(İZMİR) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İzmir’in Karabağlar ilçesi Uzundere Mahallesi’nde yıkım kararı olmasına rağmen emniyet desteği verilmediği için yıkılamayan kaçak tarikat yurduna ilişkin konuştu. Zeybek, ” Türkiye’de kaçak yapılaşmanın da imar suçlarının da kente karşı işlenmiş imar suç hareketlerinin de kaynağı ve nedeni AKP’dir. AKP’nin doğrudan doğruya ranttan, kaçak yapılaşmadan beslenen bir siyasal hareket olduğunun en temel göstergesi de bu manzaradır” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İzmir’in Karabağlar ilçesi Uzundere Mahallesi’nde yıkım kararı olmasına rağmen emniyet desteği verilmediği için yıkılamayan İsmailağa Cemati’ne ait yurt ve Kur’an kursu binası önünde basın açıklaması yaptı.
Zeybek’e açıklamasında CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ilçe başkanlar ile il ve ilçe yöneticileri eşlik etti.
Kaçak tarikat yurdunun hala yıkılamamasının ardında siyaset olduğunu belirten Zeybek, yıkımın gerçekleşmemesinde AK Partili siyasetçileri işaret ederek, şunları söyledi:
“Pek çok yapı, hem projesine uygun yapılmak zorunda projesine uygun yapılmasını da bir denetim şirketi tarafından denetlenmesi gerekir. Bu manada görevini eksik yaptığı için de kimi zaman meydana gelen ölümlü olaylarda ilgili belediyeye de bu yapının yapımı esnasında denetim görevinin neden eksik yaptığınız biçiminde ilgililer hakkında da soruşturma açıldığını, hatta kimi zaman ölümlü yıkım olaylarından sonra belediye yetkililerinin tutuklandığını biliyoruz. Hal böyleyken Ocak 2024 yılında başlayan kaçak yapıyla ilgili belediyemize başvuru yok. Çünkü bölgenin imar planı yok. İmar plana göre bu parselin neresini imar alacak neresi donatı alanında kalacak, yol nereden geçecek bunlar belli değil. Belediyemiz hemen inşaatın başlangıcında yapı tatil tutanağı tutuyor ve inşaatı mühürlüyor. Sonrasında da ilgili kaymakamlığa yazı yazıyor. Diyor ki ‘burada bir yıkım gerçekleştireceğim. Bana kolluk gücü veriniz.’ Kaymakamlık o gün de ülkenin içinde bulunduğu şartları dikkate alarak bir türlü bu kolluk gücünü vermeye yanaşmıyor. Niye? Çünkü biliyoruz ki bu kaçak yapının arkasında AKP’nin İzmir siyasetinde söz sahibi olan etkili isimleri var. Onların talimatı üzerine bu süreç gerçekleşmiyor. Arkasından verdikleri hukuk dışı kararlarla Türkiye gündemini sarsan mahkemelere, bir yenisi daha ekleniyor. İzmir 6. İdare Mahkemesi, buradaki belediyenin yapı tatil tutanağı ve üzerine vermiş olduğu yıkım kararında ‘yürütmeyi durdurma’ kararı veriyor. Kaçak bir yapı, ruhsat yok, proje yok, onay yok, bölgenin imar planı yok. Hem yıkım kararı çıkıyor, hem buna ilişkin idari para cezası çıkıyor. Bütün bunlarla ilgili yürütmeyi durdurma kararı alıyorlar. Burada devletin hukuk eliyle, mahkemeler eliyle süreci engellemesinin temel bir örneğini görüyoruz. Arkasından kaymakamlığın yapılan kaçak yapıların yıkılması noktasında var olan yıkımın gerçekleşmesiyle ilgili kolluk kuvveti göndermeyerek de yıkımın gerçekleşmesinin engellendiğini görüyoruz.”
“Türlü türlü bahanelerle bu yıkım gerçekleşmiyor”
Kaçak yapının yıkım kararına rağmen emniyetin belediyeye kolluk kuvveti desteği vermediğini hatırlatan Zeybek, şu ifadeleri kullandı:
“Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verince de kaçak yapının ilgilileri tarafından arkalarındaki her türlü siyasi desteği de alan iktidar tarafından kollanan ve korunan kaçak yapının malikleri, burada inşaatın ikinci katına başlıyorlar. Belediye ikinci kez yıkım kararı alıyor. Yine encümenden geçiyor. Aslında Türkiye’de bir kaçak yapıyla ilgili yapı tatil tutanağı iki kez tutulduğunda bunun malikleri doğrudan doğruya ceza mahkemelerinde yargılanıyorlar. Yeni yasaya göre kaçak yapı yapmak aynı zamanda suç. Buna göz yuman belediyelerle ilgili de yetkililer hakkında da cezai dava açılacağına ilişkin bir yasa hükmü olmasına rağmen burada yine kaymakamlık devreye giriyor ve yine kolluk kuvveti göndermiyor. İdare mahkemesi yaptığı yanlışın farkına varıyor, binanın camı çerçevesi takılmış, çevre düzenlemesi belli bir düzeye gelince belediyenin itirazı sonrasında ‘yürütmeyi durdurma’ kararını kaldırıyor. Belediyemiz bir kez daha kaymakamlıktan yıkımı gerçekleştirmek için kolluk kuvveti istiyor ama ülkenin içinde bulunduğu koşullar gerekçe gösterilerek türlü türlü bahanelerle bu yıkım gerçekleşmiyor.”
“Yasalara uygun olmayan emirleri yerine getirmek zorunda değilsiniz”
Kaçak tarikat yurdunun ülkedeki 22 yıldır mevcut siyasetin ürünü olduğunun altını çizen Zeybek, kamu görevlilerine seslenerek şöyle konuştu:
“Bu yapı, doğrudan doğruya AKP’nin tek adam rejiminin devlet eliyle nasıl kaçak yapıldığının temel bir göstergesidir. Mahallenin girişinde, gözümüzün önünde bir kaçak yapılaşma AKP İzmir siyasetinin, AKP milletvekillerinin ve devletin bürokratlarının, devletin hukuk sisteminin, marifetiyle tamamlamış durumda. Nasrettin Hoca’nın dediği gibi yani iş gerçekleşmeden önce uyarı yapmak gerekir. Türkiye’de kaçak yapılaşmanın da imar suçlarının da kente karşı işlenmiş imar suç hareketlerinin de kaynağı ve nedeni AKP’dir. AKP’nin doğrudan doğruya ranttan, kaçak yapılaşmadan beslenen bir siyasal hareket olduğunun en temel göstergesi de bu manzaradır. Bir kez daha hukuka saygılı olarak bu işlemi tamamlamasıyla ilgili süreci takip edeceğiz.
Her türlü toplumsal olayda 10 dakika içinde emniyet güçlerini orada demokratik tepkisini göstermek isteyen yurttaşlarımızın karşısına diken devlet, Esenyurt’ta belediyeye girmek için nöbet tutan belediye meclis üyelerini binaya sokmamak için duvar oluşturan çevik kuvvet polisleri, nasıl oluyor da gözümüzün önünde gerçekleşmiş bir kaçak yapılanmanın bir cemaate ait olduğu herkes tarafından bilinen bir kaçak yapının yıkılmasını engellemek için de türlü oyunlara başvuruyorlar? Çağrımız açıktır. Devletin memurları, devletin görevleri, devletin kaymakamları hukuku uygulamakla, devletin kendilerine yüklediği kanuni sorumluluğu yerine getirmekle mükellef ve yükümlüdürler. Değerli kamu yöneticileri kanunsuz emir, emir olamaz. Yasalara uygun olmayan emirleri yerine getirmek zorunda değilsiniz. Kanuna aykırı verilmiş olan emirler, talimatlar ya da şifai bilgilendirmelere dayalı olarak değil, yerel yönetimler yasasının ve İçişleri Bakanlığının size yüklemiş olduğu sorumluluğun gereğini yerine getirin. Belediye başkanımızın size yazmış olduğu yazıya cevap verin. Kolluk gücü marifetiyle bu kaçak yapılaşmanın yıkılmasına yardımcı olun.
“Siyaset taraf olduğu için bu yıkım gerçekleşmiyor”
Bunun arkasında siyaset var. Siyaset taraf olduğu için bu yıkım gerçekleşmiyor. Yoksa bundan çok daha büyük binaların nasıl yıkıldığını hepimiz biliyoruz. Gördüğümüz kadarıyla burada ne proje var ne projeye uygun bir denetim var. Yapıya ilişkin en ufak bir belediyede kayıt yok. O nedenle kaçak bir yapının güvenli olup olmadığından öte bence bu yapının kaçak olmasıdır bizim üzerinde durduğumuz. O nedenle yapılan işlem tümüyle imar hukukuna aykırıdır yapılan işlem 21’inci yüzyılda Türkiye’de bu kadar deprem riskini taşıyan ve depremden dolayı on binlerce insanı kaybetmiş bir ülkede geldiğimiz nokta açısından utanç veririz.”
Kınay: “Kamusal görevimiz, engellenemez”
Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay da şunları kaydetti:
“Yasal olarak görevimizi yerine getirmek için hukuki tüm süreçleri yürüttüğümüz, yıkım işlemini gerçekleştirmek için alana geldiğimizde kim olduğu nereden geldiği belli olmayan kişiler tarafından alanın etrafının sarıldığı, iş makineleriyle yolların kapatıldığı bir sürecin içerisinde işimizi yapmamız engellenmektedir. Bununla ilgili hukuki süreçlere başvurulmuş, savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş tüm kurumlara ilgili yazışmalar yapılmış ve gereğinin yapılması istenmiştir. Biz İzmir Büyükşehir Belediyemizle beraber görevimizi yapmak için hazırız. Kaçak yapılarla ilgili her yerde olduğu gibi kendi belediyemize de mücadelemize devam ediyoruz. Bizler aynı çağrımızı tekrarlıyoruz ve görevimizi yapmak için bu işlemlerin yerine getirilmesini bekliyoruz. Kamusal görevimizin engellenemeyeceğini bir kez daha belirtiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, “Ekonominin böylesine kötü gittiği bir dönemde sarayda bir günde 33,6 milyon TL harcanıyor. Hani emeklilere bir asgari ücret tutarındaki ödemeyi çok gördüler ya sarayda bir emekli maaşını kırk saniyede harcıyorlar.” dedi.
Seçim çalışmalarını İzmir Karabağlar’da sürdüren CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, CHP Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay ile Esendere Seçim Koordinasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Nazlıaka ve Kınay, seçim ofisinde kadınlarla biraraya geldi.
Ziyarette konuşan CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Türkiye’nin değiştiğine ve değişime ayak uydurmak için eşitliği inşa etmenin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Kimsenin bizden olan olmayan diye ayrımcılığa uğramaması için kutuplaşmanın sona ermesi için, siyasetin birleştirici ve iyileştirici gücünü yeniden hissettirebilmek için bugün buradayız. Çünkü öyle bir dönemden geçiyoruz ki arkadaşlar her alandaki eşitsizlikler giderek derinleştiriliyor. Yoksulun daha yoksul, zenginin daha zengin olduğu bir düzen kuruluyor altta kalanın canı çıksın isteniyor. Çocuklarımıza bir öğüncük bile ücretsiz olarak verilmesi istenildiğinde çok görülüyor. Kadınlar sokak ortasında ya da kendilerini en güvenli hissetmeleri gereken yerde yani evlerinde şiddete maruz kalıyor. İşçimiz, emekçimiz, emeklimiz, açlık sınırının altında bir hayata mahkum ediliyor.
“SARAYDA BİR EMEKLİ MAAŞINI KIRK SANİYEDE HARCIYORLAR”
İşsizlik ise neredeyse olağan kabul edilir hale geldi. ve üstelik bugün iş sahibi olanlar da acaba yarın işini kaybeder miyiz korkusu yaşıyor. Kaldı ki bugün Türkiye’de kayıt dışı çalışma halen çok yaygın. O yüzden çalışanlarımızın bir sosyal güvencesi de yok. Asgari ücret ortalama ücret haline gelmiş durumda. ve böylesine ekonominin kötü gittiği bir dönemde sarayda bir günde 33,6 milyon TL harcanıyor. Hani emeklilere bir asgari ücret tutarındaki ödemeyi çok gördüler ya sarayda bir emekli maaşını kırk saniyede harcıyorlar.
“SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINA DAHA FAZLA İHTİYAÇ VAR”
Zorlu bir dönemden geçtiğimizi tespit edelim. İşte böyle bir aşamada Cumhuriyet Halk Partisi’ne her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç var Cumhuriyet Halk Partisi’nin eşitlikçi politikalarına, sağ elin verdiğini sol el görmeyecek mantığıyla yoksul, ezilenlerin yanında olan, sosyal demokrat belediyecilik anlayışına daha fazla ihtiyaç var. Çocukların, kadınların, engellilerin toplumun tüm dezavantajlı kesimlerinin, romanlarının her kesiminin yanında olan bir Cumhuriyet Halk Partisi’yle yerelden başlayan dönüşümün genelde de devam edeceğine dair hepimizin yüreğinde çok güçlü bir inanç var”
“TARİHİN EN CİNSİYETÇİ MECLİSİNİ OLUŞTURDULAR”
Konuşmasında AKP hükümetini hedef alan Nazlıaka, “Öylesine bir meclis oluşturdular ki tarihin en cinsiyetçi meclisi. Kadınların sahiplenilmesini iddia edenlerden tutun, domuz bağcılara, insanları diri diri evinin altına gömenlenlere, Gaffar Okan’ın katilleri olan Hizbullah örgütünün Siyasi uzantısı olan Hüdapar’ı meclise soktular. Öylesine bir meclis oluşturdular ki çok eşliliği savunan milletvekilleri var. Kadınların görüntüsüne dahi tahammül edemeyip silüet olarak görselinin yayınlanmasını isteyen milletvekilleri milletvekili adayları var. Işte bizler bu anlayışı hep birlikte reddediyoruz değerli arkadaşlar. Devletimiz giderek bu gerici zihniyetin karanlığında boğulmak isteniyor. İstanbul’un göbeğinde hilafet çağrıları yapılıyor. Adalet sarayı ortasında şeriat sloganları atılıyor. ve yetmiyor Konya’da yaşasın şeriat pankartları asılıyor. Yetmiyor Hizbullahın Milli Eğitim Bakanlığı içerisindeki uzantısı olan bir yapılanma adına, ‘peygamber sevdalıları platformu’ diyerek daha da istismar etmeye kalkmışlar dinimizi. Bu yapı Diyarbakır’da surlara şeriat istiyoruz. Şeriat adalettir. Şeriat hürriyettir gibi gerçek dışı pankartlar asıyor. İşte bunların bu cesareti nereden aldıklarını çok iyi biliyoruz. ve bunların bu laiklik düşmanlarının hedefinde öncelikle kadınlar olduğunu da hepimiz gayet iyi biliyor, onları çok iyi tanıyoruz.
“KADIN ADAYLARIMIZLA GURUR DUYUYORUZ”
Neden laiklik düşmanlarının hedefinde kadınlar vardır. Çünkü kadın dönüştürücü güce sahiptir. Çünkü kadın üretkendir. Çünkü kadın cesurdur. O yüzden hedeflerinde kadınlar var. O yüzden hedeflerinde laiklik var. Işte biz böyle bir dönemden geçerken Türkiye’nin birçok büyük şehrinde, ilinde, ilçesinde, beldesinde Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kadın adaylarımızla gurur duyuyoruz. ve bugün tüm kadın adaylarımızın kazandığı koşulda her dört buçuk kişiden birisini kadınlar yönetecek arkadaşlar. On dokuz milyon nüfuslu bir seçmen bölgesini yönetecek kadın adayımız var. İstanbul’da Bakırköy, Maltepe gibi Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin olduğu yerlerde. İzmir’de Karabağlar gibi, Konak gibi, Çeşme gibi birçok Cumhuriyet Halk Partili belediye olduğu yerde kadın adaylarımız var. ve bizler biliyoruz ki bu kadın adaylarımızla bir kez daha bu ilçelerimize, bu illerimize beş büyük şehrimize Cumhuriyet Halk Partisi bayrağını dikeceğiz Özellikle buralarda sandıkları patlatacak arkadaşlar. Karabağlar’da da İzmir’de de tüm Türkiye’de de büyük bir iddiayla geliyoruz işimiz, gücümüz Türkiye, işimiz gücümüz Karabağlar diyoruz” diye konuştu.
“KADINLAR EŞİTLİĞİN HAYATLARINA NASIL YANSIDIĞINI GÖRÜYORLAR”
Nazlıaka konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Neden bu dönemde daha fazla kadın belediye başkanına ihtiyaç var? Birkaç cümleyle bunu da özetlemek isterim. Çünkü Cumhuriyet Halk Partili belediyeler tarafından yönetilen yerlerde ayrımcılık yok. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler tarafından yönetilen yerlerde kadınlar eşitliğin, özgürlüğün, adaletin hayatlarına nasıl yansıdığını görüyorlar. Örneğin açılan kreşlerle, açılan otizm merkezleri, alzaymır merkezleri, gündüz bakım evleri, yaşlı evleri, engelli evleri, mola merkezleri ve daha adını sayamayacağım birçok hizmetle kadınlar özgürleştiriliyor. Aynı zamanda kadınlara meslek edinme kursları veriliyor. Kadınların istihdama katılımı için eğitimler veriliyor. Kadın kooperatifleri kuruluyor ve kadınların hayatın her alanında eşit olabilmesi için politikalar üretiliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir bütçe ayrılıyor. ve aynı zamanda cinsiyet kodlarından ayrıştırılmış istihdam politikalarıyla kadın zabıtalar, kadın itfaiyeciler, kadın otobüs şoförleri, kadın gemiciler Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde istihdam edilerek kadının her alanda çalışabileceği, erkek işi, kadın işi diye bir ayrımın olmadığı da çok net bir şey gösterilmiş oluyor”
“KADINI YOK SAYANLARA, KARABAĞLAR’DAN KADININ GÜCÜNÜ GÖSTERECEĞİZ”
Seçim çalışmalarına hız kesmeden devam eden CHP Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil İnay Kınay ise “”Bizler Karabağlar’da bir arada başladığımız yolculuğumuzda burada gördüğümüz göremediğimiz tüm kadın arkadaşlarımız, örgüt emekçilerimizle birlikte sahada gece gündüz demeden 1 Nisanın hazırlığını yapıyoruz. Karabağların her yerinde kadın eli değdiğini, kadınların emeği olduğunu, her yerinde emeğin, hakkın, çağdaş ve aydınlık Türkiye’nin geleceği olduğunu biliyoruz. Bizler biliyoruz ki Karabağ’ın her yerinde eli olan, emeği olan dünyanın yarısı olan, göğün yarısı olan kadınlar Karabağlar’da da seçim zaferinin yarısından fazlası olacaklar. En büyük emekçisi olacaklar. ve biz kadını görmek istemeyenlere, kadını yok sayanlara, kadının varlığını görmeyenlere, Karabağlar’dan kadının gücünü de, sesinide, İzmir ve Türkiye’nin her yerinde değişimde kadının elinin değdiğini birlikte göstereceğiz” diye konuştu.
Esentepe Seçim Kordinasyon Merkezi ziyaretinin ardından Kınay ve Nazlıaka Karabağlarda esnaf ziyareti gerçekleştirdi.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Dikili, Bergama ve Kınık ilçe örgütleri, belediye başkan adayları ve yurttaşlarla bir araya geldi. Esnafı ziyaret eden Tugay, arıtma problemi, içme suyu hattının yenilenmesi, yol ihtiyaçlarını bildiğini belirterek, “Dikili’nin turizm konusunda cazibesini artıracak bir şeyler yapmalıyız. Dikili’nin festivallerinin daha gelişmiş şekilde yapılması için elimizden geleni yapacağız. Kırsal bölgeyi planlayacağız” dedi. Dikili Avcılar ve Atıcılar Derneği’ni ziyaret eden Tugay, “Ben İzmir’e aşığım, öyle bir çalışma ortaya koyayım ki insanlar 50 yıl konuşsun istiyorum. Burada otopark sorunu olduğunu biliyoruz. Sizi mağdur etmen bu hizmeti de buraya getireceğiz” ifadelerini kullandı.
‘PLANLARIMIN HAZIR OLDUĞUNU BİLİN İSTERİM’
Dikili’de seçim çalışması yapan Tugay, ilçeye 25 yıl önce gelen 70 yıldır berberlik yapan İsmet Şengül Sarıkamış (82) ile sohbet etti. Dikili’ye bir yüksekokul açılmasını isteyen Sarıkamış, “Dikilimiz 12 ay hareketli bir yer olsun” dedi. Bergama’nın sağlık tanrısı Asklepios’un asasında olan yılan sembolünün ilk ortaya çıktığı yer olduğunu hatırlatan Tugay, “Bergama, dünyada tıbbın ilk ortaya çıktığı yer olarak bilinir. Bir doktorun belediye başkan aday olması güzel bir tesadüf. Bu göreve hazırlanarak aday olduğumu, planlarımın hazır olduğunu bilin isterim. İzmir’in çocuğu olarak, şehre inanarak, çok severek, her bir köşesine sahip çıkarak hizmet edeceğim” dedi.
‘BİZİ ANLATMADIĞINIZ KİMSE KALMASIN’
Kınık’ta karşılanan Tugay, “Alsancak, Konak, neyse benim için Kınık da odur. Bütün umutsuzluk ve endişelerinizi bir kenara bırakıp kenetlenin. Hep beraber 31 Mart seçimleri için çalışalım, konuşmadığınız, bizi anlatmadığınız kimse kalmasın. Verdiğimiz her sözü nasıl yerine getirdiğimizi göreceksiniz. Bunu inançla, Kınık’a duyduğumuz sevgi ile halkımıza duyduğumuz saygı ile yapacağız. En ufak yanlış duymayacaksınız. Kimse bize yanlışı konduramayacak” ifadelerini kullandı.
‘DÜNYAYA GELDİĞİMDE İLK VAN HAVASINI SOLUDUM’
Tugay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay İnay ve CHP Karabağlar İlçe Başkanı Bülent Sözüpek ile birlikte İzmir’de faaliyet gösteren Vanlı hemşehri derneklerinin Karabağlar’da düzenlediği toplantıya katıldı. Van’ın geleneksel ‘ayran aşı’ ikram edilen Tugay, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Karabağlar’da düzenlenen kadın ve genç buluşmasına katılan Tugay’a İzmirspor atkısı hediye edildi. Öğretmen babasının görevi nedeniyle Van’da doğduğunu ifade eden Tugay, anne ve babasının uzun yıllar çocuğu olmadığını, bunun için adaklar adadıklarını belirterek, 1967 yılının haziran ayında annesinin kendisini kucağına almasıyla ailede büyük bir mutluluk yaşandığını ifade etti.
‘HİÇ KİMSE İZMİR’İ KARANLIKLARA BOĞAMAYACAK’
Karabağlar Kadın ve Genç Buluşması’na da katılan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İzmir’in her tarafındayız. Bir sürü şeyle mücadele ediyoruz. Bir taraftan yalan dolanla mücadelede ediyoruz. Karşımızdaki rakipler hadlerini aşarak İzmir’i almayı hayal ediyorlar. İzmir, sadece İzmir halkınındır. İzmir halkının olarak kalacaktır. İzmir halkı kimdir, nedir bu insanlara yıllardır gösteriyor ve bu seçimde de gösterecek. Hiç kimse İzmir’i karanlıklara boğamayacak. Başka yerlerde insanlar üstünde baskı kurabilir, rüşvet teklif eder gibi vaadlerde bulanabilirler ama İzmirliler buna kanmaz. Birileri hayal kurduğuyla kalır, 31 Mart gecesi de alması gereken cevabı alır.”
]]>