Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Bismil ilçesinde, Diyarbakır-Bismil-Batman kara yolu açılışında yaptığı konuşmada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak yatırımların yegane hedefinin 85 milyon vatandaşa daha konforlu ve daha güvenli bir yaşam sunabilmek olduğunu söyledi. Bu çalışmaların bir başka hedefinin de özellikle Diyarbakır gibi bölgesinde bir merkez olan şehirlerin cazibesini artırmak olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı liderliğinde 81 ili birbirinden ayırt etmeksizin hayata geçirdikleri projelerle, Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerin ulaşım altyapısını daha da güçlendirmeye devam ettiklerini kaydetti.
“Diyarbakır-Bismil-Batman Yolumuzun açılışıyla ‘durmak yok, yola devam’ diyoruz” diyen Bakan Uarloğlu, şöyle konuştu:
“Güneydoğu Anadolu Projesi’nin faaliyete geçmesiyle Diyarbakır’ın “Bereketli Hilal” olarak anılan verimli toprakları, tarımın ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesine öncülük etmektedir. Diyarbakır, coğrafi konumuyla da ticaret merkezlerine kolay ulaşılabilmesi, dinamik ve genç nüfusu ve eşsiz tarihsel dokusunun sağladığı turizm potansiyeli ile gelişimini sürdürmektedir. Bu nedenle Diyarbakır’ın ulaşım ağının güçlendirilmesi ülkemiz için çok önemli. 2002 yılından bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Diyarbakır’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için 57 milyar 652 milyon lira yatırım gerçekleştirdik.”
“9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik”
44 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 456 kilometreye, bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 2 kilometreden 285 kilometreye çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Diyarbakır-Mardin Yolu, Diyarbakır-Şanlıurfa Yolu, Diyarbakır-Silvan Yolu, Kuzey Batı ve Güneybatı Çevre Yolları, Havaalanı Bağlantı Yolu, Diyarbakır-Ergani Yolu Köprü ve Köprülü Kavşakları, Diyarbakır Şehir Geçişindeki Köprülü Kavşaklar gibi önemli karayolu projelerini bitirdik. 9 bin 852 metre uzunluğunda 97 adet köprü inşa ettik. Malabadi, Eğil, Eğil Sancak, Dicle Ongözlü, Çüngüş, Dörtulular ve Dilaver gibi tarihi köprülerinin restorasyonunu da gerçekleştirdik. Şu anda da toplam proje tutarı 15 milyar 618 milyon lira olan 12 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz. Bunlarından en önemlilerinden biri de açılışı için bir araya geldiğimiz Diyarbakır-Bismil-Batman yolumuzdur” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’ı Batman’a bağlayan 66 kilometre uzunluğundaki Bismil-Batman güzergahı Bismil Ovası’ndan geçmekte olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Günlük ortalama 11 bin aracın kullandığı yolumuzda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu dönemlerde taşıt trafiği önemli ölçüde artmaktadır. Hizmete sunulan bu yolda 3 adet modern dönel kavşak, 3 adet sığınma cepli kavşak, 7 adet hemzemin kavşak, 7 adet altgeçit ve 1800 metre uzunluğunda 60 adet menfez inşa ettik. Yolumuzu bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek; Diyarbakır-Bismil-Batman güzergahındaki trafik güvenliğini ve konforu arttırdık. GAP Bölgesi’nde üretilen tarım ürünlerinin daha hızlı, daha ekonomik taşınmasını tesis ettik. Bölgedeki lojistik operasyonların gelişmesine katkı sağladık.”
“Deprem Konutları’nın bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir”
Yol ile zamandan 33 milyon lira, akaryakıttan 24 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 57 milyon lira tasarruf edileceğini aktaran Bakan Uraloğlu, “Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 3 bin ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız. Yolumuzun kalan 12,4 kilometre uzunluğundaki sathi kaplamalı kesiminin BSK ihalesini de en kısa zamanda yapmayı planlıyoruz. Bağlar ilçesinde yapımı devam eden Deprem Konutları’nın Bağlantı ve imar yollarında altyapı dahil çalışmalarımız sürmektedir. Bu çerçevede 25,9 kilometre uzunluğunda Diyarbakır-Şanlıurfa yoluna bağlantıyı sağlayacak Farklı Seviyeli Kavşak imal ediyoruz. Toplamda 9 bin 500 metre yağmur suyu hattı ve 7 bin metre atıksu imalatı ile 1800 metre içme suyu hattı tamamlanmıştır. Mart ayı sonuna kadar 7,3 kilometrelik kesimi bitirmeyi hedefliyoruz. Geri kalan kısmı da bu yıl içerisinde bitirerek vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.
“Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir”
Diyarbakır’ın havayolu ve demiryolu gibi diğer ulaşım modlarında da gelişmesi için çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerine değinen Bakan Uraloğu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Diyarbakır-Kurtalan arası 100 kilometre, Diyarbakır-Batman arası 40 kilometre, Malatya – Diyarbakır 30 kilometre ve Yolçatı-Diyarbakır hattı Gezin-Sallar arası 22 kilometre olmak üzere Diyarbakır’ın tüm demiryolu ağını yeniledik. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesini iltisak hattı yaparak demiryolu ağına dahil ettik. Diyarbakır’ı saatte 200 kilometre hızla Elazığ’a bağlayacak Elazığ-Diyarbakır Hızlı Tren Projesi’nin etüt çalışmalarımız devam etmektedir. Bu bölgeden, biraz güneyimizden geçecek olan Irak’ın Faw Limanı’ndan başlayıp Ovaköy Sınır Kapısı’ndan girecek olan 1200 kilometrelik demiryolu ve otoyol, ülkemizi baştan başa kat ederek Kapıkule’den Avrupa’ya çıkartacak hattımızda da çalışmalarımızı çok yakından takip ediyoruz. İnşallah Irak tarafında bu sene içerisinde çalışmalara fiili olarak da başlayabilirsek bir ilki gerçekleştirmiş olacağız. Dolayısıyla bu bölgenin gelişimine çok ciddi bir destek verecektir. Gelecek projeksiyonunda bu hat Elazığ üzerinden Malatya -Çetinkaya-Sivas hattına bağlantısı sağlanarak ülkemizin doğu – batı kesimindeki demiryolu ağına entegrasyonu sağlanacaktır. Böylece Diyarbakır’ın Ankara ve İstanbul hızlı tren bağlantısı yapılmış olacaktır.”
“Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu”
70 kilometre uzunluğa sahip olan Ergani-Leylek-Diyarbakır-Bozdemir kesiminde de mevcut durumda tek hat olan demiryolu hattının çift hatta çıkarılmasına yönelik projelendirme çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Bakan Uarloğlu, Ergani’deki mevcut istasyona bağlantısı bulunan bu projeyle birlikte Bozdemir-Diyarbakır-Ergani arasındaki konvansiyonel hat kapasitesini büyük oranda artıracağız. Tüm Türkiye’de yaşanan havayolu taşımacılığındaki gelişme elbette Diyarbakır’da da etkisini gösterdi. Diyarbakır Havalimanı’nı da yeniledik ve yılda 5 milyon yolcuyu ağırlayacak kapasiteye çıkardık. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası, ülkemizin doğusunda yolcu körüklü ilk havalimanı oldu. Yeni ve modern bir terminal binasıyla da Diyarbakır’a yakışan, Diyarbakır’a yaraşan bir havalimanına kavuştuk. Bu yatırımlar ile 2002 yılında 211 bin olan yolcu trafiğini, 2023 yılında 2 milyonun üzerine çıkardık” ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır’ın cumhurbaşkanı liderlinde geçen son 22 yılda çok geliştiğini ve bambaşka bir şehir olduğuna değinen Bakan Uraloğlu, “Güneydoğu Anadolu’nun parlayan yıldızı haline geldi. Bu gelişimde Diyarbakır’a yapılan ulaşım ve iletişim yatırımlarının payı çok büyük. Yapılan her yol ulaştığı yere yatırım çekiyor, bölgenin ticari hareketliliğini hızlandırıyor, ekonomisini güçlendiriyor. İnşallah 31 Mart yerel seçimlerinde de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesiyle birlikte bütün ilçe belediye başkanlıklarına talibiz. AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mehmet Halis Bilden kardeşimizle planladığımız tüm projeleri hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Törene Vali Ali İhsan Su, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, İl Jandarma Komutanı Tümgenaral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Halis Bilden, kaymakamlar, kamu kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – DİYARBAKIR
]]>Kırşehir Valisi Hüdayar Mete Buhara’yı ziyaret eden Bakan Uraloğlu’na, kilim ve Neşet Ertaş’ın plağı hediye edildi. Uraloğlu, daha sonra esnaf ziyaretinde bulundu.
Bakan Uraloğlu, Kırşehir Ahilik Müzesi ziyareti öncesi gazetecilere, Türkiye’nin ticari faaliyetlerinin büyümesi için gayret ettiklerini söyledi.
Dünya sahnesinde ekonomik yönden güçlü olmadan siyasi yönden güçlü olmanın mümkün olmadığını vurgulayan Uraloğlu, ticaretin, ekonominin can damarı olduğunu ifade etti.
Ekonomik başarılarda ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımların büyük rolü olduğunu aktaran Uraloğlu, “Güçlü bir ulaşım altyapısı, ekonomik büyümenin birincil koşuludur. Güvenli, hızlı ve kolay ulaşım, ticaretin, üretimin ve ihracatın en önemli bileşenidir. Yapılan her yeni yol, geçtiği yerin istihdamına, üretimine, ticaret ve kültür hayatına can katmaktadır.” dedi.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen son 22 yılda ulaşım ve iletişim altyapısına 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirildiğine dikkati çekti.
2002 yılında, 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdıklarını anlatan Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. 2002 yılında 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 753 kilometreye yükselttik. 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye çıkardık. Yavuz Sultan Selim, 1915 Çanakkale ve Osmangazi köprüleri, Avrasya Tüneli ve Kuzey Marmara, İstanbul- İzmir, Ankara- Niğde otoyolları gibi dev karayolu projelerini hayata geçirdik. 10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. Asya ve Avrupa kıtalarını İstanbul Boğazı altından birbirine bağlayan Marmaray ve Bakü-Tiflis- Kars demiryolu hattıyla birlikte Doğu Asya’dan Batı Avrupa’ya, Pekin’den Londra’ya kesintisiz ulaşım sağladık. Bu projelerimiz modern İpek Yolu’nun en önemli parçasını oluşturdu.”
Bakan Uraloğlu, 2002’den bu yana aktif havalimanı sayısını 26’dan 57’ye çıkardıklarını anımsatarak, denizcilik alanında da 152 olan uluslararası liman sayısını ise 190’a çıkardıklarını dile getirdi.
İletişim altyapısında da büyük yatırımlar yaptıklarının altını çizen Uraloğlu, “Afrika seviyelerinde bulunan iletişim altyapımıza adeta çağ atlattık. Bugün 74,8 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 94,3 milyon genişbant internet abonemiz var. Fiber ağ uzunluğumuzu yaklaşık 550 bin kilometre ve fiber altyapı uzunluğumuzu bu yıl 600 bin kilometreye ulaştırdık. 2028 yılına kadar da 850 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Uzaydaki aktif haberleşme uydu sayımızı 5’e çıkardık. Şimdi ilk milli ve yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A ile uzay ve uydu teknolojileri alanında teknik bir devrim gerçekleştiriyoruz. TÜRKSAT 6A uydumuzu haziran ayında yörüngesine göndermeyi hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.
Bakanlığın Kırşehir’e yatırımları
Kırşehir’deki yatırımlara da değinen Uraloğlu, son 22 yılda Kırşehir’in ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 14,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
Uraloğlu, Kırşehir’e 2 müjde vereceğini belirterek, şöyle devam etti:
“İlki yatırım programımıza alarak projesini onayladığımız 20 kilometre uzunluğundaki Kırşehir çevre yolu çalışmalarımızı başlatıyoruz. Projemizde öncelikli talep edilen otoyol ayrımı ve terminal kavşağı arasındaki 10,5 kilometrelik kesimi. 18 Mart’ta ihale edeceğiz. Proje bünyesinde 7 farklı seviyeli kavşak bulunuyor ve bunun 5’i ihale edeceğimiz kesim kapsamında inşa edilecek. İkinci müjdemiz ise Kırşehir’in Nevşehir’deki Kapadokya Havaalanı’na ulaşımını sağlayacak 38 kilometre uzunluğundaki Tuzköy- Kesikköprü yolu projesi. Projeyi bakanlığımız gündemine aldık. En kısa zamanda yatırım programına alacağımız projemiz için yaklaşık 1,3 milyar liralık bir yatırım bedeli öngörüyoruz.”
Projelerin hayırlı olmasını dileyen Bakan Uraloğlu, “Mucur- Karahasanlı yolu da yatırım programında, önümüzdeki süreçte bu yolu da yapacağız. Zaman zaman şehrimizin gündemine gelen hızlı tren projemizden de bahsetmemek istiyorum. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacak hızlı tren aksında Kırıkkale-Kırşehir arasının projesini bitirdik. Kırşehir-Nevşehir arası proje çalışmamız da devam ediyor.” ifadesini kullandı.
Bakan Uraloğluna, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkan ve AK Parti İl Başkanı Seher Ünsal da eşlik etti.
]]>Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleşen Antalya Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’nde konuştu. Uraloğlu, Türkiye’nin cennet köşesi, turizmin ve tarımın başkenti Antalya’yı her ziyaret ettiklerinde yeni bir proje ve eseri hayata geçirmekten duydukları mutluluğu ifade etti.
“Antalya’da 22 yılda ulaşım ve altyapıda 181 milyar yatırım gerçekleştirdik”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 22 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yapılan yatırımlara değinen Uraloğlu, “Yaklaşık 181 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. 2002 yılında 197 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 715 kilometreye çıkardık. Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtık. Antalya Kuzey Çevre Yolunda Başköy, Korkuteli, Kirişçiler ve Isparta Köprülü Kavşaklarını inşa ettik. Akdeniz Batı Sahil Yolu’nu bölünmüş yol olarak tamamladık. Phaselis Tüneli’ni hizmete aldık. Böylelikle Antalya’nın; Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Kaş ve Kalkan gibi turizm cenneti belgelerle ulaşımını kolaylaştırdık. Şubat ayı içerisinde hem Kızılkaya-Bozova-Korkuteli Yolu hem de Alanya – Kuşyuvası – Taşkent Yolu Kaplanhanı ve Çayarası Tünelleri projelerinin tamamlanan kesimlerini hizmete aldık” diye konuştu.
“Antalya-Alanya Otoyolu’nun en kısa zamanda inşasına başlıyoruz”
Bakan Uraloğlu, 122 kilometrelik Antalya Alanya otoyolu ihalesini de gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “En kısa zamanda yapım çalışmalarına da başlıyoruz. Şimdi buradan Antalya Alanya ne kadar sürüyor? 2 saat sürüyor. Trafik yoğun oldu mu 3 saat sürüyor, belki 3,5 saat sürüyor. Bunu bitirdiğimiz zaman eğer siz yasal sınırlarına uyarsanız ki biz onu tavsiye ediyoruz, Antalya -Alanya arası 1 saat sürmeyecek. 45 dakikada buradan Alanya’ya gidebileceğiz. Bu sene de çalışmalarına da dediğim gibi başlıyoruz” dedi.
Antalya Şehir Hastanesi’ne 5 kilometre uzunluğunda, 2 gidiş 2 geliş olmak üzere 4 şeritli yol yaptık”
Uraloğlu, Antalya Şehir Hastanesi gibi önemli bir sağlık kompleksinin bağlantı yollarını inşa etmekten ayrı gurur duyduklarını ifade etti. Uraloğlu, “Yolumuzun uzunluğu 5 kilometre, 2 gidiş 2 geliş olmak üzere tam 4 şeritli yol yaptık. Onun kavşaklarıyla ilgili de bazı planlamalarımız var. Onu da önümüzdeki sene büyükşehir belediyemizle beraber, ilçe belediyelerimizle beraber projelendireceğiz. ve onun da çaresine bakacağız ama şimdilik ilk etapta acil olan kesimi bitirdik ve trafiğe açtık” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, hastane yollarının hayati önemine de işaret etti. Uraloğlu,”Birimiz hasta olduğu zaman, hastaneye hızlıca erişmemiz gerektiği zaman, bir hasta ziyaretine gitmemiz gerektiği zaman, yine bir sağlık çalışanımızı, bir hemşiremizi acil müdahaleye gitmesi için önce ulaşabilmesi lazım. Dolayısıyla yol da bize lazım.” dedi.
“Yoldan geçecek olan ambulansı bir an önce yetiştirmek için çalışıyoruz”
Bakan Uraloğlu, nice güzel projeleri hayata geçirmek için çalıştıklarını belirterek, “Fahrettin Koca Bakan’ım sağ olsun, böyle güzel hastaneleri yapıyor. Bizi de bunun yollarına vesile ediyor. Biz de bu yoldan hastaneye giden gerek hastalarımız, gerek onun yakınları, gerekse de sağlık çalışanlarımız, Allah razı olsun dedi mi, biz de gerçekten mutlu oluyoruz. Biz de memnun oluyoruz. Sizin dualarınız bizler için kıymetli, oradan geçecek olan bir ambulansı bir an önce yetiştirmek için biz de buna gayret ediyoruz. Güzel hizmetler yapmaya gayret ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Ulaştırmacılara yakışan bir sloganımız var, ‘Durmak yok, yola devam'”
Bakan Uraloğlu, bu hizmetlerin arttırılabilmesi için büyükşehir belediyesiyle de uyum içerisinde çalışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Siz yetki verdiniz, AK Parti belediyeleri olarak büyükşehir olarak size hizmet ettik. Ama 5 yıl bir ara verdik. 31 Mart’ta Hakan Tütüncü kardeşimizle beraber 1 Nisan sabahı yeniden Antalya diyecek miyiz? İnşallah 31 Mart’ta sandıkları patlatacağız. Bizim bir sloganımız var. Tam da ulaştırmacılara yakışan bir sloganımız var. Durmak yok, yola devam” diye konuştu. – ANKARA
]]>Karayolları Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgilere göre, Türkiye’de tünel yapım çalışmaları kapsamında 2003-2023 yılları arasında 703 kilometre uzunluğunda 412 adet tünel yapılarak yol ağımızdaki tünellerin sayısı 495’e, toplam uzunlukları 753 kilometreye ulaştı. 2023 yılında 42,5 kilometre uzunluğunda tünelin yapımı tamamlandı.
İşte Türkiye’nin en uzun karayolu tünelleri ve özellikleri
1 – Zigana Tüneli
Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan ve yüksek yoğunlukta trafik yükü taşıyan güzergahta inşa edilen Yeni Zigana Tüneli, 3 Mayıs 2023 tarihinde ulaşıma açıldı. 14,5 kilometre uzunluğunda çift tüpten oluşan Yeni Zigana Tüneli projesinin toplam uzunluğu bağlantı yolları ile birlikte 15,1 kilometreye ulaşıyor. Seyahat süresi otomobiller için 30 dakika, ağır tonajlı araçlar için 60 dakika kısaldı. Tünelin açılması ile kış şartlarında kesintiye uğrayan trafiğin kesintisiz ve konforlu akışı tesis edildi. Zigana Tüneli ve bağlantı yolarının yapımı, tasarımı ve kontrolünde yüzde yüz yerli ve milli kaynaklar kullanıldı ve proje Türk mühendisleri ve işçileri tarafından inşa edildi. Zigana Tüneli, sadece ülkemizin değil Avrupa’nın da en uzun tünelidir. Tünel ayrıca dünyanın 3’üncü en uzun çift tüp karayolu tünelidir. Tünel ile ayrıca mevcut yol 8 kilometre kısalmıştır.
2 – Ovit Tüneli
Ovit Tüneli, Rize’yi Erzurum’a bağlayan İkizdere-İspir Yolu’nun en önemli bölümünü oluşturan 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı geçişinde inşa edilerek 13 Haziran 2018 tarihinde hizmete girdi. Çift tüplü inşa edilen Ovit Tüneli 14 kilometrelik uzunluğu ile dünyada çift tüp olarak inşa edilen en uzun 3’üncü karayolu tünelidir. Ovit Tüneli, Rize – Erzurum arasındaki karayolunun İkizdere – İspir mevkinde bulunan Ovit Dağı Geçidi’nin tünel konforunda geçilmesini, kış mevsimi boyunca yoğun kar yağışı ve çığ düşmeleri nedeniyle 5 ay trafiğe kapalı olan Rize – İspir – Erzurum Yolu’nun yıl boyunca trafiğe açık kalmasını sağlandı. Tünel ile ayrıca mevcut yol 4 kilometre kısalmıştır.
3 – Levazım- Akatlar Tüneli
7 bin 720 metre uzunluğunda olacak tünel haya yapım aşamasında. Bittiğinde İstanbul trafiğini rahatlatacak.
4 – Vauk Tüneli
7 bin 480 metre uzunluğunda olacak olan Vaik Tüneli’nin yapımı hala devam ediyor. Tünel, Gümüşhane’yi Bayburt’a bağlayacak.
5 – Alacabel Tüneli
Konya-Antalya kara yolu üzerindeki, kış aylarında yaşanan olumsuzlukları bertaraf edecek Alacabel Tüneli’nin uzunluğu 7 bin 360 metre uzunluğunda olacak. Alacabel Tüneli’nde kazı ve destek imalatı tamamlandı, her iki tüpte de ışık göründü. Tünelin yakın zamanda bitirilmesi hedefleniyor.
6 – Kırık Tüneli
Kırık Tüneli, İspir-Erzurum kara yolunda yapımı devam eden Kırık Tüneli 7 bin 200 metre uzunluğunda olacak. Tünel tamamlandığında mevcut güzergahtaki yol 33 kilometre kısalacak. Hizmete alındığında Doğu Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayacak ve transit taşımacılıkta önemli bir konuma sahip olacak tünel sayesinde, Gürbulak Sınır Kapısı’na kesintisiz ulaşım sağlanacak.
7 – Kop Dağı Tüneli
Erzurum’un Aşkale ilçesi ile Trabzon arasında bulunan akstaki mevcut yolu 32 kilometre kısaltacak yapımı hala devam eden Kop Dağı Tüneli’nin uzunluğu 6 bin 500 metre olacak.
8 – Eğribel Tüneli
Giresun’un iç kısımdaki Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçeleri ile Sivas arasındaki güzergahta bulunan Eğribel Tüneli’nin uzunluğu 5 bin 905 metre. Tünel çift tüp olarak yapıldı. Tünelle yol 6,5 kilometre kısaldı. Güzergahta ayrıca 20 dakikalık zaman tasarrufu sağlandı.
9 – Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli
26 Aralık 2016 tarihinde hizmete sunulan Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, 5 bin 488 ve 5 bin 480 metrelik çift tüpten oluşuyor. Ülke çapında hayata geçirilen en önemli tünel projelerinden Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile yol kotu 1850 metre rakımdan 1390 metreye indirilmiş. Tünelle kış aylarında sürücülerin korkulu rüyası olan Ilgaz Dağı geçişinde 12 ay boyunca yüksek standartlı ve güvenli bir ulaşımla seyahat imkanı sağlandı. Daha önce 34 dakika süren 17 kilometrelik Ilgaz Dağı Geçişi 5,6 kilometre kısalarak artık 8 dakikada geçiliyor. 2,5 saat süren Kastamonu-Çankırı arası 1,5 saatte kat edilebiliyor.
10 – Avrasya Tüneli
Avrasya Tüneli Asya ve Avrupa yakalarını, deniz tabanının altından geçen bir karayolu tüneli ile birbirine bağlıyor. Toplam tünel uzunluğu 5 bin 400 metre olan Avrasya’nın, Boğazın altında kalan kısmı 3 bin 340 metre. – İSTANBUL
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Projesi açılışına katıldı. Açılış öncesi trenin vatman koltuğuna oturan Cumhurbaşkanı Erdoğan, test sürüşü gerçekleştirdi.
Açılış programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün şehrimizin ulaşımını rahatlatmanın yan ısıra, aynı zamanda tarihi boyutu da olan anlamlı bir açılış töreni vesilesiyle bir aradayız. Kazlıçeşme-Sirkeci raylı sistemi, ülkemizin en eski demiryollarından biridir. İlk kısmı bundan 153 yıl önce hizmete giren hat, özellikle Bakırköy ve Yeşilköy’ün gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır. Yaklaşık 141 yıl boyunca İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olan hattımız, Marmaray’ın açılışı ile birlikte hizmetini tamamlamıştı. Gebze-Halkalı banliyö hattı metroya dönüştürülerek hizmete devam ederken Sirkeci ile Kazlıçeşme istasyonları arasındaki 8,3 kilometrelik kesim atıl durumda kalmıştı. İstanbul’un ihtiyaçlarını gözeterek Sirkeci – Kazlıçeşme arasında atıl duran bu hattı modernize etmeye karar verdik. Hattın üzerindeki gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak yepyeni bir tasarımla tekrar İstanbul’a kazandırmayı amaçladık. Böylece hem demiryolu hem de yaya odaklı çevreci bir projeyi İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunmayı istedik” ifadelerini kullandı.
“Hat güzergahında tarihi eserleri yenilemeye hazır mıyız”
Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum ile arasında geçen konuşmayı anlatan Erdoğan, “Murat kardeşime şunu söyledim. Şimdi önümüzde bir karar var. İnşallah Sirkeci garından tüm bu istikamette, istasyonlar başta olmak üzere, tarihi eserler başta olmak üzere, buraları sıfır kilometre yenilemeye ve buralardan İnşallah sadece İstanbul’a değil tüm dünyaya mesajımızı vermeye kararlı mıyız. Bunu yaparsa AK Parti yapar. 5 yıl boşa geçti. Niye bir şey yapılmadı. Yapamazlar, yapmazlar. Bunların böyle bir derdi yok. İşte Sirkeci’den şu geldiğimiz noktaya kadar bütün binalar yıkık dökük. Surlar yıkık dökük. Bunları da İnşallah biz yapacağız. Bugün amacımızı gerçekleştirmenin sevincini yaşıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Projesi’nin içerisinde 7,3 kilometre yaya yolu, 7,3 kilometre bisiklet yolu, 122 bin 550 metrekare meydan alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alanı ile 14 yaya geçidi, 13 karayolu geçidi yer aldığını kaydetti.
“İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının toplum uzunluğu 340 kilometreye çıktı”
İstanbul’un modern bir ulaşım projesi kazandığını vurgulayan Erdoğan, “Bu hattımızı hizmete alınmasıyla İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarını toplam uzunluğu 340 kilometreye çıkmaktadır. Sadece demiryolu inşası yapmayıp, ayrıca çevrede yaşayan insanların konforunu arttıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdik. Ecdat yadigarı tescilli durakları, sanat tarihçileri, mimarlar, arkeologlar nezaretinde kurul kararları doğrultusunda restore ettik. Cerrahpaşa ve Samatya hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durağı da mevcut hatta ilave ettik. Sirkeci – Kazlıçeşme raylı sistem hattını önümüzdeki 30 yıllık süreçte ekonomiye toplam katkısının 785 milyon Euro olacağını hesaplıyoruz. Yeni nesil ulaşım projelerimizin en güzel örneklerinden birini teşkil eden hattın ülkemize şehrimize, ilçemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
“Ecdada borcumuzu başkaları gibi istihkar ederek değil, yadigarlarını ihya ederek ödüyoruz”
Tarihi hattın hikayesini de anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hattın ilk bölümü 1871 yılında Yedikule-Küçükçekmece arasında resmen hizmete girer. Ancak Yedikule’deki başlangıç istasyonu şehrin iş merkezi olan Eminönü bölgesinden uzakta kalır. Bunun üzerine hattın Sirkeci’ye uzatılması istenir. Fakat uzantıların Topkapı sarayının sahil kesiminden geçecek olması ve güzergah üzerindeki sahil köşkleri sebebiyle tereddüt yaşanır. Durum Sultan Abdülaziz’e aktarıldığında Sultan tarihe geçecek şu sözleri söyler; ‘Memleketime tren yolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin, razıyım’der. Ecdat söz konusu vatana hizmet olunca meseleye daima bu zaviyeden bakmıştır. CHP zihniyetinin hakaret ettiği, husumet beslediği ecdadın tavrı budur. Yeter ki bu yapılsın, sırtımdan geçsin. Bugün halen kullandığımız pek çok eserde ecdadın imzası bulunuyor. Bizde ecdada vefa, mirasını ihya anlayışıyla hem ecdada hürmette kusur etmiyor, hem de emanetlerine sahip çıkıyoruz. Bizlere bu toprakları vatan olarak bırakanlara şükran borcumuzu başkaları gibi istihkar ederek değil, yadigarlarını ihya ederek ödüyoruz. Geçmişte atalarımızın hayalini kurduğu Marmaray, Avrasya Tüneli, Çanakkale Köprüsü gibi vizyon projelerini tek tek hayata biz geçirdik. Bizim siyasette tek bir ilkemiz var o da millete hizmetkarlıktır. Mesele bugün hangi mevkide olduğunuz değil, geride hangi eserleri bıraktığınızdır. Bunun önemini özellikle tarihimize baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz” açıklamalarında bulundu.
“İstanbul yeniden çöp, çukur, çamur oldu”
İstanbul’un kendisinin Büyük Şehir Belediye Başkanlığı’nı devraldığı dönemde çöp, çukur ve çamurla anıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kim vardı iktidarda CHP. Yani şu andakinin büyükleri. Peki İstanbul bize niye devredildi. Bütün bu pisliklerden kurtulmak için. Rahmetli Kadir bey İstanbul’a yeni bir çehre verdi. İstanbul yeniden ayağa kalktı. Bizim devrettiğimiz o miras Kadir bey ile bu şahsa kadar geldi. Bu şahıs nasıl olduysa bir yanlışlık oldu bu görevi aldı. İstanbul yeniden çöp çukur çamur oldu. Yatırım yok. Şu anda Sirkeci’den buraya kadar gelirken tren hattındaki hali gördüm. Diyoruz ki yeniden İstanbul. 32 gün kaldı” dedi.
“Ülkemize kazandırdığımız vizyon projeleri CHP zihniyeti tarafından engellenmek istendi”
Türkiye’nin yakın tarihinde büyük saldırılarla karşı karşıya kaldığının altını çizen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Terör örgütlerinin eylemlerinden, 15 Temmuz ihanetine, ‘ordu göreve’ pankartlarının asıldığı Cumhuriyet mitinglerinden İstanbul’un sokaklarının tarumar edildiği gezi vandallığına kadar nice saldırıya maruz kaldık. İktidar partisi olarak her iki kişiden birinin oyunu aldığımız bir dönemde uyduruk gazete kupürleri üzerinden partimiz kapatılmaya çalışıldı. Bürokratik oligarşinin sabotaj girişimlerinin ardı arkası kesilmedi. Uluslararası yayın organları manşetleri üzerinden hükümetimiz hedef alındı. Hak ve özgürlükler alanında attığımız her adım, bu ülkenin ana muhalefet partisi tarafından iptal edilmek üzere sürekli mahkemelere götürüldü. Ülkemize kazandırdığımız vizyon projeleri yine CHP zihniyeti ve gezici tayfa tarafından engellenmek istendi. Bir de sen bir şey yap. Sancaktepe’de mevcut metronun açılmış kuyusunu doldurmak suretiyle hizmet ettiğini zanneden, Kağıthane’de maalesef temel atma değil temel atmama töreni yapacak kadar zavallı olan bir İstanbul yerel yönetimi var. Tüm bunlara rağmen ülkeye ve millete hizmet yolundan sapmadık. Bugün geriye baktığımızda sadece Fatih’in emaneti olan bu aziz şehirde değil 783 bin kilometrekarelik vatan toprağının her bir karışında eserimizin mührümüzün olduğunu görüyoruz. Türkiye’yi ulaştırmadan sağlığa, turizmden ticarete, teknolojiden savunma sanayiine kadar her alanda büyütmenin kıvancını yaşıyoruz. Her beşer gibi elbette eksiklerimiz, hatalarımız olmuş olabilir ancak Türkiye ve Türk milletinin esenliği, huzuru ve istikbali için verdiğimiz hasbi mücadelenin şahidi bu ülkenin tamamıdır. Biz artık gençlerimizin zamanının misafiriyiz. Şimdiye kadar şerefle taşıdığımız emaneti, aydınlık yarınlarımızın teminatı olan teknofest gençliğine inşallah gururla teslim edeceğiz. Tıpkı ecdat gibi geride şükranla yad edilecek güzel bir miras bırakabiliyorsak ne mutlu bize. Yönlerini ülkemize dönmüş dünyanın dört bir yanındaki mazlum kalplere umut aşılayabiliyorsak ne mutlu bize. Yetimin, öksüzün, garibin, ihtiyaç sahibinin elinden tutup kaldırabiliyorsak ne mutlu bize. Bunların dışında bir mutluluk kaynağı tanımıyoruz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da halka hizmet hakka hizmettir düsturu ile gönüller yapmak için koşmaya devam edeceğiz”
“İstanbul’a nimet olarak bakanlar, ihmalkarlıkları ile şehrin bitkisel hayata girmesine sebep oldu”
Erdoğan, İstanbul’un önemine dikkat çekerek “Bu şehri tüm dinamikleri ile tanıyan birisi olarak İstanbul’un ihmale gelmeyeceğini çok iyi biliyoruz. İstanbul kendisine vakfedilmeyi, uğruna adanmayı gerektiren, sadece ve sadece kendisi ile ilgilenilmesini isteyen bir şehirdir. Bunun için İstanbul’a hizmet sorumluluğu, yarı zamanlı yapılacak bir iş değildir. Son 5 yılda bu gerçeği maalesef acı şekilde yaşayarak tecrübe ettik. İstanbul’a emanet olarak değil de nimet olarak bakanlar, ihmalkarlıkları ile, tamahkarlıkları ile bu güzel şehrin bitkisel hayata girmesine sebep oldu. Bilhassa trafik sorunu. Şu İstanbul’un ulaşım sorunu ne durumda görüyorsunuz. Attığı bir adım var mı. Bakıyorsunuz toplu taşımacılıkta her taraf rezillik. ‘Bu noktalarda ne yaparız ederiz bu işi çözeriz’ diye bir dert yok. Metrobüslere bakıyorsunuz yok. Şehrin birçok bölgesinde trafik kördüğüm. Öyle ki 2019 yüzde 47 olan trafik yoğunluğu bugün yüzde 64 e yükseldi. Her bir İstanbullu yılda 288 saatini trafikte kaybediyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın hayata geçirdiği projeler olmasaydı muhtemelen İstanbul’un trafik çilesi artık katlanılmaz halde olurdu. Son iki yılda toplam 51 km metro hattını şehrimizin istifadesine sunduk. Geçen ay sonu ülkemizin en hızlı metro hattı olan 37.5 kilometrelik Gayrettepe – Kağıthane projesini hizmete aldık. Sabiha Göçken Havalimanı – Pendik metrosunu devreye aldık. Uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul parolası ile yeni hatları, yeni ulaştırma projelerini hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.
“İstanbul’un fetret devrini sona erdireceğiz”
Cumhur İttifak İBB Başkan Adayı Murat Kurum’un projelerini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
“31 martta Murat Kurum kardeşimizin şehrin emanetini devralmasıyla birlikte projelerimiz daha da hızlanacaktır. 31 Mart’tan itibaren inşallah Murat Kurum kardeşimiz ile birlikte AK Parti yerel yönetimi ile Cumhur İttifakı Ankara’da el ele verdiğimiz zaman herhangi bir sarkma söz konusu olmayacak ve yola emin adımlarla yürüyeceğiz. Kaldığımız yerden yeniden ‘Bismillah’ diyerek işe koyulacak, inşallah aziz İstanbul’un fetret devrini sona erdireceğiz. Öncelikli hedefimiz ortalama yolculuk süresini 64 dakikadan, 39 dakikaya düşürmek olacaktır. Raylı sistemlerde toplam uzunluğu bundan 5 sene sonra 650 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Ardından bin 4 kilometreye ulaştırarak trafik sorununa kalıcı bir çözüm bulmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde kentsel dönüşüm başta olmak üzere çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle İstanbul’u sadece depreme dayanıklı hale getirmekle kalmayacak, daha da güzelleştireceğiz. Bilim insanlarının vakit kaybetmeksizin hazırlanmamızı tavsiye ettiği deprem gelmeden önce İstanbul’un yapı stoğunu yenileyeceğiz. Aralığın son haftasında ‘yüzyılın dönüşümü İstanbul’ projesini paylaşmıştık. Geçtiğimiz Cuma günü İstanbul özelinde yürütülecek kentsel dönüşüm uygulamalarına dair cumhurbaşkanlığı kararını yayınladık. Evini dönüştürmek isteyen hak sahiplerine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar kredi veriyoruz. Kiracılara yüz bin lira tahliye desteği sağlıyoruz. Toplam hibe miktarı 800 bin liraya ulaşıyor. Açıkladığımız destek paketinin bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Nasıl yalancının mumu yatsıya kadar yanarsa, algı ve sosyal medya belediyeciliğinin kullanım tarihi de inşallah yakında sona erecektir” – İSTANBUL
]]>ASKİ Genel Müdürlüğü, yıllardır su sıkıntısı yaşayan Ayaş Bayram Mahallesi’ni içme suyuna kavuşturdu. Bayram Mahallesi’nin 4 kilometre uzağında tespit edilen ve yaklaşık 200 metre derininde sondaj vurularak bulunan kuyudan, saniyede yaklaşık 15 litre içme suyu çıkarılmaya başlandı. Çıkarılan içme suyu; şebeke borusu döşeme çalışmasının ardından 4 kilometre uzaklıktaki Bayram Mahallesi’ne ve 8 kilometre uzaklıktaki Ayaş merkeze ulaştırılıyor.
Bayram Mahallesi’nde açılan kuyunun projelendirme çalışmaları ve bağlantı projeleri tamamlanarak 2023 yılının ikinci yarısında içme suyu ihtiyacının karşılanması amacıyla saniyede 15 litrenin 7,5 litresi Bayram Mahallesi’ne, kalan kısmı ise Ayaş Ilıca Mahallesi’ndeki ana depoya ilave olarak veriliyor. Ilıca Mahallesi’nden ise merkez mahalleler ve Oltan Mahallesi gibi suya ihtiyacı olan mahalleler de içme suyundan yararlanmaya başladı.
Sondaj ve terfi istasyonuna yaklaşık bin 200 metreden 17 adet elektrik direği ile enerji temini yapıldığını söyleyen Ayaş Bayram Mahallesi Muhtarı Cavit Can, şöyle konuştu:
“TEMİZ VE PIRIL PIRIL SUYA KAVUŞTUK”
“Köyümüzde uzun zamandır su sıkıntısı çekiyorduk. Bayram ziyaretinde Mansur Başkan köyümüzü ziyaret etti. Köyde yaşadığımız sıkıntıları kendisine ilettik. Buraya kısa zamanda makineler geldi. Büyükşehir sondajını yaptı ve çalışmayı tamamladı. Yaptıkları çalışmalarda bol miktarda su çıktı. Bir kısmını bizim köye verdiler bir kısmını da Ayaş merkeze verdiler. Suyumuz bollaştı, köyümüz rahat etti. Yaklaşık 200 metre derinliğinde sondaj yapıldı. Kışın 100 hane, yazın 200 hane var köyde. Suyun kalitesi memba kalitesinde, temiz ve pırıl pırıl suya kavuştuk.”
Köy sakinlerinden çiftçi Mustafa Uluışık da şunları söyledi:
“Bayram köyünde 50 senedir yaşıyorum. Hayvancılık ve çiftçilik yapıyorum. 2 sene önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş köyümüze geldi. Muhtarımızın su talebi oldu. Başkan ‘Su kaynağınız varsa ölçtürelim suyunuz varsa işe girelim’ dedi. 10 gün içerisinde ekip geldi suyu tespit ettiler. Arkasından sondaj çalışmalarına başladılar. 4 kilometre şebekeyi döşediler. 6 ay içerisinde suyumuz köye basıldı. Eskiden günde 2 saat suyumuz akardı 10 saat akmazdı şimdi 24 saat suyumuz akmaya başladı hiçbir su sıkıntımız kalmadı. Eskiden tarladan eve gelirken duş bile alamıyorduk. Aynı zamanda yolumuz yenilendi, kanalizasyona ek yapıldı, mazot, tohum, nohut ve gübre gibi tarımsal desteklerde aldık Büyükşehir’den. Bunu bize babamız yapmadı ama sağ olsun Mansur Başkan yaptı.”
SU, SONDAJIN YANINDA BULUNAN TOPLAMALI TERFİ İSTASYONUNA AKTARILIYOR
Ilıca tarafı dahil 6 milyon 243 bin 285 TL ve Ilıca tarafı hariç 4 milyon 701 bin 779 TL toplam maliyeti olan sondajdan çıkan suyun verimli kullanılabilmesi amacıyla grup köy projesi tasarlanarak öncelikle sondajın yanında bulunan toplamalı terfi istasyonuna aktarılıyor. Bu terfi merkezi 2 artı 2 pompa sistemi ile planlanmış 2 pompa aktif halde çalışırken kesintisiz bir hizmet sunabilmek için 2 adet de yedek pompa bulunuyor. Aynı zamanda terfi merkezinin uzaktan kontrolünü sağlayan scada sistemi de tamamlanarak faaliyet gösteriyor.
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yarın açılacak ‘Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi’nde incelemelerde bulunduktan sonra Yedikule İstasyonu’nda düzenlenen bir basın toplantısında konuştu.
Türkiye’de de özellikle büyük şehirlerde artan nüfusa ve araç sayısına paralel olarak yaşanan trafik sorununu ortadan kaldırmanın en önemli yolunun raylı sistemleri yaygınlaştırmaktan geçtiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ülkemiz genelinde 12 ilimizde işletme altında olan 868,3 kilometre şehir içi raylı sistem hattının 398,8 kilometresini biz inşa ettik. Yeni projelere de devam ediyoruz. Şu anda da Bakanlık olarak Kocaeli, Konya, Bursa ve İstanbul’da olmak üzere yapımı devam eden 8 projede toplam 98 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatına devam ediyoruz. Bu 8 projeden yarın açılışını yapacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem Hattı ile birlikte 4’ü İstanbul’da bulunuyor. Yarın hizmete açacağımız Kazlıçeşme-Sirkeci projesinin yanında İstanbul’da yapım çalışmaları devam eden diğer hatlarımız; Bakırköy (İDO)-Bahçelievler-Kirazlı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı ve Altunizade – Çamlıca Camii – Bosna Bulvarı Metro Hatlarıdır. Bu 4 projenin toplam uzunluğu da 52,2 kilometredir. Özetle; İstanbul’un kent içi ulaşım ağını güçlendiren dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hizmete alıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki 8,3 kilometrelik hattımızı modernize edilmiş olarak hizmete sunacağız”
Ekim 2022’de Pendik-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nı, geçen yıl da 22 Ocak’ta İstanbul Havalimanı-Kağıthane Metro Hattı’nı, 8 Nisan’da da Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi-Kayaşehir Metro Hattı’nı açtıklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, “Yaklaşık bir ay önce de Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın son halkası Kağıthane-Gayrettepe kesiminin açılışını yapmıştık. Yarın ise 140 yıldan fazla bir süre İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olarak hizmet veren ama Asrın Projesi Marmaray ile hizmetini tamamlayıp atıl duruma düşen Sirkeci-Kazlıçeşme arasındaki 8,3 kilometrelik hattımızı modernize edilmiş olarak hizmete sunacağız. Atıl kalan bu hattı gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak bambaşka bir yapıda hem 8 istasyonlu demiryolu hem de yaya odaklı çevreci bir proje olarak yeniden İstanbul’a kazandırdık. Projemiz kapsamında ayrıca; 7,3 kilometre yaya ve bisiklet yolu 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan, 22 adet karayolu ve yaya alt geçidi inşa ederek İstanbul halkına ayrıca katkı sunduk. 215 bin metrekarelik çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini demiryolu ulaşımı için kullandık. Geri kalan 122 bin 550 metrekarelik kesimi ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme gezinti, spor ve rekreasyon alanları olarak düzenlendik. Böylece İstanbul’umuza yeni nesil ulaşım projesi kazandırdık. Bu kısmı İstanbullu vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açarak şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan imkanı sunduk” dedi.
“İstanbul’a 131 kilometre raylı sistem hattı kazandırdık”
Proje ile sadece demiryolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayanların hayat konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Projemiz kapsamında ecdat yadigarı Yedikule, Kocamustafapaşa, Yenikapı ve Kumkapı tescilli duraklarımızı da; sanat tarihçileri, mimarlar, restoratörler ve arkeologlar ile birlikte çalışarak kurul kararları doğrultusunda restore ettik. Yine, proje kapsamında sahil yolu ile Samatya ve Cerrahpaşa hastanelerini bağlayan kavşağı da modernize ederek alt geçit gabarisini yükseltip ambulans ulaşımına da uygun hale getirdik. Cerrahpaşa ve Samatya Hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durak ilave ettik. Projemiz sayesinde 2024-2053 yılları arasında karayolu işletme ve bakım, trafik kazalarında azalma ve zamandan yapacağımız tasarruflarla toplam ekonomik kazanç yaklaşık 800 milyon euro olacaktır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak; Gebze-Halkalı Banliyö Hattı yani Marmaray, Levent-Hisarüstü, Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesi-Kayaşehir Metro Hatlarıyla İstanbul’a 131 kilometre raylı sistem hattı kazandırdık. Yarın, Sirkeci-Kazlıçeşme hattımızı da açtığımızda bu uzunluk 139,3 kilometreye yükselecek. Bu yılın ilk çeyreği içerisinde; 7 istasyonu ile 8,4 kilometre uzunluğundaki Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı Hattı’nı ve Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattımızın Arnavutköy-İstanbul Havalimanı arasındaki 14 kilometrelik kesimini tamamlayarak açılışlarını gerçekleştirmeyi planlıyoruz” dedi.
“Yaptığımız araştırmalar İstanbul’un 1004 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösteriyor”
Yapılan araştırmaların, İstanbul’un 1004 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösterdiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, “İstanbul’un ulaşım sorununu artık yüzeyden çözmek mümkün değil. Yeraltına, yani metrolara inmeniz lazım. Bakanlığımızın yapımı devam eden projeleri bittiğinde İstanbul’un raylı sistem uzunluğunun 394,2 kilometreye çıkacağı düşünüldüğünde demek ki daha 600 kilometrenin üzerinde bir metro hattı daha yapılması gerekiyor. ve bize göre şehir içi ulaşımda öncelik de bu yönde olmalı. İstanbul, temel atmama törenleri değil, ihtiyaçları giderecek proje üstüne projeyi yani gerçek hizmeti bekliyor. İstanbul, hemşehrilerimizin dertleriyle dertlenen, tek gayesi sadece İstanbul olan bir belediye başkanını hak ediyor. AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Murat Kurum ile de İstanbul’un duraklama dönemine son vererek; seçimden hemen sonra mevcut yönetimin bir arpa boyu yol gidemediği belediye sorumluluğundaki raylı sistem uzunluğu ilk 5 yılda iki katına, 2034 yılında ise 1004 kilometreye çıkaracağız” diye konuştu.
“Derdimiz İstanbul’a hizmet olmalı”
Bakan Uraloğlu bir basın mensubunun İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açılış daveti ile ilgili açıklamaları hakkındaki sorusunu ise, “Bu dün ve bugün İstanbul’un ve Türkiye’nin gündemine oturdu. Bizim gündemimize oturacak bir konu değil. Biz İstanbul’a nasıl hizmet ederiz onun derdindeyiz. Kim hangi törene nasıl katılacak, kim hangi sırada oturacak, hangi sırada konuşacak derdimiz o değil. Burada güzel bir hizmeti yarın açacağız. Derdimiz İstanbul’a hizmet olmalı” diye yanıtladı.
Bakan Uraloğlu, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattında test sürüşü yaptı
Bakan Uraloğlu açıklamaları sonrası Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattında test sürüşü yaptı. Proje ile nostaljik ve keyifli bir yolculuk yapılacağını belirten Uraloğlu, sonrasında Sirkeci Garı’nda bekleyen vatandaşlarla bir araya geldi. Çay eşliğinde vatandaşlarla sohbet eden Uraloğlu, İstanbulluların projeyi beğendiklerini ve teşekkür ettiklerini ifade etti. – İSTANBUL
]]>Uraloğlu, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda “Trabzon’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 106. Yıl Dönümü” programına katıldı.
Burada bir konuşma yapan Uraloğlu, “Şimdi Trabzon’u şöyle bir nasıl anlarız diye baktığımızda malum bir 15 Temmuz kalkışması yaşanmıştı. 15 Temmuz kalkışmasında ben İzmir’de görev yapıyordum. İlk etapta Trabzon’daki arkadaşlarımı aramıştım. Herkesin Meydan Parkı’nda olduğunu öğrendim. Ben de İzmir, Konak Meydanı’na çıkmıştım. Trabzon gerçekten memleketin başı derde düştüğü zaman değil elini, gövdesini taşın altına koyan bir şehirdir. Ben de bir Trabzonlu olmaktan duyduğum gururu, şerefi ve onuru sizlere paylaşmak istiyorum.” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, bugüne kadar çok kıymetli hizmetlerin altına imza attıklarını belirterek, “Çanakkale Köprüsü’nden Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne, Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne ve Kuzey Marmara Otoyolu’na ve dünyanın en uzun köprüsü olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nden 14,5 kilometre ile Avrupa’nın en büyüğü olan Zigana Tüneli’ne kadar pek çok hizmet yapıldı. Bizim için gerçekten kıymetli olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. 6 Şubat’ta malum bir deprem oldu ve depremde devletin bütün kurumlarını seferber ettik. İki ay boyunca biz Adil Bakanımızla Adıyaman merkezli olmak üzere 11 ili de gezdik. Orada Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri çok daha organize olabilirdi. Ama biz onların eksikliğini de hissetmedik. Bütün kurumlarımızla sahada olduk. Onun için buradaki güç, kuvvet gerçekten kıymetli.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) sadece İstanbul’a hizmet etmediğinin altını çizen Uraloğlu, “İBB bütün Türkiye’ye hizmet etmelidir. Bunu etmiştir, tekrar edecektir. Biz, 131 kilometre metro hattı yaptık İstanbul’da. Bu aralar çok konuşuluyor; ‘şu kadar kilometre yaptık’ diye. Yaptık dedikleri şu kadar kilometrenin belli bir kısmını yüzde 90 seviyesinde, belli kısmını yüzde 80 seviyesinde, belli kısmını da yüzde 50 seviyesinde biz teslim ettik.” değerlendirmesinde bulundu.
Uraloğlu, İstanbullunun tercihlerinden dolayı durdurdukları hiçbir yatırım olmadığının altını çizerek, “Ama biz İstanbul’da temel atmama törenlerini gördük. Biz metro inşaatlarının temellerinin hafriyatla kapatıldığını gördük. Bu şehre biz daha iyi hizmet etmeye talibiz. Onun için de büyükşehir belediyesiyle birinci derecede ama bütün belediyelerle işbirliği yapmamız kıymetlidir. Biz daha iyi hizmet ederiz.” ifadelerini kullandı.
Yeni metro hatları geliyor
Yakın zamanda Gayrettepe Havalimanı metrosunu bitirip hizmete açtıklarına dikkati çeken Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi pazartesi günü saat 12’de inşallah Kazlıçeşme’yle Sirkeci arasındaki 8,3 kilometrelik raylı sistemi yaya yolları ve bisiklet yollarıyla bitirip açacağız. Halkalı Havalimanı Metrosu var. Bunda özellikle Arnavutköy ile havalimanı arasındaki kesim seçime kadar yine bitmiş olacak. Altunizade, Çamlıca, Bosna Bulvarı’ndaki çalışmalarımız devam ediyor. Yine Bakırköy-Bahçelievler’i de seçime kadar açacağız. Biz 131 kilometrelik bir hat açtık; bu yaptıklarımızı da bitirdiğimiz zaman aşağı yukarı 160 kilometrelere geleceğiz ve İstanbul’un 398 kilometrelik metro hattı bu şekilde tamamlanacak. Biz bir çalışma yaptık. Bu çalışmaya göre İstanbul’un 1004 kilometre metroya ihtiyacı var. Bu da 600 kilometre daha yapacağız demektir. Bunu da ancak biz büyükşehirle beraber birlikte yaparız.”
İBB Başkan adayı Murat Kurum’a olan desteğini de dile getiren Uraloğlu, “Murat Kurum kardeşimizle ‘Bize her yer Trabzon’ diyerek İstanbul’a da inşallah beraberce hizmet edeceğiz. Ben sahayı takip ediyorum. Bir kere hemşehrilerimi iyi takip ediyorum. Trabzon’a ve İstanbul’a hizmet edecek olanın biz Murat Kurum kardeşimiz olduğuna inanıyoruz. Onun için Trabzonluların adresi belli. Trabzonluların nereye oy atacağı belli. Hayırlı uğurlu olsun. Hiç endişe yok. Bizim istikametimiz budur. Kimse algı yapmasın. Cumhurbaşkanı’mız ne diyor; ‘Trabzon’a AK Parti yakışır. AK Parti’ye de Trabzon yakışır.’ Ben de diyorum ki Trabzonlulara Murat Kurum’un yanında yer almak yakışır.” ifadelerini kullandı.
]]>“ARACIN ÖNCE FİZİKİ GÖRSELLİĞİ İNCELENMELİ”
Satın alınacak aracın önce fiziki görselliğinin incelemesinde fayda olduğunu belirten Bekdemir, “Düz bir zeminde araca baktığımızda ‘far, sinyal, stop aynı simetride mi, lastikleri iyi mi, sinyalizasyon grubunda özellikle, farlarında, sinyallerinde, herhangi bir yerinde kırığı var mı?’ diye kontrol etmeliyiz. Bir de kaporta aksamında, boyanın parlaklığı veya matlığında ton farkı olup olmadığına bakmalıyız. İlk etapta son kullanıcının arabaya bu gözle bakmalarını tavsiye ediyoruz. Zaten arabadaki kusurları bu aşamadan sonra bizim gibi profesyonel ekspertiz firmalarının görmesi gerekiyor.” dedi.
“EGZOZDA GÖRMEK İSTEMEDİĞİMİZ 2 DUMAN VAR”
Vatandaşlara ön fiziki değerlendirmeyi yaptıktan sonra mekanik kısmında da en azından araçların yağ, su ve antifriz gibi hayati sıvılarını kontrol etme tavsiyesinde bulunan Bekdemir, şöyle devam etti:
“Aracı çalıştırıp motorda rutinin dışında anormal bir ses olup olmadığını kontrol edebiliriz. Sonra egzoz dumanına bakılır. Egzozda görmek istemediğimiz iki renkte duman var. Araca gaz verdiğimizde mavi duman atıyorsa ve bu duman araçtan uzaklaşarak devam ediyorsa bu içinde farklı kimyasalların, yağın olduğunu gösterir. Diğer görmek istemediğimiz bir duman ise simsiyah bir dumandır. Bu da o aracın yakıt sistemiyle alakalıdır. Alıcıya enjektör ya da yakıt sistemiyle ilgili masraf açabilir.”

HAVA YASTIĞI VE TORPİDO KONTROLÜ
Aracın iç kısmında ise özellikle aracın direksiyon göbeğindeki sürücü hava yastığının olduğu bölümde bir yırtık, kırık, tamir veya torpido kısmında bir kaplama, kabarma gibi durumların olup olmadığının kontrol edilebileceğini kaydeden Bekdemir, bu kontrollerden sonra aracın diğer teknik ve detaylı kontrolünün de uzman ekspertiz firmaları tarafından yapılması gerektiğini söyledi.
KİLOMETRE DÜŞÜRME EN ÇOK HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA
Ufuk Bekdemir, son dönemlerde ikinci el araç alımlarında sıkça karşılaşılan “kilometre düşürülmesi” konusuna da değindi. Bazı kişilerin yüksek kilometreli araçlarını daha yüksek bir fiyata değerlemek için kilometrelerini geri çektiklerini belirten Bekdemir, “Bu noktada, bu aracın belli kurumlarda ve servislerde kilometre bilgisi varsa oradan iz sürülebilir. ya da bazı markaların servis kayıtlarını gösteren mobil uygulamalara da bakılabilir. Bunlar bir kontrol mekanizmasıdır. SMS sorgusuyla TÜVTÜRK kayıtlarına da ulaşıyoruz. Buradan da o kayıtları alıp birbiriyle mukayese edebilirsiniz. Bu bir iz sürme sistemidir.” diye konuştu.

Ancak kötü niyetli kişilerce bu işin çok profesyonel şekilde manipüle edilebildiğine dikkati çeken Bekdemir, “Biz tabii ki bu tip kayıtları sorguladıktan sonra bir de günümüz araçlarının birçoğunda bulunan, halk arasında ‘beyin’ denilen, bizimse ‘kontrol üniteleri’ dediğimiz bu veri birimlerine ulaşıyoruz. Burada araçlar çeşitli dönemlerde yaşadıkları arızaları kilometreyle hafızaya alırlar. Biz bunlara ulaşıp bu dataları çekiyoruz ama art niyetli kişiler bunu manipüle etmek amacıyla aracın sistemini, biliyorsa data sistemini biliyorsa tek tek buralardan da silebiliyor. Benim tavsiyem burada fiziki kondisyon inceleme çok önemli. Yani aynı markanın aynı modelinde ve benzer kilometrelerde iki araç karşılaştırıp iç deformeleri kontrol edebilirler. Direkt bir aracı görüp fiyatını uygun bulup da hemen onu almaya gitmelerini pek tavsiye etmem son kullanıcılara.” ifadelerini kullandı.
Kilometre manipülasyonunun daha çok hafif ticari araçlarda yapıldığını dile getiren Bekdemir, “Bu araçlar çok yol yaptığı, ticari faaliyetlerde kullanıldığı ve çok fazla da teknik donanıma sahip olmadığı için manipülasyonu çok daha kolay. Bir de 10 yaşını aşmış olan özellikle binek otomobiller ve halk arasında da satışı hızlı markaların modelleri de bu anlamda başı çekiyor.” dedi.
“SIFIR ARAÇLARA DA EKSPERTİZ YAPTIRILMALI”
Ufuk Bekdemir, ikinci el araçların yanı sıra sıfır araç alımında da ekspertiz yapılmasını tavsiye ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Araçlarını bayiden teslim almadan önce ekspertiz talebinde bulunan müşterilerimiz oldu. Zaman zaman sıfır araçlar üzerinde de birtakım üretim hatalarına rastladık. Çünkü günümüz çağında üretim süreçleri bundan 15 yıl önceki gibi değil. Araçlar çok seri şekilde imal ediliyorlar. Ufak tefek üretim hataları da oluyor. Özellikle seri imalatı ve satışı hızlı olan araçlarda ekspertiz öneriyoruz.”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Şanlıurfa’da bir dizi programa katılarak incelemelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, katıldığı program sırasında tarihi, stratejik ve jeopolitik öneme sahip olan Şanlıurfa’nın tarımının, turizminin, ticaretinin gelişmesi için ulaşım ağının güçlü olması gerektiğini söyledi.
“Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik”
Bu çerçevede Şanlıurfa’da hayata geçirdikleri ulaşım yatırımlarını sıralayan Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana Şanlıurfa’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 58 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 28 kilometreden 619 kilometreye çıkardık. Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Adıyaman-Kahta-Siverek yolunda Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa Doğu ve Güneybatı Çevre Yolları, Şanlıurfa-Viranşehir Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladık. Diyarbakır Devlet Yolu, Kuzeybatı Çevre Yolu ve Doğu Çevre yollarının kesiştiği noktada bulunan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağı’nı açarak Şanlıurfa’nın şehir içi trafiğine nefes aldırdık. Günlük yaklaşık 20-25 bin aracın geçtiği bu noktada dur kalk beklemelerinin ortadan kalkmasıyla kavşaktaki geçiş süresini 5 kat azalttık. Şanlıurfa’yı Mardin’e, Gaziantep’e ve Diyarbakır’a bölünmüş yollar ile bağladık. Şu anda da 13 milyar 876 milyon lira proje bedeliyle 13 karayolu projesine devam ediyoruz” dedi.
“Demiryolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar da yapıyoruz”
Demiryolu ağına da değinen Bakan Uraloğlu, “Şanlıurfa’nın demiryolu ulaşım ağını güçlendiren çalışmalar da yapıyoruz. Karkamış-Nusaybin hattı Karkamış-Zenginova arasındaki 120 kilometre demiryolu hattını yeniledik. Şanlıurfa’yı hızlı trenle tanıştıracak Gaziantep-Şanlıurfa ve Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hatları projelerini de hayata geçireceğiz. Gaziantep-Şanlıurfa hattının etüt projelerini tamamladık. Yatırım programına alır almaz ihalelerine de çıkacağız inşallah. Şanlıurfa-Mardin hattının proje çalışmalarını da bu yıl içerisinde bitireceğiz. Şanlıurfalı kardeşlerimizi göklere de taşıdık. Yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanını 2007 yılında hizmete açtık. 2002 yılında 23 bin olan yolcu trafiği, 2023 yılında 883 bine yükseldi” ifadelerini kullandı.
“Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik”
Üst yapının yanı sıra internet alt yapısında da önemli çalışmalar yapıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Şanlıurfa’nın iletişim ağını da güçlendirdik. Fiber optik kablo uzunluğunu 854 kilometreden 6 bin 722 kilometreye çıkardık. Daha önce ilde hızlı internet abonesi yok iken bugün 1 milyon 682 binin üstünde abone hızlı internet kullanmaya başladı” dedi.
Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edilecek
Şanlıurfa’ya yeni bir müjde de veren Bakan Uraloğlu, “Sizlerle bir müjde paylaşmak istiyorum. Kalkınma yolu projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceğiz. Bu proje ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanı’na gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demiryolu inşa ederek Türkiye’ye ulaşmasını planlıyoruz. Irak’tan başlayıp Ovaköy’den Türkiye’ye gelen bu yeni uluslararası koridor sayesinde Güney Asya ve Orta Doğu’yu, Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Kuzey-güney koridorunda bölgemiz için hayati bir bağlantı da tesis etmiş olacağız. Bugün, Ümit Burnu’ndan 45 gün ve Kızıldeniz’den 35 günde yapılan nakliyelerin ‘Kalkınma Yolu Projesi’ni bitirdiğimizde sadece 25 günlük bir süre içerisinde yapılabileceğini biliyoruz. Çok önemli bir proje ve hayata geçmesi için işleri çok sıkı tutuyoruz. Bu yeni otoyolumuz ve Kalkınma Yolu Projesi faaliyete geçtiğinde bölgedeki tarım, sanayi ve ticaret faaliyetlerini arttırarak Şanlıurfa ekonomisinin büyümesine ve istihdamın artmasına önemli bir katkı sağlayacak, vatandaşımıza iş ve AŞ olacaktır” şeklinde konuştu.
“Beyazgül güzel işler yapıyor”
Konuşmasında yerel seçime de değinen Uraloğlu, “31 Mart seçimlerinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye başkanlığı için AK Parti’den tekrar aday gösterdiğimiz başkanımız Zeynel Abidin Beyazgül, özellikle sosyal projeleri ile çok faal ve başarılı bir belediye başkanıdır. Şanlıurfa onunla birlikte her alanda değişim ve dönüşümü yaşadı. Eğitim, kültür, sağlık, spor alanında da önemli projeler üretti. ‘Daha Yeşil Bir Şanlıurfa’ hedefiyle kent merkezi ve ilçelerde parklar, meydanlar ve yeşil alanlar inşa edildi. Yaptığı kamulaştırma çalışmalarıyla ecdat yadigarı eserleri tarihi dokusuna uygun bir şekilde restore ederek Cumhurbaşkanımızın takdirini kazandı. Kale Arkası, Kültür ve Turizm Yolu, Asya ve Osmanlı Mahalleleri, Kızılay, Kızılkoyun’da betonarme yapıları şehrin göbeğinden kaldırarak bu alanları yeşile kavuşturup vatandaşlarımızın hizmetine sundu. Sizler muhalefet partilerindeki belediyelerin vatandaşına, halkına yaptığı bir hizmetle gündeme geldiğini hiç gördünüz mü? Sonuçta bu hizmeti yapanlar da bütçelerini devletten alıyorlar. Devletimiz bunlara da bütçeler aktarıyor. Ama maalesef üzülerek görüyoruz ve izliyoruz muhalefet belediyelerinde hizmet yok. Laf çok ama bir arpa boyu iş yok” diye konuştu. – ŞANLIURFA
]]>BURSA – Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından mevcut yeşil alan dokusu korunarak sil baştan yenilenen Orhangazi Şehit Erhan Öztürk Parkı, düzenlenen törenle hizmete alındı. Orhangazi ilçesinde altyapıdan tarıma kadar birçok konuda çalışma yaptıklarını söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Parkımızın yenilenmiş hali Orhangazi ilçemize, Bursa’mıza hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı kentleşme ve Bursa’nın yeniden ‘yeşil’le anılan bir kent olması hedefiyle çevre yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Bu çerçevede Orhangazi Şehit Erhan Öztürk Parkı’nı sil baştan yenileyen Büyükşehir Belediyesi, parkı daha kullanışlı ve modern bir görünüme kavuşturarak ilçe sakinlerinin hizmetine sundu. Mülkiyeti Orhangazi Belediyesi’ne ait olan yaklaşık 52 bin metrekare alana sahip parkta, aydınlatma ve sulama sistemleri yenilendi. Mevcut ağaç dokusu korunup yeşil alan düzenlemeleri yapılırken, çocuk oyun alanı ve fitness alanında da bakım onarım çalışmalarını tamamlandı. Sert zeminlerde düzenlemeler ve tadilatlar gerçekleştirilirken, kent mobilyalarıyla da park daha kullanılır hale getirildi.
Orhangazi’ye hizmet yağmuru
Düzenlenen törene, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yanı sıra Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, şehit yakınları, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Bursa’nın 17 ilçesi ve bin 60 mahallesinin ayrı bir değer taşıdığını söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Orhangazi ilçesinde de tespit edilen eksikliklerin tek tek giderilmeye çalışıldığını belirtti. Son 5 yılda yaşanan tüm olumsuz olaylara rağmen durmadan çalıştıklarını ifade eden Başkan Aktaş, ” İstanbul’a açılan kapımız olan ve sürekli gelişen Orhangazi’de önemli çalışmalar ve yatırımlar yaptık. Bugüne kadar 98 kilometre içme suyu şebeke hattı, 25 kilometre isale hattı, 4 kilometre pınar kaynağı hattı, 32 kilometre kanalizasyon hattı, 38 kilometre yağmur suyu hattı, 2 adet sulama havuzu, 1 adet tanker dolum tesisi, 9 adet su deposu imalatı yaptık. Sel ve su baskınlarına karşı 1,2 kilometre dere temizliği gerçekleştirerek ilçemizi güçlü bir altyapıya kavuşturduk. 14 kilometre sıcak asfalt ile 140 kilometre sathi kaplama yaptık. 2 adet köprü imalatıyla ilçemizin yollarını konforlu hale getirdik. Yaklaşık 200 bin metrekare alanın parke kaplaması yapıldı. Orhangazi sahilinde 280 bin metrekarelik alanı yeniden ele aldık. 165 bin metrekarelik çamlık alanın doğal yapısına dokunmadık. Tarım her ilçemizde olduğu gibi Orhangazi’de de önemli konu. Çiftçilerimize fide, fidan, tohum destekleri verdik. Hayvan dağıtımıyla da sürece destek oluyoruz. En güzel hizmetlerimizden olan Orhangazi Kültür ve Gençlik Merkezi, Orhangazi Ana Kucağı ve BUSMEK ile de vatandaşlarımıza ulaşıyoruz” diye konuştu.
“52 bin metrekare alanı yeniledik”
Şehit Erhan Öztürk Parkı’nın eksikliklerinin tespit edilerek giderildiğini ve sil baştan yenilendiğini dile getiren Başkan Aktaş, “Üç etaptan oluşan parkımız 52 bin metrekare alanı kapsıyor. Parkımızın mülkiyeti Orhangazi Belediyesi’ne ait. Mevcut dokusunu koruyarak yeşil alan düzenlemesi yaptık. Aydınlatma ve sulama sistemlerini de tamamen yeniledik. Çocuk oyun alanı ve fitness alanında da bakım onarım çalışmalarını tamamladık. Sert zeminlerde gerçekleştirdiğimiz düzenlemeler ve tadilatlarla daha konforlu bir alan haline getirdik. Şehidimiz ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor. Parkımızın yenilenmiş hali Orhangazi ilçemize, Bursa’mıza hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, sil baştan düzenlenerek hizmete alınan Şehit Erhan Öztürk Parkı’nın hayırlı olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti.
Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, ilçeye her zaman destek olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a teşekkür etti. Hizmete alınan bölgenin Mehmet Turgut Ünlü Parkı, Şehit Erhan Öztürk Parkı ve Zeytin Park olmak üzere üç etaptan oluştuğunu anlatan Aydın, açık hava tiyatrosunun yenilenmesi ve eksikliklerinin giderilmesi için de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin devreye girdiğini söyledi. Aydın, işlevsel hale getirilen parkın ilçeye ve şehre hayırlı olmasını diledi.
Konuşmaların ardından Başkan Alinur Aktaş ve beraberindekiler, Şehit Erhan Öztürk Parkı’nı gezerek vatandaşlarla sohbet etti.
Başkan Alinur Aktaş daha sonra Orhangazili gençlerle buluşarak samimi bir ortamda sohbet etti. Programda, düşüncelerini Başkan Aktaş’la paylaşan gençler, yöresel halk dansları oyunlarını da sergileyerek geceye renk kattı.
]]>SAKARYA’da yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçları teslim törenine katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptıklarını belirterek, “2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Özbir Vagon tarafından üretilen yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarının teslim törenine katıldı. Törene Bakan Uraloğlu’nun yanı sıra Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ile firma yetkilileri ile işçiler yer aldı.
Törende konuşan Bakan Uraloğlu, 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demir yolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirmeyi planladık. Bu kapsamda son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolar yatırım yaptık. Demir yollarımızın tamamını elden geçirdik ve yeniledik. Tarihi İpek Yolu’nun canlandırılmasını amaçlayan ‘Tek Yol Tek Kuşak’ girişiminin en önemli halkasını oluşturan Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattını inşa ettik. Bu proje ile birlikte Asya ile Avrupa kıtaları arasında kesintisiz demir yolu ulaşımını mümkün hale getiren Marmaray ile Londra’dan Pekin’e kadar en güvenli, kısa ve ekonomik uluslararası demir yolu koridorunu oluşturduk. 2002 yılında 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye çıkardık. Ankara-Eskişehir, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas hızlı tren hatlarını hizmete sunduk. Şimdi de Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldık ve ön proje çalışmalarını tamamladık. Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak. Saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerimizle seyahat süresini 80 dakikaya indirmeyi planlıyoruz. Ayrıca Gebze’den Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı’na ve son olarak Çatalca’ya ulaşacak Kuzey Marmara Hızlı Tren hattı projesini de planlarımız arasına aldık. 2053 Ulaştırma ve Lojistik ana planı ve yol haritamızla, hızlı tren hizmeti alan il sayımızı Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule gibi tüm hızlı tren projelerimizi tamamladığımızda 52’ye çıkartacağız. Demir yolu hat uzunluğumuzu da 28 bin 590 kilometreye yükselteceğiz.”
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası alandaki en önemli projelerinden birinin de Kalkınma Yolu Projesi olduğuna dikkat çekerek, “Projeyle, Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, bin 200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa edilerek Türkiye’ye ulaştırılmasını planlıyoruz. Buradan da ulusal ağımıza bağlayarak limanlarımıza ve diğer ülkelerle sınır geçişlerimize ulaştıracağız. Böylece Güney Asya ve Orta Doğu’yu; Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika’ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Bu projenin hayata geçirilmesiyle, kuzey-güney yönünde bölgemiz için hayati bir bağlantı tesis etmiş olacağız. Bu koridorun ülkemizden Avrupa’ya demir yolu geçişi 2 bin 88 kilometre olacaktır. Önemli bölümü halen işletmede olan güzergahın 130 kilometresini de yeni inşa edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, konuşmasının ardından yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
]]>DÜZCE’de, ‘Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Projesi’nin açılış programına katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Ulaşım ve iletişim yatırımlarını; kesintisiz kalkınmanın, rekabetçi bir ekonominin, sosyal etkileşimin, sürdürülebilir şehirciliğin ve refahın temeli olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 21 yıla 100 yıllık işler sığdırdık” dedi.
Düzce Belediyesi tarafından hazırlanan ‘Düzce Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Projesi’nin açılış toplantısı Erol Güngör Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Toplantıya Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile AK Parti Düzce milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk, Düzce Valisi Selçuk Aslan, Belediye Başkanı Faruk Özlü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bürokratları, siyasi parti il başkanları, kurum müdürleri ile davetliler katıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında, ulaşım ve altyapı alanında yaptıkları çalışmaları anlatarak, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle, ‘Siyaset demek; ülke için eser üretmek, millete hizmet etmek’ demektir. Son 21 yıldır bu anlayışla çalışıyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin her köşesini büyük eser ve hizmetlerle buluşturuyoruz. Birbiri ardına tamamladığımız projeleri, eser ve hizmet siyasetimizin en önemli unsuru olarak görüyor, milli kalkınma yolunda hızla ilerliyoruz. Ulaşım, haberleşme ve şehircilik alanında gerçekleştirilen yatırımlarla çehresi aydınlanan Türkiye’mizin gelecek vizyonunu; dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. Tesis ettiğimiz ulaşım ağlarıyla, ekonomik faaliyetlerin, kültür ve medeniyetin yurt sathına yayılması idealine tüm imkan ve gayretimizle hizmet etmekteyiz. Güçlü, modern ve sağlam altyapı ve üstyapı temelinde ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edecek, milletimizin hayat kalitesini devamlı yükselteceğiz. Ulaşım ve iletişim yatırımlarını; kesintisiz kalkınmanın, rekabetçi bir ekonominin, sosyal etkileşimin, sürdürülebilir şehirciliğin ve refahın temeli olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 21 yıla 100 yıllık işler sığdırdık. Ülkemizin ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 250 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi, 1915 Çanakkale köprüleri, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları gibi dev projeleri birbiri ardına hayata geçirdik. Yüksek standartlı, bölünmüş yollarla ülkemizin her noktasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde erişim sağlar hale getirdik” diye konuştu.
‘YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜNDEN DEMİR YOLUNU GEÇİRMEK İÇİN ÇALIŞILIYOR’
Bakan Uraloğlu, açıklamasında, “6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 29 bin 373 kilometreye, 1714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 726 kilometreye yükselttik. 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı 14 bin 165 kilometreye yükselttik. Ülkemizi sıfırdan hızlı trenle buluşturarak 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettik. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye ve terminal kapasitemizi 55 milyon yolcudan 337,5 milyon yolcuya çıkardık. Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken, uçuş ağımıza 283 yeni nokta ekleyerek 343 noktaya yükselttik. Denizcilik alanında 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a, 37 olan tersane sayımızı 85’e, 8 bin 500 olan yat bağlama kapasitemizi de 25 binin üzerine çıkardık. 12’nci Kalkınma Planımız doğrultusunda 2028 yılında bölünmüş yol ağımızı 31 bin kilometrenin üzerine, 2053 hedefimiz kapsamında ise 38 bin kilometrenin üzerine çıkarmayı planlıyoruz. Avrasya Tüneli ve Marmaray ile İstanbul Boğazı’nın altından hem kara yolu hem de demir yolu geçişi tesis ettik. Kara yolu geçişini hizmete aldığımız Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden şimdi de demir yolunu geçirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Geleceği bugünden tasarlarken; lojistik, mobilite ve dijitalleşme odağında, bilimsel temelli, çevreci, sürdürülebilir ve tarihe duyarlı bir ulaşım altyapısını ülkemize kazandırmak için çalışmaya devam ediyoruz. 2053 vizyonumuzla ülkemizin ihtiyaç duyduğu ulaştırma ve altyapı yatırımlarını önümüzdeki 30 yıl için planladık” ifadelerini kullandı.
‘ÜLKEMİZ ÖNEMLİ HAVZALARDA BULUNUYOR’
Yer altı kaynakları açısından Türkiye’nin önemli noktada olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Dünyanın en önemli petrol rezervlerine sahip Orta Doğu ve Hazar Havzası, önemli deniz ulaştırma yollarının kavşağı durumunda bulunan Akdeniz Havzası, tarihte her zaman önemini sürdürmüş olan Karadeniz Havzası ve Türk boğazlarının oluşturduğu coğrafyanın merkezinde etkili bir konumda bulunuyor. Konumumuzun avantajından hareketle ulaşım stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında yeniden tanımlamak ve bu stratejileri her daim güncel tutmak Türkiye için vazgeçilmezdir. Bu kapsamda ülkemiz, ‘Orta Koridor’ güzergahının kısa, orta ve uzun vadede geliştirilmesinde ve iyileştirilmesinde kararlıdır. Gerek son dönemde yaşanan gelişmeler sebebiyle, kuzey koridoru yerine orta koridoru kullanma isteği gerekse giderek artan ticaret hacmi, Orta Koridor’da yük taşımacılığı hacmini arttırmak için tarihi bir fırsat ortaya koymaktadır. Bunun sağlanması için de büyük projeler üstlenerek hem Orta Doğu hem de Afrika kıtasıyla ortak projeler geliştirmeye odaklanmış durumdayız” dedi.
‘İPEK YOLU’NU AVRUPA’YA BAĞLIYORUZ’
Bakan Uraloğlu, İpek Yolu’nun Marmaray aracılığıyla Avrupa’ya bağlanacağını belirterek, “Bakü-Tiflis-Kars demir yolu ile Çin’den ülkemize ulaşan yeni İpek Yolu’nu Marmaray üzerinden Avrupa’ya bağlıyoruz. Azerbaycan ile ülkemiz arasındaki mesafeleri kısaltacak olan Zengezur Koridoru ile Bakü Limanı doğrudan ülkemize bağlanacaktır. Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi üzerinden Irak’a gelecek yükleri Avrupa’ya ulaştıracak Kalkınma Yolu projesinde çalışmalar devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
‘YATIRIMLARIMIZI ARTAN NÜFUSU KARŞILAYACAK ŞEKİLDE YAPIYORUZ’
Bakan Uraloğlu, yatırımları illerin büyümesine göre planladıklarını ifade ederek, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde 2007 yılında nüfusun yüzde 70’i il ve ilçelerde yaşarken, bugün 85 milyonu aşan nüfusumuzun yaklaşık yüzde 93’ünün il ve ilçelerde yaşadığını görüyoruz. İl ve ilçe merkezlerinde yaşanan bu nüfus artışına paralel olarak şehirlerimiz de yeni konut projeleriyle büyük bir değişim içine girmiş durumda. Ancak tabii ki sadece konut yapmayla iş bitmiyor. Bu değişim yanında ulaşım ve lojistik hizmetleri, etkili sağlık hizmetleri, gelişmiş eğitim hizmetleri ve benzeri tüm konularda yeni ihtiyaçları ortaya çıkarıyor. Artan nüfus oranları da artık geleneksel yaklaşımların dışında, sürdürülebilir politika ve projelerle, ileri teknolojileri içeren çözüm arayışlarını zorunlu kılıyor. Bu noktada bugün hem ülkemizde hem de dünyada birçok şehrin dijital dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu değişeme adapte olmayı çalıştığını görüyoruz” dedi.
]]>