SAMSUN – Samsun’da, Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği tarafından ‘Hocalı Katliamı’nın 32. yıl dönümü nedeniyle anma etkinliği düzenlendi.
Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen anma programında 1992 yılında ‘Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı. Program ilk olarak hayatını kaybedenler ve şehitler için saygı duruşundan bulunulması ile başladı. Akabinde İstiklal Marşı ve Azerbaycan Marşı okundu. Programda konuşan Orta Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği Genel Başkanı Dr. Mesude Veliyeva Altun, “Hocalı Soykırımı diye anılacak ve tarihe kara bir leke olarak geçecek olan hadise o gün yaşandı. Ermeni kuvvetlerin 32 yıl önce Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaptığı katliamın acısı seneler geçse de ancak halen unutulmadı. Bu vahim hadisenin yıldönümünde katledilen masumlar anılıyor. Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azerbaycan sivillerinin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Azerbaycan halkının tamamına yönelik yapılmış Hocalı Soykırımı, akıl almaz zulmü ve insanlık dışı cezalandırma yöntemleriyle insanlık tarihinde bir vahşet eylemidir. Bu soykırım aynı zamanda tüm insanlığa karşı tarihi bir suçtur. O soğuk, acımasız karlı kış gecesi kuşbaşı kar yağardı. O gece vahşet yaşadı Hocalı. Yer yüzü bugüne dek böyle bir vahşet, böyle bir acımasızlık görmemişti. Ermeni silahlı kuvvetleri, Rus 366. Motorlu Taşıt Alayının yardımı ile Hocalı’yı üç taraftan kuşatıyor. Karlı ormanlık arazide, zayıf düşmüş ve haklarından mahrum edilmiş insanların çoğu Ermeni askerleri tarafından vahşice yok edildi. Düşman; merhamet isteyen yaşlı, hasta, kadın, çocuk kimseyi umursamadı. Çocuklar ebeveynlerinin gözleri karşısında vahşice öldürülüyordu. Hocalı’nın yiğit oğullarının başları Ermeni mezarlarının üzerinde kurbanlık olarak kesildi. Yüzlerce kız ve gelinlerimiz esir düştü. Aralıksız kurşun yağmurundan kurtulup ayağı açık halde ormanlara, dağlara gidenlerin çoğu yolda dondu. O gece nereye gideceğini, kimden yardım isteyeceğini bilemeyen çocuklar yakınlarının cesetleri arasında şaşkın şaşkın hareket ediyordu. Hocalı, Ermeni milliyetçilerinin yüzyıllar boyunca Türk ve Azerbaycan halklarına karşı yaptığı soykırım ve etnik temizleme siyasetinin en kanlı sayfasıdır. Kendi acımasızlığına ve şiddetine göre ise insanlığa karşı işlenen büyük bir suçtur. Hocalı; bir kentin yeryüzünden silinmesi, içinde yaşayan kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden topyekun saldırıya uğraması, kaçabilenlerin de soğuk ve karlı dağlarda ya donarak hayatını kaybetmesi ya da sakat kalması, kaçamayanların ağır silahlarla taranmasıdır. Yani anlatılması ve anlaşılmasının son derece zor olduğu bir vahşettir. Dağlık Karabağ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’da yapılan bu katliam, insanlık dışı bir olaydır. O günü asla unutmam. Katliamda katledilen vatandaşlarımızı unutmadık asla unutturmayacağız. Katliamı kınıyor ve katliam faillerinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tarihin siyah gecesinde yaşamını kaybetmiş yüzlerce vatandaşımızı, yaşanan vahşetin 32. yıldönümünde rahmetle anıyor ve Allah rahmet etsin diyoruz” dedi.
Konuşmanın ardından çocuklar tarafından şiirler okunması ile program sona erdi.
]]>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenilerin 26 Şubat 1992’de gerçekleştirdiği Hocalı Katliamı’nın 613 kurbanını Ermenistan işgalinden kurtarılan Hocalı kentinde andı. Aliyev, Hocalı Katliamı’nın 32. yıldönümünde Hocalı kentini ziyaret ederek, Hocalı Soykırımı Anıtı’nın temelini attı. Daha sonra Hocalı’dan olan vatandaşlarla bir araya gelen Aliyev, 18 ülkenin Hocalı Katliamı’nı “soykırım” olarak tanıdığını, ancak büyük devletlerin ve uluslararası kuruluşların birçoğunun bu trajediye kayıtsız kaldığını belirtti.
“Hocalı soykırımını inkar etmek haksızlık ve vicdansızlıktır”
Hocalı soykırımı hakkındaki bu gerçekleri dünya kamuoyuna aktarmak için çok çaba sarf ettiklerini belirten Aliyev, “Dünyadan haklı olarak adalet istedik. Hocalı soykırımı dünyanın gözü önünde yaşanan kanlı bir suçtur. Hocalı soykırımını inkar etmek haksızlıktır, vicdansızlıktır. Ancak Ermenistan devleti, arkasında o zaman da şimdi de duran aynı güçler, aynı ülkeler, bu olayı örtbas etmek, Ermenistan’ı sorumlu tutmamak, Ermenistan’a herhangi bir yaptırım uygulamaması, cezasız kalmaları için elinden geleni yaptı. Hocalı’ya adalet talebimiz tamamen haklıydı. Bizim savaş alanında bu adaleti sağlamamız, uluslararası hukuka ve tarihi adalete tamamen uygundur. Tarihi adaleti yeniden sağladık. Savaş alanında Hocalı’nın masum kurbanlarının intikamını aldık, savaş alanında kanlarını aldık, kanlarının yerde kalmasına izin vermedik. Doğru, 30 yıl sürdü. Ancak bu 30 yılda yapılan çalışmalar, yürüttüğümüz bilinçli politika bugün buraya gelmemizi sağladı” dedi.
“Hocalı özgürlüğüne kavuşuncaya kadar sakinleşemezdik”
Hocalı olmadan Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin tamamen sağlandığının düşünülemeyeceğini belirten Aliyev, “Hocalı’nın Azerbaycan halkının tarihinde ve bilincinde o kadar büyük bir yeri vardır ki, bu trajedi kalplerimizde o kadar büyük yaralar bırakmıştır ki, Hocalı özgürlüğüne kavuşuncaya kadar sakinleşemezdik. Beş ay önce terörle mücadele operasyonu sonucunda Hocalı dahil işgal altındaki ve bölücülerin at koşturduğu tüm bölgeler kurtarıldı. 15 Ekim 2023’te Hocalı’da Azerbaycan bayrağı göndere çekildi. Hocalı’da da büyük iyileştirme çalışmalarına başladık” ifadelerini kullandı.
Azerbaycanlıların Karabağ’a geri dönüşü hızlanıyor
Azerbaycanlıların Karabağ’da beş yerleşim yerine geri döndüğünü hatırlatan Aliyev, “Bu Azerbaycanlıların geri döneceği yerleşim yeri sayısı 20’ye ulaşacak. Bu yıl hem Hocalı’da hem de Hankendi’de hayatın yeniden canlanacak. Şuşa’nın Malıbeyli, Kerkicahan, Turşsu köyleri de yeniden canlanacak. Ağdam şehri restore ediliyor ve Ağdam’a ilk göç gelecek yıl başlayacak. Yani inşaat çalışmaları genişliyor” dedi.
“İntikamımızı aldık”
Hocalı Katliamı’nın hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade eden Aliyev, “Her birimiz o kanlı tarihe döndüğümüzde, o korkunç görüntüler ve fotoğraflara baktığımızda öfkeye kapılıyoruz ve 30 yıl değil 300 yıl geçse bile bu öfkemiz dinmeyecek. Bu doğaldır, biz insanız ama aynı zamanda büyük bir milletin de temsilcisiyiz. Tekrar söylüyorum, hem 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı’nda hem de bir günlük terörle mücadele operasyonunda intikamımızı aldık, büyük bir profesyonellik, kahramanlık ve fedakarlık gösterdik. Çocuklarımız bu toprakları işgalcilerden kurtarmak için ölüyordu. Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin” dedi. – BAKÜ
]]>Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen anma programında 1992 yılında ‘Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı. Program ilk olarak hayatını kaybedenler ve şehitler için saygı duruşundan bulunulması ile başladı. Akabinde İstiklal Marşı ve Azerbaycan Marşı okundu. Programda konuşan Orta Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği Genel Başkanı Dr. Mesude Veliyeva Altun, “Hocalı Soykırımı diye anılacak ve tarihe kara bir leke olarak geçecek olan hadise o gün yaşandı. Ermeni kuvvetlerin 32 yıl önce Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaptığı katliamın acısı seneler geçse de ancak halen unutulmadı. Bu vahim hadisenin yıl dönümünde katledilen masumlar anılıyor. Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azerbaycan sivillerinin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Azerbaycan halkının tamamına yönelik yapılmış Hocalı Soykırımı, akıl almaz zulmü ve insanlık dışı cezalandırma yöntemleriyle insanlık tarihinde bir vahşet eylemidir. Bu soykırım aynı zamanda tüm insanlığa karşı tarihi bir suçtur. O soğuk, acımasız karlı kış gecesi kuşbaşı kar yağardı. O gece vahşet yaşadı Hocalı. Yer yüzü bugüne dek böyle bir vahşet, böyle bir acımasızlık görmemişti. Ermeni silahlı kuvvetleri, Rus 366. Motorlu Taşıt Alayının yardımı ile Hocalı’yı üç taraftan kuşatıyor. Karlı ormanlık arazide, zayıf düşmüş ve haklarından mahrum edilmiş insanların çoğu Ermeni askerleri tarafından vahşice yok edildi. Düşman; merhamet isteyen yaşlı, hasta, kadın, çocuk kimseyi umursamadı. Çocuklar ebeveynlerinin gözleri karşısında vahşice öldürülüyordu. Hocalı’nın yiğit oğullarının başları Ermeni mezarlarının üzerinde kurbanlık olarak kesildi. Yüzlerce kız ve gelinlerimiz esir düştü. Aralıksız kurşun yağmurundan kurtulup ayağı açık halde ormanlara, dağlara gidenlerin çoğu yolda dondu. O gece nereye gideceğini, kimden yardım isteyeceğini bilemeyen çocuklar yakınlarının cesetleri arasında şaşkın şaşkın hareket ediyordu. Hocalı, Ermeni milliyetçilerinin yüzyıllar boyunca Türk ve Azerbaycan halklarına karşı yaptığı soykırım ve etnik temizleme siyasetinin en kanlı sayfasıdır. Kendi acımasızlığına ve şiddetine göre ise insanlığa karşı işlenen büyük bir suçtur. Hocalı; bir kentin yeryüzünden silinmesi, içinde yaşayan kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden topyekun saldırıya uğraması, kaçabilenlerin de soğuk ve karlı dağlarda ya donarak hayatını kaybetmesi ya da sakat kalması, kaçamayanların ağır silahlarla taranmasıdır. Yani anlatılması ve anlaşılmasının son derece zor olduğu bir vahşettir. Dağlık Karabağ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’da yapılan bu katliam, insanlık dışı bir olaydır. O günü asla unutmam. Katliamda katledilen vatandaşlarımızı unutmadık asla unutturmayacağız. Katliamı kınıyor ve katliam faillerinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tarihin siyah gecesinde yaşamını kaybetmiş yüzlerce vatandaşımızı, yaşanan vahşetin 32. yıldönümünde rahmetle anıyor ve Allah rahmet etsin diyoruz” dedi.
Konuşmanın ardından çocuklar tarafından şiirler okunması ile program sona erdi. – SAMSUN
]]>Azerbaycan Parkı’nda bulunan Şehitler Anıtı önünde düzenlenen anma töreni, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı ve Azerbaycan milli marşının okunmasıyla başladı. Törende konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “32 yıl önce Ermeniler, çoluk çocuk, yaşlı kadın demeden 613 vatandaşımızı katletti. Acısı hala içimizde. Ancak ne mutlu ki bir süre Başkomutan İlham Aliyev tarafından ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleri ve duruşlarıyla çok şükür Karabağ azatlığına yani özgürlüğüne kavuştu. Bundan dolayı sevinçliyiz ve gururluyuz” dedi.
Konuşmasında Azerbaycan Kardeşlik Parkı’ndan ve içindekilerden de bahseden Başkan Yalçın, “Bir süre önce 7 Şubat’ta Şuşa Azerbaycan Evi’nde önemli ve güzel bir şeye şahit olduk. Türkiye’de 3 yerde Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı, onlardan birisi de bu mekanda oldu. Bundan da ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. 20 bin metrekare üzerindeki Azerbaycan Kardeşlik Parkı’nı yapmak, bu anıtı buraya taşımak, Şuşa Evi’ni yapmak Azerbaycanlı kardeşlerimize bir armağanımızdır ve Azerbaycanlı kardeşlerimiz her şeyin en iyisine layıktır” diye konuştu.
“Güçlü olmamız lazım”
Gazze’de yaşanan soykırıma da değinen Başkan Yalçın, “Biliyorsunuz bir katliam da Filistin’de yaşanıyor Gazze’de başlayan katliamda neredeyse 30 bin kişi hayatını kaybetti. Küresel güçler hem soydaşlarımızı hem dindaşlarımızı katletmeye azimliler. Onun için Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan devleti ne kadar güçlü olursa biz de o kadar sesimizi çıkarabileceğiz. Allah hem Azerbaycan devletine hem Türkiye Cumhuriyeti’ne nice yüz yıllar ömürler nasip etsin. Ben Hocalı ve dünyanın her yerinde mazlum şekilde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.
“Başkan Yalçın unutulmaması için çırpınıyor”
Şuşa Azerbaycan Evi Derneği Başkanı Elshan Ganbarov da yaptığı konuşmada Başkan Yalçın’ın konuya duyduğu hassasiyete teşekkür ederek, “Bir kültür bekçisi gibi bir tarihin unutulmaması için çırpınan Yalçın Başkanımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Tarih asla unutanları sevmez. Tarihi unutmak, 100 yıl önce Erzurum’da yapıldığı gibi 100 yıldan sonra Hocalı’da yapılmış bir katliamla karşı karşıya kalmak gibidir. Hocalı’da hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Allah ulusumuza uzun ömürler versin” şeklinde konuştu.
“Tek millet iki devlet”
Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa da, tek millet iki devlet vurgusu yaptığı konuşmasında, “Azerbaycan ve Türkiye’nin geçmişten günümüze bir gönül bağı var. Azerbaycan’da kar yağsa biz burada üşürüz. Türkiye’de de kar yağsa hiç şüphe yok ki Azerbaycanlı kardeşlerimiz orada üşür. Bugün ne mutlu Azerbaycan ve Türkiye’nin kardeşliği, gönül birliğiyle birlikte Karabağ bölgesi huzura kavuşmuştur. Böyle bir anma programı düzenlediği için de değerli Yalçın Başkanıma teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
“Burada gördüklerim gurur verici”
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul İsmail de konuşmasında, “Bu hassasiyet için Kayserimize özellikle Talas Belediyemize özel minnettarlığımı sunuyorum. Bu meselelerde Kayseri’mizin ne kadar hassas olduğunu her zaman şahsen gördüm. Burada Hocalı Parkı’nın açılması, güzel bir anıtın yapılması, Şuşa Evi’nin olması gurur verici bir meseledir. Gerçekten bir millet iki devlet anlayışının ve gönüllerimizin birbirine bağlı olduğunun göstergesidir. İyi günlerde bir arada olmak kolaydır, önemli olan bu tür acılarımızı birlikte paylaşmaktır. Bunu sağlayan Başkan Yalçın’a teşekkür ediyorum” dedi.
“Tarihin en büyük trajedilerinden birisi”
Azerbaycanlı şirket Socar’ın Türkiye Doğal Gaz İşbirimi Kayseri Operasyonları Başkan Yardımcısı Sinan Temür ise, “Hocalı soykırımını derinden hissediyorum. Dağlık Karabağ bölgesinde soykırımı sadece bu yüzyılın değil tarihin en büyük trajedilerinden bir tanesidir. Bu anma programını düzenlediği için Talas Belediye Başkanımız Mustafa Yalçın’a teşekkür ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Hocalı Anıtı’na katliamda hayatını kaybedenler anısına çelenk konuldu ve karanfil bırakıldı. – KAYSERİ
]]>