Pendik Sahil Meydanı’nda düzenlenen “Pendik Hamsi Festivali”nde konuşan Kurum, Pendik’in her zamanki gibi coşkulu olduğunu ve 31 Mart zaferini müjdelediğini söyledi.
Kurum, “Karadeniz demek geçmişimiz, bugünümüz, geleceğimiz demek. Karadeniz demek, delikanlılık demek, vatan sevdası demek, sığınılacak liman demek, çelik gibi güçlü irade demek. Emin olun sizleri canımızdan öte seviyoruz. Pendik’imizin her bir sokağını, burada yaşayan her bir kardeşimizi seviyoruz. Çünkü sizler açık sözlüsünüz, yiğitsiniz.” ifadelerini kullandı.
Bakanlığı boyunca gittiği 81 ilde eser ve hizmetleri olduğunu anlatan Kurum, Karadeniz’de ayak basmadık bir tepe, yayla bırakmadıklarını kaydetti.
“İBB Başkanı ‘İstanbul’da kentsel dönüşüm yapılmasın’ diyor”
Kurum, İstanbul’daki deprem riskini kendilerinin gidereceğini, kentte tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar mücadeleyi vatandaşlarla vereceklerini ve İstanbul’da 650 bin konutu dönüştüreceklerini aktardı.
İBB Başkanı İmamoğlu’nun kentsel dönüşüm projeleri hakkındaki sözlerini eleştiren Kurum, şöyle devam etti:
“Biz ‘650 bin konut yapacağız.’ diyoruz. Bu yarı zamanlı belediyecilik yapan CHP’li belediye başkanı, ‘Bu konutların yapılmasına gerek yok’ diyor. Akla ziyan. Geçmişte yaptıkları belli, koca 5 yılda 5 bin konutu ancak dönüştürmüşler. Sen Trabzon’a gitsen, bizim orada yaptığımız konut sayısı senin koca 5 yılda yaptığından katbekat fazla. Pendik’e gelseniz, sosyal konutlarımızı, kentsel dönüşüm konutlarımızı görürsünüz. İstanbul’da 39 ilçedeki projelerimizi görürsünüz.”
“31 Mart’ta seni süresiz tatile göndereceğiz”
İmamoğlu’nun, 5 yıl boyunca kendi geleceğini inşa etmek için İstanbul’un ve Pendik’in kaynaklarını boşa harcadığını söyleyen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İsrafı bitirdik deyip, tabelalara tam 175 milyon lira para harcadı. Arkadaş sen israfı, tabelalara 175 milyon harcayarak bitiremezsin, 2 günlük konsere 550 milyon harcayarak bitiremezsin. Ama hiç merak etme 31 Mart’ta seni süresiz tatile göndereceğiz. 31 Mart’ta eş genel başkanınla seni tamamen özgürleştireceğiz. Artık istediğin kadar tatile gidebilirsin. Ama 31 Mart’ta bir de şunu yapacağız, o yaptığın israfların birer birer hesabını soracağız.”
Kurum, 31 Mart’ta bir tarafta İstanbul’da trafik çilesini bitirmek ve metro hatlarını 5 yılda 2 katına çıkarmak isteyenlerin, diğer tarafta ise 5 yılda sadece 8 kilometre metro yapanların, bununla da yetinmeyip yapılan metro ihalelerini iptal edenlerin olduğunu belirtti.
Metro inşaatına hafriyat döküldüğünü anımsatan Kurum, “Dünyanın neresine giderseniz gidin böyle bir örnekle karşılaşamazsınız. Bu, CHP anlayışıdır, reklam belediyeciliği anlayışıdır.” dedi.
“İstanbul’un her sokağında bizi göreceksiniz”
Bugüne kadar verdiği tüm sözlerini tuttuğunu kaydeden Kurum, “Size söz, İstanbul’un her sokağında, mahallesinde, ilçesinde bizi göreceksiniz. Bizi hiçbir zaman o bahanelerin, iftiraların, dedikoduların tarafında görmeyeceksiniz.” dedi.
Pendik’te trafiği rahatlatacak katlı kavşak projesini hızla hayata geçireceklerini bildiren Kurum, Sabiha Gökçen Havalimanı çevresinde vatandaşlara eziyet olan trafiği çözeceklerini, Pendik-Sabiha Gökçen- Tuzla metro hattını 2,5 yıl içerisinde tamamlayıp ilçeye kazandıracaklarını söyledi.
“31 Mart’ta tüm İstanbul’u sevindirelim”
Kurum, seçime kalan 28 günde herkesin bir kişiyi ikna edip oyunu almasını rica ederek, “31 Mart’ta tüm İstanbul’u sevindirelim, herkesi kucaklayalım. 31 Mart akşamı Eren Bülbül’ün annesini, Aybüke öğretmenin annesini, tüm şehitlerimizin, gazilerimizin annesini sevindirelim. İstanbul’daki tüm kardeşlerimizle el ele, Gazi Mustafa Kemal’in hayal ettiği, muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak istediği ve Cumhurbaşkanı’mızın sevdası olan aziz İstanbul’umuzu sizlerle geleceğe hazırlayalım.” diye konuştu.
Programın ardından vatandaşlara karanfil dağıtan Kurum, sahneye gelen çocuklarla horon tepti.
Programa, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik ve AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı ile çok sayıda vatandaş katıldı.
]]>“Milletimizle el ele verdiğimizde yapamayacağımız hiçbir iş yok”
Kurum’dan Özgür Özel’in ‘bedelli askerlik’ eleştirisine cevap: “Özgür efendi sen kimsin ki 650 bin gencimizin vatan sevgisini sorguluyorsun”
İSTANBUL – AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “5 yıllık süreçte 365 bin konut yaptım. Kentsel dönüşümle ilgili hemen hemen her ilde çalışmış bir kardeşinizim. Kentsel dönüşüm bizim işimiz. İstanbul’da 650 bin konutu 5 yıl içerisinde dönüştüreceğiz” dedi.
AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Bahçelievler’de düzenlenen Bereketli Toprakların Mirası Güneydoğu Sofrası İstanbul Buluşması programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, bakan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Doğu ve Güneydoğu’da ayak basmadık tek bir mahalle bırakmadık”
5 yıllık bakanlık döneminde Doğu ve Güneydoğu’da eserleri olduğunu hatırlatan Murat Kurum, “Her gün Allah’a şükrediyorum. Şükrediyorum çünkü, bu tür buluşmalarda görüyorum ki, milletimizin her ferdiyle, ülkemizin her yöresinden insanımızla muazzam gönül köprüleri kurmuşuz. 81 ilimizde yaptığımız hizmetlerle, kazandırdığımız nice eserlerle milletimizin teveccühüne mazhar olmuşuz. İnanın, milletimizin yüzündeki tebessüm bizim için şereflerin en büyüdüğüdür. Bu tebessümün ardında hiç şüphesiz tertemiz bir emek var, alın teri var, sizlere olan sevdamız var. Ben Mardin’de 3 sene okudum. Burada bir ablamızın kardeşi, benim okul arkadaşım. Mardin’den Mezopotamya’ya baktığınızda bir deniz görürsünüz. O güzel insanların ruhunu, kardeşliğini görürsünüz. Şırnak’ta askerlik yaptım. İyi ki; Şırnak’ın sokaklarında nefes alabilmeyi Rabbim bize nasip etti. 5 yıllık bakanlık dönemimde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun her bir şehrinde bu kardeşinizin bir izi var, bir eseri var. 81 ilimize 450’den fazla ziyaret gerçekleştirmiş bir kardeşiniz olarak Doğu’da, Güneydoğu’da ayak basmadık tek bir mahalle bırakmadık. Kardeşlerimizin ihtiyaçlarını gidermek için oraya koştuk” şeklinde konuştu.
“Milletimizle el ele verdiğimizde yapamayacağımız hiçbir iş yok”
Doğu ve Güneydoğu’da yaptığı hizmetleri sıralayan Kurum, “Her zaman en büyük gayemiz şu oldu. Sizlere nasıl daha müreffeh bir hayat sunabiliriz, hep bunun derdinde olduk. Hamdolsun bugün; Batman’dan Mardin’e, Siirt’ten Şırnak’a, Diyarbakır’dan Şanlıurfa’ya, Kilis’ten Adıyaman’a kadar her bir şehrimizde yaptığımız hizmetleri görürsünüz. İşte memleketiniz Batman’a gittiğinizde sizlerin evlatlarınızla, ailelerinizle nefes alacağı yeşil alanları, millet bahçelerimizi görürsünüz. Mardin’de Cumhuriyet Meydanımızı nasıl ihya ettiğimizi, Eski Mardin Çarşısı’nın siluetini aslına uygun bir şekilde nasıl yenilediğimizi görürsünüz. Siirt’te 40 bin metrekarelik alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımızı ve 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nı nasıl yenilediğimizi görürsünüz. Terörün Şırnak’ta, Diyarbakır’da oluşturduğu tahribattan sonra bu şehirlerimizi sosyal alanlarıyla, parklarıyla, bahçeleriyle birlikte nasıl yeniden ayağa kaldırdığımızı görürsünüz. Yeni Sur’u görürsünüz, yeni Şırnak’ı görürsünüz. Yine Şanlıurfa’da, Bitlis’in deresi Beş Minare’siyle sizleri selamlar. Erzurum’a gittiğinizde Ulu Camii etrafının düzenlendiğini görürsünüz, Adıyaman’da asrın felaketinden sonra yaralarımızı nasıl sarmak için yükselen konutlarımızı, yuvalarımızı görürsünüz. Malatya’ya gittiğinizde; Malatya bizi hemşehrisi ilan etti. Elazığ bizi Kara Murat ilan etti. Depremde, selde, heyelanda milletimizin hep yanındaydık. Elazığ’da Malatya’da depremler oldu, herkesten önce oraya koştuk. Elleri öyle bir tuttuk ki, o eller 1 yıl içinde konutlara dönüştü. Oraya gittiğimizde biz kendimizi evimizde gibi hissediyoruz, kardeşleri gibi bağırlarına basıyorlar. Bize ‘bu konutları yapamazsınız, kaynak bulamazsınız’ dediler. Biz de Allah’a şükür ki sözlerimizi tutan tarafta olduk. Yeni Elazığ, yeni Malatya’yı yeni Pütürge’yi vatandaşımızla el ele vererek inşa ettik. Asrın felaketinde 11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı etkileyen bir depremle uyandık. 6 Şubat’ta bu acıyı 85 milyon yaşadı. Tek yürek, tek yumruk oldu. 11 ilimizi ayağa kaldırmak için, yeniden Ulu Camii’nin ezanlarını duymak için, oradaki vatandaşlarımızın yüzünü güldürmek için çalıştık. 3 ayda 180 bin konutun ihalesini gerçekleştirdik. Dünyada hiçbir yerde bunu göremezsiniz. Biz milletimizle el ele verdiğimizde yapamayacağımız hiçbir iş yok” ifadelerine yer verdi.
“İstanbul’umuz iş bilmez ellerde, beceriksiz bir yönetim altında çok zaman kaybetmiştir”
“Trafik çilesiyle İstanbul’da yaşamı solduranlar var” sözleriyle mevcut İBB yönetimini eleştiren Murat Kurum, “Biz bu ülkenin her bir karışına sevdalıyız. Biz bu milletin her bir ferdine sevdalıyız. Bizim gecemiz gündüzümüz milletimiz. Aklımızda, fikrimizde, ruhumuzda hep Türkiye’miz var. Bizi bu yola düşüren, bizi bu yola sevk eden derttir. Bugün derdiyle dertlendiğimiz İstanbul’umuz iş bilmez ellerde, beceriksiz bir yönetim altında çok zaman kaybetmiştir. İstanbul’un 5 yılı ziyan edilmiş, heba edilmiştir. Ama önümüzde İstanbul’u yeniden emin ellere teslim etmek, yeniden şahlandırmak için çok büyük bir fırsat var. Bugün seçimde iki taraf var. Bir tarafta afet anında tatil beldelerinde gezenler, diğer tarafta Fikirtepe’de, Esenler’de İstanbul’un 39 ilçesinde toplam 75 bin yeni yuva için çalışanlar var. Bir tarafta kendi geleceği için İstanbul’u kaderine terk edenler, diğer tarafta Kartal Orhantepe’de, Üsküdar’da, Beykoz’da şantiyelerde arı gibi çalışanlar var. Bugün bir yanda trafik çilesiyle İstanbul’da yaşamı solduranlar, diğer yanda Çekmeköy’de, Tuzla’da, Pendik’te gençlerimize, çocuklarımıza yepyeni yaşam alanları sunanlar var” diye konuştu.
“İstanbul’un kaynağını İstanbul’a harcarsanız, İstanbul’un gücü her yere yeter”
İstanbul’un kaynaklarının algı ve reklam kampanyalarına harcandığını ifade eden Murat Kurum, “5 yıllık bakanlık görevimde, genel müdürlük görevimde ne söz verdiyse tutan bir kardeşiniz olarak karşınızdayım. Biz söz verdiysek, sözümüzü tutarız. 5 yıllık süreçte 365 bin konut yaptım. Kentsel dönüşümle ilgili hemen hemen her ilde çalışmış bir kardeşinizim. Kentsel dönüşüm bizim işimiz. İstanbul’da 650 bin konutu 5 yıl içerisinde dönüştüreceğiz. Dönüştüreceğiz ki, burada yaşayan kardeşlerimiz, annelerimiz babalarımız yastığa başını koyduğunda güven ve huzur içinde uyusun. Kaynağı nereden mi bulacağız? Kaynak milletimiz. İstanbul’un kaynağını İstanbul’a harcarsanız, İstanbul’un gücü her yere yeter. Ama siz İstanbul’un kaynaklarını kendi ikbaliniz için boy boy reklam tabelalarına harcarsanız, 2 günlük konsere 550 milyon lira harcarsanız yetmez. O zaman İstanbul üzülür, İstanbul kırılır. İstanbul küçük bir bebek gibidir. Sevgi ister, ilgi ister, güvenli adımlarla birlikte yürümek ister. Hem İstanbul’daki deprem riskini ortadan kaldıracağız. Hem de yapacağımız 100 bin kiralık konutla birlikte, konut kira fiyatlarını aşağı çeken tarafta olacağız. Trafik çilesine yapacağımız metrolarla, karayolları tünelleriyle ve kavşak düzenlemeleriyle son vereceğiz. İstanbul’un 571 yıllık onurunu, gururunu yeniden İstanbul diyerek şaha kaldıracağız. 5 yıllık fetret devrini bitireceğiz” dedi.
“Özgür efendi sen kimsin ki 650 bin gencimizin ve ailelerinin vatan sevgisini sorguluyorsun?”
Kurum, bedelli askerlik yapanlara ‘kaçak’ diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ise şu şekilde tepki gösterdi:
“Bunun mesajını CHP’nin bir o yana, bir bu yana savrulmasından da anlıyoruz. İşte bugün bu savrulmanın bir örneğini daha gördük. CHP’nin yetersiz eş genel başkanı Özgür efendi çıkmış, bedelli askerlik yapan 650 bin vatan evladımıza ‘kaçak’ diyor. Ne diyor? ‘Türkiye’yi sevenlerden oy istiyoruz. Bedelli askerliğe kaçanlardan değil’ diyor. CHP eş genel başkanı Özgür efendi bu aralar diline bizi doladı. Niye? Çünkü 31 Mart akşamı eş genel başkanlığını bırakacak. Hem kendisi hem de kibri aklının önüne geçmiş buradaki belediye başkanı, yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan Ekrem bey süresiz tatile gidecekler. Özgür efendi sen kimsin ki 650 bin gencimizin vatan sevgisini sorguluyorsun, onları vatanı sevmemekle suçluyorsun? Sen kimsin ki bu pırıl pırıl gençlerimize böyle bir ithamda bulunuyorsun. Acaba senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Sana bu yetkiyi kim veriyor? Deprem üzerinden kirli bir siyaseti üreten sen değil misin? Şehit cenazesinde kahkahalar atan sen değil misin? Bu millet senin ne olduğunu, kim olduğunu çok iyi biliyor. Milletimizin arasına nifak tohumları ekmene asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Gençlerimize, bu vatanın hiçbir evladına kimse yafta vuramaz. Hele hele şehidimizin cenazesinde kahkahalar atanlar bu konuda tek bir kelime edemez. Hiç merak etme bu milletin evlatları, sana gereken cevabı 31 Mart’ta sandıkları patlatarak verecek.”
“Bizi arayanlar milletin yuvalarını yaparken bulacak”
“Bizim bu şehre dair rüyalarımız, hayallerimiz, hedeflerimiz var” diyerek sözlerine devam eden Kurum, “Derdi olmayanlar bizi anlayamaz. Çünkü dert insanı yollara düşürür. İşte biz bu dertle milletimizin zor anında nasıl yanında olduysak, 31 Mart’tan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Bizi arayanlar algıda, reklamda bulamayacak. Bizi arayanlar milletin yuvalarını yaparken bulacak. Bizi arayanlar yerin üstünde dönüşüm, yerin altında metro şantiyelerinde bulacak. Bizi arayanlar İstanbul’un 39 ilçesinde millet bahçeleri yaparken bulacak. Bizi hiç kimse polemik yaparken görmeyecek. Bizi arayanlar temel atarken, açılışlar yaparken bulacak. Gençlerimiz için yeni ofisler, yeni iş yerleri kurarken bulacak. Bizi arayanlar başımızdaki baretimizle, ayağımızdaki çizmemizle, sırtımızdaki montumuzla İstanbul’umuz için koşarken bulacak. Biz hiçbir zaman kirli pazarlıkların, iftiraların, dedikodular tarafında olmayacağız. Biz hep millet için yapan ve üreten tarafta olacağız. Biz hiçbir zaman sözünü yiyenlerin tarafında olmayacağız. Biz hep sözünü tutanların tarafında olacağız” dedi.
“Bu şehrin çilesi varsa muradı da var”
Kurum konuşmasını, “Dün nasıl 81 ilimize ve İstanbul’umuza hizmet ettiysek Allah’ın izniyle 1 Nisan’dan sonra da bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. Ne diyor Şanlıurfa’nın yanık sesi Kazancı Bedih: ‘Mevlam birçok dert vermiş, beraber derman vermiş.’ Evet, bu şehrin derdi varsa dermanı da var, bu şehrin çilesi varsa muradı da var. İnşallah İstanbul’un dertlerine hep birlikte derman olacağız. İstanbul’umuzu hep birlikte değiştirecek, hep birlikte yöneteceğiz. İstanbul’a yeniden; gönül belediyeciliğini hakim kılacağız. Her kardeşimizin gurur duyacağı bir İstanbul için gece gündüz demeden var gücümüzle çalışacağız. 1 Nisan’da İstanbul, gerçek belediyecilikle tanışacak. 1 Nisan’da yüzler gülecek, İstanbul gülecek, İstanbullular gülecek. Tıpkı Diyarbakır türküsünde ‘Mardin kapı şen olur’ dediği gibi inşallah 1 Nisan’dan sonra da İstanbul’umuzun her bir hanesi, her bir vatandaşı şen olacak, huzurlu olacak” ifadeleriyle noktaladı.
“Murat kardeşim İstanbul için büyük bir fırsattır”
İstanbul’un 1 Nisan’dan itibaren yeniden eser ve hizmet siyasetiyle yönetileceğini ifade eden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, “Sosyal konut açığını köklü bir şekilde çözmenin tek bir yolu var. O da TOKİ üzerinden sosyal konut üretimidir. Özellikle İstanbul’un karşı karşıya olduğu deprem riski var. Kentsel dönüşüm temel çözümdür. Kentsel dönüşümün mimarı burada. İBB başkan adayımız, deneyimiyle, birikimiyle ulaşım sorununu, konut arzını ve kentsel dönüşümü yapabilecek Türkiye’de en güçlü kişiliktir. Biz bu şehri daha yaşanabilir bir hale getirmek, daha da kalkındırmak için bu alanlarda ilerleme sağlamamız lazım. Sizce adaylar arasında bunu en iyi kim yapabilir? Bence cevap çok açık ve nettir. O yüzden Murat kardeşim İstanbul için büyük bir fırsattır. İstanbul çok şanslıdır. Bu kadar büyük bir tecrübeye, birikime sahip işin ehlidir” şeklinde konuştu.
]]>AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Bahçelievler’de düzenlenen Bereketli Toprakların Mirası Güneydoğu Sofrası İstanbul Buluşması programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Kurum’un yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, bakan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Doğu ve Güneydoğu’da ayak basmadık tek bir mahalle bırakmadık”
5 yıllık bakanlık döneminde Doğu ve Güneydoğu’da eserleri olduğunu hatırlatan Murat Kurum, “Her gün Allah’a şükrediyorum. Şükrediyorum çünkü, bu tür buluşmalarda görüyorum ki, milletimizin her ferdiyle, ülkemizin her yöresinden insanımızla muazzam gönül köprüleri kurmuşuz. 81 ilimizde yaptığımız hizmetlerle, kazandırdığımız nice eserlerle milletimizin teveccühüne mazhar olmuşuz. İnanın, milletimizin yüzündeki tebessüm bizim için şereflerin en büyüdüğüdür. Bu tebessümün ardında hiç şüphesiz tertemiz bir emek var, alın teri var, sizlere olan sevdamız var. Ben Mardin’de 3 sene okudum. Burada bir ablamızın kardeşi, benim okul arkadaşım. Mardin’den Mezopotamya’ya baktığınızda bir deniz görürsünüz. O güzel insanların ruhunu, kardeşliğini görürsünüz. Şırnak’ta askerlik yaptım. İyi ki; Şırnak’ın sokaklarında nefes alabilmeyi Rabbim bize nasip etti. 5 yıllık bakanlık dönemimde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun her bir şehrinde bu kardeşinizin bir izi var, bir eseri var. 81 ilimize 450’den fazla ziyaret gerçekleştirmiş bir kardeşiniz olarak Doğu’da, Güneydoğu’da ayak basmadık tek bir mahalle bırakmadık. Kardeşlerimizin ihtiyaçlarını gidermek için oraya koştuk” şeklinde konuştu.
“Milletimizle el ele verdiğimizde yapamayacağımız hiçbir iş yok”
Doğu ve Güneydoğu’da yaptığı hizmetleri sıralayan Kurum, “Her zaman en büyük gayemiz şu oldu. Sizlere nasıl daha müreffeh bir hayat sunabiliriz, hep bunun derdinde olduk. Hamdolsun bugün; Batman’dan Mardin’e, Siirt’ten Şırnak’a, Diyarbakır’dan Şanlıurfa’ya, Kilis’ten Adıyaman’a kadar her bir şehrimizde yaptığımız hizmetleri görürsünüz. İşte memleketiniz Batman’a gittiğinizde sizlerin evlatlarınızla, ailelerinizle nefes alacağı yeşil alanları, millet bahçelerimizi görürsünüz. Mardin’de Cumhuriyet Meydanımızı nasıl ihya ettiğimizi, Eski Mardin Çarşısı’nın siluetini aslına uygun bir şekilde nasıl yenilediğimizi görürsünüz. Siirt’te 40 bin metrekarelik alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımızı ve 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nı nasıl yenilediğimizi görürsünüz. Terörün Şırnak’ta, Diyarbakır’da oluşturduğu tahribattan sonra bu şehirlerimizi sosyal alanlarıyla, parklarıyla, bahçeleriyle birlikte nasıl yeniden ayağa kaldırdığımızı görürsünüz. Yeni Sur’u görürsünüz, yeni Şırnak’ı görürsünüz. Yine Şanlıurfa’da, Bitlis’in deresi Beş Minare’siyle sizleri selamlar. Erzurum’a gittiğinizde Ulu Camii etrafının düzenlendiğini görürsünüz, Adıyaman’da asrın felaketinden sonra yaralarımızı nasıl sarmak için yükselen konutlarımızı, yuvalarımızı görürsünüz. Malatya’ya gittiğinizde; Malatya bizi hemşehrisi ilan etti. Elazığ bizi Kara Murat ilan etti. Depremde, selde, heyelanda milletimizin hep yanındaydık. Elazığ’da Malatya’da depremler oldu, herkesten önce oraya koştuk. Elleri öyle bir tuttuk ki, o eller 1 yıl içinde konutlara dönüştü. Oraya gittiğimizde biz kendimizi evimizde gibi hissediyoruz, kardeşleri gibi bağırlarına basıyorlar. Bize ‘bu konutları yapamazsınız, kaynak bulamazsınız’ dediler. Biz de Allah’a şükür ki sözlerimizi tutan tarafta olduk. Yeni Elazığ, yeni Malatya’yı yeni Pütürge’yi vatandaşımızla el ele vererek inşa ettik. Asrın felaketinde 11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı etkileyen bir depremle uyandık. 6 Şubat’ta bu acıyı 85 milyon yaşadı. Tek yürek, tek yumruk oldu. 11 ilimizi ayağa kaldırmak için, yeniden Ulu Camii’nin ezanlarını duymak için, oradaki vatandaşlarımızın yüzünü güldürmek için çalıştık. 3 ayda 180 bin konutun ihalesini gerçekleştirdik. Dünyada hiçbir yerde bunu göremezsiniz. Biz milletimizle el ele verdiğimizde yapamayacağımız hiçbir iş yok” ifadelerine yer verdi.
“İstanbul’umuz iş bilmez ellerde, beceriksiz bir yönetim altında çok zaman kaybetmiştir”
“Trafik çilesiyle İstanbul’da yaşamı solduranlar var” sözleriyle mevcut İBB yönetimini eleştiren Murat Kurum, “Biz bu ülkenin her bir karışına sevdalıyız. Biz bu milletin her bir ferdine sevdalıyız. Bizim gecemiz gündüzümüz milletimiz. Aklımızda, fikrimizde, ruhumuzda hep Türkiye’miz var. Bizi bu yola düşüren, bizi bu yola sevk eden derttir. Bugün derdiyle dertlendiğimiz İstanbul’umuz iş bilmez ellerde, beceriksiz bir yönetim altında çok zaman kaybetmiştir. İstanbul’un 5 yılı ziyan edilmiş, heba edilmiştir. Ama önümüzde İstanbul’u yeniden emin ellere teslim etmek, yeniden şahlandırmak için çok büyük bir fırsat var. Bugün seçimde iki taraf var. Bir tarafta afet anında tatil beldelerinde gezenler, diğer tarafta Fikirtepe’de, Esenler’de İstanbul’un 39 ilçesinde toplam 75 bin yeni yuva için çalışanlar var. Bir tarafta kendi geleceği için İstanbul’u kaderine terk edenler, diğer tarafta Kartal Orhantepe’de, Üsküdar’da, Beykoz’da şantiyelerde arı gibi çalışanlar var. Bugün bir yanda trafik çilesiyle İstanbul’da yaşamı solduranlar, diğer yanda Çekmeköy’de, Tuzla’da, Pendik’te gençlerimize, çocuklarımıza yepyeni yaşam alanları sunanlar var” diye konuştu.
“İstanbul’un kaynağını İstanbul’a harcarsanız, İstanbul’un gücü her yere yeter”
İstanbul’un kaynaklarının algı ve reklam kampanyalarına harcandığını ifade eden Murat Kurum, “5 yıllık bakanlık görevimde, genel müdürlük görevimde ne söz verdiyse tutan bir kardeşiniz olarak karşınızdayım. Biz söz verdiysek, sözümüzü tutarız. 5 yıllık süreçte 365 bin konut yaptım. Kentsel dönüşümle ilgili hemen hemen her ilde çalışmış bir kardeşinizim. Kentsel dönüşüm bizim işimiz. İstanbul’da 650 bin konutu 5 yıl içerisinde dönüştüreceğiz. Dönüştüreceğiz ki, burada yaşayan kardeşlerimiz, annelerimiz babalarımız yastığa başını koyduğunda güven ve huzur içinde uyusun. Kaynağı nereden mi bulacağız? Kaynak milletimiz. İstanbul’un kaynağını İstanbul’a harcarsanız, İstanbul’un gücü her yere yeter. Ama siz İstanbul’un kaynaklarını kendi ikbaliniz için boy boy reklam tabelalarına harcarsanız, 2 günlük konsere 550 milyon lira harcarsanız yetmez. O zaman İstanbul üzülür, İstanbul kırılır. İstanbul küçük bir bebek gibidir. Sevgi ister, ilgi ister, güvenli adımlarla birlikte yürümek ister. Hem İstanbul’daki deprem riskini ortadan kaldıracağız. Hem de yapacağımız 100 bin kiralık konutla birlikte, konut kira fiyatlarını aşağı çeken tarafta olacağız. Trafik çilesine yapacağımız metrolarla, karayolları tünelleriyle ve kavşak düzenlemeleriyle son vereceğiz. İstanbul’un 571 yıllık onurunu, gururunu yeniden İstanbul diyerek şaha kaldıracağız. 5 yıllık fetret devrini bitireceğiz” dedi.
“Özgür efendi sen kimsin ki 650 bin gencimizin ve ailelerinin vatan sevgisini sorguluyorsun?”
Kurum, bedelli askerlik yapanlara ‘kaçak’ diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ise şu şekilde tepki gösterdi:
“Bunun mesajını CHP’nin bir o yana, bir bu yana savrulmasından da anlıyoruz. İşte bugün bu savrulmanın bir örneğini daha gördük. CHP’nin yetersiz eş genel başkanı Özgür efendi çıkmış, bedelli askerlik yapan 650 bin vatan evladımıza ‘kaçak’ diyor. Ne diyor? ‘Türkiye’yi sevenlerden oy istiyoruz. Bedelli askerliğe kaçanlardan değil’ diyor. CHP eş genel başkanı Özgür efendi bu aralar diline bizi doladı. Niye? Çünkü 31 Mart akşamı eş genel başkanlığını bırakacak. Hem kendisi hem de kibri aklının önüne geçmiş buradaki belediye başkanı, yarı zamanlı belediye başkanlığı yapan Ekrem bey süresiz tatile gidecekler. Özgür efendi sen kimsin ki 650 bin gencimizin vatan sevgisini sorguluyorsun, onları vatanı sevmemekle suçluyorsun? Sen kimsin ki bu pırıl pırıl gençlerimize böyle bir ithamda bulunuyorsun. Acaba senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Sana bu yetkiyi kim veriyor? Deprem üzerinden kirli bir siyaseti üreten sen değil misin? Şehit cenazesinde kahkahalar atan sen değil misin? Bu millet senin ne olduğunu, kim olduğunu çok iyi biliyor. Milletimizin arasına nifak tohumları ekmene asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Gençlerimize, bu vatanın hiçbir evladına kimse yafta vuramaz. Hele hele şehidimizin cenazesinde kahkahalar atanlar bu konuda tek bir kelime edemez. Hiç merak etme bu milletin evlatları, sana gereken cevabı 31 Mart’ta sandıkları patlatarak verecek.”
“Bizi arayanlar milletin yuvalarını yaparken bulacak”
“Bizim bu şehre dair rüyalarımız, hayallerimiz, hedeflerimiz var” diyerek sözlerine devam eden Kurum, “Derdi olmayanlar bizi anlayamaz. Çünkü dert insanı yollara düşürür. İşte biz bu dertle milletimizin zor anında nasıl yanında olduysak, 31 Mart’tan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Bizi arayanlar algıda, reklamda bulamayacak. Bizi arayanlar milletin yuvalarını yaparken bulacak. Bizi arayanlar yerin üstünde dönüşüm, yerin altında metro şantiyelerinde bulacak. Bizi arayanlar İstanbul’un 39 ilçesinde millet bahçeleri yaparken bulacak. Bizi hiç kimse polemik yaparken görmeyecek. Bizi arayanlar temel atarken, açılışlar yaparken bulacak. Gençlerimiz için yeni ofisler, yeni iş yerleri kurarken bulacak. Bizi arayanlar başımızdaki baretimizle, ayağımızdaki çizmemizle, sırtımızdaki montumuzla İstanbul’umuz için koşarken bulacak. Biz hiçbir zaman kirli pazarlıkların, iftiraların, dedikodular tarafında olmayacağız. Biz hep millet için yapan ve üreten tarafta olacağız. Biz hiçbir zaman sözünü yiyenlerin tarafında olmayacağız. Biz hep sözünü tutanların tarafında olacağız” dedi.
“Bu şehrin çilesi varsa muradı da var”
Kurum konuşmasını, “Dün nasıl 81 ilimize ve İstanbul’umuza hizmet ettiysek Allah’ın izniyle 1 Nisan’dan sonra da bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. Ne diyor Şanlıurfa’nın yanık sesi Kazancı Bedih: ‘Mevlam birçok dert vermiş, beraber derman vermiş.’ Evet, bu şehrin derdi varsa dermanı da var, bu şehrin çilesi varsa muradı da var. İnşallah İstanbul’un dertlerine hep birlikte derman olacağız. İstanbul’umuzu hep birlikte değiştirecek, hep birlikte yöneteceğiz. İstanbul’a yeniden; gönül belediyeciliğini hakim kılacağız. Her kardeşimizin gurur duyacağı bir İstanbul için gece gündüz demeden var gücümüzle çalışacağız. 1 Nisan’da İstanbul, gerçek belediyecilikle tanışacak. 1 Nisan’da yüzler gülecek, İstanbul gülecek, İstanbullular gülecek. Tıpkı Diyarbakır türküsünde ‘Mardin kapı şen olur’ dediği gibi inşallah 1 Nisan’dan sonra da İstanbul’umuzun her bir hanesi, her bir vatandaşı şen olacak, huzurlu olacak” ifadeleriyle noktaladı.
“Murat kardeşim İstanbul için büyük bir fırsattır”
İstanbul’un 1 Nisan’dan itibaren yeniden eser ve hizmet siyasetiyle yönetileceğini ifade eden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, “Sosyal konut açığını köklü bir şekilde çözmenin tek bir yolu var. O da TOKİ üzerinden sosyal konut üretimidir. Özellikle İstanbul’un karşı karşıya olduğu deprem riski var. Kentsel dönüşüm temel çözümdür. Kentsel dönüşümün mimarı burada. İBB başkan adayımız, deneyimiyle, birikimiyle ulaşım sorununu, konut arzını ve kentsel dönüşümü yapabilecek Türkiye’de en güçlü kişiliktir. Biz bu şehri daha yaşanabilir bir hale getirmek, daha da kalkındırmak için bu alanlarda ilerleme sağlamamız lazım. Sizce adaylar arasında bunu en iyi kim yapabilir? Bence cevap çok açık ve nettir. O yüzden Murat kardeşim İstanbul için büyük bir fırsattır. İstanbul çok şanslıdır. Bu kadar büyük bir tecrübeye, birikime sahip işin ehlidir” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Türkiye’de yatırım için artık kimsenin gayrimenkul almaya yanaşmadığını farklı yatırımlara yöneldiğini belirten Elfi Gayrimenkul Kurucusu ve Brokerı Özkan Aydemir, “2022’de 67 bin konut satışı, 2023’e girdiğimizde 35 bine düştüğünü görmekteyiz. 2022 yılında 6,2 milyar dolarlık bir satışa karşılık 2023’te de 3,5 milyar dolara yakın yabancı satışlarda azalma olduğu görmekteyiz. En çok Rus, İran ve Ukrayna vatandaşları Türkiye’den gayrimenkul aldılar. Genelde de İstanbul, Antalya ve Mersin en çok tercih edilen illerimizden oldu. Merkez bankası verilerine göre Türklerin yurt dışında yapmış olduğu gayrimenkul yatırımlarında aynı dönemde yüzde 163,7 arttığını görmekteyiz. Bu da vatandaşlarımızın yurt dışında 2 milyar dolarlık bir yatırım yaptıklarını gösteriyor. En çok artışın olduğu ülke de Amerika, Amerika’da yüzde 115’lik bir artış görmekteyiz. İngiltere, Dubai, Arnavutluk, Karadağ ve Kuzey Kıbrıs diye devam ediyor. Burada 120 binden fazla vatandaşımızın yurt dışından mülk aldığını ve 25 milyar dolara yakın da bir yatırım yaptıklarını görmekteyiz. Ülkemizde yabancı yatırımcıların mülk aldığını görürken, bizim vatandaşlarımız da yurt dışında gayrimenkul aldığını görmekteyiz” dedi.
“Yurt dışına yatırımın önüne basit önlemlerle geçebiliriz”
Türkiye’nin yabancı yatırımcıya gayrimenkul satışı yaparken, bir taraftan da Türk vatandaşlarının yurt dışına yöneldiğini ifade eden Aydemir, “Döviz girdisi oluyor, buna karşılıkta tekrar bir döviz çıktısını görmekteyiz. Bunların en büyük nedenlerinden birisi de büyük şehirlerde bulunan konut fiyatlarındaki artış hızı. Büyük şehirlerdeki gayrimenkul fiyatlarımız, dünyadaki birçok ülke ile yarışabilecek duruma geldi. Bunların başında yüzde 25 kira sınırlaması, amortisman sürelerini yukarı çıkardı. Bir çok vatandaşımız da amortisman sürelerinde kira gelirleri elde edemediği için, daha yüksek kazançlara yönelmek zorunda kaldılar. En büyük söylentilerden birisi olan, 2 ve üstü gayrimenkulü olanlara ek verginin geleceği söylentileri. Bu da vatandaşlarımıza tabii ki korku psikolojisini getirip, elindeki gayrimenkulleri satıp yurt dışından gayrimenkul almasına teşvik etti. 2 yıllık süren yüzde 25 kira sınırlamasının aslında, tüfeye göre bırakılması gerekmektedir. Çünkü işyerlerinde nasıl tüfe olarak yapılıyorsa, konutta da yüzde 25 sınırının kalkıp tüfeye göre yapılması gerekiyor. Normalde, konut yatırımcılarının yüzde 80’i vatandaşlarımız ticari bir mülk almaktansa konut yatırımı yapıp, o konutun geliri ile geçinen vatandaşlarımız da mevcut” diye konuştu.
“İmarlı bölgelerin çoğalması gerekiyor”
Yurt dışına gayrimenkul yatırımcılarının azaltmamız için, büyükşehirlerimizdeki imar bölgelerinin çoğaltılması gerektiğini belirten Aydemir, “Rakamların bir basamak aşağı gelmesi gerekiyor. Eğer gayrimenkul fiyatlarının aşağı gelmemesi ve yukarı çıkması, yatırımcıyı yurt dışına yönlendiriyor. Örneklerden birisi de sosyal medyada çok kez önümüze çıkıyor. Amerika’da bir sanatçının 117 milyon liraya malikhanesini satıp, o parayla, İstanbul’un göbeğinde 125 milyon liralık bir ilanı alamıyor. Büyükşehirlerdeki rakamlar çok yukarı çıktı. O yüzden de bizim vatandaşlarımız da yurt dışına yöneliyor. Büyükşehirlerdeki imarlı bölgelerin çoğaltılması gerekiyor” dedi.
“Vize alamayan ev alıyor”
Vatandaşımız son 2 yıl içerisinde vize ile ilgili çok büyük sorunlar yaşadığını belirten Aydemir, “Ticari vize almakta bile zorluk çekiyor. O yüzden de vatandaşlarımız bu vize olayını çözebilmek için Avrupa ülkelerinden gayrimenkul yatırımlara yönelmiş durumda. Hükümetimizin mutlaka Avrupa’daki vize sorununu çözmesi gerekiyor. Yurtdışına gezmek için gitmeyi bırakın, ticari işleriniz için bile gitmeye kalksanız vize sorunuyla karşılaşıyorsunuz. Vize alamayan gayrimenkul alıyor” diye konuştu. – BURSA
]]>Yasa, “tüketicileri sahte kısa vadeli kiralama tekliflerinden korurken, uzun vadeli kiralamaların azalması nedeniyle konut sektörü üzerinde oluşan baskıyı da azaltmayı” amaçlıyor.
“Sorumlu ve şeffaf bir kısa süreli kiralama sektörü için yeni kurallar” içeren yasa önerisi, Perşembe günü Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda ele alındı.
Yeni yasa, 14’e karşı 493 oyla kabul edildi. 33 milletvekili de çekimser kaldı.
Yasal düzenlemeye neden ihtiyaç duyuldu?
Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan düzenlemeye göre, Airbnb, Booking, Expedia ve TripAdvisor gibi çevrimiçi platformların yaygınlaşmasıyla birlikte Avrupa Birliği (AB) genelinde kısa süreli konaklama kiralama hizmetlerinin hacmi de önemli ölçüde arttı.
Çevrimiçi kısa süreli kiralamalar, AB’deki toplam turistik konaklamanın yüzde 25’ine ulaştı. Yani bir başka deyişle, her dört turistik amaçlı konaklamadan biri, kısa süreli kiralama yoluyla yapılıyor.
Bu tür kiralamalar ev sahipleri, turistler ve bazı işletmeler için yarar sağlasa da özellikle konut piyasası için sıkıntılara yol açmaya başladı.
Kısa süreli kiralama ile ilgili uygun kuralların bulunmaması nedeniyle yüksek konut fiyatları, daimi sakinlerin yerinden edilmesi, aşırı turizm ve haksız rekabet gibi sorunların artmasına neden oldu.
Bu nedenle birçok turistik Avrupa kenti, Airbnb gibi uygulamalara karşı katı kurallar getirmeye başladı.
Hollanda’nın başkenti Amsterdam ve Fransa’nın başkenti Paris’te, konutların tatil için kira süresine kısıtlama getirildi.
Ciddi bir konut sıkıntısıyla karşı karşıya olan Hollanda’da, yaklaşık 7 bin ev Airbnb üzerinden kısa süreli kiralanıyor.
Bu nedenle Hollanda’daki konut sahiplerinin, evlerin kısa süreli kiralaması yılda en fazla 30 günle sınırlandırıldı.
İspanya’nın Barcelona kenti ise çevrimiçi kısa süreli kiralama uygulamalarına yasak getirdi.
AB üyesi 23 ülke, 2022’de kısa vadeli çevrimiçi kiralama uygulamaları için yeni kurallar getirdi. Diğer ülkelerde de bu konuda yasal düzenleme hazırlığı devam ediyor.
Parlamento, hem kısa vadeli kiralamadan doğan sorunları önlemek hem de farklı yerel kuralların iç pazarda yarattığı parçalanmayı ortadan kaldırmak için Avrupa genelinde bu düzenlemeyi gündeme getirdi.
Yeni yasa neleri içeriyor?
Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen yeni yasa, AB genelinde kısa süreli kiralamaları kısıtlamak için getirilen kuralları, tek elden daha uygulanabilir hale getirmeyi hedefliyor.
Kaliteli verilerin daha iyi yaptırımlara ve daha az yasa dışı kiralamaya yol açmasını sağlayacağı belirtilen düzenleme, şu önlemleri içeriyor:
Kısa süreli kiralama hizmetlerini kolaylaştıran çevrimiçi platformlar, faaliyet gösterdikleri bölgelerde, listelerindeki mülkler için uygulanan kayıt prosedürleri ve veri paylaşımına ilişkin yükümlülüklere uymak zorunda olacak.
Basit bir çevrimiçi kayıt prosedürü sayesinde, ilgili makamların ev sahibini ve birimini tanımlamasına ve bilgilerini doğrulamasına olanak sağlanacak.
Kısa süreli kiralama hizmeti veren siteler, ev sahipleri tarafından sağlanan bilgilerin güvenilir ve eksiksiz olmasını, kayıt numarasının da açıkça görülebilmesini sağlaması gerekecek.
Yasa kapsamında ilgili makamlar, kayıt numaralarını askıya alabilecek, çevrimiçi platformlardan yasa dışı listelemelerin kaldırmasını isteyebilecek.
Yetkili makamlarla uyumlu çalışmayan platformlara veya sistem sağlayıcılarına ceza verilebilecek.
AB üyesi ülkelerin, kısa süreli kiralama sitelerine kayıtlı ev sahibi faaliyetlerine ilişkin verilere düzenli bir şekilde ulaşabilmesi için tek bir dijital giriş noktası oluşturulacak.
Konutun kiralandığı gece ve konaklayan kişi sayısı, adres, kayıt numarası, gibi verilerin toplanması; yetkililerin ev sahibi kayıt süreçlerine uyumu ve ulusal yetkililerin kısa süreli konaklama kiralama sektöründe uygun politikaları uygulamasına olanak tanıyacak.
Taraflar yasa için ne diyor?
Yasa önerisini hazırlayan Hollandalı Yeşil Sol Parti Milletvekili Kim Van Sparrentak, Avrupa kentlerinde yasa dışı kısa süreli tatil amaçlı kiralamalarda artış yaşandığını vurgulayarak, “Bu Avrupa’daki şehirlerde yaşamı daha zorlaştırıyor” dedi.
Sparrentak’a göre, yeni yasa, yasa dışı kiralamaları ortadan kaldıracak. Düzenli veri paylaşımı sayesinde spekülasyonlar önlenecek. Yerel yetkililerin, uygun fiyatlı konutlara erişimi güvence altına alarak konut kriziyle mücadele etmesine katkıda bulunacak.
Airbnb’nin AB politikaları sorumlusu Georgina Browes da, AFP’ye yaptığı açıklamada, “İlk kez yolun kuralları netleşiyor. Bu da ev sahiplerine, yetkililere ve ziyaretçilere fayda sağlıyor” dedi.
Yasa ne zaman yürürlüğe girecek?
Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen yasa, AB Komisyonu’nun onayının ardından, AB Resmi Gazetesinde yayımlanacak. Üye ülke parlamentoları tarafından da onaylanacak olan yeni yasa en geç 2 yıl içinde bütün AB genelinde yürürlüğe girecek.
Türkiye de kısa vadeli kiralamaya yeni kurallar getirdi
Türkiye de 28 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik” ile 1 Ocak 2024’ten itibaren Airbnb ve benzeri günlük konut kiralamaya dair yeni kural ve düzenlemeler getirdi.
Yeni düzenleme ile 100 günden az süreyi kapsayan konut kiralamaları “Turizm Amaçlı Konut Kiralaması” kapsamına alındı.
Bu kapsamdaki konutların kiralanması ile ilgili denetim ve yetki Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildi.
Yeni düzenleme uyarınca kiralanan konutların girişlerine plaket asılması zorunlu hale getirildi.
Turizm amaçlı kiralanacak konut, bir binanın dairesi ise aynı binadaki tüm kat maliklerinden oy birliği ile izin alınması gerekiyor.
İzin belgesi olmadan konutlarını kiraya verenlere, kiralama yapılan her bir konut için 100 bin TL idari para cezası uygulanacak ve izin belgesi alarak faaliyette bulunabilmesi için 15 gün süre verilecek.
Süre sonunda izin belgesi almadan kiralama faaliyetlerini sürdürenlere 500 bin TL idari para cezası uygulanıyor.
]]>Manisa Büyükşehir Belediyesinin Spilkent Toplu Konut Projesi’nin tanıtımı, Kültür Merkezi Lale Salonu’nda yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, projenin tanıtımını içeren video gösterimi yapıldı.
“Manisa hızla büyüyor”
Video gösteriminin ardından kürsüye davet edilen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Yaptığımız imar planları, yeni konut alanlarının açılmasına, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlanmasına, alt ve üstyapı projelerinin hayata geçmesine imkan sağladı. Şehrimizin konut ihtiyacına çözüm olması amacıyla Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal konut üretimi yapıp, bu alanda da öncülük etmeyi amaçladık. İşte bu düşünceyle Manisa’mızda toplu konut hamlemizi Spilkent projemizle hayırlısıyla başlatıyoruz. 177 Hektarlık bir alanda planladığımız Şehzadeler ilçemiz sınırları içindeki Spilkent projemizle Manisa’mızda 15 bin konutluk yaşam alanı oluşturacağız. İlk etap olarak Turgut Özal Mahallemizde vatandaşlarımızla anlaşma yaptığımız alanda kentsel dönüşüm projemizin ilerlemesi adına Büyükşehir olarak elimizi taşın altına koyduk. Proje alanında DSİ ve Şehzadeler Belediyesine ait yerler vardı. Bunların da gerek alımlarını gerek kamulaştırmalarını yaparak, alanı büyüttük ve projemizi cazibeli hale getirerek, yapım ihalesini gerçekleştirdik” dedi.
Yeni ve modern
Turgut Özal Mahallesi’nde, Oduncular, Kömürcüler, Galericiler, İnşaatçılar, Tüpçüler ve Mermerciler kooperatiflerinin olduğu bölgede süreci hızlandırdıklarını ve bölgenin tamamının kentsel dönüşüm alanı ilan edildiğini ifade eden Başkan Ergün, “İşte bu bölgeye yepyeni bir yaşam alanı inşa ediyoruz. Başta da belirttiğim gibi, biz belediye olarak bu dönüşüme öncülük etmek amacıyla çalışmayı hayata geçirdik. Gördüğünüz gibi bu bölgede konut alanlarının yanı sıra okullar, ibadethaneler, spor alanları, çocuk oyun parkları, fitness alanları, kültür ve gençlik merkezleri, alışveriş caddeleri, bisiklet yolları, açık ve kapalı pazaryerleri, yeşil alanlar ve sosyal donatı alanları olacak. Bu projemizle altyapısı çözülmüş, yeni ve modern bir yaşam alanını şehrimize kazandırıyoruz” diye konuştu.
“Öncü ve garantör, Manisa Büyükşehir Belediyesi”
Projenin ne şekilde yürütüleceği konusunda da bilgiler veren Başkan Ergün, “Spilkent Toplu Konut Projemizin sosyal alanları ve altyapıları belediyemiz tarafından yapılacak olup, konut ve ticaret alanlarının yapımı Manisa Büyükşehir Belediyemiz öncülüğünde ve garantörlüğünde Belediye ve özel sektörle yürütülecek bir iş birliği modelidir. Büyükşehir Belediyesi olarak sermayesinin tamamı belediyemize ait Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş. firmamızı toplu konut ve sosyal konut üretmek için kurduk ve faaliyete geçirdik. Spilkent toplu konut alanında yapılacak olan projelerin bir kısmını Belediye şirketimiz sürdürecektir. Bir kısım projelerde de toprak sahiplerimizin talep etmesi durumunda özel sektör ve Belediye şirketimiz ortaklığındaki bir modelle toplu konutlarımızı üreteceğiz. Spilkent toplu konut alanında sürdürülecek olan bütün projelerde, Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş. firmamız konut edinecek hemşerilerimize karşı sorumlu olacaktır” diye konuştu.
Çevreci ve depreme dayanıklı konutlar
Spilkent Toplu Konut alanının 1442 konutu kapsayan ilk bölümünün proje ve yapım ihalesinin İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı tarafından tamamlandığını belirten Başkan Ergün, “Defne, Ardıç ve Ladin adını verdiğimiz etaplar hakkında sizlere bilgiler vermek istiyorum. Defne Konutları 412 daireden, Ardıç Konutları 412 daireden ve Ladin Konutları 618 daireden oluşacaktır. İsmini Spil Dağında yetişen ağaçlardan alan projemizin ilk bölümü 14 blok halinde inşa edilecektir. 55 bin metrekare alanda yapılacak bu çalışmamızın içerisinde yüzme havuzları, tenis, basketbol, voleybol sahaları, çocuk oyun parkları, yürüyüş yolları, parklar ve sosyal tesisler gibi tüm detayların planlaması yapılmıştır. Konutlarımızı depreme dayanıklı şekilde inşa edeceğiz. Ayrıca güneş enerjisi panelleri ve yağmur suyu depolama alanlarımızda biriken suların geri dönüşümünü de sağlayacak çevreci özelliklere sahip olarak projemizi tamamladık” dedi.
En az 1 yıl ikamet eden ve hiç evi olmayanlar öncelikli
Defne ve Ardıç etaplarının talep toplamasına 1 Mart itibariyle başlanacağını duyuran Başkan Ergün, “Bu etaplarımız sosyal konut hamlemizin ilk ürünüdür. Bu nedenle projemizden öncelikle hiç evi olmayan hemşerilerimiz faydalanacaktır. Projemize 31.12.2022 tarihinden önce şehrimizde ikamet eden hemşerilerimiz başvurabilecektir. Dolayısıyla ön şartımız Manisa’da en az bir yıldır ikamet ediyor olmaktır. Yarından itibaren müracaatları başlatacağımızı ifade etmiştim. 1 Mart Cuma günü sabah 09.30 itibariyle Şehzadeler ilçemiz Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Fatih Sergi Salonu’nda başvuru ofisimizi açıyoruz. Hemşerilerimiz buradan hem bilgi alabilecek hem de başvurularını yapabileceklerdir. Ayrıca Manisa Toplu Konut ve Yatırım A.Ş.’nin internet sayfası üzerinden de projeler görülebilir ve müracaat edilebilir. Müracaatlar 22 Mart mesai bitimine kadar yapılacaktır. Başvurular tamamlandıktan sonra bütün müracaatlar değerlendirilip 22-28 Nisan tarihleri arasında noter huzurunda kura çekimi yapılacak ve hak sahipleri belirlenecektir” diye konuştu.
14 Mart’ta temeli atılacak
Defne ve Ardıç etaplarını, 36 ay sonunda hak sahiplerine teslim etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Ergün, “Allah’ın izniyle 37. ayda hemşerilerimiz konutlarına yerleşmiş olacaklardır. Defne ve Ardıç etaplarımızın temel atma tarihini de buradan ilan ediyorum ve 14 Mart’ta hepinizi temel atma törenimize bekliyorum. Şimdi önemli kısma geliyorum. Konutlarımızı nasıl bir fiyatlandırma sistemiyle hemşerilerimizle buluşturacağız? 1+1, 2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan projemizde 60 ay vadeli olacak şekilde uygun ödeme planları oluşturduk. Dairelerimizi 36 ayda bitireceğimizi ve hak sahibi olan vatandaşlarımızın 37’nci ay itibariyle evlerine kavuşmuş olacağını ifade etmiştim. Yani hemşerilerimiz evlerine 3 yıl sonunda kavuşmuş olacak ve son 2 yıl taksitlerini evlerinde otururken ödemeye devam edeceklerdir” dedi.
Vade ve ödeme seçeneklerini anlattı
Spilkent Toplu Konut Projesinin vade ve ödeme seçeneklerini de ayrıntılarıyla aktaran Başkan Ergün, şunları söyledi: “Dairelerimizin taksitlerine gelince; projemizde iki tip (1+1), üç tip (2+1) ve bir tip (3+1) daire seçenekleri bulunmaktadır. (1+1) dairelerimizin; Genel brütü 85,60 metrekare, daire brütü 61 metrekare olan tipini 350 bin TL peşinat, ilk sene aylık 20 bin TL taksitle; genel brütü 97,84 metrekare, daire brütü 69 metrekare olan tipini 400 bin TL peşinat ilk sene 20 bin TL taksitle sunuyoruz. (2+1) dairelerimizin; Genel brütü 124,84 metrekare, daire brütü 90 metrekare olan tipini 600 bin TL peşinat, ilk sene aylık 25 bin TL taksitle; genel brütü 140,10 metrekare, daire brütü 101 metrekare olan tipini 700 bin TL peşinat, ilk sene aylık 30 bin TL taksitle; genel brütü 150,48 metrekare, daire brütü 109 metrekare olan tiplerini de 750 bin TL peşinat ilk sene 32 bin 500 TL taksitle sunuyoruz. (3+1) dairemizin; Genel brütü 168,70 metrekare, daire brütü ise 119 metrekare olup 850 bin TL peşinat, ilk sene aylık 35 bin TL taksitle sunuyoruz. Birinci yılın sonundan itibaren geriye kalan 4 yıllık taksitler ile yıl sonunda ödenecek olan ara ödemeler Türkiye İstatistik Kurumunun her yıl açıklayacağı enflasyon oranında artış gösterecektir. Sosyal konut projemiz tüm hemşerilerimize hayırlı olsun.”
Kooperatiflerin yeni alanlara taşınmasına büyükşehir öncülük edecek
Spilkent Toplu Konut alanı olarak planlanan dönüşüm bölgesinde faaliyet gösteren kooperatiflerin de yeni alanlarına taşınması ve üretimlerine uygun yeni sitelerin yapılmasının da Büyükşehir öncülüğünde gerçekleştirileceğini ifade eden Başkan Ergün, “Spilkent toplu konut alanımıza komşu olan Turgut Özal Mahallemizin yerleşik alanının dönüşüm içeren yeni imar planlarını ilçe belediyemizden ve Büyükşehir Belediyemizden onayladık. Bu kapsamda; muhtarımıza ve mahalle sakinlerimize teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde yeni, güvenli ve konforlu yapılarının yapılması sürecini de mahalle sakinlerimizin talepleri doğrultusunda, iş birliği içerisinde gerçekleştireceğiz. Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerimizde geçmişte ıslah planlarıyla gelişen tüm mahallelerimizin yeni imar planlarını da tamamladık, büyük bölümünün onay süreçleri de tamamlandı. Belediye Meclisimizde onay aşamasında olan mahallerimizin de imar planlarının onaylarını Allah nasip ederse seçimden sonra hızlıca tamamlayacağız” dedi.
Başkan Ergün’ün konuşmasının ardından protokol üyelerinin katılımı ile günün anısına toplu fotoğraf çekimi yapıldı. Proje tanıtımına katılan vatandaşlar, Spilkent Projesi için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e teşekkür etti. – MANİSA
]]>Seçim çalışmaları kapsamında her kesimin teveccühü ile karşılaşan ve vatandaştan aldığı destekle aralıksız bir şekilde çalışmalarını sürdüren Özkan Çetinkaya bir taraftan da Karabük için planladıkları projeleri halkın onayına sunuyor.
“Sahada ciddi bir destek, ciddi bir teveccüh ve değişim arzusu var”
Sevdalarının millete hizmet ve memleket sevdası olduğundan yorulmadan, şevkle 31 Mart’ta koştuklarını anlatan AK Parti Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya, “Sahada ciddi bir destek var. Ciddi bir teveccüh ve ciddi bir değişim arzusu var. Şehirde artık ciddi bir kalkınma arzusu var. Bizler de bu arzuyu, bu isteği, bu talebi inşallah hemşehrilerimizin 1 Nisan’da vereceği yetkiyle mühürle inşallah hizmete dönüştüreceğiz. Müreffeh, çağdaş ve modern bir Karabük, kalkınmış bir Karabük olarak önümüzdeki 5 yılda hizmetimizle inşallah bu arzularını hemşehrilerimizin gerçekleştireceğiz. Baktığımızda kurum binalarını yeniliyor hükümetimiz. Okullarımızı, depreme dayanıksız okullarımız var. Bunların güçlendirmesi gerekiyorsa yapıyor. Yine yenilenmesi gerekiyorsa yenilenmeleri yapılıyor. Tabii hükümet olarak burada birçok projelerimiz var. Akabinde birçok projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Hükümetimiz bu noktada şehre gereken özeni gösteriyor, Son 15 yılda bu hükümet olarak yapmış olduğumuz yenilemelerin modernizasyonların yerel anlamda ortaya konulamadığını görmekteyiz ve bu da bize ne yetiyor? Maalesef gecekondu yapıdan kurtulamamış. O modern konutları, çağdaş konutları, depreme dayanıklı konutlara maalesef halkımız kavuşamamış. Bunları yapamamışız. Bunları tamamlayamamışız. Şehirde beşten sonra hayat bitiyor söylemi var. Yine bu sadece şehrin merkezi değil birçok Mahallede akşam beşten sonra baktığımızda hayat bitiyor. O yüzden ben yapılan, bakımsız şehir eleştirilerine katılıyorum. Çünkü Karabük kan kaybediyor. Git gide Karabük görüntü itibariyle insanın yaşam kalitesi itibariyle çocukların büyüdüğü, gittiği parklar itibariyle baktığımızda o müreffeh seviyeye ulaşamamış” dedi.
Çetinkaya, 2029 seçimlerine kadar 5 yıllık sürede yayınladıkları seçim beyannamesinde ne gar sahasının, ne Araç çayının, ne de o modern bulvarları, ne de konut ihtiyacının hiç kimseye göstermeyeceğim” diyerek, ” Ben 2029’a kadar bu şehre modern, çağdaş, depreme dayanıklı, dar gelirli vatandaşlarımıza, yine diğer vatandaşlarımız, sosyal konutları ile gar sahası ve Araç çayı projelerimiz olsun bunları halkımıza kazandıracağız. ve bu söylemi de ben belediyecilik belediye başkanlığı yaptığım dönemde artık kaldıracağım. Karabük artık köhne, sessiz, sakin bir şehirden ziyade canlı, modern, çağdaş, daha yaşanılabilir, caddeleri cazibe merkezi olan bir şehir haline gelecek. Bir hedefim var, Karabük’ün nüfusunu mevcudun çok üzerine çıkartacağım. Burada ticari hacmi, ekonomik hacmi yükselteceğim. Bu mahallelerimizde bir popülasyon, bir nüfus oluşacak. Eğer bu dediklerimiz 15 beş yıllık bir belediye başkanlığı döneminde bu işler bir yerden başlansaydı on on beş yıllık bütçe ile bir Karabük daha kurardı. Burada önemli olan azim, kararlılık, çalışkanlık, 7/24 saat belediyeciliği yine burada mesela Ankara temasları, bakanlık teması, hükümet temasları, yine vekillerle ikili diyaloglarla çözebilmek çok önemli. 5 yılın sonunda şöyle hangi alana gidersek gidelim güzel içimizi açan bir belediyecilik olacak. Bunun da başı belli başlı mahallelerimiz var. 14-15’in üzerinde mahallelerimiz var. Bu mahallelerimizde halkımıza kentsel dönüşümler uygulayarak burada yer sahiplerine, ayrıca ailede konut ihtiyacı olan vatandaşlarımızın konut ihtiyacını
karşılayarak şehrimizin önce çehresi değişecek. Bunları yaparken, Bakanlıklarla, TOKİ işbirliği ile yürüteceğiz” diye kaydetti.
“7 bölgeye kreşler yapılacak”
Şehrimizi incelediklerinde her seferinde 7 bölge olarak değerlendirdiklerini anlatan Çetinkaya, “Bir proje düşünürken işte şehri kısım kısım ele aldığımızda 7 bölge olarak görülüyor. Şimdi bu bölgelerimizde biz istiyoruz ki bir kreşlerimiz olsun. Şu an çalışan gece gündüz memurlarımız var. Bu noktada bakıyoruz çocuklara genelde dedelere, babaannelere emanet oluyor. Bu kreşlerimizi modern bir eğitim yuvası olacak. Bir de burada böyle yaptım oldu değil de çok güzel öğrenci yetiştiren, çocuklara ilgi alakalı olan marka bir kreşler kuracağız. Bunlardan bir iki tanesinde 7/24 çalışacak. Çünkü gece mesaisine giden aileler var, ebeveyler var. Burada bizim nöbetçi kreşimiz devreye girecek. Ayrıca bu kreşlerimizde çocuklarımıza zihinsel, bedensel ve psikolojik gelişimler için uzman pedagog olsun, psikolog olsun, sosyolog olsun bunlar görev yapacak. Hem bir istihdam kapısı olacak burası. Hem de çocuklarımızın gelişimiyle alakalı marka bir kurum olacak. Yaptığımız hiçbir proje ve hiçbir hizmet belediyeye bir katkı getirsin, finansal bir destek sağlasın mantığıyla değil, tamamen hizmet odaklı halkımızın ihtiyacını görmesi mantığıyla yapılacak. Burada ücretler ise çok cüzi olacak. Mevcudun belki üçte bir rakamları olacak. Ama hizmet noktasında daha kaliteli, daha bilinçli, daha çok çocuklarımıza ilgilenen bir kreş yapısı bunlardan yedi tane olacak ve bunları hemen 1 Nisan’dan itibaren halkımıza hizmete sunacağız” dedi.
” İleri Tarım projemizle 200 kadın istihdamı oluşturacağız”
200 kadının istihdam edileceği 25 dönüm üzerine kurulacak olan ileri tarım projesini de anlatan Özkan Çetinkaya, ” İleri tarım uygulaması 25 dönüm arazide seralarımızı kuracağız. Burada bu seralarımızı nasıl yapıyoruz? 12 ay üretim yapabileceğimiz bitki, sebze, meyve üretebileceğimiz bir sera grubu bunlar. Burada ana maksat şu, burada atık ısılar var ve bu atık ısıları biz bu seraları ısıtmada kullanacağız. Bu atık ısılarla biz bu seralarda 7/24 on iki ay boyunca kışın tuvalda bitkiler ve sebzeler olmak üzere birçok şey üreteceğiz. 25 dönümlük sıralarımızda biz 200 kadın istihdam edeceğiz. Hedefimiz bu seralarda uygulamadan elde ettiğimiz ürünlerimizi halkımıza sunarken, bitki üretiminde de çarşımızda peyzaj uygulamasında yeşil çevre uygulamalarında kullanacağız” diye konuştu.
” Sizleri asıl aşağılan ben değilim”
Başkan adayı Çetinkaya, rakibi mevcut belediye başkanının A4 kağıdı ile konut taleplerinin toplamasına gösterdiği tepkisini de yenileyerek, “15 yıllık bir belediyeciliğin sonunda A4 kağıdıyla başvuru alınsın istemezdik. Biz ne isterdik, bu halka, hemşehrilerime tapular dağıtıldın. Bugün 15 yılın sonunda hala bir vaat siyaseti değil, bugün icraata doğru dönüşmüş bir hizmet siyaseti ortaya çıksın. Benim hemşehrilerime seçime 35 -40 gün kala hala, bin konut yapacağım vaatleri değil de bugün gönlüm arz ederdi ki biz bin tane konutu hayata geçirdik, tapularını dağıtıyoruz demelerini arzu ederdik. Yani burada anlatmak istediğiniz net olarak bu. Çünkü bakıyoruz geçmişte 2009, 2014 ve 2019 vaat var, konut vaadi var. Her dönem bir konut vaadi var ama dönüp baktığımızda bir tane yapılmış mahallemiz var mı? Mahallenin halini görüyoruz. O açıdan şunu demek istiyorum, bizim A4 kağıdı veya vatandaşımız söz konusu değil, ben 36 yıldır bu şehirde yaşıyorum. Kimseye bugüne kadar ne bir kibir ne bir üstten bakma gibi bir durumum olmadı ve 12 yıldır da siyaset yapıyorum beni en iyi Karabüklüler tanır. Bugün bizi tanımayan esnafa sorsun, okul arkadaşıma sorsun, Özkan kimdir dendiğinde Özkan bu şehrin yetiştirdiği bir evlattır. Ben kimseyi aşağılamam. Ama bugün sizleri asıl aşağılan ben değil, 15 yılın sonunda hemşehrilerime hala form doldurtup 15 yıl yapamadım, seçimin son 35 günü siz bu formu doldurun, yapacağız diyenlerdir. Oysa üzüldüğüm noktalar bu. Ben arzu ederdim ki bugün 15 yıllık belediyecilik sonucunda bugün A4 kağıtları değil tapular verilsin daireler teslim edilsin. Formu niye eleştiriyorsun? Metrekare yok, yer belli değil, fiyat belli değil, ödeme belli değil, taksit belli değil. Seçime 35 gün kala çıkartılmış belediyede ve insanlara umut veriyoruz Efendim bugün umut zamanı. Bugün icraat zamanı. Bugün seçime 35 gün kala bir belediye yapması gereken şey form toplamak değil, tapu dağıtmaktır.” ifadesinde bulundu.
“Bizim rantla işimiz yok”
Çetinkaya, biz on beş yılda verilemeyen bir konut hizmetinin belediye başkanlığının son 35 gününde verilmesini eleştiriyoruz diyerek, ” Yok işte ranttır, ruttur falan bunlar bizim lugatımızda olmaz. Şunu söylüyorum bizler burada kısır siyasi söylemler yaparsak Karabük bir metre ileri gitmez, bir santim buradan buraya ilerleyemez. Burada tartışacağımız ve konuşacağımız tek şey Karabük’e hizmet noktasında ne yapabiliriz? Bugün benim tek hedefim budur. Bugün Karabük’te nasıl bu Karabük’ü daha modernize, çağdaş, nasıl başlatabiliriz? hizmet belediyeciliğini başlatabiliriz. Bizim tek gayemiz budur. Biz böyle sonsuzluğa konuşan lafların kati suretle muhatap almıyoruz. Bu sorunun mesela hiçbir yerde karşı polemiklere girmeyeceğim. Bugün biz Karabük’ü bırakalım, şuraya koyalım. İşte sen mi rantçısın ben mi rantçıyım, o mu, bu mu, bu kavgalar. Bunun Karabük’e ne faydası var? Bunlar kısır siyasi söylemler. Biz Karabük için her türlü hizmet için her türlü diyaloğa varız, tartışmaya varız. Ama öyle aslı astarı karşılığı olmayan ucuz, basit siyasi söylemlerin Karabük’e ne faydası var? Bu gerginliği Karabük’e ne faydası olur. Bunlar tamamen kısır siyasi söylemlerdir. Karabük bunu hak etmiyor. Karabük hizmet tartışmayı hak ediyor. En güzel caddeyi sen mi yapacaksın? Ben mi yapacağım? Ben yapacağım. Karabük’e en çok konutu da ben yapacağım. En güzel mahalleri ben kuracağım. En güzel caddelerde ben yapacağım. Ne derse desin bu kısır siyasi söylemlerin muhatabı değilim. Bunlar tamamen her seçimden böyle çıkmış böyle boş atayım dolu tutarım hesabı söylenen sözler. Kati surede biz burada her zaman hizmeti ele alırız. Biz burada halkımıza ne veririz bunun derdini düşünüyoruz. Bakın burada birbirinden kıymetli hayata geçireceğim projem var. 2029 seçimlerinde size hiç kimse konut vaat etmeyecek. Çünkü o konut problemini çözeceğiz. Hiç kimse gar sahasına proje vaat etmeyecek, orayı hayata geçireceğiz. Bugün araç çayı kenarında kimse size bir proje üretmeyecek. Ben o projeyi hayata geçireceğim kıymetli hemşehrilerim. Hiçbir şekilde bunların kronik problemleri biz 5 daha arı gibi çalışarak 7/24 belediyecilik sadece seçimlerinden seçimlere değil. Şimdi bakıyorum her yerde araçlar var, her yerde bir hummalı ve hareketlilik var. Bizler 5 yılın her dakikasında Karabük’ü düşünerek, çalışarak, projelerimizi aktif hale getirerek ve 2029 yılında bu katalogda ne vaat ediyorsam yüzde yüzünü yapacağım ve bunu başaracağım. Şehrimi de Batı Karadeniz’in en gözde en cazibe merkezi haline getireceğim. Bu şehirdeki insanımız mutlu olacak” dedi.
“Asıl dev eseri inşallah 1 Nisan sabahından 2029 yılına kadar mükemmel bir beş yılda görecek”
Belediye binası girişindeki turnikeleri de eleştiren Özkan Çetinkaya, ” Şu an belediyenin girişinde turnikeler var, stadyum mu burası? Hizmet kurumu böyle olmamalı. Biz bu turnikeleri 1 Nisan sabahı hemen kaldırıyoruz. Yani o açıdan bizler bir kere saha belediyeciliğine geçiş yapıyoruz. Hizmet belediyeciliğine geçince artık siyaset arkada kalıyor bizim için. 1 Nisan’dan sonra Karabüklü ruhumuzla, aidiyetlimizle sahaya çıkıyoruz. Bu hizmetlerimizi, bu vaatlerimizi, bu kitaptaki tüm projelerimizi bir bir hayata geçiriyoruz. Benim tek derdim Karabük’e hizmet etmek. Karabük’e birin yanına bir nasıl yaparım? Bu caddede, bu sokakları, bu şehrimizi, bu mahallelerimizi nasıl daha iyi hale getiririz? Bununla alakalı elimde projelerim hazır. Vekillerimle güzel diyalog içerisindeyim. Yine burada il başkanımızla diyalogla birlik beraber halindeyiz. Hükümetimizle, bakanlarımızla istişare halindeyiz. Bu projeleri hazırlarken herkes gördü ki biz bu barış projeleri powerpoint’te hazırlayıp öyle akşamdan sabaha sosyal medyaya yüklemiyoruz. Biz bunları bakanlarla daire başkanları ve genel müdürlerle istişare ediyoruz. ve bu projeleri gerçekleştirirken de her zaman bir ayağı da Ankara olarak yapıyoruz. Neden bunu yapıyoruz? Hızlı bir şekilde hemen yol alalım. İstişareyle çünkü ben şu an adayım. Bu hizmeti yapacağız ve bunun sözünü verdik halkımıza. Bu bir beyannamedir, bir sözleşmedir ve bir akittir. ve biz bu akide her zaman sadık olacağız. Şimdi 287 eser diye bir yerlerde yazıyor, dev eser. Şu an bence bu kısır siyasi söylemlerden ziyade herkes çıksın 287 dev eser varsa buyurun herkes anlatsın. Mahalleye gidiyorum soruyorum, 287 dev eserin kaçı sizin mahallenizde, cevap yok. Karabük’te 287 dev eser var, bunlar hangisidir? Nasıl bir dev eser? Kime göre dev eser göreceğiz. Ama şunu söyleyeyim, Karabüklü hemşehrilerim asıl dev eseri inşallah 1 Nisan sabahından 2029 yılına kadar mükemmel bir beş yılda görecek. 2024 senesi ve sonrası güzel Karabük’ümüzün, güzel hemşerilerimizin güzel yılları olacak.”
” Güzel bir şehir kuracağız
Karabük seçmenine de seslenen AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya, konuşmalarını şu sözlerle sürdürdü:
“Biz her zaman Karabük halkı çarşıda, pazarda, caddede, parkta baş başayız ve birlik halindeyiz. Bu birliktelikle biz bir hizmet yolculuğuna çıkalım. Şehrimizi, kentimizi güzelleştirelim. Daha yaşanılabilir, daha çağdaş, daha modern, daha müreffeh bir seviyeye taşıyalım istiyoruz. ve bu konuda her zamanki gibi desteklerinizi istiyoruz. Bugün 36 yaşına kadar beni büyüten, beni besleyen, okutan buralara getiren Karabük’e biz bu hizmeti yapmak istiyoruz. 12 yıllık siyasi hayatımızda girdiğimiz her evde, her hanede, her dükkanda bizleri tebessümle, güler yüzle ağırlayan Karabüklülere bu sefer hizmet etmek için belediye başkan adayı olarak buradayız. O yüzden desteklerinizi bekliyoruz. Ben Türkiye’nin en genç belediye başkan adayıyım. Belediye başkanı olacağım ve en genç ama en çok çalışan, en çok hizmeti yapan, en çok proje üreten belediye başkanı olacağım. Sorunları biliyoruz, bugün tespitini yapıyoruz sizlerin de ilettiği talepler var. Bu taleplerin inşallah 1 Nisan sabahı bize bu mührü, şehri emir sıfatına layık görürseniz bir bir beş yılda hepsini yok edeceğiz. ve sizlere, bizlere, hepimize güzel bir şehir kuracağız” – KARABÜK
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Kartal’da Uğur Mumcu Mahallesi sakinleri ile bir araya geldi. Murat Kurum’a kentsel dönüşüm toplantısında; Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Kartal Belediye Başkan Adayı Hüseyin Karakaya, Kadıköy Belediye Başkan Adayı Veli Arslan, AK Parti Kartal İlçe Başkanı Nimet Gündoğdu ve MHP Kartal İlçe Başkanı Zübeyir Kurt da eşlik etti.
“Hiçbir sözümüzü sümen altı yapmayacağız”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum Uğur Mumcu Mahallesi’nde gerçekleştirdiği kentsel dönüşüm toplantısında önemli açıklamalar yaptı. Mahalle sakinleri ile bir araya gelen Kurum, “Biz bugün buraya alnımız açık geldik. Çünkü verdiğimiz bütün sözleri yerine getirmiş olmanın özgüvenine sahibiz. Hamdolsun, hiçbir sözümüzün altında kalmadık. Bizim mazimiz aydınlıktır. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. İşte, bizim aynamız da bizim işlerimizdir. Geçmişte ortaya koyduğumuz başarılardır. Bizim kimliğimiz; sözümüz senedimizdir.” sözleriyle konuşmasına başladı. Kurum; Kartal Orhantepe Millet Bahçesi, Çavuşoğlu Millet Bahçesi, Orhantepe kentsel dönüşüm süreci, Kartal’da 20 bine yakın konutun kentsel dönüşüme alınması gibi hizmetlerini hatırlatarak; “Bugün de buraya, sizin de ifade ettiğiniz gibi, ‘Murat Kurum söz verirse yapar’ güveniyle, inancıyla geldik.” dedi. 6 Şubat depreminin ardından, depremzedeler için durmaksızın çalıştıklarını ifade eden Kurum, “Üç ayda, 11 ilimize 180 bin konutun inşasını başlattık ve 15 gün önce de konutlarımız teslim edilmeye başladı.” diyerek; “Bu anlayışla, 1 Nisan’dan sonra da benim ağzımdan bir söz duyuyorsanız, o söylediğimiz projemizi, hayalimizi, her sözümüzü yerine getireceğiz. Hiçbir sözümüz askıda kalmayacak, hiçbir sözümüzü sümen altı yapmayacağız” dedi.
“Bir otobüs koymaktan acizler, olana bari mani olmayın”
Mevcut İBB yönetiminin kentsel dönüşüm sürecinde vaatlerini yerine getirmediğine değinen Kurum, “Biz, İstanbul’a, İstanbullu kardeşlerimize, Gerçek Belediyecilik vaat ediyoruz. Sözlerin unutulduğu, belediye dışında başka işlerin peşinde koşulduğu bir belediyecilik vaat etmiyoruz. Milletin zor anında burada olan, İstanbul’la ilgilenen, Kartal’ın, Orhantepe’nin sorunları için irade ortaya koyan bir belediye başkanı olmaya adayız. Biz, 31 Mart akşamı İstanbullu kardeşlerimizin ve her evin evladı olmaya, muradı olmaya talibiz. Bu anlayışla çalışacağız. Toz pembe bir tablo çizerek mevcut CHP’li belediyenin yaptığı gibi aldatan ve aldanan bir belediyecilik yapmıyoruz. Gerçek sorunlardan, gerçek çözümlerden bahsediyoruz. Nasıl yapılacağını Ekrem Bey’e öğreteceğiz” diye konuştu.
Mevcut İBB yönetiminin İstanbul’un sorunlarının farkında olmadığını belirten Kurum, “Bir sorunu çözmenin ilk adımı, o sorunun varlığını kabul etmektir. Vatandaşın içine bir çık. Orhantepe’de milletin ne sorunu var, milletin ne ihtiyacı var, Orhantepe senden ne bekliyor, Orhantepe’de bundan önce Kadıköy’e giden otobüs şimdi niye yok? Gel de bir otobüse bin, metrobüse bin, millet ne çile çekiyor bir bak. Gelemezler, yüzleri yok, heybeleri boş. Biz, 1 Nisan sabahı göreve geldiğimizde Uğur Mumcu Mahallesi’nden, Kadıköy’e otobüsü göndereceğiz. Bir otobüs koymaktan acizler. Bir otobüs koyamaz mı insan? Olana bari mani olmayın” ifadelerini kullandı.
“Gerçek belediyeciliğin neferleri artık sahaya çıkmıştır”
Kentsel dönüşüm sürecinin bir an önce başlaması gerektiğine dikkat çeken Kurum, “İstanbul bir deprem şehridir. Biz geçmişte depremlerden dolayı çok acı tecrübeler yaşamış, nice acı hatıralar biriktirmiş bir milletiz. Son bir asırda 133 bin canımızı depremlerde yitirdik. Tedbir alınmaz, ihmal edilirse, neler olacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz” şeklinde konuştu.
Kurum, afetlere dirençli bir İstanbul inşa edeceklerini söyleyerek, sözlerine, “Bu güzel şehirde 39 ilçemiz var. 7,5 milyon evimiz ve işyerimiz var. Tam 1,5 milyon yuvamız şu anda sağlıksız durumda. 600 bin yuvamızın acilen, bir dakika bile beklemeden dönüşmesi gerekiyor. Ama İstanbullular şunu çok iyi biliyor: Gerçek belediyeciliğin neferleri artık sahaya çıkmıştır. Bizler; annelerimizin, yavrularımızın umutlarını asla boşa çıkarmayacağız; İstanbul’u el ele hep birlikte dönüştüreceğiz. Biz, İstanbul’umuzda bu gerçeği görerek, İstanbul’daki her bir hemşehrimize ‘Afetlere Dirençli bir İstanbul’ vaat ediyoruz. Risksiz İstanbul vaat ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“5 bin 833 lira taksitle vatandaşlarımız dönüşümünü hızlı bir şekilde gerçekleştirecek”
İstanbul’un 39 ilçesinde toplamda 650 bin yeni konut inşa edeceklerini yineleyen Kurum, “Yeni güvenli, huzurlu yuvalarımızın 300 binini KİPTAŞ eliyle yapacağız. Yine bu konutlardan 100 binini; evi dönüşüme girecek yuva sahiplerine çok düşük fiyatlarla kiralayacağız. Bu konutlar kesinlikle satılmayacak. ‘Yarısı Büyükşehir’den’ diyerek, evini KİPTAŞ’la dönüştürenlere 700 bin lira hibe desteği vereceğiz, 700 bin lira da kredi desteği vereceğiz” dedi.
Murat Kurum, riskli konutlarda oturanların, yeni evlerine nasıl kavuşacaklarına ilişkin, “Vatandaşımızın ödemeleri konutun bitiş tarihinde başlayacak. İlk yıl faizsiz sabit taksitle, sadece 5 bin 833 lira taksitle, evin büyüklüğüne göre vatandaşlarımız dönüşümünü hızlı bir şekilde gerçekleştirecek. Bununla da kalmayacağız, tam 100 bin lira taşınma yardımı vereceğiz. İşte bu kampanyanın 15 Nisan’da başvurularını almaya başlayacağız. ve İstanbullulara hızlı bir şekilde konutlarını teslim edeceğiz” diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu’nun ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ açıklamasını hatırlatan Kurum, “CHP’li yönetim şunu söylüyor: ‘650 bin konutun yapılmasına gerek yok’ diyor. İstanbul deprem şehri, vatandaşımız huzursuz bir şekilde evinde oturuyor ve diyorlar ki konutların yapılmasına gerek yok. Ne yapacağız peki? Milletimiz riskli binalarda otursun biz de izleyelim mi yani? Belediyecilik bu mu yani? Onlar ne derse desin, biz milletten tarafa olacağız” diye konuştu.
“Vatandaşımızın imar planındakini beklentisini karşılayan tarafta olacağız”
Uğur Mumcu Mahallesi’ndeki vatandaşların kentsel dönüşüm beklentilerinin farkında olduklarını söyleyen Kurum, “Haklı olarak, buradaki kardeşlerimiz de sağlam, dayanıklı binalarda, modern ve konforlu konutlarda yaşamak istiyorlar. Bizler de çok sevdiğimiz Kartal’ımızın bizden beklentilerine, taleplerine cevap vereceğimizi ifade ediyoruz. Öncelikle Uğur Mumcu Mahalle’mize bir kentsel dönüşüm ofisi kuracağız. Sizlerin taleplerini not edeceğiz. İmar planlarını vatandaşımızın dönüşümünü sağlayabilmesi amacıyla, bugünkü yönetmeliklerden ve mevzuattan kaynaklı o eksiklikleri giderecek yeni imar planını yaparak öncelikle başlayacağız” dedi.
Kurum, kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşın daima yanında olacaklarını belirterek, “Uğur Mumcu Mahallesinde yaşayan kardeşlerimiz dönüşüme girmek istiyorsa, müteahhitle anlaşmış ise biz onun yanında olacağız. KİPTAŞ eliyle dönüşümüzü yapmak istiyoruz derlerse, biz el ele vereceğiz ve Uğur Mumcu’nun dönüşümünü gerçekleştireceğiz. Hem maddi destek sağlayacağız, hem kredi desteği sağlayacağız, hem taşınma ve kira yardımı desteği sağlayacağız, hem de vatandaşımızın imar planındaki beklentisini karşılayan tarafta olacağız. Hep birlikte kararı vereceğiz ve o kararı kısmi emsal artışı ile birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.
Kartal için hayata geçirecekleri diğer projeleri de aktaran Kurum, “Çavuşoğlu Sanayi Sitesi’nin taşınması hususunda her türlü çalışmamızı hızlıca tamamlayacağız. Yapımına başladığımız Taşocağı Millet Bahçesi’ni en kısa sürede Kartallı kardeşlerimizin hizmetine sunacağız. Tekel arazisi içerisinde kalan lojman alanına yeni bir millet bahçesi kazandıracağız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde projeleri inceledi
MALATYA – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Malatya’nın Doğanşehir ve Akçadağ ilçelerini ziyaret ederek TOKİ tarafından deprem sonrası yapılan çalışmaları inceledi. Bakan Özhaseki, önümüzdeki ay itibariyle yapacakları konut sayısının 75 bini bulacağını söyledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremin en çok etkilediği ilçelerden biri olan Malatya’nın Doğanşehir ilçesini ziyaret ederek devam eden çalışmaları inceledi, yetkililerden bilgiler aldı. Malatya’da incelemelerini tamamladıktan sonra hasarın büyük olduğu ilçelerden biri olan Doğanşehir ilçesine geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, yapımı devam eden deprem konutları ve kırsaldaki köy konutlarını inceledi.
“14 milyon insanımız depremden zarar gördü”
AK Parti Doğanşehir Belediye Başkan Adayı Zekeriya Çelebi’nin seçim ofisi açılışı törenine de katılan Bakan Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin büyük bir afet olduğuna değinerek, “Depremde 680 bin ev yıkılmış, 170 bin kadar da iş yeri tek katlı müştemilat, ahır yıkıldı. Kolay değil tam 850 bin hasarlı ev var. 14 milyon insanımız depremden zarar gördü. 53 binden fazla kardeşimizi toprağa verdik. Bu işin manevi acısını soruyorsanız, o içimizdeki acıyı bizlerdeki acıyı, bu millettin içindeki acıyı ölçecek bir alet daha icat olmadı. Cenabı hak bir daha göstermesin böyle bir afet. Ama şunu bilin ki bin yıllık bu Anadolu medeniyetimizde karşımıza gelebilecek en büyük felaket buydu. Bundan daha büyük bir felaketle karşılaşmamıştık” dedi.
“Bizim için insan önemli, baştaki idare önemli değil”
Deprem sonrası yapılan çalışma ve yardımların da zaman zaman siyasi polemik konusu yapıldığını ifade eden Bakan Özhaseki, “Bunu yapanlara diyorum ki, Hatay Cumhuriyet Halk Partisi’nde değil mi? Evet. Bizim en büyük belediyelerimiz Konya, Bursa, Denizli, Kocaeli’yi Hatay’a gönderdik. Bizim için insan önemli, baştaki idare hiç önemli değil. Onlar gelir geçer ama orada yaşayan insanlarımız bizim kardeşimiz” ifadelerini kullandı.
“Önümüzdeki ay itibariyle yapacağımız konutlar 75 bini bulacak”
Bakanlık olarak deprem sonrası kalıcı konut ve işyerlerinin yapımı için hemen kolları sıvadıklarını da ifade eden Özhaseki, “Gece gündüz demeden çalıştık. Binlerce konutun yapımı devam ediyor. Önümüzdeki ay itibariyle de yapacağımız konutlar 75 bini bulacak. Sonra her ay 10-15 bin civarında konutu bitirip hak sahiplerine teslim edeceğiz. Doğanşehir ilçesinde de 6 bin 900 civarında hak sahibi belirlendi. Bunların neredeyse tamamının evlerinin inşasına başladık ve kısa süre içerisinde bitirerek hak sahipleri teslim edeceğiz, bundan hiç kimsenin endişesi olmasın” ifadelerine yer verdi.
“Tek dertleri Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun”
Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ortaya çıkan Millet İttifakı’nı da eleştiren Bakan Özhaseki, “İşte görüyorsunuz biz Cumhur İttifakı’nın paydaşları belli, Allah Cumhurbaşkanımıza da, Devlet Bahçeli beye de uzun ömürler versin. Kendilerine her zaman dua ediyoruz. Çünkü onların derdi devlet, millet. Onların derdi bu milletin bölünmez bütünlüğü. Fakat bir de karşımızda ittifak vardı. Nerede şimdi onlar? Allah iyilik versin darmadağın oldular. Neden darmadağın oldular? O günlerde birbirlerine müthiş övgüler düzüyorlardı. Müthiş demokratlardı, uzlaşıyla geliyorlardı, Türkiye’yi kurtaracaklardı. Başındaki insana övgüler diziyorlardı, ne oldu? Şimdi başladı itiraflar. ‘Zaten biz bu Kılıçdaroğlu’nu istememiştik’ diye. Milletvekili diyor ki ‘Ben zaten buna oy vermedim’ Orada bir parti diyor ki ‘Bunun seçilemeyeceği belliydi zaten’ öbürü çıkıyor diyor ki ‘Allah’tan ki bizimkiler iş başına gelmemiş. Allah’tan millet ittifakı kazanamamış, yoksa bunların yapacağı bir şey yoktu. Emin olun arkadaşlar bu söylediklerimin hepsini kendileri söylüyor. Allah’tan iktidara gelselerdi bu inşaatların hepsi kalırdı bunun farkındayız biz. Aslında birbirine benzemezler ordusu. Ne aynı düşünüyorlar ne aynı yöne bakıyorlar ne de siyasi görüşleri, sosyal görüşleri, askeri görüşleri hiç birbirine benzemiyor. Bu kadar muhalifin olduğu yerde bir medeniyet doğar mı? Hiç birisi birbirini yolda görse selam vermez, hiç biri yanına eşini alıp öbürüne çay içmeye bile gitmemiştir. Fakat bir tek dertleri vardı. Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun” diye konuştu.
Özhaseki, yapımı tamamlanmak üzere olan köy konutlarını inceledi
Bakan Özhaseki, Doğanşehir ilçesi Yolkoru Mahallesi’nde de yapımı tamamlanmak üzere olan köy konutlarını da yerince inceledi. Burada basın mensuplarına bilgiler veren Bakan Özhaseki, “130 metre kare bürüt, tek katlı, verandalı, bahçeli konutlar yapmaya devam ediyoruz. Bu sadece bir örnek. 4 bin 333 yerde bu tür konutlar devam ediyor. Şehir merkezlerinde de devam ediyor. 18 ilimiz de hasar gördü, buralara binlerce konut yapılacak” diye konuştu.
Balan Özhaseki, daha sonra Akçadağ ilçesine geçerek ilçe merkezinde Emlak Konut tarafından yapılan çarşı projesini inceledi. Özhaseki son olarak AK Parti Akçadağ İlçe Başkan Adayı Hasan Ulutaş’ın seçim ofisini ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu.
]]>Asrın felaketinde ağır hasar alan Hatay’da yaraların sarılması için çalışmalar aralıksız sürüyor. Depremin ilk gününden itibaren afetzede vatandaşların yanında olan Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin Hollanda’da yürüttüğü çalışmalar sonucunu verdi. Hatay’da afete dayanıklı 450 konut ve 84 iş yerinden oluşan modüler mahalle inşa etmek üzere çalışmalar yürüten HBB ve Hollanda Konsorsiyum heyeti Hatay’da bir araya geldi. Hatay Planlama Merkezinde yapılan toplantıda HBB heyetine Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Nihat Tazearslan başkanlık etti. İki gün süren toplantılara Hollanda’nın Türkiye Büyükelçiliği Ticari Ataşeliği, Hollanda İşverenler Birliği (NL WORKS), Amsterdam Belediyesi Yetkilileri ve alanında uzman inşaat şirketlerinin temsilcileri katıldı.
Konutlarla ilgili master plan, projenin teknik, işlevsel, hukuki yönleri ve finans ve tasarım konuları üzerinde yoğun şekilde çalışmalar yapılan toplantılar sonrası heyet, HBB Başkanı Lütfü Savaş’ı ziyaret ederek alınan kararlarla ilgili bilgiler verdi. Başkan Savaş, projenin Hataylılar için büyük önem taşıdığını belirterek, aylardır çalışmalar yürüten Hollandalı yetkililere ve Hatay Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teşekkür etti.
“Bizim amacımız dezavantajlı vatandaşlara ulaşmak ve onları ev sahibi yapmak”
Başkan Savaş, Hatay merkezde yapacakları konutların öncelikle dezavantajlı birey ve ailelere tahsis edileceğini söyledi. Savaş, “Anayasamıza göre devletin evi olan insanlarımıza bir ev verme mecburiyeti var. Hükümet, devletin imkanlarıyla zaten hak sahiplerine ev yapmak zorunda. Ama kiracılar için böyle bir mecburiyeti yok. Şu anda en fazla, kiracılar ve yeni evlenecek gençler konut sıkıntısı yaşıyor. Bizim amacımız onlara ulaşmak ve dezavantajlı grupları ev sahibi yapmak. Uygun taksit ve ödeme koşullarıyla uzun vadede insanlarımızı ev sahibi yapacağız. Proje kapsamında önümüzdeki ay içinde de temel atmak istiyoruz” dedi.
Depreme dayanıklı, sürdürülebilir bir kompleks mahalle ile Hataylıların yaralarını sarmaya katkı sağlamayı hedeflediklerini anlatan Savaş, Hollanda ile uzun zamandır projeye çalıştıklarını kısa zamanda mahallenin temelini atacaklarını bildirdi.
Heyet adına konuşan proje ortaklarından Frank Eyssen, “Çok donanımlı bir çalışma ekibi kurduk. Projenin zor noktalarının çözümü için çalışmalara devam ediyoruz. Projenin sağlıklı ilerlemesi için birlikte olmamız çok iyi. Bizim için en önemlisi bu projeyi komple bitirmek. Bu projenin tamamlanmasını ve Hatay’a yararlı olmasını diliyoruz, bunun için de çok fazla zaman harcıyoruz. Projeyi yürütenler olarak çok açık ve net bir şekilde sorumlulukları yerine getiriyor ve projeyi şeffaf şekilde yürütüyoruz” dedi.
Türkiye’de ilk defa bir belediyede tarafından hayata geçirilecek olan bu büyük projenin 11 Mart 2024 tarihinde master planın tanıtımı yapılacak. Deprem Yönetmeliği’ne uygun bir şekilde yapılacak olan konutların inşasında akıllı malzemelerin yanı sıra doğa ve teknolojiden de üst düzeyde faydalanılacak. Birinci etapta 450 konut, 84 ticari alan ve 250 araçlık otoparkı bulunan mahallenin tasarım ve inşası dünyaca ünlü alanında uzman şirketler tarafından üstleniliyor. – HATAY
]]>Yaklaşık 1.5 aydır 31 Mart seçimleri için vatandaşlara projelerini ve hedeflerini anlatan Özkan Çetinkaya, kentin vaat siyasetine değil, icraat ve hizmet belediyeciliğine kendi dönemlerinde kavuşacağını söyledi.
“Kentsel dönüşüm projelerinde hiçbir vaadini gerçekleştirilmiş durumda değildir”
“Karabük’e uygulanacak projelerin aslında hep aynı projeler olduğunu, ancak sorulması gereken sorunun neden bu projeler sürekli aynı şekilde ısıtılıp ısıtılıp halkın önüne neden sunuluyor?” diyen Çetinkaya, ” 15 yılda bu projeler tekrar tekrar ısınıp ısınıp halkın önüne neden sunuluyor? Aslı baktığımızda projeler aynı değil. Problemler ve hizmete dönüştürülmesi gereken konular aynı. Ama bakıyoruz, Karabük’te ihtiyaç hali olan şeyler maalesef çözüme kavuşturulmuyor. Seçime 40 gün kala bugün burada verilen bin konut projesi vaadi. Seçime 40 kala halka hizmet için sözde verilen A4 maktu bir evrakla halkın başvurusu toplanıyor. Aslında bu evrakın hiçbir geçerliliği yok. Bir de bakıyoruz aynı belediye geçen iki seçimde Kemiklidere bölgesinde kentsel dönüşüm projesi sundu. Yüne Bayır mahallede bir önceki seçimde aynı şekilde seçim kampanyası olarak halka yapacağız diye sunulan konut vaatleri var. Bu bölgenin ikisinde de herhangi bir konut geçmiş 15 yılda verdiği kentsel dönüşüm vaadini yapmadı. Bugün vadeliden herhangi bir konut çalışması olmadı. Karabük halkı o zaman da heyecanlandı, konut sahibi olacağım dedi. Mahallelerimiz yenilenecek dedi. Daha modern, depreme dayanıklı konutlar yapılacak dedi. Geçtiğimiz on beş yılda bu iki tane konut projesi ve dahası daha nicesi hayata geçirilmedi. Geldik yıl 2024 seçime kırk gün kala yine aynı vaatler. 15 yıl da kaç konut yaptın. Şimdi yine aynı vaatlerle haktan evrak topluyor ve bu form niteliğinde bin tane konut yapacağınızı Karabüklü halkımıza beyan ediyor. Biz etmiyoruz, Karabük Belediyesi vaat ediyor. Maalesef uygun görmüyoruz bunu. Biz arzu ederdik ki 15 yılda Karabük’te konut üretimi mahallelerimizde konut stoku yükselsin. Daha modern daha çağdaş, depreme dayanıklı konutlar üretilsin. Çocuklarımız, ailelerimiz daha modern yapılarda yaşasın. Ama maalesef şu on beş yıllık Karabük Belediyesi son 15 yılında bu konut projesine, kentsel dönüşüm projelerinde hiçbir vaadini gerçekleştirilmiş durumda değildir. Nitekim son yıllarda soğuksu bölgesinde 3. etapta bir kriz halini almıştır. Biz orada da şunu söylüyoruz; Soğuksu Mahallesi’ne, 1 Mayıs’ta inşallah üçüncü etaba ilk kazmayı vuracağız. Kepçeyi sokacağız. Bu noktada da temaslarımız başladı inşallah. Bizler soğuksu mahallesinde üçüncü etabı da çok hızlı bir şekilde halledip halkımızın inşallah hizmetine sunacağız. Burada hızlı bir şekilde icraata hemen dönüşeceğiz. Göreve geldikten bir ay sonra biz Soğuksu Mahallesi’nde inşallah üretimine devam edeceğiz. Burada yine kiralar noktasında orada da yine halkımıza üzerine düşen neyse fazlasıyla yapacağız. Buradakiler bir kayıp varsa bunları da kati ücretle bu kayıpları yok edeceğiz, ortadan kaldıracağız. Bu projelerde bir ticaret değil, bir hizmettir bunlar hemen kentsel dönüşümlerimizi uygulayacağız. Bayır Mahalle olsun ve burada belirttiğimiz birçok mahallemizde halkımızı mağdur etmeden burada halkımızın hakkını koruyarak biz bu kentsel dönüşümleri ve bu modern, konutları, modern yapıları mahallelerimize kazandıracağız. Bu işin ehli de AK Parti’dir. Bugün Türkiye’de 2002’den önce TOKİ’yi konuştuğumuzda hiçbir şey yok ama 2002’den bu yana bakıyoruz şehrimizde de birçok TOKİ projesine bakıyoruz hükümetimizin imzası var. O noktada kentsel dönüşüm ve konut üretimi, modern konut üretimi bizim asli uzmanlık alanımız. İnşallah bu uzmanlık alanımızı göreve gelir gelmez icraata koyacağız” dedi.
“Karabük Belediyesi bu formlarla önümüzdeki 5 yıl size bin tane konut yapmayacak”
“Birçok mahallede sosyal konut üretmeye kuracakları Konut AŞ bünyesinde ve TOKİ’yle iş birliği halinde seri şekilde başlatacaklarını da ifade eden Özkan Çetinkaya, ” Eğer vaat ettiğimiz projelerle göreve geldiğimizde hiçbir çalışma ve ilerleme olmazsa gelsin belediyeye halkımız bize hesap sorsun. Belge topluyorsun, yer belli değil, kaç paraya mal olacak, kaç metre kare olacağı belli değil, insanları belediyede uzun kuyruklar oluşturarak umutları A4 kağıdına bağlıyorsunuz. 15 yılda verdiği vaatlerin hiçbiri yapılmamaış, bugün bu formla başvuru yapan halkımıza şunu söylüyorum, Karabük Belediyesi bu formlarla önümüzdeki 5 yıl size bin tane konut yapmayacak. Ama şunun sözünü veriyorum, AK Parti Belediye Başkan adayı olarak, yapacağımız 2 bin 100 konutu ise hükümetimle, TOKİ işbirliğiyle, istişare ile, Ankara yolunu gide gele Karabüklü hemşerime kazandıracağım. Belediye personelimizin de konut ihtiyacı var. Bizler de gerekirse burada belediye personelimizin bir konut ihtiyacı varsa bunu belediyedeki personel mesai arkadaşlarımla oturur 2100 değil 2500 konut yaparız. Bizim mesai arkadaşımız, personelimiz onlara da gerekli desteği yaparız” diye konuştu.
15 yıldır koskoca bir sürecin geçtiğini de kaydeden Çetinkaya, ” Başka illere bakıldığında nehir akıyor millet etrafında yürüyor. Bizim burada nehrimiz akıyor. Benim hemşehrilerim bakıyor. Karabüklüler bakıyor. Yine burada bir alan var, Gar sahası var. Bakıyorsun işte ben falanca yıl oraya protokole imza attım. Peki işi niye takip etmedik? Niye peşinden gitmedik? Vekillerimiz var burada birçok bürokratımız var Ankara’da. Bu işlerin peşine niye düşmedik? Ben adayım ve aday olduğumdan sonra 3 defa bakanla görüştüm. Bir tanesi de Gar projesi. Bu görüşmeler neden yapılmadı. Yapılsaydı bu gün tekrar tekrar ısıtılıp 15 yıl sonra niye proje olarak sunuluyor? Arzu ederdim ki ilk dönem bunun vaadini veren arkadaşımız Gar sahası icraatı gerçekleştirseydi, hizmete açsaydık. Şimdi konut noktasında ya Allah aşkına 15 yılda yapılmayan konutun seçimin 40 günü vaat eden bir belediye var karşımızda. 15 yıl hiçbir konut çalışması yok. Karabüklü çocuklar hala eski yapılarda. Yine bakıyorsun mevcut apartman kültürü olan mahallelerimiz bakıyorsunuz trafik problemleriyle otopark problemleriyle boğuşuyor. Bugün bakıyorsun konut bulamamaktan millet ilçelere oturmaya gidiyor. Şimdi 15 sonra form topluyoruz. 2019’dan buyan vaat ettiği bir tane konut projesi göstersin. Modern, çağdaş ve yaşanabilir bir Karabük için ben yola çıktım. 2100 tane konutu asgari düzeyde yapacağım. Azami düzeyde de bu rakamın çok çok üzerine çıkacağım. Burada da yine TOKİ’yle seri şekilde iş birliği yapacağız ve burada kentimizi daha güzel müreffeh bir seviyeye taşıyacağız. Bu bir cevap değil, bu bir hizmet aşkıdır. Bu Karabük’e bir kalkınma hamlesinin aşkıdır.” diye konuştu.
1100 Araçlık otopark sorunu millet bahçesi ile gideriyoruz”
AK Parti Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, kentteki en büyük sorunlardan birinin de otopark olduğunu ifade ederek, ” Kent Meydanı millet bahçesinde dönemin bakanı Murat Kurum’un ciddi bir emeği vardır. Yeniden TOKİ tarafından revize edilen Kent meydanı millet bahçesi projesinde bin yüz araçlık bir otopark hedefliyoruz. Millet bahçemiz içerisinde olacak ve halkımızın hizmetinde olacak. Millet bahçemizin içerisinde birçok sportif, sosyal yine gençlerimizin, kadınlarımızın, ailelerimizin kullanacağı alanlar da olacak. Kent meydanı millet bahçemiz içerisinde 1100 araçlık bir otoparkımız. Var. Şehrimizin otopark problemini ortadan kaldırıyoruz. Burada 800 araçlık iki katlı bir otopark ve yatay mimari inşa ediyoruz. Mevcutta da bir 300 araçlık otopark var. Burada da tek gayemiz hizmet. Burası 194 milyon TL, bir bedelle TOKİ tarafından, Çevre Bakanlığımız bünyesinde şehrimizde, hemşerilerimizin hizmetine sunuluyor. 78 dönüm alan üzerine yapılan Millet bahçemiz şehrimizin gözbebeği alanda gün geçtikçe yükseliyor. 26 Kasım 2024’de hemşehrilerimizin hizmetine de bu alanı sunacağız. Burası Karabük’lerin sosyalleşebileceği bir alan. İçerisinde bir çok sosyal alanlar yer alacak. Burası yeşil bir koridor olacak” ifadelerinde bulundu. – KARABÜK
]]>Akçadağ’da ilk olarak ilçe meydanında düzenlenen mitinge Cumhur İttifakı’nın AK Parti ve MHP’li üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci ve İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, MHP MYK Üyesi Eyüp Gönültaş, AK Parti Malatya İl Başkanı Namık Gören, MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök, Büyükşehir Başkan Adayı Sami Er, Akçadağ Başkan Adayı Hasan Ulutaş ile çok sayıda partili ve vatandaşın katıldığı ilçe mitinginde büyük coşku vardı.
Mitingde ilk olarak söz alan MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök, Cumhur İttifakı’nın hiçbir hesap ve menfaat olmadan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli tarafından kurulduğunu ifade ederek, “Bizim ittifakımızda mevki ve makamlar geçici, millete olan davamız bakidir. Biz nefsi hesaplar yapmadan her zaman davayı ön planda bulundurduk. Cumhur İttifakı günümüzün Kuva-yi Milliye ruhunu oluşturduğu hak davasıdır” dedi.
AK Parti Malatya İl Başkanı Namık Gören’de konuşmasında 6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketinin Akçadağ ilçesinde de büyük yıkımlara neden olduğunu ifade ederek, “Akçadağ ilçemizde 5 bin 300 hak sahibi var. Bu da demek ki 5 bin 300 evimiz yıkılmış. Deprem sonrası biran önce geçici barınma merkezlerini inşa ederek halkımızın buralara yerleştirilmesi sağlandı. ve sonrasında ise kalıcı konutlar için hemen harekete geçildi. Deprem sonrası ilçemizde 310 konut ve kırsal da bin 971 konutun temelleri atıldı ve bitme aşamasına getirildi. Konutların yapımları devam edecek bundan sonrada” ifadelerine yer verdi.
AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er ise, Akçadağ’ın değişime ve adil belediyeciliğe hazır olduğunu gördüklerini ifade ederek 31 Mart akşamı ilçeden rekor oy ile sandıktan çıkacaklarını söyledi.
6 Şubat asrın felaketine de değinen Sami Er, 11 ili etkileyen ancak yıkımın en çok olduğu 2’inci il olan Malatya’da çarşının çökmesi ile ticaretinde büyük ölçüde etkilendiğini söyledi. Bu büyük afet sonrası devletin hemen vatandaşın yaralarını sarma adına sahada olduğunu da hatırlatan Sami Er, geçtiğimiz günlerde yapımları tamamlanan 6 binin üzerinde konutun kura çekimlerinin yapıldığını, bundan sonra da belli periyotlarla kura çekimlerinin süreceğini dile getirdi.
Malatya’nın çarşısının 1,5 yıl içerisinde ayağa kaldırılacağını da kaydeden Sami Er, 30 yılı aşkın bir belediyecilik deneyimi ile göreve gelir gelmez Malatya’yı eskisinden daha güçlü bir hale dönüştürmek adına hızla çalışacaklarını söyledi.
Daha sonra söz alan AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ta, kendilerini büyük bir coşku ile karşılayan Akçadağlılara teşekkür ederek, “AK Parti Akçadağ Belediye Başkan Adayı Hasan Ulutaş ile Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Sami Er ağabeyimizi öncelikle Cenab-ı Hakk’a sonra sizlere emanet ediyoruz. Cumhur ittifakının adaylarına sahip çıkacağınızdan hiçbir şüphem yok. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde bu kutlu yürüyüşü devam ettireceğiz. Malatya daima AK Parti iktidarlarına ve Cumhur İttifakı’mıza omuz veren, yükselten illerimizden oldu. Bu defa Akçadağ’ımızı Cumhur İttifakı’mızla, AK Parti’mizle buluşturmamız hayati önem taşıyor. İnşallah 31 Mart’tan sonra sizlerin desteği ve Cenab-ı Hakk’ın yardımı ile bu bayrağı dalgalandıracağız” şeklinde konuştu.
Mitingde son olarak söz alan AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ise Cumhur İttifakı olarak çok önemli mücadeledeler verdiklerini ifade ederek, “Ülkenin birliği, beraberliği ve dirliği için, ülkemizin dünyada söz sahibi olması için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhur İttifakı olarak büyük mücadeleler verdik. Allah’ın izniyle vermeye de devam edeceğiz” dedi.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak hizmet ve eser siyasetinde her zaman önde olduklarının da altını çizen Tüfenkci, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’ye yapmış olduğumuz hizmetleri tek tek sayacak olsak inanın aylar sürer. Hangi ilçeye giderseniz, hangi yöne giderseniz gidin AK Parti’nin, Cumhur İttifakının hizmetlerini göreceksiniz, görmeye de sizler destek verdikçe devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
İlçe mitinginin ardından esnafları ziyaret eden Milletvekilleri ve adaylar, hem projelerini anlattılar hem de seçimlerde Akçadağ ve Malatya için destek istediler. Esnaf ziyaretlerinin ardından AK Parti Akçadağ Belediye Başkan Adayı Hasan Ulutaş’ın seçim irtibat ofisinin de açılışını yapan Sami Er ve Milletvekilleri burada da yaptıkları konuşmalarda Akçadağ’ın 31 Mart sonrası gerçek ve adil bir belediyecilik ile tanışacağını söylediler.
Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er ve beraberindekiler daha sonra Emlak Konut tarafından rezerv alanında yapılan konut ve işyerlerinin inşaatlarında incelemelerde bulundu. Akçadağ’ın kısa sürede eskisinden daha güçlü bir ilçe haline gelmesi için çalışmalara hız vereceklerini ifade eden Sami Er, TOKİ ve Emlak Konut deneyimleri ile Malatya’yı kısa sürede ayağa kaldıracaklarını ifade etti. – MALATYA
]]>Bakan Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen programda sanayici ve iş insanlarıyla kentteki bir düğün salonunda bir araya geldi.
Burada konuşan Özhaseki, birçok kurum ve kuruluşun önceliğinin karbon ayak izi olduğunu belirtti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da bu konuda çok büyük çalışmalar yaptığını vurgulayan Özhaseki, “Küresel ısınma dünyanın bir gerçeği. Bazıları bunun bir manipülasyon olduğunu iddia etse de biz bunu bizzat yaşıyoruz. Yaşadığımız ülkede yağışlar azalıyor. Eski karlar, yağışlar yok. Yer altından çektiğimiz suyun seviyesi daha da aşağıya düşüyor. Demek ki bir şeyler yaşanıyor. Bilim insanları dünyanın ısısının son 100 yılda 1,1 derece arttığını söylüyor. Bu artış bizim de içinde bulunduğumuz Akdeniz havzasında 1,5 derece olarak değerlendiriliyor. Bu artış 2 dereceyi bulursa bir kriz başlayacak.” diye konuştu.
Özhaseki, iklim krizinin ilk olarak gıdaya ulaşmakta güçlükler oluşturacağına, bunun da göçe neden olacağına dikkati çekerek, üretirken doğayı kirletmemeye dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.
“Zamanın ruhunu okuyamazsak sınıfta kalırız”
Dünyanın büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirten Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Sanayicilerimize sadece şunu söylemek istiyorum, 1 Ocak 2026’da sınırda karbon emisyon kontrolü başlayacak. Yurt dışına nokta kadar dahi bir şey satsanız sınırda kontrol edilecek. Eğer Avrupa’ya bir mal satacaksanız o ürünü nasıl ürettiğini soracaklar. Kirletmeden ürettin mi üretmedin mi, yeşil sertifikan var mı, yok mu… Emisyon ticaret hacmi tarafından belki belirli bedeller ödenecek. Eğer çevreyi hiç düşünmeden imalat yapan arkadaşlar varsa onların işi çok zor. Onların bedeli daha yüksek olacak. Çevreyi dikkate alarak çok az kirleterek üreten arkadaşların verecekleri bedel daha düşük olacak. O zaman bizim bu dediğim konulara dikkat çekici vaziyette bir gayret içerisinde olması lazım ki yarın bir gün ihracatınız tıkanmasın. Eğer isterseniz bu konuda teferruatlı bilgi vermek üzere İklim Değişikliği Başkanlığında ne kadar görevli arkadaşım varsa ben size göndereyim ve bizi bekleyen bu tehlikeyi tek tek anlatsınlar. Siz de buna göre kendi vaziyetinizi düzenleyin. Erkenden bu işe başlayalım, geleceğe hazırlanalım. Zamanın ruhunu okuyamazsak sınıfta kalırız.”
“Sene sonuna kadar 200 bin konutu dağıtmış olacağız”
Deprem bölgesindeki konut çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Bakan Özhaseki, devletin tüm imkanlarıyla depremzedelerin evlerine kavuşması için çalıştığını belirtti.
Deprem bölgesinde 950 şantiyede çalışmaların devam ettiğini aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:
“Çok şükür devletimiz bu işin altından kalkıyor. En son AFAD’ın bize bildirdiği rakamlara göre 390 bin ev borcumuz var. 307 bininin işlemi başladı. ya ihale sürecinde, ya ihalesi yapıldı, ya kaba inşaatı bitti ya bitme aşamasına geldi. Zaten Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da katıldığı bazı törenlerle 46 bin konutu dağıttık. Mart sonuna kadar bu sayı 75 bini bulacak. Mayıs ayıyla birlikte de her ay 10 bin, 15 bin konut dağıtmaya devam edeceğiz. Dile kolay arkadaşlar, söylemesi kolay. Sene sonuna kadar 200 bin konutu dağıtmış olacağız. Ondan sonraki senenin ortasına kadar da başladığımız 300 binden fazla daireyi herkese teslim edeceğiz.”
]]>Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Bağcılar Meydanı’nda miting yaptı. Kurum’a eski Tarım ve Orman Bakanı Mehdi Eker, Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı Rüstem Tüysüz ve beraberindeki heyet eşlik etti. Büyük bir kalabalık eşliğinde yapılan mitingde Kurum, vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Kurum’u konuşması sırasında vatandaşlar alkışlarla destekledi.
“1 Nisan sabahında İstanbul’da güneş yeniden doğacak”
Bağcılar Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Sizin bu desteğiniz, bize güç veriyor. 1 Nisan sabahında İstanbul’da güneş yeniden doğacak. Tahribat dönemi bitecek. İstanbul’un her sokağını aşkımızla, sevgimizle yeniden ayağa kaldıracağız. Annelerimizin, babalarımızın, büyüklerimizin duasını alacağız. İstanbul’da hangi görüşten olursa olsun, tüm kardeşlerimiz, annelerimiz, gençlerimiz bizlere güveniyor, bizlere inanıyor. Çünkü biliyor ki, biz söz verdik mi, o sözü tutarız. Bundan önce ne söz verdiysek yaptık. Biz milletimizin en zor anında yanında olduk. 650 bin konutu ve 100 bin sosyal konutu bizler yapacağız. İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Bağcılar’daki vatandaşlarımız yastığa başını koyduğunda huzurla uyuyacak. Yeni metro hatlarıyla, iki yakaya yapacağımız tünellerle, 250 bin araçlık otoparklarla, yeni çevre yollarıyla İstanbul’da ki trafik çilesini bitireceğiz. Bu şehirde hiçbir anne, evladının güvenliğinden, sağlığından endişe etmeyecek. Annelerimiz, ev kadınlarımız iş sahibi olacak, emeğinin hakkını alacak. İstanbul’da hiçbir ihtiyaç sahibi kardeşim, sosyal desteklerde adaletsizlik yaşamayacak. Depremde ağız dolusu sözler verip bedava konut yapacağız dediler. Biz bu konutların temellerini atarken siz bu konutları yapamazsınız dediler. Biz milletimizle el ele verip hem deprem bölgesini ayağa kaldırdık, hem de vatandaşımızın her türlü ihtiyacını gidermek için çalışmalar yaptık. İstanbul’da ihtiyaç sahibi emeklerimize büyükşehirden her ay 2 bin 500 TL destek ödemesi yapacağız. Bu şehrin güzel gençleri için İstanbul’da yaşamak ve okumak bir zaruret olmayacak. Burada okuyan gençlerimiz mutlu olacak, kendini özgüvenli hissedecek. İstanbul’da okumak bir ayrıcalık olacak” dedi.
“Siz israfı getirip, İstanbul’u bitirdiniz”
Mevcut İBB yönetiminin hizmet yapmadığı halde belediyenin kaynağını nereye harcadığını soran Kurum “Projelerimizi açıkladıktan sonra milletimizden aldığımız bu güven birilerini telaşlandırdı. İstanbul’a ihmalkarlığıyla, iş bilmezliğiyle 5 yıl kaybettiren CHP’nin İBB adayı endişe içerisinde bir o yana bir bu yana savruluyor. Bunlar bırakın bizim projelerimizi anlamayı, hayal bile edemiyorlar. Bunların bizim projelerimizin gücüne, hayalleri bile yetişemez. Çünkü böyle bir dertleri yok. Şimdi çıkmışlar ‘İsrafı Bitirdik, Hizmeti Getirdik’ diyorlar. Bağcılar Meydanı’ndan Bağcılarlı kardeşlerimizle birlikte kendilerine soruyoruz? 100 bin konut sözü verdiniz yapmadınız. 15 bin sosyal konut dediniz, yapmadınız. Bunca parayı nereye harcadınız? Söz verdiğiniz yeşil alanların hiçbirini yapmadınız. Bunca imkanı nerede kullandınız? ‘İstanbul’a yüzlerce park-bahçe yapacağız’ dediniz, yapmadınız. İstanbul’un kaynaklarını nereye kullandınız? “On binlerce kadınımıza iş bulacağım’, ‘İSMEK’i büyüteceğim’, ‘Her kadın meslek sahibi olacak’ dediniz, yapmadınız. Şu güzel annelerimizin, kadınlarımızın parasını nereye kullandınız? Siz israfı bitirip hizmeti getirmediniz. Siz israfı getirip, İstanbul’u bitirdiniz” şeklinde konuştu.
“Sizin reklam bütçesine ayırdığınız kaynakları biz kentsel dönüşüme harcayacağız”
İstanbul’da 650 bin konutu nasıl yapacağını soran İmamoğlu’na Kurum, şu cevabı verdi:
“Bu şehrin parasını çarçur eden insanlar kahkahalar atarak Murat Kurum 650 bin konutu nasıl yapacak diyorlar. Buradan cevap veriyorum: aslında yanıma gelip biraz staj yapsan, başka yerlere gideceğine afetlerde yanımda olsan. Bunları sana öğretiriz ama senin öğrenmek gibi bir derdin yok. Sizin reklam bütçesine ayırdığınız kaynakları biz kentsel dönüşüme harcayacağız. Sizin kariyer inşa etmek için harcadığınız kaynakları, biz Bağcılar’ın yuvalarını inşa etmek için harcayacağız. Sizin sosyal medya trollerine harcadığınız paraları, biz İstanbulluların hizmetine harcayacağız. Sizin CHP’yi ele geçirmek için savurduğunuz kaynakları, biz İstanbul’un projelerinde kullanacağız. İstanbul’un kaynağını, İstanbul’a harcayacağız. İstanbul’un hakkını, İstanbullulara teslim edeceğiz. İşte o 650 bin yuvayı bu kaynaklarla, bu imkanlarla, bu inançla, milletimizin bu güveniyle yapacağız. Daha önce gittiğimiz afetlerde söz verdiğimiz 350 bin yuvayı da 5 yılda yaptık.”
“İstanbul’un her ilçesinde bizim afişlerimizi, pankartlarımızı indiriyorlar”
Mevcut İBB yönetiminin kendisine ait afişleri söktürdüğünü söyleyen Kurum “Başta dedim ya hani telaş içindeler. Sürekli yeni bir şeyler deniyorlar. Bu sefer de İstanbul’un her ilçesinde bizim afişlerimizi, pankartlarımızı indiriyorlar. Büyükşehirin zabıtaları eliyle afişlerimizi söktürmeleri, demokratik olgunluk sahibi olmadıklarını, gençlerimizin emeğine saygılı olmadıklarını göstermiştir. Ben burada o afişleri asan, bu davanın gençlerine söz veriyorum. İstanbul’u bu demokrasi düşmanı tutumlardan, bu algıcılardan ilelebet kurtarmak için 31 Mart akşamına kadar gece gündüz demeden çalışacağız” ifadelerine yer verdi.
“Kandil uzlaşısının adayı İmamoğlu’dur”
İstanbul’un kirli bir pazarlık masasına oturduğunu dile getiren Kurum, “İstanbul, çok daha büyük bir tehlikenin girdabına sokulmak isteniyor. Bugün maalesef, milletin gözleri önünde İstanbul bir kirli pazarlık masasına yatırılmıştır. Fatih’in emaneti İstanbul Kandil uzlaşısıyla paylaşılmak istenmektedir. Her gün yapılan pazarlıklarla meclis üyelikleri ve bu adaylıklar dağıtılmaktadır. Kandil uzlaşısının adayı İmamoğlu’dur. Siyasi hırsları uğruna, İstanbul’u bu pazarlıkların konusu yapan bizzat kendisidir. Tarihten bu yana İstanbul ne zaman pazarlık konusu yapılsa, ne zaman paylaşılmak istense bu millet buna asla izin vermemiştir, o kirli kapı arkası anlaşmaları bozmuştur! Sultan Fatih böyle yapmıştır! Sultan Abdülhamit karşılarına dikilmiştir! Mustafa Kemal Atatürk dik durmuştur! Recep Tayyip Erdoğan onların bütün hesaplarını paramparça etmiştir. 31 Mart’ta sandıkları patlatarak, bunlara en güzel cevabı vereceğiz. 1 Nisan’dan itibaren İstanbul’da yükseliş dönemini başlatacağız! Fatih’in emaneti, pazarlıklar kumpasından çıkarılacak! Bu şehr-i İstanbul emin ellerde olacak. İstanbul ilelebet özgürlüğüne kavuşacak” dedi.
“550 milyona sen bir sürü otobüs alırdın”
Mevcut İBB yönetiminin Maltepe’de düzenlenen bir konsere 550 milyon harcadığına dikkat çeken Kurum, “Biz dün nasıl Bağcılar’ımızın hep yanında olduysak, bundan sonra da her anında hep yanında olacağız. Göreve başladığımız anda bir yandan Mahmutbey, Ateştuğla ve Çiftlik kavşağı projelerimizi yaparken, diğer yandan Kirazlı-Halkalı, Mahmutbey-Esenyurt metrolarını süratle inşa edeceğiz. Bağcılar’ımızın iki önemli bölgesi olan Güneşli Meydanı ve Çiftlik Meydanı metro ile buluşacak. Bağcılar’da otobüs hatları eksik. Maltepe’de 2 günlük konsere 550 milyon harcamayı biliyorlar. 550 milyona sen bir sürü otobüs alırdın. Bağcılarlı kardeşim bir saat otobüs bekliyor. Metroyu yapmadın, kentsel dönüşümü yapmadın, verdiğin vaatleri de tutmadın, bari bir otobüs al üzerine de reklamını yapıştır da bir işe yarasın. Onu da beceremiyorsun. İşin gücün algı ve bahane üretmek. Göreve gelir gelmez Bağcılar’da minibüs ve otobüs hatlarını arttıracak, hemşehrilerimizin ihtiyaçlarını gidereceğiz. Bir taraftan Çiftlik’te muhteşem bir otopark yaparken, bir yandan da Bağcılar meydanını yeşillendiren ve orada kültür merkezini inşa ederken bulacaksınız. Bağcılar meydanımızı yenileyeceğiz. Buraya muhteşem bir kültür merkezini İBB olarak biz getireceğiz” şeklinde konuştu.
Öte yandan Kurum vatandaşlara karanfil hediye edip, hatıra fotoğrafı da çektirdi. – İSTANBUL
]]>***
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2023 sonuçlarına göre, İstanbul’un nüfusu bir önceki yıla göre 252 bin 27 kişi azalarak 15 milyon 655 bin 924 kişi oldu. 2022 doğum istatistiklerine göre, Türkiye’de doğurganlık hızı 1,62 iken İstanbul’da bu oran 1,29 ve aynı yıl doğanların sayısı ise 170 bin 84 oldu. Ölüm istatistiklerine göre, Türkiye’de ölüm hızı 5,9 iken İstanbul’da bu oran 4,6 ve aynı yıl ölenlerin sayısı 73 bin 751’dir. Peki, Türkiye’nin en yoğun nüfuslu kenti neden ve nereye göç verdi? Taşı toprağı altın olan İstanbul’a neredeyse yüz yıllık rağbetten sonra şimdi İstanbul’dan “kaçıştan” söz edebilir miyiz? İstanbul’daki nüfus neden azalma eğiliminde ve bu değişimi nasıl okumalıyız? İstanbul’da nüfusun azalmasındaki kentsel dinamikler neler?
Kentten kent bölgeye: İstanbul’dan Marmara’ya
Türkiye nüfusunun yüzde 18,34’ünün ikamet ettiği İstanbul’daki değişimler artık alternatif bir tanımla anlaşılabilir: Kent bölge. 11 kentli Marmara Bölgesi, Türkiye nüfusunun yüzde 30,93’üne ev sahipliği yapıyor. İstanbul’un nüfusu azalırken veya nüfus artış hızı yavaşlarken, Marmara Bölgesi’nde nüfus son 20 yılda artma eğilimindedir. Ekonomik nedenlerle emeklilerin ve yaşam tarzı göçü nedeniyle İstanbul’dan ayrılanların Marmara Bölgesi’ndeki farklı kentlere yöneldiği söylenebilir. İstanbul sanayisinin, istihdam alanlarının, Marmara Bölgesi’ne kayması da göçün önemli sebeplerinden biridir.
Önceden istihdam için İstanbul’a yönelen nüfus, Marmara Bölgesi’nde üretimin ve ticaretin yaygınlaşması ve turizmin genişlemesi nedeniyle bölgedeki diğer kentlere yöneldi. Ayrıca Türkiye’de kent bölge gelişimiyle bölgesel ölçekte bazı kentsel merkezler giderek daha fazla göç aldı. İzmir ve kent bölgesindeki Aydın ve Manisa, Adana ve kent bölgesindeki Mersin ve Konya bu türden kent bölgelere örnek olarak gösterilebilir. İstanbul hem kendi etrafındaki hem de Türkiye’deki kent bölge gelişiminden etkileniyor. Kent bölgeler geçmişteki kentsel gelişmelerden farklı olarak ekonomik, kültürel, toplumsal ve mekansal olanaklara sahip yeni cazibe merkezlerinin oluşmasını içerdiğinden nüfus hareketlerinin sadece tek bir kente değil ülkedeki farklı kent bölgelere yönelmesine olanak tanıyor.
Merkezden çepere: Kadim kentten kırsal nitelikli/doğal alanlara
Arnavutköy, Çatalca, Çekmeköy, Sancaktepe, Silivri, Sultanbeyli, Şile ve Tuzla gibi İstanbul’un çeperinde kalan yerleşimlerde nüfus artıyor. 2000’li yılların başından itibaren kentin çeperine yönelen nüfus giderek daha fazla kırsal nitelik taşıyan alanlara yerleşiyor. Şile ve Çatalca’daki nüfus artış hızı, İstanbul’un kadim kent merkezindeki nüfusun giderek kent dışındaki, kırsal nitelik taşıyan alanlara yerleştiğini gösteriyor. Bu yaşam tarzı göçü kentteki diğer nüfus eğilimlerinin açıklanmasında da kullanılabilir. Kent merkezindeki yoğun nüfusa sahip ilçelerden kent çeperindeki ilçelere gidecek ekonomik sermayeye sahip olmayan nüfusun bir kısmı da kentin komşusu olan diğer kentlere doğru bir yöneliş içerisindedir. Başta kentin doğusundaki Kocaeli, Sakarya, Yalova ve batısındaki Tekirdağ, Edirne, Kırklareli gibi kentler olmak üzere nüfus, bölgedeki diğer yerleşim alanlarına doğru hareket ediyor. Ayrıca Güney Marmara bölgesindeki Bursa, Balıkesir, Çanakkale gibi kentlere doğru da özellikle emekliler tarafından yapılan bir göçten söz edilebilir.
Konut ve yaşam maliyetlerinin artması
İstanbul’da nüfusun azalmasındaki etkenlerden biri konut ve yaşam maliyetlerinin artmasıdır. Giderek ekonomik sermayesi azalan, konut sahibi olamayan emeklilerin ve çalışma yaşamı dışında kalan nüfusun kentte varlıklarını sürdürmeleri zorlaşıyor. Emeklilerin göç hareketinde belirleyici olan ekonomik sermayeleridir. Geçtiğimiz yıllarda emekliler, Marmara Bölgesi’nde konut edinebilme olanağına sahipti ve farklı kentlere yerleşmeleri söz konusuydu. Ancak günümüzde ekonomik sermaye güçlüğü yaşayan emeklilerin yeni konut edinemedikleri için genellikle ailelerinin göç ettiği kentlere dönme eğiliminde oldukları söylenebilir. Kentteki konut ve yaşam maliyetlerinin artması sadece emeklileri değil aynı zamanda orta ve orta alt gelir grubundaki bireyleri de kent dışında çözümler aramaya itiyor. Bu gelir grubundakiler farklı kentlerde istihdam olanaklarına ve konuta erişim sağladıklarında göç ediyor.
Yaşam tarzı göçü: Yaşam kalitesini iyileştirmeye dair arayışlar
Diğer taraftan hem konut ve yaşam maliyetlerinin artmasıyla ilişkili olarak hem de kentteki diğer zorluklarla -başta trafik yoğunluğu, çevre kirliliği ve benzeri sorunlarla- mücadele etmekten yorulan orta ve orta üst gelir grubundaki bireyler de farklı kentlere yerleşiyor. Bu yaşam tarzı göçünün gerçekleşmesinde kentsel olanakların niteliğini kaybetmesi, ulaşım sürelerinin uzunluğu, kentteki yeşil alanların sınırlı olması, konut ve nüfus yoğunluğunun yaşam kalitesini düşürmesi, çocuk yetiştirmek için gerekli kamusal mekanların hem sınırlı hem de niteliğinin düşük olması gibi sorunların önemli bir payı bulunuyor. Türkiye genelinde 2023 verilerine göre, nüfus yoğunluğu 111 kişidir. İstanbul ise kilometrekareye düşen 3 bin 13 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek kenttir. Yaşam tarzı göçüne karar verenlerin kentteki yaşanabilirlilik düzeyinden memnun olmadıkları söylenebilir. 2022 yılı iç göç istatistikleri kapsamında İstanbul’un verdiği göçün nedenlerine bakıldığında daha iyi konut ve yaşam koşulları için göç edenlerin oranı yüzde 22,08, aile fertlerinden birine bağımlı göçün oranı yüzde 22,83’tür. Aynı zamanda çalışma hayatında görülen uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, İstanbul ile diğer metropollerin çevresinde gelişen kent bölgelerdeki istihdam olanaklarının artması gibi değişimler nedeniyle yaşam tarzı göçü giderek daha da kolay hale geliyor.
Kentsel dönüşüm ve konuta erişimdeki güçlükler
Konut sayısının az olduğu ve fiyatlarının belirgin bir biçimde arttığı bir dönemde, kentsel dönüşüm nedeniyle evinden ayrılmak zorunda kalan ev sahipleri ya da kiracılar İstanbul’da yaşayabilecekleri bir evi kiralamakta güçlük çekiyor. Emekliler ve orta alt gelir grubundakiler konuta erişim koşulları nedeniyle farklı çözümler arıyor. Bu çözümlerden biri de kenti ivedilikle terk ederek farklı bir kente yerleşmektir. Kentte üretimin parçası olmayan emeklilerin ve konut edinmekte zorlanan orta ve alt gelir grubundakilerin kentten ayrılması kentsel dönüşümün bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Kentsel dönüşüm sırasında farklı ilçelere ya da kentlere yerleşenlerin artan ekonomik değerden faydalanmak üzere genellikle eski mahallelerine dönmedikleri söylenebilir.
Kentsel dinamiklere bağlı olarak İstanbul’un demografik yapısında yaşanan değişimler yeni kentsel ve toplumsal gelişmeleri beraberinde getirebilir. Söz gelimi son 20 ila 30 yılda çiftlere, ebeveynlerinin torun bakım desteği vermesi başta kadının istihdama katılımının artması olmak üzere farklı olanakların gelişmesine katkı sundu. Ancak emeklilerin kentten göçünün artmasıyla birlikte sosyal desteğin azalması ve bununla birlikte doğurganlığın daha da azalması söz konusu olabilir. Diğer taraftan İstanbul’daki konut ve yaşam maliyetlerinin artması nedeniyle aynı evde yaşamaya başlayan ya da ebeveynlerine maddi destek sunan bireylerin de aileleriyle birlikte yaşama pratiğini devam ettirmek üzere farklı kentlere göç etme eğilimi artabilir. Maddi ve sosyal desteğin iki yönlü de önemli olduğu günümüz ekonomik ve toplumsal koşullarında, nüfus hareketi sadece sayısal bir değişim değildir. Bu nedenle kentsel dinamikleri, nüfus hareketlerini ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini yakından takip ederek atılması gerekli adımlar açık bir biçimde ortaya konabilir.
[Prof. Dr. Murat Şentürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesidir.]
Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
]]>AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, beraberinde Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit ve AK Parti İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı ile Salköprü Mahallesi’ndeki spor salonunda bölge sakinleri ile bir araya geldi. Çevre mahallelerden de çok sayıda vatandaşın katılım sağladığı toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, deprem sonrası büyük yıkımın yaşandığı Malatya’da devam eden kalıcı konutlar ve işyerlerinin son durumu hakkında bilgiler verdi.
Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın katılımı ile 6 binin üzerinde kalıcı konutun kura çekimi sonucunda hak sahiplerine teslim edildiğini belirten Sami Er, her ay yapımı tamamlanan TOKİ konutlarının hak sahiplerine teslim edilmeye devam edeceğini söyledi. Malatya’da deprem nedeniyle hak sahibi olan tüm vatandaşlara TOKİ tarafından evlerinin teslim edileceğini söyleyen Başkan Adayı Sami Er, “Tüm teslimatlar bittikten sonra TOKİ’de görev yapan birisi olarak daha fazla konut üretilmesini sağlayarak hem kiracılar hem de alt gelir grubunda bulunan vatandaşlarımızın konut sahibi olması için çaba sarf edeceğim” dedi.
Kent genelinde 35 yeni rezerv alanı daha belirlendiğini ifade eden Er, buralarda yeni konutlarının yapılacağını söyledi. TOKİ’de görev aldığını ve bunun da Malatya’da kendisi için büyük bir artı olacağını dile getiren Er, “Allah’ın izniyle siz bize güvenirseniz ki güvenin. Hem konut inşaatı hem de çarşı inşaatının yani bütün şehrin planlanmasının her aşamasında çok rahatlıkla her yere ulaşabilecek ve idare edecek bir pozisyondayım” ifadelerine yer verdi.
31 Mart sonrası halkın teveccüh göstermesi sonucunda göreve başladıklarında Malatya’yı yeniden ayağa kaldırmak için ellerinden gelen tüm gayreti göstereceklerini ifade eden Er, “Ben ve ekibim Malatya’da en son insanımızın konutuna erişince, en son esnafımızın kalıcı işyerine ulaşıncaya kadar bize durmak yok, yorulmak yok” dedi.
Malatya’dan göçü durduracaklarını ve giden göçlerin de yeniden kente dönmesi için gayret göstereceklerini de belirten Sami Er, “Herkese eşit mesafede olacağız. Herkese adil davranacağız. Hiç kimsenin adamı olmayacağız. Sadece Malatyalıların adamı olacağız” ifadelerine yer verdi.
Göreve geldiklerinde belediyeye personel alımlarında da adil olacaklarının altını çizen Er, “Bir personel alınacağı zaman kesinlikle ehliyet ve liyakate önem vereceğiz. Kamu malını en iyi şekilde koruyacak kişilerle çalışacağız. Alımlarda kura ile belirleme yapacağız. Bunu özellikle söylemek istiyorum” şeklinde konuştu.
“Tüm süreci sizlerle yürüteceğiz”
AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit de bugün rezerv alanı olarak belirlenen bu mahallelerde halkın talep ve sorunlarını dinlemek için bir araya geldiklerini ifade ederek, “Burada rezerv alanında yeniden yapılaşma yapılırken öncelikle ben Yeşilyurt Belediyesi adayı olarak şunu belirtmek istiyorum. Buradaki vatandaşımızın hakkını sonuna kadar koruyacağız. Bunun için buradayız. Süreç devam ederken mutlaka sizlerle istişare edeceğiz. Sizin görüşleriniz alınarak bu süreçler yürütülecek” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından toplantıya katılan vatandaşların merak ettikleri tüm sorulara adaylar ve yetkililer cevap verdi. – MALATYA
]]>Diyarbakır Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, yaşanılan en büyük acılarda bile el ele vererek ayağa kalkmayı bildiklerini, dünyanın en büyük arama kurtarma ve iyileştirme operasyonunu gerçekleştirdiklerini söyledi.
“Diyarbakırlı kardeşlerimiz, bizim en büyük dert ortağımız oldu, yoldaşımız oldu” diyen Bakan Yerlikaya, 7’den 70’e bir olunduğunu, asrın felaketini, hep birlikte asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdüklerini aktararak, sarsılmaz ve sağlam irade ortaya konulduğunu dile getirdi.
“Diyarbakır’a 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldı”
Diyarbakır’da deprem konutlarının kura ve anahtar teslim törenini gerçekleştirdiklerini kaydeden Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Depremzedeleri yeni yuvalarına kavuşturmanın mutluluğu içerisindeyiz. 6 Şubat depremleri sonrası Diyarbakır’ımızda 433 vatandaşımız hayatını kaybetti, 44 bina yıkıldı. Acil yıkılacak ve yıkık 103 bina enkazının tamamı kaldırıldı. Ağır hasarlı 5 bin 494 binanın yüzde 85’i yani 4 bin 227’sinin enkazı tamamen kaldırıldı. Diyarbakır’da ev sahibi ve kiracı 20 bin haneye bugüne kadar 795 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapıldı. Kent merkezlerinde ve kırsalda olmak üzere toplam 988 konteynerde 3 bin 782 depremzedemizi misafir etmeye devam ediyoruz. İhtiyaç sahibi 678 ailemize ise Esen Kart dağıtıldı. Depremlerden sonra Diyarbakır’ımıza 3 milyar lirayı aşkın kaynak aktarıldı. Giden canlarımızı geri getiremeyiz ama Diyarbakır’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şeklide tekrar imar ve ihya etmeye kararlıyız.”
“6 bin konutun yapımı hızlı bir şekilde devam ediyor”
Deprem sonrası hızlı bir şekilde temeli atılan evleri işaret eden Bakan Yerlikaya, asrın felaketinden sadece 19 gün sonra başlayan çalışmaları başka hiçbir ülkenin ve devletin bunu yapamayacağını söyledi.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yerlikaya, “Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Diyarbakır’da 14 bin 273 konut, bin 6 iş yeri, 583 ahır olmak üzere toplam 15 bin 862 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, bin 374’ü il ve ilçe merkezlerinde, 49’u kırsalda olmak üzere toplam bin 423 konutumuzun kuralarını çekip, hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 6 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor, inşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz.” diye konuştu.
22 yıldır olduğu gibi 6 Şubat’tan sonra da Diyarbakır’ın, Diyarbakırlıların yanında olduklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Olmaya da devam edeceğiz. Biz, kalbimizle buradayız. Aklımızla, fikrimizle, gönlümüzle buradayız. Sizleri yeni yuvalarınıza kavuşturana dek, hayatı yeniden normale döndürünceye dek buradan ayrılmayacağız. 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Yeni evlerine kavuşan tüm vatandaşlarımıza, Diyarbakırlı kardeşlerimize yuvalarında huzurla oturacakları günler diliyorum. İnşallah yeni yuvalarınızda şen olasınız, mesut ve bahtiyar olasınız. Konutlarımızın yapımında büyük emek sarf eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza ve bakanlığımızın fedakar çalışanlarına, kabinedeki tüm bakanlarımıza, AFAD’ımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”
Bakan Yerlikaya, konuşmalarının ardından butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen bin 423 konut için kura çekimini başlattı.
Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.
Törene; AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepoğlu Ataman, Mehmet Sait Yaz, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, TOKİ Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mehdi Eker, kurum ve kuruluş müdürleri, yetkililer ve vatandaşlar katıldı. – DİYARBAKIR
]]>Adana’ya gelen Bakan Özhaseki Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesinde incelemelerde bulundu.
“Yıl sonuna kadar teslim edeceğiz”
Burada konuşan Bakan Özhaseki, yıl sonuna kadar kentsel dönüşüm kapsamında ki evlerin teslim edileceğinin müjdesini vererek, “Bugün Adana’da yapılan TOKİ konutları için tören düzenledik. Onun töreni için geldik, bugün hak sahiplerine evlerini dağıttık. Geride kalan kardeşlerimizin evlerini de 1 sene içerisinde teslim edeceğiz. Bu arada kira yardımlarımızda evlerine geçinceye kadar devam edecek. Hayırlı bir iş geldik. Gelmişken de burada daha önceden bizim başladığımız inşaatları bir kez daha görelim diye tek tek geziyoruz. Burada 950 civarında yer yıkıldı ve bu sayıya yakın bir iş yeri ve konut yapılıyor. 2 sene gibi bir süre verilmiş. 1 sene kalmış. Bu süreyi de bugün müteahhit ile görüşüp geriye çekip bu senenin sonuna kadar teslim etmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Bir daha kafalarını çıkaramayacaklar”
Türkiye’nin birçok zorlukla mücadele ettiğini vurgulayan Bakan Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:
“Zamanında bir takım zorluklar oldu. Kolay değil, bir ev sahibi olmuşuz ve sonra gelin bu evi yıkalım diyorlar. Siz başınızı soktuğunuz yerde doğru mu, bu evi yapabilirler mi diye tedirginlik yaşadınız. Sizlerden Allah razı olsun. Hayatınızın en doğru kararını verdiniz. Üzerinde yaşadığımız bu güzel coğrafya zor. Ateş çemberi gibi. Savaşın içinde olmayan bir tane ülke söyleyin maalesef yok. Arasında Türkiye Allah’a hamd olsun güvenli bir liman. Kardeşliğimize göz dikenlere Allah fırsat vermesin. Terör örgütleri her gün bir fitne çıkartmak için çabalıyorlar. Emin olun bunlar içimizden çıkmış saf gibi gözükebilir ama hepsi dışarıdan destekli. Amerika neden 10 bin kilometreden gelip sınırımızda konuşlanıp silah dağıtıyorlar. Milyarlarca dolar harcıyorlar. Ülkemizi bölmek istiyorlar. Ancak öyle bir mücadele verdik ki o terör örgütleri bir daha açığa çıkamayacaklar.”
“Birinci işimiz deprem konutları”
Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu ancak bilim ve fen kurallarına göre ev inşası yapıldığı takdirde hiçbir sorun oluşmayacağını aktaran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatandayız. Bu ülke yüzyıllardır birçok insana ev sahipliği yapmış. Medeniyet buralardan yayılmış ama deprem gibi tehlikesi var. Depremin nerelerde olduğu, fay hatları belli. Bilim insanlarına kulak verirsek hiçbir sorun olmayacak. Her ne yapıyorsak deprem gerçeğini bilerek yapmalıyız. En son 6 Şubat’ta 9 saat arayla 2 deprem oldu. Tam 53 bin kardeşimizi kaybettik. 18 il etkilendi. 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasarı ölçecek alet yok. Böyle bir zor gün geçirdik. Ama hamt olsun bir millet dayanıştı. O günlerin üstesinden geldik. Allah böyle bir milletten razı olsun. Devlet olarak biz ayaktaydık. 1 senedir gece gündüz demedik, tatil demedik. 307 bin inşaatımız başladı. 46 bini dağıttık evlerin. Sene sonuna kadar her ay 10-15 bin konutu yapıp dağıtmaya devam edeceğiz. Birinci işimiz deprem konutları. Birisi gelip Mehmet Şimşek’ten para istedi mi hemen maliyeyi kapatıyor ama deprem konutları için Mehmet bey de hiç para kaynağını esirgemiyor” diye konuştu.
“Yaptıkları tek şey algı operasyonu”
Cumhur ittifakının ülkedeki bütün meselelere hakim olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerini atlatarak ülkedeki bütün meselelere hakim bir ittifakımız var. Cumhur ittifakı. Hem cumhurbaşkanımız hem de Devlet bey kararları çok güzel alıyorlar. Bizim ittifakımız yerli ve sizin değerlerinizi taşıyan bir ittifak. Biz tarihimize, insanımıza ve medeniyetimize karşı sorumluluğumuz olduğuna sahip insanlarınız. Eskiden karşımızda ittifak vardı ancak artık ittifakta kalmadı. Kutsal ittifak diyorlardı. Birbirine benzemezler bir araya gelmişler ve tek işleri vardı Recep Tayyip Erdoğan’ın gitmesi. Bunlar hiç birbirine benzemiyordu. Haliyle ittifak dağılınca kirli iş birlikleri ortaya çıktı. Milleti kandırarak insanlara nasıl bunları söylediler. Millet ittifakının bazı milletvekilleri bile seçimden sonra Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediklerini söylüyor. Bunların yaptığı tek şey algı operasyonları. Gözleri cumhurbaşkanlığı makamında veya bir partinin genel başkanlığı makamında. Şehirlerinde problemler gittikçe büyüyor” dedi.
“En güzel hizmetleri Adana’ya yapalım”
Adana’nın çok önemli bir şehir olduğunu ve gerçek belediyecilik ile hak ettiği yere gelebileceğini anlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:
“Ben 21 sene Kayseri’de belediye başkanlığı yaptım ve deli gibi çalıştım. Zamanında Aytaç abi Adana’da ‘Ben size Paris’i değil, Kayseri’yi vaat ediyorum’ pankartı asmıştı. Bende sorduğumda Kayseri’nin Adana’yı geçtiğini ve hizmetlerinin çok güzel olduğunu söyledi. Bizim derdimiz hizmet, eser belediyeciliğiydi. Buna inandık ve böyle hizmet ettik. Ancak bir çok yerde gördüğüm manzara beni ürkütüyor. Adana ve Kayseri arasında çok ciddi fark var. 12 ay inşaatta yapılır tarım da yapılır. Ancak Kayseri’de bunların hiçbiri yok. Niye bu Adana o zaman geride kalıyor. Fatih kardeşim de Halil hocamda sizlere hizmet için yanınızdalar. Onlara sahip çıkın bizde arkalarında durup en güzel hizmetleri Adana’ya yapalım.”
Konuşmanın ardından Bakan Özhaseki ve beraberindekiler şantiye alanında incelemelerde bulundu. – ADANA
]]>6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen Osmaniye’de asrın felaketinin yaraları sarılıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Osmaniye’de deprem konutları kura ve anahtar teslim törenine katıldı. Çekilen kurayla yapımı tamamlanan bin 976 konutun hak sahipleri belirlendi.
Törende konuşan Bakan Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz. Her güzelin kusuru olduğu gibi ülkemizin de iki kusuru var. İkisi de yerin altında. Birisi fitne odakları hiç bitmek bilmiyor. Özellikle yurt dışından destekli bazen dost gibi gözüken ülkelerin para verdiği, lojistik destek sağladığı, bizim iyiliğimizi istemeyenlerin teşvikiyle, tahrikiyle bir türlü fitne odakları bitmek bilmiyor. Birisi de depremsellik” dedi.
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Bakan Özhaseki, “Bu güzel ülke ne yazık ki bir deprem ülkesi. Son yüzyıl içerisinde anakaramızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231; hem denizde hem karada meydana gelen yıkıcı deprem sayısı artı küçükleri saymıyorum. Kaybettiğimiz insan sayısı 130 bin, maddi hasar milyarlarca dolar. İşin manevi tarafını ölçecek bir alet daha icat olmadı. Bu kadar acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Yapmamız gereken Cenab-ı Hakk’ın yarattığı bu güzel doğanın kendi içindeki kanunlarını bilip, ona göre hareket edeceğiz. Her ne yapıyorsak deprem gerçeğini bilerek o binaları yapmak, evlerimizi yapmak, iş yerlerimizi yapmak, küçücük bir kulübe bile yapıyorsak buna uygun yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Bakan Özhaseki, “6 Şubat’ta 9 saat arayla çok uzun süre, neredeyse 3 dakika var, 7.6 ve 7.7 gibi bir şiddetle sarsıldık. Yüzeye çok yakın, evlerimizin altından gidiyor. Öyle bir hasar bıraktı ki unutulacak gibi değil. Evet bin yıldır bu Anadolu medeniyetimizde başımıza gelen en büyük felaket. Kardeşlerim o günden bu güne ne yaptık; ilk saatlerde arama kurtarma faaliyeti, arkasından çadır kurulumu, sonra konteyner kentler yaptık. Bunları en kısa sürede tamamlayınca bizler bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip, inşaatlara başladık. 307 bin konutumuzun inşaatı hızla devam ediyor. Dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim. Ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 75 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik. Aralarında taş yünü, dışında betonpan, içinde alçıpanlarını koyarak sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz” dedi.
“Depremzede vatandaşlarımızın tamamı evlerine oturana kadar buradayız”
Bakan Özhaseki, Osmaniye’de 11 bin 236 hak sahibi olduğunu belirterek, “Bir taraftan da hepinizin hatırlayacağı üzere yerinde dönüşüm için çalışmalara başladık. Komşularımızdan ayrılmak istemiyoruz, kuramız başka yere çıkarsa diye tedirginlik duyuyoruz diyen kardeşlerimize ‘biz destekleyelim siz yapın’ kampanyasını başlatmıştık. Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişi müracaat etti. Bir kısmı işe başladı, yapıyorlar, yapıları da gelip görüyoruz. Onlara da çok uygun şekilde hibe ve kredi desteği vermeye başladık. Köy evlerine başladık. Şehirlerin merkezine başladık, ana caddelere başladık. Her bir tarafta hummalı bir çalışma sürüyor. Bu arada 60 milyar kadar bir kaynak temin ettik. Onun 4 milyar lirasını Osmaniye’miz için ayırdık. Osmaniye’nin başından sonuna su şebekeleri, kanallarını, arıtma sistemini yeniden sıfırdan inşa edeceğiz. Osmaniye üzerinde de 11 bin 236 hak sahibi var. Bugün burada bin 600 konutu teslim ediyoruz. Önümüzdeki ay biraz daha devam edeceğiz. Sonraki aylarda devam edeceğiz. Yeni başlananlara Allah izin verirse inşaat süresi olarak bir sene diyoruz. Temel attık, en geç bir sene içerisinde teslim etmek üzere diyoruz. Burada da bütün konutlarımızı sizlere teslim edene kadar, bütün hak sahipleri evlerinde oturuncaya kadar ve hak sahibi kardeşlerimiz ‘Allah sizden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyince kadar buradayız inşallah” şeklinde konuştu.
Bakan Özhaseki, törenin ardından depremlerden etkilenen esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. – OSMANİYE
]]>Bakan Yerlikaya, Elazığ’da TOKİ kura çekimine katıldı
ELAZIĞ – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Elazığ’da depremlerden sonra hak sahibi olan afetzedeler için inşa edilen konutlardan 2 bin 255 konutun kura çekim törenine katıldı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sabah saatlerinde Elazığ’a geldi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesini ziyaret eden Banak Yerlikaya, daha sonra kura çekim töreninin yapılacağı merkeze geçti. Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinden düzenlenen törene, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İçişleri Bakan yardımcıları, AK Parti Elazığ milletvekilleri, Elazığ Valisi Ömer Toraman, kamu kurum müdürleri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.
Kura çekim töreninde konuşan Bakan Yerlikaya, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bakan Yerlikaya, “Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesiyle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle bir başkadır Elazığ, bir başkadır bu şehir. Elazığ, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerimizin başında geliyor. Elazığ deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kalmış, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördü. Bundan 4 yıl önce, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde yine canlarımızı yitirmiş, sevdiklerimizi kaybetmiştik. O zor ve çetin günlerde milletimizin yüreği Elazığ için attı. Ülkemizin dört bir yanından insanlar Elazığ’a akın etti. İlk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, Enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesi verildi. Hamdolsun, Elazığ’da depremin yaralarını söz verdiğimiz gibi sardık. Evet binalarımız yıkıldı lakin umudumuz yıkılmadı” dedi.
“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”
6 Şubat sabahında ülke ve millet olarak 11 ilde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadıklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, “Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamd olsun öyle de oldu. Kıymetli kardeşlerim, 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. 58 bina yıkıldı. Hamdolsun Elazığ’da diğer illerimize nazaran depremin yıkıcı etkisi daha azdı. 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrimizin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesi, şükürler olsun, can kayıplarının azalmasını, daha az binanın hasar almasını sağladı. ve Elazığ depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerimizin yardımına koştu. Devletimiz de 11 ilimizin tamamında sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi burada olmaya da devam edecek. Dedik ki sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, daha güzelini, daha güvenlisini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yılsonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Kardeşlerim, Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri, bin 199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, İl ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 2 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz depremin yıktığı şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretindeyiz. Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğiz inşallah. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik ederek, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından 2 bin 255 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adı çıkan hak sahiplerine anahtarları Bakan Yerlikaya ve protokol tarafından verildi.
]]>AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Bornova ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan bir kafede vatandaşlarla bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in toplu ulaşımda 120 dakika uygulamasının mart ayında uygulamaya gireceğini duyurması üzerine, Soyer’e su ücretlerinde yüzde 50 indirim yapma çağrısında bulundu. Dağ, “Biliyorsunuz salı günü vaatlerimizi açıkladık. Ama öncesinde ben toplu ulaşımda 90 dakika konusunu tekrar uygulamaya koyacağımızı, öğrenciler için de 120 dakikayı uygulamaya koyacağımızı söylemiştim. Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer, ‘Bugün 120 dakikayı uygulamaya koyacağını’ söyledi. Biz mutlu olduk. Bir vaadimiz 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi çağrıda bulunuyorum; o zaman 1 Nisan’ı beklemeye gerek yok. Gelin bugünden itibaren su ücret tarifelerinde de yüzde 50 indirime gidin. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi büyükşehir belediye başkanına talimatı versin, bu konuda da hamleyi yapsın. Biz de artık bu konuda kampanya dönemi boyunca herhangi bir talepte ve istekte, vaatte bulunmamış olalım. Vaatlerimizi daha 1 Nisan gelmeden gerçekleşmiş olmanın da büyük bir mutluluğunu yaşadığımı ifade etmek isterim” dedi.
Dağ ayrıca, “Biz bütün ekibimize bu şehrin şehr-i emiri olacağız. Bundan şüpheniz olmasın. Çünkü benim 12 yıllık milletvekilliğim buna delildir. En büyük kefaletim 12 yıllık milletvekilliğim süresince bu şehrin her sokağında attığım adımlar, yaptığım çalışmalardır. Önümüzdeki 5 yılda da aynısını; daha fazlasını, daha ötesini, daha ilerisini Allah’ın izniyle hep beraber ve birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.
İzmirlilere birlik olma çağrısında bulundu
“Bugüne kadar nasıl birlikte geldiysek, birlikte bir şeyleri başardıysak inşallah 31 Mart’tan sonra da hep birlikte lansmanımızda açıkladığımız projelerimizi başaracağız” diyen Dağ, “4,5 milyon hemşerimizle birlik, beraberlik içinde olursak işte o zaman o lansmandaki projenin tamamını gerçekleştirme durumumuz olacaktır. 1 Nisan’dan sonra inşallah üç ay geçer, altı ay geçer, İzmir’de bir şeylerin değişmeye başladığını ve gerçekten hizmet anlamında hizmetkar olma anlamında değişimler olmaya başladığını her bir hemşerimiz sonuna kadar hissetmiş olacak. Çünkü biz bu konuda birçok sınavı geçtik. Ben dört dönem milletvekilliği yaptım. Milletvekilliği dönemi boyunca bu şehrin her bir sokağında; her bir ilçesinde izler, eserler bırakma noktasında olduk. Artık önümüzdeki yıllarda hep beraber öyle izler, öyle eserler bırakacağız ki bu tarihe not olarak geçecek, tarihte konuşulacak ve tarihte de yarın bir gün evlatlarımız, torunlarımız ‘iyi ki bu dönemde böyle bir birlik beraberlik İzmir’de tesis edilmiş ve şehre bu hizmetler kazandırılmış’ diyecekler. Benim derdim bu. Ben İzmir sevdalısıyım, İzmir’e muhabbet duyan birisiyim” diye konuştu.
50 bin sosyal konut müjdesi verdi
“Bu şehrin orta gelirli ya da bir alt gelirli grubunun konut ihtiyacını giderme mecburiyeti var” diyen Dağ, “Biz İzmir Konut A.Ş.’yi kurmak suretiyle 50 bin tane sosyal konutu hayata geçireceğiz ve burada da çok net bir şekilde söylüyorum; 5 yıl İzmir’de ikamet etme şartı arayacağız. Çünkü biz İzmir’in içindeki kardeşlerimizi ev sahibi yapmak durumundayız. Yeni evlenen çiftlere, şehit yakınlarına, engellilere öncelik tanıyacağız. ve orada inşa edeceğimiz konutlarla aslında şehre bir nefes aldırmış olacağız. Şehre bu nefesi aldırdığımızda yerinde yeni yaşam dediğimiz kentsel dönüşümü de başarmak zorundayız. İnşallah onu da bununla entegre bir şekilde başarmayı arzuluyoruz. Bunu da yapacağız. Allah yar ve yardımcımız olsun” şeklinde konuştu.
Dağ, vatandaşlar bir süre sohbet ettikten sonra alandan ayrıldı. – İZMİR
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sabah saatlerinde Elazığ’a geldi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesini ziyaret eden Banak Yerlikaya, daha sonra kura çekim töreninin yapılacağı merkeze geçti. Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinden düzenlenen törene, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İçişleri Bakan yardımcıları, AK Parti Elazığ milletvekilleri, Elazığ Valisi Ömer Toraman, kamu kurum müdürleri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.
Kura çekim töreninde konuşan Bakan Yerlikaya, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bakan Yerlikaya, “Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesiyle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle bir başkadır Elazığ, bir başkadır bu şehir. Elazığ, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerimizin başında geliyor. Elazığ deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kalmış, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördü. Bundan 4 yıl önce, 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde yine canlarımızı yitirmiş, sevdiklerimizi kaybetmiştik. O zor ve çetin günlerde milletimizin yüreği Elazığ için attı. Ülkemizin dört bir yanından insanlar Elazığ’a akın etti. İlk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, Enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesi verildi. Hamdolsun, Elazığ’da depremin yaralarını söz verdiğimiz gibi sardık. Evet binalarımız yıkıldı lakin umudumuz yıkılmadı” dedi.
“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”
6 Şubat sabahında ülke ve millet olarak 11 ilde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadıklarını hatırlatan Bakan Yerlikaya, “Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamd olsun öyle de oldu. Kıymetli kardeşlerim, 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti. 58 bina yıkıldı. Hamdolsun Elazığ’da diğer illerimize nazaran depremin yıkıcı etkisi daha azdı. 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrimizin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesi, şükürler olsun, can kayıplarının azalmasını, daha az binanın hasar almasını sağladı. ve Elazığ depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerimizin yardımına koştu. Devletimiz de 11 ilimizin tamamında sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi burada olmaya da devam edecek. Dedik ki sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, daha güzelini, daha güvenlisini yapacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yılsonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız. Kardeşlerim, Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri, bin 199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibimiz bulunuyor. Bugün, İl ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutumuzun kuralarını çekip, siz kıymetli hak sahiplerine vereceğiz. Yine yaklaşık 2 bin konutumuzun yapımı da olanca hızıyla devam ediyor. İnşallah devam edenleri de hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz. Biz depremin yıktığı şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretindeyiz. Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel, çok daha güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğiz inşallah. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine liderlik ederek, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından 2 bin 255 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adı çıkan hak sahiplerine anahtarları Bakan Yerlikaya ve protokol tarafından verildi. – ELAZIĞ
]]>Elazığ’da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Bakan Yerlikaya, butona basarak Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından hak sahibi afetzedeler için inşa edilen 2 bin 255 konut için kura çekimini başlattı.
Yerlikaya, törende yaptığı konuşmada, bugün şehirlerin azizi, aziz olanların şehri Elazığ’da bulunmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.
Medeniyetin izlerini tarihle iç içe geçmiş duvarlarında saklayan, üzüm bahçeleriyle, Harput Kalesi’yle, ovalarıyla, dağların arasında gizlenmiş saklı cennet bahçeleriyle Elazığ’ın bir başka olduğunu kaydeden Yerlikaya, buradan Balakgazi’nin, Beyzade Hazretleri’nin, İmam Efendi’nin, Tayyar Baba’nın, Arap Baba’nın şehri El-Aziz’e, yiğit Gakkoşlara muhabbetlerini sunduğunu belirtti.
Elazığ’ın, depremle sınanan, bu acıyı yüreğinde taşıyan şehirlerin başında geldiğini, deprem felaketine tarihin belli dönemlerinde maruz kaldığını anımsatan Yerlikaya, bu doğal felaketin yıkıcı etkilerinden zarar gördüğünü kaydetti.
Bundan 4 yıl önce Elazığ’da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde canları yitirdiklerini, o zor ve çetin günlerde milletin yüreğinin Elazığ için attığını, ülkenin dört bir yanından insanların Elazığ’a akın ettiğini dile getiren Yerlikaya, ilk andan itibaren bir can daha kurtarabilmenin, enkaz altında bir kişiye daha nefes olabilmenin mücadelesinin verildiğini aktardı.
Elazığ’da depremin yaralarını söz verdikleri gibi sardıklarını ifade eden Yerlikaya, şöyle konuştu:
“Evet binalarımız yıkıldı, lakin umudumuz yıkılmadı. 6 Şubat sabahı ise ülke ve millet olarak 11 ilimizde büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olan asrın felaketini yaşadık. Binlerce vatandaşımız sevdiklerine son kez sarılmıştı. Kelimeleri boğazımızda düğümlenmişti. O gece acıya ve hüzne uyanacağımız en uzun gecemizdi. Giden canlarımızı bir daha geri getirebilmek mümkün değil. Kaybettiğimiz canlarımızı unutabilmemiz de mümkün değil. Ama el birliğiyle yaralarımızı sarabilirdik, umutlarımızı yine yeşertebilirdik. Hamdolsun öyle de oldu. 6 Şubat depremlerinden Elazığlı kardeşlerimiz de etkilendi. Elazığ’da 6 Şubat’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetti.”
“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”
Elazığ’da diğer illere nazaran depremin yıkıcı etkisinin daha az olduğunu anlatan Yerlikaya, 2020’de yaşanan Sivrice depremi sonrası şehrin yenilenmesi, binaların dirençli hale getirilmesinin can kayıplarının azalmasını ve daha az binanın hasar almasını sağladığını vurguladı.
Elazığ’ın, depremin ilk anlarından itibaren başta Malatya olmak üzere deprem felaketinin yaşandığı illerin yardımına koştuğunu belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:
“Devletimiz sadece ve sadece ekiplerle, araçlarla değil, bütün kalbiyle, gönlüyle ve aklıyla deprem bölgesindeydi. Burada olmaya da devam edecek. Dedik ki; sizlere yıkılan evlerinizin daha iyisini, güzelini ve güvenlisini yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Ardından da inşallah her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleri ile buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız. Ardından bu sayıyı 389 bine son hak sahibi anahtarını teslim alıncaya kadar bu hizmeti Allah’ın izniyle tamamlayacağız.”
Elazığ’da 15 bin 326 hak sahibi bulunuyor
Elazığ’da 13 bin 421 konut, 706 iş yeri ve 1199 ahır olmak üzere toplam 15 bin 326 hak sahibinin bulunduğunu bildiren Yerlikaya, bugün,
il ve ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 2 bin 255 konutun kuralarını çekip, hak sahiplerine anahtarlarını vereceklerini kaydetti.
Yaklaşık 2 bin konutun yapımının da olanca hızıyla devam ettiğine dikkati çeken Yerlikaya, devam edenleri de hızlıca bitireceklerini anlattı.
Depremin yıktığı şehirleri bir an önce ayağa kaldırmanın, yeniden eski canlılığına kavuşturmanın gayretinde olduklarını dile getiren Yerlikaya, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Elazığ’ı eskisinden çok daha güzel ve güvenli bir şekilde tekrar imar ve ihya edeceğimize yürekten inanıyoruz. Bu duygularla, 6 Şubat depremlerinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim edeceğimiz yeni yuvaların hayırlı olmasını diliyorum. Depremin ilk anından itibaren asrın birlikteliğine ve dayanışmasına liderlik ederek, bizleri onurlandıran, yüreğimize su serpen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Konutlarımızın yapımında büyük emek sarf eden Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza ve Bakanlığımızın kıymetli çalışanlarına, kabinedeki tüm Bakanlarımıza ve AFAD’ımıza teşekkür ediyorum. Allah ülkemizi, şehrimizi ve tüm insanlığı afetlerden korusun. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
Konuşmaların ardından Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Elazığ Valisi Ömer Toraman, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş ile kura sonucu konut sahibi olan ilk ailelere anahtarlarını teslim etti.
Geçen yıl Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlere ilişkin sinevizyon gösteriminin yapıldığı programda, İl Müftüsü İrfan Üstündağ dua etti.
Törene, AK Parti Elazığ milletvekilleri Mahmut Rıdvan Nazırlı ve Ejder Açıkkapı, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Evren, Çevre, Şehircilik ve İlkim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Şişecioğlu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ali Şiş, AFAD İl Müdürü Osman Pıhtılı, kurum ve kuruluş müdürleri, yetkililer ve vatandaşlar katıldı.
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis deprem konutları kura çekimi ve teslim törenine katıldı
KİLİS – Kilis’te depremzedeler için yapılan konutların kura çekimi ve hak sahiplerine teslim törenine katılan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Depremzede hiçbir vatandaşımızın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te yapımı tamamlanan bin 103 afet konutu kura ve hak sahiplerine teslim törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Yerlikaya, hiçbir depremzede vatandaşın dışarıda kalmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak, “Yıl sonuna kadar hedefimiz 200 bin konut” ifadelerini kullandı.
“Kilis’te 33 canımızı yitirdik”
Törende önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 bina yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’te 2 bin 66 çadır ve 406 konteynır kuruldu. İhtiyaç sahibi olan 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam bin 378 hanemize 53 milyon TL’yi aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon TL’yi aştı” dedi.
“Bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz”
Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için kar kış demeden çalıştıklarını ve bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceklerini söyleyen Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerinin altını çizen Yerlikaya, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evlerinin hak sahiplerine teslim edeceğiz. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız” dedi.
6 Şubat’ta yaşanan depremlerde etkilenen Kilis’te yapımı tamamlanan konutların kura çekimi ile hak sahiplerine teslim edileceğini ifade eden Yerlikaya, “Kilis’te bin 555 konut, 38 iş yeri, 148 ağır olmak üzere toplam bin 741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam bin 103 konutumuzun kuralarını çekip kıymetli hak sahiplerine teslim edeceğiz. Yine bin 237 konutumuzun yapımı hızıyla devam ediyor. Bu konutların fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60 oranına yaklaştı. İnşallah devam eden diğer konutları hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz” diye konuştu.
Anahtar teslim törenine Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Kilis Valisi Tahir Şahin ve vatandaşlar katıldı.
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te yapımı tamamlanan bin 103 afet konutu kura ve hak sahiplerine teslim törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Yerlikaya, hiçbir depremzede vatandaşın dışarıda kalmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayarak, “Yıl sonuna kadar hedefimiz 200 bin konut” ifadelerini kullandı.
“Kilis’te 33 canımızı yitirdik”
Törende önemli açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “6 Şubat depremlerinde Kilis’te 33 canımızı yitirdik, 457 bina yıkıldı. Yaşadığımız felaket ne kadar büyük ise bizim de dayanışmamız o kadar güçlü oldu. Depremin yaşandığı ilk andan itibaren devletimiz bütün imkanlarını seferber etti. Barınma hizmetlerine yönelik Kilis’te 2 bin 66 çadır ve 406 konteynır kuruldu. İhtiyaç sahibi olan 265 depremzedemize Esenkart dağıttık, 475’i ev sahibi, 903’ü kiracı olmak üzere toplam bin 378 hanemize 53 milyon TL’yi aşkın kira yardımı yaptık. Depremden sonra Kilis’e aktarılan toplam devletimizin ödenek miktarı bugüne kadar yaklaşık 469 milyon TL’yi aştı” dedi.
“Bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz”
Yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırmak için kar kış demeden çalıştıklarını ve bir tek vatandaşın evsiz kalmasına müsaade etmeyeceklerini söyleyen Yerlikaya, “Kar kış, gece gündüz demeden asrın dayanışmasını ve birlikteliğini ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla deprem bölgesindedir. Yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmadan bize durmak yok. Bir tek vatandaşımızın dahi mağdur olmasına, evsiz kalmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiklerinin altını çizen Yerlikaya, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın en büyük konut seferberliğini gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz 2 ay içinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslimini yapmaktır. Her ay 15-20 bin konut ve köy evini hak sahipleriyle buluşturacağız. Yıl sonuna kadar 200 bin konutu ve köy evlerinin hak sahiplerine teslim edeceğiz. Ardından bu sayıyı 389 bine tamamlayacağız” dedi.
6 Şubat’ta yaşanan depremlerde etkilenen Kilis’te yapımı tamamlanan konutların kura çekimi ile hak sahiplerine teslim edileceğini ifade eden Yerlikaya, “Kilis’te bin 555 konut, 38 iş yeri, 148 ağır olmak üzere toplam bin 741 hak sahibi bulunuyor. Bugün il ve ilçe merkezlerimizde 967 kırsalda 136 olmak üzere toplam bin 103 konutumuzun kuralarını çekip kıymetli hak sahiplerine teslim edeceğiz. Yine bin 237 konutumuzun yapımı hızıyla devam ediyor. Bu konutların fiziki gerçekleşme oranı yüzde 60 oranına yaklaştı. İnşallah devam eden diğer konutları hızlıca bitirecek ve sizlere teslim edeceğiz” diye konuştu.
Anahtar teslim törenine Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Vedad Gürgen, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Kilis Valisi Tahir Şahin ve vatandaşlar katıldı. – KİLİS
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Konut Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu.
İpotekli konut satışları 5 bin 915 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.
Diğer satış türleri sonucunda 74 bin 393 konut el değiştirdi
Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti.
İlk el konut satış sayısı 25 bin 263 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu.
İkinci el konut satışlarında 55 bin 45 konut el değiştirdi
Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.
Yabancılara Ocak ayında 2 bin 61 konut satışı gerçekleşti
Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.
Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı
Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.
Antalya’da 2 bin 887’si ikinci el satış olmak üzere toplam 5 bin 250 konut, Isparta’da 276’sı ikinci el satış olmak üzere toplam 448 konut, Burdur’da 131’i ikinci el satış olmak üzere toplam 196 konut satıldı. – ANTALYA
]]>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Çalışma Toplantısı’na katılan Özhaseki, Erzincan İliç’teki toprak kaymasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:
“İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Enerji Bakanımız şu anda Erzincan İliç’teler. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Burada 9 kardeşimiz şu anda toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. İnşallah bir an önce onlara ulaşırlar diye de ümit ve dua ediyorum. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. İlgili birimlerimiz, genel müdürlerimiz, onların ekipleri, işbirliği yaptığı bilim adamları, elimizdeki tüm teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız orada. Tahliye laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara gerek topraktan gerekse sudan numuneleri alıp gönderiyoruz. Çok şükür şu ana kadar herhangi bir kirliliğe ve korktuğumuz bir olaya rastlamadık. Anlık olarak bunu takip ediyoruz.”
6 Şubat’ta yaşanan depremlere işaret eden Özhaseki, afetten 14 milyon insanın zarar gördüğünü söyledi. İlk tespitlere göre 680 bin konut ve 170 bin iş yerinin zarara uğradığına dikkati çeken Özhaseki, ilk etaptaki hesaplamalara göre hasar ve zararın 104 milyar dolar gözüktüğünü ifade etti.
Özhaseki, deprem bölgesinde yapılan hizmetleri anlattı, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi.
Hayat normale döndükten sonra kalıcı konutların yapılması konusunun gündeme geldiğini anlatan Özhaseki, şöyle konuştu:
“Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin. Neden daha fazla yıkım var da 390 bin ev yapmak zorundayız. Devlet eskiden beri kural olarak bir apartmanda bir vatandaşın 40 dairesi varsa 40’ını da vermiyor. Mahkemelik durumlar oluyor. Onlardan dolayı sayı düşüyor. Şu an 390 bin konutu bir an önce yapıp vermemiz lazım. Evinin dışında konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Bizim çok hızlı davranmamız gerekiyordu. Depremden çok kısa bir süre sonra bulabildiğimiz sert zeminlerde, uygun olan yerlerde Bakanlık olarak işe başladık. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan veya başlamış olan, temeli atılan veya kaba inşaatı biten veya bitme aşamasına gelen tam 307 bin konut var. Orada karar aldık. 50 bin kadar köy evini çelik karkas üzerine beton ve alçıpan malzemelerden yapıyoruz.”
Özhaseki, 30 bine yakın konutu teslim ettiklerini belirterek, “Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Bunların altyapıları yapılıyor, suları, kanalları bağlanıyor. Okullar, kütüphaneler, spor tesisleri yapılıyor. Hummalı bir çalışma var. Her ay 15-20 bin konutu Allah izin verirse teslim edeceğiz. Senenin sonuna kadar 200 bini yakalayacağız. Bu depreme kadar bizim entel dantel geçinenler arasında TOKİ böyle biraz hor görülürdü. Depremde gördük, bir tanesi bile yıkılmadı. 20 yıl boyunca yaptığı konut sayısı 1 milyon 200 bin. Şimdi biz diyoruz ki ‘İnşallah senenin sonuna kadar 200 bini tamamlayacağız.'” diye konuştu.
İstanbul’da kentsel dönüşüm
Deprem gerçeğini bilerek hareket edilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, şunları söyledi:
“İstanbul özeline geldiğimizde 7,5 milyon civarında bağımsız birim var. 6 milyonu konutlardan, 1,5 milyonu iş yerlerinden oluşuyor. Burada da dönüşmesi gereken ilk etapta 600 bin bağımsız birim var. Eğer yapmazsak ne olur? Allah korusun, her sokakta 1-2 tanesinin devrilmesiyle trafik olduğu gibi bir durur. Mecburen altyapı kesilir. Aşağıda lüks arabanız duruyor olabilir ama bir sokak bile gidemezsiniz. Sabah fırınlar çalışmaz. Büyük bir felaketle karşı karşıya kalırız. Bunu korkutmak için söylemiyorum. Ama bu gerçekliği bilerek hareket etmemiz gerekiyor. 2012’de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Kentsel Dönüşüm Yasası çıktı. Bu yasaya dayalı olarak bugüne kadar İstanbul’da 850 bin bağımsız birim yenilendi. Şu anda da 194 bin civarında değişim, dönüşüm için çalışma, gayret var. İstanbul’daki Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü 319 ayrı noktada çalışıyor. Bu yetmiyor. Bu sayılar İstanbul’u kurtarmıyor. Bir an önce hızlanmamız, kentsel dönüşümün önündeki engelleri kaldırmamız gerekiyor.”
“Yarısı Bizden Kampanyası”na değinen Özhaseki, 1 milyon 255 bin vatandaşın bu kampanyaya müracaat ettiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Aralarında yüzde 100’ü sağlayanlar var, yüzde 90’ı sağlayanlar var. Yüzde 50’yi geçen oranda sağlaması zaten yeterli olur. Orada da 1,5 milyon liralık bir paket açıklandı. Memur arkadaşlarımız eğitildi. Gelenlere tek tek cevap veriyorlar. Nasıl yapılacağını anlatıyorlar. Bir taraftan rezerv alanlarda 400 bine yakın konut üretiyoruz. Bir taraftan Yarısı Bizden Kampanyası’yla 350- 400 bin konutu yenilemiş olacağız. Bu konuda orta vadeli bütçeye 485 milyar lira koyduk. İstanbul’un dönüşümü için 485 milyar lira para koymuş olduk. Bir tarafta da TOKİ’miz yine sosyal konutlar yapacak. İstanbul’umuzda neredeyse 1 milyona yakın konutu Bakanlık vasıtasıyla veya onun liderliğinde yapmayı, dönüştürmeyi düşünüyoruz.”
31 Mart yerel seçimlerinin yaklaştığını anımsatan Özhaseki, “Seçimler geldi. Vatandaşlar, ‘Sen ne yapacaksın kardeşim?’ desinler. ‘5-10 senedir buradasın, ne yaptın?’ desinler. Hesap sorsunlar. Sonra da eğer bir kentsel dönüşüm yapılıyorsa lütfen yardımcı olsunlar.” diye konuştu.
Programın sonunda İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Bakan Özhaseki’ye hediye takdim etti.
]]>‘TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR
Bakan Özhaseki, ‘Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız ifadelerini kullandı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen çalışma toplantısına katıldı. İnşaat ve yapı ile ilgili komite üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Özhaseki, Erzincan’da altın madeninde meydana gelen ve 9 kişinin kaybolduğu toprak kaymasıyla ilgili konuştu. Özhaseki, “Dün meydana gelen. Hepimizi derinden üzen ve hala orada büyük bir mücadelenin verildiği İliç ile ilgili de birkaç cümle bahsetmek istiyorum. İçişleri Bakanımız ve Enerji Bakanımız şu an Erzincan’dalar. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Orada haliyle 9 kardeşimiz şu an toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. Tarama çalışması var. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. Elimizdeki bütün teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız da orada. Tahlil laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara oradan numuneler alıp gönderiyoruz. Gerek toprak gerek ise sudan. Çok şükür sevindirici bir haber; şu ana kadar herhangi bir kirliliğe, korktuğumuz bir olaya rastlanmadı. Ama anlık olarak bunu takip ediyoruz. İnşallah bu takipler ve şu an orada almış olduğumuz tedbirler korkulan bir şeyin olmadığı şekilde hepimizde kanaat oluşturdu. Ama titizlikle de takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR”
Bakan Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen çalışma toplantısına katıldı. İnşaat ve yapı ile ilgili komite üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Özhaseki, Erzincan’da altın madeninde meydana gelen ve 9 kişinin kaybolduğu toprak kaymasıyla ilgili konuştu. Özhaseki, “Dün meydana gelen. Hepimizi derinden üzen ve hala orada büyük bir mücadelenin verildiği İliç ile ilgili de birkaç cümle bahsetmek istiyorum. İçişleri Bakanımız ve Enerji Bakanımız şu an Erzincan’dalar. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Orada haliyle 9 kardeşimiz şu an toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. Tarama çalışması var. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. Elimizdeki bütün teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız da orada. Tahlil laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara oradan numuneler alıp gönderiyoruz. Gerek toprak gerek ise sudan. Çok şükür sevindirici bir haber; şu ana kadar herhangi bir kirliliğe, korktuğumuz bir olaya rastlanmadı. Ama anlık olarak bunu takip ediyoruz. İnşallah bu takipler ve şu an orada almış olduğumuz tedbirler korkulan bir şeyin olmadığı şekilde hepimizde kanaat oluşturdu. Ama titizlikle de takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR”
Bakan Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Ticaret Odasının düzenlediği kentsel dönüşüm istişare toplantısına katıldı. Fatih Eminönü’nde bulunan İstanbul Ticaret Odasında gerçekleşen toplantıya kentsel dönüşüm ile ilgili detaylar konuşuldu.
“Sene geçmeden 200 bin konutu tamamlayacağız”
Yıl sonuna kadar deprem bölgesinde 200 bin konutun tamamlanacağını söyleyen Bakan Özhaseki, “Evinin dışında konteynerlerde kalan 300 bin kişi var. Devlet bir o kadar aileye de kira yardımı yapıyor. Böyle olunca bizim çok hızlı olmamız gerekiyordu. Depremden çok kısa bir süre sonra bulabildiğimiz her zeminlerde bakanlık olarak uygun olan her yerde çalışmalara başladık. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugünlerde yapılan havaalanında imzaladım, ihale sürecine giriyor. veya başlamış, temeli atılan veya kaba inşaatı biten bitme aşamasına gelen sürece girmiş olan 307 bin konut var. 50 bin kadar köy evini çelik karkas üzerine arada taş yünü olan beton ve alçıpan malzemelerden yapıyoruz. Bu hazirandan başlayarak 1 yıl sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, yağmur suları gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Belediyeleri de borçlandırmayacağız. Onların işi de olsa, biz ilgilenmiş olacağız. Şu ana kadar 30 bine yakın konutu teslim ettik. önümüzdeki ay sonuna kadar 75 bin konutu teslim edeceğiz. 20 yıl boyunca yaptığı konut sayısı 1 milyon 200 bin, anlatmıştım. Şimdi biz diyoruz ki? İnşallah sene geçmeden 200 bin konutu tamamlayacağız. Bu çok kolay durumlar. Bizim çevreyi kirletme oranımız çok düşük. Ama biz inanarak, bilerek çevreye saygılı asla bir kirliliğe izin vermeden hayatımızı sürdürmemiz gerekiyor. Önce evimizden ayrıştırmaya başlıyoruz. Onları değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
“Yarısı bizden kampanyasına 1 milyon 255 bin vatandaşımız müracaat etmiş”
Yarısı bizden kampanyasına 1 milyondan fazla kişinin başvuru yaptığını söyleyen Bakan Özhaseki, “Yarısı bizden kampanyasına 1 milyon 255 bin vatandaşımız müracaat etmiş. İçinde yüzde yüzü sağlayanlar var. Yüzde 90’ı tamamlayanlar var. Yüzde 50’yi geçip sağlaması da yeterli olur. Orada da 1,5 milyon liralık bir paket olarak açıkladık. Evini yıkıp yapmak istiyorsa içinde oturan kiracı ya da ev sahibi tahliye için 100 bin lira, 700 bin lirası hibe, 700 bini de 2 sene sonra başlamak üzere 10 sene vadeli. Bundan dolayı da müthiş bir rağbet var. Bir taraftan rezerv alanlarda 400 bin konut üretiyoruz. Bir taraftan yarısı bizden kampanyasıyla 350 – 400 bin konutu yenilemiş olacağız. Bu konuta orta vadeli bütçeye 485 milyar para koyduk” dedi.
“İstanbul’un dönüşümü için 385 milyar para kondu”
İstanbul’da kentsel dönüşüm için 385 milyar paranın kenara koyulduğunu söyleyen Bakan Özhaseki, “İstanbul’un dönüşümü için 385 milyar para kondu. İstanbul’da 1 milyona yakın konutu bakanlık vasıtasıyla dönüştürmeyi düşünüyoruz. Sen ne yapacaksın kardeşim desinler? 10 senedir, 5 senedir buradaydın, ne yaptın desinler? Hesap sorsunlar, sonrada eğer bir kentsel dönüşüm yapılıyorlarsa destek çıksınlar. Bu bizim için bir vazife, elzemdir. Bir taraftan deprem bölgesindeki hasarları sararız, vatandaşlarımızı o dirençli konutlarda oturturuz. İstanbul’umuzu depreme hazırlarız. Hiç olmaz ama olursa da uzun vadede çok düşük şiddette en kolay şekilde bitiririz diye düşünüyorum” diye konuştu.
Bakan Özhaseki, maden sahasındaki olayla ilgili, “İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Enerji Bakanımız şu anda Erzincan’dalar. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Burada haliyle 9 tane kardeşimiz şu anda toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. İnşallah bir an önce onlara ulaşırlar diye de ümit ve dua ediyorum” dedi. – İSTANBUL
]]>“680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldı”
ANKARA – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerini vurgulayarak, “Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz. ‘Bizim temsil ettiğimiz bazı ülkelerde bu depremin yarısı bile olsa emin olun biz altından kalkamayız’ diye ifadelere çok rastladık” dedi.
İLBANK tarafından Ankara’da bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi’ toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda İLBANK’ın yerel yönetimlere verdiği destekler kaydedildi. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile birlikte Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Bölge Müdürü Sameh Wahba ve Dünya Bankası yetkilileri katıldı.
Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, burada yaptığı konuşmada, Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemin faydalarına işaret ederek, ülkelerin politikalarını bu sistemi kullanmak için teşvik ettiklerini aktardı.
Lopez, söz konusu sisteme girmek için Türkiye’nin önemli bir adım attığını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Ülkelerin dünya bankasından daha fazla faydalanabilmesi için önemli bir imkan ve araç. Bu sistem sayesinde operasyonların sürdürülebilirliğe imkan sağlıyoruz. Operasyonlarımızın çok daha üst düzeyde hareket edeceğinin garantisini vermiş oluyoruz. Bizim de ana gündemimiz de çevresel ve sosyal ülkelerin ihtiyacını alma konusunda önem gösteriyoruz. Ancak ülkeleri bu noktada ikna etmede zorlanıyoruz. Bu sistemleri varsa güncelleme konusunda yoksa ise sürekli teşvik etmeye çalışıyoruz.”
Bakan Özhaseki ise yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremleri sonrasında bölgede yapılan çalışmalara ve beklenen Marmara depremine karşı yoğunlaştıklarına dikkati çekti.
“680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldı”
6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkisini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Neredeyse 3 dakikaya yakın yüzeyde yerleşim yerlerine çok yakın mesafede 7.6 ve 7.7 gibi büyük bir deprem atlattık. Bu depremin hasarı çok büyük oldu. 14 milyon insanımız etkilendi ve 11 tane şehrimiz doğrudan hasar gördü. Bu depremlerde 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Yıkılan ve yıkılmak zorunda kalan binaların toplam sayısına baktığımız zaman 680 bin civarında konut 70 bin civarında iş yeri yıkıldığını gördük” ifadelerine yer verdi.
“Köylerimizde 50 bin civarında çelik ev yapıyoruz”
Depremde evleri yıkılan hak sahipleri için 307 bin konutun bazı bölümlerinde ihalelerin bittiğine bazı bölümlerinde ise kaba inşaatın tamamlandığını anlatan Bakan Özhaseki, “Köylerimizde 50 bin civarında çelik ev yapıyoruz. Şehirlerin meydanının yapıyoruz. İLBANK’ın temin ettiği kredileri alt yapı konusunda kullanıyoruz” ifadesini kullandı.
“Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz”
Deprem bölgesine yurt dışından yabancı misyon şeflerinin inceleme yapmak için geldiklerini belirten Özhaseki, “Türkiye’yi yakından tanıyan bizim dost ülkelerin insanların incelemelerinde, çalışmalarında hep ifade ettiklerin bir konu vardı. Bu deprem büyük bir deprem. Birçok Avrupa ülkesi böyle bir depremin altından kalkamaz. ‘Bizim temsil ettiğimiz bazı ülkelerde bu depremin yarısı bile olsa emin olun biz altından kalkamayız’ diye ifadelere çok rastladık” diye konuştu.
Deprem bölgesinde geçen hafta 46 bin konutu teslim ettiklerini hatırlatan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Bir iki ay içerisinde 30 bin konutu daha teslim edeceğiz. Bunlar dile kolay. Söylemesi o kadar kolay ki 50 bin ve 100 bin gibi rakamları bir çırpıda telaffuz ediyoruz. Bazen inşaat işleri ile ilgili ileri geri konuşanlara diyorum ki. Evinizde bir banyonuzu tadil etmek isteyin. Fayanslarını ve musluklarını değiştirmek isteyin kaç gününüzü alıyor?” açıklamasında bulundu.
Bakan Özhaseki’nin açıklamalarının ardından hatıra fotoğraflı çektirildi.
]]>DÜZCE – Düzce’de “İlk Evim, İlk İş Yerim” projesi çerçevesinde yapılacak bin 100 konut ile 676 afet konutunda inşa çalışmaları hummalı şekilde devam ediyor. Düzce Valisi Selçuk Aslan, “Düzce merkezinde 634, Cumayeri’nde de 204 olmak üzere toplam 838 konutumuzun nasip olursa 2024 yılı mayıs ayında teslimini planlıyoruz” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ eliyle hayata geçirilen Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi “İlk Evim, İlk İş Yerim” projesi çerçevesinde Düzce’ye bin 100 konut yapılması kararlaştırılmıştı. 2022-2023 yılları arasında sel ve 5,9 büyüklüğünde deprem afeti geçiren kentte, birçok evde ağır hasar meydana gelmesinin ardından, yapılması planlanan bin 100 konutun üzerine 676 afet konutu da eklendi. Böylelikle şehirde TOKİ eliyle yapılacak konut sayısı bin 776 oldu.
Vali Selçuk Aslan, Düzce Merkez Kirazlı Mahallesi’nde devam eden ve sona yaklaşan konut projesini yerinde inceledi. Bahçe düzenleme ve iç düzenleme çalışmalarını inceleyen Vali Selçuk Aslan, AFAD İl Müdürü Ali Kartal ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Nurhan Kartal’dan bilgiler aldı. Kirazlı Mahallesi’ndeki 634 konut, iş merkezi, cami ve okul bulunduğu öğrenildi.
838 konut mayıs ayında teslim edilecek
Öte yandan, TOKİ projesinin Merkez’in yanı sıra, Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Yığılca, Gümüşova, Gölyaka ve Kaynaşlı ilçelerinde de devam ettiği; Merkezde 634, Cumayeri’nde 204 olmak üzere toplam 838 konutun bu yılın mayıs ayında teslim edilmesinin planlandığı bildirildi.
“Afet konutları da bu projede yapıldı”
İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Vali Aslan, “İlimizde bin 100 konut yapılmasına ilişkin planlama çalışmalarımız oldu. Akabinde 23 Kasım 2022 tarihinde yaşadığımız deprem ve onun sonrasındaki sel afeti ortaya çıkınca, bu afetlerde de bazı vatandaşlarımızın konutlarının hasarı dikkate alındığında, hak sahibi olan bu vatandaşlarımızın da konutlarının bu proje içerisinde değerlendirilmesi şeklinde bir görüş ortaya çıktı. Afet konutlarının da bu proje içerisinde yapımı kararlaştırıldı. Böylece bin 100 olan Düzce’deki konut sayısını bin 776 olarak revize ettik” dedi.
“838 konutumuzun mayıs ayında teslimini planlıyoruz”
Vali Selçuk Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugüne kadar ilimiz Düzce Merkez Kirazlı bölgesinde, Akçakoca, Cumayeri, Çilimli ve Yığılca ilçelerimizde konutlarımızın ihaleleri tamamlandı. Bugüne kadar bin 369 konutumuzun ihalesi yapıldı. Düzce merkezinde 634, Cumayeri’nde de 204 olmak üzere toplam 838 konutumuzun nasip olursa 2024 yılı mayıs ayında teslimini planlıyoruz. Hummalı çalışmalar devam ediyor. Diğer ilçelerimizdeki 531 konutumuzun da nasip olursa 2024 yılının sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor. Devamında 407 konutumuzun ise ihale iş ve işlemleri şu anda son aşamaya gelmiş durumdadır. Gümüşova, Gölyaka ve Kaynaşlı ilçelerimizde olacak. Çok yoğun ve hummalı şantiye çalışması içerisinde vatandaşlarımızın konutlarına ulaşması konusunda yoğun bir emekle bizlerde koşturuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile AFAD ekiplerinin çalışmalarıyla burada hızla çalışmalar yapıldı.
]]>1 Ocak’tan itibaren uygulanmaya başlayan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik kapsamında konutunu tek seferde 100 gün veya 100 günden daha kısa süreyle kiralayan ev sahipleri, apartman sakinlerinden onay alıp, gerekli evrakı hazırladıktan sonra e-Devlet üzerinden Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapacağı başvuruyla ‘Turizm Amaçlı Konut’ belgesine sahip olacak. Konutuna astığı belgeyle evini kiralayan ev sahipleri kiracının kimlik bilgisini emniyet müdürlüğüne bildirecek.
Kalabalık mekanlarda bulunmayı istemeyen veya otelde konaklamayı tercih etmeyenlerin tatil anlayışındaki değişiklik son yıllarda günlük ev kiralama yöntemini yaygınlaştırdı. Seyahat ve tatil maliyetini düşürmek isteyenlerin çoğunlukla tercihiyle günlük kiralanan ev sayısı hızla arttı. Ev sahiplerinin yüksek kazanç beklentisiyle konutunu günlük kiraya vermesi emlak sektörünü olumsuz etkiledi. Kira fiyatlarındaki artışın yanı sıra ev sahibi- kiracı anlaşmazlığı, konut stoku sıkıntısı sorunları oluştu. Kira fiyatlarındaki yükseliş sonrası bazı ev sahipleri yaşadığı konutta kullanmadığı odayı, bazıları kullanmadığı konutu, bazıları da kiraladığı konutu başkalarına gündelik kiralamaya başladı.
YÜKSEK KİRA KAZANCINA DÖNÜŞTÜ
Konut fiyatlarındaki hareketlilik emlak sektörünü de olumsuz etkiledi. Emlakçıların kiralık ev arayanlara konut temin etmekte zorlandığı süreçte, ‘ayakçı’ diye tabir edilen yetkisiz kişiler, emlakçılık faaliyetine başladı. Son yıllarda ‘korsan’ emlakçı sayısının hızla arttığı kentte ‘ayakçı’ diye tabir edilen kiralama sürecinde ev sahibi ile kiracıya aracılık eden kişilerin faaliyetleri de çoğaldı. Rusya- Ukrayna savaşı sonrası konut satın alan yabancı sayısının arttığı Antalya’da, konutunu turizm amaçlı kiralayan, emlakçılık veya yatırım danışmanlığı faaliyeti yürüten yabancı sayısı da hızla arttı.
BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI
Antalya Emlakçılar, Oto Galericileri, İş Takipçileri Odası Başkanı İsmail Çağlar, Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında 1 Ocak’tan itibaren 100 günün altında evini kiraya verecek ev sahiplerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ruhsat alması gerektiğini belirtti. Yasanın emlak sektörüne faydalı olacağını dile getiren Çağlar, “Apartmanda 5’den fazla konutun kiraya verilmesi halinde belediyeden ruhsat alınması gerekir. Bunun için tüm kat sahiplerinden izin alması gerekecek. Bunu herkes yapamayabilir. Kural sonrası günlük kiraya verilen evler ruhsat alamayınca uzun süreli kiraya verilmesi, Antalya’daki kiralık konut sıkıntısının az da olsa azalmasına yardımcı olacaktır. Yasa çıktı ama günlük kiraya verilen evlerin denetlenmesi lazım. Denetim yapılmazsa kaçak olarak günlük kiraya verilmesi devam edecektir. Kaçak günlük kiralama devlete, apartman sakinlerine, sektör temsilcilerine zarar verecektir” diye konuştu.
DENETİM TALEBİ
Yasanın uygulaması açısından vatandaşlara büyük sorumluluk düştüğünü anlatan Çağlar, “Apartman sakinleri konutun günlük kiraya verilmesini istememesine rağmen ev sahiplerinin bu yöntemle kiralamaya devam etmesi halinde vatandaşlar ilgili kurumlara şikayet etmeli. Günlük kiralık evlerde ev sahipleri kiralayan kişi ya da kişilerin kimliğini emniyete bildirmek zorundadır. Yetki belgesi bulunmayan evlerin günlük kiraya verilmesi güvenlik sorununu da ortaya çıkaracaktır. Apartman sakinlerinin huzuru için de yasanın faydalı olacağına inanıyoruz” dedi.
1 MİLYON LİRAYA KADAR CEZA
Kanun hakkında bilgi veren Çağlar, şöyle konuştu:
“İzin belgesi bulunmaksızın turizm amaçlı kiralanan konutları kiraya verenlere, kiralama yapılan her bir konut için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak ve izin belgesi alarak faaliyette bulunabilmesi için 15 gün süre verilecek. Bu süre sonunda izin belgesi alınmaksızın turizm amaçlı kiralama faaliyetine devam edenlere 500 bin lira idari para cezası uygulanacak ve izin belgesi alarak faaliyette bulunabilmesi için bir kez daha 15 günlük zaman tanınacak. İzin belgesi sahibinden kiraladığı turizm amaçlı konutu, kendi ve hesabına üçüncü kişilere kiraya verenler hakkında, her bir sözleşme için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Kendi adına mesken olarak kullanmak amacıyla kiraladığı konutu, turizm amaçlı kiraya verenler ile izin belgesi olmayan konutların turizm amaçlı kiralanmasına aracılık edenler hakkında, her bir sözleşme için 100 bin lira idari para cezası verilecek. İzin belgesi bulunmaksızın turizm amaçlı kiralama faaliyetlerine devam edenler ile her defasında 100 günden fazla süreli kira sözleşmesi yapmasına rağmen ilk sözleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı konutu 4 defadan fazla kiraya verenler hakkında 1 milyon lira idari para cezası verilecek.”
KİRACININ KİMLİK BİLDİRİMİ ZORUNLULUĞU
Günübirlik ev kiralama ruhsatına başvurunun Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından e-devlet aracılığıyla yapılacağını anlatan Çağlar, “Evini günlük kiraya verecek ev sahiplerinin 1 ay içinde turizm konutu ruhsatına başvurması gerekiyor. Ev sahiplerinin günlük kiralık ev ruhsatı almadan evlerini kiraya vermeleri, yasalara göre suç olarak kabul ediliyor. Ev sahipleri evde konaklayacak müşterilerle günlük ev kiralama sözleşmesi imzalamalı. Sözleşme gereğince kalacak kişilerin kimlik bilgileri emniyet müdürlüğüne bildirilir. Bildirim yapılmaması halinde ev sahiplerine de para cezası uygulanır” dedi.
GÜNÜBİRLİK KİRALANAN EVLERİN DENETİMİ YAPILDI
Antalya Emniyet Müdürlüğü birimleri, il genelinde faaliyet gösteren günübirlik kiralanan evlere yönelik dün eş zamanlı denetim yaptı. İl genelinde 43 ekip ve 96 personelin katılımıyla yapılan uygulamada, toplam 702 günübirlik konaklama yeri kontrol edilirken, 36 işletmeye kayıt dışı konaklamadan cezai işlem uygulandı.
]]>Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Buğra Gökce, “İzmir’de yaşayanların yüzde 95’inin konut sahibi olma şansı bulunmuyor. Konut Fiyat Endeksi’nin verilerine göre kentte 100 metrekare bir konut fiyatının 3 milyon 477 bin TL ve bir vatandaşın kamu bankalarından 10 yıl vadeli 2,5 milyon TL konut kredisi çekmesi halinde ödeyeceği aylık taksit tutarının en az 98 bin liradır. Her ay 98 bin lira konut kredisi ödeyebilecek gelire sahip olanların toplumun sadece yüzde 5’ini oluşturuyor. Bu şartlarda İzmir’de yaşayan her 100 kişiden sadece 5’i konut sahibi olabilir. Biz çeşitli tiplerde sosyal konut üreterek halka arz edeceğiz” dedi.
TÜİK verilerine göre konut inşaat ruhsatlarında özel sektörün payına dikkat çeken Gökce, “2022 yılına ait TÜİK verileri incelendiğinde konut inşaat ruhsatlarında özel sektörün payı yüzde 92,3, kamu sektörünün payı yüzde 6,3, kooperatiflerin payı ise sadece yüzde 1,4. Türkiye’de inşaat maliyet endeksi ile dolar kuru arasındaki korelasyon düzeyi +0,99. Uygulanan enflasyonist makroekonomik politikalar nedeniyle 2020 Ocak ayında 202,16 olan bina inşaat maliyet endeksi 2023 yılı Ekim ayında 1145,19’a çıktı. Kamu konut hakkını korumak için gereken adımı atmıyor. Sosyal konut üretmiyor. Özel sektör sosyal konut üretmek yerine daha çok kazanç sağlayacağı lüks konut üretimine odaklanıyor. Enflasyonist politikalar nedeniyle yoksul daha da yoksullaşırken, varsıl olanlar konut yatırımına yöneliyor, ikinci, üçüncü konut alarak varlıklarını büyütüyor” ifadelerini kullandı.
İzmir’den yeni bir bayrak yükselteceklerini söyleyen Gökce, konut hakkını korumanın kamunun görevi olduğunun altını çizerek “İzmir Büyükşehir Belediyesi çeşitli tiplerde sosyal konut üreterek halka arz edecek. Kentsel dönüşümün amacı lüks konut üretmek, buradan rant sağlamak ve kent sürgünü yaratmak değil, vatandaşların konut hakkını koruyarak, afetlere karşı kentin direncini arttırmak, şehri güçlendirmektir. Kentsel dönüşümü İzmir’in dokusuna uygun olarak, vatandaşlarımızın haklarını koruyarak ve halkımıza sağlıklı, nitelikli, güvenli konut arz edecek bir anlayışla ele alıp, uygulayacağız. Ülkemizde ilk kez önerdiğimiz ve birçok defa ifade ettiğimiz kademeli emlak vergisi uygulamasını gündeme getiren Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in uygulayacağı modelin sosyal konut üretecek şekilde kamuya geri dönmesinin takipçisi olacağız. Yabancılara konut satışı uygulamasının demokratik başka ülkelerde olduğu gibi konut piyasası denge bulana kadar askıya alınması için İzmir’in sesini her alanda duyuracağız. Kentlerimiz pazarlanacak bir vazo değildir. Konut politikamızın temelinde İzmir’i kimlikli/ kişilikli bir kent olarak tanımlamak, İzmir kimlik ve kişiliğini oluşturan, tarihi, kültürel, sosyolojik tüm unsurları korumak temel odak olacak. Biliyoruz ki öncü olmak, ileride olmak, Türkiye’ye örnek olmak İzmir’e yakışır. Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde değişim ruhunu kökleştirmek, yerelde ve genelde iktidar olmak için atacağımız çok adım, yapacağımız çok iş var” dedi.
]]>“Kiralık ev bulmalarda herhangi bir problem yaşanmamaktadır”
Başkan Sedat Altınay, boş duran kiralık dairelerine kış sezonunda aidat ve yakıt gideri ödemek istemeyen ev sahiplerinin fiyatlarda indirim yaparak bir an önce kiraya vermek istediğini söyledi. Konya’da kiralık konutlarda şu anda bir rahatlama söz konusu olduğunu ifade eden Altınay, “Tabii kış sezonunun girmesiyle birlikte hem yakıt giderleri, bina aidat giderlerinin devam etmesiyle birlikte ev sahipleri kiraya verememiş oldukları evleri Konya Emlakçılar Odası üyeleriyle birlikte hareket ederek bir an önce kiraya vermek için gayret sarf ediyor. Bu da arz talep dengesindeki farklılıktan dolayı şu anda boş evlerin fazlalaşmasıyla birlikte kiralarda nispeten bir düşüş söz konusu. Şu anda vatandaşlarımız kiralık ev bulmakta hiçbir problem yaşamıyor. Fiyatlar da uygun bir seviyeye doğru çekilmekte. Boş duracağına kiraya verip hiç değilse gelir elde etmenin yollarına vatandaşlarımız bakıyor. Vatandaşlarımızın da tabii ki olumlu tepkileri var. Mal sahipleri de kiraya verilemeyen gayrimenkulleri boş durmaması için fiyatlarını aşağı doğru çektiler. Ekonominin de göstergeleriyle beraber kiralarda da bir düşüş söz konusudur.
Kiralama yapacak vatandaşlarımızın şu anda bugün için ev bulmalarında herhangi bir problem yaşanmamaktadır” dedi.
“Yetki belgesi olan oda üyelerini tercih edin”
Evini kiralayacak vatandaşlara taşınmaz ticareti yetki belgesi uyarısında bulunan Altınay, “Evini kiralayacak vatandaşlarımızdan bizim isteğimiz, mutlaka taşınmaz ticareti yetki belgesi olan oda üyelerini tercih etsinler. Yeni yönetmeliğe göre yetki almadan kiralama ve satış işlemini emlak ofisleri olarak bizler yapamıyoruz. Yetkisi alınan gayrimenkulleri kiralama ve satış olarak yapabiliyoruz. Yetki almadan ilan portallarına ilan atamıyoruz. Atarsak da Ticaret Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu yönetmelik gereği 10 bin lira ile 100 bin TL arasında her bir bağımsız bölüm için cezai şart uyguluyor. Ondan dolayı bizim emlakçılarımız çok hassas davranmaktadırlar” şeklinde konuştu.
“Konut satış fiyatlarında muhite göre yüzde 10 ile 25’e kadar düşüşler söz konusu”
Konut satış fiyatlarında muhite göre yüzde 10 ile 25’e kadar düşüşlerin söz konusu olduğuna dikkat çeken Sedat Altınay, “Kiralıklarda düşüşün devam edeceği kanaatindeyiz. Satılıklarda da konut kredi faizlerinin çok yüksek olması, bankaların kredi kullandırmamasından dolayı alım satımlarda çok yavaşlama var. Yani geçmiş yıllara göre baktığımız zaman yüzde 25’e varan fiyat düşüşleri söz konusu. Tabii bu muhitine göre değişiyor. Yüzde 10 ile 25’e kadar düşüşler söz konusu. Eğer ki gayrimenkul alacak vatandaşlarımız varsa yatırım yapmalarını tavsiye ediyoruz. Nedeni ise bütün inşaat girdi maliyetleri artmasına rağmen konut fiyatlarında bir düşüş söz konusu. Ondan dolayı gayrimenkule yatırım yapılmasının tam zamanı diyoruz” diye konuştu. – KONYA
]]>