Kardeş – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Fri, 14 Jun 2024 21:15:25 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Gaziantep’te Kuyumcu Kardeşler 150 Milyon TL Dolandırıcılıkla Yakalandı https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:15:25 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=8139 Gaziantep’te kuyumculuk yapan iki kardeş, 30’dan fazla vatandaşı ve yakın arkadaşlarını yaklaşık 150 milyon TL dolandırarak kaçmak isterken yakalandı. Kardeşler tutuklanırken iş yeri önünde toplanan mağdurlar ise kayıp paralarının bulunmasını istedi.

Olay, geçtiğimiz ay Şehitkamil ilçesi Karşıyaka Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, mahallede 19 yıldır kuyumculuk yapan Mustafa Taner Ş. ve Halil İbrahim Ş. isimli iki kardeş, 2024 Ocak ayının başında iş yaptıkları 30 kişiyi arayarak ellerindeki altınları yatırım için getirmelerini ve bunun karşılığında da kısa sürede karla fazla altın vereceklerini söyledi. Vatandaşların altınları getirmesinin ardından kuyumcu kardeşler ortadan kayboldu.

Kaçmak üzereyken yakalandılar

Kardeşlere uzun süre ulaşamayan vatandaşlar dolandırıldıklarını fark ederek şikayetçi oldu. Olayla ilgili çalışma yapan polis ekipleri, dolandırıcılık olayıyla ilgili 2 kardeşi yurt dışına kaçmak üzereyken yakalayarak gözaltına aldı. Tamamlanan yasal işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen 2 kardeş tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Mağdurlar kayıp para ve altınlarının bulunmasını istiyor

Kuyumculuk yapan iki kardeşe kendilerinden çok güvendiklerini söyleyen mağdur vatandaşlar ise dolandırıldıkları için üzgün ve şokta olduklarını ifade ederek paralarının geri almak için yardım istedi. Kuyumcu kardeşlerin iş yeri önünde toplanan mağdurlar, kayıp para ve altınlarının bulunmasını istiyor.

“Bu kuyumcular benim 15 yıldır arkadaşım”

30’dan fazla mağdurdan biri olduğunu söyleyen Mehmet Alkan, “Bu kuyumcular benim 15 yıldır arkadaşım. Devamlı alışveriş yaptığımız bir yer. Güvendiğimiz bir insandı. 1 yıldır onunla iş yapıyorum. Son olarak Ocak 2024’te benden para istedi. ‘Nakit paranı getir bende sana daha fazla para kazandırayım’ dedi. Ben de getirip 50 tam altın parası verdim. 16 Ocak’ta benim paramı tekrar yatırdı. 2 gün sonra tekrar aradı ve dedi ki, ‘para hala duruyorsa getir sana 26 Ocak’ta 3 tane fazla altın vereyim’. Ben de tekrar verdim. Yaklaşık 3 haftadır iş yeri kapalı. Aradığımızda bize babasının rahatsız olduğunu ve İstanbul’da olduğunu söyledi. Fakat öyle bir şey yokmuş bizi dolandırıp kaçmış. 30 kişiden fazla vatandaş toplam 150 milyon TL dolandırıldı. Benim kaybım 750 bin TL. Ben polise şikayette bulundum” dedi.

“Bana baba derlerdi, 2 kilograma yakın altınımı dolandırdılar”

20 yıldan fazladır tanıdığı kuyumcuları oğlu gibi sevdiğini belirten bir diğer mağdur Mehmet Kaplan ise “Ben 20 yıldır bu insanlarla tanışıyorum. 4 yıldır beraber iş yapıyoruz. Evladım gibilerdi. Her zaman verdikleri sözde dururlardı. Bana kredi çek dediler. Bende kredi kartlarımı verdim onları kullandılar. En son bir şeylerin ters gittiğini anladığımda onlara benim kredi borçlarımı ödeyin ben hükümetle uğraştırmayın dedim. Ama hiçbir şeyi ödemeden kaçıp gittiler. Benim 2 kilograma yakın altınımı dolandırdılar. Yetkililerden hakkımızın onlardan alınıp bize tekrar verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu para onun için harçlık olabilir ama fakirin serveti”

Dolandırıcı kuyumcunun ailesine seslenen mağdur Gülseren Kaplıca, “Oğlumun sadece 35 tane altını vardı. Kardeşimin de 14 altını vardı. Bu kuyumcu dedi ki, ‘o altınları bana verin, biz size daha fazla para kazandıralım, 1 ay içerisinde size tüm paranızı veririm’ diye söyledi. Ama paralarımızı aldı ve kayıplara karıştı. Çevreden duyduğumuza göre bu sadece bizi değil 30’dan fazla kişiyi dolandırmış. Bu para onun için harçlık olabilir ama fakirin serveti. Bunu ailesi duysun ve vicdanlarının sesini dinleyip parayı geri getirsin” şeklinde konuştu.

“Kendimden şüphe ederdim o insandan şüphe etmezdim”

Kendinden şüphe edeceğini fakat dolandırıcı kuyumculardan şüphe etmeyeceğini söyleyen mağdur Vakkas Aksoy, “Bu kuyumcu kardeşimizi ben 15 yıldır tanıyorum. Uzun zamandır alışveriş yaptığım bir yer. Neden buraya getirip mallarımızı verdik. Piyasadan daha uygun sayıyordu. Buranın en az 19 yıllık esnafı. Kardeşiyle beraber yapıyorlar bu işi. Biz de inandık güvendik. Çok efendi, çok dürüst bir tavırları vardı. Kendimden şüphe ederdim o insandan şüphe etmezdim. Çıksın ve bizim mağduriyetimizi karşılasın. Onun içeride tutuklu kalması bizim hiçbir işimize yaramaz. Biz sadece kayıplarımızı geri istiyoruz. Benim mağduriyetim toplam 670 gram altın” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/gaziantepte-kuyumcu-kardesler-150-milyon-tl-dolandiricilikla-yakalandi/feed/ 0
Murat Kurum, Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluş Programına Katıldı https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-trabzonun-dusman-isgalinden-kurtulus-programina-katildi/ https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-trabzonun-dusman-isgalinden-kurtulus-programina-katildi/#respond Sun, 12 May 2024 09:03:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7122 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Bakırköy’de düzenlen ‘Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 106. Yıl Dönümü’ programına katıldı. Programda konuşan Kurum, “Trabzon’umuz, sahip olduğu 4 bin yıllık kadim tarihiyle bu toprakların her zaman kilit taşı olmuştur. Trabzon bu coğrafyanın anahtarıdır. Trabzon’umuz şehzadeler şehridir” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Trabzon Dernekleri Federasyonu (TDF) tarafından Bakırköy Atatürk Havalimanı etkinlik alanında düzenlenen ‘Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 106. Yıl Dönümü’ programına katıldı. Kurum’a ziyareti sırasında Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve AK Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı Ali Talip Özdemir eşlik etti. Tranzonlu gençler Kurum’u “En büyük başkan bizim başkan” şeklinde karşıladı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Programda horon ekibi horon oynadı. Protokol konuşmalarının ardından program nedeniyle düzenlenen etkinliklerin açılışı kurdele kesimi ile yapıldı.

Programa Murat Kurum’un yanı sıra Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı İsmail Şatıroğlu, milletvekilleri, belediye başkanları, dernek başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Program sonunda etkinlik alanlarını gezen Kurum horon da oynadı. Vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılanan Kurum sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.

“Trabzon bu coğrafyanın anahtarıdır”

Konuşmalarına Trabzon’un tarihteki önemine değinerek başlayan Murat Kurum “Trabzon’umuz, sahip olduğu 4 bin yıllık kadim tarihiyle bu toprakların her zaman kilit taşı olmuştur. Trabzon bu coğrafyanın anahtarıdır. Trabzon’umuz şehzadeler şehridir. Yavuz Sultan Selim’in valilik yaptığı şehirdir. Kanuni Sultan Süleyman’ın dünyaya geldiği ve tarih boyunca daha nice büyük devlet adamlarının, sanatçıların, Trabzon’un yiğit evlatlarının bağrından çıktığı bir şehrimizdir. Bugün bizim için İstanbul ne ise Trabzon’da odur. Biz bu iki şehri hep ikiz kardeş olarak gördük. Çünkü her ikisinin de Fatih’i Sultan Mehmet Han’dır. Sultan Fatih, Trabzon’umuz için “Biz Trabzon’a toprakları değil, gönülleri fethetmeye gidiyoruz.” Demiştir. Bugün bu salondaki siz değerli kardeşlerime bakıyor ve görüyorum ki; Sultan Fatih’in bu sözü gerçekleşmiştir. Bunun ispatı Trabzonlu kardeşlerimizdir” dedi.

“Trabzon demek, çelik gibi güçlü milli irade demektir”

Trabzon’un 106 yıl önce de büyük kahramanlık gösterdiğini vurgulayan Kurum “Trabzon demek sığınılacak liman, omuz verecek dost demektir. Trabzon demek, çelik gibi güçlü milli irade demektir. Trabzon’un ihtiyarları açık sözlüdür, merttir. Kadınları asildir, mücadelecidir. Gençlerinin gözü pektir, yiğittir. Trabzonlu asla mücadeleden kaçmaz. Kavgadan yılmaz. Ne pahasına olursa olsun vatanı için her şeye göğsünü siper eder. Bu tarih boyunca hep böyle olmuştur. Bundan tam 106 yıl önce Milli Mücadele’de de Trabzon’umuzun, Trabzonlu kardeşlerimizin gösterdiği büyük kahramanlık bunun en güzel örneğidir. Trabzonlu kardeşlerimizin tıpkı 700 arkadaşıyla birlikte 12 bin kişilik düşman askerine direnmiş, Yüzbaşı Kahraman Bey’in 106 yıl önce gösterdiği karakterli, yiğit, mert duruşu bugün de görüyoruz. Trabzon’un sokaklarında, caddelerinde yürüdüğünüzde buna şahit oluruz. Her bir tabelada, her bir okulda, her bir üst geçitte, her bir meydanda kahraman aziz şehitlerimizin adının yaşatıldığını görürsünüz” şeklinde konuştu.

“Trabzonlu hemşerilerimize 22 yılda 10 bini aşkın yeni yuva kazandırdık”

Trabzon’da yapılan projeleri anlatan Murat Kurum “Eser ve hizmet siyaseti anlayışıyla Trabzon’umuzun dört bir yanında nice başarı hikayeleri yazdık. Araklı’da bir sel yaşadık. Burada yaşayan kardeşlerimizin yardımına belediye başkanlarımla, milletvekillerimle birlikte koştuk. Selin izlerini silmek için hep birlikte mücadele ettik. Trabzonlu hemşerilerimize 22 yılda 10 bini aşkın yeni yuva kazandırdık. Şehrimizde riskli binlerce evin, dükkanın dönüşümünü gerçekleştirdik. 2002 yılında Trabzon’da 6 atık su arıtma tesisi varken, bugün 15 atıksu arıtma tesisi ile Trabzonlu kardeşlerimizin nüfusunun yüzde 90’dan fazlasına hizmet veriyoruz. Yine şehrimizin dört bir yanını yeşil vizyonumuzu destekleyen millet bahçelerimizle yeşil alanlarımızı arttırıyoruz. Vakfıkebir, Akçaabat Millet Bahçelerini bitirip ilçelerimize kazandırdık. Avni Aker Stadı’mızın olduğu yerde Trabzonspor’umuzun şanına yakışır bir millet bahçesini kardeşlerimize kazandırdık. Trabzonspor’umuzun hatıraları yüz yıllar boyu devam edecek. Uzungöl’deki millet bahçemizi ve burada yaptığımız çalışmaları da kararlı bir şekilde yürütüyoruz. Trabzon Meydanı’nda ve Maraş Caddesi’nde ki sokak sağlıklaştırma çalışmalarını, cephelerin yenilenmesi Trabzon’un şanına yakışır bir şekilde düzenledik. Çömlekçi Kentsel Dönüşüm Projemizle hemşerilerimiz için yeni konutlar, dükkanlar ve kapalı otoparklar yaptık. Trabzon’umuzun eşsiz sahili ve Tanjant yolu arasında kalan aksın yeşil alanının arttırılması adına yepyeni bir çalışma yaptık. Trabzon bizim kalbimizdir. Trabzon bizim sevdamız ve aşkımızdır” ifadelerini kullandı.

“Fatih’in emaneti İstanbul, ‘Kandil Uzlaşı’ adıyla paylaşılmak istenmektedir”

Kandil Uzlaşısı adıyla İstanbul’un paylaşılmak istendiğini belirten Kurum “İşte bugün de aynı hassasiyeti İstanbul için göstermenizi istiyorum. İstanbul, çok daha büyük tehlikenin girdabına sokulmak isteniyor. Bugün maalesef, milletin gözleri önünde İstanbul bir kirli pazarlık masasına yatırılmıştır. Fatih’in emaneti İstanbul, ‘Kandil Uzlaşı’ adıyla paylaşılmak istenmektedir. Her gün pazarlıklar yapılmakta, meclis üyelikleri, adaylıkları kapı arkasında yapılan planlarla birlikte dağıtılmaktadır. Birileri yine siyasi hırsları uğruna İstanbul’u bu pazarlıkların konusu yapıyor. İstanbul’u bu duruma düşürenler; şunu asla unutmasınlar. Tarihten bu yana İstanbul ne zaman pazarlık konusu olsa, ne zaman paylaşılmak istense bu millet buna izin vermemiştir, o kirli anlaşmaları bozmuştur. Sultan Fatih böyle yapmıştır. Sultan Abdülhamithan karşılarına dimdik dikilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk dik durmuştur. Recep Tayyip Erdoğan 22 yıldır bu hesapları parçalayıp atmıştır. Bizim görevimiz, 31 Mart akşamı, bu pazarlık masasını, bu Kandil masasını hep birlikte dağıtmaktır. 31 Mart’ta hep birlikte sandıkları patlatmak, kirli hesap güdenlere en güzel cevabı yine sandıkta vermektir. 1 Nisan’dan itibaren Trabzonlu kardeşlerimizle birlikte yükseliş dönemini başlatacağız. Fatih’in emaneti, pazarlıklar kumpasından çıkarılacak ve şehr-i İstanbul, emin ellerde olacak. İstanbul ilelebet özgürlüğüne kavuşacak” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-trabzonun-dusman-isgalinden-kurtulus-programina-katildi/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul bir kirli pazarlık masasına yatırılmıştır https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-istanbul-bir-kirli-pazarlik-masasina-yatirilmistir/ https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-istanbul-bir-kirli-pazarlik-masasina-yatirilmistir/#respond Sat, 11 May 2024 21:30:38 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=7109 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, İstanbul’un bugün çok daha büyük bir tehlikenin girdabına sokulmak istendiğini belirterek, “Maalesef milletin gözleri önünde İstanbul bir kirli pazarlık masasına yatırılmıştır.” dedi.

Atatürk Havalimanı’nda “Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 106. Yıl Dönümü” programında bir konuşma yapan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını ileterek sözlerine başladı.

İstanbul’da bir araya gelmekten ve kucaklaşmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Kurum, Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümünü kutladı.

Trabzon’un tarihine dikkat çeken Kurum, “Bugün bizim için İstanbul neyse Trabzon da odur. Biz bu iki şehri hep ikiz kardeş olarak gördük, çünkü her ikisinin de fatihi Sultan Mehmet Han’dır. Sultan Fatih Trabzon’umuz için ne demiştir? ‘Biz Trabzon’a toprakları değil gönülleri fethetmeye etmeye geliyoruz.’ Bugün salondaki siz değerli kardeşlerime bakıyor ve görüyorum ki Sultan Fatih’in bu sözü gerçekleşmiştir. Bunun ispatı Trabzonlu kardeşlerimizdir. Trabzon demek sığınılacak liman, omuz verilecek dost demektir.” diye konuştu.

Kurum, bakanlığı döneminde Trabzon’a ne zaman eser ve hizmet için gitse bir seferberlik anlayışıyla birçok belediye başkanıyla çalıştığını kaydederek, şunları belirtti:

Bakanlarımızla, milletvekillerimizle bir kardeşlik hukuku içerisinde, İstanbul’da yaşayan Trabzonlu kardeşlerimize ve memleketiniz Trabzon’a en güzel yatırımları, en güzel eserleri kazandırmanın gayreti içerisinde olduk.

“Sizler daima Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında oldunuz, her zaman Cumhur İttifakı’na destek verdiniz. Türkiye’nin ve İstanbul’un karşısında ne zaman bir tehlike ve tehdit görseniz hemen safa geçtiniz. İradenizi net bir şekilde ortaya koydunuz. İşte bugün de aynı hassasiyeti İstanbul için göstermenizi istiyorum. İstanbul çok daha büyük bir tehlikenin girdabına sokulmak isteniyor. Bugün maalesef milletin gözleri önünde İstanbul bir kirli pazarlık masasına yatırılmıştır. Fatih’in emaneti İstanbul, Kandil uzlaşısı adıyla paylaşılmak ve buradaki tüm değerler kaybedilmek istenmektedir. Her gün yapılan pazarlıklar meclis üyeleri ve adaylıkları orada, masa arkasında, kapı arkasında yapılan planlarla birlikte dağıtıldığını görüyoruz. Birileri yine siyasi hırsları uğruna İstanbul’u bu pazarlıkların konusu yapıyor.”

İstanbul ne zaman pazarlık konusu olsa, ne zaman paylaşılmak istense bu milletin buna asla izin vermediğini aktaran Kurum, “O kirli anlaşmaları bozmuştur, Sultan Fatih böyle yapmıştır, Sultan Abdülhamit Han karşılarında dimdik dikilmiştir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk dik durmuştur, Recep Tayyip Erdoğan 22 yıldır bu hesapları parçalayıp atmıştır. Bizim görevimiz de 31 Mart akşamı bu pazarlık masasını, bu Kandil masasını hep birlikte dağıtmaktır. 31 Mart’ta hep birlikte sandıkları patlatmak, kirli hesap güdenlere en güzel cevabı yine sandıkta vermektir.” şeklinde konuştu.

“O hayalleri de işte bu ekip birlikte gerçekleştirecek”

Kurum, konuşması sonrası Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu ile Trabzon Tanıtım Günleri için fuar alanındaki stantları gezdi, ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bu sırada Bakan Uraloğlu, bir gazetecinin “Murat Kurum’la projeleriniz olacak mı?” sorusuna, şöyle yanıt verdi:

“Biz mühendisiz, biz proje adamıyız. Gerçekten projeleri biz beraberce, bir ekip halinde çözeriz, o irade var. Cumhurbaşkanımız Allah’ın izniyle bize her türlü desteği verdi, biz de İstanbul’a o desteği veriyoruz. Murat Kurum kardeşim zaten yaptığı 5 yıllık hizmette kendisini Türkiye’ye tanıtmış olan, Trabzon’a da imza atmış olan, deprem tecrübesi olan bir kardeşimiz. Ulaşımı beraber çözeceğiz, kentsel dönüşümü kendisi çözecek Allah’ın izniyle. Dolayısıyla burada biz 2029 seçimlerine giderken İstanbul’u Allah’ın izniyle çok çok farklı göreceğiz.”

Ardından Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapılacak işbirliğine ilişkin, “İstanbul’un başta trafik çilesi olmak üzere ulaşım yatırımlarımızla birlikte vatandaşlarımızın rahatladığı, vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde yolculuk ettiği bir İstanbul’u hayal ediyoruz. Her şey hayalle başlar ve o hayalleri de işte bu ekip birlikte gerçekleştirecek. Trabzonlu kardeşlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz, İstanbullu kardeşlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz. İnşallah el birliği içerisinde İstanbul’umuzu güzel yarınlara hazırlayacağız.” ifadelerini kullandı.

Karaismailoğlu ise Kurum’un çalışkanlığına değinerek, “Bakın pazartesi günü Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı açılacak. Eser ve hizmet ne demektir? Vatandaşlarımızın onu takip etmesini istiyorum. Bu 5 yıllık ara inşallah 31 Mart’ta kapanacak ve hizmetin nasıl yapıldığını Murat kardeşimiz gösterecek İstanbul’da.” dedi.

Programa, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, bazı milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/murat-kurum-istanbul-bir-kirli-pazarlik-masasina-yatirilmistir/feed/ 0
İnegöl’deki Kardeşler Motosiklet Sporunda 3 Kupaya Sahip https://www.kanal7haber.com.tr/inegoldeki-kardesler-motosiklet-sporunda-3-kupaya-sahip/ https://www.kanal7haber.com.tr/inegoldeki-kardesler-motosiklet-sporunda-3-kupaya-sahip/#respond Wed, 01 May 2024 09:00:46 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6824 Bursa’nın İnegöl ilçesinde, anaokulu öğrencisi Rüzgar ve Toprak Ceyhan kardeşler babalarının mesleği vesilesiyle tanıştıkları ve yarışmaya başladıkları motosiklet sporunda şimdiden 3 kupaya sahip oldu.

Motosiklet mekanikeri Serkan Ceyhan ve motosiklet eğitmeni Kübra Ceyhan çiftinin oğulları 6 yaşındaki Rüzgar ve 5 yaşındaki Toprak, babalarının mesleği dolayısıyla iki tekerlekli araçları çok erken kullanmaya başladı.

Bisikleti 2, kendilerine uygun ölçekte motosikletleri 4 yaşlarından itibaren kullanan ve ilçede özel bir kolejin anaokuluna giden kardeşler, ilk yarış heyecanlarını geçen sene İzmir’de yaşadı.

Birlikte katıldıkları ilk yarışta Toprak, 2023 Türkiye Pist ve Süpermoto Şampiyonası’nın 2’nci ayağında “50 cc JR” kategorisinde 3’üncü oldu, ağabeyi dereceye giremedi. 3’üncü ayakta ise aynı kategoride Rüzgar 2’nciliği, Toprak 3’üncülüğü elde etti.

Şimdiden 3 kupa kapanan kardeşler, 2024 Türkiye Pist ve Süpermoto Şampiyonası’nda birinci olabilmek için anne ve babalarının desteğiyle antrenmanlarını sürdürüyor.

Rüzgar Ceyhan, AA muhabirine, motosikletini ve yarışmayı çok sevdiğini söyledi.

Toprak Ceyhan da kardeşi ve Türkiye Motosiklet Federasyonu Milli Takımlar Kaptanı Kenan Sofuoğlu’nun oğlu Zayn Sofuoğlu ile yarışırken eğlenceli anlar yaşadıklarını ifade etti.

“Gaza basmaları için her zaman keyifleri olmuyor”

Baba Serkan Ceyhan, çocuklarının bir sene içinde derece yapacak seviyeye geldiklerini ancak eğitim alanlarının dar olması nedeniyle antrenmanlarda zayıf kaldıklarını anlattı.

Yaşları küçük olduğu için antrenmanlarda oğullarının psikolojisine göre hareket ettiklerini aktaran Ceyhan, “Gaza basmaları için her zaman keyifleri olmuyor.” dedi.

Motor sporlarında güvenliğin, ekipmanların çok önemli olduğunu dile getiren Ceyhan, kask, bot, mont gibi malzemeleri temin etmede zorluk çekmelerine ve alan darlığına rağmen Rüzgar ve Toprak’ın şimdiden önemli başarılara ulaştığını vurguladı.

Zamanla daha başarılı olacaklarına inandığını ifade eden Ceyhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ağabey kardeş diyaloğu eksilmiyor ama bir noktada rakip olmaları da lazım. Çünkü ikisi birbirini itelediği zaman ortaya düello çıkıyor. Bu sefer başarılar ortaya çıkıyor ve sınırlar zorlanıyor. Ağabey kardeş ilişkisi gündelik hayatta farklı ama yarış ortamında da ister istemez değişkenlik gösterebiliyor. Çocuklar pistte gerçekten birbirlerine rakipler, ciddi anlamda rakipler. İkisi de birbirinden çok yetenekliler ama ev ortamında, günlük hayatlarında gerçekten bir ağabey kardeşler, birbirlerini tutuyorlar ve birbirlerini seviyorlar. Gelecekte milletimize, vatanımıza faydalı çocuklar olmalarını temenni ediyorum. Aynı zamanda böyle bir spor dalı, böyle bir imkanları varken elimizde, bu işin mutfağından geldiğimiz için yani bu konuda gerçekten ulaşabilecekleri en üst seviyeye ulaşmaları için, elimden geldiği kadar destek olabildiğim kadar ben de sonuna kadar destekleyeceğim.”

Bu seneki şampiyonanın takviminin henüz açıklanmadığını ancak çocuklarla daha sık antrenmanlar yapmaya başladıklarını bildiren Ceyhan, emeklerinin karşılığını almak istediklerini kaydetti.

İlk yarışta dereceye giremeyince üzüldü, ikincisinde kardeşini geçerek 2’nci oldu

Anne Kübra Ceyhan ise antrenmanlarda veya yarışlarda kaza yaptıklarında çözümü arkasını dönmekte bulduğunu belirtti.

Kazaların da bu işin bir parçası olduğunu anlatan Ceyhan, “Gelecek için tecrübe oluyor. ‘Anneciğim yok bir şey. Bir şey olmadı. Hadi kalk devam edelim’ diyerek çocukları sakinleştirip konsantrelerini artırmaya çalışıyorum.” ifadesini kullandı.

Katıldıkları ilk yarışta küçük oğlu Rüzgar’ın dereceye girip kupa alamadığı için çok üzüldüğünü dile getiren Ceyhan, bir sonraki ayakta kardeşini de geçerek 2’nci olduğunu aktardı.

Çocuklarının, eşinin atölyesinde büyümelerinden dolayı motosikletlere aşina olduklarını vurgulayan Ceyhan, şunları kaydetti:

“Motosiklet kullanmayı çok seviyorlar. Herhangi bir çocuk motosiklet sesi duyduğunda ürkerken benim çocuklarım hangi marka geçti diye heyecanlanıyor. İstedikleri için biz de arkalarındayız. Fazlasıyla da destekçiyiz. Gidebildikleri noktaya kadar gitmeleri için elimizden geleni yapacağız. Bu konuda da hem eşim olsun hem ailelerimiz olsun hem de şu anki yerel yönetimimiz fazlasıyla destek oluyorlar. Biz de onları başarıları için devam etmek istiyoruz.”???????

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/inegoldeki-kardesler-motosiklet-sporunda-3-kupaya-sahip/feed/ 0
Erdoğan ve Aliyev, Azerbaycan-Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının önemini vurguladı https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/ https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:06:33 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5736

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı ortak açıklamada, “Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasının bölgemiz ve dünyada barış, huzur ve istikrar için yeni bir umut kaynağı olacağı şüphesizdir. Bu süreçte Azerbaycan ile birlikte omuz omuza hareket ediyoruz. Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldı. Bu fırsat penceresinin kapanmaması çok önemlidir. Ermenistan’ın uzun vadeli düşünerek stratejik bir perspektif ile bu süreci değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Üçüncü tarafları da süreci zehirlemek yerine yapıcı katkıda bulunmaya davet ediyoruz” dedi. Aliyev de “Bu siyasi ve manevi destek bize yeterli oldu. Azerbaycan halkı bu kardeşlik desteğini hiç unutmayacak” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bugün Cumhurbaşkanlığı’nda bir araya geldi. Aliyev, 7 Şubat’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yaptı. Görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı yaptı.

Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“İlham kardeşimin cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen ardından ilk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapmasından büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bildiğiniz üzere 7 Şubat’ta gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk defa Azerbaycan’ın egemen topraklarının tümünde düzenlenmiş olması nedeniyle tarihi bir öneme sahiptir. Seçim sonuçlarının Türkiye-Azerbaycan münasebetleri ve kardeş Azerbaycan halkı için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

“AZERBAYCAN’A DESTEĞİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Azerbaycan seçim sürecinde maalesef bazı haksız uygulamalara maruz kaldı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde Azerbaycan heyetinin bu sene düzenlenecek toplantılara katılımının engellenmesi yönünde alınan karar karşısında tepkimizi güçlü şekilde gösterdik. Bu meclisin çatışma değil, parlamenter demokrasiyi güçlendirecek bir diyalog platformu olması gerektiğini vurgulamaya devam edeceğiz. Alınan karar geçersiz kılınana kadar Azerbaycan’a desteğimizi ve bu doğrultudaki girişimlerimizi sürdüreceğiz.

“15 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİMİZE ULAŞMAK İÇİN GAYRETLERİMİZİ ARTIRACAĞIZ”

Aziz kardeşim ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ikili ilişkilerimizin tüm yönlerini gözden geçirdik, bölgesel ve uluslararası konuları değerlendirdik. Azerbaycan ile işbirliğimizin Umum Milli Lider merhum Haydar Aliyev’in işaret ettiği ‘tek millet, iki devlet’ temelinde ilerlediğini görüyoruz. Toplam ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene ilk defa 7,5 milyar dolar seviyesini yakaladı. 15 milyar dolarlık hedefimize ulaşmak için gayretlerimizi artırma kararlılığındayız.

“TANAP’IN KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI VE HAZAR DOĞAL GAZININ TÜRKİYE’YE VE AVRUPA’YA AKTARILMASI BU KULVARDAKİ ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDADIR”

Kritik meydan okumaların yaşandığı bir dönemde ülkelerimizin ulaştırma ve enerji alanlarındaki potansiyelini geliştirmek gerektiği aşikardır. Bakü-Tiflis- Kars demir yolu hattı esasen bunun en somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu hattan en yüksek verimi alabilmemiz için yenileme çalışmalarının ivedilikle tamamlanması lazım. Eylül ayında Türk kapısı Nahçıvan’ı ziyaretim sırasında Sayın Aliyev ile birlikte Kars-Nahçıvan demir yolu projesine ilişkin niyet protokolünü bu anlayışla imzaladık. TANAP’ın kapasitesinin artırılması ve Hazar doğal gazının Türkiye’ye ve Avrupa’ya aktarılması bu kulvardaki önceliklerimiz arasındadır. Nahçıvan ziyaretim sırasında temelini attığımız Iğdır-Nahçıvan doğal gaz boru hattı projesi ile enerji işbirliğimize yeni bir boyut kazandırdığımızı da hatırlatmak isterim.

“AZERBAYCAN İLE ERMENİSTAN ARASINDA KALICI BARIŞ ANLAŞMASININ İMZALANMASININ BÖLGEMİZ VE DÜNYADA BARIŞ, HUZUR VE İSTİKRAR İÇİN YENİ BİR UMUT KAYNAĞI OLACAĞI ŞÜPHESİZDİR”

Görüşmelerimiz sırasında Güney Kafkasya’nın barış ve istikrarına dair atılan adımları da ele aldık. Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanmasının bölgemiz ve dünyada barış, huzur ve istikrar için yeni bir umut kaynağı olacağı şüphesizdir. Bu süreçte Azerbaycan ile birlikte omuz omuza hareket ediyoruz. Karabağ’da işgalin sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barış için tarihi bir fırsat penceresi açıldı. Bu fırsat penceresinin kapanmaması çok önemlidir. Ermenistan’ın uzun vadeli düşünerek stratejik bir perspektif ile bu süreci değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Üçüncü tarafları da süreci zehirlemek yerine yapıcı katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde iki ülke sınırında meydana gelen eylemlerin tekrar yaşanmamasını ümit ettiğimizi de belirtmek istiyorum. Yaralanan Azerbaycan ordusu mensubu kardeşimize acil şifalar diliyorum.

“İSRAİL’İN GAZZE’DE BÜTÜN İNSANLIK DEĞERLERİNİ VE ULUSLARARASI HUKUKU AYAKLAR ALTINA ALAN KATLİAMLARINI VE BÖLGEMİZİ İLGİLENDİREN DİĞER İHTİLAFLARI DA DEĞERLENDİRDİK”

Görüşmelerimizde İsrail’in Gazze’de bütün insanlık değerlerini ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan katliamlarını ve bölgemizi ilgilendiren diğer ihtilafları da değerlendirdik. Aile meclisimiz Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki birliğimizin daha da kurumsallaşması ve güçlenmesi için çalışmaya devam ediyoruz. Teşkilatımızın olağanüstü zirvesinin Türk dünyasının kültür başkentlerinden Şuşa’da temmuz ayında düzenlenecek olmasından özellikle memnuniyet duyduğumu belirtmek istiyorum. Önümüzdeki süreçte can Azerbaycan ile kardeşlik hukukumuz ve Şuşa Beyannamesi’nde ortaya koyduğumuz ruhla yol yürümeyi sürdüreceğiz.

Aziz kardeşimin şahsında tüm Azerbaycan halkına 6 Şubat depremlerinde milletimiz ile sergiledikleri dayanışma için teşekkür ediyorum. Diğer yardımlarının yanı sıra Azerbaycan, Kahramanmaraş’ta 320 dönümlük arazide 1000 konut ve 799 iş yeri inşa etmektedir. Önceki hafta Maraş’a yaptığımız ziyarette Azerbaycan Bulvarı’nda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık.”

İlham Aliyev ise şöyle konuştu:

“Türkiye ve Azerbaycan birliği sadece bölge için değil Avrasya için önemli etkendir. Türkiye bugün dünya çapında söz sahibidir. Türkiye, bölgemizde barışın, istikrarın ve işbirliğinin garantörüdür. Türkiye’nin güçlü sanayi potansiyeli, iktisadı her bir Türk dünyasına mensup olan insanı sevindirir.

“AZERBAYCAN YALNIZ DEĞİL, TÜRKİYE AZERBAYCAN’IN YANINDADIR”

Azerbaycan yalnız değil, Türkiye Azerbaycan’ın yanındadır. Bu siyasi ve manevi destek bize yeterli oldu. Azerbaycan halkı bu kardeşlik desteğini hiç unutmayacak. 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra bize gösterilen destek, bu ilişkileri yeni, yüksek zirveye taşıdı. Türk dünyasının birleşmesi, ortak kültürlere sahip halkların bir arada olması, her bir Türk Devletleri Teşkilatı üyesinin gücüne güç katacak. Şuşa’da yapılacak zirvede KKTC Cumhurbaşkanı da benim davetimle yer alacaktır. Bu, Türk halklarının birliğine ivme kazandıracaktır.”

]]> https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ve-aliyev-azerbaycan-ermenistan-arasinda-kalici-baris-anlasmasinin-onemini-vurguladi/feed/ 0 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Rize mitinginde konuştu: (1) https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/ https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:48:37 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=5242 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık.” dedi.

Erdoğan, partisinin Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasına Rizelileri selamlayarak başlayan Erdoğan, ana yurdu, baba ocağı Rize’de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

Karşısında Karadeniz misali kabına sığmayan, bendini yıkmaya hazır bir Rize gördüğünü söyleyen Erdoğan, “Dereler dize gelir, dökülür bize gelir. Gönlümün bahçesinde birinci Rize gelir. Derelerin derdini balıktan sor balıktan. Rize’ye tutulmayan ne anlar sevdalıktan.” dizelerini okudu.

Birilerinin Rize ile birlikte 81 şehrin tamamına olan sevdalarını anlayamadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizim ezelden ebede uzanan kardeşliğimizi bir türlü idrak edemiyorlar. Tam 22 yıldır Rizeli kardeşlerimizle birlikte yol yürüdük, omuz omuza mücadele ettik. Vesayetçilerden terör örgütlerine, emperyalist güçlerden Türkiye ile ilgili hesabı olan tüm şer odaklarının karşısında birlikte durduk. Cumhuriyet mitingleriyle milletin iradesini gasbetmek istediler. Gezi hadisesiyle sokaklarımızı terörize etmeye kalktılar. 17-25 Aralık girişimiyle hükümetimizi alaşağı etmeye çalıştılar. Çukur olaylarıyla ülkemizin bir parçasını bizden koparmayı denediler.

15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüyle doğrudan istiklalimize kastettiler. Teröristlere binlerce tır dolusu silah sağlayarak hemen güneyimizde bir teröristan kurmaya çalıştılar. Ekonomimizi mahvetme, bu tür tehditlerle Türkiye’ye diz çöktürmeye çalıştılar. Bunların hepsini biz, sizlerle beraber boşa çıkardık. Türkiye’yi ne ekonomik ne siyasi ne diplomatik ne de sosyal olarak esir almalarına müsaade etmedik. Sizinle beraber.”

“Türkiye için samimiyetle çalıştık”

Türkiye’nin son 21 yılda yazdığı başarı hikayesinin kahramanı Rize ile birlikte 81 vilayetin tamamı, 85 milyonun her bir ferdi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Siz bu kardeşinize sahip çıktınız, bize destek oldunuz. Biz de sizin için Türkiye için samimiyetle çalıştık. Siz bize güvendiniz, inandınız, teveccüh gösterdiniz. Biz de size olan minnet borcumuzu hep daha fazla hizmet ve eser üreterek, hamdolsun, yerine getirdik. Durmadık, usanmadık, Allah ömür, milletimiz de destek verdikçe yolumuza bu çizgide devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Rize’nin güçlü duruşunu 31 Mart seçimlerinde yine çok net biçimde ortaya koyacağına inandığını belirten Erdoğan, “Ata yurdum, ana ocağım Rize’den 31 Mart’ta yine rekor bekliyorum.” dedi.

Alandakilere, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşıyor muyuz? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonuna sahip çıkıyor muyuz?” diye seslenen Erdoğan, “Evet” yanıtı üzerine “Ben size inanıyorum, siz de bu kardeşinize inanıyor musunuz? Mesele yok. Allah, yol arkadaşlığımızı muvaffak eylesin. 31 Mart seçimleri zaferimiz şimdiden ülkemiz ve Rize’miz için hayırlı olsun.” diye konuştu.

Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı yanındaki kentsel dönüşüm alanını göstererek, vatandaşlara nasıl bulduklarını soran Erdoğan, “Güzel mi, Rize merkez değişmiş mi, hala değişiyor mu? Yaparsa AK Parti yapar. Daha neler yapacağız neler.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“85 milyon olarak hepimiz biriz, beraberiz, kardeşiz. Bakınız, bizi yıllarca köken üzerinden, meşrep ve hayat tarzı üzerinden bölmek istediler. Her kesimden insanımızın arasında nifak duvarları ördüler. Geçmişte gerçekten çok zor ve karanlık günler yaşadık. Gençlerimizi, evlatlarımızı, ideolojik kör dövüşüne kurban verdik. Bu kavgalardan en büyük zararı millet ve devlet olarak biz gördük. Ekonomimiz kan kaybetti, toplumsal huzurumuz bozuldu. Kardeş kardeşe, komşu komşuya düşman edildi. Demokrasimiz yıllarca vesayetin gölgesinden çıkamadı. Kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyadaki değişimi, dönüşümü, yenilikleri, teknoloji ve sanayi hamlelerini yakalayamadık. Her alanda şampiyonlar liginde oynaması gereken ülkemizi yıllarca ikinci lige mahkum ettiler. Bu fasit daireyi kırmaya çalışan, devlet ve siyaset adamlarını ise ya şehit ettiler ya linç ettiler ya da elini kolunu bağladılar. Merhum Menderes, ülkeye ve millete hizmetin bedelini canıyla ödedi. Rahmetli Özal’ı hiçbir zaman rahat bırakmadılar. Merhum Türkeş ve Erbakan’a yönelik itibar suikastlarının ardı ve arkası hiç kesilmedi. Türkiye ne zaman belini doğrultmaya, yeniden ayağa kalkmaya, kendini toparlamaya çalışsa birileri hemen devreye girerek buna fırsat vermedi. Ülkemizi içine düştüğü bu cendereden kurtaran hamdolsun biz olduk. Teröristler bizimle baş edemedi. Bunları Gabar’a gömdük, bunları Cudi’ye gömdük, bütün o mağaralara gömmek suretiyle nefeslerini kestik. Şimdi de sınır ötesinde aynen devam ediyoruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-rize-mitinginde-konustu-1/feed/ 0
Erdoğan: Ramazan’da Gazze’ye Daha Fazla Yardım Etmemiz Kardeşlik Görevimizdir https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ramazanda-gazzeye-daha-fazla-yardim-etmemiz-kardeslik-gorevimizdir/ https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ramazanda-gazzeye-daha-fazla-yardim-etmemiz-kardeslik-gorevimizdir/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:54:36 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4998 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Giresun’da; “Ramazan’da Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir. İnşallah bu yardımların sevkinde de Mısır ile işbirliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısır ile beraber hareket edeceğiz” diye konuştu.

Giresun’da miting düzenleyen Erdoğan özetle şunları kaydetti:

“KARADENİZ DOĞAL GAZI DEVAM EDİYOR MU? EDİYOR. HANİ OLMAYACAKTI? BAK BİZDE OLUYOR”

“Giresun, şimdiye kadar girdiğimiz seçimlerde bizi hiç yalnız bırakmadı. Her zaman Türkiye ortalamasının çok üzerinde oy oranlarıyla Giresunlu kardeşlerimiz bize sahip çıktı. 14-28 Mayıs seçimlerinde de Giresun yine kendisine yakışanı yaptı. İlk turda yüzde 61 oy oranıyla, ikinci turda yüzde 65’e yaklaşan bir oranla bize destek veren Giresun’a şükranlarımı sunuyorum.

Bundan 45 gün sonra hep birlikte tekrar sandıklara gideceğiz. Bu sefer il, ilçe ve beldelerimizi yönetecek kadroları belirleyeceğiz. Giresun’dan yine rekor bir oy alacağımızdan şüphe duymuyorum. Giresun’un 31 Mart’ta da sandıkları patlatacağına yürekten inanıyorum.

Küresel ekonomi, enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı artış sebebiyle çok ciddi sıkıntıyla karşılaştık. Sizler de o günleri çok iyi hatırlıyorsunuz. Doğal gaz fiyatlarının zirveye ulaştığı dönemlerde öyle günler gördük ki kimi Avrupa ülkelerinde lambalar söküldü, kombiler kapatıldı, devlet daireleri çalışanlarına battaniye dağıttı. Ama benim ülkemde doğal gaz aynı şekilde devam etti. Şu anda Karadeniz doğal gazı devam ediyor mu? Ediyor. Hani olmayacaktı? Bak bizde oluyor. Gabar’dan petrol çıkıyor mu? Çıkıyor. Gıda krizinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde ciddi sıkıntılar, açlıklar, yokluklar yaşandı. Muhalefet tarafından sürekli bize örnek gösterilen ülkelerin esasında kağıttan birer kaplan olduğu böylece anlaşılmış oldu. Türkiye tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri.

“SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞINI SEÇİMLERDE ASILSIZ İDDİALARLA RUSYA’YI SUÇLAMAYA VARACAK KADAR İLERİ TAŞIDILAR”

Ukrayna-Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. Hatırlarsanız, o dönem CHP ve ortakları bizi savaşa sürüklemek için çok uğraştı, çok çaba harcadı. Eksen kayması diye bir şey uydurarak Türkiye’yi birilerinin yanında savaşa dahil etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 Mayıs seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığına asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere batılıların gözünden değil, milletimizin zaviyesinden baktık.

Zaman bizi haklı, muhalefeti yine haksız çıkardı. Bugün elimizi vicdanımıza koyup şöyle bir muhasebe yaptığımızda ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara, tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun ile birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek ekonomik ve güvenlik açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazına geldik ne de batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık.

“GÖRÜŞ AYRILIKLARINA TAKILIP KALMAK YERİNE İŞ BİRLİĞİ ALANLARINA ODAKLANMAK ZORUNDAYIZ”

Bizim dış politikada tek bir amacımız vardır. O da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğaltmaktır. Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak dost ve kardeş ülkelerle iş birliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine iş birliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız; vahdet olmadan rahmet olmaz.

Bilhassa Gazze’deki akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek istiyorsak kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanlarıyla ticaret ve yatırımların yanı sıra Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de iş birliğimizi güçlendirmeye karar verdik. Biliyorsunuz 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettik. Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik.

“RAMAZAN’DA GAZZE’YE DAHA FAZLA EL UZATMAMIZ KARDEŞLİK GÖREVİMİZDİR”

Önümüz Ramazan, İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazze’yi teslim olmaya zorluyor. Amacımız bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasıdır. Ramazan’da Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz bizim kardeşlik görevimizdir. İnşallah bu yardımların sevkinde de Mısır ile işbirliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısır ile beraber hareket edeceğiz.

Tabii bizim bu hassasiyetlerimizi CHP ve şürekası anlamıyor. Üzülerek söylemek isterim ki onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet ne de Filistin’deki işgal ve yıkım var. CHP yönetimi ne Balkanlarda ne Kafkasya’yla ne Afrika’yla ne de gönül coğrafyamızın diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmiyor. Bunların nelerle meşgul olduklarını sizler de görüyorsunuz. CHP’nin acemi genel başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi, kupon belediyeleri kimin adamının yöneteceği meselesidir. Kardeşlerim bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa, üçüncü cihan harbi çıksa bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler, varsın CHP ve şürekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor.

Bize uzatılan barış elini kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumları ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz.

Giresun’a son 21 yılda güncel rakamlarla 110 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık.

Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk denize dolgu yapılarak inşa edilen Ordu-Giresun Havalimanı’nı şehrimize kazandırdık. Havalimanımızın yolcu trafiği geçtiğimiz yıl neredeyse 1 milyona ulaştı. Tarım ve ormanda Giresun’a 7 baraj, 7 sulama tesisi, 90 taşkın koruma tesisi, 3 gölet ve 95 hidroelektrik santrali inşa ettik. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Giresun’da 91 dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Taşkın koruma tesisleriyle 166 yerleşim yerini ve 18 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Giresunlu çiftçilerimize toplamda 3,2 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.”

Erdoğan ardından Giresun ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. Erdoğan’ın açıkladığı adaylar şöyle:

Alucra: Faruk Demirağ

Bulancak: Emrullah Guguk

Çamoluk: Ergün Bakırhan

Çanakçı: Sedat Koca

Dereli: Zeki Şenlikoğlu

Doğankent: Rüşan Özden

Espiye: Mustafa Karadere

Eynesil: Barış Güdük (Cumhur İttifakı)

Görele: Ahmet Süleymanoğlu

Güce: Aytekin Boduroğlu

Keşap: Tuncay Muhammed Arışan

Piraziz: Mahmut Esat Ayyıldız

Şebinkarahisar: Ömer Şentürk

Tirebolu: Ömer Hıdır

Yağlıdere: Ömer Bayram

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-ramazanda-gazzeye-daha-fazla-yardim-etmemiz-kardeslik-gorevimizdir/feed/ 0
Erdoğan: Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretindeyiz https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-turkiye-misir-iliskilerini-hak-ettigi-seviyeye-cikarma-gayretindeyiz/ https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-turkiye-misir-iliskilerini-hak-ettigi-seviyeye-cikarma-gayretindeyiz/#respond Sat, 17 Feb 2024 09:03:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=4073

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Mısır’ın başkenti Kahire’de, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin Ortak Bildiriyi imzaladı. İki Cumhurbaşkanı daha sonra ortak basın toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye-Mısır ilişkilerine ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretinde olduklarını belirterek “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi, Cumhurbaşkanları seviyesine taşıdık. Değerli kardeşimi, konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim. Bu ziyaret inanıyorum ki ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktası olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

“Sayın Cumhurbaşkanının nazik davetine icabetle uzun bir sürenin ardından – ki 12 yıl – yeniden Kahire’de olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnükabulden ötürü Cumhurbaşkanı Sayın Sisi başta olmak üzere tüm Mısırlı kardeşlerimize yine şahsım ve heyetim adına teşekkür ediyorum.

“İŞÇİLERİMİZE ULAŞINCAYA KADAR ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

Görüşmelerimizin detaylarına geçmeden evvel, dünkü kazadan dolayı Erzincanlı kardeşlerime buradan geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Özel bir maden ocağında dün yaşanan toprak kaymasında maalesef 9 işçimiz toprak altında kaldı. Bu 9 kardeşimizi arama kurtarma çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Çalışmaları koordine etmek üzere İçişleri Bakanımız ile Enerji Bakanımızı Erzincan’a gönderdik. Bizde kendilerinden düzenli olarak bilgi alıyoruz. Bölgede 339’u arama kurtarma personeli olmak üzere 827 uzman personel bulunuyor. Ayrıca 626 araç, 32 iş makinası, 97 aydınlatma kulesi, 6 dron, 44 jeneratör ile özel donanıma sahip diğer araçlar kaza sahasındaki çalışmalara destek veriyor. İşçilerimize ulaşıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizi her türlü kazadan, beladan ve afetten korusun diyorum.

İLİŞKİLERDE YENİ BİR DÖNÜM NOKTASI

Değerli basın mensupları, Mısır ile bin yılı aşan iç içe geçmiş ortak bir tarih ve kültüre sahipsiz. Bu köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi, Cumhurbaşkanları seviyesine taşıdık. Değerli kardeşimi, konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim. Bu ziyaret inanıyorum ki ilişkilerimizde yeni bir dönüm noktası olacaktır.

TİCARET HACMİ HEDEFİ 15 MİLYAR DOLAR

Ticaret ve ekonomi, işbirliğimizin lokomotifini oluşturuyor. Bugünkü istişarelerimizde ticaret hacmini, kısa süre içinde 15 milyar dolara çıkarmak için mutabık kaldık. Ayrıca 3 milyar dolara yaklaşan yatırımlarımızı da artırma kararlılığındayız. Görüşmelerimizde bu yönde atabileceğimiz ilave adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Savunma sanayi, çok ciddi potansiyele sahip olduğumuz bir diğer alandır. Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır ile güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum.

LNG, nükleer ve yenilenebilir enerji alanında işbirliğimizi geliştirme imkanlarına da değerlendiriyoruz. Turizm, eğitim ve kültür alanlarında mevcut bağları daha da kuvvetlendirmek adına gayret sarf edeceğiz. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü, dünyada Türkçe kurslarına en fazla ilgi gösterilen şube konumundadır. Geçtiğimiz yıl 22 bin Mısırlı öğrencinin kurslara kayıt yaptırması memnuniyet vericidir.

ATEŞKES VE YARDIMIN GAZZE’YE ULAŞMASI ÖNCELİKTİR

Değerli basın mensupları, Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramı gündemimizin ilk sırasında yer aldı. İsrail saldırılarında çoğunluğu çocuk ve kadın 28 binden fazla Filistinli kardeşimiz şehit edildi, 70 bine yakın Filistinli masum yaralandı. Savaşta dahi dokunulmaması gereken camiler, kiliseler, hastaneler, okullar, Birleşmiş Milletler binaları bombalandı. Netanyahu yönetimi, işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor. Ateşkesin bir an evvel tesisi ve insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevki önceliğimizdir. Ülkemizden bugüne kadar uçak ve gemilerle 34 bin tonun üzerinde yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının desteğini burada özellikle ifade etmek istiyorum. Mısır Kızılayı’na, Mısır Sağlık ve Nüfus Bakanlığı’na ve ilgili tüm Mısır kurumlarına teşekkür ediyorum.

GAZZE’DE SAHRA HASTANESİ TESİSİ

İnsani yardımlarımızın yanı sıra refakatçileri dahil 700’den fazla Filistinli kardeşimizi tedavileri için Mısır üzerinden ülkemize getirdik. Gazze içinde bir sahra hastanemizin tesisi için uzmanlarımız çalışıyor. Hastanenin en kısa zamanda faaliyete geçme noktasında Mısırlı kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler, bizler için yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edilmez. Mısır’ın bu konudaki dirayetli ve kararlı tutumunu takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a da taşımaktan uzak durmalıdır. İslam dünyası, BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplum, sonu soykırıma varacak böyle bir çılgınlığa izin vermemelidir. Gazze’de akan kanın durması için Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz. Orta vadede Gazze’nin yeniden toparlanması ve imarı için de Mısır’la birlikte çalışma hazırız.

Kıymetli kardeşlerim, Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşmelerimizde Libya, Sudan ve Somali’deki meseleleri değerlendirme fırsatı bulduk. Bu üç kardeş ülkenin birliğine, beraberliğine, toprak bütünlüğüne ve huzuruna desteğimiz tamdır. Biz ne Afrika’da ne Ortadoğu’da ne de gönül coğrafyamızın diğer yerlerinde çatışma, gerilim, kriz görmek asla istemiyoruz. Bu amaçla bölgemizde barış ve istikrarın tesisi için Mısır ile temaslarımızı her seviyede artırma kararlılığındayız. Sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanına nazik ev sahipliği için bir kez daha teşekkür ediyorum.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erdogan-turkiye-misir-iliskilerini-hak-ettigi-seviyeye-cikarma-gayretindeyiz/feed/ 0
Milli Halterci İkiz Kardeşler Avrupa Şampiyonası’nda Madalya Kazandı https://www.kanal7haber.com.tr/milli-halterci-ikiz-kardesler-avrupa-sampiyonasinda-madalya-kazandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/milli-halterci-ikiz-kardesler-avrupa-sampiyonasinda-madalya-kazandi/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:33:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3938 Milli halterci ikiz kız kardeşler Burcu ve Duygu Alıcı, Avrupa Şampiyonası’nda birlikte madalya kazanmanın sevincini yaşıyor.

Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen şampiyonada, Burcu Alıcı 55 kiloda hem koparma hem de silkmede bronz madalya kazanırken, Duygu Alıcı da 49 kiloda koparmada gümüş madalyanın sahibi oldu.

Milli sporcular, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, şampiyonada birlikte madalya almanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Burcu Alıcı, Avrupa Şampiyonası’nda ilk kez büyükler kategorisinde mücadele ettiklerini belirterek, “Büyükler kategorisinde ilk madalyamızı kazandık. Daha önce Duygu ile aynı şampiyonada yarışıp, birbirimizi desteklemeyi çok istiyorduk. Şu an istediğimiz oldu. Burada iki kardeş birbirimizi destekledik, madalyalarımızı aldık. Daha büyük başarılar elde edeceğimize inanıyorum.” diye konuştu.

Podyuma çıktığında kardeşi Duygu ve diğer milli sporcuların tribünde Türk bayrağını açarak tezahüratta bulunmasıyla ilgili Burcu, “Çok mutlu oldum. Her sporcunun hedefi Türk bayrağını dalgalandırmak. Ben de bayrağımızı dalgalandırmayı çok istiyordum. Karşımda bayrağımızı görünce tüylerim ürperdi, bana güç verdi.” ifadelerini kullandı.

Burcu Alıcı, yoğun bir çalışmanın sonucunda madalyaya ulaştıklarını vurgulayarak, “7. sınıftayken resim dersi hocamız halter için seçmelerin yapılacağını söylemişti. Çok merak ettim. Önce ben gittim, sonra Duygu’yu götürdüm. O şekilde haltere başladık ve 10 yıldır bu sporu yapıyoruz. Daha önce gençler kategorisinde silkmede Avrupa ikincisi, koparmada ve toplamda Avrupa üçüncüsü oldum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Duygu ile 2028 Olimpiyatları’na gitmek istiyoruz”

Burcu Alıcı, ikiz kardeşiyle daha büyük başarılar yaşamak istediğini anlatarak, “Öncelikle Dünya Şampiyonası’nda da madalya kazanmak istiyorum. Daha sonra çok iyi çalışarak, Duygu ile 2028 Olimpiyat Oyunları’na gitmeyi çok istiyoruz. İnşallah olacak.” dedi.

Elde ettikleri başarılarda ailesi ve antrenörlerinin büyük emeği olduğunu anlatan Burcu, “Madalyalarımı öncelikle bana emek veren Bahçelievler Belediyespor Kulübü antrenörüm Ramazan Mutlu hocama, sonra anneme, babama ve tüm sevenlerime armağan ediyorum. Destekleri için de bütün Türk milletine çok teşekkür ediyorum.” şeklinde görüş belirtti.

Duygu Alıcı: “İkiz kardeşimle madalyalar kazanmanın duygusu tarif edilemez”

Duygu Alıcı da kardeşiyle Avrupa Şampiyonası’nda madalya kazandığı için çok gururlu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Avrupa’da ikiz kardeşimle madalyalar kazanmanın duygusu tarif edilemez. Kendi yarışmamda da kardeşimin yarışmasında da çok heyecanlandım. Burcu ile biz sürekli aynı yerde çalışıyoruz. Milli takım kampında da beraberdik, sürekli yan yanayız. Kardeşim kampta kolundan bir sakatlık geçirmişti ve bir hafta çok etkilenmişti. Çok ağlıyordu. ‘Bu ağlayışların boşuna değil.’ demiştim. Öyle de oldu. Avrupa Şampiyonası’nda iki bronz madalya birden kazandı. İzlerken çok heyecanlanmıştım, tribünde oturamıyordum.”

Kardeşi Burcu ile aynı organizasyonlara katılmayı çok sevdiğini anlatan Duygu, “Ondan önce tek başıma gidiyordum ve çok zor oluyordu. Arkadaşlarım var ama kimse kardeşimin verdiği yakınlığı ve desteği veremiyordu. Burcu ile birbirimizi destekliyoruz. Bazen tartışıyoruz, kavga ediyoruz ama yine de aynıyız, beraberiz. Biz 5 kardeşiz. Küçük kız kardeşim Züleyha da halterci. O da Yıldızlar Avrupa Şampiyonası’nda ikinci oldu.” şeklinde görüş belirtti.

Halterde ilk madalyasını İslami Dayanışma Oyunları’nda kazandığını hatırlatan Duygu, sözlerini şöyle tamamladı:

“İslami Dayanışma Oyunları’nda 3 altın madalya ile şampiyon olmuştum. Daha sonra 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda 3 gümüş madalya kazandım. Bir sonraki Gençler Avrupa Şampiyonası’nda ise 3 bronz madalya almıştım. Şu anda da Sofya’da ilk kez katıldığım Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandım. Elbette hedefim 2024 Paris Olimpiyatları. Tayland’da yapılacak son bir müsabakamız kaldı. Ona daha iyi hazırlanacağım. Aslında buraya da iyi hazırlanmıştım ama sakatlıktan dolayı kısa bir sürede toparlandım. Buna da çok şükür, madalyamı aldım. Tayland’da derece yapıp, kota alacağıma inanıyorum. Sonra nasip olursa 2024 Paris Olimpiyatları. Ondan sonra 2028 Olimpiyatları’na hazırlanacağım.”

Ferhat Coşkun: “Ülkemize çok madalya kazandıracaklarına inanıyorum”

Kadın Milli Halter Takımı Başantrenörü Ferhat Coşkun da ikiz kardeşler Burcu ve Duygu Alıcı’nın önemli bir gelişim gösterdiğini anlatarak, “Milli takım teknik direktörlüğünü 2,5 yıldır yapıyorum. İkiz sporcularımız Duygu ve Burcu ile bu süreçte kamplarımızı yaptık. Avrupa Şampiyonası’nda büyükler kategorisinde ilk madalyalarını aldılar. Çok sevindirici oldu. Avrupa’da ve dünyada madalya almak çok zor. Hem bizi hem de ülkemizi sevindirdiler. Gelecekte çok büyük işler yapacakları kanaatindeyim. Her şeyi beraber yapıyorlar. İleride ülkemize çok madalya kazandıracaklarına inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/milli-halterci-ikiz-kardesler-avrupa-sampiyonasinda-madalya-kazandi/feed/ 0
İstanbul Tuzla Belediyesi ile Bosna Hersek Tuzla Belediyesi Arasında İş Birliği Projesi https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-tuzla-belediyesi-ile-bosna-hersek-tuzla-belediyesi-arasinda-is-birligi-projesi/ https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-tuzla-belediyesi-ile-bosna-hersek-tuzla-belediyesi-arasinda-is-birligi-projesi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:12:19 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=3394 İstanbul Tuzla Belediyesi ile Bosna Hersek Tuzla Belediyesi arasında 1992 yılından beri devam eden iş birliği ve destek projeleri, ‘İki Tuzla Kardeşliği Projesi’ ile yeni bir boyut kazandı. Bosna Hersek’in Tuzla Belediye Başkanı Zijad Lugavic, kardeş şehir Tuzla’yı ziyaret ederek, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile görüştü. İki başkan, kardeşlik ilişkilerini sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda pekiştirecek işler yapacaklarını belirttiler.

Bosna Hersek’in Tuzla Belediyesi ile İstanbul’un Tuzla Belediyesi arasında 1992 yılından beri devam eden iş birliği ve destek projeleri, ‘İki Tuzla Kardeşliği Projesi’ ile yeni bir boyut kazandı. Proje, eğitim, ekonomi ve kültür alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi, teknolojik gelişmeleri paylaşmayı ve Türkçe dilini yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bosna Hersek Tuzla Belediye Başkanı Zijad Lugavic, kardeş şehir Tuzla’yı ziyaret ederek, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile görüştü. İki başkan, kardeşlik ilişkilerini sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda pekiştirecek işler yapacaklarını belirttiler. Lugavic ve beraberindekiler, Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney’i de ziyaret ettiler. Tuzla’nın kültürel yerlerinin tanıtıldığı ziyarette Tuzla Belediyesi’nin göz bebeği sosyal yardım kuruluşu Gönül Elleri Çarşısı’nı gezen misafirler, ilçede uygulanan sosyal yardım projelerini yerinde görerek bilgi aldılar.

“Kardeşliğimizi pekiştireceğiz”

Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, iki kardeş şehir arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkileri geliştirmek için çalışacaklarını söyledi. Yazıcı, Bosna’daki kardeşlerinin dili olmadığını iddia edenlere karşı Türkçe-Boşnakça sözlük bastırdıklarını hatırlatarak, bu kardeşliğin gönül bağını yansıttığını ifade etti. Yazıcı, “Tuzla halkı ve Bosna Tuzla halkının kaynaşması ve ilişkilerinin gelişmesi ülkemiz, milletimiz, gönül coğrafyamız için çok kıymetli. Tuzla’ya gittiğimizde de o sıcaklığı görmüştük. Bugün buradaki ziyaretlerinde de bu bağı görüyoruz. Elimizden geleni yapacağız” dedi.

“Türk halkının misafirperver ve yüce gönüllü olduğunu bir kez daha gördük”

Bosna Hersek Tuzla Belediye Başkanı Zijad Lugavic ise, “Her iki belediyenin kardeşliği Muhammed Hevai Uskufi’nin bir sözlüğünün çevirisi ile 2019’da başladı. Her iki belediyenin ortak çalışmaları daha önce olsa da kardeşlikleri yoktu. Bu Türk dili geliştirmeleri çalışmalarımız, ortaokul ve liseler seviyesinde de devam etti. Bugün sayın Belediye Başkanımız Şadi Bey’i de ziyaret ettik. Kendileri ve hanımefendi çok geniş gönüllere sahip. İnsanlara yardım etme konusunda yaptıkları sosyal yardımları gezdiğimiz yerlerde de gördük. Kendileri çok yüce gönüllü diyelim. Gezdiğimiz bu sosyal tesiste gördüğümüz üzere insanlara yaptığınız her türlü yardım konusunda başarılarınız çok güzel, sizleri tebrik ediyorum. Her iki ülke ve toplum arasında yapacağımız birçok ortak çalışma var. Bunlar kültürel, spor, ekonomik bazda olmak üzere sosyal yardımlar konusunda da birbirimize örnek olup, güzel dayanışmalarda bulunabiliriz. Bugünkü ziyaretimizde Türk halkının misafirperver ve yüce gönüllü olduğunu bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.

“Gönül Elleri Çarşısı’nı örnek alacaklarını söylediler”

Gönül Elleri Çarşısı Kurucu Gönüllüsü Dr. Fatma Yazıcı da misafirlere çarşıyı gezdirdi. Yazıcı, “Bosna Hersek ile çok samimi, güçlü ve derinden bağlarımız var. Onları misafir etmek veya onlara misafir olmak bizi her zaman duygulandırıyor. İlişkilerimizi geliştirmek adına bugün onlarla İstanbul Tuzla’da bir arada olmak çok güzeldi. Bizim isim kardeşliğimiz var. Bosna Hersek’te Tuzla ilçesinin belediye başkanını burada ağırlamak çok manidardı. Bu tür iletişimlerle fikir alışverişinde bulunuyoruz. Belediyeler arası bir iletişim olmuş oluyor, bundan çok memnunuz. Gönül Elleri Çarşısı’nı gezdirdim kendilerine, çok beğendiler ve örnek alacaklarını söylediler, mutlu olduk” dedi.

‘İki Tuzla Kardeşliği Projesi’ kapsamında yapılan iş birliği projeleri

11-14 Ekim 2017 tarihleri arasında Bosna-Hersek Tuzla Kantonu’na ilk ziyaret gerçekleştirildi. Bu ziyaret esnasında “Eğitimde İş birliği Protokolü” ve “İlk Osmanlıca-Türkçe-Boşnakça Sözlük Basım Protokolü” imzalandı. Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tuzla Kanton Bölgesi Spor, Kültür ve Eğitim Bakanlığı bünyesinde seçilen 22 okul arasında uluslararası kardeş okul ağı kuruldu. Bu okullarda yabancı dil olarak Türkçe dersi seçildi ve öğretildi.

İki kardeş şehir arasındaki ilişkilerin güçlendirmesi için planlama yapıldı. (Üniversiteler-sanayici ve iş adamları ve iş kadınları ile İstanbul Tuzla Belediyesi bünyesinde ulus ötesi iş birliği toplantısı yapıldı).

1631 yılında Muhamed-i Hevai-yi Üsküfi tarafından hazırlanan Türkçe-Boşnakça Sözlük, İstanbul Tuzla Belediyesi tarafından 3 bin adet basıldı. Okullar, maddi imkanlar çerçevesinde yılda iki defa birbirlerine çalışma ziyaretinde bulundu. Proje kapsamında toplam 22 program, 490 kişilik yurtdışı hareketliliği gerçekleştirildi.

Bosna-Hersek Tuzla’da yabancı dil olarak Türkçeyi seçen okullarda kullanılmak üzere eğitim malzemesi yardım tırı gönderildi. Srebrenitsa Şehit Anneleri Dernek üyeleri, Tuzla Kanton Müftüsü, BİGMEV (Bosna- Hersek İş adamları Birliği) ilçede misafir edildi.

Savaşta hayatını kaybeden 11 yaşındaki Enes Hodzic’in hayatını anlatan “Çocuk Maiyeti” isimli belgeselin lansmanı da Tuzla Belediyesi ev sahipliğinde yapıldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/istanbul-tuzla-belediyesi-ile-bosna-hersek-tuzla-belediyesi-arasinda-is-birligi-projesi/feed/ 0
İsrail, Batı Şeria’da dördü kardeş, yedi Filistinli genç sivili öldürmekle suçlanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/israil-bati-seriada-dordu-kardes-yedi-filistinli-genc-sivili-oldurmekle-suclaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/israil-bati-seriada-dordu-kardes-yedi-filistinli-genc-sivili-oldurmekle-suclaniyor/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:36:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2467 İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da görgü tanıkları, İsrail’i silahlı örgütlerle bağlantısı olmayan ve İsrail güçlerine hiçbir tehdit oluşturmayan bir grup Filistinli sivili hedef almakla suçladı.

7 Ocak gününün ilk saatlerinde dördü kardeş yedi erkek, İsrail’in hava saldırısıyla öldürüldüklerinde, Cenin’in 10 kilometre uzağındaki El Şuheda köyünde, bir yolun kenarında yaktıkları ateşin etrafında oturuyorlardı.

BBC öldürülen erkeklerin yakınları, saldırı sırasında bölgede bulunan görgü tanıkları ve olay yerine gelen ambulans görevlileriyle konuştu. Hepsi, hedef alınanların herhangi bir örgüt üyesi olmadıkları ve saldırı düzenlendiğinde, bu alanda İsrail güçleriyle herhangi bir çatışma olmadığını gösteren güçlü kanıtlar sundu.

O sabah, olay yerine gelen ilk ambulans görevlisi Halid El Ahmed, öldürülen grubun yanlış bir şey yapmadığında ısrarlı.

BBC’ye konuşan El Ahmed, “Birinin üzerinde pijama ve terlik vardı. Sizce İsrail işgaline direnmek isteyen biri, en azından düzgün bir ayakkabı giymez miydi? “ diyor.

İsrail Ordusu ise, saldırının saatler önce Cenin mülteci kampında, bir İsrailli kadın askerin öldüğü olayla bağlantılı olduğunu savundu.

İsrail Ordusu BBC’nin sorusuna karşılık, saldırının ardından yayımlanan yazılı açıklamaya işaret etti. Bu açıklamada “Operasyon sırasında, bir uçak bölgede faaliyet gösteren güçlere karşı patlayıcılar fırlatan terörist grubu hedef aldı” deniyordu.

Hem İsrail Ordusu’ndan hem de yakındaki güvenlik kamerasından gelen görüntüler, saldırı sırasında El Şuheda köyündeki Filistinlilerle herhangi bir çatışma olduğuna dair net bir kanıt sunmuyor.

Alaa, Hazz, Ahmed ve Rami Derviş adlı dört kardeş, 22 ila 29 yaşları arasındaydı. Birkaç yıl önce, anneleri ve beş kardeşleriyle birlikte Ürdün’den geri dönen Filistinli göçmenlerdi.

İsrail’de tarım işlerinde çalışmalarını sağlayan geçiş izinleri vardı. Bu izinleri almak çok zor ve izin sahipleri, İsrail’in bir güvenlik tehdidi olarak gördüğü biriyse ya da böyle biriyle bağlantılıysa izinler derhal geri alınıyor.

Kardeşlerle birlikte ölen diğer erkekler de akrabalarıydı.

BBC’nin gördüğü, kardeşlerin ikisinin elindeki geçiş izni, Eylül 2023 tarihliydi ve süresi birkaç aydı. Hamas’ın Ekim ayındaki saldırısından bu yana, İsrail sınırlarını Filistinli işçilere kapattı.

Ambulans görevlisi Halid El Ahmed, Cenin’de 20 yıldır çalışmanın verdiği tecrübeyle, olay yerlerinde silah ve patlayıcı gözlemi yapmanın, temel bir güvenlik rutini haline geldiğini söylüyor.

El Ahmed “Orada silah olsaydı görürdüm. Gerçekten sivillerdi ve direnişle ilgili hiçbir şey yoktu. Ne mermi, ne silah. Herhangi bir İsrail varlığı da yoktu” diyor.

Silahlı Filistinli örgütler, İsrail güçleri bir üyelerini öldürdüğünde hızla üstleniyorlar. Ancak bu yedi erkek konusunda sessiz kaldılar ve “şehit” olduklarını söyleyen herhangi bir açıklama yapmadılar.

Cenazeleri, aralarında Hamas’ın da bulunduğu Filistinli örgütlerin bayraklarına sarıldı. Ölenlerin kendisi destek vermese bile, İsrail saldırılarında öldürülenlerin cenazeleri sıklıkla, arkadaşlarının ya da ailelerinin destek verdikleri örgütlerin bayraklarına sarılıyor.

Saldırı kurbanlarının akrabaları ve komşuları, gençlerin herhangi bir örgütle bağlantılı olmadıklarını söyledi. Cenin’in başlıca hastanesinin baş hekimi Vissam Bakr da aynı görüşte:

“Silahlı değillerdi, savaşçı değiller. Normalde bir silahlı grubun üyeleri net bir şekilde belli olur. Bu yedisi öyle mi? Hayır hayır, hepsinin sivil oldukları çok net.”

Kurbanların annesi İbtesam Asous çocuklarının cesetlerini bu hastanede gördü.

“Hepsi ölmüştü” diyor.

“Birinin şehit olmasını bekliyordum ama dördünün birden değil. Hepsinin öldürüldüğünü öğrendiğimde şoke oldum.”

İsrail Ordusuna, bu grubun neden hedef alındığını sorduk.

Bir sözcü, askerlerin “bir İsrail vatandaşını öldüren teröristleri takip etmeye başladığını” ve hava saldırısında “bölgede faaliyet gösteren İsrail güçlerine patlayıcılar fırlatıp, tehlikeye atanların hedef alındığını” söyledi.

El Şuheda’daki hava saldırısından saatler önce, 19 yaşındaki İsrailli sınır muhafızı Shai Germai, Cenin’deki Filistinli savaşçılarla çıkan çatışmalar sırasında, aracının bir patlayıcıya çarpması sonucu ölmüştü.

Bunun sonrasında, İsrail Ordusuna ait konvoy, Derviş kardeşlerin üç uzak akrabasıyla buluştuğu El Şuheda köyü üzerinden geri çekildi. Tarım işçileri ve şafak vakti açılan sebze pazarına giden müşterilerin ilgi gösterdiği, 24 saat açık bir kafenin yanındaydılar.

İsrail Ordusu’nun verdiği, gece görüşlü insansız hava aracının sağladığı görüntülerde, araçlar yoldan geçerken küçük parlamalar ve devamında bir patlama görülüyor. Bu ısı izini molotof kokteyli üretmiş olabilir. Videoda tarih ya da saat yok.

İsrail Ordusu, bölgedeki hava saldırısının benzer nitelikteki görüntülerini de verdi. Ancak iki farklı zamanda çekilmiş videolar bir biri ardına eklenmiş haldeydi. Dolayısıyla, aralarında ne kadar zaman farkı olduğu tespit edilemiyor.

İsrail Ordusu’ndan her iki görüntünün tam olarak ne zaman çekildiğini söylemelerini istedik, ancak daha fazla yorum yapmayacaklarını ve bilgi vermeyeceklerini belirttiler.

Zamanlanma önemli, çünkü uluslararası hukuka göre ölümcül güç kullanmanın meşru kabul edilmesi için karşılanması gereken koşullar var.

BM, geçen yılın sonunda Batı Şeria’daki durumu “kaygı verici ve acil” diye tanımlamıştı.

Dört kardeşin annesi İbtesam Asous da, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısından bu yana İsrail güçlerinin Batı Şeria’da kullandığı yöntemlerin değiştiğini söylüyor.

“Eskisi gibi davranıyolar. Değişen tek şey, daha önce birini bacağından vuruyorlardı. Şimdiyse, roketlerle bombalıyorlar ve mümkün olduğunca çok insan öldürüyorlar” diyor.

BM’nin verilerine göre geçen yıl Batı Şeria’da kayıtlara geçen en kanlı yıl yaşandı. İsrail güçleri 492 Filistinliyi öldürdü. 300’ü Hamas’ın Ekim’deki saldırısından sonra ve bunlara 80 çocuk da dahil.

Geçen yıl Batı Şeria’da Filistinliler tarafından da 28 İsrailli öldürüldü. Ekim’deki Hamas saldırısından bu yana ise ikisi asker, üç İsrailli hayatını kaybetti.

Filistinliler, İsrail içinde de saldırılar düzenledi. Buna geçtiğimiz günlerde bir kadının öldüğü ve 17 kişinin yaralandığı saldırı da dahil.

İki görgü tanığı, o sabah İsrail Ordusuna ait konvoyun El Şuheda köyünden sabaha karşı 4 ila 4:45 arası, hava saldırısı düzenlenmeden önce ayrıldığını söyledi. Tanıklara göre, köy halkıyla İsrail güçleri arasında bir çatışma da yoktu.

Bir görgü tanığı “Askerler dört kez geçti ve kimse onlara yaklaşmadı. Askeri araçlar tamamen köyü terk ettiğinde hava saldırısı düzenlendi. Isınmak için bir ateşin etrafında toplanan gençler, bir roketle vuruldu” diyor.

Bir başka görgü tanığı da BBC’ye yaptığı açıklamada, ordunun köyden çıkmasıyla, sabaha karşı 5’teki saldırı arasında bir saat olduğunu ve kendisi de dahil, bir çok kişinin bu iki olay arasında kafeyi terk ettiğini söylüyor.

Filistin Kızılayı’ndan Halid El Ahmed, İsrail Ordusu’nun sabahın erken saatlerinde Cenin mülteci kampından çekildiğin hatırlıyor ve saldırıdan sonra köye çağrıldığında saatin “neredeyse 5 olduğunu” anlatıyor.

Cenin Hastanesi başhekimi de, cesetlerin 05:15 civarında geldiğini belirtiyor.

Yakındaki bir güvenlik kamerasının bir kısmı bilinmeyen bir kaynak tarafından cep telefonuyla çekilen görüntüleri, saldırıdan 30 saniye öncesinde, boş yolda bir aracın olaysız geçtiğini gösteriyor. Kayıtta herhangi bir saat bilgisi yok.

Derviş kardeşler ve akrabaları, bir ateşin etrafında görülüyor. Sonra da hava saldırısı oluyor.

Anneleri, kardeşlerden bazılarının o sabah işe gideceğini, Hazza’nın ise Cenin Hastanesi’ndeki sabah gideceği diyaliz randevusunu beklediğini söylüyor.

İsrail Ordusu’nun operasyonları nedeniyle yolların kapanmasından kaygılanan Hazza’nın evden erken çıkmak istediğini anlatıyor.

Hastanenin böbrek ünitesi, Hazza Derviş’i o sabah da sabah 7’deki rutin diyaliz randevusunu olduğunu teyit etti ve randevu programındaki ismini gösterdi.

Kardeşlerin amcası Yusuf Assous’un, hava saldırısından kısa süre sonra çektiği videoda, yere dağılmış beden parçaları görülüyor.

Deneyimli ambulans görevlisi Halid el Ahmed, olay yerinin halini kendisinin bile unutamayacağını vurguluyor.

Yusuf “Ellerinde silah olmayan gençlerdi. Silahları olsaydı görürdüm. Sadece oturdukları sandalyeler vardı” diyor.

“Sonuçta, tüm Filistinliler hedef. Silahlıysan hedefsin. Sivilsen, yine hedefsin.”

Bu haberdeki tüm iddiaları İsrail Ordusuna da sorduk ve ordunun başka ekleyecek bir şeyi olmadığı yanıtını aldık.

İbtesam Asous, saldırının gerçekleştiği yere yeni gidebildi. Diğer çocuklarının engellemeye çalıştığını ama kendisinin olay yerini görmek istediğini söylüyor.

“Buraya gelip, her birinin nerede oturduğunu görmeye çalışmak istedim” diyor.

“Alaa oradaydı, Ahmed, Rami ve Hazza da buradaydı. Oğullarımın tam olarak nerede olduğunu görmek istedim. Başa çıkmama yardımcı oluyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/israil-bati-seriada-dordu-kardes-yedi-filistinli-genc-sivili-oldurmekle-suclaniyor/feed/ 0
ÜÇ KARDEŞ İHBAR ETTİ: BEBEĞİNİ DÖVEREK ÖLDÜRDÜĞÜ ÖNE SÜRÜLEN BABAYA 20 YIL SONRA MÜEBBET İSTEMİYLE DAVA https://www.kanal7haber.com.tr/uc-kardes-ihbar-etti-bebegini-doverek-oldurdugu-one-surulen-babaya-20-yil-sonra-muebbet-istemiyle-dava/ https://www.kanal7haber.com.tr/uc-kardes-ihbar-etti-bebegini-doverek-oldurdugu-one-surulen-babaya-20-yil-sonra-muebbet-istemiyle-dava/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:12:29 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1878

Özden ATİK/ İSTANBUL, İSTANBUL’da üç kardeş, 20 yıl önce babalarının 15 aylık kardeşleri Armağan’ı döverek öldürdüğünü ve olayı gizlemek için de bir arkadaşıyla beraber yetkililere haber vermeden gömdüğünü iddia etti. Şimdilerde her biri 20’lerinde üç gencin olayı 2016 yılında polise ihbar etmesiyle baba Hüseyin K. hakkında soruşturma açıldı.  Hüseyin K. polis ifadesinde çocuğun neden öldüğünü bilmediğini söylerken, savcılık ifadesinde hasta olduğu için öldüğünü ve mezar yeri parası olmadığı için kendisinin gömdüğünü ileri sürdü. Babanın çelişkili ifadeleri karşısında eşi ve baldızının da birbirleriyle tutarsız ifadeleri tespit edildi. Savcılıkça bebeğin gömüldüğü yerde ‘fethi kabir’ (cenazenin incelenmek üzere mezarının açılması) yapıldı. Bebeğe ait bulguların DNA’sı sanık babayla uyumlu çıktı. Savcılık, baba Hüseyin K. hakkında ‘Olası kastla çocuğunu öldürme’ suçundan müebbet hapis istemiyle dava açtı.

Olay, 14 Temmuz 2016 tarihinde V.K. (25), Ö.K. (23) ve M.K. (21) adlı kardeşlerin, Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne yaptığı ihbarla ortaya çıktı. Üç kardeş babalarının 2003 tarihinde o sırada 15 aylık olan kardeşleri Armağan’ı eziyet edercesine dövdüğünü, uğradığı şiddet sonucu sabaha kadar ağlayan kardeşlerinin öldüğünü, babalarının bu olayı gizlemek için bir arkadaşıyla birlikte küçük kardeşlerini Arnavutköy Mezarlığı’na gömdüğünü iddia ettiler. Korkunç iddia üzerine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Kardeşlerin ayrı ayrı ifadeleri alındı.

“SİZ ÖLSENİZ NE OLUR, BİZİM BAŞKA ÇOCUĞUMUZ OLUR”

Olay sırasında 3 yaşında olan ve baba şiddeti nedeniyle evden kaçan Ö.K. ifadesinde “Ben 3-4 yaşlarındayken babamdan şiddet görmeye başladım. Eline ne geçerse onunla bizi döverdi. 2001 yılında doğan kardeşim Armağan için babam ‘Şeytan çocuk’ derdi. Bir gece babam kardeşimi kötü dövdü. Çocuk sabaha karşı öldü. Annem ve babam bizden gizli bu çocuğu götürüp Arnavutköy Mezarlığına gömdüler. Biz, sonraki konuşmalardan bunu anladık. 5-6 yıl sonra okul kaydı çıktığından nüfus müdürlüğüne öldüğünü belgelemek için başvuruda bulundular. Tanık olarak teyzemi gösterdiler” dedi. Ö.K. ayrıntılı ifadesinde de babasının kardeşlerini ve kendisini kabloyla dövdüğünü, Armağan’ı kabloyla dövdükten sonra tekme ve yumruk attığını, duvara fırlattığını söyleyerek yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Babam bizi döverken, ‘Siz ölseniz ne olacak, siz ölürsünüz bizim başka çocuğumuz olur. Şuraya bir çukur kazar üstünüze iki toprak atarız olur biter’ derdi. Armağan’ı döverken, ‘Bu çocuk bir ölse ben öldürmüş olmam eceli gelmiş, ölmüş olur. Allah bana günah yazmaz. Dinimizde çocuk 7 yaşına kadar namaz kılmazsa döverek öldürebilirsiniz. Ben cennetliğim’ derdi. O gece Armağan’ı döverken, Armağan bizden yardım istedi. Bize bakarak ‘aba uf’ diyordu. Babam bunun üzerine Armağan’ı alarak başka bir odaya götürdü ve kapıyı kapattı. Biz kapının arkasından sadece çığlık seslerini duyduk. Daha sonra babam odadan çıktı, gidip uyudu.  Armağan teyzemin yanındaydı. Teyzem Armağan’a mama ve su vermeye, susturmaya çalışıyordu. Armağan sürekli ‘uf, uf’ diye ağlıyordu. Teyzem susturmaya çalışıyordu, ancak ateşi yükseliyordu. Armağan iyice kötüleşince teyzem, annem ve babamın odasına gidip ‘Armağan ölüyor’ dedi. Ancak ikisi de umursamadı. Armağan’ı babamın öldürdüğünü kimseye söylemiyorlardı.”

“ANNEM DE TEYZEM DE BABAMA MÜDAHALE ETMEDİ”

Olay sırasında 5 yaşında olan V.K. ise babasının küçük kardeşinin doğduğundan beri dövdüğünü, ölümünden bir gün önce de babasının çok dövmesi yüzünden kardeşinin yürüyemediğini söyledi. V.K. ifadesinde “Olay günü babam, Armağan’ı yanına çağırdı. Armağan, babamın yanına gitmeyerek teyzemin arkasına saklandı. Bunun üzerine babam Armağan’ı dövmeye başladı. Annemin eşarbını boğazına dolayıp havada sallandırdı. Çocuğu duvara vurdu. Eli yüzü mosmor kesilmişti. Annem de teyzem de babama müdahale etmedi. Babam onları da dövüyordu. Saat 04.30-05.00 sıralarından teyzem telaşla, ‘Bu çocuğun nefesi gelmiyor’ dedi.  Saat 6’ya doğru annemle babam evden çıktılar. Babamın arkadaşı geldi. Teyzem, ‘Kardeşiniz öldü, babanlar gömmeye götürdüler’ dedi

SANIK BABA ÇELİŞKİLİ İFADELER VERDİ

Sanık baba Hüseyin K. 28 Kasım 2016 tarihinde polise verdiği ifadesinde, Armağan’ın neden vefat ettiğini bilmediğini, herhangi bir sağlık sorunu olmadığını söyledi. Baba 14 ay sonra savcılıkça alınan ifadesinde ise, işten geldiğinde Armağan’ın hasta olduğunu öğrendiğini, ertesi gün hastaneye götürmeyi düşündüğünü, ancak gece vefat ettiğini, mezar yeri satın alacak parası olmadığı için Armağan’ı Arnavutköy mezarlığına defnettiğini, ölümden sonra nüfus müdürlüğüne başvurduğunu ancak görevlilerin ölüm kaydı düşmediğini söylediği, memleketten muhtarın araması üzerine Aydın Söke’de tekrar öldüğünü bildirdiğini söyledi.

ANNE: “MERDİVENLERDEN DÜŞTÜ”

Anne Ceyhan K. de olay günü Armağan’ın merdivenlerden düştüğünü, kafasının şiştiğini, ancak maddi durumları olmadığı için hastaneye götüremediklerini, acılarından dolayı kocasının ölüm olayını yetkililere bildirmediğini, kocasının arkadaşıyla birlikte bebeği defnettiğini anlattı.

BİRLİKTE GÖMDÜĞÜ ARKADAŞI DA İFADE VERDİ

Sanık baba ile birlikte bebeği gömen arkadaşı Ahmet Ç. ifadesinde, Hüseyin K’nin bebeğinin ölmeden önce hasta olduğunu, ancak doktorlara güvenmediği için bebeği hastaneye götürmediğini, olay günü sabah Hüseyin’in evine gittiğinde Armağan’ın öldüğünü öğrendiğini, Hüseyin bebeği tek başına defnedeceğini, onu yalnız bırakmamak için yanında gittiğini, sabah saat 08.00 sıralarında cenaze namazını kılarak bebeği defnettiklerini söyledi.

İKİ KARDEŞİN DAHA İFADESİ ALINDI

Soruşturma sürecinde baba Hüseyin K’nın yaşayan 9 çocuğundan biri olan E.K. ile D.K’nin de ifadesine başvuruldu. E.K. kardeşlerinin aksine babasının kardeşlerini darp etmediğini, kardeşinin olay öncesinde herhangi bir kaza da geçirmediğini, rahatsızlığının da olmadığını söylerken; D.K. babasının Armağan’ı dövdüğünü, susmayınca eşarpla boynunu sıkıp susturmaya çalıştığını, sabah uyandıklarında anne ve babasının kardeşlerinin öldüğünü söylediğini anlattı.

MEZAR AÇILDI

Savcılıkça, 9 Haziran 2022 tarihinde sanık babanın gösterdiği yerde,’fethi kabir’ (cenazenin incelenmesi için mezarın açılması) işlemi yapıldı.  Açılan mezarda iki farklı bebek cesedi bulundu, yapılan DNA incelemesinde bulunan bebek kemiklerinden birinin sanık babanın DNA’sıyla uyumlu olduğu saptandı.

20 YIL SONRA DAVA AÇILDI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına fezlekeyle gönderilen soruşturma sonucunda 27 Ekim 2023’te iddianame hazırlandı. İddianamede baba, anne ve teyzenin ifadelerinin birbiriyle çeliştiği, ayrıca babanın savcılık ve polis ifadelerinin de tutarsız olduğu belirtildi. İddianamede, sanık babanın bebeğin ölümünü ilk kez 7 yıl sonra 1 Haziran 2010 tarihinde Aydın, Söke Kaymakamlığına bildirdiği belirtildi.

CENAZE MERASİMİ DÜZENLEMEMESİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI

İddianamede, İlahiyat Fakültesi mezunu baba Hüseyin K’nın İslam dininin gereği üzerine cenaze merasimi düzenlemeden bebeğini erken saatlerde arkadaşıyla defnetmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına dikkat çekildi.

MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ

İddianamede, 2003 yılının kış aylarında, kesin olarak tespit edilemeyen bir tarihte öz oğlu olan 2001 doğumlu Armağan’ı kablo ile başına vurarak, tekme ve yumrukla, eşarpla boğazını sıkarak ve duvara fırlatarak darbederek bebeğin ölümüne neden olduğu belirtildi. Sanığın “Olası kastla nitelikli kasten öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması istendi.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz günlerde görülen ilk duruşmaya, üç kardeşin yanı sıra kardeşlerden D.K de şikayetçi olarak katıldı. Karısıyla Aydın’da yaşayan sanık Hüseyin K. ise Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.

Sanık Hüseyin K. savunmasında, suçlamaların asılsız olduğunu ve üzerine tiyatro oynandığını ileri sürdü. Suçlamaları anlamakta zorlandığını söyleyen sanık baba, “İddialara konu olan bebeğim 6 kilo doğmuştur.  Her çocuğumuza kendi özelliklerine göre ilgi gösterdik. Vefat öncesi eşim bebeğin merdivenden yuvarlandığını söyledi. Kontrol ettim herhangi bir bulgu yoktu. Eşimin anlattığına göre o gün biraz ateşlenir gibi olmuş. Akşam bir şeyi yoktu. Sabaha karşı eşim beni kaldırdı. Çocuk hareketsizdi. Nabzı atmıyordu. Vefat ettiğini anladım” dedi.

Sanık Hüseyin K. maddi imkanlarının yetersiz olduğunu,  daha önceden vefat eden bebeğinin cenaze masraflarını karşılayamadığını ve aynı sıkıntıları yaşayacağı düşüncesiyle defin işlemlerini kendisinin yaptığını belirterek beraatini istedi.

Şikayetçi kardeşler de babalarından gördükleri eziyet nedeniyle cezalandırılmalarını talep ettiler. Mahkeme, bir sonraki duruşma anne ve teyzenin dinlenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/uc-kardes-ihbar-etti-bebegini-doverek-oldurdugu-one-surulen-babaya-20-yil-sonra-muebbet-istemiyle-dava/feed/ 0