Anti-personel kara mayınları, tank gibi askeri taşıtlara karşı kullanılan mayınlardan farklı olarak insan hedeflerine yönelik kullanılıyor.
İsmini gizli tutan ABD savunma yetkilisi, mayınların yakında Ukrayna’ya teslim edilebileceğini, Washington’ın bu mayınların Ukrayna topraklarında kullanılmasını beklediğini aktardı.
ABD’nin sağlayacağı bu mayınlar, belirli bir süre için aktive edilerek kullanılıyor ve kalıcı olarak kullanılamıyor.
ABD’li yetkili ayrıca Ukrayna’nın bu mayınları, yoğun yerleşim bölgelerinde kullanmamayı da taahhüt ettiğini kaydetti.
Biden’ın bu kararı, Pazar günü Washington’ın Ukrayna’ya, ABD’nin verdiği uzun menzilli füzeleri Rusya’da hedeflere karşı kullanma izni vermesinden sonra geldi.
Ukrayna dün ilk kez, ABD’nin sağladığı bu füzeleri Rus topraklarındaki hedeflere karşı kullanmıştı.
Ukrayna ve Rusya arasında gece boyunca karşılıklı drone saldırıları gerçekleştirildiği de bildirildi.
Kiev’deki ABD Büyükelçiliği de “20 Kasım’da ciddi bir hava saldırısı ihtimali olduğu” bilgisinin alınmasının ardından geçici olarak kapatıldı.
Büyükelçilik açıklamasında burada çalışanlara sığınağa gitme talimatı verildiği belirtildi. Ayrıca ABD vatandaşlarına da hava saldırısı uyarısı duyduklarında sığınaklara gitmeye hazır olmaları çağrısı yapıldı.
ABD’nin uzun menzilli füze kararı
Pazar günü Washington’ın izin vermesinden bir gün sonra Ukrayna ilk kez Rusya toprakları içindeki bir hedefe ABD tarafından tedarik edilen uzun menzilli füzelerle saldırmıştı.
BBC’nin ABD’deki ortağı CBS News’e konuşan ABD’li yetkililer, ATACMS (Ordu Taktik Füze Sistemi) kullanıldığını doğruladı.
Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’nın dün sabah Rusya’nın Bryansk bölgesine düzenlediği saldırıda altı ATACMS füzesi kullandığını, bunlardan beşinin imha edildiğini söylemişti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya’nın füzelerin “Amerikalı askeri uzmanlar tarafından kullanıldığı anlayışıyla hareket edeceğini” söyledi.
Brezilya’nın Rio de Janeiro kentindeki G20 zirvesinde bir basın toplantısı düzenleyen Lavrov, “Bunu Batı’nın Rusya’ya karşı savaşının yenilenmiş bir yüzü olarak kabul edeceğiz ve buna göre tepki vereceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’de yayın yapan Politico gazetesinin haberine göre, Grande, 29 Ağustos’ta Washington’da yardım kuruluşlarının temsilcileriyle Gazze’deki insani durum hakkında toplantı yaptı.

SİLAH TRANSFERİ DURMAYACAK
Toplantıya katılan 3 insani yardım temsilcisi ile toplantıya ilişkin bilgi sahibi 2 kişi, Gazze’deki çalışmalarının sekteye uğramasından endişe duydukları için isim vermeden Politico’ya yaptıkları değerlendirmede, Grande’nin bu görüşmede, ABD yönetiminin, yardımları engellese dahi İsrail’e silah transferini durdurmayacağını açıkladığını aktardı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Buna göre, Grande toplantıda, ABD’nin Gazze’ye insani yardımların girişine izin vermesi için Birleşmiş Milletler üzerinden İsrail’e baskı uygulamak gibi başka taktikleri de değerlendirebileceğini ancak Washington yönetiminin İsrail’i desteklemeye devam edeceğini, silah sevkiyatını geciktirmeyeceği ya da durdurmayacağını vurguladı.

“KURALLAR İSRAİL İÇİN GEÇERLİ DEĞİL”
Gazze’ye insani yardımların girişini İsrail’in nasıl engellediğini ve bunun insancıl hukuku ihlal ettiğini ayrıntılarıyla anlatan katılımcılara cevaben Grande’nin “Kuralların İsrail için geçerli olmadığını” söylediği kaydedildi.

ABD KÖTÜ POLİSİ OYNAMAYACAK
Politico’ya konuşan yetkililerden biri, Grande’nin ABD’nin bazı müttefiklerine karşı “kötü polisi oynayamayacağını” ifade ettiğini aktardı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Dünya gündemi Hamas lideri Yahya Sinvar’ın suikastıyla sarsıldı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), dün yaptıkları açıklamada 31 Temmuz’da Tahran’da öldürülen Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin yerine geçen Yahya Sinvar’ın hayatını kaybettiğini duyurdu.

IDF Sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari, yayınladığı video mesajda Hamas’ın son lideri Sinvar’ın öldürüldüğünü açıkladı. Sinvar’ın “İsrail’e yönelik en ölümcül saldırının” planlayıcısı olduğunu iddia eden Hagari, “Sinvar adaletten kaçmaya çalışıyordu. Ancak başarısız oldu” dedi. “Onu bulup adalete teslim edeceğimizi söylemiştik ve bunu yaptık” ifadelerini kullanan Hagari, “Gazze’deki sivillerin arkasına saklanarak İsrail’e karşı savaşmayı seçen oydu” şeklinde konuştu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“OPERASYONLARIMIZ SÜRECEK”
Gazze’ye yönelik saldırılardan Hamas’ı sorumlu tutan Hagari, “Tüm rehineleri evlerine döndürene dek durmayacağız. İsrail vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya yönelik operasyonlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

NETANYAHU’DAN FLAŞ HAMLE
Yerel basında çıkan haberde, Netanyahu’nun bazı bakanlar ve üst düzey güvenlik yetkilileriyle “özel” bir toplantı yapacağı belirtildi. Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığı yerleşkesinde yapılacak güvenlik toplantısında, İsrail ile Hamas arasında esir takası müzakerelerinin ele alınacağı ifade edildi.
İsrail, Hamas Lideri Yahya Sinwar’ın ölmeden önceki son anlarını paylaştı

ABD’DE HAREKETLİLİK BAŞLADI
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’u telefonla arayarak İsrail’in “Hamas lideri Yahya Sinvar’ı öldürdüğü” yönündeki açıklamasına ilişkin görüşme yaptı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Irak’ın daha önce İsrail’in savaşı yaymaya çalışmasının doğuracağı sonuçlar konusunda uyarıda bulunduğunu hatırlatan Sudani, Gazze savaşının üzerinden geçen 1 yılın sonunda çatışmanın Lübnan’a yayılarak tüm bölgeye yönelik tehdit oluşturmaya başladığını ifade etti.
Sudani, “Bölgenin tanık olduğu tehlikeli gelişmeler ışığında, başta ABD Başkanı Joe Biden ve Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere tüm dostlarımıza, bölgeyi ve dünyayı kalıcı savaşlara sürükleyecek, küresel ekonomiyi sarsacak ve kalkınmayı sekteye uğratacak tehlikeli bir aşamanın eşiğinde olduğumuzu söylüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’un, İsrail’e silah tedarikinin durdurulması ve savaşın sona ermesi için çalışılması çağrısına övgüde bulunan Sudani, Macron’un bu pozisyonunun, bölgenin içinde bulunduğu tehlikenin farkında olmasından kaynaklandığına işaret etti.
Irak’ı bu gerilimin etkilerinden korumak için çok çalıştıklarını ve bunu başardıklarını kaydeden Sudani, “Mevcut aşamada, sivillerin hedef alınmasının durdurulması ve bölgenin, kazananı olmayacak bir savaştan kurtarılması birinci öncelik olmalıdır.” ifadesini kullandı.
Sudani, Irak’ın, dost ve kardeş ülkelerle bölgenin ve dünyanın güvenliğini etkileyen çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve sükunetin sağlanması için çalışmaya devam edeceğini vurguladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in saldırısında öldürülen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’a ilişkin mesaj paylaştı. Biden, “Hizbullah, kırk yıllık bir terör saltanatı boyunca yüzlerce Amerikalının öldürülmesinden sorumluydu” dedi.
Beyaz Saray’dan paylaşılan ve ABD Başkanı Joe Biden tarafından kaleme alınan mesajda, şu ifadeler yer aldı:
“Hasan Nasrallah ve liderliğini yaptığı terörist grup Hizbullah, kırk yıllık terör saltanatı boyunca yüzlerce Amerikalının öldürülmesinden sorumluydu. İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybetmesi, aralarında binlerce Amerikalı, İsrailli ve Lübnanlı sivilin de bulunduğu çok sayıdaki kurbanı için bir adalet ölçüsüdür. Nasrallah’ı öldüren saldırı, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın katliamıyla başlayan çatışmanın daha geniş bir bağlamında gerçekleşti. Nasrallah ertesi gün Hamas’la el ele verme ve İsrail’e karşı ‘kuzey cephesi’ adını verdiği bir cephe açma kararı aldı. Amerika Birleşik Devletleri İsrail’in Hizbullah, Hamas, Husiler ve İran destekli diğer terörist gruplara karşı kendini savunma hakkını tamamen desteklemektedir. Daha dün Savunma Bakanıma, saldırganlığı caydırmak ve daha geniş çaplı bir bölgesel savaş riskini azaltmak üzere Orta Doğu bölgesindeki ABD askeri güçlerinin savunma pozisyonunu daha da güçlendirmesi talimatını verdim.”
‘ELLERİNDE AMERİKAN KANI VARDI’
Biden’ın ardından ABD Başkan Yardımcısı ve ABD Başkan Adayı Kamala Harris de açıklama yaptı. Harris açıklamasında, “Hasan Nasrallah ellerinde Amerikan kanı olan bir teröristti. On yıllar boyunca Hizbullah’a liderlik ederek Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırdı ve Lübnan, İsrail, Suriye ve dünyanın dört bir yanında sayısız masum insanın öldürülmesine neden oldu. Bugün Hizbullah’ın kurbanları bir nebze de olsa adalete kavuşmuştur” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Programın Gazze ile ilgili bölümünde iki aday da İsrail’e net şekilde destek verirken Trump, İsrail’e koşulsuz destek silah desteği sağlayan Biden yönetiminin başkan yardımcısı olan Harris’i “İsrail’den nefret etmekle” suçladı.
İsrail’e verdikleri desteğin devam edeceğini ima eden Harris, her şeyin 7 Ekim’deki Hamas saldırılarıyla başladığını savundu.
O gün yaşananları anlatan Harris, “O gün de bugün de İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu söylüyorum. Ancak şu da bir gerçek ki aralarında kadın ve çocukların da olduğu çok fazla masum Filistinli öldürüldü. Bu savaş sona ermeli, hemen sona ermeli.” dedi.
İsrail ile Hamas arasında bir ateşkesin sağlanması ve esirlerin serbest bırakılması gerektiğini kaydeden Harris, bunun için yoğun şekilde çalıştıklarını belirtti.

“İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM İÇİN BİR YOL ÇİZMELİYİZ”
Harris, bölgede barışçıl bir çözüm konusunda ise şunları söyledi:
“İki devletli çözüm için bir yol çizmeliyiz, bu çözüm içerisinde İsrailliler için de Filistinliler için de güvenlik olmalı. Gazze’yi yeniden inşa edebileceğimiz, Filistinlilerin hak ettikleri gibi güvenlik, onur ve kendi geleceklerine karar verme imkanlarını olduğu iki devletli çözüm olmalı. Ancak bir konuda sizi temin ederim, İsrail’e her zaman kendini savunma imkanını vereceğim.”
Öte yandan Trump ise, “Esirleri Hamas’ın elinden nasıl kısa sürede kurtaracaksınız?” şeklindeki soruya, “Eğer ben başkan olsaydım bu (Gazze’deki savaş) hiç başlamazdı. Eğer ben başkan olsaydım Rusya asla Ukrayna’ya saldırmazdı.” dedi.
Harris’in İsrail’den nefret ettiğini savunan Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Kongresinde yaptığı konuşmada Harris’in Kongre’de olmadığını hatırlattı.

“EĞER O BAŞKAN OLURSA İSRAİL 2 YIL İÇİNDE ORTADAN KALKAR”
Trump, “Eğer o başkan olursa İsrail 2 yıl içinde ortadan kalkar.” iddiasını dile getirdi ve Harris’in aynı zamanda Arap halklarından ve Yahudilerden nefret ettiğini savundu.
Biden yönetiminin İran’a 300 milyar dolar kaynak sağladığını ve Tahran’ın da bu paraları Hamas ve Hizbullah gibi örgütlere dağıttığını savunan Trump, “(Başkan olursam) Hızlı şekilde anlaşmayı sağlayacağım. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdireceğim. Hatta seçimleri kazanırsam başkan olmadan bile önce bunu yapacağım.” şeklinde konuştu.


BİDEN CNN’DEKİ TARTIŞMANIN ARDINDAN ADAYLIKTAN ÇEKİLDİ
Aday olduğu dönemde Başkan Joe Biden ile Trump, 27 Haziran gecesi CNN’deki ilk canlı yayın tartışmasında kozlarını paylaşmıştı.
81 yaşındaki Biden, ikinci dönem adaylığında yaşı konusunda duyulan kaygıları giderecek performans sergileyememiş, program sonrası yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.
Demokrat Partili kesimden ve Biden’ı destekleyen bazı medya kuruluşlarından, Biden’a “başkanlık seçimlerinden çekilmesi” çağrısı yapılmıştı.
Biden ise sağlık durumunun eskisi gibi olmadığını kabul ederek, Trump’a karşı en iyi alternatifin halen kendisi olduğunu belirtmiş ve yarıştan çekilmeyeceğini açıklamıştı.
Ancak Biden, 21 Temmuz’da sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, adaylıktan çekildiğini duyurmuştu.

270 DELEGEYE ULAŞAN ADAY SEÇİMİ KAZANIYOR
ABD’de Seçiciler Kurulu olarak adlandırılan seçim sistemi nedeniyle bazı eyaletler başkanın belirlenmesinde kritik önem taşıyor.
Her 4 yılda bir başkanlık seçimlerinin yapıldığı ABD’de seçmenler, başkanı doğrudan değil, oy verdikleri delegeler yoluyla seçiyor.
Bu üyeler de ABD’nin başkanı ve başkan yardımcısını seçmekle görevli olurken, seçimlerde en fazla oyu alan aday değil, en fazla delegeyi kazanan aday başkanlık koltuğuna oturuyor.
Seçimlerden sonra toplanarak ABD başkanını seçen Seçiciler Kurulu üyelerinin sayısı ise her eyaletteki ABD Kongresinin iki kanadı olan Temsilciler Meclisi ve Senatodaki toplam üye sayısına eşit. Kongre’de temsilcisi olmayan başkent Washington’ın de Seçiciler Kurulu’nda 3 üyesi bulunuyor.
Seçiciler Kurulu’nun her eyalete farklı ağırlıklarla dağıtılmış toplam 538 delegesi bulunuyor. Bu sayının yarıdan 1 fazlasına, yani 270 delegeye ulaşan aday, başkan olmaya hak kazanıyor. Aynı sisteme göre bir eyalette rakibinden 1 oy dahi fazla alan başkan adayı, o eyaletteki tüm delegeleri kazanıyor (winner-take-all).

7 EYALET “KRİTİK”
Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçilerin yoğunlukta olduğu birçok eyalet bulunuyor. 1 fazla oyun bile tüm delegelerin kazanılmasına imkan tanımasından dolayı iki siyasi görüş arasında dengenin olduğu eyaletler ise başkanlık seçiminde kritik önem taşıyor.
ABD seçim sistemine göre, örneğin, California’nın 54 delegesi bulunurken, Texas’ın 40, Florida’nın 30 ve New York’un 28 delegesi bulunuyor ancak delege sayısı fazla olan bu eyaletlerin parti eğilimleri uzun yıllardır pek değişmediği için toplamda sonuca etkileri büyük olmuyor. Örneğin, California ve New York uzun yıllardır Demokrat, Texas ve Florida ise uzun zamandır Cumhuriyetçi eğilimiyle biliniyor.
Bu sistemde başkanlık seçimlerinin kaderini Cumhuriyetçi ile Demokratlar arasında gidip geldikleri için “salıncak eyaletler” olarak da adlandırılan “kritik eyaletler” belirliyor.
2024 seçimlerinden önce, başkanlık için ulaşılması gereken toplam 270 delege sayısının 93’ünü teşkil eden Arizona, Nevada, Wisconsin, Michigan, Pensilvanya, North Carolina ve Georgia şeklinde 7 “kritik eyalet” bulunuyor.
Güncellenen delege sayılarına göre Arizona’nın 11, Nevada’nın 6, Wisconsin’ın 10, Michigan’ın 15, Pensilvanya’nın 19, North Carolina’nın 16 ve Georgia’nın ise 16 delegesi var.

KRİTİK EYALETLERDE DENGE VAR
ABD’de seçim anketlerini yayımlayan Real Clear Politics (RCP) adlı haber platformunun verilerine göre, Trump ile Harris, yarışı başa baş götürüyor.
Ülkede yapılan anketlerin ortalamasına göre Harris yüzde 48,4, Trump ise yüzde 47,2 oya sahip.
Harris kritik eyaletlerden Wisconsin, Michigan, Nevada’da rakibinden daha fazla oya sahipken, Trump, North Carolina, Georgia ve Arizona’daki yarışta Harris’in önünde gözüküyor. Pensilvanya’da ise başkan adayları arasındaki durum dengede.
Kritik eyaletlere tek tek bakıldığında ise North Carolina’da Trump yüzde 47,9, Harris yüzde 47,8; Georgia’da Trump yüzde 48,3, Harris yüzde 48; Arizona’da Trump yüzde 48,4 Harris yüzde 46,8; Wisconsin’de Trump yüzde 47,2, Harris yüzde 48,7; Michigan’da Trump yüzde 47,1 Harris yüzde 48,3; Nevada’da Trump yüzde 47,4 Harris yüzde 48; Pensilvanya’da Trump yüzde 47,6 Harris yüzde 47,6 oy oranıyla yarışı götürüyor.

Diğer eyaletlerde ise anket sonuçları şu şekilde:
California’da Trump yüzde 35, Harris yüzde 59,5; Texas’ta Trump yüzde 50,3, Harris yüzde 43; Florida’da Trump yüzde 49, Harris yüzde 43; New York’ta Trump yüzde 39, Harris yüzde 53; New Hampshire’da Trump yüzde 45,7, Harris yüzde 50,7; Minnesota’da Trump yüzde 44,5, Harris yüzde 50; Virginia’da Trump yüzde 44, Harris yüzde 48; Ohio’da Trump yüzde 52, Harris yüzde 43; Maine’de Trump yüzde 41, Harris yüzde 58; Montana’da Trump yüzde 56,3, Harris yüzde 38,7.
Indiana, Kentucky, Tennessee, Mississippi, Alabama, West Virginia, South Carolina, Massachusetts, Rhode Island, Connecticut, New Jersey, Delaware, Maryland, North Dakota, South Dakota, Nebraska, Kansas, Oklahoma, Iowa, Missouri, Arkansas, Louisiana, Illinois, Washington, Oregon, Idaho, Utah, Wyoming, Colorado, New Mexico, Alaska, Vermont, Hawaii eyaletlerinde ise RCP’de ABD Başkanı Joe Biden’ın başkanlık adayından çekilmesinden önceki tarihlere ait anket sonuçları yer alıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>