İşaret – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Sat, 27 Jul 2024 21:57:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Evlilik Öncesi Sorular Güvensizliği İşaret Ediyor https://www.kanal7haber.com.tr/evlilik-oncesi-sorular-guvensizligi-isaret-ediyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/evlilik-oncesi-sorular-guvensizligi-isaret-ediyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:57:13 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10570 Evlilik öncesi dönemde bazı sorular çiftlerin kafasını karıştırıyor. Bu evlilik stresinden ziyade güvensizliği işaret ediyor.

Şüphesiz her çiftin hayali mutlu bit yuva kurmak. Ancak evlilik aşaması gelip çattığında çiftler bazı olumsuz düşüncelerle baş başa kalabiliyor. Evlilik sorumluluğunu işaret eden duyguyu uzmanlar evlilik stresi olarak tanımlarken, beliren bazı soru işaretlerine karşı dikkatli olunması konusunda çiftleri uyarıyor. Uzmanlar bu soru işaretlerinin stresten ziyade güvensizlikten kaynaklandığını vurguluyor.

Bağımlılık duygusu, yanlış iletişim nedeni

İlişkilerde bağlılık ve bağımlılık duygularına değinen Uzman Psikolog ve İlişki Terapisti Nida Korkmaz, “Evlilik stresi bir insanın evlenmeden önceki zamanında ya da kişinin geçmişte yaşadığı olaylardan ötürü aklında olan soru işaretlerine dayanmaktadır. Toplumumuzda aşk her zaman ön planda tutulmaktadır. Bu nedenle bireyler bir kere aşık oldukları kişiye zamanla bağımlılık geliştirirler. Aşkın ilk aşamasında bu bağlılık olarak nitelendirilebilir. Ama daha sonra bağlılık dediğimiz unsur yerini zamanla bağımlılığa bırakır. Bağlılık insanlar arasında rahatlatıcı ve huzur verici bir niteliğe sahiptir. Ama bağımlılık bunun tam aksine insan üzerinde gerginlik ve strese neden olur. Bağımlılık insanın partnerine karşı duyduğu aklındaki soru işaretlerini ortadan kaldırma etkisini göstermektedir. Bireyler bağımlı olduklarından ötürü, aklındaki soru işaretlerine verilecek cevapları sürekli ertelemektedirler. Bu durum evlilik aşamasına kadar gelmektedir. Evlilik aşamasında ise bu durum, insanların flört zamanlarında olduklarından çok daha farklılık göstermektedir. Evlenen çiftlerde yavaş yavaş zihinsel ve fikirsel değişimler meydana gelir. Bu fikirsel değişimler ile birlikte bağımlılıktan dolayı akılda cevaplanmayan sorularla birleşip zamanla kişi üzerinde büyük strese neden olmaktadır. Bu stres ise ilişkilerde ciddi bir şekilde ayrılığı tetiklemektedir.” dedi.

Bu soru işaretlerine dikkat!

Evlilik öncesi stresin, kişinin evlenmeden önceki zamanında aklına takılan sorulardan ve geçmiş yaşantılarından edindiği tecrübelerden oluştuğuna dikkat çeken Uzman Psikolog Korkmaz, “Acaba evlendiğimde değişir mi? Bana gösterdiği ilgi azalır mı? Sevgi, saygı, şefkat ve aşkı azalır mı? Desteği azalır mı?’ Bu sorular evlilik stresini tetikler. Evlilikle birlikte omuzlarımıza yüklenecek sorumluluklar evlilik korkusunu oluşturan etkenlerdendir. Bu korkuya bir de bu soru işaretleri eklenince stres katlanarak artar. Bu sefer kişi ‘Aslında evlenmeyi çok istiyorum ama çok korkuyorum.’ demeye başlar. Bu cümle bir yerde ayrılık sinyallerinin de işaretini vermek anlamına gelebilir. Çünkü kişi bu soruların getirdiği stresle başa çıkamaz ve bu durumu atlatamazsa sendroma yakalanır. Ben bu durumu evlilik öncesi sendromu olarak adlandırıyorum” diye konuştu.

Ailelere büyük görevler düşüyor

Evlilik öncesi stresi ile çiftlerin başa çıkabilmesi için ailelere büyük görev düştüğünün altını çizen Nida Korkmaz, “Çiftler evliliğin getireceği sorumluluklarla birlikte strese girip endişeye kapılabilirler. Bununla birlikte çiftler partnerlerinin doğru seçim olup olmadığını sorgulayarak da strese girebilirler. Bu durumda ailelere düşen görevler çiftleri sakinleştirmek olmalıdır. Kendi ilişkilerindeki güzel yaşanmışlıkları ve hayata dair mücadelelerini örnek olarak vermeleri, evlenecek olan çiftlerin olumlu ve güzel yönlerini çiftlere karşı dile getirmeleri stresi büyük ölçüde azaltacaktır.” şeklinde konuştu.

Durumun bu şekilde de aşılamaması durumunda yapılması gerekenlere değinen Korkmaz, “Bu sorunlar ile baş etmenin bir kaç yolu vardır. Kişisel gelişim kitapları okunabilir ya da gelişimsel programlar izlenebilir. Ama ciddi anlamda bu sorunların en sağlıklı çözümü bu alan ile ilgilenen bir psikologdan destek almaktır.” dedi.

Çevrenizdekiler sizi doğru mu yönlendiriyor

İlişkilerde çevresel faktörlerin de ilişkinin seyrini etkileyebileceğini ifade eden Nida Korkmaz, “İlişkilerde 3’üncü şahıslar bazen çok yapıcı bazen ise çok yıkıcı olabiliyor. Bu ayırımı çok iyi yapmak ve buna göre müdahale izni vermek ya da vermemek gerekiyor. Eğer 3’üncü şahıslar ilişkiniz ve partneriniz hakkında sürekli olumsuz cümleler kuruyorsa, kötü dille eleştiriyorsa ve olumsuz iddialar ortaya atıyorsa buna kesinlikle ‘dur’ demeniz gerekir. Ancak 3’üncü şahıslar ilişkinizi destekliyor, ilişkiniz ve partneriniz hakkında olumlu cümleler kurup her fırsatta sevginizi ve birbirinize nasıl yakıştığınızı size hatırlatıyorsa onlarla dertleşebilirsiniz.” ifadelerini kullandı. – ERZİNCAN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/evlilik-oncesi-sorular-guvensizligi-isaret-ediyor/feed/ 0
Antalya Diplomasi Forumu’nda Göç Sınamalarına Karşı Sürdürülebilir Politikalar Paneli Düzenlendi https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-goc-sinamalarina-karsi-surdurulebilir-politikalar-paneli-duzenlendi/ https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-goc-sinamalarina-karsi-surdurulebilir-politikalar-paneli-duzenlendi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:33:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=10013 Antalya Diplomasi Forumu’nda düzenlenen “Göç Sınamalarına Karşı Sürdürülebilir Politikalar” başlıklı panelde, dünyada artan göç sorunu ve buna ilişkin çözümler tartışıldı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Jaffar Hasnain’in üstlendiği “Göç Sınamalarına Karşı Sürdürülebilir Politikalar” paneli düzenlendi.

Panele, Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi Genel Direktörü Michael Spindelegger, Akdeniz için Birlik (AiB) Genel Sekreteri Nasser Kamel, Kolombiya Dışişleri Bakan Yardımcısı Francisco Jose Coy Granados, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Mültecilerden Sorumlu Yüksek Komiser Yardımcısı Raouf Mazou ve Uluslararası Göç Teşkilatı (ICPMD) Yönetim ve Reformdan Sorumlu Geçici Genel Direktör Yardımcısı Irena Vojackova-Sollorano katıldı.

Spindelegger, dünya nüfusunun yüzde 3,6’sının göç halinde olduğunu ve bunun artmakta olduğunu, yerinden edilenlerin ve mültecilerin sayısının yükseldiğini vurguladı.

Filistin, Suriye, Sudan ve Ukrayna gibi yerlerdeki çatışmalara işaret eden Spindelegger, bunların daima mülteci krizlerini tetiklediğini söyledi.

Spindelegger, siyasi partilerin göçle ilgili farklı yaklaşımlarının ortaya çıktığını belirterek, Avrupa’da göçle ilgili katı kurallar içinde ilerleyen tartışmalar olduğunu dile getirdi.

Çalışan göçmenlerin daha kolay entegre olduğunu vurgulayan Spindelegger, göçmenlerin gittikleri ülkeye ekonomik olarak katkıda bulunduğunun altını çizdi.

“Göç sorunu artacak”

Kamel, Akdeniz’in göç konusunda en sıcak noktalardan biri olduğuna vurgu yaparak, Suriye, Yemen ve Filistin’deki çatışmaların, göçün sebepleri arasında yer aldığına işaret etti.

İklim değişikliğinin de Akdeniz’deki göç trafiğini tetiklediğine dikkati çeken Kamel, “Akdeniz çevresinde yaşayan 250 milyon kişi, BM’nin belirlemiş olduğu su ihtiyacı standartlarının altında suya erişime sahip.” dedi.

Kamel, göç sorununun 20 yıl boyunca artacağını belirterek, bunu önlemenin tek yolunun yeni politikalar belirlemek olduğunu vurguladı.

Özellikle Avrupa’da siyasi kampanyalarda göçmen karşıtı söylemlerle karşılaşıldığına dikkati çeken Kamel, “Bu bağlamda göçmenlerin getirebileceği faydaları göz ardı etmiş oluyorlar.” ifadesini kullandı.

Kamel, rüzgar ve güneş enerjisi gibi fırsatların istihdam sağlayabileceğine işaret ederek, bunun güneyden göçmen akışını azaltabileceğini belirtti.

Dünyada artan yabancı düşmanlığıyla ilgili konuşan Kamel, “Göç, artık bir enstrümana dönüştürülmüş ve çeşitli siyasi organların siyasetinin bir parçası haline gelmiştir. Bununla beraber, İslam karşıtlığı ve diğer tür ayrımcılık örnekleri artmaktadır.” diye konuştu.

“Göç sorunun çözümünde beraber hareket edilmeli”

Granados, Latin Amerika’da, güneyden kuzeye doğru çok büyük göç yaşandığına işaret ederek, 2018’den beri komşu ülkelerden milyonlarca kişinin siyasi ve iktisadi sorunlardan ötürü Kolombiya’ya göç ettiğini anımsattı.

Ülkesine gelen göçmenlerin ABD’ye gitmeye çalıştığını gözlemlediklerini belirten Granados, bunun çok tehlikeli bir geçiş bölgesi olduğunu söyledi.

Granados, göç sorununun çözümüyle ilgili çalışmalar yürüttüklerini aktararak, krizin çözümünde beraber hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Göçün daha düzenli şekilde ele alınabileceği değerlendirmesinde bulunan Granados, ülkesinde pek çok entegrasyon merkezi olduğunu kaydetti.

Savaşlar ve iklim değişikliği, göçü tetikliyor

Mazou, 117 milyon kişinin yerinden olduğunu aktararak, “Ülkelerinden ayrılma sebepleri sadece çatışmalardan kaynaklanmıyor, aynı zamanda doğrudan ve dolaylı olarak iklim değişikliği ve hoşgörüsüzlükten kaynaklanıyor.” diye konuştu.

Göçmenlerin, gittikleri ülkelerde, topluma entegre olmasını sağlamanın gerekliliğine dikkati çeken Mazou, onların, gittikleri ülkede ekonomiye katkıda bulunmasının önemine vurgu yaptı.

Mazou, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Sudan’daki çatışmalara işaret ederek, savaştan kaçanların komşu ülkeler tarafından cömertçe kabul edildiğini belirtti.

Herkesin bir gün evini mecburen terk etme ihtimali bulunduğunu kaydeden Mazou, bu yüzden göç konusunda dayanışmanın gerekli olduğunun altını çizdi.

Göç konusunda yasal çerçeve vurgusu

Vojackova-Sollorano, insanoğlu yürümeye başladığından bu yana göç meselesinin var olduğunu ifade ederek, “Göç, son derece doğal bir süreç. İnsanlar, fırsatlar arıyorlar ve bu fırsatlarla beraber yeni alanlar keşfediyorlar. Günümüz dünyasında, oldukça global ve birbiriyle bağlantılı bu dünyada, bütün bunların bir karmasını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Göçü durdurmanın bir illüzyon olduğu değerlendirmesinde bulunan Vojackova-Sollorano, göç meselesinin gerçekçi şekilde yönetilmesi gerektiğine işaret etti.

Vojackova-Sollorano, her ülkenin göçmenler için daha şeffaf ve yasal çerçeveler çizmesinin önemli olduğunu söyleyerek, toplumun, göçmenlerin entegrasyonu konusunda açık görüşlü olması gerektiğini kaydetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/antalya-diplomasi-forumunda-goc-sinamalarina-karsi-surdurulebilir-politikalar-paneli-duzenlendi/feed/ 0