İlgi – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Tue, 16 Jul 2024 09:09:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, üyeleriyle sektörel gelişimleri değerlendirdi https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ticaret-odasi-baskani-ugur-erdogan-uyeleriyle-sektorel-gelisimleri-degerlendirdi/ https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ticaret-odasi-baskani-ugur-erdogan-uyeleriyle-sektorel-gelisimleri-degerlendirdi/#respond Tue, 16 Jul 2024 09:09:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9777 Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, üyeleriyle bir araya gelerek sektörel gelişimlerle ilgili istişarelerde bulunuyor. Benzer sektörlerdeki komitelerin ortak değerlendirme toplantıları büyük ilgi görüyor.

DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, DTO’nun 8, 13, 14, 21 ve 23’üncü meslek komitelerinin üyeleriyle bir araya geldi. Komitelerin yoğun ilgi gösterdiği sektörel değerlendirme toplantısında DTO’nun demir, metal, filmaşin, bakır, enerji kabloları, makine üretimi ile montajı ve ticareti, atık toplama, depolama ve bertaraf etme faaliyetleri ile konut ve iş yeri yapı kooperatifleri, tuğla, kiremit, demir, tel, çivi, boya, vernik, sıhhi tesisat malzemeleri vb. her türlü inşaat malzemeleri üretimi ve satışı, cam, ayna ve benzeri imalatı ile satışı, hazır beton üretimi ve satışı, madencilik, mermercilik ve taş ocakçılığı faaliyetleri, mobilya, kereste ve orman ürünleri imalatı ile satışı ve dekorasyon işleriyle iştigal eden üyelerinin yer aldığı sektörlerin son durumu, Denizli Ticaret Odası’nın projeleri, faaliyetleri ve hizmetleri ile ticari hayattaki güncel gelişmeler ele alındı.

“Ramazan ayından önce, tüm meslek komitelerimizle bir araya geleceğiz”

Başkan Erdoğan, toplantının başında bir hoş geldiniz konuşması yaparak üyelerine seslendi. Erdoğan, toplantıya katılanlara yoğun ilgilerinden dolayı teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Öncelikle her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum… Sabah günün ilk işi olarak işinizi gücünüzü bırakarak toplantımıza geldiniz. Özellikle ramazan ayının öncesinde komitelerimizin tamamıyla bir araya gelerek sektörlerimizi istişare edelim istedik. Komite ve sektörlerimizin önerileri, fikirleri ve varsa eleştirilerini masaya yatıralım ve ayrıntılı konuşalım aynı zamanda da benzer komiteler arasında hem kaynaşmayı sağlayalım hem de istişarede bulunalım diye düşündük. Bundan büyük toplantılarla organizasyonlarda, herkesle birebir iletişime geçmek ve kaynaşmak ne yazık ki pek mümkün olmuyor. Ramazan ayının ilk günü de her yıl olduğu gibi bu yıl da Ulu Cami’nin yanındaki iftar çadırında Denizli Ticaret Odası olarak iftar yemeğimizi vereceğiz. Ardından Meclisimiz, Yönetim Kurulumuz, Meslek Komitelerimiz, Yüksek İstişare Kurulumuz, Kadın Girişimciler ve Genç Girişimcilerimizle de iftar yapmayı planlıyoruz” dedi.

Komitelere, projelerinin ayrıntılarını anlattı

Üyelerinin daha fazla fuara katılmaları ve fuarların sayısını artırmayı, ayrıca farklı sektörlerde yeni sanayi siteleri kurma çalışmalarıyla yeni hizmet binalarını bir an önce yapmayı öncelikli gündemleri olarak belirlediklerini de söyleyen Başkan Erdoğan, “Bugün sizlere odamız ve üyelerimiz için neler yaptığımızı da kısaca anlatmak isterim. Öncelik verdiğimiz ve en önemli gördüğümüz konuların başında, üyelerimizin yurt içi ve yurt dışındaki fuarlara daha fazla katılmasını sağlamak geliyor. Biz bu sene fuar sayısını ve sektörlerini yüzde 100 artırdık. Bu yıl için 25 farklı fuar organizasyonu yaptık. Bunların ayrıntılarını internetteki sayfamızda görebilirsiniz. Bu sayı, belki ilerleyen süreçte talepler doğrultusunda artabilir. Bazı mesleklerle ilgili bir fuar yoksa eğer üyelerimizi mevcut fuarlardan katılmak istediklerine götürüyoruz. Bu arada, Denizli Ticaret Odamızın binası ile ilgili proje çalışmalarımızı da sonlandırdık. Birkaç ay içinde, yeni binamızın temelini atmak istiyoruz. En kısa zamanda, bir buçuk yıllık bir süreçte de yeni binaya taşınmayı planlıyoruz. Hep söylediğimiz bir şey vardı. Özellikle bazı sektörlerimizin ihtisas organize sanayi siteleri gibi yoğun bir talebi vardı. Bunlardan iki tanesini şu an için planlamaya aldık. Biri gıda sanayi sitesi, bir diğeri de geri dönüşümcüler ile ilgili sanayi sitesi. Bin iki yüz dönümlük bir yerin tahsisi için müracaatımızı yaptık ve onayını aldık. Onu da en kısa sürede üyelerimizin hizmetine sunacağız. Pandemi döneminden bugüne kadar iki bin altı yüz esnafımızı ziyaret ettik. Her ay da üyelerimizle anketler yapıyoruz. Bize göre doğru olup ama onlara göre eksik kalan, yanlış olan konuları görüp daha iyisini ve doğrusunu yapmanın gayreti ile çabası içerisindeyiz. Üyelerimize yönelik ücretsiz mesleki ve kişisel gelişim eğitimlerimiz de devam ediyor. Avrupa Birliği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın destekleri ile, bugüne kadar on milyon euroya yakın bir finansmanı Denizli’mize getirdik. Bir iki büyük odanın dışında şehirlerine böyle bir kaynak aktaran ikinci veya üçüncü bir oda yok. Bizim yapmış olduğumuz bir yatırım dahi altı milyon euro civarında, Denizli Teknik Tekstil Merkezimizi bu sayede kurduk. Odamızda her gün yüze yakın insanımıza farklı eğitimler veriyoruz; bunların arasında üniversite mezunu olup da iş bulamayanlar da var. Aynı zamanda işi olup da teknik destek almak isteyen gençlerimiz, kardeşlerimiz de var. Bunun yanında iş Almancası ve İngilizcesi eğitimlerimiz var ve yoğun katılım oluyor. Odamıza günlük beş yüz kişi giriş çıkış yapıyor” diye konuştu.

“İyi bir takım, çalışkan bir ekibiz”

Başkan Erdoğan son olarak toplantıya katılan meslek komiteleri ile üyelerine, kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Erdoğan, “Toplantılarımıza büyük bir ilgiyle katılmanızdan dolayı şahsım ve ekibim adına bir kez daha sizlere teşekkür ediyorum. Sizlerle bir arada olmak güzel; Denizli’mize, sektörlerimize ve Ticaret Odası ailesine güç verdiğinizin farkındayız. Bu anlamda da sizlerle gurur duyuyoruz. Birlikte olursak güçlü oluruz. Takım halinde olmadığınız zaman güçlü olma şansınız da olmaz. Biz, şükürler olsun ki iyi bir takım, çalışkan bir ekibiz. İyi ki varsınız” dedi.

Başkan Erdoğan, katılımcıların da görüşlerini aldı

Başkan Erdoğan, konuşmasının ardından aynı masa etrafında topladığı DTO meslek komitelerinin üyelerinin de tek tek görüşlerini alarak toplantıyı sonlandırdı. – DENİZLİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/denizli-ticaret-odasi-baskani-ugur-erdogan-uyeleriyle-sektorel-gelisimleri-degerlendirdi/feed/ 0
Üsküdar Kitap Fuarı Edebiyat ve Sanatı Buluşturdu https://www.kanal7haber.com.tr/uskudar-kitap-fuari-edebiyat-ve-sanati-bulusturdu/ https://www.kanal7haber.com.tr/uskudar-kitap-fuari-edebiyat-ve-sanati-bulusturdu/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:00:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6573 Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen 9. Üsküdar Kitap Fuarı, edebiyatla sanat dünyasını buluşturdu.

Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen fuarda roman, deneme, hikaye, polisiye, araştırma, sanat, tasarım, tarih, sinema, gezi, şiir, hobi, eğitim, biyografi ve yemek gibi pek çok alanda kitaplar, yayınevlerinin stantlarında okuyucunun beğenisine sunuldu.

Yazarlar imza etkinliklerinde okurla buluşurken, fuarın ilk günlerinde düzenlenen söyleşi ve etkinliklere kitapseverler yoğun ilgi gösterdi.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuarda Diyanet Yayınlarından çıkan “Sizin Ömrünüz Kaç Saniye”, “Ramazan Biraz da Annedir” ve “Ta-ha 121” kitaplarını imzaladığını söyledi.

Fuara muazzam bir ilgi olduğunu dile getiren Tökel, “Türkiye okumuyor diyorlar ya, bunu diyen gelsin burayı görsün. Sadece kuru bir kalabalık değil satış da var. Dinliyorlar da soruyorlar da. Müthiş bir ilgi var yani. Bu ilgi okumaya ve düşünmeye de dönüşüyorsa süper harika bir şey.” şeklinde konuştu.

Tökel, kitabın en iyi ikram olduğunu, kitabın insanın yenilenmesi, tazelenmesi anlamına geldiğini dile getirdi.

Mevlana’nın “Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” ifadesine işaret eden Tökel, şunları kaydetti:

“Yeni bir şey söyleyemiyorsan, bir şeyleri yeniden söyle. Kitap okumayan yeni bir şey söyleyemez, yeniden de bir şey söyleyemez. Yeni bir şey, yeniden bir şey söylemek istiyorsan, çoluğunu çocuğunu iyi yetiştirmek istiyorsan, kitabın kaynağından korkmaman lazım, kopan kaybolur gider.”

Edebiyatın yanı sıra sanat kitapları da ilgi görüyor

Çocuk kitapları kaleme alan yazar Cansu Demirbağ, “Dedem Kodlama Öğreniyor” adlı üçüncü kitabında sürekli bilgisayar başında olan ve bir şeyler yapmaya çalışan bir çocuğu konu aldığını belirterek, “Mete, kendisini ailesine kanıtlamaya çalışırken bir anda kendisini dedesine kodlama öğretirken buluyor. Bu yolculuk aslında dedesine kodlamayı öğrettiği ama bir yandan da tüm çocuklara teknoloji üretebilmenin ilhamını verdiği bir kitap.” dedi.

Fuarda çok yoğun bir kalabalık gözlemlediğini ve bundan dolayı mutlu olduğunu aktaran Demirbağ, “Bu bizim ülkemiz için çok umut verici bir görüntü. Kitaba değer veren bir ülkenin çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

İnkılab Yayınları standında sanatseverleri ağırlayan yazar Hacer Sönmez, “Yeni Başlayanlar İçin Tezhip” serisini, tezhip sanatına başlayanlar için kaleme aldıklarını söyledi.

Sönmez, yayınevinin özverisiyle 2015’te başladıkları çalışmalar sonucu serinin ilk kitabını sanatseverlerin beğenisine sunduklarını vurgulayarak, “Yeni Başlayanlar İçin Tezhip 1’i yazdığımızda çok ilgi gördü ve Yeni Başlayanlar İçin Tezhip 2’yi yazdık. Şimdi Allah izin verirse üçüncüsünü yazacağız. Tezhip sanatına ve geleneksel sanatlara sadece İstanbul’dan değil, Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından da ulaşabilsinler istedik.” şeklinde konuştu.

Tezhip sanatı konusunda hiçbir şey bilmeyenlerin de bu kitabı alarak bir başlangıç yapabileceğini belirten Sönmez, fuarın kalabalık olmasından ve ziyaretçilerin sanata duyduğu ilgi ve samimiyetten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

25 Şubat’ta sona erecek

Ömer Faruk Dere ise uygulamalı sanat serisi çalışmaları kapsamında hazırlanan “Yeni Başlayanlar İçin Hat Sanatı” ve “Yeni Başlayanlar İçin Kaligrafi” serilerinin fuarda gördüğü ilgiye değindi.

Editörlüğünü üstlendiği serinin “Yeni Başlayanlar İçin Çini Sanatı” ile devam edeceğini söyleyen Dere, “Sanatla yeni tanışanlar, sanata ilgi duyanlar ve özellikle büyük şehirlerde olmadığı için hocaya ulaşamayan sanat sevdalıları için küçük bir rehber olarak hazırlamıştık fakat şu an amacının çok daha üstünde hizmet ettiğini görüyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor.” dedi.

Ünlü yazarlar Dursun Gürlek, Saliha Erdim, Tarık Tufan, Nurullah Genç, Güray Süngü, Hatice Kübra Tongar, Ömür Akkor, Kemal Sayar, İbrahim Tenekeci, Saadettin Acar, Kaan Murat Yanık, Beşir Ayvazoğlu, İskender Pala, Ahmet Taşağıl, Şermin Yaşar, Ali Ural, Selahattin Yusuf, Erol Göka, Dilek Cesur ve Bahadır Yenişehirlioğlu fuarın konukları arasında yer alıyor.

Fuar 25 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/uskudar-kitap-fuari-edebiyat-ve-sanati-bulusturdu/feed/ 0
SOSYALFEST’e Yoğun İlgi https://www.kanal7haber.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/ https://www.kanal7haber.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:27:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5975 SOSYALFEST’e yoğun ilgi

KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık:

“Öğrencilerimizden, gençlerimizden büyük bir ilgiyle karşılaştık. Lise, ortaokul ve üniversite kategorisinden toplam 3 bin 783 başvuru oldu”

-“Amacımız Türkiye yüzyılı vizyonunda etkinliği artıracak yaklaşımı ortaya koymaktır”

KARABÜK – Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde “Türkiye Yüzyılı için harekete geç, SOSYALFEST ile gelişime öncülük et” sloganıyla Türkiye’nin milli sosyal bilimler hamlesinin oluşumuna katkı sunmak amacıyla 2-3 Mart’ta düzenlenecek Sosyal Bilimler Festivali yarışmalarına yoğun ilgi gösterildi.

KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, İhlas Haber Ajansı Karabük Bölge Müdürü Yasin Erdem’i ziyaret etti. Rektör Kırışık, Sosyalfest projesi çalışmaları hakkında yaptığı açıklamada, teknolojik mühendislik sahasında çeşitli çalışmalar ve yarışmalar yapıldığını belirtti. Bunların da son derece kaliteli ve güzel olduğunu ifade eden Kırışık, “Türkiye’ye büyük katkılar sunan çalışmalar. Sosyal bilimler alanında da bu tür yenilikçi, sosyal modeller üretici, toplumsal sorunların çözüm yönelik sosyal modeller, projeler üretici ve Türkiye yüzyılı vizyonuna uygun yeni yaklaşımlar, projeler geliştirici bir mantık ve esas içerisinde sosyal bilimler sahasını hareketlendirmek ve yeni yaklaşımlar geliştirilmesini, yenilikçi projeler üretilmesini teşvik etmek amacıyla böyle bir yarışma düzenledik. Biz bu yarışmanın hazırlıklarına önce bir komisyonla başladık. Sonra bu komisyon sayımız giderek arttı. Onun üzerinde komisyonumuzla aktif bir şekilde bu konuda çalıştık. Çalışmalarımızı, hazırlıklarımızı bitirdikten sonra Türkiye çapında bunu duyurduk.Üniversitelerimizden, kamu kurum ve kuruluşlarımızdan, bakanlıklarımızdan, özel sektörden, sivil toplum kuruluşlarından çok büyük bir ilgiyle karşılaştık. Bu ilgi sonucunda onlara da protokoller yaparak Sosyal Bilimler Festivalini, SOSYALFEST’i geliştirdik. Yarışma ve festival olarak iki aşaması var. Yarışma aşamasında ortaokul, lise ve üniversite kategorisinde 14 yarışma başlığında Türkiye çapında duyuruya çıktık.Öğrencilerimizden, gençlerimizden büyük bir ilgiyle karşılaştık. Lise, ortaokul ve üniversite kategorisinden toplam 3 bin 783 başvuru oldu. Gerçekten çok güzel bir başvuru. Çok güzel sosyal modeller geldi, projeler geldi. Bu anlamda gençlerimizin, Türkiye’nin sorunlarını çözmek, Türkiye yüzyılı vizyonuna katkı sağlamak amacıyla gerçekten çok büyük heyecan taşıdıklarını, bu vizyona destek olduklarını, Türkiye yüzyılı için canla başla çalıştıklarını, emek verdiklerini görmek bizim için son derece sevindirici oldu” dedi.

– “Alanda 100’e yakın çalışma olacak”

2-3 Mart tarihinde finale kalan projelerin sosyal model sahibi öğrencilerin geleceğini aktaran Rektör Kırışık, “Stantlarda sosyal modellerini halkımıza, vatandaşlarımıza tanıtacaklar, anlatacaklar. Bununla birlikte alan etkinlikleri dediğimiz çok sayıda faaliyetler olacak. Bir yandan sportif etkinlikler, bir yandan müzik etkinlikleri, bir yandan kültür sanat etkinlikleri olacak. Alanda 100’e yakın çalışma olacak. Bunun dışında çeşitli işte gastronomi, kültür giyim, kıyafet gibi yerel değerler gibi pek çok değeri tanıtacağımız etkinlikler olacak. Çeşitli kurum ve kuruluşlarının da katılımıyla onlar da kendi üretmiş oldukları sosyal modelleri vatandaşlarımıza tanıtacaklar. Böyle dopdolu canlı bir festival olacak. Eğlenceli, neşeli bir festivalimiz olacak” diye konuştu.

Sosyal bilimler sahasının çok önemli bir saha olduğunu anlatan Rektör Kırışık, şunları kaydetti:

“Bu sahalara çok büyük önem veriliyor. İşte sosyal bilimler sahasında Türkiye’de ilgiyi arttırmak, sosyal sahada, toplumsal sorunların çözümüne yönelik yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesini, üretilmesini teşvik etme gençlerimizin toplumsal sorunlara yönelik veya yeni yönelik farkındalıklarını ortaya çıkarmak ve çözüm üretme kültürünü yaygınlaştırmak. Bunu hedefliyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonu gerçekten önemli bir vizyon.Bunun tabii mühendislik tarafı da var. Ama en önemli, en büyük tarafı sosyal bilimler tarafı. Çünkü Türkiye yüzyılı dediğimizde dünyaya örnek olacak bir sosyal modeller zincirini, bir medeniyeti aslında ön plana çıkarıyoruz. Tarihte atalarımızın, büyüklerimizin kurmuş olduğu medeniyetin bir benzerini Türkiye yüzyılı vizyonuyla inşallah biz de kurmak istiyoruz.”

“Bu yüzyıl vizyonundaki medeniyet yaklaşımını sosyal modellerle ortaya koyabilir, geliştirebiliriz” diyen Kırışık, şu ifadelere yer verdi:

“Bu da bütün toplumun katkısı ve katılımıyla gençlerimizin sürece aktif destekleriyle ürettikleri sosyal modellerle, projelerle gerçekleşecektir. Bizim en önemli ve nihai amacımız bu kültürün, sosyal model üretme kültürünü Türk medeniyetini, Türkiye yüzyılı vizyonunu etkinliğini arttıracak bir yaklaşımı ortaya koymaktır.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sosyalfeste-yogun-ilgi/feed/ 0
Yozgat’ta Abdal geleneği tehlikede https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-abdal-gelenegi-tehlikede/ https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-abdal-gelenegi-tehlikede/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:15:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5642

SEYFİ ÇELİKKAYA

Yozgat’ta özel günlerde davul, zurna, keman, saz, cümbüş, darbuka çalarak, düğünlerde köçeklik yaparak ve çocukları sünnet ederek geçimlerini sağlayan Abdallar, geleneklerini yaşatamamanın sıkıntısını yaşıyor. Abdal geleneğinin son temsilcilerinden Veli Metin, artık eskisi gibi çocuklara müzik aleti öğretmediklerini, okuyup bir devlet kapısında iş bulmaları için mücadele ettiklerini söyledi.

Yozgat’ta, çaldığı enstrümanı çocuk yaşta eline alarak büyüyen abdallar, yeni mesleklere yöneldi. Abdal geleneğinin son temsilcilerinden Veli Metin, eskiden mesleği öğrenmeyenlerin, günümüzde ise eğitimini tamamlamayanların geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek geleneğe sahip çıkılmasını istedi. Metin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından diğer illerde olduğu gibi kendilerine verilen kadro sözünün tutulmadığından yakındı.

“SEÇİMLERDE BÜYÜK ROL OYNAYAN BİR MAHALLE, NEREYE VERİRSE ORA BELEDİYE BAŞKANI OLURDU”

Veli Metin, Yerköy ilçesinde ikamet ettiği Bağlarbaşı Mahallesi ile Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı Köseli beldesi arasındaki alanda daha önceleri yüzlerce çocuğun ve Abdalın davul, zurna, cümbüş, darbuka, saz çalıp eğitim aldıklarını, şimdi ise 10-15 çocuğun seksek oynayıp, evlerinde ders çalışarak zaman geçirdiklerini anlattı. Metin, şöyle konuştu:

“Yerköy Abdallar Kültür Dernek Başkanlığı yaptım, derneği ilgisizlikten dolayı kapatmak zorunda kaldım, 10 yıldır kapalı. Bu gördüğünüz 250-270 hane Abdal mahallesiydi, seçimlerde büyük rol oynayan bir mahalle, nereye verirse ora belediye başkanı olurdu. Şöyle bir bakın, ören oldu, viran oldu. Derler ya işte 40 yıllık ağaç kurumuş kuş kalkmış baykuşlar tünemiş. Baykuşlar tünedi, Abdal aşiretinin mekanına. 270 haneydi, şu anda 12 hane kaldı.”

“DÜĞÜN ÇALMAZSAK BAŞKA BİR GELİRİMİZ YOK”

Veli Metin, Atilla Koç’ün Kültür Bakanlığı döneminde Yozgat’ın kültürünü temsil etmeleri için iki kez kadro sözü verildiğini belirterek, şunları söyledi:

“Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın sesimizi duyulmasını istiyorum. Birkaç sefer sosyal medyada duyurmaya çalıştım, ilgi görmedi. Şu hale bir bakın, bu Abdal kültürü yok oldu. Sanat ilimdir, sanat Abdal’dır, bu kültür Abdal’ındır. Şu çoluğumuz çocuğumuz eline bir meslek alıp da mesleğimizi icra edemiyor. Ufacık bir tarihi eser buluyor vatandaşın birisi, bu kaçakçılık yapıyor diye velvele koparıyorlar. Halbuki Abdal bütünü bütüne bir kültür, tarihi eser. Kendi tarihimize sahip çıkmamız lazım. Sayın Kültür Bakanımızın bize vermiş olduğu kadroyu özellikle Cumhurbaşkanımızın sesimizi duyup, duyuramadım bu zamana kadar inşallah bu sefer duyururum, bize de kulak verir, bizimle de irtibat kurar, kadromuzu Cumhurbaşkanımızdan istiyoruz. Emekliliğimiz yok, bir şeyimiz yok, perişanız. Sayın Cumhurbaşkanım, duyarsan, ilgilerini ilgilenmemi özellikle bekliyoruz.”

“ZURNA ÇALAN İLGİSİZLİKTEN, BİLGİSİZLİKTEN DOLAYI HEMEN HEMEN HİÇ KALMADI”

Mahallede yetişen çocukların davuldan başka enstrüman çalmadıklarını aktaran Veli Metin, “Zurna çalan ilgisizlikten, bilgisizlikten dolayı hemen hemen hiç kalmadı. Ben 62 yaşındayım, benden sonra bu meslekte bitmek üzere. Belki efendim Pakistan’da vardır, ithal zurnacı getirtebilirler, getirebilirlerse. Bu neden oldu? İşte bize verilen kadronun geri elimizden alınmasından kaynaklandı. Bir bakan kadro verir de müdür geri kadroyu bozabilir mi? İnşallah tekrarlıyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız sesimizi duyar, kadromuzu verir de biz de geri mesleğimizi devam ettiririz” diye konuştu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/yozgatta-abdal-gelenegi-tehlikede/feed/ 0
Sevgililer Günü Uyarısı: Aşk Bombardımanı Duygusal Şiddettir https://www.kanal7haber.com.tr/sevgililer-gunu-uyarisi-ask-bombardimani-duygusal-siddettir/ https://www.kanal7haber.com.tr/sevgililer-gunu-uyarisi-ask-bombardimani-duygusal-siddettir/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:15:31 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3853 Sevgililer Günü ile ilgili uyarılarda bulunan Dr. Müge Yaşar, ilişkinin başında abartılı ilgi ve sevginin, bir süre sonra azalması anlamına gelen love bombing; yani aşk bombardımanının bir tür duygusal şiddet olduğunu belirterek, “Genelde bu kişiler, ilişkinin en başında partnerini en şık mekanlara götürüp, ona çok güzel iltifatlar eder. ‘Sen benim ruh eşimsin, bir daha asla senin gibi biriyle karşılaşmayacağım, aramızda mükemmel bir uyum var’ gibi sözleri çok kısa bir sürede söyler” dedi.

14 Şubat Sevgililer Günü geldi çattı. Kimi bugünü sevgisini dile getirmek için sade bir şekilde kutlarken, kimi de pahalı hediyeler, abartılı kutlamalarla dolu dolu geçirmeyi tercih ediyor.

Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümünden Dr. Müge Yaşar, ilişkinin başında abartılı ilgi ve sevginin, bir süre sonra azalması anlamına gelen love bombing; yani aşk bombardımanına dönüştüğünü söyledi. Bunun bir tür duygusal şiddet olduğunu ifade eden Yaşar, “love bombing” denen kavramın, kişinin karşısındaki partneriyle çok mutlu başlayan bir sürecin, adından da anlaşılacağı gibi adeta aşk bombardımanına maruz bırakılması olduğunu söyledi.

Müge Yaşar, “Genelde bu kişiler, ilişkinin en başında partnerini en şık mekanlara götürüp, ona çok güzel iltifatlar eder. ‘Sen benim ruh eşimsin, bir daha asla senin gibi biriyle karşılaşmayacağım, aramızda mükemmel bir uyum var’ gibi sözleri çok kısa bir sürede söyler. Pahalı hediyeler alıp karşısındakine belki de daha birkaç hafta içerisinde sanki yıllardır birliktelermiş gibi yatırım yaparlar. Doğal olarak partnerin ayakları yerden kesilir, mutluluktan göklere uçacakmış gibi hisseder” dedi.

Kişi kendini suçlamaya başlıyor

Dr. Müge Yaşar, karşı tarafın amacına ulaşıp kişiyi kendine iyice yaklaştırdığında ilgisini azalttığını ve birdenbire kestiğini söyledi. Yaşar, “Tüm bunlara maruz kalan kişi ‘Bende bir sorun mu var? Böyle davrandığına göre ben bir şeyleri yanlış yaptığım için benden uzaklaştı’ diye düşünerek onun ilgisini tekrar kazanmak için kendinden tavizler verir ve bu sarmal böyle git-gellerle böyle devam eder. Zamanla kişi; kendini yetersiz, bağımlı, muhtaç, özgüveni zayıf ve psikolojik olarak yıpranmış hisseder. Yaşadığı bu durum, hayat kalitesini ciddi anlamda etkiler. Benlik saygısı düşer, kendi duygularından hatta zekasından dahi şüphe duymaya başlar ve bir süre sonra depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete ve panik atak gibi psikolojik rahatsızlıklar görülmeye başlar. Love bombing denen bu durum, bir manipülasyon tekniğidir ve kişinin partnerini kendisine bağımlı kılmak için yaptığı eylemlerdir. İlişkinin ilk zamanlarında yoğun ilginin bir süre sonra kesilmesi ile anlayabilirsiniz.”

“Birbirini iyi tanıyanların daha sağlıklı ilişkileri olur”

Dr. Müge Yaşar, aniden başlayan, çok kısa süre içinde aşırı ve yoğun bir ilgi gören kişilerin aşk bombardımanına maruz kalmış olabileceğine değinerek şu uyarılarda bulundu:

“Bu ilişkilere devam edilmemesi gerekir, kişi hatayı kendinde aramamalıdır. Sağlıklı ilişkilerde çiftlerin birbirini çok iyi tanıması, geçmişlerini, bugünlerini, geleceklerini iyi bilmesi çok önemlidir. Birbirlerini iyi tanıyan çiftlerin genelde iyi bir iletişimleri vardır. İyi bir ilişki, kendimizi iyi ifade ettiğimiz, güvende hissettiğimiz, sevdiğimiz ve sevildiğimiz, paylaşımda bulunduğumuz, değer gördüğümüzü hissettiğimiz, aitlik hissini karşılıklı hissedebildiğimiz ilişkidir. Eğer bir kişi, love bombing’e maruz kaldıysa çok dikkatli olmalı ve ilişkisine bu açıdan bakmalıdır.” – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sevgililer-gunu-uyarisi-ask-bombardimani-duygusal-siddettir/feed/ 0
Emekli Ahşap Oymacısı Arif Uçar’ın Ürünleri Avrupa’ya İhracat Yapıyor https://www.kanal7haber.com.tr/emekli-ahsap-oymacisi-arif-ucarin-urunleri-avrupaya-ihracat-yapiyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/emekli-ahsap-oymacisi-arif-ucarin-urunleri-avrupaya-ihracat-yapiyor/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:03:28 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2392 İzmir’de emekli olduktan sonra aldığı eğitimlerin neticesinde 35 metrekarelik atölyede hobi olarak başladığı ahşap oymacılığı işinde ürettiği eserleri yoğun talep gören Arif Uçar(55), ürünlerinin birçoğunu Avrupa’ya satıyor. Uçar, “Yaptığım eserlerin ilgi çekmesi üzerine ben de bunları ticari faaliyete dönüştürdüm. Hatta bu ilgi yurt dışına da taştı. Özellikle yaptığım miğferler ilginç geldi” dedi.

İzmir’de yaşayan ve özel sektörde yıllarca çalıştıktan sonra emekli olan Arif Uçar, çocukluk hayali olan ahşap oymacılığı kursuna gitti. Çiğli Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici Tahsin Güler’den yaklaşık 2 yıl kadar eğitim aldı. Usta öğretici Güler’in vefatından sonra Uçar’ın eğitim hayatı, merhum Tahsin Güler’in kardeşi ahşap ustası Aşır Güler ile devam etti. Aşır Güler’in evinin altında bulunan ve hobi olarak eğitim aldığı 35 metrekarelik atölyede bir süre sonra küçük işler üretmeye başlayan Uçar, zamanla kendini geliştirerek harika eserler ortaya çıkarmaya başladı. Yaklaşık 5 yıldır ahşap oyma işiyle ilgilendiğini belirten Uçar, “Ahşap oymacılıkta rölyef, heykel, yarı heykel gibi birçok alanlar var. Ben daha çok üç boyutlu heykel ya da yarı heykel alanını tercih ediyorum. Bunun dışında bir Egeli olarak, bir deniz aşığı olarak, Ege’nin balıklarını, bir taraftan da mitolojiye olan ilgimden dolayı Helenistik ve Roma Dönemi miğferlerini oymaya çalışıyorum” dedi.

“Özellikle yaptığım miğferler ilginç geldi”

Hobi olarak başladığı ahşap oymacılık işinin zamanla ticari zemin kazandığını belirten Uçar, “Yaptığım eserlerin ilgi çekmesi üzerine ben de bunları ticari faaliyete dönüştürdüm. Hatta bu ilgi yurt dışına da taştı. Özellikle yaptığım miğferler ilginç geldi. Ahşap oymada miğfer yapıldığını hiç görmedim. Hatta sadece Helenistik miğferler değil, Viking miğferleri, Selçuklu miğferleri gibi taleplere kadar döndü” ifadelerini kullandı.

“En az 2 yıllık, 3 yıllık dinlenmiş bir ağaç seçmeniz çok önemli”

Özellikle Avrupa ülkelerinden yoğun ilgi gören miğferlerin yapılış hikayesini anlatan Uçar, “İlk önce burada kullandığım ağaçtan bahsetmek istiyorum. Heykel çalışması yapacaksanız ilk önce ağacınızın kurumuş olması gerekiyor. Çünkü eseriniz bittikten sonra çatlamalar veyahut da yamulmalar olabilir. O yüzden en az 2 yıllık, 3 yıllık dinlenmiş bir ağaç seçmeniz çok önemli. Yine oyma açısından daha rahat olan ıhlamur ağacını tercih ediyorum. Ihlamur ağacımızı aldıktan sonra elle yapmak istediğimiz objeyi kerestenin üzerine çiziyoruz. Kestikten sonra bütün aşamaları oymacılıkta kullandığımız iskarpelalarla, tokmakla, elle oyarak başlıyoruz. İçini oyduktan sonra dışını da şekillendirip en son aşamalarda da ince motiflere geçiliyor. Motiflerini de tamamladıktan sonra iyi bir zımpara yapıyor ve akabinde kök boyaları ya da kumaş boyaları kullanarak, hatta burada bazen kurumuş kan efektlerini de vererek boyama işlemini yapıyoruz. Tekrar bir zımparalamadan sonra gomalak (Lac böceğinin salgıladığı doğal bir reçine) dediğimiz organik cilayı yaklaşık 15-20 kat, bazen hatta 30 kata kadar sabırla inceltilerek üstüne sürüyoruz. En son da keten tohumu yağıyla yavaş yavaş parmakla masaj yapar gibi yaklaşık bir gün kadar da bu işlem yapılıyor. Sonra keçeyle güzelce silindikten sonra yaklaşık bir ay sonunda böyle bir eser ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.

“Değerli bir sanat, kaybolmasını istemiyoruz”

Günümüzde ahşap oyma sanatına ilginin azaldığının altını çizen Uçar, “Özellikle şunu belirtmek istiyorum. Ahşap oyma bu toprakların çok geleneksel bir sanatı, zanaatı. Maalesef gelişen teknolojilerle birlikte bu tür sanatlar kaybolmaya başlıyor. Bu bizim için çok büyük bir üzüntü. Ama bizler bunu tekrar canlandırarak yeni nesillere örnek olması amacıyla sergiler de açıyoruz, ilgi çekmeye çalışıyoruz bu alana. Gençlerin de buna ilgi duymasını istiyoruz. Çok güzel eserlerin çıktığı bir ülkedeyiz. Mutlaka buradaki gençlerimizin de buna ilgi duymasını istiyorum. Değerli bir sanat, kaybolmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı. – İZMİR

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/emekli-ahsap-oymacisi-arif-ucarin-urunleri-avrupaya-ihracat-yapiyor/feed/ 0