Güneydoğu Asya ülkesi Bangladeş’in Cox’s Bazar kentinde ocak ayında Kutupalong Mülteci Kampı’nda çıkan yangında evlerini kaybeden Arakanlı Müslümanlar (Rohingyalar) için Türkiye harekete geçti. Yangın sonrası 490 barınağın yapımını üstlenen Türkiye Diyanet Vakfı, bugün itibariyle 350 aileye inşaatları tamamlanan barınakları teslim etti. Kalan barınakların gelecek iki hafta içerisinde ailelere teslim edilmesi hedeflenirken, yangın nedeniyle kullanılamaz hale gelen TDV Camisi ise tekrar inşa ediliyor.
“Rohingyalı kardeşlerimizi evleriyle tekrar buluşturacağız”
TDV Bangladeş Koordinatörü Oğuzhan Adsız yaptığı açıklamada, mülteci kampındaki yapıların yeniden inşaatı için hız kesmeden çalıştıklarını ifade etti. Bangladeş Afet Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler (BM) ile koordinasyonlu bir şekilde çalıştıklarını belirten Adsız, “490 tane barınağı vakıf olarak biz yapacağız. Bağışta bulunan bağışçılarımızın emanetlerini buradaki kardeşlerimiz için kullanmaya devam ediyoruz. Şu an barınak çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Ramazan ayı öncesinde çalışmalarımızı tamamlayarak evleri yanan Rohingyalı kardeşlerimizi evleriyle tekrar buluşturacağız” dedi.
Barınakların 15 metrekareden oluştuğunu söyleyen Adsız, “Bu ölçüler bize Bangladeş Afet Bakanlığı tarafından verilen ölçü. Barınak yaparken bu ölçülere uyarak inşa ediyoruz. Aynı zamanda bu barınaklarımızın yanında yanan bir camimiz de vardı. Onun da inşasını Ramazan ayı öncesinde tamamlayarak ilk teravihe yetiştireceğiz. Buradaki kardeşlerimizi ibadetlerini Ramazan ayı boyunca diğer camilerimizde olduğu gibi yapmaya devam edecekler” diye konuştu.
“Dünya Rohingyalı Müslümanlar için elinden gelen gayreti gösteriyor”
Şu an itibariyle 350 aileye barınakların teslim edildiğini kaydeden TDV Bangladeş Koordinatörü Adsız, “Bir buçuk hafta içinde barınaklarımızın hepsini tamamlayacağız. Zaten bu barınakları inşa eden Rohingya toplumu. Çünkü el işçiliği burada çok gelişmiş, özellikle bambudan çok fazla çeşitli ürün çıkartabiliyorlar. Yaşam alanları Myanmar’da yaşanan zulüm öncesinde de aşağı yukarı bu şekildeydi. Tek fark burada hayatta kalma korkuları yok. Daha güvenli bir ortam var. Kampta polisler ve askerler var. Başta Türkiye olmak üzere tüm dünya Rohingyalı Müslümanlar için elinden gelen gayreti gösteriyor. Bizde 2017’de kriz başladığı andan itibaren beslenmeden barınmaya, eğitimden sağlığa ve meslek edindirmeye kadar pek çok projeyi hayata geçirdik” şeklinde konuştu
“Yemek bulmakta zorlanıyoruz”
Rohingya mülteci kampında yaşayan medrese hocası ise yaptığı konuşmada, “Çok zor durumlar yaşadık ve buraya geldik. Çok zor şartlarda yaşıyoruz, çocukların eğitiminde zorlanıyoruz. Yemek bulmakta zorlanıyoruz. Yemek veriliyor ama sadece hayatımızı devam ettirebilecek kadar” ifadesini kullandı.
Daha iyi şartlarda yaşamak istediklerini dile getiren medrese hocası, “Yangın yaşandığında ben medresede eğitim veriyordum. Çocuklarım buradaydı ve yangını duyar duymaz buraya geldim. Çocuklarımı kurtardım, her şeyimiz yandı, hiçbir şeyimiz kalmadı. Evimiz yapıldığı için çok teşekkür ederiz” dedi.
Binlerce Müslüman evsiz
Bangladeş’in Cox’s Bazar şehrinde Arakanlı Müslümanların yaşadığı Kutupalong Mülteci Kampı’nda 6 Ocak’ta çıkan yangında bin 200 yerleşim yeri hasar görmüş ya da tamamen yanmıştı. Yaklaşık 7 bin Arakanlı Müslüman ise evsiz kalmıştı. – DAKKA
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Muğla mitinginde konuştu. Erdoğan, “31 Mart’ta milli iradenin bayramını ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesinin startını inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Muğla’da düzenlediği mitingde, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Mitingde konuşan Erdoğan, şunları söyledi:
“HER KESİMDEN VATANDAŞIMIZIN TAMAMINI KUCAKLADIK, TAMAMINA HİZMET ETTİK”
“Muğla’ya yapılan her hizmette mührümüz var, damgamız var. Kendimi fahri Muğlalı olarak da görüyorum. Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde yüzde 34,5 ve milletvekilliğinde aldığımız yüzde 32 oy oranı için tüm Muğlalılara teşekkür ediyorum. Biliyorum ki bu oy oranları Muğla’yla aramızdaki sevginin derinliğini göstermekten çok uzaktır. Biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin asırlık ihmallerin sonucu olan altyapı eksiklerini gidermek için çalıştık, milletimizin anasından emdiği ak süt kadar helali olan hak ve özgürlüklerini geliştirmenin mücadelesini verdik. Demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın meyvesini de ülkemizi 21 yılda 3 kat büyüterek, insanımızın özgüvenini artırarak aldık. Başbakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız sürecinde ne şahsen ne hükümet uygulamalarıyla ne parti politikalarıyla hiç kimseyi, hiçbir zaman ötekileştirmedik. Her kökenden, her meşrepten her kesimden vatandaşımızın tamamını kucakladık, tamamına hizmet ettik. Muğla yörüklerinin ve Türkmenlerinin mağduriyetlerini de biz ortadan kaldırdık. Kürt kardeşlerimizin hakkını da biz savunduk. Karadeniz’in Akdeniz’in geçit vermez dağlarına hangi yatırımları yaptıysak, Ege’nin Doğu Anadolu’nun Güneydoğu Anadolu’nun her karışına aynı yatırımları biz götürdük. Biz bu ülkeyi 81 vilayetinin tamamıyla kucakladık. Hiçbir şehrimizi hiçbir insanımızı dışlamayan bir anlayışla, Türkiye’yi önce 2023 hedefleriyle sonra da ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla biz buluşturduk.
“MUĞLA HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİLDİR”
Bir çeyrek asır öncesinin Muğlasını gözlerinizin önüne getirin, yanına da bugünkü Muğla’yı koyun. Arada asırlık fark göreceksiniz. Muğla şimdi dünyanın gözbebeği, dünyanın çekim merkezi haline gelmiş bir şehre dönüşüyor. Yine de Muğla hak ettiği yerde değildir. Muğla’nın potansiyelini tam anlamıyla kullanmasının önündeki en büyük engel ise şehrin Büyükşehir Belediyesi’ni 25 yıldır yöneten zihniyettir. Kendisi şehir için hiçbir şey üretmeyip köy görünümünde tutanlar, Bakanlıklarımızın ve girişimcilerimizin hayata geçirmek istediği projeleri engellemek için de ellerinden geleni yapmışlardır. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin idari tasarrufla ya da yargı yoluyla engellediği projeleri üst üste koysanız bir Muğla daha çıkar. Bugün Muğla, turizmde ve tarımda Antalya’nın gerisinde kalmışsa tek sebebi bu zihniyettir. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Aydın Hoca’mızı aday gösterdik. Kendisi akademide, bürokraside, siyasette tecrübeli, en saygın, en çözüm odaklı isimleri arasında yer alan bir hocamızdır. Sadece bu tercih bile hak ettiği eserlere ve hizmetlere kavuşturma konusundaki kararlılığımızın açık ifadesidir.
“31 MART’I MİLLİ İRADENİN BAYRAMI İLAN EDECEĞİZ”
Şu anda karşımdaki katılımı görüyorum, rakam 50 bin. Ramazan ayının rahmetli ve bereketli iklimine yaklaşıyoruz. İnşallah beraberce 31 Mart’ta milli iradenin bayramını ilan edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına yakışır yeni bir kalkınma hamlesinin startını inşallah sizlerle birlikte sandıkta vereceğiz. Türkiye’yi 21 yıldır eser ve hizmet siyasetiyle yönetirken, her şehrimiz gibi Muğlamıza verdiğimiz sözü tutmak için de gece gündüz çalıştık. İktidara geldiğimiz günden bugüne Muğla’ya 122 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 375 adet yeni derslik kazandırdık. Gençlik ve sporda 11 bin 157 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 71 adet spor tesisi inşa ettik. Şimdi de Muğla-Bodrum ve Fethiye’ye yeni spor tesisleri, Marmaris’e gençlik merkezleri kazandırmak için çalışıyoruz. Şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlara yaklaşık 4 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta toplam bin 291 yataklı 15 hastanenin de aralarında olduğu 40 sağlık tesisi inşa ettik. Halen 150 yataklı Marmaris Hastanesi’nin de içinde yer aldığı 4 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Muğla’da 3 bin 375 konutun yapımını tamamlayıp, hak sahiplerine teslim ettik. 2 bin 303 konutun yapımına devam ediyoruz. 2021 yılının yaz ayında yaşadığımız orman yargınlarının ardından 20 bin köy evi inşa ederek, hak sahiplerine teslim ettik. Muğla’da 4 bin 455 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Hükümete geldiğimizde şehrimizde 8 adet atıksu arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 25’ine hizmet veriyordu. Byugün ise 33 adet atıksu arıtma tesisiyle nüfusun yüzde 94’üne hizmet veriyoruz. Muğla’daki 6 millet bahçesi projemizden birini tamamladık, diğerleriyle ilgili çalışmaları sürdürüyoruz.
“4 MİLYON YOLCU KAPASİTESİNE ULAŞAN MİLAS-BODRUM HAVALİMANI’NI YENİLEDİK”
Ulaştırmada 90 kilometreden aldığımız yolu 463 kilometreye çıkardık. Geçen yıl 5,5 milyon kapasitesine ulaşan Dalaman Havalimanı’nı ve 4 milyon yolcu kapasitesine ulaşan Milas-Bodrum Havalimanı’nı yeniledik. Fethiye ve Marmaris Körfezi’nin balçıktan temizlenmesi için gönderdiğimiz 2 adet tarama ve dip temizleme gemisi dün itibarıyla bölgeye ulaştı, çalışmalarına bu hafta başlıyor. Tarım ve ormanda Muğla’ya 8 baraj, 7 içme suyu tesisi, 20 sulama tesisi, 1 araziyi toplulaştırma projesi, 70 taşkın koruma tesisi, 8 gölet ve 10 hidroelektrik santrali kazandırdık. Muğla’nın içme suyunu garanti altına aldık. 145 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık, arıcılığı desteklemek için 18 bal ormanı kurduk. Muğla’da toplam 60 bin dekar arazinin daha sulanmasına hizmet edecek 5 yeni baraj daha inşa ediyoruz. Muğlalı çiftçilerimize 34 milyar liralık tarımsal hibe desteği verdik. İstihdamı desteklemek için Muğla’daki işverenlere 6,5 milyarlık prim teşviki verdik. Enerjide Menteşe, Yatağan, Ula ve Bayır’a doğal gaz arzı sağladık. Önümüzdeki dönemde de Bodrum, Dalaman, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Ortaca ve Seydikemer’e doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz.
“MUĞLA SANDIKLARI PATLATARAK, GERÇEK BELEDİYECİLİK KONUSUNDA BİZE GÜVENİNİ ORTAYA KOYACAKTIR”
Muğla’nın her biri diğerinden güzel körfezlerinin temizliğinden altyapı ve Büyükşehir kaynaklı imar sorunlarına kadar tüm meselelerin çözümü için projelerimiz hazır. Yerel yönetimlerde de 31 Mart akşamı Cumhur İttifakı güven alırsa bizi tutana aşkolsun. Biz de tüm gücümüzle Muğla’yı her bakımdan daha güzel ve huzurlu bir geleceğe hazırlayacağız. Muğla sandıkları patlatarak gerçek belediyecilik konusunda bize güvenini ortaya koyacaktır.
Her şeyin başı huzur. Muğla bir asır önce işgal yaşamış, ardından Milli Mücadele’yle istiklalini kazanmış bir şehir olarak bunun anlamını çok iyi biliyor. Muğla, terör örgütü PKK yüzünden yüzlerce evladını şehit olarak toprağa verdi. Türkiye’nin istikrarı bozmak isteyen emperyalistlerin ilk harekete geçirdikleri araçlar terör örgütleridir. 15 Temmuz’un ardından terörle mücadelemizi artık kendi topraklarımızda değil, terörün kaynağında yürüteceğimizi ilan ettik. Bütün bu teröristleri Gabar’da, Tendürek’te, Cudi’de mağaralara gömdük. Milletimizin huzuruna kimse kast edemez. Irak ve Suriye’de bunları yaptık. Yola aynı kararlılıkla devam edeceğiz.”
Erdoğan, konuşmasının ardından ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı.
]]>
Ahşap malzemeyle yapılan Olimpiyat Köyü klima yerine rüzgarla serinletilecek. Sporcuların idrarı geri dönüştürülerek gübre olarak kullanılacak.
Ancak olimpiyat köyünün sürdürülebilirlik iddiasına rağmen, çevreciler birkaç farklı açıdan Olimpiyat Komitesi’ni eleştiriyor.
Seine Nehri’nin kirliliği: Macron’da yüzme sözü
Olimpiyatların suyla ilgili bazı yarışlarının çoğu zaman kirli olan Seine Nehri’nde gerçekleştirilecek olması eleştiri konularından birisi.
Geçen Ağustos ayındaki birçok su sporu, nehir suyunun çok kirli olması nedeniyle iptal edilmişti.
Özellikle ciddi bir dışkı kirliliğiyle karşı karşıya olan nehrin sularının, sporcular açısından ciddi sağlık sorunları yaratacağı öne sürülüyor.
Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, çevrecilerin tepkisine karşılık, olimpiyatlar başlamadan Seine Nehri’nin yüzülebilir hale getirileceğini savunuyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da 29 Şubat’ta Olimpiyat köyünün açılışında yaptığı açıklamada, Seine Nehri’nin nasıl temizlendiğinin bir ispatı olarak nehirde yüzeceği yönünde bir söz verdi.
AFP’nin aktardığına göre Macron, “Yüzeceğim ama şimdiden bir tarih vermiyorum” dedi.
Hidalgo da Oyunlar öncesinde nehre girme sözü verdi. Belediye, Olimpiyatlardan sonra Seine’de üç halka açık yüzme alanı oluşturmayı ve 1923’te yasaklanmasından bu yana ilk kez nehirde yüzmeyi yasal hale getirmeyi planlıyor.
Tahiti eleştirileri
Fransa’nın denizaşırı bölgelerini Olimpiyat Oyunları’na dahil etmek amacıyla Paris’ten 15 bin kilometre uzaklıktaki Pasifik adası Tahiti’yi tarihteki ikinci olimpiyat sörf yarışması için seçmesi çevrecilerin tepkisine neden oldu.
Özellikle sörf yarışmaları için tasarlanan alüminyum hakem kulesi yoğun bir şekilde tartışılıyor..
İşlevsiz olduğu için ahşap kulenin alüminyumla değiştirilmesine yönelik protestolar düzenlendi.
Yeni kule ve ek tesis inşaatı nedeniyle bölgedeki mercanların zarar görmesi nedeniyle çevreciler ve yerel halk tepki gösterdi.
Tahiti’deki Teahupo’o plajındaki kule çalışmaları, işçiler tarafından kullanılan bir dubanın bölgedeki mercanlara zarar vermesi üzerine Aralık ayında askıya alınmıştı.
Yaklaşık 200 bin kişi inşaatın durdurulması için bir imza kampanyası da düzenlemişti. Ancak projeye 11 Mart’ta kulenin inşasıyla yeniden başlanacak.
Çalışmaya karşı çıkan derneklerden biri olan Vai Ara o Teahupoo’nun başkanı Cindy Otcenasek, AFP’ye yaptığı açıklamada, “yasanın sınırları dahilinde mümkün olan her şeyi” yaptıklarını söyleyerek “Artık havlu attık” dedi.
Olimpik sörf etkinliğinin 27-30 Temmuz tarihleri arasında yapılması, dalgaların gecikmesi halinde 5 Ağustos’a kadar uzatılması planlanıyor.
Mimarına göre, Olimpiyat Köyü’nün sporcuların kalacağı alanlar en sürdürülebilir ve çevre dostu olarak tanımlanıyor.
Paris’te Belçikalı mimar ve şehir plancısı Anne Mie Depuydt liderliğindeki beş mimarlık şirketi tarafından tasarlanan 6 bin evin bulunduğu olimpiyat köyü 2,5 yılda tamamlandı.
Anne Mie Depuydt, Perşembe günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından açılışı yapılan ve sürdürülebilir olarak tasarlanan tesisin özelliklerini Belçikalı kamu yayıncısı VRT’ye anlattı.
Depuydt’un verdiği bilgiye göre, 14 bin olimpik ve 9 bin paralimpik sporcuya ve onların çevresindekilere ev sahipliği yapacak olan köy, 52 hektarlık eski bir sanayi tesisi üzerinde inşa edildi.
Olimpiyatlar sonrası paralimpik oyunlar içinde kullanılması için binalar, engelli sporculara uygun olacak biçimde tasarlandı. Örneğin tüm koridorlar normalden daha geniş yapıldı, banyolar özel yüzeylerle kaplandı.
Toplam 6 bin binanın bulunduğu olimpiyat köyündeki evlerin tamamı ahşap malzemeyle inşa edildi.
Yaz dönemi Paris’te havanın sıcak olmasına rağmen, olimpiyat köyündeki hiçbir tesiste klima bulunmuyor.
Sürdürülebilirlik amacıyla klima yerine Seine Nehri’nden esen rüzgar kullanılacak. Doğal havalandırma sağlamak için rüzgarın yönü hesaplanarak, bütün binalar Seine Nehri’ne dik olarak inşa edildi.
Özellikle klima bulunmaması nedeniyle eleştirildiklerini belirten Belçikalı mimar, “Ama böylesi daha iyi” diyor.
Sporcuların kalacağı binalar ile ofis bölümleri jeotermal enerji ile ısıtılacak.
Paris’teki sıcaklık artışının 2050 yılına kadar aşırı artacağı yönündeki tahminler dikkate alınarak, binalar buna uygun düzenlendi. Her binada, güneşlikler ve ısıyı önleyici sistemler bulunuyor.
Olimpiyat köyünde, sporcuların idrarı gübreye dönüştürülecek. Köyde, gübre yapmak için idrarın geri kazanıldığı bir tesis oluşturuldu.
Sürdürülebilirlik açısından en önemli çalışmalardan biri de su yönetimi oldu.
Tesisteki yükseklik farkları nedeniyle suyu yerçekimine göre emmesi gereken 220 ağaçtan oluşan bir orman oluşturuldu.
Olimpiyat köyündeki binaların çatıları kuş göçüne uygun şekilde uyarlandı. Kuşlar için yuvalar yapıldı ve evlerin cephesine kondu.
Olimpiyat köyünün, bölge sakinlerine yönelik bir proje olduğunu belirten Debuydt, etkinlik alanından yerleşim alanına dönüşüm projesi olarak inşa edilen tesisin, olimpiyatlardan sonra da hizmet vereceğini söyledi.
]]>2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi ile bağlandı.
Duruşmada, hayatını kaybedenlerin aileleri ile taraf avukatları katıldı.
Duruşmada dinlenen binanın müteahhidi tutuklu sanık Bilal Karakuş, apartmanı yaparken kural dışı hareket etmediğini, binayı teslim ettikten sonra kaçak kat yapıldığını savundu.
Karakuş, “Bu binayı kendim yaptım kimse bana yardım etmedi. Tüm sözleşmeler benim adımaydı kimsenin yardımını istemedim hiç kimse bina yapılırken müdahale etmedi ve yardımcı olmadı. Bu bina hatırladığım kadarıyla zemin artı 7 ile 8 katlıydı binayı ne zaman teslim ettiğimi hatırlamıyorum. Arsa sahibi Celal Canpolat yapım kullanım belgesi aldıktan sonra binaya kaçak kat yapmış, bu katın ne zaman yapıldığını bilmiyorum ben o sırada Adıyaman’da değildim.” dedi.
Binaya ait kolonların kesildiğini öne süren Karakuş, şöyle konuştu:
“Depremden sonra kendisine daire satışı yaptığımız Rıza Önge, Celal Canpolat’ın apartmanın altında bulunan iş yerinin kolonunun kesildiğini kendisinin de gördüğünü söyledi. Binanın altındaki iş yerleri Celal Canpolat’a aittir. Binanın altı tamamen dükkandı. Kural dışı hiçbir eylemim olmadı, suçsuzum beraatımı talep ediyorum. Ben 74 yaşında hastayım gözelerim kataraktan dolayı görmez oldu, ameliyat olmam gerekiyor, tahliyemi talep ediyorum. Eğer olmazsa da bana 15-20 gün verilmesini bu süre içerisinde de ameliyat olmamı talep ediyorum.”
Müteahhit sanık Yavuz Karakuş ise inşa edilen binada herhangi bir yetkisinin ve imzasının olmadığını savunarak, alakasının olmadığı bir dosyadan tutuklu olduğunu öne sürdü.
Babası, kendisi ve kardeşinin de ayrı ayrı şirketlerinin olduğunu belirten Karakuş, “Kardeşim ve babamın şirketleri ayrıdır herkes kendi işini yapmaktadır. Dosyada yer alan kat karşılığı sözleşmenin tarafları arsa sahibi Celal Canpolat’la babamdır. Benim hiçbir resmi evrakta imzam yoktur. Dosya içerisinde yer alan inşaatın babam Bilal Karakuş tarafından yapıldığı açıkça söylenmiştir. Ben bu binanın 100 metre ilerisinde yine aynı arsa içerisinde 2011 yılında başka bir inşaata başladım ve 2013 yılında da tamamladım.” diye konuştu.
Babasının ikinci evliliği yapmasının ardından hesaplarının ayrıldığını aktaran Karakuş, şunları anlattı:
“Ben mobilya işi yapıyordum. Kendime ait Zümrüt Taşımacılık İnşaat Limited Şirketi kurmuştum. Kardeşim Ertuğrul Karakuş ise Zümrütsan İnşaat isimli firmayı işletiyordu. Babam Bilal Karakuş’ta Zümrüt İnşaat isimli şirketi işletiyordu. Kimse kimseye ortak değildi, herkesin hesabı ayrıydı. Babam 2011 yılında müteahhitlik işini bıraktı bu bina sonrasında başka bina yapmadı.”
“Benim bu binada herhangi bir imzam yoktur”
Vatandaşların mağduriyetini giderdiklerini aktaran Karakuş, “Babam bu işi bıraktıktan sonra tamamlayıp teslim ettiği dairelerde bazı bir takım eksiklikler olursa bizden yardım istendiğinde vatandaşlar mağdur olmasın diye yardımcı oluyorduk. Bu yüzden ortak hareket ettiğimiz düşünüyor olunabilir. Benim bu binada herhangi bir imzam yoktur.” ifadelerini kullandı.
Tahliyesini talep eden sanık, “Yaklaşık 1 yılı aşkın süredir benimle ilgili olamayan bir inşaat yüzünden tutuklu bulunmaktayım dosyada sanık sıfatıyla yer alan binanın fenni sorumlusu Sedat Gökay Harıkçı, beni inşaatta hiç görmediğini söylemektedir. Beyanlara bakıldığında benim inşaatla alakam olmadığı anlaşılacak bu nedenle tahliyemi talep ediyorum.” dedi.
Binanın teknik uygulama sorumlusu tutuklu sanık Sedat Gökay Harıkçı da bilirkişi raporundaki donatı detaylandırılması eksikliğini kabul etmediğini öne sürerek kendini şöyle savundu:
“Böyle bir olayın yaşanması istemezdim asrın felaketi olan bir depreme maruz kaldık. Dosyada karot numunelerinin nereden alındığına dair fotoğraf bulunmamaktadır. Donatı detaylandırılması eksikliğini kabul etmiyorum Adıyaman’da fenni mesullerden birçoğu hakkında soruşturma başlatılmış ise de tutuklu olan tek fenni mesul benim. Dosyada yer alan bilir kişi raporu eksik düzenlenmiştir. Tahliyemi talep ediyorum.”
Sanıkların alınan ifadelerinin ardından müştekiler sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Sanık avukatları ise tanıkların dinlenmesini talep etti.
Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 15 Mayıs’a erteledi.
]]>Kütahya’ya gelerek partisinin mitinginde 35 bin vatandaşa seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. Son yıllarda ülkede yaşananların parti olarak belirledikleri hedeflerine engel olamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’da daha da keskinleşen 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkartmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Tabii bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Milli birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik. Yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk, Cudi dağında onları mağaralara gömdük. Tendürek’te gömdük, Bestler Dereler’de gömdük, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” dedi.
“Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz”
Ülke ekonomisinin yönetimi hakkında konuşan Erdoğan, “Hiç şüphesiz hayat pahalılığıyla da mücadele ettik. En çok etkilediği kesimlerin başında emeklilerimiz vardır. Her ne kadar emekli maaşlarını bizler önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkartsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor. Kardeşlerim, ekonomi dediğiniz olay diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işidir. Devletin gelirleri ve giderleri arasındaki dengeyi tutturamazsanız tıpkı 1970’lerde ve 1990’larda olduğu gibi siyasi sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşmeniz kaçınılmazdır. Türkiye kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip değildir. Biz harcadığımız her kuruşu devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak, emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın. Eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mali idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile” ifadelerini kullandı.
“Emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz”
Emeklilerin aldıkları maaşlarda iyileştirme yapılacağının müjdesini veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kardeşlerim, en düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi, elbette değil. Peki emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz. Şimdi birileri çıkıyor, emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız, bizim ülkemizde hali hazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Dikkat ediniz, mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla, velhasıl tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz” diye konuştu.
“6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar”
Yüzyılın felaketi olarak akıllara kazanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ülke ekonomisine 104 milyar dolar maliyet oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altını tekrar çizerek ifade ediyorum, burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil, yapılması istenen ilave artışların tutarıdır. Ayrıca seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin de farkındayız. Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar tabii ki istedikleri gibi atıp tutabilirler. Sorumluluk makamında olmayanlar her aklına eseni söyleyebilirler ama milletin, ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en detayına kadar hesaplamak zorundayız. Küresel ekonomik kriz dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtı. Türkiye’mizde kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendi. Tüm bunların üstüne biz geçen sene asrın felaketi olan çok büyük bir deprem yaşadık. Sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolar. Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Allah’ın izniyle bu yılın sonunda itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimizde istifade edecektir” dedi.
“Tek dertleri kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir”
Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok daha iyi olduğunu belirten Erdoğan, “Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın, onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke, ne millet, ne de emeklilerimiz umurunda. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz. Türkiye’nin son 21 yılı ondan önceki dönemlerinden çok çok iyiydi. İnşallah yarınlarımız da bugünümüzden daha iyi olacak. İnsanımızı karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdi buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmektir. Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstad; yarın elbet bizim, elbet bizimdir, gün doğmuş, gün batmış bizimdir. Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye yüzyılı bayrağını kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.
“Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık”
Kütahya’ya yapılan yatırımlar hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Değerli kardeşlerim Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatı şehirlerimize yaptığımız yatırımlardır. Bu çerçevede son 21 yılda Kütahya’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde 2 bin 900 adet yeni derslik inşa ettik. Şehrimize 2’nci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardık. 61 adet spor tesisi inşa ettik. Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladık. Sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi olmak üzere toplamda bin 50 yataklı 11 hastane ile 43 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanemizin inşasında sona geldik. Son teknik testlerini de tamamladıktan sonra inşallah çok yakında sizlerin hizmetine vereceğiz. Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabiliriz” dedi.
“Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz”
Kütahya’da yapılan yol, baraj, gölet ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızla devam ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere 5 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki 6 Millet Bahçesi projemizden 3’ünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkarttık. Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık. Kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yollarını, Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz. Çavdarhisar-Abide yolunun, Dursunbey-Tavşanlı yolunun, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlıyoruz. Şehrimizin hem Eskişehir hem Afyon çıkışlarındaki trafiği rahatlatacak hem de Organize Sanayi Bölgelerimiz arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceğiz. Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalışıyoruz. Kütahya il sınırları içindeki bütün demiryollarını yeniledik. Eskişehir- Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli sinyalli hale getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya hızlı tren hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve 8 gölet inşa ettik, 5 baraj ile 1 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleri ile Kütahya’da 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle Kütahya şehir merkezi 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk, 8 adet dere ıslahının inşası sürüyor” diye konuştu.
“Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır”
Kütahya’nın birçok ilçesine doğalgazın verildiğini, kalan ilçe ve beldeler için de doğalgaz planlamalarının yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Kütahyalı çiftçilerimize yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Kütahya’da 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi kurduk. Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikalarıyla, Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide Kütahya’ya, Çavdarhisar’a, Çitgöl’e Demirci’ye Emet’e Gediz’e Hisarcık’a Kuruçay’a Simav’a ve Tavşanlı’ya doğalgazı getirdik. Bu yıl içinde Eski Gediz, Naşa ve Seyitömer’e, 2026 yılında Altıntaş ve Domaniç doğalgaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz en kısa sürede Kütahya’da doğalgaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır. Delikanlı, işaret aldığın gün atandan, yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan” – KÜTAHYA
]]>Erdoğan, partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.
İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz.” diye konuştu.
Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesini kurduklarını dile getirdi.
Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.
Şehir hastanesinde sona gelindi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.
Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.
Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
“Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere 5 sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki 6 millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.
Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hale getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve 8 gölet inşa ettik. 5 baraj ile 1 gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. 8 adet dere ıslahının inşası sürüyor.”
Doğal gaz yatırımları
Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.
Kütahya’da 6 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 9 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”
Önümüzdeki dönemde Kütahya’ya yaptıkları yatırımları katlayarak artıracaklarını söyleyen Erdoğan, “Nasıl mı? Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine bizden oluşuyor, hükümet aynı şekilde, bir de yerel yönetimde inşallah 31 Mart’ta sandıklardan biz çıkarsak el ele, gönül gönüle dayanışma halinde neler olmaz ki neler…” ifadelerini kullandı.
Mitingden notlar
Konuşmasının ardından Erdoğan, Kütahya ve ilçe belediye başkan adaylarını çağırarak vatandaşları selamladı.
Mitingin yapıldığı alanda “Dava taşı gediğine konuncaya kadar durmayacağız, susmayacağız, yılmayacağız”, “KAAN-Kalktı yine semalara bir kanatlı hürriyet, adı özgür kendi figür yine aldı hezimet, aklı fikri takoz olmak siyaseti hamaset, ne yapsalar boş, gördü dünya feraset”, “Bunlar uzaya mekik gönderdiler de başörtüsünün ucuna mı takıldı?”, “Marmaray inşa ettiler de başörtüsü tüneli mi tıkadı?” ve “Hızlı tren yaptılar da başörtüsü bu treni raydan mı çıkardı?” pankartları yer aldı.
Mitinge, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş ve Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile milletvekilleri de katıldı.
(Bitti)
]]>İzmir’de Büyükşehir Belediyesi tarafından 2019’dan bu yana yeni yaşam alanları oluşturmak için yapılan çalışmaların ihale bedeli 4 milyar 513 milyon lirayı aştı. İzmir’de 6 bölgede 8 etap halinde devam eden yaklaşık 820 bin metrekarelik dev bir alanda depreme dayanıklı yeni mahalleler kuruluyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları 5 yıllık süreçte önemli bir aşamaya geldi. İzmir’de 2019’dan bu yana ihale bedeli 4 milyar 513 milyon lirayı aşan bedelle yeni yaşam alanları kuran Büyükşehir Belediyesi, 820 bin metrekarelik dev alanda depreme dayanıklı yeni mahalleler kurmayı sürdürüyor. 6 bölgede yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yapım faaliyetlerine başlanan Karabağlar Uzundere, Gaziemir Emrez-Aktepe, Konak Ege ve Karşıyaka Örnekköy mahallelerinde bin 150 bağımsız birimin inşası tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Yaklaşık 5 bin 560 bağımsız birimin yapımına yönelik faaliyetler sürdürülüyor.
İZMİRLİLERİN YATIRIMLARIYLA DAHA DA BÜYÜYOR
İzmir’de Türkiye’ye örnek olacak şekilde yerinde dönüşüm, yüzde yüz uzlaşı, belediye garantörlüğü ilkeleriyle yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kooperatifleşme modeliyle bir kat daha büyüdü. Örnekköy 3’üncü ve 4’üncü etap, Gaziemir Emrez/Aktepe 1’inci etap ve Uzundere 3’üncü ve 4’üncü etabın yükleniciliği Büyükşehir iştiraki İZBETON’a verildi. Bu 5 noktada, imalatların başlaması için 5 ayrı protokol imzalandı. İZBETON onlarca müteahhit ile görüştü. İzmirlilere en çok fayda sağlayacak, güvenli konutların inşaatı için kooperatif alt yükleniciliği formülü öne çıktı. Başkan Tunç Soyer’in kooperatifçiliğe verdiği önemle paralel olarak İzmirli iş insanlarının oluşturduğu kooperatifler ile protokoller imzalandı. Devasa projeler İzmirlilerin yatırımlarıyla daha da büyüyor.
BÖLGELERDE YAPILANLAR VE SON DURUM
Birinci ve ikinci etabı tamamlanan Örnekköy’de üç bloktan oluşan ve 611 bağımsız bölümü kapsayan 3’üncü etap çalışmaları sürüyor. A1 Blok’ta kaba imalatın yüzde 86,64’lük kısmı, A2 Blok’ta kaba imalatın yüzde 79,98’i, B Blok’ta kaba imalatın yüzde 9’u bitirildi. Yine üç bloktan oluşan ve 407 bağımsız bölümü kapsayan 4’üncü etap çalışmaları kapsamında bloklardan ikisinde kaba imalatlar tamamlandı, bir blokta da kaba imalatta 13’üncü kata kadar çıkıldı. 585 bağımsız bölümü kapsayan 5’inci etap çalışmalarında temel inşaatı ve kaba imalat çalışmaları sürüyor.
Gaziemir Kentsel Dönüşüm alanı 1’inci etapta 293 bağımsız bölümü kapsayan bazı bloklarda tabliye beton dökümleri ve bazı bloklarda ise temel imalatları devam ediyor. 2’nci etap kapsamında da 261 bağımsız bölüm için temel imalatları sürdürülüyor.
Karabağlar Uzundere’de 1422 bağımsız bölümü kapsayan 3’üncü etapta bazı blokların bodrum kat kaba imalatlarına başlandı. Diğer bloklar için temel kazı çalışmaları ve proje çalışmaları sürüyor. 4’üncü etap kapsamında ise yer teslimi yapılmış olan parseller üzerinde 1283 konut ve 24 işyeri için projelendirme çalışmaları devam ediyor.
Üç bloktan oluşan Ege Mahallesi 1’inci etapta 702 konut ve 4 işyeri yapımı çalışmaları da tüm hızıyla sürüyor. B1- B2 Blok temel beton dökümü yapıldı, T Blok zemin iyileştirme çalışmaları sürdürülüyor.
30 EKİP DEPREMİ SONRASINDA HALK KONUT PROJESİ HAMLESİ
Dirençli kent hedefiyle Halk Konut projesi de hayata geçirildi. İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen deprem sonrası orta hasarlı ve riskli yapı olduğu tespit edilen binaların yeniden inşası için geliştirilen projeyle vatandaşların kendi konutlarını inşa etmesi sağlandı. Kooperatif sistemine dayanan, sosyal, ekonomik ve teknik bir model olan Halk Konut projesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Egeşehir A.Ş, İZBETON ve Bayraklı Belediyesi iştiraki olan Baybel A.Ş.’nin her bina için kurulan bir kooperatif ile yaptıkları paydaşlıkla yürütülüyor.
15 Haziran 2022’de Halk Konut 1 (Dilber Apartmanı) Kooperatifi ile imzalanan ilk sözleşmeden sonra 17 ayrı kooperatif ile daha sözleşme yapıldı. Toplamda 18 kooperatif ile yapılan sözleşmeler çerçevesinde 110 bin metrekare yapı inşaat alanı ile 758 konut, 66 ticari birim olmak üzere 824 bağımsız birim inşa edilecek.
Yaklaşık 2 bin 500’den fazla depremzede barınma hakkına eski adresinde, eski mahallesinde tekrar kavuşacak. Pilot proje olan Halk Konut 1’de kaba inşaat süreci tamamlandı. İnce imalatlar ile ilgili yapım süreci devam ettiriliyor.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart mahalli idareler seçimleri öncesinde miting programlarını sürdürüyor. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü durağı Sakarya oldu. Erdoğan, partisinin düzenlediği mitinge katılmak üzere Sakarya Demokrasi Meydanı’na geldi. 60 bin kişinin bulunduğu meydanda partililere hitap eden Erdoğan, “Sakarya diğer alanlarda olduğu gibi bu mücadelede de ülkemizin önde gelen şehirleri arasındaki yerini aldı. Savunma sanayiinde sürekli yükselttiğimiz hedeflerimiz doğrultusunda azim ve kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz. Yeter ki şu dört ilkeye sıkı sıkıya sahip çıkmaya devam edelim. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız. Bu irade 85 milyonuyla milletimizle yaşadıkça Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın doğuşunun önünü kimse kesemeyecektir. Türkiye bugün bölgesel ve küresel bir güç hedefine sahipse gerisinde son 21 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmet alt yapısı var. Ülkemizin her şehri her karış toprağı bu yatırımlardan istifade etmiştir” diye konuştu.
“Sakarya’da son 21 yılda 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık”
Sakarya’ya son 21 yılda yapılan yatırımları anlatan ve bin yataklı Sakarya Şehir Hastanesi’nin de en kısa sürede tamamlanarak hizmete girileceğini ifade eden Erdoğan, “Sakarya’da son 21 yılda 183 milyar liranın üzerinde yatırım yaptık. Eğitimde, şehrimize 3 bin 642 adet yeni derslik kazandırdık. İkinci devlet üniversitesi Sakarya Uygulamalı Birimler Üniversitesi’ni kurduk. Gençlik ve sporda 14 bin 500 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 28 bin kişi kapasiteli şehir stadyumu başta olmak üzere 88 spor tesisi inşa ettik. Sakaryalı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 4 buçuk milyar lira tutarında kaynak aktardık. Adalette, 20 bin metrekare açık ve 103 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir adliye sarayı yapıyoruz. Sağlıkta, bin 300 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 946 yataklı 23 hastanenin de aralarında olduğu 59 adet sağlık tesisini hizmete açtık. Yapımı süren bin yataklı Sakarya Şehir Hastanemizi inşallah en kısa sürede tamamlayıp hizmete açacağız. TOKİ vasıtasıyla 8 bin 501 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kentsel dönüşümle; şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz bin 740 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şehrimizdeki 7 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 98’ine hizmet veriyoruz. Sakarya’da 2 Millet Bahçesi yaptık. Ulaştırmada; 133 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu toplamda 401 kilometreye çıkardık. Kuzey Marmara Otoyolu ile İstanbul’a ulaşımı kolaylaştırdık” şeklinde konuştu.
“Ankara-İstanbul arasındaki seyahat süresi 25 dakika daha azalacaktır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sakarya Üniversitesi-Demokrasi Meydanı Tramvay Hattı için çalışmalarımız sürüyor. Sakarya’yı hızlı tren ile buluşturduk. Şehir sınırlarımızdaki hızlı tren hattı üzerinde çalışmaların halen sürdüğü yerler bittiğinde Ankara-İstanbul arasındaki seyahat süresi 25 dakika daha azalacaktır. Sakarya’ya hızlı tren fabrikasını kurarak ülkemizin ihtiyacı olan tren setlerinin hızlı tren noktasında hafif raylı sistem araçlarının milli imkanlarla üretilmesini sağladık. Tarım ve ormanda Sakarya’ya 2 baraj, 4 gölet, 61 taşkın koruma tesisi, 12 sulama tesisi ve 9 hidroelektrik santral tesisi inşa ettik. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 57 bin dekar araziyi daha sulamaya açtık. Yapımı devam eden 4 sulama tesisiyle 25 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. Şehrin, içme suyu ihtiyacının karşılanmasında önemli bir alternatif olacak Ballıkaya Barajı’nın inşasında yüzde 85 seviyesine geldik. Sakaryalı çiftçilerimize; 10 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Sanayi ve teknolojide 2 endüstri bölgesi, 6 yeni organize sanayi bölgesi, 2 TEKNOPARK, 24 araştırma-geliştirme merkezi ve 5 tasarım merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Sakarya’daki işverenlere toplam 6 buçuk milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide Sakarya’nın bütün ilçelerine doğalgaz arzı sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemde bu yatırımları katlayarak artıracağız. İnşallah önümüzdeki dönemde bu yatırımları katlayarak artıracağız. Şu anda cumhurbaşkanı bu kardeşiniz mi? Hükümet biz miyiz? Dolayısıyla biz hükümet olduktan sonra Sakarya’da yerel yönetimi bizlere verdiğiniz zaman hem yerel yönetim hem hükümet olarak bütün imkanlarımızla, bu ne demektir? Sakarya her türlü hizmeti görecek demektir” ifadelerini kullandı.
Adaylar tanıtıldı
Daha sonrasında şehre kazandırılan yatırımların kısa film videosu izletildi. Bunun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Belediye Başkan adaylarını tanıttı. Programın ardından Erdoğan, Sakarya’dan ayrıldı. – SAKARYA
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince Kuvayi Milliye Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Balıkesir’e yapılan yatırım ve hizmetler kapsamında, aralarında 400 yataklı Merkez Devlet Hastanesi ve 300 yataklı Edremit Devlet Hastanesi’nin de olduğu 16 sağlık tesisinin inşasının sürdüğünü söyledi.
TOKİ kanalıyla 8 bin 586 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 4 bin 960 konutun yapımına da devam ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 7 bin 870 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik.” diye konuştu.
Söz verdikleri 10 millet bahçesinden, Merkez Kız Pınarı, İvrindi, Savaştepe, Karesi, Dursunbey, Kepsut ve Havran’ı tamamladıklarını, diğerlerinin de yapımlarının devam ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada 2002’ye kadar Balıkesir’e sadece 76 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, kendilerinin bunu 700 kilometreye çıkardıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete açtıkları İstanbul-İzmir Otoyolu’nun 106 kilometresinin Balıkesir’den geçtiğini anımsatarak, Balıkesir Kuzeybatı çevre yolu, Balıkesir Savaştepe yolu ile Yenice, Balya, İvrindi ve Dursunbey yolunu da bu yıl tamamlayacaklarını bildirdi.
Eskişehir-Kütahya-Balıkesir ve Bandırma-Balıkesir-Manisa demir yolu hatlarını elektrikli ve sinyalli hale getirerek modernize ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gökköy Lojistik Merkezi’ni hizmete açtıklarını, şehri hızlı tren ağlarına bağlayacak olan Bursa-Bandırma-Balıkesir hızlı tren hattı projesinin ilk etabını da 2025 yılı sonunda bitireceklerini kaydetti.
Koca Seyit Havalimanı’na yıllık 3 milyon kapasiteli, Balıkesir Havalimanı’na ise yıllık 1 milyon yolcu kapasiteli terminal binaları yaptıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir’e 26 baraj ile 25 gölet inşa ettiklerini, 8 baraj ve 2 gölet daha inşa edeceklerini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda inşa ettikleri sulama projeleriyle 710 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını belirterek, yapımı devam eden 17 sulama tesisi ile 180 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacaklarını vurguladı.
Balıkesirli çiftçilere toplam 48 milyar lira tarımsal hibe desteği
Balıkesirli çiftçilere toplam 48 milyar lira tarımsal hibe desteği verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdamı desteklemek için Balıkesirli işverenlere 5 milyar lira tutarında prim teşviki sağladıklarını dile getirdi.
Sanayide, teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark ve 1 araştırma-geliştirme merkezi kurduklarını, ayrıca Edremit ve Gönen Organize Tarım Bölgelerini faaliyete geçirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide 302 bin abonesi bulunan Balıkesir’e ve 7 ilçesine doğal gaz arzını sağladıklarını belirtti.
Bu yıl içerisinde Manyas’a, 2026’da da Balya’ya doğal gaz arzı sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her birini detaylı saymaya kalksak günlerin bile yetmeyeceği eser ve hizmetlerimizi inşallah önümüzdeki dönemde de kesintisiz sürdüreceğiz. Bu anlayışla hazırladığımız gerçek belediyecilik programımızı 81 vilayetimizle birlikte hayata geçireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Millete verilen söz olan bu programın en başta gelen önceliğinin afetlere dayanıklı, dirençli, sağlam yerleşim yerleri inşa etmek olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Çocuklar, yaşlılar, engelliler, gençler ve kadınlar gibi toplum kesimlerine yönelik hizmetlerin geliştirilmesini, bu ülkenin imkanlarının bu ülkenin insanlarıyla paylaşılması olarak görüyoruz. Aile kurumumuzun güçlendirilmesini ise geleceğimizi güvence altına almanın temel şartı olarak kabul ediyoruz. Kadınlarımıza ve gençlerimize vereceğimiz destekler için kurduğumuz fon, bu doğrultuda atılmış bir adımdır. Bunların yanında şehirlerimizin çevreye duyarlı bir anlayışla yönetilmesini sağlayacağız. Estetikle biçimlendirilmiş, tarihi ve kültürel birikimi korunmuş, huzurlu, güvenli şehirler kurmak da önceliklerimiz arasındadır. Doğup büyüdüğü yerde kalmak isteyen insanlarımızın sağlayacağımız destekler ve imkanlarla yanlarında olacağız.”
“Hepsi birbirinden zorlu çok sayıda meseleyle aynı anda mücadele ediyoruz”
Bütün bunları söylerken insanların günlük hayatında yaşadığı sıkıntıları asla görmezden gelemeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz biz ekonomide önceliği istihdama ve üretime veriyoruz. Bu konuda gayet iyi gidiyoruz. Ancak dünyanın başının belası olan enflasyon bizim de canımızı yakıyor. Üstelik enflasyonun yol açtığı maliyetlere ilaveten 6 Şubat depremlerinin ekonomimize yüklediği 104 milyar dolarlık faturayla da karşı karşıyayız.” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başkaları gibi sadece bir krizle değil, hepsi birbirinden zorlu çok sayıda meseleyle aynı anda mücadele ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Amacımız, Türkiye Yüzyılı rotamızı koruyarak, bu fırtınalı küresel iklimden ülkemizi selamete çıkarmaktır. Hamdolsun bugüne kadar yaşanan onca sıkıntıya rağmen vatandaşlarımıza mahcup olacak bir kırılmaya meydan vermedik. Küresel bir felakete dönüşen Kovid-19 salgınının hem sağlık hem de ekonomik yönünü başarıyla idare ettik. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ateşinin ülkemize sıçramasına izin vermeyerek, devletimizin çıkarlarına, vatanımızın güvenlik ve istikrarına halel getirmedik. Türkiye’yle birlikte tüm dünyaya olumsuz etkileri olan bu savaşın bir an önce sona ermesi için girişimlerimizi sürdürüyoruz.”
Gazze’ye yapılan yardımlar
“İsrail’in Gazze’deki zulmüne karşı İslam aleminin yekvücut olarak hareket etmesi için gayret gösteriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki insanlara ulaştırılmak üzere gönderdikleri yardımların toplamının 34 bin tonu geçtiğini belirterek, dün itibarıyla 2 bin 380 ton yardım malzemesi taşıyan bir geminin daha bölgeye ulaştığı bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zulmün durdurulmaması halinde bölgede yanacak ateşin ülkeyi de etkilemesinin kaçınılmaz olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“Her kim bu meselenin bizimle ilgisi olmadığını iddia ediyorsa ya dünyadan habersizdir ya da başkaları hesabına çalışıyordur. Dolayısıyla Gazze’deki zulmün, Kudüs’teki tacizlerin durması için, hiçbir istisna koymadan söylüyorum, elimizdeki tüm imkanları kullanacağız. Ülkemizi güney sınırlarından kuşatarak bir teröristan kurma projesini, hayata geçireceğimiz yeni harekatlarla delik deşik etmeyi sürdüreceğiz.”
Gabar’da, Cudi’de teröristleri çökerttiklerini, o dağlardaki inlerine gömdüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi neredeler? Mesele bu.” dedi.
Bu yıl sonuna doğru ekonomide başlayacak rahatlama ve atacakları ilave adımlarla çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere tüm kesimlerin beklentilerini karşılayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin imkanları arttıkça bunu milletin istifadesine sunmaktan geri durmayacaklarını kaydetti.
“Bu iklime sahip çıkarak ülkemizle ilgili sinsi niyetleri inşallah bir kez daha kursaklarda bırakacağız”
Gabar’dan günde 35 bin varil petrol çıkarttıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu şimdi nereye gelecek? Yüz bin varile. Yüz bin varile çıktığı andan itibaren aile kurumlarının kaynağı da nereden gelecek? İşte buradan gelecek. Kardeşlerim, ülkemizin 21 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma adımlarını gerçekleştirebilmenin gerisinde, tüm saldırılara ve tuzaklara rağmen korumayı başardığımız güven ve istikrar iklimi var. Önümüzdeki dönemde de bu iklime sahip çıkarak ülkemizle ilgili sinsi niyetleri inşallah bir kez daha kursaklarda bırakacağız.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir’i sevgiyle selamladığını ifade ederek, konuşmasını sonlandırdı.
Erdoğan, miting alanına giderken vatandaşlarla görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanına gelirken, Cengiz Topel Caddesi’nde vatandaşları selamladı. Bu sırada, traktörleri ve arı kovanlarıyla gelen bir grup çiftçi ile ellerinde Türk ve Osmanlı bayrakları bulunan at üstündeki vatandaşlar da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı selamladı.
Çocuklara hediye dağıtan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Romanya’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda kadınlar 76 kiloda altın madalya kazanan milli sporcu Yasemin Adar Yiğit, hazırladıkları bir proje dosyasını takdim etti.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Halil Yılmaz da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 yıl önce belediye başkanıyken itfaiyeci kıyafeti giydiği ve itfaiye erleriyle çektirdiği fotoğrafı Erdoğan’a hediye etti.
Daha sonra miting alanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yücel Yılmaz, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir ve MHP Balıkesir İl Başkanı Niyazi Tunç ile birlikte selamladı.
Programa ayrıca, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Belgin Uygur, Yusuf Ziya Yılmaz ile milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı.
Alanda, savunma sanayii alanındaki projelerin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafının olduğu, üzerinde, “Babalar sözünü tutar” yazılı afiş ile yaklaşık iki ay önce kalp krizi sonucu hayatını kaybeden AK Parti Balıkesir İl Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin Murat Uysal’ın fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde “Hatıraların her daim bizimle olacak, seni unutmayacağız” yazan afişler yer aldı.
Mitingde, Yücel Yılmaz ve AK Parti Balıkesir İl Başkanı Aydemir de birer konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra il ve ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşlara tanıttı.
Miting sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti.
Belediye ziyaretinin ardından bina önünde kendisini bekleyen vatandaşların yanına giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlarla sohbet etti, fotoğraf çektirdi.
(Bitti)
]]>Düzce Belediye Başkanı ve AK Parti Düzce Belediye Başkan Adayı Dr. Faruk Özlü’nün projeleri arasında yer alan Merkez Pazaryeri Projesi geçtiğimiz aylarda esnaf ve vatandaşlara ev sahipliği yapmaya başlamıştı.
“Yurt dışında gördüklerimle yarışır bir yapı”
Vali Selçuk Aslan, hem esnafın hem de vatandaşların rahat edebileceği bir ortam inşa edildiğini belirterek “Son günler çok bereketli geçiyor, üst üste açılışlar oluyor, Düzce’miz için hayırlar getirsin. Pazaryerleri şehirlerin kalbi niteliğindedir. Çünkü arz ve talep orada buluşur. İhtiyaçlar orada giderilir. Hem sosyalleşme hem de alışveriş konusunda önemli bir kavşak yeridir. Hem Düzce’ye yakışan hem de esnafımızın rahat edeceği modern bir yapı olmuş. Çatı panelinin güneş enerjisine uygun yapılmasını ayrıca tebrik ediyorum. Sürdürülebilir enerjiye çok daha fazla yatırım yapılması gerekiyor. Burası da birçok işe örnek teşkil edecektir. Güneş enerjisini evlerimizde de kullanabilir hale gelebiliriz. Bu güzel eser Düzce’mize hayırlı olsun, Rabbım nice nesillere hizmet vermesini nasip etsin” dedi.
“Bölgenin en büyük pazaryeri Aziziye Merkez Pazaryeri”
Başkan Faruk Özlü açılışta yaptığı konuşmasında pazaryeri projelerinin süreçlerinden ve yeni inşa edilen pazaryerlerinin durumundan söz ederek “Bu pazaryerini yaklaşık 3 ay önce hizmete aldık. Ne eksiğimiz varsa görelim kısa sürede tamamlayalım istedik. Burayı o süreç içinde ziyaret ederek talepleri aldık. Düzce’mizde her şeyin en güzelini hemşehrilerimiz ile buluşturma amacımızdan bir gün bile sapmadık. Eski pazaryeri gerçekten Düzce’ye hiç yakışmıyordu. Orayı gördüğümde arkadaşlarıma ‘burayı yenileyelim’ diyordum. Önümüzde iki seçenek vardı; ya mevcut pazaryerinin yerine yapacaktık ya da boş bir yere yaparak kimseyi mağdur etmeden taşınmayı sağlayacaktık. Biz ikincisini tercih ettik ve yeni yapıyı buraya inşa ettik. Merkezdeki kavşaktan uzaklaştırdık ve trafik sıkışıklığını bitirdik” dedi.
“Kendi enerjisini kendi üretecek”
Başkan Faruk Özlü, Kimseye ayrıcalık yapmadıklarını işaret ederek “Burası 5 bloktan oluşan 7 bin metrekare kapalı alan içinde bütün altyapısı tamamlanmış şekilde inşa edildi. Ayrıca kendi enerjisini üretecek şekilde dizayn edildi. Burası bölgesinin en büyük pazaryeridir. Sadece burası değil, Hamidiye Pazaryeri’nin yapımını da tamamladık. Gelecek hafta da oranın açılışını yapacağız inşallah. Nasıl burada kura ile yer belirlediysek Noter huzurunda bir kura daha yapacağız. Adaletli davranıyoruz, kimseye ayrıcalık yapmıyoruz. Odaya kayıtlı pazarcılarımız arasında yine kura çekilecek. İşlerimizi konuyla yakından ilgisi olan STK temsilcileri ile birlikte yapıyoruz. Geçenlerde tuhafiyeci esnafımızla bir toplantı yaptık. Onlara da birkaç çözüm önerdik. Onların kabul ettiği çözümü projelendirdik. Buranın karşısındaki boş alanda kapalı pazaryeri inşaatına Nisan ayında başlayacağız. Nisan diyorum çünkü burada bazı imar düzenlemeleri yaptık, park görünen yeri diğer tarafa taşıdık. İki pazaryeri birbirine yakın olacak. Böylece alışverişi kolay hale getireceğiz” ifadelerinde bulundu.
“Eski değerimizdir ama eskimiş olanı yenilemek bizim işimizdir”
Düzce’de yeni yapılan her projenin çok önemli olduğunu belirten Başkan Özlü, eskimiş olanları yenilemeye devam edeceğini belirterek “Bu şehirde eskimiş, çürümüş ya da şehrimize yakışmayan ne varsa bunları en güzeli ile yenileyeceğiz. Bu konuda kararlıyız. Bu güzel eserde emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, STK temsilcilerimize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Açılış töreni dualar eşliğinde kurdele kesimi ve pazaryerinin gezilmesi ile sona erdi. – DÜZCE
]]>31 Mart mahalli ve idari seçimleri öncesi Denizli’ye gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özay Gönlüm Bulvarı’nda gerçekleştirdiği mitingde yerli savaş uçağı KAAN hakkında yorumda bulunmayan muhalefeti eleştirdi. KAAN hakkında derin sessizliğe büründüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Olur olmaz ilgili ilgisiz Ankara’daki ofislerinden yorum yapan, ellerine geçirdikleri her fırsatı insanımızı kutuplaştırmak için kullanan dünkü tarihi başarımızla tek kelime etmeyen sabık siyasetçilerimizi milletimizin takdirine havale ediyoruz. Basit bir görüntülü konuşmayı dahi yere göğe sığdıramayan bu eski politikacıların KAAN gibi teknoloji harikası hakkında derin bir sessizliğe bürünmesi ibret verici. Ama yerli ve mili muhalefet nasıl yapılır öğrenemediler. Ankara’da bir apartman dairesi tutmuşlar oradan siyaset yapıyorlar. Bunlar milletle aynı yöne bakmayı öğrenemediler, aynı hissiyatı paylamayı öğrenemediler” dedi.
“Hiçbir insanımızın serzenişlerine kulak tıkamıyoruz”
Enflasyonun sadece Türkiye’nin sorunu olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Covid-19 salgının ardından enflasyonun tüm dünyada etkili olduğunu ifade etti. Dünyadaki mazlumlara el uzattıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, içerisinde 21 ambulans ve 2 bin 380 ton sivil yardım gemisinin Mısır’ın El-Ariş limanına vardığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından yaraların sarılması için çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremin 1. yılında 5 depremzede şehrimizi ziyaret ettik. Bugüne kadar 40 bine yakın deprem konutunu ve köy evini tamamlayarak hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Her ay 15-20 bin konutu teslim etmeyi planlıyoruz. Yıl sonu için hedefimiz 200 bin konutu hak sahipleriyle buluşturmaktır. Deprem bölgemiz için tüm bu önemli işleri yaparken, diğer şehirlerimizi ve toplumumuzun diğer kesimlerini ihmal etmiyoruz. Küresel ekonominin ve bölgemizin geçtiği içinden geçtiği sancılı döneme rağmen devletimizin imkanlarını milletimiz için seferber etmiş durumdayız. Çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmemek için samimi mücadelemizin en yakın şahidi milletimizin kendisidir. 2024 yılı için asgari ücretlilerimize, kamu görevlilerimize ve emeklilerimize enflasyon oranlarının üzerinde artışlar yaptık. Hiçbir insanımızın serzenişlerine kulak tıkamıyoruz. Bütçemizin sınırlarını zorlama pahasına vatandaşlarımızın taleplerini karşılamaya gayret ediyoruz. İnşallah bu yıl sonuna doğru enflasyonun hızla düşmeye başlamasıyla hep birlikte daha rahat bir nefes alacağız. Sabreden kimse zafere erer. Biz de ekonomi başta olmak üzere her alanda hedeflerimize ulaşacağız. Ecdadın emaneti olan bu vatan topraklarını evlatlarımıza en güvenli en huzurlu bir şekilde teslim etmek boynumuzun borcudur. Sadece son 10 yılda yaşadıklarımız başka bir ülkenin başına gelse emin olun şimdiye darmadağın olmuştu. Bunun için bekleyenlerin hevesleri bir kez daha kursaklarında kalacak” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Denizli’ye 111 milyar liralık kamu yatırımı yapıldığını açıkladı
Verdikleri her sözün önce altyapısını hazırlayıp daha sonra vatandaşlara sözünü verdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararlı ve hazır olduklarını söylerken de gücü 21 yıllık hazırlıktan aldıklarını ifade etti. Denizli’ye yapılan 111 milyar liralık kamu yatırımlarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde 4 bin 288 adet yeni sınıf inşa ettik. 8 bin 104 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. 63 spor tesisi kazandırdık. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 4,3 milyar lira tutarında kaynakla dest olduk. Sağlıkta 14 hastane olmak üzere 38 sağlık tesisini hizmete aldık. Aralarında bin yataklı Şehir Hastanemizin olduğu 4 sağlık tesisimizin yapımına devam ediyoruz. TOKİ vasıtasıyla 11 bin 495 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Bin 911 konutun inşası sürüyor. Honaz’daki Akbaş Barajı’ndaki yatırımı İçme Suyu Arıtma Tesisi’nin bitmesiyle tamamladık. Akbaş Barajı’ndan 70 kilometre hat ile merkeze getirilen içme suyunun kentteki su depolarına ulaşması için ilk vanayı açtık. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 6 bin 75 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Daha önce hiç atık su tesisi bulunmayan ilimizde 44 tesisle belediye nüfusunun yüzde 90’undan fazlasına hizmet veriyoruz. 8 Millet Bahçesi projemizden 4ünü tamamladık. 1’inin yapımı 3’ünün ise projelendirme çalışmaları sürüyor. Ulaştırmada 65 kilometre devraldığımız bölünüş yol uzunluğunu 512 kilometre çıkardık. İnşası süratle devam eden Aydın-Denizli otoyolunu inşallah bu yıl sonuna kadar tamamlıyoruz. Organize Sanayi Bölgesi köprülü kavşak projesiyle sanayi bölgemizde oluşan trafik yoğunluğu da en aza indi. Kaklık Lojistik Merkezini şehrimize kazandırdık. Denizli il sınırlarındaki mevcut demir yollarını tümüyle yeniledik. Çardak Havalimanı’mızı yeni bir terminal binası yaparak büyüttük. Denizli’de 18 baraj, 2 içme suyu tesisi, 79 sulama tesisi, 7 arazi toplulaştırma projesi, 95 taşkın koruma tesisi, 13 gölet ve 11 hidroelektrik santral tesisi yaptık. 938 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize 37 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdik. Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Çivril Organize Sanayi Bölgesi, 1 Teknopark, 15 Araştırma Geliştirme Merkezi ve 12 tasarım merkezi kurduk. 73 hektarlık alanda Sarayköy Organize Tarım Bölgesini hayata geçirdik. İstihdamı desteklemek için Denizli’deki işverenlere toplam 5,5 milyar lira tutarında prim desteği verdik. Enerjide 294 bin abonesi bulunan Denizli ve 15 ilçesine doğal gaz arzını verdik. Önümüzdeki dönemde de Bekilli’ye doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz. İnşallah gerçek belediyecilik programımız ile Denizli’ye daha çok eser ve hizmet kazandıracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Osman Zolan ve Cumhur İttifakı tarafından belirlenen ilçe belediye başkan adaylarını sahneye davet ederek vatandaşlara tanıttı. – DENİZLİ
]]>Bakan Uraloğlu, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak’ı ziyaret etti, Şeref Defteri’ni imzaladı.
Daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ü ziyaret eden Bakan Uraloğlu, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, “peygamberler şehri” Şanlıurfa’da bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hayatında kaybedenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı dileyen Bakan Uraloğlu, kentteki temasları kapsamında Bakanlığına bağlı kavşak ve yol yapım yatırımlarını yerinde inceleyeceklerini söyledi.
Bakan Uraloğlu, Şanlıurfa’nın geçmişte olduğu gibi bugün de çok önemli bir konuma sahip olduğunu ifade ederek, kentin, dünyanın ve Türkiye’nin en önemli bölgesel kalkınma projesi olan GAP’ın merkezi olduğunu belirtti.
GAP ile Türkiye’nin en verimli ovalarından biri haline gelen Harran Ovası’nın Türkiye’nin ve hatta dünyanın da gözbebeği haline geldiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, “İşte böylesine tarihi, stratejik ve jeopolitik öneme sahip olan Şanlıurfa’nın, tarımının, turizminin, ticaretinin gelişmesi için ne gerekiyor? Elbette, ulaşım ağının güçlü olması gerekiyor. 2002 yılından bu yana Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 28 kilometreden 619 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Adıyaman-Kahta-Siverek Yolu’nda Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Diyarbakır Yolu, Şanlıurfa Doğu ve Güneybatı Çevre Yolları, Şanlıurfa-Viranşehir Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Diyarbakır Devlet Yolu, Kuzeybatı Çevre Yolu ve Doğu Çevre yollarının kesiştiği noktada bulunan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağı’nı açarak Şanlıurfa’nın şehir içi trafiğine nefes aldırdık. Günlük yaklaşık 25 bin aracın geçtiği bu noktada dur-kalk beklemelerinin ortadan kalkmasıyla kavşaktaki geçiş süresini 5 kat azalttık. Şanlıurfa’yı Mardin’e, Gaziantep’e ve Diyarbakır’a bölünmüş yollar ile bağladık. Şu anda da 13 milyar 876 milyon lira proje bedeliyle 13 kara yolu projesine devam ediyoruz.” dedi.
Hızlı tren projesi
Bakan Uraloğulu, Şanlıurfa’nın demir yolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, Karkamış-Nusaybin hattı ile Karkamış-Zenginova arasındaki 120 kilometre demir yolu hattını yenilediklerini söyledi.
Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında hızlı teren projesinden bahsederek, şunları kaydetti:
“Şanlıurfa’yı hızlı trenle tanıştıracak Gaziantep-Şanlıurfa ve Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hatları projelerini de hayata geçireceğiz. Gaziantep-Şanlıurfa hattının etüt projelerini tamamladık. Yatırım programına alır almaz ihale çalışmalarına da başlayacağız. Şanlıurfa-Mardin hattının proje çalışmalarını da bu yıl içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Tabi önemli bir ulaşım projesi olan Urfa raydan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Burada Urfa Ray’la ilgili Büyükşehir Belediyemiz gerekli ön proje çalışmalarını yaptı ve Bakanlığımız tarafından da bu proje onaylandı ve şimdi Büyükşehir Belediyemiz burada kesin proje çalışmalarını yürütüyor. Hedefimiz 2025’in başında bu projeyi Büyükşehirimizin bitirmesi, Bakanlığımızın onayına sunması ve bu onaydan sonra da muhtemelen Büyükşehir Belediyesiyle Bakanlığımızın işbirliğinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla bu projeyi de inşallah belediyemizle 2028 süreci içerisinde hayata geçirmeyi planlıyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun demek istiyorum. Şanlıurfalı kardeşlerimizi göklere de taşıdık. Sadece kara yoluyla taşımıyoruz. 2 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanını 2007 yılında hizmete açtık. 2002 yılında 23 bin olan yolcu trafiği, 2023 yılında 883 bine yükseldi. Buradan bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayın Bakanımızın, belediye başkanımızın ve milletvekillerimizin, hasılı Şanlıurfalıların İzmir uçuş talebi vardı. Onu da bugün konuştuk. İnşallah mart ayının ilk yarısında İzmir uçuşları da başlamış olacak, bu da hayırlı uğurlu olsun. Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik. Fiber optik kablo uzunluğunu 854 kilometreden 6 bin 722 kilometreye çıkardık. Daha önce ilde hızlı internet abonesi yok iken, bugün 1 milyon 682 binin üstünde abone, hızlı internet kullanmaya başladı.”
320 kilometrelik yeni bir otoyol inşa edilecek
Şanlıurfa’ya sevda ile hizmet ettiklerini, bunu sürdüreceklerini aktaran Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceğiz. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa ederek, Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu, Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden de bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacak bu sayede. Bugün, Ümit Burnu’ndan 45 gün ve Kızıldeniz’den 35 günde yapılan nakliyenin, Kalkınma Yolu Projesi’ni bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir süre içerisinde yapılabileceğini biz hesapladık ve çalışmalarımızı buna göre yürütüyoruz. Çok önemli bir proje ve hayata geçmesi için işleri çok sıkı bir şekilde sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla takip ediyoruz. Bu yeni otoyolumuz ve Kalkınma Yolu Projesi faaliyete geçtiğinde, bölgedeki tarım, sanayi ve ticaret faaliyetlerini arttırarak, Şanlıurfa ekonomisinin büyümesine ve istihdamın artmasına önemli bir katkı sağlayacak, vatandaşımıza iş ve AŞ imkanı olacaktır inşallah.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ideoloji siyaseti değil, hizmet siyaseti yaptıklarını, “İnsani yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket ettiklerini dile getiren Uraloğlu, yeniden aday gösterdikleri Zeynel Abidin Beyazgül ile kentin her alanda değişim, dönüşüm yaşadığını kaydetti.
Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Sizler muhalefet partilerindeki belediyelerin, vatandaşına, halkına yaptığı bir hizmetle gündeme geldiğini hatırlıyor musunuz. Sonuçta bu hizmeti yapanlar da bütçelerini devletten alıyorlar. Devletimiz bunlara da bütçeler aktarıyor. Ama maalesef üzülerek görüyoruz ve izliyoruz, muhalefet belediyelerinde hizmet yok. Laf çok ama bir arpa boyu iş yapılmıyor. Unutmayın ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da belediyecilikten gelen, bu işi çok iyi bilen ve belediyeciliğe çok önem veren dünya lideri. AK Parti’nin hizmet siyaseti anlayışıyla hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yüzde 62 oy oranı ile Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dedi, Şanlıurfalılar. İnşallah şimdi de Şanlıurfa’da büyükşehir belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarını da kazanacağız. Zeynel Abidin Başkanımızla planladığımız tüm projeleri birlikte hayata geçireceğiz. İlmek ilmek işlediğimiz projelerimizle Şanlıurfa’yı geliştirmeye, güçlendirmeye, refah seviyesini arttırmaya devam edeceğiz.”
Bakan Uraloğlu, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın milletvekilliği ve bakanlığı döneminde Türkiye’ye önemli hizmetleri bulunduğunun altını çizerek, kendisinin de bunlara yakından şahitlik ettiğini söyledi.
Daha sonra Şanlıurfa Şehir Hastanesi Kavşak Projelendirme Alanı’yla, Ballıkaya Kavşağı Proje Alanı’nda incelemede bulunan Bakan Uraloğlu’na TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz ve diğer ilgililer eşlik etti.
]]>İsmini belirtmek istemeyen Mısırlı kaynaklar, İsrail’in Gazze güneyindeki Refah şehrine planladığı kara operasyonunun gerçekleşmesi halinde, burada duvarlarla çevrelenmiş bir tampon bölge oluşturulması amacıyla çalışma yapıldığını aktardı.
İnsan hakları örgütleri de bölgede yedi metre uzunluğunda duvarların inşa edilmekte olduğunu bildiriyor.
Mısır resmi ağızdan bu yönde bir hazırlık yapıldığı iddialarını reddediyor.
İsrail Savunma Bakanı Yaov Gallant ise “Filistinli sivilleri Mısır’a doğru tahliye etmeyi” amaçlamadıklarını ileri sürdü.
7 Ekim’de başlayan İsrail-Hamas savaşının ardından Mısır defalarca kez Filistinli sığınmacılara sınırlarını açmasının mümkün olmadığını açıklamıştı.
Mısır’ın tavrında, Filistinlilerin büyük nüfuslar halinde göç ettirilmesinde “rol oynadığı görüntüsünden kaçınmak” etkili oluyor. Öte yandan ekonomik ve güvenlik kaygıları da bu kararın nedenleri arasında.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaklaşık 1,4 milyon kişinin halihazırda sığındığı Refah’a yönelik operasyonda ısrarcı görünüyor. Öte yandan uluslararası kamuoyunda, böyle bir operasyonun sivillerin kitlesel ölümüne yol açabileceği doğrultusunda uyarılar var.
İsrail ise şehirdeki Hamas unsurlarının “etkisiz hale getirilmesi gerektiğini” savunuyor. Şimdiye kadar serbest bırakılmayan yaklaşık 130 İsrailli rehinenin de burada olduğu iddia ediliyor.
İsrail ordusu savaşın ilk günlerinde Gazze’nin kuzeyindekileri, “güvenli” olarak tanımladığı güney bölgelere göç etmeye yönlendirmişti. Ardından Gazze’nin güneyindeki birçok yerleşimde İsrail bombardımanı ve kara operasyonu devam etti.
Maxar Technologies tarafından yayımlanan uygu görüntülerinde, Refah’a yönelik operasyonun başlamasına yönelik Mısır’ın hazırlık yaptığını doğrulayabilecek inşaat çalışmaları görülebiliyor.
15 Şubat tarihli bir görselde, Refah sınır kapısı yakınlarındaki bir bölgenin temizlendiği görülüyor.
Mısır’ın Kuzey Sina Valisi Mohammed Shousha, Suudi televizyonu Al Arabiya Al Hadath TV’ye yaptığı açıklamada, söz konusu inşaat alanlarının geçmişte IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlarda zarar gören evlere yönelik yapıldığını ileri sürdü.
Shousha Mısır’ın pozisyonunun, “Mısır’a Gazzelilerin zorla gönderilmesine izin vermediğini” de ekledi.
Öte yandan uydu görüntülerinde bazı noktalara duvarların da inşa edildiği seçilebiliyor.
Uydu görüntüleri dışında, Sina İnsan Hakları Vakfı üyelerinin bölgeden çektiği fotoğraf ve videolarda da inşaat çalışmaları görülüyor.
BBC’nin bağımsız olarak doğrulayamadığı bu görsellerle ilgili açıklama yapan vakıf, yedi metre yüksekliğinde duvarların inşa edildiğini aktardı.
Vakfa göre bu çalışmalar, Gazze sakinlerinin kitlesel olarak bölgeye geçmesi halinde sığınmacıların barınması için planlanıyor.
Raporda, tampon bölge olduğu ileri sürülen bu alanın, 20 kilometrekare genişliğinde olduğu ve 100 binden fazla kişiye ev sahipliği yapabileceği kaydediliyor.
İsrail reddediyor
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Perşembe günü yaptığı açıklamada, “İsrail’in Filistinli sivilleri Mısır’a doğru tahliye etmek gibi bir amacının olmadığını” savundu.
Gallant, Mısır’la aralarındaki anlaşmanın bölgedeki istikrarı için kritik önemde olduğunu da ekledi.
İsrail Filistinlileri kendi bölgelerinden “dışarı attığı” görüntüsünü arzu etmese de, kendi iradesiyle Gazze’yi terk etmek isteyenlerin önüne geçmeye de yanaşmayabilir.
Mısır’ın yaklaşık 100 bin sığınmacıyı kabul etmesi durumunda, İsrail’in bu kararın önüne geçmesi beklenmiyor.
Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri ise böyle bir toplu nüfus hareketinin “endişe verici” olacağını söylüyorlar.
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Reuters haber ajansına verdiği demeçte, Filistinlilerin Mısır’a toplu olarak göç etmesinin “hem Filistinliler için hem Gazze için hem de barışın geleceği için felaket olacağını” söyledi.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in başlattığı hava ve kara operasyonlarında 7 Ekim’den bu yana toplam 28 bin 775 kişinin öldürüldüğünü bildirdi.
]]>Yılmaz, Suphi Öner Öğretmenevi’nde düzenlenen “Kanaat Önderleri Buluşması”nda, her fırsatta vatandaşlarla istişareler yaptıklarını, bütün politikaları millete göre şekillendirdiklerini söyledi.
Mersin’in tarım, turizm ve ihracatıyla ” Akdeniz’in incisi” olduğunu dile getiren Yılmaz, kentte bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu anlattı.
“Başka siyasi anlayışlar gibi ‘laf ola beri gele’ yaklaşımıyla hareket etmiyoruz”
Yılmaz, dünyadaki çeşitli sıkıntılara rağmen Türkiye’nin güçlü şekilde yoluna devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Seçim beyannamelerimizde ortaya koyduğumuz vaatleri birer birer hayata geçirmek için her türlü çabayı sarf ediyoruz. Buna dönük planlar, programlar, eylem planları hazırlıyoruz. Biz, birtakım başka siyasi anlayışlar gibi ‘laf ola beri gele’ yaklaşımıyla hareket etmiyoruz. Ne diyorsak onu belli bir program ve eylem planı çerçevesinde, bütçesini, finansmanını düşünerek gerçekçi şekilde ortaya koyuyoruz. Halkımızın da bize güveninin en önemli sebeplerinden bir tanesi bu.”
Milletin önceliğinin kendi öncelikleri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Enflasyonla kararlı mücadele yürütüyoruz. İnşallah bunun sonuçlarını bu yılın ortalarından itibaren daha net şekilde göreceğiz. Orta vadede tek haneli rakamlara geri döneceğiz. Bu bir süreç, bir anda olmuyor bu işler ama adım adım bu hedefi gerçekleştireceğiz. Bunun planını, programını yapmış durumdayız. Uygulamayı da kararlı şekilde sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin ulaşım, sağlık, turizm, enerji ve savunma sanayisi gibi her alanda dünyayla rekabet ettiğini, her geçen gün ileriye gittiğini dile getirdi.
“Herkesin kimliğine, tercihlerine, inancına, mezhebine saygılıyız”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı’na geçen yıl yapılan seçimlerde verilen destekten dolayı şükranlarını sunan Yılmaz, şöyle devam etti:
“İçeride, dışarıda bir sürü odak Türkiye’nin istikrarını bozmak için gayret sarf etti ama başaramadılar. Muhalefetin şu anki halini görüyorsunuz. Allah korusun bu zihniyetle seçimi kazanıp iktidara gelmiş olsalardı Türkiye’deki politikaların nereye savrulacağını sizin takdirinize bırakıyorum. Kendi içlerinde kavga, birbirleriyle kavga… Böyle bir anlayışla Türkiye’de ne siyasi ne ekonomik istikrar olurdu ne de dış politikada milli menfaatlerimizi koruyabilirdik. Çok şükür milletimiz buna geçit vermedi ve çok asil bir tavır ortaya koydu. Biz de buna layık olmaya çalışıyoruz.”
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’ye ve Mersin’e hizmet ettiklerini, her alanda kentin marka değerini yükseltmek, çehresini değiştirmek için gayreti sürdürdüklerini anlattı.
Herkesin huzur içerisinde yaşayacağı ortamı tesis etme amacında olduklarını vurgulayan Yılmaz, şöyle dedi:
“Herkesin kimliğine, tercihlerine, inancına, mezhebine saygılıyız. Yeter ki bunlar, siyasi çatışma konusu haline getirilmesin, ülkemizin birliğine, beraberliğine zeval vermeye çalışan birtakım odakların aracına dönüştürülmesin. Bu olmadığı sürece biz hiçbir zaman hiçbir insanın kimliğiyle, inancıyla uğraşmadık. Tam aksine herkesin kimliğine saygılıyız. Herkes kendi nasıl istiyorsa, inancı neyi gerektiriyorsa o şekilde yaşasın, kendisini ifade etsin diyoruz. Biz, birlik içinde, vatanımızın, milletimizin gücünü artırarak, üzerimizde birtakım oyunlar kurgulamaya çalışanların oyunlarını da boşa çıkararak yolumuza devam ediyoruz. Daha güçlü bir Türkiye’yi inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. 81 ilimizle, 85 milyon nüfusumuzla, her kesimden ve inançtan insanımızla bunu birlikte başaracağız. Fitne, fesat yapmaya çalışanlar, bölmeye parçalamaya çalışanlar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir şekilde başarılı olamayacaklar inşallah.”
Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarının, uyum ve koordinasyon içerisinde Mersin’de hizmet edeceğini söyleyen Yılmaz, adayların kenti gerçek belediyecilikle tanıştıracağını belirtti.
Yılmaz, kentin ciddi yatırım ve projelere ihtiyacının olduğuna dikkati çekerek, “Önümüzdeki dönem inşallah Mersin’de sermayeden yiyen değil sermayeye ilave yapan bir belediyecilik anlayışıyla, şeffaf, hesap verebilir, hizmet odaklı bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz.” diye konuştu.
]]>31 Mart seçimleri öncesi çalışmalarına hız veren AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, düzenlenen mahalle toplantılarında vatandaşlarla buluştu. Beraberinde AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ve İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı ile ilk olarak Yeşiltepe Semt Konağı’nda gerçekleşen buluşmaya katılan Sami Er, burada Gazi Mahallesi sakinleri ile bir araya geldi. Başkan adayı Sami Er, depremde yıkılan Malatya’yı el birliği ile eskisinden daha güzel ve güvenli bir şehir haline getirmek için çalışacaklarını söyledi.
Malatya’nın her seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sahip çıktığını ve arkasında durduğunu da hatırlatan Er, “Ben inanıyorum ki Malatya’da kendine yakışanı yapacak, rekor oyla hem bizleri hem de diğer tüm adaylarımızı seçecektir. Bir 6 Şubat depremi yaşadık, üst üste 2 büyük depremi hep birlikte yaşadık. 11 ili kapsayan bu depremde 4 ilimiz büyük hasar gördü bunlardan biri de Malatya’ydı. Çok ciddi kayıplarımız oldu, canlarız gitti” diye konuştu.
Geçmiş dönemde TOKİ ve belediyecilik deneyimlerinin bulunduğu da ifade eden Er, bu tecrübesini Malatya’yı yeniden ihya ve inşa etmede kullanacaklarını söyledi.
“İmarı planlarken insan yaşamını, hayatını, mutluluğunu garantileyen bir anlayışı içerisinde olacağız”
AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ise yaklaşan yerel seçimlerin önemine değinerek, “Yerel seçimler mahallemizin, ilçemizin ve şehrimizin şekilleneceği bir seçim. İnşallah her seçimde olduğu gibi bu seçimde de AK Parti’miz ve Cumhurbaşkanımızın arkasında yer alan Malatya’mız bu seçimlerde de rekor bir oyla tercihini kullanacaktır” dedi.
Seçim sürecinde en önemli önceliklerinin deprem olduğunu ve bundan sonrası için şehrin yeniden inşası noktasında yapılacak çalışmaların önemine değinen Geçit, “İmarı planlarken insan yaşamını, insanının hayatını, mutluluğunu garantileyen bir imar anlayışı içerisinde olacağız. Çok büyük bir acı yaşadık. Bu acıdan büyük ders çıkaracağız. Bunu önümüze koyup düşüneceğiz, bundan sonra şehri yapılandırırken asla bir daha böyle bir acının yaşanmasına müsaade etmeyeceğiz. Belediyecilik ekip kurma, organizasyon, karar alma ve yönetme becerisidir. Buna da sahip olduğumuzu düşünüyorum” diye konuştu.
“Malatya’yı yeniden inşa edeceğiz”
Büyükşehir Adayı Sami Er daha sonra beraberinde AK Parti Battalgazi Belediye Başkan Adayı Bayram Taşkın ve İlçe Başkanı Basri Kahveci ile birlikte Battalgazi ilçesinde Sarıcıoğlu, Cirikpınar ve Halfettin mahallelerinin ortak toplantısına katıldı. Vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanan AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, burada yaptığı konuşmada tecrübeleri ve kuracakları ekiple birlikte el ele vererek Malatya’yı yeniden inşa edeceklerini söyledi. Büyükşehir Belediyesi ve merkez ilçeler olan Yeşilyurt ile Battalgazi Belediyeleri ile de sürekli istişare ve uyum içerisinde olacaklarının altını çizen Er, geçmişteki deneyimlerinin de artısıyla Malatya’da kalıcı konutların hızlandırılması, işyerlerinin bitirilmesi ve kentsel dönüşümler noktasında hiç vakit geçirmeden birlikte çalışacaklarını söyledi. Seçim sonrası aldıkları yetki ile birlikte herkesin evine ve işyerine kavuşması adına durmadan çalışacaklarını da belirten Er, bu noktada da Malatya’nın eskiden olduğu gibi bu seçimlerde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasında duracağından şüphesinin olmadığını ifade etti.
“Enkaza dönmüş şehrimizi hep birlikte inşa edeceğiz”
AK Parti Battalgazi Belediye Başkan Adayı Av. Bayram Taşkın da 31 Mart seçimlerinde göreve gelmeleri ile birlikte merkez ilçeler ve büyükşehir belediyesi ile el ele verip harabeye dönen kenti birlikte ayağa kaldıracaklarını söyledi. Başta merkezi hükümet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da büyük gayret ve emekleri ile deprem bölgesinin eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kaldırılacağını belirten Taşkın, “Birinci önceliğimiz vatandaşlarımızın biran önce kalıcı konutlarına geçmesi. Yine şehir merkezimizin ve çarşımızın da ayağa kaldırılması ile Malatya’yı yeniden inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Acılar ne kadar büyük olursa olsun Battalgazi’nin evlatlarının hayallerini ve umutlarını her zaman diri tuttuğunu da ifade eden Taşkın, “İnşallah diri tuttuğunuz bu hayaller ve umutlarınız sayesinde acılarımızı unutacağız, küllerimizden yeniden doğacağız. Enkaza dönmüş şehrimizi hep birlikte inşa edeceğiz. Yılmak yok, pes etmek yok. Bizler bir taftan yıkılan şehri ayağa kaldırırken sağlam olan mahallerde de belediyeciliğin en güzel örnekleri halkımızın ayağına götüreceğiz” şeklinde konuştu. – MALATYA
]]>Kurtulmuş, Zeytinburnu Belediyesi tarafından inşa edilen Konyalı Camii’nin açılışı dolayısıyla düzenlenen programa katıldı.
Güzel bir caminin açılışı vesilesiyle Zeytinburnu halkıyla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, caminin inşasında emeği geçenlere ve Belediye Başkanı Ömer Arısoy’a teşekkür etti.
Kurtulmuş, İslam medeniyetlerinde, şehrin mimarisinin cami eksenli olduğunu, camilerin halkı bir araya getiren önemli yapıtlar olarak öne çıktığını dile getirdi.
Camilerin şehrin sakinlerinin bir araya geldiği toplumsal mekanlar olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Sadece ibadetlerin yapıldığı, sadece namazların kılındığı bir alan olmanın çok daha ötesinde, hatta insanların fiziki olarak bir araya gelmelerinin çok ötesinde, şehrin nabzının attığı, şehrin ruhunun gezindiği yer camilerdir.” diye konuştu.
Kurtulmuş, bu nedenle bütün büyük İslam medeniyetlerinde camiye, cami mimarisine ve caminin etrafında oluşan sosyal yapıya fevkalade önem verildiğini anlatarak, şöyle devam etti:
“Burada nihayetinde küçük bir mahalle mescidi gibi olan Konyalı Camii’nin böylesine önemli bir mimari özelliğe sahip yapı haline gelmesinin arkasında da bu anlayışın büyük katkısı vardır. Burada, 4-6 yaş Kur’an kursuyla insanların oturup misafirlerini ağırlayacağı mekanlarıyla taziye imkanlarıyla kütüphaneleriyle aslında bir kültür merkezi de inşa edilmiş demektir.
Konyalı Camii hayırlı, uğurlu olsun. Allah, toplumumuzun nabzını camiler etrafında atmaktan asla alıkoymasın. İnşallah bu cami nice hayırlı hizmetlere, nice kabul olunmuş dualara, nice kutlu buluşmalara vesile olur diyerek de temenni ve dua ediyorum.”
“Bütünleşmeli ve yolumuza devam etmeliyiz”
Bugün 2 milyara yaklaşan büyük bir nüfusa sahip İslam dünyasının her tarafında, camilerde insanların “Allahuekber” sesleriyle aynı istikamete, müşterek bir noktaya doğru yöneldiğini kaydeden Kurtulmuş, bu kadar büyük bir nüfusa sahip olmakla birlikte ne yazık ki İslam dünyasının, caminin vermesi gereken birleştirici, bütünleştirici özelliklerini yeterince taşıyamadığı için Hazreti Peygamberin ifadesiyle suyun üstündeki saman çöpü gibi savrulup durduğunu ifade etti.
Bunun en son örneği olarak, İsrail’in Gazze’de ortaya koyduğu ağır insanlık suçlarına karşı dünyanın sessiz kalmasının ve Müslüman dünyasının da bir sonuç geliştirememesinin gösterilebileceğini aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Üzülerek takip ediyoruz. Büyük bir vahşet. Sadece Netanyahu ve ekibinin ortaya koyduğu politikalarla değil, onların destekledikleri, onların sırtını sıvazladıkları birtakım güç merkezlerinden aldıkları destekle de bunları yapıyorlar. Biz burada konuşurken şu anda Müslümanların en büyük kutsallarından birisi olan Mescid-i Aksa’nın sokakları kapatılıyor. Oraya çıkan yollarda Müslümanların camiye, mescide erişmesinin önüne geçiliyor. Bebekler kuvözlerde çırpınarak öldürülüyor.”
Kurtulmuş, 80-90 yaşındaki ninelerin keskin nişancılar tarafından keyifle, zevkle vurularak şehit edildiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bütün dünya bunu izliyor ve bu seyrin ötesinde bazıları da destek veriyor. Ama inanın ki İsrail’in en büyük gücü, ne elindeki askeri gücüdür ne elindeki teknolojik üstünlüğüdür ne onları destekleyen ülkelerdir ne dünyadaki üstün medya güçleridir ne dünya finansına sahip olan ekonomik güçleridir… İnanın ki İslam dünyasının bu kadar çaresiz, dağınık, inisiyatifsiz olması İsrail yönetiminin arkasındaki en büyük güçtür. Onun için diyoruz ki camiler, bizi fiziki olarak birleştirdiği gibi kalplerimizi ve zihinlerimizi de birleştirmelidir. Kalplerimizin ve gönüllerimizin birleşmesi için bir araya gelmemize gerek yok. Sadece ortak hedefler, ortak anlayışlar istikametinde birleşmeli, bütünleşmeli ve yolumuza devam etmeliyiz.”
“Yeryüzünde Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a hakkıyla inanan, namazını kılan, zekatını veren ve Allah’tan başkasından korkmayanlar inşa edebilirler.” ayetini aktaran Kurtulmuş, “Bu ayette söylenenler aslında şifredir. Sadece camileri imar edebilmek değil, Müslüman toplumunun imar edilebilmesi, Müslümanların imar hareketlerinin gerçekleştirilebilmesi için bu özelliklerin yanında Allah’tan başkasından korkmamak da bize önemli bir tavsiye olarak hatırlatılmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Aynı anda 1000 kişi ibadet edebilecek”
Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, bugün Zeytinburnu’na, Fatih’in emaneti İstanbul’a muhteşem bir cami kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadıklarını söyledi.
Konyalı Camii’nin 1,5 dönüm üzerine inşa edildiğini ve camide 1000 kişinin aynı anda ibadet edebileceğini belirten Arısoy, yerleşkede taziye evi, 4-6 yaş anaokulu ve Kur’an kursu, bebek odası, dernek odası ve bir otoparkın bulunduğunu kaydetti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmaların ve edilen duanın ardından kurdele keserek Konyalı Camii’nin açılışını gerçekleştirdi.
]]>Yumaklı, AK Parti Amasya İl Başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, Amasya’nın tarımsal üretime katkı açısından çok özel bir kent olduğunu söyledi.
Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında yaşanan heyelan nedeniyle üzüntü yaşadıklarını dile getiren Yumaklı, “Devletimizin bütün kurumları, ilgili bütün bakanlıklarımız orada. İlk andan itibaren hem bu olayın etkileriyle alakalı hem de kazadan etkilenen 9 kardeşimizle ilgili arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. İnşallah en kısa zamanda kendilerine ulaşırlar.” diye konuştu.
AK Parti’nin vesayetçi anlayışla mücadelesine herkesin şahit olduğunu vurgulayan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mücadele dolayısıyla AK Parti’nin milletin partisi, milletin değerlerinden doğmuş bir parti olmasından hareketle sonuna kadar gücümüzü milletten almaya devam edeceğiz ancak milletimizle barışamayan, millete alışamayan, tahammül edemeyenlerle alakalı da bir mücadelemiz var. Onların bu tahammülsüzlüklerinin zaman zaman şiddeti azalır ama çoğu zaman da saklama gereği duymadan ortaya koyarlar maalesef. Türkiye’de bazı kesimler, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ifade ettiği gibi, geçmiş dönemlerden kalma usullerle kaos ve düzensizlik çabası içerisinde olmuşlardır. Bu kesimler boş durmayacaktır. İstanbul’daki saldırıda olduğu gibi tehdit ve eylemlerini ortaya koyma gibi bir gaflete düşmüşlerdir ama onların emellerine ulaşamayacağını düşünüyoruz. Onların bu zanlarını boşa çıkartacak her şeyi yapacağız inşallah. Çünkü bizim vatansever halkımız teröre ve onların uzantılarına asla prim vermeyecektir. Birlik beraberliğimize kastetmek isteyenlere hiçbir şekilde müsaade etmeyecektir inşallah.”
Türkiye’yi emekleri ve gayretleriyle olması gerekenden çok daha ilerilere taşıyacaklarına inandıklarını vurgulayan Yumaklı, “Çünkü Türkiye Yüzyılı’nı tarihlerken, içerisine gelecek tahayyülümüzü ve vizyonumuzu koyduğumuzu söylemiştik, kentleşmeden eğitime, belediyecilikten sosyal kalkınmaya, diplomasiden ekonomiye kadar. Yani bu ülkenin gelişmesi, daha ileri ulaşabilmesi için büyük ve kapsayıcı bir inşa demektir aslında Türkiye Yüzyılı. İnşallah milletimize ve ülkemizin konumuna, gücüne yakışan bir inşa vizyonu da ortaya koymak için gece gündüz çalışıyoruz.” diye konuştu.
Bakan Yumaklı, 22 yıldır Türkiye Yüzyılı’nın altyapısını yaptıklarının altını çizerek, “Bundan sonra Türkiye Yüzyılı’nın inşası var. Yeni bir inşa ve atılım döneminde olduğumuzu her fırsatta söylüyoruz. Belediyelerimiz de bu inşa döneminin en önemli aktörlerinden biri olacak. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı için, ‘Gerçek belediyecilik’ dedik biz bunun adına. Bu vizyonla yönetmek üzere mevcutsa halihazırda var olan arkadaşlarımızın devamını, AK Parti belediyeciliğinde olmayanları da AK Parti belediyeciliğine davet etme üzerine çağrılarımızı yapıyoruz. Merkezi yönetimle yerel yönetimler arasında uyum, bir vizyon ve beraberliğinin bu süreçte önemli olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Programın ardından kent merkezinde esnaf ziyareti gerçekleştiren Yumaklı, ardından AK Parti Seçim Ofisi’nin açılışına katıldı.
Programlarda AK Parti Amasya Milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez ile İl Başkanı Ekrem Toto da yer aldı.
]]>