
Yetkililerden alınan bilgiye göre, dün akşam saatlerinde başkent Lefkoşa’daki Dr. Burhan Nalbantoğlu Acil Durum Hastanesi’nde bulunan 7 bebekten kuvözde tedavi gören 20 günlük Mihrimah Toymuradov yaşamını yitirdi, sağlık durumları kritik olan 6 bebek entübe edildi.

Bebeklerin aileleri, hastane önünde toplanarak hastane yönetimine tepki gösterdi. Aileler, bebeklere sıvı besin yerine tıbbi alkol verildiğini iddia etti.

Sağlık Bakanlığı, hastane ile ilgili inceleme başlattı. Polis, hastanenin Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde çalışan 4 görevliyi gözaltına aldı.
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, olaydan büyük üzüntü duyduğunu kaydederek, gerekli soruşturmanın yapılmasının takipçisi olacağını belirtti.

Tatar, süreç ile ilgili Sağlık Bakanlığı ve polisin gerekli çalışmaları yürüteceğini vurgulayarak, “Kaybettiğimiz bebeğimize Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı, diğer etkilenen bebeklerin en kısa zamanda sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum.” ifadesini kullandı.

KKTC Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de yaptığı açıklamada, olayın tüm boyutları ile araştırılacağını ve bir ihmal varsa sorumluların cezalandırılacağını kaydetti. Dinçyürek, sürecin yargıya intikal ettiğini ve şeffaf şekilde yürütüleceğini söyledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın katılımıyla TÜRKSOY’da düzenlenen ‘Doğumunun 100. Yılında Sanatçı Kimliği ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Anma Toplantısı’ ve fotoğraf sergisi açılışına katıldı. Yılmaz, Rauf Raif Denktaş’ı, doğumunun 100. yılında rahmet ve saygıyla yad etti. Yılmaz, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatının (TÜRKSOY) ev sahipliğinde merhum Denktaş’ı bugün yalnızca lider kişiliğiyle değil, aynı zamanda sanatçı yanıyla anacaklarını belirtti.
Türk Dünyası’nın ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü, on yıllarca Rum mezalimine korkusuzca direnmiş; can vermiş, kan vermiş ama hürriyetinden vazgeçmediğinin altını çizen Yılmaz, “EOKA zulmüne rağmen 1571’den beri yurdu, memleketi bildiği toprağını bırakmamış; egemenliğinden asla taviz vermemiştir. Kıbrıs Türkleri’nin efsanevi direniş destanı, Ada’nın Yunanistan’a bağlanması anlamına gelen Rumların Enosis hayaline bir hançer gibi saplanmış; Kıbrıs Türkü katledilirken seyreden Dünya’ya azmin zaferini göstermiştir” diye konuştu.
Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkü’nün bu varoluş mücadelesine önderlik etmiş, sadece Kıbrıs’ta değil tüm Türk Dünyası’nda yakın tarihin sembol isimlerinden birisi olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Sayın Denktaş’ın ahirete irtihalinin 12. yılını geçtiğimiz ay geride bırakmış olsak da, KKTC başta olmak üzere eserleri nefes almaya devam etmektedir. Hukuk öğrenciliğinden Türk Mukavemet Teşkilatı kuruculuğuna uzanan hayat yolculuğunda yeni bir devletin kurucu lideri olarak tarihe adını yazdırmıştır. Bunun yanı sıra gerek fotoğrafçılığı gerek yazarlığı ile çok yönlü bir fikir ve devlet adamı olarak hafızalarda yer etmiştir” diye konuştu.
Denktaş’ın lensinden yansıyan kareler, Denktaş’ın sadece siyasi bir figür değil, memleket sevdasını fotoğrafla ölümsüzleştirecek kadar tutkulu bir vatansever olduğunu anlattığına dikkat çeken Yılmaz, “Kendi ifadeleriyle adada ‘güne yeni başlamışken ışığı yakalamak ve günü bitirirken, doğanın güzelliklerini görmemiz ve tadını çıkarmamız için bize göz veren o kusursuz ressamın renklerini izlemek eşsiz bir deneyimdir’. Fotoğraf dışında; mücadelesini, bayrağına ve özgürlüğüne olan düşkünlüğünü gelecek nesillere aktarabilmek için hatırat tutup yayınlaması, farkındalığı yüksek bir liderin duygusal derinliklerini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı merhum Denktaş’ı, onun sanatla dokuduğu içten yazılarıyla anarken sevgiyle hatırlıyor ve mirasını kalbimizde taşıdıklarını belirterek bu mirası kararlılıkla savunuyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescili için durmadan çalıştıklarını vurguladı.
“Kıbrıs Adası’nda çözüm, bölgesel istikrar ve refaha da katkıda bulunacaktır”
KKTC’nin 40 yıldır ayrı bir devlet, ayrı bir demokrasi olduğu gerçeğini her platformda muhataplarımıza anlattıklarının altını çizen Yılmaz, “Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının, bir diğer ifadeyle egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi çözüme giden yolu açacağına inanıyoruz. Kıbrıs Adası’nda çözüm, bölgesel istikrar ve refaha da katkıda bulunacaktır. Haksız, hukuksuz ambargolara rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelişebilmesi, Doğu Akdeniz bölgesinde bir çekim merkezi haline getirilmesi için ortak çalışmalarımız sürüyor” dedi.
Yılmaz, iktisadi ve mali iş birliği anlaşması çerçevesinde Kuzey Kıbrıs’ı turizminden tarımına, kültüründen altyapısına her alanda desteklediklerini ifade etti. – ANKARA
]]>