
Akıllara durgunluk veren olay, Mersin’de bulunan bir cep telefonu dükkanında meydana geldi.

İddiaya göre, kimlikleri belirlenemeyen iki geç kız, cep telefonu satışı yapan dükkanının önünden geçerken, kapıda bağlı halde bulunan pomeranian cinsi köpeği sevmeye başladı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kızlardan biri daha sonra köpeği kucağına alarak sevmeye devam etti. Bir süre sonra ise köpeği kapının önünde yere bırakıp el sallayarak uzaklaştılar.

HAREKETSİZ HALDE YATTI
O sırada dükkandaki bir müşteri ile ilgilenen iş yeri sahibi Şahin Akat, kapının önündeki köpeğinin hareketsiz halde yattığını fark etti. Köpeği hemen kucağına alan Akat, veterinere götürdü. Ancak veteriner tarafından yapılan kontrollerde köpeğin öldüğü anlaşıldı.

DEĞERİ TAM 45 BİN TL
Olayın ardından polis merkezine giden Şahin Akat, kız çocuklarından köpeğini kasıtlı olarak öldürdükleri iddiasıyla şikayetçi oldu. Akat, yoldan geçen tanımadığı 2 kız çocuğunun, iş yerinin kapısında bağlı halde olan köpeğini severken ölümüne neden olduklarını ileri sürdü. Köpeğinin Tarım Bakanlığına kayıtlı ve değerinin 45 bin TL olduğunu ifade etti.
EL SALLAYIP UZAKLAŞTILAR
Öte yandan, köpeğin öldüğü anlara ilişkin görüntüler, iş yerinin güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, iki kız çocuğunun dükkanın kapısında bağlı halde olan köpeği kucaklarına alarak sevdikleri anlar ile köpeği yere düşürdükleri sırada hayvanın çırpındığı anlar yer aldı. Kız çocuklarının daha sonra yerde çırpınan köpeği tekrar kucaklarına aldıkları, bir süre süre sonra da kapının önünde yere bırakarak köpeğe el sallayıp uzaklaştıkları anlar görüntülere yansıdı. Ardından iş yeri sahibi Şahin Akat’ın köpeğinin yerde hareketsiz halde yattığını fark ederek kucağına aldığı görüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Buca ilçesine bağlı Kaynaklar Mahallesi 2001 Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 20’li yaşlarında olduğu tahmin edilen bir erkek şahıs, araç içerisinden elinde bulunan zincir ile sokakta gördüğü Kafkas cinsi çoban köpeğini çalmaya çalıştı. Şahıs köpeği çalamayınca, pompalı tüfek ile köpeğe bir el ateş etti. Ağır yaralanan köpek can havliyle sürünerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı. Vurulmanın etkisiyle yaşam mücadelesi veren köpek, yürüme kabiliyetini kaybetti.
“O bizim canımız”
Vurulan köpeğin sahibi 41 yaşındaki otel işletmecisi Serhan Karadağ, “Sabah saat 6: 15 sıralarında komşularımızın fark ettiği şekilde köpeğimiz evin çevresinde dolaşıyor. Eve dönüş vaktinde fark ettikleri bir araç köpeğin peşinde, elinde zincirle köpeği yakalamaya çalışıyor. Köpeği buradan götüremeyince herhalde artık hırs yapıyor. Köpeğe araç içerisinden pompalı tüfekle bir el ateş ediyor. Olayı da burada bulunan bekçimiz görüyor. Kişi çalma niyetiyle geliyor. Köpeğin boynunda tasma var. Sizin olmayan bir köpeğin peşine neden zincirle düşersiniz? Çalmak için düşülür. Bunun hiçbir açıklaması yok. Çalamayınca hırs yapmış ve köpeği vurmuş. Bu hiç hoş bir durum değil. Bu köpek senin değil. Sen bu köpeği çalamazsın. Çalmak, vurmak ne demek? Biz bu köpeği yavruyken aldık. O günden bugüne bakıyoruz. O bizim canımız. Biz köpeğimizi alıp burada zincirlemiyoruz. Ben köpeğime normal şartlarda tasma bile takan bir insan değilim” dedi.
Köpeğin durumuna dair bilgiler aktaran Karadağ, durumunun iyi olmadığını, dünden beri yerde baygın şekilde yattığını belirterek tekrar serum için veterinere götüreceklerini ifade etti.
“Kamera kayıtları var, jandarma olayı araştırıyor”
Bu tarz olaylara kimsenin sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizen Karadağ, “Böyle bir şey gördükleri zaman insanlar araç plakalarını ve şahısların görüntülerini alsınlar. Herkes birbirine yardımcı olsun. Köpeği çalmaya gelen beyaz bir araç. Plakası, kamera kayıtları var. Şu an plaka araştırılıyor. Aracın görüntüleri mevcut. Kesinlikle şikayetçiyim. Olayı yapan köyden biri olabilir. Sonuna kadar şikayetçiyiz. O köpeğe yapılan, o kişiye yapılsa onun ne yaşayacağını merak ediyorum. Yetkililerin de bununla ilgili ellerinden geleni yapacağına inanıyorum. Jandarma olayı araştırıyor” diye konuştu.
“Köpek o an çok bağırdı, çok üzücü bir durum”
Olayı gören 41 yaşındaki bekçi Ali Mesut Türk ise “Ben burada sabaha karşı ateş yakıyordum. Daha sonra beyaz bir araba geldi. İçinde bir genç vardı. Elinde de zincir vardı. Kendisi arabanın içinde, önünden de köpek gidiyordu. Bu da arabayla köpeği takip ediyordu. Ben onu sahibi sandım. Köpeği de kaçırmış ve yakalamaya çalıştığını düşündüm. Sonra şüpheli adam arabayı durdurdu. Ardından bir el ateş sesi duydum. Önce benim köpeğimi vurdu sandım ve ona doğru bakmaya gittim. Sonra adam buradan arabayı aldı gitti. Köpek de kanlar içinde gitti. Genç biri, 23-24 yaşlarında beyaz tişört giyiyordu. Plakayı o anda alamadım” cümlelerini aktardı.
Olay esnasında korktuğunu belirten bekçi Mesut Türk, “Müdahale edersem belki bana da ateş edebilir diye düşündüm. O yüzden biraz tereddüt ettim. Eğer ki adamın köpeğin sahibi olmadığını hissetsem ona kesinlikle müdahale ederdim. Köpek o an çok bağırdı. Çok üzücü bir durum” şeklinde konuştu. – İZMİR
]]>KOCAELİ – Kocaeli’nin İzmit ilçesinde çocuğunu ısırdığı gerekçesiyle sokak köpeğini tüfekle vurarak öldüren ve sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Dünya ile bağlantısını kestim” ifadelerini kullanan sanığın yargılandığı davada karar açıklandı. Cumhuriyet savcısı, sanığın suçunun sabit olması sebebiyle 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakim ise sanığın kusurunun bulunmaması, eylemin zorunluluk hali içinde kalması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.
Yahya Kaptan Mahallesi’nde 27 Ağustos 2022’de meydana gelen olayda, bir köpeğin sokakta öldürüldüğünü gören mahalle sakinleri polise şikayette bulunmuş, yapılan araştırmalar neticesinde olayı gerçekleştiren kişinin Orçun Maviş olduğu tespit edilmişti.
“Köpek oğlumu ısırdığı için buna tahammül göstermem mümkün değildi”
Olaya ilişkin Orçun Maviş hakkında “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan dava açılmış, yargılama sürecinde sanık sosyal medya hesabından, “Daha önce vukuatlı bir köpek oğlumu ısırdığı için buna tahammül göstermem mümkün değildi. Ben de o köpeğin dünya ile olan bağlantısını kestim. Sonuçta benim önceliğim çocuklarımın sağlığıdır. İnsanın sağlığı söz konusu olduğu yerde köpeklerin benim gözümde hiçbir değeri olmaz. Köpekseveler bu durumu benim aleyhime kullanabileceklerini düşünüyor. Köpekseverlerin neden bu kadar sesi çıkıyor? Çünkü köpekleri istemeyenlerden daha cesurlar, uğraşıp mücadele ediyorlar. Ama dediğim gibi benim çocuğumun sağlığı söz konusuydu” ifadelerini kullanarak paylaşım yapmıştı.
“Dünya ile bağlantısını kestim”
Kısa süre sonra başka bir binanın önünde videolu paylaşımı yapan Maviş, “Bu binada 5 ve 10 yaşında 2 yeğenim oturuyor. Eğer devletin yetkilileri ya da kendini hayvansever olarak tanıtanlardan birileri Mike’ı (köpeğin ismi) buradan almazsa Mike’ın hayatı tehlike altında. Ne demiştim öbür köpek için, ‘Dünya ile bağlantısını kestim’. Mike’de aynı sonu yaşayabilir. Hayanseverlere sesleniyorum, bu köpeği gelip buradan alın yoksa hayatı değişecek, önceden uyarıyorum” cümlelerini kullanmıştı.
Savcı cezalandırılmasını talep etti
Sanığın Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya taraf avukatları ve hayvanseverler katıldı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın mahkumiyetine yeterli delil elde edildiğinden “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakim, sanığın kusurunun bulunmaması, eylemin zorunluluk hali hudutları içinde kalması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.
“Yapılan suç sabit”
Duruşma sonrasında açıklama yapan Kocaeli Doğa ve Hayvanları Koruma Kolektifi Kurucu Üyesi Erman Gelici, “Yahyakaptan’da bir köpeği uykusunda gözünden silahla vurarak öldüren Orçun Maviş isimli şahsın son duruşmasına girdik. Hayvanseverler ve Doğa Hayvan Savunucuları olarak davaya katıldık. Davanın lakayıt yürütüldüğüne inanmaktayız çünkü yapılan suç sabit. Sokak hayvanı yatarken öldürülmüş, arkasından başka hayvanlarında öldürüldüğüne dair şahitler var. Hemen arkasından Orçun Maviş, kendi sosyal medya hesaplarından ‘Ben sokak hayvanlarını öldürdüm, buradaki sokak hayvanları alınmazsa bunları da öldüreceğim’ diyerek soğukkanlılıkla, kan donduran ifadelerle açıklaması üzerine toplum tarafından tepki görmüştü” dedi.
“Çocuğunun ısırıldığına dair mahkemeye sunulan ne bir delil, ne bir doktor raporu, ne de video kaydı var”
Gelici, sözlerini şöyle noktaladı:
“Sanık, sokak hayvanlarını katlettiğini itiraf etmiş, ardından da devamında öldürmeye devam edeceğini soğukkanlılıkla anlatmıştı. Ancak çocuğunun ısırıldığına dair mahkemeye sunulan ne bir delil, ne bir doktor raporu, ne de video kaydı var. Hiçbir gerekçe olmadan sanık köpeklerin katline devam etmiş ve edeceğine soğukkanlılıkla itiraf etmiştir ama bundan maalesef ceza almamıştır. Bu karar itirazda bulunacağız. Ben de yarın herhangi bir yerden geçerken, ‘Bu bana şunu yaptı’ diyerek yani sadece beyana dayanarak birine zarar verebilir ve bundan ceza almayabilirim. Bugün adalet resmen bunun yolunu göstermiş oldu. Bu davanın peşini bırakmayacağız”
]]>Yahya Kaptan Mahallesi’nde 27 Ağustos 2022’de meydana gelen olayda, bir köpeğin sokakta öldürüldüğünü gören mahalle sakinleri polise şikayette bulunmuş, yapılan araştırmalar neticesinde olayı gerçekleştiren kişinin Orçun Maviş olduğu tespit edilmişti.
“Köpek oğlumu ısırdığı için buna tahammül göstermem mümkün değildi”
Olaya ilişkin Orçun Maviş hakkında “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan dava açılmış, yargılama sürecinde sanık sosyal medya hesabından, “Daha önce vukuatlı bir köpek oğlumu ısırdığı için buna tahammül göstermem mümkün değildi. Ben de o köpeğin dünya ile olan bağlantısını kestim. Sonuçta benim önceliğim çocuklarımın sağlığıdır. İnsanın sağlığı söz konusu olduğu yerde köpeklerin benim gözümde hiçbir değeri olmaz. Köpekseveler bu durumu benim aleyhime kullanabileceklerini düşünüyor. Köpekseverlerin neden bu kadar sesi çıkıyor? Çünkü köpekleri istemeyenlerden daha cesurlar, uğraşıp mücadele ediyorlar. Ama dediğim gibi benim çocuğumun sağlığı söz konusuydu” ifadelerini kullanarak paylaşım yapmıştı.
“Dünya ile bağlantısını kestim”
Kısa süre sonra başka bir binanın önünde videolu paylaşımı yapan Maviş, “Bu binada 5 ve 10 yaşında 2 yeğenim oturuyor. Eğer devletin yetkilileri ya da kendini hayvansever olarak tanıtanlardan birileri Mike’ı (köpeğin ismi) buradan almazsa Mike’ın hayatı tehlike altında. Ne demiştim öbür köpek için, ‘Dünya ile bağlantısını kestim’. Mike’de aynı sonu yaşayabilir. Hayanseverlere sesleniyorum, bu köpeği gelip buradan alın yoksa hayatı değişecek, önceden uyarıyorum” cümlelerini kullanmıştı.
Savcı cezalandırılmasını talep etti
Sanığın Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya taraf avukatları ve hayvanseverler katıldı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın mahkumiyetine yeterli delil elde edildiğinden “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakim, sanığın kusurunun bulunmaması, eylemin zorunluluk hali hudutları içinde kalması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.
“Yapılan suç sabit”
Duruşma sonrasında açıklama yapan Kocaeli Doğa ve Hayvanları Koruma Kolektifi Kurucu Üyesi Erman Gelici, “Yahyakaptan’da bir köpeği uykusunda gözünden silahla vurarak öldüren Orçun Maviş isimli şahsın son duruşmasına girdik. Hayvanseverler ve Doğa Hayvan Savunucuları olarak davaya katıldık. Davanın lakayıt yürütüldüğüne inanmaktayız çünkü yapılan suç sabit. Sokak hayvanı yatarken öldürülmüş, arkasından başka hayvanlarında öldürüldüğüne dair şahitler var. Hemen arkasından Orçun Maviş, kendi sosyal medya hesaplarından ‘Ben sokak hayvanlarını öldürdüm, buradaki sokak hayvanları alınmazsa bunları da öldüreceğim’ diyerek soğukkanlılıkla, kan donduran ifadelerle açıklaması üzerine toplum tarafından tepki görmüştü” dedi.
“Çocuğunun ısırıldığına dair mahkemeye sunulan ne bir delil, ne bir doktor raporu, ne de video kaydı var”
Gelici, sözlerini şöyle noktaladı:
“Sanık, sokak hayvanlarını katlettiğini itiraf etmiş, ardından da devamında öldürmeye devam edeceğini soğukkanlılıkla anlatmıştı. Ancak çocuğunun ısırıldığına dair mahkemeye sunulan ne bir delil, ne bir doktor raporu, ne de video kaydı var. Hiçbir gerekçe olmadan sanık köpeklerin katline devam etmiş ve edeceğine soğukkanlılıkla itiraf etmiştir ama bundan maalesef ceza almamıştır. Bu karar itirazda bulunacağız. Ben de yarın herhangi bir yerden geçerken, ‘Bu bana şunu yaptı’ diyerek yani sadece beyana dayanarak birine zarar verebilir ve bundan ceza almayabilirim. Bugün adalet resmen bunun yolunu göstermiş oldu. Bu davanın peşini bırakmayacağız” – KOCAELİ
]]>UMKE’nin medikal kurtarma hizmeti dışında arama kurtarma faaliyetini de yapmak üzere ‘UMKE Atak’ adında bir yapı oluşturulmasının ardından burada görev almaları için ‘Border Collie’ ile ‘Shollie’ cinsi 2 köpek, envantere alındı. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki 8 yaşındaki ‘Buddy’ isimli köpek ile 1 yaşındaki ‘Shollie’ isimli köpek, depreme ve diğer afetlere yönelik eğitilip, antrenmanlardan geçiriliyor. Samsun UMKE’de görevli köpek eğitmeni Osman Türk, “Tarih boyunca köpekler, insanların en büyük dostu olmuştur. Bu dostluktan faydalanıyoruz. Köpekler itaat ve sadakatleri, aynı zamanda da üstün yetenekleri sayesinde deprem ve diğer doğal afetlerde arama-kurtarma ekipleri ile görev yapıyor. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü olarak elimizde 2 yetişkin, 2 yavru köpeğimiz var. Border Colly cinsi 8 yaşındaki ‘Buddy’, Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın talimatları ile UMKE Atak kurulduktan sonra Ankara ve İstanbul TEKNOFEST’lerde Türkiye’ye tanıtılan köpektir. Artık Samsun İl Sağlık Müdürlüğümüzün envanterinde. ‘Buddy’ canlı ve enkazda aramanın dışında aynı zamanda köpekli sporların içerisinde yer alan frizbi sporuyla da uğraşıyor. Bu sporda şampiyonlukları mevcut” dedi. ‘HEDEFİMİZ, PSİKO-SOSYAL DESTEK ÇALIŞMASI YAPMAK’
Türk, “Shollie cinsi köpek de cesareti, hırsı, yorulmazlığı ve sadakati ile UMKE ekibimizin şu an ayrılmaz bir parçası. Eğitimlerimiz AFAD iş birliği ile sürüyor. Enkazda arama, itaat, çeviklik, yönlendirme ve sosyalizasyon eğitimlerini sürdürüyoruz. Köpeklerimiz ile hem canlı arama hem de enkazda arama faaliyetlerinin yanı sıra, özellikle çocuklarımıza ve vatandaşlarımıza hayvanlarla yaşamanın, hayvan sevgisi aşılamanın ve bakanlığımızın yürütmüş olduğu sağlıklı yaşam politikası kapsamında spor ile köpekleri eşleştiriyoruz. Hedeflerimiz arasında afet döneminde, afetin ilk dakikasından itibaren bölgede görev yapan personelimizin psiko-sosyal destek çalışmalarına da köpeklerimizle katılmayı hedefliyoruz. Çünkü tüm dünyada rehabilitasyon köpekleri, afet bölgesinde afetzedelerin rehabilitasyonunda etkin bir şekilde kullanılıyor. Bunu da Türkiye’ye kazandırmak istiyoruz” diye konuştu.
‘1 VEYA 2 KÖPEKLE UZUN YILLAR HİZMET ETMEK, ÇOK MÜMKÜN DEĞİL’
Yavru köpeklerinin de eğitildiğini anlatan Türk, “Köpekler, bizim duymadığımız, hissetmediğimiz kokuları daha etkili bir şekilde hissedebiliyor. Enkaz altında çok derinde bile olsa köpekler, bu kokuyu alıp, uyarı veriyor. İnsanların kulakları ile duyamayacağı sesleri işittiğinde uyarı vererek kurtarma ekiplerini o bölgelere yönlendiriyor ve çalışmaların odak noktasını oluşturuyorlar. 1 veya 2 köpekle uzun yıllar hizmet etmek, çok mümkün değil. Köpeklerin belirli bir eğitime başlama yaşı ve mesleki yaşları var. Belirli bir yaştan sonra emekliye ayırmanız veya rehabilitasyona almanız gerekiyor. Bu faaliyet 1,2 köpek yetiştirme değil; aslında sürekliliği sağlayabilmektir. Yavru köpeklerimizi sürekliliği sağlamak için yetiştirmeye başladık. Elimizdeki mevcut köpeklerimizi ilerleyen süreçte sadece canlı arama veya enkazda arama değil; arazide kayıp şahıs arama için de kullanacağız. Arazide kayıp vakaları, Karadeniz’de çok yoğun. Bu noktada arazide ve kentsel arama faaliyetleri yürütmek için de yavru köpekleri yetiştiriyoruz” dedi.
‘SÜREKLİ HAZIR HALDEYİZ’ ?
Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Emre Özgen ise “6 Şubat 2023 tarihinde asrın felaketini, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir afeti yaşadık. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü olarak depremin ilk dakikalarından itibaren kahraman sağlık çalışanı arkadaşlarımızı ivedi bir şekilde hazırladık ve buradan deprem bölgesine doğru yola çıkardık. Tüm unsurlarımızla bölgeye desteğe çıktık. Samsun UMKE bünyesinde ise köpeklerimiz mevcut. Onların eğitim faaliyetleri de burada devam ediyor. Tüm ekiplerimiz ile sürekli hazır haldeyiz” diye konuştu.
]]>TÜRK Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) eğitimli köpekleri, Bursa’daki Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Köpek Üretim ve Eğitim Tabur Komutanlığı’nda yetiştiriliyor. Farklı branşlarda eğitilen köpekler, yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarda etkin rol oynuyor. Eğitimleri tamamlanan köpekler, timleriyle birlikte başta komando birlikleri olmak üzere TSK’nın çeşitli birliklerine sevk edilmeden önce, eğiticileriyle arazide gerçeğe yakın eğitim faaliyeti de icra ediyor. Askeri köpekler sadece operasyonlarda değil, doğal afetlerde de etkin rol alıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde, Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı’nda görev yapan Köpek Üretim ve Eğitim Tabur Komutanlığı’nda, 1963 yılından bu yana köpek üretim ve eğitimi yapılıyor. Gemlik’teki merkezde üretilen ve yetiştirilen zerdava, akbaş, Kangal, Kars çobanı, Aksaray malaklısı ve Türk tazısının aralarında olduğu 6’sı yerli, 12 farklı ırktan köpek, 8 branşta zorlu eğitim alıyor. Köpeklerin 3 aylıkken başlayan eğitim süreci ortalama 14-17 ay sürüyor. ‘Bomba arama’, ‘mayın arama’, ‘narkotik madde arama’, ‘devriye’, ‘iz takip’, ‘keşif’, ‘arama’ ve ‘ceset arama’ branşlarında eğitilen köpeklerin hangi eğitimi alacağına ise bir heyet tarafından karar veriliyor.
MİZAÇLARI VE İLGİ ALANLARI BRANŞ SEÇİMİNDE ETKİLİ OLUYOR
Irk, cinsiyet, mizaç, cesaret, ilgi alanı gibi genel hususlarda pek çok kritere göre değerlendirilen köpeklerin, hangi branşta eğitileceğinde karakteristik özellikleri etkili oluyor. ‘Bomba’ ve ‘narkotik madde arama’ için meraklı, araştırmacı ve oyuncaklarla oynamayı seven, ‘devriye’ ve ‘keşif’ için saldırganlık ve koruma içgüdüsüne sahip, ‘iz takip’ ve ‘mayın arama’ köpekleri için araştırma ve odaklanma duyusu yüksek, sakin mizaçlı köpekler tercih edilirken, ‘arama’ için yükseklik korkusu ve diğer hayvanlar ile insanlara agresyonu bulunmayan, hedefe odaklanma içgüdüsü yüksek, atletik yapıdaki köpekler seçiliyor. Köpeklerin bu özelliklerinin tespiti için yavru köpekler, değişik ortamlarda gözlemlenip, birçok farklı teste tabi tutuluyor. Bu şekilde eğitileceği alan belirlenen köpekler, zorlu eğitim sürecinin ardından eğiticisiyle birlikte görevlendirildiği askeri birliklere gidip, hem yurt içinde hem de sınır ötesinde etkin rol alıyor.
Henüz yavruyken, karakter özelliklerine göre seçilen köpeklere, 3 aylıkken sosyal hayata alıştırma parkurlarında ortalama 6 ay süreyle eğitim veriliyor. Bu eğitim döneminde yavru köpekler, insana, emir almaya, çevre ve arazi koşullarına alıştırılıyor. Cesaret ve kondisyon parkurlarında ise öz güven oluşturulması, av dürtülerinin ve koku alma duyularının geliştirilmesi, yaradılışında var olan araştırma güdüsünün güçlendirilerek branş eğitimine hazır hale gelmeleri sağlanıyor. ‘Sosyalizasyon’ ve ‘branş’ eğitimleri alan köpeklere, detaylı bir ‘itaat’ eğitimi de veriliyor. Askeri disiplinin temelini oluşturan, 2 ay süren temel ve ileri itaat eğitiminde, komut almayı ve davranışlarını eğiticisinin emirleri doğrultusunda kontrol etmeyi öğrenen askeri köpeklerin kullanımı böylece tamamen eğiticisinin kontrolü altına giriyor.
ARAZİDE GERÇEĞE YAKIN EĞİTİM ALIYORLAR
Eğitimleri tamamlanan köpekler, açılan kurslarda kullanıcı personeliyle eşleştirilip, askeri köpek timi olarak başta komando birlikleri olmak üzere, TSK’nın çeşitli birliklerindeki ilk görev yerlerine sevk edilmeden önce, eğiticileriyle, arazide gerçeğe yakın eğitim faaliyeti de gerçekleştiriyor. Her türlü hava, arazi ve muharebe koşullarında görev yapabilecek üstün nitelikli eğitilmiş askeri köpekler, bu faaliyetlerde, ‘arama’, ‘mayın arama’, ‘bomba arama’ ve ‘keşif’ görevlerini birebir icra edip, eğitimlerini pekiştiriyor. Güç, cesaret ve çeviklikleriyle ön plana çıkan, genelde Belçika Malinois ve Alman çoban köpeklerinden seçilen, yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarda etkin rol oynayan keşif köpekleri, ‘Duruma Dayalı Eğitim’de, senaryo gereği, bir mağarada saklanan terörist ya da düşman unsurlarını etkisiz hale getiriyor. Eğiticisiyle birlikte sarp kayalıklardan ipe bağlı şekilde araziye inen köpek, eğiticisinin komuta ve kontrolünde girdiği mağarada, saklanan teröristi de yakalıyor.
‘Bomba arama’ köpeği, Duruma Dayalı Eğitim’de, araziye yerleştirilen patlayıcıyı tespit edip oturarak işaret verirken, ‘mayın arama’ köpeği de operasyon faaliyeti senaryosuna dayalı olarak, birliğin intikali sırasında önden giderek patlayıcıları tespit edip, yine oturarak işaret veriyor.
‘SESSİZ KAHRAMANLAR’ ENKAZDAN 78 KİŞİNİN KURTARILMASINI SAĞLADI
Gemlik’teki Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Köpek Üretim ve Eğitim Tabur Komutanlığı’nda üretilip eğitilen köpekler, sadece yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarda değil doğal afetlerde de etkin rol oynuyor. İlk olarak 17 Ağustos Marmara Depremi’nde enkazda aktif olarak görev alan askeri köpekler, son olarak 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgedeydi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı birliklerle Gemlik’teki Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’ndan deprem bölgesine sevk edilen 28 arama köpeği ile 1 ceset arama köpeği, 78 kişinin enkazdan kurtarılmasını sağladı. Canlı tespiti yaparak arama-kurtarma ekiplerini yönlendiren 29 askeri köpekli timin, enkazda işaretledikleri noktalardan açılan yaşam koridorlarıyla yüzlerce kişi de yeniden hayata tutundu.
]]>Taburdaki arama kurtarma köpekleri, özellikle 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde birçok insanın canlı olarak enkazdan çıkarılmasını sağladı.
Gemlik Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında temel eğitimlerini tamamladıktan sonra DAK Taburu’nda görevlendirilen köpekler, burada da özel eğitimlerden geçiyor.
DAK Taburu Veteriner Hekimi Üsteğmen Ahmet Akpınar, taburda yer alan arama kurtarma köpekleri hakkında basın mensuplarını bilgilendirdi.
Taburda 8 arama kurtarma köpek postası bulunduğunu belirten Akpınar, genel mevcudun 19 arama kurtarma köpek timinden oluştuğunu söyledi.
Akpınar, DAK Taburunda bulunan arama kurtarma köpeklerinin cinsleri, özellikleri ve eğitim süreci hakkında, şunları kaydetti:
“19 arama kurtarma köpeğimizin 15’i Belçika Malinoios, 4’ü Labrador cinsinden oluşmaktadır. Öncelikle asıl temel eğitimimiz Bursa Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığında icra edilmektedir. Eğitim süreci, 6 ay sosyalizasyon, 1 ay temel itaat ve 6 ay da ihtisas eğitimi olmak üzere 13 ay gerçekleştirilmektedir.”
DAK Taburu’ndaki eğitimlerin, güç ve kondisyon parkuru ile güç ve cesaret parkurunda gerçekleştirildiğini anlatan Akpınar, bunun müteakibinde enkaz arama eğitimi ve havlama kutusu eğitimi şeklinde icra edildiğini söyledi.
Belçika Malinoios cinsi köpeklerin diğer köpeklere nazaran arama isteğinin daha yüksek, yükseklik korkusunun daha az olduğunu aktaran Akpınar, “Dayanıklılığı ve zekası da diğer köpeklere göre daha üstün olduğu için daha çok bu köpekleri tercih ediyoruz.” dedi.
Akpınar, taburda görevli arama kurtarma köpeklerinin başarı oranının yüzde 95’in üzerinde olduğunu belirterek, “200 metre alan aramasında, 10 metre derinlikte enkaz ve 2 metre derinlikte çığ aramalarında her türlü canlı kazazedeyi yüzde 95 oranında bulabilme imkan ve kabiliyetine sahiptir, askeri köpeklerimiz.” diye konuştu.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezi depremlerde DAK Taburunda yer alan köpek timlerinin çok büyük başarılar elde ettiğini belirten Akpınar, “31 kazazedeyi canlı olarak tespit ederek ekiplerimize çok büyük yardımlara dokunmuştur.” ifadesini kullandı.
Akpınar, her türlü arazi ve hava koşulunda görev alabilmek için hazırlıklı olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Normalde biz kendi içimizde Bursa Askeri Veteriner Okulunun düzenlediği eğitimleri tatbik ediyorduk. Fakat depremlerden sonra AFAD’la koordineli şekilde çalışmaya başladık. Onların bir akreditasyon sınavları var. Biz de köpeklerimizi onların eğitimleriyle koordineli şekilde akredite etmeleri için ona uygun eğitim yapıyoruz. Bununla ilgili 2022’de 2, 2023’te de 4 köpeğimiz akreditasyon testlerini tamamlamışlardır.”
Köpeklerin depremde, çığda, selde, heyelan ve erozyon gibi her türlü doğal afette görev yapabilecek kabiliyete sahip olduğunu vurgulayan Akpınar, yapılan eğitimler ile sürekli hazır şekilde beklediklerini söyledi.
“Sıla” 6 Şubat depremlerinde 12 depremzedenin canlı çıkarılmasını sağladı
DAK Taburu’nda görevli köpeklerden biri de 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde aktif bir şekilde rol alan “Sıla”ydı.
Sıla ile birlikte Malatya’da görev alan DAK Taburu Veteriner Uzman Çavuş Samet Çekim, “6 Şubat depremlerinde Malatya’da köpeğimle beraber görev aldım. Bu esnada enkazlarda yapmış olduğumuz aramalarda, köpeğimle beraber 12 canlıyı tespit ettik.” diye konuştu.
Malatya’daki arama kurtarma çalışmalarında, depremde yıkılan bir binanın enkazında kalan 14 yaşındaki erkek çocuğa “Sıla” sayesinde ulaşıldığını belirten Çekim, “Çalışmalarla beraber erkek çocuğun canlı olarak çıkmasını sağladık.” dedi.
Depremin ilk gününde alana ulaştıklarını anlatan Çekim, 10 gün boyunca Sıla ile canlı aramasını sürdürdüklerini kaydetti.
Her gün farklı enkazlarda farklı kazazedelere ulaşmaya çalıştıklarını dile getiren Çekim, “İnsanların yakınlarını kurtarmak güzel bir şey. Bir de köpeğin bulduğunu öğrendiklerinde gelip görmek istediler. ‘Bizim yakınlarımızı kurtaran köpek kim’ diye merak edenler ve bu şekilde geri dönüşler oldu.” ifadesini kullandı.
]]>