Kontrol – Kanal 7 Haber https://www.kanal7haber.com.tr Thu, 11 Jul 2024 09:00:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Adana’da depremde yıkılan apartmanın müteahhidi ve mühendisi yargılanıyor https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-depremde-yikilan-apartmanin-muteahhidi-ve-muhendisi-yargilaniyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-depremde-yikilan-apartmanin-muteahhidi-ve-muhendisi-yargilaniyor/#respond Thu, 11 Jul 2024 09:00:16 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=9427 Adana’da, Kahramanmaraş merkezli depremlerde bir blokunun yıkılması sonucu 82 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı İhsan Bayram Apartmanı’nın tutuklu müteahhidi ve inşaat mühendisinin yargılanmasına devam edildi.

14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar inşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül, bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Taraf avukatları, müştekiler ve tanıklar mahkemede hazır bulundu.

Duruşmada tanık olarak beyanı alınan İhsan Bayram Apartmanı C Bloku 6. kattaki dairede tadilatı kontrol ettiği öne sürülen Çukurova Belediyesi’nde görevli memur H.C, kendisinin harita teknikeri olduğunu söyledi.

Belediyedeki görevinin, daire tadilatı yaptıranlardan kayıt dilekçesini teslim almak olduğunu belirten H.C. “Ben herhangi bir tadilat kontrolü yapmadım. Tadilat kontrolü benim görev alanımda olan bir konu değildir. Tadilat kontrolünü mimar ve mühendisler yapar. Biz binanın imar ve iskanı varsa basit tadilat izni veriyoruz. Kontrol için kimlerin o daireye gidip gitmediğini bilmiyorum.” dedi.

İhsan Bayram Apartmanı’nın 2010 yılında yapılan ruhsat yenileme işleminde imzası bulunduğu gerekçesiyle beyanı alınan diğer tanık F.S.T. de Çukurova Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde görevli inşaat mühendisi olduğunu bildirerek, şunları ifade etti:

“Ruhsat yenileme işleminde teknik uygulama sorumlusu olan kişi bizzat gelerek kendisinin bizzat teknik uygulama sorumlusu olduğunu belirtip imzasını atar ve biz de kontrolünü yaparız. Proje kontrolü yaptıktan sonra ruhsat yenileme şubesine geçilir, orada da gerekli kontroller yapıldıktan sonra ruhsat yenileme işlemi gerçekleştirilir. Basit tamir ve tadilat yönetmeliği bellidir. Bu tadilat kapsamında boya, yalıtım gibi basit işlemler yapılır. İzin veren yetkililer yönetmeliğin öngördüğü çerçevede izin veriyorlar. Basit tamir ve tadilatın dışında bir işlem yapılmışsa o işlem durdurulup mühürlenir. Teknik uygulama sorumlusu görevinden ayrılmışsa bunu belediyenin ilgili makamlarına bildirir. Fakat bu yapıyla ilgili teknik uygulama sorumlusu olarak görevden ayrılmaya ilişkin bir bildirimde bulunulmadı. Ruhsat yenileme işlemi, bahsettiğim gibi kanuni bir haktır. Biz taraflara ‘Neden ruhsat yeniliyorsunuz?’ sorusunu sormuyoruz.”

Sanıklar savunma yaptı

Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan tutuklu sanık Ferit Işık, binanın inşaatını kendisinin yapmadığını ileri sürerek, “Binanın müteahhidi ben değilim. Herhangi bir sorumluluğum yoktur. Celal Gül yaptığı inşaata iskan alamamıştır. Kendisinin şantiyesinden sorumlu bir mühendisi dahi yoktur. Bu yapı 2000 yılında Celal Gül’e devredilmiştir. Devir işlemi yapılırken ‘Ben buranın sorumlu inşaat mühendisiyim’ diye bir sözleşme maddesi konulmamıştır. Celal Gül hukuki olarak sona ermiş bir şirket adına işlemlerine devam etmiştir. Ben bu yapının teknik uygulama sorumlusu değilim. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Diğer tutuklu sanık Celal Gül de aleyhindeki hususları kabul etmediğini bildirerek, “Ferit Işık’ın beyanlarını kabul etmiyorum. Onun inşaat şirketi adına bir biz işlem yürütmedik. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim.” dedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına, ruhsat yenileme işlemindeki imzalar üzerinde Kriminal Polis Laboratuvarında inceleme yapılması ve bu konuda rapor alınmasına, giriş kattaki iş yerinde yürütülen tadilat işlemlerinin fotoğraflarının ilgili kurumsal firmadan istenilmesine ve diğer eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Birbirlerini suçlamışlardı

İhsan Bayram Apartmanı C Bloku’nun depremde yıkılmasıyla ilgili 16 Şubat 2023’te tutuklanan Işık ve Gül, savcılık ifadelerinde suçu birbirlerinin üzerine atmıştı.

Işık, 1997’de arsa sahiplerinden muvafakatname alarak inşaata başlamak üzere proje hazırladığını ancak ekonomik nedenlerle bunu gerçekleştiremediğini, arsa sahiplerinin zorlaması üzerine projeyi Celal Gül’e devrettiğini ileri sürmüştü.

Gül de yıkılan blokun inşaatını 4. kat seviyesinde devraldığını iddia etmişti.

İnşaat mühendisi Ferit Işık ve müteahhit Celal Gül hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/adanada-depremde-yikilan-apartmanin-muteahhidi-ve-muhendisi-yargilaniyor/feed/ 0
Araç alırken bunlara dikkat edin! Uzmanı uyardı: Sıfırda bile var https://www.kanal7haber.com.tr/arac-alirken-bunlara-dikkat-edin-uzmani-uyardi-sifirda-bile-var/ https://www.kanal7haber.com.tr/arac-alirken-bunlara-dikkat-edin-uzmani-uyardi-sifirda-bile-var/#respond Wed, 01 May 2024 21:57:34 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6843 İkinci el araç alacak olanlar belirledikleri araçları ekspertiz öncesinde kendileri kontrol ediyor. Araç için yapılacak ilk kontrollerde fiziki kondisyonu, motor sesinin kontrolü, egzoz dumanının rengi ve kilometre hasar durumu öne çıkarken arabam.com Oto Ekspertiz Direktörü Ufuk Bekdemir konuyla ilgili bilgi verdi. Bekdemir, aracın görünümü, egzoz duman rengi, hava yastığı ve kilometre unsurları gibi 4 duruma işaret ederek araç alırken ilk kontrollerin ardından ekspertiz desteği almanın önemine işaret etti.

“ARACIN ÖNCE FİZİKİ GÖRSELLİĞİ İNCELENMELİ”

Satın alınacak aracın önce fiziki görselliğinin incelemesinde fayda olduğunu belirten Bekdemir, “Düz bir zeminde araca baktığımızda ‘far, sinyal, stop aynı simetride mi, lastikleri iyi mi, sinyalizasyon grubunda özellikle, farlarında, sinyallerinde, herhangi bir yerinde kırığı var mı?’ diye kontrol etmeliyiz. Bir de kaporta aksamında, boyanın parlaklığı veya matlığında ton farkı olup olmadığına bakmalıyız. İlk etapta son kullanıcının arabaya bu gözle bakmalarını tavsiye ediyoruz. Zaten arabadaki kusurları bu aşamadan sonra bizim gibi profesyonel ekspertiz firmalarının görmesi gerekiyor.” dedi.

“EGZOZDA GÖRMEK İSTEMEDİĞİMİZ 2 DUMAN VAR”

Vatandaşlara ön fiziki değerlendirmeyi yaptıktan sonra mekanik kısmında da en azından araçların yağ, su ve antifriz gibi hayati sıvılarını kontrol etme tavsiyesinde bulunan Bekdemir, şöyle devam etti:

“Aracı çalıştırıp motorda rutinin dışında anormal bir ses olup olmadığını kontrol edebiliriz. Sonra egzoz dumanına bakılır. Egzozda görmek istemediğimiz iki renkte duman var. Araca gaz verdiğimizde mavi duman atıyorsa ve bu duman araçtan uzaklaşarak devam ediyorsa bu içinde farklı kimyasalların, yağın olduğunu gösterir. Diğer görmek istemediğimiz bir duman ise simsiyah bir dumandır. Bu da o aracın yakıt sistemiyle alakalıdır. Alıcıya enjektör ya da yakıt sistemiyle ilgili masraf açabilir.”

HAVA YASTIĞI VE TORPİDO KONTROLÜ

Aracın iç kısmında ise özellikle aracın direksiyon göbeğindeki sürücü hava yastığının olduğu bölümde bir yırtık, kırık, tamir veya torpido kısmında bir kaplama, kabarma gibi durumların olup olmadığının kontrol edilebileceğini kaydeden Bekdemir, bu kontrollerden sonra aracın diğer teknik ve detaylı kontrolünün de uzman ekspertiz firmaları tarafından yapılması gerektiğini söyledi.

KİLOMETRE DÜŞÜRME EN ÇOK HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA

Ufuk Bekdemir, son dönemlerde ikinci el araç alımlarında sıkça karşılaşılan “kilometre düşürülmesi” konusuna da değindi. Bazı kişilerin yüksek kilometreli araçlarını daha yüksek bir fiyata değerlemek için kilometrelerini geri çektiklerini belirten Bekdemir, “Bu noktada, bu aracın belli kurumlarda ve servislerde kilometre bilgisi varsa oradan iz sürülebilir. ya da bazı markaların servis kayıtlarını gösteren mobil uygulamalara da bakılabilir. Bunlar bir kontrol mekanizmasıdır. SMS sorgusuyla TÜVTÜRK kayıtlarına da ulaşıyoruz. Buradan da o kayıtları alıp birbiriyle mukayese edebilirsiniz. Bu bir iz sürme sistemidir.” diye konuştu.

Ancak kötü niyetli kişilerce bu işin çok profesyonel şekilde manipüle edilebildiğine dikkati çeken Bekdemir, “Biz tabii ki bu tip kayıtları sorguladıktan sonra bir de günümüz araçlarının birçoğunda bulunan, halk arasında ‘beyin’ denilen, bizimse ‘kontrol üniteleri’ dediğimiz bu veri birimlerine ulaşıyoruz. Burada araçlar çeşitli dönemlerde yaşadıkları arızaları kilometreyle hafızaya alırlar. Biz bunlara ulaşıp bu dataları çekiyoruz ama art niyetli kişiler bunu manipüle etmek amacıyla aracın sistemini, biliyorsa data sistemini biliyorsa tek tek buralardan da silebiliyor. Benim tavsiyem burada fiziki kondisyon inceleme çok önemli. Yani aynı markanın aynı modelinde ve benzer kilometrelerde iki araç karşılaştırıp iç deformeleri kontrol edebilirler. Direkt bir aracı görüp fiyatını uygun bulup da hemen onu almaya gitmelerini pek tavsiye etmem son kullanıcılara.” ifadelerini kullandı.

Kilometre manipülasyonunun daha çok hafif ticari araçlarda yapıldığını dile getiren Bekdemir, “Bu araçlar çok yol yaptığı, ticari faaliyetlerde kullanıldığı ve çok fazla da teknik donanıma sahip olmadığı için manipülasyonu çok daha kolay. Bir de 10 yaşını aşmış olan özellikle binek otomobiller ve halk arasında da satışı hızlı markaların modelleri de bu anlamda başı çekiyor.” dedi.

“SIFIR ARAÇLARA DA EKSPERTİZ YAPTIRILMALI”

Ufuk Bekdemir, ikinci el araçların yanı sıra sıfır araç alımında da ekspertiz yapılmasını tavsiye ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Araçlarını bayiden teslim almadan önce ekspertiz talebinde bulunan müşterilerimiz oldu. Zaman zaman sıfır araçlar üzerinde de birtakım üretim hatalarına rastladık. Çünkü günümüz çağında üretim süreçleri bundan 15 yıl önceki gibi değil. Araçlar çok seri şekilde imal ediliyorlar. Ufak tefek üretim hataları da oluyor. Özellikle seri imalatı ve satışı hızlı olan araçlarda ekspertiz öneriyoruz.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/arac-alirken-bunlara-dikkat-edin-uzmani-uyardi-sifirda-bile-var/feed/ 0
Rusya, Afrika’daki doğal kaynaklara erişim karşılığında hükümetlere destek sağlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/rusya-afrikadaki-dogal-kaynaklara-erisim-karsiliginda-hukumetlere-destek-sagliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/rusya-afrikadaki-dogal-kaynaklara-erisim-karsiliginda-hukumetlere-destek-sagliyor/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:54:39 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=6110 Bir düşünce kuruluşunun hazırladığı rapora göre Rusya, stratejik öneme sahip doğal kaynaklara erişim karşılığında, Afrika’daki hükümetlere “rejimi ayakta tutma” konusunda destek sağlıyor.

Savunma ve güvenlik alanındaki çalışmalarıyla bilinen İngiltere merkezli düşünce kuruluşu RUSI’nin hazırladığı rapor, “Wagner Afrika’da: Rus paralı asker grubu nasıl yeniden şekillendi?” başlığını taşıyor.

Rus hükümetinin iç belgeleri, Batılı şirketleri stratejik öneme sahip bir bölgeden uzaklaştırmak amacıyla Batı Afrika’daki madencilik yasalarını değiştirmek için nasıl çalıştığını da detaylandırıyor.

Bu çalışmalar, Rus hükümetinin Haziran 2023’te başarısız bir darbenin ardından dağılan Wagner paralı asker grubunun yaptığı işleri devralma sürecinin bir parçası.

RUSI’de kara savaşı uzmanı ve raporun yazarlarından biri olan Jack Watling bu durumu “Rus devletinin Afrika politikasının açığa çıkması” olarak nitelendiriyor.

Haziran 2023’te Yevgeni Prigojin muhtemelen dünyanın en korkulan ve en ünlü paralı askeriydi. Wagner Grubu milyarlarca dolar değerinde şirketi ve projeyi kontrol ediyor, paralı askerleri Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin merkezinde yer alıyordu.

Prigojin, Devlet Başkanı Vladimir Putin’i tehdit edecek şekilde askerleriyle Moskova’ya doğru yürüyüşe geçmesi ardından Wagner grubu liderlerinin büyük bir kısmıyla birlikte şüpheli bir uçak kazasında öldü.

Watling’e göre, “Prigojin’in isyanından kısa bir süre sonra Kremlin’de yapılan bir toplantıda Wagner’in Afrika operasyonlarının doğrudan Rus askeri istihbaratı GRU’nun kontrolü altına girmesine karar verildi”.

Kontrol, 29155 Birimi’nin başındaki General Andrey Averyanov’a verilecekti. Bu birim, yabancı hükümetleri istikrarsızlaştırma ve suikastlar konusunda uzmanlaşmış gizli operasyonları yürütüyordu.

Ancak General Averyanov’un yeni görevi hükümetleri istikrarsızlaştırmak değil, Rusya’nın madenlere erişimini sağlama karşılığında bu hükümetlerin geleceğini güvence altına almaktı.

Eylül ayı başında General Averyanov, Savunma Bakan Yardımcısı Yunus-Bek Yevkurov ile birlikte Afrika’daki eski Wagner operasyonlarını kapsayan bir tura başladı.

Libya’nın bir kısmını kontrol altında tutan General Halife Hafter, Burkina Faso’daki darbe lideri İbrahim Traoré ile görüştükten sonra, muhtemelen kıtadaki en köklü Wagner operasyonunun merkezi olan Orta Afrika Cumhuriyeti’ne ve cunta liderleriyle görüşmek üzere Mali’ye gittiler.

Daha sonra geçen yıl Nijer’de darbe ardından iktidarı ele geçiren askerlerden biri olan General Salifou Modi ile görüştüler.

Toplantı tutanakları, Wagner’in kıtadaki ortaklarına, Prigojin’in ölümüyle anlaşmalarının sona ermediği konusunda güvence verildiğini gösteriyor.

Burkina Faso’daki görüşme tutanağı, askerlerin eğitimi de dahil olmak üzere “askeri alanda işbirliğinin devam edeceğini” gösteriyordu.

Kısacası Prigojin’in ölümü cuntanın Rusya ile ilişkilerinin sonu anlamına gelmiyordu; bazı açılardan daha da derinleşecekti.

Wagner ile yakın bağları olan üç Batı Afrika ülkesi Mali, Nijer ve Burkina Faso’da son yıllarda askeri darbeler oldu. Bu ülkeler Afrika bölgesel örgütü ECOWAS’tan çekilerek “Sahel Devletleri İttifakı”nı kurdular.

Mali’de eski sömürgeci güç olan Fransa devre dışı bırakılıp yerine Wagner grubunun güvenlik operasyonları ve Rus desteği geçti.

Amber Danışmanlık şirketinden Afrika uzmanı Edwige Sorgho-Depagne, bu gelişmede pragmatizmin ötesinde nostaljinin de rolünü vurguluyor ve “Bu ülkelerde Rusya yeni bir müttefik değil. Rusya daha önce 1970-80’lerde de oradaydı. Daha iyi bir zamana geri dönme hayali var ve bu Rusya ile ilişkilendiriliyor” diyor.

Bu ülkeleri yöneten askeri cuntalar için Rusya’nın askeri varlığının önemine işaret eden Depagne’ye göre, “Rus paralı askerleri askeri cuntayı korumak için getiriliyor ve istedikleri kadar kalmalarına izin veriliyor.”

Wagner’in güvenlik operasyonları karşılıksız değildi. Birçok Afrika ülkesi gibi Mali de kereste, altın, uranyum ve lityum gibi değerli ve stratejik öneme sahip doğal kaynaklar açısından zengin.

Watling’e göre Wagner köklü bir geleneğe uygun hareket ediyordu: “Rusya’da standart bir işleyiş tarzı vardır; operasyonel maliyetleri ticari faaliyetlerle karşılarsınız. Afrika’da bu öncelikle madencilik imtiyazları yoluyla gerçekleşiyor.”

Wagner’in faaliyet gösterdiği her ülkede değerli doğal kaynakları güvence altına aldığı ve bunları sadece maliyetleri karşılamak için değil, önemli gelirler elde etmek için de kullandığı belirtiliyor. Blood Gold Report’a göre Rusya son iki yılda Afrika’dan 2,5 milyar dolar değerinde altın çıkardı ve bu da muhtemelen Ukrayna’daki savaşını finanse etmesine yardımcı oldu.

Bu ay, eskiden Wagner’in paralı askerleri olan Rus savaşçılar Mali’nin Burkina Faso sınırına yakın Intahaka altın madeninin kontrolünü ele geçirdi. Watling’e göre Rusya ayrıca, “Batı’nın kritik mineral ve kaynaklara erişim üzerindeki kontrolünü kaldırmaya çalışıyor”.

Mali’de cuntaya doğal kaynaklar üzerinde daha fazla kontrol sağlamak için madencilik kanunu değiştirildi. Bu süreçte Avustralyalı bir lityum madeni, kanunun uygulanmasına ilişkin belirsizlik nedeniyle hisselerinin alım satımını askıya aldı.

Lityum ve altın madenleri önemli olsa da, Dr Watling’e göre muhtemelen daha da büyük bir stratejik sorun var: “Nijer’de Ruslar, Fransa’nın ülkedeki uranyum madenlerine erişimini ortadan kaldıracak benzer bir dizi imtiyaz elde etmeye çalışıyor.”

‘Seferi Birlik’

Mali’de madenler üzerinde sağlanan kontrolün Nijer’de de yapılmasına odaklanan Rus iç yazışmaları raporda detaylandırılıyor. Rusya Batı Afrika’nın uranyum madenlerinin kontrolünü ele geçirmeyi başarırsa, Avrupa bir kez daha Rusya’nın “enerji şantajına” maruz kalabilir.

Fransa, nükleer enerjiye dünyadaki diğer tüm ülkelerden daha fazla bağımlı. 56 reaktörle ülke enerjisinin yaklaşık üçte ikisini bu şekilde üretiyor. Reaktörler için gereken uranyumun yaklaşık beşte biri Nijer’den ithal ediliyor. Eski sömürgeci gücün Nijer gibi ülkeleri sömürdüğüne dair iddialarla birlikte, daha önce de ticaret koşulları hakkında şikayetler gündeme gelmişti.

Watling’e göre, “Rusya’nın kullandığı söylem, Batılı devletlerin temelde sömürgeci bir tutum içinde oldukları yönünde. Bu çok ironik çünkü bu rejimleri izole etmeye, elitlerini kontrol etmeye ve doğal kaynaklarını çıkarmaya odaklanan Rus yaklaşımı da oldukça sömürgeci”.

Gerçekte, “Seferi Birlik” Rus dış politikasında radikal bir değişimden ziyade “Wagner 2.0” gibi görünüyor. Prigojin Afrika kıtasında derin siyasi, ekonomik ve askeri bağlar kurmuştu – bu karmaşık ağı parçalamak zor ve ters etki yaratacaktı.

“Seferi Birlik” aynı ülkelerde, aynı teçhizatla ve görünüşe göre aynı nihai hedefle faaliyet gösteriyor.

Watling’e göre temel değişiklik “Rusya’nın politikasını izlerken gösterdiği aşırılıkta” yatıyor. Prigojin’in Wagner Grubu Rusya’ya her zaman operasyonlarında ve yurtdışındaki nüfuzunda inkar olanağı sağlamıştı.

Ukrayna’nın işgalinin ardından, Batı güvenlik aygıtındaki pek çok kişi Rusya’nın maskesinin düştüğünü söylüyor.

Watling’e göre, “Uluslararası krizlerimizi daha da derinleştirmeye, başka yerleri ateşe vermeye ve zaten var olan yangınları genişleterek dünyayı daha az güvenli bir yer haline getirmeye çalışıyorlar”.

“Nihayetinde, şu anda karşı karşıya olduğumuz küresel rekabette bizi zayıflatıyor. Yani etkisi hemen hissedilmiyor ama zaman içinde ciddi bir tehdit oluşturuyor.”

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/rusya-afrikadaki-dogal-kaynaklara-erisim-karsiliginda-hukumetlere-destek-sagliyor/feed/ 0
Erciyes Üniversitesi, ABD’deki Nötrino Deneylerinin Kontrolünü Sağlıyor https://www.kanal7haber.com.tr/erciyes-universitesi-abddeki-notrino-deneylerinin-kontrolunu-sagliyor/ https://www.kanal7haber.com.tr/erciyes-universitesi-abddeki-notrino-deneylerinin-kontrolunu-sagliyor/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:18:30 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=2688 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) bünyesinde kurulan ve ABD’de Enerji Bakanlığınca (DOE) Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı’nda (Fermilab) yürütülen uluslararası nötrino deneylerinin resmi üyesi olan Erciyes Nötrino Araştırma Grubu (ENRG), bu deneylerin veri analizlerini yapıp kontrollerini sağlıyor.

ABD’de 12 yıl boyunca yüksek lisans, doktora ve post doktora için bulunan, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) ile CERN’den sonra dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı Fermilab’ta çeşitli deneyler yürüten ERÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Tıraş’ın öncülüğündeki grupta çeşitli alanlardan araştırmacılar yer alıyor.

Araştırma Dekanlığı binasındaki kontrol merkezinde çalışmalarını yürüten Tıraş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, nötrinoların elektriksel yükü sıfır olan, bir elektronun kütlesinin milyonda birinden daha az kütleye sahip ve maddelerin içinden neredeyse hiç etkileşmeden geçebilen temel parçacıklar olduğunu söyledi.

Tıraş, üniversitede kurdukları araştırma grubunun Fermilab’ta yürütülen ANNIE, NOvA ve DUNE nötrino deneylerinin ve Kaliforniya’daki Berkeley Üniversitesinde sürdürülen EOS deneyinin resmi üyesi olduğuna dikkati çekti.

Deneylerin resmi üyesi olan üniversitelerin ya da araştırma gruplarının uzaktan kontrol merkezleri kurabildiklerini vurgulayan Tıraş, içinde bulundukları kontrol merkezinin Fermilab’tan aktif veri aldığını, ANNIE ve NOvA deneylerinin uzaktan kontrol odası konumunda olduğunu, araştırmacıların oradaki deneylerin kontrolünü doğrudan bilgisayarlar üzerinden sağlayabildiklerini dile getirdi.

Yaklaşık 8 yıl Amerika’daki Iowa Üniversitesi adına CERN’de dedektör Ar-Ge ve fizik analizi ile yazılım çalışmalarına katıldığını anlatan Tıraş, şöyle konuştu:

“Buradaki kontrol odamızda uluslararası deneylerin elektronik sistemlerinin kontrolünü sağlıyoruz. O deneylerde alınan veriler için yazılımlar geliştirip fizik analizleri yapıyoruz. Dedektör Ar-Ge laboratuvarımızda yeni dedektör ve kalorimetre dediğimiz bu atom altı parçacıkları algılamak için kullandığımız algıçların Ar-Ge’sini yapıyoruz. Bunların elektronik kartlarını geliştiriyor, karakterizasyon testlerini lazerle ya da LED sistemleriyle yapıyoruz. Aynı zamanda radyoaktif elementlerle testlerini gerçekleştiriyoruz. Prototipini ürettiğimiz dedektörleri de Fermilab’taki uluslararası laboratuvarlara götürüyoruz. Burada ışın test merkezimiz var, oralarda da testlerini gerçekleştirebiliyoruz.”

Tıraş, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 20’den fazla araştırmacının grupta yer aldığını, aralarında fizik, astronomi, elektrik-elektronik, bilgisayar ve yazılım mühendisliği gibi bölümlerden doktora sonrası araştırmacılar, doktora, yüksek lisans ve lisans öğrencileri bulunduğunu aktardı.

Nötrinolar anlaşıldığında nükleer güvenlik önlemi de alınabilecek

Nötrinoların evrende ışığı taşıyan fotonlardan sonra en bol miktarda bulunan parçacıklar olduğuna dikkati çeken Tıraş, şöyle devam etti:

“Uzun yıllar nötrinoların kütlesiz olduğu tahmin ediliyordu ancak deneysel çalışmalarla 1990’lı yılların sonunda nötrinoların çok küçük de olsa kütlelerinin olduğu ispatlandı. Bu çalışmalardan sonra nötrinolara olan ilgi de çok fazla arttı. Nötrinolar çok kritik çünkü nükleer tepkimelerden ortaya çıkıyorlar. Yani bir nükleer reaktörünüz varsa reaktörün içerisindeki uranyum bozulumundan yani oradaki nükleer tepkimelerden nötrinolar ortaya çıkıyor. Eğer siz nötrinoları düzgün algılayabilirseniz reaktörün içerisindeki tepkimelerin de düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol edebilirsiniz. Dolayısıyla bir güvenlik önlemi de alabiliyorsunuz.”

“Nötrino çalışmaları çok kritik”

Süpernova patlamalarında, güneşin ve yıldızların içerisindeki nükleer tepkimelerde nötrinoların devamlı ortaya çıktığını anlatan Tıraş, “Maddeyle çok az etkileşiyorlar. Bu sebeple güneşten çıkan nötrinolar dünyaya ulaşıyor. Şu anda biz konuşurken bile bizim parmak ucumuz kadar bir alandan milyarlarca nötrino geçiyor. Nötrinoları düzgün şekilde algılayabilirseniz süpernova patlamalarını, güneşin, yıldızların içerisindeki nükleer tepkimeleri ya da galaksi oluşumunda ortaya çıkan nükleer tepkimeler sonucundaki reaksiyonları çok rahat bir şekilde anlayabilirsiniz. Bu nedenle nötrino çalışmaları çok kritik.” diye konuştu.

ABD’de uzun yıllar nötrino deneylerinin sürdüğünü, ERÜ’deki grubun da bunların bazılarının resmi üyesi olduğunu vurgulayan Tıraş, “Kurulumu devam eden ve 2027 yılında tamamlanması hedeflenen DUNE deneyinin resmi üyesiyiz. Bu deney için yaklaşık 2,5 milyar dolar bütçe ayrıldı. Nötrinoların özelliklerinin detaylı incelenmesi, kütlelerinin tek tek hassas bir şekilde hesaplanabilmesi, süpernova patlamalarından ortaya çıkan nötrinolar ile güneşten gelen nötrinoların farklarının çok hassas bir şekilde ölçülebilmesi hedefleniyor.” ifadelerini kullandı.

ERÜ Astronomi ve Uzay Bilimleri öğrencisi İbrahim Koca ise daha önce yazılım alanıyla ilgilendiğini, şimdi de deneylerin simülasyon yazılımına çalıştığını, bu yazımları geliştirdiğini kaydetti.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/erciyes-universitesi-abddeki-notrino-deneylerinin-kontrolunu-sagliyor/feed/ 0
2023 Yılında 23 Milyar 74 Milyon Lira Değerinde Uyuşturucu ve Kaçak Ticari Eşya Yakalandı https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-23-milyar-74-milyon-lira-degerinde-uyusturucu-ve-kacak-ticari-esya-yakalandi/ https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-23-milyar-74-milyon-lira-degerinde-uyusturucu-ve-kacak-ticari-esya-yakalandi/#respond Fri, 29 Dec 2023 21:21:18 +0000 https://www.kanal7haber.com.tr/?p=1686

TİCARET Bakanı Ömer Bolat, “2023 yılında toplam 23 milyar 74 milyon lira değerinde uyuşturucu madde ve kaçak ticari eşya yakalamasına imza attık” dedi.

Bakan Bolat, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Komuta Kontrol Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, 2023 yılı kaçakçılık verilerini değerlendirdi. Bolat, 2023 yılında hükümet olarak ihracat temelli, kalıcı ve istikrarlı büyümenin sağlanması için büyük çabalar sarf ettiklerini söyledi. Yasa dışı ticaretle mücadelede tavizsiz bir şekilde ellerinde geleni yaptıklarını söyleyen Bolat, “Bunları yaparken hem haksız ticareti engellemek hem devletin gelir kaybını engellemek hem de halkımızın güvenle yaşamasını sağlamak; ticarette istikrarı sağlayabilmek ve dürüst, namuslu tüccarların da menfaatlerini koruma noktasında 7/24 çalıştığımızı ifade etmek istiyorum. Havada, karada, demir yollarımızda hareket eden her araç dikkatli bir şekilde takip edilmektedir. Yasa dışı uygulamalar ve bunlara tevessül etme varsa bunlar en kısa sürede yakalanmaktadır. Bu nedenle 86 milyon vatandaşımız rahatlıkla devletine, hükümetine güvenebilir. 154 tane gümrüğümüz var ve 16 bin gümrük çalışanımız var. Bunların 8 bin 500’ü gümrük muayene personelimiz, 7 bin 500 kadarı da gümrükler muhafaza kaçakçılık ve istihbarat personelimiz. Hepsini de çok teşekkür ediyorum” dedi.

‘UYUŞTURUCU TİCARETİNE ASLA GÖZ AÇTIRMIYORUZ’

Bakanlığın gümrüklü sahalarda, başta uyuşturucu ticareti olmak üzere kaçakçılığın her türüne karşı 365 gün başarılı operasyonlar gerçekleştirildiğini kaydeden Bolat, “Gümrüklü sahalarımızda milyonlarca taşıt, eşya ve yolcunun kontrolü yapılmaktadır. Ülkemizi ve halkımızın menfaatlerini korumak adına da kaçakçılık teşebbüslerine geçit verilmemektedir. Bu konuda emniyet, jandarma ve sahil güvenlik ile de tam bir koordinasyon ve uyum içinde çalışma gösteriyoruz. Türk aile yapısının bütünlüğünü, sağlığını ve gençleri hedef alan uyuşturucu ticaretine asla göz açtırmıyoruz. Terör örgütlerinin en önemli gelir kaynağı olan uyuşturucu ticareti ve yasa dışı ticarete de büyük darbeler indirmiş bulunuyoruz. Bakanlığımız bu mücadeleyi sergilerken vizyoner projeler ortaya koymaya, dünyadaki en gelişmiş teknik imkanları ve ekipmanları kullanmaya da büyük önem veriyor” diye konuştu.

’12 TON UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ’

Gümrükler Muhafaza Komuta Kontrol Merkezi’nin 780 bin kilometrekarelik toprakları ve kara sularını 7/24 kontrol ettiğini vurgulayan Bolat, “Burada özellikle uzman, dinamik ve etkin bir çalışma ekibine sahibiz. 2023 yılının tamamında toplam 182 milyon yolcunun giriş-çıkış kontrolü yapıldı, 8 milyon 300 bin konteyner kontrol edildi, 966 bin uçak bizim hava sahamızı kullandı, 108 bin gemi kara sularımızda bulundu ve 4 milyon 800 bin adet TIR ve kamyon bu ticari taşımacılıkta kullanıldı ve onların da kontrolü yapıldı. Ayrıca 5 milyon adet binek aracın gümrüklerde kontrolü yapıldı. 2023 yılında gümrük kontrollerinde yaklaşık 12 ton uyuşturucu, 1 milyon 200 bin litre akaryakıt, 1 milyar 368 milyon lira değerinde 1302 adet araç, 3 milyar 210 milyon lira değerinde elektronik eşya, 5 bin tonu aşan yasa dışı gıda, 8 milyon adedi aşan elektronik sigara cihazı ve aksamı, 446 milyon adet tütün ve tütün mamulü, yaklaşık 7,5 milyar lira değerinde 40 milyon adet çeşitli eşya, 1 milyon 886 bini tıbbı ilaç olmak üzere 2 milyon 335 bin tıbbi malzeme yakalaması gerçekleştirilmiştir” ifadelerini kullandı.

‘TAVİZ VERİLMEDEN DEVAM EDİLECEK’

2022 yılındaki yakalamalara göre yüzde 93 oranında değer artışı ile 2023 yılında toplam 23 milyon 74 milyon lira değerinde uyuşturucu madde ve kaçak ticari eşya yakalaması yapıldığını belirten Bolat, “Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzerine kaçakçılıkla mücadele çalışmalarına taviz verilmeden devam edilecektir. Ayrıca, ülke içine girmiş olsa bile sonradan yapılan kontrollerle 2023 yılında toplam 2 milyon 800 milyon lira değerinde ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenerek devletimizin gelir kaybı engellenmiştir. Ticaret Bakanlığı olarak, halk sağlığını ve ülke güvenliğini tehlikeye sokabilecek, iç piyasa dengesini alt-üst edecek, ticarette haksız rekabet yaratacak bütün girişimlere engellemeye kararlıyız. Güncel gelişme ve yöntemleri de suçlulardan daha önce hareket ederek engelleme konusunda arkadaşlarımız çalışmaya devam edecekler” dedi.

]]>
https://www.kanal7haber.com.tr/2023-yilinda-23-milyar-74-milyon-lira-degerinde-uyusturucu-ve-kacak-ticari-esya-yakalandi/feed/ 0