Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Belediye Başkanları Tanıtım Toplantsı, Muğla Menteşe Kurşunlu Meydanı’nda düzenlendi. Toplantıda konuşan Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, sözlerine Genel Başkan Özgür Özel’in İl Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katılımından dolayı teşekkür ederek başladı. Özel’in Sosyalist Enternanasyonal Başkan Yardımcılığı görevine seçilmesinden dolayı tebriklerini ileten Başkan Balcı, konuşmasında şunları kaydetti:
“Bugün Deniz Gezmiş’in doğum günü. Yaşasaydı bugün 77 yaşında olacaktı. Tam bağımsız Türkiye diyerek darağacına giden Deniz Gezmiş’i ve üç fidanı rahmetle anıyorum. Yerel seçimlere yalnızca 32 gün kaldı. Ülkemizin içinden geçtiği zor günleri göz önünde bulundurduğumuzda 31 Mart’ın yalnızca bir yerel seçim olmayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz. Daha huzurlu ve refah bir ülkede yaşayabilmek için hukukun üstünlüğünü yeniden tesis için anayasamızı yeniden yürürlüğe koyabilmek için, gençlerimizin yeniden mutlu ve umutlu olmalarını sağlamak için, kadın cinayetlerini engellemek için ve yoksulluğu bu topraklardan sonsuza kadar söküp atmak için bu seçimlerin ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Atalarımızdan aldığımız mirası bizden sonraki nesillere daha güçlü bir şekilde aktarabilmek için 31 Mart’ta başarılı olmak zorundayız. Bu kutsal görevde milletimizin ortak vicdanı en büyük gücümüz olacaktır.
“31 MART’TA MUĞLA’DA TARİHİ BİR ZAFER ELDE EDECEĞİZ”
Sayın Genel Başkanım dün grup toplantımızda verdiğiniz talimatlarınızı aldık. Atatürk sizden partisini iktidar yapmanızı bekliyor diyerek bizlere büyük bir görev ve sorumluluk üstlediniz. Muğla İl Örgütü olarak bu talimatınızı başımızın üzerinde kabul ediyor ve buradan size söz veriyoruz. 31 Mart’ta Muğla’da tarihi bir zafer elde edeceğiz. CHP Muğla İl Örgütü dimdik ayaktadır ve iktidar mücadelemize en güçlü desteği veren il Muğla olacaktır. Muğla örgütü bir ve beraber olarak aydınlanma yolculuğumuzda Cumhuriyete sahip çıkmaya devam edecektir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun yüreği vatan, millet, Cumhuriyet ve Atatürk sevgisiyle atan herkese elimizi uzatacağız. Muğla’da sevgiyi ve umudu büyüteceğiz.
“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ MUĞLA’NIN HER KÖŞESİNE HİZMET ETTİLER”
Sayın Genel Başkanım, değerli Muğlalılar. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları, geçtiğimiz beş yıllık süreçte milletimizin emanetine sonuna kadar sahip çıktılar. Asla ihanet etmediler. Genel bütçeden ayrılan payın hak edilenden çok daha düşük olmasına rağmen, içinden geçtiğimiz süreçte tarihin en derin ekonomik krizini yaşamamıza rağmen iktidarın her türlü müfettiş ve soruşturma baskısına rağmen belediye başkanlarımız asla geriye adım atmadılar ve Muğla’nın her köşesine gayretle hizmet ettiler. Cumhuriyetin kalesidir ve bu kalenin güçlenmesine katkı sunan tüm belediye başkanlarımıza sizlerin huzurunda çok teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki süreçte birbirinden değerli on dört belediye başkan adayımız ve meclis üyesi adaylarımız birlikte yeni bir başarı hikayesi yazmak için hazırız.
“31 MART’TA KAZANAN MİLLETİN SANDIKTA BİRLEŞEN GÜCÜ OLACAK”
Ancak Muğla’yı bir kez daha kaybedeceğini anlayan iktidar partisinin temsilcileri oy ve hizmet denkleminde Muğlalılara şantaj yapmaya başladılar. Fakat unuttukları bir şey var. Muğlalılar, iktidar partisinin oy yoksa, hizmet de yok, şantajlarına asla boyun eğmeyecek ve kimsenin önünde diz çökmeyecektir. Çünkü herkes çok iyi bilir ki Muğlalılar yalnızca zeybek oynarken diz çökerler. Sonuç olarak 31 Mart’ta Muğla’da kazanan şantaj ve tehdit değil; milletin sandıkta birleşen gücü olacaktır. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yine ve yeniden rantçılar değil halkçılar kazanacak. Beşli çeteler değil köylüler kazanacak. Yağmacılar değil çevreciler kazanacak ve en önemlisi nefret ve ayrıştırma değil, sevgi kazanacak, halk kazanacak, Muğla kazanacak.”
CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras ise Belediye Başkanları Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, şu ifadelere yer verdi:
Bugün bizim için çok çok önemli bir gün çünkü cumhuriyetin ikinci yüzyılında partimizin genel başkanlığına seçilen Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’i Muğla’mızda ağırlıyoruz. Sayın Genel Başkanım, şahsım ve Muğlalı hemşerilerim adına sizleri iki denizin birleştiği bu coğrafyada ağırlamaktan dolayı çok büyük bir onur duyuyorum Sevgili hemşehrilerim benim de geldiğim biliyorsunuz Halikarnas’tan, Halikarnas Balıkçısı’nın bir sözü vardır. Bu söz şudur; ‘Denizciler derler ki büyük fırtınalarda karanlığın ortasından bir ses gelir. Onları hatlarıyla çağırır. O çağıran ses kendi kaderleriymiş. İnsanın yaratılışı kendisine gel dedi mi artık onu kimse durduramaz. İşte Sayın Genel Başkanımız da karanlığın ortasında ümitle bekleyen vatandaşlarımıza çare olmak adına tarihi bir sorumluluğu üstlenmiş durumdadır. Bu yürüyüşte Sizlere Muğla’mızın da eşlik ettiğini bilmenizi isteriz.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ UMUT DEMEKTİR”
Cumhuriyet Halk Partisi umut demektir. Cumhuriyet Halk Partisi demek en zor zamanlarda önce kurtuluş, ardından kuruluş demektir. Biz de yüz yıllık göz bebeğimiz Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında ve ilk seçimlerde bu mirası taşımanın bu bilinci taşımanın gururu içerisindeyiz. Beş yıldır Bodrum Belediye Başkanlığı yapıyorum. Çok önemli bir dönem çok önemli bir sorumluluk üstlendik. Biz bir tecrübe kazandık. Hani derler ya kurt kışı geçirmiş ama yediği ayazı o bilir diye biz yediğimiz ayazı biliyoruz. O yüzden bugün bu tecrübeyle Büyükşehir belediye başkan adayı olmak aslında benim için çok önemli bir birikim oldu. Bu tecrübe önümüzdeki dönemde beş yıl içerisinde Muğla’daki hizmetlerin çok daha ileriye götürülmesi açısından büyük bir temel olacak.
“HERKESE EŞİT ADİL HİZMETİ GÖTÜRMEYE KARARLIYIZ”
Sayın Osman Gürün başkanım Muğla’nın her köşesinde çok büyük hizmetler yaptı. Sağ olsun. Biz de ondan aldığımız bayrağı çok daha yükseklere taşımanın azmi ve kararlılığı içerisindeyiz. Öncelikle hiçbir ilkeyi ayırmadan bana oy verdi, oy vermedi, hiçbir siyasi görüşü ayırmadan herkese eşit, adaletli, adil hizmet götüreceğim. Yani bazılarının söylediği gibi ‘bize oy vermezsen, hizmet alamazsın, iktidarla aynı yerden olmazsan, sana kimse bakmaz’ demiyoruz. Öyle demiyoruz. Herkese eşit adil hizmeti götürmeye kararlıyız. Ant içtik. Cumhuriyet Halk Partili belediyeciliği nasıl olur? Bunlara göstereceğiz. Ben hiçbir siyasi görüş etnik kimlik mezhep ayırmadan herkesin oyunu istiyorum. Biz halk çocuğuyuz.
“İŞÇİMİN, EMEKÇİMİN, KAMU PERSONELİNİN SIKINTISINI BİLİRİM”
Benim babam çiftçi. Benim babam esnaf. Benim annem ev kadını. Biz saraylarda doğmadık. Bizim babamız bize gemicikler almadı. Sayın genel başkanımız, öğretmen çocuğu. İki öğretmenin, anne babanın çocuğu. Bizim bütün adaylarımız, bütün ilçe adaylarımızın hepsi buraya dişiyle tırnağıyla bu partiye emek vererek kazıya kazıya geldiler. Biz yokluk nedir biliriz. Yoksulluk nedir biliriz. O yüzden bu hizmetlerimizde de halkımızla aynı duygular içerisinde olacağız. Biliyoruz çünkü yaşadığımız işler bunlar bizim. Çiftçilik yaptık, çiftçinin sorununu biliriz. Esnaflık yaptık, esnafın sorununu biliriz. Ben tam otuz yıl bordrolu çalıştım. İşçimin, emekçimin, kamu personelinin sıkıntısını bilirim. Emekçimi, işçimi hiç kimseye yedirmem. Hani bazıları diyorlar ya ben geldim mi masasını toplasın gitsin, onu görevden alırım, bunu görevden alırım Kardeşim ben bu belediyenin bir kuruş ne olursa olsun ne parasını ne de emekçisini hiç kimseye yedirmem. Muğla’nın hakkını, Muğla’nın hakkını hiç kimseye yedirmem. Eksiğimiz ne varsa çabaladığımız ne varsa altyapısından suyuna yoluna her şeyi yapacak. Bilgi, birikim, enerji, bizde var.
“KİMSENİN BAŞINA EFENDİ OLMAYA GELMEDİK; YOLDAŞ OLMAYA GELDİK”
Ben Muğlalıyım. Nüfusumu da aldırdım Menteşe’ye. Hayırlı olsun. Evi kiraladım. Bir yere gitmiyorum yani uzun süre başınızdayız. Ama şunu da söyleyeyim. Bizler kimsenin başına efendi olmaya gelmedik. Aynı Atatürk’ün dediği gibi; köylü milletin efendisidir. Bizler sizlere, dar gününüzde, kötü gününüzde, zor gününüzde fakirin, fukaranın, gurebanın yanında, yoldaş olmaya geldik yoldaş. Başkan değil, yoldaş olmaya geldik. Partimizin biliyorsunuz seçim şarkısı var. El ele kol kola, omuz omuza işte bu ruhla tüm Muğla’mıza hizmet etmeye geldik. Sizlere yoldaş olmaya geldik. Hizmetkar olmaya geldik.”
]]>KEMAL ONUR ATALAY
Aksaray’da Yeni Sanay, Sitesinde esnaflık yapan vatandaş, “Dükkan kiraları almış başını gitmiş. Eski sanayiden niye kaçıp geldik buraya? Herkes dükkan sahibi olsun geleceğimiz ona göre şekillensin diye. Ben bir eleman yetiştirsem onu avutamam. Dükkan açmak için 300 bin lira para lazım bu adam zaten 1-0 yenik başlıyor bir anlamı yok” dedi. Bir başka esnaf ise, “Normalde lastik değişimi 650 lira ama biz o fiyatlara yapamıyoruz, 400 liraya yapıyoruz. Vatandaşı çok fazla zorlamak istemiyoruz. Daha siftahım yok öğlen olmuş. Sıkıntı çok bunun önüne kimse geçemiyor. Nasıl olacak bu sene bilmiyorum” diye konuştu.
CHP Aksaray Belediye Başkan Adayı Pelinsu Yıldırım Demir, Aksaray Yeni Sanayi Sitesi esnafını ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Demir’in konuştuğu bir esnaf, “Değişim zamanı geldi, burası kira, kiralar 150 bini geçti. İşçilik kötü baca da çekmiyor, boya yaptık tutmadı, çatılarda akıntı var, kenarlardan su akıyor, bunlara yapılacak bir şey yok. Tamamen kümes şeklinde verdiler. Yöneticilerimizin her kesimi böyle bütün yöneticiler Aksaray’da halkla ilgilenmiyor, Bursa’dan geldim iki sene önce Aksaray’ı savunan kimse yok oturmuşlar koltuklarına” ifadelerini kullandı.
“ALTYAPIMIZ YOK, KİRA FİYATLARI YÜKSEK”
Sanayi esnafı vatandaş, şunları söyledi:
“İlk defa belediye seçiminde piyasanın durgun olduğunu görüyorum. Diğer seçimlerde anlarız ama burada da eksiklerimiz var, çevre düzenlemesi yok, sağlık ocağımız yok. Yapılan büyük bir camimiz var ama çırak eğitim merkezimiz yok. Eski sanayide kaldı, sanayi yapıldı. O kadar boş alan var ki bizim kültürel alanımız yok şu an, bir kültür merkezi yok. Dernek başkanı toplantı yapsa toplanacak bir yerimiz yok. Bir esnaf arkadaşımızın düğünü olsa bir şey yok, bir otel tarzı bir şey olsa buraya başka şehirden de müşteri geliyor, mesela arabayı bırakmak ister gezmek ister. Biz tebaayız şu anda. Halk olarak eskiden bir insan geldiği zaman yandaş değil de yapacaklarını sorardık tebaanın elinden tutacak. Tramvay eksiğimiz var, mesela gidiyoruz geliyoruz, yakıt konusu olsun bunlar maliyet. Dükkan kiraları almış başını gitmiş. Eski sanayiden niye kaçıp geldik buraya? Herkes dükkan sahibi olsun geleceğimiz ona göre şekillensin diye. Ben bir eleman yetiştirsem onu avutamam. Dükkan açmak için 300 bin lira para lazım bu adam zaten 1-0 yenik başlıyor bir anlamı yok. Hak etmeyen insanların dükkanı var ben iş yeri sahibiyim ama kira fiyatları yüksek. Altyapımız da yok şu an.”
“AKSARAY’I SAVUNAN KİMSE YOK, OTURMUŞLAR KOLTUKLARINA”
Başka bir sanayici esnaf ise, “Değişim zamanı geldi, burası kira, kiralar 150 bini geçti. İşçilik kötü baca da çekmiyor, boya yaptık tutmadı, çatılarda akıntı var, kenarlardan su akıyor, bunlara yapılacak bir şey yok. Tamamen kümes şeklinde verdiler. Yöneticilerimizin her kesimi böyle bütün yöneticiler Aksaray’da halkla ilgilenmiyor, Bursa’dan geldim iki sene önce Aksaray’ı savunan kimse yok oturmuşlar koltuklarına” ifadelerini kullandı.
“ÖĞLEN OLMUŞ DAHA SİFTAHIM YOK”
Bir başka esnaf ise şöyle konuştu:
“Bu sene kar bize yağdı. Kar yağmadığı için kimse kışlık lastik taktırmadı. Kira burası söylemeyeyim fiyatını, başım belaya girer. Ben burayı tuttuğumda yüksek tuttum. Herkes ‘yüksek tutmuşsun’ dedi. ‘Ucuza verin ucuza kiralayalım’ dedim. Mal sahipleri satarken 100 metrekareye 4 milyon istiyorlar. 200 bine mal ettiler. Bakımların çoğunu kendim yaptım kiracı olmama rağmen. Mal sahiplerine söyledim kimse umursamıyor. Gücümüzün yettiği kadar yapmaya çalışıyoruz. Normalde lastik değişimi 650 lira ama biz o fiyatlara yapamıyoruz, 400 liraya yapıyoruz. Vatandaşı çok fazla zorlamak istemiyoruz. Daha siftahım yok öğlen olmuş. Sıkıntı çok bunun önüne kimse geçemiyor. Nasıl olacak bu sene bilmiyorum. Ben de değişme tarafındayım artık bir şekilden sonra insanlara gına geldi. Normalde hava basmaya para almıyoruz ama bir tanesi gelse hava bassam 3-5 lira bir şey at diyeceğim siftah için. Halkın durumunu ben burada görüyorum. Adamlar sıfır lastik alamıyor, ikinci el satıyorum ben. Adamın elinde kışlık var getirip taktırmaya tenezzül etmedi bu sene.”
]]>
Bir önceki bölümden süre yetersiz olduğu için cezalar açıklanamamış sadece ikinci eleme adayı belli olmuştu konseyde. İkinci eleme adayı Mustafa Kemal olduktan sonra bu bölümde Acun Ilıcalı Acun Ilıcalı yarışmacıları dinledikten sonra verilecek cezaları açıkladı.
Heyecan dolu yarışmadan öne çıkanlar şu şekilde:

PINAR YAŞADIĞI TARTIŞMAYI ANLATTI
Pınar Saka, “Bugün seçmeleri yaparken birbirimizle konuşmadan iletişim eksikliği yaşadığımız bir durum söz konusu oldu ve Mavi takımın geri almak için ölüp bittiği Nefise maalesef oyun dışı kaldı.
Kendi aramızda konuşurlarken de ben hafif olduğum için seçtim bana mı yükleniyorsunuz diye Sema söze girdi. Ben ona buradaki konumuz hafiflik ağırlık değil, burada Nefise’nin oyun dışı kalmaması gerekiyordu.
Konuşmadan çıkmayalım diyoruz bunu söylüyoruz sadece ama hafiflik konusuna giriyorsan da çokta hafif değilsin dedim. Sinirlendi, sen böyle birisinin işte, senin hakkında ben biliyorum neler konuşacağımı, neler yapacağımı gibi şeyler söyleyince konuyu orada kapattık.
Sonrasında tabi çadırımıza gittiğimiz zamanda tekrar bu konu konuşuluyordu. Kızlar da tekrar biz kendi aramızda belirleyip ona göre çıkıyoruz konusu konuşuluyordu. Ona kimse bir şey söylemediği halde bana sen kes sesini, sen işine bak, sana mı soracağım?
Tarzında yaklaşımı olunca otomatikman beni tahrik etmiş oldu. Bende ona bir şeyler söylemiş bulundum.” dedi.

SEMA KENDİNİ İFADE ETTİ
Sema Aydemir, ” Kötü bir niyetim yoktu. Nefise de biliyor zaten ben Nefise’yi dışarıda bırakmak için zaten bir hamle yapmam. Zaten Gizem’le o seçseydi olay buralara gelmiyordu. Ben bunu açıklamaya çalıştım dedim ki, kiloyu konuşmuştuk ya önce üstekinin zayıf olmasını o yüzden bende
Damla’yla yakınız diye seçtim. Sende Gizem’den az değilsin dedi. Gizem’i hem boy olarak hem de kilomuz farklı bizimle. Sonra kavga başladı, işte Hürrem Sultan dönemi bitti. Artık hiçbir şey istediğin gibi olmayacak. Lohusa kadın gibi gelmişsin, bir kurdelen eksik, zorla geldin.
Birincisi ben iki ağır ameliyat geçirdim. Zaten normalde beyaz bir insanım, beyazım diye de birsürü şey söylendi. Hiç kimseye alınmadım. Him kimseye kırılmadım. Çok iyi olduğum dönemde de hiç kimseye böyle davranmadım. Kimsenin kilosuyla nesiyle böyle kırıcı konuşmadım” ifadelerine yer verdi.

‘SENDE NE DEĞİŞİM OLDU?’
Kardeşine söylenen sözlerden sonra dayanamayıp Pınar’ın üstüne koşan Seda şu ifadeleri kullandı:
Kardeşlik bağı bu hayattaki en önemli bağdır. Ayrıca biz tek yumurta ikiziyiz. Hiç kimse benim kardeşimin fiziksel görüntüsüyle dalga geçemez, laf sokamaz. O zaman bende sorarım 3 günlük gelmiş Sema, iki ameliyat geçirdi.
Antreman yaptığı süreçte yemeğini bile yapamayan kardeşime ben baktım ama sorarım ki iki aydır sen buradasın sende ne değişim oldu? O her zaman Sema Aydemir’dir. Senin kardeşliğin nasıldır bilmem, benim kardeşliğim böyle.

HAKAN HATİPOĞLU YAŞADIKLARINI ANLATTI
Hakan Hatipoğlu, “Kötü söz için her zaman üzülüyorum söylediğim zaman ama bende çok yüksekken kendimi tutamıyorum. Bugün onu düşündüm söylediğim kavga ya da tartışma anında söylediğim laflar evet kötü söz ama içeriğinde söylediğim şeyler değil.
Belki burada ağzımdan otomatikman çıkıyor. Belki karşı tarafı kırıyor. Hasar veriyor ya bi aksiyona geçmesini sağlıyor. O kelimeyi anlamıyla söylemediğimi düşünüyorum.
Belki kendimi böyle teselli ediyorum ama o lafı içeriğiyle söylemek gibi bir amacım yok. Hiç kimseye karşı, çünkü üzülüyorum.” dedi.

‘HERKESE VİTESİM BU OLABİLİR’
Ogeday, “Önce bizi izleyenlerden kendi ailemden ve onun ailesinden özür diliyorum. Çünkü bu görüntüleri vermemiz gerekiyordu. 3.sezonumdayım bu zamana kadar hiç bu noktaya gelmedim ama eğer ki benim şahsım üzerinden benim canım kanım dediğim birisine kötü söz kullanıyorlar kimse kusura bakmasın.
Herkes için söylüyorum ve kimseye yapmayacağım için söylüyorum herkese vitesim bu olabilir” ifadeleri kullandı.

YASİN VE ATAKAN ARASINDA GERİLİM
Avatar Atakan, ‘El kol sallayarak gelirsen geri dönemeyebilirsin’ dedi. Yasin’in davranışlarına cevap verdiği için de Yasin kayıtsız kalamadı. Yasin, ‘Hayırdır nereye geri dönemiyorsun’ cevabını verdi. İkili arasında küçük çaplı bir gerilim yaşansa da tatlıya bağlandı.

ACUN ILICALI CEZALARI AÇIKLADI
Hakan’a 2 ödül, Bozok’a 2 ödül, Ogeday ve Seda’ya da fiziksel çabalarından ötürü 2 ödül ceza verildi
ÜÇÜNCÜ ELEME ADAYI
Survivor All Star’da dokunulmazlık oyununu Mavi takım kazandı. Kırmızı takımdan konseyde en fazla Bozok’un ismi çıktı. Hakan ve Mustafa Kemal’den sonra üçüncü eleme adayı Bozok oldu.
]]>CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Dikili, Bergama ve Kınık ilçe örgütleri, belediye başkan adayları ve yurttaşlarla bir araya geldi. Esnafı ziyaret eden Tugay, arıtma problemi, içme suyu hattının yenilenmesi, yol ihtiyaçlarını bildiğini belirterek, “Dikili’nin turizm konusunda cazibesini artıracak bir şeyler yapmalıyız. Dikili’nin festivallerinin daha gelişmiş şekilde yapılması için elimizden geleni yapacağız. Kırsal bölgeyi planlayacağız” dedi. Dikili Avcılar ve Atıcılar Derneği’ni ziyaret eden Tugay, “Ben İzmir’e aşığım, öyle bir çalışma ortaya koyayım ki insanlar 50 yıl konuşsun istiyorum. Burada otopark sorunu olduğunu biliyoruz. Sizi mağdur etmen bu hizmeti de buraya getireceğiz” ifadelerini kullandı.
‘PLANLARIMIN HAZIR OLDUĞUNU BİLİN İSTERİM’
Dikili’de seçim çalışması yapan Tugay, ilçeye 25 yıl önce gelen 70 yıldır berberlik yapan İsmet Şengül Sarıkamış (82) ile sohbet etti. Dikili’ye bir yüksekokul açılmasını isteyen Sarıkamış, “Dikilimiz 12 ay hareketli bir yer olsun” dedi. Bergama’nın sağlık tanrısı Asklepios’un asasında olan yılan sembolünün ilk ortaya çıktığı yer olduğunu hatırlatan Tugay, “Bergama, dünyada tıbbın ilk ortaya çıktığı yer olarak bilinir. Bir doktorun belediye başkan aday olması güzel bir tesadüf. Bu göreve hazırlanarak aday olduğumu, planlarımın hazır olduğunu bilin isterim. İzmir’in çocuğu olarak, şehre inanarak, çok severek, her bir köşesine sahip çıkarak hizmet edeceğim” dedi.
‘BİZİ ANLATMADIĞINIZ KİMSE KALMASIN’
Kınık’ta karşılanan Tugay, “Alsancak, Konak, neyse benim için Kınık da odur. Bütün umutsuzluk ve endişelerinizi bir kenara bırakıp kenetlenin. Hep beraber 31 Mart seçimleri için çalışalım, konuşmadığınız, bizi anlatmadığınız kimse kalmasın. Verdiğimiz her sözü nasıl yerine getirdiğimizi göreceksiniz. Bunu inançla, Kınık’a duyduğumuz sevgi ile halkımıza duyduğumuz saygı ile yapacağız. En ufak yanlış duymayacaksınız. Kimse bize yanlışı konduramayacak” ifadelerini kullandı.
‘DÜNYAYA GELDİĞİMDE İLK VAN HAVASINI SOLUDUM’
Tugay, Karabağlar Belediye Başkan Adayı Helil Kınay İnay ve CHP Karabağlar İlçe Başkanı Bülent Sözüpek ile birlikte İzmir’de faaliyet gösteren Vanlı hemşehri derneklerinin Karabağlar’da düzenlediği toplantıya katıldı. Van’ın geleneksel ‘ayran aşı’ ikram edilen Tugay, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Karabağlar’da düzenlenen kadın ve genç buluşmasına katılan Tugay’a İzmirspor atkısı hediye edildi. Öğretmen babasının görevi nedeniyle Van’da doğduğunu ifade eden Tugay, anne ve babasının uzun yıllar çocuğu olmadığını, bunun için adaklar adadıklarını belirterek, 1967 yılının haziran ayında annesinin kendisini kucağına almasıyla ailede büyük bir mutluluk yaşandığını ifade etti.
‘HİÇ KİMSE İZMİR’İ KARANLIKLARA BOĞAMAYACAK’
Karabağlar Kadın ve Genç Buluşması’na da katılan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İzmir’in her tarafındayız. Bir sürü şeyle mücadele ediyoruz. Bir taraftan yalan dolanla mücadelede ediyoruz. Karşımızdaki rakipler hadlerini aşarak İzmir’i almayı hayal ediyorlar. İzmir, sadece İzmir halkınındır. İzmir halkının olarak kalacaktır. İzmir halkı kimdir, nedir bu insanlara yıllardır gösteriyor ve bu seçimde de gösterecek. Hiç kimse İzmir’i karanlıklara boğamayacak. Başka yerlerde insanlar üstünde baskı kurabilir, rüşvet teklif eder gibi vaadlerde bulanabilirler ama İzmirliler buna kanmaz. Birileri hayal kurduğuyla kalır, 31 Mart gecesi de alması gereken cevabı alır.”
]]>Çavuşoğlu, Cengiz Aydoğan Tesisleri’nde yaptığı basın toplantısında, verilmeyen kırmızı kartlar ve penaltı kararından dolayı Türkiye’de 11 Şubat Pazar gününden bu yana en çok Fenerbahçe-Alanyaspor maçının konuşulduğunu dile getirdi.
“Biz maçı izledik ama sıcağı sıcağına bir açıklama yapmadık.” diyen Çavuşoğlu, “Her zaman açıklama yapan birisi de değilim. Hakem hatalarından bütün kulüpler zarar görmüştür. Ama son oynadığımız Fenerbahçe maçında hakem hataları direkt sonuca yansıdı. İlk yarıda rakip takımın 9 kişi, 10 kişi ile soyunma odasına gitme olasılığı vardı. İkinci yarının başında da olmayan bir penaltı verildiğini tüm kamuoyu söyledi.” diye konuştu.
Maçtaki hakem hatalarının Alanyaspor’a direkt yansıdığını savunan Çavuşoğlu, sadece bu maçta değil Pendikspor, MKE Ankaragücü ve Gaziantep FK maçlarında da penaltı ve kırmızı kartların es geçildiğini iddia etti.
Çavuşoğlu, hakem hatalarının futbolun bir parçası olduğunu ve bundan sonra da bunların yaşanabileceğini vurgulayarak, “Hiçbir zaman hakemlerin üzerinden bir giriş yapmadım, yapmam da. Çünkü onlar da hata yapacaklar. Ama bu maçtaki hatalar hakemlerin gözünün önündeydi. Dolayısıyla verilen penaltı ve verilmeyen iki kırmızı kart kamuoyunda dile getirildi. İnşallah bundan sonraki süreçte hakemlerimiz daha dikkatli olurlar.” ifadelerini kullandı.
“Alanyaspor onurlu, şerefli bir kulüptür”
Çavuşoğlu, son zamanlarda Fenerbahçe maçıyla ilgili sosyal medyada ortaya atılan “teşvik primi” söylentilerine de tepki gösterdi.
Böyle bir teklifle kendilerine kimsenin gelmeye cesaret edemeyeceğini belirten Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
“Alanyaspor onurlu, şerefli bir kulüptür. Bunu da herkes bilir. Bize kimse öyle bir yaklaşımda bulunamaz. Biz de futbol oynuyoruz. Bizim hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Allah’a şükür, bu kulüp çok iyi yönetiliyor. Bu kulübün kimsenin bir şeyine de ihtiyacı yok. Bu kulüp her şeyini kendi yönetimiyle çözebilecek durumda. Onun için gelişigüzel ve ne olduğu belirsiz insanların konuştuklarına da çok kulak asacak insanlar değiliz. Onlarla muhatap olacak, onlarla yüz yüze olacak ne vaktimiz, ne zamanımız var. Biz sadece işimizi yapıyoruz. Bir ilçe takımını Süper Lig’de nasıl ayakta tutarız, nasıl bu ligde kalırız, bunun hesabını yapıyoruz. Burada olduğumuz sürece bunu yapacağız.”
Adana Demirspor maçı
Çavuşoğlu, 18 Şubat Pazar günü Adana Demirspor ile evlerinde önemli bir lig maçına çıkacaklarını hatırlatarak, “Ciddi ve güçlü bir takımla oynayacağız. Taraftarlarımızın, Alanya’nın yapması gereken tek şey tribünlere gelmeleri ve Alanyaspor’a destek vermeleri. Alanyaspor’umuzu yalnız bırakmayın. Başka Alanyaspor yok. Alanya da Alanyaspor da hepimizin. Birlik beraberlik içerisinde bu işi yürütelim. İnşallah hep beraber daha iyi yerlerde oluruz. Ama burada sadece kulüp yönetimi bu işi yönetiyor, kulüp yürütüyor diye, siz uzaktan bakarsanız, kimse kusura bakmasın kimsenin de bir söz hakkı olmuyor. Onun için gelin hep beraber yürütelim, hep beraber yönetelim, hep beraber tribünde olalım, hep beraber Alanyaspor’a destek verelim.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>