AA, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde, sonuçları hızlı ve güvenilir şekilde müşterilerine ve kamuoyuna ulaştırmak için hazırlıklarını sürdürüyor.
Genel Müdür Karagöz, AAtölye’de düzenlenen Seçim 2024 programında, AA’nın seçim çalışmalarına ilişkin, AA personeline bilgi verdi.
Seçim günü, sandık sonuç tutanaklarının görsellerini almak, o tutanakları merkeze iletmek, sonuçları grafiklere dönüştürmek ve müşterilere sandık sonuç tutanaklarını en hızlı bir şekilde servis etmek için çalıştıklarını belirten Serdar Karagöz, bu çalışmada, AA’nın kadrolu ve serbest habercilerinin yanı sıra bu süreçte iş birliği yapılan araştırma şirketi personelinin görev yaptığını bildirdi.
AA’nın, geçen yıl mayıs ayındaki seçimlerde gösterdiği performansın herkes tarafından takdir edildiğini söyleyen Karagöz, seçim sonuçlarının toplanmasında, genel müdürden şoförüne, editörlerden grafikerlere kadar bütün departmanlarda görev alan AA personeline teşekkür etti.
Serdar Karagöz, “Ajansımızın itibarını, kurumumuzun saygınlığını önümüzdeki seçimlerde de aynı şekilde koruyacağız.” diye konuştu.
Seçimlerde, personelin büyük bölümünün, sandık sonuç tutanaklarını almak için okullara gittiğini, bir kısım personelin de teknik hizmetleri sağlamak ve OCR (Optik Karakter Tanıma) sistemine gelen sonuç tutanaklarının doğruluğunu test etmek üzere kontrol görevlisi olarak merkezde görev yaptığını aktaran Karagöz, “Bölgelerimizdeki serbest habercilerimize kadar herkes bu süreçte görev alıyor.” dedi.
Seçim sürecinin planlanmasına ilişkin videoyu da izleten Karagöz, sandık sonuç tutanağının buradaki en önemli unsur olduğunun altını çizdi. Okullardan elde edilen sandık sonuç tutanaklarının müşteriye ulaştırılması sürecini anlatan Karagöz, “Bir kez daha, bir kez daha anlatacağız, bütün dünya ‘Anadolu Ajansı bu işi nasıl yapıyor’u öğrenecek.” ifadelerini kullandı.
“Bugün arşivimizde 14-28 Mayıs ıslak imzalı tutanaklarının tamamı var”
Karagöz, seçim günü sandıkların sayımının tamamlanması ve sandık sonuç tutanağının imza altına alınmasının ardından AA’nın görevinin başladığını ifade ederek, “AA çalışanları olarak, ıslak imzalı tutanakları fotoğraflıyoruz. Bugün arşivimizde 14-28 Mayıs seçimlerine ait ıslak imzalı tutanakların tamamı var. Yine bu seçimde de aynı şekilde Türkiye’deki bütün sandık sonuç tutanaklarının görselleri arşivlerimizde olacak.” bilgisini verdi.
Genel Müdür Karagöz, sandık sonuç tutanaklarının cep telefonları ile fotoğraflanacağını ve özel mobil uygulama üzerinden sisteme yükleneceğini dile getirerek, “Bu, dünyada eşi benzeri olmayan bir veri toplama yazılımı. Kusursuz, hatasız çalışıyor, zerre kadar mahcup etmedi bizi inşallah bu seçimde de etmeyecek.” değerlendirmesini yaptı.
Sandık verisi fotoğraflarının, OCR teknolojisiyle dijitalleştirildiğini belirten Karagöz, OCR sisteminin 14 Mayıs seçimlerinden bu yana daha da kusursuz hale getirildiğini vurguladı. Serdar Karagöz, şöyle devam etti:
“OCR sistemi, büyük oranda veriyi doğru şekilde sisteme kaydedecek ama o esnada biz bir kontrol noktası, bir insan gözü daha olsun, her şey doğru mu, yolunda mı baksın istiyoruz. O akışı, o süreci insan eliyle de burada kontrol edeceğiz. Daha fazla teknoloji, daha fazla yazılım, daha güçlü yazılım, daha güçlü yapay zeka, bütün bunları sistemimizde kullanıyoruz ama insan faktörünü de kontrol mekanizmasının merkezinde tutacağız. O akşam 200 arkadaşımız bütün bu verileri kontrol etmek üzere görev alacaklar. Sonuçlar teyit edildikten ve yayın yasakları kalktıktan sonra doğru ve güvenilir bir şekilde biz bunu müşterilerimize yani abonelerimize servis edeceğiz.”
Karagöz, müşterilerin seçim verilerini hızlı şekilde talep ettiğine dikkati çekerek, “Yaptığımız iş çok teknik bir iş, daha önce yaptık, çok iyi bir şekilde, kusursuz bir şekilde yaptık, mahcup olmadık, mahcup ettik. AA ile alakalı toplumda oluşturulmak istenen o manipülatif yaklaşımları yerle bir ettik, yıktık ve şu an yerel seçimlere çok büyük bir özgüvenle ama yine stratejik çalışmayla, protokollerimizi çok büyük bir disiplinle takip ederek giriyoruz.” dedi.
“Açıkladığımız sonuçlar resmi sonuçlar değildir”
AA’nın, seçim sonuçlarını Türkiye’ye duyuran bir kurum değil, sahadan elde ettiği verileri müşterilerine ulaştıran bir medya şirketi olduğunu vurgulayan Karagöz, “Açıkladığımız sonuçlar resmi sonuçlar değildir. Açıkladığımız sonuçlar, sahadan elde ettiğimiz verilere dayanır ve sahadan elde ettiğimiz verileri veri geliş sırasına göre müşterilerimize şeffaf bir şekilde servis ederiz.” ifadelerini kullandı.
Müşterilerin de AA’nın seçim konusundaki ciddiyeti ve çalışma prensiplerine saygı duyduklarını ve takdirle karşıladıklarını aktaran Karagöz, “14 Mayıs’ta bizi karalamak isteyenler, ‘Anadolu Ajansı manipülasyon yapıyor’ diyenler birkaç saat sonra verilerimizin ne kadar doğru olduğunu tüm Türkiye ile birlikte gördüler.” şeklinde konuştu.
Yerel seçimde, büyükşehir, il, ilçe belediye başkanlıkları, meclis üyelikleri için pusulaların kullanacağını hatırlatan Karagöz, “Bu nedenle sonuçlar biraz daha geç gelebilir. Hiç önemli değil. Yaptığımız işi protokollere, çalışma disiplinine bağlı kalarak dört dörtlük aynı şekilde yapacağımıza inanıyorum. Bu kurumun saygınlığını ve itibarını 14 ve 28 Mayıs’ta daha yukarılara çıkarttık. Bu seçimde de aynı şekilde Türkiye’nin en güvenilir, en itibar edilir en saygı duyulan şirketlerinden biri olma noktasına getirmemiz lazım. Başarı bir kez olursa tesadüftür, tekrarlanırsa tesadüf değildir. Şimdi sizlerden mayıs ayında gösterdiğiniz başarıyı aynen tekrarlamanızı istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>AA tarafından AAtölye’de, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile çok sayıda davetlinin katılımıyla “Gazze’de Soykırım: Yeni Kanıtlar” paneli düzenlendi.
AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, panelin açılışında yaptığı konuşmada, İsrail yönetiminin, Gazze’de yaşayan Filistinlilere yönelik yoğun saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi.
Gazze’de 7 Ekim 2023 yılından bu yana görülen tablonun, vicdan, izan ve akıl sahibi herkesin yüreğini sızlattığını kaydeden Karagöz, akla hayale gelmeyecek, ancak film senaryolarında olabilecek ve gözle inanılamayacak boyutta bir vahşet yaşandığını ifade etti.
Karagöz, AA olarak bu vahşeti dünyaya servis ettiklerini belirterek, her saniye Gazze’de yeni bir insanlık suçuna şahit olduklarını söyledi.
Bu durumu tüm gerçekliğiyle dünyaya aktarmanın gazeteciler olarak görev ve sorumlulukları olduğunu vurgulayan Karagöz, “Anadolu Ajansı olarak, ekim ayından bu yana İsrail’in, İsrail yönetiminin Gazze’ye saldırılarını anbean hem ülkemize hem de dünyaya geçtik. 26 arkadaşımız, Gazze’nin bizzat içinde görev yapıyor. Maalesef arkadaşlarımızdan biri, İsrail’in kasıtlı saldırıları sonucu şehit oldu, hayata veda etti. Muntasır es-Savvaf ismini, Anadolu Ajansı ailesi olarak sonuna kadar yaşatacağız. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Karagöz, pek çok gazetecinin bu saldırıların muhatabı olduğunu vurgulayarak, şu ana kadar 130’a yakın gazetecinin şehit olduğunu söyledi.
Gazze’de yaralanan, ailelerini kaybeden pek çok gazeteci bulunduğunu anımsatan Karagöz, “26 arkadaşımızın hemen hemen hepsinin evinde bir cenaze var, bir şehit var. Oradaki arkadaşlarımız hem hayatta kalmaya çalışıyorlar hem de bu durumu dünyaya duyurmaya çalışıyorlar. İkisini de ellerinden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışıyorlar. Bugün uluslararası medyada gördüğümüz pek çok fotoğraf, Gazze içinden Anadolu Ajansının bu kahraman gazetecileri, foto muhabirleri tarafından kayda alınmış görsellerdir.” diye konuştu.
“Bir triloji tasarladık. Kanıt, Tanık ve Sanık”
Karagöz, AA olarak geçen yılın ekim ayından itibaren şahit oldukları savaş suçlarını dünya kamuoyuna göstermeye gayret ettiklerini, bu çerçevede bugün Lahey’de görüşülmekte olan soykırım davasında delil olarak teşkil edilen Kanıt kitabını yayına hazırladıklarını anımsattı.
Kitapta Roma Sözleşmesi’ne göre, uluslararası hukuk çerçevesinde savaş suçu kabul edilen delillerin görsellerinin yer aldığına dikkati çeken Karagöz, şöyle devam etti:
“Biz bir triloji tasarladık. Önce Kanıt. Kanıt’ı Gazze’de görev yapan arkadaşlarımız Roma Statüsü çerçevesinde ele aldılar. Bugün Lahey’de görülen davada Kanıt kitabından pek çok delil davaya müdahil olmuş durumda. Daha sonra Tanık kitabını hazırladık. Tanık kitabı, şu an taslak halinde, henüz basılmadı. Tanık kitabında da biz aynı şekilde Gazze’de görev yapan ve bu soykırıma, bu vahşete tanık olmuş, aramızda tanıklar da var. Görüyorum Akif Bey var, Serkan Bey yine bölgedeydi, tanıkları dinledik, tanıkların tecrübelerini kitaplaştırdık. Trilojimizin üçüncü kitabı ise Sanık, yani suçlular. İsrail’de bu vahşete, bu soykırıma sebep olan failler.
Üçüncü kitabımız Sanık da yine çok yakında basılacak, yayına hazırlanıyor. Dolayısıyla biz Kanıt, Tanık ve Sanık kitaplarıyla tarihe bir not düşmek istedik. Bu bizim en büyük sorumluluğumuz. Belki de bu hayata katacağımız en ciddi katkı olacak. Çünkü 7 Ekim’den bu yana yaşadıklarımız, dünyanın son anına kadar, kıyamete kadar unutulmayacak bir vahşeti gösteriyor. Bunu en uygun, en stratejik, en kalıcı şekilde kaydetmek Anadolu Ajansı olarak bizlerin sorumluluğu.”
Genel Müdür Karagöz, bu üç kitabın üç ayrı belgeselinin de yapılacağını ifade ederek, program öncesinde Kanıt kitabının belgeselinin fragmanının gösterildiğini dile getirdi.
Bu belgeselin yakında galasını yapacaklarını anlatan Karagöz, lansmanın ise İstanbul ve Londra’da gerçekleştirileceğini söyledi.
Daha sonra Tanık belgeselinin hem Türkiye’de hem yurt dışında lansmanının yapılacağı bilgisini veren Karagöz, “Sanık belgeseli için biraz bekleyeceğiz. Çünkü Sanık belgeseline konu olacak kişilerin listesi her geçen gün kabarıyor. Sadece bizzat emri verenler değil onu destekleyenler, göz yumanlar, alkış tutanlar da yine Sanık belgeselinin ve Sanık kitabımızın konusu olacaklar.” dedi.
Gazze’deki savaş suçlarını gösteren yeni fotoğraflar Kanıt kitabında
Anadolu Ajansı olarak, bugün kamuoyuyla Gazze’deki soykırıma ilişkin bazı yeni kanıtları paylaşmak istediklerini dile getiren Serdar Karagöz, AA muhabiri ve foto muhabirlerinin Gazze’de çektiği fotoğrafları ekrana yansıttı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nde, “soykırım”, “insanlığa karşı suçlar” ve “savaş suçları”nın kapsamının belirlendiğini hatırlatan Karagöz, fotoğraflarla kayıt altına alınan suçların, Roma Statüsü’nün hangi maddelerini içerdiğini söyledi.
Karagöz, pek çok kanıt fotoğrafında imzası olan Ali Jadallah ile ilgili, “Hemen hemen ailesinin tamamını kaybetti. Hatta bizim Yılın Kareleri fotoğraf yarışmamızda kendisinin bir fotoğrafı var. Fakat fotoğrafı çeken olarak değil fotoğrafın öznesi olarak Ali Jadallah orada gözüküyor. Enkaz altında kalmış kardeşinin elini öpüyor. Yine o fotoğrafı da dünya kamuoyu yakından biliyor.” ifadelerini kullandı.
Roma Statüsü’ne göre, ambulansa saldırının da savaş suçu sayıldığını belirten Serdar Karagöz, şöyle devam etti:
“Dünya kamuoyunda çok büyük ilgi uyandıran Hind Receb isimli küçük bir çocuk biliyorsunuz. Amerikalı medya kurum ve kuruluşlarının yakın takip ettiği, aynı şekilde sürekli basın toplantılarında akıbeti sorulan bir çocuk. Küçük Hind Receb’in cansız bedenine 12 gün sonra ulaşılıyor. Fakat orada bir hikaye var. Hind Receb, ilk saldırıda canlı, yardım istiyor Filistin Kızılay’ından. Filistin Kızılay’ı ambulans gönderiyor ve o ambulans vuruluyor. Bu fotoğrafın da yine Lahey’de en büyük delillerden biri olacağına inanıyoruz.”
“Savaş suçu ve Gazze’nin geçmişini hatırlatan her şeyden arındırma stratejisi”
Ali Jadallah’ın 4 Şubat’ta çektiği ve İsrail saldırıları nedeniyle büyük hasar alan Eş-Şuheda Camisi’ni gösteren fotoğrafına ilişkin Karagöz, “İsrail yönetimi din, eğitim, sanat, bilim veya yardım amaçlarıyla kullanılan binalara, tarihi eserlere, hastanelere, hasta ve yaralıların toplandığı yerlere kasten saldırı düzenliyor. Bu bir yönüyle savaş suçu bir yönüyle de tamamen Gazze’deki tarihi yapıları yok ederek, Gazze’yi sadece insandan arındırmak değil, tarihinden, kültüründen ve Gazze’nin geçmişini hatırlatan her şeyden arındırma stratejisi görüyor. Bu da yine büyük bir savaş suçu.” şeklinde konuştu.
Karagöz, bu fotoğrafların, Kanıt kitabını bastıktan sonra ortaya çıkan yeni deliller olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Mahkeme devam ediyor. Her gün Anadolu Ajansı, mahkeme süreçlerini simültane çeviriyle veriyor. Yeni delilleri de mahkemeye sunmaya devam edeceğiz. Bugün burada Kanıt kitabımıza yeni fotoğrafları dahil ederken tarihe düştüğümüz bu notun, daha stratejik, daha kalıcı olması için hep beraber büyük bir sorumluluk içerisinde çalışmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum. Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Umarım en kısa sürede Sanık kitabının sonuçlarını ele alan bir panelle, bir toplantıyla bir araya geliriz ve faillerin cezalandığını, ceza aldığını bizler bu dünyadan göçmeden önce dünya gözüyle görmüş oluruz.”
]]>