Avusturya’nın başkenti Viyana’daki Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi’nde UAEA Yönetim Kurlu Toplantısı düzenlendi.
Toplantı sonrasında Başkan Grossi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
AA muhabirinin, İsrail’in denetlenmeyen nükleer faaliyetleri ve kontrol dışı nükleer silahlarının Orta Doğu’daki durumu daha karmaşık hale getirip getirmeyeceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Grossi, bölgedeki gelişmelerden duyduğu kaygıyı dile getirerek, “nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmaların kabul edilemez olduğunu” yineledi.
Grossi, İsrailli aşırı sağcı Miras Bakanı Amihai Eliyahu’nun Kasım 2023’de Gazze’ye yönelik nükleer silah kullanma tehdidinin bölgede domino etkisi yaptığını belirterek, bu tür konuşmaların sonlandırılması gerektiğini ifade etti.
“Ajans, bölgede Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın uygulanması için çabalıyor. Nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmalar, diğer ülkelere de sıçradı.” ifadesini kullan Grossi, nükleer silahların uluslararası hukuka göre yasaklı olduğunu vurguladı.
İran’ın nükleer faaliyetleri
Grossi, İran’ın nükleer faaliyetlerine de değinerek, bu ülkede zenginleştirilmiş uranyum stokunda artışın devam ettiğini, Tahran yönetimin yaklaşık 3 yıldır Ek Protokol’ü uygulamadığını ve bu süre zarfında Ajans’ın da tamamlayıcı erişim sağlayamadığının altını çizdi.
İran’ın Kapsamlı Güvenlik Denetimi Anlaşması kapsamında Kod 3.1 adı verilen uygulamayı hayata geçirmesi gerektiğini ifade eden Grossi, İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl olduğuna dair Ajansın güvence verebilecek bir konumda olması için bu durumun çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Grossi, “İran’ın nükleer silah üretmeye yönelik teknik yeteneklerine ilişkin kamuoyuna yapılan açıklamalar, İran’ın güvenlik denetimine ilişkin beyanlarının doğruluğu ve eksiksizliği konusundaki endişelerimi daha da artırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın 4 Mart 2023’te UAEA ile yaptığı Ortak Mutabakatta alınan kararları uygulamayı durdurmasının ciddi oranda endişeye yol açtığını kaydeden Grossi, “Bu da İran’ın üzerinde anlaşmaya vardığımız şeye bağlı kaldığına dair şüpheleri artırıyor.” görüşünü paylaştı.
Grossi, İranlı yetkililerle görüşmek istediğini, Tahran’dan gelecek davet üzerine hareket edeceğini belirterek, söz konusu kaygıların ancak yapıcı ve anlamlı bir işbirliği ile çözülebileceğini, bu bağlamda İran’ı bir kez daha eksiksiz ve şeffaf bir şekilde işbirliği yapmaya çağırdı.
Zaporijya Nükleer Santrali
Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’ne ilişkin istikrarsız durumun sürdüğünü belirten Grossi, son haftalarda nükleer santral çevresinde çatışmaların arttığını ifade etti.
Grossi, olası bir nükleer kazanın yaşanmasını önlemek adına daha önce BM Genel Kurulu’nda açıkladığı 5 temel ilkeye tarafların dikkat ettiğini, ancak zaman zaman bu ilkelerin bazılarını riske atabilecek adımların da atıldığına dikkati çekti.
Ajans uzmanlarının burada nükleer güvenliğin sağlanması için çalışmalarını sürdürdüğünü, olası bir tehlike karşısında gereken önlemleri almaya çalıştığını kaydeden Grossi, ancak buradaki ekibin nükleer güvenliğine ilişkin yürüttüğü kontroller kapsamında santralin her noktasına erişim sağlayamadığını dile getirdi.
Grossi, Rus yetkililerin onayı doğrultusunda yarın Moskova’ya bir ziyaret gerçekleştireceğini, bu bağlamda Zaporijya Nükleer Santrali başta olmak üzere diğer nükleer güvenliğe ilişkin üst düzey görüşmeler yapacağını kaydetti.
]]>Comanescu, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Büyükelçi Comanescu, Foruma davet edildiği için onur duyduğunu belirtti.
Foruma ikinci kez katıldığını ifade eden Comanescu, “ADF gibi birçok foruma katılıyorum. Ancak şunu söylemeliyim ki ADF hem katılımcılar hem de içerik açısından katıldığım en önemli forumlardan biri oldu.” dedi.
Comanescu, ADF’nin “Krizler döneminde diplomasiyi öne çıkarmak” temasına ilişkin, “Bu başlığın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri olarak sorumlu olduğum alana da mükemmel bir şekilde uyduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.
Karadeniz’in “çok çalkantılı” bir bölge olduğunu ifade eden Comanescu, “Bu nedenle bir kez daha burada bulunmaktan ve Karadeniz bölgesiyle ilgili konuda panelist olarak yer almaktan büyük memnuniyet ve onur duyuyorum. Çok değerli bir forum.” ifadelerini kullandı.
” Türkiye’nin KEİ dönem başkanlığı sırasında birçok önemli karar alındı”
Comanescu, Türkiye’nin KEİ dönem başkanlığı sırasında önemli kararlar alındığını belirterek Türkiye’nin dönem başkanlığındaki katkısına övgüde bulundu.
Türkiye’nin dönem başkanlığında alınan özellikle iki kararın önemli olduğunun altını çizen Comanescu, bu kararlardan ilkinin, “KEİ Bakanlar Konseyinin geçen yıl KEİ Ekonomik Gündemi’ni kabul etmesi” olduğuna işaret etti.
Comanescu, söz konusu gündemin 10 yıl için KEİ’nin faaliyetlerinin stratejisini oluşturduğunu belirterek “Bu da gösteriyor ki Ukrayna’daki savaş nedeniyle tanık olduğumuz kargaşaya rağmen, üye devletler bu örgütün önemi ve bu bölgedeki ekonomik işbirliğinin geliştirilmesine katkıda bulunmaya devam etmek için örgüte önümüzdeki 10 yıl için uygun bir çerçeve sağlamanın önemi konusundaki farkındalıklarını kanıtlamışlardır.” dedi.
Diğer önemli kararın, KEİ’nin proje geliştirme planı olarak adlandırılan ve örgütün proje odaklı boyutunu güçlendiren ya da geliştiren planın yeniden etkinleştirilmesi olduğunu söyleyen Comanescu, “Türkiye’nin dönem başkanlığı sırasında üzerinde mutabık kalınan başka kararlar da var. Örneğin KEİ İş Konseyinin güçlendirilmesi, ki bu konsey örgütün iş dünyasıyla ilgili önemli bir organıdır.” şeklinde konuştu.
“Faaliyetlerimize neredeyse tamamen geri dönmüş durumdayız”
Comanescu, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın KEİ üzerindeki etkilerine yönelik, bölgedeki pek çok husus gibi örgütün de savaştan etkilendiğini kaydederek “Gerçek şu ki 2022’de yarım yıldan fazla süre boyunca, örgütümüzün pratikte birçok faaliyetini erteleme eğiliminde olması anlaşılabilir bir durumdur. Ancak üye devletlerin yapıcı tutumları sayesinde örgütün faaliyetlerini yeniden başlatabildik. Şimdi faaliyetlerimize neredeyse tamamen geri dönmüş durumdayız.” dedi.
“Önemli olan bir duvar örmek. Elde ettiklerimizin üzerine bir şeyler inşa etmek ve dediğim gibi örgütün ekonomik işbirliğine katkıda bulunma kapasitesini daha da artırmaktır.” diyen Comanescu, bölgedeki mevcut durumun uygun şekilde ele alınması, orta ve uzun vadeli geleceğin göz önünde bulundurulması ve ona göre hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Krizlerin en kısa sürede çözüme kavuşmasını ümit ediyorum”
Comanescu, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının KEİ’ye etkilerine ilişkin, “Bir köşedeki krizin tüm dünyayı etkilediği bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla bu konuda şunu söylemeden geçemeyeceğim; elbette her kriz, her çatışma, dediğim gibi, o bölge de dahil olmak üzere tüm dünyayı etkiliyor.” diye konuştu.
Krizlerin en kısa sürede çözüme kavuşmasını ümit ettiğini belirten Comanescu, Karadeniz ve Orta Doğu’da barışın geri gelmesi temennisinde bulundu.
Comanescu, KEİ’nin 2024 hedeflerine ilişkin de şunları kaydetti:
“Genel Sekreter olarak, haziran ayında bir araya gelecek olan dışişleri bakanlarına bir öneri sunmayı ve bundan önce de üst düzey yetkililerin bir araya gelerek temel ekonomik gündemin somut olarak uygulanmasına ilişkin önerilerini sunmalarını planlıyorum. Öncelik budur. Ayrıca yakın gelecekte hayata geçirilecek projelere ilişkin somut öneriler de sunulacaktır. Bunlar tabii ki en önemli öncelikler.”
]]>Fed’in ne zaman faiz indirimlerine başlayacağına ilişkin belirsizlik devam ederken, makroekonomik verilerden alınacak sinyallerin bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara yönelik ipuçları vermesi bekleniyor.
Dün açıklanan verilere göre, ABD ekonomisi 2023’ün dördüncü çeyreğinde yüzde 3,2 büyüyerek beklentilerin alında kaldı. Ülkenin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verisine ilişkin ocak ayında yayımlanan öncü verilerde, ekonominin geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 3,3 büyüdüğü kaydedilmişti.
Analistler, ABD ekonomisinin geçen yılın son çeyreğinde güçlü tüketim harcamalarının etkisiyle sağlam bir büyüme kaydettiğini, ancak büyümenin az da olsa hız kaybetmiş gibi göründüğünü belirtti.
Ayrıca, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s (S&P), ABD ekonomisinin emsallerinden daha iyi performans göstermeye devam ettiğini, politika faizlerindeki keskin artışa rağmen 2023’te büyümenin arttığı tek büyük gelişmiş ekonomi olduğunu bildirdi.
Fed’in enflasyon göstergesi olarak takip ettiği ve bugün açıklanacak çekirdek kişisel tüketim harcamaları verisinin yatırımcıların odağında olduğuna işaret eden analistler, Fed’in faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin beklentileri büyük ölçüde etkileyebilecek verinin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini aktardı.
Fed yetkililerin sözle yönlendirmeleri de verilerin önemine işaret etmeye devam ediyor. New York Fed Başkanı John Williams bankanın muhtemelen bu yılın sonlarında faiz indirimine gideceğini kaydederek, 2024’te üç faiz indirimi yapılmasını “makul bir başlangıç” olarak değerlendirdi. Williams, Fed’in yüzde 2’lik sürdürülebilir enflasyon yolculuğunda hala kat edecek yolu olduğunu aktardı.
Boston Fed Başkanı Susan Collins de Fed’in bu yılın sonlarında politikayı gevşetmeye başlamasının muhtemelen uygun olacağına inandığını belirtirken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic ise para politikasına sabırlı bir yaklaşımdan yana olduğunu bildirdi.
Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarında, Fed’in martta politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın ilk faiz indirimine gitme ihtimali ise mayısta yüzde 20 ve haziranda yüzde 64 ile fiyatlanıyor.
Öte yandan, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de dün 4 baz puan düşüşle yüzde 4,26’ya gerilemesinin ardından bugün yüzde 4,28 seviyesinde dengelendi.
Dün yüzde 0,1 artışla 104 seviyesinden günü tamamlayan dolar endeksi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 103,9’da bulunuyor.
Ons altın fiyatı yüzde 0,1 yükselişle 2 bin 35 dolardan alıcı bulurken, Brent petrolün varil fiyatı yatay bir seyirle 82 dolardan işlem görüyor.
Kripto para piyasası tarafında ise Bitcoin, 64 bin doları test ederek, Kasım 2021’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Bitcoin, şu sıralarda 62 bin 500 dolarda dengelendi.
Analiz şirketi Coinmarketcap’in verilerine göre, Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri son 24 saatte yüzde 3,3 artarak 2 trilyon 230 milyar doları aştı.
Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,55, S&P 500 endeksi yüzde 0,17 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,06 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında ise dün karışık seyir hakim olurken, bugün gözler Almanya’da öncü enflasyon verilerine çevrildi.
Geçen hafta küresel pay piyasalarında yaşanan ralli ile Almanya ve Fransa borsaları da zirvelerini yenilerken, bu hafta Almanya’da DAX 40 endeksinin yeni zirveler görmeye devam etmesi dikkati çekiyor.
Analistler, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faizleri ne zaman indirmeye başlayacağına ilişkin belirsizliğin devam ettiğini belirterek, bölge genelinde açıklanacak makroekonomik verilerin söz konusu belirsizliği azaltabileceğini dile getirdi.
ECB üyelerinin sözle yönlendirmeleri de takip edilirken, Başkan Yardımcısı Luis de Guindos dün, kararların tarihlere değil verilere bağlı olduğunu kaydederek, bankanın enflasyonun hedefine doğru gideceğine ikna olduğunda faizleri düşüreceğini yineledi.
Öte yandan, Avrupa’da 30’dan fazla medya kuruluşu, reklam teknolojisinde hakim konumunu kötüye kullandığı iddiasıyla Google aleyhine dava açarak, şirketten 2,1 milyar avro tutarında tazminat talebinde bulundu.
Düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında 1,0830’da bulunuyor.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,76 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,27 azalırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,08 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,25 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de karışık bir seyirle başladı.
Asya pay piyasalarında da karışık seyir öne çıktı.
Çin hükümetinin ekonomiyi destekleyici yeni paketler duyuracağına yönelik beklentiler güçlü kalmaya devam ederken, bugün Japonya’da açıklanan sanayi üretimi verilerinin beklentilerin altında kalması dikkati çekti.
Japonya’da öncü sanayi üretimi ocakta yüzde 7,5 geriledi. Söz konusu verinin yüzde 6,7 düşmesi bekleniyordu.
Öte yandan, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Yönetim Kurulu Üyesi Hajime Takata’nın, bankanın negatif faiz oranı politikasından vazgeçme konusunun ivme kazandığına ilişkin sinyal vermesinin ardından Japon yeni dolar karşısında değer kazandı.
Dün yüzde 0,1 artışla günü 150,7 seviyesinden tamamlayan dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,4 altında 150 seviyesinde bulunuyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4 gerilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 değer kazandı.
Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,28 değer kaybıyla 9.062,36 puandan tamamlarken, bugün gözler GSYH başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi.
AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, Gayri Safi Yurt içi Hasılanın (GSYH) geçen yılın 4. çeyreğinde yüzde 3,97 arttığını tahmin etti.
Ekonomistlerin 2023 yılının tamamına ilişkin büyüme beklentilerinin ortalaması yüzde 4,40, 2024 sonuna ilişkin büyüme tahminlerinin ortalaması ise yüzde 3,44 oldu.
Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 31,2015’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,2190 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, Brezilya’da G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı’na katılan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın, gerçekleştirecekleri görüşmelere ilişkin haber akışı da yatırımcıların odağında bulunuyor.
Analistler, bugün yurt içinde büyüme ve TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) özeti başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, yurt dışında ise Almanya’da işsizlik oranı ve öncü enflasyon ile ABD’de kişisel tüketim harcamalarının yanı sıra haftalık işsizlik maaşı başvurularının yatırımcıların odağına yerleştiğini söyledi.
Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 8.900 seviyelerinin destek konumunda olduğunu bildiren analistler, 9.100 ve 9.200 puanın ise direnç olarak öne çıktığını kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, 4.çeyrek GSYH
10.00 Türkiye, ocak ayı hizmet ÜFE
11.55, Almanya, şubat ayı işsizlik oranı
14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
16.00 Almanya, şubat ayı TÜFE
16.30 ABD, ocak ayı kişisel gelirler ve harcamalar
16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları
]]>TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’yle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan düzenlemelerin yürürlüğe gireceği zamanın belirlenmesi bakımından uygulamada tereddüt yaşanmaması için geçiş hükümleri düzenleniyor.
Buna göre, eski hale getirme kurumuna yönelik süreye ilişkin yapılan değişiklik, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanacak. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam edilecek.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi ile kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin değişiklikler, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacak. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında da değişiklikten önceki hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Teklifle kanun yollarına başvuru sürelerinin gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren başlaması için yapılan değişikliklerin 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacağının kabul edilmesi nedeniyle, bu tarihten önce verilen kararlar bakımından yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanması sürdürülecek.
Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin değişiklikler, Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ilgili maddesi kapsamında olup da 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanacak.
Teklifte öngörülen kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanacak. Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebileceğine ilişkin düzenlemeler ancak 1 Haziran 2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından uygulanabilecek. Bu tarihten önce verilen söz konusu kararlarıyla ilgili değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanacak.
1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz yoluna başvurulabilecek ve bu itirazlar, değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılacak.
İstinaf kanun yolu incelemesinden geçmemiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması nedeniyle hükmün açıklanması veya yeniden kurulması halinde, açıklanan veya yeni kurulan hükmün tabi olduğu kanun yolu korunacak.
Mahkeme, sanığın kabul etmemesi halinde de koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilecek; ancak 1 Haziran 2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam edilecek.
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde yargı mercilerince kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanabilecek.
Manevi tazminat taleplerini Tazminat Komisyonu karara bağlayacak
Teklifle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’un adı “Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun” şeklinde değiştiriliyor.
Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle oluşan maddi ve manevi her türlü zararın tazmini istemiyle müracaatlar Komisyona yapılacak.
Müracaatın ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve verilecek tazminat miktarının saptanmasında Komisyon, gerekli gördüğü araştırmaları yapmaya veya üyelerden birine yaptırmaya ya da cumhuriyet başsavcılıklarından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmeye yetkili olacak.
Komisyonun giderleri, Bakanlık bütçesinden karşılanacak.
Komisyona müracaatlar, elektronik ortamda da yapılabilecek.
Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılacak müracaatın şekli ve süresine yönelik de düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, Komisyona müracaat, soruşturma, kovuşturma veya yargılama sürecinde ya da en geç bunların kesin bir kararla sonuçlandığının öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde yapılacak. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde müracaat edemeyenler, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte müracaat edebilecek.
Müracaatta bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi zorunlu olacak.
Komisyon, dilekçedeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi halde istemin reddedileceğini ilgiliye bildirecek. Dilekçedeki eksikliğin süresinde tamamlanmaması halinde müracaat, Komisyonca reddedilecek.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkin usul ve esaslar da belirleniyor.
Komisyona müracaat, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılacak.
Ağır ceza mahkemesinin görevi kapsamında olmasına rağmen Komisyona yapılan istemler, ağır ceza mahkemesine gönderilecek. Komisyonun görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise Komisyon, görev alanına girmeyen istemleri ayırarak ağır ceza mahkemesine gönderecek. Bu hallerde Komisyona yapılan istem tarihi esas alınacak. Komisyon ile ağır ceza mahkemesi arasında görev konusunda anlaşmazlık çıkması halinde Komisyonun görevine giren işlerin tespiti amacıyla ağır ceza mahkemesi veya Komisyon, kesin olarak karar verilmek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesine başvuracak.
Komisyonun, tazminat istemlerine ve tazminatın geri alınmasına ilişkin yapacağı değerlendirmede Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri uygulanacak. Komisyon tarafından verilen tazminatlarla ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca cumhuriyet savcısının tazminatın geri alınmasına ilişkin yazılı istemleri Komisyona yapılacak.
Yapılan müracaatlar hakkında 9 ay içinde karar verecek olan Komisyon, ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verecek.
Komisyon, usul ekonomisini gözeterek benzer nitelikteki müracaatları birleştirerek karar verebilecek.
(Sürecek)?
]]>Vergi Müfettişi Fatih Mustafa Olcay, kayıt dışılık, FATF (Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu), kara para aklama ve terörün finansmanı konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının attığı adımları, vergi gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunda önerilerini, enflasyon hedefi doğrultusunda AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Türkiye’nin atması gereken adımları ve dijital ekonomi kapsamında kripto varlıkların vergilendirilmesi konusunda son durumu İHA muhabirine değerlendirdi.
“Yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor”
Vergi Müfettişi Olcay, kayıt dışılık, FATF, kara para aklama ve terörün finansmanını konularında Hazine ve Maliye Bakanlığının büyük olduğunu söylediği çalışmalar ortaya koyduğunu belirterek, “Bakanımız Mehmet Şimşek de ifadelerinde bu konulara sıklıkla değiniyor. Özellikle terörün finansmanı, kara para aklama ile alakalı, Türkiye’nin gri listeden çıkması, yatırımların Türkiye’ye çok daha fazla gelmesi açısından çok büyük mücadele gösterilmekte. FATF’ın gri listesinde şu anda iki tavsiyede uyumsuzluk göstermekteyiz. Bunu aşmak için bakanlığımız çalışmalarda bulunmakta. Bakanlığımız 2022 yılı raporunu FATF’a sundu. Bu noktada yatırımların Türkiye’ye akması, gri listeden çıkmak, kara para aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele açısından çok büyük çalışmalar gösteriyor. Vergi denetim kurulunda çalışan vergi müfettişleri olarak terörün finansmanı, kara para aklamanın engellenmesi açısından üzerine düşen vergi incelemelerini ve denetimlerini gerçekleştiriyoruz. Özellikle asıl kullanıcıların tespit edilmesi ve terörün finansmanından kaynaklanan bu paranın aklanmasının engellenmesi konuları ile ilgili olarak hem raporlamalar hem de değerlendirmelerle bakanlığımızın bu çalışmasına katkılar sunmaktayız” diye konuştu.
“Çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir”
Vergiye gönüllü uyum ve vergi adaleti konusunu ele alan Olcay, şunları söyledi:
“Vergilendirmede adaletin tesis edilmesi ve vergiye gönüllü uyumun sağlanması için Türkiye’de özellikle vergi bilincinin sağlanması gerekmektedir. Vergide adaletin tesis edilmesi için dolaylı vergilerin gayri safi milli hasıla içindeki payının dolaysız vergilerde de sağlanması gerekmektedir. Özellikle harcamaların üzerinden alınan vergilerden ziyade servet vergileri ve gelir vergileri üzerinden alınan tutarların artan oranda bir şekilde yapılması ile özellikle çok kazanan çok, az kazanandan az şeklinde vergi alınması Türkiye’de vergi adaletinin tesis edilmesi için önemlidir. Bu anlamda eksik olduğumuz hususları tamamlıyoruz, tamamlamaya gayret gösteriyoruz. Bakanlığımız da bu konuda çalışma göstermektedir.”
“2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’den ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz”
Vergi Müfettişi Olcay, enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi için Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikasına binaen Hazine ve Maliye Bakanlığının eş güdümlü olarak sıkı maliye politikası ve vergi politikası uygulamayı tercih ettiğini hatırlatarak, “Bu doğrultuda adımlar atıyor. Bu anlamda biz, sıkı para politikası ile maliyetlerin de ihracatın da çok önemli olduğunu düşünmekteyiz. İhracat kalemlerindeki maliyet artışlarının azaltılması ve ihracat kalemlerimizin artarak devam etmesi de ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle 2026’da tamamen yürürlüğe girecek olan SKDM’ye ilişkin Türkiye, eğer yerel emisyon ticaret sistemini oluşturursa ürünlerimizden AB’ye ithal ettiğimiz mallara ilişkin maliyetlerdeki artışın önüne geçebiliriz. Ancak ilerleyen süreçte bunlar yapmadığımızda şunlarla karşılaşabiliriz: Maliyetlerimizdeki artışlardan dolayı AB ülkelerine ihracat yapmak için pazar payımızda daralmalar görülebilir. Bu anlamda 2026 yaklaşmadan Hazine ve Maliye Bakanlığımız bu konularda çalışmalar gösteriyor. SKDM için bir an önce yerel emisyon sistemimizi uygulamaya sokmamız gerekmekte. Pazar payımızın daralmaması, ihracat hedeflerimizin gerçekleşmesi için adım atmalıyız. Bu iki durum, enflasyonun tek hanelere inmesine katkı sunacaktır” ifadelerine yer verdi.
“Önce tanımı yapılarak, kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte”
Olcay, dijital ekonominin vergilendirilmesi ve kayıt altına alınması açısından çözüm bekleyen en önemli olduğunu söylediği konulardan birinin de kripto varlıklar olduğunu aktararak, “Kripto varlıklar, merkeziyetsiz bir şekilde saklanabilen, paylaşılabilen, alım-satım yapılabilen varlıklar. Kripto varlıkların vergilendirilebilmesi için öncelikle tanımın yapılması gerekiyor. Yani, emtia mı, gayri maddi hak mı, menkul kıymet mi yoksa para mı? Bu açıdan ülkemizde çalışmalar yürütülmekte. Daha sonra kripto varlıkların geliştiricileri ve alım-satımcılarına ilişkin tanımlar yapılıp mevzuata eklenmesi gerekmekte. Türkiye de buna ilişkin çalışmalar gösteriyor. Yakın zamanda Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in açıklamaları var: ‘Ülkeler bu anlamda kendi düzenlemelerini yapıyorlar. Biz de kendi düzenlemelerimizi yapmalıyız’ diye. Özellikle Türkiye’nin dijitalleşme alanında vergi ağını kurabilmesi, bu alanların boşluğunu doldurabilmesi açısından da kripto varlıkların vergi altına alınması ve bu uygulamanın geliştirilmesi çok büyük önem arz etmektedir” dedi. – ANKARA
]]>