Kara – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Mon, 08 Jul 2024 21:18:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in Filistin’e uyguladığı soykırımı durdurmalı https://www.kanal7haber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israilin-filistine-uyguladigi-soykirimi-durdurmali/ https://www.kanal7haber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israilin-filistine-uyguladigi-soykirimi-durdurmali/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:18:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9270 NAZİR ALİYEV/BAHTİYAR ABDÜLKERİMOV – Orta Asyalı uzmanlar, Uluslararası Adalet Divanının (UAD) geçici tedbir kararı kapsamında, Filistin halkına “soykırım” uygulayan İsrail ordusundaki sorumluların adalet önüne çıkarılması gerektiği görüşünü dile getirdi.

Kırgız siyaset bilimci Mederbek Korganbayev, AA muhabirine, “Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, İsrail ordusunun eylemlerine ilişkin hukuki bir değerlendirme yapmalı ve sorumluları adalet önüne çıkarmalıdır.” dedi.

“Gazze Şeridi’ndeki sivil ölümlerinden İsrail askeri güçleri sorumludur” diyen Korganbayev, “Çatışmanın ilk günlerinden bu yana İsrail Savunma Kuvvetleri, Gazze Şeridi’nde defalarca akıl almaz ve aşırı silah ve askeri uçak kullandı. İsrail’in hava saldırıları ve kara operasyonları nedeniyle binlerce masum Filistinli öldürüldü, mahalleler tamamen yok edildi ve yaşam altyapısı yok edildi.” diye konuştu.

Korganbayev, İsrail komutanlığının hataları nedeniyle İsrail askerlerinin de sözde “dost ateşi” sonucu öldürüldüğüne dikkati çekerken UAD’nin, İsrail ordusunun eylemlerine ilişkin hukuki bir değerlendirme yapması ve sorumluları adalet önüne çıkarması gerektiğini belirtti.

” Türkiye’nin Filistin’deki durumu iyileştirme şansı daha yüksek”

Korganbayev, Türkiye’nin Gazze Şeridi’ndeki durumu iyileştirecek adımlar atma şansının daha yüksek olduğunu söyledi.

Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’nın önerilerinin dikkate alınmasının pek mümkün görünmediğine işaret eden Korganbayev, ” Ankara, Orta Doğu’da görüşleri dikkate alınan ve bölgesel bir oyuncu olarak hareket ettiğinden dolayı Türkiye’nin çabaları daha etkili ve daha muhtemeldir.” değerlendirmesini yaptı.

Korganbayev, Türkiye’nin İsrail’den herhangi bir talepte bulunmadan, herhangi bir eleştiri yöneltmeden İsrail-Filistin sorununun çözümüne katkıda bulunabileceğine inandığını dile getirdi.

Ankara’nın Filistinlilere geniş çaplı insani yardım sağladığını kaydeden Korganbayev, “Türkiye, müzakereci olarak zengin diplomatik ve uluslararası deneyime sahip ve Filistin krizinin çözümü ve Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanmasına yönelik bir eylem planı hazırlayacak uluslararası bir çalışma grubunun parçası olabilir.” ifadelerini kullandı.

İki devletli çözüm Filistinlilerin çıkarına

İsrail’in askeri harekatı nedeniyle Gazze’nin ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Korganbayev, şöyle devam etti:

“Bana göre Hamas ile İsrail arasındaki çatışma askeri olarak çözülemez çünkü her iki tarafın eylemleri Filistinli sivillere çok büyük zarar veriyor. ‘İki devletli çözüm’ kavramı, Filistin halkının çıkarlarını ve haklarını karşılıyor ve İsrail’i önceki 1949 sınırlarına döndürüyor. Ancak Filistin devleti kurma yönündeki bu önerinin İsrail tarafından desteklenmesi pek mümkün görünmüyor. Bugün dünya toplumunun temel görevi, İslami ve Avrupalı devletlerin arabuluculuğu yoluyla Hamas ile Tel Aviv arasında uzun vadeli bir ateşkesin sağlanmasıdır.”

UAD, İsrail’e yönelik daha sert karar almalı

Özbekistanlı araştırmacı gazeteci Abduvali Saybnazarov ise UAD’nin, Filistin halkına “soykırım” uygulamakla yargılanan İsrail’e yönelik daha sert karar alması gerektiğini belirtti.

Güney Afrika Cumhuriyeti hükümetinin İsrail’i UAD’ye götürme kararını “cesurca” şeklinde nitelendiren Saybnazarov, bu kararın insanların adaletin yerine geleceğine olan güvenini arttırdığını ifade etti.

Saybnazarov, UAD’nin, İsrail aleyhine açılan “soykırım” davasında ihtiyati tedbir kararı vermesinin İsrail’in haksız olduğunu ispatlama açısından atılan önemli bir adım olduğu değerlendirmesinde bulundu.

İsrail ordusunun saldırılarında çok sayıda insanın öldüğünü ve bunun “çok üzücü” olduğunu dile getiren Saybnazarov, UAD’nin, “En azından çok sayıda insanın ölümüne neden olan bu savaşın durmasına etki edebilecek karar alması gerekiyor.” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/uluslararasi-adalet-divani-israilin-filistine-uyguladigi-soykirimi-durdurmali/feed/ 0
Sakarya’da 28 Şubat Anma Programı: Darbeler ve Dersler https://www.kanal7haber.com.tr/sakaryada-28-subat-anma-programi-darbeler-ve-dersler/ https://www.kanal7haber.com.tr/sakaryada-28-subat-anma-programi-darbeler-ve-dersler/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:15:17 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9138 Sakarya’da “28 Şubat Anma Programı: Darbeler ve Dersler” etkinliği gerçekleştirildi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla, Sakarya Valiliği, Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ve 15 Temmuz Milli İrade Derneğince SAÜ Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen programda Kur’an-ı Kerim okundu, kısa film gösterimi yapıldı.

Vali Yaşar Karadeniz, programda yaptığı konuşmada, 28 Şubat’ta insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan, aslında içerisinde inanç özgürlüğünü büyük oranda barındıran demokrasiye büyük bir darbe vurulmak istendiğini söyledi.

İnanç özgürlüğü ve ifade hürriyeti gibi temel insan haklarının ayaklar altına alınmaya çalışıldığı, binlerce kişinin mağdur edildiği 28 Şubat’ın, geçmişteki askeri ihtilaller gibi tarihe kara leke olarak düştüğünü belirten Karadeniz, “Bütün karanlık darbe dönemlerinde olduğu gibi 28 Şubat’ta da yüz binlerce insan büyük zulümlere, yasa dışı muamelelere, acı ve gözyaşına mahkum edildi. Kamu düzenini sağlama adına hukukun ayaklar altına alındığı bugünlerde insan onuru hiçe sayıldı.” diye konuştu.

Karadeniz, 1000 yıl süreceğine inanılan ancak 10 yıl bile sürmeyen bu postmodern darbenin, Türkiye’ye nasıl zarar verdiğini herkesin çok iyi bildiğini belirterek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde, Cumhuriyet’imizi ve demokrasimizi korumak, ülkemizin dünyanın en müreffeh ve gelişmiş ülkeleri arasında yer almasını sağlamak en önemli şiarımızdır.” dedi.

“Başörtülü öğrencilerimize yapılan psikolojik baskıları unutmadık”

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ise İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarına dikkati çekerek, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de akıtılan kanın durması gerektiğini ifade etti.

Yıllar önce ülke olarak insan haklarının hiçe sayıldığı, ayaklar altına alındığı olaylara şahit olduklarını anlatan Yüce, “60 darbesi, 1971 darbesi, 1980 askeri ihtilali, 15 Temmuz ve seneyidevriyesi olan 28 Şubat darbesi… Ülkemizde 27 yıl önce gerçekleşen 28 Şubat darbesi, hükümetin ağır baskılarla istifaya zorlanmasıyla tarihimizin kara bir lekesi olarak zihinlere kazınmıştır.” şeklinde konuştu.

Yüce, 28 Şubat’ın milletin ifade özgürlüğüne, değerlerine, inançlarına yapılan darbe olduğunu aktararak, “İmam hatipler kapatılsın diye ortalığı ayağa kaldırıp, eğitim görmek isteyen evlatlarımızın elinden eğitim haklarının alındığını unutmadık. Başörtülü öğrencilerimize yapılan psikolojik baskıları unutmadık. Üniversite kapılarında polis zoruyla başları açtırılan kardeşlerimizin, kızlarımızın gözyaşlarını unutmadık. Vatanından, evinden ayrılmak zorunda kalan, zulüm gören, adaletsizliği iliklerine kadar yaşayan kimsesizleri unutmadık, unutturmayacağız.” ifadesini kullandı.

“Özgürlük ve demokrasi adı altında milletin özgürlüğünü ve geleceğini kararttılar”

Serdivan Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yusuf Alemdar, 27 yıl önce yapılanları lanetledi.

Yıllardır bu davanın peşinde olduklarını vurgulayan Alemdar, “Bu oyunları, senaryoları çok gördük. Gençlerimize şunu söylemek istiyorum. Bilin ki, her ne hikmetse bu darbeleri yapanlar, yaptıranlar, destekleyenler, hep bir sloganla yola çıktı. Özgürlük ve demokrasi adı altında milletin özgürlüğünü ve geleceğini kararttılar. Onun için bugün de aynı süreci, senaryoyu yapmaya çalışanlara dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

15 Temmuz Milli İrade Derneği Başkanvekili Osman İbrahimbaş da 28 Şubat 1997’deki MGK toplantısının üzerinden 27 yıl geçtiğini ancak postmodern darbenin etkilerinin zihinlerdeki yerini muhafaza ettiğinin altını çizdi.

Türk milletinin bu tür darbelerin bir daha yaşanmaması için demokrasi dışı her türlü faaliyete karşı teyakkuzda olması gerektiğini vurgulayan İbrahimbaş, “Geçmişte yaşadığımız tüm darbelere ve muhtıralara, özellikle 28 Şubat postmodern darbesinde olduğu gibi çok yakın tarihte yaşadığımız FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimine de bütün bedenimizle, ruhumuzla, vicdanımızla ve sarsılmaz imanımızla karşıyız. Bu alçak milli irade hırsızlarına diyoruz ki, yaptıklarınızı unutmadık, unutmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, TBMM KEFEK Başkanı ve Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, AK Parti Sakarya Milletvekili Ertuğrul Kocacık, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Osman Köse, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sakaryada-28-subat-anma-programi-darbeler-ve-dersler/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA!.. https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/ https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/#respond Tue, 18 Jun 2024 21:51:21 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8404 Bu hafta tiyatroseverleri Tolstoy’dan Alexander Galin’e, Eftal Gülbudak’tan Dinçer Sümer’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Masal (Yeni Çocuk Oyunu), Savaş ve Barış, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Kuğunun Şarkısı, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Ay, Carmela!, Maviydi Bisikletim, Bir Halk Düşmanı, Sivrisinekler, Geçit, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 3 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

Bu Haftanın Programı (28 Şubat-3 Mart 2024)

MASAL (5+Yaş) (Yeni Çocuk Oyunu)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

SAVAŞ VE BARIŞ

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir.

Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur.

Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

AY, CARMELA!

İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır. Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

MAVİYDİ BİSİKLETİM

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

BİR HALK DÜŞMANI

Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

GEÇİT

Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 3 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-4/feed/ 0
AK Parti Teşkilatları 28 Şubat Darbesine İlişkin Açıklama Yaptı https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-teskilatlari-28-subat-darbesine-iliskin-aciklama-yapti/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-teskilatlari-28-subat-darbesine-iliskin-aciklama-yapti/#respond Tue, 18 Jun 2024 09:03:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8346 Van, Muş, Bitlis ve Hakkari’de, AK Parti Teşkilatları, 28 Şubat darbesine ilişkin açıklama yaptı.

AK Parti Van İl Başkan Yardımcısı Esra Bakan, AK Parti Seçim Ofisi önünde yaptığı açıklamada, 28 Şubat darbesinin insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini söyledi.

Failleri tarafından “Bin yıl sürecek” yaklaşımı ile savunulan karanlık girişimin on yıl bile sürmemesinin vesayetçilerin hukuksuzluğunun, kirli hesaplarının net bir göstergesi olduğunu belirten Bakan, şöyle devam etti:

“Türkiye’ye sözde ayar vermeye kalkan, milletimizin elinden geleceğini, haklarını ve huzurunu alan karanlık darbe dönemleri, milletimizin 15 Temmuz gecesi verdiği mücadele ile bir daha yaşanmamak üzere tarihe gömüldü. Milletimizden aldığımız güç ve tarihin bize yüklediği sorumluluk ile millet iradesini egemen kılma, büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etme mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.”

Muş

AK Parti Muş İl Başkanı Melik Emre, partililerde Göletli Park’ta yaptığı açıklamada, yaşanan darbe süreciyle İslami kimliğe sahip olan toplumun büyük kesiminin kısıtlandığını belirtti.

Kızlar üniversitelere başörtüleri ile giremedi, kılık kıyafetleri nedeniyle gençlerin eğitim haklarından mahrum bırakıldığını anımsatan Emre, şunları kaydetti:

“Katsayı adaletsizliğiyle gençlerin istedikleri okulda eğitim almalarının önü kapatıldı. Kamu görevlileri eşleri başörtülü olduğu için fişlendi. Türkiye’ye sözde ayar vermeye kalkan, milletimizin elinden geleceğini, haklarını ve huzurunu alan karanlık darbe dönemleri, milletimizin 15 Temmuz gecesi verdiği mücadele ile bir daha yaşanmamak üzere tarihe gömüldü. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, Türkiye Yüzyılı yolunda daha emin adımlarla yürüyor, 21 yıldır her şartta ve koşulda darbeler karşısında yanımızda olan milletimize şükranlarımızı sunuyoruz.”

Açıklamaya, Muş Belediye Başkanı Feyat Asya ve partililer katıldı.

Bitlis

AK Parti Bitlis İl Başkan Yardımcısı Neşe Yüksel, insanlık onuruna, akıl ve mantık ilkelerine deli gömleği giydirmek üzere gerçekleştirilen 28 Şubat darbesinin insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ifade etti.

28 Şubat’ta siyasete, demokrasiye ve insan haklarına balans ayarı vermeye çalışanların, kısa sürede milletin balans ayarına uğradığını kaydeden Yüksel, Türkiye’ye sözde ayar vermeye kalkan, milletin elinden geleceğini, haklarını ve huzurunu alan karanlık darbe dönemlerinin, milletin 15 Temmuz gecesi verdiği mücadeleyle bir daha yaşanmamak üzere tarihe gömüldüğünü kaydetti.

Hakkari

AK Parti Hakkari İl Başkan Yardımcısı Hacı Nuri Gür, yaşanan darbe süreci ile İslami kimliğe sahip olan toplumun büyük bir kesiminin türlü yollarla kısıtlandığını söyledi.

Kızlar üniversitelere başörtüleriyle giremediğini, kılık kıyafetleri nedeniyle gençlerin eğitim haklarından mahrum bırakıldığını aktaran Gür, “Siyasi görüş ve inancından dolayı insanların çalışma, eğitim, ibadet, düşünce ve ifade özgürlükleri gibi temel hakları engellendi. Ülkesi için, milleti için çalışan ve üreten sermaye dahi ‘yeşil sermeye’ adı altında kategorize edildi, ötekileştirildi. Türkiye’ye sözde ayar vermeye kalkan, milletimizin elinden geleceğini, haklarını ve huzurunu alan karanlık darbe dönemleri, milletimizin 15 Temmuz gecesi verdiği mücadele ile bir daha yaşanmamak üzere tarihe gömüldü.”

Basın açıklamasına İl Başkanı Avukat Zeydin Kaya, Merkez İlçe Başkanı Cumhur Demir, İl Gençlik Kolları Başkanı Kenan Beyter ve partililer katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-teskilatlari-28-subat-darbesine-iliskin-aciklama-yapti/feed/ 0
İBB Şehir Tiyatroları… MART AYINDA 38 OYUNU SEYİRCİYLE BULUŞTURUYOR! https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:57:27 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8215 Mart ayında tiyatroseverleri Ibsen’den Tolstoy’a, Dinçer Sümer’den Savaş Dinçel’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu ay; Masal (Yeni Oyun), Parkta Güzel Bir Gün (Lefkoşa Belediye Tiyatrosu)(Konuk Oyun), Savaş ve Barış, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Kuğunun Şarkısı, Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi, Ay, Carmela!, Maviydi Bisikletim, Bir Halk Düşmanı, Sivrisinekler, Geçit, Tartuffe, Hamlet, Uçurtmanın Kuyruğu, Fosforlu Cevriye, Yaftalı Tabut, Komik Para, Godot Geldi, Çingene Boksör, Zehir, İfigenya, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Oscar, Ben Medea Değilim, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Öldün, Duydun mu?, Cadı Kazanı, Yatak Odası Komedisi, Benim Küçük Yıldızım, Bekçi ile Postacı, Herkes Sihirbaz Olacak, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bir Gece Masalı, Çöpsüz Dünya, Rüya, Fındıkkıran, Karagöz Çiftlik Bekçisi, Elma Kurdu Kırtık adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

Behçet Necatigil, Gülten Akın ve Edip Cansever Şiirleri İstanbul Şiirle Buluşuyor Etkinliğine Konuk Oluyor

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)

Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 3 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)

İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekan ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.

Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik, 10, 24 Mart 2024 tarihlerinde saat 18.00’de Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Şimdi Değil Sonra”(Behçet Necatigil)

Şimdi Değil Sonra, Behçet Necatigil’in şiir evrenine özel bir yolculuk. Şairin şiirlerinden yapılan uyarlama, merkezine şairin Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca şiirini alıyor. Yıldıray Şahinler’in Behçet Necatigil’in şiirlerinden yola çıkarak oyunlaştırdığı, Levent Üzümcü, Derya Çetinel ve Cihat Faruk Sevindik’in rol aldığı “Şimdi Değil Sonra”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de 17 Mart 2024 tarihinde saat 18.00’de seyirciyle buluşacak.

Mart 2024 Programı

MASAL (5+Yaş) (Yeni Çocuk Oyunu)

Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür. Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 3, 10, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

Parkta Güzel Bir Gün(Lefkoşa Belediye Tiyatrosu-Konuk Oyun)

Oyunda, parkta güzel bir gün geçirmek isteyen Olivia ve Arthur’u bir ülkenin bantla çizilen yeni sınırı ikiye ayırır. İşe yeni başlayan sınır muhafızının sert bakışları altında iki ülke arasında sıkışıp kalan çift, giderek içinden çıkılmaz bir hal alan bu absürd durumun esiri olurlar. Bizi ayıran hayali çizgileri ve bu çizgileri kırmanın ağır yaptırımlarını konu alan acı-tatlı bir komedi Parkta Güzel Bir Gün. Kieran Lynn’in yazdığı, Kıymet Karabiber’in yönettiği oyunda Aytunç Şabanlı, İzel Seylani, Melihat Beşe Günalp rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

SAVAŞ VE BARIŞ

1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikayeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur. Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İlker Sami Kılıç, İpek Uğuz, Levent Üzümcü, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Nevzat Sinan Taştan, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Taha Karakaş, Yağmur Topçu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 30 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ

1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.

Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

AY, CARMELA

İspanya’da Milliyetçiler ve Cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş dönemini anlatan oyunda, iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alınır. Belçite şehrinin işgalini kutlayan Milliyetçiler tarafından istemedikleri bir gösteriye zorlanırlar. Bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları savaşı, “gösteri yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” sorusuyla sanatı ve sanatçıyı sorgulamaları, işleri gereği güldürmeyi, eğlendirmeyi hedefleyen bu iki oyuncunun isyanları, gelgitleri, kayıpları anlatılır. Jose Sanchis Sinisterra’nın yazdığı, Yalçın Baykul’un çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ada Alize Ertem, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde,

MAVİYDİ BİSİKLETİM

İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BİR HALK DÜŞMANI

Kentin yegane gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.

Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 28 Şubat-2 Mart, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

GEÇİT

Çıktıkları yolculukta dağ başında mola veren bir ağa ve maraba, saklandıkları yerden kontrol noktasını izlerler. İki kişi arasındaki ilişki aslında insanlığın varlığından beri mücadele ettiği mülkiyetçilik ve ezen-ezilenlerin hikayesinin özeti gibidir.

Cem Düzova’nın yazdığı Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gürol Güngör, Hasip Tuz rol alıyor. Oyun, 2 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

TARTUFFE

Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.

Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

HAMLET

Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.

William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

UÇURTMANIN KUYRUĞU

Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar. Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

YAFTALI TABUT

Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikayesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 16 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

KOMİK PARA

Doğum gününde Henry akşam işten dönerken metroda kendi çantası yerine yanlışlıkla bir başkasının çantasını alır. O çantanın içinde tam 1 milyon 735 bin pound para vardır. Evde onu bekleyen karısı Jean, Henry için bir doğum günü sürprizi hazırlamaktadır. Bu doğum günü kutlaması için aile dostları Betty ve Vic de davetlidirler. Henry para dolu çanta ile eve gelir. Hemen uçak biletleri alınır ama eve bir dedektif gelir ve işler karışır, soluksuz macera başlar.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen’in çevirdiği, Özgür Atkın’ın yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Can Alibeyoğlu, Elyesa Çağlar Evkaya, Emrah Derviş Soylu, Hasip Tuz, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın, Uğur Dilbaz rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 23 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

GODOT GELDİ

“Godot Geldi”, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” adlı yapıtının ardından ve ona bir “gönderme” olarak, Karadağlı yazar Miodrag Bulatovic’in kaleme aldığı bir oyundur… “Olay” bir bataklıkta geçer. Becket’in oyununda; Godot beklenilir… Bulatovic’in oyununda ise, bir fırıncı olarak Godot gelir… Beckett, yapıtında kavramlardan yola çıkarak evrensel bir resital sunarken, Bulatovic, aynı tematik yapıyı işlemiş olsa da, rol kişilerinin ve kısmen de olsa mekanın yapısını değişime uğratarak, daha çok “simge”lere yönelmiştir… Beckett’te de, Bulatovic’te de bekleyenler açısından önemli olan, aslında beklenen kişinin kim olduğu değil, bekleyişin kendisidir… İşte bu durumda; kim olduğu tam olarak bilinmeyen bir “gelen”in, kesinlikle tanımlanmış bir “giden”e dönüşmesinin öyküsüdür diyebiliriz “Godot Geldi” için…

Miodrag Bulatovic’in yazdığı, Sevgi Soysal’ın çevirdiği, Ragıp Yavuz’un yönettiği oyunda Ali Mert Yavuzcan, Can Başak, Can Ertuğrul, Derya Çetinel, Meriç Benlioğlu, Murat Coşkuner rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇİNGENE BOKSÖR

1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahküm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…

Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 6-9 Mart, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 9 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

İFİGENYA

Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgara ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgarını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Ayşecan Tatari, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 13-16 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

OSCAR

Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir.

Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Asrın Gurur Kuyucak, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Damla Cangül Yiğit, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BEN MEDEA DEĞİLİM

“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikayesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikayesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekanın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikayeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikaye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikayesine dönüşüyor…

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

ÖLDÜN, DUYDUN MU?

İntihar eden bir adamın geride bıraktığı hayatı, hatalarıyla yüzleşmesi ve sonrasında kendini tanıma süreci anlatılıyor. Oyunda ayrıca sabır, mücadele, belleksizlik gibi insanı şekillendiren pek çok kavram irdeleniyor. Yiğit Sertdemir’in yazdığı Burçak Çöllü’nün yönettiği oyunda Emrah Can Yaylı, Pelin Budak, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

CADI KAZANI

Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.

Arthur Miller’ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Ece Bağcı, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, İbrahim Can, Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

YATAK ODASI KOMEDİSİ

Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor. Oyun, 27-30 Mart 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır. William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)

İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgarın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları” gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 3, 10 Mart 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor. E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde,

KARAGÖZ ÇİFTLİK BEKÇİSİ (3+ Yaş)

Karagöz uzun zamandır işsizdir ve iş aramaktadır. Sonunda kendisine bir çiftlikte iş bulur. İşi hayvanların bakımını yapmaktır. Ama ortada bir sorun vardır. Karagöz, hayvanları tanımamaktadır. Özgür Atkın’ın yazıp yönettiği oyunda Elif Verit, Hakan Örge, İrem Erkaya rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)

Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır.

Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir. B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 17, 24 Mart 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolari-mart-ayinda-38-oyunu-seyirciyle-bulusturuyor/feed/ 0
AK Parti Bursa İl Başkanı 28 Şubat Darbesini Kınadı https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-bursa-il-baskani-28-subat-darbesini-kinadi/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-bursa-il-baskani-28-subat-darbesini-kinadi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:57:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8161 AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, millet iradesini yok sayan silahlı cuntanın 27 yıl önce gerçekleştirdiği 28 Şubat Post Modern Darbesini yayınladığı basın açıklaması ile kınadı.

Başkan Davut Gürkan açıklamasında; “28 Şubat’ta siyasete, demokrasiye ve insan haklarına “balans ayarı” vermeye çalışanlar, Aziz Milletimiz tarafından kısa sürede balans ayarına uğradılar. Milletimizden aldığımız güç ve tarihin bize yüklediği sorumluluk ile millet iradesini egemen kılma, büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etme mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“28 Şubat Darbesi kara bir lekedir”

28 Şubat 1997 darbesinin insan haklarına saldırı ve demokrasi düşmanlığının yıldönümü olduğuna dikkat çeken AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, “27 yıl önce silahlı cunta tarafından, sözde irtica tehdidi ile bütün bir ülkeyi çevrelemeye çalışmak, toplumun çeşitli kesimlerini vesayet ideolojisinin elinde rehin tutmak, insanlık onuruna, akıl ve mantık ilkelerine deli gömleği giydirmek üzere gerçekleştirilen 28 Şubat Darbesi insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir” diye konuştu.

Failleri tarafından “1000 yıl sürecek” yaklaşımı ile savunulan bu karanlık girişimin değil bin, on yıl bile sürememiş olmasının, vesayetçilerin hukuksuzluğunun, kirli hesaplarının net bir göstergesi olduğunu belirten Başkan Gürkan; “İslami kimliğe duydukları derin öfkeyi, sistematik ve kanun dışı vahşi bir militarist dayatma ile dışa vuran darbeciler, aldıkları anti-demokratik MGK kararları ile dönemin iktidarına darbe vurmuşlardı. Yaşanan darbe süreci ile birlikte İslami kimliğe sahip olan toplumun büyük bir kesimi türlü yollarla kısıtlandı. Genç kızlar üniversitelere başörtüleri ile giremedi, kılık-kıyafetleri nedeniyle gençler eğitim haklarından mahküm bırakılarak ikna odaları eliyle inançlarından vazgeçmeye zorlandılar. Katsayı adaletsizliğiyle gençlerin istedikleri okulda eğitim almalarının önü kapatıldı. Kamu görevlileri eşleri başörtülü olduğu için fişlendi. Siyasi görüş ve inancından dolayı insanların; çalışma, eğitim, ibadet, düşünce ve ifade özgürlükleri gibi temel hakları engellendi. Ülkesi için, milleti için çalışan ve üreten sermaye dahi “yeşil sermeye” adı altında kategorize edildi, ötekileştirilmiştir” dedi.

“Asıl balans ayarını milletimiz vermiştir”

Demokrasi ve insan haklarını, millet iradesini hiçe sayan darbeye en güzel cevabın, yine bu aziz millet tarafından verildiğine vurgu yapan AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, “28 Şubat’ta siyasete, demokrasiye ve insan haklarına “balans ayarı” vermeye çalışanlar, Aziz Milletimiz tarafından kısa sürede balans ayarına uğradılar. Türkiye’ye sözde ayar vermeye kalkan, milletimizin elinden geleceğini, haklarını ve huzurunu alan karanlık darbe dönemleri, milletimizin 15 Temmuz gecesi verdiği mücadele ile bir daha yaşanmamak üzere tarihe gömüldü. Milletimizden aldığımız güç ve tarihin bize yüklediği sorumluluk ile millet iradesini egemen kılma, büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etme mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.

Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, Türkiye Yüzyılı yolunda daha emin adımlarla yürüyor, 21 yıldır her şartta ve koşulda darbeler karşısında yanımızda olan milletimize şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-bursa-il-baskani-28-subat-darbesini-kinadi/feed/ 0
‘Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı https://www.kanal7haber.com.tr/hocali-katliaminda-hayatini-kaybedenler-anildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/hocali-katliaminda-hayatini-kaybedenler-anildi/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:21:41 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7810 ‘Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı

SAMSUN – Samsun’da, Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği tarafından ‘Hocalı Katliamı’nın 32. yıl dönümü nedeniyle anma etkinliği düzenlendi.

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen anma programında 1992 yılında ‘Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı. Program ilk olarak hayatını kaybedenler ve şehitler için saygı duruşundan bulunulması ile başladı. Akabinde İstiklal Marşı ve Azerbaycan Marşı okundu. Programda konuşan Orta Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği Genel Başkanı Dr. Mesude Veliyeva Altun, “Hocalı Soykırımı diye anılacak ve tarihe kara bir leke olarak geçecek olan hadise o gün yaşandı. Ermeni kuvvetlerin 32 yıl önce Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaptığı katliamın acısı seneler geçse de ancak halen unutulmadı. Bu vahim hadisenin yıldönümünde katledilen masumlar anılıyor. Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azerbaycan sivillerinin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Azerbaycan halkının tamamına yönelik yapılmış Hocalı Soykırımı, akıl almaz zulmü ve insanlık dışı cezalandırma yöntemleriyle insanlık tarihinde bir vahşet eylemidir. Bu soykırım aynı zamanda tüm insanlığa karşı tarihi bir suçtur. O soğuk, acımasız karlı kış gecesi kuşbaşı kar yağardı. O gece vahşet yaşadı Hocalı. Yer yüzü bugüne dek böyle bir vahşet, böyle bir acımasızlık görmemişti. Ermeni silahlı kuvvetleri, Rus 366. Motorlu Taşıt Alayının yardımı ile Hocalı’yı üç taraftan kuşatıyor. Karlı ormanlık arazide, zayıf düşmüş ve haklarından mahrum edilmiş insanların çoğu Ermeni askerleri tarafından vahşice yok edildi. Düşman; merhamet isteyen yaşlı, hasta, kadın, çocuk kimseyi umursamadı. Çocuklar ebeveynlerinin gözleri karşısında vahşice öldürülüyordu. Hocalı’nın yiğit oğullarının başları Ermeni mezarlarının üzerinde kurbanlık olarak kesildi. Yüzlerce kız ve gelinlerimiz esir düştü. Aralıksız kurşun yağmurundan kurtulup ayağı açık halde ormanlara, dağlara gidenlerin çoğu yolda dondu. O gece nereye gideceğini, kimden yardım isteyeceğini bilemeyen çocuklar yakınlarının cesetleri arasında şaşkın şaşkın hareket ediyordu. Hocalı, Ermeni milliyetçilerinin yüzyıllar boyunca Türk ve Azerbaycan halklarına karşı yaptığı soykırım ve etnik temizleme siyasetinin en kanlı sayfasıdır. Kendi acımasızlığına ve şiddetine göre ise insanlığa karşı işlenen büyük bir suçtur. Hocalı; bir kentin yeryüzünden silinmesi, içinde yaşayan kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden topyekun saldırıya uğraması, kaçabilenlerin de soğuk ve karlı dağlarda ya donarak hayatını kaybetmesi ya da sakat kalması, kaçamayanların ağır silahlarla taranmasıdır. Yani anlatılması ve anlaşılmasının son derece zor olduğu bir vahşettir. Dağlık Karabağ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’da yapılan bu katliam, insanlık dışı bir olaydır. O günü asla unutmam. Katliamda katledilen vatandaşlarımızı unutmadık asla unutturmayacağız. Katliamı kınıyor ve katliam faillerinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tarihin siyah gecesinde yaşamını kaybetmiş yüzlerce vatandaşımızı, yaşanan vahşetin 32. yıldönümünde rahmetle anıyor ve Allah rahmet etsin diyoruz” dedi.

Konuşmanın ardından çocuklar tarafından şiirler okunması ile program sona erdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/hocali-katliaminda-hayatini-kaybedenler-anildi/feed/ 0
Samsun’da Hocalı Katliamı’nın 32. yıl dönümü anıldı https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-hocali-katliaminin-32-yil-donumu-anildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-hocali-katliaminin-32-yil-donumu-anildi/#respond Fri, 31 May 2024 09:00:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7700 SAMSUN (İHA) – Samsun’da, Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği tarafından ‘Hocalı Katliamı’nın 32. yıl dönümü nedeniyle anma etkinliği düzenlendi.

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen anma programında 1992 yılında ‘Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı. Program ilk olarak hayatını kaybedenler ve şehitler için saygı duruşundan bulunulması ile başladı. Akabinde İstiklal Marşı ve Azerbaycan Marşı okundu. Programda konuşan Orta Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soylular Derneği Genel Başkanı Dr. Mesude Veliyeva Altun, “Hocalı Soykırımı diye anılacak ve tarihe kara bir leke olarak geçecek olan hadise o gün yaşandı. Ermeni kuvvetlerin 32 yıl önce Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaptığı katliamın acısı seneler geçse de ancak halen unutulmadı. Bu vahim hadisenin yıl dönümünde katledilen masumlar anılıyor. Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azerbaycan sivillerinin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Azerbaycan halkının tamamına yönelik yapılmış Hocalı Soykırımı, akıl almaz zulmü ve insanlık dışı cezalandırma yöntemleriyle insanlık tarihinde bir vahşet eylemidir. Bu soykırım aynı zamanda tüm insanlığa karşı tarihi bir suçtur. O soğuk, acımasız karlı kış gecesi kuşbaşı kar yağardı. O gece vahşet yaşadı Hocalı. Yer yüzü bugüne dek böyle bir vahşet, böyle bir acımasızlık görmemişti. Ermeni silahlı kuvvetleri, Rus 366. Motorlu Taşıt Alayının yardımı ile Hocalı’yı üç taraftan kuşatıyor. Karlı ormanlık arazide, zayıf düşmüş ve haklarından mahrum edilmiş insanların çoğu Ermeni askerleri tarafından vahşice yok edildi. Düşman; merhamet isteyen yaşlı, hasta, kadın, çocuk kimseyi umursamadı. Çocuklar ebeveynlerinin gözleri karşısında vahşice öldürülüyordu. Hocalı’nın yiğit oğullarının başları Ermeni mezarlarının üzerinde kurbanlık olarak kesildi. Yüzlerce kız ve gelinlerimiz esir düştü. Aralıksız kurşun yağmurundan kurtulup ayağı açık halde ormanlara, dağlara gidenlerin çoğu yolda dondu. O gece nereye gideceğini, kimden yardım isteyeceğini bilemeyen çocuklar yakınlarının cesetleri arasında şaşkın şaşkın hareket ediyordu. Hocalı, Ermeni milliyetçilerinin yüzyıllar boyunca Türk ve Azerbaycan halklarına karşı yaptığı soykırım ve etnik temizleme siyasetinin en kanlı sayfasıdır. Kendi acımasızlığına ve şiddetine göre ise insanlığa karşı işlenen büyük bir suçtur. Hocalı; bir kentin yeryüzünden silinmesi, içinde yaşayan kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden topyekun saldırıya uğraması, kaçabilenlerin de soğuk ve karlı dağlarda ya donarak hayatını kaybetmesi ya da sakat kalması, kaçamayanların ağır silahlarla taranmasıdır. Yani anlatılması ve anlaşılmasının son derece zor olduğu bir vahşettir. Dağlık Karabağ Bölgesi’nde bulunan Hocalı’da yapılan bu katliam, insanlık dışı bir olaydır. O günü asla unutmam. Katliamda katledilen vatandaşlarımızı unutmadık asla unutturmayacağız. Katliamı kınıyor ve katliam faillerinin cezalandırılmasını istiyoruz. Tarihin siyah gecesinde yaşamını kaybetmiş yüzlerce vatandaşımızı, yaşanan vahşetin 32. yıldönümünde rahmetle anıyor ve Allah rahmet etsin diyoruz” dedi.

Konuşmanın ardından çocuklar tarafından şiirler okunması ile program sona erdi. – SAMSUN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/samsunda-hocali-katliaminin-32-yil-donumu-anildi/feed/ 0
Türkiye, FATF Gri Listesinden Çıkış Sürecinde Son Aşamaya Geldi https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-fatf-gri-listesinden-cikis-surecinde-son-asamaya-geldi/ https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-fatf-gri-listesinden-cikis-surecinde-son-asamaya-geldi/#respond Thu, 09 May 2024 21:33:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7051 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin, Mali Eylem Görev Gücünün (FATF) gri listesinden çıkışı sürecinde son aşamaya gelindiğini belirterek, “FATF ülkemizin, kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele sisteminin daha da güçlendirilmesi için oluşturulan Eylem Planı’nın tüm maddelerini tamamladığı kararına varmıştır. Böylece ülkemizin gri listeden çıkışı sürecinde son aşamaya gelinmiştir. Haziran ayında yapılacak yerinde denetim ile gri listeden çıkma süreci tamamlanmış olacak.” ifadelerini kullandı.

Mali Eylem Görev Gücü (FATF), Türkiye’nin kurumun kara para aklama ve terörizmin finansmanı konusunda belirlediği kriterleri büyük ölçüde karşıladığı sonucuna vardığını bildirdi. Şimşek, FATF’ın bugün gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında alınan karara ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

“ÜLKEMİZİN GRİ LİSTEDEN ÇIKIŞI SÜRECİNDE SON AŞAMAYA GELİNDİ”

Toplantıda Türkiye’ye ilişkin alınan karara işaret eden Şimşek, “FATF ülkemizin, kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele sisteminin daha da güçlendirilmesi için oluşturulan Eylem Planı’nın tüm maddelerini tamamladığı kararına varmıştır. Böylece ülkemizin gri listeden çıkışı sürecinde son aşamaya gelinmiştir. Prosedür uyarınca FATF ekibi tarafından Türkiye’ye yapılacak ziyaret akabinde hazırlanacak değerlendirme raporu haziran ayındaki Genel Kurul toplantısında ele alınacak ve bu toplantıda ülkemize yönelik gri liste kararının kaldırılması bekleniyor.” dedi.

Şimşek, bugün gelinen aşamanın, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) koordinasyonunda, başta Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları olmak üzere tüm ilgili kurum ve kuruluşların yürüttüğü yoğun çalışmaların sonucu olduğuna işaret ederken, “Bu başarılı sonucun elde edilmesinde emeği geçen başta MASAK olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerine teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.

FATF: TÜRKİYE GRİ LİSTEDEN ÇIKMA KRİTERLERİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE KARŞILADI

FATF, Paris’te, 21-23 Şubat’ta gerçekleştirilen Genel Kurulda alınan kararları açıkladı. Açıklamada, Ekim 2021’de Türkiye’nin Kara Para Aklama ve Terörizmin Finansmanı (AML/CFT) sisteminin etkinliğini güçlendirmek için FATF ile çalışma konusunda üst düzey siyasi taahhütte bulunduğu hatırlatıldı. FATF’nin Şubat 2024 Genel Kurulunda, Türkiye’nin kurumun kara para aklama ve terörizmin finansmanı konusunda belirlediği kriterleri karşılamak için eylem planını büyük ölçüde tamamladığına dair ilk tespitini yaptığına yer verilen açıklamada, “FATF, kara paranın aklanmasının önlenmesi ve terörizmin finansmanı ile mücadele reformlarının uygulanmaya başlandığını ve sürdürüldüğünü, uygulamanın gelecekte de sürdürülebilmesi için gerekli siyasi kararlılığın devam ettiğini doğrulamak amacıyla yerinde bir değerlendirme yapılmasını talep etmektedir.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Türkiye’nin AML/CFT sisteminin etkinliğini güçlendirmek için çok önemli reformlar gerçekleştirdiğine dikkat çekilerek, Türkiye’nin özellikle risk temelli kara paranın aklanmasının önlenmesi ve terörizmin finansmanı ile mücadele denetimi yaklaşımını geliştirdiği, ihlallere yönelik yaptırımların ve intifa hakkı gerekliliklerinin caydırıcı olmasını sağlamak için adımlar attığına vurgu yapıldı.

TÜRKİYE 40 FATF STANDARDININ 39’UNDA UYUMLU

Türkiye’nin mali istihbarat birimi için kaynakları artırdığına işaret edilen açıklamada, ülkenin üretilen mali istihbaratın kullanımını artırdığı da hatırlatıldı. Açıklamada, Türkiye’nin riskler doğrultusunda daha karmaşık kara para aklanması soruşturmaları ve kovuşturmaları yürüttüğü ifade edilerek, ülkenin terörizmin finansmanına yönelik hedefli mali yaptırımların uygulanmasını geliştirdiği aktarıldı. FATF tarafından 2023 yılında paylaşılan raporda, Türkiye’nin 40 FATF standardının 39’unda uyumlu olduğu bildirilmişti.

FATF NEDİR?

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) bünyesinde 1989’da kurulan FATF, kara paranın aklanmasıyla mücadeleye ilişkin tavsiye ve kuralları belirleyen örgüt konumunda bulunuyor. Türkiye’nin 1991’de üye olduğu FATF’nin 37 ülke ve 2 kurumdan oluşan toplamda 39 üyesi mevcut. Kurum, 11 Eylül saldırılarının yaşandığı 2001 yılından bu yana terörün finansmanının kontrolü görevini de yürütüyor.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/turkiye-fatf-gri-listesinden-cikis-surecinde-son-asamaya-geldi/feed/ 0
AK Parti Kayseri Belediye Meclis Üye Adayları belli oldu https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-kayseri-belediye-meclis-uye-adaylari-belli-oldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-kayseri-belediye-meclis-uye-adaylari-belli-oldu/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:18:42 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6045 AK Parti Kayseri İl Teşkilatı’nın seçimlerde Belediye Meclis Üyeliği’ne aday olacak isimleri belli oldu.

Belediye Meclis Üyeliğine asil yedek ve kontenjan olarak aday belirlenen isimler ise ilçe ilçe şu şekilde:

Akkışla ilçesinde asil üye adayları Orhan Altundağ, Yüksel Yüce, Özgür Özuzun, Sedat Eraslan, Ramazan Bozkurt, Veysel Han, Yüksel Türkaslan,Emir Günana olurken, kontenjan olarak da Zeki Kara oldu. Yedek üye adayları ise Halil Ufuk Burak, Bekir Karakoç, Mustafa Koca, Hüseyin Gültekin, Sadık Akşit, Ahmet İsa Yüzügüllü, Bülent Ulu ve Emir Şimşek oldu.

Develi ilçesinde asil üye adayları Ahmet Erciyes, Ali Kabak, Mustafa Temur, Muhammed Raşit Kılıçaslan, Adem Sinin, Mehmet Celal Özkara, Salim Açıkgöz, Ramazan Turhan, Şaban Öğretir, Refik Şahin, Nejla Keleş, İbrahim Karagöz, Yusuf Akdağ, Burak Ataman, Süleyman Bozoğlu, Fehmi Çetinkaya, Ayhan Şahbaz, Mustafa Erdal, İbrahim Beşparmak, Yılmaz Özdemir, Yunus Sarımsı, Halit Bayırsokak olurken, kontenjan olarak da Şerife Dede Parlak, Özben Şimşek ve İsmail Kocabaş oldu. Yedek üye adayları ise Şadife Sungur, Yasin Karadöl, Abdurrahman Bozkır, Kenan Bülbül, Engin Açıkgöz, Mustafa Kürkçü, Bülent Şahbaz, Adnan Çelen, Hüseyin Bağ, Murat Aytaş, Ahmet Aras, Ali Ramazan Şimşek, İlhan Kurtoğlu, Emirhan Taşkesen, Uğur Erdoğdu, Talat Yürek, Aytekin Uludağ, Talat Özbey, Abdulgalip Çarkçı, Fatih Şahin, Yusuf Özkan, Yusuf Kökşen, Fatih Karabacak, Ömer Faruk Özkara ve Ahmet Güçlü oldu.

Hacılar ilçesinde asil üye adayları Ahmet Bostancı, Fazilet Kahraman, Bekir Tuğrul, Yusuf Hakan Özdemir, Adnan Bayram, Yasin Mutlu, Ahmet Deveci, Murat Baktır, Nurettin Karamavuş, Muhammet Ali Erdoğan olurken, kontenjan olarak da Ömer Gökçe oldu. Yedek üye adayları ise Mustafa Övüç, Murat Baktır, Mehmet Emin Palaz, Eren Dursun, Ahmet Cengiz, Murat Kırlangıç, Umut Bulduk, Erkan Kaçan, Mustafa Şafak ve Mesut Kaymak oldu.

Kocasinan ilçesinde asil üye adayları Bekir Yıldız, Meral Koşar, Osman Yeniay, Mustafa Güldüoğlu, Muammer Kılıç, Mustafa Çifçi, Mutlu Önal, Mustafa Dulda, Muammer Topsakal, Filiz Ertürk, Kaan Sabri Çöl, Nuriye Çetin, Ali Oymakapu, Ali Öz, Selim Kadir Sepci, Rübbiye Reyhan Nalbantoğlu, Seyhan Arifoğlu, Ramazan Eren, Erkan Çiçek, Hacı Mehmet Kilci, Hayrullah Özbek, Ömer Faruk Pala, Süleyman Akıncı, Salih Pirlioğlu, Necati Kabaktepe, Ahmet Yüksek, Mustafa Korur, Ömer Genç, Hayrettin Seyhan, Nesim Aksu, Mustafa Özhan, Seyit Abdulkadir Tümtürk, Ayşegül Sayın olurken, kontenjan olarak da Cengiz Ekici, Şerife Bozdoğanlı, Ahmet Aydın ve Ahmet Benk oldu. Yedek üye adayları ise Mehmet Öz, Hacı Ahmet Kaplan, Ali Rıza Karacabey, Melike Nur Özdoğan, Nalan Karakurt Uzun, Fatma Armağan, İbrahim Yücel, Sevda Dursun, Özgür Levent Karapınar, Pembe Kurt, Ümit Karataş, Mehmet Kıraç, Serdal Doğan, Mehmet Ağaca, Gülden Karagül, Orhan Dağtekin, İnci Müncibe Yıldırım, Enes Özkan, Yusuf Yeltekin, Hayrullah Talha Öztürk, Hacı Mehmet Turan, Hülya Aydın, Mehmet Turgut, Tuğrul Kaan Tekin, Mehmet Aksoy, Emine Karademir, Naci Ebiçoğlu, Ümmügülsüm Bakır, Aykut Yılmaz Öztürk, Harun Ataş, Ahmet Bacanak, Baran Bakır ve Hacı İbrahim Çınar oldu.

Talas ilçesinde asil üye adayları Emine Timuçin, Orhan Say, Ahmet Tural, Selim Gümüş, Osman Kutay Altuntaş, Mehmet Akbulut, Hami Türkyar, Mustafa Özaşır, İbrahim Ata, Taner Afşar, Müjdat Yılmaz, Harun Ünal, Murat İlhan, Duygu İnce, Yüksel Sungur, Emir Namaldı, Recep Elifoğlu, Volkan Çolak, Yusuf Solmaz, Kürşat Üstündağ, Selçuk Çağan, Emre Kılıç, Mustafa Büyükbaş, Kemal Çetinkaya, Nuh İkiz, Esat Doğan, Şehmuz Ceyhan ve Seba Begüm Güler olurken kontenjan olarak da Kemalettin Cengiz Tekinsoy, Kerem Ekici ve Alaaddin Canıpek oldu. Yedek üye adayları ise Adile Erciyes, Davut Hayta, Mustafa Kemal Saray, Şerife Atılmış, Gülbeyaz Sümer, İsmail Güllüce, Ahmet Yağ, Aziz Özkan, Harun Kekeç, Ertuğrul Kantemiz, İdris Göveç, Çilem İzgi, Şaban Topalcumaoğlu, Tamer Aykurt, Tuba Enes, Funda Kural, Fatma Korkmaz, Abdurrahman Yıldız, Turgut Akbaş, Gülseren Yavuz, Murat Han Çakır, Ensar Dönmez, Rabiya Turhan oldu.

Yeşilhisar ilçesinde asil üye adayları Yusuf Ceran, Selim Altıparmak, Hüseyin Bulut, Abdullah İnce, Şükrü Eken, Tuncay Malkoç, Yasin Akmeşe, Metin Değirmenci, Mehmet Koç ve Yavuz Akkaş olurken, kontenjan olarak da Burhanettin Bolat oldu. Yedek üye adayları ise Abdullah Mermer, Mustafa Çevik, Yılmaz Ariz, Şadi Erdoğan, Ahmet Cihan, Buğra Bedirhanbeyoğlu, Mehmet Çakıcı, Mehmet Mert, Kadir Höktem ve Ali Kabakçı oldu.

Felahiye ilçesinde asil üye adayları Feyyaz Çabuker, Salih Kendirli, Davut Bozukluhan, Ali Pakır, Ahmet Karabudak, Ahmet Ütü, Faruk Karadavut ve Güler Duran olurken, kontenjan olarak ise, Mustafa Mihmat oldu. Yedek üye adayları ise, Yüksel Karaşahin, Kemal Cingi, Fazlı Yüksel, Cemal Kula, Savaş Oral ve Durmuş Çimen oldu.

İncesu ilçesinde asil üye adayları, Ahmet Mithat Karaçavuş, Muharrem Bayrak, Ümit Kızılışık, İsmail Turan, Fatih Göktaş, Muzaffer Güngül, İbrahim Tuz, Ertaş Çopur, Cemal Öztaş, Serkan Morkoyunlu, Eyüp Ufakça, Mustafa Eskici ve Orhan Üngür olurken, kontenjan olarak ise, Hulusi Çavdar ve Mehmet Salmaz oldu. Yedek üye adayları ise, Havva Dağeri, Özer Mevlüt Gözükırmızı, Ali Dağeri, Mahmut Çelik, Şaban Dursun, Adem Duman, Hüseyin Baydemir, Mustafa Kocaoğlu, Ahmet Tuz, İmran Karamuk, Arife Çiğdem ve Şerife Kafa oldu.

Melikgazi ilçesinde asil üye adayları, Kenan Akar, Serdar Kavafoğlu, İsmail Ünalmış, Mustafa Erkek, Sami Yağmur, Mehmet Çifçi,, Fatma Kabak, Yalçın Duru, İlhan Seçkin, Yusuf Özkaya, Emrullah Tellioğlu, Murat Titizbaş, Musa Varkara, Ahmet Yıldız, Ömer Mehmetbeyoğlu, Rıfat Açıkgöz, Nevzat Barbaros, Ahmet Onur Başkal, Ali Mazıcıoğlu, Hakkı Gökhan Eryılmaz, Hasan İlbasmış, Ömer Faruk Yeltekin, Ömercan Bekli, Mehmet Yılmaz, Mustafa Çağan, Emel Çitoğlu, Celal Hasnalçacı, Nuri Çetinçağlar, Ertuğrul Gümüşçü, Cihan Çiftlikçioğlu, Ahmet Yurtlu, Hayrettin İnan, İrfan Dursun, Yıldız Tamer, Mustafa Fatih Şahin, Osman Parlak, Atilla Gergef, Ali Hashalıcı, Ümit Molu ve Mehmet Kenger olurken, kontenjan olarak ise, Gökhan Ülke, Nuriye Şimşek Mehmet Yusuf Sarıalp, Ahmet Canbulut ve Ümit Dilci oldu. Yedek üye adayları ise, İlhan Şenol, Nevin Kılıç, Yiğithan Çıtak, Hacı Öztürk, Remzi Eroğlu, Mehmet Bulut, Şerife Ünal, Hakan Balçık, Dursun Çağan, Cengiz Şahin, Selçuk Yurttaş, Nevin Kansu, Harun Durak, Fatih Pehlivan, Gökalp Öner, Hatice Reyhaner, Atilla Bilici, Merve Sarar, Sinan Ödev, Sonay Atıcı Aksoy, Hüseyin Ayaydın, Nazım Söğüt, Adnan Conağası, Yılmaz Üçkan, Ahmet Hakan Ejder, Mikayil Karabkarabulutlu, Derya Bayrak, Faruk Şahin, Halil Mezgitli, Muhammed Aslan, Hacı Halil Arık, Mustafa Kılıç, Necati Yalçın, Nimet Ekinci, Nuriye Yılmaz, Sonay Taşel, Yusuf Özdmarlar, Bedriye Başak Güntan ve Mustafa Atalay Donat oldu.

Tomarza ilçesinde asil üye adayları Emre Güneş, Mehmet Kural, Ramazan Çakır, Sait Tamer Işık, Mustafa Ünal, İsmail Karabulut, Mahmut Menekşe, Mustafa Avcı, Yüksel Üstün, İbrahim Bulduruç, Ömer Karaoğlu, Ahmet Tanırgan ve Emrah Demirezen olurken, kontenjan olarak ise Turgut Koç ve Hamza Orhan oldu. Yedek üye adayları ise, Cemil Bayram, Mehmet Ali Nadırlı, Ömer Tekoğlu, Mehmet Ocak, Kalender Apaydın, Bilal Okuducu, Tolga Özcan, Muzaffer Durlak, Murat Yılmaz, Bünyamin Özçetin, Muhammet Emin Özcan, Serkan Gökdemir, Hasan Korkmaz, Şakir Aytekin ve Ömer Erdoğan oldu.

Yahyalı ilçesinde asil üye adayları Sami Üstündağ, Abdulkadir Göksün, Buğra Onur Aydın, Esat Erbil Türkmen, Ferhat Akcan, Yahya İlçin, İsmail Baş, Yusuf Postallı, Ertuğrul Durmaz, Metin Demirtaş, Faruk Topuz, Yüksel Çoban ve Mehmet Diriliş olurken, kontenjan olarak ise, Menderes Yıldırım ve Vahdettin Marangoz oldu. Yedek üye adayları ise, Ali Dolgun, Hasan Pulu, Ahmet Gündoğan, Mustafa Uslu, Ömer Faruk Deliküçük, Serpil Koç, Elif Ceran, Atila Öktem, Ziya Ekinci, Ziya Erdem, Bilal Lale ve Mehmet Tütüncü oldu. – KAYSERİ

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-kayseri-belediye-meclis-uye-adaylari-belli-oldu/feed/ 0
İBB ŞEHİR TİYATROLARI’NDA BU HAFTA! https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-3/ https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-3/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:33:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5859 Bu hafta tiyatroseverleri Anton Çehov’dan Alexander Galin’e, Dinçer Sümer’den Suat Derviş’e klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

Bu hafta; Maviydi Bisikletim (Yeni Oyun), Fosforlu Cevriye, Ben Medea Değilim, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi, Yatak Odası Komedisi, Gidiş Dönüş Moskova (Retro), Zehir, Sivrisinekler, Kuğunun Şarkısı, Fındıkkıran, Herkes Sihirbaz Olacak, Benim Küçük Yıldızım, Rüya, Bir Gece Masalı, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Bekçi ile Postacı adlı oyunlarımız seyirciyle buluşacak.

İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Şimdi Değil Sonra”(Behçet Necatigil)

Şimdi Değil Sonra, Behçet Necatigil’in şiir evrenine özel bir yolculuk. Şairin şiirlerinden yapılan uyarlama, merkezine şairin Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca şiirini alıyor. Yıldıray Şahinler’in Behçet Necatigil’in şiirlerinden yola çıkarak oyunlaştırdığı, Levent Üzümcü, Derya Çetinel ve Cihat Faruk Sevindik’in rol aldığı “Şimdi Değil Sonra”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de 25 Şubat 2024 Pazar tarihinde saat 18.00’de seyirciyle buluşacak.

Bu Haftanın Programı (21-25 Şubat 2024)

MAVİYDİ BİSİKLETİM (Yeni Oyun)

Gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemle, ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor. Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

FOSFORLU CEVRİYE

Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir.

Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkümudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.

Oyunda 1930-40’lı yılların İstanbul’u zengin tasvirleriyle sunuluyor. Mahallelerin arka sokaklarında, hapishanelerinde, batakhanelerinde hayata tutunmaya çalışan kadınların, annelerin, çocukların ve afili delikanlıların otoriteyle olan ilişkisi çarpıcı öykülerle aktarılıyor.

Suat Derviş, 60’lı yılların başında Türkiye’ye döndüğünde siyasi-mesleki ve maddi anlamda zorlu bir dönemden geçiyordu. “Fosforlu Cevriye” romanını yayınevlerine teklif ediyor fakat ne yazık her seferinde reddediliyordu. Suat Hanım’ın büyük arzusu, bu eserin yayınlanmasından öte, bir “müzikal” olarak oyunlaştırıldığını görmekti… Bunun için ilk görüştüğü kişi genç aktris Gülriz Sururi idi… Gülriz Hanım’ın da arzusu oyunu Şehir Tiyatroları’nda sahnelemekti…

“Karanlık bir gecede gökten düşüp parçalanan bir yıldız gibi…” kalbimizde iz bırakan Suat Derviş’e, Reşat Fuat Baraner’e, Nazım Hikmet’e ve Gülriz Sururi’ye sevgiyle…

Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

BEN MEDEA DEĞİLİM

“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikayesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz. Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

RÜSTEMOĞLU CEMAL’İN TUHAF HİKAYESİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde, Girit’teki yurtlarından sürgün edilen bir ailenin İstanbul’a Çanakkale’ye ve nihayet Ayvalık’a uzanan maceralı yolculuğu. Rüstem’in, Cemal’in ve hayatlarındaki diğer insanların kimi zaman gülünç kimi zaman hüzünlü ama sımsıcak hikayeleri. Oyunda Esen Koçer, Levent Üzümcü rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

YATAK ODASI KOMEDİSİ

Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)

Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.

Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

ZEHİR

Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.

Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

SİVRİSİNEKLER

Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir. Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 21-24 Şubat 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

KUĞUNUN ŞARKISI

Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.

Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Alkışlar, tebrikler, aşklar ve şöhretin sarhoşluğuyla, yaşamı boyunca mutluluğu ve hayatın anlamını arayan Svetlevidov, geride bıraktığı onca hayal kırıklığına ve çektiği bütün sıkıntılara rağmen, sahnede ölümü bekliyor olduğu gerçeğinin önünde bile başını eğmeden durmaya devam ediyor.

Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 24 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

Çocuk Oyunları

FINDIKKIRAN (7+ Yaş)

Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)

Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.

Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)

Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.

Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

RÜYA(5+Yaş)

Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır. Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.

BİR GECE MASALI (5+ Yaş)

Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır.

William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

BİR GÜN AYAKKABIMIN TEKİ (3+ Yaş)

Rengarenk bir mutfak… Ama her yer çok dağınık… Oyuncu mutfağı toplamaktan sıkılıp gitmeye karar verir ama ayakkabısının tekini bir türlü bulamaz. O da ne, önce ayakkabısının diğer teki, sonra mutfaktaki her şey konuşmaya başlar. Kayıp ayakkabı, Kaptan Cook’u aramaya gitmiştir ve kim bilir başından ne maceralar geçmektedir… Derya Yıldırım’ın yazdığı, Özgür Kaymak’ın yönettiği oyunda Derya Yıldırım rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.

BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)

Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir. Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 25 Şubat 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ibb-sehir-tiyatrolarinda-bu-hafta-3/feed/ 0
Sinop’ta balıkçılar sürdürülebilir avcılık için aynı saatte denize açılıyor https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:03:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5423

MUSTAFA USTA

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, “Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz” dedi.

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Avlama Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Samsun, Sinop açıklarında balık avlamak için açılan balıkçıların aynı saatte denize açılıp aynı saatte limana dönme kararıyla ilgili açıklama yaptı. Samsun, şunları söyledi:

“SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK ADINA KANUNLARIN YAPMAK İSTEDİĞİNİ BALIKÇILARIMIZ KENDİ KALPLERİNDEN BU KARARI ALMIŞLAR VE UYGULUYORLAR”

“Türk balıkçısı zor zamanların, zor mücadelelerin insanlarıdır. Hepsine birer selam göndererek bereketli bir avcılık yapmalarını dileyerek, onların bu sıkıntılı faaliyetlerini izleyenlere kısaca özetlemek isterim. Şu an hamsi bizi terk ettiği için, Gürcistan’a gittiği için Karadeniz’de sadece gırgır teklerinin avlayabilecekleri istavrit balığımız var. Eskiden bunu gece de avlayabiliyorlardı. Gırgır balıkçıları istavriti kanuni olarak gece gündüz avlayabiliyorlar. Herhangi bir yasak yok. Onları akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Neden? Çünkü, buradaki Sinop ve Karadeniz gırgır tekneleri aralarında anlaşmışlar ve diyorlar ki, ‘Biz gece balık avcılığı yapmak istemiyoruz, güneş doğarken hep beraber denize çıkacağız, ağlarımızı saracağız, akşam güneş batarken de sahile döneceğiz.’ Sürdürülebilir balıkçılık adına kanunların yapmak istediğini balıkçılarımız kendi kalplerinden bu kararı almışlar ve uyguluyorlar. Onları bu manada tebrik ediyorum.

“BİLİMSEL OLARAK BİZ BUNU DESTEKLİYORUZ”

Bilimsel olarak bakarsak geceleyin istavrit balıkları biraz daha hava soğuduğu için suyun daha alt kısımlarında bulunuyorlar. Geceleri dinleniyorlar ve sabahları da beslenme, hareket etme, iç güdüleri gereği denizin biraz daha üst kısımlarına çıkıyorlar. Bilimsel olarak da biz bunu destekliyoruz. Sonuç olarak Türkiye’nin denizlerinde avcılık yapan Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz’de değişik balıkları avlayan gırgır avcıları Moritanya gibi Güney Afrika’da ki denizlerde kazan kazan misaliyle hem Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağını taşıyorlar hem orada yakaladıkları balıkları o bölgenin firmalarına işleterek hem o ülkelere, hem Türkiye’mize döviz kazandırıyorlar. Buradaki teknelerde sürdürebilir balıkçılık anlamında bu balıkçıların bu istavrit, hamsi gibi göçmen balıkların bizden sonraki nesillere devamını sağlamak için kendileri böyle bir kara almışlar. Onları bilim dünyası olarak, akademik camia olarak tebrik ediyoruz. Onlara bereketli bir avcılık diliyor, insanlarımıza da bu doğal ürünü soflarında haftada en az 1-2 defa tüketmelerini tavsiye ediyoruz. Bütün insanlarımızın ekonomik şartlar içerisindeki akaryakıt fiyatlarından etkilenmesi gibi, giderinin büyük bir kısmı akaryakıt olan balıkçılık faaliyetlerinde de bu önemli bir girdi.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/sinopta-balikcilar-surdurulebilir-avcilik-icin-ayni-saatte-denize-aciliyor/feed/ 0
Azerbaycan-Ermenistan Sınırında Çatışmalar Yeniden Tırmanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-ermenistan-sinirinda-catismalar-yeniden-tirmaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-ermenistan-sinirinda-catismalar-yeniden-tirmaniyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:36:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4952 Salı günü Azerbaycan-Ermenistan sınır bölgesinde çıkan çatışmalarda dört Ermeni askerinin ölmesiyle birlikte yeniden başlayan gerilim, iki ülke liderinin karşılıklı açıklamalarıyla tırmanışa geçti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Perşembe günü yaptığı açıklamada Azerbaycan’ın “geniş çaplı bir savaşa” hazırlandığı uyarısında bulundu.

AFP haber ajansının aktardığına göre, Paşinyan kabine toplantısında yaptığı açıklamada, değerlendirmeleri neticesinde Azerbaycan’ın sınırın bazı bölgelerinde askeri hareketlilik gösterdiğini ve bunun Erivan yönetimine karşı tam ölçekli bir savaşa dönüştürme ihtimaline işaret ettiğini söyledi.

Paşinyan, “Azerbaycan’ın tüm açıklamalarında ve eylemlerinde bu niyet okunabilir” dedi.

AFP’nin aktardığına göre, Erivan yönetimi, Bakü’nün Karabağ’daki başarısından hareketle, Azerbaycan’a bağlı özerk bir yönetim olan Nahçıvan’a bir kara köprüsü oluşturmak amacıyla Ermenistan topraklarını işgal edebileceğinden endişe ediyor.

Dağlık Karabağ, iki ülke arasında yaşanan uzun süreli çatışmaların ardından, geçen sene Azerbaycan’ın kontrolüne geçmişti. Bölgede yaşayan on binlerce Ermeni, Ermenistan’a göç etmişti. Ardından da sürdürülen müzakereler sonucunda iki ülke arasında ateşkes sağlandı.

Bakü ise Ermenistan’ın Anayasasını değiştirmesini ve toprak iddiası olarak gördüğü “Dağlık Karabağ”a ilişkin atıfların kaldırılmasını istiyor.

Bu ay yeniden seçilen Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Çarşamba günü yemin töreninde yaptığı konuşmada, toprak taleplerinin Azerbaycan’a değil Ermenistan’a ait olduğunu söyledi.

Aliyev, “Bizim Ermenistan’dan toprak talebimiz yok. Onlar da bu iddialarından vazgeçmelidir. Bizimle şantaj diliyle konuşmaları onlara pahalıya mal olur. Ermenistan mevzuatını normalleştirmezse elbette barış anlaşması da olmayacak” dedi.

İki lider de daha önce yaptıkları açıklamalarda iki ülke arasında yapılacak bir barış anlaşmasının geçen yılın sonuna kadar imzalanabileceğini söylemişti, ancak uluslararası arabuluculukla yürütülen barış görüşmelerinde bir ilerleme sağlanamadı.

Salı günü, Ermenistan’ın dört askerinin öldüğünü söylediği çatışmada her iki taraf da birbirlerini sınır bölgelerinde ateş açmakla suçladı.

Azerbaycanlı yetkililer önceki günlerde dış basına verdikleri röportajlarda iki komşu ülke arasındaki ilişkilerin son altı ayda hiç olmadığı kadar sakinleştiğini belirtti.

Azerbaycan’da 7 Şubat’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini ülkeyi 20 senedir yöneten İlham Aliyev kazanmıştı. Aliyev, bazı usulsüzlüklerin olduğu raporlanan seçimde elde ettiği bu zaferle birlikte yedi sene daha görevde kalacak.

Çatışmalarda neler yaşandı?

BBC Azerbaycanca Servisi’nin aktardığına göre, 13 Şubat’ta Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermeni ordusuna ait bir askeri karakolu imha ettiğini duyurdu. Bir gün önce de bir Azeri asker o karakoldan açılan ateş sonucu yaralandı. Ermenistan olayın nedenini araştıracağını söyledi.

Ermenistan Savunma Bakanlığı ölen dört askerin Yerkrapah birliğine bağlı üyeler olduğunu söyledi.

1993 yılında kurulan Yerkrapah (Toprağın Savunucuları) Gönüllü Birliğinin temel amacı “Ermenistan Silahlı Kuvvetlerini güçlendirmek, Dağlık Karabağ savaş gazilerinin sosyal koşullarını iyileştirmek ve gençler arasında askeri-vatanseverlik eğitimini teşvik etmek” şeklinde tanımlanıyor.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, yaşananların Ermenistan tarafından yapılan bir “provokasyon” olduğunu, son dönemde yaşanan istikrara karşı, barış sürecine ciddi bir darbe indirildiğini söyledi.

Bakanlık ayrıca, olayın Ermenistan’daki Avrupa Birliği misyonunun kontrolü altındaki bölgelerde meydana gelmesi nedeniyle “bu misyonun amaç ve hedeflerine ilişkin ciddi soru işaretleri uyandırdığını” kaydetti.

‘Ermenistan hükümeti Rusya’dan uzaklaşmaya çalışıyor’

BBC Azerbaycanca Servisi’nden Könül Halilova, Avrupa Birliği’nin Azerbaycan’daki misyonuna yönelik eleştirilerin yanı sıra, dile getirilen bazı olasılıkların Rusya’yı hedef aldığını belirtiyor.

Halilova, “Hükümet yanlısı analistlere göre, Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış anlaşması imzalanması Rusya’nın çıkarına değil. Rusya, barış güçlerini Azerbaycan topraklarında tutmak için Karabağ’daki Ermeni nüfusunu geri göndermeye çalışıyor ve Azerbaycan da buna yanaşmıyor” dedi.

Azerbaycan’da hükümete yakın bazı siyasi yorumcuların görüşlerini de aktaran Halilova, “Bu kişiler, Ermenistan’ın bazı muhalif temsilcilerinin bazı ordu birimleri üzerinde nüfuzunun bulunduğunu öne sürerek, sınırdaki gerginlikten Ermenistan Başbakanı’nı değil muhalefeti sorumlu tutuyor” değerlendirmesinde bulundu ve şöyle devam etti:

“Azerbaycan-Ermenistan sınırındaki son çatışma, Rusya destekli Azerbaycan’ın herhangi bir barış anlaşmasını imzalamadan önce Erivan’ı ‘Zengezur Koridoru’ olarak bilinen demiryolu ve kara yollarını açmaya zorlayabileceği olasılığını da artırdı.

“Azerbaycan’ın Karabağ’ın kontrolünü yeniden ele geçirmesinin ardından Moskova’nın desteğinden memnun olmayan Ermenistan hükümeti, geleneksel müttefiki Rusya’dan uzaklaşmaya çalışıyor.

“Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan bu ay yaptığı bir konuşmada, Erivan’ın artık Moskova’yı ana bir savunma ortağı olarak görmediğini, Fransa ve Hindistan’ı en büyük silah tedarikçileri olarak gördüğünü söyledi.”

Ancak Halilova’ya göre Rusya’nın etkisinden kurtulmak Ermenistan için kolay değil.

Ülkenin altyapısının Rusya’nın kontrolü altında olduğunu belirten Halilova, ülkede Rus askeri üssünün bulunduğunu ve Ermenistan’ın Putin’in askeri ve siyasi blokunun da üyesi olduğunu kaydetti.

Öte yandan olası bir barış anlaşması kapsamında Azerbaycan’ın talep ettiği Ermenistan anayasasının değiştirilmesi konusunun ülkede tartışıldığını da belirten Halilova, on binlerce Ermeninin, anayasa değişikliği önerisini reddetmek için dilekçe imzaladığını hatırlattı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/azerbaycan-ermenistan-sinirinda-catismalar-yeniden-tirmaniyor/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Erzincan’daki Maden Faciası Hakkında Konuştu https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-3/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-3/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:24:23 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4179 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sarıyer’de katıldığı programda Erzincan’da yaşanan maden faciası hakkında konuştu. Kurum, ’21 Haziran 2022’de işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi ve 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp; işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Sarıyer’de bulunan Karadeniz Vakfı’nı ziyaret etti. Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan maden ocağında yaşanan toprak kayması ile ilgili konuştu. Kurum, ‘Şunların altını çizerek söylemek istiyorum. Bakanlığım döneminde, söz konusu bu işletmeye verilen ÇED raporunu dile getiriyorlar. Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme; çevreye, doğaya zarar veriyor mu Vermiyor mu Buna bakar. Bakanlığımız döneminde, bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı bir şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi. 21 Haziran 2022’de, işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi. 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp, işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı diye konuştu.

‘ÇEVRE BAKANLIĞI İŞLETME ÇEVREYE, DOĞAYA ZARAR VERİYOR MU VERMİYOR MU BUNA BAKAR

İşletmenin kapasite artırmasına yönelik kararın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan alınmasının mümkün olmadığını belirten Kurum, ‘Bir de bizi işletmenin kapasitesini artırmakla suçluyorlar. Bize iftira atanlar şunu da bilir ki; Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez, çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece ve sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz. Yine, ÇED raporlarına ilişkin buradaki kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakılır. İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da; 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır ifadelerini kullandı.

‘HANGİ VİCDANLA, HANGİ DUYGUYLA BU KONUYU İSTANBUL’A VE İSTANBUL SEÇİMLERİNE GETİRDİNİZ

Kurum, ‘İşte bu gerçekler tüm açıklığıyla ortadayken dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen, nereden geldiği hepimizce bilinen, sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldı. Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadisede bu konu, siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola her yere servis edildi. Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, çok iyi de tanıyor. Bu kötü niyetli arkadaşlara soruyoruz. Biz vicdan sahibi herkese soruyoruz. Siz hangi vicdanla Hangi duyguyla Bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz. Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur şeklinde konuştu.

BU MİLLET AFFETMEYECEKTİR

Kurum, ‘İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var. O da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır. Ben tekrar ailelerimize, Erzincan’ımıza, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-3/feed/ 0
Murat Kurum: Erzincan’daki maden ocağı kazası siyasi istismara dönüştürüldü https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-erzincandaki-maden-ocagi-kazasi-siyasi-istismara-donusturuldu/ https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-erzincandaki-maden-ocagi-kazasi-siyasi-istismara-donusturuldu/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:57:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4129 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, Erzincan’da maden ocağındaki toprak kaymasıyla ilgili algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldığını, milleti yasa boğan hadisede konunun siyasi istismara dönüştürüldüğünü söyledi.

Kurum, Sarıyer’deki Karadeniz Vakfı’nı ziyaretinde yaptığı konuşmada, dün Erzincan İliç’teki maden ocağında toprak kayması yaşandığını, devletin olayın ilk dakikalarından itibaren seferber olduğunu ve kurtarma faaliyetlerinin sürdüğünü anlattı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yaptığı dönemde söz konusu işletmeye verilen ÇED raporunun dile getirildiğini belirten Kurum, “Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme, çevreye, doğaya zarar veriyor mu, vermiyor mu buna bakar. Bakanlığımız döneminde bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı tam 135 kez denetlendi. 21 Haziran 2022’de işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle 3 ay kapısına mühür vuruldu.” diye konuştu.

Kurum, bununla da kalınmayıp, işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunun altını çizerek, “Biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı. Bir de bizi işletmenin kapasitesini artırmakla suçluyorlar. Bize iftira atanlar şunu da bilir ki Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz.” ifadelerini kullandı.

ÇED raporlarına ilişkin kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakıldığını vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:

“İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır. Bu gerçekler tüm açıklığıyla ortadayken dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen, nereden geldiği hepimizce bilinen, sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldı. Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadisede bu konu siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola, her yere servis edildi.

Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, tanıyor. Bu kötü niyetli arkadaşlarımıza vicdan sahibi herkese soruyoruz? Siz hangi vicdanla, hangi duyguyla bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz? Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada, bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur? İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını her zaman olduğu gibi yine boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanlarıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var, o da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır.”

“‘Biz 85 milyonu kucaklıyoruz’ deyip Alevi, Kürt kardeşlerimizi ötekileştirdiler”

İstanbul’un CHP’li Büyükşehir Belediyesi tarafından kaderine terk edildiğini kaydeden Kurum, söz verilen 10 projeden 9’unun yerine getirilmediğini söyledi.

“İstanbul’u bir basamak olarak görüp, İstanbul üzerinden ikbal peşinde koştular, hala koşmaya devam ediyorlar” diyen Kurum, “Bugün baktığınızda birbirlerine düşmüş durumdalar. Bir taraftan Sarıyer’de problemleri, sıkıntıları görüyorsunuz. Burada hizmet etmiş, ‘başarılı’ diye addettikleri kendi adlarına belediye başkanlarını şimdi saf dışı bıraktılar. Öbür tarafta yıllardır yol yürüdükleri ‘mesai arkadaşımız’ dedikleri arkadaşlarını kapı dışarı bıraktılar. ‘Biz 85 milyonu kucaklıyoruz.’ deyip Alevi, Kürt kardeşlerimizi ötekileştirdiler. Bunların anlayışı net bir şekilde ortaya düştü. Şimdi tutuştular. Ne yapacaklarını bilmeyerek sağa sola saldırıyorlar. Bunların hizmet diye bir anlayışı yok.” değerlendirmesinde bulundu.

“Asrın Felaketi”nde kendilerinin gece gündüz milletle el ele, gönül gönüle koştuklarını vurgulayan Kurum, şunları kaydetti:

“3 ayda 180 bin konutun inşaatını başlattık. Ey Büyükşehir Belediyesi, sen İstanbul gibi büyük, kadim bir şehrin belediyesisin. Ne olurdu sen de gidip Maraş’a, Adıyaman’a, Hatay’a, Gaziantep’e, Kilis’e, Osmaniye’ye, Adana’ya depremzede kardeşlerimiz için bin konut yapsaydın. Hani seçim zamanı ağzınız dolu dolu konuşuyordunuz ya, bir sürü vaatler verdiniz. Niye gerçekleştirmediniz, elinizden tutan mı vardı? Sorsanız, ‘Engellediler, yaptırmadılar…'”

“Çayırbaşı-Ayazağa-Levazım-Dolmabahçe etabını yine biz başlatacağız”

Sarıyer’de hiçbir şekilde imar ve mülkiyet problemi kalmayacağının altını çizen Kurum, göreve geldiklerinde Sarıyer’in her mahallesinde, İBB mülkiyetindeki her bir vatandaşın mülkiyet sorununu, tapu sorununu tamamen çözeceklerini aktardı.

Kurum, Maslak Ayazağa Hadımkoru kavşak projesiyle sıkışan trafiğe nefes aldıracaklarını belirterek, “Beşiktaş-Sarıyer ve İstinye-İTÜ-Ayazağa arasındaki raylı sistem hattını 2,5 yılda tamamlayıp armağan edeceğiz. Yine yapmadıkları, bir tarafta hafriyat doldurdukları, bir tarafta inşaatını durdurdukları işlerden bir tanesi olan Çayırbaşı-Ayazağa-Levazım-Dolmabahçe etabını yine biz başlatacağız ve hem Büyükdere Caddesi hem de Boğaz Sahil Yolu trafiğini azaltmış olacağız.” şeklinde konuştu.

Toplantıya, Vakıf Genel Başkanı Yusuf Cevahir ve çok sayıda kişi katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-erzincandaki-maden-ocagi-kazasi-siyasi-istismara-donusturuldu/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Erzincan’daki Maden Faciası Hakkında Konuştu https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-2/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-2/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:15:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4091 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sarıyer’de katıldığı programda Erzincan’da yaşanan maden faciası hakkında konuştu. Kurum,  “21 Haziran 2022’de işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi ve 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp; işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Sarıyer’de bulunan Karadeniz Vakfı’nı ziyaret etti. Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan maden ocağında yaşanan toprak kayması ile ilgili konuştu. Kurum, “Şunların altını çizerek söylemek istiyorum. Bakanlığım döneminde, söz konusu bu işletmeye verilen ÇED raporunu dile getiriyorlar. Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme; çevreye, doğaya zarar veriyor mu? Vermiyor mu? Buna bakar. Bakanlığımız döneminde, bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı bir şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi. 21 Haziran 2022’de, işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi. 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp, işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” diye konuştu.

“ÇEVRE BAKANLIĞI İŞLETME ÇEVREYE, DOĞAYA ZARAR VERİYOR MU? VERMİYOR MU? BUNA BAKAR”

İşletmenin kapasite artırmasına yönelik kararın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan alınmasının mümkün olmadığını belirten Kurum, “Bir de bizi işletmenin kapasitesini artırmakla suçluyorlar. Bize iftira atanlar şunu da bilir ki; Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez, çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece ve sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz. Yine, ÇED raporlarına ilişkin buradaki kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakılır. İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da; 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır” ifadelerini kullandı.

“HANGİ VİCDANLA, HANGİ DUYGUYLA BU KONUYU İSTANBUL’A VE İSTANBUL SEÇİMLERİNE GETİRDİNİZ?”

Kurum, “İşte bu gerçekler tüm açıklığıyla ortadayken dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen, nereden geldiği hepimizce bilinen, sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldı. Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadisede bu konu, siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola her yere servis edildi. Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, çok iyi de tanıyor. Bu kötü niyetli arkadaşlara soruyoruz. Biz vicdan sahibi herkese soruyoruz. Siz hangi vicdanla? Hangi duyguyla? Bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz.  Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur?” şeklinde konuştu.

“BU MİLLET AFFETMEYECEKTİR”

Kurum, “İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var. O da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır. Ben tekrar ailelerimize, Erzincan’ımıza, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-2/feed/ 0
AK Parti İBB Adayı Murat Kurum, Erzincan’daki maden sahasıyla ilgili açıklamalarda bulundu https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-sahasiyla-ilgili-aciklamalarda-bulundu/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-sahasiyla-ilgili-aciklamalarda-bulundu/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:09:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4085 AK Parti İBB Adayı Murat Kurum, Erzincan İliç’teki maden sahasındaki toprak kaymasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığının 135 kez denetlendiğini belirten Kurum, “İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp; işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Karadeniz Vakfı’na ziyarette bulundu. İliç’te maden sahasında yaşanan toprak kaymasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Kurum, “Milletçe derin bir hüzün içerisindeyiz. Erzincan İliç’teki maden ocağında bir toprak kayması yaşadık. İşçilerimiz şu anda göçük altında. Devletimiz, olayın ilk dakikalarından itibaren bir seferberlik ruhuyla çalışıyor. Kardeşlerimizin kurtarılması için arkadaşlarımız, canla başla arama kurtarma faaliyeti yürütüyor. En büyük temennimiz hiçbir can kaybının olmaması. İnşallah buradan gelecek güzel haberleri bekliyoruz. Ben ailelerimize, Can Erzincan’ımıza, aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

“İşletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi”

Madene verilen ÇED raporu ile ilgili eleştirilere cevap veren Kurum, “Şunların altını çizerek söylemek istiyorum. Bakanlığım döneminde, söz konusu bu işletmeye verilen ÇED raporunu dile getiriyorlar. Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme; çevreye, doğaya zarar veriyor mu, vermiyor mu buna bakar. Bakanlığımız döneminde, bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı bir şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi” dedi.

“İşletmenin 3 ay kapısına mühür vuruldu, çevreyi kirletmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu”

21 Haziran 2022’de, işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildiğinin altını çizen Kurum, “İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” ifadelerini kullandı.

“Çevre Bakanlığı işletme çevreye, doğaya zarar veriyor mu, vermiyor mu buna bakar”

İşletmenin kapasite artırmasına yönelik kararın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınmasının mümkün olmadığını belirten Kurum, “Bize iftira atanlar şunu da bilir ki Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez, çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece ve sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz. Yine, ÇED raporlarına ilişkin kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakılır. İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da; 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır” dedi.

“Hangi vicdanla, hangi duyguyla bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz?”

Dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propagandanın başlatıldığını belirten Kurum, “Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadise, siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola servis edildi. Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, çok iyi tanıyor. Biz vicdan sahibi herkese soruyoruz? Siz hangi vicdanla, hangi duyguyla bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz? Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada; bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlık, insafsızlık değil de nedir? Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur?” ifadelerini kullandı.

“İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir”

Kurum, “İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var. O da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır. Ben tekrar ailelerimize, Erzincan’ımıza, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-sahasiyla-ilgili-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Erzincan’daki Maden Faciası Hakkında Konuştu https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu/ https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:06:14 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4082 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sarıyer’de katıldığı programda Erzincan’da yaşanan maden faciası hakkında konuştu. Kurum,  “21 Haziran 2022’de işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi ve 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp; işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Sarıyer’de bulunan Karadeniz Vakfı’nı ziyaret etti. Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan maden ocağında yaşanan toprak kayması ile ilgili konuştu. Kurum, “Şunların altını çizerek söylemek istiyorum. Bakanlığım döneminde, söz konusu bu işletmeye verilen ÇED raporunu dile getiriyorlar. Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme; çevreye, doğaya zarar veriyor mu? Vermiyor mu? Buna bakar. Bakanlığımız döneminde, bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı bir şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi. 21 Haziran 2022’de, işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi. 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp, işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” diye konuştu.

“ÇEVRE BAKANLIĞI İŞLETME ÇEVREYE, DOĞAYA ZARAR VERİYOR MU? VERMİYOR MU? BUNA BAKAR”

İşletmenin kapasite artırmasına yönelik kararın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan alınmasının mümkün olmadığını belirten Kurum, “Bir de bizi işletmenin kapasitesini artırmakla suçluyorlar. Bize iftira atanlar şunu da bilir ki; Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez, çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece ve sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz. Yine, ÇED raporlarına ilişkin buradaki kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakılır. İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da; 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır” ifadelerini kullandı.

“HANGİ VİCDANLA, HANGİ DUYGUYLA BU KONUYU İSTANBUL’A VE İSTANBUL SEÇİMLERİNE GETİRDİNİZ?”

Kurum, “İşte bu gerçekler tüm açıklığıyla ortadayken dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen, nereden geldiği hepimizce bilinen, sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldı. Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadisede bu konu, siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola her yere servis edildi. Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, çok iyi de tanıyor. Bu kötü niyetli arkadaşlara soruyoruz. Biz vicdan sahibi herkese soruyoruz. Siz hangi vicdanla? Hangi duyguyla? Bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz.  Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur?” şeklinde konuştu.

“BU MİLLET AFFETMEYECEKTİR”

Kurum, “İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var. O da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır. Ben tekrar ailelerimize, Erzincan’ımıza, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu/feed/ 0 Karadeniz’deki Esrarengiz Sesin Kaynağı Hala Bulunamadı https://www.kanal7haber.com.tr/karadenizdeki-esrarengiz-sesin-kaynagi-hala-bulunamadi/ https://www.kanal7haber.com.tr/karadenizdeki-esrarengiz-sesin-kaynagi-hala-bulunamadi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:48:11 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3685 Karadeniz’in kıyı şeridindeki kentlerde duyulan ve sosyal medyanın gündemine oturan esrarengiz sesin kaynağı 36 saattir çözülemedi. Amasra Kaymakamı Kadir Perçi, “Sesin, savaş uçaklarının yol açtığı sonik patlamalardan olabileceği ihtimali görülüyor” dedi.

Karadeniz’deki Bartın, Zonguldak, Sakarya, Düzce Kastamonu, Sinop, Samsun gibi Karadeniz’in kıyı şeridinde bulunan şehirlerde cuma akşamı saat 21.00 sıralarında art arda patlamayı andıran sesler duyuldu. Sarsıntı ile birlikte hissedilen ses nedeniyle bazı evlerin kapı ve pencerelerinde titreme de oluştu. İlk etapta deprem olarak yorumlanan olay, aynı akşam saat 22.30’a kadar belirsiz aralıklarla 4-5 kez daha yaşandı. Deprem olmadığı anlaşılan sesin ardından sahil kentlerinde tedirginlik yaşandı. Sesin duyulduğu bölgelerdeki polis, jandarma ve sahil güvenlik ekiplerine, art arda ihbarlar yağdı. İhbarların üzerine Karadeniz’de geniş çaplı bir arama başlatıldı. Karadeniz’deki limanlarından uluslararası sulara kadar bulunan geniş bir alanda sahil güvenlik botları tarafından arama tarama yapıldı. Karada ise jandarma ve polis ekipleri tarafından sesin kaynağı araştırılmaya başladı.

Boğuk bir patlama sesi olarak tanımlandı

Sosyal medyanın da gündemine oturan patlama sesini, o anlarda evlerinde bulunan bir çok insan duyduğunu ifade etti. Denizden geldiği tahmin edilen sesi tarif etmekte zorlanan görgü tanıkları, uğultu şeklinde duyulan sesin kaynağını ve sebebini öğrenebilmek için sosyal medyada araştırma yaptı. Sesi işitenler, “boğuk bir patlama”, “gök gürültüsü ile patlama sesi arasında bir ses” diyerek tarif edebildi. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise sesi duydukları anlarda evlerinin kapı ve pencerelerinde küçük çaplı “titreme” olarak tabir ettikleri bir sarsıntı da hissettiklerini ifade etti.

Sahil Güvenlik alarma geçti

Sesin duyulduğu kıyı şehirlerinden Bartın’ın Amasra ve Kurucaşile ilçelerinde de sahil, güvenlik, polis ve jandarma ekipleri alarma geçti. Sahil güvenlik ekipleri tarafından liman ve kıyı şeridindeki alanda uluslararası sulara kadar olan bölgeye kadar deniz üstünde ve altında detaylı arama ve tarama çalışmaları yapıldı. Polis ekipleri ise liman ve sahil kenarlarında arama yaparak, sesin kaynağını bulmaya çalıştı. Jandarma ekipleri de gelen ihbarların ardından sorumluluk bölgelerindeki, ormanlık ve kayalık alanlarda araştırma başlattı.

Ne radarlar ne de sensörlere yansımadı

Amasra Kaymakamı Kadir Perçi, bizzat HELİPED Helikopter sahasındaki kuleye giderek yürütülen arama, tarama çalışmaları yakından takip etti. Sesin kaynağını tespit edilmesi amacıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik Dağıtım Şirketi gibi kurum ve kuruluşlara, planlı ya da plansız patlatma olup olmadığını soruldu. Olumsuz cevap üzerine TTK’nin yanı sıra AFAD ve Kandilli Rasathanesi gibi ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sismik ve gaz hareketliliğini takip eden sensörlerin de olağanüstü bir durumu kaydedip kaydetmediği araştırıldı. Buradaki girişimlerde de sesin kaynağına ulaşılamazken, bu kez hava, deniz ve kara radarlarına yansıyan bir durumun olup olmadığı araştırıldı. Yapılan incelemelerde, sesin kaynağı olacak bir durum tespit edilemedi. Çevre il, ilçe ve belde mülki amirleri ile de irtibata geçen Kaymakam Perçi, sesin kaynağı olarak açıklanabilecek olan tek bir veriye ulaştıklarını ifade etti. Perçi, patlama sesinin duyulduğu o anlarda Kastamonu semalarında savaş uçaklarının planlı bir eğitim uçuşu gerçekleştirdiği ve sesin ise uçakların yol açtığı sonik patlamadan kaynaklı olabileceğini ifade etti.

Kaymakam Perçi, “Sesin kaynağı için akla gelebilecek, Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik dağıtım Şirketi, deniz hava, kara kuvvetleri, jandarma, polis, rasathane, AFAD gibi tüm kurumlarda ses ile ilgili bilgi taraması yaptık. Herhangi bir planlı, ya da plansız bir şey yok. İlgili kurumlar patlamanın sebebi ile ilgili detaylı bir inceleme ve araştırma başlattı. Hava, deniz, kara radarlarını inceledik. Radarlar ya da sismik hareketlerin ve afetlerin takip edildiği sensörlere de yansıyan herhangi olağanüstü bir tespit yok. Şuana kadar herhangi bir sonuca ulaşamadık. Yalnız Kastamonu’da hava kuvvetlerine ait uçakların eğitim için faaliyetini yürütmek üzere havalandığını ve eğitim uçuşu gerçekleştirdiğini öğrendik. Sesin, savaş uçaklarının yol açtığı sonik patlamalardan olabileceği ihtimali görülüyor. Başka da somut bir tespitimiz olmadı” dedi. – BARTIN

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/karadenizdeki-esrarengiz-sesin-kaynagi-hala-bulunamadi/feed/ 0
Msb Yetklisinden “Tuzla Piyade Okulu” Açıklaması: Yüksek Disiplin Kurulu’nun Kararı Bakanımızın Onayına Sunulacaktır. https://www.kanal7haber.com.tr/msb-yetklisinden-tuzla-piyade-okulu-aciklamasi-yuksek-disiplin-kurulunun-karari-bakanimizin-onayina-sunulacaktir/ https://www.kanal7haber.com.tr/msb-yetklisinden-tuzla-piyade-okulu-aciklamasi-yuksek-disiplin-kurulunun-karari-bakanimizin-onayina-sunulacaktir/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:12:27 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3466 MELİS YILDIRIM

Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) üst düzey bir yetkili, 10 Kasım 2023 tarihinde Tuzla Piyade Okul Komutanlığı’nda bir teğmenin Atatürk fotoğrafını yakasına takmaması ve sonrasında gelişen olaylara ilişkin yürütülen soruşturma hakkında, “Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını Bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. ve sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır” bilgisini verdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık değerlendirme toplantısı yaptı. Aktürk, özetle şunları kaydetti:

“6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN YIL DÖNÜMÜNDE HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞLARIMIZ İLE SİLAH VE MESAİ ARKADAŞLARIMIZA ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ”

“6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde hayatını kaybeden vatandaşlarımız ile silah ve mesai arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz. Milli Savunma Bakanlığımız, asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ilk anından itibaren, devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarıyla birlikte tüm imkanları ile seferber olmuştur. Kahraman Mehmetçik; arama-kurtarma, yardımların bölgeye ulaştırılması, güvenliğin tesis edilmesi ve yaşam destek faaliyetlerinin hayata geçirilebilmesi için büyük bir özveri ile mücadele etmiştir.

Ayrıca, 6 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’nde gerçekleştirilen menfur terör saldırısını bir kez daha şiddetle lanetliyor; saldırıda hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yaralı polislerimize ve vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz.

“SON BİR HAFTADA 44 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ”

Başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı kesintisiz bir şekilde ve başarıyla icra edilen operasyonlarla Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil son bir haftada 44 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 144’ü Irak’ın, 215’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 359’a ulaşmıştır. Gereken yer ve zamanda terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığımız; artan bir etki ve yoğun bir baskıyla sürecek, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar amasız ve amansız bir şekilde devam edecektir. Bu vesileyle Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, 3 Şubat’ta bölücü terör örgütünün taciz ateşi ile şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Uzman Çavuş Kadir Dingil’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz.

“HUDUTLARIMIZDA SON BİR HAFTADA YASA DIŞI YOLLARLA GEÇMEYE ÇALIŞAN 207 ŞAHIS YAKALANDI”

Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 207 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 1’i PKK/KCK terör örgütü mensubudur. 2 bin 495 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 893’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 21 bin 89 olmuştur.

İsrail-Filistin meselesiyle ilgili olarak krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi ve yayılmasının önlenmesi gerektiğini savunuyoruz.

Sayın Bakanımız tarafından 6 ve 7 Şubat’ta Genelkurmay Başkanımız ile birlikte Irak’a bir ziyaret gerçekleştirilerek terörle mücadele ve hudut güvenliği başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüşmelerde bulunulmuştur. Sayın Bakanımız bugün de, resmi davetlisi olarak Ankara’ya gelen Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alınacağı bir görüşme gerçekleştirmektedir. Görüşme kapsamında; iki ülke arasında ‘Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın imzalanması da planlanmaktadır.

Sayın Bakanımız, 2 Şubat’ta Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Bakan Yardımcısı ile Ankara’da düzenlenen Kara Füze Sistemleri Sözleşme İmza Töreni’ne katılmıştır. Ayrıca, Bakanlığımıza bağlı ASFAT’ın koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve Miilux OY şirketlerinin milli olarak ortaklaşa ürettiği denizaltı çelikleri Gölcük Tersanesi Komutanlığımıza teslim edilmiştir.

Personel ve askeri öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. 15 Ocak’ta başlayan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na Sözleşmeli Er Temini başvuruları 11 Şubat’a kadar devam edecektir.”

MSB KAYNAKLARI: YÜKSEK DİSİPLİN KURULU ÇALIŞMASINI YAPMIŞ VE KARARINI BAKANLIĞIMIZA GÖNDERMİŞTİR

Üst düzey bir Bakanlık yetkilisi, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturma ile ilgili son duruma ilişkin şu bilgileri verdi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri bütün faaliyetlerini anayasa, kanunlar ve hukuk çerçevesinde, şeffaf şekilde sürdürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını Bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. ve sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

“KONGRE’DEKİ SESSİZLİK SÜRECİ DEVAM ETMEKTDİR. HERHANGİ BİR OLUMSUZLUK BEKLENMEMEKTEDİR”

ABD Kongresi’ne sunulan ve Türkiye’ye F-16 satışını engellemeyi amaçlayan öneri ile ilgili Bakanlık yetkilisi, “Kongre’deki sessizlik süreci devam etmektedir. Bu süreçte herhangi bir olumsuzluk beklenmemektedir” dedi.

“BİZİM TEK DERDİMİZ ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASIDIR”

Milli Savunma Bakanı Güler’in Irak ziyaretine ilişkin yetkili şu detayları paylaştı:

“Ülkemiz tarafından bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için yoğun bir diplomatik çaba sarf edilmektedir. Bu çalışmanın bir kanadı olan Askeri Diplomasi faaliyetleri de Sn. Bakanımız ve Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Söz konusu ziyarette; son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak/menfaatleri konuları görüşülmüştür. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki, bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”

Yetkili, ASFAT ve OYAK tarafından üretilen çelik hakkında ise şu bilgileri paylaştı:

“ASFAT koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir Miilux OY şirketlerinin ortaklaşa ürettiği milli denizaltı çelikleri Gölcük Tersanesi Komutanlığına teslim edilmiştir. Böylece 2 yıl gibi bir süre içerisinde denizaltılar için önceki senelerde ithal edilen çelikler artık millileştirilmiş oldu. Dünyada bu çeliği üretebilen sayılı ülke var. Tedarik edilen Denizaltı Çeliklerinin ASFAT tarafından Türk Loyd’una sertifikalandırılarak test blokları inşasında kullanılması planlanmaktadır.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/msb-yetklisinden-tuzla-piyade-okulu-aciklamasi-yuksek-disiplin-kurulunun-karari-bakanimizin-onayina-sunulacaktir/feed/ 0
MSB: Son bir haftada 44 terörist etkisiz hale getirildi https://www.kanal7haber.com.tr/msb-son-bir-haftada-44-terorist-etkisiz-hale-getirildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/msb-son-bir-haftada-44-terorist-etkisiz-hale-getirildi/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:06:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3463 Milli Savunma Bakanlığı (MSB), icra edilen operasyonlarda Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada 44 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıktaki basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Aktürk, başta PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı icra edilen operasyonlarla Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyi dahil, son bir haftada 44 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak 2024’ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının, 144’ü Irak’ın kuzeyi, 215’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 359’a ulaştığını söyledi.

Gereken yer ve zamanda terör yuvalarını yerle bir etme irade ve kararlılığının, artan bir etki ve yoğun bir baskıyla süreceğini belirten Aktürk, “Eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar amasız ve amansız bir şekilde devam edecektir.” ifadesini kullandı.

21 bin 89 kişinin sınırdan yasa dışı geçmesi önlendi

Aktürk, sınırlardan son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan biri PKK/KCK terör örgütü mensubu 207 kişinin yakalandığını, 2 bin 495 kişinin ise hududu geçemeden engellendiğini bildirdi.

Tuğamiral Aktürk, “Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 893’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 21 bin 89 olmuştur.” dedi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, başta KKTC olmak üzere Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek, Katar, Somali ve daha birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığına dikkati çeken Aktürk, kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına desteğin sürdürüldüğünü aktardı.

Aktürk, İsrail-Filistin meselesiyle ilgili olarak krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi ve yayılmasının önlenmesi gerektiğini savunduklarını kaydetti.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ile Irak’a resmi ziyarette bulunduğunu hatırlatan Tuğamiral Aktürk, bu kapsamda terörle mücadele ve hudut güvenliği başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında görüşmeler yapıldığını söyledi.

Savunma sanayisi

Aktürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerinin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliği ve caydırıcılığının her geçen gün daha da arttığını ifade etti.

Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanlığına bağlı ASFAT’ın koordinesinde yapılan çalışmalar ile OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir ve Miilux OY şirketlerinin milli olarak ortaklaşa ürettiği denizaltı çeliklerinin Gölcük Tersanesi Komutanlığı’na teslim edildiğini aktardı.

Personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin planlandığı şekilde devam ettiğine dikkati çeken Aktürk,15 Ocak’ta başlayan Kara Kuvvetleri Komutanlığına sözleşmeli er temini başvurularının 11 Şubat’a kadar devam edeceğini bildirdi.

Sorular

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Kaynaklar, Tuzla Piyade Okulu’nda yürütülen soruşturmayla ilgili son duruma ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri bütün faaliyetlerini Anayasa, kanunlar ve hukuk çerçevesinde, şeffaf şekilde sürdürüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu çalışmasını yapmış ve kararını bakanlığımıza göndermiştir. Hukukçularımız bu kararı detaylı şekilde inceleyecek ve Sayın Bakanımızın onayına sunulacaktır. Sayın Bakanımızın onayını müteakip karar resmileşecek daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

Bakanlık kaynakları, ABD Kongresi’ne sunulan ve Türkiye’ye F-16 satışını engellemeyi amaçladığı iddia edilen öneriyle ilgili, “Kongre’deki sessizlik süreci devam etmektedir. Bu süreçte herhangi bir olumsuzluk beklenmemektedir.” dedi.

Bakan Güler’in Irak ziyareti

Bakanlık kaynakları, “Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Irak ziyaretine ilişkin detay verebilir misiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Ülkemiz tarafından bölgemizde barış ve istikrarın sağlanması için yoğun bir diplomatik çaba sarf edilmektedir. Bu çalışmanın bir kanadı olan askeri diplomasi faaliyetleri de Sayın Bakanımız ve bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Söz konusu ziyarette son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, terörle ortak mücadele, askeri işbirliği ve Iraklı Türkmenlerin bölgedeki hak ve menfaatleri konuları görüşülmüştür. Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bizim tek derdimiz ülkemizin, milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasıdır. Terörle mücadelede ortak hareket edilmesidir.”

ASFAT ve OYAK tarafından zırh çeliği üretilmesi

MSB kaynakları, ASFAT ve OYAK tarafından yerli ve milli olarak üretilen zırh çeliği hakkında, “İki yıl gibi bir süre içerisinde denizaltılar için önceki senelerde ithal edilen çelikler artık millileştirilmiş oldu. Dünyada bu çeliği üretebilen sayılı ülke var. Tedarik edilen denizaltı çeliklerinin ASFAT tarafından Türk Loydu’na sertifikalandırılarak test blokları inşasında kullanılması planlanmaktadır.” bilgisini verdi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/msb-son-bir-haftada-44-terorist-etkisiz-hale-getirildi/feed/ 0
DENİZKURDU-1/2024 Tatbikatı Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de Gerçekleştirilecek https://www.kanal7haber.com.tr/denizkurdu-1-2024-tatbikati-dogu-akdeniz-ege-ve-karadenizde-gerceklestirilecek/ https://www.kanal7haber.com.tr/denizkurdu-1-2024-tatbikati-dogu-akdeniz-ege-ve-karadenizde-gerceklestirilecek/#respond Sat, 06 Jan 2024 09:06:40 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2050

DENİZ Kuvvetleri Komutanlığı’nın planlı tatbikatlarından DENİZKURDU-1/2024 Tatbikatı, 7-16 Ocak tarihleri arasında Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de gerçekleştirilecek. Tatbikatta Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren yerli ve milli mühimmatlar ile araçlar da kullanılacak.

Kocaeli’nin Gölcük ilçesindeki, Donanma Komutanlığı Deniz Harp Merkezi Komutanlığı’nda DENİZKURDU-1/2024 Tatbikatı öncesinde brifing verildi. Brifinge, Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Nihat Baran, Donanma Komutanlığı Harekat Başkanı Tuğamiral Kenan Kaan Türkkan, Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Erdinç Altıner, Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Mehmet Savaş Eser, Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Timur Yılmaz, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Ali Tuna Baysal katıldı.

TATBİKATIN AMACI ANLATILDI

Tatbikatla ilgili bilgi veren Harekat Başkanı Tuğamiral Kenan Kaan Türkkan, “DENİZKURDU-1/2024 Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetleri tatbikatlar programına istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nca icra edilen fiili bir tatbikattır. Tatbikat kapsamında Deniz Kuvvetleri bağlısı komutanlıkların harekatı, sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılacak unsurların harekata hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıkları ve kamu kurumları ile tatbikata katılan unsurlar arasında müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi hedeflenmektedir” dedi.

Tatbikatta görev alacak gemi ve timlerle ilgili de bilgi veren Türkkan, “DENİZKURDU-1/2024 Tatbikatı’na 8 fırkateyn, 3 korvet, 16 hücumbot, 7 denizaltı, 6 mayın avlama gemisi, 47 yardımcı sınıf gemi, 13 karakol gemisi, 9 çıkarma gemisi, 10 uçak, 17 helikopter, 22 insansız hava aracı, 5 SAT görev timi, 5 SAS görev timi, amfibi deniz piyade birlikleri ve amfibi hücum timleri ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan taarruz helikopterleri, genel maksat helikopterleri, ağır yük helikopteri, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan taarruz uçakları, havadan ihbar ve kontrol uçakları, hedef çekme uçakları, Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan 2 sahil güvenlik arama-kurtarma gemisi ve 6 sahil güvenlik botu iştirak edecektir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile deniz ulaştırması için iş birliği ve rehberlik (DUİR) faaliyeti icra edilecektir” ifadelerini kullandı.

‘YAKLAŞIK 17 BİN PERSONELİN İŞTİRAK ETMESİ PLANLANDI’

“Tatbikat kapsamında toplamda 110 su üstü gemisi, 7 denizaltı, 34 uçak, 22 helikopter, 22 insansız hava aracı, 1 kamu kurumu dahil olmak üzere yaklaşık 17 bin personelin DENİZKURDU-1/2024 Tatbikatı’na iştirak etmesi planlandı” diyen Tuğamiral Türkkan, “Tatbikat süresince temel deniz hareket nevilerine yönelik harekata hazırlık eğitimleri, su üstü, hava ve kara hedeflerine fiili silah atışları, deniz ulaştırması için iş birliği ve rehberlik ile 12 Ocak tarihinde Aksaz Marmaris’e istinaden seçkin gözlemci günü icra edilecektir. 10-11 Ocak tarihlerinde Karadeniz ve Doğu Akdeniz sahillerini kapsayacak şekilde tatbikata iştirak eden 43 unsur tarafından liman ziyaretleri planladık” ifadelerini kullandı.

TATBİKATTA YAPILACAKLARI ANLATTI

Tatbikatta yapılacakları da anlatan Türkkan, “Tatbikat kapsamında radar akiseli su üstü hedefi kullanılarak su üstü atışları, manş uçağının çektiği hava hedefi kullanılarak hava savunma atışları, kara bombardımanı atışları, deniz hava unsurlarımızla güdümlü mermi atışları icra edilecektir. Gücünü ve kararlılığını büyük Türk Milleti’nden ve ay yıldızlı bayrağından alan Türk Deniz Kuvvetleri, tüm yüzer, dalar, ve uçar unsurları ile başta ‘Mavi Vatan’ımız olmak üzere memleketimizin her köşesinde, sınırların ötesinde ve dünya denizlerinde sarsılmaz bir azim, irade ve heyecanla, gerektiğinde vatan savunması için canını vermeye hazır, milletin emrinde ve görevinin başındadır” dedi.

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/denizkurdu-1-2024-tatbikati-dogu-akdeniz-ege-ve-karadenizde-gerceklestirilecek/feed/ 0 TBMM Genel Kurulunda 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin maddeleri üzerindeki görüşmeler tamamlandı https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-2022-yili-merkezi-yonetim-kesin-hesap-kanunu-teklifinin-maddeleri-uzerindeki-gorusmeler-tamamlandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-2022-yili-merkezi-yonetim-kesin-hesap-kanunu-teklifinin-maddeleri-uzerindeki-gorusmeler-tamamlandi/#respond Sun, 24 Dec 2023 21:27:10 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1346 TBMM Genel Kurulunda 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin görüşmeleri tamamlandı.

Teklifin maddeleri üzerinde söz alan Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mustafa Nedim Yamalı, devletlerin borç alabileceğini ancak Türkiye’de alınan borçların vadesi gelmiş borçların ve vadesi gelmiş faizlerin finansmanı için kullanıldığını savundu. Yamalı, “Borçlanma adeta vergi gelirlerinin yerini tutan finansal kaynak gibi düşünülmeye başlamıştır. Bu kötü bir finansal tercihtir.” dedi.

“Bu bütçe bir borç ve faiz bütçesidir.”diyen CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ise Türkiye’nin borcunun her geçen gün arttığını belirtti. Kasım 2023 itibarıyla Hazine’nin toplam borcunun 6,4 trilyon olduğunu anlatan Meriç, bireysel krediler ve kredi kartları dolayısıyla vatandaşın bankalara olan toplam borcunun da 2,6 trilyon liraya yükseldiğini kaydetti.

Vatandaşın zamanında ödeyememesi dolayısıyla icra takibi başlatılan borç tutarının 43,7 milyar liraya ulaştığını söyleyen Meriç, 1 milyon 90 bin kişiye banka borcu nedeniyle icra takibine başlandığını ileri sürdü. Meriç,”Türkiye’de 25 milyon aile var. Bu, ülkemizde her 25 aileden biri, bu yıl icralık oldu demektir.” diye konuştu.

AK Parti Bursa Milletvekili Şebnem Bursalı, terörle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayarak, “Dostlarımız müsterih olsun, düşmanlarımızın yüreği korku dolsun. Bu vesileyle terörü, teröristi, her tür terör örgütleri ile bunlara destek veren kişi ve kuruluşları lanetliyorum.” ifadelerini kullandı.

2024 yılı bütçesiyle gençlerin daha aydınlık yarınlara ulaşmasını sağlayacaklarını anlatan Bursalı, güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum hedefine daha da yaklaşacaklarını; ülkenin birliğine beraberliğine, kardeşliğine uzanan ellere cevap vermeye ve gerekirse de o elleri kırmaya devam edeceklerini söyledi.

Şebnem Bursalı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin, işi sadece hükümeti ve AK Parti’yi eleştirmek, hatta iftira atmak olan bir grubun kabusu olduğunu ve tüm yalanları belgeleriyle ortaya koyduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadınların iş gücüne katılım oranını yirmi bir yılda yüzde 27,9’dan yüzde 35,7’ye çıkaran AK Parti ama siz kadınların toplumsal hayattaki rolünün AK Parti döneminde azaldığını söylüyorsunuz; işte budur dezenformasyon. Türk Silahlı Kuvvetleri vatandaşlarımızın daha huzurlu bir ülkede yaşaması için terör örgütüne operasyon üzerine operasyon yapıyor ama siz kimyasal silah kullanıldığını iddia ediyorsunuz; Devrim arabasıyla başlayan 60 yıllık yerli ve milli otomobil hayali Togg’un üretimiyle gerçeğe dönüşüyor ama siz ‘Togg’lar İtalya’dan geliyor.’ diyorsunuz; milli muharip uçağımız KAAN’ın prototipi tamamlandı, vatandaşımızla buluştu, dosta güven, düşmana korkusu saldı ama siz ‘Yerli ve milli denilen uçağın kokpit kapağı temizlik sopasıyla destekleniyor.’ diyorsunuz; İstanbul Havalimanı açıldı, açıldığı günden beri de rekor üzerine rekor kırıyor, günlük ortalama uçuş sayısı 1500’ü geçiyor ama siz bu havalimanına ‘Milletin sırtında bir kambur, bütçede bir kara delik.’ diyorsunuz; işte budur dezenformasyon. Sözün özü, dezenformasyon kötüdür, iftira daha da kötüdür.”

“Devletin kurumları çöktü”

İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, iktidarın politikalarını eleştirerek, başta hukuk olmak üzere devletin tüm kurumlarının çöktüğünü iddia etti. Karakaş, milletin enflasyon canavarı karşısında açlık içinde kaldığını ve Türkiye’de tam bir ekonomik afetin yaşandığını ileri sürdü. Karakaş, “Devletin tüm kurumlarının çivisi çıkmış durumda.” dedi.

Özelleştirmeleri de eleştiren Karakaş, hükümetin cumhuriyetin tüm kazanımlarını satarak iktidarın keyfini sürdürdüğünü ileri sürdü.

MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Türkiye’nin daha önce bir çok badireyi atlattığını, aynı şekilde ekonomi başta olmak üzere yaşanan diğer sorunları da aşacağına inandığını kaydetti.

Ulaşım sektöründe çalışan şoförlerin sorunlarını anlatan Konal, salgın sürecinde bir çok şoförün kontak kapatmak zorunda kaldığını söyledi.

Bu dönemde şoförlerin en çok etkilenen meslek gruplarından birisi olduğunu dile getiren Konal, yapılan araştırmalara göre gelecek dönemde şoför krizinin yaşanacağını, bu nedenle etkili ve kapsamlı politikalarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değinerek, şunları kaydetti:

“Gazze’de soykırım ve katliam yapılıyor. Birileri bu katliamı yapan İsrail’i ve destekçilerini bıraktı, katliama ve soykırıma en yüksek seviyede ve her alanda karşı çıkan Sayın Erdoğan’a karşı bir kampanya başlattı. Birleşmiş Milletler kürsüsü dahil olmak üzere, her alanda Filistin davasına sahip çıkan Recep Tayyip Erdoğan, nedense birileri tarafından hedefe konuldu. Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin konusundaki yaptıklarından ve tavırlarından Gazzeliler memnun, Hamas memnun, Filistinliler memnun, dünya Müslümanları memnun, mazlumlar memnun, vicdanı olanlar memnun, Türk milleti memnun ama gel gelelim; İsrail memnun değil, destekçileri memnun değil, bu kampanyanın içinde yer alanlar memnun değil.”

Şahin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sonrası katile “katil” dediği için birilerinin oyununu bozduğunu, birilerinin sözde Filistin tavırlarını ifşa ettiğini vurguladı.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, hükümetin vatandaşların acılarını kullanarak iktidar olduğunu iddia etti.

İktidarın her türlü hukuksuzluğu yaptığını ileri süren Baş, “Halk direnmeye devam ettikçe ayaklarınız titredi, çok korktunuz ama şimdi görüyorum ki sadece yüzde 2,5 oy fazla aldınız diye Kaf dağının tepesinde sanıyorsunuz.” dedi.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin maddeleri üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birleşimi yarın saat 12.00’de toplanmak üzere kapattı.

2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin tümü üzerindeki siyasi parti grupları ve hükümet adına son konuşmalar ve oylamalar yarın yapılacak.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-2022-yili-merkezi-yonetim-kesin-hesap-kanunu-teklifinin-maddeleri-uzerindeki-gorusmeler-tamamlandi/feed/ 0