACAĞIZ”
“Yarın Antalya’da aday tanıtımı var, pazar günü Balıkesir’de var ama açık hava mitinglerini planlıyoruz, ondan sonraki hafta başlayacağız. Sadece il mitingleri değil, biraz ilçe mitingleri de yapmayı istiyorum özellikle kritik ilçelerde. Rastgele bütün şehirleri gezmek yerine risk ve fırsat analizi yapıp fırsatın yüksek olduğu ya da riskin olduğu yerlere ağırlık vereceğiz. Büyük il mitingleri de tabii ki yapılacak ama daha çok bir günde birden çok kritik ilçelerde yapacağız. Mesela Kırıkkale’de, Kastamonu’da, Malatya’da mutlaka yapacağım çünkü bu üçünde çok ciddi fırsat var.
“ANKETLERDE VELİ AĞBABA’NIN OYU YÜZDE 34”
Bizim Ölçme Değerlendirme Birimi’nin başındaki arkadaş Malatya anketini gösterirken ‘Asrın sürprizi burada bekliyor’ diye söyledi. Tek başımıza girdiğimiz son oy 18, 5-6 parti birlikte girdiğimiz oyumuz 21’ken ankette 34 Veli Ağbaba, o kadar net. Onun yanında Antalya’da, Muğla’da Aydın’da, Trakya’da, Balıkesir’de, Bursa’da, Mersin’de, Adana’da, Samsun’da, Giresun’da, Trabzon’da, Artvin’de şimdiye kadar takvimlendirilen, kazanmakta iddialı olduğumuz ve mutlaka Genel Başkanın bulunması gereken yerler diye. İstanbul’da birden çok ilçe mitinglerini yapacağız.
“BU SEÇİMLERDE DEM PARTİ’NİN STRATEJİSİ DEĞİŞTİ”
1989-1994 benzetmesi benim değil Türkiye’deki bütün seçmenlerin endişe etmesi gereken bir benzetme çünkü Melih Gökçek belediyeciliği o zaman başladı. 1994 yaşanırsa bu benim için değil kentler için kötü olur çünkü kolay kurtulunmadı bu meseleden. Bir önceki seçimle bu seçim arasında şöyle bir fark var; bir önceki seçimde o zaman HDP, hiçbir talebi olmaksızın AK Parti’ye kaybettirmek için her şeyi yapıyordu. Bu seçimde gücünü AK Parti’ye değil biraz daha muhalefete göstermek talebinde. Baktığınızda DEM Parti’nin izlediği stratejide, sözcüleri tarafından da yalanlanmayan bir şekilde, AK Parti’yle de 1 Nisan sonrasına yönelik kayyum atama meselesi başta olmak üzere çeşitli görüşmeler yapılıyor. Bize kazandırmak değil gerekirse kaybettirmek üzerine bir strateji var, bu çok ortada. İYİ Parti ve diğer ittifak ortaklarımızla ittifak yapma, ikili iş birlikleri yapmak için gayret gösterdik ama bunlar çok sınırlı kalabildi.
“BÜTÜN MEMNUNİYET ANKETLERİNDE SEÇİLDİKLERİ NOKTANIN GERİSİNDE OLAN BELEDİYEMİZ NEREDEYSE YOK”
Baktığınızda şartlar çok lehimize değil gibi görünüyor ama seçmende, seçmenin reflekslerinde bir değişiklik yok. 2019’dan farklı olarak da bir takım olumsuz iddiaların da ortadan kalktığı süreç yaşanıyor. CHP gelirse sosyal yardımlar kesilir kaygısı vardı, pandemide 5 kata çıkan sosyal yardımlar oldu ve devam ediyor. Ne İstanbul’da, Ankara’da ne de diğer yönettiğimiz büyükşehirlerde seçmende bir hayal kırıklığı yaratmadığımız ortada. Bütün memnuniyet anketlerinde seçildikleri noktanın gerisinde olan belediyemiz neredeyse yok, seçildiğinin çok ilerisinde olan belediyelerimiz var.
“PARTİLERİN KENDİ DÜŞÜNCESİ OLABİLİR AMA SEÇMENİN BURADA KENDİNİ VE KENTİNİ DÜŞÜNECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
5 Kasım günü parti yönetimine geldiğimizde ortadan kalkmış bir ittifak kapasitesi vardı gizli protokol yüzünden. DEM seçmeni ‘biz Soylu’dan kaçarken Zafer’e mi tutulduk’ diyordu, diğerleri de çok sert şekilde bizi eleştiriyorlardı. Ben beyaz çiçeği aldım gittim ama ikna edemedim eski ortakları. Ama özenli bir dil kullanmaya, muhalefete muhalefet etmemeye, çatışmamaya dikkat edeceğiz. Partilerin kendi düşünceleri olabilir ama yerel seçim olduğu için seçmenin burada kendini ve kentini düşüneceğini düşünüyorum.
“1 NİSAN GÜNÜ HATAY’I AK PARTİ’YE EMANET EDECEĞİME LÜTFÜ BEY’E EMANET ETMEYİ TERCİH EDERİM”
Anketler şunu gösteriyor; Hatay’da Hatay İttifakı’na ihtiyaç var. AKP ile aramızda 3-5 puan fark var, bazen önde bazen geride ölçülüyor. Hatay’da AK Parti ve CHP arasındaki yarışa AK Parti’ye muhalif sol partiler müdahil olur ve taraf seçerse biz seçimi kazanıyoruz. Lütfü Savaş’a şunu dedim; ‘Sizi dışarıda bırakmayacak bir formüle ihtiyacımız var.’ Çünkü Lütfü Savaş anket kırılımlarında AKP ve MHP seçmeninden çok ciddi oy alıyor. Önümüzdeki günlerde Hatay’da bir kent uzlaşısı sağlayacak temasları da yaptık. Benim de gördüğüm kadarıyla hiçbir şey olmasa seçimde kafa kafayayız. Ama ben Hatay’ın AK Parti’ye muhalif yüzde 16-17 kararsız, yüzde 10-12’de diğer partilerde olan oylarının sandığa giderken seçimi bize kazandıracağını düşünüyorum ama bu sefer seçim kazanılırsa bu tek başına Lütfü Savaş’ın ve CHP’nin değil Hatay’ın kazancı olacak. Biz dün ayrılırken Lütfü Bey’in söylediği şu; ‘Çok zor süreci birlikte geçirdik siz bana hiç haksızlık yapmadınız’ dedi. Kazandığımız takdirde herhangi bir risk görmüyorum, Lütfü Bey bu seçimi kazanırsa çok ciddi bir siyasi başarı elde etmiş olacak. 1 Nisan günü Hatay’ı AK Parti’ye emanet edeceğime Lütfü Bey’e emanet etmeyi tercih ederim.
“HATAY UZLAŞISINA BU İŞİ ÇOK UZAK OLMAYAN SÜREÇTE DÖNÜŞTÜRECEĞİMİZİ DE GÖRÜYORUM”
TİP’le çok sayıda görüştük, Lütfü Savaş’ın ilanı TİP’le varılmış bir uzlaşı değil. Ama bir Hatay uzlaşısına bu işi çok uzak olmayan süreçte dönüştüreceğimizi de görüyorum ama hiçbir parti adına benim bir açıklama yapmam doğru olmaz. Bu arada kent uzlaşısını DEM ile CHP anlaştı gibi bir ifadede kullanılıyor. Kent uzlaşısı meselesini şöyle okuyoruz; bizim de oy verebileceğimiz aday varsa destekleriz, uzlaşılan yerlerde bir protokol imzalanmıyor. Şimdi demli çayları içme zamanı Erdoğan ile Bahçeli’de. Biz Türkiye ittifakı olarak Erdoğan ve Bahçeli’nin Türkiye’yi bu kadar meşgul eden ifadelerinden sonra süreci nasıl savunacaklarını merak ediyoruz.
“1 NİSAN’I BEKLEYENLER, AMA RECEP TAYYİP ERDOĞAN AMA PARTİ İÇİNDEKİ 3-5 HAZIMSIZ AVUÇLARINI YALARLAR”
Parti içinde geçen kurultayı hazmedememiş birkaç arkadaş ve onların etkisindeki bir grup medyanın yaratmaya çalıştığı algı ve iktidarın bunu sahiplenen, köpürten tavrını görüyoruz. Buradaki korku şu; biz parti içinde değişimi gerçekleştirdik. İliç varken CHP konuşacak kadar şuurunu kaybetmiş ve bizden korkan bir süreç var. O yüzden 1 Nisan’ı bekleyenler, ama Recep Tayyip Erdoğan ama parti içindeki 3-5 hazımsız avuçlarını yalarlar. Çok güçlü, dinamik kadromuz var, ekibin örgütte inanılmaz karşılığı var.
“15 NİSAN’DA RAMALLAH’A GİDECEĞİZ”
15 Nisan taslak tarihimiz, Mahmud Abbas ile görüşeceğiz. Filistin’deki yakınlarını kaybetmiş olan, Ramallah’ta bulunan, tedavi gören birkaç yaralının ailesiyle görüşeceğiz. Oradan bütün dünyaya ve Türkiye’ye önemli bir çağrı yapacağız.”
]]>CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, “Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız, bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız” dedi.
CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, EXPO alanındaki Amfi tiyatroda yurttaşlarla buluştu. Savaş, burada şöyle konuştu:
“HATAY, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN SADECE BANA DEĞİL, TÜM HATAY HALKINA EMANETİ”
“İnsanlar için en önemli duygu sevgidir ama bundan daha önemli bir şey vardır ki sevgiyi hissetmektir. Sizi seviyorum ama sizin beni ne kadar çok sevdiğinizi son iki günde öğrendim. Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar. Biz bu yolun sadece ince, uzun olduğunu bilmiyorduk. Biliyorduk ki yollar zorlu, çetrefilli. Bu yolları biz ne kadar genişletmeye çalışsak birileri engel koydu. Ama biz sizlerle birlikte yılmadık, tükenmedik çünkü kararlıydık. Çünkü Hatay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece bana değil, tüm Hatay halkına emanetiydi.
“HATAY MAHZUN DEĞİLDİR, HATAY GARİP DEĞİLDİR”
15 yıldır Hatay’da emaneti bana teslim ettiniz. Önce Antakya, sonra Büyükşehir. Emaneti kime teslim edersiniz? Güvenilir birine teslim edersiniz. Bu güvende parayla olmuyor, şöhretle hiç olmuyor, şarkı söylemekle de olmuyor, top oynamakla da olmuyor. Bu güven sizin hayattaki duruşunuzla oluyor. Hayat felsefeniz ile oluyor. Karşınızdaki insanlarla bağdaş kurup oturup kahvaltı yapmanızla, kucaklaşmanızla onunla birlikte yol yürümenizle ve Hatay’a, ülkenize hizmet etmenizle oluyor. Yani güven her şeyin başı. Bana güvendiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.
Biz en zor günümüzde hükümeti yanımızda görmek isterdik, devletimizden sıkıntımız yok, devletimiz her şeyi ile buradaydı. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında olan Sayın Cumhurbaşkanımız bizim garip ve mahzun bırakıldığımızı ifade etti, deprem sonrası geç kaldığını ifade etti ve milletinden özür diledi. Sevgi güvendiğin insanların yanında olmaktır. Hatay mahzun kalmasın diye biz beraber yürümeye devam edeceğiz. Hatay mahzun değildir, Hatay garip değildir. Yıkıldık ama düşmeyeceğiz. Çok kaybımız var. Ama biz yürekli insanlarımızla birlikte daha sağlıklı ve daha güçlü bir yapıyla çok modern bir şehir yapacağız.
“ATATÜRK’ÜN EMANETİNİ BİZİ YALNIZ BIRAKANLARA TESLİM EDEMEZDİK”
Ben aday olmasaydım, iktidar yüzde 60’larla seçimi kazanıyordu. Öyle bir şey olamaz. Atatürk’ün emanetini bizi yalnız bırakanlara teslim edemezdik. O yüzden aday oldum. Ama son iki gündeki desteğiniz var ya, bütün yüreğimdeki yağları eritti. Kazanacağız, geçen seçimden daha fazlasını alacağız. Daha güzelini yapacağız. Daha iyisini yapacağız. Hatay hepimizin sevdası. Biz sevdamızdan vazgeçmiyoruz, geçme şansımız da yok. Her türlü kumpasa rağmen bana güvenip, bizleri Hatay’a, Hatay’ı da bizlere emanet eden Sayın Genel Başkanımıza yetkili kurumlarımıza bu amaç uğruna bize destek veren bütün paydaşlarımıza ve yol arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. 31 Mart’ta Hatay’ı tanımadan bilmeden hüküm sürenlere, söz söyleyenlere siz cevap vereceksiniz.”
]]>
Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, geçiş garantisi verilen köprü ve otoyollar için sadece ocak ayında vatandaşların 36,5 milyon lira ödediğini söyledi.
“Türkiye’de iyi işleri AK Parti’nin, kötü işleri ise devletin yaptığını” ifade eden Özel, “Örneğin Oslo görüşmelerini devlet, bölünmüş yolları AK Parti yapıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Osmangazi Köprüsü’nden ceberut devlet 290 lira geçiş ücreti alıyor. Malkara-Çanakkale Otoyolu’ndan 410 lira ücret alanlara yazıklar olsun. Reisin haberi olsa çok kızar. Bu ülkede iyi bir şey yapılıyorsa hepimizin emeğiyle, biriktirdiğimiz, kazandığımız paradan ödediğimiz vergiyle, hepimizin alın teriyle yapılıyor. Övünmesi birilerine, cefası bizim üzerimize olamaz.” diye konuştu.
Diyanet-Sen tarafından yaptırılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaşacağını söyleyen Özel, Diyanet-Sen üyesi imam ve müezzinlerin yüzde 80’inin “diyanet işlerinde torpil olduğunu düşündüğünü” öne sürdü. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Artık sözün bittiği noktadayız. Bunu bütün vatandaşlarımıza anlatmak, Adalet ve Kalkınma Partisinin ‘ezanı durduracaklar oyu bana ver ey gariban’ demesinin nasıl bir sömürü, nasıl bir hile olduğunu anlatmak hepimizin boynunun borcudur. ‘CHP iktidara gelirse ezanı susturur’ dediği CHP, o ezanı okuyan müezzinin hakkını savunmaya; ‘vatanı böldürür’ dedikleri CHP, orada canı pahasına nöbet tutan uzman çavuşun, sözleşmeli erin hakkını savunmaya; ‘bayrağı indirecekler’ dediği CHP, günü gelirse o bayrak için can verecek milliyetçiliği göstermeye her zaman hazırdır.”
“Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın tarafı olmayacağız”
Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in açıklamalarıyla ilgili gazetecilerden çok soru aldığını ifade ederek, “Sayın Akşener’in açıklamalarını dikkatçe takip ettim. Ona karşı vereceğim cevap çok sert ve iki kelime; canı sağ olsun.” dedi.
Muhalefetle kavga etmeyeceklerini belirten Özel, “Biz, geçtiğimiz seçimlerde cumhurbaşkanı yardımcılığına layık gördüğümüz büyükşehir belediye başkanlarımızın da cumhurbaşkanlığına layık gördüğümüz Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun da liyakatlerine kefiliz, verdiğimiz her oy da helal olsun. Biz muhalefetle kavga edip Recep Tayyip Erdoğan’ın ekmeğine yağ sürmeyiz. Millete faydası olmayan hiçbir tartışmanın tarafı olmayacağız, hiçbir gerilimin içinde yer almayacağız. Bize ne söylenirse söylesin, bu laf bize eğer muhalefetten geliyorsa cevabımız iki kelime; canınız sağ olsun.” değerlendirmesinde bulundu.
Özel, eski milletvekillerinden Şevki Yılmaz’ın, 2. Abdulhamid’in torunlarından Orhan Osmanoğlu’nun kızının düğün töreninde “Osmanlı’yı süren soysuzları lanetliyorum.” dediğini aktardı. Özel, “Şevki Yılmaz gibi bir çukura, seviyesine inmeye utanacağım birisine, Şevki Yılmaz ile siyasi mücadele edemezsiniz. Onunla mücadelenin bir yolu var, bir tane fosseptik kamyonu bulacaksınız, alıp onu layık olduğu yere deşarj edeceksiniz.” diye konuştu. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birileri çok sevdikleri bir soydan geliyor olabilirler. İşgal donanması boğaza demirlediğinde kırmızı halı serip, ona selam duranların, kahve içmeye saraya davet edenlerin soyundan geliyor olabilirler. Biz, o donanmanın arasından Kartal İstimbotu ile geçerken ‘ne olacak paşam?’ diyen yaverine, ‘Geldikleri gibi gidecekler çocuk’ diyenlerin soyundan geliyoruz. Şevki Yılmaz, Yıldız Sarayı’nın arka bahçesinden İngiliz zırhlısına kaçanların soyundan geliyor, biz onları denize dökenlerin soyuyuz. Bu ülkede Şevki Yılmazlar bir avuçtur, biz bütün Türkiye’yiz. Memleketimizle gurur duyuyoruz.”
“Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik”
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ı, 31 Mart’taki seçimlerde yeniden CHP’den aday gösterme kararı aldıklarını belirten Özel, bu kararı vermek için ince eleyip sık dokuduklarını vurguladı.
Hatay’ın üzerinde titizlikle durduklarını ve 5 büyük araştırma yaptırdıklarını aktaran Özel, anketlerde en üstte yer alan Lütfü Savaş’ı 10 Ocak’ta yeniden aday gösterdiklerini anımsattı. Savaş’ın yeniden aday gösterilmesinin ardından hem Hatay’dan hem de Türkiye’nin çeşitli yerlerinden eleştiri ve tepkiler yükseldiğini anlatan Özel, yaşanan süreci, şu şekilde aktardı:
“Biz oradaki mesajı aldık. Arkadaşlarımız ‘üzerinde çalışacağız, gereğini yapacağız’ dediler. Hatta bir reklam filmi çekiliyordu, Sayın Lütfü Savaş ‘ben reklam filminde oynamayım’ dedi, anlayışla karşıladık. Son güne kadar sahada olan bir anket istedik. Sayın Savaş da anlayış gösterdi, lansman toplantısında olmadı. Ertesi gün genel merkezde toplandık. MYK salonumuzda Hatay’da aday gösterdiğimiz tüm adaylarımız, ilçe başkanlarımız ve il başkanımızla birlikte toplam 40 kişi oturduk. Bütün anketler, bütün ihtimaller değerlendirildi. Bir yanda Adalet ve Kalkınma Partisinin tehdit ettiği, şantaj yaptığı depremzedeler, bir yanda anket sonuçlarımız ve örgütümüzün talepleri doğrultusunda dün gece saat 03.00’e gelirken CHP olarak üzerimize düşen bütün öz eleştiriyi yaparak, Lütfü Savaş’ın deprem sonrası yakınlarını kaybeden bir depremzede olarak ilk günlerde kullandığı bazı ifadelerden kendisinin de duyduğu üzüntüyü not ederek ama bir yandan da Hatay’ı ele geçirip demografisini değiştirmek isteyen, Hatay’ı Hatay olmaktan çıkaracaklara karşı bütün veriler, bütün bilgiler, örgütümüzün talebi, inancı ve anketlerdeki seyre baktığımızda Hatay’da Sayın Lütfü Savaş’la yola devam etmeye karar verdik. Hepimize hayırlı olsun.”
Özel, 31 Mart’ta kazanacakları tüm il ve büyükşehir belediyelerinin yanı sıra siyasi akrabalıkları bulunan dünyadaki yerel yönetimlerle Hatay’ı ayağa kaldırmak için ellerinden gelenin fazlasını yapacaklarını söyledi.
“Herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum”
Siyasi partilerin aday listelerinin saat 17.00’ye kadar Yüksek Seçim Kuruluna sunulacağını anımsatan Özel, “Bugün saat 17.00’ye kadar konuştuk, tartıştık. Kırılanımız, üzülenimiz oldu, hak verdik. Hakkı yenmiş olanlar olabilir, helallik istedik, geleceğe dönük olarak hanemize borç kaydettik ama 17.01’den itibaren artık tartışmanın, konuşmanın değil hep birlikte çalışmanın, Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmenin vaktidir.” dedi.
“Cumhur İttifakı’nın karşısında CHP’ye değil Türkiye’nin bütün milliyetçilerini, Atatürkçülerini, Cumhuriyetçileri, vatanseverleri; haram ve yalandan korkan, talana karşı çıkan herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullanan Özel, şunları kaydetti:
“‘Türkiye İttifakı’ndan kime oy istiyorsun?’ diye sorana şöyle yanıt veriyorum; Milli takım gol atınca kim ayağa kalkıyorsa onlardan, Filenin Sultanları şampiyon olunca kim gözyaşı dökerek İstiklal Marşı okuyorsa onlardan istiyoruz. Türkiye İttifakı’na inanıyoruz, güveniyoruz. Bu seçimleri Türkiye İttifak’ı kazanacak, Türkiye kazanacak. Gidin bu seçimi kazanın, hepinize güveniyorum.”
(Bitti)
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında geldiği Dikili’de halk buluşmasına katıldı. Özel, programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
‘Seçim sürecinde yapay zekadan faydalanacak mısınız?’ sorusuna cevap veren Özel, “Yapay zeka çağın bir gerçeği. Yapay zekadan da yararlandık dediğimiz konu şu şekilde; Anketler yapıyoruz. Şu ana kadar örneğin 2019’un da yapılanların 20-25 katı anket yaptık. Ölçme değerlendirmeye çok önem veriyoruz. Anketler artık telefon kati yöntemiyle daha çok yapıldı. 8 firmanın teknolojisi imkan veriyordu. Toplam 16 firma ile görüşüldü. 8 firma bu teknolojiye uyumluydu. Onlar kendi arama merkezlerinden, arama yapıyorlar. Ancak bizim yolladığımız link üzerinden yapıyorlar. Bizim o link hem görüşmeleri dijital olarak yedeklemeye hem de yapay zekanın bu dijital dinlemeyle bir hata varsa, bir yanlış varsa buna müdahale etmesine, bazen de bazı konularda önerilerde bulunmasına imkan sağlıyor. Tabi bu mutlaka bilgisayar programının ve yapay zekanın işi. Örneğin 500’üncü ankette yapay zeka call center’ı durduruyor. Aynı anda belki 25-30 aramacı veya 50 aramacı birden arama yaparken her birine teker teker olduğundan onların fark edemeyeceği şekilde diyor ki; Ankette ismi olmayan birisi bütün açık uçlu sorularda yüksek frekans veriyor diyor. ‘Bunu ankete dahil etmek ister misiniz?’ diyor. Bize dönüyorlar. Biz de soruyoruz ‘böyle bir isim çıkıyormuş ankette’ diye. Önünde ‘evet önceki dönemde milletvekili adayımızdı, başvuru yapmadı’ diye. Kendisini ankete koyuyoruz ve değerlendirmeye dahil ediliyor. Böylelikle yapay zekanın açık uçlu sorularda yüksek frekans alıp 100’üncü, 200’üncü, 500’üncü ankette durdurup seçenek olarak dahil ettiği durumlar oldu. Bunların içinden aday olmak istemeyenler oldu. Adaylığı kabul edenler hatta adaylaşanlar oldu. Yapay zekanın böyle bir katkısı oldu” diye konuştu.
Kullanılan uygulamanın kampanyaya dahil avantajlarına da değinen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Örneğin anketör, örneklemde olan 18-25 yaş arası bir kadınla görüşmesi gerekirken 42 yaşındaki bir hanımefendiyle yapılan görüşmeyi 24 diye kaydedince hemen anketi durduruyor. ya hatalı bastı ya da hile yapıyor diyorlar. Bu tip avantajlar var. Bunu tahmin ediyorum. Böyle yüksek teknolojiyi kullanan tüm firmaların kullandığı bir usul. Bir diğer kampanyaya katkısı ise kelime bulutları oluşturması. Niteliksel araştırmalar yapılırken bir kentin hatta bir ilçenin sorunları sorulduğunda, görüşmenin yapıldığı kişilerin en çok kullandığı kelimelerden kelime bulutu oluşturuyor. Biz de adaylarımızın önüne ‘ilçenizin kelime bulutu budur’ diye veriyoruz. En büyük kelime o kentin en çok konuştuğu kelime. Örneğin susuzluk, yol, doğalgaz. Kentte doğalgaz kazıları bitmemiş, onunla ilgili bir şikayete de denk gelebiliyor. Yapay zekanın anketler üzerinde, görüşmeler üzerinde, niteliksel görüşmeler üzerinde böyle katkılarını aldık. Bundan sonra da almaya devam edeceğiz.”
Özel, yayınlanan klipte Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı’nın olmadığına ve bu durumun sosyal medyada yankı uyandırdığına dair yönetilen soruya ise “Klip 5 Şubat günü çekildi. Hatta o klipteki arkadaşlarımız özellikle İstanbul’dan görevli oldukları deprem bölgelerine uçtular. O yüzden beş Şubat’taydık. Ancak belediye başkanımızın 5 Şubat’ta Hatay’da olması gerektiği ve çok sayıda da dışarıdan gelecek olan arkadaşımız olduğu için o gece zaten deprem yaşanmıştı. Hatay’daydı. Ayrıca da Lütfü Savaş da şunu söyledi, ‘Biz böyle planlamıştık ama gelemem’ dedi. Sonra da şunu ekledi; ‘Zaten benim böyle çok müzikli, çalgılı bir klipte oynamam doğru da olmaz’ dedi. Çünkü Hatay’ın acısı açısından da ben de bunu hak verdim ve doğru bulmuştum. Ayrıca 6 belediye başkanımız klipte özel olarak daha ön planda özel görüntüleri var. Diğer 6’sınınki de ikinci filmde izlenecek. Onun da çekimi o gün oldu. Ancak ikinci devam filminde diğer altı belediye başkanımızı da göreceksiniz” şeklinde yanıt verdi.
“Son kararı yarın partimiz verecek”
Hatay’daki aday belirsizliği ile ilgili yöneltilen soruya da yanıt veren Özel, “Ölçme değerlendirmede son anket tahmin ediyorum. Bugün raporlanıyor. Bir kez daha bakacağız. Dediğimiz gibi Hatay konusu Türkiye’de çok konuşulan bir konu. Birincisi Hatay’da ve bütün deprem bölgesinde ne yaşandıysa bunun yüzde 99’u ülkeyi yöneten iktidarla ilgili. Hatay’daki ilçe belediyeleri zaten önemli bir kısmı iktidarın. 3 tanesi bizde geri kalanı iktidarın. Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş, Malatya onlarda. Belediye başkanımız elbette eleştiriden muaf değil. Biz de zamanında eleştirdik. Bunda hiçbir şüphe yok. Tepki gösterenlerin tepkisini de anlıyoruz. Fakat bütün vatandaşlarımıza şunu söyleyelim. Hatay’da yüz tepki varsa 99’u hükümete ve hükümet istifa diye bütün gece inledi Hatay. Lütfü Savaş’a da birkaç eleştiri oldu. Bunları da duyduk, kaydettik. Sosyal medyayı da önemsiyoruz. Hatay’ın ne dediğini önemsiyoruz. Biz en çok anket yaptığımız yerde iki çok nadir üç anket yaptığımız oldu. Hatay’da 5’inci anket için sahadayız. Hatay için Lütfü Savaş’tan daha beğenilen bir alternatif ürettiğimiz anda Lütfü Savaş da zaten buna hayır demiyor. Ancak şu ana kadar yaptığımız bütün ölçümlerde bizim Hataylılar için Lütfü Savaş’a bir alternatif geliştiremedik. Bu konuda gerçekten çaba içindeyiz. Son kararı yarın partimiz verecek ve ona göre karar vereceğiz. Lütfü Savaş hatasız değildir. Eleştiriden muaf değildir. Fakat Lütfü Savaş yaşananların tamamının sorumlusu ve bu meselenin günah keçisi de değildir” diye konuştu. – İZMİR
]]>KAMERA: SADIK KARAKULOĞLU
Türkiye İşçi Partisi (TİP), İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısıyla Hatay İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı’nın Gökhan Zan olduğunu açıkladı. Zan konuşmasında, “Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı bu felaketin sorumluları arasında. Kendisi bu sorumluluğunu kabul edip geri çekilmek yerine partisi tarafından yeniden aday gösterilmiştir. Bu adaylık kente, kendisine daha önce oy vermiş Hatay halkına danışılmadan kararlaştırılmıştır” dedi.
Türkiye İşçi Partisi (TİP), İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısıyla Hatay İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan Adayını açıkladı. Toplantıda konuşan TİP Sözcüsü İstanbul Milletvekili Kadıgil, “Biz Hatay halkının sesini duyduk. Biz Hataylıların yükselen çığlığını duyduk. Biz öksüz, yetim, kimsesiz bırakılan bunun üzerine bir de seçeneksiz bırakılmaya çalışılan Hatay halkının isyanını duyduk. Bu isyan Hatay halkının kendi içinde oluşturduğu ittifak bize bir isim söyledi. ‘Biz bu iki seçeneğin arasına sıkışmak istemiyoruz. Bize bir seçenek sun Türkiye İşçi Partisi’ diye, Türkiye İşçi Partisi’nin sırtına bir görev yükledi. Bir siyasi partinin görevi kendi istediğini, canının istediğini yapmak değil, temsil ettiği yurttaşların sesini taşımaktır. Biz o bu sesi sizlerle buluşturmak için buradayız” diyerek Hatay İttifakı’nın büyükşehir Belediye Başkan adayının Gökhan Zan olduğunu duyurdu.
Zan konuşmasında sadece Lütfü Savaş’a karşı değil Hatay’ı depremde yalnız bırakanlara karşı aday olduğunu belirterek şunlara değindi:
“6 ŞUBAT’TA KİMİMİZ ÖLDÜK KİMİMİZ YETİM KALDIK: Biz 6 Şubat’ta 4.17’yi gösterdiğinde saatler maalesef kimimiz öldük, kimimiz yetim kaldık, kimimiz eksik kaldık. Ama o gün ilk üç gün yanımızda hiç kimse yoktu. Kim vardı biliyor musunuz? Millet vardı, halk vardı. Milletin dayanışması vardı. Onların elini gördük. Onların ruhunu yanımızda hissettik. Ne o sabah ne de sonraki günler boyunca maalesef yanımızda devlet kurumlarını ve belediyeleri göremedik. İlk 3 gün dediğim gibi yalnız bırakıldık, terk edildik. AFAD da gelmeli, yardım da gelmedi. Umutsuzluğa kapıldık, öfkemizi, haykırdık. Ama bizim umudumuz halkımızın az önce ifade ettiğim gibi ülkenin dört bir yanında bize hemen o sabah uzatılan milyonlarca el oldu. O anlarda belki acıdan kıvrılıp soğuktan titriyorduk. İnsanımız elinde avucunda ne varsa gönderdi. Yetmedi, kendisi de geldi. Enkazlara çıplak elleriyle girdiler. Onlarca insanı çıkardılar. Biz o elleri hala tutuyoruz.
]]>
