AKSARAY – Aksaray Belediyesi’nin kentsel dönüşüm projesinin temel atma törenine katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin her tarafında kentsel dönüşümü desteklediğini belirterek, “2012 yılında Cumhurbaşkanımızın talimatı ile yasa çıkar, 2 milyon 250 bin konut değişir. Şu anda 450 binin inşaatı devam ediyor. Yalnız bu bize yetmiyor. Bunu hızlandırmamız lazım” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki bir dizi açılı ve ziyaret için Aksaray Belediyesinin davetlisi olarak geldiği Aksaray’da belediyenin kentsel dönüşüm projesinin temel atma törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümün önemine değinerek, “Sağ olsun Evren bey ile biz yıllarca bakanlıkta beraber çalıştık. Daha sonrasında burada Aksarayımıza hizmet ediyor. Allah razı olsun güzel işler yapıyor. Gerek daha önceki genel başkanı yardımcılığım sırasında, gerekse şimdiki bakanlık görevimde Evren beyden gelen bütün isteklere eyvallah diyoruz. Çünkü inanıyorum ki burada güzel işler yapacak. Bugün de burada temelini atacağımız iş gerçekten kolay bir iş değil. 576 bağımsız birim diyelim. Hem işyeri, hem konut hem de ofis olarak devasa bir iş. TOKİ ihaleyi yapmış gelecek yılın ortalarında bitmesi öngörülüyor. Tahmin ediyorum ki 2 milyar liraya yakın bir bedeli bizler bakanlıktan ödeyeceğiz. İnşallah müteahhidimiz de söz verdiği zaman içerisinde çok kısa bir zamanda bu inşaatlarımızı bitirir ve bittiği zamanda Aksaray’ın çehresi değişmiş olur, güzel bir örnek teşkil eder. Sonra da yavaş yavaş etrafa doğru yaygınlaşarak her tarafa güzel işler yapılır. Ben de Kayseriliyim. Aynı toraktanız hiç fark etmez. Buralar bizim milli ve manevi değerlerimizin yaşadığı, insanlarımızın o güzel duyguları ve hasretleri içinde barındırdığı her türlü güzelliğe layık olarak hizmet edilmesi gereken yerler diye düşünüyorum. Seçimlerde Cumhurbaşkanımıza çok büyük destekler verdiniz. İnşallah bu hizmetlerle bizde sizlere karşı borcumuzu ödemiş olacağız. Türkiye’nin her tarafında kentsel dönüşümü destekliyorum. 2012 yılında Cumhurbaşkanımızın talimatı ile yasa çıkar, 2 Milyon 250 bin konut değişir. Şu anda 450 binin inşaatı devam ediyor. Yalnız bu bize yetmiyor. Bunu hızlandırmamız lazım. Bu işin sağlam yapılabilmesi için 3 ayağı var. Birisi bakanlık ki biz buradayız. Yasa çıkarıyoruz, teşkilatımızı kurduk, bütçe ayırdık, sonra tüm Türkiye’ye diyoruz ki, hangi belediye olursa olsun ne olur gelen kapı sonuna kadar açık, biz yardım edeceğiz, biz destekleyeceğiz. Bu ülkeyi seviyoruz biz. Ama ne yazık ki bazı belediye başkanları bu işlerden kaçıyorlar. Hem de İstanbul gibi bir yerde özellikle muhalefetteki arkadaşlar zerre miktar bakmıyorlar. Bir şey öğrenmişler, ezberlemişler ki o da kaçış yolu ben biliyorum. Hani kamyonların kaçış rampası olur ya, aynı onun gibi. Efendim biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşümün peşinde olanın Allah belasını versin. Derdimiz bizim rantsal dönüşüm falan değil ki. Ama bu sözü söyleyerek kaçamazsınız” dedi.
“Gece gündüz demeden bu sürece başladık”
Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer ise, Aksaray için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirterek, “Bu bölgemizde, şehrimizin merkezinde kanayan bir yara, bir görüntü göstermesi vatandaşımızın vicdanında da değişime dönüşüme bir kapı aralamış olması bizim için bu adımı atmada en önemli faktörlerden biri oldu. Gece gündüz demeden bu sürece başladık. 6-8- ay geçti pandemi süreci başladı. Bu işler tabi ki uzun soluklu işler, zaman gerektiren, sabır gerektiren işler. Kurumların koordinasyonuyla çalışması gerektiren mevzular. Aynı zamanda vatandaşımızın burada destek vermesi çok büyük önem arz ediyordu. Kentsel dönüşümleri işinin esası en önemli ayaklarından bir tanesi vatandaşın desteğidir. Burada bir bina vardı, Aksaray’ın 42 yıllık karkas binasıydı. Aksaray 34 yıllık bir vilayet, bu binamız 42 yıllık bir bina idi. Ne zaman meydanda bir tören olsa, devlet büyüğümüz gelse, ‘Bu bina neden böyle duruyor. Bunun sahibi yok mu? Alan batan yok mu? Bunu neden yıkmıyorsunuz?’ gibi sorulara maruz kaldığımız bir binaydı ki biz hamdolsun bu binanın yıkımı ile sürecimize başladık. Başladık ama tabi ki bu kolay olmadı. Bir taraftan vatandaşlarımızın bilgilendirmesi, diğer taraftan da bu süreci adım adım, ilmek ilmek takip ettik. En son geldiğimiz noktada bu 22,5 dönümlük alan toplamda 624 tane bağımsız birim vardı burayı temizlediğimizde. 574 tane de bağımsız birim, bunların içerisinde 270 tanesi konut, 126 tanesi ofis, 178 tanesi de iş yeri çerçevesinde dönüşüme başladı. Sağ olsunlar TOKİ başkanımız ve bakan beyimiz de göreve geldikten sonra kendilerine ricamızla beraber şehrimizde bir bu bölgenin dönüşmeyeceği bu yapılan çalışmaların yarıda kalıp bu şekilde bırakılacağı konusunda bir algı oluşturulmaya başlanmıştı. Hamdolsun hızlı bir şekilde ihale süreçlerini tamamladık. Şimdi geldiğimiz noktada temelini atıyoruz. Müteahhidimizde burada. Sağ olsunlar hızlı bir şekilde yapılacağını söylüyorlar. 500 takvim günü içerisinde şu an yüzde 7 düzeyinde gelişme düzeyi var temelle beraber. 500 gün sürede bakanım 2025’in nisan ayına denk geliyor. Gelecek yıl Nisan ayının 13’üne denk geliyor. Tabi ki süre uzatımları olur, 2025 yılının sonuna nasip olursa burada da kurdeleyi kesmek nasip olur diyorum. Aksaray’da bu değişim dönüşüm büyük önem arz ediyordu. Aksaray’ımızda 20 yıldır ilk kez bu bölgede, bu büyüklükte kentsel dönüşüm çalışması başlattık ve nihayete erdiriyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından dualar edilirken daha sonra Bakan Özhaseki, Başkan Evren Dinçer ve protokol üyeleri butona basarak kentsel dönüşüm alanının temelini attı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki bir dizi açılı ve ziyaret için Aksaray Belediyesinin davetlisi olarak geldiği Aksaray’da belediyenin kentsel dönüşüm projesinin temel atma törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümün önemine değinerek, “Sağ olsun Evren bey ile biz yıllarca bakanlıkta beraber çalıştık. Daha sonrasında burada Aksarayımıza hizmet ediyor. Allah razı olsun güzel işler yapıyor. Gerek daha önceki genel başkanı yardımcılığım sırasında, gerekse şimdiki bakanlık görevimde Evren beyden gelen bütün isteklere eyvallah diyoruz. Çünkü inanıyorum ki burada güzel işler yapacak. Bugün de burada temelini atacağımız iş gerçekten kolay bir iş değil. 576 bağımsız birim diyelim. Hem işyeri, hem konut hem de ofis olarak devasa bir iş. TOKİ ihaleyi yapmış gelecek yılın ortalarında bitmesi öngörülüyor. Tahmin ediyorum ki 2 milyar liraya yakın bir bedeli bizler bakanlıktan ödeyeceğiz. İnşallah müteahhidimiz de söz verdiği zaman içerisinde çok kısa bir zamanda bu inşaatlarımızı bitirir ve bittiği zamanda Aksaray’ın çehresi değişmiş olur, güzel bir örnek teşkil eder. Sonra da yavaş yavaş etrafa doğru yaygınlaşarak her tarafa güzel işler yapılır. Ben de Kayseriliyim. Aynı toraktanız hiç fark etmez. Buralar bizim milli ve manevi değerlerimizin yaşadığı, insanlarımızın o güzel duyguları ve hasretleri içinde barındırdığı her türlü güzelliğe layık olarak hizmet edilmesi gereken yerler diye düşünüyorum. Seçimlerde Cumhurbaşkanımıza çok büyük destekler verdiniz. İnşallah bu hizmetlerle bizde sizlere karşı borcumuzu ödemiş olacağız. Türkiye’nin her tarafında kentsel dönüşümü destekliyorum. 2012 yılında Cumhurbaşkanımızın talimatı ile yasa çıkar, 2 milyon 250 bin konut değişir. Şu anda 450 binin inşaatı devam ediyor. Yalnız bu bize yetmiyor. Bunu hızlandırmamız lazım. Bu işin sağlam yapılabilmesi için 3 ayağı var. Birisi bakanlık ki biz buradayız. Yasa çıkarıyoruz, teşkilatımızı kurduk, bütçe ayırdık, sonra tüm Türkiye’ye diyoruz ki, hangi belediye olursa olsun ne olur gelen kapı sonuna kadar açık, biz yardım edeceğiz, biz destekleyeceğiz. Bu ülkeyi seviyoruz biz. Ama ne yazık ki bazı belediye başkanları bu işlerden kaçıyorlar. Hem de İstanbul gibi bir yerde özellikle muhalefetteki arkadaşlar zerre miktar bakmıyorlar. Bir şey öğrenmişler, ezberlemişler ki o da kaçış yolu ben biliyorum. Hani kamyonların kaçış rampası olur ya, aynı onun gibi. Efendim biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşümün peşinde olanın Allah belasını versin. Derdimiz bizim rantsal dönüşüm falan değil ki. Ama bu sözü söyleyerek kaçamazsınız” dedi.
“Gece gündüz demeden bu sürece başladık”
Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer ise, Aksaray için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirterek, “Bu bölgemizde, şehrimizin merkezinde kanayan bir yara, bir görüntü göstermesi vatandaşımızın vicdanında da değişime dönüşüme bir kapı aralamış olması bizim için bu adımı atmada en önemli faktörlerden biri oldu. Gece gündüz demeden bu sürece başladık. 6-8- ay geçti pandemi süreci başladı. Bu işler tabi ki uzun soluklu işler, zaman gerektiren, sabır gerektiren işler. Kurumların koordinasyonuyla çalışması gerektiren mevzular. Aynı zamanda vatandaşımızın burada destek vermesi çok büyük önem arz ediyordu. Kentsel dönüşümleri işinin esası en önemli ayaklarından bir tanesi vatandaşın desteğidir. Burada bir bina vardı, Aksaray’ın 42 yıllık karkas binasıydı. Aksaray 34 yıllık bir vilayet, bu binamız 42 yıllık bir bina idi. Ne zaman meydanda bir tören olsa, devlet büyüğümüz gelse, ‘Bu bina neden böyle duruyor. Bunun sahibi yok mu? Alan batan yok mu? Bunu neden yıkmıyorsunuz?’ gibi sorulara maruz kaldığımız bir binaydı ki biz hamdolsun bu binanın yıkımı ile sürecimize başladık. Başladık ama tabi ki bu kolay olmadı. Bir taraftan vatandaşlarımızın bilgilendirmesi, diğer taraftan da bu süreci adım adım, ilmek ilmek takip ettik. En son geldiğimiz noktada bu 22,5 dönümlük alan toplamda 624 tane bağımsız birim vardı burayı temizlediğimizde. 574 tane de bağımsız birim, bunların içerisinde 270 tanesi konut, 126 tanesi ofis, 178 tanesi de iş yeri çerçevesinde dönüşüme başladı. Sağ olsunlar TOKİ başkanımız ve bakan beyimiz de göreve geldikten sonra kendilerine ricamızla beraber şehrimizde bir bu bölgenin dönüşmeyeceği bu yapılan çalışmaların yarıda kalıp bu şekilde bırakılacağı konusunda bir algı oluşturulmaya başlanmıştı. Hamdolsun hızlı bir şekilde ihale süreçlerini tamamladık. Şimdi geldiğimiz noktada temelini atıyoruz. Müteahhidimizde burada. Sağ olsunlar hızlı bir şekilde yapılacağını söylüyorlar. 500 takvim günü içerisinde şu an yüzde 7 düzeyinde gelişme düzeyi var temelle beraber. 500 gün sürede bakanım 2025’in nisan ayına denk geliyor. Gelecek yıl Nisan ayının 13’üne denk geliyor. Tabi ki süre uzatımları olur, 2025 yılının sonuna nasip olursa burada da kurdeleyi kesmek nasip olur diyorum. Aksaray’da bu değişim dönüşüm büyük önem arz ediyordu. Aksaray’ımızda 20 yıldır ilk kez bu bölgede, bu büyüklükte kentsel dönüşüm çalışması başlattık ve nihayete erdiriyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından dualar edilirken daha sonra Bakan Özhaseki, Başkan Evren Dinçer ve protokol üyeleri butona basarak kentsel dönüşüm alanının temelini attı. – AKSARAY
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eyüpsultan Akşemsettin ve Çırçır mahallelerinde 561 yapı, 720 bağımsız birimde oturan toplam 588 hak sahibini, aileleriyle birlikte depreme dayanıklı konutlarına kavuşturacak projenin temelini attı. “Gençliğimizin, enerjimizin ve cesaretimizin eksilmeden büyüdüğünü de herkese hatırlatmak isterim” diyen İmamoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ı hedef aldı. İmamoğlu “Yetki sahibi vatandaşlarımız, bize sadece geçici yetki verirler. 5 yıllık yetki verir. Hani birine kalsa, her şeyi kendi çatısı altına toplayacak ya… Her şeyi ona verirseniz, hizmet gelirmiş. Her şeyi ona verirseniz var ya, bu milleti mahveder, mahveder. İyi ki biz varız. Böyle bir anlayış olabilir mi? Her yetkiyi ona verin. Muhtarlarımız; toplayın çantanızı pılınızı pırtınızı, evinize gidin. Başka belediye başkanı da olmasın. Her şey onun olsun. İstanbul da onun olsun. Bütün memleket de onun olsun” dedi.
Eyüpsultan’a bağlı, Akşemsettin ve Çırçır mahalleleri sınırları içerisinde yer alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mülkiyetindeki iki parsel, 5 Şubat 2018’de, Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan ilan edildi. İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı; kurum iştirakleri KİPTAŞ, İstanbul İmar A.Ş. ve BİMTAŞ’la iş birliği yaparak 561 yapı, 720 bağımsız birim ve 588 hak sahibinden oluşan, çarpık yapılaşma ve mülkiyet probleminin olduğu alanda çalışmalara başladı. Hak sahipleri ve konunun paydaşları arasında kurulan ortak masalarda, sorunlara çözüm üretildi. Akşemsettin ve Çırçır mahallelerinin kentsel dönüşümü için düzenlenen temel atma töreni; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Parti Meclisi üyesi Mahir Yüksel, CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen, CHP Zeytinburnu Belediye Başkan adayı Onur Soytürk ve hak sahibi vatandaşların katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Konuşmasının başında, yerel seçimler için Eyüpsultan’da Özmen ve Zeytinburnu’nda da Soytürk destek isteyen İmamoğlu, şunları söyledi:
“HER ADAY ARKADAŞIMIZIN BİRİNCİ SIRADA KONUSU KENTSEL DÖNÜŞÜM: Özellikle bu dönem her bir aday arkadaşımızın, birinci sıra bazı ilçelerde çok özenle birinci sıra konusu olan kentsel dönüşüm meselesine tereddütsüz güçlü masalar kurarak, güçlü aktörlerle iş birliği yaparak İstanbul’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi ilçe belediyesi uyumunu maksimum seviyeye çıkartarak İstanbul’daki bu güçlü seferberliğin önemli bireyleri olma konusunda yola çıkan aday arkadaşlarım. Bugün Zeytinburnu’nda aday olan ve bu kentsel dönüşüm süreçlerinde de aktör olmuş değerli bir yöneticimizdi sevgili Onur Soytürk Zeytinburnu’nda aramızda kendisine de katıldığı için teşekkür ederim. Tabi Eyüpsultan bu kentsel dönüşüm meselesinde aynen Zeytinburnu’nda olduğu gibi ki alanları itibariyle ve de çözüme kavuşması konusunda geçmişten bugüne komşu birkaç ilçenin de etkin süreçlerinin işletildiği ve ne yazık ki büyük oranda mağduriyetlerin konuşulduğu ama biz bu dönem en üst seviyede tuttuğumuz şeffaflık ve masada mutlak bireylerin, vatandaşların hak ve hukuklarının korunmasını ön planda tutan bir süreçle ileri taşıdığımız bu dönüşüm sürecinin en önemli ilçelerinden birisi olan Eyüpsultan’da bizim güçlü kuruluşumuz İGDAŞ’ı yönetmiş ve bu dönemde etkin bir biçimde Eyüpsultan ilçemizde çalışmalarını sürdüren yönetici ciddiye ciddiyetiyle devlet adamı duruşuyla gerçekten Eyüpsultanlı hemşehrilerime özenli bir yöneticilik sunacağına yürekten inandığım Mithat Bülent Özmen’i davet ediyorum ona da başarılar diliyorum. Buradan Eyüpsultanlı hemşerilerimden Bülent Bey’i yalnız bırakmayacaklarına yürekten inanıyorum.
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN SAHTESİNİ DE YAPIYORLAR: Bugün gerçek bir kentsel dönüşüm projesine imza atıyoruz. Gerçek diye üstüne basa basa vurguluyorum. Çünkü kentsel dönüşümün sahtesini de yapıyorlar. Bu sahtesi meselesi önemli. Her ne kadar birazcık esprili gibi olsa da ne yazık ki kısmen bu sahte meselesini vatandaşlarımıza yaşatıyorlar. Kimin yaptığını aslında siz çok iyi biliyorsunuz. Gerçek kentsel dönüşüm insanları güvende hissettirir. Huzurlu ve mutlu eder. Evet sahte kentsel dönüşüm ise insanları mağdur eder. İstanbul’un deprem gibi çok önemli bir sorunu var bunu hepimiz biliyoruz. Şunu da söylemem gerekir, tabii bu sorun çözümlerinden birisi olması gereken kentsel dönüşümün bu şehirde bu arkadaşlar yüzünden kendisi de bir soruna dönüştü. Yani kentsel dönüşüm deyince bir sorun yumağı hissediliyor. Bunun sebepleri var, eğer sahte işler yaparsanız, insanları aldatırsanız insanlara kentsel dönüşüm diyen sadece İstanbul’un özellikle göz önünde bulunan Marmara kıyıları, deniz kıyılarını lüks konutlarla yığın haline getirirseniz, Fikirtepe gibi çok kötü bir talihsizliği yaşatırsanız işte kentsel dönüşüm adı altında yaptıkları insanları ne yazık ki kentsel dönüşümden soğutur ve bir nevi illallah dedirtir. Olayın özeti budur.
DEPREM TOPLANMA ALANLARI İMARA AÇTILAR. BİR NEVİ VATANDAŞI SIRTINDAN HANÇERLEDİLER: Plansız, programsız çalıştıkları, vatandaşın halinden anlamadıkları için büyük mağduriyetlere yol açtılar. Bu süreç böyle işledi. İstanbulluları evlerinden semtlerinden ettiler ve bir rant mücadelesi, bir rant kavgası, bir rant müzakeresine döndü. Bu yarım kalmış projelerle evsiz bırakılan insanlara dönüştü. Bina bazlı yerinde dönüşümde vatandaşla müteahhidi baş başa bıraktılar. Bu konuda yaşanan büyük sorunları sadece seyrettiler. Biz biliyoruz bu milletten yıllarca deprem vergileri alındı hem de milyarlarca dolar. Vatandaş sesini çıkaramadı her şeye rağmen hükümetine, belediyesine güvenen insanlar, bu güvenlerinde ne yazık ki sıkıntı gördüler. Ama onlar bu güveni iyi yönetemediler. Vatandaşı bir nevi kapalı devre bir ortam yönettikleri için yalnız bıraktılar ve çaresiz bıraktılar. Bakın deprem toplanma alanlarını imara açtılar. Bir nevi vatandaşı sırtından hançerlediler. Vatandaşa ihtiyacı olan konutları yapmak yerine az önce söylediğim gibi hala rezerv alan ilan ettikleri askeri alanlarda yüzde 85 üzerinde oranda lüks konut üretiyorlar rezidanslar üretiyorlar. Yine o rezerv alan dedikleri alanları çarçur erenem vatandaşı sırtından hançerlediler. Vatandaşın kentsel dönüşüm adı altında bunca ihanete imza atan insanlara asla inancı olacağını ben düşünmüyorum.
İNSANLARA 650 BİN KONUT YAPACAĞIZ YALANINI SÖYLÜYORLAR. YÜZÜ KIZARMADAN İFADE EDEBİLİYORLAR: Düşünün seçime giderken hala insanlara düşünsenize 650 bin konut yapacağız yalanını söylüyorlar. Bunu da gerçekten yüzü kızarmadan ifade edebiliyor. 650 binin rakamsal değeri maaş ödemese, hiçbir yatırım yapmasa metroya ona buna para harcamazsa bu şehrin beş altı yıllık bütün parasını harcasa yine 650 bin konutu yapamaz. O bakımdan gerçeklerle yalanları ayırt etmek isteyen sadece inanın vatandaşlarımıza sesleniyorum. Tuzla’ya baksa gerçeği bütün açıklığıyla görür ve Tuzla’da 2019 yılında duyurulan bir TOKİ projesinde temelini de 2021 yılında ancak atabildiler ki hemen yanı başında biz de KİPTAŞ aracılığıyla 2021 yılında bir konut projesi başlattık temelini attık. Biz projemizi 13 ay içerisinde tamamladık ve vatandaşımıza teslim ettik. TOKİ projesi ise üçüncü yılında ve hala kaba inşaat seviyesinde olan bölümleri var tabii bizi şaşırtmıyor. Sadece olan onların bir kez daha sözlerinde durmaması meselesi. Biz ise söz verdiğimiz tarihten bir yıl önce konutları bitirip vatandaşımıza teslim ettik. Kentsel dönüşüm konusunda gerçeklerle yalanları ayırt etmek isteyenler yine Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri projemize de bakabilirler.
BİZİM YÖNETİMİMİZDE YAPILAN BÜTÜN İŞLERDE AYNI ÖZENİ GÖRÜRSÜNÜZ: Bizden önceki yönetim Yeşilpınar evlerinden evlerinin bulunduğu alanın üzerinde hak sahipleriyle, ben ilanı gördüğümde şok oldum gazete ilanı yani. Orada oturan insanlar var ve bu alanı gazete ilanıyla o dönem KİPTAŞ ve İBB yöneticileri satış ilanı çıktılar arsayı satmaya kalktılar. Vatandaş riskli binalarda belirsiz, güvencesiz bir haldeydi. Biz geldik satış girişimini durdurduk ve yıllardır çözülmemiş mülkiyet sorunlarını biz çözdük. Her konuyu vatandaşla uzlaşarak yaptık. Hemen bir uzlaşma ofisinin orada devreye aldık ve tam yüzde yüz uzlaşı sağladık. Riskli yapıları yaptık, hak sahiplerine kira yardımı sağladık İBB olarak. İstemeleri halinde taşınabilecekleri stok konutlarımızı açtık ve söz verdiğimiz tarihte aksatmadan tüm hak sahiplerine güvenli evlerini teslim ettik. Bizim yönetimimizde yapılan bütün işlerde inanın bütün arkadaşlarıma talimatımdır ki aynı özeni görürsünüz. Yalnız verdiğimiz sözleri değil aynı zamanda işin kalitesinde de görürsünüz. Detaylara verilen önemde görürsünüz. Mimari detaylarından malzeme detaylarına, uygulamalardan o binayla beraber çevreye sağlayacağı sosyal faydalara varıncaya kadar.
BİZİMLE ONLAR ARASINDAKİ FARK ZİHNİYET FARKIDIR, AHLAK VE HAYSİYET FARKIDIR: Bazen bir kreş, bazen bir mahalle evi, bazen bir sosyal hizmete destek olan birimleriyle. Bizim yönetimimizde yine değerli kurumumuz KİPTAŞ Türkiye’de sabit taksitli sosyal konut üreten tek kurum oldu. Onların vatandaşa sabit taksitle konut sağlamak diye bir dertleri hiç olmadı. İnanın bazı konut alan vatandaşlarımızın ödeyeceği rakamları geleceğe dair enflasyon farkıyla işte Tefe-Tüfe farkıyla ödeyeceği rakamları duyduğumda ben şok oldum. Onun için biz sadece bugünüde düşünmedik. Bu konutları elde edecek olan vatandaşlarımızın yarınlarda karşılaşacağı sorunları bilerek birkaç yıl içerisinde onları güvence altına alma gayretinde olduk. Onun için halkçı bir uygulamayı ortaya koyduk. Onun için biz en ileri seviyede halkçı belediyeciliğin temsilcileri olduğumuzu iddiayla söylüyoruz. Bizimle onlar arasındaki fark inanın zihniyet farkıdır. Ahlak ve haysiyet farkıdır. Aradaki fark vatandaşa verdiği sözü şeref sözü kabul edenler ile vatandaşa yalan söylemekten utanmayanlar arasındaki farktır aradaki fark budur.
BU BÖLGENİN DEPREME DAYANIKSIZ YAPILARDAN ARINDIRILMASI YOLUNDA ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM ATIYORUZ: Bugün temelini attığımız Akşemseddin ve Çırçır mahalleleri kentsel dönüşüm projesinde de bizim farkımızı görecek ve halkımız olarak yaşayacaksınız. Bugün atacağımız temelle birlikte Eyüpsultan’ın iki mahallesinde daha gerçek kentsel dönüşüm sürecini başlatıyoruz. Altı yıldır riskli alan statüsünde bulunan bu bölgenin depreme dayanıksız yapılardan arındırılması yolunda çok önemli bir adım atıyoruz. Hızlı çözüm üretmek için yapılaşmanın az olduğu ve İBB mülkiyetinde bulunan Akşemseddin Mahallesi’ndeki iki parselde rezerv konutlar üreteceğiz. Riskli alan ilan edilen bölgedeki sorunlu yapılarda yaşayan vatandaşlarımızın buraya taşınmalarını sağlayacağız. Elbette ki istekleri doğrultusunda. Ruhsata alınmış olan projelerle bölgedeki iki parselde toplam 703 konut, 12 ticaret, bir kreş ve bir mahalle evi inşa edilecek. Tabii özellikle burada dikkatinizi çektiği gibi hem mimari tarzıyla, hem yaşamsal alan tasarımıyla özenli bir proje dizaynı yapılmıştır. Eyüpsultan’da kentsel dönüşüm süreçlerine hız kazandıracak rezerv konutların üretiminde tam anlamıyla üst seviyede bir ekip çalışması vardır. İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı çatısı altında güzel bir çalışma yapılmıştır. Tabii İmar Daire Başkanlığı ve diğer birimleriyle herkes bu tür çalışmalarda İBB kurumsalı altında özenli bir işbirliği süreci yürütmüştür. Genel sekreterimizden, Genel Sekreter yardımcımıza ve o birimlerde bulunan daire başkanlıklarına varıncaya kadar. Yine aynı şekilde burada bulunan özellikle uzlaşma süreciyle başlayan sahadaki İmar A.Ş varlığından tutun inşaatını yapan KİPTAŞ sürecine kadar proje ve sürecin olgunlaşmasındaki BİMTAŞ’a kadar iştiraklerimiz içerisindeki iştiraklerimizin özellikle yapı sektörüyle ilgili olan bu kentsel dönüşüm süreciyle ilgili olan grubumuzun da özenli ve iş birliği içerisindeki çalışması ile çok güzel bir sonuca erişilmiştir. Birlikte çalışma, birbirinin sözünü dinleme birbirine iş odaklı ve sonuç odaklı anlayışla karşılıklı diyalog yürütme çabasından ötürü bütün yönetici arkadaşlarıma yürekten hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum
ENGELLENDİĞİMİZ, SÜREÇLERİN UZATILDIĞI BİR YERDE BAŞLAYACAĞIMIZ BİR İNŞAATIN HATTA SABOTE EDİLDİĞİ GİRİŞİMLER YAŞADIK: Vatandaşlarımızın güvenini hiçbir zaman boşa çıkarmadık. Hayali vaatler vermedik. Verdiğimiz tüm sözleri de tuttuk. Tutamayacağımız bir sözü de vermedik. İstanbul’un her tarafında inanın o iç huzurla dolaşıyorum. Şunu söyleyeyim engellendiğimiz süreçlerin uzatıldığı yani bir yerde başlayacağımız bir inşaatın bazen o yerel alanda bazı ilçe belediyeleri tarafından uzun süreler uzatıldı, hatta sabote edildiği girişimleri de yaşamadık değil. Ama biz işimize baktık. O bakımdan öyle bazıları gibi karşıma kentsel dönüşüm mağdurları çıkar da hesap sormaya kalkarlar mı diye de endişe etmedim. Çünkü veremeyeceğimiz bir cevabımız yok. Şu var geçmişten bugüne arızalı diyaloglarla sıkıntılı bir sürece bürünmüş olan kentsel dönüşüm süreçleriyle ilgili ne yazık ki insanların önyargılarını yıkmak, kamu adına kolay bir şey değil. Bunu yıkmak adına ısrarla anlatıyoruz ısrarla anlatıyoruz. Arkadaşlarıma lütfen sonuna kadar bilgi vermekte detay vermekte geri durmayın diyoruz. O bakımdan ben şunu söyleyeyim. Beş yıldır ki beş yıldır demek de yanlış aslında. Dört buçuk yıldır kimseyi mağdur etmeden halkın dertlerini çözmek için bütün arkadaşlarımla var gücümle tüm özenimle çalıştım, çalışmaya da devam ediyorum. Bunu buradan belirtmek isterim.
EMEKLİLERİN ALDIĞI MAAŞLA İLGİLİ DALGA GEÇECEK SEVİYEDE YORUM YAPMASINI BEN HİCAP DUYARAK AKŞAM DİNLEDİM: Herkesin hayatı kolaylaşsın, güzelleşsin diye uğraşıyoruz. Önümüzdeki dönemde kentsel dönüşüm konusunda her zaman vatandaşın yanında olacağız. Dar gelirli vatandaşlarımıza ait 50 bin riskli konutun göreceksiniz, inşaat maliyetini, bütün vaatler, hesabı kitabı yapılmış vaatlerdir. İnşaat maliyetinin yüzde 60’nı biz karşılayacağız. Dar gelirli vatandaşlarımızın 50 bin konuta yakın dönüşümüyle ilgili süreçte. Yine bu konutlarda yaşayan dar gelirli emeklilerimizin inşaat maliyetinin yüzde 65’ni de biz üstleneceğiz. Bugünkü anlayışın daha dün emeklilerin aldığı maaşla ilgili dalga geçecek seviyede yorum yapmasını ben hicap duyarak akşam dinledim. Riskli binalarda yaşayan ev sahiplerine ve kiracılara bakın. Bu kiracı sürecini biz olayın içine kattık. Bakanlığın verdiği desteğin üzerine kiraların çok arttığı gerçeğini görerek yedi bin lira ekstra kira desteğini de biz vereceğiz. Emeklilerimize ayrı bir satır açtık. Bakanlık kira yardımının üzerine özellikle tek emekli maaşıyla geçiniyor ve bir evini dönüştürecek ne yapacaksınız? Sokağa mı bırakacaksınız. Biz o emeklilere dokuz bin lira kira desteği vereceğiz. Onlara ekstra bir ayrımcılık yapıyoruz. Yani toplamda bu beş yıl içerisinde 80 bin ev sahibi ve kiracımıza kira desteğinde bulunarak onların süreçlerini hızlı bir şekilde tamamlamak onları da güvenli konutlarda güvenceli bir yaşama kavuşturma konusunda desteklerimizi bu yoksulluğu hükümetin tavan yaptığı ortamda maliyetlere takla attırdıkları ortamda, döviz kurlarını ne yazık ki yukarıya doğru tırmandırıp cebimizdeki parayı pul ettikleri ortamda biz her yönüyle emeklimizin, dar gelirlinin, vatandaşımızın depremle mücadelede yanlarında olacağımızı, olmak zorunda olduğumuzu ekonominin kötü yaptıkları ekonomiden dolayı böyle bir kaynağı ayıracağımızı buradan Eyüpsultan’dan bütün vatandaşlarımıza bir kez daha duyuruyorum.
HERŞEYİ ONA VERİRSENİZ BU MİLLETİ MAHVEDER MAHVEDER: Bütün arkadaşlarımızla sorunlarınızı dert edinen insanlar olduğumuzu hatırlatmak isterim. Gençliğimizin enerjimizin ve cesaretimizin eksilmeden büyüdüğünü de herkese hatırlatmak isterim. Yetki sahibi vatandaşlarımız bize sadece geçici yetki verirler beş yıllık yetki verirler. O bakımdan hani birine kalsa her şeyi kendi çatısı altına toplayacak ya her şeyi ona verirseniz hizmet gelirmiş. Her şeyi ona verirseniz var ya bu milleti mahveder mahveder. İyi ki biz varız. Böyle bir anlayış olabilir mi? Her yetkiyi ona verin, muhtarlarımız toplayın çantanızı pılınızı pırtınızı evinize gidin. Başka belediye başkanları da olmasın. Her şey onun olsun İstanbul da onun olsun. Bütün memleket de onun olsun. Allah yardımcısı olsun. Ne diyeyim? Allah yardımcısı olsun. Bu yani bu milletle dalga geçmek gibi bir şey. Bu millet hafif tebessüm eder ama o sandığa gittiğinde ne yapacağını da çok iyi bilir. Aynen 23 Haziran’da olduğu gibi. Elbette yetkiyi istiyoruz. Ama yetkinin her anında, her saniyesinde şeffaf, sokakta bizi yürürken göreceksiniz. Pazarda yanınızda rastlayacaksınız. En zor anınızda yanınızda olacağız. Meclisimizi onların bilmediği şekliyle naklen her şeyini size göstereceğiz. Tüm şeffaflığıyla size hesap verecek bir biçimde yetkiyi bize verin. Size atom karıncanın üstüne bir tarif var mı bilmiyorum ama inşallah bulacağız. Diyebilirsiniz belki Ekrem gibi çalıştı denilebilir. Beş yıl daha sizin için çalışmaya devam edeceğiz. Yetki istiyoruz, birlikte kazanmaya, birlikte başarmaya, İstanbul’un 16 milyon insanımıza ait olduğu bir dönemi hep birlikte var etmeye talibiz. Yetkiyi onun için istiyoruz. Daha güzel günlere hep birlikte yürüyelim. İcraat, hizmet, yatırım hızımızı düşürmeden her gün daha da arttırarak yürüyelim. Onun için parolamız belli. Her yerde yazıyor bu geçmiş beş yılın parolası ya da sloganı İstanbul başardı. Önümüzdeki beş yılın parolası ise tam yol ileri. Tam yol ileri. Akşemsettin ve Çırçır mahalleleri kentsel dönüşüm projelerimiz hayırlı uğurlu olsun. Bir an önce vatandaşlarımızın güvenli konutlarına kavuştuğu günlerde buradaki hemşehrilerim den mutlu oldukları yuvalarında hem anahtarlarını vermek hem de onların bir yudum kahvesini içmek dileğiyle hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum”
]]>“650 bin konutu; Üsküdar, Esenler ve Fikirtepe’de nasıl yaptıysak öyle yapacağız”
“İstanbul’da insan ömründen 3 yıl yiyen trafik çilesini bitireceğiz”
“Metro ağını iki katına çıkartacağız”
İSTANBUL – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Dünya STK Günü nedeniyle, Karadeniz Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Buluşması’nda açıklamalarda bulundu. Kurum, ” Sinop, Samsun, Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’e bakanlar bizim eserlerimizi görür. İstanbul’da da bu aşkla çalışacağız. İnsan ömründen 3 yıl alan trafik çilesini bitireceğiz” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, katıldığı Dünya STK Günü KASTOB Buluşması’nda kentsel dönüşüm projesinin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Karadenizlilerin her zaman kendilerinin yanında olduğunu vurgulayan Murat Kurum, “Karadeniz’e baktığımızda hep bizim yanımızda durmuş, 22 yıldır da hep ön safta yer almış. 783 bin kilometrekare vatan toprağı üzerinde ikinci yüzyılımızı kutluyorsak, bu millet sayesinde. Karadeniz’e her gittiğimizde bizi bağrına basan insanları görüyoruz” şeklinde konuştu.
Kurum, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde yaptığı hizmetleri hatırlatarak, “Sinop, Samsun, Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’e bakanlar bizim eserlerimizi görür. Samsun’a gittiğinizde Toybelen Sıfır Atık Sanayi Sitesi’ni, Subaşı Meydanı ve Yeraltı Otoparkı’mızı; Canik, İlkadım, Atakum, Vezirköprü, Tekkeköy ve Çarşamba’da sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarımızla karşılaşırsınız. Giresun’da sel oldu yine oradaydık. Vatandaşımızın en zor anında, selden zarar gören vatandaşlarımızın yanına gittik. Giresun’da Kastamonu’da yine böyle bir selle karşılaştık. Trabzon’a gittiğinizde Akçaabat ve Vakfıkebir millet bahçelerimizi, Beşikdüzü ve Çömlekçi Kentsel Dönüşüm Projelerimizi, Uzungöl koruma projemizi, içme suyu ve park projelerimizi görürsünüz. Rize’ye gittiğinizde Çarşı Mahallesi Meydan Projesini, Taşlıdere, Yağlıtaş, Salarha ve Tophane’deki kentsel dönüşüm projelerimizi, sosyal konutlarımızı, Ayder koruma projemizi görür; orada yaptığımız Gelintülü Şelalesi Seyir Terası’mızda seyre dalarsınız” dedi.
“İstanbul 31 Mart’ta kentsel dönüşümün kararını verecek”
İstanbulluların 31 Mart’ta vereceği kararın, kentsel dönüşüm için önemli olacağını vurgulayan Kurum, “31 Mart yaklaşıyor. İstanbul şunun kararını verecek; İstanbul’un sorunları için çalışanlar varken, diğer tarafa baktığınızda bu 5 yıla kendi gelecekleri uğruna mücadeleye katılmış olanları görecek. Bir tarafta İstanbul her alanda kendine yetsin diyenler varken, ‘Ayasofya yeniden müze olsun’ diyenler, ‘KAAN kalorifer peteğine benziyor’ diyenler var. Bu seçim İstanbul’un kentsel dönüşümünün yapılıp yapılmayacağının kararı” diye konuştu.
“650 bin konutu, Üsküdar’da Fikirtepe’de Tuzla’da Pendik’te nasıl yaptıysak öyle yapacağız”
İstanbul’un son beş senedir hizmet belediyeciliğinden yoksun kaldığını belirten Kurum; göreve gelir gelmez ilk olarak kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmek ve trafik çilesine son vermek için çalışacaklarını belirtti. Kurum, “İstanbul’da insanın ömründen 3 yılını alan trafik çilesine son vermek istiyoruz. Metrobüs kuyruklarındaki çileyi bitireceğiz ve metro ağını da iki takına çıkartacağız. Kentsel dönüşümü daha önce Pendik’te, Tuzla’da, Fikirtepe’de nasıl yaptıysak, Üsküdar Ferah Mahallesi’nde, Esenler’de akıllı şehir uygulamasıyla, Zeytinburnu’nda dönüşümü nasıl yaptıysak, Gaziosmanpaşa’da yarım kalan 5 bin konutu nasıl bitirdiysek, Tozkoparan’da kentsel dönüşümü nasıl başardıysak, Beyoğlu’nda nasıl gerçekleştirdiysek, 31 Mart akşamı İstanbullularla el ele vererek; İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayana kadar çalışacağız. 31 Mart akşamı eser siyaseti başlasın istiyoruz. Bundan önce nasıl vatandaşımızın yanında olduysak yine öyle çalışacağız. İstanbul’un kardeşi, evladı olmaya talibiz” dedi.
“Bizi ararsanız şantiyede bulursunuz dedikodu ve polemiklerin içinde bulamazsınız”
Murat Kurum, sözlerini, “Biz çalışan tarafta oluruz. Bizi ararsanız Üsküdar’daki kentsel dönüşüm çadırında oluruz, bizi aradığınızda şantiyeden çıkmış, metro temelini atarken görürsünüz. Gençlerimiz için yeni atölyelerin inşasını verirken bulursunuz. Bizi ararsanız, İstanbul’un sorunlarını giderirken bulursunuz. Polemiklerin, dedikoduların, bahanelerin arkasında bulamazsınız. Biz hep yapan tarafta olacağız. Geçmişte hep verdiğimiz sözleri tuttuk. Milletimizin gülen yüzüyle hep karşılaştık. İstanbul’daki kardeşlerimiz için bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’a, katıldığı programda, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer de eşlik etti.
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, katıldığı Dünya STK Günü KASTOB Buluşması’nda kentsel dönüşüm projesinin detayları hakkında açıklamalarda bulundu. Karadenizlilerin her zaman kendilerinin yanında olduğunu vurgulayan Murat Kurum, “Karadeniz’e baktığımızda hep bizim yanımızda durmuş, 22 yıldır da hep ön safta yer almış. 783 bin kilometrekare vatan toprağı üzerinde ikinci yüzyılımızı kutluyorsak, bu millet sayesinde. Karadeniz’e her gittiğimizde bizi bağrına basan insanları görüyoruz” şeklinde konuştu.
Kurum, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde yaptığı hizmetleri hatırlatarak, “Sinop, Samsun, Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’e bakanlar bizim eserlerimizi görür. Samsun’a gittiğinizde Toybelen Sıfır Atık Sanayi Sitesi’ni, Subaşı Meydanı ve Yeraltı Otoparkı’mızı; Canik, İlkadım, Atakum, Vezirköprü, Tekkeköy ve Çarşamba’da sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarımızla karşılaşırsınız. Giresun’da sel oldu yine oradaydık. Vatandaşımızın en zor anında, selden zarar gören vatandaşlarımızın yanına gittik. Giresun’da Kastamonu’da yine böyle bir selle karşılaştık. Trabzon’a gittiğinizde Akçaabat ve Vakfıkebir millet bahçelerimizi, Beşikdüzü ve Çömlekçi Kentsel Dönüşüm Projelerimizi, Uzungöl koruma projemizi, içme suyu ve park projelerimizi görürsünüz. Rize’ye gittiğinizde Çarşı Mahallesi Meydan Projesini, Taşlıdere, Yağlıtaş, Salarha ve Tophane’deki kentsel dönüşüm projelerimizi, sosyal konutlarımızı, Ayder koruma projemizi görür; orada yaptığımız Gelintülü Şelalesi Seyir Terası’mızda seyre dalarsınız” dedi.
“İstanbul 31 Mart’ta kentsel dönüşümün kararını verecek”
İstanbulluların 31 Mart’ta vereceği kararın, kentsel dönüşüm için önemli olacağını vurgulayan Kurum, “31 Mart yaklaşıyor. İstanbul şunun kararını verecek; İstanbul’un sorunları için çalışanlar varken, diğer tarafa baktığınızda bu 5 yıla kendi gelecekleri uğruna mücadeleye katılmış olanları görecek. Bir tarafta İstanbul her alanda kendine yetsin diyenler varken, ‘Ayasofya yeniden müze olsun’ diyenler, ‘KAAN kalorifer peteğine benziyor’ diyenler var. Bu seçim İstanbul’un kentsel dönüşümünün yapılıp yapılmayacağının kararı” diye konuştu.
“650 bin konutu, Üsküdar’da Fikirtepe’de Tuzla’da Pendik’te nasıl yaptıysak öyle yapacağız”
İstanbul’un son beş senedir hizmet belediyeciliğinden yoksun kaldığını belirten Kurum; göreve gelir gelmez ilk olarak kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmek ve trafik çilesine son vermek için çalışacaklarını belirtti. Kurum, “İstanbul’da insanın ömründen 3 yılını alan trafik çilesine son vermek istiyoruz. Metrobüs kuyruklarındaki çileyi bitireceğiz ve metro ağını da iki takına çıkartacağız. Kentsel dönüşümü daha önce Pendik’te, Tuzla’da, Fikirtepe’de nasıl yaptıysak, Üsküdar Ferah Mahallesi’nde, Esenler’de akıllı şehir uygulamasıyla, Zeytinburnu’nda dönüşümü nasıl yaptıysak, Gaziosmanpaşa’da yarım kalan 5 bin konutu nasıl bitirdiysek, Tozkoparan’da kentsel dönüşümü nasıl başardıysak, Beyoğlu’nda nasıl gerçekleştirdiysek, 31 Mart akşamı İstanbullularla el ele vererek; İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayana kadar çalışacağız. 31 Mart akşamı eser siyaseti başlasın istiyoruz. Bundan önce nasıl vatandaşımızın yanında olduysak yine öyle çalışacağız. İstanbul’un kardeşi, evladı olmaya talibiz” dedi.
“Bizi ararsanız şantiyede bulursunuz dedikodu ve polemiklerin içinde bulamazsınız”
Murat Kurum, sözlerini, “Biz çalışan tarafta oluruz. Bizi ararsanız Üsküdar’daki kentsel dönüşüm çadırında oluruz, bizi aradığınızda şantiyeden çıkmış, metro temelini atarken görürsünüz. Gençlerimiz için yeni atölyelerin inşasını verirken bulursunuz. Bizi ararsanız, İstanbul’un sorunlarını giderirken bulursunuz. Polemiklerin, dedikoduların, bahanelerin arkasında bulamazsınız. Biz hep yapan tarafta olacağız. Geçmişte hep verdiğimiz sözleri tuttuk. Milletimizin gülen yüzüyle hep karşılaştık. İstanbul’daki kardeşlerimiz için bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’a, katıldığı programda, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer de eşlik etti. – İSTANBUL
]]>İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak için yapılacak uygulamalar kapsamında ‘Yarısı Bizden’ kampanyası yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre İstanbul’da kentsel dönüşüm için hak sahiplerine bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar da kredi verilecek.
Hibe ve kredi desteği verilecek
İstanbul’da kentsel dönüşümde gerçekleştirilecek uygulamalar hakkında Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı bilgi verdi. Özelmacıklı, “Hak sahiplerine her bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar kredi ve 100 bin TL tahliye desteği verilebilecek. Tahliye desteği maliklere, kiracılara ve sınırlı ayni hak sahiplerine bağımsız bölüm başına bir kereye mahsus ve karşılıksız olarak sağlanacak” dedi.
Kampanyaya başvuru durumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Özelmacıklı, “Kampanyaya 72 bin bağımsız bölümde yaklaşık 14 bin binada yüzde 100 mutabakat ile başvuru olmuştu. Diğer başvurular ile beraber bu rakam 1 milyon 255 bin seviyesindeydi. Şuan için yeni bir başvuru alınmıyor. Mevcutta yapılan başvurular çerçevesinde; risk düzeyine göre ve kentsel dönüşüme girme rızası gösteren binalarla beraber sürecin başlaması bekleniyor. Bu destek paketinin 2026 yılı sonuna kadar verilmesi öngörülüyor. 5 yıl içerisinde yerinde dönüşüm kapsamında 350-400 bağımsız bölümün yapılması hedefleniyor. Orta vadede bütçede 485 milyar TL’lik hazırlandığını değerlendirebiliyoruz” diye konuştu.
Kampanyanın kredili bölümünün ödeme koşulları
700 bin TL’lik kredilendirilecek desteğin ödemesiyle ilgili bilgi veren Özelmacıklı, “Destek paketinde 700 bin lira kredilendirilecek. Gerisi hibe olacak. Kredi geri ödemeleri, geri ödemesiz dönemden sonraki ilk aydan itibaren başlayacak ve ilk 12 taksit faizsiz olmak üzere en fazla 120 ayda tamamlanacak. Geri ödemesiz ve faizsiz dönem sonunda ilk taksit ödemesinden önce başlangıç güncellemesi yapılacak. Kredi borcu, her güncelleme döneminde güncelleme oranının uygulanması suretiyle güncellenecek. Güncelleme oranı ise Tüketici Fiyat Endeksinde (TÜFE) bir önceki yılın aynı ayına göre meydana gelen yıllık değişim oranının yarısını olarak baz alınacak” şeklinde konuştu.
Kampanyadan faydalanamayacak olanlar
Kampanyaya faydalanamayacaklarla ilgili de konuşan Özelmacıklı, “1 Nisan 2023 tarihinden önce inşaat ruhsatı almış dönüşüme başlamış olan yapılar bu kampanyadan faydalanamıyor. Bazı kentsel dönüşüm projelerinde daire sayısında artış imkanı oluyorsa, bu rakam bakanlık tarafından yüzde 50 ile sınırlandırılmış, bu yerler yüzde 50’den fazla artış görünüyorsa bu kampanyadan faydalanamıyor” ifadelerini kullandı.
Dönüşüm çerçevesinde kredilerin doğru ve etkili kullanılması hedefleniyor. Hibe ve krediler binanın inşaatının tamamlanma oranına göre yükleniciye teslim edilecek. Subasman seviyesi, taşıyıcı sistemin bitimi ve inşaat bitimi olmak üzere üç eşit taksitle yapıdaki hak sahipleri adına kurum tarafından ödeme yapılacak. Kredi verilirken hak sahiplerinin gelir ve kredi puanı durumlarına bakılmayacak lakin kredi tutarının iki katı kadar tutarda ipotek tesis edilecek” dedi. – İSTANBUL
]]>Özhaseki, AK Parti’nin Seyhan ilçesindeki seçim ofisinin açılışında, kentte bugün yapılan kura çekimiyle 1589 deprem konutunun hak sahiplerinin belirlendiğini, kalan evler tamamlanana kadar bölgede olacaklarını söyledi.
Bölge ülkelerinde savaş ve çatışmaların olduğunu belirten Özhaseki, “Allah’a hamdolsun, bizler ülkemizde huzur içerisinde yaşıyoruz, işimize bakıyoruz. Evet problemlerimiz var ama bunları biliyoruz. Çözecek irade bizde var. Başımızda Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve Devlet Bey’in olduğu bir ortamda gece gündüz demeden çalışıyoruz. Allah’ın izniyle bu problemleri yine biz çözeriz, kimsenin endişesi olmasın.” diye konuştu.
Özhaseki, milletin desteğiyle, teröristlerle ve ülkeyi bölmek isteyenlerle mücadele ettiklerini anlattı.
“Her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz”
Tamamlanan deprem konutlarının vatandaşlara tesliminin sürdüğünü dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:
“Devlet olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. 309 bin hak sahibi vardı, 307 bin inşaata başladık, 46 bin konutu teslim ettik. Önümüzdeki ay 30 bin konutu, bundan sonra da her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz. Çok şükür irademiz, gücümüz yerinde. Sayın Cumhurbaşkanı’mız da birebir takip ediyor.”
Bakanlık olarak deprem bölgelerinde 110 binden fazla insanla çalıştıklarını belirten Bakan Özhaseki, 1-2 sene geçtikten sonra o bölgelerde herkesin evlerinde oturduğunu, hayatın da normalleştiğini göreceklerini söyledi.
Kentsel dönüşüm çalışmaları
Kentsel dönüşümün önemine vurgu yapan Özhaseki, kentsel dönüşümü yaparak geleceğe hazırlanmış olacaklarının altını çizdi.
Belediye başkanlarının birinci işinin depreme dayanıksız ne kadar konut varsa onları tespit etmek olduğunu aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:
“Sonra vatandaşlarımızla birebir görüşmek, sonra bakanlığa dönüp, ‘ey bakanlık, gelin bize yardım edin, konutlarımızı, iş yerlerimizi bir an önce dönüştürelim’ demek. Bunu yapan belediye başkanı, başımızın üstünde yeri olan belediye başkanı. Yok eğer bunu yapmıyor da, efendim bir slogan bulmuşlar, özellikle CHP’li belediyeler, ‘biz kentsel dönüşüme değil, rantsal dönüşüme karşıyız’ diyerek kenara sıvışıp kaçıyorlarsa yazık arkadaşlar. Meclis’te dedim ki ‘ikide bir bu ezbere sözü söylemeyin bana, kimse rantsal dönüşüm peşinde değil, öyle bir işin peşinde koşanı Allah kahretsin zaten, ne olur siz kentsel dönüşümün peşine düşün, rantsal dönüşüm yapmayın ama belediyelerinize söyleyin, bu kentsel dönüşüm için elinden geleni yapsınlar, ben de söz veriyorum bakanlığın bütün imkanları sonuna kadar açık’ ama yok, yapmıyorlar.”
Özhaseki, daha önce de kentsel dönüşüm çalışmaları konusunda çok kez engellendiğini örnekler vererek anlattı.
Adana’nın sahip olduğu özellikleri anlatarak işleri organize edecek bir büyükşehir belediye başkanına ihtiyaç olduğunu aktaran Özhaseki, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve Seyhan Belediye Başkan adayı Erdal Hatipoğlu’na destek istedi.
“Bizimle beraber hizmet belediyeciliği başladı”
Belediyeciliğin kendilerinin işi olduğunu vurgulayan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“1994 bir milattı adeta. Sayın Cumhurbaşkanı’mız İstanbul’da, bizler de Anadolu’nun değişik kentlerinde, bu fakir kardeşiniz de Kayseri’de adaydı. Çıktığımızda hep şunu söyledik, ‘bizler hizmet edeceğiz, kimseyi ayırmayacağız, gece gündüz demeden çalışacağız, mazeret üretmeyeceğiz, kimsenin partisine bakmayacağız, ırkına, mezhebine, dinine, imanına asla bakmayacağız’ sözümüzü tuttuk ve hizmet ettik. O dönem öncesinde militan ideolojik bir anlayış vardı, kendilerinden olmayanı belediyelere sokmazlardı. Kurtarılmış bölgeler vardı ve doğrusu borçlu belediyeler vardı, gözleri hizmette değildi ki. Çok şükür bizimle beraber hizmet belediyeciliği başladı. İktidar olunca ‘marka şehirler’ diyerek devam ettik. Şimdi de gerçek belediyecilik neyse onu göstermek istiyoruz Allah’ın izniyle, bu irade bizde var. Sayın Cumhurbaşkanı’mız olayları birebir takip ediyor.”
“Ülkenin sorunlarını çözmeye devam edeceğiz”
Birkaç ay öncesine kadar Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı diye iki kavramın olduğunu belirten Özhaseki, Cumhur İttifakı’nın yerinde sımsıkı durduğunu, Millet İttifakı’nın ise aradan geçen birkaç ay sonra dağıldığını kaydederek eleştirilerde bulundu.
Parti olarak geçmişten bugüne yaşadıkları zorluklara karşın sağlıkta, ulaşımda, enerjide işlerin iyiye gittiğini vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bütün bu zorluklar içerisinde Allah’a hamdolsun yatırım da yapılıyor, bu ülkenin altyapısı da inşa ediliyor. Birçok temeller atıldığı gibi açılışlar da yapmaya devam ediyoruz. Zorluklarımız var mı? Var. Sıkıntımız var mı? Var. Ama bunları çözebilecek irade hem bizim Cumhur İttifakı’nda hem de ekibimizde var. Allah’ın izniyle biz çalışacağız. Gece gündüz demeden bu ülkenin sorunlarını da çözmeye devam edeceğiz. Yeter ki siz destek verin. Yeter ki siz ‘yürüyün’ deyin.”
]]>Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir’i ziyaret eden Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, Adana programları kapsamında bugün 1589 deprem konutunun teslimini gerçekleştirdiklerini ve kentsel dönüşüm çalışmalarını yerinde incelediklerini söyledi.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve yapıların bu gerçekliğe uygun olarak yapılması gerektiğini belirten Özhaseki, “Yeni yapılarda evet bu geçerli, standartlara uygun yapmak lazım. Zemin etüdünü ona göre hesaplamak, statik hesaplarını ona göre çözmek lazım. İşçiliğinde, daha sonra gerek mimarlığında gereken mühendislik hizmetlerinde buna uygun şekilde bir yol güzergahı izlemek lazım.” ifadesini kullandı.
Özhaseki, geçmişte yapılaşmış olan mevcut binaların bulunduğunun ve bunların büyük çoğunluğunun depreme dayanaklı olmadığını gördüklerinin altını çizdi.
Bu işin çözümünün ise “kentsel dönüşüm” olduğunu vurgulayan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Dünyada şu anda mevcut yapıyı değiştirebilmek adına kentsel dönüşümün dışında bulunmuş olan bir formül yok. Adana da kadim bir şehir, birçok mahallesinde dönüşüm icap ediyor. Bir taraftan merkezdeki bizim tarihi eserlerimizin bol olduğu Küçük Saat, Büyük Saat, Abidin Paşa çevresindeki Tepebağ bölgesi, buralarda özellikle kentsel dönüşüm çalışması, tarihi eserlerimizin restorasyonu, ayağa kaldırılması, geleceğe taşınması, gelecek nesillerin bundan istifade etmesini sağlamak. Sonrasında da rastgele yapılaşmış olan, o günün şartlarında insanların başını sokabilmek amacıyla çok makul, meşru olarak yaptığı birtakım yapılar var, bunların da yenilenmesi, işte orada kentsel dönüşüm devreye giriyor. Kentsel dönüşümün gerçekleşmesi için üç ayağı var. Birisi Bakanlık, evet biz bakanlık tarafında yasalar çıkarıyoruz, bütçeler ayırıyoruz, bu işi koordine etmek için bir sürü ekip hazırlayıp her yerde çalışıyoruz.”
İkinci ayağının ise belediyeler olduğunu aktaran Özhaseki, belediye başkanlarının bu işte hevesli ve istekli olması gerektiğini söyledi.
Belediye başkanlarının, çöküntü alanı haline gelmiş veya görünüşte çok muhkem gibi gözükse de depreme dayanamayacak olan yapıları tespit ederek kentsel dönüşüm sürecini başlatması gerektiğini belirten Özhaseki, “Eğer bir belediye başkanı hakkıyla görevini yapmak istiyorsa özellikle altını çizerek söylüyorum, kentsel dönüşüm için de çalışıp, gayret edip, uğraşması lazım.” diye konuştu.
“Kentsel dönüşüm yapmak isteyene kapımız açık”
Özhaseki, kentsel dönüşüm çalışmalarını desteklediklerini vurgulayarak, “Her kim ki, a, b, c partisinden, hiç önemli değil. Kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa sonuna kadar kapılarımız açık. İmkanlarımızı sonuna kadar kendileri için seferber edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Yüreğir Belediyesince kentsel dönüşüm uygulanan mahallelerdeki vatandaşların mutlu olduğunu anlatan Özhaseki, Kocaispir’e teşekkür etti.
Özhaseki, kentsel dönüşümde vatandaşların desteğinin önemine vurgu yaparak, şöyle konuştu:
“Kentsel dönüşüm vazgeçilmez bir iş. Üçüncü ayağında elbette vatandaş var. Onların da belediye başkanına yardımcı olması lazım. Bu anlamda eğer bakanlık, belediye ve vatandaş bir araya gelirse bu işi hakkıyla, dosdoğru ve çok hızlı yapabiliriz. Ama bunlardan biri aksarsa ne yazık ki yapamıyoruz. Muhalefetteki birçok belediyenin, ‘aslında kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız’ dediğini duyuyoruz. Bir slogan bulmuş arkadaşlar, ezberlemişler papağan gibi bunu tekrarlıyorlar. Bu kentsel dönüşüm yapmamak için bir kaçıştır, bu söz kimseyi kurtarmaz. Mecliste de söyledim, Allah’ınızı seviyorsanız lütfen rantsal dönüşüm yapmayın tamam mı? Kentsel dönüşüm yapın. Sonuna kadar yanınızdayız. Vatandaşa eğer iyilik, önderlik edecekseniz, başkansanız yapacağınız tek iş kentsel dönüşüm. Bu noktada da bizler kapımızı sonuna kadar açtık. Kim, hangi partiden gelirse gelsin bu noktayı da sonuna kadar takip edeceğiz.”
Depreme hazırlığın önemine dikkati çeken Özhaseki, şunları kaydetti:
“6 Şubat’taki bu olaydan dolayı 850 bin bağımsız birim yıkılmış. Şu andaki gayretler gibi kentsel dönüşümler yapılmış olsaydı bu kadar yer yıkılır mıydı? İlk bakanlığım döneminde Hatay’a gittim. O protestocu gruplar, bugün muhalefetin adayları bana mani oldular. Kentsel dönüşümü Emek ve Aksaray mahallelerinde yaptırmadılar. Deprem olunca o mahalleleri takip ettim, yerle birdi ve binlerce insan ölmüştü. Şimdi herhalde azıcık vicdanları varsa sızlıyordur. O yüzden Adana’mızda da yapılması gereken en önemli iş depreme hazırlık.”
Ziyarette, Cumhur İttifakı’nın Yüreğir Belediyesi Başkan adayı Halil Nacar da yer aldı.
]]>Bakan Özhaseki, Adana’da AK Parti Seyhan Belediye Başkan Adayının seçim koordinasyon merkezinin açılışına katıldı.
“Bizim mücadelemiz teröristlerle, ülkeyi bölmek isteyenler ve katillerle”
Burada konuşan Bakan Özhaseki, Türkiye’nin birçok örgüt ile mücadele ettiğini söyledi. Özhaseki, “Allah hiçbirimizi hizmetten geri koymasın. Bugün sabah burada depremde evleri yıkılan kardeşlerimizin kura törenini gerçekleştirdik. İnşallah kardeşlerimiz huzurla evlerinde oturacaklar. İnşaatların başındayız, onları evine oturtacağız. Vatandaşlarımız haklarını bize helal edene kadar buradan gitmeyeceğiz. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Burada birçok kavim ve medeniyet kurulmuş. Zor bir coğrafya olduğunu biliyoruz. Etrafımız ateş çemberi gibi ve her bir ülkede savaş var. Allah’a şükür bizler ülkemizde huzur içinde yaşıyoruz. Problemleri biliyoruz ve çözecek irademiz var. Allah’ın izniyle bu problemleri yine biz çözeriz. 2 tane zorluğumuz var ve ikisi de yerin altında. Fitne odakları bitmek bilmiyor. PKK gibi lanet bir örgüt, FETÖ gibi başka örgütler vardı. Dolu örgüt vardı ama bunların hepsi dışarıdan aynı ülkeden destekli. Bu dışarıdan ülkeler bunları yönetiyor ve ülkemizi bölmek istiyorlar. Bize tarihimizden dolayı karşılar. Bizi masanın başında masaya elini koymasın istiyorlar. Ülkemiz büyümesin istiyorlar. Bizim mücadelemiz teröristlerle, ülkeyi bölmek isteyenler ve katillerle. Siz her seçimde reise destek vermezseniz biz ne yapabiliriz. Allah sizlerden razı olsun” ifadelerini kullandı.
“Deprem bölgesinde 110 binden fazla insanla çalışıyoruz”
Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu bir kez daha hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Yer altında biriken enerji belirli yerlerden dışarı vurmaya devam ediyor. Fay hatlarının nereden geçtiği belli. Son depremde 18 il etkilendi. 14 milyon insanımız zarar gördü, 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Maddi hasarı 100 milyar doların üzerinde. 390 bin hak sahibi vardı 307 bininin inşaatına başladık. Bundan sonra her ay 15-20 bin konut teslim edeceğiz. O büyük felaketten dayanışma içerisinde çıktık. Gece gündüz deprem bölgesinde uğraştık ve şuanda ayağa kaldırıyoruz. Deprem bölgesinde 110 binden fazla insanla çalışıyoruz. İnşallah bir kaç yıl sonra o deprem bölgelerinde hayatın normalleştiğini göreceksiniz” dedi.
“Kimse rantsal dönüşüm peşinde değil”
Kentsel dönüşümün öneminden bahseden Bakan Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:
“Deprem meselesini eskiden insanlar düşürmeden yapmış olabilirler. Şimdi bize düşen bir iş var. Artık biz konutlarımızı dönüştürmek zorundayız. Eğer bunu yaparsak geleceğe hazırlanmış oluruz. Deprem olursa dizimize vurup ağlamak akıl karı değil. Belediye başkanı arkadaşlarımızın birinci işi depreme dayanıksız konutları tespit etmek ve bakanlığa gelip o konutları dönüştürelim demeli. Muhalefet çıktı rantsal değil, kentsel dönüşüm istiyoruz dedi. Kimse rantsal dönüşüm peşinde değil. Siz kentsel dönüşümün peşine düşün. Belediyelerinize söyleyin kentsel dönüşüm için eşinden geleni yapsınlar diyorum ama yok yapmıyorlar.”
“O binaların hiçbiri ayakta değil”
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 2017 yılında Antakya’ya giderek vatandaşları kentsel dönüşüm için ikna etmeye çalıştığını ancak ikna edemediğini belirterek, “Bir önceki bakanlık döneminde Antakya’dan bizi davet ettiler. Gittim alanda buz gibi hava var. Örgütler ellerinde sloganlarla her türlü hakareti yaptılar. Kentsel dönüşüm istemiyoruz dediler. Ama bir sakin olun dedim. Rızasız lokma haram, yapmayacağım dedim. Sonra o gün fay hatlarının oradan geçtiğini anlattım. Yakında burada bir deprem olacak evleriniz yıkılacak ve sevdikleriniz hep gidecek dedim. Belediye başkanı yanlış yapmışsa düzelteceğim dedim. Burada kentsel dönüşüm yapalım diye yalvardım. Sonrada oturdum büroya onları saatlerce dinledim ama örgütler galip geldi. Bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar. Depremden sonra Antakya Emek Mahallesi’ne gittim ve bir tek bina ayakta değil. Maalesef o kardeşlerimiz hep hayatını kaybetti” dedi.
“Deprem değil, kötü bina öldürür”
‘Deprem değil, kötü bina öldürür’ diyen Bakan Özhaseki, belediyelere çok iş düştüğünü aktararak, “Bu evleri sağlam yapıp içinde oturmalıyız. Emin olun deprem değil, kötü binalar öldürüyor. Japonya’da deprem oluyor ancak kimse ölmüyorsa burada binlerce kişi ölüyorsa kafamızı kullanmamız lazım. Burada inşallah Fatih bey ve Erdal bey kentsel dönüşümü hazırlayıp getirdiklerinde elimden geleni yapacağım söz veriyorum” diye konuştu.
Konuşmanın ardından Bakan Özhaseki vatandaşlardan gelen talep üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı cep telefonuyla aradı ancak Erdoğan bir programda olduğu için telefona cevap veremedi. – ADANA
]]>CHP tarafından Avcılar’da mevcut Belediye Başkanı Turan Hançerli yerine Caner Çaykara ismi belediye başkanı adayı olarak gösterildi. Adayın açıklanmasının ardından, Avcılar’da çok sayıda dernek üyesi ve yüzlerce vatandaş karara tepki göstermek ve Turan Hançerli’ye destek olmak için Marmara Caddesi’nde bir araya geldi. Vatandaşlar hep bir ağızdan Hançerli’ye desteklerini ifade ederek, taşıdığı dövizlerle ‘Turan Hançerli’ yazılı mesajlar verdi.
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli yeniden aday gösterilmemesi nedeniyle gönül kırgınlığının olduğunu ifade ederek, “Gönül kırgınlığı, bir haksızlık adaletsizlik olduğu yönünde bir kanaatim var. Çünkü burada inanılmaz başarılı işler yaptık. Ben birinci dönem belediye başkanıyım anketlerden açık ara önde çıkıyorum. Kentsel dönüşüm 6 Şubat’tan sonra çok yoğun konuşulmaya başlandı. Avcılar’da kentsel dönüşüm 2019 yılında ben başkan olduktan sonra başladı. Türkiye’de herkes kentsel dönüşüm yapmalıyız derken ben Avcılar’da kentsel dönüşüm yaptım. 20 bini aşkın bağımsız bölümü yeniledik dönüştürdük ve dayanıklı hale getirdik. Bu karar başarılı bir kentsel dönüşüm modeli yapmış, Avcılar modeli ile yerinde uzlaşmaya dayalı ve hızlı kentsel dönüşümü yapmış, kavgasız, çatışmasız bina yıkan ender belediye başkanlarından birisiyim. Bu karar kentsel dönüşüm talebine karşı alınmış bir karar. Avcılar halkına karşı alınmış bir karar olduğu kanaatindeyim. Bundan dönülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunu da saygı çerçevesinde demokratik ilkeler çerçevesinde ifade ediyorum. Benim dışımda yüz binlerce on binlerce insan sosyal medyadan ve alanlardan ifade ediyor” dedi.
Başkan Hançerli, alınan kararın Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgisi olup olmaması konusu hakkında da, “Bunun olmaması gerektiğini düşünüyorum. Böyle olmamalı, kurultay salonlarında kalmalı bu süreçler. Ama buna ilişkin süreçler ve değerlendirmeler var. Değerlendirmeleri incelediğinizde haklılık payı kararı olduğuna ilişkin bir karar oluşuyor. Dilerim ki öyle değildir ya da öyle olmadığını gösterecek hamleler yapılır” diye konuştu.
“İstifa etmeyi düşünmüyorum, başka bir partiden ya da bağımsız aday olmak gibi bir düşüncem yok”
Kendisinin yeniden aday gösterilmemesi sonucu partiden istifa edip etmeyeceği sorularını yanıtlayan Hançerli, “Partiden istifa etmeyi düşünmüyorum. Bağımsız ya da başka bir partiden aday olmayı düşünmüyorum. Ben yapılan yanlışın, bir eksik değerlendirmenin düzeltilmesini talep ediyorum. Fakat düzeltilmezse de açıkça ifade ediyorum, istifa etmeyeceğim. Çalışmalarında doğru bulduğum yerlerde de yeni başkanı da desteklerim. Hayat boyu mücadelede bulunmuş bir insanım, zorlukları yenmiş bir insanım. Dolayısıyla bana yerel seçimde köşede oturmak yakışmaz. Tabii bir tavrım olacak. Gerçek çözüm üreten siyaset anlayışında ısrar edeceğim. Bunu hayata geçirmek için belediye başkanı ya da bir başka şekilde çalışmaya devam edeceğim” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Yılmaz, Adana ziyareti kapsamında, Yüreğir Belediyesi Doğankent Kültür Evi önünde vatandaşlara hitap etti.
Gerçek belediyeciliğin halka hizmet etmek olduğunu vurgulayan Yılmaz, bazılarının kişisel kariyerleri ve ideolojik amaçları için belediyeyi bir araç olarak kullandığını söyledi.
Yılmaz, Adana’yı AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyeciliğiyle geleceğe taşıyacaklarını belirterek, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve Yüreğir Belediye Başkan adayı Halil Nacar’ın, ideolojik birtakım amaçlarla, sloganik laflarla değil, vatandaşların gerçek ihtiyaçlarına göre belediye kaynaklarını kullanacağını anlattı.
Adana ve ilçelerine merkezi idare olarak ellerinden gelen tüm desteği vermeye çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, “Hastaneleriyle, yollarıyla, değişik hizmetleriyle, eğitimiyle birtakım ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza yaptığımız desteklerle her bakımdan elimizden geldiğince destek olduk. Ama takdir edersiniz ki sadece merkezi idareyle bir bölgenin kalkınması, gelişmesi mümkün değil. Merkezi idarenin yanı sıra yerel yönetim de çok önemli.” ifadelerini kullandı.
“Kentsel dönüşümü hızlandırdığımız, afet risklerini azalttığımız bir dönem olacak”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Adana’ya selam, sevgi, hürmetlerini ileten ve ilerleyen günlerde ili ziyaret edeceğini hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Biliyorsunuz bütün bölgelerimizde depremin yaralarını sarıyoruz. Adana’da da çeşitli inşaat çalışmalarımız var. Hak sahipliği çalışmalarımızı bitirdik. Onları en kısa sürede sonuçlandırıp yaraları saracağız. Ancak bu yetmez. Esas yapmamız gereken Adana’da, gelecek afetleri önlemek. Bunun da yolu belli. Dirençli bir Adana şehri oluşturmamız lazım ve kentsel dönüşümü vatandaşımızla birlikte, vatandaşımızla istişare içinde hızlandırmamız lazım. Çok daha sağlam, sağlıklı şehirler kurmamız lazım. Bunun için kentsel dönüşüm kanunumuzu yeniledik. Meclisimiz, sağ olsun Gazi Meclisimiz onay verdi. Artık yeni bir kentsel dönüşüm kanunumuz var. Diğer taraftan Cumhurbaşkanı’mız da Kentsel Dönüşüm Başkanlığını kurdu. Yeni bir kurum kurduk geçtiğimiz aylarda. İçinde farklı genel müdürlükler var. İnşallah önümüzdeki dönem kentsel dönüşümü hızlandırdığımız, afet risklerini azalttığımız bir dönem olacak.”
“Adana’yı çok daha fazla hizmetle buluşturalım”
Adana’nın kentsel dönüşüm ve ulaşımda hak ettiği yerde olmadığını, sanayi ve tarım başta olmak üzere her alanda potansiyellerinin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, bugüne kadar merkezi idare olarak Adana’ya 126 milyar lira yatırım yaptıklarını hatırlattı.
Yılmaz, “Yeter mi yetmez. Helali hoş olsun Adana’ya. Hastaneler inşa etmişiz. Üniversiteler kurmuşuz. Yollar yapmışız. Kırsal alana hizmetler götürmüşüz. Okullar açmışız. Ama şimdi istiyoruz ki büyükşehirle birlikte el ele verelim, gönül gönüle verelim. Adana’yı çok daha fazla hizmetle, çok daha kaliteli, çok daha geniş hizmetlerle buluşturalım.” diye konuştu.
Aile ve Gençlik Fonu’nu kurduklarını anımsatan Yılmaz, ilk önce deprem bölgesinden başlayarak yeni evlenen gençlere faizsiz ve 2 yılı geri ödemesiz 150 bin lira kredi verdiklerini, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilk başvuruları almaya başladığını, ilerleyen dönemde bunu daha da yaygınlaştıracaklarını söyledi.
]]>CHP’nin Beyoğlu İlçesi Belediye Başkan Adayı İnan Güney, projelerini kamuoyuyla paylaştı. Beyoğlu’nda bulunan Ses Tiyatrosu’nda geçekleşen etkinliğe yoğun bir katılım oldu.
Güney, Beyoğlu’nun çeşitli alanlarında yaşayan vatandaşların beklentilerini karşılamayı hedefleyen bir dizi proje sundu. Projeler arasında, altyapı çalışmaları, çevre düzenlemeleri, kültür etkinliklerinin desteklenmesi, yerel ekonominin güçlendirilmesi ve sosyal yardımların artırılması gibi konular yer aldı. Ayrıca, toplumsal dayanışmayı destekleyen projelerle ilçe genelinde birlik ve beraberliği güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.
“Öncelikli projemiz kentsel dönüşüm”
Kentsel dönüşümün öncelikli projeleri arasında yer aldığını söyleyen Güney, “30 yıldır bu ilçeyi yöneten yerel siyasetçiler kentsel dönüşümü yapacağız diyor. Biz, burada 29 adada çalıştık, 1 tane adayı burada kamuoyuyla paylaştık. Bu bir ada 694 tane hak sahibinin olduğu bir alan. Dönüşümden sonra bin 400 daireye ulaşılıyor. Bu alanda, 300-350 daireyle dönüşüm maliyeti karşılanıyor, geri kalan ise rezerv alan olarak belediyeye kalıyor. Okmeydanı kendi dönüşüm bütçesini kendi içinde barındıran bir bölge. Biz vatandaşların metre karesini azaltmadan, vatandaşlardan ek bütçe istemeden dönüşüm yapma arzusundayız. Okmeydanı’nda kentsel dönüşümünün seferberlik halinde 5 yılda başlatılması önceliğimiz olacak. Biz bu konuya siyaset üstü bakıyoruz” dedi.
Kentsel dönüşüm projeleriyle ilgili bilgi paylaşan Güney, “Kentsel dönüşüm yapmadan önce 30 yıldır çözülemeyen imar tapu ve plan sorunlarını çözeceğiz. Dar gelirli vatandaşlarımızın inşaat maliyetinin yüzde 60’ını, emekli vatandaşlarımız içinse yüzde 65’ini karşılayacağız. Tüm riskli yapılara 2 yıl vadeli, faizsiz ödeme desteği ve sabit taksitli ödeme imkanı sunacağız. Riskli yapılarda yaşayan komşularımıza 7 bin TL, emeklilerimize 9 bin TL kira desteği sunacağız” ifadelerini kullandı.
“Emekli evleri açılacak”
Emekli evi projesi ile emeklilere destek sağlayacaklarını dile getiren Güney, “Emekli şuan pazardan alışveriş yapamıyor. Emekli şu an siyasetin vaatlerinde terk edilmiş, yoksulluğa terkedilmiş. Biz, emekli evi projesi ile emeklilerimizin sıkıntılarını da çözeceğiz. Beyoğlu’nda en az 3 mahallede emekli evi açacağız. Emekli evlerinde emeklilerimizin vakit geçirebileceği, sosyalleşebileceği aktiviteler ve etkinlikler sunulacak. Yılın belirli dönemlerinde inanç ve kültür gezileri düzenleyeceğiz. Ayrıca emeklilere İBB’nin desteği ile yılda 3 kez 5 bin TL olmak üzere pazar desteği verilecek” diye konuştu.
İlkokullarda beslenme paketi ve süt desteği
Başkan Adayı Güney ilkokullarda beslenme ve süt paketi desteği sağlayacaklarını da dile getirirken, “Örnektepe, Sururi, Hacıahmet ve Küçükpiyale mahallelerinde kuracağımız Aile Yaşam Merkezlerinde sosyolog, psikolog, sosyal hizmet ve hukuki destek uzmanları ile danışmanlık ve sosyal destek hizmetleri vereceğiz. İhtiyacı olan her mahallede 3-6 yaş grubu çocuklar için tam süreli hizmet edebilecek kreşler açacağız. Okul beslenme paketi ve süt projesi ile öncelikli olarak ihtiyaç sahibi mahallelerdeki okullarda ilköğretim çocuklarına beslenme paketi ve süt desteği sağlayacağız. Alan el veren eli görmeyecek şekilde, çocukları rencide etmeden, yemekleri akşamdan eve teslim ederek sessiz bir şekilde dağıtım yapacağız” ifadelerini kullandı.
“5 yıl sonunda kentsel dönüşüm, işsizlik, otopark sorunlarını çözmüş belediyeciliği inşa edeceğiz”
Güney, “Beyoğlu’nun sahil ile buluşma projesi bizim için çok önemli. Sahillerin sosyal donatı alanlarının olduğu, yeni nesil çocuk parklarının, kafeteryaların olduğu alanlar olarak kullanıma açacağız. Biz vatandaşa kulak verdik, yönetimimiz boyunca belediyeyi Şişhane’den koltuktan yönetmeyeceğiz. Şişhane’de koltukta oturduğunuzda yoksul mahalleleri göremezsiniz. Değişim arzusu siyaset üstü noktada, üzerimizde sorumluluk var. Biz projelerimizle 5 yılın sonunda otopark sorununu, işsizlik sorununu, kentsel dönüşüm sorununu çözmüş belediyeciliği inşa edeceğiz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>İSTANBUL – İstanbul depremine hazırlık çalışmaları çerçevesinde kentsel dönüşüm çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Büyükçekmece Belediyesi, deprem riski taşıyan yapıları kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkmaya devam ediyor.
Büyükçekmece Belediyesi tarafından bugüne kadar 50 binden fazla konut kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yenilendi. Atatürk Mahallesinde bulunan 33 bağımsız bölümden oluşan 4 blok belediye vatandaş işbirliğiyle yıkım çalışmalarına başladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Deprem uzmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin’de yıkımın gerçekleştirildiği mahallede 7 ay önce yıkılan ve yapım aşamasında olan Mobilsan sitesinde denetimlerde bulundu.
“Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz”
Yıkımın gerçekleştiği alanda açıklamalarda bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Depreme hazırlık Büyükçekmece’de son hızıyla devam ediyor. Seçim zamanındayız, hep soruyorlar ‘başkanım en büyük projen ne?’ Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz. Büyükçekmece’de ada bazında kentsel dönüşüme devam ediyoruz. Bugün 4 blok yıkıyoruz ve aynı zamanda inşaatları kontrol ediyoruz. Vatandaşımızın canını kurtarmak en önemli iş olduğuna göre Büyükçekmece’deki eski binaların tamamını yıkıp yerine yenisini yapana kadar uyumayacağız. 2030’dan itibaren bu deprem olacak, şimdi de olabilir bilim insanları öyle söylüyor. Büyükçekmece’de güzel bir sistem işliyor. Diyoruz ki vatandaşlara, ‘yan komşuna bak bakalım, onlar kentsel dönüşümü tamamladılar, onların evine gidin. Onların müteahhitlerinin kim olduklarını öğrenin. Memnunlar mı, değiller mi? Müteahhitlerinden memnunsa aynı müteahhitlerle devam edin. Eksikler, yanlışlar, fazlalıklar nedir? Onları öğrenin. Yani müteahhit vatandaş işbirliğini önce komşudan başlat. Komşun ne yaptı? Komşun o müteahhitlerle nasıl anlaştı? Onların tecrübesinden istifade edin. Sonra bizimle masaya oturun. Ondan sonra da Büyükçekmece Belediyesi inşaat projelerinizi mühürlüyor, önünüzü açıyor, inşaata devam ediyorsunuz” dedi.
Şu ana kadar 51 bin konutu yenilediklerini söyleyen Akgün, “160 binden fazla insanımızın canını kurtardık. Az kaldı, 2029’a kadar Büyükçekmece’de kentsel dönüşümleri tamamlayacağız. Çünkü başka türlü ifade etmek mümkün değil. Sadece önümüzü kapatan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi. Büyükşehir, Kumburgaz Sahili, Tepecik ve Türkoba’nın imar planlarını bugüne kadar meclise çıkartmadığı için bu vatandaşların kentsel dönüşümlerine giremedik. 1 Nisan’dan sonra önümüze bakacağız. ya Büyükşehir Belediye Meclisi kendi istek ve arzularıyla bu planları çıkartacak ya da Büyükçekmece, Tepecik, Türkoba, Kumburgaz halkının Büyükşehir Belediye Meclisinin önüne yığacağız, eylemimizi yapacağız. Bu bölgelerin planlarını çıkartacağız. Bu bölgedeki vatandaşlarımızın da canlarını kurtaracağız. Başka bir beklentim yok. 2024 seçimlerinden sonra işimiz gücümüz plansız yerlerimizin planlarını çıkartıp vatandaşımızın canını kurtarmak olacak” ifadelerini kullandı.
“Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli”
Deprem Uzmanı ve Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin ise “Büyükçekmece’nin merkez mahallelerinde kentsel dönüşüm çalışmaları yüzde 70’i aşmış durumda. 50 binin üzerinde konut yenilendi. Kontrollerin daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi adına yakın zamanda beton ve zemin laboratuvarı da devreye girecek. Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli. Biz şu aşamada bilgilendirmeye de çok önem veriyoruz. Mahallelerimizde ayrı ayrı toplantılar düzenleyip neler yapıldığını ve neler yapılacağının bilgisini aktaracağız” diye konuştu.
]]>Büyükçekmece Belediyesi tarafından bugüne kadar 50 binden fazla konut kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yenilendi. Atatürk Mahallesinde bulunan 33 bağımsız bölümden oluşan 4 blok belediye vatandaş işbirliğiyle yıkım çalışmalarına başladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Deprem uzmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin’de yıkımın gerçekleştirildiği mahallede 7 ay önce yıkılan ve yapım aşamasında olan Mobilsan sitesinde denetimlerde bulundu.
“Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz”
Yıkımın gerçekleştiği alanda açıklamalarda bulunan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Depreme hazırlık Büyükçekmece’de son hızıyla devam ediyor. Seçim zamanındayız, hep soruyorlar ‘başkanım en büyük projen ne?’ Benim en büyük projem vatandaşın canını kurtarma projesi, bunun adına da kentsel dönüşüm diyoruz. Büyükçekmece’de ada bazında kentsel dönüşüme devam ediyoruz. Bugün 4 blok yıkıyoruz ve aynı zamanda inşaatları kontrol ediyoruz. Vatandaşımızın canını kurtarmak en önemli iş olduğuna göre Büyükçekmece’deki eski binaların tamamını yıkıp yerine yenisini yapana kadar uyumayacağız. 2030’dan itibaren bu deprem olacak, şimdi de olabilir bilim insanları öyle söylüyor. Büyükçekmece’de güzel bir sistem işliyor. Diyoruz ki vatandaşlara, ‘yan komşuna bak bakalım, onlar kentsel dönüşümü tamamladılar, onların evine gidin. Onların müteahhitlerinin kim olduklarını öğrenin. Memnunlar mı, değiller mi? Müteahhitlerinden memnunsa aynı müteahhitlerle devam edin. Eksikler, yanlışlar, fazlalıklar nedir? Onları öğrenin. Yani müteahhit vatandaş işbirliğini önce komşudan başlat. Komşun ne yaptı? Komşun o müteahhitlerle nasıl anlaştı? Onların tecrübesinden istifade edin. Sonra bizimle masaya oturun. Ondan sonra da Büyükçekmece Belediyesi inşaat projelerinizi mühürlüyor, önünüzü açıyor, inşaata devam ediyorsunuz” dedi.
Şu ana kadar 51 bin konutu yenilediklerini söyleyen Akgün, “160 binden fazla insanımızın canını kurtardık. Az kaldı, 2029’a kadar Büyükçekmece’de kentsel dönüşümleri tamamlayacağız. Çünkü başka türlü ifade etmek mümkün değil. Sadece önümüzü kapatan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi. Büyükşehir, Kumburgaz Sahili, Tepecik ve Türkoba’nın imar planlarını bugüne kadar meclise çıkartmadığı için bu vatandaşların kentsel dönüşümlerine giremedik. 1 Nisan’dan sonra önümüze bakacağız. ya Büyükşehir Belediye Meclisi kendi istek ve arzularıyla bu planları çıkartacak ya da Büyükçekmece, Tepecik, Türkoba, Kumburgaz halkının Büyükşehir Belediye Meclisinin önüne yığacağız, eylemimizi yapacağız. Bu bölgelerin planlarını çıkartacağız. Bu bölgedeki vatandaşlarımızın da canlarını kurtaracağız. Başka bir beklentim yok. 2024 seçimlerinden sonra işimiz gücümüz plansız yerlerimizin planlarını çıkartıp vatandaşımızın canını kurtarmak olacak” ifadelerini kullandı.
“Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli”
Deprem Uzmanı ve Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Osmanşahin ise “Büyükçekmece’nin merkez mahallelerinde kentsel dönüşüm çalışmaları yüzde 70’i aşmış durumda. 50 binin üzerinde konut yenilendi. Kontrollerin daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi adına yakın zamanda beton ve zemin laboratuvarı da devreye girecek. Sıkı kontrol ilgili çalışanların kurallar dışına çıkmaması adına çok önemli. Biz şu aşamada bilgilendirmeye de çok önem veriyoruz. Mahallelerimizde ayrı ayrı toplantılar düzenleyip neler yapıldığını ve neler yapılacağının bilgisini aktaracağız” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>İTO’dan yapılan açıklamaya göre, Avdagiç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin konuk olduğu İTO Çalışma Toplantısı’nda kentsel dönüşümü hızlandıracak önerilerini paylaştı.
Açıklamada önerilerine yer verilen Avdagiç, İstanbul’da 1999 yılından önce inşa edilmiş yapı stokunun kullanım ömrü ve sağlamlığı ile ilgili “hızlı gözden geçirme” yapılması gerektiğini belirterek, “İstanbul’un kaybedecek değil 5 yılı, bir yılı bile yok. Çünkü Türkiye’nin GSYH’sinin üçte biri bu şehirde üretiliyor. Türkiye’nin ihracatının, dış ticaretinin, istihdamının, üretiminin kesintiye uğramamasını istiyorsak, İstanbul’u çok hızlı depreme hazırlamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.
Avdagiç, İstanbul’u depreme hazırlama ve kentsel dönüşüm konusunda meslek komiteleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarından İTO’ya gelen talep ve beklentiler bulunduğunu kaydetti.
Şekib Avdagiç, kentsel dönüşümü hızlandıracak talep ve beklentileri 16 başlık halinde şöyle sıraladı:
“- Kentsel dönüşüm sürecinde ‘müktesep hakların korunması’ talebi en başta geliyor.
Otel, özel hastane, özel okul gibi yapıların tamamını kullanan işletmelerin, dönüşüm aşamasında imar hakkı anlamında mevcut gabari ve inşaat alanlarını muhafaza edebilmeleri dönüşüm sürecinin hayata geçirilebilmesi için çok önemlidir.
Küçük sanayi siteleri, iş merkezleri, sanayi yapıları ve fabrikalara da konuta verilen dönüşüm desteklerinin benzeri bir paketin ivedilikle devreye girmesi talebimiz var. Bu durumda belirtilen yapıların çok hızlı ve kamudan kaynak talep etmeden dönüşümünün önü açılacaktır.
Kentsel dönüşümde “Rezerv Yapı Alanı” uygulamasının gözden geçirilmesi talep ediliyor.
Aynı şekilde kentsel dönüşüm süreçleri ve otopark mevzuatı konusunda ilçe belediyelerinin farklı süreçler uygulanmasının önlenmesi isteniyor.
Bakanlığın “Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden” ve “İlk Evim, İlk İş Yerim” gibi çok olumlu olan proje uygulama süreçlerinin hızlandırılması talep ediliyor.
Afet riski olan tüm illerde ‘Afet Atıkları Yönetim Planı’ oluşturulmasını önemli buluyoruz. Burada bakanlık, yerel yönetimler, STK’lar ve akademisyenler ortak çalışmalı. Çünkü gerek kentsel dönüşüm, gerekse olası afet sonrası yıkılan veya yıkılacak binalardan çıkan atıklar, doğru bir şekilde değerlendirilmeli.
Yapı denetim firmaları UYDS sistemi üzerinden havuz yöntemi ile atanmaktadır. Yapılan son düzenleme ile birlikte bölgeleme çalışması yapılmış olmasına rağmen sorun tam anlamı ile çözülememiş, denetim ile ilgili problemler devam etmektedir. Ek bütçe talepleri, firma değişikliği talebi durumundaki sürenin uzunluğu öne çıkan problemlerdir.
Yapı denetim, beton ve laboratuvar firmalarının teknik ve mevzuata uygunluk yönünden denetlenmesi talep edilmektedir. Aynı şekilde beton santralleri ile ilgili denetimlerin artması, ürün kalitesinin korunması, taahhüt edilen betonun inşaat sahasına ulaşımının sağlanması önem arz etmektedir.
Kaçak yapı ile mücadele kapsamında, kaçak inşaatlara beton verilmesinin önlenmesi, verenlere müeyyide uygulanması talep edilmektedir. Bilhassa binalardaki taşıyıcı elemanların, dış etkenlerden ve yeraltı sularından kaynaklı olarak tahribata uğramaması amacıyla bina izolasyonlarının sıkı takibi talep edilmelidir.
İstanbul’da hafriyat ciddi bir sorundur. Çünkü mevcut döküm sahaları yetersiz, çalışma saatleri kısıtlı ve evrak süreçleri uzun. Bu üç sebep ciddi sıkıntılara yol açmakta ve bu konuda çözüm beklenmektedir.
Şehrin ihtiyacı olan ‘agrega’nın yakın kaynaklardan temini, beton ve inşaat maliyetlerine olumlu katkı yapacaktır. Bu konuda agrega üretim alanlarının daraltılması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaşanan problemlerin çözümü konusunda Bakanlığınızın desteği talep edilmektedir.
İmar hakkı transferinin, 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenerek yasal güvence altına alınması bekleniyor.
Güçlendirme ile ilgili cari yönetmelik halihazırda ihtiyacı karşılamamaktadır. Şubat 2023 depreminden sonra yeni düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
İnşaat ruhsat süreçleri uzun sürmekte, 6-9 ay arası süre almaktadır. İlçe belediyeleri bu süreçlerde farklı uygulamalar ve farklı harç ve vergi tahakkuk ettirmektedir. Belli konularda farklılık olması makul olsa bile bazı kalemlerde (örneğin teknik eleman harcı gibi) uygulama birliği sağlanabilmelidir.”
]]>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin konuk olduğu toplantıda kentsel dönüşümü hızlandıracak önerilerini paylaştı.
İstanbul’da 1999 yılından önce inşa edilmiş yapı stokunun kullanım ömrü ve sağlamlığı ile ilgili ‘hızlı gözden geçirme’ yapılması gerektiğini belirten Avdagiç, “İstanbul’un kaybedecek değil 5 yılı, bir yılı bile yok. Çünkü Türkiye’nin GSYH’sinin üçte biri bu şehirde üretiliyor. Türkiye’nin ihracatının, dış ticaretinin, istihdamının, üretiminin kesintiye uğramamasını istiyorsak, İstanbul’u çok hızlı depreme hazırlamalıyız” diye konuştu.
Avdagiç, İstanbul’u depreme hazırlama ve kentsel dönüşüm konusunda meslek komiteleri ve ilgili STK’lardan İTO’ya gelen talep ve beklentiler bulunduğunu kaydetti.
Şekib Avdagiç, kentsel dönüşümü hızlandıracak talep ve beklentileri 16 başlık halinde şöyle sıraladı:
“Kentsel dönüşüm sürecinde “müktesep hakların korunması” talebi en başta geliyor.
Otel, özel hastane, özel okul gibi yapıların tamamını kullanan işletmelerin, dönüşüm aşamasında imar hakkı anlamında mevcut gabari ve inşaat alanlarını muhafaza edebilmeleri dönüşüm sürecinin hayata geçirilebilmesi için çok önemlidir.
Küçük sanayi siteleri, iş merkezleri, sanayi yapıları ve fabrikalara da konuta verilen dönüşüm desteklerinin benzeri bir paketin ivedilikle devreye girmesi talebimiz var. Bu durumda belirtilen yapıların çok hızlı ve kamudan kaynak talep etmeden dönüşümünün önü açılacaktır.
Kentsel dönüşümde “Rezerv Yapı Alanı” uygulamasının gözden geçirilmesi talep ediliyor.
Aynı şekilde kentsel dönüşüm süreçleri ve otopark mevzuatı konusunda ilçe belediyelerinin farklı süreçler uygulanmasının önlenmesi isteniyor.
Bakanlığın “Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden” ve “İlk Evim, İlk İş Yerim” gibi çok olumlu olan proje uygulama süreçlerinin hızlandırılması talep ediliyor.
Afet riski olan tüm illerde ‘Afet Atıkları Yönetim Planı’ oluşturulmasını önemli buluyoruz. Burada bakanlık, yerel yönetimler, STK’lar ve akademisyenler ortak çalışmalı. Çünkü gerek kentsel dönüşüm, gerekse olası afet sonrası yıkılan veya yıkılacak binalardan çıkan atıklar, doğru bir şekilde değerlendirilmeli.
Yapı denetim firmaları UYDS sistemi üzerinden havuz yöntemi ile atanmaktadır. Yapılan son düzenleme ile birlikte bölgeleme çalışması yapılmış olmasına rağmen sorun tam anlamı ile çözülememiş, denetim ile ilgili problemler devam etmektedir. Ek bütçe talepleri, firma değişikliği talebi durumundaki sürenin uzunluğu öne çıkan problemlerdir.
Yapı denetim, beton ve laboratuvar firmalarının teknik ve mevzuata uygunluk yönünden denetlenmesi talep edilmektedir. Aynı şekilde beton santralleri ile ilgili denetimlerin artması, ürün kalitesinin korunması, taahhüt edilen betonun inşaat sahasına ulaşımının sağlanması önem arz etmektedir.
Kaçak yapı ile mücadele kapsamında, kaçak inşaatlara beton verilmesinin önlenmesi, verenlere müeyyide uygulanması talep edilmektedir.
Bilhassa binalardaki taşıyıcı elemanların, dış etkenlerden ve yeraltı sularından kaynaklı olarak tahribata uğramaması amacıyla bina izolasyonlarının sıkı takibi talep edilmelidir.
İstanbul’da hafriyat ciddi bir sorundur. Çünkü mevcut döküm sahaları yetersiz, çalışma saatleri kısıtlı ve evrak süreçleri uzun. Bu üç sebep ciddi sıkıntılara yol açmakta ve bu konuda çözüm beklenmektedir.
Şehrin ihtiyacı olan ‘agrega’nın yakın kaynaklardan temini, beton ve inşaat maliyetlerine olumlu katkı yapacaktır. Bu konuda Agrega üretim alanlarının daraltılması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaşanan problemlerin çözümü konusunda Bakanlığınızın desteği talep edilmektedir.
İmar hakkı transferinin, 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenerek yasal güvence altına alınması bekleniyor.
Güçlendirme ile ilgili cari yönetmelik hali hazırda ihtiyacı karşılamamaktadır. Şubat 2023 depreminden sonra yeni düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
İnşaat ruhsat süreçleri uzun sürmekte, 6-9 ay arası süre almaktadır. İlçe Belediyeleri bu süreçlerde farklı uygulamalar ve farklı harç ve vergi tahakkuk ettirmektedir. Belli konularda farklılık olması makul olsa bile, bazı kalemlerde (örneğin teknik eleman harcı gibi) uygulama birliği sağlanabilmelidir.” – İSTANBUL
]]>Erdoğan Bayraktar’ın konuşmalarından satır başları;
“Çok Değerli Misafirler, Saygıdeğer Hanım Kardeşlerim, Kıymetli Beyefendiler, Basın camiasından kıymetli arkadaşlar, kıymetli dostlar. Sevgili Gençler. Her birinizi en içten duygularımla, samimiyetimle, sevgi ve saygı ile selamlıyorum. “Depremde Dünya, Türkiye, İstanbul ve Biz Neredeyiz” sempozyumuna Hoş geldiniz. Biliyoruz ki; Türkiye topraklarının yüzde 98’i aktif deprem kuşakları üzerinde yer alıyor, bunu biliyoruz.

Konunun uzmanları Saygıdeğer Prof. Dr. Sn. Şerif Barış ve Prof. Dr. Sn. Mustafa Erdik bu konu ile ilgili değerli bilgilerini bizlerle paylaştılar. Kendilerine huzurunuzda çok teşekkür ediyorum. Bende fikirlerimi ve düşüncelerimi ifade etmeye çalışacağım. Öncelikle Dünya’ya ve Türkiye’ye bakacağız. Bildiklerimizi tekrarlayarak hafızamızı canlandıracağız. Dünyamız bugün itibari ile alabildiğine bütünleşti. Ulaşım gelişti, iletişim arttı, diğer yandan şehirlerde yaşayan nüfus çoğaldı.
GELİŞMİŞ ÜLKELERDE CAN KAYBI DAHA AZ
Bu durum, genelde Küreselleşme diye tarif ediliyor. Biliyoruz ki; gelişmiş ülkeler, afetleri ve depremleri daha az can kaybı ile ve daha az hasarla atlatırken, geri kalmış ülkelerde felaketin boyutları daha büyük oluyor. Bu bakımdan gerek Dünya’ya gerekse Türkiye’ye şöyle bir bakalım: Dünyamızda yaklaşık 8 milyar insan yaşıyor. Bu nüfusun yaklaşık ¼’ü yani 2 Milyar’ı Müslüman. Yine Dünya’da yaklaşık 200 devlet var. Şehirleşme oranı % 57’lerde. Yani 8 milyarlık Dünya nüfusunun yaklaşık 5 Milyar’ı şehirlerde yaşıyor. Bu doğrultuda Dünya’ya kısaca bakalım; Nüfus bakımından Dünyadaki en büyük on ülke sırasıyla: Çin, Hindistan, ABD, Endonezya, Pakistan, Brezilya, Nijerya,Bangladeş, Rusya ve Meksika.

Yüzölçümü bakımından en büyük 10 ülke sırasıyla: Rusya, Kanada, Çin, ABD, Brezilya, Avustralya, Hindistan, Arjantin, Kazakistan ve Cezayir. Ekonomik büyüklük bakımından en büyük on ülke sırasıyla: ABD, Çin, Japonya, Almanya, Hindistan, Birleşik Krallık, Fransa, Rusya, İtalya ve Kanada.

Kişi Başı Gelirin en yüksek olduğu on ülke sırasıyla:
Lüksemburg 132.370 Dolar
İrlanda 114.580 Dolar
Norveç 101.100 Dolar
İsviçre 98.770 Dolar
Singapur 91.100 Dolar
Katar 83.890 Dolar
Amerika Birleşik Devletleri 80.030 Dolar
İzlanda 75.180 Dolar
Danimarka 68.830 Dolar
Avustralya 64.960 Dolar

Refah düzeyi bakımından en gelişmiş ülkeler:
Danimarka
Norveç,
İsveç,
Finlandiya,
İsviçre,
Hollanda,
Lüksemburg,
Yeni Zelanda,
Almanya
İzlanda.

Yine Dünyadaki birçok parametreyi dikkate alarak hazırlanmış marka şehirleri sıralayabiliriz;
Los Angeles
New York
Londra
Paris
Milano
Barselona
Rio De Janerio
San Francisco
Las Vegas
Dubai
İstanbul
Singapur
Chicago
Sidney
Berlin
Bu şehirlerin yanında; Parkları, bahçeleri, ulaşımı ve akıllı binaları ile yeni kurulan modern ve çevre dostu Şehirleri’de söylemek istiyorum. Bu şehirlerden bazıları;
Doha/ Katar
Navi Mumbai/ Hindistan
Iqaluit/ Kanada
Sidney/ Avustralya
Kuala Lumpur/ Malezya
Hong Kong/ Hong Kong
Seul/ Güney Kore
Sandopin/ Çin
Cancun/ Meksika
Bu tip örnek şehirleri arttırabileceğimiz gibi bu şehirlerden birçok dersler alabiliriz. Planlamalarından istifade edebiliriz.
Kıymetli Misafirler; nüfus büyüklüğü bakımından 4 ülkenin, yüz ölçümü büyüklüğü bakımından 2 ülkenin halkı Müslümanlardan oluşuyor. Gelişmiş ülke sıralamalarında Müslüman ülke yok. Diğer taraftan Birleşmiş Milletler’in Siyasal anlamdaki Yürütme organı olan Güvenlik Konseyinde 5 daimi üye var. Bunlar; ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve Rusya; Bu ülkelerden her birinin Birleşmiş Milletler Konseyi tarafından alınan kararları Veto etme yetkisi var. Göstermelik olarak birde 10 geçici üye var; 2 yıllık süre için seçilirler. Bildiğiniz gibi 5 Daimi üye arasında Japonya ve Almanya yok. Müslüman hiçbir ülke yok. Böylesine oluşmuş ve bütünleşmiş bir Dünyada yaşıyoruz. Bu yaşadığımız Dünyada ekonomik varlığının %85’i %1 nüfusun elinde,
Yine biliyoruz ki 8 milyarlık dünya nüfusunun; %46’sı yoksulluk sınırının altında, %23’ü de yani 1,840 milyar insanda açlık sınırının altında yaşıyor. Çok Değerli misafirler; Yine bugün görüyoruz ibretle ve acı ile takip ediyoruz ki; Ne hak yere, İsrail Gazze’de katliam yapıyor, soykırım uyguluyor ve Dünya fiili olarak bir şey yapamıyor.
Değerli Misafirler;
Gelişmiş ülkeleri sıraladım. Bu ülkelerde; Kişi başı gelir 60.000 USD ve üzerinde Bizde ise TÜİK verilerine göre kişi başı gelir 9.661 USD düzeyinde. Cari açık 1 Trilyon civarında.
Bu güzel vatan, 1000 yılı aşkın süredir hafızası olan bu devlet, 1920 ruhuyla ve 1923 manifestosu ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu fotoğrafı hak etmiyor.
Politika Faizi: %45
İHRACAT: 255 Milyar USD
İTHALAT:363 Milyar USD
Bu Vatan’ın yeri burası değil. Çok daha iyi durumda olmalıyız.
Kıymetli Misafirler;
Bunun için Depreme karşı dönüşümde başarılı olamıyoruz. Depremlerdeki can kayıplarını buralardan aramaya başlamak gerekir. Depremlerdeki ağır hasarları, eğitim sistemimizin zayıflığında aramaya başlamalıyız. Açık Öğretim Sistemi doğru mudur? Doğru mu yürüyor? Bilmiyorum. Mesleki ve Teknik Eğitim yeterli midir? Bilmiyorum. İmar Afları doğru muydu? Sorgulamak gerekir. Kıymetli misafirler, geldiniz şeref verdiniz; Şimdi Değerli Hocalarımız Şerif Bey ve Mustafa Bey ile bu sempozyumu niye yapıyoruz. Bilinç oluşturalım, diye, sorumluluğumuzu arttıralım, diye,
Denetimler çok daha ciddi ve titiz bir biçimde yapılabilsin diye, Bina yapma, Konut yapma ve yapılaşma konusunda bilincimiz artsın, diye, Kentsel Dönüşüm için duyarlılığımız artsın, diye, Bu toplantıyı Of- Hayrat Derneğinin organizasyonunda tertip ediyoruz. Çünkü; Bizler, Trabzonlular, Oflular ve Hayratlılar olarak ayrıca ve daha çok sorumluluğumuz var. Bizler ağırlıklı olarak inşaatçıyız. Bizim büyüklerimiz 1960’dan itibaren İstanbul’da çok inşaat yaptı, bizlerde yaptık, halen yapıyoruz.
Geçmişte; Deniz kumu ile midye kabukları ile yeterli mühendislik hizmeti almadan yaptık. Bu bakımdan Deprem ve Kentsel Dönüşüm; Türkiye’yi ve İstanbul’u ilgilendirdiği kadar Trabzonluları, Rizelileri ve Ofluları daha da yakından ilgilendiriyor.
DEPREM ÜLKEMİZİN GERÇEĞİ
Çok Değerli Misafirler;
Biliyoruz ki Deprem ülkemizin gerçeği; Özellikle 1999 Düzce ve Gölcük depremlerinden sonra epeyce müspet düzenlemeler yapıldı, adımlar atıldı. Aynı şekilde İlgililer, konunun uzmanları, Hocalar çokça anlattılar, anlatıyorlar, aydınlatmaya çalışıyorlar. Epeyce Kentsel Dönüşümde yapıldı.
Fakat bugün baktığımızda, yapılanların yeterli olmadığını görüyoruz. Diyorum ki artık Kentsel dönüşümü, anlatma zamanı geçti. Yani Konuşmak zamanı geçti. Risk alıp iş yapma zamanıdır. Kentsel dönüşüm acilen yapılması ve bitirilmesi gereken bir iştir. Aslında Türkiye’nin önünde duran; Kentsel Dönüşümden öteye, olası Depremlere karşı insanımızın canını kurtarmak vardır.
Kıymetli Misafirler,
Birazda meslek hayatımda neler yaptık, onları paylaşmak istiyorum. 1994 yılı sonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ’ı kurduğumuz günden 25 Aralık 2013 tarihine kadar kamuda görev yaptığım sırada; Çalışma arkadaşlarımla birlikte Vatan dedik, Bayrak dedik, Üretim dedik; Devlet terbiyesi içinde ve özel sektör dinamizmi ile bir çalışma gayreti gösterdik.
Bilimin ve yasaların dediklerini, Amirlerin söylediklerinden daha önde tutmaya çalıştık. Gerek KİPTAŞ’ta gerek TOKİ’de ve Emlak Konut’ta ve gerekse Bakanlıkta yaptığımız Konutlar ve Kamu binaları hem 1999 depremlerinde ve hem de 6 Şubat 2023 Elbistan ve Pazarcık depremlerinde iyi bir sınav verdi.
Öncelikle, Cenabı Allah’a binlerce şükürler olsun. Aynı şekilde şunu da söylemeliyim; Geri kalmış bir ülkede, Siyası ve politik mengenelere, engellemelere rağmen Bilimsel düzen oluşturmak çok zordur. İnşaat mühendisliği sistemini işletmek kolay değildir. Sıkı denetim yapmak kolay değildir.
Evet; 1999 depremlerinde ve daha sonraki depremlerde KİPTAŞ, TOKİ ve Bakanlık sürecinde yaptığımız Konutlar yıkılmadı. Çok Değerli Misafirler, Sevgili ve Saygılı Hemşehrilerim, Kardeşlerim. Çalışmalarımızdan çok kısa bahsetmek istiyorum.
Henüz mühendislik okulunu bitirmeden 1973 yılında; Vatan Caddesi Ordu evi arkası Arpaemini yokuşunda inşaatçılığa başladım. 22 yıl özel sektörde Müteahhitlik ve Mühendislik yaptım. Sonra 1995 yılı başında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ’ı kurduk.
“KİPTAŞ, -Ankara Büyükşehir Belediyesi Kuruluşu Metropol A.Ş.- TOKİ – Emlak Konut ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” olmak üzere 2013 yılı sonuna kadar 5 değişik Devlet Kuruluşunda 18 yıl görev yaptım. Şimdi ise 10 yıldır işime bakıyorum.
Değerli misafirler önemli olduğunu düşündüğüm bazı noktaları da sizlerle paylaşmak istiyorum.
TOKİ’de çalışırken Türkiye’nin ve Dünyanın Konut ve Yerleşmeler yapısını incelemeye çalıştık.Ülkemizde gördük ki; özellikle Büyükşehirlere doğru bir göç dalgası var, ve gördük ki; Barınmaya ihtiyacı olan insanlarımızın ev alacak parası yok. Aynı şekilde Devlette de yeterli kaynak yok. Bu bakımdan; Alt gelir grubu ve yoksullara yönelik konut yapabilmek için Kaynak Geliştirme projeleri planlayarak kendi kaynağımızı ürettik.
Çalışmalarımızla şehirlerimizi; Çarpık yapılardan, Plan dışı kaçak yapılardan Depreme dayanıksız yapılardan, arındırmaya çalıştık.
Böylece; Alt gelir grubu ve yoksul vatandaşlarımızın ev sahibi olmalarına, Gecekondu ve kaçak yapılaşmaya yönelme imajının kırılmasına, sektörün disipline edilmesine ve fiyatların düşmesine, ekonomik gelişmeye ve istihdamın artmasına, hastaneler, okullar, sevgi evleri, karakollar gibi kamu binalarının hızlı bir şekilde yapılmasına,
Vatandaşlarımızın devlete güveninin artmasına odaklandık. Bu şekilde, planlı, fiziki altyapılı, konut projelerimizle yaşam standardının yükselmesine, aidiyet duygusunun artmasına ve sosyal gelişmeye, azami dikkat gösterdik. 81 ilimizin tamamında ve 800’ün üzerindeki ilçemizde ve hatta köylerimizde oluşturduğumuz projelerle sektöre öncü ve örnek olduk.
Modern hayatın gerektirdiği sosyal donatılar, okullar, sağlık ocakları, dini tesisler, yeşil alanlar, ulaşım sistemleri ve fiziksel alt yapılarla bezenmiş yerleşim alanları oluşturduk.
2003 yılı başından itibaren yaptığımız çalışmaların getirdiği tecrübe ve sorumlulukla 2011 yılında, İstanbul’da Uluslararası Konut Kurultayı yaptık. Bu kurultayda;
Dünyadaki ve Ülkemizdeki gecekondulaşmayı, kaçak yapılaşmayı ve deprem risklerini vurgulamaya çalıştık ve de kentsel dönüşümü masaya yatırdık. Dünyanın çeşitli ülkelerinden Konunun uzmanları Kurultayımıza iştirak ettiler, yapılan konuşmalar ve yapılan panellerle Kentsel Dönüşüm masaya yatırıldı. TOKİ’nin yaptığı çalışmaların birçok ülke tarafından örnek alındığı vurgulandı.
Yapmış olduğumuz Büyük Konut Kurultayından sonraki çalışma ve gayretlerle 2011 yılı Haziran ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı kurduk. Bende Kurucu Bakan oldum.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurulmasıyla; siyasi irade netleşti, şehirlerde ve şehircilikte motivasyon arttı, büyük bir beklenti oluştu.
780.000 km2 ülke coğrafyasının tamamının kadastrosunu tamamlamaya çalıştık. Coğrafi bilgi sistemlerini geliştirerek; ülke çapında daha sağlıklı Mekansal Bölge Planlarını bitirmeye çalıştık. Ülke nüfusunun ülke coğrafyasına dengeli bir biçimde yayılması için planlama yaptık.
Özellikle Büyükşehirlerimizi, çevresindeki il ve ilçelerle birlikte planlayarak desantralize etmek istedik. 2011 yılındaki VAN depreminde büyük gayret gösterdik. Depremden sonra 6306 Sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunu” çıkardık.
Bu kanunun en temel gayesi ve hedefi; insanımızın canını korumaktır. Aynı şekilde bu kanunla; Afet Riski alanların dönüşümü, Mevcut yapı stoğunun iyileştirilmesi, yenileme alanlarında yapılan kentsel tasarımlarla altyapı ile ulaşım sistemlerinin ve sosyal donatıların geliştirilmesi,
Yeni yapıların yalıtımı tam, enerji tasarrufu sağlayan, yenilenebilir enerjileri kullanan ve çevre dostu yapılar olmasının sağlanması, yerel malzemelerin kullanımının yaygınlaştırılması sonucu üretim sektörünün geliştirerek, yeni iş olanaklarının oluşturulması ve afete duyarlı yerleşmeler elde edilmesi, hedeflenmiştir.
Programlamış olduğumuz kentsel dönüşüm projesinin ana ekseni, riskli binaların dönüştürülmesidir.
İnsanımızın canını korumaya yönelik bir projedir. İnsanımızın hayat hakkını, yaşama hakkını öne alan bir projedir. Aynı zamanda enerji tasarrufuna yönelik bir projedir. Çevreye duyarlı, yerleşimler oluşturmaya yönelik bir projedir.
Kentsel Dönüşüm; sadece eskiyen evleri, kaçak evleri, salaş evleri, afet riski taşıyan evleri yenilemek değildir. Aynı zamanda; gelişen, değişen dünyanın gerektirdiği konfora sahip evleri de üretmektir.
İnsanımızın hayat kalitesini arttırmaya yönelik bir projedir. Böylece Kentsel Dönüşümle; salaş yapılardan, kaçak yapılardan, afet riski taşıyan binalardan kurtulmak, amaçlanmıştır.
Çok Değerli Misafirler;
Deprem olacağını biliyoruz.
Esas itibariyle bizim yapmakta olduğumuz depremlerden sonra yara sarmak olmamalı.
İstiyoruz ki; Deprem olduğu zaman yıkacak bina bulamasın.
Deprem olduğu zaman yıkacağı bina bulursa, içinde insan olmasın. Derdimiz bu esas gayemiz bu, Can kaybı olmasın.
Biz buraya odaklanmalıyız, zannediyorum hala daha hedefi şaşırıyoruz. Gereğini, gerektiği kadar yapamıyoruz.
Depremi çokça anlatıyoruz, Kıymetli Hocalarımız Deprem Fay Hatlarını, Depremlerin olası şiddetlerini anlatıyorlar. Bana göre esas işimiz Ülkemizi; Depremlerde yıkılma riski taşıyan binalardan kurtarmak olmalıdır.
Bu doğrultudaki bilincimizi sorumluluğumuzu arttırmalıyız.
Kıymetli Arkadaşlar;
Tabi ki Kentsel Dönüşümü; Halka rağmen başarmak çok zordur. Ama Devlete rağmen de başarılamaz. Kentsel Dönüşümde ancak devlet-millet kaynaşması ve bütünleşmesi ile başarı yakalanır. Konu, devlet ve yerel yönetimlerin el birliğinin yanı sıra; halkın katılımı, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm aktörlerin desteği ile olur.
Sektördeki tüm paydaşların, şehir plancılarından, mimarlardan, inşaat mühendislerine, harita, Jeoloji, Jeofizik mühendisleri, siyaset bilimci ve sosyologlarına kadar tüm disiplinlerin bu işe gönül vermesi, destek olması gerekmektedir.
Bugün görüyoruz; Kentsel Dönüşüm Kanunu’ndan istifade ile lüks konut yapılıyor.
Bizler ne yaparsak yapalım olası depremleri engelleyemeyiz.
Bu durumda bizim meselemiz;
Depreme dayanıklı binalar yapmak,
Depremlerde yıkılma riski olan binaları önceden planlı bir şekilde yıkmak, yenilemek olmalıdır.
Kentsel Dönüşüme engel olmak isteyenlere söylüyorum ki;
Evet;
Yerinde Dönüşüm esastır.
Anlaşma sağlanarak, rıza-i dönüşüm esastır.
Vatandaşımıza Devletimizin gerekli desteği vermesi ile hak sahiplerinin kendi dönüşümlerini yapması esastır.
Bunlar Doğru…
Fakat en temel olan husus daha önemli olan mesele, deprem olduğunda yıkılma riski olan binalarda insan olmamasıdır.
Esas olan canlar yok olmasın. Esas olan depremlerde insanlarımız ölmesin.
Çok yakın geçmişte, 1999 da olan Gölcük ve Düzce Depremleri, 2011 de olan Van Depremi,
6 Şubat 2023’te olan Pazarcık ve Elbistan Depremleri
Bu depremlere karşın; Japonya’da 1 Ocak 2024’te oldu ve bu depremde 161 kişi öldü. 7,6 şiddetindeki olan bu deprem bize gerekli dersi, yeterli mesajı vermelidir.
Kıymetli Arkadaşlar;
Görüyoruz ki; Refah seviyesi yüksek ve vatandaşlarına iyi eğitim vermiş Ülkeler Afete karşı daha duyarlı ve daha tedbirli.
Geçtiğimiz günlerde;
– 20.01.2024 – Gürün/Sivas – 4.4 Şiddeti
– 23.01.2024 -Kumluca/Antalya – 4.1 Şiddeti
– 25.01.2024 – Yeşilyurt/ Malatya – 5.3 Şiddeti
– 26.01.2024– Değirmenciuşağı/Adana- 4.3 Şiddeti
– 27.01.2024-KuşadasıKörfezi/EgeDenizi-5.1 Şiddeti
4 Şiddeti ve üzeri 5 tane deprem oldu. Yani Ülkemiz beşik gibi sallanıyor.
Acilen işe koyulma zamanı; hemen şimdi hem de Yapı Denetim Sistemini müşavirlik bazında ve bilimsel kaide üzerine oturtarak, dikkatle ve ciddiyetle çalışmaya başlamalıyız.
Kentsel Dönüşüm; çağdaş şehirlerin oluşturulmasını, çevre dostu, enerji verimliliği olan, yeşil binaların üretilmesini, doğal kaynakların korunmasını, yoksulluğun azaltılmasını, iş potansiyellerinin artırılarak ekonominin canlandırılmasını ve işsizliğin azaltılmasını, hepsinden daha önemlisi de can ve mal emniyetinin temin edilmesinin hedeflendiği bir Projedir.
Ezcümle;
Depremler vardır.
Kentsel Dönüşüm Ülkemizin gerçeğidir.
Kentsel Dönüşüm Ülkemizin geleceğidir.
Kentsel Dönüşüm Ülkemiz için kaçınılmazdır.
Kentsel Dönüşüm Ülkemizi kalkındıracak Projedir.
Sözlerimi bitirdim. Son söz olarak buradaki genç inşaatçılara ve gençlere; Bildikleri birkaç hususu tekrar hatırlatmak istiyorum.
Kıymetli misafirler, bugün Dünya’yı taşıyan, geliştiren, ekonomi ve refah oluşturan süreçlere baktığımızda en öne çıkan sektörler;
ENERJİ (yenilebilir Enerji)
EĞİTİM; Mesleki ve Teknik Eğitim (Çalışmayı seven, eli iş tutan, matematik ve yabancı dil bilen gençler yetiştirmek)
İLERİ TEKNOLOJİ; Bilişim, yazılım, AR-GE, İnovasyon, Robotik Zeka, Uzay Bilimleri, Uçak Sanayisi ve Silah Sanayisi
TARIM VE HAYVANCILIK (Gıda Üretimi)
İLAÇ SANAYİ VE VİTAMİN SANAYİ
Haberleşme, İletişim ve Ulaşım olarak söyleyebiliriz.
Yine belirtmek istiyorum;
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonucu Ukrayna’da çok büyük bir Kentsel Dönüşüm ve inşaat faaliyet alanı ve ihtiyacı doğacak;
Bize yakın ve çalışma ortamları iyi olacak gibi gözüküyor. Duyarsız kalmayalım.
Yine ifade ediyorum;
Bilgili, Ahlaklı, Eğitimli, Çalışkan, Dürüst, Sabırlı ve Cesur insandan istifade edilir. Bu tip insanlarla arkadaş olalım, ekip olalım.
Değerli Kardeşlerim,
Tecrübelerim bana öğretti ki;
Başkalarını haklarına saygılı olan,
İkna Kabiliyeti Yüksek,
Güzel Konuşma yapabilenler, ve
İyi sunum yapabilenler daha çok başarıyorlar.
Hepinize tekrar sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.
Allah’a Emanet Olunuz.
]]>CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Günaydın, AK Parti’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Murat Kurum’un aday gösterilmesiyle ilgili, “Murat Kurum, 2018 ile 2023 yılları arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yaptı. Murat Kurum’un 2019 yılında imar affına imza atan bir bakan olarak tarihe geçtiğini ve bu imar affı içinde yurttaşlarımıza tabut olan evleri hepimiz hatırlıyoruz. Böyle bir sicilden sonra ‘İstanbul’u kentsel dönüşüm alanında dirençli bir kent haline getireceğiz’ diyorlar. 25 yıldır neden yapmadınız? Bu saatten sonra ne yapacaksınız? Soru bu kadar açıktır. Gelelim ulaşım meselesine; Murat Kurum dün Ulaştırma Bakanı ile beraber bir fotoğraf veriyor. Haritanın başına geçmişler, adeta haritaya bakarak İstanbul’un sorunlarını çözüyorlar. 2017 yılında merkezi hükümet AK Parti’deyken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi de AK Parti tarafından yönetilmekteyken finansmanını ve yönetimini halledemediğiniz için metro inşaatlarının tamamını durduran ve çürümeye terk eden Mevlüt Uysal yönetiminde sizin belediyeniz değil miydi? ve şimdi tüm engellemelerinize rağmen o metroların inşaatı devam ediyor” diye konuştu.
‘KONUT DOKUNULMAZLIĞI İHLAL EDİLMİŞ OLUYOR’
Kentsel dönüşümün Türkiye için son derece önemli olduğunu kaydeden Günaydın, “Çünkü ülkenin yerleşim yerlerinin neredeyse yüzde 80’inin deprem riski altında olduğu bir memleketten söz ediyoruz. Burada kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması, yapı stokunun dayanıklılığının arttırılması, kentlerin dirençli hale getirilmesi hayati bir sorumluluktur. Ancak bunu yaparken hem hukuka bağlı kalmak hem vatandaşın mülkiyet hakkına, etkili başvuru hakkına saygılı olmak gerekmektedir. Peki ne yaptılar? 9 Kasım 2023 tarihinde 6306 sayılı kanunda bazı değişiklikler yaptılar. Bu değişikliklerle, örneğin mevcut yapılaşmanın bulunduğu alanları rezerv alanı olarak ilan etme yetkisi ‘Cumhurbaşkanlığı’na tanındı, yani ‘Yürütme’ye tanındı. Eskiden rezerv alanları boş alanlara, uygun alanlara ilan ediliyordu. Şimdi sizin evinizin bulunduğu alanı rezerv alanı olarak Cumhurbaşkanı bir gece yarısı Resmi Gazete’de ilan edebiliyor. Arkasından size 90 gün içerisinde konutunu tahliye etmenize yönelik bir yazı geliyor, üstelik de o Tebligat Yasası’nın emredici hükümlerine uyulmadan yapılıyor. Polis zoruyla buralar tahliye edilebiliyor ve bunun plan süreleri, askı süreleri, itiraz süreleri, tümü genel hukuk ilkelerinden ayrıştırılan, yurttaş aleyhine olan bir yapıya dönüştürülüyor. Böylece konut dokunulmazlığı, mülkiyet hakkı, ölçülülük ilkesi, orantılılık ilkesi, etkili başvuru ilkelerinin tamamı ihlal edilmiş oluyor. Arkadaşlar; 9 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış bu yasaya karşı 4 Ocak 2024 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesi başvurusunu yapmıştır. Bir kez daha söylüyorum; biz kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması, konut stokumuzun dayanıklı hale getirilmesi, kentlerimizin dirençli hale getirilmesi için çalışıyoruz. Ancak buralardan birilerinin rant üretmesini istemiyoruz” diye konuştu.
‘KURTULMUŞ’UN YANITINA GÖRE TAVRIMIZI BELİRLEYECEĞİZ’
Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Günaydın, CHP’nin Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırmasına ilişkin, “İç tüzüğün hükmü Meclis Başkanlığı’nın bu çağrıya 7 gün içerisinde bir yanıt vermesine amirdir. Bugün konuştuğum Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, yarın yazılı bir yanıtın tarafımıza iletileceğini söylemiştir. O yanıtı bekleyeceğiz. O yanıta göre Meclis’in toplanıp toplanmayacağını göreceğiz ve biz de kendi tavrımızı belirleyeceğiz” dedi.
‘BAKANLAR TARAFSIZ KALMALI’
Günaydın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın, Murat Kurum’u desteklemesine ilişkin soruya da “Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Ulaştırma Bakanı; bunların tamamı seçimlerde tarafsız kalması gereken bakanlardır. Oysa bunlar şimdiden taraflarını belli etmektedirler. Taraflarını ilan etmelerinde bir sakınca görmemektedirler. Bu ne anlama gelecek; devletin araçları, devletin yakıtı, devletin personeli, kolluk kuvvetleri ve yargı kuvvetleri AK Parti’nin seçimi kazanması için bir tek parti devletinde görülebilecek ölçüde çalışmaya devam edecekler” diye cevap verdi. (DHA)
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:
Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı münasebetiyle sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu anlamlı buluşmaya vesile olan Çevre Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine, ilgili tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün İstanbul’umuzu depreme hazırlama noktasında tarihi nitelikte adımları eş zamanlı olarak atmanın gururunu yaşıyoruz. Hatırlarsanız nisan ayında şehrimizin en acil ihtiyaçlarından olan kentsel dönüşüm ile ilgili özgün bir projeyi kamuoyumuz ile paylaşmıştık.
“KREDİLERDE İLK YIL FAİZ ALINMAYACAK”
Kentsel dönüşümde yarısı bizden adını verdiğimiz kampanyamıza İstanbullu kardeşlerimiz çok yoğun teveccüh gösterdi. Kampanyaya bugüne kadar 1 milyon 233 bin bağımsız bölüm için başvuru yapıldı. ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ile toplamda 350 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Kampanyamız kapsamında her bağımsız bölüm için toplamda 1,5 milyon liralık destek vereceğiz. Bunun 100 bin lirası kira desteği olmak üzere 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecektir.
Kredilerin ödenmesi evler tamamlandıktan sonra başlayacak ve ilk yılı faizsiz olarak tahsil edilecektir. Kalan yıllarda kredi maliyet oranı TÜFE’nin yarısı kadar olacak. Vatandaşımız alacağı bu 1,5 milyon liralık destekle inşallah evini yapacak, yeni yuvasında güvenli, huzurlu, mutlu bir şekilde oturacaktır.
“350 BİN KONUTU DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”
Kampanyamıza başvurup yüzde 100 anlaşmaya varan bağımsız bölüm sayısı 71 bini aştı. Yine başvuru yapıp yüzde 50 ve üzerinde mutabakat oluşan bağımsız bölüm sayısı ise 158 bine ulaştı. Bu insanlarımızla aralarındaki pürüzleri giderip anlaşma sağlayabilirse kampanyadan faydalanma imkanına kavuşacaklardır. Marmara Kentsel Dönüşüm Hizmet Ofisi’ne canlı bağlanarak 100 binadaki 500 insanımızla ilk sözleşmelerini imzalayacağız. Böylelikle toplamda 350 bin konutu dönüştürmeyi amaçlayan Yarısı Bizden kampanyasını ‘bismillah’ diyerek fiilen başlatmış olacağız. Kampanyamızın İstanbul’umuza ve İstanbullu kardeşlerimize şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
“YARISI BİZDEN” KAMPANYASINA DAVET
Bugün atacağımız bir diğer kritik adım İstanbul Kentsel Dönüşüm Yıkım Programı’nın başlatılmasıdır. Şehrimizdeki kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında toplam 17 yapıda yer alan 261 bağımsız bölümün yıkımını gerçekleştireceğiz. Bugün ayrıca Bağcılar’da 371, Gaziosmanpaşa’da bin 96, Tuzla’da 3 farklı noktada bin 570 olmak üzere toplam 3 bin 37 konutun temellerini atıyoruz. Dolayısıyla bugünkü programımızla imza, yıkım ve yapım dahil tüm aşamalarıyla İstanbul’da Yüzyılın Dönüşümü Projemize start veriyoruz. Bu projelerde emeği geçen tüm bakanlarımızı ve ilgili kurumlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Buradan özellikle yüzde 50 oranlarında anlaşma sağlamış vatandaşlarımı henüz evet dememiş komşularını da ikna etmek suretiyle bir an evvel Yarısı Bizden kampanyasında yer almaya davet ediyorum.”
]]>Irak’ın kuzeyinde gerçekleşen hain saldırı ile ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mehmetçiklerimizin kanı yerde kalmamış bölücü alçaklardan döktükleri kanın hesabı misliyle sorulmuştur ve sorulmaktadır. Pençe Harekatı bölgesi ile Suriye’nin kuzeyinde şimdiye kadar 12 terörist etkisiz hale getirilmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı’na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sözlerimin hemen başında dün Irak’ın kuzeyinde bölücü hainler tarafından gerçekleştirilen saldırılarda şehit olan kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Yaralı Mehmetçiklerimize Mevla’dan acil şifalar temenni ediyorum. Şehitlerimizin ruhu şad mekanları cennet makamları ali olsun. Mehmetçiklerimizin kanı yerde kalmamış bölücü alçaklardan döktükleri kanın hesabı misliyle sorulmuştur ve sorulmaktadır. Pençe Harekatı bölgesi ile Suriye’nin kuzeyinde şimdiye kadar 12 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Terörü kaynağında kurutma bu stratejimizi uygulamayı son terörist bertaraf edilene kadar kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye ne pahasına olursa olsun Irak’ın veya Suriye’nin kuzeyinde bir terör yapılanmasına müsaade etmeyecektir. Emperyalistlere taşeronluk yapan kiralık katil sürüleri ile mücadelemizden kesinlikle geri adım atmayacağız. Hem eli kanlı caniler hem de bölücü örgüte destek verenler bölgemizin geleceğinde teröre yer olmadığını er yada geç anlayacaklardır. Sınırlarımız içinde ve dışında teröristlere nefes aldırmayan tüm güvenlik güçlerimize yüce Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum. Rabbim kahraman askerlerimizi muzaffer eylesin diyorum” açıklamasında bulundu.
Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı münasebetiyle sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün İstanbul’umuzu depreme hazırlama noktasında tarihi nitelikte adımları eş zamanlı olarak atmanın gururunu yaşıyoruz. Hatırlarsanız nisan ayında şehrimizin en acil ihtiyaçlarından olan kentsel dönüşüm ile ilgili özgün bir projeyi kamuoyumuz ile paylaşmıştık. Kentsel dönüşümde yarısı bizden adını verdiğimiz kampanyamıza İstanbullu kardeşlerimiz çok yoğun teveccüh gösterdi. Kampanyaya bugüne kadar 1 milyon 233 bin bağımsız bölüm için başvuru yapıldı. Yarısı bizden kampanyası ile toplamda 350 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Kampanyamız kapsamında her bağımsız bölüm için toplamda 1,5 milyon liralık destek vereceğiz. Bunun 100 bin lirası kira desteği olmak üzere 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecektir. Kredilerin ödenmesi evler tamamlandıktan sonra başlayacak ve ilk yılı faizsiz olarak tahsil edilecektir. Kalan yıllarda kredi maliyet oranı TÜFE’nin yarısı kadar olacak. Vatandaşımız alacağı bu 1,5 milyon liralık destekle inşallah evini yapacak, yeni yuvasında güvenli, huzurlu, mutlu bir şekilde oturacaktır. Kampanyamıza başvurup yüzde 100 anlaşmaya varan bağımsız bölüm sayısı 71 bini aştı. Yine başvuru yapıp yüzde 50 ve üzerinde mutabakat oluşan bağımsız bölüm sayısı ise 158 bine ulaştı. Bu insanlarımızla aralarındaki pürüzleri giderip anlaşma sağlayabilirse kampanyadan faydalanma imkanına kavuşacaklardır. Marmara Kentsel Dönüşüm Hizmet Ofisi’ne canlı bağlanarak 100 binadaki 500 insanımızla ilk sözleşmelerini imzalayacağız. Böylelikle toplamda 350 bin konutu dönüştürmeyi amaçlayan yarısı bizden kampanyasını bismillah diyerek fiilen başlatmış olacağız. Kampanyamızın İstanbul’umuza ve İstanbullu kardeşlerimize şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” ifadesinde bulundu.
Bugün atılacağı bir diğer kritik adımın İstanbul Kentsel Dönüşüm Yıkım Programı’nın başlatılması olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizdeki kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında toplam 17 yapıda yer alan 261 bağımsız bölümün yıkımını gerçekleştireceğiz. Bugün ayrıca Bağcılar’da 371, Gaziosmanpaşa’da bin 96, Tuzla’da 3 farklı noktada bin 570 olmak üzere toplam 3 bin 37 konutun temellerini atıyoruz. Dolayısıyla bugünkü programımızla imza, yıkım ve yapım dahil tüm aşamalarıyla İstanbul’da Yüzyılın Dönüşümü Projemize start veriyoruz. Bu projelerde emeği geçen tüm bakanlarımızı ve ilgili kurumlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Buradan özellikle yüzde 50 oranlarında anlaşma sağlamış vatandaşlarımı henüz evet dememiş komşularını da ikna etmek suretiyle bir an evvel yarısı bizden kampanyasında yer almaya davet ediyorum” dedi.
6 Şubat’ta yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli şiddetli sarsıntılar miller olarak bize deprem gerçeğini tekrar hatırlattığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “50 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 11 ilimizdeki 14 milyon insanımızı doğrudan etkileyen böylesine büyük bir afetten sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olması düşünülemez. Devlet ve vatandaş olarak deprem konusunu önceliklerimizin en başına almamız gerekiyor. Nitekim yakın zamanda Marmara Bölgemizde meydana gelen depremler çalışmalarımızı daha da hızlandırmamız gerektiğini gösteriyor. Burada bir hususa özellikle dikkatlerinizi çekmek isterim. Depreme karşı hazırlık yapmak bizim için tercihten öte zorunluluktur. Çünkü coğrafi olarak biz depremle burun buruna yaşayan bir ülkeyiz. Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı nüfusumuzun ise yüzde 71’i deprem açısından riskli alanlarda yer alıyor. Son bir asırda 6 ve üzeri büyüklükte 230’dan fazla depreme maruz kaldık. Bu depremlerde 130 bini aşkın kardeşimiz vefat etti. Sadece insani açıdan değil, ekonomik açıdan da çok ağır bedeller ödedik. 17 Ağustos Marmara depreminin ekonomimiz üzerindeki menfi etkilerini yıllarca hissettik. Son olarak 6 Şubat depremlerinin Türk ekonomisine maliyeti 104 milyar dolardan fazladır. Her deprem sonrasında madden ve manen toparlanmak için yıllarımızı harcadık. Bunlar depremin mali yüküdür. Toprak altında yitirdiklerimizin kalbimizde açtığı yaralar ise muhtemelen hiç kapanmayacaktır. Yarım kalan umutlar, enkaza dönen evlerin hafızalarda bıraktığı tortular, özellikle depremzedelerimizin yüreğini yakmaya devam edecek. Hal böyle iken hiçbirimizin depremi hafife alma, deprem gerçeğine gözlerini kapama gibi bir lüksü olamaz. Bu topraklarda yaşamaya devam edeceksek ki biz buna inanıyoruz. Böyle deprem riskini bir an olsun aklımızdan çıkaramayız. Bunu unutmak demek Allah korusun 17 Ağustos ve 6 Şubat benzeri felaketlerle yeniden karşılaşmak demektir. Teşhisi doğru koymak tedavinin yarısıdır. Sorunla yüzleşmek kabullenmek çözümün ilk adımıdır” dedi.
Depremle mücadeleyi önce zihinlerde başlatmamız gerektiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deprem değil çürük, sağlıksız, dayanıksız bina öldürür ilkesini tamamen özümsemeden hiçbir yere varamayız. Tartışmasız bir şekilde Türkiye’nin birincil meselesi yapı stokunun süratle yenilenmesidir. Bu sebeple başta İstanbul olmak üzere 81 vilayetimize yapacağımız en büyük iyiliğin kentsel dönüşüm hamleleri olduğuna inanıyoruz. Aynı şekilde bu çabaları dinamitleyenler de ülkeye ve millete ihanet ediyor demektir. Bunu sadece biz değil esas rakamlar söylüyor. Bakınız burada sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma fikir vermesi için bazı istatistikleri paylaşmak arzusundayım. Türkiye genelinde 31 milyon konut ve 5 milyon ticari alandan oluşan 36 milyon bağımsız bölüm bulunuyor. Bunların 6 milyonu şu anda risk altında. 2 milyonun ise acilen dönüşmesi lazım. Bu gerçeklerin ışığında göreve geldiğimiz andan itibaren bu meseleye özel önem ve öncelik verdik. 2012 yılında tarihimizde ilk defa kentsel dönüşüm yasasını çıkardık. Toplam 2 milyon 200 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Kentsel dönüşüm çalışmaları için 480 milyar liralık kaynak harcadık. 400 bin bağımsız bölümün dönüşümü halen devam ediyor. TOKİ başkanlığımız vasıtasıyla 1 milyon 300 binden fazla konut ürettik. Milyonlarca vatandaşımızı gecekondu denilen sağlıksız yapılardan kurtararak modern, güvenilir, dayanıklı yuvalarına kavuşturduk. Yalnızca kentsel dönüşüm ve sosyal konut projeleri ile 13 milyonu aşkın insanımızın hayatına dokunduk” şeklinde konuştu.
Bilhassa 6 Şubat depremlerinde TOKİ’nin depreme karşı mücadelede ne kadar hayati, ne kadar kritik bir rol oynadığı ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır CHP zihniyetinin acımasızca eleştirdiği TOKİ binalarımız tekniği ve inşaatı ile deprem imtihanını alnının akıyla vermiştir. TOKİ’miz tarafından yapılan binalarda hamdolsun hiçbir sıkıntı, hiçbir can kaybı yaşanmadı. Muhalefete ve medyadaki kalemşörlerine rağmen TOKİ’mize böyle bir misyon yükleyerek milyonlarca konut ürettiğimiz için bugün hamdediyoruz. İnşallah bundan sonra da TOKİ’nin lokomotifliğinde Türkiye’nin konut stokunu yenilemeye devam edeceğiz” dedi.
Kentsel dönüşüm ihtiyacının had safhada olduğu illerimizin başında hiç şüphesiz İstanbul’un olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’da 6 milyon konut ve 1,5 milyon ticari alandan oluşan toplam 7,5 milyon bağımsız bölüm yer alıyor. Bunların 600 bini süratle dönüştürülmek zorunda. Şehrimizde 2012 yılından itibaren 800 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. 170 bin 941 bağımsız bölümün dönüşümü ise devam etmektedir. İstanbul genelinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları için toplamda 128 milyar lira tutarında kaynak kullandık. Hedefimiz 5 yıl içerisinde İstanbul’da 600 bini acilen olmak üzere toplam 1,5 milyon riskli bağımsız bölümü dönüştürmektir. Bu amaçla alanında uzman isimlerin görüşünü de alarak kapsamlı bir yol haritası hazırladık. Bu yol haritasının ana başlıklarından birini mevzuatta yapılması gereken düzenlemeler teşkil ediyor. Kısa süre önce yürürlüğe giren Kentsel Dönüşüm Kanunu ile hızlı dönüşüm için gereken hukuki zemini oluşturduk. Yasa ile ilgili muhalefetin gündeme getirdiği iddialar tamamen safsatadır. Tamamen bühtandan ibarettir. CHP ve aynı zihniyete sahip çevreler her zaman olduğu gibi iş yapmanın değil yine takoz koymanın, hizmeti engellemenin peşindeler. Çünkü kanunla ne vatandaşın evine el konulması, ne insanımızın mülkiyet hakkının ihlal edilmesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Düzenlemenin yegane amacı keyfi sebeplerle tıkanan kentsel dönüşüm sürecini çabuklaştırmak, bu meseleye süratle çözüm bulmaktır. Buradan bir kez daha vatandaşlarımızı muhalefetin ve marjinal örgütlerin yalanlarına itibar etmemeye çağırıyorum. Ülkenin ve milletin hayrına olan her işe saldırmaktan başka hiçbir vasıfları olmayan bu çapsızların kentsel dönüşüm meselesini rantsal dönüşüm yalanı ile sabote etmesine kesinlikle izin veremeyiz” diye konuştu.
Yarısı bizden kampanyası ile 350 bin konutun dönüşümünü sağlayacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Yol haritamızın bir diğer başlığı şehrimizdeki rezerv alanlardır. İstanbul’da belirlenen rezerv alanlara 400 bin konut inşa ederek dönüşüm çalışmalarını hızlandıracağız. Bugün ilk sözleşmelerini imzaladığımız Yarısı Bizden Kampanyası ile 350 bin konutun dönüşümünü sağlayacağız. Bunlara ilaveten ilimiz genelinde 100 bin sosyal konut inşa edeceğiz. Kentsel dönüşüm seferberliğimiz sayesinde elbette vatandaşlarımızın da desteği ile inşallah şehrimizin çehresini tamamen değiştireceğiz. Zihninde soru işaretleri, kalbinde tereddüt olan her bir kardeşimizi güvenli, modern, estetik ve yaşanabilir evlere mutlaka kavuşturacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi parti, ittifak ve hükümet olarak rakiplerimizden ayıran temel vasfımız ülkeye ve millete hizmet aşkıyla viran olmamızdır. Hangi görüşten, kökenden, gelir gurubundan olursa olsun milletimizin derdi bizim derdimiz, bizim meselemizdir. Sadece bize oy verenlerin değil 85 milyonun tamamının sorumluluğunu yüreğimizde hissediyoruz. Aziz milletimizin teveccühü ile geldiğimiz tüm makamları siyasi sıçrama tahtası olarak değil ülkemize hizmet etme vasıtası olarak gördük. 40 yılı aşan siyasi hayatımızın hiçbir safhasında şov peşinde koşmadık, millete karşı görevlerimizi en güzel şekilde ifa etmeye çalıştık. İnsanımızın da bizim bu gayretlerimizi görmüş olması işte bizi 20 yıldır bu makamda tutmasını sağlamıştır. Benim milletim bizim çabalarımızı takdir etti, samimiyetimize inandı, bize ve hükümetimize inandı ve itimat etti. Bu güvenin bir neticesi olarak son 21 yılda girdiğimiz 17 seçimin hepsinde milletimiz bizden desteğini, duasını asla esirgemedi. Şimdi ne kaldı? Şurada 3,5 ay kaldı. 3,5 ay gece gündüz mütevazi olarak kapı kapı dolaşmak suretiyle ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları olarak yol yürümeye var mıyız? Yeniden İstanbul diyor muyuz? Milletimizin tüm kesimleri ile aramızda kurulan bu gönül bağını siyasetteki en büyük sermayemiz olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde karşılıklı güvene dayanan bu ilişkiyi inşallah daha da güçlendireceğiz. Başkaları gibi meydanlarda bol keseden atıp tutup göreve gelince bunları unutanlardan, verdiği sözlerin üzerine beton dökenlerden olmayacağız. Yerel yönetimle merkezi hükümet arasındaki vizyon, ufak, ideal ve inanç birlikteliğinin önemini hepimiz çok iyi biliyoruz. Vatandaşa hizmet etmek yerine farklı hayallere kapılan fırsat buldukça belediyeye uğrayan zihni ve kalbi sürekli başka yerlerde olan idarecilerin şehirlerini çok kısa sürede nasıl geriye götürdüklerini 2019 yılında el değiştiren belediyelerde çok acı bir şekilde hep beraber tecrübe ettik. Özellikle Fatih’in emaneti bu güzel şehrin son 5 yılının temel atmama törenleri ile engelleniyoruz yalanlarıyla nasıl heba edildiğinin, nasıl boşa harcandığının hepimiz şahidiyiz. Bunun için 31 Mart seçimleri çok önemli. İstanbul’un hizmet ve eser hasretinin dinmesi için 31 Mart kritik bir eşik. İnşallah 31 Mart’ta İstanbul’un fetret devrini kapatacak irtifa kaybına son verecek, hak ettiği hizmetlerle yeniden buluşmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçim öncesi İstanbul adayını yakında açıklayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’a kendini vakfedecek, İstanbul’dan başka hiçbir şeyi gözü görmeyecek, İstanbul’u payidar etmekten başka bir hedefi olmayacak, İstanbul’u emanet bilip ona layıkıyla sahip çıkacak, tüm kalbi ile bu şehri sevecek, bu şehrin insanlarını kucaklayacak hasılı Fatih’in yadigarı olan aziz İstanbul’la şehremini yapmayı en büyük şeref payesi bilecek adayımızı yakında açıklayacağız. Ardından yeniden İstanbul hedefiyle inşallah hep beraber yola revam olacağız. Hiçbir insanımızı ötekileştirmeden kimseye hor, hoyrat davranmadan, kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan milletimizin tüm fertlerini birleştirmek, bütünleştirmek, kardeşlik hukukunu yüceltmek için sabırla, tevazu ile ve kararlılıkla 31 Mart akşamına kadar çalışacağız” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>